2012-02-01 - 14:55
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, gündemdışı konuşmasında, kapatılan taşımalı ilköğretim okullarının öğrencilerinin yaşadığı sorunlara değindi. Işık, bir okulun açık kalması için gerekli öğrenci sayısının düşürülmesi durumunda pek çok okulun taşımalı eğitimden yerinde eğitime geçebileceğini söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in bu konuda verdikleri önergelere yanıtlarının tatmin etmediğini anlatan Işık, Türkiye'de okulu en fazla kapatılan iller arasında Kütahya'nın da bulunduğunu söyledi.
Medyada yayımlanan, ''Kütahya'da 25 bin erkek nereye kayboldu'' başlıklı haberleri anımsatan Işık, ''İşin yanıtı buradadır. Siz okullara kapatırsanız insanlar da başka yerlere taşınır'' dedi.
CHP Hatay Milletvekili Hasan Akgöl de kente düşen yağışların ardından Amik Ovası'nın adeta ''çamur deryası'' haline geldiğini öne sürdü. Çiftçilerin bu durum karşısında çaresiz kaldığını ifade eden Akgöl, ''Ne yazık ki hükümet hiçbir şey yapmıyor. Suriye baraj kapaklarını ilk defa mı açıyor- Baraj kapaklarının böylesine haber verilmeden açılmasının sorumlusu da bu ülke ile ilişkileri bozan hükümettir'' diye konuştu.
AK Parti Sivas Milletvekili Nursuna Memecan da gündemdışı konuşmasında, AKPM Genel Kurulunda, Türk Delegasyonunun faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Delegasyonunun genel kurula aktif olarak katıldığını belirten Memecan, ''Konseyin toplantısında ilk Türk ve Müslüman başkan Mevlüt Çavuşoğlu övgülerle görevi devretti'' dedi.
Genel Kurul çalışmaları sırasında Anadolu Ajansı foto muhabirleri tarafından çekilen fotoğrafların yer aldığı, ''Somali'de İnsan Olmak'' adlı serginin de açıldığını anımsatan Memecan, ''Anadolu Ajansının Somali fotoğrafları sergisi, Türkiye'nin bu ülkedeki duruma ilişkin hassasiyetine dikkat çekilmesi bakımdan faydalı oldu'' ifadesini kullandı.
Konseyde, Fransa Senatosunda kabul edilen teklife ilişkin yoğun çalışmalar yaptıklarını anlatan Memecan, birçok üst düzey yöneticinin bu yasanın hiçbir faydası olmayacağı yönünde görüş bildirdiğini aktardı.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, dünyada balıkçılık sektörü hızla gelişirken Türkiye'de ulusal bir politika oluşturulmadığını öne sürerek, ''Bu nedenle çok ciddi sorunlar yaşanıyor'' dedi.
Genel Kurulda, BDP'nin, ''balıkçılık sektöründe yaşanan sorunların araştırılması'' istemini içeren önergenin bugün gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi ele alındı.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, önerge üzerinde söz alarak, üç tarafı denizlerle çevrili, çok sayıda akarsuyu olan Türkiye'de balıkçıların sorunlarının giderek arttığını söyledi. Kaplan, ''Akdeniz'de 5 bin, Karadeniz'de bin 700 canlı türü var. Dünyada balıkçılık sektörü hızla gelişirken Türkiye ulusal bir politika oluşturulamıyor. Bu nedenle çok ciddi sorunlar yaşanıyor'' diye konuştu.
Açık denizlerdeki avlanmalarda komşu ülkelerle çok sayıda sorunlar yaşandığını öne süren Kaplan, trol avcılığı konusunda da mevzuatın yeterli olmadığını ifade etti. Kaplan, ''Bakın artık balık yiyemiyoruz. Biraz da kendinizi düşünün ve olumlu oy verin lütfen'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca ise balıkçılığın sorunlarına yönelik çözüm önerilerini dikkate aldıklarını anlattı. Kaynarca, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının balıkçılığın sorunlarının çözümü hakkında oldukça önemli çalışmalar yaptığını bildirdi.
CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer de narenciye üreticilerinin sorunlarının tartışılması amacıyla Mersin'de düzenlenen bir toplantıya katıldığını anlattı. Seçer, ''Orada ben vardım, MHP'den bir milletvekili arkadaşım vardı ama iktidar partisinden kimse yoktu. Bu şu anlama geliyor, iktidar partisi mensubu arkadaşlarımız halktan kaçıyor'' diye konuştu.
Türkiye'nin avcılık faaliyetlerini yürütebileceği deniz alanın milyonlarca hektar büyüklüğünde olduğuna dikkati çeken Seçer, on binlerce kişinin bu sektörden, ''ekmek yediğini'' ifade etti. Seçer, ''ancak üretim bu potansiyelin karşılayacağı miktarlarda değil'' dedi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Trabzon Şoförler Cemiyetine bağlı bir kamyoncu olduğunu belirterek, cezaevinden çıktıktan sonra geçimini sağlamak için bir süre kamyonculuk yaptığını kaydetti.
MHP, şoför esnafının sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisini TBMM Genel Kurulu gündemine getirdi.
CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, ülkenin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen, taşımacılığın karayolu ile yapıldığını söyledi.
Taşımacılık yapan şoförlerin bir çok sorunu olduğunu belirten Susam, ''Şoförler bir çok belge alıyor. Bu belgeler verilirken şoför odaları çok fazla müdahil olmuyor. Bu belgelerin verilmesinde meslek odaları aktif olmalı'' dedi.
Susam, mazot fiyatlarındaki verginin yüksek olması nedeniyle yakıtın pahalı olduğunu ve bundan dolayı da şoför esnafının kaçak mazota yöneldiğini iddia ederek, ''Bu da normal mazot kullanan şoför ile kaçak mazot kullanan şoför arasında haksız rekabete neden olmaktadır'' dedi.
Önerinin lehinde söz alan MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, şoför esnafına ucuz yakıt temin edilmesi gerektiğini kaydetti.
Şoför esnafının parayla 41 belge almak zorunda bırakıldığını belirten Dedeoğlu, belge almada esneklik sağlanması gerektiğini kaydetti. Dedeoğlu, ''Mazotun litresi 3 TL, belgesi olan 1,7 TL'ye alabiliyor, bu da haksız rekabete neden oluyor'' dedi.
Öneri lehinde konuşan BDP'li Sırrı Süreyya Önder, Trabzon Şoförler Cemiyetine bağlı bir kamyoncu olduğunu söyledi.
''Bir kamyoncu olarak konuşacağım'' diyen Önder, cezaevinden çıktıktan sonra geçimini sağlamak için bir süre kamyonculuk yaptığını belirtti.
''K-1, D-1 belgeleri dediğiniz zaman kimse anlamaz'' diyen Önder, bu belgeleri almak için 25 ton taşıma kapasitesine sahip araç, yani en az iki kamyon olması gerektiğini bildirdi. Önder, ''Kamyoncuların bir çoğu senede çalışır. Kamyonunu alır ve uykusuz bir şekilde aracını sürerek senedini ödemeye çalışır'' dedi.
Hızlı trenle yolcu taşımacılığına önem verildiğini ancak mal taşımacılığının düşünülmediğini dile getiren Önder, karayollarında AB ortalamasının çok üstünde bir şekilde, 800 bin civarında kamyon olduğunu söyledi.
BDP'li Önder, 2,5 milyar dolarlık kaçak yakıt piyasası olduğunun söylendiğini belirterek, ''Kaçak yakıt Kürtlere mal edilmek isteniyor ama en büyük iki kaçakçıdan birincisi devlet, ikincisi dağıtım tekelleridir. Devlet niye kaçakçı- Çünkü malın reel değerinden çok fazla vergi alıyor'' dedi.
Önerinin aleyhinde konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca, şoförlerin sorunlarının önemli olduğunu ancak Meclisin bugünkü gündeminde İçtüzük Değişikliği Teklifinin olduğunu söyledi.
CHP de elektrik dağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesi nedeniyle tüketici aleyhine ortaya çıkan olumsuz durumun giderilmesi amacıyla verilen araştırma önergesinin bugün görüşülmesini istedi.
CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven, önerinin lehinde yaptığı konuşmada, kayıp kaçak bedellerinin elektrik faturalarında gizlendiğini söyledi.
Kayıp kaçak bedelinin 2 milyar lirayı aştığını iddia eden Güven, bunun haksız bir şekilde vatandaşın sırtına yüklendiğini ifade etti. Güven, Danıştay'ın, sayaç okuma bedelinin haksız olduğuna karar vermesine rağmen, bu bedele zam yapılarak uygulanmaya devam edildiğini öne sürdü.
Güven, ''Elektrik kamu hizmetidir, tamamen piyasa koşullarına bırakılması kabul edilemez. Bir köy borç nedeniyle, - borcunu ödediğini belirtiyor - 1,5 yıldır elektriklerinin kesik olduğunu ifade ediyor. Peki onlar elektriksiz nasıl yapacak, devlet kamu hizmetini neden yerine getirmiyor-'' diye sordu.
Boş olan bir evine hiç elektrik kullanılmadığı halde, yanlış okunduğu için 9 bin lira elektrik faturası geldiğini söyleyen Güven, ''İtiraz ettim. İlk söylenen 'önce ödemem gerektiği sonra işlem yapılabileceği' şeklindeydi. Milletvekili olarak bu sorunu hızlı bir şekilde hallettim. Peki vatandaş ne yapacak-'' dedi.
Önerinin lehinde konuşan MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy ise elektriğin yüzde 42'sinin vergi olduğunu iddia etti.
Bunun çok yüksek bir oran olduğunu belirten Özensoy, ''Bunu Maliye Bakanına sormuştum, O da 'haksız bir uygulama ama doğru bir uygulama' demişti. Peki haksızsa nasıl doğru oluyor-'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından, MHP ve CHP'nin önerileri kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, iktidar ile muhalefet milletvekilleri arasında yaşanan gerginlik nedeniyle, TBMM İçtüzüğünde Değişiklik Yapan Teklifin tümü üzerindeki görüşmelere başlanamadı. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, ''gürültü ve kavganın'' sürmesi nedeniyle birleşimi kapattı.
Akşener, grup önerilerinin ardından, teklifin görüşmelerine geçmek isteyince Genel Kurulda tartışma çıktı ve gerginlik yaşandı.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, AK Parti Grup Başkanvekillerinin, grup başkanvekili sıfatıyla içtüzük değişikliği teklifi veremeyeceklerini iddia ederek, Akşener'in tutumu hakkında usul tartışması açılmasını istedi.
Bunun üzerine açılan usul tartışmasında lehte söz alan Şandır, ''Grup başkanvekili olarak İçtüzük değişiklik teklifi veremezsiniz, eğer verirseniz hukuku ihlal etmiş olursunuz'' görüşünü savundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, lehte yaptığı konuşmada, AK Parti Grup Başkanvekillerine, ''Milletvekili olarak verebilirsiniz ama grup başkanvekili olarak içtüzük değişikliği teklifi veremezsiniz'' diye seslendi.
Uzlaşılması gerektiğini vurgulayan Hamzaçebi, ''Ama AK Parti, 'uzlaşma için sizin kapınızı çalmayacağım' diyor. Geçen dönem Ticaret Kanununun da aralarında bulunduğu 2 bin 988 maddelik 5 kanunu 4 günde çıkardık, uzlaşmayı o zaman gösterdik'' dedi.
Lehte söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, geçmiş yıllarda eski CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol'un, Grup Başkanvekili sıfatıyla İçtüzük Değişiklik Teklifi verdiğini söyleyerek, ''İçtüzükte, 'teklifleri milletvekili verir' deniliyor. Peki ben grup başkanvekilliğinin yanısıra aynı zamanda milletvekili değil miyim- Tamam engellemeye çalışıyorsunuz ama engellemeniz de İçtüzüğü uygun olsun'' diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, aleyhte yapacağı konuşma için kürsüye, yakasında siyah kurdele ile çıktı.
Teklifin İçtüzüğe aykırı olduğunu savunan Kaplan, ''Siyah kurdele ile sizi protesto ediyorum. Milletin iradesini tek başınıza sizi belirleyemezsiniz. Bu İçtüzüğü burada görüştürtmeyiz, kürsünün başında dururuz, İçtüzük görüşmesini burada yapamazsınız. Bu uzlaşmayla olur, sizin emir ve buyruklarınız ile olmaz. Teklif geri alınsın'' dedi.
Kaplan, AK Parti sıralarından laf atılınca, ''Göreceğiz, görüşeceğiz bakalım; burası kimsenin babasının çiftliği değil'' diye konuştu.
Akşener, ''İçtüzük değişikliği hassas bir konudur. Hükümetin hızlı kanun yapma isteğiyle, muhalefetin denetim yapma imkanı arasında bir denge gözetilmelidir. Umuyorum, görüşmeler sırasında muhalefet ve iktidar bu hususları dikkate alır'' diyerek, grupları uyardı.
Yerinden ayağa kalkan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, teklife ilişkin komisyonda kabul edilen raporun, AK Parti'nin iradesiyle hazırlandığı için kabul edilemeyeceğini iddia etti.
Raporda muhalefetin görüşünün olmadığını ve bu nedenle de görüşülemeyeceğini ifade eden Vural, rapor iade edilerek, komisyonun daha sağlıklı bir çalışma yapmasının temin edilmesini istedi.
Bunun üzerine Akşener, başkanlığın iade etme yetkisi olmadığını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Vural konuşurken, ''Görüşmelere başlayabilir miyiz'' diye konuşunca, Akşener, ''Başlayacağız inşallah'' karşılığını verdi.
Akşener, görüşmelere geçileceğini duyurunca, CHP ve MHP'li milletvekilleri ayağa kalkarak tepki gösterdi. Bunun üzerine Akşener, birleşime ara verdi ve grup başkanvekillerini görüşmeye davet etti.
Bu arada, komisyon sırasından Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu kalktı ve yerine komisyon üyesi, AK Parti Şanlurfa Milletvekili Yahya Akman oturdu.
Akşener, verilen aradan sonra birleşimi açtı ve görüşmelere geçileceğini duyurdu. Bunun üzerine Vural, itirazlarını sürdürdü.
Teklifin Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle, Akşener'in tutumu hakkında usul tartışması açıldı.
Söz alan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, İçtüzüğün, Meclisin Anayasası olduğunu belirterek, ''Anayasa nasıl uzlaşmayla yapılması gereken bir konu ise İçtüzüğün de uzlaşma ile yapılması gerekiyor'' dedi.
Kart, AK Parti Grubunun dayatmacı anlayışı ile karşı karşıya olduklarını ileri sürdü.
Lehte konuşan BDP'li Kaplan, ''Maşallah, 5'i bir yerde imza atmış ve getirmiş'' dedi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın ''Engelleme denilen hak muhalefetin tabii hakkıdır'' dediğini savunan kaplan, ''9 yılda nereden nereye geldiniz- Anayasa, yasa tanımıyorsunuz, içtüzük, hak, adalet, hukuk tanımıyorsunuz'' diye konuştu.
BDP ve CHP'li milletvekilleri Kaplan'ın bu sözlerini alkışladı.
Mustafa Elitaş ayağa kalkıp konuşunca, Oktay Vural, ''Adam gibi çık, 'tutumun hakkında söz istiyorum' de. Ne laf atıyorsun oradan-'' diyerek tepki gösterdi.
Elitaş'ın, ''Adam gibi konuş'' demesi üzerine Vural, ''Senin gibi konuşuyorum, hoplama zıplama orada, otur yerine'' yanıtını verdi.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'nın, ''(Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir) ibaresi artık sembolik irade haline gelecek'' dediğini iddia eden Vural, teklifin geri çekilmesini istedi.
Sataşma gerekçesiyle söz alan Elitaş, milletvekillerinin konuşurken lafın nereye gittiğini iyi bilmeleri gerektiğini söyleyerek, ''(Sen ne hakla başkanvekiline ders vermeye kalkıyorsun, adam gibi konuşursan olurum) dedi. Ben de Başkanvekiline 'temiz bir üslupla konuşmaya davet edin' dedim. Ondan önce benim gibi farklı konuşuyordun, benim gibi konuşmaya başlayınca adam gibi konuşmaya başladın'' diye konuştu.
Elitaş'ın, ''CHP, MHP'nin kuyruğuna mı takıldı, o onun kuyruğuna mı derken...'' sözleri üzerine CHP ve MHP milletvekilleri ayağa kalkarak kürsüye yürüdü.
Bunun üzerine Akşener, yeniden birleşime ara verdi.
Verilen aranın ardından, CHP, MHP ve BDP milletvekilleri yerlerinde ayağa kalkarak itirazlarını sürdürdü.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, ''gürültü ve kavganın'' sürdüğünü belirterek, İçtüzüğün 68. maddesine göre birleşimi, yarın saat 13.00'te toplanmak üzere kapattığını duyurdu.
(14.55)
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, gündemdışı konuşmasında, kapatılan taşımalı ilköğretim okullarının öğrencilerinin yaşadığı sorunlara değindi. Işık, bir okulun açık kalması için gerekli öğrenci sayısının düşürülmesi durumunda pek çok okulun taşımalı eğitimden yerinde eğitime geçebileceğini söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in bu konuda verdikleri önergelere yanıtlarının tatmin etmediğini anlatan Işık, Türkiye'de okulu en fazla kapatılan iller arasında Kütahya'nın da bulunduğunu söyledi.
Medyada yayımlanan, ''Kütahya'da 25 bin erkek nereye kayboldu'' başlıklı haberleri anımsatan Işık, ''İşin yanıtı buradadır. Siz okullara kapatırsanız insanlar da başka yerlere taşınır'' dedi.
CHP Hatay Milletvekili Hasan Akgöl de kente düşen yağışların ardından Amik Ovası'nın adeta ''çamur deryası'' haline geldiğini öne sürdü. Çiftçilerin bu durum karşısında çaresiz kaldığını ifade eden Akgöl, ''Ne yazık ki hükümet hiçbir şey yapmıyor. Suriye baraj kapaklarını ilk defa mı açıyor- Baraj kapaklarının böylesine haber verilmeden açılmasının sorumlusu da bu ülke ile ilişkileri bozan hükümettir'' diye konuştu.
AK Parti Sivas Milletvekili Nursuna Memecan da gündemdışı konuşmasında, AKPM Genel Kurulunda, Türk Delegasyonunun faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Delegasyonunun genel kurula aktif olarak katıldığını belirten Memecan, ''Konseyin toplantısında ilk Türk ve Müslüman başkan Mevlüt Çavuşoğlu övgülerle görevi devretti'' dedi.
Genel Kurul çalışmaları sırasında Anadolu Ajansı foto muhabirleri tarafından çekilen fotoğrafların yer aldığı, ''Somali'de İnsan Olmak'' adlı serginin de açıldığını anımsatan Memecan, ''Anadolu Ajansının Somali fotoğrafları sergisi, Türkiye'nin bu ülkedeki duruma ilişkin hassasiyetine dikkat çekilmesi bakımdan faydalı oldu'' ifadesini kullandı.
Konseyde, Fransa Senatosunda kabul edilen teklife ilişkin yoğun çalışmalar yaptıklarını anlatan Memecan, birçok üst düzey yöneticinin bu yasanın hiçbir faydası olmayacağı yönünde görüş bildirdiğini aktardı.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, dünyada balıkçılık sektörü hızla gelişirken Türkiye'de ulusal bir politika oluşturulmadığını öne sürerek, ''Bu nedenle çok ciddi sorunlar yaşanıyor'' dedi.
Genel Kurulda, BDP'nin, ''balıkçılık sektöründe yaşanan sorunların araştırılması'' istemini içeren önergenin bugün gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi ele alındı.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, önerge üzerinde söz alarak, üç tarafı denizlerle çevrili, çok sayıda akarsuyu olan Türkiye'de balıkçıların sorunlarının giderek arttığını söyledi. Kaplan, ''Akdeniz'de 5 bin, Karadeniz'de bin 700 canlı türü var. Dünyada balıkçılık sektörü hızla gelişirken Türkiye ulusal bir politika oluşturulamıyor. Bu nedenle çok ciddi sorunlar yaşanıyor'' diye konuştu.
Açık denizlerdeki avlanmalarda komşu ülkelerle çok sayıda sorunlar yaşandığını öne süren Kaplan, trol avcılığı konusunda da mevzuatın yeterli olmadığını ifade etti. Kaplan, ''Bakın artık balık yiyemiyoruz. Biraz da kendinizi düşünün ve olumlu oy verin lütfen'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca ise balıkçılığın sorunlarına yönelik çözüm önerilerini dikkate aldıklarını anlattı. Kaynarca, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının balıkçılığın sorunlarının çözümü hakkında oldukça önemli çalışmalar yaptığını bildirdi.
CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer de narenciye üreticilerinin sorunlarının tartışılması amacıyla Mersin'de düzenlenen bir toplantıya katıldığını anlattı. Seçer, ''Orada ben vardım, MHP'den bir milletvekili arkadaşım vardı ama iktidar partisinden kimse yoktu. Bu şu anlama geliyor, iktidar partisi mensubu arkadaşlarımız halktan kaçıyor'' diye konuştu.
Türkiye'nin avcılık faaliyetlerini yürütebileceği deniz alanın milyonlarca hektar büyüklüğünde olduğuna dikkati çeken Seçer, on binlerce kişinin bu sektörden, ''ekmek yediğini'' ifade etti. Seçer, ''ancak üretim bu potansiyelin karşılayacağı miktarlarda değil'' dedi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Trabzon Şoförler Cemiyetine bağlı bir kamyoncu olduğunu belirterek, cezaevinden çıktıktan sonra geçimini sağlamak için bir süre kamyonculuk yaptığını kaydetti.
MHP, şoför esnafının sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisini TBMM Genel Kurulu gündemine getirdi.
CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, ülkenin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen, taşımacılığın karayolu ile yapıldığını söyledi.
Taşımacılık yapan şoförlerin bir çok sorunu olduğunu belirten Susam, ''Şoförler bir çok belge alıyor. Bu belgeler verilirken şoför odaları çok fazla müdahil olmuyor. Bu belgelerin verilmesinde meslek odaları aktif olmalı'' dedi.
Susam, mazot fiyatlarındaki verginin yüksek olması nedeniyle yakıtın pahalı olduğunu ve bundan dolayı da şoför esnafının kaçak mazota yöneldiğini iddia ederek, ''Bu da normal mazot kullanan şoför ile kaçak mazot kullanan şoför arasında haksız rekabete neden olmaktadır'' dedi.
Önerinin lehinde söz alan MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, şoför esnafına ucuz yakıt temin edilmesi gerektiğini kaydetti.
Şoför esnafının parayla 41 belge almak zorunda bırakıldığını belirten Dedeoğlu, belge almada esneklik sağlanması gerektiğini kaydetti. Dedeoğlu, ''Mazotun litresi 3 TL, belgesi olan 1,7 TL'ye alabiliyor, bu da haksız rekabete neden oluyor'' dedi.
Öneri lehinde konuşan BDP'li Sırrı Süreyya Önder, Trabzon Şoförler Cemiyetine bağlı bir kamyoncu olduğunu söyledi.
''Bir kamyoncu olarak konuşacağım'' diyen Önder, cezaevinden çıktıktan sonra geçimini sağlamak için bir süre kamyonculuk yaptığını belirtti.
''K-1, D-1 belgeleri dediğiniz zaman kimse anlamaz'' diyen Önder, bu belgeleri almak için 25 ton taşıma kapasitesine sahip araç, yani en az iki kamyon olması gerektiğini bildirdi. Önder, ''Kamyoncuların bir çoğu senede çalışır. Kamyonunu alır ve uykusuz bir şekilde aracını sürerek senedini ödemeye çalışır'' dedi.
Hızlı trenle yolcu taşımacılığına önem verildiğini ancak mal taşımacılığının düşünülmediğini dile getiren Önder, karayollarında AB ortalamasının çok üstünde bir şekilde, 800 bin civarında kamyon olduğunu söyledi.
BDP'li Önder, 2,5 milyar dolarlık kaçak yakıt piyasası olduğunun söylendiğini belirterek, ''Kaçak yakıt Kürtlere mal edilmek isteniyor ama en büyük iki kaçakçıdan birincisi devlet, ikincisi dağıtım tekelleridir. Devlet niye kaçakçı- Çünkü malın reel değerinden çok fazla vergi alıyor'' dedi.
Önerinin aleyhinde konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca, şoförlerin sorunlarının önemli olduğunu ancak Meclisin bugünkü gündeminde İçtüzük Değişikliği Teklifinin olduğunu söyledi.
CHP de elektrik dağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesi nedeniyle tüketici aleyhine ortaya çıkan olumsuz durumun giderilmesi amacıyla verilen araştırma önergesinin bugün görüşülmesini istedi.
CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven, önerinin lehinde yaptığı konuşmada, kayıp kaçak bedellerinin elektrik faturalarında gizlendiğini söyledi.
Kayıp kaçak bedelinin 2 milyar lirayı aştığını iddia eden Güven, bunun haksız bir şekilde vatandaşın sırtına yüklendiğini ifade etti. Güven, Danıştay'ın, sayaç okuma bedelinin haksız olduğuna karar vermesine rağmen, bu bedele zam yapılarak uygulanmaya devam edildiğini öne sürdü.
Güven, ''Elektrik kamu hizmetidir, tamamen piyasa koşullarına bırakılması kabul edilemez. Bir köy borç nedeniyle, - borcunu ödediğini belirtiyor - 1,5 yıldır elektriklerinin kesik olduğunu ifade ediyor. Peki onlar elektriksiz nasıl yapacak, devlet kamu hizmetini neden yerine getirmiyor-'' diye sordu.
Boş olan bir evine hiç elektrik kullanılmadığı halde, yanlış okunduğu için 9 bin lira elektrik faturası geldiğini söyleyen Güven, ''İtiraz ettim. İlk söylenen 'önce ödemem gerektiği sonra işlem yapılabileceği' şeklindeydi. Milletvekili olarak bu sorunu hızlı bir şekilde hallettim. Peki vatandaş ne yapacak-'' dedi.
Önerinin lehinde konuşan MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy ise elektriğin yüzde 42'sinin vergi olduğunu iddia etti.
Bunun çok yüksek bir oran olduğunu belirten Özensoy, ''Bunu Maliye Bakanına sormuştum, O da 'haksız bir uygulama ama doğru bir uygulama' demişti. Peki haksızsa nasıl doğru oluyor-'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından, MHP ve CHP'nin önerileri kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, iktidar ile muhalefet milletvekilleri arasında yaşanan gerginlik nedeniyle, TBMM İçtüzüğünde Değişiklik Yapan Teklifin tümü üzerindeki görüşmelere başlanamadı. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, ''gürültü ve kavganın'' sürmesi nedeniyle birleşimi kapattı.
Akşener, grup önerilerinin ardından, teklifin görüşmelerine geçmek isteyince Genel Kurulda tartışma çıktı ve gerginlik yaşandı.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, AK Parti Grup Başkanvekillerinin, grup başkanvekili sıfatıyla içtüzük değişikliği teklifi veremeyeceklerini iddia ederek, Akşener'in tutumu hakkında usul tartışması açılmasını istedi.
Bunun üzerine açılan usul tartışmasında lehte söz alan Şandır, ''Grup başkanvekili olarak İçtüzük değişiklik teklifi veremezsiniz, eğer verirseniz hukuku ihlal etmiş olursunuz'' görüşünü savundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, lehte yaptığı konuşmada, AK Parti Grup Başkanvekillerine, ''Milletvekili olarak verebilirsiniz ama grup başkanvekili olarak içtüzük değişikliği teklifi veremezsiniz'' diye seslendi.
Uzlaşılması gerektiğini vurgulayan Hamzaçebi, ''Ama AK Parti, 'uzlaşma için sizin kapınızı çalmayacağım' diyor. Geçen dönem Ticaret Kanununun da aralarında bulunduğu 2 bin 988 maddelik 5 kanunu 4 günde çıkardık, uzlaşmayı o zaman gösterdik'' dedi.
Lehte söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, geçmiş yıllarda eski CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol'un, Grup Başkanvekili sıfatıyla İçtüzük Değişiklik Teklifi verdiğini söyleyerek, ''İçtüzükte, 'teklifleri milletvekili verir' deniliyor. Peki ben grup başkanvekilliğinin yanısıra aynı zamanda milletvekili değil miyim- Tamam engellemeye çalışıyorsunuz ama engellemeniz de İçtüzüğü uygun olsun'' diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, aleyhte yapacağı konuşma için kürsüye, yakasında siyah kurdele ile çıktı.
Teklifin İçtüzüğe aykırı olduğunu savunan Kaplan, ''Siyah kurdele ile sizi protesto ediyorum. Milletin iradesini tek başınıza sizi belirleyemezsiniz. Bu İçtüzüğü burada görüştürtmeyiz, kürsünün başında dururuz, İçtüzük görüşmesini burada yapamazsınız. Bu uzlaşmayla olur, sizin emir ve buyruklarınız ile olmaz. Teklif geri alınsın'' dedi.
Kaplan, AK Parti sıralarından laf atılınca, ''Göreceğiz, görüşeceğiz bakalım; burası kimsenin babasının çiftliği değil'' diye konuştu.
Akşener, ''İçtüzük değişikliği hassas bir konudur. Hükümetin hızlı kanun yapma isteğiyle, muhalefetin denetim yapma imkanı arasında bir denge gözetilmelidir. Umuyorum, görüşmeler sırasında muhalefet ve iktidar bu hususları dikkate alır'' diyerek, grupları uyardı.
Yerinden ayağa kalkan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, teklife ilişkin komisyonda kabul edilen raporun, AK Parti'nin iradesiyle hazırlandığı için kabul edilemeyeceğini iddia etti.
Raporda muhalefetin görüşünün olmadığını ve bu nedenle de görüşülemeyeceğini ifade eden Vural, rapor iade edilerek, komisyonun daha sağlıklı bir çalışma yapmasının temin edilmesini istedi.
Bunun üzerine Akşener, başkanlığın iade etme yetkisi olmadığını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Vural konuşurken, ''Görüşmelere başlayabilir miyiz'' diye konuşunca, Akşener, ''Başlayacağız inşallah'' karşılığını verdi.
Akşener, görüşmelere geçileceğini duyurunca, CHP ve MHP'li milletvekilleri ayağa kalkarak tepki gösterdi. Bunun üzerine Akşener, birleşime ara verdi ve grup başkanvekillerini görüşmeye davet etti.
Bu arada, komisyon sırasından Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu kalktı ve yerine komisyon üyesi, AK Parti Şanlurfa Milletvekili Yahya Akman oturdu.
Akşener, verilen aradan sonra birleşimi açtı ve görüşmelere geçileceğini duyurdu. Bunun üzerine Vural, itirazlarını sürdürdü.
Teklifin Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle, Akşener'in tutumu hakkında usul tartışması açıldı.
Söz alan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, İçtüzüğün, Meclisin Anayasası olduğunu belirterek, ''Anayasa nasıl uzlaşmayla yapılması gereken bir konu ise İçtüzüğün de uzlaşma ile yapılması gerekiyor'' dedi.
Kart, AK Parti Grubunun dayatmacı anlayışı ile karşı karşıya olduklarını ileri sürdü.
Lehte konuşan BDP'li Kaplan, ''Maşallah, 5'i bir yerde imza atmış ve getirmiş'' dedi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın ''Engelleme denilen hak muhalefetin tabii hakkıdır'' dediğini savunan kaplan, ''9 yılda nereden nereye geldiniz- Anayasa, yasa tanımıyorsunuz, içtüzük, hak, adalet, hukuk tanımıyorsunuz'' diye konuştu.
BDP ve CHP'li milletvekilleri Kaplan'ın bu sözlerini alkışladı.
Mustafa Elitaş ayağa kalkıp konuşunca, Oktay Vural, ''Adam gibi çık, 'tutumun hakkında söz istiyorum' de. Ne laf atıyorsun oradan-'' diyerek tepki gösterdi.
Elitaş'ın, ''Adam gibi konuş'' demesi üzerine Vural, ''Senin gibi konuşuyorum, hoplama zıplama orada, otur yerine'' yanıtını verdi.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'nın, ''(Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir) ibaresi artık sembolik irade haline gelecek'' dediğini iddia eden Vural, teklifin geri çekilmesini istedi.
Sataşma gerekçesiyle söz alan Elitaş, milletvekillerinin konuşurken lafın nereye gittiğini iyi bilmeleri gerektiğini söyleyerek, ''(Sen ne hakla başkanvekiline ders vermeye kalkıyorsun, adam gibi konuşursan olurum) dedi. Ben de Başkanvekiline 'temiz bir üslupla konuşmaya davet edin' dedim. Ondan önce benim gibi farklı konuşuyordun, benim gibi konuşmaya başlayınca adam gibi konuşmaya başladın'' diye konuştu.
Elitaş'ın, ''CHP, MHP'nin kuyruğuna mı takıldı, o onun kuyruğuna mı derken...'' sözleri üzerine CHP ve MHP milletvekilleri ayağa kalkarak kürsüye yürüdü.
Bunun üzerine Akşener, yeniden birleşime ara verdi.
Verilen aranın ardından, CHP, MHP ve BDP milletvekilleri yerlerinde ayağa kalkarak itirazlarını sürdürdü.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, ''gürültü ve kavganın'' sürdüğünü belirterek, İçtüzüğün 68. maddesine göre birleşimi, yarın saat 13.00'te toplanmak üzere kapattığını duyurdu.
(14.55)
