2007-04-13 - 14:40
TBMM Başkanı Bülent Arınç, Milli Saraylar Daire Başkanlığına ''TSE EN İSO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi''nin verilmesi töreninin ardından Dolmabahçe Sarayı bahçesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
TBMM Başkanı Bülent Arınç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın
konuşmasını genelde olumlu bulduğunu ve çok önemli tespitler yaptığını söyledi.
Arınç, Milli Saraylar Daire Başkanlığına ''TSE EN İSO 9001:2000 Kalite
Yönetim Sistemi Belgesi''nin verilmesi töreninin ardından Dolmabahçe Sarayı
bahçesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bir basın mensubunun, ''Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın dünkü
açıklamalarını ve öncelikle Irak'a müdahale konusunda söylediklerini nasıl
değerlendirdiğine'' ilişkin sorusu üzerine, Genelkurmay Başkanının konuşmasını
kendisinin de takip ettiğini belirtti.
''Sayın Genelkurmay Başkanı'nın konuşmasını genelde olumlu buldum. Çok
önemli tespitler yaptı'' diyen Arınç, bu tespitler içerisinde farklı konulara da
değindiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu konuşma ile Sayın Genelkurmay Başkanı yani TSK'nın en üst noktasında
olan kişi, her zaman olduğu gibi demokrasiye, milli egemenliğe, TBMM'ye,
Meclis'in kararına saygı duyduğunu ve demokrasi çerçevesi içerisinde demokratik
kuralların uygulanması konusundaki hassasiyetini öne çıkardı. Bu, silahlı
kuvvetlerimizin bugüne kadar ki görüş ve düşüncesidir. Bunu tekrar teyit etmiş
oldu.
Kuzey Irak ile ilgili söyledikleri bir asker olarak işin askeri boyutudur.
Ancak, bir siyasi kararla sonuca ulaşılması gerektiğini söyledi. Siyasi kararlar
da şüphesiz önce MGK'dan, daha sonra da hükümetin lüzum görmesi durumunda
kararını TBMM'ye bildirmesinden sonra olur. Ben dün yaptığımız basın
toplantısında benzer sorular üzerine 'hükümetimizin bu konuyla ilgili bir talebi
olursa Meclis olarak bunu derhal karşılayacağımızı' ifade etmiştim. Sayın
komutanın konuşmasından sonra da eğer askeri boyutu siyasi kararla desteklenecek
olursa, Meclisimiz, ordumuzun gerek gördüğü her konuda hükümetimizin talebine
uygun olarak bunu hemen karşılayabilecektir.''
-CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ-
Bülent Arınç, Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın ''cumhurbaşkanının sözde değil
özde, laik demokratik cumhuriyete bağlı biri olması gerektiği'' sözlerinin
hatırlatılarak, ''Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?'' sorusuna ise şöyle karşılık
verdi:
''Sayın Genelkurmay Başkanı çok doğru söyledi. Tabii öz ve sözün birbirine
uyumlu olması lazım. 'Göründüğün gibi ol, olduğun gibi görün' diyor Mevlana
hazretleri. Yani özde demek, bir insanının düşüncelerini, söylediklerini aynen
yaşaması demektir. Biz buna bir başka anlamda samimiyet diyoruz. Yani bir insan
dili ile söylediklerini yapmıyorsa, uygulamıyorsa veya davranışları ve
hareketleriyle bunun tam aksini yapıyorsa, öz ve söz birbirine uymuyor demektir.
Ancak söyledikten sonra bunun gerçekten benimsenip benimsenmediği konusunu mesela
şu yöntemlerle ölçemeyiz. İnsanın kalbini yarıp içine bakmak mümkün değil. Bir
insanı yalan makinesine bağlayıp da söylediklerine gerçekten inanıyor mu, bunu da
görmek mümkün değil veya niyet okumalarla bu yolda mesafe almak da mümkün değil.
Özde ve sözde beraberliği ancak o kişinin davranışlarında, yaptıklarında,
fiillerinde görebiliriz. Mesela öyle Atatürkçü insanlar var ki Atatürk'ün millet
iradesine, halk iradesine gösterdiği saygıyı hepimiz biliyoruz. Meclis'i toplayan
O'dur. Erzurum, Sivas kongrelerini yapan O'dur. Milletin istediği Cumhuriyeti
Meclis'te ilan ettiren de O'dur. Ama bir insan hem Atatürkçüyüm deyip, hem de
darbe planları yapıyorsa veya cunta peşinde koşuyorsa, bunun özünden şüphe etmek
gerekir. Veya bir insan 'ben dindarım diyor' da yemediği halt kalmıyorsa onun
özünden şüphe etmek gerekir.''
-ÖZDE BİRLİĞİ ÖLÇECEK MEKANİZMA-
Bülent Arınç, kişinin söyledikleriyle yaptıklarının o kişinin özü ve sözünün
bir olup olmadığını gösterdiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
''Yani, ülkesini kalkındırmak için çalışanlar, ülkesinin refah, mutluluk ve
halkının daha iyi bir yaşam sürmesi için çalışanlar, söylediklerini yerine
getirebiliyorlar diyebilirsiniz. Yoksa siyasette çok büyük laflar edip onun tam
aksini yapanlara zaten millet sandıklarda cevabını veriyor. Yani ben değerli
komutanımızın 'özü de sözü de bir olmalı' sözünü aynen kendim için de kabul
ediyorum. Herkes için de kabul ediyorum. Özde birliği ölçecek mekanizma ancak o
kişinin yaptıkları, icraatları davranışlarıdır. Yoksa bu tariften herkes bir
profil ortaya çıkarmaya kalkmasın. 'Yani bu şuna mı, buna mı uyuyor' diye ayrıca
bir portre çizmeye gerek yok. Sayın komutanımız genel bir tanımı söyledi. Yani
herkes özünde sözünde bir olmalı.''
''Sayın Genelkurmay Başkanının bunu vurgulamasının nedeni neydi?''
şeklindeki soru üzerine de Arınç, ''Çok önemli olması tabii...'' yanıtını verdi.
Arınç, bir gazetecinin, ''Siz söylediklerinizle bu tanımlayamaya
uyuyorsunuz, cumhurbaşkanlığına adaylığınızı koyacak mısınız?'' sorusuna karşılık
da, ''Bu, işin magazin tarafı. Sorduğunuz sorulara cevap verdim'' dedi.
konuşmasını genelde olumlu bulduğunu ve çok önemli tespitler yaptığını söyledi.
Arınç, Milli Saraylar Daire Başkanlığına ''TSE EN İSO 9001:2000 Kalite
Yönetim Sistemi Belgesi''nin verilmesi töreninin ardından Dolmabahçe Sarayı
bahçesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bir basın mensubunun, ''Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın dünkü
açıklamalarını ve öncelikle Irak'a müdahale konusunda söylediklerini nasıl
değerlendirdiğine'' ilişkin sorusu üzerine, Genelkurmay Başkanının konuşmasını
kendisinin de takip ettiğini belirtti.
''Sayın Genelkurmay Başkanı'nın konuşmasını genelde olumlu buldum. Çok
önemli tespitler yaptı'' diyen Arınç, bu tespitler içerisinde farklı konulara da
değindiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu konuşma ile Sayın Genelkurmay Başkanı yani TSK'nın en üst noktasında
olan kişi, her zaman olduğu gibi demokrasiye, milli egemenliğe, TBMM'ye,
Meclis'in kararına saygı duyduğunu ve demokrasi çerçevesi içerisinde demokratik
kuralların uygulanması konusundaki hassasiyetini öne çıkardı. Bu, silahlı
kuvvetlerimizin bugüne kadar ki görüş ve düşüncesidir. Bunu tekrar teyit etmiş
oldu.
Kuzey Irak ile ilgili söyledikleri bir asker olarak işin askeri boyutudur.
Ancak, bir siyasi kararla sonuca ulaşılması gerektiğini söyledi. Siyasi kararlar
da şüphesiz önce MGK'dan, daha sonra da hükümetin lüzum görmesi durumunda
kararını TBMM'ye bildirmesinden sonra olur. Ben dün yaptığımız basın
toplantısında benzer sorular üzerine 'hükümetimizin bu konuyla ilgili bir talebi
olursa Meclis olarak bunu derhal karşılayacağımızı' ifade etmiştim. Sayın
komutanın konuşmasından sonra da eğer askeri boyutu siyasi kararla desteklenecek
olursa, Meclisimiz, ordumuzun gerek gördüğü her konuda hükümetimizin talebine
uygun olarak bunu hemen karşılayabilecektir.''
-CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ-
Bülent Arınç, Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın ''cumhurbaşkanının sözde değil
özde, laik demokratik cumhuriyete bağlı biri olması gerektiği'' sözlerinin
hatırlatılarak, ''Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?'' sorusuna ise şöyle karşılık
verdi:
''Sayın Genelkurmay Başkanı çok doğru söyledi. Tabii öz ve sözün birbirine
uyumlu olması lazım. 'Göründüğün gibi ol, olduğun gibi görün' diyor Mevlana
hazretleri. Yani özde demek, bir insanının düşüncelerini, söylediklerini aynen
yaşaması demektir. Biz buna bir başka anlamda samimiyet diyoruz. Yani bir insan
dili ile söylediklerini yapmıyorsa, uygulamıyorsa veya davranışları ve
hareketleriyle bunun tam aksini yapıyorsa, öz ve söz birbirine uymuyor demektir.
Ancak söyledikten sonra bunun gerçekten benimsenip benimsenmediği konusunu mesela
şu yöntemlerle ölçemeyiz. İnsanın kalbini yarıp içine bakmak mümkün değil. Bir
insanı yalan makinesine bağlayıp da söylediklerine gerçekten inanıyor mu, bunu da
görmek mümkün değil veya niyet okumalarla bu yolda mesafe almak da mümkün değil.
Özde ve sözde beraberliği ancak o kişinin davranışlarında, yaptıklarında,
fiillerinde görebiliriz. Mesela öyle Atatürkçü insanlar var ki Atatürk'ün millet
iradesine, halk iradesine gösterdiği saygıyı hepimiz biliyoruz. Meclis'i toplayan
O'dur. Erzurum, Sivas kongrelerini yapan O'dur. Milletin istediği Cumhuriyeti
Meclis'te ilan ettiren de O'dur. Ama bir insan hem Atatürkçüyüm deyip, hem de
darbe planları yapıyorsa veya cunta peşinde koşuyorsa, bunun özünden şüphe etmek
gerekir. Veya bir insan 'ben dindarım diyor' da yemediği halt kalmıyorsa onun
özünden şüphe etmek gerekir.''
-ÖZDE BİRLİĞİ ÖLÇECEK MEKANİZMA-
Bülent Arınç, kişinin söyledikleriyle yaptıklarının o kişinin özü ve sözünün
bir olup olmadığını gösterdiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
''Yani, ülkesini kalkındırmak için çalışanlar, ülkesinin refah, mutluluk ve
halkının daha iyi bir yaşam sürmesi için çalışanlar, söylediklerini yerine
getirebiliyorlar diyebilirsiniz. Yoksa siyasette çok büyük laflar edip onun tam
aksini yapanlara zaten millet sandıklarda cevabını veriyor. Yani ben değerli
komutanımızın 'özü de sözü de bir olmalı' sözünü aynen kendim için de kabul
ediyorum. Herkes için de kabul ediyorum. Özde birliği ölçecek mekanizma ancak o
kişinin yaptıkları, icraatları davranışlarıdır. Yoksa bu tariften herkes bir
profil ortaya çıkarmaya kalkmasın. 'Yani bu şuna mı, buna mı uyuyor' diye ayrıca
bir portre çizmeye gerek yok. Sayın komutanımız genel bir tanımı söyledi. Yani
herkes özünde sözünde bir olmalı.''
''Sayın Genelkurmay Başkanının bunu vurgulamasının nedeni neydi?''
şeklindeki soru üzerine de Arınç, ''Çok önemli olması tabii...'' yanıtını verdi.
Arınç, bir gazetecinin, ''Siz söylediklerinizle bu tanımlayamaya
uyuyorsunuz, cumhurbaşkanlığına adaylığınızı koyacak mısınız?'' sorusuna karşılık
da, ''Bu, işin magazin tarafı. Sorduğunuz sorulara cevap verdim'' dedi.
