2014-04-10 - 15:25
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulu'nda MİT Kanun'unda değişiklik yapan teklifin tümü üzerinde görüşmeler tamamlandı. Maddelerine salı günü geçilecek.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Akşener, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündemdışı söz verdi.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Üsküdar'daki seçimlere şaibe karıştığını iddia ederek, "Üsküdar'da, CHP'ye oy veren vatandaşların başka partilere kaydırılan oylarını geri istiyoruz" dedi.

Polis teşkilatının 169. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla söz alan MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, polisle ilgili değerlendirme yapılırken onların da bir insan olduğunun unutulmaması gerektiğini ifade etti.

Erdoğan, emniyet teşkilatında çalışma şartları ve özlük hakları ile ilgili sorunların çözülmesi, ayrıca mobbing uygulamasına da son verilmesi gerektiğini belirtti. Mehmet Erdoğan, hükümetin, teşkilatın her kuruluş yıl dönümünde sorunları çözeceğini söylediğini ancak bunu uygulamadığını ileri sürdü.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, İstanbul Üsküdar'daki seçimlerin şaibeli olduğunu iddia etti. Sandıklarda hileli yöntemler kullanıldığını savunan Tanal, "Üsküdar'da, CHP'ye oy veren vatandaşların başka partilere kaydırılan oylarını geri istiyoruz. Bu, şaibeli bir seçimdir. Bazı sandıklarda bunun farkına varıldı. Diğer sandıklarda da aynı ayıp ve ahlaksızlık söz konusu" diye konuştu.

AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, Malatya'da yaşanan don nedeniyle meyvelerin zarar gördüğünü, çiftçinin mağdur olduğunu söyledi.

Afetin yaşandığı andan itibaren konuyu yakından takip ettiklerini anlatan Çalık, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in de bölgeye geldiğini ve ön hasar tespit çalışması yapıldığını söyledi. Yüzde 100'e varan oranlarda hasar belirlendiğini ifade eden Çalık, "Çiftçinin mağduriyetinin giderilmesi için gerekli desteklemelerin yapılması, zirai kredi borçlarının faizsiz ertelenmesi, tarımsal kredi verilmesi, sulamada kullanılan elektrik borçlarının ertelenmesi gibi taleplerimiz oldu" dedi. Çalık, kesin hasar tespitin ardından çiftçinin mağduriyetinin giderileceğini kaydetti.

Bu arada, TBMM Başkanvekili Meral Akşener ve yerinden söz isteyen grup başkanvekilleri polis teşkilatının kuruluş yıl dönümü kutladı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, teşkilattaki görevden alma, uzaklaştırma, sürgün tehditlerinin güvenlik açısından sorun yaratabileceğini ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, son dönemlerde teşkilatta büyük oranda siyasi ayırımcılığa gidildiğini ileri sürdü. Hamzaçebi ayrıca, özgürlüğün hiçbir zaman güvenlik anlayışına feda edilemeyeceğini, hükümetin bu politikaya son vermesi gerektiğini söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, partisinin iktidarı döneminde polis teşkilatının şartlarının iyileştirildiğini, bunun, sorunların tamamının çözüldüğü anlamına gelmediğini belirterek, şartların daha da iyi hale getirileceğini kaydetti.

Bu arada Genel Kurul girişinde milletvekillerine polis memurları tarafından karanfil dağıtıldı.

Yerel seçimlerde belediye başkanı seçilen 2 milletvekilinin TBMM üyeliği sona erdi.

TBMM Başkanvekili Meral Akşener, BDP Siirt Milletvekili Gültan Kışanak ile CHP Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt'un, 30 Mart yerel seçiminde belediye başkanı seçilerek mazbatalarını aldıklarına ve belediye başkanlığı görevlerine başladıklarına dair TBMM Başkanlığı'na sundukları yazıları ayrı ayrı okuttu.

Akşener, Gültan Kışanak ve Kazım Kurt'un TBMM üyeliklerinin son erdiğini, "Kışanak ve Kurt'un üyelikleri, belediye başkanlıklarını tercih ederek göreve başladığı tarih itibariyle kendiliğinden sona erdi" diyerek, milletvekillerinin bilgisine sundu.

Dün de belediye başkanı seçilen 6 milletvekilinin TBMM üyeliği sona ermişti.

Belediye başkanı seçilen 2 milletvekilinin TBMM üyeliklerinin sona ermesiyle birlikte Meclis'teki boş üyelik sayısı 10'a yükseldi. Buna göre sandalye dağılımı şöyle:

Adalet ve Kalkınma Partisi 313
Cumhuriyet Halk Partisi 131
Milliyetçi Hareket Partisi 52
Barış ve Demokrasi Partisi 21
Bağımsız Milletvekili 15
Halkların Demokratik Partisi 8
Toplam 540

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, şu anda aranan MİT görevlisi olmadığını belirterek, "Görev suçundan dolayı yargıda olan 5 kişi, kişisel suçtan yargıda olan iki kişi var, birisi tutuklu" dedi.

Atalay, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen MİT Kanunu'nda değişiklik yapan teklifin tümü üzerinde milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı.

Suriye konusunda Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun yaptığı açıklamaya katıldığını, Suriye ile ilgili yapılan haberin tamamen yalan ve iftira olduğunu belirten Atalay, "Türkiye'de bu konuda pek çok değerlendirme yapıldı. Bir yabancının, - uzman bile diyemiyorum - sözünün bu kadar önemsenmesi, parlamentoda ciddiye alınmasını da anlayamıyorum" diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İsviçre bankalarında olduğu iddia edilen hesapları ile ilgili soruyu da yanıtlayan Atalay, "Başbakan bu konuda defalarca açıklama yaptı. 'İspat etsinler, bir tane bile getirsinler şunu yapacağım' dedi. Onu da buradan hatırlatıyorum" ifadelerini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Atalay, "Teklifle af mı getiriliyor?" diye sorulduğunu anımsatarak, "Burada af müessesesi, maddesi yok, öyle bir şey sözkonusu değil. Çözüm süreci şu anda Hükümetimizin önündeki en önemli projelerden birisidir, verimli gitmektedir. İnşallah Türkiye için de hayırlı olacağına inandığımız bir çalışmadır" dedi.

Atalay, "Burada milletvekili dokunulmazlığı ile irtibat kurabilecek bir şey yok. Yargılama olarak MİT mensupları her yerde yargılanabiliyor. Sadece MİT Başkanı, valilerde, büyükşehir belediye başkanlarında, müsteşarlarda olduğu gibi Yargıtay'da yargılanacak, sadece o farkı getiriyoruz" diye konuştu.

"Bazı davalarda kumpas kuruldu" iddiası ile ilgili olarak Atalay, "Davalarla ilgili konular... Herkes biliyor bu davalar ne aşamada. Bu davaların süreci ile ilgili bilgi vermem gerekmiyor. Son davanın gerekçesinin açıklanmasından da biz memnun olduk. Biz daima tutukluluğun kısa tutulması, davaların çabuk sonuçlanması yönünde bir görüşün sahibiyiz" değerlendirmesinde bulundu.

Beşir Atalay, şu anda aranan MİT görevlisi olmadığını ifade ederek, "Görev suçundan dolayı yargıda olan 5 kişi, kişisel suçtan yargı da olan da iki kişi var, birisi tutuklu" dedi.

Atalay, kabul edilen bir yasa ile dinlemelerin zorlaştırıldığını, illegal dinlemeye şiddetli cezalar getirildiğini ifade etti.

"MİT'in iç istihbaratta görevi yok mu?" diye sorulduğunu anımsatan Atalay, "MİT'in terör ve casuslukla ilgili görevi her yerdedir, içeride de vardır. Casusluk suçlarında ve devlet sırlarının ifşasında sadece kolluk yetkisi vardır, başkaca iç operasyon sözkonusu değildir" diye konuştu.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın "MİT yönetmeliği" ile ilgili sorusunu da yanıtlayan Atalay, "Yönetmelik yanımda. Tabi içinin gizliliği var; o gizli bir yönetmeliktir ve şu anda da yürürlüktedir" dedi.

Beşir Atalay, "Konusu suç teşkil eden talimat verebilir mi?" diye sorulduğunu belirterek, "Konusu suç teşkil eden bir talimatı kimse veremez. Bu Anayasal bir hükümdür. Hiçbir kişiye ve kuruma, hiçbir kimse konusu suç teşkil eden, yasal olmayan talimat veremez. Bakanlar Kurulu ile verilecektir. Bu da teşkilat yasası çerçevesinde sınırlı olacaktır. Bu konuda bazı AB ülkelerinden örnekler verilmesi de mümkündür. Biz Hükümet olarak teklif verildikten sonra bunu irdelerken... Teklif verildikten sonra biz bunu çok ciddi irdeledik ve inceledik, onun için önergeler veriyoruz. Eğer biz teklifi verdirseydik, bu kadar önerge vermezdik. bunu en basit aklı olan anlar ama anlamayan varsa da söyleyeceğim bir şey yok" diye konuştu.

Atalay, CHP'li milletvekillerinin tepki göstermesi üzerine, "Hakaret etmiyorum, bunu söyleyene söylüyorum. Bir kişi bunu sürekli tekrar ediyor, ona söylüyorum" dedi.

Beşir Atalay, "Eğer bu teklifi Hükümet hazırlatsa veya kurum hazırlatsa ve milletvekillerimiz bunları teklif olarak verse, İçişleri Bakanımız, arkadaşlarımız, kurumlarımız o teklif üzerinde defalarca çalışıp... Daha bir gün önce buraya gelmeden önce, Başbakanımıza ilk defa sunum yaptık, böyle bir şey var. Onun da talimatlarını aldık. Bu önergelerin bir kısmını Başbakanımızın da görüşünü alarak... Biz ciddi bir hükümetiz, biz çalışırız, işimizi iyi yaparız" dedi.

Tasarıların da tekliflerin de değerli olduğunu belirten Atalay, teklif üzerinde çok ciddi şekilde çalıştıklarını, CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi'nin basın düzenlemesi ile ilgili talebine göre de düzenleme yaptıklarını bildirdi.

CHP'li Atıcı, konuşmasının ardından Beşir Atalay'ın yanına giderek, MİT Yönetmeliği'ni almak istedi, fakat Atalay vermedi.

Bu arada, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nun boş üyeliğine AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar, İçişleri Komisyonu'nda bulunan boş üyeliğe ise AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş seçildi.

Başbakan Yardımcısı Atalay, çözüm sürecine ilişkin eleştirilere yanıt verirken, "Biz bir çözüm süreci yürütüyoruz. MİT örgütle de görüşüyor. Biz BDP ile görüşüyoruz. Siyasi boyutunu biz yürütüyoruz ve bu devam edecek. Gerekirse MİT başka örgütlerle de görüşecek" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, "temel kanun" olarak ele alınan MİT Kanunu'nda değişiklik öngören kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından birinci bölüm üzerinde görüşmelere geçildi.

CHP Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, teklifin, demokrasi ve rejim açısından tehlike oluşturduğunu savundu. MİT'in görev ve yetki alanının genişletildiğini, doğrudan operasyon yetkisi verildiğini belirten Dinçer, "Ayrıca MİT personeli ağır zırhlarla koruma altına alınmaktadır. MİT, olağanüstü bir kurum haline getiriliyor. Teklif bu şekilde yasalaşırsa, iktidar, MİT'i rakipleri aleyhine de kullanabilecek. Bu teklif toplumu MİT'in emri altına sokuyor. Milletvekillerinde olmayan dokunulmazlık MİT mensuplarına getiriliyor" diye konuştu.

BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, teklifle, MİT'i direkt Başbakan'a bağlayan mekanizma hedeflendiğini ileri sürdü. MİT'e mutlak dokunulmazlık vermenin ülkeyi istihbarat devleti haline getireceğini öne süren Dora, bunun da toplumsal barışa zarar vereceğini söyledi.

MİT'in anayasa üstü bir konuma getirilmek istendiğini iddia eden Dora, aslında bunun iktidarı da tehlike altına sokabileceğini savundu. Dora, iktidarın amacının kendini güvence altına almak olduğunu öne sürdü.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, Türkiye'nin antidemokratik bir yola sürüklendiğini iddia etti. Hükümetin amacının "yolsuzlukların, hırsızlıkların, kara para aklamaların" üzerini kapatmak olduğunu iddia eden Bal, bu konuda MİT'e de bir misyon yüklenmek istendiğini savundu.

Bal, "Oslo ve İmralı görüşmeleri ile ortaya çıkan vahim duruma kılıf uydurmak, Yüce Divan'dan kurtulmak istiyorlar. Oslo ve İmralı'da ortaya çıkan sonuç, Türkiye'de analar ağlamasın aldatması, PKK yurt dışına çıkacak aldatması... PKK silahı ile birlikte ilçelere, illere indi. Gece silahlı, gündüz külahlı. Vergi topluyor, kimlik kontrolü yapıyor, şehitlik kuruyor. Bunun adı belli. BDP ilan etti: 'Bu seçim, belirlenmiş bölgenin sınırının çiziminin, özerkliğin seçimi' dedi" diye konuştu.

Faruk Bal, görüşülen teklifle, MİT'in savaş halinde bile girilemeyecek alanlara girebileceğini, silahlı kuvvetler dahil olmak üzere dilediği kurumdan dilediğini alabileceğini iddia etti. Bal, "MİT'e verilen yetkilerle Türkiye'de AKP'nin ayağına dolaşan herkes risk altına girmiştir" dedi.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise "PKK ve Kürt realitesi vardır. Sorunları görüşerek, konuşarak çözmek zorundayız. Biz burada koltuklarımızda oturmuşuz ama 12 metrekarelik alanda, beton ve demir yığınları arasında olan Sayın Öcalan, kanı durdurmuşsa, bir yıldır kan akmıyorsa, ölüm yoksa; bizim dönüp ona buralardan hakaretler saydırmak değil, teşekkür etmemiz lazım" diye konuştu.

Yeniden söz alan Bal, Güneydoğu'da bir sorun olduğunu ancak bunun asla etnik bir sorun olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, "Türkiye'nin, mücadele ettiği terörün başını çekmiş olan bir kişinin çözümüne ihtiyacı yoktur. Elbette akan kanın akmaz hale gelmesinden gurur duyarız. Lakin, bu akan kanı akmaz hale getirirken, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde terör örgütünün vergi toplamasına, mahkeme kurmasına, asayiş birlikleri kurmasına da karşıyız" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, yasa teklifi ile ilgili eleştirilerde hükümete yönelik "diktatoryal" gibi yakıştırmaların iftiradan ibaret olduğunu söyledi. Canikli, dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile fiilen yer almayan özgürlük ortamının, Türkiye'de fazlasıyla olduğunu ve bunun son 12 yılda geliştiğini ifade etti.

Milletvekillerinin eleştirilerine yanıt veren Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, seçim sonuçları ile ilgili hazırladıkları raporu gözden geçirdiklerini, sonuçları değerlendirdiklerini belirterek, bütün partilerin bu sonuçları iyi analiz etmeleri gerektiğini ifade etti. Atalay, negatif politikalara, kara propagandalara karşı milletin seçimlerde verdiği cevabın iyi düşünülmesi gerektiğine dikkati çekti.

Faruk Bal'ın teklifle ilgili eleştirilerine değinen Atalay, bunların hepsinin hayal ürünü olduğunu söyledi. "MİT'in ordudan istediğini alacağı" yönündeki ifadelerin kafa karıştırmaktan ibaret olduğunu belirten Atalay, şöyle devam etti:

"MİT tarafından silahlı kuvvetlere verilecek destek çok önemlidir. Silahlı kuvvetlerin yaptığı bütün operasyonların istihbaratını MİT verir. Şu anda en yakın çalıştığı kurum silahlı kuvvetlerdir.

Size tavsiye ediyorum, bu yasanın maddeleriyle Avrupa ülkelerindeki düzenlemeleri mukayese edin. Kendi milli kurumumuzu bu şekilde yerden yere vurmak, kimseye bir şey kazandırmaz.

Dün de ifade ettim. Komisyonun çalışmasını sürdürüyoruz. Denetleme Komisyonu... Meclis'e önemli bir yetki verilecek. Yüce Meclis'in rolü artsın istiyoruz. Ülkemizin gerek istihbaratını gerek güvenliğini bu yüce Meclis denetleyecek. Salı günü yeni bir madde ihdasını getireceğiz. Bu siyaset kurumumuz, yüce Meclis adına önemli bir gelişmedir. Burada hukukun dışında olağanüstü hiçbir şey yok. Avrupa ülkelerinin örneklerini de okuyun.

'Başbakanlık her görevi verecekmiş...' Başbakanlık; dış güvenlik, terörle mücadele, milli güvenlik konularında görevler verebilir. Kanunun dışında bir görev veremez. Teklifte ya da mevcut kanunda bir tane 'operasyon' ifadesi yoktur.

Bir milletvekilimiz, 'yargı yetkisi dışına çıkarılır' diyor. Böyle bir şey olur mu? Hiç kimse yargı yetkisi dışına çıkarılamaz Türkiye'de."

Çözüm sürecine değinen Atalay, bu sürecin hiçbir safhasını gizli yürütmediklerini, meşru zemin ve hukuk içinde yürüttüklerini belirtti.

Beşir Atalay, "Çözüm sürecini apaçık yürütüyoruz. Lafımızı çekinmeyiz, risk alan hükümetiz. Ülkemizin bir sorunu varsa cesaret gösteririz. Biz bir çözüm süreci yürütüyoruz. MİT örgütle de görüşüyor. Biz BDP ile görüşüyoruz. Siyasi boyutunu biz yürütüyoruz ve bu devam edecek. Gerekirse MİT başka örgütlerle de görüşecek" diye konuştu.

Atalay, konuşmasının ardından yerine geçerken, MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın, "şerefsiz" ifadesini kullanması üzerine "Şerefsiz sensin. Bana şerefsiz diyene cevabını veririm" dedi. Uzunırmak da "Görüşenler değil emri verenler şerefsizdir" karşılığını verdi.

AK Parti ve MHP'li milletvekilleri arasında tartışmanın devam etmesi üzerine TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşime ara verdi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***