TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

                                                                                TUTANAK DERGİSİ

 

                                                                                                 3’üncü Birleşim

                                                                                              14 Ekim 2014 Salı

 

(TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

                                                                                               İÇİNDEKİLER

 

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- YOKLAMA

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Ankara Milletvekili Tülay Selamoğlu'nun, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Konya Milletvekili Faruk Bal'ın, yargı bağımsızlığına ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Ankara Milletvekili Levent Gök'ün, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

V.- AÇIKLAMALAR

1.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu'nun, MHP Grubu olarak, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümünü kutladıklarına ilişkin açıklaması

2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin, CHP Grubu olarak, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümünü kutladıklarına ve Kocaeli’nde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden askerlere Allah’tan rahmet, aileleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerine başsağlığı dilediğine ilişkin açıklaması

3.- Adana Milletvekili Ali Halaman'ın, Adana’daki bölge idare mahkemelerinin yerine istinaf mahkemeleri kurulacaksa yine Adana’da kurulması gerektiğine ilişkin açıklaması

4.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan'ın, besi danası ile süt desteklemelerinin düşürülmesinin nedenini öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

5.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan'ın, Orman Genel Müdürlüğünün talimatıyla Artvin’de orman katliamı yapılmak istendiğine ilişkin açıklaması

6.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu'nun, 24’üncü Dönem Beşinci Yasama Yılının hayırlı uğurlu olmasını dilediğine, askerî helikopterin düşmesi sonucu şehit olan 4 askere ve Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinglerinden dönüşte geçirdikleri trafik kazasında şehit olan 3 polise Allah’tan rahmet, yaralı polislere acil şifalar dilediğine ilişkin açıklaması

7.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir'in, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümüne ve İztuzu Plajı’nın korunması için etkin önlemler alınıp alınmayacağını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

8.- Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin'in, Beşinci Yasama Yılının hayırlı olmasını dilediğine, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümüne, helikopter kazasında hayatını kaybeden askerler ile trafik kazasında hayatını kaybeden polislere Allah’tan rahmet dilediğine ve yurdun çeşitli yerlerinde meydana gelen olaylara ilişkin açıklaması

9.- Mersin Milletvekili Ali Öz'ün, Adalet ve Kalkınma Partisinin on iki yıldır sağlıkta gelinen son noktayı doğru değerlendirmesi ve TEOG’la ilgili sorunların acilen çözülmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

10.- Bursa Milletvekili İlhan Demiröz'ün, meraların inşaata açılmasıyla ilgili Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanının düşüncelerini öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

11.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, hâkim ve savcıların maaşlarıyla ilgili iyileştirmenin adliye çalışanları için de yapılmasının neden düşünülmediğini ve Maltepe ilçesi Başıbüyük Mahallesi’nde oturan insanların ulaşım hakkıyla ilgili bir çalışmanın olup olmadığını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

12.- İzmir Milletvekili Musa Çam'ın, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerine ilişkin açıklaması

13.- Bursa Milletvekili Aykan Erdemir'in, Avrupa Birliği 2014 İlerleme Raporu’nda yer alan uyarıların Hükûmetçe dikkate alınmasını umduğuna ve Hükûmetin Avrupa Birliği üyelik sürecindeki yanlışlarını dile getirmeye, doğru adımları desteklemeye devam edeceklerine ilişkin açıklaması

14.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz'ın, ilkokullarda ve meslek liselerinde beden eğitimi dersinin kaldırılmasına ve Barzani’nin yaptığı bazı açıklamalara ilişkin açıklaması

15.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın, Mersin Büyükşehir Belediyesinde işçi kıyımı yaşandığına ilişkin açıklaması

16.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz'ın, Mersin Büyükşehir Belediyesinde işten çıkarılan işçilerin bir kısmının dolgun maaş alan bankamatikçiler olduğuna ve Adana’nın sorunlarına ilişkin açıklaması

17.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın, Kocaeli’nde helikopter kazasında şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, aileleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerine başsağlığı dilediğine ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerine ilişkin açıklaması

18.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt'ün, Haydarpaşa Port Projesi’ne ve Kadıköy’deki Meteoroloji alanının satılmasına ilişkin açıklaması

19.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, ülkemizde milyonlarca ailenin geçim kaynağı olan zeytinin yıllardan beri ihmal edildiğine ve Manyas ile Gönen’de etkili olan yağışların sebep olduğu zararlara ilişkin açıklaması

20.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Türkiye’de bir iç isyan çıktığına ve Hükûmetin istifa etmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

21.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, 2014-2015 eğitim öğretim yılı başında yapılan okul müdürü atamalarına ilişkin açıklaması

22.- Siirt Milletvekili Osman Ören'in, Kobani’deki IŞİD saldırıları bahane edilerek ülkenin birçok yerinde başlatılan olaylara ilişkin açıklaması

23.- İzmir Milletvekili Hamza Dağ'ın, HDP’li yöneticilerin yapmış oldukları sorumsuzca açıklamalar sonrası başlayan olaylarda hayatını kaybeden vatandaşlara ve şehit olan polislere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilediğine ilişkin açıklaması

24.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu'nun, Mersin Büyükşehir Belediyesinde işten çıkarılan işçilerin durumuna ilişkin açıklaması

25.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın, Mersin Büyükşehir Belediyesinde işten çıkarılan işçilerin durumuna ilişkin açıklaması

26.- Van Milletvekili Özdal Üçer'in, savunmasız sivil insanlara yönelik infaz hareketlerine ve bu durumda barış sürecinden bahsetmenin ikiyüzlülük olduğuna ilişkin açıklaması

27.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan'ın, Genel Kurul kürsüsünden siyasi parti logosu bulanan pankart gösterilemeyeceğine ilişkin açıklaması

28.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın, Genel Kurul kürsüsünden konuşmayı destekleyici mahiyette pankartların gösterilmesinde bir mahzur olmadığına ilişkin açıklaması

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Önergeler

1.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, 31/12/2012 tarihli (2/1117) esas numaralı, Lisanslı Emlak Müşavirliği, Emlak Müşavirliği Şirketleri ve Emlak Komisyonculuğu Hakkında Kanun Teklifi’ni geri aldığına ilişkin önergesi (4/200)

2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Muş’un, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/201)

3.- Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın, (2/285) esas numaralı Toplu Konut Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/202)

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan ve 20 milletvekilinin, Hatay’daki mülteci kamplarında yaşayanların sebep olduğu sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1061)

2.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ve 57 milletvekilinin, Artvin’in Ardanuç ilçesinde yapılan çalışmaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1062)

3.- Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz ve 57 milletvekilinin, irticai faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle daha önce ordudan atılan bazı askerler tarafından kurulan “SADAT” adlı şirketle ilgili iddiaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1063)

C) Duyurular

1.- Başkanlıkça, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği ile Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonlarında siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerine düşen birer üyelik için aday olmak isteyen siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerinin yazılı olarak müracaat etmelerine ilişkin duyuru

D) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek başkanlığındaki bir heyetin Güney Kore Ulusal Meclisi Başkanı Chung Ui-hwa'nın vaki davetine icabet etmek üzere Güney Kore’ye resmî bir ziyarette bulunmasına ilişkin tezkeresi (3/1605)

VII.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- AK PARTİ Grubunun, Genel Kurulun çalışma saatleri ile gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine; 4, 21 Ekim 2014 ile 4, 11, 18 ve 25 Kasım 2014 Salı günkü birleşimlerinde bir saat sözlü soruların görüşülmesini müteakip diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan işlerin görüşülmesine; 15, 22 Ekim 2014 ile 5, 12, 19 ve 26 Kasım 2014 Çarşamba günkü birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin önerisi

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin AK PARTİ grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasında AK PARTİ Grubuna sataşması nedeniyle konuşması

2.- Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in 458 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın tümü üzerinde şahsı adına yaptığı konuşması sırasında AK PARTİ Grubuna sataşması nedeniyle konuşması

3.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

4.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken'in, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in 458 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın tümü üzerinde şahsı adına yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

IX.- SEÇİMLER

A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim

1.- Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

2.- Dışişleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

X.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, 12 Eylül’de yapılan Anayasa değişikliğiyle getirilen kişisel verilerin korunması ve sendikal hakların uygulamaya konulmasına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/132) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

2.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşlardaki engelli kadrolarına atama yapılıp yapılmayacağına ilişkin sözlü soru önergesi (6/4348) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

3.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Adana ve ilçelerinde elektrik hizmeti noktasında yaşanan sorunlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/4367) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

4.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, enerji alanında kamunun etkin denetimine yönelik çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/4461) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

5.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, enerji alanındaki yatırımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/4465) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

6.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, enerji temini ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması konusunda yürütülen çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/4470) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

7.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Bakanlık tarafından kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/4557) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

8.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, 4/C statüsünde çalışan personele ilişkin sözlü soru önergesi (6/4559) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

9.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, ücretsiz personel servisi uygulaması bulunup bulunmadığına ilişkin sözlü soru önergesi (6/4562) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

10.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı illerde doğalgaz satışına sınırlama getirildiği iddialarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/4596) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

11.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/4735) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

12.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan iline yönelik işbirliği ve ticari anlaşma amaçlı yabancı heyet ziyaretlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/4777) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

13.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars ve Iğdır illerine yönelik işbirliği ve ticari anlaşma amaçlı yabancı heyet ziyaretlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/4786) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

14.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Gümüşhane ve Bayburt illerine yönelik işbirliği ve ticari anlaşma amaçlı yabancı heyet ziyaretlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/4809) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

15.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Van ve Ağrı illerine yönelik işbirliği ve ticari anlaşma amaçlı yabancı heyet ziyaretlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/4810) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

16.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum ve Elazığ illerine yönelik işbirliği ve ticari anlaşma amaçlı yabancı heyet ziyaretlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/4836) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

17.- Antalya Milletvekili Arif Bulut’un, Antalya’nın Serik ilçesinde yaşanan enerji sorunlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/4933) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

18.- Antalya Milletvekili Arif Bulut’un, Antalya’nın Serik ilçesinde yaşanan uzun süreli elektrik kesintilerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/4934) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

19.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, akaryakıt ithalatına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5003) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

20.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, MTA tarafından tıbbi jeoloji konusunda ve Türkiye fauna florasını içeren materyallerin yurt dışında tanıtılması kapsamında gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/5030) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

21.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında MTA tarafından gerçekleştirilen zemin etütlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5031) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

22.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında MTA tarafından gerçekleştirilen mağara etütlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5032) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

23.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, doğalgaz ve elektrik fiyatlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5069) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

24.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Adana’ya yönelik proje ve yatırımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/5203) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

25.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, doğal gaz antlaşmalarına ve BOTAŞ’ın bazı faaliyetlerine ilişkin sözlü soru önergesi. (6/5215) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

26.- İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam'ın, fiilen kesilmemiş elektrikten dolayı alınan kesinti ücretlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5312) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

27.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, alternatif yakıt kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla elektrikli araçlarda kullanılan batarya ve alternatif yakıt kullanılan araçların ana parçalarının üretiminin desteklenmesi adına yürütülmekte olan çalışma ve projelere ilişkin sözlü soru önergesi (6/5344) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

28.- Adana Milletvekili Ali Halaman'ın, Başkent Doğalgazın sayaç değişikliği işlemlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5639) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

29.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Bakanlığa bağlı KİT'lerle ilgili çeşitli hususlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/5697) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

30.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Bakanlığa bağlı KİT'lerdeki öz kaynak artışları ve yabancı sermaye oranı ile Bakanlığa bağlı KİT'lerin Hazine'ye olan borçlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5700) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

31.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Maden Bakanlığı kurulmasına ve yaşam odalarının sayılarının artırılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5776) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

32.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, maden kazalarının önlenmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5777) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

33.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, maden ocaklarında alınması gereken tedbirlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/5778) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

34.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, enerji verimliliği yüksek ürünlerin teşvik edilmesi adına yürütülmekte olan çalışma ve projelere ilişkin sözlü soru önergesi (6/5787) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

35.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Van, Şırnak ve Hakkari'deki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5792) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

36.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Şanlıurfa'daki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5793) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

37.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Erzurum, Gümüşhane ve Bayburt'taki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5794) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

38.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Kars, Iğdır ve Ağrı'daki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5795) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

39.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Elazığ, Mardin ve Adıyaman'daki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5796) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

40.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Batman, Bingöl ve Bitlis'teki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5797) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

41.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ardahan'daki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5798) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

42.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, 17, 25 Aralık 2013 tarihlerindeki yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından açılan disiplin soruşturmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5836) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

43.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, 17, 25 Aralık 2013 tarihlerindeki yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından taşeron işçilerin çoğunun işten çıkarıldıkları iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5862) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

44.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bazı kamu görevlilerine mobbing uygulandığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5889) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

45.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bazı kamu görevlilerinin emekli olmaya zorlandığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5912) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

46.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bazı kamu görevlilerinin istifaya zorlandığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5947) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

XI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

2.- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu raporları (1/484) (S. Sayısı: 287)

3.- Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Kars Milletvekili Yunus Kılıç ve Amasya Milletvekili Avni Erdemir ile 79 Milletvekilinin; Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (1/937, 2/2229) (S. Sayısı: 615)

4.- Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can'ın, Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2/2282) (S. Sayısı: 641)

5.- Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporları (1/488) (S. Sayısı: 240)

6.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kore Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/716) (S. Sayısı: 391)

7.- Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü İle Kore Cumhuriyeti Ulusal Polis Teşkilatı Arasında Polis İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/762) (S. Sayısı: 458)

8.- Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Türkiye’de Bir DSÖ Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (S. Sayısı: 578)

9.- Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi Arasında İki Yıllık İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/769) (S.Sayısı: 462)

10.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/783) (S. Sayısı: 483)

11.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Cibuti Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/760) (S. Sayısı: 456)

12.- Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/391) (S. Sayısı: 31)

XII.- OYLAMALAR

1.- (S. Sayısı: 391) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kore Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın oylaması

2.- (S. Sayısı :458) Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü İle Kore Cumhuriyeti Ulusal Polis Teşkilatı Arasında Polis İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın oylaması

3.- (S. Sayısı :462) Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi Arasında İki Yıllık İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın oylaması

4.- (S. Sayısı :483) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Dair Kanun Tasarısı'nın oylaması

5.- (S. Sayısı :456) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Cibuti Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı'nın oylaması

XIII.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, Şırnak'ta kirpi tipi bir askerî aracın yaptığı kazaya ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın cevabı (7/47327)

2.- Adana Milletvekili Ali Demirçalı'nın, özelleştirilen bir kurumun ihalesine ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın cevabı (7/48106)

3.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, Soma Maden Faciası sonrası başlatılan yardım kampanyasına ilişkin Başbakan'dan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un cevabı (7/48133)

4.- Manisa Milletvekili Özgür Özel'in, bir sermaye grubuna ait altın madeninin çevre izin ve lisans belgesi olmadan üç yıl boyunca çalıştırılmasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/48343)

5.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, 2002-2014 yılları arasında TBMM ile bağlı kurum ve kuruluşlarınca satın alınan bilişim hizmetlerine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Sadık Yakut’un cevabı (7/48668)

6.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan'ın, Suriyeli mültecilerle ilgili çeşitli verilere ilişkin Başbakan'dan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un cevabı (7/48677)

7.- Burdur Milletvekili Hasan Hami Yıldırım'ın, İstanbul'da Afete Yönelik Acil Eylem Planı’na uygun hareket edilmediği iddialarına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un cevabı (7/48691)

8.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2002-2014 yılları arasında görev yapan özel kalem müdürü, müşavir ve basın ve halkla ilişkiler müşavirlerine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı (7/48933)

9.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, petrol ithalatına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/48984)

10.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, ülkemizde doğal gaz üretimine yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/48985)

11.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, doğal gaz ithalatına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/48987)

12.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/48997)

13.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/48998)

14.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49001)

15.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, linyit kömürü arama, üretimi ve kullanımına yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49002)

16.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, doğal gaz taşınmasına yönelik uluslararası projeler ile ilgili çalışmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49003)

17.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, doğal gaz satın alma anlaşmalarına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49004)

18.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, ülkemizdeki kömür arama faaliyetlerine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49005)

19.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, terör örgütü aleyhinde ifadelerde bulunan veya yapılan usulsüz iş ve işlemlere karşı çıkan personel üzerinde baskı yapıldığı iddialarına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49006)

20.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, doğal gaz depolama tesislerinin yapımına yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49007)

21.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, kaya gazı arama ve üretimi ile ilgili çalışmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49008)

22.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49009)

23.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49010)

24.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, elektrik dağıtımına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49011)

25.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, ülkemizdeki elektrik tüketimine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49012)

26.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, ülkemizdeki elektrik üretimine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49013)

27.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, ülkemizdeki kömür üretimine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49014)

28.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, kömür ithalatına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49015)

29.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, LNG ithalatına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49016)

30.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, ülkemizdeki petrol üretimine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/49017)

31.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, terör örgütü aleyhinde ifadelerde bulunan veya yapılan usulsüz iş ve işlemlere karşı çıkan personel üzerinde baskı yapıldığı iddialarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı (7/49083)

32.- Manisa Milletvekili Sakine Öz'ün, Soma maden kazası sonrası iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı (7/49499)

33.- Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş'in, Diyarbakır 2. Hava Kuvvet Komutanlığının lağvedilmesine ilişkin Başbakan'dan sorusu ve Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın cevabı (7/49579)

34.- Manisa Milletvekili Sakine Öz'ün, Manisa SGK Hizmet Binasının ihale yoluyla satış kararına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in cevabı (7/49724)

35.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Türkiye-İsrail ticari ilişkilerine ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/50120)

36.- Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz'ın, yabancı sermaye girişi ve özelleştirme verilerine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/50178)

37.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, Bakanlık ile Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından vergiye tabii olmayan kimselerden satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/50179)

38.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, akaryakıt ve akaryakıt ürünleri alımlarına,

2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından yurt dışından satın alınan mal ve hizmetlere,

2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşların seyahat giderlerine,

İlişkin soruları ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/50336), (7/50583), (7/50584)

39.- Manisa Milletvekili Hasan Ören'in, Soma civarındaki zeytinliklerin acele kamulaştırılmasına,

- İzmir Milletvekili Aytun Çıray'ın, Ege Bölgesinde yayıldığı iddia edilen şarbon hastalığına karşı alınan önlemlere,

- Amasya Milletvekili Ramis Topal'ın, TİGEM'in Amasya Gökhöyük İşletmesinde tüberküloz bulunan hayvanların sütlerinin ve etlerinin öğrenci ve memurlara dağıtıldığı iddialarına,

- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, tarım arazilerinin azaldığı ve bu arazilerin sanayi, konut, madencilik gibi farklı alanlarda kullanıldığı iddiasına,

- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu'nun, Trabzon'da bazı fındık üreticilerinin FİSKOBİRLİK'ten olan alacaklarını alamadıkları iddiasına,

- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Amasya'da hasta bir hayvandan elde edilen sütün öğrencilere içirildiği iddiasına,

- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, akaryakıt ve akaryakıt ürünleri alımlarına,

- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, Bakanlığın gıda güvenliği politikasına ve yeni gıda mühendisi istihdamına,

İlişkin soruları ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/50346), (7/50347), (7/50348), (7/50349), (7/50350), (7/50351), (7/50352), (7/50353),

40.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin'in, Milli Saraylar bünyesindeki birimlerde görev yapan personele ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Sadık Yakut’un cevabı (7/50491)

41.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, 2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından yurt dışından satın alınan mal ve hizmetlere,

2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşların seyahat giderlerine,

- Ankara Milletvekili İzzet Çetin'in, Ankara'da Atatürk Orman Çiftliğinde çıkan yangının çıkış sebebine,

- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Şanlıurfa'nın Ceylânpınar ilçesinde TİGEM'e bağlı arazilerin özelleştirileceği iddiasına,

- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, Türkiye'nin tarım politikasına, tarımsal ürünlerde rekabet edebilirliğe ve fındık piyasasına,

- Niğde Milletvekili Doğan Şafak'ın, Niğde'de meydana gelen aşırı yağıştan zarar gören çiftçilerin mağduriyetlerinin giderilmesine,

İlişkin soruları ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/50613), (7/50614), (7/50615), (7/50616), (7/50617), (7/50618)

42.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Ankara'da bazı şirketlerde siyasi baskı amacıyla vergi denetimi yapıldığı iddiasına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/50675)

43.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın, Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği'nde yapılan değişikliğe ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/50677)

44.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, 2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından alınan insan kaynakları hizmetlerine,

2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından alınan medya ve tanıtım hizmetlerine,

2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından alınan lobi ve tanıtım hizmetlerine,

İlişkin soruları ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/50815), (7/50817), (7/50818)

45.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, 2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından alınan yemek hizmetlerine ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/50816)

46.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın, 2011-2013 yılları arasında Bakanlık ile bağlı ve ilgili kuruluşların Ankara'da gerçekleştirdikleri yatırımlara,

2011-2014 yılları arasında Bakanlık tarafından gerçekleştirilen iletişim ve haberleşme giderlerine ve makamlara tahsis edilen cep ve araç telefonlarına,

2011-2014 yılları arasında Bakanlık tarafından kiralanan binalara,

2013-2014 yılları arasında Bakanlık ile üniversiteler arasında gerçekleştirilen projelere,

İlişkin soruları ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/50819), (7/51027), (7/51028), (7/51029)

47.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2002-2014 yılları arasında Bakanlık ile bağlı kurum ve kuruluşlar personelinden maaşında icra takibi ve haciz olanlara ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/50820)

48.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya'nın, Irak ve Suriye'de IŞİD'den kaçan Türkmenlerin güvenli bir bölgeye taşınmasına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/50953)

49.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar'ın, TSK'nın çözüm sürecine dahil olup olmadığına ilişkin Başbakan'dan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/51217)

50.- İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın, çözüm sürecinin kapalı kapılar ardında yürütüldüğü ve TSK'nın bilgilendirilmediği iddialarına ilişkin Başbakan'dan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/51219)

51.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya'nın, Cumhurbaşkanlığı Seçimi sonucu ile ilgili kararın Resmî Gazete'de yayımlanmamasının gerekçesine ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/51222)

52.- Manisa Milletvekili Sakine Öz'ün, 2003-2013 yılları arasında sofralık üzüm ihracatına verilen teşviklere ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin cevabı (7/51247)

53.- Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan'ın, Cumhurbaşkanı'nın yemin töreni sırasında Genel Kurulun dinleyici localarında yaşandığı iddia edilen olaylara ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Sadık Yakut’un cevabı (7/51487)

54.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, 2004-2014 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşların tüm temsil ve ağırlama giderlerinin toplam tutarına ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın cevabı (7/51588)

55.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun, Makine Kimya Enstitüsü tarafından yapılan mühimmat satışları ile çalınan veya kaybolan ürünlere ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın cevabı (7/51598)

56.- İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın, görme engelli ziyaretçilerin TBMM Kampüsünde karşılaştığı bir soruna ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Sadık Yakut’un cevabı (7/51848)

14 Ekim 2014 Salı

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER: Fehmi KÜPÇÜ (Bolu), Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır)

----0----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri ,Türkiye Büyük Millet Meclisinin 3’üncü Birleşimini açıyorum.

III.- YOKLAMA

BAŞKAN – Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için üç dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümü nedeniyle söz isteyen Ankara Milletvekili Tülay Selamoğlu’na aittir.

Buyurunuz Sayın Selamoğlu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Ankara Milletvekili Tülay Selamoğlu'nun, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

TÜLAY SELAMOĞLU (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümü sebebiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum, sizleri saygıyla selamlıyorum.

Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongresi’nden sonra 27 Aralık 1919 günü Temsilciler Kurulu üyeleriyle birlikte Ankara’ya geldi. O zamana kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’du. Osmanlı Mebusan Meclisi son kez 12 Ocak 1919’da İstanbul’da toplandı. 16 Mart 1919 günü İngilizler İstanbul’a girdi. Önce Meclisi bastılar, birçok milletvekili Anadolu’ya geçti, yakalananların çoğu tutuklandı. Artık Osmanlı Mebusan Meclisinin İstanbul’da toplanma olasılığı kalmamıştı.

Ankara, hiç işgale uğramamış, Anadolu’nun ortasında, savaş cephelerine eşit uzaklıkta bir kentti. Savaşın yönetimi ve haberleşme Ankara’dan kolaylıkla yürütülürdü. Dağılan Osmanlı Mebusan Meclisi üyeleri ile Sivas ve Erzurum Kongrelerinde seçilen temsilciler Ankara’da toplandı. Millet Meclisi 23 Nisan 1920 günü Ankara’da açıldı. Bundan sonra Millî Mücadele Anadolu’nun bu küçük kentinde sürdürüldü. Kurtuluş Savaşı’mızın planları bu yoksul kentte hazırlandı. Savaşın başarıya ulaşması için düzenli ordular kuruldu. 30 Ağustos 1922’de kazanılan Başkomutanlık Savaşı’yla Kurtuluş Savaşı’mız tamamlandı. Yurdumuz düşmanlardan kurtulduktan sonra 13 Ekim 1923 günü İsmet Paşa ve 14 arkadaşı, Ankara’nın başkent olması için Türkiye Büyük Millet Meclisine yasa önerisi verdi. Öneri Mecliste oylandı, kabul edildi. Böylece Ankara’mız yeni Türkiye devletinin başkenti oldu. Millî mücadelenin yönetildiği bu onurlu şehirde en önemli sorun silah, ulaşım ve haberleşmeydi.

Değerli milletvekilleri, bugün, Ankara’mızdan Türkiye’nin havaalanı olan tüm şehirlerine ulaşılıyor. 10 milyon yolcu kapasiteli Esenboğa Havalimanı, 2009’da Uluslararası Havaalanları Konseyi tarafından Avrupa’nın en iyi havalimanı seçildi. Başkenti, demir yolu ağının merkezi hâline getirdik. Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya ve Ankara-İstanbul yüksek hızlı tren hatlarını hizmete açtık. Ankara-Yozgat-Sivas-Erzincan yüksek hızlı tren hattı çalışmaları büyük hızla devam ediyor.

Türkiye, dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi listesine 2 firmayla girdi. Gurur kaynağımız olan ASELSAN ve TAI üretimlerine başkentte devam ediyor.

Savunma sanayisinde çalışan 30 firmanın 23’ü başkent Ankara’da. Bu firmaların toplam savunma cirosundaki payı yüzde 73, sivil havacılık cirosundaki payı ise yüzde 54’tür; yine bu firmalar Türkiye'nin toplam savunma ihracatının yüzde 71’ini yapıyor. Ankara Gölbaşı ilçemizde 2.204 milyon dolar bedelli radar teknoloji merkezi, Kazan ilçemizde 80 milyon dolar yatırımla F35 müşterek taarruz uçağı orta gövde üretim tesisi kurduk, yine Ankara Kazan ilçemizde 8 milyon metrekarelik alanda Havacılık ve Uzay İhtisas Organize Sanayi Bölgesi açtık. 80 milyon avro bedelli UMET yani Uydu Montaj Entegrasyon ve Test Merkezi başkentimizin uzay ve savunma sanayisindeki yerini göstermektedir.

On iki yılda 5 haberleşme uydumuzu yörüngeye yerleştirdik, altıncısı yapılıyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın söylemiyle yeşilin bir miras ve kültür olduğu düsturundan hareketle her santimetrekareye yeşille imza attık, bozkır Ankara’yı yeşil Ankara’ya çevirdik.

Değerli milletvekilleri, 1919’da atının nalındaki mıhı üretemez durumdayken, bugün millî mücadele ruhuna uygun Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışan gelişen başkent Ankara’dır. Başkent Ankara yeni Türkiye'nin sonsuza kadar başkenti olarak kalacaktır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Selamoğlu.

Gündem dışı ikinci söz, yargı bağımsızlığı hakkında söz isteyen Konya Milletvekili Faruk Bal’a aittir.

Buyurunuz Sayın Bal. (MHP sıralarından alkışlar)

2.- Konya Milletvekili Faruk Bal'ın, yargı bağımsızlığına ilişkin gündem dışı konuşması

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hâkim ve Savcılar Yüksek Kuruluyla ilgili seçimler nihayete ermiştir. Bu seçimlerde göreve gelen HSYK’nın değerli üyelerine başarılar diliyoruz.

HSYK yargının bağımsızlığını, tarafsızlığını ve hâkim teminatını koruyacak olan anayasal bir organdır. Böyle olmakla birlikte, son yapılan HSYK seçimlerinde bizim Milliyetçi Hareket Partisi olarak kamuoyunun ve yüce Meclisin dikkatini çekme ihtiyacını hissettiğimiz olumsuz gelişmeler ortaya çıkmıştır.

Bunlardan bir tanesi, HSYK’ya seçilecek olan veya olanlar, ehliyetleri, liyakatleri, kabiliyetleri, kıdemleri ve meslekteki başarılarıyla ölçülmesi, değerlendirilmesi ve buna göre oy verilmesi gerekirken listeler savaşına dönüşmüştür. Bu listeler savaşında Hükûmet listesi ile cemaat listesinin çatıştığı algısı kamuoyuna ve yargıya yansımıştır. Bu, yargı için en kötü durumlardan bir tanesidir. Çünkü, hukuk devletinde Hükûmetin iş ve işlemlerini Anayasa’ya ve hukuka göre denetleyecek olan yargıdır, yargının kalbi de HSYK’dır ve HSYK eğer Hükûmetin kontrolünde yani Hükûmetin kazandığı bir liste hâline dönüşürse buradan çıkan sonuç şudur: Hükûmet hukuka göre, yargı gücü hukuka göre denge ve denetim aracı olmadan iş ve işlem yapacaktır. Yani, bunun teknik anlamı kontrolsüz bir hükûmet. Hukuken gücü denetlenemeyen bir hükûmetin adı diktadır.

İkinci olarak değerli milletvekilleri, adayların ehliyeti, liyakati, kabiliyeti, kıdemi dikkate alınması gerekirken, bu seçimlerde, maalesef, adayların etnik kökenleri, mezhepleri, inançları, cemaat mensubu olup olmadıkları, siyasi eğilimleri ve ideolojik inançları açısından propagandaya konu edilmiştir. Bu, birincisi kadar vahim bir gelişmedir ve en kötü durumlardan bir tanesidir. Çünkü, peygamber postunda oturan hâkim,bizim inancımıza göre, etnik kökenine, siyasi fikrine, inancına, mezhebine, cemaatine, siyasi eğilimine bakılmaksızın herkesin haklı olduğu oranda hakkını koruyan ve güce karşı ona güvenli bir liman olarak sığınabileceği yerdir. Dolayısıyla, bu propaganda düzeninde ortaya çıkan durum vahim bir gelişmeye işaret etmektedir. O gelişmede, toplumu bu değerler üzerinden inançlarına göre, mezheplerine göre, etnik yapılarına göre ayrıştırma fitnesi HSYK’nın içerisine sokulmuş olması ihtimali bulunmaktadır.

Üçüncü durum ise, en kötü olarak, iktidar kanadından yetkili kişilerin ifadesine göre, bu bir istiklal mücadelesiydi. Neye karşı istiklal mücadelesi? 2010 Anayasa değişikliğinde beraber yürüdükleri yolda yol arkadaşlarının 17, 25 Aralık yolsuzluk operasyonunda ortaya çıkarmış olduğu delilleri kapatmanın mücadelesi olarak bir istiklal mücadelesiydi. Buradaki yanlışlık şuydu: Bu bir istiklal mücadelesi değil, elde edilmiş yolsuzluk operasyonları neticesinde kapıya sıkışmış kuyruktan kurtulma mücadelesiydi.

Değerli arkadaşlarım, bu seçimler böyle negatif görüntüler ortaya koymakta, ciddi bir tereddüt yaratmakta ise de buradan bir fırsatı bizim toplum olarak demokrasi adına çıkarma imkânımız vardır. Seçilen arkadaşlar, seçilen HSYK üyeleri gerçekten bağımsız, gerçekten tarafsız olan bir yargıya ulaşabilmek için, damdan düşen kişiler olarak bu özelliklere riayet ederlerse belki siyasi rejimimizin gelecekte fay hattı olarak kırılma noktalarının önüne geçmiş olabilirler.

Diğer taraftan, Sayın Cumhurbaşkanı 4 tane üye seçecektir. Seçeceği üyelerle ilgili kriterleri Milliyetçi Hareket Partisi dikkatle takip edecektir. Sayın Cumhurbaşkanı da “istiklal mücadelesi” kavramı içerisinde oraya silahşor insanları gönderirse, oraya cengâver insanları göndermeye kalkar, yargının bağımsızlığını, tarafsızlığını ve hâkim teminatını…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FARUK BAL (Devamla) - …kendi kontrolü altına almak isterse bu hem kendisi için en kötü durumun ortaya çıkması demektir hem Türkiye için en kötü durumun ortaya çıkması demektir.

Rüzgâr eken fırtına biçer. 2010’da rüzgâr ektiniz fırtına biçtiniz. Bundan sonraki fırtınanın ne olacağını sizler belki bizler kadar değerlendirebilecek durumdasınız.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Bal.

Gündem dışı üçüncü söz, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümü nedeniyle söz isteyen Ankara Milletvekili Levent Gök’e aittir.

Buyurunuz Sayın Gök. (CHP sıralarından alkışlar)

3.- Ankara Milletvekili Levent Gök'ün, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

LEVENT GÖK (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Ankara’mızın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümünü kutluyoruz. Türkiye, çöken Osmanlı İmparatorluğu’nun üzerine 29 Ekim 1923’te kurulmuş bir cumhuriyettir. Cumhuriyetin kurucuları bu tarihe gelinceye kadar dört yıl süreyle Osmanlı İmparatorluğu’nu işgal eden ülkelerle savaşmak zorunda kalmışlardır. İşte bu savaş Ankara’dan yönetilmiş ve cumhuriyet de Ankara’dan ilan edilmiştir.

Millî Mücadele’de Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına en güç zamanda en büyük desteği veren Ankara için Mustafa Kemal “Benim gönlümde Ankara’nın ve Ankaralıların ayrı bir yeri vardır.” demiş ve Ankara’nın konumu, gelişmeye açık olması, Millî Mücadele’nin karargâhı olması düşünülerek İsmet İnönü ve arkadaşları tarafından 13 Ekim 1923’te verilen tek maddelik bir önergeyle Ankara başkent yapılmıştır.

Ankara kentinin kimliğini, uygarlık tutkusu, hoşgörü ve cumhuriyetçilik gelenekleri oluşturur. Hacı Bayram Veli, 1427 yılında ünlü camisini yaptırırken hemen yanı başındaki Roma İmparatoru Augustus’un anıtına dokunmamış, tam tersine, ondan yararlanarak büyük bir hoşgörü anlayışını sergilemiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün gelinen noktada Ankara hoşgörü anlayışından uzaklaşmış olup Ankara’nın tarihî kimliği, cumhuriyetçi nitelikleri, sosyal, kültürel ve ekonomik yaşantısı iktidarın ve büyükşehir belediyesinin tehdidi altındadır. Ankara’nın tüm dış ilçeleri göç nedeniyle ve birer birer yitirdikleri kamu hizmet binalarıyla Türkiye’deki ilçeler arasında gelişmişlik düzeyi bakımından en son sıralarda yer almaktadır. Besicilik ve çiftçilik sıfır noktasına gelmiştir.

Atatürk’ün adının ve çağdaş yaşamın izlerinin silinmesi için her türlü tertip denenmektedir. Atatürk Orman Çiftliği her gün talan edilmekte, Atatürk’ün mirası çiğnenmektedir. Çiftlik arazisinde yapılmakta olan Başbakanlık ofisi ve Ankapark’ın yapımı mahkemenin durdurma ve yıkım kararlarına rağmen devam etmektedir, eğer bir hukuk devletindeysek burası açılamaz ve Başbakan burada çalışamaz. Saraçoğlu Mahallesi kentsel rant uğruna Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devredilerek tarihî bir kimlik yok edilmek istenmektedir. Ankara’yı yirmi yıldır yöneten Büyükşehir Belediyesi Türkiye’nin en borçlu belediyesidir. Ankaralılar en pahalı suyu, en pahalı doğal gazı bu yönetimle kullanmaya mahkûm edilmişlerdir. Bugün de Ankara Büyükşehir Belediyesinden alınan bir kararla suya yüzde 9 zam yapılmıştır. Metrolara kaynak aktarmak için özelleştirilen doğal gazla Ankaralılar, yakıtta tek seçenek olan bir şirketin keyfî uygulamalarına terk edilmiştir. Ankara Ulaşım Ana Planı 2014 yılı başında bitirilmesi gerekirken Başbakanlık Sarayı, Ankapark, ODTÜ yolu, Atatürk Orman Çiftliği, teleferik, havalimanı metrosu gibi idari mahkemelerden dönen projelerin bu plana işlenmek suretiyle davaların düşmesinin yolunun açılacağı bilinçli bir geciktirmeye uğratılmaktadır. Metrolar dünyanın her yerinde ulaşımı rahatlatırken Çayyolu-Kızılay, Batıkent-Sincan metrolarında düzensiz uygulanan ring otobüs servisleri ve metro duraklarında araç parklarının yapılmayışıyla da tam bir işkence yaşanmaktadır. Ankara, sayısız derelere sahipken kurutulan bu dereler ıslah edilmeyi beklemektedir. Üniversitelerde semt servislerinin kaldırılmasıyla öğrencilerin günde dört saati yaklaşık ulaşımla geçmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ankara’mızın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümünü kutladığımız bu günlerde Ankara, Kuvayımilliyecilerin karargâhı, emperyalizme karşı halkımızın verdiği savaşın simgesi ve cumhuriyetimizin ebedî başkentidir. Ankara, bizi bir arada tutan tüm değerlerin başkentidir. Ankara’yı ve Türkiye’yi laik, çağdaş Atatürk ilkelerinden uzaklaştıracak her türlü adıma karşı milyonlarca yurtseverin göğsünü siper etmeye hazır olduğunu belirtir, Atatürk’ü, İsmet İnönü’yü ve silah arkadaşlarını saygıyla anarak hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Gök.

Gündeme geçmeden önce sisteme girmiş sayın milletvekillerimize birer dakika söz vereceğim.

İlk söz Sayın Halaçoğlu’na.

Buyurunuz Sayın Halaçoğlu.

V.- AÇIKLAMALAR

1.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu'nun, MHP Grubu olarak, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümünü kutladıklarına ilişkin açıklaması

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Biz de Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümünü kutluyoruz. Bilindiği gibi, 27 Aralık 1919’da temsil heyetinin Atatürk’le beraber Ankara’ya gelmesiyle şehir Millî Mücadele’nin karargâhı olmuştu. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin Ankara’da açılmasıyla yeni Türk devletinin temelleri atıldı. Kurtuluş Savaşı buradan yönetildi. Böylece Ankara fiilen başkent durumuna geldi. Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanmasından sonra, itilaf devletlerinin askerleri İstanbul’dan çekildiler. İstanbul’un işgalden kurtulmasıyla yeni devletin başkentinin neresi olacağı tartışmaları söz konusu oldu. Bazı kişiler İstanbul’un başkent yapılmasını istemelerine rağmen Meclisin Ankara’da açılması, buraya fiilen hükûmet merkezi olma niteliği kazandırdı. Ayrıca Ankara, Türkiye’nin merkezinde askerî ve coğrafi özellikleriyle başkent olacak konumdaydı. Bu sebeple İsmet Paşa bir kanun teklifi hazırlayarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundu. Kanun teklifi 13 Ekim 1923’te kabul edildi ve “Türkiye devletinin başkenti Ankara’dır.” şeklinde bir maddelik kanunla Ankara, yeni Türk devletinin başkenti oldu. Bundan sonra da sonsuza kadar olacaktır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Halaçoğlu.

Sayın Hamzaçebi…

2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin, CHP Grubu olarak, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümünü kutladıklarına ve Kocaeli’nde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden askerlere Allah’tan rahmet, aileleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerine başsağlığı dilediğine ilişkin açıklaması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bundan doksan bir yıl önce Ankara’yı başkent ilan eden, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, o dönemin Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak şükranlarımızı sunuyoruz.

Yine, ayrıca, Kocaeli’nde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden askerlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Türk Silahlı Kuvvetlerine, askerlerimizin ailelerine ve milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Hamzaçebi.

Sayın Halaman.

3.- Adana Milletvekili Ali Halaman'ın, Adana’daki bölge idare mahkemelerinin yerine istinaf mahkemeleri kurulacaksa yine Adana’da kurulması gerektiğine ilişkin açıklaması

ALİ HALAMAN (Adana) – Başkanım, teşekkür ederim.

Sayın Başkanım, bu bizim Adana’da uzun süre görev yapan bölge idare mahkemeleri vardır. Fakat, son günlerde bu adliye çevrelerinden şöyle bir duyum geliyor: Yeni çıkan kanundan dolayı Adana’daki bölge idare mahkemelerini kapatıp Antep’e istinaf mahkemeleri kuracaklarmış. Zaten uzun dönemdir Adana’ya yapılan bir şey yok. Bölge idare mahkemesinin yerine istinaf mahkemesi kuracaklarsa da bunu Adana’da kursunlar. Adana’da on iki senedir Hükûmetin “Ben şunu yaptım.” diyeceği, üst üste koyabileceği bir tuğla yok zaten. Yani, Adana’yı boşaltmasınlar.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Halaman.

Sayın Özkan…

4.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan'ın, besi danası ile süt desteklemelerinin düşürülmesinin nedenini öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) – Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Hükûmet yetkililerine ve özellikle Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanına soruyorum: Geçtiğimiz aylarda besi danası desteklemesi ülke genelinde 300 Türk lirası, soğuk süt desteklemesi litrede 9 kuruş idi. Bu durum vatandaşlara, milletvekilleri ve Bakanlık yetkilileri tarafından mesajlarla bildirildi ancak geçen ay bu besi danası desteklemesi 300’den 200’e, süt desteklemeleri önce 6 kuruşa, geçen ay da soğut süt 5 kuruşa, sıcak süt 3 kuruşa düşürülmüştür. Vatandaşın serumla yaşadığı bu ortamda tüm girdiler -saman, yem, mazot, ilaç- artarken bu düşüşün nedeni nedir? Bu düşüşün nedeni mesajla vatandaşlarımıza bildirilecek midir?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Özkan.

Sayın Bayraktutan…

5.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan'ın, Orman Genel Müdürlüğünün talimatıyla Artvin’de orman katliamı yapılmak istendiğine ilişkin açıklaması

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, benim avukatlık yaptığım yıllarda vatandaş suç işlerdi; Orman Bölge Müdürlüğü, Orman İşletme de bu orman suçlarını engellemek için elinden geleni yapardı, şimdi devir değişti. Artvin’de, benim seçim bölgemde vatandaş ormanın kesilmemesi için her şeyi yapıyor, bütün mücadeleleri ortaya koyuyor.

Orman Genel Müdürüne buradan teşekkür ediyorum. Telefonlarıma çıktı, dedi ki: “Ben bu kesimi durdurdum.” Orman Bölge Müdürlüğü, Orman İşletme Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü ne yazık ki Artvin ormanlarının kesilmesi için elinden gelen her şeyi yapıyor.

Elimde yazılı belgeler var, bu bir utanç belgesidir. Yol genişletme çalışmalarına ilişkin, maden çalışmasıyla ilgili ÇED raporu alınması gerekirken bunlar göz ardı ediliyor. Artvin’de orman katliamı yapılmak isteniyor ve üzücü olan, ormanı koruması gereken Orman Genel Müdürlüğünün talimatlarıyla yapılıyor.

Buradan Artvin Orman Bölge Müdürlüğüne, İşletme Müdürlüğüne sesleniyorum: Lütfen bu yanlıştan dönün. Orman Genel Müdürünün size vermiş olduğu kanunsuz emirlere riayet etmeyin, yarın bir gün sizler de yargılanacaksınız. 6831 sayılı Orman Kanunu hepinize bir gün lazım olacaktır.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Bayraktutan.

Sayın Türkoğlu…

6.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu'nun, 24’üncü Dönem Beşinci Yasama Yılının hayırlı uğurlu olmasını dilediğine, askerî helikopterin düşmesi sonucu şehit olan 4 askere ve Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinglerinden dönüşte geçirdikleri trafik kazasında şehit olan 3 polise Allah’tan rahmet, yaralı polislere acil şifalar dilediğine ilişkin açıklaması

HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

24’üncü Dönem 5’inci Yasama Yılı’nın tüm Meclis gruplarına ve milletvekillerine hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

Önceki gün askerî helikopterin düşmesi sonucu şehit olan 4 askerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum, mekânları cennet olsun.

Diğer yandan, Recep Tayyip Erdoğan’ın Bayburt ve Gümüşhane mitinglerine koruma göreviyle yüzlerce kilometre öteden, Malatya’dan giden ve dönüşte geçirdikleri trafik kazasında şehit olan 3 polisimize de rahmet diliyor, yaralı polislerimize acil şifalar diliyorum.

Cumhurbaşkanlığı makamını hâlâ parti genel başkanlığıyla karıştıran Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinglerine yüzlerce kilometre öteden polis görevlendirilmesi, üstelik bu polislerin IŞİD protestoları için izinden çağrılan polisler olması içimizi acıtmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanının artık bu alışkanlıklarından vazgeçmesinin uygun olacağını düşünmekteyim.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Türkoğlu.

Buyurunuz Sayın Demir.

7.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir'in, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümüne ve İztuzu Plajı’nın korunması için etkin önlemler alınıp alınmayacağını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

NURETTİN DEMİR (Muğla) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Ben de Ankara’nın başkent oluşunu içtenlikle kutluyor ve emeği geçenleri saygıyla anıyorum; şehitlerimizin de aynı şekilde mekânları cennet olsun.

Efendim, Muğla Ortaca’da dünyaca ünlü İztuzu Plajı’nın Ortaca Kaymakamlığınca yabancı bir kuruluşun da ortak olduğu özel bir şirkete kiralanması aleyhine açılan davada daha önce yürütmeyi durdurma kararı verilmişti. Verilen yürütmeyi durdurma kararı 29 Eylül Pazartesi günü alınan ikinci bir kararla kaldırıldı. Büyükşehir Yasası’yla ihale bile edilmeden peşkeş çekilen İztuzu Plajı için verilen yürütmeyi durdurma kararının kaldırılması İztuzu Plajı’nın geleceğini tehlikeye atmaktadır, endişeleri artırmaktadır. İztuzu Plajı’nın korunması için daha geniş, daha etkin önlemler alınacak mıdır?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Demir.

Sayın Şahin…

8.- Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin'in, Beşinci Yasama Yılının hayırlı olmasını dilediğine, Ankara’nın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümüne, helikopter kazasında hayatını kaybeden askerler ile trafik kazasında hayatını kaybeden polislere Allah’tan rahmet dilediğine ve yurdun çeşitli yerlerinde meydana gelen olaylara ilişkin açıklaması

HÜSEYİN ŞAHİN (Bursa) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Yeni yasama yılımızın Meclisimize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Ben de Ankara’mızın başkent oluşunun 91’inci yıl dönümünü kutluyorum.

Ayrıca, helikopter kazasında üç gün önce kaybettiğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri personeline de Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Yine, Bayburt ve Gümüşhane istikametinde trafik kazasında hayatını kaybeden polislerimize de Allah’tan rahmet diliyorum.

Çözüm süreci hadisesinde de geçtiğimiz hafta yaşadığımız olaylarda, milletimizin birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu anda sınırlarımız dışında meydana gelen hadiselerden dolayı bunları bahane ederek yurt içinde yağmalamaya, kamu binalarını, özel teşebbüs binalarını, belediye binalarını, kamu araçlarını yakmaya, yıkmaya teşebbüs edenleri de buradan kınadığımı beyan etmek istiyorum.

Ayrıca, bu gruplara da yetkili, sorumlu makamlarda bulunanlar tarafından tahrikkâr açıklamalarla…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Şahin.

Sayın Öz…

9.- Mersin Milletvekili Ali Öz'ün, Adalet ve Kalkınma Partisinin on iki yıldır sağlıkta gelinen son noktayı doğru değerlendirmesi ve TEOG’la ilgili sorunların acilen çözülmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

ALİ ÖZ (Mersin) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Özellikle sağlık harcamalarında çok ciddi manada bütçede bir kısıtlamaya gideceğiz diye mücadele eden iktidar, maalesef öyle kötü bir yapılanmayla milletimizi karşı karşıya getirmiş durumdadır ki, artık insanlar hastanelere gittiğinde ameliyat olacak bazı malzemeleri ve cihazları sayenizde bulamaz hâle geldiler. Adalet ve Kalkınma Partisinin, on iki yıldır “Sağlıkta devrim yaptık.” diye övünmesini ve sağlıkta gelinen son noktayı doğru değerlendirmesi gerektiği kanaatindeyim.

Yine, Millî Eğitim Bakanlığı “TEOG’la ilgili hiçbir sıkıntı, sorun yok.” derken, hâlâ öğrencilerin ilk ve ortaöğretimden liseye geçişte hangi okulda okuyacakları konusunun da bir netlik kazanmamış olduğunu, mağduriyet yaşayan çok sayıda vatandaş olduğunu ve bu durumun da acilen çözülmesi gerektiğine inanıyorum.

Meşhur torba yasanızın da muhalefet tarafından şiddetle karşı olunan maddelerinin Anayasa Mahkemesi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ÖZ (Mersin) - …tarafından iptal edilmesi sonrasında hepinizi ortak akla davet ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Öz.

Sayın Demiröz…

10.- Bursa Milletvekili İlhan Demiröz'ün, meraların inşaata açılmasıyla ilgili Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanının düşüncelerini öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanına sormak istiyorum: Meraların inşaata açılmasıyla başlayan tahripler, mera tahripleri torba yasayla maalesef devam etmiş. 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14’üncü maddesinin birinci fıkrasında “Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanıyla meraların vasfı değiştirilebilir.” denmişti ancak yasaları beklemeden Bursa Karacabey Arız köyünde 417.500 metrekarelik merası olan, 2.500 küçükbaş hayvanı ve ortak alanları olan, Arız-Doğala Göleti’yle sulanabilen bu alan, maalesef, köylülerin elinden alınmış, bir şirkete verilmiştir. Sayın Bakanın bu konudaki düşüncelerini öğrenmek istiyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Demiröz.

Sayın Tanal…

11.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, hâkim ve savcıların maaşlarıyla ilgili iyileştirmenin adliye çalışanları için de yapılmasının neden düşünülmediğini ve Maltepe ilçesi Başıbüyük Mahallesi’nde oturan insanların ulaşım hakkıyla ilgili bir çalışmanın olup olmadığını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakan, hâkim ve savcılarla ilgili, maaşlarının düzelmesiyle ilgili, iyileştirilmesiyle ilgili bir çalışma var -Sayın Bakan dinlerse iyi olur ama- fakat adliyenin yükünü sadece hâkim ve savcılar taşımıyor, adliyenin yükünü aynı zamanda adliyenin çalışan personeli taşımaktadır. Hâkim ve savcıların maaşlarıyla ilgili iyileştirmeyi aynı oranlarda adliye çalışanları için de yapmayı neden düşünmüyorsunuz? Bu bir eşitsizlik değil mi?

İkincisi: Biliyorsunuz, belediyeler, belediye sınırları içerisinde oturan insanların medeni ve uygar ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür. Maltepe ilçemizin Başıbüyük Mahallesine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ulaşım hizmetini verememektedir. Ulaşım hizmeti medeni ve uygar bir ihtiyaçtır, aynı zamanda ulaşım hakkı, yaşam hakkının bir uzantısıdır. Bu anlamda, Maltepe ilçesi Başıbüyük Mahallesi’nde oturan insanlarımızın ulaşım hakkıyla ilgili bir çalışmanız var mı? Bu mağduriyeti ne zaman gidereceksiniz?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Tanal.

Sayın Çam…

12.- İzmir Milletvekili Musa Çam'ın, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerine ilişkin açıklaması

MUSA ÇAM (İzmir) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimleri nihayet sonuçlandı. Seçim sürecinde iktidarın ve bakanın, hâkim ve savcılar üzerindeki tehdit ve baskılarını hep izledik.

Son olarak, burada dağıtılacak bonuslar, maaş artırımı ve sicil affıyla birlikte yeni düzenlemeler geliyor. Cumhurbaşkanının ve Adalet Akademisinin atayacağı hâkim ve savcılarla birlikte burada mutlak bir çoğunluk sağlanmış oluyor.

Şimdi, “paralel yapı tasfiye edilecek” diye, iktidara biat etmeyen, eğilmeyen, yolsuzlukların, rüşvetin üzerine gidecek yargıç ve hâkimlerin tasfiye edileceği endişesini ve kaygısını her gün biraz daha artarak görüyoruz. Artık, yargının adalet için değil, iktidar için faaliyet göstereceği endişesi tüm adalet mekanizmalarında gittikçe yer etmektedir.

Buradan, tüm yargıç ve savcılara ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna seçilmiş olanlara çağrıda bulunuyorum: Laik cumhuriyetin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN –Teşekkür ediyoruz Sayın Çam.

Sayın Erdemir…

13.- Bursa Milletvekili Aykan Erdemir'in, Avrupa Birliği 2014 İlerleme Raporu’nda yer alan uyarıların Hükûmetçe dikkate alınmasını umduğuna ve Hükûmetin Avrupa Birliği üyelik sürecindeki yanlışlarını dile getirmeye, doğru adımları desteklemeye devam edeceklerine ilişkin açıklaması

AYKAN ERDEMİR (Bursa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Avrupa Birliği 2014 İlerleme Raporu 8 Ekim 2014’te açıklandı. Raporda “İlerleme yok.” ifadesi 20 kez, “Gelişme yok.” ifadesi 3 kez, “Endişeliyiz.” ifadesi 28 kez, “ciddi endişe” ifadesi 12 kez yer alıyor. Rapora “ilerleme raporu” değil de “gerileme raporu” dersek daha doğru ifade etmiş oluruz. Umuyoruz ki bu raporda yer alan uyarılar Hükûmetçe dikkate alınır, otoriter siyaset uygulamalarından geri adım atılır.

Başbakan Davutoğlu “Bizim akla da fikre de ihtiyacımız yok, susun yeter.” dese de Hükûmetin Avrupa Birliği üyelik sürecindeki yanlışlarını dile getirmeye ve bu yolda atılacak tüm doğru adımları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da desteklemeye devam edeceğiz.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Erdemir.

Sayın Yılmaz…

14.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz'ın, ilkokullarda ve meslek liselerinde beden eğitimi dersinin kaldırılmasına ve Barzani’nin yaptığı bazı açıklamalara ilişkin açıklaması

DİLEK AKAGÜN YILMAZ (Uşak) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, beden eğitimi öğretmenleri hem kendileri için hem de çocuklar için çok kaygılılar. Öncelikle, ilkokullarda beden eğitimi dersinin kaldırılmış olmasından dolayı, aynı zamanda meslek liselerinde de beden eğitimi derslerinin kaldırılmış olmasından dolayı çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerinin yeterince karşılanamayacağını düşünüyorlar. Diğer yönüyle de, yapılan yönetmelik değişikliğiyle artık bundan sonra okul kulüplerini bile beden eğitimi öğretmenlerinin yönlendirmesi mümkün olmayacak yani gençlerimiz ve çocuklarımız beden eğitimi dersi alamayacak hâle gelecekler. Bu konuda acilen bir yönetmelik değişikliği istiyor beden eğitim öğretmenleri. Umarım, iktidar yetkilileri bunu duyarlar.

Diğer yandan, bugünkü gazetelerde Barzani tarafından bir açıklama yapılıyor “Türkiye bize silah gönderdi.” diye. Hangi gerekçeyle ve hangi yetkiyle gönderildiğini yine Sayın Bakanın açıklamasını istiyorum. Yani, Barzani bir başka ülkenin…

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Yılmaz.

Sayın Atıcı…

15.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın, Mersin Büyükşehir Belediyesinde işçi kıyımı yaşandığına ilişkin açıklaması

AYTUĞ ATICI (Mersin) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, sizlere Mersin Büyükşehir Belediyesinde yaşanan işçi kıyımını anlatmak ve bu konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirmek istiyorum.

Biliyorsunuz, Mersin Büyükşehir Belediyesi üç dönemdir Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yönetiliyor idi. Son yerel seçimlerde el değiştirdi ve son yerel seçimden bu yana 1.600 işçinin işine son verildi ve bu yılın sonuna kadar da yaklaşık 2 bin işçinin işine son verilmiş olacak. Bu işçilerin tamamı taşeron işçiler, asgari ücretle çalışıyorlar ve iki ila on sekiz yıldır burada hizmet ediyorlar. Nerelerde? Mezarlıkta, park-bahçelerde, spor komplekslerinde, asfaltta, MESKİ’de, her yerde. Yani, işler geçici değil, işçiler geçici değil, her şey devam ediyor ama sadece siyasi amaçlı olarak bu işçiler çıkarılıyor, yerine kendi siyasi görüşlerine uygun işçiler alınıyor. Bu, adil değildir, hakkaniyetli değildir, acilen durdurulması gerekir.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Atıcı.

Sayın Yılmaz…

16.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz'ın, Mersin Büyükşehir Belediyesinde işten çıkarılan işçilerin bir kısmının dolgun maaş alan bankamatikçiler olduğuna ve Adana’nın sorunlarına ilişkin açıklaması

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Tabii, şimdi Adana’yla ilgili konuşacaktım ama Mersin Büyükşehir Belediyesini söyleyince, orada Büyükşehir Belediye Başkanımızın da ifadesi var. Orada çıkarılan birtakım işçilerin bir kısmı çok aşırı dolgun maaş alan ve bankamatikçiler. Bunun da bilinmesinde fayda olduğunu düşünüyorum.

AYTUĞ ATICI (Mersin) – 2 bin kişi mi sayın milletvekili?

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Şimdi, Adana ilimiz son yılların en sıkıntılı günlerini yaşamaktadır. Zaten başta işsizlik olmak üzere devasa problemlerle mücadele eden Adanalıların, son çıkan teşvik yasasıyla sorunlarını katlamıştır. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Hükûmetin yanlış dış politikası, özellikle Orta Doğu politikasından kaynaklı Suriye ve Irak politikası, özellikle Adana’mızı ekonomik manada bir kıskacın içerisine almıştır. Son aylarda iş yerlerini kapatan esnafımızdan iflas eden iş adamımıza, kepenklerin kapanmasına kadar devasa problemlerle mücadele eden bir Adana’yla karşı karşıyayız. Bir tarım kenti olmasına rağmen…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Yılmaz.

Sayın Türkkan…

17.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın, Kocaeli’nde helikopter kazasında şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, aileleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerine başsağlığı dilediğine ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerine ilişkin açıklaması

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önceki gün, memleketim Kocaeli’de bulunan Deniz Kuvvetleri Deniz Hava Komutanlığına ait bir helikopter 4 kişilik mürettebatıyla havalandıktan bir müddet sonra kazaya uğramıştır. Hepimizi acıya boğan bu elim olayda Pilot Binbaşı Deniz Akdeniz, Pilot Üsteğmen Çağrı Ceyhan, Astsubay Kıdemli Üstçavuş Mehmet Karakaşoğlu ve Astsubay Üstçavuş Ömer Burak Öğüt şehit olmuştur. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

Sayın Başkan, geçtiğimiz hafta Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda yeniden seçimler yapılmıştır. “Adaletsizliği yapanları temizleyeceğiz.” diye çıkılan bu yolda yeni bir adaletin katline şahitlik edeceğimiz yönünde toplumda ciddi endişeler mevcuttur. Umarım, bu endişeler yersizdir ve adaletin, gerçek adaletin, iktidara göre değil, millete göre tescil edileceği bir süreç yaşarız.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Türkkan.

Sayın Öğüt…

18.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt'ün, Haydarpaşa Port Projesi’ne ve Kadıköy’deki Meteoroloji alanının satılmasına ilişkin açıklaması

KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Haydarpaşa Port Projesi’yle, defalarca yaptığımız uyarılara rağmen 1 milyon 300 metrekare alanın özelleştirme programına alındığını öğrenmiş bulunuyoruz.

İktidarı bir kez daha uyarıyoruz: Anadolu Yakası’nda afet anında toplanacak başka büyük alan kalmamıştır. Harem’den başlayarak Haydarpaşa gar alanı, İstanbul’un en güzel yerinde bulunmaktadır. Bu alan, acilen satıştan çıkarılmalı ve millî park olarak düzenlenmelidir, İstanbullulara armağan edilmelidir.

Daha önce, Kadıköylülerin itirazlarına rağmen, bir toplanma alanı olan Meteoroloji alanı da satılmış, sosyal donatı alanı olarak ayrılan 8 dönümlük alan da inşaatla birlikte satılmıştır. İnşaatta kanunsuz olarak yüzde 25 artış yapılmıştır. Bu ayıplı alan, Millî Emlak tarafından şahıslara satılmıştır. Sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Öğüt.

Sayın Bulut…

19.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, ülkemizde milyonlarca ailenin geçim kaynağı olan zeytinin yıllardan beri ihmal edildiğine ve Manyas ile Gönen’de etkili olan yağışların sebep olduğu zararlara ilişkin açıklaması

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) – Sayın Başkan, zeytin hasat mevsimi başlamıştır. Ülkemizde milyonlarca aileyi etkileyen, geçim kaynağı olan zeytin, maalesef yıllardan beri ihmal edilmiş, düşük fiyat politikalarıyla bölge ve insanlar mağdur hâle gelmiştir.

Avrupa Birliği ülkelerinde zeytinyağına litrede 3 liranın üstünde destek verilirken, ülkemizde sadece 60 kuruş verilmektedir. Zeytincinin talebi, ayçiçeği gibi, fındık gibi tanede kiloya destek verilmesi, yağa destek verilmesi değil. Hükûmetin bunu göz önünde bulundurmasını diliyorum.

Diğer taraftan, bölgem olan Balıkesir’de, geçtiğimiz günlerde Manyas ve Gönen ilçelerinde çok etkili olan, zarara sebep olan bir yağış olmuştur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Bulut.

Sayın Genç…

20.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Türkiye’de bir iç isyan çıktığına ve Hükûmetin istifa etmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bundan birkaç gün önce Türkiye’de bir iç isyan çıktı. 38 vatandaşımız canını kaybetti, yüzlerce insan yaralı, binlerce devlet dairesine saldırı yapıldı. Hükûmet de hiçbir şey yokmuş gibi miting yapıyor, Tayyip Erdoğan miting yapıyor, oraya polisleri getiriyor ve yolda polisler şehit oluyor. Şerefli ve namuslu bir hükûmet gelir, Parlamentoya bunun hesabını verir.

Ayrıca, hem Tayyip Erdoğan hem de Ahmet Davutoğlu diyor ki: “CHP bunları sokağa çağırdı.” Namusları ve şerefleri varsa, CHP hangi hareketiyle bunları sokağa çıkarmışsa, gelir burada ispat eder. Yoksa müfteri durumuna düşerler.

Arkadaşlar, bu Parlamentonun bu olaya sahip çıkması lazım. Memlekette iç isyan çıkmıştır. İç isyan, ancak Abdullah Öcalan’dan talimat getirilmek suretiyle hafifletilmiştir. Bu Hükûmet yok, istifa etmesi lazım…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) – …şeref ve haysiyeti varsa istifa etmesi lazım. Böyle bir hükûmet Türkiye’yi yönetemez.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Genç.

Sayın Işık…

21.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, 2014-2015 eğitim öğretim yılı başında yapılan okul müdürü atamalarına ilişkin açıklaması

ALİM IŞIK (Kütahya) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

2014-2015 eğitim öğretim yılı başında, herkesin bildiği gibi, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan ve yıllarca başarılı bir şekilde bu görevlerini sürdüren okul müdürleri, sadece AKP’ye yakınlığıyla bilinen bir sendikaya üye olmadıkları için, kendilerini de tanımayan, birkaç aylık, vekaleten görev yapan il, ilçe ya da şube müdürlerinin verdiği puanlarla başarısız gösterilerek görevlerinden alınmışlar ve mağdur edilmişlerdir. Bu haksız ve hukuksuz uygulamayı yapan Millî Eğitim görevlileri hakkında yasal işlem yapılarak, başarıları görmezden gelinen okul müdürlerine yapılan haksızlığın giderilmesi için Millî Eğitim Bakanını göreve davet ediyorum. Yapılan müdür atamalarının diğer sendikaların talebi doğrultusunda iptal edilerek daha adil bir şekilde yeniden yapılması talebinin yerinde olduğu görüşümü paylaşıyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Işık.

Sayın Ören…

22.- Siirt Milletvekili Osman Ören'in, Kobani’deki IŞİD saldırıları bahane edilerek ülkenin birçok yerinde başlatılan olaylara ilişkin açıklaması

OSMAN ÖREN (Siirt) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Kobani’de IŞİD’in saldırılarını bahane ederek bölgemizde ve ülkemizin birçok yerinde hiç de bu olayla ilgisi, alakası olmayan Müslüman kardeşlerimizin iş yerlerine, bürolarına, derneklerine, vakıflarına, hatta okullara, kütüphanelere, camilere ve Kur’an kurslarına saldırmak ve oraları ateşe vermek suretiyle, orada yaşayan insanlarımıza büyük zararlar vermişlerdir. Kobani saldırılarını bahane ederek mazlum insanlarımıza bu saldırıların yapılmasını kınıyoruz. Bunlar, ülkemizde oluşan kardeşlik havasını bozmak isteyen hainlerin işidir. Müslüman halkımız basiretiyle bu işin üstesinden gelecektir inşallah.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Ören.

Sayın Dağ…

23.- İzmir Milletvekili Hamza Dağ'ın, HDP’li yöneticilerin yapmış oldukları sorumsuzca açıklamalar sonrası başlayan olaylarda hayatını kaybeden vatandaşlara ve şehit olan polislere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilediğine ilişkin açıklaması

HAMZA DAĞ (İzmir) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

HDP’li yöneticilerin yapmış oldukları sorumsuzca açıklamalar sonrası başlayan olaylarda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza ve şehit olan polislerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

2013 yılı itibarıyla hız kazandırmış olduğumuz çözüm sürecinin başarılı bir şekilde nihayete erdirilmesi ve bölgede yaşanan acıların son bulması için var gücümüzle mücadele ettik ve etmeye de devam edeceğimizi buradan bir kere daha ifade etmek istiyorum. Ne yazık ki bölgede yaşanan olaylar sonrasında sorumsuzca hareket eden ve çözüm sürecini zerre kadar umursamayan HDP’li yöneticileri en başta bölge insanı affetmeyecektir. Bizler, attığımız her adımda sürecin zarar görmemesi için azami gayret gösterirken, fütursuzca hareket ederek acıların dinmesi noktasındaki gayreti yok sayanlar, tarihin derinliklerinde yerini alacaklardır.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Dağ.

Sayın Halaçoğlu, tekrar sisteme girmişsiniz, niçin acaba?

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Tek bir açıklama yapmak istiyorum Mersin’le ilgili de.

BAŞKAN – Mersin’le ilgili…

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Evet, Mersin Belediyesiyle ilgili.

BAŞKAN - Buyurunuz.

24.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu'nun, Mersin Büyükşehir Belediyesinde işten çıkarılan işçilerin durumuna ilişkin açıklaması

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Şimdi, az önce, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımızla yaptığım konuşma sonrasında şunu ifade etmek istiyorum: Mersin’de daha önce hizmet alımı şeklinde yapılan ihalelerle alınan taşeron işçilerin zamanları, süreleri dolduğu için yeniden ihaleye çıkılmış ve ihalede başka firmalar kazandığından, herhangi bir şekilde adam çıkarma söz konusu olmamıştır. Bana ifade edilen budur.

Ayrıca, seçimde kullanılmak üzere çok kişi alındığı ve bunların sadece bankamatik kullandıkları, daha sonra hiçbir işe yaramadıkları söyleniyor. Nitekim, belediyeye ait Macit Özcan Spor Tesisleri 25 elemanla idare edilebilecekken 130 kişinin burada çalıştığı ifade edilmiştir. Ayrıca, 4 ilçede çalıştırılanların 13 ilçeye yetecek derecede sayılarının fazla olduğu ifade edilmiştir. Bunların üzerinde tasarrufa gidilmiştir.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Halaçoğlu.

25.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın, Mersin Büyükşehir Belediyesinde işten çıkarılan işçilerin durumuna ilişkin açıklaması

AYTUĞ ATICI ( Mersin) – Sayın Başkan, polemiğe neden olmak istemem ancak 2 bin işçi işten çıkarılmıştır Mersin’de. Bunun üstü hiçbir şekilde örtülemez. Hele hele bu işçileri işten çıkarıp bir de “bankamatik memuru” demek, bana göre, yakışık almamıştır çünkü bu, doğru değildir. Artı, bahsedilen Macit Özcan Tesisleri, bu belediyenin görevi devralır almaz ilk yaptığı iş olarak özelleştirilmiştir.

Ayrıca, on sekiz yıldır çalışan işçiler her firma değiştiğinde yeniden işe alınırken, sadece ideolojik amaçlı olarak bu işçiler çıkarılmış, çıkarılmadan yerine yenileri alınmıştır. Fazlaysa anlarım ama çıkarılmadan yerine yenisini almak, çok da bana inandırıcı gelmiyor. Burada bir işçi kıyımı vardır. İşçi haklarını parti ayrımı yapmaksızın hepimizin savunması gerekir diyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Atıcı.

Kayıtlara geçmiştir.

ÖZDAL ÜÇER (Van) – Sayın Başkanım, ben de giremedim sisteme, kısa bir söz istiyorum.

BAŞKAN – Ama nedir sizin talebiniz?

26.- Van Milletvekili Özdal Üçer'in, savunmasız sivil insanlara yönelik infaz hareketlerine ve bu durumda barış sürecinden bahsetmenin ikiyüzlülük olduğuna ilişkin açıklaması

ÖZDAL ÜÇER (Van) - Adana’da Azadiya Welat çalışanı ensesine kurşun sıkılarak vurulmuştur. Böylesi infaz hareketlerinin tarihten bugüne kadar devletin derin ilişkileri içerisinde yapılandığını, bu tür suikastların yapıldığını ve bugün de aynı durumların işlediğini, bu tür ölümlerin sorumlusunun HDP olarak açıklanmasının vicdansızlık olduğunu…

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) – Sayın Başkan, hangi maddeye göre konuşuyor?

ÖZDAL ÜÇER (Van) - …hem gençlerimizin katledilmesini hem siyasetçilerimizin katledilmesini, gazetecilerin katledilmesini ve üstüne bir de barış sürecinden bahsedilmesini ikiyüzlülük olarak belirttiğimizi ve artık bu gençlerin, bu insanların, savunmasız sivil insanların Hükûmetin, Cumhurbaşkanının, Başbakanın talimatıyla vurulmasına bir son verilmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz.

Gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Sayın milletvekilleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız gündemin “Sözlü Sorular” kısmının 1, 2367, 2385, 2473, 2477, 2482, 2562, 2564, 2566, 2596, 2718, 2757, 2766, 2780, 2781, 2802, 2888 2889, 2951, 2977, 2978, 2979, 3008, 3137, 3149, 3243, 3272, 3567, 3625, 3628, 3704, 3705, 3706, 3715, 3720, 3721, 3722, 3723, 3724, 3725, 3726, 3764, 3790, 3817, 3840 ve 3875’inci sıralarında yer alan önergeleri birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.

Kanun teklifinin geri alınmasına dair bir tezkere vardır, okutuyorum:

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Önergeler

1.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, 31/12/2012 tarihli (2/1117) esas numaralı, Lisanslı Emlak Müşavirliği, Emlak Müşavirliği Şirketleri ve Emlak Komisyonculuğu Hakkında Kanun Teklifi’ni geri aldığına ilişkin önergesi (4/200)

08/10/2014

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

31/12/2012 tarihli 2/1117 sayılı, Lisanslı Emlak Müşavirliği, Emlak Müşavirliği Şirketleri ve Emlak Komisyonculuğu Hakkında Kanun Teklifi’mi geri çekmek istiyorum.

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.

                                                                                                                                  Mahmut Tanal

                                                                                                                                       İstanbul

BAŞKAN – Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda bulunan teklif geri verilmiştir.

Komisyondan istifa tezkeresi vardır, okutuyorum:

2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Muş’un, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/201)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.

Gereğini arz ederim.

                                                                                                                                   Mehmet Muş

                                                                                                                                       İstanbul

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, okutuyorum:

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan ve 20 milletvekilinin, Hatay’daki mülteci kamplarında yaşayanların sebep olduğu sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1061)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Son günlerde Hatay'da açılan kamplara gelen Suriyeli mültecilerin ve dış ülkelerden gelen silahlı grupların Hatay halkının huzurunu kaçırdığı, bölgede birçok olaya sebebiyet verdiği, Hatay'ın birçok istihbarat örgütünün cirit attığı bir bölge olduğu, milletvekillerinin dahi kamplara giremediği, bölge vatandaşlarımızca dillendirilmekte olduğu gibi yazılı ve görsel basınımızın haberlerinde de yer almaktadır. Bu yaşanan olayların gerçek boyutları ile ortaya çıkması, yöre halkının tedirginliğinin giderilmesi ve ülkemizin, ajanların elini kolunu sallayarak gezdiği bir bölgeye dönüşüp dönüşmediğini anlamak amacıyla Anayasa'nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca araştırma açılmasını saygılarımızla arz ve talep ederiz. 04/09/2012

1) Lütfü Türkkan                                                                                              (Kocaeli)

2) Mehmet Şandır                                                                                             (Mersin)

3)    Alim Işık                                                                                                   (Kütahya)

4) Ali Halaman                                                                                                  (Adana)

5) Necati Özensoy                                                                                             (Bursa)

6) Mustafa Kalaycı                                                                                            (Konya)

7) D. Ali Torlak                                                                                                (İstanbul)

8) Özcan Yeniçeri                                                                                             (Ankara)

9) Ali Uzunırmak                                                                                               (Aydın)

10) S. Nevzat Korkmaz                                                                                     (Isparta)

11) Emin Çınar                                                                                             (Kastamonu)

12) Mehmet Günal                                                                                           (Antalya)

13)    Ali Öz                                                                                                       (Mersin)

14) Bülent Belen                                                                                             (Tekirdağ)

15) Celal Adan                                                                                                (İstanbul)

16) Yusuf Halaçoğlu                                                                                        (Kayseri)

17) Mehmet Erdoğan                                                                                        (Muğla)

18) Oktay Öztürk                                                                                             (Erzurum)

19) Sümer Oral                                                                                                (Manisa)

20) Erkan Akçay                                                                                               (Manisa)

21) Murat Başesgioğlu                                                                                    (İstanbul)

Gerekçe:

"Mülteci" adı altında Türkiye'ye gelen Suriyeli grupların ve dış ülkelerden asker elbiseli silahlı kişilerin Hatay'da âdeta terör estirdikleri ve sınırımızı bir yol geçen hanına çevirdikleri yazılı ve görsel basınımızın haberlerinde yer almaktadır. Hatay halkının bu gruplardan rahatsızlığının en güzel örneği on binlerce insanın 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yaptığı gösteri ile de gün yüzüne çıkmıştır.

Çıkan haberlerde ve vatandaşların tepkilerinde Hatay sınırının, silahlı gruplar için "yol geçen hanı" durumuna dönüştüğü söylenmektedir. Hatay'daki kamplarda kalan mülteci görünümlü kişilerin Suriye'ye günübirlik girerek saldırı düzenleyip kamplarına geri döndüğü, yaralı dönmeleri durumunda sınırda onları bekleyen ambulanslarla il ve ilçe merkez hastanelerine taşındıkları iddia edilmektedir.

TBMM'nin üyelerinin dahi giremediği bu kamplarda yaklaşık 7 bin kişinin bulunduğunu ama bu sayının en az 3 katı kadar mültecinin evlerde (Antakya merkez ve sınıra yakın ilçelerinde) kaldığını yöre halkı tedirginlik içinde söylemektedir.

Bu mültecilerin canlarının istediği restorana girip yemek yedikleri, hiçbir ödeme yapmadan çıkıp gittikleri gibi, esnafı tehdit ettikleri de bilinmektedir. Esnaf artık patlama noktasına gelmiştir. Mültecilerin, esnafa "Seninle sonra görüşeceğiz. Biz burayı beğendik, çok yakında senin bu restoran bizim olacak." söylemleri öyle yaygın hâle gelmiş ki bakkalı, berberi, ayakkabıcısı vb hepsi "Bu çapulcular bizim memleketimize, mallarımıza göz dikmişler." demektedir.

Bu iddiaların gerçek olup olmadığı ve ülkemizin bu bölgesinde nelerin yaşandığının gün yüzüne çıkarılması amacıyla Anayasa'nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 104’üncü ve 105’inci maddesi uyarınca araştırma açılmasını saygılarımızla arz ve talep ederiz.

2.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ve 57 milletvekilinin, Artvin’in Ardanuç ilçesinde yapılan çalışmaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1062)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Artvin ili Ardanuç ilçesinde Hükûmetiniz döneminde birçok kurum ve kuruluşların kapatıldığı ve ilçenin küçültüldüğü iddialarına karşın Ardanuç ilçesinde yapılan çalışmaların belirlenip araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98’inci ve İç Tüzük’ümüzün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırma komisyonu açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

1) Uğur Bayraktutan                                                      (Artvin)

2) Levent Gök                                                               (Ankara)

3) Vahap Seçer                                                             (Mersin)

4) Yıldıray Sapan                                                          (Antalya)

5) Fatma Nur Serter                                                      (İstanbul)

6) İhsan Özkes                                                             (İstanbul)

7) Kamer Genç                                                             (Tunceli)

8) Metin Lütfi Baydar                                                    (Aydın)

9) Mehmet S. Kesimoğlu                                               (Kırklareli)

10) Alaattin Yüksel                                                       (İzmir)

11) Binnaz Toprak                                                        (İstanbul)

12) Mustafa Sezgin Tanrıkulu                                        (İstanbul)

13) Hüseyin Aygün                                                        (Tunceli)

14) Şafak Pavey                                                           (İstanbul)

15) Mehmet Volkan Canalioğlu                                      (Trabzon)

16) İdris Yıldız                                                              (Ordu)

17) Gökhan Günaydın                                                    (Ankara)

18) Musa Çam                                                              (İzmir)

19) Ali Haydar Öner                                                      (Isparta)

20) Orhan Düzgün                                                         (Tokat)

21) Umut Oran                                                              (İstanbul)

22) Ramazan Kerim Özkan                                            (Burdur)

23) Engin Özkoç                                                           (Sakarya)

24) Ahmet Toptaş                                                         (Afyonkarahisar)

25) Recep Gürkan                                                         (Edirne)

26) Namık Havutça                                                       (Balıkesir)

27) Mehmet Emrehan Halıcı                                          (Ankara)

28) Bedii Süheyl Batum                                                 (Eskişehir)

29) Veli Ağbaba                                                            (Malatya)

30) Bülent Kuşoğlu                                                       (Ankara)

31) Erdoğan Toprak                                                      (İstanbul)

32) Ali Rıza Öztürk                                                        (Mersin)

33) Bülent Tezcan                                                         (Aydın)

34) Melda Onur                                                             (İstanbul)

35) Ramis Topal                                                           (Amasya)

36) Turgut Dibek                                                           (Kırklareli)

37) Selahattin Karaahmetoğlu                                       (Giresun)

38) Gürkut Acar                                                            (Antalya)

39) Adnan Keskin                                                         (Denizli)

40) Rıza Türmen                                                           (İzmir)

41) Hurşit Güneş                                                          (Kocaeli)

42) Faik Öztrak                                                             (Tekirdağ)

43) Özgür Özel                                                             (Manisa)

44) Osman Faruk Loğoğlu                                             (Adana)

45) Durdu Özbolat                                                        (Kahramanmaraş)

46) Ensar Öğüt                                                             (Ardahan)

47) Aytuğ Atıcı                                                              (Mersin)

48) Candan Yüceer                                                       (Tekirdağ)

49) Mehmet Hilal Kaplan                                               (Kocaeli)

50) Atilla Kart                                                               (Konya)

51) Kemal Değirmendereli                                            (Edirne)

52) Osman Aydın                                                          (Aydın)

53) Ali Sarıbaş                                                             (Çanakkale)

54) Rahmi Aşkın Türeli                                                  (İzmir)

55) Muhammet Rıza Yalçınkaya                                     (Bartın)

56) Ümit Özgümüş                                                        (Adana)

57) Haydar Akar                                                           (Kocaeli)

58) Ercan Cengiz                                                          (İstanbul)

Gerekçe:

Artvin ili Ardanuç ilçesi her nedense Hükûmetiniz döneminde devlet yatırımlarının en az yapıldığı fakat kurumlarının ise en çok kapatıldığı bir ilçemizdir. Ardanuç'un ilçe nüfusu 6.500 kişidir. Köy nüfusu ise 5.500’dür. Yani toplamda Ardanuç sınırlarında 12 bin kişi yaşamaktadır. Bu nüfus yaz aylarında 20 bin rakamını geçmektedir.

Türkiye'nin en çok göç veren bölgesi olan Doğu Karadeniz Bölgesi’nde de en çok göç veren ilçeler arasında Ardanuç ilçemiz başı çekmektedir. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan Ardanuç halkı, iklim ve ulaşımın zorluklarıyla baş etmeye çalışırken devlet yatırımlarının da en az yapıldığı ilçe olması göçü kaçınılmaz kılmaktadır.

Kalkınma Bakanlığınızın ve Hükûmetinizin Ardanuç ilçesiyle ilgili hiçbir yatırımı mevcut değildir. Bırakın yatırım yapmayı, son yıllarda;

Halk Bankası, İş Bankası, cezaevi, sağlık meslek lisesi, Ardanuç Ortaokulu, Bulanık, Irmaklar, Torbalı köyü sağlık ocakları, Orüs kereste fabrikası, TELEKOM, Irmaklar Pansiyonlu Ortaokul, askerlik şubesi ve en son olarak da Ardanuç Adliyesi kapatıldı.

Bu kapatılanlar arasında başı çeken örnekler, benzer irili ufaklı bir çok kurumun ve kuruluşun kapatılması Ardanuç halkında acaba Ardanuç ilçesi AKP Hükûmeti tarafından cezalandırıyor mu düşüncesini hâkim kılmaktadır.

Bir ilçenin büyümesi planlanırken her geçen gün bir kurumunu kaybetmesi nihayetinde göçü artırmıştır. Ekonomik olarak da kurum ve kuruluşların kapanması Ardanuç ilçesinin vizyonunu oldukça daraltmıştır. Esnaf iş yapamaz hâle gelmiştir. Yanlış hükûmet politikaları Ardanuç'un üzerine kabus gibi çökmüştür. En son olarak adliyenin kapatılması taraflı, tarafsız her kesimin büyük tepkisini almıştır.

49 köyü olan Ardanuç ilçemizin, köylere ortalama mesafesi 20 km’dir. 49 köy içerisinde, 45 km uzaklıkta olan köylerimiz de mevcuttur. Bir de köylerin daha yüksek alanları diye bildiğimiz mezraları, bağları ve yaylaları vardır. Ardanuç halkı mezralara, bağlara ve yaylalara yoğunluk ve ilgi gösterir. Ardanuç merkezden bu alanlara ulaşmak iki-üç saat zaman almaktadır. Yani adliyesi kapatılan bir ilçenin yaşanabilecek olumsuz bir olay karşısında ilçe merkezine ulaşması ve ilçe merkezinden de bağlı olduğu Artvin Adliyesine gitmesi ancak üç-dört saatlik bir süre zarfında gerçekleşebilir. Ardanuç-Artvin arası 42 km’dir. Baraj çalışmalarından dolayı sıklıkla trafiğe kapanan yolumuz iklim koşullarının ve kara yolunun güç olduğu vilayetimizde bu zaman zarfı daha da uzayabilir. Hâl böyle iken adliyenin Ardanuç ilçesinden alınması bir çılgınlıktır ve Hükûmetiniz bu çılgınlığı da gerçekleştirmiştir. Sağlıklı düşünen veya kasıtlı düşünmeyen hiçbir kimse Ardanuç ilçesinden adliyenin kaldırılmasına olumlu bakmaz.

Ardanuç halkı son on senede ilçelerinde yaşanan bu olumsuz tablonun tesadüf olmadığı ve Hükûmet yetkililerinin Ardanuç üzerinde oyunlar oynadığı düşüncesindedir. Ayrıca, Ardanuç-Yalnızçam-Ardahan yolunun da uzun süredir bitirilmemesi yine kafalarda soru işareti yaratmaktadır.

Yukarıda belirtilen hususlar ışığında, Ardanuç İlçesinin son yıllarda yaşadığı sorunların irdelenmesi için kurulacak bir Meclis araştırma komisyonu tarafından görülmesi, araştırılması ve olumsuzlukların yerinde tespit edilmesinin Ardanuç ilçesi ve Ardanuç halkının geleceği ve ilçesinin mevcut durumu hakkında bilgi sahibi olunması amacıyla Anayasa'nın 98’inci ve İç Tüzük’ümüzün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırma komisyonu açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

3.- Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz ve 57 milletvekilinin, irticai faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle daha önce ordudan atılan bazı askerler tarafından kurulan “SADAT” adlı şirketle ilgili iddiaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1063)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İrticai faaliyetlerde bulundukları gerekçesi ile daha önce ordudan atılan bazı askerler tarafından “SADAT” adlı bir şirketin kurulduğu kamuoyuna yansımıştır. Kurucularının Başbakan Erdoğan ile yakın ilişkide olduğu, kurucuların şirketi kurmak için başvuru yaptıktan sonra, Millî Savunma, Gümrük ve Ticaret Bakanlıklarından gelen önerilere göre birtakım değişiklikler yaptıkları ve istişarelerden sonra 28 Şubat 2012 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde 809300/0 sicil numarası ile yayımladığı ve faaliyete başladığı bir kısım faaliyetlerini ise “ASDER” (Adaleti Savunanlar Derneği) adlı bir derneğin şemsiyesi altında yaptığı iddiaları basında yer almıştır.

SADAT (Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat, Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) adlı firma, kendine ait web sayfasında “Yönetim değişikliğine uğrayan İslam ülkelerinin silahlı kuvvetlerinin yeniden organize edilmesinde ihtiyaç duyacakları savunma danışmanlığı, lider seviyesindeki askeri ve güvenlik personelinin eğitimi, askerî ve güvenlik alanlarında gerekli araç, silah ve malzemenin tespit ve tedariki faaliyetlerini” üstleneceğini ilan etmektedir.

Şirketin Suriye'de çatışmalara katılmak üzere yaklaşık 2.800 militanı eğittiği, bu eğitimler için TSK sahalarının da kullanıldığı ve bu kamplarda gayrinizami harp eğitimi verildiği iddiaları da basında yer almıştır. Ayrıca Körfez ülkelerinden ve örtülü ödenekten ayrılan kaynakların Suriye muhalefetine ulaştırıldığı; özellikle gerilla harekâtı, sokak savaşı, sabotaj, suikast, keskin nişancılık gibi konularda eğitim verildiği, her türlü silah tedariki, bunların eğitimi ve mahalline sevkinin yapıldığı, tüm bu bilgilerin SADAT’ın kendi İnternet sitesinde yer aldığı görülmektedir.

SADAT Başkanının Deniz Kuvvetlerinin İzmit Gölcük'teki Ulaşlı Kampı’nda Suriye'ye gönderilecek eylemcilerin eğitimi için keşif yaptığı, 600 kişilik Ulaşlı Kampı’nın bu yıl Suriye'ye yönelik eğitim faaliyetleri için erken boşaltıldığı, SADAT'ın TSK'ya ait tesisleri ve silahları kullanmasının Ulaşlı Kampı ile sınırlı olmadığı da öne sürülmektedir.

Müslüman Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde muhalif ordular kurup eğiteceklerini ve ayrıca Suriye muhalefetini eğittiklerine ilişkin açıklamalar da yer almaktadır. Şirketin başındaki kişi Suriyeli muhaliflerin kendilerine başvurduğunu söylüyor. Ulusal ve uluslararası basına yansıyan bu şirketin Suriyeli muhaliflerle bir ilişkisinin olup olmadığı, Suriyeli muhaliflerin Türkiye'de eğitildiği, Türkiye'de silahlı ordu kurma eğitimi aldıklarına ilişkin çok sayıda haber yayımlandığı, şirketin özellikle ABD, İsrail, MİT istihbarat örgütleriyle bağlantısının araştırılması, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişkisi ve kuruluşundan günümüze kadar yaptığı faaliyetlerin tespit edilmesi elzemdir. Bu tür faaliyetler, hem yasalarımıza hem de ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara göre açık ve ağır suç teşkil eden faaliyetlerdir. SADAT'ın kuruluş zamanı ve belirledikleri çalışma alanları dikkate alınırsa iddiaların ürpertici olduğu çok açıktır.

Ayrıca bu şirkette görev yapan kişilerin Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy gibi davalarda ihbarcı oldukları ve bu davalara etki edecek birtakım yasa dışı faaliyette bulundukları da iddia edilmiştir.

Bu iddialar ülkemizin ulusal güvenliğini tehlikeye sokan ve ülkemizi silahlı gruplara yardım ve yataklık yapan bir ülke konumuna düşürmektedir. Bu iddiaların araştırılması, suç işleyenler hakkında soruşturma açılması ülkemizin ulusal çıkarları açısından bir zaruret hâline gelmiştir. Bu iddiaların araştırılarak alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırması yapılmasını saygılarımızla arz ederiz.

1) Refik Eryılmaz                                                      (Hatay)

2) Birgül Ayman Güler                                              (İzmir)

3) Muharrem Işık                                                      (Erzincan)

4) Hüseyin Aygün                                                     (Tunceli)

5) Mehmet Volkan Canalioğlu                                    (Trabzon)

6) İdris Yıldız                                                           (Ordu)

7) Hülya Güven                                                        (İzmir)

8) Haluk Ahmet Gümüş                                             (Balıkesir)

9) Umut Oran                                                           (İstanbul)

10) Gökhan Günaydın                                               (Ankara)

11) Kazım Kurt                                                         (Eskişehir)

12) Aytuğ Atıcı                                                         (Mersin)

13) Kemal Ekinci                                                      (Bursa)

14) Binnaz Toprak                                                    (İstanbul)

15) Ayşe Eser Danışoğlu                                           (İstanbul)

16) Sena Kaleli                                                        (Bursa)

17) Mehmet Emrehan Halıcı                                      (Ankara)

18) Osman Oktay Ekşi                                               (İstanbul)

19) Bedii Süheyl Batum                                            (Eskişehir)

20) Durdu Özbolat                                                    (Kahramanmaraş)

21) Gürkut Acar                                                        (Antalya)

22) Ensar Öğüt                                                         (Ardahan)

23) Özgür Özel                                                         (Manisa)

24) Osman Faruk Loğoğlu                                         (Adana)

25) Osman Taney Korutürk                                        (İstanbul)

26) Atilla Kart                                                          (Konya)

27) Adnan Keskin                                                     (Denizli)

28) Alaattin Yüksel                                                   (İzmir)

29) Hurşit Güneş                                                      (Kocaeli)

30) Aykut Erdoğdu                                                    (İstanbul)

31) Levent Gök                                                         (Ankara)

32) Mahmut Tanal                                                     (İstanbul)

33) Selahattin Karaahmetoğlu                                   (Giresun)

34) Ramis Topal                                                       (Amasya)

35) Engin Özkoç                                                       (Sakarya)

36) Rıza Türmen                                                       (İzmir)

37) Faik Öztrak                                                         (Tekirdağ)

38) Bihlun Tamaylıgil                                               (İstanbul)

39) Erdal Aksünger                                                   (İzmir)

40) Dilek Akagün Yılmaz                                           (Uşak)

41) Ahmet Toptaş                                                     (Afyonkarahisar)

42) Veli Ağbaba                                                       (Malatya)

43) Haydar Akar                                                       (Kocaeli)

44) Sakine Öz                                                          (Manisa)

45) Kemal Değirmendereli                                        (Edirne)

46) İlhan Demiröz                                                     (Bursa)

47) Ümit Özgümüş                                                    (Adana)

48) Ramazan Kerim Özkan                                        (Burdur)

49) Ali Haydar Öner                                                  (Isparta)

50) Erdoğan Toprak                                                  (İstanbul)

51) Muhammet Rıza Yalçınkaya                                 (Bartın)

52) Ali Sarıbaş                                                         (Çanakkale)

53) Rahmi Aşkın Türeli                                             (İzmir)

54) Malik Ecder Özdemir                                           (Sivas)

55) İsa Gök                                                              (Mersin)

56) Ali Demirçalı                                                      (Adana)

57) Ercan Cengiz                                                      (İstanbul)

58) Mevlüt Dudu                                                       (Hatay)

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.

C) Duyurular

1.- Başkanlıkça, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği ile Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonlarında siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerine düşen birer üyelik için aday olmak isteyen siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerinin yazılı olarak müracaat etmelerine ilişkin duyuru

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği ile Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonlarında siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerine de birer üyelik düşmektedir. Bu komisyonlara aday olmak isteyen siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerinin 20 Ekim 2014 Pazartesi günü saat 18.00'e kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazılı olarak müracaat etmelerini rica ediyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.

D) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek başkanlığındaki bir heyetin Güney Kore Ulusal Meclisi Başkanı Chung Ui-hwa'nın vaki davetine icabet etmek üzere Güney Kore’ye resmî bir ziyarette bulunmasına ilişkin tezkeresi (3/1605)

02/10/2014

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek başkanlığındaki heyetin Güney Kore Ulusal Meclisi Başkanı Chung Ui-hwa'nın vaki davetine icabet etmek üzere Güney Kore'ye resmî ziyarette bulunması hususu, 28/3/1990 tarihli ve 3620 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 6'ncı maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

 

Cemil Çiçek

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanı

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Karar yeter sayısı…

BAŞKAN – Karar yeter sayısı istiyorsunuz.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

On dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 16.06

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 16.19

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER: Fehmi KÜPÇÜ (Bolu), Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır)

----0----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 3’üncü Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Meclis Başkanlığının tezkeresinin yapılan oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi tezkereyi oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.

Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

VII.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- AK PARTİ Grubunun, Genel Kurulun çalışma saatleri ile gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine; 4, 21 Ekim 2014 ile 4, 11, 18 ve 25 Kasım 2014 Salı günkü birleşimlerinde bir saat sözlü soruların görüşülmesini müteakip diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan işlerin görüşülmesine; 15, 22 Ekim 2014 ile 5, 12, 19 ve 26 Kasım 2014 Çarşamba günkü birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin önerisi

14/10/2014

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulu 14/10/2014 Salı günü (bugün) toplanamadığından; İç Tüzük’ün 19’uncu maddesi gereğince, grubumuzun aşağıdaki önerisinin Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.

                                                                                                                                   Ahmet AYDIN

                                                                                                                                     Adıyaman

                                                                                                                      AK PARTİ Grup Başkan Vekili

Öneri:

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında bulunan 391, 458, 578, 462, 483, 456, 31, 19, 51, 62, 109, 126, 140, 227, 253, 254, 268, 272, 281, 283, 296, 316, 318, 187, 422, 331, 340, 351, 353, 358, 378, 404, 405, 411, 455, 466, 496, 500, 501, 503, 504, 552, 565, 605, 401, 526, 308, 346, 66, 485, 551, 582, 606, 630, 604, 494, 547, 145, 599, 10, 162, 163, 188, 168, 247, 317, 335, 382, 387, 324, 464 ve 244 sıra sayılı kanun tasarılarının bu kısmın 6 ila 77’nci (dâhil) sıralar arasına alınması ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi,

Genel Kurulun,

14, 21 Ekim 2014 ile 4, 11, 18 ve 25 Kasım 2014 Salı günkü birleşimlerinde bir saat sözlü soruların görüşülmesini müteakip diğer denetim konularının görüşülmeyerek; gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan işlerin görüşülmesi;

15, 22 Ekim 2014 ile 5, 12, 19 ve 26 Kasım 2014 Çarşamba günkü birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmemesi;

21 Ekim 2014 ile 4, 11, 18 ve 25 Kasım 2014 Salı günkü birleşimlerinde 15.00-21.00 saatleri arasında;

22, 23, 30 Ekim 2014 ile 5, 6, 12, 13, 19, 20, 26 ve 27 Kasım 2014 Çarşamba ve Perşembe günkü birleşimlerinde ise 14.00-21.00 saatleri arasında;

çalışmalarını sürdürmesi önerilmiştir.

BAŞKAN – Önerinin lehinde Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi konuşacaktır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Buyurunuz Sayın Çelebi.

(Hatibin kürsü önüne büyük karton afişler koyması)

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) – Başkanım, teşekkür ediyorum.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; AK PARTİ’nin grup önerisi hakkında söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Grup önerimizde ilk olarak gündemdeki bazı uluslararası sözleşmelerin ön sıralara alınarak görüşülmesi, ikinci olarak da Genel Kurulun ekim ve kasım aylarındaki çalışma sürelerinin yeniden düzenlenmesi önerilmektedir.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – AKP’nin logosu var orada.

FARUK BAL (Konya) - Sayın Başkan, AKP’nin logosu var orada. Kürsüye bir tabela koydular, orada AKP’nin logosu var.

EKREM ÇELEBİ (Devamla) - Buna göre; Genel Kurul salı günleri 15.00-21.00; çarşamba, perşembe günleri ise 14.00-21.00 saatleri arasında çalışacaktır. Bunu sizlere arz etmek istiyorum.

FARUK BAL (Konya) - Sayın Başkan, kürsünün önünde bir logo var, AKP’nin logosu var.

EKREM ÇELEBİ (Devamla) - İkinci bir husussa: Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; özellikle AK PARTİ hükûmetleri…

FARUK BAL (Konya) – 24 televizyonun yirmi dört saat AKP’yi verdiği yetmiyor, bir de buradan mı yapıyorsunuz?

EKREM ÇELEBİ (Devamla) - …2002-2014 yılları arasında Türkiye’ye birçok şey getirdiler. Bunu özellikle yüce Meclisimize arz etmek istiyorum.

Son günlerde Türkiye’mizde bayram sonrası, bayramın üçüncü ve dördüncü günleri, hatta beşinci günü Türkiye üzerinde çok büyük oyunlar oynandı ama AK PARTİ hükûmetleri, geldiği günden bugüne kadar, bu ülkenin demokratikleşme sürecinde bugünlere kadar yaşanan kesintiler nedeniyle ayağındaki prangaları kırdı, zincirleri, her tarafı kırdı. Buna ilişkin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde neler getirdi, hep birlikte bunları sizlere arz etmek istiyorum.

2002 tarihinde biliyorsunuz olağanüstü hâl vardı bu ülkede ve AK PARTİ olağanüstü hâle son verdi. 2004 tarihinde yine bu Hükûmet DGM’leri kaldırdı. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkını getirdik. 2012 yılında Türkiye İnsan Hakları Kurumunu getirdik. Nüfus Kanunu’nda, ki daha önce…Özellikle ben doğu ve güneydoğudaki kardeşlerime seslenmek istiyorum buradan: Başka birileri şunu söyleyebilir “Ben sizin haminizim, ben bunları getirdim.” diyebilir ama inanın ki eğer bu ülkede şu andaki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı -bunu samimiyetimle söylüyorum- hiçbir insan buna cesaret edemezdi. Daha önce kendi çoluk çocuğuna -kendi demografik yapısına göre kendi çocuğuna- isim koyamayan insanlara -biz kanunla değişiklik yaptık- dedik ki: “İster Suzan koy, ister Zozan koy, ama bu senin tabii hakkın.” Biz bunları getirdik.

Yine bizim dönemimizde cezaevlerinde resmî dilin dışında hiçbir dil kullanılamıyordu. Yani ilgili eğer tutuklu ise, hükümlü ise içeride kendi annesiyle, babasıyla, kardeşiyle, kızıyla -her neyse- Türkçe’nin dışında kesinlikle herhangi bir dilde konuşamıyordu. Biz bunların önünü açtık.

Yine, mahkemelerde, aynı şekilde, bir husus daha getirdik, dedik ki: “Siz hangi dili en iyi biliyorsanız o dil üzerinde bunu mahkemeyle konuşabilirsiniz.” Bunları getirdik.

Yine, bu ülkede bir tane kaset dinlenemiyordu değerli milletvekilleri, siz kendi ana dilinizi konuşamıyordunuz. Ama AK PARTİ hükûmetleri döneminde özellikle TRT Şeş -yaklaşık olarak da 16 tane şu anda bildiğim kadarıyla resmî radyo var- günde yirmi dört saat yayın yapıyor.

Üniversitelerde yine bu Hükûmet Kürdoloji bölümlerini açtı. 4+4’lerle birlikte, Siyeri Nebilerle birlikte Kürtçe seçmeli ders oldu.

AK PARTİ hükûmetlerinde faili meçhul cinayetler kaldırıldı.

Yine yasal değişikliklerle özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünü açtık, bu okullara serbestlik getirdik.

Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından Mem û Zîn gibi Kürt dili ve edebiyatının önemli bazı eserlerinin yayımına başladık.

Sosyoekonomik anlamda da bir şeyler arz etmek istiyorum. Bakın Dersim olayları nedeniyle ilk kez şu andaki Sayın Cumhurbaşkanımız devlet adına özür dilemişlerdir ki bu Türkiye’de bir ilktir.

Düşünce adamlarının Türkiye’ye dönmesi: Kemal Burkay gibiler otuz bir yıl sonra ana vatanlarına dönmüşlerdir.

Ben bunu özellikle şunun için söylemek istiyorum. doğu veya güneydoğu veya batı bölgelerinde yaşayan Kürt kardeşlerimin özellikle -istirham ediyorum- bunu iyi dinlemelerini ben söylüyorum: Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde daha fazla kamu yatırımlarının önü açılmıştır. 2002-2014 yılları arasında sadece Ağrı merkeze 5,7 yani 6 katrilyonun üzerinde bir yatırım gelmiştir ki biraz sonra da bunları sizlerle paylaşmak istiyorum. Terör mağdurlarının zararını tazmin konuları sağlanmıştır. KÖYDES ilk kez 2005 tarihinde, AK PARTİ hükûmetleri döneminde kurulmuştur, 2005-2013 dönemlerinde 190 milyon TL kaynak aktarılmıştır. Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi’nde, olağanüstü hâl döneminde boşaltılan bütün köylere 14 ilimiz -ki buna Ağrı da dâhil olmak üzere- yardımcı olmuşlardır. Türkiye artık geri dönülemeyen bir seviyededir.

Ben bunları özellikle bu son bir hafta süreci içerisinde, Kobani algısı adı altında -benim ilim de dâhil olmak üzere, benim ilçem de dâhil olmak üzere- burayı yakan yıkanların vicdanlarına havale ediyorum.

(Hatibin konuşmasına kürsü önünde devam etmesi)

EKREM ÇELEBİ (Devamla) Bakın, şunu özellikle arz ediyorum, bunu herkesin de bilmesini istiyorum: Bu benim ilim ama Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir ili. Ağrı Havaalanı, 2.500 seyircili kapalı spor salonu, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Kültür Merkezi, kentsel dönüşüm, Ağrı Devlet Hastanesi, Ağrı Yazıcı Barajı… Bakın, AK PARTİ hükûmetleri gelmeden önce o bölgede susuzluk vardı.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Dolaşarak anlat, dolaşarak!

EKREM ÇELEBİ (Devamla) – Bakın, Eleşkirt Celal Oruç Hayvansal Üretim Yüksekokulu; dört yıllık yüksekokul, şu anda, iki yıldır öğrenci alıyoruz. Diyadin 50 yataklı Devlet Hastanesi, Eleşkirt 50 yataklı Devlet Hastanesi, Tutak ve Eleşkirt SGK binaları, Doğubayazıt Ahmedi Hani Meslek Yüksekokulu -2015 yılında bitiyor bunlar- Tutak 30 yataklı Devlet Hastanesi. Ağrı doğal gaza kavuşuyor.

Bakın, ben, burada, özellikle Plan Bütçe Komisyonunda görev yapan herkese hakikaten teşekkürlerimi sunuyorum -ki o tarihte BDP yoktu, diğer partiler dâhil olmak üzere bu oy birliğiyle geçti- ve ben ilim adına Sayın Cumhurbaşkanıma da buradan teşekkürlerimi sunuyorum.

Bakın, Patnos’a… Ben burada özellikle Ağrı’nın, ama özellikle Patnos’un insanlarına seslenmek istiyorum: Ya, Allah aşkına, peygamber aşkına, üç yılda bu ilçeye 150 trilyon lira para geldi, Ağrı iline 7 katrilyon lira para geldi AK PARTİ hükûmetleri döneminde.

BÜLENT BELEN (Tekirdağ) – Nereye gitti o paralar?

EKREM ÇELEBİ (Devamla) – Diyadin’e -ya, Tayyip Erdoğan farkı- iki yıllık yüksekokul ve artı, her köye neredeyse, Ağrı’nın totaline şimdiye kadar 425 kilometre -üç yıl içerisinde- sıcak asfalt geldi.

Ben burada şunu arz etmek istiyorum değerli kardeşlerim: Ağrı ilinize, ey değerli Patnoslularım, Patnos’a sahip çıkın ya. Ya Patnos’a daha önce, var ya, bu kadar kim geldi?

HALUK AHMET GÜMÜŞ (Balıkesir) – Plan Bütçenin faydası oldu mu?

EKREM ÇELEBİ (Devamla) – Patnos’a son üç yıl içerisinde 150 trilyon lira parayı AK PARTİ hükûmetleri gönderdi ki 2 kere Sayın Cumhurbaşkanımıza çıkıp da bu parayı aldık.

Üst geçit, Patnos Devlet Hastanesi, Badişan Köprüsü… 6,7 trilyon lira ya! Şimdiye kadar tek cepheden geçiyorlardı. Sıcak asfalt, 68 kilometre sıcak asfalt… Düşünün, 130 bin nüfuslu bir ilçeye üç yıl içerisinde 68 kilometre sıcak asfalt.

Değerli Patnoslu kardeşlerim, sizin Recep Tayyip Erdoğan’a, sizin Ahmet Davutoğlu’na çok fazla sahip çıkmanız lazım ama bu Patnos’u da yakıp yıkanlara sizin dik durmanız lazım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Bakın, ilçe emniyet, jandarma… Biz, aldık, bakın, burada kavşağını yaptık, merkezî hükûmet bütçesinden 300 milyar lira para gönderdik onlara.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Sayın Başkan, seyyar kürsü yaptı Meclisi! Yaka mikrofonu taksın

EKREM ÇELEBİ (Devamla) – Bakın, Patnos’a, son, yine, ilçe emniyet amirliği, Osmanlı mimarisiyle cami, sosyal hizmet merkezi, gençlik merkezi, kentsel dönüşüm, Kur’an kursu, devlet hastanesi, PTT binası, Sultan Alparslan Fakültesi… Ya bir ilçeye iki tane dört yıllık, 2 tane de 2 yıllık yüksekokul götürmüşüz biz. Sayın Grup Başkan Vekilimiz Ahmet Bey geldi, kendileri temellerini attı, ben buradan kendilerine de şükranlarımı sunuyorum. Biz şimdiye kadar Erciş’in mülhakatıydık.

Değerli Patnoslular…

BÜLENT BELEN (Tekirdağ) – Patnos’ta konuşmuyorsun, Mecliste konuşuyorsun.

EKREM ÇELEBİ (Devamla) – …biz, şimdi, ağır ceza olduk ve 3 tane de mülhakatımız; Tutak, Malazgirt, Bulanık… Bunları ben size… Patnos İnfaz Koruma Cezaevi, 17 ünitelik ağız ve diş kliniği, Patnos’a Sosyal Güvenlik Kurumu -ki bunlar bitti- Patnos’a 3 tane lise… İlk kez Selçuklu mimarisiyle o bölgeye lise geldi; Patnos Kaymakamlığı, ilk kez o bölgelere Selçuklu mimarileriyle biz binalar yaptık.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Yahu Doğubeyazıt’a bir şey yapılmadı mı?

BÜLENT BELEN (Tekirdağ) – Ağrı eşittir Patnos herhâlde.

EKREM ÇELEBİ (Devamla) – Bakın, değerli kardeşlerim, bunları neden sizlere söylüyorum? Ben burada özellikle istirham ediyorum: Kobani algısı üzerinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde algı yönetimini yapan insanlara sesleniyorum. Bu, Patnos olmamalıydı. Eğer, siz bu kadar yatırımı getirdiğiniz zaman şuradaki kareciklerin olmaması lazımdı.

AK PARTİ hükûmetleri, Recep Tayyip Erdoğan bu ülkeye değerli kardeşlerim, bakın bunları verdi. OHAL’leri kaldırdı, DGM’leri kaldırdı, insan haklarına dayalı sistem getirdi, başörtüsünü getirdi.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Biz yaparız, onlar yıkarlar.

EKREM ÇELEBİ (Devamla) - Ya ben burada herkesin vicdanına seslenmek istiyorum. Bunu yapanlara herkesin elbirliğiyle karşı çıkması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Biz yapıyoruz,onlar yakıyorlar.

EKREM ÇELEBİ (Devamla) – Arkadaşlar, bu devlet gayrisafi millî hasıla yönünden 2 bin 500 dolardan şu anda 11 bin dolara geldi. Burada herkesin bu Hükûmete ve bu devlete sahip çıkması lazım.

Ben burada hepinize saygılar sunuyorum ve teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Çelebi.

SİNAN OĞAN (Iğdır) – Sayın Başkan… Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Buyurunuz Sayın Oğan.

V.- AÇIKLAMALAR (Devam)

27.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan'ın, Genel Kurul kürsüsünden siyasi parti logosu bulanan pankart gösterilemeyeceğine ilişkin açıklaması

SİNAN OĞAN (Iğdır) – Efendim, eğer böyle bir usul varsa, Meclisi panayır yerine çevirmek eğer Meclisin yeni usulüyse, bundan sonra aynı şekilde, tabelalarla, ve sair pankartlarla Mecliste konuşma yapacağız, kayıtlara geçsin lütfen. Buna itiraz etmediniz, o takdirde kimse itiraz etmeyecek.

BAŞKAN – Sayın Oğan…

VEDAT DEMİRÖZ (Bitlis) – İlk kez mi oldu?

SİNAN OĞAN (Iğdır) – Tamam, eğer bunda bir sorun yoksa, eğer bunda bir sorun yoksa, bundan sonra itiraz edilmesin efendim.

BAŞKAN – Sayın Oğan, sayın milletvekilleri kürsüye çıktıklarında çeşitli pankartlar gösteriyorlar fakat ben bugün böyle devasa bir pankart beklemiyordum doğrusu.

SİNAN OĞAN (Iğdır) – Üstünde siyasi parti logosu olan pankartlar burada gösterilemez. Efendim, Meclisin bir saygınlığı vardır.

BAŞKAN – Şimdi genelde, çıkan konuşmacılar pankart gösteriyorlar, bazı konuşmalarına takviye olmak üzere bazı görsel objeler kullanıyorlar, böyle karton görseller kullanıyorlar konuşmalarını takviye etmek için ama bu kadar büyüğünü beklememiştim, bilmiyordum.

SİNAN OĞAN (Iğdır) – Üzerinde siyasi parti logosu olan bu şekilde gösterilemez efendim.

BAŞKAN – Evet… Lütfen…

SİNAN OĞAN (Iğdır) - Meclisin bir saygınlığı olmalı Sayın Başkan.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkan.

BAŞKAN – Evet, buyurunuz.

28.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın, Genel Kurul kürsüsünden konuşmayı destekleyici mahiyette pankartların gösterilmesinde bir mahzur olmadığına ilişkin açıklaması

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkan, burada, arkadaşımızın bir konuşmasını destekleyici mahiyette pankartlar olduğu için bir mahzur yoktur. Eğer konuşmasının haricinde konuşmak için birtakım şeyler olsaydı dediğiniz doğru ben de katılırdım.

BAŞKAN – Evet, boyutlarına sayın vekillerin biraz dikkat etmeleri lazım, fazla büyük olmasına da gerek yok doğrusu.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Kesinlikle doğru,katılıyorum size.

VII.- ÖNERİLER (Devam)

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri (Devam)

1.- AK PARTİ Grubunun, Genel Kurulun çalışma saatleri ile gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine; 4, 21 Ekim 2014 ile 4, 11, 18 ve 25 Kasım 2014 Salı günkü birleşimlerinde bir saat sözlü soruların görüşülmesini müteakip diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan işlerin görüşülmesine; 15, 22 Ekim 2014 ile 5, 12, 19 ve 26 Kasım 2014 Çarşamba günkü birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin önerisi (Devam)

BAŞKAN – Şimdi, aleyhinde Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu.

Buyurunuz Sayın Halaçoğlu. (MHP sıralarından alkışlar)

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Az önceki AKP’li arkadaşımız, burada. Recep Tayyip Erdoğan propagandası yaptı; herhâlde, Başbakanlığa aday zannediyorum, tekrar Başbakan olmak istiyor. Onun için, Başbakanlığa aday olduğu için reklam yapıyorlar. Şimdi, arkadaşımıza hatırlatayım, Recep Tayyip Erdoğan seçimlerde Cumhurbaşkanı oldu, artık Başbakan olmak için tekrar propaganda yapılmasına gerek yok zannediyorum.

Değerli milletvekilleri, AKP tarafından bundan sonra, kasım ayı sonuna kadarki gündemimizi belirleyen bir Danışma Kurulu teklifi geldi. Bizim herhangi bir şekilde bu tekliflere itirazımız söz konusu değil ancak şunu özellikle belirteyim: Tabii ki bugün, Türkiye’nin gündeminde çok önemli konular varken sadece uluslararası sözleşmelerden söz etmek zannediyorum yerinde olmayacaktır.

Biraz önce, yine, konuşan arkadaşımız Kürtçe kasetlerin serbest bırakılmasından bahsetti, “Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı bırakılır mıydı?” dedi. Biliyorsunuz, Kürtçe kasetlerin serbest bırakılma tarihi 25 Ocak 1991’dir, Turgut Özal dönemidir. Dolayısıyla, verilen bilgileri de doğru vermeye çalışın hiç olmazsa, yanlış yapmayın.

Şimdi, değerli milletvekilleri, geçen gün, Sayın Cumhurbaşkanı Gümüşhane’de konuşma yapmak için oraya gitti ve enteresandır ki koruma ordusunu yine beraberinde taşıdı. Polis arkadaşlarımızı ta Malatya’dan oraya götürdüler, gelirken, geri dönüşlerinde kaza yaptılar ve bu kazada 3 polisimiz şehit oldu: Beşir Kurt, Malatya’dan, Emrah Horoz, Adapazarı’ndan ve Fatih Çevik, Mersin’den ki bunların küçük çocukları da vardı, bunlar şehit oldular. Şimdi, bir konuşma yapmak için Türkiye’nin her tarafından polis çağıran bir anlayışın Türkiye’yle, Türkiye’de halkla nasıl bütünleşebildiğini iyi değerlendirmek gerekir. Bundan önce de aynı şekilde, Bingöl tarafında yaptığı bir konuşmaya-Başbakan iken- Kayseri’den giden polislerimiz yine yolda kaza geçirmişler ve hayatlarını kaybetmişlerdi. Bunların hepsinin vebalinin kimin üzerine olduğunu herhâlde herkesin iyi bilmesi gerekir.

Öte yandan, arkadaşlarımız bir çözüm süreci başlatmışlardı. Cumhurbaşkanı bu çözüm sürecinin hâlâ arkasında olduğunu söylüyor. Herhâlde, Sayın Cumhurbaşkanı hâlâ kendisini Başbakan zannediyor, Türkiye Büyük Millet Meclisine polislerle ilgili yeni yasaların geleceğinden söz ediyor. Artık, Sayın Cumhurbaşkanı, siz Başbakan değilsiniz, bunu söyleyecek olan Sayın Davutoğlu’dur, hangi yasaların geleceğini söyleyen o olacaktır. Zira, siz Cumhurbaşkanlığının verdiği ağırlığı taşımak zorundasınız çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisinden çıkacak yasaları onaylayacak merci sizsiniz. Siz, burada görüşülecek kanunlarda ön yargıyla, önceden “Şunlar yapılacaktır.” diye görüş beyan edemezsiniz çünkü onu onaylayıp onaylamama gibi bir fonksiyona sahipsiniz. Onun için, lütfen, artık çok konuşmayın.

Diğer taraftan, çözüm sürecinin, geçen 6-10 Ekim arasında meydana gelen olaylarla fiilen sona erdiğini artık görmezlikten gelemezsiniz. Zira, 212 okul binasının tahrip edildiği, yakıldığı, 67 emniyet binasının, 25 kaymakamlığın, 29 parti binasının, çocuk yuvalarının, Kızılay kan merkezinin, belediye binalarının yakıldığı bir durumdan söz ediyoruz, tam 1.113 bina tahrip edildi ve yakıldı. Ayrıca, çoğu sivil olmak üzere 1.117 araç yakıldı ve tahrip edildi, 39 insanımız hayatını kaybetti. Hani, analar ağlamayacaktı ya! Yüzleri maskeli ama Kobani sebebiyle, ona karşı gösteri yapacağız diyerek çıkanların nedense yüzlerini göstermeye utanır bir vaziyetleri vardı. Hangi sebeple yüzlerini kapatıyorlardı, mademki Kobani’ye destek vereceklerdi? Ama, onların Kobani’ye destek vermek gibi bir düşünceleri olmadığı ortaya çıktı. Aslında, dediğim gibi, bayrağı yakan, Atatürk büstlerini tahrip eden, bu kadar aracı yakan, binayı tahrip eden, çocuk yuvalarını tahrip eden bir anlayışın herhâlde samimi olduğunu düşünmeniz mümkün değildir. Nitekim, bunları provokasyon olarak nitelendirmeye çalıştılar ama görüldü ki aslında, PKK terörü, bütün köşe başlarını sizin bu çözüm süreci sebebiyle tutmuş ve size birtakım şantaj yapacak yaptırımlara girişmiştir.

Aslında, bu 6-10 Ekimde meydana gelen olaylar, size çözüm sürecinde atacağınız adımlarda nasıl bir belayla karşılaşacağınızı gösteren önemli bir ayaklanma göstergesidir, provasıdır. Bunu göz önüne almak zorundasınız. Yani, dün Tunceli’deki iki askerî birliğe, Çukurca’daki çatışmalara, şunlara bunlara baktığınız zaman, aslında meselenin Kobani olmadığını görürsünüz. Türkiye’nin Kobani’ye yardım edip etmediği sürekli söyleniyor. Mademki Kobani’ye Türkiye’nin yardım etmesini istiyordunuz, neden tezkereye onay vermiyorsunuz? Diğer taraftan, mademki Türkiye’nin oraya girmesini istemiyorsunuz, neden o zaman Kobani’ye yardım etmediğini söylüyorsunuz? Hangisine inanacağız, hangisini göz önüne alacağız? Dolayısıyla, bu gibi konulara baktığınız zaman, burada Hükûmetin kimlerle masaya oturduğunu, nasıl şantajlarla karşı karşıya kaldığını bugüne kadar çoktan görmesi gerekirdi. Kuru bir inatla hâlâ yanlış politikaları devam ettirmek, aslında sadece aklınıza hıyanet etmek anlamına gelir. Dolayısıyla, bu konuyu yeni baştan ele alın ama zaten, çözüm sürecinin sona erdiğini gösteren en önemli söylemlerden bir tanesi de Cumhurbaşkanı tarafından söylenmiştir: Polisin yetkilerini artırmak, gasplarla ilgili, yağmalamalarla ilgili gerekli cezai uygulamaları Meclise getirerek yükseltmek.

Değerli arkadaşlar, hem teröristlere istediği imkânı vereceksiniz, silahlarını terk edip Türkiye dışına çıkacaklarken, ilk anlaşmanızdan itibaren silahlarını terk etmeyecekler ve yurt içinde kalacaklar ve siz hâl⠓çözüm” diye devam edeceksiniz ama buna rağmen, her şehirde ortalığı yakıp yıkacaklar, kişilerin mal ve mülklerini yağmalayacaklar ve hırsızlayacaklar, ondan sonra, bu kadar, 35 ilde olay olurken hâlâ diyeceksiniz ki “Biz, çözüm sürecinin arkasındayız, bu provokasyondur.” Hangi provokasyon? Açık ve net söyleyin PKK, Türkiye üzerinde bağımsız bir devlet kurmak istiyor mu, istemiyor mu? Önce bunu kendi aranızda tartışın, görün. Tüzüklerine bakın, ne yapmak istediklerine bakın, söylediklerine bakın, hepsini bir araya getirin, ondan sonra anlayacaksınız ki aslında, demokraside havada kalan, siyaseten söylenmiş bir söz hem de Kobani’ye Türkiye’nin güvenli bölge oluşturması konusunda karşı çıkmaları da aynı şekilde sadece siyaseten söylenmiş, havada kalan bir söz. Çünkü, Türkiye oraya girer güvenli bölge oluşturursa, Türkiye’deki Araplar oraya nakledilirse, Türkmenler oraya nakledilirse, o zaman Irak’taki gibi bağımsız bir bölge oluşturmak mümkün olmayacaktır. Eğer, gerçekten, Türkiye’de Kobani için ayaklananlar kendilerini çok güçlü hissediyorlarsa gitsinler Kobani’ye, orada IŞİD’le çarpışsınlar. Niye yüzlerini kapatıyorlar? Kapatmasınlar, gitsinler IŞİD’le mücadele etsinler orada. Burada Türkiye’nin müdahale etmediği iddiasıyla ortaya çıkanlar, gitsinler yiğitlerse orada çarpışsınlar, IŞİD’i halletsinler.

Dolayısıyla, bu çerçeve içerisinde değerlendirilmesini diliyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) – Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Halaçoğlu.

Lehinde, Diyarbakır Milletvekili Altan Tan. (HDP sıralarından alkışlar)

Buyurunuz Sayın Tan.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Meclisin çalışma gün ve saatlerinin belirlenmesiyle ilgili huzurlarınıza gelmiş, söz almış bulunmaktayım.

Değerli arkadaşlar, bu Meclisin zaten ilk kurulduğu günden bu yana gelen, teamüllerle de artık şekillenen bir çalışma programı var. Ama, maalesef –yine, defalarca bu kürsüden sizlere bu konudaki endişelerimizi arz ettik- bazen Meclis bir ay, iki ay -tırnak içinde- eften püften konularla oyalanıyor, bazen de ne hikmetse iktidarın hesabına geldiği zaman veya yumurta kapıya geldiği zaman -halk tabiriyle- alelacele üç gün, beş gün, on gün sabahlara kadar çalıştırılıyor. Tabii ki memleketin çok acil işleri varsa gerekirse üç yüz altmış beş gün soluk almadan, gerekirse burada nöbetleşe uyuyarak yine bu görevimizi yerine getirmeliyiz. Ama, bu şekilde, keyfî uygulamalarla, yine keyfî gündem belirlemeleriyle eğer bu Meclis çalışacaksa inan edin arkadaşlar bunun bir ciddiyeti yoktur.

Değerli arkadaşlar, biraz evvel bir AKP’li milletvekili arkadaşımız tablolarla burada neredeyse miting meydanlarında bile karşılaşılmayacak şekilde bir konuşma yaptı. Meclisin teamülleri arasında yine bazı belgeleri, bilgileri, evrakları, fotokopileri şöyle gösterme, Meclise arz etme usulü var. Ama, bu şekliyle eğer devam edersek -ve yine bir arkadaşımız söz aldı- eğer bu yöntem doğru ise yarından itibaren burası bir panayıra döner.

Yine bugüne kadar, mesela, “prompter” uygulaması yoktu, öyle bir uygulama da yapıldı. E, yarın bu işi sinevizyon gösterisine kadar döndürürse birileri, inan edin buranın bir ciddiyeti kalmaz. Eğer bir usul, bir teamül, bir kanun var ise buna herkesin uyması lazım; yok ise o zaman herkesin de gelip bildiğini yapması lazım, birbirimizi de o zaman kınamamamız lazım.

Evet, değerli arkadaşlar, yine, hangi kanun maddelerinin, hangi mevzuların öne alınması, öncelikli görüşülmesiyle ilgili AKP’nin bu getirdiği düzenlemeye de bir itirazımız var. Bunu, siz, sadece “Biz oy çokluğuna sahibiz, parmak sayısı bizde daha fazla, bunu tek başımıza biz belirleriz.” diyemezsiniz. E, derseniz ne olur? Vallahi, derseniz bu, işte bir Bektaşi fıkrasında olduğu gibi “Ben yaptım, oldu.” meselesine döner.

Bu memleketin öncelikli meseleleri var, doğru. Bu memleketin acilen görüşülmesi gereken meseleleri var, doğru. Bunlar siyasi olabilir, ekonomik olabilir, sağlık mevzusuyla alakalı olabilir, eğitimle alakalı bir şey olabilir ama yine, zaten, bu grup başkan vekillerinin bir ittifakı var, sürekli görüşmeleri var, mümkün olduğu kadar bunların bir ittifakla bir konsensüsle, bir mutabakatla görüşülmesi lazım. Mesela, bugün, Türkiye'nin acil bir demokrasi sorunu var, yine acil bir Orta Doğu sorunu var. İşte, kıyamet kopuyor, yer yerinden oynuyor, Orta Doğu’da sınırlar değişiyor, tezkere kararları alınıyor.

Değerli arkadaşlar, biz İncirlik Üssü’nün açıldığını, yabancı askerlerin Türkiye'de konuşlanacağını veya Suriye’de ki rejim muhaliflerinden 2 bin kişinin Türkiye'de veya güvenlikli bir bölgede, Türkiye tarafından da yani Türkiye'nin de içinde olduğu konsorsiyum içerisinde eğitileceklerini Amerikan Dışişlerinden öğreniyoruz. İnan edin bu çok iç açıcı bir şey değil, doğru bir şey de değil. Gönül isterdi ki ne olduysa ne bittiyse biz bunu televizyonlardan, Amerikan Dışişleri sözcülerinden veya Amerikalı politikacılardan, siyasetçilerden değil, kendi Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan, Dışişleri Bakanımızdan ve ilk olarak da bu Meclisin çatısı altında duysaydık, duyabilseydik. Bir İncirlik meselesi var mesela; hâlâ, ısrarla Amerika Birleşik Devletleri açıklama yapıyor ama Türkiye’den, daha bunu doğrulama ve yalanlamayla da ilgili bir beyanat çıkmıyor. Peki, bu kadar önemli bir mevzuyu, Orta Doğu meselesini, kan revan içinde kalan bir coğrafyanın sorunlarını biz burada tartışmadan, Millî İstihbarat Teşkilatından, Genelkurmaydan, Dışişleri Bakanımızdan, Başbakanımızdan yeterli ve doğru bilgileri, açıklayıcı, tatmin edici, teskin edici, ferahlatıcı bilgileri almadan nasıl karar vereceğiz, ne yapacağız? Yapabileceğimiz tek şey polemik olur, birbirimize artık cevap vermenin de ötesinde hakaret ve küfürleşmelere kadar vardı bu iş, maalesef buolur. Bunun da bir faydası yok değerli arkadaşlar.

Onun için, biz, bu çalışma saatleri önerisiyle ilgili, öncelikle iki mevzunun acilen Mecliste, gerekirse yatmadan, uyumadan sabahlara kadar günlerce tartışılarak konuşulmasını istiyoruz. Bunlardan birincisi, Orta Doğu’daki son gelişmelerdir; ikincisi de Türkiye'nin acil ve radikal demokratikleşme programıdır çünkü bunlar birbirine bağlıdır, bunlar birbirinden ayrılamaz. Siz Suruç’u çözmeden Kobani’yi çözemezsiniz. Nusaybin’i çözmeden Kamışlı’yı çözemezsiniz. Silopi’de doğru düzgün, adil bir düzen kurmadan Zaho’ya, Erbil’e, Kerkük’e, Telafer’e gidemezsiniz. Bütün bir coğrafyanın bugün kaderi, ekonomisi, siyaseti, sosyal hayatı birbirine bağlandı.

Yani mesele sadece siyasi de değil. İşte, Gaziantep, yılda 5 milyar dolar ihracat yapan Gaziantep bugün feryat ediyor. Günlük, dönem dönem 6 bin araç giriş-çıkışının yapıldığı Habur feryat ediyor. İşte, Ürdün’e, Suudi Arabistan’a, Lübnan’a, Suriye’ye, Mısır’a, Irak’a ihracat yapan KOBİ’ler feryat ediyor ve enflasyon uzunca bir müddettir ilk olarak yüzde 9’lara, 10’lara gelip dayanmış bulunuyor. Sanayiciler ve ihracatçılar feryat ediyor çünkü -defalarca burada dile getirdik- sadece müteahhitlere, duble yollara, tünellere, yeni köprülere dayalı inşaat ve müteahhit ekonomisi çöktü. Ben bunu dile getirdiğim vakit yine karşıda, AK PARTİ sıralarında bulunan bazı arkadaşlarımız sataşmalarda bulundular. Ama açın, bakın benim ne söylediğime, Meclis zabıtlarına, son üç aydır, işte hemşehrimiz, bu işlerden sorumlu Bakan Mehmet Şimşek de aynı cümleleri kullanıyor, Sayın Ali Babacan da aynı cümleleri kullanıyor, Sayın Davutoğlu da benzer cümleler kullandı ondan sonra. Yani bizim, üretime, ihracata, katma değer üretecek yatırımlara, bu inşaatlardan ve ihalelerden daha fazla destek vermemiz gerektiğini ve yanlış yaptığımızı Hükûmetin kendi bakanları söylüyor.

Değerli arkadaşlar, işte, Orta Doğu’yu tartışalım derken sadece Kobani üzerinden, sadece IŞİD üzerinden, sadece PKK üzerinden, sadece Baas Partisi üzerinden değil, bir makro proje üzerinden tartışmamız lazım. IŞİD’i bugün yok ettik, zaten IŞİD bu dört aydır, beş aydır çıktı, bir kez daha aynı tabiri kullandım buradan, sanki bir dâbbetülarz yani İslami terminolojide yerin altından çıkan bir canavar misali ortaya çıktı ve Orta Doğu’yu birbirine kattı. Peki IŞİD giderse Orta Doğu bitecek mi? Onlarca örgüt var; Sünni, Şii, Alevi çatışması var; Hristiyan, Müslüman, Ezidi farklılaşması var; Filistin’de, Gazze’de Yahudilerle, siyonistlerle ciddi sorunlar var; Türk, Kürt, Arap, Azeri, Süryani, Ermeni sorunları var. Sünni Türkmen -bugün önemli bir kısmı IŞİD’in yanında- o coğrafyada Şii Türkmen’i öldürüyor, Şii Arap Sünni Arap’ı öldürüyor.

Yani, dolayısıyla bu sorunu sadece bir etnisite üzerinden, sadece bir din, mezhep üzerinden de tanımlamamız ve çözmemiz de mümkün değil. Onun için diyoruz, ekonomik, siyasi, kültürel, sosyokültürel, bütün boyutlarıyla bir Orta Doğu çalışması Meclisin önünde birinci görevdir. Sağlıklı bir dış politika, bir master plan, bir master dış politika belirlenmesi hepimizin boynuna borçtur ve ondan sonra da değerli arkadaşlar, bir yeni anayasa, bir toplumsal uzlaşma ve acil bir radikal demokratikleşme kanunları yeni anayasayla taçlanacak, o da önümüzdeki en önemli meseledir. Eğer bunları yapamazsak, böyle, çalakalem “Uluslararası anlaşmaları öne al, öbürünü geriye al.” dersek, inan edin, Topkapı-Aksaray hattındaki minibüslerdeki muavinlerden öteye bir işlevimiz olmaz, o da bize yakışmaz.

Saygılar sunarım. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Tan.

Aleyhinde İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi.

Buyurunuz Sayın Hamzaçebi. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Olağanüstü olaylarla dolu bir haftayı geride bıraktık. Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemi geçen hafta yaşanan olaylar olmalıydı çünkü Türkiye’yi, insanımızı son derece yakından ilgilendiren “Türkiye nereye gidiyor? Acaba yarın ne olacak?” endişesinin yoğunlaştığı bu süreç sadece Hükûmet tarafından değil, Parlamento tarafından ve tüm toplum tarafından son derece iyi değerlendirilmelidir. Ancak, görünen o ki bu olay geçen haftada kaldı ve bu olaylar bir güvenlik meselesi olarak algılandı ve geçildi gidildi.

Sayın Başbakanın, Cumhurbaşkanının açıklamaları yüreklere su serpen, birlikte yaşama umudunu, ümidini ayakta tutacak, onu güçlendirecek açıklamalar değil. Ben o açıklamalardan mutluluk değil üzüntü duydum, bana bir umut vermedi doğrusu o açıklamalar.

Sayın İçişleri Bakanı 10 Ekim tarihinde olayların bilançosunu açıkladı. Atatürk heykelleri yıkıldı, bayrak, Türk Bayrağı yere indirildi. Cumhuriyetin, ulusumuzun bu temel değerlerine saygısızlık kolayına geçiştirilebilecek bir olay değildir. İnsanlarımız öldü, emniyet görevlilerimiz şehit oldu, 780’i kamu binası olmak üzere 1.113 bina yakıldı, yıkıldı, tahrip edildi veya kullanılamaz hâle geldi; karakollar, kaymakamlık binaları, Kızılay binası, kan merkezleri binası, belediye binası bunların içerisinde. 1.177 araç ya tahrip edildi ya kullanılamaz hâle geldi. Sokak elbette demokratik bir şekilde yapılacak olan gösterilerin yeridir ama sokak hiçbir zaman şiddetin, Vandalizmin yeri değildir. Bütün bunları doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyorum.

Başbakan Sayın Davutoğlu bu olaylardan sonra topluma, şüphesiz güven vermek amacıyla, “Devlet güçlüdür, daha iyisini yapar.” mesajlarını verdi. Elbette, Türkiye Cumhuriyeti devleti güçlüdür, yanan, yıkılan binaların yenisini yapabilir, araçların yenisini yapabilir, yenisini alabilir, hepsi mümkün, yakılanı, yıkılanı, maddi olan her şeyi devlet, gücüne dayanarak yeniden yapabilir, bunda hiç kuşku yok. Ama, asıl ayağa kaldırılması gereken, asıl ayakta tutulması gereken, bu milletin bir arada, birlikte yaşama ümididir, duygusudur. Bu duygu geçen haftaki olaylarda büyük bir darbe almıştır arkadaşlar, bu gerçeği görelim. Sayın Recep Tayyip Erdoğan hâlâ Başbakan gibi konuşuyor, fırsat bulduğu yerde Sayın Davutoğlu da Sayın Erdoğan’dan rol kapıp bir şeyler söylemeye çalışıyor. Sokullu Mehmet Paşa örnekleriyle, onun veciz sözleriyle bu olayı geçiştiremezler, yok “Siz bizim sakalımızı kestiniz, biz sizin kolunuzu kestik…” Bu benzetme bile başlı başına kötü bir benzetmedir.

Devlet yakılanı yapacak, yenisini inşa edecek; hepsi, hepsi güzel ama ya Sayın Davutoğlu, Sayın Erdoğan birlikte yaşama konusunda ne diyorsunuz? Bu ümidi nasıl ayağa kaldıracağız? Bu konuda ben ümit veren bir konuşma görmüyorum. “Yakılanlar yeniden yapılacak. Bu bir güvenlik meselesidir, polisin yetkileri artırılacak. Sokağa çıkanlara, sokakta eylem yapanlara, şiddet yapanlara verilen cezalar artırılacak…”

Peki, ben size sormak istiyorum: Taş atan çocuklar bu ülkenin gündemindeki temel meselelerden birisiydi. Bu çocuklara ceza getirildi. Sonra kamuoyu oluştu, dendi ki: “Efendim, yazık değil mi bu çocuklara? Ya, bunlar taş atıyor diye Anayasa’nın, hukukun temel ilkesi olan ölçülülük ilkesine bu kadar aykırı bir ceza bu çocuklara olabilir mi?” Sonra burada hep birlikte bu yasayı değiştirdik. Şimdi yeniden başa dönüyoruz, yeniden güvenlikçi politikalarla bu olayı çözebileceğimizi düşünüyoruz.

Değerli milletvekilleri, sorunu sadece güvenlik meselesi olarak görüp Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle çözülebileceğini düşünmek bir yanılgıdan ibarettir, bunu tavsiye etmiyorum. Elbette bir ülkenin güvenlik güçleri sokak olayları, şiddet karşısında güçlü olmalıdır ama bu olaylar karşısında çözümü orada bulmayı, münhasıran çözümü orada aramayı ben çok yanlış bir yaklaşım olarak görüyorum. Çözüm, Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetlerinin bugüne kadar uygulamış olduğu yanlış politikaların değiştirilmesindedir.

Dış politikada mezhep esaslı bir politika yürütülmektedir. Mezhep esaslı bu politikaya bağlı olarak içeride bir toplum mühendisliği projesi uygulanmaktadır. Mezhep esaslı dış politikanın içerideki yansıması da yine mezhep esaslı iç politika olmuştur.

Arap Baharı sürecini Tayyip Erdoğan-Ahmet Davutoğlu ikilisi yanlış değerlendirmiştir, yanlış okumuştur ve bu yanlış okuma nedeniyle Türkiye’nin yerini Orta Doğu’da, İslam dünyasında ve dünyada yanlış tarif etmişlerdir. Arap Baharı sürecinde birbiri peşi sıra yıkılan Arap diktatörlükleri nedeniyle, Türkiye Batılı, demokratik, laik kimliğiyle İslam dünyası ve Orta Doğu üzerinde bir model olma yerine, tam tersine, mezhepçi bir dış politika anlayışıyla, Sünni İslam dünyasına lider olmak gibi çağ dışı bir anlayışla Türkiye’yi bu maceraya sürükleyenler, bugün doğuda, güneydoğuda ve bölgemizde yaşanan olayların da sorumlusudur. Bugün dış politikada Türkiye düşmanlarıyla -yanlış söyledim, düzeltiyorum- komşularıyla savaşmak gibi bir tehlikeyi yaşarken yine içeride mezhep esaslı bir bakış açısıyla, toplum mühendisliğine dayalı bir bakış açısıyla içeride ötekileştirilen vatandaşlar nedeniyle şiddet ve gerilimin yaşandığı bir çatışma sürecini, bir kopma, bir ayrışma sürecini yaşıyoruz.

Değerli milletvekilleri, Hükûmetin uyguladığı politikalar yanlıştır ama asıl üzüntü verici olan, bu politikaların yanlış olduğunun farkına varamamış olan Tayyip Erdoğan-Ahmet Davutoğlu ikilisidir. Bu politikalar iflas etmiştir. Türkiye, bölgede, İslam dünyasında, Sünni ülkelerde lider olmak gibi saçma sapan bir hedef nedeniyle bütün komşularıyla kavgalı hâle geldiği gibi, içeride de yine bu Sünni İslam dünyasının lideri olma arzusunun yansıması olan politikalarla kavga, gerilim ve şiddet ortamına sürüklenmiştir.

Geçen haftaki olayları Hükûmet çok iyi değerlendirmek zorundadır. Bu olayları, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun polise tanıdığı yetkileri artırarak, ekonomik yönden yapılacak yatırımları artırarak, yanan yıkılan binaları yeniden yaparak çözmeyi düşünmek bir yanılgıdır. Bunların hepsini yapalım, gereken neyse yapalım ama cezaları artırmak suretiyle en basit bir sokak olayını, Gezi olaylarını, ne bileyim, benzeri demokratik gösterileri cezalandırmaya dönüşebilecek yetkileri, böylesi düzenlemeleri de doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, sürem bittiği için konuşmamı burada sonlandırıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Hamzaçebi.

Buyurunuz Sayın Bostancı.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Efendim, Sayın Hamzaçebi AK PARTİ Hükûmetinin mezhepçi bir dış politika izlediğini söyledi, bu konuda söz istiyorum.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Efendim, Hükûmetin söylemesi lazım.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Efendim, ben Hükûmete yönelik eleştiri yaptım, Hükûmet cevap verecek efendim.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Ama “AK PARTİ Hükûmeti” olarak ifade etti.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Hükûmet cevap versin, grup değil, Hükûmet.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Hükûmet cevap verecek efendim.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Hükûmet cevap versin, grup niye cevap veriyormuş?

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Efendim “AK PARTİ Hükûmeti” olarak ifade edildi, o çerçevede gruba da burada sataşma var.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Efendim, Hükûmeti eleştirdim, bence Sayın Bakan söz alabilir tabii ki.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Efendim, iki dakika söz istiyorum.

BAŞKAN – Siz konuşmanızda Hükûmeti eleştirdiniz.

Siz ne söylemek istiyorsunuz, tam anlayamadım.

RECEP ÖZEL (Isparta) – Grup Başkanımızı eleştirdi efendim.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – AK PARTİ Hükûmetidir baştaki Hükûmet, gökten zembille inmiş bir hükûmet değil, dolayısıyla AK PARTİ’ye yönelik bir sataşma vardır.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Bakanlar Kurulu farklı, bu şey farklı.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Tutanaklara bakın Sayın Başkan.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Bakanları yerinde yok, bakanları cevap veremiyor.

BAŞKAN – Buyurunuz Sayın Bostancı, iki dakika… (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin AK PARTİ grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasında AK PARTİ Grubuna sataşması nedeniyle konuşması

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Sayın Hamzaçebi AK PARTİ Hükûmetinin mezhepçi bir dış politika izlediğini söyledi. Bildiğim kadarıyla, İran’ın mezhebi bizden farklı ama bizim İran’la ilişkilerimiz her zaman iyi oldu. Eğer mezhepçi bir dış politika izlemiş olsa idik şu nükleer meselelerle ilgili Amerika’yla yaşadığı gerilimde, Sayın Hamzaçebi’nin de çok iyi bileceği gibi, Türkiye’nin İran’ın yanında Brezilya’yla birlikte bir fail olarak durması mümkün olmazdı.

kincisi, Suriye’deki rejim yine mezhep olarak farklıdır, rejimden bahsediyorum. Genellikle CHP’li sözcüler geçmişte Suriye’deki rejim ile Türkiye’nin yakınlaşmasını bugün ironik bir eleştiri konusu yaparlar. Doğrudur, Esed rejimi dün daha ılımlı, daha demokratik açılımlar yapma iddiasında bir rejimdi ve biz Esed rejimine düşman değildik, yakındık ama ne zaman Esed rejimine karşı çıktık? O varil bombaları ne zaman atıldı, mazlumların kanı ne zaman döküldü o zaman karşı çıktık, mezhep yüzünden değil Sayın Hamzaçebi. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Dolayısıyla, AK PARTİ hükûmetlerinin karşı çıktığı mezhep değildir, yapılan zulümlerdir, zalimliklerdir. Lütfen bunu açık seçik bir şekilde görelim.

Saygılar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Bostancı.

VII.- ÖNERİLER (Devam)

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri (Devam)

1.- AK PARTİ Grubunun, Genel Kurulun çalışma saatleri ile gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine; 4, 21 Ekim 2014 ile 4, 11, 18 ve 25 Kasım 2014 Salı günkü birleşimlerinde bir saat sözlü soruların görüşülmesini müteakip diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan işlerin görüşülmesine; 15, 22 Ekim 2014 ile 5, 12, 19 ve 26 Kasım 2014 Çarşamba günkü birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin önerisi (Devam)

BAŞKAN – Adalet ve Kalkınma Partisinin…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sayın Başkan, özür dilerim. Yani, AK PARTİ hükûmetleri gayet… Uludere’de kaç tane insanımızı öldürdüler, aynısını yaptılar.(AK PARTİ sıralarından gürültüler)

OYA ERONAT (Diyarbakır) – Ne alakası var ya?

RECEP ÖZEL (Isparta) – Ne alaka ya?

BAŞKAN – Sayın Tanal…

OYA ERONAT (Diyarbakır) – Ne alakası var, çok ayıp ya, çok ayıp, hiç yakışmadı!

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Yaptınız işte, kaç tane insanımızı öldürdünüz öyle.

OYA ERONAT (Diyarbakır) – Çok ayıp, çok ayıp!

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Bombalar yağdırdınız.

BAŞKAN – Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Karar yeter sayısı…

BAŞKAN – Karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler…

Elektronik cihazla yapacağız.

RECEP ÖZEL (Isparta) – “Vardır.” diyor efendim.

BAŞKAN – Onlar “Var.” diyor, ben “Yok.” diyorum. Onun için elektronik yapalım, sorun kalmasın.

Bir dakika süre veriyorum, burada olan arkadaşlarımız içindir.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Karar yeter sayısı yoktur.

On dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 17.10

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 17.23

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER: Fehmi KÜPÇÜ (Bolu), Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır)

----0----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 3’üncü Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu önerisinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi öneriyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.

Şimdi, İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım ve daha sonra oylarınıza sunacağım.

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

A) Önergeler (Devam)

3.- Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın, (2/285) esas numaralı Toplu Konut Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/202)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

(2/285) esas numaralı Kanun Teklifi’min İç Tüzük 37’ye göre Genel Kurulda görüşülmesini saygılarımla arz ederim.

Ahmet Toptaş

Afyonkarahisar

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen biraz sessiz olalım.

Teklif sahibi olarak Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş…

Buyurun Sayın Toptaş. (CHP sıralarından alkışlar)

AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.

Helikopter kazasından kaybettiğimiz 4 şehidimizin ve Sayın Cumhurbaşkanının koruma ekibindeyken kaza yapan, kazada kaybettiğimiz 3 polis şehidimizin ruhları şad olsun diyorum ve sözlerime başlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 20 Ocak 2012 tarihinde verdiğimiz, 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’nun ek 2’nci maddesinin değiştirilmesini istediğimiz yasa teklifimiz, bizim teklifimizden on yedi ay sonra, diğer grup başkan vekilleriyle birlikte bizim Grup Başkan Vekilimizin imzasıyla yasalaşmıştır. Bunun yasalaşmış olması nedeniyle yüce Meclise teşekkür ediyor ve saygılarımı sunuyorum yeniden.

Değerli arkadaşlar, şehitlerimiz ve yakınları ile malul gazilerimiz için verdiğimiz bu teklif yasalaştı ama göre başka sorunlarımız da var. Örneğin Kore gazileri, örneğin Kıbrıs gazileri, örneğin muharip gazilerin de çok ciddi sorunları var; bu sorunlara da yüce Meclisin çok kısa sürede çözüm bulmasını talep ediyorum.

Değerli arkadaşlar, bu vesileyle şunu belirtmek isterim ki, Türkiye geçen hafta içerisinde çok ciddi toplumsal karmaşalar yaşadı. Terör ve terör örgütünün eylemleri nedeniyle, sokak gösterileri nedeniyle Türkiye’nin dört bir yanında olaylar çıktı, Türk Bayrağı yakıldı, Atatürk heykelleri yıkıldı, kamu binaları, müzeler, okullar talan edildi, bankalar talan edildi, sokaklara çıkılamaz hâle geinldi ve AKP iktidarı, 12 Eylül’den bu yana ilk defa 6 ilde -yeniden başa döndük sokağa çıkma yasağı ilan etti. Sokağa çıkma yasağı ilan ettikten sonra da değişik açıklamalar gördük. İçişleri Bakanı, misliyle karşılık vereceklerini, daha otoriter, daha ciddi güvenlik tedbirleri ve cezaları ağırlaştırıcı hükümler getireceklerini söyledi.

Değerli arkadaşlar, terör sorunu Türkiye’de aslında demokrasi sorunu, hukuk sorunu ve insan hakları sorunu. Bu sorunlar çözülmeden terörün üstesinden gelmek mümkün değil. Bunun yanında Türkiye’nin jeostratejik konumu nedeniyle dış güçlerin de her zaman Türkiye’de karışıklığa meydan vermek için yapabilecekleri provokasyonlara açık bir hâldeyiz. Bunların önlenmesinin yolu, Türkiye’de demokratik hakların genişletilmesidir. Bunların kısıtlanmasıyla, yeniden güvenlikçi politikalarla, yeniden polis şiddetiyle, asker şiddetiyle Türkiye’yi kasıp kavurup 12 Eylül dönemine döndürmeyle Türkiye’nin bu sorunları çözülmez; demokrasiyle çözülür, hukuk devleti ilkeleriyle çözülür.

Şimdi, Hükûmet, bu sorunları çözmek için Parlamentoda hiçbir önerimize olumlu bakmadı, bütün destek taleplerimizi geri çevirdi yani “Siz susun.” dedi, “Siz karışmayın.” dedi, “Siz bilmezsiniz.” dedi. Ben bilirim anlayışıyla getirdiği nokta da burası. Ben bilirim anlayışıyla gelinen noktada, Türkiye 2002’nin çok öncelerine döndü ve yeniden sokaklarda terör hortladı, yeniden sokaklarda şiddet hortladı ve yeniden sokaklarda karmaşa ve güvensizlik hortladı. Bunların önüne geçmenin bir tek yolu –biraz önce söylediğim gibi- demokrasiyi hâkim kılmaktır. Hükûmet “çözüm süreci” diye bir süreç başlattı, akillikleri kendisinden menkul bir sürü insanı sokağa sürerek bunlarla çözüm arayışına girdi. Şimdi, 36 ilde neredeyse olağanüstü hâl ilan edecek hâle geldik; akillerin bir tekinden bir tek cevap, bir tek kelime yok, Hükûmetin akilleri ortadan kayıp.

Hükûmet, yeniden, çözüm süreciyle ilgili paketler hazırladığını söyledi. Sayın Baluken’in beyanına göre, Meclisin haberi yok, bizim haberimiz yok, onun beyanına göre, 6 maddelik bir çözüm paketini yeniden Meclise getireceğini söylüyor. Şimdi, topluma sunacağı çözüm paketinde, PKK’lı teröristlerin dağdan inenlerine iş bulunacağını, rehabilite edileceğini söylüyor Hükûmet ama bunlarla savaşan binlerce insanın ne hâlde olduğunun, yanında arkadaşı vurulmuş askerin, yanında arkadaşı parçalanmış askerin askerden döndükten sonra işsiz kaldığının, onun da rehabilitasyona muhtaç olduğunun farkında değil.

Türkiye eğer toplumsal barışa ulaşmak istiyorsa toplumsal barışı sağlamanın yolu da çözümü sağlamanın yolu da Parlamentodur. Parlamentodan bugüne kadar kaçıra kaçıra bu sorunu, bu hâle döndürdünüz. Parlamento soruna sahip çıkmaya hazırdır. Parlamentoya getirin, Parlamentoda birlikte çözelim. Toplumsal barışı ancak Parlamentoda çözebiliriz. Yoksa, Oslo’da, Amerika’da görüşmeler yapılarak, İmralı’dan talimat alarak bu sorun çözülmez. Bu sorunun çözüm yerinin Meclis olduğunu söylüyorum, Meclisi göreve çağırıyorum.

Saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Toptaş.

Tokat Milletvekili Orhan Düzgün, buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

ORHAN DÜZGÜN (Tokat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Toptaş’ın kanun teklifi üzerine, 37’nci maddeye göre, söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, aslında bu teklif, daha önce, Grup Başkan Vekilleri Sayın Nurettin Canikli, Sayın Hamzaçebi ve Sayın Oktay Vural’ın teklifiyle yasalaştırılmış, bazı milletvekilli arkadaşlarımızın da imzaları var. Bu vesileyle kendilerine teşekkür ediyoruz. Buradaki istenen şey şehit ve gazi yakınlarına faizsiz kredi verilmesi teklifiymiş, söylediğim gibi, yasalaşmış. Ancak, tabii, sorunlar bir tek bununla bitmiyor. Askerde -daha önce de bu kürsüde dile getirdiğim- nedeni bilinmeyen tespit edilemeyen ölümler var. Bu insanların aileleri dernekler kurdular, Meclise gelip gidiyorlar. Bunlar şehit sayılmıyorlar ve dolayısıyla hiçbir şehitlik hakkından faydalanamıyorlar.

Sevgili milletvekilleri, bu ülkede insanlar hiç itiraz etmeksizin 20 yaşındaki çocuklarını getirip devlete teslim ediyorlar, “Bu senin askerin olsun.” diyorlar. Bunların bir kısmı askerde gerçekten bilinmeyen sebeplerle, zaman zaman da bu psikolojiyi kaldıramayıp intihar ediyorlar.

Düşünün: Ben size çocuğumu teslim etmişim, siz bana cenazesini teslim etmişsiniz. Sonra dönüp diyorsunuz ki “Arkadaş, senin çocuğun intihar etti.” veya “Ben senin çocuğunun ölüm sebebini tespit edemedim, senin çocuğunu şehit sayamam.” Aile mağdur, ölen zaten ölmüş oluyor. Dolayısıyla, bu insanlar -her ne gerekçeyle ölmüş olursa olsun- getirip asker ocağına teslim ettiyse çocuğunu bu devletin bunu şehit sayması lazım. Bununla ilgili kanun teklifimiz var, bu anlamda hepinizin desteğini de bekliyoruz.

Sayın milletvekilleri, gene, az önce bahsedildi, bu ülkede geçtiğimiz hafta çok ciddi toplumsal olaylar yaşandı. Neydi sorunun kaynağı? Sorunun kaynağı şu: Hemen yanı başımızda Kobani diye bir yer var ve buradaki halk kendi yaşadığı şehri savunmak istiyor ve bu şehir sadece bir etnik kökenden oluşmuyor. Bizim şehirlerimizde nasıl başka etnik kökenlerden, dinî inançlardan insanlar varsa buradaki insanlar da farklı farklı kökenlerden. Belli bir grup daha kalabalık olabilir ama sonuçta bu insanlar yaşadıkları şehri savunmak istiyorlar eli kanlı bir örgüte karşı. Peki, bizim tavrımız ne? Bizim ülkemizde yaşayan ve bu insanların akrabası olan kişiler diyorlar ki: “Bırakın, biz gidelim akrabalarımıza yardım edelim.” “Hayır, gidemezsiniz.” “Peki, o zaman siz gidin yardım edin.” “Hayır, biz de gitmiyoruz.” Yani dolayısıyla, burada bir şehrin halkının tamamının katledilmesine göz yumuyor. Peki, bunun üzerine ne oldu? Bir siyasi parti başkanı kalktı dedi ki “Sokağa çıkın.” Bütün demokrasilerde sokakta protesto eylemi yapmak anayasal bir haktır arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası’nda da vardır. Öyle Sayın Cumhurbaşkanının dediği gibi “Kimseyi sokağa çıkaramazsın.” yok. Ancak sokağa çıkmanın da kuralları vardır. Biz şunu biliyoruz: sokakta birtakım eylemlerin provoke edildiğini, şehirlerin yakıldığını, yıkıldığını biliyoruz, bunları hiçbir şekilde de tasvip etmiyoruz, ancak sokağa çıkanları terörist ilan etmek de hiçbir demokraside yoktur.

Ayrıca şunu söylemek istiyorum: Siz bir taraftan diyorsunuz ki o siyasi parti başkanına “40 kişinin ölümünden sorumlusun.” Partinin grup başkan vekili açıklama yapıyor, diyor ki: “Bize çözümle ilgili yol haritası gönderildi.” Peki, sayın milletvekilleri, o partiye gönderiyorsunuz da bu Meclisteki diğer gruplara neden bunu göndermiyorsunuz? Neyi saklı gizli yapmak derdindesiniz? Aranızda ne tür bir pazarlık var ki onlara bilgi veriyorsunuz da bize vermiyorsunuz? Bunları gerçekten merak ediyorum.

Sayın milletvekilleri, Cumhurbaşkanı bir an evvel ne yaptığına karar vermek, daha doğrusu ne olmak istediğine karar vermek zorundadır. Ya Cumhurbaşkanı olacak, Anayasa'ya uyacak, Anayasa'nın kendisine verdiği yetkileri kullanacak ya da Başbakan olacak tekrar dönüp ama bunların ikisini bir yaparım yok. Bu açıkça bir Anayasa ihlalidir ve “Anayasa'yı bir kere ihlal etmekle bir şey olmaz.” diyemezsiniz. Eğer siz bugün Anayasa'yı ihlal edersiniz, yarın birisi de gelir o Anayasa'yı ihlal eder, sizi de o koltuktan yaka paça indirir, buna o zaman itiraz hakkınız kalmaz. Bu nedenle, Cumhurbaşkanını bir an evvel Anayasa'ya uymaya davet ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu IŞİD'le ilgili birkaç cümle söylemek istiyorum: Sağlık Bakanı bir açıklama yaptı, diyor ki: “Biz, adamın kimliğine, ne iş yaptığına bakmayız, tedavi etmek zorundayız.” Evet, tamamen katılıyorum bir hekim olarak ama o Sağlık Bakanı Gezi’deki yaralılara yardım edildi diye hekimleri mahkeme kapılarına sürüklememek kaydıyla. Çünkü tıp evrensel bir bilimdir, dünyanın her yerinde bu böyledir.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Düzgün.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Şimdi gündemin “Seçim” kısmına geçiyoruz.

IX.- SEÇİMLER

A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim

1.- Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN - Bazı komisyonlarda boş bulunan ve Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna düşen üyelikler için seçim yapacağız. Adayları okuyorum:

Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu için Ankara Milletvekili Emrullah İşler: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2.- Dışişleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

Dışişleri Komisyonu için Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Şimdi gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçiyoruz.

X.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI (x)

1.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, 12 Eylül’de yapılan Anayasa değişikliğiyle getirilen kişisel verilerin korunması ve sendikal hakların uygulamaya konulmasına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/132) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

2.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşlardaki engelli kadrolarına atama yapılıp yapılmayacağına ilişkin sözlü soru önergesi (6/4348) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

3.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Adana ve ilçelerinde elektrik hizmeti noktasında yaşanan sorunlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/4367) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

4.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, enerji alanında kamunun etkin denetimine yönelik çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/4461) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

5.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, enerji alanındaki yatırımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/4465) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

6.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, enerji temini ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması konusunda yürütülen çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/4470) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

7.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Bakanlık tarafından kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/4557) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

8.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, 4/C statüsünde çalışan personele ilişkin sözlü soru önergesi (6/4559) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

9.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, ücretsiz personel servisi uygulaması bulunup bulunmadığına ilişkin sözlü soru önergesi (6/4562) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

10.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı illerde doğalgaz satışına sınırlama getirildiği iddialarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/4596) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

11.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/4735) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

12.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan iline yönelik işbirliği ve ticari anlaşma amaçlı yabancı heyet ziyaretlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/4777) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

13.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars ve Iğdır illerine yönelik işbirliği ve ticari anlaşma amaçlı yabancı heyet ziyaretlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/4786) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

14.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Gümüşhane ve Bayburt illerine yönelik işbirliği ve ticari anlaşma amaçlı yabancı heyet ziyaretlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/4809) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

15.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Van ve Ağrı illerine yönelik işbirliği ve ticari anlaşma amaçlı yabancı heyet ziyaretlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/4810) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

16.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum ve Elazığ illerine yönelik işbirliği ve ticari anlaşma amaçlı yabancı heyet ziyaretlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/4836) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

17.- Antalya Milletvekili Arif Bulut’un, Antalya’nın Serik ilçesinde yaşanan enerji sorunlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/4933) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

18.- Antalya Milletvekili Arif Bulut’un, Antalya’nın Serik ilçesinde yaşanan uzun süreli elektrik kesintilerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/4934) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

19.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, akaryakıt ithalatına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5003) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

20.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, MTA tarafından tıbbi jeoloji konusunda ve Türkiye fauna florasını içeren materyallerin yurt dışında tanıtılması kapsamında gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/5030) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

21.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında MTA tarafından gerçekleştirilen zemin etütlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5031) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

22.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında MTA tarafından gerçekleştirilen mağara etütlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5032) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

23.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, doğalgaz ve elektrik fiyatlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5069) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

24.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Adana’ya yönelik proje ve yatırımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/5203) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

25.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, doğal gaz antlaşmalarına ve BOTAŞ’ın bazı faaliyetlerine ilişkin sözlü soru önergesi. (6/5215) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

26.- İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam'ın, fiilen kesilmemiş elektrikten dolayı alınan kesinti ücretlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5312) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

27.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, alternatif yakıt kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla elektrikli araçlarda kullanılan batarya ve alternatif yakıt kullanılan araçların ana parçalarının üretiminin desteklenmesi adına yürütülmekte olan çalışma ve projelere ilişkin sözlü soru önergesi (6/5344) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

28.- Adana Milletvekili Ali Halaman'ın, Başkent Doğalgazın sayaç değişikliği işlemlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5639) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

29.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Bakanlığa bağlı KİT'lerle ilgili çeşitli hususlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/5697) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

30.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Bakanlığa bağlı KİT'lerdeki öz kaynak artışları ve yabancı sermaye oranı ile Bakanlığa bağlı KİT'lerin Hazine'ye olan borçlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5700) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

31.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Maden Bakanlığı kurulmasına ve yaşam odalarının sayılarının artırılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5776) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

32.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, maden kazalarının önlenmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5777) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

33.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, maden ocaklarında alınması gereken tedbirlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/5778) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

34.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, enerji verimliliği yüksek ürünlerin teşvik edilmesi adına yürütülmekte olan çalışma ve projelere ilişkin sözlü soru önergesi (6/5787) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

35.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Van, Şırnak ve Hakkari'deki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5792) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

36.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Şanlıurfa'daki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5793) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

37.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Erzurum, Gümüşhane ve Bayburt'taki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5794) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

38.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Kars, Iğdır ve Ağrı'daki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5795) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

39.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Elazığ, Mardin ve Adıyaman'daki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5796) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

40.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Batman, Bingöl ve Bitlis'teki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5797) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

41.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ardahan'daki çiftçilerin elektrik borçlarının silinmesi talebine ilişkin sözlü soru önergesi (6/5798) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

42.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, 17, 25 Aralık 2013 tarihlerindeki yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından açılan disiplin soruşturmalarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5836) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

43.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, 17, 25 Aralık 2013 tarihlerindeki yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından taşeron işçilerin çoğunun işten çıkarıldıkları iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5862) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

44.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bazı kamu görevlilerine mobbing uygulandığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5889) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

45.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bazı kamu görevlilerinin emekli olmaya zorlandığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5912) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

46.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bazı kamu görevlilerinin istifaya zorlandığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/5947) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı

BAŞKAN - Sunuşlar bölümünde belirttiğim üzere soruları da mutabakat olduğu için okutmuyorum ve birlikte cevaplandırmak istendiği için sözlü soru önergelerini cevaplandırması için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız’ı kürsüye davet ediyorum.

Süre bir saattir. Cevapladığınız soruların lütfen numaralarını belirtirseniz daha kolay olacak takip açısından.

Buyurunuz efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; yeni yasama döneminin hepimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ederek sözlerime başlamak istiyorum.

Tabii, 24’üncü Dönem sözlü soru önergelerinin cevaplarına Adalet Bakanlığıyla beraber başlıyoruz. Adalet Bakanlığına ait (6/132) numaralı sözlü soru önergesiyle Bakanlığımıza ait farklı numaralarda sözlü soru önergelerinizi Hükûmetimiz adına cevaplandırmak için söz almış bulunuyorum.

Öncelikle, Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan ve Adalet Bakanlığımız tarafından cevaplandırılması istenen sözlü soru önergelerinin cevabıyla başlamak istiyorum.

Ensar Öğüt’ün (6/132) esas numaralı sorusu… 12 Eylülde yapılan Anayasa değişikliğiyle getirilen kişisel verilerin korunması ve sendikal hakların uygulanmaya konulmasına ilişkin Anayasa’da yer alan önemli düzenlemelerden biri olan özel hayatın gizliliği kapsamında kişisel verilerin korunmasına ilişkin olarak Anayasa’nın 20’nci maddesinde herkesin kendisiyle ilgili kişisel verinin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. 21 Şubat 2014 tarihli ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la kişisel verilerin korunmasına ilişkin önemli düzenlemeler yapılmış, kişisel verilerin ve özel hayatın daha etkin korunması amacıyla kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydedenlere verilecek cezalar artırılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında uygulanan koruma tedbirleri vasıtasıyla elde edilen kişisel veri niteliğindeki bilgilerin de daha etkin bir korumaya kavuşturulması amaçlanmıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kişisel verilerin kaydedilmesi” başlıklı 135’inci maddesindeki suçun cezasının alt sınırı altı aydan bir yıla, “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” başlıklı 136’ncı maddesindeki suçun cezasının alt sınırı ise bir yıldan iki yıla çıkartılmıştır. Yine “Verileri yok etmeme” başlıklı 138’inci maddesindeki suçun cezası bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası olarak yeniden düzenlenmiş, ayrıca maddeye eklenen (2)’nci fıkrayla yok edilmesi gereken verinin Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elde edilen bir veri olması durumunda cezanın bir kat artırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı: 12/9/2010 tarihinde yapılan halk oylamasında kabul edilerek yürürlüğe giren, 7/5/2011 tarihli ve 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’la, Anayasa’nın 20’nci maddesine eklenen son fıkra kapsamında temel bir hak olarak düzenlenmiş ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede, kişisel verilerin korunması kanun tasarı taslağı 11 Şubat 2013 tarihinde Bakanlar Kuruluna sunulmuş olup, 21 Ocak 2014 tarihinde de yenilenerek Başbakanlığa gönderilmiştir.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı 12/9/2010 tarihli halk oylamasıyla kabul edilen 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’la hukuk sistemimize girmiş yeni bir hak arama yoludur. Bireysel başvuru hakkı Anayasa’nın 148, 149 ve geçici 18’inci maddesi hükümleriyle hukuk sistemimize girmiştir.

30/3/2011 tarihli 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45 ile 51’inci maddeleri bu Anayasa hükümlerini daha somut hâle getiren düzenlemelere yer vermektedir. Aynı kanunun geçici 1’inci maddesinin (8)’inci fıkrasında, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruların inceleneceği hükmüne yer verilmiştir.

12/7/2012 tarihli ve 28351 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi İç Tüzüğü de bireysel başvuruların işleyişi konusunda hükümler içermektedir.

Sayın Mesut Dedeoğlu’nun (6/4465) esas numaralı sorusu enerji alanındaki yatırımlara ilişkindir.

Ülkemizin büyüyen ekonomisine paralel olarak enerji talebi de giderek artmaktadır. Artan enerji talebini karşılamak için enerji sektörüne önemli yatırımlar yapılmaktadır. Son on iki yılda sadece enerji sektörüne elektrik üretiminden iletimi ve dağıtımına kadar 110 milyar TL’lik yatırım yaptık. Önümüzdeki on yıllık dönemde de enerji sektörüne yaklaşık 120 milyar TL’lik yatırım yapmayı planlıyoruz. Yapılan yatırımların büyük bir çoğunluğu özel sektör tarafından gerçekleştirildi. Elektrik ve Doğal Gaz Piyasası kanunlarıyla yeniden yapılanma ve reform sürecinde yatırımların özel sektör eliyle yapılabilmesi için gerekli rekabetçi, şeffaf ve iyi işleyen bir piyasa yapısı oluşturduk. Enerji sektörüne yön veren Elektrik Piyasası, Doğal Gaz Piyasası, Petrol Piyasası, Sıvılaştırılmış Petrol Piyasası kanunlarının her birinin temeli rekabetçi bir piyasa yapısına dayanmaktadır.

Bilindiği üzere, günlük ve mevsimlik değişiklikleri karşılamak ve doğal gaz temininin azalması veya durmasıyla meydana gelebilecek doğal gaz arz açığını gidermek ve sistemin sağlıklı çalışmasını sağlamak amacıyla doğal gazın depolanması gerekmektedir. Bu doğrultuda Silivri’deki Kuzey Marmara ve Değirmenköy Doğal Gaz Yeraltı Depolama tesisleri 20 Temmuz 2007 tarihinde işletmeye açılmıştır. Doğal gazın yer altında depolanabilirliği açısından uygun olan ve Tuz Gölü’nün derinliklerinde bulunan tuz domlarının doğal gaz deposu olarak yer altında kullanımı amacıyla geliştirilen Tuz Gölü Doğalgaz Yeraltı Depolama Projesi’ne ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Yapımı devam eden Tuz Gölü Doğalgaz Yeraltı Depolama Projesi kapsamında birinci aşamanın 2016 yılında tamamlanarak yaklaşık 500 milyon metreküp çalışma gazı kapasitesine, ikinci aşamasının da 2019 yılında tamamlanarak toplam 1 milyar metreküp çalışma gazı kapasitesine ulaşılması planlanmaktadır. Projenin tamamlanmasıyla günlük maksimum 40 milyon metreküp doğal gaz Türkiye doğal gaz şebekesine verilebilecektir.

Ülkemizin coğrafi konumundan dolayı şehirlerimizde yıllık doğal gaz tüketiminin yaklaşık yüzde 80’inin kış aylarında ısınma amaçlı gerçekleştiriliyor olması, gerek aylık ve gerekse günlük bazda yaz ve kış dönemi doğal gaz tüketimleri arasında büyük farklılıklar bulunması sebebiyle kış aylarında yurt dışından ithal edilen doğal gazın arz kaynaklarından ülkemize sevkinde meydana gelebilecek olan azalma ya da kesintiler dikkate alınarak arz güvenliği çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda, kış aylarının yoğun ve sert geçme ihtimali ve doğal gaz tüketiminde oluşabilecek sorunlara ilişkin olarak mevcut doğal gaz ve LNG alım satım anlaşmalarımız çerçevesinde azami miktarlarda doğal gaz temin edilmekte, TPAO Kuzey Marmara ve Değirmenköy Yeraltı Doğal Gaz Depolama tesisleri ve LNG terminalleri kapasiteleri de azami oranda kullanılmakta ve ayrıca ihtiyaç hâlinde uluslararası piyasalardan spot LNG temin edilmektedir.

Ülkemizin elektrik ve doğal gaz güvenliğinde herhangi bir problem bulunmamaktadır. Ancak Ukrayna krizi ve diğer gelişebilecek olayları da tabii ki yakinen takip etmekteyiz.

Sayın Mesut Dedeoğlu’nun (6/4461) esas numaralı sorusu enerji alanında kamunun etkin denetimine yönelik çalışmalara ilişkin.

30 Mart 2013 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 15’inci maddesinin 1’inci fıkrasında yer alan “…dağıtım şirketleri hariç elektrik piyasası faaliyetleri ile lisanssız faaliyet gösteren kişilerin bu Kanun kapsamındaki inceleme ve denetimi Kurum tarafından yapılır. Bu Kanun kapsamında tanımlanan elektrik dağıtım şirketlerinin denetimi ise Bakanlık tarafından yapılır.” hükmü kapsamında elektrik dağıtım şirketlerinin faaliyetlerini inceleme ve denetim yetkisi Bakanlığımıza aittir. Bu kapsamda, Bakanlığımız tarafından hazırlanan Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Faaliyetlerinin İncelenmesi ve Denetlenmesine Dair Yönetmelik ve Tebliğ 13 Nisan 2013’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu mevzuat kapsamında, elektrik dağıtım şirketlerinin yatırım faaliyetleri, müşteriler ile ilgili faaliyetleri, işletme ve bakım faaliyetleri, genel aydınlatma faaliyetleri, mali konular, mal ve hizmet alım ve satımıyla ilgili faaliyetler, bilişim ve şebeke işletim sistemleri altyapısı, hizmet kalitesi ve hukuki süreçler konularında inceleme ve denetimler Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Ayrıca, Elektrik Piyasası Kanunu, Doğal Gaz Piyasası Kanunu, Petrol Kanunu ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ile ilgili yönetmelikler doğrultusunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından inceleme ve denetimler yapılmaktadır. Elektrik ve doğal gaz sektöründeki denetimler EPDK ve EPDK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşları tarafından gerçekleştirilmektedir. Bunun yanı sıra, doğal gaz piyasasında yapılan şebeke yatırımlarının denetimi için EPDK tarafından yetkilendirilmiş teknik denetim şirketleri de bulunmaktadır.

Petrol ve LPG piyasalarında ise EPDK’nın yanı sıra iş birliği protokolü yapılan İçişleri Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından da denetimler yapılmaktadır. Yapılan denetimlere zaman zaman Gelir İdaresi Başkanlığı da iştirak edebilmektedir.

Sayın Mesut Dedeoğlu’nun (6/4470) esas numaralı enerji temini ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması konusunda yürütülen çalışmalara ilişkin ve Sayın Ali Halaman’ın (6/5069) esas numaralı doğal gaz ve elektrik fiyatlarına ilişkin soruları… Elektrik enerjisi ekonomik ve sosyal kalkınmaya zemin hazırlayan ve yaşam kalitesinin gelişimini temin eden pek çok hizmetin vazgeçilmez bileşenlerinden bir tanesidir. Bu nedenledir ki enerjinin güvenli, kesintisiz ve karşılanabilir maliyetlerle arzının temini ekonomik büyümenin ön koşuludur.

Enerji maliyetlerinin azaltılması için dışa bağımlılığın azaltılarak yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızın elektrik enerjisi üretimindeki payının artırılması ve yeni teknolojilerin hayata geçirilmesi, ayrıca verimliliğin artırılması enerji politikalarımızın arasında öncelikle yer almaktadır. Bu kapsamda, rekabetçi piyasa koşullarında yenilenebilir enerji üretiminin teşviki güçlendirilmiş, kaynak bazlı farklılaştırılmış alım garantileriyle yatırımcılara ek güvenceler verilmiştir. Bu teşvik mekanizmaları, küçük HES’ler ve rüzgâr santralleri başta olmak üzere, yenilenebilir kaynaklardan enerji üretiminin gelişmesine katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte enerji satış fiyatlarında son yapılan fiyat düzenlemelerinden sonra ülkemiz, AB ülkeleri arasında, tüm vergiler dâhil, konutlarda elektriği en ucuz kullanan 4’üncü, sanayide elektriği en ucuz kullanan 1’inci, konutlarda ve sanayide doğal gazı en ucuz kullanan 1’inci sıradaki ülkedir.

Ülkemizde on iki yıl önce 200 kilovatsaatlik bir elektrik tüketim bedelinin asgari ücret içindeki payı yüzde 18 iken bugün bu değer yüzde 8,8’e düşmüştür. Başka bir ifadeyle, asgari ücret alan bir vatandaşımız 2002 yılındaki gelirinin yüzde 18’ini elektrik faturası olarak ödemekteyken bugün ancak yüzde 8,8’ini elektrik faturası olarak ödemektedir.

Ülkemizde on iki yıl önce 125 metreküplük doğal gaz tüketimi bedelinin asgari ücret içerisindeki payı yüzde 32,2 iken bugün bu değer yüzde 16,6’ya düşmüştür. Başka bir ifadeyle, asgari ücret alan bir vatandaşımız 2002 yılındaki gelirinin yüzde 32,2’sini doğal gaz faturası olarak ödemekteyken bugün yüzde 16,6’sını doğal gaz faturası olarak ödemektedir.

2002 yılından itibaren vatandaşımızın geliri içindeki enerji faturası olarak ödediği miktar önemli ölçüde hemen hemen yarı yarıya azalmıştır ve daha da azaltılması için enerji ve kalkınma politikalarımız doğrultusunda bu çalışmalar sürdürülmektedir.

Fiyatların belirlenmesine ilişkin olarak. Elektrik tarifeleri: Tarifeleri düzenlemeye tabi tüketicilere uygulanacak olan fiyatlara ilişkin hesaplamalarda Perakende Satış Hizmet Geliri ile Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ gereği görevli tedarik lisansı sahibi tüzel kişinin enerji alım maliyetleri göz önünde bulundurulmaktadır. Enerji alım maliyetleri, görevli tedarik lisansı sahibi tüzel kişinin TETAŞ, kendi üretim şirketi ve diğer özel sektör üretim şirketleri, YEK belgeli üretim şirketleri veya dengeleme ve uzlaştırma piyasasından temin edilen enerji maliyetleri ile tebliğde belirtilen Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi (PMUM) kaynaklı diğer maliyetleri kapsamaktadır. Tüketicilerin korunması açısından, özel sektör üretim şirketlerinden yapılacak alımlarda piyasa fiyatlarının esas alınacağı hükme bağlanmıştır. TETAŞ’ın toplam satış tarifesi kanun kapsamında EPDK tarafından onaylanmaktadır. Enerji alım maliyetlerindeki değişim hesaplanırken söz konusu tüm kaynaklardan yapılan alımların maliyetleri göz önünde bulundurularak ilgili dönemin enerji tarifesine yansıtılmaktadır.

Doğal gaz tarifeleri ise doğal gaz toptan satış piyasasını düzenleyen 31/12/2011 tarih ve 28159 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 22/12/2011 tarih ve 3577 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Kararı’nın 1’inci maddesi “Doğal gaz toptan satış fiyatları taraflar arasında serbestçe belirlenir.” hükmüne istinadendir. “Fiyatların belirlenmesinde eşit taraflar arasında ayrım yapılmaması ve şeffaflık ilkeleri dikkate alınır.” hükmüyle piyasa oyuncularının rekabet koşullarını bozmadan faaliyet göstermelerini ve fiyatlarını serbestçe belirlemelerini karara bağlamıştır. Söz konusu kararın 2’nci maddesi ise “Tedarikçilerin, dağıtım şirketlerine satış yapması durumunda, tedarikçiler her bir dağıtım şirketi için ilgili ayda uygulayacakları iletim ve sevkiyat kontrollerine ait bedeller, varsa depolama bedeli ve asgari alım-azami çekiş benzeri taahhütlerden kaynaklanabilecek bedeller dâhil nihai toptan satış fiyatlarını tek bir fiyat olarak belirler ve her ayın ilk günü dağıtım şirketlerine bildirir.” hükmüyle toptan satış şirketlerinin dağıtım şirketlerine yapacakları satışlara ait fiyat teşekkülünü belirlemiştir.

Sayın Ensar Öğüt’ün (6/5215) esas numaralı sorusu doğal gaz anlaşmaları ve BOTAŞ’ın bazı faaliyetlerine ilişkin.

Ülkemiz doğal gaz talebinin karşılanmasını teminen Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) tarafından uzun dönemli alım satım anlaşmalarıyla Rusya Federasyonu, Azerbaycan ve İran’dan boru hattıyla, Nijerya ve Cezayir’den ise sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatıyla gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, özel sektör tarafından da Rusya Federasyonu’ndan uzun dönemli alım satım anlaşmalarıyla doğal gaz ithal edilmek suretiyle doğal gaz talebinin karşılanması sağlanmaktadır.

Genel olarak uzun dönemli doğal gaz alım satım anlaşmalarında asgari alım taahhüdünde yani “al ya da öde” miktarlarına ilişkin hükümler yer almakta olup “al ya da öde”yle ilgili miktarların ödemeleri, doğal gaz satıcısı olan tarafın yaptığı yatırımların bir garantisi olarak değerlendirilmekte ve tüm dünyada yapılan uzun dönemli doğal gaz kontratlarında ve satım anlaşmalarında bu tür hükümlere yer verilmektedir. Bu hükümler çerçevesinde asgari alım taahhüdünün altında kalan miktarlar için o dönemdeki anlaşma fiyatları üzerinden belirli bir oranda ödeme yapılmakta ve daha sonraki yıllarda bu gaz miktarı telafi edilmektedir. Dolayısıyla, asgari alım taahhüdü çerçevesinde yapılan ödemeler boşa gitmemekte, herhangi bir kayba yol açmamakta ve telafi esnasında yapılacak ödemelerden de düşülmektedir.

Bununla birlikte, BOTAŞ’ın girmiş olduğu al ya da öde miktarlarının telafileri ilgili anlaşmalarda belirtilen süreler içerisinde, zamanında ve hiçbir kayba yol açmadan yapılmaya devam edilmektedir.

BOTAŞ’ın son beş yıldaki sigorta tutarları 25 milyar 169 milyon 949 bin 676 dolardır. BOTAŞ Risk Analiz Komisyonunca sigortaya tabi unsurların hangi değerden, hangi tip sigortaya, hangi limit, muafiyet ve istisnalar ile hangi risklere karşı sigorta teminatı altına alınacağı hususlarında yapılan çalışmalara istinaden hazırlanan rapor doğrultusunda sigorta işlemleri yürütülmektedir.

BOTAŞ, faaliyetleri doğrultusunda, boru hatlarıyla taşıma, liman hizmetleri, Rusya, İran ve Azerbaycan’dan boru hatlarıyla gelen doğal gazı, Nijerya, Cezayir ve spot piyasadan temin edilen LNG’yi yurt içi dağıtıcı şirketlere, nihai kullanıcılara ve yurt dışı alıcılara teslimini sağlayarak gayrisafi yurt içi hasılaya katkı sağlamaktadır.

BOTAŞ’ın bağlı ortaklığı olan BOTAŞ International Limitet Şirketi BIL, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 58’inci maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde 3 Temmuz 1996 tarihinde kurulmuş ve 22/04/1998 tarihinde de BIL’in ilk yıllık genel kurulu yapılmıştır. 30 Mart 1998 tarihli özel kararla, BIL Ana Sözleşmesi’nin 57’nci ve 58’inci maddeleri çerçevesinde, şirket genel kurul toplantılarının yıllık değil gerektiğinde yapılmasına ve bu tür toplantıların “olağanüstü toplantı” olarak da adlandırılmasına karar verilmiştir. Ancak, daha sonra 4/5/2010 tarihinde yapılan BIL olağanüstü genel kurulunda, şirket olağan genel kurul toplantılarının her yıl mutat olarak mayıs ayı içerisinde toplanmasına karar verilmiş olup bu karar çerçevesinde BIL’in olağan genel kurulu her yıl mayıs ayında yapılmaktadır.

Sayın Ensar Öğüt’ün (6/5003) esas numaralı akaryakıt ithalatına ilişkin sorusu…

Ülkemizin ham petrol ithalatı 2012 yılında 143 milyon varil, 15,9 milyar dolar; 2013 yılında 136 milyon varil, 14,8 milyar dolar ve 2014 yılı Haziran ayı sonunda da 57,3 milyon varil yani 6,2 milyar dolar civarındadır.

Ülkemizin doğal gaz ithalatı 2012 yılında 45,9 milyar metreküp, 2013 yılında 45,3 milyar metreküp ve 2014 yılı Temmuz ayı sonunda da 28,5 milyar metreküptür.

Ülkemizin doğal gaz ve LPG ithalatı 2012 yılında 23,2 milyar dolar, 2013 yılında 21,2 milyar dolar ve 2014 yılı Haziran ayı sonunda da 11,5 milyar dolardır.

Ülkemizin enerji ithalatının yarısından daha fazlası ulaştırma sektöründe kullanılmaktadır.

Birim petrol bedelleri işlem gördüğü petrol borsası -Brent, Dubai vesaire- ve ticari ilişkiler çerçevesinde yapılanmaktadır.

Bilindiği üzere doğal gaz ithal bir enerji kaynağı olup yapılan uluslararası anlaşmalar çerçevesinde temin edilmektedir. Doğal gaz satış fiyatını oluşturan unsurlardan biri olan güncel alım fiyatları, uluslararası ham petrol ve petrol ürünü fiyatlarına endeksli formüllerle belirlenmekte ve bu bağlamda güncel alım fiyatları geçmiş altı ila dokuz aylık ham petrol ve petrol ürünleri fiyat ortalamasına göre hesaplanmaktır. Dolayısıyla, ham petrol ve petrol ürünlerindeki fiyat artışı veya azalışı doğal gaz alım fiyatlarına etki etmektedir. Bununla beraber, doğal gaz alım maliyetlerini doğrudan etkileyen ABD dolar kurundaki değişimler de satış fiyatlarının belirlenmesinde etken unsur olmuşlardır.

Doğal gaz alım satım anlaşmaları yirmi-yirmi beş yıllık uzun dönemli uluslararası ilişkiler açısından ekonomik ve siyasi etkileri olan ticari akitler olup bu anlaşmaların hükümleri ticari gizlilik içermektedir. Gizli tutulan konuların açıklanması anlaşmaya aykırılık teşkil eder. Bu durum gerektiğinde anlaşmanın feshi veya bu nedenle doğan zararın giderimi gibi yaptırımlara da yol açabilir. Anlaşmalarda yer alan fiyat maddesi de aynı gizlilik hükümlerine sahiptir. Öte yandan, anlaşmalardaki gizlilik maddesine aykırı durumların, alıcının veya satıcının üçüncü şahıslarla taraf olduğu diğer anlaşmalar açısından da ticari sıkıntılar yaratması söz konusudur.

Ayrıca, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun 4’üncü maddesinde “Ticari gizliliği olan bilgiler kurum hariç üçüncü taraflara açıklanamaz.” ve 7’nci maddesinde de “Doğal gaz piyasasında faaliyet gösteren taraflar ticari yönden hassas bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür.” hükümleri yer almaktadır.

Sayın Özcan Yeniçeri’nin (6/5787) esas numaralı sorusu, enerji verimliliği yüksek ürünlerin teşvik edilmesi adına yürütülmekte olan çalışma ve projelere ilişkin. Son yıllarda Avrupa Birliğinin çevreye duyarlı tasarım gereklerine dair düzenlemeler ile enerji etiketleme düzenlemelerinin uygulamaya girmesiyle elektrikli ev aletleri piyasasında enerji verimli ürünlerin hâkim duruma gelmesi büyük ölçüde sağlanmıştır. Ancak bu piyasa dönüşümünün tamamlanması ve özellikle de hâlen kullanımda olan eski ve verimsiz ürünlerin daha verimli olarak yenileriyle değişiminin hızlandırılması için, finansman destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi amacıyla, Bakanlığımız koordinatörlüğünde, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) ve Arçelik iş birliğiyle yürütülen Türkiye’de Enerji Verimli Ürünlerin Piyasa Dönüşümü Projesi kapsamında Türkiye’de uygulanmasında yarar görülen destek modelleri hakkında çalışmalar yapılmıştır. Bununla birlikte, enerji verimliliği yüksek beyaz eşyalara ÖTV indirimi sağlama konusunda Maliye Bakanlığı tarafından da bir kısım çalışmalar yapılmaktadır.

Sayın Özcan Yeniçeri’nin (6/5344) esas numaralı sorusu alternatif yakıt kullanımıyla alakalı. Alternatif yakıt kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla elektrikli araçlarda kullanılan batarya ve alternatif yakıt kullanan araçların ana parçalarının üretiminin desteklenmesi adına yapılan çalışmalar Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK tarafından beraberce yürütülmektedir.

Sayın Ali Halaman’ın (6/5203) esas numaralı, Adana’ya yönelik proje ve yatırımlara ilişkin olarak da... Geçtiğimiz yıl, Bakanlığımız, bağlı ve ilgili kuruluşlarımız ile elektrik ve doğal gaz sektöründe faaliyet gösteren dağıtım şirketleri tarafından Adana ili ve çevresinde birçok yatırım gerçekleştirilmiştir. Elektrik sektöründe kamu ve özel şirketler tarafından Adana ilimizde 2013 yılında toplam 28,9 milyon TL, 2002 ila 2013 yılları arasında da toplam 304,4 milyon TL’lik yatırım yapılmıştır. 2002 ila 2013 yılları arasında madencilik sektöründe 3 milyon, petrol ve doğal gaz sektöründe de özel şirketlerle beraber toplam 148 milyon TL yatırım yapılmıştır.

Adana’da son on iki yılda enerji ve tabii kaynaklar alanında yapılan toplam kamu yatırımı yaklaşık 300 milyon TL olup elektrik ve doğal gaz dağıtım şirketlerinin yatırımıyla beraber bu miktar 455 milyon TL’ye ulaşmıştır.

Sayın Ensar Öğüt’ün (6/4735) esas numaralı, Ardahan’a yönelik yatırımlarla alakalı... Geçtiğimiz yıl, Bakanlığımız, bağlı ve ilgili kuruluşlarımız ile elektrik ve doğal gaz sektöründe faaliyet gösteren dağıtım şirketleri tarafından birçok yatırım yapılmıştır. Bunlardan, 2013 yılında toplam 12,5 milyon TL, 2002 ila 2013 yılları arasında da toplam yaklaşık 78 milyon TL’lik yatırım yapılmıştır.

Ardahan’da son iki yılda yapılan yatırımların toplam tutarı -son on iki yılı da dâhil edersek- 84,1 milyon TL olup bütün şirketlerle beraber yaklaşık 100 milyon TL’lik bir yatırım gerçekleşmiştir.

Sayın Ensar Öğüt’ün (6/4777), (6/4786), (6/4809), (6/4810) ve (6/4836) esas numaralı sözlü soru önergelerinde... Bakanlığımız tarafından, başta komşularımız olmak üzere, enerji ve madencilik alanında iş birliği potansiyeli barındıran ülkelerle çeşitli mutabakat zabıtları ve/veya anlaşmaları imzalanmıştır. Önergede konu edilen illerimiz dâhil olmak üzere, ülkemizin tamamında, enerji alanındaki potansiyel dâhilinde, karşılıklı yarar temelinde ve uygun koşulların sağlanması durumunda yabancı ülkelerle ileriki dönemlerde de iş birliği geliştirilebilecek ve farklı anlaşmalar imzalanacaktır.

Yine, Sayın Ensar Öğüt’ün (6/5792), (6/5793), (6/5794), (6/5795), (6/5796), (6/5797) ve (6/5798) esas numaralı farklı sorularında… 11/9/2014 tarihinde yayımlanan 6552 sayılı Kanun’la, elektrik dağıtım ve perakende satış şirketlerinin özelleştirilmesinden önceki, TEDAŞ’a yani kamuya olan tarımsal sulama borçları ile kamu kuruluşu ve belediyelere ait borçların ödenebilmesi için büyük imkân sağlanmıştır. Tarımsal sulama borcu olan çiftçilerimizin kooperatif ve sulama birliklerimizin borcunu ödeyerek devletimizle helalleşmesi için kaçırılmayacak bir fırsat doğmuştur. 30 Kasım 2014 tarihine kadar bölgesindeki dağıtım ya da perakende şirketine müracaat eden çiftçilerimiz eğer borçlarını 31 Aralık 2014 tarihine kadar tek seferde öderse sadece anaparayı ödeyeceklerdir, hiçbir gecikme cezası ya da faiz olmayacaktır. Yine, 30 Kasım 2014 tarihine kadar müracaat edilmesi hâlinde, senede bir kez yıl sonuna kadar ödenebilecek şekilde, beş yıla kadar da vade yapılabilecek ve yıllık yüzde 5 gecikme uygulanacaktır. Örneğin, 2005 tarihinde 1.000 TL borcu olan bir çiftçimiz, bu kanun çıkmasa borcunu 4.230 TL olarak ödeyecekti. İcra takibi ve mahkeme masrafları ile borç miktarı 7-8 bin TL’yi bulacaktı. Ülkemizdeki mekanizma bu. Yapılan düzenlemeyle, 30 Kasım 2014 tarihine kadar çiftçimiz, müracaat etmesi hâlinde, 31 Aralık 2014 tarihine kadar tek seferde ödeme yapması durumunda sadece anapara olan 1.000 TL’yi ödeyerek devletle helalleşecektir. Çiftçimiz borcunu taksitli ödemek isterse beş yıla kadar senede bir kez ödeme yapacak şekilde, beşinci yılın sonunda ise 1.295 TL ödeyerek gene devletle helalleşmiş olacaktır.

Ayrıca, yine özelleştirme öncesi TEDAŞ’a borçlu olan belediyelerin ve kamu kuruluşlarının da borçlarını ödeyebilmeleri için aynı kanunda kolaylıklar sağlanmıştır. 31 Aralık 2014 tarihine kadar peşin ödeme yapılması durumunda yıllık ortalama yüzde 21 gecikme yerine yıllık ortalama yüzde 7 gecikme uygulanarak borçlar ödenebileceği gibi, otuz altı aya kadar da iki aylık ödeme periyotları ile 18 eşit taksitle yıllık yüzde 5’lik gecikme uygulamasıyla ödeme yapabileceklerdir.

Sayın Ali Halaman’ın (6/4367) esas numaralı, Adana ve ilçelerindeki elektrik hizmetleriyle alakalı sorusu… Konuya ilişkin Toroslar Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinden alınan bilgide özetle: “Abonelere kaliteli ve kesintisiz hizmet vermek amacıyla bakım, onarım ve yenileme çalışmaları sürdürülmektedir. Adana İl Müdürlüğü sorumluluk alanında 3.659 adet orta gerilim ve alçak gerilim dağıtım trafosu bulunmaktadır. Bu trafolar muhtelif zamanlarda yatırım çalışmaları doğrultusunda tesis edilerek devreye alınmıştır. Söz konusu trafoların kontrolleri periyodik aralıklarla yapılmakta ve gereken durumlarda trafoların değişimi gerçekleştirilmektedir.”

Sayın Arif Bulut’un (6/4933) esas numaralı, Antalya’nın Serik ilçesinde yaşanan elektrik sorunlarıyla alakalı konulara ilişkin sorusu… Yine, Akdeniz Elektrik Dağıtım Şirketinden alınan bilgide “Dağıtım bölgesinde kaliteli ve kesintisiz hizmet vermek amacıyla mevcut trafoların ve alçak gerilim şebekesinin yenileme çalışmalarıyla alakalı ihaleye çıkılmış ve ihaleyi alan firmaya yer teslimi yapılmıştır. Tesis çalışmaları en kısa sürede tamamlanacaktır.” denilmektedir.

(6/4934) esas numaralı sorusuyla Sayın Arif Bulut Antalya’nın Serik ilçesiyle alakalı benzer bir konuyu gündeme getirmiştir ve konuya ilişkin yine Akdeniz Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinden alınan bilgide özetle “Bölgenin enerji aldığı trafo merkezi fideri Aksu Enerji nakil hattının iletken tertibi 2x(3x266) patridge, Gebiz hattını besleyen hattın iletken tertibi 2x(3x3) pigeon ve köy gruplarının iletken tertibi de swallow’dur. Aksu Enerji nakil hattının bakım ve onarım çalışmaları ile TEİAŞ’ın 154 kilovolt enerji nakil hattının iletken değişimi çalışmaları nedeniyle programlı elektrik kesintileri uygulanmıştır. Planlı ve bildirimli elektrik kesintileri kesinti tarihinden önce ilgili mevzuat çerçevesinde kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Ayrıca gerilim düşümü yaşanan bölgeler tespit edilmiş ve yatırım programına alınarak gerekli çalışmalar başlatılmıştır. 2014 yılı içerisinde Gebiz’in bütün köylerinde bakım çalışmaları da yapılmıştır.” denilmektedir.

(6/5312) esas numaralı Sayın Mehmet Ali Susam’ın… Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 25’inci maddesi “Elektrik enerjisinin yeniden bağlanması için müşteri tarafından ödenecek kesme-bağlama bedeli, kesme-bağlamanın dağıtım şirketi tarafından perakende satış lisansı sahibi tüzel kişiye bildirimini takip eden bir sonraki döneme ait ödeme bildirimine yansıtılır. Fiilen elektriği kesilmeyen aboneden kesme-bağlama bedeli talep edilmez.” hükmünü amirdir. Bu hüküm gereğince elektrik dağıtım şirketleri yeniden elektrik bağlanması durumunda tüketicilerden kesme-bağlama bedeli talep edebilirken fiilen elektriği kesilmeyen tüketicilerden kesme-bağlama ücreti talep edemezler. Görevli tedarik şirketi ve dağıtım şirketi uygulamalarında fiilen kesme- bağlama işlemi yapılmadan kesme-bağlama bedelinin alındığına ilişkin şikâyet ve bilgi edinme başvuruları EPDK tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmektedir. Şirket uygulamasının açıklanan mevzuata uygun olmadığının tespiti hâlinde şirket tarafından işlemin iptal edilmesi, söz konusu işlem nedeniyle tahsil edilen bir bedel varsa bedelin müşteriye iadesi istenmekte ve gerekli yaptırımlar uygulanmaktadır. Tüm dağıtım şirketlerine kesme-bağlama bedellerine ilişkin hususlarda ilgili mevzuat çerçevesinde uygulama yapılması gerektiği, fiilen elektriği kesilmeyen müşteriden kesme-bağlama bedeli alındığının tespiti hâlinde söz konusu bedelin müşteriye iade edilmesinin gerektiği, aksi takdirde kanun uyarınca ilgili yaptırımların uygulanabileceği bildirilmiştir.

Sayın Alim Işık’ın (6/4596) esas numaralı, bazı illerde doğal gaz satışına dair soruduğu soru önergesi: Ülkemizde 2012 yılında 45,2 milyar metreküp ve 2013 yılında 45,6 milyar metreküp doğal gaz tüketilmiştir. 2012 yılında ülkemiz doğal gaz tüketiminin yüzde 48’i elektrik sektöründe, yüzde 22’si sanayi sektöründe, yüzde 20’si konutlarda ve yüzde 10’u da diğer sektörlerde kullanılmıştır. 2013 yılında ülkemiz doğal gaz tüketiminin yüzde 45’i elektrik sektöründe, yüzde 25’i sanayi sektöründe, yüzde 21’i konutlarda ve yüzde 9’u da diğer sektörlerde kullanılmıştır.

Doğal gaz satışlarındaki konu edilen düzenleme il bazında değil sayaç bazında bir düzenlemedir. Söz konusu düzenleme ön ödemeli sayaç bulunan tüm illerde geçerli genel bir düzenlemedir. Söz konusu uygulamaya Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Sayaç, Ölçüm ve Müşteri Şikâyetleri” başlıklı 40’ıncı maddesinde değinilmektedir. Bu kapsamda ön ödemeli sayaç kullanan bir tüketicinin bir ay içinde satın alabileceği tüketim miktarı, aynı ilde kendisiyle benzer müşterilerin -örneğin, bahse konu tüketici konut ise tüm konutlarda- aynı çeyrek dönemdeki doğal gaz kullanım miktarlarının ortalaması alınarak bulunan iki aylık tüketim miktarına denktir. Dolayısıyla, il bazında veya tüketici bazında sabit bir limit söz konusu değildir.

Bu düzenlemenin amaçları, fiilî tüketimi yansıtmayan ön ödemeli sayaçlarda adil faturalandırmanın sağlanması; doğal gaz fiyat artışları öncesi spekülatif doğal gaz alımının sınırlandırılması ve abonelerin finansal getiri elde etme istekleri doğrultusunda sistemi spekülatif bir yatırım aracı olarak kullanmalarının önlenmesi; gerek (K) faktörü düzeltmesi gerekse kalorifik düzeltmenin karta yükleme anında yapılması nedeniyle, sistemde gerek balans gerekse doğru değerlerle tüketimin oluşmaması sorunun çözümlenmesi ve dolayısıyla, ön ödemeli sayaçların piyasa oyuncularına getirdiği piyasanın işleyişini bozabilecek söz konusu mali risklerin en aza indirilebileceğiyle alakalı konulardır.

Diğer taraftan, ön ödemeli sayaç kullanan sınırlı sayıda tüketicinin mekanik sayaç kullanan büyük orandaki tüketicilerle karşılaştırıldığında sağladıkları avantajların adaletli bir düzeye indirilmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla, vatandaşın lehine uygulama talep edilirken talep edilen uygulamanın sadece belirli bir kesim vatandaşın değil, tüm vatandaşların lehine olması için gayret gösterilmiştir. Bir tüketicinin belirli bir şehirde bir ayda tüketeceği doğal gaz miktarının ortalamadan büyük miktarlarda sapması mümkün olmayıp sınırlanan miktar en fazla ortalama iki aylık doğal gaz tüketim miktarıdır.

(6/5639) esas numaralı Sayın Ali Halaman’ın sorusu… Ankara genelinde faaliyet göstermekte olan işletmelerin iç tesisatlarında dağıtım şirketlerinin bilgisi olmadan değişiklik yapan ve sayaçların ölçüm kapasitesinin üzerinde tüketim yapan tüm işletmelerin tesisatlarını mevzuata ve ilgili standartlara uygun hâle getirmeleri gerekmektedir.

Dağıtım şirketlerinin uygulayacakları bağlantı, güvence ve sayaç açma-kapama bedelleri, perakende satış ve taşıma tarifeleri EPDK tarafından belirlenmekte olup, dağıtım şirketlerinin tarife dönemi içerisinde gerçekleştirdiği tüm işlemler göz önünde bulundurularak belirleme yapılmaktadır.

Doğal gaz piyasası mevzuatında depozit bulunmamakla beraber Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Güvence bedeli” başlıklı maddesi doğrultusunda dağıtım şirketi, mekanik sayaç kullanan abonelerden abonelik sözleşmesinin imzalanması sırasında bir defaya mahsus olmak üzere güvence bedeli alabilir. Ancak, ön ödemeli sayaç kullanan abonelerden güvence bedeli alınmaz. Güvence bedelleri ile bunların hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar, her yıl tarife önerisiyle birlikte dağıtım şirketleri tarafından EPDK’ya önerilir ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından da belirlenir.

(6/5030) esas numaralı Sayın Özcan Yeniçeri’nin MTA ile alakalı yaptığı sorusu önergesinde: MTA bünyesinde konuyla ilgili olarak çalışmalar “Jeolojik Unsurların Halk Sağlığına Etkisi” yani “Tıbbi Jeoloji” adlı proje ve kurumların talepleri üzerine yapılan ücretli etütlerdir. Tıbbi Jeoloji Projesi’nde Nevşehir iline ağırlık verilerek çalışılmıştır. Projede yapılan revizyonla Kırıkkale, Kırşehir, Kahramanmaraş ve Sivas illeri de çalışmaya eklenmiştir.

Türkiye, flora ve faunaları, uluslararası dergilerde yayınlanmakta ve uluslararası platformlarda da poster olarak sunuşları yurt dışı ve yurt içi bilim camiasıyla paylaşılmaktadır. Paleontoloji biriminde 2005 yılı ile 2013 yılları arasında uluslararası dergilerde toplam 37 makale ve uluslararası toplantılarda 50 bildiri ve poster sunumları yapılmış, tanımlanan fauna ve flora bilim dünyasıyla paylaşılmıştır. Belirtilen makalelerin bazılarında MTA personelimiz tarafından ilk kez 1 yeni cins ve 15 yeni tür tanımlanmış olup bilim dünyasına kazandırılmıştır.

(6/5031) esas numaralı, Sayın Özcan Yeniçeri’nin yine MTA tarafından geliştirilen zemin etütleriyle alakalı olarak… Bahse konu dönemlerde MTA tarafından yapılan zemin etütlerinin sayısı 2005, 2007 ve 2009 yıllarında 1’er adet olmak üzere toplam 3 adet, yer altı yapıları için jeolojik etütlerin sayısı 2003 yılında 1 adet, 2011 yılında 2 adet, 2012 ve 2013 yıllarında 1’er adet olmak üzere toplam 5 adet ve eko şev stabilite etütlerinin sayısı ise 2002, 2005, 2007 ve 2008 yıllarında 1’er adet, 2009 ve 2011 yıllarında 2’şer adet olmak üzere toplam 8 tanedir.

(6/5032) esas numaralı, Sayın Özcan Yeniçeri… 2002 ila 2013 yılları arasında MTA tarafından 753 adet mağara etüdü, 303 adet kuyu logu ölçümü ve 250 adet kuyu sıcaklık ölçümü yapılmıştır.

(6/5776), (6/5777) ve (6/5778) esas numaralı, Sayın Ensar Öğüt farklı konularda… Maden ocakları, sürekli değişen, birçok açıdan tehlike oluşturabilecek parametreleri barındıran bir çalışma ortamıdır. Bu nedenle en tehlikeli iş kolu sınıfındadır. Kazaya sebebiyet verebilecek göçük, havalandırma, yangın gazları, kavlak, toz, elektrik, patlatma, nakliye gibi parametrelerin sürekli anlık takip ediliyor olması, kontrol altında tutulması ve tehlike sınırına yaklaştığı belirlenen ortam ve koşulların uygun hâle getirilmesi için gerekli tedbirlerin iş yerindeki yetkili organlar tarafından zamanında alınması gerekmektedir.

İş sağlığı ve güvenliği gibi teknik olan ve sürekli gelişen bir alanda mevzuatın dinamik bir yapıya kavuşması çok önemlidir. Kanunda belirtilen hükümlerin uygulanmasını düzenlemek üzere kanun ile belirlenen sınırlar dâhilinde uygulamaların ayrıntıları alt düzenlemelere bırakılmış ve bu kapsamda 19/9/2013 tarihli ve 28770 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan     Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği, Avrupa Birliğinin maden sektörüne yönelik 92/104/EEC ve 92/91/EEC sayılı iki temel direktifiyle Maden ve Taş Ocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Alınacak İşçi Sağlığı ve Güvenliği Önlemlerine İlişkin Tüzük temel olarak hazırlanmıştır. Söz konusu düzenlemeyle, yer üstü ve sondajla maden çıkartılan iş yerlerinde çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunması için uyulması gereken asgari şartlar belirlenmiştir.

Mevzuatta kaçış ve yaşam odaları hususu incelendiğinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “İşverenin genel yükümlülüğü” başlıklı 4’üncü maddesinde “İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede, mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hâle getirilmesi ve mevcut durumun da iyileştirilmesi gibi çalışmalar yapar.” hükmüyle birlikte, Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’nin 8’inci ve 9’uncu maddelerinde “İşveren, bir tehlike anında çalışanların çalışma yerlerini en kısa zamanda ve güvenli bir şekilde terk edebilmeleri için uygun kaçış ve kurtarma araçlarını sağlar ve kullanıma hazır bulundurur.”, “İşveren, işyerinin bütününde gerekli haberleşme ve iletişim sistemini kurar.” ve “İşveren, ihtiyaç hâlinde yardım, kaçış ve kurtarma işlemlerinin derhâl uygulamaya konulabilmesi için gerekli uyarı ve diğer iletişim sistemlerini hazır bulundurur.” hükümleri yer almaktadır. Dolayısıyla, mevzuatta yer alan hükümlerde iş yerlerinde önlem alınmasını temin etmek üzere işverene çok sayıda yükümlülük verilmiş ve gelişen teknoloji ve yeni mevzuat yaklaşımına uygun olarak çalışma ortamında her türlü tedbirlerin alınması gerektiği belirtilmiştir.

Bununla birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 24/09/2014 tarih ve 29129 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’nde birtakım yeni düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre yer altı kömür madenleri için kaçış yolları, kaçış yolundaki engeller, galeri yüksekliği ve eğimi, madenin jeolojik yapısı ile kaçış yolunu aynı anda kullanacak kişi sayısı gibi hususlar göz önünde bulundurularak bu madde kapsamında alınacak önlemlerin gerek işletme ruhsatı başvurusunda düzenlenen maden işletme projesinde gerekse maden işletme projelerinin revize edilmesinde projede bulunması ve Bakanlığımızca da onaylanmasının sağlanması hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, Bakanlığımız tarafından iş kazalarının önlenmesi ve faaliyetlerinin kontrol altında tutulabilmesi açısından Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nde düzenleme yapılarak özellikle yer altı işletmelerinde, yer altı işletme faaliyetlerinde teknik nezaret görevi üstlenecek maden mühendislerinde, yer altı maden işletmelerinde en az iki yıl, yer altı kömür işletmelerinde ise en az beş yıl deneyim şartı getirilmesi; teknik nezaretçinin, atandığı ve sorumlu olduğu ruhsat sahasının faaliyetlerini ve üretimlerini on beş günde, yer altı işletmelerinde on günde, yer altı kömür işletmelerinde ise beş günde en az bir defa denetlemesi; vardiyalı çalışan yer altı işletmelerinde her vardiyada daimî nezaretçilerin bulundurulması ve ruhsat sahasında birden fazla işletmeci olması, üretimin farklı işletmeciler tarafından gerçekleştirilmesi ve bu işletmelerde daimî nezaretçi atama şartlarının bulunması hâlinde her işletme için ayrı ayrı daimî nezaretçi görevlendirilmesi hüküm altına alınarak iş kazalarının önlenmesine yönelik yaptırımların güçlendirilmesi amaçlanmıştır. Yönetmelik en kısa sürede yayımlanarak yürürlüğe konulacaktır.

Bakanlığımız Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ilgili mevzuatlar doğrultusunda denetimler yapılmaktadır. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin denetimler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yürütülmekte, MİGEM tarafından yapılan denetimler ise Maden Kanunu ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında, proje uygunluğunun denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilmektedir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda kanun kapsamında gerekli eğitim, korunma ve müdahale düzenlemeleri yer almaktadır.

Bakanlığımız, esas olarak, işletme projelerinde beyan edilen ve uygun bulunan hususların yerine getirilip getirilmediğini denetlemektedir, bu görevi yerine getirirken verilen işletme projesindeki hususlarda projeye aykırı faaliyet gösteren ocaklarda can ve mal güvenliğini tehdit edici bir durumu tespit etmesi hâlinde üretim faaliyetlerini durdurmaktadır. Bu kapsamda denetim faaliyetleri sıklaştırılmıştır. 13/10/2014 tarihi itibarıyla, 145 adedi kömür -açık ve kapalı- ocağı olmak üzere toplam 3.335 adet sahanın faaliyetleri Maden Kanunu’nun çeşitli hükümleri kapsamında durdurulmuştur.

Arkadaşlar, bu sayıyı ben tekrar etmek istiyorum: Bu kapsamda denetim faaliyetleri sıklaştırıldı ve 13/10/2014 tarihi itibarıyla -güncel tarihle- 145 adedi kömür, hem açık hem de kapalı olmak kaydıyla, toplam 3.335 adet sahanın faaliyetleri Maden Kanunu çerçevesinde durdurulmuştur.

Maden ocaklarında iş kazalarının meydana gelmemesi için dünyada tecrübe edilerek uygulamaya konulan bütün iş güvenliği ve emniyet kuralları takip edilmek suretiyle ilgili çalışmalar sürdürülmektedir.

Sayın Ensar Öğüt’ün (6/5700) esas numaralı soru önergesi… Bahse konu 2012 mali yılı itibarıyla TEİAŞ’a ait dış kredi stok borcu 771 milyon 84 bin 421 TL’dir. BOTAŞ tarafından 2012 yılında Tuz Gölü Yer Altı Depolama Projesi kapsamında 100 milyon dolar Dünya Bankası kredisi kullanılmıştır.

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün 2013 yılı kârından hesaplanan ve 2014 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarında taksitler hâlinde ödenecek toplam 190 milyon TL civarında temettü borcu bulunmaktadır. Kurumun vadesi geçmiş borcu bulunmamaktadır.

Sayın Ensar Öğüt’ün (6/5697) esas numaralı Bakanlığa bağlı KİT’lerle ilgili çeşitli hususlara ilişkin soru önergesi… Bakanlığımız bağlı kurumları olan MTA ve TAEK kamu iktisadi teşebbüsü statüsünde bulunmamakta olup 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli II sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli kurumlar kapsamındadır. Bakanlığımız ile ilgili KİT statüsündeki kurumların öz sermayeleri toplamı 36 milyar 882 milyon 738 bin 971 TL’dir.

Sayın Ali Halaman’ın (6/4348) esas numaralı soru önergesi, yine Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşlardaki engelli kadroyla alakalı.

Engelli vatandaşlarımızın iş istihdamı konusunda Bakanlığımız tarafından gerekli hassasiyet gösterilmekte ve imkânlar dâhilinde engelli vatandaşlarımızın istihdamı sağlanmaktadır. Bakanlığımız merkez teşkilatında 41 adet engelli kadrosu bulunmakta ve hâlen 34 engelli personel görev yapmaktadır. 2014 Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı yerleştirme sonucuna göre 7 engelli personelin daha ataması yapılmıştır. Bakanlığımız bağlı kuruluşlarında 94 engelli personel görev yapmaktadır ve hâlihazırda açık bulunan memur statülü 12 adet engelli kontenjanı için yine sınav sonucuna göre atama yapılmasıyla alakalı Devlet Personel Başkanlığı nezninde 14 adet kadro için engelli alımının yapılması planlanmıştır; dolayısıyla bizde herhangi bir boşluğun yaşanmasına müsaade etmeyecektir.

Sayın Mesut Dedeoğlu’nun (6/4559) esas numaralı sorusunun -yine 4/C statüsüyle alakalı, geçici personel konusunda- cevabı:

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili sayıları, fıkraları ve bentlerinde SGK primleri farklı olarak hesaplanmaktadır.

Ayrıca, memurların özlük hakları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda belirlenmekte iken bunların sosyal ve özlük hakları, maaş tahakkukları ile çalıştırılma esasları, ilgili sayı ve tarihleriyle, Bakanlar Kurulu kararlarıyla beraber özelleştirme uygulamaları sonunda bununla alakalı, esaslar da net olarak belirlenmiştir ve her yıl Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen ücretlerle bir mali yılda on bir ay ve yirmi sekiz günü geçmemek üzere üst yönetici ve personel arasında yapılan sözleşme çerçevesinde çalıştırılmaktadır.

Sayın Alim Işık’ın (6/5836) esas numaralı sorununun cevabı:

Önergede konu edilen hususlarla ilgili bir personelimize açılan herhangi bir soruşturma bulunmamaktadır.

Yine Sayın Alim Işık’ın (6/5862) esas numaralı sorusunun cevabı:

4857 sayılı İş Kanunu’nun 2’nci maddesine 2006 yılında eklenen ek fıkranın ilgili bentlerinde “Hizmet alımına dayanak teşkil edecek sözleşme ve şartnamelere;

a) İşe alınacak kişilerin belirlenmesi ve işten çıkarma yetkisinin kamu kurum, kuruluş veya ortaklıklarına bırakılması,

b) Hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde ya da geçici işçi olarak aynı iş yerinde daha önce çalışmış olanların çalıştırılmasına devam olunması yönünde hükümler konulamaz.” hükmüne göre hizmet alımı yoluyla gerçekleştirilen faaliyetlerde çalışan hizmet alımı işçileri yüklenici firmalar tarafından işe alınmakta ve firma tarafından işten çıkartılmaktadır.

Sayın Alim Işık’ın (6/5889) esas numaralı sorusunun cevabı:

Söz konusu dönemde mobbingle alakalı Bakanlığımızın aleyhine açılan herhangi bir dava bulunmamaktadır.

Yine, Sayın Alim Işık’ın (6/5912) esas numaralı sorusunun cevabı:

Söz konusu tarihlerden bu yana Bakanlığımız merkez birimleri ile bağlı kurumlarımızın çalışanlarından 72 personel emekliye ayrılmıştır.

Yine, Sayın Alim Işık’ın (6/5947) esas numaralı sorusunun cevabı:

Bakanlığımız merkez birimlerine bağlı 7 personel istifaen görevden ayrılmıştır.

Sayın Mesut Dedeoğlu’nun (6/4557) esas numaralı sorusunun cevabı:

Bakanlığımız merkez teşkilatına ait kira ödemesi yapılan bina bulunmamaktadır.

Sayın Mesut Dedeoğlu’nun (6/4562) esas numaralı sorusunun cevabı:

Yine, 72 adet ve bağlı kuruluşta 115 adet servis aracıyla, ilgili personelimize servis hizmeti verilmektedir.

Ben bunu sayın heyetimizin ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kuruluna arz ediyorum.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Bakan.

Soru önergeleri cevaplandırılmıştır.

Sayın Işık, sisteme girmişsiniz. Sizin sorunuz vardı galiba değil mi?

ALİM IŞIK (Kütahya) – Evet.

BAŞKAN – Peki, buyurunuz.

ALİM IŞIK (Kütahya) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakana verdiği cevaplar için teşekkür ediyorum öncelikle.

Sayın Bakan, son günlerde, geçen hafta içerisinde Sayın Maliye Bakanının medyaya yansıyan borik asit ve sülfürik asit tesisleri ile elektrik üretim tesislerini özelleştireceği yönünde bir açıklaması oldu. Sizin de daha önce defalarca medyaya yansıyan birkaç demecinizde kesinlikle bor tesislerinin ve bor madeninin özelleştirilmeyeceği yönünde açıklamanız var. Bu konuya bir açıklık getirebilir misiniz? Hangi bakanın söylediklerine kamuoyu inanacak? Sayın Maliye Bakanı mı doğru söylüyor ya da sizin söylediğiniz doğrular Maliye Bakanlığı tarafından anlaşılmamış mıdır? Bu konuda bir açıklama yaparsanız sevinirim.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Işık.

Sayın Susam…

MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) – Sayın Başkan, Sayın Bakana sormak istiyorum.

Bizim sözlü soru önergemizi Sayın Bakan açıkladı, teşekkür ediyorum açıklamaları için ancak şunu söyleyeyim: Bizim soruyu sorduğumuz tarih 30 Ocak 2014. Bu kesme işlemiyle ilgili, paraların tahsilatı o zamanlar yapılıyordu. Daha sonra yapmış olduğunuz değişiklikle açma-kapma işi yapılmadan alınan paralardan bu ücretin alınmaması noktasında karar çıktı. Bu anlamıyla soruyu sorduğumuz zaman da bugünkü uygulama farklı olduğu için, verdiğiniz yanıtları da bugünkü uygulamayla ilgili veriyorsunuz ama sorduğumuz sorular zamanında hiç açma-kapama işlemi olmadan aboneden para tahsilatı yapan şirketlerin olduğunu bilginize bir kez daha sunmak istiyorum.

İkinci bir konu Soma’daki faciadan sonra birçok işletmede üretim durdu, işsizlik alabildiğine Soma’da şu an yaygın. Bunun yanında şirketlerden taşımacılık işi yapan kooperatif ve şoför arkadaşlarımızın ciddi alacakları var. Örneğin Kınık’tan 100 bin liranın üzerinde kendi aracıyla taşımacılık yapan, Soma kömürlerinde alacağı olan firmalar var. Bunlar ne muhatap bulabiliyorlar ne de sorunlarının çözümü konusunda bir adım atabiliyorlar. Bu noktada bu insanlar için önemli olan bu paraları… Mesela bir tanesini söyleyeyim Şahabettin Acar’ın Poyracık’ta 54 bin lira alacağı var. Bir küçük işletme için, bir servis taşımacılığı için önemli paralar. Bu paraların tahsilatı konusunda Bakanlık olarak devreye girip bu mağduriyetlerin giderilmesini sağlamada yardımcı olmanızı rica ediyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Susam.

Buyurunuz Sayın Bakan.

Beş dakika süre veriyorum.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben de soru soran bütün milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, kamuoyunun aydınlanmasında koymuş oldukları katkılardan dolayı. Ortada -Sayın Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’le- yapılan açıklamalarda herhangi bir tenakuz, herhangi bir çelişki varmış gibi gösterilmiş olmasını doğru bulmuyorum. “Bor madeni, bu ülkede, AK PARTİ hükûmetlerimiz zamanında özelleşmeyecek.” demiştik. Ne böyle bir hedefimiz var ne böyle bir niyetimiz var ne de böyle bir çabamız var. Bunu belki kamuoyuyla en az on defa basın yoluyla da paylaştık. Bor madeni, bırakın özelleşmesini -hani derler ya- sizin tapulu malınızda, tapulu arazinizde bulunmuş olsa dahi devletindir. O yüzden borun stratejik önemine istinaden bir hassasiyetimiz var fakat bu, teknolojinin ve bir kısım enstrümanların bor madeninden ayrı olarak özel şirketler tarafından yapılmayacağı anlamına gelmiyor. Hatırlasanız buradan geçirdiğimiz bir kanun maddesinde burada kanunlaşan, bu Genel Kurulda kanunlaşan tasarıda bununla alakalı açıklamaları da yapmıştık.

İkinci konu -Sayın Susam’ın- bu açma-kesmeyle alakalı. Ben şöyle bir cümle kullanayım: Belki de bunun düzeltilmesinde birçok kendi iç çalışmamız kadar, sizin yazılı soru önergesinde sorduğunuz konunun da tesiri olmuştur. Ben bunu bu manada yapıcı olarak buluyorum ve bunun düzeltilmiş olmasının vatandaşımız adına, sanayicimiz adına da doğru bir işlem olduğunu kabul ediyorum.

Burada sorulan, dikkatinizi çekmiştir, yazılı veya sözlü soru önergelerinde -diğer bakan arkadaşların da olduğu gibi- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının cevaplanmamış, süresi içerisinde cevaplanmamış bir adet sorusu bulunmamaktadır. Her şeyi şeffaf ve net olarak burada cevaplamaya gayret ediyoruz.

Şimdi, Soma’da ne oluyor? Değerli arkadaşlar, hatırlarsanız, Soma’da her birimizin bir duruş sergilemesi lazım geldiğini, işçi sağlığı ve iş güvenliğiyle alakalı mutlaka mesafelerin katedilmesi lazım geldiğini ama aynı zamanda orada hayatın devam ettiğini ve -15.500 kişilik- oradaki 2 bin tane nakliyeciyle beraber ekonominin Soma için çok önemli olduğunu ve bunun oradaki 3 tane büyük kömür işletmesi tarafından sağlandığını hep beraber söylemiştik. Bu bir afet değilse mutlaka bir suç vardır ve bu suçun da ortaya çıkması için yargı da devam ediyor, ister kamu tarafından kaynaklansın isterse özel sektör tarafından kaynaklansın. Ancak, bunu tespit ederken, bununla alakalı işlemler devam ederken, eksiklerin giderilmesi hâlinde oradaki işletmelerin behemehâl üretime geçmesi lazım geldiğini söylemiştik. Bazı arkadaşlarımız bununla alakalı bazı popülist yaklaşımlarda bulunmuşlardı ve o işletmelerin açılmamasıyla alakalı burada tutanaklara geçen söylemlerde bulunmuşlardı. Biz, şunu söylüyoruz: Önemli olan oradaki işçi kardeşlerimizin, mühendislerimizin, çalışanlarımızın sağlığıdır ve o sağlandıktan sonra o işletmelerin mutlaka açılması lazım geldiğidir. Tabii ki orası üretime geçecek ki, orası çalışacak ki Kınık’taki nakliyecimizin de diğer nakliyeciler kooperatiflerinin de borçları ödenmelidir. O yüzden, biz, o madenlerin- yerli kömürlerin üretilmesi adına- mutlaka aktif hâle getirilmesi lazım geldiğini ve buradaki yaptığımız düzenlemelerle -her birinizin özellikle torba yasayla alakalı koymuş olduğunuz katkılarla beraber- orada hem işçilerin hem de işverenlerin bir çalışma huzuruyla beraber devam edebilecekleri ortamı oluşturmamız lazım geldiğini söylemiştik. Biz, 140 metrelik -özellikle Işıklar’la alakalı- ocağın işletilmesine, MİGEM olarak yaptığımız teftişlerde, çalışmasına mani bir hâl olmadığını, öncelikle 30 metre, arkasından da diğer kısımlarla alakalı işletmeye açılmasını tavsiye ettik. Çalışma Bakanlığımız da benzer bir şekilde raporunu hazırlıyor ve artık orası inşallah üretime geçmiş olacak ama önceliğimiz yine işçilerimizin sağlığı.

Ben tekrar bu bilgileri sizlerle paylaşıyorum.

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Yıldız.

Alınan karar gereğince diğer denetim konularını görüşmüyor ve gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sırada yer alan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

XI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

2’nci sırada yer alan, Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporları’nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2.- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu raporları (1/484) (S. Sayısı: 287)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

3’üncü sırada yer alan, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Kars Milletvekili Yunus Kılıç ve Amasya Milletvekili Avni Erdemir ile 79 Milletvekilinin; Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

3.- Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Kars Milletvekili Yunus Kılıç ve Amasya Milletvekili Avni Erdemir ile 79 Milletvekilinin; Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (1/937, 2/2229) (S. Sayısı: 615)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

4’üncü sırada yer alan, Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can'ın; Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

4.- Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can'ın, Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2/2282) (S. Sayısı: 641)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

5’inci sırada yer alan, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporları’nın görüşmelerine kaldığımız yerden başlayacağız.

5.- Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporları (1/488) (S. Sayısı: 240)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

6’ncı sıraya alınan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kore Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

6.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kore Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/716) (S. Sayısı: 391) (x)

BAŞKAN – Komisyon? Yerinde.

Hükûmet? Yerinde.

Komisyon Raporu 391 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde Halkların Demokratik Partisi Grubu adına Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan konuşacaktır.

Buyurunuz Sayın Kaplan.

HDP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, 391 sıra sayılı bir sözleşme, teknik, sosyal hakları içeriyor. Allah aşkına, bunu mu görüşeceğiz böylesine yoğun, bu kadar önemli bir gündemin olduğu Türkiye'de, Orta Doğu’da ve dünyada?

Bakın, Türkiye'nin taraf olduğu sözleşmeler var, sığınmacılar hukuku diye bir şey var, yine Cenevre Sözleşmesi diye bir şey var, savaş hukuku diye bir şey var, insan hakları hukuku diye bir şey var ve dış politikayla ilgili çok çok önemli konular var. Ne yapıyoruz biz? Sosyal güvenlikle ilgili basit bir konuyu, teknik bir konuyu görüşüyoruz, gündeme bunu almışız. Allah aşkına, söyler misiniz… “1,5 milyon Suriyeli misafirimiz var.” diyorsunuz. Misafir, hukuk statüsü olarak var mıdır dünyada bir ülkede bana söyler misiniz, “misafir” diye hukuk statüsü var mıdır? Ya sığınmacıdır ya değildir. Soydaşsa, akrabansa ayrı bir hukuktur. Biz, asla, Şengal’den gelen Ezidilere ve Kobani’den gelenlere ne misafir gözüyle bakıyoruz ne sığınmacı gözüyle bakıyoruz; kardeşlerimiz olarak görüyoruz, evlerine gelmiş olarak görüyoruz. Ama bu Meclisin hukukunda 1,5 milyon Suriye’den gelen insanın adı misafirdir, misafir. Misafir, çünkü bu sözleşme 1950’de Cenevre’de Birleşmiş Milletler tarafından imzalanırken gelmiş Türkiye 1951’de imzalamış, 1961’de onaylamış, 1967 Protokolü’ne çekince koymuş. Ne koymuş biliyor musunuz? Avrupa’dan gelenler yalnız sığınmacı olabilir. Türkiye'de başka sınırlardan gelenler olamaz. Onun için bir tek Bulgaristan’dan gelen 300 bin kişiyle ilgili bir statü var, bunun dışında Çeçenistan’dan gelenler dâhil. Bakın, Irak’tan, Suriye’den, İran’dan, başka ülkelerden gelenlerin hiç birisinin hukuku yok. Peki, bu 1,5 milyon insan nasıl bakılıyor? Bunların bakımı Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği nezdinde nasıl yapılıyor? Yok bir şey, yani buraya bu kampların ziyareti dahi yasak. Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği gelip bu kamplara dahi Angelina Jolie’yle gelip Antakya’da gidebilmiştir, o girebilmiştir bir iki çadıra, onun dışında bir resmî ziyaretle bu Meclisin milletvekilleri girememiştir. Bunca insanımız Kobani’den, her gün tel örgülerden, mayınlardan geçerken Meclis İnsan Hakları Komisyonu susmuştur, Meclis Dışişleri Komisyonu susmuştur, Meclis Avrupa Birliği Komisyonu susmuştur; hiçbirisi burada -bu Meclisin 4 tane grubu var- bunlardan bir heyet oluşturup insan hakları hukuku açısından orada bir inceleme yapma gereğini duymamıştır. İnsan bu kadar gündemden kopuk olmaz, insan bu kadar hayattan kopuk olmaz, insan bu kadar vicdandan kopuk olmaz, insan insanlıktan bu kadar kopuk olmaz.

İnsanlık direnişi yaşanıyor Kobani’de. Kobani’de bir aydır değil, iki senedir IŞİD’in zulmüne karşı… Bu Orta Çağ vahşet örgütü Türkmenleri, Ezidileri, Kürtleri, Süryanileri, Asurileri kendi öz topraklarında, Mezopotamya topraklarında vahşice saldırılarla sadece katletmekle kalmamış; kadın ticaretini İslamiyet adına yapan bu köle satıcılarını, bu tecavüz, dehşet insanlarını birileri siyaset adına korumaya kalkmıştır. İşte IŞİD’e Kobani’de insanlık direniyor. İnsanlık direniyor ki Kobani’deki direnişin… Hem Türkiye’de hem Kobani’de hem Orta Doğu’da hem Amerika’da hem Avrupa Parlamentosunda bir tek slogan yankılanıyor; “… (x) Kobani, …(x) Rojava.” deniyor çünkü orada insanlık direniyor. Bu Meclis bu insanlık direnişinde susacak mı? Bu Meclis seyredecek mi? Bu Meclis oradaki katliama seyirci mi kalacaktır? Bu Meclis…

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) – Tezkereye evet diyecektiniz, tezkereye!

HASİP KAPLAN (Devamla) – Oradaki Türkmenler saldırıya uğradığı zaman Türkmenlerin yanına kim gitmiştir? Türkmenlerin yardımına YPG gitmiştir, peşmerge gitmiştir, PKK gitmiştir. Türkmenlerin karşısında bile suskun kalan bir Meclis görüyoruz burada.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Hasip, silahı al, Kobani’ye önce sen git, arkadan ben geleceğim, hadi!

HASİP KAPLAN (Devamla) – Kürt halkının katliamında sessiz kalanları görüyoruz burada.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Hasip, al silahı Kobani’ye, hadi!

HASİP KAPLAN (Devamla) – Burada suskunluğu görüyoruz.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) – Hem tezkereye hayır de… Sen tezkereye ilk önce evet de, evet.

HASİP KAPLAN (Devamla) – Sus bakayım! Terbiyesizlik etme konuşurken!

OYA ERONAT (Diyarbakır) – Sen sus! Sensin edepsiz, sensin terbiyesiz!

HASİP KAPLAN (Devamla) – Sus! Terbiyesizliğin gereği yok!

OYA ERONAT (Diyarbakır) – Sensin terbiyesiz! Terbiyesiz adam!

HASİP KAPLAN (Devamla) – Burada bir katliamı konuşuyoruz. Bu katliam karşısında insanlık onuru direniyor. Bu insanlık onuru direnirken sadece Şırnak’tan, Silopi’den 15 bin Ezidi yurttaşımız girdi. Şu an Şırnak, İdil, Cizre, Mardin, Nusaybin, Midyat’ta, buralarda binlerce Ezidi kardeşimize sadece bizim belediyelerimiz yardım ediyor, Hükûmetin yardımı ulaşmış değildir.

Bakın, Kobani’den binlerce insan geldi, Hükûmetin resmî açıklamalarına göre 160 bin. Hükûmetin baktığı, yardım ettiği insan sayısına bir de resmî olarak bakın. Resmî olarak Hükûmetin kayıtlarında kayıt yok, kayıt çünkü onlar akrabalarının evlerindeler. Ama bu Kobani direnişi, insanlık direnişi, insanlığa ve tarihe bir destan olarak geçecek. Bu tarihe destan olarak giren Kobani direnişi IŞİD vahşetinin, Orta Çağ zulmünün, Orta Çağ örgütlerinin Orta Doğu’da 1 varil petrole halkları satanların mağlubiyeti ve rezaletiyle sonuçlanacaktır, ben size bunu açık söyleyeyim. Bu ülkenin kardeşlerini, bu ülkenin akrabalarını, bu ülkenin komşu topraklarını 1 varil petrole satan zihniyet karşısında bu Meclis suskun kalmıştır, bu Meclisin milletvekilleri, partileri suskun kalmıştır. Bu Meclisin milletvekilleri Tuzhurmatu’ya gidememiştir, Şengal’e gidememiştir, Kobani’ye gidememiştir. Halkların Demokratik Partisinin bütün milletvekilleri her gün nöbet tutmuştur, binlerce insanla oraya gitmiştir, binlerce insanla orada dayanışmada bulunmuştur. Orada sivil toplum, emek örgütleri her gün gelip dayanışmada bulunmuştur. Maalesef göstermelik bir iki ziyaretin dışında insanlar, partiler, vicdan, insanlık suskun kalmıştır. Bu suskunluğa isyan etmemek elde değildir. Eğer Kobani düşerse biz Türkiye’nin başına ne geleceğini biliyoruz.

OYA ERONAT (Diyarbakır) – Ne gelecek, ne gelecek?

HASİP KAPLAN (Devamla) – Afrin’e de, Cizre’ye de, her yere de bu zalimler, kadınları birkaç dolara satan, Ezidi kadınları köle pazarlarında satan, Türkmen kadınlarını satan… Ve Türkmen bir babanın “Kızlarımı IŞİD’ciler almasın diye zehirledim.” diye AK PARTİ’li milletvekillerine söylediği sözler var.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Ajitasyon yapma, ajitasyon yapma! Türkmenleri satmıyor!

HASİP KAPLAN (Devamla) – Söylediği sözler var.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Hasip, silahı al Kobaniye git önce, Kobani’ye, önce Kobani’ye!

HASİP KAPLAN (Devamla) – Şimdi, ben sizleri -bu vicdan karşısında- hepinizi vicdana davet ediyorum. Böyle bir vahşet örgütü karşısında, sadece ve sadece insanlık koridoru için, vicdanı olan elini vicdanının üstüne koysun. Bu Meclisin İnsan Hakları Komisyonu ne işe yarar? Bu Meclisin Avrupa, Dışişleri komisyonları ne işe yarar? Bu Meclisin, hakikaten, bu konuda alacağı bir karar yok mudur? Bu Meclisin gidip olayları yerinde görmek, incelemek ve müdahale etmek gibi bir yükümlülüğü yok mudur? Arkadaşlar, bu kadar vurdumduymaz olamazsınız. Sınırlarınızda, bitişik binanızda, komşunuzda yangın oluyorsa bundan kurtulacağınızı sanıyorsanız hepiniz aldanıyorsunuz.

Ama, şunu söyleyeyim: Hiç kimse 1 varil petrole Kürt halkını ne satın alabilecek ne direnişini kırabilecektir. Oradaki halkların, Türkmenlerin, Süryanilerin, Asurilerin, Ezidilerin, bütün halkların evlatları artık direnişe geçmiş durumdadır. Direniş karşısında susmak, direnişin karşısında, zalimlerin yanında yer almaktır. Ya zalimlerin yanında yer alırsınız ya da haklı bir direniş içinde olanların yanında yer alırsınız, ikinci bir yol yoktur.

Biz Meclisi böyle bir onurlu göreve davet ediyoruz. 4 parti grubunu onurlu bir göreve çağırıyorum. Gelin, Kobani direnişinde, gelin, o şekilde dayanışmanızı gösterin. Gelin, Meclis olarak oraya incelemelere gidelim; gelin, yerinde görün. IŞİD’in Orta Çağ zihniyetinin barbarları, kafa kesenler, kadınları cariye diye satanlar, vahşet içinde olanlar hangi topraktan geldi, hangi ülkeden geldi? Hangi diktatörlükler bunları piyasaya sürdü? Bu katiller, bunlar nasıl türedi? Hangi sermaye, hangi petrol şirketleri… Amerika’nın mı, Katar’ın mı, Suudi’nin mi? Türkiye bu ortaklığın neresinde? Gelin, bunların muhasebesini yapalım. Gelin, bunun ne olduğunu bu halk görsün. Gelin, bunu açık açık kamuoyuna anlatalım. Susmayın. Durma zamanı değildir, seyretme zamanı hiç değildir. Öyle bir gün ki bugün, bu ülkenin geleceği, bu ülkenin birliği, bu ülkenin beraberliği, bu Meclisin de geleceği, Ankara Meclisinin de geleceği, birlikte bu Mecliste yapacağımız görevler, birlikte yapacağımız işler -Meclisin kuruluş felsefesinden bundan ötesi- hepsi bunlara bağlıdır arkadaşlar. Bunu hiç kimse yabana atmasın. “…” Kobani(x) boşuna söylenen bir söz değildir. 50 koalisyon devleti bile IŞİD’in karşısında duramadı ama Kobani otuz gündür direniyor. Bu, direniş destanıdır; bu, tarihtir, tarih. Bir halkın mücadelesiyle, halkın yediden yetmişe toprağına sahip çıkan mücadelesiyle IŞİD’i bir tutan zihniyeti burada kınıyorum. Böyle bir zihniyet olamaz. Kendi toprakları için, kendi geleceği için, kendi özgürlüğü için, kendi onurlu mücadelesi için, çocuğu için ölümüne bir direniş gösteren Kobani ile IŞİD canavarlarını birbirine eş değer tutan bir zihniyeti buradan, bu kürsüden kınıyorum.

MUZAFFER YURTTAŞ (Manisa) – Tezkereye niye “Evet” demediniz?

HASİP KAPLAN (Devamla) - Kınıyorum çünkü bana oy verenler kınıyor, ben de kınıyorum ve bu vahşete karşı Mecliste onurlu dirençler görmek istiyorum.

Kadın vekillere sesleniyorum.

MUZAFFER YURTTAŞ (Manisa) – Tezkerede neredeydin?

HASİP KAPLAN (Devamla) - Ey kadın vekiller, Türkmen kadınların, Ezidi kadınların, Kürt kadınların, Şia Arap kadınların köle gibi, İslamiyet adına satılması onurunuza dokunmuyor mu? Niye bir imza kampanyası yapamıyorsunuz? Niye sesiniz çıkmıyor? Kadınları cariye diye satıyorlar. Kadınlar niye susuyor?

MUZAFFER YURTTAŞ (Manisa) – Tezkerede ne dedin sen?

HASİP KAPLAN (Devamla) - Niye susuyor kadınlar? Kadınlar köle ticaretinde, zulümde, vahşette niye susuyor? (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Niye susuyorsunuz? Kadınsanız onurunuz varsa, insanlığınız varsa buna ses verirsiniz.

ÇİĞDEM MÜNEVVER ÖKTEN (Mersin) – Ne alakası var!

HASİP KAPLAN (Devamla) - Ben de şunu söylüyorum: Gelin, herkes sesini çıkarsın, herkes çıkarsın. IŞİD zulmüne teslim olmayın. IŞİD zulmüne Meclisi esir etmeyin. Onurlu bir direnişin yanında olalım. Türkmenlerin de yanında olalım, Kürtlerin de yanında olalım…

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Ya bir şey söyleyeceğim: IŞİD Taksim’de var mı, Okmeydanı’nda var mı, adamların arabasını yakıyorsun, o nasıl oluyor öyle, onu anlat.

HASİP KAPLAN (Devamla) - …Süryanilerin de, Ezidilerin de, gene herkesin yanında olalım. Doğru duruş budur, budur onurluca duruş, bu Meclisin yapması gereken budur, bunun dışında bir yol yoktur arkadaşlar.

Ben size şunu açık söylüyorum: Kobani’de direniş er veya geç zaferle sonuçlanacak ve sizinle ondan sonra gelip bu Mecliste tekrar konuşacağız. İnsanlık sınavındayız hepimiz, bütün milletvekilleri. İslam adına İslam’ın camilerini yıkan, bunların minarelerini yıkan, türbeleri yıkan, bütün bunları yapan bir örgüt karşısında duruş tarihidir. Ya kaybettirir ya kazanır ya doğru yerde olursunuz ya yanlış yoldasınız.

Meclisi insanlığa davet ediyorum ve sözlerimi burada bitiriyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Kaplan.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal. (CHP sıralarından alkışlar)

OYA ERONAT (Diyarbakır) – Tezkereye niye hayır verdin? Tezkereye niye hayır verdin?

HASİP KAPLAN (Şırnak) – IŞİD'in önüne gidin, IŞİD'in önüne gidin.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sana mı soracağız niye hayır verdiğimizi, sen sus, konuşma.

OYA ERONAT (Diyarbakır) – Sen konuşma.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sen konuşma.

OYA ERONAT (Diyarbakır) – Ben konuşuyorum, bak, sesimi de duyuruyorum.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Niye vermediğimizi sana anlatacak değiliz.

OYA ERONAT (Diyarbakır) – Sen bana “Konuş… Konuşma…” diyecek durumda değilsin.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sen fazla konuşma, fazla konuşma, fazla konuşma Oya Hanım.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen, karşılıklı konuşmayınız, çok rica ediyorum.

OYA ERONAT (Diyarbakır) – PKK’nın kaçırdığı kadınları da konuşun, PKK’nın kaçırdığı kadınları da konuşun.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Fazla konuşma, batarsın, dibine batarsın, sus.

OYA ERONAT (Diyarbakır) – Ben konuşuyorum, sesimi de duyuruyorum, sen konuşma.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sus, konuşma, hadi.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen, kürsüye söz vereceğim.

Buyurunuz Sayın Tanal.

CHP GRUBU ADINA MAHMUT TANAL (İstanbul) – Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, biraz önce sayın konuşmacı Kobani’de yaşanan vahşetle ilgili ve aynı zamanda Türkiye'ye gelen sığınmacılarla ilgili, Kürt kardeşlerimizle ilgili oradaki çadırlara kimsenin gitmediğini -insan hakkı ihlallerinin ne boyutta olduğunu- belki heyecanlı konuşması nedeniyle veyahut da gündem yoğunluğu nedeniyle hiçbir partinin gitmediğini söyledi.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Hayır, söylediğim,göstermelik…

MAHMUT TANAL (Devamla) - Belki gözden kaçırdı ama Cumhuriyet Halk Partisi olarak Genel Başkan Yardımcımız Veli Ağbaba, Mehmet Bekaroğlu, Hüseyin Aygün milletvekilimiz, ben Mahmut Tanal, Gaziantep Milletvekilimiz Mehmet Şeker, aynı şekilde, İstanbul Milletvekilimiz Sezgin Tanrıkulu ve Ali Bey’le, Gaziantep milletvekillerimizle birlikte bayramın 1’inci gününde oraları ziyaret ettik ve aynı zamanda insan haklarını ihlalleri açısından tek tek, başlıklar hâlinde bunları rapor ettik, kamuoyuyla paylaştık. Mesela, yaşanan insan hakları ihlali açısından, büyük bir çadıra birbirlerini tanımayan 8-10 tane aile, aralarında herhangi bir bölme olmaksızın tüm çoluk çocuğu, kadını, yaşlıyı, genci aynı çadırda barındırmaları. Olabilecek olan, insan hakkıyla bağdaşacak olan bir husus değil.

İki: Sınırlardan geçen kadınlar erkekler tarafından aranıyor. Böyle bir onur ihlali, insanlık onuruyla bağdaşmayan bir durumla karşı karşıya.

Üçüncü bir olay: Gayet rahat, orada IŞİD terör örgütünden kaçan masum insanlar, Türkiye’ye ancak kendi mevcut elbiseleriyle gelmişler, yanlarında herhangi bir elbise olmadığı için, su da olmadığı için yıkanamadılar, elbiselerini değiştiremediler ve mevcut olan o hâlleriyle duruyorlar. Verilen yemek ne? Verilen yemek: Sabah çorba, akşam çorba, öğle zamanı çorba ve makarna veyahut da yanında pilav veriliyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Yüreğin varsa, bilgin varsa gelip konuşursun. 12 tane tır yardım götürdük, gıda. Suruç Belediyesine teslim ettik. Ve maalesef, insan haklarının ihlali açısından ve bunları gerçekten tek tek rapor ettik, orada…

Değerli arkadaşlar, olaya şöyle bakacaksınız: Bulgaristan’dan gelen Türklerle ilgili nasıl o dönemde ilgi, alaka gösterdiysek aynı şekilde buradan gelen Kürtlere de aynı ilgiyi, alakayı göstermek zorundayız.

İki: Onlara “misafir” diyeceksiniz, “tampon bölge” diyeceksiniz, tampon bölge ilan edemezsiniz arkadaş. Tampon bölge -içinizde hukukçular vardır, eğer yine hukukçu olmayanlar karşımıza çıkarsa onlar bir şeyler söyleyebilir ama gerçekle alakası olmaz- seçebilmeniz için, bir: İlk önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi uyarınca bir kararın alınması lazım.

İki: O ülkenin onayının alınması lazım. Bunların hiçbiri yok, “Ülkenin içerisine gelen insanları biz tampon bölgeye göndereceğiz.” diyorsunuz.

Bir: Cenevre Sözleşmesi’ni ihlal etmiş olursunuz.

İki: Daha geçen sene bizim buradan, gayet rahat Meclisten geçen mülteci ve sığınmacılarla ilgili yasayı ihlal etmiş olursunuz. Bu açıdan, gerçekten, evet, Kobani düşmemeli. Kobani’de bir insanlık dramı yaşanıyor. Kobani’de, AKP’nin eliyle IŞİD kullanılarak bölgede bir Kürt temizlik hareketi yapılıyor aslında.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) – Bırak Allah’ını seversen ya!

MAHMUT TANAL (Devamla) – Neden bunu söylüyorum?

Bir, Ceylanpınar’dan iki, Akçakale’den; üç, Nusaybin’den gelen Suriyelilerin araç ve hayvanlarıyla geçişlerine izin verdiler, Mürşitpınar’dan gelen Kürtlerin araç ve hayvanlarıyla geçişlerine niçin izin verilmedi? Burada açık ve net bir çifte standart söz konusu. Bu çifte standardı hiçbir uluslararası sözleşme kabul etmez, imzalamış olduğumuz sözleşmelerin hepsi tam bunun tersi; eşit muamele göstermek zorundayız ama görebildiğimiz manzara, gerçekten orada bir dram yaşanıyor; biraz vicdanı, biraz hukuku, biraz ahlakı olan ülkelerin tamamının buraya destek vermesi lazım. Gün dayanışma günüyse Kobani’yle dayanışma günü bugün gerçekten. Aynı zamanda oradan gelen sığınmacı kardeşlerimizin hepsi mağdur durumda, yardıma ihtiyaçları var. Oradaki insanların rahatlığı ve huzuru Türkiye'ye de huzur ve rahatlık getirir.

Hepinize teşekkür ediyorum.

Saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Tanal.

Şahsı adına Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genç…Yok.

Böylece tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Soru-cevap da yok.

Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ

VE KORE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ

ARASINDA SOSYAL GÜVENLİK

ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN

BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

 

MADDE 1- (1) 1 Ağustos 2012 tarihinde Ankara'da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kore Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması”nın onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Şahsı adına, Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can…

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Konuşmayacağım.

BAŞKAN – Konuşmuyorsunuz.

Isparta Milletvekili Recep Özel… Yok.

O zaman 1’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Söz talebi yok.

2’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Şimdi, tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için üç dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ve Kore Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

 

“Kullanılan oy sayısı

:

190

 

 

Kabul

:

190

 

(x)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kâtip Üye

Mine Lök Beyaz

Diyarbakır

Kâtip Üye

Fehmi Küpçü

Bolu”

Böylece tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

Şimdi 7’nci sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü İle Kore Cumhuriyeti Ulusal Polis Teşkilatı Arasında Polis İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

7.- Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü İle Kore Cumhuriyeti Ulusal Polis Teşkilatı Arasında Polis İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/762) (S. Sayısı: 458) (x)

BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Komisyon Raporu 458 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz talebi yok.

Şahıslar adına Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genç konuşacak.

Buyurun Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında biraz önceki uluslararası anlaşma üzerinde söz istemiştim de ben gruplar normal olarak sürelerinde konuşurlar zannettim, onun için büromdan bir şey almaya gittim. Neyse önemli değil.

Değerli milletvekilleri, dün bir helikopterimiz düştü, bu helikopterimizde 4 tane askerimizi şehit verdik. Evvela, kendilerine Tanrı’dan rahmet diliyorum, ailelerine başsağlığı diliyorum, onların acılarını paylaşıyorum.

Yine, Tayyip Erdoğan’ın Gümüşhane’de yaptığı bir miting dolayısıyla, hiçbir neden yokken Malatya’dan götürülen ve… Bu aslında birinci değil, bu üçüncü. Daha önce, Urfa’dan giden bir polis ekibi, otobüs yolda devrilmişti, 3 polis şehit olmuştu. Sonra, dün de şehit olmuştu 3 kişi. Bu şehit olan polislerimize de Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerine başsağlığı diliyorum.

Bunlar çok büyük acılar arkadaşlar. Yani başkalarının çocukları öldüğü zaman sanki birileri, bunlar evlat acısının ne olduğunu bilmiyorlar ve alay ediyorlar insanlarla. Yani şimdi, Rize’de, Gümüşhane’de, Trabzon’da güvenlik görevlileri yok mudur ki… Sonra, ne gerek var Tayyip Erdoğan yani şimdi…

Arkadaşlar, bakın, geçen hafta Türkiye’de devlet diye bir şey kalmadı. Üç gün Türkiye Cumhuriyeti devleti yok oldu. İnsanlar sokağa çıktı, bankaları tahrip ettiler. Benim ilimde, mesela, liseyi tahrip ettiler, okulları tahrip ettiler, Cumhuriyet Halk Partisi binasının camlarını kırdılar, Cumhuriyet Halk Partililerin dükkânlarını tahrip ettiler ama oradaki güvenlik görevlileri maalesef AKP’yi koruyor, herkese “Gitsin ötekiler, kendilerini korusunlar.” diyor, bu durumda.

Şimdi, 38 tane vatandaşımız öldü arkadaşlar, 38 vatandaşımız ve binlerce insanımız yaralı. Aşağı yukarı bin küsur kamu binası tahrip edildi. Ya, şimdi, arkadaşlar, onurlu, haysiyetli, şerefli bir siyaset âleminin olduğu yerde, siyasette iktidar gücünün sorumluluğunu taşıyan kişiler evvela Türkiye Büyük Millet Meclisini daha geçen hafta olağanüstü toplantıya çağırmaları lazımdı. Yani, ülke ateş çemberine dönmüş, 38 tane vatandaşımız ölmüş, binlerce insan yaralı; ondan sonra Tayyip Erdoğan gidiyor Rize’de, Trabzon’da, Gümüşhane’de miting yapıyor; Ahmet Davutoğlu gidiyor Malatya’da miting yapıyor memlekette hiçbir şey yokmuş gibi, ondan sonra da “Vay efendim, bu insanları Cumhuriyet Halk Partisi sokağa döktü.” diyor. Ya, arkadaşlar, siz kimsiniz ya? Peki, Cumhuriyet Halk Partisi eğer bunları sokağa döktüyse, buyurun, işte Türkiye Büyük Millet Meclisi, getirelim buraya, eğer hakikaten bunları sokağa döken kişiler kimlerse onları tespit edelim, hukuk sistemi var arkadaşlar. Ama sen âciz bir Hükûmetsen, sen 38 insanın ölümünden en ufak bir acı duymayan bir insansan, hâlâ çıkıp da kürsülerde yiğitlik yapıyorsan ya ben sana ne diyeyim, ben senin karakterine ne diyebilirim ki? Yani, böyle normal olarak insanlık vasfını taşıyan insanların girişeceği bir hareket tarzı değil arkadaşlar.

Şimdi ben AKP’lilere soruyorum: Hangi olay bu Hükûmeti sorumlu tutuyor arkadaşlar? Yani, şimdi, bakın, İstanbul’da Etiler’deki polis okulu; 32 bin dönüm arazisi var, efendim, bu arazi çok büyük bir ranta elverişlidir. Bu polis okulunu tutuyor, kapatıyorsunuz. Efendim, o araziyi Bilal Erdoğan’ın ortak olduğu, El Kadı’nın ortak olduğu şirkete veriyorsunuz. Üzerine imar planı tadilatı yapıyorsunuz, yüksekliği serbest AVM ve otel yapıyorsunuz. Ya, Türkiye, bir yandan kan çanağına dönüyor, bir yandan bu iktidarın yaptıklarına bakın? Arkadaşlar, bu yapılanları başka yerde yapan bir iktidar olsa, var ya, o iktidar halkın arasında gezemez. Böyle bir şey olur mu ya? Şimdi, bunun gibi daha neler…

Efendim, Emine Erdoğan’ın ağabeyinin karısına hazine arazisi veriyorlar. Bu memleketi… İşte, Zarraf denilen bir adam var biliyorsunuz. Bir İçişleri Bakanı “Senin kılına dokunurlarsa ben senin ayaklarının altında yatarım.” diyor. Efendim, bu bakanlara şey veriyor ve getiriyor, orada devasa bir bina yapıyor, Emine Erdoğan’ın gelinine bağışlıyor. Ya beyler, efendiler, burada bu hiç mi sizi rahatsız etmiyor? Hiç mi rahatsız etmiyor ya? Bu 38 vatandaşın ölümü hiç mi sizi rahatsız etmiyor ya? Bu Türkiye’nin kan çanağına dönmesi hiç mi sizi rahatsız etmiyor?

HÜSEYİN FİLİZ (Çankırı) – Seni ediyor mu?

KAMER GENÇ (Devamla) – Beni çok rahatsız ediyor. Zaten vicdanı, namusu olan insanları rahatsız eder, olmayanı zaten hiçbir şey rahatsız etmez. Yüzüne de tükürsen “Yarabbi şükür!” der onlara. (CHP sıralarından alkışlar)

O bakımdan, şimdi ne yapıyorsunuz? Olayı bu durumdan kurtarmak için gece Abdullah Öcalan’ın ayağına -helikopterle mi, uçakla- MİT Başkanını gönderiyorsunuz ve üçüncü gün, ondan sonra oradan birtakım talimat getirerek olayları yatıştırmaya çalışıyorsunuz. O zaman Hükûmet siz misiniz, Abdullah Öcalan mı arkadaş? Bir sormak istiyorum size. Ya, Ahmet Davutoğlu, Hükûmet sen misin, Abdullah Öcalan mı? O zaman, arkadaşlar, beyler, efendiler, bunları sizin düşünmeniz lazım. Ben önemli değilim, biz ferdiz ama bu Türkiye Cumhuriyeti devletini on iki senedir, on üç senedir siz yönetiyorsunuz. Bu kadar yolsuzluğun olduğu, bu kadar hırsızlığın olduğu, bu kadar hukuksuzluğun olduğu, devletin tevessuh ettiği bir iktidarın sorumlusu olarak siz hiç mi sorumluluk duymuyorsunuz? Kara Kuvvetleri Komutanı diyor ki: “Türkiye ateş içinde.” Peki, bu ateş içine Türkiye nasıl getirildi arkadaşlar? Siz 2002 yılında iktidara geldiğiniz zaman Türkiye'nin ne Suriye’yle problemi vardı ne Irak’la problemi vardı, hiçbir yabancı devletle problemi yoktu. Tayyip Erdoğan dedi ki: “Ben Arap lideri olacağım.” Yahu sen kimsin, Arap lideri olmak kim! Getirdin, ortalığı karıştırdın, şimdi, Türkiye çok kötü bir yere gidiyor. Bakın, beyler, böyle devam ederse siz de burada oturamazsınız, kimse sokakta gezemez ya.

Bakın, bizim Tunceli’de şimdi başladı PKK silahlı eylemlere, birçok yerde başladı. E, ne olacak peki? Kim bu duruma getirdi? Siz getirdiniz.

Şimdi, Tayyip Erdoğan milleti kandırdı. Ben dedi: Çözüm süreci, çözüm süreci, çözüm süreci... Çözüm sürecinin ne olduğu belli değil. BDP’li arkadaş diyor ki, grup başkan vekili arkadaşımız diyor: Hükûmetin çözüm paketinin 1’inci sayfasını bize gösterdi. E, peki, nedir, bunu açıklayın. Yani bu memlekette yalnız... Nedir yani, milleti kandırmaya gerek yok. Çıkarsın, yiğitçe dersin: Benim çözüm sürecim budur. Peki, bunu böyle yaparak siz buradan nereye gitmek istiyorsunuz? Yarın bu Türkiye'nin her tarafına...

Arkadaşlar, İstanbul’daki olaylar ortada, Ankara’daki olaylar ortada, İzmir’deki olaylar ortada, doğu, güneydoğudaki olaylar ortada. Türkiye Cumhuriyeti devleti yok olmuş, yok ortada. Peki, ne olacak yani? Bu Parlamentoda bunları konuşmayacağız da kıytırık uluslararası sözleşmeleri mi konuşacağız?

Bakın, bu fezlekeler meselesi, 4 bakanınız istifa etti değil mi? “Tape”ler var ortada. Şimdi diyorlar ki, Tayyip Erdoğan diyor ki: “Bana darbe yapıldı.” Yahu ne darbesi Tayyip Bey? Sen yolsuzluk, hırsızlık yaptığına dair suçüstü yakalanmışsın, bu “tape”ler de ortada. E, şimdi ne darbesi ya?

Bakın, bir seneye yakın oldu soruşturma önergesinin belgelerini ortaya çıkaramıyorsunuz. Sizin içinizde bir grup, Soruşturma Komisyonu üyesi olan, Başkanı olan kişi her türlü fırıldağı çeviriyor bu Soruşturma Komisyonunun evraklarının açıklanmaması için. Herhâlde 2015 seçimlerini de atlatalım diyorsunuz, ondan sonra bu soruşturmaları yapalım. Böyle olmaz beyler, böyle bir devlet yönetimi işlemez. Türkiye yönetilmez bir durumdadır. Yarına sokaklar insan leşiyle dolacaktır. Ben bunu görüyorum, siz de görmek zorundasınız, görüyorsunuz da zaten. Siz, yarın öbür gün çıkacak mısınız sokaklara? Bu kadar hırsızlıkları, yolsuzlukları örtmek suretiyle çıkaracak mısınız? Aklın, bilimin yolu birdir. Hepimiz toplanalım -bu memleketi asgari hangi koşullarla- iç barışı sağlayacak bir ortamı yaratalım. Yoksa ki her şeyi inkâr et, efendim, ondan sonra suçu başkasının üzerine at ve yolsuzlukların üstünü ört. Böyle bir şey olmaz, bunları örtemezsiniz.

Burada, bakın, Türkiye Cumhuriyeti devletinin milletvekilleri olarak bu kürsüde göreve başladığımız zaman yemin ettik. Bu yeminimizin gereğini yerine getirelim arkadaşlar. Böyle bir şey olur mu? Bu devlet bu kadar sorumsuzca yönetilir mi? Bu kadar insan katledilirken siz nasıl vicdan içinde burada oturuyorsunuz? Hiç mi sizde insanlık sevgisi denen bir sevgi yok ya! Onun için, sizi görev yapmaya davet ediyorum.

Saygılar sunuyorum.(CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Genç.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Sayın Başkan...

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bostancı.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Efendim, madde 69’a göre, temiz olmayan bir dille grubumuza, Cumhurbaşkanımıza hakarete yönelik sözler kullandığı için söz istiyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Hakaret yok efendim.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Var efendim.

BAŞKAN – Ne söyledi hakaret olarak?

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – “Fırıldaklar” dedi, “Fırıldak çeviriyorsunuz.” dedi.

YILDIRIM M. RAMAZANOĞLU (Kahramanmaraş) – “Hırsız” dedi, “hırsız”.

BAŞKAN – Buyurunuz Sayın Bostancı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

2.- Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in 458 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın tümü üzerinde şahsı adına yaptığı konuşması sırasında AK PARTİ Grubuna sataşması nedeniyle konuşması

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) – Değerli arkadaşlar, Kamer Bey’in konuşmasını takip etmekte şahsen ben zorlanıyorum. Sürekli sıçramalar yapan bir dille konuştuğu için, konudan konuya atladığı için gerçekten neden bahsediyor, neyi eleştiriyor, bunu takip etmekte hakikaten zorlanıyorum ve cevap verirken de neye, hangisine, nasıl cevap vermek lazım geldiği hususunda bir karmaşa yaşıyorum. Eminim sizler de öylesinizdir. Biraz kafası kuantum fiziğine uygun bir şekilde işliyor.

38 vatandaşımızın hayatını kaybettiğinden bahsetti ancak buna üzüldü mü, sevindi mi, anlatım tarzından çok anlayamadım ben. Elbette, üzüldüğünü varsaymak isterim, bu ülkenin bir vatandaşı. Ama peşinden, sözlerine dikkat edin, tutanaklarda var, “Sokaklar insan leşiyle dolacak.” diye bahsederken -insan leşiyle, dikkat edin- buradaki iştahın farklı bir siyasal iştah olduğuna dair bir arka planın kendi konuşmalarına eşlik ettiğini görüyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Yapma, ayıp ediyorsun, çok ayıp ediyorsun.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla) – Kamer Bey aklıma gerçekten bir ayetikerîmeyi getiriyor, “Diyorlar ki: ‘Yüce Allah bir sivrisineği yaratmış olmakla ne murat etmiş olabilir?’ O ki bir sivrisinekle kimilerini doğru yoldan çıkarır, kimilerini doğru yola getirir.” Hakikaten bu hayatta her şeyin bir anlamı vardır; sivrisineklerin, böceklerin, insanların, kahramanların, azizlerin ve alçakların.

Teşekkürler. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Bostancı.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Bir dakika, sessiz olursanız…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Bana hakaret etti. Efendim, siz de dinlediniz, diyor ki: “Sivrisinekleri Tanrı niye yarattı? Ayetikerîme var.” Ben niye o ayetikerîmenin geldiğini kendisine izah etmek istiyorum.

BAŞKAN – Anlamadım.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sivrisineğe benzetti yani beni. Efendim, yani çok açıkça…

BAŞKAN – Şahsınıza bir şey söylemedi Sayın Genç. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Söyledi, söyledi.

BAŞKAN – Yani sizi sivrisineğe mi benzetti diyorsunuz?

KAMER GENÇ (Tunceli) – O inançta mısınız, bana söylemedi mi?

BAŞKAN – Buyurunuz Sayın Genç.

Yeni sataşmalara yol açmayınız.

3.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı’nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu arkadaşımız ayetikerîmeden bahsediyor; ayetikerîmeden bahsetmek için insanın içinde Allah korkusu olacak, sizin içinizde Allah korkusu yok. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

RECEP ÖZEL (Isparta) – Sende var mı Allah korkusu?

KAMER GENÇ (Devamla) – Hırsızlığı örtbas ediyorsunuz, yaptığınız her türlü yolsuzluğu örtbas ediyorsunuz, vatandaşın hakkına, hukukuna el uzatıyorsunuz, devletin arazisini alıp da kendi Başbakanınızın, bakanlarınızın mülküne terk ediyorsunuz. Yahu, işte söyledim, İstanbul’daki polis okulunu söyledim, daha neler söyleyeyim? Tayyip Erdoğan’ın oğlu… TÜRGEV vakfına Türkiye'nin kaç ilinde hazine arazisi bedelsiz olarak bağışlandı? Tayyip Erdoğan -kaç milyar lira- 1,5 milyar lira örtülü ödeneğe para verdi, Cumhurbaşkanlığına aday oldu, Anayasa’yı askıya aldı, kanunları askıya aldı, Başbakanlık örtülü ödeneğini kullandı, devletin uçağını kullandı, devletin bütün imkânlarını kullandı ve karşısındaki bütün güçleri yok ederek Cumhurbaşkanlığı seçimine girdi. Böyle bir Cumhurbaşkanlığı seçimi olur mu? Allah korkusu içinde olan, kanun korkusu içinde olan ve insanlık onurunu taşıyan hiçbir kimse kanunlara riayetsizlik etmez, yetim hakkına el uzatmaz, yetim hakkını yemez, devlet malına el uzatmaz.

Şimdi, ayetikerîmeden bahsediyorsunuz. Peki, bu ayetikerîmeden bahsediyorsanız, burada, bu fezlekelerde yapılan yolsuzlukları niye bu kadar uzatıyorsunuz, niye getirip de bunlardan hesap sormuyorsunuz? Bütün mesele… Yolsuzlukları örtmenin arkasında kalkan parmakta ayetikerîmeyi ağzına alma hakkı yoktur.

Sonra, bana ne dersen de, senin kapasiten beni değerlendirmeye müsait değil çünkü senin bilgin… Sen iktidar partisi uğruna her şeyi feda edebilirsin.

Teşekkür ederim, saygılar. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Genç.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Başkan…

BAŞKAN - Sayın Baluken, siz…

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Başkan, demin Sayın Kamer Genç konuşması sırasında şahsımla ilgili, çözüm süreciyle ilgili yol haritasının birinci sayfasını gördüğümü ifade eden bir söylem kullandı.

BAŞKAN – Öyle mi, sizin adınızı söyledi mi?

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Evet.

Onu düzeltmek istiyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Evet, söyledim efendim. Grup Başkan Vekili böyle bir açıklama yaptı.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Tabii, tabii, söyledi.

BAŞKAN – Tamam.

Buyurunuz Sayın Baluken.

4.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken'in, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in 458 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın tümü üzerinde şahsı adına yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Basına yapmış olduğumuz açıklamada “Yol haritasının ya da çözümle ilgili bir planlamanın birinci sayfasını ya da kapağını gördük.” gibi bir şey söylemedik. Söylediğimiz şey şudur: Şu anda yürüyen müzakere süreciyle ilgili bir yol haritasının taslağı bizimle paylaşıldı ancak bunun içeriği, detayları, Kürt meselesinin çözümüyle ilgili, Türkiye’nin demokratikleşmesiyle ilgili yapılacak olan yasal düzenlemeler ve diğer detaylar hakkında çalışmaların devam ettiği, bu çalışmalar bittikten sonra bizimle paylaşılacağı ifade edildiği hususudur. Böyle küçümseyerek “Yok, birincisi sayfasını gördüm, kapağının başlığını gördüm.” gibi şeyler her şeyden önce sizin siyasi anlayışınıza yakışmaz. Biz özellikle son dönemde Cumhuriyet Halk Partisinin bu konudaki girişimlerini, yoğun çabasını, Kobani’yle ilgili tutumunu son derece anlamlı buluyoruz.

Çözüm süreciyle ilgili söyleyeceğimiz şey şudur: Şu anda bir müzakere masası var ve biz bu müzakere masasında yüz yıllık bir meseleyi çözmek istiyoruz. Ancak bu müzakere masasının şu anda haritası da, yolu da Kobani’den geçiyor çünkü bu çözüm süreci hem içeride Kürtlerle barışı hem de Orta Doğu’da Türkiye’nin antikürt politikalarından vazgeçmesini, Kürtlerle beraber global bir politika oluşturmasını öngörüyor. Dolayısıyla, çözüm süreciyle ilgili önümüzdeki dönemlerde -hepimiz yakından takip ediyoruz- bizim temennimiz Türkiye’nin Kürtlerle birlikte hareket ederek bu çözüm sürecini kalıcı barışa ulaştırmasıdır. İrade devam ettiği sürece de Halkların Demokratik Partisi olarak bu konuda gerekli olan her türlü sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Baluken.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, müsaade ederseniz… Sayın Baluken benim saygı duyduğum bir arkadaşımdır. Beni yanlış anlamış yani ben küçümsemedim. Sayın Baluken dedi ki: “Bize bir sayfa gösterdiler.” Ben de dedim ki: O sayfayı hepimize göstersinler yani, onun için, o anlamda söyledim.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Taslak deyince birinci sayfa anlaşılmaz.

BAŞKAN – Tamam, anlaşıldı efendim.

XI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

7.- Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü İle Kore Cumhuriyeti Ulusal Polis Teşkilatı Arasında Polis İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/762) (S. Sayısı: 458) (Devam)

BAŞKAN – Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 19.35

DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 19.43

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER: Fehmi KÜPÇÜ (Bolu), Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır)

-----0-----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 3’üncü Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

458 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine devam edeceğiz.

Komisyon ve Hükûmet yerinde.

1’inci maddeyi okutuyorum:

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLE KORE CUMHURİYETİ ULUSAL POLİS TEŞKİLATI ARASINDA POLİS İŞBİRLİĞİ MUTABAKAT ZAPTININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

 

MADDE 1- (1) 3 Eylül 2012 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ile Kore Cumhuriyeti Ulusal Polis Teşkilatı Arasında Polis İşbirliği Mutabakat Zaptı”nın onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz talebi yok.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik cihazla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Üç dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı yoktur, beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 19.47

BEŞİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 19.54

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER: Fehmi KÜPÇÜ (Bolu), Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır)

----0----

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 3’üncü Birleşiminin Beşinci Oturumunu açıyorum.

458 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın tümünün açık oylamasında toplantı yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi tasarının tümünü tekrar açık oylamaya sunacağım.

Oylama için üç dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ile Kore Cumhuriyeti Ulusal Polis Teşkilatı Arasında Polis İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

 

“Kullanılan oy sayısı

:

188

 

 

Kabul

:

188

 

(x)

 

:

 

 

 

Kâtip Üye

Mine Lök Beyaz

Diyarbakır

Kâtip Üye

Fehmi Küpçü

Bolu”

Böylece, tasarı kanunlaşmıştır.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, efendim, oy pusulası var mı elektronik oylama dışında? Sayın Başkan, oy pusulalarını bir kontrol edebilir miyiz, burada mı acaba?

BAŞKAN – Ettim efendim, ettim.

8’inci sırada yer alan, Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Türkiye’de Bir DSÖ Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna

8.- Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Türkiye’de Bir DSÖ Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (S. Sayısı: 578)

BAŞKAN - Komisyon yok.

Ertelenmiştir.

9’uncu sıraya alınan Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi Arasında İki Yıllık İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu raporunun görüşmelerine başlayacağız.

9.- Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi Arasında İki Yıllık İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/769) (S.Sayısı: 462) (X)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Komisyon Raporu 462 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz talebi yok.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

TÜRKİYE CUMHURİYETİ SAĞLIK BAKANLIĞI VE DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ AVRUPA BÖLGE OFİSİ ARASINDA İKİ YILLIK İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI (2012-2013)’NIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1- (1) Türkiye Cumhuriyeti adına 11 Eylül 2012 tarihinde imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi Arasında İki Yıllık İşbirliği Anlaşması (2012-2013)”nın onaylanması uygun bulunmuştur.

 

BAŞKAN – Madde üzerinde söz talebi yok.

1’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz talebi yok.

2’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz talebi yok.

3’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik cihazla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Üç dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi Arasında İki Yıllık İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

 

“Kullanılan oy sayısı

:

189

 

 

Kabul

:

189

 

(x)

 

 

 

 

 

Kâtip Üye

Mine Lök Beyaz

Diyarbakır

Kâtip Üye

Fehmi Küpçü

Bolu”

 

Böylece tasarı kanunlaşmıştır.

10’uncu sıraya alınan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

10.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/783) (S. Sayısı: 483) (x×)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Komisyon Raporu 483 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen yok.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE YEMEN CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA SAĞLIK ALANINDA İŞBİRLİĞİNE DAİR EK PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1- (1) 11 Şubat 2013 tarihinde Sana’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Ek Protokol”ün onaylanması uygun bulunmuştur.

 

BAŞKAN – 1’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... 2’nci madde kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

BAŞKAN – 3’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik cihazla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Üç dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylam[1]a sonucu:

 

“Kullanılan oy sayısı

:

190

 

 

Kabul

:

190

 

(x)

 

:

 

 

 

Kâtip Üye

Mine Lök Beyaz

Diyarbakır

Kâtip Üye

Fehmi Küpçü

Bolu”

Böylece tasarı kanunlaşmıştır.

Şimdi 11’inci sırada yer alan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Cibuti Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

11.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Cibuti Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/760) (S. Sayısı: 456)(X)

BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Komisyon Raporu 456 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz talebi? Yok.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE CİBUTİ CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA SAĞLIK VE TIP BİLİMLERİ ALANLARINDA İŞBİRLİĞİNE DAİR ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN TASARISI

 

MADDE 1- (1) 6 Aralık 2012 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Cibuti Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşma”nın onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – 1’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2’nci Maddeyi okutuyorum:

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

BAŞKAN – 2’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

BAŞKAN – 3’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik cihazla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Açık oylama için üç dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Cibuti Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu’nun açık oylama sonucu:

 

“Oy sayısı

:

189

 

  Kabul

:

189(X)

 

 

 

 

                                                         

Kâtip Üye

Mine Lök Beyaz

Diyarbakır

Kâtip Üye

Fehmi Küpçü

Bolu”

Böylece, tasarı kanunlaşmıştır.

12’nci sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlıyoruz.

12.- Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/391) (S. Sayısı: 31)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

Sayın milletvekilleri, bundan sonra da Komisyonun hazır bulunamayacağı anlaşıldığından, alınan karar gereğince, kanun tasarı ve teklifler ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 15 Ekim 2014 Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.

Kapanma Saati: 20.19



(x) Sözlü soru önergeleri Genel Kurulda okunmamış olup tutanağa eklidir.

(x) 391 S. Sayılı Basmayazı Tutanağa eklidir.

(x) Bu bölümlerde Hatip tarafından Türkçe olmayan kelimeler ifade edildi.

(x) Bu bölümde Hatip tarafından  Türkçe olmayan bir kelime ifade edildi.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(x)  458 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(X) 462 S.Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(x×) 483 S.Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir

 

[1]

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(X) 456 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

(X) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren  tablo tutanağa eklidir.