2014-12-01 - 13:17
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ ALTAY, MECLİS'TE GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Anayasa Mahkemesi'nin yüzde 10 seçim barajının kaldırılmasına yönelik bireysel başvuruyu değerlendirmesine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Anayasa Mahkemesi'nin, yüzde 10'luk seçim barajıyla ilgili hak ihlali tespit etmesi halinde, bunu ortadan kaldırmanın TBMM'nin birinci önceliği olması gerektiğini belirterek, " Hem anayasaya bir geçici madde koymak hem de Milletvekili Seçim Kanunu'nun 33. maddesini değiştirmemiz gerekiyor" dedi.

Altay, Anayasa Mahkemesi'nin yüzde 10 seçim barajının kaldırılmasına yönelik bireysel başvuruyu değerlendirmesine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.

CHP'nin yüzde 10 seçim barajının yanlış, adaletsiz, ölçüsüz, insafsız olduğunu ve kaldırılması gerektiğini daha önce de söylediğini belirten Altay, barajın yüzde 5, yüzde 3'e indirilmesi, tamamen kaldırılmasına yönelik 4 kanun tekliflerinin Meclis raflarında beklediğini söyledi.

Altay, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç tarafından yapılan son açıklamanın, Türkiye'de yeni bir tartışmayı başlattığını ifade etti.

Milletvekili Seçim Kanunu'nun 33. maddesinin, seçim barajını düzenlediğine işaret eden Altay, Anayasa'nın 67. maddesinin ise seçimlerle ilgili kanun değişikliklerinin, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde uygulanamayacağını içerdiğini anımsattı. Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şayet Anayasa Mahkemesi, bu bireysel başvurusu sonucunda bir hak ihlali tespit ederse, bu hak ihlalini ortadan kaldırmak TBMM'nin birinci öncelikli işi olmalıdır. TBMM, öncelikle Milletvekili Seçim Kanunu'nun 33. maddesindeki yüzde 10 ibaresini, 5, 3 olarak ya da tamamen ortadan kaldırmak suretiyle, yüzde 10'dan kurtulacak. Anayasanın 67. maddesinin son fıkrası gereğince, bence anayasada bir değişiklik yaparak, geçici madde koyarak son fıkradaki hükmü yerine getirerek, 2015 seçimlerinde barajın değiştirilmiş şekilde uygulanmasını sağlamamız lazım. Hem anayasaya bir geçici madde koymak hem de Milletvekili Seçim Kanunu'nun 33. maddesini değiştirmemiz gerekiyor. Anayasa Mahkemesi, kanunu iptal edemez.

Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun'nun 45. maddesi bunu düzenlemiş, yasama işlemleri aleyhine bireysel başvuru yapılamayacağını söylemiş. Orta yerdeki bir kanun, bireysel başvuruyla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilemez. O zaman Anayasa Mahkemesi, sadece bir hak ihlali tespiti yapacak, TBMM de bu tespitten yola çıkarak, bu hak ihlalini ortadan kaldıracak, yasal ve anayasal düzenlemeyi kısa süre içinde hayata geçirecek. CHP, buna vardır. "

Bir gazetecinin, TBMM Genel Sekreteri İrfan Neziroğlu'nun Twitter hesabından, "Anayasa Mahkemesi üyelerini yeniden seçelim" dediğini belirtmesi üzerine Altay, "Sayın Neziroğlu, mevzuata hakim bir arkadaşımız olmakla birlikte bulunduğu görev itibariyle böyle bir söz söylemeye, söyledikleri doğru bile olsa hakkı ve haddi yok. Büyük bir yanlış yapmıştır. Gerçi düzeltme gayretinde bir kaç 'tweet'i daha var. Sayın Meclis Başkanı'na bu konudaki rahatsızlığımızı ileteceğiz" karşılığını verdi.

Altay, Abdullah Öcalan'ın yasal değişiklikler ve güvence istediğine yönelik haberlerin sorulması üzerine, çözüm meselesinde tek çözüm mercinin TBMM olduğunu kaydetti.

Çözüm süreci adı altında yürütülen pazarlığı, müzakereyi sadece 3 kişinin bildiğini savunan Altay, Başbakan, hükümet üyeleri, iktidar milletvekilleri, TBMM, anamuhalefet partisinin yapılan görüşmelerden, müzakerelerden haberinin olmadığını ileri sürerek, şunları kaydetti:

"3 kişi arasında bir pazarlık yürüyor, Tayyip Erdoğan, Abdullah Öcalan, Hakan Fidan. Bu sorunuzu üçünden birine sorarak doğru cevap alabilirsiniz. Sayın Başbakan da bu sorunuza doğru cevap veremez. Çünkü o da bu süreçten habersizdir. Ben Öcalan'ın önerilerini yorumlamam. Bu konunun çözüm yerinin Meclis olduğunu, Meclis'te 4 grubu bulunan siyasi partilerin eşit sayıda vereceği üyelerden oluşacak komisyonun, bu konuda süreç götürmesi gerektiğini söyledim. Meclis'ın dışındaki hiçbir görüşmenin bu Kürt sorununu çözeceğine inanmıyorum . Bizim teklifimiz yarın parlamentoya gelecek. Meclis'te bir komisyon kurulmasını, Meclis dışında ortak akıl grubunun oluşmasını başından beri söyledik. Yarın da 37. madde üzerinden Sezgin Tanrıkulu'nun teklifini Meclis Genel Kurulu'na indireceğiz. Eğer Meclis'te grubu bulunan siyasi partiler samimiyseler, yarın bu teklifimizin Meclis gündemine alınması kabul edilir. Ve sorun, çözümü için gerçek adres olan TBMM'ye iner. TBMM inisiyatif almadan, bu melese çözülmez. Silahların gölgesinde barış müzakeresi olmaz. PKK'nın hukuki, siyasi, askeri varlığı ortadan kalkmadan Türkiye'de Kürt sorunun çözülmesi mümkün değildir. Kürt halkı, Kürt vatandaşlarımız adeta PKK'nın elinde rehin gibi işlem görmektedir."