DÖNEM: 24                            CİLT: 70                      YASAMA YILI: 4

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

 

 

56’ncı Birleşim

4 Şubat 2014 Salı

 

 

 

 

(TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

 

 I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- YOKLAMALAR

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- İstanbul Milletvekili D. Ali Torlak’ın, su ürünleri mühendisleri ve teknikerleri ile balıkçılık teknolojisi mühendislerinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, yargıya ve yolsuzluklara ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Adıyaman Milletvekili Muhammed Murtaza Yetiş’in, biat kültürüne ilişkin gündem dışı konuşması

V.- AÇIKLAMALAR

1.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin ilinin Arhavi ilçesindeki Kamilet Vadisi’nde bir hidroelektrik santrali yapılmak istenmesine ilişkin açıklaması

2.- Antalya Milletvekili Yusuf Ziya İrbeç’in, 17/12/2013 tarihinden bu yana, suçlamalara dayanak olan delil ve belgeleri ortaya çıkaran savcı, hâkim ve emniyet görevlilerinin tasfiye edildiğine ve yolsuzlukları sorgulayan millî iradeye yasak getirildiğine ilişkin açıklaması

3.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, kapatılacak 29 il özel idaresinde hizmet alımı kapsamında çalışan personelin durumunun ne olacağını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

4.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Başbakan ve AKP’nin rüşvet, usulsüzlük ve yolsuzluktan dolayı zan altında olduğuna ve Başbakanın bu iddiaları kamuoyunu ikna edecek şekilde açıklaması ya da istifa etmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

5.- Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın, Afyon Valisi ile bir polis memuru arasında yaşanan ve basına da yansıyan bir olaya ve namusuyla görev yapan polisleri kutladığına ilişkin açıklaması

6.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu’nun, Osmaniye’de telekomünikasyan ve kuyumculuk alanında faaliyet gösteren esnafın kredi kartlarına taksit sınırlaması getiren düzenlemeden şikâyetçi olduğuna ve bu düzenlemenin gözden geçirilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

7.- Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan’ın, 4 Şubat Dünya Kanser Günü’ne ilişkin açıklaması

8.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’ın bazı ilçelerindeki çiftçilerin sıkıntılarına ve borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili beklentileri olduğuna ilişkin açıklaması

9.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, Hükûmetin tarım politikasına ilişkin açıklaması

10.- İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan’ın, iş yeri kazalarında ve bu kazalarda ölen işçi sayısında dünyada ilk sıralarda olduğumuza ve kentsel dönüşüm nedeniyle yapılan yıkım çalışmalarında tam donanımlı ve profesyonel bir uygulama olması gerektiğine ilişkin açıklaması

11.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, bir milletvekilinin rüşvet ve yolsuzlukla ilgili verdiği soru önergesinin yer aldığı web sayfasının karartılmasına ve İnlice’yi Adıyaman ve Kâhta’ya bağlayan yolun durumuna ilişkin açıklaması

12.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, İnlice’yi Adıyaman ve Kâhta’ya bağlayan yol çalışmalarının bitirildiğine, İskilipli Atıf Hoca’nın ölüm yıl dönümüne ve AK PARTİ’nin iktidara geldiği 2002’den bu yana demokratikleşme yolunda önemli adımlar atıldığına ilişkin açıklaması

13.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, grup başkan vekillerinin açıklama yapmak için kullandıkları söz haklarının 10 kişiye verilen birer dakikalık söz hakkının dışında olduğuna ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

14.- Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın, Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan’ın 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın dördüncü bölümü üzerinde MHP Grubu ve şahsı adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

15.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’nun, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

 

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ve 27 milletvekilinin, 1 Mayıs 1977 İşçi Bayramı kutlamaları esnasında meydana gelen olayların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/845)

2.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 27 milletvekilinin, öğretmenlerin uğramış olduğu şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/846)

3.- Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş ve 19 milletvekilinin, Roman vatandaşların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/847)

B) Duyurular

1.- Başkanlıkça, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunda siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerine düşen 1 üyelik için aday olmak isteyen siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerinin yazılı olarak müracaat etmelerine ilişkin duyuru

C) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Avrupa Parlamentosu Katılım Öncesi Eylem Birimi tarafından 19-20 Şubat 2014 tarihlerinde Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenecek olan “Sağlık ve Tüketicinin Korunması” konulu seminere katılım sağlanması hususuna ilişkin tezkeresi (3/1369)

2.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu tarafından Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle 5/4/2014 tarihinde Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenecek olan “Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi” konulu toplantıya katılım sağlanması hususuna ilişkin tezkeresi (3/1370)

D) Önergeler

1.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, (2/296) esas numaralı 7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/144)

 

VII.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- MHP Grubunun, 31/1/2014 tarih ve 2986 sayı ile MHP Grup Başkan Vekili İzmir Milletvekili Oktay Vural tarafından AKP’nin on bir yıldır uyguladığı ekonomik politikaların oluşturduğu yapısal riskleri ile rüşvet ve yolsuzluk operasyonu sonrası yaşanan gelişmeler ışığında özel sektör borcunun, borcun kısa ve uzun vadede artış nedenlerinin, kur riskinin doğuracağı zararların, Merkez Bankası politikalarına etkilerinin ve borcun çevrilmesiyle ilgili sorunların ve çözüm önerilerinin tespiti amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 4 Şubat 2014 Salı günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

 

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Konya Milletvekili Faruk Bal’ın, İstanbul Milletvekili Mehmet Muş’un MHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasında Milliyetçi Hareket Partisine sataşması nedeniyle konuşması

2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Muş’un, Konya Milletvekili Faruk Bal’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

3.- Konya Milletvekili Faruk Bal’ın, İstanbul Milletvekili Mehmet Muş’un sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında Milliyetçi Hareket Partisine sataşması nedeniyle konuşması

4.- Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun, Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 63’üncü maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

5.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

6.- Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun, Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

7.- Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal’ın, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 64’üncü maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşması sırasında AK PARTİ Grup Başkanına sataşması nedeniyle konuşması

8.- Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal’ın, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

9.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 66’ncı maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşması sırasında Adalet ve Kalkınma Partisine ve AK PARTİ Grup Başkanına sataşması nedeniyle konuşması

10.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

11.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında Adalet ve Kalkınma Partisine ve AK PARTİ Grup Başkanına sataşması nedeniyle konuşması

 

IX.- SEÇİMLER

A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim

1.- Dışişleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

2.- İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

3.- Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

 

X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYON-LARDAN GELEN DİĞER İŞLER

 

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

 

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

2.- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporları (1/484) (S. Sayısı: 287)

3.- Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ve 77 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2/1929) (S. Sayısı: 523)

4.- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, İzmir Milletvekili Hülya Güven ve 31 Milletvekilinin; Sosyal Hizmetler Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten ve Rize Milletvekili Hasan Karal ile 6 Milletvekilinin; Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ve Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ile 4 Milletvekilinin; Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ve 15 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/796, 2/1160, 2/1183, 2/1608, 2/1927, 2/1928, 2/1937) (S. Sayısı: 524)

 

XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, bazı şirketlere yönelik vergi incelemelerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı  (7/36012)

2.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Almanya’da bir taraftar grubunca toplanan yardım kolilerinin THY tarafından taşınmak istenmediği iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan'ın cevabı  (7/36096)

3.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/36223)

4.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, 2002-2013 yılları arasında Giresun’a yapılan yatırımlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı  (7/36280)

5.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, el değiştirilen bir TV kanalında işten çıkartılan işçilere ilişkin Başbakandan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı  (7/36310)

6.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Türk Hava Yollarına ait uçaklarda bazı gazetelerin dağıtılmamasına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/36315)

7.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, Bakanlık çalışanlarına tahsis edilen cep telefonu sayısına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı  (7/36433)

8.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Kocaeli’de elektrik dağıtım şirketinin uygulamalarından kaynaklanan şikâyetlere ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/36434)

9.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa’daki çocuk işçi sayısına ilişkin sorusu ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (7/36451)

10.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, Bakanlık çalışanlarına tahsis edilen cep telefonu sayısına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36483)

11.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, son on yılda kurulan vakıf sayısı ile vakıflara aktarılan kamu kaynağına ilişkin Başbakandan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/36672)

12.- Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin’in, Kuzey Irak’ta iş yapan Türk firmalarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin cevabı (7/36679)

13.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından İstanbul’da kiralanan ve satın alınan araçlara ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/36685)

14.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36749)

15.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında kiralanan depo ve satış reyonlarına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36750)

16.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında kiralanan ambarlar ve lojistik merkezlerine ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36751)

17.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Merkezi Bilgi Sistemi için satın alınan mal ve hizmetlere,

Bazı programlar için satın alınan mal ve hizmetlere,

GÜVAS sistemi için satın alınan mal ve hizmetlere,

İlişkin soruları ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36752), (7/36770), (7/36775)

18.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında uluslararası kuruluşlarla müşterek yapılan operasyonlara ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36753)

19.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Esnaf ve Sanatkârlar Bilgi Sistemi için satın alınan mal ve hizmetlere,

Hal Kayıt Sistemi için satın alınan mal ve hizmetlere,

İlişkin soruları ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36755), (7/36761)

20.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, tır muayene onay programı için satın alınan mal ve hizmetlere,

Bazı programlar için satın alınan mal ve hizmetlere,

Puanter programı için satın alınan mal ve hizmetlere,

KBB programı için satın alınan mal ve hizmetlere,

TIOP projesi için satın alınan mal ve hizmetlere,

Personel Bilgi Bankası Programı için satın alınan mal ve hizmetlere,

Gümrük Müşavirliği Programı için satın alınan mal ve hizmetlere,

İlişkin soruları ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36757), (7/36760), (7/36762), (7/36764), (7/36767), (7/36777), (7/36782)

21.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında gümrük işlemlerini bitirmeden gümrükten çıkmak isterken yakalananların sayısına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36759)

22.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, faal olmayan kara sınır kapılarının sayısına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36766)

23.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, SGB.Net Programı ve Harcama Yönetimi Modülü için satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36772)

24.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, gümrük idaresi olmayan deniz sınır kapılarının sayısına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36778)

25.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık tarafından İstanbul’da kiralanan ve satın alınan araçlara ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36781)

26.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında taşra teşkilatı ile müşterek yapılan operasyonlara ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36785)

27.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TRT Yönetim Kurulu üyeliğine yapılan atamalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı  (7/36834)

28.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, İstanbul’da Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşlarda görev yapmakta iken görevinden alınan bürokratlara ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/36894)

29.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, bazı şirketlerin Bakanlık tarafından gerçekleştirilen ihalelere katılıp katılmadıklarına ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin cevabı (7/36953)

30.- Kastamonu Milletvekili Emin Çınar’ın, dış ticaret açığına ve ekonomide yapısal reformlara ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin cevabı (7/36955)

31.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, İstanbul’da Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşlarda görev yapmakta iken görevinden alınan bürokratlara ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin cevabı (7/36957)

32.- Bilecik Milletvekili Bahattin Şeker’in, 2013 yılı ithalat ve ihracat rakamlarına ve Bilecik, Eskişehir ve Kütahya’da yürütülen projelere ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin cevabı (7/36958)

33.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, bazı şirketlerin Bakanlık tarafından gerçekleştirilen ihalelere katılıp katılmadıklarına ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin cevabı (7/36959)

34.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, 2013 yılında ele geçirilen kaçak sigara miktarına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/36982)

35.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, işsizlik oranına ilişkin sorusu ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (7/37011)

36.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Uzakdoğu gezisine sadece bazı gazetelerin temsilcilerinin davet edildiği iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/37099)

37.- Niğde Milletvekili Doğan Şafak’ın, elma üreticilerine ihracat prim desteği verilmesine ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin cevabı  (7/37193)

38.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bakanlığın 2002-2013 yılları arasında bazı şirket ve kişilerle ticari ilişkisi olup olmadığına ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin cevabı (7/37195)

39.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, yolsuzluk iddialarına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/37357)

40.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, adli kolluk yönetmeliğinin değişmesine ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/37358)

41.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, görevden alınan emniyet mensuplarına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/37359)

 


I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak dokuz oturum yaptı.

Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, hukuk devleti ve yolsuzluğa,

Kars Milletvekili Yunus Kılıç, Kâzım Karabekir Paşa’nın 66’ncı ölüm yıl dönümüne,

Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Malatya’nın sorunlarına,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ve 21 milletvekilinin, Diyarbakır Surlarının iyileştirilmesi ve turizme uygun hâle getirilmesi için yapılması gerekenlerin (10/842),

Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu ve 22 milletvekilinin, Van’ın Tatvan ilçesinin afet kararı alınan mahallelerinin imara, kentleşmeye, turizm ve ticarete açılması ve bölge halkının sorunlarının giderilmesi için yapılması gerekenlerin (10/843),

Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek ve 25 milletvekilinin, basın özgürlüğüyle ilgili sorunların (10/844),

Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve görüşmelerinin sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156),

2’nci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporlarının (1/484) (S. Sayısı: 287),

3’üncü sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ve 77 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (2/1929) (S. Sayısı: 523),

5’inci sırasında yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İtalya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Çevre Koruma ve Sürdürülebilir Kalkınma Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu Raporlarının (1/682) (S. Sayısı: 385),

6’ncı sırasında yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İran İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Doğal Kaynaklar ve Su Havzası Amenajmanı Üzerine Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre Komisyonu, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporlarının (1/441) (S. Sayısı: 266),

Görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

4’üncü sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, İzmir Milletvekili Hülya Güven ve 31 Milletvekilinin; Sosyal Hizmetler Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten ve Rize Milletvekili Hasan Karal ile 6 Milletvekilinin; Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ve Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ile 4 Milletvekilinin; Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ve 15 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/796, 2/1160, 2/1183, 2/1608, 2/1927, 2/1928, 2/1937) (S. Sayısı: 524) görüşmelerine devam edilerek 60’ıncı maddesine kadar kabul edildikten sonra Komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

Plan ve Bütçe Komisyonu Başkan Vekili Süreyya Sadi Bilgiç,

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam,

İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, CHP Grubu olarak,

İzmir Bornova’da şehit olan Topçu Uzman Çavuş Mustafa Ünlü’ye Allah’tan rahmet dilediklerine;

Bingöl Milletvekili İdris Baluken, Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 41’inci maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine,

Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz, Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine,

Aydın Milletvekili Ali Gültekin Kılınç, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 46’ncı maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine,

Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, Aydın Milletvekili Ali Gültekin Kılınç’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine,

İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Muammer Aksoy’un 24’üncü ölüm yıl dönümüne,

Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 49’uncu maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Başkanlık Divanı olarak, İzmir Bornova’da şehit olan Topçu Uzman Çavuş Mustafa Ünlü’ye Allah’tan rahmet dilediklerine,

Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Başkanlık Divanı olarak, Muammer Aksoy’u saygı ve sevgiyle andıklarına,

İlişkin birer açıklamada bulundu.

İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Bursa Milletvekili İsmail Aydın’ın yerinden sarf ettiği bazı ifadeleri sırasında CHP Grup Başkanına,

Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında Adalet ve Kalkınma Partisine,

Sataşmaları nedeniyle birer konuşma yaptılar.

Danışma Kurulunun, Genel Kurulun çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ve daha önceden toplanması kararlaştırılan 31 Ocak 2014 Cuma ile 1-2-3 Şubat 2014 Cumartesi, Pazar ve Pazartesi günleri toplanmamasına; gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında bulunan 534 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın bu kısmın 5’inci sırasına alınmasına ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine; 534 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesine ilişkin önerisi kabul edildi.

Komisyonların bulunmayacağı anlaşıldığından, alınan karar gereğince, 4 Şubat 2014 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere 00.26’da birleşime son verildi.

 

                                                   Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

                                                             Başkan Vekili

 

           Muharrem IŞIK                                                                       Fehmi KÜPÇÜ

                 Erzincan                                                                                     Bolu

                Kâtip Üye                                                                                Kâtip Üye
II.- GELEN KAĞITLAR

No: 78

31 Ocak 2014

 

Teklif

1.- Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker ve Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi ile 18 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1967) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm; İçişleri; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.01.2014)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezinden bakanlıklara gönderildiği iddia edilen bir yazıya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/34526)

 

 

No: 79

3 Şubat 2014 Pazartesi

Tasarı

1.- Türkiye Cumhuriyeti ile Kosova Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/883) (Plan ve Bütçe; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.01.2014)

Teklifler

1.- Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk'ün; Büyükşehir Belediyesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1968) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm; Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.01.2014)

2.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu ve 1 Milletvekilinin; Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1969) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.01.2014)

3.- Eskişehir Milletvekili Bedii Süheyl Batum'un; 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1970) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.01.2014)

4.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir'in; Milli Parklar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1971) (Çevre ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.01.2014)

5.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın; Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1972) (İnsan Haklarını İnceleme ile Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.01.2014)

6.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın; Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1973) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 24.01.2014)

7.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane'nin; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılması Hakkında İçtüzük Teklifi (2/1974) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 24.01.2014)

8.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün; TBMM İçtüzüğünde Değişiklik Yapılması Hakkında İçtüzük Teklifi (2/1975) (Adalet ile Anayasa Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.01.2014)

9.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün; 4857 Sayılı İş Kanununun 30. Maddesi 1. Fıkrası 1. Cümlesinin Değiştirilmesi Hakkındaki Kanun Teklifi (2/1976) (Plan ve Bütçe ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.01.2014)

10.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir'in; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1977) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.01.2014)

11.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli'nin; İstanbul İli Adalar İlçesi Sınırlarında Bulunan "Demokrasi ve Özgürlükler Adasının" Adının "Demokrasi ve İnsan Hakları Adası" Olarak Değiştirilmesi ve Adada "Demokrasi ve İnsan Hakları Müzesi" Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/1978) (İnsan Haklarını İnceleme ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.01.2014)

12.- Aydın Milletvekili Osman Aydın'ın; On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1979) (İçişleri; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.01.2014)

13.- İzmir Milletvekili Rıza Mahmut Türmen ve İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu ile 8 Milletvekilinin; Adli Kolluk Kanun Teklifi (2/1980) (Avrupa Birliği Uyum; İçişleri ile Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.01.2014)

Tezkere

1.- 6328 Sayılı Kanun’un 22’nci Maddesi Uyarınca, 2013 Yılı İçerisinde Gerçekleştirilen Faaliyetler ve Önerilerden Oluşan 2013 Yılı Yıllık Raporunun Sunulduğuna İlişkin Kamu Denetçiliği Kurumu Tezkeresi (3/1368) (Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.01.2014)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ’ın, TOKİ tarafından yapılan ve yapılacak olan stadyumlara ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34586)

2.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın, üniversite öğrencilerinin bilgilerinin başka bakanlıklarla paylaşımına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34587)

3.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Kırklareli’nde yapılan stadyuma ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34588)

4.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2011-2013 yılları arasında tescil edilen gençlik derneklerinin sayısına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34589)

5.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Web siteleri için satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34590)

6.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, IP TV sistemi için satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34591)

7.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ziyaretçi/Personel takip sistemi için satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34592)

8.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, EBYS için satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34593)

9.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, bazı uygulamalar için satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34594)

10.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Federasyon Bilgi Sistemi için satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34595)

11.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında tescil edilen spor dernekleri sayısına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34596)

12.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Protokol İletişim Veri Tabanı için satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34597)

13.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında Bakanlık, bağlı kurum ve kuruluşları tarafından alınan bilişim ekipmanlarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34598)

14.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2013 Kasım ayı itibarıyla haftada kaç amatör spor müsabakası yapıldığına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34599)

15.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 6222 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra spor müsabakalarından men edilen kişi sayısına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34600)

16.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2011-2013 yılları arasında Bakanlık, bağlı kurum ve kuruluşları tarafından alınan bilişim ekipmanlarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34601)

17.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2013 Kasım ayı itibarıyla gençlik merkezlerinde çalışan uzman personele ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34602)

18.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2011-2013 yılları arasında bakanlık tarafından uluslararası kuruluşlara ödenen aidat miktarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34603)

19.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2013 Kasım ayı itibarıyla sanat ve spor faaliyetlerine katılım için yürütülen projelere ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34604)

20.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, müsabaka standartlarına uygun tenis kortu sayısına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34605)

21.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2011-2013 yılları arasında Bakanlık, bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından düzenlenen toplantı ve seminerlere ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34606)

22.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, Atatürk Kapalı Spor Salonunun Antalya Büyükşehir Belediyesi Tekerlekli Sandalye Basketbol takımı tarafından kullanılmasına izin verilmediğine ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34607)

23.- Bursa Milletvekili Aykan Erdemir’in, Adalet ve Kalkınma Partisi Sosyal Medya Koordinatörü tarafından bakanlıkların sosyal medya koordinatörlerine gönderildiği iddia edilen talimata ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/34723)

24.- İzmir Milletvekili Erdal Aksünger’in, Kredi Yurtlar Kurumuna başvuru yapan öğrenci sayısına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/34725)

25.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezindeki Sosyal Medya Koordinatörlüğüne ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/34730)

26.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, cezaevlerindeki mahkûmlardan iaşe bedeli alınmasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/34747)

27.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, Uludağ Üniversitesinde meydana gelen bir olaya ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/34748)

28.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Van ve Ağrı’daki il ve ilçe müdürlüklerinin personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34837)

29.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars ve Iğdır’daki il ve ilçe müdürlüklerinin personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34838)

30.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Muş ve Şırnak’taki il ve ilçe müdürlüklerinin personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34839)

31.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Adıyaman ve Hakkâri’deki il ve ilçe müdürlüklerinin personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34840)

32.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis ve Siirt’teki il ve ilçe müdürlüklerinin personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34841)

33.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bingöl ve Batman’daki il ve ilçe müdürlüklerinin personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34842)

34.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum ve Elazığ’daki il ve ilçe müdürlüklerinin personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34843)

35.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Gümüşhane ve Bayburt’taki il ve ilçe müdürlüklerinin personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34844)

36.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Mardin ve Osmaniye’deki il ve ilçe müdürlüklerinin personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34845)

37.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki il ve ilçe müdürlüklerinin personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34846)

38.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’daki il ve ilçe müdürlüklerinin personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34847)

39.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, aile hekimlerinin özlük hakları ve çalışma koşulları ile ilgili yeni düzenlemeler yapılacağı iddiasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34848)

40.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir’in, bazı il ve ilçelerdeki doktor sayısına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34849)

41.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, AB İlerleme Raporundaki bazı hususlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34850)

42.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Diyarbakır’daki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin alt yapı eksikliklerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/34851)

43.- Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş’ın, bir ihalede sahtecilik olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35974)

44.-  Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, bir üniversitedeki heykellerin kaldırıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35975)

45.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, bir konuşmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35977)

46.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Türkiye’deki kaçak maden ocakları sayısına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35978)

47.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, Ergenekon davası kapsamında savcılık tarafından istenen bazı belgelerin verilmediği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35979)

48.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, kaldırılan Başbakanlık Takip Kurulunun faaliyetlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35980)

49.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, gelir dağılımına, intiharlara ve iktisadi verilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35981)

50.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, Başbakanlıkça yayımlandığı iddia edilen bir belgeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35982)

51.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavındaki din kültürü ve ahlak bilgisi sorularının zorluğuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35983)

52.- Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü’nün, Tekirdağ’da gerçekleştirilen toplu açılış töreninde partinin belediye başkan adaylarının tanıtımının yapılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35984)

53.- Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu’nun, koruculuk sistemine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35985)

54.-  Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, ziyaret gerçekleştirdiği bazı illerdeki uygulamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35986)

55.- Van Milletvekili Nazmi Gür’ün, Suriye’ye yapıldığı iddia edilen silah satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35987)

56.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, KKTC’de eğitim ve öğretimini sürdüren bazı Kürt öğrencilere baskı uygulandığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35988)

57.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2023 yılı için öngörülen hedeflere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35989)

58.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2013 yılları arasında meydana gelen hırsızlık, gasp ve kapkaç olaylarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35990)

59.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2013 yılları arasında yaşanan intihar olaylarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35991)

60.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, son günlerde yaşanan elektrik kesintilerine ve enerji politikalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35992)

61.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Suriye’ye silah ihraç edildiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35993)

62.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, veteriner hekimlerin istihdam sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35994)

63.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, astsubayların çalışma şartlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35995)

64.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, ülkemizdeki taş ocaklarının sayısına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35996)

65.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Malatya Kan Merkezinin araç gereç eksikliklerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35997)

66.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, bilgi güvenliği ve kişisel verilerin korunması ile ilgili çeşitli hususlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35998)

67.-  İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak’ın, LGBT bireylerin uğradığı mağduriyete ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/35999)

68.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, AB ile imzalanan Geri Kabul Anlaşmasına ve sınır polisi uygulamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36001)

69.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, kadına yönelik şiddete ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36002)

70.- Muğla Milletvekili Tolga Çandar’ın, yabancılara satılan tarım arazilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36003)

71.- İstanbul Milletvekili Osman Taney Korutürk’ün, Suriye’ye silah sevkiyatı yapıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36004)

72.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, kıyı işgalinde bulunduğu için yıkılan yapılara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36005)

73.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Başbakanlık Takip Kurulunun çalışmalarına son verilmediği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36006)

74.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Jandarma teşkilatında yeni bir yapılanmaya gidilip gidilmeyeceğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36007)

75.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesiyle ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36009)

76.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun Ermenistan’la ilişkilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36010)

77.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Kadıköy Anadolu Lisesinin bulunduğu araziye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36013)

78.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Van Depreminde yaralanan ve hayatını kaybeden vatandaşlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36014)

79.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, Gezi eylemcilerinin soruşturma dosyasındaki gizlilik kararına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36015)

80.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, bir cezaevinde din ve inanç hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36016)

81.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, sosyal paylaşım sitelerindeki paylaşımları nedeniyle haklarında soruşturma açılan kişilere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36017)

82.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, yargı çalışanlarının sorunlarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı  soru önergesi (7/36018)

83.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, bir sendikanın adliyelerde yürütmüş olduğu sendikal çalışmalara müdahalede bulunulduğu iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36019)

84.- Bursa Milletvekili Aykan Erdemir’in, 17 Aralık 2004 tarihinden itibaren gizlilik kararı alınan dava dosyalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36020)

85.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, göz altı sürecinde kötü muamele ve işkence vakalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36021)

86.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, cezaevlerindeki hasta tutuklu ve hükümlüler ile ağır hasta bir hükümlüye ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36022)

87.- İzmir Milletvekili Rıza Mahmut Türmen’in, toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile ilgili düzenlemelere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36023)

88.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, çocuk ıslahevi ve tutukevi sayısına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36024)

89.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, çocuk hükümlü ve tutukluların yaşam koşullarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36025)

90.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, kişisel verilerin korunmasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36026)

91.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, cinsel istismara uğrayan çocuklara ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/36027)

92.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, şiddete maruz kalan kadınlara ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/36028)

93.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis ve Siirt’te verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36029)

94.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, taşeron işçilerin sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36030)

95.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, karayolu ve demiryolu işçilerinin sosyal ve özlük haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36031)

96.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, personele ödenmeyen ikramiyelere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36032)

97.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, dul ve yetim maaşı alanlardan farklı isimler altında para alındığı iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36033)

98.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, vize serbestisi çalışmalarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36034)

99.- İstanbul Milletvekili İhsan Barutçu’nun, 1915 Olayları ile ilgili yürütülen çalışmalara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36035)

100.- İstanbul Milletvekili Sebahat Akkiray’ın, Gezi olaylarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/36046)

101.- Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın, Bolu Belediye Başkanı hakkındaki bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36047)

102.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, Suriyeli direnişçilere destek verildiği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36048)

103.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Antalya ziyaretindeki güvenlik önlemlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36049)

104.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, koruma memuru alınacağı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36050)

105.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, Suriye’ye silah sevkiyatı yapıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36051)

106.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Van’ın Çaldıran ilçesinde bir kişinin evine elektrik bağlanmamasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36052)

107.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, yurt dışı görevlendirmelerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36053)

108.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, kolluk kuvvetleri tarafından bir avukatın parmak izinin zorla aldırıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36054)

109.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, Eskişehir Valiliğindeki peyzaj çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36055)

110.- İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak’ın, Gezi olaylarında polisin yasadışı uygulamalar yaptığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36056)

111.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, görevden alınan emniyet mensuplarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36057)

112.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’daki bir köyün içme suyu sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36058)

113.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Mevlana Müzesinde yapılan düzenlemelere ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36059)

114.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, Milli Kütüphanenin bazı kitapları hurdaya çıkardığı iddialarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36060)

115.- İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in, özel tiyatrolara verilen desteklere ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36061)

116.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, Diyarbakır’da tarihi kalıntıların bulunduğu bir alan için imar izni verilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36062)

117.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, TEOG sınavı için yapılan mazeret sınavına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36063)

118.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, konservatuvar mezunu öğrencilere pedagojik formasyon eğitimi verecek üniversitelerin belirlenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36064)

119.- İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak’ın, bazı ders kitaplarındaki şiirlerin sansürlendiği iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36065)

120.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, AÖF sınavında çıkan bir soruya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36066)

121.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Türk Cumhuriyetlerinden gelen öğrencilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36067)

122.- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, okullarda rehber öğretmen norm kadrosu için olması gereken öğrenci sayısının arttırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36068)

123.- Adana Milletvekili Ali Demirçalı’nın, Ankara’daki helikopter kazasına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/36069)

124.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, kendisinden beş aydır haber alınamayan bir askere ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/36070)

125.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Halkbank tarafından satılan bir gayrimenkule ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/36083)

126.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, bir karayolundaki tuzlama çalışmasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/36086)

127.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğiyle ilgili yapılan işlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36090)

128.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, bir bakanın aile mezarlığının genişletilmesi amacıyla tarihi mezarların tahrip edildiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36091)

129.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, yolsuzluk iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36092)

130.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, kömürlü termik santrallere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36093)

131.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, orantısız güç uygulayan kolluk personeline verilen cezalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36094)

132.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, ara seçim yapılıp yapılmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36095)

133.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının taşra teşkilatında personel odalarına kamera sistemi kurulacağı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36097)

134.- Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk’ün, İçişleri Bakanlığının bir genelgesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36098)

135.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, termik santrallere ve bunların çevreye zararlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36100)

136.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, bir gazetenin dağıtımının durdurulduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36101)

137.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, İstanbul Emniyet Müdürlüğünde görev yapan bazı şube müdürlerinin görevden alınmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36102)

138.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, para sayma makinelerinin imalatına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36103)

139.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, bazı müteahhitlerin 112 Acil Servis istasyonları kurma bahanesiyle dolandırıldıkları iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36104)

140.- Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu’nun, Siirt Üniversitesindeki atamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36105)

141.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, bazı açıklamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36106)

142.- İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter’in, bir vakıf tarafından üniversite kurulmasına ve üniversitenin kurulacağı arsaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36107)

143.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara’nın Haymana ilçesinde bir vatandaşın ambulans eksikliği nedeniyle hayatını kaybetmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36110)

144.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Diyarbakır Üç Kuyular Toplu Konut Alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36112)

145.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, geçmiş dönemlerde milletvekilliği veya belediye başkanlığı yapmış olup hâlihazırda Bakanlıklarda danışman veya üst kurullarda yönetim kurulu üyesi olarak çalışan kişilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36113)

146.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TOKİ’nin borç ve alacaklarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36114)

147.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Ankara’daki hafriyat döküm sahalarına ve elde edilen gelirlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36115)

148.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, İstanbul’daki hafriyat döküm sahalarına ve elde edilen gelirlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36116)

149.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Başbakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36117)

150.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ’a ait bir taşınmazın satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36118)

151.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, EÜAŞ’a ait bazı santrallerin satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36119)

152.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Türkiye Şeker Fabrikalarına ait bir taşınmazın satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36120)

153.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEKEL’e ait bir taşınmazın satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36121)

154.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ’a ait bir taşınmazın satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36122)

155.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ ve Hazineye ait bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36123)

156.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, özelleştirme kapsamındaki bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36124)

157.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ ve Türkiye Şeker Fabrikalarına ait bazı taşınmazların satışına işkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36125)

158.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ’a ait bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36126)

159.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, özelleştirme kapsamındaki bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36127)

160.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ’a ait bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36128)

161.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ ve TEKEL’e bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36129)

162.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ ve TEKEL’e ait bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36130)

163.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ’a ait bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36131)

164.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Türkiye Şeker Fabrikalarına ait bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36132)

165.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ’a ait bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36133)

166.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TCDD’ye ait bir taşınmazın satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36134)

167.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Türkiye Şeker Fabrikalarına ait bir taşınmazın satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36135)

168.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ ve Hazineye ait bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36136)

169.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, özelleştirme kapsamındaki bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36137)

170.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ’a ait bir taşınmazın satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36138)

171.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ ve Hazineye ait bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36139)

172.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TEDAŞ’a ait bazı taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36140)

173.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Türkiye Şeker Fabrikalarına ait bir taşınmazın satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36141)

174.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrasında görevden alınan emniyet müdürlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36142)

175.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36143)

176.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36144)

177.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36145)

178.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36146)

179.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36147)

180.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36148)

181.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36149)

182.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36150)

183.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36151)

184.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36152)

185.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36153)

186.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36154)

187.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36155)

188.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36156)

189.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36157)

190.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36158)

191.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36159)

192.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36160)

193.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36161)

194.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36162)

195.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36163)

196.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36164)

197.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36165)

198.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36166)

199.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36167)

200.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Van’da yapılması planlanan sosyal konut projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36168)

201.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Halkbank’ın faaliyetleri ile ilgili çeşitli iddialara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/36171)

202.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/36172)

203.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, bir soruşturmaya ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36173)

204.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, bir cezaevindeki kötü muamele iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36174)

205.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, ağır hasta ve bakıma muhtaç tutuklu ve hükümlülere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36175)

206.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, bir mahkumun sağlık sorunlarına rağmen cezaevinde olduğu iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36176)

207.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, bir mahkuma işkence yapıldığı iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36177)

208.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerle ilgili bazı verilere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36178)

209.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, yabancı uyruklu tutuklu ve hükümlülere ve ülkelerine iadelerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36179)

210.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36180)

211.- Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın, hakim ve savcıların dinlendiği iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36181)

212.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, bir tecavüz vakasında mahkemenin kararına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/36182)

213.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, kadın cinayetlerine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/36183)

214.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/36184)

215.- Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş’ün, KOSGEB tarafından düzenlenen kurslara ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/36185)

216.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/36186)

217.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, öğretmen ve polislerin özlük haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36187)

218.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, ülkemizdeki sığınmacıların durumuna ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36188)

219.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, yabancıların istihdamına ve Geri Kabul Anlaşmasının ülkemizdeki işsizliğe olası etkilerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36189)

220.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36190)

221.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, organ nakli için SGK’ya başvuran hastalara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36191)

222.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, AB ile imzalanan Vize Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metni ve Geri Kabul Anlaşmasının kapsamına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36192)

223.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36193)

224.- Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş’ın, çiftçilerin ekonomik durumuna ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/36201)

225.- Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Hükümetin tarım politikasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/36202)

226.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Tarım Reformu Genel Müdürlüğünce yapılan bazı ihalelerle ilgili iddialara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/36203)

227.- Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü’nün, Çorlu’nun bir köyündeki arazinin bir derneğe verileceği iddialarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/36204)

228.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/36205)

229.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, aile içi şiddet olaylarında izlenecek stratejiye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36208)

230.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Adana Valiliği Özel Kalem Müdürünce söylendiği iddia edilen ifadelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36209)

231.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, İstanbul Maltepe’deki bazı Alevi vatandaşların evlerinin işaretlenerek tehdit edildikleri iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36210)

232.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, görevden alınan emniyet müdürlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36211)

233.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara’daki otobüslerin belediyenin özel bir birimi tarafından denetleneceği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36212)

234.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, imara açılan bir sit alanına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36213)

235.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, bir köyde kapanan yollara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36214)

236.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, bir köyün konut sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36215)

237.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/36217)

238.- Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın, Milli Kütüphanedeki bazı kitapların hurdaya verildiği iddialarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36218)

239.- Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu’nun, Bitlis’te restorasyonu süren camilere ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36219)

240.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36220)

241.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, vergi, resim ve harç muafiyeti tanınan şirketlere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/36222)

242.- Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu’nun, Bitlis’in köylerinde yaşayanların okullara ulaşım sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36224)

243.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, fişleme iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36225)

244.- İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter’in, bir vakıf tarafından kurulması planlanan üniversiteye ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36226)

245.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, bir dernek tarafından İstanbul’daki okullarda yapılan ankete ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36227)

246.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, okullardaki temizlik sorununa ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36228)

247.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36229)

248.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Deniz Kuvvetleri ile ilgili çeşitli konulara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/36230)

249.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/36231)

250.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Ören’deki kıyı işgali iddialarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/36241)

251.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak yol yapım çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/36242)

252.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/36243)

253.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen gazete ve ikram malzemeleri alımlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/36244)

254.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, bir köye yapılacak kalker ocağına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36246)

255.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, İstanbul Emniyet Müdürlüğünde görev yapan bazı şube müdürlerinin görevden alınmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36248)

256.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, mühendis ve mimar odalarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı denetimine alınmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36249)

257.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, zor durumdaki bir aileye yapılacak sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36250)

258.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, HSYK’ya yapılan şikâyetlere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36251)

259.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, taşeron şirketlere ve çalışanlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36252)

260.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, bir kişinin sahibi olduğu şirketlere ve bu şirketlerin faaliyetlerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/36253)

261.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, çeşitli davalardaki ihbar sahiplerine ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/36254)

262.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, Marmaray inşaatında yapılan arkeolojik kazılara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36256)

263.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Sayıştay Denetçilerinin istediği belgeleri vermeyen kamu görevlileri olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36257)

264.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, erişimi engellenen bir internet sitesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36258)

265.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, yurtlarda kalan öğrencilerin seçmen kaydı için muhtarlıklara yaptıkları başvuruların kabul edilmediği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36259)

266.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’daki konteyner kentlerin sorunlarına ve depremzedelerin ihtiyaçlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36260)

267.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, İstanbul Emniyet Müdürüne ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36261)

268.- Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın, İstanbul Emniyet Müdürü hakkındaki bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36262)

269.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Giresun Merkez köylerindeki KÖYDES projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36263)

270.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Çamoluk ilçesindeki KÖYDES projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36264)

271.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Giresun’un Alucra ilçesinde KÖYDES Projesi kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36265)

272.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, THY uçuşlarında dağıtılan gazetelere ve kendisi ve bakanları yurt içi ve yurt dışı ziyaretlerinde takip eden gazetecilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36266)

273.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Giresun’un Çanakçı ilçesinde KÖYDES Projesi kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36267)

274.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, İzmir Tersanesindeki kazaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36268)

275.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, bir Suriyeli generalin Ankara’da tedavi edildiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36269)

276.- Adana Milletvekili Osman Faruk Loğoğlu’nun, Ankara Numune Hastanesinde Özgür Suriye Ordusuna mensup bir şahsın tedavi edildiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36270)

277.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Borçka ilçesine bağlı bir köyün içme suyu sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36271)

278.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Borçka ilçesine bağlı bir köyün içme suyu sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36272)

279.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Borçka ilçesine bağlı bir köyün yol sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36273)

280.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Borçka ilçesine bağlı bir köyün yol sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36274)

281.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Borçka ilçesine bağlı bir köyün içme suyu sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36275)

282.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Borçka ilçesine bağlı bir köyün yol sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36276)

283.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Borçka ilçesine bağlı bir köyün içme suyu sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36277)

284.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Hopa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığının tır karnelerinin verilmesi ile ilgili bir talebine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36278)

285.- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinde bulunan teknik takip cihazlarının sayısına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36279)

286.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Bulancak ilçesindeki KÖYDES Projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36282)

287.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Dereli ilçesindeki KÖYDES Projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36283)

288.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Doğankent ilçesindeki KÖYDES Projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36284)

289.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Espiye ilçesindeki KÖYDES Projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36285)

290.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, İran menşeli bir bankaya yönelik denetimlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36286)

291.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprülerinde yapılacak bakım ve onarım çalışmalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36288)

292.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Gezi Parkı ile ilgili hazırlanan rapora ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36290)

293.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Başbakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Başbakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36291)

294.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Güce ilçesindeki KÖYDES Projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36292)

295.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, kanser hastalarına ve kanser nedeniyle hayatını kaybeden kişilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36293)

296.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Eynesil ilçesindeki KÖYDES Projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36294)

297.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2013 yılları arasındaki doğum oranlarına ve anne-bebek ölümlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36295)

298.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan bir iş adamının ticari işlerini takip eden bir kişiye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36296)

299.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Görele ilçesindeki KÖYDES Projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36297)

300.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Adalet Bakanının İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ile görüştüğü iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36298)

301.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Keşap ilçesindeki KÖYDES Projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36299)

302.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2010-2013 yılları arasında Sağlık A.Ş.’nin belediyelerden ve kamu kurumlarından aldığı işlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36300)

303.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2010-2013 yılları arasında Kültür A.Ş.’nin belediyelerden ve kamu kurumlarından aldığı işlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36301)

304.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2010-2013 yılları arasında Spor A.Ş.’nin belediyelerden ve kamu kurumlarından aldığı işlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36302)

305.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2010-2013 yılları arasında UGETAM A.Ş.’nin belediyelerden ve kamu kurumlarından aldığı işlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36303)

306.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2010-2013 yılları arasında BELBİM A.Ş.’nin belediyelerden ve kamu kurumlarından aldığı işlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36304)

307.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2010-2013 yılları arasında BELTUR A.Ş.’nin belediyelerden ve kamu kurumlarından aldığı işlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36305)

308.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2010-2013 yılları arasında BİMTAŞ A.Ş.’nin belediyelerden ve kamu kurumlarından aldığı işlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36306)

309.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2010-2013 yılları arasında Boğaziçi Yönetim A.Ş. tarafından satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36307)

310.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2010-2013 yılları arasında Şişli Kültür A.Ş.’nin belediyelerden ve kamu kurumlarından aldığı işlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36308)

311.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 20 Aralık 2012 tarihinde Ankara’da bir hastaneye yatırılan Suriyeli bir kişiye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36309)

312.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Adli Kolluk Yönetmeliğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36311)

313.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Ulucanlar Köyünün SİT alanı ilan edilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36312)

314.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, çalışan memur ve işçiler ile emeklilere yapılması planlanan zamlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/36313)

315.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, son beş yılda hakkında soruşturma açılan avukatlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36320)

316.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, yargı çalışanlarına ulaşım gideri ödemesi yapılmamasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36321)

317.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, hükümlü ve tutuklu sayısına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36322)

318.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36323)

319.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık bünyesindeki kadın çalışanlara ve kadın yöneticilere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36324)

320.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/36325)

321.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Yardımcı Hizmetler sınıfında çalışan memurlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36326)

322.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, 2011-2013 yılları arasında Giresun’daki işsizlik oranlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36327)

323.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36328)

324.- Adana Milletvekili Osman Faruk Loğoğlu’nun, Bakanlık tarafından yapılan bir açıklamaya ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36329)

325.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36330)

326.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Giresun’da çiftçilere kullandırılan tarımsal kredilere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/36337)

327.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/36338)

328.- Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın, bir göletteki balık ölümlerine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/36339)

329.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Arhavi ilçesindeki yıkılan tarihi bir köprünün yeniden inşa edilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36340)

330.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Bakanlık tarafından yapılan tanıtım ihalelerine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36341)

331.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Türkiye’deki tiyatro, bale ve opera salonu sayısına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36342)

332.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, 2002-2013 yılları arasında kapatılan tiyatro, opera ve bale salonuna ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36343)

333.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, bir uluslararası sözleşmeye ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36344)

334.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/36345)

335.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, özel mülkiyete ait olup devlet tarafından kiralanan taşınmazların sayısına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/36347)

336.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/36348)

337.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Bölümü mezunlarına teknik eleman unvanı verilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36349)

338.- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, Manisa’da öğrenci taşıyan servis aracı sayısına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36350)

339.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Borçka ilçesine lise yapılıp yapılmayacağına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36351)

340.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, SHÇEK’e bağlı bir okulun kapatılacağına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36352)

341.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, bir öğrencinin öğretmeni tarafından dövüldüğü iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36353)

342.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36354)

343.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36355)

344.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, İstanbul’un Ümraniye ilçesinin bir mahallesinde bulunan okullarda yapılan çalışmalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/36356)

345.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın, askerliğe elverişli olmayan bir vatandaşın askere alındığı iddialarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/36357)

346.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/36358)

347.- Adana Milletvekili Osman Faruk Loğoğlu’nun, Google’a yapılan içerik kaldırma taleplerindeki artışa ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/36364)

348.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, 2003 senesinde meydana gelen bir uçak kazasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/36365)

349.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/36366)

350.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, bağlı kurum ve kuruluşlarda görev yapan memurların maaşlarına ve bu kurum ve kuruluşlara yönelik denetimlere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/36367)

351.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/36368)

352.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, AB ile imzalanan bir anlaşmaya ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/36369)

353.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/36370)

354.- Van Milletvekili Nazmi Gür’ün, TOKİ site yönetimlerine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/36371)

355.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın, Diyarbakır İl Özel İdaresi tarafından yapılan ihalelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36373)

356.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/36374)

357.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlıkta görev yapan memurların maaşlarına ve Bakanlığa yönelik denetimlere ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/36375)

 

 

No: 80

4 Şubat 2014 Salı

Sözlü Soru Önergeleri

1.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Türk INTERPOL Merkez Biriminin ve EUROPOL Ulusal İrtibat Noktasının kapasitesinin arttırılması için yürütülen çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5216) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

2.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, uluslararası polis iş birliği ve AB uyum sürecinde ihtiyaç duyulan mevzuat çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5217) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

3.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, uluslararası görevler alacak personelin nitelik ve niceliğinin arttırılmasına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5218) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

4.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, INTERPA web sitesinin eğitim portalı olarak kullanılmasına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5219) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

5.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Uluslararası Polis Kriminal Laboratuvarları Sempoz-yumunun periyodik hale getirilmesine ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5220) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

6.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, IFAI bünyesinde kriminalistik dergi çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5221) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

7.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, INTERPA ve AEPC’ye üye yabancı polis eğitim kurumları ile iş birliğine ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5222) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

8.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, INTERPA’ya ait bir web sitesinin eğitim portalı olarak kullanılması amacıyla yürütülen çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5223) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

9.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından teşkilatın koordinesindeki mevcut uluslararası kuruluşların etkinliğinin artırılmasına yönelik çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5224) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

10.-  Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, INTERPOL ve EUROPOL ile iş birliği faaliyetleri konusunda farkındalığın arttırılması çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5225) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

11.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, teknik şartname hazırlama süreçlerine ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5226) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

12.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, lojistik ve destek hizmetleri kapasitesinin arttırılmasına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5227) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

13.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Emniyet Teşkilatının inşaat ve emlak kapasitesinin arttırılmasına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5228) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

14.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından teknik şartname havuzu oluşturulması amacıyla yürütülen çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5229) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

15.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, inşaat ve emlak otomasyon sisteminin güncellenmesine ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5230) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

16.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Emniyet Teşkilatı bünyesindeki taşınmazlar bakımından depreme karşı alınan önlemlere ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5231) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

17.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Emniyet Teşkilatı inşaat yatırımları projelerinin kalitesinin arttırılmasına yönelik çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5232) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.01.2014)

18.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, Danıştay’ın 2013 SBS sınav sonuçlarının yürütmesini durdurma kararı almasına ilişkin Milli Eğitim Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5233) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

19.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, ortaöğretime geçiş ortak sınavlarında din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf olan öğrencilerin hak kaybına uğramasına ilişkin Milli Eğitim Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5234) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

20.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, İzmir Uluslararası Film Festivaline ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5235) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

21.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, 9. Kalkınma Planında yer alan deniz yolu ulaştırması ile ilgili hedeflere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5236) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

22.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, özel harcanabilir gelir hesaplamasına ilişkin Kalkınma Bakanı’ndan sözlü soru önergesi (6/5237) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2012- 2014 yılları arasında TBMM ile bağlı kurum ve kuruluşlarınca yaptırılan kamu spotlarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38014) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.01.2014)

2.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2012- 2014 yılları arasında TBMM ile bağlı kurum ve kuruluşlarınca taraf olduğu davalara ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38015) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.01.2014)

3.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2012- 2014 yılları arasında TBMM ile bağlı kurum ve kuruluşlarında görev yapan avukatlara ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38016) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.01.2014)

4.- İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu’nun, TOKİ’nin İzmir’de gerçekleştirdiği projelere ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38017) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

5.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, inşaatı devam eden Başbakanlık binasının etrafında güvenlik alanı oluşturulduğu iddiasına ve güvenlik alanlarına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38018) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

6.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, cinsel saldırı suçlarındaki artışa ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38019) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

7.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, kuru fasulye üretimine ve ithalat-ihracat verilerine ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38020) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

8.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, erken yaşta evlendirilen kız çocuklarının dini nikâhını kıyan imamlar hakkında yapılan işlemlere ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38021) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

9.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Serdar Soydan’ın, Emniyet Teşkilatında yaşanan yer değişikliği ve görevden almalara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38022) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

10.- Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen’in, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki bir caminin restorasyonuna ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38023) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

11.- Adana Milletvekili Osman Faruk Loğoğlu’nun, yolsuzluk iddiaları hakkında VI. Büyükelçiler Konferansında yaptığı konuşmaya ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38024) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

12.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, İran’a karşı uygulanan BM ambargosu ve İran’la ticaret ilişkilerindeki bazı işlemlere ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38025) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

13.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2004-2013 yılları arasında TCDD tarafından gerçekleştirilen ihalelere ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38026) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

14.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Şakran Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumunda işkence ve kötü muamelede bulunulduğu iddiasına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38027) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

15.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TOKİ tarafından gerçekleştirilen bir ihaleye ve kamunun zarara uğratıldığı iddiasına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38028) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

16.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2013 yılları arasında TOKİ tarafından satılan arsalara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38029) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

17.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yolsuzlukların ülkeye maliyetine ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38030) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

18.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun,  2004-2013 yılları arasında askerliğe elverişli olunmadığına dair alınan raporlara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38031) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

19.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, gümrük idaresi olmayan deniz sınır kapılarına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38032) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

20.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, faal olmayan demir yolu sınır kapılarına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38033) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

21.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2004-2013 yılları arasında İstanbul İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen gayrimenkul satışlarına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38034) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

22.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, kiralama yoluyla hizmet vermekte olan gençlik merkezlerine ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38035) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

23.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Gümrük Kapıları Güvenlik Sistemi için gerçekleştirilen alımlara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38036) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

24.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Türkiye’den İran’a yapılan buğday ihracatına ve bir şirketin ihracatı ile ilgili iddialara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38037) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

25.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, faal olmayan kara sınır kapılarına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38038) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

26.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Personel Bilgi Bankası Programı için gerçekleştirilen alımlara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38039) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

27.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, İstanbul Adliyesindeki hakim ve savcıların telefonlarının dinlendiği iddiasına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38040) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

28.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Etiler’deki bir arazinin satışına ve Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Dubai Temsilciliğine ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38041) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

29.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, Kırık Barajı’nın 2014 yatırım programına girip girmeyeceğine ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38042) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

30.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, cemevlerinin elektrik giderlerinin kamu kaynaklarından karşılanmasına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38043) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

31.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Kars ilindeki sanayi bölgelerinin sorunlarına ve sorunların çözümü konusunda yapılan çalışmalara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38044) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

32.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü’nün, silah taşıdığı iddia edilen tırlara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38045) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

33.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, gelir desteğine ve yararlanılmasında karşılaşılan sorunlara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38046) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

34.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullardaki velilerin cep telefonu numaralarının istenmesine ve bu bilgilerin şirketlere verilip verilmediğine ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38047) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

35.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Hrant Dink’in ölüm yıldönümündeki anma etkinliğinde görevli polislerin sembolik anlamı olduğu için beyaz bere taktıkları iddiasına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38048) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

36.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, bir açıklamasına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38049) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

37.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, İstanbul’daki su kesintilerine ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38050) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

38.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TMSF üyelerine, yapılan harcamalara ve TMSF tarafından gerçekleştirilen taşınır ve taşınmaz satışlarına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38051) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

39.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrasında görevden alınan veya görev yeri değiştirilen emniyet personeline ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38052) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

40.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 19 Ocak 2014 tarihinde Uludere’de gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38053) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

41.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Hatay’da durdurulan tıra ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38054) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

42.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, El-Kaide’ye yönelik operasyona ve sonrasındaki görev yeri değişikliklerine ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38055) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

43.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Kuzey Irak’tan kaçak petrol ihracatı yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38056) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

44.-  Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, özelleştirilen kurum ve kuruluşlarca yapılan işçi alımlarına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38057) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

45.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, emniyet ve yargı teşkilatındaki görevden almalar ile ilgili iddialara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38058) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

46.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, BDDK’daki görevden almalara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38059) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

47.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, Ceyhan’da durdurulan tırlarla ilgili iddialara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38060) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

48.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, 2003-2013 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından dernek ve vakıflara kiralanan veya tahsis edilen taşınmazlara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38061) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

49.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, antropologlarının istihdamına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38062) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

50.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, 2002’den bu yana esnafın kullandığı kredilerin geri ödemelerine ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38063) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

51.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Mamak ilçesindeki bir bölgenin altyapı ve ulaşım sorunlarına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38064) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

52.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, 2001’den bu yana ilgili kurum ve kuruluşlara alınan teknik takip cihaz sayısına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38065) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

53.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, 2005-2014 yılları arasında Ankara’nın aydınlatması için harcanan paraya ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38066) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

54.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Uludere operasyonu ile ilgili çeşitli hususlara ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38067) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

55.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, kamu bankaları tarafından abone olunan veya reklam verilen yayın organlarına ilişkin Başbakan’dan yazılı soru önergesi (7/38068) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

56.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, emniyet genel müdürlüklerinde gazetecilere uygulanan yasaklara ilişkin Başbakan Yardımcısı’ndan (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/38069) (Başkanlığa geliş tarihi: 16.01.2014)

57.- Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, TRT Yurt Haberleri Müdürlüğünün TRT muhabirleriyle tek taraflı olarak sözleşmesini iptal ettiği iddialarına ilişkin Başbakan Yardımcısı’ndan (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/38070) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

58.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamındaki soruşturmalara ve mahkeme kararlarının uygulanmadığı iddiasına ilişkin Adalet Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38071) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.01.2014)

59.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, bir tutuklunun haklarını kullanmasının cezaevi yönetimi tarafından engellendiği iddialarına ilişkin Adalet Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38072) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.01.2014)

60.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, emniyet genel müdürlüklerinde gazetecilere uygulanan yasaklara ilişkin Adalet Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38073) (Başkanlığa geliş tarihi: 16.01.2014)

61.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Adalet Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38074) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

62.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Manisa’daki ceza infaz kurumlarında çalışan personelin sorunlarına ilişkin Adalet Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38075) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

63.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevindeki bir hükümlünün sağlık sorunlarına rağmen gerekli tedaviyi almasına izin verilmediği iddialarına ilişkin Adalet Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38076) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

64.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, Siirt E Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin Adalet Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38077) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

65.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Sivas’ta nakdi yardım talebi reddedilen bir kişiye ilişkin Aile Sosyal ve Politikalar Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38078) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

66.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, ÖMSS ile ilgili yaşanan çeşitli sorunlara ilişkin Aile Sosyal ve Politikalar Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38079) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

67.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Aile Sosyal ve Politikalar Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38080) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

68.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Kars Merkeze bağlı bir köyde bir kadının öldürülmesi olayına ilişkin Aile Sosyal ve Politikalar Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38081) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

69.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, çocuk yaşta evlilik sorununa ilişkin Aile Sosyal ve Politikalar Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38082) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

70.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, koruyucu ailelere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38083) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

71.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38084) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

72.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, imalat sanayi üretiminin ara malı ithalatına bağımlılığına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38085) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

73.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Genel Sağlık Sigortası kapsamında çeşitli verilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38086) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

74.- İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu’nun, SGK Destek Primi kesintisi yapılan girişimcilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38087) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

75.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38088) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

76.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Denizli’de sendikalı oldukları gerekçesiyle bazı işçilerin işten çıkarıldığı iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38089) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

77.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, İş ve Meslek Danışmanı Mesleki Yeterlilik Belgesine sahip kursiyer sayısına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38090) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

78.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, 2002’den bu yana Balıkesir’de prim borçlarını ödeyemeyen esnafa ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38091) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

79.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38092) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

80.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Manisa’nın Köprübaşı ilçesindeki eski uranyum madeninin radyoaktif kirliliğe yol açtığı iddiasına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38093) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

81.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, bir maden şirketinin çalışmalarının bir yerleşim yerini tehdit ettiği iddialarına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38094) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

82.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Mamak’ta evlerini terk eden vatandaşlara kira yardımı ödemesi yapılmadığı iddialarına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38095) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

83.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin ihraç ettiği petrolle ilgili Irak’la yaşanabilecek sorunlara ilişkin Dışişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38096) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

84.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Dışişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38097) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

85.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, İran’a gıda ihracatlarında yapılan ödemelere Halkbank’ın aracılık etmesine ilişkin Ekonomi Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38098) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

86.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Ekonomi Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38099) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

87.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, kömür üretim miktarındaki düşüşe ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38100) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

88.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38101) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

89.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Manisa’nın Köprübaşı ilçesindeki eski uranyum madeninin radyoaktif kirliliğe yol açtığı iddiasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38102) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

90.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, elektrik tüketim bedellerindeki vergi ve fonlara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38103) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

91.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Manisa’da inşa edilen bir öğrenci yurduna ilişkin Gençlik ve Spor Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38104) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

92.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38105) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

93.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, Iğdırlı çiftçilerin bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38106) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

94.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, ihraç edilen fındıklarda Aflatoksin maddesine rastlanıldığı iddialarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38107) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

95.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, 2003-2013 yılları arasındaki fındık üretimi ve ihracatına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38108) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

96.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Kırklareli genelinde yaşanan kuraklıkla ilgili yapılan çalışmalara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38109) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

97.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, kuraklık nedeniyle Manisalı çiftçilerin yaşadığı sorunlara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38110) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

98.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, ithalatı yapılan ürünlere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38111) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

99.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38112) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

100.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, ülkemizde yaşanan kuraklıkla ilgili alınan önlemlere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38113) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

101.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Manisa’nın Köprübaşı ilçesindeki eski uranyum madeninin radyoaktif kirliliğe yol açtığı iddiasına ilişkin Gıda, Tarım ve Köyişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38114) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

102.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, yem fiyatlarındaki artışın etkilerine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38115) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

103.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38116) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

104.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, esnaf-sanatkarlara ve açılan-kapanan iş yeri sayısına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38117) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

105.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, emniyet genel müdürlüklerinde gazetecilere uygulanan yasaklara ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38118) (Başkanlığa geliş tarihi: 16.01.2014)

106.- Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ’ın, Suriye’ye yapılan insani yardımlara ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38119) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

107.- İstanbul Milletvekili Melda Onur’un, İstanbul Tarabya’daki bir korulukta yapılan çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38120) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

108.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, Ankara’daki kamulaştırmasız el atma uygulamalarına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38121) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

109.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, polis meslek yüksekokuluna ait bir arazinin devredilmesine ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38122) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

110.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, defin sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38123) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

111.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38124) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

112.- İstanbul Milletvekili Melda Onur’un, Taksim Meydanı düzenlemesine ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38125) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

113.- İstanbul Milletvekili Melda Onur’un, Taksim Meydanı düzenleme ve yayalaştırma projesine ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38126) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

114.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Kars Merkeze bağlı bir köyde bir kadının öldürülmesi olayına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38127) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

115.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın, üniversitelerde gerçekleşen ırkçı saldırıların önlenmesine ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38128) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

116.- Hakkari Milletvekili Adil Zozani’nin, Hakkari’nin Çukurca ilçesindeki seçmenlere ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38129) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

117.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü’nün, Hrant Dink’i anma yürüyüşü sırasında bazı polislerin beyaz bere takmalarına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38130) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.01.2014)

118.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, İstanbul’da oturma eylemi yapan üç kişiye polisin müdahale etmesine ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38131) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

119.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, Hrant Dink’in anma yürüyüşünde görev yapan polislerin beyaz bere takmasına ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38132) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

120.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, görevden alınan bir emniyet müdürüne ilişkin İçişleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38133) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

121.- Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planına ilişkin Kalkınma Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38134) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

122.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Kalkınma Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38135) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

123.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, gelir yöntemiyle milli gelir hesaplamasına ilişkin Kalkınma Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38136) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

124.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, Türkiye Turizm Stratejisi 2023 belgesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38137) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

125.- Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın, Afyonkarahisar’da yapılan yeni müze inşaatının zamanında tamamlanamamasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38138) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

126.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, tarihi yapıların yakınındaki taş ocaklarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38139) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

127.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38140) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

128.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Maliye Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38141) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

129.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, kamu yararına çalışan derneklere ve vergi muafiyeti tanınan vakıflara Hazine arazilerinin kullanımı için verilen izinlere ilişkin Maliye Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38142) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

130.- Hatay Milletvekili Hasan Akgöl’ün, bazı kadrolara ortak sınavla alım yapılmasına ve sonraki süreçte gelir uzmanlarının dezavantajlı duruma gelmiş olmasına ilişkin Maliye Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38143) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

131.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa’da imam hatip okuluna dönüştürülen bir okula ve okulun eksikliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38144) (Başkanlığa geliş tarihi: 16.01.2014)

132.- Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, muhasebe ve finansman öğretmenlerinin atama sorununa ilişkin Milli Eğitim Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38145) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

133.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38146) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

134.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, yurt dışında burslu olarak öğrenim gören Türk vatandaşlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38147) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

135.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, askerlik görevini yaparken şüpheli bir şekilde ölen kişiye ilişkin Milli Savunma Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38148) (Başkanlığa geliş tarihi: 16.01.2014)

136.- İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu’nun, dövizli askerlikten yararlananlara ilişkin Milli Savunma Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38149) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

137.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Milli Savunma Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38150) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

138.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Manisa’nın Köprübaşı ilçesindeki eski uranyum madeninin radyoaktif kirliliğe yol açtığı iddiasına ilişkin Milli Savunma Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38151) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

139.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38152) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

140.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, HES projelerine, çevreye etkilerine ve Batman Çayı üzerinde inşa edilmesi planlanan bir HES’e ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38153) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

141.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde yemek hizmeti veren taşeron şirket çalışanlarına ilişkin Sağlık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38154) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

142.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Sağlık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38155) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

143.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, tutuklu ve mahkumlara kötü muamele yapıldığı iddialarına ilişkin Sağlık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38156) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

144.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Spina Bifida hastalığına ilişkin Sağlık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38157) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.01.2014)

145.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Manisa’nın Köprübaşı ilçesindeki eski uranyum madeninin radyoaktif kirliliğe yol açtığı iddiasına ilişkin Sağlık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38158) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

146.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, doktorların yapacağı mecburi hizmet uygulamasına ilişkin Sağlık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38159) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

147.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, üç gemi hastanesi ihalesine ilişkin Sağlık Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38160) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

148.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38161) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

149.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Türk Telekom’un fatura tahsilatı için bankalarla yaptığı anlaşmalara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38162) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

150.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Türk Telekom’a ait arsa ve binaların satılmasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38163) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

151.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Erzincan-Erzurum kara yolunda yapımı üç yıldır bitirilemeyen bir tünele ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38164) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

152.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Erzincan’da yapımı esnasında sürekli değişikliklerle yenilenen bir yolla ilgili çalışmalara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38165) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

153.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Erzincan’da otobüs terminalinin yapıldığı arsaya ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38166) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

154.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, ulaştırma türleri arasında dengeli bir yapı kurulması kapsamında yapılan çalışmalara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38167) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

155.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Otomatik Tren Muayene İstasyonu ihalesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38168) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.01.2014)

156.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu’nun, kredi kartı ve kredilerde getirilen taksit sınırlandırmasına ilişkin Başbakan Yardımcısı’ndan (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/38169) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

157.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, eski bakanlara tahsis edilen makam araçlarına ilişkin Avrupa Birliği Bakanı’ndan yazılı soru önergesi (7/38170) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.01.2014)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ve 27 Milletvekilinin, 1 Mayıs 1977 İşçi Bayramı kutlamaları esnasında meydana gelen olayların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/845) (Başkanlığa geliş tarihi: 09.05.2012)

2.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 27 Milletvekilinin, öğretmenlerin uğramış oldukları şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/846) (Başkanlığa geliş tarihi: 09.05.2012)

3.- Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş ve 19 Milletvekilinin, Roman vatandaşların yaşadığı sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/847) (Başkanlığa geliş tarihi: 09.05.2012)
4 Şubat 2014 Salı

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: İsmail KAŞDEMİR (Çanakkale), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

 

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 56’ncı Birleşimini açıyorum.

III.- YOKLAMA

BAŞKAN – Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için üç dakika süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise yoklama pusulalarını görevli personel aracılığıyla üç dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı söz vermeden önce, çok değerli milletvekili arkadaşlarım, Mecliste sükûneti temin edebilirsek…

Sayın milletvekilleri… Sayın milletvekilleri…

MEHMET GÜNAL (Antalya) – “Yoklama bitmiştir.” deyin Başkanım, giderler.

BAŞKAN – Yoklama bitti.

ENGİN ALTAY (Sinop) – Ara verin Sayın Başkanım, bu gibi hâlde ara vermeniz gerekiyor.

BAŞKAN – Şimdi “dakika 1, gol 1” olmasın da.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Gündeme geçin Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Gündem dışı ilk söz, su ürünleri mühendisleri ve teknikerleri ile balıkçılık teknolojisi mühendislerinin sorunları hakkında söz isteyen İstanbul Milletvekili Sayın Durmuş Ali Torlak’a aittir.

Buyurun Sayın Torlak. (MHP sıralarından alkışlar)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- İstanbul Milletvekili D. Ali Torlak’ın, su ürünleri mühendisleri ve teknikerleri ile balıkçılık teknolojisi mühendislerinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

D. ALİ TORLAK (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; su ürünleri mühendisleri ve teknikerleri ile balıkçılık teknolojisi mühendislerinin sorunları hakkında gündem dışı söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün Ağrı-Doğubeyazıt kara yolu üzerinde şehit olan polis memurumuza Allah’tan rahmet, büyük Türk milletine başsağlığı diliyorum. Aynı şekilde, yaralı kardeşlerimize de acil şifalar diliyorum.

Değerli milletvekilleri, su ürünleri sektörü, Türkiye’nin önde gelen ve geliştirilmesi gereken temel sektörlerindendir. Bu sektörün sağlıklı bir gelişme gösterebilmesi için de su ürünleri mühendislerinin önemi yadsınamaz ölçüdedir. Ancak, su ürünleri mühendisliği eğitimi, eğitim serüveninde 32’nci yılına girmesine rağmen hâlâ hak ettiği yerde değildir. Özel sektörü rekorlara koşturan bu vasıflı insanlar gençliklerini ve ömürlerini verdikleri bu sektörde devlet nazarında yeterli itibarı maalesef görememişlerdir.

1980’li yılların başında ihraç amaçlı su ürünleri üretimine başlayan ülkemiz 400-500 ton üretimden bugün 200 bin tonluk üretim rakamlarına ulaşabildiyse eğer, bunun, su ürünleri mühendislerinin özverili çalışmalarıyla olduğu unutulmamalıdır. Ülkemizin dört bir yanında balık yetiştiriciliği altyapısını oluşturan bu arkadaşlarımız, sektörü son yirmi yılda dünyada ve AB’de ses getirecek düzeye getirmişlerdir. Ancak, ülkemize sağladıkları yüksek katma değere rağmen ilgili Bakanlıkça yeteri kadar önem verilmediğini de üzülerek takip etmekteyiz. Çünkü Sayın Bakan Eker’in meslek taassubu ağır basmakta, su ürünleri ve balıkçılık teknolojisi mühendislerine üvey evlat muamelesi yapmaktadır. Üstelik bu arkadaşlarımız her mezunu devletin istihdam etmesini de zaten beklemiyorlar; onlar gasbedilmiş hak ve yetkilerinin iadesini, görev alanlarında adaletli bir atama sisteminin olmasını istemektedirler. Buna rağmen Sayın Bakan Eker son on yılda Bakanlığa çoğunluğu meslektaşı olmak üzere 22 bine yakın personel alırken on yılda 409 su ürünleri mühendisi, 69 balıkçılık teknolojisi mühendisi âdeta sus payı olarak ancak istihdam edilebilmiştir. Su ürünleri teknikerinin olmadığı bu istihdam sayılarının da araştırılmaya muhtaç sayılar olduğunu ayrıca belirtmek istedim. Dolayısıyla, Bakanlığında sağladığı 22 bine yakın istihdamda 10 bine yakın meslektaşını istihdam ederken kaynak bulan Sayın Bakanın, söz konusu su ürünleri ve balıkçılık teknolojisi mühendisleri olunca “Çok fazla mezun veriyorlar, özel sektöre yönelsinler.” gibi bir söylemle sorunun üstünü örtmeye çalışması düşündürücüdür.

Değerli milletvekilleri, kanuna aykırı olarak yapılan aşırı ve kaçak avcılıkların tespit edilememesi sebebiyle doğal stoklar tükenmektedir. Dolayısıyla ülkemizin -tarım alanına yakın- 25 milyon hektar su ürünleri istihsal alanı bulunmasına rağmen, bu yetersiz su ürünleri mühendisi istihdamından dolayı dünya su ürünleri toplam üretiminin 35’inci sırasında ancak yer alabilmiştir. O nedenle, yetişmiş binlerce su ürünleri mezunu Bakanlığın inisiyatif kullanmasını beklemektedirler. Bakanlıkta çalışan mühendisler de sadece balık boyu ölçmek yerine, hak ettikleri yetkilerin bir an evvel verilmesini beklemektedirler.

Bu itibarla, sektörde sevk ve idarenin başında işi bilen bir su ürünleri mühendisi ve ekibi olmalıdır, su ürünleri mühendislerinin tüm hak ve yetkileri kendilerine iade edilmelidir. İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde  bile 3-5 su ürünleri mühendisi ile işleri takip etme yanlışından vazgeçilip derhâl bu mühendis arkadaşlarımızın istihdam sayısı ve sektör üzerindeki etkinlikleri artırılmalıdır. Su ürünleri kooperatiflerinde doğru kayıt sistemini geliştirme adına sözleşmeli tarım danışmanı olarak su ürünleri mühendisleri görevlendirilmelidir. Meslek kanunu çıkartılarak bir an önce yasalaşması sağlanmalıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu sorunlarla ilgili Hükûmetin gerekli hassasiyeti göstermesini bekliyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN –  Teşekkür ederim Sayın Torlak.

Gündem dışı ikinci söz, yargı ve yolsuzluklar hakkında söz isteyen Mersin Milletvekili Sayın Ali Rıza Öztürk’e aittir.

Buyurun Sayın Öztürk. (CHP sıralarından alkışlar)

2.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, yargıya ve yolsuzluklara ilişkin gündem dışı konuşması

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu ülkede demokrasinin tam işletilememiş olması, şeffaf, saydam bir yönetim anlayışının egemen kılınamamış olması nedeniyle öteden beri biriken yolsuzluklar, hırsızlıklar, rüşvet ve kayırma gibi olaylar 17 Aralık günü âdeta bir volkan patlaması gibi patlamıştır, ortaya ayakkabı kutuları, yatak odasında kasalar, kasaların içinde paralar saçılmıştır.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bu, baş gösteren ikinci olaydır. Birincisi, Deniz Feneri yolsuzluğu olarak bilinen yolsuzluk. O Deniz Feneri yolsuzluğunun varlığı Alman mahkemelerinin hüküm kararıyla tespit edilmiş, ancak “asrın büyük yolsuzluğu” denilen o yolsuzluğun asli faillerinin Türkiye’de olduğu saptanmıştı. Fakat, Türk Hükûmeti Adalet Bakanlığının ve Hükûmetin gerçekten o yolsuzluk yapanlara soruşturmayı engelleyici tavrı, ancak soruşturma yapan savcılara soruşturma açılması, arkasından kovuşturma açılması ve sonunda o Deniz Feneri yolsuzluğunun ne olduğu hâlen daha belli değildir.

Benzer olay, bu 17 Aralık olaylarında yaşanmıştır. Sayın Başbakan, her konuda konuşuyor; kadınların sezaryenine, kürtaj olup olmayacağına karışıyor, kaç çocuk olacağına karışıyor, erkekli kızlı çocukların yurtlarda kalıp kalmayacağını konuşuyor. 17 Aralık günü Hükûmetin bakanlarının da içinde bulunduğu bir yolsuzluk iddiasıyla yapılan soruşturmadan sonra Sayın Başbakan sadece şunu konuşuyor: “17 Aralık bize karşı yapılmış darbedir.” diyor. Tabii ki Sayın Başbakan millî iradeyi kendisinin iradesinden ibaret saydığı için, bu olayı yani yolsuzlukların ve rüşvet olayının soruşturulmasını kendisine karşı yapılmış bir darbe olarak kabul ediyor.

Değerli milletvekilleri, ama Sayın Başbakan, yatak odasındaki kasaların ne işe yaradığını, kasaların içerisinde paraların neden bulunduğunu ve orada para sayma makinesinin ne işi olduğunu ya da Halk Bankası Genel Müdürünün evinde bulunan 4,5 milyon dolarlık paralarla ilgili ağzını açıp hiç konuşmuyor. Sayın Başbakan şunu söylemiyor: Bu ülkede bu olaylar yolsuzluk mudur değil midir, bunu söylemiyor. Aslında, büyük bir yolsuzluk ve rüşvetin olduğu konusunda çok deliller var, somut deliller var; işte yatak odasında bulunan kasalar, işte ayakkabı kutuları, ayakkabı kutularının içerisinde bulunan 4,5 milyon dolar bu işin somut delilidir.

Değerli arkadaşlarım, her ülkede yolsuzluk ve rüşvet gibi olaylar olur ancak o ülkelerde rüşvet ve yolsuzluğun önüne tarafsız ve bağımsız yargıyla geçilir. Bu ülkede ise yolsuzlukların soruşturulmasını soruşturan savcılar bir günde görevden alındı, Sayın Başbakan Aksaray Valisini kendi uçağıyla getirdi, dolayısıyla soruşturmanın önünü tıkadı. Sayın Başbakan ve bakanlar gittikleri yerlerde diyorlar ki: “Verilmeyecek hesabımız yoktur.” Verilmeyecek hesabınız yok ise hakkınızda düzenlenen fezlekeler neden Türkiye Büyük Millet Meclisine gelmiyor ve sizler Türkiye Büyük Millet Meclisine bu fezlekelerin getirilmesini niye istemiyorsunuz?

Değerli milletvekilleri, “Verilmeyecek hesabımız yoktur.” gibi boş sözlerle Sayın Başbakan ne kendisini kurtarabilir ne bakanlarını kurtarabilir. Böyle “Benim savcıma, benim yargıcıma ben ancak ifade veririm.” anlayışıyla kendi savcısını getirerek, sözüm ona soruşturma yapılıyormuş gibi yapılarak soruşturmanın sonuçsuz kalmasını doğuracak eylem ve işlemlerle kendisini kurtaramaz değerli arkadaşlarım.

Demokrasilerde aslolan şey denetimdir, şeffaf yönetimdir. AKP iktidarı döneminde kapalı bir toplum oluştu. Hesap vermeyen, denetimden kaçan bir iktidar, en sonunda yolsuzluk, rüşvet bataklığının içine battı. Şimdi çırpınıyor çıkmak için ama ne kadar çırpınırsa çırpınsın, ne kadar bu yolsuzluk ve soruşturmaları örtmeye kalkarsa kalksın örtemeyecek. Çırpındıkça batıyor değerli arkadaşlarım. O nedenle, yapılması gereken, tarafsız ve bağımsız yargıya hesap vermektir. Savcıları, polisleri oradan oraya değiştirerek, yargıyı işlemez hâle getirerek soruşturmadan, kovuşturmadan kaçmak mümkün değildir, her şeyden önce, toplum vicdanında aklanmak mümkün değildir. Yapılacak bir tek şey vardır, önce Başbakanın hesap vermesi lazım.

Saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Öztürk.

Gündem dışı üçüncü söz, biat kültürü hakkında söz isteyen Adıyaman Milletvekili Sayın Muhammed Murtaza Yetiş’e aittir.

Buyurun Sayın Yetiş. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

3.- Adıyaman Milletvekili Muhammed Murtaza Yetiş’in, biat kültürüne ilişkin gündem dışı konuşması

MUHAMMED MURTAZA YETİŞ (Adıyaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündelik siyasetin toplumun kıymet verdiği değerleri tüketmesi nadir rastlanan bir durum değildir. Siyasi partilerin iyi çalışılmış programlar yerine tribünlere oynamayı yeğlediği dönemlerde bu hastalık iyiden iyiye kendini gösterir. Hele tartışmaların kızıştığı anlarda en kutsal kavramlar bile tribünleri ikna malzemesi hâline getirilir ve öğütülür.

Elbette siyaset dilinin yerlerde sürünmesinden siyasetçiler dâhil herkes rahatsız ancak bu sorunun güzel tavsiyelerle giderilemeyeceği de aşikâr. Meselenin hakaret, argo, küfür içerikli konuşmalarla sınırlı olmadığını, daha rafine bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu da bilmemiz gerekiyor. Evet, siyasetin, içinden çıktığı toplumun dilini bilmesi ve yerlileşmesi gerekiyor. İçinden çıktığı toplumun dilini bilen siyaset, onun tarihini, coğrafyasını, edebiyatını, şiirini, toplumsal çeşitliliğini ve hayallerini de bilen siyasettir.

Değerli arkadaşlar, değer dünyamıza ait kavramlar ve kurumlar toplumsal hayatımız için son derece önemliyken özellikle Batılılaşma serüveni içerisinde bu kavramlar unutturulup toplumsal hayatın dışına çıkarılmıştır. Son günlerde 17 Aralık kaos oluşturma süreciyle birlikte bu süreçte dinî literatürün bolca kullanılması ve bu literatür üzerinden meşruiyet arayışlarına girilmesi karşımıza yepyeni bir kavram dünyasını da getirmiştir: Firavun, Hâmân, mülâane, biat kültürü. Her biri birbirinden farklı olayların, farklı zeminlerin sembolleri olan bu kavramlar anlam zemininden koparılarak güncel siyasete boca edilmeye çalışılıyor.

KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul) – Düzce Milletvekili anlattı kavramları.

MUHAMMED MURTAZA YETİŞ (Devamla) – “Biat” kavramı da bu yaralayıcı süreçten nasibini almıştır. Yelpazenin sağındaki, solundaki birçok siyasetçinin ağzından bir karalama aracı olarak “biat kültürü” sözünü duyar olduk. Bu kavramla, siyasi muarızlarının, liderlerinin yaptığı her türlü uygulamaya, söylediği her söze, aklı bir kenara bırakarak, kayıtsız şartsız itaat ettikleri kastediliyor.

KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul) – Siz ne kastediyorsunuz?

MUHAMMED MURTAZA YETİŞ (Devamla) – Bu kullanım aynı zamanda dinî alanın akıl dışılığını iddia eden ve bireysel donanımı, sosyolojik tezahürü ne olursa olsun dinî görünürlük taşıyan herkesi ve her kavramı akıl dışı, çağ dışı gören pozitivist yaklaşımın da bir tezahürüdür.

KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul) – Siz ne anlıyorsunuz biattan, onu söyleyin. Hemen dini karıştırdın yine araya, dini kullan bakalım.

HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) – Düzce Milletvekili gibi “Tayyip Erdoğan Allah’ın vasıflarını haizdir.” mi diyelim? “Ona dokunmak ibadettir.” mi diyelim?

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen, gündem dışı konuşan arkadaşımıza karışmayın.

MUHAMMED MURTAZA YETİŞ (Devamla) – Hadi, solun bu literatüre uzaklığını mazur görelim çünkü ideolojileri farklı ama yılların sağ cenah siyasetçilerinin dahi “biat kültürü” kavramını benzer biçimde kullanması, en hafifiyle, yerli olamamakla izah edilebilir.

Değerli arkadaşlar, “biat” kavramının Arapça aslı “alışveriş” anlamına geliyor. Kavram, görüşülüp konuşulan, üzerinde anlaşmaya varılan bir hususta iki tarafın karşılıklı anlaşması anlamındadır. Biat, Hazreti Peygamber’e nispet edildiğinde hem dinî hem siyasi bir anlam ifade ediyor. Dört Halife Dönemi’nde devlet başkanını seçmek ama sonrasında da, Emevilerle birlikte başlayan Saltanat Dönemi’nde de o saltanat sahibi, sultayı ele geçiren şahsa bağlılık sunmak anlamına götürülmüştür.

Nihayetinde, biat, sonunda hukuki yaptırımı olan, gönüllülük temeline dayalı sosyopolitik bir akittir. Biat bir narkozlama kurumu değildir arkadaşlar, aksine, seçmenin seçtiği yöneticisini aktif takip etmesini ifade eder ve bu anlamda da katılımcı demokrasiden başka bir şey değildir. Basmakalıp düşüncelerle, bu yaklaşımlarla geleceğimizi oluşturabilmemiz mümkün değildir; yeter ki meselelerimizin çözümünde, Cemil Meriç’in ifade ettiği gibi, ideolojilerin deli gömleğinden sıyrılalım ve günümüzü kendi gerçek kavramlarımız üzerinden yorumlamaya çalışalım.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Yetiş.

60’ıncı maddeye göre 10 arkadaşımıza söz vereceğim.

Sayın Bayraktutan….

V.- AÇIKLAMALAR

1.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin ilinin Arhavi ilçesindeki Kamilet Vadisi’nde bir hidroelektrik santrali yapılmak istenmesine ilişkin açıklaması

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Artvin Arhavi Kamilet Vadisi’nde sürdürülmek istenen, çalışması yapılmak istenen bir hidroelektrik santral inşaatı var. Bu konuda, 28 Ocak tarihinde, Artvin’deki bütün demokratik kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları, Artvin’in dışından gelen bütün insanlar Arhavi’de çok büyük bir gösteri düzenlediler, çok ciddi bir basın açıklaması yaptılar. Geçen yıl bu vadinin ne kadar endemik bir vadi olduğunu, bir doğa harikası olduğunu anlattım. Sayın Enerji Bakanı da burada. Geçen yıl “En kısa zaman içerisinde Artvin’e gelip Kamilet Vadisi’ni göreceğim.” diye söyledi. Aradan bir yıl geçti, Sayın Bakan, ne zaman geleceksiniz, merak ediyorum. Size yazılı olarak soru sordum “Ne zaman geleceksiniz?” diye, “En kısa zaman içerisinde geleceğim, bu duyarlılığınızı anlıyorum.” dedi.

Bakın, orada vahşi bir doğa katliamı yapılıyor Sayın Bakan. Bu, herhangi bir vadi değil. Bu vadiyi görmeniz gerekir. Bir vadi düşünün ki o vadinin sularından, direkt olarak dereden insanlar su içiyor. Bu derecedeki muhteşem bir vadiye, yok edilmek istenen bu çabaya karşı sizin dik durmanız gerekiyor. Bu konudaki sözünüzü ciddiyetle takip ediyorum. Artvin’e ne zaman geleceksiniz, bu vadideki bu cinayeti ne zaman durduracaksınız, merak ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın İrbeç…

2.- Antalya Milletvekili Yusuf Ziya İrbeç’in, 17/12/2013 tarihinden bu yana, suçlamalara dayanak olan delil ve belgeleri ortaya çıkaran savcı, hâkim ve emniyet görevlilerinin tasfiye edildiğine ve yolsuzlukları sorgulayan millî iradeye yasak getirildiğine ilişkin açıklaması

YUSUF ZİYA İRBEÇ (Antalya) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

17 Aralık 2013 tarihinden bu yana suçlamalara dayanak olan delil ve belgeleri ortaya çıkaran savcıların, hâkimlerin ve emniyet görevlilerinin tasfiyesi devam ederken, Avrupa Birliği standartlarını yakalama hedefindeki HSYK yok edilmeye, adalet sistemi valilere bağlanmaya çalışılırken Venedik Kriterlerine açıkça aykırı olan uygulama ve düzenleme çabalarının devam ettiğini görmekteyiz.

Ayrıca “Demokratik teamülleri hiçe sayan savcı ve polislerin görev yerlerinin bu boyutta değiştirilmesinin arka planında yatan gizli hedef korku imparatorluğu oluşturmak mı?” sorusu gündemini korumaktadır.

Diğer yandan da yolsuzlukları sorgulayan millî iradeye yasak getiriliyor. Milletvekilinin Mecliste verdiği soru önergesine yayın yasağı getirilmeye çalışıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Tepki gelince de bunun sehven olduğu açıklanıyor. Bu durum yasama faaliyetinin idari uygulamayla engellenmesinden başka bir şey değildir ve anayasal suçtur. İktidarın İnternet’le ilgili çıkartmak istediği yasayla sansürün amaçlandığı daha şimdiden anlaşılmaktadır. İnternet’e sansür ve vatandaşlarımızın haber alma hakkına net bir kısıtlama getirmeye çalışılırken yolsuzluklar söz konusu olunca “Özgürlüklerin de bir sınırı var.” denilerek…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Öğüt…

3.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, kapatılacak 29 il özel idaresinde hizmet alımı kapsamında çalışan personelin durumunun ne olacağını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Bilindiği üzere, 30 Mart 2014 tarihinde yapılacak yerel seçimlerle birlikte, Büyükşehir Yasası gereği, 29 il özel idaresi kapatılacaktır. Tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerinin personelinin her türlü taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacak ve borçlarının ne olacağı kanunla belirtilmiştir. Ancak, hizmet alımı kapsamında çalışan personelin akıbeti belirsizliğini sürdürmektedir. Örneğin, İstanbul İl Genel Meclisinde hâlihazırda çalışan 64 şoför, 120 temizlik görevlisi ve 56 güvenlik görevlisinin 31 Mart itibarıyla hizmet sözleşmesi sona erecektir. Dolayısıyla sadece İstanbul’da 200’den fazla kişi iş akitlerinin feshiyle işsiz kalacaktır. Bu durumdaki personelin durumu ne olacaktır? Yeni bir kanun maddesi hazırlanması düşünülmekte midir? Çalışanlar önlerini görememektedir, kış günü kapı önüne konacaklardır. Verilen sözlere rağmen herhangi bir muhatap bulamamaktadır.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Yeniçeri…

4.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Başbakan ve AKP’nin rüşvet, usulsüzlük ve yolsuzluktan dolayı zan altında olduğuna ve Başbakanın bu iddiaları kamuoyunu ikna edecek şekilde açıklaması ya da istifa etmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Çıkar amaçlı olarak gerçekleştirilen imar değişiklikleriyle ilgili olarak müstafi Bakan Bayraktar “Her şeyden haberi olan Başbakan Erdoğan da istifa etsin.” demişti. Sonra da bu Bakan çıkıp bu gerçekleri açıkladığı için özür dilemiştir. Ayakkabı kutularındaki 4,5 milyon doları ortaya çıkaran savcı dosyadan, emniyet mensupları ise görevden el çektirildi. Urla’da villa pazarlıkları medyaya düştü. Şimdi de medyaya düşen “tape”lerde, Sabah, ATV’yi satın almak için Başbakan Erdoğan’ın iş adamlarıyla pazarlık yaptığı, havuz oluşturarak, Başbakanlık nüfuzunu kullanarak salma saldığı iddiaları ayyuka çıkmıştır. Başbakan Erdoğan ve AKP, rüşvet, usulsüzlük ve yolsuzluktan dolayı zan altındadır. Başbakan bağırıp çağırıp suçlayarak yolsuzluk iddialarından kurtulacağını sanıyorsa yanılıyor. Başbakan, kokusu her yanı sarmış rüşvet ve yolsuzluk iddialarını kamuoyunu ikna edecek şekilde açıklamalıdır ya da istifa etmelidir; doğru yol budur.

BAŞKAN – Sayın Toptaş…

5.- Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın, Afyon Valisi ile bir polis memuru arasında yaşanan ve basına da yansıyan bir olaya ve namusuyla görev yapan polisleri kutladığına ilişkin açıklaması

AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Afyon-Uşak kara yolunda trafik kontrolü yapan bir polis memuru bir AKP’li belediye başkan adayının aracını fennî muayene yaptırmadığı için durdurmuş. Bunun üzerine AKP’li başkan adayı Sayın Valiyi arayarak bırakmasını istemiş, Vali de polis memuruna gece yarısı telefon ederek aracı bırakmasını söylemiş. Polis memurunun yasalara aykırı olan bu talebi reddetmesi üzerine Afyon Valisi polis memuruna “o… çocuğu” diye telefonu kapatmış. Bunu basından öğrendik. Polis yasaya uygun davrandığı zaman “o… çocuğu” oluyor, Gezi direnişindeki gençleri öldürdüğü zaman “destan yazan” oluyor. Bu anlayışı protesto ediyorum. İktidarın sopası olan polisler dışında namusuyla görevini yapan polisleri kutluyorum, yanında olduğumuzu söylemek istiyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Sayın Türkoğlu…

6.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu’nun, Osmaniye’de telekomünikasyan ve kuyumculuk alanında faaliyet gösteren esnafın kredi kartlarına taksit sınırlaması getiren düzenlemeden şikâyetçi olduğuna ve bu düzenlemenin gözden geçirilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması

HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

31/12/2013 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından yapılan düzenlemeyle kredi kartlarına ve kredilere taksit sınırlaması, düzenlemesi getirildi. Bu düzenlemeyle bir yandan tüketicilerin korunması, kredi kartı ve kredi kullanıcılarının korunması amaçlanırken diğer taraftan da kötü niyetli esnafın tefecilik yapmasının önüne geçilmeye çalışıldı. Ancak, özellikle Osmaniye’de Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde legal, meşru, helal zeminde rızkını arayan, nafakasını arayan esnafımız bu durumdan şikâyetçi çünkü odalara kayıtlı olup da telekomünikasyon ve kuyumculuk alanında faaliyet gösteren bu firmalar taksitli satış, kredi kartıyla satış dışındaki satışlarla gelirini elde etme imkânı bulamıyorlar. bu açıdan bir şikâyetleri var.

Dengenin gözetilerek bu düzenlemenin gözden geçirilmesini Hükûmet üyesi bakanlardan özellikle rica ediyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN- Sayın Kaplan…

7.- Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan’ın, 4 Şubat Dünya Kanser Günü’ne ilişkin açıklaması

MEHMET HİLAL KAPLAN (Kocaeli) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Bugün 4 Şubat Dünya Kanser Günü. Kanser, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölümler sıralamasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada gelen önemli bir toplum sağlığı sorunudur. Bu çerçevede, kanserden korunmak önemli bir nokta. Kanser, korunulabilir bir hastalıktır. Doğru korunma stratejileri ve erken tanıyla vakaların üçte 1’i önlenebilmektedir.

Kanser oluşumunun en önemli faktörlerinden biri çevresel etkiler, yaklaşık yüzde 90’ını oluşturmaktadır. Dünyada ve dolayısıyla yaşadığımız kentte ülkeyi kirletmemek için herkesin özen göstermesi gerekiyor.

Son on yıl süreci içerisinde, Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de kanser vakalarında yüzde 80 oranında bir artış vardır ama bunun ötesinde önemli bir nokta -Sağlık Bakanlığına iletmek istiyorum- kanser ilaçlarının hem pahalı oluşu hem de erişilebilirlik noktasındaki sıkıntısı ne yazık ki hâlen Bakanlık tarafından giderilmiş durumda değildir. Dolayısıyla, sözünü ettiğimiz bu…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Doğru…

8.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’ın bazı ilçelerindeki çiftçilerin sıkıntılarına ve borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili beklentileri olduğuna ilişkin açıklaması

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Tokat ilinde, Artova, Kelkit, Kazova’da üretim yapan çiftçiler, havaların kurak geçmesinden dolayı önümüzdeki üretimlerinde çok büyük düşüş olacağı sıkıntısıyla karşı karşıyadırlar. Geçen yıllardan bankalara, tarım kredi kooperatiflerine borçların ödenememesinden dolayı icrayla karşı karşıya olduklarını, önümüzdeki dönemde de şimdiden hava şartlarının iyi olmamasından dolayı mağduriyetler yaşayacaklarını ifade etmektedirler. Bundan dolayı da çiftçi borçlarının ertelenmesi, yeniden yapılandırılması ve iyileştirilmesiyle ilgili beklentileri vardır. Bunu gündeme getirmeye çalıştım.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN - Sayın Varlı…

9.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, Hükûmetin tarım politikasına ilişkin açıklaması

MUHARREM VARLI (Adana) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Aracılığınızla Hükûmete bir uyarıda bulunmak istiyorum. Gübre bundan bir ay önce -kullanılmazken- 1 TL’yken şu anda 1,2 liraya yükselmiştir, dolayısıyla 20 kuruşluk bir artış olmuştur gübrede. Aynı şekilde, mazot fiyatları da birdenbire artmaya başlamıştır. Zaten girdi fiyatlarının altında ezilen çiftçimizin sıkıntısı varken bir de bu gübre fiyatlarının artışı çiftçimizi iyice mağdur etmektedir; kuraklıkta mahsul kaybına uğramışken bir de bu sıkıntılarla karşı karşıya kalmıştır.

Mısır, hasat edildiği dönemde eski fiyatla 540 bin lira gibi bir rakama satılırken, şu anda mısırın fiyatı 630 bin lira gibi bir rakamı bulmuştur. Bu, nasıl bir politikadır? Bu, çiftçiyi yok etme politikası mıdır, çiftçiyi görmezden gelme politikası mıdır, yoksa çiftçinin adını tamamen tarihten silme politikası mıdır?

Buradan Hükûmeti uyarıyor ve buna bir çare bulmalarını diliyorum.

BAŞKAN – Sayın Eyidoğan…

10.- İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan’ın, iş yeri kazalarında ve bu kazalarda ölen işçi sayısında dünyada ilk sıralarda olduğumuza ve kentsel dönüşüm nedeniyle yapılan yıkım çalışmalarında tam donanımlı ve profesyonel bir uygulama olması gerektiğine ilişkin açıklaması

HALUK EYİDOĞAN (İstanbul) – Teşekkür ederim Başkan.

İş yeri kazalarında ve bu kazalarda ölen işçi sayısında dünyada ilk sıralardayız. Ocak ayında 82 işçi hayatını kaybetti. Dün, Ankara Altındağ’da, kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında gerekli önlemler alınmadan 5 katlı bir binanın yıkımı sırasında yan binada 1 vatandaşımız hayatını kaybetti. Adana’da, TOKİ inşaatında beton dökülürken binanın çökmesi sonucu 1 işçimiz hayatını kaybetti. Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum.

Kentsel dönüşüm nedeniyle sayısı artan yıkım çalışmalarında tam donanımlı ve profesyonel bir uygulama yapılması gerekir, aksi takdirde bu olayların ve kayıpların sayısı artacaktır.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Sayın Vural…

11.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, bir milletvekilinin rüşvet ve yolsuzlukla ilgili verdiği soru önergesinin yer aldığı web sayfasının karartılmasına ve İnlice’yi Adıyaman ve Kâhta’ya bağlayan yolun durumuna ilişkin açıklaması

OKTAY VURAL (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

İki konuya özellikle burada vurgu yapmak istiyorum:

Birincisi, bir sayın milletvekilinin rüşvet ve yolsuzlukla ilgili verdiği soru önergesinin yer aldığı web sayfası karartılmıştır. Gerçekten, bu çok vahimdir, milletin bilgi edinme hakları ve kanalları kapatılmaktadır, karartılmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekillerinin kullandığı, millet adına kullandığı egemenlik yetkisi maalesef karartılmaktadır. Bu, çok vahimdir. Bunun sehven yapıldığını ifade ediyorum. Muhtemelen “sehven” nice kimsenin web sayfası kapatılmıştır. Hiç kimse yolsuzluk ve rüşvetle ilgili bu iddiaların üstünü örtemeyecektir. Özellikle, torba yasada İnternet’in karartılmasıyla ilgili vahim maddelerin bu eksende geri çekilmesi gereklidir.

Bir diğer konu da, hafta sonu Malatya’ya yaptığım ziyaret sırasında, Turgut Özal Tıp Merkezinde -hasta yakınlarıyla ilgili bir ziyaret sırasında- Adıyaman’dan gelen, İnlice’den gelen vatandaşlarımız vardı. İnlice’den gelen vatandaşlarımız bu Adıyaman ve Kâhta yolunun maalesef çok kötü durumda olduğunu, hiç kimsenin ilgilenmediğini ifade ediyorlar. Buradan sesleniyorum: Adıyamanlılar, İnlice-Kâhta ve Adıyaman yoluyla ilgili bu sıkıntıların çözülmesi konusunda… Burada bakanlar var; sayın bakanlar bu “tape”lere giren işler ile müteahhitlerin işini takip edeceklerine vatandaşların bu işlerini takip etseler daha hayırlı olacaktır diye düşünüyorum. İnlice’yi Adıyaman’a ve Kâhta’ya bağlayan bu yol konusunda gerekli duyarlılığın gösterilmesi hususunu aracılığınızla Hükûmete iletmiş oluyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Başkan gündeme geçiyoruz…

OKTAY VURAL (İzmir) – İnlice, Kâhta… AKP’liler de istifa etmiş, hadi! Teşkilatlar istifa etti!

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Pardon, görmedim ben sizi. Sayın Ayaydın olarak okudum ben onu.

Sayın Aydın, buyurun.

12.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, İnlice’yi Adıyaman ve Kâhta’ya bağlayan yol çalışmalarının bitirildiğine, İskilipli Atıf Hoca’nın ölüm yıl dönümüne ve AK PARTİ’nin iktidara geldiği 2002’den bu yana demokratikleşme yolunda önemli adımlar atıldığına ilişkin açıklaması

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Öncelikle, şunu ifade edeyim: Adıyaman-İnlice, İnlice-Kâhta yolu ilk icraatlarımızdan bir tanesidir. Hem engebeli bir yol, dağlık bir yol hem de mesafesi uzun olan bir yol ve o yolu Adıyaman’dan İnlice’ye kadar açan, genişleten, asfaltlatan iktidar, bu iktidardır. Tabii, İnlice’yi bilmedikleri için, tamam, nerede olduğunu belki öğrenmiş olabilirler de her gittiğimizde o yollardan geçen bir milletvekili olarak söylüyorum. Yine, İnlice Kâhta arasında, aynı şekilde ıslah eden, o yol çalışmalarını başlatıp bitiren bir iktidarın mensubuyuz.

OKTAY VURAL (İzmir) – Onun için istifa etti İnlice AKP teşkilatı!

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Değerli arkadaşlar, bugün, aynı zamanda İskilipli Atıf Hoca’nın ölüm yıl dönümü. İskilipli Atıf Hoca, 15 Mayıs 1919 İzmir İşgalini Beyoğlu’ndaki İngiliz Elçiliği’nde ilk protesto eden aydın, Millî Mücadeli’yi canı yürekten destekleyen bir vatanperverdi. Fatih dersiamı, medaris müfettişi, Kabataş İdadisi Arapça öğretmenliğinin yanında hem fikir üreten hem eylemlere katılan bir aktivisttir. Beyan-ül Hak, Mahfil, Alemdar ve Sebilürreşad dergilerinde Bediüzzaman, Mehmet Âkif, Ahıskalı Ali Haydar, Eşref Edip ve Ali Şükrü ile birlikte aktüel yazılar yazmış bir âlimdir. İskilipli Atıf Hoca, Şapka Kanunu’ndan on sekiz ay önce yazdığı kitabı gerekçe gösterilerek 4 Şubat 1926’da idam edildi. İdam kararı veren mahkeme reisi Ali Çetinkaya ve Kılıç Ali hukukçu değildi, onlar askerdi ve atanmış milletvekilleriydi. Daha Şapka İnkılabı yapılmadan önce yazdığı kitaptan yargılanan İskiliplinin hangi muamelelere maruz kaldığı hepinizce bilinmektedir.

Üzerimize düşen görev, geçmişteki utanç tablolarıyla yüzleşmek ve haklıya hakkını gıyabında da olsa teslim etmektir. AK PARTİ iktidarı olarak, Çorum İskilip’teki bir hastaneye İskilipli Atıf Hoca’nın adını verdik, Çorum’da yapılan parka yine Atıf Hoca’nın adı verildi. Biz bu ülkenin şehitleriyle, gazileriyle, âlimleriyle, büyük siyaset adamlarıyla…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Bir dakika daha…

BAŞKAN – İki dakikaydı ya! Hayır, başkanlara ikişer dakika veriyoruz, aldı gidiyor beşer dakikaya doğru.

Sayın Aydın, iki dakika verdim.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, 60’ıncı maddeye göre ben de söz istiyorum. 

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Bir dakikada bitiriyorum efendim.

BAŞKAN – Hayır, şimdi, ben…

Çok hızlı bitirin, lütfen. Yani, grup başkan vekillerini kırmak, incitmek istemiyorum. Bir dakikadan ikiye çıktık.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ama efendim, her gün konuşuyor 5-6 defa Grup Başkan Vekili olarak.

60’a göre…

BAŞKAN – Sayın Genç, ben, grup başkan vekilleriyle de ilgili…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ya, şimdi milletvekilleri ile grup başkan vekillerine ayrı muamele yapmayın Sayın Başkan.

BAŞKAN – Ben başlatmadım, öyle olmuş, devam ettiriyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Yani bu, milletvekillerine karşı yapılan büyük bir haksızlıktır.

BAŞKAN – Doğru, haklısınız. Şu andan itibaren bırakırım hepsini, birer dakikayla geçer. Ondan sonra da bütün grup başkan vekilleri ayrı ayrı gelip beni azarladı burada.

Buyurun.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Lütfen, hızlıca bitirin.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Biz bu ülkenin şehitleriyle, gazileriyle, âlimleriyle, büyük siyaset adamlarıyla gurur duyacak, onların isimlerini yaşatmaya devam edeceğiz.

Değerli milletvekilleri, Türkiye böyle kötü tecrübelerden ders çıkartmıştır, çıkartmalıdır da. AK PARTİ’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana, demokratikleşme yolunda önemli adımlar atılmıştır. Olağanüstü hâlin kaldırılması, DGM’lerin ve özel yetkili mahkemelerin kaldırılıyor olması, Millî Güvenlik Kurulunun sivilleşmesi, askerî yargının yetki alanının daraltılması, EMASYA Protokolü’nün kaldırılması, Kırmızı Kitap’tan “irtica” adı altında kendi milletini tehdit olarak algılayan hükmün çıkarılması, darbeye dayanak teşkil eden TSK İç Hizmetler Kanunu’nun 35’inci maddesinin kaldırılması, 1982 Anayasası’nın…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET AYDIN (Adıyaman) – …geçici 15’inci maddesinin kaldırılması gibi hususlarla demokratikleşme mücadelemiz devam edecektir.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Gündeme geçiyoruz…

13.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, grup başkan vekillerinin açıklama yapmak için kullandıkları söz haklarının 10 kişiye verilen birer dakikalık söz hakkının dışında olduğuna ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan, efendim, biraz önce grup başkan vekilleriyle ilgili husus… Daha önce, Sayın Meclis Başkanının başkanlığında yapılan toplantıda, birer dakika 10 milletvekiline söz verilmesi hususu vardı ancak gruplar adına söz ifade edilmesi gerektiği zaman, iki dakika gruplar adına veriliyor. Dolayısıyla, burada grup başkan vekillerinin kullandığı söz hakkı, açıkçası, on dakikayla tanınanın dışında bir söz hakkıdır, yoksa milletvekilinin…

BAŞKAN – Zaten öyle veriyorum da… Sayın Genç’i ikna edin bu konuda.

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Genç de grupların bu konudaki iradesine saygı gösterse çok hayırlı olur çünkü neticede bütün gruplara ait.

Bir de şunu ifade edeyim: Biraz önce aradılar, Sayın Ahmet Aydın’a “Asfalt kalmamış eserde. Sayın Aydın bir İnlice’ye gelse de göstersek. Gelebilir mi acaba?” diye soruyorlar. Onun için de İnlice ve Kâhta’daki AKP teşkilatları da zaten istifa etmiş. O bakımdan, bu konuda memnuniyetlerini ifade ettiler.

RECEP ÖZEL (Isparta) – Kim aradı? Kim aradı?

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkan, öncelikle Oktay Bey’i davet ediyorum, beraber İnlice’ye gidelim de yolu görsün.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) – Beraber gidin, beraber.

BAŞKAN – Beni de çağırın.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – İkincisi, İnlice ve Kâhta belediye başkanlarımız tekrar aday gösterilmedikleri için istifa etmiştir, başka bir gerekçe yok.

OKTAY VURAL (İzmir) – Zaten 15 oyla kazandınız MHP’den, şimdi geri alıyoruz belediyeyi inşallah.

BAŞKAN – Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, okutuyorum:

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ve 27 milletvekilinin, 1 Mayıs 1977 İşçi Bayramı kutlamaları esnasında meydana gelen olayların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/845)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Türkiye'nin son kırk yıllık geçmişi/tarihi toplumsal bellekte derin izler bırakan insan hakları ihlallerine, kurbanı belli olup da katili bilinmeyen katliamlara, faili meçhul cinayetlere tanıklık etmiştir. Ancak, yaşanılan bu süreçte olayların büyük çoğunluğu üzerindeki gizemli örtü ya da sır perdesi henüz kaldırılmış değildir. Hatta yaşanılan bazı acı olaylar tamamen unutturulmaya çalışılmaktadır. Bundan dolayıdır ki katliamı yapan ya da sorumlular yargı önüne çıkarılmadığından, geçmişte yaşanan bu acı olaylara yenileri eklenmiştir. Bu trajik olayların sonucunda toplumun bir arada yaşama güveni zedelenmiş ve her an benzer olaylar yaşanacakmış gibi bir kaygı oluşmuştur. Geçmişte yaşanan bu acı olaylardan sadece 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarını örnek verecek olursak, 1 Mayıs 1977 İşçi Bayramı'nı kutlamak üzere Türkiye'nin çeşitli illerinden İstanbul'a gelen yaklaşık 500 bin kişi DİSK'in organizasyonu önderliğinde Taksim Meydanı'nı doldurmuştu. Katılımın yüksek olması nedeniyle kortejlerin alana girmesi uzun sürmüş ve miting de uzamıştı. Dönemin DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in konuşmasının sonlarına doğru çıkan olaylar esnasında, gerek Sular İdaresi binası üzerinde gerekse meydandaki otellerin çeşitli katlarında açılan ateş sonucu ve çıkan izdihamdan dolayı 37 kişi yaşamını yitirirken yüzlerce kişi de yaralandı. 1977 yılının 1 Mayıs günü tarihe “Kanlı 1 Mayıs” olarak geçti. 1 Mayıs İşçi Bayramı'nda yaşanan olaylar ve katliamlar 1 Mayıs 1977 ile sınırlı kalmadı. 1989 yılında, Taksim Meydanı'nda bir araya gelen kitleye yapılan saldırı sonucu Mehmet Akif Dalcı isimli bir işçi yaşamını yitirdi. 1990 yılında, Taksim Meydanı'na yürümek isteyenlere izin verilmedi ve çıkan olaylarda İTÜ öğrencisi Gülay Beceren felç oldu. Yine 1996 yılında, 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına katılmak üzere Kadıköy Meydanı'nda yaklaşık 150 bin kişi toplanmış ve çıkan olaylar sonucu 3 kişi yaşamını yitirdi. Bu olayların yasa dışı terör örgütü kontrgerilla tarafından planlandığı yıllardır bilinmekte ve tartışılmaktadır.

1 Mayıs 1977'den önce MİT tarafından Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Genelkurmay Başkanlığına gönderilen "Aşırı solun 1 Mayısla ilgili hazırlıkları" başlıklı 44 sayfalık bir raporda, DİSK'in 1 Mayısla ilgili amaçları sıralanırken "Olaysız geçen mitingle kamuoyunu kazanmak ve bu bayramı meşrulaştırmak." maddesi de yer almaktadır. Raporun sonunda ise "Bir yıla yaklaşan bir süre sonra 1 Mayıs 1976 eylemine bakıldığı zaman, DİSK'in bu eylemden umduğu sonuçların büyük kısmını istihsal ettiği söylenebilecektir." ifadesine yer verilmiştir. MİT raporunda yer alan ifadelerden de anlaşılacağı üzere, 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları esnasında meydana gelen olaylar ve yaşanan katliamların üzerindeki gizemli örtü henüz kaldırılmamıştır, oysa bu olayların sorumlusu kontrgerilla olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla karanlıkta ve meçhulde kalan olayların aydınlatılması, suçluların yargılanması ve sorumluların kamuoyunun bilgisine sunulması demokrasinin bir gereğidir.

Bu nedenle, Anayasa'nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri gereği Meclis araştırması açılmasını arz ederim. 30/04/2012

1) Hüseyin Aygün                                           (Tunceli)

2) Hülya Güven                                               (İzmir)

3) Mustafa Sezgin Tanrıkulu                           (İstanbul)

4) Metin Lütfi Baydar                                      (Aydın)

5) Ali Rıza Öztürk                                           (Mersin)

6) Mehmet Şeker                                             (Gaziantep)

7) İhsan Özkes                                                (İstanbul)

8) Haydar Akar                                               (Kocaeli)

9) Ali Sarıbaş                                                  (Çanakkale)

10) Mehmet Şevki Kulkuloğlu                        (Kayseri)

11) Haluk Eyidoğan                                        (İstanbul)

12) Ali Serindağ                                              (Gaziantep)

13) Kamer Genç                                              (Tunceli)

14) Hurşit Güneş                                             (Kocaeli)

15) Kadir Gökmen Öğüt                                 (İstanbul)

16) Ramazan Kerim Özkan                             (Burdur)

17) Namık Havutça                                         (Balıkesir)

18) Mahmut Tanal                                           (İstanbul)

19) Gürkut Acar                                              (Antalya)

20) Mehmet Ali Ediboğlu                                (Hatay)

21) Mustafa Serdar Soydan                             (Çanakkale)

22) Mehmet S. Kesimoğlu                              (Kırklareli)

23) Recep Gürkan                                           (Edirne)

24) Tanju Özcan                                              (Bolu)

25) Selahattin Karaahmetoğlu                          (Giresun)

26) Ramis Topal                                              (Amasya)

27) Osman Kaptan                                          (Antalya)

28) İlhan Demiröz                                           (Bursa)

2.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 27 milletvekilinin, öğretmenlerin uğramış olduğu şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/846)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Şiddetin her türlüsüne, nereden ve kimden gelirse gelsin karşı olmak gerektiği kaçınılmazdır. Bir an önce bireysel ve toplumsal şiddete, cinsiyet ayrımcı şiddete, özelde bazı meslek gruplarına yönelen şiddete son vermek için gerekli çalışmalar çok acele başlatılmalıdır. Yaşanan bu şiddet olaylarının sadece güvenlik politikaları yönünden ele alınmaması, şiddetin nedenlerini ortadan kaldıracak tedbirlere ağırlık verilmesi gerekmektedir.

Daha önce birçok ilde tanık olunan öğretmene şiddet olaylarına bir yenisi de Esenyurt Kıraç Lisesinde görev yapan Narife Çekcen adlı öğretmenimizin öğrencisi tarafından bıçaklanarak saldırıya uğraması olayı eklenmiştir. İnsanların kendi çocuklarına bile gereken sevgiyi göstermekte zorlandığı bir ortamda, 50-60 kişilik sınıflarda her bir öğrencisine ayrı sevgi gösteren, daha iyi eğitim almaları adına hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan öğretmenlerimize uygulanan şiddeti kabul etmemiz mümkün değildir. Yaşanan bu saldırılar, insanlarımızın vicdanını yaralamıştır. Öğretmenlerimizin, öğrencilerin daha iyi bir eğitim almaları adına mücadele verirken, hayatlarını riske edecek derecede şiddete maruz kalması son derece kaygı vericidir.

Dünyanın birçok ülkesindeki meslektaşlarından daha az ücret alan, ekonomik ve sosyal yönden oldukça ağır şartlar altında hayatlarını idame ettirmeye çalışan öğretmenlerimizin, eğitim emekçilerimizin bir de bu denli şiddete maruz kalmalarına seyirci kalmak kabul edilebilir bir davranış değildir.

Millî Eğitim Bakanının, yaptığı açıklamalarıyla ve uygulamalarıyla sürekli öğretmenleri hor gördüğü, dolayısıyla şiddet dalgasına ivme kazandırdığı aşikârdır. Bu tür saldırıların engellenmesi için Millî Eğitim Bakanlığının eğitim çalışanları ile öğrenciyi, veliyi karşı karşıya getiren uygulamalarını bir an önce gözden geçirmesi gerekmektedir.

Eğitim emekçilerimizin uğramış oldukları şiddet olaylarının neden, niçin yapıldığının, altında yatan gerçeklerin araştırılarak ortaya çıkarılması ve maruz kaldıkları şiddete bir an önce son vermek için Anayasa’mızın 98’inci ve İç Tüzük’ün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırma komisyonu kurulmasını arz ederiz.

1) Ali Rıza Öztürk                                           (Mersin)

2) Kadir Gökmen Öğüt                                   (İstanbul)

3) Mustafa Sezgin Tanrıkulu                           (İstanbul)

4) Bülent Tezcan                                              (Aydın)

5) İlhan Demiröz                                             (Bursa)

6) Metin Lütfi Baydar                                                      (Aydın)

7) Veli Ağbaba                                                                (Malatya)

8) Mustafa Serdar Soydan                                               (Çanakkale)

9) Mehmet Şeker                                                             (Gaziantep)

10) İhsan Özkes                                              (İstanbul)

11) Haydar Akar                                             (Kocaeli)

12) Ali Sarıbaş                                                (Çanakkale)

13) Mehmet Şevki Kulkuloğlu                                        (Kayseri)

14) Haluk Eyidoğan                                                        (İstanbul)

15) Ali Serindağ                                                              (Gaziantep)

16) Ramazan Kerim Özkan                                             (Burdur)

17) Namık Havutça                                                         (Balıkesir)

18) Mahmut Tanal                                                           (İstanbul)

19) Gürkut Acar                                                              (Antalya)

20) Mehmet Ali Ediboğlu                                                (Hatay)

21) Hülya Güven                                                             (İzmir)

22) Ali İhsan Köktürk                                                     (Zonguldak)

23) Mehmet S. Kesimoğlu                                              (Kırklareli)

24) Recep Gürkan                                                           (Edirne)

25) Tanju Özcan                                                              (Bolu)

26) Selahattin Karaahmetoğlu                                          (Giresun)

27) Ramis Topal                                                              (Amasya)

28) Osman Kaptan                                                          (Antalya)

3.- Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş ve 19 milletvekilinin, Roman vatandaşların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/847)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Romanlar, 10’uncu yüzyıldan itibaren Kuzey Hindistan'dan batıya doğru hareket ederek tüm dünyaya yayılan bir topluluktur. A. F. Pott ve Franz Miklosich'e göre Çingenelerin kökleri, Hindistan'da müzisyen ve şarkıcılardan oluşan, "doma" veya "domba" diye adlandırılan, kastın en alt basamağına dayanmaktadır. Romanların batıya doğru göçleri İngiltere'ye, oradan da Kuzey Amerika'ya uzanmıştır. O dönemde, İngiltere'deki halk tarafından Mısırlılara benzetilen Romanlara, İngilizcede bu anlama gelen "Egyptian" adı verilmiştir. Kelimenin tarihsel değişimi sonucu “Gypsy” kelimesi yani “Çingene” ortaya çıkmıştır.

Ülkemizde Romanlar uzun yıllar "Çingene" genel adıyla anılmıştır. Ancak yörelere göre, Batı Anadolu ve Trakya'da "Roman", Van ve Ardahan civarında "Mutrib", Orta Anadolu'da "Elekçi", Erzurum, Artvin, Erzincan, Bayburt ve Sivas'ta "Poşa", Akdeniz ve Ege bölgelerinde "Sepetçi", Adana ve çevresinde "Cono" olarak adlandırılmaktadırlar. Bunun yanı sıra "Esmer vatandaş", "Köçer", "Arabacı" gibi yaşam biçimleri ve iş kollarının özelliklerini gösteren etiketlemelerle de adlandırılabilmektedirler. Ayrıca, Romanlar için ülkemizde "Kıptî" kelimesi de çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Kıptî “Mısırlı” anlamına gelmektedir. Osmanlı döneminde "Çingane" şeklinde ifade edilen Romanlar, İngiltere'de olduğu gibi Mısırlı kabul edilerek "Kıptî" adıyla anılmış ve bu tanımlama günümüze kadar gelmiştir. Romanlar kendilerini 10’uncu yüzyıldan bu yana “Rom” olarak tanımlamaktadır. Rom "adam" anlamına gelmektedir.

Romanlar, yüzyıllar boyu süren göçebe hayatlarında, geçtikleri toprakların gelenek ve görenekleri ile harmanlanarak zengin bir kültürel yapıya ulaşmışlardır. Bugün, tüm dünyada 15 milyon, Türkiye'de ise 750 binin üzerinde Roman yaşadığı tahmin edilmektedir.

Tüm dünyada Romanlar, en alt kültür gurubu olarak görülmekte, farklı tanımlarla etiketlenerek eşit sosyal statü elde edememektedirler. İkinci Dünya Savaşı sırasında, Romanlar, bu anlamda en büyük vahşeti yaşamış halklardan biridir. Her ne kadar Yahudi soykırımı olarak bilinse de Nazi Almanyası, Macaristan, Polonya ve Çekoslovakya'daki esir kamplarında 200 bin ila 800 bin arasında Roman katledilmiştir. Romanlar, bu katliamı “Porajmos” (parçalanmak) olarak adlandırmaktadır. Romanların yaşadığı bu süregelen sorunlarla ilgili olarak, Nisan 1971'de Londra'da ilk Uluslararası Roman Kongresi toplanmıştır. Bu kongreye atfen, 1990 yılından bu yana, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü olarak kutlanmaktadır.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Romanlar, alt kültür gurubu olarak görülmektedir. Osmanlı Dönemi’nde Romanlar, Rumeli Beylerbeyliği‘ne bağlı bir birlik olarak görülmüş ve Trakya Bölgesi’nde tecrit edilerek yaşamaya zorlanmışlardır. Romanlar Osmanlı’da da alt sınıf muamelesi görmüştür. Örneğin, Osmanlı’da Romanlar, kendilerini Sünni Müslüman olarak tanımlamış olmalarına rağmen, cinayet, vatana ihanet gibi suçlardan idama mahkûm edilmeleri hâlinde Müslümanlar gibi asılarak değil, gayrimüslimler gibi kafaları kesilerek öldürülürlerdi. Günümüzde de Romanların maruz kaldığı muamele pek farklı olmamaktadır. Bu konunun birkaç örnekle somutlaştırılması gerekmektedir. Edirne'de imam-hatip lisesi, ardından ilahiyat fakültesini bitiren bir Roman vatandaşın, köyüne imam olarak atanma talebi kabul görmüş ancak köylülerin "Çingenenin ardında namaz kılmayız." tepkisi üzerine atama iptal edilmiştir. Bir başka olayda ise İzmir Çağdaş Romanlar Derneği yönetim kurulu üyeleri yemek yemek için gittikleri lokantaya Roman olmaları nedeniyle kabul edilmemiştir. Bu ve buna benzer pek çok olay, Romanları birlikte yaşamaya mahkûm etmektedir. Ünlü bir sinema oyuncusu bir söyleşi sırasında "Çingeneyi padişah yapmışlar, önce babasını kesmiş." şeklinde bir benzetme yaparak toplumdaki algıyı söylem biçimiyle açığa vurmaktadır. Ayrıca, kentsel dönüşüm projeleriyle Roman mahalleleri kentin dokusuna uymadığı gerekçesi ile yok edilmekte, Romanlar alıştıkları yaşam biçimlerinden sökülerek farklı bir yaşam biçimine zorlanmaktadırlar.

Türkiye'deki Romanlar, Türk olmaktan duydukları gururu açıkça ortaya koymalarına ve kendilerini "Sünni Müslüman" olarak tanımlamalarına karşın, yüksek düzeyde ayrımcılığa ve aşağılanmaya maruz kalmaktadır. Toplumun çoğunluğu tarafından Romanlara atfedilen en hafifinden, "hercai", "tasasız", "dans-müzik-çiçek” üçgeninde "günlük yaşayan", "yüzeysel" ya da daha da ileri gidilerek "suçlu" ve "ahlaksız" insanlar olduğuna ilişkin basmakalıp fikirler medya aracılığıyla da sürekli tekrarlanmaktadır. Türk toplumundaki Romanlara yönelik genel algı, onları sosyal hiyerarşinin en altına yerleştirmektedir. Bırakınız eğitim ve sağlık, temel sosyal güvenlik hizmetlerinden yararlanamamayı, bu toplumsal kesim, kamusal alanda aidiyetini bile ifade edememektedir.

Dışlanmış azınlıkların çoğunluğun bir parçası olabilme yönündeki özlemleri anlaşılabilir ve tarihsel açıdan da tanıdık bir durumdur. Romanlar da dışlanmış ve tecrit edilmiş bir azınlık olmak değil, toplumun bir parçası olma gayretlerine devam etmektedirler.

Dünyada en büyük 4’üncü Roman nüfusuna sahip Türkiye'de, bu toplumsal kesimin yaşadığı sorunların araştırılması ve çözümlerin tespit edilmesi amacıyla, Anayasa'nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.   

1) Hurşit Güneş                                               (Kocaeli)

2) Hülya Güven                                               (İzmir)

3) Ali Sarıbaş                                                  (Çanakkale)

4) Ramazan Kerim Özkan                               (Burdur)

5) Tanju Özcan                                                (Bolu)

6) Mehmet Şeker                                             (Gaziantep)

7) Mahmut Tanal                                             (İstanbul)

8) Namık Havutça                                           (Balıkesir)

9) İhsan Özkes                                                (İstanbul)

10) Gürkut Acar                                              (Antalya)

11) Kadir Gökmen Öğüt                                 (İstanbul)

12) Mehmet Ali Ediboğlu                                (Hatay)

13) Ali İhsan Köktürk                                     (Zonguldak)

14) Mustafa Serdar Soydan                             (Çanakkale)

15) Mehmet S. Kesimoğlu                              (Kırklareli)

16) Recep Gürkan                                           (Edirne)

17) Selahattin Karaahmetoğlu                          (Giresun)

18) Ramis Topal                                              (Amasya)

19) Osman Kaptan                                          (Antalya)

20) İlhan Demiröz                                           (Bursa)

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.

B) Duyurular

1.- Başkanlıkça, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunda siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerine düşen 1 üyelik için aday olmak isteyen siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerinin yazılı olarak müracaat etmelerine ilişkin duyuru

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunda, siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerine de bir üyelik düşmektedir. Bu Komisyona aday olmak isteyen siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerinin, 10 Şubat 2014 Pazartesi günü saat 18.00’e kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazılı olarak müracaat etmelerini rica ediyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının iki tezkeresi vardır, ayrı ayrı okutup oylarınıza sunacağım.

C) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Avrupa Parlamentosu Katılım Öncesi Eylem Birimi tarafından 19-20 Şubat 2014 tarihlerinde Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenecek olan “Sağlık ve Tüketicinin Korunması” konulu seminere katılım sağlanması hususuna ilişkin tezkeresi (3/1369)

                                        30/1/2014

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Avrupa Parlamentosu Katılım Öncesi Eylem Birimi tarafından 19-20 Şubat 2014 tarihlerinde Belçika'nın başkenti Brüksel'de "Sağlık ve Tüketicinin Korunması" konulu bir seminer düzenlenecektir.

Söz konusu seminere katılım sağlanması hususu, 28.3.1990 tarihli ve 3620 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9’uncu maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

                                                                                                 Cemil Çiçek

                                                                             Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı

BAŞKAN – Tezkereyi oylarınıza sunuyorum...

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Karar yeter sayısı…

BAŞKAN – Karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime on beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 15.53


İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 16.16

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: İsmail KAŞDEMİR (Çanakkale), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 56’ncı Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi tezkereyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.

Bir oylamamız daha var.

Diğer tezkereyi okutuyorum:

2.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu tarafından Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle 5/4/2014 tarihinde Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenecek olan “Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi” konulu toplantıya katılım sağlanması hususuna ilişkin tezkeresi (3/1370)

                                        29/01/2014

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu tarafından Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle 5 Mart 2014 tarihinde Belçika’nın başkenti Brüksel’de “Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi” konulu bir toplantı düzenlenecektir.

Söz konusu toplantıya katılım sağlanması hususu, 28/3/1990 tarihli ve 3620 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun’un 9’uncu maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

                                                                                                      Cemil Çiçek

                                                                                         Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                          Başkanı

BAŞKAN – Tezkereyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

VII.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- MHP Grubunun, 31/1/2014 tarih ve 2986 sayı ile MHP Grup Başkan Vekili İzmir Milletvekili Oktay Vural tarafından AKP’nin on bir yıldır uyguladığı ekonomik politikaların oluşturduğu yapısal riskleri ile rüşvet ve yolsuzluk operasyonu sonrası yaşanan gelişmeler ışığında özel sektör borcunun, borcun kısa ve uzun vadede artış nedenlerinin, kur riskinin doğuracağı zararların, Merkez Bankası politikalarına etkilerinin ve borcun çevrilmesiyle ilgili sorunların ve çözüm önerilerinin tespiti amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 4 Şubat 2014 Salı günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

                                        04/02/2014

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 4 Şubat 2014 Salı günü (bugün) toplanamadığından grubumuzun aşağıdaki önerisinin İç Tüzük’ün 19’uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                            Yusuf Halaçoğlu

                                                                                                                   Kayseri

                                                                                                          Grup Başkan Vekili

31 Ocak 2014 tarih, 2014/2986 sayı ile TBMM Başkanlığına vermiş olduğu İzmir Milletvekili ve MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural’ın AKP’nin on bir yıldır uyguladığı ekonomik politikaların oluşturduğu yapısal riskleri ile rüşvet ve yolsuzluk operasyonu sonrası yaşanan gelişmeler ışığında özel sektör borcunun, borcun kısa ve uzun vadede artış nedenlerinin, kur riskinin doğuracağı zararların, Merkez Bankası politikalarına etkilerinin ve borcun çevrilmesiyle ilgili sorunların ve çözüm önerilerinin tespiti amacıyla verdiği Meclis araştırma önergesinin 4 Şubat 2014 Salı günü (bugün) Genel Kurulda okunarak görüşmelerinin bugünkü birleşimde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Milliyetçi Hareket Partisi Grubu önerisinin lehinde ilk söz, Antalya Milletvekili Sayın Mehmet Günal’da.

Buyurun Sayın Günal. (MHP sıralarından alkışlar)

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sağladığınız sükûnet için de teşekkür ediyorum, bayağı sakinleşti Genel Kurulumuz.

Değerli arkadaşlar, vermiş olduğumuz araştırma önergesi, son günlerde ekonomide yaşanan gelişmelerin nedenleri ve etkileriyle ilgili bir araştırma komisyonu kurulmasını içeriyor. Sizin de sürekli konuştuğunuz gibi, Sayın Başbakanın da bütün konuşmalarında belirttiği gibi, ortada, piyasalarda bir karışıklık var. Bu, kısmen uluslararası gelişmelerden, tabii bunun üzerine de kısmen Türkiye’de yaşanan siyasi ve ekonomik belirsizliklerden kaynaklanıyor.

Değerli arkadaşlar, 17 Aralıkta başlayan rüşvet ve yolsuzluk operasyonu sonrasında piyasalarda ciddi gelişmeler oldu, sizler de bunu biliyorsunuz ama bu, sadece operasyonun etkilerine bağlı bir sonuç değil, öncelikle bunu doğru tespit etmek lazım. On bir yıldır uygulanan ekonomi politikalarının, yanlış politikaların, ekonomideki koordinasyonsuzluğunuzun sonucunda ortaya çıkan bir kırılganlık vardı. Biz size bu kürsüde, komisyonlarda, gazetelere, televizyonlara yaptığımız açıklamalarda defalarca söyledik; eğer yapısal önlemleri almazsanız, herhangi bir iç veya dış şok durumunda bu yüksek cari açıkla, bu dışa bağımlı ekonomiyle, döviz kurunun kırılganlığı artırdığı, kur riskini artırdığı bir ortamda, bu kadar döviz borcunun olduğu bir ortamda bu kur riskinin gerçekleşmesi durumunda ekonomideki birçok sektörün olumsuz etkileneceğini defalarca söyledik ama maalesef bu hususlar dikkate alınmadı. Ne cari açığın temel nedeni olan ithalatın artmasıyla aşırı değerli TL’den kaynaklanan, ithalatın teşvikinden kaynaklanan dış ticaret açığının azaltılmasıyla ilgili önlemler alındı ne de bunların piyasalarda yaratmış olduğu etkileri giderici önlemler alındı, sadece geçici olarak günlük pansuman tedbirlerle piyasaların ateşi düşürülmeye çalışıldı. Ve bugün geldiğimiz noktada bizim “Kral çıplak.” deme mecburiyetimiz vardır. Maalesef, bu noktaya gelmemeyi tercih ederdik, defalarca da uyardık ama bu şekliyle gelmiş oldu.

Şimdi, birkaç gün önce Merkez Bankası faiz kararı açıklıyor, kurlarla ilgili müdahaleler yapıyor; Sayın Başbakan -bu kürsüden de yaptığı konuşmalarda belirttiği gibi, birçok konuşmasında da belirttiği gibi- Merkez Bankasının rezerv biriktirmesini bir taraftan överken şimdi giderayak “Vallahi, bu faiz artışıyla benim alakam yok, elimden gelse ben faiz artışına karşı çıkarım.” diyor. Neye benziyor? “Yetkim olsa HSYK’daki şeyleri değiştirir bu hâkimleri yargılarım.” demesine benziyor.

Şimdi, Sayın Başbakan, sizin işinize geldiği zaman, enflasyon düşük çıktığı zaman Hükûmetin başarısı oluyor da enflasyon yüksek çıkınca niye Merkez Bankasının kabahati oluyor? Rezervleri biriktirirken iyi de o zaman “Merkez Bankasına müdahale mi ediyorsunuz?” dediğimiz zaman “Yok canım.” derken şimdi dönüyorsunuz günah keçisi arıyorsunuz.

Bakın, bu, Sayın Başbakanın günah keçisi araması ilk de değil, daha önce de bazı bakanlarımız dâhil, o zamanki Başkanımız Durmuş Yılmaz’a da çok fazla yüklenmişlerdi. İşlerine geldiği zaman iyi, işine gelmediği zaman Hükûmetin alakası yok; bu, bir kere, günahı başkasına yıkmaktan, günah keçisi aramaktan başka bir şey değildir.

Peki, sürekli hava attığınız rezervler ne oldu? Yani Sayın Başbakan Merkez Bankasına “Şu kadar rezerv biriktirin.” diyor mu diye defalarca sorduk. Peki, bir taraftan “faiz lobisi” diyorsunuz; o rezervler nerede duruyor, sordunuz mu? Burada sordum; bakanlara yazılı da sorduk, sözlü de sorduk. O rezervlerin çok büyük bir kısmı Başbakanın şikâyet ettiği, “faiz lobisi” dediği uluslararası bankalarda duruyor. Hem de kaç para faizle duruyor? Bizim dışarıya ödediğimizin beşte 1’i, onda 1’i faizlerle duruyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu; hani faiz lobisiydi bunlar, hani bunlarda sıkıntı vardı?

Değerli arkadaşlar, burada laf kalabalığına getirip, işimize geldiği zaman bunları kullanıp işimize gelmediği zaman günah keçisi aramak maalesef yanlış bir politikadır.

Öbür taraftan, faizlerle ilgili bu lobiye baktık, şimdi yeniden faiz artışı oldu. Şimdi, ben, Sayın Başbakana geriye dönüp sormak istiyorum; daha önce buradaki bütçe görüşmelerinde de sordum, kendisi gelip Hükûmet tarafında otururken Sayın Babacan’a da sordum: Peki, şimdi, faiz lobisi kim? Bir anda yüzde 7’lerden 12’ye çıkaran Merkez Bankası faiz lobisi mi? Sayın Başbakan buna ne diyecek, ben merak ediyorum. “Faiz lobisi, faiz lobisi…” Kimdi faiz lobisi? “Yükseltmek istiyorlar.” Peki, şimdi, faiz lobisinin dediğine teslim mi olmuş olduk, faiz lobisinin dediği mi olmuş oldu Türkiye’de, ben anlamadım. Peki, faiz lobisi nerede o zaman? Kim bu kararları aldırıyor, Merkez Bankasına birisi baskı mı yapıyor?

Ben size daha önce söylemiştim, isterseniz küçük bir hafıza tazelemesi yapayım. Daha önce göstermiş olduğum 1-2 tane görsel malzeme vardı -hani “görsel malzeme” derken bir şey yok- gazete kupürü vardı “Başbakanın aradığı faiz lobisi bulunmuştur.” diye. Bu, ta ne zamanın gazetesi biliyor musunuz? Geçen seneki bütçe görüşmelerinde de size gösterdim. Nerede yazıyor biliyor musunuz? Sabah gazetesinin finans sayfasıydı, sizin hafızanızı tazeliyorum: “Yanlış yönet halka ödet.” Kime diyor? 3 tane resim var: Sayın Erdem Başçı, Sayın Ali Babacan ve Sayın Mehmet Şimşek. Bakın, bu, 2012 yılının sonbaharındaki haber. Ben, bunu size bütçe görüşmelerinde aktardım, bakınız ve altında da -gazetenin ekonomi sayfası- diyorki: “Bu ekonomi yöneticileri faizi yüksek tutarak rantiyecilere faiz aktarıyor, gelir aktarıyor.” Şimdi, e, peki, bu artış nedir yani faiz lobisi mi? Merkez Bankası Başkanı ve ilgili bakanlar içerideki faiz lobisini mi temsil ediyorlar? Ben, bunu anlamakta zorlanıyorum değerli arkadaşlar. Burada aynen diyor ki: “Bu durum önümüzdeki günlerde Hazine ihalelerinden tüketici kredilerine kadar…” Bakın, Hazine ihalelerinden tüketici kredilerine kadar… “…birçok alanda beklenen faiz düşüşüne engel olacak.” Yani, faiz maliyetini artıracak. Ne zaman? 2012 23 Eylülünde.

Değerli arkadaşlar, bazı şeyleri söylerken dikkatli olmamız gerekiyor, ekonomideki birtakım şeyleri söylerken. Bir taraftan, kalkıyorsunuz hepiniz, ekonomi bakanlarımız, grup başkan vekilleriniz, ilgili AKP’li milletvekilleri diyor ki: “Efendim, şu kadar zararı oldu.” Ya, zararı yapan kim, bu kavgayı körükleyen kim, piyasaları bu hâle getiren kim? Faizin geçen hafta yapılacak müdahalesiyle iki hafta önceki yapılacak müdahalesi bir değil ki. Vaktinde yapsaydınız da 2-3 misli müdahale edeceğinize 1 puan, 2 puan artırmış olsaydınız şimdiye piyasalar sakinleşmiş olacaktı. Faiz lobisini yaratan da sizsiniz; o zaman, buna sonuç veren de sizsiniz. Nereden bunları çözeceğiz? Eğer bu kafayla gidersek -daha geçmişte burada söylediğim gibi- frenciler, gazcılar tartışmasına girersek…

Bakın, hemen birkaç gün sonra, 10 Ekimde –tekrar, göstermiştim size- 10 Ekim 2012’de, Orta Vadeli Program açıklanınca “Frenden vazgeçmiyor.” diye o zamanki bakanı suçlamıştı. Özellikle yandaş gazetenin haberini veriyorum yani şu anda, gündemde tartışılan, el değiştiren gazetenin haberi, muhalif gazete değil.

Şimdi aynı şeyi yaşıyoruz. Şu anda bu lobi ne? Sayın Başbakan -ben korkuyorum- yarın, herhâlde “Bunları da paralel devlet yaptı.” diyecek; anladığımız kadarıyla, demek ki bu suçu da ekonomideki paralel devlete yükleyecek, finansal piyasalardaki paralel devlete yükleyecek. Gelin, burada, bu sorumluluğu üstlenin.

Değerli arkadaşlarım, burada birçok kesim zarar görecek bundan. Özel sektörün, devletin şu anda, 420 milyarlık borç kâğıtları dolaşıyor. Özel sektörün, vatandaşın borçları ortada. Sadece 243 milyar tüketici kredisi, 93 milyarlık kredi kartı borcu var, yaklaşık 335-340 milyarlık vatandaşın borcu var; bunların faizi artacak. Vatandaşı zaten rezil ettik, verdiğimiz sözleri tutmadık, bunların aflarıyla uğraşmadık. Geldiniz, sürekli olarak şirketleri kayırdınız. 4/C’lilere verdiğiniz sözü de tutmadınız.

Bakın, bizim odalarımıza güzel bir takdir belgesi göndermişler. Kimden geliyor Hükûmete? Taşeron işçilerden geliyor. AKP Hükûmetinin Çalışma ve Maliye Bakanlarına, verdikleri sözleri tutmadıkları için, bir takdir belgesi göndermişler “Kadro vaadiyle kandırmadaki başarılarından dolayı kendilerini takdir ediyoruz.” diyorlar.

İnşallah sonraki konuşmalarda bunun ayrıntısına değinmek dileğiyle, bir an önce bu konunun araştırılması, etkilerinin, sonuçlarının değerlendirilmesi için bir komisyon kurulmasıyla ilgili önergemize destek vermenizi bekliyor, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Günal.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu önerisinin aleyhinde ilk söz, Diyarbakır Milletvekili Sayın Altan Tan’a aittir.

Buyurunuz. (BDP sıralarından alkışlar)

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; burada belki en az konuştuğumuz ama en fazla konuşmamız gereken mevzu mevcut Hükûmetin on iki yıllık ekonomi politikalarıydı. Maalesef, deniz bitmeyene kadar ve gemi karaya oturma işaretleri, alametleri vermeyene kadar biz bu konuyu burada doğru düzgün konuşamazdık. Hoş, konuşsaydık ne olacaktı?

Bir aile düşünün. Bir aile babası gidiyor, dışarıdan, bir şekilde çalarak, çırparak veya borçla harçla veya dolandırarak, neyse, şekli ne olursa olsun ama emeğe dayanmayan, gayrete dayanmayan, doğru düzgün bir üretime dayanmayan bir şekilde bir para getiriyor; çoluk çocuğa, aileye harcıyor. Eşi, çocukları, herkes hayatından memnun, kimse bir şey sormuyor. Evdeki yaşlı büyükbaba veya akıllı bir komşu, aklı başında bir akraba “Yahu, bu paranın kaynağı belli değil, bu para bir gün geri gidecek. Bakın, yapmayın, etmeyin, böyle, bu kadar rehavete kapılmayın.” dedikçe kimse bunu dinlemiyor ancak ne zaman eve haciz gelirse çocuğun altındaki bisiklet, hanımın üzerindeki kürk, öbür çocuğun altındaki araba, öbürünün bileziği, diğerinin buzdolabı elinden gidince feryat figan başlıyor. İşte, Türkiye, maalesef -yani tekrar “maalesef” dedikten sonra yine bir parantez açıp “Allah göstermesin.” diyorum yine bir vatandaş olarak- bu noktalara geldi, gelmek üzere.

Değerli arkadaşlar, senelerdir bir cari açıktan bahsediliyor; senelerdir iç borcun, dış borcun, ithalatın, ihracatın birbirine oranından bahsediliyor ama dediğim gibi, iğnenin ucu, çuvaldızın ucu vatandaşa bizzat değene kadar hiç kimse bu konularla ilgili bir refleks, tepki vermiyor.

Şimdi biraz rakamlarla konuşalım değerli arkadaşlar. Şimdi, bir “faiz lobisi”dir tutturulmuş gidiyordu, Sayın Başbakan diyordu ki: “Bu memlekette bir rant ekonomisi var; ranttan, faizden para kazananlar var. Dolayısıyla, bunlar bir şebeke kurdular, beni indirmek istiyorlar. Ey ümmeti Muhammed, gelin beni kurtarın!” E, sen kurtar kendini. Çık, nasıl İsrail’e “…”(x) dedinse, bütün dünya finans çevrelerine de “…”(x) söyle, “…”(x) diyemiyorsan başka türlü söyle; Arapça, Türkçe, Fransızca, İngilizce söyle; hiçbir şey yapamıyorsan Halka Bankası, Ziraat Bankası, Vakıflar Bankası sana bağlı, de ki: “Ben rantiyeci bankalara gücümü yetiremiyorum ama devletin ve benim yönetimim altındaki bütün bankalarda faizleri kaldırıyorum.” Haydi yap bakalım, nasıl yapabiliyorsun! Peki, ne oldu da bu kadar efelendikten sonra bir anda faizleri piyasaların bile tahminlerinin 3 misline, 4 misline çıkarmak zorunda kaldın? Değerli arkadaşlar, demek ki bunlar boş kabadayılıkla olmuyor. “İsrail beni indirmek istiyor, Yahudi lobisi beni indirmek istiyor.” diyorsun. Dünyadaki finans sektörünün esas ağababaları, esas yöneticileri bu kastettiğin kimseler; hadi gücün yetiyorsa bunlara karşı bir şey söyle, bir hesap kitap içerisine gir! Tekrar söylüyorum: Gücün yetiyorsa, emrinde Ziraat Bankası, Halk Bankası, Vakıflar Bankası, kredi faizlerini indirirsin. Yani “Sıfırla.” da demiyoruz, önce “Sıfırla.” dedik, yapamıyorsun. İndir... “E, ben indiremiyorum, dünya şartları var.” O zaman dünya ne yapıyor bir buna bak. Bakın, koskoca İslam  dünyası, 56 devlet, 57 devlet -çünkü kısmi üyeler var, her yıl eklemeler var- 900 milyar dolar bir ihracat yapıyor -bunun yüzde 75’i de petrole dayalı, gerçek bir ihracat değil- tek başına Almanya 950 milyar dolar ihracat yapıyor. 56 İslam ülkesi, 57 İslam ülkesi tek bir Almanya kadar üretemiyor.

Siz, eğer bu üretimleri doğru düzgün bir şekilde planlayamazsanız, memleketinizde sanayiye, istihdama, turizme, tarıma, hayvancılığa doğru düzgün bir yatırım yapamazsanız, beş yıllık, on yıllık, yirmi yıllık master projeler oluşturamazsanız, “E, ben gideyim Suudi Arabistan’dan para getireyim.”, “Refik Hariri’nin parasını getireyim.”, “Suudi Arabistan Kralından para alayım.”, “Kuveyt’ten sıcak para getireyim, bunu müteahhitlere vereyim.” “Al takke ver külah, özelleştirme işlerine gireyim.”, “İmar artışlarıyla, TAKS’la, KAKS’la oynayayım.”, “İstanbul’un havasını satayım…” E, vallaha, hava cıva, ondan sonra dönersin, dolaşırsın, bu borçlar ödenmeye geldiği vakit, işte, bir senede yüzde 30, sadece, fiilî olarak halkı fakirleştirirsin. Döviz üzerinden şu an bir hesap yaptığımız vakit, bütün bir ülkenin cebindeki para son bir yılda yüzde 30 azaldı değerli arkadaşlar, döviz yüzde 30 arttı.

Ben üniversiteyi yeni bitiriyordum Turgut Özal iktidara geldiği dönemde, 80’li yılların başında Türkiye'nin yıllık yaklaşık 2 milyar dolar ihracatı vardı, 3,6-3,7 milyar dolar civarında da bir ithalatı vardı, ithalatla ihracatın arasındaki makas 1,65-1,7 civarındaydı. Bugün çıkıp övünüyorsunuz, diyorsunuz ki “151 milyar dolar ihracat yaptık.” Peki, ne kadar ithalat yaptınız? 251 milyar dolar da ithalat yapmışsınız. Makas aynı. Yani çarpın, bölün, toplayın, 1980’deki ithalatla ihracat arasındaki fark neyse, bugün de aynı farkı hâlâ kapatamamışsınız.

Peki, ne yapılacak? 243 milyar dolar tüketici kredisi var. Herkes borçlu. Önümüzdeki beş yılı bütün aileler borçlanmış, bütün aileler. Kredi kartları bir felakete dönüşmüş. Borç yiyen kesesinden yer, ondan sonra döner adamakıllı dayak yer.

Yine, aynı şekilde, özel sektörün dış borcu 2002 yılında 43 milyar dolarken 2013 yılında 255,3 milyar dolara gelmiş 2013’ün üçüncü çeyreği itibarıyla. E, vallahi çok güzel! 2002’de 43 milyar dolar özel şirketler borç almıştı, bugün 255,3 milyar dolara ulaşmış; yatırım yapmış, güzel, hoş bir şey. Peki, bunu ödeyebiliyor musun? Eğer bunu ödeyebiliyorsan sorun yok, aferin. Dolarda, dövizde, kurda, enflasyonda, kanda, şekerde, idrarda, bütün tahlillerde dengeleri eğer kollayabilmişsen sana koskocaman bir madalya takmak lazım ama gel gör ki bugün sadece kısa vadeli borçların miktarı 107,6 milyar dolar, uzun vadeler 147,6 milyar dolar ve yine özel sektörün kısa vadeli borcu 2002’de 14 milyar dolarken bugün 107,6 milyar dolara gelmiş. 2014 yılı özel sektör kredi borç ödemesi 129 milyar dolar. Tekrar söylüyorum: Ödeyebiliyorsan aferin, dengeleri kollayabiliyorsan bravo, “500 milyar dolar para aldım, şu kadar yatırım yaptım, bu kadar kâr ettim, götürdüm adamın borcunu verdim, şu kadar da gayrimillî safi hasılaya, üretime, memlekete katkıda bulundum.” diyebiliyorsan bravo ama işte öyle değil, sorun burada. Ve şu an bu döviz üzerinden borçlananlar… Mesela, bankaların toplam kredilerinin 135 milyar doları sadece döviz üzerinden. Döviz üzerinden borcu olanlar panik içerisinde. Şunu diyebilirsiniz: “Efendim, ne olacak, zaten ihracatımız var.” E, senin ihracatın ithalatının çok çok altında, 100 milyar doların üzerinde bir açığın var. Nereden kapatacaksın? Demek ki bütün bu noktalarda ciddi bir sıkıntı var, ciddi problemler var ve bunları kapatman da kolay değil. Peki, hata neredeydi, hata? İşte, bu on iki yıllık dönemde yapılması gereken -konuşmamın başlangıcında da değindim kısmen- Türkiye’nin doğru düzgün bir sanayi, turizm, eğitim, kültür, tarım, hayvancılık planının hazırlanmasıydı. Siz boyuna paraları aldınız, “Duble yol yaptık, Boğaz’a üçüncü köprüyü yaptık, bir başka boğaz daha icat ediyoruz.” dediniz. Müteahhit hükûmeti oldunuz, müteahhit!

TUSKON feryat ediyor; sanayici, KOBİ’ci, Antep, Kayseri, Denizli, Maraş feryat ediyor; Suriye’ye, Irak’a, Orta Doğu’ya, Afrika’ya ihracat yapan, bisküvi satan, orta sanayi malı satan bütün firmalarımız feryat ediyor çünkü bunlara doğru düzgün bir kredi aktaramadınız.

Müteahhitlik çok kolay. Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım burada oturuyordu, 1 katrilyon ihale verdi benim bölgemde, Diyarbakır ve Van kara yollarında. “Getir, 500 trilyona bunları yapalım Diyarbakırlı müteahhitler olarak.” dedim. Ses yok çünkü sanayiciye bir kredi verdiğin vakit, imkân verdiğin vakit bunun rantı, alavere dalaveresi yok.

Değerli arkadaşlar, deniz bitti, rant ekonomisini kurdunuz ve hesabını siz vereceksiniz. Allah millete yardım etsin. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim  Sayın Tan.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu önerisinin lehinde son söz İstanbul Milletvekili Sayın Müslim Sarı’nın.

Buyurunuz Sayın Sarı. (CHP sıralarından alkışlar)

MÜSLİM SARI (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Milliyetçi Hareket Partisinin grup önerisinin lehinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlarım.

Sayın milletvekilleri, biz, yıllardır, bu kürsüden, hem bütçe görüşmelerinde hem de sair vesilelerle Türkiye ekonomisinin kırılganlıklarının her geçen gün büyüdüğünü, ekonominin hızla yol ayrımına doğru gittiğini anlatageldik. Biz bunları söyledikçe, biz bunları anlattıkça iktidar partisinin milletvekilleri “Hayır, böyle bir şey yok. Biz büyüme rekorları kırıyoruz, birtakım rekorlar kırıyoruz, Çin kadar büyüdük. Dünyanın krizden etkilenmeyen tek ekonomisiyiz, etkilenmeyen ekonomilerinden biriyiz.” diyordu. Ama, bugün nereye geldik biliyor musunuz? Bakın, bunu ben söylemiyorum, bunu bütün uluslararası iktisatçılar söylüyor: Bugün Türkiye ekonomisi dünyanın en kırılgan 5 ekonomisinden biridir; Brezilya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Hindistan, Endonezya ve Türkiye. Ve daha kötüsü, Türkiye bu 5 kırılgan ekonomi içerisinde de en kırılganıdır. Bugün öyle bir noktadayız ki küresel gelişmeler, Amerika Birleşik Devletleri’nde “Federal Reserve”ün operasyonları ya da küresel alanda ortaya çıkacak olumsuz gelişmelerden en çok etkilenen ülkelerden biri Türkiye’dir, Türkiye olmaktadır. Peki neden? Bakın, çok fazla rakama boğmak istemiyorum ama birkaç tane şey söyleyeceğim, birkaç tane rakam vereceğim: Bugün Türkiye’de reel sektörün döviz pozisyon açığı 165 milyar dolardır. Yani bu, şu demek: Tüm reel sektörün, KOBİ’lerin, Koçların, Sabancıların, Türkiye’de istihdam üreten, Türkiye’de üretim yapan bütün firmaların döviz cinsinden borçları, yükümlülükleri döviz cinsinden varlıklarından 165 milyar dolar fazla. Bu, şu demek: Eğer ulusal para yüzde 10 değer kaybederse -nitekim, yüzde 30 değer kaybetti son birkaç ayda- bu firmalar 16,5 milyar dolar zarar yazacak demek, zarar yazıyor demek.

Bakınız, biz 2001 krizini bankacılık sektöründe 20 milyar dolarla yaşadık. Sonra BDDK kuruldu ve bankacılık sektörü pozisyon açıkları iyileştirildi, izlendi, denetlendi. Ama biz burada yıllarca söylediğimiz hâlde reel sektörün döviz pozisyon açıklarının denetlenmesine ilişkin AKP Hükûmeti hiçbir şey yapmadı. Bugün 165 milyar dolar döviz pozisyon açığıyla çok ciddi bir riskle karşı karşıyayız.

Bakınız, bir başka şey daha: Bugün Türkiye’nin önümüzdeki bir yılda ihtiyaç duyduğu döviz finansmanı yani dış finansmanı yaklaşık 230 milyar dolar. Bakın, önümüzdeki bir yılda, Türkiye’de daha önce alınmış olan borçların 168 milyar dolarının vadesi geliyor. Ne yapacaksınız? Ya cebinizden çıkarıp bu borçları ödeyeceksiniz ya da bunları ödemediğinizde yeniden borçlanacaksınız yani “roll” edeceksiniz. 168 milyar dolara ihtiyacınız var, üstüne bir de cari açığı koyun, 60 milyar dolar; önümüzdeki yıl finanse etmeniz gereken cari işlemler açığı toplam 228 milyar dolar. Ve bu parayı nereden bulmak zorundasınız, hangi koşulda, hangi konjonktürde? Dünyada giderek ödünç verilebilen fonların daraldığı bir konjonktürde. 2 trilyon dolarken, 3 trilyon dolarken, bugün bu rakam 1 trilyon dolarlara kadar indi yani giderek küçülen bir pastadan giderek büyüyen bir finansmanı bulmak zorundadır bugün Türkiye ekonomisi. O yüzden, Türkiye ekonomisi bugün dünyanın en kırılgan ekonomilerinden biridir. Bunu biz söylemiyoruz sadece, bunu bütün uluslararası araştırmacılar söylüyor. Böyle bir yerdeyiz, yol ayrımındayız ve biz böyle bir yerdeyken ve yol ayrımındayken, paranın yönü değişiyorken, paranın yönü gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru akıyorken, Türkiye ekonomisi bu kadar kırılganken yapılması gerekenleri, üniversite 1’inci sınıfın makro dersindeki öğrencisinin bile malumları olan şeyleri, Merkez Bankası Hükûmet baskısıyla yapmamıştır.

Bakın, hepimiz biliyoruz ki faiz piyasayı süpürür, faiz bütün riskleri alır. Bir ülkenin faizine baktığınızda o ülkenin bütün risklerini görürsünüz, o ülkenin ekonomik risklerini görürsünüz, o ülkenin siyasal risklerini görürsünüz, o ülkenin sosyal risklerini görürsünüz ve böyle bir konjonktürde bu kırılganlıkların artmaması açısından, Merkez Bankası, faiz yükseltmesi gerekirken Sayın Başbakanın ve sayın Hükûmetin baskılarına maruz kalıyor ve durumu idare etmek için binbir takla atıyor.

Bakın, dünya literatürüne geçen uygumalar yaptı Merkez Bankası; koridoru artırdı, koridoru indirdi, döviz karşılıklarını artırdı, döviz karşılıklarını indirdi, uluslararası literatüre geçti. Ne için? Faizi artırmamak için. Çünkü Hükûmet baskı yapıyordu, çünkü Sayın Başbakan baskı yapıyordu, çünkü Sayın Başbakan bir yandan “Bu kurum, bağımsız bir kurum.” diyordu, bir yandan “Faizi savunanlar faiz lobisini yapanlardır.” diyordu, Merkez Bankasını baskı altına alıyordu. Merkez Bankası faizi yükseltemediği yerde ne yaptı? Piyasaya döviz vermeye başladı, döviz likiditesini ayarlamaya çalıştı. Yapabileceği fazla bir şey yoktu ama ne oldu? Geçtiğimiz senenin haziran ayından bugüne kadar yedi ay içerisinde Merkez Bankası piyasaya tam 20 milyar dolar vermek zorunda kaldı. Döviz rezervlerimiz bugün olduğu seviyeden 20 milyar dolar daha yukarıda olması gerekirken bugün 20 milyar dolar daha aşağıdadır. Ama, dövizin ateşi sönmedi, dövizin ateşi söndürülemedi ve Merkez Bankasının faizi sert biçimde yükseltmesinden başka çaresi kalmadı. Ama, kaybeden Türkiye oldu, biz yedi ay kaybettik, 20 milyar dolar döviz rezervi kaybettik ve bugün Merkez Bankasının ve Hükûmetin güveni tartışılır noktadır. Bugün gelmiş olduğumuz noktada, pamuk ipliğine bağlı bir ekonomi noktasındayız.

Bakınız, turpun büyüğü heybede. Bakınız, yabancılar daha döviz pozisyonu almadılar. Türkiye’de, bugün, Borsa İstanbul’da kote olan hisse senetlerinin yüzde 60’ı, 62’si yabancıların elindedir. Bugün devlet iç borçlanma senetlerinin önemli bir kısmı yabancıların elindedir ve bugün yabancılar bu kervana henüz katılmadılar. Türkiye’deki yerli yatırımcıların pozisyon almasıyla bugün bu noktaya geldik ve biz bilmeliyiz ki piyasada en önemli olan şey güvendir. Sayın  Başbakan ve sayın AKP yetkilileri demagoji yaparak piyasayı yönetemezler, piyasanın gerçeklerine göre pozisyon almak zorundalar. Herkes kendi sorumluluğunu bilmeli, herkes kendi sorumluluğu üzerinden hareket etmeli, herkes piyasanın gereği neyse öyle hareket etmeli. Dolasıyla, bugün ekonomi bir yol ayrımına gelmiştir, bugün daha fazla sürdürülemez bir noktadayız.

Bakınız, önümüzde faiz artırımından sonra büyüme oranlarının düşeceği bir konjonktür var. Türkiye önümüzdeki birkaç yıl -sadece bu yıl ve bundan önceki yılda olduğu gibi değil- daha sıfır ila 3 arasında bir büyümeye razı olmak zorundadır.

Bakınız, işsizlik yeniden çift haneli rakamlara çıkacak. Önce “8,9” diyordunuz, sonra “9,5” yaptınız, anlaşılıyor ki yüzde 10’un üzerinde tamamlayacağız biz bu yılı. Bundan sonraki dönemde de büyüme oranları düştüğü için işsizlik oranları artacak. Bakın, enflasyon hedefleri hiçbir şekilde tutmadı. Yedi yıldır enflasyon hedefi sistemi uygulayan Merkez Bankası ve Hükûmet, bir tek yıl bile enflasyon hedefini tutturamadı. Dolayısıyla, ulusal paranın değer kaybetmesiyle birlikte hayat pahalılığı ve enflasyon da artacaktır ve hedefler şaşacaktır.

Dolayısıyla değerli milletvekilleri, önümüzde şöyle bir yol haritası var: Büyüme oranlarının düşeceği, işsizlik oranlarının arttığı ve artmaya devam edeceği, enflasyonun yani hayat pahalılığının yüksek kalacağı bir patika var. Şimdi, bunu hep beraber düşünmek zorundayız. Bugüne kadar yaptığınız demagojiler, bugüne kadar sütliman gösterdiğiniz her şey, bütün söylemleriniz çökmüştür, bütün hikâyeniz çökmüştür, takke düşmüş kel görünmüştür. Bunun 17 Aralıktaki gelişmelerle de bir ilgisi yok, bu süreç Türkiye ekonomisinin kırılganlıklarıyla mart ayından itibaren zaten işlemeye başlayacaktı. 17 Aralıktaki bütün bu gelişmeler ve sonrasında yaşananlar sadece bunu bir miktar daha, birkaç ay daha öne almıştır. Dolayısıyla, bunun yolsuzluk operasyonlarıyla, Hükûmetinize yapılan kumpasla -tırnak içinde- Hükûmetinize yapılan komplolarla -yine tırnak içinde- hiçbir ilgisi yoktur. Dolayısıyla, aklıselim düşünmek gerekir, bütün bunları bir arada değerlendirmek gerekir. Türkiye ekonomisi bir yol ayrımındadır ve o yol ayrımına uygun bir biçimde geçtiğimiz on bir yılda yapmış olduğunuz icraatların sonucunda gelmiş olduğumuz nokta budur. Bu icraatlardan bir an önce vazgeçmeniz gerekir, ekonominin gereklerine uygun biçimde hareket etmeniz gerekir diye düşünüyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum, hepinizi selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Sarı.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu önerisinin aleyhinde son söz, İstanbul Milletvekili Sayın Mehmet Muş.

Buyurunuz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MEHMET MUŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi tarafından verilen ve ekonomide son dönemde yaşanan gelişmelerin araştırılmasıyla alakalı önergenin aleyhinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, milletimiz, her on yılda bir yaşanan darbeler ile dört, beş yılda bir yaşanan ekonomik krizlerle hakikaten çok zor günlerden geçerek bugünlere geldi ve 2002 senesinde Adalet ve Kalkınma Partisini tek başına iktidara taşıdı. O günden bugüne kadar bir taraftan güveni ve istikrarı tesis etmeye çalışırken bir taraftan da darbelerle mücadele ederek millî iradeye karşı vesayetin oluşturmaya çalıştığı komplolara müdahale etmeye, onlarla mücadeleye etmeye çalıştık.

Türkiye, AK PARTİ’yle, öncelikle makroekonomide yaşadığı gelişmelerle enflasyonda düşüşler, faiz oranlarında düşüşler, altyapı yatırımlarında artışlar, kamu maliyesinde ciddi anlamda iyileşmeler yaşadı ve değerli milletvekilleri, tüm bu süreçler devam ediyorken 2008 yılında dünya piyasalarında finansal kriz, Amerikan üslü olarak ifade ettiğimiz 2008 finansal krizi baş gösterdi. Dünyada bilinen en büyük krizin 1930 yılında yaşanan büyük buhran, büyük felaket, büyük kriz olduğu ifade edilirken 2008’le beraber bu dönemdeki krizin artık daha kapsamlı, daha derin ve dünyadaki ülkeleri çok daha derinden sarstığı ifade edilmeye başlandı.

Bir taraftan dünya küçülmeye, para arzları kısılmaya başlanıyorken bu süreçte, Amerika’da da başka gelişmeler ortaya çıktı. Ocak ayında ilk gelişme ortaya çıktı ve Amerika aylık 85 milyar dolar piyasaya para arzı sağlıyorken bunu 75’e düşürdü ve birkaç gün önce de yaptığı bir açıklamayla bunu 85’ten, 75’ten 65 milyar dolara düşürdü ve Amerika’da faizler belli bir noktaya çıktı.

Türkiye, bütün bu gelişmeler içerisinde bir taraftan kamu maliyesini bırakmazken, borç oranı anlamında kamunun riskini azaltırken -yüzde 35 seviyelerinde- bütçe açığını 1,2 seviyelerine düşürürken -ki OECD ortalaması bunun yüzde 4,3’tür- 2016’yla alakalı hedefi de bunu yüzde 0,5’e düşürmekti. İşte, böyle bir atmosferde Türkiye bir taraftan ekonomisini büyütmeye, bir taraftan da risklerini azaltmaya çalıştı.

Değerli milletvekilleri, reel sektör tarafından kullanılan krediler, 2013 Eylül ayı itibarıyla Merkez Bankasının yayınladığı raporda ifade edildiği gibi yüzde 19,2’dir. Yani reel sektör kullanmış olduğu toplam kredilerin yüzde 19’unu yurt dışı kaynaklı kullanmıştır. 2013 yılı Eylül ayı itibarıyla firmaların vadesi gelen, bir yıl içinde dolacak olan yurt dışı borçları -reel sektörün- 23  milyar dolar.

MÜSLİM SARI (İstanbul) – Bu orijinal vade ama doğru değil.

MEHMET MUŞ (Devamla) - Bunu bir yıl içerisinde reel sektör kendisi ödeyecek.

MÜSLİM SARI (İstanbul) – Vadeye kalan gün sayısına göre değil.

MEHMET MUŞ (Devamla) - Yurt dışından kullanılan uzun vadeli kredilerin kalan vadeye ağırlıklı ortalama vadesi 4,3 yıl ve reel sektörün kullandığı toplam kredilerin beş yıldan daha uzun vadeli olanlarının toplam oran içindeki payı yüzde 27 seviyesindedir. Bakın, burası reel sektörle alakalı olan kısmı, bir de bu işin bankacılık boyutu var.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Döviz niye yüzde 30 değer kazandı, niye, esas onu anlatın, rakamları değil. Faizler niye 4 misline çıktı?

MEHMET MUŞ (Devamla) – Bankacılık boyutuna baktığımız zaman, mevzuat gereği en fazla yüzde 20 açık pozisyon verebilir bankacılık sektörü, bunun üzerine çıkamaz; bu, BDDK tarafından kısıtlanmış durumda ve…

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Rakamları boş ver, neticeye gel.

MEHMET MUŞ (Devamla) – ...BDDK’nın şu an itibarıyla toplam bankacılık sektörü içerisinde herhangi bir açık pozisyonu bulunmamaktadır. Bugün itibarıyla, daha buraya gelmeden BDDK Başkanıyla yaptığım görüşmede de bir açık pozisyonun bulunmadığını, bankacılık sektöründe toplamda sadece 800 milyon dolarlık bir açık pozisyonun olduğunu ifade etti.

Bakın, değerli milletvekilleri, bu önergenin içerisinde de ifade edildi yolsuzluk iddiaları, 17 Aralıkla alakalı iddialar. Ben bir tablo çizmek istiyorum size: 2011 seçimlerine giderken kamuoyunda Adalet ve Kalkınma Partisinin seçimleri kaybedeceği ve tek başına iktidara gelemeyeceği öngörülüyordu, hatta bazı kamuoyu araştırmalarında AK PARTİ'nin oyu yüzde 30’un altında gösteriliyordu. Fakat, 2011 seçimleriyle yüzde 50’lik bir oy oranıyla tekrar Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldi ve her ne olduysa 2011’den sonra gelişmeler yaşanmaya başladı. 7 Şubatta MİT krizi yaşandı, Millî İstihbarat Teşkilatına bir müdahalede bulunulmaya çalışıldı. Bunun üzerinden belli bir zaman geçti, Gezi olayları -ki burada birçok müdavim arkadaş da var- başladı ve Sayın Başbakan buradaki temsilcilerle yaptığı görüşmede: “Nedir derdiniz, ne istiyorsunuz?” Yaptığı görüşmede o arkadaşların ifade ettiği: “Biz üçüncü köprünün yapılmasını istemiyoruz.”, “Havaalanına karşıyız.”, “Kanal İstanbul’a karşıyız.” Yani, Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçlardan hadise buraya uzandı ve bu Gezi olaylarından sonra da 17 Aralıkta -burada ifade edilen- işte, yolsuzluk iddialarıyla alakalı bir çalışmanın, bir yargı sürecinin başlatıldığı… Fakat, bakın, değerli milletvekilleri, olayın daha ilk gününden itibaren, burada herhangi bir şey varsa bu işin üzerine bizim gideceğimizi ve sonuna kadar da bu işin takipçisi olacağımızı -hem Başbakanımız tarafından hem de olayın hemen ertesinde Hükûmet sözcüsü Bülent Arınç Bey tarafından ifade edildi- burada grup başkan vekillerimiz de, bizler de ifade ettik.

Değerli milletvekilleri, bakın, burada yapılan konuşmalarda, birçok hukukçu arkadaş var ve bu hukukçu arkadaşlar dosyanın üzerinde gizlilik olmasına rağmen -her ne hikmetse- nasıl bilgi alıp burada kesin bir yargıya varıyorlar, ben anlayabilmiş değilim. Ben ekonomistim ama onlar hukukçu olmasına rağmen gizlilik kararı olan dosyayla alakalı burada çok rahat konuşabilmektedirler. Bu işin arkasında olanlar, medyaya sızdırdıkları birkaç fotoğraf ile maalesef hukukçu olarak kendilerini addedenler bu iş üzerinden kesin bir yargıya varmaktadırlar.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Ama, bunu siz öğrettiniz, siz. Bunu siz öğrettiniz Türkiye’ye.

MEHMET MUŞ (Devamla) - Az önce de ifade ettim, bizler bu işin sonuna kadar zaten gideceğiz.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Daha duruşma başlamadan, dava açılmadan altı ay önce yayınlar yapıyordunuz; siz yaptınız bunları.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Beş yüz sefer söyledik burada.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Altı ay önce, daha dava ortada yokken...

MEHMET MUŞ (Devamla) - Ama, burada bağıranlar, konuşanlar bu işin üzerine zaten gidemezler.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Dava ortada yokken altı ay önce...

MEHMET MUŞ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bir diğer konu, bakın, hiçbir zaman yapılanın üstünü örtmedik, bundan sonra da örtmeyeceğiz. 2001 yılında Türkiye’de bir finansal kriz yaşandı.

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Paralar nerede, paralar?

MEHMET MUŞ (Devamla) - Şimdi, paralar geliyor, nerede olduğunu öğreneceksin.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Nerede, nerede?

FARUK BAL (Konya) - Bosna’ya gitti, imam-hatip için Bosna’ya…

MEHMET MUŞ (Devamla) - 2001 yılında büyük bir kriz yaşandı; bankacılık krizi. Doğru mu? Türkiye’de onlarca banka fona devredildi, hortumlandı, 50 milyar dolar -o günkü maliyetiyle- o bankaların içerisine konuldu. Peki, hazine bu parayı nereden buldu?

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Mehmet, sen oralara girme, oralar seni aşar.

FARUK BAL (Konya) - Yalan söyleme, yalan söyleme, 2002’de hortumlanmadı.

MEHMET MUŞ (Devamla) - Hazine bu parayı nereden buldu? Devlet tahvilleri çıkardı yüksek faizle, hazine bonoları çıkardı yüksek faizle. Eğer kamunun bugün üzerinde bir borç yükü varsa o 2001’de o bankaları hortumlatanlar ellerini başlarının arasına alıp düşünecekler: “Biz nasıl oldu da o gün o bankaları hortumlattık?”

MEHMET GÜNAL (Antalya) – On bir yıldır daha ödeyemedin mi?

MEHMET MUŞ (Devamla) - Bakın, bugün hâlâ bu ülke bunun ceremesini çekiyor, bugün hâlâ ceremesini çekiyor.

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Çalınan paraları bir anlat. Kaybolan paraları bir anlat.

MEHMET MUŞ (Devamla) - Sistem çok basit.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Bence de sistem çok basit, ayakkabı kutuları…

MEHMET MUŞ (Devamla) - Kanun kisvesi altında, bu bankalar battı, kriz oldu. Tamam, kriz olabilir, ekonomilerde kriz de olur, gelişmeler de olur, bununla alakalı, hükûmet tedbirler de alır. Ama, bu çıkan krizi niye vatandaş ödüyor? Birileri paraları hortumluyor, öbür taraftan devlet tahvilleri eliyle bu bankaların içerisini dolduruluyor.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Aynen, aynen, işte birileri parayı hortumluyor...

MEHMET MUŞ (Devamla) - Arkadaşlar, bakın, o gün iktidarda olanlar bunun hesabını vermediler. 50 milyar doları o şekilde çarçur ettirdiniz, hortumlattınız, şimdi, çıkıp ahkâm kesmeyin buralarda.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Niye sormadınız, on bir yıldır iktidardınız ya?

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Hesabını sor, hesabını!

MEHMET MUŞ (Devamla) - Onun takipçisi olacaktınız. Hükümetten düşmekle bu işler olmuyor, bunun karşılığını orada koyacaktınız.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – 1.132 sayfa rapor var.

MEHMET MUŞ (Devamla) - Bakın, burada bir şeye daha değinmek istiyorum. Bazı arkadaşlar onların avukatı çıktı -TÜSİAD, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği- onlar da kahraman kesildi, onlar da ekonomiyle alakalı açıklamalarda bulunuyorlar.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Aç da bir oku, komisyon raporu var.

MEHMET MUŞ (Devamla) - Ya, bu bankaları soyanların tamamı TÜSİAD üyesi değil miydi? TÜSİAD bir yaptırım yaptı mı? Bunları üyelikten men mi etti? Bunlara bir ceza mı verdi? Bunlar soyuluyorken her şey hukuki, her şey uluslararası standartlara uygun, o zaman hukuk çalışıyor ama bugün… Geçenlerde TÜSİAD Başkanı açıklama yapıyor. Sağ olsun, bazı milletvekili arkadaşlarımız da onu vatan kahramanı,…

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Hırsızların hepsine karşıyız.

MEHMET MUŞ (Devamla) - …kahraman olarak görüyor, “Efendim, ülkede hukuk kalmadı. Bu ülkeye yatırım gelmez, bu ülkeye yurt dışından kaynak gelmez.” diyor.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – TÜSİAD üyeleri sizin zamanınızda 5 misli para kazandılar, 5 misli.

MEHMET MUŞ (Devamla) - Ya, 2001’de 50 milyar dolar soyuluyorken…

ALTAN TAN (Diyarbakır) – TÜSİAD’a siz hizmet ettiniz, hizmet. TÜSİAD’a hizmet ettiniz.

MEHMET MUŞ (Devamla) - …hukuk tanınmazken hangi uluslararası norma göre bu ülkeye kaynak geliyordu? O zaman geliyordu da şimdi mi gelmiyor?

ALTAN TAN (Diyarbakır) – TUSKON battı, MÜSİAD battı.

MEHMET MUŞ (Devamla) - Bakın, 2008’de IMF’le stand-by anlaşmasının sonuna geldik. Yenilenecek mi, yenilenmeyecek mi?

ALTAN TAN (Diyarbakır) – TÜSİAD’cı iktidar sizsiniz.

MEHMET MUŞ (Devamla) - Hükûmetin IMF’le anlaşma yenilemeyeceğini anlayanlar…

FARUK BAL (Konya) – Hükûmet biliyor, niye anlaşma yaptı?

MEHMET MUŞ (Devamla) - …hemen bir provokasyona, hemen bir propagandaya başladı: “Batarız, ölürüz.”, “IMF’den para gelmezse biz bu borçları ödeyemeyiz.”, “Özel sektörün şu kadar ödemesi var, şu kadar cari açığımız var.”

ALTAN TAN (Diyarbakır) – TÜSİAD 5 misli artırdı paralarını, TUSKON battı.

MEHMET MUŞ (Devamla) - 2008 ve 2009’daki krize rağmen Türkiye o dönemde ödemesi gereken yükümlülükleri yerine getirdi. Niye? Çünkü kullanılan kredilerin bir kısmı zaten onları kullanan iş adamlarının kendi parası, yurt dışındaki bankalarda.

Ben bu önergenin aleyhinde olacağımızı ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Muş.

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, hatip, 2002 yılında bankalarla ilgili hortumlamalardan bahsetti, Hükûmetimizi ilzam eden konuşmalar yaptı.

BAŞKAN – Buyurun.

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Hırsızlık var mı, yok mu; sor onlara Sayın Bakan.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Sakın “Hırsız var.” deme, mahkemeye veriyorlar.

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Konya Milletvekili Faruk Bal’ın, İstanbul Milletvekili Mehmet Muş’un MHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasında Milliyetçi Hareket Partisine sataşması nedeniyle konuşması

FARUK BAL (Konya) – Değerli arkadaşlar, biraz önce gelen Adalet ve Kalkınma Partisine mensup milletvekili, yalan yanlış sözlerle, ağzına gelen rakamları telaffuz etmek suretiyle 57’nci Hükûmet döneminde bankaların hortumlandığını ve bunun 50 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Bu, külliyen yalan ama AKP, Goebbels taktiğiyle yalanı tekrar ede ede sizleri de gerçek gibi inandırmış. Size ben birkaç defa anlattım, bir daha anlatayım: 57’nci Hükûmet döneminde banka hortumcuları hukukun önüne taşınmıştır. Hortumlama, 1997 yılında Anayasa Mahkemesinin Bankacılık Kanunu’nu iptaliyle başlamıştır. Bakkal dükkânı açmak için bir sürü prosedüre tabi işlemler yapılırken banka kurmak için bir dilekçe kafi geliyordu. Dolayısıyla, hırsızlar, hortumcular o dönemde ortaya çıkmıştır. 57’nci Hükûmetin yaptığı ilk iş, 1999 yılının haziran ayında Bankacılık Kanunu’nu düzenlemiştir Anayasa Mahkemesinin iptaline göre.

İki: Hortumlamalar neticesinde ortaya çıkan kamu zararının, vatandaş zararının giderilmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunu kurmuştur ve peşinden de bankayı hortumlayanların kulağına yapışıp teker teker adliyenin önüne getirmiştir. Siz milletvekili olarak bunu bilmeyebilirsiniz, öğrenmek zorundasınız, iftira etmek zorunda değilsiniz! Ayıptır, günahtır, bunu defalarca ifade ediyorsunuz. Nasıl bir milletin vekili olarak böyle konuşabiliyorsunuz? Hortumculuğu… İsterseniz aynayı alın, kendinize bir bakın. Gel burada kasadan bahset, masadan bahset, ayakkabı kutusundan bahset; fotoğraflar ortada…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FARUK BAL (Devamla) – Dolayısıyla, hakka, hukuka riayet etmeniz gerekir. Milletin vekili olarak hukukun dışına, siyasi ahlakın dışına çıkmamanız gerekir. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bal.

MEHMET MUŞ (İstanbul) – Sayın Başkan…

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Karar yeter sayısı Sayın Başkan.

BAŞKAN – Daha oylamaya geçemedik.

Sayın Muş, buyurun.

MEHMET MUŞ (İstanbul) – Sataşmadan söz istiyorum, yalan ifade kullandığımı iddia etti.

BAŞKAN – Şimdi, siz yalan söylemediğinizi lütfen söyleyin, tekrar bir sataşma talebi olmasın Sayın Muş.

Buyurun.

2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Muş’un, Konya Milletvekili Faruk Bal’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

MEHMET MUŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; benim burada ifade ettiğim, 2001 krizinde 22 bankanın fona devredildiği ve fona devredilen bu bankalardan çok ciddi bir yükün vatandaşlarımıza yüklendiği…

FARUK BAL (Konya) – Şimdi, Sayın Başkan, neye cevap veriyor bu arkadaş?

MEHMET MUŞ (Devamla) - Şimdi burada çıkıp kahramanlık yapmanın anlamı, benim söylediklerimin yalan olduğunu iddia etmenin anlamı yok. Bu, 2001 krizinde yaşandı ve o dönemde üç yıllık bir iktidar var, üç buçuk yıllık. Madem, böyle bir şey yaşandı aklınız neredeydi, tedbirleri alsaydınız? Niye beklediniz krizin çıkmasını? Neden o zaman tepesine binmediniz? 2001’i niye beklediniz?

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – On iki yıllık iktidar dönemini ortaya koysana.

MEHMET MUŞ (Devamla) -  97’de madem yapıldı, 2001’e kadar neden beklediniz? Siz 99’da iktidardaydınız, 2002’nin sonuna kadar iktidardaydınız, o zaman gerekli adımları atsaydınız, bu işin gereken yasal düzenlemelerini yapsaydınız.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – On bir senedir sen niye yapmadın, on bir senedir? On bir senedir ne yaptın?

MEHMET MUŞ (Devamla) - Şimdi buradan kalkıp da “Yalan söylüyor.” gibi ifadeleri ben kabul etmiyorum ve bu noktada millete çok ağır bir bedelin ödetildiğini de burada tekrar ifade etmek istiyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – On iki yıldır iktidardasın, belgeni ortaya koy, belge, belge. On iki yıldır iktidardasın, belge çıkar.

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, hatip aynı şekilde sözlerini tekrar etmek suretiyle 2002 yılındaki krizden Milliyetçi Hareket Partisini sorumlu tutmuştur.

BAŞKAN – Buyurun.

BÜLENT TURAN (İstanbul) – Siz de mi oradaydınız Sayın Başkan?

BAŞKAN – Bak, itiraz ettikçe ortam geriliyor. Yani rica edeyim…

BÜLENT TURAN (İstanbul) – Farklı bakmamışız.

BAŞKAN - Sayın Bal diyor ki: “Gene yanlış bilgileri tekrar etti.” Hükûmet üyesiydi o zaman.

BÜLENT TURAN (İstanbul) – Ama kendi yanıtlarını söylüyor.

BAŞKAN - Hayır, 97’yi kabul etti, Sayın Muş 97’yi kabul etti ama 97’de o iktidar yoktu. Ben de o tarihi biliyorum, onun için…

Buyurunuz.

3.- Konya Milletvekili Faruk Bal’ın, İstanbul Milletvekili Mehmet Muş’un sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında Milliyetçi Hareket Partisine sataşması nedeniyle konuşması

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisi, üzerine bulaşmış olan ayakkabı kutularındaki, kasalardaki…

AHMET YENİ (Samsun) – 22 bankanın hesabını verin.

FARUK BAL (Devamla) - ...milyon dolarların hesabını vermesi gerekirken geliyor, burada, müflis Yahudi tüccarı gibi eski defterleri karıştırarak Milliyetçi Hareket Partisine bir ithamda bulunmaya çalışıyor.

Biraz önce tekrarladım, siz yüz bin defa tekrarladınız, imkân verdiği zaman bir milyon defa tekrarlayacağım. Bankacılıkla ilgili sorun, Milliyetçi Hareket Partisinin iktidarda olduğu 57’nci Hükûmetin sorunu değildir. Bankacılıkla ilgili hortum, 1997 yılında Bankacılık Kanunu’nun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine birtakım leş kargalarının bankacı hüviyetine bürünerek vatandaşı yüksek faizle kandırıp büyük miktarda mevduat toplamasının sonucunda patlayan balondur. Bunun için size cevap veriyorum şimdi: 57’nci Hükûmet yeni kuruldu, ilk tedbiri, bankacılıktaki tedbiri almak olmuştur; onun için Bankacılık Kanunu’nu çıkardı, BDDK Kanunu’nu çıkardı ve Bankacılık Kanunu’ndan yararlanarak hortum yapan eski bakanları Bulgaristan’da, Amerika’da bulup buldurup yargının önüne getirdi.

Şimdi, sizin hortumlama yapan bakanlarınız sekiz gün Hükûmette kaldı ve sekiz gün hırsızlığın, yolsuzluğun delillerini, izlerini silebilmek için görevlerinin başında imza attırdılar. Bunun hesabını da gün gelecek hem sandıkta hem mahkemeikübrada vereceksiniz. (MHP sıralarından alkışlar)

VII.- ÖNERİLER (Devam)

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri (Devam)

1.- MHP Grubunun, 31/1/2014 tarih ve 2986 sayı ile MHP Grup Başkan Vekili İzmir Milletvekili Oktay Vural tarafından AKP’nin on bir yıldır uyguladığı ekonomik politikaların oluşturduğu yapısal riskleri ile rüşvet ve yolsuzluk operasyonu sonrası yaşanan gelişmeler ışığında özel sektör borcunun, borcun kısa ve uzun vadede artış nedenlerinin, kur riskinin doğuracağı zararların, Merkez Bankası politikalarına etkilerinin ve borcun çevrilmesiyle ilgili sorunların ve çözüm önerilerinin tespiti amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 4 Şubat 2014 Salı günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi (Devam)

BAŞKAN – Milliyetçi Hareket Partisi Grubu önerisini oylarınıza sunuyorum…

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Karar yeter sayısı…

BAŞKAN – Karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 17.06


ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 17.20

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: İsmail KAŞDEMİR (Çanakkale), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

 

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 56’ncı Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun önerisinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi öneriyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir. Karar yeter sayısı vardır.

Bir oylama daha yapıyoruz. İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım:

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

D) Önergeler

1.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, (2/296) esas numaralı 7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/144)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

(2/296) esas numaralı Kanun Teklifi’m, Başkanlığınızca komisyona havale edildiği tarihten itibaren 45 gün geçtiği hâlde ilgili komisyonca görüşülüp sonuçlandırılmamıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 37’nci maddesi uyarınca kanun teklifimin doğrudan Genel Kurul gündemine alınması için gereğini arz ve talep ederim. 12/03/2012

                                                                                                                    Umut Oran

                                                                                                                      İstanbul

BAŞKAN – Buyurunuz Sayın Oran. (CHP sıralarından alkışlar)

UMUT ORAN (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kanun teklifi yaklaşık iki buçuk yıl önce Van depremi ve Van depreminde yaşanan sıkıntılar, Van’da yaşanan sıkıntılarla, orada esnafın özellikle ticari, bireysel, zirai kredi ödemelerinin 1 Ocak 2014 tarihine ertelenmesiyle ilgiliydi. Tabii, amaç öyleydi ama amaç hasıl olmadığı gibi amacın gündeme gelmesi bile aşağı yukarı iki buçuk yılı geçti. Yani bizim o zaman önerdiğimiz süre şu anda zaten süre aşımına uğramış durumda.

Van’da büyük dramlar yaşandı, hâlen de yaşanıyor, yani Van’da büyük sıkıntılar hâlen devam ediyor. Tabii, biz yasama organı olarak, sizler milletvekilleri, bizler milletvekili olarak siyaset yapıyoruz, siyaset kurumuyuz, bir yasama organıyız. Amacımız, sonuçta, vatandaşa hizmet götürmek, vatandaşın sorunlarını çözmek ve vatandaşın hayatını iyileştirmek. Amacımızın bu olması gerekiyor baktığınız zaman.

Bugün biraz sonra torba yasaya devam edeceğiz. Torba yasaya baktığınız zaman içinde Karayolu Kanunu da var, memur alımı da var, engellilerle ilgili düzenlemeler de var, İnternet’le ilgili düzenlemeler, İnternet’e sansürle ilgili konular da var. Yani, torba yasa bir çorba yasa hâline gelmiş durumda.

Şimdi, biz bu yasaları kimin hayrına yapıyoruz, neden yapıyoruz, yani milletin hayatını iyileştirmek için mi yapıyoruz? İşte, Van’la ilgili kanun -iki buçuk sene- geldi, biraz sonra da zaten reddedeceksiniz.

Şimdi, bakın, İnternet özgürlüğü -bugün de gündeme gelecek, yarın da gündeme gelecek- yaklaşık 40 milyon insanı ilgilendiriyor. Yine, bu 40 milyon insanın yaş ortalaması yaklaşık 30. Meclisin yaş ortalaması 50 var mı bilmiyorum? Herhâlde 50-55 civarında. Biz 30 yaşındaki genç kardeşlerimiz için bir yasa düzenlemesi getireceğiz. Peki, onlara sorduk mu bunu? Orada -baktığınız zaman- büyük bir sektör var yani İnternet’te haber yayıncılığı yapan aşağı yukarı 40 bin tane şirket var, onlarda çalışan yüz binlerce insan var; onlara sorduk mu, onlara danıştık mı? O zaman -biraz evvel de söylediğim gibi- düzenleme yapılması iyi ama kimin hayrına bu düzenlemeyi yapacağız? Uluslararası standartlarda mı yapacağız bunu veya Avrupa Birliği standartlarında mı yapacağız bu düzenlemeyi, yoksa iktidarın kendi isteği doğrultusunda birtakım şeylerin gizlenmesi için, birtakım şeylerin örtülmesi için mi yapacağız? Yani Gezi olaylarındaki gibi veya 17 Aralıktaki rüşvet ve yolsuzluk operasyonundaki gibi.

Bakın, daha yasa geçmeden birçok İnternet  sitesi kapatıldı, daha yasa geçmeden. Hatta bana bile bu konuda bir uyarı geldi sayfamı kapatmamla ilgili. Esasında yürütme, yargı anayasal bir suç işledi burada; sonra “resen” dediler ama bir anayasal suç işlendi. Yani bir şekilde yasamaya müdahale edildi burada. Peki, yasaklanan neydi diye baktığınız zaman yani yasaklanan burada neydi, neden bu kadar bunların yasaklanması… Özellikle baktığınız zaman, işte Sabah’la, ATV’nin… Şu anda bütün her yerde var bunlar, İnternet’te var, yazılı basında, görsel basında -orada iş adamlarından bir havuz oluşturulduğu söyleniyor- “tape”lerde var, ses kayıtları var. E, şimdi biz bunları millet adına sormayacak mıyız yani yasama faaliyetinde muhalefet milletvekilleri olarak, ana muhalefet partisi olarak biz yürütmeye bunu sormayacak mıyız? Yarın öbür gün siz muhalefete geçtiğiniz zaman, biz iktidar olduğumuz zaman siz bize sormayacak mısınız? Soracaksınız. Şimdi bakın, bugün gazetelerde yüzde 10 komisyonla ilgili itiraf var, burada bir bakanın adı geçiyor. Şimdi, ben bunu sormayacak mıyım, bununla ilgili soru önergesi vermeyecek miyim? Sabahtan beri telefonlarım susmadı, soracağım, siz de buna yürütme olarak da, yürütmenin başı da, Sayın Başbakan da çıkacak cevap verecek, kabul edecek veya etmeyecek. Yani işin, esasında, demokrasinin, baktığınız zaman özü bu. Demokrasiyi tüm kurum ve kurallarıyla çalıştırmamız lazım.

Yine dönüyorum… Biraz sonra reddedeceğinizi biliyorum, onunla ilgili sormuyorum. Ama, bugün biraz evvel Van’dan Alparslan Karacan’la konuştum eksi 32 derecede şu anda yaşadığı mekâna içmek için ve ihtiyaçlarını gidermek için hayvan sırtında su taşıyor ve biz onların yararına çalışma yapıp onların yararına hayatlarını iyileştirmek yerine, biz maalesef kendi alanlarımızla ilgili veya kendi başkanlarımızla ilgili, kendi çıkarlarımızla ilgili birtakım şeylerin üzerinde zaman harcıyoruz, vakit kaybediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UMUT ORAN (Devamla) - Ben tekrardan bu kanun teklifini sizlerin vicdanına bırakıyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Teklif üzerinde -bir milletvekili- Kocaeli Milletvekili Sayın Mehmet Hilal Kaplan.

Buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET HİLAL KAPLAN (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vermiş olduğumuz kanun teklifi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

23 Ekim ve 9 Kasım 2011 yılında Erciş ve Van’da meydana gelen deprem sonrasında 644 yurttaşımız hayatını kaybetti, 3 binden fazla yurttaşımız yaralandı, sakat kalanlar oldu, evsiz barksız kalanlar oldu, annesiz ve babasız kalan yetim çocuklar oldu. Yaşanan bu acıyı tarif etmek gerçekten zor.  Allah, bir kez daha böyle bir acıyı kimseye yaşatmasın. Bu acıyı iyi bilenlerden biriyim çünkü biz de Kocaeli olarak 17 Ağustos 1999 depreminde bundan daha ağır bir tabloyu yaşadık; 20 binin üzerinde insanımız yaşamını yitirdi, 40 binin üzerinde yaralı, 600 bin kişi evsiz kaldı. Ancak halkımız böyle zor dönemlerde iyi bir dayanışma örneği göstererek yaraları sarmayı, acıyı hafifletmesini iyi yapmaktadır. Gerek Kocaeli depreminde gerekse Van depreminde bunu gösterdi. Vatandaş üzerine düşeni fazlasıyla yapmış olmasına rağmen Hükûmet ne yazık ki üzerine düşeni tam olarak yapamadı.

Bakın iki örnek vereceğim: 17 Ağustos Kocaeli depreminin üzerinden on beş yıl geçmiş olmasına rağmen hâlen Kocaeli’de 3.750 adet orta hasarlı binamız mevcut. Asıl üzücü tarafı da bunun 3.280’inde ne yazık ki hâlâ oturan var ve yaşamını idame ettirmeye çalışanlar var. Soruyorum size: Olası bir Marmara depreminde bu binalar çökecektir, o zaman ne diyeceksiniz, ne gerekçe bulacaksınız, yine kader mi, ne yapalım mı diyeceksiniz?

Buradan Hükûmeti ve yetkilileri uyarıyorum: Deprem bizim gerçekliğimiz, onunla yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Artık ne olur kafanızı kuma gömmekten vazgeçin. Yarın bu insanlara bir şey olursa tek sorumlusu sizsiniz. Hatırlatmasını şimdiden yapıyorum.

Van depreminin üzerinden iki yıl geçti. Cumhuriyet Halk Partisi heyeti olarak Van’ı ziyarete gittik. Konteyner kentleri ziyarete gittiğimizde ne yazıktır ki aynı ihmal, aynı ilgisizlik, aynı vurdumduymazlık orada bir kez daha görüldü. Türkiye’nin dört bir yanından gönüllülük temelinde toplanan bunca yardıma rağmen, Kocaeli depreminden sonra deprem vergisi olarak toplanan 50 milyar Türk liralık bir rakama rağmen, göz önünde bulundurduğunuzda, Van’da yaşananlar tam bir içler acısı. Konteyner kentlerde 260 aile kalmakta. İçlerinde dul, çocuk, hasta olanların, yaklaşık 500 kişinin kaldığı bu konteyner kentlerin asıl üzücü tarafı, ne yazıktır ki, suyu ve elektriği kesikti ve işin üzücü bir tarafı hâlâ kesik olduğunu hatırlatmak istiyorum. Düşünebiliyor musunuz değerli milletvekilleri, bunca toplanan paraya, yapılan yardımlara rağmen insanca yaşam hakları elinden alınarak barınma ortamlarındaki suyun ve elektriğin kesilmesi neden dersiniz? Bir an önce çıkıp gitsinler, bu konteynerler Suriyeli mültecilere, yerlerine, verilsin için mi? Bunu vicdanlarınıza bırakıyorum. Düşünebiliyor musunuz, konteyner kentlerde barınan bu depremzedeler, artık son çareyi, sesini duyurmak noktasında, burada açlık grevine gitmekte buldular. Belki de dünyada ilktir, bilemiyorum ama sizleri rahatsız edip edemediğini sizlerin vicdanlarına bırakıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu insanların yaşadığı bu insanlık dışı dramı tüm muhalefet partileri olarak Meclise taşıdık önemsemediniz, basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurduk önemsemediniz, Sayın Başbakana bu sıkıntılarla ilgili soru önergesini altı ay önce bizzat sormuş olmama rağmen henüz yanıt alamadım.

Değerli milletvekilleri, bu anlayışınız ve tutumunuz ne bir sosyal devlet anlayışına ne de bir vicdana sığıyor. Ne diyebilirim? Sadece size, içinizdeki insani duygulara seslenmek istiyorum: Gelin, vermiş olduğumuz bu kanun teklifine destek verin. Afet bölgesinde yaşayan insanların, halkımızın ekonomik zorluklarının giderilmesine, bölgedeki hayatın canlanmasına, bölge halkının üzerindeki psikolojik ve sosyal sıkıntıların giderilmesine yardımcı olmanızı bekliyorum. Verdiğimiz önergeye desteğinizi bekliyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kaplan.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Gündemin “Seçim” kısmına geçiyoruz.

IX.- SEÇİMLER

A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim

1.- Dışişleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Dışişleri Komisyonunda boş bulunan ve Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna düşen bir üyelik için Mersin Milletvekili Sayın Çiğdem Münevver Ökten aday  gösterilmiştir.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2.- İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN - İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda boş bulunan ve siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerine düşen bir üyelik için Van Milletvekili Sayın Kemal Aktaş aday olmuştur.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3.- Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN - Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda boş bulunan ve siyasi parti grubu mensubu olmayan milletvekillerine düşen bir üyelik için İstanbul Milletvekili Sayın Abdullah Levent Tüzel aday olmuştur.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Alınan karar gereğince sözlü soru önergeleri ile diğer denetim konularını görüşmüyor ve gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sırada yer alan, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

2’nci sırada yer alan, Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2.- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporları (1/484) (S. Sayısı: 287)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

3’üncü sırada yer alan, Bartın Milletvekili Sayın Yılmaz Tunç ve 77 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

3.- Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ve 77 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2/1929) (S. Sayısı: 523)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

4’üncü sırada yer alan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Sayın Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Sayın Oktay Vural'ın; Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Manisa Milletvekili Sayın Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Sayın Oktay Vural'ın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, İzmir Milletvekili Sayın Hülya Güven ve 31 Milletvekilinin; Sosyal Hizmetler Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, Diyarbakır Milletvekili Sayın Cuma İçten ve Rize Milletvekili Sayın Hasan Karal ile 6 Milletvekilinin; Adana Milletvekili Sayın Necdet Ünüvar ve Sivas Milletvekili Sayın Hilmi Bilgin ile 4 Milletvekilinin; Sivas Milletvekili Sayın Hilmi Bilgin ve 15 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

4.- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, İzmir Milletvekili Hülya Güven ve 31 Milletvekilinin; Sosyal Hizmetler Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten ve Rize Milletvekili Hasan Karal ile 6 Milletvekilinin; Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ve Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ile 4 Milletvekilinin; Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ve 15 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/796, 2/1160, 2/1183, 2/1608, 2/1927, 2/1928, 2/1937) (S. Sayısı: 524) (x)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

30/1/2014 tarihli 55’inci Birleşimde İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen tasarının üçüncü bölümünde yer alan 59’uncu maddenin oylama işlemi tamamlanmıştı.

60’ıncı maddede üç önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alacağım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı Kanun Tasarısının 60 inci maddesinde geçen "taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri" ibarelerinin, "taşıtların kapasiteleri, yaşı, nitelikleri, istiap hadleri" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                Erkan Akçay                      Mustafa Kalaycı                   Yusuf Halaçoğlu

                     Manisa                                  Konya                                  Kayseri

               Mehmet Günal                     Özcan Yeniçeri                       Reşat Doğru

                     Antalya                                 Ankara                                   Tokat

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun teklifinin 60'ıncı maddesinin ikinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve talep ederiz.

"a) Taşımacılık, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri, mesleki yeterlilik belgeleri ve taşıt kartları ile diğer belge ve süre, kapsam, tür ve şekilleri, her belge türü için gerekli olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı nitelikleri, istiap hadleri ve terminal hizmetlerinde öngörülecek hususları,"

                İdris Baluken                 Abdullah Levent Tüzel                Pervin Buldan

                     Bingöl                                  İstanbul                                   Iğdır

                                      Hasip Kaplan                            Erol Dora

                                            Şırnak                                    Mardin

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan yasa tasarısının 60. Maddesine (b) fıkrası olarak aşağıdaki ifadenin eklenmesini arz ederiz.

b) Taşımacılık faaliyeti yapmak isteyen bir gerçek kişiye ait tek araç için (a) fıkrasında belirtilen ücretlerden hiçbiri alınmaz.

        Ferit Mevlüt Aslanoğlu                 Vahap Seçer                           İzzet Çetin          

                    İstanbul                                 Mersin                                  Ankara

                                Kadir Gökmen Öğüt                     Ramis Topal

                                          İstanbul                                  Amasya

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz önergeye?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN -  Hükûmet?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Aslanoğlu, buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (İstanbul) – Peki, Komisyonda konuştuklarımızı unutmayın; söz verdiniz, söz verdiniz Komisyonda hepiniz, bürokratlar dâhil.

BAŞKAN – Buyurunuz.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (İstanbul) – Çok değerli milletvekilleri, geçen hafta burada konuşma yaptım evvelsi hafta Komisyonda. Tüm milletvekilleri ve bürokratlar ve Sayın Bakan “Haklısın, bunun değişmesi gerekiyor.” dedi, K belgeleriyle ilgili.

Vicdanlarınıza sunuyorum: Ekmeğini bir arabasıyla çıkaran bir şoförden de K belgesi için 17 bin lira alınıyor, bin arabası olan kişilerden de 17 bin lira alınıyor. Bunun adı vicdan mı?

ENGİN ALTAY (Sinop) – Yazıklar olsun!

ALİ HAYDAR ÖNER (Isparta) – Adalet bu!

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Bir de arabayı aldı şoför arkadaş, borcunu ödeyemedi, arabayı iki ay sonra sattı; yanıyor parası.

Arkadaşlar, burada dediğimiz şu: Bir arabası olanlardan almayın veya çok düşük bir şekilde alın. Siz bin arabası olandan hiç almıyorsunuz da bir arabası olanın acaba günahı ne, günahı ne? Bunlar esnaf, bunlar ekmeğini taştan çıkarıyor, bunlar şoför esnafı.

Yine söyledik: Devir işlemleri. Eğer bir bedel ödüyorsa en azından beş yıl bir daha araba aldığı zaman bir bedel ödemesin.

Size makul Sayın Bakan. Sayın Lütfü Bakan söz verdi “Bunu değiştireceğiz.” dedi. Ama siz konuyu bilmeden “hayır” dediniz. Özellikle Komisyon Sözcüsü, üyesi arkadaşım orada tartışmalarda kendisi de vardı, kendisi de çok olumlu yönde tartışmaya girdi. Ama hayretle karşılıyorum.

Yine, K belgesiyle C belgesi karıştırılıyor; C belgesi olanlar uluslararası taşımacılık, K belgesi yurt içi taşımacılık. Uluslararası taşımacılık yapanlar mazotunu gidip yurt dışından alıyor ama Türkiye içindeki nakliyede aynı rekabet koşulları olur mu arkadaşlar, olur mu arkadaşlar? Hiç değilse bunu önleyin veya bir arabası olan arkadaşlarımıza bir şekilde, ekmeğini taştan çıkaranlara… Onlar gariban, gece gündüz, 24 saat o arabanın sırtında geziyorlar ama siz her yerden… Kaç tane K belgesi var; K1, K2, K3, K4.

Değerli arkadaşlarım, bunlar şoför esnafının sorunları. Hor görüyorsunuz. Eğer siz kara yolu taşımacılığını bir şekilde önlemek istiyorsanız… Türkiye’de demir yolu taşımacılığı yokken bunu bu şekilde şoförlerin sırtına bir şey vurarak ve onları güç durumda bırakarak onları maddi bir şekilde terbiye etmeye çalışıyorsanız bunun adı vicdansızlıktır, aynen söylüyorum, vicdansızlıktır.  

Değerli arkadaşlarım, bir kez daha söylüyorum, bu kanun üç gün daha devam edecek. Burada ben ilgili bakanın olmasını isterdim ama ilgili bakan bir gün buraya gelecek, bir gün buraya gelecek. Onun için, Sayın Bakan, bu maddeyi görüşmeyelim, bu maddeye “hayır” demeyin. Bu maddeyi görüşmeyelim tekrar veya tekriri müzakereyle bu maddeye geri dönelim, çözüm neyse…” İnşallah, inşallah.” Ne inşallahı, garibanlar gidiyor, ekmeği gidiyor, kamyon satılıyor, icra geliyor. Etmeyin tutmayın.

Arkadaşlar, şoför esnafı üzerinden… Onların ekmeği elinden alınamaz. Bunun adı… Şoför esnafının ekmeğini elinden alıyorsunuz.

İki: Bir sonraki maddede yine var, K belgelerini Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu yerine Türkiye Odalar Borsalar Birliği sattı bugüne kadar. Arkadaşlar, bu işin muhatabı Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonudur, yetki onundur, onun satması lazım. Odalar ve Borsalar Birliğiyle bunun ne ilgisi var? Her ne hikmetse, hangi beyefendi karar vermişse K belgelerini Odalar ve Borsalar Birliği satar. Ya gariban şoför, gariban oda; üç kuruş eğer para kalacaksa bırakın onlara kalsın.

Arkadaşlar, kanun bitmeden bu maddeyi değiştirin; tekriri müzakere yapalım bu maddeyi değiştirelim. Günahtır, bunun adı vicdansızlıktır.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Komisyon Sözcüsü niçin “hayır” dediğini söyleyecek.

Buyurunuz.

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Şimdi, Sayın Aslanoğlu aslında gündeme getirdiği konularda haklı ama şu andaki uygulamayla ilgili bu kanuni düzenlemeyle gerek süre anlamında gerek ücret anlamında yönetmeliklerle kuruma yetki veriliyor. Daha önce böyle bir şey yoktu sadece kanunda belliydi, böyle bir hak sağlanıyor.

Bir de, ilk defa kamyonunu alan vatandaşımızın ödediği ücret 540 gün boyunca, yani beş yıl boyunca yani elindeki kamyonu sattıktan sonra yeni bir kamyon alsa dahi o belge geçerli, ikinci defa o ücreti ödemiyor.

Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor. Çalışma yapılmasında fayda var ben de katılıyorum ama şu andaki uygulamada bundan daha fazla yapılabilecek pek bir şey yok.

Teşekkür ederim.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, bir açıklama istiyorum.

BAŞKAN – Niye?

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Peki, Sayın Komisyon Sözcüsü hangi komisyonun sözcüsü olarak burada oturuyor?

BAŞKAN – Hangi komisyonun sözcüsüsünüz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsüyüm.

BAŞKAN – Plan ve Bütçe Komisyonu.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Peki, Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü olarak oturuyorsunuz ama bu madde, Karayolları Taşıma Kanunu 34’üncü maddesinde Gümrük Bakanlığını ilgilendiriyor, Gümrük Bakanlığını ilgilendiren bir madde bu.

Onun için Sayın Başkanım, torba olunca karışıyor her şey birbirine yani benim burada açıklamak istediğim bu. Torba olunca çok karışıyor yani ilgili komisyonlarının temsilcileri olsaydı çok daha …

BAŞKAN – Anladım, anladım.

Teşekkür ederim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun teklifinin 60'ncı maddesinin ikinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve talep ederiz.

"a) Taşımacılık, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri, mesleki yeterlilik belgeleri ve taşıt kartları ile diğer belge ve süre, kapsam, tür ve şekilleri, her belge türü için gerekli olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı nitelikleri, istiap hadleri ve terminal hizmetlerinde öngörülecek hususları,"

İdris Baluken (Bingöl) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Kaplan buyurunuz. (BDP sıralarından alkışlar)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, bu torba kanun olunca maalesef her şey  birbirine karışıyor. Demin bir açıklama istediğim bu nedenle çünkü burada -Sayın Aslanoğlu’da açıkladı- şoför esnafının çok ciddi sorunları var. Bir açıklama, bir düzenleme getiriliyor, kökten çözmüyor sorunlarını, vergi durumunu çözmüyor… Habur’da 40 kilometre gidiş gelişli yolun bir gidiş istikameti kapatıldığı zaman 40 kilometre tek gidiş geliş mesafesine düşüyor. Bunu defalarca söyledik, 40 kilometre tek şerit oluyor ondan sonra çünkü 40 kilometre kapanıyor.

Yine belge konusu, Habur’dan geçiş konusu, karşı taraftaki sorunlar bunların hiçbirisi yok ama tanıtım var. Zaten ben şaşıyorum bazen. Şimdi kara yollarında bununla uğraşırken Hükûmet, hava yollarında kırmızı rujla uğraşıyor arkadaşlar. Kırmızı ruju Türk Hava Yolları uçaklarında yasaklarken arkasından da, işte, bordo, pembe, frapan renkleri yasaklama içine alırken saçların topuz yapılmasını da yasak kapsamına alıyor ama Türk Hava Yollarında, izleyin, hatta kendi ekranlarında kırmızı rujlu reklamlarını seyredersiniz, böyle bir gariplik var. Bu aslında (…)(x) yani rot balans olayıdır. Bu rot balans olayı bir yasayı yaparken torba da olsa düzeni tutturamama olayıdır.

Bakın, bir haftadır bütün medya bir şey anlatıyor. Buraya İnternet yasaklarını koydunuz. Bu İnternet yasaklarıyla ilgili olarak ne yaptı bir mahkeme? Bir milletvekilinin soru önergesini yasakladı. Arkasından TİB yazı yazdı, dedi ki bir haber sitesine “Siz, kendi İnternet sayfanızda yayınlamışsınız, onu çıkarın.” Ne oldu sonra? Meclis İnternet sayfasında vardı. Yani T24’ün haber sitesi arkadaşlar, açık konuşalım. Bir de “tbmm.gov.tr” diye bir şey var; “tbmm.gov.tr”ye bir taraftan yargı müdahale ediyor, bir taraftan yürütme müdahale ediyor. Yani Meclise müdahale ediyorlar yani milletin iradesine, topa tutmuşlar, çapraz ateş yapıyorlar, burada susuyoruz. İlk defa bir Hükûmet, bir bakan, Sayın Ulaştırma Bakanı bu konuda özür diledi “Sehven oldu.” dedi. Yok, arkadaşlar, sehven bir şey yok. İdareye dört saat içinde yasaklama kararı veren zihniyet sehven değildir. Düşünce, ifade özgürlüğü, muzır neşriyattan koruma amacıyla, kişilik haklarını koruma amacıyla getiriyorum derseniz arkasından ticari hayata, siyasi fikirlere, arkasından düşünce, örgütlenme özgürlüğüne her şeye müdahale edersiniz ve müdahaleyi yaptığınız zaman, otoriter rejimlerde olduğu gibi, hatta darbe rejimlerinde olduğu bir sistemin kurbanı olursunuz, bu sistem önce sizi vurur.

Bundan bir kurtuluş yolu var. Buradan Hükûmete, bu maddelere girmeden önce dört parti grubunu bir araya getirip bu dört saatlik yasak zihniyetinin ve düzenlemesinin kaldırılmasını öneriyoruz.

Barış ve Demokrasi Partisi olarak şunu söylüyoruz: Siz Anayasa’nın 90’ıncı maddesini yok sayamazsınız. Hukuki yönden düşünce, örgütlenme özgürlüğünün kriterleri var. AİHM kriterlerini, Avrupa Sözleşmesi’ni yok sayamazsınız. Yine yasalarımızdaki düzenlemeleri de yok sayamazsınız. Yasamanın, İç Tüzük’ün verdiği yetkileri de yok sayamazsınız. Sapla samanı karıştırdığınız zaman yasaklar ülkesinde bir korku imparatorluğu yaratırsınız. Bu hiçbir şeyin çözümü değil.

Ben Hükûmetin yerinde olsam bir tek şey yaparım: Dört saatlik olayı sadece ve sadece yasak kararı için değil, tümden kaldırır, uyarı modelini getiririm. O uyarı modeli, sadece sitelere gider, İnternet sitelerine. Uyarısı yerine getirilmeyen bir mağdur, oradan sulh ceza mahkemesine gider. Yargı bu şekilde bu olayı çözer diyorum ve dikkat çekiyorum. Bu maddelere geçmeden gelin bunu konuşalım, bu yanlışı düzeltelim. Bir daha sehven mehven milletin meclisine kimse girmesin arkadaşlar. Bizden uyarması.

Saygılarımla.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı Kanun Tasarısının 60 inci maddesinde geçen "taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri" ibarelerinin, "taşıtların kapasiteleri, yaşı, nitelikleri, istiap hadleri" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Reşat Doğru (Tokat) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Hükûmet?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Doğru, buyurunuz. (MHP sıralarından alkışlar)

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 60’ıncı maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, taşımacılık sorunu denince, kamyoncusundan taksicisine kadar, dolmuşçusuna kadar herkesin çok ciddi manada sorunları var. Bu torba kanunda herkes kendisine göre bir yer bulmak isterken bu insanların çok büyük mağduriyet içerisinde olmalarından dolayı da özelikle her konuda, mazotundan lastiğine kadar, yeni aracına kadar hepsi KDV’siz ve ÖTV’siz bir araç alınması veya işte, yakıt kullanımı noktasında çok ciddi talepleri var. Onların, tabii, dertlerini dinlediğimiz zaman ne kadar ağır şartlar içerisinde olduğunu görüyoruz.

Tokat ilimizde kamyoncu esnaflarımız var. Kamyoncu esnaflarımızdan bazıları neredeyse iki aydan beri, üç aydan beri kontak açmadıklarını, çoluk çocuğuna ekmek dahi götürmekte büyük zorluk içerisinde olduklarını ifade ediyorlar. Bu insanların dertlerini dinlemek mecburiyetindeyiz, bunların sorunlarını çözmek mecburiyetindeyiz.

Saygıdeğer milletvekilleri, daha önce de arkadaşlarımız gündeme getirdiler, kamyoncu esnaflarımızın özellikle en önemli sorunlarından bir tanesi K1 yetki belgesi. K1 yetki belgesinde 2014 yılı için tespit edilen miktar 17.594 lira. Yani burada şöyle bir şey var ki: 50 araca sahip bir firmayla 1 araca sahip olan firma da, aynı esnaf ücreti olmak üzere, bu fiyatı yani 17.594 lirayı ödüyorlar. Değerli arkadaşlar, ama bu çok ağır ve kabul edilmesi imkânı olmayan bir tespittir. Özellikle bu insanlar diyorlar ki: “1 aracımız var, biz bin lira ödeyelim, 2 aracı olan 2 bin lira ödesin veyahut da işte, adamın 50 tane aracı varsa, tır filosu varsa o da 50 bin lira ödesin.” Bunu talep ediyorlar. Bu haklı bir taleptir, haklı bir istektir. Bu haklı talebi mutlaka yerine getirmek mecburiyetindeyiz. Çünkü, bakınız, durmadan artan akaryakıt fiyatları, esnafımızın ödemekle zorunlu olduğu gelir vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, zorunlu sigorta primleri düşünüldüğünde, sınırlı sermayesine emeğini de katarak çalışan nakliyeci esnafın Karayolu Taşıma Yönetmeliği’yle getirilen bu düzenlemeler karşısında zor durumda olduğunu kabul etmek mecburiyetindeyiz. Yani bu insanlar zaten evlerine ekmek götüremiyorlar, çok zor şartlar içerisinde çalışmaya çalışıyorlar. Bir de bunların karşısına bu şekilde ağır bir yükle yani 17.594 lira gibi büyük bir parayla çıkılmış olması da tahmin ediyorum ki herkesin takdirine değer bir durumdur diye düşünüyorum. Mutlaka buna bir çözüm bulunması gerekmektedir. Bu torba kanunda, özellikle bununla ilgili esnaflarımızın çok büyük beklentisi vardır.

Tabii, bunların yanında 2004 yılında yayımlanan ilk Karayolu Taşıma Yönetmeliği’ne göre C2 yetki belgesi sahipleri var. Bunlar da sadece uluslararası ticari eşya taşımacılığı yapabilmekteyken, daha sonra yapılan değişiklikle bunlara hem uluslararası hem de yurt içi ticari eşya taşımacılığı yapma yetkisi verilmiştir. Bu da haksız bir rekabete sebep olmaktadır. Bu insanlar da yetki belgelerini başkalarına kiralamakta ve dolayısıyla da ikinci şahıslara verdikleri zaman da ÖTV’siz ve KDV’siz motorin almaktadırlar. Bu da bazı noktalarda ciddi manada haksızlıklara sebep olmaktadır.

Saygıdeğer milletvekilleri, bir diğer konumuz da -özellikle bunu da söylemek mecburiyetindeyiz- yaşam alanlarının kamyon istilasından mutlaka kurtarılması gerekmektedir. Bakınız, büyük şehirlerin giriş ve çıkış noktalarına, yerleşim alanlarının dışında nakliye köylerinin kurulmasının artık zamanı gelmiştir. Yani siz onları belli bir şekilde bir yere toplamak mecburiyetindesiniz, nakliye köylerinden ancak bir dağıtım olması gerekmektedir ama enteresandır, 21’inci yüzyılda sermayesi ve emeğiyle ülke ekonomisine katkı sağlamakta olan nakliyeci esnafına “yasak” deyip hiçbir sosyal imkân maalesef sağlanmıyor. Değerli milletvekilleri, lokantasıyla, büfesiyle, hatta oteli bulunan tesislere kavuşturulması gereken bu esnaf kardeşlerimize maalesef bu imkânı vermiyoruz.

Yani her noktasıyla, pahalı mazot alıyor, pahalı bir şekilde, işte, çok zor şartlar altında geçim mücadelesi vermeye çalışıyor -Tokat’taki esnaflar gibi sırayla- iki ayda, üç ayda bir ancak kendisine sıra gelebiliyor. Böyle ağır bir travma içerisinde olan bu insanlarımızın dertlerine mutlaka çözüm bulunması gerekmektedir diyor, bununla ilgili vermiş olduğumuz önergenin kabulünü bekliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Doğru.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

61’inci maddede üç önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 61. Maddesindeki “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği” ifadesinin teminden çıkartılmasını arz ederiz.

             Haydar Akar                 Aydın Ağan Ayaydın              Ferit Mevlüt Aslanoğlu

                 Kocaeli                                İstanbul                                     İstanbul

              Müslim Sarı                          İzzet Çetin                            Süleyman Çelebi

                 İstanbul                                Ankara                                      İstanbul

                                                           Musa Çam

                                                                İzmir

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı Kanun Tasarısının 61 inci maddesi ile değiştirilen 4925 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

        Mustafa Kalaycı                     Yusuf Halaçoğlu                        Mehmet Günal

                Konya                                    Kayseri                                     Antalya

         Özcan Yeniçeri                        Erkan Akçay                          Muharrem Varlı

                Ankara                                   Manisa                                      Adana

“f) Yetkilendirilenlerin yapılan protokol veya sözleşme hükümlerine ve ilgili mevzuata uymaması hâlinde yapılmış olan yetkilendirme, Bakanlık tarafından iptal edilir.”

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun teklifinin 61’inci maddesinin tasarı metninden çıkartılmasını arz ve talep ederiz.

            İdris Baluken                        Hasip Kaplan                           Pervin Buldan

                  Bingöl                                   Şırnak                                        Iğdır

               Erol Dora                   Abdullah Levent Tüzel                        Altan Tan

                 Mardin                                 İstanbul                                   Diyarbakır

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Tüzel, buyurunuz.

ABDULLAH LEVENT TÜZEL (İstanbul) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Uzunca bir zamandır, bu hafta da “torba yasa” adı altında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının hazırlamış olduğu yasa tasarısını görüşüyoruz. Ancak Meclisin çalışması açısından ve bu yasanın hazırlanma mantığı açısından sizlerin dikkatine sunmak istediğim bir husus var: Bu yasanın getiriliş tarihi 17 Aralık sonrasına denk geliyor. Bildiğiniz gibi, 17 Aralık ve sonrasında Türkiye büyük bir deprem yaşıyor. Uzunca bir zamandır Türkiye’nin ekonomik politikaları Türkiye halkının cebindekileri alıp götürdü. Özellikle döviz kurlarındaki oynama, buna tedbir olarak daha sonrasında getirilen faiz düzenlemeleri -Merkez Bankasının müdahalesiyle birlikte- yoksulluk ve sefalet içerisinde yaşayan 76 milyon Türkiye yurttaşının durumunu çok daha da güçleştirdi.

Şimdi, bu görüşülmekte olan yasa maddesi, daha çok esnaf yurttaşların koşullarıyla ilgili bir değerlendirme içeriyor, biraz önce de kara yollarıyla ilgiliydi. Oysaki her şeyi çok daha güçleşen, yaşam koşulları ağırlaştırılan, yediğinden, içtiğinden, kullandığı ulaşımdan, temel hizmet ve üretim maddelerine yapılan zamlardan sonra hayatı güçleşen Türkiye halkının beklentisi bu değil. Meclise, Hükûmetin, Bakanlar Kurulunun getirmesi gerekenler de bu değil. Eğer diyorsak ki: “Bütün bu son yaşananlardan sonra Türkiye halkının parası, lirası yüzde 30 değer kaybetmiştir:” İşte “Ocak ayı enflasyon rakamları ortadadır, Türk lirası devalüe olmuştur.” O zaman buna tedbir getirmesi gerekir, Hükûmetin, Meclisin, Genel Kurulun bu yönde birtakım düzenlemeleri dikkate alması gerekir, tedbirler alınması gerekir. Yani Türk lirasının döviz cinsi karşısında değer kaybetmesi, banka borçlularının bu faiz yükselmeleri karşısında koruyucu hükümler beklemesi o zaman nedir? Başta, çalışma saatlerinin düşürülmesi ve bunun karşısında alınan ücret ve maaşların korunması -hatta bu dahi yetmez- saptanan asgari ücretin bu yeni koşullar karşısında uyarlanması, yükseltilmesi, banka borçları karşısında tüketicinin, üreticinin, kamu emekçisinin, işçinin, emeklinin korunması gerekir, bu yönde tedbirler alınması gerekir. Yani yeni zamlar yapmak, petrol ürünlerinin otomatik olarak zamlara bağlanarak hayatın pahalılaştırılması değil bunların standart hâle gelmesi, sabitlenmesi, hatta, işte konuşulan fasulyeden patatese, bu temel tüketim maddelerinde ucuzlamaya gidilmesi, emekçinin korunması gerekir. İşte Mecliste, Genel Kurulda buna dair yasa düzenlemeleri beklerken bunlar yapılmamakta. İşte bu nedenle asgari ücretin yeniden belirlenmesi, sendikalı, toplu sözleşme yapan işçilerin, sendikal hakları ve toplu sözleşme düzeninin yeniden gündeme gelmesi, ücretlerin belirlenmesi…

Şimdi, halkın vekilleri olarak bizim dikkat çekmek istediğimiz şey budur. Bu yolsuzluk ekonomisinden, bu hırsızlık, çalma çırpma düzeninden bir kısmının zengin olurken, servetlerini büyütürken, vurgunlar yaparken, yine bütün bu krizin -ekonomik krizin- dar gelirliye, ücretliye, işsize, emekliye bir yük olarak fatura edilmesinin kabul edilmesi mümkün değildir. O hâlde, Başbakan çıkıp “Biz bu zenginlerin sayesinde bu noktaya gelmedik, zengin kulüpleri karşısında bu ülkede siyaset yapıyoruz.” diyorsa, o zaman 76 milyonu koruyacak yasa hükümlerini, düzenlemelerini getirmesi gerekir. Bu ülkenin işçileri, vurgunculara, rantçılara, soygunculara karşı bu türden düzenlemeler bekliyor; dar gelirlisi, işçisi, esnafı, kendisini bu yolsuzluk ekonomisinden, kriz vurguncularından koruyacak düzenlemeler istiyor; işte “Asgari ücreti artırın.” işte “Bankalara olan borçları dondurun.” işte “Faiz yükselmeleri karşısında dar gelirlileri koruyun.” diyor.

Çalışma sürelerini düşürün ki, daha çok işçi bu ülkede bu ücretlerle çalışabilsin. Bu yönde dileklerimizi ve taleplerimizi, Hükûmetin ve Hükûmetin başının dikkate almasını diliyoruz.

Teşekkür ediyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Tüzel.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı Kanun Tasarısının 61 inci maddesi ile değiştirilen 4925 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Muharrem Varlı (Adana) ve arkadaşları

“f) Yetkilendirilenlerin yapılan protokol veya sözleşme hükümlerine ve ilgili mevzuata uymaması hâlinde yapılmış olan yetkilendirme, Bakanlık tarafından iptal edilir.”

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Varlı, buyurunuz. (MHP sıralarından alkışlar)

MUHARREM VARLI (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan yasa tasarısının 61’inci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Burada, kamyoncu esnafını ilgilendiren bir madde var. Tabii, benden önce Sayın Aslanoğlu da, Sayın Doğru da bu konuda kamyoncu esnafını memnun edecek çok güzel şeyler söylediler. Gerçekten, kamyoncu esnafı, bu ülkede çok ağır yük taşıyan, gecesi gündüzü olmayan, çoluğunun çocuğunun yüzünü belki ayda bir defa görebilen, gecesi gündüzü yollarda yük taşımakla geçen bu ülkenin önemli esnaflarından bir kesim. Bunların mazot pahalılığından, hayat pahalılığından, para kazanamamaktan çok aşırı şikâyetleri var. Bugün Türkiye’de denizcilik işletmeciliği yapanlar, ki bunların büyük çoğunluğu Hükûmet yetkililerinin yakınları olduğu için herhâlde böyle bir yasa tasarısı var, onlara ucuz mazot, eski parayla 1,5 milyon, yeni parayla 1,5 lira gibi bir rakamla mazot verilirken, bugün kamyoncu esnafı yeni parayla 5 TL, eski parayla 5 milyon lira gibi bir rakamla mazot kullanmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla, bir çoğu 10 numara yağ koyarak kamyonlarını hareket ettirip yolculuk yapmaya çalışıyorlar. Tabii ki bu, çevreye de zarar veriyor, o kamyoncu esnafının kamyonuna da, motoruna da zarar veriyor ama başka çıkar yolu olmadığı için, para kazanamadığı için 10 numara yağ kullanmak zorunda kalıyorlar. Niye? Mazot çok pahalı olduğu için. Bunun sebebi ne? Bunun sebebi de Hükûmetin bu kamyoncu esnafına sahip çıkmamasından kaynaklanıyor.

Ceyhanlı bir kamyoncu geçen karşılaştığımızda şunu söyledi, diyor ki: “Buradan ipliği yüklüyorum, İstanbul’a gidiyorum, Denizli’ye gidiyorum, yani beş gün içerisinde gidip geliyorum, bu süre içerisinde elime geçen net rakam, 10 numara yağ kullanmama rağmen, 70-80 lira gibi bir rakam.” Beş gün içerisinde… Düşünün, bu insan bütün hayatını bu kamyona bağlamış veya tıra bağlamış; bunun lastiği var, motor bakımı var, yağı var, suyu var. “Akaryakıtının haricinde 70-80 milyon lira gibi bir rakam kalıyor, beş gün içerisinde İstanbul’a gidip geliyorum, Denizli’ye gidip geliyorum.” diyor.

Şimdi, böyle sıkıntılar yaşayan kamyoncu esnafına, böyle ağır yük yüklediğimiz kamyoncu esnafına bir de bu K belgesiyle çok büyük bir haksızlık yapıyoruz. Az önce Sayın Doğru da Sayın Aslanoğlu da söylediler; yani şimdi 1 kamyonu olandan da 17 bin lira para alınıyor, 100 tane kamyonu olandan da 17 bin lira para alınıyor. Ya, bu Allah’tan reva mıdır? Yani bununla ilgili, Komisyonda düzeltme yapılacağı söylendi. Sayın Komisyon Üyesi bir şeyler söyledi ama ben ne söylediğini anlamadım ama bunun bir an önce düzeltilmesi lazım, ona çare bulunması lazım. Yani şimdi, 100 tane kamyonu olanla 1 tane kamyonu olan bir olur mu?

Gelin, elimizi vicdanımıza koyalım ve bunu düzeltelim. En azından, 1 kamyonu olanlar için veya birkaç tane kamyonu olanlar için, birkaç tane filosu -birkaç kamyonluk filosu- olanlar için ayrı bir rakam, daha fazla filosu olanlar için ayrı bir rakam belirleyelim ama siz, hepsine bir rakam koyuyorsunuz. Dolayısıyla, kamyoncu esnafının üzerine bu ağır girdilerden sonra bir de bu K belgesiyle tonaj uygulaması. Yani 10 kilogram, 20 kilogram geçtiği zaman basıyorlar cezayı.

Herhâlde trafik polislerini veya trafik müdürlerini özel tembihliyorsunuz, Hükûmet özel tembihliyor yani “Bol bol trafik cezası yazın.” gibi bir tembihleri var herhâlde, böyle bir talimat alıyorlar İçişleri Bakanlığından. Çünkü, gidiyorsunuz, tuzak kurmuş radar; gidiyorsunuz, efendim, 10 kilo yük geçti mi, ceza; efendim, kamyoncu esnafına “Şunun yanmıyor, bu arızalı…” ceza! Veryansın ceza. Geçen sene 2 katrilyon ceza kesilmiş. Dolayısıyla, sanki talimatla ceza kestirir gibi bir yöntem var. İnsanları âdeta bunaltır hâle geldiniz.

Adam bahçesinden portakalını yüklemiş, sebzesini yüklemiş, hale gidecek, “Efendim, SRC belgesi…” Ya, nereden bulsun? Yani amatörce, kendi bahçesinden sebzesini yüklemiş, hale götürecek; veryansın ceza. Bunların hepsinin düzeltilmesi lazım. Bunlar doğru şeyler değil, bunlar vicdana sığan şeyler değil.

Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Varlı.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 61. Maddesindeki “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği” ifadesinin metinden çıkartılmasını arz ederiz.

Süleyman Çelebi (İstanbul) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Katılmıyoruz Başkanım.

BAŞKAN – Sayın Çelebi, buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

SÜLEYMAN ÇELEBİ (İstanbul) – Çok teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Görüşülmekte olan kanun tasarısının 61’nci maddesi üzerinde grubum adına söz almış bulunuyorum. Meclisimizi bir kez daha selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, önemli bir konu, vicdanınıza bir kez daha seslenerek söylüyorum. Yani, şoför esnafı dediğimiz zaman esnaf da değil aslında, bir şoförden bahsediyoruz, tek bir şoförden. Bir araç alınmış ve aldığı bir araçla ilgili, biraz önce de arkadaşlar burada açıkladılar, bunlar bu kürsüde anlatılıyor, Sayın Bakan iki eliyle “hayır” diyor. Biz burada ifade etmeye çalışıyoruz, “Ya, bu esnafları koruyun.” diyoruz, siz korumamakta direniyorsunuz. Bir K belgesiyle ilgili daha önce Komisyonda verilen sözleri, burada ortaya konulan iradelerin hepsini yok sayıyorsunuz. Şimdi, korna bastıkları zaman şoför esnafı, “Ya, bunlar niye gürültü yapıyor?” diye burada isyan ediyorsunuz, bundan sonra çok korna çalacaklar. Bu iktidarın gitmesi için de çok korna çalınacağını şimdiden bu kürsüden söylemek istiyorum çünkü şoför esnafı bu konuda ızdıraplı.

Değerli arkadaşlarım, biz burada emekçilerin sorunlarını dile getiriyoruz, çalışanların sorunlarını dile getiriyoruz; siz de beslendiğiniz sermayenin sorunlarını burada çözmeye çalışıyorsunuz ve onun arkasına takılıyorsunuz, sonra da onlardan şikâyetçi oluyorsunuz. Bugün buraya taşeron işçilerinin temsilcileri geldi. Çok güzel bir belge hazırlamışlar, çok güzel, ben de beğendim, “Takdir Belgesi” Kime bu belge? Türkiye Cumhuriyeti Çalışma Bakanlığına. Aynen belgeyi okuyorum:

                              “04/02/2014

AKP Hükümetinin Çalışma ve Maliye Bakanlarına 2002-2014 yılları arasında, 134 ay boyunca taşeron çalışanları açlığa mahkum etmelerinden, diğer bakanlara kötü örnek olacak davranışlardan ve çalışanları kadro vaadiyle kandırmadaki gayret ve üstün başarılarından dolayı bu takdir belgesini almaya hak kazanmışlardır.”

Kim veriyor bu belgeyi? Taşeron işçileri veriyor.

Şimdi, burada, taşeron işçileri yine çok güzel reçete sunmuşlar, bugün verdiler. Reçetede şu yazılıyor:

“Adımız Taşeron, soyadımız Köle.”

Tabii, bu reçeteyi “Çalışma ve Sosyal Güvencesizlik Bakanlığı”na veriyorlar. Orada istenen tetkik ve filmleri yazıyorlar:

“- 843 TL ile geçinebilme testi,

- Kadro vaadiyle kandırılma testi,

- Kölece çalışmaya dayanma testi.”

Teşhisleri şu:

“- Taşeronid,

- Açlığa bağlı nefes kokusu,

- Kadro vaadinin gelmemesinden verem olma,

- 843 TL romatizması.

Gerekli tedavi, ilaç, protez ve iyileştirme araçları:

1) İş Yasasından gelen haklar kullandırılmalıdır.

2) Mahkeme ve muvazaa kararları uygulanmalıdır. İşçinin torba yasalarla hakları çalınmamalıdır, ilave tediye verilmelidir.

3) Kadrolu ve iş güvenceli çalıştırılmalıdır, işten çıkartılma yasaklanmalıdır.

4) Kadrolu/taşeron işçi ayrımı kaldırılmalıdır.”

Bunu kim istiyor? Taşeron işçileri hem size reçete yazmış hem de takdirname vermiş. Orada, takdirnameden başka bir de ödevleriniz için notlar vermiş. Burada ne yaptığınıza, nasıl sömürdüğünüze ilişkin notlar vermiş.

Şimdi, bu kürsüden sürekli şunu ifade ettik: Karayollarındaki taşeron işçiler dava açıyorlar, yerel mahkemeden kazanıyorlar, Yargıtay onaylıyor, siz kadrosunu vermiyorsunuz, yargı kararlarını çiğniyorsunuz, yargı kararlarına uymuyorsunuz, sonra çıkıyorsunuz “Hukuk, hukuk…” diye bağrışıyorsunuz. Ne hukuku! Sizde ne hukuk kalmış ne adalet kalmış ne vicdan kalmış. Bunu çözmek sizin göreviniz değil mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SÜLEYMAN ÇELEBİ (Devamla) - Bu aynı şey, diğer hastanelerde böyle, DEV-SAĞLIK İŞ’in açtığı davalarda böyle, diğerlerinde böyle. İlk önce bu sorunları çözmeden Türkiye’nin nefes alması mümkün değil diyorum, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Çelebi.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

62’nci maddede üç adet önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 62. Maddesindeki “engelliliği önleyici tedbirlerin alınması” ifadesinin “engelliliği önleyici tüm tedbirlerin alınması” olarak değiştirilmesini arz ederiz.

     Ferit Mevlüt Aslanoğlu           Aydın Ağan Ayaydın                     İzzet Çetin

                 İstanbul                                  İstanbul                                   Ankara

          Süleyman Çelebi                         Musa Çam                            Gürkut Acar

                 İstanbul                                    İzmir                                     Antalya

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 62’inci maddesinde yer alan “engellilerin” ibaresi yerine “engelli vatandaşlar” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

             İdris Baluken                         Pervin Buldan                         Hasip Kaplan

                  Bingöl                                      Iğdır                                      Şırnak

                Erol Dora                     Abdullah Levent Tüzel                     Altan Tan

                  Mardin                                  İstanbul                                Diyarbakır

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 62 nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

MADDE 62- 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 1- Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarını sağlamak engellilerin sağlık, eğitim, habilitasyon, rehabilitasyon, istihdam, erişilebilirlik, ayrımcılık, bakım ve sosyal güvenliğine ilişkin sorunlarına çözüm sağlamak ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”

          Mustafa Kalaycı                       Erkan Akçay                           Yusuf Halaçoğlu

                 Konya                                   Manisa                                       Kayseri

           Özcan Yeniçeri                     Muharrem Varlı                          Mehmet Günal

                 Ankara                                   Adana                                       Antalya

                                                                Ali Öz

                                                               Mersin

BAŞKAN – Komisyon katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Katılmıyoruz Başkan.

BAŞKAN – Sayın Öz, buyurunuz. (MHP sıralarından alkışlar)

ALİ ÖZ (Mersin) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 62’nci maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak verdiğimiz önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bugün tabii 4 Şubat, aynı zamanda Dünya Kanser Günü. Bir iki cümleyle bunu da ifade etmek istiyorum. Tabii ki kanser, ülkemizde de giderek sıklığı artan, aslında  tedavi edildiği zaman veya erken teşhis edildiği zaman önlenebilme özelliği olan bir hastalık ama tabii ki ülkemizde, bırakın önlemeyi, son zamanlardaki duyarsızlıklar münasebetiyle, tanısı konulmuş ve tedaviye gerçek manada ihtiyacı olan kanser hastalıklarının periyodik olarak tedavilerinde bazı ilaçları bulamaması sorununun hâlâ giderilmemiş olması da önemli sorunlarımızdan bir tanesi.

Bu arada, bugün yine basında yer alan bir habere göre, özellikle Marmaray Projesi’yle alakalı olarak Cerrahpaşa Tıp Fakültesindeki bazı ünitelerde meydana gelen hasar neticesinde, özellikle kanser hastalığı münasebetiyle tedavi gören vatandaşlarımızın, âdeta, hijyenik olmayan, hiç de kendilerine uygun görülmeyecek ortamlarda tedavi olma zorunluluğunda bırakılmış olmasını da hepinizin bilgilerine sunmak istiyorum.

Engellilerle ilgili, tabii ki, çok düzenlemeler yapmaya çalışıyoruz. Ancak, engelli vatandaşlarımızın toplumsal hayata katılımlarının sağlanması ve hayat standartlarının yükseltilmesi çağdaş toplum anlayışının bir parçasıdır. Bunun bilinciyle, eğitimden sağlığa, iş ve meslek rehabilitasyonundan kültür ve sanata, spor ve kent standartlarının iyileştirilmesine, ulaşımdan psikolojik ve sosyal desteğe kadar çok ciddi ve çözüm bekleyen sorunları bulunmaktadır. Bu sorunlar, sadece engelli vatandaşlarımızın değil ailelerinin, çevrenin, toplumun, yerel yönetimlerin, kısacası tüm insanların ortak sorunudur. Bu sorunları çözmek için toplumun her kademesinin ortaklaşa çalışması gerekmektedir.

Biz, engelli vatandaşlarımızla alakalı kanunlarda bazı düzenlemeler, bazı düzeltmeler yapmaya çalışsak da aslında engellilerin hayatını iyileştirecek çok fazla bir şey yaptığımızı iddia etmek doğru değil. Sadece belli zamanlarda hatırlanmanın, engelli bahsi geçtiği zaman duygu sömürüsü ve şov yapıp onların sadece engelliliklerine bağlı olarak birtakım ekonomik iyileşmeleri temin etmenin engelli vatandaşlarımızın sorunlarının çözülmesi için beklediği gerçek yaklaşımlar olmadığını ifade etmek istiyorum. Engelli vatandaşlarımızı yardıma muhtaç insanlar olarak gören zihniyetin engelli vatandaşlarımızın insan gibi yaşamak, her insan gibi çalışmak için karşısında bulunan toplumsal, hukuki ve fiziki engellerin kaldırılmasını talep eden toplumun güçlü birer ferdi olduğu gerçeğini görmesi gerekmektedir.

Dünya nüfusuna baktığımız zaman büyük bir oran tutan, özellikle gelişmekte olan ülkelerde oranı daha da yüksek olan, ülkemizde de yüzde 12 civarında engelli olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda 2005 yılında çıkarılan bir kanunla engellilerin fiziki çevrelerinin düzeltilmesi anlamında alınması gereken önlemlerin hâlen faaliyete geçirilememiş olması -yıllar içerisinde- hepimizin önemli sorunlarından bir tanesidir.

Gelişmekte olan ülkelerin dışında, özellikle Avrupa ülkelerinde ve özellikle de bazı ülkelerde, örneğin Japonya’da fiziksel çevrenin engellilere yönelik düzenlemesiyle ilgili kanun çıkarılmıştır. Aslında, bu Parlamentonun yapması gereken, engellilere ait sadece birkaç maddenin düzeltilmesi, onların bazı sorunlarına kısmen çözüm bulunuyor gibi gündeme alınmasının ötesinde -daha önceki konuşmamda da ifade ettiğim gibi- engellilere ait toplumsal hangi engel önlerindeyse onların hepsine çözüm olacak çok geniş kapsamlı bir yasa tasarısının Parlamentoda yasalaşmasını temin etmek, engelli vatandaşlarımızın asıl beklentileri içerisindedir.

Batı ülkelerinde, engellilerin fiziki çevreleriyle alakalı, onların giriş çıkış kapılarının genişliği, toplu kullanım alanlarının genişliği ve yüzeylerin cilasız, kaygan olmayan maddelerle kaplanması, rampalar ve asansörlerin yükseklikleri, belirli oranda merdiven yükseklikleri ve tekerlekli sandalye kullanıcılarının giriş çıkışlarında sensörlü kapıların zorunluluğu, tekerlekli sandalye ile istenmeyen bir temas sonucu ortaya çıkabilecek yaralanmaları önlemek için gereken önlemlerin alınması gibi daha çok sayıda sayabileceğimiz gerçekten de kanunen zorunlu olan uygulamaların konulmuş olmasının Türkiye'ye de örnek olmasını ümit ediyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN -  Teşekkür ederim Sayın Öz.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 62’inci maddesinde yer alan “engellilerin” ibaresi yerine “engelli vatandaşlar” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

İdris Baluken (Bingöl) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Katılmıyoruz Başkan.

BAŞKAN - Sayın Dora, buyurunuz. (BDP sıralarından alkışlar)

EROL DORA (Mardin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 524 sıra sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 62’nci maddesi üzerine Barış ve Demokrasi Partisi adına söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Eğitimden sağlığa, sosyal ve ekonomik her türlü alanın dışında bırakılmanın yanı sıra, toplumsal sürece katılımdaki demokratik haklar ve en temel insan haklarından mahrum bırakılan engelli bireyler, meselenin sosyal bir olgu olarak algılanmaması sebebiyle ancak vicdani duygularla üzerinde durulan hayırseverlik faaliyetlerinin konusu olmak durumunda kalmışlardır.

Değerli milletvekilleri, resmî istatistiklere göre, ülkemiz nüfusunun yaklaşık yüzde 12’sini engelli yurttaşlarımız oluşturmaktadır. Engelli bireyler aileleriyle birlikte dikkate alındığında, diyebiliriz ki, ülke nüfusumuzun yaklaşık yüzde 50’si engellilik durumundan kaynaklı dezavantajlarla direkt olarak karşı karşıyadırlar. Dolayısıyla, bu alanda yapılacak her türlü reform ve iyileştirme aslında toplumun yaklaşık yüzde 50’sini direkt olarak etkileyebilecektir. Ancak Meclise getirilen bu torba yasa incelendiğinde, engelli bireylerle ilgili yüzeysel, tanım düzeyinde iyileştirmeler ve altyapısı bulunmayan kimi mesleki eğitim ve istihdam reformlarından bahsedilmekte ancak bu reformların uygulanmasıyla ilgili kurum, personel, donanım gibi teknik altyapıların yetersizlik düzeyi göz ardı edilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; engelli bireylerin tanılama süreci hastanelerden alınan sağlık kurulu raporlarıyla başlamaktadır. Hastanelerin birçoğu bu hizmeti verebilecek yeterli donanım, sağlık personeli, hizmet kalitesi ve hizmete erişilebilirlik açılarından çok yetersiz seviyelerde olup engelli bireyler, özellikle kırsal bölgede yaşayanları dikkate alırsak, bu hizmete erişim konusunda ciddi zorluklar yaşamaktadırlar. Tanılama süreci, hastanelerden sağlık kurulu raporu almakla da bitmemektedir. Özel eğitim hizmetlerinden faydalanması gereken engelli bireyler bir de rehberlik ve araştırma merkezlerine başvurmak durumundadırlar. Bu kurumlar ise gerek tanılama ve gerekse daha sonra eğitim sürecinde yapılan yıllık kontrollerde sağlıklı bir doğru karar verebilme noktasında gerekli olan teknik ve uzman personel konularında ciddi yetersizlikler taşımaktadırlar. Basit bir örnek vermek gerekirse, rehberlik ve araştırma merkezlerinde bedensel engelli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon süreçlerini izleyebilecek nitelikte bir tek uzman personel ya da fizyoterapist bulunmamaktadır. Hâl böyleyken, bu kurumlar bedensel engelli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon süreçlerinde bu hizmeti kesmek veya devam ettirmek konularında karar verebilmektedirler.

Engelli bireylerin örgün eğitimden faydalanabilmeleri için gerekli altyapı yetersizlikleri devam etmektedir. Köylerde faaliyet gösteren ilköğretim okullarında engelli bireylere yönelik özel sınıflar yok denebilecek kadar az sayıda olup il ve ilçe merkezlerinde açılan özel sınıflar ise yaş esasına göre oluşturulmadığından ve yeterli sayıda ve nitelikte eğitim personeli görevlendirilmediğinden ötürü, ihtiyaçlara cevap vermekten hayli uzaktır. Dolayısıyla, herhangi bir köyde yaşamak durumunda bulunan engelli bireyin örgün eğitim hakkı yasal mevzuatlara göre bulunsa bile, fiilen bu haktan faydalanabilme ihtimali yok denebilecek kadar azdır.

Değerli milletvekilleri, Millî Eğitim Bakanlığı kendi bünyesinde veremediği eğitim ve rehabilitasyon hizmetini, özel eğitim ve rehabilitasyon kurumları vasıtasıyla gidermeye çalışmaktadır, ancak devletin bu kurumlara sunduğu imkânlar da oldukça sınırlı düzeydedir. Şöyle ki, engelli bir birey, bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde ayda maksimum on iki saat hizmet alabilmektedir, çünkü devlet sadece bu kadar ödenek ayırmaktadır. Bu da engelli bir bireyin eğitim ve rehabilitasyon hizmetinden fayda sağlayabilmesi açısından çok komik sayılabilecek bir düzeydir. Özellikle birden fazla engele sahip olan bireyler açısından aylık on iki saat özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti bireyin gelişimi açısından çok yetersizdir. Dolayısıyla, burada kısaca değinebildiğimiz, engelli bireylerin hâlihazırda devam eden sorunlarını derinlemesine ele almayan, tanımlamalar düzeyinde kalan yüzeysel yaklaşımlarla sorunların giderilemeyeceği açıktır.

Bu düşüncelerle, Genel Kurulu tekrar saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Dora.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 62. Maddesindeki “engelliliği önleyici tedbirlerin alınması” ifadesinin “engelliliği önleyici tüm tedbirlerin alınması” olarak değiştirilmesini arz ederiz.

Gürkut Acar (Antalya) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Sayın Başkanım, katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Katılmıyoruz Başkanım.

BAŞKAN – Sayın Acar, buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir AKP klasiği hâline gelen hukuk tanımaz torba tasarı önümüzdedir. 524 sıra sayılı Tasarı’nın 62’nci maddesiyle ilgili önergemiz üzerine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Engelli yurttaşlarımızın tüm yurttaşlarımız gibi hak ve özgürlüklerini yaşayabilmesini, tüm yurttaşlarımızla birlikte eşit şekilde toplumsal yaşama katılmalarını sağlamak herkesin görevidir; insan olmanın, sosyal devlet olmanın gereğidir.

Son yıllarda, bazı rakamlarla, ilerlemeler sağlandığı söylenebilir ancak engelli yurttaşlarımızın eşit yurttaşlar olarak ekonomik, sosyal ve siyasal hayata katılmaları konusunda Türkiye’nin alınacak daha çok yolu vardır. Kanunun amaç maddesinde yapılacak iyileştirmeyle bu yolun kısaltılması mümkün değildir. İyi niyetler yazmak yeterli değildir. Türkiye’nin radikal, sonuç alıcı adımlar atması zorunludur.

Değerli arkadaşlarım, rapor sistemini değiştirerek, mevzuat değişikliği yaparak engelli sayısını 1 milyon 780 bine düşürebilirsiniz, bir anda 5-6 milyon engelli yurttaşı mevzuat değişikliğiyle engelli olmaktan çıkarabilirsiniz ama bu, yurttaşların yaşadığı sıkıntıları önlemez.

İstatistiklere göre, 5-18 yaş grubunda 160 bin engelli çocuk eğitimden uzak. Eğitimden uzak olunca her şeyden uzak kalacak, kaderine razı olacak demektir. Bizim görevimiz, çocuklarımıza kaderlerini değiştirebilecek fırsatları sunmaktır.

Yine, sizin istatistiklerinize göre, kamu ve özel sektörde engelli kadrolarının yaklaşık 35 bini boştur. Bunun 7 bini kamuda. Binlerce engelli iş arıyor, aş arıyor ama kadrolar boş duruyor. Neden bu kadrolara atamalar yapılmıyor anlamak mümkün değil. Aile Bakanlığında bile 30 kadronun boş olduğu görülüyor. Bakınız, bu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, bu Bakanlığın örnek olması gerekmez mi? Neden bu kadrolar boştur? Engelliler için kanun çıkarıyoruz ama kadrolar boş duruyor

İstihdamla ilgili verilere bakıyoruz, bir tutarlılık yok. Bakanlığın sayfasında İŞKUR’un verileri esas alınmış ve diyor ki: “2013 yılında engellilerden kim başvurduysa işe alınmıştır.” Değerli arkadaşlarım, bakınız, ama böyle bir şey mümkün değil. Yani, bunun doğru olmasını çok isterim ama bu tablonun kendisi bile güven vermiyor. 2011’de 35 bin kişi başvuruyor, işe yerleştirilen 38 bin kişi. Yani buna nasıl inanalım? 3 bin kişi fazladan yerleştirilmiş. Engellilere verilmiş, bir de üstüne 3 bin daha verilmiş. Ama 2012’de 83.955 kişi başvurmuş, işe yerleştirilen 32 bin kişi ama kadrolar boş duruyor. Burada büyük bir çelişki var. Bunun hangisi doğrudur?

Rakamlarını oynayarak, gerçek olmayan istatistik veriler düzenleyerek, pembe tablolar çizerek bir yere varılması mümkün değildir. Engelli yurttaşlara daha fazla eğitim, daha fazla iş olanağı yaratmanın yolu daha fazla kaynak ayrılmasından geçiyor. Kanunun amacındaki ifadeleri değiştirerek, “özürlü” ifadesini “engelli” yaparak sorunun çözülmeyeceğini artık anlamalıyız.

Peki daha fazla kaynak nasıl ayrılacak? Bunun yolu da yurttaşların vergisini doğru kullanmaktan geçer, Türkiye’yi gerçekten büyütmekten geçer. Ama ne yazık ki iktidardakilerin mal varlığı büyürken, yurttaşların sorunları, engellilerin sorunları da büyüyor.

Engellilerle ilgili onlarca dernek, vakıf var; zor koşullarda engellilere hizmet götürmeye, onları topluma kazandıracak projeleri yaşama geçirmeye çalışıyorlar; birçoğu para bulamadıkları için de bunu gerçekleştiremiyorlar. Engelli vakıfları bağış bulamazken, bakıyorsunuz, iş adamları bir vakfa bağış yapmak için kuyruğa girmişler, Başbakanın oğlunun vakfı söz konusu olunca milyon dolarlık bağışlar yapıyorlar. Genel Başkanımız sordu ama tık yok. Ben soruyorum: TÜRGEV Vakfına 26 Nisan 2012’de 99 milyon 999 bin 990 dolar para yattı mı, yatmadı mı? Bu kadar para neyin nesidir? Başbakan bunun hesabını vermelidir, engellilere bağış bulunamazken iş adamlarının neden TÜRGEV’de kuyruk olduğunu açıklamalıdır.

Değerli arkadaşlar, buradan da söyledim geçen gün. Devletin malı olan, yurttaşların malı olan Oymapınar Barajı mahkeme kararına rağmen Maliye Bakanlığı tarafından teslim alınmadı. Yedi sekiz yıldır bir şirkete para akıtıyor. Yaklaşık 1 milyar lira haksız yere şirketin kasasına gitti. 1 milyarı götür ama vakfa bağış yaz -böyle anlayış olmaz- günahların affolur. Engellilere gelince kaynak yok ama iş yandaşlar olunca paralar şirketlere akıyor.

Değerli arkadaşlarım, bu yolsuzluklar oldukça engellilere kaynak bulunamayacaktır.

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Şimdi maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 63’te üç önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 63. Maddesindeki "buna benzer umuma ait binaları" ifadesinin "buna benzer umuma ait bina ve eklentilerini" olarak değiştirilmesini arz ederiz.

      Ferit Mevlüt Aslanoğlu            Aydın Ağan Ayaydın                     İzzet Çetin

                  İstanbul                                   İstanbul                                   Ankara

           Süleyman Çelebi                          Musa Çam                           Bülent Tezcan

                  İstanbul                                      İzmir                                      Aydın

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 63'üncü maddesinde yer alan "engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran" ibaresine "ortadan kaldıran" ibaresinin de eklenmesini arz ve teklif ederiz.

              İdris Baluken                          Pervin Buldan                         Hasip Kaplan

                   Bingöl                                       Iğdır                                      Şırnak

                 Erol Dora                      Abdullah Levent Tüzel                     Altan Tan

                   Mardin                                    İstanbul                                Diyarbakır

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi hem okutuyorum hem işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 63 üncü maddesinin (f) ve (i) bentlerinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

            Seyfettin Yılmaz                             Ali Öz                               Erkan Akçay

                    Adana                                     Mersin                                    Manisa

           Yusuf Halaçoğlu                       Mehmet Günal                       Özcan Yeniçeri

                   Kayseri                                    Antalya                                   Ankara

“f) Erişilebilirlik: Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Sakat Hakları Bildirgesi, ILO Sözleşmesi ve Engelliler İçin Standart Kurallar yaklaşımı çerçevesinde binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını,

i) Korumalı iş yeri: İşgücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engellilere mesleki rehabilitasyon sağlamak ve istihdam oluşturmak amacıyla Devlet tarafından teknik ve mali yönden desteklenen, çalışma ortamı özel olarak düzenlenen ve işyeri yöneticisi, eğitici personel ve çalışanlarının %75'inden az olmayacak şekilde engelli personelin istihdam edildiği iş yerini,"

BAŞKAN – Komisyon katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Sayın Başkanım, katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Yılmaz, buyurunuz.

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Sayın Bakan oturuyordu orada, ona göre konuşacaktık ama neyse.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Sen çıkınca gelir o, gelir.

BAŞKAN – Buyurunuz.

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 524 sıra sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 63’üncü maddesi üzerinde verdiğimiz önerge hakkında söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizde engellilere yönelik ayrımcı tutum ve uygulamalar istihdam alanında da çeşitli şekillerde kendini göstermektedir. Ayrımcılığı yasaklayan tüm düzenlemelere rağmen ülkemizde ayrımcılık hâlen devam etmektedir; bu nedenle yapılan düzenlemeler ayrımcılığın önlenmesi konusunda olumlu çalışmalardır. Fakat bu çalışmalar yeterli değildir, engellilere yönelik ayrımcılığın önlenmesi için daha kapsamlı bir çalışma yapılmalıdır.

Önergeyle ilgili söyleyeceğimiz çok şey olabilirdi ama ne yazık ki burada ilgili Bakan yok, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı oturuyor. Orman Bakanı da burada. Ben, 2 Bakanın konusuyla ilgili yolsuzluklara değinmek istiyorum.

Şimdi, biliyorsunuz 17 Aralıktaki asrın yolsuzluğu ve 25 Aralıktaki yolsuzluk operasyonları yaklaşık 100 milyar doları kapsıyor, eski parayla 200 milyar yani 200 katrilyon.

Şimdi, buradaki iddiaları “iddia” diyerek kabul ederek geçiştirmek mümkün değildir. Değerli arkadaşlar, bu iddiaların peşine düşmek ve araştırmak lazım. Eğer hakikaten kul hakkı yeniyorsa, milletin hakkı yeniyorsa, fakir fukaranın, garip gurebanın hakkı yeniyorsa bunun peşine düşeceğiz ve bunun hesabını soracağız; sormazsak yarın Cenab-ı Allah bizden sorar.

Şimdi, ben bununla ilgili burada Sayın Orman ve Su İşleri Bakanına, Sayın Enerji Bakanı, dedim ki: “Paşaköy maden sahası, 10 milyar dolarlık bir saha. Siz buraya izin vermediğiniz hâlde sizi Başbakan ve Başbakanın Özel Kalem Müdürü arayıp izin verdiniz mi?” Soru sordum, burada oturuyordu. Aynen Bakan çıktı -şimdi orada- dedi ki: “Benim alnım ak. Beni ne Başbakan aramıştır…” dedi. “Verilemeyecek hiç hesabımız yoktur.” dedi, şu dedi bu dedi ama Allah büyük ya, Allah büyük, üç gün sonra “tape”ler çıktı ve ben sorumlu bir milletvekili olmanın gereği İstanbul’a atladım gittim, buradaki uygulamaları bir yerinde göreyim dedim. Sayın Bakan, hiç gülmeyin buna cevap verin.

Bakın, değerli arkadaşlar, siz olsanız ne dersiniz buna? 2009 yılında bu, Sultanbeyli’deki Paşaköy maden sahasıyla ilgili, ilgili firma müracaatta bulunuyor ve Orman Bakanlığı yani Veysel Eroğlu’nun Bakan olduğu Bakanlık burayla ilgili izin vermiyor. Niye izin vermiyor? Diyor ki: “Burası İSKİ Havza Yönetmeliği’ne göre ve DSİ’den görüş sorularak ‘Uygun görülmemiştir.’” diyor. Adam ısrar ediyor, 2010 yılında tekrar müracaat ediyor. Bakın, gerekçeye bakın değerli arkadaşlar, 2010 yılında diyor ki: “Burası muhafaza ormanıdır, sadece sit alanındadır ve endemik bitki türlerinin yayılış alanında olduğu için buraya izin verilmesi uygun değildir.” 2010 yılında 2 defa. Ama, ne oluyorsa 2011 yılında –“tape”lerde geçiyor Sayın Bakan, Enerji Bakanı- Başbakan ve Başbakanın Özel Kalem Müdürü Bakanı arıyor –“tape”lerde var- sayın milletvekilleri, teşekkür ediyorlar Sayın Bakana bu işi hızlandırdığı için, yaptığı için, kolaylaştırdığı için. Sayın Orman ve Su İşleri Bakanı da diyor ki, ne diyor? “Hayırlı olsun, hayırlı olsun.” Ve işin enteresan tarafı değerli milletvekilleri, bakın, burası 2009’da verilmiyor, 2010’da verilmiyor, 2011 yılında verildikten sonra, Bosphorus 360 şirketine devrediliyor, bir ay sonra.

Şimdi, bu asrın yolsuzluğu iddiasında ne var? Bu Bosphorus 360 şirketine Başbakanın oğlu Bilal Erdoğan’la Yasin El Kadı’nın oğlu Muaz El Kadı’nın ortak olduğu iddiaları var. Bir ay sonra buraya devredilen bu yerde aradan altı ay geçince de bu hisseyle ilgili ne yapılıyor? Hisse devirleri yapılıyor. Şimdi ben size buradan soruyorum. Bu yapılan bütün iddialarla ilgili eğer araştırdığınızda gerçekçilik payı varsa bu ne demektir? Bu, fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını yemek demektir. Bu, milyarlarca dolar paranın vatandaşa, millete gideceği yerde kime gitmesi demektir? Bakanlara, bakan çocuklarına ve yandaşlarına gitmesi demektir. Biz şunu savunuyoruz, siz de bunu savunarak geldiniz: Milletin tek kuruşuna halel getirmemeyi, milletin hakkını yememeyi savunarak iktidar oldunuz.

Şimdi, ortaklıkta sözü edilen bu 200 katrilyonla engellilerimizin de bütün problemleri çözülür, işçilerimizin de, memurlarımızın da, esnafımızın da, toplumun tüm problemleri çözülür. Ama “İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün.” derken Türkiye büyümüyor, istikrar sürmüyor, sadece yandaşlar büyüyor. 

Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Cevap verecek, cevap…

BAŞKAN – Bir dakika ya…

Niye birbirinizle konuşuyorsunuz?

Kabul edilmemiştir.

Evet, Sayın Bakan, buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

İki dakika süreniz var. 

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

4.- Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun, Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 63’üncü maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bu arkadaşımız bizim eski orman bölge müdürü, bir sıkıntısı var herhâlde, aynı şeyi on defa temcit pilavı gibi buraya getirdi, aynı şeyi söylüyor. Özellikle ben de cevap verdim.

Bir kere, bakın, şunu ifade edeyim: Burası özellikle Maden Kanunu’na göre ruhsat alınmış. Ben verecek olsam daha önce verirdim ama çok ciddi bir inceleme yaptık, defalarca söyledik. Bir kere, burada endemik açısından bir problem var mı, yok mu? Bir heyet inceledi. İki: Yerleşim alanlarına mesafesini incelettim. Üç: Havza içinde herhangi bir problem var mı, içme suyu havzasında herhangi mutlak veya kısa mesafeli koruma alanında kalıyor mu diye bunların hepsini incelettikten sonra müsaade ettik.

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Niye daha önce vermedin?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Daha önce vermememizin sebebi, hassas bir inceleme yapılması içindir.

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - Daha önce niye vermedin?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Ben sizi dinledim, lütfen siz de dinleyin.

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Dinliyorum ben sizi, cevap verin ama!

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Netice itibarıyla, her şey kanuna, mevzuata uygun olarak verilmiştir.

FARUK BAL (Konya) – Vicdana uygun mu Sayın Bakan, vicdana?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Bütün şartlar sağlıyordu, neticede biz bunu Maden Kanunu’na istinaden, Orman Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince verdik.

Sadece bu değil, ben, daha dün 300 tane maden iznini imzaladım. Bu da normal, mutat bir işlemden başka bir şey değildir. Bununla alakalı hiçbir şey yoktur, mevzuata son derece uygundur ama arkadaş, her seferinde, ne zaman ben burada olsam, bunu gündeme getiriyor. Bu, gerçekten Meclise yapılan büyük bir saygısızlık diye düşünüyorum ve bunu yüce Meclisin takdirlerine arz ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Sayın Başkan, beni saygısızlıkla itham etti ve sıkıntım olmakla itham etti, cevap vereceğim.

BAŞKAN - Buyurun.

5.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Bakın, değerli arkadaşlar, benim, Orman Bakanının şahsıyla ilgili hiçbir sıkıntım yok Allah’a şükür, kendisi bana müfettiş gönderdi. Geçen de dedi ki: “Kuyruğunu sıkıştırdım.” ama gönderdi… Hiçbir bakanın, bakın, bir bakanın üslubuna yakışmaz, Meclis tutanaklarında var, bir Meclis tutanağında var. Allah’a şükür alnım dik ve 46 kişi… O mahkemenin sonucunu da kendisi alsın.

Ben şunu söylüyorum: Şimdi, burada laf kalabalığı yapmaya gerek yok. 2009 yılında, 2010 yılında vermediğin yere 2011 yılında… Şu telefon “tape”leri nedir Sayın Bakan? Başbakan arıyor, diyor ki: “Burayı bu firmaya ver.” Ben sana onu soruyorum, yoksa zaten Orman Bakanlığının mutat işi o. 2009 yılında ve 2010 yılında vermediğin yeri diyorum.

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Endeksli veriyor, endeksli. Problem orada, evet.

SEYFETTİN YILMAZ (Devamla) - Bakın, değerli milletvekilleri, 2009’da ve 2010’da diyor ki: “Burada endemik bitki türleri var, muhafaza ormanı var.” diyerekten izin vermiyor ama 2011 yılında Başbakanın Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve Başbakan dedikleri beyefendi arayınca bütün bu gerekçeleri unutarak buraya izin veriyor. Ben sizden bu sorunun cevabını istiyorum Sayın Bakan. Ve arkadaşlar, hiç mi dikkatinizi çekmiyor? Bu yeri Sayın Bakan imzalayıp verdikten bir ay sonra burası Bosphorus 360 firmasına devrediliyor. Yani, bunların cevabını vereceksiniz. Yoksa 300 tane maden sahası…

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Sayın Bakan, yargılanacaksınız bu durumda, yargılanacaksınız Sayın Bakan.

SEYFETTİN YILMAZ (Devamla) - İşiniz o zaten sizin, işiniz zaten sizin, sahalarda izin vermek, duruma uygun…

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Talimatla veriyorsunuz cevap, yasalarla değil.

SEYFETTİN YILMAZ (Devamla) - Maden Kanunu da, Orman Kanunu’nun 16’ncı ve 17’nci maddeleri de zaten bunu getiriyor, biz bunu sorgulamıyoruz. Ben bu soruyu çok net bir şekilde soruyorum: 2009-2010 yılında 2 defa vermediğin yere...

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Telefonla veriyor cevap.

SEYFETTİN YILMAZ (Devamla) - 2011 yılında sizi Başbakan aradı mı, aramadı mı? Hasan Doğan aradı mı, aramadı mı? Bu telefon “tape”lerini okuyayım mı buradan? Etik midir bu telefon “tape”lerini okumak? Aramışlar, burada numaraları var, 532 bilmem ne. Bu ne? Polis kaydı. Bu ne? Savcılık iddianamesinde var. Ben bunu soruyorum, sorduğum bu sayın milletvekilleri. Yani, bunun sıkıntıyla ne alakası var, neyi soracağız yani? Bu parayı buraya yaz ki engellilerin sorunlarını çözelim. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Yılmaz.

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Maksat hasıl olmuştur, kayıt altına alınmıştır, gereken yapılacaktır. Sayın Bakan gelsin, bakalım ne diyecek?

BAŞKAN – Bu arada iki önerge için konuşmacı gitti.

Buyurunuz.

6.- Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun, Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; özellikle şunu ifade edeyim: Kati surette beni Hasan Doğan aramamıştır. Başbakanımız da hiçbir madenle ilgili beni aramaz, aramamıştır, böyle bir şey yok. Biz sadece…

FARUK BAL (Konya) – “Tape”ler ne, “tape”ler?

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) - Bu “tape” kimin Sayın Bakan?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Bakın, çok açık söylüyorum, burada firmanın itirazı üzerine yeniden bir heyet tarafından… Ben değil heyet inceleme yaptı. Neticede buranın, Maden Kanunu’na göre zaten “Bu verilir.” diyor.

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - “Verilir” demiyor.

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla)- Yani mahkemeye gitse zaten alır. Maden Kanunu’na göre verilir. Burada endemik açısından bir problem yok.

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) - Daha önce niye vermediniz, daha önce?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Ve daha önce…

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Daha önce niye vermediniz, altı ay içerisinde niye verdiniz?

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - İtiraz etmiş, itiraz incelenmiş.

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Olabilir, itiraz etmiş, yeniden incelendi.

MUHARREM VARLI (Adana) - Sen avukat mısın Ramazan?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Peki ben size şunu soruyorum: Sizde böyle mantıki bir yaklaşım var mı? Verecek olsak zaten bunu başlangıçta verirdik. Demek ki çok titiz bir inceleme yapmışız, bu, bizim gerçekten dosdoğru verdiğimizin, mevzuata ve kanuna göre… İlgili kanun, Maden Kanunu ve…

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Mevzuattan yanlış bilgi verme.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, ben sayın hatibi kesinlikle duyamıyorum sizin bağırışınızdan.

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - Ama Genel Kurula yanlış bilgi veriyor. Oku maddeyi.

BAŞKAN – Tamam anladım ama yani duymuyorum, ben duymuyorum ne dediğini.

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - …Orman Kanunu’nun 16’ncı, 17’nci maddelerine göre, aynı örneği verdik, yaptığımız işlem, burada, doğrudur. Varsa buyursun, mahkemeye müracaat etsin. Burada temcit pilavı gibi niye şey yapıyorsun?

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - Yüce Divana göndereceğim sizi, Yüce Divana!

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Varsa elinizde dosyalar, verin, alnımız açık Allah’a şükür. Yaptığımız her şey şeffaf. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ama senin sıkıntını biliyorum ve birtakım sıkıntılardan dolayı…

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) - Söyle, söyle sıkıntımı! Bakansın, elinde imkân var! Söylesin!

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Tamam, şimdi anlaşıldı. Yani, Sayın yüce Meclis, özellikle ben şunu söylüyorum: Verdiğimiz maden ruhsatı, daha doğrusu ruhsat gereği izin tamamen mevzuata, Maden Kanunu’nun 16’ncı, 17’nci maddelerine uygundur, hiçbir mahzuru yoktur, talimatla falan verilmiyor. Biliyorsunuz, ben gayet şeffaf bir şekilde belirtiyorum.

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Sayın Başkan…

BAŞKAN - Ben zabıta müdürü müyüm canım.

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Birleşime bir saat ara veriyorum.

Kapanma Saati: 18.49

DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 19.52

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: İsmail KAŞDEMİR (Çanakkale), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

 

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 56’ncı Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, İzmir Milletvekili Hülya Güven ve 31 Milletvekilinin; Sosyal Hizmetler Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten ve Rize Milletvekili Hasan Karal ile 6 Milletvekilinin; Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ve Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ile 4 Milletvekilinin; Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ve 15 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/796, 2/1160, 2/1183, 2/1608, 2/1927, 2/1928, 2/1937) (S. Sayısı: 524) (Devam)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

63’üncü madde üzerindeki ikinci önergeyi okutup işleme alacağım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 63'üncü maddesinde yer alan "engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran" ibaresine "ortadan kaldıran" ibaresinin de eklenmesini arz ve teklif ederiz.

İdris Baluken (Bingöl) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET MUŞ (İstanbul) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR  BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe: Yapılan değişiklik ile madde metninde anlam bütünlüğü sağlanarak metne açıklık getirilmesi amaçlanmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 63. Maddesindeki "buna benzer umuma ait binaları" ifadesinin "buna benzer umuma ait bina ve eklentilerini" olarak değiştirilmesini arz ederiz.

Bülent Tezcan (Aydın) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET MUŞ (İstanbul) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR  BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Tezcan buyurunuz.

Demin sizden bahsettik, şimdi siz çıkıyorsunuz, iyi insan sözünün üstüne gelirmiş.

Buyurun.

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; engellilerle ilgili kanun teklifini, daha doğrusu torba yasa içerisinde engellilerle ilgili konudaki değişiklikleri görüşüyoruz.

Engelliler, tabii, özellikle toplum olarak sahip çıkmamız gereken önemli bir kesimimiz. Türkiye’de yaklaşık 6 milyona yakın engelli vatandaşımız var ve ülkenin kaynaklarını adaletli dağıtarak engellilerin ihtiyaçlarını karşılayacak düzenlemeleri Parlamento olarak birlikte yapmak durumundayız. Ancak, ne yazık ki, görüyoruz, Türkiye’de engellilerin problemlerini çözmekten çok ülkenin kaynaklarını bir başka noktaya aktarmak üzere ciddi bir organizasyonla karşı karşıyayız.

Bakın, değerli arkadaşlar, günlerden bu yana, 17 Aralıktan itibaren başlayan soruşturma sürecinde fezlekeler uçuşmaya başladı; arama kararları, emniyet müdürlerine ve polis memurlarına, soruşturmayı yürüten, yolsuzluk soruşturmasını yürüten polis memurlarına dönük operasyonlar, savcıların görevlerden el çektirilmesi…

Bakın, bugün yine açıklanan bir fezleke var. Bu, fezlekenin daha beşte 1’i. Emniyetle ilgili 25 Aralık soruşturması çerçevesinde bir yayın grubunu, ATV ve Sabah gazetelerini içeren yayın grubunu, doğrudan doğruya talimatla, kimlerden para alınacağı belirlenerek nasıl alındığı ayrıntılarıyla yazıyor. Hangi konuşmalar yapılmış, kimlere salma salınmış, kimlerin üzerine çökülmüş.

Değerli arkadaşlar, eskiden mafyada bir uygulama vardı. Mafyanın hâkim olduğu yerlerde, çetelerin hâkim olduğu yerlerde iş adamlarına gider, üzerlerine çökerlerdi iş adamının. Onlara belli miktarlarda haraç keserlerdi, üzerine çöküp derlerdi ki: “Sen şu haracı vereceksin, vermezsen gereğini biz yaparız.” Şimdi, ne yazık ki, eskiden çetelerin kestiği bu haracı artık doğrudan doğruya Hükûmetin kestiğini, Başbakanın talimatıyla Hükûmetteki bakanların aynı usulle haraç kestiğini görüyoruz. Bakın, polis fezlekesine yansımış, adamların ses kayıtları “tape”lerde yayınlanıyor, perişan olmuşlar. Diyor ki: “Ya benden 100 milyon istedi, ben bunu nasıl vereceğim? Benden 100 milyon istedi ben bunu nasıl göstereceğim? Benden 20 milyon istedi…” Bakın burada bunlar yazıyor tek tek, bunları biz uydurmadık.

CELAL ADAN (İstanbul) – 100 milyon nedir ya!

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Değerli arkadaşlar, bir ülkede hükûmet iş adamına çökmeye başlarsa o ülkede hükûmet çeteleşmiş demektir. Bu belge, Hükûmetin çeteleştiğinin delilidir.

RECEP ÖZEL (Isparta) – O bilgi size nasıl geldi, o dosya size nasıl geldi?

CELAL ADAN (İstanbul) – Gelir, gelir.

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Paralel devlet yolladı.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Şimdi siz, köşebaşlarında çete mensuplarının iş adamlarına çöktüğü gibi devlet yetkisini kullanarak çökeceksiniz.

RECEP ÖZEL (Isparta) – Yani daha sanıklar bilmeden siz biliyorsunuz ya!

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Bakın, şimdi, İmamı Azam Ebu Hanife Hazretleri’ni hepimiz biliriz.

RECEP ÖZEL (Isparta) – Vay, CHP’de neler… Büyük gelişme!

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – İmamı Azam Ebu Hanife Hazretleri’ni biz biliriz, sadece siz bilmezsiniz. Ebu Hanife Hazretleri’ne Abbasi Halifesi Mansur diyor ki: “Gel, hilafet merkezinin kadısı yapacağım seni.” Ebu Hanife Hazretleri’nin cevabı çok manidardır. Diyor ki: “Ben kadı olmaya ehil değilim çünkü kadı olacak kişide senin oğlunun, kumandanlarının aleyhine hüküm verecek yürek olması lazım. Kadı olacak kişide senin aleyhine, oğlunun aleyhine, kumandanlarının aleyhine hüküm verecek yürek olması lazım; ben de bu yürek, bu cesaret yok.” diyor. Ne büyük bir ilim, bin üç yüz yıl önce bugünü işaret eden ne önemli bir işaret. İşte, şimdi Türkiye’de İmamı Azam Ebu Hanife’nin tarif ettiği şekilde Başbakanı, bakan çocuklarını ve etrafındakileri yargılayacak, sorgulayacaklara terör estiren bir Hükûmet var ama bu ülkede buna karşı duracak namuslu hukukçular da hâlâ var. Yolsuzluğun üstünü örtmeye gücünüz yetmeyecek ne yaparsanız yapın.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Tezcan.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 64’te üç önerge vardır; sırasıyla okutup işleme alacağım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 64. Maddesindeki “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın” ifadesinin sonuna “olumlu” ibaresinin eklenmesini arz ederiz.

    Ferit Mevlüt Aslanoğlu             Aydın Ağan Ayaydın                      İzzet Çetin

                İstanbul                                    İstanbul                                    Ankara

         Süleyman Çelebi                           Musa Çam                            Bülent Tezcan

                İstanbul                                      İzmir                                      Aydın

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 64’üncü maddesinin f bendinde yer alan “aile bütünlüğünün korunması” ibaresinin tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

            İdris Baluken                         Pervin Buldan                           Hasip Kaplan

                 Bingöl                                      Iğdır                                        Şırnak

               Erol Dora                     Abdullah Levent Tüzel                       Altan Tan

                 Mardin                                  İstanbul                                  Diyarbakır

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alacağım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 64 üncü maddesinin a) fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkranın eklenmesini ve diğer fıkraların buna göre teselsül ettirilmesini arz ve teklif ederiz.

            Erkan Akçay                       Mustafa Kalaycı                       Yusuf Halaçoğlu

                 Manisa                                   Konya                                        Kayseri

           Mehmet Günal                       Özcan Yeniçeri                        Seyfettin Yılmaz

                 Antalya                                   Ankara                                        Adana

"b) Engelliliğe yol açan hastalıkların teşhis ve tedavi aşamaları tamamen koruyucu sağlık hizmetleri kapsamındadır. “

BAŞKAN – Komisyon, önergeye katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Akçay, buyurunuz. (MHP sıralarından alkışlar)

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz tasarının 64’üncü maddesinde verdiğimiz önerge üzerine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu tasarının 64’üncü maddesiyle 5378 sayılı Engelliler Kanunu’nun 4’üncü maddesi değiştiriliyor ve kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde uygulanacak esaslar belirleniyor ve bu maddeyle ilgili genel görüşümüz olumludur, olumlu bir düzenleme olarak görüyoruz.

Yalnız bu Engelliler Kanunu’nun çok önemli bir eksiği var. Bu önemli eksikliklerin birisi  de engelliliğin önlenmesine yönelik erken tanı ve koruyucu hizmetlerin yetersizliğidir. Engelliler Kanunu’nun 11’inci maddesinde, yeni doğan, erken çocukluk ve çocukluğun her döneminin fiziksel, işitsel, duyusal, sosyal, ruhsal ve zihinsel gelişimlerinin izlenmesi, genetik geçişli ve engelliliğe neden olabilecek hastalıkların erken teşhis edilmesinin sağlanması, engelliliğin önlenmesi, var olan engelliliğin en düşük seviyeye çekilmesi ve ilerlemesinin durdurulmasına yönelik çalışmaların Sağlık Bakanlığınca planlanıp, yürütüleceği belirtilmektedir.

Değerli milletvekilleri, ancak kanunun 11’inci maddesi böyle söylemekle birlikte engelliliğe yol açan hastalıkların teşhis ve tedavi aşamaları korucuyu sağlık hizmetleri kapsamında değerlendirilmemektedir. Bu nedenle maddi durumu zayıf olan aileler engelliliğe yol açan epidemiyolojik hastalıkların teşhis ve tedavisini maalesef yaptıramamaktadır. Dünyada engellilik oranı ortalama yüzde 7,5 iken ülkemizde bu oran yüzde 12,29’dur. Yani Türkiye'deki engellilik oranı dünya ortalamasının çok üzerindedir. Ülkemizde engelli oranının dünya ortalamasına indirilebilmesi için öncelikle engelliliğe yol açan epidemiyolojik hastalıklarla mücadele edilmesi gerekmektedir.

Biz önergemizde engelliliğe yol açan hastalıkların teşhis ve tedavi aşamalarının koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında ücretsiz olmasını amaçlıyoruz. Bu fevkalade önemlidir, tekrar ediyorum; önergemizle engelliliğe yol açan hastalıkların teşhis ve tedavi aşamalarının koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında ücretsiz olarak verilmesini amaçlıyoruz. Modern devletin görevi yalnızca engelli bireylerin haklarını geliştirmek ve denetlemek değildir. Devlet aynı zamanda engellilerin yetenekleri ve potansiyelleri doğrultusunda gelişmelerini, eşit fırsatlara sahip olmalarını güvence altına almak, onların ekonomik ve sosyal refahını sağlamak zorundadır. Ancak ülkemizde milyonlarca engelli eğitimden sağlığa, istihdamdan erişilebilirliğe kadar çok sayıda sorunlarla mücadele etmektedir. Ülkemizde engelli nüfusa ilişkin kapsamlı bir veri toplama sistemine ihtiyaç vardır. Engelli nüfusa ilişkin güncel veriler çok yetersiz durumdadır. Bugün Hükûmetin ve hepimizin kullandığı veriler 2002 yılında Milliyetçi Hareket Partisinin de Hükûmet ortağı olduğu 57’nci Hükûmet döneminde yapılan araştırmalara dayanmaktadır.

Engellilik öncelikle bir sağlık sorunudur. 2002 Türkiye Engelliler Araştırması’na göre engellilerin yaklaşık yarısının -yüzde 47’si- engelinden dolayı herhangi bir şekilde tedavi edilmediği belirlenmiştir. Bu durum belki de tedavi sonrası bağımsız ve üretken biçimde hayatına devam edebilecek pek çok engelliyi bağımlı hâle getirmenin başlangıcını oluşturmaktadır. Engellilerin toplumla bütünleşmesi, başkalarının yardımına muhtaç olmadan hayatlarını sürdürmesi ve sosyal hayatta normal olarak hayatlarına devam edebilmesi için fiziki ve sosyal çevrenin de buna göre hayatlarını kolaylaştırıcı şekilde oluşturulması gerekmektedir.

Doğru, güvenilir ve amaca uygun nitelikte veriler cinsiyet, yaş ve gelir gruplarına göre toplanmalıdır.

Bu düşüncelerle önergemizin kabulünü diler, hepinize saygılar sunarım. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 64’üncü maddesinin f bendinde yer alan “aile bütünlüğünün korunması” ibaresinin tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

İdris Baluken (Bingöl) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Baluken, buyurunuz.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 64’üncü madde üzerine verdiğimiz önergeyle ilgili söz almış bulunmaktayım, heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün 4 Şubat Dünya Kanser Günü. Özellikle tüm milletvekillerinin dikkatini bu konuya çekmek istiyorum. Kanser, çağımızın en önemli hastalığı ve aslında büyük oranda önlenebilir ya da erken teşhis konabilir bir hastalık. Ama maalesef bu konuyla ilgili etkili bir kanser savaş planlamasından ve kansere karşı gerekli, yeterli önlemlerin alınmasından bahsedemiyoruz.

2030’a kadar dünyada 22 milyon yeni kanser vakasının tespit edileceğiyle ilgili beklentiler var. Bu, 2008 yılı baz alındığında, kanser vakalarında yüzde 75’lik devasa bir artış oranına tekabül ediyor.

Yine, dünyada her yıl ortalama 8 milyon insan kanserden yaşamını yitiriyor ve bunun yaklaşık 2 katı insan da yeni kanser teşhisi alıyor. Türkiye’de de, ülkemizde de durum, her yıl 162 bine yakın yeni teşhis vakasının olduğu ve bunun yarısına yakınının, 80 bine yakınının da kaybedildiği şeklinde acı bir tablo var önümüzde. O nedenle, burada, böyle torba kanunlarla zaman geçirmek yerine, yani sorunların çözümüne teğet geçecek palyatif, pansuman tedbirler yerine kalıcı sorunlarla ilgili ciddi çalışmaların yapılması gerektiğini ifade etmek istiyorum.

Tabii, özellikle kanser hastalığıyla ilgili çağımızın, kapitalist düzen çağının azami düzeyde insan sağlığını ve çevre sağlığını sömüren anlayışını burada ifade etmek istiyorum. GDO’lu ürünlerden tutalım da, havayı kirleten, ekolojik dengeyi bozan endüstriyel üretime kadar pek çok tehlikenin mutlaka mücadele edilir bir alan olarak bu Meclis tarafından görülmesi gerektiğini belirtmek istiyorum.

Tabii, bu torba kanun tasarısında da hemen hemen her konuyla ilgili, dediğimiz gibi, palyatif, pansuman tedbirleri içeren bazı şeyler var. Hayata dokunmayan düzenlemeler bunlar. Bakın, birkaç tane örnek vereyim pratik, gerçek hayattan: Örneğin, Ulaştırma Bakanlığıyla ilgili, kara yolları politikalarıyla ilgili birkaç madde burada görüşüldü. Seçim bölgem Bingöl’den yeni geldim. Orada şoför esnafı bize şu sıkıntıyı aktardı: Esnaf ve Sanatkârlar Odası uzun süredir bu sıkıntıyı aktarıyor. Bingöl’de ulaştırma bölge müdürlüğüne bağlı bir birim ya da şube olmadığı için Bingöllü şoförlerin tamamı bir belge almak için Erzurum’a gitmek zorunda kalıyorlar. Bakın, bu şoförlere, şoför esnafına 37 çeşit belge veriliyor ve bütün bu belgeler için de dünyanın parası alınıyor, bu insanlardan dünyanın vergisi alınıyor. Bu insanlar Esnaf ve Sanatkârlar Odası bünyesinde kendi sorunlarını defalarca Hükûmete  bildirmişler, Bingöllü bakana dosyalar sunmuşlar. İstedikleri tek şey var: Bir birim açılması, Erzurum Bölge Müdürlüğüne bağlı bir birim açılması. Buranın yerini biz tahsis etmeye hazırız, kirasını biz tahsis etmeye hazırız, yeter ki bir yetki belgesi ve bir personel istihdam olsun. Bir tek personel istihdamıyla binlerce şoförün sorununu çözebilecek bir durum söz konusu.

Sayın Bakan özellikle bu konuyu not alırsa çünkü bu Bingöl-Erzurum yolu gerçekten çok zahmetli bir yoldur, özellikle kışın kazaların da çok fazla olduğu, ölümlerin yaşandığı bir yol. Çoğu zaman şoför esnafı gittiğinde 4-5 bin liralık belge ücreti ödüyor. Gidemedikleri zaman da… Bazı şoförler bize şunu ifade ettiler: Gidemedikleri için cezalarla birlikte 60-70 bin liralık faturalar ödeyen şoför esnafı var. Yani bu şekilde kanuni düzenlemeler yapılırken, işte, Bakanınıza ulaştırılmış, grubunuza ulaştırılmış, gerçek hayatta yerelin sorunlarını çözecek bazı düzenlemeler de yapmak gerekiyor.

Diğer taraftan engellilerle ilgili yine bazı maddeler var. Yine tek bir örnek vereyim: Bingöl’de Serdar Tuncel adındaki bir engelli kardeşimiz İnternet’ten Kürtçe şarkı paylaştığı için, birkaç miting görüntüsünü, Kürt liderinin görüntüsünü paylaştığı için 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde ifadeye çağrılıyor. Utanç verici bir tablo. İnternet’le ilgili, engellilerin haklarıyla ilgili burada bazı şeyleri düzenliyoruz ama gerçek hayatta karşılığı ne diyorsanız, işte 3 Aralıkta ifadeye çağrılan engelliler pratiği kadar maalesef engellilere değer veren bir devlet anlayışımız var. Bütün bunları kalıcı olarak çözecek yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtiyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Baluken.

III.- YOKLAMA

(CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)

ENGİN ALTAY (Sinop) – Yoklama istiyoruz.

BAŞKAN – Peki.

Sayın Altay, Sayın Tezcan, Sayın Aslanoğlu, Sayın Susam, Sayın Özgümüş, Sayın Serindağ, Sayın Güler, Sayın Özkan, Sayın Serter, Sayın Onur, Sayın Genç, Sayın Çelebi, Sayın Nazlıaka, Sayın Ekşi, Sayın Yıldız, Sayın Tayan, Sayın Aydın, Sayın Demir, Sayın Haberal, Sayın Ediboğlu.

Yoklama için üç dakika süre veriyorum ve yoklamayı başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı yoktur.

Birleşime on beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 20.16

 


BEŞİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 20.42

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: İsmail KAŞDEMİR (Çanakkale), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 56’ncı Birleşiminin Beşinci Oturumunu açıyorum.

III.- YOKLAMA

BAŞKAN – Bingöl Milletvekili Sayın İdris Baluken ve arkadaşlarının önergesinin oylamasından önce yapılan yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi elektronik cihazla yeniden yoklama yapacağız.

Yoklama için üç dakika süre veriyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı vardır.

X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, İzmir Milletvekili Hülya Güven ve 31 Milletvekilinin; Sosyal Hizmetler Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten ve Rize Milletvekili Hasan Karal ile 6 Milletvekilinin; Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ve Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ile 4 Milletvekilinin; Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ve 15 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/796, 2/1160, 2/1183, 2/1608, 2/1927, 2/1928, 2/1937) (S. Sayısı: 524) (Devam)

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Şimdi, 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 64. Maddesindeki “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın” ifadesinin sonuna “olumlu” ibaresinin eklenmesini arz ederiz.

Bülent Tezcan (Aydın) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI RECAİ BERBER (Manisa) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Tezcan, buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce konuştuk, bir yayın grubunun -ATV ve Sabah grubunun- yandaş bir kuruluşa dönüştürülmek üzere 630 milyon doların nasıl iş adamlarının üzerine çökerek toplandığını ve onların bu konudaki şikâyetlerinin fezlekeye nasıl yansıdığını biraz önce anlattık.

Bakın, TMSF yöntemi vardı daha önce, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunu bilirsiniz. Bir TMSF yöntemi geliştirdi bu iktidar; TMSF, yayın kuruluşlarına el koyuyordu, el koyduğu yayın kuruluşları da iktidarın yandaşı yayın kuruluşları hâline dönüşüp gazeteler, televizyonlar bu şekliyle el değiştiriyordu. Şimdi, bu TMSF yöntemine biz “Tayyip Erdoğan’a mevduat sağlama fonu” demiştik o zaman. Şimdi, buna anlaşılıyor ki yeni bir yöntem daha eklemeye başlamışsınız. İktidar buna yeni bir yöntem daha eklemeye başlamış, bu da biraz önce bahsettiğim gibi, burada da anlatıldığı gibi çökme yöntemi. Mafyalar, çeteler iş adamlarına çöküp de nasıl haraç alıyorsa yeni bir medya sağlama yöntemi tarihimize girmiş, çökme yöntemiyle iş adamlarına çöküp 630 milyon doları topla, ondan sonra da yayın kuruluşlarını iktidarın yanına al, taşı.

Şimdi, Sayın Başbakanı biliyoruz, sürekli söylediği bir şey vardı “Yırtık ayakkabıyla siyasete girdim.” diye ve bugün dünyanın en zengin başbakanları arasında. Başbakanlık sitesine girdiğinizde, 3,5 milyon liraya yakın nakit para ve hisselerinden bahsediliyor. WikiLeaks belgelerine girdiğinizde, İsviçre bankalarındaki 8 ayrı hesaptan bahsediliyor. Doğrudur yanlıştır, bunu bilemem ama bilinen bir şey var, kayıtlara düşen şeyler unutulmaz. Bakın, 1994 yılı, Ekim 1994, Sayın Başbakan o dönemde daha İstanbul Belediye Başkanı, “6 tane villası var.” demişler, yaptığı açıklamada kendisi “Hayır, neredeymiş o 6 tane villa? Kasımpaşa’da 1 dairem var, Maltepe’de teslim almak üzere olduğum 1 kooperatif dairesi var, Bolluca’da 346 metrekarelik 1 arsa ve ortağı olduğum şirket dışında başka hiçbir mal varlığım yok.” diyor, 1994 yılı. Bugün milyonlarca dolarlık servet sahibi Başbakan, 1994’ten bu yana belediye başkanlığı ve milletvekilliği dışında hiçbir iş yapmadı ama bilinen servetiyle dünyanın en zengin başbakanları arasında,  “bilinen servetiyle” diyorum.

Şimdi, bu yolsuzluk soruşturmaları ortaya çıktıktan sonra…

HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul) – Nereden biliyorsun?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Belge mi var elinizde?

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Kayıtlardan biliyorum.

HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul) – Hangi kayıtlar?

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Bu ortaya çıktıktan sonra bir şeyi daha görüyoruz: Bir de Başbakanın paralel serveti var. Hani “paralel devlet” diyorsunuz ya, Başbakanın bir de paralel serveti var. Kendi üzerine kayıtlı olmayan, iş adamlarına Hükûmet gücünü kullanarak çöküp, haraç mezat toplayarak ATV, Sabah grubu gibi medya gruplarını kendi kontrolüne aldığı, dolaylı olarak sahip olduğu bir paralel serveti varmış Sayın Başbakanın. 17 Aralıktan sonra bunlar birer birer ispatlanmaya, delillenmeye başladı.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, Millî Savunma Bakanlığına ait olan, askerî alan olan 130 hektar arazi, Türkiye Gençlik Vakfına, TÜRGEV’e veriliyor. Daha doğrusu, verilmek için hazırlıklar sonuna kadar bitirilmiş, tamamlanmış. Ne zamana kadar? 17 Aralık operasyonuna kadar. 17 Aralık operasyonu olmasaydı TÜRGEV’e bu 130 hektar arazi verilmiş olacaktı.

Şimdi, 1994 yılında yine Sayın Başbakanın belediye başkanıyken bir beyanı var, paşalara diyor ki: “Bütün orman arazilerini size verelim çünkü sizin elinizdekiler yeşil kalmış, diğeri yeşil kalmamış.” O gün bunu söyleyen Başbakan, şimdi o arazileri alıp TÜRGEV’e, çocuklarının ve yandaşlarının vakfına aktarmaya çalışıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Beytülmal sizin malınız değil, beytülmal sizin kişisel malınız değil. Bunların hepsi tek tek ortaya çıkacak.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Tezcan.

AHMET YENİ (Samsun) – Hâlâ akıllanmamışsın!

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Ne akıllanacağım, ne akıllanacağım!

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Ünal, oylayayım hemen size söz vereceğim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum…

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) – Akıllanma, akıllanma!

BAŞKAN – Arkadaşlar…

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

ENGİN ALTAY (Sinop) – Ne yapacaksınız, öldürecek misiniz adamı?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) – Efelik yok, eşkıyalık yok, bırakın o işleri!

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) – Akıllanma, tamam!

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Akıllandır, gel; akıllandır, gel akıllandır bakalım, gel!

BAŞKAN – Sayın Ünal, buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

7.- Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal’ın, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 64’üncü maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşması sırasında AK PARTİ Grup Başkanına sataşması nedeniyle konuşması

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada, sayın konuşmacı, elinde hiçbir hukuki niteliği olmayan, bir İnternet sitesinde yayınlanan ve İnternet sitesinde adı “fezleke” olarak yayınlanan ve hiçbir hukuki belge niteliği taşımayan bir metni buraya getirip bu metin üzerinden bir senaryo oluşturup…

FATMA NUR SERTER (İstanbul) – Ne senaryosu!

MAHİR ÜNAL (Devamla) – …bu senaryo üzerinden kişileri zan altında bırakan bir üslup kullanıyor.

Şimdi, bakın, yıllardan beri bunu söylüyoruz, Sayın Başbakanın mal varlığı İnternet sitesinde düzenli olarak güncelleniyor ve yayınlanıyor. Şimdi, İnternet’e girdiğinizde, orada, Sayın Başbakanın mal varlığındaki değişiklikleri çok net bir şekilde görebilirsiniz. Eğer, TÜRGEV vakfıyla ilgili, TÜRGEV vakfına tahsis edilen araziyle ilgili konuşacaksanız, o hâlde Türkiye’de, İSTEK Vakfından Başkent Üniversitesine, bugüne kadar bütün üniversitelere ve vakıflara tahsis edilen bütün arazileri konuşalım.

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Konuşalım, ne olacak ya, hepsini konuşalım! Deniz Feneri’ni de konuşalım!

MAHİR ÜNAL (Devamla) – Ama burada maksat hakikati çarpıtıp, burada maksat gerçekliği çarpıtıp…

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Deniz Feneri’ni nasıl örtbas ettiyseniz bunu da…

MAHİR ÜNAL (Devamla) – Sayın Haberal, size sataşmak için söylenmiş bir söz değil, üniversitelerle ilgili ifade ettiğim bir şey.

ENGİN ALTAY (Sinop) – Öyle oldu, öyle.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Televizyon bile kurmuş, televizyon!

MAHİR ÜNAL (Devamla) – Nihayetinde, bakın, burada konuşurken… Tamam, elinize bir siyasi malzeme buldunuz bunun tadını çıkarın, bunu konuşun.

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Bunu kapatamazsınız, boşuna uğraşmayın!

MAHİR ÜNAL (Devamla) – Beraatizimmet asıldır, bunu unutun, masumiyet karinesini unutun, insan haysiyetini, onurunu unutun!

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) – Ya, buraya gelsin fezlekeler! Fezlekeler gelsin, fezlekeler!

MAHİR ÜNAL (Devamla) – Düne kadar savunduğunuz ve düne kadar yapılmaması konusunda ilkeli bir duruş sergiliyoruz dediğiniz her şeyi unutun ve bunu siyaset olarak kullanın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) – Fezlekeler gelsin, fezlekeler!

MAHİR ÜNAL (Devamla) - Ama bu, milletin vicdanında ve nezdinde karşılık bulmaz ve bulmayacaktır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Ünal.

Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

8.- Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal’ın, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

MEHMET HABERAL (Zonguldak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri…

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Başkent televizyonunu nasıl kurdun, onu anlat!

MEHMET HABERAL (Devamla) – Burada, sanıyorum, çok değişik konular gündeme getirilmeye çalışılıyor ama hep iddia ediliyor “Bilmeden konuşuluyor.” diye, sayın konuşmacı…

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Ben yanlış olduğunu söylediğim için söylemedim Sayın Haberal.

MEHMET HABERAL (Devamla) -  Sayın konuşmacı önce, Başkent Üniversitesinin…

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – “Yanlıştır.” demedim, bu doğrudur.

MEHMET HABERAL (Devamla) - Sayın konuşmacının, önce, Başkent Üniversitesinin ne olduğunu iyi bilmesi gereklidir.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Başkent televizyonu, onu da anlat!

MEHMET HABERAL (Devamla) - Eğer İnternet’e girerseniz Başkent Üniversitesinin ne olduğunu öğrenirsiniz; bu bir.

İki…

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – “Yanlış yapılmıştır.” demedim Sayın Haberal.

MEHMET HABERAL (Devamla) - Hayır, hayır… Bir dakika… Lütfen, rica ediyorum.

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – “Bu normal bir şeydir ve yapılır.” dedim.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Başkent televizyonunu anlat, televizyonunu anlat!

MEHMET HABERAL (Devamla) - Ben sizi dinledim, siz de beni dinleyin! Madem Başkent Üniversitesini gündeme getirdiniz, ben size söyleyeyim. Başkent Üniversitesinin arazileri kiralanmıştır. Bugüne dek Başkent Üniversitesi devletin hazinesine 12 trilyon para ödemiştir ve orası kiralıktır; bir.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Patalya oteli anlat, Patalya!

İSMAİL AYDIN (Bursa) – Ne kadar veriyorsun?

MEHMET HABERAL (Devamla) – İki... İki…

İSMAİL AYDIN (Bursa) – Rayiç mi ödedin?

MEHMET HABERAL (Devamla) - Anlamadım.

İSMAİL AYDIN (Bursa) – Rayicini mi ödedin?

MEHMET HABERAL (Devamla) - Evet, kira ödüyorum ben, kira! Kira ödüyorum, kira! Tamam mı? Ha, bunu bilin! Bunu bilin! (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

İSMAİL AYDIN (Bursa) – Hangi kirayı?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Patalya oteli anlat, Patalya!

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, hatibi duymuyorum.

MEHMET HABERAL (Devamla) -  İki: Bakın, bunları bilin, ondan sonra Başkent Üniversitesini gündeme getirin. Tamam mı?

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Aynı yöntem, aynı sistem. Zaten, onu anlatıyoruz.

MEHMET HABERAL (Devamla) – Tamam ve…

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Onu anlatıyorum ben.

MEHMET HABERAL (Devamla) - Tamam, mesele yok, bunları söylüyorum. Ben size açıklıyorum.

AHMET YENİ (Samsun) – Neyi açıklayacaksın?

MEHMET HABERAL (Devamla) - Başkent Üniversitesinin arazisi…

AHMET YENİ (Samsun) - Açıklayacak bir şeyin yok!

MEHMET HABERAL (Devamla) - Değerli arkadaşlar…

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Başkent televizyonunu anlat!

MEHMET HABERAL (Devamla) - Anlamadım. Değerli arkadaşlar, bakın, bakın, ben…

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen…

İSMAİL AYDIN (Bursa) – Ne kadar kira ödüyorsun, ne kadar?

MEHMET HABERAL (Devamla) – Bir dakika, beni dinleyin. Cevabınız varsa benden sonra çıkar konuşursunuz. Başkent Üniversitesinin arazisi…

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) – Arkadaşlar, müdahale etmeyin, ölüm riski var!

MEHMET HABERAL (Devamla) - Dağ başını ben kiraladım, dağı bağ yaptım ve kira ödüyorum.

İSMAİL AYDIN (Bursa) – Ödediğin kira miktarı ne onu söyle!

MEHMET HABERAL (Devamla) - Bunu bilelim. Ben kira ödüyorum. Ha, bunu bilelim de diğer vakıflarla bunu karıştırmayalım. Tamam mı?

İSMAİL AYDIN (Bursa) – “Bedavaya kapat, kira ödüyorum!” var mı öyle bir şey!

MEHMET HABERAL (Devamla) - Tamam.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İSMAİL AYDIN (Bursa) - Ne kadar ödüyorsun, ne kadar?

MEHMET HABERAL (Devamla) – Bakın, bildiklerinizi çıkıp benim gibi anlatırsınız.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Haberal.

ENGİN ALTAY (Sinop) – Sayın Başkan, Sayın Haberal iki dakikanın yarım dakikasını kullanamadı yani buna hepimiz de şahidiz yani konuşturulmadı. Sizin sözünü kesenlere müdahale etmeniz lazımdı, etmediniz. Lütfen, süre verin, meramını anlatabilsin, hakikaten konuşamadı yani. (Gürültüler)

İSMAİL AYDIN (Bursa) – On dakika verilse, anlatacak bir şeyin yok.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri…

MEHMET HABERAL (Devamla) – Dahası da var. Bunları bilahare konuşacağız.

Teşekkür ederim Sayın Başkan.

ENGİN ALTAY(Sinop) – Sistematik taarruza maruz kaldı.

BAŞKAN - Sayın Haberal, ben size bir dakika vereceğim.

Şimdi, müsaade ederseniz, ben bir kere arkadaşlara müdahalede bulundum, uyardım ama herkes reşit, akıl baliğ, ancak söylenebilir, dolayısıyla gerisine yapabileceğim bir şey yok.

İkincisi, Sayın Haberal sataşma yapmadan -şu ana kadarki konuşmasını ben izlemeye çalıştım gürültüden duyabildiğim kadarıyla- sadece vakfını anlatmaya çalıştı. Siz de müdahil olmazsanız, sözlerini bitirsin.

Buyurun.

MEHMET HABERAL (Devamla) - Değerli arkadaşlar, tekrar altını çizmiyorum: Başkent Üniversitesinin Bağlıca kampüsü bir dağlıktı, bir bozkırdı, o bozkırı hem ağaçlandırdık… O gün, 1995’te bir tek bodur ağaç vardı, bugün 4 milyon ağaç var ve o ağaçları da ben satın alarak getirdim.

AHMET YENİ (Samsun) - Bir bozkır da bize verseler!

MEHMET HABERAL (Devamla) - İki, ben oraya kira ödüyorum. Başkent Üniversitesi oraya kira ödüyor ve bugüne kadar da…

İSMAİL AYDIN (Bursa) – Ne kadar kirası?

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) - Ne kadar kira ödüyorsun?

MEHMET HABERAL (Devamla) – Bakın, bugüne kadar da… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Niye bağırıyorsunuz canım!

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Terbiyesizlik yapmayın ya! Susun ya!

BAŞKAN - Ama böyle olmaz ki!

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik) – Sana ne!

MEHMET HABERAL (Devamla) – Şimdi, bakın değerli arkadaşlar…

BAŞKAN – Bana “Sana ne!” diyen arkadaşım, şimdi ara vereceğim, buyurun gelin, benim yüzüme karşı söyleyin. Haydi bakalım! (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

On dakika ara veriyorum. 

Kapanma Saati: 20.57

 


ALTINCI OTURUM

Açılma Saati: 21.13

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: İsmail KAŞDEMİR (Çanakkale), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 56’ncı Birleşiminin Altıncı Oturumunu açıyorum.

524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, İzmir Milletvekili Hülya Güven ve 31 Milletvekilinin; Sosyal Hizmetler Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten ve Rize Milletvekili Hasan Karal ile 6 Milletvekilinin; Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ve Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ile 4 Milletvekilinin; Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ve 15 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/796, 2/1160, 2/1183, 2/1608, 2/1927, 2/1928, 2/1937) (S. Sayısı: 524) (Devam)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

64’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

65’inci maddede iki önerge vardır, sırasıyla okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 65. Maddesinin sonundaki "özel" ifadesinin yerine "tüm" ifadesinin eklenmesini arz ederiz.

      Ferit Mevlüt Aslanoğlu               Haydar Akar                     Ramazan Kerim Özkan

                  İstanbul                                Kocaeli                                      Burdur

               Hasan Ören                 Dilek Akagün Yılmaz                       Kamer Genç

                   Manisa                                  Uşak                                        Tunceli

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 65 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                  Ali Öz                             Mustafa Kalaycı                         Erkan Akçay

                  Mersin                                    Konya                                     Manisa

            Özcan Yeniçeri                      Seyfettin Yılmaz                     Yusuf Halaçoğlu

                  Ankara                                    Adana                                     Kayseri

                                    D.Ali Torlak                            Mehmet Günal         

                                        İstanbul                                      Antalya

MADDE 65- 5378 sayılı Kanuna 4 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 4/A maddesi eklenmiştir.

"Ayrımcılık

MADDE 4/A- Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır.

Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır.

Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasına ve engellilerin maddî ve manevî varlığını geliştirmeye yönelik ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak için alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez."

Ali Öz (Mersin) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI RECAİ BERBER (Manisa) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Torlak, buyurunuz. (MHP sıralarından alkışlar)

D. ALİ TORLAK (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 65’inci maddesiyle ilgili Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bilindiği üzere 1997 yılında Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı kurulmuştur. 2005 yılında çıkartılan 5378 sayılı özürlüler kanunu diye bilinen kanun ile kurumun yapısı güçlendirilmiş, yeni birimler oluşturulmuştur. İki yıl önce ise 633 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı lağvedilmiştir. Kurumun görevleri Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğüne devredilerek dar bir kapsama hapsedilmiştir. Bu uygulama, her alanda olduğu gibi engelliler hususunda da AKP Hükûmetinin çelişkilerini gözler önüne sermektedir. 5378 sayılı Kanun ile engelli vatandaşlarımıza sağlanan pek çok hak, yönetmelik ve genelgelerle geri alınmış veya kapsamı daraltılmıştır. Yasada yer alan pek çok husus uygulamaya geçememiştir. İlgili düzenlemeden önceki aksaklıkların giderilmesi bir yana, kanun yürürlüğe girdikten sonra da mevzuata uygun hareket edilmediğinden yeni problemler ortaya çıkmıştır. Örneğin, 5378 sayılı Yasa’nın kabulünden iki yıl sonra, İstanbul’da hizmete giren metrobüs güzergâhında gerekli düzenlemeler yapılmadığından pek çok istasyona engelli vatandaşlarımızın ulaşımı imkânsız olmuştur. Yine, ilgili kanunla tüm yaşam alanlarının ve ulaşım hizmetlerinin yedi yıl içinde engellilerin erişimine uygun hâle getirilmesi gerekirken 2012 yılında yapılan bir düzenlemeyle bu süreç üç yıl daha uzatılmıştır. 57’nci Hükûmet döneminde partimizin de yönetiminde olan ilgili Devlet Bakanlığımız, engellilerle ilgili çok önemli çalışmalara imza atmıştır ve Türkiye İstatistik Kurumu ülkemiz genelinde engellilik araştırması yapmıştır.

AKP Hükûmeti ise, güncel ve kapsamlı bir araştırma yapılmadığından, çoğu zaman o dönemki verilerle hareket etmektedir, hatta çoğu kez konuyla ilgili verilen soru önergelerimize 2002 yılı engelli araştırması verileriyle cevap verilmektedir.

Değerli milletvekilleri, 5378 sayılı Kanun’la Türk Ceza Kanunu’nun 122’nci maddesinde yapılan değişiklikle, engellilere yapılacak ayrımcılığın hapis cezasıyla cezalandırılacağı belirtilmesine rağmen, ayrımcılık her alanda sürmektedir.

Diğer bir husus, sağlık kurulu raporları meselesidir. Engelli vatandaşlarımızdan, yapacakları her resmî işlem için yeniden sağlık kurulu raporu istenmektedir, bu durum ise engellilerimizin hayatını daha da zorlaştırmaktadır.

En büyük sorun ise istihdam sorunudur. Ancak bu alandaki asıl mesele, hükûmet uygulamalarındaki tutarsızlıklardan kaynaklanmaktadır. Engellilerin çalışması ve işsizlikten korunması, uluslararası belgelerde ve başta Anayasa olmak üzere ulusal mevzuatımızda gereğince işlenmiştir. Bu yönde ortaya çıkacak hukuksal düzenleme ve yeni çalışmalar ihmal edilmemelidir. Dolayısıyla, engellilerimizin üretken çalışması, insanca ve onurlu bir yaşam sürdürebilmeleri, toplumla uyum ve bütünleşmesinde bir işe sahip olması büyük önem taşımaktadır, hatta bu da yetmez, istihdam gerçekleştikten sonra ortaya çıkan iş yaşamı ortamı da önemlidir.

Bu bağlamda, engellilerin çalışacağı ortamların, onların gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanıp yapılması çok önemlidir. Engellilerin çalışması yönünde toplumdaki önyargıları giderici çalışmalar ve engellilerin istihdamı konusunda kamu ve özel sektör sorumluluğu özellikle gözden geçirilmelidir.

Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak, engellilerimizin fiziki, hukuki, sosyal ve ekonomik her türlü engelini ortadan kaldırarak, Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin işaret ettiği gibi, “2023 Lider Ülke, Engelsiz Türkiye” hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürmekte olduğumuzu belirtiyorum.

Değerli dostlar, bir hassasiyetimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçenlerde, sosyal medyada, Sayın Başbakanın yönlendirmesiyle, eski Sayın Bakanımızın bir müteahhit grubuyla konuşması esnasında utanç duyduğum bir Rizelinin büyük Türk milletine küfür ettiğini görüyoruz. Ben kendisini buradan, bu kürsüden lanetliyorum, kınıyorum ve aynı şekilde bütün grupların, bütün Rizeli arkadaşlarımın da bunu yapmasını istiyor, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Torlak.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 65. Maddesinin sonundaki "özel" ifadesinin yerine "tüm" ifadesinin eklenmesini arz ederiz.

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (İstanbul) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI RECAİ BERBER (Manisa) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Genç, buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 524 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 65’inci maddesiyle ilgili olarak verdiğimiz önerge üzerinde söz aldım. Hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, bu maddenin başlığı “ayrımcılık” yani buradaki madde, engellilere ayrımcılık yapılamaz, engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılık yapılamaz. Buradaki “özel tedbirler” yerine “tüm tedbirler” diyoruz.

Tabii, engellilik her insanın başına gelebilecek bir olaydır. Onun için, devletin sosyal görevi gereği bütün engelli vatandaşlara onların yaşam biçimlerini kolaylaştıracak her türlü kolaylığın sağlanması lazım ama bu Hükûmetten bir şey beklenmez.

Bakın, ben burada bir soru sordum, tümü üzerinde. Buradaki bakan makamında oturan kimseye dedim ki: “Sizin o oturduğunuz binayı kimden kiraladınız?” Önce cevap vermedi. Bayraktar Holdingden kiralamışlar. Fatma Şahin’e sormuştum. Bina sahibi önce Sağlık Bakanlığına gidiyor, diyor ki: “Ben bu binayı size ayda 300 bin liraya kiraya vereyim.” Sağlık Bakanlığı diyor ki: “Hayır, ben bunu kabul etmiyorum.” Ama sonradan geliyor Fatma Şahin, bunu 1 trilyon 200 milyar liraya kiralıyor. Arkasında kim var? Tabii Abdullah Gül var. Aslında bu binanın olduğu yer Atatürk Orman Çiftliği. Bunu nasıl bu Bayraktar Holding yaptı? Ne yaptığını biliyoruz. Biz zaten Abdullah Gül’ün bazı davranışlarını biliyoruz. Kendisi altı buçuk senedir Atatürk Köşkü’nde –hazır- oturması lazımken orada oturmuyor –herhâlde Atatürk’ün gölgesinden korkuyor- Hariciye Köşkü’nde oturuyor ve Hariciye Köşkü’nde de, Hariciye Bakanı için de ayda 60 bin liraya Kayserili birisinin belki 20 bin lira aylık kira etmeyecek binasını tutuyor. Tabii, bu da böyle. Şimdi, arkadaşlar, yani öyle keyfî işlemler yapılıyor ki!

Şimdi, bu bakanlık… Önce bir kanun hükmünde kararnameyle bütün bakanlığı feshetti, 81 tane il müdürünü açığa aldı. Araştırmacı kadrosunda bunların her biri 5 bin lira para alıyor arkadaşlar. Ama tam maaşla emekli şimdi bütün o şeyleri. 300’ün üzerinde şube müdürünü açığa aldılar, her biri 3.500-4.000 lira maaş alıyor fakat hepsi dışarıda, boş geziyor. Genel müdürlerini açığa aldılar, genel müdür yardımcılarını açığa aldılar. Böyle bir devlet olur mu arkadaşlar?

Şimdi, neden yapıyorlar biliyor musunuz? Kendi yandaşlarını getiriyorlar, 1’inci derece kadroyu veriyorlar, onları ondan sonra o kadrolarda o mükteseple çalıştırıyorlar, devletin trilyonları gidiyor.

Şimdi, bu bakanlıkta mesela 50’nci Yıl Yetiştirme Yurdu var. Orayı kapattılar. 50’nci Yıl Yetiştirme Yurdunu kapatıyorlar ama gidip Antalya otellerinde… Aşağı yukarı ayda bir 900 personeli oraya gönderiyorlar. Anlaştıkları birtakım seyahat acenteleri var, o acentelere muazzam paralar ödüyoruz. Burada kendisine söylüyoruz, cevap vermiyorlar.

Ayrıca, Keçiören’de Atatürk’ün hediye ettiği büyük bir arsa vardı, bu arsayı getirdiler TOKİ’ye verdiler. TOKİ Saray’da bunlara küçük binalar yaptı, o trilyonluk arsaları getirdiler, peşkeş çektiler.

Şimdi, değerli arkadaşlar, ben bu iktidar zamanındaki kadar devlet malını peşkeş çeken bir iktidar görmedim.

Ya şimdi, sevgili milletvekilleri, bakın, şimdi, ATV ve Sabah gazetesinde… Suçüstü yakalanmış Tayyip Bey, ses bantları var. Binali Yıldırım’a diyor ki: “Git, şu, şu, şu müteahhitlerden şu kadar para al.” E, yanlışsa gidelim, araştıralım yani hakikaten 630 milyon dolar alınmış mı, alınmamış mı?

CELAL ADAN (İstanbul) – Alındı, alındı, merak etme.

KAMER GENÇ (Devamla) – Bakın, bu, ATV ve Sabah gazetesinin alınmasını ben biliyorum. Eskiden bu Çalık’a alınırken, arkadaşlar, Halk Bankasından 375 milyon dolar verildi, Vakıflar Bankasından 375 milyon dolar verildi, teminatı alınmadı. Bunun 350 milyon doları da Katar’dan geldi. Ben burada, kürsüde, çıktım, dedim: “Ya, bu Hükûmet, arkadaşlar, bir bakıyorsun Başbakan, ondan sonra bakanlar ikide bir Katar’a gidiyor. Yahu, bu Katar’da ne var?” Sonra çıkageldi Katar’dan 350 milyon dolar, bu ATV ve şey için geldi; bu 350 milyon Katar’ın parası değil, Türkiye’den oraya bavulla taşınıp gönderilen paralar. Bunları ben söyledim arkadaşlar burada. Şimdi, bu kadar yolsuzluğu çıkmış…

Ya, arkadaşlar, biz neyi uyguluyoruz, ne kanun çıkarıyoruz? Şimdi, hâkim yargılama görevini yapmıyor, savcı suçluyu getirip ifadesini alamıyor, polis suçluyu yakalayıp getirmiyor. Devlet tevessuh etmiş, devlet diye bir şey yok ve siz, yahu, nasıl kabul ediyorsunuz? Arkadaşlar, başka bir zaman olsa bunun günahı altından, bunun vebali altından kalkamazsınız. Nasıl oluyor da yani bu kadar yolsuzluk yapılıyor ve hâlâ siz burada tutuyorsunuz, savunuyorsunuz? Ya, Halk Bankasında…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Devamla) – Neyse, ikinci şeyde de ben konuşacağım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 66’da üç önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alacağım:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 66. Maddesinde yer alan "özel bir yaşama" ifadesinin "özel hiçbir yaşama" olarak değiştirilmesini arz ederiz.

    Ferit Mevlüt Aslanoğlu                  Haydar Akar                    Ramazan Kerim Özkan

                İstanbul                                  Kocaeli                                     Burdur

             Hasan Ören                    Dilek Akagün Yılmaz                     Kamer Genç

                 Manisa                                     Uşak                                       Tunceli

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 66'ıncı maddesinin 4/B de “Engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir.” ibaresinden sonra gelmek üzere "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve ona bağlı birimler tarafından önlenir.” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

            İdris Baluken                        Pervin Buldan                           Hasip Kaplan

                 Bingöl                                     Iğdır                                        Şırnak

               Erol Dora                    Abdullah Levent Tüzel                        Altan Tan

                 Mardin                                  İstanbul                                   Diyarbakır

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 66 ncı maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

          Mustafa Kalaycı                       Erkan Akçay                          Yusuf Halaçoğlu

                 Konya                                   Manisa                                     Kayseri

           Özcan Yeniçeri                     Seyfettin Yılmaz                        Mehmet Günal

                 Ankara                                   Adana                                      Antalya

                                                           Reşat Doğru

                                                                 Tokat

MADDE 66- 5378 sayılı Kanuna 4/A maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 4/B maddesi eklenmiştir.

"Topluma dâhil olma

MADDE 4/B- Engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir. Engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda bağımsız olarak toplum içinde yaşamaları esas olup, özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar.

Engellilerin günlük hayatını kolaylaştıran ve sağlık kurulu raporuyla onlar için zorunlu olan her türlü ortez/protez ve diğer iyileştirici araç ve gereçler herhangi bir kısıtlama getirilmeksizin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.

Engellilerin topluma dâhil olmaları ve toplum içinde yaşamaları amacıyla bireysel destek hizmetleri de dâhil olmak üzere ihtiyaç duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimleri sağlanır."

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI RECAİ BERBER (Manisa) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Doğru, buyurunuz. (MHP sıralarından alkışlar)

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 66’ncı maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Önergemizde, engellilerin günlük hayatını kolaylaştıran ve sağlık kurulu raporuyla onlar için zorunlu olan her türlü ortez, protez ve diğer iyileştirici araç ve gereçlerin herhangi bir sınırlama getirilmeksizin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması amaçlanmıştır; umarım kabul edilecektir.

Saygıdeğer milletvekilleri, 4 Şubat dünyada Kanser Günü olarak kabul edilmiştir. Kanser Günü olarak kabul edilmesindeki amaç, kansere karşı alınması gereken önlemler, kanserle ilgili çalışmaların yapılmasıyla ilgilidir. Burası çok önemlidir yani bu 4 Şubat  tarihinin de alınmış olmasının da ben manalı olduğunu düşünüyorum çünkü önümüzdeki zaman diliminde şayet kansere karşı önlemler alınmazsa 2030 yılında dünyada 22 milyon yeni kanserli insan, kansere bulaşmış olan insan ortaya çıkmış olacaktır. Tabii kanser, dünyada kalp ve damar hastalıklarından sonra 2’nci sırayı almaktadır ölüm sebebi olarak. Şurası gerçektir ki: Türkiye’mizde de yaklaşık olarak yılda 162 bin kişi kansere yakalanmaktadır. Bunlardan erkeklerin yüzde 28’i akciğer kanserlerinden yine kadınların da yüzde 24’ü meme kanserlerinden hayatını kaybetmektedir. Buradan şunu söylemek isterim ki: Kansere karşı alınması gereken tedbirlerde özellikle Sağlık Bakanlığına çok önemli görevler düşmüş olmasına rağmen, maalesef bu tedbirlerin tam olarak alınmamış olduğunu, yine Tarım Bakanlığına düşen görevlerin de tam alınmamış olduğunu görüyoruz.

Bakınız, şöyle ki: Özellikle sigaraya karşı yapılan mücadele takdire şayandır, ona herhangi bir şey söylemek mümkün değildir ama özellikle madde bağımlılığıyla ilgili çok yoğun bir şekilde ülkemizde kullanım oranlarının her geçen gün artmakta olduğunu görüyoruz. Ayrıca, bunların yanında şehirlerimizin birçoğunda hâlâ asbestli borulardan insanlar su içiyorlar ve siyanürlü suyun kullanıldığını ve hatta tüketilmiş olduğunu da görüyoruz.

Ayrıca, bunların yanında özellikle çeşitli gıdalar bilhassa “nişasta bazlı şeker” dediğimiz suni şekerlerin kullanımı maalesef her geçen gün artmaktadır. Yani dünyanın birçok ülkesinde yüzde 1 oranlarına, yüzde 2 oranlarına kadar düşürülen nişasta bazlı şekerin ülkemizde oranının yüzde 15’ler olması da koruyucu hekimlik babından kansere karşı alınan önlemlerde gerekli tedbirin alınmamış olduğunu göstermektedir. Bunun yanında özellikle işte, uzun ömürlü gıdalar, katkı maddeli gıdalar da şu anda yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Bakınız, bununla ilgili Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığının çok ciddi çalışmalar yapması, bayatlamayan bir ekmeğin veya bayatlamayan bir yoğurdun insan vücudunda ne yaptığının ortaya konulması gerekmektedir. Ancak, enteresandır bununla ilgili çok ciddi çalışmalar yapılmış olduğunu görmüyoruz ama her geçen gün maalesef kullanım oranlarının artmış olduğunu görüyoruz. Hatta bunlardan özellikle çocuklarımızın kullandığı, bebeklerin kullanmış olduğu mamalarda hatta bisküvilerde de nişasta bazlı şeker kullanılmış olduğu göz önüne alınırsa demek ki toplum, ne kadar ağır bir riskle karşı karşıya olduğunu görebilir. Yani her geçen gün maalesef ülkemizde ve dünyada kanser vakaları artmaktadır ama bununla ilgili koruyucu hekimliğin de artık herhâlde çok ciddi manada, tedbirler noktasında ele alınması gerektiği de göz önüne alınması gerekir.

Saygıdeğer milletvekilleri, engellilerle ilgili tabii, çok önemli bir kanun çıkartıyoruz. Engellilere çıkartılması gereken kanunun yani bunun hepsinin bir siyaset malzemesi olarak yapılmaması gerekmektedir, hepimizin desteklemesi ve ülkemizdeki engellilerin sorunlarının bir bir çözülmesi gerekmektedir.

Bakınız, şu anda bütün nüfusun yüzde 12’sini engelliler oluşturmaktadır yani her geçen gün yeni yeni engellilerin de bu nüfusun üzerine katılarak büyümekte olduğunu da biz görüyoruz. Özellikle trafik kazaları, işte biraz önce söylemiş olduğumuz akciğer hastalıklarıdır, kanser vakalarıdır veya diğer birtakım hadiseler neticesinde, sadece doğumun dışında yani doğumdan engellilerin dışında daha sonraki oluşan engellilerle de maalesef karşı karşıyayız. İşte, böyle bir ortamda onlara her türlü kanunun çıkartılmasını biz sağlamalıyız. İnsanlar ailelerinde, evlerinde, çevrelerinde engelli birisi yoksa tam olarak anlayamıyor ama engelli birisinin olması da veyahut da engelli insanlara ne kadar destek olunması gerektiğini de hep beraber kabul etmek ve onlara çok çeşitli imkânları ortaya koymak mecburiyetindeyiz.

Tabii, çıkartılan kanunlar çok güzel olabilir ama en önemlisi uygulamadır. Uygulama ancak güzel olduğu zaman, işte o zaman kanunu çıkarmanın manası ortaya çıkar diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Doğru.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 66. Maddesinde yer alan "özel bir yaşama" ifadesinin "özel hiçbir yaşama" olarak değiştirilmesini arz ederiz.

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (İstanbul) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ MEHMET MUŞ (İstanbul) - Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Genç, buyurunuz.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

524 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 66’ncı maddesinde verdiğimiz bir önergeyle ilgili söz aldım. Hepinize saygılar sunuyorum.

Burada, topluma dâhil olan engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir ve hiçbir surette bunlar ayrı bir yaşam tarzına zorlanamaz; önergemizin mahiyeti bu. Biraz önce de konuştuğum gibi, tabii ki engellilik herkesin başına gelecek bir olaydır. Devletin birinci görevi, sosyal devletin birinci görevi, evvela insanların, hangi nitelikte olursa olsun, sağlıklı bir yaşam koşulları altında yaşamasını sağlamaktır.

Ancak, işte, dediğim gibi, bu Bakanlık, maalesef Fatma Şahin gidiyor, ayda 900 milyar lira fazlaya bir bina tutuyor, devlet her ay 900 milyar lira fazla kira veriyor Fatma Hanım’ın sırf Abdullah Bey’i memnun etmek için, hemşehrisinin binasını tuttuğu için. Bu, tabii devletin malı. Şimdi, herhâlde Gaziantepliler de bunun hesabını sorarlar yani.

Ayrıca da burada sordum. Arkadaşlar, bunların elinde çok güzel tesisler var. Bunları kapatıyorlar, kendilerinin seyahat acenteleri var, her ay 900 bin kişiyi Antalya’ya getiriyorlar, özel o turlarda kurs gördürüyorlar ama çok büyük para harcıyorlar.

Şimdi, arkadaşlar, bakın, ben anlamıyorum. Ben otuz üç seneye yakındır bu Parlamentonun içindeyim. İlk defa bu sene yani bu dönem kadar huzursuz olduğum bir dönem yok. Eskiden bu iktidar partisinde oturan milletvekilleriyle bir dostluğumuz vardı, arkadaşlığımız vardı ama öyle bir şey yaptınız ki devleti feshettiniz, devlet diye bir kurumu bırakmadınız, mahkeme diye bir şey kalmadı, savcı diye bir şey kalmadı. Yani, bugün İstanbul Emniyet Müdürlüğüne getirdiğiniz adam savcıyı dinlemiyor, Tayyip Erdoğan’ın oğlu şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırılıyor, Tayyip Erdoğan o mahkemeye çağrıldığı gün oğlunu alıyor, gidiyor, geziyor, “Sıkıysa gelin, alın.” diyor. Böyle bir şey olmaz arkadaşlar.

Şimdi, bunlarla ilgili o kadar ciddi iddia var ki. Bu Zorlu Holding biliyorsunuz devletin bir arazisini aldı. 86 bin metrekare kaçak inşaat var, “tape”lere düşmüş. 86 bin metrekarelik inşaat Tayyip Bey’in -ben bilmiyorum, araştıralım diyorum- araya girmesiyle 2 tane büyük dükkân Bilal Erdoğan’a verilmiş diyorlar, bu 86 bin metrekaresi affedilmiş.

İHSAN ŞENER (Ordu) - Yazık ya, yazık! Yazık ya, yazık!

KAMER GENÇ (Devamla) – Yazıksa, bak, size yazık. Ya, araştıralım.

İHSAN ŞENER (Ordu) - Yazık, yazık ya! Koskoca adamsın be!

KAMER GENÇ (Devamla) – Yazıksa araştıralım, araştıralım.

BAŞKAN - Sayın Genç, Genel Kurula hitap edin lütfen.

KAMER GENÇ (Devamla) – Ya, beyler yani ben diyorum ki: Bakın, alnı temiz olan bir iktidar çıkar, tarafsız mahkeme karşısında ifade verir. Şimdi, siz, hâkimi görevden alacaksınız, savcıyı görevden alacaksınız, araştırma yapan, suçluları tespit eden, soruşturma yapan polisleri görevden alacaksınız, ondan sonra diyeceksiniz ki: “Arkadaş, bundan sonra, sen, herhangi bir soruşturma yapmak için gelip de validen izin alacaksın.” Peki, vali nasıl… Şimdi, Tayyip Erdoğan’ın oğlu ifadeye çağrılıyor. Diyorlar ki: “Bize böyle bir celp gelmedi.” 2/1/2014 günü savcılığa gelmesi için celp var arkadaşlar. Niye gitmedi peki şimdiye kadar? Şimdi, savcıları değiştiriyorsunuz, mahkemeyi ortadan kaldırıyorsunuz, ondan sonra kendi yargılanmanızı kendiniz yapıyorsunuz. Bakın, siz, Türkiye’yi kandırabilirsiniz, ama ya Avrupa’ya gittiğiniz zaman derler ki: “Sen, kimi kandırıyorsun ya, sen kimi kandırıyorsun arkadaş.” Sen yolsuzluğunu örtbas etmek için mahkemeyi kaldırıyorsun, hâkimi kaldırıyorsun, savcıyı kaldırıyorsun, geliyorsun diyorsun ki: “Bana komplo kuruldu.” Yahu, sana niye komplo kurulsun kardeşim. Sen, gidip de 630 milyon doları senin devletten iş verdiğin kişilerden aldın da niye komplo olsun?

Arkadaşlar, o paralel yapı da bahane. Yahu, siz, yıllarca bu Fethullahçıların elini ayağını öpüyordunuz. “Hoca” diyordunuz, yerlere kadar gidiyordunuz. Bülent Arınç, ta Amerikalara gidiyordu, elini öpüyordu bunun. Şimdi “Paralel yapı var.” diye, bu bahane altında Türkiye’de diktatör bir rejim kurmak için, yargıyı yok etmek için bunu bahane ediyorsunuz. Yoksa paralel yapı mapı diye bir şey yok, bunlar bahane, bunlar gerçekten bahane.

Onun için, bakın, yazık ediyorsunuz bu devlete, hem bize ediyorsunuz hem size ediyorsunuz. Gelin, şu soruşturmaları yapalım, bu fezlekeleri getirelim. Ya eğer, hakikaten temizseniz önce ben çıkar buradan özür dilerim ama temiz değilseniz kirli, hırsız, yolsuz olan kişiler de bu devletin başında bulunmasın arkadaşlar, yazık bu millete yahu, yazık bu devletin katrilyonlarına ya. Böyle bir şey olmaz.

ENGİN ALTAY (Sinop) – Kamer Bey, burası değil, burada temiz arkadaşlar çok, Hükûmet sıraları…

KAMER GENÇ (Devamla) – “Hırsız var.” diyorlardı ama nereye gitti hırsız bilmiyorum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler, CHP sıralarından alkışlar)

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Söz istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Söz vereceğim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Buyurunuz Sayın Aydın. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

9.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 66’ncı maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşması sırasında Adalet ve Kalkınma Partisine ve AK PARTİ Grup Başkanına sataşması nedeniyle konuşması

AHMET AYDIN (Adıyaman)  – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Tabii, “Kişi kendisinin aynasıdır.” derler. Burada ilgili arkadaş, her seferinde sanki karşısına bir ayna koymuşlar, aynadan bakarak konuşmaya devam ediyor.

Şimdi, değerli arkadaşlar, şu Meclis tutanaklarını lütfen bir açın bakın, şu ilgili arkadaşın konuşmalarına bakın. Bütün konuşmaları hakaret dolu ve aynı konuşmalar. Hiç bıkmadın mı, usanmadın mı; yazık, günah nedir bilmiyor musun, hiç mi vicdanın yok, hiç mi yok?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sen biliyor musun günahı?

AHMET AYDIN (Devamla) – Hiç mi doğru söylemek gibi bir derdin yok senin? Bu kadar yalanı, bu kadar hakareti, bu kadar küfrü, bu kadar ithamı nasıl bir arada yaparsın şaştım doğrusu, şaştım!

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Biz de bu kadar yolsuzluk nasıl oluyor hayret ediyoruz.

AHMET AYDIN (Devamla) – Allah ıslah etsin diyorum.

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Bu kadar yolsuzluk nasıl oluyor, biz de ona hayret ediyoruz yani.

AHMET AYDIN (Devamla) – Bizim abdestimizden de şüphemiz yok, namazımızdan da şüphemiz yok.

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Hepsini örtbas etmeye çalışıyorsunuz. Bir de söyleyenlere kabahat buluyorsunuz ya.

AHMET AYDIN (Devamla) – Biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz.

Değerli arkadaşlar, bakın, bu son olaylarla ilgili her seferinde olup olmadığı belli olmayan…

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Belli, ortada be kardeşim, zulalar, paralar var. Ayıp ya! Bir de “olup olmadığı belli olmayan” diyorsunuz ya.

AHMET AYDIN (Devamla) – …birtakım iddialar üzerinde kalkıp bütün bir grubu suçlamanız, bütün bir grubu töhmet altında bırakmanız bu, ne ahlakla bağdaşır, ne hukukla bağdaşır.

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Bakanın oğlunun yatak odasına biz mi koyduk?

AHMET AYDIN (Devamla) – Masumiyet ilkesinin içine ettiniz. Soruşturmanın gizliliği diye bir şey bırakmadınız. Asıl suç o “tape”leri getirip burada okumanızdır sizin.

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Ya, o da suç! Hırsızlık suç değil, onu okumak suç!

AHMET AYDIN (Devamla) – Bu, soruşturmanın gizliliği ihlalidir.

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Örtbas ettiniz, örtbas.

AHMET AYDIN (Devamla) – Eğer bir suç işleniyorsa, eğer “İddialar üzerinde suçlu var.” derseniz sizlerle ilgili birtakım iddialar dile getirildiğinde hepiniz suçlu olduğunuzu kabul eder misiniz?

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Sen bunları örtbas edemezsin.

AHMET AYDIN (Devamla) – Kamer Genç’le ilgili bir sürü iddia var, malvarlığından tutun da şununla, bununla ilgili birtakım şeyler var. Bunların hepsini ben kalkıp burada mahkeme gibi…

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Yargının infazını yaptınız, Deniz Feneri’ni örtbas ettiniz.

AHMET AYDIN (Devamla) – Yargısız infaz yapsam mahkeme olmadan buradan kalkıp sizi suçlasam, sizi burada kesin mahkûmiyetle suçlasam doğru olur mu?

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Deniz Feneri davası ne oldu?

BAŞKAN – Sayın Acar, lütfen…

AHMET AYDIN (Devamla) – Değerli arkadaşlar, Sayın Başbakanımızın oğlu…

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Deniz Feneri davasını örtbas ettiniz.

BAŞKAN – Sayın Acar, lütfen…

AHMET AYDIN (Devamla) – Ne yakalama kararı, ne gözaltı kararı, ne tutuklama kararı vardı. İfadeye davet varmış, o da tebliğ edilmedi. Kendisi de bizatihi açıkladı: “Adresim bellidir, ifadeye çağırılırsam tebliğ edilirse ben ifade vermeye de hazırım.” diyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET AYDIN (Devamla) – Dolayısıyla verilmeyecek hiçbir hesabımız yok.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

AHMET AYDIN (Devamla) – Sayın Başbakanımız da “Evladım da olsa kim olursa olsun bu işin sonuna kadar gideceğiz." dedi. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Aydın.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, “Yalan söyledi.” dedi, “Hep burada kendisi aynaya baktı…”

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Doğru mu söyledin? Sabahtan beri yalan söyledin. İspat et! Ayıp ya!

KAMER GENÇ (Tunceli) – “Hakkında çok iddialar var.” dedi.

SALİH KOCA (Eskişehir) – Doğru bir tane cümlen yok.

BAŞKAN – Şimdi, Sayın Genç, vereceğim söz ama çok rica ediyorum sizden yani bu…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Tabii, tabii, hayhay, efendim, ben size saygı duyuyorum…

BAŞKAN – Hayır, birbiri ardı sıra… Bu işin yürüme hâli hiç hoş bir şey değil.

Buyurun. 

10.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

KAMER GENÇ (Tunceli) – Evet, çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Aslında istiyorum ki, keşke, böyle tarafsız birkaç insan getirelim, yahu, diyelim ki: “Arkadaşlar, Allah rızası için, şu olaylar karşısında ne diyeceksiniz yahu, şu olaylar karşısında?”

Bakın, arkadaşlar, biz, geçen gün Halk Bankasının hesaplarını alt komisyon olarak inceledik. 575 milyon dolar, bakın bir kişiye 575 milyon dolar kredi verilmiş ve bundan alınan teminatların bir kısmı hazine arazisi. Ben, hatta, orada da söyledim, dedim ki: “Yahu, demek ki bu kutudaki dolarların nereden geldiği belli.”

Arkadaşlar, 1 katrilyon 900 trilyon lira bu genel müdür zamanında verilen ve 1 milyon liranın üzerinde olan tahsili mümkün olmayan alacak var. Bunların 1 katrilyon 600 trilyon lirası değersiz alacak hâline gelmiş. Şimdi, esnafa verilen KOBİ kredilerinin tamamı tahsil edilmiş, orada batan kredi yok. Ama şimdi, bir kişiye siz 575 milyon dolar verip de batırırsanız, yüzde 20 alsanız, işte ne eder, aşağı yukarı belli miktar.

İHSAN ŞENER (Ordu) – O nasıl laflar öyle?

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Ya doğruları konuş, bazen de doğruları konuş.

KAMER GENÇ (Devamla) – Şimdi, bakın, arkadaşlar, ben bu kürsüye geldiğim zaman, Allah yukarıda şahittir ki daima doğruları söylüyorum.

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Günahtır, yazıktır; hiç doğru bilmez misin?

KAMER GENÇ (Devamla) – Eğer şey ediyorsanız yani hepimiz de şerefimizle, namusumuzla hareket edelim, 3 tane bilirkişi tayin edelim, benim de malımı, Tayyip Erdoğan’ın da, oğlunun da… O, oğlunun, Vakıflar Bankasına yatırılan 100 milyon dolar nereden gelmiş yahu? Nereden gelmiş o para, kim yatırmış? Bu Tayyip’in oğlunun vakfına kimler, ne bağışta bulunmuş?

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Oğluna öyle bir para yok.

KAMER GENÇ (Devamla) – Bu Fatih Belediye Başkanı niye sit alanı içinde olan hazine arazisi üzerine büyük bir yurt yapmış da Tayyip’in oğluna bedava vermiş, o da bir yurt binasından senede 14.500 lira para alıyor?

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Yok öyle bir şey.

KAMER GENÇ (Devamla) – Ya, bunları araştıralım, eğer bir şey yoksa ben sizi tebrik ederim, gelir sizden özür dilerim.  Ama yolsuzluk bu kadar ayyuka çıkmışsa bunu nasıl izah edeceksiniz? (CHP sıralarından alkışlar)

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – Ya, arızalı saat bile günde 2 defa doğruyu gösterir. Sen günde 1 defa doğruyu söyle, günde 1 defa.

BAŞKAN – Teşekkür ederim. 

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Aydın.

11.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında Adalet ve Kalkınma Partisine ve AK PARTİ Grup Başkanına sataşması nedeniyle konuşması

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Evet, hakikaten arızalı saat bile günde 2 defa doğruyu gösterir ama sen ömründe 1 defa doğru konuşmayı beceremedin.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ya Ahmet bu kadar yolsuzlukları savunmak için çok büyük cesaret sahibi olmak lazım.

AHMET AYDIN (Devamla) – Yazıktır be yazık, vallahi yazık! Yani, başka bir şey demiyorum. Seni muhatap bile almak istemiyorum ama bu kadar hakaret… Diyorsun ki: “Savcıyı kaldırdınız, hâkimi kaldırdınız.” Asıl, savcıyı kaldıran, asıl hâkimi kaldıran sensin. Mahkemelere de gerek yok, burada herkesi mahkûm ettin.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ya ne dedim?

AHMET AYDIN (Devamla) – Herkesi mahkûm eden sensin ya, el insaf be! Yani, yargıyı da, hâkimi de, savcıyı da herkesi kaldıran sensin. Hem iddia sahibisin hem hâkimsin, mahkemesin, yargılama yapıyorsun, hükmü de tesis ediyorsun. Tamam, o zaman mahkemeleri burada kaldıran kim? Eğer bu söylediklerini ispat etmezsen sen müfterisin, namertsin. İspat edemezsin, bak bu kadar diyorum ben sana.

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Ya, 100 milyon dolar para var diyor be kardeşim. 100 milyon dolar para nereden geldi, soruyor adam sana, cevap ver.

AHMET AYDIN (Devamla) –  Her bir iddiayı ispat etmek zorundasın, her müddei iddiasını ispata mecburdur. Ya iddiada bulunmayacaksın ya da iddiada bulunduğunu mahkeme kararıyla ispatlamak zorundasın. Elinde varsa, bilgi, belge mahkemeye gitmeyen de namerttir. Sonuna kadar git, takip et, beraber takip edelim. Eğer varsa birinin yolsuzluğu da sonuna kadar gidelim…

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Nereye gidelim? Hep böyle söylüyorsunuz, örtbas ediyorsunuz.

AHMET AYDIN (Devamla) – …ama yoksa da gelip bütün bu gruptan, bütün bu milletten, Başbakanımızdan, Cumhurbaşkanımızdan özür dilemen lazım.

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Böyle söyleyip örtbas ediyorsunuz.

AHMET AYDIN (Devamla) – Ayıptır be! Her seferinde her konuşmada Cumhurbaşkanından başlıyorsun, milletvekilinden çıkıyorsun be. Yazıktır ya!

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Neye yazık? Örtbas ediyorsunuz. Size yazık.

AHMET AYDIN (Devamla) – Bu ülkenin temsilini sağlayan bir Cumhurbaşkanı devletin başıdır, Başbakan Hükûmetin başıdır, bu milletvekilleri milletin iradesiyle buradadır. Bu kadar hakaret etmeye hiçbirinizin hakkı yok, senin hiç hakkın yok.

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Millî irade yolsuzluk örtbas etmek için mi var?

AHMET AYDIN (Devamla) - Millî iradeye saygılı ol önce ve ne olursun eğer elinde birtakım bilgiler ve belgelerin varsa mutlak surette yargıya git, yargıda da ispat etmeye çalış.

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Millî irade “yolsuzluk yap” mı diyor?

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Ya, yargıyı bırakmıyorsunuz ki çalışsın.

AHMET AYDIN (Devamla) - İspat edebilirsen seninle bile beraber olurum, eğer ispat edersen ama ispat edemezsen de müfterisin diyorum.(CHP sıralarından gürültüler)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) – Fezlekeler yok, fezlekeleri getirin. Yargı mı kaldı ortada “yargı” diyorsunuz.

AHMET AYDIN (Devamla) - Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 21.47


YEDİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 21.58

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: İsmail KAŞDEMİR (Çanakkale), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 56’ncı Birleşiminin Yedinci Oturumunu açıyorum.

524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, İzmir Milletvekili Hülya Güven ve 31 Milletvekilinin; Sosyal Hizmetler Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten ve Rize Milletvekili Hasan Karal ile 6 Milletvekilinin; Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ve Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ile 4 Milletvekilinin; Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ve 15 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/796, 2/1160, 2/1183, 2/1608, 2/1927, 2/1928, 2/1937) (S. Sayısı: 524) (Devam)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

66’ncı madde üzerindeki son önergeyi okutuyorum:

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, bana sataşmadan söz vermeyecek misiniz?

BAŞKAN – Ara verdik. Siz benden daha iyi biliyorsunuz, yeteri kadar hâlleşildi.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ama olmadı, haksızlık oldu.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı kanun tasarısının 66'ıncı maddesinin 4/B de “Engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir.” ibaresinden sonra gelmek üzere "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve ona bağlı birimler tarafından önlenir.” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

İdris Baluken (Bingöl) ve arkadaşları”

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?