DÖNEM: 24                              CİLT: 56                   YASAMA YILI: 3

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

137’nci Birleşim

11 Temmuz 2013 Perşembe

 

 

 

 

 

(TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

 

   I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

  II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- YOKLAMALAR

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Malatya Milletvekili Öznur Çalık’ın, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Bursa Milletvekili İlhan Demiröz’ün, Bursa’da tarımın ve çiftçilerin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy’un, Srebrenitsa katliamının 18’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

V.- AÇIKLAMALAR

 

1.- İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır’ın, Srebrenitsa katliamının 18’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması

2.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, MHP Grubu olarak, Srebrenitsa katliamının 18’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması

3.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, CHP Grubu olarak, Srebrenitsa katliamının 18’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması

4.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, bir AKP milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapan kadın gazetecilere sarf ettiği sözleri kınadığına ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in bu konuda görüşlerini bildirmesini beklediğine ilişkin açıklaması

5.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapan kadın gazetecilere yönelik sözleri nedeniyle AKP’li milletvekilini kınadığına, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’den ve AKP grup başkan vekillerinden bu konuda bir açıklama yapmalarını beklediğine ilişkin açıklaması

6.- Tokat Milletvekili Zeyid Aslan’ın, günlük bir gazetede kendisiyle ilgili çıkan habere, gazetecilerle bir sohbet esnasında söylediği sözlerin kadınlıkla, kadın gazetecilikle alakası olmadığına ve kadın gazetecilere hakaretten bahsedenlerin polislerin anasına küfreden arkadaşları için bir cümle etmediğine ilişkin açıklaması

7.- İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır’ın, Tokat Milletvekili Zeyid Aslan’ın kadın gazetecilere yönelik kullandığı sözlerin kabul edilemez olduğuna, şahsı ve AK PARTİ’li kadın milletvekilleri adına bu ifadeleri reddettiğine ilişkin açıklaması

8.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, MHP Grubu olarak bir milletvekilinin kadın gazetecilere yönelik sözlerini kınadığına ilişkin açıklaması

9.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında gazetecilere yapılanları kınadığına, adı geçen milletvekilinin sözlerinin arkasında duran bir anlayışla Genel Kurulda konuşma yapmış olmasını üzüntü verici bulduğuna ve bu konuda Başkanlık makamının üzerine düşeni yapmadığına ilişkin açıklaması

10.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, AK PARTİ’li milletvekilinin kadın gazetecilere söylediği sözleri doğru bulmadığına, bu milletvekilinin özür dilemek için yaptığı konuşmasını muhalefet partisindeki milletvekillerinin kesmeye çalıştığına ve herkesin hangi noktada hatası varsa üstüne gidilip kınanması gerektiğine ilişkin açıklaması

11.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Genel Kurul salonunun güvenliğini, sükûneti ve uyumu sağlamakla görevli olan Adalet ve Kalkınma Partisine mensup İdare Amirinin oturduğu yerden kürsüye laf atmasını, taciz etmesini kınadığına ilişkin açıklaması

12.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, evde bakım yardımı alan engellilerle ilgili yeni bir düzenleme yapılmasının düşünülüp düşünülmediğine ilişkin açıklaması

 

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Muş Milletvekili Demir Çelik ve 22 milletvekilinin, Türkiye’de basın özgürlüğünü kısıtlayan engellerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/714)

2.- Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu ve 22 milletvekilinin, Van Gölü’nün korunması ve turizme kazandırılması konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/715)

3.- Elâzığ Milletvekili Enver Erdem ve 19 milletvekilinin, Elâzığ ilindeki KOBİ’ler ile küçük esnaf ve sanatkârların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/716)

VII.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

 

1.- BDP Grubunun, Kars Milletvekili Mülkiye Birtane ve arkadaşları tarafından Bingöl Yayladere 2’nci Komando Tabur Komutanlığında zorunlu askerlik hizmeti yaparken 23/6/2013 tarihinde silahla vurulma sonucu hayatını kaybeden Adem Kalkan’ın ölümünün araştırılması amacıyla 8/7/2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 11 Temmuz 2013 Perşembe günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

2.- MHP Grubunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmında yer alan, (10/214) esas numaralı Mersin Milletvekili Mehmet Şandır ve 19 milletvekilinin işsizlik ve buna bağlı olarak gelişen iç göç sorununun; Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz ve 19 milletvekilinin 28/12/2012 tarih 7099 sayı ile Yozgat ilinin işsizlik sorununun; Kütahya Milletvekili Alim Işık ve 19 milletvekilinin 9/4/2013 tarih 11473 sayı ile üniversite mezunlarının yaşadıkları işsizlik sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergelerinin, Genel Kurulun 11 Temmuz 2013 Perşembe günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

3.- CHP Grubunun, Grup Başkan Vekili İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve arkadaşları tarafından 2/B taşınmazları için belirlenen satış bedelleri ile ilgili sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla 22/5/2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 11 Temmuz 2013 Perşembe günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu’nun BDP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşma sırasında Barış ve Demokrasi Partisine sataşması nedeniyle konuşması

2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Kars Milletvekili Yunus Kılıç’ın CHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşma sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

3.- Kars Milletvekili Yunus Kılıç’ın, Hakkâri Milletvekili Adil Zozani’nin CHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşma sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

4.- Hakkâri Milletvekili Adil Zozani’nin, Kars Milletvekili Yunus Kılıç’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşma sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

5.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Hakkâri Milletvekili Adil Zozani’nin CHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşma sırasında CHP Grubuna sataşması nedeniyle konuşması

6.- Hakkâri Milletvekili Adil Zozani’nin, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin sataşma nedeniyle yaptığı konuşma sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

7.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın yaptığı açıklama sırasında CHP Grubuna sataşması nedeniyle konuşması

 

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYON-LARDAN GELEN DİĞER İŞLER

 

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

 

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

2.- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporları (1/484) (S. Sayısı: 287)

3.- Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesel Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Komisyonu Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporları (1/498) (S. Sayısı: 173)

4.- Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) (S. Sayısı: 478)

 

5.- Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin; Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ile Milli Savunma Komisyonu Raporu (1/795, 2/64) (S. Sayısı: 479)

6.- Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/676) (S. Sayısı: 380)

 

X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin, TİKA tarafından;

Gine Bissau Belediyesi Tapu Kadastro Birimine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Taşkent Yenidoğan Enstitüsüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Filistin Emniyet Teşkilatına yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Filistin Polis Radyosu Kurulması Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Novi Travnik Sultan Fatih Kreşine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Arnavutluk Bektaşi Merkezine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Mezar-ı Şerif Vilayeti Yolamarab Özbekiye Mahallesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Arabayev Kırgız Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Aziz Kiril ve Metodiy Üniversitesi Türkoloji Bölümüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Lübnan Sayda Türk Travma ve Rehabilitasyon Hastanesi işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Aydamon, El-Kuaşra ve El-Biree Beldelerine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Lahor Badşahi Camiinde Bulunan Kutsal Emanetlerin Korunmasına yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Prizren'de Kültürel Mirasın Korunmasına Destek Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Reçane Metro Bajraktari İlköğretim Okuluna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Mali Yüksek İslam Enstitüsüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Filistinli engelli mültecilere yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Fildişi Mülteci Kampı Kouankan'a yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gagauz Özerk Bölgesi İdaresine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Karbinitsi Belediyesi Ocalı Köyüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Bosna-Hersek Federal Polis Akademisine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Morane Köyüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Sanski Most Şehrine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Belh Vilayeti Şortepe İlçesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Osmangiç Camiine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Etiyopya Dışişleri Bakanlığına yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Ayazdede Şenlikleri çevre düzenlemesi işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Tubas Türk-Filistin Dostluk Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Abadir Enstitüsüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Cevizcan Radyo Televizyonuna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Elita Derneği ile Medya ve İletişim Alanında İşbirliği Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Dakar İslam Enstitüsüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

FENA Haber Ajansına yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gazze Şeridi’ne ilaç temini işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Ziguinchor Rabiatü'l İslam Eğitim Merkezi Kompleksi Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gazze'deki hastanelere yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Bölgesi Klinik Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Refah Belediyesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Celalabad Bölgesi Klinik Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Beyt Hanun Belediyesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Filistinli engelli mültecilere yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Cebaliye'ye yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kosova Sinan Paşa Camiine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Beyt Hanun'a yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Demirkapı Belediyesi Çelevez Köyüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

El-Nasser Belediyesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Afganistan Vardak Meydan-ı Şehir Polis Eğitim Merkezine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Han Yunus'a yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Vekâlet ile Kurban Kesimi Organizasyonu kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gazze'deki su şebekelerinin rehabilitasyon işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Ummah Üniversitesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Nuseyrat Belediyesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gazze'ye su temini işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Deyr El-Balah'a yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gazze Pediatri Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Zeytun, Şuraffa, Surani Dağı ve Remal'a yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

El-Kuds Filistin Kültürünü Geliştirme Kurumuna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Batum Dil Merkezine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gazze Nuseyrat Belediyesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gazze İslam Üniversitesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Yılmazlı Köyüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kalendiye Mülteci Kampına yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gazze Şeridi kıyı belediyelerine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gazze Türk-Filistin Dostluk Hastanesi yapım işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gine Bissau Cumhurbaşkanlığı Konutuna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Filistin sivil toplum kuruluşlarına yönelik destek projeleri kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gine'ye yönelik bir sağlık tarama projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

El-Bireh'te okul inşası işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Han Yunus Kesimevi Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gine Conakry Dışişleri Bakanlığına yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Danilovgrad Sağlık Ocağına yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Varketili Yaşlılar Sosyal Merkezine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Bağdat El-Razi Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin

Plav Devlet Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kabil Üniversitesi Türkoloji Birimi Hizmet Binası inşaatı işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Rojaye 30 Eylül Lisesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Acara Hulo, Keda, Çakvı Polikliniklerine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Osmanagiç Cami tadilatı işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Arslan Baba Türbesi Müştemilatı yapım işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Podgoritsa Çocuk Hastalıkları Kliniğine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Üsküp Şehir Müzesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kırgız Ulusal Askeri Lisesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Konik Karakoluna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Aktilek Devlet Okulu inşaatı işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Hacı Hasan Camiine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Rojaye Butvoitsa Köyüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Plav Belediyesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kazakistan'da Araştırma ve Uygulama Serası Kurulması Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gilan Alaaddin Medresesi rehabilitasyon işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Sultan I. Murad Hüdavendigar Türbesi rehabilitasyon işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kademçay Semetey Kırgız-Türk Lisesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kökçar Köyüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Talas Bölgesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Talas Bölgesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Devlet Üniversitesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Şehrinde Hastane inşaatı işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Semengan Kız Meslek Lisesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Vardak Meydan-ı Şehir Tarım Meslek Lisesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Afganistan'daki bazı okulların inşaat ve tefrişat işleri kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kabil'de bir okul inşaatı işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Tahar Vilayetinde ana çocuk sağlığı hizmet binası yapım işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kabil'deki bazı okulların inşa işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Afganistan Atatürk Çocuk Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Afgan-Türk Dostluk Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Faryab Vilayeti Meymene Ebe Eğitim Merkezi yapım işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kabil Askeri Lisesi inşaatı işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

K.D. Uşınskıy Üniversitesi Türkoloji Bölümüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Sudan Cüneyne Göz Kliniği kurulması işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Dangara Nahiyesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Tacikistan'da kaynakçılık uygulama atölyesi kurulması işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Şam Süleymaniye Külliyesi restorasyonu işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Sudan'da su araştırmaları merkezi kurulması işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Sudan'daki bir laboratuar kurulması projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Gadarif El-Amiriyye'deki okullara yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Tacikistan'da turizm-otelcilik uygulama restoranı kurulması işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Duşanbe'de çocuk onkoloji merkezi kurulması işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Niyayla Yetimler Yurduna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

İmam-ı Azam Tacik İslam Enstitüsüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Canköy Vilayeti Zareçnoye Okuluna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Vizyon-M Derneğine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Ali Rıza Efendi Anı Evi yapım işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Stundeniçan Belediyesi Tsetova Köyüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Merhamet Derneği Kitap Dağıtımına Destek Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Bayan Ulgii Vilayeti 8. Kreşin tadilatı işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Khan-Uul Belediye Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Moğolistan Eğitim Değerlendirme Merkezine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Asociata Motivatie Din Moldova Derneğine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Orhun Müzesi Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Moğolistan Milli İstatistik Ofisine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Khuvsgul Vilayeti Chandmani Undur İlçesi Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Ulan Bator Ankara Caddesi Çevre Düzenlemesi Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Moğolistan Agrobiyoloji Fakültesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Sukhbaatar Belediye Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Pakistan'da inşa edilecek okul ve yurt binaları işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Lahor Çocuk Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Necaşi Türbesi restorasyon işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Nijer Su Kuyuları Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Pakistan'ın bazı eyaletlerine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Ulan Bator Mesleki Denetim Müdürlüğüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Nijer'e yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Nijer Biseg Derneğine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Songinokhairkhanlı işsiz kadınlara yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Jampur'da hastane ve lojman inşa işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Hayber Paktunkva Dera İsmail Han Şehrine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Hayber Paktunkva Eyaletine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Yürütülen Uluslararası Polis İşbirliği Projelerine ilişkin,

Sind Eyaletine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Muzaffergah ve Sıvabi Hastaneleri inşaatı işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Akmescit Prudovoye Köyüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Zareçnoye Müzik Okuluna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

TRT yayınlarının Azerbeycan'da Yayınlanması Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Çernobil Çocuklarına Donanım Alınması işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kırım Mühendislik ve Pedagoji Üniversitesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Urojaynoye Köyüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Akmescit Malenskoye Okuluna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarına Devlet faaliyetleri kapsamındaki çalışmalara ilişkin,

Bahçesaray Vilayetindeki bir okula yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Bahçesaray Vilayetindeki bir okula yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Üsküp Mustafa Paşa Camii Restorasyonu işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

İsmail Gaspıralı Müzesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Türk-Yemen Meslek Enstitüsüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Odesa Malinovka Köyüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Karasupazar'a yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Sıvabi, Dera İsmail Han ve Lakkı Mervat Su Kuyuları işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Pencap Eyaletinde Termik ve Hidroelektrik Santrali Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Pakistan'a su kuyusu yapım işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Prizren Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Koalack - Ascmarine Derneği Olgunlaşma Merkezine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kaolack Sağlık Taramasına İlaç ve Tıbbi Malzeme Temini işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Tattaguine'de doğum evi inşaatı işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Pikine Sosyal Pediatri Enstitüsüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Diacksao Belediyesi Eğitim Merkezine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

UCAD Mediko-Sosyal Merkezi inşaat ve tıbbi cihaz temini işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Senegal Kanserle Mücadele Derneğine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Casamance Engelliler Eğitim Merkezine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Türkmen-Özbek Sınırı Farap Sınır Kapısının Güçlendirilmesi Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Yeni Pazar Dositej Obradoviç İlköğretim Okuluna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Somali'de Temiz İçme Suyuna Erişim Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Sremcitsa Engelliler Yurduna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Belgrad Dr. Drapişa Mişoviç Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Yenipazar İki Köprü Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Arencelovats Devlet Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Senta Turzo Lajos İlköğretim Okuluna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Yeni Pazar Devlet Üniversitesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Sudan Ebe Eğitim Merkezine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

İbrahim Malik Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

2010-2013 yılları arasında Somali’de gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin,

Sudan Vau Eğitim Hastanesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Mogadişu Havalimanı rehabilitasyon işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Somali'de şehir içi yolların rehabilitasyonu işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Mogadişu'ya yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Petrovets Belediyesi Çiftlik Köyüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Mesazhi.com internet sitesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Azerbaycan'da gençlik merkezi kurulması işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Arnavutluk Elbasan Bölgesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Arnavutluk'taki sporculara yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Mostar Cemal Bijedic Üniversitesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Muhammed Fuzuli Elyazmaları Enstitüsüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Fuar, seminer ve kongre gibi organizasyonlara katılım için verilen desteklere ilişkin,

Mostar Makine-Trafik Lisesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Jablanica Ravna İlköğretim Okuluna yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Maglaj Kurşunlu Cami restorasyonu işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Almanah Dergi Basımına Destek Projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Ahıska Gazetesine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Arnavutluk Eğitim ve Bilim Bakanlığına yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Afrika Uydu TV Kanalına yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Arnavutluk'ta Fiziksel Engelliler Fizyoterapi Merkezi kurulması işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Arnavutluk İşkodra Sheh Shamia Lisesi Kız Bölümüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Arnavutluk İşkodra Sheh Shamia Lisesi Erkek Bölümüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Mezar-ı Şerif Afgan-Türk Dostluk Parkı işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

İşkodra Meslek Edindirme Müdürlüğüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Vardak Vilayeti Tarım Müdürlüğüne yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Pagman Tepesi'nin ağaçlandırılması işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Afganistan Hac ve Evkaf Bakanlığına yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Afganistan Mülteciler Bakanlığına yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Şipur Cami-Teymeni Caddesi-Nasvan Lisesi Yolu asfaltlandırma işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Cevizcan ve Sarıpul vilayetlerindeki kadınlara yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Afganistan hastanelerine yönelik bir destek projesi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Tahar Vilayeti Kökçe Nehri Köprüsünün inşa işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Kabil Mirvais Meydan-Kampanı Yolu ağaçlandırma işi kapsamında gerçekleştirilen harcamalara ilişkin,

Soruları ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı (7/24482), (7/24483), (7/24484), (7/24485), (7/24486), (7/24487), (7/24488), (7/24489), (7/24490), (7/24491), (7/24492), (7/24493), (7/24494), (7/24495), (7/24496), (7/24497), (7/24498), (7/24499), (7/24500), (7/24501), (7/24502), (7/24503), (7/24504), (7/24505), (7/24506), (7/24508),  (7/24509), (7/24510), (7/24511), (7/24512), (7/24513), (7/24514), (7/24515), (7/24516), (7/24517), (7/24518), (7/24519), (7/24520), (7/24521), (7/24522), (7/24523), (7/24524), (7/24525), (7/24526), (7/24527), (7/24528), (7/24529), (7/24530), (7/24531), (7/24532), (7/24533), (7/24534), (7/24535), (7/24536), (7/24537), (7/24538), (7/24539), (7/24540), (7/24541), (7/24542), (7/24543), (7/24544), (7/24545), (7/24546), (7/24547), (7/24548), (7/24549), (7/24550), (7/24551), (7/24552), (7/24553), (7/24554), (7/24555), (7/24557), (7/24558), (7/24559), (7/24560), (7/24561), (7/24562), (7/24563), (7/24564), (7/24565), (7/24566), (7/24567), (7/24568), (7/24569), (7/24570), (7/24571), (7/24572), (7/24573), (7/24574), (7/24575), (7/24576), (7/24577), (7/24578), (7/24579), (7/24580), (7/24581), (7/24582), (7/24583), (7/24584), (7/24585), (7/24586), (7/24587), (7/24588), (7/24589), (7/24590), (7/24591), (7/24592), (7/24593), (7/24594), (7/24595), (7/24596), (7/24597), (7/24598), (7/24599), (7/24600), (7/24601), (7/24602), (7/24603), (7/24604), (7/24605), (7/24606), (7/24607), (7/24608), (7/24609), (7/24610), (7/24611), (7/24612), (7/24613), (7/24614), (7/24615), (7/24616), (7/24617), (7/24618), (7/24619), (7/24620), (7/24621), (7/24622), (7/24623), (7/24624), (7/24625), (7/24626), (7/24627), (7/24629), (7/24630), (7/24631), (7/24632), (7/24633), (7/24634), (7/24635), (7/24636), (7/24637), (7/24638), (7/24639), (7/24640), (7/24641), (7/24642), (7/24643), (7/24644), (7/24645), (7/24646), (7/24647), (7/24648), (7/24649), (7/24650), (7/24651), (7/24652), (7/24653), (7/24654), (7/24655), (7/24656), (7/24658), (7/24659), (7/24660), (7/24661), (7/24662) (7/24663), (7/24664), (7/24665), (7/24666), (7/24667), (7/24668), (7/24669), (7/24670), (7/24671), (7/24672), (7/24673), (7/24674), (7/24677), (7/24678), (7/24679), (7/24680), (7/24681), (7/24682), (7/24683), (7/24684), (7/24685), (7/24686), (7/24687), (7/24688), (7/24689), (7/24690), (7/24691), (7/24692), (7/24693), (7/24694), (7/24695), (7/24696), (7/24697), (7/24698), (7/24699), (7/24700), (7/24701), (7/24702), (7/24703), (7/24704), (7/24705), (7/24706), (7/24707)

 

2.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, bir RTÜK üyesi hakkındaki iddialara ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/24762)

3.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, bağlı kurum ve kuruluşlarda psikolojik tacizin (mobbing) önlenmesi kapsamında yapılan çalışmalara ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/24764)

4.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, elektrik dağıtım şirketlerinin mekanik elektrik sayaçlarını elektronik sayaçlarla değiştirmesi uygulamasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/24875)

5.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, taş ocağı sayısına ve ruhsatlara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/24876)

6.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Bakanlık tarafından psikolojik tacizin (mobbing) önlenmesi kapsamında yapılan çalışmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/24877)

7.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, soru önergelerine ve bunların cevaplandırılmasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/24878)

8.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, bir enerji iletim hattının yapımı ile ilgili iddialara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/24879)

9.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığın Bursa’daki yatırımlarına ve Bursa’dan toplanan vergilere ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/25021)

10.- Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna’nın, Antalya’nın Finike ilçesinde ruhsat verilen taş ocaklarına ilişkin sorusu ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/25063)

11.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, hububat depoları ihalesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi  Eker’in cevabı (7/25167)

12.- İstanbul Milletvekili Sedef Küçük’ün, vakıflar, vakıf yöneticileri ve vakıf gelirleri ile ilgili verilere ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/25194)

13.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da bağlı kurum ve kuruluşlarda 2002 yılından itibaren meydana gelen iş kazalarına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/25196)

14.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, İstanbul’da bağlı kurumlarda çalışan personele ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/25198)

15.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen temsil harcamalarına ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/25837)

16.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında bağlı kurum ve kuruluşlarda tadilat, dekorasyon ve çevre düzenlemesi kapsamında yapılan ödemelere ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/25840)

17.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlığa yönelik siber saldırılara ve alınan önlemlere ilişkin sorusu ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/26073)

18.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık çalışanlarının e-posta ve sosyal medya hesaplarının izlenip izlenmediğine ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/26269)

19.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık üst düzey yönetici kadrolarında vekâleten görev yapan personele ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı  (7/26270)

20.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, haklarında soruşturma açılan personele ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/26272)

21.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, soru önergelerine ve bunların cevaplandırılmasına ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/26720)

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.02’de açılarak on iki oturum yaptı.

Ankara Milletvekili Emrullah İşler, Mısır’da yaşanan olaylara,

Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Iğdır’ın sorunlarına,

Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Polatlı çiftçisinin sorunlarına,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın gündem dışı konuşması sırasında Barış ve Demokrasi Partisine sataşması nedeniyle bir konuşma yaptı.

Elâzığ Milletvekili Enver Erdem ve 19 milletvekilinin, Elâzığ ilinde tarım ve hayvancılık sektörünün sorunlarının (10/711),

Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin ve 20 milletvekilinin, emniyet teşkilatı mensuplarının sorunlarının (10/712),

Adana Milletvekili Ali Halaman ve 20 milletvekilinin, Türkiye’de seracılığın sorunlarının (10/713),

Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve görüşmelerinin sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

MHP Grubunun, Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz ve 22 milletvekilinin 26/3/2013 tarih 10935 sayı ile 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un uygulanmasından doğan sorunların araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin,

CHP Grubunun, 10/7/2013 tarihinde Çorum Milletvekili Tufan Köse ve arkadaşları tarafından emniyetin, idarenin ve adliyenin şüpheli kamu görevlilerine müsamahalı davranıp davranmadığı, davranıyor ise bunun daha sonra meydana gelebilecek benzer olaylara olabilecek etkilerinin araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin (1006 sıra no.lu) Genel Kurulun bilgisine sunulmak üzere bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak,

Genel Kurulun 10 Temmuz 2013 Çarşamba günkü (bugün) birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerileri yapılan görüşmelerden sonra kabul edilmedi.

Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Kars Milletvekili Yunus Kılıç’ın MHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşma sırasında şahsına sataşması nedeniyle bir konuşma yaptı.

Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın CHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine,

Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine,

Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, CHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmasındaki bir ifadenin tutanaklara yanlış geçtiğine,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156),

2’nci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu raporlarının (1/484) (S. Sayısı: 287),

3’üncü sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesel Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Komisyonu Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu raporlarının (1/498) (S. Sayısı: 173),

5’inci sırasında yer alan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin; Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ile Milli Savunma Komisyonu Raporu’nun (1/795, 2/64) (S. Sayısı: 479),

Görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

4’üncü sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu raporları (2/1613, 1/778) (S. Sayısı: 478), görüşmelerine devam edilerek 73 üncü maddesinin (bb) bendine kadar görüşmeleri tamamlandıktan sonra Komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, 2 kez, görüşülmekte olan kanun teklifinin 73’üncü maddesinin (aa) bendinden sonra yeni bir madde ihdasına dair önergenin Anayasa’ya ve İç Tüzük’e uygun olmadığına,

Sinop Milletvekili Engin Altay, Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut’un Genel Kurulu yönetme usulüne,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Görüşülmekte olan kanun teklifinin 73’üncü maddesinin (aa) bendinden sonra yeni bir madde ihdasına dair önergenin işleme alınmasının ve Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut’un tutumunun İç Tüzük’e uygun olup olmadığı konusunda 2 kez usul görüşmesi yapıldı. Başkanlığın tutumunda bir değişiklik olmadığı açıklandı.

Komisyonların bulunmayacağı anlaşıldığından, alınan karar gereğince, 11 Temmuz 2013 Perşembe günü saat 15.00’te toplanmak üzere 02.24’te birleşime son verildi.

 

                                                             Sadık YAKUT

                                                             Başkan Vekili

 

         Bayram ÖZÇELİK                    Muharrem IŞIK                            Fehmi KÜPÇÜ

                  Burdur                                    Erzincan                                          Bolu

                Kâtip Üye                                Kâtip Üye                                     Kâtip Üye

 

 

II.- GELEN KâĞITLAR

                                                                                                                                No: 197

11 Temmuz 2013 Perşembe

Sözlü Soru Önergesi

1.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, alışveriş merkezlerine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından sözlü soru önergesi (6/4343) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Balıkesir’deki kamu kurumu kamplarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27338) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

2.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Suudi bir işadamının MİT Müsteşarı ile görüştüğü iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27339) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

3.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Taksim Gezi Parkı gösterileri nedeniyle sanatçı ve STK ile yapılan görüşmelere ait tutanakların ne zaman açıklanacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27340) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

4.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Serdar Soydan’ın, üniversite öğrencilerinin çeşitli düzeylerdeki karar alma mekanizmalarına katılımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27341) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

5.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, polisin müdahale gücünü artırmak için yapılacak çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27342) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

6.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, TOMA’lara konan sıvıların Başbakanlık’a ait binada muhafaza edildiği ve sevkiyatının yapıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27343) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

7.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Ethem Sarısülük’ün ölüm nedenine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27344) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

8.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Bitlis-Güroymak karayolunda meydana gelen bombalı saldırıya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27345) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

9.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Gezi Parkı olayları nedeniyle soruşturmaya uğrayan öğrenci ve kamu görevlisi sayısına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27346) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

10.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Gezi Parkı protestoları kapsamında yaşandığı iddia edilen olaylara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27347) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

11.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Gezi Parkı eylemleri sırasında ölen ve yaralanan vatandaşlarımızın yaralanma, ölüm nedenleri ile kimliklerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27348) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

12.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan rapordaki iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27349) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

13.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, çekilme sürecinde hareket emri verilmediği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27350) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

14.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, insan kaçakçılığına ve alınan önlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27351) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

15.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, doping kullanan sporculara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27352) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

16.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Gezi Parkı olaylarının çözüm sürecine etkilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27353) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

17.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, 20 Haziran 2013 tarihinde bir askeri helikoptere ateş açılması ile ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27354) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

18.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Şırnak’ta yapımı devam eden karakol inşaatına yönelik protestolara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27355) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

19.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27356) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

20.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, PKK ile görüşmelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27357) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

21.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, bugüne kadar ülkemiz topraklarını terk eden terörist sayısına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27358) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

22.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Gezi Parkı protestocularına çivili sopalarla saldıran kişilerin “sivil polis” olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27359) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

23.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Gezi Parkı protestocularının şiddetine uğradığı iddia edilen bir kişiye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27360) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

24.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Diyarbakır’da yapılan bir toplantının sonuç bildirgesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27361) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

25.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, çözüm sürecine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27362) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

26.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Abdullah Öcalan’a danışman atanacağı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27363) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

27.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, bazı projelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27364) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

28.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürüne ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27365) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

29.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, TOMA’lara konulan sıvıya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27366) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

30.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Teşvikiye Camisinin içerisine gaz bombası atıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27367) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

31.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Türkiye genelinde “Duran Adam” eylemine katılarak gözaltına alınan kişi sayısına ve gözaltına alınma gerekçelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27368) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

32.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Kato Dağı eteklerinde PKK tarafından düzenlenen cenaze törenine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27369) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

33.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Gezi Parkı olaylarında polislerin bir kadına müdahalesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27370) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

34.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Ankara’da miting düzenlenen yerlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27371) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

35.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, darbe girişimi için hazırlık olup olmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27372) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

36.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, ekonomik performansın vatandaşların hayatına yeteri kadar yansımadığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27373) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

37.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, biber gazı stoku ve kullanımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27374) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

38.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Abdullah Öcalan’ın Gezi Parkı protestoları ile ilgili açıklamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27375) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

39.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Diyarbakır’da düzenlenen bir toplantıyla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27376) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

40.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, terör örgütü ile görüşmeler kapsamında TBMM’nin tatilde olağanüstü toplanacağı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27377) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

41.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Başbakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27378) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

42.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27379) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

43.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27380) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

44.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, faiz lobisine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27381) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

45.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, bazı iç ve dış güçlerin hükümeti devirmek için faaliyette bulunduğuna yönelik açıklamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27382) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

46.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, doğal gaz satışında getirilen sınırlamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27383) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

47.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Serdar Soydan’ın, Bozcaada’nın sosyo-ekonomik gelişiminin artırılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27384) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

48.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Serdar Soydan’ın, Gökçeada’nın sosyo-ekonomik gelişiminin artırılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27385) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

49.- Muğla Milletvekili Tolga Çandar’ın, Muğla’nın Milas ilçesinde yedi işçinin öldüğü bir tesisle ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27386) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

50.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, afet riski altındaki alanlara ve yapılan çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27387) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

51.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Akil İnsanlar Komisyonuna ve terör örgütü ile yürütülen görüşmeler kapsamında yapılan çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27388) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

52.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarına ve İsrail’in Mavi Marmara baskını ile ilgili özrüne ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27389) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

53.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bağlı kurum ve kuruluşların bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27390) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

54.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Başbakanlık merkez teşkilatı personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27391) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

55.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Batman Cumhuriyet Meydanındaki Atatürk heykeli kaidesinde bulunan yazının değiştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27392) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

56.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Van-Erivan arası uçak seferleri başlatılacağı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27393) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

57.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, şehit ailelerine kanun ile tanınan ikinci iş hakkını kullanamayan ailelerin bu hakkı birinci derece yakınlarına devredebilmelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27394) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

58.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Başbakanlık tarafından düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27395) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

59.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bedelli askerlik uygulaması kapsamında toplanan paraların kullanımı ile ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27396) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

60.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, şehit veya malul ailelerindeki çalışanların kurum içi yer değiştirme taleplerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27397) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

61.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir fabrikada çalışan işçilerin maaşlarını alamadıkları iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27398) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

62.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelerde sarf edildiği iddia edilen bazı ifadelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27399) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

63.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, PKK ile yapılan silahlı mücadelelerde şehit ya da gazi olan vatandaşlara, ölü ele geçirilen teröristlere ve terör suçu nedeniyle yargılananlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27400) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

64.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Kars Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesinin fiziki ve insan kaynağı kapasitesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/27401) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

65.- Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek’in, PKK terör örgütü üyelerinin sınır dışına çekilmesi sürecine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/27402) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.06.2013)

66.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/27403) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

67.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/27404) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

68.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, bağlı kurum ve kuruluşlarda istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/27405) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

69.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bağlı kurum ve kuruluşlarda engelli istihdamına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/27406) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

70.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Anadolu Ajansının hisse yapısına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/27407) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

71.- Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş’in, TMSF’nin Akşam Gazetesi genel yayın yönetmeni olarak atadığı kişiye ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/27408) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

72.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, iç borç ve dış borç için yapılan faiz ödemelerine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/27409) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

73.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/27410) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

74.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/27411) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

75.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, bağlı kurum ve kuruluşlarda istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/27412) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

76.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bağlı kurum ve kuruluşlarda engelli istihdamına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/27413) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

77.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bağlı kurum ve kuruluşlar personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/27414) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

78.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, zorunlu trafik sigortası bedellerine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/27415) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

79.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Ziraat Bankasının isminin değiştirilmesine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/27416) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

80.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bağlı kurum ve kuruluşların bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/27417) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

81.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Vakıfbank tarafından iş akdi feshedilen bir çalışana ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/27418) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

82.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/27419) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

83.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/27420) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

84.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, bağlı kurum ve kuruluşlarda istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/27421) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

85.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bağlı kurum ve kuruluşlarda engelli istihdamına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/27422) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

86.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/27423) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

87.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, demokratik açılım projesine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/27424) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

88.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bağlı kurum ve kuruluşların bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/27425) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

89.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, bağlı kurum ve kuruluşlardaki personelin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/27426) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

90.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/27427) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

91.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/27428) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

92.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, bağlı kurum ve kuruluşlarda istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/27429) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

93.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bağlı kurum ve kuruluşlarda engelli istihdamına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/27430) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

94.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılan yardımlara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/27431) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

95.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/27432) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

96.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27433) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

97.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bayburt’ta yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27434) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

98.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Gümüşhane’de yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27435) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

99.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ağrı’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27436) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

100.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Iğdır’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27437) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

101.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars’ta yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27438) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

102.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27439) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

103.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak’ta yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27440) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

104.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Hakkâri’de yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27441) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

105.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Batman’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27442) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

106.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, Reyhanlı saldırılarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27443) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

107.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27444) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

108.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27445) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

109.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27446) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

110.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27447) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

111.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27448) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

112.- Van Milletvekili Aysel Tuğluk’un, Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevinden Siirt’e nakledilen iki tutuklu hakkındaki iddialara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27449) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

113.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, çözüm sürecine yönelik atılacak demokratik adımlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27450) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

114.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, PKK terör örgütü ile görüşmeleri yürüten kamu görevlilerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27451) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

115.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27452) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

116.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, terör suçları kapsamında verilen cezalara ve bazı terör suçlularının serbest bırakıldığı iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/27453) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

117.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Gezi Parkı olayları ile ilgili bir davaya taraf olunacağını açıklamasına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27454) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

118.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, engellilerin sağlığa ödedikleri katılım payına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27455) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

119.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27456) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

120.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27457) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

121.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27458) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

122.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27459) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

123.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, şiddete maruz kalan bir kadına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27460) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

124.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27461) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

125.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bedelli askerlik uygulaması kapsamında toplanan paraların şehit aileleri ve gazilere yönelik hizmetler için kullanılması çalışmalarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27462) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

126.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27463) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

127.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, şehit ailelerine tanınan kamuda ikinci iş hakkından yararlanılmasına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27464) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

128.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27465) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

129.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/27466) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

130.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/27467) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

131.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/27468) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

132.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/27469) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

133.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/27470) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

134.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/27471) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

135.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/27472) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

136.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27473) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

137.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bayburt’ta kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27474) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

138.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Iğdır’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27475) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

139.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak’ta kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27476) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

140.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Batman’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27477) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

141.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, esnaf ve sanatkârların sorunlarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27478) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

142.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, yakıt tasarruf cihazlarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27479) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

143.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27480) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

144.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27481) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

145.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27482) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

146.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27483) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

147.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27484) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

148.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yakıt tasarruf cihazlarına ve bir yazılı soru önergesine verilen cevabın hatalı olduğu iddiasına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27485) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

149.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir firma ile ilgili iddialara ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27486) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

150.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27487) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

151.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/27488) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

152.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27489) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

153.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Gümüşhane, Bayburt, Ağrı, Iğdır ve Kars’ta yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27490) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

154.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum, Elazığ, Şırnak, Hakkâri, Batman ve Siirt’te yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27491) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

155.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan sivil savunma uzmanlarının özlük ve mali haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27492) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

156.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27493) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

157.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27494) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

158.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27495) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

159.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27496) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

160.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, iş kazalarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27497) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

161.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27498) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

162.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27499) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

163.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, sivil savunma uzmanlarının özlük haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27500) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

164.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanan Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılan işçi alımlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27501) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

165.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, SGK prim borçlarının yapılandırılmasına yönelik çalışmalara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27502) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

166.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27503) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

167.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, şehit veya malul ailelerindeki çalışanların kurum içi yer değiştirme taleplerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27504) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

168.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, terör eylemleri nedeniyle gazi olan vatandaşların sağlık harcamaları ile ilgili sorunlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27505) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

169.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, terör eylemleri nedeniyle gazi olan vatandaşların özlük hakları ile ilgili sorunlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27506) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

170.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir fabrikada çalışan işçilerin maaşlarını alamadıkları iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27507) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

171.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir şirketin el değiştirmesi sonucu işçilerinin yaşadığı mağduriyete ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27508) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

172.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, karayollarında çalışan taşeron işçilerin bağlı olduğu sendika tarafından açılan bir davada verilen kararın uygulanmadığı iddialarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27509) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

173.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, köye dönüştürülen belde belediyelerinin SGK’ya prim borçlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27510) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

174.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Kırşehir’deki mevsimlik tarım işçilerinin durumlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27511) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

175.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Kayseri’deki mevsimlik tarım işçilerinin durumlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27512) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

176.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Mersin’deki mevsimlik tarım işçilerinin durumlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27513) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

177.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Uşak’taki mevsimlik tarım işçilerinin durumlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27514) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

178.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Gaziantep’teki mevsimlik tarım işçilerinin durumlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27515) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

179.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, Kocaeli’nin Körfez ilçesi Yarımca yerleşkesinde yapılması planlanan bir projeye ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27516) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

180.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, Uşak’ın İlyaslı Beldesindeki kömür madeni alanına atık gömülmesi ve etkilerine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27517) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

181.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Mogan Gölündeki kirliliğe ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27518) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

182.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, atık pillere ve geri dönüştürme çalışmalarına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27519) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

183.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27520) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

184.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27521) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

185.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27522) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

186.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/27523) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

187.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27524) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

188.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27525) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

189.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27526) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

190.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27527) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

191.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Bulgaristan’daki seçimlere müdahale edildiği iddialarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27528) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

192.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, İsrail’le yapılan Mavi Marmara tazminat görüşmelerine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27529) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

193.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27530) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

194.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27531) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

195.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27532) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

196.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Suriye sınırında bir tampon bölge oluşturulacağı iddialarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27533) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

197.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Sınır Kapısında meydana gelen patlamaya ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27534) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

198.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Türkiye-Suriye ilişkilerine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27535) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

199.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Afganistan’da şehit olan askerlere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27536) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

200.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/27537) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

201.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Batman’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/27538) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

202.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak’ta kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/27539) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

203.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bayburt’ta kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/27540) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

204.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Iğdır’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/27541) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

205.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/27542) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

206.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/27543) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

207.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/27544) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

208.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/27545) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

209.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, 6492 sayılı Türk Petrol Kanunu ile getirilen bazı düzenlemelere ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27546) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

210.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’nun, doğal gaz satışında üst limit getirilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27547) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

211.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27548) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

212.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27549) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

213.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27550) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

214.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, İzmir’in Çeşme ilçesinde yapılması planlanan rüzgâr santraline ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27551) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

215.- Muğla Milletvekili Tolga Çandar’ın, Muğla’nın Milas ilçesinde yapılması planlanan bir termik santrale ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/27552) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

216.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27553) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

217.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Iğdır’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27554) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

218.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak’ta kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27555) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

219.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Batman’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27556) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

220.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bayburt’ta kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27557) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

221.- İzmir Milletvekili Erdal Aksünger’in, sporda yaşanan doping olaylarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27558) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

222.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Karabük’teki spor tesislerine ve ihtiyaçlarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27559) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

223.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir’deki spor tesislerine ve ihtiyaçlarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27560) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

224.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27561) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

225.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27562) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

226.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, 17. Akdeniz Oyunlarına katılan ülkelere ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27563) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

227.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27564) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

228.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/27565) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

229.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27566) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

230.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bayburt’ta kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27567) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

231.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Batman’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27568) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

232.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Iğdır’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27569) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

233.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak’ta kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27570) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

234.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, organik tarım desteklemesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27571) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

235.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, çiğ süt fiyatlarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27572) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

236.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, Mersin’de meydana gelen doğal afetlerden etkilenen çiftçilere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27573) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

237.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27574) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

238.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27575) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

239.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27576) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

240.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27577) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

241.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27578) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

242.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, TİGEM Ceylanpınar Tarım İşletmesinin master planına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27579) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

243.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, hayvancılıkla ilgili master planına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27580) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

244.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Şap Enstitüsünün piyasaya aşı verememesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27581) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

245.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, süt üreticilerinin sorunlarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27582) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

246.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, et üreticilerinin sorunlarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27583) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

247.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Amerikalı bir şirketten alınan gaz bombaları, plastik mermiler ve bunları ateşleyen silahlara ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/27584) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

248.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/27585) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

249.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/27586) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

250.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/27587) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

251.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/27588) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

252.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27589) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

253.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ağrı’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27590) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

254.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Gümüşhane’de yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27591) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

255.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bayburt’ta yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27592) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

256.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Hakkâri’de yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27593) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

257.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Batman’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27594) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

258.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Iğdır’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27595) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

259.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27596) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

260.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27597) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

261.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Iğdır’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27598) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

262.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Batman’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27599) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

263.- İstanbul Milletvekili Sedef Küçük’ün, Gezi Parkı protestolarında polisin orantısız güç kullandığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27600) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

264.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, kaybolan bir vatandaşa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27601) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

265.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı köylerden faturasız olarak toplanan elektrik bedellerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27602) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

266.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak’ta kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27603) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

267.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bayburt’ta kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27604) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

268.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Serdar Soydan’ın, Gezi Parkı olaylarında polis tarafından biber gazı ve diğer kimyasal maddelerin kullanımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27605) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

269.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından düzenlenen mitingler için kamu kaynaklarının seferber edilip edilmediğine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27606) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

270.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Gezi Parkı olaylarında TOMA’ların sularına karıştırılan maddelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27607) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

271.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Türkiye genelinde ve Balıkesir özelinde taşınmazlarının satışı amacıyla izin başvurusu yapan tüzel kişiliği kaldırılmış belediye ve köylere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27608) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

272.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, Gebze Belediye Başkanı hakkında açılan soruşturmanın safahatine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27609) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

273.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Nusaybin ve İdil’de PKK’ya yakın bir kuruluşun kimlik kontrolü yaptığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27610) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

274.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, sokak aydınlatmalarının asayiş ve güvenliğe etkilerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27611) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

275.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir’deki içme suyu şebekeleri ile ilgili çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27612) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

276.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Karabük’teki kanalizasyon ve altyapı çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27613) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

277.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir’deki kanalizasyon ve altyapı çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27614) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

278.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir’deki kara yollarının asfaltlanma çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27615) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

279.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Ankara’da Başbakanı karşılamaya gitmeyen dolmuşçulara ceza kesildiği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27616) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

280.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara’daki bir köprü inşa işi ihalesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27617) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

281.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara’daki bir alt geçit ihalesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27618) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

282.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediyesinde görev yapan personel ile ilgili verilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27619) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

283.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediyesinde görev yapan personel sayısına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27620) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

284.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında Ankara’da kişi başına düşen yeşil alan miktarına ve rekreasyon alanlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27621) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

285.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara’da yürütülen sosyal ve kültürel projelere ve şefkat evlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27622) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

286.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında ele geçirilen kaçak patlayıcı maddelere ve gerçekleştirilen soruşturmalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27623) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

287.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında H sınıfı ehliyet alan vatandaşlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27624) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

288.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, atık pillere ve geri dönüştürme çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27625) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

289.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bolu Belediyesi tarafından satılan ve kiralanan taşınmazlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27626) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

290.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Burdur Belediyesi tarafından belediye şirketlerine satılan ve kiralanan taşınmazlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27627) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

291.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Burdur Belediyesi tarafından satılan ve kiralanan taşınmazlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27628) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

292.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bitlis Belediyesi tarafından belediye şirketlerine satılan ve kiralanan taşınmazlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27629) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

293.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bitlis Belediyesi tarafından satılan ve kiralanan taşınmazlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27630) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

294.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında cinsiyet değiştiren vatandaşlarla ilgili verilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27631) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

295.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bolu Belediyesi tarafından belediye şirketlerine satılan ve kiralanan taşınmazlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27632) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

296.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, Mersin’in Aydıncık ilçesindeki bir köye bağlı mahallenin içme suyu sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27633) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

297.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27634) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

298.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27635) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

299.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27636) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

300.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, 7-19 Haziran tarihleri arasındaki bazı terörist eylemlerin kamuoyundan gizlendiği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27637) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

301.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27638) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

302.- Van Milletvekili Aysel Tuğluk’un, Çorum’un Alaca ilçesinde öldürülen bir mevsimlik tarım işçisine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27639) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

303.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, şiddete maruz kalan bir kadına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27640) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

304.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27641) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

305.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, sivil savunma uzmanlarının özlük haklarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27642) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

306.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’daki bir ıslah çalışmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27643) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

307.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27644) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

308.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Diyarbakır’daki Nevruz etkinliğinde yaşanan olaylara ve etkinlik alanında Türk bayrağının bulunmamasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27645) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

309.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’nın Emet ilçesine bağlı bir köydeki içme suyunda yüksek miktarda arsenik bulunmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27646) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

310.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’daki bir pazara ve semt pazarlarındaki esnafın mağduriyetine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27647) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

311.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Batman Cumhuriyet Meydanındaki Atatürk heykeli kaidesinde bulunan yazının değiştirilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27648) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

312.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27649) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

313.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Doğu ve Güneydoğu illerinde bazı Emniyet görevlilerine psikolojik tacizde bulunulduğu iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27650) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

314.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Cilvegözü Sınır Kapısında meydana gelen patlamaya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27651) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

315.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Kars’ın Selim ilçesindeki bir köyün yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27652) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

316.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Sarıkamış’ın bir köyündeki yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27653) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

317.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Kars Belediyesinin gelir, gider ve yatırımlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27654) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

318.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27655) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

319.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bayburt’ta kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27656) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

320.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Iğdır’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27657) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

321.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Batman’da kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27658) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

322.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak’ta kiralama yoluyla kullanılan hizmet binalarına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27659) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

323.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27660) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

324.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27661) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

325.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27662) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

326.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27663) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

327.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27664) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

328.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27665) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

329.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27666) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

330.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Karabük’te yer alan müzelere ve kazı çalışmalarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/27667) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

331.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir’de yer alan müzelere ve kazı çalışmalarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/27668) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

332.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Karabük’teki kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/27669) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

333.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir’deki kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/27670) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

334.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/27671) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

335.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/27672) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

336.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/27673) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

337.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/27674) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

338.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/27675) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

339.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/27676) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

340.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/27677) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

341.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, kiralanan binalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/27678) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

342.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27679) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

343.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum, Elazığ, Şırnak, Hakkâri, Batman ve Siirt’te yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27680) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

344.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Gümüşhane, Bayburt, Ağrı ve Iğdır’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27681) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

345.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars’ta yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27682) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

346.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27683) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

347.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27684) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

348.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27685) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

349.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27686) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

350.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, 2/B arazilerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27687) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

351.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Türkiye genelinde bulunan bazı Hazine arazilerinin satışıyla ilgili iddialara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27688) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

352.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Elektrik Dağıtım Şirketleri bünyesinde 4857 sayılı Kanuna tabi olarak kapsam dışı çalışan personele ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27689) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

353.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, zorunlu trafik sigortası bedellerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27690) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

354.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27691) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

355.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, kamu iktisadi teşebbüslerinde görev yapan yönetim kurulu üyelerinin gelir vergilerinin kurumlarınca karşılanmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/27692) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

356.- Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın, Afyonkarahisar Milli Eğitim Müdürlüğünde görevli bir şube müdürünün bazı açıklamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27693) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

357.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27694) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

358.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, illerin ortaöğretim ve yükseköğretim sınavlarındaki başarı sıralamasına ve başarılı okul ve öğretmenlere yönelik ödüllendirme politikasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27695) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

359.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir’de kurulması planlanan üniversiteye ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27696) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

360.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir’de görev yapan öğretmenlere ve öğretmen açığına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27697) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

361.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Karabük’te görev yapan öğretmenlere ve öğretmen açığına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27698) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

362.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, İstanbul Üniversitesinin, diploma yemininden bir bölümü çıkarmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27699) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

363.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27700) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

364.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, okul dönüşümlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27701) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

365.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, ilçe milli eğitim müdürü kadrolarına yapılan atamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27702) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

366.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, il içi ve il dışı atama kılavuzuna ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27703) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

367.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Bakanlık merkez teşkilatı ile il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki şube müdürü kadrolarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27704) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

368.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, eğitim politikalarına ve eğitim sistemine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27705) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

369.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, SBS’nin yerine uygulanacak yeni sisteme ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27706) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

370.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27707) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

371.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, ücretli öğretmen uygulamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27708) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

372.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, serbest kıyafet uygulamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27709) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

373.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, geometrinin ayrı bir branş alanı olarak belirlenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27710) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

374.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27711) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

375.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27712) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

376.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27713) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

377.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27714) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

378.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27715) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

379.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, üniversite kampüslerinde ve yurtlarda yemeklere şap katıldığı iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27716) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

380.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27717) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

381.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27718) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

382.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencilerine bütünleme sınavı hakkı tanınmamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27719) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

383.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2013 yılları arasında öğretim üyeleri tarafından üniversite yöneticileri hakkında yapılan şikayetlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27720) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

384.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, üniversitelerde doçent unvanına sahip olduğu halde kadroya atanamayan öğretim elemanlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27721) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

385.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2013 yılları arasında başka üniversite veya kurum/kuruluşlara geçiş yapan öğretim elemanlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27722) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

386.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, özel eğitim kurumlarının ve bu kurumlarda çalışan öğretmenlerin sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/27723) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

387.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, darbe girişimi için hazırlık olup olmadığına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27724) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

388.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27725) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

389.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, 7-19 Haziran tarihleri arasındaki bazı terörist eylemlerinin kamuoyundan gizlendiği iddialarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27726) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

390.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27727) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

391.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27728) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

392.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27729) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

393.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27730) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

394.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27731) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

395.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bedelli askerlik başvurularına ve toplanan paraların kullanılması ile ilgili iddialara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/27732) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

396.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27733) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

397.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, orman muhafaza memuru iken başka illerde yüksekokul kazananların o illere atanmasına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27734) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

398.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27735) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

399.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27736) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

400.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27737) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

401.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/27738) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

402.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27739) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

403.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, yasa dışı kürtaj uygulamalarına ve cezai yaptırımlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27740) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

404.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, internet üzerinden medikal kürtaj tableti satışı yapılmasına ve engellenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27741) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

405.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Karabük’te görev yapan sağlık çalışanlarına ve personel eksikliğine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27742) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

406.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir’de görev yapan sağlık çalışanlarına ve personel eksikliğine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27743) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

407.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27744) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

408.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27745) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

409.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27746) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

410.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27747) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

411.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Soma Devlet Hastanesindeki uzman doktor eksiğine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27748) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

412.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, kalp kapağı rahatsızlığı nedeniyle hastanelere başvuran kişilere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27749) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

413.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27750) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

414.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 1997 yılında Bakanlığa devredilen kurumlara ve bu kurumların personeline KEY ödemelerinin yapılmadığı iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27751) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

415.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27752) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

416.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’nın Emet ilçesine bağlı bir köydeki içme suyunda yüksek miktarda arsenik bulunmasına ve bölge halkının sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27753) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

417.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/27754) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

418.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’da yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27755) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

419.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum, Elazığ, Şırnak, Hakkâri ve Siirt’te yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27756) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

420.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Gümüşhane, Bayburt, Ağrı, Iğdır ve Kars’ta yer alan hizmet binalarındaki tadilat ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27757) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

421.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Karabük ile ilçeleri arasındaki yolların asfaltlanma çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27758) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

422.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir ile ilçeleri arasındaki yolların asfaltlanma çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27759) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

423.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Balıkesir Ayvalık Alibey adası girişinde bulunan boğazda deniz altında bulunan yığınların gemilerin iç denize girişini engellemesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27760) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

424.- İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın, Bakanlık kadrolarında istihdam edilen engelli personel sayısına ve engelli personele yönelik çalışmalara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27761) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

425.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, müşavir ve danışman kadrolarına atanan personele ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27762) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

426.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık kadrolarında engelli istihdamına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27763) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

427.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı personelin kanuna aykırı olarak işe gelmediği halde maaşını almaya devam ettiği iddiasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27764) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.06.2013)

428.- Denizli Milletvekili İlhan Cihaner’in, 15 Nisan’da Ankara’da düzenlenen miting için Sincan-Kayaş tren hattının kullanıma açıldığı iddialarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27765) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

429.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın bilişim altyapısına ve PARDUS işletim sistemi ile yerli yazılımların kullanımına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27766) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

430.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık personelinin psikolojik taciz (mobbing) şikayetlerine ve yapılan işlemlere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27767) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

431.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, zorunlu trafik sigortası bedellerine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27768) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

432.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Van-Erivan arası uçak seferleri başlatılacağı iddialarına ve yurt dışı uçuşlarda dağıtılan gazetelere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27769) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

433.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kızılay-Çayyolu metro hattı bina ve inşaat çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27770) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

434.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27771) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

435.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yurt dışında faaliyetleri yasaklanan bir şirketin Türkiye’de faaliyete başladığı iddiasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27772) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

436.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarda koruma güvenlik görevlisi olarak çalışan personele ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27773) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

437.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 444’lü numaralar aracılığıyla yapılan para transferlerine ve yaşanan mağduriyete ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27774) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

438.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’da yapılan kamu yatırımlarına ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27775) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

439.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya-Balıkesir kara yoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27776) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

440.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Şaphane ilçesini Gediz-Simav kara yoluna bağlayan kara yoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27777) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

441.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Pazarlar ilçesini Gediz-Simav kara yoluna bağlayan kara yoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27778) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

442.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Simav-Dağardı-Harmancık-Bursa kara yoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27779) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

443.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, PTT hizmetlerinde bazı çalışmaların aksatılarak kurumun itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı iddialarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27780) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

444.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Karayolları Genel Müdürlüğünde çalışan taşeron işçilerin bağlı bulunduğu sendika tarafından kazanılan bir davaya ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/27781) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.06.2013)

445.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, Sayıştay raporlarında kamu zararı kısmının kaldırılmasına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/27782) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.07.2013)

446.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, TBMM yerleşkesinde yapılan yeni binada Türk Hava Yollarına ayrılacak ofise ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/27783) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.07.2013)

447.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/27784) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.07.2013)

448.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, TBMM’ye bağlı birimlerdeki boş engelli kadrolarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/27785) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.07.2013)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Muş Milletvekili Demir Çelik ve 22 Milletvekilinin, basın özgürlüğünü kısıtlayan engellerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/714) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.03.2012)

2.- Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu ve 22 Milletvekilinin, Van Gölü'nün korunması ve turizme kazandırılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/715) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.03.2012)

3.- Elazığ Milletvekili Enver Erdem ve 19 Milletvekilinin, Elazığ ilindeki KOBİ'ler ile küçük esnaf ve sanatkarların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/716) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.04.2012)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Şamran mercanlarının ekonomiye kazandırılmasına yönelik çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/22320)

2.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, Mersin’in turizm alanında desteklenmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/23721)

 

 

 

11 Temmuz 2013 Perşembe

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Muharrem IŞIK (Erzincan), Dilek YÜKSEL (Tokat)

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 137’nci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, Dünya Nüfus Günü münasebetiyle söz isteyen Malatya Milletvekili Öznur Çalık’a aittir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Malatya Milletvekili Öznur Çalık’ın, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması

 ÖZNUR ÇALIK (Malatya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü vesilesiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan evvel, on sekiz yıl önce Srebrenitsa’da çocuk, kadın, yaşlı fark etmeksizin katledilen Müslümanlarımızı rahmetle yâd ediyorum. Bu yıllar geçse de içimizi acıtan olayların, kardeş kavgası çıkartılmak istenen Mısır’da yaşanmamasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Ve Adeviye Meydanı'nda demokrasi mücadelesi veren kardeşlerimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bir devleti oluşturan en önemli unsur millettir. Millet yok olursa devlet de yok olur. Devletin bekası, milletin varlığına bağlıdır. Bir milletin varlığı ve bekası açısından da nüfus çok önemlidir. Günümüzde, tüm dünyada dünya nüfusunun geleceğiyle ilgili analizler yapılmakta olup özellikle yaşlı bir nüfusa sahip Avrupa’da konunun ehemmiyetine sürekli vurgu yapılmaktadır.

2050 yılı nüfus tahminlerine göre, dünya nüfusu 9 milyarı aşacaktır. 2050 yılında nüfusu 94 milyon 585 bin kişi olacağı tahmin edilen Türkiye’mizin ise 187 ülke arasında 19’uncu sırada yer alması öngörülmektedir.

2012 yılı verilerine göre, dünyanın nüfus artış hızı yüzde 1,2 olup bu rakam Türkiye’de yüzde 1,25’tir. Tüm dünyada nüfus artış hızı her geçen gün azalmakta olup tüm dünya nüfusuyla birlikte maalesef Türkiye'nin nüfusu da yaşlanmaktadır. Üzülerek söylüyorum ki, eğer gerekli çalışmaları yapamazsak Türkiye'nin de gelecekte bu sorunla karşı karşıya kalması kaçınılmazdır. 2045-2050 arası dönemde Türkiye'nin nüfus artış hızının binde 2’ye gerilemesi beklenmektedir. Bu durumda, Türkiye'nin nüfus artış hızının, aynı dönem için binde 4 olarak hesaplanan dünya nüfus artış hızının altına düşeceği öngörülmektedir.

Nüfusun yaşlanması demografik yapının değişmesidir. Nüfusun yaşlanmasının iktisadi ve toplumsal açıdan yıkıcı etkileri mevcuttur. Nüfuslarının yaşlanmasıyla ülkelerin aktif iş gücü açısından sıkıntı yaşamaları kaçınılmazdır. Nüfus artış hızının azalmasıyla birlikte, çalışan nüfus sürekli azalacak ve Türkiye ekonomisi çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Nüfus artış hızını koruyarak gelişmeye devam edebilen ülkeler geleceğin güçlü devletleri arasında olacaktır. Dünyanın ilk 20 ekonomisi içerisinde yer alan ülkemiz için nüfus artış hızını korumamız geleceğimiz için hayati önem taşımaktadır.

Konunun ciddiyetinin farkında olan Birleşmiş Milletler, küresel ısınma ve global terör ile birlikte üç küresel mücadele alanından birisini nüfusun yaşlanması olarak belirlemiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Nüfus Kalkınma Grubu olarak nüfusun yaşlanmasına kayıtsız kalmamız kesinlikle söz konusu değildir. Sorun çok ciddidir ve bu soruna ekseriyetle müdahale edilmelidir. Nüfusun dünya siyasetinde bir güç unsuru olduğu gerçeğinden yola çıkarak ülkemizin bu açıdan zafiyet gösterme lüksü asla yoktur. Bugün 15 yaşından küçük her çocuktan 9’u gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır. Bu ülkelerin, doğum oranı en yüksek ülkeler olmaya devam edecekleri öngörülmektedir. Bu analizler ışığında, 2050 yılına kadar dünya nüfusunda meydana gelecek artışın yüzde 70’i gelişmekte olan 24 ülkede meydana gelecektir ve nüfuslarının bu ülkelerin en önemli güç unsurlarından birisi olması beklenmektedir.

Bu minvalde, nüfus artışındaki azalmanın durdurulabilmesi ve tersine çevrilebilmesi için iyi planlanmış ve üremenin teşvik edildiği birkaç kuşaklık süre ya da ülkenin dışarıdan göç alması gerekmektedir. Bunların yanı sıra, bir milletin yirmi beş yıldan uzun bir süre devamlılığını sağlayabilmesi, nüfusun en azından sabit kalması ve yaşlanmaması için aile başına düşen doğurganlık oranının 2,1 olması gerekmektedir. Sayın Başbakanımızın ailelere 3 çocuk sahibi olmaları yönünde yaptığı önerinin bütün bu analizler ve istatistikler çerçevesinde tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye’deki bilimsel verilere göre, nüfusu bugünkü gençlik oranlarıyla tutabilmenin yolu, herhâlde, her ailede asgari 3 çocuğun olmasıyla mümkündür. Dolayısıyla, siz değerli milletvekilleri ve tüm milletimize çağrım, Başbakanımızın bu sözlerine kulak vermektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZNUR ÇALIK (Devamla) – Avrupa teyakkuza geçti, Amerika uyandı, darısı başımıza.

Değerli milletvekilleri, sözlerimi noktalarken nüfusumuzun yaşlanması konusuna daha fazla eğilmeye davet ediyor, hepinizi, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Gündem dışı ikinci söz, Bursa’da tarım ve çiftçilerin sorunları hakkında söz isteyen Bursa Milletvekili İlhan Demiröz’e aittir. (CHP sıralarından alkışlar)

2.- Bursa Milletvekili İlhan Demiröz’ün, Bursa’da tarımın ve çiftçilerin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bursa’da tarımın ve çiftçilerimizin sorunlarına ilişkin gündem dışı söz almış bulunuyorum. Sizleri ve ekran başındaki çiftçilerimizi, yurttaşlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ovası ile Uludağ’ı ile Bursaspor’u ile güney Marmara Bölgesi’nde yer alan Bursa, Türkiye’nin 4’üncü büyük ili olup ülkemizin önemli tarih, kültür, turizm, sanayi ve tarım kentidir. Coğrafi konumu ve ekolojik yapısının getirdiği avantajlar nedeniyle tarımda verimlilik düzeyi Türkiye ortalamasının üzerindedir. Tarıma dayalı gelişmiş bir sanayiye sahiptir. Bursa çiftçisinde sıkıntı varsa Anadolu çiftçisinde yangın olduğunu ifade etmek isterim. Bursa, başta İstanbul ve Ankara gibi metropoller olmak üzere Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde birçok ili besleyen bir tarımsal merkez durumundadır. İlde, tarım ile sanayi entegrasyonu oldukça gelişkin olup domates salçası, dondurulmuş gıda, meyve ve sebze konservesi, meyve suyu sanayisinde önde konumdadır.

Değerli milletvekilleri, tarla günlerinin, hasat mevsiminin ortalarında olduğumuz bu günlerde Mustafakemalpaşa ve Karacabey’de domates üreticileri son yağışlarla beraber domates mildiyösüyle sıkıntılı bir durumdadır. Domates ekili alanların yüzde 80’inde bu hastalık görülmektedir. Çiftçiler, sözleşmeli ekim yaptıklarından, zor günlerin onları beklediğini biliyor, buğdayda ortalama verim ve fiyat düşüklüğü nedeniyle kâr edemedikleri için iyi bir sezon geçiremediklerini ifade etmektedirler.

Mısıra dayalı hasadı ümitle bekleyen çiftçilerimiz, Bandırma Limanı’ndaki mısır yüklü gemiler onların içini kararttığı için gümrük vergilerinin arttırılarak bir nebze de olsa mısırda yüzlerinin gülmesini istediklerini ifade etmektedirler.

Orhangazi, Gemlik, İznik, Mudanya ilçelerimizde sofralık zeytinle ilgili üreticilerimizin 2010 yılında çiçek yanığından dolayı, 2011 yılında kalite kaybından dolayı, 2012 yılında zeytin rekoltesinin düşüklüğü nedeniyle zor durumda olduklarını, zeytinin şu anda 70-80 kuruşa alıcı beklediğini ifade etmek isterim.

Gürsu, Kestel ilçelerimizde meyvecilikle ilgili çiftçilerimizin en büyük korkusu Suriye ve İran ile olan ilişkilerin aynen devam etmesidir.

Buradan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına açık bir çağrımız var: İnegöl Gündüzlü, Aşağıballık, Hamamlı, Muratbey, Hayriye, Bahariye, Konurlar, Çitli, Akıncılar, Hamidiye köyleri ile Kurşunlu kasabası; Kestel ilçemize bağlı Aksu, Babasultan, Gözede, Kozluören ve Ümitalanı köylerindeki şiddetli yağış ve doludan dolayı; Karacabey’deki Hamidiye, Ovaesemen, Beylik ve İsmetpaşa ova köylerindeki aşırı yağıştan dolayı zarara uğrayan çiftçilerimize afet nedeniyle yardım yapılmasını, Bursa il ve ilçelerindeki tarım alanlarında mevsimsel olay ve hastalıklardan dolayı tarım kredi kooperatiflerine, bankalara olan borçların ertelenmesini, tarım sigorta kapsamının yeniden gözden geçirilmesini talep ediyoruz. Çünkü, icra borçlarıyla boğuşan köylülerimiz her geçen gün tarımdan, tarla alanlarından uzaklaşmaktadır.

Bursa’mızda bir başka sorun da tarım alanlarına onarılması güç zarar veren taş ocağı, maden, mermer, HES’ler ve termik santrallerdir. Orhaneli Başköy’de mermer ocaklarıyla ilgili, Kozağacı’nda termik santralle ilgili demokratik haklarını kullanarak ÇED bilgilendirme toplantısını yaptırmayan, suyuna, toprağına sahip çıkan köylülerimizle beraber olduğumuzu ifade ediyorum.

Bir sıkıntının da İnegöl ilçemizde Tüfekçikonak ve 11-12 köyümüzün… 

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İLHAN DEMİRÖZ (Devamla) - …içme ve sulama suyunu kaybetmekle karşı karşıya olduğunu belirtiyor, hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun, var olun. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Gündem dışı üçüncü söz, Srebrenitsa katliamının yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen Bursa Milletvekili Necati Özensoy’a aittir. (MHP sıralarından alkışlar)

3.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy’un, Srebrenitsa katliamının 18’inci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Srebrenitsa katliamının yıl dönümüyle ilgili söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben Bursa’da Mollaarap Mahallesi’nde doğup büyümüş bir kişiyim. Bu mahallede Bosna ve Sancak bölgesinden gelen kardeşlerimizle birlikte büyüdük. Daha sonra, 1991 yılında başlayan o Sırp ve Hırvat saldırılarında onlarla birlikte bu acıları yaşadık. Srebrenitsa’yı da yine o tarihlerde öğrendik. 250 bin Boşnak şehit olmuş 1991 ila 1995 yılları arasında. Srebrenitsa’da 11-12 Temmuz 1995 günlerinde 12 bin kişi akla gelmedik işkencelerle şehit edildi. Depolara, ambarlara toplanan binlerce kişi organları kesilerek, derileri yüzülerek, yakılarak ve diri diri toprağa gömülerek öldürüyorlardı. Erkeklerin gözleri önünde bütün kadınların ırzına geçiliyordu. Hamile kadınların karınlarını deşerek cenin kesmek de bu Sırp alçaklarının çok hoşlandıkları işkencelerdendi. Kaçmayı başaranları köpeklere parçalatıyorlardı.

Sorarım size, annesinin önünde 1,5 yaşındaki bebeği parçalayıp derisini yüzerek etini kızartıp annesine zorla yedirmek için ne türlü bir canavar olmak gerekir? Ancak bütün bu alçak katiller sadece tetikçilerden ibarettir. Ne yazık ki bu soykırımın gerçek failleri, her biri tek dişi kalmış canavar olan yine Hristiyan Batı dünyasıdır. Birleşmiş Milletler Barış Gücü, NATO ve başta Hollanda olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinin askerleri bu vahşete seyirci kalmış, hatta çok sayıda Sırp’la birlikte soykırıma iştirak etmişlerdir. Srebrenitsa’da sokaktaki adama sorarsanız, size Hollandalı askerlerin Boşnak kadınlarına nasıl tecavüz ettiklerini anlatacaklardır.

Esasen, katliamdaki sorumluluğundan dolayı bugüne kadar sadece Sırp General Radislav Krstiç 2001 yılı Ağustos ayında Lahey’deki Milletlerarası Savaş Suçları Mahkemesi tarafından soykırım suçlusu bulunup kırk altı yıl hapisle cezalandırılmış ve böylece Srebrenitsa’da yaşananlar modern tarihin ilk soykırımı olarak resmen tarihe geçmiştir. Portekizli hâkim Almiro Rodrigues mahkemenin kararını Krstiç’in yüzüne “General Radislav Krstiç, siz soykırım suçundan, insanlığa karşı işlenen suçlardan ve savaş kurallarını çiğnemek suretiyle cinayet işlemekten dolayı suçlu bulundunuz. General Krstiç, siz oradaydınız, siz binlerce Bosnalı Müslüman’ın katledilmesinden suçlusunuz, siz insanlara inanılmaz acılar yaşatmaktan suçlusunuz, siz 1995 yılının Temmuz ayında kötülüğe, şerre rıza gösterdiniz. İşte, bu yüzden, mahkeme sizi suçlu bulmuş ve sizi kırk altı yıl hapse mahkûm etmiştir.” şeklinde okuyarak Srebrenitsa’da o meşum temmuz günlerini, yaşananları temelde kötülük ve şer olarak tanımlamıştı.

Bu soykırımda asıl sorgulanması ve yargılanması gereken Sırp canilerden çok, Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan ederek Boşnakların silahlarını toplayıp onları Sırp katillere teslim eden, hava harekâtını kasıtlı olarak engelleyen Birleşmiş Milletlerin yetkilileri olsa gerek.

Srebrenitsa ve Bosna’nın her yerinde bu soykırımları yapanların kurbanları olan Müslüman Boşnaklara hep aynı lafı söyledikleri naklediliyor: “Siz Türkleri artık burada görmek istemiyoruz.” Sırplar açıkça Osmanlı’dan intikam aldıklarını söylüyorlarmış. Bosna’da işkenceyle öldürülenler bizim insanlarımız, ırzına geçilenler de bizim kadınlarımız lakin bu şuur elbette bizim milletimizde var.

O günlere yine çarpıcı bir örnek, küçük bir çocuk yaralandığında, annesinin kucağında annesine sorar “Anne, küçük çocukları küçük mermilerle mi vururlar?” diye. Ama gerçek öyle değildir, ayrım etmezler küçük-büyük ve çocuk, annesinin kucağında şehit olur.

Bosna’da, veda ederken herkese “Allah’a emanet.” derler, ben de bütün şehitlerimizi ve Bosna bölgesindeki, Srebrenitsa’da şehit olanlarımızı Allah’a emanet ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP, AK PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Satır, söz talebiniz var, buyurun.

V.- AÇIKLAMALAR

1.- İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır’ın, Srebrenitsa katliamının 18’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Avrupa tarihinin İkinci Dünya Savaşı’nın ardından şahit olduğu en büyük soykırım olan Srebrenitsa katliamının bugün 18’inci yıl dönümü. Bu kapsamda düzenlenecek anma törenlerinde, katliamda şehit olan ve kimlikleri henüz yeni tespit edilebilen 409 kişi için törenle son yolculuklarına uğurlama yapılacak.

Savaş öncesi Srebrenitsa’da yaklaşık 30 bin Müslüman yaşıyordu, bugün bu rakam sadece 5 bin civarındadır. Zira, bölgedeki Müslümanların çoğu, 1995 yılındaki savaş esnasında ya katledilmiş ya da oradan sürdürülmüşlerdir. Sırp askerleri, Müslüman Boşnakları yollarda, dağlarda öldürüp cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak sayıları 64’ü bulan toplu mezarlara gömmüşlerdir. Srebrenitsa katliamı, Avrupa’nın ortasında, dünya kamuoyunun gözü önünde gerçekleşmiştir. Birleşmiş Milletler, bu bölge güvenli bölge olarak ilan edilmesine rağmen, yardım talep eden Boşnakları korumamıştır. Özellikle Avrupa’da bu gibi alçakça işlenen cürümlerin artık geçmişte kaldığı düşünülürken tüm dünya sadece olup bitenleri seyretmiştir. Bu yüzden, bu korkunç olayın her yıl yeniden hatırlanıp hafızalarda canlı tutulması gerekmektedir. Srebrenitsa’daki gibi toplu bir katliam, ne Avrupa’da ne de dünyanın herhangi başka bir yerinde bir daha tekrarlanmamalıdır.

Sonuç olarak bu savaşta, sayıları 200 binle 400 bin arasında değişen insanın öldürüldüğü… 20 binden fazlası kayıptır bu insanların, toplu mezarları hâlâ tespit edilememiştir. 2 milyon kişi göç etmek zorunda bırakılmıştır. 20 binle 50 bin arasındaki sayısı değişen kadına tecavüz edilmiş, bin ve 2 bin sayısı arasında babası belli olmayan çocuklar doğmuştur. Bu yaşananları unutmak, soykırım şehitlerinin anılarına ve aziz ruhlarına yapılan en büyük kötülük olacaktır.

Bu vesileyle, soykırımın 18’inci yıl dönümünde katliam kurbanlarına Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve metanet diliyorum.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Şandır…

2.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, MHP Grubu olarak, Srebrenitsa katliamının 18’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Biz de Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, Srebrenitsa’da yaşanan, on sekiz yıl önce yaşanan vahşeti şiddetle ve nefretle kınıyoruz.

Birleşmiş Milletler gözetiminde, Avrupalıların desteğinde, yalnızca Müslüman oldukları için, yalnızca Osmanlının bakiyesi oldukları için, Türk oldukları için katledilen bu insanların, on sekiz yıl sonra da olsa acılarını paylaşıyoruz ve insanlığın hiçbir değerine yakışmayan bu katliamı şiddetle ve nefretle kınıyoruz, bu insanlara yüce Allah’tan rahmetler diliyoruz.

Ancak, bu katliam bitmiş değil, bugün de bölgemizde yine Batılıların gözetiminde ve desteğinde Müslüman kanı akmaktadır. Bu, tarihin tüm dönemlerinde yaşanan hilalle salibin kavgasıdır, bu kavga kıyamete kadar da devam edecektir.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, acılarımız sonsuz ama ülkemizi yöneten siyasi iktidara da tarihin, geçmişin derslerinden faydalanarak bugün dış politikada Türk özneli, Müslüman özneli bir dış politikayla bu Batı saldırısına karşı, en azından onlara destek vermeyen, onlara karşı çıkan ve tüm Müslümanları, Türkleri savunan bir dış politika takip edilmesini de tavsiye ediyorum bu vesileyle.

Tekrar, Srebrenitsa’da hayatını kaybeden Müslüman kardeşlerime, Boşnak kardeşlerime yüce Allah’tan rahmetler diliyorum efendim.

Sağ olun. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi…

3.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, CHP Grubu olarak, Srebrenitsa katliamının 18’inci yıl dönümüne ilişkin açıklaması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Değerli milletvekilleri, Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan en büyük insanlık trajedisi olan Srebrenitsa katliamının 18’inci yılını yaşıyoruz.

Yugoslavya’nın parçalanmasıyla meydana gelen sürecin sonlarında, 1995 yılında Bosna-Hersek’in doğusundaki Srebrenitsa kentinde İkinci Dünya Savaşı sonrasının en büyük katliamı gerçekleştirildi ve 8.372 Müslüman Boşnak kardeşimiz katledildi. Bu insanlık tarihine geçen çok büyük bir acıdır, çok büyük bir lekedir. O kadar acıdır ki bu kişilerin, 8.372 Müslüman Boşnak kişinin hâlâ kimlikleri tam olarak tespit edilebilmiş değildir, en son olarak 409 kişinin kimliği tespit edilmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak insanlık dışı bu katliamı 18’inci yılında kınıyoruz. Rahmete intikal eden bütün Müslüman Boşnak kardeşlerimizi rahmetle anıyoruz ve barış içinde bir dünya yaratma umudunun insanlık önünde henüz bitmemiş bir ideal olduğunu, ulaşılması gereken bir ideal, bir hedef olduğunu bütün dünyaya hatırlatıyor, Müslüman Boşnak kardeşlerimize buradan selamlarımı gönderiyorum. Rahmete intikal eden kardeşlerimize tekrar Allah’tan rahmet diliyorum; yakınlarına, ailelerine, milletimize, Müslüman Boşnak kardeşlerimize sabır ve başsağlığı diliyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, okutuyorum:

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Muş Milletvekili Demir Çelik ve 22 milletvekilinin, Türkiye’de basın özgürlüğünü kısıtlayan engellerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/714)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Türkiye'de muhalif basın üzerindeki baskıların, gazetecilere yönelik tutuklamaların ve basın özgürlüğünü kısıtlayan engellemelerin tespiti ile bu baskı ve engellemelerin giderilmesine yönelik olarak Anayasa’nın 98’inci, İç Tüzük’ün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.

1) Demir Çelik                                (Muş)

2) Pervin Buldan                             (Iğdır)

3) Hasip Kaplan                              (Şırnak)

4) Sırrı Sakık                                  (Muş)

5) Murat Bozlak                              (Adana)

6) Halil Aksoy                                (Ağrı)

7) İdris Baluken                              (Bingöl)

8) Ayla Akat Ata                            (Batman)

9) Hüsamettin Zenderlioğlu            (Bitlis)

10) Emine Ayna                              (Diyarbakır)

11) Nursel Aydoğan                       (Diyarbakır)

12) Adil Zozani                               (Hakkâri)

13) Altan Tan                                  (Diyarbakır)

14 ) Esat Canan                               (Hakkâri)

15) Sebahat Tuncel                          (İstanbul)

16) Erol Dora                                  (Mardin) 

17) Sırrı Süreyya Önder                  (İstanbul)

18) Mülkiye Birtane                        (Kars)     

19) Ertuğrul Kürkcü                        (Mersin) 

20) İbrahim Binici                           (Şanlıurfa)              

21) Özdal Üçer                                (Van)      

22) Nazmi Gür                                (Van)

23) Leyla Zana                                 (Diyarbakır)           

Gerekçe:

Basın özgürlüğü, basılı medya veya basın vasıtasıyla görüş ve düşüncelerini açıklayabilme ve yayabilme hakkıdır. Demokrasilerde en temel hak, eleştiri ve sorgulama hakkıdır. Demokratik ülkelerde yaşayan her yurttaşın özgür ve tarafsız haber alma hakkı vardır. Bu anlamda ülkemizde muhalif basın ve gazetecilere karşı uygulanan sansür, engelleme ve tutuklamalar demokratik olmayan uygulamalardır.

Özellikle, geçtiğimiz günlerde muhalif gazetecilik faaliyetleri yürüten Özgür Gündem gazetesinin kapatılması ve şu an hâlihazırda tutuklu bulunan 106 gazeteci, bir kez daha göstermiştir ki ülkemizde basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi temel haklar ve özgürlükler Hükûmet tarafından ipotek altına alınmıştır. Bu baskıcı ve yıldırmacı politikalar cumhuriyet tarihi boyunca uygulana gelmiş ve günümüzde de en sert hâli ile AKP Hükûmeti tarafından yeniden uygulanmaya devam etmektedir. “KCK operasyonları” adı altında birçok basın emekçisi mesnetsiz gerekçelerle gözaltına alınmış ya da tutuklanarak cezaevlerine gönderilmiştir. Üstelik bu gazeteciler, çok ağır cezalar öngören Terörle Mücadele Yasası kapsamında yargılanmaktadır. Bu uygulamalarla özgür basın susturulmaya, muhalefet edemez duruma getirilmek istenmektedir. Yayın hayatına 30 Mayıs 1992 tarihinde başlayan Özgür Gündem gazetesi üzerine uygulanan baskı ve yıldırma politikaları yalnızca kapatma, 500’ün üzerinde dava, yayınlarını toplatma ile kalmayarak en ağır biçimiyle 30'u gazeteci toplam 76 basın emekçisinin hayatına mal olmuştur. Yalnızca bu örnek bile Türkiye'deki basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü ile muhalif gazetecilere uygulanan baskı ve engellemeleri özetler niteliktedir.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütünün dünya basın özgürlüğü listesinde, Türkiye 179 ülke arasında 138’inci sıradan 148’inci sıraya gerilemiştir. Özellikle 2011 seçimleri öncesi ve sonrasında muhalif basın üzerine uygulanan baskı ve engelleme politikalarının bir göstergesi olarak listede 10 sıra gerilemiş olmamız, ülkemizin basın özgürlüğü alanındaki yerinin ileriki dönemlerde daha da gerileyeceği endişesi yaratmaktadır.

Hâlen bilinen 6 binin üzerinde İnternet sitesine yasak getirilirken Ergenekon davasını izleyen gazeteciler hakkında 5 binin üzerinde dava açılmış ve KCK operasyonları kapsamında tutuklanan gazeteciler de dâhil olmak üzere toplam 106 gazeteci cezaevlerinde haksız yere tutularak yargılanmayı beklemektedir. Ekonomik kalkınma bakımından 17’nci sırada olan Türkiye'nin basın özgürlüğü açısından geldiği nokta ortadadır. Bu durum kabul edilemezdir. Ancak diktatör rejimlerde görülen uygulamalar ile kamusal özgürlüklerin kaldırılması veya yokluğu, mekanik olarak basın özgürlüğünü de ortadan kaldırmaktadır. Bu anlamda ülkemizdeki muhalif basın ve gazeteciler üzerinde uygulanan engelleme politikaları diktatör politikalara işaret etmektedir.

Özellikle kendisini bölgesel model olarak tanıtan Türkiye'nin, dünya basın özgürlüğü listesinde 10 sıra gerilemesi, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve muhalif gazeteciler üzerindeki baskı ve engellerin arttığını göstermekte, aynı zamanda da bölgesel model söylemini de ciddi oranda çürütmektedir. Bir başka açıdan değerlendirildiğinde, AKP Hükûmetinin gerçekte basın özgürlüğüne, düşünce ve ifade özgürlüğüne bakışını Avrupa Birliği Bakanı Sayın Egemen Bağış, BBC televizyonunda 2 Mart 2012 tarihinde yayınlanan mülakatında özetlemiştir. Türkiye'deki tutuklu gazeteciler için kullandığı sözler aynen şöyledir: "Mesleği yüzünden tutuklanan hiçbir gazeteci yok. Gazeteci kimliği taşıyan bazı kişiler var birine tecavüz ederken yakalanan, banka soyarken yakalanan. Bu kişiler beğenmediğimiz yazılar yazdıklarından dolayı tutuklanmış değiller. Çok daha kötü yazılar yazmış olan gazeteciler var ve bu kişiler hâlâ bu haklarını kullanmaya devam ediyorlar."

Türkiye'de muhalif basın üzerindeki baskıların, gazetecilere yönelik tutuklamaların ve basın özgürlüğünü kısıtlayan engellemelerin tespiti ile bu baskı ve engellemelerin acil olarak giderilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulması gerekmektedir.

2.- Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu ve 22 milletvekilinin, Van Gölü’nün korunması ve turizme kazandırılması konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/715)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Van Gölü'nün orijinal hâliyle korunabilmesi, ülke ve dünya bilimine daha fazla katkı yapabilmesi, tanıtımının yapılarak turizminde önemli bir durak olabilmesi, ülke ekonomisine daha fazla katkı sunabilmesi için alınacak önlemlerin ve yapılması gerekenlerin belirlenebilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İç Tüzük’ün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz.

1) Hüsamettin Zenderlioğlu            (Bitlis)

2) Pervin Buldan                            (Iğdır)

3) Hasip Kaplan                             (Şırnak)

4) Sırrı Sakık                                  (Muş)

5) Murat Bozlak                             (Adana)

6) Halil Aksoy                                (Ağrı)

7) Ayla Akat Ata                            (Batman)

8) İdris Baluken                              (Bingöl)

9) Emine Ayna                               (Diyarbakır)

10) Nursel Aydoğan                       (Diyarbakır)

11) Altan Tan                                 (Diyarbakır)

12) Adil Zozani                              (Hakkâri)

13) Esat Canan                               (Hakkâri)

14) Sırrı Süreyya Önder                 (İstanbul)

15) Sebahat Tuncel                         (İstanbul)

16) Mülkiye Birtane                       (Kars)

17) Erol Dora                                 (Mardin)

18) Ertuğrul Kürkcü                       (Mersin)

19) Demir Çelik                              (Muş)

20) İbrahim Binici                          (Şanlıurfa)

21) Nazmi Gür                               (Van)

22) Özdal Üçer                               (Van)

23) Leyla Zana                                (Diyarbakır)

Gerekçe:

Van Gölü, tuzlu (tuzluluk binde 19) sodalı (pH 9,8) suları ile dünyada eşi benzeri bulunmayan orijinal bir ekosistemdir. Bu orijinalliği, tüm dünyadaki bilim adamlarının dikkatini Van Gölü'ne çekmektedir. Van Gölü bu yapısı ile paleolimnologlar tarafından "genç okyanus"ların oluşumunu aydınlatmak üzere büyük bir ilgiyle incelenmektedir. Diğer taraftan göl, su seviyesi değişimleri ve küresel iklim değişimlerinin göstergesi olarak değerlendirilmektedir. 2003 yılında küresel iklim değişiminin göstergelerinin dünyada izlenmesi için, AB FP-6. Çerçeve Programı kapsamında hazırlanan "Ecowater" projesinde, Van Gölü iklim değişimlerinin ekolojik etkilerinin en iyi izlenebildiği göl olarak belirlenmiş ve projenin modellerinin Van Gölü dikkate alınarak oluşturulması planlanmıştır. Yani Van Gölü, üstünde gölün tüm ekolojik dengelerini altüst edecek deneyler yapılacak kadar küçücük ve önemsiz bir göl değildir. Mevcut yapısı ile tüm dünyanın dikkatini üzerinde toplayan, orijinal bir ekosistemdir. Ayrıca inci kefali dünyada sadece Van Gölü’nde bulunan bir balık türüdür. İnci kefali aynı zamanda bölge halkı için büyük bir gelir kaynağıdır. 2010 yılı rakamları ile ülke ekonomisine katkısı 10 milyon ABD dolarıdır. Göl çevresindeki 14 bin insan geçimini inci kefali üretiminden sağlamaktadır.

Ülkemizde 60'tan fazla uluslararası öneme sahip sulak alan bulunmaktadır. Ülkemizin de imza atarak taraf olduğu Ramsar, CITES, Bern gibi uluslararası sözleşme hükümlerine göre belirlenen bu sulak alanlardan üç tanesi (Bendi Mahi Sazlığı, Çelebibağ Sazlığı, Arin Gölü) Van Gölü çevresinde yer almaktadır. Bu sulak alanlarda şimdiye kadar 300 civarında kuş türü tespit edilmiştir. Göl ekosisteminde meydana gelecek değişim, bu sulak alanları ve sulak alanlarda yaşayan biyoçeşitliliği olumsuz yönde etkileyecektir.

Tüm bu nedenlerden dolayı, Van Gölü özenle korunması gereken, Türkiye'nin sahip olduğu en önemli doğal zenginliklerden biridir. Van Gölü'nün yapısını bozacak herhangi bir projenin hayata geçirilmesi demek, dünyanın ilgi odağı olan orijinal bir ekosistemin bozulması demektir. Gölün tamponlama etkisinin olumsuz etkilenmesi yüzünden tuzlu-sodalı suyun tatlı suya dönüşümünün gerçekleşememesi demektir. Böylelikle dünyada sadece Van Gölü havzasında yaşayan ve IUCN tarafından kırmızı listeye dâhil edilen endemik inci kefalinin üremesinin ve göçünün engellenmesi demektir. Ayrıca, göl çevresindeki uluslararası öneme sahip sulak alanlar ve biyoçeşitliliğin zarar görmesi anlamına gelecektir.

Van Gölü'nün orijinal haliyle korunabilmesi, ülke ve dünya bilimine katkı yapmaya devam edebilmesi, tanıtımının yapılabilmesi, turizmde önemli bir durak olabilmesi için alınacak önlemlerin ve yapılması gerekenlerin belirlenebilmesi için TBMM tarafından Meclis araştırması açılması oldukça önemlidir.

3.- Elâzığ Milletvekili Enver Erdem ve 19 milletvekilinin, Elâzığ ilindeki KOBİ’ler ile küçük esnaf ve sanatkârların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/716)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Elâzığ ilimizdeki KOBİ'lerin, küçük esnaf ve sanatkârların sorunlarının araştırılması ve gereken önlemlerin alınması amacıyla, Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzük’ün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

1) Enver Erdem                               (Elâzığ)

2) Mehmet Şandır                            (Mersin)

3) Mehmet Günal                            (Antalya)

4) Alim Işık                                     (Kütahya)

5) Erkan Akçay                               (Manisa)

6) Reşat Doğru                                (Tokat)

7) Mustafa Erdem                            (Ankara)

8) Muharrem Varlı                          (Adana)

9) S. Nevzat Korkmaz                     (Isparta)

10) Bülent Belen                              (Tekirdağ)

11) Kemalettin Yılmaz                     (Afyonkarahisar)

12) Hasan Hüseyin Türkoğlu          (Osmaniye)

13) Seyfettin Yılmaz                        (Adana)

14) Sinan Oğan                               (Iğdır)

15) Emin Çınar                                (Kastamonu)

16) Ali Öz                                       (Mersin)

17) Özcan Yeniçeri                          (Ankara)

18) Mehmet Erdoğan                       (Muğla)

19) Cemalettin Şimşek                     (Samsun)

20) Atila Kaya                                 (İstanbul)

Gerekçe:

Elâzığ ilimizin sosyoekonomik yapısı çerçevesinde KOBİ’ler, işsizliği azaltma, istihdamı sağlama, yeni iş fırsatları oluşturma, büyük sanayinin tamamlayıcısı durumunda olma, kalifiye eleman yetiştirilmesine katkıda bulunma, göçün önlenmesi ve sağlıksız kentleşmenin önlenmesi, gelir dağılımının daha dengeli biçimde gerçekleştirilmesini sağlama gibi birçok işlevin yerine getirilmesinde önemli katkılar sağlamaktadır.

Ülkemizde yaşanan ekonomik krize paralel olarak, Elâzığ’da mevcut küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, (KOBİ) küçük esnaf ve sanatkârlar da krizden oldukça etkilenmiştir. Son dönemlerde ekonomideki belirsizlik ve güvensizlik bu iş yerlerinin de ciddi sorunlar yaşamasına sebep olmuş ve birçoğu kapanmak zorunda kalmıştır.

İlimizdeki; Elâzığ Çimento Fabrikası, Elâzığ Şarap Fabrikası, Elâzığ Ferrokrom Tesisleri, Elâzığ Şeker Fabrikası, Maden Bakır İşletmeleri, Ağın Deri Fabrikası özelleştirilmiş, Et Balık Kurumu, Elâzığ İplik Fabrikası, Azot Fabrikası, Sodyum Bikromat Fabrikası, Eltaş Kâğıt Fabrikası, Karadeniz Birlik (Ayçiçeği Yağı Fabrikası) ve Keban Plastik gibi tesisler de kapanmıştır. Ayrıca, 2008-2011 yılları arasında 2.536 küçük esnafımız iş yerini kapatmak zorunda kalmıştır.

Elâzığ’da kurulmuş olan birçok fabrika ve sanayi kuruluşunun özelleştirilmesi ya da kapanması, zaten ilimizde var olan işsizlik sorununu daha da artırmıştır. Elâzığ’daki KOBİ'lerin de zor durumda olmaları sebebiyle Elâzığ’da işsizlik Türkiye ortalamasının bir hayli üzerinde seyretmiştir. Türkiye’de 2011 yılında işsizlik oranı yüzde 10’larda iken Elâzığ’da 2011 yılı işsizlik oranı yüzde 14 olarak gerçekleşmiştir.

Son zamanlarda her ne kadar KOBİ’ler ve küçük esnafa düşük faizli krediler verilmek istense de bu kredilerden faydalanan kişi sayısı oldukça azdır. Bu kredilerden faydalanmak isteyen esnafın senedi protesto edilmemiş olacak, çeki hiç yazılmamış olacak, kredi kartı borcu olmayacak ya da hiç geciktirmeden ödenmiş olacak, sigorta ve vergi borcu olmayacak ki bu kredilerden faydalanabilsin. Zaten bu şartları taşıyan esnaf da kredi almamaktadır.

İlimizdeki çoğu esnaf, vergilerini ve sigorta primlerini ödeyememekte ve icralık durumuna düşmektedir. Her geçen yıl kapanan iş yeri sayısı artmış, ilimizde istihdam azalmış, işsizlik ise artmıştır. Bunun sonucunda Elâzığ’dan göç edenlerin sayısı da çoğalmıştır.

Yaşam şartlarının ağır olduğu ve kalkınma açısından Türkiye ortalamasının gerisinde bulunan ilimizde, esnaf ve sanatkârlar talep daralması sonucunda gelirlerinin azalması sorunu ile karşı karşıyadır. Sanayi işletmelerinin az olduğu ilimizde yeni yatırımlara, esnaf ve sanatkârlara yönelik olarak kolaylaştırıcı düzenlemelere ihtiyaç vardır.

Elâzığ’da faaliyette olan KOBİ’lere özellikle finansal açıdan destek verilmeli ve çeşitli vergi kolaylıkları sağlanmalıdır. KOBİ’lere hak ettikleri değer ve önem verilmeli ve başarısızlıklarına sebep olan etmenler iyileştirilmelidir. Girişimciliğin önündeki bürokratik engeller ortadan kaldırılmalı, kadın ve gençlerin ilimiz ve dolayısıyla ülke ekonomisine katkıda bulunması sağlanmalıdır.

İlimizde KOBİ girişimciliğine önem verilmeli, başarı şansları yüksek, büyüme eğilimine girmiş işletmeler ve girişimciler saptanarak desteklenmeli, potansiyel girişimcilerin ilimizde iş sahibi olmaları sağlanmalıdır.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB, ticaret ve sanayi odaları, esnaf ve sanatkârlar birlikleri, Fırat Üniversitesi ve ilimiz bazındaki ilgili kuruluşların iş birliği sağlanarak, KOBİ yönetimlerine, yönetim danışmanlığı, finans yönetimi, teknik bilgi aktarımı, AR-GE, ürün ve süreç geliştirme, ortak üretim, pazarlama ve ihracat imkânlarının geliştirilmesi yönünde eğitim ve teşvikler sağlanmalıdır.

Girişimcilere altyapı ve danışmanlık hizmeti veren, Fırat Üniversitesi bünyesinde kurulan teknoparklardan KOBİ’lerin daha etkin bir şekilde faydalanması sağlanmalı ve bu teknoparkların yaptıkları teorik çalışmaların sanayiye aktarılması için gerekenler yapılmalıdır. AR-GE hizmetlerine gerekli fonlar sağlanmalı ve rekabet üstünlüğü sağlayan buluşlar mutlaka ödüllendirilmelidir.

Elâzığ ve ülkemiz ekonomisine daha fazla katkı sağlamak için, ilimizdeki KOBİ’lerin, küçük esnaf ve sanatkârların sorunlarının araştırılması ve çözüm yollarının bulunması ve gerekli tedbirlerin alınması amacıyla, Anayasa’nın 98’inci ve İç Tüzük’ün 104-105’inci maddeleri gereğince bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.

Barış ve Demokrasi Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

VII.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- BDP Grubunun, Kars Milletvekili Mülkiye Birtane ve arkadaşları tarafından Bingöl Yayladere 2’nci Komando Tabur Komutanlığında zorunlu askerlik hizmeti yaparken 23/6/2013 tarihinde silahla vurulma sonucu hayatını kaybeden Adem Kalkan’ın ölümünün araştırılması amacıyla 8/7/2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 11 Temmuz 2013 Perşembe günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 11/7/2013 Perşembe günü (bugün) yaptığı toplantısında, siyasi parti grupları arasında oy birliği sağlanamadığından grubumuzun aşağıdaki önerisini, İç Tüzük’ün 19’uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                            Pervin Buldan

                                                                                                                    Iğdır

                                                                                                        Grup Başkan Vekili

Öneri:

8 Temmuz 2013 tarihinde, Kars Milletvekili Mülkiye Birtane ve arkadaşları tarafından verilen (3818 sıra no.lu), "Bingöl Yayladere 2’nci Komando Tabur Komutanlığında zorunlu askerlik hizmeti yaparken 23/6/2013 tarihinde silahla vurulma sonucu hayatını kaybeden Adem Kalkan'ın ölümünün araştırılması" amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olan Meclis araştırma önergesinin, Genel Kurulun bilgisine sunulmak üzere bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak 11/7/2013 Perşembe günlü birleşiminde sunuşlarda okunması ve görüşmelerin aynı tarihli birleşiminde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Barış ve Demokrasi Partisi grup önerisi lehinde söz isteyen Sırrı Sakık, Muş Milletvekili. (BDP sıralarından alkışlar)

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben de hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Aslında, son günlerde, tabii, Parlamentoda önemli yasalar, torba yasalar geçiyor ama bizim bu -her ne kadar- Meclis araştırma önergelerimiz, Türkiye'nin aslında iç barışıyla ilgili önergelerdir ve binlerce insanın, ailenin yüreğini yakan sorunlardan biri. Şimdi, bunu tekrar buraya taşıyacağız ama birazdan tekrar oylarınızla reddedilecek. Yani bu kutsal günlerde bu insanların acısını dindirmek bu Parlamentonun görevi değil midir? Yüzlerce asker ailesi çocuklarının ölümünden büyük kuşku duyuyorlar ve “Çocuklarımızı biz gelip size sağ salim teslim ettik, sonra siz bize çocuklarımızın ölüsünü, tabutlarını teslim ettiniz ve biz bu çocukların ölümünden büyük bir kuşku duyuyoruz. Bu çocuklarımızı öldürdünüz…”

Bu çocuklarımızın ismi Kürt, ismi Alevi olduğu için askerde, kışlada öldürüldü, Kıbrıs’ta öldürüldü. Ben bunlara tanıklık ettim, gittim, çocukları defnettiğimizde aileler feryat ettiler: “Çocuklarımız öldü ama biz bu yapılan otopsi raporlarına inanmıyoruz. Savcıları göreve davet ettik ama Allah adına, savcılar da aldıkları talimat doğrultusunda bir işlem bile yapmadılar.”

Şimdi, bunlar var iken, bu kadar acil konular var iken bizim hiç  bilmediğimiz bir torbanın içini doldurduğunuz kadar dolduruyorsunuz ve sabahlara kadar buralarda zaman harcıyoruz. Gelin, birlikte, oturalım, temel sorunlarımızı masaya yatırıp bunun gereğini yapalım.

Dün Sayın Başbakan da “Anayasa Uzlaşma Komisyonunda 48 maddede bir konsensüs sağlandı. Alelacele bunu hayata geçirelim.” diyor. Peki, biz buna da varız, bunu da geçirelim ama bu temel sorunlarla ilgili de komisyonlar oluşturalım. Şimdi, bir taraftan 48 maddeden bahsediyorsunuz ama özgürlüklerimizi hayata geçirecek temel maddelerle ilgili 4 grup arasında bir konsensüs sağlanmıyor. Meclis Başkanımızın yaptığı görüşmelerden sonra bir uzlaşı sağlandı. Bu uzlaşıyla, bugüne kadar uzlaşamadığımız maddelerle ilgili bir konsensüs sağlanabilir, bunu yapalım. Bu yapılmıyor. Alelacele, 48 maddeyle ilgili sorun da yok, bir başka bir şey yapalım o zaman.

Bakın, özgürlüklerden bahsediyorsunuz. E, Siyasi Partiler Yasası, Seçim Kanunu. Bakın, bir hanımefendi -bugün üçüncü, dördüncü günü- İstanbul’dan yola çıktı, onurlu bir mücadele sürdürüyor, Aylin Kotil. Türkiye’deki bu yüzde 10’luk barajı protesto etmek, barajı sıfırlamak adına bizim Parlamentonun yapamadığını… Aylin sokaklarda, İstanbul’dan Ankara’ya bir yürüyüş düzenledi, onurlu bir yürüyüş. Biz yanındayız ve bu, Türkiye halklarının ortak sesidir. Gelin, bunu değiştirelim.

Bu torba yasayı bu kadar alelacele getiriyorsunuz. Bizim yapabileceğimiz yasal düzenlemeler var Anayasa’nın dışında; TCK’yı, gelin, yeniden dizayn edelim, Terörle Mücadele Yasası’nı yeniden dizayn edelim. Ama bunların hiçbiri yapılmıyor. Ne yapılıyor? Olmazları masaya koymak. Ya, zaten 48 maddede anlaşma yapıldı, bu konuda herhangi bir sorun yok. Bu Parlamento çalışmayı sürdürebilir, tatili erteleyebilir. Ne yapabilir? Yasaları değiştirebilir yani bu 4 siyasi partinin liderlerinin diktatörlüğünden bu Parlamentoyu kurtarabilir, bu Türkiye’yi kurtarabilir; gelin, bunları yapalım. Yok.

Anayasa bir toplumsal sözleşme. Özgürlükler ve demokrasi ertelenemez. Bakın, Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da, Libya’da, yanı başımızda özgürlükleri öteledikleri için, erteledikleri için ne oldu ne bitti, hepimiz birlikte tanıklık ettik.

Şimdi, siz, özgürlükleri erteleyerek sonuç alamazsınız ki, özgürlükleri hayata geçirerek bu beladan kurtulabilirsiniz. Çıkıp Gezi’deki olup bitenlerin uluslararası bir komplo olduğunu söylüyorsunuz. O zaman, gelin, bu komployu boşa çıkaralım, hep birlikte ne gerekiyorsa bunun gereğini yapalım ama siz bunu da yapmıyorsunuz. Mesela, PKK “birinci aşama” dediği aşamayı geride bıraktı, binlerce kilometre, Güney Kürdistan’daki dağlara çekildiler.

Siyaset dünyası, onlar binlerce kilometre yol giderken siz kaç metre yol geldiniz? İşte BDP sıraları burada, oturup konuşabileceğimiz bir iklim bile yaratamadık ve şimdi, böyle önemli bir süreçten geçerken bu Parlamentoya önemli görevler düşüyor. Bu Parlamento, alelacele, nasıl bu torba kanunla yasaları bir an önce geçirip ve gidip tatile başlayabiliriz? Vallahi tatil hakkımız yok, hiçbirimizin bu tatil hakkı yok, bu süreci heba etme hakkımız yok. Yani demokrasilerde çifte standart olmaz.

Bakın, birkaç gündür AKP’nin Mısır’da olup bitenlerle ilgili tavrını görüyoruz. Evet, bu bir dik duruştur ama çifte standart olduğunda kimse sizin bu dik duruşunuzu ciddiye almaz. Siz, Mursi’ye karşı bakın amansız… Lakin, biz, bir şekilde, “Darbe nereden gelirse gelsin her darbeci bir alçaktır.” diyoruz ama siz Mursi’ye karşı yapılan darbeyi alçakça değerlendiriyorsunuz ama diğer taraftan, mesela daha önce Ömer El Beşir darbe yaptı, bir darbeciydi ve 300 bin insanın ölümünden sorumludur ve 2 milyon 700 bin insan kendi topraklarını terk edip gitti, bu darbeci bizim topraklarımıza geldiğinde siz onu kucaklıyorsunuz. Böyle çifte standart olur mu?

TUFAN KÖSE (Çorum) – Sayın Sakık, darbecilerle ilişkilerini kesmiyorlar, darbe iktidarıyla…

SIRRI SAKIK (Devamla) - Şimdi, o vesileyle, darbeye karşı duruş sergileyecekseniz adı Sisi, adı Ömer El Beşir, kim olursa olsun, Kenan Evren kim…

TUFAN KÖSE (Çorum) - Onlar darbeye karşı değiller.

SIRRI SAKIK (Devamla) - …hepsine karşı dik duruş sergileyeceksiniz. Siz, ne yapacaksınız biliyor musunuz?

Bakın, Ahmedinejad’ın 2008 seçimlerinde hileyle seçildiğine dair muhalefetin ciddi bir tepkisi vardı ve İran halkı ayağa kalkmıştı. Siz, alelacele, hemen Ahmedinejad’ı tebrik ettiniz. Demediniz “Ya, şurada, milyonlarca insan sokakta ise bunların bir özgürlük talebi var.” Böyle çiftçe standartlarla bu iş olmaz. Hele hele, demokrasi ve özgürlük talebi olan bir ülkeyiz ve süreci başlatmışız, bu sürecin ruhuna uygun hareket edeceksek bunun gereğini yapmalısınız. Bugün, PKK’nın lider kadroları açıklama yapıyorlar, “Bizim tahammülümüz yok. Biz birinci aşama denilen süreci bitirdik, sıra sizde.” diyorlar. Niçin söylüyorlar? Sayın Öcalan’ın sağlık durumu çok ciddi bir noktada, endişeler ve kuşkular var, hem Kandil’in hem Kürtlerin bu konuda hassasiyeti var. Alelacele, bir şekilde, oraya bir heyet göndereceksiniz. Görüşmeleri sürdürdüğünüz bir noktada bir insanın ve bir aktörün yani can güvenliğiyle, sağlığıyla ilgili ciddi kuşkular varsa bunun gereğini yapacaksınız. Bir taraftan görüşmeleri sürdürürken hâlâ karakol inşasını devam ettirirseniz barışta samimi olmadığınızı gösterir.

Onun için, Sayın Başbakanın belirttiği 48 maddelik Anayasa paketindeki sorunla ilgili Barış ve Demokrasi Partisinin bu konuda bir tek itirazı yok. Ama size çağrımızdır, itirazımız şunadır: “Gelin, yüzde 10’luk barajı, eğer silahları siz gündemden çıkaracaksanız, demokratik zeminde siyaset yapılacaksa, yüzde 10’luk barajı derhâl ortadan kaldırın. Gelin bu karakolların inşaatını derhâl durdurun. Barışın ruhuna uygun adımlar atın. Bizim getirdiğimiz bu asker ölümleriyle ilgili derhâl bir komisyon oluşturun.”

Sevgili arkadaşlar, yine, 2009 yılındaydı, Elâzığ’da bir askerî  birlikte bir komutan çocuklara kızıyor, emrindeki askerlere kızıyor, bombanın pimini çekiyor ve bombayı askerin eline veriyor. O pimin çekilişinden sonra 4 asker yaşamını yitirdi, 3 asker ağır yaralandı. Hani, siz 2010’da Anayasa değişikliği yaptınız ya yani rejime karşı gelen o Anayasa şeyini bir tarafa ittiniz ama halka karşı suç işleyen askerleri kollayıp korudunuz. Sonra o komutan ne oldu biliyor musunuz? Sekiz yıl mı, dokuz yıl mı ceza aldı. Bak, 4 insan öldü -çünkü askerî mahkemeye havale edildi- ve 3 asker de yaralandı.

Şimdi, askerlerin konumu bu, askerî mahkemelerin konumu bu, Roboski’yi de askerî şeye havale ettiniz, durum bu. Buralardan özgürlük çıkmaz, buralardan kavga çıkar, buralardan size karşı, yeniden, halkın ayaklanması çıkar. Biz dostça söylüyoruz, sorunlarımızın adını dostça ortaya koyuyoruz ve sizden de çok dostça öneriler ve dostça el kaldırmanızı bekliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

 SIRRI SAKIK (Devamla) – Bu konuşulan araştırma önergesine destek bekliyoruz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Elitaş.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Konuşmacı konuşmasının ilk cümlelerinde şöyle bir ifade kullandı, Sayın Mülkiye Birtane’nin verdiği araştırma önergesi çerçevesinde; Adem Kalkan 23 Haziran 2013 tarihinde hayatını kaybetmiş. Bir tarafta bu önergeye göre öldürülmüş ama askerî makamların verdiği ifadeye göre de intihar etmiş. Bu olay on beş gün önce zuhur etmiş bir olay fakat konuşmacı konuşmasını yaparken “Askerdeki kişiler Kürt olduğu için, Alevi olduğu için öldürüldü.” diye ifade etmesi ırkçılık ve mezhepçilikten başka bir şey değildir.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Gerçek odur.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Oradaki görev yapan gençler, bu vatanı korumak için…

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Gerçek odur. Bakın bir öldürülenlerin kaçı Kürt’tür, kaçı Alevi’dir.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – ...bu milleti korumak için şehit olmak uğruna görev yapmaktadırlar. Bu bayrağımızın rengi, Kürt’ü, Türk’ü, Alevi’si bütün ecdadımızın al kanıyla boyanmıştır. Hiç kimse Kürt, Türk diye askerimizi ayırma hakkına sahip değildir.

Nitekim bu salı günü aileyle Kars Milletvekilimiz Sayın Yunus Kılıç görüşmüştür. Aile mahkemeye müracaat etmiş, evlatlarının intihar etme değil, öldürüldüğü şeklinde bir şüpheleri var; bu şüpheler mahkemeye intikal ettirilmiş. Mahkemeye intikal ettirilmiş on beş günlük bir meseleyi, burada, Kürtlere karşı, Alevilere karşı Türk ordusunun öldürdüğü şeklinde ifade etmek büyük bir yanlıştır. Şiddetle bu düşünceyi kınıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

İDRİS BALUKEN (Bingöl)- Sayın Başkan…

BAŞKAN – Evet, Barış ve Demokrasi Partisi grup önerisi…

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Başkan, şimdi bu söylenenlere karşı, tutanaklara geçmesi açısından, bazı şeyleri bizim de belirtmemiz gerekiyor.

Sayın grup başkan vekili kışlada şüpheli bir şekilde öldürülen ya da intihar ettiği söylenen askerlerin doğum yerlerine ve kimliklerine bakarsa gerçekten bu askerlerin çoğunun Kürt ve Alevi kökenli olduğunu görecektir.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Hâlâ aynı yoldalar Sayın Başkan, hâlâ ırkçılık ve mezhepçilik yolundalar, “Çözüm süreci” diyorlar.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Ortada böyle bir realite vardır, ortada böyle bir gerçeklik vardır.  Irkçılığın kendisi, ırkçılığın kendisi böylesi bir tablodur.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – O zaman araştıralım;  Mustafa Bey, kabul edin de araştıralım o zaman.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Daha yeni mahkeme aşamasında.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Araştıralım.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Biz, defalarca, bu Meclise şüpheli asker ölümleriyle ilgili araştırma önergeleri getirdik. Eğer sayın grup başkan vekili bu konuda gerçekten bu şekilde düşünüyorsa buyurun bu araştırma önergesine destek versinler, hep birlikte gidip araştıralım. Eğer böyle bir şey yoksa da, Kürt ve Alevi olan gençlerin şüpheli ölümleriyle ilgili bir durum yoksa da buraya gelir, burada Genel Kurulda hep beraber açıklama yaparız.

BAŞKAN – Evet, teşekkür ediyorum.

Barış ve Demokrasi Partisi …

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, eğer müsaadeniz olursa ben de bir iki şey söylemek istiyorum, şuradan, yerimden.

BAŞKAN – Hayır, uygun değil.

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan...

BAŞKAN – Sayın Sakık, çıktınız konuştunuz, grup başkan vekiliniz de söz aldı.

SIRRI SAKIK (Muş) – Can Başkanım, bakın biz buralarda birçok konuya tanıklık ederiz.

BAŞKAN – Sayın Sakık, böyle bir usul yok, İç Tüzük’te…

SIRRI SAKIK (Muş) - Hiç öneri olmadan, sataşma olmadan onlarca kez bu kürsüden konuşanlar olur, sesiniz çıkmaz. Bizi ırkçılıkla, faşizmle suçluyor. Hayatımız ırkçılığa, faşizme karşı mücadeleyle geçmiştir.

BAŞKAN – Evet, Barış ve Demokrasi Partisi grup önerisi aleyhinde söz isteyen Ebu Bekir Gizligider, Nevşehir Milletvekili.

SIRRI SAKIK (Muş) – Daha sonra grup başkan vekilimiz de söyledi, bu öldürülen kardeşlerimizin hepsinin kimliğine bakın Alevi’dir ve Kürt’tür.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Irkçılığın en büyüğü budur; Kürt öldürmektir, Alevi öldürmektir.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Hâlâ ırkçılık yapıyorsun.

SIRRI SAKIK (Muş) - Asıl ırkçılığı yapan… Bugün araştırın, eğer çıkmıyorsa biz de özür dileyelim sizden.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Destek verin de açığa çıksın.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Gizligider. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

EBU BEKİR GİZLİGİDER (Nevşehir) – Sayın Başkan, saygıdeğer  milletvekilleri; ben de konuşmama benden önceki konuşmacılar gibi Srebrenitsa’da yıllar önce meydana gelen ve…

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Eren Yılmaz’ın Maraş davasını araştıralım.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – On beş gün olmuş daha.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Ne on beş günü, yüzlerce asker var böyle. Sizin yeni haberiniz olmuş. Yüzlerce örnek var, yüzlerce cinayet var; haberiniz yok mu, defalarca gündeme getirdik.

EBU BEKİR GİZLİGİDER (Devamla) – …sadece İslam dünyasını ve Türkiye’yi değil, bütün dünyayı üzüntüye boğan olayları kınayarak başlamak istiyorum. Belki Srebrenitsa’nın çiçekleri bu dünyada soldu ama ebedi âlemde peygamberlerle birlikteler. Allah onlara rahmet eylesin, yakınlarına sabır versin.

Saygıdeğer milletvekilleri, Barış ve Demokrasi Partisinin vermiş olduğu Meclis araştırması önergesinin aleyhinde grubum adına söz almış bulunmaktayım. Öncelikle kesin olan şu ki Adem Kalkan isimli bir askerimiz hayatını kaybetmiş ve bu sebeple kendisine Allah’tan rahmet, ailesine sabırlar diliyorum. Benden önceki konuşmacı dedi ki: “İsmi Kürt ismi olanlar, ismi Alevi ismi olanlar ayrımcılığa tutuluyor.” Bu kardeşimizin, bu rahmetli kardeşimizin ismi Adem. İsmi Adem yani Alevi’nin, Sünni’nin Türk’ün, Kürt’ün de babası olan Adem. O vesileyle bu örneğe bence hiç de uygun olmadı bu benzetme.

Şimdi, bu konuda bize gelen bilgileri çok kısa olarak sizlerle paylaşmak istiyorum. “Er Adem Kalkan Kars Kağızman nüfusuna kayıtlı, Bingöl Yayladere 2’nci Jandarma Komando Tabur Komutanlığı emrinde görevli ve 23 Haziran 2013 günü zırhlı araç içine üst kapak bölümünden girerek, aracın silahından bir miktar atış yapmayı müteakip, kendi silahıyla çene altına bir el ateş etmek suretiyle intihara teşebbüs etmiş, yaralanmış, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmış fakat tüm çabalara rağmen vefat etmiş.” Bu, askerî makamların bize vermiş olduğu bilgi. 8’inci Kolordu Komutanlığı Askerî Savcısı olay yerine gelerek gerekli adli soruşturmaya başlamış, hâlen savcılık soruşturması devam etmekte. Ayrıca, olaya ilişkin idari tahkikat da bu vesileyle başlatılmış  ve devam etmekte. İnşallah en kısa  sürede aydınlanmasını umut ediyoruz.

Saygıdeğer milletvekilleri, elbette siyasi partiler toplumda yankı bulan, siyasi yönü olan ve kendi siyasetlerini güçlendireceğini düşündükleri hadiselerle ilgili araştırma önergesi verirler. Fakat önümüzde tamamen bize göre adli bir vaka bulunmaktadır. Geçtiğimiz iki hafta boyunca bu Meclisin, özellikle AK PARTİ Grubunun gösterdiği performans ortada. Burada muhalefet partilerinin birkaç kişiyle kendilerini temsil etme tercihlerine de saygı duyuyorum ancak AK PARTİ Grubu şu mübarek ramazan ayında iftarını da, sahurunu da Meclis çatısı altında yapıyor. Bunu, esas itibarıyla, yargının görev ve yetki alanındaki bir olay ile yüce Meclisin bu kadar yoğun bir mesaiyle meşgul edilmesinin doğru olmayacağını vurgulamak için söylüyorum. Kaldı ki hukuken de Türkiye Büyük Millet Meclisinin yargıya intikal etmiş, şu anda askerî savcılık tarafından kovuşturulan ve yargı bağımsızlığına halel getirecekmiş gibi algılanabilecek bir hareketin içinde bulunması da doğru olmaz.

SIRRI SAKIK (Muş) – Ya, askerî mahkemeler ne kadar bağımsız? Allah’tan korkun ya! Kutsal günlerden bahsediyorsunuz, askerî mahkemeler ne kadar bağımsız?

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Ya, bu Meclis asker ölümlerini araştırmayacak da neyi araştıracak? Ayıp, ayıp yani!

BAŞKAN – Lütfen…

EBU BEKİR GİZLİGİDER (Devamla) – Sayın Başkan, sessizliği sağlarsanız memnun olacağım.

Bu seviyede bize göre yapılması gereken yargıya güvenmek ve her türlü delili mahkemenin takdirine sunabilmek ve bu uğurda profesyonel hukuki yardım almaktır. Bağımsız yargının adil kararı vereceğine inanıyoruz. Kaldı ki verilecek kararın taraflarca beğenilmemesi hâlinde iktidarımız döneminde güçlendirilen ve artık seri kararlar alabilen Yargıtay incelemesi söz konusu olacaktır. O da tatmin etmezse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi incelemesi yolu da açıktır. Görüldüğü üzere, BDP tarafından verilen Meclis araştırma önergesi usule, teamüllere ve hukukun genel ilkelerine bize göre aykırıdır. Vefat etmiş askerimizin gerek aile gerekse sevenleri müsterih olsunlar. Elbette ki giden geri gelmeyecek, yeri dolmayacaktır fakat kimsenin kafasında olaya dair en ufak bir kuşkunun kalmayacağını düşünüyorum.

Bu vesileyle devri iktidarımızda yargıdaki değişikliklere de çok kısa değinmek istiyorum:

Cumhuriyet tarihinin en büyük Anayasa değişikliği yapıldı. 12 Eylül Anayasası hem de 12 Eylül tarihinde referandumla halkımızın onayıyla değişti.

Yeni Anayasa ile kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitleri, dul ve yetimler, malul ve gaziler pozitif ayrımcılık uygulanabilecek kesimler olarak benimsendi.

Çocuk haklarıyla ilgili uluslararası temel ilkeler anayasal güvence altına alındı.

Kamu Denetçiliği Kurumu yani ombudsmanlık getirildi.

Siyasi partilerin kapatılması durumunda milletvekillerinin vekilliklerinin düşürülmesine son verildi.

Yüksek Askerî Şûra kararlarıyla ordudan atılanlara yargı yolu açıldı.

Sivillerin askerî mahkemelerde yargılanmasına son verildi.

Askerlerin askerî suçlar dışındaki suçlarla ilgili olarak sivil mahkemelerde yargılanması sağlandı.

HSYK kararları yargı denetimine tabi hâle getirildi.

Devlet memurlarına verilen uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili mahkemeye başvurma hakkı getirildi.

HSYK ve Anayasa Mahkemesi demokratik bir yapıya kavuştu.

İnsan hakları ihlallerinden dolayı insanımıza Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanındı.

Yargı bağımsızlığını güçlendirme adına Adalet Bakanının cumhuriyet savcılarına talimat verme yetkisi kaldırıldı.

Hâkim ve savcıların atama kararnameleri objektif kriterlere bağlandı.

Yargı mensuplarının terfi süreleri kısaltıldı.

Ceza infaz sistemi etkinleştirildi.

Cezaevlerindeki asayiş olayları, sıkıntı ve şikâyetler büyük oranda giderildi.

Adalet teşkilatı iyileştirildi. Bu kapsamda adalet teşkilatı bilişim teknolojisiyle tanıştı.

Ülkenin dört bir yanına geleneksel mimarimizden de ilham alan bir mimariyle muhteşem adalet sarayları inşa edildi.

UYAP projesiyle tüm adalet teşkilatımızı muhteşem bir yazılım altyapısına kavuşturduk. Vatandaşlarımız artık davalar ile ilgili her aşamayı anında İnternet’ten takip edebiliyor.

Adli Tıp Kurumunu ülke çapında yaygınlaştırdık.

Yargıtay ve Danıştayda yeni daireler kurarak yüksek yargının iş yükünü azalttık. Böylece temyiz aşamasındaki davaların sonuçlandırılma hızı da artmış oldu.

Hâkim ve savcılarımızın özlük hakları iyileştirildi.

Bölge adliye mahkemeleri yani istinaf mahkemeleri kuruldu ve bu şekilde yargıdaki yığılmaların önüne geçilmesi hedeflenmekte.

Yargı süreçlerini hızlandırmak için Meclisten üç paket geçirildi; dördüncü yargı paketi de gelecek.

Yargıda sosyal devleti hayata geçirdik.

Maddi durumu iyi olmadığı için avukat tutamayan herkes artık avukat tayin edebiliyor.

Basit suçlardan dolayı cezaevlerinde kalan birçok hükümlünün cezasını dışarıda çekmesi için denetimli serbestlik uygulaması hayata geçirildi.

Uluslararası standartlara uymayan cezaevleri kapatılıyor.

Çocuklara özel ceza infaz sistemi getirildi.

İnsan hakları ihlallerinin önlenmesi için eylem planları uygulamaya kondu ve biz “kesintisiz yargı” dedik, bunun için, az önce de belirtim, Ulusal Yargı Ağı Projesi yani UYAP’ı harekete geçirdik ve bu uğurda  adalet neferlerinin sayısını arttırdık. 2002 yılı ile 2011 yılı arasında basit bir mukayese yapmak istiyorum. 2002 yılında 9.232 olan hâkim, savcı sayısı 2011 yılında 11.187’ye, yüzde 20’yi aşkın bir artışla artıyor. Personel sayısı ise yüzde 50’ye yakın bir artış sergiliyor.

Adaleti saraylara taşıdık. Ülkemizin dört bir tarafında yapılan adalet sarayları artık şehirlerimiz için de ilham kaynağı olmaya başladı.

AYTUĞ ATICI (Mersin) – Adalet üretiliyor mu ona bak Sayın Milletvekili?

EBU BEKİR GİZLİGİDER (Devamla) – Daha güçlü adalet sistemi için bütçedeki pay 2002 yılında 1 milyar 113 bin TL iken bu rakam 2011 yılında 3 milyar 783 bin TL’ye yükselmiş.

Adalet akademileri hizmete girdi.

Adalet saraylarının teknoloji üssü olması bugün herkesin ağzında.

AB standartlarında cezaevlerine ülkeyi kavuşturmak istiyoruz. Elbette bizler o cezaevleri dolu olsun istemiyoruz. Ancak hukuk devletinin doğal ve spontane gereğidir ki cezaevleriniz uluslararası standarda olmak zorunda.

DGM’ler kaldırıldı.

Anayasa Mahkemesinde bir devrim yapıldı.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu artık daha işlevsel, daha demokratik bir yapıya kavuştu.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) – Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulundan bahsetmeyin, orası artık AKP’nin kurulu oldu.

EBU BEKİR GİZLİGİDER (Devamla) – Neden bahsedeceğim benim takdirimde.

Adli tıp Türkiye'nin dört bir yerine teşmil ettirildi.

Davaların daha hızlı çözülmesi için gerek Danıştay gerek Yargıtay dairelerinde artış yapıldı ve bu kapsamda adalet mensuplarının eğitimi noktasında ciddi artışlar sağlandı gerek üniversite hukuk fakülteleri gerekse yüksekokullar.

Artık, tutukluların da meslek sahibi olabilmesi için, tüm cezaevlerinde, yeniden hayata kazandırılmaları için, “tretman”ları için ciddi çalışmalar başlatıldı.

Şu anda sürem geri kalanını saymaya elvermiyor, bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Barış ve Demokrasi Partisi grup önerisi lehinde söz isteyen Muharrem Işık, Erzincan Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

MUHARREM IŞIK (Erzincan) – Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; BDP grup önerisinin lehinde söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, askerde intihar eden kişilerle ilgili daha önce de bir çok önerge geldi ama hepsi reddedildi. Şimdi, tabii, biraz önce Sayın Sakık’ın söylediği bir laf üzerine Sayın Canikli burada böyle bir şey olmadığı yönünde açıklama yaptı. İnşallah yoktur ama şimdi, burada, biz, maalesef bazı şeyleri böyle savunmaya geçerek üzerini örtemeyiz.

Ben daha önce Sayın Millî Savunma Bakanımıza soru sordum. Ben sorumda diyorum ki: “Sayın Bakanım, bu intihar eden kişilerin memleketlerini, köylerini, nüfuslarını bize bir verin. Yani bunları verin ki nerede olmuş, kimler yapmış, bunlar belki okuma yazma bilmeyen çok cahiller, belki köyden dışarı çıkmamışlar; oraya gidince, o kışladan içeri girince orada çok yanlış hareketler yapıyorlar. Bir köylerini görelim, bir ailelerin kim olduğunu bilelim, ona göre onlarla biz görüşelim ki bir harita çıkaralım en azından.” Tabii, ona verdikleri cevapta bize verilen şey… Ben direkt şehrini soruyorum, köyünü soruyorum, psikolojik rahatsızlığı var mı, onu soruyorum. Bize verilen cevap şöyle, diyor ki: “Vefat eden personelin etnik kimliğine ve inancına ilişkin sınıflandırma yapılmamaktadır.” Ben, etnik kimliği sormuyorum ki. “Hangi şehirde, hangi köyde oturuyor, nereli?” diye soru sormuşum ama hemen o şeye geliyor.

Şimdi, tabii “etnik kimlik” dediğimiz zaman bunun yapılmaması…

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Cahil olması ölmesini gerektirmiyor.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Ölen bir insan için “cahil” kelimesinin kullanılması doğru değil.

MUHARREM IŞIK (Devamla) -  Direkt sormadık, dedik “Versinler cevabını, köylerini çıkaralım.” ama yok.

Şimdi, tabii, burada önemli olan şey şu: Yine, Sayın Ahmet Tan’ın soru önergesine verilen cevaba göre 1 Ocak 2002-31 Aralık 2012’ye kadar 965, bu sene de -ben eğer atlamadıysam ya da şey yapmadıysam- 48 intihar var, toplam 1.013 tane intihar eden asker var.

Şimdi, bunların araştırılmasından, bunların bulunmasından daha doğal ne olabilir? Erzincan’daki –daha önce gündeme getirdim- Yaşar Karaağaç. Bu çocuk üsteğmen, gencecik bir çocuk. O zaman da söylemiştim, geldi, nişanlandı, gitti, salonu tuttu, düğün yapacak. Çocuk gidiyor Diyarbakır toplama merkezinde, orada kalıyor, çocuk orada intihar ediyor ve resepsiyonun yanındaki odada kalıyor. Orada silahla intihar ediyor çocuk ve on saat duyulmuyor, kimsenin haberi yok. Ailesi ulaşamayınca arıyorlar, soruyorlar; ondan sonra gidip “Kapıyı kırdık.” diye bilgi veriyorlar, gidip ailesi gördüğü zaman kapıda kırık falan görülmüyor. Güzelce açıyor, bakıyorlar ve çocuğun orada intihar ettiğini görüyorlar.

Tabii, biz bununla ilgili gerekli araştırmaları yapmaya çalışıyoruz ama ulaşmamız mümkün değil. Şimdi, biraz önce yine aradım “Durum ne?” diye öğrenmek için, hâlâ soruşturmanın devam ettiğini söylediler ve tabii, burada önemli olan çocuğun gelip orada ailesine söylediği lafların hiçbirinin ciddiye alınmaması. Çocuk orada 2 uzman çavuşun baskı yaptığını söylüyor, çocuk orada komutanın bu işle ilgilenmediğini söylüyor, altın meselesini söylüyor, bir sürü şey söylüyor ailesine. “Beni öldürecekler, bunlarla ilgili ben bir şeyler biliyorum.” diyor ve bunu komutanına söylediği hâlde hiçbir tedbir alınmıyor, hiçbir önlem alınmıyor.

Şimdi, burada asıl yapılması gereken şey bunun araştırılması çünkü bundan korkarak bir yere gidemeyiz. Niye ölüyor bu insanlar? Biz bunları askere gönderdiğimiz zaman, ölü gelsinler diye mi gidiyorlar? Yani niye ölmüş? Gitmiş, savaşmış mı ölmüş? Yok. Sapasağlam göndermişsin, oradan cesedi gelmiş ve geldiği zaman, işin ilginç tarafı, otopsisi falan, her şeyi yapılıyor, aileye fazla bir bilgi de verilmiyor, aile bir şey de öğrenemiyor doğru dürüst ve orada, en acı tarafı şu: Askerde intihar ettiği söylenen çocuklara doğru dürüst yani önem verip de onlara bir değer verip de… Cenaze törenlerine bile en alt seviyede katılıyorlar. Bu bile o ailelerin yüreğini parçalıyor. O da size gelmişti. Diğer tabii ki şehit olan askerlerin hepsinin başımın üstünde yeri var ama bu da oraya gelirken aynı şeyle geldi. Belki o da dağda şehit olabilirdi ama orada öldü. Onlara verilen şey de ayrı, bu da çok kafaları karıştırıyor.

Tabii, sivil mahkemelerle ilgili biraz önce sayın vekil çok güzel şeyler söylüyor. Askeriyeye gelince, işte, Uludere’de olan olay da gitti, sonuçta askerî mahkemeye takıldı. Orada karar verilecek, hiçbir şey çıkmayacak. Aynı şekilde bu da gitti, askerî mahkemede inceleniyor, oradan bir şey çıkmayacak. Niye? Sivil mahkemeler açtınız, sivil mahkemeler bulsun ne olduğunu, sorunu ortaya çıkarsın. Yazık değil mi o insanlara? Yani adam 65 yaşında, babası, her gün kan ağlıyor. Sigara içmeyen adam, sigaraya başladı. Annesinin hâlini görseniz, saçları bembeyaz olmuş. Bunlara yazık değil mi? Bunları araştırmak için niye bu kadar engel koyuyorsunuz? Yani korktuğunuz bir şey mi var? Şu ana kadar en fazla sizin dertli olduğunuz askeriye değil miydi? Yani askeriye sizin oldu diye mi bundan sonra araştıramıyorsunuz? Yazık değil mi o insanlara? Biz bunu istiyoruz. Kimseyi kötülemek, kimseyi karalamak, “Askeriyeye bir damga vuralım, askeriyeyi kötüleyelim.” diye kimse bir şey istemiyor. Herkesin istediği şey, gerçekler açığa çıksın. Bu genç insanlar, bu gencecik çocuklar niye ölüyor orada, niye intihar ediyorlar?

Şimdi, tabii, Amerika Birleşik Devletleri insan hakları raporunu açıkladı bu sene, raporun Türkiye bölümünde diyor ki: “Adalete etkili biçimde erişilmemesi, Hükûmetin ifade özgürlüğüne müdahale etmesi, savunmasız toplumların yeterince korunmaması.” Bunu Amerika açıklamış. Amerika burada intihar olaylarını da gündeme almış askerde intihar edenlerle birlikte. Bu intiharların arkasındaki en önemli nedenler olarak “aşağılama, dayak ve aşırı fiziksel aktivite, gerekli sağlık hizmetlerinden mağdur bırakma, kurumsallaşmış taciz” gibi fiziksel istismarlardan dolayı intihar ettiklerini Amerika açıklıyor.

Tabii, gerçek olan şu, hepimiz de biliyoruz, erkek olanlar askerliğin ne olduğunu bilir: Orada mantık nedir? İçeri gireceğin zaman mantığını bırakacaksın, içeri gireceksin. Adam hasta, gerçekten ruh hastası, ruhsal bir sorunu var. Tedavi görmesi gerekir ama “Sen askersin, yalan konuşuyorsun. Sen kesinlikle buradan, askerlikten kaçmak için, çürük raporu almak için gelip muayene oluyorsun.” deyip kimse ciddiye alınmıyor. Biz de gördük, ben tabip er olarak askerlik yaptım, orada askerlere nasıl davranıldığını gördüm. Bunların araştırılması lazım. Psikolojisi bozuksa bu insana niye askerlik yaptırıyoruz? Yazık günah değil mi bu insanlara? Tedavi görmesi gerekirken… Bugün övünüyoruz işte “Hastanelerde şunu yaptık, bu kadar hastane geliştirdik, bu kadar şey yaptık…” O zaman bu insanları da gönderelim tedavi ettirelim. İllaki askerlik yaptırmak zorunda mıyız bunlara? Askerimiz yok mu yeterince?

Yani artık diyoruz ki: “Makine çağına geçtik, her şey elektronik, Amerika orada düğmeye bastığı zaman işte falan ülkeyi yok ediyor.” Bu seviyede, bu insanlara mı ihtiyacımız var bizim, birkaç tane insana mı ihtiyacımız var? Bunlar niye araştırılmıyor? Biz bunları istiyoruz.

Şimdi, hapishane yapmakla övünüyoruz. Yani, bu kadar kötü bir şey olur mu? Hapishane yapmakla övünülür mü bu ülkede? Bizim, okul yapmakla övünmemiz lazım, eğitime verdiğimiz önemle övünmemiz lazım. Burada “Adliyeleri çok güzel yapmışız…” Adliyeleri güzel yapmışsın, içindeki insanlar eğer orada adalet dağıtmıyorlarsa, orada insanlara eşit davranmıyorlarsa, orada herkesi kucaklamıyorlarsa bunun yapılmasının ne önemi var, ne anlamı var? İstediğiniz kadar dışarıdan görünüşü 5 yıldızlı olan hapishaneler yapın, içine girdikten sonra, orayı doldurmak için çaba harcandıktan sonra ne değişecek?

Şimdi, Sayın Başbakan, geliyor, konuşmalarını yaparken durmadan gerilim üzerine siyaset yapıyor. Sayın Canikli diyor ki: “Etnik ayrım yok, kesinlikle mezhepsel bir ayrım yok.”

Sayın Canikli, bu işe alımlarda…

SIRRI SAKIK (Muş) – Canikli demiyor, Elitaş diyor.

MUHARREM IŞIK (Devamla) – “Elitaş”, özür dilerim.

Bu işe alımlarda, 40 defa söyledik, bunun sebepleri bunlar, bu Gezi olaylarına iki ağaç sebep oldu ama asıl sebep uygulamalarınız, burada yaptığınız uygulamalarınız. İşte iki gün önce getirdiğiniz yasada koyduğunuz o TMMOB’u yok etmekle ilgili önergeleriniz, toplumu burada tek tipleştirmeye çalışmanız, “Biz ne dersek o olur, bizden başkası, kimse bilmez.” bunu söylemeniz…

Dün burada camiyle ilgili olay anlatılıyor, camide içki içilmediği söyleniyor. Orada bir vekilimiz diyor ki: “O kızla erkeğin öpüşmesine ne diyorsun?” Yani, böyle bir şey var mı? Televizyonlar gösteriyor, orada gayet normal bir şekilde, hiçbir şey yok; imam açıklıyor “Bir şey yok.”, hâlen üzerine gidiliyor, hâlen üzerine gidiliyor.

Toplumu bu kadar germeyle, insanları bu kadar böyle bölüştürmeyle elinize ne geçecek? Hiçbir şey geçmez.

Bakın, insanlar uyandılar artık. Şimdiye kadar yaptığınız baskılarla bu gitti. 12 Eylülde yaptığınız referandumla bir şeyler yapıldığı sanılıyor ama hiçbir şey yapılmadı, daha da geriye gidildi.

Şimdi, ısrarla diyorsunuz ki: “O köprünün adı kalacak.” İnsanlar gerilmiş yani ne olacak o ismin kalmasıyla? Benim size bir önerim var: Köprünün ismini “Kenan Evren” koyun, kimse size inan ki kızmaz, biz de kızmayız. Niye kızmayız? Deriz ki, ya, 12 Eylülde bunlara bir borcu var demek ki, 12 Eylülün o zamanki şeyiyle, baskıyla, işte yapılan o zulümlerden buraya gelindi, bunlar da kendilerine göre, işte şu anda sözüm ona yargılanıyor. İsim koyun, hiç kimse itiraz etmez. Biz de kalıbımızı basarız, savunurunuz bunu çünkü “ahde vefa” denen bir şey var ama biz bunları göremiyoruz ki, hiç toplumsal barış yönünde bir çalışma yapılmıyor ki. “Her şeyi biz biliriz, siz hiçbir şey bilmezsiniz. Bizim dediğimiz doğrudur, işe alımları da biz yaparız, atamaları biz yaparız. Büyükelçi dışarı gider, buraya geldiği zaman boş kalmasın…” Yani, hiç mi başka insan yok bu Türkiye'de atanacak da illaki büyükelçiyi getirip en büyük yere atayacaksınız? O zaman valilerle ilgili bir yasa çıkarın. Merkeze atanan valilerden kendi valileriniz varsa onları da bir yere atayın. Her yere kendi adamlarınızı doldurun, ondan sonra işte böyle savaşa gidersiniz, iç savaşa da götürürsünüz. İnsanları böyle körüklüyorsunuz. Siz barış yapmayın!

Sayın Başbakan dört ay hapis yattı, hâlen mağdurları söylüyor ama beş yıldır, altı yıldır hâlen mahkûmiyeti gerçekleşmeyen, tutuklu kalan insanlar hakkında bir kere bir şey söylemiyor. 5 gencimiz, 1 polisimiz ölmüş bu Gezi olaylarında, hâlen niye olduğu söylenmiyor. Eskişehir’de dün ölen gencimizle ilgili bir aydır failleri araştırılmamış bile, MOBESE kameraları yok olmuş, her şey kapatılmış. Bunlara yazık günah değil mi? Bunlara işte böyle yapmamız lazım. O insanlar da bizim insanımız. Tabii ki Mısır’daki insanlara da acıyacağız ama televizyonda konuşanları dinliyorum, ben de diyorum ki, Gezi olaylarındakileri söyleyecek, herhâlde onlara acımış olacak. Hayır, orada yaşamını kaybedenleri bir kere ağzınıza almadınız. İşte bu toplumsal kutuplaşmaya sebep oluyor.

Sizden ricamız, o ailelerin biraz yüreğini ferahlatmak istiyorsanız bunu araştırmak için kabul oyu verin, araştıralım gerçekler ortaya çıksın…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUHARREM IŞIK (Devamla) – …o zaman kimse demez ki “Şu, şu.” diye.

Teşekkür ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Barış ve Demokrasi Partisi grup önerisi aleyhinde söz isteyen Hakan Çavuşoğlu, Bursa Milletvekili. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Barış ve Demokrasi Partisinin, Bingöl Yayladere 2. Komando Tabur Komutanlığında zorunlu askerlik hizmetini yaptığı sırada elim bir hadise neticesinde hayatını kaybeden Adem Kalkan isimli vatandaşımızın ölümüne müteallik eden hususlarla ilgili olarak vermiş olduğu araştırma önergesi hakkında söz aldım.

Değerli arkadaşlar, sözlerimin hemen başında müteveffa Adem Kalkan kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum, kederli ailesine bir kez daha başsağlığı temenni ediyorum.

Değerli arkadaşlar, bir hususun altını çizerek beyanda bulunmak istiyorum. Eğer, huzura gelen bu hadiseyle alakalı olarak varsa bir flu alan, bir müphem nokta ve olayın taraflarında da varsa bir endişe, bunun bütün çıplaklığıyla araştırılmak suretiyle, rasyonel bir şekilde araştırılmak suretiyle ortaya çıkarılması hepimizin temennisi olmalıdır ve bu böyledir, bu noktadaki irademiz de tamdır değerli arkadaşlar.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Yani, destek veriyorsun.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) – Ancak, henüz olay tüm yönleriyle açığa çıkmadan, sadece bu adli vaka üzerinden yola çıkarak etnik temelli bir ayrımcılık, bir kutuplaştırmacılık ortaya koymak da…

AYTUĞ ATICI (Mersin) – Ya, ne alakası var?

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) – …muhalefet anlayışı ve siyaset dili anlamında bir talihsizlik olmuştur diyorum.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Ya, o öldürenler etnik ayrımcılık yapıyor, öldürenler! Bunu anlamıyor musunuz?

AYTUĞ ATICI (Mersin) – İnsan ölüyor, insan!

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Öldürenler etnik ayrımcılık yapıyor.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) – Bunu, aynı zamanda, ülkemiz sathında yaşamakta olan -Kürt’ünden, Türk’ünden, Laz’ından, Çerkez’inden- bütün milletimize yapılmış bir haksızlık olarak telakki etmekteyim.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Öldürenlere söyle!

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) – Sevgili kardeşlerim, değerli arkadaşlar; Hükûmetimizin özellikle Kürt sorunu noktasında ortaya koymuş olduğu performans, politikalar herkes tarafından açıkça bilinmektedir.

AYTUĞ ATICI (Mersin) – Irkçılığın daniskasını senin Başbakanın yapıyor!

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) – Hükûmet etmeye başladığımız tarihten itibaren Kürt sorunu noktasında bir paradigma değişikliği yaşanmıştır.

TUFAN KÖSE (Çorum) – Hayatınız ikiyüzlülükle geçiyor.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) – Bu, kabul edin ya da etmeyin, bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.

Hemen birkaç hususu sizlere belirtmek istiyorum. OHAL’i kaldıran Hükûmetimiz olmuştur. Başka dil ve lehçelerde kursların açılması, enstitülerin kurulması, hatta ve hatta, annelerin cezaevlerinde mahkûm çocuklarıyla Kürtçe konuşabilmesinin önünü açan bizim Hükûmetimiz olmuştur.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Büyük bir lütufmuş gibi söylüyorsunuz; tabii ki olacak.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) – Dolayısıyla, bu noktada ayrımcılık ve kutuplaştırmacılık bağlamında bir isnatta bulunmayı, Hükûmetimize, partimize, grubumuza açıkça bir haksızlık olarak telakki ediyorum.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Ya, kışlada öldürüyorlar, “Hükûmetiniz araştırsın.” diyoruz. Hükûmetiniz araştırsın, kışlada öldürüyorlar ya.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) – Sevgili arkadaşlarım, bu noktada Sayın Gizligider arkadaşımız detaylı açıklamalarda bulundular ancak ben, buradaki bu konuşmamı bir fırsat bilerek, aynı zamanda Bosna Hersek-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı olmam vesilesiyle de Bosna-Hersek’te bundan on sekiz yıl önce yaşanan Srebrenitsa katliamıyla ilgili olarak da birkaç hususa temas etmek istiyorum.

AYTUĞ ATICI (Mersin) – Ne alakası var Bosna-Hersek’le?

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, bildiğiniz gibi, 1990 yılında Sovyet Bloku’nun parçalanmasıyla Yugoslavya’da yer alan etnik gruplar bağımsızlıklarını ilan etmeye başlamışlar, nitekim 5 Nisan 1992 tarihinde Bosna-Hersek Hükûmeti de bağımsızlığını ilan etmiştir. Bosna-Hersek devleti Birleşmiş Milletler tarafından tanınmış olmasına rağmen, devam eden süreçte Sırplar ile Boşnaklar arasında baş gösteren savaş, 250 bin Boşnak nüfusunun katledilmesine yol açmıştır.

Savaş sırasında güvenli bölge olarak ilan edilen ve Birleşmiş Milletler koruması altına alınarak silahsızlandırılan Srebrenitsa kenti 6 Temmuz 1995 tarihinde Sırp paramiliter gruplar tarafından kuşatma altına alınmıştır. Kuşatma sırasında Sırpların kıyımından korunmak için Birleşmiş Milletler askerlerine sığınan Boşnaklar, Birleşmiş Milletler askerlerinin bölgeden çekilmesiyle 8.372 çocuk, genç, yaşlı Boşnak erkek Sırpların soykırımına uğramıştır. Avrupa’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaşadığı bu en büyük trajedi ne yazık ki uluslararası kamuoyunun gözleri önünde cereyan etmiş ve bugün dahi faillerinden başka hiç kimsenin savunamadığı bir kıyım olmuştur.

Sayın milletvekilleri, bundan on sekiz yıl önce Srebrenitsa’da işlenen soykırım nedeniyle kurbanların yakınları ile ailelerinin acılarını paylaşıyor ve 8 binden fazla Boşnak erkeğin öldürülmesiyle sonuçlanan bu insanlık suçunu bir kez daha şiddetle, nefretle kınıyoruz. Uluslararası toplumun ve bölge ülkelerinin, Srebrenitsa’da yaşananlardan gerekli dersleri çıkararak aşırı milliyetçilik ve etnik nefretin sonucu olan benzer olayların bir daha tekerrür etmemesi için her türlü gayreti göstereceğine ve gerekli önlemleri alacağına inanıyoruz. Son dönemlerde Balkanlarda bölge liderlerinin öncülük ettiği barış ve uzlaşma çabalarını memnuniyetle izliyoruz. Bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasının yolunun geçmişteki yaşanan düşmanlıklara son vermek ve daha müreffeh ortak bir geleceği inşa etmekten geçtiğini düşünüyoruz.

BDP grup önerisinin aleyhinde olduğumuzu tekrar ifade ediyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın konuşmacı, konuşmasında, olağanüstü hâl uygulamasına Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetlerinin son verdiğini ifade etti. On bir yıllık AKP iktidarları döneminde olağanüstü hâlin sona erdirilmesine ilişkin herhangi bir Bakanlar Kurulu kararı bulunmamaktadır. Bunu herkesin bilmesini istiyorum.

Öte yandan, bunu iddia eden partinin hükûmeti Gezi olaylarında Taksim’de sıkıyönetim ilan etmiştir.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) - Bir kararla kaldırılmıyor ki, süresi dolmuş, süresi uzatılmadı.

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan…

BAŞKAN - Buyurun Sayın Sakık.

SIRRI SAKIK (Muş) – Bizi etnik milliyetçilikle suçladı, bu konuda açıklama yapmak istiyorum.

BAŞKAN – Kim etnik milliyetçilikle suçladı?

SIRRI SAKIK (Muş) – Biraz önce konuşan hatip.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Irkçılık ve etnik milliyetçilikle suçladı.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – Hayır, “ırkçılık” ifadesi kullanmadım Sayın Başkanım, sadece “etnik kimlik” ifadesini kullandım.

BAŞKAN – Sataşma nedeniyle İki dakika söz veriyorum.

Buyurun.

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu’nun BDP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşma sırasında Barış ve Demokrasi Partisine sataşması nedeniyle konuşması

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Aslında, sevgili kardeşimiz Çavuşoğlu, tam bir çavuş gibi burada sorunları dile getirdi. Biz çıkıp şunu söyledik, dedik ki: “Evet, açık ve net olarak söylüyoruz, 1.000’in üzerinde insan öldü. Askerde intihar ettiğine dair böyle bir şey var. İntihar ettiler ama intihar edenlerin hepsinin…”

Bakın, biraz önce CHP Grubu adına konuşan Muharrem arkadaşımız da soru önergesi veriyor, soru önergesinde Bakanlık “Efendim, biz etnik milliyetçiliğe, bilmem ne…” şeklinde bir cevap. Biz onu sormuyoruz, bu ölen insanlar hangi ilden? Buna bile cevap verilmiyorsa, bu Meclisin bunu araştırmak gibi bir görevi yok mudur?

Asıl etnik milliyetçiliği siz yapıyorsunuz. Bakın, Hatay’da Reyhanlı’da ölenler için ne dediniz? Orada mezhebi tetikleyen sizin anlayışınızdır. Bizim bütün hayatımız ırkçılığa, milliyetçiliğe karşı mücadeleyle geçti, bunu böyle bilin. Biz, hiçbir dönemde ırkçılık, milliyetçilik yapmadık ve siz çıkıp askerî mahkemelere sığınıyorsunuz. “Yargıya intikal etti” diyorsunuz ve ben size söylüyorum: Bakın, bir komutan pimi çekiyor, birinin eline veriyor, 4 insan yaşamını yitiriyor. 4 insan ölüyor, 3 insan da yaralanıyor, dokuz yıl ceza veriyor ve sizin grup başkan vekilinizdi o dönem, şu anda da Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ çıktı, ne dedi biliyor musunuz? “Ey vicdan, ey askerî mahkeme, trafik kazasında bile bu kadar insan ölse bu kadar cezayla insanlar kurtulamaz.” diyen sizin Başbakan Yardımcınızdı. Hâlâ siz de çıkmışsınız, askerî mahkemelerden medet bekliyorsunuz. Onun içindir ki Roboski’nin üstünü örttünüz, askerî mahkemelere havale ettiniz.

Sizin grup başkan vekiliniz bizi ırkçılık, milliyetçilikle suçluyor; kendisi birazdan çıksın, gitsin aynaya baksın, kimin ırkçı, milliyetçi olduğunu görür.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – Sayın Başkan, Sayın Hamzaçebi olağanüstü hâlle ilgili olarak bir beyanda bulundu, düzeltme yapmak istiyorum kayıtlara geçmesi açısından sadece.

BAŞKAN – Evet, dinliyorum.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – Sayın Başkan, bildiğiniz gibi olağanüstü hâl ilan edildikten sonra periyodik olarak uzatıla gelmiştir. Ancak, bizim dönemimizde sona eren olağanüstü hâl tekrar uzatılmamıştır. Bunun mefhumu muhalifinden çıkan anlam da, olağanüstü hâlin kaldırılmış olmasıdır. Mesele bundan ibaret.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Bunu siz kaldırmadınız.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – Kaldırdık.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Siz kaldırmadınız bunu.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Hayır efendim, kaldırdık, uzatmadık.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Kaldırılan herhangi bir şey yok.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın, Başkan, tutanaklara geçmesi açısından bir şey belirtmek istiyorum…

BAŞKAN – Eksik kalmasın, buyurun tabii.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – …çünkü birazdan oylama da yapılacak.

Son on yılda kışlada şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren asker sayısı 934’tür. Sadece 2012 yılında 65 asker bu şekilde yaşamını yitirmiştir. 2013 yılında yine aynı şekilde bu vahim istatistiklerle bu olay, maalesef, gündemimizde durmaya devam etmektedir.

Biz buradan, Barış ve Demokrasi Partisi olarak, bütün milletvekillerinin vicdani bir muhasebeyle bu araştırma önergesine yaklaşmalarını, tekrar bir çağrı şeklinde belirtmek istiyoruz.

BAŞKAN – Evet, teşekkür ediyorum.

VII.- ÖNERİLER (Devam)

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri (Devam)

1.- BDP Grubunun, Kars Milletvekili Mülkiye Birtane ve arkadaşları tarafından Bingöl Yayladere 2’nci Komando Tabur Komutanlığında zorunlu askerlik hizmeti yaparken 23/6/2013 tarihinde silahla vurulma sonucu hayatını kaybeden Adem Kalkan’ın ölümünün araştırılması amacıyla 8/7/2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 11 Temmuz 2013 Perşembe günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi (Devam)

BAŞKAN – Öneriyi oylarınıza sunacağım...

III.- YOKLAMA

(CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Yoklama istiyoruz.

BAŞKAN – Yoklama talebi var, yerine getireceğim.

Sayın Hamzaçebi, Sayın Özgündüz, Sayın Develi, Sayın Tayan, Sayın Kuşoğlu, Sayın Özkan, Sayın Topal, Sayın Köse, Sayın Koç, Sayın Erdoğdu, Sayın Demiröz, Sayın Ekşi, Sayın Bulut, Sayın Değirmendereli, Sayın Loğoğlu, Sayın Kurt, Sayın Özel, Sayın Akar, Sayın Ağbaba, Sayın Atıcı.

İki dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.

VII.- ÖNERİLER (Devam)

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri (Devam)

1.- BDP Grubunun, Kars Milletvekili Mülkiye Birtane ve arkadaşları tarafından Bingöl Yayladere 2’nci Komando Tabur Komutanlığında zorunlu askerlik hizmeti yaparken 23/6/2013 tarihinde silahla vurulma sonucu hayatını kaybeden Adem Kalkan’ın ölümünün araştırılması amacıyla 8/7/2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 11 Temmuz 2013 Perşembe günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi (Devam)

BAŞKAN – Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Öneri kabul edilmemiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

2.- MHP Grubunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmında yer alan, (10/214) esas numaralı Mersin Milletvekili Mehmet Şandır ve 19 milletvekilinin işsizlik ve buna bağlı olarak gelişen iç göç sorununun; Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz ve 19 milletvekilinin 28/12/2012 tarih 7099 sayı ile Yozgat ilinin işsizlik sorununun; Kütahya Milletvekili Alim Işık ve 19 milletvekilinin 9/4/2013 tarih 11473 sayı ile üniversite mezunlarının yaşadıkları işsizlik sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergelerinin, Genel Kurulun 11 Temmuz 2013 Perşembe günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

                                                                                                               11/07/2013

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 11/07/2013 Perşembe günü (bugün) yaptığı toplantısında siyasi parti grupları arasında oy birliği sağlanamadığından Grubumuzun aşağıdaki önerisinin İç Tüzük'ün 19'uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                            Mehmet Şandır

                                                                                                                  Mersin

                                                                                                   MHP Grup Başkan Vekili

Öneri:

Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmında yer alan Mersin Milletvekili Mehmet Şandır ve 19 Milletvekilinin, (10/214) esas numaralı, "İşsizlik ve buna bağlı olarak gelişen iç göç sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi" ve Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz ve 19 Milletvekilinin, 28 Aralık 2012 tarih, 7099 sayı ile TBMM Başkanlığına vermiş olduğu “Yozgat ilinin işsizlik sorunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi” ve Kütahya Milletvekili Alim Işık ve 19 Milletvekilinin, 09 Nisan 2013 tarih, 11473 sayı ile TBMM Başkanlığına vermiş olduğu “üniversite mezunlarının yaşadıkları işsizlik sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi” amacıyla verdikleri Meclis Araştırma önergelerinin 11/07/2013 Perşembe günü (bugün) Genel Kurulda okunarak görüşmelerinin bugünkü birleşimde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Milliyetçi Hareket Partisi Grubu önerisi lehinde söz isteyen Mehmet Günal, Antalya Milletvekili. (MHP sıralarından alkışlar) 

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri,  hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün, az önce Başkanlığın sunuşunda da ifade ettiği, işsizlik ve buna bağlı olarak göç sorunları, genç işsizlikle ilgili önergelerimizin birleştirilerek bu konularda bir araştırma komisyonu kurulmasına dair görüşlerimi beyan edeceğim. İlgili Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız da buradaymış, tam muhatabını da bulmuşken söylemiş olalım. Nasıl olsa, araştırma komisyonunun kurulmasını iktidar taassubu içerisinde reddediyorlar, hiç olmazsa siz bunları not alırsanız çözüm konusunda belki biraz daha isabetli olur diye düşünüyorum.

Hakikaten de, işsizliğin birçok sosyal sonucu var. Özellikle genç işsizliği konuşacağız ama onunla beraber de göç olgusu başlıyor işsizliğin çok olduğu kentlerde. Siz, geçen haftaki şeylerden hatırlayacaksınız, burada Bayburt milletvekilimiz, değerli arkadaşımız söylüyordu sayının 2’den 1’e düştüğünü.

Tabii ki belli şehirlerden göç hızlandıkça, metropol kentlere doğru göç artıkça oralarda nüfus azalması ve buna bağlı olarak da milletvekili sayılarında da düşme oluyor ama bizim sorunumuz bundan daha vahim. Çünkü büyük kentlerdeki plansız yapılaşma… Bir taraftan, biz “O bölgelerde kırsal kalkınma projeleri yapalım, cazibe merkezleri yapalım.” derken, siz hâlâ İstanbul’da birtakım “mega projeler” diyerek yoğunluğu oraya doğru kaydırmaya çalışıyorsunuz. Bu, ayrı bir konu. 

Değerli arkadaşlarım, burada, gerçekten de sürekli olarak, nüfus artışıyla beraber işsizlik artışı birleşince, göçlerde de ciddi anlamda büyük şehirlerde artış ve yığılma baş göstermiş, benim ilim olan Antalya’da da bu önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Peki, ne oluyor? Bir süre sonra, tarımdaki işsizliği, belki tarım dışı istihdam, tarım içi istihdam diyerek birtakım rakam oyunlarıyla işsizliği düşük göstermek için kullanıyorsunuz, “ücretli aile işçisi” diyorsunuz ama netice itibarıyla topraktan da ayrılan…

Sayın Başkanım, arkadaşlar yoklamayı yaptılar ama arkada herhâlde devam ediyor, işsizlik meselesi onları ilgilendirmiyor gibi.

BAŞKAN – Gayet sakin Sayın Günal.

MEHMET GÜNAL (Devamla) – Değerli arkadaşlar, buna katılırsınız, katılmazsınız, birazdan oylayacaksınız ama en azından konunun vahameti açısından bilgileri dinlerseniz, sizin söylediğinizi söylüyorum, geçen gün Sayın Bayburt milletvekilimizin söylediği gibi, sonuçlarını en azından tartışalım ki, kulağımızda kalsın. Yarın, araştırma komisyonu kurmasanız bile burada bir kanun görüşülürken aklınıza gelir, çözüm önerilerinden bir ikisini belki hayata geçirme şansımız olur. Bizim buradaki gerekçemiz, sanal gündemlerden uzaklaşıp her zaman söylediğim gibi yapısal önlemleri almaya yoğunlaşmamız lazım, bu da temel sorunlarımızdan bir tanesidir. Çünkü daha önceki hafta kalkınma planı görüşülürken, burada işsizlikle ilgili konulara, istihdam dostu olmayan üretim yapısına, büyüme yapısına değindik.

Bakın, bu kadar övünmemize rağmen gelmiş olduğumuz nokta, 17’nciyiz, 16’ncıyız, bir sıradan fazla ilerleyemiyoruz ama sonuç itibarıyla bakıyoruz, mart ayındaki işsizlik rakamı hâlâ 10,1 yani bir arpa boyu yol katedemiyoruz ki bunu da TÜİK’İn rakamlarıyla söylüyoruz, bunun içerisine iş bulmaktan ümidini kesen, iş aramayanları eklediğimiz zaman 2 misline çıkıyor yani resmî rakamlara göre her 5 gencimizden 1’isi, üzerine bunları da eklediğimiz zaman 4 gencimizden 1’isi işsiz. Bunlar gerçekten önemli şeyler. Birtakım kısır çekişmelerle burada, “O, onu dedi; bu, bunu dedi; sataştı.”yla uğraşmamış lazım. Bunun çözülmesi gerekiyor bir şekilde. Önümüzdeki sürece bakıyoruz, bir taraftan toplumsal olaylarda gençlerin davranışlarını tartışıyoruz ama neden oraya itildikleri, neden işsiz kaldıkları, neden sosyal olaylarda bu tür davranışlar sergilediklerini maalesef irdelemiyoruz. Bakıyorsunuz, eğer 5 gençten 1’i resmen, fiiliyata bakınca en az 4’ünden 1’i işsizse bu gençler ne yapacak? Geleceğe nasıl umutla bakacaklar? Onlardan nasıl bir lider Türkiye inşasında acaba faydalanacağız? Çünkü kendilerine hayırları yok, gelecekle ilgili kaygıları var.

Bu çerçevede baktığımız zaman değerli arkadaşlar, hakikaten de gerçek işsiz sayısı 3 milyondan 5,5 milyona çıkıyor, 6 milyona yaklaştığı dönem oluyor yaptığımız istatistiklere göre bakarsanız, TÜİK’in istatistiklerine göre. Bu dışarıda bırakılan kesime de, gerçekte işsiz olan ama istatistiklere yansımayan kesime baktığımız zaman, 5,5-6 milyon çok önemli bir rakam. Ondan sonra, sosyal olaylar oluyor birtakım. Zaten kültürel yozlaşmanın etkileri var, bunun içerisine ekonomik zorluklar da girince boşanmalar artıyor affedersiniz, diğer birtakım sosyal suç olaylarında artış oluyor. Bunları çözmemiz lazım, bunlar siyaset üstü şeyler. Ama çözümünde eğer kafamızı kuma gömersek, sorunun nedenine inmezsek maalesef bunu yapamayız. Yani çözüme odaklanmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Aksi takdirde böyle bir şeyi yapma şansımız yok.

Üniversitelerle ilgili sorunu önceki hafta yine tartışmalarımızda söyledik. Bakın, eğer bir eğitim planlaması yapmaz isek, eğitimle iş gücünü, sanayiyle üniversiteyi bir araya getiremezsek bunu çözemeyiz diye defalarca söylüyoruz ama maalesef bir önlem alınmıyor, gerçekten alınmıyor. Yukarıda bekliyoruz, her bütçe döneminde söylüyoruz, ilgili bakanlarımız da söylüyor, şu anda yeniden birtakım gelişmeler yaşanıyor ama en önemli şey burada, dışarıya bağımlılığı azaltmakken, kalkınma planında da koyduğumuz, bütçelerde de görüşürken, yıllık programlarda koyduğunuz hedefler olmasına rağmen ithalata bağımlılığımız devam ediyor ve üretim ekonomisine geçemiyoruz. Ekonomimiz tüketime dayalı, ithalata dayalı hâle gelmiş. Bu şekliyle işsizliği azaltma şansımız yok değerli arkadaşlar. Söylediğimizin özü budur. Eğer bunu sorun olarak görmezseniz böyle devam eder. Eğer dışarıdaki ekonomik gelişmeler iyi olur, borca dayalı, sıcak paraya dayalı ekonomiyi çevirebilirsek sanki sorun yokmuş gibi görünür bir süre ama ondan sonra bir şey çıkınca, patlayınca bu sefer başlarız “Yok faiz lobisi mi yaptı, onlar mı yaptı, frenciler mi frene basıyor, gazcılar gaza niye basmıyor?” diye tartışmaya başlıyoruz. Oysa işin esası, baştan da söyledim, eğer bu üretim ekonomisini tesis edemezsek, ithalata dayalı tüketim ekonomisi, borca dayalı ekonomiyle devam edersek maalesef bunun sonu hüsrandır.

Şu anda kur riskini özel sektöre yıktık dedim, 2 bin liraya dayanan bir kur var. Önceki gün söyledim Sayın Babacan varken burada, o da bir yorum getiremedi. Ne desin şu anda yani? Bu şartlarda işte o risk gerçekleşmiş oluyor. 100 milyarı eğer özel sektör bu yıl içerisinde, bir yıldan daha kısa sürede -bir yıldan az diyoruz ama bunun çoğu üç ay, altı ay vade- bunu nasıl çevirecek? Çevirdiği zaman bunun zararını nasıl kapatacak? Yarın iflaslarla karşılaşırsak bu sefer istihdam imkânlarımız daha da daralmayacak mı? Söylediğimiz budur.

Biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak her zaman çözümden yana olduğumuzu söyledik, beyannamelerimizde, programımızda, sizlerle yaptığımız tartışmalarda da söylüyoruz. Bunun temelinde, mutlaka “İstihdam odaklı bir sürdürülebilir büyüme.” diyoruz ama istihdam odaklı olmadığı zaman bu kalıcı olmuyor, maalesef vatandaşın refahına yansımıyor. Girişimci odaklı istihdam edilebilirlik düzeyinin yükseldiği bir yapı oluşturmamız gerekiyor. Bütün üretim faktörlerini de etkin bir şekilde, verimli bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Kısacası, tam istihdamı esas alan bir ekonomi programı uygulayarak burada, rant ekonomisinden, şehir rantlarından, ketsel rantlardan, tüketim ekonomisi ve AVM ekonomisinden artık, gerçekten üretim, yatırım, ihracata dayalı bir ekonomik yapıya geçmemiz gerekiyor.

Onun için diyoruz ki: “Gelin, bunları hem araştıralım, hem alınması gereken önlemleri, yapılması geren işleri burada diğer konularda yaptığınız gibi…” Bakın, Anayasa’yla ilgili komisyon çalışıyor, İç Tüzük Komisyonu çalışıyor. Diyorum ki ekonomik ve sosyal konularda gelin bir komisyon kuralım, çağırın kurumları da. Ama maalesef biz kalkınma planını bile herkesten kaçırarak geçiriyoruz. Önümüzdeki beş yılı alelacele, böyle, bir kâğıt üzerinde kalan planla maalesef yapmış olduk. Ne yapmamız lazım? Bir şekilde bu üniversite-sanayi iş birliğini, iş hayatı ile üniversiteleri, yani önümüzdeki genç işsizleri artırmayacak şekilde bölümlerin planlamasını, gelecekteki öncelikli sektörlere ilişkin ne kadar üniversite mezunu lazım olduğunu, yükseköğrenimle ilgili planlamayı da eğer bu çerçevede yapamazsak, maalesef, önümüzdeki yıllarda da aynı şeyleri konuşuyor olacağız. Gelin, yol yakınken bunları düzeltelim.

“Üniversiteliler” diyoruz. Bakın, önceki gün Sayın Mehdi Eker’e söyledim, ziraat yüksek mühendislerimiz işsiz, ziraat mühendisleri işsiz, teknikerler işsiz. Sadece, burada kendilerinin sorununu dile getirmiş olmamızdan dolayı bir sürü tebrik mesajı attılar ama netice itibarıyla henüz buraya bir şey yansımadı. Yeni, atanamayan öğretmenlerle ilgili sıkıntımız devam ediyor. Bunların hepsi genç, dinamik, aslında “fırsat penceresi” dediğimiz Türkiye'nin avantajına olabilecek bir şey ama biz doğru planlama yapmadığımız için ve gündelik politikalarla günü kurtarmaya çalıştığımız için bu sorunumuz devam ediyor.

Bu çerçevede, bu konularda gereken önlemlerin alınması, sorunların tespiti zaten var ama ayrıntılı bir şekilde önlem alınabilmesi için bir komisyon kurulmasını öneriyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET GÜNAL (Devamla) – Yapıcı bir şekilde bu önergemize destek olacağınızı bekliyor, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi grup önerisi aleyhinde söz isteyen, Zeynep Armağan Uslu, Şanlıurfa Milletvekili. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ZEYNEP KARAHAN USLU (Şanlıurfa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, sözlerime başlamadan 1995 yılında, bundan yıllar önce Bosna’da katledilen binlerce masumu hiçbir zaman unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı bir kere daha ifade etmek istiyorum.

Bu çerçevede, MHP Grubunun verdiği önerinin konusu olan işsizliği ele aldığımız zaman, şunu öncelikle söylemek lazım: AK PARTİ iktidarı insan odaklı bir iktidar ve hayatı da, siyaseti de bu şekilde kavrıyor ve bu çerçevede, insanımızın hayat kalitesini artırmak, herkes için ama herkes için bu ülkenin her köşesinde hayatın kalitesini yükseltmek, refahı artırmak ve şüphesiz ki işsizliği azaltmak adına göreve başladığımız 2002 yılından itibaren çoklu politikalar üretmek suretiyle büyük bir efor sarf ettik ve bu eforun karşılığını aldık, almaya da devam ediyoruz. Yani, diğer bir ifadeyle: Sıklıkla konunun sadece olumsuzlukları, âdeta lunaparklardaki abartı aynalarından yansıtarak durumu olabildiğince vahim göstermek isteyen ve bu anlamda doğru, iyi, güzel, toplumun yararına olan, netice almış olan her gayreti yok saymaya ve toplumsal hassasiyetleri nasıl kaşısak da buradan bir olumsuzluk damıtsak, ne yapsak da kara propagandalarla kapkara tablolar çizerek kampanyalar yapsak diye çalışanlara rağmen ülkemizin en önemli sosyal meselelerinden biri olan işsizlik konusunda da pozitif gelişmeler yaşanıyor.

Bakın, ILO ne diyor: Gençler için Küresel İstihdam Eğilimleri 2013 Raporu’na baktığımızda, tüm dünyada genç işsizliğinin arttığını ve dünyada 73 milyon genç işsiz nüfusun olduğunu görüyoruz. Fakat yine ILO’nun verilerine dönüp baktığımızda, son beş yılda Avrupa’da, Orta Doğu’da, Kuzey Afrika’da genç işsizler artarken Türkiye’de bambaşka şeyler oluyor, Türkiye genç işsizlerini istihdam etmeye başlıyor. 2018 yılına kadar dünyada genç işsizliğinin artmaya devam edeceği bekleniyor ve yüzde 16’nın altına düşmesi beklenmiyor. En nitelikli, en çalışabilecek çağındaki gençler adına konuşuyoruz sadece Türkiye değil dünya gençleri adına. Ama Türkiye’ye dönüp baktığımızda pozitif bir trendin gözlemlendiği açıkça ifade ediliyor. 2007 rakamlarıyla yüzde 20 olan genç işsizliği 2009’da yüzde 25’e ve 2012’de ise yüzde 17,5’a düşmüştür.

E, tamam, peki, uluslararası objektif değerlendirmeler böyleyken dönüp kendi içimize bakalım ve ulusal verilerimize bakalım. İşte, orada da TÜİK verilerinde hanehalkı iş gücü istatistiklerinde 2013 Mart dönemi sonuçlarına göre; evet, geçen yılın Mart ayında 2 milyon 615 bin olan işsiz sayısı 186 bin artmış ve 2013 yılında 2 milyon 801 bine ulaşmıştır. Ama bunu söylerken şunu da söyleyeceğiz: Evet, aynı dönemde istihdam 23 milyon 817 binden 24 milyon 974 bine çıkmıştır yani bir tarafta, ülkemizin nüfusu bir yılda 200 bin kişi artmış, diğer taraftan ise artık vatandaşlarımız ülkesine güveniyor, geleceğine güveniyor. Artık, iş bulma ümidinin arttığı ve bu anlamda iş bulma, arama motivasyonunu bırakmış kişilerin de yeniden iş aramaya başladığı sevindirici bir Türkiye portresi var ve bütün bu ilave faktörlere rağmen, ülkemizde iş, aş, istihdam, refah gelişmeye devam ediyor. Yani, rakamlar yalan söylemiyor. Bir yılda 1 milyon 150 bin kişilik bir istihdam artışına biz bu ülkede imza attık, birlikte attık. Ülkemizin iş gücüne katılma oranı geçen yılın mart ayına göre 2013 yılında 1,6 puan arttı ve yüzde 50,2 olarak belirlendi. Çünkü, artık hem iş gücüne katılımı artıran hem de aynı zamanda istihdamı artırabilecek güce ve yetkinliğine sahip bir iktidar var, Türkiye böyle bir iktidarla yönetiliyor.

OECD ülkeleri arasında Almanya dışında işsizliğini düşürebilen tek bir ülke var, Türkiye. 2009 sonrasındaki krize rağmen Türkiye bunu başardı ve bunu başarırken bütün OECD ülkelerinde işsizlik artmaya devam ediyor. Yunanistan, İspanya, İtalya’da yüzde 25’in üzerinde ve 2009 küresel ekonomik krizin ülkemize etkisiyle işsizlik yüzde 14’e yükselmişken bugün geldiğimiz nokta yüzde 9,2. Bir de şunu da söyleyelim: Bakın, krizin, şunun bunun olmadığı bir Türkiye’de dahi yani 2008’de Türkiye’de işsizlik yüzde 11’di. Yani, biz işsizliği küresel krizin olmadığı dönemden de daha geriye ülkemizde çekebildik. Bu ciddi bir başarı hikâyesidir, bunun da adını böyle koyacağız. Hani derler ya “Kediye kedi diyeceğiz.” her konuda “Kediye kedi diyeceğiz.”

Bir diğer sevindirici gelişme de kadınlarımızın artık aktif iş gücü olarak kendilerini hayata karşı konumlama motivasyonlarının AK PARTİ iktidarı döneminde gerçekten artmış olmasıdır. 2008’e baktığımızda kadınlarımızın iş gücüne katılma oranı yüzde 24,5. 2012’ye baktığımızda ise bu, yüzde 29,5’a çıktı. Bu ne demek? Böyle rakamla konuşunca insan anlamıyor ama bu, şu demek başka bir sayısal rakamla konuştuğumuzda: Bu, 1 milyon 900 bin kadın iş hayatına katıldı demek. Bu ne demek? Bu, cumhuriyet tarihini dört yıllık periyotlara ayırdığımızda, bir cumhuriyet tarihi rekoru demek ve ilk defa, tarım dışı sektörlerde yani -hadi adını koyalım çocuğun- ücretsiz aile işçisi olmadan, parayı eşler almadan, kadınlar, kendi işlerinin ve kendi ücretlerinin sahibi olarak istihdam edilebildiği bir Türkiye portresinde ilk kez böylesine bir rekora imza atarak konumlanabiliyor ve şunu da söyleyelim: Kadınlarımız da bununla kalmayacak, erkeklerimiz de, gençlerimiz de; bu bulunduğumuz noktada kalmayacağız ve 2023’te, inşallah, Türkiye, kadın istihdamını da yüzde 38’e yükseltmiş yani her 3 kadının 1’inin aktif iş gücü olarak hayata katma değer kattığı bir Türkiye olarak karşımıza çıkacak.

Bir diğer husus da bunların belki hepsinden önemlisi: Artık Türkiye’de insanlar işini kaybettiği için iş aramıyor, daha fazla insan istihdam pazarına girmek istiyor. Türkiye'nin asıl meselesi bu çünkü artık, Türkiye'nin ve Türk insanının kendine güveni arttı, artmaya devam ediyor ve biz, yürüttüğümüz bölgesel teşvik sistemleriyle, tarımı modernleştirerek, –yerli ve yabancı- yatırımcının önünü açmaya devam ederek, daha fazla yatırım, daha fazla üretimle Türkiye’yi güçlendirerek, elbette, 2023’te -dost da görecek, düşman da görecek- biz, bu dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Sosyal güvenlik kuruluşlarına kayıtlı olmayan çalışanların oranının da -önemli bir gelişme olduğu için ifade etmek istiyorum- 0,7 puan azaldığını yani aynı zamanda istihdamı artırırken diğer taraftan sosyal güvenlik şemsiyesinin altındaki insanımızı da artırdığımızı ifade etmek istiyorum. Bu, sadece bir yıldaki ilerleme.

İşte “göç” diyoruz. Burada da aslında sosyolojik bir çarpıtma var, bunu da söylemek lazım. Yani iç göçün etkisi… Ee, peki ne var iç göçte Türkiye’de? Hadi onda da bakalım hakikatlere. O zaman, hakikatlere baktığımızda, 2010-2011 dediğimizde, 2 milyon 420 bin kişi Türkiye’de iç göç yapmış. Peki, 2011-2012’ye geldiğimizde bu rakam 100 bin kişi düşmüş, 2 milyon 317 bin yani Türkiye’de iç göç artmıyor, Türkiye’de iç göç düşüyor; bir kere birincisi bu, hakikatti bu.

Diğer taraftan, TÜİK’in 2011 nüfus ve konut araştırmasına bakalım. Oraya baktığımızda da Türkiye’de insanlar niye göç ediyor acaba yani işsizlikten ötürü mü göç ediyor, başka sebeplerden mi? Oraya baktığımızda, bakın Türkiye’de iş bulmak ve iş aramak için göç sebebi sadece yüzde 12. Peki, niye göç ediyor yani bu 2 milyon küsur insan? Tayin ve iş değişikliği sebebiyle -yeni işler buluyoruz- yüzde 13, eğitim yüzde 23, evlilik-boşanma yüzde 7,5, sağlık yüzde 1, hanede fertlerden birine bağımlı göç yani eşiniz tayin olabilir, iş değiştirebilir, çocuğunuz, evladınız bir okul kazanabilir, o zamanda işte yüzde 42. Yani, artık iç göç işsizlikle ilgili değil, son derece düşük bir oran. Ayrıca, iç göçten de korkmamak lazım, biz artık başka bir dünyada yaşıyoruz, teknoloji çağında, iletişim çağında, insanların, olanakların çok daha fazla farkına vardığı ve bunu değerlendirebildiği bir Türkiye’deyiz.

Bu çerçevede, son olarak, 2023’te işsizlik oranını yüzde 5’e indireceğiz ve istihdamı yüzde 50’ye çıkaracağız, kim ne derse desin bu gezegenin en müreffeh ülkelerinden biri olacağız.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Grup önerisi lehinde söz isteyen Veli Ağbaba, Malatya Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

VELİ AĞBABA (Malatya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, konuşmama başlamadan önce, son dönemde ölen arkadaşlarımızı anmak istiyorum.

Medeni Yıldırım 18 yaşında, Ali İsmail Korkmaz 19 yaşında, Mehmet Ayvalıtaş 20 yaşında, Abdullah Cömert 22 yaşında, Ethem Sarısülük 26 yaşında ve Komiser Mustafa Sarı. 6 genç fidan, maalesef, AKP’nin izlemiş olduğu baskıcı politikalar sonucunda öldürüldüler. Mustafa Sarı isimli polisimiz, Başbakandan başlayarak silsile yoluyla kendisine iletilen kanunsuz emirleri uygularken köprüden düşerek öldü, geride dört aylık hamile bir eş bıraktı. Niye öldüler? Bir inat yüzünden, gençleri anlayamamaktan. Arkalarında gözü yaşlı analar babalar bıraktılar, kardeşler bıraktılar, 5 eve ateş düştü. Değerli arkadaşlar, polis şiddeti Türkiye’de sıradan, alışılmış bir durum oldu. Ölüm artık sıradanlaştı yani bizim ülkemizde insanın değeri yok.

Değerli milletvekilleri, değerli arkadaşlar; dün akşam söyledim, bugün bir kez daha tekrar etmekte fayda var. Amerika’da 2 kişi öldü, ulusal yas ilan edildi, Türkiye’deki Amerika Birleşik Devletleri’nin Büyükelçiliği bile bayrakları yarıya indirdi. Ancak bizim ölen gençlerimizin ölümünden sonra bırakın ağlamayı, yas tutmayı, ölülerini gömen -bugün Hatay’da, geçtiğimiz günlerde Çorum’da- insanların üzerine saldırdı polisler, AKP’nin polisleri. Maalesef, bu ölen gençlerle ilgili hiçbir işlem yapılmadı. Bakın, 5 tane genç öldü, bunların failleriyle ilgili hiçbir şey yok. Ama bilin ki ne kadar kaçarsanız kaçın, bir gün bu hesap bu gençleri katledenlerden sorulacaktır.

Değerli arkadaşlar, bu Gezi olaylarıyla ilgili çeşitli lobiler buldunuz ama ben size yardımcı olmak istiyorum muhalefet milletvekili olarak. Bu faiz lobisi falan değil; bu Gezi olaylarının arkasındaki güçler faiz lobisi değil. Gezi olaylarının arkasındaki güç işsizlik lobisi değerli milletvekilleri, işsizlik lobisi. Bakın, sakın ola bu eylem yapan gençleri işsizlik lobisi yönlendiriyor olmasın. Bu gençler önce “özgürlük” dediler, sokağa çıktılar; sonra siz suladıkça, gazladıkça büyüdüler ve bu gençler artık susmayacaklar. Bunu bilmenizi isterim -ki size yardımcı olmak açısından- bu gençleri yönlendiren faiz lobisi değil, bu geçleri yönlendiren, sizin söylediğiniz gibi -tırnak içerisinde- Musevi lobisi değil, bunu yönlendiren işsizlik lobisi.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'de dirinin de değeri yok ölünün de. Türkiye'de nüfus genç diye övünüyoruz. 76 milyonluk ülkemizde 12,5 milyon genç işsiz. Gençlerin geleceği karanlık. İşsizlik almış başını gidiyor. Ama, onların içinde çoğalan bir kitle var. Çoğalan kitle, genç işsizler, üniversiteli işsizler. İlk kez AKP döneminde bazı tanımlarla karşılaştık, ilk kez AKP döneminde gazeteler manşet atmaya başladı. Atanamayan öğretmenlerin sayısı 400 bini buluyor. İşsiz iktisadi ve idari bilimler fakültesi mezunları, fen edebiyat mezunları, ziraat mühendisleri, bilişim mezunları, felsefe mezunları, formasyon hakları ellerinden alınan fen edebiyat mezunları, tıbbi sekreterler, jeoloji mühendisleri, Türkiye'de üniversite açılan her bölümle ilgili atanamayan, iş bulamayan gençleri saymak mümkün.

Değerli arkadaşlar, bu dönem ilk kez “intihar eden atanamayan öğretmen” tanımıyla karşılaştık. Sayıları 50’yi bulan intihar eden atanamayan öğretmen mevcut ülkemizde.

Bu okuyan gençler ne yapıyor? Değerli milletvekilleri, Malatya’da kayısı mevsimi başladı. Geçtiğimiz yıl da gördüm, bu okuyan makine mühendisleri, inşaat mühendisleri, ziraat mühendisleri, atanamayan öğretmenler Malatya’da kayısı pırtlatıyor. Analar, babalar, kardeşler bu gençleri üniversiteye kayısı pırtlatsın diye mi gönderdi. O analar, babalar ki kendi ekmeklerinden, kendi ocaklarından keserek, yemeyerek, içmeyerek o gençleri okuttular. Ama, bugün onlar maalesef, Adıyaman’dan gelerek, Urfa’dan gelerek, Diyarbakır’dan gelerek, Batman’dan gelerek üniversite öğrencileri, üniversiteyi bitirmiş insanlar Malatya’da kayısı pırtlatıyor ve ben de diyorum ki: Onları bu duruma düşüren, kayısı pırtlatmak durumuna düşürenlere yazıklar olsun!

Değerli arkadaşlar, biz tabii birçok konuda rekor kırdık. Biz, makine mühendislerini, öğretmenleri, matematik öğretmenlerini kayısı pırtlatırken gördük ama biz gençlerimizi en çok cezaevine atan dünyadaki ülke olduk. Dünyadaki en çok tutuklu öğrenci sayısı bizim ülkemizde ve maalesef, “Parasız eğitim istiyorum.” diyen öğrenciler de bizim ülkemizde cezaevinde.

Değerli arkadaşlar, genç işsizlikte, üniversite mezunu işsizlikte dünya rekorları kırıyoruz. 2012 yılında toplam nüfusun iş gücüne katılımı yüzde 50, işsizlik oranı yüzde 9,2, tarım dışı işsizlik oranı yüzde 11,5 iken gençlerde iş gücüne katılım oranı maalesef yüzde 38’de kalmış, işsizlik oranı ise yüzde 17,5. Yani, genç işsizlik Türkiye’deki işsizlik oranının 2 katı ve yıllarca okuttuğumuz çocuğumuzla üniversite mezunu genç kardeşlerimiz işsiz. Bu ülkede üniversite mezunu genç işsiz oranı yüzde 30. Bu oranla da övünebilirsiniz çünkü AKP dünyada genç işsiz, üniversiteli işsiz konusunda Türkiye rekoru kırdı, AKP’yi kutlamak lazım.

Değerli arkadaşlar, bakın, babası, dayısı, iktidar partisine yakın olanlar bilmez; öyle sınava girmeden Türk Hava Yollarına, özerk kurumlara atananlar bilmez; çocuklarına gemicik alanlar, bir gecede çocuklarına mısır filoları kuranlar bilmez. Bunları kim bilir? Yoksul çocukları bilir. AKP’ye oy vermiş olsa dahi bir yakını olmayan, atanamayan öğretmen bilir, atanamayan ziraat mühendisi bilir ve yıllarca okuttuğu çocuğunu işe sokamayan Malatya’daki yoksul çiftçi bilir. “Köyümden AKP dışında hiç kimseye oy çıkmadı ama bir tek çocuğum işe alınmadı.” diyen Malatyalı köylü bilir ama tuzu kuru AKP’li vekiller bilmez.

Değerli arkadaşlar, ben kendi ilimi köy köy, belde belde geziyorum, adım adım geziyorum. Geçtiğimiz günlerde Malatya’da pazarı gezdim. Anlattıklarıma inanamayacaksınız. Üniversite mezunu bir gencin maydanoz sattığını gördüm “Sayın Vekilim, ben matematik öğretmeniyim, Malatya’da pazarda maydanoz satıyorum.” dedi. Sakalları uzamış. “Bu durumdan kim utansın?” dedi. Bu durumdan utanması gereken biri varsa sen değil, bu ülkeyi on yıldan beri yöneten Hükûmettir. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, bakın, size bir resim göstereceğim ve resimdeki insan yüzünü saklayacağım.

Değerli arkadaşlar, tezgâh açmış, ikinci el eşya satıyor; sifon, 2 tane sprey boya, priz ve adaptör, toplam değeri 8 TL. Bu, Malatya’da çekmiş olduğum bir resim. “Pazar günleri sadece 5 TL’lik eşya satabiliyorum.” diyor ve haftada 5 TL’yle 2 çocuğunu geçindirmeye çalışıyor.

Yine, bir başka resim değerli arkadaşlar, belki ilk kez AKP döneminde gündeme geldi, daha önce duydunuz mu bilmiyorum. İşte, size gerçek değerli arkadaşlar: Bakın, Malatya’da ikinci el pantolon satan bir pazar. İkinci el pantolon satıyor; kotun fiyatı 1 lira, kumaş pantolon fiyatı 1,5 TL. Burada, bak da gör, bak da gör… Burada pardösü var, burada kazak var, burada tişört var; Malatya’nın düştüğü hâl bu.

Değerli arkadaşlar, bakın, sizin ayaklarınızdaki ayakkabılar 500 TL. Bakın, Malatyalı ne giyiyor? Malatyalının ayakkabısına bakın değerli milletvekilleri, bakın da bundan utanın. Giydiği ayakkabı 1 TL.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – Etro gömlektir o.

VELİ AĞBABA (Devamla) – Senin giydiğin… Bursa Milletvekili, sen bilmezsin, senin tuzun kuru, sen yandaşsın çünkü ama bu vatandaş, bu yurttaş aç. Kimin yüzünden aç? On yıldan beri ülkeyi yönetenler yüzünden aç. Bu ikinci el eşyayı satmanın ne olduğunu sen bilemezsin.

Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri, bunların çocukları aç. Bu adam, bu kadın, buradaki kadın, bunları ne için satıyor? Bir çocuğunu okutmak için satıyor. Siz ise rakamlarla oynayarak Türkiye’nin geliştiğini söylüyorsunuz. Bakın, ağzınızı açtığınızda diyorsunuz ki “Millî gelir 3 kat arttı.” Ben de Malatya’ya gittim, köy köy, belde belde “Millî geliri 3 kat artan kimse var mı?” diye sordum. Malatyalı kayısı üreticisinin millî geliri 3 kat artmamış, işçinin millî geliri 3 kat artmamış ama millî gelirden 3 kat pay alan birileri var. Onlar da kim? Özelleştirmede yandaşlarınız, peşkeş çektiğiniz fabrikalar, Sümerbankı alanlar. Kim zenginleşti? Her daim aynı ihaleleri alan insanlar zenginleşti.

Değerli arkadaşlar, bakın, Malatya’da ve bütün Türkiye’de resim bundan farklı değil. Türkiye’de işsizlik oranı gittikçe büyüyor ve bunun tek sorumlusu var; AKP milletvekilleri, AKP Hükûmeti.

Malatyalıların dediği gibi, Malatya’yı, Türkiye’yi işsizlik konusunda bu duruma düşürenlere yazıklar olsun diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi grup önerisi aleyhinde söz isteyen Bülent Turan, İstanbul Milletvekili. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BÜLENT TURAN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; MHP grup önerisi aleyhine grubumuz adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben de bundan yıllar önce Bosna Hersek’te dünyanın hâkim güçlerine inandığı için canlarıyla bedel ödeyen, Srebrenitsa katliamında rahmetli olan kardeşlerimizi anarak konuşmama başlamak istiyorum.

Aynı şekilde, dün Eskişehir’de yine, rahmetli olan Ali İsmail Korkmaz kardeşimizi de rahmetle anmak istiyorum.

Ölenler hepimizin canı, hiç kimsenin, hiçbir siyasi görüşün, hiçbir partinin tekelinde olduğunu düşünmüyorum. Her can bu ülkenin canı, fikri, zikri ne olursa olsun bu ülkenin canı.

Değerli arkadaşlar, grup önerisinin konusu işsizlik. Ben, işsizlikle ilgili sürece baktığımızda, Türkiye ekonomisinin kırılma noktalarını göz önüne aldığımızda 2001 krizini masaya yatırmadan bugünü görmenin mümkün olmadığını düşünüyorum.

Ancak, Meclisimizin gündeminin yoğun olması, zaman zaman sizlerin “Gece yarısı kanun geçiyor, niye bu kadar geç kalıyoruz?” demesi bahanesiyle, benden önceki konuşmacı, Urfa vekilimizin de zaten en ayrıntılı şekilde cevap vermesi hasebiyle sadece 2001 krizinde bir gecede faizin nereden nereye geldiğini, enflasyonun ne olduğunu, doların ne olduğunu, millî gelirin ne olduğunu hatırlamanızı isteyeceğim. Fakat ilaveten şunu hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyorum: O zaman Türkiye’de olağanüstü krizler varken, yüzde 70 enflasyon, yüzde 6 binlere varan faiz oranları varken dünyada kriz olmadığının altını çizmek istiyorum, yani dünyada kriz yokken Türkiye’de kriz yaratan bir Hükûmet vardı. Bugün ise hepimizin bildiği, hemen yanı başımızda, bağırtılarınızı duyacak kadar yanı başımızda, Yunanistan’dan bir haber paylaşmak istiyorum. Bakınız, gazetelere yansıdı birkaç gün önce, diyorlar ki: “Yunanlılar kriz yüzünden evlatlarını yetimhanelere bırakmaya başladılar.” Adam, evladını doyuramadığı için çoluğunu çocuğunu yetimhaneye bırakıyor. Yetmiyor, kalori kaybı azalsın diye Yunanistan’da millî eğitimden –açlıktan- beden eğitimini çıkarmaya başlıyorlar. Bizim, yanı başımızda böyle kriz varken, Mısır’da, Suriye’de bildiğiniz, malum siyasi krizler varken hâlâ ülkemizde enflasyon oranlarının göz kamaştırıcı olması, faiz oranlarının en düşük seviyede olması, millî gelirimizin anlamamanıza rağmen 3 kat fazla artması, her türlü alanda, ekonomik alanda, siyasi alanda, ulaşımda, sağlıkta, teknolojide, dış politikada dünyanın örnek ülkelerinden birisi olmaya başladığımız bu dönemde, 2001 kriziyle geldiğimiz yer aslında işsizliğin de cevabı bence. O zaman dünyada ekonomik kriz yokken, yüzde 15-20’ler arasında olan işsizlik oranı, bugün dünyada ekonomik krize rağmen, Yunanistan’ın göstermiş olduğum bu tablolarına rağmen, Avrupa Birliği bölgesinde yüzde 12-15 arasında olan işsizlik Türkiye’de yüzde 10’un altında. Yeter mi? Yetmez, daha iyisini yapacağız. Kim yapacak? Yine, biz yapacağız.

Az önceki konuşmacının üslup farkı aslında bunun da göstergesi. Bağırarak, çağırarak, kızarak değil, ne yaptığını bilerek, dünyadaki gelişmeleri göz önünde bulundurarak, ayağımızı yere sağlam basarak, inşallah göreceksiniz, ekonomik olarak düzelen bu sistemimizin, bu verilerimizin daha iyi olması, gençlerimizin daha çok iş bulması, eğitimde de işsizlikte de çok güzel yerlere geleceğimizi inşallah ümit ediyor, grup önerisi aleyhine oy vereceğimizi söylüyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Karar yeter sayısı…

BAŞKAN – Milliyetçi Hareket Partisi grup önerisini oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Sayın Başkan, Sayın Turan, benim üslubumla ilgili bir şey söyledi, cevap vermek istiyorum.

RECEP ÖZEL (Isparta) – Başkanım, telefonla konuştu, dinlemedi bile  orada.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Üslupla ilgili, bağırmayla ilgili bir şeyler söyledi, izin verirseniz cevap vermek istiyorum.

BÜLENT TURAN (İstanbul) – Sayın Başkanım, Etro gömlek demedim…

BAŞKAN – Ne söyledi Sayın Ağbaba?

VELİ AĞBABA (Malatya) – Söylediklerimi parantez içinde “üslup farkıyla bağırmak” dedi, hakaret etti yani.

BAŞKAN – İsminizi zikretmedi yani sadece…

VELİ AĞBABA (Malatya) – Sayın Başkan, benden önceki konuşmacı müdahale etsin, o söylesin.

BAŞKAN – Hayır, lütfen, canım, siz anlaşılmıyorsunuz oradan. Kendisi de yüksek sesle konuştu zaten, her konuşan yüksek sesle konuşuyor Sayın Ağbaba.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Sayın Başkan, ama…

BAŞKAN – Evet, Milliyetçi Hareket Partisi grup önerisini oylarınıza sunuyorum, karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur, birleşime beş dakika ara veriyorum.

 

 

Kapanma Saati: 17.08

 

 

 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 17.16

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Muharrem IŞIK (Erzincan), İsmail KAŞDEMİR (Çanakkale)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 137’nci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu önerisinin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi öneriyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun İç Tüzük'ün 19'uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım:

3.- CHP Grubunun, Grup Başkan Vekili İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve arkadaşları tarafından 2/B taşınmazları için belirlenen satış bedelleri ile ilgili sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla 22/5/2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 11 Temmuz 2013 Perşembe günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

                                                                                                                11/07/2013

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun, 11/07/2013 Perşembe günü (Bugün) yaptığı toplantısında, siyasi parti grupları arasında oy birliği sağlanamadığından, grubumuzun aşağıdaki önerisinin İç Tüzük’ün 19’uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                    Mehmet Akif Hamzaçebi

                                                                                                                 İstanbul

                                                                                                        Grup Başkan Vekili

Öneri:

İstanbul Milletvekili ve Grup Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve 22 milletvekili tarafından, 22/05/2013 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına "2/B taşınmazları için belirlenen satış bedelleri ile ilgili sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi" amacıyla verilmiş olan Meclis araştırma önergesinin (913 sıra nolu), Genel Kurulun bilgisine sunulmak üzere bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak, 11/07/2013 Perşembe günlü birleşimde sunuşlarda okunması ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN –  Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisi lehinde söz isteyen Mehmet Akif Hamzaçebi, İstanbul Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tam 7 milyonu orman köylüsü olmak üzere 10 milyon vatandaşımızı, bu 10 milyon vatandaşımızın kullandığı 305 bin hektarlık bir araziyi ilgilendiren ve Türkiye Cumhuriyeti’nde tam otuz bir yıldır var olan bir sorunu görüşüyoruz; 2/B arazilerinin kullanıcılarına tapularının verilmesi sorunu. Türkiye'nin gündeminde bu kadar uzun süre yer alan ve bu kadar uzun zamandır çözülememiş bir sorun, herhâlde 2/B sorunu kadar başka bir sorun yoktur.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye’de 2/B sorununu çözmek, 2/B arazilerini kullanan gerek tarımsal amaçla gerekse üzerinde yaptığı bina ile ikametgâh veya diğer amaçlarla kullanan vatandaşların sorununun çözülmesi, bu bina sahipleriyle  binaların sahibi olan kişilerle tapu sahibinin aynı kişi olması yani tapunun hazineden alınıp o şahıslara verilmesi yönündeki projemizi biz 2011 yılı seçimlerinden önce “2/B Barış Projesi” adı altında İstanbul’un Sultanbeyli semtinde açıkladık. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bu projeyi o zaman Sultanbeyli’de açıklarken “Barış Projesi” olarak isimlendirdi. Yani vatandaşla devlet arasında süregelen bu sorunu, bu uyuşmazlığı ortadan kaldıralım; vatandaş devletiyle barışmak istiyor, devlet de elini uzatsın, iki taraf el sıkışsın ve adalet üzerine bir çözümü gerçekleştirelim.

Bu projenin Sultanbeyli’de açıklanmasının özel bir önemi vardı. İstanbul’da 2/B sorununun çokça yaşandığı birçok ilçemiz vardır; Beykoz vardır, Sancaktepe vardır, Çekmeköy vardır, Sultangazi vardır, Ümraniye vardır, Sultanbeyli vardır. Bunların birisinde bu projeyi açıklayacaktık. Sultanbeyli, gerek 2/B sorunu açısından gerekse arazilerdeki mülkiyet sorununun yaşandığı diğer unsurlar açısından Türkiye’nin sembolü olarak isimlendirebileceğimiz bir ilçemizdi, o nedenle bu projeyi orada açıkladık.

Seçimler yapıldı, Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı ve biz, açıldıktan sonra projemizi bir kanun teklifi hâlinde Kasım 2011’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduk. Daha sonra Hükûmet bir tasarı getirdi ve 26 Nisan 2012 tarihinde bu konuda bir kanun Türkiye Büyük Millet Meclisinden çıkarıldı, 26 Nisan 2012. Bu Parlamentoda bunun görüşmelerini beraber yaptık. Cumhuriyet Halk Partisi olarak olumlu katkılarda bulunduk, pozitif baktık, yanlış bulduğumuz noktalar vardı, bunların düzeltilmesi için öneriler verdik, önergeler verdik. Kanun çıktı, başvuru süreleri tanındı, on aylık başvuru süresi geçti, fiyatlar uzun süre açıklanmadı ve nihayetinde fiyatlar yani arazilerin satış bedelleri, metrekare satış bedelleri açıklandı ve açıklanmasıyla birlikte Türkiye’de bütün, bütün demeyeyim ama önemli ölçüde 2/B kullanıcısı vatandaşlarımızdan şikâyet gelmeye başladı. Şikâyet: “Bu bedeller bizim alım gücümüzün üzerinde.” Fiyatlar, arazi fiyatları piyasa fiyatları olabilir ama vatandaşın alım gücünü gözetmiyor ise bu bedeller burada bir yanlışlık var demektir. Bu arazilere bu vatandaşlarımızın bu kadar yıldır verdiği emeği göz ardı etmemek gerekir. Beykoz’da olsun, Sultanbeyli’de olsun, Çekmeköy’de olsun, Ümraniye’de olsun, Şile’de olsun, Sultangazi’de olsun, Antalya’da olsun, Muğla’da olsun, Karadeniz’de olsun bu arazilerin hepsinde buraya yapı yapmış olan vatandaşımızın veya bu araziyi tarımsal amaçla kullanan vatandaşımızın bir emeği vardır. Otuz yıldır, kırk yıldır, elli yıldır o araziyi kullanıyor, bakıyor, bağ bahçe yapmış, bina yapmış. Devlet buraları kabul etmiş, altyapı yatırımlarını getirmiş, yol getirmiş, elektrik getirmiş, su getirmiş, o araziyi vatandaşımız beklemiş ama çıkan kanun, vatandaşın buradaki emeğini göz ardı eden ve onun alım gücünü, satın alma gücünü bir kenara atan, onu dikkate almayan bir kanun oldu.

Sizlere bu şikâyetler geliyordur. Ben, devamlı muhtarlarımızla, vatandaşlarımızla bu konuda görüşüyorum, hepsi beni arıyor: “Bu fiyatlar açıklandı, bizim satın alma gücümüzün üzerinde Başkanım, biz ne yapacağız? Bize bir çare bulun.” Biz, bu konuda toplam dört kanun teklifi verdik. Hükûmet, ilk kanunun yanlışlığını fark etti, sonra iki kanun daha çıkardı, bedelleri indirdi, fiyatları indirmedi yani yüzde 70’ten yüzde 50’ye indirdi tarım arazilerinde bedeli. Diğer, bina, konut amaçlı kullanılan arazilerde de 400 metrekareye kadar rayiç bedelin yüzde 50’si dedi. Ancak bu rakam, bu oran vatandaşın satın alma gücünün üzerinde.

Sizlere örnekler vereceğim. Bakın, Çekmeköy’de vatandaşlarımızla yaptığım 2/B sohbetinde birkaç vatandaşımız bana durumunu şöyle anlattı. Birisi Çekmeköy’ün Ekşioğlu Mahallesi’nde yaşıyor, 250 metrekarelik bir 2/B arazisini kullanıyor. “100 bin liranın üzerinde bir bedeli ödemem gerekiyor.” dedi bu vatandaşımız “Ama benim emekli maaşım 750 lira. Eşim öldü, ondan bana maaş kaldı, 750 lira maaşla ben bunu nasıl ödeyeceğim? Ödeyemem, birisi gelip alır, ben buradan çıkmak zorunda kalırım.” dedi. Yine Çekmeköy’de bir başka vatandaşımız bana şu örneği verdi, Çatalmeşe Mahallesi’nde 523 metrekarelik bir arsası var. Metrekare fiyatı 650 TL. “İşim yok, burada gecekonduda yaşıyorum. Ramazan ayı olunca benim gecekonduma iktidar partisi erzak getiriyor, iftara geliyor ama şimdi bu kanunla benim gecekondumun arazisine göz dikmiş durumda, bunu benden alacak.” diyor. Bakın, Ümraniye’nin 6 mahallesi; Elmalıkent, Topağacı, Karabekir, Hekimbaşı, İnkılap Mahallesi, Dumlupınar mahalleleri; fiyatlar yüksek. Özellikle Karabekir ve Elmalıkent mahallelerinde fiyatlar vatandaşımızın alım gücünün olağanüstü üzerinde, alma imkânları yok. Hükûmet böyle devam ederse, ısrar ederse birileri gelip bunların, bu vatandaşlarımızın elinden bu arazileri alacak.

İki gün önce Muğla’dan Muğla Milletvekilimiz Sayın Tolga Çandar aradı beni. “Muğla’da köylüler veryansın ediyor. Eyvah, fiyatlar bize tebliğ edildi, biz bunu satın alabilecek durumda değiliz, perişanız diyorlar.”

Bakın, Sultanbeyli’de Fatih Mahallesi Muhtarımızla görüştüm, Ahmet Çalışkan. “İsmimi de verebilirsin.” dediği için ismini vermekte bir sakınca görmüyorum, diğer vatandaşlarımıza böyle bir şey sormadığım için isimlerini vermiyorum, izinlerini almadım. Muhtarım diyor ki: “Bak, ben Ziraat Bankasına gittim. Orada 80 yaşın üzerinde bir vatandaş vardı. Orada bir başka mahallemizin muhtarı vardı. O muhtarın boynuna 80 yaşındaki vatandaşımız sarılmış “Beni bu yaşımda faize muhtaç ettiniz.” demiş. “Bu araziyi alabilmek için buraya faizle kredi almaya geldim.” demiş vatandaş. Bunu aynen anlatmamı istedi, çarpıcı olduğu için anlatıyorum.

Bakın, Sultanbeyli’de Necip Fazıl Mahallesi, Kur’an Kursu Caddesinde metrekare fiyatı 650 TL. Yani bu fiyat neye göre azdır veya yüksektir? Eğer insanın cebinde parası çoksa bu fiyat düşüktür ama cebinde parası yoksa bu fiyat pahalıdır. Devlet, adalet üzerine kanun çıkarmak zorundadır. Çıkardığınız kanun vatandaşı hiçe saymışsa, orman köylüsünü hiçe saymışsa, Beykoz’u hiçe saymışsa… Bakın, Beykoz’un Görele Köyü, fiyatlar yüksek, millet perişan. Zerzevatçı Köyü, fiyatlar olağanüstü yüksek millet perişan durumda “çare” diye yollara düşmüş durumda. Beykoz’da 6 mahallenin özel proje alanı olarak ilan edilmesi sorunu çözmeye yetmiyor, o vatandaşlarımız o sorunu yaşayacaklar. Önerim şudur: Dördüncü kanun teklifimiz Türkiye Büyük Millet Meclisimizde bekliyor. Gelin, Parlamento kapanmadan bunu yasalaştıralım, bu bedelleri aşağı çekelim. Herkese emlak vergi değeri üzerinden -orman köylüsü dışında- bu satışı gerçekleştirelim. Orman köylülerine bedelsiz bu araziyi verelim. Yatırım amaçlı bu arazileri ellerinde bulunduranlara ise rayiç bedeli üzerinden satışı gerçekleştirelim.

Teşekkür ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi Grup Önerisi aleyhinde söz isteyen Yunus Kılıç, Kars Milletvekili. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

YUNUS KILIÇ (Kars) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; öncelikle on sekizinci yılında Bosna şehitlerini saygıyla anıyor, bu olaya sebep olanları, destek olanları ve görmezlikten gelenleri de lanetliyorum ve hepinize saygılar sunuyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, tabii 2/B son zamanlarda, dikkat ediyorsanız, Meclisin sürekli gündemini meşgul etmekte ve bununla alakalı araştırma önergeleri, Meclis araştırması açılması yönünde talepler olmakta. Şimdi, tabii ki bu sürece nasıl gelindiğini tekrar tekrar anlatmak durumunda kalıyoruz ama öncelikle saygıdeğer milletvekillerimizin bunu anlaması, aslında öncelikli olarak bilmeleri gereken onlar olduğunu düşünüyorum. Çünkü Sayın Hamzaçebi, zaten Meclis araştırma önergesi teklifinin sahibi grubuyla beraber, otuz bir yıllık bir sorun, Sayın Hamzaçebi, otuz bir yıllık değil aslında 1961’den öncesi bile var. 1961’deki bu sıkıntıya girmiş, orman vasfını kaybetmiş arazilerin 1970’te Anayasa’daki bir değişiklikle hükûmetlere görev veriyor…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – 71’de yapıldı o değişiklik, 70 değil.

YUNUS KILIÇ (Devamla) – Evet, 71.

…diyor ki: “Bu sorunu çözün.” ama ne zamandan itibaren? 1961’den itibaren diyor. Çözmüyorlar, o zaman sizin de içerisinde bulunduğunuz hükûmetler bunu yapmıyor, hiç elini soğuktan sıcağa vurmuyor, bu riski almıyor. Daha sonra 1982 Anayasası’nda da bu tarih ileriye çekiliyor, 81’e kadar getiriliyor ve diyor ki yine ondan sonraki hükûmetlere: “Bunu çözün.” Kimse yine, elini soğuktan sıcağa vurmuyor, hiçbir risk almıyor. Niye almıyor, onu da söyleyeyim: Arkadaşlar, yaklaşık 800 bin aileyi ilgilendiriyor bu mesele. Aile fertlerini ve bununla direkt alakalı insan sayımızı hesapladığınız zaman en az 5 milyon insanı ilgilendiriyor. Yani aslında çok büyük bir mesele, bir o kadar da ekonomik boyutu, sosyal boyutları var. Bunun içerisine girmek bütün hükûmetler için bir risk. Bu riski kim alıyor? AK PARTİ geliyor ve “Devletle millet arasında problem olmaz, barış olur, kardeşlik olur ve devlet veren olur.” diyor ve bunu çözmeye karar veriyor ve -bütün safahatıyla ben işin içerisinde olanlardan birisiyim- ve bu kanun düzenlenirken şu duyguyla düzenleniyor -bakın, bunu, toplumumuzun bilmesini istediğim için söylüyorum- şu duyguyla hazırlanıyor: Devlet buradan bir gelir elde etmek gayesiyle hazırlamıyor bu yasayı “Vatandaş, hakkını, hukukunu bilsin, arazisini bilsin, evinin yerini bilsin, sahiplensin, imar etsin, iskân etsin, inkişaf ettirsin burayı.” diyor. Yani, “Arsanın, tarlanın sahibi olsun, vatandaş da çocuklarına bir miras olarak bunu bırakabileceğini bilsin ve buna sahiplensin.” diyor ve “Orada yaşayanlar, devletten yıllardır alamadıkları, zar zor çeşitli usulsüzlüklerle aldıkları hizmetleri artık bundan sonra isteyerek, hakları olarak talep etsinler ve alsınlar.” diyor. Yani “Vatandaş hizmet alsın.” diyor.

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Yeri alamıyorlar Yunus Hocam, yeri, yeri.

YUNUS KILIÇ (Devamla) - Dolayısıyla, kanunun çıkış gayesi bu. Hani, çok iddia ediliyor ya “Büyük paralar bekliyordunuz, efendim, büyük paralar gelsin diye yaptınız.” Aslında hiç öyle bir şey yok arkadaşlar. Bakın, altı üstü 400 bin hektarlık bir alandan bahsediyoruz. Bunun yanı sıra, daha sonra çıkarmış olduğumuz bir yasayla da, efendim, tarıma açılacak olan hazine arazilerinin satışıyla alakalı bir madde daha getirmiştik, bu da 800 bin hektar ile 1 milyon hektar arasında bir şey. Bunun değerleri zaten çok küçük. Bu 2/B’ye konu olan taşınmazlardaki ortalama rayiç bedelini ben size söyleyeyim 8 lira arkadaşlar, ortalama değer 8 lira.

Bir de, hani, Sayın Hamzaçebi dedi ki: “Vatandaşın da bunun üzerinde emeği var.” Eyvallah, vatandaşın da emeği var da, arkadaş, bunun, bir kere başına bakın ya, bu devletin yeri, bu 76 milyon insanın toprağı. Tamam, buna, insanlar, elbette bir emek verdiler ama biz de diyoruz ki… Bu emeklerinin karşılığı olarak rayiç komisyonlarını kurarken şu duyguyla hareket etmelerini istediğimizi dün de ifade ettim, dedik ki: “Arkadaşlar, bu rayiç komisyonlarında maliyeden, belediyelerden, STK’lardan, muhtarlıklardan, oradaki ziraat odalarından, her taraftan insanlar olsun; vatandaş gözüyle baksın, merhametli olsun, en düşük belirleyebileceği fiyatları belirlesin.” Bunu yaptırdık, bunda ısrar ettik, her komisyon toplantısında bunda ısrar ettik ve sonradan ilave bir şey daha yaptık…

SEYFETTİN YILMAZ (Adana) – Yok, yok, Hocam, öyle yapılmadı. Rayiç bedeli Millî Emlak belirliyor.

YUNUS KILIÇ (Devamla) – …dedik ki: Bu da yetmez. Vatandaşın gelir seviyesi düşük olan bölgeler var; özellikle Beykoz gibi, Samandıra gibi, Sancaktepe gibi, Ümraniye gibi üzerine konut yapılmış araziler var, küçük araziler bunlar, çok büyük de değil. Buralara da dedik daha düşürelim, efendim yüzde 50’ye düşürdük bakın. Peki, peşin ödeyenlere yüzde 10 daha düşürdük, toplam yüzde 40’a düşürdük arkadaşlar. Evet, bir emeği var ama biz de diyoruz ki “Yüzde 60’ını yine verme, emeğinin karşılığı olsun.” ama bu toplumun da orada bir karşılığı var, bunu nasıl alacağız?

Arkadaşlar, sosyal söylemler güzel, insanın hoşuna gidiyor, böyle kulakta hoş bir seda bırakıyor ama söylem sosyal, icraat öyle olmadığı takdirde topluma hiçbir yararı olmuyor. Zaten bu toplumun en büyük sıkıntısı da buradan; söylemler sosyalist ama uygulamalar despotik. Vatandaş, yıllardır bu sıkıntı içerisinde ezilmiş kalmış, altmış yıldır hiç kimse bunların problemlerini çözmeye yanaşmamış. Birileri geliyor, fedakârca bu konuda yola çıkıyor, alabileceğinin en azını almaya razı oluyor, bu toplumun büyük problemini çözmeye kalkıyor.

Sonuçlarını söyleyeyim size, dün de anlattım, bir kere daha söyleyeyim. 800 bin hak sahipliğinden 650 bin tanesi müracaat etmiş almak için. Bunların tebligatları yapılmaya başlamış, yavaş yavaş da satışlar gerçekleşmeye başlamış. Oran yüzde 81 arkadaşlar yani ülkedeki 800 bin hak sahibinden 650 bin tanesinin şu anda problemini çözmüş durumdayız. Bu, çevreleriyle topladığınız zaman yaklaşık 5 milyonluk insan demek. Peki, bir de geriye kalan 150 bini var, bunlardan da bir kısmının hâlâ kadastro güncellenmeleri tamamlanmadığı için daha müracaat edilememiş. Bunların süresi var. Bunları da kattığınız takdirde aşağı yukarı 2/B’ye konu olan taşınmazlardaki çözüm yüzde 90’lar üzerinde. Efendim, topluma çıkarmış olduğumuz sıkıntı bu mudur? Bu sıkıntıyı çıkardıysak bundan dolayı özür diliyoruz.

Toplumun sorunlarını biz çözüyoruz. Arkadaşlar, en büyük sıkıntılardan bir tanesi rayiç bedeldi. Rayiç bedeli belirleme noktasında emin olun Hükûmet üyeleri… Hani, bu  parayı alacaksınız, oraya buraya… Bu parayı da alırken bunun şartları da belli. Dedik ki: Rayiç bedel düşük olsun, vatandaş alabilsin ama gelirleri de başka kaynaklarda değil, yine orman vasfını düzeltmek için, yeni orman alanları açabilmek için, afet riski altında -ki yine birçoğu bu 2/B arazilerinin, 2/B’lerdeki binaların bulunduğu yerler buralar, afet riski altında- deprem riski altında, bunların yarın ne olacağı belli değil, yine “Buraların dönüşümünde kullanalım.” dedik. Zaten bu, öyle bahsettiğiniz gibi 20 milyar, 30 milyarlık, falan filan bir rakam değil arkadaşlar. Bunun toplamı, rayiç bedel ortalamasını söylemiştim, 8 lira bunun toplamı arkadaşlar, 3-4 milyar liradan fazla bir para da değil.

Arkadaşlar, Türkiye, artık sizin bıraktığınız günlerdeki bir devlet değil, 3-4 milyar lira için vatandaşına zulmetmez. Türkiye, dünyadaki mazlumlar için, fakirler için, açlar için, garibanlar için, soydaşlar için zaten bu kadar parayı her yıl yardım ediyor. Türkiye, dışarıdaki insanlarına bu yardımları yaparken, dışarıdaki soydaşlarına, ezilenlere, mazlumlara, fakirlere bunları yaparken kendi ülkesinde bu para için vatandaşını asla üzmez çünkü sosyal devlet olmayı kendi hükûmet programına koymuş bir Hükûmetle karşı karşıyasınız.

Dolayısıyla bu konuda, 2/B noktasında sıkıntı nedir? Sosyolojik, psikolojik bir analiz yapmak gerekirse nedir sıkıntı arkadaşlar? Arkadaşlar, bu, tabii ki insanların cebinden para çıkarken bazı sıkıntılar olacaktır ama toplum nezdinde büyük beğeniyle izlenen bir kanundur, faaliyettir, icraattır; bunun dönüşü olmaya başlamıştır. Tabii ki tek tük dramatik, sıkıntılı dönüşleri olacaktır Sayın Hamzaçebi’nin anlattığı gibi ama 800 bin insanına, hak sahibinden bahsediyoruz arkadaşlar, bunun içerisinde bu küçük sıkıntılar olacaktır ama büyük fotoğrafa baktığımız zaman ülkede elli iki yıllık -sadece kanunlara girmiş şekliyle söylüyorum- bunun bir o kadar da evveliyatı var, yüz yıllık bir olayı çözmüş, toplumla, vatandaşla devleti barıştırmış, bu 2/B’den kaynaklanan taşınmazla alakalı sorunları çözmüş ve vatandaşın yüzüne devleti bakacak bir hâle getirmiş olmanın huzuruyla hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, ben bir konuşma yaptım. Konuşmamda birtakım tarihler telaffuz ettim. Sayın konuşmacı benim verdiğim tarihlerin doğru olmadığı yönünde bir değerlendirme yapmak suretiyle benim söylediklerimi, asıl amacından başka bir yere gidecek şekilde yorumlamıştır.

69’uncu maddeye göre söz istiyorum efendim.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Hamzaçebi.

Sataşma nedeniyle iki dakika söz veriyorum.

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Kars Milletvekili Yunus Kılıç’ın CHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşma sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Değerli milletvekilleri, tabii on dakikalık zaman 2/B sorununu anlatmak için çok yeterli olmadığı için, konunun çok evveliyatına girme imkânı bulamadım. Orman köylüsü açısından bu sorun yüzlerce yıldır, cumhuriyetin çok daha önceki yıllarından bu yana devam eden bir sorundur. Öte yandan anayasal sorun, 1982 Anayasası’ndan çok daha önceye gider. Konuşmacı “1970 yılındaki Anayasa değişikliğiyle başlar.” dedi. Hayır, 1971 yılında yapıldı o Anayasa değişikliği. Sayın konuşmacı  herhâlde heyecandan o tarihleri atlamış olabilir.

YUNUS KILIÇ (Kars) – Düzelttim, düzelttim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) – Olabilir, tabii ki ama 2/B sorunu çok daha eskiye gider. 50’li yıllarda köyden kente göçle birlikte 2/B arazileri yerleşime açılır ve o tarihten beri vatandaşlarımız mülkiyet sorunu yaşar. Ancak ben değerli konuşmacının hangi ülkede yaşadığını doğrusu merak ediyorum. Diyor ki: “800 bin kişi var, 650 bin kişinin sorununu çözdük.” Hayır, 650 bin kişi başvuru yaptı, hakkımı kaybetmeyeyim endişesiyle başvuru yaptı. Vatandaşlar sizi aramıyor mu bilmiyorum, bizi arıyorlar. Sizi de arıyorlardır ama siz, tabii ki vatandaşla teması kestiğiniz için bu konuda onun ne durumda olduğunun farkında değilsiniz.

YUNUS KILIÇ (Kars) – Teşekkür için arıyorlar.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) – Bir de, kusura bakmayın, AKP milletvekilleri şöyle bir şeyle vatandaşın karşısına çıkıyor, ben bunun tanığıyım, tanıkları size getirebilirim: “Ya, biz bunu düşük belirleyecektik aslında ama bu Millî  Emlak memurları  Hükûmet karşıtı olduğu için onlar, mahsus yüksek belirledi.” Böylesi bir çirkin iftirayı Millî  Emlak bürokrasinin üzerine atıyorsunuz, bu yakışır mı? Millî  Emlak memuru kanunların kendisine verdiği görev neyse onu yapar. Böyle kendiniz bir şey yapamıyorsunuz, çözüm üretemiyorsunuz, gelip Millî  Emlakı suçluyorsunuz. Sorun Millî  Emlakı suçlama meselesi değil. Gelin, burada yasayla bunu çözelim aksi takdirde bu sorun büyüyerek devam edecek.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

VII.- ÖNERİLER (Devam)

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri (Devam)

3.- CHP Grubunun, Grup Başkan Vekili İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve arkadaşları tarafından 2/B taşınmazları için belirlenen satış bedelleri ile ilgili sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla 22/5/2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 11 Temmuz 2013 Perşembe günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi (Devam)

BAŞKAN - Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisi lehinde söz isteyen Mehmet Şandır, Mersin Milletvekili. (MHP sıralarından alkışlar)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten, bir türlü gündemden düşüremediğimiz çok önemli bir sorunu bugün Cumhuriyet Halk Partisi gündeme getirerek bu konuyla ilgili bir Meclis komisyonunun kurulmasını ve sorunların araştırılmasını talep etmiştir. Bu önergenin lehinde söz aldım.

Değerli arkadaşlar, “marka yaratmak” diye bir tabir vardır. Övüneceğimiz markalarımızın olmasını hepimiz arzu ederiz ama sorunlarımızı marka hâline getirmekte de çok maharetli olduğumuzu ifade etmemiz lazım. 2/B sorunu böyle bir, Türkiye'ye özgü bir sorun markası hâline geldi ne yazık ki ama konuşuyoruz, tabii gönül arzu eder çözmek. Bu konuyu çözmek iktidarların, siyaset kurumunun, Meclisin görevi, görevi; bununla övünmek hakkı kimsede yok ama sorunun çözüldüğünü de söylemek mümkün değil değerli hocam. Dolayısıyla bugün toplumun gelir seviyesi itibarıyla birbirleriyle çelişen iki kesimini çok yakından ilgilendiren bir sorun 2/B sorunu; birilerinin ekmek meselesi, birilerinin de rant meselesi.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin çok temel sorunlarında çıkmazımızın kaynağı kanunlarımızın genellik ilkesidir. Tabii, evrensel hukukta bir zorunluluktur, kanunlar genel olmak durumunda ama bazı kanunları Türkiye'nin genelinde uygulamaya kalkarsanız adaleti sağlayamaz, zulmü gerçekleştirirsiniz, zulmetmiş olursunuz. İstanbul’un Beykoz’undaki 2/B sorununun muhatapları ile Toros Dağlarındaki köylülerin, orman içi köylülerinin 2/B sorunu aynı sorun değil ama bu iki sorunu, bu sorunu tek kanunla çözmeye kalkarsanız sonuçta adaleti temin etmezsiniz. Bu sorunun çok temel çıkmazı bence budur. Bunu daha önce de Sayın Orman Bakanına arz etmiştik bizi davet ettiğinde. Bu sorunu çözmek istiyorsanız… Çünkü Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının tüm dönemlerinde, üç döneminde de bu sorun gündeme gelmiştir, topluma sözler verilmiştir ama bu sorun hâlâ çözülebilmiş değildir. Sorunu çözebilmek konusunda Türkiye’nin reelini, gerçeğini ortaya koyup o gerçeğe dayalı bir çözüm üretmek gerekiyordu, ona dayalı bir hukuk kurmak gerekiyordu ama öyle olmadı. Burada, işte, bir kanun çıkarıldı, bu kanun üçüncü defa tekrar Meclise geldi, yine geleceğinden eminim çünkü uygulanabilirliliği yok, uygulansa sorunu çözme kabiliyeti yok, “Sorunu çözdüm.” dese bile adaleti temin edebilme kabiliyeti yok.

Değerli arkadaşlar, iki hususu düzeltmem lazım. Ben de orman yüksek mühendisiyim, ormancılıkta uzun müddet çalıştım, ormanı da bilirim, orman içi köylüsünü de bilirim, 2/B arazisi meselesini de bilirim. İki hususu düzeltmek gerekiyor.

Sayın konuşmacı, iktidar grubu adına yaptığı konuşmada “Biz bu işi gelir için yapmıyoruz.” dedi. Bu, doğru değil değerli hocam. 25 milyar dolarlık bir geliri öngören açıklamalarınız ortada; bunu hiç reddetmeniz mümkün değil. Yani iktidar olarak bunu bir gelir kapısı olarak görüp rayiçleri de yüksek tutmanız, uygulamayı veya düzenlediğiniz hukuku da bu yönde tanzim etmeniz bir gerçektir.

İkinci husus, değerli arkadaşlar, gelirlerin yüzde 90’ı Çevre ve Şehircilik Bakanlığına aktarıldı. Yani söylediğiniz gibi, 2/B sorununun mağduru olan köylüye aktarılmıyor, ormancılığa aktarılmıyor. Hâlbuki Anayasa’nın 170’inci maddesi, 2/B arazilerinin değerlendirilmesinden elde edilecek gelirlerin orman içi köylülerinin kalkındırılması ve ormanın geliştirilmesi için kullanılacağı bir anayasal amir hükümdür. Buna rağmen, siz, işte, Anayasa’ya aykırılık iddialarımızı hiç dikkate almadan burada dediniz ki: “Gelirlerin yüzde 90’ı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kentsel dönüşüm projelerine aktarılacaktır.”  Orman içi köylüsünün bundan çok nemalanacağını, herhangi bir gelirine, geçimine katkı verileceğini söyleyebilmek mümkün değil.

Değerli arkadaşlar, bakınız, 2/B arazisi dediğiniz hadise böyle düz ovada tarla değil, bahçe değil büyük kısmıyla. Yani İstanbul’u bir ayrı tutmak lazım, İstanbul’da bu mesele bir rant kapısı olmuş ve köylünün elinde değil bu araziler; birilerinin elinde, daha çok da siyasilerin elinde. Dolayısıyla, esas, 2/B arazileri Antalya’da, Mersin’de, Adana’da, Muğla’da, Ege’de köylünün elinde ama o araziler dağlarda, efendim, taşların arasında, hali araziler, orman arazisi. Köylü burayı atasıyla, çoluk çocuğuyla dünden bu yana yoğun bir gayretle tarla hâline getirmiş, emek vermiş, yoksa orasının rayiç değeri yok, dağ orası ama köylü orayı dişiyle tırnağıyla tarla yapmış, orayı bahçe yapmış, orayı bağ yapmış, şimdi bir değer kazanmış. Köylünün emeğiyle geliştirdiği o değere şimdi devlet olarak el koyuyorsunuz ve diyorsunuz ki: “Burayı sen ikinci defa satın alacaksın.” Hakkı yok devletin buna çünkü orayı bir değer hâline, bir varlık hâline getiren köylünün bizatihi kendisi.

Bu sebeple, yapılması gereken şey şu, birinci husus: 2/B konusunu, işte, konut yapımında kullanılan arazilere ayırıp, üretim yapılan arazileri bir ayrı statüde değerlendirerek iki ayrı hukukta değerlendirmek ve iki ayrı bedelle satmak lazım. Bize göre, Milliyetçi Hareket Partisi olarak -bu konuda benim de kanun teklifim var- bizim de beyanlarımız var, ısrarla söylüyoruz: Üretimde kullanılan 2/B arazileri köylülere, orman içi ve kenarı köylülere bedelsiz verilmelidir. Üretim şartıyla üstüne, bana göre, destek de verilmeli çünkü o insanlar o dağın başında çoluk çocuklarıyla yani kendi emekleriyle kendi geçimlerini temin ediyorlar. Bu insanlar geçimlerini orada temin etmeseler, şehirlere göçseler çok daha büyük bir maliyet oluşturacaklar.

Onun için, o insanların 2/B arazilerinde, kendilerinin gayretleriyle imar ettikleri o 2/B arazilerinde kendi emekleriyle üretim yaparak yaşamalarını devlet olarak desteklememiz lazım, teşvik etmemiz lazım. Üstüne bedel almak değil, onlara karşılıksız kredi vererek, destek vererek, üretimlerini destekleyerek o topraklarda yaşamalarını temin etmemiz lazım. Ama büyük şehirlerin kenarında, İstanbul’un, işte, adı “köy” olmakla beraber megaşehirlere dönüşmüş yerlerdeki ormandan çıkartılan 2/B arazilerinin değerlendirilmesi bedeli karşılığında yapılmalıdır ve o milletin malı olmak hesabıyla bütçeye gelir olarak kaydedilmelidir. Ona itirazımız yok ama Toros Dağlarında inanınız ki -ben o dağlarda çalıştığım için  biliyorum- yani taşı kırıyor, önüne duvar örüyor, toprak taşıyor, onun üzerine sera yapıyor; orada meyve yetiştiriyor, sebze yetiştiriyor. Bu insanların, eli öpülesi bu insanların elinden tarlasını almak, o tarlayı bir bedel karşılığında satmak, ona hakaret olmaktan öte zulmetmektir. Buna hakkımız yok.

Dolayısıyla bu konu bir toplumsal sorun, çözülmemiştir. Kural koyarak “Sorunu çözdük.” demeniz doğru değil. Koyduğunuz kural eğer insanlara zulmediyorsa, insanların canını acıtıyorsa, devlet olmanın gücüyle siz insanlara haksızlık yapmak, zulmetmek hakkına sahip değilsiniz. Bu sebeple, sorun çözülmemiştir. Sorunun çözülmesi için meselenin çok boyutlu olarak tartışılıp araştırılması bence önemlidir, değerlidir, faydalıdır; zor olmaz, oturup karşılıklı tartışırız. Neyi yaptık, yaptığımızla hangi yanlışı yaptık, hangi sonuç muhtemel sonuç olacak, bunları konuşmakta fayda vardır.

Böyle bir komisyon kurulmasını Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak biz de faydalı bulmaktayız. Katkı vereceğimizi ifade eder, yüce heyetinize saygılar sunarım efendim. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisi aleyhinde söz isteyen Adil Zozani, Hakkâri Milletvekili. (BDP sıralarından alkışlar)

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisinin vermiş olduğu araştırma önergesi üzerine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, orman köylülerinin sorunlarıyla ilgili olarak verilmiş bir araştırma önergesinin, hele hele yoksul köylüleri yakından ilgilendiren böyle bir araştırma önergesinin aleyhinde konuşmak mümkün değil ki iktidar partisi mensubu da çıkıp burada konuşurken çok da aleyhinde konuşamadı, aleyhinde konuşulacak bir durum yok çünkü. Pekâlâ bu konu araştırmaya değer. Mademki dört parti sözcüleri buraya çıkıp konuşurlarken aleyhte bir şey ifade edecek bir durum bulamıyorlarsa konunun araştırılması konusundaki talebin haklılığı da otomatikman açığa çıkar.

Ancak yadırgadığım bir durum var. Sayın iktidar partisi sözcüsünün tavrı gerçekten yadırganacak bir tavırdır. Yani bu kavramı kullanıp kullanmama konusunda çok düşündüm ama nihayetinde kullanmak durumundayım. Kusura bakmayın ama bu “sokak kabadayısı” tavrıdır. “Bizim zaten bu orman köylerinden elde ettiğimiz gelir başkalarına verdiğimiz sadaka kadardır. Dolayısıyla, bu paraya ihtiyacımız yok.” tavrı bir sokak kabadayısı tavrıdır.

YUNUS KILIÇ (Kars) – Öyle bir şey yok kardeşim. Bilmeden konuşuyorsun.

ADİL ZOZANİ (Devamla) – Öyle dediniz. Tutanaklara bakın, öyle dediniz.

“Bizim zaten yurt dışında yaptığımız yardımlar kadardır, 3-5 milyar dolar paradır bu. Bu para bizim cep harçlığımızdır.” Bu tavır, doğru bir tavır olmamıştır.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Öyle değil, öyle değil ya. Yanlış anlamışsınız.

YUNUS KILIÇ (Kars) – Öyle değil.

ADİL ZOZANİ (Devamla) – Tutanaklara bakın Yunus Bey, göreceksiniz.

Mademki böyledir, Sayın Şandır’ın önerisine yüzde yüz katılıyorum. Gelin, bu arazileri bedelsiz, hak sahiplerine iade edelim. Daha doğrusu, insanlar zaten on yıllardır o arazilerin üzerinde yaşamlarını idame ediyorlar; oraları kendilerinin varsayıyorlar, kabul ediyorlar. Kaç kuşak oranın üzerinde sahibi olarak büyümüş ve şimdi devlet diyor ki onlara: “Yok burası sizin değil.” Tersinden, hiçbir karşılık… Nasılsa elde ettiğiniz gelir de, oradan beklediğiniz gelir de cep harçlığı, çocuklara verilen okul harçlığı kadar bir paradır devlet için, o zaman hak sahiplerine iade edelim hiçbir karşılık almadan. Rant konusu olan bölgeler varsa, rant konusu bölgelerle ilgili olarak da ayrıca düşünülebilir. Dolayısıyla, bu konunun böyle zaman zaman siyasi polemik malzemesi durumuna getirilmekten artık çıkarılması gerekiyor. Eğer gerçekten 5 milyon insanın yaşamını bu kadar yakından ilgilendiren bir konuysa -ki gerçektir- o zaman siyasetüstü yaklaşalım, bu köylülerimizin mağduriyetlerini ortadan kaldıralım, arazileri kendilerine iade edelim.

Bakın ama devlet genellikle böyledir. Vatandaştan alırken eli sıkı davranıyor, sıkı pazarlık yapıyor vatandaşla, mümkün olduğu kadar fazla almaya çalışıyor ancak verirken tersten bir eli sıkılık vardır, vermeme gayreti içerisindedir. Örneğin, bu, Olağanüstü Hâl Bölge Valiliğinin vaktiyle yayınladığı bir raporun verisidir. Sadece 1990’lı yıllarda boşaltılan köy ve mezraların toplamı -devletin resmî rakamını ifade ediyorum- 3.185 köy, 3.185 köy boşaltılmış. Bu zorunlu göçten kaynaklı köy boşaltmalarında mağdur olmuş -devletin verdiği rakamı gene ifade ediyorum- hane sayısı 57.314. Bu insanlara, sonradan bir kanun çıkarıldı, “terör tazminatı” adı altında bir para ödendi. Yirmi yıldır köyüne gidemeyen, tarlasını ekemeyen, ağacı kurumuş köylüye devlet vere vere 12 lira, 13 lira, 15 lira verdi çok torpilliyse 20 ve üstü rakamlar insanlara verildi. Yani, eğer gerçekten köylü iktidar yanlısıysa ya da orada bir göz kırpma görmüşse torpilli tarafından para aldı, 3-5 kuruş fazla aldı ama şimdi, devlet, vatandaşa ait, kuşaklar boyu üzerinde büyümüş vatandaşa ait olan arazileri vatandaşına iade ederken, verirken, tapusunu verirken böyle davranmıyor, pazarlığı sıkı tutuyor, mümkün olduğunca daha fazla koparıyor; vatandaşı, köylü vatandaşını ömür boyu takside bağlıyor; bundan sonra rahat lokmayı vatandaşa reva görmüyor, yediği lokmayı zehir ediyor vatandaşa, köylüye. Bu tutum, doğru bir tutum değildir.

Ramazan ayının ilk haftasındayız, gelin hayırlı bir iş yapalım. Burada bir düzeltme yapıp bu araştırma önergesine hep birlikte, dört parti grubu olarak “evet” diyelim; vatandaşlarımızın, köylülerimizin bu konudaki sıkıntısını araştıralım; Meclisin ortak aklıyla bir çözüm üretelim bu konuda.

İktidar partisi böyle bir tavra, böyle uzlaşmacı bir tavra yeltenirse hiçbir şey kaybetmez; tersine, kazanır. Böylelikle, bu sorun hiç kimse açısından siyasi polemik konusu olmayacaktır, konuyu buradan kurtarmış oluruz -kendiniz de ifade ediyorsunuz- on yıllardır devam eden bir sorunu çözmüş olursunuz. O geleneğe, bu geleneğe mal etmek, sataşmak, “Siz yapmadınız, biz yapıyoruz.” demek çok akıllı bir politika olmaz.

Kusura bakmayın, siz de Millî Selamet geleneğinden geliyorsunuz. Niye yapılmadı o zaman? Hadi, Cumhuriyet Halk Partisi geleneğinin zaten böyle bir derdi yok çünkü 1960’da çıkan 105 no.lu yani 2005 sayılı İskân Kanunu’na ek 105 no.lu Kanun’da, vatandaşın malına, mülküne nasıl el konulup kendisine şantaj aracı olarak kullandığını biliyoruz. Şimdi, bu geleneği devletten kurtarmak lazım, daha doğrusu siyaseti bu gelenekler manzumesi içerisinden çıkaralım. Vatandaşa ait olan şeyi vatandaşa karşı şantaj malzemesi olarak kullanmaktan vazgeçelim.

Bakın, 27 Mayıs darbesinden sonra ne olmuştu? Sivas kampına götürülen vatandaşların tarlası o vatandaşlara karşı şantaj aracı olarak kullanılmıştı. Kanun burada iki yıl yürürlükte kaldıktan sonra 1962’de yürürlükten kaldırıldı. Ne pahasına? Oradaki insanların iradesini teslim alma pahasına bunu yaptı. Arada fark yok, arada fark yok. Köylü vatandaşın, 2/B mağduru köylü vatandaşların iradesini şimdi ipotek altına alma gayreti vardır, ömür boyu bankaların kapısında kuyruğa sokma gayreti vardır, vatandaşların yaşamını taksite bağlama gayreti vardır burada. Bu şantajcı mantıktan kurtulmak gerekir.

Başta da ifade ettim, bütün konuşmalarda gördüğümüz kadarıyla kimse buna karşı değil, karşı bir argüman geliştiremiyor. O zaman, bize düşen, hep birlikte bunun çözümünü bulmaktır. Bu araştırma önergesi de buna vesile olacağı için bence iyi iş yapmış olacağız, grup olarak da lehinde oy kullanacağımızı ifade etmek istiyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

YUNUS KILIÇ (Kars) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kılıç.

YUNUS KILIÇ (Kars) – Hatip benim anlatmadığım şeyleri… Benim söylemek istediklerimin dışında sözler sarf etti ve şahsımı kastederek “sokak kabadayısı” diye bir tanımlama yaptı. 69’a göre söz istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kılıç, iki dakika söz veriyorum sataşma nedeniyle. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Sayın milletvekilleri, Başkanlık Divanına seçilen Çanakkale Milletvekili İsmail Kaşdemir Bey’e başarılar diliyoruz, kendisini tebrik ediyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

3.- Kars Milletvekili Yunus Kılıç’ın, Hakkâri Milletvekili Adil Zozani’nin CHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşma sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

YUNUS KILIÇ (Kars) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Sayın BDP’li hatibin bana yakıştırdığı tanımlama “Sokak kabadayısı.” Tabii, ben bu ramazanda, aziz mübarek günde karşılık verme gayreti içerisinde değilim bir bu aziz mübarek günün huzur hürmeti için, bir de kendime üzüldüğüm, acıdığım için. Çünkü ben, kırk sekiz yıldır, arkadaşlar, kendimi, toplumumuzu eğitmekle uğraştım, efendileştirmekle uğraştım. Sizin efendilik adına vermek istediklerinizi alırım ama kabalığınızı asla almam.

Bir kere bunu söyledikten sonra, ben, asla “sadaka, bağış” şeklinde topluma verilen bir şey olduğundan bahsetmedim. Ben “Devlet veren el olmalıdır, büyük olan devlettir, vatandaşın sıkıntılarını çözme devlete ait bir tasarruftur. O yüzden, devletin bu işi de bir gelir beklentisiyle yapmış olduğu bir kanun değildir; tamamen, devletin, vatandaşla olan sorununu çözmek için uğraştığı, çabaladığı ve elli yıllık sorunu çözdüğü bir kanundur.” dedim.

Yanlış anlamış olduğunu düşünüyorum, özür dilemesini bekliyor, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Sayın Başkan, yani bir özür bekliyor, cevap vermek istiyorum, sataşma var, çok açık.

BAŞKAN – Yok öyle bir şey.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Özür bekliyor.

BAŞKAN – Hayır, “Özür dilemenizi bekliyorum.” dedi. Sataşma neresinde bunun?

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Sayın Başkan, bakın, sataşma çok açık.

BAŞKAN – Nedir?

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Belki özür dilerim.

BAŞKAN – Şimdi, bu soru-cevap şeklinde bir şey değil.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Hayır.

BAŞKAN – Hayır, sataşma varsa verelim ama “Özür dilemesini beklerim.” dedi, bu sataşma değil ki.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Sataşma var. Diyor ki yani: “İçinde bulunduğumuz ramazan ayı olmasa  ne söyleyeceğimi bilirim ben.” Öyle bir cümle sarf ediyor.

YUNUS KILIÇ (Kars) – Hayır, öyle bir şey demedim.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Adil Bey, öyle bir şey demedi ya.

BAŞKAN – Sayın Zozani, o zaman biz Tüzük’ü kaldıralım yani her isteyene söz verelim.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) - İç Tüzük’ü niye kaldırıyorsunuz?

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Sataşma var.

BAŞKAN - Buyurun size de verelim yani. Yok, sataşma falan söz konusu değil Sayın Zozani. Özür dilemenizi bekledi, bu sataşma değil.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Bariz bir şekilde sataşma var yani. Ona niye söz vermekten imtina ediyorsunuz?

BAŞKAN – Buyurun, iki dakika söz veriyorum. Sataşma falan olduğu için değil yani.

YUNUS KILIÇ (Kars) – Şimdi özür bekliyorum.

BAŞKAN – Elini kaldırana söz verelim o zaman burada. Hepiniz için söylüyorum yani.

Buyurun.

4.- Hakkâri Milletvekili Adil Zozani’nin, Kars Milletvekili Yunus Kılıç’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşma sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın hatip esasında burada sarf ettiği cümlelerle benim eleştirimi haklı çıkardı. Tekrar ifade ediyorum; siz de dinliyorsunuz, ben de dinliyorum. Diyor ki: “Ben yıllarca, kırk sekiz yılımı insanlara efendilik aşılamakla geçirdim.” Ne anlama geliyor?

YUNUS KILIÇ (Kars) – Anlamamışsın.

ADİL ZOZANİ (Devamla) - Ne anlama geliyor? Ya, ne anlama geliyor? Ya, toplumu çocuk yerine koymaktan vazgeçin.

YUNUS KILIÇ (Kars) – Senin eğitilmen lazım.

ADİL ZOZANİ (Devamla) – Bakın, aynen söylediğim şey budur. Aynen söylediğim şey budur. “Ben kırk sekiz yılımı topluma efendilik aşılamakla geçirdim.” dediniz. Aynı efendiliği… Vallaha, ben sizin gibi efendi olmak istemiyorum, halk gibi halk çocuğu olmak istiyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

VII.- ÖNERİLER (Devam)

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri (Devam)

3.- CHP Grubunun, Grup Başkan Vekili İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve arkadaşları tarafından 2/B taşınmazları için belirlenen satış bedelleri ile ilgili sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla 22/5/2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 11 Temmuz 2013 Perşembe günkü birleşiminde okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi (Devam)

BAŞKAN - Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri İle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sırada yer alan, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

2’nci sırada yer alan, Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2.- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporları (1/484) (S. Sayısı: 287)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

3’üncü sırada yer alan, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesel Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Komisyonu Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

3.- Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesel Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Komisyonu Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporları (1/498) (S. Sayısı: 173)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

4’üncü sırada yer alan, Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

4.- Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) (S. Sayısı: 478) (x)

BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet? Yerinde.

Geçen birleşimde İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen teklifin beşinci bölümünde yer alan 73’üncü maddenin (aa) bendinden sonra yeni madde ihdası üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu ile Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşmalar tamamlanmıştı.

Şimdi söz sırası Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Sinan Oğan…

Şahsı adına Ferit Mevlüt Aslanoğlu, İstanbul Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; mutlaka milletvekillerinin en tabii hakkı kanun teklifi vermektir, en doğal görevidir. Ancak, yaklaşık 1 maddede 55 tane a, b, z, alfabede yer kalmayıp aa, bb olan bir şeyi bir torbaya doldurmak da kimsenin hakkı değildir.

Ben Bayındırlık Komisyonu üyelerinden özür diliyorum, ben Sağlık Komisyonu üyelerinden özür diliyorum, ben Tarım Komisyonu üyelerinden özür diliyorum ve diğer komisyonlardan. Plan ve Bütçe Komisyonu mu Mera Kanunu’nu iyi bilir yoksa Tarım Komisyonu mu iyi inceler? Plan ve Bütçe Komisyonu mu İmar Kanunu’nu daha iyi bilir yoksa Bayındırlık Komisyonu mu? Plan ve Bütçe Komisyonu mu doktorlara yapılacak, sağlıkla ilgili bir şeyi daha iyi bilir yoksa Sağlık Komisyonu mu? Vatandaşın elinden alınan, şu anda dava konusu olan… Kamulaştırma davalarını ben mi iyi bilirim yoksa Adalet Komisyonundaki üyelerimiz mi?

Bu torbada Anayasa’ya aykırı bir sürü madde var. Görüşülsün ama bunun ilgili komisyonlarda görüşülmesi hepimiz açısından daha faydalı olurdu.

Plan ve Bütçe Komisyonunda alt komisyona geldiğimizde, Dışişleriyle ilgili dün ve şu anda konuştuğumuz madde alt komisyon metninde vardı. Bunu, alt komisyonda AKP’nin alt komisyon üyeleri çıkardı. Şimdi, alt komisyonda çıkarılan bir önergeye gelip dün burada oy veriyorlar. Bu bir kere eşyanın tabiatına aykırı arkadaşlar. Kendi komisyon üyeliği sıfatınla bunun çıkmasını istemişsin ve çıkarmışsın.

                                 

(x) 478 S. Sayılı Basmayazı 03/07/2013 tarihli 129’uncu Birleşim Tutanağı’na eklidir.

Üst komisyona geldiğimizde, 11.00’de başladı, iki konu vardı. Mutlaka, muhalefet olarak, bu ülkenin yararına olan her şeye destek olmak bizim görevimiz. Nitekim oluyoruz da, imzamızı da koyuyoruz. Aile Bakanlığıyla ilgili bir sürü önergeyi biraz önce sayın grup başkan vekilime getirdiler, yaklaşık 25 tane önergeye gözümüzü kırpmadan imza attık. Biz, bu ülkeye, ülke insanına, vatandaşlarımıza yararlı olan her bir maddeye imza koymaktan çekinmeyiz, gururla imza koyarız, gururla imza koyuyoruz komisyonda da Genel Kurulda da ama bir güven vardır, birbirimize güvenmek zorundayız, birbirimize inanmak zorundayız.

Plan ve Bütçe Komisyonu teknik bir komisyon genelde, orada genelde ülke siyaseti çok konuşulmaz, genelde tüm partilerden tüm arkadaşlarımız ilgili konuyu konuşur, katkı vermeye çalışırlar, katkı verirler. Ama Plan ve Bütçe Komisyonunda akşam dokuzda, özellikle Dışişleriyle ilgili maddenin kesinlikle gelmeyeceğine, getirilmeyeceğine, bir daha görüşülmeyeceğine Sayın Komisyon Başkanı, Sayın Komisyon Başkan Vekili ve Sayın Bakan Faruk Çelik bize söz verdi. Biz inanmak zorundayız. Ben Komisyon Başkanıma inanmazsam, Komisyon Başkan Vekiline inanmazsam, bu ülkenin bir bakanına inanmazsam ben ve arkadaşlarım ne yaparız? İnanmak zorundayız. Ama orada “Getirmeyeceğiz.” denildi, dün gece getirildi. Arkadaşlar, bu Meclis inanmak Meclisidir, bu Meclis birlikte bir şey üretme Meclisidir. Birbirimizi aldatarak, birbirimize olmayan bir şeyi varmış gibi göstererek çalışma ortamı olamaz.

Bu nedenle, bizim, Cumhuriyet Halk Partisinin Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri olarak, Sevgili Komisyon Başkanıma, Sevgili Komisyon Başkan Vekilime ve Sayın Faruk Çelik Bakanıma inancımız zayıflamıştır.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Yine, şahsı adına söz isteyen Özcan Ulupınar, Zonguldak Milletvekili. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ÖZCAN ULUPINAR (Zonguldak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 478 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 73’üncü maddesinin (aa) bendinden sonra gelmek üzere, Dışişleri Bakanlığında meslek mensupları dışından büyükelçi ve daimi temsilci olarak atananların ülkemize döndüklerinde meslek mensubu olanlarla aynı haklara sahip olmaları için verilen önerge üzerine şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Sizleri ve aziz milletimizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

6004 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinin (d) bendinde, 657 sayılı Kanunun 59’uncu maddesi çerçevesinde büyükelçi olarak atananlardan diğer kamu kurum veya kuruluşlarına mensup olanlar, ülkemize döndüklerinde, hizmetlerine ihtiyaç duyulması hâlinde, Bakanlıkta çalışmaya ve bu görevleri süresince büyükelçi unvanını kullanmaya devam etmektedir. Bunlardan hizmetlerine ihtiyaç duyulmayanlar, Bakanlık ile ilişikleri kesilerek daha önceden bağlı bulundukları kamu kurum ve kuruluşlarındaki kadrolarına iade edilmektedir. Aynı şekilde, daimi temsilci olarak atananlar da aynı hükümlere tabi olmaktadır. Büyükelçi ve daimi temsilci olarak atanan bu diplomatlar, devletimizin bir başka ülkede temsilcisi olup kendi ülkesi ile gönderildiği ülke arasındaki ilişkileri yürütmekle görevlidir. Temsil görevini yürüttüğü ülkenin hükûmeti ile kendi hükûmeti arasındaki diplomatik ilişkileri yürütmek; politik sistemler, uluslararası hukuk, siyasi partilerle ilgili araştırmalar yapmak, bu araştırma sonuçlarını yorumlayarak raporlar hazırlamak ve politik davranış geliştirme konusunda önerilerde bulunmak; yurt dışında bulundukları görev derecesine göre ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek, o ülkede bulunan vatandaşların sorunlarıyla ilgilenmek, vize uygulanan ülkelerle vize anlaşmasını sağlamak başlıca görevleri arasındadır.

Şu an yürürlükte olan kanun ile böylesine önemli görev ve sorumluluklar taşıyan büyükelçi ve daimî temsilcilerimiz yurdumuza döndüklerinde Dışişleri mensubu olamadıklarından dolayı, Bakanlık mensubu olan büyükelçi ve daimî temsilcilerle aynı haklara sahip olamamaktadırlar. Verdiğimiz bu önergeyle, Dışişleri mensubu olmadan atanan büyükelçi ve daimî temsilcilerin mağduriyetlerini gidermeyi amaçladık. Dışişleri Bakanlığı mensubu olmayan büyükelçi ve daimî temsilcilerimizin yurt dışındaki görev sürelerini tamamlayıp yurt içine döndüklerinde Dışişleri Bakanlığı bünyesinde çalışabilmeleri ve Bakanlık mensubuyla aynı haklara sahip olabilmeleri sağlanacaktır.

Ayrıca, 657 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesi çerçevesinde, büyükelçi ve daimî temsilci olarak atananlardan Dışişleri Bakanlığına veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına mensup olanlar ile açıktan atananlar Dışişleri Bakanlığında müstakil daire başkanı ile genel müdür yardımcısı ya da daha üst yönetici kadrolarına atanabileceklerdir.

AK PARTİ Hükûmetimizin göreve geldiği 2002 yılında dış temsilcilik sayımız 163 iken, 2013 yılında bu sayı 219’a yükselmiştir. Bunun yanında, 2002’de 93 büyükelçiliğimiz ve 58 başkonsolosluğumuz bulunurken, 2013 yılı itibarıyla 129 büyükelçiliğimiz ve 78 başkonsolosluğumuz bulunmaktadır.

AK PARTİ hükûmetlerimiz döneminde, Dışişleri Bakanlığı memuru olmayıp, 657 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesi kapsamında 11 büyükelçi ataması yapılmıştır. Bugün itibarıyla, Bakanlık dışından atanan 10 büyükelçi yurt dışında görev yapmaktadır, 1 büyükelçi görev süresini tamamlayıp merkeze dönmüştür.

Atanan büyükelçilerin tamamının kamu geçmişi ve ileri düzeyde yabancı dil bilgisi bulunmaktadır. Genel itibarıyla üst düzey bürokrat veya üniversite öğretim görevlileri arasından atamalar yapılmıştır. Yeni yapılan bu atamalarla birlikte ülkemizin yurt dışındaki büyükelçilik ve daimî temsilcilik sayısı 140, dışarıdan atanan büyükelçi sayısı ise 12 olacaktır.

Görüşülmekte olan 478 Sıra Sayılı Kanun Teklifi’nin 73’üncü maddesinin (aa) bendinden sonra gelmek üzere verdiğimiz önergenin hayırlı ve uğurlu olmasını ve bu vesileyle, on bir ayın sultanı mübarek ramazan ayının tüm İslam âlemine hayırlara vesile olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Şimdi, on dakika süreyle soru-cevap işlemi yapılacaktır.

Dün soru sormak için sisteme giren Sayın Genç, Sayın Korkmaz, Sayın Çirkin, Sayın Akçay, Sayın Özel, Sayın Atıcı, Sayın Çelebi ve Sayın Kurt burada bulunuyorlarsa, sisteme girerlerse bu sıraya göre soru soracağız.

Sayın Genç…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim.

Aslında, Hariciye Bakanının bir kanunu, Bülent Bey gelmiş. Bülent Bey hariciyeden ne anlar, onu öğrenmek de istiyorum.

Burada öyle bir değişiklik getirmişler ki, Dışişleri teşkilatının dengesi bozuluyor yani bir hatıra binaen yarın getirecek bir adamını elçi tayin edecek, elçilikten sonra genel müdür, müsteşarlığı devam edecek. Herhâlde burada da AKP Hükûmetiyle beraber imam-hatip mezunu olmayan kişiler bir yere gelmeyeceğine göre, yine Bülent Bey getirecek burada, kendine uygun imam-hatipli bir kişiyi getirecek, Dışişleri Bakanlığına müsteşar yapacak, genel müdür yapacak, işte Dışişlerinin hâli de bugünkü hâle dönecek. Yani, Türkiye, bugün, dış politikası itibarıyla iflas etmiş bir ülke; komşularının hepsi düşman hâline getirilmiş; bunun sebebi, bugünkü AKP iktidarının maalesef Dışişleri teşkilatını yok sayarak kendi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Tunceli) - …kafalarıyla hareket etmesinden kaynaklanıyor.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Korkmaz…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin dört önemli ayağı vardır -tabii, bu diğer bakanlıkların önemsiz olduğu anlamına gelmez- bir tanesi İçişleri Bakanlığı, birisi Dışişleri, diğerleri Adalet ve Maliye bakanlıkları. Bu bakanlıklarda yaşanabilecek sıkıntılar doğrudan devlet teşkilatını ilgilendiren sıkıntılar olarak karşımıza çıkıyor.

Benim sorum şudur Sayın Bakan: Meslekten gelmeyen, bunun eğitim ve uygulamasını bilmeyen hariciye memurlarınızın, yetersiz ve tüm dünyayı karşımıza alan dış politikamızda bir etkisi var mıdır? Bu amatör zihniyete daha ne kadar tahammül edeceksiniz?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Akçay…

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

657’nin 59’uncu maddesi istisnai memuriyeti zaten düzenlemiş. Bir istisnai memuriyet olarak büyükelçi atamaya mâni bir hâl yok ancak bu büyükelçi atanan kişilerin daha sonra, 6004 sayılı Teşkilât Kanunu’ndaki bakanlık personelinin görevlerine baktığımızda, tekrar bakanlıkta görevli olarak atanmalarının hata olduğunu görüyoruz. Kanun’da “Türk dış politikasının oluşturulması ve icrasında görev, yetki ve sorumluluk üstlenen … uluslararası ilişkiler alanındaki gelişmeleri takip ve analiz eder, dış politikanın oluşturulmasına yönelik çalışır.” diyor. Bunu son derece sakıncalı ve meslek memurluğunu dejenere edecek bir sistem olarak değerlendirdiğimizi ifade ediyorum ve bu konuda Hükûmetin görüşünü merak ediyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Kurt…

KAZIM KURT (Eskişehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Bakanım ve Sayın Komisyon Başkanım; bu önerge komisyon tartışmaları sırasında da gündeme geldi ama hangi nedenle geri çekildi, şimdi hangi nedenle tekrar getiriliyor? Bu, doğru bir yaklaşım, doğru bir tavır değildir. Özellikle, Dışişleri Bakanlığında madde 59’a göre yani istisnai memuriyetten getirilenlerin kadrolu bir biçimde çalıştırılmasının çok doğru olmadığı gerçeği karşısında niçin getiriliyor, onu öğrenmek istiyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Kuşoğlu…

BÜLENT KUŞOĞLU (Ankara) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başbakan Yardımcım, bu Mısır olaylarıyla Türkiye çok ilgilendi. Konuyla ilgili de Suudi Arabistan’ın ve Körfez ülkelerinin maddi yardımları da söz konusu. Türkiye'nin de şimdiye kadar Mısır’a maddi desteği söz konusuydu. Bundan sonra da devam edecek mi ya da şimdiye kadar olanlarla ilgili nasıl bir tasarrufta bulunacağız?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Köktürk…

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Bakan, özellikle Orta Doğu’daki Libya, Suriye’de ve Mısır’da siyasal iktidarınızın müdahaleci olduğu ve oradaki muhaliflere ciddi anlamda maddi katkı sağladığı ulusal basınımızda yer almıştı ve bizlerin de bu konuda soru önergeleri olmuştu. Bu önergelerden bir tanesinde, Libya’da Kaddafi’nin son dönemlerinde, mevcut hükûmet olan muhaliflere 200 milyon dolar civarında Hükûmetinizin yardım yaptığı şeklinde, Bakanlığınızca bir açıklama yapılmıştı.

Benim sorum: Libya’ya gönderilen 200 milyon doların ne kadarı şu ana kadar tahsil edildi?

BAŞKAN – Evet, teşekkür ediyorum.

Sayın Bakan, buyurun.

AYTUĞ ATICI (Mersin) – Sayın Başkan, benim de adımı söylediniz ama söz vermediniz.

BAŞKAN – Var ama süre on dakika soru-cevap, beş dakika soru sorma…

AYTUĞ ATICI (Mersin) – İsmimi okuduğunuz için ben de hazırlık yaptım.

BAŞKAN – 3-4 kişi daha sırada var Sayın Atıcı ve en son sıradasınız.

AYTUĞ ATICI (Mersin) – Efendim?

BAŞKAN – Burada en son sıradasınız.

AYTUĞ ATICI (Mersin) – Hayır, tamam Sayın Başkan, ismimi okuduğunuz için ben, acaba, yanlışlıkla mı…

BAŞKAN – Yok, yanlışlık oldu, kusura kalmayın. Doğru, var.

Buyurun.

AYTUĞ ATICI (Mersin) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Öncelikle, Sayın Başkan, bir AKP milletvekilinin, kuliste uyuduğunu haber yapan bir kadın gazeteciye yaptığı tacizi, ağza alınmayacak sözleri insanlığın ürünü olarak göremediğimi ifade ediyor ve esefle kınıyorum.

Sayın Bakana da bir soru yöneltmek istiyorum: Mersin’in Silifke ilçesinin Yeşilovacık beldesine kaçak bir liman yapıldığından acaba Hükûmetin haberi var mıdır? Buraya yapılacak termik santrallere kolaylık sağlamak, nükleer santrale kolaylık sağlamak için bir kaçak liman yapılıyor Bern Anlaşması’na, uluslararası anlaşmasına aykırı olarak. Hükûmetin bundan haberi var mı, gereğini yapacak mı acaba?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Buyurun Sayın Bakan.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Şimdi, yeni madde ihdası suretiyle Genel Kurula gelen konu üzerinde arkadaşlarımız daha çok sorularını sordular.

Bildiğiniz gibi, Sayın Akçay da ifade etti, büyükelçilik istisnai bir memuriyettir, şartları taşıyorsa meslek dışından da atanabiliyor aynen valilerde olduğu gibi, aynen başka görevlerde olduğu gibi. Bilebildiğim kadarıyla -yani Dışişleri Bakanımız olsaydı kesin rakamı verirdi ama- 10 civarında meslek dışından… Mesela Profesör Gürsoy’u biliyorum, Vatikan’da büyükelçimizdir; Profesör Ahmet Kavas’ı biliyorum, Çad’da büyükelçimizdir, geçmişte Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı yapan bir değerli bürokrat yine Afrika’da büyükelçimiz olarak görev yapıyor. Her biri kendi mesleklerinde temayüz etmiş olan belli şahsiyetler Türkiye ile o ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla büyükelçi olarak atanmaya başladılar. Geçmişte de bunun örnekleri var. Bugün belki sayı itibarıyla biraz daha fazla olmuş olabilir. Bu yadırganacak bir durum değil yani belli şartları taşıyorlarsa, belli unvanları taşıyorlarsa, belli kamu görevlerini yapmışlarsa; hatta bunlara bile ihtiyaç duyulmadan, istisnai memuriyet olduğu için belli ölçüler içerisinde büyükelçi olarak atanabilirler. Burada yeni olan husus, bu şekilde büyükelçi olarak atanmış olanların merkeze döndüklerinde nasıl bir görev yapabilecekleridir. Bu düzenleme ile merkezdeki görevlere de atanabilecekleri düşünülmüş. Esasen gerekçe kısmında Dışişleri Bakanlığında meslek mensupları dışından büyükelçi ve daimî temsilci olarak atananların merkeze döndüklerinde meslek mensubu olanlarla aynı haklara sahip olması amaçlanmaktadır. Bu çok garip bir durum değil çünkü bu bir temsil görevidir, büyükelçilik görevini temsilen yapacağı düşünülen bazı kişilerin atamaları yapılmışsa, bunların tekrar eski görevlerine dönmektense merkezde görevlendirilmeleri bu önerge sahiplerince de uygun görülmüş, Hükûmetimiz de buna katılmış bulunmaktadır. Yani meslekten gelenlerin çok başarılı olacakları ama bu şekilde atananların baştan itibaren başarısız olacakları düşüncesi bence bir varsayım olabilir, buna katılmamız mümkün değil.

Sayın Kurt Komisyondaki aşamasıyla ilgili bir şey sormuştu. İzin verirseniz buna Komisyon Başkanımız cevap versin ama elimizdeki metin ve buna ilave edilmek istenen madde üzerinde görüşmelerimizi yapıyoruz.

Sayın Kuşoğlu, Mısır’a, Suudi Arabistan ve bazı Körfez ülkelerinin maddi katkısından bahsetti. Evet, bu gerçektir. Biz de bildiğim kadarıyla 2 milyar dolarlık bir yardımı öngörmüştük, bunun 1 milyar doları yapıldı, diğer 1 milyar doları da zannediyorum ki proje karşılığı, bazı işler karşılığında verilecekti, bunun iptal edilmesi konusunda Hükûmetimizin bir görüşü yok, evvelce varılan söz veyahut da verilen söz yerine getirilecektir. Ancak, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığım açıklamada da şunu ifade etmiştim: Yani, bu olay sebebiyle Mısır’la diplomatik ilişkilerimizi kesme noktasında değiliz, ancak orada bir flu durum var; henüz Başbakan atanmış değildi, bugünlerde atandığını biliyoruz. Hükûmet kurulmuş değil, seçimler yapılmış değil, darbeyi öngören koalisyon içerisinde de fikir ayrılıkları var. Dolayısıyla, ilişkilerimiz şu anda rölantide devam ediyor, kesmedik, kesmeyi de düşünmüyoruz, bir an evvel Mısır’da demokrasiye geçiş şartlarının olgunlaşmasını bekliyoruz.

“Meslekten gelmeyen… uygulamasını bilmeyen… dış politikada etkisi var mıdır?” Yani, meslekten gelme şartını kesin olarak düşünmemeliyiz; o kişinin bilgisi, birikimi, temsil kabiliyeti itibarıyla Türkiye ile o hükûmet arasındaki ilişkileri ne kadar götürebileceği konusu elbette tartışma konusu olabilir.

Sayın Köktürk “Suriye, Mısır’da muhaliflere ciddi katkı sağlıyoruz veya sağlıyorlar. Kaddafi’nin muhaliflerine de 200 milyon dolar gönderilmişti, bunun ne kadarı tahsil edildi?” Bununla ilgili zannediyorum ki Sayın Dışişleri Bakanımıza verilen gensorularda bu konu görüşülmüştü. Gensoruda söz konusu edilen bir olayın soru hâline getirilmesi İç Tüzük’ümüz açısından mümkün değil, ancak eğer bunun dışında, bu kapsamda değilse yeni bir soruyla bunu da sormanız mümkündür.

Sayın Atıcı Silifke’nin bir beldesindeki kaçak imardan bahsediyor, doğrusu haberim yok, kendisinin haberi varsa bunu bize açıkça bildirsin. Bu konu üzerinde kendisine yazılı cevap vermeyi her hâlde düşünebiliriz.

Sayın Genç yorum yaptı. Ben hariciyeden bir büyükelçi kadar belki anlamıyor olabilirim ama parlamenter diplomasi denen bir şey var dünyada ve bunu genelde meclis başkanları yapar. Beş yıllık dönemimde de parlamenter diplomasinin gereklerini oldukça fazla yerine getirdim.

Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Sayın Bakan, bu para geri alındı mı? Davutoğlu bu paranın geri alınacağını söylemişti. Ben geri alındı mı, onu soruyorum, sorum bu, bu kadar açık.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, torba yasa görüşmelerine geçmeden önce 2/B konusunda Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun önerisini görüşürken Barış ve Demokrasi Partisi Milletvekili Sayın Adil Zozani bir değerlendirme yaptı. Emin olamadığım için tutanakları istedim. Tutanaklarda yer alan şekliyle, Cumhuriyet Halk Partisine yönelik olarak, 1960 yılında çıkan bir kanunla Cumhuriyet Halk Partisini ilişkilendirmek suretiyle gerçeğe aykırı bir şey söylemiştir. Grubumuza sataşma olduğu için söz istiyorum efendim.

BAŞKAN – Soru-cevap işlemi tamamlanmıştır.

Sayın Hamzaçebi, buyurun.

Sataşma nedeniyle iki dakika söz veriyorum.

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

5.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Hakkâri Milletvekili Adil Zozani’nin CHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşma sırasında CHP Grubuna sataşması nedeniyle konuşması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Değerli milletvekilleri; 2/B sorununun çözülmesi için Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak dört kez kanun teklifi verdik. Dördüncü kanun teklifimiz, başlangıçta verdiklerimizle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisinde yasalaşmayı beklemektedir. Çözüm için verdik bunları.

Biz çözüm için çırpınırken Barış ve Demokrasi Partisi adına buraya çıkan sayın konuşmacı “Cumhuriyet Halk Partisinin böyle bir derdi yok.” anlamında bir değerlendirme yaptı. Sayın konuşmacının konuşma yaptığı konu, Cumhuriyet Halk Partisinin 2/B arazilerinde yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarının araştırılması ve çözüm yollarının tespit edilmesi önergesi. Bizim önergemizle ilgili konuşuyor. Biz çözüm için bir önerge getirmişiz ama sayın milletvekili diyor ki: “Cumhuriyet Halk Partisinin böyle bir derdi yok.” Bu kadar gerçek dışı bir değerlendirmeyi sizlerin değerlendirmesine, takdirine sunuyorum.

İkinci olarak, gerçek dışı bir şey daha söylüyor. Cumhuriyet Halk Partisinin vatandaşa bir şey verme yönünde bir derdi olmadığının kanıtı olarak da kendine göre bir kanun bulmuş. “1960 yılında çıkan 105 sayılı Kanun.” diyor, İskân Kanunu’na ek kanun. 1960 yılında çıkan 105 sayılı Kanun, Millî Birlik Komitesi döneminde çıkmış olan bir kanundur. Cumhuriyet Halk Partisi ile herhangi bir şekilde uzaktan yakından ilgisi yoktur. Biraz yakın tarihi Sayın Zozani incelerse bunları esasen kendisi de görecektir. Bunu, sizlerin bilgisine, değerlendirmesine sunuyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Yani “Sataşma var.” dememin bir haceti yok, gereği yok, bir sataşma var.

BAŞKAN – Hayır, nasıl sataşma var? Sizin söylediklerinize cevap verdi, Sayın Zozani.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Yani, yakın tarihi bilmemekle suçladı Sayın Grup Başkan Vekili.

BAŞKAN – Ondan dolayı mı?

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Evet.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, Mısır’a yapılan yardımı eksik söyledi. 250 milyon dolar da Sisi’ye vermiş, Genelkurmay Başkanına. Niye bunu söylemiyor Bülent Bey? Onu inkâr etti Bakan.

BAŞKAN – Sayın Zozani, iki dakika söz veriyorum, buyurun.

6.- Hakkâri Milletvekili Adil Zozani’nin, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin sataşma nedeniyle yaptığı konuşma sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın grup başkan vekilinin ifadelerini aslında tabii ben… Biz yakın tarihi çok iyi biliyoruz. Çünkü, yakın tarih kafamıza sopa vurula vurula bize yaşatıldı. Biz yakın tarihi çok iyi biliyoruz. “1960”tan neyi kastettiğimizi de siz aslında biliyorsunuz da teğet geçiyorsunuz. Teğet geçmeyin lütfen. O, tarihinizin bir parçasıdır. 27 Mayıs darbesinden sonra kimin neyden nemalandığını…

Hatta, devamında da şunu söyleyeyim: 1963’te o dönem kurulan Hükûmette bir İçişleri Bakanıyla bir Sağlık Bakanı arasındaki bir polemik… Tarih kitaplarına bakarsanız, okursanız, zahmet ederseniz, görürsünüz. Diyarbakır’a sağlık ocağı yapıldı diye o dönemin, sizin geleneğinizden gelen Hükûmetin, sürdürücüsü olduğunuz geleneğin Hükûmetinin İçişleri Bakanı “Efendim, buraya niye sağlık ocağı yapılıyor, ayrımcılık yapılıyor, bölücülük yapılıyor.” deyip Hükûmetten istifa ettiğini görürsünüz. Hıfzı Oğuz Bekata’dan söz ediyorum. Diğer Bakan -çok iyi bilirsiniz- Yusuf Azizoğlu’dur.

Yakın tarihi biliyoruz, 1960’ları çok iyi biliyoruz. Sivas kampından söz ettim. Sivas kampında bir devlet geleneğinden söz ediyorum. Devlet orada vatandaşa ait olan araziyi Sivas kampına götürdüğü o vatandaşlarına karşı şantaj aracı olarak kullandı, ben ondan söz ediyorum. Devlet kendi vatandaşına karşı kendi malını, mülkünü şantaj aracı olarak kullanmasın diyorum. O nedenle, 1960’daki o Sivas kampına götürülen vatandaşların arazilerini “kamulaştırma” adı altında çıkarılan ek 105 no.lu Kanun ile bugünkü 2/B arazileri konusunda arazilerin köylülere karşı şantaj aracı olarak kullanılması arasında bir fark olmadığını ifade etmek için bu örneğe başvurdum ama o örnek de sizin tarihinizin bir parçası.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN – Evet, teşekkür ediyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, benim verdiğim bilgi doğru.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Benim verdiğim bilgi de doğru.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Şimdi, sayın konuşmacı bir iddiada bulundu, “60 yılında Cumhuriyet Halk Partisinin çıkardığı kanun.” diyor. İşte, kanunun tarihi 19 Ekim 1960, Millî Birlik Komitesi döneminde çıkmış. Konu budur efendim yani konuyu başka taraflara çekmeye gerek yok.

BAŞKAN – Tutanaklara geçti Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Tarihte aslında hangi hükûmet döneminde yapılmış olursa olsun bir yanlışlık yapılmış ise biz bu yanlışlıkların da hiçbir zaman sahibi değiliz. Yani, güneydoğuya birisi bir hizmet etmiş de bir başkası bunu eleştiri konusu yapmış ise biz eleştiri yapanı eleştiririz, hizmeti değil. Ama, bir şeyi anlatırken hem Cumhuriyet Halk Partisi Grubu önerisinin lehinde konuşmak üzere çıkacaksınız hem “Cumhuriyet Halk Partisinin bir derdi yok.” diyeceksiniz, bunu yadırgıyorum. Ben sormak istiyorum: Barış ve Demokrasi Partisinin 2/B arazileriyle ilgili bir kanun teklifi var mıdır, merak ediyorum. Bizim dört teklifimiz var.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Hamzaçebi.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – Sayın Başkan, ben tutanaklara geçmesi açısından ifade ediyorum.

BAŞKAN – Lütfen, Sayın Zozani…

Konu anlaşıldı efendim.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) – “Cumhuriyet Halk Partisinin böyle bir derdi yoktur.” demedim. Sayın grup başkan vekiline tutanaklarda olmayan ifadeleri bana mal ederek konuşması yakışmıyor.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) (S. Sayısı: 478) (Devam)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, yeni madde ihdasına dair görüştüğümüz maddenin Anayasa’ya aykırı olduğuna dair aynı mahiyette iki önerge vardır, önergeleri okutup birlikte işleme alacağım, talepleri hâlinde önerge sahiplerine ayrı ayrı söz vereceğim veya gerekçelerini okutacağım.

TBMM Başkanlığına

Görüşmekte olduğumuz teklifin 73. m.ye eklenen bb bendi ay nın 128. maddesine aykırıdır.

Gereğini arz ederiz.

             Erkan Akçay                    S. Nevzat Korkmaz                         Oktay Vural

                  Manisa                                  Isparta                                         İzmir

               Celal Adan                           Sinan Oğan                               Enver Erdem

                 İstanbul                                    Iğdır                                          Elâzığ

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan 478 sıra sayılı yasa teklifinin 73. maddesinin aa) bendinde ihdas edilen yeni maddenin Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle teklif metninden çıkarılmasını arz ederiz.

     Ferit Mevlüt Aslanoğlu               Bülent Kuşoğlu                            Kazım Kurt

                 İstanbul                                  Ankara                                     Eskişehir

            İlhan Demiröz                     Süleyman Çelebi                         Candan Yüceer

                   Bursa                                   İstanbul                                     Tekirdağ

                                                          Faruk Loğoğlu

                                                                Adana

BAŞKAN – Komisyon aynı mahiyetteki önergelere katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Sinan Oğan, Iğdır Milletvekili. (MHP sıralarından alkışlar)

SİNAN OĞAN (Iğdır) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir defa açıkça Anayasa’ya aykırı bir işlem yapıldığını ifade etmem lazım. Anayasa madde 128’le açıkça çelişen bu işlemi niye yaptığınızın da üzerinde uzun uzun düşünmek lazım. Tabii devri iktidarınızda benzer uygulamaları o kadar çok yaptınız ki, istisnai memur atamalarının, aday memurların müdür yapılmasının o kadar çok örneği var ki… Örneğin -Sayın Sağlık Bakanımız da buradayken ifade edeyim- Iğdır’da beş yılını tamamlayan onlarca doktor varken Sayın Sağlık Bakanı acaba nasıl izah edersiniz, aday memurun Iğdır’da Halk Sağlığı Müdürü olarak atanmasını? Doğrusu, biz bütün Iğdırlılar bunu merak ediyoruz. Bunun bir kerameti, bu arkadaşın hakikaten üstün nitelikleri, diğer arkadaşlarda olmayan bir vasfı varsa söyleyin, bunu biz de bilelim.

Şimdi, aynı mantıkla yaklaştığınız zaman değerli arkadaşlar, Dışişlerinde de benzer bir kadrolaşma içerisine girmek amacınız çok açık bir şekilde ortaya çıkıyor. Binlerce uluslararası ilişkilerden mezun gencecik arkadaşlarımız var iken, binlerce üniversiteden ilgili bölümleri okuyup işsiz olan, herhangi bir şekilde atanamayan, iş bulamayan öğrencilerimiz var iken sizin siyaset kadronuza Dışişleri gibi güzide bir kuruluşumuzu yeni istihdam yeri olarak açmanızı doğrusu Türk milletinin görmesi lazım.

Peki, daha önce benzer bir uygulama yaptınız, eski milletvekillerinizi bakan yardımcısı yaptınız. Şimdi, aklımıza şu geliyor: Acaba bu uygulamanızla siz üç dönemi dolan ve herhangi bir yerde belediye başkanlığına aday gösteremeyeceğiniz, vali yapamayacağınız arkadaşları şimdi büyükelçi yapmaya mı kalkışıyorsunuz veya -2015 senesinde Türkiye’nin önemli bir kararı uygulanacak, yurt dışında binlerce insanımız oy kullanacak- acaba yandaş büyükelçilerinizle, yandaş büyükelçilerinizi atayarak yurt dışında Türkiye’de yaptığınız gibi oy üzerinde birtakım tasarrufta mı bulunmak istiyorsunuz? Bunu niye yapıyorsunuz, bunu açıklamanız lazım. Dışişlerinde yeterince büyükelçi mi yok? Yeterince uluslararası ilişkiler mezunu veren üniversitemiz mi yok? Bunu da bu gençlerimize sizin izah etmeniz lazım.

Bunların hepsini tabii biz görüyoruz, biz anlıyoruz. Siz Dışişleri gibi güzide bir kurumumuza tamamıyla ve tamamıyla siyaseti sokmakla Dışişleri Bakanlığımızı da yandaş hâle getirmeye çalışıyorsunuz.

Sayın Davutoğlu “Dışişlerini nasıl siyasetin bir parçası hâline getiririm? Meslekten gelen memurların yerine nasıl eski siyasetçilerimizi ve yandaşlarımızı atarım?”, bunu düşünmek yerine, birazcık terörden bu ülkenin çektiğini, şimdi Sayın Davutoğlu’nun çabalarıyla beraber komşularımızın yeni bir… Nasıl siz bir madde ihdas ediyorsunuz, Sayın Davutoğlu’nun bu çabalarıyla yanı başımızda yeni bir devlet kuruyorsunuz, yeni bir devletçik kuruyorsunuz. Dışişlerimizin bunu düşünmesi lazım. Irak’ı böldünüz. Irak’ta Barzani’yi siz dış politikanızın temeli hâline getirdiniz, Irak’ta fiilen bir Kürt bölgesi oluşturdunuz. Şimdi, benzer hazırlıkların Suriye’de olduğunu görüyoruz. Yakın bir zamanda İran ve Türkiye ile de KCK’nın emellerini, hedeflerini açıkça siz gerçekleştirmiş olacaksınız.

Öngörüsüzlüğünüz dış politikada maalesef bize sıfır komşu mirası bıraktı. Sayenizde hakikaten de ilişki içerisinde duracağımız, normal ilişki kurabileceğimiz bir tek komşu, doğru düzgün ilişki kuracağımız bir tek komşu bırakmadı.

Ben, tabii, grubunuz içerisinde, Dışişlerinden gelen, Dışişleri, diplomasi kökenli, bizim de Dışişleri Komisyonu Başkanımız da burada, kendisine soruyorum: Gönlü elveriyor mu? Kendisinin yıllarca Dışişlerinin her kademesinde yapmış olduğu tecrübeyi, etmiş olduğu zahmeti bir çırpıda bir tarafa koyup kendisiyle aynı statüde Dışişleri mensubu yeni büyükelçilerin, farklı mesleklerden gelen insanların, orada kendisiyle beraber aynı tecrübede, aynı işleri, aynı nitelikteki işleri yapacağını ifade edebiliyor mu veya diğer Dışişleri kökenli arkadaşlarım?

Arkadaşlar, mesleğe biraz saygınız olsun, diplomasiye biraz saygınız olsun. Aksi takdirde, Türkiye'nin bugün içerisinde bulunduğu durumun çok daha kötüsüyle dış politikada karşı karşıya kalacağımızı ifade eder, saygılar sunarım. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

AYLİN NAZLIAKA (Ankara) – 60’a göre söz istiyorum yerimden Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hayır, biz önerge üzerinde konuşuyoruz, lütfen.

Aynı mahiyetteki önerge üzerinde söz isteyen Faruk Loğoğlu, Adana Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

OSMAN FARUK LOĞOĞLU (Adana) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, istisnai büyükelçiler bağlamında iktidar partisinin getirmekte olduğu bu düzenleme çok tehlikeli, çok zararlı, çok yanlış bir girişimdir. Dışişleri Bakanlığı teşkilatı, hep siyasetin ötesinde, mümkün olduğu kadar da siyasetin dışında kalmış, profesyonel kimliği olan bir kuruluştur. Diplomasi bir meslektir. Bu meslek mensuplarına dışarıdan müdahale olduğu takdirde sadece bir kurumla değil, Türkiye’nin geleceğiyle, Türkiye’nin güvenliğiyle, ulusal çıkarlarıyla oynamakta olduğunuzun farkında olmanızı istiyorum. Tehlikeli sularda yüzüyorsunuz; bu, ülkenize karşı sorumsuzluktur; bu, ülkenize karşı çok büyük bir hatadır. Bunu çok iyi anlamanız gerekmektedir.

Değişiklik önerisinin herhâlde etkileri Dışişleri Bakanlığının bütünlüğünü bozacaktır, Dışişleri Bakanlığının profesyonel kimliğini yok edecektir ve Dışişleri Bakanlığı teşkilatını iktidar partisinin arka bahçesi hâline getirecektir. Zaten Dışişleri Bakanlığı teşkilatına yönelik bu girişimi, iktidar partisinin son yıllarda yürütmekte olduğu bütün devlet aygıtında kadrolaşma eylemlerinin bir parçası, yeni bir halkası olarak görmeniz gerekmektedir. Oysa Dışişleri Bakanlığı, Türk devlet aygıtının en güçlü, en muteber, en itibarlı, en saygın kuruluşlarından biridir. En son kalelerden birini fethetmeye kalkışmanız ve bunu Adalet ve Kalkınma Partisinin bir arka bahçesi hâline getirmeye çalışmanız herhâlde vicdanlara sığacak bir hareket değildir. Dışişleri Bakanlığı teşkilatı, bir partinin arka bahçesi değil, Türkiye’nin gücüdür, Türkiye’nin kalesidir ve o şekilde kalması gerekir.

Şimdi, Sayın Hükûmet Sözcüsü biraz önce, efendim, dışarıdan gelecek istisnai büyükelçilerin meslekten gelen büyükelçilerden daha az başarılı olacakları varsayımının pek doğru olmayacağını söyledi. Tabii, tersi de geçerli yani bir hasta bakıcıya doktor diyebilirsiniz, doktor olarak takdim edebilirsiniz ama o hasta bakıcı, eğitimi, bilgisi, birikimi olmadığı için doktorluk yapamaz. İstisnai büyükelçilikler her zaman vardı, fena da bir kurum değildi çünkü hakikaten hizmetlerinden, bilgisinden Dışişleri, yurt dışında da yararlanılabilecek insanlar hep olmuştur ama bunları getirip Dışişleri teşkilatında döndükten sonra görev vermek o bambaşka bir âlemdir, ne birikimleri ne üç dört yıllık büyükelçilik tecrübeleri buna yeterlidir. Bunu daha önce arkadaşlarımız hem kendi partimizden hem diğer arkadaşlar çeşitli seviyelerde, Genel Kurul dâhil olmak üzere, açıkladılar, bunların ayrıntılarına girmek istemiyorum. Fakat şunu bilin: Yıllardır, cumhuriyet kurulduğundan beri bu ülkeye hizmet veren Dışişleri Bakanlığı teşkilatı hep başarılı olmuştur, hep saygın olmuştur, uluslararası itibarı hep yüksek olmuştur, şimdi bunu tersine çevirmeye çalışmanız hangi maksada hizmet edecektir, sadece partinizin dar menfaatleri dışında hangi maksada hizmet edecektir, bunu sormanız lazım; yüreklerinizde, aklınızda bu soruları sormanız lazım. Eskiden yurt dışından dönen istisnai büyükelçiler, döndükleri anda Dışişleri Bakanlığı teşkilatıyla ilgileri kesilirdi. Özlük hakları bakımından istedikleri kadar haklardan yararlansınlar ama bunlara aktif görev vermek herhâlde Dışişleri Bakanlığı teşkilatına sadece zarar verir; ayrıca, Dışişleri Bakanlığı teşkilatında yıllarca emek vererek üst noktalara gelmiş insanlara, meslek memurlarına karşı da bir saygısızlık teşkil eder.

Benim sözlerim daha çok Türkiye'nin geleceğine, Türkiye'nin ulusal güvenliğine, Türkiye'nin çıkarlarına yönelik bir çağrıdır. Bu önerinizi geri çekmeniz Türkiye bakımından şarttır. Bunu yaptığınız takdirde ülkenize büyük bir hizmet vermiş olursunuz, yapmadığınız takdirde ülkenize büyük zarar vereceksiniz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Aynı mahiyetteki önergeleri oylarınıza sunuyorum…

III.- YOKLAMA

(CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Yoklama istiyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Yoklama talebi var, yerine getireceğim.

Sayın Hamzaçebi, Sayın Aslanoğlu, Sayın Altay, Sayın Özel, Sayın Çetin, Sayın Toprak, Sayın Nazlıaka, Sayın Canalioğlu, Sayın Atıcı, Sayın Kuşoğlu, Sayın Topal, Sayın Kurt, Sayın Karaahmetoğlu, Sayın Genç, Sayın Tayan, Sayın Öztrak, Sayın Kesimoğlu, Sayın Akar, Sayın Değirmendereli, Sayın Öz.

İki dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) (S. Sayısı: 478) (Devam)

BAŞKAN – Aynı mahiyetteki önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

Madde 73/bb’de üç önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Sıra Sayılı Kanun Teklifinin 73. Maddesinin bb) Fıkrasının (b) bendi ile değiştirilmek istenen 6085 Sayılı Sayıştay Kanununun 4 üncü maddesinin (a) bendinde yer alan “mahalli idareler” ibaresinin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

            Pervin Buldan                         Adil Zozani                              İbrahim Binici

                    Iğdır                                   Hakkâri                                     Şanlıurfa

               Sırrı Sakık                   Abdullah Levent Tüzel                        Nazmi Gür

                    Muş                                    İstanbul                                         Van

                                                           Hasip Kaplan

                                                                Şırnak

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 478 sıra sayılı Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) nın 73 üncü maddesinin (bb) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

           Mustafa Kalaycı                      Erkan Akçay                            Mehmet Günal

                  Konya                                   Manisa                                      Antalya

                Alim Işık                            Oktay Vural                         S. Nevzat Korkmaz

                 Kütahya                                   İzmir                                         Isparta

"bb) 3/12/2010 tarihli ve 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"a) Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarını, mahallî idareleri, sermayesindeki kamu payı doğrudan veya dolaylı olarak % 50'den fazla olan özel kanunlar ile kurulmuş anonim ortaklıkları (% 50'den az olması halinde ortaklık hakları yönüyle), diğer kamu idarelerini (kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç),

b) (a) bendinde sayılan idarelere bağlı veya bu idarelerin kurdukları veya doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak ortak oldukları her çeşit idare, kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketleri (kamu payının yarıdan az olması halinde ortaklık hakları yönüyle),

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 478 sıra sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporlarının 73/bb. Maddesinin tasarıdan çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

              Kazım Kurt                  Ferit Mevlüt Aslanoğlu                 Mustafa Moroğlu

                Eskişehir                                İstanbul                                        İzmir

             Hülya Güven                         Kamer Genç                               Özgür Özel

                    İzmir                                    Tunceli                                       Manisa

                              Aytuğ Atıcı                               Kadir Gökmen Öğüt

                                  Mersin                                            İstanbul

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

AYLİN NAZLIAKA (Ankara) – Sayın Başkan, söz istiyorum.

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Kamer Genç…

AYLİN NAZLIAKA (Ankara) – Sayın Başkan, söz istiyorum, 60’a göre yerimden söz istiyorum.

BAŞKAN – Anladım Sayın Nazlıaka da burada yasal faaliyet yapıyoruz, önerge görüşüyoruz.

AYLİN NAZLIAKA (Ankara) – Bugüne kadar bir kez istedim, bakın, dört yasama dönemidir ilk kez istiyorum, söz vermenizi istiyorum.

BAŞKAN – Bekleyin efendim, bekleyin.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 478 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin (bb) bendiyle ilgili olarak, bunun tasarı metninden çıkarılmasıyla ilgili verdiğimiz önerge üzerinde söz aldım. Hepinize saygılar sunuyorum.

Biraz önce Bülent Bey bize cevap verdi, arkadaşımız sordu: “Mısır’a ne kadar yardım yaptınız?” Mısır’a 2 milyar dolar yaptılar, Mursi’ye. Fakat sonradan Mursi’nin, bu, ihtilal yapan genelkurmay başkanı Ankara’ya gelince de Tayyip Bey tutup buna 250 milyon dolar verdi. Onu söylemedi. Bu devletin kaynaklarını -zaten sizde bir sorumluluk da yok- heba ediyorsunuz, çarçur ediyorsunuz. Sanki babanızın malını dağıtıyorsunuz. Böyle bir devlet yönetimi olmaz. Böyle bir devlet yönetimi olmadığı gibi, burada, Meclise de doğru dürüst bilgi vermiyorsunuz. O zaman niye geliyorsunuz, burada Meclisin karşısında oturuyorsunuz? Lütfen, biraz kendinize çekidüzen verin, kendinize bir sorumluluk duygusu takının.

Bu Ahmet Davutoğlu nerede? Bu, Türkiye’nin dış politikasını sıfıra indiren, Türkiye’nin dünyada itibarını yok eden bir kişi geldi. Nerede bu adam? Meclisin karşısına gelip hesap bile vermiyor.

Şimdi, bu maddede getirilen şu arkadaşlar: Sayıştay denetimini kaldırıyor. Bu Hükûmet iktidara geldiği günden beri devletin bütün kurumlarında yolsuzluklar alabildiğine gitti, talanlar alabildiğine gitti, ihaleler yandaşlarına verildi, devlet kaynakları maalesef talan edildi. Şimdi, burada da bütün denetimler kaldırıldı, yalnız Sayıştay kaldı geride. Sayıştayda da şimdi, burada getirilen bu fıkrayla deniyor ki: Eskiden, yüzde 50’den fazlası devlete ait olmayan yerlerde devletin hissesi yüzde 50’nin altına düşüyorsa ortaklık hakları nedeniyle Sayıştay bunu denetliyordu. Şimdi, o ortaklık hakları nedeniyle denetimi kaldırıyor.

Şimdi, arkadaşlar, bakın, bir TELEKOM’u alın. TELEKOM’da devletin hissesi aşağı yukarı yüzde 45 -benim tam aklımda değil- ama bir TELEKOM Genel Müdürlüğünde yapılan harcamalar, yapılan israflar, yani bütçeye muazzam bir zarar veriyor. Bir TELEKOM Genel Müdürü 200 milyar lira aylık alıyor. Bir yönetim kurulu toplantısı en lüks otellerde yapılıyor, uçaklar tutuluyor, gidiliyor. Bunların hepsi denetimsiz kalıyor. Yönetim kurulu üyelerine, denetim kurulu üyelerine o kadar büyük paralar ödeniyor ki. 

Arkadaşlar, bu devleti, bu hâle, çiftlik hâline koyan AKP’dir. Yahu, insanlarda biraz sorumluluk olması lazım, insanlarda biraz Allah korkusu olması lazım. Bu devletin malının ve mülkünün bu kadar çarçur edilmemesi lazım. İhalelerde öyle yolsuzluklar yapılıyor ki. KİT Komisyonuna gidiyoruz arkadaşlar, Sayıştayı o hâle getirdiler ki, KİT Komisyonunda ciddi bir inceleme yapılmıyor.

Şimdi, bu sene bütçe kanununa göre, siz burada bütçeyi geçirmeden önce, Sayıştayın düzenlediği 132 rapor vardı; niye bunu gizliyorsunuz? Niye gizliyorsunuz? Çünkü, sizin yolsuzluklarınız burada tespit edilmiş. Mesela, ben birisini söyleyeyim: Efendim, Maliye Bakanlığı Merkez Uzlaşma Komisyonu var. İçinizde birtakım insanlar muhasebeci. Bu muhasebeciler, birtakım insanlara, muazzam vergi kaçakçılığından dolayı vergi ve ceza bulunuyor, gidiyorsunuz orada yandaşlarınız var, talimat veriliyor, Merkez Uzlaşma Komisyonunda milyarlarca lira, katrilyonlarca liralık vergi sıfıra indiriliyor, katrilyonlarca lira ceza sıfıra indiriliyor. E, şimdi bunu gizlemişsiniz. Bizim aldığımız haberlere göre, mesela, bu Sayıştay raporlarından birisinde 8 katrilyon lira civarında vergi aslı ve ceza Merkez Uzlaşma Komisyonunda yok edilmiş. Ya, o sizin babanızın parası mı? Sizin malınız mı? Bu milletin parası.

Şimdi, getiriyorsunuz siz, hiçbir sorumluluk duymadan, efendim, şu devlete 2 milyar lira para, öte tarafta insanların… Yüksekokul bitirmiş insanlarımız aç yahu. Her gün bana insanlar o kadar çok telefon ediyor; insanlar açlıktan, işsizlikten intihar ediyor. Vatandaşların en önemli konularından birisi işsizliktir. Devletin kaynaklarını getirip de kendi malınız gibi, çiftlik gibi harcıyorsunuz, ondan sonra bu denetimden de kaçıyorsunuz. Bu vicdana sığar mı? Neden bu devletin 8 katrilyon lirasını getirip de Merkez Uzlaşma Komisyonunda siliyorsunuz? Bunların isimlerini açıklayın siz eğer çekinmiyorsanız, siz içinde değilseniz. Bu 8 katrilyon lira silinirken, birilerinin ceplerine katrilyon liraları koymadılar mı? Kim kanar buna? Yani sen gideceksin, bir tane vatandaşın parasını, 8 katrilyon lirasını Uzlaşma Komisyonunda yok edeceksin, cebine beş kuruş almayacaksın! Geçen, geçmişte Citybank’a 5 milyar dolar vergi bulundu, Merkez Uzlaşma Komisyonunda sıfıra indirildi.  Bu parasız mı yapıldı, birileri bundan menfaat almadı mı? Çıksın buradan söylesinler bunlar. Devleti böyle çiftlik gibi yönetemezsiniz.

RECEP ÖZEL (Isparta) – Sakin ol, sakin ol.

KAMER GENÇ (Devamla) – Burada oturanlar da bize, doğru karar vermek zorundadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) – Bülent Bey, bir daha doğru bilgi vermediğin zaman sana karşı çok ağır konuşacağım.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Evet, Sayın Nazlıaka…

AYLİN NAZLIAKA (Ankara) – İki dakika mı veriyorsunuz?

BAŞKAN – Bir dakika.

Buyurun.

V.- AÇIKLAMALAR (Devam)

4.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, bir AKP milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapan kadın gazetecilere sarf ettiği sözleri kınadığına ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in bu konuda görüşlerini bildirmesini beklediğine ilişkin açıklaması

AYLİN NAZLIAKA (Ankara) – Sayın Başkan, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bir AKP milletvekili kadın gazetecilere ağza alınmayacak sözler sarf etmiştir. Mübarek ramazan gününde hiçbir ahlaka, hiçbir edebe sığmayan bu sözleri kınıyorum. Öyle görünüyor ki bu kişi küfretmeyi bir davranış kodu hâline getirmiştir. AKP milletvekilleri kadına saldırmayı da, gene, kadınlık üzerinden yapmayı tercih etmektedir.

Ben daha öncesinde bunun bir örneğini, bizzat, bu çatıda, bu Genel Kurul salonunda deneyimlemiş birisi olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Şahin’in de bu konuda görüşlerini bildirmesini istiyorum. Kendisi Genel Kurul salonunu ben söz alınca koşarak terk etti, bunu da ayrıca kınıyorum. Daha öncesinde yurt dışında olduğunu söylemişti. Bu sefer de Türkiye’de olduğuna göre “Görmedim, duymadım, bilmiyorum.” mu diyecektir? Bunu öğrenmek istiyorum. Biraz edep yahu diyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan…

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Başkan, Grup Başkan Vekilimiz söz istiyor.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Aylin Nazlıaka’nın yapmış olduğu açıklamayla ilgili ben de kısa bir açıklama yapmak istiyorum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

RECEP ÖZEL (Isparta) – Ne oluyor ya?

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) (S. Sayısı: 478) (Devam)

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir. (CHP sıralarından gürültüler ve sıra kapaklarına vurmalar) Lütfen sayın milletvekilleri…

Evet, diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 478 sıra sayılı Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu  ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) nın 73 üncü maddesinin (bb) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                        Mustafa Kalaycı (Konya) ve arkadaşları

"bb) 3/12/2010 tarihli ve 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"a) Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarını, mahallî idareleri, sermayesindeki kamu payı doğrudan veya dolaylı olarak % 50'den fazla olan özel kanunlar ile kurulmuş anonim ortaklıkları (% 50'den az olması halinde ortaklık hakları yönüyle), diğer kamu idarelerini (kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç),

b) (a) bendinde sayılan idarelere bağlı veya bu idarelerin kurdukları veya doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak ortak oldukları her çeşit idare, kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketleri (kamu payının yarıdan az olması halinde ortaklık hakları yönüyle),

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu? 

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Nevzat Korkmaz, Isparta Milletvekili. (MHP sıralarından alkışlar)

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Getirdiğiniz kanun teklifinde kamu payı sermayesinin yüzde 50’sinden az olan şirketler, denetim dışına çıkarılıyor. Yüzde 50’den az da olsa, değerli arkadaşlar, bu, bir kamu payıdır, kamunun hakkıdır. “Bu şirketler neden Sayıştay denetimi dışında bırakılıyor?” diye soruyoruz. Bu gayretkeşliğiniz neden? Anlaşılır gibi değil, neyi saklıyor, ne gizlemeye çalışıyorsunuz? Bu payların, hiç olmazsa rüçhan hakkı  gibi, bazı ortaklık hakları açısından denetlenmesi lazım. Örneğin, Türk Hava Yolları yüzde 50 kamu hissesine sahip. Biraz önce bir arkadaşımız söyledi, keza Türk TELEKOM öyle. Bunlar ekonominin devleri. Bunlar denetlenmeyecek. Bu olabilir mi? Şirket yönetimi kendisi çalıp kendisi oynayacak.

Verdiğimiz önerge bunu sağlamaya çalışıyor. Her zamanki gibi AKP tavrı devam ediyor. Milyarlarca dolarlık kaynak kullanan AKP, denetimden, hesap vermekten kaçıyor. Saklayacağınız bir şeyler yoksa neden kaçıyorsunuz değerli arkadaşlar? Ama ne yaparsanız yapın, hesap vermenizi sadece birazcık geciktirebilirsiniz, bundan kaçış yok.

Değerli milletvekilleri, iki gün önce bu kürsüden dile getirdik, öz vatanları Doğu Türkistan'da yaşayan Müslüman Türk kardeşlerimizi, Uygurları, dinsizliği şiar edinmiş komünist Çin katletmeye devam ediyor. Turfan, Urumçi ve Hotan'da silahsız kadın-erkek, çoluk çocuk demeden insanların üzerine ağır silahlar ve tanklarla gidiyorlar, açık bir katliam yapılıyor. Her tarafa laf yetiştirmeye çalışan, kimsesizlerin kimsesi olduğunu söyleyen Sayın Başbakan sessizliğini koruyor. Dışişleri kör olmuş, Mısır'dan ötesini göremiyor. İşte, tam yeri değil mi şu sözün? "Gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar.” Kimseyi kandırmayın, Mısırdaki olaylara tepki verirken niyetiniz Müslüman kardeşlerimizle dayanışma falan değil. Eğer öyle olsaydı,  Musul'da, Kerkük'te, Karabağ'da, şimdi de Doğu Türkistan'da yaşayan kardeşlerimiz için sessiz kalmazdınız. Mısır'dakiler Müslüman da, oradakiler değil mi?

Sorun ne biliyor musunuz değerli arkadaşlar? Eğer insanlar yüreklerinden millet ve milliyet mefhumunu siliyor, milliyetçiliği ayaklar altına alıyorlarsa kimliklerini de kaybediyorlar. Sanıyorum, bugün Hükûmetin yaşadığı atalet ve ilgisizliği ancak bu şekilde anlatabiliriz. İmralı canisine, Mursi'ye, Suriye'deki muhaliflere ayırdığınız zamanı, Uygur Türklerinden neden esirgiyorsunuz?

Dünya Uygur Kongresi Başkan Yardımcısı Sayın Tümtürk'e kulak verin. Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde devlet memurları ve öğrencilerin ramazanda oruç tutması yasaklanmıştır. Bu genelge İnternet’te var değerli arkadaşlar. Genelge, Komünist Parti liderlerinden yerel yöneticilere halkın ramazanda yemek yemelerini teşvik etmek üzere yiyecek ikram etmelerini istemektedir. Hotan'da da aynı yasaklar var. Görmezlikten gelerek, Müslüman Türklerin bu çığlıklarına kulak tıkayarak vebalden kurtulacağınızı mı sanıyorsunuz? Böyle yaparsanız ne kıldığınız namaz, ne tuttuğunuz oruç kabul olur mu değerli arkadaşlar?

Nerede hiç bilinmeyen coğrafyalara yardım iddiasında olan İHH, Deniz Feneri nerede? Nerede İslam Konferansı, Müslüman Arap dünyası? Siz neredesiniz, hangi kovuğun arkasına gizleniyorsunuz? AKP’nin inançlı, imanlı kadroları, sizlere sesleniyorum: Doğu Türkistan’da Müslüman Türklere bir çocuktan fazla çocuk yapmak yasaklanmıştır. Nerede “üç çocuk” diye ortalıkta dolaşan Başbakan? Dünyanın birçok başkentinde telin edilen Çin zulmü karşısında Hükûmet sessiz, yetkililer devekuşu gibi başlarını kuma sokuyorlar.

Değerli arkadaşlar, bakın, Japon hücumbotları, Çin Denizinde Doğu Türkistan bayrakları asarak Çin’e gözdağı verdi. Tokyo’da bir protesto gösterisi, Amerika’da bir protesto gösterisi, bütün dünya başkentlerinde protesto gösterileri var, hükûmetler tepkilerini dile getiriyorlar, sadece Ankara kapı duvar! Bu sessizliğin vebali ağırdır, ramazan ayında inançları ve kimliklerinden dolayı katledilen Uygurların vebali, sizin üzerinizdedir Sayın Başbakan, Sayın Dışişleri Bakanı. Allah rızası için artık sesinizi yükseltin, ay yıldızlı gök bayraklı Müslüman Uygur Türkleri gönül bağlılığı hissettikleri bu topraklardan yürekli sesler bekliyor diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

(CHP ve BDP sıralarından bir grup kadın milletvekili Başkanlık Divanı kürsüsünün önüne geldi)

BAŞKAN – Böyle bir söz talebi yok ki zaten, lütfen böyle bir usul olmaz. Lütfen ama yerlerinize oturun, böyle bir usul söz konusu olmaz.

BİNNAZ TOPRAK (İstanbul) – Var, böyle bir söz talebi olmuş.

BAŞKAN – Lütfen, her sayın milletvekili söz istediği zaman, usulüne uygunsa söz verilir. Lütfen oturun sayın milletvekilleri.

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) – Yaşanmaması gereken şeyler yaşanıyor maalesef. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Ama bu usul doğru değil ki.

BİNNAZ TOPRAK (İstanbul) – …çok çirkin laflar bunlar.

BAŞKAN – Yanlışa yanlışlıkla cevap verilmez.

Sayın Buldan, buyurun.

V.- AÇIKLAMALAR (Devam)

5.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapan kadın gazetecilere yönelik sözleri nedeniyle AKP’li milletvekilini kınadığına, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’den ve AKP grup başkan vekillerinden bu konuda bir açıklama yapmalarını beklediğine ilişkin açıklaması

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

AKP’li bir milletvekili arkadaşımız, Mecliste görev yapan kadın gazetecilere çok çirkin, ağza alınmayacak bir söylemde. Bir kadın milletvekili olarak bu tür söylemlerden çok rahatsızlık duyduğumuzu ifade etmek istiyoruz. BDP Grubu olarak bu milletvekilini kınıyoruz aynı zamanda. Ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Şahin başta olmak üzere, AKP grup başkan vekillerinden de bu konuda bir açıklama yapmalarını bekliyoruz.

Teşekkür ediyoruz.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) (S. Sayısı: 478) (Devam)

BAŞKAN - Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 478 sıra sayılı Kanun Teklifinin 73. Maddesinin bb) Fıkrasının (b) bendi ile değiştirilmek istenen 6085 Sayılı Sayıştay Kanununun 4 üncü maddesinin (a) bendinde yer alan “mahalli idareler” ibaresinin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                               Pervin Buldan (Iğdır) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa)  – Katılmıyoruz efendim.

PERVİN BULDAN (Iğdır)  – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Mahalli idarelerin Sayıştay tarafından denetime tabi tutulması merkezi yapının tek elden denetlenmesine yönelik sıkıntıları artırıcı ve yerel yönetimlerin karar alma süreçlerine olumsuz etki edici bir faktördür. Bu nedenle yerel yönetimlerin denetim mekanizmalarının ayrı tutulması işleyişin hızlı ve etkili olması bakımından önem arz etmektedir.

BAŞKAN – Son önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Barış ve Demokrasi Partisi Grubunun önergesi kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

74’üncü madde üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 478 sıra sayılı Kanun Teklifinin 74 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini ve bu maddeye bağlı olarak Teklife aşağıdaki (4) ve (5) sayılı listelerin eklenmesi arz ve teklif ederiz.

               Mahir Ünal                          Ramazan Can                        Oğuz Kaan Köksal

           Kahramanmaraş                         Kırıkkale                                    Kırıkkale

                                       Ercan Candan                          Recep Özel               

                                          Zonguldak                                Isparta

"MADDE 74- Bu Kanuna ekli (2), (3), (4) ve (5) sayılı listelerde yer alan kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı cetvelin Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ait bölümlerine eklenmiştir."

(4) SAYILI LİSTE

KURUMU: ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI

TEŞKİLATI : YURTDIŞI

İHDAS EDİLEN KADROLARIN

 

Sınıfı                               Unvanı                                        Derecesi         Serbest          Toplam

                                                                                                               Kadro Adedi

GİH        Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşaviri                       1                    15                   15

GİH        Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşesi                         3                     5                     5

GİH        Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşe Yardımcısı          5                     5                     5

                                   TOPLAM                                                                    25                   25

 

(5) SAYILI LİSTE

KURUMU   : AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI

TEŞKİLATI : TAŞRA

İHDAS EDİLEN KADROLARIN

 

   Sınıfı                           Unvanı                     Derecesi            Serbest         Toplam

                                                                                              Kadro Adedi

   YH                  Hizmetli                                     10                     200                200

                                   TOPLAM                                                  200                200

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 478 sıra sayılı Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) nın 74 üncü maddesinde yer alan "Spor Genel Müdürlüğü" ibaresinden önce gelmek üzere "Milli Eğitim Bakanlığı," ibaresinin ve ekli (1) sayılı cetvele aşağıdaki ihdas edilen kadroların eklenmesini arz ve teklif ederiz.

           Mustafa Kalaycı                      Erkan Akçay                            Mehmet Günal

                  Konya                                   Manisa                                      Antalya

                                           Alim Işık                              Oktay Vural

                                            Kütahya                                     İzmir

"KURUMU: MİLLÎ EĞİTİM BAKANLİĞİ

TEŞKİLATI: MERKEZ

İHDAS EDİLEN KADROLARIN

 

   Sınıfı                           Unvanı                     Derecesi            Serbest         Toplam

                                                                                              Kadro Adedi

   EÖH                Öğretmen                                    9                  100.000         100.000

                                   TOPLAM                                              100.000         100.000

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 478 sıra sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, imar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporlarının 74. Maddesinin tasarıdan çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

     Ferit Mevlüt Aslanoğlu                  Kazım Kurt                           Mustafa Moroğlu

                 İstanbul                                Eskişehir                                     İstanbul

             Hülya Güven                          Aytuğ Atıcı                                Özgür Özel

                    İzmir                                    Mersin                                       Manisa

                                      Tufan Köse                           Kadir Gökmen Öğüt

                                          Çorum                                         İstanbul

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

GENÇLİK VE SPOR BAKANI SUAT KILIÇ (Samsun) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Tufan Köse.

BAŞKAN – Tufan Köse, Çorum Milletvekili.

Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

TUFAN KÖSE (Çorum) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerçi Sayın Bülent Arınç gitti ama tutanakları izlesin, ona birkaç soru yöneltecektim az evvel, süre yetmedi.

Şimdi, Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır burada mı bilmiyorum, Dışişleri Bakanı yok. Sayın Bülent Arınç Mısır’la ilgili, Mısır’da yapılan darbeyle ilgili sorulara verdiği yanıtta Mısır’la olan ilişkilerimizin rölantide olduğunu söyledi. Ben hukuk fakültesinde uluslararası hukuk diye bir ders okudum, orada dış ilişkilerde, uluslararası ilişkilerin literatüründe ilişkilerin rölantiye alındığı diye bir terim duymadım bunu kendisine hatırlatmak istiyorum.

Yüreklice konuşsunlar; siz darbeye karşı mısınız, Mısır’da yapılan darbeye? Mısır’da yapılan darbeye karşıysanız, asker eliyle ortadan kaldırılan demokrasiyi yeniden, özgür, herkesin katılacağı bir seçimle iade edilene kadar Mısır’la olan diplomatik ilişkilerimizi kesin, en azından büyükelçilik seviyesinde olan ilişkileri -aynı İsraille yaptığınız gibi- kâtiplik düzeyine indirin, madem bu kadar, darbeye karşısınız, yüreklice bunu söyleyin. Ama yok, siz, darbeye karşı filan değilsiniz. İşin doğrusu, siz sahte kahramanlık yapıyorsunuz darbelere karşı da. Amerika’nın arkanızda olmadığı hangi olayda siz darbeye karşısınız? Yani, Mısır’da, Libya’da, Suriye’de karşıydınız ama Amerika arkanızdaydı. Amerika’nın olmadığı yerde sizler birer sahte kahramansınız, başta Sayın Başbakan olmak üzere.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, 28 Şubatta da, sürekli buraya geldiğinizde 28 Şubattan bahsediyorsunuz, mağdur olduğunuzdan söz ediyorsunuz. Aslında 28 Şubatın da mağduru değil, kazananı sizsiniz, yalnızca kazananı sizsiniz. 28 Şubatta sabaha karşı kimin evine gidilip de gözaltılar yapıldı?  28 Şubatta hangi biriniz evinde gözaltına alındınız? Ben hiç duymadım,. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

METİN KÜLÜNK (İstanbul)  - Nereden biliyorsun? Nereden biliyorsun?

TUFAN KÖSE (Devamla) – Ya 28 Şubatta eline pala alan, eline balta sapı alan…(AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri lütfen…

TUFAN KÖSE (Devamla) – …eline kazma alan, Beyoğlu sokaklarında, Çorum sokaklarında çember sakallı mı aradı? 28 Şubattan da siz nemalanmışsınız. Tutturmuşsunuz bir 28 Şubat, tutturmuşsunuz bir 28 Şubat. Kaç tane can gitti 28 Şubatta?

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Can mı gitmesi lazım? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

TUFAN KÖSE (Devamla) – Sadece şu Gezi olaylarında 1’isi polis olmak üzere 6 tane genç insanımız öldü. Kaç tane can gitti Gezi olaylarında biliyor musunuz?

Bakın, imam, tayyare sesi çıkarınca cemaat uçmaya kalkıyor.  Bu Güngör Azim Tuna diye bir Eskişehir Valisi var -diliyorum gün görmesin- adı Güngör Azim Tuna’ymış, dün hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz için ne demiş biliyor musunuz arkadaşlar, izlediniz mi? Siz gerçi milletvekilinizin kadın gazeteciler için söylediği lafı da duymamışsınız, bunu da duymamışsınızdır, ben size söyleyeyim, Ali İsmail Korkmaz için: “Kendi arkadaşlarına bile zarar verip ‘polis yaptı’ süsü veriyorlar.” diyor! Ya bu millet bu kadar mı ahmak?

MUHAMMET BİLAL MACİT (İstanbul) – Lafa bak, yoruma bak, analize bak, böyle olur mu?

TUFAN KÖSE (Devamla) – Yani polisin yaptığı işlerden, polisin işlediği cinayetten hangi polis tutuklandı ki bugüne  kadar da böyle bir ahmaklık yapsın bu insanlar? Kimi kandırıyorsunuz siz? Yine, demiş ki: “Bunu yapan, kesinlikle Türk polisi değil.” Nereden biliyorsun sen kardeşim? Nereden biliyorsun?

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) – Sen nereden biliyorsun? Sen nereden biliyorsun?

TUFAN KÖSE (Devamla) – Ben Türk polisi yaptı demiyorum. “Sen nereden biliyorsun?” diyorum ben Valiye, “değil” derken arkadaşlar. Yani bunu samimiyetle söylüyorum, yürekten söylüyorum. Böyle bir şey söyler mi Vali ya, bu yakışıyor mu? Lütfen…

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Orada bir can öldü. Ölüye saygılı olun arkadaşlar.

TUFAN KÖSE (Devamla) – Şimdi değerli arkadaşlarım, Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu değiştikten sonra 2007’de, polis tarafından tam 128 tane yargısız infaz gerçekleştirilmiş. Şimdi, bakın, bugün mübarek bir gün, ramazan günü, bir babanın feryadını söyleyeceğim size. 2007’de dur ihtarına uymadığı için öldürülen, polis tarafından öldürülen Baran Tursun isimli bir arkadaşımız vardı. Bunun babası ne diyor biliyor musunuz? İnanın, çok üzüldüm, yüreğim burkuldu, eğer gerçekse -bunun da İçişleri Bakanı tarafından açıklanmasını istiyorum- yürekler acısı. Diyor ki Baran Tursun’un babası Mehmet Tursun: “Ethem’i öldüren katilin serbest bırakılması, polis okullarında destan gibi ballandıra ballandıra anlatılacak.” Bildiği bir şey var da diyor demek ki yüreği yaralı baba. Bunun da İçişleri Bakanı tarafından araştırılmasını istiyorum.

 Tabii, ben burada Türkiye Cumhuriyeti’nin polislerine bir şey söylemiyorum. Ben burada Türkiye Cumhuriyeti’nin namuslu, ahlaklı, görevini özveriyle yapan polislerini de eleştirmiyorum. Ben burada iktidarın polisi olmaya çalışan gayretkeş polislerden bahsediyorum, ahlaklarını unutmuş polislerden bahsediyorum, memur namusunu, memur yeminini, polis memuru yeminini unutmuş polislerden bahsediyorum.

Değerli arkadaşlarım, polisin yargısız infaz yapmadığı günler dileğiyle, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

III.- YOKLAMA

(CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Yoklama istiyoruz.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunacağım, yoklama talebi var, yerine getireceğim.

Sayın Hamzaçebi, Sayın Aslanoğlu, Sayın Canalioğlu…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, böyle oturduğu yerde yoklama olmaz, 20 kişi birden ayağa kalkacak.

ENGİN ALTAY (Sinop) – Neredeyiz biz? Hani baksana, bir baksana.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Taksit taksit ayağa kalkma olmaz, hepsi ayağa kalkacak.

ENGİN ALTAY (Sinop) – Taksit taksit kanun getiriyorsun ya.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Hayır, taksit taksit olmaz böyle. Ayağa kalkacaklar, 20 kişi bekleyecek.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, 20 kişinin ayağa kalkması gerekiyor.

Sayın Akar, lütfen ayağa kalkın, lütfen ama madem yoklama talep ediliyor. Yani Meclise saygı gösterelim, İç Tüzük’e saygı gösterelim.

Sayın Altay, Sayın Toprak, Sayın Develi, Sayın Aksünger, Sayın Özel, Sayın Değirmendereli, Sayın Köse, Sayın Köktürk, Sayın Topal, Sayın Kurt, Sayın Karaahmetoğlu, Sayın Tayan, Sayın Yıldız, Sayın Ekinci, Sayın Demirçalı, Sayın Sapan, Sayın Akar.

BAŞKAN – İki dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) (S. Sayısı: 478) (Devam)

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunacağım: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...  Önerge kabul edilmemiştir.

Sayın Aslan, buyurun, söz talebiniz var. (CHP ve BDP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar) 

V.- AÇIKLAMALAR (Devam)

6.- Tokat Milletvekili Zeyid Aslan’ın, günlük bir gazetede kendisiyle ilgili çıkan habere, gazetecilerle bir sohbet esnasında söylediği sözlerin kadınlıkla, kadın gazetecilikle alakası olmadığına ve kadın gazetecilere hakaretten bahsedenlerin polislerin anasına küfreden arkadaşları için bir cümle etmediğine ilişkin açıklaması

ZEYİD ASLAN (Tokat) – Sayın Başkanım, bugün bir günlük gazetede, pazartesi günü Meclis, çalışmalara başlamadan önce Meclisin bahçesinde bir milletvekili arkadaşımızla birlikte bir insani duruşumuz, oturuşumuz ve yatışımızla ilgili, altında çok ağır ve aşağılayıcı yorum yapılarak bir haber yayınlandı.

Ben, öncelikle, bugün, burada kınama yapan arkadaşların, bir milletvekilinin insani hâlinin bir gazetede insanlık dışı ve ağır bir eleştiriyle yayınlanmasına tepki göstermelerini öncelikle beklerdim. Aynı zamanda da olayın ne olduğunu sormalarını beklerdim. (CHP ve BDP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar)

Bugün, bazı gazeteci arkadaşlarımızla bu konuyu konuşurken bir örnek verdik, belki örnek şık kaçmamış olabilir ama öncelikle şunu ifade etmek istiyorum: Bunu kadın-erkek diye ayırmak yanlış. Karşımızdaki muhatap arkadaşlarımız, gazeteci arkadaşlarımızdı ve bir sohbet esnasında söylenmiş bir sözden ibarettir. Kadınlıkla, kadın gazetecilikle alakası olmayan bir durumdur.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Söylediğin lafların hiçbir gerekçesi olamaz!

ZEYİD ASLAN (Tokat) - Ama burada şunu ifade etmek istiyorum: Bugün, burada, kadın gazetecilere hakaretten bahsederek konuşma yapanlar, polislerin anasına küfreden arkadaşları için bir cümle etmediler! (AK PARTİ sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar; CHP ve BDP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Satır…

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Ne alakası var! Kendini polis üzerinden aklamaya çalışıyorsun!

KEMAL DEĞİRMENDERELİ (Edirne) – O polislerin üstünden politika yapma!

BAŞKAN – Sayın Satır, buyurun.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, söz istiyorum.

BAŞKAN – Vereceğim efendim.

KEMAL DEĞİRMENDERELİ (Edirne) - O gençlerin üzerinden suçunuzun üzerini kapatamazsın!

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Vereceğim size.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Duyamıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Daha önce sisteme girdiler Sayın Satır ve Sayın Vural. Siz de sisteme girin, vereceğim.

Sayın Satır, buyurun.

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) – Sayın Başkan…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Efendim, bir saniye…

Siz, “Sisteme girin.” diyerek benim konuşma biçimimi biçimlendirmeye çalışıyorsunuz.

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) – Söz hakkı bende ama Başkanım…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, sizin öyle bir yetkiniz yok! Beyefendi size tarif edecek, siz öyle yöneteceksiniz!

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, ne alakası var sizin konuşma biçiminizi şekillendirmekle. Diyorum ki: Sayın Satır ve Sayın Vural sisteme girdiler. Sayın Satır’a söz verdim, Sayın Vural’a vereceğim ve size vereceğim.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Böyle bir hakkınız yok, istediği zaman konuşabilir!

BAŞKAN – Yani, sizin konuşma biçiminizi niye şekillendireyim ben? Niye böyle algılıyorsunuz? Lütfen…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Bir saniye…

Sayın Başkan…

BAŞKAN – Lütfen ama…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, burada konuşmacı konuşacak, sistem açılmış.

BAŞKAN – Söz verdim Sayın Satır’a. Müsaade edin, konuşsun.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Lütfen, nazik olsun, konuşmacının konuşmasına müsaade etsin. 

BAŞKAN – Evet, onun mücadelesini veriyorum.

Buyurun Sayın Satır…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Ben onu fark etmedim, konuşsun, tekrar ayağa kalkacağım.

BAŞKAN – Her şeye müdahale ediyorsunuz ya.

Buyurun Sayın Satır.

7.- İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır’ın, Tokat Milletvekili Zeyid Aslan’ın kadın gazetecilere yönelik kullandığı sözlerin kabul edilemez olduğuna, şahsı ve AK PARTİ’li kadın milletvekilleri adına bu ifadeleri reddettiğine ilişkin açıklaması

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından gürültüler) Arkadaşlar bir dakika. Biraz sakin olursanız…

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tokat Milletvekilimiz Sayın Zeyid Aslan hakkında İnternet sitelerinde yayınlanan haberi okudum. Biraz evvel de Sayın Aslan konuyla ilgili açıklamayı yaptı. Haberde kadın gazetecilere yönelik kullanılan söz ve cümlelerin kabul edilemez olduğunu öncelikle ifade etmek isterim. Geç saatlere kadar çalıştığımız bu mekân bizim için özeldir ve âdeta bizim mahremimizdir. Burada yaptıklarımız, hareketlerimiz, oturma tarzımız gazeteciler için konu olmamalıdır ama bununla birlikte, gazetecilik mesleği gereği arkadaşlarımızın haber peşinde koşmalarını da makul görüyorum. Resmin yayınlanmasını takdirlerinize sunuyorum. Hepiniz milletvekilisiniz, hepiniz aynı vaziyetlerde olabilirsiniz…

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Yok olmayız ya. Ben niye olacağım?

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) – Ancak Sayın Zeyid Aslan’ın ifadelerini reddettiğimi, şahsım adına ve AK PARTİ’li kadın milletvekilleri adına bu ifadeleri reddettiğimi de saygıyla sunmak istiyorum.

Teşekkür ederim. (CHP, MHP ve BDP sıralarından alkışlar)

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Bravo Belma Hanım.

BİNNAZ TOPRAK (İstanbul) – Bravo.

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) – Tahrik etmeyin.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Vural…

OKTAY VURAL (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak da…

ZEYİD ASLAN (Tokat) – Sayın Tayyip Erdoğan’ın annesi, anne değil mi? Polisin annesi, anne değil mi? (AK PARTİ ve CHP sıralarından gürültüler)

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) – Tahrik etmeyin!

BAŞKAN – Sayın Vural, buyurun.

Sayın milletvekilleri, lütfen… (AK PARTİ ve CHP sıralarından gürültüler)

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

                                                                    

 

Kapanma Saati: 19.29

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 19.37

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Muharrem IŞIK (Erzincan), Dilek YÜKSEL (Tokat)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 137’nci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

478 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam edeceğiz.

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) (S. Sayısı: 478) (Devam)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Sayın milletvekilleri, birleşime saat 20.00’ye kadar ara veriyorum.

                                                                    

 

Kapanma Saati: 19.38

 

 

DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 19.49

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Muharrem IŞIK (Erzincan), Dilek YÜKSEL (Tokat)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 137’nci Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

478 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam edeceğiz.

Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Grupların ortak kararı neticesinde birleşime saat 21.30’a kadar ara veriyorum.

 

 

Kapanma Saati: 19.50

 

 

BEŞİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 21.33

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Muharrem IŞIK (Erzincan), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 137’nci Birleşiminin Beşinci Oturumunu açıyorum.

478 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam edeceğiz.

Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Sayın Vural, söz talebiniz var.

Buyurun.

V.- AÇIKLAMALAR (Devam)

8.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, MHP Grubu olarak bir milletvekilinin kadın gazetecilere yönelik sözlerini kınadığına ilişkin açıklaması

OKTAY VURAL (İzmir) – Evet, Sayın Başkan, bir milletvekilinin kadın gazetecilere yönelik sözlerini Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak bizim de kınadığımızı ifade istiyorum efendim. Onun için söz istedim.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Hamzaçebi, buyurun.

9.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında gazetecilere yapılanları kınadığına, adı geçen milletvekilinin sözlerinin arkasında duran bir anlayışla Genel Kurulda konuşma yapmış olmasını üzüntü verici bulduğuna ve bu konuda Başkanlık makamının üzerine düşeni yapmadığına ilişkin açıklaması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bugün son derece üzücü bazı olaylar yaşadık.  Gazeteciler kamu görevleri yaparlar. Bu görevlerini ifa ederken hoşumuza giden haberleri yapabilecekleri gibi bizi üzebilecek haberler de yapabilirler. Önemli olan, bu haberlerin içeriğinin doğruluğudur. Böyle olduğu hâlde, bu haberlere karşı kendimizi sorgulamak yerine gazetecilere saldırmayı, onları incitmeyi, rencide etmeyi, onlara ağza alınmayacak sözler söylemeyi kesinlikle doğru bulmadığımı, kınadığımı ifade etmek isterim.

Ancak, bundan daha sonra meydana gelen gelişmeler daha da üzücü olmuştur. Adı geçen milletvekilinin, ilgili milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna gelerek bu sözlerinden duyduğu pişmanlığı ifade etmesi kendisinden beklenirken, tam tersi bir anlayışla, âdeta o sözlerinin arkasında duran, onları mazur göstermeye yönelik ya da “Benzer sözleri başkaları da söyledi, benim yaptığımda ne var?” gibi bir anlayışla burada konuşma yapmış olmasını çok da üzücü buluyorum.

Yine, bir üzücü nokta, bu konuşma Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun bir kısım milletvekillerince alkışlarla karşılanmıştır. Böylesi bir konuşmanın alkışlarla karşılanmış olmasını hakikaten üzüntüyle karşılıyorum. Ancak, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz alan değerli grup başkan vekili güzel bir konuşma yaparak bu konuda Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun görüşlerini ifade etti. Bunu önemli bulduğumu, önemli karşıladığımı ve mutlu olduğumu ifade ediyorum.

Sayın Başkan, bir de şu konuyu dikkatinize sunmak istiyorum: “Geliyorum.” diyen bir krize davetiye çıkarmak, bu krizi öngörememek, doğrusu, Başkanlık makamına uygun düşmemiştir. Bu kriz hiç yaşanmayabilirdi, önlenebilirdi. Bu konuda Başkanlık makamı üzerine düşeni yapmamıştır. İki üç gündür böyle bir tabloyu yaşıyoruz, Başkanlık makamını daha dikkatli olmaya davet ediyorum.

Teşekkür ederim

BAŞKAN – Uyarınız için teşekkür ediyorum Sayın Hamzaçebi.

Sayın Elitaş, buyurun.

10.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, AK PARTİ’li milletvekilinin kadın gazetecilere söylediği sözleri doğru bulmadığına, bu milletvekilinin özür dilemek için yaptığı konuşmasını muhalefet partisindeki milletvekillerinin kesmeye çalıştığına ve herkesin hangi noktada hatası varsa üstüne gidilip kınanması gerektiğine ilişkin açıklaması

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Biraz önceki oturumda yaşanan hadiseleri üzüntüyle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum.

Milletvekili arkadaşımızın, basında çıkan, kadın gazetecilerle ilgili söylediği ifadeyi grup başkan vekilimiz uygun bulmadığını ifade etmişti. Ama sadece milletvekillerinin buradaki veya basında çıkan sözleri kınamak, eleştirmek yönünde ve iktidar partisi grubuna ait bir milletvekilinin yaptığı hareketi -ki özür dilemek, sözünü geri almak babında yaptığı konuşmayı- maalesef, muhalefet partisindeki milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak, gürültüyle kesmeye çalışmışlardır. Ama aynı hassasiyeti, Twitter’dan, bir milletvekili tarafından, Sayın Başbakana yönelik yapılan hakaretleri, küfürleri ve annesine yapılan küfürleri de aynı şiddetle kınamalarını beklerdim.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Öyle bir şey yok, yalan söylüyor.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Öte yandan, bir milletvekilinin polise, polislere fiilen ve kayıtlara geçmiş bir şekilde küfretmesini de, o milletvekilinin de kınanmasını beklerdim.

Tekrar altını çizerek ifade ediyorum: Tek taraflı olmayan, böyle bir sözün ve söylemin hiçbir milletvekiline yakışmadığını, böyle bir sözün doğru bulunmadığını ama standartlarla ayırmayıp herkesin hangi noktada hangi hatası varsa üstüne gidilip kınanması gerektiğini ifade ediyorum.

Saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, bir söz istiyorum efendim. Grubumuza yönelik olarak bir sataşmada bulunmuştur Sayın Grup Başkan Vekili.

BAŞKAN – Buyurun.

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

7.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın yaptığı açıklama sırasında CHP Grubuna sataşması nedeniyle konuşması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Ben Sayın Belma Satır’a tekrar çok teşekkür ediyorum. Onun göstermiş olduğu bu güzel ve üstün tavır öyle anlaşılıyor ki diğer grup başkan vekili arkadaşları tarafından benimsenmiyor. Göz her şeyi görür ama kendini göremez. İnsanın kendini ve yaşadığı olayları görebilmesi için kalp gözüne sahip olması gerekir. Kalp gözü olmayanlar olayları göremezler, bilemezler, fark edemezler. Yaşanan bir üzücü olaydan sonra gönülleri almak, gönülleri tamir etmek varken sen de şunu yaptın, bunu yaptın gibi yaklaşımlarla olayı başka yere çekmeyi doğru bulmuyorum.

İkinci olarak da Sayın Başbakana, sayın bakanlarımıza, bir milletvekilimize, kim olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi Grubundan hiçbir milletvekili bu şekilde bir saldırıda, tweet atmak suretiyle bir eleştiride bulunmamıştır. Böyle bir milletvekili olursa biz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak gereğini yapmaya hazırız. Hiçbir zaman da kalkıp “Siz de şunu yapmıştınız.” gibi bir şey demeyiz, böyle bir gerekçenin arkasına sığınmayız.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, kalp gözüne gerek yok, gerçek gözle baktığı zaman görürler.

RECEP ÖZEL (Isparta) – Twitter hesaplarında var.

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) (S. Sayısı: 478) (Devam)

BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 478 sıra sayılı Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (2/1613, 1/778) nın 74 üncü maddesinde yer alan "Spor Genel Müdürlüğü" ibaresinden önce gelmek üzere "Milli Eğitim Bakanlığı," ibaresinin ve ekli (1) sayılı cetvele aşağıdaki ihdas edilen kadroların eklenmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                        Mustafa Kalaycı (Konya) ve arkadaşları

"KURUMU: MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

TEŞKİLATI: MERKEZ

İHDAS EDİLEN KADROLARIN

 

   Sınıfı                           Unvanı                     Derecesi            Serbest         Toplam

                                                                                              Kadro Adedi

   EÖH                Öğretmen                                    9                  100.000         100.000

                                   TOPLAM                                              100.000         100.000

 

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA ŞAHİN (Gaziantep) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Erkan Akçay…

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Erkan Akçay, Manisa Milletvekili.

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 74’üncü maddede verdiğimiz önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Millî Eğitim Bakanlığı iç denetçilerinin raporuna göre, Türkiye'de 133.317 öğretmen açığı varken yaklaşık 350 bin öğretmen hâlâ atama beklemektedir. Millî Eğitim Bakanlığı, öğretmen açığı ve atama bekleyen öğretmenleri öncelikli olarak gündemine almalıdır. “Bütçe yetersiz, kadromuz kısıtlı.” söylemleri en azından eğitim için geride kalmalıdır çünkü eğitimin sorunlarını ertelemeniz mümkün değildir.

Burada vermiş olduğumuz önergeyle öğretmen açığının önemli ölçüde giderilmesi için 100 bin öğretmen kadrosu ihdas edilmesini öneriyoruz. İstenildiği zaman pek çok yere, pek çok kişiye, kuruma pekâlâ kadro alınabilmektedir, bu da son derece makul bir kadro önerisidir.

Sayın Başbakanın atanamayan öğretmenlere bakış açısını hatırlatmak bakımından tekrar sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yıl 2002, İzmir mitingi: “Şu sisteme bakın hele, ülkede 72 bin öğretmen açığı var, sen sınavla öğretmen seçiyorsun. Hangi akla hizmet ediyorsunuz? Biz hükûmetimizi kurduğumuzda bütün öğretmenleri göreve başlatacağız ve öncelikli olarak eğitim sorununu çözeceğiz.”

Yine, 2002, Samsun mitingi: “Biz geldiğimizde üniversiteyi bitiren öğretmen adaylarının ‘Ne yapacağım, sınavı ya kazanamazsam.’ korkusu olmayacak çünkü sınav olmayacak.”

2002, Gaziantep mitingi: “Bunlar bir de sınavla öğretmen alıyor. O zaman niye okutuyorsun bu öğrencileri, yazık değil mi? ‘Öğretmen almıyorum.’ de, bu evlatlarım okumasın boşuna. Ama, biz iktidar olunca inşallah boşta öğretmen adayı kalmayacak.” İktidar olduktan sonra değişen ve dönüşen Sayın Başbakan, on yıl sonra yani 2012 yılında öğretmen açığı 133 bini geçmiş, atamayan öğretmen sayısı 370 bine ulaşmışken ne diyor? Diyor ki: “Öğretmen maaşları memura haksızlıktır. Zaten on beş saat çalışıyorlar, bir de iki ay tatil yapıyorlar.”

Bizlere düşen görev öğretmenlerin katlanan ve derinleşen sorunlarına bir an önce çözüm bulmakken AKP’nin içindeki bir komisyon âdeta öğretmenlerimizi aşağılamakta ve itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. AKP’nin içindeki bu komisyonun adı öğretmenleri itibarsızlaştırma komisyonudur ve bu komisyonun başkanı da Sayın Başbakandır, üyeleri de Millî Eğitim eski Bakanı Ömer Dinçer’le AKP Grup Başkan Vekili Sayın Elitaş’tır. Bu komisyonun başkanı Sayın Başbakanın öğretmenlerimizle ilgili fikirlerini söyledim, şimdi diğer üyelere bakacak olursak: “Ben öğretmen olmak isteyenleri Eminönü’deki caminin önünde bekleyen güvercinlere benzetiyorum. Bekliyorlar ki biri önlerine yem atsın.” ve “Atama bekleyen öğretmenler kendisine başka iş bulsun.” diyerek öğretmenleri aşağılamıştır. Yine, bir başka sayın bakan öğretmenlere şahsiyet kazandırmak isteyen bir insan olarak Ömer Dinçer’in bu sözlerini yorumlamıştır ve Sayın Elitaş da “Öğretmen 1.800 lira maaş alıyormuş. Ne iş yapıyorlar? Git git, gel. Beğenmeyen başka iş yapsın.” diyerek öğretmenleri ve öğretmenlik mesleğini küçümsemiştir.

Sayın Başbakan, Millî Eğitim Bakanı ve AKP’li yöneticilerin öğretmenlerin çalışma saati, maaşları ve öğretmen atamalarına ilişkin bu yanlış ve kamuoyunu yanıltan açıklamaları öğretmenlerimizin psikolojik olarak yıpranmalarına yol açmakta ve öğretmenlerle diğer kamu görevlilerini ve toplumu karşı karşıya getirmektedir.

Geleceğimizin güvenceleri olan çocuklarımızı hayata hazırlayan öğretmenlerimiz hâlâ en temel ihtiyaçlarını gidermekte zorluk çekmekte ve ekonomik problemler karşısında da maalesef çaresiz bırakılmaktadır.

Bu düşüncelerle önergemizin kabulünü diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Karar yeter sayısı…

BAŞKAN – Karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

 

 

Kapanma Saati: 21.46

 

 

 

ALTINCI OTURUM

Açılma Saati: 21.53

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Muharrem IŞIK (Erzincan), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 137’nci Birleşiminin Altıncı Oturumunu açıyorum.

478 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 74’üncü maddesi üzerinde Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ve arkadaşlarının vermiş olduğu önergenin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi, önergeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı vardır, önerge kabul edilmemiştir.

478 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam edeceğiz.

Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 478 sıra sayılı Kanun Teklifinin 74 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini ve bu maddeye bağlı olarak Teklife aşağıdaki (4) ve (5) sayılı listelerin eklenmesi arz ve teklif ederiz.

                                                                                Mahir Ünal (Kahramanmaraş) ve arkadaşları

"MADDE 74- Bu Kanuna ekli (2), (3), (4) ve (5) sayılı listelerde yer alan kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı cetvelin Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ait bölümlerine eklenmiştir."

 

(4) SAYILI LİSTE

KURUMU: ÇALIŞME VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI

TEŞKİLATI : YURTDIŞI

 

İHDAS EDİLEN KADROLARIN

 

Sınıfı                               Unvanı                                        Derecesi         Serbest          Toplam

                                                                                                               Kadro Adedi

GİH