2011-10-26 - 16:59
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam Başkanlığında toplandı. Sağlam, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündemdışı söz verdi.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, toplumsal vicdanı kanatan hukukun kabul edilemeyeceğini belirterek, ''Deniz Feneri davasında yandaş hukuk, Ergenekon ve KCK davasında faşist hukuk uygulanmasını içimize sindiremiyoruz'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, ''terör'' konulu Genel Görüşme için kapalı oturuma geçildi. Genel Kurulda, gündemdışı konuşmaların ardından AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın'ın kapalı oturum yapılması yönündeki önergesinin kabul edilmesiyle kapalı oturuma geçildi. Genel Görüşmede ''terör'' konusu ele alınacak. Genel Görüşmenin ön görüşmesi, 20 Ekim Perşembe günü yapılmıştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam Başkanlığında toplandı. Sağlam, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündemdışı söz verdi.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, toplumsal vicdanı kanatan hukukun kabul edilemeyeceğini belirterek, ''Deniz Feneri davasında yandaş hukuk, Ergenekon ve KCK davasında faşist hukuk uygulanmasını içimize sindiremiyoruz'' dedi.
CHP'li Öztürk, ''12 Eylül Anayasasından Erdoğan anayasasına geçiş yapmanın, bazılarının söylediği gibi bir devrim olmadığını'' ileri sürdü.
Öztürk, Deniz Feneri e.V davası ile ilgili sürdürülen soruşturma kapsamında tutuklananların, ''tutukluluk sürelerinin cezaya dönüşmemesi gerekiyor'' gerekçesiyle serbest bırakıldığını söyledi. Gerekçeye bir itirazlarının olmadığını, ancak aynı gerekçenin, ''Ergenekon'' ve KCK davasının tutukluları için düşünülmediğini savunan Öztürk, ''Deniz Feneri davasında yandaş hukuk, Ergenekon ve KCK davasında faşist hukuk uygulanmasını içimize sindiremiyoruz'' dedi. Öztürk ayrıca, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması gerektiğini söyledi.
Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Öztürk'ün ''Erdoğan anayasası'' ifadesine tepki gösterdi. Elitaş, şu anda sivil bir anayasa hazırlamak için partilerden eşit sayıda üyenin katılımıyla toplantılar yapıldığını, sonuçta ittifak sağlanması konusunda da karar aldıklarını söyledi. Elitaş, iyi niyetle yapılan bu çalışmalara rağmen Öztürk'ün bu ifadelerini yanlış bulduğunu kaydetti.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Kocaeli'de kanser vakalarının ciddi oranda arttığını, Türkiye ortalamasının üzerine çıktığını, bunda sanayileşmenin de etkili olduğunu ifade etti. Gölcük'teki bir sanayi tesisisin bölgeye ciddi zarar verdiğini, bu konuda Valiliğe yapılan müracaatlardan da sonuç alamadıklarını anlatan Türkkan, hükümetin bu konuda önlem almasını istedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, BM'nin kuruluşunun yıldönümünü kutlandığını, Türkiye'nin de içinde bulunduğu 54 ülkenin, 1945 yılında dünyayı savaşın yıkımlarından korumak için imza attığını söyledi. Ancak, BM'nin artık 21. yüzyılın ihtiyaçları karşısında hantallaştığını, güven problemi yaşadığını, barışın korunması konusunda kendinden beklenen görevi yeterince yerine getiremediğini ifade eden Külünk, ''BM'nin, zamanın ruhuna ve aklına uygun olarak yeniden şekillendirilmesi artık kaçınılmazdır'' dedi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, depremin üzerinde 73 saat geçtiğini hala çadırların ulaşmadığı köylerin bulunduğunu ancak Hükümetin her şeyi ''güllük gülistanlık'' gösterdiğini iddia etti. Sakık ayrıca, yardım için diğer ülkelerden gelen taleplerin neden kabul edilmediğini sordu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, konuşmasında, önce ''24 saat geç kaldık. Başarısız olduk'' dediğini ve sonra BDP'liler için ''afet günü yardımlarında neredeydiniz?'' eleştirisinde bulunduğunu belirtti. Kaplan, ''Başbakan'a yakışmıyor. Biz bölgedeydik. Allah'ın adaleti, Başbakan da olsa çarpar'' dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, Türkkan'ın, Kocaeli'de kanser vakalarının Türkiye ortalamasının üzerine çıktığı yönündeki ifadesine ilişkin hiçbir bilimsel tespit olmadığını söyledi.
CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, 1999 Kocaeli depreminde yaşanan yıkımlarla ilgili 2100 dava açıldığını, bunun 1800'ünün hukuksal boşluklardan dolayı işlem görmediğini, 120'si için cezai müeyyide uygun görüldüğü ancak onların da zaman aşımına uğradığını söyledi. Kaplan, bu durum göz önünde bulundurularak Van'daki depremin ardından başlatılacak hukuksal girişimlerde daha dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
Muhalefet partileri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMM Genel Kurulundaki terör konulu genel görüşmede bulunmamasını eleştirdi.
TBMM Genel Kurulunda, terör konulu genel görüşmeye geçilmeden önce CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi söz aldı.
Başbakan Erdoğan'ın, Suudi Arabistan Krallığı Başbakan Yardımcısı, Savunma ve Havacılık Bakanı Prens Sultan Bin Abdulaziz Al Saud'un vefatı nedeniyle Suudi Arabistan'a taziye ziyaretinde bulunduğunu anımsatan Hamzaçebi, ''Bu kadar önemli günde, taziye ziyaretini başka güne bırakma ihtimali yok mu, terör bu kadar önemsiz mi?'' diye sordu.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ise Erdoğan'ın, il başkanları toplantısına, taziyeye zamanı olduğunu ancak parlamentoya gelip bilgi vermeye zamanının bulunmadığını öne sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, genel görüşmeyi kendilerinin de istediğini belirterek, ''Burada bilgilendirelim, eteğimizde ne kadar taş varsa dökelim, samimi şekilde, siyaset üstü şekilde sorunun çözümüne hep birlikte katkıda bulunalım dedik'' şeklinde konuştu.
Aydın, İçtüzüğe göre, kapalı oturum önergesi verildiği andan itibaren kapalı oturuma geçilmesi gerektiğini belirterek, birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam'ı İçtüzüğü uygulamaya çağırdı.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da görüşmelerin, yarına bırakılmasını önerdi.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Başbakan Erdoğan'ın Genel Kurulda olmasını tercih ettiklerini, görüşmenin yarın da yapılabileceğini söyledi.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, konuşmalara Hükümet adına yanıt vermek istedi ancak CHP'li milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak, bir süre Bozdağ'ın konuşmasını engelledi. Sağlam, milletvekillerini, ''Bu doğru değil. Cihazlara zarar veriyorsunuz'' diyerek uyardı. Bu sırada görüşmeleri izleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Kurul salonundan ayrıldı.
Yerinden söz alan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, bugün Türkiye'nin en önemli, can yakıcı sorunlarının başında gelen terörü konuşmak için Meclis'in genel görüşme yapacağını anımsattı. Bozdağ, parlamentonun her şeyin açıklıkla konuşulması, tartışılması gereken bir yer olduğunu söyledi. Milletin, kendilerini buraya sorunları konuşmak için gönderdiğini belirten Bozdağ, ''Ama görüyoruz ki bazı arkadaşlarımız bu parlamento çatısı altında bu kadar önemli konunun müzakeresinden rahatsız oluyorlar. Bu millet bizi buraya, bu konuları müzakere etmek üzere gönderdi. Sorular soruldu, sorarken tahammüllü, sabırlı olanlar, cevapları dinlemek için de demokratik sabrı, tahammülü göstermek zorundadırlar'' dedi.
Bozdağ, Hükümet olarak, terör konusunu her zaman bu ülkenin en önemli sorunu olarak gördüklerini, sorunun çözümü konusunda ciddi adımlar attıklarını bildirdi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın dün Suudi Arabistan'da cenazeye katıldığını, Başbakan Erdoğan'ın ise taziyeye gittiğini anımsatan Bozdağ, bunun ikisinin usulünün ve devlet yönetimi içindeki yerinin ayrı olduğunu söyledi. Bozdağ, Başbakan'ın bu görüşmeye katılması için yarın yapılmasını arzu ettiklerini ancak yarın da MGK toplantısının yapılacağını anımsattı.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, ''Hükümetimizin yaptığı çalışmaları Meclisin takdirine sunacağız. Meclisimizin, siyasi partilerimizin önerilerini alıp bundan sonraki süreçte istifade etmede azami hassasiyet göstereceğiz. Bu işi suhuletle konuşmamız lazım, siyasi rekabet konusuna dönüştürmeden can yakıcı bu sorunu nasıl çözeceğimize dair herkesin kanaatlerini ortaya koyması lazım. Ama görüyorum ki herkes hala ekranlara oynuyor, ekranlar kapandığı için oynama imkanı olmadığından buna yelteniliyor. Bu da fevkalade yanlış bir tutum'' diye konuştu.
Bakan Bozdağ'ın konuşmasının ardından grup başkanvekilleri yeniden söz aldı.
MHP Grup Başkanvekili Vural, Bozdağ'ın MGK'nın yarın yapılacağını söylediğini anımsatarak, MGK'nın, TBMM'den üstün olmadığını söyledi. Vural, ''Cumaya erteleyin. Hani önce milletti. İşinize geldiğinde millet, işinize geldiğinde bürokratik egemenlik'' dedi.
Vural, Erdoğan'a, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın vekalet ettiğini, görüşmelerde de onun bulunması gerektiğini savunarak, ''Ancak aslı dururken vekiline niye müracaat ediyorsunuz, biz aslı gelsin istiyoruz'' görüşünü savundu.
Görüşmelerin ardından kapalı oturuma geçildi. (16:59)
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam Başkanlığında toplandı. Sağlam, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündemdışı söz verdi.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, toplumsal vicdanı kanatan hukukun kabul edilemeyeceğini belirterek, ''Deniz Feneri davasında yandaş hukuk, Ergenekon ve KCK davasında faşist hukuk uygulanmasını içimize sindiremiyoruz'' dedi.
CHP'li Öztürk, ''12 Eylül Anayasasından Erdoğan anayasasına geçiş yapmanın, bazılarının söylediği gibi bir devrim olmadığını'' ileri sürdü.
Öztürk, Deniz Feneri e.V davası ile ilgili sürdürülen soruşturma kapsamında tutuklananların, ''tutukluluk sürelerinin cezaya dönüşmemesi gerekiyor'' gerekçesiyle serbest bırakıldığını söyledi. Gerekçeye bir itirazlarının olmadığını, ancak aynı gerekçenin, ''Ergenekon'' ve KCK davasının tutukluları için düşünülmediğini savunan Öztürk, ''Deniz Feneri davasında yandaş hukuk, Ergenekon ve KCK davasında faşist hukuk uygulanmasını içimize sindiremiyoruz'' dedi. Öztürk ayrıca, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması gerektiğini söyledi.
Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Öztürk'ün ''Erdoğan anayasası'' ifadesine tepki gösterdi. Elitaş, şu anda sivil bir anayasa hazırlamak için partilerden eşit sayıda üyenin katılımıyla toplantılar yapıldığını, sonuçta ittifak sağlanması konusunda da karar aldıklarını söyledi. Elitaş, iyi niyetle yapılan bu çalışmalara rağmen Öztürk'ün bu ifadelerini yanlış bulduğunu kaydetti.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Kocaeli'de kanser vakalarının ciddi oranda arttığını, Türkiye ortalamasının üzerine çıktığını, bunda sanayileşmenin de etkili olduğunu ifade etti. Gölcük'teki bir sanayi tesisisin bölgeye ciddi zarar verdiğini, bu konuda Valiliğe yapılan müracaatlardan da sonuç alamadıklarını anlatan Türkkan, hükümetin bu konuda önlem almasını istedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, BM'nin kuruluşunun yıldönümünü kutlandığını, Türkiye'nin de içinde bulunduğu 54 ülkenin, 1945 yılında dünyayı savaşın yıkımlarından korumak için imza attığını söyledi. Ancak, BM'nin artık 21. yüzyılın ihtiyaçları karşısında hantallaştığını, güven problemi yaşadığını, barışın korunması konusunda kendinden beklenen görevi yeterince yerine getiremediğini ifade eden Külünk, ''BM'nin, zamanın ruhuna ve aklına uygun olarak yeniden şekillendirilmesi artık kaçınılmazdır'' dedi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, depremin üzerinde 73 saat geçtiğini hala çadırların ulaşmadığı köylerin bulunduğunu ancak Hükümetin her şeyi ''güllük gülistanlık'' gösterdiğini iddia etti. Sakık ayrıca, yardım için diğer ülkelerden gelen taleplerin neden kabul edilmediğini sordu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, konuşmasında, önce ''24 saat geç kaldık. Başarısız olduk'' dediğini ve sonra BDP'liler için ''afet günü yardımlarında neredeydiniz?'' eleştirisinde bulunduğunu belirtti. Kaplan, ''Başbakan'a yakışmıyor. Biz bölgedeydik. Allah'ın adaleti, Başbakan da olsa çarpar'' dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, Türkkan'ın, Kocaeli'de kanser vakalarının Türkiye ortalamasının üzerine çıktığı yönündeki ifadesine ilişkin hiçbir bilimsel tespit olmadığını söyledi.
CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, 1999 Kocaeli depreminde yaşanan yıkımlarla ilgili 2100 dava açıldığını, bunun 1800'ünün hukuksal boşluklardan dolayı işlem görmediğini, 120'si için cezai müeyyide uygun görüldüğü ancak onların da zaman aşımına uğradığını söyledi. Kaplan, bu durum göz önünde bulundurularak Van'daki depremin ardından başlatılacak hukuksal girişimlerde daha dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
Muhalefet partileri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMM Genel Kurulundaki terör konulu genel görüşmede bulunmamasını eleştirdi.
TBMM Genel Kurulunda, terör konulu genel görüşmeye geçilmeden önce CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi söz aldı.
Başbakan Erdoğan'ın, Suudi Arabistan Krallığı Başbakan Yardımcısı, Savunma ve Havacılık Bakanı Prens Sultan Bin Abdulaziz Al Saud'un vefatı nedeniyle Suudi Arabistan'a taziye ziyaretinde bulunduğunu anımsatan Hamzaçebi, ''Bu kadar önemli günde, taziye ziyaretini başka güne bırakma ihtimali yok mu, terör bu kadar önemsiz mi?'' diye sordu.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ise Erdoğan'ın, il başkanları toplantısına, taziyeye zamanı olduğunu ancak parlamentoya gelip bilgi vermeye zamanının bulunmadığını öne sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, genel görüşmeyi kendilerinin de istediğini belirterek, ''Burada bilgilendirelim, eteğimizde ne kadar taş varsa dökelim, samimi şekilde, siyaset üstü şekilde sorunun çözümüne hep birlikte katkıda bulunalım dedik'' şeklinde konuştu.
Aydın, İçtüzüğe göre, kapalı oturum önergesi verildiği andan itibaren kapalı oturuma geçilmesi gerektiğini belirterek, birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam'ı İçtüzüğü uygulamaya çağırdı.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da görüşmelerin, yarına bırakılmasını önerdi.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Başbakan Erdoğan'ın Genel Kurulda olmasını tercih ettiklerini, görüşmenin yarın da yapılabileceğini söyledi.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, konuşmalara Hükümet adına yanıt vermek istedi ancak CHP'li milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak, bir süre Bozdağ'ın konuşmasını engelledi. Sağlam, milletvekillerini, ''Bu doğru değil. Cihazlara zarar veriyorsunuz'' diyerek uyardı. Bu sırada görüşmeleri izleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Kurul salonundan ayrıldı.
Yerinden söz alan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, bugün Türkiye'nin en önemli, can yakıcı sorunlarının başında gelen terörü konuşmak için Meclis'in genel görüşme yapacağını anımsattı. Bozdağ, parlamentonun her şeyin açıklıkla konuşulması, tartışılması gereken bir yer olduğunu söyledi. Milletin, kendilerini buraya sorunları konuşmak için gönderdiğini belirten Bozdağ, ''Ama görüyoruz ki bazı arkadaşlarımız bu parlamento çatısı altında bu kadar önemli konunun müzakeresinden rahatsız oluyorlar. Bu millet bizi buraya, bu konuları müzakere etmek üzere gönderdi. Sorular soruldu, sorarken tahammüllü, sabırlı olanlar, cevapları dinlemek için de demokratik sabrı, tahammülü göstermek zorundadırlar'' dedi.
Bozdağ, Hükümet olarak, terör konusunu her zaman bu ülkenin en önemli sorunu olarak gördüklerini, sorunun çözümü konusunda ciddi adımlar attıklarını bildirdi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın dün Suudi Arabistan'da cenazeye katıldığını, Başbakan Erdoğan'ın ise taziyeye gittiğini anımsatan Bozdağ, bunun ikisinin usulünün ve devlet yönetimi içindeki yerinin ayrı olduğunu söyledi. Bozdağ, Başbakan'ın bu görüşmeye katılması için yarın yapılmasını arzu ettiklerini ancak yarın da MGK toplantısının yapılacağını anımsattı.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, ''Hükümetimizin yaptığı çalışmaları Meclisin takdirine sunacağız. Meclisimizin, siyasi partilerimizin önerilerini alıp bundan sonraki süreçte istifade etmede azami hassasiyet göstereceğiz. Bu işi suhuletle konuşmamız lazım, siyasi rekabet konusuna dönüştürmeden can yakıcı bu sorunu nasıl çözeceğimize dair herkesin kanaatlerini ortaya koyması lazım. Ama görüyorum ki herkes hala ekranlara oynuyor, ekranlar kapandığı için oynama imkanı olmadığından buna yelteniliyor. Bu da fevkalade yanlış bir tutum'' diye konuştu.
Bakan Bozdağ'ın konuşmasının ardından grup başkanvekilleri yeniden söz aldı.
MHP Grup Başkanvekili Vural, Bozdağ'ın MGK'nın yarın yapılacağını söylediğini anımsatarak, MGK'nın, TBMM'den üstün olmadığını söyledi. Vural, ''Cumaya erteleyin. Hani önce milletti. İşinize geldiğinde millet, işinize geldiğinde bürokratik egemenlik'' dedi.
Vural, Erdoğan'a, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın vekalet ettiğini, görüşmelerde de onun bulunması gerektiğini savunarak, ''Ancak aslı dururken vekiline niye müracaat ediyorsunuz, biz aslı gelsin istiyoruz'' görüşünü savundu.
Görüşmelerin ardından kapalı oturuma geçildi. (16:59)
