TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

                                                                           TUTANAK DERGİSİ

 

                                                                                          54’üncü Birleşim

                                                                                    1 Şubat 2018 Perşembe

 

(TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

                                                                                          İÇİNDEKİLER

 

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat’ın, hasta tutuklular ve yaşadıkları sıkıntılara ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt’un, Yunan işgali altındaki Ege adalarına ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç’ın, Hazreti Ali’nin şehadetine ilişkin gündem dışı konuşması

 

IV.- AÇIKLAMALAR

1.- İstanbul Milletvekili Didem Engin’in, ülke ekonomisinin umutsuz bir girdabın içinde dönüp durduğuna ilişkin açıklaması

2.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın, olağanüstü hâl uygulamasının hızla diktatörlük rejimine dönüştüğüne ilişkin açıklaması

3.- Hatay Milletvekili Serkan Topal’ın, ilaca erişimin kısıtlı olmasının ciddi etik ve tıbbi sorunları beraberinde getirdiğine ve ilaç bulamayan hastaların mağduriyetinin giderilip giderilmeyeceğini öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

4.- Kayseri Milletvekili Sami Dedeoğlu’nun, bin yıllık Türk tarihinin zaferlerle dolu olduğuna ve Türk ordusunun Fırat Kalkanı Harekâtı’nda olduğu gibi Zeytin Dalı Harekâtı’nda aynı başarıya ulaşacağına ilişkin açıklaması

5.- Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu’nun, Giresun’un doğal gaz sorununa ilişkin açıklaması

6.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in, Hükûmetin halkın zorunlu tüketim ve gıda ürünlerine neredeyse her gün zam yaptığına, yoksulluğun yaygınlaştığına ve Avrasya Tüneli’nin geçiş ücretlerine ilişkin açıklaması

7.- Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç’ın, 27 Ocak-2 Şubat Osmanlı Haftası’na ilişkin açıklaması

8.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın’ın, Hükûmetin her fırsatta Türkiye'yi kimsenin bir sıkıntısının olmadığı bir ülke gibi gösterme çabasında olduğuna ilişkin açıklaması

9.- Denizli Milletvekili Kazım Arslan’ın, düşüncelerini açıkladıkları için gözaltına alınan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyelerinin ne zaman serbest kalacaklarını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

10.- Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu’nun, Bursa’nın Yıldırım ilçesi Mollaarap Mahallesi’nde bir hafriyat çalışması sırasında yaşanan toprak kayması nedeniyle evleri hasar görenlerin zararlarının karşılanmasını dilediğine ilişkin açıklaması

11.- İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir’in, OHAL ve KHK’lerle yönetilen ülkede demokrasi ve ekonomide her geçen gün kırılganlığın arttığına ilişkin açıklaması

12.- Mersin Milletvekili Ali Cumhur Taşkın’ın, Afrin’de başlayan, Münbiç ve Fırat’ın doğusuna doğru devam etmesi beklenen operasyonun Türkiye için meşru bir müdafaa olduğuna ve son terörist bölgeden temizleninceye kadar devam edeceğine ilişkin açıklaması

13.- Adana Milletvekili İbrahim Özdiş’in, öğretmen kadrolarına neden atama yapılmadığını ve sözleşmeli öğretmenlik ve mülakat uygulamasının kaldırılıp kaldırılmayacağını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

14.- Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm’ün, 1 Şubat Abdi İpekçi’nin ölümünün 39’uncu yıl dönümüne ilişkin açıklaması

15.- Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak’ın, Bakanlığı daha fazla sosyal hizmet uzmanı istihdam etmeye davet ettiğine ilişkin açıklaması

16.- Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet’in, iş kazalarının bir an önce önüne geçilmesi ve güvencesiz, esnek ve kuralsız çalışma koşullarını daha da ağırlaştıran OHAL-KHK rejiminin işçilerin can güvenliği için bir an önce sona erdirilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

17.- Bursa Milletvekili Erkan Aydın’ın, Türkiye’de adaletin çöktüğüne ilişkin açıklaması

18.- Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal’ın, 1 Şubat Abdi İpekçi’nin ölümünün 39’uncu yıl dönümüne ilişkin açıklaması

19.- İzmir Milletvekili Mustafa Ali Balbay’ın, 1 Şubat Abdi İpekçi’nin ölümünün 39’uncu yıl dönümüne ilişkin açıklaması

20.- Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın, Afrin’le ilgili savaş karşıtı sosyal medya paylaşımları nedeniyle İstanbul ve Ankara’da çok sayıda baskın yapıldığına ve akılalmaz, önlenemez bu operasyonların derhâl durdurulması gerektiğine ilişkin açıklaması

21.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Zeytin Dalı Harekâtı’yla Türk Silahlı Kuvvetlerinin çok başarılı bir şekilde ve emin adımlarla bölgeyi terör örgütlerinden temizlemeye devam ettiğine ve öğretmenlerin istihdamında farklı modellerin uygulanmasının çalışma barışını ve huzurunu bozduğuna ilişkin açıklaması

22.- Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın, Ankara Milletvekili Aydın Ünal’ın Halkların Demokratik Partisinin adını anarak ve kadın cinsiyetine dönük içindeki kini, nefreti kusan, ucuz bir algı operasyonu amaçlayan köşe yazısına ilişkin açıklaması

23.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Ankara Milletvekili Aydın Ünal’ın köşe yazısına, 1 Şubat Abdi İpekçi’nin ölümünün 39’uncu, Barış Manço’nun ölümünün 19’uncu yıl dönümlerine, Türk Tabipleri Birliğine yapılan Hükûmet saldırısında yeni bir aşamaya gelindiğine ve Adalet ve Kalkınma Partisi  Genel Başkanının bir canlı yayındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

24.- Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın, Manisa Milletvekili Özgür Özel ile Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın yaptıkları açıklamalarındaki bazı ifadelerine, Barış Manço’nun ölümünün 19’uncu yıl dönümüne ve Afrin’deki operasyonun başarıyla sürdüğüne ilişkin açıklaması

25.- Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın, Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

26.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, kanun hükmünde kararnamelerin görüşülmesindeki yönteme, gecikmeye ve denetim eksikliğine itirazlarından dolayı “hayır” oyu kullanacaklarına ilişkin açıklaması

27.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın görüşülmekte olan 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 22’nci maddesiyle ilgili önergenin gerekçesindeki bazı ifadelerin millî iradeye saygısızlık olduğuna ilişkin açıklaması

28.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, 26 adet kanun hükmünde kararname üzerinde  titizlikle ve hassasiyetle çalışıldığına ilişkin açıklaması

29.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

30.- İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir’in, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın Musul Başkonsolosu olduğu döneme ilişkin bazı açıklamalarına ilişkin açıklaması

31.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın güvenlik soruşturması nedeniyle atama bekleyen sağlıkçılara bir açıklama yapmasını beklediğine ve Türk Tabipleri Birliğiyle ilgili bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

32.- Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın, Manisa Milletvekili Özgür Özel’in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

33.- Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

34.- Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın, Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

35.- Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen’in, Cenevre Sözleşmesi’nin hekimlerin hukukunu, hekimlerin ifade özgürlüklerini kayıt altına aldığına ve Türk Tabipleri Birliği yöneticilerinin gözaltına alınmasının insanlık tarihinde bir ilk olduğuna ilişkin açıklaması

36.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Türk Tabipleri Birliğinin yaptığı açıklamanın kabul edilebilir olmadığına ilişkin açıklaması

37.- Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın, Türk Tabipleri Birliği bildirisinin tabiplik mesleğiyle ilgisi olmadığına ilişkin açıklaması

38.- Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın, Türk Tabipleri Birliği yöneticilerinin gözaltına alınma sürecine ve yargıya talimat verildiğine ilişkin açıklaması

39.- İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner’in, Türk Tabipleri Birliğinin açıklamasının bir görüş bildirme değil bir tavır belirleme olduğuna ilişkin açıklaması

40.- Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil’in, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın Türk Tabipleri Birliği yöneticilerinin evlerine baskın yapılarak gözaltına alınmalarından rahatsızlık duyup duymadığını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

41.- Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım’ın, Türk Tabipleri Birliği yöneticilerinin gözaltına alınmasına dünya kamuoyunda da büyük tepkiler olduğuna ve Sağlık Bakanlığının bu işe karışmış olmasını bir talihsizlik olarak değerlendirdiğine ilişkin açıklaması

42.- İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner’in, Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın yerinden sarf ettiği bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

43.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Türk Tabipleri Birliğinin bu zamana kadar yapmış olduğu terörü lanetleyen bazı açıklamalarına ilişkin açıklaması

44.- Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın, Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy’un 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin tümü üzerinde HDP Grubu adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

45.- Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy’un, Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

46.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle Yargıtayın yapısının yeniden düzenlendiğine ilişkin açıklaması

47.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de ceza infaz kurumları personeliyle ilgili düzenlemenin sıkıntılı olduğuna ilişkin açıklaması

48.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, sivillere yargı yolunun kapatılması ve taşeron işçilere kadro verilmesine ilişkin düzenlemeler hakkında Hükûmetin bilgi vermesi gerektiğine ilişkin açıklaması

49.- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, Manisa Milletvekili Özgür Özel’in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

50.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

 

V.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Pervin Buldan’ın, Ankara Milletvekili Aydın Ünal’ın köşe yazısına ilişkin konuşması

 

VI.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- HDP Grubunun, Grup Başkan Vekili İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir ve Grup Başkan Vekili Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım tarafından, Afrin’e yapılan harekâtın ekonomiye ve emek alanına olumsuz etkilerinin araştırılması amacıyla 1/2/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin ön görüşmelerinin, Genel Kurulun 1 Şubat 2018 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

 

B) Danışma Kurulu Önerileri

1.- Danışma Kurulunun, 1 Şubat 2018 Perşembe günkü birleşimde 510 sıra sayılı Kanun Tasarısı’na kadar olan işlerin görüşmelerinin tamamlanamaması hâlinde Genel Kurulun haftalık çalışma günlerinin dışında 2 Şubat 2018 Cuma günü çalışması kararının kaldırılarak 2/2/2018 Cuma günü Genel Kurulun toplanmamasına ilişkin önerisi

 

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- 676 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/783) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 437)

2.- 678 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/790) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 445)

3.- 680 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/805) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 449)

4.- 681 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Milli Savunma ile İlgili Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/804) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 450)

5.- 684 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/810) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 454)

6.- 685 Sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/811) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 455)

7.- 687 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/814) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 468)

8.- 690 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/836) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 484)

9.- 694 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/870) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 500)

10.- 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/907) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 512)

11.- 670 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/755) ve İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 420)

12.- 672 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname (1/758) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 423)

 

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın, Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan’ın 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin tümü üzerinde CHP Grubu adına yaptığı konuşması sırasında Adalet ve Kalkınma Partisine sataşması nedeniyle konuşması

2.- Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan’ın, Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına ve Cumhuriyet Halk Partisine sataşması nedeniyle konuşması

 

IX.- OYLAMALAR

1.- (S.Sayısı: 437) 676 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin oylaması

2.- (S.Sayısı: 445) 678 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin oylaması

3.- (S.Sayısı: 449) 680 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin oylaması

4.- (S.Sayısı: 450) 681 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Milli Savunma ile İlgili Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin oylaması

5.- (S.Sayısı: 454) 684 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin oylaması

6.- (S.Sayısı: 455) 685 Sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin oylaması

7.- (S.Sayısı: 468) 687 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin oylaması

8.- (S.Sayısı: 484) 690 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin oylaması

9.- (S.Sayısı: 500) 694 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin oylaması

10.- (S.Sayısı: 512) 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin oylaması

 

X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2018 yılında Kahramanmaraş iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Erzincan iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Iğdır iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Erzurum iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Hakkâri iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Karabük iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Bayburt iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Çankırı iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Gümüşhane iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Elâzığ iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Bitlis iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Bingöl iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Adıyaman iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Ağrı iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Batman iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Diyarbakır iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Düzce iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Aksaray iline yapılması planlanan yatırımlara,

İlişkin soruları ve Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik’in cevabı (7/20532), (7/20533), (7/20534), (7/20535), (7/20536), (7/20537), (7/20538), (7/20539), (7/20540), (7/20541), (7/20542), (7/20543), (7/20544), (7/20545), (7/20546), (7/20547), (7/20548), (7/20549),

2.- Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu’nun, ayçiçeği ithalat gözetim fiyatının düşürülmesine ve bir market zincirine ayrıcalık tanındığı iddiasına ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/20834)

 

1 Şubat 2018 Perşembe

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.03

BAŞKAN: Başkan Vekili Pervin BULDAN

KÂTİP ÜYELER: Fehmi KÜPÇÜ (Bolu), Sema KIRCI (Balıkesir)

-----0-----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 54’üncü Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, hasta tutsaklar ve sevk hakkında söz isteyen Bitlis Milletvekili Sayın Mizgin Irgat’a aittir.

Sayın Irgat, buyurun. (HDP sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakika.

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat’ın, hasta tutuklular ve yaşadıkları sıkıntılara ilişkin gündem dışı konuşması

MİZGİN IRGAT (Bitlis) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizi izleyen değerli vatandaşlar, tutuklu eş genel başkanlarım, değerli milletvekilleri, gazeteciler ve belediye eş başkanları; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Bugün gündem dışı olarak söz aldığım ama aslında gündemin tamamen içerisinde yer alması gereken çok önemli bir hususu tekrar sizlerle paylaşacağım.

Çok defa belki bu kürsüden bunu dile getirdik ama hasta tutuklular meselesi ve kendilerinin cezaevlerinde yaşadıkları sıkıntılar, hak ihlalleri, hukuksuzluklar gün geçtikçe azalmıyor maalesef artarak devam ediyor. İnsan Hakları Derneğinin geçen yılın sonlarına doğru yayınlamış olduğu bir raporu var elimizde; 357’si ağır, toplam 1.025 hastanın şu an cezaevlerinde olduğunu dile getiren bir rapor ama hemen arkasından -şöyle eklenmiş- bu listeye her ay en az 100 hasta tutsağın da eklendiğini işaret etmektedir.

Şimdi, size açıklayacağım konular sadece bu listeden ibaret değildir. Önümde bir fotoğraf duruyor sayın milletvekilleri. Bizler daha önce de bunu dile getirdik ama yeniden tekrarlıyoruz: 78 yaşında, annelerinizi, büyükannelerinizi düşünün, tam 78 yaşındaki Sise anadan bahsediyorum. Muş Cezaevinde tutukluyken maalesef bir gün apar topar, 4 Ekim tarihinde Tarsus Cezaevine sürgün edildi ve tam üç gün boyunca ring aracında yolculuk yapmak zorunda kaldı. Hiçbir ihtiyacını gideremeyen, akciğer, kalp ve birçok hastalığı bulunan Sise ananın şu an bakım hizmetini yanında bulunan diğer tutuklular gidermektedir. Sise ananın Ankara Hastanesinde bir tedavi merkezinde tedavi olması gerekirken kendisi üç gün boyunca yaşadığı şiddet içerikli ve gerçekten bir ezaya dönüşen ring yolculuğu sonucu bu tedaviyi görmek istememektedir. Diğer taraftan, burada tekrar dile getirildi, Ergin Aktaş iki eli olmayan bir tutuklu; ATK’nin, Adli Tıp Kurumunun “Tek başına kalamaz.” raporuna rağmen, defalarca ve ısrarla üç defa rapor alınmasına rağmen hâlâ cezaevinde tutulmaktadır. 19 Aralıkta, İzmir’de, yüzde 77 engelli Ufuk Kişin, kanser hastası Nazliye Erkan, hakeza yeniden tutuklananlar arasında.

Tutukluların durumunu anlatırken son günlerde özellikle gündemimize gelen ring aracı meselesi var değerli milletvekilleri. Şu an tutuklular, hükümlüler hangi sağlık koşullarında olursa olsun, durumu ne olursa olsun cezaevinden dışarıya, hastanelere ring araçlarıyla gönderilmektedirler. Şu an dışarıda, burada, Mecliste bir kişinin fenalaştığını düşünün. Bu kişi hastaneye nasıl sevk edilir? Ambulansla sevk edilir. Ama durum hapishaneler olunca, cezaevleri olunca kendileri bir ring aracında hastanelere götürülmekte ve bu götürülme noktasında, geçenlerde, yabancı uyruklu bir vatandaş kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Evet, şu an bir soruşturma yürütülüyor ama bu ölümler olduktan sonra mı soruşturmalar yürütülecek? Bunun tedbirleri neden alınmıyor?

Hakeza, Murat Saat isimli tutuklu; mektubu onun ölümünden, hayatını kaybetmesinden on gün önce Meclise ulaştı ve kendisinin durumunun ağır olduğu dile getirildi. Bizler bu konuda önerge vesaire derken Murat Saat hayatını şüpheli bir şekilde kaybetti.

Yani, cezaevlerindeki hasta tutukluları ring araçlarıyla artık işkence boyutuna vardırılacak o yolculuklardan gerçekten kurtarmak gerekiyor. Onlar insan; tutuklu da olsa, hükümlü de olsa, sizin gibi düşünmese de onlar insan haklarının kendilerine sağladığı bütün haklardan sonuna kadar yararlanmak durumundadırlar. İçeride kendileri, bırakın bir şekilde… Ki Ceza Usul Kanunu, Türk Ceza Kanunu, imzalamış olduğumuz yasalar sözde bir rehabiliteden bahseder ama bedenen ve ruhen hasta bir gelecek yaratılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MİZGİN IRGAT (Devamla) – Sayın Başkan, bitirebilir miyim, bir dakika.

BAŞKAN – Tabii, buyurun, tamamlayın lütfen.

MİZGİN IRGAT (Devamla) – Evet, bu anlamda, ben, şu anda Afrin’de, gerçekten, SANA haber ajansının yani Suriye Arap Haber Ajansının da bugün yayınladığı rapora göre 86 sivilin şu an hayatını kaybettiği bu süreçte derhâl bu operasyonun, bu savaşın sonlanmasını buradan, bu kürsüden bir kez daha dile getiriyorum.

Ve hasta olan tutukluların, mahpusların da bir an önce tahliyelerinin sağlanması ve tedavilerinin sağlanması için Hükûmet olarak, iktidar olarak, bakanlık olarak üzerinize düşen yükümlülükleri yerine getirmenizi buradan bir kez daha dile getiriyorum.

Dün akşam DTK Eş Sözcüsü Sayın Leyla Güven, gerçekten bir kadın olarak kendi durduğu noktadan bu ülkenin siyasetine eleştirilerini çok açık bir şekilde dile getirdiği için, keyfî bir şekilde tutuklanmıştır. Ben, bir kez daha, keyfî bir şekilde yapılan bütün tutuklamaların bir an önce son bulmasını ve bu OHAL rejiminin de sonlanmasını buradan dile getiriyorum.

Saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Irgat.

Gündem dışı ikinci söz Yunan işgali altındaki Ege adalarımız hakkında söz isteyen Konya Milletvekili Sayın Mustafa Hüsnü Bozkurt’a aittir. (CHP sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakika Sayın Bozkurt.

Çok alkış aldınız.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Adaları da alacağız inşallah onun Millî Savunma Bakanlığında.

BAŞKAN – Buyurun, dinliyoruz sizi.

2.- Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt’un, Yunan işgali altındaki Ege adalarına ilişkin gündem dışı konuşması

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Konya) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Saygıdeğer milletvekilleri, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemiz son derece netameli, son derece kritik bir süreç yaşıyor; hem iç barışımız açısından hem de ülkemizin toprak bütünlüğü, sınır güvenliği açısından önemli bir süreç. İlk gün “Afrin harekâtı başladı.” haberini duyar duymaz hemen şunu söyledim: “Askerimizin, Mehmetçiğimizin ayağına taş değmesin. Bu operasyonun arkasındayız. Aynı zamanda, böyle günlerde hükûmet-devlet ayrımı olmaz. Elbette devletimizin de ordumuzun da arkasındayız.” Bunda bir tereddüt yok, hiçbir tereddüt yok. (CHP sıralarından alkışlar)

Ancak böyle günlerde -özellikle AKP’li kardeşlerime seslenmek isterim ki- ulusal birlik gerekir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk diyor ki: “İç cephede birlik sağlamadan dışarıda hiçbir başarıyı sağlayamazsınız.” Şimdi, peki, nasıl sağlayacağız biz bu, iç cephede birliği? Taç giyen başın akıllanması gerekir. İç cephede birlik. Nedir iç cephede birlik? Bakın, ben Kıbrıs Harekâtı’nda altı ay İpsala’da arazide kalmış bir arkadaşınızım. Hepimizin elinde transistörlü radyolar, her gün, siyasiler ne diyor dinlerdik.

Şimdi, bakın, 16 Nisandan önce söyledik, dinlemediniz, linç kampanyaları yaptınız. Hepsine eyvallah ama Türkiye'yi Cumhurbaşkansız bıraktınız kardeşim. Şu anda, Türkiye’mizin seçilmiş bir Cumhurbaşkanı var; Sayın Recep Tayyip Erdoğan ama aynı zamanda AKP Genel Başkanı olarak gidiyor, il kongrelerinde “Ulan ahlaksızlar!” diye hepimize küfrediyor. Böyle bir siyasetle biz nasıl içeride birlik sağlayıp da dışarıda başarı elde edeceğiz? (CHP sıralarından alkışlar)

SALİH CORA (Trabzon) – Siz de bizi tehdit ediyorsunuz. Siz niye tehdit ediyorsunuz?

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Devamla) – Unutmayın, orada savaşan her asker gözüyle, kulağıyla içeride ne olup bittiğine bakıyor.

SALİH CORA (Trabzon) – Başkasını eleştirirken önce aynaya bakmak lazım.

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Devamla) – Şimdi, herkesi ötekileştirerek bu işin altından kalkamazsınız. Buradan, hepinize ama hepinize rica ederek söylüyorum: Eğer hep beraber bu badireyi atlatacaksak mutlaka bu birliği sağlamak zorundayız.

SALİH CORA (Trabzon) – Önce özür dilemeniz lazım.

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Devamla) – Bakın, adalarımız işgal altında diyoruz. Adalar işgal altında; bu adalar, Lozan Anlaşması’na göre işgal altında, 1939 tarihli İngiliz haritasına göre işgal altında, 1957 tarihli Amerikan haritasına göre işgal altında.

SALİH CORA (Trabzon) – Faruk Loğoğlu’na sormak lazım.

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Devamla) – 18 ada, 1 kayalık ve 154 formasyon işgal altında. Ne diyor bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı makamında oturan zat? Diyor ki: “Ben tarihî dosyalar hazırlatıyorum.” Ee? “Bu adaları sizin liderleriniz verdi.” Beyler, karnımızdan konuşmaya gerek yok. “Sizin liderleriniz verdi.” dediğiniz “Atatürk ve İnönü verdi.” demek istiyor.

Şimdi ben soruyorum: Ya, arkadaş, 1923’te Lozan imzalandı. 1930’da, 1940’da, 1950’de, 60’da, 70’de, 80’de, 90’da, 2000’de -ya seksen yıl- bir Yunan Başbakanı gelip de bizim burnumuzun dibindeki bir adada kuzu çevirip bize küfretti mi ya? Oldu mu böyle bir şey kardeşim? (CHP sıralarından alkışlar) Neden sizin döneminizde oluyor o zaman? Neden Çipras’a karşı bir cevap vermiyoruz? Neden bu adaların bizim olduğunu söylemiyoruz? Ya da tersi, çıkın bu kürsüye, deyin ki: “Kardeşim, o adalar bizim değil.” Bizim değilse biz de bilelim acaba ne zaman verilmiş.

Tarihî dosyalar hazırlanmaz arkadaşlar; tarih arşivde duruyor, çıkarır koyarsınız, 9 cilt Lozan Anlaşması tutanaklarını okursunuz. O anlaşmada Yunan tabiiyetine verilmeyen bütün adalar, bizim kara sularımızdaki adalar bize aittir. Nitekim, 96’da Kardak kayalıkları için bu ülke savaşı göze almıştır, o bayrağı oradan indirmiştir. Ben geçen de söyledim, o bayrak orada dalgalandığı sürece böyle tek bayrak, tek vatan, tek millet, tek devlet; bu olmaz.

Bakın, tekrar söylüyorum: Askerimiz orada savaşıyor -hepiniz söylüyorsunuz, sizler de söylüyorsunuz sevgili AKP’li kardeşlerim- biz Kürt’üyle Türk’üyle, Laz’ıyla Çerkez’iyle, Alevi’siyle Sünni’siyle hep birlikte bu belayı aşmak zorundayız. Belanın adı emperyalist BOP planıdır, bu ülkeyi bölmek isteyen BOP haritasıdır. O haritalara eş başkanlık yapanla bu belayı asla savuşturamazsınız, bu mümkün değildir. (CHP sıralarından alkışlar) Önce, antiemperyalist bir bilinçle kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti devletine ve onun kurucu babalarına sahip çıkacaksınız. Söyledik “Bu cumhuriyetin kilit taşı Atatürk ve laikliktir, oynamayın.” diyoruz, hâlâ bununla uğraşıyorsunuz ya. Asker orada savaşıyor, siz diyorsunuz ki: “Ben tarihî dosyalar hazırlatıyorum. Görelim bakalım, bu adaları kim vermiş.”

Arkadaş, bu adaları…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Devamla) – Başkanım, bitiriyorum.

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın lütfen.

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Devamla) – Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı buradan uyarıyorum; böyle konuşarak adalarımızı işgal eden Yunanlılara koz veriyorsunuz, yarın bunlar önünüze gelecek, savunamazsınız.

Bakın, tekrar söylüyorum: Bizim askerimiz orada savaşıyor; evet, bir terör belası, sınırımızı koruyoruz. Ya, arkadaş, sınırımızın ötesinde Afrin’e harekât yapıyorsunuz, kendi adamızda sesiniz çıkmıyor. Ya, bu nasıl bir millet anlayışıdır, nasıl bir vatan bütünlüğü anlayışıdır? Yani, bana, 1922’nin 15 Mayısında İzmir’de karaya çıkan Yunan askeri ile şu anda 18 adadaki 13 üsteki 5 bin Yunan askerinin farkını çıkın burada anlatın.

Arkadaşlar, yapmayın. Bakın, size yalvarıyorum, bir eski asker, bir milletvekili, bu ülke için hakikaten içi titreyen biri olarak yalvarıyorum; gelin burada bir birlik oluşturalım; HDP’siyle, MHP’siyle, CHP’siyle, AKP’siyle bir iç birlik sağlamadan, inanın bana, bu emperyalist tuzağı aşamayız. Bu tuzağı başımıza, bu çorabı başımıza ören adamlar her gün, bakın, her gün… Yüz yıldır aynı proje devam ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz kapatıldı)

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Devamla) – Sevr neyse BOP odur, bugün de Orta Doğu’yu kana bulayan Amerikan emperyalizmidir. Eşeği tarif etmeden semerle uğraşmayın.

Hepinize teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Bozkurt.

Gündem dışı üçüncü söz, Hazreti Ali’nin şehadetiyle ilgili söz isteyen Kahramanmaraş Milletvekili Sayın İmran Kılıç’a aittir.

Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakikadır.

3.- Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç’ın, Hazreti Ali’nin şehadetine ilişkin gündem dışı konuşması

İMRAN KILIÇ (Kahramanmaraş) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bu günler IV. Halife Hazreti Ali’nin (RA) şehadetinin yıl dönümü günleridir.

Hazreti Ali, Hazreti Peygamber’in (SAV) amcası Ebu Talib’in en küçük oğludur. Mekke’de baş gösteren kıtlık üzerine Hazreti Peygamber, amcasının yükünü hafifletmek için Hazreti Ali’yi bir süre himayesine alıp büyütmüştür. Hazreti Ali, Hazreti Peygamber’e ilk iman edenlerdendir. Medine’de muhacirler ile ensar arasında yakınlık ve dayanışma sağlamak amacıyla kurulan kardeşlik sırasında Peygamber (SAV) onu kendisine kardeş olarak seçmiş, hicretin ikinci yılında da kızı Fatıma’yla evlendirmiştir. Aşereyimübeşşereden, cennetle müjdelenen 10 kişiden olan Hazreti Ali, Resuluekrem’in hem sancaktarlığını hem de kâtipliğini yapmıştır. Hayber’de de Peygamberimiz sancağı Ali’ye vermiştir. “Ebu Turab” ve “Esedullah” yani “Allah’ın Aslanı” olarak da anılan Hazreti Ali, hicri 40, miladi 661 yılında haricî İbni Mülcem tarafından zehirli bir hançerle yaralanmış, iki gün sonra da şehit olmuştur.

Peygamberimiz (SAV) Efendimiz bir hadisişeriflerinde şöyle buyuruyor: “Sizler için korktuğum zehretüddünyadır.” “‘Zehretüddünya’ nedir ya Resulullah?” diye sorduklarında “Dünyanın varlıklarıyla yüzünüze güldüğünde menfaat ve makam bölüşümü yüzünden birbirinizi çekiştirmeniz, birbirinizle çatışmanız ve birbirinizin kanını dökmenizdir.” Ve İslam dünyasının yaşadığı bu ortam tam da Hazreti Peygamber’in haber verdiği o korkulacak ortamdır. Müslümanlar birbirlerinin kanını dökmektedirler, kanını dökegelmektedirler.

Ben, şimdi, Hazreti Ali’den (RA) özlü sözler nakletmek istiyorum: “İnsanlar iyi ilişkiler içinde yaşayın.” “Güzel ahlak, yanlış ve kötü olmayan şeylerde insanlarla uyum içinde olmaktır.” “Azim ve sebat, insanların en büyük yardımcısıdır.” “Dilinizi daima iyi kullanınız.” “Tatlı dil dostları çoğaltır.” “Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır.” “En büyük rütbe ilim rütbesidir.” “İyilik ediniz, onun karşılığında kötülük göreceğinizi hiç aklınıza getirmeyiniz.” “Sır saklamak bir irade imtihanıdır, bu sınavı kazanamayan hayatta hiçbir sınavı kazanamaz.” “İnsanı vaktinden önce yıpratan bir şey varsa o da tembelliktir.” “Herkese adaletli davranın çünkü onlar da sizin gibi insandır ve sizin kardeşlerinizdir.” “Şahsınıza karşı yapılan fenalığı affedin ama insanlığa karşı yapılanı sakın affetmeyin.” “Eğri çubuğun doğru gölgesi olmaz, eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz, eğri olanın gölgesi de çizgisi de eğridir.” “Dünyadaki en güzel şey lekesiz bir alındır.” “İnsanın kelamı aklının terazisidir.” “Sevgi saygıyla güçlenir.” “Çocuklarınızı bulunduğunuz zamanla beraber gelecek zamana göre eğitip donatınız.” “Yemekte ve içmekte dengeli olmayanlar kendilerine kötülük ederler.” “İnsanlara zulmedenin davacısı Allah’tır.” “İhtiyaç sahipleriyle ilgilen ve onlara tevazu göster.” “Halka merhametli ol ve onlardan uzun süre saklı durma.” “Haksızlıklara karşı durmayanlar onlardan gelecek her türlü kötülüğe katlanmak zorunda kalırlar.” “Hiç kimse diğer kimsenin kulu değildir.” “Bana bir harf öğreten beni minneti altına almış demektir.” “İktisat az malı çoğaltır, israf çok malı azaltır.” “Haksızlık karşısında eğilmeyiniz çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.” “Sağlık ve gençliğinizin kıymetini biliniz.” “Bugünün işini yarına bırakmayınız.”

Gerçekten, Hazreti Ali Efendimiz’in bu sözleri kulaklarımıza küpe gibi asmamız gereken çok değerli sözlerdir.

Hem Hazreti Ali Efendimiz’e hem de bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Kılıç.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Buyurun.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Sayın Başkanım, Mecliste bulunan kameralardan bir dakikalık konuşmalarda Meclisin birinci sırası bu kameradan çekilmektedir. Oysa hem orada kamera var hem burada kamera var. Karşıdaki kameranın da iki yıldır çalışmadığı ifade ediliyor. Ayrıca, grup başkan vekilimizin konuşmaları sırasında da özellikle Meclis grubumuz değil de farklı yerlerin görüntüleri verilmektedir. Bunun Meclisimizin Başkanlık Divanı tarafından düzeltilmesini talep ediyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Gürer.

Ben, hemen söyleyeceğim arkadaşlarıma, ilgilensinler.

Teşekkürler.

AHMET YILDIRIM (Muş) – Sayın Gürer’e katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, şimdi, gündeme geçmeden önce sisteme giren milletvekillerine yerlerinden birer dakikalık söz vereceğim.

Sayın Engin, buyurun.

IV.- AÇIKLAMALAR

1.- İstanbul Milletvekili Didem Engin’in, ülke ekonomisinin umutsuz bir girdabın içinde dönüp durduğuna ilişkin açıklaması

DİDEM ENGİN (İstanbul) – Teşekkürler Sayın Başkan.

TÜİK’in dün açıkladığı dış ticaret verilerine göre dış ticaret açığımız yüzde 37 artarak 77 milyar dolara yükseldi yani ihraç ettiğimizden 77 milyar dolar daha fazla diğer ülkelerden ithal ediyoruz.

Dün açıklanan Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde ise ülkemiz 113 ülke arasında 101’inci sıraya geriledi. 2014’te aynı endekste 59’uncu sıradaydık, bugün son sıralardayız.

İş insanlarımız önlerini göremedikleri için yatırım yapamıyor. Yabancı doğrudan yatırımcılar ise antidemokratik uygulamaları görüp hukuk sistemine de güvenmedikleri için Türkiye’ye gelmiyorlar. Ülke ekonomimiz umutsuz bir girdabın içinde dönüp duruyor. Ufak bir olumlu değişiklik karşısında, tabiri caizse davul çalıp cümle âleme ekonomik başarı güzellemeleri yapanların bu tablo karşısında halkımıza hangi başarı hikâyesini anlatıp, hangi hayali satacaklarını merakla ve ibretle bekliyoruz.

BAŞKAN – Sayın Atıcı…

2.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın, olağanüstü hâl uygulamasının hızla diktatörlük rejimine dönüştüğüne ilişkin açıklaması

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; olağanüstü hâl uygulaması hızla diktatörlük rejimine dönüşmektedir. Cumhurbaşkanı “Olağanüstü hâl döneminde neyiniz eksik?” diyor.

Sayın Cumhurbaşkanı, size sadece bir örnek vereceğim: Mersin Tabip Odası bir panel düzenlemek istiyor. Konusu “1’inci yılında Mersin Şehir Hastanesinin sağlık ortamına etkisi.” Yani diyor ki: “Bir sistem kurdunuz, bakalım, bu sistem sağlık ortamını nasıl etkilemiş? Aksayan yönler varsa nasıl düzeltiriz?” Konu siyasi mi? Hayır. Konu mesleki mi? Evet. Konu halk sağlığını ilgilendiriyor mu? Doğrudan evet. Yani Mersin Tabip Odası yasal görevini yapıyor, olağanüstü hâl nedeniyle izin almak zorunda olduğu için Mersin Valiliğine başvuruyor. Cevap: “Hayır, yapamazsın.” Neden? Hiçbir gerekçe yok. Bu durum faşizm değil de nedir? Bu durum diktatörlük değil de nedir? Bunun hesabını önce halk, sonra biz soracağız. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Topal…

3.- Hatay Milletvekili Serkan Topal’ın, ilaca erişimin kısıtlı olmasının ciddi etik ve tıbbi sorunları beraberinde getirdiğine ve ilaç bulamayan hastaların mağduriyetinin giderilip giderilmeyeceğini öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

SERKAN TOPAL (Hatay) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Bu güzel ülkemin en büyük sorunu insana değer verilmemesidir. Dilek Özçelik, Edirne’ye gelen bakandan, bulunamayan kanser ilaçlarının Türkiye'ye getirilmesini istemişti; bakansa dilenci muamelesi yaparak eline üç-beş kuruş para sıkıştırmıştı. Hayatını kaybeden Dilek ne doğru söylemişti: “Siz çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda.”

İlaca erişimin kısıtlı olması ciddi etik ve tıbbi sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu durum hastaların tedavisinin aksamasına neden olduğu gibi, ilaçların merdiven altı veya karaborsada pahalıya satılmasına yol açmaktadır. Son günlerde ilaçların karaborsaya düşme nedeninin yüzde 20 zam beklentisinin olduğu iddia edilmektedir. Sayın Hükûmete sesleniyorum: İlaç bulamayan hastaların mağduriyetini giderecek misiniz?

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Dedeoğlu…

4.- Kayseri Milletvekili Sami Dedeoğlu’nun, bin yıllık Türk tarihinin zaferlerle dolu olduğuna ve Türk ordusunun Fırat Kalkanı Harekâtı’nda olduğu gibi Zeytin Dalı Harekâtı’nda aynı başarıya ulaşacağına ilişkin açıklaması

SAMİ DEDEOĞLU (Kayseri) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Bin yıllık Türk tarihinin en parlak sayfalarının özelliği zaferlerle süslenmiş olmasıdır. Allah’a şükürler olsun tarihin hiçbir döneminde asla esaret tatmamış bir milletin torunlarıyız. Yüzyıllardır başımız dik yaşadık, dik yaşamaya da devam edeceğiz. Türk ordusu Fırat Kalkanı Harekâtı’nda olduğu gibi Zeytin Dalı Harekâtı’nda da aynı başarıya ulaşacaktır.

Şairimizin ifadesiyle:

“Adı Zeytin Dalı, bir kutlu sefer,

Nasip eyle Ya Rab, sen bize bu zafer,

Şanlı ordu, yürekli başkomutan azmiyle daim olur muzaffer.

Saklansa da hainler en kuytu ine,

Buluruz, hakkından geliriz yine,

Al bayrak asılsın şimdi Afrin’e

Ve ebedi kalsın Türk ordusu muzaffer.

Milletim el ele düşmana karşı,

Bayrakla donanmış pazarlar, çarşı,

Çalsın mehter en güzel marşı,

Peygamber ordusu daima muzaffer.

Köstekler olsa da dışta ve içte,

Bu devlet hepsini yenecek güçte,

Afrin tamam, şimdi sıra Münbiç’te,

Bekleyin, gelen ordunun hedefi Kızılelma.”

Saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Sayın Bektaşoğlu…

5.- Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu’nun, Giresun’un doğal gaz sorununa ilişkin açıklaması

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Karadeniz illerinin neredeyse tamamında doğal gaz var ama 450 bin nüfuslu Giresun on dört yıldır doğal gaz bekliyor. Bu sürede 30 müteahhit ve taşeron iflas etti. Şehrin batı yakasında şu anda çalışmalar yine durduruldu. Oysa bu bölgede 2’si yataklı 4 sağlık kuruluşu, 8 bini aşkın öğrencinin eğitim gördüğü üniversite yerleşkesi, Jandarma Bölge Komutanlığı, borsa, cezaevi, süt fabrikaları, okullar, yurtlar ve birçok resmî kurum bulunmaktadır; nüfusun büyük bir bölümü bu bölgede yaşamaktadır. Buradan Başbakan ve ilgili bakanı göreve davet ediyorum. Bu, gecikme değil, düpedüz sabotajdır. Birileri bu hizmetten Giresun’u özellikle mahrum bırakmak istiyor. Bunun başsorumlusu Aksa’dır.

Uzun veya kısa vadede Giresun’un hangi ilçelerine doğal gaz iletimi yapılması düşünülmektedir? Bulancak ilçesinde 2’nci Organize Sanayi Bölgesi’nin bulunduğu alana, ilçe merkezine ve hemen sınırdaki Piraziz ilçesine 2018 yılı içinde doğal gaz bağlantısı yapılacak mıdır? Bu soruların acilen cevabını bekliyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Sayın Gürer, bu arada -yeniden başlatacağım sürenizi ama- şu iki kamerada bir sıkıntı yok yani şu anda çekiliyorsunuz; sadece şuradaki kamerada bir sıkıntı var, bozuk. O yüzden sizi engellemiyor.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Benim son konuşmalarımın hepsi o kameradan çekilmiş. Acaba bilinçli olarak bizi yandan mı almak istemişler?

BAŞKAN – Şimdi, sizi buradan çektireceğim, merak etmeyiniz.

Sayın Gürer, buyurun.

6.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in, Hükûmetin halkın zorunlu tüketim ve gıda ürünlerine neredeyse her gün zam yaptığına, yoksulluğun yaygınlaştığına ve Avrasya Tüneli’nin geçiş ücretlerine ilişkin açıklaması

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Teşekkürler Sayın Başkan.

AKP hükûmetleri halkın zorunlu tüketim ve gıda ürünlerine neredeyse her gün zam yapmaktadır. İşçi, memur, emekli, çiftçi, esnafın geliri enflasyonun altında kalmış, bu zamlar halkın belini bükmüştür. İşsizliğin zirve yaptığı bu dönemde yoksulluk yaygınlaşmaktadır. “Durmak yok, zamma devam.” diyen AKP hükûmetleri bir ay çalışan işçiye 1.603 lira asgari ücreti reva görürken yap-işletle açtığı Avrasya Tüneli geçişini aylık 840 liraya çıkarmayı olağan olarak gösterebilmektedir. 1973 yılında yapılan Boğaz Köprüsü geçişi halen 8 lira 75 kuruş iken, iki yıl önce açılan Avrasya Tüneli taksi geçişi 16,60 liradan 21 liraya, minibüsler de 21.90 liradan 31 lira 50 kuruşa yükseltilmiştir. Avrasya Tüneli gün ortalaması garanti 68.500 araç olarak yaptırıldığından, bu sağlanamadığı için 23.500 eksik geçişin de parasını devlet ödemektedir, 120 milyon da bu yolla halkın cebinden çıkmaktadır. Bu fiyat artışlarıyla, yap-işlet-devretle yapılan tünelin geçiş ücreti, yirmi dört yıl sonunda neredeyse yapış fiyatını bulacaktır. Bu anlamda, Hükûmetin cilası dökülmektedir, halkın yararına değil rantın yararına çalışmayı sürdürmektedir.

Teşekkür ederim Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Kılıç…

7.- Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç’ın, 27 Ocak-2 Şubat Osmanlı Haftası’na ilişkin açıklaması

İMRAN KILIÇ (Kahramanmaraş) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

27 Ocak-2 Şubat Osmanlı Haftası’dır. Batı Anadolu’nun kuzeyinde bir Türkmen beyliği olarak tarih sahnesine çıkan Osmanlı Devleti, İslam dünyasının en uzun ömürlü devleti olmuştur. Oğuz Han nesline dayanan ve kendilerine beylik kurma yetkisi tanınan Kayı boyundan gelmektedir bu hanedan. Osman Bey’in tarihî bir şahsiyet olarak ortaya çıkışı, Bizans’a karşı gaza yapan Selçuklu uç bölgesindeki Türkmen beyliklerinin oluşturduğu siyasi şartların bir sonucudur. Osman Bey’den sonra yerine geçen oğlu Orhan Bey zamanında ilk defa Rumeli topraklarında kalıcı siyaset izlenmeye başlanmış ve beylik oluşumunun ilk adımları atılmıştır. Altı yüz yirmi üç sene hüküm süren Osmanlı Devleti, 36 padişah tarafından yönetilmiştir. Yavuz Sultan Selim’in 1516 yılında Hicaz’ı fethiyle birlikte imparatorluk İslam dünyasının halifeliği unvanını almıştır. Altı asır boyunca İslam’a hizmet eden ve dünyaya adalet ve medeniyet götüren Osmanlı Devleti, üç kıtada İslam kültür ve medeniyetinin temsilcisi olmuştur ama bir Batılının tabiriyle “Şunca emek, bunca çabayla Osmanlı Devleti’ni yıktık, çabamıza da değdi.” demiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Akın…

8.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın’ın, Hükûmetin her fırsatta Türkiye'yi kimsenin bir sıkıntısının olmadığı bir ülke gibi gösterme çabasında olduğuna ilişkin açıklaması

AHMET AKIN (Balıkesir) – Sayın Başkan, teşekkürler.

Sayın Başkan, burada, sizin aracılığınızla Başbakana ve yetkili olan herkese sormak istiyorum. Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisi Hükûmeti, her fırsatta, hem kanallarında hem de kendileri, Türkiye'yi sanki herkesin her işinin yolunda gittiği, herkesin rahatça kazandığı, kimsenin bir sıkıntısının olmadığı bir ülke gibi gösterme çabasında kendi başarısızlıklarını örtmek için.

Şimdi, Allah aşkına, bu ülkede insanlar işsizlikten kendini yakıyor ve yaktıktan sonra iş bulmak yerine bahane üretiliyor. Akaryakıta zamlar yapılıyor, insanlar bunların, zamların altından kalkamıyor. Pahalı doğal gazla evler ısınmıyor. Hukuksuzluklar, adaletsizlikler, psikolojisi bozulan aileler, cinnet geçiren insanlar, dağılan aileler, harçlık veremeyen emekliler, kazanamayan çiftçiler, boşalan köyler… Şimdi ben sormak istiyorum: Bu -“AK PARTİ” diyorlar- AK PARTİ Türkiye’nin partisi mi, yoksa başka bir ülkeden mi bahsediyor? Onların anlattığı cumhuriyet yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET AKIN (Balıkesir) – Nereye gitsek emekliler perişan, çiftçi perişan; onlara bakın, gazetelere bakın, her şey güllük gülistanlık!

BAŞKAN – Sayın Arslan…

9.- Denizli Milletvekili Kazım Arslan’ın, düşüncelerini açıkladıkları için gözaltına alınan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyelerinin ne zaman serbest kalacaklarını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

KAZIM ARSLAN (Denizli) – Başbakana soruyorum: Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyesi doktorlar “Savaş bir halk sağlığı sorunudur!” başlığı altında yayınladıkları basın açıklaması nedeniyle hukuka aykırı biçimde evleri basılarak sabahın erken saatinde, 06.30’da gözaltına alınmıştır. Türk Tabipleri Birliği bir sivil toplum örgütüdür, Konseyin ve hekimlerin savaşla ilgili görüşünü açıklamıştır. Anayasa’mızda ve yasalarımızda düşünce ve ifade özgürlüğü olduğuna göre, şiddeti teşvik etmeyen, silah unsuru taşımayan bir düşünce açıklamasını suç saymak ülkemizin imajını zedelemektedir. Şiddeti ve silahı içermeyen her türlü düşüncenin açıklanma özgürlüğü ne zaman sağlanacaktır? Konuşan ve düşüncelerini açıklayan, ifade eden bir Türkiye’ye ne zaman kavuşacağız? Bu nedenle, sırf hekim oldukları için düşüncelerini açıklayan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyeleri ne zaman serbest kalacaktır?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Sayın Kayışoğlu…

10.- Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu’nun, Bursa’nın Yıldırım ilçesi Mollaarap Mahallesi’nde bir hafriyat çalışması sırasında yaşanan toprak kayması nedeniyle evleri hasar görenlerin zararlarının karşılanmasını dilediğine ilişkin açıklaması

NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa) – İki gün önce Bursa’mızın Yıldırım ilçesi Mollaarap Mahallesi’nde bir hafriyat çalışması sırasında yaşanan toprak kaymasıyla 200 civarında ev hasar görmüş, yollar çatlamış, mahalleliler evlerini boşaltmak zorunda kalmıştır. Öncelikle, mahalle halkına “Geçmiş olsun.” diyor, yanlarında olduğumuzu belirtiyorum. Bu afetten zarar görenlerin tüm zararlarının AFAD kapsamında karşılanmasını ve bu hadiseye sebebiyet verenlerin -kurumsal ya da kişisel olsun- bu zararların sonucuna katlanmasını diliyorum. Bundan sonra ruhsat verilirken böyle büyük risklere yol açılmaması için bilimsel çalışma ve etütlerin yapılmasını bir kez daha hatırlatıyorum. Bu olay aynı zamanda AKP yerel yönetimlerinin beceriksizliğinin ve iflasının da bir göstergesidir.

Teşekkür ediyorum Başkanım.

BAŞKAN – Sayın Özdemir…

11.- İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir’in, OHAL ve KHK’lerle yönetilen ülkede demokrasi ve ekonomide her geçen gün kırılganlığın arttığına ilişkin açıklaması

SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

OHAL ve KHK’lerle yönetilen ülkemizde demokrasi ve ekonomide her geçen gün kırılganlığımız artıyor. Demokrasi denilince ilk akla gelen, özgür ve adil seçimler, düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü değerleri Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanının hedefi ve saldırısıyla her geçen gün daha kötüye gidiyor. Dünya Adalet Projesi’nin 2018 Küresel Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ne göre 2014 yılında 59, 2016 yılında 99’uncu sırada yer alıyorken 2017’de 2 sıra daha gerileyerek 101’inci sırada yer aldık. İktidar üstünde en az denetimin olduğu ülkeler arasında ise 6’ncı sıradayız. İşte, demokrasiden uzaklaşan, zam üstüne zam yapan, ekonomide açık veren bu iktidarın yurttaşlarımıza sunacağı bir vaadi kalmamıştır artık.

Teşekkür ederim Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Taşkın…

12.- Mersin Milletvekili Ali Cumhur Taşkın’ın, Afrin’de başlayan, Münbiç ve Fırat’ın doğusuna doğru devam etmesi beklenen operasyonun Türkiye için meşru bir müdafaa olduğuna ve son terörist bölgeden temizleninceye kadar devam edeceğine ilişkin açıklaması

ALİ CUMHUR TAŞKIN (Mersin) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

20 Ocakta Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından hudutlarımızda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla Suriye’nin kuzeybatısında, Afrin bölgesinde PKK, KCK, PYD, YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hâle getirmek, dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak üzere uluslararası hukuktan doğan haklar kullanarak başlatılan ve başarılı bir şekilde yürütülen Zeytin Dalı Harekâtı bugün 12’nci gününe girmiştir. Afrin’de başlayan, Menbic ve Fırat’ın doğusuna doğru devam etmesi beklenen operasyon Türkiye için meşru bir müdafaadır, bir vatan savunmasıdır ve son terörist de bölgeden temizleninceye kadar devam edecektir.

Cenab-ı Hak kahraman ordumuzu, Mehmetçik’imizi ve ÖSO mensuplarımızı daima mansur ve muzaffer eylesin, şehitlerimize rahmet, gazilerimize acil şifalar ihsan eylesin diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN – Sayın Özdiş…

13.- Adana Milletvekili İbrahim Özdiş’in, öğretmen kadrolarına neden atama yapılmadığını ve sözleşmeli öğretmenlik ve mülakat uygulamasının kaldırılıp kaldırılmayacağını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

İBRAHİM ÖZDİŞ (Adana) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Ataması yapılmayan 412 bin öğretmen adına Millî Eğitim Bakanına soruyorum: MEB bünyesindeki öğretmen açığı net olarak nedir? MEB bünyesinde çalışan ücretli öğretmen sayısı nedir? Millî Eğitim Bakanlığı, kabul edilen bunca açığa rağmen öğretmen kadrolarına neden atama yapmamaktadır? En fazla öğretmen açığı yüzde 13’le Marmara Bölgesi’nde iken, sözleşmeli öğretmenler neden açık oranı sadece yüzde 7 olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne atanmaktadır. Sözleşmeli öğretmenlik ve mülakat garabetini kaldırmayı düşünüyor musunuz Sayın Bakan?

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Tüm…

14.- Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm’ün, 1 Şubat Abdi İpekçi’nin ölümünün 39’uncu yıl dönümüne ilişkin açıklaması

MEHMET TÜM (Balıkesir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bugün, Milliyet gazetesi başyazarı, cumhuriyetçi, aydın ve cesur yazar Abdi İpekçi’nin hain bir saldırı sonucu katledilişinin 39’uncu yıl dönümüdür. Uğur Mumcu bu katliam sonrası bir yazısında “’Abdi İpekçi niçin öldü?’ diye sormayın, yarınlar için, yarınların özgürce yaşanması için öldü.” demişti. Otuz dokuz yıl önce Abdi İpekçi’yi katleden anlayış ne yazık ki bugün de aynı şekilde, özgür yarınları savunan gazetecileri hedef almaya devam etmektedir. En başta Cumhuriyet gazetesi çalışanları Murat Sabuncu, Akın Atalay, Ahmet Şık da yaklaşık beş yüz gündür hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutsak edilmektedir. Bu baskı ve korku politikalarına karşı, ne olursa olsun, gazeteciler, Abdi İpekçi’den, Uğur Mumcu’dan, Metin Göktepe’den aldıkları ilhamla halkın gerçeklerini yazmaya devam edecektir.

Bu vesileyle, Abdi İpekçi’yi, katledilişinin 39’uncu yılında tekrar saygı ve özlemle anıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Çamak…

15.- Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak’ın, Bakanlığı daha fazla sosyal hizmet uzmanı istihdam etmeye davet ettiğine ilişkin açıklaması

HÜSEYİN ÇAMAK (Mersin) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

İstanbul’da bir hastanede, yaşları 18’in altında olan 115 çocuğun hamile olduğu ortaya çıkmıştı. Bu suçu örtbas edenler yerine, skandalı ortaya çıkaran uzman hakkında inceleme başlatılmış ve uzmanın görev yeri değiştirilmişti. Skandalı ortaya çıkaran kişinin bir sosyal hizmet uzmanı olması bu alanın ne kadar hayati önemde olduğunu göstermektedir. Burada defalarca sosyal hizmet mezunlarının kadro sorununa dikkat çektim. Ortaya çıkan bu talihsiz olay da tezlerimizi doğrulamıştır.

Bu vahim olayların tekrar yaşanmaması ya da bu tip adli vakalar ortaya çıktığında gerekli önlemlerin alınması için, Bakanlığı daha fazla sosyal hizmet uzmanı istihdam etmeye davet ediyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Akyıldız? Yok.

Sayın Hürriyet…

16.- Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet’in, iş kazalarının bir an önce önüne geçilmesi ve güvencesiz, esnek ve kuralsız çalışma koşullarını daha da ağırlaştıran OHAL-KHK rejiminin işçilerin can güvenliği için bir an önce sona erdirilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Geçtiğimiz yıl yaşanan iş cinayetleri sonucu yüzlerce işçimiz yaşamını yitirdi, Kocaeli’de ise 71 işçimiz hayatlarını kaybetti. Sanayisi gelişmiş, ekmeğini taştan kazananların şehri olan işçi kenti Kocaeli’de son aylarda iş kazaları son derece artmış durumda, artık neredeyse iki günde bir ölümle sonuçlanan üzücü iş kazaları yaşanıyor Kocaeli’de. 25 Aralık 2017’de Kandıra ilçemizde bir fabrikada pres makinesine sıkışan 36 yaşındaki Cevdet Koç, 28 Aralıkta Dilovası ilçemizde limanda düşen konteynerin altında kalan 23 yaşındaki Çağrı Karadaş, İzmit ilçemizde mezbahada görevli olan ve hafriyat kamyonunun altında kalan 47 yaşındaki Hüseyin Gümüş, Derince ilçemizde limanda pistonun patlamasıyla denize düşerek boğulan 49 yaşındaki Emrullah Balçık hayatını kaybetti, Gebze ilçemizde bir nakliye firmasında forkliftin aküsünden sızan gazdan etkilenen 31 işçimiz yaralandı. İş kazalarının bir an önce önüne geçilmelidir, güvencesiz, esnek ve kuralsız çalışma koşullarını daha da ağırlaştıran OHAL-KHK rejimi işçilerimizin can güvenliği için bir an önce sona erdirilmelidir.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Akyıldız, sisteme girip sanırım Genel Kuruldan çıkmış. Ben açarken özellikle ilk 15 milletvekiline söz vereceğim demiştim ancak bugün takdir yetkimi kullanarak sisteme giren sayın milletvekillerinin 20’sine söz vereceğim, böyle bir karar aldım. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar) Dolayısıyla 1 kişi daha sisteme girebilir, ondan sonra Sayın Balbay girecek sanırım.

Sayın Aydın, buyurun.

17.- Bursa Milletvekili Erkan Aydın’ın, Türkiye’de adaletin çöktüğüne ilişkin açıklaması

ERKAN AYDIN (Bursa) – Teşekkür ediyoruz Sayın Başkanım bugün bizi kırmadığınız için.

Her fırsatta Türkiye’de adaletin çöktüğünü söylüyoruz. Düşüncenin ifade edilememesi, özgürlüklerin kısıtlanması, sadece görüş bildirdiği için gazetecilerin, aydınların, gençlerin, siyasetçilerin haksız yere gözaltına alınması ve cezaevlerine atılması, KHK’lerle işten atılan on binlerce kişi; bütün bunlar Türkiye'nin demokrasiden giderek uzaklaştığını gösteriyor.

Son olarak Dünya Adalet Projesi 2017 verilerine göre Türkiye 113 ülke arasında 101’inci sıraya yerleşti. Buradaki ölçü, Hükûmetin yetkileri üzerindeki kısıtlamalar, yolsuzlukla mücadele, açık Hükûmet, temel haklar, düzen ve güvenlik, düzenleyici uygulamalar, medeni hukuk ve ceza hukuku. Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesinde ise 13 ülke arasında sonuncu, üst orta gelirli ülkeler arasından 36 ülke içinde 35’inci sırada yer aldı. Türkiye’yi bu hâle getirenlere duyurulur ve şunları unutmamaları da tavsiye olunur: Adalet bir gün herkese lazım olacak.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, 1 HDP’den, 1 de isterlerse MHP’den vekil girebilir sisteme, onlara da söz vereceğim.

Sayın Köksal, buyurun.

18.- Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal’ın, 1 Şubat Abdi İpekçi’nin ölümünün 39’uncu yıl dönümüne ilişkin açıklaması

BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, cumhuriyet tarihimizde gazeteci olarak ismini onuruyla yazdıran, basın özgürlüğü için mücadele eden, cumhuriyetçi, aydın kimliğiyle karanlık odakların hedefi hâline gelen Abdi İpekçi’yi saygı ve rahmetle anıyoruz ve bu cinayetin arkasındaki kirli ellerin hâlâ bulunamamasını, faili meçhul olarak kalmasını içimize sindiremiyoruz.

Buradan iktidara sesleniyorum: Başta Abdi İpekçi, Uğur Mumcu gibi aydın gazetecilerimizin canına kıyan tüm faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için lütfen üzerinize düşen sorumluluğu yerine getirin.

Öte yandan, bugün Abdi İpekçi, Uğur Mumcu gibi aydın gazetecilerimiz sağ olsaydı da herhâlde AKP iktidarında, bu basın özgürlüğünün olmadığı ülkemizde cezaevinde olurlardı diye de düşünmeden edemiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Balbay...

19.- İzmir Milletvekili Mustafa Ali Balbay’ın, 1 Şubat Abdi İpekçi’nin ölümünün 39’uncu yıl dönümüne ilişkin açıklaması

MUSTAFA ALİ BALBAY (İzmir) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Bugün, Abdi İpekçi’nin katledilişinin 39’uncu yıl dönümü. Abdi İpekçi, tarafsız gazeteciliğin başlıca temsilcilerindendi. Ankara’ya geldiğinde Başbakan Demirel’se, önce Demirel, ardından Ecevit’le; Ecevit’se, önce Ecevit, sonra Demirel’le, bütün taraflarla görüşürdü. Bugün ne yazık ki medyada böylesine tarafsız gazetecilik yapabilen kişi sayısı çok az. Medyada fikir diktatörleri oluştu, iktidarın medya havuzunda, kendisi gibi düşünmeyenleri “terörist” ilan edenlerin gazeteci olarak bu mesleği yapması üzüntü verici. Gazetecilerin bedenlerini ortadan kaldırınca ruhlarını yok edeceklerini sandılar ama başaramadılar; şimdi, bedenlerini hapse atalım belki ruhlarını da kendileri öldürür diye düşünüyorlar ama başaramayacaklar. Bütün gazetecilere, bütün milletvekillerine, fikirleri nedeniyle hapisteki herkese özgürlük diliyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Son olarak Sayın Beştaş…

20.- Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın, Afrin’le ilgili savaş karşıtı sosyal medya paylaşımları nedeniyle İstanbul ve Ankara’da çok sayıda baskın yapıldığına ve akılalmaz, önlenemez bu operasyonların derhâl durdurulması gerektiğine ilişkin açıklaması

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bu sabah saatlerinde İstanbul ve Ankara’da yine çok sayıda ev baskını yapıldı; sebep, Afrin’le ilgili savaş karşıtı sosyal medya paylaşımları. Bunlardan bir tanesi ESP’nin Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonuna yönelik, diğeri de Birleşik Devrimci Partiye yönelik çok sayıda gözaltı var. Gerçekten, son dönemlerde hiç hızından kaybetmeden yapılan gözaltılar, iktidarın hukuku tümüyle kendi keyfî amaçlarını gerçekleştirmek için alet ettiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Asıl suç olan savaş yanlılığıdır, savaş karşıtlığı değil. İktidarın bu akılalmaz, önlenemez operasyonlarının derhâl durdurulması gerekiyor çünkü bu gerçekten artık iktidarın kendi lehine olmayan bütün düşünceleri yasaklamış olduğunu da bize ifade etmektedir.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz sayın milletvekilleri.

Şimdi sayın grup başkan vekillerine yerlerinden söz vereceğim.

Buyurun Sayın Akçay.

21.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Zeytin Dalı Harekâtı’yla Türk Silahlı Kuvvetlerinin çok başarılı bir şekilde ve emin adımlarla bölgeyi terör örgütlerinden temizlemeye devam ettiğine ve öğretmenlerin istihdamında farklı modellerin uygulanmasının çalışma barışını ve huzurunu bozduğuna ilişkin açıklaması

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Zeytin Dalı Harekâtı’nın 13’üncü günündeyiz. Türk Silahlı Kuvvetleri çok başarılı bir şekilde ve emin adımlarla bölgeyi terör örgütlerinden temizlemeye devam etmektedir. Bu arada Suriye sınırımızda Kilis ve Reyhanlı gibi kentlerimize terör örgütlerinin ateşlediği roketler atılmaktadır. Şu ana kadar gerçekleşen 24 roketli saldırıda 3 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 23 vatandaşımız da yaralanmıştır. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza ve bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet ve yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.

Bu tablo Suriye’nin kuzeyinden ülkemize yönelen terör tehdidinin boyutunun sadece bir kısmını göstermektedir. Harekâtta bölgenin terörden tamamen temizlenmesi bölgenin sükûn ve barışı için fevkalade önemlidir. Bu operasyon, insani boyutta, terör örgütünün bölge insanı üzerinde kurduğu baskının ve tasallutun giderilmesini de hedeflemektedir. Bugüne kadar kurtarılan köylerden gelen manzaralar harekâtın ne kadar gerekli olduğunu gözler önüne sermektedir.

Türkiye, sadece bölgeyi terörden temizlemek suretiyle güvenliği sağlamak amacıyla değil, bölgedeki olası insani krizlere anında müdahale etme açısından da hazırlıklarını yapmıştır. Yaklaşık 350 bin kişinin yaşadığı Afrin’den olası bir mülteci akınını karşılamak üzere İdlib ve Azez istikametlerinde kamplar hazırlanmış, insani yardımlar için depolar kurulmuştur. Türkiye, olası bir insani krizle mücadele kapsamında her zaman olduğu gibi yine tek başınadır, bugüne kadar hiçbir uluslararası destek açıklanmamıştır. Bütün bunlara rağmen bu ortamda çalışmalara katkı sunan başta Türk Kızılayı olmak üzere görev alan bütün kardeşlerimizi tebrik ediyor, başarılar diliyoruz.

Dile getirmek istediğim diğer bir husus…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Ek sürenizi veriyorum.

Buyurun.

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Teşekkür ederim.

Öğretmenlerin istihdamında farklı modellerin uygulanması çalışma barışını ve huzurunu bozmaktadır. Bu alanlardan birisi de ücretli öğretmenlerin durumudur. Sayın Millî Eğitim Bakanı, 27 Kasım 2017’de, beş yıl ve üzeri mesleklerini icra eden ücretli öğretmenlerin mülakatla kadroya alınacağını, bunun için 5 bin kadronun açılacağını açıklamıştı. Bu olumlu adımı desteklemekle birlikte, uygulamada çıkabilecek bir soruna dikkatleri çekmek istiyorum. Ücretli öğretmenlerimizin mülakata başvuru için öngörülecek şartlar içerisinde KPSS puanı şartının son bir yılla kısıtlanmaması gerekiyor. Örneğin, son üç yılda yapılan KPSS’leri bu kapsamda değerlendirmek muhtemel mağduriyetleri engelleyecek, uzun yıllardır mesleklerini özveriyle yapan öğretmenlerimiz hak ettikleri kadrolara atanabileceklerdir.

Teşekkür ederim Sayın Başkan.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Akçay.

Sayın Yıldırım…

22.- Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın, Ankara Milletvekili Aydın Ünal’ın Halkların Demokratik Partisinin adını anarak ve kadın cinsiyetine dönük içindeki kini, nefreti kusan, ucuz bir algı operasyonu amaçlayan köşe yazısına ilişkin açıklaması

AHMET YILDIRIM (Muş) – Teşekkür ederim Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP’de milletvekilliği yapan “Aydın Ünal” adlı kişi, partimizin adını anarak kadın cinsiyetine dönük içindeki kini, nefreti kusan, izzet ve iffet açısından alabildiğine problemli, ucuz bir algı operasyonu amaçlayan bir yazıyı bugünkü köşesinde yazmıştır. Daha önce de bu kişi, farklı muhalefet partilerine dönük zehirli diller kullanan, haddini aşan, kendini aşan yazılar yazmıştır.

Tabii ki tüm halkımızın takdir edeceği üzere bugün yazdığı yazıdaki hiçbir kelimeyi buradan anamayacağım; anmam durumunda tüm halkımıza karşı mahcubiyet duyacağım bu kötü dil, hakaretamiz ifadeler bir yetmezliktir aslında. Düşünceleri ifade ederken insanlar, kendine yetememe durumunda hakarete başvururlar. Birbirimize karşı en sert muhalefeti yapabiliriz biz, mesela Sayın Bostancı partimize dönük çok sert muhalefet eder ama -kendisinden biraz nasiplenmesini dileriz- hiçbir zaman hakaret etmemek için büyük özen gösterir. Bu anlamda, biz de özellikle tüm halkımızın bizi izlediği, kamusal görev yaptığımız bu ortamda iktidar partisini veya diğer siyasi çevreleri eleştirirken hakaret etmemeye özen gösteririz.

Şimdi, insanda az biraz aile mefhumu olsa inanın, seviyesi bu kadar düşük bir yazı yazmaz veya konuşmalarına dikkat eder. Dil, deyim yerindeyse yerlerde sürünüyor. Şimdi, neymiş, sözüm ona –hani HDP’yi de işin içine katacak ve birkaç yerde anacak ya- PKK’yi kötüleyecek diye, onu kötülerken partimizi, onun kadın meclis grubunu, partimizin genel merkezindeki kadın meclisini…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, ek sürenizi veriyorum.

AHMET YILDIRIM (Muş) - …partimizin kadınlarını ve organlarını ve onun sloganlarını sinkaflı, tecavüzlü, onur ve namustan yoksun onca sözle birlikte anmak tam bir ucuzluk, tam bir acziyet, tam bir düşkünlük hâlidir. Bizler kamusal ve toplumsal görevler üstlenmiş insanlarız ve sorumluluk mevkisindeyiz, başta ailemiz ve akrabalarımız olmak üzere bütün çevremize ve halkımıza karşı ve vekâletini aldığımız halkımıza karşı sorumluluk hissederiz. Konuştuklarımız, yazdıklarımız takip edilir. Mesela ben bugün bu kişinin yazmış olduğu yazıyı yazarsam bir daha eşimin, çocuklarımın yüzüne bakamam; bu kadar düşkün bir dil. Neymiş? Efendim, PKK’nin uluslararası algısı iyiymiş de kötülemek işi Aydın Ünal’a düşmüş. Ya ne yazıyorsan yaz kardeşim. Partimizin adını, onun kadın meclisini, kadın grubunu bu kadar sinkaflı, tecavüzlü sözle birlikte anmak -tekrar söylüyorum- bir acziyettir, bir düşkünlüktür, bir düşünce yoksunluğudur. Yoksa şunu söyleyelim...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET YILDIRIM (Muş) – Tamamlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun.

AHMET YILDIRIM (Muş) – Eğer bu kadar hani kadının onuruna düşkünse benim hemşehrim olan Vartolu 78 yaşındaki Sisi ananın ölümle pençeleşirken hâlâ Tarsus Cezaevinde tutulup hastaneye götürülmemesine de biraz sahip çıksın. Açık söylüyoruz, hiç kimsenin layüsel, eleştiriden ve muhalefetten azade olduğuna inanmıyoruz. Herkes bizi eleştirebilir ama kalkıp bu kadar sinkaflı, tecavüzlü ucuzcu bir dil kullanan bu kişiye yazdığı yazıyı misliyle bütün partimizin kadınlarından özür dileyerek kendisine iade ediyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Yıldırım.

V.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Pervin Buldan’ın, Ankara Milletvekili Aydın Ünal’ın köşe yazısına ilişkin konuşması

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, ben de yazıyı okudum, gerçekten çok hicap duyduğumu ifade etmek isterim. Bir milletvekiline yakışmayan sözlerin sarf edildiği bir yazıyı asla kabul etmediğimizi belirtmek istiyorum.

Yazıda benim de adım kullanılmış, dolayısıyla o yazıyı tüm kadın arkadaşlarım adına Sayın Ünal’a iade ettiğimi de belirtmek istiyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

Sayın Özel, buyurunuz.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

23.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Ankara Milletvekili Aydın Ünal’ın köşe yazısına, 1 Şubat Abdi İpekçi’nin ölümünün 39’uncu, Barış Manço’nun ölümünün 19’uncu yıl dönümlerine, Türk Tabipleri Birliğine yapılan Hükûmet saldırısında yeni bir aşamaya gelindiğine ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanının bir canlı yayındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Sayın Ünal’ın sinkafa sarıldığı ilk gün değil, geçmişte Cumhuriyet Halk Partisi hakkında da iğrenç yazılar yazmıştı. Bu konuda tek tesellimiz, kendi partisinin bakanlarının dahi buradan kendisinin yazısının partinin görüşlerini temsil etmediğini söylemeleri olmuştu, daha sonraki yazısında da bakana da bir sürü bir şey söylemişti. Gerçekten, bir milletvekilinin bir köşeyi elinde tutarken küfre nasıl sarıldığına insan gerçekten anlam veremiyor.

Sayın Başkan, Abdi İpekçi’nin ölümünün 39’uncu yılı bugün. Kısa şubat ayı, içine çok büyük acılar sıkıştırdı ve önümüzdeki günlerde ayrı ayrı hep bu büyük değerlerimizi anacağız. Biraz önce milletvekillerimizin de söylediği gibi, Türk basınının onurlu ve korkusuz gazetecisi Abdi İpekçi’yi, fikirlerinden, cesaretinden korkanlar 12 Eylüle doğru giderken haince katletmişlerdi. Gazetecileri öldürenler, gazetecileri hapse tıkanlar, gazetecileri köşelerinden edenler gazetecilerin fikirlerine karşı kendi fikirlerini savunamayan ve içinde bulundukları bu acziyet karşısında her türlü şiddete sarılan, hatta ölüme bile sarılan âcizlerdir. Gazetecileri katledenleri, gazetecileri susturmak için her türlü gücü mübah görenleri tarih her zaman mahcup etmiştir, tekrar mahcup edecektir.

Barış Manço’nun ölümünün 19’uncu yılındayız. Hepimiz onu birbirinden güzel şarkılarıyla tanıdık ve sevdik. O bu ülkede yediden yetmişe tüm herkesin sevgisini kazanmış, bugün hâlâ çocuklarımızın dillerindeki şarkılarıyla çok değerli bir sanatçı, bir kültür elçisiydi. Ölümünün yıl dönümünde bir kez daha kendisini özlemle, minnetle anıyoruz.

Türk Tabipleri Birliğine yapılan Hükûmet saldırısında yeni bir aşamaya gelinmiş durumda. Bugün Türk Tabipleri Birliğinin Sayın Başkanı Raşit Tükel ve yöneticisi Taner Gören İstanbul Üniversitesi Rektörü tarafından görevlerinden üç ay süreyle uzaklaştırıldı. Sadece bir gözaltı var; ne bir iddianame ne savcılığın talebi ne görülmeye başlamış bir mahkeme ne verilmiş bir ceza ne kesinleşmiş bir hüküm var ama bir bakıyorsunuz hastalarına şifa dağıtmak için üç aylık planı olan bir doktoru bugün gözaltına alındı diye üç ay görevinden açığa alabiliyor bir rektör. Aslında, rektörün kendi bir irade kullanmadığı ortada, bunu birazdan da söyleyeceğim. Kendisi majestelerinin rektörüdür, kendisi reisin rektörüdür. Kendisi bu kararı tek başına almamıştır çünkü aynı saatlerde, Türk Tabipleri Birliğinin bir başka yöneticisi Doktor Şeyhmus Gökalp, Diyarbakır Merkez Bankasındaki görevinden Merkez Bankası tarafından uzaklaştırılmıştır. Şimdi, rektör kendi iradesini kullanıyorsa, Diyarbakır Merkez Bankası kendi yetkisini kullanıyorsa, bu ikisi aynı anda aynı yetkiyi nasıl kullanmaktadır? Mesele, devleti bir suç örgütü gibi yöneten kötücül bir aklın, Diyarbakır ve İstanbul Üniversitesindeki düğmelere aynı anda basan parmaklarından başka bir şey değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Ek sürenizi veriyorum, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Devleti suç örgütüne, bir mafya örgütüne dönüştüren, bağımsız kararlar alması gerekenlerin tek merkezden yönetildiği bu kötücül aklı bir kez daha kınıyoruz ama bir yandan da şunu görmek lazım: Anadolu’da, bizim kültürümüzde, örfümüzde, âdetimizde -düşman da olabilirsiniz, hasım da olabilirsiniz- düşmanınla uğraşırsın ama onun işiyle, aşıyla, eşiyle, çoluğuyla çocuğuyla uğraşılmaz. Bugün yapılan, doktorları açığa alarak onların aileleriyle, onların çocuklarının nafakalarıyla, onların gelecekleriyle, eşleriyle, işleriyle uğraşmaktır. Bugün gelinen bu noktadaki tutum, Türk Tabipleri Birliğine karşı namertçe bir tutumdur. Bu namert tutumu kınıyoruz. Her türlü gücü elinizde bulundurabilirsiniz ama bu gücü bu kadar hoyratça, acımasızca, frensizce ve artık, çoluğuyla çocuğuyla uğraşacak hâle kadar kullanmak acziyetten başka bir şey değildir.

Sayın Başkan, son olarak…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – …bugün, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı bir canlı yayına katıldı, Müge Anlı’nın programına katıldı ve o programda söylediği sözleri duyunca insan şöyle düşünüyor: Milletvekillerini hapse atıyorlar, hapse atamadıklarını delirtip tımarhaneye atmak istiyorlar herhâlde. Bu kadar, karşısındaki insanlarla, karşısındaki muhalefetle, ülkedeki bütün insanların aklıyla alay eden bir tutum olmaz. Okuma yazma seferberliği başlatacakmış. Türkiye’de okuma oranı yüzde 96,5. Ama “Kurucuyum, yeni bir kurtuluş mücadelesi, bana da başkomutan deyin.” deyip, cumhuriyetin kurucu kadrolarını itibarsızlaştırmaya, kendini onun yerine ikame etmeye çalışan bu akıl, yüzde 8,1 iken 1927’de başlatılmış okuma yazma seferberliğine karşı, yüzde 97 iken okuma yazma seferberliği başlatmaya kalkıyor. Mesele, bir okuryazarlık seferberliği olacaksa, çağdaş ülkelerde olur, ilaç okuryazarlığı, teknoloji okuryazarlığı, sağlık okuryazarlığı, bir okuryazarlık olacaksa bir cumhuriyet ve demokrasi okuryazarlığı olsun. (CHP sıralarından alkışlar) Bununla ilgili bir kampanya açılacaksa o sıranın ilk başına da Recep Tayyip Erdoğan yazılsın. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Cumhuriyetin değerlerinden nasibini alsaydın bugün çıkıp da cinayetleri aydınlatmaya çalışılan bir yerde okuryazarlık kampanyası başlatmaya kalkmazdın. Kadın cinayetleri 14 kat arttıysa, “Börek pişirmeyen kadından kadın olmaz.” diyen bakanın, “Kadın erkek eşitliği fıtrata aykırı.” diyen bizatihi sizin sorumluluğunuz vardır burada. Cumhuriyet okuryazarı olmayan cumhuriyet değerleriyle uğraşmaya kalkmasın. (CHP sıralarından alkışlar)

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Özel.

Sayın Bostancı, buyurun.

24.- Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın, Manisa Milletvekili Özgür Özel ile Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın yaptıkları açıklamalarındaki bazı ifadelerine, Barış Manço’nun ölümünün 19’uncu yıl dönümüne ve Afrin’deki operasyonun başarıyla sürdüğüne ilişkin açıklaması

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Sayın Başkanım, teşekkürler.

Siyasal dile eleştiri getirirken “Bize hakaret ediliyor, bize kötü sözler söyleniyor.” deyip şikâyet ettikten sonra aralıksız, makineli tüfek gibi hakaret etme tarzı da herhâlde akıllara seza bir durumdur, biraz önce Özgür Bey’in yaptığı gibi. Eğer bir şeye itiraz ediyorsan -itiraz ettiğin doğru mu yanlış mı, ne söylendi; onun bağlamı ayrı- onun üzerinden bir yorumla sen getirip burada hakaret edersen senin derdin siyasal dile ilişkin bir eleştiri, siyasal dilin daha kapsayıcı ve kucaklayıcı olması yönünde bir çaba değil, aksine bu dili derinleştiren, krizi de derinleştiren, hakaret dilinin artması için çaba gösteren bir tavırdır. Dolayısıyla burada sanki sureti haktan gibi görünüp siyasal dil eleştiriliyormuş, hakaret eleştiriliyormuş gibi yapıp mukabil bir hakarette bulunmak ayıptır.

“Bana başkomutan desinler…” Böyle bir şey yok, her şey yasalarda belli, kimsenin öyle bir talebi yok. Okuryazarlık seferberliği her dönemde olabilir. Eğitimdeki yeni gelişmeleri herhâlde Özgür Bey kendisi de biliyor. “Hayat boyu eğitim öğretim” diye yeni bir kavram var. Çok çeşitli biçimlerde halkın çeşitli katmanlarının eğitilmesi, kolektif bir şekilde yapılması esasen hepimizin desteklemesi gereken bir durumdur. Bunu götürüp bir de cumhuriyetin başlangıç dönemleriyle mukayese ederek cumhuriyetin kendi içerisinde ayrıca bir tartışma çıkartma çabasını da gaflet olarak görürüm.

Rahmetli Barış Manço’nun 19’uncu ölüm yıl dönümü. Türkiye’de farklı kültürden, farklı siyasetten insanların hepsinin beğendiği, sevdiği bir sanatçıydı. Böyle yüreklere, seslere, halkın duyarlılığını bu şekilde dile getiren sanatçılara her zaman ihtiyaç var. Bunlar önemli. O yüzden…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Ek sürenizi veriyorum.

Buyurun.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) - Bir kez daha rahmetle anıyorum ve Barış Manço gibi sanatçıların çoğalmasını ümit ve temenni ediyorum.

Diğer taraftan, milletvekilimiz Aydın Ünal’ın bir yazısına ilişkin Sayın Ahmet Yıldırım eleştiri dile getirdi. Şuna katılmam: Gazetelerde insanlar yazıyorlar. Gazetelerde yazılan yazıların yine eleştirileceği mekânlar muhakkak gazetelerin kendisidir. Eğer biz burada gazetelerde kim, ne yazmış bunlara ilişkin ayrı bir müzakere açmaya kalkarsak, emin olun, Meclis kendi gündemine ilişkin konuları müzakere edemez. Sayın Yıldırım konuşmaya başladıktan sonra ben de Aydın Ünal’ın yazısını okudum. Aydın Ünal’ın yazısında bir paragraf HDP’ye yönelik eleştiri var. Yazı bütünüyle PKK’nın kendi içindeki ilişkilere yönelik, yine içeriden tanıkların da kaynaklarına yaslanarak getirilen birtakım eleştiriler… Bu tür silahlı örgütlerin, sadece PKK’nın değil silahlı örgütlerin bir aleni yüzü vardır, bir de mahrem yüzü vardır. O mahrem yüzünü içinde olan insanlar bilir ve onların tanıklıkları önemlidir. Sayın Aydın Ünal da buradaki bir tanıklığa bakarak -ve benzeri yayınlar olduğunu da biliyoruz- onlar üzerinden bir eleştiri getiriyor. Dili ağır olabilir ama bunlarla yüzleşmek, tartışmak eminim ki çok başka mecralarda da yapılıyordur, yapılması da gerekir.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Hakaretle ha!

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Hakaret, tecavüz…

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Hakaret… Hayır, şu: Eğer dile ilişkin bir sorun görüyorsanız…

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Eğer bunu eleştiri gibi görüyorsanız…

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Şimdi, dile itiraz ediyorsanız, o zaman aynı zamanda böyle bir müzakere başlığı açıyorsanız diğer konuları da ister istemez gündeme getirirsiniz. Bu, doğru değil.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Ne alakası var ya! Siyasi eleştiri başka bir şey, hakaret başka bir şey.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Benim söylediğim şu: Gazetelerin yazılarını burada tartışma konusu yapmak doğru değil, onların cevaplarının verileceği yer yine gazetelerdir. Ne yapalım?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Biz de yani kim nerede, ne yazmış, ne gösteriyor, bunları getirip burada her gün bunların tartışmasını mı yapalım?

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Size hiç yakışmadı!

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Vekildir, vekildir; vekilinizdir, inkâr mı ediyorsunuz? Köşe yazarı mıdır?

BAŞKAN – Buyurun tamamlayın.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Evet, dili ağır olabilir. Zaman zaman kimlerin dili ne kadar ağır oluyor. Tabii ki bu tür konuları çok dikkatli bir dil ve üslup içerisinde konuşmak gerektiğini kabul ederim. Çünkü eleştiri dile getirirken kastımız aynı zamanda eleştiri getirilen çevreye yönelik, oradaki insanların da katılabileceği bir vicdan ve ahlak duygusu uyandırmaktır, eleştirinin böyle bir görevi vardır. Dolayısıyla bu dikkatin gösterilmesi gerektiğine katılırım ama buradan hareketle bir terör örgütünün iç dünyasını ve oradaki ilişkilere yönelik mahremiyette yaşanmışları tanıklıklar üzerinden dile getiren bir yazıyı sadece dilinin ağırlığı üzerinden burada gündeme getirmeyi de doğru bulmam.

Sayın Başkanım, Afrin’deki operasyon başarıyla sürüyor. Mehmetçik’e teşekkür ediyoruz, bu vatan görevi için şehit olanlara Allah’tan rahmet diliyoruz, gazilere esenlik diliyoruz.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – 80 sivil öldü bugün itibarıyla, öldürüldü.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – ÖSO mensuplarıyla birlikte bir bölgeyi terör örgütünden kurtarmak için çaba gösteriyorlar. Bu tür durumlarda terör örgütlerinin müracaat ettiği iki yol vardır: Bunlardan birincisi, sivil kayıplar üzerinden bir dünya kamuoyu uyandırmak -çok eski bir taktiktir bu- ikincisi de “savaşa hayır” kampanyaları düzenlemek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Bunların vicdani olanı ile terör örgütüne örtü olanını birbirinden ayırmak her aklı başında insanın, her aydının görevidir.

Teşekkürler.

AHMET YILDIRIM (Muş) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Buyurunuz.

25.- Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın, Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

AHMET YILDIRIM (Muş) – Teşekkür ederim Başkanım.

Şimdi, ben yerimden söz alırken ne söylediğimi çok iyi biliyorum. Bakın, tekrar söylüyorum: AKP’de milletvekilliği yapan Aydın Ünal adlı kişi, değil yazısının bir paragrafında, o yazıları yazdıktan sonra bir kelimesinde bile HDP’nin adını, onun kadın grubunu, kadın meclisini, Meclis Başkan Vekilinin adını kullanarak o densizliği yaparsa benim yaptığım onun yazdıklarının yanında iltifattır. Ne olursunuz, Sayın Bostancı, böyle bir dile sahip çıkmayınız. Eminim sizi de rahatsız etmiştir. Bu yazıyı ben yazarsam bir daha eşimin, kadın arkadaşlarımın, çocuklarımın yüzüne bakamam. Bu kadar tecavüz düşünceli… Bakın, ben alabildiğine kibar bir şekilde anlattım. Bu eleştirimden, bu rahatsızlığımdan sizin rahatsızlık duyuyor olmanızı anlayamam. Ne dedik? Hiç kimse layüsel değildir, herkes eleştirilebilir. Ama neymiş? PKK’nin uluslararası imajını yerle bir etme görevi Aydın Ünal’a düşmüşte… O kadar zehirli dil kullandıktan sonra kalkıp HDP’nin kadınlarını da işin içine katacak kadar seviyeyi yerlere düşüren bir durum acziyettir, düşkünlüktür, ucuzculuktur.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Yıldırım.

Sayın milletvekilleri, şimdi gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Halkların Demokratik Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

VI.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- HDP Grubunun, Grup Başkan Vekili İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir ve Grup Başkan Vekili Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım tarafından, Afrin’e yapılan harekâtın ekonomiye ve emek alanına olumsuz etkilerinin araştırılması amacıyla 1/2/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin ön görüşmelerinin, Genel Kurulun 1 Şubat 2018 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulu 1/2/2018 Perşembe günü (bugün) toplanamadığından grubumuzun aşağıdaki önerisinin İç Tüzük’ün 19’uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                                                  Ahmet Yıldırım

                                                                                                                                           Muş

                                                                                                                              Grup Başkan Vekili

Öneri:

1 Şubat 2018 tarihinde İstanbul Milletvekili Grup Başkan Vekili Filiz Kerestecioğlu ve Muş Milletvekili Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım tarafından verilen 6616 grup numaralı Afrin Harekâtı’nın ekonomiye ve emek alanına olumsuz etkilerinin araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin diğer önergelerin önüne alınarak görüşmelerinin 1/2/2018 Perşembe günkü birleşiminde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Önerinin gerekçesini açıklamak üzere, öneri sahibi Halkların Demokratik Partisi Grubu adına İstanbul Milletvekili Sayın Erdal Ataş konuşacaktır.

Süreniz beş dakika.

Buyurun Sayın Ataş. (HDP sıralarından alkışlar)

HDP GRUBU ADINA ERDAL ATAŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaklaşık iki haftadır, Afrin’e yönelik başlatılan operasyonla ilgili tartışmalar yürütüyoruz. Ama ülkemizin önemli sorunları da var. Savaşla ilgili genel tutumumuzu bütün arkadaşlar ortaya koydular. Hani bin yıldır bu topraklarda birlikte yaşayan, yüz yıl önce sınırlar açılsa bile, çizilse bile o karşıda kalan akrabalarla aslında yüzyıllardır hiçbir sorun yaşamadan bugünlere kadar gelindi. İster Antakya’da Arap halkıyla olan şeyler olsun ister onun diğer sınırlarında, Irak’ın diğer ucuna kadar olan bölümde Kürtlerin birbirleriyle olan ilişkileri olsun hep akrabalık çerçevesinde sürdü ve bugüne kadar geldi. Bu ülkeyle hiçbir sorunu olmayan halklarla maalesef şu an bir savaş yürütülüyor ve bu savaşın sonucunda da önemli mağduriyetler ve tahribatlar yaratılmış durumda. Sivil ölümleri, akrabalar arasında uzun yıllara dayanan tahribatlar, yine aynı şekilde yeni göçler, ekonomik olarak yıkım ve benzerleri de beraberinde gelmiş oluyor. Biz ilkesel olarak bütün bu tutumlarımızı hem diğer ülkelerde yaşanan savaşlarda hem de ülkemizin parçası olduğu bütün bu savaşlar noktasında belirledik ve tavrımızı ortaya koyduk. Sadece savaşla ilgili yaratılan bu meselelerde insanların ortaya koymuş olduğu tepkilere yönelik bizim ülkemizde sürdürülen bu linç girişimleri de ayrı bir konu olarak kenarda durmaktadır. Bu noktada da inanıyorum ki bu coğrafyanın kamuoyu asla kendi ilkelerinden vazgeçmeyecek, bütün haksızlıklara, bizim ülkemizin de önemli oranda ekonomisini mahveden bu sorunlara, bu politikalara yönelik mücadelesini sürdürecektir.

Savaşın dışında, savaş politikasından ve gündeminden kaynaklı gizlenen önemli bir gündem de ekonomi alanıdır. Yani bugün gazetelerde, televizyonlarda, her tarafta savaşla ilgili bir gündemle aslında ülkemizin en yakıcı sorunlarının hepsi hasıraltı edilmekte ve gizlenmektedir. Ekonomi bunların başında gelmekte ve emekçilerin yaşamış olduğu sorunlar epey yükselmiş durumda.

Bugün ülkemizde 5 milyondan fazla işsiz var ve Hükûmet maalesef bu sorunları çözmek yerine, adım atmak yerine, bu meseleleri derinleştiren bir tutum içerisindedir. Savaşla birlikte ekonomi daha fazla bu alana kaydırılarak işçilerin sorunları çözülmemektedir.

İşçiler artık bu ülkede kendini yakacak duruma geldiler yani bizzat devlet daireleri önünde, Meclisin önünde, belediyelerin önünde kendilerini yakacak hâle geldiler. Döviz artışları, zamlar, diğer meselelerle birlikte kendi yaşamını geçindiremeyen, her gün işsizleşen ve bu yoksullukla birlikte giderek devlete de mecbur kalan, mağdur olan insanlarla karşı karşıyayız. Döviz artışları, zamlar, serbest piyasanın kendi içerisinde sürdürmüş olduğu zamların dışında, bizzat devletin yapmış olduğu yüzde 20, yüzde 30, yüzde 40 civarındaki zamların hepsi, hem akaryakıtta hem enerjide hem de tüketim mallarında ve kullanım alanlarında önemli oranda yoksullaşma açığa çıkarmış durumda.

Bütün bu savaş politikaları ve sürdürülen ekonomik sömürü politikalarının sonucunda, bizim ülkemizde ekonomik yatırım da giderek gerilemektedir. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı, Türkiye’nin araştırma vakfı, bizim coğrafyamızda, şu an, gelen yatırımdan çok, sermaye kesimlerinin dışarıya doğru çekildiğini, bu ülkeden kaçtığını açık olarak göstermektedir. Şu anda yüzde 31 düzeyine ilerlemiş ve yükselmiş durumdadır.

Taşeron sorunu 36 firmada sürüyordu, sadece 8’i gündeme alındı. Yani bu farklı bütçeli 36 tane işletmeden 8 tanesine yönelik sorun çözülme girişimleriyle oldubittiye getirildi. Şu an aslında o alanda hem bir ikilik yaratılmış durumda hem de bu sorun çözülme değil daha fazla büyük bir soruna dönüştürülerek kangren olarak ilerletilmektedir.

Coğrafyamızda yoksulluk öyle bir hâle geldi ki sadece bir şehirde, yani İGDAŞ ve İSKİ’nin aboneleri üzerinde, bu bir yıl içerisinde 6,5 milyon insandan yarım milyon insan kendi faturalarını ödeyememiş, hem gaz hem de suları kesilmiş durumdadır. Bütün bunların tümü ekonomik alanda büyük bir yıkımı beraberinde getiriyor. Toplum açısından da büyük bir huzursuzluk ve karşıtlık söz konusudur. Her tarafta insanlar karşı karşıya gelmekte, mutsuzluk derinleşmektedir. Bu yüzden de ülkemizde sadece ekonomik alanda yaşanan sorunlar bunun dışında da önemli tahribatları beraberinde getirmektedir. Çocuk istismarları, kadın cinayetleri, toplum arasında büyük kutuplaşmalar da beraberinde gelmiş durumda.

Bu yüzden de biz HDP olarak savaşın dışında, ekonominin bütün sorunlarını gündeme alacak ve çözümler üretecek…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERDAL ATAŞ (Devamla) - …bütün bu sorunları araştıracak bir Meclis araştırması öneriyoruz.

Saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Ataş.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Hatay Milletvekili Sayın Hilmi Yarayıcı.

Süreniz üç dakika.

Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA HİLMİ YARAYICI (Hatay) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, yüce heyet; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Afrin’e yönelik harekâtın 13’üncü gününe girmiş durumdayız. Ancak bu harekâtta ÖSO’nun varlığı harekâtın önüne geçmiş durumdadır. Türkiye uzun zamandır dünya kamuoyuna Suriye’deki varlığını cihatçı örgütler üzerinden sağladığı görüntüsü vermektedir. Afrin ve İdlib’de yaşananlar bu görüntüyü pekiştirmektedir. Ki bu durum hepimizin içini acıtmaktadır.

Bugün bize Kuvayimilliye’yle eş tutturulmaya çalışılan ÖSO, aslında cihatçı çetelerin bir araya getirildiği bir yapıdan öteye geçmemektedir. İçinde 12 yaşındaki Filistinli çocuğun kafasını kesen Nureddin Zengi Tugaylarından, Cisr eş-Şuğur katliamına imza atan sayısız sayıda katilleri bünyesinde barındırmaktadır ve bu örgüt, Suriye meşru hükûmeti tarafından terör örgütü olarak nitelendirilmektedir.

Terör örgütleri devletlerin meşru ortağı olamazlar. Bu yapılar her an yüzünü Türkiye’ye dönebilecek durumdadır. Ayrıca Suriye ordusunun son iki gündür kaydettiği ilerlemeler üzerine ÖSO bileşenlerinden birçok örgütün Heyet Tahrir Şam’ın çağrısıyla Afrin’den İdlib’e doğru geçiş yaptıklarına dair ciddi duyumlar almaktayız. Yola beraber çıkılan ÖSO’nun daha şimdiden Afrin’i terk etmeye başlamasına dikkatinizi çekmek isterim.

Tabii, Afrin operasyonunun Rusya’nın yeşil ışık yakmasıyla başlatıldığını hepimiz biliyoruz. Geçtiğimiz yıl Halep ve Fırat Kalkanı arasındaki ilişki bugün Afrin ve İdlib arasındaki ilişkinin aynısıdır. Bu anlamda, operasyon, Rusya’nın İdlib’e yönelik planlarından ayrı düşünülemez. İdlib Operasyonu sonrası Afrin’e yakılan yeşil ışığın kırmızıya dönmesi de muhtemeldir. İdlib’e yönelik Rusya destekli Suriye ordusunun operasyonu göz önünde bulundurulduğunda, bu gidişle, eninde sonunda Suriye yönetimi, İran ve hatta Rusya’yla karşı karşıya kalmamız kaçınılmazdır.

Bir kez daha uyarmak isteriz. Meşru bir devlette silahlı grup terör örgütü değil mi? Mademki Afrin’de teröristlere karşı savaşılıyor, neden El Kaide’nin temsilcilerinden Ebu Halid el Suri’nin kurduğu Ahrar uş-Şam örgütü de bu operasyonda yer alıyor?

Bakın, her gün neredeyse Reyhanlı’dan oraya düşen bombalarla ilgili haberler geliyor. Bugün 2 tane daha atıldı, dün 2 tane atılmıştı ve ne yazık ki Reyhanlılı 1 vatandaşımızı kaybettik ve onlarca da yaralı var.

Geçici olarak gidilen bir yere neden kaymakam ve emniyet müdürü atanır? Eğer savaş çığırtkanlığına devam edilirse, eğer savaşın acı yönü görülmezse, bu dil yerine barış sağlayacak bir adım atılmazsa ne yazık ki bütün dünya insanları kaybedecektir.

Bir kez daha saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Yarayıcı.

Önerge üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Hatay Milletvekili Sayın Hacı Bayram Türkoğlu…

Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Süreniz üç dakika.

AK PARTİ GRUBU ADINA HACI BAYRAM TÜRKOĞLU (Hatay) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; HDP grup önerisi üzerine partimiz grubu adına söz almış bulunuyorum, yüce heyetinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Evet, insanların kaderi olduğu gibi milletlerin ve devletlerin de bir kaderi vardır. Bazen, bu kader çizgisinde sizlerin dahliniz olsa da dış etmenler büyük faktör olarak sizin geleceğinizi, istikbalinizi kurgular. Savaş şartları, mücadele ortamları milletlerin, devletlerin çoğu zaman girmek istemediği, arzu etmediği bir sonuçtur ama bizim Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak içinde bulunduğumuz coğrafya, asırlardır beynelmilel güçlerin her zaman emellerine, arzularına, hükümranlık taleplerine sahne olmuş bir coğrafya. Bu coğrafyada biz Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, bölgesinde lider, dünya klasmanında artık adından söz ettiren bir ülke konumundayız. Bu ülkede yaklaşık otuz beş yıldır terörle mücadele hâlindeyiz. PKK’yla, DHKP-C’yle, son yıllarda yine DAEŞ’le ve şu anda hemen sınır komşumuz Kuzey Suriye’de bir terör koridoru açmak isteyen PKK’nın uzantısı konumundaki PYD’yle, YPG’yle mücadele hâlindeyiz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz şu anda orada yoğun bir mücadelenin içerisinde. Şehitler veriyoruz, gazilerimiz oluyor. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar ve uzun ömürler niyaz ediyorum. Şunu demek istiyorum: Eğer otuz beş yıldır, hassaten yakın tarihimizde bu ülke terörle mücadeleye ayırdığı parayı, ki bugün 500 milyar doların üzerinde bir para sarf edildi, bunu biz yatırıma ve istihdama dönüştürmüş olsaydık en az 2 bin fabrika yapılır, 3 milyona yakın insanımız da istihdam edilir, gayrisafi millî hasılamız artar, fert başına düşen millî gelirimiz bugün için 20 bin dolarlar civarında olurdu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

HACI BAYRAM TÜRKOĞLU (Devamla) – Değerli kardeşlerim, bugün, topyekûn bir millet, Türk milleti olarak 80 milyon insanıyla kıyamda duada. Neye dua ediyor? Türkiye Cumhuriyeti devletinin ebet müddet yaşaması için duada, milletin huzur ve refahı için duada, bunun için mücadelede. Bir taraftan da üretim bandı inadına devam ediyor. Yerli ve millî kaynaklarımız tüm hatlarıyla seferber hâlinde harekete geçmiş, 2023’lerin büyük Türkiye’sini inşa etme yolunda da mücadelemiz devam ediyor. Elbette ki sosyoekonomik şartları zaman zaman olumsuz etkilenmiş olabilir ama olumlu hâle çevirmek, ülkenin istikbalini kucaklamak hepimizin elinde.

Onun için, hepimize büyük görevler düşüyor diyor, HDP’nin verdiği grup önerisi üzerinde bir araştırma ihtiyacının olmadığını ifade ediyor, hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Türkoğlu.

Sayın milletvekilleri, Halkların Demokratik Partisi grup önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmemiştir.

Birleşime on beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 15.24

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.48

BAŞKAN: Başkan Vekili Pervin BULDAN

KÂTİP ÜYELER: Fehmi KÜPÇÜ (Bolu), Sema KIRCI (Balıkesir)

-----0-----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 54’üncü Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Sayın Özel, sisteme girmişsiniz.

Buyurun.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

26.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, kanun hükmünde kararnamelerin görüşülmesindeki yönteme, gecikmeye ve denetim eksikliğine itirazlarından dolayı “hayır” oyu kullanacaklarına ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Şimdi olağanüstü hâl KHK’lerinin oylaması yapılacak. Tabii, bunlar torba kanun olarak, daha doğrusu temel kanun olarak geldi. Maddeler üzerindeki oylamalarda da ifade ettik; örneğin olumlu bazı maddelerde “evet” oyu kullandık, örneğin son derece olumsuz olan maddelerde “hayır” oyu kullandık. Ama on sekiz ay gecikmeli olarak buraya gelen, usulüne göre komisyonlarda görüşülmeyen, iktidar bunları zamanında görüştürmediği için Genel Kurul aşamasında yeterli müzakere imkânının olmadığı ama hukuka kavuşturmak, bir hukuk denetimine girmeleri için hızla Meclisten geçmeleri…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Müsaadenizle…

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Dört partinin bir uzlaşısı içinde veya bir mutabakatı içinde, kanun hükmünde kararnamelerin bir an önce hukuk denetimine girmesi için yapılan bu görüşmelerde yönteme, gecikmeye, üretimine, denetim eksikliğine itirazlarımızdan tümüne “hayır” oyu kullanacağız. Ancak bunun KHK’lerin içinde aslında OHAL’le ilgisi olmayan birtakım olumlu maddelere “hayır” demek ya da olumsuz düzenlemeleri meşrulaştırmak manasına gelmemesi için bütün oylamalardan önce kullanacağımız tüm “hayır” oyları için kayıtlara geçmesini istedim.

Anlayışınız için teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Özel.

Sayın milletvekilleri, gündemin “Oylaması Yapılacak İşler” kısmına geçiyoruz.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- 676 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/783) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 437) (x)

BAŞKAN – Bu kısmın 1’inci sırasında yer alan 676 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’nin açık oylamasını yapacağız.

Sayın milletvekilleri, şimdi yapılacak olan ve bugün bundan sonra yapılacak olan kanun hükmünde kararnamelerin açık oylamalarının tamamının ayrı ayrı elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Açık oylamaya ilişkin genel kuralları her seferinde tekrar etmeyeceğim. Şu anda bilginize sunacağım kurallar bugün yapacağımız bütün açık oylamalar için geçerlidir.

Oylama için verilen süre içinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin oy pusulalarını oylama için öngörülen süre içinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını yine oylama için öngörülen süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Şimdi oylama için üç dakika süre vereceğim ve oylama işlemini başlatacağım.

Buyurun.

(Elektronik cihazla oylamaya başlandı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Hayır, hayır, hayır, OHAL’e hayır, saray düzenine hayır, OHAL KHK’sine hayır. (AK PARTİ sıralarından “evet” sesleri)

HÜSNÜYE ERDOĞAN (Konya) – İstikbale evet, istiklale evet, istikrara evet.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – İstikrarı OHAL’le sağlayanlara hayır, demokrasiden kaçanlara hayır.

HÜSNÜYE ERDOĞAN (Konya) – Oradan geçiniz, geçiniz oradan. Büyüme rakamları, ihracat rakamları neyi gösteriyor siz ona bakın. Siz göstergelere bakın efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – İstikrar için OHAL ilan edenlere pes!

(Elektronik cihazla oylamaya devam edildi)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, 676 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı                          :           245  

Kabul                                                  :           225  

Ret                                                      :             20   (x)

                      Kâtip Üye                                           Kâtip Üye

                   Fehmi Küpçü                                        Sema Kırcı

                          Bolu                                                Balıkesir”

BAŞKAN – Kanun hükmünde kararname kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

2’nci sırada yer alan 678 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile İç Tüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’nin açık oylamasını yapacağız.

2.- 678 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/790) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 445) (xx)

BAŞKAN - Oylama için bir dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylamaya başlandı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Tek adam rejimine hayır! OHAL’e hayır! (AK PARTİ sıralarından “kabul” sesleri)

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – “Hayır”da hayır var!

(Elektronik cihazla oylamaya devam edildi)

BAŞKAN – 678 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname açık oylama sonucu:

“Oy sayısı                                           :           266

Kabul                                                  :           236

Ret                                                      :             30   (x)

 

                      Kâtip Üye                                           Kâtip Üye

                   Fehmi Küpçü                                        Sema Kırcı

                          Bolu                                                Balıkesir”

Kanun hükmünde kararname kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

3’üncü sırada yer alan, 680 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’nin açık oylamasını yapacağız.

3.- 680 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/805) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 449) (x)

BAŞKAN – Oylama için bir dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – 680 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’nin açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı                          :           266

Kabul                                                  :           237

Ret                                                      :             29   (xx)

                      Kâtip Üye                                           Kâtip Üye

                   Fehmi Küpçü                                        Sema Kırcı

                          Bolu                                                Balıkesir”

Kanun hükmünde kararname kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

4’üncü sırada yer alan, 681 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Milli Savunma ile İlgili Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’nin açık oylamasını yapacağız.

4.- 681 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Milli Savunma ile İlgili Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/804) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 450) (x)

BAŞKAN – Oylama için bir dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – 681 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Milli Savunma ile İlgili Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı                          :           274

Kabul                                                  :           237

Ret                                                      :             37   (x)

                      Kâtip Üye                                           Kâtip Üye

                   Fehmi Küpçü                                        Sema Kırcı

                          Bolu                                                Balıkesir”

Kanun hükmünde kararname kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

5’inci sırada yer alan, 684 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’nin açık oylamasını yapacağız.

5.- 684 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/810) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 454) (xx)

BAŞKAN – Oylama için bir dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - 684 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı                          :           284

Kabul                                                  :           242

Ret                                                      :             42   (x)

                      Kâtip Üye                                           Kâtip Üye

                   Fehmi Küpçü                                        Sema Kırcı

                          Bolu                                                Balıkesir”

Kanun hükmünde kararname kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

6’ncı sırada yer alan, 685 Sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/811) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’nin açık oylamasını yapacağız.

6.- 685 Sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/811) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 455) (xx)

BAŞKAN - Oylama için bir dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname açık oylama sonucu:

“Oy sayısı                                           :           279

Kabul                                                  :           241

Ret                                                      :            38   (x)

                      Kâtip Üye                                           Kâtip Üye

                   Fehmi Küpçü                                        Sema Kırcı

                          Bolu                                               Balıkesir”

Kanun hükmünde kararname kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

7’nci sırada yer alan, 687 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’nin açık oylamasını yapacağız.

7.- 687 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/814) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 468) (xx)

BAŞKAN - Oylama için bir dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – 687 Sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname açık oylama sonucu:

“Oy sayısı                                           :           284

Kabul                                                  :           242

Ret                                                       :            42   (x)

                      Kâtip Üye                                                                                       Kâtip Üye

                   Fehmi Küpçü                                                                                    Sema Kırcı

                          Bolu                                                                                           Balıkesir”

Kanun hükmünde kararname kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

Sayın milletvekilleri, gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sırada bulunan, 690 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’nin görüşmelerine başlayacağız.

8.- 690 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/836) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 484) (x)

BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Komisyon Raporu 484 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince bu kanun hükmünde kararname İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında temel kanun olarak görüşülecektir. Bu nedenle kanun hükmünde kararname, tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanıp maddelerine geçilmesi kabul edildikten sonra bölümler hâlinde görüşülecek ve bölümlerde yer alan maddeler ayrı ayrı oylanacaktır.

Şimdi, kanun hükmünde kararnamenin tümü üzerinde söz isteyen, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Muğla Milletvekili Sayın Mehmet Erdoğan.

Buyurun Sayın Erdoğan. (MHP sıralarından alkışlar)

MHP GRUBU ADINA MEHMET ERDOĞAN (Muğla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi ve ekranları başında bizi izleyen aziz Türk milletini saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Sözlerimin başında, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için Afrin’de destan yazan kahraman askerlerimize başarılar diliyorum. Bu vesileyle, Türk devletinin varlığının muhafazası ve geleceğini teminat altına almak için canını veren aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum, gazilerimize de şükranlarımı sunuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk devleti 15 Temmuz 2016’da hain bir işgal girişimiyle karşı karşıya kalmıştır. Şükürler olsun ki bu alçak teşebbüs kahraman Türk milleti tarafından püskürtülmüştür ancak ne var ki Türk milleti Çanakkale savaşlarından tam bir asır sonra çok vahim bir tabloyla karşı karşıya kalmıştır. Bu alçak darbe girişimi aynen Çanakkale’de olduğu gibi ülkemizin bir nesil kaybetmesine sebep olmuştur. Hatırlanırsa Çanakkale savaşlarında harbiye, tıbbiye, mülkiye ve liseler mezun verememiştir. FETÖ/PDY de yıllardır ülkemizin en zeki, en çalışkan, en yetenekli çocuklarına çengel atmıştır, insan kaynağımızı da heba etmiştir. Bu da ortaya çıkan zararın büyümesine sebep olmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; devletimiz 15 Temmuz hain darbe girişimi sebebiyle çok ciddi yaralar almıştır. Ordumuz, yargımız, istihbaratımız, velhasıl devletimizin tüm kurumları önemli hasarlar görmüştür. Bu hasarların telafisi ve ülkenin kurumlarını âdeta virüs gibi saran bu yapının temizlenmesi kolay değildir. İşte bu sebeple de OHAL ilan edilmiştir.

KHK’lerle OHAL döneminde işlerin daha hızlı yürümesi, hainlerin hesabının bir bir görülmesi sağlanmıştır. Bu süreçte Milliyetçi Hareket Partisi de bu kararı desteklemiş, mücadele sürecinde de desteğini Türk devletinin bekası için esirgememiştir. FET֒yle mücadelede bundan sonrası için de aklıselimi devreye sokmamız gerektiği de bir gerçektir. Bu, özellikle devletimizin yaralarının sarılması için bir gerekliliktir. Çünkü ülkemiz birden fazla terör örgütüyle hem sınırlarımız içinde hem de sınırlarımız dışında mücadele etmektedir. Daha önceden hedef birlikteliği yapan PKK, FETÖ, PYD, YPG, DEAŞ gibi terör örgütlerinin artık eylem birliği içinde hareket ettiği bir dönemin içinden geçtiğimiz unutulmamalıdır. Örneğin Afrin’de Türk ordusunun terörle mücadele konusundaki kararlılığını gören PKK/PYD, hapishanelerdeki DEAŞ’lıları Türk ordusuna karşı savaşmaları şartıyla serbest bırakmakta hiç tereddüt etmemiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; maalesef sözde müttefikimiz olan ABD’nin sergilediği tavrı anlamak mümkün değildir. ABD, başta teröristbaşı Gülen olmak üzere FETÖ terör örgütü firarilerine kucak açmış ve hepsini açıkça korumaya almıştır. Bununla da yetinmemiş, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne açıkça göz dikmiş, sivil vatandaşlarımız da dâhil on binlerce masum insanımızı şehit eden, çocukları katleden PKK/PYD’li hainlere binlerce tır silah yardımını da açıkça yapmış ve yapmaya da devam etmektedir. Tüm bunlara rağmen Türk devletinin milletiyle beraber kararlı bir şekilde Türk’e düşman bu odaklarla mücadelesinin başarıyla devam etmesi ise mücadelenin ne kadar güçlü bir temele oturtulduğunun açık göstergesidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; FET֒yle mücadelenin kararlı bir şekilde sürdürülmesi ve devletin içine sızmış bütün FETÖ artıklarının temizlenmesi en önemli beklentimiz ve talebimizdir. FET֒yle mücadelenin hukuk çerçevesinde yapılması, mücadelenin başarıya ulaşması için olmazsa olmazımızdır. Çünkü FETÖ iblisi son kozlarını oynamakta; komplolarla, sürdürülmekte olan tarihî mücadeleye gölge düşürmenin hesabındadır. FETÖ mağduru sayısının artması, yargı süreçlerinin tıkanarak uzaması ve yapılan haklı mücadelenin toplum nezdindeki inandırıcılığının sekteye uğratılması hedeflenmektedir. FET֒nün askerî yapılanmasına ilişkin davada yargılanan eski bir askerî hâkime ait bellekte “Nasıl İfade Vermeliyiz?” başlıklı talimat notunda örgüt üyelerinin inkâra, yalana ve mahkemeleri oyalama taktiklerine sevk eden notlar tespit edilmiştir. Her şey ortadadır. Davaları kurnazlıkla sulandırma ve saptırma girişimleri açıktır. Darbeden bu yana geçen sürede birçok olay ve birçok kripto FET֒cü deşifre olmuştur. Artık darbeciler açısından takke düşmüş, kel görünmüştür. Bu sebeple darbecilerin adaleti sulandırmasına kesinlikle izin verilmemelidir. Devletin temel direği adalettir. Adalet mülkün temelidir. Mülk ise millete emanettir. Bugün bize düşen adaletin tecellisini sağlamak için çok çalışmak, doğru adımlar atmaktır. Unutulmasın ki bir mağdur dahi varsa onun durumunu adaletle düzeltmeli, adaleti gölgelemek ve haklı mücadeleyi anlamsızlaştırmak isteyenlere fırsat verilmemelidir.

16 Ocak 2018 tarihli grup konuşmasında Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli FET֒yle mücadelede cevabını aradığımız 5 soruyu gündeme getirmiştir. Bu soruları aynen burada bir kez de bu vesileyle sizlerle paylaşmak istiyorum:

1) FET֒yle mücadelede devlet aklı topyekûn devrede midir yoksa sınırlı sayıda kişinin, kısıtlı sayıda devlet ve siyaset adamının gayret ve çabasıyla mı bu süreç ilerlemektedir?

2) FET֒yle mücadelenin bir stratejisi var mıdır, bir konsept hazırlanmış mıdır, siyasi ve hukuki bir eylem planı kurgulanmış mıdır?

3) Fikrî temelleri, millî hedefleri, hukuki sınırları berrak bir zihin ve siyasi kavrayışla belirlenmiş midir?

4) Bu terör örgütüyle mücadelenin öncelikleri nedir, neler olmalıdır, FET֒cülüğün standart bir tanımı ve tasviri yapılmış mıdır?

5) Biriken sosyal maliyeti, devlete karşı yükselen ön yargıları, toplumsal tabana yayılan mağduriyetleri nasıl ve hangi tedbir zinciriyle bertaraf edeceğiz?

Bu sorular dikkatle incelenirse aynı zamanda FET֒yle mücadeleye bir çerçeve de çizmekte olduğu anlaşılacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; FET֒yle mücadelede yargı süreci adil bir şekilde devam ettirilmelidir. Bu mücadelede acziyet gösterilirse acınacak hâle geliriz. Haine hoşgörü olmayacağı unutulmamalıdır. Tüm bu yaşananlardan gerekli dersler çıkartılmalı, devlet içinde yeni paralel yapılara izin verilmemelidir. Devlete sadakat, ehliyet ve liyakat temel ve kesin kriterler olarak ortaya konulmalı ve uygulanmalıdır. FETÖ dâhil bütün terör örgütleriyle sürdürülen başarılı mücadelenin gölgelenmemesi için algı yönetimine önem verilmeli, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi sağlanmalı, hainlerin algı yönetmesine izin verilmemelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; buradan bir daha açık bir şekilde ifade ediyoruz: Milliyetçi Hareket Partisi, FET֒yle ve her türlü terörle mücadelede devletinin ve Hükûmetin yanında, millî bekanın bekçisi, adalet ve hukukun destekçisidir. Her yönüyle meşru olan bu mücadelenin sonuna kadar arkasındayız. Bu, dün olduğu gibi bugün de böyledir, yarın da böyle olacaktır. Terör örgütlerinin oluşturmaya çalıştığı algıya malzeme olanlar, bölücülerin, bebek katillerinin ağzıyla konuşup Türk milletine, Türk devletine kin kusanlar, FETÖ artıkları ve kadrolu devlet düşmanları unutmasın ki Türk devleti ayaktadır, devlet diz çökmemiştir, bundan sonra da diz çökmeyecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, bundan sonrası için de bu kadar tecrübeden aldığımız derslerle devletin içerisine yeni paralel yapıların girmesine ve bunların devletin içerisinde yeni virüsler yaymasına izin verilmemelidir.

Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz Türk milletini bir kez daha saygı ve muhabbetle selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Erdoğan.

Halkların Demokratik Partisi Grubu adına Bitlis Milletvekili Sayın Mahmut Celadet Gaydalı konuşacak.

Buyurun Sayın Gaydalı. (HDP sıralarından alkışlar)

HDP GRUBU ADINA MAHMUT CELADET GAYDALI (Bitlis) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; partim ve grubum adına, görüşülmekte olan 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle ilgili söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 20 Temmuz 2016’da yayımlanan OHAL ilanı ve ardından çıkartılan çok sayıda kanun hükmünde kararnameyle Parlamento devre dışı bırakılmıştır. OHAL’in amacı dışında kullanıldığının en somut kanıtı, hiç kuşkusuz şu an üzerinde görüşmeler yürüttüğümüz kanun hükmünde kararnamelerdir. Kanun hükmünde kararnameler incelendiği zaman darbe ve darbe girişimiyle ilişkisi olmayan çok sayıda düzenlemenin anayasal hükümler hiçe sayılarak hayata geçirildiği görülmektedir.

Değerli milletvekilleri, OHAL KHK’leriyle yargı alanında yapılan, cezaevinde avukatla görüşme hakkının sınırlandırılmasının, savcılara yakalama kararı verme yetkisinin tanınmasının, avukatın dosya içeriğini inceleme ve örnek alma hakkının kısıtlanmasının, sanığın duruşmada hazır bulunma hakkının sınırlanmasının, hükmün müdafi yokluğunda açıklanabilmesinin, mahpusların ziyaret ve haberleşme hakkına yönelik kısıtlamalar getirilmesinin, mahpuslara tek tip kıyafet uygulamasının; ekonomi alanında yapılan işsizlik sigortasına ilişkin düzenlemelerin, Varlık Fonu’na ilişkin düzenlemelerin, Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan değişikliklerin darbe ve darbe girişimiyle ne ilişkisi vardır? Benzer şekilde, eğitim alanında, rektörlük seçimlerinin kaldırılmasının, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı dâhil, bütün araştırma görevlilerinin güvencesiz ve esnek istihdam olan 50/D kadrosuna geçirilmesinin, mülakatla sözleşmeli öğretmen alınmasının, din kültürü öğretmenlerinin mezun olduğu fakülteye bakılmaksızın atamalarının geçerli sayılmasının; sosyal güvenlik alanında, sağlık haklarının kısıtlanmasının, sendikal hakların kısıtlanmasının; idari yapılanmada, belediyelere kayyum atanmasının, bu kapsamda DBP’li belediyelerin 94’üne kayyum atanmasının darbe ve darbe girişimiyle ne alakası var?

Değerli milletvekilleri, zaman kısıtlamasından dolayı sadece birkaç başlığını sayabildiğim, kış lastiğine varıncaya kadar sayısız darbe ve darbe girişimiyle ilgili yakından uzaktan ilişkisi olmayan düzenlemelerin kanun hükmünde kararnamelerle hayata geçirilmesinin tek bir açıklaması olabilir, o da iktidarın artık bunu bir yönetim biçimi hâline getirmesidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP iktidarı 15 Temmuz sonrası ilan ettiği olağanüstü hâli altıncı kez uzatarak normal şartlar ve demokratik koşullar altında ülkeyi yönetme kabiliyetini yitirdiğini bir kez daha göstermiştir. OHAL kaldırılırsa toplumu dizayn edebilecekleri tek etkin silahtan da yoksun kalacaklarının farkındalar. Kafalarına göre kanun hükmünde kararnamelerle insanları işten çıkaramayacaklarının, dernek kapatamayacaklarının farkındalar. On binlerce insanı ekmeğinden, aşından eden bu kanun hükmünde kararnameler torba yasalara rahmet okutacak şekilde oluşturulmuştur. Hani bu kanun hükmünde kararnamelerin çıkarılma sebebi millî güvenlikti? Hani bu OHAL sadece bir buçuk ay sürecekti? “OHAL’i kaldırdık.” diye övünenler bugün bir bardak su içmek için bile KHK çıkaracak durumdadırlar. KHK’ler hukuku hızlandırmak için değil, hukuku ortadan kaldırmak için uygulanmaktadır.

Değerli milletvekilleri, 690 sayılı OHAL KHK’siyle bir de birbirinden farklı birçok alanda değişiklik yapılmıştır. 690 sayılı OHAL KHK’sinde muhtarların sigorta primleriyle ilgili düzenlemeler bulunmaktadır. Sormak istiyorum: İktidar OHAL’i neden ilan etti? Fetullahçı yapılanmayla ne ilgisi var bunun? Ya da ağzınızdan düşürmediğiniz millî güvenlikle ilgisi nedir? Bu tarz maddeler başta saray olmak üzere komple Hükûmetin OHAL rejimindeki keyfiyetini göstermektedir. 690 sayılı KHK’de Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuyla ilgili düzenlemeler de bulunmaktadır. 52’nci maddeye göre OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunda görev yapan üyeler aldıkları kararlar ve fiiller açısından hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluktan arındırılmışlardır. Aldıkları kararlar ne olursa olsun hukuk üstü bir alana yerleştirilmiştir. Hukuk devletinde yasalar kişi, konum, makam gözetilmeksizin yerine getirilirken AKP’nin oluşturduğu OHAL Türkiyesinde hukuktan arındırılmış bölgeler ve meslekler icat edilmiştir. Bir yandan hâkimi, savcıyı çıkarılan KHK’lerle hizaya çekeceksin, diğer yandan kendin oluşturduğun komisyonu hukuki açıdan dokunulmaz kılacaksın. Buna hukuk devleti demek mümkün değildir. 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname sadece bununla yetinmiyor, aynı zamanda önceki kanun hükmünde kararnamelerle işten çıkarılıp tekrar mesleğe iadesi yapılan kişiler sadece uzaklaştırıldıkları sürenin mali ve sosyal haklarını alabiliyor. Herhangi bir tazminat davası açmak hakkı yok. Göreve iade etmek ne demek biliyor musunuz? O kişileri haksız yere işinden ettiğinizi kabul etmek anlamına gelmektedir ama bugüne kadar yapılan her iyi şeye kendi adına “Ben yaptım.” diyerek övünen, kötü olan her şeye “O yaptı.” demeyi huy hâline getirenlerin sorumluluk alması da beklenemez.

Değerli milletvekilleri, çıkarılan KHK’lerin içine “millî güvenliğe karşı faaliyette bulunan” “mensubu veya iltisakı yahut irtibatı” gibi hukuki açıdan hiçbir karşılığı olmayan cümleler yazarak haksızlıklar yapma hakkını kendinizde göremezsiniz. Bu hakkı sizler kendinizde görürseniz Nuriye ve Semih hocalarımızın mahkemelerinde “Gitar çalıp şarkı söylediğin bir video paylaşmışsın.” “Sen de beğenmişsin, paylaşanların örgüt üyesi olabileceğini düşündün mü?” gibi anlamsız bir şekilde iltisak veyahut irtibatı kurmaya çalışırlar.

KHK’ler bizleri hukuk açısından geleceğin Türkiyesine değil, Orta Çağ’ın karanlığına sürüklüyor. İnanıyorum ki birçok AKP’li seçmen de bu durumdan memnun değildir, zaten olmamalıdır da. Sırf insanlar sizin savaşınıza muhalif diye, tepkisini sosyal ortamda gösteriyor diye gözaltına alıp tutukluyorsunuz. Burada bir akıl tutulması var. Sizin politikanızın herkes tarafından sessizce izlenmesini bekleyemezsiniz. İfade özgürlüğünü bu kadar basit bir şekilde yok edemezsiniz. Bakın, Washington merkezli düşünce kuruluşu Freedom House Türkiye’yi ilk kez özgür olmayan ülkeler kategorisine düşürdü. Daha dün “Savaşa hayır.” diyen Türk Tabipleri Birliği yöneticilerine operasyon düzenlendi ve gözaltına alındılar. Herkes sizin söylediklerinizi doğru kabul etmek zorunda değil, herkes savaşı alkışlamak durumunda değil. İnsanları bu kadar baskı altına alarak herkesin ne söyleyeceğine, ne giyeceğine, ne yiyeceğine, ne izleyeceğine karar veremezsiniz. Bu ülkede uygulanan her türlü baskı ve haksızlıklara karşı barış umudu besleyen, “Savaşa hayır.” diyen, “Bunun bir parçası olmayacağız.” diyen güzel insanlar var. İnanın, ne gözaltılarınız ne de cezaevleriniz bu umudu yok edemez -sizlerin arzu ettiği- savaşın herkes tarafından ayakta alkışlanmasını bekliyorsanız daha çok beklersiniz. AKP iktidarı bu savaş anlayışından bir an önce vazgeçmelidir. Demokrasi, hukuk ve insan hakları yeniden etkin kılınmak zorundadır. Demokrasiden, adaletten, hukuk sisteminden, demokratik toplum düzeninden uzaklaşan, kapalı bir rejim olma yolunda ilerleyen bir ülke yönetiminde vatandaşların yaşayacağı gerçekler ne yazık ki darbelerdir, çatışmalardır, savaşlardır, kan ve gözyaşıdır.

Bizler, AKP iktidarının, ne iç siyasette uyguladığı OHAL rejiminin ne de dış siyasette sergilediği savaş politikasının asla yanında durmayacağız. Millet bekası denilerek kendine iktidar bekası oluşturanlara, savaşı siyasi bir politika olarak sürdürenlere karşı her zaman muhalefetimizi yapacağız.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Gaydalı.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Bursa Milletvekili Sayın Nurhayat Altaca Kayışoğlu.

Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekranları başında bizi izleyen milletimiz; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

690 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname üzerine grubumuz adına söz almış bulunuyorum.

Üzerinde konuştuğum kararnamede 77 tane madde var. Bu maddeleri incelediğimde çoğunun OHAL ilanıyla hiçbir ilgisinin olmadığını maalesef gördüm.

20 Temmuz 2016 tarihinden bu yana toplam 31 tane KHK çıkarıldı ve OHAL’in üzerinden on sekiz ay geçti, bu süre zarfında FET֒yle mücadele kapsamında gördük ki her yerden FET֒cü çıktı. Hatta Cumhuriyet gazetesi, Sözcü gazetesi gibi FET֒ye karşı yıllarca mücadele etmiş olan gazetelerde çalışanlar dahi güya FET֒cü çıktı fakat bir tek siyasiler içerisinden, özellikle de Adalet ve Kalkınma Partisinden tek bir FET֒cü çıkmadı.

Şimdi, bugün sabah, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hazırlamış olduğu bir dosya geldi, elimize ulaştı, bunu inceledim. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianamede yer alan şu belgeye göre bir örgütlenme şeması çıkarılmış. Bu şemayı incelediğimizde baktık ki burada ne Meclis var ne siyasi partiler var ne de siyasiler var. Bu OHAL sürecindeki FET֒yle mücadelenizin samimi olmadığını, gerçekçi olmadığını buradan dahi anlıyoruz. OHAL’in ilanı, maalesef, muhalifleri bastırmaya yönelik olarak, bir sivil darbe girişimi olarak tarihe geçmiştir.

Şimdi, kendinize bir tarih koymuşsunuz, diyorsunuz ki: “17-25 Aralık bir milattır.” ve öncesinde FET֒yle birlikte yaptıklarınız konusunda, o işlenmiş suçlara birlikte iştirak etmenize rağmen kendinize fiilen cezasızlık ilan ettiniz, kendinizi bir tarafa çektiniz ve onları yargılıyorsunuz.

Şimdi, Ergenekon kumpasının 2 savcısı vardı; bunlardan biri firarda, biri sarayda. Birinin hakkında davalar var ama öbürü, tek adam rejimiyle ülkeyi yönetip, muhalif gazetecileri, akademisyenleri, avukatları işten atıp açlığa mahkûm ediyor.

“15 Temmuzdan sonra o gece bu Meclisin çatısı altında bütün partiler nasıl bu hain darbe girişimine karşı birlikte mücadele ettiyse aynı şekilde terörle mücadele konusunda bizler ne gerekiyorsa destek olalım, ortak akılla ülkeyi bu süreçten çıkaralım.” dedik fakat sizler OHAL’i kaldıran parti olarak övünürken birdenbire OHAL’i ilan eden parti olarak övünmeye başladınız.

FET֒yle mücadeleyi sulandırmak için ne gerekiyorsa yaptınız çünkü içinizdeki FET֒cülere dokunmadınız ve kandırılmaya devam ediyorsunuz. Örneğin ne yaptınız? Grevleri yasakladınız. Şimdi, grev yapan, hakkını arayan işçiler FET֒cü mü ki OHAL KHK’siyle bunları yaptınız? Taşeron düzenlemesini Meclisi devre dışı bırakarak KHK’yle bir gecede yaptınız. Bizi arayan taşeron işçileri diyor ki: “Vekilim, üç beş yıl önce bir taşeron şirkette çalıştım, ayrıldım, dava açtım, kazandım, 30 bin lira tazminat kazandım, icraya koydum. Şimdi başka bir şirkette çalışıyorum. Aradan yıllar geçti fakat benim yıllar önceki emeğimin karşılığı olan bu alacaklarımdan dahi feragat etmem isteniyor.” Şimdi “imzala” desek olmaz, “imzalama” desek olmaz. Hak arayacağı hiçbir yol yok ve insanları böyle içinden çıkılmaz bir hukuksuzluğun içine sürüklediniz KHK’lerle. Bu taşeron işçiler FET֒cü mü de bu düzenlemeyi OHAL KHK’siyle yaptınız? Güzellik uzmanlarına lazer epilasyon yapma hakkı verdiniz. Hakikaten bu da artık FET֒yle mücadeleyi sulandırmanın, kıl kuyrukla uğraşmanın en uç örneklerinden birisi herhâlde.

Üzerinde konuştuğum bu 690 sayılı KHK’yle bir madde getiriyorsunuz; o ne? Boşanma davalarıyla ilgili. Yurt dışında boşanan kişilerin bu kararlarının Türkiye’de tanınması için tenfizi konusunda bir kolaylık maddesi koyuyorsunuz. Hakikaten boşanmaların, yurt içinde bu kararların tanınmasının FET֒yle ne gibi bir ilgisinin olduğunu anlayamadık. Yani “subliminal” mesaj veriyorsanız, hani “Biz etle tırnak gibi FET֒yle iç içe geçtik, boşanamıyoruz.” gibi bir mesajsa bu, ona bir şey diyemeyeceğim.

OHAL’le yarattığınız yeni rejim aslında 2019’da yürürlüğe girmesini öngördüğünüz tek adam rejiminin bir ön provası, bir gece yarısı KHK’siyle paramiliter güçleriniz için getirdiğiniz cezasızlık maddesi ileride tek adamın neler yapabileceğinin de bir göstergesidir aslında. “Üç aylığına ve sadece devlete karşı ilan ettik ve bir buçuk ayda bitireceğiz.” dediğiniz OHAL tam on sekiz aydır sürüyor, örgütün elebaşı ortada yok, Adil Öksüz’den haber yok, Zekeriya Öz yurt dışında. Ama bakarsanız Bank Asya’nın önünden tesadüfen geçmiş, oraya bir şekilde mecburen kooperatif taksiti bilmem ne diye para yatırmak zorunda kalmış birçok insanın bugün hayatı kararmış, işsiz, aç, susuz cezaevlerinde maalesef mağduriyet yaşıyor.

Bursa’da da hem özellikle havuz medyasında da bir köşe yazarı bunu defalarca yazdı, biz bunun örneklerini yakından görüyoruz. Birçok iş adamı, birçok kalantor FET֒cü dışarıda “itirafçı” adı altında elini kolunu sallayarak gezerken masum insanlar açlığa mahkûm edilmiş durumda. İki örnek vereceğim Bursa’dan. EĞİTİM-SEN’li 2 öğretmen, birisi Mehmet Bodur, birisi Züleyha Çimen. Bunlar öğretmen, byLock kullandıkları iddialarıyla ihraç edilmişler ve daha sonra bunun doğru olmadığı somut bir şekilde ispatlanmış. Her ikisi hakkında da takipsizlik kararları var, elimde de var. Bir yanlışlık olmuş, ortak Wi-Fi kullanımı veya başkasına alınan telefon üzerinden. Bu takipsizlik kararlarına rağmen, bu kişiler hâlâ yıl geçmiş olmasına rağmen görevlerine iade edilmiyorlar. Kendinizi bir an olsun bu insanların yerine koyun, işinizden atıldığınız, hiçbir gelirinizin olmadığı ve hiç alakanız olmadığı hâlde böyle bir örgütle adınızın damgalandığını bir an olsun hayal edin ve en azından bunu sizin vicdanlarınıza seslenerek bir kez daha davet ediyorum “Bu OHAL’in kaldırılması için sizler de üzerinize düşeni yapın.” diyorum.

Bu ülkede insan hakları konusunda daha 2005 yıllarında -özellikle bir on yıl öncesinde- ciddi adımlar atıldı. Avrupa Birliğine uyum yasaları çerçevesinde savunma hakkı konusunda, adil yargılanma hakkı konusunda, işkencenin en azından sistematik olmaktan çıkarılması konusunda adımlar atılmaya başlanmışken ve biz bunları anlatırken, bunlarla övünürken bir anda, tek gecede tepetaklak oldu ve bütün haklar, uluslararası sözleşmeler de askıya alınmak suretiyle, yerle bir edildi. İşkence haberleri; avukatların, gazetecilerin, akademisyenlerin tutuklanması maalesef ülkemizi Orta Çağ noktasına geri götürdü.

Bu OHAL rejimiyle yeni bir kamu personel rejimi yarattınız ve OHAL’le, sadece OHAL gerekçesiyle sınırlı olması gereken kararları insanların ömür boyu hayatını etkileyecek şekilde alarak, ne orantılı ne de gerekçeye bağlı bir şekilde kararlar almayarak hem Anayasa’yı hem uluslararası insan hakları ilkelerini, evrensel ilkeleri yerle bir ettiniz. OHAL sivil darbesiyle kolektif suç yarattınız. Şimdi bunları konuşmak zorunda kalıyorsak, maalesef, yaptığınız bu olumsuz uygulamaların sonucudur.

Yine, üzerinde konuştuğum bu KHK’yle muhtarlara özlük hakları getirdiniz. Muhtarların haklarıyla ilgili Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu yıllardır söylüyor. Ve bu kürsüde yıllardır onlarca torba yasa geçti; bu maddeler bu yasaların içerisine konabilecekken Meclis devre dışı bırakılıp bir OHAL KHK’siyle muhtarlara bu hakların verilmesi doğru mudur? Bu, muhtarlarımıza bir hakaret değil midir? Muhtarlarımızın haklarının FET֒yle mücadeleyle ne ilgisi var ki böyle, şirinlik yapıyormuş gibi KHK’lerin içine bu maddeleri koyarak yine FET֒yle mücadeleyi sulandırıyorsunuz?

Evet, yine OHAL KHK’lerini fırsata çevirdiğinizin bir diğer örneği de Gemlik’in taşınması. Bursa’mızın Gemlik ilçesini bir KHK’yle taşıdınız, daha doğrusu taşıma kararı aldınız. Deprem gerçeğiyle karşı karşıya olan Gemlik bir hukuksuzluk depremiyle karşı karşıya kaldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.

İnsanlar Gemlik’te kaygılı; bankalar kredi vermiyor, emlak piyasası durmuş, Gemlik’in nasıl taşınacağı bir karmaşaya dönüşmüş, Gemlikliler huzursuz, Gemlikliler kaygılı. Ortak akıldan, bilimsellikten yana bir çözüm için biz yıllardır Gemlik’in bu deprem gerçeğiyle karşı karşıya olduğunu söylüyoruz. Bu konuda da destek vermeye hazırız ama bu OHAL KHK’siyle olmaz diyoruz.

Aslında KHK’lerin arkasına gizlenerek, OHAL’i bahane ederek milletin bu Meclise verdiği yetkiyi gasbetmeniz bir sıkışmışlığın göstergesidir. Ama diyoruz ki: Bu millet tek adamcığılın fragmanından dahi bezdi ve 2019’da 1919 ruhuyla tek adamcılığın iradesine son verecek, parlamenter demokrasimizi güçlendirmekten yana hakkını, oyunu kullanacaktır.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Kayışoğlu.

Kanun hükmünde kararnamenin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Şimdi maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Birinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz. Birinci bölüm 1 ila 26’ncı maddeleri kapsamaktadır. Birinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

1’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 2’nci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2’nci maddesi, 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 5’inci maddesi için hazırlanan önergeyle 2797 sayılı Kanun’un 46’ncı maddesine işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

3’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

4’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

5’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

6’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

7’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

8’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

9’uncu madde üzerinde bir önerge vardır okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 9’uncu maddesinde yer alan “31/12/2017” ibaresinin “31/12/2020” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutayım Sayın Özel.

Gerekçe:

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 23’üncü maddesiyle yapılan değişiklik metne yansıtılmaktadır.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın Özel, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, “31/12/2017” ibaresini “31/12/2020” şeklinde değiştiriyorlar. Bu madde dışarıdan pilot atama işleminin 2017’de sona erecek olmasını düzenliyordur ve KHK’yle düzenlenmişti. Dışarıdan pilot atamanın -KHK’yle düzenlenen- süresinin üç yıl daha ileri atılmasını anlıyoruz biz. Durum gerçekten böyle mi? Sayın Bakanın bu konudaki bilgisi, deneyimi de müsait, bu konuda kısaca bir bilgi verirse memnun oluruz.

BAŞKAN – Sayın Bakan, buyurun.

BAŞBAKAN YARDIMCISI FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; tabii, bu 15 Temmuz hain darbe girişiminden dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerindeki özellikle FETÖ terör örgütü mensubu pilotların ordudan atılmasıyla birlikte bu konuda bir ihtiyaç ortaya çıktı. Bu ihtiyacın temin edilmesi için benim de Bakanlığım döneminde kanun hükmünde kararnamelerle -ki daha sonra kanunlaştı- bazı tedbirler alındı ve bu tedbirler sonucunda açığın bir kısmı kapatıldı. Şu anda benim de bildiğim kadarıyla pilot açığımız zaruret düzeyinin üstünde ama norm kadronun altında. Dolayısıyla norm kadroya çıkana kadar bu konudaki... Yani bugün, işte, Afrin’deki harekâtta da görüyoruz, Allah’a hamdolsun, Türkiye gerek pilot açısından gerek askerî teçhizat açısından gerek insan kaynağı açısından gerekse mühimmat açısından bir sorun yaşamıyor ama “norm kadro” dediğimiz, kadronun da üzerine çıkılana kadar bu ihtiyacın giderilmesi için böyle bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu biliyorum. Bu açıdan verilen önergenin yerinde ve doğru olduğunu düşünüyorum.

Teşekkür ederim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Zaten oylandı da bilgi almak için sordum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz.

Sayın milletvekilleri, kabul edilen önerge doğrultusunda 9’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın Yıldırım, sisteme girmişsiniz.

AHMET YILDIRIM (Muş) – 16’ncı maddede kısa bir söz istiyorum.

BAŞKAN – Peki.

10’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

11’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

12’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

13’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

14’üncü maddede bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

681 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 92’nci maddesine dair hazırlanan önergenin kabul edilmesiyle 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesi metne işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan bu madde 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname metninden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

15’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

16’ncı maddeyi oylatacağım ama Sayın Yıldırım’ın söz talebi var.

Buyurun.

AHMET YILDIRIM (Muş) – Sayın Başkan, şimdi 690 sayılı KHK’nin 16’ncı maddesinde 6756 sayılı Kanun’da olağanüstü hâl kapsamında askerî üniversitelerin kurulmasına ek 1 madde daha getirilerek “Astsubay meslek yüksekokulları ile yabancı diller ve savunma ile ilgili diğer yüksekokullardan,” fıkrası eklenmiştir.

Bu maddede özellikle dikkatinize ve Hükûmetin dikkatine sunmak istediğim bir husus var. Özellikle “savunma ile ilgili diğer yüksekokulları” gibi alabildiğine muğlak, neye tekabül ettiğini bilmediğimiz ve son zamanlarda da muhalefetle iktidar arasındaki bir tartışmaya konu olan, acaba SADAT gibi yapıların resmî bir hüviyete kavuşturulmasını mı anlamalıyız? Ya değilse, şimdi bu, teknik bir mesele; eğitim, sağlık değil, savunmayla ilgili bir mesele ve “savunma ile ilgili diğer yüksekokullar” denirken ucu açık, sınırı belli olmayan bir şey anlaşılıyor. Bu muğlaklığın giderilmemesi durumunda her türlü suistimale açık olabileceğini dikkatinize sunmak istiyorum.

BAŞBAKAN YARDIMCISI FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Bir kısa açıklama yapabilir miyim?

BAŞKAN – Tabii ki buyurun.

BAŞBAKAN YARDIMCISI FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli arkadaşalar; bu maddenin kanun hükmünde kararnameye konması sürecinde ben de Millî Savunma Bakanı olarak biliyorsunuz görev yapıyordum.

Askerî okulların lise bölümleri kapatıldığı için, onlar da lisede İngilizce veya yabancı dil eğitimi aldıkları için ayrıca harp okullarında yeni bir yabancı dil eğitimine ihtiyaç yoktu. Askerî liseler kapatıldığı için üniversitelerin 1’inci sınıfına, ilk yılına hazırlık sınıfı konması, askerlerimizin en iyi şekilde yetişmesi açısından gerekli görüldü. Bununla ilgili bir düzenlemedir ve bununla ilgili düzenlemenin yanında, biliyorsunuz, savunma ve güvenlik aslında dünyada sadece askerlerin ilgilenmediği, aslında sivillerin de çok yoğun olarak çalıştığı bir alandır. Maalesef Türkiye’de çok uzun yıllar savunma ve güvenlik alanında sivil insan kaynağımız yeteri kadar oluşmadı. Son dönemde bu konuda ciddi bir atak var. Bu sivil insan kaynağının da yetiştirilebilmesi için Millî Savunma Üniversitesi bünyesinde bazı yüksek okulların ve enstitülerin açılabilmesi imkânını getirmek için… Yoksa bu olayın SADAT’la uzaktan yakından herhangi bir şekilde alakası olmadığını özellikle belirtmek isterim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz.

16’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

17’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

18’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 18’inci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

680 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30’uncu maddesine dair hazırlanan önergenin kabul edilmesiyle, 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 18’inci maddesiyle eklenmesi öngörülen ibare metne işlenmiş olduğundan, ihtiyaç kalmayan bu madde 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname metninden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

19’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

20’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

21’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

22’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 22’nci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

676 sayılı KHK’yle ilgili madde kanunlaşacağından, madde bu KHK’den çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

23’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

24’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

25’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

26’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Birinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

AHMET YILDIRIM (Muş) – Sayın Başkanım, ben sadece kayıtlara geçmesi açısından çok kısa bir söz istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun.

AHMET YILDIRIM (Muş) – Bu 26’ncı maddede Emniyet Genel Müdürlüğüne 7 bin kişilik çarşı ve mahalle bekçisi kadrosunun tahsis edilmesiyle alakalı olarak daha önce de söyledik, bu KHK geçtiği zaman buradan söz alıp ifade etmiştik. Şimdi, gerek emniyet görevliliği gerek polislik, askerlik belli bir eğitim gerektirir. Bu eğitim sadece güvenlikle ilgili değildir; Sayın Bakan, siz daha iyi bilirsiniz, hukukla ilgili, yasal mevzuatla ilgili belli eğitime sahip olurlar. Düşünün, herhangi bir eğitim tahsil şartı olmaksızın bir kişiyi getirip deyim yerindeyse, amiyane tabirle söylüyorum “Mahallede sen namus bekçisisin. Sana silahı verdim, buyurun.” Bunun sicil kaydına bile bakılmaksızın bölgede, özellikle Diyarbakır ve çevresinde daha önce adli suçlara karışmış olanların bile getirilip bekçi yapıldığı birçok örnek vardır, bunların bu silahı aldıktan sonra da bulaşmış oldukları suçlar vardır. Bunu özellikle kayıtlara girmesi açısından ifade etmek istedim.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Yıldırım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ben de pek kısa bir söz istiyorum.

BAŞKAN – Sayın Özel, buyurun.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

27.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın görüşülmekte olan 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 22’nci maddesiyle ilgili önergenin gerekçesindeki bazı ifadelerin millî iradeye saygısızlık olduğuna ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, biz grup başkan vekilleri olarak Meclisin iradesine en çok saygı göstermesi gereken makamları işgal ediyoruz. Biraz önce okutulan, Sayın Elitaş’ın imzası olan elimizdeki önergenin gerekçesi şu şekilde: “676 sayılı KHK’yle ilgili madde kanunlaşacağından madde bu KHK’den çıkarılmaktadır.” 676’nın oylamasını yirmi dakika önce yaptık. Elitaş önergeyi dün 18.25’te vermiş, üstünde yazıyor. Yani dün 18.25’te bugün 15.30’da yapılacak oylamada ne oy kullanılacağını öngörerek önergeye gerekçe yazmış kendisi. Bu, millî iradeye saygısızlıktır. Katı bir grup disiplininiz olabilir ama bunu Meclis altında kabul edemeyiz. Bu tip bir ifadenin bir daha yer almaması gerektiğini düşünüyoruz.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Özel.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Sayın Elitaş, buyurun.

28.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, 26 adet kanun hükmünde kararname üzerinde titizlikle ve hassasiyetle çalışıldığına ilişkin açıklaması

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

AK PARTİ Grup Başkan Vekili olarak 26 adet kanun hükmünde kararname üzerinde ne kadar hassas ve titiz çalıştığımızın en önemli örneği bu. Biliyorsunuz, önergeler verilir, eğer 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de önerge kabul edilirse bu işleme alınır. Nitekim Meclis Başkanlık Divanı, oradaki Kanunlar Kararlardaki arkadaşlar derler ki: “Sizin bu önergeniz kabul edilmediğinden dolayı bu gereksiz, geçersiz kalmıştır." diye bize iade ederler.

Biz bu titizliği, hassasiyeti devam ettiriyoruz. Sayın Özel’e de bu uyarmasından dolayı teşekkür ediyorum.

İyi çalıştık, önergeler de doğrudur efendim.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Elitaş, teşekkürler.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, burada bir noktaya açıklık getireyim.

BAŞKAN – Sayın Özel, buyurun.

29.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Eğer Sayın Elitaş’ın önergesi 676 sayılı KHK’yle maddenin kanunlaşması durumunda olsaydı saygılı bir ifade olurdu ama “kanunlaşacağından” diye dünden söylediği için, “kanunlaştığından” yazarsanız o zaman da saatin bu dakikalar olması lazım. Bunu dünden söyleyemezsiniz.

BAŞKAN – Kendi aranızda anlaşın!

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, sizin riyasetinizde siyasi parti grup başkan vekilleriyle bir toplantı yaptık biliyorsunuz. O toplantıda 26 adet kanun hükmünde kararnamenin bu hafta çıkmasıyla ilgili kanaat oluştu. Nitekim dedik ki: Bütün önergeler teknik önergelerdir, önergelere kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapan herhangi bir harf, virgül koymayacağız. O çerçevede biz bu işi yapıyoruz.

Arz ediyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Peki, teşekkür ederiz.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

8.- 690 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/836) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 484) (Devam)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, şimdi ikinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

İkinci bölüm 27 ila 51’inci maddeleri kapsamaktadır.

İkinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

27’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 27’nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"MADDE 27- 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş, aynı maddenin sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.”

"Güvenlik korucularından 55 yaşını dolduranların görevleriyle ilişikleri kesilir.”

"Güvenlik korucusu olarak görevlendirilenler hakkında 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu hükümleri uygulanmaz.”

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 22’nci maddesine dair hazırlanan önergenin kabul edilmesiyle, 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 27’nci maddesiyle 442 sayılı Kanun’un 74’üncü maddesinin onuncu fıkrasında yapılan ibare değişikliği metne işlenmiş olduğundan, ihtiyaç kalmayan bu madde 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname metninden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

28’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

29’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

30’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

31’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

32’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

33’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

34’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

35’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

36’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

37’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

38’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

39’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

40’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

41’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

42’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

43’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

44’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, sadece tutanağa geçsin. Yıllardır ifade ettiğimiz muhtarların prime esas kazançları, düzenli ödeme desteği ve muhtarların prim ödeme yükümlülüklerinin ortadan kaldırılmasıyla ilgili bu düzenleme KHK’de düzenlendi; keşke bu Mecliste düzenlenip tüm partilerin katkısıyla olabilseydi. Maddelere özünde uzun yıllardır savunduğumuz maddeler olarak destek veriyoruz.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Özel.

45’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

46’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

47’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

48’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

49’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

50’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

51’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

İkinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Şimdi, üçüncü bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Üçüncü bölüm 52 ila 77’nci maddeleri kapsamaktadır.

Üçüncü bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

52’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 52’nci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

53’üncü madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 53’üncü maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

54’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 54’üncü maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

55’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 55’inci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

56’ncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 56’ncı maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

57’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 57’nci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

58’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

59’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

60’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

61’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

62’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

63’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

64’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

65’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

66’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

67’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 67’nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

“MADDE 67-6362 sayılı Kanunun 99 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(4) Kuruldan izin alınmaksızın kitle fonlama platformları aracılığıyla halktan para toplandığına veya Türkiye'de yerleşik kişilere yönelik olarak internet aracılığıyla yurt dışında kaldıraçlı işlem ve kaldıraçlı işlemlerle aynı hükümlere tabi olduğu belirlenen türev araç işlemleri yaptırıldığına ilişkin bilgi edinilmesi halinde, Kurulun başvurusu üzerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, ilgili internet sitesine erişimi engeller.”

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

7061 sayılı Kanun’un 111’inci maddesiyle söz konusu fıkraya yapılan ekleme metne işlenmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

68’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

69’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

70’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

71’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

72’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

73’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

74’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

75’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

76’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

77’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Başkanım, bir redaksiyon talebimiz olacak.

BAŞKAN – Buyurunuz.

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Görüşülmekte olan 484 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Genel Kurulda kabul edilen değişiklik önergeleriyle birlikte kanunlaşacağından düzenlemenin adının “Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun” şeklinde değiştirilmesi, ayrıca metinde geçen ve görüştüğümüz kanun hükmünde kararnameye atıfta bulunan “kanun hükmünde kararname" ibarelerinin “kanun” olarak değiştirilmesine yönelik redaksiyon talebimiz vardır, saygıyla sunulur.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz.

Talebiniz kayıtlara geçmiştir. Redaksiyon işlemi kanun yazımı sırasında Başkanlığımızca gerçekleştirilecektir.

Üçüncü bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Kanun hükmünde kararnamenin tümü açık oylamaya tabidir. Oylama için üç dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı yoktur.

Birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 17.18

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 17.36

BAŞKAN: Başkan Vekili Pervin BULDAN

KÂTİP ÜYELER: Fehmi KÜPÇÜ (Bolu), Sema KIRCI (Balıkesir)

-----0-----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 54’üncü Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

484 sıra sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin tümünün açık oylamasında toplantı yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi açık oylamayı tekrarlayacağım.

Oylama için üç dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, 690 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı                          :           237

Kabul                                                  :           217

Ret                                                      :             20   (x)

                      Kâtip Üye                                           Kâtip Üye

                   Fehmi Küpçü                                        Sema Kırcı

                          Bolu                                                Balıkesir”

Kanun hükmünde kararname kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

2’nci sırada yer alan 694 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/870) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’nin görüşmelerine başlayacağız.

9.- 694 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/870) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 500) (xx)

BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Komisyon raporu 500 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince, bu kanun hükmünde kararname İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında temel kanun olarak görüşülecektir. Bu nedenle kanun hükmünde kararname tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanıp maddelerine geçilmesi kabul edildikten sonra bölümler hâlinde görüşülecek ve bölümlerde yer alan maddeler ayrı ayrı oylanacaktır.

Şimdi kanun hükmünde kararnamenin tümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına İstanbul Milletvekili Sayın Arzu Erdem…

Buyurun Sayın Erdem. (MHP sıralarından alkışlar)

MHP GRUBU ADINA ARZU ERDEM (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, 500 sıra sayılı 694 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye ilişkin Milliyetçi Hareket Partisi Grubum adına söz almış bulunmaktayım. Gazi Meclisi, bizleri ekranları başında izleyen aziz Türk milletini saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, öncelikle on beş dakika önce almış olduğumuz acı bir haberi paylaşmak istiyorum. Hakkâri Çukurca’da şehit düşen hemşehrim Sözleşmeli Piyade Er Miraç Gürhan’a Allah’tan rahmet diliyorum, kederli ailesine sabır diliyorum. Yaralanan 5 askerimize de acil şifalar diliyorum.

Değerli milletvekilleri, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde eli kanlı terör örgütü PKK-PYD’nin attığı bir roket bir eve isabet etmiştir. 17 yaşındaki kardeşimiz Fatma Avlar hayatını kaybetmiştir. Şehadete erişen kızımızın kederli ailesine sabır diliyorum. Yine, Türk milletimizin başı sağ olsun diyorum.

Anayasa’nın 119’uncu maddesine göre olağanüstü hâl, tabii afet ve ağır ekonomik bunalım ile şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması durumlarında ilan edilebilmektedir.

Özellikle dünyadaki örnekleri de görmek gerekir ki emperyalist güçlerin ülkemizi olağanüstü hâl üzerinden ne kadar haksız olarak eleştirdiğini de tespit edebiliriz. 12 Haziran 2016 günü Orlando’da bir gece kulübünde saldırı gerçekleşmiştir ve Florida eyaleti Orange County’de olağanüstü hâl ilan etmiştir. Saldırıda 50 kişi hayatını kaybetmiştir, 53 kişi yaralanmıştır. Kasım 2015’te 6 ayrı noktada yapılan terör saldırısında 7’si saldırgan 137 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu, Fransa’da gerçekleşiyor. Fransız devleti derhâl OHAL ilan etmiştir. Wood Buffalo Belediyesi Fort Mc Murray orman yangını sonucunda Alberta Kanada’da olağanüstü hâl ilan etmiştir. Filipinler, tropik fırtına felaketi nedeniyle olağanüstü hâl ilan etmiştir. Kırım Hükûmeti, yine ülkede yaşanan enerji sıkıntısı sebebiyle olağanüstü hâl ilan etmiştir. Kaliforniya Valisi Jerry Brown, 6 Ocak 2016’da gerçekleşen gaz sıkıntısı nedeniyle OHAL ilan etmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Kuzey Carolina, Maryland, Pennsylvania, Georgia, Virginia ve New Jersey’de kar fırtınası sebebiyle olağanüstü hâl ilan etmiştir. 2016’da Venezuella’da protestolar nedeniyle yine olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Yani özetleyecek olursak küresel terör saldırılarının sürdüğü bir zaman diliminde başta Fransa olmak üzere birçok Avrupa Birliği ülkesinde OHAL ilan edilmiştir. Ülkemiz ise sinsi terör örgütü ve uzantılarının hedefindedir. FETÖ, PKK, IŞİD, uzantıları YPG ve PYD’nin hedefinde son birkaç yılda Avrupa Birliği ülkelerinin on katı daha fazla terör saldırısıyla karşı karşıya olan ülkemizde olağanüstü hâl bir devlet refleksidir. Bunun üzerine ayrıca hiçbir yerde yaşanmayan 15 Temmuz kanlı darbe girişimi yaşanmıştır ve her birimiz biliyoruz ki o gece milletimiz varoluşla yok oluş arasında incecik çizgiyi birlikte yaşamıştır. Bunların tamamına baktığımızda, bugün ülkemizin geçmiş olduğu durumun, özellikle içinde bulunmuş olduğu durumun ne kadar vahim olduğunu ama devlet refleksinin ne kadar doğru işlediğini, Türk milletinin ne kadar iradeli durduğunu görebiliyoruz.

Bunun için Zeytin Dalı Operasyonu’yla ilgili de birkaç kelime etmek istiyorum: Şöyle ki, Zeytin Dalı Operasyonu… Özel olarak, orada mücadele eden Mehmetçiklerimize buradan dualarımızı gönderdiğimi belirtmek istiyorum. Şehadete kavuşmuş olan tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralanan kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Rabb’im oradaki mücadelelerini mukaddes eylesin. Bizim için Afrin’deki mücadele, yani Zeytin Dalı Operasyonu çok önemli bir mücadele. Fırat Kalkanı ve El Bab operasyonlarının devamı olan Zeytin Dalı Operasyonu özellikle tamamlanması gereken, hem ülkemizin güvenliği açısından hem sınır ötesi güvenliği açısından hem o bölgede sivil milletin özellikle güvenliği açısından gerçekleştirilmesi gereken operasyonlardı.

Bu açıdan Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekilimiz Sayın Erkan Akçay Beyefendi’nin tanımlamış olduğu -özellikle stratejik sonuçlarına ilişkin- beş stratejik sonucu da burada tekrar paylaşmak istiyorum.

İlk olarak orada yapılan operasyon… Suriye'de emperyalist güçlerin vekâletle yürüttüğü bir savaş vardır. İşte, bu operasyon komşumuz olan Suriye'nin geleceğinde Türkiye'nin göz ardı edilemeyeceğinin garantisidir. Suriye’nin toprak bütünlüğünün muhafazasını da amaçlayan bu harekâtla masada Fırat Kalkanı’yla elde edilen söz hakkı da güçlenecektir.

İkincisi, harekât sınır ötesinden gelen tehditlere karşı Türkiye'nin meşru savunma hakkını güçlü bir irade ve kuvvetle uygulayacağını göstermektedir.

Üçüncü olarak, sınırlarımızın ötesinde, özellikle birtakım güçler izin vermeden Türkiye'nin adım atamayacağı algısı geçersiz kılınmıştır, yerle yeksan edilmiştir.

Operasyonun dördüncü ve siyasi önemli bir kısmı ise, Afrin merkezli oluşturulmak istenen kukla devletçiliğinin tıpkı Kerkük’te olduğu gibi daha doğmadan engellenmesidir. Bu stratejik sonuçlar Türk milleti için ve özellikle devletimiz için çok büyük önem arz etmektedir.

Şimdi, mücadeleyle ilgili, hem o bölgede mücadele eden hem vatanımızın müdafaasında mücadele eden gazilerimiz, şehitlerimiz ve yakınlarıyla ilgili vermiş olduğumuz kanun tekliflerinin ve önergelerin kabulü noktasında başta iktidar partisi olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisini tekrar bilgilendirmek istiyorum. Muharip gazilerimiz, Kore gazilerimiz ve Kıbrıs gazilerimiz arasında bir eşitsizlik var. Bu eşitsizliğin mutlaka giderilmesi gerekmektedir. Gazilerin uzuv kaybı derecesine bakılmaksızın malul gazi sayılarak yaratılan eşitsizliğin giderilmesi şart. Şehit ve gazilerimizin ailelerine öncelikli kadro verilmeli. Bu anlamda çalışmalar yapılmaktadır ama yeterli midir? İnanın yeterli değildir; gazilerimiz de şehitlerimizin yakınları da gerçekten başımızın tacı ve bu açıdan yapılacak olan her tür düzenleme onların helalidir, onlara yapılacak olan her tür düzenleme haktır.

Ayrıca, terörle mücadele sırasında yaralanıp gazi sayılmayanlarla ilgili de mutlaka bir düzenleme yapılması gerekiyor. Bu açıdan bir kanun hükmünde kararname çıktı ama surda gedik açılmış kadar küçücük bir düzenlemeydi ve gerçekten istenen belgeler ve aranan ölçüler bu terörle mücadele sırasında yaralanıp gazi sayılmayanlarla ilgili gazilik unvanını almaları noktasında bir yeterlilik oluşturmamıştır.

Aynı şekilde, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ve ülkemizin çok farklı yerlerinde korucularımız yoğun bir mücadele vermekte hain terör öğütlerine karşı. Korucularımız terörle mücadelede devletten hiçbir maaş almadan -yeni bir düzenlemeyle az bir maaş almaktalar ama- yıllarca gönüllü bir şekilde safını devletten yana belirlemiştir ve PKK’nın çok yoğun tehdidi altında bulunan yörenin güvenliğini sağlayan birimlerdir. 1924 yılından bu yana yürürlükte olan 442 sayılı Kanun’la çalıştırılan korucularımızın bir korucu kanunu yoktur ve bu bir eksikliktir. Bu açıdan yine kanun teklifimiz bulunmaktadır Milliyetçi Hareket Partisi olarak. Korucularımızın mağduriyetlerinin giderilmesi hususunda çalışmaların yapılması şarttır. Korucularımızın her zaman yanında olduğu devletimize olan güvenlerinin tazelenmesini sağlayacak düzenlemeler yapmalıyız. Ortalama 8 nüfuslu bir aileyi evinde bırakıp, her akşam helalleşerek evden çıkan bir korucunun almış olduğu maaş 1.510 lira. Bu maaşla geçinmesi mümkün olmadığı gibi, çocuklarıyla ilgili ve eviyle ilgili, ailesine verilecek olan desteklerle ilgili de düzenlemeler yapılmalı. Vatanı uğruna ölümü göze alan korucularımızın maaşının en düşük devlet memuru maaşına endekslenmesi gerekmektedir. Bu açıdan kanun teklifimiz mevcut, iktidar partisinin ve diğer partilerin de desteğinin beklendiğini buradan belirtmek istiyorum.

Ayrıca, son olarak, şubatta yapılacak olan atamalarla ilgili -Sayın Sağlık Bakanı burada- dün bir açıklama olduğu söylendi ama özellikle kadro verilmesine ilişkin, tıbbi sekreterler ve sağlık personeline ilişkin bu konuda bir açıklama var mıdır, resmî bir açıklama var mıdır? Şubatta sayı olarak ne kadar alım yapılacak? Bize çok sayıda müracaat geldiği için, birinci ağızdan, Sayın Bakanımızdan bir cevap alabilirsek sağlıkçılarla alakalı çok memnuniyet duyacağız.

Öğretmenlerle ilgili de ilave bir 5 bin kadro açıklaması yapılmıştır ama yeterli midir? Değildir. Çünkü 110 bin civarında öğretmen açığı bulunan ülkemizde, şu an 20 bin alım yapılacağı söylenmektedir ancak dün itibarıyla 25 bine çıkarılacağı söylendi, burada da öğretmenlerimizin beklediği kadro en az 40 bin kadro. Bu açıdan, bunun değerlendirilmesi, göz bebeğimiz evlatlarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerimizin sorunlarının da giderilmesi açısından, hepimizin elimizi değil gövdemizi taşın altına koymamız gerektiği gerçeğiyle de karşı karşıya kaldığımız bir gerçek.

Ayrıca, şunu söylemem gerekiyor: Ben bir anne olarak evlatlarımı emanet ettiğim öğretmelerimizin mutlu olması gerektiğini düşünüyorum, kendi branşında istihdam görmesi gerektiğini düşünüyorum ve inanıyorum ki burada oturan her bir milletvekili arkadaşımız da aynı düşünceye, aynı duyguya sahip.

Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Erdem.

Sayın Kerestecioğlu ve Sayın Özel sisteme girmişler.

Buyurun Sayın Kerestecioğlu.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

30.- İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir’in, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın Musul Başkonsolosu olduğu döneme ilişkin bazı açıklamalarına ilişkin açıklaması

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Sayın Başkan, bugün, CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz’ın, eski Musul Başkonsolosu olduğu döneme ilişkin bazı açıklamaları oldu. Bunlar, gerçekten izaha muhtaç olan iddialar.

Kendisi diyor ki: “Koruma polisi olan Abdülsettar Yaşar -bu benim şüphelerim olduğu bir tip, düşünce olarak IŞİD’e yakın olan bir tip- Musul baskınında bir anda ‘Arapça biliyorum.’ diyerek ortaya çıkıyor, IŞİD’in belgelerini de bana imzalatmak istiyor, ben reddediyorum. Beni korumakla görevli olarak gelenlerin bir kısmının o tarafa ideolojik olarak yakınlığı var, resmen o tarafa geçtiler. Konsolosluk basıldığında ben ‘Çatışın.’ dedim, Hükûmet ‘Çatışmayın.’ dedi. Şimdi bazı adamları çıkarıp konuşturuyorlar. O zaman bende bu işin tezgâhlandığı sonucu doğuyor. Bütün bunlar beni orada sattılar. Bunların yargılanması lazım.”

Şimdi, bunlar gerçekten çok ciddi iddialar o döneme ilişkin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, devam edin.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Bugün 10 Ekim Ankara gar katliamının -100’den fazla insanın öldürüldüğü gar katliamının- davasındaydım ve gerçekten burası, biraz, “tarifsiz kederler ülkesi” diye tanımlamamız gereken bir ülke. Oradaki yargılanan sanıklara baktığım zaman, ki bunlar IŞİD’li olduğu iddia edilen -hâlâ yargılandıkları için “iddia” diyorum- sanıklar, gayet fütursuzca arkalarına dönüp oradaki acılı ailelere dahi laf atma cüretini gösterebilen insanlar ve bunlara baktığım zaman bu sözlerin daha fazla açıklanmaya muhtaç olan sözler olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda bugün “şerefli, onurlu insanlar” diyerek Afrin’de iş birliği yapıldığı söylenen o El Kaide ve başka örgütlerin -kadın ve insanlık düşmanı bazı örgütlerin- tortuları olan güçlerle yapılan iş birliğine de özellikle tekrar uyararak dikkat çekmek istedim.

Teşekkürler.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Kerestecioğlu.

Sayın Özel…

31.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın güvenlik soruşturması nedeniyle atama bekleyen sağlıkçılara bir açıklama yapmasını beklediğine ve Türk Tabipleri Birliğiyle ilgili bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, Sayın Bakan Mecliste olunca, makam odalarımızın telefonlarına hem güvenlik soruşturmasından dolayı ataması bekleyen hem de gelecek şubat ayı atamalarıyla ilgili beklentisi olan çok sayıda sağlıkçı müracaatta bulunuyor. Önce bir onların beklediği sorulara Sayın Bakan cevap verirse… Çünkü herkesin gözü kulağı burada kendisini görünce ama benim söz alma sebebim, birkaç gündür Mecliste de çok konuştuğumuz bir gündemle ilişkili.

Türk Tabipleri Birliği, Sayın Bakan, Anayasa’nın emrettiği bir kanunla kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütü, aslında sizin de meslek örgütünüz. Aslında Sayın Bakan bakanlık yaptığı günden itibaren Parlamentoya saygısı, sorularımıza cevap vermesi, gerek üslubu gerek yaklaşımı açısından daha önce de bizim buradan teşekkür ettiğimiz bir bakandı ve ilk kez, son dönemlerde alışık tavırların dışında, sağlıkçı olmasına da bağladığımız bir idare şekli, bir yönetim şekli, bir yürütme şekli ortaya koyuyor diye düşünüyorduk ama son günlerde bütün sağlıkçılar gibi bizi de hayal kırıklığına uğrattı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sorunun birincisi, kendisinin de mensubu olduğu Türk Tabipleri Birliğinin açıklaması. Ben Sayın Bakanın ve iktidar kanadının açıklamalarını okuyunca herhâlde soruşturma açılan açıklama bu olamaz deyip 3-4 kez daha okudum. Orada ne söyledikleri ortada. “Hekimiz.” diyor, “Yaşatmalıyız.” diyor, “Her zaman olduğu gibi yaşam hakkını savunuyoruz.” diyor. Bunun üstüne Sayın Bakan şöyle bir ifade kullandı: “Tabipleri temsil hakları yok. Türk tabiplerini temsil etmiyorlar.”

Sayın Bakan, 81 ilde örgütlü bunlar, 65 ilde odaları var, 85.500 kayıtlı üyeleri var, yüzde 80 oran. Seçim yapmışlar, sizin gibi seçimle gelmişler. Yüzde 58 oy alıp seçilmiş mevcut başkan. Onu seçen delegeyi kim seçmiş? Öyle bir yerde yazılmamış. Urfa’da 900, İzmir’de 2.500, İstanbul’da 4.900, Ankara’da 5.633 doktor gidip, sandıkta oy verip delege seçmiş. O seçtikleri 491 delegenin yüzde 58’i oy vermiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Müsaadenizle bitireyim Başkanım.

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Bakan, seçim bölgenizde aldığınız oy oranına bakarsanız Türk Tabipleri Birliği sizden çok daha meşru. Eğer size karşı darbe yapıldığında millet tankın önüne geçiyorsa, bizler kapalı Meclisi açıp hepimizi hedef ediyorsak, çoluğumuzun çocuğumuzun geleceğini düşünmeden demokrasiyi koruyorsak siz, sizden daha yüksek oy oranıyla seçilmiş, meşruiyet sıkıntısı size göre çok daha az olan -hem de bütün hekimlerin verdiği oy oranına baktığınızda sizden çok yüksek, değil ki sadece oy kullananların- kendi örgütünüze bunu nasıl söylüyorsunuz? Sizin kendi örgütünüzün yanında durmanız gerekirken, “Seçimle gelen seçimle gider.” demeniz gerekirken bugün içerideler; ekmeklerinden, aşlarından, işlerinden yapıyor talimatlı rektörler. Yarın belki de vesayet yetkinizi kullanıp görevden almaya kalkacaksınız ve sonraki seçimlerde de o örgütü ele geçirmeye çalışacak birileri. Bunu ayıplıyoruz, yakıştıramıyoruz. Bu konuda Parlamentoya bilgi vermenizi bekliyoruz.

BAŞKAN – Sayın Bakan, yerinizden cevap verebilirsiniz, buyurun.

32.- Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın, Manisa Milletvekili Özgür Özel’in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekilleri “birlikte yaşama” diye bir şey var. Birlikte yaşama birbirine güvenen, birbirinin güvenliğini tehlikeye atmayan insanların yapabileceği bir iş. Biz bir milletiz, bir vatanda, bir bayrağın altında birlikte yaşıyoruz. Burada bize, bağımsızlığımıza, egemenliğimize, hatta daha ileri, hayat hakkımıza bir saldırı olduğunda birlikte yaşamanın şartı, o saldırıya karşı hep birlikte karşı koymaktır, o saldırıyı hep birlikte bertaraf etmektir.

Ülkemiz büyük bir tehditle karşı karşıya, bir terör belasıyla karşı karşıya. Böyle bir saldırı yapıldığında elbette ki ülkemiz en doğal refleksi gösteriyor; devletimiz, Hükûmetimiz ülkenin hayat hakkını, milletimizin hayat hakkını, egemenlik hakkını savunmak için, bu terör belalarına karşı mücadele için harekete geçiyor.

Peki, neydi o birlikte yaşamanın temel şartı? Yanımızdaki herkes, birlikte olduğumuz herkes bu saldırıya karşı tavır sergilemek zorundadır. Eğer bu saldırıyı hafifletecek veya bu saldırıyı meşru bir hareketmiş gibi gösterecek veya başka türlü izaha neden olacak imalar içeriyorsa elbette ki bu tepkiyi göstermek hakkımızdır.

Tabipler Birliği yasayla kurulmuş bir birliktir. Yasayla kurulmuş bir birlik olarak, yasanın, Anayasa’nın ve birlikte yaşamanın şartının gereğini yerine getirmesi gerekir. Bu ifadenin tabipleri temsil etmeyeceğini, bu ifadeyi serdedenin, söyleyenin tabipleri temsil etmeyeceğini söyledik, yoksa Anayasa’nın kendisine yüklemiş olduğu görevleri bihakkın yerine getiren, kanunların kendisine yüklemiş olduğu görevi yerine getiren bir tabipler birliğinin elbette ki aldığı oylarla oy aldığı kitleyi temsil etmesi gerekir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Tamamlayayım Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Ama bırakın temsil etmesi gereken kitleyi temsil noktasını, ülkenin birliğine, beraberliğine, hayat hakkına karşı yapılmış bir saldırıya bu şekilde âdeta sulandırır gibi ima karıştırarak verilmiş olan cevaba karşı bir tutumdur bizim tutumumuz ve yasaların gereğidir. Yani Tabipler Birliği kanunla kendisine verilmiş işler dışında iş yapmamalı.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Evet, halk sağlığını korumak Sayın Bakan, halk sağlığını korumak.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Kendisine kanunla verilmiş olan işleri yapmazsa elbette ki yasaya, yargıya müracaat hakkını kullanırız, görevimizi kullanırız; yaptığımız budur.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – O yemine ne diyorsunuz Sayın Bakan?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Eğer temsil noktasında oylarla, işi oy sayısıyla ölçerseniz yanlış yaparsanız. Düzenler bellidir, Anayasa’nın, kanunların tertiplediği, yasaların tertiplediği seçilme sayıları bellidir. Onlar bir meslek grubunu temsil ederler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Ben şuna inanıyorum ki: Türkiye’deki gerçek manada görev yapan tabip kardeşlerimizin tümü bundan rahatsız olmuştur. Milletinin birliğini, beraberliğini…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – E, sandıkta hesap sorarlar efendim, sandıkta hesap sorarlar. Hep öyle diyorsunuz ya.

BAŞKAN – Lütfen, bitirsin isterseniz Sayın Özel.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Lütfen, ben sizi kelime kelime dinledim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ben de dinledim tabii. Sizinkiler hep diyor ki: “Sandıkta hesaplaşalım.”

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Eğer ülke saldırıya uğrarken siz bu saldırganların saldırısını kınamaz da meseleyi başka mecralara taşıyacak imalar taşıyan sözler söylerseniz…

GARO PAYLAN (İstanbul) – Hipokrat yemini o, Hipokrat yemini!

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Elbette ki burada bütün tabipler bundan rahatsız olmuştur, ben inanıyorum. Bu rahatsızlığı ben tabiplerin…

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Saldırıya uğrayan bir ülke yok ortada.

GARO PAYLAN (İstanbul) – Hipokrat yemini efendim.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ HÜSEYİN ŞAHİN (Bursa) - Sen de yemin ettin burada Türk halkı adına, konuşma!

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Siz üslubunuza dikkat eder misiniz biraz.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Bir tabip olarak bu rahatsızlığı ben de duydum ve gereken bu müdahaleyi yaptım.

Teşekkür ediyorum arkadaşlar.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakan.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ HÜSEYİN ŞAHİN (Bursa) - Türkiye’yi gidip şikâyet ediyorsun sağa sola.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Biraz üslubunuza dikkat eder misiniz.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ HÜSEYİN ŞAHİN (Bursa) - Türkiye’yi şikâyet etmeye kimsenin hakkı yok!

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) - Ne şikâyeti be, ne şikâyeti be!

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Ne şikâyetinden bahsediyorsunuz?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ HÜSEYİN ŞAHİN (Bursa) - Orada yemin ettin.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen karşılıklı konuşmayalım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan…

BAŞKAN - Sayın Özel, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, sadece tutanağa geçsin. Gerçekten, Sayın Bakan öyle tarihî bir sorumluluk alıp, öyle tarihî bir hata yapıyor ki. Bir bildiri var, hani meşgul etmeyecek olsak, burada okusak şaşar insan yani buna.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Okuduk üç gündür zaten kaç kere.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Herkes günlerdir okuyor bunu, bir daha tekrar etmeyeceğim ama “ima suçu” diye bir şey geliştiriyor. Diyor ki: “Bir şey ima ediyorlar.” Ne ima ediyorlar? Ve diyor ki: “Mücadeleyi sulandırma suçu.” Böyle suçlar yok Türk Ceza Kanunu’nda, ne iması?

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Suç demedi, “suç” diye bir tabir kullanmadı Sayın Bakan.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Bakın, en ağır yerini okuyorum, en rahatsız oldukları, diğer yerlerde hekimiz, mekimiz... “Savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur.” lafından ima suçu yaratıyor. Bakın, bu suç işleniyorsa en çok Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu...

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – “Suç” diye bir şey demedi ya!

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Ve şu anda gözaltındalar.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Başkanım cevap vereceğim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Niye biliyor musunuz, neden? Diyorlar ki: “Cumhurbaşkanımız ‘başkomutan’ sıfatıyla yönetiyor.” Ya, Cumhurbaşkanı “başkomutan” sıfatıyla savaşı yönetir, savaş var diyorsunuz o zaman siz. Burada “savaş” lafından terör örgütüyle yapılan operasyon üzerinden bir ima edinip hiçbir yerde yazmayan bir suçla kendisine bağlı olan bir örgütün OHAL şartlarında avukat görmeden, perişan hâlde yedi güne varabilecek gözaltısına direnmesi gereken bakan ima suçunu savunuyor. “İma” diye bir suç yok Türk Ceza Kanunu’nda; yapamazsınız, tarihî haksızlık.

İSMAİL BİLEN (Manisa) – Özgür Beyciğim terörü övmek suç.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ya yok, yok.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Sayın Başkan...

BAŞKAN – Sayın Bakan...

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Ne terörü ya, ne terörü!

İSMAİL BİLEN (Manisa) – Savaş kiminle yapılıyor?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – İsmail Bey, yok öyle bir şey, burada terör yazmıyor.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Sayın Başkan...

BAŞKAN – Sayın Bakan, Sayın Yıldırım’ın da söz talebi var, isterseniz onu da dinleyelim, belki ikisine birden cevap verirsiniz.

Buyurunuz Sayın Yıldırım.

33.- Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

AHMET YILDIRIM (Muş) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakan, sizin Sayın Özel’e cevaben yaptığınız konuşmada anlattığınız husus tam bir toplumsal olay ve olguya ilişkin farklı düşünce biçimidir. Siz, bir meslek grubu ve onun örgütlenmiş olan, yasaca örgütlenmiş olan odasının ve yönetiminin sizden farklı düşünme biçimini çok farklı yerlere çektiniz.

Bakın, bizim ilgili olduğumuz husus şu: Hükûmetiniz bu odayı siyaset yapmaya zorluyor. Onlar kendi meslekleri üzerinden bir tepki ortaya koydular. Buna katılmayabilirsiniz, tepki gösterebilirsiniz, eleştirebilirsiniz ama başbakan yardımcısının yaptığı gibi yargıya talimat veremezsiniz. Başbakan yardımcısı hedef gösterdikten sonra, yirmi dört saat geçmeden bu hekimlerin temsilcilerinin, yöneticilerinin alınmış olması yargıya çok açık bir talimat suçudur. Yargıyı siyasallaştırmaya…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET YILDIRIM (Muş) – Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

AHMET YILDIRIM (Muş) – “Gerçek manada hekimlik” diyorsunuz ve dediniz ki: “Temsil etmesi gereken meslek mensuplarına… Temsil yetkisine uymamışlardır.” Bırakacaksınız, bir dahaki… Zaten kongreleri de yakın. O kongrede o odaların üyeleri nasıl takdir ediyorsa, onların o iki yıllık yönetim biçimini nasıl görüyorsa, bu konuda yapmışsa, varsa yanlışları onların üyeleri takdir edecektir. Yoksa, Hükûmetiniz çıkıp yargıya talimat vererek “Bunlar millî birliği bozmaya, sözüm ona -tırnak içinde- terörle mücadeleyi zayıflatmaya dönük bir pozisyon almıştır.” diyerek talimat verip -ondan sonra onların gözaltına alınmasını- TCK’da olmayan suçlar üreterek hedef gösteremez ve onları üç gündür gözaltında tutamaz, bu eziyeti yapamaz. Yaparsanız, her şeyden önce, başta kendi mesleğinize ve onun üzerine yemin etmiş olduğunuz Hipokrat yeminine aykırı hareket etmiş olursunuz.

Teşekkürler.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, Bakan cevap verecek, tam söylüyordum, “Sözüm kesilmesin.” dedi diye söylememiştim. Şuna da bir cevap versin: Seçim mart ayında yani bundan kırk gün sonra seçim var. Her konuda... Hırsızlık olur, “Seçimle gelen seçimle gider…” Dediğiniz doğruysa vatandaş sandıkta hesabını görür. Neden bırakmıyorsunuz? 80 bin tabip sandıkta hesabını görsün o kadar rahatsızlarsa. Madem rahatsızlar, alaşağı ederler. Şimdi siz her durumda sandığı işaret ederken burada neden mahkeme yolunu seçiyorsunuz, haksız, hukuksuz şekilde üstlerine gidiyorsunuz? Buna cevap verin esas.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.

34.- Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın, Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Şimdi, arkadaşlar, hadiseyi bağlamından koparır, ondan sonra metni okursanız farklı bir şeyle karşılaşırsınız, farklı bir yola girersiniz ama bağlamı…

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Siz koparıyorsunuz.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Bugün Türkiye bir saldırı altında arkadaşlar. Türkiye’de…

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Yakında beynimizi alıp sizinkine koyacağız.

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) - Afrin saldırı altında.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Ben niyet okumuyorum, ben olayı bütün okumanızı istiyorum. Türkiye bir saldırı altında, bir terör saldırısı altında. Türkiye bir terör saldırısını, ülkesine, milletine karşı büyük bir tehdidi bertaraf etmek için bir müdahale yapıyor, bir operasyon yapıyor ve burada, Türkiye'nin yapmış olduğu bu operasyonda insanımızı yani bizimle beraber olan herkesi devlet yanında görmek ister. Ülkenin maruz kaldığı saldırıya karşı bu şekilde bir tavır sergileyenler de, söz söyleyenler de sözlerinden ve tavırlarından doğacak hukuki sonuçlara da hazır olacaklardır. Biz hukuka talimat vermedik, hiçbir şekilde de veremeyiz ama müracaat ederiz, burada suç duyurusunda bulunuruz. “Suç işleniyor, yanlış yapılıyor.” diyebilir miyiz? Deriz. Görevimiz midir bazıları? Bazıları görevimizdir. Kanun “Kanunla kendisine verilen görevin dışında işlere karışmışsa müdahale etmeniz gerekiyor.” derse müdahale de ederiz. Tabipler Birliğine müdahale sorumluluğu da var Bakanlığın. Biz bu iş için yargıya müracaat ettik, dedik ki: Burada Tabipler Birliğinin yöneticileri Türkiye'nin, milletin karşı karşıya kaldığı saldırıya karşı ülkenin yapmış olduğu mücadelede yanlış şeyler söylediler. Bu bize göre, buna şimdi yargı karar verecek. Biz yargıya müracaat ettik, yargıya talimat vermedik ki.

Öbür taraftan, seçim… Elbette ki seçim olacaktır, seçimde karar yine verilecektir, o ayrı bir şey. Buradaki bu fiilin hukuki neticelerini görmek ister milletimiz, bizim yaptığımız budur.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bakan.

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Akçay, evet, gördüm, sisteme girmişsiniz ama Sayın Pekşen’in de bir söz talebi var.

Sizin neyle ilgili söz talebiniz?

HALUK PEKŞEN (Trabzon) – Sayın Başkanım, tam da bu konuyla ilgili çok önemli bir hususu…

BAŞKAN – Peki, açıyorum.

Sayın Akçay, sizden önce girmişti, o yüzden.

Buyurun.

35.- Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen’in, Cenevre Sözleşmesi’nin hekimlerin hukukunu, hekimlerin ifade özgürlüklerini kayıt altına aldığına ve Türk Tabipleri Birliği yöneticilerinin gözaltına alınmasının insanlık tarihinde bir ilk olduğuna ilişkin açıklaması

HALUK PEKŞEN (Trabzon) – Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.

Gerçekten, ülkem adına çok üzüntü duyduğum bir konuyu konuşuyoruz. Ben uzun yıllar Kızılay hukuk müşavirliği yaptım; Kızılayların, Kızıl Haç örgütlerinin, insanlık örgütlerinin en önemli aktivistleri hekimlerdir. 1864 yani yüz elli dört yıldır dünyada savaşın hukukunu düzenleyen Cenevre Sözleşmesi hiç ihlal edilmedi. Hekimler özgürce, mesleki saygınlıkları içerisinde insan hayatını korumak için her türlü fedakârlığı yaparlar.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Bu, hekimlik işi değil, bildiri ayrı bir şey.

HALUK PEKŞEN (Trabzon) – Sayın Bakan, sizin anlayışınızla, olaya bakışınızla durum çok vahimdir. Cephede bir teröristi yaralı olarak hastaneye taşıyan güvenlik görevlisi teröre yardım suçu işlemiş olur o zaman, onu tedavi eden hekim teröre yardım suçu işlemiş olur. Cenevre Sözleşmesi bütün bu geniş kapsamda hekimlerin hukukunu, hekimlerin ifade özgürlüklerini -dünyanın hiçbir ülkesinin istinası olmaksınız- kayıt altına almıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HALUK PEKŞEN (Trabzon) – Sayın Başkanım, toparlıyorum izin verirseniz.

BAŞKAN – Lütfen tamamlayın.

HALUK PEKŞEN (Trabzon) – Bu, insanlık tarihinde ilktir, yüz elli dört yıldır insanlık tarihinde, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı da dâhil olmak üzere, Çanakkale de dâhil olmak üzere, devlet eliyle hekimlere yapılan ilk ayrıştırma işlemidir, bu çok doğru bir şey değildir. Birleşmiş Milletleri, Türkiye’nin taraf olduğu bütün uluslararası hukuku askıya aldınız. Oradaki hekimler değildir söz konusu olan, Türkiye Cumhuriyeti devletinin uluslararası hukuka nasıl bir şekilde siyasallaştırıp yön vermeye kalktığıdır, asıl sorgulanması gereken de budur.

Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Başkanım, müsaade ederseniz…

BAŞKAN – Sayın Bakan, Sayın Akçay’ın talebi var, isterseniz bir dinleyelim.

Buyurun Sayın Akçay.

36.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Türk Tabipleri Birliğinin yaptığı açıklamanın kabul edilebilir olmadığına ilişkin açıklaması

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Özellikle son hafta Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve Türkiye'nin Afrin’de yaptığı Zeytin Dalı Harekâtı üzerine kendisini aydın olarak tanımlayan 100 civarındaki kişinin imzalı mektuplar göndermesiyle başlayıp sonra bu, Türk Tabipleri Birliğinin açıklamasıyla birlikte Meclisimizde tartışılan hususta biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak defaatle bu görüşlerimizi ifade etmiş olmakla birlikte şunları söylemek isterim: O mektup vesaireyle yapılan açıklamalarla birlikte, özellikle bu, Türk Tabipleri Birliğinin açıklamasında sanki bir savaş varmış gibi “Savaşa hayır!” söylemiyle, sanki bu hadiselerde bir terör örgütüne karşı yapılan bir mücadele değilmiş gibi bunu göz ardı etmek suretiyle birtakım açıklamalar yapıyor.

Savaşın şartları ve hukuku ayrıdır, terörle mücadelenin şartları ve hukuku ayrıdır. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti devletinin yetkili makamları da gerekli açıklamaları yaptılar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun tamamlayın.

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Teşekkür ederim.

Ortada ciddi manada Türkiye’nin güvenliğini ve bölgenin barış ve huzurunu sağlamak için giriştiği terörle mücadele kapsamında bir harekât var. Türk Tabipleri Birliğinin ve benzeri bu şahsiyetlerin açıklamasının aslında karşı çıktığı savaş filan değil. Bu savaş söylemi, “Savaşa hayır!” söyleminin altında terörle mücadele edilmesin istiyorlar. Bu bakımdan Türkiye ne zaman teröristlere operasyon yapsa bunların aklına o zaman “Savaşa hayır!”, Barış…” gibi bazı hiç kimsenin karşı çıkamayacağı pozitif kavramlar akla geliyor. Bu bakımdan Türk Tabipleri Birliğinin bu açıklaması ikiyüzlülüktür ve riyakârlıktır. Bunların terör saldırıları karşısında sustuklarını, terör saldırısıyla şehit edilen kendi mensupları için bir kınama dahi yapmadıklarını da biliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Bu bakımdan bunların açıklamaları asla kabul edilebilir açıklamalar değildir.

Teşekkür ederim.

CEYHUN İRGİL (Bursa) – O da haksızlık, yapılmadı mı? Defalarca açıklamaları var.

BEHÇET YILDIRIM (Adıyaman) – Defalarca açıklaması var.

BAŞKAN – Teşekkürler.

Sayın Bakan, buyurun.

37.- Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın, Türk Tabipleri Birliği bildirisinin tabiplik mesleğiyle ilgisi olmadığına ilişkin açıklaması

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Sayın Başkan, şu anda Tabipler Birliğinin bu bildirisi tıbbi bir faaliyet değildir, tabiplik faaliyeti değildir; burada ülkenin karşı karşıya kalmış olduğu terör saldırısına müdahale karşı bir tavır koymadır. Dolayısıyla bizim burada karşı olduğumuz tabiplerin yani doktorların her şartta insan sağlığını koruması konusu değildir. Bizim hiçbir şekilde doktorlarımızın hangi şartta olursa olsun insan sağlığına hizmet vermeleri konusunda en ufak bir sözümüz olamaz, tavrımız olamaz. Ancak burada yapılan faaliyeti, bu bildiriyi tabiplikle ilgili olmayan, Türkiye’nin karşı karşıya kalmış olduğu bu terör saldırısına karşı terör saldırısını “savaş” tanımına dâhil etmeye kalkışıp buna karşı yapmış olduğumuz mücadeleyi, nefis müdafaamızı sulandırmak…

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Suriye’yle savaşsaydı olacak mıydı yani?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – …ve en hafif ifadesiyle bu mücadeleyi dikkatlerden kaçırmak, yanlış istikamete yönlendirmek olarak tanımlayabiliriz. Dolayısıyla bunu tabiplik mesleğinin icrasıyla karıştırmamak lazım.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Başkanım, gündeme geçelim artık.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, tutanağa geçsin. Son şunu söylememiz lazım.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Özel…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Bakan, madem açıklama…

BAŞKAN – …sizi dinliyorum ama çok sayıda milletvekili şu anda sisteme girmiş durumda.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Haklısınız.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Başkanım, gündeme geçelim.

BAŞKAN – Ben herkese söz verirsem biz bu işte yol alamayacağız.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Tamam.

MEHMET METİNER (İstanbul) – Sisteme giren başka vekiller var mı Sayın Başkan?

BAŞKAN – Var, başka arkadaşlar da var Sayın Metiner.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Var, CHP’den de var, HDP’den de var, AKP’den de var. O yüzden ben ara ara sizlere söz vereceğim, vermeyeceğim demiyorum zaten. Lütfen, oradan, yerinizden müdahale etmeyiniz.

MEHMET METİNER (İstanbul) – Niye? Müdahale etme hakkımız yok mu?

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Etme. Başkan “Etme.” dedi, etme.

CEYHUN İRGİL (Bursa) – Senin bir şekilde ayrıcalığın mı var canım? Sen ayrıcalıklı mısın?

BAŞKAN – Ara ara, sisteme giren vekillere yerlerinden söz vereceğim.

Sayın Özel, buyurun, devam edin.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Yapılmaya çalışılan iş Sayın Bakan tarafından, meseleyi bir başka mecraya çekerek ve tamamen özünden saptırarak bir gerçeğin üstünü örtmektir. Sayın Bakana bir tek şunu söyleyeceğiz: Bu gece yatağa yatmadan önce şu açıklamayı bir daha okusun.

Bir de bir cümle bir şeyi hatırlasın: Bundan iki yüz elli yıl önce Voltaire dedi ki: “Ben senin görüşlerine katılmıyorum ama senin görüşlerini açıklayabilmen için canımı bile veririm.” Adam bunu dediğinde bundan iki yüz elli dört yıl önceydi ve düşünce özgürlüğüyle ilgili bir çıta koydu. Siz Türkiye’yi yönetenler olarak iki yüz elli dört yıl önce konulmuş bu çıta varken altında Türkiye’yi emekletemez, süründüremezsiniz. Anlatmaya çalıştığımız budur. Görüşünü açıklayacak, tahammül edilecek.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Hiç de öyle değil.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Her şeyden gerilete, gerilete, gerilete… Şu açıklamadan terör övgüsü anlayan gerçekten iyi niyetli değildir. Bu kadarını söylüyoruz.

Teşekkür ederim.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Hiç doğru değil. Türkiye karşı karşıya kaldığı bu terör belasına karşı nefis müdafaası yaparken bu doğru değil.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Sayın Başkan, 60’a göre çoktan söz istemiştim, müsaade olmadı.

BAŞKAN – Yeni girdiniz Sayın Beştaş, hem siz hem Sayın İrgil, Sayın Yıldırım, Sayın Metiner, çok sayıda söz talebi var.

Tamam, buyurun. Sayın Beştaş, buyurun.

38.- Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın, Türk Tabipleri Birliği yöneticilerinin gözaltına alınma sürecine ve yargıya talimat verildiğine ilişkin açıklaması

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Öncelikle, Birleşmiş Milletlere göre, 21’inci maddeye göre bu bir saldırı savaşıdır; bu tanımı biz yapmıyoruz. Türkiye'nin taraf olduğu ulusal üstü sözleşmeler var… Zaten iktidar partisinin söylemleri de savaş üzerinedir ve şu anda uluslararası hukuku yerle bir eden bir ihlal var.

Ben sadece bir kronoloji vermek için söz aldım. 26 Ocakta Erdoğan “Bunlar işin içindeler, savaş sevicidirler.” diye doğrudan yargıya hedef gösterdi, 29 Ocakta İçişleri Bakanı resmen suç duyurusunda bulundu, 30 Ocakta hekimler gözaltına alındı Türkiye genelinde; bu, sırayla gitti. Ve ne gariptir ki Mahir Ünal Hükûmet sözcüsü çıkıp şunu söyleyebildi…

İSMAİL BİLEN (Manisa) – Parti sözcüsü…

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – “Yargı süreciyle ilgilidir artık. Bizim bu konuda birtakım mülahazalarda bulunmamız söz konusu olamaz.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Yargıya açıkça talimat verildi ve Hükûmet hoşuna gitmeyen, kendisine karşı olan düşüncelere karşı yargıyı bir sopa olarak kullanıyor ve sonra da “Yargının işidir, biz karışmayız.” diyor.

Herkes Hükûmeti desteklemek zorunda değildir. Herkes savaşı desteklemek zorunda değildir. Türkiye bir saldırıyla karşı karşıya değildir, bir saldırı başlatmıştır. Ve savaş gerçekten bir halk sağlığı sorunudur.

BAŞKAN – Sayın Metiner, buyurun.

39.- İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner’in, Türk Tabipleri Birliğinin açıklamasının bir görüş bildirme değil bir tavır belirleme olduğuna ilişkin açıklaması

MEHMET METİNER (İstanbul) – Teşekkür ederim.

Görüş açıklamak ne kadar bir haksa, karşı görüş açıklamak da o kadar bir haktır. Herkes bu konuda da demokrat davranacak.

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Siz görüşlerinizi sadece kelepçeyle ifade ediyorsunuz.

MEHMET METİNER (İstanbul) – Bir diğer husus: Fırat Kalkanı Operasyonu askerî bir operasyondu, DEAŞ’a karşı yapıldı. Türk Tabipleri Birliği niye “Savaşa hayır!” demedi? ÖSO o zaman da vardı. Niye “terörist” demedi hiç kimse?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Yüzlerce dedi ya, yüzlerce…

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Dediler…

MEHMET METİNER (İstanbul) – Ne zaman PKK’ya yönelik bir askerî operasyon yapılmaya başlandı birdenbire birileri barışı keşfetmeye başladı, ÖSO’nun terörist olduğunu keşfetmeye başladı. Bu bir görüş açıklama değildir, bir tavır belirlemedir.

Evet, Türkiye saldırı altındadır. Bu bir savaş değildir, işgal değildir.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Başkomutan ne yönetiyor o zaman? Siz “savaş” diyorsunuz, biz demiyoruz zaten.

MEHMET METİNER (İstanbul) – Türkiye'nin sınır güvenliğini sağlamanın ötesinde, sınırın ötesinde yaşayan Kürtlerin de özgürleştirilmesi projesidir.

Teşekkür ediyorum.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Sen Kürtlerin yüz karasısın ya! Sen Kürtlerin yüz karasısın!

BAŞKAN – Sayın İrgil…

MEHMET METİNER (İstanbul) – Sen yüz karasısın, yüz karası!

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen…

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Kürtlükle ilişkin yok senin! Senin halkına müdahale ediliyor, saldırı altında.

MEHMET METİNER (İstanbul) – Farklı görüşlere tahammülünüz bu sizin. Yüz karasısınız ya!

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Sen Kürt olamazsın zaten.

BEHÇET YILDIRIM (Adıyaman) – Böyle bir görüş yok.

BAŞKAN – Sayın İrgil, buyurun.

MEHMET METİNER (İstanbul) – Utanmadan kalkıp konuşuyorsunuz ya!

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Hele bak ya!

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Utanmaz sensin, sen!

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Utanmıyorsun, utanmıyorsun!

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Utanmaz sensin!

MEHMET METİNER (İstanbul) – Utanmadan kalkıp demokrasiden bahsediyorsunuz ya.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Yalakalık yapmakla bir yere varıyorsun.

MEHMET METİNER (İstanbul) – Hadi oradan ya!

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Hadi sen oradan!

BAŞKAN – Lütfen…

MEHMET METİNER (İstanbul) – On binlerce, yüz binlerce…

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen karşılıklı konuşmayalım.

Sayın İrgil’e söz verdim, buyurun.

40.- Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil’in, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın Türk Tabipleri Birliği yöneticilerinin evlerine baskın yapılarak gözaltına alınmalarından rahatsızlık duyup duymadığını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

CEYHUN İRGİL (Bursa) – Sayın Başkanım, teşekkür ederim.

Benim Sayın Bakana bir meslektaşım olarak ve meslektaşları adına bir tek sorum var, basit bir soru hiç bu tartışmalara girmeden. Kaldı ki insanlar fikrini açıklayabilir, bu fikre katılmaya da bilirsiniz; burada anlaştık. Peki, Sayın Bakanım, siz, 11 meslektaşınızın sabahın köründe -çağırılınca gelebilecek adresleri belli insanların- ailelerinin yanında, çocuklarının yanında evlerinin basılarak, kelepçe takılarak tutuklanmasından rahatsız mısınız, değil misiniz? Siz bunu onaylıyor musunuz? İnsanların düşüncelerinden dolayı, bir karşı fikir açıklamasından dolayı 11 meslektaşınız tutuklanmış. Bunun için, en azından “Bunu da telin ediyorum, bu da doğru olmamıştır.” diyebilecek misiniz? Bunu soruyorum, bunu merak ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Yıldırım…

MEHMET METİNER (İstanbul) – Sayın Başkan, demin bu Parlamentodaki bir milletvekiline ağır hakaretlerde bulundu hanımefendi milletvekili, cevap hakkı istiyorum.

BAŞKAN – Sayın Metiner, ben bir tutanaklara bakayım, daha sonra…

MEHMET METİNER (İstanbul) – Yüz karasıysa bu Meclisin yüz karası kendisidir.

BAŞKAN – Tutanaklara bakmak istiyorum.

MEHMET METİNER (İstanbul) – Lütfen, bir milletvekiline yapılan bu hakareti karşılıksız bırakmayın.

BAŞKAN – Sayın Yıldırım, buyurun.

MEHMET METİNER (İstanbul) – Ve grubuma da buradan sesleniyorum: Kendi partisinin bir milletvekilini korumayacaklarsa orada oturmasınlar lütfen.

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Evet, bu güzel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Mehmet Bey, bir daha parti değiştirirsin olur biter.

CEYHUN İRGİL (Bursa) – Yeni partiye geç, yeni partiye.

MEHMET METİNER (İstanbul) – Söz hakkı istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Yıldırım, buyurun.

MEHMET METİNER (İstanbul) –Söyleyecek sözü olan varsa çıksın. Bana böyle hakaret ederek kimse konuşmasın.

BAŞKAN – Sayın Metiner, bir saniye.

41.- Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım’ın, Türk Tabipleri Birliği yöneticilerinin gözaltına alınmasına dünya kamuoyunda da büyük tepkiler olduğuna ve Sağlık Bakanlığının bu işe karışmış olmasını bir talihsizlik olarak değerlendirdiğine ilişkin açıklaması

BEHÇET YILDIRIM (Adıyaman) – Az önce ben Sayın Bakanla görüştüm. Bu görüşlerin Bakana yakışmadığını da ben resmen kendisine söyledim çünkü hekimler, tabipler hep yaşatmaktan yanadır, savaştan yana değildir. Bizim Hipokrat yeminimiz vardır; önce yaşatacağız, önce koruyucu tedbirler alacağız. Bu konuda, hekim olan olmayan herkes konuşuyor. Ben yüzlerce hekim arkadaşımla görüştüm, TTB’nin söylediği her şeyin, her kelimenin arkasında olduğunu söylediler. Dünya kamuoyunda da büyük tepkiler var. Özellikle Sağlık Bakanlığının bu işe karışmış olmasını bir talihsizlik olarak değerlendiriyorum.

UNICEF’in, Birleşmiş Milletlerin söylediği çocukların ölümüyle ilgili raporları var. Siz bunlara ne diyorsunuz? Siz daha yargı süreci devam ederken hekimlerin işten atılmalarına ne diyorsunuz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BEHÇET YILDIRIM (Adıyaman) - Diyarbakır’da bir Merkez Konseyi üyesi işten atıldı. 2 defadır İstanbul Üniversitesinde en yüksek oyu olan TTB Merkez Konseyi Başkanı Sayın Raşit Tükel üniversiteden atıldı. Bu, yargıya müdahale değil de nedir peki?

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Yıldırım.

Sayın Metiner, buyurun.

42.- İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner’in, Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın yerinden sarf ettiği bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

MEHMET METİNER (İstanbul) – Bakınız, deminden beri farklı da olsa, uç noktalarda da olsa herkesin görüşüne saygılı olmak gerektiğini savunuyorlar.

CEYHUN İRGİL (Bursa) – Ama tutuklatıyorsunuz insanları.

MEHMET METİNER (İstanbul) – Bunu söyleyenlerin saygısızlık yapmalarını kınıyorum. Söyleyecek sözleri varsa çıksınlar, hodri meydan, her platformda… “Kürt halkının yüz karasıdır.” ifadesini aynen kendisine iade ediyorum. Yüz binlerce Kürt PKK’nın zulmünden kaçtığı için bu ülkede yaşıyor. Yüz binlerce Kürt Barzani’nin bölgesinde yaşıyor. PKK zulmüne tek kelime etmeyeceksiniz, kalkıp burada “Barış.” diyeceksiniz. Yüz karası olan kendisidir. Kendisine bu hakareti misliyle iade ediyorum.

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Herkes seni tanıyor.

MEHMET METİNER (İstanbul) – PKK’nın zulmüne, tasallutuna söz etmeyenlerin burada demokrasiden, barıştan söz etmelerini de ikiyüzlülük olarak addediyorum.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma saati: 18.24

DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 18.47

BAŞKAN: Başkan Vekili Pervin BULDAN

KÂTİP ÜYELER: Fehmi KÜPÇÜ (Bolu), Sema KIRCI (Balıkesir)

-----0-----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 54’üncü Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

500 sıra sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin görüşmelerine devam ediyoruz.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

9.- 694 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/870) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 500) (Devam)

BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Şimdi kanun hükmünde kararnamenin tümü üzerinde Halkların Demokratik Partisi Grubu adına Van Milletvekili Sayın Bedia Özgökçe Ertan konuşacak.

Buyurun. (HDP sıralarından alkışlar)

HDP GRUBU ADINA BEDİA ÖZGÖKÇE ERTAN (Van) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üzerinde konuşmak üzere söz aldığım 694 sayılı KHK, en çok tartışma yaratan KHK’lerden biri. Bu KHK’yle yanılmıyorsam tam 205 maddeyle onlarca yasada düzenlemeye gidilmiş ve normalde Meclisin ilgili komisyonlarında günlerce tartışıldıktan sonra Genel Kurulda görüşülmesi gereken temel değişiklikler Meclis baypas edilerek bu OHAL KHK’siyle geçirilmiştir.

Burada en hayati konu, bize göre “OHAL KHK’leri neyi amaçlamaktadır?” sorusunun yanıtlanması ihtiyacıdır çünkü 20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL, darbe girişimi sonrasında FET֒yle mücadeleye gerekçe olarak sunulmuştu. Ancak aradan geçen bunca zamanda çıkarılan KHK’lerin içeriğine baktığımızda, Hükûmetin ana ekseninde darbecilerle mücadele olmadığını, esas konunun devletin yönetimsel ve siyasal açıdan yeniden inşa edilmesi olduğunu söyleyebiliriz. Buna 694 sayılı KHK de dâhildir ve hatta bu KHK, bahsini ettiğim yeniden inşanın temel yapı taşlarından biridir. Çünkü bu KHK’yle özellikle Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu ve Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nda değişiklikler yapılmıştır. Keza Sağlık Bakanlığına dair köklü değişiklikler de bu KHK’yle düzenlenmiştir. Bu noktada, bu KHK’yle Hükûmetin 663 sayılı KHK’yle yaptığı düzenlemelerle ortaya çıkan başarısızlıkları örtme gayreti de açıkça ortaya çıkmaktadır.

Sayın milletvekilleri, 694 sayılı KHK, Parlamentonun işlevsel yapısının tamamen devre dışı bırakıldığı, yeni Türkiye'nin milliyetçi muhafazakâr yapısını yansıtan en önemli ideolojik belgedir. Zira bu KHK, tüm bu düzenlemelerin yanı sıra, halkın iradesiyle Meclise gönderilmiş olan milletvekillerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığını Demokles’in kılıcı olarak atamış ve bu savcıya, milletvekillerine seçimden önce ya da sonrasında işlediği suçlardan soruşturma açma yetkisi vermiştir. Artık dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik bir prosedür dahi işletme gereği duymayacak olan bu savcılık milletvekillerine ihdas edilmiş özel bir savcılıktır. Milletvekilinin seçim öncesi ya da sonrası çalışmaları sebebiyle soruşturulacak olması Anayasa’ya doğrudan aykırılık teşkil ediyor ve yasama sorumsuzluğunu lağveden bir düzenlemedir ve tam bir hukuk skandalıdır. Bu aslında tüm siyasi görüşlere yönelik bir dizayn etme operasyonudur, bir yandan da tek bir savcılık aracılığıyla tüm vekilleri kontrol altında tutma isteğidir. Devlet mekanizmasında kendinden habersiz kuş dahi uçmasını istemeyen AKP iktidarı, milletvekillerine yönelik bu tasarrufla doğrudan talimat verebileceği bir hiyerarşi oluşturmuştur.

Sayın milletvekilleri, tüm bunları bir arada düşündüğümüzde, 694 sayılı KHK’nin aslında gelecekte bir gün OHAL’in kaldırılması hâlinde, bu yeni milliyetçi muhafazakâr ittifak yapısının ortaya çıkması muhtemel sorunları bertaraf etme KHK’si olduğu açıkça ortadadır. OHAL bahanesiyle kurulan otoriter rejimin supabı olmuştur bu KHK.

Hatırlayacaksınızdır, 17-25 Aralık operasyonlarının da etkisiyle dönemin AKP iktidarı ve Hükûmeti bir dizi yargıda reform paketi çıkarmış ve siyasallaşan yargıyı bağımsız hâle getirmek adına çok sayıda değişikliğe gitmişti. Bunlardan biri de Türkiye’nin her sene defalarca kez AİHM’de mahkûm olmasına sebep olan uzun tutukluluk süresinin düzenlenerek Avrupa Birliği standartlarına çekilmesiydi ve kısaltılması öngörülmüştü. Peki, ne oldu? Kendi eliyle cemaatçi hâkim ve savcıları yargıda kadrolaştıran Hükûmet, bu kadroları tasfiye ettikten sonra bu KHK’yle az evvel bahsettiğim düzenlemeyi geriye çekti ve devlete, anayasal düzene ve devlet sırlarına karşı suçlar ile terör suçlarında tutukluluk süresini üst sınır olan yedi yıla çıkardı. Devamında ise yine usul hukukunun temel ilkelerinden birini yok saydı, yok etti ve müdafi olmadan hüküm açıklanabileceği hususunu düzenledi. Esasında bu konular salt terörle mücadele konusu değildir, tüm bunlar bir insan hakları meselesi, Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmelere uymaması meselesidir ve uzun tutukluluğun yeniden gündeme gelmesinin müsebbibi artık bu KHK’yi düzenleyenlerdir.

Görülmüştür ki Hükûmet geçmişten ders almak yerine geçmiş hataları tekrarlayacağını 205 maddelik bu KHK düzenlemesiyle beyan etmektedir. OHAL bir istisna hâlidir ancak Hükûmet istisnayı olağan hâle getirmekte ve bir çılgınlık olarak 694 sayılı KHK’yi hızlıca bu Parlamentodan geçirerek Meclisin lağvedildiğini yine Meclise onaylatmaya çalışmaktadır.

Sayın milletvekilleri, 694 sayılı KHK, AKP Genel Başkanının hayalini kurduğu ve 16 Nisan referandumuyla önemli bir yol aldığı kuvvetler birliği ve parti devleti modelinin son halkası olmuştur. İstihbarat Teşkilatının bir siyasi partinin Genel Başkanına bağlanmasının şu an dünyada başka bir örneği yoktur, tabii, Baas rejimleri hariç.

Sayın milletvekilleri, uzun zamandır içinde bulunduğumuz döneme dair yazılan yazıların hemen hepsinde 12 Eylül karşılaştırması yapılıyor, hepiniz biliyorsunuz. Yorumcular “12 Eylülde dahi böyle uygulamalar görülmedi.” diyorlar fakat 12 Eylül darbe dönemi 15 Temmuz 2016 tarihi itibarıyla sona ermiştir. Artık Türkiye’de temel hak ve özgürlüklere ilişkin istatistikler, karşılaştırmalar 15 Temmuz baz alınarak yapılmalıdır bize göre, inşa edilmek istenen otoriter rejimin Türkiye tarihinde başka bir örneği yoktur. Türkiye toplumu artık askerî vesayeti de aşan ve onu da içerecek bir şekilde tek adam vesayetiyle yönetilmektedir.

Sayın milletvekilleri, olağanüstü günlerden geçtiğimiz doğrudur ancak bu, devleti yeniden dizayn etme telaşının getirdiği bir olağanüstülüktür ve bu koşullarda hukukun temel ilkeleri çiğnenmekte, hak ve özgürlükler askıya alınmakta, hatta yasaklanmaktadır, barış demek suç sayılmaktadır. Dünyanın hiçbir yerinde rastlanmayan uygulamalar bu dönemde olağan hâle getirilmeye çalışılıyor. Sivil toplum örgütü temsilcileri, insan hakları aktivistleri konuştukları anda hedef gösterilip ya tutuklanıyorlar ya gözaltına alınıyorlar. Toplumun getirildiği ruh hâli saplantılı, milliyetçi bir fanatizme dönüşmüş hâldedir. Bunda tabii ki katkısı olan savaş çığırtkanı medyayı da unutmamak gerekir. Bu medya gitgide toplumu bir çıkmaza itiyor, tüm Türkiye toplumunu bu fanatizme ve şizofreniye sürüklemeye de hiç kimsenin hakkı yoktur.

Sayın milletvekilleri, yine, bu KHK desteğiyle partimize yönelik baskı olağan hızıyla sürmektedir. Geçtiğimiz günlerde, bundan yaklaşık on gün kadar önce Van Milletvekilimiz ve Eş Genel Başkan Yardımcımız Sayın Nadir Yıldırım hakkında, yine merkezî bir talimatla hukuk dışı bir karar alındı ve hukuk dışı bir yöntem izlendi. Nadir Yıldırım, KCK davasından beş yıl tutuklu kalmış ve uzun tutukluluk sebebiyle tahliye edilmişti. Bu davayı, bildiğiniz gibi FET֒cü polis, savcı ve hâkimler oluşturmuştu. Şu an o polis, savcı ve hâkimlerin tamamı ya hapiste ya da görevinden ihraç edilmiş hâlde. Tamamen siyasi yapımıza yönelik bu siyasi operasyonun foyası ve gerçek yüzü tüm detaylarıyla ortaya çıkmışken yapılması gereken, aslında bu davaların tamamen ortadan kaldırılması gerekirken, Kürt siyasetçilerine yönelik bir baskı unsuru olmasına cevaz verilmiş ve bile isteye muhafaza edilmiştir. İşte bu KHK’de tanımlı olan uzun tutukluluk hâlinin yedi yıla çıkarılması yine sadece bizler için uygulanmış, Nadir Yıldırım hakkında, yine dediğim gibi, hukuk tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir hukuksuzlukla duruşma tarihi öne alınmış, dosyası ayrılmış ve hakkında tutuklama kararı verilmiştir.

Sayın milletvekilleri, barış içinde yaşama hakkı insanlık ailesinin sahip olduğu tüm hakların bir sonucudur. Dolayısıyla, bu durumu insan hakları mücadelesinden ayıramayız. Bu nedenle, bu coğrafyada barış için yaşamayı talep etmek yaşamak kadar doğal bir haktır ve bunu savunmaktan bizler asla geri durmayacağız. Ve bu talebi dile getirenlerin bastırılmaya çalışılmaları, tutuklanmaları bizlere gösteriyor ki bu talep sonuna kadar haktır, hakkıdır. Savaş naraları atanlar, ekranlardan barış talebinde bulunanları hedef gösterenler haksız olduklarını bilsinler. Hepimiz biliyoruz ki ve şahit olduk ki barışçıl çözümler bulmak amacıyla birileri ya da taraflar müzakere süreci yürütme iradesi gösterdiklerinde silahlar susar, toplumlar rahat nefes alırlar. Türkiye toplumu bu adımları hem görmeyi hak ediyor hem de buna hazır olduğunu geçmişte göstermiştir. Bu ülke KHK’ler ülkesi olmamalıdır. OHAL’le yönetilen, halkın özgür iradesinin ipotek altına alındığı bir toplumda demokrasiden, özgürlüklerden söz edemeyiz.

Bu bakımdan, acilen normalleşmek en acil tarihsel sorumluluğumuzdur diyorum.

Bütün Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Ertan.

Sayın Özel...

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

43.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Türk Tabipleri Birliğinin bu zamana kadar yapmış olduğu terörü lanetleyen bazı açıklamalarına ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, bitmiş bir tartışmayı yeniden açma niyetinde değilim ama büyük bir haksızlık oldu, ona birkaç belgeyle cevap vermek gerekiyor. Denildi ki: “Türk Tabipleri Birliği terörü hiç lanetlemedi, geçmişte savaşa hiçbir şey demedi, şimdi söylediği zaman manidar.”

13 Mart 2016, Türk Tabipleri Birliği basın açıklaması: “Sivil halka yönelik saldırıların insanlık suçu olduğunun altını bir kez daha çiziyor, yaşamını yitirenlere başsağlığı diliyor, terörü lanetliyoruz. Alışmayacağız, teslim olmayacağız.” diyor TAK saldırısıyla ilgili.

2 Eylül 2015, PKK saldırısı: “PKK militanları tarafından aracı silahla taranarak katledilen meslektaşımız Doktor Abdullah Biroğul...” Biraz önce “Kendi üyeleri öldürüldüğünde ses etmeyen.” denildi. “Terörü lanetliyoruz. Acımız derin, öfkemiz büyük. Bir terör eylemine kurban verdiğimiz...” diyor.

“İstanbul’daki terör saldırısını lanetliyoruz.” demişler 2 Ocak 2017 günü, IŞİD’inkini ama “IŞİD’e laf edip başkasına etmiyorlar...”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Müsaadenizle...

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – “Laf etmiyorlar.”a cevaben, 11 Şubat 2016, bu sefer TAK’ın yaptığı saldırı için “İstanbul’daki terör saldırısını lanetliyoruz.” diyor içinde “TAK, PKK unsurları.” diye.

Kayseri katliamını lanetlemişler 17 Aralık 2016’da. Coğrafi bir sınırları da yok, Kayseri’de olunca da lanetlemişler.

Son olarak “Hakkâri’de 4 askerin ölümü nedeniyle TTB adına duyulan üzüntüyü dile getirmiş, olayı kınamıştır.” diyor. “Kardeşlik, barış, demokrasi...” 31 Ağustos 2009. Ne kadar geriye gidebiliriz diye baktım, en geride de bu var, arada yüzlercesi. Neredeyse lanetlemedikleri bir tane terör olayı, silahlı saldırı, çatışma yok.

Barışla ilgili neler demişler geçmişte? Defalarca “Savaşa heveslenmeyin, savaş öldürür.” demişler. 1 Mart tezkeresinde de demişler, Suriye’ye operasyon sırasında da demişler, Suriye’yle savaş ihtimaline karşı da demişler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Büyük bir haksızlık yapıldı. Bunu kanıtlarıyla ortaya koymak için söyledim, bir polemik için değil.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Peki, teşekkür ederiz Sayın Özel.

CEYHUN İRGİL (Bursa) – TTB’nin tavrı her zaman aynıdır ve tutarlıdır.

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Sayın Sağlık Bakanı buna bir cevap verecek mi acaba? Merak ettim.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

9.- 694 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/870) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 500) (Devam)

BAŞKAN – Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Ankara Milletvekili Sayın Şenal Sarıhan.

Buyurun Sayın Sarıhan. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA ŞENAL SARIHAN (Ankara) – Değerli Başkan, değerli hazırun; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sevgili arkadaşlar, Eflatun’un bir sözünü okuyarak başlamak istiyorum konuşmama. “Devlet” adlı yapıtında şöyle diyor: “Her hükûmet yasaları kendi işine geldiği gibi kurar. Demokratlar demokratlığa, tiryanis tiryanise uygun yasalar kurar; ötekiler de tıpkı böyle. Bu yasaları kurmakla işlerine gelen şeylerin idare edilenler için doğru olduğunu söylerler, kendi işlerine gelenlerden ayrılanları da yasalara, hakka karşı geldi diye cezalandırırlar. Her şehirde kuvvet, hüküm sürenin elindedir.”

Biraz önceki tartışmaya aslında ben de dönmek istiyorum çünkü kanun hükmünde kararnameler ülkesi hâline geldiğimiz ve hukukun bir buçuk yılı aşkın bir süredir tamamen kanun hükmünde kararnameler üzerinden yürüdüğü Türkiye’de neden sorunlar devam ediyor, neden OHAL devam ediyor, neden kanun hükmünde kararnameleri kurmaya ve onları burada tartışmaya devam ediyoruz? Bu sorunun bir yanıtı vardır. İnsanlık Eflatun’dan bu yana ilerledi ve insanlık, insan haklarına dayalı bir hukukun inşası mücadelesini adım adım vererek kendi önüne birtakım yasalar koydu. Her ülke elbette yönetenlerin tavrına göre de ona uygun yasalar kurdu ama yine de yasalar birer anlaşmadır, birer sözleşmedir, en önemlisi de anayasadır ve o anayasa üzerinden yürünür. Anayasaya bağlı olarak kurulmuş olan yasalar ise bir ülkede suç olanı ve olmayanı ifade eder.

Biraz önce Değerli Bakan Türk Tabipleri Birliği olayına ilişkin olarak şu sözcükleri kullandı, arkadaşlarım da değindiler: “İma ediyorlar, birlikte yaşama, egemenlik ve yaşama hakkını ihlal ediyorlar. Onların faaliyetleri tıbbi bir faaliyet değildir, tabiplikle ilgili değildir ve sulandırılmıştır. Bir tasvir yapıyorlar.”

Ben 40’ıncı yılına yaklaşmakta olan bir hukukçuyum, böyle cezalandırma maddeleri görmedim. Herhangi bir biçimde bir iddia ortaya çıkarsa bu, tahminler üzerinden, bizim kişisel düşüncelerimiz üzerinden değil, hukuk üzerinden yürür, hukuk da adaleti doğurur. Adaletli bir ülkede Fetullahçılar üremezler, adaletli bir ülkede terör faaliyetleri gelişmez ve o adaleti sağlayacak olanlar öncelikle yönetenlerdir.

Aslında kimseler dinlemiyor biliyorum ama üç gündür burada kanun hükmünde kararnamelerin niteliği konusunda, OHAL durumu konusunda açık, net hukuki tartışmalar oldu.

Biraz önce buradaydı Sayın Mehmet Gökdağ, burada şunu anlattı, dedi ki: “Arkadaşlar, OHAL ilanının koşulları vardır.” Eğer bir ülkede -biraz önce Arzu Erdem arkadaşımın söylediğinin aksine bir şey söylüyorum, somut bir durumla ilgili hukuka dayalı bir değerlendirme yapıyorum- şiddet varsa ve bu şiddet önlenemiyorsa -bazen doğal afet, bazen kalkışma, terör faaliyeti- mevcut güvenlik güçleri kanalıyla önlenemiyorsa o zaman ya OHAL ilan edersiniz ya da Türkiye çapında, ülke çapında yaygınsa o takdirde sıkıyönetim ilan edersiniz.

Şimdi bakalım: Fetullahçı terör örgütünün girişimi -“girişimi” diyoruz- girişim aşamasında kalmıştır yani devlet güçleri, mevcut güçler halkın da desteğiyle bu terör faaliyetini engellemişlerdir. Yapılacak şey OHAL ilanı değildir çünkü Anayasa’nın 119, 120, 121’inci maddelerine göre koşulları oluşmuş bir OHAL yoktur, bu sebeple ilan hukuksuzdur. Yani biz şu anda hukuka aykırı bir OHAL ilanıyla karşı karşıyayız ve hukuksuz, mesnetsiz, dayanaksız kanun hükmünde kararnameleri konuşuyoruz ve kanun hükmünde kararnameleri de aylarca sonra konuşuyoruz. Benim elimdeki, şu anda konuştuğumuz kararnamenin tarihi 19 Ocak 2017, aradan bir yılı aşkın bir süre geçmiş, bir yılı aşkın bir sürenin geçiminden sonra… Özür dilerim, yanlış bir bilgi verdim. Evet, önemi yok ama şimdi burada bulamadım, nisan ya da mart aylarında yürürlüğe girmiş olan bir kanun hükmünde kararname yani sürüyor, hüküm sürüyor. Bu ne demek? Hukuksuzluk yürüyor.

Şimdi, başka bir şeyi anımsatmak istiyorum: Kanun hükmünde kararnamenin ve OHAL’in ilan sebebiyle bağlı olması gerekir. Terörle Mücadele Yasası da buraya girdi falan, bunları aşıyorum. Elimizdeki kararnamede neler var? Biraz önce HDP’den konuşan arkadaşım birkaç önemli noktaya değindi ama ben önemsiz olanları, hukuksuz olanları, bu kapsama girmemesi gerekenleri, yapılan işlemin tamamen Türk hukuk sisteminin de dışında olduğunu, keyfî olduğunu size doğrudan doğruya kararnameden örneklerle göstereceğim. Bakınız arkadaşlar, 5’inci madde Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun hakkında, devam ediyorum, 7’nci madde mülkiye müfettişlerinin atanmasındaki yaş konusu hakkında, devam ediyorum, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na giren uyuşmazlıkların çözümü hakkında -Sayın Bakanlar, sayın milletvekilleri; hepinize soruyorum, bu 3 madde bile- devam ediyorum, 9’uncu madde ilamsız icra takibi, devam ediyorum, Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri hakkında, devam etmemi isterseniz; Orman Kanunu, ormanlık alanına adliye binasının yapılması hakkında. Sevgili arkadaşlarım, şimdi, bütün bunların OHAL ilanıyla yani Fetullahçı terör örgütünün faaliyetleriyle nasıl bir alakası vardır, nereden yola çıkıyorsunuz? Yaptığınız işin -beni bağışlayın- mantıkla bir alakası var mıdır ve bizden bu konuda nasıl olur isterseniz? Bizim itirazlarımızı nasıl… “İşte, Türk Tabipleri Birliği bir bildiri yayınladı, yayınladığı bildiride tahminimize göre kardeşliği ve birliği bozan bir ifade var.” Kardeşlik ve birlik adaletin uygulanmamasıyla ortadan kalkar arkadaşlar. Eğer adalet her konuda, olağanüstü durumda bile… Bu kürsüden birkaç kez söyledim, “Olağanüstü hâl bir hukuk rejimidir.” dedim. Yani siz, Anayasa’daki temel hak ve özgürlüklerin korunması konusuna özen göstermek zorundasınız. OHAL’in bu tür koşulları vardır. Ama siz insanların düşünceyi açıklama özgürlüğüne -Türk Tabipleri Birliğindeki uygulamayla- saldırıyorsunuz, siz örgütlenme özgürlüğüne saldırıyorsunuz, siz adil yargılanma hakkına saldırıyorsunuz. O koca koca profesörleri, meslek odalarını temsil eden profesörleri ellerinde kelepçeyle, evlerini ve meslek birliklerini arayarak, o spor salonunun içine IŞİD’lilerle ve terör üyesi insanlarla aynı anda kapatıyorsunuz. Bu bir hukuksuzluktur arkadaşlar, bu bir adaletsizliktir.

Tekrar anımsatıyorum, buradan birkaç kez de anımsattım: Kenan Evren’i unutmayınız. Kenan Evren bir gün yargı önüne geldi, bütün koruyucuları kendisine sağlamış olmasına rağmen yargı önünden kurtulmayı başaramadı. Bunu bir tehdit diye söylemiyorum, geçen söylediğimde salondan böyle bir söz gelmişti, bir gerçeklik diye söylüyorum.

Yapılacak şey, adil olmaktır, var olan hukuka bağlı kalmaktır, o hukuk çerçevesi içinde önümüzü açmaktır, o hukuk çerçevesi içinde kardeşliği, birliği sağlamaktır. Adilsek birbirimize güveniriz, var olan hukukumuza uyuyorsak ama bu kanun hükmünde kararnameler bizim hukukumuz değildir. Daha önce söylediğim gibi, OHAL de hukuka aykırıdır. OHAL’in hukuka aykırılığı yanında kanun hükmünde kararnameler haydi haydi hukuksuzdur. Onları bizim bu kürsüde yırtmamız gerekmez, halk onu mutlaka yırtar.

Teşekkür ederim. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Sarıhan.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Bostancı…

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Kenan Evren hatırlatması açık bir sataşma.

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Hadi ya!

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Vallahi o günleri arayacak gibisiniz.

BAŞKAN – Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan durum tespitine de cevap hakkı vermeye başladı.

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın, Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan’ın 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin tümü üzerinde CHP Grubu adına yaptığı konuşması sırasında Adalet ve Kalkınma Partisine sataşması nedeniyle konuşması

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben Kenan Evren’in darbe yaptığı dönemi yaşadım.

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Ben de.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla) – O dönemde bir yıl da hapis kaldım. Burada, o dönemi yaşayanlar, o karanlık dönemde darbenin nasıl yapıldığını bilenler, sonrasında sağdan-soldan insanların hapse tıkılıp nasıl asıldıklarına şahit olanlar vardır.

AYTUĞ ATICI (Mersin) – Bugün de aynısı var.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Bir asılmıyoruz işte.

AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) – İp sallıyorsunuz ya!

MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla) – Bunca yıl sonra unutur ve geçmişe naif ve romantik bir şekilde bakarsanız -ki eleştiri belli ki böyle bir yerden güç almaya çalışıyor- siz meşru zeminlerde tıpkı kendiniz gibi, tıpkı buradaki diğer siyasi partiler gibi halka gitmiş, halktan güç almış olan bir siyasi iktidarı Kenan Evren’le benzeştirmeye kalkabilirsiniz. Bu -ağır lafları bir kenara bırakıyorum- haksız ve yersiz bir benzetmedir ve demokrasiye, halkın iradesine karşı saygı konusunda da sorunludur. Kenan Evren darbe yaparken kimseye sormadı, gücüne yaslanarak geldi ve darbe yaptı. Dolayısıyla bu tür benzetmeleri yaparken eğer siyasi eleştiriden maksat bir rasyonellik, bir meşruiyet zemini içerisinde insanlara bir laf söylemekse bu tür benzetmeler bu amaca hizmet etmez.

Biraz önce Özgür Bey Türk Tabipleri Birliğinin burada başka açıklamalarını da okudu, memnun oluruz. Bunlar, muhakkak, herhâlde adli aşamada da ileri sürülecektir.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – İnternet sitelerinden aldım.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla) - Bunlardan memnuniyet duyarız.

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Hukuk bıraktınız mı Naci Bey? Hukuk var mı?

MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla) - Ancak, şunu belirtmeme izin verin: Terör örgütlerine karşıysanız romantik bir söylenmenin ötesinde, politikasızlıktan öte…

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Barış istemenin romantikliği mi var? Romantik olsun, barış isteyelim ya!

MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla) - …bu terör örgütüne karşı yürütülen politikalara da destek vermek acaba ahlaki bir ödev değil midir?

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bostancı.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, Sayın Bostancı bir sataşmaya cevap vereceğini söyledi ama konuşması bütünüyle hatibimize ve partimize yönelik bir sataşma niteliğindeydi. Cevap hakkı kullanmak istiyoruz.

BAŞKAN – Sayın Sarıhan sisteme girmiş, sanırım…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ama açıklama hakkından sisteme girdikten sonra iş sataşma boyutuna evrildi. İşte o İç Tüzük 69…

BAŞKAN – Peki.

Buyurun Sayın Sarıhan. (CHP sıralarından alkışlar)

İki dakika…

2.- Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan’ın, Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına ve Cumhuriyet Halk Partisine sataşması nedeniyle konuşması

ŞENAL SARIHAN (Ankara) – Değerli arkadaşlar, gerçekleri söylemek, herhangi bir biçimde, sıradan bir romantizm olarak değerlendirilemez. Gerçekler acıdır, gerçekler çıplaktır ve gören, duyan, vicdanı olan herkes gerçekleri görür.

Şimdi, ben, 12 Eylülde, sizin gibi, kötülükler yaşadım, bizzat yaşadım. 2 çocuğum dışarıda kaldı, süt alan çocuğum dışarıda kaldı. Bugün yönetimde seçimle gelmiş bir iktidar varken… O gasbedilmiş bir iktidardı yani başarılmış bir darbe vardı ve darbeciler vardı 12 Martta da 12 Eylülde de. Şimdi, sandıktan çıkmış, demokratik yolla gelmiş parlamenterler var. Onlardan beklersiniz elbette, onlar zaten bir darbe yapmışlar. Biz, bir darbe hükûmeti değiliz, siz bir darbe hükûmeti değilsiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Biz darbeden kaynaklanan bir Parlamento da değiliz. Yoktuk ayrıca, parlamenterler yoktu o zaman.

Şimdi, bakın, acı bir gerçek -bunu sizin resmî kaynaklarınızdan, iktidarınızın resmî kaynaklarında söylüyorum- on yıl sürmüş bir 12 Eylül, 52 bin kişi tutuklanmış. Henüz bir buçuk yıldır devam etmekte olan bu dönemde 50.510 kişi tutuklanmış, bunu 5’le çarpınız, bunu 6’yla çarpınız. 118.813 kişi ocak ayı itibarıyla ihraç edilmiş. “Genel güvenlik gözetim cezası” diye bir ceza vardı, siz 12 Eylülü yaşadığınıza göre bilirsiniz, şimdi böyle bir ceza da yok, böyle bir yasal düzenleme de yok ama insanlar sokağa bırakılmış. Yeni bir 1402’likler düzeni kurulmuş. O kadar insanın… Okumayayım ve zaman almayayım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ŞENAL SARIHAN (Devamla) - Bunlara bakalım ve bunlardan vazgeçelim. Yapılması gereken budur.

Teşekkür ederim. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Sarıhan.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

9.- 694 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/870) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 500) (Devam)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, kanun hükmünde kararnamenin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır. Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Şimdi birinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Birinci bölüm, 1 ila 30’uncu maddeleri kapsamaktadır.

Birinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

1’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

4’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

5’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

6’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

7’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

8’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

9’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

10’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

11’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

12’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

13’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

14’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

15’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Uyuşturucuyla mücadele maddelerine ret oyu kullanmadık, tutanağa geçsin.

CEYHUN İRGİL (Bursa) – Uyuşturucuyla mücadelede biz de taraftarız.

BAŞKAN – 16’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

17’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

18’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

19’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

20’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

21’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

22’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

23’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

24’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

25’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

26’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

27’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

28’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

29’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

30’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Birinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Şimdi ikinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

İkinci bölüm 37’nci maddeye bağlı ek geçici madde 97 ve ek geçici madde 98 dahil 31 ila 59’uncu maddeleri kapsamaktadır.

Şimdi ikinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

31’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

32’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

33’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 33’üncü maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

681 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 30’uncu maddesine dair hazırlanan önergenin kabul edilmesiyle 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 33’üncü maddesinde yapılan değişiklik 926 sayılı Kanun’un 113’üncü maddesine işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

34’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

35’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 35’inci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

681 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 46’ncı maddesine dair hazırlanan önergenin kabul edilmesiyle 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 35’inci maddesinde yapılan değişiklik 926 sayılı Kanun’un geçici 43’üncü maddesine işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

36’ncı madde madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 36’ncı maddesinde yer alan “bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden altı ay içinde” ibaresinin “31/12/2018 tarihine kadar” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 22’nci maddesiyle yapılan değişiklik metne yansıtılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 37’ye bağlı ek geçici madde 97’yi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 37’ye bağlı ek geçici madde 98 üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 37’nci maddesiyle 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na eklenen ek geçici 98’inci maddenin ikinci, altıncı, yedinci ve dokuzuncu fıkralarının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"Pilot subaylara 2629 sayılı Kanun uyarınca ödenecek uçuş tazminatı, uçuş sürelerine bakılmaksızın 23 uçuş hizmet yılı esas alınarak belirlenir. 2629 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin (h) bendi uyarınca yapılacak toptan ödemede, hizmet yılı döneminin başlangıç tarihi olarak bu madde kapsamında göreve başlanılan tarih esas alınır. Bunlara, en az 120 saat uçuş yaptıkları her görev yılı için, 2629 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin (h) bendi uyarınca 80 saat üzerinden hesaplanacak toptan ödeme tutarında ilave tazminat, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaksızın her görev yılı sonunda ayrıca ödenir. Bu madde kapsamında yeniden subay nasbedilen pilotlara göreve başladıkları yıldan itibaren her hizmet yılının sonunda ödenecek toptan ödeme ve ilave tazminattan mahsup edilmek üzere her ay damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaksızın 10.000 Türk Lirası tazminat ödenir. Bu tazminat ödemeleri, toptan ödeme ve ilave tazminatın yetersiz olması durumunda personelden tahsil edilir. Her bir yıllık görev süresini tamamlamayanlara, ilgili hizmet yılı için bu fıkra uyarınca toptan ödeme ve ilave tazminat ödenmez.”

"Hizmet süresini tamamlayanlardan talepleri uygun görülenler bu madde kapsamındaki hakları korunmak suretiyle muvazzaf subay olarak görevlerine devam edebilirler.

Ek geçici 92 nci madde kapsamında subaylığa nasbedilen ve bu madde kapsamında uygulama yapılan hava aracı tiplerinde görevli pilotlar, şartları sağlamaları halinde, müracaat tarihinden itibaren dört yıl zorunlu hizmet şartıyla bu madde kapsamına alınırlar. Bunlara hak ettikleri toptan ödeme müracaat tarihi esas alınarak ödenir.”

"Subay nasbedilen pilotların çalıştıkları firmalarla yaptıkları iş sözleşmeleri Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yaptıkları sürece askıya alınır. Görev süreleri sona erenler, görev öncesi çalıştıkları firmalar tarafından sicil ve kıdemleri devam edecek şekilde aynı statüde yeniden istihdam edilir.”

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 25’inci maddesiyle yapılan değişiklikler metne yansıtılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

38’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

39’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

40’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

41’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

42’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 42’nci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61’inci maddesine dair hazırlanan önergenin kabul edilmesiyle 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 42’nci maddesiyle yapılan değişiklik 1325 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesine işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

43’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

44’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

45’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

46’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

47’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

48’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

49’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

50’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

51’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

52’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

53’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

54’üncü madde üzerinde bir adet önerge var, okutuyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 54’üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz

"MADDE 54- 2803 sayılı Kanunun 13/A maddesinin beşinci fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiş ve altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Akademi bünyesindeki fakültelerin dekanları, Akademideki lisans eğitim ve öğretiminin yürütülmesinden Akademi Başkanına karşı sorumludur. Dekanların ataması, İçişleri Bakanınca yapılır.”

"Akademide istihdam edilen jandarma hizmetleri sınıfı ve sahil güvenlik hizmetleri sınıfı dışından olan öğretim elemanlarının görev süreleri, her türlü özlük hakları, izinleri, akademik unvanlarının yükselmesi ve korunması konusunda 2547 sayılı Kanun ve 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümleri uygulanır. Jandarma hizmetleri sınıfı ve sahil güvenlik hizmetleri sınıfı dışından olan öğretim elemanları için disiplin ve cezai hükümler açısından Jandarma Genel Komutanlığında görevli jandarma hizmetleri sınıfı dışındaki diğer devlet memurlarına uygulanan mevzuat hükümleri geçerlidir.”

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz efendim.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 44’üncü maddesine dair hazırlanan önergenin kabul edilmesiyle 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 54 üncü maddesiyle 2803 sayılı Kanun’un 13/A maddesinin on sekizinci fıkrasında yapılan değişiklik metne işlenmiş olduğundan, maddenin ihtiyaç kalmayan kısmı matlaptan çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

55’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

56’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

57’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 57’nci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 48’inci maddesine dair hazırlanan önergenin kabul edilmesiyle 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 57’nci maddesinde yapılan değişiklik 2803 sayılı Kanun’un geçici 9’uncu maddesine işlenmiş olduğundan, ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

58’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

59’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

İkinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Şimdi üçüncü bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Üçüncü bölüm 60 ila 89’uncu maddeleri kapsamaktadır.

Üçüncü bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

60’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

61’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

62’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

63’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

64’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

65’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

66’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

67’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

68’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

69’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

70’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

71’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

72’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

73’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

74’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

75’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

76’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

77’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

78’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

79’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

80’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

81’inci madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 81’inci maddesiyle 2992 sayılı Kanun’a eklenen ek 5’inci maddede yer alan "Ekli (3), (4) ve (5) sayılı” ibaresinin "Ekli (4) ve (5) sayılı” şeklinde değiştirilmesini ve KHK’nın ekinde yer alan ek (3) sayılı listenin metinden

çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz efendim.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Ekli (3) sayılı listede yer alan kadrolar 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 53’üncü maddesiyle iptal edildiğinden maddede değişiklik yapılmakta ve söz konusu liste metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

82’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

83’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

84’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

85’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

86’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

87’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

88’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

89’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Üçüncü bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Şimdi dördüncü bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Dördüncü bölüm 90 ila 119’uncu maddeleri kapsamaktadır.

Dördüncü bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

90’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

91’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

92’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

93’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

94’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

95’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

96’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

97’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

98’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

99’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

100’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

101’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

102’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

103’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

104’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

105’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

106’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

107’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

108’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

109’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

110’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

111’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

112’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

113’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

114’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

115’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

116’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

117’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

118’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

119’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Dördüncü bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Şimdi, beşinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Beşinci bölüm 120 ila 149’uncu maddeleri kapsamaktadır.

Beşinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

120’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

121’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

122’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

123’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

124’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

125’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

126’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

127’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

128’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

129’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

130’uncu madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 130’uncu maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Katılıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 68’inci maddesine dair hazırlanan önergenin kabul edilmesiyle 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 130’uncu maddesinde yapılan değişiklik 4752 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesine işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

131’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

132’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

133’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

134’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

135’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

136’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

137’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

138’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

139’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

140’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

141’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

142’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

143’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

144’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

145’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

146’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

147’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

148’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

149’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Beşinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Şimdi, altıncı bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Altıncı bölüm 150 ila 179’uncu maddeleri kapsamaktadır. Altıncı bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

150’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

151’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

152’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

153’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

154’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

155’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

156’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

157’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

158’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

159’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

160’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

161’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

162’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

163’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

164’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

165’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

166’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

167’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

168’inci madde üzerinde bir önerge vardır okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 168’inci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

681 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 91’inci maddesine dair hazırlanan önergenin kabul edilmesiyle, 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 168’inci maddesinde yapılan değişiklik 6413 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesine işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

169’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

170’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

171’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

172’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

173’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

174’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

175’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

176’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

177’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

178’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

179’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Altıncı bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Şimdi yedinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Yedinci bölüm 185’inci maddeye bağlı madde 14/A ve madde 14/B, 202’nci maddenin (1)’inci fıkrası, (2)’nci fıkrası ve (3)’üncü, (4)’üncü, (5)’inci ve (6)’ncı fıkraları ile 203’üncü maddenin (1)’inci fıkrası ve (2)’nci fıkrası dâhil 180 ila 205’inci maddeleri kapsamaktadır.

Şimdi yedinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

180’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

181’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 181’inci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz efendim.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 83’üncü maddesine dair hazırlanan önergenin kabul edilmesiyle 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 181’inci maddesinde yapılan değişiklik 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 28’inci maddesine işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

182’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

183’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

184’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

185’inci maddeye bağlı madde 14/A’yı oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

185’inci maddeye bağlı madde 14/B’yi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

186’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

187’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

188’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

189’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

190’ıncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 190’ıncı maddesiyle değiştirilen 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 42’nci maddesinin dördüncü ve on sekizinci fıkralarının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"(4) İl ve ilçe sağlık müdürünün tabip olması; il sağlık müdürü, başkan, başkan yardımcısı ve hastane müdürünün kamuda veya özel sektörde en az beş yıl, uzman ve müdür yardımcısının en az üç yıl iş tecrübesine sahip olması gerekir.”

"(18) Sözleşmeli personel olarak görev yapanlar, ihtiyaç halinde Bakanlığın ve bağlı kuruluşlarının merkez teşkilatında daire başkanı ve daha üst yönetici kadrolarıyla Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının Başkan, Başkan Yardımcısı, Enstitü Başkanı ve Genel Sekreter unvanlı kadrolarında süreli olarak görevlendirilebilir ve bu husus sözleşmelerde belirtilir.”

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz efendim.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 132’nci maddesiyle yapılan değişiklikler, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 42’nci maddesinde değişiklik öngören metne yansıtılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

191’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

192’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

193’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 193’üncü maddesinde yer alan “üç ayı” ibaresinin “beş ayı” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                     Mustafa Elitaş                           Mehmet Doğan Kubat

                         Kayseri                                        İstanbul

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz efendim.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 133’üncü maddesiyle yapılan değişiklik metne yansıtılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

194’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler…Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

195’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 195’inci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

196’ncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 196’ncı maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

197’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 197’nci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

198’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 198’inci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

199’uncu madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 199’uncu maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz efendim.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

200’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 200’üncü maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz efendim.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

201’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 201’inci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                                   Mustafa Elitaş

                                                                                                                                        Kayseri

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

İlgili maddede öngörülen değişiklikler, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilen metnine işlendiğinden metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

202’nci maddenin (1)’inci fıkrasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

202’nci maddenin (2)’nci fıkrasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

202’nci maddenin (3), (4), (5) ve (6)’ncı fıkraları üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 202’nci maddesinin (3)’üncü fıkrasının eki (10) sayılı listede yer alan “Gençlik ve Spor Bakanlığı” ibaresinin “Spor Genel Müdürlüğü” şeklinde ve “İlçe Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü” ibaresini "Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                     Mustafa Elitaş                           Mehmet Doğan Kubat

                          Kayseri                                        İstanbul

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 134’üncü maddesiyle yapılan değişiklik metne yansıtılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

203’üncü maddenin (1)’inci fıkrasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

203’üncü maddenin (2)’nci fıkrasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

204’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

205’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Redaksiyon talebi var sanırım.

Buyurun .

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI YUSUF BEYAZIT (Tokat) – Sayın Başkanım, görüşülmekte olan 500 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Genel Kurulda kabul edilen değişiklik önergeleriyle birlikte kanunlaşacağından düzenlemenin adının “Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun” şeklinde değiştirilmesi, ayrıca metinde geçen ve görüştüğümüz kanun hükmünde kararnameye atıfta bulunan “kanun hükmünde kararname" ibarelerinin “kanun” olarak değiştirilmesine yönelik redaksiyon talebimiz vardır.

Arz ederim.

BAŞKAN – Talebiniz kayıtlara geçmiştir. Redaksiyon işlemi kanun yazımı sırasında Başkanlığımızca gerçekleştirilecektir.

Sayın milletvekilleri, yedinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Kanun hükmünde kararnamenin tümü açık oylamaya tabidir.

Oylama için üç dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, 694 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı                          :           259

Kabul                                                  :           226

Ret                                                      :             33   (x)

                      Kâtip Üye                                           Kâtip Üye

                   Fehmi Küpçü                                        Sema Kırcı

                          Bolu                                                Balıkesir”

Kanun hükmünde kararname kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

Birleşime on beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 20.03

BEŞİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 20.27

BAŞKAN: Başkan Vekili Pervin BULDAN

KÂTİP ÜYELER: Fehmi KÜPÇÜ (Bolu), Sema KIRCI (Balıkesir)

-----0-----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 54’üncü Birleşiminin Beşinci Oturumunu açıyorum.

3’üncü sırada bulunan, 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’nin görüşmelerine başlayacağız.

10.- 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/907) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 512) (x)

BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet? Yerinde.

Komisyon Raporu 512 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince bu kanun hükmünde kararname İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında temel kanun olarak görüşülecektir. Bu nedenle, kanun hükmünde kararname, tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanıp maddelerine geçilmesi kabul edildikten sonra bölümler hâlinde görüşülecek ve bölümlerde yer alan maddeler ayrı ayrı oylanacaktır.

Kanun hükmünde kararnamenin tümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Manisa Milletvekili Sayın Erkan Akçay konuşacak.

Buyurun Sayın Akçay. (MHP sıralarından alkışlar)

MHP GRUBU ADINA ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün Hakkâri'nin Çukurca ve Şemdinli ilçelerinde terör örgütü PKK’nın saldırısı nedeniyle 3 askerimiz şehit olmuş ve 7 askerimiz de yaralanmıştır. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar ve aziz milletimize sabırlar diliyorum.

Terörle mücadele, her sahada, her şart altında kesin bir kararlılıkla terörün kökü kazınana kadar devam edecektir. Bugün ayrıca Kilis’e ve Reyhanlı’ya roketli saldırı düzenlenmiştir. Saldırılara ilişkin henüz kesin bilgiler edinemedik, inşallah bir can kaybı yaşanmamasını diliyorum ve temenni ediyorum ve her 2 kentteki vatandaşlarımıza ve milletimize geçmiş olsun diyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 24 Aralık 2017 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan kanun hükmünde kararname özellikle iki önemli düzenlemeyle kamuoyunda tartışılmıştır. Bunlardan biri, bu kanun hükmünde kararnamenin 121’inci maddesinde yer alan ve 15 Temmuz darbe girişiminde darbecilere karşı mücadele eden sivil vatandaşlara yönelik düzenlemedir, diğeri ise taşeron işçilere kadro verilmesi konusudur.

Olağanüstü hâl, olağanüstü şartların getirdiği anayasal bir düzendir. 15 Temmuz darbe girişimi, bir terör örgütünün kamu yönetiminden ekonomiye, üniversitelerden sivil topluma ve sosyal hayata kadar geniş bir alanda nasıl ahtapot gibi yayıldığını acı bir şekilde göstermiştir. Bu terör örgütünün Türkiye’den sökülüp atılması için OHAL -olağanüstü hâl- zaruri hâle gelmiştir.

Gündemimizde olan kanun hükmünde kararnamenin 121’inci maddesinde yer alan düzenleme, terörle mücadele kapsamında gerekli ve hukuki bir düzenlemedir. Bu maddeyle 6755 sayılı Olağanüstü Hâl Kanunu’nun 37’nci maddesine bir hüküm eklenmiştir. Atıf yapılan hüküm, 27 Temmuz 2016’da yayınlanan ve 8 Kasım 2016’da Mecliste kabul edilen 668 sayılı KHK’ya eklenmiştir. Önce maddeye bakalım.

“15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.” diyor ve şimdiki bu görüştüğümüz 696 sayılı KHK’yla bu hükme bir fıkra daha ekleniyor. “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.” Yani “Hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluk doğmaz.” diyor.

Türkiye bir hukuk devletidir ve her şey kanun ve kurallara bağlıdır.

KHK’deki ilgili düzenlemenin hukuk mevzuatımızda karşılığı vardır. Anayasamızın “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 2’nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 25’inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 63’üncü ve 64’üncü maddeleri bu düzenlemenin hukuken yerinde olduğunu göstermektedir.

Kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan bir fiil zarara yol açsa bile hukuka aykırı sayılmaz. Bir ayaklanma veya isyanın yasaya uygun olarak bastırılması durumlarından birinde mutlak zorunlu olanı aşmayacak güç kullanımı yaşam hakkının ihlali değildir.

KHK’nin 121’inci maddesi hukuken bir hakkın teslim edilmesidir. Anayasamızın 17’nci maddesi şöyle diyor: “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı hâller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. Meşru müdafaa hâli, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hâllerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılması birinci fıkra hükmü dışındadır.”

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 2’nci maddesi aynen şu şekilde:

1- Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur.

2- Aşağıdaki durumlardan birinde mutlak zorunlu olanı aşmayacak bir güç kullanımı bu maddenin ihlaline neden olmuş sayılmaz.

a) Bir kimsenin yasadışı şiddete karşı korunmasının sağlanması;

b) Bir kimsenin usulüne uygun olarak yakalanmasını gerçekleştirme veya usulüne uygun olarak tutuklu bulunan bir kişinin kaçmasını önleme;

c) Bir ayaklanma veya isyanın yasaya uygun olarak bastırılması.”

Ceza Kanunu’muzun 25’inci maddesi şöyle: “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 63’üncü maddesi de şu düzenlemeyi getiriyor: “Kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan bir fiil, zarara yol açsa bile, hukuka aykırı sayılmaz.

Zarar görenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar, zarar verenin davranışının haklı savunma niteliği taşıması, yetkili kamu makamlarının müdahalesinin zamanında sağlanamayacak olması durumunda kişinin hakkını kendi gücüyle koruması veya zorunluluk hâllerinde de fiil, hukuka aykırı sayılmaz.”

Aynı kanunun 64’üncü maddesi de: “Haklı savunmada bulunan, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamaz.

Kendisini veya başkasını açık ya da yakın bir zarar tehlikesinden korumak için diğer bir kişinin mallarına zarar verenin, bu zararı giderim yükümlülüğünü hâkim hakkaniyete göre belirler.

Hakkını kendi gücüyle koruma durumunda kalan kişi, durum ve koşullara göre o sırada kolluk gücünün yardımını zamanında sağlayamayacak ise ve hakkının kayba uğramasını ya da kullanılmasının önemli ölçüde zorlaşmasını önleyecek başka bir yol da yoksa, verdiği zarardan sorumlu tutulamaz.”

Bu hükümler bir af düzenlemesi değildir. Darbe saldırılarına karşı durmak, vatanı savunmak, devlete sahip çıkmak suç mudur ki ortada bir af olsun? Bu düzenlemeden rahatsız olmak, 15 Temmuzdaki 251 şehidimizi, 2.194 gazimizi rencide eder. 15 Temmuzda milletimizin, devletin varlığı, ülkenin bekası için üzerine düşen tarihî sorumluluğu yerine getirirken gelecek yıllarda doğabilecek risk, tehlike ve cezai sorumluluğun önceden bertaraf edilmesi, idari ve hukuki basiretin gereğidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERKAN AKÇAY (Devamla) – Tamamlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Tabii, buyurun, tamamlayın.

ERKAN AKÇAY (Devamla) – Millî refleks; millet olma şuuru, devletli olma, istiklal ve istikbal uğruna mücadele etme şuurudur. Meşruiyeti Türk milletinin binlerce yıllık birliği, dirliği ve kazanımlarıdır. İşte hukuk bu aşamada devreye girer ve bu kazanımları muhafaza eder. 15 Temmuz darbe girişiminin bastırılmasında göğsünü siper eden vatandaşlarımızın yargılanmaması, cezai sorumlulukla karşı karşıya kalmaması için bir tedbirdir. Düzenlemede muğlaklık yoktur. Bu düzenleme için birileri “muğlak” dedi. Muğlaklık, bu düzenlemede değil, bu kişilerin kendi duruşlarındadır. Bu düzenleme, FETÖ sanıklarının mahkemelerde şehit yakınlarına yargılanma tehdidine karşı alınmış bir önlemdir, idari ve hukuki, basiretli bir tedbirdir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Akçay.

Şimdi, Halkların Demokratik Partisi Grubu adına Bingöl Milletvekili Sayın Hişyar Özsoy…

Buyurun Sayın Özsoy. (HDP sıralarından alkışlar)

HDP GRUBU ADINA HİŞYAR ÖZSOY (Bingöl) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, bu olağanüstü hâl meselesiyle ilgili olarak burada temel argüman şöyle bir şey: Yani ülke bir darbe girişimi atlattı, olağanüstü hâl ilan etmeyip de ne yapacağız? Doğrudur, birçok ülke böyle bir durumla karşılaştığı zaman olağanüstü hâl ilan eder fakat olağanüstü hâl ilanı kapsamında yapılan şeylere baktığınız zaman, bu olağanüstü hâli darbeyle mücadeleyle açıklamanın zerre kadar bir zemini yoktur. Niye yoktur? Şöyle söyleyelim: Şimdi, hemen dünden başlayalım mesela, birkaç gün öncesinden. Tabipler Birliği, biliyorsunuz, bir açıklama yaptı, basit bir açıklama -içeriğine bakın, iki yüz yıllık metindir, fazla bir şey değil- ertesi gün hepsini toparlayıp pat diye içeri atabiliyorsunuz, belki bazıları da içeriye girecek. Yüz binden fazla insan ihraç edilmiş, olağanüstü hâl gerekçesiyle meşrulaştırılıyor. Mesela ben kendim danışman almak istiyorum, hayatında gözaltı görmemiş insanları öneriyorum, yurt dışında doktorasını falan yapmış danışman almak istiyorum, kimi gösterirsek olağanüstü hâl gerekçesiyle diyorlar ki: “Güvenlik gerekçesiyle biz bunu işe almıyoruz.” Böyle bir çok sayıda HDP’nin danışman sorunu var, almaya çalışıyoruz, bir taraftan danışmanlarımızı işten çıkarıyorlar, yeni danışman alalım diyoruz, “Onları da alamazsınız.” diyorlar. Şu an danışmansız bir şekilde gidiyoruz. Aklımızla alay etmeyin. Bu olağanüstü hâl Türkiye’de yeni bir sistem inşa edilirken milleti susturmanın aracıdır, başka da bir şey değildir. Şu demek değil, darbe girişimi olmadı, tehditler yok falan filan değil. Fakat mesela bazı hatipler söyledi “Fransa’da olağanüstü hâl var.” diye. Arkadaşlar, Fransa’da var, Fransa’da sokağa çıkıp eylem yapabiliyorsunuz yine. Ben bir kentin milletvekili olarak 50 bin kadar oy almışım, bir yıldır benim partimin önünde, binamın önünde küçük bir basın açıklaması yapmama müsaade edilmiyor, polis saldırıyor. Yani kiminle siz alay ediyorsunuz, böyle bir şey olabilir mi? Dolayısıyla bu “Darbeyle mücadele ediyoruz.” “Terörle mücadele ediyoruz.” söylemlerinin ötesinde daha zekice birtakım argümanlar bulmak lazım.

Geçen gün Avrupa Konseyindeydik, Afrin meselesini konuşuyorduk kıymetli arkadaşlar. Orada da söyledik, burada da söylüyoruz yani çok değişik bir şey söylemiyoruz orada. Bu terörle mücadele söylemi altında Türkiye’de çok geniş toplumsal kesimlere büyük bir korku siyaseti hatta terör uygulandığını ben şahsen düşünüyorum. Bundan kastım şu: Birtakım şiddet ve korku aygıtlarını birtakım politik amaçlar için halka karşı kullanmak. Kullanılıyor mu? Ee, kullanılıyor.

Bakın, Afrin meselesine geleceğim. Afrin meselesi konusunda, biz, tabii iktidar partisi ve Afrin işgaline destek veren diğer iki parti dâhil, CHP dâhil, onlar gibi düşünmüyoruz o konuda. Birçok arkadaşımız çıktılar, fikirlerini paylaştılar. Bunun faydadan çok zarar getireceğini düşünüyoruz, birazdan o konuya da gireceğim. Fakat, ya bir müsaade edin, insanlar en azından çıksınlar diyebilsinler ki: “Ben bunu yanlış görüyorum.” Diyemiyorsunuz. Yani şu meseleyi eleştirebilecek cesaret neredeyse bizim dışımızda kimsede kalmadı. Düşünün ki Başbakan basını çağırıyor toplantıya, diyor ki: Şunları, şunları söyleyeceksiniz; şunları, şunları söylemeyeceksiniz. Tabii, dünya takip ediyor. Geçen gün, tabii “Bu Tabipler Birliğiyle ilgili konuşma nedir?” diye bizden bilgi soruyorlar, HDP’nin dış ilişkilerinden sorumluyum. Tabii, herkes telefon açıyor: “Ne oldu bu tabiplere?” Tabiplerin yaptığı açıklamayı insanlara anlatıyoruz, samimi söylüyorum, inanmıyorlar. “Ya, açıklamada başka bir şey yok mu?” diyorlar. “Yazılı olarak bu, başka bir şey yok.” “Buradan nasıl bir suç üretebiliyorlar?” diyorlar, biz de “Bilmiyoruz ama bir şekilde üretiyorlar.” diyoruz.

Bakın, ortada şöyle bir durum var: Maşallah, anketlerde yüzde 80 oranında destek olduğunu söylüyorsunuz değil mi Afrin meselesi konusunda?

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) – 90, 90.

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – 90, maşallah. Yüzde 90 var. Bırak yüzde 10 da konuşsun, ne olacak? Nedir bu korkunuz sizin? Yani kırılıp çatlayacak mı, bu kadar da mı güveniniz yok kendinize? Bırakın insanlar da inanmıyorlarsa buna, bunu yanlış görüyorlarsa çıksınlar üç kelime laf etsinler.

Bakın, bu Afrin meselesine nasıl gelindi? Bu 2011’de Arap Baharı’yla birlikte Suriye'de hevesler kabarınca Emevi Camisi’nde namaz kılınacaktı, nereye gelindi? Halep bu Hükûmetin girişimleriyle Esad’a verildi değil mi? Pazarlıklar yapıldı, El Bab’a girildi, Halep verildi. Şimdi Afrin’e karşılık İdlib’i vereceksiniz. Kime vereceksiniz? Tabii, verirseniz, orada komplikasyonlar çok. Kime? İdlib kime gidecek?

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) – Asıl sahibine, asıl.

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – “Katil” dediğiniz, “Esed” dediğiniz, “400 bin insanın katili” dediğiniz Esed’e vereceksiniz.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) – Yerli ve millî halka vereceğiz.

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – Tabii, Esed’e verilecek, mesele bu.

Bakın, Afrin, savaştan önce, Suriye savaşından önce 70-80 bin insanın yaşadığı küçük bir kasaba. Öyle “Afrin” dediğiniz o kadar büyümüş, hani insanların gözünde zannediyorsunuz ki kocaman bir ülke. Ee, tabii, gösterdikleri direniş belki bunu bu şekilde algılamanıza vesile olabiliyor da “Afrin” dediğiniz bir ilçe. “NATO’nun ikinci büyük ordusu” dediğiniz, kocaman F16’larıyla, tanklarıyla, toplarıyla… Topu topu bir tane ilçe. Bunun üzerinden bu kadar kahramanlık hikâyeleri üretmek gerçekten bir taraftan sizin açınızdan çok sıkıntılı bir durum. Bütün siyasetini bir ilçeyi kuşatmaya bağlamış, Suriye'de bütün projeleri çökmüş bir devlet politikasından bahsediyoruz. Esad’ı indirecektiniz, ondan vazgeçtiniz. Rusya üzerinden Esad’la zımni bir ittifak kurup şu an Kürtleri Afrin’de sıkıştıralım, mümkünse Kürtlerin orada bir siyasal statü çıkarmalarını engelleyelim…

Tercih sizin, kolunuzdan tutacak değiliz, savaşmak istiyorsanız savaşırsınız. Fakat bunu yaparken bari çıkın, cesur bir şekilde “Vallahi Suriye'de de olsa, Mars’ta da olsa Kürtler nerede bir siyasal statü elde ederlerse biz buna karşı savaşacağız.” deyin, açık söyleyin bunu. Bakın, bir ara Başbakan söyledi mesela, dedi ki: “Kürt koridorunu engellemeye çalışacağız.” Açık söyledi, pot kırdı; sonra düzeltmeye çalıştılar, “Terör koridorunu biz engellemeye çalışıyoruz.” Arkadaşlar, şu an yaptığınız nedir? Cumhurbaşkanı geçen gün söyledi, dedi ki: “Afrin’i asıl sahiplerine teslim edeceğiz.” Ne bu? “Afrin’i biz Araplara teslim edeceğiz.” diyor, öyle söylüyor. Yani orada rejim olarak Esad olduğu için Esad’a teslim edecekler. Yalnız, sadece aklınızın bir köşesinde olsun, şu kadarını bilin: Şu an Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmî politikası oğul Esad’ın değil, baba Esad’ın Arap kemeri politikasını sürdürmektir. Arap kemeri politikası neydi? Türkiye sınırına yakın olan yerlere Arap nüfusunun yerleştirilmesiydi; Kürtlerin coğrafik olarak konsantre olmasını ve coğrafik olarak bir sürekli hat oluşturmasını engellemek istiyordu. 1960’larda Hafız Esad bunu yaptı şu anki “Cerablus” dediğiniz bölgede, “Tel Abyad” dediğiniz bölgede. Bazı yerlerde bunu başardı, bazı yerlerde yer yer ya Araplaştırdı yer yer ya Kürt kaldı. Şu an Cumhurbaşkanının açıkça söylediği “Biz demografik değişiklik yapacağız.”

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) – Öyle bir şey söylemiyor.

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – Tabii tabii, öyle söylüyor.

“Türkiye’de şu an bulunan, gelip buraya sığınan insanları götüreceğiz, oraya yerleştireceğiz.” diyor.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) – İnsanlar oralı değil mi ya?

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – İşte, ne kadarı oralı o tartışmalı.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) – Bu insanlar oradan gelmedi mi?

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – O tartışmalı.

Bakın, Afrin’den çıkan Arapların, Afrin’den çıkan Türkmenlerin, Afrin’den çıkan Kürtlerin tekrar oraya gitmesi için biz de sonuna kadar destek veririz.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) – Tamam, o zaman mesele yok.

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – Mesele bu değil ama mesele bizim “etnik mühendislik” dediğimiz, etnik engineering gibi bir duruma dönüşürse bakın bu ileride çok, çok büyük sıkıntılar yaratır; bu memleket için yaratır, onlar için yaratır.

Şimdi, değerli arkadaşlar, Suriye politikanız, Şam’ı devirmekten, Esad’ı devirmekten Afrin gibi bir ilçede Kürtlerin üzerine F16’larla gitmek ve bunun üzerinden hamaset nutukları atmaksa size helalühoş olsun ama haklı olan, muhakkak kendisini savunan… Eğer bir savunma hakkı varsa şu an yapıyorlar, kendilerini savunuyorlar bir şekilde, F16’lara karşı, sabahtan akşama kadar gümlettiğiniz F16’lara karşı. Mantıklı bir şey değildir, yol değildir. Şu an sivil insanların ölümüne hiç girmeyeceğim, ölüyorlar, herkes biliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – Hemen bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – ÖSO içerisinde ne tür gruplar var, ilginç gruplar var, bu meselelerin hiçbirine filan girmeyeceğim ama bu memleketin başına öyle bir bela açıyorsunuz…

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) – Belayı defedeceğiz…

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – …umuyoruz, diliyoruz, bunun siyasi faturası en net şekilde, en sert şekilde size çıkacaktır.

Afrin zeytinleriyle ünlü bir yerdir, biliyorsunuz zeytinlikleri var Afrin’in, Gazze’nin de zeytinlikleri var, çok ilginçtir. İsrail, şu ana kadar 800 bin tane zeytinliği yerinden söküp atmıştır. Afrin’deki zeytinliklerin, yanan zeytinliklerin fotoğrafları geldi, maşallah, öyle görüyoruz, Kürt karşıtlığı… Kürt karşıtlığı, terörizmle mücadele filan değil…

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) – Asla asla, o sizin iddianız!

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – Kürt karşıtlığı Afrin ile Gazze’yi neredeyse birbirine benzeştirmiş durumda. İktidarın, İslami politika güttüğünü söyleyen iktidarın geldiği nokta burası.

Son olarak şunu da söyleyeyim, Sayın Bakan az önce ayrıldı. Meclise biraz huzur veren üslubuyla, tavrıyla, eleştirileri alma biçimiyle gerçekten böyle hani severek dinlediğimiz bakanımızdı Sağlık Bakanımız. Bugün Tabipler Birliğine yönelik olarak söylediği şeyleri duyunca -sataşma değil bu- üzüldüm, kendi kendime şöyle dedim: “Savaş çıkınca neredeyse herkesi kaybediyoruz -vallahi içimden öyle dedim- Allah rahmet eylesin, bu Bakanı da kaybettik.” Savaş çıkınca taraf olma durumunda kaldı ve kendi mesleğini temsil eden insanlara karşı o kadar olumsuz, negatif bir tavrın içerisinde oldu. Hepimiz için üzüntü vericidir. Umuyoruz, diliyoruz, aklınızı bir an önce başınıza alırsınız. Afrin’deki macerada bu toplumu, Türkiye'yi, Kürtleri, orada yaşayanları daha fazla belalara sarmadan bir an önce oradan çıkarsınız, hayırlı olan budur, doğru olan budur.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Özsoy.

Sayın Bostancı, söz talebiniz var.

Buyurun.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

44.- Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın, Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy’un 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin tümü üzerinde HDP Grubu adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Sayın Başkanım, teşekkürler.

Sayın Cumhurbaşkanının Suriye’ye ilişkin bakışında herhangi bir demografik değişim söz konusu değildir.

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Vallahi var, billahi var.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – PYD’nin bir terör örgütü olarak orada gerçekleştirdiği, köyleri yıkıp, Arap ve Türkmen nüfusu oradan uzaklaştırarak kendisine itaat edenlerle kurmaya çalıştığı bir yapıya itiraz vardır. Suriye Kürtlerindir, Türkmenlerindir, Araplarındır, oradaki yaşayan halklarındır ama terör örgütlerinin değildir.

Kürt karşıtlığı meselesine gelince, 1984’ten bu yana PKK’nın yürütmüş olduğu terör, esasen, etnik temel üzerinde halkları birbirine karşı getirerek öfke, şiddet ve kan üzerinden bir ulusçuluk inşa etme girişimidir, silahla bunu yapma işidir. 1984’ten bu yana bu kadar kan dökülmüştür, ne Kürtlerde Türk karşıtlığı vardır ne de Türklerde Kürt karşıtlığı vardır. Esasen böyle bir karşıtlıkla bakan da bu coğrafyanın insanı değildir çünkü bu coğrafyada barışın ve esenliğin yolu Kürtlerin, Türklerin, Arapların, Acemlerin ortak rızası ve iradesi üzerine bir şekilde teşekkül eder. Bunu görmemek için kör olmak gerekir.

Afrin meselesi bir terör örgütüne karşı girişimdir, Türkiye Cumhuriyeti niçin böyle bir operasyon yaptığını halkımıza ve dünya kamuoyuna rasyonel gerekçeleriyle birlikte uluslararası meşruiyetiyle anlatmıştır.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Bostancı.

Sayın Yıldırım, buyurun.

AHMET YILDIRIM (Muş) – Sayın Başkan, sataşmadan değil ama hatibimiz yerinden çok kısa bir söz talep ediyorlar.

BAŞKAN – Tabii ki, tabii ki.

Buyurun Sayın Özsoy.

45.- Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy’un, Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

HİŞYAR ÖZSOY (Bingöl) – Değerli arkadaşlar, şimdi…

Sayın Bostancı, bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dedi ki: “Biz Suriye’de ikinci bir Kuzey Irak’ın oluşmasına müsaade etmeyeceğiz.” Şimdi siz bunu terörle mücadeleyle nasıl açıklıyorsunuz? Bu olsa olsa, tastamam Kürt karşıtlığıdır. Diyor ki: “Biz vaktizamanında hata yaptık, biz göz yumduk ama Kürtler orada federal bir yönetim oluşturdular. Biz Suriye’de böyle bir federal yönetim oluşturulmasına ya da otonom bir yönetim oluşturulmasına müsaade etmeyeceğiz.” Eğer yapıyorsanız savaşınızı, çıkarsınız, gerekçelerinizi ortaya koyarsanız, dersiniz ki: “Biz bunu istemiyoruz.” Bak, kendisi dedi ama sonra laf çevrildi, geldi, “Biz terörle mücadele ediyoruz.” dediler. Zaten Kürt karşıtlığının meşruiyeti olmadığı için terörle mücadele üzerinden bunu meşrulaştırmaya çalışıyorsunuz. Kürt karşıtlığından kastettiğim, tastamam budur.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Özsoy.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

10.- 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/907) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 512) (Devam)

BAŞKAN – Şimdi, gruplar adına Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Eskişehir Milletvekili Sayın Utku Çakırözer, buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlarken Hâkkari’de bugün şehit düşen iki kahraman askerimize ve Afrin harekâtı kapsamında bugüne kadar şehit düşen asker ve sivillerimize Allah’tan rahmet, ulusumuza başsağlığı ve sabır diliyorum.

Ayrıca, Anayasa Mahkemesi’nin milletvekillerinin tutuksuz yargılanmasına ilişkin içtihat kararı, istinaf mahkemesinin de tutukluluk gerekçelerini ortadan kaldıran kararlarına rağmen 233 gündür haksız, hukuksuz biçimde özgürlüğünden mahrum bırakılan İstanbul Milletvekilimiz Enis Berberoğlu ve tutuklu yargılanan diğer milletvekillerini bir an önce özgürlük ve adalet dileğimle buradan selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Görüşmekte olduğumuz 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, Hükûmetin olağanüstü hâl kapsamında çıkardığı 31 kararnameden biridir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak demokrasimizi hedef alan 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi karşısında o gece bu yüce Meclis çatısı altında kurumlarımız, diğer partilerimiz, ulusumuzla birlikte durduk, birlikte direndik. Bundan sonra da benzeri her tür tehdit karşısında demokrasimizi korumak için her tür desteği vereceğimizi daha o gece Sayın Grup Başkan Vekilimiz Özgür Özel ve hemen ertesi gün bu kürsüden Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu açıkça ifade ettiler. Biz ne dedik? OHAL’e gerek yok dedik. Gelin, bu belaya karşı iktidar, muhalefet birlikte mücadele edelim dedik. İstediğiniz yasayı, düzenlemeyi hukuk devleti çerçevesinde birlikte çıkaralım dedik ama bizi dinlemediniz. 20 Temmuzda OHAL ilan ederek hukuk devletine darbe vurdunuz. Sonra da tek adam yönetimine savruldunuz. “Bir buçuk ay sürecek.” dediğiniz OHAL, bakın, bir buçuk yılı buldu. Sonuç? Koca bir mağduriyetler, baskılar, yasaklar ülkesi. Milletvekilleri, gazeteciler, insan hakları savunucuları aylardır tutuklu. Gazeteler, televizyonlar kapatıldı. Seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atandı, dernekler, vakıflar kapatıldı, işçilere grev yasağı getirildi, tiyatrolar yasaklandı, yetişmiş yüzlerce akademisyen ihraç edildi.

BAŞKAN – Sayın Çakırözer, bir dakikanızı rica ediyorum, sürenize ekleyeceğim.

UTKU ÇAKIRÖZER (Devamla) – Tabii.

BAŞKAN – Arkada sohbet eden bir kısım sayın milletvekili, madem dinlemiyorsunuz, kahkaha atarak, gülerek sayın hatibe saygısızlık yapmayalım lütfen, çok rica ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Çakırözer, buyurun, devam edin lütfen.

UTKU ÇAKIRÖZER (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Son olarak, düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanarak, şiddet içermeyen, barışçıl talebini dile getiren Türk Tabipleri Birliği yönetimindeki doktorlar gözaltına alındılar. Bununla da yetinilmedi, bu hekimler işlerinden atılmaktalar. Eskişehir’de kadınlar, gençler müftülere resmî nikâh yetkisi veren kanunu protesto ettikleri için para cezasına, adli takibata çarptırıldılar hem de 1 kez değil, 2 kez değil, 3 kez. Bunların OHAL gerekçesiyle, darbeyle mücadeleyle ne alakası var değerli arkadaşlarım?

En sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim, iç barışımız, huzurumuz, demokrasimiz, ekonomimiz, kalkınmamız için her şeyden önce en birinci atmamız gereken adım OHAL’i bir an önce kaldırmak olmalıdır. OHAL’i kaldırmak güvenliksiz kalmak demek değildir. Bu ülkenin anayasal kurumları, Hükûmeti, Parlamentosu, yargısı, güvenlik birimleri yerindedir. Birbirimize eleştirilerimiz vardır, doğaldır, olabilir ama vatanımıza, demokrasimize, birliğimize yönelik bir tehdit olduğunda, aynı 15 Temmuz gecesi burada olduğu gibi, ulusça yine kenetleniriz, yine kardeş oluruz. Gelin, artık, hem binlerce insanımızı mağdur eden hem de itibarımızı zedeleyen bu baskıcı, yasakçı OHAL düzeninden bir an önce kurtulalım.

Değerli arkadaşlar, bakın, otuz gün içinde Meclise gelmesi gereken KHK’ler on sekiz ay bekletildi. Bu kararnamelerle, darbeyle mücadele amacının çok ötesine geçen, hepimizin üyesi olmaktan onur duyduğumuz bu Gazi Meclisi baypas eden ve yeni bir devlet düzeni inşa eden paralel bir yasama düzeni kuruldu.

Bakın, şimdi görüştüğümüz KHK tam 137 madde. İçinde neler yok ki? İşte taşeron düzenlemesi, tutuklu ve hükümlülere tek tip kıyafet zorunluluğu, Gemlik ilçemizin taşınması meselesi, Savunma Sanayii’nin Cumhurbaşkanına bağlanması, askerî tesisler için şirket kurulması, Yargıtaya, Danıştaya yeni üye kadro tahsisi, MİT’ten ayrılma şartlarının düzenlenmesi, Diyanet yöneticilerine sınavsız yurt dışına atanma imkânı ve tabii, çok tartışılan suç işleyen sivillere yargı muafiyeti düzenlemesi ve daha onlarca madde.

Değerli arkadaşlarım, biz şimdi onar dakika konuştuk diye bunlarla ilgili tam ve etkili bir yasama faaliyeti yapmış oluyor muyuz? Tabii ki hayır. Bu on dakika sadece 137 maddenin başlığını okumaya yetmez. Yasama faaliyeti böyle olmaz, olmamalı ama bu KHK’lerle yürürlüğe giren düzenlemeler milyonlarca yurttaşımızın işini, aşını, özgürlüğünü, sağlığını, ailesini, tüm hayatını yakından ilgilendiriyor. Bu insanlarımız OHAL’den doğan antidemokratik uygulamalar karşısında haklarını arayabilsin diye, yüzlerce KHK maddesi bir an önce anayasal denetime açılsın diye, binlerce hak ihlali ortadan kaldırılabilsin umuduyla burada konuşmaya devam ediyoruz. Normalde bu 1.200’ün üzerindeki maddenin her birinin ilgili ihtisas komisyonlarında ve Genel Kurulumuzda ayrıntılı tartışılması, ilgili taraflarıyla görüşülmesi gerekir. Bunun yerine Meclisimizin baypas edilmesinden 80 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı hep birlikte kaybediyoruz.

Örneğin, bu KHK’de taşeron işçilik maddesi yüz binlerce emekçiyi ilgilendiren çok hayati bir konu ama çok yetersiz ve çok eksik bir düzenleme çıktı bu KHK’yle. Biz CHP olarak yıllardır diyoruz ki: Getirin Meclise bir saatte hep birlikte çıkaralım. Soruyorum size, bizi dinleseniz, burada Mecliste konuşarak çıkarsak bu kadar adaletsiz bir düzenleme olur muydu, on binlerce emekçimizi kapsam dışı bırakan bu düzenleme çıkar mıydı? Hani KİT’lerde çalışan taşeron işçilerimiz? Hani geçici şeker işçilerimiz? Hani taşeronda çalışan demir yolcular? Hani belediye işçileri? Hani ÇAYKUR, Eti Maden, PTT, TİGEM, Makine Kimya emekçileri? Onların alın teri kadro verdiklerinizden daha mı değersiz? Oysa biz diyoruz ki koşulsuz, sınavsız, tam güvenceli kadrolar hangi kamu kuruluşunda çalışırsa çalışsın tüm taşeron emekçilerimizin analarının ak sütü kadar hakkıdır. Hâlâ vaktimiz var, bu görüşme bir fırsat, gelin, tüm taşeron emekçilerimizi ayrımcılık yapmadan eşit biçimde kadrolu, güvenceli işçilerimiz hâline getirelim.

İşte, son derece sakıncalı bir diğer madde, 101’inci madde, okuyorum: 15 Temmuz darbe girişimi ve terör eylemleri bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden sivil kişiler hakkında, resmî sıfat taşıyıp taşımadıklarına ya da resmî görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın hiçbir hukuki işlem uygulanmayacağına ilişkin bir cezasızlık düzenlemesi var bu KHK’de. 15 Temmuzda vücudunu demokrasimiz için siper eden aziz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin suçlanması gibi bir durum asla olamaz ama o gece masum erlere linç girişiminde bulunanlar varsa -resmî olsun, sivil olsun- bunlara yargılanmama güvencesi verilmesi kabul edilemez. Düzenleme sadece geçmişteki darbe girişimiyle sınırlı değildir. “Terör eylemleri ve bunların devamı niteliğindeki eylemler” ifadesi son derece belirsiz, her yana çekilebilecek bir ifadedir. Böyle belirsizlik içinde yasa olmaz.

Daha vahimi ise böylesine belirsizlik taşıyan bir yasayla suç işleyen sivillere cezasızlık getirilmekte, âdeta suç işlemeye teşvik edilmektedirler. Bu maddeye göre, Türkiye’de kimin, hangi eylemi, darbenin devamı ya da terör eylemi olarak göreceği belli değildir. Örneğin, kendisiyle aynı görüşte olmayan kişilerin düzenledikleri gösteriye ateş açanlar, bu maddeye dayanarak cezasız kalmak isteyebilirler. Gezi direnişi sırasında elinde palayla dolaşıp önüne çıkana saldıranlar, bu maddeyle korunup teşvik edilebilirler. Bu düzenleme bu hâliyle Anayasa ve hukuk devletine aykırıdır. Sadece biz muhalefeti değil, hukukçuları, baroları ve hatta iktidar partisindeki birçok saygın ismi de kaygılandırdığını görüyoruz. Eğer “Niyetimiz bu değildi, yanlış yorumlanıyor.” diyorsanız, gelin bu yanlış anlamayı bugün ortadan kaldıralım, gelin toplumumuzu bir kaos ortamına sokabilecek silahlı, sivil çetelerin önünü açabilecek bir hukuki belirsizlik içeren bu maddeyi bu kanun metninden tamamen çıkaralım.

Bu KHK’de bir başka önemli sıkıntı daha var, tutuklu ve hükümlülere tek tip kıyafet zorunluluğu. Tek tip elbise darbe dönemleri uygulamasıdır, evrensel hukukta yeri yoktur, masuniyet karinesine aykırıdır. Bakın, “byLock’zede” dediğimiz telefonlarına “Mor Beyin” uygulaması yüklenen yurttaşlarımız var, sayıları 11.840. Aylarca boşuna hapis yattılar, haykırışlarını duyan bile olmadı. Bu kıyafetleri giydirerek damgalamış olsaydık bu yurttaşlarımızı bir değil, iki kez mağdur etmiş olacaktık, iki kez özür dilemek zorunda kalacaktık. Şu anda tutuklu bulunanlar arasında da suçlular bulunduğu kadar, binlerce masum insan da var. Herkes suçluluğu kanıtlanana kadar masumdur. Bu insanları baştan belli bir üniforma, belli bir renkle damgalamak doğru değildir, vicdani ve insani değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UTKU ÇAKIRÖZER (Devamla) – Bitirmek üzereyim.

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

UTKU ÇAKIRÖZER (Devamla) – Tabii ki Meclisini bombalayan, yurttaşını tankla ezen eli kanlı FET֒cü askerlere ve onların destekçilerine en ağır cezalar verilmelidir ama bir provokatör densiz, duruşmada şehit yakınlarımızı ve dolayısıyla hepimizi inciten bir mesaj yazılı tişört giydi diye biz bu yargılamalarda hukukun üstünlüğü ilkesinden, evrensel insan haklarından ayrılamayız, ayrılmamalıyız. Geçmişte çok acısını çektiğimiz bu yanlışa bir daha düşmemeliyiz.

Gelin, yol yakınken bugün bu hatadan da birlikte vazgeçelim; hem bu hatadan vazgeçelim hem de bunlara yol açan ve her geçen gün daha çok mağduriyet yaratan OHAL’i kaldıralım; tam demokrasinin, hukuk devletinin yolunu açalım.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Çakırözer.

Şimdi şahıslar adına ilk konuşmacı Gaziantep Milletvekili Sayın Mahmut Toğrul.

Buyurun. (HDP sıralarından alkışlar)

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra başlayan OHAL ve KHK rejimi 31 KHK’yle yaşamımızı neredeyse esir aldı. Değerli arkadaşlar, diğer KHK’lerin sıkıntılı olmadığını söylemek istemiyorum ama sanırım en sıkıntılı KHK, hukuka, uluslararası hukuka, iç hukukumuza en aykırı KHK 696 sayılı KHK’dir.

Bu KHK’de söz konusu 137 maddeyi aslında dört başlıkta toplayabiliriz. Birincisi: Özellikle, 15 Temmuz sırasında ve sonrasında birtakım sivil silahlı çetelere dokunulmazlık zırhının getirilmesi, sorumsuzluk zırhının getirilmesi. İkincisi: Cezaevlerinde tek tip elbise dayatmasının getirilmesi. Üçüncüsü: Savunma Sanayiisinin ve savaş ekonomisinin neredeyse tamamının saraya bağlanması. Dördüncüsü: Taşeronlara kadro hakkı düzenlemesi.

Şimdi, değerli arkadaşlar, birincisinden başlamak istiyorum. Türkiye tarihinde çok hukuksuzluk gördük ancak kişilerin, 15 Temmuzun devamı niteliğinde değerlendirilebilecek olaylarda cezai sorumsuzluğa kavuşmaları tüm hukuksuzluklara rahmet okutacak durumdadır. Bakın ne diyor: “Resmî bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmî bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişilerin hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.” “Terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemler”den neyi kastediyorsunuz değerli arkadaşlar? Bakın, kastınız 15 Temmuz sırasındaki ve bir iki gün sonrasındaki olaylarsa, eğer gerçekten iyi niyetliyseniz bu anlamda şu ana kadar hiçbir sivil hakkında bir takibat yoktur, bir cezai müeyyide yoktur, bir dava açılmamıştır.

Peki, devamı niteliğindeki terör olayları ve darbe girişimi… Şimdi, bir de yaşadıklarımıza bakıyoruz, Cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı her fırsatta, kendisine muhalif her türlü eylem ve etkinliği darbe teşebbüsü olarak niteliyor. Hatırlayın, Gezi’yi yapanlar darbeciydi, sokağa çıktınız, bir eylem ve etkinlik yapıyorsunuz, darbecisiniz. Şimdi, böyle baktığında, darbenin tanımını sivil vatandaş nasıl yapacak, hangi olayın darbe girişimi olduğuna nasıl, neye göre karar verecek? Kendi başına -eğer düşüncesine uymuyorsa- sokağa çıktığında “Sen darbecisin.” diye saldırılma durumuyla karşı karşıyayız.

Değerli arkadaşlar, AKP şunu söylüyor: “Eğer bana muhalefet ederseniz polisimle, askerimle senin üzerine gelirim, yetmez, sivil silahlı çetelerimle sizin üzerinize gelirim.” demek istiyor. Bu, sokak çatışmasına davetiyedir. Bu, sokaktaki insanların birbirlerine karşılıklı silah çekmesini legalize etmektir.

Değerli arkadaşlar, şimdi şöyle düşünün: Diyelim ki bir grup eylem yaptı ve siz onu kendinize göre darbeci gördünüz; saldırma hakkını veriyorsunuz ve diyorsunuz ki: “Bundan bir cezan olmayacak.” Bunu neye göre söylüyoruz? Bakın, şu anda buna göre işlenmiş, buna göre örgütlenmiş birçok kamplardan bahsediliyor, SADAT, “halk özel harekâtı” diye söylenen bazı çete gruplarının örgütlendiğinden ve Konya’dan Tokat’a kampları olduğundan bahsediliyor. Gerçekten, demek ki AKP, bu ülkede, önümüzdeki dönemde, 2019’da iktidarı kaybettiğinde sokağı harekete geçireceğini söylüyor. Bu, bundan başka bir anlam taşımıyor. Eğer gerçekten derdiniz sadece 15-16 Temmuzdaki olaylardaki sivil vatandaşlarsa o zaman onunla sınırlandırabilirdiniz ki kimse hukukun üzerinde değil, kim suç işlemişse herkesin cezai sorumluluğu vardır hukuk çerçevesinde.

Değerli arkadaşlar, bir diğer önemli nokta, tek tip elbise dayatması; bu, totaliter, otoriter devletlerde başvurulan bir yöntemdir, ceza içinde ceza sistemidir ve peşinen insanları düşüncelerinden dolayı, söylediklerinden dolayı suçlu saymaktır. Şimdi, bakın, yargıyı ne hâle getirdiğinizi görüyoruz. Yargı artık emir komuta zinciriyle çalışıyor. Bir de bunlar yetmezmiş gibi zaten ortadan kaldırılmış olan yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma koşulları tek tip kıyafet zorbalığıyla tam bir hukuksuzluğa dönüştürülüyor. Tek tip kıyafet dayatması masumiyet karinesinin, eşitlik ilkesinin ve adil yargılanma haklarının ihlalidir, onur kırıcı bir uygulama, bir dayatmadır. Düşünün ki tecavüzcüler böyle değil arkadaşlar. Tecavüzcüler kravat takacak, gidecek iyi hâl indirimi alacak ama düşüncelerinden dolayı yargılananlar peşinen suçlu sayılacak. Peki, tek tip elbisenin rengini hatırlayan var mı değerli arkadaşlar? IŞİD nerede başvurmuştu? IŞİD birtakım gazetecileri, insanları yakarken bir turuncu elbise giydirip öyle yakıyordu. Nereden esinleniyordu? Guantanamo’dan. Zaten AKP Genel Başkanı da oradan esinlendiğini açıkça söyledi. Guantanamo’dan esinlenen iki zihniyet var: IŞİD zihniyeti, AKP zihniyeti. Bunu biz asla ve asla kabul etmiyoruz ve buna karşı 12 Eylül direnişlerini hatırlatıyoruz. 12 Eylülde insanlar nasıl ki o elbiseleri, tek tipi yırtıp attılarsa emin olun bunları da yırtıp atacaklardır, biz de sonuna kadar bunun arkasında duracağız. (HDP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, diğer önemli bir nokta, tüm silah sanayisini, Savunma Sanayii Müsteşarlığını bir kişiye bağlıyorsunuz, savaş kararını ve savaş ihtiyaçlarını bir kişi belirleyecek: Saray, başka bir güç yok. Şimdi, gördüğünüz üzere AKP… Tüm bu yasaları birlikte düşünün ve Savunma Sanayii Müsteşarlığını da oraya bağladığınızı düşünün, içeride ve dışarıda -Afrin örneğinde olduğu gibi bir savaş koşulu- hem içeride hem de Afrin örneğinde olduğu gibi operasyon adı altında işgal girişimlerinin yaşanacağı durumla karşı karşıyayız diyorum.

Değerli arkadaşlar, bakın, bir diğer önemli nokta taşerona kadro meselesiydi. Milyonların üzerinde insan kadro bekliyordu. Nedir peki taşerona kadro meselesi? Bizim iddiamız şu: Son derece kolaydır ve herkes bu konuda hemfikirdi. Aynı işi yapan insanların maaşlarını, özlük haklarını, sosyal sigorta ve primlerini, vesaireyi eşitlediğinizde sorun ortadan kalkıyordu. Peki, AKP ne yaptı taşeron meselesini? Taşeron meselesini hem Meclisten kaçırdı hem de kendine göre kıstaslar ve zorlamalar getirdi. Getirilen sistemle bir defa Anayasa’nın eşitlik ilkesi ihlal edildi, bir kısım insanlara, kendine göre arka bahçesi gördüğü bir kısım insanlara “kadro” adı altında bir göz boyaması yaşattı. Aslında yaratılan, taşeronun değişmesiydi. Daha önce özel şahıslar taşeronken şimdi devlet kurumları altında taşeron üretiliyor. Maaşları değişiyor mu? Hayır. Özlük hakları değişiyor mu? Hayır, hiçbir şey değişmiyor ve çoğu insan bundan faydalanamıyor değerli arkadaşlar. Bakın, Karayollarında örgütlü YOL-İŞ’in bize gönderdiği bir metin var. YOL-İŞ ne diyor? Karayolları Resmî Gazete’de yayımlanan kanun hükmünde kararnamede kadroya alınacak işçiler belirlenirken istihdama esas hizmet alım sözleşmesinde yaklaşık maliyetin en az yüzde 70’inin personel giderlerine ilişkin olmasına yönelik şart getirildiğinden dolayı yararlandırılamıyor çünkü Karayollarındaki paranın önemli bir kısmı makine teçhizata gidiyor ama orada binlerce insan çalışıyor, bundan faydalanamıyor. Belediyelerdeki taşeron özel kişilerden alındı, belediye şirketlerindeki taşeronlara verildi. Bunların özlük haklarını belediye başkanlarından aldılar değerli arkadaşlar. Kime verdiler? Bakanlar Kuruluna. Yani belediye başkanlarını da -güvenmediler- bertaraf ettiler ve insanlar arasında birçok farklılık yarattılar.

Değerli arkadaşlar, bir diğer önemli nokta: Bu insanların geçmişe yönelik birtakım hakları da gasbedildi. “Siz bunlardan vazgeçerseniz bu haktan faydalanabilirsiniz.” dendi ve insanlar haklarından feragat etmeye zorlandı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MAHMUT TOĞRUL (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Buyurun, tamamlayın.

MAHMUT TOĞRUL (Devamla) – Değerli arkadaşlar, 696 sayılı KHK’nin yasallaşması değil, derhâl çekilmesi gerekiyor. Eğer OHAL’in kaldırılmasını burada sonuna kadar savunamazsak… Gerçekten ülkemiz bir iç savaşa hazırlanıyor ve 2019 gerçekten iç savaş koşullarının yaşanacağı bir durumda ülkeyi seçime götürmek istiyorlar.

Ben buradan buna karşı tavır göstereceğimizi, buna karşı direneceğimizi söylüyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Toğrul.

Şahısları adına ikinci ve son konuşmacı, İzmir Milletvekili Sayın Özcan Purçu.

Buyurun Sayın Purçu. (CHP sıralarından alkışlar)

Süreniz on dakika.

ÖZCAN PURÇU (İzmir) – Sayın Başkan, kıymetli milletvekili arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyorum.

Evet, ülkemiz şu an OHAL döneminde olduğu için KHK’lerle burada yönetiliyoruz. Meclis maalesef asıl görevini yapmıyor. Şu an itibarıyla Meclisin çıkarması gereken kanunlar ve kararlar KHK’lerle alınıyor. Maalesef bu da ülkemiz için üzücü bir durum.

OHAL’le nasıl bir yetki veriliyor? Terörle mücadele ve bununla ilgili önlemlerin alınmasıyla ilgili yetkiler veriliyor. Ama KHK’lerde terörle ilgili alınması gereken tedbirlerin yanında maalesef onun dışında da kararlar alınıyor. Anayasa’ya göre OHAL döneminde KHK’lerle çıkarılacak maddeler ve durumlar çok net ve bellidir. Ama şu an bakıyoruz… Geçen bir araştırma yapılmış “KHK” ve “OHAL” denilince akla ne geliyor diye: Hak ihlalleri, gözaltılar, tutuklamalar, ihraçlar, iadeler, intiharlar, mahkûm gazeteciler, işsiz kalan insanlar, hocası olmayan üniversiteler, iş yükü artan devlet memurları, yurt dışı çıkış yasakları, mahkeme kararları olmadan görevden alınan belediye başkanları, OHAL Komisyonuna yapılan yüz binlerce başvuru, yanlışlıklar, taşeron işçiler, bir de lastik geliyormuş akla arkadaşlar OHAL ve KHK denilince. Lastik de geliyor akla. Lastiğin OHAL’le ne alakası var? Allah aşkınıza Hükûmet yetkilileri bana söylesin, böyle bir mantıksızlık olabilir mi ya? Anayasa’da OHAL döneminde alınması gereken kararlar çok net, KHK’yle alınması gereken kararlar çok net. Lastiğin, taşeron işçilerin ne alakası var? Tütünün, onun dışında, Vakıflar Bankasının KHK’yle, terörle ne alakası var? Bu tür, mantığa, Anayasa’ya uygun olmayan maalesef kararlar alınıyor ve KHK’lerle uygulamaya konulmaya çalışılıyor.

Daha bununla da bitmiyor aslına bakarsanız arkadaşlar. KHK çıkartmak meşru bir haktır ama KHK’lerin içeriğine baktığınız zaman hiç de uygun içerikler yok biraz önce dediğim gibi. Dolayısıyla, şu an itibarıyla KHK’lerin içerik bakımından uygunsuzluğu Anayasa’ya da aykırılığını getirmiş oluyor. KHK’yle yüksek yargı, Yargıtay, Danıştay düzenlenmeye çalışılıyor, bu da Anayasa’ya aykırı biliyorsunuz. Anayasa’ya göre KHK’yle yüksek yargı düzenlenemez, bunu herkes biliyor, bilmeyen yoktur ama onu bilmenize rağmen bu tür kararlar neden alınıyor arkadaşlar, onu bir türlü biz anlamlandıramıyoruz. Biraz da Hükûmet olarak ya da iktidar olarak muhalefetin penceresinden de bazı meseleleri görmeniz gerekiyor, görmediğiniz müddetçe de bu tür olumsuzluklarla karşılaşabiliriz.

OHAL döneminde yaklaşık 107 bin kişi ihraç edilmiş arkadaşlar. Bu 107 bin kişi –tabii, itiraz edenler de var- bu ülkede kamu kurumlarına girerken kamu kurumlarının hiç haberi, bilgisi olmadı mı, bu insanların ne olduğu ortaya çıkmamış mı? Kamu kurumlarında o insanları işe alan insanların hiç sorumluluğu yok muydu burada? Yüz binlerce insan işe girmiş ve ilgili kurumlar ve Hükûmetin yetkilileri de buna göz yummuş demek ki. Siz onu sokarken FET֒cü olduğunu ya da terör örgütüne mensup olduğunu bilmiyor muydunuz? Demek ki görevini yapan kamu kurumu yetkililerinde bir sıkıntı var. Onlarla ilgili Hükûmet bir çalışma yaptı mı acaba? Bu insanları işe alan kamu kurumu yetkilileriyle ilgili bir çalışma, bir suç duyurusu ya da görevden alma işlemi yaptınız mı? Biz, şu ana kadar duymadık. Ama daha önce bu FETÖ terör örgütüne mensup insanlar yağım balım girdiler işe. Bizce bunları zamanında işe alan, bu kurumlarda çalışmaya başlatan kamu kurumu yetkililerinden de hesap sorulmalı diye düşünüyoruz.

Evet, ayrıca arkadaşlar, KHK’yle gazilerle ve şehitlerimizle ilgili düzenlemeler yapılmış. Çok üzülerek ifade edeyim, maalesef, 15 Temmuz darbe girişiminde gazi olan ve şehit olan kardeşlerimiz ile yıllarca bu ülkede yıllar öncesinden gazi olmuş ve şehit olmuş kardeşlerimiz arasında statü farkı var; tazminatlarına kadar, bağlı bulundukları yasalara kadar ayrımcılıklar maalesef yaptınız. Bu konuda da sizinle aynı görüşte olmadığımızı beyan etmek istiyoruz. Bu da bir yanlış, bu da aslında hukuksuz bir düzenleme.

FET֒cüleri cezalandıralım, bu konuda hiçbir sıkıntımız yok arkadaşlar. Yalnız Hükûmet olarak bir eksiğiniz daha var, onu da görüşüm olarak açıklamak istiyorum. O boğaz köprüsünde askerimizin boğazını kesen, askerimizi öldüren o insanlardan hesap sordunuz mu? Sormadınız. O askerimizin boğazını kesen her kimlerse onlarla ilgili bir KHK çıkardınız, cezadan muaf tuttunuz arkadaşlar. Asker o an itibarıyla komutanının emrine uymuştur. Komutanının emrine uyan bir askerin boğazını kesen her kimse de FET֒cü kadar ceza almalı, FET֒cü kadar da cezalandırılmalı. Bu konuda bunu da yaparsanız sizlerin yanındayız arkadaşlar.

OHAL Komisyonuna yapılan başvurular var arkadaşlar, 104.398 tane başvuru var. Bu başvurulardan 3.110 tane dosya incelenmiş daha. 3.110 tane dosyadan da 880’i ret ve 40’ı da kabul edilmiş. Yani 104 bin dosyanın içerisinde belki de şu an suçsuz olup da daha suçsuzluğunu kanıtlamayan yüzlerce, belki de binlerce vatandaşımız var. Nasıl 40 tanesini suçsuz buldunuz, dosyasını olumlu olarak iade ettiyseniz, o 104 bin kişi içerisinde suçu olmayan yüzlerce, belki de binlerce kardeşimiz, suçsuz insanımız var. Bununla ilgili OHAL Komisyonunun çalışmalarını hızlandırması gerekmekte. Adalet neyse onu yapmamız gerekmekte Meclis olarak. Suçluysa, FETÖ terör örgütüne mensupsa cezasını çekecek elbet, orada mutabıkız ama öyle tahmin ediyorum ki nasıl 40 tane dosya olumlu olarak iade edilmişse, demek ki o 104 bin kişinin içerisinde daha suçsuz kardeşimiz, insanımız olabilir, vatandaşımız olabilir. Bu konuda da hassasiyetlerinizi bekliyoruz.

Bu OHAL ve KHK süreci içerisinde, arkadaşlar, ülke olarak hepimiz aynı gemideyiz, dolayısıyla ülke olarak birlikte yara alıyoruz. Bazı uluslararası istatistiklere baktım buraya gelmeden önce. Örneğin 113 ülkede, hukukun üstünlüğüne ne kadar uyulduğuyla ilgili bir çalışma yapılmış. Üzülerek ifade ediyorum, ülke olarak 101’inci sıradayız arkadaşlar. Bunu hak etmiyoruz ülke olarak. Ülke olarak 101’inci sıradayız hukukun üstünlüğü konusunda. Ayrıca, basın özgürlüğü konusunda 180 ülke içerisinde, yine, 151’inci sıradayız. Bu rakamları sadece ben değil hepimiz biliyoruz. Onun için, ülke olarak bu konularla ilgili özellikle biraz daha hassas olmamız gereken bir dönemdeyiz. Ayrıca, Dünyada Özgürlükler Raporu’na göre de maalesef ülkemiz özgür ülkeler listesinden silinmiş. Özgür ülke konumunda değiliz şu an itibarıyla. Ayrıca, çalışma süreleri bakımından da dünyanın en çok mesai yapan ülkelerinin ilk sırasındayız arkadaşlar. Bu da ülke olarak özgürlükler bakımından, çalışma hakkı bakımından olumsuz bir tablo. Görevden alınan kamu çalışanlarının yerine maalesef yenilerini getirmediğimiz için mevcut memurlarımız çok fazla mesai yapıyorlar. Bu konuda da Hükûmetin, iktidarın sorumluluğu had safhadadır.

Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum.

Hayırlı akşamlar. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Purçu.

Sayın milletvekilleri, kanun hükmünde kararnamenin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Şimdi, maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Birinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz. Birinci bölüm, 13’üncü maddeye bağlı geçici madde 25 ve geçici madde 26 ile 18’inci maddeye bağlı geçici madde 43 ve geçici madde 44 dâhil 1 ila 25’inci maddeleri kapsamaktadır.

Birinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerinde önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

1’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

4’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/907 esas sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 4’üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"MADDE 4- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "Başbakan ve” ibaresi "Başbakan,” şeklinde değiştirilmiş, aynı bende "Yasama Organı Üyeleri” ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Bakan Yardımcıları” ibaresi ve aynı fıkraya (6) numaralı bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.

"7. Yapılan soruşturma sonucu veya kesinleşmiş yargı kararı üzerine görevine son verilenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlar hariç olmak üzere, en az bir dönem köy veya mahalle muhtarlığı ya da belediye başkanlığı yapmış bulunanlar,”

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                     Mustafa Köse                                              Reşit Polat                                      Adnan Boynukara

                                         Antalya                                                       Kilis                                                     Adıyaman

                             Kemalettin Yılmaztekin

                                        Şanlıurfa

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 13’üncü maddesine dair hazırlanan önergenin kabul edilmesiyle 6136 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarında 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4’üncü maddesiyle yapılan ibare değişiklikleri metne işlenmiş olduğundan söz konusu 4’üncü maddenin ihtiyaç kalmayan kısımları metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

5’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

6’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

7’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

8’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

9’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

10’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

11’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

12’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

13’üncü maddeye bağlı geçici madde 25’i oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

13’üncü maddeye bağlı geçici madde 26’yı oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

14’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

15’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

16’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

17’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

18’inci maddeye bağlı geçici madde 43’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

18’inci maddeye bağlı geçici madde 44’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

19’uncu madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/907) esas sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 19’uncu maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                 Adnan Boynukara                                Kemalettin Yılmaztekin                                   Mustafa Köse

                                       Adıyaman                                                  Şanlıurfa                                                    Antalya

                                                                                                        Reşit Polat

                                                                                                             Kilis

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum.

Gerekçe:

678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesine dair önergenin kabul edilmesiyle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 19’uncu maddesiyle yapılan ekleme metne işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

20’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

21’inci madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/907) esas sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 21’inci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                 Adnan Boynukara                                Kemalettin Yılmaztekin                                   Mustafa Köse

                                       Adıyaman                                                  Şanlıurfa                                                    Antalya

                                                                                                        Reşit Polat

                                                                                                             Kilis

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum.

Gerekçe:

678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 15’inci maddesine dair önergenin kabul edilmesiyle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 21’inci maddesiyle yapılan değişiklikler metne işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

22’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/907 esas sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 22’nci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

Kayseri                                                           İstanbul                                               Kırıkkale

                                 Adnan Boynukara                                Kemalettin Yılmaztekin                                   Mustafa Köse

                                       Adıyaman                                                  Şanlıurfa                                                    Antalya

                                                                                                        Reşit Polat

                                                                                                             Kilis

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 36’ncı maddesine dair önergenin kabul edilmesiyle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 22’nci maddesiyle yapılan değişiklik metne işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

23’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/907 esas sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 23’üncü maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                 Adnan Boynukara                                Kemalettin Yılmaztekin                                   Mustafa Köse

                                       Adıyaman                                                  Şanlıurfa                                                    Antalya

                                                                                                        Reşit Polat

                                                                                                             Kilis

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 9’uncu maddesine dair önergenin kabul edilmesiyle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 23’üncü maddesiyle yapılan değişiklik metne işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

24’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

25’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/907 esas sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 25’inci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                 Adnan Boynukara                                Kemalettin Yılmaztekin                                   Mustafa Köse

                                       Adıyaman                                                  Şanlıurfa                                                    Antalya

                                                                                                        Reşit Polat

                                                                                                             Kilis

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 37’nci maddesine dair önergenin kabul edilmesiyle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 25’inci maddesiyle yapılan değişiklikler metne işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan madde metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

Birinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Şimdi ikinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

İkinci bölüm, 29’uncu maddeye bağlı ek madde 12 ve ek madde 13, 30’uncu maddeye bağlı geçici madde 10, geçici madde 11 ve geçici madde 12, 39’uncu maddeye bağlı ek madde 1 ve ek madde 2 ile 45’inci maddeye bağlı geçici madde 16 ve geçici madde 17 dâhil, 26 ila 47’nci maddeleri kapsamaktadır.

İkinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

26’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

27’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

28’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

29’uncu maddeye bağlı ek madde 12’yi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

29’uncu maddeye bağlı ek madde 13’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

30’uncu maddeye bağlı geçici madde 10’u oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

30’uncu maddeye bağlı geçici madde 11’i oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

30’uncu maddeye bağlı geçici madde 12’yi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

31’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

32’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

33’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

34’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

35’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

36’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

37’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

38’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

39’uncu maddeye bağlı ek madde 1’i oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

39’uncu maddeye bağlı ek madde 2’yi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

40’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

41’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

42’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım, bir söz talebim var 43’ten önce.

BAŞKAN – Sayın Özel, buyurunuz.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

46.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle Yargıtayın yapısının yeniden düzenlendiğine ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım, Meclisin yetkisini 20 Ağustos günü bir sivil darbeyle, hem de Meclis 15 Temmuza hep beraber direnmişken elinden alıp bugüne kadar hukuksuzca ve Anayasa’ya aykırı şekilde kullananlar, bugün Meclisten geçmekte olan bu KHK’lerle birçok şey yaptılar ama bu KHK çok önemli bir KHK. Şu anda arkadaşların neye el kaldıracaklarını bilmeleri açısından bu KHK’de yapacağımız birkaç hatırlatmadan bir tanesi: Yargıtaya 100 yeni üye kadrosu veriyorsunuz ve takip eden 3 maddede Yargıtayın yapısını yeniden düzenliyorsunuz. Hani, ben kayıtsız şartsız verdim yetkiyi gitti ama bunun bir şekilde vicdanlarda da, ileride hukuk önünde de hesabı sorulur. “Yargıtay şunun eline geçti, bunun eline geçti, kandırıldık, aldatıldık.” demeden önce neye oy vereceğinizi bilin, hiç olmazsa bunu söyleyelim.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Özel.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

10.- 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/907) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 512) (Devam)

BAŞKAN – 43’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

44’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

45’inci maddeye bağlı geçici madde 16’yı oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

45’inci maddeye bağlı geçici madde 17’yi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

46’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

47’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

İkinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Şimdi üçüncü bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Üçüncü bölüm 73’üncü maddeye bağlı geçici madde 9 ve geçici madde 10 ile 74’üncü maddenin (1)’inci fıkrası ve (2)’nci fıkrası dâhil, 48 ila 74’üncü maddeleri kapsamaktadır.

Üçüncü bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

48’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

49’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

50’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

51’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

52’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

53’üncü madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/907) esas sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 53’üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini ve aynı kanun hükmünde kararnameye ekli (4) sayılı listenin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

“MADDE 53- 29/3/1984 tarihli ve 2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 6- Ekli (5) sayılı listede yazılı kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (II) sayılı cetvelin Adalet Bakanlığına ait bölümüne eklenmiştir.”

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                     Mustafa Köse                                              Reşit Polat                              Kemalettin Yılmaztekin

                                         Antalya                                                       Kilis                                                      Şanlıurfa

                                 Adnan Boynukara

                                       Adıyaman

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 81’inci maddesine ilişkin önergenin kabul edilmesiyle Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığında kadro ihdası öngören liste metinden çıkarıldığından, listenin iptaline ilişkin konusuz kalan hüküm metinden çıkarılmaktadır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

54’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

55’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

56’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

57’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

58’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

59’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

60’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

61’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

62’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

63’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

64’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

65’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

66’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

67’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

68’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım, söz alıp uzatmayalım ama tutanağa geçmesi açısından…

BAŞKAN – Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – 69, 70, 71, 72, 73 ve 74’e oy verecek olan arkadaşlar, Şeker Kurumunu, cumhuriyetin en eski, en köklü, en kârlı ve en stratejik kurumlarından birisini kapatmış olan OHAL KHK’sinin üstüne mum dikeceklerdir. Bunun kayıtlara geçmesini istedik. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Özel.

69’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

70’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

71’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

72’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

73’üncü maddeye bağlı geçici madde 9’u oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

73’üncü maddeye bağlı geçici madde 10’u oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

74’üncü maddenin (1)’inci fıkrasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

74’üncü maddenin (2)’nci fıkrasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Üçüncü bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Şimdi dördüncü bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Dördüncü bölüm 80’inci maddeye bağlı ek madde 3 ve ek madde 4, 81’inci maddeye bağlı geçici madde 7 ve geçici madde 8, 82’inci maddenin (1)’inci fıkrası ve (2)’nci fıkrası ile 86’ncı maddeye bağlı ek madde 4 ve ek madde 5 dâhil 75 ila 92’nci maddeleri kapsamaktadır.

Dördüncü bölümde yer alan maddeleri, varsa o maddeler üzerinde önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

75’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

76’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

77’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

78’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

79’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

80’inci maddeye bağlı ek madde 3’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

80’inci maddeye bağlı ek madde 4’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

81’inci maddeye bağlı geçici madde 7’yi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

81’inci maddeye bağlı geçici madde 8’i oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

82’nci maddenin (1)’inci fıkrasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

82’nci maddenin (2)’nci fıkrasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

83’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

84’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

85’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

86’ncı maddeye bağlı ek madde 4’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

86’ncı maddeye bağlı ek madde 5’i oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

87’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım, bir söz talebim var çok kısa.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Özel.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

47.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de ceza infaz kurumları personeliyle ilgili düzenlemenin sıkıntılı olduğuna ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, burada eğer “evet” oyu verilirse yapılacak iş çok tuhaf. Cezaevlerinde görev yapan ceza infaz personelleri var. Bu arkadaşlar görevlerini yaparlarken eğer sağlık sebepleri dışında bir sebeple -ama burası cezaevi ve bir sürü farklı sebep olabiliyor, tehdit edilebiliyorlar, aileleri rahatsız olabiliyor, bir sürü sıkıntı oluyor- istifa ettikleri takdirde o güne kadar kendilerine yapılan ödemeler ve masrafların 2 katının tazminat olarak alınması… Geçmişte birçok meslekte vardı, bunlar hafifletildi, terk edildi. Bu kadar çok sorunu olan ceza infaz kurumu personeline görevden çekilmeleri durumunda 2 kat tazminat getiriliyor. KHK’yle yapılmış acayip bir iş. Yani bunun burada… Mesela komisyonda olsa buna Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlar “Yahu, yanlış.” derlerdi, şimdi oy verip kabul edecekler.

Dikkatlerine sunuyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Çok tehlikeli, çok sıkıntılı, çok mağduriyet yaratacak bir madde.

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Özel.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

10.- 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/907) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 512) (Devam)

BAŞKAN - 88’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

89’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

90’ıncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

91’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

92’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Dördüncü bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Beşinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Beşinci bölüm 93 ila 116’ncı maddeleri kapsamaktadır.

Şimdi, beşinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

93’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

94’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

95’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

96’ncı madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/907) esas sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 96’ncı maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                 Adnan Boynukara                                Kemalettin Yılmaztekin                                   Mustafa Köse

                                       Adıyaman                                                  Şanlıurfa                                                    Antalya

                                       Reşit Polat

                                            Kilis

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 5’inci maddesine dair önergenin kabul edilmesiyle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 96’ncı maddesiyle yapılan ekleme metne işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan maddenin metinden çıkarılması gerekmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

97’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

98’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

99’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

100’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, tam burada bir söz talebim var.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Özel.

Bana da su içme fırsatı veriyorsunuz, sağ olun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Hangi maddeye oy veriyoruz? Tek tip kıyafet maddesine.

Emin olun, bu tek tip kıyafeti gerçek FET֒cüler -yani kurunun yanında yaş yanmıyorsa eğer- hemen giyerler hatta sorarlar size “Yakıştı mı?” diye, onların tabiatında var ama bu tek tip kıyafeti kim yırtıyorsa, kim bu tek tip kıyafete direniyorsa 12 Eylül döneminin şanlı solcu direnişleri gibi direnecektir. Bunu da göreceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Özel.

101’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

102’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

103’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

104’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/907) esas sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 104’üncü maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                 Adnan Boynukara                                Kemalettin Yılmaztekin                                   Mustafa Köse

                                       Adıyaman                                                  Şanlıurfa                                                    Antalya

                                       Reşit Polat

                                            Kilis

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

681 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 74’üncü maddesine dair önergenin kabul edilmesiyle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 104’üncü maddesiyle yapılan değişiklik metne işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan maddenin metinden çıkarılması gerekmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

105’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

106’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

107’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

108’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

109’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

110’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

111’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

112’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

113’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

114’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/907) esas sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 114’üncü maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                     Mustafa Köse                                              Reşit Polat                              Kemalettin Yılmaztekin

                                         Antalya                                                       Kilis                                                      Şanlıurfa

                                 Adnan Boynukara

                                       Adıyaman

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

681 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 91’inci maddesine dair önergenin kabul edilmesiyle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 114’üncü maddesiyle yapılan değişiklikler metne işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan maddenin metinden çıkarılması gerekmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

115’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

116’ncı oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Beşinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Şimdi, altıncı bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Altıncı bölüm, 126’ncı maddeye bağlı ek madde 19, ek madde 20 ve ek madde 21; 127’nci maddeye bağlı geçici madde 23, geçici madde 24 ve geçici madde 25 ile 131’inci maddeye bağlı geçici madde 13 ve geçici madde 14 dâhil 117 ila 137’nci maddeleri kapsamaktadır.

Altıncı bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

117’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

118’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

119’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

120’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

121’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

122’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

123’üncü madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/907) esas sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 123’üncü maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                 Adnan Boynukara                                Kemalettin Yılmaztekin                                   Mustafa Köse

                                       Adıyaman                                                  Şanlıurfa                                                    Antalya

                                                                                                        Reşit Polat

                                                                                                             Kilis

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum.

Gerekçe:

680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 81’inci maddesine dair önergenin kabul edilmesiyle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 123’üncü maddesiyle yapılan değişiklik metne işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan maddenin metinden çıkarılması gerekmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

124’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

125’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

126’ncı maddeye bağlı ek madde 19’u oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

126’ncı maddeye bağlı ek madde 20’yi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

126’ncı maddeye bağlı ek madde 21’i oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

127’nci maddeye bağlı geçici madde 23’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

127’nci maddeye bağlı geçici madde 24’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

127’nci maddeye bağlı geçici madde 25’i oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

128’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

129’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

130’uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

131’inci maddeye bağlı geçici madde 13’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

131’inci maddeye bağlı geçici madde 14’ü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

132’nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/907) esas sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 132’nci maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                 Adnan Boynukara                                Kemalettin Yılmaztekin                                   Mustafa Köse

                                       Adıyaman                                                  Şanlıurfa                                                    Antalya

                                       Reşit Polat

                                            Kilis

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 190’ıncı maddesine dair önergenin kabul edilmesiyle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 132’nci maddesiyle yapılan değişiklikler metne işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan maddenin metinden çıkarılması gerekmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

133’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/907) esas sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 133’üncü maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                 Adnan Boynukara                                Kemalettin Yılmaztekin                                   Mustafa Köse

                                       Adıyaman                                                  Şanlıurfa                                                    Antalya

                                       Reşit Polat

                                            Kilis

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 191’inci maddesine dair önergenin kabul edilmesi durumunda 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 133’üncü maddesiyle yapılan değişiklik metne işlenmiş olduğundan ihtiyaç kalmayan maddenin metinden çıkarılması gerekmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın Özel…

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

48.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, sivillere yargı yolunun kapatılması ve taşeron işçilere kadro verilmesine ilişkin düzenlemeler hakkında Hükûmetin bilgi vermesi gerektiğine ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Aslında madde numarasını yanlış söyledim. Yürürlük maddesinde de, biz de artık çok yorulduk ama iki madde önceden olsun... Bundan önceki uyarılar da daha fazla da kimsenin sabrını zorlamayalım diye ama 121’inci maddede “evet” derken bu sivillere yargı yolunun kapatılması meselesiydi. Gerçekten geçmişte herkesin eleştirdiği, askere linç yapanlara karşı da bir zırh getiren bir maddeydi ve bu maddenin 15 ve 16 Temmuz günlerini kapsadığı söylendi. “Gerekli düzenlemeyi yaparız.” dedi Adalet Bakanı, ertesi gün “Gerek kalmadı, yapmayız.” dedi ama hiç değilse şunu yapmalı Hükûmet burada: Bir söz almalı ve bu düzenlemenin 15-16 Temmuzla ilgili olduğunu hiç olmazsa tutanağa geçirmeli ileride yapılacak uygulamalar açısından.

İkincisi de, son olarak, 127’de de taşerona kadro maddesi aynı şekilde geçmiş oluyor. 26 özel bütçeli kurumla 26 tane KİT’i eski ücrete ve bu haklardan mahrum bıraktığımızı da görmek lazım. Bu konuda artık ilgili komisyonlarda bir çalışma yapmayı teklif etmek lazım. Buradan bir şey yapamayacağımız çok açık ama ben burada ısrarla sizin tarafınızdan da uygun görürseniz Hükûmete sorularak ve… Elbette takdir kendilerinindir ama söz alarak bu düzenlemenin 15 ve 16 Temmuz günlerini kapsadığını, başka bir şeyi kapsamadığını söylediler ama “Düzeltme yapacağız.” dediler, sonradan vazgeçtiler. Bunun tutanağa geçmesi gelecekteki “Ben darbeye direniyorum.” deyip olmadık yerlerde güç kullanmaya kalkan birtakım kişilerin de önüne geçecektir. Bu konuyu özellikle… Eğer ihtiyaç doğarsa o günün hükûmeti, o günün cumhurbaşkanı, o günün muhalefet partisi sözcüleri zaten aynı direnişe çağırırlar, o direniş yapılır ama boğazı kesilen askerin anasına bir borcumuz var. Bunu burada böyle düzenlememeliyiz. Hükûmetin açıklama yapması lazım diye düşünüyorum.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bostancı.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Bu düzenlemenin 15-16 Temmuza ilişkin olduğu, başka herhangi bir dönemi kapsamadığı hususu hem Cumhurbaşkanımız tarafından hem Başbakanımız tarafından defalarca ifade edilmiştir.

BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) – Yazmıyor ki.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Esasen, sadece bu KHK’de değil, yaklaşık 8 veya 9 KHK’de kullanılan dil aynı dildir. Terminolojik beraberlik çerçevesinde bu ifade edilmiştir.

Bir kez daha AK PARTİ Grubu adına ifade ediyorum: 15-16 Temmuzla ilgilidir, onun dışında herhangi bir zamanla ilişkisi yoktur.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Bostancı’nın Hükûmet ve bakanlar adına konuşma arzusunu anlayışla karşılıyoruz. İleride inşallah Allah nasip eder, oradan da dinleriz kendisini.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Ben AK PARTİ Grubu adına konuşuyorum, Sayın Bakan da oradan konuşuyor.

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Hâkimler Meclis tutanaklarına bakmıyorlar.

BAŞKAN – Sayın Bakan da açıklama yapacak.

Buyurunuz Sayın Bakan.

49.- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, Manisa Milletvekili Özgür Özel’in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Grup Başkan Vekilimiz açıkladı. Bu çok açıktır, nettir.

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Açık ve net değildir.

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Yalnız, ben bir noktanın altını çizmek istiyorum. Burada 250 şehidimiz ve onların anneleri var, onların eşleri var, evlatları var.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Hepimizin şehidi, hepimizin şehidi.

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Siz bu mahkeme süreçleri boyunca mahkemelerde -şehit yakınlarımızın- o izlenen tiyatrolar sırasında annelerinin gözyaşlarını görmediniz. Biz hepsini gördük. Eğer annelerden bahsedeceksek şehit annelerimizden bahsedelim lütfen.

Teşekkür ediyorum.

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Niye?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, müsaadenizle, Sayın Bakan “Görmediniz.” diye itham etti.

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Ajitasyon yapmasın ya!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Tamam, uzatmayacağım.

BAŞKAN – Buyurun.

50.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Bakan, kötü bir şey söylemek istemem ama yoğun temponuzda herhâlde gözden kaçtı. Burada da birkaç kez konuşuldu. Cumhuriyet Halk Partisinin o gün burada olan milletvekilleri Akıncı Üssü davasına, kurumsal kimliği darbe ana davasına müdahillik dilekçesi verdi. Davaları bizzat takip ediyorum. Sincan Belediyenizin çadırındaki gazilerle, inanın, sizin grubunuzdaki çok fazla milletvekilinden daha tanış durumdayız. Bu davaları teker teker izliyoruz. Aksilikler olduğunu… Sabah gazetesi sizin vekillere kızıyor, sizlere kızıyor, okuyoruz. Biz de bir eksiklik görürsek arkadaşları uyarıyoruz ama “O annelerin gözyaşını görmediniz.” derseniz bu itham olur, bühtan olur. Böyle bir şey yok. Yoğun temponuzdaki bilgi eksikliğine veya A Haberin algı yönetimine zaman zaman siz de kurban gidiyorsunuz demektir. Yoksa böyle bir şey yok Sayın Bakanım.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Özel.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

10.- 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/907) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 512) (Devam)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, önerge kabul edildi ve madde metinden çıkarıldı.

134’üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/907) esas sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 134’üncü maddesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                 Adnan Boynukara                                Kemalettin Yılmaztekin                                   Mustafa Köse

                                       Adıyaman                                                  Şanlıurfa                                                    Antalya

                                                                                                        Reşit Polat

                                                                                                             Kilis

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin eki (10) sayılı listeye dair önergenin kabul edilmesiyle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 134’üncü maddesiyle yapılan değişiklik metne işlenmiş olduğundan, ihtiyaç kalmayan maddenin metinden çıkarılması gerekmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde metinden çıkarılmıştır.

135’inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/907) esas sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 135’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Mustafa Elitaş                                     Mehmet Doğan Kubat                                    Ramazan Can

                                         Kayseri                                                     İstanbul                                                    Kırıkkale

                                 Adnan Boynukara                                Kemalettin Yılmaztekin                                   Mustafa Köse

                                       Adıyaman                                                  Şanlıurfa                                                    Antalya

                                                                                                        Reşit Polat

                                                                                                             Kilis

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 27’nci maddesinin metinden çıkarılmasına dair önergenin kabul edilmesiyle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 135’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendiyle yapılan düzenleme metne işlenmiş olduğundan, ihtiyaç kalmayan maddenin metinden çıkarılması gerekmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

136’ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

137’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Sayın Komisyon, talebiniz var.

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) – Sayın Başkanım, görüşülmekte olan 512 sıra sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Genel Kurulda kabul edilen değişiklik önergeleriyle birlikte kanunlaşacağından düzenlemenin adının “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun” şeklinde değiştirilmesi, ayrıca metinde geçen ve görüştüğümüz kanun hükmünde kararnameye atıfta bulunan “kanun hükmünde kararname” ibarelerinin “kanun” olarak değiştirilmesine yönelik redaksiyon talebimiz vardır.

BAŞKAN – Talebiniz kayıtlara geçmiştir. Redaksiyon işlemi kanun yazımı sırasında Başkanlığımızca gerçekleştirilecektir.

Altıncı bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 22.11

ALTINCI OTURUM

Açılma Saati: 22.19

BAŞKAN: Başkan Vekili Pervin BULDAN

KÂTİP ÜYELER: Fehmi KÜPÇÜ (Bolu), Sema KIRCI (Balıkesir)

-----0-----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 54’üncü Birleşiminin Altıncı Oturumunu açıyorum.

Şimdi Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.

VI.- ÖNERİLER (Devam)

B) Danışma Kurulu Önerileri

1.- Danışma Kurulunun, 1 Şubat 2018 Perşembe günkü birleşimde 510 sıra sayılı Kanun Tasarısı’na kadar olan işlerin görüşmelerinin tamamlanamaması hâlinde Genel Kurulun haftalık çalışma günlerinin dışında 2 Şubat 2018 Cuma günü çalışması kararının kaldırılarak 2/2/2018 Cuma günü Genel Kurulun toplanmamasına ilişkin önerisi

Danışma Kurulu Önerisi

Danışma Kurulunun 1/2/2018 Perşembe günü yaptığı toplantıda, daha önce alınan 1 Şubat 2018 Perşembe günkü birleşimde 510 sıra sayılı Kanun Tasarısı’na kadar olan işlerin görüşmelerinin tamamlanamaması hâlinde Genel Kurulun haftalık çalışma günlerinin dışında 2 Şubat 2018 Cuma günü çalışması kararının kaldırılarak 2/2/2018 Cuma günü Genel Kurulun toplanmaması önerilmiştir.

                                                                                                                                 İsmail Kahraman

                                                                                                                       Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                                                        Başkanı

                                          Mustafa Elitaş                                                                     Özgür Özel

                           Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu                                      Cumhuriyet Halk Partisi Grubu

                                          Başkan Vekili                                                                   Başkan Vekili

                                           Erkan Akçay                                                                  Ahmet Yıldırım

                             Milliyetçi Hareket Partisi Grubu                                    Halkların Demokratik Partisi Grubu

                                          Başkan Vekili                                                                   Başkan Vekili

BAŞKAN – Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Öneri kabul edilmiştir.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

10.- 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/907) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 512) (Devam)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, şimdi kanun hükmünde kararnamenin açık oylamasını yapacağız.

Kanun hükmünde kararnamenin tümü açık oylamaya tabidir.

Oylama için beş dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı                          :           224

Kabul                                                  :           200

Ret                                                      :             24   (x)

                      Kâtip Üye                                            Kâtip Üye

                   Fehmi Küpçü                                        Sema Kırcı

                          Bolu                                                Balıkesir”

Kanun Hükmünde Kararname kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

4’üncü sırada yer alan 420 sırası sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin görüşmelerine başlayacağız.

11.- 670 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/755) ve İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 420)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

5’inci sırada yer alan 423 sıra sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin görüşmelerine başlayacağız.

12.- 672 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname (1/758) ile İçtüzük’ün 128’inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (S. Sayısı: 423)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

Bundan sonra da komisyonların bulunmayacağı anlaşıldığından, sözlü soru önergeleri ile alınan karar gereğince kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 6 Şubat 2018 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.

Herkese iyi geceler diliyorum, herkesin emeğine sağlık diyorum, ekibime teşekkür ediyorum, sağ olun.

Kapanma Saati: 22.28



(x) 437 S. Sayılı Basmayazı 30/01/2018 tarihli 52’nci Birleşim Tutanağı’na eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(xx) 445 S. Sayılı Basmayazı 30/1/2018 tarihli 52’inci Birleşim Tutanağı’na eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(x) 449 S. Sayılı Basmayazı 31/1/2018 tarihli 53’üncü Birleşim Tutanağı’na eklidir.

(xx) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(x) 450 S. Sayılı Basmayazı 31/1/2018 tarihli 53’üncü Birleşim Tutanağı’na eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(xx) 454 S. Sayılı Basmayazı 31/1/2018 tarihli 53’üncü Birleşim Tutanağı’na eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(xx) 455 S. Sayılı Basmayazı 31/1/2018 tarihli 53’üncü Birleşim Tutanağı’na eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(xx) 468 S. Sayılı Basmayazı 31/1/2018 tarihli 53’üncü Birleşim Tutanağı’na eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(x) 484 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(xx) 500 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(x) 512 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.