TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

                                                                           TUTANAK DERGİSİ

 

                                                                                           46’ncı Birleşim

                                                                                         9 Ocak 2018 Salı

 

(TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

                                                                                          İÇİNDEKİLER

 

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- YOKLAMALAR

IV.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı’nın, 2018 yılının hayırlı ve uğurlu olmasını dilediğine ilişkin konuşması

2.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı’nın, Sarıkamış şehitlerine Allah’tan rahmet dilediğine ilişkin konuşması

3.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı’nın, Başkanlık Divanı olarak Münir Özkul ve Aydın Boysan’a Allah’tan rahmet dilediklerine ilişkin konuşması

 

V.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp’in, Diyarbakır’da yaşanan bir çocuk istismarı olayına ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Tokat Milletvekili Kadim Durmaz’ın, Tokat ilinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Osmaniye Milletvekili Suat Önal’ın, 7 Ocak Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 96’ncı yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

 

VI.- AÇIKLAMALAR

1.- İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Paris gezisinden siyasi, diplomatik ve medyatik bir hezimetle döndüğüne ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğiyle ilgili yapılan değerlendirmelere ilişkin açıklaması

2.- Hatay Milletvekili Serkan Topal’ın, balıkçıların orkinos kotası yüzünden yaşadıkları mağduriyetin giderilmesini talep ettiğine ilişkin açıklaması

3.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in, taşeron işçilerle ilgili düzenlemeyi Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak kabul etmediklerine ve işçiler arasında ayrım yapılmasının yanlış olduğuna ilişkin açıklaması

4.- Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç’ın, Sarıkamış Harekâtı’nın 103’üncü yıl dönümüne ilişkin açıklaması

5.- Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak’ın, taşeronlarla ilgili düzenlemede ayrımcılık yapıldığına ve çalışanların emeklerini KHK hukuksuzluğuna yedirmeyeceklerine ilişkin açıklaması

6.- Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu’nun, 7 Ocak Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 96’ncı yıl dönümüne ilişkin açıklaması

7.- Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu’nun, Hükûmetin neden esnaf ve çiftçiyi hiç düşünmediğini öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

8.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın’ın, OHAL’in neden devamlı uzatıldığını öğrenmek istediğine ve KİT’lerde çalışan taşeron işçilerin de kadroya alınması gerektiğine ilişkin açıklaması

9.- Mersin Milletvekili Ali Cumhur Taşkın’ın, Mersin’in Tarsus ilçesinde 3-5 Ocak tarihlerinde yağan şiddetli yağmurdan zarar gören çiftçiler için yapılan çalışmalara ilişkin açıklaması

10.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Şanlıurfaspor Kulübü Başkanının ömür boyu spordan men edilmesinin hiçbir hukuki boyutu olmadığına ilişkin açıklaması

11.- Kahramanmaraş Milletvekili Fahrettin Oğuz Tor’un, kotayı dolduramadığı için para cezası alan çiftçilerin cezalarının kaldırılması yönünde bir çalışma olup olmadığını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

12.- Kayseri Milletvekili Sami Dedeoğlu’nun, Sarıkamış Harekâtı’nın 103’üncü yıl dönümüne ilişkin açıklaması

13.- Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın, 2018 yılının ülkemizde özgürlük ve barışın, adalet ve demokrasinin, gerçek bir kardeşliğin tesis olduğu bir yıl olmasını temenni ettiğine ve Erdek Körfezi’nde bulunan Misakça balıkçı barınağının durumuna ilişkin açıklaması

14.- Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım’ın, Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken hakkında verilen cezaya ve iktidarın emir ve görüşlerine girmiş olan sistemi ve uygulayıcılarını şiddetle kınadığına ilişkin açıklaması

15.- Antalya Milletvekili Niyazi Nefi Kara’nın, batan Antalya Özel Bilge Adam Kolejinde okuyan öğrencilerin durumuna ve okullarının değiştirilmesi için bir işlem yapılıp yapılmayacağını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

16.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Sarıkamış Harekâtı’nın 103’üncü yıl dönümüne, 13 Mayıs 2014’te yaşanan Soma maden faciasına ilişkin mahkeme sürecine, 9 Ocak Halide Edip Adıvar’ın ölümünün 54’üncü yıl dönümüne ve Münir Özkul ile Aydın Boysan’a Allah’tan rahmet dilediğine ilişkin açıklaması

17.- İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir’in, 4 yaşındaki Elif Mina ve 2 yaşındaki Miray Hira’nın babaları Ali Yardım tarafından öldürülmelerine, Kâğıthane İSKİ işçilerinin taşeronlarla ilgili düzenleme kendilerini kapsamadığı için üç günlük grev kararı almalarına ve köleliğin modern biçimi olan taşeronluğun bitirilmesi gerektiğine, Mecliste ortak kullanım alanıyla ilgili Meclis Başkanının tasarrufuyla bir değişiklik yapılmasının nezaket kurallarına uygun olmadığına ilişkin açıklaması

18.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, 9 Ocak Birinci İnönü Zaferi’nin 97’nci yıl dönümüne,  İnönü Müzesi’nden İsmet İnönü’ye ait bazı eşyaların çalınmasına, 8 Ocak Metin Göktepe’nin ölümünün 22’nci, 9 Ocak Cemal Süreya’nın ölümünün 28’inci, 9 Ocak Halide Edip Adıvar’ın ölümünün 54’üncü yıl dönümlerine, Münir Özkul ile Aydın Boysan’a Allah’tan rahmet dilediğine, Sarıkamış şehitlerini rahmetle andığına, 13 Mayıs 2014’te yaşanan Soma maden faciasına ilişkin mahkeme sürecine ve Meclis Başkanının ortak kullanım alanındaki tasarrufuna ilişkin açıklaması

19.- Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın, yeni yılın hayırlı olmasını temenni ettiğine, Münir Özkul ile Aydın Boysan’a Allah’tan rahmet dilediğine ve Sarıkamış şehitleri başta olmak üzere tüm şehitleri rahmetle andığına ilişkin açıklaması

20.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, ortak kullanım alanıyla ilgili Meclis Başkanının tasarrufuna ilişkin açıklaması

21.- İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir’in, 8 Ocak Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe’nin ölümünün 22’nci yıl dönümüne ve Münir Özkul ile Aydın Boysan’ı sevgiyle andığına ilişkin açıklaması

22.- Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın, HDP ve CHP Grup Başkan Vekillerinin Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın İran ziyaretine ilişkin tezkerenin oylamasında teamüllere aykırı bir şekilde karar yeter sayısı istemeleri nedeniyle kendilerinin de Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk’e izin verilmesine ilişkin tezkereye ret oyu verdiklerine ilişkin açıklaması

23.- İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir’in, Mecliste intikam anlayışıyla bir işlem yapılmaması gerektiğine ilişkin açıklaması

24.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Meclis Başkanlığı tezkerelerinde karar yeter sayısı istemenin normal olduğuna ve Meclis Başkanının keyfî uygulamalarına tepki gösterdiklerine ilişkin açıklaması

25.- Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın, Manisa Milletvekili Özgür Özel’in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

26.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, iktidar partisinin, muhalefet milletvekillerinin doğrudan gündeme alınma önergelerini reddetmesine rağmen kendi partisinden milletvekilinin teklifinin doğrudan gündeme alınmasını kabul etmesine ilişkin açıklaması

27.- Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın, yapılan oylamanın AK PARTİ Grubunun takdiri olduğuna ve bunun değerlendirmesinin bir başka siyasi partinin grup başkan vekiline düşmediğine ilişkin açıklaması

 

VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Hırvatistan Parlamentosu Avrupa İşleri Komitesi Başkanı Domagoj Ivan Milosevic'in beraberinde bir parlamento heyetiyle ülkemizi ziyaret etmesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının 26/10/2017 tarih ve 47 sayılı Kararı’yla; İtalyan Senatosu Avrupa Birliği Politikaları Komitesi Başkanı Vannino Chiti'nin beraberinde bir parlamento heyetiyle ülkemizi ziyaret etmesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının 29/11/2017 tarih ve 48 sayılı Kararı’yla uygun bulunduğuna ilişkin tezkeresi (3/1384)

2.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman başkanlığındaki bir heyetin, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 13’üncü Konferansı'na katılmak üzere 15-18 Ocak 2018 tarihleri arasında İran'a resmî bir ziyarette bulunmasına ilişkin tezkeresi (3/1386)

3.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, Şanlıurfa Milletvekili Dilek Öcalan, Şırnak Milletvekili Leyla Birlik ve Tunceli Milletvekili Alican Önlü’ye belirtilen neden ve sürelerle izin verilmesine ilişkin tezkeresi (3/1386)

 

B) Önergeler

1.- Başkanlıkça, esas komisyon olarak Anayasa Komisyonuna, tali komisyon olarak da Dışişleri Komisyonuna havale edilen (2/2009) esas numaralı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile  Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin Ankara Milletvekili Tekin Bingöl tarafından geri alındığına ilişkin önerge yazısı (4/125)

2.- Konya Milletvekili Mustafa Baloğlu’nun, (2/1401) esas numaralı 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 138. Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/124)

 

VIII.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- MHP Grubunun, Mersin Milletvekili Oktay Öztürk ve arkadaşları tarafından reşit oldukları gerekçesiyle devlete ait sosyal hizmet kuruluşlarından ayrılmak zorunda kalan korunmaya muhtaç çocukların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilmiş olan (10/2337) esas numaralı Meclis Araştırması Önergesi’nin ön görüşmelerinin Genel Kurulun 9 Ocak 2018 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

2.- HDP Grubunun, 8/1/2018 tarihinde Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ve arkadaşları tarafından, 9 Ocak 2013 tarihinde Fransa'nın başkenti Paris'te Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in bir suikast sonucu öldürülmesi olayının aydınlatılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin ön görüşmelerinin Genel Kurulun 9 Ocak 2018 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

3.- CHP Grubunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan 420, 423, 424, 436, 437, 444, 445, 448, 449, 450, 452, 453, 454, 455, 467, 468, 470, 483, 484, 496, 498, 499 ve 500 sıra sayılı Kanun Tasarılarının yine bu kısmın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22 ve 23’üncü sıralarına alınmasına ve diğer işlerin buna göre teselsül ettirilmesine ilişkin önerisi

4.- AK PARTİ Grubunun, Genel Kurulun çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine; gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer işler” kısmında bulunan 507 sıra sayılı Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu ile 289 ve 289'a 1'inci Ek sıra sayılı Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporlarının bu kısmın 1’inci ve 2’nci sıralarına alınarak bu kısımda bulunan işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine ilişkin önerisi

 

IX.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI

1.-Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Trabzon Büyükşehir Belediyesine ait araçların deneyimli personel eksikliği nedeniyle kaza yaparak hurdaya çıktığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/61) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

2.-Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde iline yönelik bazı ulaşım yatırımlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/124) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

3.-Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde ilindeki bazı yol yapım çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/125) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

4.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Çamardı-Kışlakçı-Pozantı duble yol yapım çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/127) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

5.-İstanbul Milletvekili Ali Özcan'ın, 2011-2015 yılları arasında yapılan otoyollar ile ilgili verilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/135) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

6.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde'deki kaza riski bulunan bir yol ile ilgili alınan önlemlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/145) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

7.-Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın temizlik ve hijyen koşullarının iyileştirilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/217) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

8.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı bir köyün yol sorununa ilişkin sözlü soru önergesi (6/223) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

9.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde'nin hızlı tren projesi kapsamı dışında bırakıldığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/224) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

10.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde ilinden geçen demir yolu hattına ilişkin sözlü soru önergesi (6/225) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

11.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde'nin havaalanı ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/226) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

12.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Adana arasında uygulanan karşılıklı tren seferlerinin yeniden başlatılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/227) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

13.- Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen'in, Adana'nın Feke-Mansurlu-Gaffaruşağı yolunun bakım ve onarımının yapılmamasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/275) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

14.- Balıkesir Milletvekili İsmail Ok'un, Balıkesir'deki Emniyet Köprülü Kavşağı ile Altıeylül Kavşağı yapımı işine ilişkin sözlü soru önergesi (6/285) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

15.- Balıkesir Milletvekili İsmail Ok'un, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın bir açıklamasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/304) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

16.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın'ın, Ankara-Balıkesir arasındaki Karesi Ekspresi ve Mavi Tren seferlerinin yol yenileme çalışmaları nedeniyle kaldırılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/307) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

17.-Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Şanlıurfa ilinin metro ve hafif raylı sistem ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/342) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

18.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Konya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattının güzergâhına ilişkin sözlü soru önergesi (6/356) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

19.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Konya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projesi'ne ilişkin sözlü soru önergesi (6/357) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

20.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde Havaalanı için ayrılan ödenek miktarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/389) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

21.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Hızlı Geçiş Sistemi ücretlerinde indirim yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/397) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

22.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Hızlı Geçiş Sistemi'nden 2015 yılında etiketsiz geçen araçlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/470) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

23.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde ilinde cep telefonu ile iletişim sağlanamayan köylere ilişkin sözlü soru önergesi (6/475) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

24.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Devlet Demir Yollarında kapatılan istasyonlara ve işten çıkarılan personele ilişkin sözlü soru önergesi (6/498) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

25.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Çamardı arasındaki yol yapım çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/499) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

26.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde'nin il merkezi ile Bor ilçesinin yüksek hızlı tren ağı kapsamına alınmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/505) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

27.- Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt'un, Esenboğa Havalimanı'ndan yurt dışına yapılan direkt uçuşlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/553) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

28.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Ankara Otoyolu Projesi'ne ilişkin sözlü soru önergesi (6/603) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

29.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Pozantı-Çiftehan-Ulukışla-Zengen yolunun genişletilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/604) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

30.- İzmir Milletvekili Atila Sertel'in, Devlet Demiryollarında geçici işçi ve sözleşmeli işçi statüsünde çalışanların kadroya alınmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/623) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

31.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Ankara Otoyolu için yapılan kamulaştırmaların bedellerinin ödenmemesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/639) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

32.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, İstanbul Haydarpaşa-Pendik Demiryolu Hattı'nın yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/657) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

33.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, İzmir Devlet Hava Meydanları İşletmesine Ege Denizi'nde arama ve kurtarma faaliyetleri için taşınmaz tahsisi yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/659) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

34.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, DHMİ'nin işlettiği havalimanlarından zarar eden olup olmadığına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı'ndan sözlü soru önergesi (6/660) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

35.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Zengen-Ulukışla-Pozantı yolunun duble yol yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/663) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

36.- Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, bakan korumalarının yolcu uçaklarına silahla binmelerinin oluşturduğu risklere ilişkin sözlü soru önergesi (6/664) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

37.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Ankara-Aksaray-Adana ve Antalya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projelerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/678) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

38.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde Havaalanı'nın ihale tarihine ilişkin sözlü soru önergesi (6/679) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

39.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, TCDD'nin yük taşımacılığındaki payını artırmaya yönelik çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/734) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

40.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, demir yollarının çift hatlı hale getirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/735) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

41.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, TCDD'nin yol yapım çalışmaları ile ray ve travers değiştirme çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/736) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

42.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde Havaalanı'nın yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/765) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

43.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Ankara Otoyolu'nun yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/766) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

44.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına ilişkin sözlü soru önergesi (6/777) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

45.- İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, 2017 Yılı Yatırım Programı'nda Ovit Tüneli ve bağlantı yolları için ayrılan ödeneğe ilişkin sözlü soru önergesi (6/835) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

46.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, 2002 yılından itibaren TCDD'nin personel, istasyon ve sefer sayılarında meydana gelen değişime ilişkin sözlü soru önergesi (6/859) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

47.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, son beş yılda kara yollarında yapılan onarım ve yeniden asfaltlama çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/860) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

48.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında erişimi engellenen internet sitelerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/861) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

49.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Bor arasında meydana gelen trafik kazalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/862) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

50.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, son beş yılda limanlara demir yolları ile taşınan yük miktarına ve demir yolu yük taşımacılığının mevcut durumuna ilişkin sözlü soru önergesi (6/863) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

51.- İzmir Milletvekili Atila Sertel'in, İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren Projesi'ne ilişkin sözlü soru önergesi (6/924) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

52.- İzmir Milletvekili Atila Sertel'in, Tire-Belevi yolunun yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/925) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

53.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, çocukları suça teşvik ettiği iddia edilen yurt dışı lisanslı internet oyunlarının takibine ve yasaklanmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/938) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

54.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, vatani görevini yapmakta olan erlerin ve ailelerinin mektup ve kargo gönderilerinden ücret alınmamasına yönelik bir çalışma olup olmadığına ilişkin sözlü soru önergesi (6/996) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

 

X.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Uşak Milletvekili Özkan Yalım’ın, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın sözlü soru önergelerine cevaben yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

2.- Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın, Uşak Milletvekili Özkan Yalım’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

3.- Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın, Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın 507 sıra sayılı Komisyon Raporu üzerinde şahsı adına yaptığı konuşması sırasında Halkların Demokratik Partisine sataşması nedeniyle konuşması

4.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa Milletvekili Özgür Özel’in usul görüşmesi nedeniyle yaptığı konuşması sırasında Milliyetçi Hareket Partisine sataşması nedeniyle konuşması

 

XI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Komisyonlardan Gelen Diğer İşler

1.- Ağrı Milletvekili Leyla Zana’nın 1’inci Yasama Yılı ile 2’nci Yasama Yılı 01.10.2016 ila 30.04.2017 Döneminde Anayasa’nın 81’inci Maddesine Uygun Biçimde Andiçmeden Aralıksız Olarak Genel Kurulun 212 Birleşimine Katılmamasına Bağlı Devamsızlığı Nedeniyle Anayasa’nın 84’üncü ve İç Tüzük’ün 138’inci Maddeleri Uyarınca Gerekli Değerlendirmenin Yapılması İçin Başkanlık Divanının 20.07.2017 Tarihli ve 41 Numaralı Kararı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (3/1171) ile Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (Sıra Sayısı: 507)

 

XII.- USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı’nın 507 sıra sayılı Komisyon Raporu’nun görüşmelerinin devamı hususunda verilmiş önergeyle ilgili uygulamasının İç Tüzük hükümlerine aykırı olup olmadığı hakkında

 

XIII.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2002-2017 yılları arasında yurt dışına eğitim ve öğrenim amacıyla gönderilen personele ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Ahmet Aydın’ın cevabı (7/16509)

2.- İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi'nin, TBMM'deki restorasyonlara ve Atatürk tablolarına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Ahmet Aydın’ın cevabı (7/18456)

3.- Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak'ın, Rusya'ya yapılacak domates ihracatına ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/18670)

4.- Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen'in, 2002-2017 yılları arasında göreve başlayan veya çeşitli sebeplerle görevi sona eren Başbakanlık ve bağlı kurum ve kuruluşlar personeline ilişkin Başbakandan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı (7/18824)

5.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2018 mali yılı içerisinde sorumluluk alanındaki kurum ve kuruluşlarca Adıyaman'a aktarılan ödenek miktarına,

2018 yılında Kahramanmaraş iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Gümüşhane iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Iğdır iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Hakkâri iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Erzurum iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Çankırı iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Erzincan iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Bitlis iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Bingöl iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Karabük iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Adıyaman iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Ağrı iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Aksaray iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Bayburt iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Düzce iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Elâzığ iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Diyarbakır iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Batman iline yapılması planlanan yatırımlara,

İlişkin soruları ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı (7/18839), (7/20123), (7/20124), (7/20125), (7/20126), (7/20127), (7/20128), (7/20129), (7/20130), (7/20131), (7/20132), (7/20133), (7/20134), (7/20135), (7/20136), (7/20137),(7/20138), (7/20139), (7/20140)

6.- İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke'nin, Hazine Müsteşarlığı tarafından borçlanma yoluyla nakit fazlası oluşturulmasına ve Merkez Bankasının altın rezervlerindeki artışa ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/18845)

7.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2018 mali yılı içerisinde sorumluluk alanındaki kurum ve kuruluşlarca Adıyaman'a aktarılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/18847)

8.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, 2016 ve 2017 yıllarında araçlara takılan cam filmi sayısına ilişkin sorusu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün cevabı (7/18862)

9.- Ankara Milletvekili Levent Gök'ün, araçlara cam filmi taktırılmasını yasaklayan yönetmelik değişikliğine ilişkin sorusu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün cevabı (7/18863)

10.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2010-2017 yılları arasında yurt dışına dil öğrenimi veya başka sebeplerle gönderilen Bakanlık personeline ilişkin sorusu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün cevabı (7/18865)

11.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2010-2017 yılları arasında yurt dışına dil öğrenimi veya başka sebeplerle gönderilen Bakanlık personeline ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/18888)

12.- Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen'in, 2011-2017 yılları arasında göreve başlayan veya çeşitli sebeplerle görevi sona eren Bakanlık personeline ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin cevabı (7/18904)

13.- İstanbul Milletvekili Edip Semih Yalçın'ın, Gaziantep'in Oğuzeli ilçesinde yapılan arazi toplulaştırmasında ortaya çıkan bazı sorunlara ilişkin sorusu ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/18960)

14.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2018 mali yılı içerisinde Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşlarca Adıyaman'a aktarılan ödenek miktarına,

Bakanlıkta görev yapan eski bakanlara tahsis edilen araçlara,

İlişkin soruları ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/18961) (7/19211)

15.- İstanbul Milletvekili Edip Semih Yalçın'ın, Şanlıurfa'dan Kıbrıs'a uçak seferleri düzenlenmesi talebine ilişkin sorusu ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı (7/18981)

16.- Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, THY'de yapılan müfettiş yardımcısı atamalarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı (7/18992)

17.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, 2016 ve 2017 yıllarına ait ihracat verilerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/19009)

18.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, son beş yılda üretim kapasitesi bakımından en başarılı on ile ilişkin Başbakandan sorusu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün cevabı (7/19010)

19.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, son on beş yılda özelleştirilen işletmelere ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın cevabı (7/19012)

20.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, örtülü ödenekten yapılan harcamalara ve artış iddialarına,

Örtülü ödenekten yapılan harcamalara ve artış iddialarına,

İlişkin Başbakandan soruları ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı (7/19057), (7/19296)

21.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Bakanlıkta görev yapan eski bakanlara tahsis edilen araçlara ilişkin sorusu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün cevabı (7/19113)

22.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Bakanlıkta görev yapan eski bakanlara tahsis edilen araçlara ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/19142)

23.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2016-2017 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların taraf olduğu dava ve takiplere,

Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşların taraf olduğu adli ve idari davalara,

Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşların taraf olduğu icra işlemlerine,

2014-2017 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşlarca dışarıdan satın alınan hukuk ve danışmanlık hizmetlerine,

İlişkin soruları ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/19143), (7/19513), (7/19514), (7/19515)

24.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, 2017 yılında denetimler sonucu uygunsuz bulunan ithal ve yerli ürünlere ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/19145)

25.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, 2017 yılında Türkiye'ye doğrudan giren yabancı yatırımlara ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/19146)

26.- Denizli Milletvekili Melike Basmacı'nın, dış ticaret ve Denizli hakkında çeşitli verilere ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/19147)

27.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Bakanlıkta görev yapan eski bakanlara tahsis edilen araçlara ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin cevabı (7/19174)

28.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2016-2017 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların taraf olduğu dava ve takiplere,

Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşların taraf olduğu adli ve idari davalara,

2016-2017 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşlarca dışarıdan satın alınan hukuk ve danışmanlık hizmetlerine,

Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşların taraf olduğu icra işlemlerine,

İlişkin soruları ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin cevabı (7/19175), (7/19574), (7/19575), (7/19576)

29.- Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer'in, bir inşaat şirketiyle ilgili bazı bilgilere ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın cevabı (7/19189)

30.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Bakanlıkta görev yapan eski bakanlara tahsis edilen araçlara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın cevabı (7/19192)

31.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, 2002-2017 yılları arasında oynanan şans oyunlarıyla ilgili bazı verilere ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın cevabı (7/19193)

32.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde ve çevre illerde erozyon konusunda yapılan çalışmalara ilişkin sorusu ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/19216)

33.- Samsun Milletvekili Erhan Usta'nın, Merkez Bankasının bazı hesaplamalarına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/19404)

34.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Bakanlık bünyesinde olası bir depreme yönelik olarak alınan tedbirlere ilişkin sorusu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün cevabı (7/19480)

35.- Uşak Milletvekili Özkan Yalım'ın, yerli otomobil üretiminin Ege Bölgesi'nde yapılmasına ilişkin sorusu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün cevabı (7/19481)

36.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar'ın, Bakanlığa ait olan veya kiralanan ulaşım araçlarına ve bunların yakıt giderlerine ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/19516)

37.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Bakanlık bünyesinde olası bir depreme yönelik olarak alınan tedbirlere ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/19517)

38.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Bakanlık bünyesinde olası bir depreme yönelik olarak alınan tedbirlere ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin cevabı (7/19578)

39.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan'ın, 2010-2017 yılları arasında Diyarbakır genelinde alınan teşvik belgesi sayısına ilişkin Başbakandan sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/19615)

40.- Şırnak Milletvekili Leyla Birlik'in, Şırnak Beytüşşebap Mal Müdürlüğüne gönderilen bir ödenekle ilgili iddialara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın cevabı (7/19623)

41.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar'ın, Bakanlığa ait olan veya kiralanan ulaşım araçlarına ve bunların yakıt giderlerine ilişkin sorusu ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/19657)

42.- Balıkesir Milletvekili İsmail Ok'un, eski halkla ilişkiler binasına ve TBMM arazisine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Ahmet Aydın’ın cevabı (7/19691)

43.- Samsun Milletvekili Erhan Usta'nın, TCMB tarafından hesaplanan ekonomik büyüme hızına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/19868)

44.- İstanbul Milletvekili Didem Engin'in, yatırım teşvik ve desteklerine ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/19948)

45.- Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak'ın, Antalya'da doğal afet nedeniyle iş yapamaz duruma gelen esnafa ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin cevabı (7/19971)

46.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, süt tozu ve buzağı maması ithalatına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin cevabı (7/19972)

47.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2018 yılında Adıyaman iline yapılması planlanan yatırımlara ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/20228)

48.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2018 yılında Ağrı iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Aksaray iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Karabük iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Kahramanmaraş iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Iğdır iline yapılması planlanan yatırımlara ilişkin,

2018 yılında Diyarbakır iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Erzurum iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Hakkâri iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Gümüşhane iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Çankırı iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Bitlis iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Bingöl iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Erzincan iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Bayburt iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Düzce iline yapılması planlanan yatırımlara

2018 yılında Elâzığ iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Batman iline yapılması planlanan yatırımlara,

İlişkin soruları ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/20229), (7/20230), (7/20576), (7/20577), (7/20578), (7/20579), (7/20580), (7/20581), (7/20582), (7/20583), (7/20584), (7/20585), (7/20586), (7/20587), (7/20588), (7/20589),(7/20590)

49.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2018 yılında Karabük iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Diyarbakır iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Hakkâri iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Erzurum iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Kahramanmaraş iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Iğdır iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Bingöl iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Gümüşhane iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Adıyaman iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Ağrı iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Aksaray iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Bayburt iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Düzce iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Elâzığ iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Çankırı iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Bitlis iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Batman iline yapılması planlanan yatırımlara,

2018 yılında Erzincan iline yapılması planlanan yatırımlara,

İlişkin soruları ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin cevabı (7/20276), (7/20277), (7/20278), (7/20279), (7/20280), (7/20281), (7/20282), (7/20283), (7/20284), (7/20285), (7/20286), (7/20287), (7/20288), (7/20289), (7/20290), (7/20291),(7/20292), (7/20293)

50.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan'ın, GAP barajlarından elde edilen elektriğin miktarı ve değerine ilişkin sorusu ve Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın cevabı (7/20321)

51.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın, makam odasında yapılan tadilata ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Ahmet Aydın’ın cevabı (7/20384)

9 Ocak 2018 Salı

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.03

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşimini açıyorum.

III.- YOKLAMA

BAŞKAN – Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için üç dakika süre veriyorum ve süreyi başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı yoktur.

Birleşime yirmi beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 15.07

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.33

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

III.- YOKLAMA

BAŞKAN – Açılışta yapılan yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi yoklama işlemini tekrarlayacağım.

Yoklama için üç dakika süre veriyorum ve süreyi başlatıyorum.

Buyurun.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı vardır.

Görüşmelere başlıyoruz.

IV.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı’nın, 2018 yılının hayırlı ve uğurlu olmasını dilediğine ilişkin konuşması

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, bugün yeni yılın ilk çalışma haftasına başladık. Dilerim yeni yılda birbirimizin kişilik haklarını zedelemeden, kardeşlik hukuku çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürebiliriz. Ben bir kez daha 2018 yılının ülkemize, milletvekillerimize, basın çalışanlarımıza ve tüm Meclis personeline hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, Diyarbakır’da yaşanan bir çocuk istismarı hakkında söz isteyen Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp’e aittir.

Sayın Yiğitalp, 2018 yılının ilk konuşmacısı sizsiniz.

Buyurun Sayın Yiğitalp. (HDP sıralarından alkışlar)

Sayın milletvekilleri, biraz sessiz olalım lütfen.

V.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp’in, Diyarbakır’da yaşanan bir çocuk istismarı olayına ilişkin gündem dışı konuşması

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2018 yılının ülkemize, Orta Doğu halklarına barış, huzur ve adalet getirmesi dileğiyle konuşmama başlamak istiyorum.

Konuşmama başlamadan önce, bugün 9 ocak biliyorsunuz. 9 Ocak 2013 tarihinde Fransa’nın başkenti Paris’te siyasi bir suikast sonucu katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi Sayın Sakine Cansız, Sayın Fidan Doğan ve Sayın Leyla Şaylemez’i saygı ve minnetle anıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerçekte gittikçe çürüyen, çürümüşlüğü sessizce izlenen ve bu konuda adım atmayan bir dönemden geçiyoruz. Çocuk istismarları, tecavüz vakaları ve cezasızlıkla karşılaştırılan pratik sonucu olan ve bu durumu bir türlü çözme yönünde inisiyatif geliştirmeyen, aynı zamanda iktidarı da buradan tekrar olan mevcut süreci anlatmak adına ve uyarmak adına bu bilgileri paylaşıyorum sizinle. Biliyorsunuz, Diyarbakır Vekiliyim ve Diyarbakır’da sözde öğretmen olarak görev yapan bir öğretmen şahıs 16 yaşındaki bir çocuğu istismar etmiştir ve hakkında dört buçuk aydan üç yıla kadar…

Ben gerçekten konuşamıyorum, anlatamıyorum. Bu mevcut duruma lütfen müdahale eder misiniz.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen.

Buyurun.

SİBEL YİĞİTALP (Devamla) - …hapis cezasıyla dava açıldı ve şahıs, kendisini şikâyet eden aileye “Niye adliyeye gittiniz, bunu şeriatla çözelim.” diye bir ısrarı oldu ve hatta buna dair tehditleri oldu.

Kamuoyunun oluşması, medyada geçmesinden dolayı zorunlu olarak bu sözde öğretmen açığa alındı, iki gün öncesinden itibaren. Gelin görün ki bu süreçte bu çocuk tecavüzleri, istismarları çok yaygınlaştı. Ülkemizde bu çocukların ihmal, istismar, tecavüz konuları hem hukuki açıdan hem de vicdani derecede görmezden gelindiğinin ispatıdır.

Sormak istiyorum, eğer dinliyorsanız arkadaşlar sormak istiyorum: Çocukların tecavüze uğradığını söylüyorum, istismar ediliyor diyorum ve bu konu üzerinde söz aldım diyorum. Başka çocukların da aynı durumu yaşamaması için lütfen dinleyin.

Başka çocukların da aynı duruma maruz kalmayacağının garantisini kim vermiştir? Bu kişiye, çocuklarla aynı ortamda bu kadar süre kalan öğretmene karşı ne yapılmıştır? Öğrencisini istismar eden sözde öğretmene, Aladağ’da çocuklarımız çığlık çığlığa yanarken buna sessiz kalan ve bu konuda mesul olan sorumlulara da yine maaş kesme cezasıyla güya ceza verilmişti.

Ömrünü çocuklara adayan ve onurlu bir gelecek mücadelesine adayan öğretmenlere, akademisyenlere haksız, hukuksuz ihraçlar, cezaevleri, sürgünler, yüzlerce yıllık cezalar reva görülmektedir.

Adalet Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de çocuk istismarlarıyla ilgili dava sayısı son on yılda yaklaşık 3 kat arttı. Çocuklara yönelen cinsel istismar vakalarında son on yılda yüzde 700’lük bir artış var. Sadece 2016’da çocuğun cinsel istismarı suçundan 15.051 dava açılmıştır. Adli sicil kayıtlarına göre son beş yılda çocuk istismarı dava sayısında yüzde 50 oranında artış olmuştur. Çocuğun cinsel istismarında Türkiye dünya listesinde 3’üncü olmuştur. Hep kıskanıyorlar ya bizi -Türkiye'yi- bakın nasıl kıskanıyorlar? Türkiye, istismarda dünyada 3’üncü olmuştur.

Hâlen her 6 çocuktan 1’i cinsel istismara uğruyor, uğrayanların yüzde 70’i 18 yaş altı, 11 yaşından küçüklerin oranıysa yüzde 70. Gerçekleşen cinsel istismar vakalarının yüzde 15’i ile 20’sinin adli makamlara yansıdığı göz önünde bulundurulursa durumun ne kadar vahim olduğunu söylemek mümkün.

2016 yılında evlenen her 100 kişiden 18’i maalesef çocuk. Son on yılda evlendirilen küçük kız çocuklarının sayısı ise 482.908 kişi. Yine, 15-17 yaş arası 17.789, 15 yaş altı 244 kız çocuğu doğum yapmıştır. Bu istismarlar ve tecavüzler kendiliğinden ortaya çıkmadı. “Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masumdur.” diyen akıl yine 2017’de 409 kadının öldürülmesine sebep olmuştur, 332 kadın tecavüze uğramıştır; bu cümlelerin, bu pratiklerin sonucu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SİBEL YİĞİTALP (Devamla) – Son bir dakika…

BAŞKAN – Tamamlayın lütfen Sayın Yiğitalp.

SİBEL YİĞİTALP (Devamla) – Bakın arkadaşlar, bu cümleleri sarf edenler bu pratiklerin sonucundan mesuldür. “Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, anası ölsün.” diyen bir aklın sonuçlarını yaşıyoruz. Bu makamlar, müftülere nikâh yetkisini veren zihniyetten bağımsız değildir. Bu istatistikleri iyi değerlendirmek gerekiyor.

Bakın, tecavüze uğrayan, istismar edilen çocuklardan bahsediyorum ve buna karşı bir pratik geliştirmeyen Meclis üyelerine sesleniyorum. Eğer Meclis üyeleri bu konudaki duyarsızlığını devam ettirmekte ısrarcıysa kamuoyunu, özellikle kadınları, insan haklarına karşı duyarlı olanları, odaları, STK’ları, herkesi bu çocuk istismarlarına karşı, çocuk tecavüzlerine karşı, yaratılan bu cezasızlığa karşı sesini yükseltmeye ve her yerde ve her yerde tepkisini göstermeye davet ediyorum arkadaşlar çünkü bu çocuklar, bu ülkenin geleceğidir. Bu geleceğe lütfen ve lütfen herkes sahip çıksın. Bu istismarlara karşı, tecavüzlere karşı herkes tepki göstersin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SİBEL YİĞİTALP (Devamla) – Bugün, bunların hepsinin sorumlusu mevcut iktidardır.

Herkesi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Teşekkür ederiz.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Yiğitalp.

Gündem dışı ikinci söz, Tokat’ın sorunları hakkında söz isteyen Tokat Milletvekili Kadim Durmaz’a aittir.

Buyurun Sayın Durmaz.

2.- Tokat Milletvekili Kadim Durmaz’ın, Tokat ilinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

KADİM DURMAZ (Tokat) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri, bizi izleyen değerli yurttaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, Meclis kapanırken, Türkiye’de ortak bir anlayışla, tüm siyasi partiler de katkı sunarak taşeron işçiye bir müjde vermeyi arzu ettik ama Hükûmet OHAL’den kaynaklı fırsatçılığı, yine bir kanun hükmünde kararnameyle Türkiye’de yaşayan emekçilere kara bir gün olarak yaşattı.

Tabii, taşeron işçilik sistemi AK PARTİ iktidarının 21’inci yüzyılda piyasaya sürdüğü modern bir köleliğin tam da kendisidir. AK PARTİ Hükûmeti, aynı işte çalışan, eşit işi yapan insanları bazılarına kadro vererek diğerlerinden ayırdılar. Bunu, yine Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesini yok sayarak çıkardılar. İşte, tam da yine kafanızda tasarladığınız bir OHAL fırsatçılığını bu yüce Mecliste gerçekleştirdiniz. Tüm siyasi partiler -bir kez daha altını çiziyorum- katkı sunarak ülkemizin imkânları çerçevesinde 1 milyon 500 bin mi, 1 milyon 350 bin mi, ülkemizin gücü neye yetiyorsa belki 500 binine, gelin ortak bir anlayışla olayın tarafı olan sivil toplum örgütlerini, sendikaları, bileşenleri karşımıza alıp, kademeli olarak tamamına verip bu sorunu da çözelim dedik ama kabul görmedi. Tabii, bu ülkede ortak yaşama kültürüne, iş barışına da zarar veren bir uygulamayı hayata geçirdiniz. Türkiye’de DİSK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ gibi üç önemli sendikayı Cumhuriyet Halk Partisi bir taşeron çalıştayıyla bir masada buluşturup ortak bir anlayışı da sundu size ama tabii, sizin halkı, sivil toplum örgütlerini, emekçileri, kendinizden başkasını ve biat edenlerden başkasını yok sayan anlayışınız bunu da hiç görmezlikten geldi. Tabii, devam ediyor bu anlayışsızlık, hâlâ da Hükûmetin gündemindedir.

“Helal kazanç” dediğimiz şeyin üç ölçüsü vardır: Meşru iş, adalet ve alın teri. Emek düşmanları, demokrasi ve özgürlüğün tam da düşmanlarıdır. Bu yaptığınızla ne insanı ne ahlakı ne de vicdanı varsaydınız. Bu alışkanlık sizde devam ediyor ama inanıyorum, 2019 yılında bu halk bunları görüp, sizin insanı, emeği, sivil toplum örgütlerini yok sayıp, sadece muhtaç edip oy devşirme anlayışınıza dur diyecektir.

Taşerona kadro diye söz verdiniz ama olmadı, aynı iş yerinde bazı çalışanlar kadro alırken büyük bir kesimi alamadı. Tokat’taki devlet hastanesinde yemekhanede çalışan, on dört yıldır sizin de getirdiğiniz, hatta mitinglerinizde, devlet kurumunun bahçesinde partinizin önlüklerini giyip katkı sunan, bayrak asan bu çocuklar mağdur. Ama itirazları şuna, diyorlar ki: “Bu kadroyu ne kadar verecekseniz bize verin, belirleyin, biz bunu kendi aramızda pay edelim.” Yine, il özel idare çalışanları aynı durumda; Tokat’ın muhtelif yerlerinde, Türkiye’nin her tarafında gece eksi 20, 30 derecede kar mücadelesi yapan, bunlara da yok. Ama ne olmuş? Özel idare almış; A, B, C diye sivil toplum örgütlerine ya da kamu kurum ve kuruluşlarına 5’er, 10’ar kadro vermiş, maaşını kendi ödeyip, bunların hepsi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığında çalışan almış, Sivil Savunmada çalışan almış, bir başkaları da almış. Bunları çoğalttığımız zaman, 69 kamu kurum ve kuruluşunda da hiçbir kadro yok. Yani, adaletsizliğiniz, hakkaniyetsizliğiniz, bu halkı yok saymanız her alana yansımış durumda. Yetmiyor, yetmiyor.

Türkiye’de iki ilde özel idare çalışanlarına tam kadro vermişsiniz. Neresi, bilin bakalım arkadaşlar? Biri Rize, biri Erzincan. İşte, böyle garip bir tesadüfle de bu ülke sizin yaptığınız kanun hükmünde kararnameyle tanıştı ve yaşadı. Ve şeker fabrikaları çalışanlarına yok. On sekiz aydır denetim yapamayan, toplanamayan millî Şeker Kurulumuz -gerçi millî olan her şeye de sizin bir karşı duruşunuz var ya- toplanamıyor. Hepinizin çocukları, bazılarınızın da torunları var. İşte, bunlara sağlıklı şeker pancarından, köylünün, çiftçinin ürettiği şekeri yediren işçilerin kadrosu yok. Bunlar yirmi sekiz yıl, otuz yıl çalışmış ama hâlâ kadroları yok. Bunların bilinmesini, görülmesini ve hepimizin ortak anlayışıyla bu adaletsizliğin ortak bir şekilde düzeltilmesini istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KADİM DURMAZ (Devamla) – Toparlıyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Peki, buyurun, bir dakika ek süre.

KADİM DURMAZ (Devamla) – Değerli arkadaşlar, Tokat’ın sorunları saymakla bitmiyor. Bir bölümünü bu kürsüden birkaç kez yineledim.

Tokat’a ilk uçak indiğinde… İsmi de “Tokat” olan bir uçağımız vardı ama ne garip ki referandum olup on gün geçene kadar AK PARTİ iktidarı iki uçağı birden Tokat’a indirdi ama referandum bitti, sonucuna ulaştı ve ondan sonra iki uçak da inmiyor. Neymiş efendim? “Bu havaalanına büyük gövdeli uçaklar inemiyor.” Arkadaşlar, niyet Tokat’a uçak indirmekse bunlar yapılır.

Yine, Çamlıbel Tüneli. 1.650 metre rakımda, o kamyoncuların, otobüsçülerin, otomobille seyahat edenlerin kara bir kâbusu olan buranın, bu tünelin mutlak ama mutlak ihale edilmesi lazım.

Yine, ayrıca, Tokat’ı Niksar-Akkuş-Ünye üzerinden Karadeniz’e bağlayan yol; Tokat-Almus yolu, Almus-Niksar yolu; yine üç ilçemiz; Artova, Yeşilyurt, Sulusaray yolları övündüğünüz bölünmüş yollardan nasibini alamamıştır diyorum. Ama diyorum ki gelin, işçiye kadro dağıtırken…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KADİM DURMAZ (Devamla) - …biraz insani, biraz vicdani, biraz da ahlaki olalım diyorum.

Yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Durmaz.

Gündem dışı üçüncü söz, 7 Ocak Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluş yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen Osmaniye Milletvekili Suat Önal’a aittir.

Buyurun Sayın Önal. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

3.- Osmaniye Milletvekili Suat Önal’ın, 7 Ocak Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 96’ncı yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

SUAT ÖNAL (Osmaniye) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 7 Ocak Osmaniye’nin kurtuluşunun 96’ncı yıl dönümü üzerine gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 96’ncı yıl dönümünü 7 Ocak Pazar günü Osmaniye’de büyük bir coşkuyla kutladık. Kahraman ecdadımızın Birinci Dünya Harbi’nde her cephede olduğu gibi Çukurova’da da yokluk ve kıtlık içerisinde âdeta yedi düvele karşı destansı bir mücadele vererek iman gücüyle kazandığı şanlı zaferi, bu zaferi kazanan kahramanlarımızı ve tüm şehitlerimizi bir kez daha minnet ve şükranla andık.

Çukurova bölgesinde 3 Ocak İçel’in, 5 Ocak Adana’nın, 6 Ocak Ceyhan’ın, 7 Ocak Osmaniye’nin, 8 Ocak Erzin’in, 9 Ocak da Dörtyol’un düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümleri olup her yıl coşku ve heyecanla kutlanırken, özellikle içinde bulunduğumuz şu günlerde, İstiklal Savaşı öncesinde olduğu gibi, ülkemize karşı takınılan haince tutumlar, devletimizi bölmeye ve parçalamaya yönelik yapılan planlar karşısında bu kutlamalar birlik ve beraberliğimiz ve dünyaya verilen mesaj açısından çok daha anlamlı hâle gelmiştir.

Değerli milletvekilleri, bilindiği gibi, 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi’nin hemen akabinde haçlı ruhuyla Anadolu işgal edilmiş, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa önce İngilizlerin, ardından da Fransızların kontrolüne girmişti. Fransızlar daha sonra Mersin, Adana, Hatay ve Osmaniye’yi de işgal ederek genç-yaşlı, kadın-erkek demeden masum insanları vahşice katletmiş, ağıtlara da konu olan mezalimi sergilemişlerdir. Tarih boyunca esaret yerine şehadeti, zillet yerine izzeti tercih eden aziz ecdadımız tüm Anadolu’da olduğu gibi Osmaniye’de de kahramanca işgalcilere karşı mücadele ederken Kurtuluş Savaşı’nın Osmaniye’deki kahramanlarından Saim Bey, Rahime Hatun, Palalı Süleyman, Hasan Çavuş, Cerit Süleyman, Karagüvenlerin Halil, Ali Gök Mustafaoğlu ve arkadaşları "Esaret zincirine gelemez bu asil millet, şehitlik rütbe bize/Cennet vatanımıza göz dikenler, elbet sonunda gelir dize/Dünya âlem bilsin ki sarsılmaz çelikten imanımız var/Âlemlerin Rabb’ine sığındık, yüce Allah bize yâr.” diye haykırarak korkmadan, yeise düşmeden düşmanları yurdumuzdan kovmuşlardır.

Değerli milletvekilleri, ecdadımızın o yokluk ve kıtlık içinde geçen günlerde “Konu vatansa gerisi teferruattır.” diyerek bir olması, tefrikaya girmeden yaşlı-genç, kadın-erkek, kız-kızan hep birlikte savaşması merhum Mehmet Akif Ersoy'un "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez/Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez." sözlerinin bir müşahhas örneği olmuştur.

Evet, ecdadımız bu cennet vatan için, bu ilahî ezan için, şanlı bayrağımızın semalarda ebediyen dalgalanması için beraber oldu ve canlarıyla, kanlarıyla bedel ödeyerek bu aziz vatanı bize miras bıraktılar. Kurtuluş Savaşı’ndaki destansı mücadelede, nasıl ki Antep’in “Gazi”, Maraş’ın “Kahraman”, Urfa’nın da “Şanlı” unvanını hak ettiği gibi, Osmaniye de yiğit insanlarıyla milletin gönlünde “Yiğit Osmaniye” unvanını kazanmıştır.

Değerli milletvekilleri, Anadolu’yu yurt tuttuğumuz 1071 Malazgirt Zaferi’nden beri ülkemiz üzerinde emelleri olan, bizi bu coğrafyadan silip atma arzusuyla yanıp tutuşanların yine bugünlerde de boş durmadıkları apaçık ortadadır. Hemen yanı başımızda, Suriye ve Irak olmak üzere, birçok Müslüman ülkede çıkarılan kargaşa, akıtılan gözyaşı ve kanın senaryosunu hazırlayan şer güçler ve onların taşeronları ülkemizin birliğini, beraberliğini bozmaya yönelik organize faaliyetlerine devam etmektedirler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Tamamlayın Sayın Önal, bir dakika ek süre veriyorum.

SUAT ÖNAL (Devamla) – Tamamlıyorum Sayın Başkan.

Millet olarak bugün de bize düşen, Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, tüm etnik unsurlarıyla ecdadımıza yakışır bir şekilde kurtuluş mücadelesindeki gibi birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmek ve tefrikaya düşmemektir.

Bu vesileyle, Kurtuluş Savaşı’nın meşalesini yakan başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, tüm aziz silah arkadaşları ile şehit ve gazilerimizi bir kez daha minnet ve şükranla anıyor, Osmaniyeli hemşehrilerimizin ve tüm aziz milletimizin kurtuluş bayramını tekrar kutluyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Önal.

Sayın milletvekilleri, şimdi, söz talebinde bulunan sayın milletvekillerine yerlerinden söz vereceğim. Söz vereceğim sayın milletvekillerinin isimlerini okuyorum: Sayın Özdemir, Sayın Topal, Sayın Gürer, Sayın Ünal yerine Sayın Kılıç, Sayın Çamak, Sayın Durmuşoğlu, Sayın Gaytancıoğlu, Sayın Akın, Sayın Taşkın, Sayın Tanal, Sayın Tor, Sayın Dedeoğlu, Sayın Havutça, Sayın Yıldırım ve Sayın Kara.

Sayın Özdemir, sizden başlıyoruz.

Buyurun, bir dakika veriyorum.

VI.- AÇIKLAMALAR

1.- İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Paris gezisinden siyasi, diplomatik ve medyatik bir hezimetle döndüğüne ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğiyle ilgili yapılan değerlendirmelere ilişkin açıklaması

SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan geçtiğimiz hafta Paris’e yaptığı kısa ziyaretten; ülkemizin ulusal çıkarları ve 80 milyon yurttaşımızın menfaatleri, beklentileri açısından siyasi, diplomatik ve medyatik bir hezimetle döndü. Avrupa Birliğine üyeliğimizin kriterlerini yerine getiremeyen, 16 Nisan Anayasa değişikliğiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin temelini oluşturduğu hukuk devleti anlayışının tersi istikamette ilerleyen, güçler ayrılığı ilkesini ortadan kaldıran, ülkeyi OHAL’le yöneten Sayın Erdoğan ve hükûmetleriyle yeni fasılların açılmayacağı, tam üyelik yerine yeni ortaklık modelinin geliştirileceği, ilişkilerin sadece terör, göçmen sorunu ve ekonomiyle sınırlandırılacağı yüzümüze bir kez daha vuruldu.

Neticede, yaşananları anlamazlıktan gelen ve siyasi, kişisel çıkar sağlamak hedefinde olan bir Cumhurbaşkanıyla kaybeden ülkemiz oldu.

BAŞKAN – Sayın Topal...

2.- Hatay Milletvekili Serkan Topal’ın, balıkçıların orkinos kotası yüzünden yaşadıkları mağduriyetin giderilmesini talep ettiğine ilişkin açıklaması

SERKAN TOPAL (Hatay) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Hükûmet yetkililerine seslenmek istiyorum: Türkiye’deki balıkçı arkadaşlarımız orkinos kotası yüzünden mağdurlar. Türkiye’nin kotası 1.400 ton ancak adil bir şekilde paylaşılmıyor. Bu yüzden buradan Hükûmet yetkililerinin, yeşil ruhsatı olan bütün balıkçı arkadaşlarımızın adil bir şekilde bu kotadan yararlanması için bir girişimde bulunmalarını talep ediyorum.

Ayrıca, zor şartlarda çalışan bütün balıkçı arkadaşlarımıza ve özellikle Hatay’daki balıkçı arkadaşlarımıza buradan selam gönderiyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Topal.

Sayın Gürer…

3.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in, taşeron işçilerle ilgili düzenlemeyi Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak kabul etmediklerine ve işçiler arasında ayrım yapılmasının yanlış olduğuna ilişkin açıklaması

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Kanun hükmündeki kararnameyle binlerce taşeron işçinin umutları boşa çıkarıldı. Kısmi bir düzenleme yapılıyor ancak özel bütçeli kuruluşların çoğunluğu, KİT kuruluşları, yüzde 70, personel çalıştırılmasına dayalı olmayan işlerde çalışanlar, mal, yapım işi ve danışmanlık ihalelerinde çalışan işçiler kapsam dışı bırakıldı. Bunun yanında, aynı kurum içinde işçiler arasında da ayrım yaratıldı ve önemli ölçüde mağduriyetler oluştu. Taşeronda çalışan emekliler bu yeni düzenlemeyle işsiz kalıyorlar. Mevsimlik işçilerin kadro beklentileri gerçekleştirilmedi. Taşeron için Hükûmetin verdiği söz gerçekleşmemiş oldu ve kaos doğdu. Şu anda belediyelerde de kim taşerondan yararlanıyor, kim yararlanmıyor, hangi şirket nedir kargaşası devam ediyor. Oysa Meclisten bu çıkarılsaydı, siyasi partilerin, sendikaların ve demokratik kitle örgütlerinin katkısı da sağlanmış olsaydı ülkemizde taşeron sorunu çözümlenmiş olacaktı; şu anda taşeron sorunu geçmişten daha yoğun biçimde sorunlu hâlde geleceğe taşındı.

Bu anlamda yapılan uygulamayı Cumhuriyet Halk Partisi Emek Büroları olarak kabul etmiyoruz ve işçiler arasındaki ayrımın yanlış olduğunu ifade etmek istiyoruz.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim ben de.

Sayın Kılıç…

4.- Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç’ın, Sarıkamış Harekâtı’nın 103’üncü yıl dönümüne ilişkin açıklaması

İMRAN KILIÇ (Kahramanmaraş) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Tarihimizdeki en acı olaylardan biridir Sarıkamış Harekâtı. Birinci Dünya Savaşı’nda açılan pek çok cephede düşmanla mücadele eden Osmanlı askeri, Sarıkamış’ta hastalık ve soğukla mücadeleye girişti. Askerimiz, 22 Aralık 1914’te başladıkları harekâtı yalnızca on sekiz gün sürdürebildi. 9 Ocak 1915’te sona eren harekâtın ardından 60 bin Osmanlı askeri hayatını kaybetti. Enver Paşa’nın emriyle başlatılan harekâtta, Kars, Sarıkamış, Ardahan gibi doğu illerimizi geri almak amaçlanmıştı. Askerler, harekâtın ilk iki gününde Rus birliklerine karşı zor şartlar altında olmalarına rağmen kahramanca mücadele ettiler. İlk iki günü başarıyla geçen taarruz sonrasında olumsuz hava koşulları harekâtın seyrini değiştirdi, kış 3-4 Ocak 1915 gecesi daha da şiddetlendi, fırtınayla yağan kar yolları tıkayıp çadırları yıktı, arkasından da dondurucu soğuklar bastırınca, 60 bin Osmanlı askeri, ya donarak ya da dizanteri ve tifo gibi hastalıklara yenik düşerek şehit oldu. Ruhları şad olsun.

BAŞKAN – Sayın Çamak…

5.- Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak’ın, taşeronlarla ilgili düzenlemede ayrımcılık yapıldığına ve çalışanların emeklerini KHK hukuksuzluğuna yedirmeyeceklerine ilişkin açıklaması

HÜSEYİN ÇAMAK (Mersin) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Meclis, bütçe sonrası tatile girmeden önce, özellikle herkesi yakından ilgilendiren yasal düzenlemelerin Meclisten kaçırılmaması gerektiğini vurguladık. Artık OHAL’in neden ilan edildiği giderek daha net ortaya çıkmaktadır. OHAL ve KHK rejiminde ısrar eden iktidar, her konuda olduğu gibi taşeron konusunda da ayrımcılık yapmıştır. Taşeronların koşulsuz kadroya alınması gerekirken, çalışan ezici çoğunluk, KHK eliyle kapsam dışı bırakılmıştır. Dahası, kadroya geçmesi öngörülen çalışanlara da referans, sınav ve mülakat zorunluluğu getirilmiştir.

Tüm emeği çalınan taşeronlarımız adına yürüttüğümüz mücadele bundan sonra da devam edecek. Çalışanlarımızın emeğini KHK hukuksuzluğuna yedirmeyeceğiz.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim ben de.

Sayın Durmuşoğlu, buyurun.

6.- Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu’nun, 7 Ocak Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 96’ncı yıl dönümüne ilişkin açıklaması

MÜCAHİT DURMUŞOĞLU (Osmaniye) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Geçtiğimiz pazar günü, 7 Ocak Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 96’ncı yıl dönümünü hemşehrilerimizle birlikte büyük bir gururla kutladık. Fransız işgali başladığında “Bu topraklarda ezanı susturmayız, bayrağı indirmeyiz.” diyerek harekete geçen ve düşmanı geldiğine pişman eden yiğit Osmaniye’nin torunları bugün yine aynı vatan ve bayrak aşkıyla yaşamakta, gerektiğinde canını feda etmekten en ufak şüphe duymamaktadır. Bu toprakları bize vatan kılan şehitlerimizin ve gazilerimizin yüzlerce yıldır aklımıza kazıdığı hakikatler asla aklımızdan çıkmayacak ve nesilden nesile aktarılacaktır. Tarihimizden aldığımız bu büyük sorumlulukla Osmaniye’nin, Kadirli’nin, Düziçi’nin, Bahçe’nin, Sumbas’ın, Hasanbeyli’nin ve Toprakkale’nin daha da gelişmesi için gayretle çalışmaya devam ediyoruz. Osmaniye’yi tüm Türkiye’ye örnek bir hâle getirmeye kararlıyız.

Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü yürekten kutluyor, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yeniden dünyadaki mazlumların umudu hâline gelen bu güzel ülkenin huzuruna kasteden tüm terör örgütleri ile onların yerli ve yabancı destekçilerini lanetliyor, dün olduğu gibi bugün de vatan toprağına sahip çıkmak için göğsünü siper eden yiğitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.

BAŞKAN – Sayın Gaytancıoğlu…

7.- Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu’nun, Hükûmetin neden esnaf ve çiftçiyi hiç düşünmediğini öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Yüzde 11,1 büyüdüğümüzü sağır sultan bile duydu. Peki, işçiye, emekliye, memura ne verdik? Yüzde 5,7. BAĞ-KUR ödeyen esnafın primi ne oldu? 524 liradan 598 liraya çıkardınız yani yüzde 14,5 artırdınız. Yani dükkânı açtığı gibi, kazansa da kazanmasa da ayda 598 lira esnafımız prim ödeyecek. Peki, çiftçiler ne ödeyecek? Ciddi bir borç batağında olan çiftçiler ne kadar BAĞ-KUR ödeyecekler? 490 liradan 583 liraya çıkardınız yani yüzde 19 artırdınız. Şimdi soruyorum: Siz, esnaf ve çiftçileri neden hiç düşünmüyorsunuz? Adalet bunun neresinde?

BAŞKAN – Sayın Akın…

8.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın’ın, OHAL’in neden devamlı uzatıldığını öğrenmek istediğine ve KİT’lerde çalışan taşeron işçilerin de kadroya alınması gerektiğine ilişkin açıklaması

AHMET AKIN (Balıkesir) – Sayın Başkan, teşekkürler.

Sayın Başkan, “OHAL vatandaşın hayatını etkilemeyecek, en fazla bir buçuk ay sürecek.” dediler, dün itibarıyla OHAL’i 6 kez uzattılar. Ben burada, sizin aracılığınızla, bunun nedenini tekrar izah etmelerini rica ediyorum. Neden devamlı OHAL’i uzatıyorlar, neden devamlı OHAL şartları altında milletimizi böyle sıkıntılar içinde bırakıyorlar? Türkiye Cumhuriyeti’nin her tarafında büyük baskı var, büyük bir korku toplumu yaratılmak isteniyor. Ben de sizin aracılığınızla bunu sormak istiyorum kendilerine.

Ayrıca, “Taşerondan kadroya geçerken 950 bin kişi yararlanacak.” dediler fakat KİT’leri dışarıda bıraktılar. Şimdi, Allah aşkına, bu KİT’ler üvey evlat mı? Bizi günlerden beri, iki üç günden beri bütün KİT’lerde çalışanlar arıyor, diyorlar ki: “Biz üvey evlat mıyız?” Onun için ben de buradan yine sizin aracılığınızla soruyorum: KİT’ler üvey evlat mı? Lütfen, KİT’lerde çalışan işçilerimizin, kardeşlerimizin de taşeron sorununu çözelim, onları kadroya alalım.

Teşekkürler.

BAŞKAN – Teşekkür ederim ben de Sayın Akın.

Sayın Taşkın…

9.- Mersin Milletvekili Ali Cumhur Taşkın’ın, Mersin’in Tarsus ilçesinde 3-5 Ocak tarihlerinde yağan şiddetli yağmurdan zarar gören çiftçiler için yapılan çalışmalara ilişkin açıklaması

ALİ CUMHUR TAŞKIN (Mersin) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Seçim bölgem Mersin’in Tarsus ilçesinde 3-5 Ocak tarihlerinde yağan şiddetli yağmur 18 mahallemizde su ve sel baskınlarına yol açmıştır. Aynı gün, olayı duyar duymaz, sel baskınına uğrayan mahallelere giderek zarar gören ekili alan ve seralarda incelemeler yaptık, çiftçilerimize geçmiş olsun ziyaretinde bulunduk. Söz konusu mahallelerimizde şu ana kadar 970 çiftçimizin zarar gördüğü tespit edilmiştir. İlk belirlemelere göre 37.800 dekarlık ekili alan su altında kalmıştır. Zarar miktarı tahminî olarak 114 milyon TL’dir. Detay çalışmalar devam etmektedir. Afetin yaşandığı süreçte Devlet Su İşleri bölge müdürlüğümüz, AFAD ve tarım ilçe müdürlüğümüz devletimizin tüm imkânlarıyla çiftçilerimizin yardımına koşmuştur.

Ürünleri zarar gören çiftçilerimize ve Tarsuslu hemşehrilerimize geçmiş olsun diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Tanal…

10.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Şanlıurfaspor Kulübü Başkanının ömür boyu spordan men edilmesinin hiçbir hukuki boyutu olmadığına ilişkin açıklaması

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Şanlıurfaspor Kulübü Başkanının ömür boyu spordan men edilmesinin hiçbir hukuki boyutu yoktur. Kaldı ki hukuka intikal etmiş olan, iki tarafın da şikâyetçi olduğu bir davadan dolayı mahkemece bir mahkûmiyet olmadığı için, başkana federasyon tarafından verilen cezanın dünyada bir başka örneği yoktur.

Şanlıurfaspor ekonomik anlamda sıkıntılar yaşamaktadır. Şanlıurfaspor’un düzenli bir geliri yoktur. Şanlıurfa Belediyesi, Spor Bakanlığı, Şanlıurfa’dan seçilen bakanlar, milletvekilleri, Şanlıurfa Valiliği Şanlıurfaspor’a bir katkı sunmamaktadır. Şanlıurfaspor sahipsiz ve kimsesizdir.

Unutmayın ki Şanlıurfalılar, unutmayın Şanlıurfaspor; sizi Mecliste, her tarafta savunacağız. Şanlıurfaspor, Şanlıurfasporlular, Şanlıurfalılar sahipsiz değildir, kimsesiz değildir; onların hakkını hukukunu Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında teslim edeceğiz, burada da dile getireceğiz.

Ben buradan Şanlıurfa milletvekillerine sesleniyorum: Ne olur Şanlıurfa’ya sahip çıkın. İstanbul Milletvekili olarak hep ben mi sahip çıkacağım? Gerçi, Anayasa’mızın 81’inci maddesi bu hükmü bana vermekte ama Şanlıurfalılar mağdur, kimsesiz, yoksul durumdadırlar; onların yanındayız, haklarının hukuklarının savunucusuyuz.

Teşekkürler. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Tor…

11.- Kahramanmaraş Milletvekili Fahrettin Oğuz Tor’un, kotayı dolduramadığı için para cezası alan çiftçilerin cezalarının kaldırılması yönünde bir çalışma olup olmadığını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

FAHRETTİN OĞUZ TOR (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, sorum, vasıtanızla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanınadır.

Sayın Başkan, bankalara ciddi miktarlarda borcu olan çiftçilerimiz geçtiğimiz sezon kuraklıktan dolayı buğday ve ay çekirdeği üretiminde beklediğini bulamamıştır. Pancar ekicisi çiftçilere, son günlerde, şeker fabrikalarınca verilen pancar kotasını dolduramamaları nedeniyle para cezası uygulanmaktadır. Hurman Çayı, Göksun Çayı, kısaca Ceyhan Vadisi’nde, Afşin, Elbistan, Göksun’da pancar eken çiftçiler bu sebeple çok perişan duruma düşmüşlerdir. Böyle giderse mazot alamaz, ekemez, biçemez hâle düşeceklerdir. Kendi kusuru olmadığı hâlde uygulanan para cezaları haksızdır ve derhâl kaldırılması gerekir.

Sorum, Tarım Bakanlığının, kotayı dolduramadığı için para cezası alan çiftçilerimizin cezalarının kaldırılması yönünde bir çalışmasının olup olmadığıdır.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim ben de Sayın Tor.

Sayın Dedeoğlu…

12.- Kayseri Milletvekili Sami Dedeoğlu’nun, Sarıkamış Harekâtı’nın 103’üncü yıl dönümüne ilişkin açıklaması

SAMİ DEDEOĞLU (Kayseri) – Teşekkürler Başkanım.

Sarıkamış şehitleri, Türkiye'nin ibret ve acı veren yüz üç yıllık zaferi ve manevi mirasıdır. Söyleyeceklerimi yüreğimize hece hece yazdıran, başları dik, elleri tetikte karda gömülü yatan, adı “ölüm” olan Mehmetlerim; bir değil bin Mehmet, donmuş eller, hâlâ çarpar yürekler. Sarıkamış altında yiğitlerim hâlâ Allahuekber’de nöbet tutuyorlar. Sarıkamış cennet kokar, şehitlerin düştüğü toprak dost olur insana. Yüreğini dayar karlı toprağına. Onlar gitmiş ve kutlu Peygamber’e komşu olmuşlardır. Bir tarih ve bin hüzün bir kelepçe gibi sıkar yüreklerimizi. 90 bin Mehmet’im, her biri Edirne’den Kars’a, Kayseri’den Ankara’ya kadar Anadolu'nun ve Yemen’in bir köşesinden gelmiş yalın ayak, yazlık kıyafetle. Doğusu batısı ile Türk’ü Kürt’üyle birlikte ölüme itaat eden şehitlerimizin huzurunda saygıyla eğiliyoruz, ruhları şad olsun.

Saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

IV.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI (Devam)

2.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı’nın, Sarıkamış şehitlerine Allah’tan rahmet dilediğine ilişkin konuşması

BAŞKAN – Burada sayın milletvekillerimizin birçoğunun belki de -benim de dâhil olduğum bir şekilde- ataları, dedeleri Sarıkamış’ta şehit düşmüşlerdir, hepsine Allah’tan rahmet diliyorum, Allah onlardan razı olsun.

Sayın Havutça, buyurun.

VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)

13.- Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın, 2018 yılının ülkemizde özgürlük ve barışın, adalet ve demokrasinin, gerçek bir kardeşliğin tesis olduğu bir yıl olmasını temenni ettiğine ve Erdek Körfezi’nde bulunan Misakça balıkçı barınağının durumuna ilişkin açıklaması

NAMIK HAVUTÇA (Balıkesir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

2018 yılının ülkemizde özgürlük ve barışın, adalet ve demokrasinin, gerçek bir kardeşliğin tesis olduğu bir yıl olmasını temenni ediyorum ve ülkemizde emekçilerin, işçilerin, köylülerin, memurun ve esnafımızın millî gelirden hak ettiği payı alacağı bir yıl olmasını diliyorum.

Sayın Başkan, Marmara’da Erdek Körfezi ve Erdek Körfezi’nin kenarında bulunan Misakça balıkçı barınağı, Erdek Körfezi’nde balıkçı teknelerinin sığındığı tek yerdir, limandır. Bu limanın -köyde balıkçılarla görüştüğümüzde- kumla dolduğu ve balıkçı teknelerinin, motorlarının o limana giremediklerini köylüler bana gittiğimizde ifade ettiler. Ulaştırma Bakanlığının bunu temizlemesi oradaki deniz güvenliği açısından son derece önemli ancak Ulaştırma Bakanlığı bunun temizlenmesiyle ilgili yapılacak masrafların balıkçılardan alınması gerektiğini ifade ediyor.

Ben buradan soruyorum Ulaştırma Bakanlığına: O balıkçı barınağının temizlenmesi, o balıkçıların güvenliği, motorların güvenliği Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetinin görevi değil midir?

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Havutça.

Sayın Yıldırım...

14.- Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım’ın, Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken hakkında verilen cezaya ve iktidarın emir ve görüşlerine girmiş olan sistemi ve uygulayıcılarını şiddetle kınadığına ilişkin açıklaması

BEHÇET YILDIRIM (Adıyaman) – Teşekkürler Başkanım.

Meclisin tatilde olduğu geçen hafta, Grup Başkan Vekilimiz Sayın İdris Baluken’e on yedi yıla yakın ucube bir ceza verildi. Sayın Baluken, grupta, Mecliste ve yasal mitinglerde yapmış olduğu bu konuşmalardan dolayı bu cezalara çarptırıldı. Bu uygulama Türkiye’de hukukun ayaklar altında olduğunun en büyük göstergesi olmuştur. Daha geçen aylarda tahliye oluyor fakat bir yerlerden itiraz ediliyor ve tekrar cezaevine konuluyor. Bu ceza, akılla, izanla, vicdanla, hukukla hiçbir şekilde açıklanmayacak kadar absürt bir uygulamadır. Yaptığı konuşmaların altına ben de imza atıyorum, ona oy veren 6 milyon kişi de benimle aynı görüştedir. Dolayısıyla, İdris Baluken’e verilen ceza, ona oy veren iradeye, özelde Kürt halkına, genelde Türkiye halklarına verilen cezadır. Bu ceza İdris Baluken’e olan sevgi ve saygımızı azaltmayacağı gibi halkın gönlünde onu daha da yüceltmiştir.

Buradan hukuku hiçe sayan, iktidarın emir ve görüşlerine girmiş olan bu haksız, hukuksuz sistemi ve uygulayıcılarını şiddetle kınıyorum.

BAŞKAN – Sayın Kara...

15.- Antalya Milletvekili Niyazi Nefi Kara’nın, batan Antalya Özel Bilge Adam Kolejinde okuyan öğrencilerin durumuna ve okullarının değiştirilmesi için bir işlem yapılıp yapılmayacağını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

NİYAZİ NEFİ KARA (Antalya) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Antalya Konyaaltı’nda bulunan Özel Bilge Adam Kolejinde, uzun süredir bilgisi olmasına rağmen hem Millî Eğitim hem ilçe millî eğitim hem de valiliğin, okul sahibinin battığı söyleniyor ve öğrenciler dersteyken sıraları altlarından alınarak icra yoluyla, çocuklar sokağa bırakılıyor, ağlayarak okullarını terk ediyorlar. Bu okullara ruhsat verirken Hükûmet bunu hesaplamıyor mu? Bunun karşılığında herhangi bir işlem yapılmıyor mu? En azından bu çocukların devre arasında okullarının değiştirilmesi için bir işlem yapılmayacak mı? Bu çocukların aileleri paralarını peşin ödemiş ve şu anda hiçbir hakları karşılanmıyor. Bütün bunlar yapılırken, bu evlatlarımız sokağa atılırken Hükûmetin bu konuda gereken işlemi yapıp yapmayacağını sormak istiyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim ben de Sayın Kara.

Şimdi, söz talebinde bulunan sayın grup başkan vekillerine söz vereceğim.

Sayın Akçay, buyurun.

16.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Sarıkamış Harekâtı’nın 103’üncü yıl dönümüne, 13 Mayıs 2014’te yaşanan Soma maden faciasına ilişkin mahkeme sürecine, 9 Ocak Halide Edip Adıvar’ın ölümünün 54’üncü yıl dönümüne ve Münir Özkul ile Aydın Boysan’a Allah’tan rahmet dilediğine ilişkin açıklaması

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Geçtiğimiz hafta sonunda, Edirne’den Kars’a kadar memleketimizin dört bir yanında Sarıkamış şehitlerimizi andık. Birinci Dünya Savaşı’nda işgal ve esaret tehdidine karşı ölümle pençeleşen imparatorluğu kurtaracak mucize için 22 Aralık 1914’te başlatılan harekât on beş gün sürmüştü. Allahuekber dağlarında on binlerce vatan evladı soğuk havada ecelle boğuşup ruhlarını teslim ederken şüphesiz ki Türk askerinin cesaretini tarihin altın sayfalarına nakşetmişlerdi ve yine şüphesizdir ki bu harekâttan çıkaracağımız çok büyük dersler de vardır. Bu hâliyle Sarıkamış’ın Çanakkale’den, Sakarya’dan farkı yoktur. Bugün Sarıkamış’ta 2.635 metredeki Cıbıltepe’ye şehitlerimiz anısına dikilen bayrağımız, kuvvetini, kudretini, ülküsünü ve milletimizin vicdanını temsil etmektedir. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Sarıkamış’tan Çanakkale’ye, İnönü Meydan Savaşı’ndan Kato Dağı’na kadar, birliğimiz ve dirliğimiz için mücadele eden şehitlerimizi ve hayatlarını kaybeden gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz ve aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 13 Mayıs 2014’te 301 madencimizin hayatını kaybettiği Soma maden faciasına ilişkin Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden mahkeme sürecinin 20’nci duruşması bugün başladı. Dört yıldır acıları dinmeyen şehit madenci aileleri üç yıldır devam eden mahkemede yeniden bir araya gelmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Tamamlayın lütfen

Bir dakika ek sürenizi veriyorum Sayın Akçay.

ERKAN AKÇAY (Manisa) – 5’i tutuklu, 51 sanıklı mahkemede adil kararın verilmesini bekliyoruz ve Soma’da adalet için, maden ocaklarının işletilmesindeki yanlışlıkların hem ortaya çıkarılmasını hem de Meclis araştırma komisyonu tarafından ortaya konulan raporların gereğinin yapılmasını diliyoruz.

Bugün, ayrıca, Türk kadınının mücadele sembollerinden birisi olan Halide Edip Adıvar’ın vefatının da yıl dönümüdür. Halide Edip Adıvar bir yazar, siyasetçi, akademisyen, öğretmen ve bir Kurtuluş Savaşı kahramanı olarak Türk kültür ve medeniyet tarihimizin önemli şahsiyetlerinden birisidir. Halide Edip Adıvar’ı rahmet ve minnetle anıyoruz.

Yine, kültür ve sinema hayatımıza, sanat hayatımıza damga vurmuş iki önemli insan, Münir Özkul ve Aydın Boysan cuma günü hayatlarını kaybettiler. Türk sinemasının usta ve dev ismi -namıdiğer Mahmut Hoca- Münir Özkul’a ve mimar, yazar ve gazeteci Aydın Boysan’a Allah’tan rahmet diliyoruz. Milletimize ve ailelerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Akçay ben de.

Sayın Kerestecioğlu, buyurun.

17.- İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir’in, 4 yaşındaki Elif Mina ve 2 yaşındaki Miray Hira’nın babaları Ali Yardım tarafından öldürülmelerine, Kâğıthane İSKİ işçilerinin taşeronlarla ilgili düzenleme kendilerini kapsamadığı için üç günlük grev kararı almalarına ve köleliğin modern biçimi olan taşeronluğun bitirilmesi gerektiğine, Mecliste ortak kullanım alanıyla ilgili Meclis Başkanının tasarrufuyla bir değişiklik yapılmasının nezaket kurallarına uygun olmadığına ilişkin açıklaması

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Geçtiğimiz hafta gerçekten canımızı çok yakan bir olay oldu. 4 yaşındaki Elif Mina ve 2 yaşındaki Miray Hira, babaları Ali Yardım tarafından acı biçimde öldürüldü.

Çocukların anneleri Dilek Çakır bakın, ne diyor: “Bir kadının boşanması çok zor çünkü ayıplanıyor. Evlenip boşanana ‘dul’ deniyor. Boşanmak ayıp mı? Dayak mı yesin? Herkese kızgınım.”

Evet, Dilek herkese kızgın ve çok haklı. Defalarca söyledik; bu devletin, kadınları, çocukları erkek şiddetine karşı koruması gerek. Bunun için komisyon kuralım dedik ancak boşanmaları önlemek için komisyon kuruldu. Bu kurulan komisyon ne işe yaradı? Dilek’e daha fazla acı vermekten başka bir işe yaramadı.

Dilek’in yaşadığı acıdan en çok bu Meclis ve Hükûmet sorumludur. Dilek’in söylediklerini bu Meclisin duyması gerekiyor. Aylardır Ali Yardım’dan boşanmaya çalıştığını, evliliği boyunca şiddet gördüğünü, tehdit edildiğini söylüyor ve çok cesur bir kadın; kadınlara “Korkmayın.” diyor, “Şiddete uğradığınızı saklamayın, şiddetten kaçmak için elinizden geleni yapın.” Fakat ne kadar mücadele etse de kadınları şiddetten koruyacak güçlü bir mekanizma yaratılmadığı için bugün maalesef çocukları öldürüldü. Kendisini defalarca koruma kararı almış savcılık ve Emniyet yolunu tutmuş olmasına ve uzaklaştırma kararı olmasına rağmen babalarına çocukları görme ve onlarda kalma izni verilmişti ve ne yazık ki bu korkunç cinayet göz göre göre geldi. Dilek Çakır’a üzüntülerimizi belirtiyor, sabır ve mücadele gücü diliyoruz.

Değerli arkadaşlar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Tamamlayın lütfen siz de Sayın Kerestecioğlu.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Değerli arkadaşlar, Kâğıthane İSKİ işçileri, taşeronlara kadro sözü veren düzenleme kendilerini kapsamadığı için dün üç günlük iş bırakma, grev kararı aldılar. Bu taşeron yasası Meclise gelmeli ve her işçi için insanca işi yasalaştırmamız gerekiyor. Bütün işçileri tüm hakları saklı kalarak kadrolu yapmamız ve köleliğin modern biçimi olan taşeronu bitirmemiz gerekiyor.

Bir konuya daha değinmek istiyorum az önce birlikte yaşadığımız. Gerçekten, fütursuzluk ve tekçilik aslında biraz da iktidar etmenin karakteri hâline geldi. Az önce, Meclis Başkan ve başkan vekillerinin odasının başka bir yere taşındığını ve hepimizin ortak kullandığı bir mekânın aslında bambaşka bir hâle getirildiğini gördük. Yani şu anda bizim gerçekten, ihtiyaç karşılayacağımız bir yer, acil su içebileceğimiz bir yer yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Tamamlamak istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Lütfen…

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Bütün bunlar orayı kullanan ne kavas arkadaşlara ne bizlere, milletvekillerine, grup başkan vekillerine sorulmadan, sadece Meclis Başkanının tasarrufunda yapılabiliyor. İşte ülke de maalesef böyle idare ediliyor. Bunu kesinlikle kınadığımızı ve gerçekten eski hâline döndürülmesini… Çünkü Meclis başkan vekillerinin dahi bilmediği bir şekilde tasarrufun bu Meclisin içerisinde yapılamayacağını, bunun hiç de nezaket kurallarına uygun bir şey olmadığını ifade etmek isterim.

Teşekkürler.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Özel…

18.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, 9 Ocak Birinci İnönü Zaferi’nin 97’nci yıl dönümüne, İnönü Müzesi’nden İsmet İnönü’ye ait bazı eşyaların çalınmasına, 8 Ocak Metin Göktepe’nin ölümünün 22’nci, 9 Ocak Cemal Süreya’nın ölümünün 28’inci, 9 Ocak Halide Edip Adıvar’ın ölümünün 54’üncü yıl dönümlerine, Münir Özkul ile Aydın Boysan’a Allah’tan rahmet dilediğine, Sarıkamış şehitlerini rahmetle andığına, 13 Mayıs 2014’te yaşanan Soma maden faciasına ilişkin mahkeme sürecine ve Meclis Başkanının ortak kullanım alanındaki tasarrufuna ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

9 Ocak tarihi, 6 Ocak 1921’de Yunan ordusuna karşı başlayan, İnönü mevzilerinde Türk kuvvetlerinin kazandığı zaferin tarihidir. Bugün bu zaferin 97’nci yılıdır. Bu zafer, Yunan ordusunun Eskişehir’i ele geçirip Türkiye’yi, Türkiye Büyük Millet Meclisini dağıtmak için üs olarak kullanmak üzere planladığı bir sırada, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ele geçirilmesine engel olan önemli ve stratejik bir zaferdir, batı cephesinde düzenli orduların Yunan ordularına karşı kazandığı ilk zafer olmasıyla da son derece önemlidir. Buradan bir kez daha Birinci İnönü Zaferi’nin yıl dönümünde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Batı Cephesi Komutanı, 2’nci Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız İsmet İnönü ve kahraman silah arkadaşlarını minnet ve rahmetle anıyoruz.

Böylesi bir günde, bu konuda öğrendiğimiz çok üzücü bir haberi de sizinle paylaşmak isteriz. Malatya’da İnönü Üniversitesindeki İnönü Müzesi’nden İsmet İnönü’ye, İsmet Paşa’ya ait köstekli bir saat, bir mühür ve üzerinde Atatürk’ün resminin bulunduğu bir plaket müzeden çalınmıştır. Burada, duyduğumuz üzüntünün ve konunun ilgililerinden bu konuda göstermeleri gereken hassasiyetin altını bir kez daha çiziyoruz.

Bugün, Metin Göktepe’nin aramızdan ayrılışının 22’nci, Cemal Süreya’nın aramızdan ayrılışının 28’inci yıl dönümü; yine, Halide Edip Adıvar’ın ölüm yıl dönümü. Hepsini bir kez daha buradan rahmetle, minnetle anıyoruz.

Münir Özkul’u; “Mahmut Hoca”mızı, “Yaşar Usta”yı kaybettik. Aynı gün Aydın Boysan’ı; mimar, yazar, gazeteci Aydın Boysan’ı kaybettik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Tamamlayın lütfen Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Gerçekten, 2018 yılının büyük acılara tanık olmadığımız bir yıl olmasını beklerken, ilk günlerinde Münir Özkul’umuzu -Mahmut Hoca’mızı, Yaşar Usta’yı- ve Aydın Boysan’ı aldı 2018 yılı. İkisini de Türkiye’deki kültür, sanat ve yaşama kattıkları değerlerden dolayı bir kez daha rahmetle, minnetle anıyoruz, ailelerine başsağlığı diliyoruz.

Bugün Sarıkamış’ın, on binlerin donarak hayatlarını kaybettiği o büyük acının da yıl dönümü, Sarıkamış şehitlerini rahmetle anıyoruz.

Bugün Manisa’nın Soma ilçesinde Soma maden faciası duruşmasının 20’nci birleşimi yapılıyor diyelim. Blok duruşmalar oluyor, bazen altı, sekiz, on gün sürüyor. 301 madencinin eşleri, anneleri, çocukları gözü yaşlı olarak adalet beklemeye devam ediyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Uzatıyorum sürenizi bir dakika daha, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Mahkeme heyetinin değiştirilmiş olması ve ilk günlerde mağdurlar lehine olan havanın, kamuoyunun mahkemeye olan ilgisinin azalmasıyla birlikte Türkiye’nin en pahalı ceza avukatlarının ortaya koymuş oldukları agresif ve aileleri de üzen ve o fakir aileler üzerinde yarattığı psikolojik etkiyle Soma’da bugün sadece umutsuzluk, gözyaşı ve gırtlaklarda düğümlenmiş ve endişeyle mahkemeyi izleyen aileler var. Meclisin ve kamuoyunun dikkatini bir kez daha Soma’ya çekmek istiyoruz.

Son olarak da bugün Meclis Başkanı Meclise verilen aradan istifade ederek Meclis başkan vekillerine, grup başkan vekillerine haber vermeden, hem bizlerin hem kavasların, Meclis emekçilerinin ortak kullanım alanı olan, zaruri kullanımlara açık olan bir alanı kendisine şatafatlı, kendi zevkine uygun bir makam odası hâline dönüştürmüş. Meclisin zaman zaman kriz çözdüğü, zaman zaman uzlaşı aradığı, zaman zaman hep birlikte çözüm ürettiği bir mekâna hiçbirimize haber vermeden, âdeta tek başına el koymuştur. Bu konuda hepimizin ortak duyarlılığı vardır. Sizden talebimiz oturuma ara vermeniz, verilen arada hep birlikte Meclis Başkanına bu konudaki rahatsızlığımızı, teessüflerimizi iletmemizdir. Bunun Meclis başkan vekilleri eliyle yapılması münasiptir ancak bir ara verilerek bu işin, derhâl Meclis Başkanına tepkimizin iletilmesini tarafınızdan önemle CHP Grubu olarak da arz ediyoruz.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Özel, bu konuda Sayın Başkanla görüşeceğim yalnız çalışmalarımıza devam edelim. Olağan akış içinde bir ara bu görüşmeyi gerçekleştireceğim, bildirmek isterim.

Sayın Turan, buyurun.

19.- Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın, yeni yılın hayırlı olmasını temenni ettiğine, Münir Özkul ile Aydın Boysan’a Allah’tan rahmet dilediğine ve Sarıkamış şehitleri başta olmak üzere tüm şehitleri rahmetle andığına ilişkin açıklaması

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Yeni yılın yasama haftasının ülkemize, milletimize, Gazi Meclisimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Geçtiğimiz cuma günü ülkemiz iki değerli insanını kaybetti. Türk sinemasının unutulmaz oyuncusu Münir Özkul ile yazar, mimar Aydın Boysan hayatını kaybetti; Allah’tan rahmet diliyorum.

Türk sinemasında “Yaşar Usta” “Kâzım Efendi” “Mahmut Hoca” gibi rollere hayat vermesiyle milletimizin gönlünde taht kurmuştu Münir Özkul. İçimizi ısıtan, bizi mutlu eden, dostluğu, şefkati, fedakârlığı hatırlatan rolleriyle birçok kuşağın rol modeli oldu. Mimar Aydın Boysan da meslek yaşamı boyunca, sıradan bir mimar olmanın ötesinde, bilgi ve birikimini yeni kuşaklara aktardı; Türkiye’de bir mimarlık kültürünün oluşmasında önemli katkılar sağladı. Her iki ismin de yakınlarına başsağlığı diliyorum, Allah rahmet etsin.

Sayın Başkan, ayrıca yüz üç yıl önce 90 binden fazla şehidimizin olduğu Sarıkamış şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Turan.

IV.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI (Devam)

3.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı’nın, Başkanlık Divanı olarak Münir Özkul ve Aydın Boysan’a Allah’tan rahmet dilediklerine ilişkin konuşması

BAŞKAN – Biz de sevgili Münir Özkul’a ve sevgili Aydın Boysan’a Divan olarak Allah’tan rahmet diliyoruz.

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, kısa bir söz alabilir miyim?

BAŞKAN – Sayın Akçay, buyurun.

VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)

20.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, ortak kullanım alanıyla ilgili Meclis Başkanının tasarrufuna ilişkin açıklaması

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Biraz önce, ilk verdiğiniz arada da hep birlikte tanık olduğumuz üzere, Meclis Başkan ve başkan vekillerinin Genel Kurul yönetimi esnasında kullandıkları oda ve bölümle ilgili, Meclis başkan vekillerine ve gruplara haber vermeden, Sayın Meclis Başkanının şahsi tasarrufuyla ve bizce de uygun olmayan bir biçimde bazı değişiklikler yapıldığını maalesef üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz. Bunun Divanla birlikte, Sayın Meclis Başkanı nezdinde gündeme getirilerek değerlendirilmesinde biz fayda görüyoruz. Daha makul, daha uygun önerilerle, bir kolektif akıl içerisinde bir düzenleme yapılabilir veya eski hâliyle de kalabilirdi fakat yaptığımız gözlemden de anlaşılmaktadır ki ihtiyaca cevap vermeyecek ve bazı sıkıntı ve mağduriyetlere de yol açabilecek bir düzenleme olmuştur; bunun düzeltilmesinde fayda görüyoruz.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Kerestecioğlu, size de bir dakika ek süre veriyorum.

Buyurun.

21.- İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir’in, 8 Ocak Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe’nin ölümünün 22’nci yıl dönümüne ve Münir Özkul ile Aydın Boysan’ı sevgiyle andığına ilişkin açıklaması

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Gerçi, parti olarak açıklamalarda bulunmuştuk ama Meclisin ilk gününde ben de bir kez daha kendilerini anmak isterim. Dün Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe’nin katledilmesinin 22’nci yıl dönümüydü, onun izinden giden ve hakikat arayışında olan bütün gazetecilerin nezdinde Metin Göktepe’yi tekrar saygıyla selamlıyoruz.

Aynı şekilde, Münir Özkul, Aydın Boysan bu ülkenin gerçekten çok önemli değerleri, hepimizin yüzünü güldüren insanlarıydı, yüzümüzü güldürenlerin kaybı daha da büyük acı veriyor çok gülemediğimiz bugünlerde; onları da sevgiyle anmak isteriz.

Ve bu ülkede özellikle kadınlar için önemli değerlerden biri olan Halide Edip’i de…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kerestecioğlu.

Gündeme geçiyoruz sayın milletvekilleri.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Sayın milletvekilleri, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet Arslan gündemin “Sözlü Sorular” kısmının 1, 17, 18, 19, 21, 25, 54, 56, 57, 58, 59, 60, 91, 96, 102, 104, 122, 126, 127, 141, 143, 164, 169, 176, 177, 179, 183, 223, 224, 232, 238, 241, 243, 244, 246, 247, 256, 257, 273, 274, 275, 292, 293, 302, 354, 378, 379, 380, 381, 382, 437, 438, 451 ve 509’uncu sıralarında yer alan önergeleri birlikte cevaplandırmak istemişlerdir.

Sayın Bakanın bu istemi sırası geldiğinde yerine getirilecektir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup bilgilerinize sunacağım.

VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Hırvatistan Parlamentosu Avrupa İşleri Komitesi Başkanı Domagoj Ivan Milosevic'in beraberinde bir parlamento heyetiyle ülkemizi ziyaret etmesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının 26/10/2017 tarih ve 47 sayılı Kararı’yla; İtalyan Senatosu Avrupa Birliği Politikaları Komitesi Başkanı Vannino Chiti'nin beraberinde bir parlamento heyetiyle ülkemizi ziyaret etmesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının 29/11/2017 tarih ve 48 sayılı Kararı’yla uygun bulunduğuna ilişkin tezkeresi (3/1384)

27/12/2017

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Hırvatistan Parlamentosu Avrupa İşleri Komitesi Başkanı Sayın Domagoj Ivan Milosevic'in beraberinde bir Parlamento heyetiyle ülkemizi ziyaret etmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının 26/10/2017 tarih ve 47 sayılı Kararıyla,

İtalyan Senatosu Avrupa Birliği Politikaları Komitesi Başkanı Sayın Vannino Chiti'nin beraberinde bir Parlamento heyetiyle ülkemizi ziyaret etmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının 29/11/2017 tarih ve 48 sayılı Kararıyla uygun bulunmuştur.

Söz konusu heyetlerin ülkemizi ziyaretleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanun’un 7’nci maddesi gereğince Genel Kurulun bilgilerine sunulur.

                                                                                    İsmail Kahraman

                                                                    Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                           Başkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

B) Önergeler

1.- Başkanlıkça, esas komisyon olarak Anayasa Komisyonuna, tali komisyon olarak da Dışişleri Komisyonuna havale edilen (2/2009) esas numaralı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin Ankara Milletvekili Tekin Bingöl tarafından geri alındığına ilişkin önerge yazısı (4/125)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, esas komisyon olarak Anayasa Komisyonuna, tali komisyon olarak da Dışişleri Komisyonuna havale edilen (2/2009) esas numaralı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Ankara Milletvekili Tekin Bingöl tarafından geri alınmıştır.

Bilgilerinize sunulur.

Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım:

A) Tezkereler (Devam)

2.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman başkanlığındaki bir heyetin, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 13’üncü Konferansı'na katılmak üzere 15-18 Ocak 2018 tarihleri arasında İran'a resmî bir ziyarette bulunmasına ilişkin tezkeresi (3/1386)

5/1/2018

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman Başkanlığındaki heyetin, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 13’üncü Konferansı'na katılmak üzere 15-18 Ocak 2018 tarihleri arasında İran'a resmî ziyarette bulunması hususu, 28/3/1990 tarihli ve 3620 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 6’ncı maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

                                                                                    İsmail Kahraman

                                                                    Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                           Başkanı

BAŞKAN – Kabul edenler…

GARO PAYLAN (İstanbul) – Karar yeter sayısı…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Karar yeter sayısı istiyorum.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Geç kaldılar, oya sundunuz.

GARO PAYLAN (İstanbul) – Hayır, hayır.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Hayır, hayır, olur mu canım?

BAŞKAN – Hayır, geç kalmadılar.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Peki, o zaman, hadi…

BAŞKAN – Müsaade eder misiniz…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Reddediyoruz arkadaşlar.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Zapta geçsin Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, müsaade edin, buna karar vereceğim.

Geç kalınmadı. Lütfen…

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime on beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 16.36

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 16.52

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi, tezkereyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler…

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Var Sayın Başkan.

BAŞKAN - Kâtip üyeler arasında anlaşmazlık var; elektronik cihazla oylama yapacağız.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Bu, Meclis teamüllerine aykırı Sayın Başkan. İsmail Kahraman, Meclis Başkanımız uluslararası toplantı için İran’a gidecek; bununla ilgili bir bilgilendirme müzekkeresidir bu.

BAŞKAN – Şimdi, böyle bir talep olduğu zaman usulü uygulamak zorundayım Sayın Turan.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Tamam, saygı duyuyoruz ama teamüllere aykırı olduğu zapta geçsin.

BAŞKAN – Geçsin, tamam.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Bu, bizim iyi niyetimizin olup olmadığını göstermek içindir.

BAŞKAN – Oylama için üç dakika süre veriyorum ve süreyi başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime otuz dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 16.57

DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 17.32

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresinin ikinci oylamasında da karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi tezkereyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bazı sayın milletvekillerinin izin taleplerine dair bir tezkeresi vardır, okutuyorum:

3.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, Şanlıurfa Milletvekili Dilek Öcalan, Şırnak Milletvekili Leyla Birlik ve Tunceli Milletvekili Alican Önlü’ye belirtilen neden ve sürelerle izin verilmesine ilişkin tezkeresi (3/1386)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının 12 Eylül 2017 tarihli toplantısında milletvekili izin taleplerine ilişkin olarak Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, Şanlıurfa Milletvekili Dilek Öcalan, Şırnak Milletvekili Leyla Birlik ve Tunceli Milletvekili Alican Önlü’nün ardışık on günü aşan izin taleplerinin, bu milletvekillerinin sair süreçte yasama faaliyetine katılımı ve izin taleplerinin zamanında yapılması dikkate alınarak kabulünün ayrı ayrı Genel Kurulun onayına sunulmasına karar verilmiştir.

Saygılarımla.

                                                                                    İsmail Kahraman

                                                                    Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                           Başkanı

“1) Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk’ün, parti görevlendirmesi, seçim çalışmaları, esnaf ziyaretleri nedeniyle 10/10/2017 tarihinden itibaren otuz beş gün ardışık izinli sayılması.”

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.

VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)

22.- Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın, HDP ve CHP Grup Başkan Vekillerinin Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın İran ziyaretine ilişkin tezkerenin oylamasında teamüllere aykırı bir şekilde karar yeter sayısı istemeleri nedeniyle kendilerinin de Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk’e izin verilmesine ilişkin tezkereye ret oyu verdiklerine ilişkin açıklaması

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sayın Başkanım, izin verirseniz zapta geçsin diye ifade etmek istiyorum.

Az önce yapılan işlem teamüllere aykırı bir işlem. Biraz önceki müzekkere de İsmail Kahraman’ın, CHP’nin de MHP’nin de içinde bulunduğu heyetle beraber İran’a bir toplantıya gitmesi talebiydi. Bu talebe çok makul yaklaşılması gerekirken HDP’nin ve CHP’nin grup başkan vekilleri, olmaz bir şekilde, teamüllere aykırı bir şekilde karar yeter sayısı istediler. Bu yüzden biz de yapılan işlemin siyasi olduğunu değerlendirdiğimizden dolayı az öncekine ret oyu verdik.

Teşekkür ediyorum.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Sayın Başkan, bir söz talebim var.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kerestecioğlu.

23.- İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir’in, Mecliste intikam anlayışıyla bir işlem yapılmaması gerektiğine ilişkin açıklaması

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; eğer burada iktidar yürütüyorsanız yeterli sayıda milletvekiliyle burada bulunursunuz. Bir intikam anlayışıyla –sanki- Mecliste işlem yapılmaz yani “Siz ona ‘hayır’ dediniz, biz şimdi buna karşılık olarak bunu yapıyoruz.” Bu, bir siyasi üslup değildir.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Gündeme devam edelim Sayın Başkan.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Özellikle hele bunun tutanaklara geçirecek şekilde söylenmesi, gerçekten yakışık almayan bir durumdur. Yani ortada söz konusu olan bir izin meselesidir. Daha öncesindeyse bu Meclisin işlevsizleştirilmesine, işlememesine ve üstelik sizlerin dahi haberi olmadan burada Meclis Başkanı tarafından bir tasarrufun yapılmasına gösterilen tepki söz konusudur.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Gündeme geçelim Sayın Başkan.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Bunu, grup başkan vekili kendisi de aslında ifade etmiştir, onun da kabul etmediği bir şeydir bu.

Tamamlayabilir miyim Sayın Başkan?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, bir dakika daha.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Yani bizler burada muhalefet olarak kalkıp da eleştirdiğimiz bir şeyi söylediğimizde, siz sayı çoğunluğunuza dayanarak “Hah, siz de bunu yaparsanız biz de şimdi bunu yaparız.” diye mi karşılık vereceksiniz? O zaman, buyurun, böyle hükûmet ediyorsanız, böyle bir siyaset yürütmek istiyorsanız tebrik ederiz, başarılar dileriz.

Teşekkür ederim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Özel.

24.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Meclis Başkanlığı tezkerelerinde karar yeter sayısı istemenin normal olduğuna ve Meclis Başkanının keyfî uygulamalarına tepki gösterdiklerine ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, biraz önce Meclis Başkanının Meclise bir tezkeresi vardı. Bu tezkerede karar yeter sayısı istedik. Normal şartlarda karar yeter sayısı istenmeyecek diye bir şey yok. İktidar partisi burada 139 milletvekilini bulunduramayacaksa nasıl iktidar partisi, ayrı bir tartışma konusu da… O Meclis Başkanı ki hepimizin ortak kullandığı ve Meclisin sağlıklı işlemesi açısından son derece önemli mekânlara kendi inisiyatifiyle, tek başına, sizlere dahi danışmadan, Meclis başkan vekillerine dahi danışmadan el koymaktadır, tasarruf kullanmaktadır. Sonra burada, Meclis Başkanlığının bir tezkeresi oylandığında “Efendim, nasıl karar yeter sayısı isteniyor? Nasıl ‘hayır’ oyu veriliyor? Buna karşı ben şunu yaparım.” Bakın, bu tip davranışlar başta iktidar partisi grubunu rahatsız etmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Meclis Başkanının bu keyfî uygulamaları hepimizin canına tak etmiştir. Yurt dışına, gruplardan milletvekili talep etmek yerine, doğrudan milletvekilleriyle temas kurmasından grubunuzun rahatsız olduğunu içeride, başka mecralarda söyleyip, burada gelip bu yapılan saygısızlıklara sessiz kalamazsınız. O yapılan işten sonra burada elbette tepki göstereceğiz. Sizin yapmanız gereken, Meclis Başkanının bu tahakkümcü iradesine karşı çoğunluk partisi olarak partinizin ve Meclisin onurunu, iradesini korumaktır. Yoksa Meclis Başkanına içerideki uygulamaları için içeride laf söyleyip sonra buraya çıkınca “Başkanımıza karşı bilmem ne…” demek olmaz. Sizi saymayan Başkanı biz hiç saymıyoruz; bu Meclisi saymayan Başkanı asla saymıyoruz, asla kabul etmiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Turan…

25.- Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın, Manisa Milletvekili Özgür Özel’in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Az önce Özgür Bey’i hayretle dinledim. Gündem ile izah edilen konu birbirinden bağımsız. Meclis Başkanımızın yapmış olduğu tasarrufun doğruluğu, yanlışlığı tabii ki Meclis kürsüsünde gündem olabilir, tabii ki eylem konusu olabilir, tabii ki söylem konusu olabilir, hepsine saygı duyarız. Ancak, uluslararası bir toplantıya diğer partilerin de oluşturduğu heyetle beraber gitmesine “hayır” diyecek bir yaklaşımın bu konunun dışında olduğu kanaatindeyim. O yüzden diyorum ki Meclis Başkanımızın yapmış olduğu idari bir işlemi eleştirmek başka bir şeydir, Meclis teamüllerine uymayarak ilgili tezkereye “hayır” demek yani uluslararası toplantıya Meclis Başkanımızın gitmesine “hayır” demek başka bir şeydir.

Teşekkür ediyorum.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Sayın Başkan…

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Gündeme geçelim Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, saat altıya çeyrek var, hâlâ gündeme geçemedik.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Daha hiçbir şey yapmadık.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Görüyorum.

Diğer grup başkan vekillerinin de ikinci kez söz talepleri var.

Bu konuyu görüşmek için ve noktalamak için grup başkan vekillerini, lütfen, toplantıya davet ediyorum.

Birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 17.39

BEŞİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 17.56

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin Beşinci Oturumunu açıyorum.

VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

A) Tezkereler (Devam)

3.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, Şanlıurfa Milletvekili Dilek Öcalan, Şırnak Milletvekili Leyla Birlik ve Tunceli Milletvekili Alican Önlü’ye belirtilen neden ve sürelerle izin verilmesine ilişkin tezkeresi (3/1386) (Devam)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresine konu Başkanlık Divanı kararlarının oylamasına kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Sıradaki kararı okutuyorum:

“2) İstanbul Milletvekili Erdal Ataş’ın, Tunceli’de ve İstanbul’da yapacağı siyasi çalışmalar, demokratik kitle örgütlerine ziyaret, katılacağı toplantılar nedeniyle 3/10/2017 tarihinden itibaren on dört gün ardışık izinli sayılmasını…”

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Karar yeter sayısı talep ediyorum.

BAŞKAN – Karar yeter sayısı istendi.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 17.57

ALTINCI OTURUM

Açılma Saati: 18.12

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin Altıncı Oturumunu açıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’ne konu Başkanlık Divanının İstanbul Milletvekili Erdal Ataş’ın izin talebine dair teklifinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi söz konusu izin teklifini yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Elektronik cihazla oylama yapacağız, oylama için iki dakika süre…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – “Yoktur.” dediniz. Yok olunca niye elektronik?

BAŞKAN – Karar yeter sayısı yok arkadaşlar.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Yoksa ara verirsiniz efendim.

MEHMET DOĞAN KUBAT (İstanbul) – Başkanım, ara vereceksiniz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ara veriyorsunuz Başkan.

BAŞKAN – Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 18.13

YEDİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 18.20

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin Yedinci Oturumunu açıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi’ne konu Başkanlık Divanının İstanbul Milletvekili Erdal Ataş’ın izin talebine dair teklifinin ikinci oylamasında da karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi, söz konusu izin teklifini yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı vardır, teklif kabul edilmiştir.

Şimdi, diğer izin taleplerini okutuyorum:

“Şanlıurfa Milletvekili Dilek Öcalan, Şanlıurfa il/ilçe başkanlıklarınca planlanan toplantılar ve halk ziyaretleri nedeniyle, 3/10/2017 tarihinden geçerli olmak üzere 14 gün”

BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

“Şırnak Milletvekili Leyla Birlik, Şırnak’taki halk ve esnaf ziyaretleri nedeniyle, 4/10/2017 tarihinden geçerli olmak üzere 13 gün”

BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

“Tunceli Milletvekili Alican Önlü, Erzincan ve Tunceli’de yapılacak aşure lokması etkinliği, Malatya, Almanya Köln şehrinde yardım konseri, Tunceli ve Elâzığ’da kongre çalışmaları nedeniyle, 3/10/2017 tarihinden geçerli olmak üzere 15 gün”

BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım:

VIII.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- MHP Grubunun, Mersin Milletvekili Oktay Öztürk ve arkadaşları tarafından reşit oldukları gerekçesiyle devlete ait sosyal hizmet kuruluşlarından ayrılmak zorunda kalan korunmaya muhtaç çocukların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilmiş olan (10/2337) esas numaralı Meclis Araştırması Önergesi’nin ön görüşmelerinin Genel Kurulun 9 Ocak 2018 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

9/1/2018

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 9/1/2018 Salı günü (bugün) yaptığı toplantısında, siyasi parti grupları arasında oy birliği sağlanamadığından Grubumuzun aşağıdaki önerisinin İç Tüzük’ün 19'uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                       Erkan Akçay

                                                                                           Manisa

                                                                         MHP Grup Başkan Vekili

Öneri:

Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmında yer alan Mersin Milletvekili Oktay Öztürk ve arkadaşlarının (10/2337) esas numaralı, reşit oldukları gerekçesiyle devlete ait sosyal hizmet kuruluşlarından ayrılmak zorunda kalan korunmaya muhtaç çocukların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verdiği Meclis araştırması açılmasına dair önergemizin görüşmelerinin 9/1/2018 salı günkü birleşiminde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Önerinin gerekçesini açıklamak üzere öneri sahibi Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Mersin Milletvekili Sayın Oktay Öztürk konuşacaklardır.

Buyurun Sayın Öztürk. (MHP sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakika.

Sayın milletvekilleri, konuşmalarınızı süreniz içinde bitirirseniz çalışmalarımıza daha bir hız vermiş olacağız.

Buyurun Sayın Öztürk.

MHP GRUBU ADINA OKTAY ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; korunmaya ve bakıma muhtaç olarak sosyal hizmetler kurumlarında kalan çocukların içerisinde bulundukları durumu araştırmak üzere bir araştırma komisyonu kurulmasıyla ilgili bir önergemiz var. Bu konuda görüşlerimizi ifade etmek üzere söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu hafta, Sarıkamış şehitlerini anma haftasıydı. Bu toprakların vatan olması için ve bu toprakların vatan olarak elde kalması için kanını sebil gibi akıtıp şehadet şerbetini içen bütün şehitlerimizi şükranla, minnetle, saygıyla yâd ediyorum; mekânları cennet, kabirleri pürnur olsun.

Değerli milletvekilleri, sosyal hizmet kurumlarında kalan çocuklarımızın korunma hakları, 2828 sayılı Kanun gereği, reşit olana kadar devam etmekte. Ortaöğrenime devam edenler için bu hak 20 yaşına kadar, yükseköğrenime devam edenler için de 25 yaşından gün alıncaya kadar devam etmekte; öğrenime devam etmeyen 18 yaşını doldurmuş çocukların bir iş veya meslek sahibi olabilmeleri için de 20 yaşına kadar buralarda kalmalarına müsaade edilmektedir. Ancak kanun hükmü böyle olmasına rağmen, 18 yaşını dolduran bütün çocuklar bu yurtlardan çıkarılıyorlar. Tabii, o güne kadar devletin şefkatli elleri dışında hiçbir el tanımadıkları için, sığınacak hiçbir dalları olmadığı için, bu yaştan itibaren dışarıya atıldıkları vakit, gerçekle yüz yüze kaldıkları vakit ne yapacaklarını da şaşırıyorlar. İş ararken başlarına iş geliyor, kendilerine uzanacak bir el ararken art niyetli insanların eline düşüyorlar, çaresizlik içerisinde kıvranıp kalıyorlar.

Bu konuda bir kanun teklifimiz de var. Biz diyoruz ki bu çocukların çaresizliğine çare olmak üzere, bunların, en azından hayata tutunabilmelerini sağlayabilecek bir zaman içerisinde devletin eli üzerlerinde olsun diye koruma kararı devam etsin. Eğer bu konuda bir tedbir almazsak, işte, kendi başlarına kaldıkları vakit, bazen çaresizlik içerisinde, sığınacak bir yerleri olmadığı için erken karar veriyorlar, evlenebiliyorlar ve sonra da zulümle karşı karşıya geliyorlar. Oysaki devlet bütün vatandaşlarının can, mal emniyetini sağlamakla mükelleftir, akıl sağlığını sağlamakla mükelleftir, nesebinin devamını sağlamakla mükelleftir. Bu noktada, atılması gereken adımlar ne ise bunun devlet tarafından behemehâl atılmasını istiyoruz.

Bu vesileyle, 3 ocak 2018 Çarşamba günü başlayıp 5 Ocak 2018 Cuma gününe kadar devam eden şiddetli yağmur, sel felaketine yol açarak Mersin’in Tarsus ilçesine bağlı Kulak, Bahşiş, Kelahmet, Akarsu, Çayboyu, Ağzıdelik, Baharlı ve Çatalca köylerimizi olumsuz yönde etkilemiştir. Buralarda ekim yapan vatandaşlarımız, daha toprakla yüz yüze geldikleri vakit felaketi de bekler duruma geliyorlar. Hava bulutlandığı vakit çaresizlik içerisinde ellerini ovuşturuyorlar.

Biz de burada her yıl, bu sel felaketinden dolayı sıkıntıya düşmüş olan vatandaşlarımız için geçmiş olsun dileklerimizi ortaya koyuyoruz ama her yıl bu böyle devam ediyor. Şimdi diyoruz ki artık bunun bir sonu gelmeli, bu insanlar bu çaresizlikle yüz yüze bırakılmamalı. Devlet en kısa zamanda, hangi tedbirlerin alınması gerekiyorsa acziyet göstermeden bu tedbirleri de almalı diyorum.

Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Öztürk.

Halkların Demokratik Partisi Grubu adına Adıyaman Milletvekili Sayın Behçet Yıldırım konuşacaklar.

Buyurun Sayın Yıldırım. (HDP sıralarından alkışlar)

Süreniz üç dakika.

HDP GRUBU ADINA BEHÇET YILDIRIM (Adıyaman) – Teşekkürler Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; MHP’nin grup önerisi üzerine grubum adına söz almış bulunmaktayım. Başta eş genel başkanlarımız olmak üzere cezaevlerinde rehin tutulan milletvekili arkadaşlarımı ve tüm siyasi tutsakları buradan selamlıyorum.

Konuşmama başlamadan önce, Almanya’da hafta sonu yaşanan çok talihsiz bir olaya değinmeden önerge üzerine konuşmak istemiyorum. Dışarıdan et, saman, nohut, mercimek ithal ederken dışarıya ise şiddet, gerilim ihraç eder duruma geldik. Bunu niçin söylüyoruz? Almanya’da ailesinin yanına tatile giden Amedsporlu futbolcu Deniz Naki’ye yapılan saldırıyı nefretle kınıyorum.

Sürekli olarak dış mihraklardan şikâyet eden kişilere buradan sesleniyorum: Acaba bu olay, dışarıya ihraç edilen iç kaynaklı bir olay mıdır? Bu saldırıyı iktidar kanadının hiçbir şekilde kınamaması ve herhangi bir açıklama yapmaması düşündürücüdür.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, öncelikle önemli bir sosyal sorun üzerinde konuşuyoruz. Devlet, bakıma muhtaç olan çocuklarımıza, gençlerimize 18 yaşına kadar sosyal hizmet sunmaktadır fakat 18 yaşından sonra gençlerimizle ne yapacağını planlamamakta, bu gençlerimizi iş hayatına kazandırmamakta, âdeta sokağa bırakarak kendi kaderine terk etmektedir. HDP olarak biz de yaş sınırına tabi tutulmaksızın bu gençlerimizin iş hayatına kazandırıldıkları ana kadar desteklenmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, önerge vesilesiyle ülkemizin önemli bir sorununa dikkat çekmek istiyorum, bu da asimilasyon sorunudur. Asimilasyon bir insanlık suçudur diyoruz, hep böyle diyoruz ama maalesef asimilasyonun âlâsını yatılı bölge okullarında, YİBO’larda yaşıyoruz, yaşatıyoruz. Bu okullara ait yurtlarda genelde kimsesiz, anne-babası ayrılmış, bir felaket sonrası ailesini kaybetmiş ya da ekonomik koşulları çok kötü olan ailelerin çocukları gitmek zorunda kalmaktadır. Hiç kimse çocuklarını gönüllü olarak göndermiyor. Yatılı bölge okulları bölgemizde resmen bu amaçla 1939 yılında kurulmuş, her ne kadar yoksul ve kimsesiz çocuklara bakmak amacıyla kurulduğu söylense de gerçek amacının Kürt çocuklarını asimile etmek olduğunu çok iyi biliyoruz, bunu YİBO’larda kalan öğrencilerin büyük kısmının Kürt çocuğu olmasından anlıyoruz.

Şimdi, bugüne geldiğimizde ise bu yurtlarda dünya kadar sorunlar yaşandığına şahit oluyoruz. Bu okullarda yaşanan rezaletlerin en büyüğü olarak Adıyaman’ın Gerger ilçesinde yatılı imam-hatip yurdunda erkek öğrencilerin tacize uğramasına şahit olduk. Yine, Karaman’da Ensar Vakfında yaşanan yüz kızartıcı olaylar… Hani zamanın Sayın Bakanı “Bir defadan bir şey olmaz.” demişti ya, o olayı hatırlatıyorum. Adana’nın Aladağ ilçesinde kız öğrencilerin kaldığı yurtta çıkan yangın sonucu 12 öğrencinin yaşamını yitirdiğine şahit olduk. Buna benzer onlarca olumsuzluk sayabiliriz. Tabii, bu yurtlarda yaşanan sorunlar bu öğrencilerin yurt hayatları bittikten sonra da devam etmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BEHÇET YILDIRIM (Devamla) – Ülke eğitimimiz çok alt sıralarda ama bu yurtlarda kalan çocukların başarısı çok daha aşağıdadır.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Yıldırım.

BEHÇET YILDIRIM (Devamla) – Tamamlayayım, çok az bir şey kaldı.

BAŞKAN – Lütfen…

BEHÇET YILDIRIM (Devamla) – Söyler misiniz, bu yurtlardan kaç kişi fen liselerini, Anadolu liselerini kazanmıştır?

Bu önergeyi destekliyoruz ama eksik buluyoruz. Okul öncesi, okul çağı ve okul sonrası sorunların tespit edilerek çözümü noktasında grup olarak her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına İstanbul Milletvekili Sayın Sibel Özdemir konuşacak.

Buyurun Sayın Özdemir. (CHP sıralarından alkışlar)

Sizin de üç dakikalık süreniz var.

CHP GRUBU ADINA SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisinin korunmaya muhtaç çocukların sorunları üzerine verdiği Meclis araştırması önergesi hakkında ben de grubumuz adına söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Yeni yılın ilk toplantısında söz almış olmam sebebiyle de değerli Divana, siz değerli milletvekillerimize, Meclis çalışanlarımıza ve bizi izleyen tüm yurttaşlarımıza sağlıklı, huzurlu, mutlu nice seneler diliyorum.

Değerli milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisinin vermiş olduğu önergenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren sosyal hizmet kurumlarında barınan, 18 yaşını doldurmuş, okula devam etmeyen ve bir meslek, bir iş sahibi olmayan gençlerin yurtlarla olan ilişikleri kesilmektedir. Devletin himayesinde barınan bu gençler bir meslek, bir iş sahibi de değilse güvencesiz ve güvenliksiz koşullarda sokağa terk edilmektedir. Bu gençlerin, yaşamlarının en kritik dönemlerinde, toplumla uyum sağlamadan, kendi ayakları üzerinde durmadan ve hatta eğitim süreçleri tam anlamıyla tamamlanmadan bu sosyal hizmet kurumlarıyla ilişiklerinin kesilmesi asla kabul edilemez. Gerekirse yaş sınırı üzerinde bir düzenlemeye gidilebilmelidir. İş, yaşam ve en önemlisi barınma koşulları güvence altına alıncaya kadar bu kurumlarda kalmaları konusunda da önemli düzenlemeler yapılmalı ve bu konu gerçekten kapsamlı bir şekilde tartışılmalıdır.

Malatya Milletvekilimiz Sayın Veli Ağbaba’nın Mart 2016 tarihinde bu konuda vermiş olduğu bir kanun teklifi vardır. Biz bunun da gündeme alınmasını özellikle öneriyoruz.

Yine, İstanbul Milletvekilimiz Sezgin Tanrıkulu’nun bir soru önergesi vardır ki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yapmış olduğu protokoller sonucunda bazı cemaat, dernek, vakıflara devrettiği, tabii hepimiz için üzüntü verici cinsel istismar vakalarının yaşandığı sevgievleri, çocukevleri uygulamalarına da bir an evvel son verilmelidir. Biz, bu anlamda, Milliyetçi Hareket Partisinin özellikle sosyal hizmet kurumlarından ilişiği kesilen, zor koşullarda yaşam mücadelesi vermek durumunda kalan gençlerle ilgili vermiş olduğu araştırma önergesini olumlu buluyor ve destekliyoruz bu önergeyi.

Değerli milletvekilleri, ben şunu söylemek istiyorum: Başta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olmak üzere, Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetlerinin politikaları, çocuklara, gençlere, kadınlara ve yurttaşlarımıza güvenceli, huzurlu ve mutlu bir gelecek sunmada yetersiz kalmıştır ve bu politikalarının başarısız olduğu da gün gibi ortadadır. Güçlü bir sosyal devleti temin etme noktasında da Adalet ve Kalkınma Partisinin politikaları çökmüştür; çocukların, gençlerin, kadınların en temel yaşama hakkını dahi koruyamamıştır. İşte, çocukların her gün cinsel istismara uğradığı, gençlerin uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele etmesi gerektiği, kadınların şiddete uğradığı bir ülkede Bakanlığın bütçesinin artmış olmasının ve yapılan sosyal yardımların hiçbir anlamı ve katkısı olmadığı da açıktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Özdemir.

SİBEL ÖZDEMİR (Devamla) – İzin verirseniz tamamlayabilir miyim?

BAŞKAN – Lütfen cümlenizi tamamlayın.

SİBEL ÖZDEMİR (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetlerinin ve ilgili Bakanlığın hiçbir önlem almadığı ortadadır.

Bu konuda, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak çocuklarımızın, gençlerimizin, kadınların, bütün yurttaşlarımızın korunduğu güçlü bir sosyal devlet politikasının uygulanması gerektiğini öneriyoruz ve yasama organının bu yönde faaliyette olmasını öneriyoruz.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim ben de.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Afyonkarahisar Milletvekili Sayın Hatice Dudu Özkal konuşacaklar.

Buyurun Sayın Özkal. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Sizin de süreniz üç dakika.

AK PARTİ GRUBU ADINA HATİCE DUDU ÖZKAL (Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı kurumlarda korunma ve bakım altında bulunan her bir çocuğumuz öğrenim durumları dikkate alınarak değerlendirilmektedir. Ortaöğretim için 20 yaş, yükseköğrenim için 25 yaşına kadar ve bir de gencin gerektiğinde talebi doğrultusunda, 2828 sayılı Kanun’un 24’üncü maddesi gereğince himaye onayıyla kurumlarda kalması devam ettirilmektedir. Kurumdan reşit olarak ayrılan gençler, en son ayrıldığı kuruluş müdürlüğünce görevlendirilecek grup sorumlusu, sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimci, öğretmen ya da sosyolog tarafından bir yıl süreyle izlenmekte ve topluma uyum sağlamada karşılaştığı güçlüklerin çözümünde rehberlik yapılmaktadır. Bu süreçte de ekonomik olarak desteklenmektedir, ayrıca barınma sorunu yaşayan gençlerimiz için Sosyal Yardımlaşma Vakfından barınma desteği sağlanmaktadır.

Reşit olarak kurum bakımından ayrılan gençlerin izlenmesi ve ihtiyaç duyulan rehberlik çalışmaları için il müdürlüklerimizin bünyesinde 2013 yılında oluşturulan bakım sonrası rehberlik izleme ve değerlendirme komisyonları bulunmaktadır. Komisyon, üçer aylık periyotlarla, genel müdürlüğe, yapılan rehberlik çalışmalarıyla ilgili bilgileri göndermektedir. İl müdürlüklerinde oluşturulan bakım sonrası izleme ve rehberlik komisyonlarının çalışmalarının desteklenmesi amacıyla çocuk alanında çalışan personele ve kurum bakımındaki gençlere yönelik “Hayata Hazırlama, İstihdam ve Bakım Sonrası Rehberlik Eğitimi Programı” başlığı altında ilgili başkanlık personellerince il müdürlüklerinde eğitim verilmektedir. Eğitim programı, çocuk bakım kuruluşu olan tüm illerde personel ve çocuk sayısıyla orantılı olarak gerçekleştirilmektedir. Bugüne kadar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, kurumda kalıp, ondan sonra reşit olup ayrılanlardan 43.386 kişi kamu kurumlarında istihdam edilmiştir.

Bu duygularla 2018 yılının ilk Genel Kurulunun hayırlara vesile olmasını diler, Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Milliyetçi Hareket Partisi grup önerisini oylarınıza sunacağım: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Öneri kabul edilmemiştir.

Halkların Demokratik Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

2.- HDP Grubunun, 8/1/2018 tarihinde Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ve arkadaşları tarafından, 9 Ocak 2013 tarihinde Fransa'nın başkenti Paris'te Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in bir suikast sonucu öldürülmesi olayının aydınlatılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin ön görüşmelerinin Genel Kurulun 9 Ocak 2018 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

9/1/2018

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 09/01/2018 Salı günü (bugün) yaptığı toplantısında siyasi parti grupları arasında oy birliği sağlanamadığından grubumuzun aşağıdaki önerisinin İç Tüzük’ün 19’uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                        Filiz Kerestecioğlu Demir

                                                                                          İstanbul

                                                                                Grup Başkan Vekili

Öneri:

8 Ocak 2018 tarihinde Adana Milletvekili Sayın Meral Danış Beştaş ve arkadaşları tarafından 9 Ocak 2013 tarihinde Fransa'nın başkenti Paris'te Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in bir suikast sonucu öldürülmesi olayının aydınlatılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olan 6416 sıra numaralı Meclis araştırması önergesinin diğer önergelerin önüne alınarak görüşmelerinin 09/01/2018 Salı günkü birleşiminde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Önergenin gerekçesini açıklamak üzere, öneri sahibi Halkların Demokratik Partisi Grubu adına Adana Milletvekili Sayın Meral Danış Beştaş konuşacaklar.

Buyurun Sayın Danış Beştaş. (HDP sıralarından alkışlar)

HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün 9 Ocak. 9 Ocak 2013 tarihinde Paris’te, Lafayette’te 3 Kürt kadın siyasetçi, devrimci uluslararası bir organizasyonla katledildi. Öncelikle saygıyla andığımı ve bu cinayetlerin çözüm sürecinde çok önemli bir kırılma noktası olduğunu da ifade etmek istiyorum.

Konuşmama geçmeden önce, bugün Elbistan’da, Dersim’de ve Mersin’de bu kadın siyasetçilerin, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez ve Sakine Cansız’ın anmalarının yapıldığını ve özellikle Dersim ve Mersin’de herhangi bir müdahalenin olmadığını ama Maraş Elbistan’da çok çirkin bir saldırıya -aralarında milletvekillerimizin de olduğu- maruz kalındığını paylaşmak istiyorum.

Bizzat milletvekili arkadaşlarımızın bize gönderdikleri mesajda, sadece 12 kişinin temsilen mezarlığa gidişine izin verildiğini ve bu sürede, beyaz tülbent asılan mezarlığın, beyaz tülbendin üzerine postallarla basıldığını, karanfillerin toplandığını ve mezarlıkta bulunan harflerin söküldüğünü, ayrıca komutan orada olduğu hâlde, çok ciddi bir şekilde, “korkunç, pis” diyebileceğim, dilime alamayacağım küfürler edildiğini ve bunu kınadığımızı, kabul edilemez bulduğumu ifade etmek istiyorum.

Beş dakikada uzun anlatamayacağım ama şöyle özetleyeyim: Türkiye vatandaşı 3 Kürt kadını Paris’te öldürüldü. Öldüren kim? Türkiyeli, Ömer Güney, yine bir Türkiye vatandaşı. Peki, olay ne zaman oldu? 3 Ocakta Sayın Öcalan’la yapılan ilk görüşmenin hemen altı gün sonrasında yapıldı. Şimdi, bu konuda Hükûmetin çok sayıda açıklaması var. İlk cenaze töreninde barış sürecine sahip çıkıldığı mesajı verildi. Bizzat Erdoğan, Arınç tarafından, yüz binlerce insanın cenaze törenine katılması konusunda hem teşvik hem bir sahiplenme vardı. Ve yine, şu anda da AKP’nin Genel Başkanı Erdoğan’ın Urfa’da yapmış olduğu bir konuşma çok dikkat çekici: “Kardeşlerim, önce Oslo sürecini sabote ettiler, arkasından MİT Müsteşarımızı tutuklatmak istediler. Ardından Paris’te birtakım suikastlar yapmak istediler, süreci bozmak istediler.” Buna benzer birçok açıklama var bizzat Hükûmet yetkilileri tarafından.

Şimdi, bu konuda son bir hafta mutlaka dikkatinizi çekmiştir, 2 MİT mensubu uzun süredir KCK yetkililerinin elinde ve ilk kez geçen hafta basına ve kamuoyuna -birçok basın organında çıktı- açıklama yaptılar, üst düzey MİT yetkililerinin isim ve kimliklerini açıkladılar, ayrıca Paris cinayetleriyle ilgili de ayrıntılı bilgi verdiler. Paris cinayetlerinin planlayıcısı Sabahattin Asal, bunu oradaki MİT yöneticileri söylüyor. Sabahattin Asal kim diye baktığımızda, çözüm sürecinde bizzat Oslo’da ve İmralı’da yapılan görüşmelerde aktif rol alan bir isim. Şimdi, burada sorular bir değil, işin içinde MİT’in olduğuna dair bizzat elimizdeki dosyada bilgiler var. Ben, bu dosyanın, ailelerin avukatlığını da yaptım. Arz notu, ses kaydı, bizzat 6 bin euro para verildiği, MİT’le ilgili görüşmeler, telefon kayıtları dosyada mevcut ve sonra gizlilik kararı verildi, şu anda dosyaya ulaşamıyoruz. Hakan Fidan yaptığı açıklamada bu belgelerin MİT bünyesinde üretildiğini, takibinin ve soruşturmasının yapılacağını o dönem kamuoyuna açıkladı fakat aradan geçen beş yıl zarfında ne MİT yetkilileri ne bu belgeyi kimin yaptığı, MİT’in bu konudaki müdahilliği, varsa paralel ya da cemaatin ne olduğu konusunda hiçbir açıklama yok.

Bu konuda iki seçenek var: Bir, bir yandan “çözüm süreci” adı altında İmralı’da Sayın Öcalan’la görüşülürken arkada savaş planları yapılıyordu, Sabahattin Asal cinayetleri organize ediyordu. Birinci seçenek bu. İkincisi de, MİT’in içindeki cemaat mensupları, Fetullahçılar tarafından bu organize ediliyordu. İkisinde de açık bir durum var. Açıkça söylüyorum: Madem “Cemaat yaptı.” dediniz, binlerce askeri, polisi görevden aldınız, tutukladınız, Paris cinayetlerinin sorumlusunu neden yakalamıyorsunuz, neden yargı önüne çıkarmıyorsunuz ikinci seçenekse? Eğer çıkarmıyorsanız bu konuda “FET֔ dediğiniz örgütle iş birliğiniz devam ediyor. Yok, diğer seçenekse, çözüm sürecinde arka planda savaş planları yapıyorduysanız bu konuda bu halka, Türkiye’ye verecek hesabınız var diyorum.

Tekrar her 3 kadın devrimciyi, siyasetçiyi saygıyla anıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Ankara Milletvekili Sayın Şenal Sarıhan konuşacak.

Buyurun Sayın Sarıhan. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA ŞENAL SARIHAN (Ankara) – Değerli arkadaşlar, bugün, HDP tarafından verilmiş olan araştırma önergesi üzerine konuşmak üzere söz almış bulunuyorum CHP adına. Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in bir suikast sonucu öldürülmeleriyle ilgili soruşturmanın hâlen faili meçhul cinayetler arasında kalışına ilişkin görüşlerimi sunmaya çalışacağım.

Faili meçhul cinayetlerin ne yazık ki Türkiye'nin âdeta bir kaderi hâline geldiği ya da Türkiye'de yaşayan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan insanların kaderi hâline geldiği gibi bir gerçeklikle karşı karşıyayız.

Elimde birden çok isim var ama birkaç anımsatma yapmak isterim: 2 Nisan 1948’de Sabahattin Ali, 24 Mart 1978’de Doğan Öz –isimleri seçerek okuyorum- 22 Temmuzda Kemal Türkler, Bahriye Üçok, 7 Martta Çetin Emeç, 20 Eylülde Musa Anter, 30 Aralık 1994’te Onat Kutlar, 2 Temmuzda 35 insan, Sıddık Bilgin -tarihlerini söylemekten vazgeçeyim- Vedat Aydın ve benim canım arkadaşım Faik Candan, Metin Can, İzzet Kezer, Şerif Avşar -takibini yaptığım- Onat Kutlar, Gaffar Okkan, yine, dostum Necip Hablemitoğlu ve meslektaşım, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi.

Bütün bu isimler -bu isimleri daha da çoğaltabiliriz, herhâlde bugünlerde ölümünü anacağımız, kendisini yeniden yâd edeceğimiz Uğur Mumcu’nun adından biraz önce söz etmedim, 24 Ocak- bütün bu insanlar yaşamlarını bir faili meçhul cinayetle yitirdiler.

Bugün aynı zamanda Cemal Süreya’yı da andık. Benden önce konuşan arkadaşlarım atıf yaptılar. Ben bir dörtlüğünü sizinle paylaşmak istiyorum. Şöyle soruyor: “Sizin hiç babanız öldü mü? / Benim bir kere öldü, kör oldum / Yıkadılar, aldılar götürdüler / Babamdan ummazdım bunu, kör oldum.”

Şimdi düşünün arkadaşlar, gözünüzün önünde hastalıktan ya da başka bir nedenle yitirdiğiniz, kendi elinizle toprağa verdiğiniz, ölüm nedenini bildiğiniz insanlar için bile yoğun acılar yaşarsınız. Eğer sizin en yakınınız, koynunda yattığınız anneniz, koynunda yattığınız babanız, koynunuza aldığınız eşiniz kaybolup gitmişse, nasıl öldüğü konusunda bir bilginiz yoksa, bunun hiç olmazsa adalet yoluyla ortaya çıkarılmasını, bu gerçeğin bulunmasını, acınızın biraz soğutulmasını istersiniz ama her faili meçhul cinayet bu soğuma imkânını dahi size vermez.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ŞENAL SARIHAN (Devamla) – Bir dakikalık izin verir misiniz?

BAŞKAN – Tamamlayın lütfen Sayın Sarıhan.

ŞENAL SARIHAN (Devamla) – Şimdi biz ne yapıyoruz? Güvenlik gerekçesiyle pek çok insan hakkını ihlal ediyoruz. Oysa önümüzde somut bir görev duruyor, bu somut görev de insanı yaşatma görevi. Biz bunu yapabiliriz, biz karar verebilirsek bunu yapabiliriz. Halide Edip Adıvar’ın Fatih Mitingi’ndeki bir sözünü anımsatmak istiyorum, diyor ki o en kara günlerde: “Her gecenin bir sabahı vardır. Topunuz, tüfeğiniz olmasa bile inancınız ve hak arama kararlılığınız vardır.” Eğer bu kararlılıkta olursak, gerçeğin üzerine gitmeyi başarabilirsek faili meçhul cinayetlere de son verebiliriz.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Sarıhan.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Karar yeter sayısı talep ediyoruz.

BAŞKAN – Bir konuşmacı daha var ama.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ha, var mı? Tamam.

Ben şimdiden talep etmiş olayım da.

BAŞKAN - Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Adıyaman Milletvekili Sayın Adnan Boynukara konuşacak.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – İzin verirse biz de konuşacağız Sayın Başkan.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Boynukara’ya, elbette, boynumuz kıldan ince.

BAŞKAN – Hepimiz hata yapıyoruz canım, olabilir.

Buyurun Sayın Boynukara. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA ADNAN BOYNUKARA (Adıyaman) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Araştırma önergesini farklı yönlerle konuşmak mümkün, sürece ilişkin resmî yazışmaları, bu yazışmalara verilmeyen cevapları, bunları detaylı bir şekilde, alt alta koyup konuşabiliriz ancak önceki yıl da, bir önceki yıl da bunlar gündeme geldi. Şu an için Fransız yargısının Türkiye’ye ilettiği herhangi bir cevap söz konusu değil, herhangi bir cevap yok. Bu olayın iki tarafı var; Fransa ve PKK terör örgütü. Fransa’daki yargısal süreç konusunda Türkiye yargısıyla paylaşılmış herhangi bir bilgi yok. Olayın diğer tarafı ise tüm istihbarat örgütlerinin nüfuz ettiği terör örgütü PKK. Aslında PKK çok ortaklı bir şirket, istihbarat örgütlerinin farklı hisselere sahip olduğu bir terör şirketi. Örgütü takip eden, örgütü okuyan, örgütün eylemlerini izleyen herkes bunların ne anlama geldiğini çok iyi bilir. Terör örgütünün çok ortaklı bu yapısını görmezden gelerek sonuca ulaşmamız mümkün değil. Evet, bu mesele -biraz önce de ifade edildi- uluslararası bir komplodur ve maalesef birileri bu uluslararası komployu Türkiye’ye bulaştırmak istemektedir ama bu boş bir çabadır çünkü taraflar nettir: Fransa Hükûmeti, Fransa yargısı ve PKK.

Ben PKK’nın bu süreçteki iç tartışmalarına değinecek değilim. Konuyu netleştirmek için söylüyorum sadece. Terör örgütlerinin yaşadığımız coğrafyayı karıştırmak istediğini biliyoruz. Bunların kimler tarafından desteklendiği konusu da gizli değil. Amerika Birleşik Devletleri ve kimi Avrupa ülkelerinin terör örgütlerine yardım etme konusunda ne kadar istekli olduğu da gayet açık.

Açık ve net olan diğer bir konuysa Türkiye’nin pozisyonudur. Türkiye, sahipleri bilinen tüm terör örgütleriyle mücadele eden bir ülkedir. Türkiye, kendi iç sorunlarını vatandaşlarıyla konuşarak çözmeye çalışan bir ülkedir. Terör örgütlerine nüfuz eden, terör örgütlerine sahiplik eden uluslararası güçlerin engellemesi sonucu Türkiye’nin yürüttüğü çabalar başarısız kalmıştır. Buradan hareketle, vatandaşı olduğumuz bu ülkeyi ve bu devleti suçlamanın doğru olmadığına inanıyorum.

Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Boynukara.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Karar yeter sayısı…

BAŞKAN – Karar yeter sayısı arayacağım.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 18.54

SEKİZİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 19.04

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin Sekizinci Oturumunu açıyorum.

Halkların Demokratik Partisi grup önerisinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi, öneriyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Öneriyi kabul edenler… Kabul etmeyenler…

Kâtip üyeler arasında bir anlaşmazlık olduğundan elektronik cihazla oylama yapacağız.

Oylama için iki dakika süre veriyorum ve süreyi başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 19.07

DOKUZUNCU OTURUM

Açılma Saati: 19.13

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin Dokuzuncu Oturumunu açıyorum.

Halkların Demokratik Partisi grup önerisinin ikinci oylamasında da karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi, öneriyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Öneriyi kabul edenler… Kabul etmeyenler…

Kâtip üyeler arasında mutabakat bulunmadığı için elektronik cihazla oylama yapacağız.

İki dakika süre veriyorum ve süreyi başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Karar yeter sayısı vardır, öneri kabul edilmemiştir.

Sayın milletvekilleri, şimdi Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun İç Tüzük'ün 19'uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi var; onu görüşeceğiz.

Öneriyi okutacağım, işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

3.- CHP Grubunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan 420, 423, 424, 436, 437, 444, 445, 448, 449, 450, 452, 453, 454, 455, 467, 468, 470, 483, 484, 496, 498, 499 ve 500 sıra sayılı Kanun Tasarılarının yine bu kısmın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22 ve 23’üncü sıralarına alınmasına ve diğer işlerin buna göre teselsül ettirilmesine ilişkin önerisi

9/1/2018

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 9/1/2018 Salı günü (bugün) yaptığı toplantısında siyasi parti grupları arasında oy birliği sağlanamadığından, grubumuzun aşağıdaki önerisinin İç Tüzük’ün 19’uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                        Özgür Özel

                                                                                           Manisa

                                                                        CHP Grubu Başkan Vekili

Öneri:

Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan 420, 423, 424, 436, 437, 444, 445, 448, 449, 450, 452, 453, 454, 455, 467, 468, 470, 483, 484, 496, 498, 499 ve 500 sıra sayılı kanun tasarılarının, yine bu kısmın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22 ve 23’üncü sıralarına alınması ve diğer işlerin buna göre teselsül ettirilmesi önerilmiştir.

BAŞKAN – Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisinin gerekçesini açıklamak üzere, öneri sahibi olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Manisa Milletvekili Sayın Özgür Özel konuşacaklar.

Buyurun Sayın Özel. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; grup önerimiz aslında, bir Anayasa’ya aykırılığı, bir İç Tüzük ihlalini ve yerleşik uygulamaların terkini geriye getirmek, düzeltmek, aslında, Meclisin yapması gereken, Meclis Başkanının yapması gereken bir işi yapmadığı için, yanlış yola dönmüş olan bir işi doğru yola oturtmak üzere yapılmış bir iş.

Anayasa’nın 121’inci maddesi var. Sizler bu Meclisi Anayasa’ya göre yönetmek durumundasınız, Meclis Başkanı bu Anayasa’ya göre yönetmek durumunda, bizler bu Anayasa’ya bağlı kalmak durumundayız. Hepimiz Anayasa’ya, Anayasa üzerine yemin ettik, Anayasa’ya göre yemin ettik. Anayasa’nın 121’inci maddesi diyor ki: Olağanüstü hâl süresince çıkarılan kanun hükmünde kararnameler çıkarıldığı gün Meclise yollanır, Meclis tarafından gündemin ilk sırasına alınır ve ne kadar süre içinde görüşüleceği de İç Tüzük’te belirlenir. İç Tüzük’e atıf yapıyor; İç Tüzük’ün 128’inci maddesi son derece açık. 128’inci madde, OHAL KHK’lerinin yirmi gün içinde komisyonda, eğer yirmi günde komisyon aşaması tamamlanmazsa kalan on günde doğrudan Meclis gündemine alınarak görüşülmesini açık ve net şekilde düzenlemiş.

Bugüne kadar bütün uygulamalar şu şekilde: Hepimiz hep söylüyoruz ya -biraz önce oylamada Adalet ve Kalkınma Partisinin sayın grup başkan vekili, siz Meclis Başkan Vekili- temayüller önemli. Temayüller önemlidir; katı temayüller, yerleşik uygulamalar, bazen yazılı metinlerin de ilerisindedir. Hem yazılı bir metin var hem katı bir temayül var.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Teamül, teamül.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla)- O da şudur: Anayasa’da yazan ifade gereğince OHAL KHK’si Meclise geldiğinde, kendiliğinden 1’inci, 2’nci, 3’üncü sırada yerini alır. Meclise bir OHAL KHK’si geldiğinde eğer ilk sıralarda bir başka OHAL KHK’si varsa arkasına, yoksa 1’inci sıraya gelir. Bugüne kadar hep böyle yapılmış. Fahri Bakırcı’nın “Mecliste Yerleşik Uygulamalar” kitabının 128’inci sayfası açıkça OHAL KHK’lerinin öncelik ve ivedilikle görüşüleceğini hatta diğer KHK’lerdeki “ivedilikle” ifadesinden ayrı, OHAL KHK’leri için süre açısından bir sınırlama da olduğu için -otuz gün olduğu için- diğer KHK’lerin de önüne geçeceğini açıkça ifade ediyor.

Bugüne kadar bütün uygulama böyleyken 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, 20 Temmuzda ilan edilen ve bu Meclise karşı yapılan, en basit deyimle bir siyasi nankörlük ve bugün geldiği hâliyle de bu sivil darbe sonucunda olağanüstü hâl KHK’sini Anayasa’dan aldığınız yetkiyle çıkarıyorsunuz, “Anayasa bu yetkiyi veriyor.” diye kullanıyorsunuz. Anayasa diyor ki: “Bu KHK Mecliste ilk sıraya girecek, yirmi gün içinde komisyonda görüşülmese bile, doğrudan Mecliste otuz gün içinde kanunlaşacak.” 30 tane KHK var, 5 tanesi kanunlaştı, geri kalan KHK’ler bekliyor. Ne açıdan, ne için? Anayasa’ya aykırı olarak. Ne amaçla? Anayasa’ya göre aldığınız bir yetkiyi suistimal ederek bunu uygulamıyorsunuz. Biz diyoruz ki: “KHK’leri bundan önceki dönemlerde olduğu gibi ilk sıralara alın, görüşün.” KHK’ler arapsaçı. Peşi sıra, bütün KHK’ler aynı kanunları değiştiriyor. Bir deli kuyuya bir taş atıyor, kırk akıllı çıkaramıyor. Meclisin komisyonları toplanmalı, oturup KHK’leri görüşmeli, birbiriyle çelişen maddelerini düzenlemeli, Anayasa’ya aykırı maddelerini düzeltmeli ya da iptal etmeli, ardından da Anayasa Mahkemesi denetimine de girmelidir. Bunun aksini yapmak, Anayasa’dan aldığı bir yetkiyi kullandığını iddia edip Anayasa’yı ihlal etme suçudur. Bugün yapılan iş, ileride Türkiye açısından hem uluslararası hukukta hem de siyasi tarihte son derece ayıplı, kabul edilemez, savunulamaz bir noktaya gelecektir. Yapılan KHK’ler zaten amacı dışında, kar lastiğini, taşeronu, bilmem neyi düzenliyor -o konuyu da birazdan Adalet ve Kalkınma Partisi grup önerisinde ilgili arkadaşlarımız cevaplayacaklar- ama siz, bugün, burada bu grup önerimize…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) – Başkan, bir dakika müsaade eder misiniz.

BAŞKAN – Size bir dakika ek süre veriyorum.

Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) – Eğer siz bugün, burada, Cumhuriyet Halk Partisinin grup önerisine göre OHAL KHK’lerini gündemin ilk sıralarına almazsanız işlediğiniz Anayasa’ya aykırılığa bir de Mecliste grup olarak bir kez daha iştirak etmiş olacaksınız.

Bu konuda Anayasa Mahkemesi açık çek vermiş; suistimal için açık çek koçanı; daha önceki kararlarıyla çelişiyor, diyor ki: “Al sana bir açık çek; adına ‘OHAL’ de, içine ne yazarsan yaz ben bakmıyorum.” Bugünkü bu yetki ihlalinin, Anayasa’ya aykırı tutumun bir sorumlusu da Anayasa Mahkemesinin kendisini hiçe sayan, kendisini yok sayan Hükûmeti Anayasa’yı ihlal suçuna teşvik eden ve üç maymunu oynayan tavrıdır; sen ne yaparsan yap görmüyorum, duymuyorum, konuşmuyorum demektir. Bu ayıba ortak olmayın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - KHK’ler Meclis gündemine alınana kadar, bugünkü gibi, İç Tüzük’ten kaynaklı bütün hakları kullanıp KHK dışındaki tüm konulara Meclis içinde Cumhuriyet Halk Partisi olarak en katı direnci uygulayacağımızı bir kez daha yüce Meclisin bilgilerine sunuyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Özel.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Manisa Milletvekili Sayın Erkan Akçay konuşacaklar.

Buyurun Sayın Akçay. (MHP sıralarından alkışlar)

MHP GRUBU ADINA ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin grup önerisi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu KHK’lerin öne alınmasıyla ilgili görüşlerimiz şu şekilde arkadaşlar: Bu dönemde 30 tane olan OHAL kanun hükmünde kararnamesinin 5’i görüşüldü ve kanunlaştı -zaman bakımından da oldukça süratle kanunlaştığını ifade edebiliriz- şu anda 23’ü Genel Kurul gündeminde, 2’si de komisyonda.

Daha evvelki, önceki yasama dönemlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan ve Meclis İçtüzüğü’nün 77’nci maddesi uyarınca hükümsüz sayılmayan ve toplamda 268 adet kanun hükmünde kararname 26’ncı Döneme intikal etmiş ve 4 Aralık 2015 tarihinde komisyonlara havale edilmiş. Bu 268 kanun hükmünde kararnamenin 252’si Anayasa’nın 91’nci maddesi uyarınca çıkarılan kanun hükmünde kararname yani OHAL dışındaki KHK’ler, 16’sı ise yine Anayasa’nın 121’inci maddesindeki OHAL kapsamındaki kanun hükmünde kararnameler. Yani OHAL kararnamesi, sadece bu en son 15 Temmuzdan sonra çıkan KHK’lerin dışında yani 30 KHK’nin dışında 16 da olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesi bekliyor.

Şu anda Maliye Bakanlığı teşkilat kanunu yok. 13 Aralık 1983’te 178 sayılı bir Kanun Hükmünde Kararname çıkmış, 1983 yılında çıkan bir KHK’yle idare ediliyor Maliye Bakanlığı. Bu ciddi bir durumdur. Tabii, özellikle 16 Nisan Anayasa referandumuyla kabul edilen yeni Anayasa değişiklinde buna yönelik son derece açık, net ve sağlam bir çözüm de öngörülüyor. “Eğer bir OHAL kararnamesi üç ay içerisinde görüşülüp karara bağlanmazsa çıkarılan kararname yürürlükten kalkar.” diyor.

Bizim Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak bu konudaki önerimiz şu muhterem arkadaşlar: Bu başta OHAL kararnameleri olmak üzere, bunların Genel Kurulda görüşülmesi hususunda bütün gruplar olarak bir mutabakat sağlayabileceğimiz kanaatindeyim. Biz, bütün grupları, bir araya gelerek bunların bir an evvel yasalaşması için ortak tutum almaya davet ediyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Akçay.

Halkların Demokratik Partisi Grubu adına İstanbul Milletvekili Sayın Filiz Kerestecioğlu konuşacak.

Buyurun Sayın Kerestecioğlu. (HDP sıralarından alkışlar)

HDP GRUBU ADINA FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında, burada bulunduğum süre boyunca, üç dakika boyunca resmini tutup Sayın İdris Baluken’in sessiz izlenmesini isterdim. (HDP sıralarından alkışlar) Ama onun başına gelenlerin, onun yaşadıklarının bir kez daha anlatılmasının daha doğru olduğunu düşündüğüm için onları ifade edeceğim.

Diyarbakır Milletvekili, Grup Başkan Vekilimiz İdris Baluken 30 Ocak 2017 tarihinde oy birliğiyle serbest bırakıldı. Aslında, zaten hukuksuz olarak tutuklanmıştı. 21 Şubat 2017 tarihinde ise ameliyat olduğu hastanenin kapısında, tahliyeye itiraz yetkisi olmayan savcının hukuk dışı işlemiyle tutuklandı. Aradan on ay geçtikten sonra, KHK’yle savcılara tahliyeye itiraz yetkisi verilmesi de aslında iktidarın suçüstü yakalanmasıdır. Baluken, ameliyatından sonra doktor raporlarıyla sabit bir şekilde üç ay tedavi görmesi gerekirken hastane kapısında tutuklandı. Baluken’i oy birliğiyle tahliye eden heyet üyelerinin tümü alt görevlere getirildi. Yeni heyet, Baluken’e 4 Ocak 2018 tarihinde on altı yıl, sekiz ay ceza verdi. Peki, hangi etkinliklere verildi bu ceza? 15 Kasım 2011 tarihinde Diyarbakır’daki bir cenaze törenine katıldığı iddia edilip ceza verildi. Hâlbuki Baluken o gün Mecliste dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında verilen gensoruda paralel yapının tehlikelerinden bahsederken AKP Grubu Gülen cemaatiyle iç içeydi. Tümü değiştirilen mahkemeye heyeti Baluken’in Ankara’da olduğunu görmezden geldi. Baluken’in dosyası tamamen, katıldığı miting, yaptığı konuşma, gittiği kamuya açık toplantılardan ibarettir. Bunun hepsini aslında sizler de biliyorsunuz. Baluken’in şahsında, Türkiye’deki barış umuduna, demokratik siyaset isteğine on altı yıl sekiz ay ceza verildi.

Diyor ki İdris Baluken: “Çok değerli arkadaşlar ve ülkenin değerli kamuoyu; demokratik siyaset çalışmalarımızın hedef alındığı yargılama süreçlerinin hukuki değil, siyasi olduğu tüm ülke ve uluslararası kamuoyu tarafından bilinmektedir. Sahip olduğumuz kararlı irade, bütün bu siyasi soykırım sürecini boşa çıkarmayı başaracaktır. Demokrasi, barış ve özgürlük mücadelemizin mutlaka başarıya ulaşacağına dair inancımla, her bir arkadaşımızı ve Türkiye halklarını selamlıyorum.”

Saygılar sunuyorum. (HDP ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kerestecioğlu.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Bilecik Milletvekili Sayın Halil Eldemir konuşacak.

Buyurun Sayın Eldemir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA HALİL ELDEMİR (Bilecik) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre vermiş olduğu grup önerisi aleyhine söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

2018 yılının ilk yasama gününde, bu yılın Türkiye Büyük Millet Meclisimiz için, ülkemiz için, milletimiz için hayırlar getirmesini diliyorum.

Ayrıca, bugün bundan yüz üç yıl önce Allahuekber Dağları’nda Sarıkamış’ta mücadele etmiş, şehit olmuş, gazi olmuş tüm ecdadımızı da rahmetle anıyorum.

Milletimizin, istiklal ve hürriyeti için canını seve seve feda edeceğine dünya ve tarih birçok sefer şahit olmuştur; Çanakkale Savaşı buna şahitlik etmiştir, Kutülamare buna şahitlik etmiştir, Sarıkamış buna şahitlik etmiştir, Kurtuluş Savaşı buna şahitlik etmiştir ve neticesinde de 15 Temmuzda milletimizin yürüttüğü mücadele de buna şahitlik etmiştir.

Değerli milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisinin önerisiyle alakalı olarak, kanun hükmünde kararnamelerin hepsi Anayasa’ya uygun yapılıyor. Bir kere, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bizler Hükûmete kanun hükmünde kararname yapma ve olağanüstü hâl yetkisi veriyoruz; bu çerçevede kanun hükmünde kararnameler çıkarılıyor. Şimdi, burada, kanun hükmünde kararnamelerin Meclise hiç gelmediğini, Genel Kurulda hiç konuşulmadığını söylemek doğru olmaz. Bundan önce, 30 tane kanun hükmünde kararnamenin 5 tanesini görüştük. Ama şunu da iyi bilelim ki biz burada kanun hükmünde kararnamelerle ilgili ne zaman bir çalışma yapsak, bu çalışmanın yapıldığı esnada bunların gece yapıldığı, gündüze bırakılmadığı vesair, vesair, birçok bahanelerle de bu kanun hükmünde kararnameler konuşulurken burada eleştiriler oldu. Şunu söyleyeyim: Bunlar sıra sayısı alıyor ve neticesinde de bizim şu anda gündemimizde bekliyor. İşte, günün şu saatine geldik, hâlâ gündemimize geçemedik. İşte, grup önerilerinde sağlayacağımız zaman tasarruflarıyla da kanun hükmünde kararnameleri bir an önce görüşürüz.

Ben, şu anda bizim çalışma düzenimizle alakalı da grup önerimizin olduğunu söylüyor, Cumhuriyet Halk Partisinin önerisini Genel Kurulumuzun takdirlerine bırakıyorum.

Tekrar yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Karar yeter sayısı…

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun önerisini oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler…

Kâtip üyeler arasında yine mutabakat yok.

Elektronik cihazla oylama yapalım.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sayın Başkanım, Sayın Burhan Kuzu Hocam orada, olağanüstü hâllerle ilgili kanun hükmünde kararnamelerde bu işin uzmanı.

BAŞKAN – Siz onların sohbetini sonra yaparsınız Sayın Tanal.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Kitaplarında “Bir an önce Meclise gelmesi lazım.” der. Ne olur, bu konuda Meclis uzman görüşlerinizden yararlanmak ister değerli Hocam.

BAŞKAN – İki dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 19.36

ONUNCU OTURUM

Açılma Saati: 19.43

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin Onuncu Oturumunu açıyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi öneriyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Öneriyi kabul edenler… Kabul etmeyenler…

Kâtip üyeler arasında bir mutabakat sorunu var.

İki dakika süre veriyorum ve oylamayı elektronik cihazla yapacağım.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Öneri kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

4.- AK PARTİ Grubunun, Genel Kurulun çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine; gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer işler” kısmında bulunan 507 sıra sayılı Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu ile 289 ve 289'a 1'inci Ek sıra sayılı Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporlarının bu kısmın 1’inci ve 2’nci sıralarına alınarak bu kısımda bulunan işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine ilişkin önerisi

Sayı: 627                                                                                                              9/1/2018

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunda 9/1/2018 Salı günü (bugün) oy birliği sağlanamadığından, İç Tüzük’ün 19’uncu maddesi gereğince, grubumuzun aşağıdaki önerisinin Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.

                                                                                       Bülent Turan

                                                                                         Çanakkale

                                                                                Grup Başkan Vekili

Öneri:

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında bulunan 507 sıra sayılı Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu ile 289 ve 289'a 1'inci Ek sıra sayılı Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporlarının bu kısmın 1’inci ve 2’nci sıralarına alınarak bu kısımda bulunan işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi,

Genel Kurulun;

9 Ocak 2018 Salı günkü (bugün) birleşiminde sözlü soruların görüşülmesini müteakip gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında bulunan 507 sıra sayılı Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu’nun görüşmelerinin tamamlanmasına kadar,

10 Ocak 2018 Çarşamba günkü birleşiminde iki saat süreyle sözlü soruların görüşülmesi ve sözlü soruların görüşülmesini müteakip gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında bulunan 460 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerinin tamamlanmasına kadar,

11 Ocak 2018 Perşembe günkü birleşiminde gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında bulunan 465 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerinin tamamlanmasına kadar,

Çalışmalarını sürdürmesi,

Önerilmiştir.

BAŞKAN – Önerinin gerekçesini açıklamak üzere Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Kırıkkale Milletvekili Sayın Ramazan Can konuşacaklar.

Buyurun Sayın Can. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Grup önerimizde, Sayın Leyla Zana’nın yeminle ilgili ve devamsızlıkla ilgili, 507 sıra sayılı Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu’nun görüşülmesini gündemin 1’incii sırasına; yine 289 ve 289’a ek 1 -yine Karma Komisyon- bu sefer Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonunun kamu denetçiliği çalışmalarıyla ilgili raporunun görüşülmesini gündemin 2’nci sırasına alınmasını grup önerisi olarak öneriyoruz.

Bugün -yani 9 Ocak Salı günü- Sayın Leyla Zana’yla ilgili, Karma Komisyonun hazırlamış olduğu raporun müzakere edilmesini ve gündemin bu şekilde tamamlanmasını, yirmi dört saat geçtikten sonra yarın itibarıyla oylanmasını; ayrıca bugün bir saat süreyle Ulaştırma Bakanının sözlü sorulara cevap vermesini, yarın itibarıyla, 10 Ocak itibarıyla iki saat süreyle sözlü sorulara Aile Bakanımız ile Gençlik ve Spor Bakanımızın cevap vermesini ve 460 sıra sayılı Uluslararası Sözleşme’ye kadar, kanun görüşmelerinin tamamlanmasına kadar; ayrıca 11 Ocak 2018 Perşembe günü diğer işlerle birlikte 465 sıra sayılı Uluslararası Sözleşme’nin görüşülmesine kadar Genel Kurulun çalıştırılmasını takdirlerinize sunuyoruz grup önerisi olarak.

Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Halkların Demokratik Partisi Grubu adına İzmir Milletvekili Sayın Müslüm Doğan konuşacaklar.

Buyurun Sayın Doğan. (HDP sıralarından alkışlar)

HDP GRUBU ADINA MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce Amedspor futbolcusu Deniz Naki’ye Almanya’da yapılan saldırıyı kınıyorum ve Hükûmetimizden de, özellikle Dışişleri Bakanından bu konuyu Alman Hükûmetiyle istişare ederek kimler tarafından bu saldırıya uğradığı, niçin uğradığı konusunda da geniş bilgi alınmasını talep ediyorum.

Değerli milletvekilleri, Kahramanmaraş Pazarcık’ta, 5 Ocak 2018 tarihinde, 2014 yılında yaptıkları bir basın açıklaması gerekçe gösterilerek gözaltına alınan EĞİTİM SEN üyeleri Özgür Güler, Bazo Çiftepala, Erdal Tanrıverdi, Adem Erin, Sedat Sakallı, Herdem Şahin ve Serkan Altınöz’ün dört yıl aradan sonra, yaptıkları basın açıklamasının suç gibi gösterilmesi kabul edilemez bir durumdur. Yapılan bu hukuksuzluğun derhâl ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu hukuksuzluğun nedeni, aslında sadece demokratik hakların kullanılmasıdır. Özellikle sabah saatlerinde, erkenden ailelerinin önünde, çocuklarının önünde, apar topar ve ağır bir şekilde gözaltına alınmaları aslında Türkiye demokrasisinin ulaştığı konumu göstermektedir. Bundan derhâl çıkılması gerekir. Bu ruh hâli aslında ülkemizin hak ettiği bir ruh hâli değil. OHAL koşulları göstermiştir ki en küçük demokratik hak arama mücadeleleri bile tutuklanmayla sonuçlanmaktadır. Bu da ülkemizin içerisinde bulunduğu hukuksuzluğu, adaletsizliği göstermekte olup OHAL’in bir an önce kaldırılması gerekirken son Bakanlar Kurulu kararıyla da yeniden OHAL uzatılmıştır.

Değerli milletvekilleri, 20 Temmuz 2016 tarihinden beri OHAL uygulanmasının şartlarını belki ilk iki ay, bir buçuk ay anlayabiliriz ancak hâlâ darbe koşullarının devam edip etmediği, OHAL’in niçin gerektiği hususları Türkiye kamuoyuna, halklara, inançlara anlatılamıyor. Hükûmetin bu konuda gerekçesini açıklaması gerekir. Niçin OHAL’e ihtiyaç duyuyorsunuz? Neden demokratik zeminlerin yeniden ortaya konmasından kaçıyorsunuz? Aslında bunu kamuoyuyla paylaşmanız gerekir. Arkadaşlarımız burada da ifade etti, Hükûmet temsilcileri de ifade ettiler; bir buçuk ay içerisinde aslında OHAL’in kaldırılacağı ifade edilmişti ama maalesef günümüze kadar kaldırılmadığı gibi yeniden uzatılma kararıyla da karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz.

Değerli milletvekilleri, OHAL aslında yeni darbe koşullarını yaratacak bir sistemdir, karanlık bir düzendir. İhlaller sürmektedir. Bakın, insanlar öldükten sonra bile, mezarlarda, bu provokatörler, provokatif tüm güçler, karanlık güçler ortaya çıkabilmektedir. Bu da demokratik yapımızı güçlendirmekten çok zayıflatmaktadır. Özellikle mezarlara yapılan bu saldırılar halklar arasındaki, inançlar arasındaki kadim bağların zayıflamasına neden olmaktadır. OHAL’in bu şartlarda yeni provokasyonlara neden olabileceğini çok iyi biliyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Doğan, teşekkür ederim.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına İstanbul Milletvekili Sayın Mahmut Tanal konuşacak.

Buyurun Sayın Tanal. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA MAHMUT TANAL (İstanbul) – Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, bir önceki önerge ile şimdiki önergeyi birlikte ele almak lazım.

Sayın Başkan, hukukçusunuz, Anayasa’mızın 11’inci maddesini okuduğumuz zaman Anayasa’nın 11’inci maddesi “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar.” der. Peki “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar.” deniliyor. Anayasa’mızın olağanüstü hâlle ilgili 121’inci maddesinin son fıkrası şu şekilde: “Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu… “ Buradaki usul hükümleri İç Tüzük’ün 128’inci maddesine atıf yapar. İç Tüzük’ün 128’inci maddesinin ilk fıkrasına baktığımız zaman “Komisyonlarda ivedilik ve öncelikle otuz gün içerisinde kanun hükmünde kararnameler görüşülür.” der.

Şimdi, Anayasa’mızın 11’inci maddesi “Bu Anayasa hükümleri herkesi bağlar.” diyorsa, İç Tüzük’ün 128’inci maddesi “Otuz gün içerisinde kanun hükmünde kararnameler görüşülür.” diyorsa, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde oturan Sayın Divan, Sayın Meclis Başkanı Anayasa’nın bu hükümlerini hiçe sayarak, mevcut olan 30 tane kanun hükmünde kararnamenin 25 tanesini bir tarafa bırakarak, sanki bu işler diğer işlerden çok daha önemsizmiş, bir ehemmiyeti yokmuş gibi bir tarafa bırakarak bu şekilde AK PARTİ’nin getirmiş olduğu önerge Anayasa’nın hükümlerine aykırıdır, bunun derhâl geri çekilmesi lazım. Ne için? Anayasa’nın amir hükmü budur. Eğer siz bunu geri çekmezseniz ne olur? Bunun da müeyyidesi yine var. Bunun da müeyyidesi, Anayasa’mızın 14’üncü maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması yasağı var. Burada hakkın kötüye kullanılması yasağını… Meclis Başkanlığı ve aynı zamanda Divan ve aynı zamanda AK PARTİ Grubu bu hakkını kötüye kullanmaktadır. Nedir bu? Çünkü olağanüstü hâl nedeniyle çıkarılan kanun hükmünde kararnameler, 2016 yılındaki Anayasa Mahkemesinin kararı uyarınca… “Ben denetleyemem. Her türlü kanun dışı işlemi yapabilirsin, ben sana açık çek verdim.” diyor ve “Burada kanun hükmünde kararnamelerle de o dönemde çıkarılan her türlü yolsuzluk, kanun dışı, hukuk dışı ve despot işlemler de idari, cezai, mali soruşturmaya tabi değildir.” deniliyor.

Bu açıdan baktığımız zaman, bu önerge gerek Anayasa’mızın ruhuna gerek İç Tüzük’e aykırı.

Sayın Burhan Kuzu Hoca biraz önce buradaydı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Tanal.

MAHMUT TANAL (Devamla) - …onun Üçdal Yayıncılıktan yayımlamış olduğu “Kanun Hükmünde Kararnameler” kitabında ne deniliyor? “Otuz gün içinde ivedilik ve öncelikle görüşülür.” diyor.

Bir dakika, bitirebilir miyim Sayın Başkanım izninizle? Çok bilimsel bir konu. Özür dilerim.

BAŞKAN – Tamam, peki.

Bir dakika ek süre.

YUSUF BAŞER (Yozgat) – Mahmut Bey, Kanunları uyguluyoruz.

MAHMUT TANAL (Devamla) – Teşekkür ederim.

Sayın Vekilim diyor ki: “Kanunları uyguluyoruz.” Bildiğim kadarıyla siz Yozgat’ın bir dönem Baro Başkanıydınız. Yahu, arkadaş, eğer kanunları uygulamıyorsak burada ne işiniz var?

YUSUF BAŞER (Yozgat) – Kanunları uyguluyoruz da siz burada başka bir…

MAHMUT TANAL (Devamla) – Anayasa’mız diyor ki: Ettiğimiz yemin uyarınca, bizim, kanuna, Anayasa’ya, insan haklarına göre hareket etmemiz lazım.

Şimdi, ben burada Sayın Burhan Kuzu Hocaya soruyorum… Gözlerim onu arıyor ama buldum. Ya, Değerli Hocam, hakikaten, o kitaplarda yazdığınız doğrultuda niçin burada siz oy kullanmıyorsunuz? Yani, “Siyaset ayrı, bilim etiği ayrı.” mı diyeceksiniz? (CHP sıralarından alkışlar) Yani, yazdığınız kitaplarda deniliyor ki: “Otuz gün içerisinde…” Öğrencilere öyle öğrettiniz, kamuoyuna öyle öğretiyorsunuz. Bakın, Kemal Gözler Hocanın İnsan Hakları Hukuku kitabı aynı şeyi yazıyor. Yani, bu sizin yazdığınız kitaptakiler gerçek dışı mı? Eğer öğrenciler “İstediğin zaman getirilebilir.” dese, siz sınıfta bırakmayacak mısınız? O öğrenciyi sınıfta bırakacaksınız ama burada gelip ters bir oy vereceksiniz, yazdıklarınızın tam tersine oy vereceksiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MAHMUT TANAL (Devamla) – Bu gerçekten doğru bir işlem değil.

Ben teşekkür ediyorum.

Sabrınıza teşekkürler Başkanım, sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Karar yeter sayısı…

BAŞKAN – Karar yeter sayısı arayacağım.

Önergeyi kabul edenler…

Kâtip üyeler arasında bir anlaşmazlık var.

Elektronik cihazla oylama yapacağız.

İki dakika süre veriyorum ve süreyi başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Karar yeter sayısı vardır, öneri kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

B) Önergeler (Devam)

2.- Konya Milletvekili Mustafa Baloğlu’nun, (2/1401) esas numaralı 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 138. Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/124)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

(2/1401) esas numaralı 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 138. Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’m Komisyonda havale tarihinden itibaren kırk beş gün içerisinde görüşülmediğinden Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 37’nci maddesi gereğince doğrudan gündeme alınmasını arz ederim.

                                                                                     Mustafa Baloğlu

                                                                                            Konya

 

BAŞKAN – Teklif sahibi olarak Konya Milletvekili Sayın Mustafa Baloğlu konuşacak.

Buyurun Sayın Baloğlu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakika.

MUSTAFA BALOĞLU (Konya) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; İç Tüzük’ümüzün 37’nci maddesine göre söz aldım. Sizleri ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, öncelikle Sarıkamış şanlı tarihimizin hüzünlü bir yaprağıdır. Bu vesileyle Sarıkamış Harekâtı’nın 103’üncü yıl dönümünde hem Sarıkamış şehitlerimizi hem de bütün şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.

Ceza Muhakemesi Kanununun 138. Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’ni arkadaşlarımızla birlikte daha önce vermiştik, kırk beş gün içerisinde sonuçlandırılmadığı için İç Tüzük 37’ye göre sizlerin, Genel Kurulun takdirine sunacağız.

Bilindiği üzere, suç işlendikten sonra maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla cumhuriyet savcısı tarafından çeşitli delil toplama yollarına başvurulmaktadır. Kamuoyunda dinleme olarak bilinen iletişimin denetlenmesi usulü de bu yollardan bir tanesidir ancak iletişimin kayda alınması, doğrudan doğruya özel hayata ilişkin bir alana müdahale niteliği gösterdiğinden Ceza Muhakemesi Kanunu’muzda ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Şu hâlde, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda hâkim ve gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda cumhuriyet savcısı kararıyla şüpheli veya sanığın iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Soruşturma, kovuşturma sırasında iletişimin denetlenmesi suretiyle delil elde etme işleminin esas ve usulleri 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135 ila 138’inci maddelerinde düzenlenmektedir.

Ceza muhakemesi sürecinin delil elde etme yöntemi olan iletişimin denetlenmesi tedbirine, suç soruşturması veya kovuşturması kapsamında yalnızca şüpheli ya da sanık bakımından başvurulabileceği kabul edilmiştir. Ayrıca, başka suretle delil elde etme imkânı bulunmadığı takdirde 135’inci maddenin (8)’inci fıkrasında sayılan önemli bazı suçlar bakımından son çare olarak bu yola başvurulabilmektedir. Kanunumuz, bu düzenlemede, örneğin uyuşturucu madde ticareti suçunda olduğu gibi başka suretle delil elde etme imkânının çok güç olduğu suçları ve bu suçların faillerini ortaya çıkarmak amacıyla önemli toplumsal yarar ve haberleşme özgürlüğü ve özel hayatın dokunulmazlığı gibi temel insan haklarına saygı arasında dengeyi ihmal etmemiş, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatlarına uygun bir şekilde ele almıştır. Kanun gereğince gizli tutulması mecburi olan bu delil elde etme yönteminde ancak insan ticareti, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, uyuşturucu madde ticareti, ihaleye fesat karıştırma, kara para aklama, casusluk ve anayasal düzene karşı suçlar gibi kamu düzenini ciddi boyutta sarsan suçlar bakımından başvurulabilmektedir. Ayrıca, usule uygun bir şekilde yapılmakta olan iletişimin dinlenmesinde söz konusu soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan başka suçlara ilişkin deliller de elde edilebilmektedir. Bu durumda nasıl hareket edileceği kanunun 138’inci maddesinde düzenlenmiştir.

İletişimin dinlenmesi sırasında yapılmakta olan soruşturma ve kovuşturmayla ilgisi olmayan başka suçlara ilişkin deliller kural olarak dikkate alınmamaktadır. Fakat 135’inci maddenin (8)’inci fıkrasında belirlenen suçlarla ilgili tesadüfen elde edilen deliller dikkate alınacak ve bu deliller muhafaza altına alınmak suretiyle cumhuriyet savcılığına bildirilmektedir. Belirtilen düzenlemenin yapıldığı Ceza Muhakemesi Kanunu’muzun 138’inci maddesinin (1)’inci fıkrasında, 135’inci maddenin (6)’ncı fıkrasında sayılan suçlara atıf yapılmaktadır ancak 21 Aralık 2014 tarihinde kabul edilen 6526 sayılı Kanun’la 135’inci maddeye iki yeni fıkra eklenmiş ve (6)’ncı fıkra (8)’inci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir. Dolayısıyla, 138’inci maddedeki atıf eski düzenlemeye yönelik olduğu için değiştirilme zorunluluğu doğmuştur.

Teklifte, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 138’inci maddesinin 2’nci fıkrasındaki “altıncı fıkra” ibaresi “sekizinci fıkra” olarak değiştirilmek suretiyle, 6526 sayılı Kanun’da yapılan değişikliğin neden olduğu atıf uyumsuzluğunun giderilmesi sağlanmaktadır.

Kanun teklifimizle ilgili desteğinizi bekliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Karar yeter sayısı istiyorum.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum ve karar yeter sayısı arayacağım.

Önergeyi kabul edenler…

Kâtip üyeler arasında bir anlaşmazlık var, oylamayı elektronik cihazla yapacağız.

İki dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Karar yeter sayısı vardır, önerge kabul edilmiştir.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, İç Tüzük 60’a göre pek kısa bir söz talep ediyorum.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Özel, bir dakika.

VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)

26.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, iktidar partisinin, muhalefet milletvekillerinin doğrudan gündeme alınma önergelerini reddetmesine rağmen kendi partisinden milletvekilinin teklifinin doğrudan gündeme alınmasını kabul etmesine ilişkin açıklaması

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre 2 sayın milletvekili ve 11 arkadaşının vermiş olduğu bir kanun teklifinin doğrudan gündeme alınmasını görüştük. Bununla ilgili, bütün muhalefet partilerinin kamuoyunda yüksek beklenti yaratmış konularda komisyonda bekleyen ve doğrudan gündeme alınması taleplerini çoğunluk oylarıyla reddeden Adalet ve Kalkınma Partisi, kendi milletvekilinin komisyonda gündeme almadığı, kendi iradesiyle gündeme almadığı bir teklifi Mecliste doğrudan gündeme almıştır. Yapılan iş, tamamen akıl, vicdan ve Meclisteki imkânsızlıkların telafisine olanak veren bir maddenin, sadece muhalefetten geldiği zaman partizanca reddedilip kendilerinden geldiği zaman kabul edilme hâlinin bizatihi tam üzerinde suçüstü hâlidir. Bu durumu milletimize şikâyet ediyoruz. Taşerona kadroyu defalarca burada reddedenler, gazilerle ilgili maddeleri reddedenler, geçen hafta Milliyetçi Hareket Partisinin uzman çavuşlarla ilgili getirdiği önergeleri reddedenler, teklif kendi milletvekilinden gelince kanun teklifini doğrudan kabul etmektedirler. Milletimiz bu durumu görmelidir.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim ben de.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Turan…

27.- Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın, yapılan oylamanın AK PARTİ Grubunun takdiri olduğuna ve bunun değerlendirmesinin bir başka siyasi partinin grup başkan vekiline düşmediğine ilişkin açıklaması

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Öncelikle, az önceki İç Tüzük’le ilgili oylama AK PARTİ Grubunun takdiridir. Bunun değerlendirmesi, bir başka siyasi partinin grup başkan vekiline düşmez.

Bunun dışında, madem bu kadar hassaslar…

HALUK PEKŞEN (Trabzon) – Böyle bir şey olabilir mi ya?

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Efendim?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – “Böyle bir şey olabilir mi?” dedi.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Neden olmasın? Eğer bu kadar haklılarsa…

BAŞKAN – Buyurun, devam edin Sayın Turan.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sayın Başkan, az önce kendi ifadesiyle “çok önemli” olan bu kanun teklifinin gündeme alınmasına kendileri de “evet” demediler. Kaldı ki daha önceki grup başkan vekilinin “Dünyanın en iyi işini de yapsanız biz size ‘evet’ demeyiz.” dediğini biliyoruz. Dolayısıyla, hangi kanun teklifine bizim “evet” diyeceğimizin, hangisine “hayır” diyeceğimizin takdiri bizim grubumuza aittir.

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, tutanağa geçsin: Ben bu kanun teklifi çok önemlidir demedim, bu konuda bir yargıda bulunmadım. Bundan önce, muhalefet partilerinden gelen, toplumda yüksek beklenti yaratan kanun tekliflerine, İç Tüzük 37’ye göre ilkesel olarak karşı çıkıp ret oyu verdiler. Yoksa şeyi mi savunuyor yani gazilerle ilgili düzenlemeyi getiriyorsun, ret oyu veriyor; ne diyor?

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – 37’yi bir sene boyunca Sezgin Bey kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – “Efendim, oradan gelmedi.”

BAŞKAN – Karşılıklı konuşmayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ama kendilerinden geldiğinde bizlere kapattıkları bu yolu açıyorlar.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Partizanca davranıyorlar, bunu teşhir ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Özel, teşekkür ederim.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Bir daha Özgür Bey’e sorarız ne yapacağımızı Sayın Başkan, çok istiyorsa.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçiyoruz.

IX.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI (x)

1.-Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Trabzon Büyükşehir Belediyesine ait araçların deneyimli personel eksikliği nedeniyle kaza yaparak hurdaya çıktığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/61) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

2.-Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde iline yönelik bazı ulaşım yatırımlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/124) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

3.-Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde ilindeki bazı yol yapım çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/125) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

4.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Çamardı-Kışlakçı-Pozantı duble yol yapım çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/127) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

5.-İstanbul Milletvekili Ali Özcan'ın, 2011-2015 yılları arasında yapılan otoyollar ile ilgili verilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/135) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

6.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde'deki kaza riski bulunan bir yol ile ilgili alınan önlemlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/145) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

7.-Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın temizlik ve hijyen koşullarının iyileştirilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/217) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

8.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı bir köyün yol sorununa ilişkin sözlü soru önergesi (6/223) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

9.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde'nin hızlı tren projesi kapsamı dışında bırakıldığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/224) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

10.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde ilinden geçen demir yolu hattına ilişkin sözlü soru önergesi (6/225) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

11.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde'nin havaalanı ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/226) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

12.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Adana arasında uygulanan karşılıklı tren seferlerinin yeniden başlatılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/227) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

13.- Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen'in, Adana'nın Feke-Mansurlu-Gaffaruşağı yolunun bakım ve onarımının yapılmamasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/275) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

14.- Balıkesir Milletvekili İsmail Ok'un, Balıkesir'deki Emniyet Köprülü Kavşağı ile Altıeylül Kavşağı yapımı işine ilişkin sözlü soru önergesi (6/285) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

15.- Balıkesir Milletvekili İsmail Ok'un, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın bir açıklamasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/304) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

16.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın'ın, Ankara-Balıkesir arasındaki Karesi Ekspresi ve Mavi Tren seferlerinin yol yenileme çalışmaları nedeniyle kaldırılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/307) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

17.-Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Şanlıurfa ilinin metro ve hafif raylı sistem ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/342) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

18.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Konya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattının güzergâhına ilişkin sözlü soru önergesi (6/356) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

19.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Konya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projesi'ne ilişkin sözlü soru önergesi (6/357) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

20.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde Havaalanı için ayrılan ödenek miktarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/389) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

21.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Hızlı Geçiş Sistemi ücretlerinde indirim yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/397) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

22.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Hızlı Geçiş Sistemi'nden 2015 yılında etiketsiz geçen araçlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/470) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

23.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde ilinde cep telefonu ile iletişim sağlanamayan köylere ilişkin sözlü soru önergesi (6/475) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

24.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Devlet Demir Yollarında kapatılan istasyonlara ve işten çıkarılan personele ilişkin sözlü soru önergesi (6/498) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

25.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Çamardı arasındaki yol yapım çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/499) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

26.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde'nin il merkezi ile Bor ilçesinin yüksek hızlı tren ağı kapsamına alınmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/505) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

27.- Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt'un, Esenboğa Havalimanı'ndan yurt dışına yapılan direkt uçuşlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/553) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

28.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Ankara Otoyolu Projesi'ne ilişkin sözlü soru önergesi (6/603) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

29.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Pozantı-Çiftehan-Ulukışla-Zengen yolunun genişletilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/604) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

30.- İzmir Milletvekili Atila Sertel'in, Devlet Demiryollarında geçici işçi ve sözleşmeli işçi statüsünde çalışanların kadroya alınmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/623) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

31.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Ankara Otoyolu için yapılan kamulaştırmaların bedellerinin ödenmemesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/639) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

32.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, İstanbul Haydarpaşa-Pendik Demiryolu Hattı'nın yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/657) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

33.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, İzmir Devlet Hava Meydanları İşletmesine Ege Denizi'nde arama ve kurtarma faaliyetleri için taşınmaz tahsisi yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/659) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

34.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, DHMİ'nin işlettiği havalimanlarından zarar eden olup olmadığına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı'ndan sözlü soru önergesi (6/660) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

35.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Zengen-Ulukışla-Pozantı yolunun duble yol yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/663) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

36.- Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, bakan korumalarının yolcu uçaklarına silahla binmelerinin oluşturduğu risklere ilişkin sözlü soru önergesi (6/664) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

37.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Ankara-Aksaray-Adana ve Antalya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projelerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/678) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

38.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde Havaalanı'nın ihale tarihine ilişkin sözlü soru önergesi (6/679) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

39.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, TCDD'nin yük taşımacılığındaki payını artırmaya yönelik çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/734) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

40.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, demir yollarının çift hatlı hale getirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/735) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

41.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, TCDD'nin yol yapım çalışmaları ile ray ve travers değiştirme çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/736) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

42.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde Havaalanı'nın yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/765) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

43.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Ankara Otoyolu'nun yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/766) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

44.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına ilişkin sözlü soru önergesi (6/777) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

45.- İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, 2017 Yılı Yatırım Programı'nda Ovit Tüneli ve bağlantı yolları için ayrılan ödeneğe ilişkin sözlü soru önergesi (6/835) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

46.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, 2002 yılından itibaren TCDD'nin personel, istasyon ve sefer sayılarında meydana gelen değişime ilişkin sözlü soru önergesi (6/859) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

47.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, son beş yılda kara yollarında yapılan onarım ve yeniden asfaltlama çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/860) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

48.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında erişimi engellenen internet sitelerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/861) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

49.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Bor arasında meydana gelen trafik kazalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/862) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

50.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, son beş yılda limanlara demir yolları ile taşınan yük miktarına ve demir yolu yük taşımacılığının mevcut durumuna ilişkin sözlü soru önergesi (6/863) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

51.- İzmir Milletvekili Atila Sertel'in, İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren Projesi'ne ilişkin sözlü soru önergesi (6/924) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

52.- İzmir Milletvekili Atila Sertel'in, Tire-Belevi yolunun yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/925) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

53.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, çocukları suça teşvik ettiği iddia edilen yurt dışı lisanslı internet oyunlarının takibine ve yasaklanmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/938) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

54.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, vatani görevini yapmakta olan erlerin ve ailelerinin mektup ve kargo gönderilerinden ücret alınmamasına yönelik bir çalışma olup olmadığına ilişkin sözlü soru önergesi (6/996) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, soru-cevap işlemine ayrılan süreyi daha verimli kullanmak için uzlaşıyı da dikkate alarak önergelerin okunması işlemi yapılmayacaktır. Önergeler tam metin hâlinde tutanak dergisinde bastırılmaktadır. Ayrıca, cevaplanacağı önceden bildirilen soru önergelerinin özet bilgilerini içeren liste gruplara dağıtılmıştır.

Şimdi, sözlü soru önergelerini cevaplandırmak üzere Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet Arslan’ı kürsüye davet ediyorum.

Buyurun Sayın Bakan. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Süreniz altmış dakika.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Kars) – Saygıdeğer Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; ben de sözlü soru önergelerini cevaplandırmak üzere huzurlarınızdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Saygıdeğer Başkanım, hafta sonu Sarıkamış şehitlerinin 103’üncü yıl dönümünde Türkiye’nin her yerinde sadece Sarıkamış şehitlerini değil, dünden bugüne bu coğrafyada istikbalimiz ve istiklalimiz için gözünü kırpmadan Sarıkamış’ta olduğu gibi, Çanakkale’de olduğu gibi donmak pahasına da olsa şehadet şerbeti içen ecdadı rahmetle, minnetle yâd ettik, bugün bir kere daha bu kürsüden rahmetle, minnetle yâd etmek isterim ve 81 ilin 81’inde ecdadı anmak adına yürüyüşlere katılan vatandaşlarımıza da bir kere daha minnetlerimi ve saygılarımı iletiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli Başkanım, Trabzon Milletvekili Sayın Haluk Pekşen’in (6/61) esas numaralı Sözlü Soru Önergesi’nin cevabı: Konuyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığından alınan bilgiye göre, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının talebi doğrultusunda 6360 sayılı Kanun’un geçici 1’inci maddesinin (9)’uncu bendi hükmüne istinaden Trabzon Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 13/8/2014 tarih ve 162 sayılı Karar’ı neticesinde ihtiyaç fazlası personel belirlenerek atama talepleri İçişleri Bakanlığı aracılığıyla Devlet Personel Başkanlığına bildirilmiştir. İlgili personel hizmetine ihtiyaç duyulmaması nedeniyle söz konusu kanun gereğince ihtiyaç fazlası olarak belirlenmiş, Büyükşehir Belediyesi tarafından kırsal alandaki hizmetler çalışan personelin eğitimli ve tecrübeli olması sebebiyle aksatılmadan yürütülmektedir. Öte yandan, bu hizmetler esnasında kırsal alanda iş kazası neticesinde araç ve iş makinelerinden hurdaya ayrılan olmamıştır.

Niğde Milletvekili Sayın Ömer Fethi Gürer’in (6/124), (6/125), (6/127), (6/145), (6/223), (6/224), (6/225), (6/226), (6/227), (6/356), (6/357), (6/389), (6/397), (6/470), (6/475), (6/498), (6/499), (6/505), (6/603), (6/604), (6/639), (6/657), (6/659), (6/660), (6/663), (6/678), (6/679), (6/734), (6/735), (6/736), (6/765), (6/766), (6/777), (6/859), (6/860), (6/861), (6/862), (6/863), (6/938), (6/996) esas numaralı 40 adet sözlü soru önergesini sektörler itibarıyla toplu olarak cevaplandırmak istiyorum.

Değerli Başkanım, değerli milletvekilleri; Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluk ağındaki yollar, üst yapı kaplamasının standardının yükseltilmesi ve yolda sürüş konforunun sağlanması için “bitümlü sıcak karışım” dediğimiz BSK’yla kaplanmaktadır. 2017 yılında 2.318 kilometre BSK yapılarak toplam BSK uzunluğu 23.422 kilometreye çıkarılmıştır.

Üst yapı yenileme çalışmaları bölünmüş yollar açıldıktan sonra yapılan tamir ve tadilat çalışması değildir. Yıllık ortalama olarak 1.542 kilometre bitümlü sıcak karışım yapımı gerçekleştirilmektedir. Sathi kaplamalı yollarda da yıllık ortalama 15.544 kilometre yapım ve onarım yapılmaktadır.

Niğde-Ankara Otoyolu’nun ihalesi 14 Nisan 2017 tarihinde yapılmış, sözleşmesi imzalanmış, ağustos ayı itibarıyla da yolun yapımına başlanmıştır. Sözleşmesine göre bitim süresi üç yıl olmakla birlikte, çok daha önce bitirilmesi hedeflenmektedir.

Niğde-Altunhisar kavşağından Gümüşler kavşağına bağlantıyı sağlayan Niğde Çevre Yolu şu anki trafik hareketi nedeniyle ihtiyaç olmamasından kaynaklı olarak yatırım programında yer almamaktadır.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – “Yapılacak.” demiştin.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Çamardı-Kamışlı-Pozantı yolunun tek yol standardında onaylı projeleri tamamlanmış olup ileriki yıllarda trafik hacmine ve bölgedeki trafik gelişimine bağlı olarak bölünmüş yol olarak değerlendirilecektir. Toplam 56 kilometre uzunluğundaki, tek yol standardında, Ereğli ayrımı, Ulukışla-Pozantı devlet yolunun hız sınırındaki değişiklikler trafik yoğunluğundaki artış ve günün şartlarına göre güzergâhın 2x2 olarak projelendirilmesi için öncelikle kılavuz planı hazırlanmış ve proje çalışmalarına başlanılmıştır. Niğde-Pozantı Otoyolu’nun bağlantı yollarının güzergâhı içerisinde kalan Niğde ili Pınarcık köyüne ait taşınmazlar toplulaştırma kapsamında değerlendirilmiş olup söz konusu mevkide Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma yapılmamıştır.

Kara yollarımız üzerinde meydana gelen trafik kazalarına ait istatistiki bilgiler 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 5’inci maddesi gereğince trafik kaza tespit tutanaklarının düzenlenmesi ve buna bağlı olarak kaza istatistiklerinin toplanması Emniyet Genel Müdürlüğünün görev alanına girmektedir. Bu kapsamda, trafik kaza tespit tutanaklarına göre, Niğde-Bor arasında meydana gelen kazalarda yoldan kaynaklanan herhangi bir sorun olmadığı anlaşılmıştır.

Van çevre yolu, 2x3 şeritli, toplam 41 kilometre olarak bölünmüş yol standardında yapılmaktadır. Proje kapsamında 4 adet farklı seviyeli köprülü kavşak, Edremit-Kurubaş-Özalp yolu kavşağı ve Erciş yolu bağlantısı olmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından 18’inci madde uygulamasına yönelik plan çalışmaları bitirilme aşamasına getirilmiştir, proje, yatırım programında vardır, plan çalışmaları biter bitmez ihalesini yapacağız. Yine 1’nci kısım 23 kilometre olup 3 kilometrelik kesim alt temel seviyesinde tamamlanmıştır. 2’nci kısım 18 kilometre olup 16 kilometrelik kısmında alt temel ve sanat yapıları seviyesinde çalışmalar tamamlanmıştır.

Öte yandan, Niğde ili Çiftlik ilçesi Kitreli kasabası yolu, Niğde-Hacıbeyli-Dikilitaş köyü yolu, Osmaniye ili Kadirli ilçesi Köseli köyü yolu, Niğde ile Çamardı arasındaki Gümüşler kasabası yolu Karayolları Genel Müdürlüğü yol ağında bulunmamaktadır.

“HGS gelirleri yatırım tutarını karşılamakta mıdır?” diye bir soru vardı. Gelirler yatırım tutarını karşılamaktadır, ayrıca HGS gelirleriyle sadece HGS proje bedeli değil, HGS sistemlerinin işletilmesi, bakımı, onarımı ve geliştirilmesi masrafları da karşılanmaktadır. Diğer taraftan, 2015 yılında HGS’den etiketsiz geçen araç sayısı 2 milyon 728 bin 912 adet olup bu geçişlere ilişkin idari para cezası tebligatları 2016 yılında araç sahiplerine gönderilmiştir. Geçiş ücretleriyle ilgili olarak vatandaşlarca açılan dava sayısı ise 10.255’tir.

Saygıdeğer Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarımız; yüksek hızlı ve hızlı tren hatları koridor yaklaşımıyla doğu-batı aksında ve kuzey-güney aksında yapılmak üzere belirlenmektedir. Antalya-Konya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri güzergâhı Antalya’yı İç Anadolu’ya bağlayacaktır; Kırıkkale-Kırşehir-Aksaray-Ulukışla-Adana-Mersin güzergâhı ise özellikle saydığım bölgelerin Mersin ve İskenderun limanlarına ulaşımını sağlamış olacak, böylece önemli bir güzergâhı tamamlamış olacağız. Bu güzergâhlarda hızlı tren proje çalışmaları devam etmekte olup söz konusu etüt, proje çalışmalarının tamamlanmasını müteakip yapım ihalesine çıkılacaktır. Ankara-Mersin güzergâhı kapsamında Niğde il sınırları içerisinden geçen Kırıkkale-Kırşehir-Aksaray-Ulukışla demir yolu projemiz bulunmakta, Niğde ilimiz de Ulukışla-Niğde hattının modernizasyonuyla birlikte hızlı tren hattına bağlanmış olacaktır.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – “Yüksek” yok ama değil mi?

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Değerli Vekilim, yüksek hızlı tren ile hızlı trenin farkı şu: Yüksek hızlı tren sadece yolcuya hizmet eder, 250 kilometre hızla gider; hızlı tren ise 200 kilometre hızla hem yolcuya hem yüke hizmet eder. Dolayısıyla bölgenin yolculuk ve yük yoğunluğu dikkate alınarak yüksek hızlı tren veya hızlı tren olarak projelendirilmektedir.

Kapadokya bölgesiyle ilgili çalışmalar ise tüm projelerde olduğu gibi teknik kriterlere göre belirlenerek kültür varlıklarını koruma bölge kurulları dâhil olmak üzere ilgili tüm kurum kuruluşların olumlu görüşleri alınmıştır. Mevcut Kayseri-Niğde-Ulukışla demir yolu hattına yol yenilemesi yapılarak yol standardı yükseltilmiş, hattın sinyalizasyonu da tamamlanmıştır.

Haydarpaşa-Pendik demir yolu hattının yapımıyla ilgili olarak veya bir başka ifadeyle Marmaray Projesi’nin Halkalı’ya ve Gebze’ye kadar uzatılmasıyla ilgili olarak çalışmalarımız devam etmekte, arkeolojik kazılar, sözleşmeye dâhil edilen ilave işler, güzergâh üzerindeki bazı mülk ve hak sahiplerinin hukuki talepleri nedeniyle işin ilerlemesinde öngörülmeyen bazı durumlar olmuş, buna bağlı olarak gecikmeler yaşanmıştır ancak son bir yıl içerisinde çok ciddi bir hızlanma söz konusudur. Ağustos ayı içerisinde altyapı inşaatını, eylül ayı içerisinde de inşallah sinyalizasyonu bitireceğiz. Ondan sonra, kalan sürede de testleri yaparak bu yıl sonu itibarıyla banliyö hatlarını Gebze’den Halkalı’ya Marmaray araçlarıyla kesintisiz yolcu taşınabilir hâle getireceğiz.

Ayrıca, yüksek hızlı trenlerimiz de Ankara’dan kalkıp Haydarpaşa’ya kadar veya Halkalı’ya kadar gidebilecek hâle gelecektir. İnşallah bu sene sonu itibarıyla bu hizmeti vermiş olacağız.

Değerli Başkanım, değerli milletvekilleri; 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun’la TCDD altyapı işletmecisi, TCDD Taşımacılık ise tren işletmecisi olarak yapılandırılmıştır. Böylece özel sektörün de ulusal demir yolu ağı üzerinde devlet şirketleriyle beraber taşımacılık yaparak demir yolları sektöründeki payının artırılmasına imkân sağlanmıştır.

Sektörde beş tren işletmecisine lisans verilmiştir. Hâlen 12.608 kilometre demir yolu ağında işletmecilik yapılmakta olup 3.971 kilometre demir yolu inşaatında da çalışmalar devam etmektedir. 10.515 kilometrelik demir yolu hattı âdeta yeniden yapılırmışçasına yenilenmiş durumdadır. 880 kilometrelik kesimin rehabilitasyonu ve yol yenileme çalışması devam etmektedir. 4.660 kilometrelik hat elektrikli hâle, 5.534 kilometrelik hat ise sinyalli hâle getirilmiştir. Ayrıca 1.637 kilometrelik hattın elektrikli, 2.323 kilometrelik hattın ise sinyalli hâle getirilmesi çalışmaları devam etmektedir.

Öte yandan, demir yollarımızın çift hatlı hâle getirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında da 595 kilometrelik konvansiyonel demir yolu hattı çift hatlı hâle getirilmiştir.

Bunun yanı sıra, 36 kilometre uzunluğundaki Arifiye-Pamukova hattının kalan 10 kilometrelik kısmını da bu yılın ilk çeyreğinde tamamlayarak çift hatlı hâle getirmiş olacağız.

Yapımı devam eden Başkentray Projesi kapsamında da 36 kilometre güzergâh uzunluğuna sahip Sincan-Kayaş kesiminde toplam 150 kilometre uzunluğundaki yeni yol yapılarak çoklu hat hâline getirilmiş olacaktır. Bunu da şubat sonu itibarıyla inşallah bitirmiş olacağız.

Bunlara ilaveten, yapımı devam eden lojistik merkezler, iltisak hatları gibi projelerin de tamamlanmasıyla birlikte yük taşımacılığında demir yolu payının artırılması hedeflenmektedir.

Diğer taraftan, demir yolu yük taşımacılığında 2004 yılından itibaren blok tren işletmeciliğine geçilmiş oldu. Böylece 2017 yılında 28,5 milyon ton yük taşınarak on beş yıl öncesine göre yük taşıma miktarında yüzde 79, yük taşıma gelirlerinde ise yüzde 250 oranında artış sağlanmıştır.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; son on yıl içerisinde 9 adet demir yolu istasyonu bölgedeki gelişmeler nedeniyle tren trafiğine kapatılmıştır; değerli vekilimizin bu istasyon sayısına yönelik sorusunun cevabı. Buralarda çalışan personel ise ihtiyaç olan diğer istasyon veya garlarda görevlendirilmiş olup herhangi bir personelin işten çıkarılması söz konusu değildir.

TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü bünyesinde 2002 yılında toplam 43.141 personel var iken TCDD Taşımacılık Anonim Şirketine memur ve işçi -geçici işçiler dâhil olmak üzere- toplam 10.750 personel nakledilmiştir. TCDD Taşımacılık Anonim Şirketine ait 10.750 personelin nakledilmesiyle birlikte, işten ayrılan, emekli olan, vefat eden arkadaşlarımız dâhil olmak üzere 2017 tarihi itibarıyla TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan toplam personel sayısı 14.386’ya düşmüştür.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Taşeron kaç?

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – O soruları da sorarsınız, onlara da cevap veririm.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Sordum, onun içinde var.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Şimdi müsaadenizle bunlara cevap vereyim.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Sayın Bakanım, 22 bin de taşeron var, ben söyleyeyim size.

BAŞKAN – Sayın Gürer, lütfen; sonra, sonra.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait 6.658 adet lojman olup yapılan incelemeler sonucu son on yılda, depreme dayanıksız olduğu tespit edilen toplam 302 adet lojman yıktırılmıştır. Öte yandan Kayseri-Niğde-Adana güzergâhında “yayla treni” olarak tanımlanan trenin yerine Erciyes Ekspresi bölgesel tren olarak işletilmektedir.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – O eskiden de vardı Sayın Bakan.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; her 100 kilometrede sivil ulaşıma açık bir havalimanına erişme hedefimiz doğrultusunda havalimanları inşa ediyoruz. Bu anlamda, kâr eden havalimanları var, zarar eden havalimanları var ancak zarar eden havalimanları kâr eden havalimanlarını destekler vaziyette ve bölge halkının da sivil ulaşımını sağlar vaziyettedir. Dolayısıyla bütün bu ağı bütüncül olarak ele alıyoruz ve bunların bir ağın bütünü olduğunu unutmadan hareket ediyoruz ki bu çerçevede bu sene içerisinde iç hat, dış hat toplam taşıdığımız yolcu sayısı 193 milyon 300 binin üzerine çıkarak rekor seviyeye erişmiştir. Yine bu çerçevede, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü 2016 yılında 1 milyar 527 milyon 57 bin 226 Türk lirası kâr elde etmiş, bu kârdan 888 milyon 500 bin 993 Türk lirası temettü olarak hazineye ödenmiştir.

Yine, havacılık sektöründeki gelişmelere bağlı olarak Niğde ili ve yöresinin sivil hava ulaşım ihtiyacının karşılanması amacıyla bir havalimanı yapılması yolcu trafiğinin yoğunluğuna ve bölgedeki gelişmelere bağlı olarak yer tespiti, fizibilite, ÇED ve sondaj çalışmaları böyle bir takvim çerçevesinde yapılabilecektir.

Öte yandan, Ege Denizi’nde arama kurtarma faaliyetleri için Urla Arama Kurtarma İstasyonu ve Eğitim Tesislerine yakın lokasyonda, en az 40 bin ile 50 bin metrekare miktarlı, deniz kenarında bir taşınmazın Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne devrinin sağlanması konusunda Millî Emlak Genel Müdürlüğüyle koordineli bir şekilde çalışmalar yürütülmektedir.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; GSM altyapısı olmayan yerleşim yerlerine altyapı projesi kurulması kapsamında Niğde ili Bor Kızılkapı, Ulukışla Madenköy, Ünlüyaka, Çamardı, Üçkapılı ve Merkez, Özyurt yerleşim yerleri kapsama altına alınmıştır. Buna ilave olarak 1.472 yeni yerleşim yerine mobil internet altyapısının kurulması kapsamında Niğde ili Ulukışla Gedelli ve Tekneçukur yerleşim yerlerine baz istasyonu kurulumu yapılacaktır.

İnternet erişiminin engellenmesine yönelik işlemler Bakanlığımız ilişkili kuruluşu olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından 5651 sayılı Kanun kapsamında resen ve/veya mahkeme kararları kapsamında gerçekleştirilmektedir. BTK tarafından yapılan işlemlerin rakamsal değerlerinin ve internet site isimlerinin açıklanması, suçun önlenmesi ve suçla mücadelede sıkıntılara sebep olabilecek ve özellikle çocuk pornosuna ilişkin içeriklerin de deşifre olmasına yol açacaktır. Bu rakamlardan hareketle, uluslararası düzeyde ülkemiz aleyhine haksız algı oluşmasına meydan vermemek ve olası bilgi kirliliğini önlemek adına diğer ülkelerde de olduğu gibi bu rakamlar resmî olarak toplu şekilde açıklanmamaktadır. Ancak sosyal ve akademik çalışmalarda kullanılmak üzere orantısal istatistikler “internet.btk.gov.tr” web sayfasında “İstatistikler” seçeneği altında belirli aralıklarla yayımlanmaktadır.

5651 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi kapsamında resen uygulanan tüm erişim engelleme tedbirlerinin yaklaşık yüzde 99,7’si dört suç düzenlemesi ki bunlar “çocukların cinsel istismarı, müstehcenlik, fuhuş ve kumar oynanması için yer ve imkân sağlama” suçları kapsamında gerçekleşmiş; diğer binde 3’lük bölümünü ise kalan suçlar yani intihara yönlendirme, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini ve yine, 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’da yer alan suçlardan oluşmaktadır.

Çocukların, zararlı içerikler içeren bilgisayar oyunlarından korunması kapsamında Uluslararası Çocuk ve Bilgi Güvenliği Etkinlikleri “Dijital Oyunlar” temasıyla 9-11 Ekim 2017 tarihlerinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda gerçekleştirilmiş, yapılan çalıştaylar ve sempozyumlarda dijital oyunlar bütün yönleriyle tartışılarak ele alınmış, bu konunun üzerine önemle gidilmesine yönelik çalışmalarımız devam etmektedir.

İnternette 2016 ve 2017 yılında yasaklanan kumar, şiddet, uyuşturucuya teşvik siteleri bağlamında açılan dava bulunmamaktadır. Ayrıca köylere ücretsiz internet hizmeti verilmesiyle ilgili bir uygulama bulunmamakla birlikte bu bölgelere bu hizmetin götürülmesine yönelik zaten Evrensel Hizmet Fonu’ndan gerekli kaynağı ayırıyoruz.

Diğer taraftan, vatani görevini yapmakta olan erlerin gönderileriyle ilgili olarak 6586 sayılı Kanun kapsamında “Görme engellilere özgü yazı içeren gönderiler ile askerî öğrencilerin, sözleşmeli erbaş ve erler ile uzman erbaşlar hariç erbaş ve erlerin 100 grama kadar ağırlıktaki gönderileri, özel hizmet ücretleri hariç, posta ücretlerinden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Ayrıca asker anne ve babalarının, eşlerinin ve kardeşlerinin askerlere göndereceği mektup ve kargo gönderilerinden de herhangi bir ücret alınmamasını temin yönünde kanun değişikliği çalışmalarımız sürdürülmektedir.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Sayın Fethi Gürer’in önergeleriyle ilgili olarak, son olarak 10 Şubat 2018 tarihinde Bakanlığımızda görevde yükselme sınavı yapılacaktır. Yüce heyetinize bu bilgileri saygıyla sunuyorum.

İstanbul Milletvekili Sayın Ali Özcan’ın (6/135) esas numaralı Sözlü Soru Önergesi’nin cevabı: 2011-2017 yılları arasında 432 kilometre yeni otoyol yapılmış, 2017 yılı itibarıyla otoyol ağımızın uzunluğu 2.657 kilometreye çıkmıştır. Hâlen 978 kilometre otoyolda yapım çalışmalarımız devam etmektedir. Yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz 2.377 kilometre uzunluğundaki otoyol projelerinin hayata geçirilmesiyle 2023 yılında Türkiye’nin otoyol ağı 5.034 kilometreye çıkmış olacaktır.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Trabzon Milletvekili Sayın Haluk Pekşen’in (6/217), (6/342) ve (6/664) esas numaralı üç adet sözlü soru önergesinin yine toplu olarak cevaplandırılması işlemine geçiyorum.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın mülkiyeti Savunma Sanayii Müsteşarlığında olup hâlen Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri Anonim Şirketi yani HEAŞ tarafından işletilmektedir. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın terminal genelinde denetimleri haftanın farklı gün ve saatlerinde 236 personel tarafından gerçekleştirilmiş ve sürekli hâle getirilmiştir. Temizlik personeli ve ilgili denetleyici şef sayısı artırılmış, günlük temizlik kontrol turları 2 katına çıkarılmıştır. Güncel duruma göre operasyonun sürekli takibi yapılarak gerekli artırımlar gerçekleştirilmektedir.

Hava ve kara trafiği ile hava aracında silah taşınması hususunda genel kurallar Millî Sivil Havacılık Güvenlik Programı’nın 123 maddesiyle belirlenmiştir. Özellikle üst düzey devlet görevlilerinin korunmasını amaçlayan bu düzenlemeyle gerek silah taşıyacak görevli personel sayısının kısıtlanması ve kimler olduğunun belirlenmesi gerekse bu görevlilerin kendilerinin veya uçuşlarının kayıt altında olması da havacılık güvenliği açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.

Belediyeler tarafından gönderilen ana plan önerileri içerisinde yer alan raylı sistem projeleri Bakanlığımızca incelenerek sistem seçimi ve kriterlere uygunlukları onaylanmakta ve Bakanlar Kurulu kararıyla gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda Şanlıurfa iliyle ilgili olarak Bakanlığımıza onay için sunulmuş herhangi bir raylı sistem projesi bulunmamaktadır.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Urfalılar yandı yani Urfa hiçbir programda yok Sayın Bakan.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Efendim, Urfalılar yanmıyor. Şanlıurfa’daydım geçen hafta. Şanlıurfa’nın ulaşılır ve erişilir olabilmesi adına olağanüstü bir gayretimiz var. Ulaşımla ilgili her modda, her türde, her türlü desteği veriyoruz. Şanlıurfa etraf illere bölünmüş yollarla bağlanmış durumda. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Şanlıurfa’nın raylı sistemleri konusunda da belediye ulaşım ana master planını yapacak, ona bağlı olarak bize gelecek, elbette ki gereğini yapacağız. Hiç merak etmeyin, biz Urfa’yı da diğer 80 ilimizi de birbirinden ayırmadan, ulaşılabilir ve erişilebilir hâle getirmek için gece gündüz çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz.

Değerli Başkanım, Adana Milletvekili Sayın Elif Doğan Türkmen’in (6/275) esas numaralı Sözlü Soru Önergesi’nin cevabı: 56 kilometre uzunluğundaki Mansurlu-Gaffaruşağı-Feke yolunun 36 ile 56’ncı kilometreleri arasında sathi kaplama mevcuttur. 2016 yılında 11 kilometresi temel seviyesinde tamamlanmış olup 2017 yılında da bunun 2,5 kilometresinin asfalt kaplaması yapılmıştır. Ayrıca 2017 yılında 4 kilometrelik kesim daha alt temel seviyesinde tamamlanmış olup kalan kesimlerin asfalt tabakasının tamamlanması bu sene içerisinde bitirilecektir.

Değerli Başkanım, Balıkesir Milletvekili Sayın İsmail Ok’un (6/285) ve (6/304) esas numaralı sözlü soru önergeleri aynı mahiyette olduğundan birlikte cevaplandırmak istiyorum.

Balıkesir Emniyet Köprülü Kavşağı ve 6 Eylül Kavşağı’yla ilgili olarak sözleşme gereği işin bitim tarihi 25/3/2016 olarak belirlenmiş olmasına rağmen birbirine yakın olan iki kavşakta aynı anda çalışma yapılmasının şehir içi trafiğini olumsuz etkileyeceği düşünülerek, sırayla yapılmıştır. Bu anlamda, hastane bağlantısında da sıkıntı yaşatmama yolundaki bu çalışmamız sonucunda 6 Eylül Kavşağı’nın yapımından sonra Emniyet Köprülü Kavşağı da tamamlanmıştır; her ikisi de 31/12/2017 tarihi itibarıyla trafiğe sunulmuştur.

Balıkesir Milletvekili Sayın Ahmet Akın’ın (6/307) esas numaralı Sözlü Soru Önergesi’nin cevabı: Değerli Başkanım, değerli milletvekilleri; Ankara-Balıkesir arasındaki yol yenileme çalışmaları tamamlanmış ve 10/1/2017 tarihi itibarıyla tren işletmeciliğine başlanmıştır. İzmir Mavi Treni Eskişehir-Kütahya-Balıkesir-İzmir arasında, Karesi Ekspresi ise Balıkesir-İzmir-Balıkesir arasında işletilmeye başlanmıştır.

Konya Milletvekili Sayın Mustafa Hüsnü Bozkurt’un (6/553) esas numaralı Sözlü Soru Önergesi’nin cevabı: 2017 kış tarife döneminde yerli hava yolu işletmelerine Ankara’dan Almanya, Avusturya, Azerbaycan, Fransa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Rusya, Suudi Arabistan, Ukrayna ve Ürdün olmak üzere 9 ülkeye direkt uçuş gerçekleştirmeleri için izin verilmiştir.

Ayrıca, Ankara-Stockholm hattında 2017 kış tarife döneminde uçuş planlanmamakla birlikte bundan sonra hava yolu şirketlerinin uçuş talepleri olması durumunda Esenboğa Havalimanı’mızın büyütülmesine bağlı olarak yeteri katar slot verme imkânımız olduğu için bunun da gereği yapılıp gerekli izinler verilecektir.

İzmir Milletvekili Sayın Atila Sertel’in (6/623), (6/924), (6/925) esas numaralı üç adet sözlü soru önergelerinin cevabı: TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü bünyesinde geçici işçi statüsünde istihdam edilen 3.261 geçici işçi 5620 sayılı Kanun kapsamında 2007 yılında sürekli işçi kadrosuna geçirilmiştir. 5620 sayılı Kanun gereği gerekli şartları taşımadığı için sürekli işçi kadrosuna geçirilemeyen ve hizmet akdi askıda olan işçiler yılda altı aydan az olmamak üzere geçici işçi pozisyonunda çalıştırılabilmekteyken 24 Aralık 2017 tarih ve 30280 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 106’ncı maddesiyle yapılan düzenleme sonucu geçici işçilerin çalışma sürelerinin dört aya kadar uzatılması da imkân dâhilinde olmuştur. Bunu da memnuniyetle ifade etmek isterim.

İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin tüm kesimlerinde altyapı yapım çalışmaları devam etmekte olup altyapı çalışmaları genelinde yüzde 28 fiziki ilerleme sağlanmıştır. Üstyapı ve elektrifikasyon, sinyalizasyon ve telekomünikasyon dediğimiz EST işleri kapsamında da Polatlı, Afyonkarahisar, Uşak kesiminin ihalesi 14/11/2017 tarihinde yapılmış, hattın 2019 yılında tamamlanması, Uşak-İzmir kesimine ait ihalenin ise 2018 yılı içerisinde yapılarak hattın 2020 yılında tamamlanması planlanmaktadır. Proje için şu ana kadar 983 milyon Türk lirası harcanmış olup yaklaşık olarak 8 milyar 340 milyon Türk lirası daha harcanarak proje tamamlanacaktır.

Toplam 20,5 kilometre uzunluğundaki Belevi-Tire yolu işine 5/4/2017 tarihinde başlanılmış, Belevi Gölü’nün zemin ıslahı ve dolgu çalışmaları yapılmıştır. Ancak kesinleşen ihale kararına karşı yapılan itiraza istinaden Ankara 17. İdare Mahkemesinde açılan dava sonucu ilgili mahkeme tarafından verilen 2017/543 sayılı yürütmenin durdurulması Kararı gereğince 29/6/2017 tarihinde iş durdurulmuş olup yapılan değerlendirmeler sonucunda yeni yükleniciyle 22/9/2017 tarihinde sözleşme imzalanmış ve 6/10/2017 tarihinde iş yeri teslimi yapılarak yapım çalışmalarına yeniden başlanmıştır. İşin proje bedeli 73 milyon 500 bin Türk lirası olup 2019 yılı son çeyreğinde tamamlanması hedeflenmiş…

ATİLA SERTEL (İzmir) – Sayın Bakanım, 4 Eylül 2018 için söz verdiniz orada.

BAŞKAN – Sayın Sertel, lütfen…

ATİLA SERTEL (İzmir) – Tire halkına söz verdiniz.

BAŞKAN – Sayın Sertel, lütfen…

ATİLA SERTEL (İzmir) – 2019’a aktarmayın.

BAŞKAN – Sayın Sertel, size söylüyorum, lütfen…

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Değerli Sertel…

BAŞKAN – Sayın Bakan, siz Genel Kurula hitap eder misiniz lütfen.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Değerli Vekilim…

ATİLA SERTEL (İzmir) – Sayın Bakanım, sizin töreninize katıldım, alkışladım, söz verdiniz orada.

BAŞKAN – Sayın Sertel, size söz vermedim.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Değerli Başkanım, çok teşekkür ediyorum, değerli vekilim sağ olsunlar, İzmir milletvekillerimiz de bu işin temel atma töreninde bize eşlik ettiler, nezaketlerine de teşekkür ediyorum.

ATİLA SERTEL (İzmir) – Evet, sözünüz 4 Eylül 2018.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Söz de verdim ancak ben söz verdiğimde mahkemenin devam eden işi durduracağını, sözleşmeyi bitirerek tasfiye yapacağımı, yeni bir firmaya vereceğimi, onun yeniden başlayacağını bilemiyordum.

ATİLA SERTEL (İzmir) – Devam etmedi Sayın Bakan.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Ancak memnuniyetle ifade ederim ki bütün bu süreçleri hızlı bir şekilde yerine getirdik, işe başlandı. Dolayısıyla işin bir an önce bitirilmesi, o bölgedeki…

ATİLA SERTEL (İzmir) – Sayın Bakanım, her ay orada insan ölüyor.

BAŞKAN – Sayın Sertel, rica etsem, lütfen… Duymuyorsunuz.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Zaten Sayın Sertel, bu projeyi yapma sebebimiz, insanımızın hizmetine bu projelerin sunulmasıdır.

ATİLA SERTEL (İzmir) – Ben halk için konuşuyorum.

BAŞKAN – Ama Sayın Sertel, böyle bir usul yok.

ATİLA SERTEL (İzmir) – Ben halkımız için söylüyorum Sayın Bakanıma. 4 Eylül 2018, söz verdiniz Sayın Bakanım.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; İstanbul Milletvekili Sayın Mehmet Bekaroğlu’nun (6/835) esas numaralı Sözlü Soru Önergesi’nin cevabı: Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri, Ovit Tüneli ve Bağlantı Yolları Projesi 2017 Yılı Yatırım Programı’nda 5 milyon 294 bin Türk lirası ödenekle yer almakla birlikte, yıl içerisinde başka projelerden yaptığımız projeler arası aktarmayla 299 milyon 919 bin lira para aktarılmış, böylece 305 milyon 213 bin Türk lirasına yükseltilmiştir. Söz konusu proje, ülkemizin şu an bitmek üzere olan en uzun tünelidir. Tek tüpü mevsim şartları dikkate alınarak hizmete sunuldu. Artık insanlar Ovit’le İyidere-İkizdere-İspir arası yol alırken yollarda kalmıyorlar. Memnuniyetle bir gidiş bir geliş olarak hizmete sunduk. Diğer tüpün asfaltını da havanın hızlı soğuması nedeniyle dökemedik ancak ilkbaharla birlikte inşallah bu asfaltı da dökeceğiz ve nisan sonu itibarıyla ikinci tüpü de bitireceğiz, iki gidiş iki geliş hizmete sunmuş olacağız.

Ovit Tüneli, gerçekten, insanımızın memnuniyetle seyahat konforunu yükselterek kullanabileceği bir tünel. Böylece Karadeniz’i, Doğu Karadeniz’i İspir-Erzurum üzerinden Kars, Iğdır, Nahçıvan’a, İran’a; güney istikametinde de İran’a, Irak’a, Suriye’ye daha rahat bağlamış olacağız. Önemli bir koridoru yerine getirmiş olacağız.

Değerli Başkanım, bütün bu çalışmaları yaparken elbette ki insanımızın hayatını kolaylaştırmak hedefimiz, polemiklere girmeden ülkeyi erişilebilir, ulaşılabilir hâle getirmek.

Dilimin döndüğünce sorulara cevap vermeye çalıştım. Ancak bir konuyu özellikle vurgulamak istiyorum: Yaptığımız bölünmüş yollarla, yaptığımız otoyollarla insanımızın hayatını kolaylaştırıyoruz, seyahat konforunu artırıyoruz, seyahat süresini azaltıyoruz, yaşamını kazandırıyoruz; zira, ölüm oranları yüzde 64 oranında düşmüş durumda. Bu, bizim memnuniyetimiz. Yine, araçların bakım tutumundan tasarruf sağlıyoruz, akaryakıttan tasarruf sağlıyoruz, karbondioksit salınımından tasarruf sağlıyoruz. Amacımız, bunları yapmakla birlikte, bölgeler arası kalkınmışlık farkını ortadan kaldırmak ve bölgelerin sanayisinin, endüstrisinin büyümesi, taşımacılığı geliştirmektir. Bunu yaparken de…

Hiçbir zaman polemiğe girmek istemiyorum ama değerli arkadaşlar, dünden beri bir konu çok gündeme getirildi, sizlerle paylaşmak isterim. Sayın Kılıçdaroğlu burada bir kamyonun İstanbul-Ankara arası seyahatindeki masrafından bahsetti, bir kamyonun. Sayın Başbakanımız da çıktı, kamyonla ilgili değerleri verdi ve düzeltti. Sonra, Cumhuriyet Halk Partisinden 2 milletvekili arkadaşımız İstanbul’dan yola çıktılar, Ankara’ya kadar bir tırla geldiler. Değerli arkadaşlar, bütçe konuşmalarında gündeme gelen kamyon idi, tır değil. Tır farklı. Tır nedir? Bir çekicisi vardır, ayrıca bir de dorsesi vardır, çekici ile dorse birlikte 4 dingil veya 4 akstır. 4 dingil ve 4 akslık araçların otoyollarda veya köprülerdeki ücretleri farklıdır, kamyonların ücretleri farklıdır. Örnek vermek gerekirse…

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Onu da şoför kullanıyor. Biz şoförlerin mağduriyetini anlatıyoruz Sayın Bakan, siz nasıl örnek veriyorsunuz?

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Şoförlerin mağduriyetlerini doğru veriler üzerinden anlatın.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Doğru veri, tır işte o da.

ATİLA SERTEL (İzmir) – Yarın kamyonla da gelirler Sayın Bakan, kamyonla da gelirler.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Bizim amacımız ne? Bizim amacımız, şoförün hayatını kolaylaştırmak, yol konforunu yükselterek şoförün aracını rahat kullanması, şoförün hayatını kurtarmak, şoförün akaryakıt tasarrufunu sağlamak, şoförün yükünü bir yerden bir yere kolay götürmesini sağlamak. Bütün bunları yaparken insanımızın hayatını kolaylaştırıyoruz, aynı zamanda şoförün de hayatını kolaylaştırıyoruz.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Şoförlere bir sorun nasıllar?

ATİLA SERTEL (İzmir) – Şoförlere bir sorun Sayın Bakan, şoförler memnun mu? Şoförler memnun mu Sayın Bakan?

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Değerli arkadaşlar, rakamları söyleyeyim: 4. sınıf araç için Ankara-İstanbul arası otoyol ücreti 49 lira -bu tırınki- ancak kamyonun ki 35 lira 25 kuruştu, şimdi 38 lira 75 kuruş. Bunu çıkıp -o zamanki konuşmadaki- “Rakamları düzeltiyorum.” deyip kamyon yerine tır sürerseniz zaten orada bitmiştir, kamyon yerine tırla rakam söz konusu olmaz.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – İkisini de şoför sürüyor, onu anlattı, şoförün mağduriyetini anlattı.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Kaldı ki köprü ücretleri 3. sınıf araçlar için 30 lira 15 kuruştu, çift yönlü 60 lira 30 kuruştu. Arkadaşlar bir de tablo yayınlamışlar, diyorlar ki: “Köprü geçiş ücreti 82 lira.” Tır için olsa dahi 82 lira çift yönlüdür yani 41 liradır. 41 lira nerede, 82 lira nerede?

Döndük, asıl söz konusu olan, bahis konusu olan kamyondur. Kamyon için 30 lira 15 kuruş idi, bugün de 32 lira 30 kuruş. 32 lira nerede, 82 lira nerede?

Değerli arkadaşlar, bir şey daha, yine değerli milletvekillerimizin basınla paylaştığı tablodan alıyorum, diyor ki: “Ankara-İstanbul arası 500 kilometre. Kilometre başına da 1,20 liralık akaryakıt harcanır.” Onların rakamını alıyorum. Ve yine diyor ki: “1.100 lira yakıt parası.” 500 kilometre diyorsanız, kilometre başına da 1,20 lira diyorsanız 600 lira eder, 1.100 lira etmez. Kaldı ki mesafe 500 kilometre değil değerli arkadaşlar.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) – Matematikten çakmışlar, ikisi de sınıfta kalmış.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Yok, yok, matematik güzel de Değerli Vekilim, başka bir şey var.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Yalnız, Sayın Başkan, o arkadaşlar burada yok, soruların içinde bu sorular da yok, onlar varken konuşturun.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Kamyonu nereden başlatmışlar biliyor musunuz? Selimpaşa’dan başlatmışlar. Çünkü İstanbul’un merkezinden başlatsa…

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Bize müdahale ediyorsunuz, Bakan burada olmayanlara cevap veriyor. Bizim sorulara atlayarak cevap verdi.

BAŞKAN – Sayın Gürer, lütfen…

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – E, bizim sorulara atlayarak cevap verdi.

BAŞKAN – Ama yok böyle bir usul. Sayın Bakan cevap veriyor, lütfen…

ATİLA SERTEL (İzmir) – Evet, sorulara cevap verecekti, vermedi.

BAŞKAN – Sorular bitince elinizi kaldırırsınız.

ATİLA SERTEL (İzmir) – Bitmedi.

BAŞKAN – Zaten sisteme girmişsiniz, size söz vereceğim, o zaman söylersiniz söyleyeceklerinizi. Lütfen…

ATİLA SERTEL (İzmir) – Sorulara yanıt vermedi.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Arkadaşlar burada olsaydı, öyle konuşsaydı.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Değerli arkadaşlar, Ankara-İstanbul arası 425 kilometredir, köprüye kadar sayarsanız 450’dir, 500 değildir.

ATİLA SERTEL (İzmir) – Sayın Bakan, ona başka yerde cevap versen daha iyi olur.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Ancak 500’ü tutturmak için İstanbul’un da batısında Mahmutbey’e 43 kilometre mesafesi olan Selimpaşa’dan kalkılıyor ki 500’ü tutturalım. E, ben olsam Kapıkule’den gelirdim, 700’ü de tuttururdum, onu da söyleyeyim.

Değerli arkadaşlar, bir şeyi daha sizinle paylaşmak istiyorum. Söz konusu tırın 27 F 7903 plakalı çekicisi var. Kamyon olsa önde de arkada da tek plaka olacak. Tır olduğu için çekicisinin plakası bu. Bir de dorsesi var. Dorsenin de plakası 34 ZBV 54. Bu araçla bu yol alınıyor. Söz konusu araç, söz konusu tır -kamyon değil, tır- 2 Ekim 2017 tarihinde Mecidiye’den yola giriyor, Gerede’den çıkıyor. Ne yazık ki, HGS’si olmasına rağmen HGS gişesini kullanması gerektiği hâlde OGS gişesini kullanıyor, bir de cezalı duruma düşmüş, bir de 10 kat cezası var. Bu vesileyle şöyle bir faydası oldu: Söz konusu tırın sahibini buradan uyarıyoruz, gitsin, işlemini yapsın; arkadaşlar HGS’sinde yeteri kadar bakiye olması nedeniyle, başvurusu üzerine o cezayı da kaldırıp 42 lirayla işlemini yapabilir hâle getirecekler. Lütfen daha dikkatli olsun.

Değerli arkadaşlar, Bakanlık olarak biz ülkenin…

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – O kayıtlar yanlış olmasın, Manisa’daki traktöre de kesmişler ya cezayı. Bir yanlışlık olmasın.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) – Adamın da başını yakmışsınız.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Sayın Bakana saygısızlık yapmayalım lütfen.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Hayır, bu fotoğraflar da var, fotoğrafla da gösterebilirim.

Değerli arkadaşlar, traktörle ilgili de söyleyelim: Ne yazık ki bazen plakaların içerisindeki “0” rakamının üzerine bir çivi çakarak “8” gibi okunmasına sebep oluyorlar veya başka sahteciliklere insanlar gidebiliyor. İstisnai olarak bu durumda elbette ki cihaz yanlış okuyor, yanlış okuduğu zaman da ilgili bize müracaat ediyor. Biz zaten ne yapıyoruz? Biz Deli Dumrulluk yapmıyoruz, hiç karıştırmayın. Bizim yaptığımız şu: Onun itirazı üzerine görüntüleri alıyoruz, inceliyoruz, Emniyet kayıtlarındaki o plakalı aracın ne tür bir araca ait olduğunu tespit ediyoruz. Vatandaşımız haklıysa baş göz üstüne, gereğini yapıyoruz. Nitekim orada da gereğini yaptık, yapmaya devam ederiz. Ama söz konusu olan çekicili dorseli tırın cezası fotoğraflarıyla, videosuyla sabittir. Müracaatını yapsın, bu cezadan kurtulsun diyorum.

Yaptığımız, dün de olduğu gibi, bugün de olduğu gibi insanımızın erişimini, ulaşımını sağlamak, ülkemizin bulunduğu konum itibarıyla taşımacılık pastasından daha fazla pay alması; uluslararası taşıma koridorlarındaki avantajını ülke lehine, insanımız lehine, milletimiz lehine kullanacak, katma değer oluşturacak şekilde ana koridorları tamamlamaktır. Bütün ulaştırmanın her türünde yaptığımız budur, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.

Elbette ki Meclisimizin denetim hakkına saygı duyuyoruz, bu konuda müteşekkiriz ancak bir teşekkürü daha ifade etmek isterim. Bakanlığımızın iş ve işlemleriyle ilgili ne zaman ki Meclise geldik, Meclisimiz her zaman bizim önümüzü açtı, her zaman işlerimizi kolaylaştıracak düzenlemeler yaptı. Dolayısıyla siz saygıdeğer milletvekillerimizi katkılarınızdan, desteklerinizden dolayı minnetle, şükranla anarken çok çok teşekkür ediyorum.

Değerli Başkanım, saygılarımı arz ediyorum. Sorulara cevaplarımı bitirdim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

İMRAN KILIÇ (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sırayla gideceğiz Sayın Kılıç.

Sayın Gürer, buyurun.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakan sorduğum soruları istediğim biçimiyle yanıtlamadı, zaten yanıtlaması mümkün değildi. Niğde ilinde havaalanı konusunda, on beş yıldır gelen Adalet Kalkınma Partisinin tüm genel başkanları Niğde’ye havaalanı yapılacağının sözünü verdi. Sayın Bakan da geldiğinde referandumda bile “Sizin havaalanı konusuyla ilgileniyoruz.” dedi. Şimdi burada yaptığı açıklamada bu yıl olmadığı gibi bundan sonra da olup olmayacağı meçhule gidiyor. Rica ediyorum, bundan sonra Niğde’ye gelip de “Havaalanı yapılacak.” biçiminde açıklama yapmasınlar çünkü Niğdeli on beş yıldır aldatılıyor.

İkincisi: Ankara-Kayseri-Niğde-Adana tren yolu güzergâhı vardı. Bu güzergâhta, yüksek hızlı tren güzergâhı içinde yalnızca Niğde merkez devre dışı bırakılıyor. Ankara-Kayseri-Sivas’a gidiyor, öbür taraftan Ankara-Aksaray Ulukışla ilçesi üzerinden Adana’ya gidiyor. Yüksek hızlı tren de Niğde merkeze gelmiyor.

Bunun yanında Niğde-Çiftlik yolu 35 kilometre, yıllardır bitirilmiyor. Bu yolun, 35 kilometrelik yolun da bitirilmesini talep ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Sayın Başkan, bir dakika olmadı ki.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Sertel…

ATİLA SERTEL (İzmir) – Sayın Bakan, 4 Eylül 2018 tarihinde Tire-Belevi yolunun biteceğini, binlerce insanın, Tirelinin gözünün içine baka baka söyledi, şimdi bu yolu 2019’a atmış.

Sayın Bakan, Karslı; ben, Kars’tan sorumlu milletvekiliyim. Bakın, Karslılardan bana o kadar çok talep geliyor ki. Şehir stadını yıktınız. O şehir stadının da açılış tarihini 6 Kasım 2016 olarak verdiniz. 2017 yılının Ocak ayı geçti, 2018’in Ocağına geldik hâlâ bir stat yapılmadı.

Sayın Bakan, hafta sonu Kars’tayken haberiniz olmuş ancak Karslı kardeşlerimize demişsiniz ki dolmuşçularla ilgili: “Bu sorun, benim sorunum değil, gidin belediyeye halledin. Kime oy verdiyseniz o halletsin.” Siz Kars’tan sorumlusunuz ve Kars’ta bir tek konuda, sadece bir konuda size teşekkür etmek istiyorum: Akyaka yollarını söylemiştim, yapmışsınız, teşekkür ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ATİLA SERTEL (İzmir) - Ama Digor, Selim, Kağızman, Sarıkamış, Arpaçay, Susuz yollarına da el atın, Tire-Belevi yolu gibi olmasın. Bari Kars’a sahip çıkın.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Bizim soru sayımız çok fazlaydı Sayın Başkan, 1 dakika dolmadan kestiniz.

BAŞKAN – Sayın Bakan, cevap verecek misiniz?

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Kars) – Müsaadenizle toplu olarak cevap vermek istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun kürsüye.

Süreniz beş dakika…

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Bu hızlı geçiş sistemi ücretlerinde indirim yapacak mısınız Sayın Bakan? Bayağı kâr ediyorsunuz, indirim yapın vatandaş için.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Kars) – Saygıdeğer Başkanım, değerli milletvekilleri; Niğde havalimanıyla ilgili ne söylediğimi ben de çok iyi biliyorum, Niğde milletvekillerimiz de çok iyi biliyor.

Söylediğimiz şu: Geçmişte “her ile bir havalimanı yapacağız” diye gitmişler bir tane tabela takmışlar, biraz da taş dökmüşler, ne yazık ki hepsi yarım kalmıştı. Şırnak öyledir, bugün hizmet veriyor; Iğdır öyledir, bugün hizmet veriyor; Bingöl öyledir, bugün hizmet veriyor. Nitekim Bayburt, Gümüşhane de öyledir, 16’sında inşallah tekliflerini alıyoruz, yapıyoruz.

Niğde’yle ilgili söylediğimiz: Geçmişte yapılan bu hataya AK PARTİ hükûmetleri olarak biz düşmeyeceğiz, sırayla yapıyoruz. Aksaray-Niğde ortak bir havalimanı olabilir mi diye çalıştık, ortak havalimanı ekonomik olmuyor, Niğde’nin ihtiyacı ayrı, Aksaray’ın ihtiyacı ayrı diye gittim açıklama yaptım ve bir cümle daha ilave ettim, günü geldiğinde…

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Ne zaman? Ne zaman?

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) - …yolculuk değerleri kurtardığında bölgesel taşımacılığa bağlı olarak AK PARTİ Hükûmeti olarak Niğde’de havalimanı yapacağız ancak bugün değil dedim, bugün bu ifadeyi tekrarlıyorum. Ben bu konuda ne söylediğimi biliyorum, ne söylediğimin arkasındayım.

Hızlı tren veya yüksek hızlı trenin ne olduğunu da birkaç cümleyle ifade edeyim: Değerli arkadaşlar, yüksek hızlı trenin konvansiyonel trenden farkı şudur: 250 kilometre hızla yolcu götürür, sadece yolcu götürür, öyle her mahallede duramaz; yüksek hızlı tren olmaktan çıkar. Hızlı tren de aynı şekilde, 200 kilometre hızla hem yolcu hem yük taşır, elbette ki hedef, bütün illeri birbirine bağlamaktır ancak, her ilin merkezine girebilme şansı yoktur, buna coğrafya karar verir.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Orada demir yolu var Sayın Bakan. Yeni demir yolu yapıyorsunuz, Niğde’de demir yolu var.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Buna coğrafya karar verir. Dolayısıyla biz Karadeniz’den başlayarak Akdeniz’e inecek bir hızlı tren hattı yapacağız. Nitekim buna da Niğde’yi bağlayacağız diyoruz, bugün de söylüyorum.

Sayın Sertel, 4 Eylül 2018’de bitecek dedim.

ATİLA SERTEL (İzmir) – Siz dediniz.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Haklısınız, ben söyledim ancak bu aksaklıkların, bu gecikmelerin, mahkeme kararlarının olacağını sizin de bilme şansınız yoktu, benim de. Neye güvenerek söyledim?

ATİLA SERTEL (İzmir) – Sağlam yapın Sayın Bakan, işi sağlam yapın.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Neye güvenerek söyledim? 2017 yazını değerlendireceğim, 2018 yazında da bu işi bitireceğim. Ben, 2017 yazını mahkeme kararları nedeniyle iş yapmadan geçirdim, yapacak da bir şey yok, kendimi mahkemenin yerine koyacak hâlim yok. Hocam, hukuka da mahkemeye de saygımız var. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Değerli Hocam, Kars Şehir Stadı… Yüklenici yapamadı, tasfiye edildi, yeniden ihale yapıldı.

ATİLA SERTEL (İzmir) – Sayın Bakan, sağlam yapın ihaleyi.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Yüklenici yapamayınca benim yapabileceğim, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak, feshetmektir, tasfiye etmektir, yeniden yapmaktır; nitekim yapıyoruz.

ATİLA SERTEL (İzmir) – Sağlam yapın ihaleleri, sağlam.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Dolmuşlarla ilgili… Biz -başkalarıyla bizi karıştırmasınlar- vatandaşın kapısına gideriz, “Başka partiye oy verme, bana oy ver.” deriz ancak seçildiğimiz günden sonra Hükûmet olarak aldığımız sorumluluk 80 milyon adınadır, Kars’ta da 300 bin adınadır. “Git oy verdiğin adama söyle.” demeyiz. Ancak şunu söyledim: Belediyenin işidir. Ben de belediye başkanından rica ediyorum, belediye başkanının yerine ben karar veremem. Belediye başkanı kendi kararını kendisi verecek.

ATİLA SERTEL (İzmir) – Sayın Bakan, eğer ihale olsaydı 100 bin liradan alacaklardı en az, 100 bin liradan.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Sayın Sertel, yollara gelince… Bakın, 81 ilde ne yapıyorsak Kars’ta da aynısını yapıyoruz.

Değerli arkadaşlar, ben şimdi Kars’ta ne yapıyoruz deyince diyeceksiniz ki: “Zaten bizim illerimizde, bizim ilçelerimizde de aynısını yapıyorsunuz.” O yüzden ayrıntıya girmeyeceğim ama iki cümleyle ifade etmek gerekirse Akyaka’da da… Selim’in içini sıcak asfalt yaptık, Digor’un içini sıcak asfalt yaptık, Akyaka’nın içini sıcak asfalt yaptık -söylendi ya burada bu ilçeler- Sarıkamış’ın içini sıcak asfalt yaptık, Susuz’un, Arpaçay’ın içini sıcak asfalt yaptık. Bir tek Kağızman kaldı, onun da sıcak asfalt çalışması devam ediyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Niye? Çünkü AK PARTİ hükûmetleri on beş yıldır diyor ki: “Batıda ne varsa doğuda da olacak. Doğu illeri ile batı illeri arasındaki kalkınmışlık farkını yok edeceğiz.”

ATİLA SERTEL (İzmir) – Kars’ı, Kars’ı… Sayın Bakan, Kars’ın yollarını yap, Kars’ın.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) - Nitekim on beş yıldır yok ediyoruz ama geçmişte o kadar çok ihmal edilmişti ki, on beş yıldır koşmamıza rağmen hedefimize henüz erişemedik. Hiç merak etmeyin, Türkiye'nin her yerine eriştiriyoruz, ulaştırıyoruz; buna Kars ve ilçeleri dâhildir.

Saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ederim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Bakan konuşmasında kamuoyu tarafından da, basından, görsel medyadan da takip edilen 2 milletvekilimiz ki Uşak Milletvekilimiz Özkan Yalım ve İstanbul Milletvekilimiz Aykut Erdoğdu’nun bir tırla İstanbul’dan Ankara’ya gelip köprü geçiş ücretlerini doğrudan tespit etmek için yaptıkları seyahatle ilgili onlardan bahsettiğine hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde “2 milletvekili” deyip “HGS yerine OGS’den geçtiler, yolu uzattılar.” gibi kendilerini kamuoyu önünde de zor durumda bırakacak ithamlarda bulunmuştur. Özkan Yalım, cevap hakkını İç Tüzük 69’a göre kürsüden kullanmak istiyor efendim.

BAŞKAN – Burada bir sataşma yok.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Var efendim.

ÖZKAN YALIM (Uşak) – Var, nasıl yok? “HGS yerine OGS” dedi.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, bir dakika müsaade eder misiniz.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sahtekârlıkla suçladı Sayın Başkan. “Girdi çıktılar.” dedi.

BAŞKAN - Şimdi, şu aşamayı bir bitirelim. Daha bu aşama bitmedi. Şu anda soru-cevaptayız.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ama Sayın Başkan doğrudan sataşma var.

BAŞKAN – Bakın, Sayın Özel, lütfen…

Ben şimdi Sayın Fethi Gürer’in sorusunu alacağım.

Sayın Kılıç ve Sayın Ilıcalı; sisteme girmişsiniz ama bu aşamada sadece soruları cevaplandırılan milletvekillerine söz veriyoruz. Dolayısıyla size söz veremeyeceğim.

Ben Sayın Gürer’e bir dakikalık söz vereyim…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sataşma var Başkan.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım, ona…

BAŞKAN – …daha sonra sizin talebinizi değerlendireceğim.

Buyurun Sayın Gürer.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Sayın Başkan, biraz evvel Sayın Bakanın konuşmasında da ifade ettim, Hızlı Geçiş Sistemi ücretlerinde indirim yapılmasıyla ilgili sorumuz vardı, onu Sayın Bakan yanıtlamadı. Kâr eden kurum durumunda, neden indirim yapılmıyor?

İkincisi, Devlet Demir Yollarında ve KİT’lerde çalışan taşeron işçileri kadroya alınmadı. Bu konuda da Sayın Bakanın bir çalışmada bulunmasını öneriyorum.

Ayrıca, Niğde’nin Tepe-Çiftlik ilçesi arasındaki 35 kilometrelik bağlantı yolunun yıllardır yapılmadığını belirttim, o konuya hiç değinmediler.

Altunhisar-Ankara yol bağlantısının duble yol yapılması, Zengen-Pozantı arasının duble yol yapılması, ayrıca Çamardı-Pozantı arasının duble yol yapılması konusundaki önerilerimizi de Sayın Bakan kelimeler arasında istediğimiz cevabı vermeyerek sonlandırdı.

Ayrıca, Bor çevre yolunun yapılmayacağını söyledi. Bu konuda da geçen seçimde manşetler atılmıştı “Yapılıyor, hayırlı olsun.” diye. Bor-Niğde arasındaki yol güzergâhında da organize sanayi ve üniversitenin varlığında mutlaka kara yollarında düzenleme gerekiyor. Yapılmasını talep ediyoruz.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Gürer, süreniz doldu. Bundan sonraki sorularınızı başka bir soru önergesiyle gündeme getirebilirsiniz.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Verdim, verdim, onları da verdim Sayın Bakan.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Sayın Özel, sizin talebinizi de Sayın Yalım için bahsettiğiniz konuyu da yerinden bir dakika söz vererek…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ama Sayın Başkanım…

ÖZKAN YALIM (Uşak) – Hayır, “Rakamları yanlış verdiniz.” dedi, bizim rakamlarımız doğru.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım…

ATİLA SERTEL (İzmir) – Yalancılıkla itham ediyor.

BAŞKAN – Bakın, bir sataşma söz konusu değil.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım, bakın…

ÖZKAN YALIM (Uşak) – Yalancılıkla itham ediyor.

BAŞKAN – Hayır, “yalancılık” demedi, hayır, öyle bir şey söylemedi. OGS’yi…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım, bakın…

ATİLA SERTEL (İzmir) – “Yanıltıyor.” diyor ya.

ÖZKAN YALIM (Uşak) – Tutanaklarda var Başkan.

BAŞKAN – Grup…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ya…

BAŞKAN – Kendi arkadaşlarınıza söyleyin. Ben duyamıyorum sizi.

Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım, çok özür dilerim ama…

BAŞKAN – Estağfurullah.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Bakın, meramımı anlatamadım. Sayın Bakan kürsüden Özkan Yalım’ı kastederek “HGS değil, OGS’den çıktılar. Yolu uzattılar. Kamuoyunu yanılttılar.” dedi.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Her zaman yaptıkları.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Kars) – Hayır, ben…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Bu bir sataşma ve bu sataşmaya cevap 69’a göre kürsüdendir. Açıklama hakkı istemiyoruz, bu sataşmaya cevap, vermek istiyoruz Sayın Başkanım.

İSMAİL TAMER (Kayseri) – İstanbul 450 kilometre, “500” dediniz.

BAŞKAN – Sayın Bakan, bu konuda bir açıklama yapacak mısınız?

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Kars) – Memnuniyetle.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sataşma değil, cevap verme Sayın Bakan, sataşma değil.

BAŞKAN – Yerinizden buyurun.

Kastettiğinin ne olduğunu anlamak için söz veriyorum kendisine.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ama biz duyduk efendim yani. Neyse yani yapsın da.

BAŞKAN – Kastını bir anlayalım.

Buyurun.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Kars) – Değerli Başkanım, sürücünün geçmişte bir cezası var; HGS’den geçmesi gerekirken OGS’den geçmiş, dolayısıyla cezalı durumda. “Bize müracaat etsin, cezasını ortadan kaldıralım.” dedim. Dolayısıyla sizin dediğiniz değil, ben bunu ifade ettim, bir.

BAŞKAN – Evet.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – “Kamuoyunu yanılttınız.” dedi.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Kars) – Otoyolun, köprülerin fiyatlarını, müsaade edin de, en iyi benim kurumum biliyor. Ben de çıktım, zaten bu rakamları açıkladım. Dolayısıyla, HGS’den geçtiler, OGS’den geçtiler; sürücünün geçmişte yaptığı… Tarihini de söyledim, 2 Ekimde.

ATİLA SERTEL (İzmir) – Ya, geçmişle ne alakası var, siz olayı anlattınız ya. Olur mu öyle şey.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Kars) – Sürücünün 2 Ekimde yaptığı hatadan kaynaklı bir cezası var. Plakayı da zikrettim ki gelsin bize başvursun, o cezayla ilgili işlemi düzeltelim.

Diğer köprü geçiş rakamları ve otoyol rakamları zaten bizim internet sitemizde de olan, ölçümde de çıkan rakamlar.

BAŞKAN – Burada bir sataşma yok.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan…

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Verdiği bilgiler doğru değil Sayın Başkan.

BAŞKAN – Ya, niye itiraz ediyorsunuz! Anlamadım ya!

ATİLA SERTEL (İzmir) – Anlasanız zaten söz vereceksiniz, anlasanız söz vereceksiniz.

BAŞKAN – Dinliyorum.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Tutanaklara bak, tutanaklara.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan. Bitti mi?

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Kars) – Değerli Başkanım, HGS ücretlerinin indirilmesine yönelik de, arz ettim: HGS ücretleri… Biz mevcut sistemi çalıştırıyoruz, bakımlı, onarımlı tutuyoruz ve sistemi geliştiriyoruz. Zaten bu kendi döngüsünü tamamlıyor. Dolayısıyla, sistemi geliştirmiyor olsak, dedikleri doğru, indirime gitmek gerekebilir ama şu anki durumda HGS ücretlerinde -zaten 7 lira alıyoruz- herhangi bir indirime gitmemiz söz konusu değil.

BAŞKAN – Bunda nerede sataşma var?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, bakın, nerede sataşma olduğunu vicdanen söyleyeyim: Özkan Yalım yerine geldi, İsmail Tamer diyor ki: “Kaçak mı geçtin Özkan?” Diyor mu? Diyor. Bu algıyı yarattı.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Her zaman kaçak geçiyor bu.

BAŞKAN – Bir dakika, dinliyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Bak, “Her zaman kaçak geçiyor.” diyor.

BAŞKAN – Sayın Turan, bir dakika, lütfen.

Ben sizi dinliyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – İki: “Kamuoyunu yanılttılar. Verdikleri rakamlar doğru değil.” diyor. Yalancılıkla itham ediyor.

İki arkadaş -kamuoyunda- dün tırla gelmiş… “Sürücünün eski kaçak geçişi var.” diyor, sürücü burada. “Araç sahibinin…” dese başka bir şey anlarım. Ve bu, bizim arkadaşlarımızın dün yaptıkları ve kamuoyunda ciddi karşılık bulmuş bu işlemin de bir sahtecilik olduğu algısını yaratıyor. Buna cevap vermek durumundayız. İki dakikalık bir cevap hakkı kullanmak istiyoruz İç Tüzük 69’a göre.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Yalım. (CHP sıralarından alkışlar)

ÖZKAN YALIM (Uşak) – Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Şimdi, meseleyi açıklayınca talep yerine getirilir ama mesele açıklanmadan her talebi yerine getireceğiz diye bir kaide, kayıt yok.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Kaçak geçmiş mi, geçmemiş mi Sayın Başkanım, onu anlamak istiyoruz.

SALİH CORA (Trabzon) – Özkan Bey, giderken haber vermedin, İstanbul’a götürülecek eşyalarımız vardı.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Yalım.

Süreniz iki dakika.

X.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Uşak Milletvekili Özkan Yalım’ın, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın sözlü soru önergelerine cevaben yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

ÖZKAN YALIM (Uşak) – Başkanım, çok teşekkür ederim.

BAŞKAN – Rica ederim.

Buyurun.

ÖZKAN YALIM (Devamla) – Sayın Bakan, ilk önce sizinle bir seyahate çıkmak isterim sadece Ankara’dan İstanbul’a kadar.

ABDURRAHMAN ÖZ (Aydın) – Tırla mı, tırla mı?

ÖZKAN YALIM (Devamla) – Hiç fark etmez, ister özel araçla ister tırla.

3-4 tane kamyoncu parkına gideceğiz, ben sizi kamyoncularla konuşturacağım ve de sizin Hükûmetinizle alakalı, yaptığınız politikalarla alakalı, yapmış olduğunuz hatalı sözleşmelerle, yapmış olduğunuz köprülerle, tünellerle alakalı ne gerekiyorsa sizler direkt söz sahibi olan vatandaştan, nakliyeciden, kamyoncudan cevabını alacaksınız. Eğer bunu kabul ediyorsanız siz belirleyin günü, istediğiniz gün sizinle birlikte seyahate çıkacağım Ankara’dan İstanbul’a kadar; bu bir. (CHP sıralarından alkışlar)

SALİH CORA (Trabzon) – Kaçak mı gidilecek, doğru yoldan mı gidilecek?

ÖZKAN YALIM (Devamla) – İkincisi, Sayın Bakan, tekrar söylüyoruz: Biz, Selimpaşa’dan hareket ettik kamyonla birlikte. Biliyorsunuz, kamyonla Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne girmek için Mahmutbey gişelerini geçtikten sonra ikinci çıkıştan çıkarız.

SALİH CORA (Trabzon) – HGS mi, OGS mi?

ÖZKAN YALIM (Devamla) - Çıktıktan sonra, HGS’ye 250 TL para yüklendi ve de HGS düşe düşe devam ettik. Köprüden çıktık, ta ki normal Ankara otobanına bağlanmadan önce ödememizi yaptık. Ödememiz tam 155 TL Sayın Bakan, bunun da belgesi var bizde. Yapmış olduğumuz…

SALİH CORA (Trabzon) – Özkan Bey, kamyon mu, tır mı?

ÖZKAN YALIM (Devamla) - Hatta araç boş geldi. Bakın, araç 4’üncü sınıf. Bakın, tekrar ediyorum: Genel Başkanımın verdiği rakamlar gayet doğru, araç 4’üncü sınıf.

SALİH CORA (Trabzon) – Dorsesi var mı?

ÖZKAN YALIM (Devamla) - 4’üncü sınıf bir araç, boş geldik, 1.100 TL’lik mazot yaktık; eğer biz dolu gelseydik 1.450-1.500 TL yakardık. Onun için, vatandaş 2.000 TL’ye buraya yük getiriyor İstanbul’dan, bu maliyetin içinde, 1.509’un içinde şoför maliyeti bile yok yani tamamen zarar ediyor. Siz vatandaşı 10 numara yağ yakmaya zorluyorsunuz, siz vatandaşı haksız yere tonaj atmaya zorluyorsunuz.

İLYAŞ ŞEKER (Kocaeli) – Genel Başkanı da mı yanlış bilgilendiriyorsunuz?

ÖZKAN YALIM (Devamla) - Çünkü kamyoncu para kazanamıyor, çünkü kamyoncunun yüküne siz daha da ekonomik yük getiriyorsunuz. Kamyoncuya destek vermiyorsunuz, 275 TL’lik Osmangazi Köprüsü’yle yüküne yük getiriyorsunuz.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Yalım. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Bakan…

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Kars) – Sayın Başkanım, müsaadenizle direkt cevap vermek istiyorum, çünkü cevap vermemi istediği sorular sordu sayın vekilimiz.

BAŞKAN – Açıklama yapacaksanız yerinizden söz vereceğim.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Kars) – Hayır, kürsüden sataşma yaptı direkt bana ve sataşarak cevap verme hakkım oldu, sataşmadan söz istiyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Efendim “Siz kamyoncuyu düşünmüyorsunuz.” diyerek bir sataşmada bulunduk.

BAŞKAN – Peki, buyurun, size de sataşmadan iki dakika verelim, bu faslı kapatmış olalım böylelikle.

Buyurun Sayın Bakan.

2.- Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın, Uşak Milletvekili Özkan Yalım’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Kars) – Değerli arkadaşlar, bizim, İstanbul arasında seyahat etmeye ihtiyacımız yok. Sebebi ne?

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Özel uçakla gidersiniz.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Çünkü biz gece gündüz vatandaşın içerisindeyiz.

ÖZKAN YALIM (Uşak) – Hayır, özel uçakla gidersiniz, özel uçakla gidersiniz.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Her hafta sonu, her yerde kamyoncuyla, sürücüyle, esnafla, taşıyıcıyla beraberiz. Bu konuda hiç ama hiç şüphe yok, bir.

ÖZKAN YALIM (Uşak) – O zaman buyurun gidelim Sayın Bakan.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Değerli arkadaşlar, burada, kürsüde rakamları söylenen, kamyondu; seyahat edilen, tır; birbirinden çok farklı iki araç, bir. İkincisi, güzergâh boyunca geldiğinizde bir ekran gözüküyor orada, 150 küsur lira ücret. Bütün televizyonlar ve bütün vatandaş bunu köprü parası zannediyor. Buna otoyol dâhil, bir. İkincisi, köprü parası tek yönlü alınır, sonra o araç geriye döndüğünde ayrıca para verilmez. Dolayısıyla, köprü parasını yarı yarıya diye düşünmeniz lazım. Bu konuda hiç ama hiç şüphe yok.

Bir de bir şeyi daha söyleyeyim: Değerli arkadaşlar, hep kamyoncuların içerisindeyiz, hep taşıyıcıların içerisindeyiz. Elbette ki onların haklarını koruyoruz, sistemi düzenliyoruz, mesleğe bir itibar getirdik. Özellikle, atıl kapasiteyi yok ederek verimli çalışmaları adına Karayolu Taşıma Yönetmeliği’yle birçok düzenleme getirdik. Size 2 tane rakam söyleyeyim, takdiri yüce Meclise bırakayım: Üçüncü sınıf, yani kamyon, Asya yakasına giderken -Taşıyıcılar Kooperatifinden aldım bu rakamları arkadaşlar, benim rakamlarım değil- 1.500 lira artı KDV’ye gider; Avrupa yakasına giderken de 1.500 ile 1.900 artı KDV’ye gider. Dördüncü sınıf tır ise Asya yakasına 1.500 liraya, 1.850 liraya, Avrupa yakasına 1.950 lira ile 2.200 lira arasında gider. Bu paraya taşıma yaptığına göre elbette ki bütün masraflarını bu paradan çıkarıyor, bir de kâr ediyor kendisi de.

ÖZKAN YALIM (Uşak) – 10 numara yağ yaktırıyorsunuz Sayın Bakan.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN (Devamla) – Takdirlerinize arz ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ederim.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Teşekkür ederiz Sayın Bakanım.

IX.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI (Devam)

1.-Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Trabzon Büyükşehir Belediyesine ait araçların deneyimli personel eksikliği nedeniyle kaza yaparak hurdaya çıktığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/61) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

2.-Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde iline yönelik bazı ulaşım yatırımlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/124) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

3.-Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde ilindeki bazı yol yapım çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/125) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

4.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Çamardı-Kışlakçı-Pozantı duble yol yapım çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/127) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

5.-İstanbul Milletvekili Ali Özcan'ın, 2011-2015 yılları arasında yapılan otoyollar ile ilgili verilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/135) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

6.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde'deki kaza riski bulunan bir yol ile ilgili alınan önlemlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/145) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

7.-Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın temizlik ve hijyen koşullarının iyileştirilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/217) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

8.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı bir köyün yol sorununa ilişkin sözlü soru önergesi (6/223) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

9.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde'nin hızlı tren projesi kapsamı dışında bırakıldığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/224) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

10.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde ilinden geçen demir yolu hattına ilişkin sözlü soru önergesi (6/225) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

11.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde'nin havaalanı ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/226) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

12.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Adana arasında uygulanan karşılıklı tren seferlerinin yeniden başlatılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/227) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

13.- Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen'in, Adana'nın Feke-Mansurlu-Gaffaruşağı yolunun bakım ve onarımının yapılmamasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/275) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

14.- Balıkesir Milletvekili İsmail Ok'un, Balıkesir'deki Emniyet Köprülü Kavşağı ile Altıeylül Kavşağı yapımı işine ilişkin sözlü soru önergesi (6/285) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

15.- Balıkesir Milletvekili İsmail Ok'un, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın bir açıklamasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/304) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

16.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın'ın, Ankara-Balıkesir arasındaki Karesi Ekspresi ve Mavi Tren seferlerinin yol yenileme çalışmaları nedeniyle kaldırılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/307) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

17.-Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Şanlıurfa ilinin metro ve hafif raylı sistem ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/342) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

18.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Konya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattının güzergâhına ilişkin sözlü soru önergesi (6/356) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

19.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Konya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projesi'ne ilişkin sözlü soru önergesi (6/357) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

20.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde Havaalanı için ayrılan ödenek miktarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/389) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

21.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Hızlı Geçiş Sistemi ücretlerinde indirim yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/397) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

22.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Hızlı Geçiş Sistemi'nden 2015 yılında etiketsiz geçen araçlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/470) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

23.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde ilinde cep telefonu ile iletişim sağlanamayan köylere ilişkin sözlü soru önergesi (6/475) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

24.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Devlet Demir Yollarında kapatılan istasyonlara ve işten çıkarılan personele ilişkin sözlü soru önergesi (6/498) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

25.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Çamardı arasındaki yol yapım çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/499) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

26.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde'nin il merkezi ile Bor ilçesinin yüksek hızlı tren ağı kapsamına alınmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/505) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

27.- Konya Milletvekili Mustafa Hüsnü Bozkurt'un, Esenboğa Havalimanı'ndan yurt dışına yapılan direkt uçuşlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/553) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

28.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Ankara Otoyolu Projesi'ne ilişkin sözlü soru önergesi (6/603) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

29.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Pozantı-Çiftehan-Ulukışla-Zengen yolunun genişletilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/604) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

30.- İzmir Milletvekili Atila Sertel'in, Devlet Demiryollarında geçici işçi ve sözleşmeli işçi statüsünde çalışanların kadroya alınmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/623) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

31.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Ankara Otoyolu için yapılan kamulaştırmaların bedellerinin ödenmemesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/639) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

32.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, İstanbul Haydarpaşa-Pendik Demiryolu Hattı'nın yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/657) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

33.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, İzmir Devlet Hava Meydanları İşletmesine Ege Denizi'nde arama ve kurtarma faaliyetleri için taşınmaz tahsisi yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/659) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

34.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, DHMİ'nin işlettiği havalimanlarından zarar eden olup olmadığına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı'ndan sözlü soru önergesi (6/660) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

35.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Zengen-Ulukışla-Pozantı yolunun duble yol yapılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/663) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

36.- Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, bakan korumalarının yolcu uçaklarına silahla binmelerinin oluşturduğu risklere ilişkin sözlü soru önergesi (6/664) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

37.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Ankara-Aksaray-Adana ve Antalya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projelerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/678) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

38.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde Havaalanı'nın ihale tarihine ilişkin sözlü soru önergesi (6/679) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

39.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, TCDD'nin yük taşımacılığındaki payını artırmaya yönelik çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/734) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

40.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, demir yollarının çift hatlı hale getirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/735) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

41.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, TCDD'nin yol yapım çalışmaları ile ray ve travers değiştirme çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/736) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

42.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde Havaalanı'nın yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/765) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

43.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Ankara Otoyolu'nun yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/766) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

44.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına ilişkin sözlü soru önergesi (6/777) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

45.- İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, 2017 Yılı Yatırım Programı'nda Ovit Tüneli ve bağlantı yolları için ayrılan ödeneğe ilişkin sözlü soru önergesi (6/835) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

46.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, 2002 yılından itibaren TCDD'nin personel, istasyon ve sefer sayılarında meydana gelen değişime ilişkin sözlü soru önergesi (6/859) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

47.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, son beş yılda kara yollarında yapılan onarım ve yeniden asfaltlama çalışmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/860) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

48.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında erişimi engellenen internet sitelerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/861) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

49.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, Niğde-Bor arasında meydana gelen trafik kazalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/862) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

50.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, son beş yılda limanlara demir yolları ile taşınan yük miktarına ve demir yolu yük taşımacılığının mevcut durumuna ilişkin sözlü soru önergesi (6/863) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

51.- İzmir Milletvekili Atila Sertel'in, İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren Projesi'ne ilişkin sözlü soru önergesi (6/924) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

52.- İzmir Milletvekili Atila Sertel'in, Tire-Belevi yolunun yapımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/925) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

53.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, çocukları suça teşvik ettiği iddia edilen yurt dışı lisanslı internet oyunlarının takibine ve yasaklanmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/938) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı

54.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, vatani görevini yapmakta olan erlerin ve ailelerinin mektup ve kargo gönderilerinden ücret alınmamasına yönelik bir çalışma olup olmadığına ilişkin sözlü soru önergesi (6/996) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın cevabı (Devam)

BAŞKAN – Soru önergeleri cevaplandırılmıştır.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Gündeme devam edelim Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, birleşime yirmi dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 21.18

ON BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 21.46

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin On Birinci Oturumunu açıyorum.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sıraya alınan Ağrı Milletvekili Leyla Zana’nın 1’inci Yasama Yılı ile 2’nci Yasama Yılı 01.10.2016 ila 30.04.2017 Döneminde Anayasa’nın 81’inci Maddesine Uygun Biçimde Andiçmeden Aralıksız Olarak Genel Kurulun 212 Birleşimine Katılmamasına Bağlı Devamsızlığı Nedeniyle Anayasa’nın 84’üncü ve İçtüzüğün 138’inci Maddeleri Uyarınca Gerekli Değerlendirmenin Yapılması İçin Başkanlık Divanının 20.07.2017 Tarihli ve 41 Numaralı Kararı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi ile Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu’nun görüşmelerine başlıyoruz.

XI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Komisyonlardan Gelen Diğer İşler

1.- Ağrı Milletvekili Leyla Zana’nın 1’inci Yasama Yılı ile 2’nci Yasama Yılı 01.10.2016 ila 30.04.2017 Döneminde Anayasa’nın 81’inci Maddesine Uygun Biçimde Andiçmeden Aralıksız Olarak Genel Kurulun 212 Birleşimine Katılmamasına Bağlı Devamsızlığı Nedeniyle Anayasa’nın 84’üncü ve İç Tüzük’ün 138’inci Maddeleri Uyarınca Gerekli Değerlendirmenin Yapılması İçin Başkanlık Divanının 20.07.2017 Tarihli ve 41 Numaralı Kararı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (3/1171) ile Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (Sıra Sayısı: 507) (x)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, görüşülen konu Meclisin işleyişiyle ilgili bir husus olduğu için söz konusu görüşmeler sırasında Hükûmetin temsili aranmayacaktır.

Komisyon? Yerinde.

Komisyon Raporu 507 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Sayın milletvekilleri, söz konusu komisyon raporu üzerinde görüşme İç Tüzük’ün 72’nci ve 138’inci maddesine göre yapılacak olup Komisyona, siyasi parti grupları adına birer üyeye, şahısları adına 2 üyeye söz verilecektir. Son olarak savunma hakkı çerçevesinde üyeliğinin düşmesi istenen sayın milletvekiline veya sayın milletvekilinin savunma yapmak için bildireceği bir üyeye söz verilecektir.

Konuşma süreleri Komisyon ve siyasi parti grupları için yirmişer dakika ve şahıslar için on dakikadır. Savunma için ise makul bir süre tanınacaktır.

İlk söz Halkların Demokratik Partisi Grubu adına Muş Milletvekili Sayın Ahmet Yıldırım’da.

Buyurun Sayın Yıldırım. (HDP sıralarından alkışlar)

Süreniz yirmi dakika.

HDP GRUBU ADINA AHMET YILDIRIM (Muş) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; açıkçası, Sayın Zana adına savunma yapacak olan ve Anayasa Komisyonu üyesi olan arkadaşımız bu konunun hukuki, anayasal ve uluslararası sözleşmelere aykırı taraflarını ayrıntısıyla irdeleyecek bir konuşma yapacaktır. Ancak, bu konunun teknik boyutuna ve ayrıntılarına geçmeden önce, Leyla Zana, bir Kürt kadın, Kürt kimliği, kadın kimliğiyle çeyrek asrı aşkın bir süredir Türkiye siyaset sahnesinde rejimin insanları tek tipleştirmeye çalıştığı anlayışına karşı eşsiz bir mücadele veren bir siyasetçidir.

Bir kişinin siyasetçi olarak kabul görmesi onun ne milletvekilliğine bağlıdır ne bu Parlamentoda bulunmasına ve siyaset yapmasına hak tanınmasına bağlıdır ne de bir siyasi parti içerisinde yer almasına bağlıdır. Bir kişinin siyasetçiliğinin ölçüsü ve kabulü, onun siyaset yaptığı sosyolojik katman nezdinde görmüş olduğu kabulle alakalı bir durumdur.

Bu konuda onun vekilliğini şu Parlamentoda ikinci defa düşürerek bu utancı bu halka yaşatmaya çalışanlar bilmelidir ki Leyla Zana’nın akreditasyonu şuradaki oylamayla belli olmayacaktır. Leyla Zana, Kürt halkının bir temsilcisi ve siyasetçisidir, fazlasıyla bunun kabulünü almış ve görmüştür.

Şimdi, bu Parlamento yüz yıllık tekçilik zihniyeti üzerine kurulmuş olan bu cumhuriyette ilk ötekileştirilen Leyla Zana olma hâli üzerinden değerlendirilmeyecektir. Kürtler ötekidir veya etnik olarak Türk olmayanlar ötekidir, erkek egemen zihniyetin toplumsal yaşamın bütün hücrelerinde cereyan ettiği bu gerçeklikte kadınlar ötekidir, AKP iktidarında katmerlenerek devam etmiş olan finans kapitalin ve sermayeye bir sistem hazırlama çabası içerisinde olan bu iktidar nezdinde emekçiler ötekidir, aynı şekilde Müslüman olmayanlar ötekidir, Müslümanlar içerisinde Sünni olmayanlar ötekidir ve ötekilerin silsilesi iyi bir çerçeve içerisinde ele alındığında aslında bu ülkede 80 milyon insanın totalinde bir avuç mutlu azınlık dışındaki kahir ekseriyet ve büyük bir çoğunluk hem ötekidir hem ezilmiştir hem mağdurdur hem mazlumdur.

Bizim Halkların Demokratik Partisi olarak bu tekçilik zihniyeti üzerinden zuhur eden bu zulüm düzenine karşı siyaset yapan ve bu felsefeyle kurulmuş olan bir paradigmamızın olduğunu herkes çok iyi bilmektedir. Kürtler ve dostları, iğneyle kuyu kazar sabrıyla, hak ettikleri, halktan destek aldıkları ölçüde legal demokratik siyaseti güçlendirmeye ve yüz yıllık geçmişin açığa çıkarmış olduğu toplumsal meseleleri demokratik yollardan, hukukun üstünlüğünü esas alarak ve barışçıl yöntemlerle bütün güvenlik doktrinlerini reddeden bir anlayışla siyaset yapmaktadır.

Şimdi, şu 59 kişiyle Parlamentoya geldiğimiz 1 Kasımdan bugüne kadar her ne kadar şimdiye kadar 5 arkadaşımızın resmî olarak vekilliği düşürülmüş olsa bile oyunu aldıkları sosyolojik katmanların ve seçilmiş oldukları illerin milletvekilleridir. Buradan bakıldığında, şu 59 kişilik sınırlı sayıdaki Parlamento grubu içerisinde 80 milyonluk çoğulcu kültürel bir yapıya sahip olan Türkiye fotoğrafının tamamını görebilirsiniz. Aramızda Ermeni vardır, aramızda Çerkez vardır, aramızda Arap vardır, aramızda Kürt vardır, aramızda Türk vardır, Sünni vardır, Alevi vardır, Ezidi vardır, Hristiyan vardır. Yani HDP, bir Türkiye fotoğrafının minyatürünü kendi içinde oluşturarak büyük hedefler peşinde Türkiye partisi olma yolunda ilerlediği ve ilerlemek istediği için statükocular nezdinde bu özellikleri affedilmez günah olarak kabul edilmiş ve zalimlerin, zulüm uygulayıcılarının hışmına uğramıştır.

Evet, bununla birlikte, bu yolda ilerlemeye çalışan zulüm uygulayıcıları bu ülkede şehirlerin gözler önünde ve uluslararası toplumun ibretle izlemesiyle yakılmasına sebep olmuşlar mıdır son iki yılda? Evet, şehirlerin yakılmasına ve yıkılmasına sebep olmuşlardır zalimler.

Yine, bir şeyi daha başarmışlardır. Sivil ölümlerinin yaygınca cereyan etmesine ve onların cenazelerinin sokak ortasında kalmasına sebep olmuşlar mıdır zalimler? Evet, olmuşlardır.

Yine, seçimlerde Ali Cengiz oyunları yaparak, sandıklarla oynayarak ve binbir türlü şaibeyi kendi üzerine düşürerek meşruiyet gölgesi adı altında bir rejimin değiştirilmesine kalkışmışlar mıdır? Evet, kalkışmışlardır.

Yüz binlerin, milyonların seçmiş olduğu belediyeleri o zalimler gasbetmişler midir? Evet, gasbetmişlerdir. Bu ülkenin bugün itibarıyla yüzde 41’inin kendi seçmediği belediye başkanları tarafından yönetiliyor olması bu ülkenin nasıl bir iktidar tarafından yönetildiğinin en bariz nişanesidir. Bu ülkenin yüzde 40’ı kendi seçmedikleri tarafından yönetiliyor yerelde.

Yine, o zalimler, ülkede yaşayan bütün halkların alın teriyle elde ettiği vergileri savaşa, tanka, topa, kan politikalarına harcayarak insanları yoksullaştırmışlar mıdır? Evet, yoksullaştırmışlardır. Bütün bunları yaparken kendi zihin dünyalarını ve tahayyüllerini topluma dikte ettirmek üzere bunu kurgulamışlar mıdır, bu amacı taşımışlar mıdır? Evet, bu amaç doğrultusunda hareket etmişlerdir. Gelinen nokta tam bir fiyasko. Bu istediklerinde bütün kötülüklerle hemhâl olan bu zihniyet dünyası peki bu amacını bu halklara kabul ettirebilmişler midir? Hayır, kabul ettirememişlerdir. Çünkü HDP şahsında bir bütün olarak çoğulcu Türkiye fotoğrafının iradesini kırabilmişler midir? Hayır, kıramamışlardır. HDP’ye geri adım attırabilmişler midir? Asla geri adım attıramamışlardır. En değerlilerini aralarından aldıktan sonra onları korkutabilmişler midir? Zinhar korkutamamışlardır.

Yine, çamurlaştırdıkları medya üzerinden algı operasyonlarıyla kendi yalan dolan, kirli, rantçı politikalarını halka kabul ettirebilmişler midir? Asla kabul ettirememişlerdir. HDP’li milletvekillerine, yöneticilere -il, ilçeden Genel Merkeze kadar- diz çöktürebilmişler midir? Hadleri ve hakları değildir. Hakikat yolculuğuna çıkmış olanlar canlarını vermeye razı olurlar ama vekâletini aldıkları milyonların onuruna sahip olmak üzere asla geri adım atmamışlar, diz çökmemişlerdir. Bu da bu zulüm uygulayıcıları ve zalimlere dert olsun.

Bir siyasi parti alçak siyasi soykırım operasyonlarıyla en değerlileri aralarından alındı diye yenilgiye uğramaz. Bir siyasi anlayış ve mücadele zindanlara tıkıldı ve bazıları öldürüldü diye yenilmez. Yenilgi ne zaman olur arkadaşlar, biliyor musunuz? Umut yitirildiği zaman, özgürlük, kalıcı onurlu barış ve demokrasi mücadelesinden vazgeçildiği zaman yenilgi olur. Çok şükür ki bunların hiçbirinden vazgeçmedik. Bu ülkede 80 milyon insanın bütün etnik çeşitliliğiyle, dinsel, kültürel, inançsal çeşitliliğiyle bir arada yaşama umudunu yitirmedik; her zamankinden daha diri, eşitçe, kardeşçe, herkesin kendi rengiyle bütün kamusal ve toplumsal yaşama ve yönetim süreçlerine katılabilme inancını en kısa sürede bu özlemi duyanlarla birlikte sağlayacağımıza inanıyoruz biz. Yoksa kalkıp Sayın Zana’nın, Karma Komisyonda yürütülen tartışmalardan sonra, neymiş, efendim, yemin etmediği için Genel Kurulda çalışmalara aralıksız katılmamış olma hâli üzerinden vekilliğini düşürseniz ne olur, düşürmeseniz ne olur? Bunu zafer sayıyorsanız bu pespaye bir Pirus zaferidir. Siz Leyla Zana ve onun gibi düşünen milyonlara kendi düşüncenizi kabul ettirdiğinizi mi sanıyorsunuz? Yoksa Leyla Zana gibilerinin barış, demokrasi, özgürlük, mücadele azmini artırdığınızın ne kadar farkındasınız, bilmiyorum.

Neymiş? Bakın “meclis” Arapça bir kelime; toplanılan, tartışılan, karar alınan yer. Evet, bu Meclis toplanıyor mu? Ağır aksak, eksik, çoğunluğun elini kaldırmak üzere kapılardan koşarak gelip içeri girdiği ve sonra gittiği yarım toplanma hâlini yaşıyor. İkincisi neydi? Tartışmalar yürüyor mu? Kulaklarını gerçeğe, gözünü güneşe kapatmış olanlara rağmen halkın vicdanında ona layık olmaya çalışanların tartışmasına kısmen tanıklık ediyor. Karar alabiliyor mu? Asla alamıyor. Alınmış kararları çoğunluk partisinin oylarıyla geçirme sürecine tanıklık ediyor bu Parlamento. Meclis böyle bir meclis. Parlamento ise -söylemeye gerek yok- İtalyanca kökene sahip bir kavram olduğu ve yurttaşların oyuyla seçilmiş olanların yasa yaptığı, bütçe çıkardığı ve denetim görevini yerine getirdiği kurum olarak tanımlanıyor. Bu Parlamento yasa yapabiliyor mu? Şimdiye kadar kör topal, ağır aksak yapabiliyordu ama artık yasaların buradan değil, başka yerlerden yapılıp bu çoğunluk partisinin oylarıyla, kendi oylarıyla geçmesine sebep olurlar ama inanın, büyük bir çoğunluğu yasaların maddelerini bile okumazlar.

Yine, bütçe çıkarılabiliyor mu? Başka yerde hazırlanmış olan bütçeler gelip buradan geçiyordu. Bu yıldan sonra -yeni sisteme Türkiye halkları asla müsaade etmeyecektir- bütçe başka yerde hazırlanacak, buraya sunulmaya bile ihtiyaç duyulmayacaktır.

Denetleme görevi yapabiliyor mu? Hayır, yapamıyor. Bizzat çoğunluk partisi ve onun Hükûmeti tarafından engellenmiştir. Yani şu kurum artık zaten bir parlamento değildir. Leyla Zana burada olsa ne olur, olmasa ne olur veya bu Parlamentonun sandalye sayısı 550’den 600’e çıksa ne olur, çıkmasa ne olur? Siz çok kutsuyor olabilirsiniz ama saygınlığı kalmamış, saygınlığı bizzat iktidar marifetiyle ortadan kaldırılmış bu kurum, evet, bir yerlerde adına “Meclis”, bir yerlerde “Parlamento” denilebilir ama onun ruhuna ve felsefesine aykırı ne kadar alengirli iş varsa onların yapıldığı bir yere dönüşmüştür.

Şimdi, Allah aşkına, şunu soruyorum: Bu Parlamentoya kimin ihtiyacı var? Leyla Zana’nın kişisel olarak bu Parlamentoya ihtiyacı mı var? Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın, İdris Baluken’in, Çağlar Demirel’in, Selma Irmak’ın, Abdullah Zeydan’ın, Burcu Çelik’in, Gülser Yıldırım’ın bu Parlamentoya ihtiyacı mı var? Veya neymiş, Leyla Zana yemin etmemiş; neymiş, devam etmemiş. Peki, yemin edip devam edenlerin, aykırı, sizden farklı düşündüğü, farklı bir ülke tahayyülüne sahip olduğu için, başına neleri getirdiğini bütün ülke ve dünya ibretle izlemiyor mu? Mesele yemin etmek ve şu Parlamentoya gelmek meselesi midir? Yani kendisinin, Leyla Zana’nın affına sığınarak onun adına söyleyeyim: Yemin etmediği, bu Parlamentoya gelmediği ve bu kürsüde konuşma yapmadığı için belki hakkında daha az dava açılmış, tutuklanmaktan kurtulmuştur. Burada gerçeği konuşanlar, hakkında soruşturmalar açılan ve cezaevine tıkılarak rehin tutulan kişiler olmuştur. Şahsi olarak benim için de hiçbir anlamı kalmamış, çoğunluk partisinin ellerinin kaldırılıp indirilmesiyle, içeriğinde nelerin olduğu bilinmeyen bazı yasaların, torba yasaların, yönergelerin ve bütçelerin geçirildiği bir kuruma dönüşmüştür. Kimi, bu 550 arkadaştan kaç kişiyi bu Parlamentodaki işler ve işlemler tatmin ediyor bilemem ama getirdiğiniz nokta itibarıyla, Parlamento şahsında iktidarınızın, siyasi anlayışınızın üzerine ne kadar halel düşürdüğünüzün farkında mısınız bilmiyorum.

Bakın, değerli arkadaşlar, cumhuriyet tarihi boyunca, HDP’nin 2005 ile 2018’e geldiğimiz şu günkü zaman kesiti içerisinde uğradığı siyasi saldırıların, güvenlik güçlerinin saldırılarının, iktidarın havuzlaştırdığı ve çamurlaştırdığı medya ayağıyla uğradığı haysiyet cellatlığı operasyonlarının şu ülke tarihinde ikinci bir kesiti yoktur, ikinci bir örneği yoktur. HDP’nin son iki yılda yaşadığı pratiğin veya ona yaşatılan bu pratiğin yaşatıldığı ikinci bir iktidar dönemi yoktur. Bu ülkeyi aklınca tekçilik adına kurtarmaya çalışanların ülkeyi kamplaştırdığının, böldüğünün, zihinlerde, duygularda böldüğünün ne kadar farkındasınız bilmiyorum. Sizin bu zihniyetinizin yönetmeye devam etmek istediği bu ülkenin, bu zihniyet istikametinde ilerlemesi durumunda geleceği yoktur. Ülkeyi hızla bölmeye çalışıyorsunuz. Gönüllerde böldüğünüz ülkeyi fiziken bölmenize de ramak kaldı. HDP’nin bu felsefesi, bu siyaset yapma biçimi, bu ruhu bu ülkenin bütünselliğinin en büyük teminatıdır. HDP şu Meclisten, çekildiği andan itibaren bu ülkeyi bölme politikalarınıza daha fazla katkı sunmamak adına çekilmiyor yoksa biz buradaki ceylan derisi koltukların ne sevdalısıyız ne de kişisel olarak bunun bize kazandıracağı bir şey var. Rant yok bizim için, iş takipçiliği yok, ihale yok, adam kayırmacılık yok; cefa var, bedel ödemek var ama mazlumların duygularına tercüman olma, onların derdine deva olma, onların sorunlarına çözüm olma, bu ülkeyi birlik içerisinde daha aydınlığa, daha demokrasiye, daha özgürlüklere, daha barışçıl günlere götürebilme çabamız var bizim.

Bakın, halk adına yapıldığı iddia edilen şeyleri söyleyeyim. Şu ülkenin en büyük utançlarından biri olan 695 ve 696 sayılı KHK’ler bu ülkenin üzerine yeni bir karabasan gibi çöken o kanun hükmünde kararnamelerin hemen ardından yükselen itirazlara Hükûmet yetkililerinin vermiş olduğu cevaplar ibretliktir. Neymiş? Halkın talebiymiş tek tip elbise. Siz bu ülkeyi oluşturan halkı ne sandınız ya? Bu kadar kötü duygulu bir halk profiline sahip olduğunuzu mu sanıyorsunuz? Bu halkın Guantanamoya, Ebu Gureyb’e özendiğini mi sanıyorsunuz? Siz kendi ruh dünyanızda kirletmiş olduğunuz tahayyülleri nasıl halka mal edebilirsiniz? Halk size oy verirken alın, bu ülkeyi dört yıl boyunca hakkaniyet ölçüsünde yönetin diye oy verdi, onlar adına bütün kötülükleri sergileyin diye oy vermedi. Halk istiyormuş tek tip elbiseyi, halk istiyormuş KHK’yle çıkan ve demokrasiyi ortadan kaldıran, hukukun üstünlüğünü yerle yeksan eden, barış umutlarını çökerten bu uygulamaları -neymiş- halk istiyormuş. Siz Türkiye’yi oluşturan 80 milyonluk halkı vampir mi sandınız ya? Bu halkı bu kadar canavarlaşmış mı sandınız? Bu halkı işkencesever mi sandınız? Bu halkın işkenceyi arzuladığını mı düşünüyorsunuz? İnsanlık onuruna dönük bir işkence olduğu Birleşmiş Milletler ve birçok uluslararası sözleşmede kabul edilmiş olan tek tip kıyafet uygulamasını siz kendi politikalarınız olarak kabul edin ama bu halkın üzerine yığmayın, “Halk istemiş.” demeyin. Kendi kirli tahayyüllerinizi ve ülke özlemlerinizi de bunun üzerinden yönetmeye çalışmayın.

Ben bu duygu ve düşüncelerle, çoğunluk partisinin kendisine yakışan yeni bir adımı attığını, milyonların iradesini ayaklar altına alan bu politikalarının, daha hızla kendi sonlarına doğru yaklaşan bir işe hizmet etmekten başka hiçbir işe yaramayacağını ifade ederek bütün Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Yıldırım.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Zonguldak Milletvekili Sayın Ünal Demirtaş konuşacaklar.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Muğla Milletvekili Akın Üstündağ konuşacak efendim.

BAŞKAN – Peki, Muğla Milletvekili Sayın Akın Üstündağ konuşacak.

Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA AKIN ÜSTÜNDAĞ (Muğla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten, ülkemiz şu anda çok ağır bir demokrasi bunalımı içerisinde. Darbe teşebbüsü bir lütuf olarak kullanılıyor ve bütün demokratik kanallar iktidar tarafından birer birer tıkanıyor. Demokratik düzen ve düşünce özgürlüğü ağır bir baskı altında. Olağanüstü hâlle birlikte oluşturulan üstü örtülü tehdit havasıyla birlikte normal şartlarda yapılmayan birçok uygulama maalesef hayata geçiriliyor. Olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleri âdeta bir sopa olarak kullanılıyor. Olağanüstü hâlle ilgili olmayan birçok konu KHK’lerle düzenlendiği gibi, KHK’lerle Anayasa’da güvence altına alınan birçok temel hak ve hürriyet de askıya alınmaya devam ediyor.

Olağanüstü hâl KHK’leriyle birlikte adil yargılanma hakkı göz ardı edilerek birçok kişi işinden oluyor, hapislere atılarak özgürlüğü elinden alınıyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak ifade etmeye çalıştığımız birçok yanlış maalesef, görmezden gelindi ve bunun sonunda da anlaşıldı ki darbe teşebbüsünden bir buçuk yıl sonra, sahte byLock yüklemelerinden dolayı 11 binin üzerinde kişinin bir buçuk yıldır haksız olarak yargılandığını, işinden olduğunu iktidar şimdi öğrenebildi. Hâlbuki ne zamandan beri biz bunları söylüyorduk.

Milletvekilleri hapse atılıyor, millet iradesi ıskata uğratılıyor, muhalefet belediyeleri bir işgal anlayışı içerisinde ya görevden alınıyor ya da yerlerine kayyum atanıyor, bunun içerisine belediye meclis üyeleri de dâhil oluyor. İktidar bu antidemokratik uygulamayı kendi belediyelerine dahi uygulamaktan geri kalmıyor, bir emir komuta zinciri içerisinde belediye başkanları teker teker görevden alınmayı kendileri için âdeta büyük bir lütuf olarak görüyor.

2019 sürecine doğru giderken iktidar adım adım tek adam iktidarını ülkeye yerleştiriyor. Tek bir kişinin iradesi, millet iradesinin önüne geçiyor. Koskoca bir ülke âdeta uçuruma doğru sürüklenirken millet büyük bir tedirginlik ve korku içerisinde olup bitenleri seyrediyor. Milletler camiasındaki saygın yerimiz bütün bu uygulamalarla yok edildiği gibi, giderek yalnızlaşan ve demokrasiden uzaklaşan, maalesef, bir ülke hâline gelmiş durumdayız.

Değerli milletvekilleri, darbeye direnen ve demokrasisine sahip çıkmaya çalışan bu Meclis, olağanüstü hâlle birlikte âdeta devre dışına çıkarılmıştır. Meclisin iradesi iktidar milletvekilleri tarafından saraya teslim edilmiş ve kahredici bir parti ve lider aidiyeti bütün demokratik anlayışların önüne geçmiş durumdadır. Millet iradesinin temsilcisi olan milletvekilleri teker teker Meclisten uzaklaştırılıyor, temsil görevleri işlevsiz hâle getiriliyor. Buna karşı çıkanlar da ya bölücü ya da FET֒cü damgası vurularak itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor.

Değerli milletvekilleri, çözüm sürecinde masanın devrilmesinden sonra iktidar âdeta bir ray değiştirmiş ve çözüm sürecinin getirdiği riskleri dahi öngöremeyen iktidar bir öç alma refleksini devreye sokmuş durumdadır. Nitekim, önümüzdeki düzenlemeyle Leyla Zana’nın milletvekilliği devamsızlık unsuruna bağlanarak ortadan kaldırılmak isteniyor. Bu da uygulanan o dönüş sürecinin sonunda geldiğimiz nokta maalesef.

Değerli milletvekilleri, milletvekillerinin en önemli sorumluluklarından biri de Meclisteki faaliyetlere katılmak ve Meclisteki oturumlara katılarak temsil ettiği kitlenin ve toplamda millet iradesinin çalışmalara yansımasını sağlamaktır. Bu, milletvekilliği için bir yükümlülüktür. Hiçbir milletvekili bu sorumluluğunu yerine getirmekten imtina etme gibi bir duruma gelemez. En son yapılan İç Tüzük değişikliğinde 3’üncü madde içerisinde yapılan bir değişiklikle ant içmekten imtina eden milletvekillerinin milletvekili sıfatından kaynaklanan haklardan yararlanamayacağı da hüküm altına alınmış durumdadır. Milletvekili seçimlerinin kesinleşmesinin ardından yapılan ilandan sonraki beşinci günde milletvekilleri ant içer. Bu ilk oturumda milletvekilleri yemin ederek görevlerine başlarlar. Ancak Leyla Zana, geçerli yemin etmekten imtina etmiş ve bu zamana kadar da yemin etme imkânı olmasına rağmen yemin etmeyerek bu göreve başlamamıştır. Kaldı ki milletvekili adayı olurken milletvekilinin yemin etme zorunluluğu olduğu bilinen bir gerçektir. Bir milletvekilinin yemin metnini kendi siyasi anlayışına göre değiştirmesi de doğru bir tavır değildir. Yemin metni üzerinden siyasi bir sonuç almak gibi bir duruma da hiç kimsenin ulaşması zaten mümkün değildir. Yani milletvekilinin yemin metnini kendi siyasi iradesine göre değiştirme gibi bir seçeneği düzenlemelerin hiçbirinde mevcut değil.

Değerli milletvekilleri, burada konuya objektif yaklaşmak durumundayız. Siyasi saiklerden veya kısa vadeli parti çıkarlarından uzak durmak, doğruyu bulmak adına daha isabetli olur düşüncesindeyiz zira burada Meclisin alacağı karar içtihat niteliğinde, genel bir uygulama hâline gelebilir. Bir cezalandırma saikiyle de değerli arkadaşlarım, hareket etmemek gerekir.

Anayasa’mızın 81’inci maddesine göre ant içme, milletvekilinin görevine başlaması için kurucu bir şekil şartı niteliğindedir. Dolayısıyla milletvekili yemin etmeden Meclisteki ve komisyonlardaki oturumlara katılamaz. Milletvekilinin ant içme metni Anayasa’mızın 81’inci maddesinde düzenlenmiştir. Nasıl ki bir doktor Hipokrat Yemini etmeden doktorluk yapamazsa, bir avukat, bir hâkim, bir savcı yemin etmeden göreve başlayamazsa burada da kanun koyucu ant içmeyi milletvekilliği için bir ön şart olarak ortaya koymuş durumdadır.

Ağrı Milletvekili Leyla Zana’nın 17/11/2015 tarihindeki, seçimden hemen sonraki ilk oturumda Anayasa’ya uygun yemin etmediği oturumu yöneten Meclis Başkanı Sayın Deniz Baykal tarafından saptanmış ve kendisi uyarılmıştır.

Değerli arkadaşlar, burada, uyarıdan sonra, o oturumda Leyla Zana bu yemini düzeltmemiş ve o tarihten sonra da -bildiğim kadarıyla da- böyle, yemin etme gibi bir talepte bulunmamıştır hâlbuki devamlı yemin etme imkânı mevcut olmasına rağmen.

Değerli arkadaşlar, burada Meclisin dikkat edeceği en önemli konulardan birisi; uygulamalar arasındaki farklar subjektif ve kişiye özel olmamak durumundadır. İktidar devamsızlık konusunda gerçekten samimiyse Başbakanlığı elinden alındıktan sonra hemen hemen hiçbir oturuma gelmeyen Sayın Ahmet Davutoğlu’nun devamsızlığından dolayı önümüze bir tezkere getirilmesi gerekir. İşte, bu uygulamaların kişisel, subjektif ve siyasi saikler ile bir hırs ve kin duyguları içerisinde yapıldığını gösteriyor.

Değerli arkadaşlar, milletvekilinin usulüne uygun yemin etmeyerek göreve başlamaması hakkaniyete ve temsil görevinin gereğine uygun olmadığı gibi, milletvekili hakkında yemin etmemesinden yola çıkarak devamsızlık gibi bir maddeyi işletmenin de hukuki tartışmalara yol açacağı kesindir. Burada Anayasa’yı ve İç Tüzük’ü zorlama, İç Tüzük’ün arkasından dolanma gibi bir durum söz konusudur. Burada herkes biliyor ki asıl önemli olan buradaki konu yemin etmemek değil, devamsızlık nedeniyle Leyla Zana’yı Meclisten uzaklaştırmak.

Değerli arkadaşlar, eğer uzun süre yemin etmemek, görevini yerine getirmemek şeklinde düşünülüyorsa burada, İç Tüzük’te -alt komisyonda söylediğimiz gibi- yemin etmek için belirli bir süre, belirli bir tahdit konulması gerekiyor. Üç ay, altı ay ya da bir yıl gibi ya da tahdit şeklinde “beş birleşim, on birleşim, elli birleşim” gibi bir süreyi İç Tüzük’te koymak lazım, eğer gerçekten yeminle ilgili problem varsa. Eğer buna rağmen yeminden imtina ediliyorsa o takdirde devamsızlıktan değil, yemin etmemekten dolayı milletvekilliğinin düşürülmesi hususu Meclisin önüne getirilmelidir. İç Tüzük’teki bu boşluk kullanılarak gerçekte yemin etmemek ama görünürde devamsızlık nedeniyle göreve son verme hatalı olacaktır. Alt komisyon ve ana komisyon görüşmelerinde bu görüşümüzü samimiyetle ortaya koyduk. Burada yapılan uygulamaya yönelik olarak muhalefet etme ya da katılma şeklinde değil, Meclisin gerçekten ne istediği ve doğrunun ne olduğuyla ilgili olarak İç Tüzük’teki bu boşluğun bir düzenlemeyle yeniden doldurulması gerektiği üzerinde durduk.

Değerli arkadaşlar, özet olarak, burada konunun, yemin etmemek değil burada siyasi saiklerle iktidarın Meclis üzerinde uygulamış olduğu, milletvekilleri üzerinde uygulamış olduğu şimdiye kadarki politikanın bir sonucu olarak önümüze getirildiğini özellikle paylaşmak isterim.

Değerli arkadaşlar, sürem varken bir konuyu da sizlerle paylaşmak isterim. Hemen bütçe görüşmelerinden sonra, alelacele Meclisi kapatarak -ki yeterli süre varken- taşeronların da yer aldığı 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle ilgili son derece yanlış bir uygulamayı iktidar önümüze getirmiştir.

Burada Cumhuriyet Halk Partisi olarak taşeronlarla ilgili, taşeronların -kadroya sahip olarak- yıllardır mahrum kaldıkları emeklerinin karşılığını onlara iade etmek, onların şimdiye kadarki sorunlarını ortadan kaldırmak amacıyla gerçek bir kadro verilmesini istedik ama gördük ki Mecliste hiç tartışılmadan, yine bir olağanüstü hâl kararnamesiyle, maalesef, birçok eksikliği ve hatayı içinde barındıran bir kararnameyle düzenlendi.

Bunu bir OHAL kararnamesiyle düzenlemek mümkün değil. Artısıyla eksisiyle, bütün taşeronların içinde yer aldığı, aynı zamanda kadroya sahip bir işçi hangi haklara sahipse onların haklarına sahip olacak şekilde, tamamını, bütün taşeronları içeren bir düzenleme mutlaka Meclise getirilmelidir. Buna ilişkin ihtiyaç değerli arkadaşlarım, hâlâ devam ediyor.

Biz diyoruz ki gelin, hep beraber bu sorunu tamamen ortadan kaldıralım. Meclisi, birbiriyle didişen bir Meclis, milletvekillerini dışarıya atan, milletvekillerinin birçok gerekçelerle Meclis dışına atılması için bu konuda çalışma yapan bir Meclis olmaktan çıkarıp gerçekten, toplumun sorunlarına ortak çözümler üreten bir Meclis hâline getirelim. Emeğiyle geçinen bu insanların ve ailelerinin rahatlatılması için bunun mücadelesini ve düzenlemelerini mutlaka hep beraber yapalım diyorum.

Burada, Leyla Zana’yla ilgili olan düzenleme, biraz önce de söylediğim gibi, Meclisten gerçek bir halk iradesinin, milletin iradesinin tam olarak yansıtılmasını engelleyecek tarzda milletvekillerinin Meclisten uzaklaştırılmasına karşıyız. Takdir Genel Kurulundur.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Üstündağ.

Komisyon görüşmeyecek herhâlde?

Şahsı adına Iğdır Milletvekili Sayın Mehmet Emin Adıyaman konuşacaklar.

Buyurun Sayın Adıyaman. (HDP sıralarından alkışlar)

Süreniz on dakika.

MEHMET EMİN ADIYAMAN (Iğdır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle Başkanlık tezkeresinin temel konusu, Sayın Leyla Zana’nın yemin metnini Anayasa’daki şekliyle okumadığına dayanıp ve bunun devamsızlıkla bağlantılandırılarak vekilliğinin düşürülmesine ilişkin.

Tabii, ben öncelikle yemin metniyle ilgili birkaç hususu kısaca özetlemek istiyorum. Bu yemin metni, aslında 1980 askerî darbesinin iradesinin bir ürünü. Tamamen ırkçı, totaliter, Meclis iradesini yok sayan, Türkiye gerçeğine uymayan bir yemin metni ve bu yemin metni, geçmişten beri tartışma konusu olmuş, sadece Sayın Leyla Zana’yı değil, farklı inanç ve düşüncelerde, siyasi görüşlerde olan pek çok kişiyi rahatsız etmiş bir dikta yemin metni. Maalesef, 1980 darbesinden günümüze kadar faşist cuntanın bu Meclis üzerinde bir vesayet olarak dayattığı bu yemin metni, 1980’den bu yana yani otuz yedi yıldır bu Meclis üzerinde vesayetini, dikta rejiminin ruhunu sürdürmeye devam ediyor.

Geçmiş dönemlerde, özellikle 24’üncü Dönemde Anayasa değişikliği üzerinde bir uzlaşma komisyonu bildiğiniz üzere kurulmuş ve o komisyonda bu yemin metninin değiştirilmesine ilişkin bir konsensüs ortaya çıkmıştı ancak Anayasa’nın tümden değişikliği üzerine tam bir mutabakat sağlanamadığı için değiştirilemedi. Oysa çok iyi biliyoruz ki bu Parlamentonun büyük çoğunluğu vicdani ve ahlaki olarak bu yemin metninin doğru olmadığını, bu yemin metninin ırkçı olduğunu; insan ahlakına, insan düşüncesine, insan olmaya, hukuka, çağdaş demokrasiye ve Türkiye'nin çoğulcu yapısına uymadığını bilmektedir. Ama mesele Halkların Demokratik Partisi olunca, mesele Sayın Leyla Zana olunca mevcut siyasal iktidar siyasi saiklerle, kendi Meclis çoğunluğuna dayanarak bunu eğerek, bükerek yani hukuku araçsallaştırarak bir şekilde, tıpkı eş genel başkanlarımızın ve milletvekillerimizin siyasi saiklerle hukuk araçsallaştırılarak tutuklanmaları gibi şimdi de Meclis İçtüzüğü araçsallaştırılarak Sayın Leyla Zana’nın vekilliği düşürülmeye çalışılıyor. Oysa bu Parlamentonun en öncelikli olarak kendisinin meşruiyeti anlamında, en başta halkın iradesiyle seçilmiş olan seçilmişlere karşı bir saygı göstermesi gerekiyor. Buna dayanmayan bir Meclis iradesi olsa olsa cunta rejiminin, cunta zihniyetinin esareti altında demektir.

Geçmişten günümüze kadar, bu darbeci zihniyetin yemin metni hep bu Mecliste problem olmuştur. Sayın Leyla Zana’nın 1994 yılında yine benzer nedenlerle milletvekilliği düşürülmüş ve yıllarca cezaevinde yatmış ama geçen tarihî süreç bir gerçeği ortaya çıkardı, evet, Sayın Leyla Zana o dönemde haklıydı ve o dönemin muktedirleri olan, o dönemin Meclis çoğunluğunu oluşturan kafatasçı, ırkçı zihniyetler mahkûm oldu. Bugün de belki çok önemsenmiyor ama yıllar sonra bugün bile tarihe mal olacak, bugünün muktedirleri olan, bugünün çoğunluğunu elinde bulunduran Meclisteki iktidar partisi, tarih karşısında bunun siyasal, ahlaki ve vicdani hesabını verecektir.

Şimdi, değerli milletvekilleri, yemin metninin esasında aykırılık neydi hepinize hatırlatmak isterim. “Yüce Türk milleti önünde ant içerim.” cümlesindeki “Türk” kelimesi “Büyük Türk milleti önünde…” yani “Türk” ve “Türkiye” değişik olan tek şey buydu. Esasen “Türk” kelimesi ile “Türkiye” yani ya da “Türk milleti” ile “Türkiye milleti” kelimeleri kavramsal anlamda içerik olarak aslında aynı şeyi ifade eder. Özü itibarıyla “Türkiye milleti” Türkiye gerçekliğini, Türkiye'deki çoğulcul yapıyı, Türkiye'deki inançsal, kültürel, siyasal ve sınıfsal pek çok farklılığı bütünleştiren, daha gerçekçi, daha doğru bir terimdir. Üstelik Sayın Leyla Zana 7 Haziranda aynen bu yemini yapmıştı ve aynı Meclis Başkanlığında yine Sayın Deniz Baykal vardı ve bu yemin geçerli kabul edilmişti. Ama 7 Hazirandan 1 Kasıma gittiğimizde, 1 Kasımdaki konjonktür ve bu dönemdeki belki ortamın yaratmış olduğu atmosferde aynı yemin metni maalesef geçersiz kabul edildi.

Şimdi, tabii, burada tamamen hukukun dışında, İç Tüzük’e aykırı, Anayasa’ya aykırı ve Meclis teamüllerine aykırı, tamamen siyasi saiklerle bu tezkere önümüze gelmiş bulunmaktadır. Teknik anlamda birkaç hususu ifade etmek istiyorum yani -içimizde hukukçu arkadaşlarımız var- öncelikle birkaç noktayı hakikaten salt hukuk tekniği açısından değerlendirelim. Öncelikle siyasi boyutuna girmiyorum, onu değerlendirdik yani eş genel başkanlarımızdan milletvekillerimize ve oradan Sayın Leyla Zana’ya genel anlamda demokratik Kürt siyasetinin bu Meclisin dışına atılması, demokratik Kürt siyasetinin gelişmesinin önünün engellenmesi ve bu alanın daraltılmasına ilişkin bir konseptin, bir stratejinin mevcut AKP iktidarı tarafından uygulandığını hepimiz biliyoruz. Bunlara çok fazla girmiyorum. Bu siyasi saikle de bu tezkerenin geldiğini biliyoruz.

Ama başka bir teknik boyutu şu: Şimdi, İç Tüzük’e baktığımızda İç Tüzük’ün 35’inci maddesi komisyonların görevlerini belirtir ama komisyonların görevleri arasında yemin etmemiş bir milletvekilinin veya yeminden imtina etmiş bir milletvekilinin durumunun incelenmesine ilişkin İç Tüzük’te bir hüküm yok. Anayasa’nın 81’inci maddesi milletvekilinin belirtilen yemini yapacağını söyler. Ama yeminden imtina etme hâlinde, yemin etmeme hâlinde veya yeminin geçersiz olması hâlinde nasıl bir yaptırımın uygulanacağını Anayasa düzenlememiş.

Peki, bakıyoruz İç Tüzük’e,. İç Tüzük’te var mıdır? İç Tüzük’ün 3’üncü maddesine bakıyoruz. İç Tüzük’ün 3’üncü maddesinde de yine bir yaptırım yok. Yakın tarihte değiştirilen İç Tüzük’ün 3’üncü maddesinin önceki hâlinde hiçbir yaptırım yok, hiçbir açıklama ve izah yok. Az önceki hatibin de izah ettiği gibi bir süre de yok. “Şu kadar sürede yemin edecektir, etmezse vekilliği düşürülecek.” şeklinde bir düzenleme de yok. Peki, neye dayanarak biz Sayın Zana’nın vekilliğini düşürüyoruz? İşte, AKP çoğunluğunun kendi keyfî yorumuna dayanarak; Meclis çoğunluğuna dayanan bir yorum.

Aslında Sayın Zana’nın durumu hukuk tekniği açısından bir askı hâlidir. Sayın Leyla Zana’nın “milletvekili” sıfatından kaynaklanan hakları kullanması yemine tabidir. Onun milletvekili seçilmesi halkın iradesine bağlı bir durumdur. Halk seçmiştir onu. Ha, yemin edip etmemesi milletvekilliğinden kaynaklanan, o sıfattan kaynaklanan hakları kullanmaya ilişkindir. Zaten Sayın Leyla Zana seçildiği günden bu tarafa özlük hiçbir hakkı verilmemiştir. Bir soru önergesi kabul edilmiyor, Genel Kurul çalışmalarına katılamıyor. Katılsa Sayın Başkanlık müsaade edecek mi? Etmeyecek. E müsaade etmediği bir vekile “Devamsızlık yaptınız.” deyip vekilliğini düşürmek aslında abesle iştigaldir. Başka bunun bir izahı yok. Hem “Şu salona giremezsin.” deniliyor hem de “Niye girmediniz?” deyip vekilliği düşürülüyor. Böyle bir çelişki olabilir mi? Ama özel bir durumdur, belki Parlamento tarihinde bir ilktir bu durum. Ama bu anlayışla bu bir teamül hâlini alacaktır. Yarın çoğunluğu elde edecek başka bir siyasal iktidar aynı şeyi sizlere uygulayacaktır.

Dolayısıyla mevcut değişiklik hâlinde bile, İç Tüzük 3’üncü maddenin yeni değişiklik hâlinde bile, yine ne diyor yeni hâlinde? Milletvekilliği yemininin edilmemesi hâlinde o sıfattan doğan haklardan faydalanamıyor. E zaten fiilen Sayın Leyla Zana faydalanmıyor, odası yok, soru önergesi veremiyor, araştırma önergesi veremiyor, Genel Kurul çalışmalarına katılmıyor. Dolayısıyla bu tamamen siyasi saiklere dayalı bir tezkere. Bu, hukuka ve Anayasa’ya aykırıdır diyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Şahsı adına ikinci olarak Çanakkale Milletvekili Sayın Bülent Turan konuşacak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Sayın Turan, süreniz on dakika.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Karma Komisyonun 507 sıra sayılı Raporu’nu görüşmek için bugün Genel Kurul toplandı. İsteriz ki her milletvekili milletin kendine verdiği yasama faaliyetini eksiksiz yerine getirsin ve böyle bir toplantı, böyle bir görüşme, böyle bir rapor görüşmesi yapmak zorunda kalmayalım. Bir milletvekilinin vekilliğinin düşmesinden bu Meclisin bir üyesi olarak hiç kimsenin keyif alacağını, gurur duyacağını düşünmüyorum. İsteriz ki tüm vekillerimiz, halkın bize yüklemiş olduğu görevi, emaneti ilk günden son güne kadar tüm yasama faaliyetlerine katılarak yerine getirsinler. Çünkü millet bize görev verirken “Bu Meclise git, sonuna kadar haklarımı kolla, demokratik rejim içerisinde kendine düşeni yap.” diyerek oy veriyor.

Değerli arkadaşlar, ancak önümüzde bir problem var, bir sorun var. Biz şu an şeklî bir işlem için bir aradayız. Burada çok fazla siyasi yorum yapıp olayı ajite etmek tarafında değilim. Bu şeklî işlemin gereği olarak Anayasa’nın 84’üncü maddesinin son fıkrasında “Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir.” deniliyor. Yine, benzer ifadeler, aynı Anayasa maddesinin açıklaması İç Tüzük 138’de ifade edilmiş durumda. Söylemek istediğimiz şu: Önümüzde, bir vekilin hiçbir gün Meclise gelmemesi, yemin dahi etmemesi, yasama faaliyetlerine katılmaması üzerine doğan şeklî bir işlem var. Takdirî bir işlemden bahsetmiyorum. Divan toplanmış, devamsızlığı tespit etmiş. Aynı şekilde, ilgili milletvekilinin tam 212 kez birleşime katılmadığını tespit etmiş, buna ilişkin de yemin daveti tekrar tekrar kendisine iletilmiş. Ve yine onun dışında, ödenek ve yolluk kesintisi gibi bir ara ceza, ara formül ifade edilmiş ancak buna rağmen o şeklî işlemler yerine gelmediğinden dolayı da bildiğiniz gibi bugünkü Genel Kurul gündemi açılmış olmuş.

Değerli arkadaşlarımız, öncelikle bu tarz bir işlem yani milletin yetki verip, görev verip göndermesine rağmen Meclise gelmemek, yemin etmemek, yasama faaliyetlerine katılmamak öncelikle, bizi seçen, buraya gönderen milletimize saygısızlıktır diye düşünüyorum. Altını çiziyorum, keşke herkes, sevse de sevmese de, istese de istemese de bu usuli işlemleri yerine getirse, Meclisi bu tarz konularla meşgul etmese.

MEHMET EMİN ADIYAMAN (Iğdır) – Davutoğlu niye gelmiyor?

BÜLENT TURAN (Devamla) - Altını çiziyorum, biz bundan keyif almıyoruz ama bu işin hakkını yapmak, usulü yerine getirmek de bizim görevimiz.

Bakınız değerli arkadaşlar, aslında söz almayacaktım, çok geç saat oldu ama bu açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim çünkü konuşmacı arkadaşlarımızın vicdandan öte, çok sert ifadelerle partimizi, Genel Başkanımızı itham ettiğini gördüm.

Bakınız değerli arkadaşlar, milletvekillerini sadece el kaldırıp indiren bir robot gibi görmek demokrasiye haksızlıktır, buradaki sistemin işleyişine haksızlıktır.

AHMET YILDIRIM (Muş) – Kesinlikle haksızlıktır.

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – Niye sıralar boş?

BÜLENT TURAN (Devamla) - Bizler bu tarz çalışmalar yaparken milletin bize vermiş olduğu yetki için elimizi kaldırıyoruz. Sayısal kurallar buralarda yazılmış, Anayasa’da yazılmış, o yüzden bunları yapıyoruz. O yüzden “Siz çoğunluksunuz, siz el kaldırıyorsunuz.” demek “Demokrasi dışında işler yapın.” demektir aynı zamanda. Biz görevimizi yapıyoruz değerli arkadaşlar. Bunun bir itham konusu olmaması lazım. Tabii ki elimizi kaldıracağız, tabii ki kendi kanaatimizle beraber, partimizin aldığı kararlarla beraber, Anayasa’ya, İç Tüzük’e uygun işleri beraber yapacağız. Israrla bu çoğunluk vurgusunun, el kaldırmak, indirmek tarzı, güya aşağılamanın, bu Gazi Meclise haksızlık olduğu kanaatindeyim. Bu Meclis aynı usullerle Kurtuluş Savaşı’nı yaptı; bu Meclis benzer usullerle, darbelerden sonra kapanma iddiası ortaya konulduğunda o direnci gösterdi; 15 Temmuzda hakeza onlar gösterdi. O yüzden bu Meclisin gücünden dolayı “el kaldır, indir” tarzı aşağılanmalara rağmen, bombalanmak istendi, kapılarına kilit vurulmak istendi.

Ve yine değerli arkadaşlar, AK PARTİ kurulduğu günden bugüne kadar yaptığımız her şeyi millet için yapmaya çalıştık. Az önce yine kıymetli vekilin ısrarla “Tek tip elbise nasıl olur da halkın istediği bir şey olur?” demesini hayretle karşıladım.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Niye?

BÜLENT TURAN (Devamla) - Biz on beş yıldan beri iktidardayız. Tek tip elbise iddiasını ilk gün gündeme getirmedik. Önümüzde bir mesele var. Siz belki Kandil’e gitmekten, oraya buraya gitmekten Sincan’a gelememiş olabilirsiniz ama Sincan’a gittiğinizde o şehit yakınları, o gaziler bu talebi iletiyorlar bizlere. Siz, gelin…

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Biz Sincan’a İdris Baluken’e gidiyoruz. Siz konuşmanızı bilin gerçekten. Sincan’a İdris Baluken’e gidiyoruz, bu sıralardaki arkadaşınıza.

TÜLAY KAYNARCA (İstanbul) – Dinler misiniz.

BAŞKAN – Karşılıklı cevap vermeyelim lütfen.

Sayın Turan, buyurun.

BÜLENT TURAN (Devamla) – Herkes konuşuyor, ses çıkarmıyor. Siz de dinlerseniz daha iyi anlaşabiliriz.

Ben tekrar ediyorum: Eğer Sincan’a, Silivri’ye o davalara gelirseniz orada halkın bu talebi ilettiğini göreceksiniz. “Biz bunları gece rüyamızda gördük, o yüzden yapıyoruz.” falan değiliz değerli arkadaşlar. Siz “…”(x) yazan alçakların gündem oluşturmasını görmeyeceksiniz, şehitlerin, gazilerin yakınlarının bu konudaki talebini görmeyeceksiniz, “Neden bu?” diye soracaksınız.

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – Ne alakası var?

BÜLENT TURAN (Devamla) – O yüzden, hukuk aynı şekilde taleplerle bağlıdır, o yüzden gündeme gelmiştir.

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – Ne alakası var, Leyla Zana’nın vekilliğinin düşmesiyle ne alakası var?

BÜLENT TURAN (Devamla) – Değerli arkadaşlarımız, bu güzel bir üslup değil.

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – Yahu, ne alakası var?

BÜLENT TURAN (Devamla) – Yani “Ne alakası var?” kahve ifadesi, bu güzel değil bence, gerek yok.

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – Ne alakası var, Leyla Zana’nın vekilliğinin düşmesiyle ne alakası var?

BÜLENT TURAN (Devamla) – Anlattım, siz geç geldiniz galiba. Bir daha anlatırım arzu edersiniz.

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – Hayır, hiç öyle değil.

BÜLENT TURAN (Devamla) – Değerli arkadaşlar, “Herkesi ötekileştirdiniz. Herkesi öteki görüyorsunuz.” dediler. Yapmayın, yapmayın. Bu ülkede 80 milyon kimin derdi varsa, hangi sosyal kesimin sorunu varsa bunu çözmek için büyük bedeller ödeyerek, büyük riskler alarak adımlar attık. “Baldıran zehrini içtik.” diyen bizdik.

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – İdris Baluken’e on sekiz yıl ceza verildi, on sekiz yıl.

BÜLENT TURAN (Devamla) – Daha düne kadar Kürtçeyle ilgili konuşmak bile endişe sebebiyken okullarda eğitimden tutun da isim koymaya kadar bu hakları veren biziz, Kürtçe TV hakkını veren bizim iktidarımız.

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – İdris Baluken’e on sekiz yıl niye verildi?

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri…

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – İdris Baluken’e on sekiz yıl niye verdiniz?

BÜLENT TURAN (Devamla) – Bunları inkâr edebilirsiniz, halkımız biliyor; bunları yok sayabilirsiniz, milletimiz biliyor. Yoksa, on beş yıl iktidar olmak kolay bir iş değil.

“Herkesi ötekileştiriyor.” diyorsunuz, daha dün Genel Başkanımız Bulgar Kilisesinin restorasyon açılışını yaptı; “Herkesi dışlıyor.” diyorsunuz, imam-hatibin katsayısını biz çözdük, başörtüsünü biz çözdük. Kimin ne derdi varsa onları masaya yatırmak bizim görevimiz, çözmek görevimiz.

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – İdris Baluken niye on sekiz yıl aldı?

BÜLENT TURAN (Devamla) – Tabii ki cennette yaşamıyoruz, eksiğimiz vardır, çözülemeyen sorunlarımız vardır ama bunları ortak bir akılla çözmeyi bir görev biliyoruz.

“Hiçbir vekilin görevinin bitmesinden keyif almıyoruz.” dedim. Ne olacak bağırılınca? Bir daha söylüyorum: Keyif almıyoruz. Ama bir aynaya bakın. Hocanın anlattığı örneklerde olduğu gibi, ters yola girmiş “Herkes ters.” Sen ters yoldasın belki. Bir bakın aynaya, bu çözüme beraber katkı sağlayın, bu çözüme beraber omuz vermeye çalışın. İsterdik ki sizler bu demokratik yürüyüşümüzde size düşeni yerine getirseydiniz de hiç bunları konuşmuyor olsaydık. Şimdi “Kimin ne derdi varsa masaya yatırmak için önemli riskler aldık.” diyorum, bağırıyorsunuz.

Soruyorum: Ahmet Kaya bugün hayatta olsaydı…

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – Hapiste olacaktı, hapiste olacaktı.

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – İçerideydi, içeride. İçeri atardınız.

BÜLENT TURAN (Devamla) – …ülkeyi terk etme imkânı olur muydu? Olmazdı. Ama…

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – Hapiste olacaktı.

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) – İçeri atardınız.

BÜLENT TURAN (Devamla) – Asla doğru söylemiyorsunuz.

MEHMET EMİN ADIYAMAN (Iğdır) – Arkadaşları hep içeride.

BÜLENT TURAN (Devamla) – Eğer öyle olsaydı kimin içeride, kimin olmadığını halk biliyor.

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – Biliyor.

BÜLENT TURAN (Devamla) – Siz böyle devam etmeye çalışın.

Değerli arkadaşlar…

MEHMET EMİN ADIYAMAN (Iğdır) – Arkadaşları hep içeride, Ahmet Kaya’nın arkadaşları içeride.

BÜLENT TURAN (Devamla) – Yapmayın ya. İnsaf güzel bir nimettir, insaflı olun bence.

MEHMET EMİN ADIYAMAN (Iğdır) – Ahmet Kaya’nın arkadaşları içeride, onu en başta söyleyeyim. Ahmet Şık içeride.

BÜLENT TURAN (Devamla) – Bakın, değerli arkadaşlar, bu ülkede hangi sosyal kesimin ne derdi varsa masaya yatırmaya, bu millete olan borcumuzu ödemeye, gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.

SİBEL YİĞİTALP (Diyarbakır) – 6 milyon oy alan partinin genel başkanı içeride.

BÜLENT TURAN (Devamla) – Bir sevdamız var, istiyoruz ki 80 milyon huzur içerisinde, barış içerisinde, kardeşlik içerisinde; tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek millet anlayışı içerisinde yoluna, hayatına devam etsin. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) On beş yıldan beri bu görevi yapmaya çalıştık. İstiyoruz ki bundan sonra da bu millet “Devam edin.” dediği müddetçe devam edelim.

Başkalarının uzantıları, başka örgütlerin göz kırpanları ne derse desin, biz halkımızın bize verdiği görevi yerine getirmeye çalışacağız. Tüm sosyal kesimlerin derdini masaya yatırarak kardeşçe, ön yargısız “Bizim gibi düşünüyor mu düşünmüyor mu; giyiniyor mu giyinmiyor mu?” diye bakmaksızın dertlerini çözmek için demokratik rejim içerisinde adım atmaya devam edeceğiz.

Bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hayırlı akşamlar diliyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Yıldırım…

AHMET YILDIRIM (Muş) – Sayın Başkan, Sayın Turan, konuşmasında “Siz Kandil’e giderken…

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Hiç sataşmadım ama.

AHMET YILDIRIM (Muş) – Bekleyin, söyleyelim.

“…biz Sincan Cezaevine gidiyorduk.” diyerek açıktan sataşmada bulunmuştur.

BAŞKAN – Buyurun iki dakika.

X.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

3.- Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın, Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın 507 sıra sayılı Komisyon Raporu üzerinde şahsı adına yaptığı konuşması sırasında Halkların Demokratik Partisine sataşması nedeniyle konuşması

AHMET YILDIRIM (Muş) – Şimdi, Sayın Turan’ın konuşmasını hayretler içerisinde izledik, hayret etmemek de mümkün değil.

Yani onlar şu Parlamentoda halkın iradesi olan milletvekillerini korumaya çalışıyor da birileri bu iradeyi kırmaya, o iradeyi Meclis dışına atmaya çalışıyor. Çok üzüldük. Millet iradesine ne saygı varmış da, milletvekillerinin çalışma koşullarına burada ne kadar büyük saygı varmış da biz bilmiyormuşuz. Ama gide gele “İstemiyoruz, üzülüyoruz, asla tasvip etmiyoruz; İç Tüzük var, yasa var.” Niye? Şaibelerle, zorbalıkla, hileyle, desiseyle bir rejimi değiştirmeyi biliyorsunuz da şu inanmadığınız millet iradesine müdahale anlamına gelen İç Tüzük’ü mü değiştirmesini bilmiyorsunuz? Değiştirin. Çok rahatsızsanız, elinizi kolunuzu İç Tüzük ve Anayasa bağlamışsa değiştirirsiniz; 16 maddeli, 18 maddeli olmaz da 25 maddeli olurdu Anayasa. Hiç kimseyi böyle sağa, sola çekmeye gerek yok. Davutoğlu kaç kere geldi ya, kaç kere onun burada mazeretleri okundu? Mesela bizim arkadaşlarımızın mazeretleri okundu bugün. Nasıl korunuyor bu eski Başbakan, nasıl korunuyor?

Biz, sadece Sincan’ı değil, Kandıra’yı da biliriz, Edirne Cezaevini de biliriz; bu parti sıralarında oturanların hepsinin yolu cezaevlerinden geçti. Tekrar söylüyoruz: Bu ülkenin özgürlüğü, kalıcı onurlu barışı, demokrasisi bunu gerektiriyorsa biz bunu asla ödemekten geri durmayız. Doğru, arkadaşlarımız Genel Başkanınızın ricası, ısrarıyla Kandil’e gittiler ama o ısrarda, o ricada bulunan, yok, baldıran zehri içmek uğruna bunu yaptığını iddia edenler biraz daha dürüstçe, biraz daha samimice tavır takınıp onların ricasıyla o iş ve işlemleri gerçekleştirenleri cezaevine atıp on yedi yıl hapis cezası vermezlerdi.

Teşekkürler. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Bunlara cevap verdik daha önce.

BAŞKAN - Birleşime on dakika ara vereceğim.

Grup başkan vekillerini toplantıya davet ediyorum.

Kapanma Saati: 22.49

ON İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 23.39

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin On İkinci Oturumunu açıyorum.

507 sıra sayılı Karma Komisyon Raporu’nun görüşmelerine devam ediyoruz.

XI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Komisyonlardan Gelen Diğer İşler (Devam)

1.- Ağrı Milletvekili Leyla Zana’nın 1’inci Yasama Yılı ile 2’nci Yasama Yılı 01.10.2016 ila 30.04.2017 Döneminde Anayasa’nın 81’inci Maddesine Uygun Biçimde Andiçmeden Aralıksız Olarak Genel Kurulun 212 Birleşimine Katılmamasına Bağlı Devamsızlığı Nedeniyle Anayasa’nın 84’üncü ve İç Tüzük’ün 138’inci Maddeleri Uyarınca Gerekli Değerlendirmenin Yapılması İçin Başkanlık Divanının 20.07.2017 Tarihli ve 41 Numaralı Kararı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (3/1171) ile Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (Sıra Sayısı: 507) (Devam)

BAŞKAN - Komisyon? Yerinde.

Şimdi “Son söz savunmanındır.” ilkesinden hareketle savunma yapmak üzere Ağrı Milletvekili Leyla Zana adına Meral Danış Beştaş’a söz vereceğim.

Sayın Danış Beştaş, Leyla Zana sizi yetkilendirdi değil mi?

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Evet.

BAŞKAN – Tamam, peki.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım, yapmış olduğunuz sunuş konuşmasından -oturumu açtıktan sonraki- benim süresi dâhilinde İç Tüzük’ün 72’nci maddesi gereğince görüşmelerin devamına ilişkin verdiğim önergeyle ilgili bir işlem yapmadığınız anlaşılıyor.

BAŞKAN – Evet, yapmadım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Bugün görüşmeleri açarken görüşmelerin İç Tüzük 72’ye göre başladığını söylediniz, tutanaklarda var. İç Tüzük 72, açıkça şu şekilde düzenlenmiş: “...her siyasi parti grubunun grupları adına ve iki üyenin kendileri adına birer defa konuşma hakları vardır. Bu konuşmalar yapıldıktan sonra -tam şu anı tarif ediyor- görüşmelerin devam etmesine dair önerge verilmemişse, -ki verdim- Başkan görüşmelerin tamamlandığını bildirir.”

Bu aşamada, sizin İç Tüzük 72’ye göre görüşmelerin tamamlandığını bildirmeniz için benim önerge vermemiş olma şartım var, oysa verildi. Daha önce de defalarca olduğu gibi bu önergeyi okuyup daha sonra Genel Kurulun oyuna sunmanız gerekir ama siz, savunma hakkını düzenleyen bir diğer İç Tüzük maddesine geçip orada savunmaya söz vermeye niyet ediyorsunuz, bunu beyan ediyorsunuz. Bu aşamadan sonra, İç Tüzük 72’ye göre verdiğim önergeyi “Görüşmeler savunmadan sonra tamamlanmıştır.” gibi işleme alırsanız şayet, bu “Son söz savunmanındır.” diyen Anayasa'da, İç Tüzük'te ve evrensel hukuktaki en amir hükmü ihlal etmiş olursunuz. O aşamada, siz, bu İç Tüzük 72 önerisini işleme aldığınızda -bir an için önergenin kabul edildiğini düşünelim- bu kez yapılmış savunmayı yok sayan, yeniden gruplara söz veren, şahıslara söz veren ve sonra bir kez daha savunmaya söz veren bir tutum içinde olacaksınız. Oysa Mecliste hiçbir başlamış işlem, yapılan bir uygulama bir taleple yok sayılamaz. İç Tüzük 72’ye göre verilen önerge -ki önergenin gerekçesinde de “Konunun daha iyi anlaşılması talep edilmiştir.” dediğimiz için- işlemi yok saymaya yönelik değildir. İşlemin bu aşamasında gruplar ve şahıslar adına... Ki bir kereyle sınırlıdır son cümlede “İkinci kez bu hak verilir.” demesi yani 72’ye göre bir kez daha verip üçüncü, dördüncü yok burada, ikinci hak var. Siz bu önergeyi, 72’nin verdiği bu hakkı 72’ye göre gruplar ve şahıslardan sonra kullandırtmazsanız ve savunmaya başlarsanız o bambaşka bir maddeye gider. O maddede bu önergeyi işleme aldığınızda, bir an için yüce Meclisin bu önergeyi kabul ettiğini düşünelim, önerge, öncesindeki işlemleri hiçe düşürür, yoka düşürür, yok eder. Oysa, İç Tüzük, her uygulamasıyla kendinden önce yapılmış işlemleri yok etmeyecek bir bütünlükle devamlılığı önermektedir ve sağlamaktadır. Bu yüzden, burada önergemin 72’ye göre işleme alınmasını, kabul edilirse gruplara ve şahıslara… Savunmaya değil çünkü savunma her şeyi dinledikten sonra, ithamları, destekleri dinledikten sonra o hakkı kullanacaktır. O aksi durum savunmanın bu hakkını kullanmasından sonra başka sözlere imkân verir ve bütün işlemleri boşa düşürür. Bu konuda hukukçu kimliğinize, tarafsızlık yemininize dayanarak kararınızı bir kez daha gözden geçirmenizi talep ediyorum.

BAŞKAN – Şimdi, sayın milletvekilleri, biraz önce verdiğim arada grup başkan vekillerini toplantıya çağırdım ve verdiğimiz sürenin de çok da fazlasının üstüne çıkarak bu konuyu görüşmeye çalıştık. Buradaki problem, 72’nci maddede düzenlenen önergenin verilme anı; problem bu. İki görüş var: Bir görüş, 72’nci maddeye ilişkin, yeniden görülmesine ilişkin önergenin savunma bittikten sonra işleme alınması; diğer bir görüş ise konuşmalar yapıldıktan ama savunma yapılmadan önceki aşamada işleme alınması. Şimdi, böyle bir uygulama şimdiye kadar pek yapılmadığı için, benim şahsi düşüncelerimin ötesinde elbette ki Kanunlar Kararlarla da bu işi birlikte görüşmek, değerlendirmek durumundayım her başkan vekilinin yaptığı gibi. Ortaya şöyle bir durum çıktı ve bu -çok açık yüreklilikle söylüyorum- beni de ikna etti, durum şu: Biz bu görüşmeleri tamamladıktan sonra yani “Son söz savunmanın.” ilkesinden hareket ederek savunmayı da dinledikten sonra kimseye söz vermeyeceğiz Sayın Özel, hiç kimseye söz vermeyeceğiz, sadece bir işlem yapacağız tıpkı Meclisi kapatma işlemini yaptığım gibi. Eğer ben bu 72’nci maddeye göre verilen önerge üzerinde herhangi bir kişinin konuşmasına başvurmuş olsam o zaman haklısınız ama bu 72’nci maddeye göre verilen önergeyi okuduktan ve işlemi yaptıktan sonra ben kimseye söz vermeyeceğim. Dolayısıyla “Son söz savunmanındır.” hakkı ve ilkesi geçerliliğini korumuş olacak.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)- Sayın Başkan…

BAŞKAN – Ha Meclisi kapatmış olacağım, ha bu önergeyi işleme koymuş olacağım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Önergeyi işleme koyduğunuzda ya kabul edilirse?

BAŞKAN – Baştan başlayacağız.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – O zaman bütün işlemleri yok sayacaksınız, bütün işlemleri.

BAŞKAN – Bütün gruplar baştan başlayacak, konuşacak; şahıslar, son savunma, hepsi baştan başlayacak.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – İç Tüzük başlanmış bir işlemin yok sayılmasını mümkün saymaz. Bunun istisnaları İç Tüzük 13’te…

BAŞKAN – Bakın, o zaman bu söylediğiniz şey 72’nci maddenin uygulanmasının içini boşaltıyor.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Aynen, sizin yaptığınız işlem…

BAŞKAN – Hayır, bu sizin söylediğiniz şey boşaltıyor içini.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Biz karşılıklı konuşmayalım, Sayın Elitaş’a söz vereyim.

Buyurun Sayın Elitaş.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım, şu andaki konuştuğumuz iş 507 sıra sayısı.

BAŞKAN – Evet.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – 507 sıra sayısının konusu İç Tüzük 138’inci madde, Anayasa 84’üncü madde. İç Tüzük 138’inci madde savunmanın konuşmasını düzenlemiş, İç Tüzük 60’ıncı madde de süreleri belirlemiş. Diyor ki 60’ın son fıkrası: “İçtüzükte başka bir süre belirtilmemiş veya aksi, Danışma Kurulunun teklifiyle Genel Kurulca kararlaştırılmamışsa siyasi parti grupları, komisyon ve Hükümet adına yapılan konuşmalar yirmi, üyeler tarafından yapılan konuşmalar on dakika ile sınırlıdır.” 72’nci madde de konuşmacı sayısını belirlemiş. Bakın, 70’inci maddede süre yok. İç Tüzük önünüzde Sayın Başkanım. “Tüzükte başkaca bir hüküm yoksa, her konuda…” Konu ne? 507 sıra sayısı. 507 sıra sayısının görüşmelerinin tamamlanması, savunmanın yaptığı anda yürürlüğe girmiş demektir çünkü işlemin bitmesi, İç Tüzük 72’nci maddeye göre kimlerin konuşacağı tespit ediliyor. Siyasi parti grupları ve şahsı adına 2 milletvekili konuşmasını yapıyor. Süreyi ne belirliyor? 60’ıncı madde belirliyor.

BAŞKAN – Evet.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – 60’ıncı madde, eğer aksine başka bir karar alınmamışsa ya da İç Tüzük’te herhangi bir şekilde süre tanımlanmamışsa yirmişer dakikalık konuyu gündeme getiriyor. Şu anda sizin savunmayı çağırmanız, yaptığınız işlem doğrudur; savunmayı çağırmanız, savunmadan sonra ne gerekiyorsa onu yapmanız gerekir.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım, doğrusunu yapacaksak bir, her türlü sınırlama özgürlükler lehine yorumlanır. İki, savunma hakkı kutsaldır. Üç, şu anda karar vereceğiz, yirmi dört saat de ara verilecek. Yirmi dört saat serinleme süresi şu: Savunmayı dinledikten sonra herkes vicdanıyla baş başa kalsın.

BAŞKAN – Evet.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Şu anda Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunda 17 milletvekili var.

SALİH CORA (Trabzon) – Sizde kaç kişi var?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sizin bu kararınız, savunmayı 17 milletvekili önünde yaptırıp daha sonra milletvekillerini yirmi dört saatlik süreden sonra buraya gelip bir karar vermelerine zorlar.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – CHP’de 6 kişi var.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Bir hukukçu kimliğinizle burada aldığınız karar, Meclisin mevcut durumunu da göz önüne aldığınızda boş sıralara gecenin bir yarısında…

HASAN BASRİ KURT (Samsun) - CHP’den de 6 kişi var burada.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – …17 iktidar partisi milletvekilinin bulunduğu noktada savunmayı yaptırmak ya da yaptırmamak ama İç Tüzük 72’nci maddenin verdiği bir yetkiyi kullandırtmamak noktasına geliyor. Siz bu hakkı savunma sonrasına bıraktığınız anda Meclisin aldığı kararla ikili bir sonuç doğuruyorsunuz: Bir tanesi reddedilmesi durumundaki sonuç, birisi kabul. Buradan iktidar partisinin çoğunluğu vardır, nasılsa reddedilir diye bakamayız. Kabul edildiği noktada, o anda…

BAŞKAN – Yalnız, oylama noktası şu anda bizi ilgilendiren bir konu değil Sayın Özel, o başka bir şey…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ama Başkanım, şu anda…

BAŞKAN - …o yirmi dört saat sonra gündeme gelecek olan bir şey.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Hayır, hayır, İç Tüzük 72’ye göre verdiğim önergeyi savunmadan sonra gündeme alıp oylatacaksınız ya…

BAŞKAN – Evet.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – …işte, o anda kabul edilmesi durumunda yapılan savunmayı da boşa düşüren ve yeniden grupları, şahısları ve savunmayı dinleyen bir iş. Bu durumda…

BAŞKAN – Ama sizin mantığınıza göre o zaman 72’nci maddedeki önergenin hiç yapılmaması gerekiyor.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Hayır…

BAŞKAN – Evet.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – …şu aşamada yapılması gerekir efendim.

Bakın, izninizle şurayı bir kez…

BAŞKAN – Hayır, Sayın Özel -konuşuyoruz, sohbet ediyoruz diyeyim artık- sizin mantığınıza göre hangi aşamada yapılırsa yapılsın kabulü hâlinde ondan önceki bütün görüşmelerin boşa düşmesi anlamına geliyor çünkü yeniden müzakere…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Hayır, değil efendim çünkü 72 bu maddeyi şöyle yorumluyor, bakın, 72 diyor ki: “Görüşmelerin devam etmesine dair önerge verilmiş ve önerge de Genel Kurulda işaret oyuyla kabul edilmiş ise…”

BAŞKAN – Evet.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – “…birinci fıkra gereğince siyasî parti gruplarına ve milletvekillerine –savunmaya demiyor- ikinci defa…”

BAŞKAN – Evet.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – “…konuşma hakkı…” “Yeniden konuşma hakkı” demiyor.

BAŞKAN – Evet.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Bu önerge bir kereliktir.

BAŞKAN – Evet, konuşma…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ve önceki bu önerge…

BAŞKAN - Aynı koşullarda, aynı sürede konuşma hakkına sahip olmayacak mısınız Sayın Özel?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Başkanım, özür dilerim.

Şunu ifade edeyim: Bir kez konuştuk, önerge kabul edildi.

BAŞKAN – Evet.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – İkinci bir konuşma ve bitiyor. Önceki işlemi yoka düşürmüyor, aksine tamamlıyor, bir süre daha veriyor ve bitiriyor sonra.

BAŞKAN – Bakın, sizin dediğiniz gibi olsa -tam da siz ifade ettiniz- diyelim ki bu konuşmalar yapıldı, savunmaya geçmeden 72’yi gündeme aldık.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Aldınız.

BAŞKAN – Tekrar başa döndük mü? Döndük.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Döndük. Bir kerelik daha söz verdiniz, ilave söz hakkı.

BAŞKAN – Savunma nerede? Savunma ne zaman konuşacak?

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Daha sonra.

BAŞKAN – Öyle şey olur mu?

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Aynen öyle.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Savunma, bu görüşmeler tamamlandıktan sonra son sözünü söyleyecek.

BAŞKAN – Olur mu? O zaman savunmaya söz hakkı vermiyoruz olur.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Bakın, bu madde, 20, diyelim ki herkes kullandı hakkını.

BAŞKAN – O zaman bütün gruplar ikişer kere konuşur.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Evet.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) – Evet.

BAŞKAN - Bu ikişer kere konuşmayı savunma bir kerede cevap vermiş olur.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Savunma hakkı sınırsız. Yani yirmişer dakika mı konuşacaklar kırkar dakika mı, onu belirliyorsunuz şu anda. Yirmişer mi kırkar mı?

BAŞKAN – Yok, o mantık doğru bir mantık değil.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Savunma zaten sınırsız. Savunma bir kez, iki kez diye bir şey yok, savunma hakkı sınırsız.

BAŞKAN – Savunmanın lehine yapılması –arkadan da söylendiği gibi- savunmanın lehine olan bir durum zaten.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – O zaman tüm Meclisin burada olması lazım, 17 kişi değil ki.

BAŞKAN – Eğer kabulü hâlinde, bakın, bütün işlemini, savunmanın da tamamlanmasından sonra -ben işlem yapıyorum- kimseye söz vermeyeceğim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ya kabul edilirse? Bir daha vereceksiniz. Her şeyi mahvedecek…

BAŞKAN – Kabul edilirse baştan herkes konuşacak, savunma da konuşacak.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Konuşacak ve sizin o yaptığınız iş…

BAŞKAN – Evet, problem yok çünkü o zaman.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – 72’nci maddedeki iki kez sınırlamasının dışında yaptığınız için…

BAŞKAN – Hayır, dışında olmuyor, iki kere oluyor zaten Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN - Bakın, bunu tartışmayalım. Ben düşüncemi söylüyorum. Sizin önergenizi, 72’nci maddeye uygun önergenizi savunma bittikten sonra işleme alacağım.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) – Çok yanlış.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Bu yanlış.

BAŞKAN - Ben öyle düşünüyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – O zaman usul tartışması açalım.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Zaten tartıştık.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Yok canım.

BAŞKAN – Çünkü, bu, açıkça söylüyorum, “Son söz savunmanındır.” ilkesine aykırı bir durum değil. Neden değil? Çünkü son söz, savunma kullandıktan sonra kimseye söz vermeyeceğim.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) – Peki, 72 kabul edilirse?

BAŞKAN – Ha Meclisi kapatmış olacağım ha önerge oylamış olacağım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Siz “Nasılsa reddedilecek.” diyorsunuz, ya kabul edilirse?

BAŞKAN – Kabul edilirse baştan başlayacağız, savunma yine konuşacak.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – İşlemi yoka düşürmüş olacaksınız.

BAŞKAN – Hayır, niye? O zaman 72’yi görüşemeyiz hiç hayatımız boyunca, boşa düşülmüş oluyor.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Hayır, neden görüşemeyelim…

BAŞKAN – Kabul edildi, bütün gruplar konuşacak, şahıslar konuşacak, tekrar savunma konuşacak.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkanım, şu anda yaptığımız işlem, 72 işleme alınırsa yirmişer dakika mı konuşacağız, kırk dakika mı?

BAŞKAN – Sayın Özel, ben bu düşüncedeyim.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) – Sayın Başkan, duruşma gibi ve ceza yargılaması gibi düşün.

BAŞKAN – Ben bu düşüncedeyim çünkü işlem yapacağım, kimseye söz vermeyeceğim bu noktada savunmayı dinledikten sonra, sataşma olursa dahi söz vermeyeceğim, hiçbir şekilde söz vermeyeceğim; sadece verdiğiniz önergeyi oylayacağım ve Meclisi kapatacağım. O önergenin oylanması ile Meclisin kapanması arasında işlem olarak hiçbir fark yok, eylem çünkü, sözsel durumu yok.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ya kabul edilirse, ya kabul edilirse?

BAŞKAN – Kabul edilirse baştan başlayacağız.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ama olmaz ki efendim, yoka düşeceksiniz.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Mesele anlaşıldı Sayın Başkan. Teşekkür ederiz. Kaç saat konuşacağız?

BAŞKAN – Niye olmasın, ben şimdi Genel Kurulun neye karar vereceğini bilemem ki.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – E, tamam, onu söylüyoruz; iki ihtimali de gözetmek durumundasınız.

BAŞKAN – İki şıkkı da söylüyorum size: Kabul edilirse baştan başlayacağız, kabul edilmezse görüşmeler tamamlanmış olacak.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Mesele vuzuha kavuştu Sayın Başkanım.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) – Sayın Başkan, ceza yargılaması ve duruşma gibi düşünürseniz böyle olmaz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Kararınız bu yöndeyse…

BAŞKAN - Kararım bu noktada, usul tartışması açacaksanız da dinlerim sizi.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Sayın Başkan, artık bir…

BAŞKAN – Sayın Kerestecioğlu, sizi dinleyeyim.

Buyurun.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Sayın Başkan ve burada bulunan az sayıdaki milletvekili, hiçbir usul tartışmasına girmeyeceğiz çünkü esas olan şu anda usul falan değil, asıl yani özne. Öznesi olmayan bir şey tartışılıyormuş gibi davranılıyor şu anda. Şu anda var olan şey gerçekten Leyla Zana’dır yani 1990’larda milletvekilliği düşürülmüş, bu Meclisten çıkarılmış, götürülmüş bir kadının, bir milletvekilinin tekrar milletvekilliğinin düşürülmesidir. Aslında özne ve esas olan budur. O nedenle kayıtlara geçmesi için söz aldım. Yani sessizliğimiz bu 72, 138’le ilgili görüşümüzün olmamasından değildir, yaptığınız işlemin usule uygun olmadığını düşünüyoruz ama bu bir yana, asıl olan zaten milletvekillerimizin milletvekilliğinin düşürülmesidir ve bu iktidarın tarihe milletvekilliği düşüren, parti -sözde- kapatmadan aslında parti kapatan bir iktidar olarak geçecek olmasıdır. Sadece bunu ifade etmek istedik. Gerisi, her ikisi de, aslında, komisyonda da bununla ilgili üstelik olumlu oy vermiş iki partinin arasındaki tartışmalardır.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Biz olumlu oy vermedik.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) – Bizim için çok da esasa dair bir şey değildir, gerçekten sadece ayrıntıdır.

Teşekkürler.

BAŞKAN – Ben teşekkür ederim.

Sayın Özel, nedir talebiniz?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Talebim şu: Eğer bahsettiğiniz gibi önergemi işleme almıyorsanız usul tartışması açıyorum.

BAŞKAN – Evet almayacağım, görüşmelerin sonunda alacağım, savunmadan sonra alacağım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – O zaman usul tartışması açıyorum, şu anda almanız konusunda usul tartışması açıyorum efendim.

BAŞKAN – Tamam, peki.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Aleyhte.

BAŞKAN – Aleyhte Sayın Özgür Özel…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Aleyhte.

BAŞKAN – …Sayın Mahmut Tanal.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Lehte.

BAŞKAN - Sayın Elitaş lehte.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Lehte.

BAŞKAN – Sayın Ramazan Can lehte.

Sayın Mustafa Elitaş, buyurun lütfen. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Süreniz üç dakika.

XII.- USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı’nın 507 sıra sayılı Komisyon Raporu’nun görüşmelerinin devamı hususunda verilmiş önergeyle ilgili uygulamasının İç Tüzük hükümlerine aykırı olup olmadığı hakkında

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugüne kadarki yaptığımız uygulamalarda hiç olmayan yeni bir usul ihdas edilmeye çalışılan bir durum. Bizim yaptığımız işlem, biraz önce ifade ettiğim gibi, 507 sıra sayılı Karma Komisyon Raporu’nun burada görüşülmesi. Konu, 138’inci madde. 138’inci madde, milletvekilinin devamsızlığıyla ilgili konunun değerlendirilmesi.

Aslında İç Tüzük’te “genel esaslar” diye tabir ettiğimiz 60’ıncı maddeye göre görüşmeler yapılır. 60’ıncı maddenin son fıkrasına göre, İç Tüzük’te başkaca bir süre belirtilmemişse ilk yapılan konuşmalar yirmi, ikinci yapılan konuşmalar onar dakikayla sınırlıdır. Burada üye sayısı, kimlerin konuşacağı belirtilmemiş. 138’inci madde, savunmasını yapan milletvekilinin konuşma hakkını orada düzenlemiş. Aslında başka usullerde, kanun tasarı ve tekliflerinde veya diğer konularda savunma hakkı, milletvekilinin konuşma hakkı olmadığından dolayı o sadece 138’inci maddedeki belirlenen usulle devam ediyor. 72’nci maddede verilmesi gereken önergenin, 507 sıra sayılı Komisyon Raporu’nun görüşmeleri sırasında bütün işlem bittikten sonra değerlendirmesi imkânı ortaya çıkar. Velev ki -ben o kanaatte de olmamama rağmen siz biraz önce açıklama yaptınız- eğer İç Tüzük 72’nci maddeye göre verilmiş bir önerge varsa zaten önergelerin… 72’nci maddede süreleri söylemiyor. Nereye bakmamız lazım? 60’a gitmemiz lazım çünkü “İkinci kere yapılan konuşmalarda onar dakika, bunun yarısı kadardır süre.” diyor. Gruplar, siyasi partiler, komisyon adına yirmişer dakika, ikinci konuşmalar da bunun yarısı kadardır yani üyeler adına yapılan on dakika konuşma beş dakikaya, diğer konuşmalar da, siyasi parti grupları ve diğer kişiler hakkında yapılan konuşma da onar dakikaya düşecek bir işlemdir.

Bugüne kadar olmamış bu usul, Cumhuriyet Halk Partisinin sadece… Aslında gönül isterdi ki arkadaşların söylediği gibi saat dokuzdan önce Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülsün bu. Fakat bugün yaptığımız görüşme; bir saat, hatta kırk beş dakika süreyle Sayın Bakanın sözlü sorulara verdiği cevap, denetimle ilgili kısım, ondan sonra bir baktık saat 21.00 olmuş. 4 tane siyasi parti grubunun önerisi var. Bu grup önerisiyle oyalama taktikleri yerine gelmemiş olsaydı, onlar gerçekleşmemiş olsaydı, herhâlde, savunmayı yapacak arkadaş da Türkiye Büyük Millet Meclisinin televizyonlarının açık olduğu zamanda savunma yapma imkânını bulmuş olacaktı. Ama açıkçası, niye bu anlamda, bu şekilde yaptıklarını anlayabilmiş değilim.

Sayın Başkanlığın, şu andaki işlemin bitmediği, işlemin devam etmesi konusundaki kararının lehinde olduğumuzu ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Aleyhte Sayın Özgür Özel…

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Önce Sayın Elitaş’ın bıraktığı yerden başlayalım. Ne diyordu Sayın Elitaş İç Tüzük değişmeden önce? Diyordu ki: “Grup önerileri on, on, on; kırk dakika çok, engellemeye dönüyor. Göreceksiniz, bu İç Tüzük’te benim istediğimi verin; ikide başlasak, on beş dakika şu sürse, on beş dakika bu sürse saat üç gibi gündeme geçeceğiz.” Ne oldu? Gündeme akşam dokuz buçukta geçtik. Neden? Biz dedik ki: İstediğiniz kadar İç Tüzük’ü değiştirin. Sonuçta, eğer siz iktidar etme biçiminizde yani buradaki çoğunluğunuza güvenerek Meclisin diğer partilerini hiçe sayarsanız biz bir şekilde o deveyi o iğne deliğinden geçiririz. Ya delik büyür, ya deve küçülür. Geldiğimiz noktada bu grup hatta Milliyetçi Hareket Partisi Grubu İç Tüzük’te ne istediyseniz verdi ama sonuç, bugün çıkıyorsunuz yine burada “Gördünüz mü, bu vakte kadar, eskisinden de geç...” Bu, iktidar olma, iktidar etme biçiminizi tartışmanız gerekiyor; uzlaşma, diğer partileri dikkate alma. Bugünkü durum... Ben çok net bir şey söyledim: Anayasa açıkça “KHK’ler ilk sıraya alınır.” demesine rağmen, İç Tüzük süre düzenlemesi yapmasına rağmen hem OHAL KHK’si için bir yetki kullanacaksınız Anayasa’ya dair hem de Anayasa’nın “Öncelikle görüşülür.” hükmünü uygulamayacaksınız, müeyyidesizlikten yararlanacaksınız.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – İvedilik başka. İvediliğin ne olduğuna bak, ivedilik var orada.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) – Ben dedim ki: “İç Tüzük’ten kaynaklanan bütün hakları kullanırız.” Burada savunma hakkıyla ilgili bir ihlal var, yanlış uygulamalar var ama bir gerçek var. İç Tüzük’ün 72’nci maddesi diyor ki: “Gruplar ve şahıslar konuştuktan sonra önerge verilmemişse...” Verilirse ne olur? Oylama yapılır. Oylamada “evet” çıkarsa... Sizin dediğiniz gibi olursa yirmişerin üstüne onar dakika daha konuşma verilir. Sonra, sanki herkes aleyhte konuşuyor gibi bakıp da “Savunma hepsini dinledi.” Lehte olacak, aleyhte olacak ama savunma son olarak çıkacak, sınırsız şekilde süresini kullanacak. İç Tüzük 72’ye göre müzakerelere bir kereliğine... İlave söz önergesidir o, bir kereliğine; 138’de hiçbir yeri yoktur. O yüzden önce 72’nin verdiği hakkı kullandıracaksınız. Ben diyeceğim ki gerekçemde olduğu gibi: “Grupların ve şahısların düşünceleri yeterince anlaşılmadı, devam etmesinde fayda var.” Onar ya da yirmişer dakika daha görüşülecek, sonra da kutsal savunma hakkı kullandırılacak. Ama siz bunu yapmayıp, savunmayı kürsüye çıkartıp sonra İç Tüzük 72’nin hakkını kullandırırsanız -velev ki bir an için olduğunu düşünelim- önerge kabul edildiğinde, konuşmalar da diyelim ki üç buçuk saatlik savunma da güme gidecek, sil baştan yapacaksınız ve tekrar aynı işlem olacak. Bu durumda 72’ye göre bir önerge hakkı daha doğacak, oysa 72 bir kerelik bu hakkı veriyor. Yaptığınız iş, şurada 30 milletvekiliyle, 17 milletvekiliyle oturup Anayasa’nın ve İç Tüzük’ün…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - …üzerinize yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeyip… Yani burada toplantı yeter sayısı yok, karar yeter sayısı yok, 17 milletvekiliyle Anayasa’nın en ciddi, İç Tüzük’ün en ciddi sonuç doğuran… Burada kimin milletvekilliğinin düşürüldüğünün hiçbir önemi yok. Bir milletin, insanların, 60, 70, 90, 100 bin seçmenin…

BAŞKAN – Sayın Özel, teşekkür ederim.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) – Toparlıyorum.

…temsilcisinin milletvekilliğini düşüreceksiniz; bunu yaparken bu iş 17 kişiyle olmaz. Allah şahittir, hepimiz biliyoruz, göz göze bakıyoruz; burada 150 milletvekiliniz olsaydı, İç Tüzük 72’ye göre işlem yapıp, önergeyi reddedip yolunuza yürüyecektiniz. O yüzden, yaptığınız iş vicdani değildir, samimi değildir; yaptığınız iş, riyaset makamının iktidar partisinden olmasında… İçeride yapmış olduğumuz görüşmelerde de Sayın Başkan daha burada söylemişken “Son söz savunmanındır ama.” diye, Sayın Başkan şimdi dönüyor ve bu durumda İç Tüzük’ü eğiyor büküyor ve bir hâle getiriyor. Her şeyi yapabilirsiniz ama tarih burada yaptığınız Anayasa ihlalini aynen OHAL KHK’lerinde olduğu gibi yazacaktır, tarih önünde mahkûm olacaksınız.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Akçay.

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Özel konuşması esnasında “Bu İç Tüzük yapımı sırasında Milliyetçi Hareket Partisi ne istediyseniz kabul etti veya verdi.” şeklinde ifade ederek sataşmada bulunmuştur, sataşmadan söz istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun, iki dakika.

X.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

4.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa Milletvekili Özgür Özel’in usul görüşmesi nedeniyle yaptığı konuşması sırasında Milliyetçi Hareket Partisine sataşması nedeniyle konuşması

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu İç Tüzük değişiklikleri sürecinin nasıl işlediğini bütün parti grupları bildiği gibi Sayın Özel de Cumhuriyet Halk Partisi de bütün gruplar da bilmektedir. Meclis Başkanının bütün siyasi parti gruplarına çağrısı üzerine Milliyetçi Hareket Partisinin İç Tüzük’e ilişkin bu çalışmaya olumlu cevap vermesi üzerine, Cumhuriyet Halk Partisi ve Halkların Demokratik Partisinin kendi parti görüşleri doğrultusunda bu görüşmelere katılmak istemeyişlerinden Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi biraraya gelmiş, 18 maddenin 18’inde de tam bir mutabakat ve görüş alışverişi içerisinde tam bir uzlaşma sağlanmıştır. Böyle bezirgân pazarlığı ile al ver pazarlıkları ve çalışmaları kesinlikle yapılmamıştır. Bunu daha evvel defalarca tekrarladık ama ısrarla, sanki böyle bir pazarlık varmış gibi veya biri bir şey talep etmiş, öbürü onu kabul etmiş veya kabul etmemiş... Neticede, altına birlikte imza attığımız bir İç Tüzük değişikliği gerçekleşmiştir. O nedenle, Milliyetçi Hareket Partisinin bu tutumuna saygı gösterilmesini tekraren beklediğimi ifade etmek istiyorum.

Ayrıca bu görüşmelerle ilgili, 72’nci ve 138’inci maddeyle ilgili hususlarda Sayın Başkanın uygulamasının yerinde olduğunu belirtiyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Akçay.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, bir sataşma yok ama kayıtlara geçmesi açısından…

Milliyetçi Hareket Partisinin tutumuna saygı göstermiyor değiliz. Benim söylediğim laf basit, alınır tutanaklar okunur.

Elitaş diyordu ki dedim: “Grup önerileri onar dakika çok uzun, bunu kısaltın, saat üçte gündeme geçeceğiz.” Biz de dedik ki: Anlayışı değiştireceksiniz. Grubunuz ne istediyseniz verdi. Bu, bir retoriktir de çünkü son dönem siyasi hayatımızda Cumhurbaşkanının sarf ettiği bir cümledir “Ne istedilerse verdim.” Grubunuz ne istediyseniz verdi. Hatta dedim çünkü bu talep Elitaş’ın bin yıllık talebi. “Milliyetçi Hareket Partisi de istediğinizi verdi.” dedim. Ben “Milliyetçi Hareket Partisi bezirgân pazarlığı yaptı, al ver yaptı.” demedim. O konuyla ilgili çok ciddi iddialarım olabilir ama İç Tüzük bahsinin ve usul tartışmasının dışındadır.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Tamam, teşekkür ederiz.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Elitaş…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Ben de sataşma değil, kayıtlara geçsin diye söylüyorum.

İki siyasi partinin yaptığı uzlaşma çok önemli bir uzlaşma. 2 siyasi parti birlikte biz İç Tüzük’ü kaleme aldık. Komisyonda da söyledik, Genel Kurulda da söyledik: “Yapılacak değişiklikler konusunda altına imza attığımız İç Tüzük’te siyasi partiler mutabık olmadığı takdirde virgülünü de değiştirmeyiz, harfini de değiştirmeyiz.” dedik. Biz bu uzlaşmamıza hem Milliyetçi Hareket Partisi hem AK PARTİ olarak sonuna kadar sadık kaldık. Burada bizim herhangi bir itirazımız yok. Açıkçası, 2 siyasi partinin uzlaşma konusundaki ilkeli davranışının en önemli göstergesi İç Tüzük ve Anayasa değişikliği konusunda olmuştur.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Ben de kayıtlara geçmesi açısından bir iki laf söylemek istiyorum Sayın Ramazan Can’ı çağırmadan önce.

Sayın Özel, biraz önceki konuşmanızda benim hukukçu kimliğimi ileri sürerek, tarafsızlığımı ileri sürerek -belki gizli kapaklı olarak, belki ben yanlış anladım- etki altında kaldığım şeklinde bazı imalarda bulundunuz. Ben, şu anda da “Son söz savunmanındır.” diyorum. Savunmanın ne kadar önemli bir kurum olduğunu hayatım boyunca savundum.

Burada açıkladığım konu şudur: Eğer son söz savunmanın olmaz ise o savunmadan sonra başka birine söz vermektir. Burada bu söz verme işlemini yapmayacağız. Bunu Başkan olarak söyledim ve benim bu tutumum da son söz savunmanın ilkesiyle asla çatışmamaktadır.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Önerge kabul edilirse yapacaksanız.

BAŞKAN – Önerge kabul edilirse Genel Kurulun kararıdır, uymak zorundayım. İddia ettiğiniz gibi “boşa çıkarma” diye bir şey söz konusu olamaz. O zaman 72’yi hiç uygulamayalım. Sizin mantığınız oraya getiriyor bizi.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Hayır, öyle bir şey yok.

XII.- USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER (Devam)

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı’nın 507 sıra sayılı Komisyon Raporu’nun görüşmelerinin devamı hususunda verilmiş önergeyle ilgili uygulamasının İç Tüzük hükümlerine aykırı olup olmadığı hakkında (Devam)

BAŞKAN – Lehte son olarak Ramazan Can konuşacak.

Buyurun Sayın Can. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Sayın Başkanımızın tutumunun yerinde olduğunu kabul ediyorum. Şimdi, aslında, burada tartışılacak fazla bir şey de yok. 72’nci maddenin başlığına baktığımızda “Görüşmelerin tamamlanması”, 138’inci maddeye baktığımızda “Milletvekillerinin devamsızlığı.” Sıra sayısında milletvekilinin devamsızlığıyla ilgili Adalet ve Anayasa Karma Komisyonunun raporunu görüşüyoruz. Burada bir kanun görüşmesi yok, bir komisyonun raporunu görüşüyoruz ve burada da milletvekili devamsızlığı esas alınmış. Tabii ki bunları görüşürken de bir kanun görüşmesine kıyasen görüşüyoruz. 72’nci maddede kanunu görüşürken ne yapıyoruz? Gruplar söz alıyor 20’şer dakika, 10’ar dakika şahıs söz alıyor ve oylama aşamasına geçiliyor. Burada 72’nci maddeyi uygulayabiliriz ama kıyasen uyguladığımız milletvekili düşmesi; 138 ile 72’yi bir bütün olarak düşünmek durumundayız. 138’e geldiğimizde savunma hakkı var. Dolayısıyla -Görüşmelerin tamamlanması- 72’nci madde başlığı da değerlendirildiğinde savunma hakkıyla beraber değerlendirmek durumundayız. Savunma hakkını buradan soyutlayamayız. Savunma hakkı yapıldıktan sonra “Görüşmeler tamamlanmıştır.” denir, orada 72’nci madde önergesi verilebilir. Kaldı ki 72’nci madde önergesi verildi -atıyorum- reddedildi. Bitti işlem, yirmi dört saat başlayacak. 72’nci maddedeki tekrar görüşelim önergesi kabul edildiğinde, gayet doğaldır, yeniden başlayacak. Peki, yeniden başladığında ne olacak? Tekrar gruplar söz alacak. Burada önemli olan, tekrar savunma hakkı verilecek. Savunma hakkı niye verilecek arkadaşlar? Grup niye müzakere yapar? A grubu, B grubu, C grubu farklı müzakereler yapabilir, sanık da savunmasını ona göre şekillendirebilir. Milletvekilleri de gerek sanığın yeniden şekillendirdiği savunmasını gerekse müzakere ortamındaki almış olduğu hisleri yirmi dört saatte değerlendirecek, ertesi gün oylama yapacak. Dolayısıyla, efendim “Burada işlem bitmiştir, tekrar sonra işlem nasıl kabul edilecektir?” demek doğru değildir. 72’nci madde uygulanır, reddolursa işlem biter. 72’nci maddeye göre kabul edilirse önerge tekrar sil baştan görüşmeler yapılır ve savunma tekrar verilir ve doğaldır ki savunma da buna göre şekillenebilir; bunda herhangi bir beis yoktur. Biz burada bir kanun görüşmesine kıyasen Meclis raporunu, Komisyon raporunu görüştüğümüzden bahisle 138 ile 72’yi birlikte değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum.

Sayın Başkanın tutumunun yerinde olduğunu belirtir tekrar Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Aleyhte son olarak Sayın Mahmut Tanal konuşacaklar.

Buyurun Sayın Tanal. (CHP sıralarından alkışlar)

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; şu anda saat on ikiyi bende on geçiyor.

MUSTAFA ILICALI (Erzurum) – On ikiyi on üç geçiyor.

MAHMUT TANAL (Devamla) – On ikiyi on üç geçiyor; peki.

SALİH CORA (Trabzon) – On ikiyi dokuz geçiyor.

MAHMUT TANAL (Devamla) – On ikiyi dokuz geçiyor; peki.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Oyalamak için yapıyorlar, sen süreni kullan.

MAHMUT TANAL (Devamla) – Peki, güzel…

Şimdi, İç Tüzük’ümüzün 1’inci maddesi birleşimi şöyle tanımlar: “Birleşim, Genel Kurulun belli bir gününde açılan toplantısıdır.” Biz bu güne 9 Ocakta başladık. Hukukta çapraz sorgu vardır; sorguya alın, cevabını alın. Gayet rahat cevabını kendiniz verdiniz; bugün ayın 10’u. Dolayısıyla, normal koşullarda bugün saat 24.00’te bittiği için -saat şu anda 24.00’ü on üç geçti” “on iki geçti” denildi- yani netice itibarıyla, aslında bu birleşimin kapatılmış olması lazım çünkü biz yeni bir güne başladık.

SALİH CORA (Trabzon) – Grup önerisinde “İşin bitimine kadar” deniliyor.

MAHMUT TANAL (Devamla) – Ve geliyoruz, burada devam ediyoruz.

Burada yapılan yargılama bir ceza yargılaması. Jüri heyetlerinin bir kısmı o gün gelmezse orada yapılan savunmalarla ilgili jüri nasıl karar verecek? Burada 4 siyasi partinin toplam milletvekili sayısı 50 milletvekili ve burada biz şekli şeye bakamayız. Formalite usulen tamamlansın diye burada işlemler yapılmıyor. Kanunun burada esas aramış olduğu özü, manası, milletvekilleri burada bulunacak ki savunması yapılabilecek ki üzerinden yirmi dört saat geçtikten sonra üzerinde sağlıklı bir karar verebilmesi için İç Tüzük’ün 138’inci maddesinin son fıkrası yirmi dört saat geçmesini aramış; yoksa… Burada asıl amaç bu yani milletvekilleri olacak. Yangından mal kaçırırcasına, 550 milletvekilinin bulunduğu bir Parlamentoda 50 kişiyle bir milletvekilinin milletvekilliğinin düşürülmesi burada tartışılıyor ki bu, kanunun amacına, ruhuna aykırı.

72’nci maddeyle ilgili olarak da Sayın Başkanım, bu ceza yargılamasına benzediği için tevsiyitahkikatta yani “Son söz savunmanındır, sanığındır.” ilkesine gelmeden acaba araştırılacak başka bir konu var mıdırın karşılığı İç Tüzük’ün 72’nci maddesidir. Yani bu olay daha etraflıca, daha detaylıca konuşulsun, ona göre son söz savunmanındır, verilsin. Amaç bu iken siz bu amaçtan uzaklaşıyorsunuz, yorumu dar yorumluyorsunuz. Yani daraltıcı yorum ceza yargılamasının tamamen dışladığı bir sistemdir. Burada asıl olan, yorumu temel hak ve özgürlüklerden yana yapmaktır. Siz baskıcı, otoriter, kısıtlayıcı yandan yorum yaptığınız için sizin görüşlerinize karşıyız.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Yalnız, Sayın Tanal, burada hukukçuluğumuzu tartışmayalım. Ama bu işin tevsiyitahkikatla bir benzerliği yok.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Efendim, siz hiç ceza yargılamalarına girmediniz zaten, o anlamda tabii ki bilemezsiniz.

BAŞKAN – Çünkü tevsiyitahkikat talebinde bulunduğunuz zaman savunmadan sonra tevsiyitahkikat talebi geçerli olursa ve kabul edilirse mutlaka konuşacak birileri vardır o mahkeme salonunda, oysa burada olmayacak o.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Yok efendim, son söz savunmanındır.

BAŞKAN – O öyledir, o öyledir.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Bilmiyorsunuz, özür diliyorum, bilmiyorsunuz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Evet, tutumumda herhangi bir değişiklik yok.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, tutumunuzda herhangi bir değişiklik yoksa bu kadar kritik, geçmişte örneği olmayan, olmadığı söylenen, bulunamayan ve bu kadar tartışmalı ve Anayasa ve İç Tüzük açısından milletvekilliği düşürülmesi sonucu doğurabilecek yani burada verilebilecek en kritik kararlardan bir tanesi konusunda Genel Kurulun oyuna başvurmanızı talep ediyorum.

BAŞKAN - Bu konuda karar vermek tamamen benim inisiyatifimde olan bir şey. Benim açımdan net bir durum vardır, tartışmalı bir durum yoktur. Dolayısıyla bu isteğinizi yerine getirmeyeceğim ve tutumumda herhangi bir değişiklik yapmayacağım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Tamam.

XI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Komisyonlardan Gelen Diğer İşler (Devam)

1.- Ağrı Milletvekili Leyla Zana’nın 1’inci Yasama Yılı ile 2’nci Yasama Yılı 01.10.2016 ila 30.04.2017 Döneminde Anayasa’nın 81’inci Maddesine Uygun Biçimde Andiçmeden Aralıksız Olarak Genel Kurulun 212 Birleşimine Katılmamasına Bağlı Devamsızlığı Nedeniyle Anayasa’nın 84’üncü ve İç Tüzük’ün 138’inci Maddeleri Uyarınca Gerekli Değerlendirmenin Yapılması İçin Başkanlık Divanının 20.07.2017 Tarihli ve 41 Numaralı Kararı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (3/1171) ile Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (Sıra Sayısı: 507) (Devam)

BAŞKAN - Şimdi son söz savunmanındır diyerek savunmasını yapmak üzere, Sayın Leyla Zana adına savunmasını yapmak üzere Meral Danış Beştaş’a söz veriyorum.

Buyurun Sayın Meral Danış Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; savunma yapmayacağım, peşinen söylüyorum.

İktidar partisinin 317 milletvekili var; evet, 317.

SALİH ÇETİNKAYA (Kırşehir) – 316.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) – 316.

Şu anda sayıyorum; 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13…

SALİH CORA (Trabzon) – Biz söyleyelim ya, sayma.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) – …14, 15, 16, 17, 18, 19, 20.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Arkadaşınız oylanacak, sizin de yok.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) – Kâtip üyeyi de sayarsak, Meclis Başkan Vekilini; burada da var, 22.

SALİH CORA (Trabzon) – Komisyon?

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) – Diğer milletvekilleri nerede?

BAŞKAN – Beni saymayın Sayın Danış Beştaş, benim oy kullanma hakkım yok.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) – Yok, biliyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Varmış gibi etki ediyor bize.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) – Şu anda diğer 300 milletvekili ya da 290 milletvekili nerede? Uçtu, uçtu gitti.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sabahtan beri oyalıyorsunuz ama.

SALİH CORA (Trabzon) – 15 vekiliniz var burada.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) – Şimdi, şu anda Meclis niye çalışıyor? HDP’li vekillerin bir tanesinin daha, Sayın Zana’nın vekilliğini düşürmek için mesai yapıyor. Sabahtan itibaren bir sürü bahaneyle… Savunmaya müdahale edilemeyecek ama ben savunma yapmadığım için istediğiniz kadar sataşabilirsiniz.

SALİH CORA (Trabzon) – Ben sataşmıyorum. 15 kişi var, 15 milletvekiliniz var.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) – Siz, sabahtandır, sadece halk duymasın diye, savunma hakkı kullanılmasın diye, Zana’ya ve diğer milletvekillerine, halkın iradesine yapılan haksızlık kamudan gizlensin diye bize İç Tüzük anlatıyorsunuz. Sayın Özgür Özel’i bu işten muaf tutuyorum çünkü gerçekten hukuken çok yerinde gerekçeler ileri sürdü. Ve bir ceza yargılamasını bilen, savunmanın değerini bilen herhangi bir kişi bunu böyle alelacele “Hadi, vekilliği düşürelim.” demez. Bunların hepsi bahane, esasa gelelim esasa. Halk iradesini temsil eden, en yüksek makamda oturan bir milletvekilinden söz ediyoruz. Bu milletvekili ki dokuz yıl, on yıla yakın cezaevinde yatmış; 1994 yılında, sizin zamanında kınadığınız ama bugün çok daha ağırını yaptığınız bir şekilde milletvekilliği gasbediliyor. Yüz binlerce oyu alan, milyonlarca insanı, Türkiye’de 80 milyon yurttaşı temsil eden bir milletvekilinden söz ediyoruz. Uluslararası birçok ödüle sahip, onlara girmiyorum.

SALİH CORA (Trabzon) – Hiç girme.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) – Peki, nerede milletvekilleri? Milletvekilleri nasıl karar verir? Şu anda karar yeter sayısı var mı? Yok. Şu anda toplantı yeter sayısı var mı? Yok.

SALİH CORA (Trabzon) – Şu an oylama yok, savunma var.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) – İç Tüzük niye yazmış bunu? Demiş ki: “Milletvekilleri savunmayı bir dinlesin, bir ikna olsunlar, ona göre oylarını yirmi dört saat sonra versinler.” Ben boş sıralara ne savunması yapayım? Gece on ikiyi geçmiş. Milletvekilleri keşke kendi özgür iradelerine göre karar verseydi, keşke kendi vicdanlarına göre, keşke demokrasi değerlerine göre karar verseydi. Milletvekillerinin, yukarıdan emir talimatla “Leyla Zana’nın milletvekilliği düşürülecek.” dendiği anda başka bir oy verme şansları yok ki. Milletvekilleri olsa da olmasa da sonuç değişmeyeceği için buradan milletvekilleri gönderildi. Beş saat önce burada toplantı yeter sayısı yoktu ama karar yeter sayısı, 139 milletvekili vardı, hatta 141 milletvekili. Demek ki bizim sözlerimizin hiçbir önemi yok. Size hukuk, uluslararası hukuk, demokrasi, hukuk devleti, yemin, çoğulculuk, bunları anlatsak ne yazar, anlatmasak ne yazar! Siz yine halk iradesini gasbetmeye devam ediyorsunuz.

Millî irade diye bir olgu kalmamıştır bu ülkede. Siz halktan, kamudan bu kararı gizliyorsunuz, kaçırıyorsunuz. Leyla Zana’nın vekilliğini düşürmekle aslında ileride sizler bunun hesabını vereceğinizi çok iyi biliyorsunuz. 5 milletvekilimizin vekilliği düşürüldü aynı yöntemle. Biz usul değiliz, biz bu İç Tüzük maddelerinde saklı değiliz, biz halkız halk, biz bir partiyiz. Biz bir parti olarak seçimlere girdik, sizin gibi oy aldık ve burada temsil hakkını kazandık. Sizin ırkçı bir yemini, totaliter bir eğilimi bize dayatmaya hakkınız yok. Meclise gelemeyen bir milletvekilinin “Niye yemin etmedin? Niye devamsızlık yaptın?” diye usul kurallarıyla oynayarak, kuralları kendinize göre evirerek çevirerek gelip burada milletvekilliği düşürüyorsunuz. Bu, o kadar basit değil. Siz düşürün, siz düşürmeye devam edin.

Şimdi son olarak şunu söylüyorum: Evet, savunma yapmıyorum. Meclis faaliyeti şu anda varmış gibi davranıyorsunuz. Ortada bir Meclis faaliyeti yok, ortada milletvekilleri yok, ortada savunmayı dinleyecek bir organ yok; ortada 316 milletvekilinden 22 milletvekili var. 22 milletvekilinin burada bulunmasına büyük değer biçiyorum şüphesiz, saygı duyuyorum ama o 22 milletvekiliyle bu vekillik düşürülmeyecek. Leyla Zana’nın sizden hiçbir farkı yok, burada oturan hiçbir milletvekilinden farkı yok. O, onurlu, hayatını demokrasiye, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne, barışa adamış bir şahsiyettir ve siz büyük bir haksızlığa, tarihsel haksızlığa, hukuksuzluğa, zulme, zorbalığa, faşizme imza atacaksınız. Bu ayıp size yeter! Bu ayıp size yeter! Yarın öbür gün sizler yargılandığınızda, emin olun, sizin adil yargılanma hakkınızı ölümüne savunacağız ama siz asla adalete yaklaşamayacaksınız. Adaletin yanından geçemiyorsunuz. Siz, şu anda kendinizi kurtarmak için her şeyi yapıyorsunuz. Savunma hakkımız gasbedilmiştir. Sayın Zana’dan özür diliyorum, biz sadece bir usuli işlemi gerçekleştirmeyi reddediyoruz. Biz bir kadavra değiliz, biz kobay değiliz, biz İç Tüzük tartışmalarının gece yarısında üzerinde yapılacağı milletvekilleri değiliz. Hukuku da iyi biliriz, usulü de iyi biliriz ama asıl amacın halktan gerçekleri saklamak olduğunu da çok iyi biliyoruz.

Bu ayıp size yeter diyorum.

(HDP’li milletvekillerinin Genel Kurul salonunu terk etmesi)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 00.24

ON ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 00.33

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin On Üçüncü Oturumunu açıyorum.

507 sıra sayılı Karma Komisyon Raporu’nun görüşmelerine devam ediyoruz.

Komisyon yerinde.

507 sıra sayılı Komisyon Raporu’nun görüşmelerinin devamı hususunda İç Tüzük’ün 72’nci maddesine göre verilmiş bir önerge vardır, önergeyi okutuyorum:

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan konunun müzakerelerine İç Tüzük’ün 72’nci maddesi gereğince devam edilmesini arz ve teklif ederiz.

                Özgür Özel                       Mahmut Tanal  Mustafa Sezgin Tanrıkulu

                   Manisa                             İstanbul                            İstanbul

              Şenal Sarıhan                     Sibel Özdemir                      Musa Çam

                   Ankara                             İstanbul                              İzmir

            Niyazi Nefi Kara                  Kadim Durmaz

                  Antalya                              Tokat

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Karar yeter sayısı talep ediyoruz.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Karar yeter sayısı istiyoruz biz de.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 00.34

ON DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 00.41

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin On Dördüncü Oturumunu açıyorum.

Manisa Milletvekili Özgür Özel ve arkadaşlarının İç Tüzük’ün 72’nci maddesine göre verdiği önergenin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi önergeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım:

Önergeyi Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

MUSA ÇAM (İzmir) – Elektronik oylama yapın Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hiç fark etmez.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 00.42

ON BEŞİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 00.47

BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

KÂTİP ÜYELER: İshak GAZEL (Kütahya), Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)

----- 0 -----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 46’ncı Birleşiminin On Beşinci Oturumunu açıyorum.

Manisa Milletvekili Özgür Özel ve arkadaşlarının İç Tüzük’ün 72’nci maddesine göre verdiği önergenin ikinci oylamasında da karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi önergeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım: Önergeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

3’üncü defa da karar yeter sayısı bulunamadığından, sözlü soru önergeleri ile kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 10 Ocak 2018 Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.

Kapanma Saati: 00.48



(x) Sözlü soru önergeleri Genel Kurulda okunmamış olup tutanağa eklidir.

(x) 507 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Bu bölümde Hatip tarafından Türkçe olmayan bir kelime ifade edildi.