2010-03-23 - 11:25
MHP TBMM GRUP TOPLANTISI...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında, AK Parti ile BDP'nin ortaklık yaparak Anayasa değişikliğini referanduma götürecek sayısal çoğunluğa ulaşabileceklerini ifade ederek, ''Ne var ki, referandum seçeneği yasal olmakla beraber üzerinde kumar oynanacak düello alanı da değildir'' dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti ile BDP'nin ortaklık yaparak Anayasa
değişikliğini referanduma götürecek sayısal çoğunluğa ulaşabileceklerini ifade ederek,
''Ne var ki, referandum seçeneği yasal olmakla beraber üzerinde kumar oynanacak
düello alanı da değildir'' dedi.

Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Nevruz
Bayramının asırlardan beri Türk milletinin tarihinde dostluğun, barışın,
kucaklaşmanın ve yardımlaşmanın işareti olduğunu söyledi.

Nevruz gününün, bölücülerin isyan ve eylem gününe dönüştüğünü anlatan
Bahçeli, kutlamalarda ''bölücü paçavraların taşınması, İmrani canisinin
sinevizyon gösterilerinin bile meydanlarda alenen gerçekleştiğini, tek tip
kıyafetli yüzleri kapalı Kandil temsilcilerinin ise resmi geçit yapabildiğini''
ifade etti.

Bu yılki gösterilerde geçen yıllardan farklı olarak, Habur'dan giriş
yapan teröristlerin bu yıl şeref ve protokol konuğu olarak baş köşede
ağırlandığını, açılan pankartlarda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kimlikle
ilgili mesajlarının yer aldığını, anaların gözyaşı üzerine kurulan istismarın bu
yıl alkışlandığını ve 'Anaların kucaklaşma vakti gelmiştir' şeklinde pankartlar
açıldığını anlatan Bahçeli, ''gösterilerde İmralı canisinin, doğrudan hükümete
muhatap olarak işaret edildiğini'' söyledi.

Terörün bitirilmesi için Türkiye'de anayasal çözüm süreci başlatılmasının
gündeme getirildiğini ve ''bölücülüğün meşruiyetini amaçlayan çabaların siyasi
çözüme eş zamanlı ilerletilmeye çalışıldığını'' savunan Bahçeli, ''Hükümetin
Anayasa değişiklikleri çabasını bir toplumsal ihtiyaçtan da öte bu sinsi niyetin
hayata geçirilme arayışı olarak görmek gerekmektedir. Bu maksada ulaşmak için
atılacak adımlar, bilinmelidir ki PKK'nın siyasi gündem ve stratejisinin adım
adım iletilmesine imkan sağlanması, devletin terör ve bölücülük karşısında teslim
olması anlamına gelecektir. Türkiye'nin böylesine büyük tehdit ve tehlikelere
maruz bırakıldığı bu gergin ortamda, AKP hükümeti maksatlı bir sessizliğe
bürünmüştür. Türkiye'yi enkaza çeviren Başbakan Erdoğan ve hükümeti, hiç
sıkılmadan hayali başarı masallarıyla Türk milletinin aklı ve idrakiyle alay
etmekle meşguldür'' diye konuştu.

''Bu ne çelişkidir, bu ne tutarsızlıktır, bu ne ilkesizliktir?'' diye
soran Bahçeli, şöyle devam etti:

''Buradan Başbakan Erdoğan'a hatırlatmak isterim ki; Türk milletinin
haklarını savunacağı, ecdadımızın şerefini koruyacağı yer Çanakkale Şehitliği
değildir. Onlar zaten görevlerini yapmış olmanın huzuru içinde bu dünyanın en
büyük şehitliğinde milletimizin koynunda yatmaktadırlar. Üstelik bu 'şehide
kelle, katile sayın' diyenlerin, teröristle kucaklaşanların anlayacağı ve
anlamlandıracağı bir manevi mevki de değildir. Bu milletin tarihindeki muhteşem
gerçekler, onun sahibi olanlar tarafından maddi ve manevi olarak zaten
yaşatılmaya devam etmektedir. Milletimizin haysiyetinin korunacağı yerler
Çanakkale Şehitlikleri değil, AKP'nin boyun eğdiği uluslararası müzakere
salonlarıdır. Ecdadımızın itibarının savunulacağı yer il başkanlarının toplantı
salonları değil, Zürih'te Ermenilerle imzalanan protokol masalarıdır. Başbakan
Erdoğan'ın kaybettiği değerleri ve bir türlü bulamadığı kimliğini Çanakkale
Şehitliklerinde araması abesle iştigaldir.''

AK Parti'nin hazırladığı Anayasa değişiklik tekliflerinin dün itibariyle
partilerine ulaştığını bildiren Bahçeli, değişiklikleri değerlendirmeye
başladıklarını söyledi.

Anayasa değişikliği konusunda partilerinin tavrının net olduğunu
vurgulayan Bahçeli, ''Mevcut anayasanın değişmesinin gerektiğini ancak bunun için
toplumsal bir mutabakata ihtiyaç olduğu; Anayasada değişiklikler yapılmasının,
ancak siyasi istikrarın olduğu ve uzlaşmanın zemin bulduğu bir ortamda
düşünülebileceği; hükümetin neden olduğu gerilim ve uzlaşmaz tavırların bu
zeminin oluşmasına imkan vermediği; Türkiye'yi yönetme kabiliyetini kaybetmiş
bugünkü siyasi tablo değişmeden, yeni anayasa hazırlanmasının doğru olmadığı,
ısrarlı olunacaksa TBMM'de temsil edilen siyasi partilerden teşekkül etmiş bir
Anayasa Değişikliği Uzlaşma Komisyonu oluşturulması, değişiklik talepleri
üzerinde bu komisyonun mutabakata varacağı maddelerle ilgili Demokratik Sözleşme
yapılması; değişiklik onayının 24. Dönem TBMM'nin iradesine bırakılmasının
gerektiği'' yönündeki tavırlarını sürdüreceklerini bildirdi.

Partileri ziyaret etmekle toplumsal uzlaşma sağlanamayacağını savunan
Bahçeli, Anayasa üzerinde tartışılmadan, bütün tarafların görüşü alınmadan,
eleştirilere kulak verilmeden yapılacakları kabul etmelerinin mümkün olmadığını
ifade etti.

AK Parti ile BDP'nin ''ortaklık yaparak Anayasa değişikliklerini
referanduma götürecek sayısal çoğunlukları olduğunu'' anlatan Bahçeli, ''Ne var
ki, referandum seçeneği yasal olmakla beraber üzerinde kumar oynanacak düello
alanı da değildir'' dedi.

Bahçeli, referandum sürecine gidilmesi halinde meydanları gezerek,
Anayasa değişikliklerinin bütün sakıncalarını millete anlatacaklarını söyledi.

''Gelin inadınızdan vazgeçin'' diyen Bahçeli, ''Değişiklikleri bir
uzlaşma komisyonu kurup ayrıntılarıyla görüşelim, mutabık kaldıklarımızı
milletimize duyuralım ve ilk genel seçimde milletin iradesine teslim edelim''
önerisinde bulundu.

Siyasi ve ahlaki çürümenin, devlet ve toplum hayatını bir kanser gibi
sardığını ileri süren Bahçeli, yozlaşma kültürünün her alanda kök saldığını,
Türkiye'nin yolsuzluk, vurgun, talan ve kanunsuzluklar ülkesi olduğunu iddia
etti.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, ''Anayasalar, kirli ellerin, kirli
zihniyetlerin ve lekeli alınların kendilerini aklayacakları, arkasına
saklanacakları istismar malzemeleri ve paravanlar değildir ve olmamalıdır. Ve
eğer bir yerden değişikliğe başlanacaksa 'temiz toplum, temiz siyaset, temiz
yönetim'in sağlanması ve dokunulmazlıkların kaldırılması ile işe başlanmalıdır''
diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ahlaki kirlilik ve yolsuzluklarla kararlı ve
etkin bir mücadele için ''Temiz siyaset-temiz yönetim-temiz toplum''un tesisinin
artık kaçınılmaz hale geldiğini belirterek, ''Siyasi Ahlak Yasası'nın Meclisten acilen
çıkartılmasını teklif ediyoruz'' dedi.

Bahçeli, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ile Belediye Meclis
Üyesi Mustafa Tuncel'in talepleri doğrulsunda, partisinden istifa etmelerini değerlendirdi.
''Tarafların haklarındaki suçlamalardan aklanmak için çağrımıza uyarak gösterdikleri
hassasiyet takdir uyandırmıştır. Konunun ve adaletin tecellisinin takipçisi
olacağımızı buradan açıklamak istiyorum'' diyen Bahçeli, konuyla ilgili adli ve
idari sürecin başladığını hatırlattı.

Bahçeli, Mahalli İdareler Genel seçimlerinden hemen sonra partisinden
seçilen belediye başkanlarını ''Hizmetlerinde helal kazançtan, tevazudan, müşfik
tavırlardan, tarafsızlıktan, hukuktan, adaletten ve faziletten asla
ayrılmamaları'' konusunda uyardığını belirtti.

Bugün yaptıklarıyla bu sözlerinin arkasında sonuna kadar durduklarını,
iktidar ve muhalefet, taraftar veya tarafsız herkese gösterdiklerini dile getiren
Bahçeli, ''Bize yakışan buydu, bizden beklenen buydu ve onu gerçekleştirdik''
dedi.

''Biz, AKP gibi yolsuzluk iddiaları karşısında kulaklarımızı
tıkayamayız'' ifadesini kullanan Bahçeli, ''Ali Dibo markası alnına kazınmışlara,
bırakın Bakanlık yapmayı, siyaset bile yaptırmayız. Mütedeyyin vatandaşlarımızın,
gurbetçilerimizin zekatlarını çalanların dosyalarını örtbas etmeyiz, edemeyiz.
Çünkü inancımıza terstir, çünkü ahlakımıza aykırıdır, çünkü vicdanımıza uymaz ve
anlayışımıza sığmaz. Millet hakkını helal etmez ve Allah da bizi affetmez'' diye
konuştu.

Başbakan Erdoğan ve ekibine müjdesinin olduğunu dile getiren Bahçeli,
yıllardır yolsuzluklarınızın markası olmuş belediyelerinizden hesabı mutlaka
kendilerinin soracağını, soygun çetelerinin yakasına mutlaka kendilerinin
yapışacağını söyledi.

Bahçeli, yolsuzluğa neden olan kirli çarkın kökten kaldırılması
gerektiğini de vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Bugün, toplumsal barışı ve demokratik sistemin varlığını tehdit eden,
devlet kurumlarına olan güveni sarsan ve toplumsal tahribata neden olan
ahlâki kirlilik ve yolsuzluklarla kararlı ve etkin bir mücadele için 'temiz
siyaset-temiz yönetim-temiz toplum'un tesisi artık kaçınılmaz hale gelmiştir.
Ülkemiz, TBMM'den başlayan temizlik iradesiyle, temel ahlak yasalarının alt
yapısını oluşturmalı ve girişimlere vakit kaybetmeden başlamalıdır. MHP,
kamuoyuna ve siyasal partilere bir çağrıda bulunmaktadır. Bu samimi çağrımızın
ekseninde, siyaset kurumunun faaliyetlerini ahlaki süzgeçten geçireceğine,
siyasete etik bir temel ve form kazandıracağına inandığımız 'Siyasi Ahlak
Yasası'nın Meclisten acilen çıkartılmasını tekraren teklif ediyoruz.''

Bu konudaki önerilerini sıralayan Bahçeli, bunlar arasında ''Yolsuzlukla
Mücadele Kurulu'', Kamu Denetçiliği Sistemi'', ''Türkiye Denetim Kurumu''
kurulmasını saydı.

Bahçeli, ayrıca, ''Siyasi parti gelir kaynaklarının ve harcamalarının
şeffaf hale getirilmesi ve etkin denetimi, milletvekilleri, belediye başkanları
ve üst siyasi yönetim kadrolarının, görev öncesi ve görev sonrası mal
bildirimlerinin kamuoyu ile paylaşılması, Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyeleri
hakkında olabilecek yolsuzluk iddialarının adli soruşturmasının Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılmasına imkan sağlayacak yasal düzenlemenin
yapılması'' önerilerinde de bulundu.

Partisi için yolsuzluk ithamlarından kurtulmanın, yolsuzlukları
önleyebilmenin yolunun, TBMM'den kuvvet alan ve başlayan ''Temiz siyaset, temiz
toplum, temiz yönetim'' anlayışının hakim kılınmasından geçtiğini söyledi.

Bahçeli, yeni bir Türkiye'ye açılmak isteyen herkes için başlangıç
noktasının, ''temizlik'' olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, bunlar
yapılmadığı takdirde, adaletten de kalkınmadan da eşitlikten de ve hakkaniyetten
de söz etmenin mümkün olmadığını bildirdi. Bahçeli, ''MHP, hiçbir siyasi ikbal
beklentisi ve kaygı gözetmeksizin bugün TBMM'de bulunan bütün siyasi partileri,
Anayasamızın tali değişikliklerini bir kenara bırakıp öncelikle ve acilen tam bir
ahlak ve fazilet sınavı vermeye çağırmaktadır'' dedi.

Konuşmasında ekonomik gelişmelere de değinen Bahçeli, ''Hükümet, sorumsuz
bir mirasyedi gibi milli varlıkları satarak açıklarını kapatmaya çalışmakta ve
milletimizin alın teri kelimenin tam anlamıyla peşkeş çekilmektedir'' dedi.

Bu kapsamda, 52 adet ''akarsu santralinin'' özelleştirme yoluyla satışı
için düğmeye basıldığını, milli servet niteliğindeki bu kıymetlerin
''haramzadeler'' tarafından gözden çıkarıldığını ileri sürdü.

Başbakan Erdoğan'ın, siyasi rakiplerine, ''Kaç tane fakir-fukara evi
dolaştın, kaç tane garip gureba evi dolaştın?'' diye sorduğunu belirten Bahçeli,
''Bizim kimi ziyaret edip etmediğimiz, kimin yanına gidip gitmeyeceğimiz
Başbakan'ın ve partisinin bileceği bir iş değildir ve buna dair fikir beyan etmek
hadlerine de olmayacaktır'' dedi.

MHP'nin hiçbir ferdinin, yapacağı yardımı, vereceği sadakayı gösteriş
uğruna yapmayacağını ve bunu siyasetine asla alet edemeyeceğini ifade eden
Bahçeli, ''Vatandaşlarımızın derdine deva olmak bir yana, muhtaç olmalarını
politik hedeflerine alet eden ve kameralar eşliğinde haneleri siyasi propaganda
arenasına çeviren bu zihniyetin, garip gureba hakkından bahsedebilmesi için, önce
milletimizin verdiği vergilere nasıl göz koyduğunu, vatandaşımıza azar azar
verirken, kendi yandaşlarını nasıl abat ettiğini de itiraf etmesi gerekmektedir''
diye konuştu.

Bahçeli, yoksul kişilerin Başbakan'ın umurunda olmadığını iddia eden
Bahçeli, konuşmasını şöyle tamamladı:

''Başbakan Erdoğan ve yandaşlarına açıkça şunu söylemek isterim ki; Bizim
gönlümüzde Malatyalı yoksul kardeşimiz vardır. Bizim aklımızda Artvinli
işçilerimiz bulunmaktadır. Gündemimizde Çorumlu çiftçimiz, Sinoplu esnafımız yer
almaktadır. Hiç kimse bu gerçekleri aklından çıkarmamalı, bize akıl vermeye ve
itham etmeye kalkışmamalıdır.''

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa değişikliğini önceliğine alan
AK Parti Hükümetine, sosyal ve ekonomik hayatı doğrudan ilgilendiren daha acil
bir konuda yasa değişikliği çağrısında bulunduklarını dile getirerek, partisinin
halen Meclis gündeminde bulunan Türk Borçlar Kanun Tasarısı ile Türk Ticaret
Kanun Tasarısı'nın, karşılıklı mutabakat sağlandıktan ve itirazlar giderildikten
sonra bir an önce yasalaşması gerektiğine inandığını söyledi.

Bahçeli, MHP'nin, buluşulacak bir mutabakat zemininde, bu iki kanunda
yapılacak değişikliklere var olduğunu ve bu konuda Hükümeti harekete geçmeye
davet ettiğini sözlerine ekledi. (11:25)