TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

                                                                                TUTANAK DERGİSİ

 

                                                                                                94’üncü Birleşim

                                                                                            29 Mayıs 2016 Pazar

 

(TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

                                                                                               İÇİNDEKİLER

 

 

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- YOKLAMA

IV.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın, İstanbul’un fethinin 563’üncü yıl dönümüne ilişkin konuşması

V.- AÇIKLAMALAR

1.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, İstanbul’un fethinin 563’üncü ve Gezi olaylarının 3’üncü yıl dönümüne ilişkin açıklaması

2.- Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken’in, Konya’dan Rize’ye gitmekte olan bir yolcu otobüsünün Yozgat-Çorum arasında devrilmesi sonucu yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilediğine, Zonguldak’ta bir maden ocağında 20’ye yakın işçinin açlık grevinin 11’inci günü dolmasına rağmen yetkililerin duyarsızlıklarının devam ettiğine ve gözaltında bulunan Demokratik Bölgeler Partisi Şırnak yöneticisi Hurşit Külter’den herhangi bir haber alınamadığına ilişkin açıklaması

3.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, İstanbul’un fethinin 563’üncü yıl dönümüne ilişkin açıklaması

4.- Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın, İstanbul’un fethinin 563’üncü yıl dönümüne ve Gezi olaylarının, seçim sandığında alt edilemeyen iktidarlara karşı muhalif enerjiyi çeşitli vesilelerle toparlayıp sokaklarda kaos çıkartarak demokratik iktidarları zor durumda bırakma girişimlerinin küresel örneklerinden biri olduğuna ilişkin açıklaması

 

VI.- GÜVEN OYLAMASI

1.- Başbakan Binali Yıldırım tarafından kurulan Bakanlar Kurulu hakkında güven oylaması

 

VII.- TEBRİK, TEMENNİ VE TEŞEKKÜRLER

1.- Başbakan Binali Yıldırım’ın, Bakanlar Kurulunun güvenoyu alması dolayısıyla teşekkür konuşması

 

VIII.- OYLAMALAR

1.- Başbakan Binali Yıldırım tarafından kurulan Bakanlar Kurulu hakkında güven oylaması

29 Mayıs 2016 Pazar

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 11.00

BAŞKAN: İsmail KAHRAMAN

KÂTİP ÜYELER: Ali Haydar HAKVERDİ (Ankara), Fehmi KÜPÇÜ (Bolu)

-----0-----

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 94'üncü Birleşimini açıyorum.

III.- YOKLAMA

BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için beş dakika süre verilecektir.

Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise yoklama pusulalarını görevli personel aracılığıyla beş dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını ve salondan ayrılmamalarını rica ediyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

IV.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın, İstanbul’un fethinin 563’üncü yıl dönümüne ilişkin konuşması

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bugün, İstanbul’un fethinin 563’üncü yıl dönümüdür. Çağ açıp çağ kapayan ecdadımızı, başta 21 yaşında fethi gerçekleştiren büyük komutan, atamız Fatih Sultan Mehmet Han olmak üzere, bütün fetih şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Şanlı fethin ardından İstanbul, adalet, hoşgörü ve barışın merkezi hâline gelmiştir. Bugün de her renkten, ırktan, dilden ve dinden insanı barındıran aziz İstanbul, barışın ve hoşgörünün merkezi olmaya devam etmektedir. Peygamberimiz’in fetih hadisişerifindeki müjdeye eren, geçmişi destanlarla ve kahramanlıklarla dolu milletimizin, birlik, beraberlik ve tarih şuuruyla nice yüzyıllara kavuşmasını niyaz ediyorum.

Talep eden grup başkan vekilleri olursa kendilerine yerlerinden iki dakikalık söz vereceğim.

Söz isteyen, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Levent Gök Bey.

Levent Bey, buyurun efendim.

V.- AÇIKLAMALAR

1.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, İstanbul’un fethinin 563’üncü ve Gezi olaylarının 3’üncü yıl dönümüne ilişkin açıklaması

LEVENT GÖK (Ankara) – İstanbul’un fethi, bir dönemi kapatıp çağ açan önemli bir hadisedir. İstanbul, bütün dünyanın şehirleri arasında gerek nüfusu gerek tarihi gerekse tabiat güzellikleriyle dünyanın incisi olan bir kentimizdir.

İstanbul başka özellikleriyle de bilinir; özellikle bundan üç yıl önce, tabiatı korumak için binlerce insanın hem İstanbul’da hem de İstanbul halkının öncülüğünde tüm Türkiye’de ağaçlara sahip çıktığı bir kenttir. Ağaçlara sahip çıkarken, tabiatı korurken, demokrasiyi, hoşgörüyü unutan ve çevre hakkı, ağaç hakkı adına toplanan binlerce insanın üzerine acımasızca TOMA’larla biber gazlarıyla saldıran bu iktidarı Türkiye halkı unutmadı.

Gezi olayları, İstanbul’un öncülüğünde despotizmin ve çevre hakkının korunması önünde önemli bir direniştir. 3’üncü yılını doldurduğumuz Gezi olaylarında birçok insanımız masum yere hayatını kaybetti, onlarcası gözünden, uzuvlarından oldu ve 10 bini aşkın insanımız yaralandı. Biz İstanbul’da olan Gezi olaylarını da bu yüzden unutmuyoruz Sayın Başkan. Gezi olaylarında çevre hakkını savunan ve despotizme karşı dik duran bütün Türkiye halkına selam olsun. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Halkların Demokratik Partisi adına Sayın İdris Baluken.

Buyurun Beyefendi.

2.- Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken’in, Konya’dan Rize’ye gitmekte olan bir yolcu otobüsünün Yozgat-Çorum arasında devrilmesi sonucu yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilediğine, Zonguldak’ta bir maden ocağında 20’ye yakın işçinin açlık grevinin 11’inci günü dolmasına rağmen yetkililerin duyarsızlıklarının devam ettiğine ve gözaltında bulunan Demokratik Bölgeler Partisi Şırnak yöneticisi Hurşit Külter’den herhangi bir haber alınamadığına ilişkin açıklaması

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün aldığımız üzücü bir haberi Genel Kurulla ve Türkiye kamuoyuyla paylaşarak başlamak istiyorum. Konya’dan Rize’ye gitmekte olan bir yolcu otobüsünün Yozgat-Çorum arasında devrilmesi sonucu 3 yurttaşımızın yaşamını yitirdiğini, 5 yurttaşımızın ağır yaralandığını ve 30’un üzerinde yurttaşımızın da yaralanarak hastaneye kaldırıldığını üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Yaşamını yitiren yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, bütün halkımıza da başsağlığı dilemek istiyoruz.

Diğer taraftan, Zonguldak’ta bir maden ocağında açlık grevinde bulunan 20’ye yakın işçinin açlık grevi 11’inci gününü doldurdu. Hükûmet ve devlet yetkilileri hâlâ bu maden ocağıyla ilgili, maden işçilerinin sorunlarıyla ilgili duyarsızlıklarını devam ettiriyorlar. Orada taleplerini dile getiren halka karşı, polis gözetiminde acımasız saldırılar yapılıyor. Bu saldırıları kabul edilemez bulduğumuzu, madencilerin yanında olduğumuzu ve madenci emekçilerin sorunlarının bir an önce giderilmesi gerektiğini ifade etmek istiyoruz.

Sayın Başkan, yirmi dört saati aşkın bir süredir Şırnak Demokratik Bölgeler Partisi Yöneticimiz Hurşit Külter gözaltına alınmasına rağmen, hâlâ kendisinden bir haber almış değiliz. İçişleri Bakanlığı yetkilileriyle yaptığımız bütün görüşmelere rağmen, Adalet Bakanlığı yetkililerine ulaşmak için ortaya koyduğumuz bütün çabalara rağmen, polis adreslerinden gözaltına alındığı ifade edilen Hurşit Külter’den dünden beri hâlâ herhangi bir haber alamadık.

Bütün Kabine üyeleri, İçişleri Bakanı ve Başbakan da burada.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Bir dakika daha ekliyoruz efendim.

Buyurun.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – Sayın Başbakanın da burada olduğu bir saatte tekrar ifade ediyorum: Yirmi dört saati aşkın bir süredir gözaltına alındığını bildiğimiz Hurşit Külter nerede? Hurşit Külter’den hâlâ herhangi bir haber almış değiliz. Halkların Demokratik Partisi olarak bugünden itibaren konuyu Birleşmiş Milletler, Avrupa Parlamentosu, Uluslararası Af Örgütü, İşkenceyi Önleme Komitesi başta olmak üzere bütün uluslararası kurumlara da taşıyacağız. Ailesi, Hurşit Külter’in gözaltında kaybedildiğinden ve can güvenliğinin olmadığından derin endişe duyuyor. O nedenle, bütün Kabine üyeleri buradayken özellikle Sayın Başbakanın talimat vermesini ve Hurşit Külter’le ilgili hızla grubumuza bir bilgilendirme yapılmasını özellikle belirtiyorum.

Hepinizi selamlıyorum. Sağ olun.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili Oktay Vural.

Buyurun Oktay Bey.

3.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, İstanbul’un fethinin 563’üncü yıl dönümüne ilişkin açıklaması

OKTAY VURAL (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Kadim Türk şehri, aziz İstanbul’un fethinin 563’üncü yıl dönümü münasebetiyle Peygamber Efendimiz’in duasına mazhar olmuş Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri ile tüm komutanlarını ve Türk ordusunu rahmet ve minnetle anıyoruz. Bu vesileyle, 6 Ekim 1923’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Şükrü Naili Paşa komutasındaki ordumuza ve bu işgalden, İstanbul’u işgalden kurtaran bütün komutanlarımıza da şükran ve minnetlerimizi arz ediyoruz. Bu vesileyle, bu coğrafyamızı vatanlaştıran aziz şehitlerimiz ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum efendim.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Naci Bostancı.

Buyurun Naci Bey.

4.- Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın, İstanbul’un fethinin 563’üncü yıl dönümüne ve Gezi olaylarının, seçim sandığında alt edilemeyen iktidarlara karşı muhalif enerjiyi çeşitli vesilelerle toparlayıp sokaklarda kaos çıkartarak demokratik iktidarları zor durumda bırakma girişimlerinin küresel örneklerinden biri olduğuna ilişkin açıklaması

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

İstanbul’un fethinin 563’üncü yılındayız. Törenlerle kutlanacak. İstanbul milattan sonra 3’üncü yüzyılda kuruldu. Bin yüz yıl Bizans’a başkentlik yaptı, İpek Yolu üzerinde önemli bir merkezdi. Osmanlı İmparatorluğu kurulmaya başladığında hem onun tarihsel dönüşümü hem de dünya tarihinin dönüşümü bakımından son derece sembol önemde bir fetih olarak tarihe geçti.

Bizim için İstanbul’un fethi sadece geçmişte kalmış bir olay değil. Esasen, tarih şuuru dediğimiz hadise geçmişte yaşananların gelecekte de topluma cesaret vermesi, cüret vermesi; bir zamanlar yapılabilenlerin yeni kuşaklar tarafından yapılabileceğine işaret eden bir anlam taşır. Kastımız yeni toprakların fethi değildir; hakkaniyet ve adalet dolu bir dünya için ortaya irade ve cesaret koymaktır. Bugün, Türkiye bunu da yapıyor, bunu yaparken hiç şüphesiz geçmişteki ihtişamlı tarihinden de ilham alıyor. Büyük milletler böyledir. Türkiye Cumhuriyeti, burada yaşayan insanlar, Türk milleti de büyük bir millettir. Geleceğe ilişkin de böyle bir iddiası vardır. Bu iddiasının en önemli karinesi de tarihtir.

Diğer taraftan, Gezi olayına ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Gezi olayı, modern dünyada demokratik iktidarlara karşı protest hareketler ile toplum mühendisliğinin birleştiği örnek olaylardan biridir. Sahada, seçim sandığında alt edilemeyen iktidarlara karşı muhalif enerjiyi çeşitli vesilelerle toparlayıp sokaklarda kaos çıkartarak demokratik iktidarları zor durumda bırakma girişimlerinin çeşitli küresel örneklerinden biri olarak yaşanmıştır. Meselenin ağaç olmadığını bizzat Gezi’ye katılanlar söylüyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Bir dakika ekliyorum efendim.

Buyurun Sayın Bostancı.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Eğer, gerçekten de iddia ağaç ve çevre meselesi olsa idi on dört yıllık iktidarı boyunca 3 milyar ağaç dikmiş olan, Türkiye'nin ormanlarını büyüten bu iktidara karşı Gezi’de toplananların teşekkür mitingi yapması gerekirdi. Bu işin ağaçla ilgisinin olmadığı çok açık. Bu tür girişimler yeni de değildir, nevzuhur bir hadise de değildir; 17-25 Aralık, geçmişteki darbe girişimlerinin zincirinin bir parçasıdır. Birileri böyle maceraperest işlere girebilir ama demokratik, meşru zeminlerde siyaset yapanların sokağa ilgi göstermesi -“sokak” derken olağan demokratik protestoları kastetmiyorum- doğrudan iktidara yönelik suikast anlamını taşıyan, tahrik amaçlı olaylara ilgi göstermesi hiçbir biçimde kabul edilemez. Parlamento ne için var? Her kim bu iktidara karşı ne söyleyecekse burada söyler, halktan yetkisini alır. Yegâne meşruiyet kaynağı halktır, bunu unutmamak gerekir.

Saygılarımla. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

LEVENT GÖK (Ankara) - Sayın Başkan…

BAŞKAN – Levent Bey, bir beklentiniz mi var?

LEVENT GÖK (Ankara) – Evet efendim.

Tutanaklara geçmesi açısından ifade etmek istiyorum.

BAŞKAN – Kanaatlerini izhar ettiler.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Herkes kanaatini aktardı Sayın Başkan.

BAŞKAN – Zatıalinize veya grubunuza bir şey demiş değiller.

LEVENT GÖK (Ankara) – AKP grup başkan vekilinin ifade ettiği değerlendirmeler kendi değerlendirmeleri olup bütün Türkiye'nin değerlendirmelerinin dışındadır.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Yapma ya!

LEVENT GÖK (Ankara) – Kaldı ki Gezi olaylarında polisin orantısız güç kullandığı, iktidarın haksız uygulamalarda bulunduğu, bizzat bu iktidar tarafından belirlenen kamu denetçisi raporu ve İnsan Hakları Kurumu raporlarına dahi girmiştir. Devletin raporlarına dahi girmiş olan bu orantısız güç kullanımından 8 yurttaşımız hayatını kaybetmiştir; onlarcasının gözü, başka uzuvları yok olmuştur, 10 bini aşkın kişi de yaralanmıştır. Bunları, kendi halkına karşı TOMA’larla, basınçlı sularla, biber gazlarıyla saldıran bir iktidarın bu şekilde savunmasının Mecliste yapılması da çok haksızdır.

Bilinmelidir ki önümüzdeki hafta Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bu Mecliste Gezi olaylarının bütün yönleriyle tartışılacağının bilinmesini istiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Ne konuşacağımıza onlar mı karar veriyor Sayın Başkan.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Naci Bey, buyurun Beyefendi.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Ben de kayıtlara geçsin diye ifade ediyorum.

Benim yaptığım değerlendirme elbette AK PARTİ Grubuna ilişkin bir değerlendirme. Sayın Levent Bey’in yaptığı değerlendirme de CHP Grubuna ilişkin bir değerlendirme. Sonuçta toplam değerlendirmeyi de millet yapar, Parlamento da bunun bir göstergesidir.

Saygılarımla. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – Sayın Başkan…

BAŞKAN - İdris Bey, evet Beyefendi…

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – AKP Grup Başkan Vekili Sayın Bostancı’nın Gezi direnişiyle ilgili ortaya koymuş olduğu çerçeveyi kabul etmek mümkün değildir. Gezi’de tabii ki mesele birkaç ağaç meselesi değildir; bir bütün olarak kentteki bütün ekolojik talana karşı halkın göstermiş olduğu duyarlılıktır. Gezi direnişi daha fazla demokrasi, yerinden yönetim anlayışının hayata geçmesi, halkın yerelde karar alma süreçlerine katılması ve özgürlüklerin genişletilmesini de içeren bir bütün olarak Türkiye’nin yaşadığı bütün sorunlara aslında dikkat çeken son derece önemli bir halk uyarısıdır. Ancak halkın ortaya koyduğu bu demokratik duruşa rağmen Gezi Parkı’na saldırmak suretiyle, oradaki çadırları yakmak suretiyle, oradaki gençleri yaralamak suretiyle orada olayların müsebbibi olan AKP Hükûmetinin kendisi ve talimatlandırdığı güvenlik güçleridir. Dolayısıyla, hem suçlu hem güçlü pozisyonunda. Şimdi çıkıp tekrar Gezi’deki insanları, demokratik talepleri mahkûm etmeyi kabul etmediğimizi ifade etmek istiyorum.

Başta Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz olmak üzere yaşamını yitiren bütün Gezi şehitlerini buradan rahmetle, saygıyla anıyorum. Bütün yaralıları da buradan bir kez daha acil şifalar dileğimle bütün Halkların Demokratik Partisi adına saygıyla anmak istiyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Görüşleriniz zabıtlara geçti.

LEVENT GÖK (Ankara) – Bir cümle Sayın Başkan, sadece bir cümle…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Gök.

LEVENT GÖK (Ankara) – Sayın Başkan, Sayın Naci Bostancı elbette AKP Grubunun değerlendirmelerini ifade etti. Ama, ben, Gezi’yi bir kaos çıkarmak ya da Hükûmeti değiştirmek gibi bir olayla ilintilendirmek isterken kendisinin, 4 Mayısta AKP Grubu içerisinde bizzat saray darbesiyle bir hükûmetin nasıl devrildiğini de anlatmasını isterdim.

Saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – 7 Mayıs 2010’u unutma, 7 Mayıs 2010’u unutma.

BAŞKAN – Efendim, görüşlerinizi serdettiniz ve tutanaklara geçti.

Şimdi, gündeme geçiyoruz.

VI.- GÜVEN OYLAMASI

1.- Başbakan Binali Yıldırım tarafından kurulan Bakanlar Kurulu hakkında güven oylaması

BAŞKAN – Gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmında bulunan, Başbakan Sayın Binali Yıldırım Bey tarafından kurulan Bakanlar Kurulu hakkında Anayasa’nın 110 ve İç Tüzük’ün 124’üncü maddeleri gereğince güven oylaması yapılacaktır.

Güven oylamasının açık oy şeklinde yapılması İç Tüzük’ün 124’üncü maddesi gereğidir. İç Tüzük’ün 139’uncu maddesine göre de açık oylama şekline Genel Kurul karar vermektedir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Alınan karar gereğince, açık oylama elektronik cihazla yapılacaktır.

Oylama için beş dakika süre vereceğim.

Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin Genel Kurulda bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin oy pusulalarını oylama için öngörülen beş dakikalık süre içinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum. Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar varsa hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını taşıyan oy pusulasını yine oylama için öngörülen beş dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Şimdi, açık oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylamaya yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, oy kullanma için tayin olunan süre sona ermiştir.

Elektronik oylama cihazından alınan sonuca göre oy pusulalarının karşılaştırma yapılarak ilave edilmesi suretiyle kâtip üyelerce oluşturulacak açık oylama sonuç tutanağını biraz sonra açıklayacağım.

Teşekkür ederim.

Sayın milletvekilleri, güven oylamasına ilişkin açık oylama sonuç tutanağı gelmiştir.

Başbakan Sayın Binali Yıldırım tarafından kurulan 65’inci Hükûmet hakkında yapılan güven oylaması açık oylama sonucunu arz ediyorum:

 

“Kullanılan oy sayısı

:

453

 

 

Kabul

:

315

 

 

Ret

:

138

(x)

 

Kâtip Üye

Fehmi Küpçü

Bolu

Kâtip Üye

Ali Haydar Hakverdi

Ankara”

(AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar)

Bu sonuca göre, Başbakan Sayın Binali Yıldırım Bey tarafından kurulan 65’inci Hükûmete Meclisimizce güvenoyu verilmiştir. Sayın Başbakanımızı ve Hükûmet üyelerimizi kutlar; milletimiz, vatanımız, gönül coğrafyamız ve insanlık âlemi için hayırlı çalışmalara ve neticelere ulaşmaları niyazıyla başarılar dilerim.

Sayın milletvekilleri, teşekkür için söz talebi vardır, Sayın Başbakan konuşma yapacaklardır.

Buyurun Sayın Başbakan. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından ayakta alkışlar)

VII.- TEBRİK, TEMENNİ VE TEŞEKKÜRLER

1.- Başbakan Binali Yıldırım’ın, Bakanlar Kurulunun güvenoyu alması dolayısıyla teşekkür konuşması

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM (İzmir) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Yüce Meclisimizin Hükûmetimize gösterdiği güven için hepinize teşekkür ediyorum, şükranlarımı sunuyorum. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar)

65’inci Cumhuriyet Hükûmetimiz hayırlı, uğurlu olsun. Cenab-ı Mevla’mdan hayırlı hizmetler yapmamızı niyaz ediyorum.

Bu vesileyle, görevi devraldığım 64’üncü Hükûmetin Başbakanı ve Bakanlar Kurulu üyelerine de, Sayın Davutoğlu ve arkadaşlarına da yaptıkları hizmetlerden dolayı çok teşekkür ediyorum. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar)

65’inci Hükûmet Programı görüşmeleri esnasında görüşlerini dile getiren bütün milletvekillerimize, muhalefet partisi grup başkan vekillerine ve bu program üzerinde eleştirileriyle, önerileriyle bize ışık tutan bütün milletvekillerimize huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Şüphesiz, eleştiriler, uyarılar, öneriler bizim için yol göstericidir; daha güzel kararlar, daha doğru işler yapmamız için mutlaka yardımcı olacaktır.

Değerli milletvekilleri, AK PARTİ hükûmetleri olarak bizim bir özelliğimiz var: Seçimlerde ne kadar oy alırsak alalım bu çatı altında güvenoyu aldıktan sonra artık herkesin hükûmetiyiz, 79 milyonun hükûmetiyiz. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar) Güzel ülkemiz Türkiye’miz, 65’inci Hükûmet döneminde çok daha güzel hizmetleri geçmiş dönemde yapılan hizmetlere ilave ederek Mustafa Kemal Atatürk’ün 2023 hedeflerine doğru emin adımlarla yürüyecektir. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar)

Demokrasimizi daha da ileri düzeye taşıyacağız. İnsan hak ve hürriyetlerini çok daha geliştireceğiz. Milletimizin birliği, beraberliği, kardeşliğinin daim olması için gece gündüz demeden çalışacağız. Milletimizin barışı, huzuru için hayatını seve seve veren şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, gazilerimize acil şifalar temenni ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu duygularla, yüce Meclisimizden güvenoyu alan 65’inci Cumhuriyet Hükûmetinin üyeleri ve başkanı olarak, bir kez daha duyduğunuz güvenden dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Allah yâr ve yardımcımız olsun. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından ayakta alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Başbakan ve başarı dileklerimizi de tekrar ediyorum.

Değerli milletvekilleri, alınan karar gereğince, kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için, 31 Mayıs 2016 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.

Teşekkür ederim.

Kapanma Saati: 11.58



(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.