2013-05-28 - 15:40
CHP TBMM GRUP TOPLANTISI...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Reyhanlı'daki bombalı saldırılar konusunda istihbaratın görevini yaptığını ancak iktidarın görevini yapmadığını ileri sürdü.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Reyhanlı'daki bombalı saldırılar konusunda istihbaratın görevini yaptığını ancak iktidarın görevini yapmadığını ileri sürdü.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında, CHP'ye katılan eski Kültür ve Turizm Bakanı İstemihan Talay'a parti rozetini takarak tebrik etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in eşi Nazmiye Demirel için Allah'tan rahmet diledi. Kılıçdaroğlu, Nazmiye Demirel'in örnek Türk ailesini simgeleyen bir kadın olduğunu, bütün yaşamını politikanın içinde geçirdiğini; vakur, saygın konumunu her zaman koruduğunu ifade etti.

Dün Burdur'da çiftçiyi, esnafı, sanayiciyi ziyaret ettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, her kesimin, içinde bulunduğu durumdan şikayetçi olduğunu dile getirdi. Kılıçdaroğlu, "(Belediyeden kaynaklı sorunların çözülmesini mi istiyorsunuz?) diye sordum. O zaman CHP'li bir belediye başkanı seçersiniz, görünsünüz halka hizmetin nasıl olduğunu. Çünkü biz siyaseti cebimiz dolsun diye, yandaşlara ihale verelim diye, akrabamız köşeyi dönsün diye, kul hakkı yiyelim diye yapmıyoruz. Biz siyaseti bu halk için yapıyoruz, bu vatandaş için yapıyoruz, onurlu bir Türkiye için yapıyoruz" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Reyhanlı ziyaretini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Askeri helikopterler, binlerce polis, özel göreviller. Ne oluyor? Başbakan düşman ülkesine mi sefer yapıyor? Benim gibi gidemiyorsun. Vatandaşa 'merhaba' diyemiyorsun. Çayını, kahvesini içemiyorsun. Sen Başbakan mısın? Kusura bakmayın ama 5 askeri helikopterle, Türkiye'de bir ilçeye Başbakan gidiyorsa, onun Başbakanlığı tartışılır" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Amerika'da beyzbol sopasını yedikten sonra dünyası değişti. Ne yapacağını bilmiyor. Kime saldıracağını bilmiyor. Hiç endişelenme Recep Tayyip Erdoğan, sonuna kadar bütün bunların hesabını soracağım. Siz hiç şöyle bir iktidar duydunuz mu? 90 yıllık Cumhuriyet tarihinde, askerlerin başına çuval geçirildi, adamdan tık yok. Sen hangi ülkenin Başbakanısın? Cilvegözü'nde 14 kişi katledilir, adamdan tık yok. 52 yurttaşımız Reyhanlı'da hayatını kaybeder, sorumlu CHP. Uludere'de 34 yurttaşımız katledilir, sorumlusu yok. İzlediğin dış politika nedeniyle Ortadoğu'nun şamar oğlanına döndün.

Suriye konusunda defalarca uyardık. 'Yanlış politika güdüyorsun. Binlerce yıldır yönümüzü batıya çevirmişiz. 1071'den beri biz yönümüzü batıya çevirdik. Ortadoğu'nun bataklığına girme. Girersen çıkamazsın. Kan gölüne döndürürsün orayı. Türkiye'nin itibarını sarsarsın' dedik. 'Sen bilmiyorsun' dedi. Neden? Kendisi ülkeyi yönetmiyor ki. Seni yönetiyorlar, sen ülkeyi yönetmiyorsun. Zaten sorunumuz da o. Ne demişlerdi: 'Kullanın, deliğe süpürmeyin' demişlerdi. Sen hala kullanıldığının farkına varmadın mı?

Mavi Marmara konusunda 'yanlış yapıyorsun' dedik. 9 yurttaşımız şehit oldu. Efelendi, ne oldu? Hiçbir şey olmadı. 'Para vereceğim' dedi. Her insanı, her mağduru parayla satın alacağını düşünüyor. Çünkü mümkün olsa kefenlerine cep yapacaklar, yanlarına para alacaklar."

MİT'in doğrudan Başbakan'a bağlı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Reyhanlı'daki bombalı saldırıya anımsatarak, "Şimdi, Recep Tayyip Erdoğan'a soruyorum: MİT, Nisan ayından beri bomba yüklü üç aracı takip ediyor mu etmiyor mu?" diye sordu. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Adamsan, adam gibi çık ve benim sorularıma yanıt ver. MİT en son yetkilileri ne zaman uyardı? Ben tarih vereyim mi? 9 Mayıs 2013. Ben tarihini de söylüyorum. Sana, altından kalkamayacağın sorular soruyorum. Sana, 'O 52 kişinin katili sensin' dediğim zaman, bil ki benim de bildiğim şeyler var. MİT bir bakanlığa bağlı değil. Doğrudan sana bağlı. Sana bilgi veriyor. Şimdi çıkmış, 'İstihbarat örgütleri arasında koordinasyonsuzluk var.' İyi de sen 10 yıldır bu ülkeyi yönetmiyor musun? Ölen 52 kişinin sorumlusu, bütün demokrasilerde siyasi otoritedir. Ölenleri mi sorumlu tutacağız. Sorumlu sensin. Adam gibi adamsan, etik değerlerin varsa, bir nebze olsun ahlak taşıyorsan, o koltukta oturmaz istifa edersin.

İstihbarat örgütü araçları belirleyecek, Nisan ayından beri takip yapacak, ilgililere duyuracak; bunlar bekliyorlar. Patlama olsun, 52 kişi hayatını kaybetsin... Sorumlu kim, CHP. Sen kim oluyorsun da CHP'yu suçluyorsun. Önce kendine bak. Devleti yönetiyorsun.

Ben merak ediyorum, o araçlar Suriye'den Türkiye'ye nasıl geldi? Devlet görevini yapıyor. Yapmayan iktidar. İstihbaratı bir değil, defalarca veriyor. Hatta iz kalsın diye, 'Biz görevimizi yaptık, ileride suçlanmayalım' diye, son uyarıyı cep telefonu ile yapıyorlar. Biz bu ayrıntıyı da biliyoruz. Sen Suriye sınırını neden yol geçen hanına döndürdün?

Gümrük Bakanı, 'Suriye ile yaşananlar neticesinde, yenileme çalışmalarımızı askıya aldık. Güvenlik kamerası yoktur' diyor. Neden güvenlik kameraları olmaz? Çünkü, terör örgütünün militanlarını eğitiyorlar. O militanları, 'Gidin kardeşinizi öldürün' diye Suriye'ye gönderiyorlar. Ellerine silah veriyor, ceplerine para koyuyorlar. Güvenlik kamerası olursa tespit edilecek. 'Onları kaldıralım. Biz onlara lojistik destek verelim...' Terör örgütüne yardım ve yataklık yapan kişinin adı Recep Tayyip Erdoğan'dır."

Gazeteci Amberin Zaman'ın, Suriyeli muhaliflerle yaptığı görüşmede, muhaliflerin, Türkiye'den sınırın sıfır noktasında silah aldıklarını söylediklerini anlatan Kılıçdaroğlu, "Ben Recep Tayyip Erdoğan'a, 'terör örgütlerine yardım ve yataklık yapıyorsun' diyorsam, bir bildiğim var. 90 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'ni nasıl bu hale getirirsin? Nasıl, terör örgütlerine yardım ve yataklık yapan bir ülke konumuna sokarsın? Terör örgütlerinin lideridir zaten. Türkiye'de terör örgütlerini yetiştirip, silah ve para veren, 'Git kardeşini öldür' diyen adama terör örgütünün başı denir. Bekliyorum, tazminat davası açacakmış. Açmazsa 'namert' diyeceğim, hesabını soracağım" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Dünyada kan akan tek yer İslam coğrafyasıdır. Gırtlağına kadar kana batan kişi de Recep Tayyip Erdoğan'dır" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hükümetin Suriye politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu, iktidarın yanlış adımlarının faturasını halkın ödediğini söyledi. CHP olarak çok kez uyarıda bulunduklarını, ancak Hükümetin bu uyarıları dikkate almadığını, "ben bildiğimi okurum" anlayışı içinde olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bildiğini okursan işte Reyhanlılı ancak böyle gidersin, normal vatandaş olarak gidemezsin. Ve oraya gitmek için de gidip önce dışarıdan icazet alıyorsun sen. İnsanda biraz adap olur" diye konuştu.

Türkiye'nin terör örgütlerinin eğitim alanına döndürüldüğünü ileri süren Kılıçdaroğlu, terörle Suriye'ye demokrasi götürmenin mümkün olmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Terörün, dili, miliyeti, mezhebi, ideolojisi olmaz. Teröristin insan sevgisi olmaz. Terörle demokrasi olmaz, terörle demokrasi gelmez. Dünyada böyle bir örnek de yoktur. Terör örgütünü meşru hale getirdiğiniz andan itibaren, siz artık gayri meşru bir zemindesiniz" dedi.

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bir büyükelçisinin "El Kaide terör örgütü değildir" dediğini ifade ederek, bunun kabul edilemez bir açıklama olduğunu belirtti. Tüm uygar ülkelerde bu örgütün terör örgütü olarak tanımlandığını söyleyen Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu büyükelçi ile aynı görüşte olup olmadığını sordu. Kılıçdaroğlu, "Aynı görüşte değilsen o büyükelçiyi görevden al, almıyorsan aynı görüşü paylaşıyorsun" diye konuştu.

Türkiye'nin maddi ve manevi olarak terörden büyük zarar gördüğünü, 36 bin yurttaşın teröre kurban gittiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, bu nedenle terörle mücadelede dünyaya örnek olması gerektiğini savundu. Teröristleri ülkeye getirip, eğitip, cebine para koyamanın, ülkenin dünyadaki saygınlığını ortadan kaldırdığını ileri süren Kılıçdaroğlu, "90 yıllık Türkiye'nin saygınlığına gölge düşürüyor bunlar" dedi.

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özgür Suriye Ordusu bir muhalefet hareketi midir? El Kaide bir muhalefet partisi midir? El Nusra Cephesi bir muhalefet partisi midir? Dünyada herkes biliyor ki bunlar terör örgütleridir. Peki terör örgütleri Türkiye'de neden eğitilir? Neden ceplerine para konur, Suriye'ye gönderilir? Neden insanlar öldürülür? Dünyada kan akan tek yer İslam coğrafyasıdır. Gırtlağına kadar kana batan kişi de Recep Tayyip Erdoğan'dır. Suriye kan gölüne döndüyse sorumlusu sensin. Ortadoğu'nun bataklığında zaten boğulacak, kan gölünde boğulacak. Ama bizim üzüntümüz orada ölen insanlar. Yazık günah değil mi o insanlara?

Bunların kültüründe ihanet etmek vardır. Irak'ta 1.5 milyon Müslüman öldürüldü, sesi çıktı mı? Gıkı dahi çıkmadı. Onbinlerce kadına tecavüz edildi, sesi çıktı mı? Sesi çıkmadı. Libya'ya gitti, 'kardeşim' dedi, elinden ödül aldı. Cebine para koydular. Gazeteciler sordular, 'Sayın Başbakan bu dolarları ne yapacaksınız?' diye, 'Bunları şehit ailelerine vereceğim' dedi. Verdiğini duydunuz mu siz? Defalarca sordum, Sayın Başbakan Kaddafi'nin verdiği dolarları sen ne yaptın diye? Tık yok. Ne yaptı? Kaddafi'ye de ihanet etti, onu da arkadan hançerledi, tıpkı Erbakan'ı hançerlediği gibi.

Irak'ta 1.5 milyon insan öldü, kendisi de sorumluluğu aldı zaten, 'Ben Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanıyım' dedi. Yani, 'bütün bu ölümlerin sorumluarından birisi de benim' dedi. 1.5 milyon insanın ölümünden zevk duyan bir insana ne denir Allah aşkına?"

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patmaların ardından ilçeye gittiğini, burada AK Partili Belediye Başkanı'nı ziyaret ettiğini, gazetecilerin sorularına ise "Buraya siyaset yapmaya gelmedim" diyerek yanıt verdiğini, Hatay'da da yaptığı konuşmada ise Alevi ve Sunni vatandaşlardan birlik içinde olmalarını ve ayrılıkçı tuzaklara düşmemelerini istediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Ertesi gün Başbakan'ın yaptığı açıklama, 'Kılıçdaroğlu, oraya gitti, Alevileri kışkırtmaya'. Ne diyeyim? Yüz mü var desem, ahlak mı var desem? Sen ülkeyi sevmiyorsun, ülkeyi ben seviyorum. Sen insanları sevmiyorsun, insanları ben seviyorum" diye konuştu.

Yalancıdan ve bölücüden başbakan olamayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum, siz barış içinde yaşıyordunuz, huzur vardı bu ülkede, neden böyle oldu? Huzur bu milletin hakkı değil mi? Ortadoğu'nun bataklığına saplanıp kaldık, kan gölüne döndürdün ülkeyi" ifadelerini kullandı.

Suriye politikasında Hükümet'in hala yanlıştan dönebileceğini, zararın neresinden dönülürse kar olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, bütün iyi niyetleriyle Hükümet çağrıda bulunduklarını ve 4 maddelik öneride bulunduklarını söyledi.

Kılıçdaroğlu, Hükümet'ten, "Türkiye Cumhuriyeti bundan böyle Suriye'deki iç savaşın taraflarından biri olmayacaktır açıklaması yapmasını", "Kendi topraklarımda yabancı terör unsurlarını getirip eğitmeyeceğini, cebine para koymayacağını ve silah vermeyeceğini" duyurmasını, "sınırlarının güvenliğini sağlamasını" ve "Cenevre sürecini bütün samimiyetiyle desteklemesini ve Suriye'de kalıcı barış için katkı vermesini" istedi.

Hükümetin bu çağrıyı dinlemesi halinde CHP olarak her türlü desteği vereceklerini de ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bunları yapın, CHP size her türlü desteği verecektir. Yeter ki ülkeye huzur, komşularımıza barış gelsin" dedi.

Konuşmasında TBMM Genel Kurulu'nda bir AK Parti milletvekilinin CHP milletvekiline yönelik küfürlü sözlerine ilişkin değerlendirmede de bulunan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Anneye küfür edilmez. TBMM'de bir AKP milletvekili bizim bir milletvekilimize ağıza alınmayacak küfürler etti, annesine. Ve o milletvekiliyle ilgili olarak herhangi bir yaptırım uygulanmaması gerektiğine AKP karar verdi. Bir çağrım var; Recep Tayyip Erdoğan namuslu adamsan, bu kadar ağır konuşuyorum, o adama ceza vermedin, o metinleri al hanımefendinin karşısında bir oku bakalım, okuyabiliyor musun? Böyle bir şey olabilir mi? En ağır küfürleri yapacaksın, Meclis tutanaklarına geçecek bunlar, 'biz ceza vereceğiz, yaptırım uygulayacağız' diyeceksin, arkadan alıp aklayacaksın. Şimdi sormak istiyorum; bu ahlakın ölçüsü, derecesi nedir? İsterse düşmanımın annesi olsun, anne kutsaldır. Anneye söz söylenmez. Annelerin sadece ve sadece elleri öpülür. Hiç duymadın mı sen acaba, 'Cennet anaların ayaklarının altındadır' diyordu Hazreti Muhamed, hiç duymadın mı? Böyle bir şey olmamalı. Parlamentonun itibarı kirlendi."

CHP'nın yarın İstanbul'da yerel yönetimlere ilişkin bir fuar düzenlediğini, fuarın sosyal demokrat belediyelerin başarılı çalışmalarını gözler önüne sereceğini belirten Kılıçdaroğlu, vatandaşlardan bu etkinliğe katılarak, CHP'li belediyelerin proje ve hizmetlerini görmelerini istedi.