TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ

 

YASAMA DÖNEMİ                CİLT                YASAMA YILI

            24                               50                           3

 

 

TUTANAK DERGİSİ

103’üncü BİRLEŞİM

 

14 Mayıs 2013 Salı

 

 

 

DÖNEM: 24                            CİLT: 50                      YASAMA YILI: 3

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

 

 

103’üncü Birleşim

14 Mayıs 2013 Salı

 

 

 

 

(TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

 

 I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) HÜKÜMETİN GÜNDEM DIŞI AÇIKLAMALARI

 

1.- İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırılara ilişkin gündem dışı açıklaması ve MHP Grubu adına Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, BDP Grubu adına Van Milletvekili Nazmi Gür, CHP Grubu adına Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan, AK PARTİ Grubu adına Hatay Milletvekili Adem Yeşildal’ın ve şahsı adına İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, aynı konuda konuşmaları

 

B) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati’nin, IMF’ye olan borcun son taksitinin ödenmesine ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, Mersin ilinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Dünya Çiftçiler Günü’ne ve Manisa Alaşehir’de dolu afetinden zarar gören çiftçilerin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

 

IV.- AÇIKLAMALAR

1.- İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın gündem dışı açıklamayla ilgili CHP Grubu adına yaptığı konuşmasında kullandığı bazı ifadelere ilişkin açıklaması

2.- Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz’ın, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıya, iktidarın bu konuda siyasi sorumluluğu olduğuna ve bu sorumluluktan kurtulamayacağına ilişkin açıklaması

3.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dilediğine, Gaziantep’te kampların dışında, sokaklarda 63 bin kişinin yaşadığına ve devletin sınırlarda güvenliği sağlaması gerektiğine ilişkin açıklaması

4.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, yaşanan terör olaylarının sebebinin AK PARTİ iktidarının izlediği politikalar olduğuna ve Milliyetçi Hareket Partisi olarak her zaman terörle mücadelenin yanında olacaklarına ilişkin açıklaması

5.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Milliyetçi Hareket Partisi olarak Suriye konusundaki gelişmeler karşısında Hükûmetin nasıl tavır alması gerektiğini ve çözüm önerilerini ifade ettiklerine ilişkin açıklaması

6.- İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, yaşanan saldırıdan sonra Reyhanlı’da bulunmadığına yönelik ifadelerin doğru olmadığına ve Hükûmet olarak her türlü yardımı yapmaya muktedir olduklarına ilişkin açıklaması

7.- Hatay Milletvekili Mehmet Öntürk’ün, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıya ilişkin açıklaması

8.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, 14 Mayıs Dünya Eczacılar Günü’ne ve 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’ne ilişkin açıklaması

9.- Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıya, 14 Mayıs Dünya Eczacılar Günü’ne ve 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’ne ilişkin açıklaması

10.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıya ve Amanos Dağlarında düşen F-16 uçağında şehit olan pilotumuza Allah’tan rahmet dilediğine ilişkin açıklaması

11.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin Cankurtaran Tüneli inşaatına ilişkin açıklaması

12.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, İstanbul’un Ümraniye, Beykoz, Çekmeköy ilçelerinde 2/B kapsamında kalan konut bedellerinin çok yüksek tespit edilmiş olmasına ve Mersin’de meydana gelen hortumda hayatını kaybeden vatandaşa Allah’tan rahmet dilediğine ilişkin açıklaması

13.- Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıya ve Balıkesir’deki çiftçilerin zor durumda bulunduklarına ilişkin açıklaması

14.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, Kocaeli’nin bazı ilçelerinde vatandaşların 2/B kapsamındaki arazilerine TOKİ ve Büyükşehir Belediyesinin el koyarak vatandaşı mağdur ettiğine ilişkin açıklaması

15.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, 14 Mayıs Dünya Eczacılar Günü’ne ve 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’ne ilişkin açıklaması

16.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, MHP Grubu olarak, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıya ilişkin açıklaması

17.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, BDP Grubu olarak Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıda yaşamını yitiren yurttaşlara Allah’tan rahmet dilediklerine ve 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevinde yaşanan tarihî direnişlere ilişkin açıklaması

 

V.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın, Hatay Milletvekili Adem Yeşildal’ın gündem dışı açıklamayla ilgili AK PARTİ Grubu adına yaptığı konuşma sırasında Cumhuriyet Halk Partisine ve şahsına sataşması nedeniyle konuşması

 

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek Başkanlığında Slovenya Ulusal Meclisi Başkanı Janko Veber'in vaki davetine icabetle 14-15 Mayıs 2013 tarihlerinde Slovenya'ya ve 15-16 Mayıs 2013 tarihlerinde EUREKA 18’inci Parlamentolar Arası Konferansı’na katılmak üzere Belçika'ya resmî bir ziyarette bulunması Genel Kurulun 29/3/2013 tarihli 85’inci Birleşiminde kabul edilen heyeti oluşturmak üzere siyasi parti gruplarının bildirmiş olduğu isimlere ilişkin tezkeresi (3/1221)

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Hakkâri Milletvekili Adil Zozani ve 21 milletvekilinin, Hocalı’da yaşamını yitiren 613 Azeri vatandaşın ölümünü anmak amacıyla 26/2/2012’de İstanbul Taksim'de düzenlenen mitingde ve sonrasında yaşanan olayların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/615)

2.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane ve 21 milletvekilinin, Kars ilinde turizmin geliştirilmesi için yapılması gerekenlerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/616)

3.- Ankara Milletvekili Levent Gök ve 21 milletvekilinin, alçı taşı çıkarılması ve işletilmesi ile Balâ'da organize sanayi bölgesi kurulması konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/617)

 

C) Gensoru Önergeleri

1.- Ankara Milletvekili Levent Gök ve 47 milletvekilinin, Başkent Doğalgaz Dağıtım Anonim Şirketinin değerinin çok altında bir ihale bedeli ile özelleştirilmesini onaylayarak kamuyu zarara uğrattığı iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/27)

 

D) Önergeler

1.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, (2/206) esas numaralı 23.10.2011 Tarihinde Van İli ve Erciş İlçesinde Meydana Gelen Depremlerden Zarar Görenlerin Vergi Borçları ve Vergi Cezalarının Terkini Hakkında Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/111)

 

VII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars’ta hurdacılar sitesi kurulmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/82) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

2.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, üniversite hastanelerinde çalışanların eş durumu tayinlerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2506) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

3.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlıkta yeni yapılanma kapsamında yapılan atamalara ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2850) Cevaplanmadı

4.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Antalya’da yer alan hastanelerdeki uzman doktor eksikliğine ilişkin sözlü soru önergesi (6/2869) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

5.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Gümüşhane ve Bayburt’taki Devlet hastanelerine üroloji hastaları için gerekli ameliyat malzemelerinin temin edilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/2884) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

6.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, ölüme neden olan bir ilacın ülkemizde satılıp satılmadığına ilişkin sözlü soru önergesi (6/2957) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

7.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, 2012 yılında ülke genelinde ve Tokat’ta gerçekleşen doğumlarla ilgili verilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/2987) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

8.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, hastanelerde çok sayıda yabancı uyruklu hastanın tedavi gördüğü iddiasına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/3001) Cevaplanmadı

9.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara’da şiddete uğrayan sağlık çalışanlarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/3011) Cevaplanmadı

10.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, satışı yasaklanan ilaçlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/3030) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

11.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, evde sağlık uygulamasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3076) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

12.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2007-2013 yılları arasında ruhsatlandırılan yerli ilaçlara ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/3098) Cevaplanmadı

13.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, aynı doktora on gün içerisinde ikinci kez muayene olunamamasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin sözlü soru önergesi (6/3112) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

14.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, kadrolu ve hizmet alımı yöntemi ile çalışan personele ilişkin sözlü soru önergesi (6/3125) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

15.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, üreme sağlığı danışma hattı kurulacağı hakkındaki haberlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/3244) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

16.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2007-2013 yılları arasında Ankara’da hayatını kaybeden kişi ve doğan bebek sayılarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3267) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

17.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, 112 acil sağlık istasyonu ve ambulans hizmetlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/3302) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

18.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2007-2013 yılları arasında Ankara’da lösemi teşhisi konulan çocuklara ilişkin sözlü soru önergesi (6/3348) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

19.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara’da tüberküloz teşhisi konulan hastalara ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/3349) Cevaplanmadı

20.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, terminal dönemde bulunan hastalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/3374) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

21.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, aile hekimliğine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/3427) Cevaplanmadı

22.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, kozmetik ürünlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/3430) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

23.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, aşırı tuz tüketiminden kaynaklanan hastalıkların engellenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/3451) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

24.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan Devlet Hastanesi hizmet binasının depreme dayanıklılığına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3464) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

25.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bir serisi piyasadan toplatılan bir ilaca ilişkin sözlü soru önergesi (6/3495) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

26.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan ili Göle ilçesindeki Devlet Hastanesinde ilaç, serum vb. ihtiyaçlarının hasta yakınları tarafından karşılandığı iddialarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3506) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

27.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, bazı Devlet hastanelerinde ilaç, serum vb. ihtiyaçların hasta yakınları tarafından karşılandığı iddialarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3510) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

28.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak, Hakkâri ve Batman illeri ve ilçelerindeki Devlet hastanelerinde ihtiyaçların hasta yakınları tarafından karşılandığı iddialarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3511) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

29.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kilis, Erzurum, Gümüşhane ve Bayburt illeri ve ilçelerindeki Devlet hastanelerinde ihtiyaçların hasta yakınları tarafından karşılandığı iddialarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3512) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

30.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars, Iğdır ve Ağrı illeri ve ilçelerindeki Devlet hastanelerinde ihtiyaçların hasta yakınları tarafından karşılandığı iddialarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3513) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

31.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum’da kanser vakalarının arttığı iddialarına ve onkoloji hastanesi ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3514) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

32.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, işçi sağlığı ve meslek hastalıkları hastanelerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/3551) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

33.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, veremle savaş ve kanser tarama ve eğitim merkezlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/3552) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

34.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, verem savaş dispanserleri ve verem hastalığı ile ilgili verilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/3604) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

35.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara’daki akciğer kanseri vakaları ile ilgili çeşitli verilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/3613) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

36.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, çocuk felci ile ilgili çeşitli verilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/3614) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

VIII.- SEÇİMLER

1.- Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna Üye Seçimi

 

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYON-LARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

2.- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporları (1/484) (S. Sayısı: 287)

3.- Petrol Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/725) (S. Sayısı: 450)

4.- RACVIAC-Güvenlik İşbirliği Merkezi Anlaşmasının Onaylanma-sının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Millî Savunma Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu Raporları (1/282) (S. Sayısı: 315)

5.- 2004 Gemi Balast Suyu ve Sedimanlarının Kontrolü ve Yönetimi Hakkında Uluslararası Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu Raporları (1/570) (S. Sayısı: 230)

6.- 1978 Protokolü ile Değişik 1973 Tarihli Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Ait Uluslararası Sözleşmenin III ve IV üncü Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/707) (S. Sayısı: 414)

7.- 1974 Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesine İlişkin 1988 Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/544) (S. Sayısı: 211)

8.- 1972 Denizde Çatışmanın Önlenmesine İlişkin Uluslararası Kurallar Hakkında Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/541) (S. Sayısı: 210)

9.- 1989 Uluslararası Kurtarma Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/530) (S. Sayısı: 209)

10.- Uluslararası Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/507) (S. Sayısı: 133)

11.- 2009 Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümü Hakkında Hong Kong Uluslararası Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Çevre Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporları (1/460) (S. Sayısı: 121)

12.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Deniz Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/464) (S. Sayısı: 117)

13.- Mücavir Atlantik Deniz Bölgesi, Akdeniz ve Karadenizdeki Deniz Memelilerinin Korunmasına Dair Anlaşmaya Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Çevre Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporları (1/704) (S. Sayısı: 351)

14.- Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/676) (S. Sayısı: 380)

15.- Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Kültür Yollarına İlişkin Genişletilmiş Kısmi Anlaşmayı Tesis Eden Kararına Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/686) (S. Sayısı: 386)

16.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Hükümeti Arasında Askeri İş Birliği Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/560) (S. Sayısı: 324)

17.- İslam Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/741) (S. Sayısı: 416)

18.- Türkiye Cumhuriyeti ile İslam Kalkınma Bankası Grubu Arasında Türkiyede İslam Kalkınma Bankası Grubu Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşma ile Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/744) (S. Sayısı: 434)

19.- Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/691) (S. Sayısı: 354)

20.- Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Anlaşmasının Tadiline İlişkin Genel Kurul Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/734) (S. Sayısı: 415)

21.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ormancılık Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/430) (S. Sayısı: 51)

22.- Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Yunanistan Cumhuriyeti Çevre, Enerji ve İklim Değişikliği Bakanlığı Arasında Enerji Alanında İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/474) (S. Sayısı: 62)

 

X.- OYLAMALAR

1.- (S. Sayısı: 315) RACVIAC-Güvenlik İşbirliği Merkezi Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

2.- (S. Sayısı: 414) 1978 Protokolü ile Değişik 1973 Tarihli Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Ait Uluslararası Sözleşmenin III ve IV üncü Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

3.- (S. Sayısı: 211) 1974 Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesine İlişkin 1988 Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Tasarısı’nın oylaması

4.- (S. Sayısı: 210) 1972 Denizde Çatışmanın Önlenmesine İlişkin Uluslararası Kurallar Hakkında Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

5.- (S. Sayısı: 209) 1989 Uluslararası Kurtarma Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

6.- (S. Sayısı: 117) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Deniz Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

7.- (S. Sayısı: 416) İslam Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

8.- (S. Sayısı: 434) Türkiye Cumhuriyeti ile İslam Kalkınma Bankası Grubu Arasında Türkiyede İslam Kalkınma Bankası Grubu Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşma ile Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı’nın oylaması

9.- (S. Sayısı: 415) Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Anlaşmasının Tadiline İlişkin Genel Kurul Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

 

XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bağlı kurum ve kuruluşların Bursa’daki yatırımlarına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı (7/19376)

2.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, TBMM İdari Teşkilatında görev yapan idarecilerin özlük haklarına ve kampüs lojmanlarının durumuna ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Mehmet Sağlam’ın cevabı (7/19651)

3.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, kadastrodan kaynaklı taşınmaz mülkiyeti sorunlarına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/19943)

4.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ. tarafından gerçekleştirilen bir ihale ile ilgili iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20098)

5.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, gazetecilerin işlerinden ayrılmasına neden olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/20126)

6.- İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan’ın, İstanbul’un Sultangazi ilçesindeki bir hastanenin inşaat ihalesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20141)

7.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, TOKİ tarafından yapılan konutlarla ilgili ödemelere ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20146)

8.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/20149)

9.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelerde yer aldığı iddia edilen ifadelere ve PKK terör örgütü ile yürütülen müzakerelere ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/20150) Ek cevap

10.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışan taşeron işçilere ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/20152)

11.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/20153)

12.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Suudi Arabistan’a yapılması planlanan bir geziye ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20232)

13.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın, Avcılar ilçesi Tahtakale Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesi çalışmalarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20240)

14.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20241)

15.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20242)

16.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20243)

17.- Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Nilüfer Tapu Kadastro İlçe Müdürlüğünün hizmet yerinin değişmesine ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20244)

18.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20245)

19.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bazı dere bölgelerine hafriyat döküldüğü iddialarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20246)

20.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, tapu borcu ödemeleri ile konut kredisi nedeniyle konulan ipoteklere ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20247)

21.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında tasfiye işletme müdürlüklerince satışa çıkarılan araç ve eşyalara ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20302)

22.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında yasa dışı yollarla Türkiye’ye sokulduğu iddia edilen radar tespit cihazlarına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20304)

23.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20308)

24.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20309)

25.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20310)

26.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/20413)

27.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yöneticilerinin özlük hakları ile Kuruma ait lojman ve makam araçlarına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/20588)

28.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Zazaca yayın yapan tv ve radyo kanalı açılmasına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/20590)

29.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Mardin’in Midyat ilçesindeki bir vakıf arazisine ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/20592)

30.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, bayındırlık hizmetlerinin engelliler gözetilerek yürütülmesine ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20667)

31.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20668)

32.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın, iptal edilen Suudi Arabistan ziyaretine ve ziyaret kapsamında umre yapılacak olduğu iddialarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/20672)

33.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 1993-2013 yılları arasında yapılan içki kaçakçılığına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20712)

34.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı birimlerince düzenlenen toplantı ve organizasyonlara ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20713)

35.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, istihdam edilen engellilere yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20714)

36.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, engellilerin istihdamına,

Bakanlık ve personel arasındaki davalara,

İlişkin soruları ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20715), (7/20717)

37.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa ait merkez ve taşra teşkilatı binalarında yapılan dış cephe ve iç mekan yenilemelerine,

Tanıtım faaliyeti giderlerine,

İlişkin soruları ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20716), (7/20720)

38.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, özel şahıslardan kiralanan araçlara ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20721)

39.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, özel şahıslardan kiralanan taşınmazlara ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20722)

40.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen denetimlere ve kesilen idari para cezalarına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/20723)

41.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen denetimlere ve kesilen idari para cezalarına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/20801)

42.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, yazar kasa ve pos cihazlarının yerine kullanılması öngörülen cihazların temini için verilen yetkiye ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/20803)

43.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, yeni yazar kasa uygulamasına geçişe ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/20805)

44.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, Suriye’de öldürülen bir din adamının ölümünden önce Türkiye’ye getirilmesi amacıyla yapıldığı iddia edilen çalışmalara ve bir Anadolu Ajansı çalışanının bu konudaki ifadelerine ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/20985)

45.- İstanbul Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, inşaat sektöründe açılan ve kapanan firma sayısına ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/21028)

46.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, elektrik dağıtım şirketleri bünyesinde 4857 sayılı Kanun’a tâbi olarak kapsam dışı çalışan personele ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/21122)

47.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan taşınmaz satışlarına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/21133)

48.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında Kamu İhale Kurumuna yapılan yolsuzluk şikayetleri ile ilgili başvurulara ve başvurulardan talep edilen ödemeye ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/21134)

49.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, THY uçuş ekipleri için yeni üniformalar tasarlanmasına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/21135)

50.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Abdullah Öcalan ile görüşmelerin yapıldığı süreçte Başbakanın bazı basın mensuplarına yönelik ifadelerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/21229)

51.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, kentsel dönüşüm kapsamında mağdur edildiği iddia edilen bazı vatandaşlara ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/21304)

52.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen ihalelere ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/21319)

53.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Kars’taki fabrikalarla ilgili çeşitli verilere ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/21322)

54.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, mobbing şikayetlerine ve mobbinge karşı alınan önlemlere ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Mehmet Sağlam’ın cevabı (7/21509)

55.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’daki bağlı kurum ve kuruluşlara yapılan açıktan personel atamalarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/21593)

56.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Habur Sınır Kapısı’nın kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların olup olmadığına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/21632)

57.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’daki bağlı kurum ve kuruluşlara yapılan açıktan personel atamalarına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/21633)

58.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bakanlığa yönelik siber saldırılara ve alınan önlemlere ilişkin sorusu ve Ekonomi Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın cevabı (7/21946)

59.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, 24 üncü Yasama Döneminde kabul edilen Danışma Kurulu ve siyasi parti grup önerilerine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Mehmet Sağlam’ın cevabı (7/22183)

60.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, 24 üncü Yasama Döneminde verilen kanun tekliflerine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Mehmet Sağlam’ın cevabı (7/22184)

61.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, 24 üncü Yasama Döneminde verilen soru önergelerine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Mehmet Sağlam’ın cevabı (7/22185)

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.03’te açılarak üç oturum yaptı.

Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi, Danıştayın kuruluşu ile Danıştay ve İdari Yargı Haftası’na,

Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, Şanlıurfa Akçakale Sınır Kapısı’nda 2 Mayıs 2013 Perşembe günü yaşanan olaylara,

Adana Milletvekili Ali Halaman, Adana ve ilçelerinin sorunlarına,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, 18/3/2013 tarihinde Üniversitelerarası Kurul açılışında İstiklal Marşı okunurken İstanbul Üniversitesi temsilcisinin ayağa kalkmaması sonrası gereken işlemlerin yapılıp yapılmadığını öğrenmek istediğine,

İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, İstanbul ili Maltepe ilçesi Esentepe Mahallesi’nde 10 Alevi yurttaşın evlerinin kapısına işaret konulmasına ve Hükûmetin bu konuda ne tür önlemler alacağını öğrenmek istediğine,

İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel, işçi sınıfının durumuna,

Manisa Milletvekili Sakine Öz, Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde meydana gelen dolu felaketine ve TARSİM sigortasının önemine,

Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, faizdeki düşüşten vatandaşı yararlandırmayan, ekstra masraflarla kârını artıran bankalar hakkında BDDK’nın gereken tedbirleri alması hususunda Hükûmeti göreve davet ettiğine,

Çorum Milletvekili Tufan Köse, kamuoyunda “askerî casusluk davası” olarak bilinen davaya ve iktidarın Alevi düşmanlığının nerede biteceğini öğrenmek istediğine,

Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, İzzet Baysal’ın Bolu’ya yaptığı hizmetlere ve kendisini bir kere daha şükranla, özlemle andığına,

Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, emniyet mensuplarının sorunlarına,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve 20 milletvekilinin, hasta mahpuslarla ilgili sorunların (10/612),

Bolu Milletvekili Tanju Özcan ve 21 milletvekilinin, Bolu’da yapılmış, inşası devam eden ve planlama aşamasında bulanan HES’lerin doğaya verdikleri zararların (10/613),

İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ve 21 milletvekilinin, Türkiye’de çocuk cezaevlerinde çocukların karşı karşıya kaldığı sistematik şiddet, kötü muamele ve cinsel istismar sorunlarının (10/614),

Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve görüşmelerinin sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş ve 63 milletvekilinin, Van’da 23/10/2011 tarihinde meydana gelen depremden sonra 9/11/2011 tarihinde meydana gelen diğer depreme kadar bazı binalarda hasar tespiti yaptırılmadığı, halkın deprem bakımından riskli binalara girmemesi yönünde uyarılmadığı, ildeki kamuya açık binalarla ilgili gerekli tedbirlerin alınmadığı ve bu eylemlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesine uyduğu iddiasıyla Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkında bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/2) okundu; Anayasa’nın 100’üncü maddesine göre Danışma Kurulunca tespit edilecek görüşme gününün Genel Kurulun onayına sunulacağı açıklandı.

Toplumsal barış yollarının araştırılması ve çözüm sürecinin değerlendirilmesi amacıyla kurulan (10/576, 577, 578) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Geçici Başkanlığının, başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip üye seçimine dair tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156),

2’nci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu raporlarının (1/484) (S. Sayısı: 287),

4’üncü sırasında yer alan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Petrol Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu’nun (1/725) (S. Sayısı: 450),

5’inci sırasında yer alan, RACVIAC-Güvenlik İşbirliği Merkezi Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Millî Savunma Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu raporlarının (1/282) (S. Sayısı: 315),

Görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

3’üncü sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Posta Hizmetleri Kanunu Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporu’nun (1/751) (S. Sayısı: 452), görüşmelerine devam edilerek yapılan açık oylamasından sonra kabul edildi.

Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın görüşülen kanun tasarısının geçici 5’inci maddesinde verilen önerge üzerinde yaptığı konuşma sırasında şahsına sataşması nedeniyle bir konuşma yaptı.

Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşma sırasındaki bazı ifadelerine ilişkin bir açıklamada bulundu.

Komisyonların bulunmayacağı anlaşıldığından, alınan karar gereğince, 14 Mayıs 2013 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere 17.20’de birleşime son verildi.

 

                                                         Mehmet SAĞLAM

                                                             Başkan Vekili

 

         Mine LÖK BEYAZ                                                                     Tanju ÖZCAN

               Diyarbakır                                                                                    Bolu

                Kâtip Üye                                                                                Kâtip Üye

 


II.- GELEN KÂĞITLAR

No: 151

10 Mayıs 2013 Cuma

Teklifler

1.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın; 17 Nisan Gününün Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddeti Kınama Günü İlan Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1515) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.04.2013)

2.- Manisa Milletvekili Özgür Özel'in;  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1516) (İçişleri; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 25.04.2013)

3.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın; 12.04.1991 Tarih ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1517) (İçişleri ile Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.04.2013)

4.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu ve Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan'ın; 2559 Sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/1518) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.04.2013)

5.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu ve Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan'ın; 25/10/1984 Tarihli ve 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1519) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi:  29.04.2013)

6.- Barış ve Demokrasi Partisi Grup Başkanvekili Bingöl Milletvekili İdris Baluken'in; Dersim Katliamının Yarattığı Mağduriyetlerin Giderilmesi ve Katliama Maruz Kalan Dersim Halkından Özür Dilenmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1520) (Anayasa; Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına)  (Başkanlığa geliş tarihi: 02.05.2013)

7.- Kütahya Milletvekili Alim Işık ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın; Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1521) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.05.2013)

8.- Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın'ın; 5393 Sayılı Belediye Kanunu ile 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1522) (İçişleri; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.05.2013)

9.- Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin ve Şanlıurfa Milletvekili Abdulkerim Gök ile 63 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1523) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor; Plan ve Bütçe ile Adalet Komisyonlarına)  (Başkanlığa geliş tarihi:  07.05.2013)

10.- Manisa Milletvekili Recai Berber ve Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç ile 17 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1524) (Adalet; Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler; Tarım, Orman ve Köyişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.05.2013)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, daha önce hizmete açılan tesislerin tekrar açıldığı iddialarına ve açılış törenlerinin maliyetlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/18376)

2.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Yemen’de bir cami restorasyonunda bulunan Kuran-ı Kerim ile ilgili çalışmalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/18394)

3.- İzmir Milletvekili Erdal Aksünger’in, internet bağlantı sertifikası üretme yetkisine sahip firmalara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/18548)

4.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın, Ermenistan’da bulunan Metsamor Nükleer Santraline ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20084)

5.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, yaş şartı nedeniyle emekli olamayanlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20085)

6.- Çorum Milletvekili Tufan Köse’nin, ODTÜ akademik kadrolarına, ODTܒnün başvurduğu TÜBİTAK projelerine ve ODTܒnün akademik başarısının artırılması için yapılan çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20087)

7.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’nın Polatlı ilçesindeki bazı köylerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20088)

8.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’nın Polatlı ilçesindeki bazı köylerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20089)

9.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı bazı köylerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20090)

10.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı mahalle haline getirilen bazı köylerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20091)

11.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’nın Polatlı ilçesindeki bazı köylerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20092)

12.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı mahalle haline getirilen bazı köylerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20093)

13.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Balıkesir Verem Savaş Dispanserinin hizmet binasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20094)

14.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Balıkesir’in sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasındaki yerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20095)

15.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, TOKİ’nin 55 milyon TL tutarındaki zararına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20096)

16.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Yusufeli ilçesinin yeni merkezine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20097)

17.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, Emlak Konut tarafından ihale edilen bir işe ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20099)

18.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, bankaların müşterilerinden kestikleri ücretlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20100)

19.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20101)

20.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, bir milletlerarası antlaşma ile Kazakistan’a tahsis edilen bir araziye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20102)

21.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Eğitimde Fatih Projesi kapsamında dağıtılan tabletlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20103)

22.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen bazı sınavlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20105)

23.- İzmir Milletvekili Oğuz Oyan’ın, 2012-2013 yıllarında üniversiteler tarafından talep edilen idari ve akademik kadrolara, bunların tahsisine ve üniversitelere göre dağılımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20107)

24.- İstanbul Milletvekili Osman Taney Korutürk’ün, 1 Mart 2003 tezkeresine ve bir Mutabakat Muhtırasında yer aldığı iddia edilen hükümlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20108)

25.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, 4-C statüsünde çalışan personelin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20110)

26.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara’daki ulaşım ve aydınlatma sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20111)

27.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, acil servisler ile ilgili sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20113)

28.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara’nın Çankaya ilçesine bağlı bir semtteki esnafların sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20114)

29.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, ASKİ tarafından engelli abonelere uygulanan indirim oranının düşürülmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20115)

30.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara’daki trafik sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20116)

31.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara’nın Çankaya ilçesine bağlı bir mahalledeki yol sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20117)

32.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, acil servis çalışanlarına yönelik şiddete ve engellenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20118)

33.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara’da bazı caddelerin otopark olarak kiralanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20119)

34.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, üniversite mezunu işsizlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20120)

35.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, perakende piyasasındaki sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20121)

36.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’nın Polatlı ilçesindeki bazı köylerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20122)

37.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’nın Polatlı ilçesindeki bazı köylerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20123)

38.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’da mahalle olan köylerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20124)

39.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’da mahalle olan köylerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20125)

40.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, İstanbul’da yapımı planlanan 3. havalimanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20127)

41.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, 2002 yılından bugüne kadar terör ile mücadelede şehit olanların sayısına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20128)

42.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, Hacettepe Üniversitesinin bazı ihalelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20129)

43.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, Hacettepe Üniversitesinin bazı ihalelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20130)

44.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, araç plakalarına çip takılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20131)

45.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Almanya’da Türklere yapılan saldırılara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20132)

46.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Balıkesir’in bir ilçesi ve bazı beldelerinde meydana gelen selden zarar gören vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20133)

47.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, eğitim kurumlarında PKK ve diğer terör örgütlerinin gençlik yapılanmalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20134)

48.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışan taşeron işçilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20135)

49.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’nın Polatlı ilçesindeki bazı köylerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20136)

50.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’nın Polatlı ilçesindeki bazı köylerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20137)

51.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı mahalle haline getirilen yerleşim yerlerinin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20138)

52.- İzmir Milletvekili Oğuz Oyan’ın, Ordu Üniversitesinde uygulandığı iddia edilen bazı idari işlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20139)

53.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, kira sertifikaları ile varlık kiralama şirketlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20140)

54.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20142)

55.- Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz’ın, MİT Müsteşarının Yemen’e bir ziyaret gerçekleştirdiği ve bu ziyarette bazı görüşmeler yaptığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20143)

56.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın, görevden ayrılan TÜBİTAK personeline ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20144)

57.- Ordu Milletvekili İdris Yıldız’ın, Ordu Üniversitesinde öğretim üyeleri ve öğrencilere baskı uygulandığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20145)

58.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’nın Polatlı ilçesindeki bazı köylerin çeşitli sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20147)

59.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’nın Polatlı ilçesindeki bazı köylerin çeşitli sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/20148)

60.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2012 yılları arasındaki reklamların kanunlara uygunluğuna ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/20151)

61.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/20154)

62.- İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak’ın, çiftçilerin tarım kredi kooperatifleri ile bankalardan kullandıkları kredilere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/20156)

63.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/20157)

64.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/20158)

65.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışan taşeron işçilere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/20159)

66.- İstanbul Milletvekili Müslim Sarı’nın, bireysel emeklilik sistemine katılımına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/20160)

67.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/20161)

68.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/20162)

69.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasındaki yıldırım düşmesi vakaları ile bunların neden olduğu can ve mal kayıplarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/20164)

70.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışan taşeron işçilere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Atalay) yazılı soru önergesi (7/20165)

71.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/20166)

72.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20175)

73.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, tutuklu ve hükümlülerin telefon görüşmelerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20176)

74.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20177)

75.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, tutukluluk hali biten kişilerin düşüm işlemleri için yapılan bir uygulamaya ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20178)

76.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın, Silivri 2 Nolu L Tipi Cezaevinde bir tutuklunun Kürtçe yazdığı mektupların işleme alınmadığı iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20179)

77.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, cezaevlerindeki hasta mahkumlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20180)

78.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlara yönelik protesto eylemi gerçekleştirenlere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20181)

79.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2012 yılları arasında polise mukavemet iddiasıyla hakkında adli işlem yapılanlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20182)

80.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2012 yılları arasında sağlık çalışanlarına yönelik şiddette bulunanlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20183)

81.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, icra daire ve müdürlüklerindeki belgeler ve icra dosyalarının yedeklenmesine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20184)

82.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında sigorta usulsüzlüğü ve dolandırıcılığı yapanlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20185)

83.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, kamu ihalelerinde yapılan yolsuzluk ve usulsüzlüklere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20186)

84.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20188)

85.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20189)

86.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20190)

87.- Ankara Milletvekili Sinan Aydın Aygün’ün, taahhüdü ihlal suçu işleyenler ile ilgili bazı verilere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20191)

88.- İstanbul Milletvekili Melda Onur’un, mahkemelerdeki tanık dinlemelerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20192)

89.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20193)

90.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, Rize Belediye Başkanına yönelik adli ve idari işlemlere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/20194)

91.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/20195)

92.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, yaşlı nüfusa ve yaşlı vatandaşlara yönelik hizmetlere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/20196)

93.- İstanbul Milletvekili Ayşe Eser Danışoğlu’nun, kadına yönelik şiddetin engellenmesi için yapılan çalışmalara ve sığınma evlerinde kalan kadınlara sağlanan olanaklara ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/20197)

94.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışan sosyal hizmet uzmanlarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/20198)

95.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında çalışan personele ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/20199)

96.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Bakanlığa bağlı sevgi evlerine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/20201)

97.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/20202)

98.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/20203)

99.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/20204)

100.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/20205)

101.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/20206)

102.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/20208)

103.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/20209)

104.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/20210)

105.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/20212)

106.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/20213)

107.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/20214)

108.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/20215)

109.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, kamu kurumlarında çalışanlara verilen ayni yemek desteğine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20216)

110.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, memurların özlük haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20217)

111.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, sosyal güvenlik destek primi uygulamasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20218)

112.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20219)

113.- Denizli Milletvekili Adnan Keskin’in, Sosyal Güvenlik Kurumunun bir iştirakinin faaliyetlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20220)

114.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, 2011-2012 yıllarında 4857 sayılı Kanuna göre denetlenen iş yeri sayısı ile fazla çalışma yapılan iş yerlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20221)

115.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, işe giriş sırasında istenilen sağlık raporlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20222)

116.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, havalimanlarında yaşanan iş kazalarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20223)

117.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Adana’da yaşanan baraj kazasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20224)

118.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında enerji santrallerinde meydana gelen yangın ve kazalara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20225)

119.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, madencilik sektöründe çalışanların özlük haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20227)

120.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20228)

121.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20229)

122.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20230)

123.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20231)

124.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20233)

125.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, İstanbul’un bazı ilçelerinde proje alanı ilan edilen arazilere ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20234)

126.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, Marmara Denizi civarında faaliyet gösteren sanayi tesislerinin atıklarına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20235)

127.- İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in, yapılan plan değişikliklerine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/20236)

128.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20248)

129.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Suriye’deki muhaliflere askeri destek sağlandığı iddialarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20249)

130.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Kerkük’e giden Devlet adamlarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20250)

131.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20252)

132.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Londra Büyükelçiliğindeki bir akşam yemeğinde Osmanoğlu Ailesi üyeleri ile bir araya gelinmesine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20253)

133.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20254)

134.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, kooperatiflerin gübre siparişlerinde yaşanan sorunlara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20282)

135.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, 5199 sayılı Kanunda yapılması planlanan değişikliklere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20283)

136.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20284)

137.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, TAPDK tarafından yapılan bağışlara, personel alımına ve mal ve hizmet tedarikine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20285)

138.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’daki endemik bitkilere ve korunması için yapılan çalışmalara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20286)

139.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, üzüm üreticilerinin sorunlarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20287)

140.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında Et ve Balık Kurumunda yaşandığı iddia edilen yolsuzluklara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20288)

141.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, canlı sığır ithalatında uygulanan gümrük vergisine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20289)

142.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasındaki pestil ve köme üretimi ile ihracatına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20290)

143.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, ekmek fırınlarının üretim koşullarına ve denetimine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20291)

144.- Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan’ın, çiftçilerin mağduriyetlerine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20293)

145.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20294)

146.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20295)

147.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20296)

148.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20297)

149.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, ziraat mühendisi istihdamına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/20298)

150.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/20299)

151.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara Ticaret Odasında çıkan yangına ve ticaret odalarının kayıt sistemlerine ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/20301)

152.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Hopa ilçesine bağlı bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20311)

153.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’e bağlı bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20312)

154.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Arhavi ilçesine bağlı bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20313)

155.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, uzman jandarmaların özlük haklarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20314)

156.- Çorum Milletvekili Tufan Köse’nin, Çorum’un bazı köylerinin yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20315)

157.- Çorum Milletvekili Tufan Köse’nin, Çorum’un Kargı ilçesindeki bir köyün yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20316)

158.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, elektronik araç kimliklendirme sistemine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20317)

159.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20318)

160.- Çorum Milletvekili Tufan Köse’nin, Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı bir köyün kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20319)

161.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, Kocaeli Derince Belediyesinin bir iştirakinin faaliyetlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20320)

162.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, çeşitli demografik verilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20321)

163.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Arhavi ilçesine bağlı bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20322)

164.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Hopa ilçesine bağlı bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20323)

165.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı bir köyün sulama kanalı ihtiyacına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20324)

166.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’e bağlı bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20325)

167.- Muğla Milletvekili Tolga Çandar’ın, Muğla’da TGB üyesi veya sempatizanı gençler ile ailelerine baskı yapıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20326)

168.- İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in, Esenyurt Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinden kaynaklandığı iddia edilen imar sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20327)

169.- Muş Milletvekili Demir Çelik’in, Erzurum’un Hınıs ilçesinin içme suyu sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20328)

170.- Muş Milletvekili Demir Çelik’in, Erzurum’un Hınıs ilçesinde imar planına aykırı olan yapılara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20329)

171.- Muş Milletvekili Demir Çelik’in, Erzurum’un Hınıs ilçesinin bazı mahallerinin belediye hizmetlerinden faydalanamadığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20330)

172.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, bakan ve milletvekili korumalarının uçuşlarda silahlarını yanlarında bulundurdukları iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20331)

173.- Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş’ün, Balıkesir’in Bigadiç ilçesindeki bir camide yaşanan hırsızlık olayına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20332)

174.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki kaçak yapılaşmalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20333)

175.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, sınır kapılarından giriş çıkış yapan ambulanslar ve diğer araçlar ile ilgili iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20334)

176.- Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ’ın, bazı illerdeki içki yasağı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20335)

177.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Dikmen Vadisinde kentsel dönüşüm kapsamında bazı evlerin yıkımı sırasında yaşanan olaylara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20336)

178.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara Şehirlerarası Yolcu Terminalindeki bazı eksikliklere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20337)

179.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının tutumuna ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20338)

180.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara’da bir mahallenin ulaşım sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20339)

181.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara’da içki ruhsatı olmayan bir işletmede yemek yiyen ve içki içen vatandaşlara yönelik polisin bazı uygulamalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20340)

182.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, pazar tezgahları için belirlenen ücretlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20341)

183.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara Büyükşehir Belediyesinin bir sempozyum için düzenlediği ihaleye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20342)

184.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara’da yapımı planlanan teleferik projelerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20343)

185.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin ili Hopa ilçesine bağlı bir köyün yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20344)

186.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin ili Şavşat ilçesindeki bir köyün yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20345)

187.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin ili Arhavi ilçesine bağlı bir köyün yol bakım ve onarım çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20346)

188.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin iline bağlı bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20347)

189.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, Eskişehir’deki belediyelerin çalışanlarına olan borçlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20348)

190.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara Ticaret Odasında çıkan yangına ve ticaret odalarının kayıt sistemine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20349)

191.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasındaki bankamatik dolandırıcılığına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20350)

192.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında kaybolan, yaşamını yitiren ve yaralanan dağcılara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20351)

193.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında el konulan ehliyetlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20352)

194.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Türkiye’de bulunan yabancı askeri personel sayısına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20353)

195.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında yediemin otoparklarında yapılan araç satışlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20354)

196.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında taksicilere yönelik işlenen suçlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20355)

197.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasındaki tarihi eser kaçakçılığı suçlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20356)

198.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında devlet görevlisi gibi davranarak dolandırıcılık yapanlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20357)

199.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında kurusıkı tabancaların sebep olduğu adli vakalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20358)

200.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında intihar eden veya intihar girişiminde bulunan polislere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20359)

201.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında halk ve belediye otobüslerinin karıştığı kazalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20360)

202.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyeleri tarafından gerçekleştirilen ağaçlandırma çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20361)

203.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında öğretmenlere yönelik şiddete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20362)

204.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, ruhsatsız ekmek fırınları ile belediyeler tarafından fırınlara yönelik yapılan denetimlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20363)

205.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, narkotik köpeklere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20364)

206.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, trafik cezalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20365)

207.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, İzmit’te yeni yapılan bir yolda oluşan oyuklara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20367)

208.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, İzmit’te bir mahallenin kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20368)

209.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, bir işletmeye yönelik alınan yıkım kararına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20369)

210.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, üniversitelerde yaşanan olaylara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20370)

211.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, fahri trafik müfettişi uygulamasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20371)

212.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, eğitim kurumlarında PKK ve diğer terör örgütlerinin gençlik yapılanmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20372)

213.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından vatandaşlara gönderilen bir ihbarnameye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20373)

214.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, nüfus cüzdanı değişimlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20374)

215.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20375)

216.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20376)

217.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bir belediyedeki yolsuzluk iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20377)

218.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20378)

219.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, Bingöl’deki su sıkıntısına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20379)

220.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Adalet Bakanlığı ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkez binasına yönelik saldırılara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20380)

221.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, 17-21 Mart 2013 tarihleri arasında yapılan gözaltı işlemlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20381)

222.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Şavşat ilçesindeki bir köyün sulama sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20382)

223.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Hopa ilçesindeki bir köyün ulaşım sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20383)

224.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’e bağlı bir köyün sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20384)

225.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in Arhavi ilçesindeki bir köyün yol ve su sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20385)

226.- Denizli Milletvekili İlhan Cihaner’in, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisinde kabul edilen bir nazım imar planına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20386)

227.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, Gemlik Belediye Başkanının görevden alınmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20387)

228.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, terör örgütünün elinde bulunan vatandaşlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20388)

229.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Antalya Valiliğinin kahvehanelere kamera takılması ile ilgili kararına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20389)

230.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, Ziya Tasalı’nın yakalanması ve hakkındaki bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20390)

231.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin zorunlu şark hizmetine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20391)

232.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20392)

233.- Çorum Milletvekili Tufan Köse’nin, Çorum’daki bir köyün yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20393)

234.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, Rize Belediye Başkanına yönelik adli ve idari işlemlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20394)

235.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, trafik sigortası ve kasko poliçesi ücretlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20395)

236.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20396)

237.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20398)

238.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, Hatay’a yönelik yatırımlara ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20399)

239.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20400)

240.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/20401)

241.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/20403)

242.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/20404)

243.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/20405)

244.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/20406)

245.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/20407)

246.- İstanbul Milletvekili Sedef Küçük’ün, Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilmiş taşınmazlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/20408)

247.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye ve yeni nesil ödeme kaydedici cihazların kullanımına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/20409)

248.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, mesai ücretlerinin kaldırılmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/20412)

249.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/20414)

250.- İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in, pos özellikli mobil yazar kasa kullanımına geçilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/20416)

251.- Ordu Milletvekili İdris Yıldız’ın, pos özellikli mobil yazar kasa kullanımına geçilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/20417)

252.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/20418)

253.- Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan’ın, akıllı yazar kasa sistemine geçilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/20419)

254.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20420)

255.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yeni eğitim sistemine, okula başlama yaşına ve ilkokullardaki seçmeli derslere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20421)

256.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, bir rektör atamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20422)

257.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Almanca öğretmeni atamalarına ve Almanca öğretmenlerinin sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20423)

258.- Muğla Milletvekili Tolga Çandar’ın, Muğla’da gerçekleştirilen bir seminere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20424)

259.- Muş Milletvekili Demir Çelik’in, Erzurum’un Hınıs ilçesindeki bir lisenin eksikliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20425)

260.- Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan’ın, okullarda meydana gelen kazalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20426)

261.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, öğretim üyelerinin maaşlarına ve yeni okul inşası için gereken arazilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20427)

262.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, okullardaki görevli personele, seçmeli derslere ve meslek liseleri ile ilgili sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20428)

263.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesinin acil servis ünitesiyle ilgili ihaleye ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20429)

264.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Hacettepe Üniversitesinin bir ihalesiyle ilgili iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20430)

265.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Gümüşhane’nin bir köyünde TOKİ tarafından yaptırılan bir okula ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20431)

266.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Türk akademisyenlerin çalışmalarının uluslararası bilimsel yayınlarda yer almasına yönelik çalışmalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20432)

267.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında öğretmenlere yönelik şiddete ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20433)

268.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2013 yılları arasında istifa eden öğretim elemanlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20435)

269.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2013 yılları arasında yaş hadleri dolmadığı halde emekli olan öğretim elemanlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20436)

270.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, profesör kadrolarına atanmak için gerekli şartları sağladığı halde atanmayan doçent unvanlı öğretim üyelerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20437)

271.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2013 yılları arasında öğretim üyeleri tarafından üniversite yöneticileri hakkında yapılan şikayetlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20438)

272.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, üniversitelerde doçent unvanına sahip olduğu halde kadroya atanamayan öğretim elemanlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20439)

273.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2013 yılları arasında başka üniversite veya kurum/kuruluşlara geçiş yapan öğretim elemanlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20440)

274.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, doktorasını tamamladığı halde yardımcı doçent kadrosuna atanamayan öğretim elemanlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20441)

275.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, üniversitelerde doçent unvanına sahip olduğu halde kadroya atanamayan öğretim üyelerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20442)

276.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Açık Öğretim Fakültesi öğrencilerinin sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20443)

277.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, Bakanlığa karşı açılan davalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20444)

278.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Ordu Üniversitesindeki bazı uygulamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20445)

279.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20446)

280.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20447)

281.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20448)

282.- Edirne Milletvekili Recep Gürkan’ın, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20449)

283.- Edirne Milletvekili Recep Gürkan’ın, Muğla’nın Milas ilçesinde düzenlenen bir seminere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20450)

284.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/20451)

285.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, Almanya ile Türkiye arasında imzalandığı iddia edilen bir milletlerarası antlaşmaya ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20452)

286.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın, İncirlik Üssünde bulunduğu iddia edilen ABD’ye ait nükleer başlıklı bombalara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20453)

287.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2005-2013 yılları arasında yurt dışında görevlendirilen personele ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20454)

288.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında Kandil’e düzenlenen hava operasyonlarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20455)

289.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Türkiye’de bulunan yabancı askeri personel sayısına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20456)

290.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Libya’ya verilen TOMA araçlarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20457)

291.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, TSK için üretilen kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer koruyucu kıyafetlere ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20458)

292.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2012 yılları arasında askeri konvoylara yönelik saldırılara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20459)

293.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Akçakale’ye düşen top mermisi ve Suriyeli muhaliflerin sahip olduğu silah ve mühimmata ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20461)

294.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20462)

295.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20463)

296.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20464)

297.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, Muş Hasköy Jandarma Komutanlığındaki bir askerin ölümüne ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20465)

298.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, şüpheli asker ölümlerine ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20466)

299.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, Damal Piyade Tabur Komutanlığındaki bir askerin ölümüne ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20467)

300.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20468)

301.- Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan’ın, Elazığ’ın Maden ilçesindeki Hazar Jandarma Karakolundaki bir erin ölümüne ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/20469)

302.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20473)

303.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20474)

304.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/20477)

305.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt içi ve yurt dışı programlarına ulaşımda uçak kullanılmasına ve Bakanlık tarafından yayımlanan dergilere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20491)

306.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yurt dışı görevlendirmelere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20492)

307.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, kamu hizmetlerinin özel sektör eliyle yaptırılmasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20493)

308.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, çağrı merkezleri ile ilgili sorunlara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20494)

309.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, Ankara İstanbul Sürat Demiryolu ve Ayaş Tüneli inşaatına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20495)

310.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında boğazlarda düşük görüş nedeniyle yaşanan kazalara ve bununla ilgili önlemlere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20496)

311.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, deniz fenerleri ile deniz fenerlerinde görevli personele ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20497)

312.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasında sivil havacılık alanında yaşanan kazalara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20498)

313.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, İstanbul’daki banliyölerin hizmete ara vermesi nedeniyle yaşandığı iddia edilen mağduriyetlere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20499)

314.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, havalimanlarında yaşanan iş kazalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20500)

315.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasındaki Tır Karnesi sayısına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20501)

316.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2013 yılları arasındaki tren kazalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20502)

317.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, şehirlerarası otobüslerin karıştığı kazalara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20503)

318.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2002-2012 yılları arasında kara yollarında yaşanan heyelan vakalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20504)

319.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşıma kapanan yollara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20505)

320.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da olası bir depremin olumsuz etkilerinden korunmak için alınan önlemlere ve Bursa’daki hizmet binalarının depreme dayanıklılığına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20507)

321.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2002 yılından itibaren Bursa’ya veya Bursa’dan tayin edilen personele ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20508)

322.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, yüksek hızlı tren projelerine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20509)

323.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlığa bağlı birimlerde çalışan taşeron işçilere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20510)

324.- Adana Milletvekili Osman Faruk Loğoğlu’nun, Denizcilik İş Sözleşmesinin Türkiye tarafından imzalanmamasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20511)

325.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, Tokat Çevre Yolundaki heyelan tehlikesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20512)

326.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Van’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20513)

327.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, Trabzon’da yapılan üst geçitlere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/20514)

 


No: 152

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Raporlar

1.- Nükleer Maddelerin Fiziksel Korunması Sözleşmesinde Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/757) (S. Sayısı: 455) (Dağıtma tarihi: 13.05.2013) (GÜNDEME)

2.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Cibuti Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/760) (S. Sayısı: 456) (Dağıtma tarihi: 13.05.2013) (GÜNDEME)

3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bulgaristan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ortak Film Yapımına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 457) (Dağıtma tarihi: 13.05.2013) (GÜNDEME)

4.- Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ile Kore Cumhuriyeti Ulusal Polis Teşkilatı Arasında Polis İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/762) (S. Sayısı: 458) (Dağıtma tarihi: 13.05.2013) (GÜNDEME)

5.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Kültür Merkezlerinin Kuruluşu ve Faaliyetlerine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/764) (S. Sayısı: 459) (Dağıtma tarihi: 13.05.2013) (GÜNDEME)

 

Gensoru Önergesi

1.- Ankara Milletvekili Levent Gök ve 47 Milletvekilinin; Başkent Doğalgaz Dağıtım Anonim Şirketinin değerinin çok altında bir ihale bedeli ile özelleştirilmesini onaylayarak kamuyu zarara uğrattığı iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında bir gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/27) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.05.2013) (Dağıtma tarihi: 13.05.2013)

 

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.-    İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, tutuklu gazetecilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/18362)

2.-    Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu’nun, kamu hastanelerinin gazetelere verdiği ilanlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18520)

3.-    Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Darıca Diş Hastanesi ile ilgili iddialara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18521)

4.-    Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, sağlık fizikçilerinin kadroya alınmadığı iddiasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18522)

5.-    Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, meslek hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden çalışanlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18523)

6.-    Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, besin desteği olarak satılan bitkisel ürünlere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18524)

7.-    Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Diyarbakır’a yapılması planlanan bir hastane ihalesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18525)

8.-    Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Diyarbakır’a yapılması planlanan bir hastanenin ihalesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18526)

9.-    Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, Tekirdağ’a yapılması planlanan 400 yataklı Devlet Hastanesi Projesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18527)

10.-  Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan bazı memurların KEY ödemelerinin yapılmadığı iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18528)

11.-  Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, tıbbi sekreterlerin istihdamına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18529)

12.-  Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş’ün, Balıkesir’in Gönen ilçesindeki kanser vakalarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18530)

13.-  İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Suriye’deki çatışmalarda yaralanan ve Türkiye’de tedavi gören Suriyelilere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18531)

14.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir firma ile ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/19394)

 

No: 153

14 Mayıs 2013 Salı

Tasarı

1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Teknik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/775) (Dışişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.05.2013)

 

Teklifler

1.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli'nin; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1525) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler; Tarım, Orman ve Köyişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.05.2013)

2.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz ve 2 Milletvekilinin; Devlet Memurları Kanunu ile İş Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1526) (Kadın Erkek Fırsat Eşitliği; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.05.2013)

3.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in; İş Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1527) (Kadın Erkek Fırsat Eşitliği; Plan ve Bütçe ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.05.2013)

4.- İstanbul Milletvekili Sedef Küçük'ün; 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1528) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler; İnsan Haklarını İnceleme ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.05.2013)

5.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural'ın; Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1529) (Kadın Erkek Fırsat Eşitliği; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.05.2013)

6.- Kütahya Milletvekili Alim Işık ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural'ın; İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1530) (Milli Savunma; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.05.2013)

7.- Adana Milletvekili Ali Halaman'ın; Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1531) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.05.2013)

8.- Mersin Milletvekili Ali Öz ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural'ın; Yükseköğretim Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1532) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.05.2013)

9.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar'ın; 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ve 5393 Sayılı Belediye Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1533) (Plan ve Bütçe; Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 09.05.2013)

 

Tezkereler

1.- Hakkari Milletvekili Selahattin Demirtaş'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1219) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.05.2013)

2.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1220) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.05.2013)

 

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Hakkari Milletvekili Adil Zozani ve 21 Milletvekilinin, farklı din, dil ve düşünceye sahip kişi veya gruplara yönelik saldırıların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/615) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.03.2012)

2.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane ve 21 Milletvekilinin, Kars ilinde turizmin geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/616) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.03.2012)

3.- Ankara Milletvekili Levent Gök ve 21 Milletvekilinin, alçı taşının Bala’da en verimli şekilde çıkarılması ve işletilmesi konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/617) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.03.2012)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, hükümetin kadınları ilgilendiren konulardaki politikalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/18556)

2.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Kandıra F1 ve F2 cezaevleriyle ilgili bir iddiaya ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18615)

3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, İcra ve İflas Kanunundaki taahhüdü ihlal suçundan kaynaklanan sorunlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18616)

4.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, PKK terör örgütü ile görüşmeleri yürüten kamu görevlilerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18617)

5.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın, 2005-2006 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yapmış olduğu alt yapı ihaleleri ile ilgili soruşturmalara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18618)

6.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Türkiye’de davaların uzun sürdüğü iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18619)

7.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumundaki yolsuzluk iddiaları ile ilgili dava dosyasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18620)

8.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıyla ilgili bir davaya ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18621)

9.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Diyarbakır’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18622)

10.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, cezaevleri ve ıslahevlerindeki çocuklara yönelik şiddetin engellenmesi kapsamındaki çalışmalara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18623)

11.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın, Bolu F Tipi Cezaevindeki bir tutukluya yapıldığı iddia edilen muamelelere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18624)

12.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, Balyoz davasında görev alan hakim ve savcılarla ilgili suç duyurularına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18625)

13.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Adıyaman’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18626)

14.- İzmir Milletvekili Oğuz Oyan’ın, tutuklu üniversite öğrencileriyle ilgili verilere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18627)

15.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin ve ilçelerinde domuz gribi teşhisi konulan hastalara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18834)

16.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, süt ve süt ürünlerinin tüketimini teşvik etmek için yapılan çalışmalara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18835)

17.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kamu Hastaneleri Birliklerine ait kadrolara yapılan atamalara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18837)

18.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 1997 yılında Bakanlığa devredilen kurumlara ve bu kurumların personeline KEY ödemelerinin yapılmadığı iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18838)

19.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın, Uludere Devlet Hastanesinin yeterliliğine ve meydana gelen bir olaya ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18839)

20.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, diyabet ve obezite merkezi projelerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18841)

21.- Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş’ün, Balıkesir’in Bandırma ilçesinde kurulması düşünülen gübre fabrikasına ve insan sağlığına etkilerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18842)

22.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, çeşitli enfeksiyon hastalıklarına ve bu hastalıklarla ilgili alınan önlemlere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18844)

23.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, Adana’da bir vatandaşın evinde yapılan aramaya ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18866)

24.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Hakkâri’ye yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/19756)

25.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Şırnak’a yönelik proje ve yatırımlara ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/19757)

 


14 Mayıs 2013 Salı

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER : Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Muhammet Rıza YALÇINKAYA (Bartın)

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 103’üncü Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz. (AK PARTİ sıralarından “Aaa!” sesleri)

Canım, bir iyilik yaptım yani size de iyilik hora geçmiyor.

İHSAN ŞENER (Ordu) – Eyvallah, teşekkürler Başkan.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Hükûmet adına İçişleri Bakanı Sayın Muammer Güler’in Hatay Reyhanlı’da meydana gelen menfur olayla ilgili, İç Tüzük’ün 59’uncu maddesine göre gündem dışı söz talebi vardır. Gündeme geçmeden önce bu talebi yerine getireceğim. Sayın Bakanın açıklamasından sonra istemleri hâlinde siyasi parti gruplarına ve grubu bulunmayan milletvekillerinden birine söz vereceğim. Konuşma süreleri Hükûmet için yirmi, siyasi parti grupları için on, grubu bulunmayan milletvekili için beş dakikadır.

Buyurun Sayın Bakan. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, ben sizin mikrofonunuzu açmadan evvel, sayın milletvekilleri, önemli bir konuyu görüşeceğiz, yani Allah rızası için şu gürültüyü kesin.

Buyurun.

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Hükûmetin Gündem Dışı Açıklamaları

1.- İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırılara ilişkin gündem dışı açıklaması ve MHP Grubu adına Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, BDP Grubu adına Van Milletvekili Nazmi Gür, CHP Grubu adına Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan, AK PARTİ Grubu adına Hatay Milletvekili Adem Yeşildal’ın ve şahsı adına İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, aynı konuda konuşmaları

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Mardin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hatay ilimizin Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 Cumartesi günü meydana gelen ve hepimizi derinden üzen olayla ilgili olarak yüce Meclisi bilgilendirmek üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

11 Mayıs 2013 Cumartesi günü, saat 13.21 ve 13.23 sıralarında, Reyhanlı ilçesi belediye ve PTT binaları önüne daha önceden park edilmiş, bomba yüklü iki aracın infilak etmesi sonucu maalesef 51 vatandaşımız -ve içinde Suriyeliler de var tabii ki- hayatını kaybetmiş ve 151 -gene içinde Suriyeli olanların- vatandaşımız da yaralanmıştır. Olayda kullanılan iki aracın büyük miktarda fabrikasyon plastik patlayıcı etken maddesi olan RDX kullanılarak hazırlanmış bombayla yüklü olduğu ve muhtemelen uzaktan kumandalı düzeneğin patlatılması sonucu saldırının gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Hâlen 12’si ağır olmak üzere 40 vatandaşımızın tedavileri devam etmektedir. Ağır yaralıların büyük bir çoğunluğu hayati tehlikeyi atlatmış bulunmaktadır ve hâlen 4’ü yoğun bakımdadır.

Öncelikle, bu insanlık dışı, menfur terör olayını şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Hayatını kaybeden kardeşlerimize yüce Allah’tan rahmet, yakınlarına ve yüce milletimize sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavilerine devam edilen yaralı kardeşlerimize de acil şifalar temenni ediyoruz.

Hayatını kaybeden 51 kişiden şu ana kadar 43’ünün kimlik tespiti tamamlanmıştır. Bunların 38’i Türk vatandaşıdır, 5’i Suriyelidir, diğer 8 kişinin kimlik tespit çalışmaları devam etmektedir.

Bu üzücü olayın hemen akabinde devletin bütün birimlerince olaya vaziyet edilmiş, insanlarımızın acil ihtiyaçlarını karşılamak üzere her türlü tedbir alınmıştır. Hükûmetimiz Reyhanlı’nın yaralarını hemen sarmaya ve saldırının izlerini tamir etmeye başlamıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dün yaşanan diğer bir acı olayda da Amasya Merzifon 5’inci Ana Jet Üst Komutanlığına ait bir adet F-16/C savaş uçağı saat 14.15’te Osmaniye, Hatay ve Gaziantep illerinin kesiştiği bölgedeki görev uçuşu esnasında düşmüştür. Arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları sonucunda akşam saat 21.20 sıralarında şehit Hava Pilot Üsteğmen Hamza Gümüşsoy’un naaşına ulaşılmıştır. Şehit pilotumuza da Allah’tan rahmet, yakınlarına, Hava Kuvvetlerimize, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Aksaraylı hemşehrilerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Reyhanlı olayının hemen akabinde benim de içinde bulunduğum, Başbakan Yardımcımız, Adalet Bakanımız, Sağlık Bakanımız ve milletvekillerimizden müteşekkil bir heyetle birlikte olay yerine derhâl gidilerek gelişmeler yakından takip edilmiştir. Olaydan hemen sonra Bakanlık merkezi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile Hatay Valiliği ve Reyhanlı Kaymakamlığında acil kriz merkezleri oluşturulmuş, yirmi dört saat esasına göre faaliyet icra edilmiştir. Zanlıların kaçma ihtimaline karşı sınır kapıları kapatılarak birimler teyakkuza geçirilmiş, araç giriş-çıkışları kontrol altına alınmıştır. Ayrıca, barınma merkezlerinde misafir edilen Suriyelilere yönelik herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için gerekli güvenlik önlemleri de aldırılmıştır. Reyhanlı’da yaşanan bu hain saldırı sonrası ilçede yaşayan Suriyeliler de, talepleri üzerine, 700 kişi Adıyaman, Nizip ve Akçakale barınma merkezlerine nakledilmişlerdir.

Reyhanlı ilçesine olay günü itibarıyla gerek il merkezi ve çevre ilçelerden gerekse civar illerden 2 bine yakın güvenlik görevlisi takviye kuvvet olarak görevlendirilmiştir. Meydana gelebilecek istenmeyen olayların önlenmesi ve provokasyonlara meydan verilmemesi için ilçede bulunan sivil toplum örgütleri ve kanaat önderleriyle görüşme yapılmıştır ve burada ifade ediyorum, provokasyonlara alet olmayan Reyhanlılı ve Hataylı hemşehrilerimize, örnek teşkil eden bu sağduyulu davranışları dolayısıyla, yüce Meclisimizin huzurunda şükranlarımızı sunuyorum.

Yine, siyasi partilerimizin sayın genel başkanlarına, grup başkan vekillerine ve bölge milletvekilleri başta olmak üzere bütün milletvekillerimize, bölgeye giderek halkımızın acısını paylaştıkları için, ayrıca teşekkürlerimi ifade ediyorum.

Değerli milletvekilleri, olayın oluş anından itibaren Sağlık Afet Koordinasyon Merkezince 22 adet 112 ambulansı, 2 ulusal medikal kurtarma ekibi, il dışı hasta nakilleri için 3 adet uçak ambulans görevlendirilmiştir.

Hatay Valiliğince yapılan hasar tespit çalışmaları neticesinde 452 iş yeri, 62 araç, 11 kamu binası ve 293 konutun hasar gördüğü anlaşılmıştır. Çalışmalar tamamlandıktan sonra vatandaşlarımızın her türlü maddi zararları 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında en kısa sürede ve tümüyle karşılanacaktır.

Bu meyanda, yaralanan vatandaşlarımızın tedavi giderleriyle evleri, iş yerleri, araçları ve eşyalarıyla ilgili zararları da bütünüyle karşılanacaktır.

Başbakanlık tarafından acil ihtiyaçları karşılamak üzere hemen 7,5 milyon TL Hatay Valiliği emrine gönderilmiştir. Bu sadece acil ihtiyaçların karşılanması içindir, diğer zararlar bunun dışındadır.

Ayrıca, hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla sakatlanan ve yaralanan vatandaşlarımıza tazminat ödenecektir. Yaşamını yitiren vatandaşlarımızın mirasçılarına ve malullere de maaş bağlanacaktır.

Reyhanlı’da zarara uğrayan esnafımızın sigorta ve vergi ödemelerinin ertelenmesi için Başbakanlığımızca gerekli talimat verilmiştir.

Değerli milletvekilleri, hiç kimsenin şüphesi olmasın ki devletimiz her türlü zararı karşılamaya muktedirdir ve bunu da en kısa sürede gerçekleştirecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Suriye’de yaşanan iç çatışmalar nedeniyle ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyeli sığınmacılara kapımızı, biliyorsunuz, açtık. Onlara her türlü insani yardımı yapmaktayız. Bugüne kadar 8 ilimizde kurulan 17 barınma merkezinde Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapılmaktadır, geçici koruma sağlanmaktadır; son çıkarılan kanun mucibince, tam teknik tabiriyle geçici barınma sağlanmaktadır. Kamplarımızda ikamet eden yaklaşık 200 bin kişi için barınmanın yanı sıra gıda, sağlık, eğitim, haberleşme, bankacılık, ibadet ve sosyal faaliyetler kapsamında her türlü imkân sağlanmaktadır. 1.500’den fazla öğretmenin görev yaptığı kamplarda 29 bini aşan Suriyeli öğrenci dersliklerde eğitim görmektedir. 27 bin yetişkin için de kurslar açılmıştır. Günlük ortalama 6 bin poliklinik hizmetleri verilmektedir, bugüne kadar 1 milyondan fazla poliklinik hizmeti gerçekleşmiştir. Öte yandan, barınma merkezlerinde bugüne kadar da 3 binden fazla sağlıklı bebek dünyaya gelmiştir.

Suriye’nin kuzeyinde yoğunlaşan şiddet olaylarının bu bölgelere insani yardım ulaştırılmasında bazı güçlüklere neden olmasından dolayı AFAD, uluslararası hukuka uygun olarak sınırın sıfır noktasında kurduğu 8 yardım kabul merkezinde insani yardım dağıtımını koordine etmekte, Türk Kızılayı da temel ihtiyaç ve sağlık malzemesi yardımlarına devam etmektedir. AFAD tarafından, bugüne kadar, Suriyeli misafirlerin ihtiyaçları doğrultusunda, ilgili valilikler emrine 900 milyon TL’den fazla acil yardım ödeneği gönderilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Reyhanlı’da meydana gelen bu insanlık dışı olayın amacı, hedefi, yöneldiği insanlar itibarıyla hem ülkemizin huzur ortamına darbe vurmak hem de yürütülmekte olan çözüm sürecini provoke etmek, buradaki insanları birbirleriyle karşı karşıya getirmek ve bölge insanlarını tahrik etmektir, amaç budur. Hülasa, Reyhanlı’daki terör eylemi Türkiye’nin istikrarına karşı yapılan bir eylemdir. Ülke olarak sorunlarımızı çözme iradesini ortaya koyduğumuz bu dönemde meydana gelen eylemin zamanlaması da oldukça manidardır. Bu eylemi, ülkemizdeki gelişmeler ve bu gelişmelerle birlikte, bölgedeki duruşumuzla birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Türkiye’yi Suriye’deki kanlı bataklığın içine çekme yönündeki her hürlü provokasyon karşısında son derece dikkatli, hassas ve en önemlisi de son derece soğukkanlı olmak zorundayız. Büyük devlet, hadiseler karşısında soğukkanlılığını muhafaza edebilen, aklıselimle düşünebilen ve hareket edebilen devlettir.

Suriye’de bu kanlı sürecin başladığı andan itibaren sınır ilçelerimize yönelik ihlallerle, Cilvegözü Sınır Kapısı’ndaki saldırıyla ve diğer bazı provokasyonlarla âdeta Türkiye’nin sabrı test edilmekte, kirli bir senaryonun içine çekilmek istenmektedir. Özellikle Hatay ilimizde birtakım hassasiyetleri tahrik etmek suretiyle kaos oluşturulmak ve fitne çıkarılmak istenmektedir. Biz, en başından itibaren bu tür girişimler karşısında çok dikkatli ve soğukkanlı olduk; bundan sonra da bunu güçlü bir şekilde muhafaza edeceğiz. Bu vesileyle, sosyal medyada bilgi kirliliğine yol açan bazı yorum ve değerlendirmeler noktasında da yine herkesi sorumlu davranmaya davet ediyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; buradan açıkça ifade ediyorum ki, bu terör olayı, Suriye rejimi ve Suriye’deki istihbarat örgütüyle doğrudan irtibatlı olduğunu düşündüğümüz, bildiğimiz bir terör örgütü tarafından yapılmıştır ve saldırıda yer alanların da, yardım ve yataklık yapanların da Türkiye vatandaşı oldukları tespit edilmiş ve bu suretle saldırının arkasındaki güçler ve kullanılan taşeronlar büyük oranda deşifre edilmiştir.

Güvenlik güçlerimiz ve istihbarat birimlerimiz olayı bütün boyutlarıyla aydınlatmak ve bütün asli failleri yakalamak ve benzeri saldırıları engellemek için çalışmaktadırlar. Bu arada, olayın öncesinde herhangi bir ihmali davranışın bulunup bulunmadığını ve hangi tedbirlerin alındığını tespit etmek için, Sayın Başbakanımızın talimatıyla, Başbakanlık ve Mülkiye Teftiş Kurulları geniş bir araştırma yapacaklardır. Bu saldırıyı çok dikkatli analiz etmek ve arkasındaki gizli niyetleri iyi okumak durumundayız.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; olayın Suriyeli muhalifler ya da sığınmacılarla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Olay sonrasında gecikmeksizin güvenlik ve istihbarat birimlerimizce yürütülen çalışmalar neticesinde eylemi planlayan şahıslara yardım ve yataklık yapan 13 şahıs gözaltına alınmıştır. Bunlardan bazıları keşif yapan, bazıları ise araçları saklayan, suçluları belirli yere getirip götüren kişilerdir. Biz eldeki bilgi ve ifadeler doğrultusunda bu menfur terör olayının faillerini biliyoruz. Eylemi organize eden 4 şahıs ile birlikte, yine bu şahıslara yardım ve yataklık yapan 2 şahıs olmak üzere, toplam 6 şahsın en kısa sürede yakalanması için yoğun bir çalışma yürütülmektedir. Çok iyi biliniyor ki Cilvegözü’nde de benzer patlama olmuş ve failleri kısa bir sürede yakalanmıştı. Reyhanlı faillerini de en kısa sürede yakalayacağımızı umuyorum.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; 8 Mayıs 2013 tarihinde Hatay Emniyet Müdürlüğünden “ses getirici bir bombalı eylem yapılacağı” yönünde bir ihbar alınmıştı. Alınan bu ihbar üzerine 9 Mayıs günü güvenlik birimlerimize gereği için talimat verilmiş, bütün ilgili kurumlar da bu arada bilgilendirilmiştir. Alınan istihbari bilgiler doğrudan Reyhanlı ilçesine ilişkin bir tehdidi işaret etmemekte, bölgenin ve yurdun bazı yerlerine yönelik eylem hazırlıklarını kapsamaktadır. Bu nedenle de Hatay ilimizle beraber birçok yerde önleyici tedbirler aldırılmıştır. Ancak, trafiğe hiçbir şekilde çıkmayan ve bir depoda muhafaza edildiği anlaşılan araçların kısa zaman içinde olay mahalline getirilerek eylemin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.

Değerli milletvekilleri, malumunuz olduğu üzere, terörle mücadele hukuk kuralları içinde ve kanunların öngördüğü bağlayıcı hükümler çerçevesinde yapılmakta ve adli işlemler de buna uygun şekilde yürütülmektedir. Buna karşın, terör örgütleri ne insani ne vicdani ne de hukuki hiçbir kural tanımadan, haince eylemlerini gerçekleştirmektedirler. Ancak, şunu özellikle vurgulamak istiyorum ki: Bugüne kadar, Hatay ilimiz de dâhil olmak üzere, birçok ses getirici terör eylemi yapılan istihbari çalışmalar neticesinde, daha gerçekleştirilmeye fırsat verilmeden engellenmiş ve bu saldırıya benzer birçok teşebbüs akamete uğratılmıştır. Elbette ki bunu başaran da yine güvenlik güçleridir ve istihbarat örgütleriyle sağlanan çok sağlıklı bir koordinasyon ve iş birliğinin sonucunda önlenen eylemler vardır. Bunların birçoğundan ilgili makamlar dışında haberdar olunmaması da tabiidir ve işin doğası da bunu gerektirmektedir; bu hususu özellikle sizlerin dikkatlerinize sunmak istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; elbette duyarlı davranışlarından dolayı değerli basın mensuplarına da huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum.

Bu arada, tabii, Suriye’deki meselenin sadece AK PARTİ’nin ve Hükûmetimizin değil, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve milletinin meselesi olarak anlaşılması gerekir. Reyhanlı’da alçakça katledilen masum insanlar Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlarıdır, aziz milletimizin mensuplarıdır. Bugün 76 milyon, bir bütün olarak bu büyük acıyı paylaşmak, saldırılara birlikte göğüs germek, tüm dünyaya birlik içinde olduğumuzu göstermek ve ortak tepki vermek zorundayız. Bu tür saldırıların amacı en başta milletin fertleri arasına fitne sokmak, milletin fertleri arasında nifak oluşturmaktır, elbette buna asla izin verilmeyecektir. Terörün de Türkiye düşmanlarının da Türkiye’nin birlik ve beraberliğine zarar vermesine Büyük Millet Meclisi olarak tümüyle hepimiz, birlikte müsaade etmeyeceğiz. Hassasiyetlerin kaşınmasına, farklılıkların husumete çevrilmesine de asla göz yummayacağız.

Buradan Reyhanlılı ve Hataylı kardeşlerimize de ve bütün vatandaşlarımıza şunu ifade etmek istiyorum: Lütfen tahriklere kapılmasınlar. Aramıza nifak sokmaya, bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olsunlar ve böyle zamanlarda kışkırtıcı, ayrımcı ve ayrıştırıcı tavırlara da fırsat verilmemelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Suriye’de hâlihazırda 21’inci yüzyılın en vahim insanlık trajedisi yaşanıyor. Rejimin ayrım gözetmeyen şiddet politikası neticesinde üçüncü yılına giren çatışmalarda can kaybı 100 binin üzerine çıktı, ülke içinde yerlerinden edilmiş kişiler 4 milyondan fazla, ülke nüfusunun üçte 1’i yardıma muhtaç durumda, 5 milyon Suriyeli yoksulluk sınırının altındayken her 10 Suriyeliden 1’i açlık sınırında yaşamını sürdürmek zorunda, komşu ülkelere sığınan Suriyelilerin sayısı 1,4 milyonu aşmış. 911 kilometre uzunluğunda bir sınıra sahip olduğumuz Suriye’deki bu insanlık dışı mezalime komşuluk hukuku ve kardeşlik bağlarımızın bir gereği olarak seyirci kalmamız tabiatıyla düşünülemez.

Ülkemiz, Suriye konusunda, başından itibaren, en kutsal hak olan yaşam hakkını öne çıkaran insan ve vicdan odaklı bir dış politikayı izleye gelmiştir. Bu siyasetimiz kapsamında ulusal çıkarlarımız asla göz ardı edilmemiştir; aksine, komşumuzdaki şiddet sarmalının Suriye halkının arzusu istikametinde dindirilmesinin, güvenlik ve ekonomik çıkarlarımızın da bir gereği olduğu şiarıyla hareket edilmiştir.

Değerli milletvekilleri, gerek rejimin fütursuzca şiddet ve terör siyasetini bölgeye yayma çabası gerek sınır kapılarımızın karşısında yerleşik bir otoritenin mevcut bulunmaması ulusal güvenliğimize yönelik güvenlik risklerini artırmaktadır. Bu çerçevede, mevzuatımız ve yüce Meclisin Hükûmetimize verdiği yetki ışığında gereken tüm tedbirlerin alınacağından hiç kimse tereddüt etmemelidir.

Yaşanan büyük insanlık dramı karşısında ülkemiz sessiz kalamaz ve bunun sonuçlarına katlanamaz. Yurdunu, toprağını, evini barkını terk eden, çaresizlik içinde kapımızı çalan Suriyeli komşularımıza elbette sırtımızı dönemeyiz. Aziz milletimiz, tarihi boyunca, masum insanlara yapılan zulümler karşısında duyarsız kalmamış, hiçbir zaman “Bize ne!” dememiştir.

Şunu bir kez daha vurgulamak istiyorum: Türkiye en başından itibaren yanı başındaki bu insanlık dışı hadiselere sessiz kalmış olsaydı bile bu tür saldırı ve tahriklerin muhatabı olmaya devam edecekti; bunu herkesin iyi bilmesi gerekir.

Esasen, bu saldırılar, Suriye politikamıza yönelik değil, her geçen gün bölgesinde ve dünyada güçlenen ve büyüyen Türkiye'ye yöneliktir. Bu saldırılar, başta Hatay olmak üzere, barış ve huzur içinde yaşayan vatandaşlarımızın birlik ve beraberliğine, kardeşliğimize ve istikrarımıza yönelik saldırılardır. Bu tür saldırı ve tahrikler hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır.

Reyhanlı’da şehit edilen kardeşlerimizin katilleri behemehâl hak ettikleri cezaya çarptırılacaklardır. Ülkemizin birlik ve beraberliğine, huzur ve istikrarına karşı kastedenler er ya da geç bunun bedelini ödeyeceklerdir. Biz, büyük bir devlet olarak soğukkanlılıkla hareket edecek, bize kurulan tuzağa düşmeyecek, bizi çekmek istedikleri bataklığa girmeyeceğiz. Vatandaşlarımızdan, bu süreçte sağduyulu ve aklıselimle davranmalarını, tahriklere asla kapılmamalarını, terörün tuzağına düşmemelerini ve hainlerin oyununa gelmemelerini özellikle rica ediyoruz, bekliyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; eğer bu tür olaylar nedeniyle ülkemizde misafir ettiğimiz insanlara yönelik bir hareket olursa, soğukkanlılık yitirilirse bu saldırganlar o zaman hedeflerine ulaşmış olacaklardır ancak biz milletçe bu saldırganlara da istediklerini vermeyeceğiz. Biz, terörist saldırılarının arkasına saklanıp tam da saldırganların arzu ettiği gibi sorumsuzca davrananlara asla itibar etmeyeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Devamla) – Bir dakika daha Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Vereceğim, bir saniye.

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Devamla) – Teşekkür ederim efendim.

BAŞKAN – Buyurun.

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Devamla) – Milletçe bu acıyı da aşacak, bu yarayı da saracak ve geleceğe büyük adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin sonunda, Reyhanlı’da hayatlarını kaybeden kardeşlerimize tekrar Allah’tan rahmet diliyor, yakınlarına sabırlar, milletimize başsağlığı temenni ediyorum, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Allah milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın diyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Gruplar adına ilk söz, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Şandır’da.

Buyurun Sayın Şandır. (MHP sıralarından alkışlar)

MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Reyhanlı’da, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan terör saldırısıyla ilgili görüşlerimizi ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, gerçekten…(Gürültüler)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, gerçekten çok önemli bir konuyu görüşüyoruz. Yani, sürekli bir hareket hâlinde olma durumundasınız. Lütfen… Rica ediyorum… Yapmayın…

Ben, şimdi, sizi yeniden başlatacağım.

Buyurun.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Değerli arkadaşlar, Sayın Başkanın da uyarısı çok yerinde. Gerçekten, cumhuriyet tarihimizin en ağır saldırısıyla karşı karşıyayız. Çok sayıda insanımızı şehit verdik, çok büyük bir acı yaşanmakta ama yaşanan bu acıya karşı duyarsızlık çok daha büyük acı vermektedir. Gerek Meclisimizin duyarsızlığı gerekse medyanın duyarsızlığı, gerçekten, şehit veren aileleri çok daha ağır yaralamıştır. Herkesin çok önemli işleri olabilir, kulislerde çay içmek de hoş olabilir ama bu ilgisizliği, bu duyarsızlığı kabul edebilmek mümkün değil. Sayın Bakan konuşurken de burada ilgisizlik had safhadaydı, üzüntülerimi ifade ediyorum. Biz niye bu noktaya geldik, niye bu kadar duyarsızız; bunu da sorgulamamız lazım.

“Tedbir” diyor Sayın Bakan. Bu duyarsızlıkta alacağınız hiçbir tedbirin toplumsal karşılığı yok Sayın Bakan, maalesef. Kendi milletvekilinizi buraya getiremiyorsanız bu acı günde, alacağınız hiçbir tedbirin kalıcılığı veya önleyiciliği olmaz. Üzüntülerimi ifade etmek için söylüyorum.

Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz cumartesi günü yani 11 Mayıs günü saat 13.20-13.30 sıralarında meydana gelen patlamada -Sayın Bakanın ifadesi resmî bir açıklamadır- şu ana kadar 51 insanımız hayatını kaybetti ve çok sayıda da yaralımız var ama Reyhanlı’da -oraya giden değerli milletvekili arkadaşlarım da şahit olmuştur- çok sayıda insanımız da kayıplarından bahsetmektedir. Yakınları ölüler arasında bulunmamakta, hastanelerdeki yaralılar arasında da bulunmamakta.

Yayın yasağı koymanız hiç doğru olmamıştır çünkü rivayet muhtelif; işte, 100 kişinin öldüğü, 150 kişinin öldüğü beyan edilmektedir. Dolayısıyla, 50 kişi de olsa cumhuriyet tarihinin en ağır saldırısıyla ve en büyük kaybıyla karşı karşıyayız. Meseleyi böyle tespit etmek lazım ve ne yazık ki böyle bir acıyı sizin iktidarınız döneminde yaşıyoruz Sayın Bakan. On yıllık tek başına bir iktidarın sonucunda aldığınız tedbirler, aldığınızı iddia ettiğiniz tedbirler, uyguladığınız politikaların bir sonucu olarak, bir sonuç olarak -ne sebebi ne müsebbibi sorgulamadan söylüyorum- bugün cumhuriyet tarihinin en ağır saldırısıyla karşı karşıyayız. Bu saldırı Reyhanlı’ya, Hatay’a yapılmamıştır; bu saldırı Türkiye’ye yapılmıştır, Türkiye Cumhuriyeti devletine yapılmıştır, Türk milletinin egemenlik haklarına, hükümranlık haklarına karşı yapılmıştır. Bugün devletimiz bir saldırı altındadır ve acı olan hadise şudur: Bu saldırı göz göre göre gelmiştir değerli milletvekilleri. Sayın Bakan diyor ki: “Her türlü tedbiri aldık.” Dikkatlice dinledim ve not aldım ama şunu söylemek lazım… “Güçlü devlet olduk, bunun karşılığı bu saldırılarla karşılaşıyoruz.” diyorsunuz ama devlete düşen hadise veya devlet adamına, siyaset adamına, yöneticiye düşen hadise, olay vuku bulduktan sonra tedbir almak değil, muhtemeli öngörerek, geleceği öngörerek gereken tedbirleri yeterince ve zamanında alabilmektir Sayın Bakan. Bu olay ilk defa olmuyor ki, bundan dört ay önce 11 Şubatta yine aynı yerde böyle bir bomba yüklü araç patlatıldı ve çok sayıda insanımız hayatını kaybetti. Ülkemizin başka şehirlerinde aynı türde patlamalar oldu. Bizim Sayın Milletvekilimiz, Hatay Milletvekilimiz bir hafta önce basın toplantısında “Aman, dikkat edelim, halkın arasına bile yansıyan birtakım laflar dolaşıyor, ‘Birtakım eylemler olacak, bombalar patlayacak, insanımız ölecek’ diye halk konuşuyordu…”

Güvenlik güçlerini saygıyla selamlıyorum, gece gündüz çalıştıklarını biliyorum. Çok dirayetli bir il emniyet müdürü var, bu işi bilen bir insan var, ama nerede zafiyet var, önce bunu sorgulamak lazım. Bu zafiyet, bana göre, bize göre, Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna göre, siyasi iradenin duruşunda, anlayışında ve ortaya koyduğu politikalardaki zafiyetten kaynaklanıyor Değerli Bakanım.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak teröre karşı verdiğiniz mücadeleyi her zaman destekledik. Her zaman teröre karşı mücadele verilmesi gerektiğini ve bu mücadelenin mutlaka başarılması gerektiğini, bunun için ne yapmamız gerekiyorsa, gerekeni yapmamız gerektiğini ifade ediyoruz. Ancak, bugün çok anlamlı bir söz var: “Körle yatan şaşı kalkar.” Terör örgütleriyle terörü durdurmak için müzakere ederseniz, terörün bombaları kucağınızda patlar ve insanlarınız ölür Sayın Bakanım, beraber gördük o sahayı.

Değerli milletvekilleri, gerçekten Reyhanlı’yı görmeniz lazımdı, Reyhanlı’da kıyamet kopmuştu. Öyle acılar vardı ki, sokak sokak dolaştık -değerli milletvekili arkadaşlarımız da vardı, sizin arkadaşlarınız da vardı- ben yanlış saymadıysam 6 tane taziye çadırı vardı bir cadde üzerinde. Adamın 7 çocuğu var, son 2 çocuğu ikiz, yedi aylıkmış, hanımı kayınvalidesine Anneler Günü hediyesi almak için çarşıya çıkıyor, patlamaya yakalanıyor. İnsanımıza bu acıları yaşatmaya hakkımız yok. “Güçlenen Türkiye” diyorsunuz, “Suriye rejimi” diyorsunuz, ama eğer siz Türkiye’yi yönettiğiniz iddiasındaysanız, bu ihtimalleri önceden görerek gereken tedbirleri almak mecburiyetindesiniz.

Değerli arkadaşlar, Suriye’yle ilgili uyguladığınız politikaları başka fırsatlar yaratarak konuşacağız. Tabii ki, insani bir davranış olarak, Suriyeli sığınmacılara, Suriye halkına bir insani tavır olarak, Türkiye’ye ve Türk milletine yakışır bir tavır olarak gösterdiğiniz misafirperverlik takdire şayan, bir şey söylemiyoruz ama yaşanan hadiseler iki yılı doldurdu. Ortaya koyduğunuz politikalarda ortaya koyduğunuz hedeflerin hangisi tuttu?

Değerli arkadaşlar, Suriye’de kan akması durdu mu; Beşar Esad gitti mi; Suriye halkı dünden daha huzurlu, daha güven içinde mi? Durup bir düşünmenizi istiyoruz. Uyguladığınız politikalarla ne Suriye’ye huzur getirebildiniz ve ne yazık ki, Suriye’nin huzursuzluğunu Türkiye’ye taşıdınız. Şimdi -biz Hataylıyız, Hatay milletvekilleri karşımda oturuyor- Hatay iğne üzerinde, ciddi bir panik var, ciddi bir korku var, insanlar şehri terk ediyor, köylere taşınıyor. Rivayet muhtelif Sayın Bakanım, kimyasal silah atılacağı veya bomba yüklü birkaç araç daha olduğu konuşuluyor. Tabii, bu panik ve bu belirsizlik öfkeye dönüşüyor.

Değerli milletvekilleri, bardağı son damla taşırır. O son damla taştığında da olayın adı “Bardak taştı” olur. Korkarız ki, endişe ederiz ki bu yaşananlar Hatay’da bardağı taşıracak ve o zaman esas kıyamet kopacak.

Olanlara tedbir geliştirmek, gerekeni yapacağınızı ifade etmek… Görevinizi yapacaksınız Sayın Bakanım. Tabii ki insanımızın yaralarını saracaksınız. Türkiye Cumhuriyeti devleti büyüktür, güçlüdür, vatandaşlarının yaralarını sarar ama ölümleri nasıl geri getireceksiniz, bu yaşanan acıları nasıl dindireceksiniz, bu kırılan bardağı nasıl tekrar bardak hâline getireceksiniz?

Durup düşünmeye davet ediyorum. Bir sorumluluğunuzun olduğunu idrak etmeye ve itiraf etmeye sizi davet ediyorum. Bu yaşananların bir siyasi karşılığının, bir siyasi sorumluluğunun olduğunu…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Sayın Başkan, bir dakika lütfen…

BAŞKAN – Bir dakika…

Gruplara da vereceğim.

Buyurun.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) - …kabul etmelisiniz yani “Yaşandı, oldu ve kınadık, gereken tedbirleri de aldık.” demeniz sizi kurtarmaz Sayın Bakanım; bürokratı araştırarak, suçlayarak da meselenin içinden çıkamazsınız. Bunun bir siyasi sorumluluğu ve karşılığı olmalı. Bu ilk defa değil, dört ay önce de bir araç patladı, failleri yakalandı. Nöbetçi bir terör örgütü var orada. Bulduğunuzu konuşmuyorsunuz, bildiğinizi konuşuyorsunuz Değerli Bakanım. “Orada bir terör örgütü var, olsa olsa bu olayı o terör örgütü yapar…” Ee, bu terör örgütü orada kırk yıldır var, elli yıldır var, “Acilciler” diye biz biliriz, ben Hataylıyım, kimler olduğu da belli. E niye bunları almadınız bu arada? Niye tedbir olarak, böyle bir sonuçla karşılaştıktan sonra bunu konuşuyorsunuz? Bana göre, AKP iktidarının bu konuda ihmali vardır ve bunun bir siyasi sorumluluğu olmalıdır. En azından milletimizden özür dilemelisiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Yapılanlar eksik ve yanlış, bedeli de kan olmuştur, acı olmuştur. Sizi milletime şikâyet ediyorum, Allah’a havale ediyorum.

Saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Şandır.

Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Van Milletvekili Sayın Nazmi Gür, buyurun. (BDP sıralarından alkışlar)

BDP GRUBU ADINA NAZMİ GÜR (Van) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Öncelikle, cumartesi günü Reyhanlı’da meydana gelen patlamada yaşamını yitiren bütün yurttaşlarımız anısına, bütün yurttaşlarımız için, başta aileleri olmak üzere, Reyhanlı halkına, Hatay halkına, Türkiye halkına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz, yaralılara da acil şifalar diliyoruz.

Sayın Bakan biraz önce burada bilgi sundu. Ben inanıyorum ki Sayın Bakanın verdiği bilgiler ne Parlamentomuzu ne de kamuoyumuzu tatmin etmiş değil çünkü Reyhanlı’daki patlamanın arka planı, Reyhanlı’daki patlamanın özü, esasında, on yıldır iktidarda olan AKP’nin özellikle Suriye konusunda sürdürdüğü ve inatla sürdürdüğü yanlış politikalardır. Biz muhalefet partileri olarak baştan beri, AK PARTİ’nin özellikle Suriye meselesinde son derece yanlış bir politika izlediğini hep dile getirdik, hep söyledik, hep uyardık, “Yanlış yapıyorsunuz. Bir gün döner, sizi de vurur.” dedik.

Elbette ki Suriye’deki insani krizle ilgilenmek, elbette ki oradaki iç savaşla bizim sınırlarımıza doğru gelen Suriye yurttaşlarına el uzatmak, yardım etmek bir insanlık borcudur. Bizler de elimizden geldiğince bu politikayı, bu yardım politikasını elbette ki destekleyeceğiz, desteklemeliyiz de çünkü bu bir insanlık durumudur ancak Suriye’nin iç işleri, Suriye’deki iç savaşı körüklemek, sınırları silahlı çetelere açmak, sınırları ne idüğü belirsiz silahlı gruplara açmak ve Türkiye sınırlarını âdeta kevgire dönüştürmek, bu politika ne Türkiye’ye yaradı ne Suriye’ye yaradı ne de Orta Doğu’daki halklara yaradı değerli arkadaşlar. Bizim baştan beri söyleyegeldiğimiz şey, işte, AKP’nin bu tutarsız tutumuydu. Biz “Suriye konusunda siz yanlış yapıyorsunuz.” derken, dış politikanızı eleştirirken aslında “Bir gün bizim halkımız da bundan zarar görecek, elbette ki Suriye halklarının da bu iç savaşta zarar görmemesini savunmak bizim insanlık borcumuzdur ama siz bu konuda yanlış yapıyorsunuz.” dedik. Keşke Sayın Davutoğlu burada olsaydı da stratejik derinlik politikasının ilk meyvesini böylece görmüş olsaydı.

Sizin “Suriye” dediğiniz olay değerli arkadaşlar, Suriye’deki iç savaş aslında, Orta Doğu’da Orta Doğu politikalarını, Orta Doğu siyasetini bilmekle ilgilidir. Ben, AK PARTİ’nin özellikle dış politikada siyaseti, Orta Doğu siyasetini yeterince kavramadığını, Orta Doğu dengelerini yeterince bilmediğini ve bunun üzerinde yeterince iyi bir siyaset geliştirmediğine inanıyorum çünkü sizin “Suriye” dediğiniz şey aslında tıpkı Türkiye gibi çoğul bir devlettir. Her ne kadar, yüzde 10’luk bir dikta rejimi, bir azınlık rejimi orada hükmediyorsa, esasında Suriye, inançlar bakımından, diller bakımından, etnik yapılar bakımından son derece çoğul, son derece karmaşık bir ülke. Orada çok farklı ülkelerin, çok farklı güçlerin hesapları var. Bu hesapları göz ardı etmeden, bu hesapları göz önünde bulundurmadan Suriye’de yapılacak herhangi bir plan, işte böyle, tıpkı Reyhanlı’daki gibi cezası halkımızdan, sivil insanlarımızdan çıkacak.

Suriye’deki iç savaş konusunda baştan beri Hükûmet yanlış bir yol izliyor. Hükûmetin bu yanlışından bir an önce dönmesini istiyoruz çünkü eğer gerçekten biz Suriye halklarına destek vermek istiyorsak eğer gerçekten Suriye halkının acısına ortak olmak istiyorsak demokratik, özgür, birleşik bir Suriye’yi savunmalıyız; Sünni ya da Alevi ayrımı gütmeksizin, Kürt ya da Türkmen ya da Dürzi ayrımı gütmeksizin bizim Suriye halklarının tamamını kucaklayacak, onların özgür bir Suriye kurmak için, demokratik bir Suriye kurmak için, eşit ve özgür bir Suriye kurmak için mücadelelerini elbette ki destekleyeceğiz, destek olmalıyız. Ancak, bir taraftan Sünni eksen üzerine oturtulan bir dış politika; öbür yandan, örneğin Kürtleri görmezlikten gelmek, Dürzileri görmezlikten gelmek, oradaki gayrimüslimleri, Ermenileri, Asurileri görmezlikten gelmek, böyle bir politika gütmek, işte böyle sonuçlara yol açar değerli arkadaşlar. Şimdi zararını tabii ki bizim yurttaşlarımız görüyor, Reyhanlı halkı görüyor. Bizim yüreğimiz Reyhanlı halkıyla, bizim yüreğimiz, beynimiz Hatay halkıyla birlikte, onlarla dayanışmamızı, halkımızla dayanışmamızı her zeminde, her yerde, her platformda elbette ki göstereceğiz.

Biz de bir grup arkadaşımızı Reyhanlı’ya gönderdik Sayın Bakan, milletvekillerimiz, yönetici arkadaşlarımız Reyhanlı’da dün incelemelerde bulundular, esnafla görüştüler, başsağlığı dileklerinde bulundular, yakınlarını kaybedenleri ziyaret ettiler ama emin olun ki Reyhanlı halkı, Hatay halkı sizin gibi düşünmüyor, sizin söylediklerinizi söylemiyor. Bu nedenle, biraz daha kulağımızı, gözümüzü açıp, Reyhanlı halkını, onun acılarını, Hatay halkını, onların yaşadıklarını anlamaya, onları kavramaya çevirmemiz gerekiyor.

Biraz önce, Sayın Bakan kısa, kuru bilgiler verdi. İşte, 13 kişi yardım ve yataklıktan yakalanmış, 6 kişi -bunları organize edenler- aranıyor, çalışmalar sürüyor, bir taraftan da basına sansür uygulanmış, gerçekler halktan gizleniyor, kimse  ne olduğunu bilmiyor doğru düzgün. Ama, Sayın Bakan, bir gerçek var ki orada tam 51 yurttaşımız hayatını kaybetti. Bir gerçek var ki Hatay’da patlayan, Reyhanlı’da patlayan bomba tam da yüreğimizde patladı. Bir gerçek var ki artık biz ne gidenleri çevirebiliriz ne de o bombanın yarattığı travmayı geri getirebiliriz, değiştirebiliriz, insanlarımızın yüreğine su serpebiliriz. Belki de faili olduğu iddia edilen kişileri yakalayabilirsiniz, belki de “şu taşeron örgüt, bu taşeron örgüt” diye açıklamada bulanabilirsiniz ama şunu unutmayın: Yine, bir kez daha, Hatay’daki patlamayı örtmeye, Hatay’daki patlamayı gizlemeye, Hatay’daki patlamada ortaya çıkan politik sonuçları en azından halkın gözünden kaçırmaya uğraşıyorsunuz. Bu, doğru bir yaklaşım değil, gerçekten doğru bir yaklaşım değil.

Şimdi, Sayın Arınç bir açıklama yaptı geçenlerde biliyorsunuz, işte “Halktır, unutur gider.” Doğrudur, geçenlerde, sınır kapısında patlayan bombayı şimdi hangimiz hatırlıyor? Halkın başına Roboski’de yağdırılan bombaları, orada yaşamını yitiren insanlarımızı, çocuklarımızı hangimiz hatırlayabiliyoruz? Ama, Türkiye toplumu bu kadar vicdansız değil, bu kadar bilinçsiz değil, elbette ki gerçeklerle yüzleşecek, elbette ki gerçekleri unutmayacak ve elbette ki Reyhanlı’da yitirdiğimiz canlara sahip çıkacak.

Biz, sizi bir kez daha özellikle Suriye politikasını gözden geçirmeye, muhalefetin, halkın sesini daha fazla dinlemeye… Suriye politikasında atacağınız her doğru adımda arkanızda olacağımızı bir kez daha bu kürsüden söyleyerek, şunu ifade etmek istiyoruz değerli arkadaşlar: Suriye halkının bir bütün olduğunu ama aynı zamanda bu bütünün çok farklı renklerden oluştuğunu, farklı inançlardan, farklı kültürlerden oluştuğunu, farklı dillerden oluştuğunu, Kürt’ün de hakkının orada olduğunu, Alevi’nin, Sünni’nin de orada hakkının olduğunu, Ermeni’nin, Dürzi’nin ve diğer bütün azınlıkların, gelecek demokratik Suriye’de, özgür Suriye’de haklarının olduğunu bir an aklınızdan çıkarmayın.

Ve lütfen ve lütfen -tekrar altını çiziyorum- Suriye sınırına bitişik olan bütün illerimiz başta olmak üzere, sınır güvenliğini, halkımızın mal ve can güvenliğini sağlamak üzere bütün tedbirleri alın. Bu tedbirlerin birincisi, hiç kuşkusuz, hiçbir maceraya girmeden, oradaki iç savaşa benzin dökmeden, bir an önce Suriye politikasını gözden geçirin. Doğru yaparsanız, biz muhalefet olarak da arkanızda olacağız; doğru yaparsanız, sizin yaptığınız her doğrunun arkasında olacağız; yeter ki sizler bu konuda, özellikle Suriye konusunda, Suriye meselesinde… Çünkü, artık sizin komşularınızı seçme hakkınız ve lüksünüz yok, bizim böyle bir durumumuz söz konusu değil, Suriye bundan sonra da bizim komşumuz kalacak ama şunu da unutmayın ki orada yaratılan iç savaşta, orada yaratılan travmada, özellikle AK PARTİ iktidarının sorumluluğunun olduğunu da bir an unutmayın, elinizi vicdanınıza koyun ve öyle bir kez daha düşünün. Bir daha “Reyhanlılar” olmaması için, bir daha yurttaşlarımızı böyle bir kanlı iç savaşta, komşumuzda olmasına rağmen içeride yansımalarını görmemek için, AK PARTİ’nin takkesini önüne koyup yeniden düşünmesi gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Bir dakika ekliyorum, buyurun.

NAZMİ GÜR (Devamla) – Özellikle dış politikayı Sayın Davutoğlu’nun, Hükûmetin gözden geçirmesi gerekiyor.

Bu duygularla, bir kez daha, Reyhanlı halkının yanında olduğumuzu, onların acılarını paylaştığımızı… Bütün ölülerimize, orada yitirdiğimiz insanlarımıza, yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz ve bir an önce de yaralıların sağlıklarına kavuşmasını niyaz ediyoruz.

Hepinize saygılar sunuyorum, teşekkür ediyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Gür.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Ankara Milletvekili Sayın Emine Ülker Tarhan.

Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA EMİNE ÜLKER TARHAN (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; pazar günü Anneler Günü’ydü ve bir kara gündü bizim için aslında. Çünkü Reyhanlı’dan gelen acı haber bizde mecal bırakmadı, Anneler Günü’nü kutlayacak hâlimiz kalmadı. Gerçekten, o gün sesim kısıldı benim o acı nedeniyle. Bu korkunç saldırıda yaşamını yitiren yurttaşlarımızın acısını derinden paylaşıyorum ve ailelerine sabır diliyorum. Yaralıların, bir an önce onların iyileşmelerini diliyorum.

Bu terör eylemini şiddetle kınıyorum. Terör nereden gelirse gelsin, kimden gelirse gelsin sonuna kadar kınanmalı, sonuna kadar lanetlenmeli diyorum ve kim yaptıysa bunu -bunun sorumluları- bunu bulmakla yükümlü olanlar kanıtları ortaya çıkarsınlar ve kim yaptıysa yargılayıp cezasını versinler diyorum.

Hatay’ın kolu kanadı kırılmıştı; 51 can, düşünebiliyor musunuz, az değil, 51 can. Hatay yaralıydı. Ben dün Reyhanlı’daydım, sokaklarında, taziye mekânlarında acılı insanlarla birlikteydim. Kardeşler gördüm, kardeşlerini yitirmişlerdi, çocuklar gördüm. Torunlar, torunlarını kaybetmiş nineler, onlarla birlikteydim. Bir bebek ölmüştü, çok küçüktü daha. Anneler Günü’nde annesine hediye almaya giden gençler evine dönememişti, annelerini bir daha görememişlerdi. Bir damat gelinini kuaföre götürmüş bırakmış ve damatlığını almak üzere terziye gitmişti ve o sırada yakalanmıştı. Hastaneye ziyarete gittik, gözünü kaybetmişti. Gencecik babasını yitirmiş bir küçük oğlan vardı, dedesinin verdiği şekerle avutmaya çalışıyorlardı onu.

Ne kadar sakinleştirmeye çalışırsanız çalışın öfkeliydiler. Öfkenin tek nedeni sadece yakınlarını yitirmek değildi, öfkelerinin başka bir nedeni de vardı: Terk edilmiş olmaktı. Devletin onları terk ettiğini düşünüyorlar ve bunu anlatıyorlar, her yerde size bunu anlatıyorlar. Ne Başbakan ne bakanlar gitmiş Reyhanlı’ya. Hakikaten, Sayın Bakan neden gitmediniz? Neden gitmediniz?

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Mardin) – Sayın Tarhan, istirham ediyorum. Bir yanlışınız olmasın, bir yanlışınız var.

EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – Korktunuz mu gidemediniz, bilmiyorum. Neden gitmediniz? Yani, hoşgörünün prensesi olan Hatay’ı gözden mi çıkarttınız? Neden gitmediniz? Neden o insanların ellerini tutmadınız? Yani, bazen düşünüyorum, “Amerika Dışişleri Bakanı izin vermedi diye mi gitmediniz?” diye sormak istiyorum.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Ne alakası var, hepsi oradaydı. Niye provoke ediyorsunuz!

MEHMET ÖNTÜRK (Hatay) – Olayın başından beri oradaydı Sayın Bakan.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen, hatibi dinleyelim.

EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – Yani neden gitmediniz, o insanların ellerini tutmadınız?

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Her şeyi istismar ediyorsunuz.

EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – Bildiğiniz korku filmi gibiydi, bildiğiniz korku filmi platosu gibiydi orası ve çukurlar vardı, paramparça binalar vardı, kırık cam yığınları; sanki savaştan çıkmış bir kentti.

MEHMET ÖNTÜRK (Hatay) – Biz olayın başından beri oradan hiç ayrılmadık.

EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – Aileler yok oldu orada, yanarak kül oldu insanlar.

Travma henüz atlatılamamış. Nasıl atlatılabilsin ki bu kadar kayıptan sonra? Alandan bir naaş daha çıkartılıyordu biz oradayken. İnsanlar ağlayarak kendi cenazelerini kendilerinin çıkarttığını anlatıyorlardı. İki çocuğunu birden kaybeden birinden söz ediliyordu. Bakın, saatlerce ortada görünmediğini söylüyorlar devletin orada. Bu insanlar anlatıyorlar bunu. Saatlerce ortada görünmeyen devletin, şıp diye sorumluları ortaya çıkartıp açıkladığı konusunda tabii ki, elbette kuşku yaşıyorlar, biz de kuşkulanıyoruz. Medya manipülasyonuyla istediğini, her şeyi yaptırmak ve istediği zaman bizi istediği komşumuza düşman etmekte ustalaşmış bir yapının açıklamalarından kuşku duymaya söyler misiniz hakkımız var mı, yok mu? Hakkımız var.

73 MOBESE kamerasının bir gün önce devre dışı kalmasından, lütfen, bırakın da kuşku duyalım; duymamız gerekiyor. Tonlarca patlayıcı maddenin kullanıldığı çok açık -gittiğinizde görüyorsunuz, koca bir çukur var orada- ve organize olduğu her hâlinden belli bu olayı iki dakikada çözmüşler, öyle mi? Görüntü yok, bir şey yok Sayın Bakan, nasıl çözdünüz, gerçekten merak ediyorum? Önceden alınan duyumlara neden duyarsız kaldınız? Orada halk şunu söylüyor: “Önceden böyle bir saldırının olacağı halk arasında konuşuluyordu. Bazı insanlar buradan o yüzden uzaklaştılar.” Bunları, bu iddiaları biz ciddiye almak durumundayız, dinlemek durumundayız.

Devlet “çözdüm” diyorsa, Sayın Bakan devletsiniz, “çözdüm” diyorsanız pekâlâ, biz tabii ki “çözmüştür” demek durumundayız, inanmak durumundayız.

Peki, bakın, rekorlar kitabına girmeye aday bir hafiyelik hikâyesi yaşandı orada, bir istihbarat mucizesi yaşandı. Cevval istihbarat örgütümüz bomba yüklü araçların girmesini nasıl önleyemedi? Gerçekten ben bunu çok merak ediyorum? Hani, şu her yerde boy gösteren fiyakalı Müsteşarınız var ya, o Müsteşar neden kendi işini yapmıyor? Bunu sormaya hakkımız yok mu bizim? Herkes biliyormuş bomba yüklü birtakım araçların sağda solda dolaştığını ve bomba imalathanelerinin sınırlarda güvenliği tehdit ettiğini herkes biliyormuş. Devlet nasıl bilmez ve istihbarat teşkilatı nasıl bilmez? Olay yerine ilk giden milletvekillerimiz olay mahalline neden sokulmadılar? Bakın, acaba istihbarat örgütü bunu yapmak istemiyor mu yani olanları önceden önlemek, önleyici istihbarat yapmak, görmek istemiyor mu diye sormaya hakkımız var.

Bakın, gerçekler kuşkuya yer bırakmayacak biçimde araştırılmalı ve bizi, hepimizi, Türk halkını, Türk milletini tatmin edecek, ikna edecek şekilde ortaya konulmalıdır. Reyhanlı acı yaşadı, çok büyük bir acı yaşadı. Yetmedi, bakın bu da yetmedi, onların yaşadığı acı hiç kimse tarafından duyulmadı, duyurulmadı çünkü bir medya sansürüyle -nedenini anlatmaya çalışıyorsunuz ama hiç ikna edici değil- tarihimizin en büyük terör saldırısından sonra insanımız acılarının başka insanlar tarafından paylaşılmasına izin verilmediğini gördü. Oysa acılar… Siz diyorsunuz ki: “Psikolojik sorunlar yaratabilir, acı yaratabilir.” Hayır, acılar, ancak paylaşılarak azalır, onların acılarını paylaşmamıza izin vermediniz ve biz Türk halkı olarak olanları sadece yabancı kaynaklardan izlemek zorunda kaldık ki, bence bu, sözün bittiği yerdir. Yabancı kaynakları ben araştırmak ve onlardan bilgi almak durumunda kaldım.

Reyhanlı’ya ateş düştü, Reyhanlı’ya bomba düştü ama nedense medyanın gündemine bomba gibi düşmedi; 51 can bomba gibi düşmedi, düşürülmedi. Bakın, Türkiye sınırları içinde bulunan Reyhanlı’da resmî rakamlarla 51 kişi ölsün, resmî olmayan rakamlarla çok daha fazla insanın öldüğü söylensin ve ulusal yas ilan edilmesini biz beklerken, düğün dernek insanlar halay çeksin, eğlence programları gece yarılarına kadar sürsün. Bu olur şey mi? Bu insanlık mı? Bu mudur yani, bu mudur? (CHP sıralarından alkışlar)

Sadece çözüm sürecini tefrika hâlinde izlemek… Hani belli ekipler var ya, infaz timleri, bütün televizyon kanallarında dolaşıyorlar, süreci anlatıyorlar falan, Bremen Mızıkacıları gibi. Biz onları dinlemek zorunda mıydık? Bu mudur insanlık sizce?

İnsanların naaşları üç gün bulunamamış Reyhanlı’da çünkü bakın, devletin asıl umurunda olanlar ölenler değil orada. Neydi biliyor musunuz? Suriye’yle savaşa nasıl malzeme yaratacağı, yani bu sürecin, bu yaşananların nasıl malzeme olacağıydı.

Ya, Başbakanınız -çok üzgünüm bunu söylemekten, yani hoşuma gittiği için söylemiyorum ama- savaşla bozmuş, farkında değil misiniz? Yani “Bir fırsat olsa da birileriyle savaşsam.” diyor. Ama savaş açmadıysa bugüne kadar ya general bulamıyor, hakikaten general kalmadığı için general bulamıyor ya da -az önce söyledim gene üzülerek- “Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı acaba birilerinden izin mi almak istiyor, izin alamadığı için mi savaşmıyor, savaş kararı vermiyor?” diyorum.

Bakın, yeni saldırılar olabileceğini söylüyor şu meşhur Dışişleri Bakanınız, âdeta diyor ki bize, Türk halkına: “Yaşamanın tadını çıkartın. Yarın bir gün başınıza sizin de hâller gelebilir, her yerde patlamalar olacak.” Ya, bir dışişleri bakanı bir ülkeyi korku filmi platosuna çevirebilir mi? Şunu söylemesi gerekmez mi: “O ölenler bizim canımızdı, önleyeceğiz, asla bir daha izin vermeyeceğiz.” Bu şekilde olmaz, ağlamak filan değil onun görevi. Bugünlere biz nasıl geldik, bunların tartışılması ve bir daha olmayacağı sözünü bize vermesi, o morali vermesi gerekmiyor mu? Oysa, hayır, bir hata olduğunda çocuk gibi diyor ki: “Bizden öncekiler yapmıştır, sabahçılar yapmıştır, öğlenciler yapmıştır.” Komşunun camına taş at, kaç. Ya, böyle bir devlet yönetimi olabilir mi? Komşunun camına taş atarsanız elbette bunun sonuçlarını yaşarsınız hep birlikte.

Bir de öfke nöbetleriyle bize lütfen şunu söylemeyin: “Suriye’de bebekler ölüyor. Rabb’im bana öte dünyada diyecek ki: ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı sen o zaman ne yaptın?’”

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Bebekler ölmüyor mu Suriye’de?

VAHAP SEÇER (Mersin) – Irak’ta da ölüyor.

EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – Bunları söylemeyin, bunlar çok kışkırtıcı sözler, bunların söylenmemesi gerekiyor. Ben, bir kere, Rabb’in öte dünyada “Ey Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı” diye kimseye sesleneceğini düşünmüyorum, yok öyle şey, öyle şey yok. (CHP sıralarından alkışlar) Doğru, bebekler ölmesin, bebekler ölmesinler; hiçbir yerde, Suriye’de de Irak’ta da, hiçbir yerde ölmesinler. Ve hatırlıyor musunuz, Irak’ta da bebekler öldü. 1,5 milyon insan öldü -duyuyor musunuz- Irak’ta ve o zaman ne deniyordu? Başarılar dileniyordu insanlara. Yani, o insanlar, o bebekler...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Bir dakika ek süre veriyorum.

Buyurun.

EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – Sağ olun Sayın Başkan.

Yani, masum insanların ölümlerini kendi çıkarlarınıza uygun yorumlamaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Ben iktidara sesleniyorum, ne zaman vazgeçecek? Hiç düşünmediniz mi, komşularımızı, Irak’ı bombalayanlar, Suriye’yi bombalayanlar, belki İran’ı bombalayacak olanlar gün gelir bu ülkeyi de bombalamazlar mı; hiç düşünmediniz mi, düşünmüyor musunuz? Yani, sizin düzeniniz “Benim katilim iyidir, benim teröristim iyidir, onun katili kötüdür, onun teröristi kötüdür.” Böyle bir düzen olabilir mi? Böyle bir düzen olmaz olsun demek istiyorum, olmaz olsun.

Değerli milletvekilleri, olanların tek sorumlusu Hükûmettir. Kamplaşmadan nemalanmıştır. Çok heveslenmişlerdir savaş ilanı için. Bunca nefret söyleminin ardından yaşananlardan sonra rahat uyumadıklarını düşünüyorum ben ve onca masumun kanı bence Hükûmetin eline bulaşmıştır. Ve inanın “cehennem” diye bir yerin varlığına ben inanıyorum ve tahmin edin kimler gidecek, kimler gidecek oraya.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Suriye rejimiyle ilgili bir laf söyle.

EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – Evet, son olarak, komşularımıza bizi düşman etmeye çalışanlara karşı, savaşa karşı biz vicdani ret hakkımızı kullanacağız.

Teşekkür ederim Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Tarhan.

Sayın Bakan, iki dakika süre veriyorum size, buyurun.

IV.- AÇIKLAMALAR

1.- İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın gündem dışı açıklamayla ilgili CHP Grubu adına yaptığı konuşmasında kullandığı bazı ifadelere ilişkin açıklaması

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Mardin) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Efendim, Sayın Tarhan’ın ifadelerini dinledim. Sayın Tarhan, herhâlde televizyonları izlemediniz! Çok özür diliyorum ama ben olayın olduğu anda Mardin’de Sayın Sağlık Bakanımızla beraberdim. Derhâl bir özel uçak buldum, akşam gittim ve Reyhanlı’da iki gün üst üste olay yerlerinde inceleme yaptım, cenaze törenlerine katıldım, taziyelere gittim, kaymakamlıkta toplantı yaptım, Hatay’da özel toplantı yaptım. Herhâlde bir yanlışınız var, düzeltmenizi istirham ediyorum.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Yayın yasağı vardı, onun için görmedik. Yayın yasağını kaldır da halk duysun, öğrensin Sayın Bakan, yayın yasağı var.

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Mardin) – Efendim, “Gitmediniz.” dediniz, lütfen düzeltiniz.

İkincisi, bu MOBESE kameraları… Tabii, orada MOBESE sistemi tümüyle, diğer kentlerde olduğu gibi bir kent güvenlik sistemi şeklinde kurulmamıştır ama devre dışı değildi, onu söylemek istiyorum ve olay yerine…

BAŞKAN – Evet, teşekkür ederim.

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Mardin) – Tamam, peki Sayın Başkanım.

Ama oradaydım Sayın Tarhan, herhâlde bir yanlışınız var.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Yayın yasağı olduğu için halk öğrenemiyor, bilgilenemiyor.

BAŞKAN – Sayın Tanal, lütfen…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Onun için, demokratik hukuk devletinde yayın yasağının kaldırılması lazım Sayın Bakan.

BAŞKAN – Sayın Tanal…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Otoriter olan rejimlerde yayın yasağı olur.

BAŞKAN – Ara vereceğim bakın ama.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Takdir sizin Sayın Başkan.

BAŞKAN – Şimdi sırayla bitirelim şu işi. Yani çok önemli bir konu görüşüyoruz.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Çok önemli bir konu ama.

BAŞKAN – Herkes konuşuyor bakın, ilk defa de birer dakika da ekledim. Şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunu da davet edeyim. Ondan sonra tekrar normal hâlimize döndüğümüzde devamı gelir.

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) Hükûmetin Gündem Dışı Açıklamaları (Devam)

1.- İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırılara ilişkin gündem dışı açıklaması ve MHP Grubu adına Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, BDP Grubu adına Van Milletvekili Nazmi Gür, CHP Grubu adına Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan, AK PARTİ Grubu adına Hatay Milletvekili Adem Yeşildal’ın ve şahsı adına İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, aynı konuda konuşmaları (Devam)

BAŞKAN – Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına, Hatay Milletvekili Sayın Adem Yeşildal.

Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA ADEM YEŞİLDAL (Hatay) – Sayın Başkan, değerli milletve-killeri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, bugün acı bir konuyu hep birlikte görüşüyoruz. Hazırladığım bir konuşma metni vardı ama artık konuşma metninden konuşmama kararı aldım. Çünkü olayın olduğu ilk andan itibaren halkımızın acısını, orada, yaşanan o vahşeti, insanımızla, gittik, birlikte yaşadık, acılarını paylaştık; bire bir, her gün, her sabah, her gece taziyelerinde birlikte olduk, hastalarının şifa bulması konusunda onlarla birlikte hareket ettik.

11 Mayıs Cumartesi günü, değerli milletvekilleri, saat bir buçuğu geçe, Reyhanlı Belediyesinin hemen yan tarafına konulan bir bombalı araç patlatıldı. Daha enteresan olanı değerli milletvekilleri, bu patlamadan yedi-sekiz dakika sonra yani ilk patlamanın etkisiyle insanlarımızın olay mahalline doğru yönelmesi beklenerek -altını özellikle çiziyorum, vahşetin ve aymazlığın, caniliğin boyutunu daha iyi anlamamız açısından bunu vurgulamam gerekiyor- yedi sekiz dakika sonra çarşı merkezinde ve belediye istikametine doğru yerleştirilen 2’nci bombalı araç da infilak ettiriliyor. Burada yaşanan tabloyu, “kalleşçe, kahpece, alçakça…” Bu tür cümleleri kullanmakla aslında ifade etmek bile çok zor, bu kelimeler bile kifayetsiz kalıyor. Renk, yaş, tahsil, mezhep ayırımı yapmaksızın orada insanlar katledildi. Bugün itibarıyla 51 insanımız şehit oldu, orada öldürüldü, yaralılarımız var, detaylı bilgiler verildi, kimliği tespit edilmeye çalışılanlar var; inşallah yarın itibarıyla kimlik tespit işlemleri bitmiş olacak. İnsanımızın taziyelerini hep birlikte orada yaşamış olduk.

Tabii, ilk andan itibaren devletimizin bütün imkânları, başta Başbakan Yardımcımız, İçişleri Bakanımız, Sağlık Bakanımız, Adalet Bakanımız, tüm milletvekillerimiz, muhalefetin de milletvekilleri, koşup insanımızın acısını paylaşma konusunda orada bir birliktelik sergilendi. “Devletimizin tüm imkânları seferber edildi.” dedik, başta ambulanslar, olmak üzere, yer ambulansları, hava ambulansları, hastalarımızın hastanelere sevkini süratli bir şekilde yaptık.

Tabii buradan, muhalefet temsilcilerinin “Devlet orada yoktu.” gibi bir cümlesini en hafif ifadesiyle haksızlık olarak görüyorum, bunu bu şekilde ifade etmemek gerektiğini ben buradan özellikle vurgulamak istiyorum. Hiç değilse hepimizin ortak acısı olan böyle bir günde, insanımızın, özellikle grup başkan vekili düzeyindeki insanların doğruları ifade etmesi gerektiğini ifade ediyorum.

Devletimizin güvenlik birimleri de işbaşındaydı, süratli bir soruşturmayla ve operasyonlarla failleri ve iş birlikçileri gözaltına almış bulunuyorlar.

Aslında olay, çok net bir şekilde, sabit bir şekilde ortaya konuldu. Bu eylemin arkasında Suriye’deki rejim var ve maalesef içimizdeki iş birlikçiler var; bunu göz ardı edemeyiz arkadaşlar, halkımızın önüne koymak durumundayız. Antakya’da, Reyhanlı’da ve çevre ilçelerde dezenformasyon yapıldı.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) – Olayı hafifletiyor mu?

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Tabii ki hafifletmiyor ama bu gerçeği ortaya koymamız lazım.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) – Ne fark eder?

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Arkadaşlar, sanki, insani amaçlarla misafir ettiğimiz, orada kucak açtığımız, zulümden kaçan Suriyeli sığınmacılar bu işin sebebiymiş, müsebbibiymiş, failiymiş gibi muameleler yapılmak istendi. Bu da insafsızca bir dezenformasyon olarak maalesef hayata geçirilmek istendi.

Terörün de hedefi, bildiğiniz gibi, insanımızı birbirine düşürmek, dezenformasyon oluşturmak, huzur ortamını bozmak, kaos oluşturmak. İnanın, bütün bu söylemler, terörün esas hedefi olan bu amaca ulaşmasında ancak ve ancak terörün değirmenine su taşımak anlamına gelir. O yüzden, özellikle sorumluluk mevkisindekilerin, bir kez daha, bir Hataylı olarak, yüreği yanmış biri olarak buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum, sorumluluk mevkisindeki insanların burada daha dikkatli beyanatlar vermesi gerekiyor.

Bakınız, üzülerek müşahede ettiğim bir husus -buradan isim zikretmeyeceğim- milletvekili düzeyinde, daha olay tazeliğini korurken “70’ten fazla ölü var, 200’den fazla yaralı var, bunların çoğu da ağır yaralı. Ölü sayısı 100’ü, 150’yi geçebilir.” gibi televizyonlara bağlanıp beyanatlar verdiler. Bunun neresi insaf, neresi izan ya da topluma ne kadar faydası var bu tür beyanatların? Özellikle vurguluyorum, sorumluluk mevkisinde olanların daha dikkatli adım atmasını ben buradan istirham ediyorum bir Hataylı olarak.

Tabii, Reyhanlılı kardeşlerimiz bu kışkırtmaların hiçbirine gelmedi. Buradan, Meclis kürsüsünden, Reyhanlılı kardeşlerimizin yaşadıkları bütün acılara rağmen ortaya koydukları metaneti ben bir kez daha saygıyla selamlıyorum, Allah onlardan razı olsun diyorum. Orada bir galeyana mahal bırakmadılar, acılarını yüreklerine bastılar, provoke etmek isteyenlere de “Susun, acımızla bizi baş başa bırakın.” dediler. Son derece metanetli Reyhanlılı kardeşlerim ve Reyhanlılı kardeşlerimiz bu olayla ne yapılmak istendiğini de gayet iyi biliyor ve asla bu oyunlara da gelmeyecek, bunu da açık ve net ifade etmek istiyorum.

Reyhanlı’nın seçilmesi de tesadüf değil arkadaşlar çünkü bu süreçte orada rejimin ortaya koyduğu mezalime karşı dik duruş sergileyen bir ilçedir. İlçelerimizin tamamı bu konuda dik duruş sergiledi ama bu konuda bir ekmeğini oradaki mazlum sığınmacılarla, kardeşlerimizle paylaşan ve yüreğini ortaya koyan Reyhanlı’mız da bu özelliğinden dolayı seçildi arkadaşlar. Hiç değilse bu kadar, hepimiz için sıkıntı olan, ülkemizin geleceği için de sıkıntılar oluşturacak bu tür eylemler karşısında, arkadaşlar, ortak bir tavır belirlemeliyiz.

Buradan muhalefet temsilcileri de benden önce grupları adına konuştular. Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili -kendisi Hataylı olur, çok da değer verdiğim bir insandır- Sayın Şandır buradan bir sürü şeyler ifade etti. Tabii ki eleştiri hakkını da en derinine kadar kullanması gerekiyor demokrasinin gereği ama bir tek çözüm önerisi yok. “Sığınmacılara iyi muamele ediyorsunuz, onları ağırlıyorsunuz, baş tacı ediyorsunuz, biz de bundan memnun oluyoruz.” diyor. “Emniyet, güvenlik görevlileri işini çok iyi yapıyor ama bu patlama oldu.” diyor. Kendi içinde çelişen cümleler var. Peki, çözüm önerisi ne? Çözüm önerisi yok.

CELAL ADAN (İstanbul) – Ne çözüm önerisi?

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Öbür taraftan, on dakikalık…

CELAL ADAN (İstanbul) – Ne çözümü, ne?

OKTAY VURAL (İzmir) – Neyi çözüyorsun sen, Reyhanlı’da ölenlerin neyini çözüyorsun?

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen…

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Sayın Şandır, on dakikalık konuşma süreniz boyunca ne olayın faillerine…

OKTAY VURAL (İzmir) – “Çözüm önerisi.” diyor ya!

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen…

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – …ne olayın faillerine ne de Esad rejimine karşı tek kelime etmemeniz, bu kürsüden tek bir cümle etmemeniz Reyhanlı halkının yüreğini dağlamıştır. Bunu açık ve net ifade ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bunu açık ve net ifade ediyorum.

OKTAY VURAL (İzmir) – Orada insanlarımız öldü. Silahları verenler eli kanlı insanlardı.

BAŞKAN – Sayın Vural, lütfen…

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Cumhuriyet Halk Partisi temsilcisine gelelim.

CELAL ADAN (İstanbul) – Ayıp, ayıp!

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – “Devlet bizi yalnız bıraktı.” dediniz. Koskocaman bir yalan.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Senin çözümün ne, bir söyle bakalım.

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Biz Reyhanlılı kardeşlerimizle birlikte oturduk ağladık, kucaklaştık, acılarını paylaştık. Başbakan Yardımcımız, İçişleri Bakanımız, Sağlık Bakanımız, Adalet Bakanımız, ilk andan itibaren…

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Senin çözümün ne?

REFİK ERYILMAZ (Hatay) - Engel olacaksınız engel.

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Refik Bey, hele sen hiç konuşma, sen otur.

REFİK ERYILMAZ (Hatay) – Engel olacaksın.

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Refik Bey, sen otur, sen otur ve söylemlerine dikkat et! Toplumsal barışımıza hizmet etmiyorsun. Buradan açık ve net söylüyorum size.

REFİK ERYILMAZ (Hatay) - Bölgeyi kaosa sürüklediniz.

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Biz, Hatay’ın geleceğini düşünmek durumundayız, Türkiye'nin geleceğini düşünmek durumundayız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) “Provokatif söylemlerden uzak durun.” diyorum size.

REFİK ERYILMAZ (Hatay) - Sorumlu sizsiniz.

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Evet, buradan Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekilinin “Devlet bizi yalnız bıraktı.” söyleminin koskoca bir yalan olduğunu altını çizerek söylüyorum. Devletimiz ilk andan itibaren oradaki aziz milletimizin yanındaydı.

Tabii, burada başka şeyler de ifade edildi, “Kuşkulanıyoruz emniyetin, istihbaratın operasyonundan. Ne kadar çabuk buldunuz? Böyle bulunur mu?” diye birtakım ifadelerde bulundular. Bakın, bu ifadeler, en hafif ifadesiyle, en hafif ifadesiyle tabir ediyorum, rejimi ve bu işi yapanları aklama girişimidir; açık ve net, onları masum bir koltuğa oturtma girişimidir. Böyle bir insafsızlık olur mu? Emniyet, istihbarat güçlerimiz konunun üzerine kararlılıkla gidecek ve faillerini, iş birlikçilerini yakalayacak, siz de Türkiye Büyük Millet Meclisinin kürsüsünden “Buna inanmıyoruz.” diyeceksiniz. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - İster kabul et, ister kabul etme.

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Ne anlatıyorsun ya! Ne anlatıyorsun ya!

BAŞKAN – Sayın Yeşildal, bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

“Herkes biliyordu.” diyor Sayın Grup Başkan Vekili, “Bu bombaların patlayacağını herkes biliyordu.” Öyle zannediyorum ki Cumhuriyet Halk Partisinin kadrosundakiler biliyordu çünkü sık sık onlar rejime adam gönderiyorlar, temsilci gönderiyorlar, bilgi alışverişinde bulunuyorlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Esad’la ailece tatili sizinkiler yaptı Beyefendi.

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Buradan son olarak şunu söylüyorum: Değerli kardeşlerim, bakınız, Reyhanlı’ya bir ateş düştü, orada masum yavrular şehit oldu. (CHP sıralarından gürültüler)

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Reyhanlı’ya ateşi düşüren sizsiniz. Saddam’a “kardeş” diyen sizsiniz. Esad’la tatil yapan sizsiniz. Esad’a “kardeş” diyen sizsiniz.

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Hiç değilse böyle bir günde millî bir duruş sergilemenizi bekliyor milletimiz, hiç olmazsa böyle bir günde millî bir duruş sergilemenizi bekliyor milletimiz, onu açık ve net söylüyorum. (CHP sıralarından gürültüler)

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Esad’ın ailesiyle tatil yapmadınız  mı? O ortamı siz yaratmadınız mı? Terör örgütlerini Türkiye’ye siz getirmediniz mi?

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen…

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Bir taneniz çıkıp orada rejimi ve bu işi yapanları açık açık kınayamadı, adını bile ağzına alamadı, açık ve net söylüyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) – Esad kimin kardeşiydi, Esad?

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Oradaki diktatör rejimin adını bile ağzınıza alamadınız, Genel Başkanınız dâhil ağzınıza alamadınız.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Esad’ın kardeşi kim? Esad’ın kardeşi kim? Esad’la tatil yapan kim?

ADEM YEŞİLDAL (Devamla) – Hatay’a geldim, “Siyaset yapmayacağım.” dediniz, kralını yaptınız siyasetin. Bunu bile fırsatçılığa çevirdiniz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

EMİNE ÜLKER TARHAN (Ankara) – Sayın Başkan…

İki dakikanız var.

Buyurun Sayın Tarhan.

V.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın, Hatay Milletvekili Adem Yeşildal’ın gündem dışı açıklamayla ilgili AK PARTİ Grubu adına yaptığı konuşma sırasında Cumhuriyet Halk Partisine ve şahsına sataşması nedeniyle konuşması

EMİNE ÜLKER TARHAN (Ankara) – Sayın milletvekilinin sinirleri çok bozulmuş belli ki.

ADEM YEŞİLDAL (Hatay) – Evet, sinirlerim bozulmuş tabii ki, insanlarımız şehit olmuş.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Bombaları bilenler kimlermiş, açıkla.

EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – Tabii, Reyhanlı halkının bize anlattıkları şeyleri, kalplerini açmalarını eğer bir yalan olarak değerlendiriyorsa bu, onun sorunudur yani Reyhanlı halkı ile sizin aranızdaki bir sorundur. Bunu ben, halkımızın takdirine bırakıyorum.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Bombaları kim biliyormuş?

EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – Orada bize anlatılanları, orada yaşananların bize aktarılmasını, ben, halkın bir temsilcisi olarak sizlere iletmekle yükümlüyüm. Ancak siz, bunu yalan olarak değerlendiriyorsunuz, aslında siz kendi temsil ettiğiniz değerlere burada hakaret ettiniz; bunu hatırlatmak isterim.

Bakın, Türkiye’nin geleceğini düşünen insanlar neler yaparlar, neler yapmazlar: Türkiye’nin geleceğini düşünen insanlar, yönetimler, bir kere, elleri silahlı güçleri sağdan soldan sınırlara taşıyıp da başka ülkelerin iç işlerine karışmazlar; kendi geleceklerini düşünen yöneticiler, başkalarının rejimiyle uğraşacaklarına kendi despot rejimleriyle ilgili olarak bir düzeltme hareketi filan yapmak zorunluluğunu hissederler ve kendi kişisel hesapları için bir ülkeyi, bir ülke topraklarını bir füze rampasına dönüştürmezler, birilerini korumak için sağa sola füze ve kalkanlar kurmazlar. Kendi kişisel hesapları ve başka ülkelerin çıkarları için, güç ve kaynak savaşı için kendi ülkelerinin insanlarını feda etmezler. Siz, bunu yaptınız. Ve kan gölüne bu toprakların çevrilmesine göz yummazlar. Biz, çevrilmesine göz yummayacağız. Siz, burada gelip birtakım hikâyeler anlatabilirsiniz ama inandırıcı değil. Siz şunu bilin ki: Bugün, grup toplantısında Başbakanınız Amerika Birleşik Devletleri’nde yapacağı kahvaltıdan yiyeceği yemeğin saatine kadar anlatırken Reyhanlı halkını düşünmüyordu, açık söylüyorum düşünmüyordu. Ne kadar yemek yenileceğinden, Amerika’da kaç dakika kiminle görüşeceğinden bizim için çok çok daha önemlidir Reyhanlı halkı. Reyhanlı ve Hatay bizim için çok daha önemlidir.

Reyhanlı yalnız değildir sayın milletvekilleri, yalnız değildir. Hatay yalnız değildir. Türkiye yalnız ve terk edilmiş değildir, siz ne kadar uğraşırsanız uğraşın. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

REFİK ERYILMAZ (Hatay) – Sayın Başkan…

Buyurun.

İki dakikanız var.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

2.- Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz’ın, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıya, iktidarın bu konuda siyasi sorumluluğu olduğuna ve bu sorumluluktan kurtulamayacağına ilişkin açıklaması

REFİK ERYILMAZ (Hatay) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, Reyhanlı’daki terör saldırısında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine de başsağlığı dileğinde bulunuyorum, yaralılara da acil şifalar diliyorum.

Olay günü biz oradaydık, hemen olay yerine intikal ettik, vatandaşlarımızın acılarını paylaşmaya çalıştık.

AHMET YENİ (Samsun) – Bakanlar da orada mıydı, bakanlar da?

REFİK ERYILMAZ (Devamla) – Terör olayları nereden ve kimden gelirse gelsin şiddetle ve lanetle kınıyoruz. Biz burada iki yıldır ısrarla altını çizerek bir şeyi ifade etmeye çalışıyoruz. İzlediğiniz politika ne ülke halkımıza ne de Suriye halkına barış, kardeşlik ve özgürlüğü getirmeyecek diye uyarıda bulunduk ama sizler hep bizleri “Baascı” olmakla suçladınız. Sizler 40 ülkeden “cihatçı” adı altında militanları bölgemize getirip cebine para, eline silah, gönderip Suriye’ye “Gidin, kardeşinizi öldürün.” dediğiniz zaman bizden bunu desteklememizi mi bekliyordunuz? Siz de çok iyi biliyorsunuz ki… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Biz bire bir tanık oluyoruz. Ben o bölgenin milletvekiliyim ve her gün oradayım. Bakın, orada silahlı grupların üs merkezi hâline getirildi o bölge. Sadece Reyhanlı’da olay olmadı; bakın, kısa bir süre önce Cilvegözü’nde yine bir patlama oldu, orada da 17 vatandaşımız hayatını kaybetti. Akçakale’de daha dün bir polisimiz -bir ay olmadı- şehit oldu, 4 asker, onlarca vatandaşımız yaralandı. Kilis’te, Yayladağı’nda, Altınözü’nde bomba yapımı esnasında bombalar patladı, insanlar yaralandı, dün Vali Bey bunu itiraf etmek zorunda kaldı, “Evet, sınır illerinde evlerde bomba yapımı esnasında patlamalar oldu ve bunlarla ilgili soruşturmalar devam ediyor.” dedi.

Bakın, dünkü olay ne olursa olsun, kim tarafından gerçekleştirilmişse gerçekleştirilsin biz öncelikle bunu şiddetle kınıyoruz, lanetliyoruz ama unutmayın ki burada siyasi iktidarın bir siyasi sorumluluğu vardır, bu sorumluluktan kurtulamazsınız. (CHP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Eryılmaz.

AHMET YENİ (Samsun) – Esad dostuna bir şey söylesene.

REFİK ERYILMAZ (Devamla) – Buradan sizi aklıselim olmaya davet ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Eryılmaz, teşekkür ederim.

REFİK ERYILMAZ (Devamla) – Burada siz ülkeyi yönetiyorsunuz Esad değil. Eğer Esad bu ülkeyi yönetiyorsa onu da söyleyin, bilelim.

AHMET YENİ (Samsun) – Esad’a bir şey söyleyemiyorsun, Esad’a bir şey yok.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Esad sizin kardeşiniz ya, ailece tatil yaptınız ya. Tatil anılarınızı anlatın.

REFİK ERYILMAZ (Devamla) – Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar, gürültüler)

MEHMET ŞEKER (Gaziantep) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun.

3.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dilediğine, Gaziantep’te kampların dışında, sokaklarda 63 bin kişinin yaşadığına ve devletin sınırlarda güvenliği sağlaması gerektiğine ilişkin açıklaması

MEHMET ŞEKER (Gaziantep) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de Reyhanlı’da hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.

Arkadaşımız konuşmasını yaparken şunu söyledi: “Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri bu olayları daha önceden biliyordu.” Evet, biliyorduk, bir yıldır söylüyoruz. Gaziantep’te patlama olduğunda ben yine burada konuştum, sınırda patlayıcı yüklü tırlar yakalandığında ben yine burada konuştum. “Bu tırlardaki silahlar nereye gidiyor?” diye sorduğumda hiçbir cevap gelmedi. O zamanki İçişleri Bakanından gelen cevap şuydu: “Evet, o silahlar yakalandı ve Genelkurmay Başkanlığına, Kara Kuvvetleri Komutanlığına devredildi." denildi.

Değerli arkadaşlar, gün gibi ortada. Gaziantep’te şu anda kampların dışında sokaklarda 63 bin kişi var. “Bunlara kimlik belgesi verin.” dedik. Bu adamları denetleyin, kim olduğunu biz bilmiyoruz, sokakta gezemiyoruz. İstihbarat bize diyor ki: “Sayın vekilim, Gaziantep’e geldiğinizde ilçelere giderseniz güvenlik amacıyla size polis veririz, güvenliğinizi sağlarız.” Benim güvenliğim tamam, sağladınız da bu 51 kişinin güvenliğini niye sağlayamadınız değerli arkadaşlar? Hep söyledik, hep mi yanlış söylüyoruz? Muhalefet olarak söylediklerimize biraz da kulak verin. Bizler doğruları söylüyoruz. 63 bin insan Gaziantep’in sokaklarında geziyor. İyi niyetli olanlar var, düzgün insanlar var, kaliteli insanlar var, savaştan kaçan insanlar var; hiçbir itirazımız yok ama bunların içerisinde tehlikeli olanlar var, sınır ticareti yapanlar var, kazanç sağlayanlar var, eroin ticareti yapanlar var, hayvan ticareti yapanlar var. Bunların hepsini yaşıyoruz. Onun için söylüyoruz. Sınırına sahip olamayan hiçbir devlet, maalesef, başarıya ulaşamaz. Ne yazıyor sınırımızda? “Sınır, hudut namusumuzdur.” diyor. Biz onun için orayı korumak zorundayız, onun için biliyorduk bu olayların olacağını, hep söyledik, hep söyledik ama dinlemediniz.

Hepinize teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Şandır. (MHP sıralarından alkışlar)  

4.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, yaşanan terör olaylarının sebebinin AK PARTİ iktidarının izlediği politikalar olduğuna ve Milliyetçi Hareket Partisi olarak her zaman terörle mücadelenin yanında olacaklarına ilişkin açıklaması

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Bakan, sayın milletvekili arkadaşlarım; acı bir sonuç… Ortada bir sonuç var, insanlarımız ölmüş ve acıyı beraber yaşadık. On yıldır iktidardasınız, tek başına iktidardasınız. On yılın sonunda hâlâ kalkıp Milliyetçi Hareket Partisinden çözüm önerisi beklemek nasıl bir duygu, nasıl bir kompleks; bunu anlamakta zorlanıyoruz.

AHMET YENİ (Samsun) – Yanlış.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Sorun ne biliyor musunuz sayın milletvekilim, sorun nedir biliyor musunuz?

AHMET YENİ (Samsun) – Çözümü bekliyoruz.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Bugünkü sonucu oluşturan politikalardır sebep. Bu politikaların sahibi olan AKP iktidarı tarafından Türkiye'nin yönetilmiş olmasıdır sorun. Çözüm, bu iktidarın ve bu politikaların terk edilmesidir; bu iktidarın Türkiye'nin yönetiminden uzaklaştırılmasıdır. Çözüm bu. Neyin çözümünü bekliyorsunuz? (MHP sıralarından alkışlar)

YUSUF BAŞER (Yozgat) – Allah Allah!

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Tekrar soruyorum değerli milletvekilleri: On yıldır Türkiye'yi yönetiyorsunuz, hangi mazerete sığınıyorsunuz, hâlâ muhalefetten çözüm önerisi beklemek hakkınız mı? Eğer, hâlâ muhalefetin söylediklerini anlayamıyorsanız, bu kadar çözüm önerisine rağmen hâlâ siz bu sonucu yaşıyorsanız, ondan sonra da kalkıp muhalefeti suçlamaya kalkıyorsanız sizin Türkiye'ye verebilecek hiçbir şeyiniz kalmamış.

Tekrar söylüyorum, Milliyetçi Hareket Partisi olarak söylüyorum: Teröre teslim olmayacağız. Her şeye rağmen terörle mücadelenin her zaman yanındayız ama terörle iş birliği yaparak bu milletin kanını akıtanlarla kol kola çözüm arayışı içerisine girerseniz daha çok Reyhanlı olayları yaşarız, yaşatırsınız ve bunun sorumlusu da sizsiniz.

ADEM YEŞİLDAL (Hatay) – Allah korusun!

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Değerli kardeşim, Allah korusun, Allah korusun ama…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – …her meseleyi Allah’a havale ederek de bu millete hizmet edemezsiniz.

Teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Şandır.

5.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Milliyetçi Hareket Partisi olarak Suriye konusundaki gelişmeler karşısında Hükûmetin nasıl tavır alması gerektiğini ve çözüm önerilerini ifade ettiklerine ilişkin açıklaması

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan, efendim, Milliyetçi Hareket Partisi olarak Suriye konusundaki gelişmeler karşısında Hükûmetin hangi tavırları alması gerektiğine ilişkin defalarca toplantı yaptık, defalarca ifadede bulunduk. 30 Ekim 2012 tarihinde de Sayın Genel Başkanımız Suriye’yle ilgili nelerin yapılması, nelerin yapılmaması gerektiğini ifade etti ama gözleri olup da görmeyenler, kulakları olup da duymayanlar için ne yapabiliriz?

Yine haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmadan Türkiye’nin, bu milletin bu tuzağın içerisine çekilmemesi konusundaki uyarılarımızı yapacağız ve bununla ilgili çözüm önerilerimizi defalarca ilettiğimizi huzurunuzda ifade etmek istiyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sizi de alayım buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ABDULLAH LEVENT TÜZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, biz konuştuktan sonra Bakana söz verseydiniz.

BAŞKAN – Ama işte Sayın Tüzel, şekli, şemaili gördünüz.

Buyurun Sayın Bakan.

6.- İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, yaşanan saldırıdan sonra Reyhanlı’da bulunmadığına yönelik ifadelerin doğru olmadığına ve Hükûmet olarak her türlü yardımı yapmaya muktedir olduklarına ilişkin açıklaması

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Mardin) – Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Biraz önce bizim Reyhanlı’da bulunmadığımız şeklindeki ifadelerin düzeltmesini bekliyorduk ama düzeltmediniz; bir haksızlık olarak burada ifade ediyorum. İçişleri Bakanı olarak ben, Sayın Sağlık Bakanıyla beraber Mardin’den hemen olay yerine geçtik.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Reyhanlı’da Sayın Bakanı hiç kimse görmemiş.

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Devamla) - Beşir Atalay Bey Kayseri’den geçti, Adalet Bakanımız hasta yatağından kalktı, geldi. O gün ve ertesi gün oradaydık, bunu herkes biliyor. Ben başlangıçta sizlere teşekkür ettim oraya geldiğiniz için ama siz bu nezaketi göstermediniz, onu da sizin takdirlerinize bırakıyorum.

Olayın hemen akabinde adli mercilerin emriyle olay yeri incelemesi için hiç kimse olay yerine sokulmadı ama diğer zamanlarda bütün milletvekillerimiz, hepsi geldiler, orada bulundular, orada da bir eksiklik olmadı.

MOBESE kameraları için de herhangi bir sıkıntı olmadı ama ifade ettim, orada yeniden plaka okuma sistemini de haiz bir sistemin geliştirilmesi gerekiyor. Bunu da Hatay Valimizle yaptığımız incelemede de belirttik. Bunları da zaman içerisinde düzeltmeye çalışacağız.

Biz, olayın başından itibaren Reyhanlılıları kucakladık, acıları da inşallah dindireceğiz. Elbette gidenler geri gelmez ama Hükûmet olarak her türlü yardımı yapmaya muktedir olduğumuzu, şu anda da çalıştığımızı tekrar ifade ediyorum.

Saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

MEHMET ŞEKER (Gaziantep) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Artık yeter!

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Ama bir dinleyin Sayın Başkan, bir dinleyin.

BAŞKAN – Hayır, önce…

MEHMET ŞEKER (Gaziantep) – Lütfen bir dinleyin efendim.

BAŞKAN - Sonra dinleyeceğim canım, sonra dinleyeceğim.

MEHMET ŞEKER (Gaziantep) – Sayın Başkan…

BAŞKAN - Şimdi Sayın Tüzel’i kaldırıp oturtuyoruz, kaldırıp oturtuyoruz. Ayıp ama! Ayıp! Kaç kere kalktı, oturdu.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Ama bir dinleyin, ne söyleyecek Sayın Başkan?

MEHMET ŞEKER (Gaziantep) – Sayın Başkanım, bir şey söyleyeceğiz.

BAŞKAN – Sayın Şeker, bir saniye… Konuşsun Sayın Tüzel.

MEHMET ŞEKER (Gaziantep) – Sayın Başkan, lütfen, bir şey söyleyeyim de.

BAŞKAN – Sizi dinleyeceğim ama Sayın Tüzel’e ayıp oldu yani o açıdan söylüyorum. Siz beni dinlemiyorsunuz.

MEHMET ŞEKER (Gaziantep) – Hayır, aynı konu değil efendim. Sayın Bakanımızın açıkladığı bir şey oldu, ben oradaydım.

BAŞKAN – Tamam, olabilir de, ben Sayın Tüzel’i dinleyeceğim sonra da sizi dinleyeceğim.

Buyurun Sayın Tüzel. (BDP sıralarından alkışlar)

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Mardin) – Biz orada değil miyiz Sayın Şeker?

BAŞKAN – Sayın Bakan, lütfen…

Sayın Tüzel, ben size şöyle yapayım: Bir dakika herkese ekledim ya, sizin de bir dakikanınız ekleyeyim, ondan sonra hiç kesmeden gidelim. Yani size tekrar bir dakika vermeyeceğim, altı dakika olarak veriyorum.

Buyurun.

III.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) Hükûmetin Gündem Dışı Açıklamaları (Devam)

1.- İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırılara ilişkin gündem dışı açıklaması ve MHP Grubu adına Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, BDP Grubu adına Van Milletvekili Nazmi Gür, CHP Grubu adına Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan, AK PARTİ Grubu adına Hatay Milletvekili Adem Yeşildal’ın ve şahsı adına İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, aynı konuda konuşmaları (Devam)

ABDULLAH LEVENT TÜZEL (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle bu Reyhanlı’da katliamı gerçekleştiren, Türkiye halklarının birliğine, barışına, kardeşliğine kastedenleri nefretle kınıyorum ve acıda birleşen Reyhanlı halkına, aynı acıyı yaşayan Türkiye halklarına başsağlığı diliyorum, yaralılara da acil şifalar diliyorum.

Biz de Halkların Demokratik Kongresi olarak, heyeti olarak dün Reyhanlı’daydık ve orada gördüğümüz manzara, acılar içerisinde yaşayan, ve enkaz altında kalan insanlar ve tıpkı bir Bağdat gibi, bir Beyrut gibi patlamaların olduğu bir Orta Doğu ülkesi manzarasıydı. Ne yazık ki ölü sayısı 50’lerde deniyor ama bu sayının artması da çok mümkün. Ben aynı şekilde bütün bu acıların yaşanmasına neden olan, izlediği politikalar nedeniyle halka bedel ödeten Hükûmeti de kınıyorum. Çünkü böylesi büyük bir acının, böylesi bir vahşi saldırının sonrasında Hükûmetin izlediği tutum sanki vakayıadiyeden bir tutum gibi, bir yas ilan etmeyen, oradaki, yas içerisindeki halkın acısını görmeyen bir vaziyetteydi ve şimdi, bu saldırıyı kimin yaptığına dair çokça söylenceler var. Ama orada, bizim dinlediğimiz halkın da bir gözlemi var, Sayın İçişleri Bakanının burada verdiği bilgiler çerçevesinde değil. Yani gözaltına alınan insanlar, yetmiş yaşındaki köylüler, eskiden oğlu devrimcilik yapmış birtakım insanlar ve bunların -bizim dinlediğimiz avukatların beyanına göre- daha ifadeleri de alınmış değil, hiçbir suçlamayı kabul ettiklerine dair bir belge, beyan yok. Ne yazık ki Hükûmetin istediği yayın yasağı üzerinden de halkın gerçekleri öğrenme şansı da yok. Aslında Hükûmet ve İçişleri Bakanlığının bu açıklamalarıyla hedef saptırdığı ve gerçekleri örttüğüne dair de halkta bir izlenim ve algı var, halkın gözlemi de bu ve halk da özellikle sınırların kontrolsüzlüğü nedeniyle, girenin çıkanın belli olmaması nedeniyle bu saldırıların arkasında Suriyeli güçleri ama özellikle olayın yapılış biçimi itibarıyla da El Kaide ve El Nusra çetesini işaret etmektedir. Reyhanlı halkının, Antakya halkının duygusu, gözlemi de budur.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, şimdi, biz de buradan Hükûmetin sorumluluğuna, iki yıldır Suriye’de savaşı ve düşmanca politikaları izlemesi nedeniyle Hükûmetin sorumluluğuna değinmek istiyoruz. Yani Suriye halkının yanında olmak başka bir şey, Suriye rejimine karşı silahlı muhalefet eden birtakım çetelerin silahlanmasına ve onlara lojistik hizmet sunulmasına destek vermek başka bir şey. Hükûmetin, çok açık, sadece istihbaratî ihmali nedeniyle değil ama sınırları kontrolsüz bırakmasıyla da burada büyük bir sorumluluğu vardır ve bu kontrolsüzlük sadece bir ihmal değildir, siyasi bir nedenle, bilinçli tercih edilmiş bir politikadır.

Değerli milletvekilleri, şimdi, Reyhanlı halkının acı ve yas içerisinde kaygısı, Antakya halkının kaygısı bu patlamaların ardı sıra gelebileceği ve sadece yeni kayıplar anlamında değil Arap Sünnilere dönük bu patlamanın yarın Arap Alevilere dönük, Nusayri kesimine dönük bir saldırıyla birlikte mezhepleri karşı karşıya getiren bir boyutuyla giderek daha büyümesidir. Halk güvencede hissetmemektedir kendisini, can güvenliğinden endişe etmektedir ve işte, bütün bunlar nedeniyle Hükûmete düşen ciddi görevler vardır. Öncelikle tabii ki, halka ziyan eden, ülkenin barışına, ülke halklarının, bölge halklarının barışına ziyan eden, zarar veren bu politikadan derhâl vazgeçmek ve halkımızdan özür dilemektir; bu özrü vermesi, bu özrü yapması gerekmektedir.

Tabii ki, bu olayı aydınlatmak gerekiyor ama yani böyle gizlilik altında, yasaklar koyarak, birtakım gözaltılarla ne olduğu bilinmeksizin bu olayı aydınlatmış olmak söz konusu değildir. Gerçeklerin ortaya çıkması gerekir ve halkın zararının ziyanının tazmin edilmesi gerekir.

Aynı şekilde, bölge halkının, Antakya, Reyhanlı halkının, yıllarca değişik inançlarıyla, kültürleriyle, milliyetleriyle bir arada yaşamış, birbirine saygı göstermiş, barışını korumuş bölge halkının aynı uyanıklığı, aynı birlikteliği, dayanışmayı göstermesi gereken günlerden geçiyoruz ve şimdi, Suriye’de emperyalist güçlerin bu bölgedeki oyunlarına, müdahale hazırlıklarına karşı birleşmek ve savaşı önleyici bir tutumu sergilemeleri gerekir. Tabii ki Hükûmetin yapması gereken bir şey de, elinde çanta birtakım belgeler, dokümanlarla -Amerika ziyaretinde- oraya yeni bir saldırının yapılması için, askerî bir müdahalenin yapılması için, Amerikan yönetimini, Birleşmiş Milletleri ikna etmek üzere oraya gitmek değildir. Yapılması gereken, işte bu politikalardan bir an önce vazgeçmek ve terk etmektir.  Yoksa “Millî duruş” dediniz, biraz önce AKP Grubu adına konuşan milletvekili arkadaşımın dediği “Millî duruş” bu değildir. Halkın acısını, kaygısını, endişesini, yarasını, bunları paylaşmaktır ama yenilerinin yaşanmasına da seyirci kalmamaktır. Tek çıkış yolu vardır: Barışta, kardeşlikte, özgürlüklerde ve halkların kendi geleceklerini belirleme hakkında birleşmektir.

Teşekkür ediyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Tüzel.

Sayın Şeker, şimdi sizi dinleyeyim.

Yüksek sesle konuşun, tutanaklara geçirtmek üzere konuşturuyorum.

MEHMET ŞEKER (Gaziantep) – Sayın Başkanım, biz, olay günü Reyhanlı’ya gittik. Tabii ki her şeyden Sayın Bakanımın haberi olmayabilir. Biz 13 milletvekiliyle oraya gittiğimizde emniyet görevlileri bizi içeriye almadılar. Gerekçe olarak da dediler ki: “Efendim, delil toplanıyor, kimseyi alamayız. Vali Bey’in talimatı.” Milletvekili olduğumuzu söyledik. “Alamayız.” dediler ve biz oraya, içeriye girdik milletvekili arkadaşlarla daha sonra. Tabii bu arada itiş kakış oldu. Gittiğimizde, orada, bizim dışımızda en az bin tane adam vardı. Bırakın yani milletvekillerini onun dışında herkes oradaydı. Yani bununla ilgili Sayın Bakanım, bize söylenen şey şu: “Sayın Valinin talimatıyla kimseyi alamayız.” dediler. Dönüşte de aynı şeyle karşılaştık, korkunç bir yağmur yağıyor, yine aynı şeyler oldu.

BAŞKAN – Sayın Şeker, tutanaklara geçti, teşekkür ediyorum.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, IMF’ye son taksitin ödenmesi hakkında söz isteyen İstanbul Milletvekili Sayın Nureddin Nebati’ye aittir.

TURGAY DEVELİ (Adana) – Bayram ilan edin, bayram, bayram.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Nebati. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

B) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati’nin, IMF’ye olan borcun son taksitinin ödenmesine ilişkin gündem dışı konuşması

NUREDDİN NEBATİ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; IMF’nin son taksit ödemesi günü olması nedeniyle gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama öncelikle dün Osmaniye’de şehit olan pilotumuza ve Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen menfur saldırıda hayatı kaybedenlere rahmet, yaralı olanlara şifa ve yakınlarına sabır dileyerek başlamak istiyorum. Türkiye, birliğine, beraberliğine, kardeşliğine ve yükselen gücüne yönelik bu türden saldırıların onun yükselişini bozmasına, yolundan çevirmesine asla izin vermeyecek, ilerlemeye devam edecektir ve Hükûmetin, özellikle ilgili bakanların Reyhanlı’daki olaydan sonra anında olaya müdahil olmaları ve gerekli çalışmaları yapmalarından dolayı da kendilerine müteşekkirim.

Değerli arkadaşlar, bugün 14 Mayıs, bir tarafta eczacıların bayramı, bir tarafta Dünya Çiftçiler Günü ama Türkiye açısından çok önemli günlerden bir günü daha yaşayacağız. 14 Mayıs 1950, “Yeter, söz milletindir!” diyerek cumhuriyetin demokratikleştirilmesinde en önemli adımlardan birisini yaşamıştık ve bugün öyle bir gün oldu ki 14 Mayıs 2013 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti 1961 yılında IMF’yle yapmış olduğu stand-by anlaşmalarıyla başlamış serüvenini neticelendirmiş olacak.

IMF’ye olan elli iki yıllık borcumuz bugün bitiyor. Türkiye’nin 2002 yılında 24 milyar dolar borç stoku bulunuyordu. Söz konusu borç stoku 2005 yılında 15 milyar dolara, 2008 yılında 8 milyar dolara, 2010 yılında 5 milyar dolara, 2011 yılında da yaklaşık 3 milyar dolara geriledi. 2012'de kalan borç stoku 848 milyon dolara düştü. Türkiye bugün borcun son taksiti olan 424 milyon doları ödeyerek borcunu sıfırlayacak inşallah. Sırtımızdaki büyük kamburdan kurtuluyoruz.

İktidara geldiğimiz günden beri kardeşliğiyle, ekonomisiyle, toplumsal barışı, adaleti tesis eden iç politikalarıyla güçlü bir Türkiye idealine baş koyduk. Vesayetçi, topluma zorla empoze edilen, tahakküm kuran bütün yaklaşımlara direndik, geçit vermedik ve Mehmet Akif’in güzel dizelerinde belirttiği gibi, zulmü alkışlamadık, zalimi de asla sevmedik. Kültürümüze, tarihimize, zenginliğimize yakışır bir şekilde yolunu kendi çizen, kimseden hiçbir konuda icazet almayan, başı dik bir Türkiye olduk. Bugün artık IMF’in karşısında el pençe divan duran bir Türkiye yok, artık ona borç verme aşamasına gelmiş bir Türkiye var. Elbette ki elli bir yıllık bir serüveni bitiren bir ülkenin vatandaşı ve milletvekili olarak, bugün bayram etmeyi hak ediyoruz diye düşünüyorum.

Peki, nerelerden nerelere geldik? Türkiye-IMF ilişkilerinin tarihine bakınca şöyle bir manzara ile karşılaşıyoruz: Türkiye, IMF ile stand-by düzenlemesini 1961 yılında Ocak ayında imzalıyor. 2002’ye kadar olan süreçte toplam 18 tane düzenleme yapılmış. Bizim dönemimizde de 1 düzenleme ve Türkiye, AK PARTİ’ye gelinceye kadar 9 cumhurbaşkanı ve 37 hükûmetle IMF’yle stand-by anlaşması yapmıştır. Özellikle iç borçlanma ile kapatılmaya çalışılan bütçe açıkları, ekonomik krizler, güçsüz hükûmetler, yanlış ekonomi politikaları Türkiye’yi IMF’ye muhtaç hâle getirmiştir. AK PARTİ iktidarına kadar Türkiye ekonomisinin rotasını toplam 19 stand-by anlaşmasıyla tamamen IMF reçeteleri belirlemiştir.

Bir ülkenin ekonomisi sağlam değilse, istikrar ve güveni oluşturulamadıysa, toplumsal huzur ve kaynaşmayı tesis edememişse o ülkenin yularından tutup istediği yöne çekenler olacaktır. IMF sürdürülemeyen dış açıkların sürdürülebilir hâle gelmesi için destek sağlamakta idi. Şimdi, çok şükür ki bu günleri, artık geçmiş bir ekonominin başındaki Hükûmetin partisinin bir milletvekili olarak sözlerimizi dile getiriyoruz, Rabb’imize hamdediyoruz, şükrediyoruz.

Bu dönem içerisinde Türkiye'nin en büyük problemi olan borcun gayrisafi millî hasıla içerisindeki payı da yüzde 70'lerden yüzde 36'ya düşürülmüştür. Kamu iç borç stokunun gayrisafi millî hasılaya oranı yüzde 44’ten yüzde 28’e, kamu dış borç stokunun gayrisafi millî hasılaya oranı da yüzde 30’dan yüzde 10’lara düşürülmüştür.

Bizim Hükûmetimiz, refahı tabana yayma ve halkla paylaşma bağlamında bir rekora imza atmış ve bu günlere kadar gelmiştir. Onun için, hem bayram etmeyi hak ediyoruz hem Rabb’imize şükretmeyi bir borç olarak biliyoruz hem de böyle bir iktidar olduğu için şükrediyoruz.

Teşekkür ederim.(AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Nebati.

Gündem dışı ikinci söz, Mersin’in sorunları hakkında söz isteyen Mersin Milletvekili Sayın Vahap Seçer’e aittir.

Buyurun Sayın Seçer. (CHP sıralarından alkışlar)

2.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, Mersin ilinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

VAHAP SEÇER (Mersin) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten çok üzüntülü; menfur bir saldırı sonucu yurttaşlarımızı kaybettik, onlarca, yüzlerce yaralı var. Geçtiğimiz pazar günü milletvekili arkadaşlarımla beraber ben de Reyhanlı’daydım. Gerçekten yöre halkı bir travma yaşıyor. Orada şiddeti, onun izlerini, o yurttaşların dimağına işlenen o gözyaşını, acıyı hissetmemek mümkün değil.

Devlet oradaydı, orada değildi, bunun sebebi neydi, ne değildi, bunun tartışmasından önce, acaba bundan sonra bu tip saldırıları Hükûmet nasıl önleyecek, bu konuda nasıl tedbirler alacak, bunun üzerinde durmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Hepimiz biliyoruz, Suriye meselesinden sonra Türkiye’nin en uzun kara sınırı olan Suriye sınırı gerçekten yolgeçen hanına döndü, kevgire döndü. Oradan kimler geliyor, kimler geçiyor. Oradan gerçekten mağdur sığınmacılar mı geliyor, yoksa terör örgütü mensupları mı geliyor, bunları kontrol altında tutamıyoruz. Silah kaçakçılarını, eroin kaçakçılarını kontrol altında tutamıyoruz. O bölgede sığınmacılardan kaynaklanan önemli sosyal sorunlar yaşıyoruz. İstihbarat teşkilatları, onların mensupları orada cirit atıyor.

Bütün bunları bir araya getirdiğiniz zaman, o hinterlantta, Urfa’sında, Kilis’inde, Gaziantep’inde, olayın meydana geldiği Hatay ve ilçelerinde, hatta hatta Adana’da, Mersin’de, tüm o bölgede gelecekte belki de böyle olaylarla –Allah göstermesin diyeceğim ama- karşı karşıya kalabileceğiz. Bunları konuşmak lazım. Hükûmetin bu konuda ciddi tedbirler alması lazım.

Bakın, gittiniz, Suriye bataklığına Türkiye’yi sapladınız. Yangın gittikçe büyüyor. O yangın orada sönmediği sürece biz bu tehlikelerle, bu tehditlerle sürekli ülke olarak karşı karşıya kalacağız. Umut ediyorum, halkımız, vatandaşlarımız bir daha böyle menfur saldırılarla karşı karşıya kalmaz, böyle acılarla karşı karşıya kalmayız.

Değerli arkadaşlarım, Mersin ilinin sorunlarıyla ilgili gündem dışı söz aldım. Mersin, yapı itibarıyla, sosyolojik yapı, demografik yapı itibarıyla medeniyetler kenti olan Hatay’ın bir iz düşümü yani olayın meydana geldiği Hatay’ın benzeri bir kent. Sosyoekonomik olarak, ırksal yapı olarak, inanç grupları olarak birbirlerine çok benzerlik gösteren şehirlerimiz. Türkiye’nin yoğun göç alan illerinden bir tanesi Mersin. Dolayısıyla genç nüfusun yoğun olduğu bir bölge, işsizliğin Türkiye ortalamasının çok üzerinde yaşandığı bir bölge. Bu bölgede sürekli istihdam yaratıcı yatırımlara ihtiyacımız var. Bu konuda on yıldır AKP iktidarı neler yaptı? Bunları sürekli masaya yatırıyoruz. Önemli yatırımlar, önemli projeler hayata geçirilmek için planlandı, projelendi ama fiiliyatta, uygulamada, sahada bu yatırımlar akamete uğradı, başarısızlığa uğradı ve kesintilere uğradı.

Bakın, önemli bir yatırım diyoruz Mersin için, uluslararası bölgesel havaalanı projesi var, ta 2011 yılında ihale edildi, aradan iki yıl geçti -ki iki yıldı bunun yapım süresi- iki yıl sürede bitirilemedi, henüz yer teslimleri yeni yapıldı, bir otuz altı ay daha buna yapım süresi biçildi.

Bunun ardından, Tarsus Kazanlı Sahil Bandı Projesi var, çok önemli bir proje. 2010 yılının Mart ayında yer tahsisleri yapıldı, firmalara bunlar teslim edildi. Turizm şirketleri buraya 7.500 yataklı tesisler yapacaktı, oteller yapacaktı. Üzerinden iki yıl geçti, Hükûmetin oradaki altyapı ve üstyapı eksiklikleri -bağlantı yolları eksiklikleri, altyapı eksiklikleri- orada yatırımları başarısızlığa uğrattı.

Bakın, 2013 Akdeniz Oyunları yapılacak. Gerçekten önemli bir rakam, 500 milyon TL gibi, devlet marifetiyle o bölgeye önemli spor tesisleri yatırımları yapıldı. İşte, Haziranın 20’sinde -gün geldi çattı- müsabakalar başlayacak, oyunlar başlayacak ama spor tesisleri yetişecek mi, yetişmeyecek mi endişesi var.

Gerçekten, Mersin yatırıma muhtaç bir kent, yatırımı hak eden bir kent; bütün bölgenin, doğunun, güneydoğunun göçünü alan bir kent. Bu anlamda Hükûmetin oraya -her zaman söylediğim gibi, yineliyorum- pozitif ayrımcılık yapması gerektiğini düşünüyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Seçer.

Gündem dışı üçüncü söz, Dünya Çiftçiler Günü ile Manisa Alaşehir’de dolu afetinden zarar gören çiftçilerimizin sorunları hakkında söz isteyen Manisa Milletvekili Sayın Erkan Akçay’a aittir.

Buyurun Sayın Akçay. (MHP sıralarından alkışlar)

3.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Dünya Çiftçiler Günü’ne ve Manisa Alaşehir’de dolu afetinden zarar gören çiftçilerin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’dür. Öncelikle çiftçilerimizin bu özel gününü kutluyorum. Çiftçilerimizin bu özel gününde, dolu yağışından zarar gören Manisalı üzüm üreticilerimizin sorunlarıyla ilgili gündem dışı söz almayı uygun buldum ve muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçtiğimiz hafta, yani 8-9 Mayısta Çarşamba ve Perşembe günleri Manisa’nın Alaşehir, Sarıgöl ve Ahmetli ilçelerinde aniden bastıran dolu yağışı nedeniyle Alaşehir’e bağlı Yeşilyurt, Sobran, Subaşı, Üzümlü, Narlıdere, Delemenler, Hacıhalliler, Badınca köyleriyle Sarıgöl ilçesinde merkezde Ada Arası ve Kavakkırı mevkisi, Güneydamları, Bahadırlar, Sığırtmaçlı, Doğuşlar, Yeşiltepe, Yukarıkoçaklar, Tırazlar, Çanakçı, Çimentepe, Bağlıca, Dindarlı, Alemşahlı ve Dadağlı köyleriyle Ahmetli ilçesinin Gökkaya beldesindeki üzüm bağlarında yüzde 20’yle yüzde 100 oranlarına varan miktarda büyük zararlar meydana gelmiştir. Dolu nedeniyle üzüm salkımları yerlere serilmiş, asma filizleri kırılmış ve bağların bulunduğu araziler göle, hatta yer yer bataklığa dönüşmüştür.

Sarıgöl’de yaklaşık 26 bin dekar bağ afetten yüzde 100’e varan nispette zarar görmüştür. Sarıgöl’de 81 bin dekar alanda üzüm üretildiğini düşündüğümüzde, üzüm alanlarının yaklaşık yüzde 30’u büyük hasar görmüştür. Doludan bağları zarar gören üretici sayısı 936’dır. Alaşehir’de doludan 22 bin dekar alanda 1.400 çiftçi, yine, yüzde 100’e varan oranlarda etkilenmiş ve yaklaşık 50 milyon lira tutarında zarar doğmuştur. Ahmetli Gökkaya beldesinde 5 bin dönüm alanda yaklaşık 400 çiftçi yine doludan büyük ölçüde etkilenmiş ve 11 milyon lira civarında zarar oluşmuştur.

Doludan yüzde 100 oranında hasar gören bölgelerde bağların omcalarında üzüm ve yaprak dahi kalmamıştır. Doludan büyük zarar gören bağlar yeniden budak yapamaz. Bu bağlardan bu yıl üzüm alınamayacağı gibi gelecek yıl üzüm alınması da çok zordur. Doludan büyük oranda zarar gören bağlarda yeniden budama ve ilaçlama yapılması gerekmektedir. Bu zarar gören çiftçilerimizin Ziraat Bankası başta olmak üzere kamu bankaları ile tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının, uzun süreli ve faizsiz olarak ertelenme mecburiyeti doğmuştur. Ayrıca, borç ertelenmesi de kesinlikle yeterli değildir. Mağdur olan çiftçilere maddi yardım ve destek verilmesi şarttır. Çiftçilerimizin en önemli taleplerinden biri de özel bankalara olan borçlarının yine uzun vadeli olarak ertelenmesidir.

Manisalı çiftçilerimiz, bağlarda, soğuk, dolu ve aşırı yağmurdan koruyan dayanıklı, örtülü sisteme geçmek istemektedirler. Uzun süre dayanan örtüler, ortalama yedi sekiz yıl dayanabilmektedir. Bu örtülerin dekar başına maliyeti de maalesef 8 bin lirayı bulmaktadır. Çiftçilerimize örtülü sistem kurmaları için hibe ve gereken destekler verilmelidir.

Hasar gören bağların bir kısmı TARSİM sigortalısı olmakla birlikte, büyük bir çoğunluğu sigortasızdır. TARSİM sigortası yaptıramayan çiftçilerimizin zararları da karşılanmalıdır. Dolu afetinin üzerinden yaklaşık bir haftaya yakın bir süre geçmesine rağmen Tarım Bakanlığından ve TARSİM’den zarar tespitine yönelik henüz bir heyet köylere gelmemiştir. TARSİM sigorta primleri yüksek olduğu için çiftçilerimiz sigorta yaptıramamaktadırlar ve TARSİM sigorta zarar tespit eksperlerinin gerçek zarar oranlarını yansıtmadığı için çiftçilerimizin bu konuda şikâyetleri vardır ve bu hasar tespit heyetinin içerisine mutlaka bir ziraat odası temsilcisi olması mecburiyeti vardır.

Bir de tapusuz veya mülkiyeti mahkemelik olan arazilerde üretim yapan çiftçiler, sigorta yaptıramamaktadır. Özellikle Alaşehir’e bağlı Sobran ve Subaşı köylerinde dolu, üzüm bağlarına büyük bir zarar vermiştir. Ancak, 1946 yılından beri devam eden bu tapu davaları nedeniyle bu sigortayı yaptıramamışlardır ve mutlaka zilyet tespitleriyle bu sigortanın yapılmasının gereği vardır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Akçay.

10 arkadaşımıza 60’ıncı maddeye göre bir dakikalık söz veriyorum.

Sayın Öntürk.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

7.- Hatay Milletvekili Mehmet Öntürk’ün, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıya ilişkin açıklaması

MEHMET ÖNTÜRK (Hatay) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Ben de Reyhanlı’da meydana gelen bu vahşi olayı şiddetle kınıyorum. Şehit olan hemşehrilerime Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifa diliyorum, ailelerine de sabırlar diliyorum.

Türk milletinin başı sağ olsun. Bunun bedeli mutlaka alınacaktır, gereği yapılacaktır.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Doğru…

8.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, 14 Mayıs Dünya Eczacılar Günü’ne ve 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’ne ilişkin açıklaması

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

14 Mayıs Dünya Eczacılar Günü’nü kutluyorum.

Eczacılarımız, son zamanlarda çok büyük oranda sıkıntı içerisindedirler. Uzun yıllardır bürokrasiyle uğraşan eczacıların sorunlarına her gün yenileri ekleniyor, bilhassa kamu iskontosu nedeniyle ilaç satışlarında kâr yerine zarar ediyorlar. SGK, kendi bütçesini uygulaması için eczacıları çok zor duruma düşürüyor. Eczacılar, kutu başına 1 lira para ödenmesini bekliyorlar, ancak o zaman eczacıları kurtarabiliriz yoksa korkarım, yakın zamanda eczanelerin birçoğu kapanır.

Ayrıca, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’dür. Bütün çiftçi kardeşlerimizin de Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum.

AKP iktidarında, maalesef tarımdaki yanlış politikalar çiftçilerimizi perişan etmiştir. Şu anda, çiftçiler neredeyse üretemez konuma gelmişlerdir; üreteyim mi üretmeyeyim mi, noktasında bir karar aşamasına gelinmiştir. Dünyanın en pahalı mazotunu, gübresini, ilacını maalesef çiftçilerimiz kullanmaktadır. Çiftçilerin birçoğu da borçlu durumdadır, çiftçilerin evlerine icralar gelmiştir. Bilhassa köy muhtarlıklarının…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Yüceer…

9.- Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıya, 14 Mayıs Dünya Eczacılar Günü’ne ve 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’ne ilişkin açıklaması

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) – Teşekkür ediyorum Başkan.

Hatay Reyhanlı’daki saldırıyı nefretle kınıyorum. Ölen yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Bu kirli savaşlardan kazanılacağı beklenen hiçbir şeyin ödenecek bedele değmeyeceğini, tek bir yurttaşımızın saçının telinden bile daha önemli olmayacağını bize acı bir şekilde hatırlatan acı bir olay yaşadık. Tüm ulusumuzun başı sağ olsun.

Bugün 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü ve Dünya Eczacılar Günü. Bu vesileyle de, ilacın üretiminden yurttaşlara ulaştırılmasına kadar birçok aşamada sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan eczacılarımızın Dünya Eczacılar Günü’nü kutluyorum.

Ülkemizde, alın terini emeğiyle yoğuran, binbir zorlukla ve fedakârlıkla üretmek için gecesini gündüzüne katan çiftçilerimiz zor günler geçirmektedir. AKP’nin uyguladığı yanlış ve kötü politikalar nedeniyle çiftçimizin kazancı gün geçtikçe düşerken maliyetleri de her geçen gün katlanarak artmaktadır. Tarım girdilerinin fiyatlarında yaşanan büyük artış, çiftçiyi, köylüyü mağdur etmiştir, kredi borçlarını ödeyemez duruma getirmiştir.

Yine, güvencesiz çalıştırılanların yüzde 52,6’sı tarım işçileridir. Bu kadar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Yeniçeri…

10.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıya ve Amanos Dağlarında düşen F-16 uçağında şehit olan pilotumuza Allah’tan rahmet dilediğine ilişkin açıklaması

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Reyhanlı’da gerçekleştirilen kitle katliamı sonucunda hayatını kaybeden yurttaşlarımıza rahmet diliyor, yakınlarına ve yüce Türk milletine de başsağlığı diliyorum. Bu insanlık düşmanı hain saldırıyı şiddetle, nefretle kınıyorum.

Hemen bu saldırının ardından Amanos Dağları’nda düşen F-16 uçağımızda şehit olan pilotumuza da Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.

AKP iktidarının yürüttüğü politikaların sonucu olarak Türkiye'nin güney sınırı kaybolmuş, sınır yolgeçen hanına dönmüş, bölgede istihbarat zaafı had safhaya ulaşmış, vatandaşın can ve mal güvenliği kalmamıştır. Bu şartlarda Başbakan Erdoğan’ın, hiçbir şey olmamış gibi, Amerika Birleşik Devletleri seyahatine çıkması doğru değildir. Başbakan Erdoğan Amerika Birleşik Devletleri’ne değil, Reyhanlı’ya gitmelidir ve bu zor günlerde vatandaşın yanında olmalıdır.

İktidar, uyguladığı politikalarla ülkenin güvenliğini tehdit altına sokmuştur. Bu politikalarını derhâl gözden geçirmeye ve istihbarat zafiyetlerine son vermeye davet ediyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Sayın Bayraktutan…

11.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin Cankurtaran Tüneli inşaatına ilişkin açıklaması

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Artvin-Borçka arasındaki ulaşımı sağlayacak Türkiye'nin en büyük tünellerinden biri olduğu gerçeği karşısında Artvin Cankurtaran Tüneli inşaatı, ne yazık ki yapımcı firmanın ücretleri ödememesi nedeniyle, işçi ücretlerini sağlayamaması nedeniyle durmuş vaziyettedir. Bugün itibarıyla yaklaşık üç aydır 115 işçi ücretlerini alamamış ve inşaat durmuş vaziyettedir. Bu 115 işçi evlerine ekmek götürememekte, çocuklarının, ailelerinin, eşlerinin bakım ve iaşesini sağlayamamaktadır. Bu nedenle, on günü aşkın süredir, Türkiye'nin en büyük projelerinden biri olarak lanse edilen Artvin’deki Hopa Tüneli, Cankurtaran Tüneli inşaatında hiçbir çalışma olmamıştır. Hükûmetin, işçilerin bu konuda yaşadığı mağduriyeti bir an önce gidermek için acil adımlar atması gerekmektedir.

Buradan yapımcı firmaya da bir uyarıda bulunmak istiyorum: İşçinin emeğinin hakkını ödemesi gereken yapımcı firma, ne yazık ki bu 115 işçinin ücretlerini ödememiş, 115 işçi aileleriyle beraber mağdur durumdadır. Bu mağduriyetin bir an önce giderilmesi hususunu Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir kere daha takdirlerine sunuyor, teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Tanal…

12.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, İstanbul’un Ümraniye, Beykoz, Çekmeköy ilçelerinde 2/B kapsamında kalan konut bedellerinin çok yüksek tespit edilmiş olmasına ve Mersin’de meydana gelen hortumda hayatını kaybeden vatandaşa Allah’tan rahmet dilediğine ilişkin açıklaması

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

İstanbul ili Ümraniye, Beykoz, Çekmeköy ilçelerinde 2/B alanında kalan vatandaşlarımızın konut bedelleri çok yüksek tespit edilmiştir. 2/B alanında oturanlar hak sahipleridir, asla işgalci değillerdir. Bugüne kadar, vergi kaçıran, kayıt dışı kalanlar için “Vergi barışı” adı altında bir yasa çıkarılmaya çalışılarak vergiyi kaçıran, kayıt dışı çalışanları ödüllendirdiğiniz hâlde, en fazla, tükettiği ekmeğiyle vergi ödeyen 2/B mağdurlarının evinin bedeli neden bu kadar yüksek değerle tespit ediliyor?

Cumhuriyet Halk Partisi olarak 2/B kapsamındaki vatandaşlarımızın, tespit edilen değerlerinin çok yüksek olması nedeniyle teklif etmiş olduğumuz kanun teklifini Hükûmet Genel Kurula ne zaman getirecektir?

Ayrıca, Mersin’de yeni meydana gelen hortum nedeniyle 1 vatandaşımız vefat etmiştir, Allah’tan rahmet diliyor, yakınlarının başı sağ olsun diyoruz ve yaralananlara da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Hepinize saygılarımı sunuyorum.

BAŞKAN – Sayın Havutça…

13.- Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıya ve Balıkesir’deki çiftçilerin zor durumda bulunduklarına ilişkin açıklaması

NAMIK HAVUTÇA (Balıkesir) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Ben de, Hatay Reyhanlı’da yaşamını yitiren yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum ve Hataylı hemşehrilerimize ve ulusumuza geçmiş olsun diyorum.

Tabii, Türkiye’yi bu noktaya getiren, Suriye halkıyla savaş noktasına getiren başta bu Hükûmetin en baş sorumlusu Başbakanı ve çapsız Dışişleri Bakanını buradan sorumluluğa davet ediyorum.

Sayın Başkan, Balıkesir’imizde çiftçiler çok zor günler geçiriyor. Şu anda ekim-dikim dönemindeyiz. Köylülerimiz masrafların en yoğun olduğu dönemde, ancak devletten olan destek primlerinin paralarını alamıyor ama mazota, gübreye, ilaca para yetiştiremiyor. Bugün Gönen’de, Manyas’ta çeltik üreticileri tarlalarına ekim yapacaklar, mazot parası için devlet kapılarında kredi talep ediyorlar. Bu insanların devletten 2012 yılı dönemi destek prim alacakları hâlâ ödenmiyor. Kaçıncı defadır burada kürsüden dile getiriyoruz, çiftçilerimizin devletten alacaklarını ödemiyorsunuz. “Ödüyoruz” diye mesaj atıyorsunuz, çiftçimiz bankaya gidiyor, para yok. Mazot alacak…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Akar…

14.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, Kocaeli’nin bazı ilçelerinde vatandaşların 2/B kapsamındaki arazilerine TOKİ ve Büyükşehir Belediyesinin el koyarak vatandaşı mağdur ettiğine ilişkin açıklaması

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Kocaeli İzmit ilçesinde –ki Kocaeli’nin merkezidir- Yenimahalle’de 217, Serdar Mahallesi’nde 32 olmak üzere, toplam 249 hane tapu beklerken Büyükşehir Belediyesi tarafından hazineden satın alındı. Bu yerler 2/B arazileri. Hepinizin bildiği gibi, bu Mecliste 3 kez 2/B yasası çıkmasına rağmen, vatandaşın problemi bir türlü çözülemiyor. Şimdi 249 vatandaş 2/B arazisi olarak kabul edilen yerleri ve evleri için ikişer bin liraları da yatırmış olmalarına rağmen bu yerlere sahip olamadılar. Bu problem sadece İzmit’te değil, aynı şekilde Kandıra’da, Kartepe’de, Maşukiye’de vatandaşların yerlerine TOKİ ve Büyükşehir Belediyesi el koyarak vatandaşı mağdur ediyor ve etmeye devam ediyor. Yaklaşık 7 bin dönüm, üzerinde konut olan araziye 6.200 dönümüne TOKİ, 800 dönümüne Büyükşehir el koyarak vatandaşlar mağdur edilmekte…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Dedeoğlu…

15.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, 14 Mayıs Dünya Eczacılar Günü’ne ve 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’ne ilişkin açıklaması

MESUT DEDEOĞLU (Kahramanmaraş) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Bugün 14 Mayıs Dünya Eczacılar Günü. Temenni ediyoruz ki eczacılarımız eczacılıklarını yapsınlar, devletin tahsildarlığını değil.

Ayrıca, eczacılarla vatandaşlarımız karşı karşıya gelmektedir. Herkesin malumları olduğu üzere, kanser ilaçlarının ithali hâlâ sağlıklı bir şekilde yürümemektedir.

Yine bununla beraber, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü. Tüm Türkiye’de olduğu gibi, çiftçilerimizin durumu çok perişandır. Özellikle Kahramanmaraş’ta pamuk üreticileri, mısır üreticileri, buğday ve biber üreticileri çok büyük zarar etmektedir. Mazot fiyatlarına yetişilmemektedir, gübre fiyatları çok artmıştır ve ürettiğini zararına satamaz durumdadır. Buradan Tarım Bakanından ricamız, derhâl bu konularla ilgili tedbir almasıdır.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Şandır…

16.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, MHP Grubu olarak, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıya ilişkin açıklaması

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Çok teşekkür ederim.

Sayın Başkanım, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak bir defa daha tekrarlıyoruz: Reyhanlı’daki hain saldırıda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza yüce Allah’tan rahmetler diliyoruz, yaralı insanlarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun.

Yine, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu menfur saldırıyı gerçekleştirenlere lanetler okuyoruz, onları şiddetle kınıyoruz. Arkasında kim olursa olsun, hangi amacı taşıyor olursa olsun, Milliyetçi Hareket Partisi olarak ülkemize ve milletimize saldıran tüm hainlere karşı biz terörle mücadelede devletin ve Hükûmetin arkasında olduğumuzu tekrar söylüyoruz ve buradan ilan ediyoruz: Türk milleti olarak asla teröre teslim olmayacağız.

Bugünler de geçecek, ancak AKP iktidarını bu sonuçlardan sonra tekrar durup düşünmeye, takip ettiği politikaları gözden geçirmeye davet ediyoruz.

Teşekkür ederim efendim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 17.01


İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 17.15

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER : Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Muhammet Rıza YALÇINKAYA (Bartın)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 103’üncü Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Sayın Baluken, buyurun.

17.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, BDP Grubu olarak Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan saldırıda yaşamını yitiren yurttaşlara Allah’tan rahmet dilediklerine ve 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevinde yaşanan tarihî direnişlere ilişkin açıklaması

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Biz de Barış ve Demokrasi Partisi Grubu olarak Hatay Reyhanlı’daki saldırılarda yaşamını yitiren bütün yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına, Hatay halkına ve tüm halkımıza başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Bu tür saldırıların yaşanmaması için, hem içeride hem dışarıda barışı merkezine alan politikaların Hükûmet tarafından devreye konması gerektiğini düşünüyoruz.

Diğer taraftan, mayıs ayı özellikle, bu ülke tarihinde, baskı, zor, sindirme ve işkence politikalarına karşı tarihî direnişlerin gösterildiği bir aydır. Özellikle 12 Eylül cunta faşizminin Diyarbakır Cezaevinde uygulamış olduğu ağır işkencelere karşı kendi bedenlerini ateşe vererek ve son istekleri kendi ana dilinde bir türkü dinleyerek yaşamını yitiren Ferhat Kurtay’ı, Eşref Anyak’ı, Mahmut Zengin’i ve Necmi Öner’i saygıyla anıyoruz. Yine Diyarbakır Cezaevinde, bütün işkence tezgâhlarında ser verip sır vermeyen İbrahim Kaypakkaya’yı saygıyla, şükranla anıyoruz. Hem Dörtlerin hem İboların mücadelesine Barış ve Demokrasi Partisi olarak sahip çıkacağımızı ifade etmek istiyoruz. Böylesi utanç ve tarihî direniş destanlarının yapıldığı Diyarbakır Cezaevinin, bütün insanlığa gösterilmek üzere, bir müzeye dönüştürülmesini Meclisin dikkatine sunuyoruz.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Sayın milletvekilleri, Sağlık Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu, gündemin sözlü sorular kısmının 1,1393, 1696, 1714, 1728, 1797, 1826, 1840, 1849, 1866, 1905, 1927, 1937, 1947, 2061, 2084, 2119, 2163, 2164, 2188, 2240, 2242, 2263, 2276, 2301, 2312, 2316, 2317, 2318, 2319, 2320, 2357, 2358, 2410, 2419 ve 2420’nci sıralarında yer alan önergeleri birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup bilgilerinize sunacağım.

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek Başkanlığında Slovenya Ulusal Meclisi Başkanı Janko Veber'in vaki davetine icabetle 14-15 Mayıs 2013 tarihlerinde Slovenya'ya ve 15-16 Mayıs 2013 tarihlerinde EUREKA 18’inci Parlamentolar Arası Konferansı’na katılmak üzere Belçika'ya resmî bir ziyarette bulunması Genel Kurulun 29/3/2013 tarihli 85’inci Birleşiminde kabul edilen heyeti oluşturmak üzere siyasi parti gruplarının bildirmiş olduğu isimlere ilişkin tezkeresi (3/1221)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Cemil Çiçek'in, beraberinde bir heyetle, Slovenya Ulusal Meclisi Başkanı Sayın Janko Veber'in vaki davetine icabetle 14-15 Mayıs 2013 tarihlerinde Slovenya'ya ve 15-16 Mayıs 2013 tarihlerinde EUREKA 18. Parlamentolar Arası Konferansına katılmak üzere Belçika'ya resmî ziyarette bulunması TBMM Genel Kurulunun 29 Mart 2013 tarih ve 85’inci  birleşiminde kabul edilmiştir.

Anılan kanunun 2’nci maddesi uyarınca, heyetimizi oluşturmak üzere siyasi parti gruplarınca bildirilen isimler Genel Kurulun bilgisine sunulur.

                                                                                                Cemil Çiçek                    

                                                                           Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı

Adı Soyadı                                                                        Seçim Çevresi

1) Hüseyin Şahin                                                              Bursa Milletvekili

2) Salih Koca                                                                    Eskişehir Milletvekili

3) Recep Özel                                                                    Isparta Milletvekili

4) Abdülkadir Aksu                                                          İstanbul Milletvekili

5) Haluk Eyidoğan                                                            İstanbul Milletvekili

6) Cemalettin Şimşek                                                        Samsun Milletvekili

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır; okutuyorum:

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Ankara Milletvekili Levent Gök ve 21 milletvekilinin, alçı taşı çıkarılması ve işletilmesi ile Balâ'da organize sanayi bölgesi kurulması konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/617)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Alçı, binlerce yıldır birçok alanda, çok sayıdaki yararları ile insanlığın hizmetinde olmuş ve çağdaş yapı malzemeleri arasında da yerini almıştır. Kalkınmış ülkelerin tüketimleri incelendiğinde alçının inşaat sektöründeki önemi gün geçtikçe artmaktadır.

Günümüzde alçı taşı kullanımının yüzde 5'i zirai amaçlı, yüzde 15'i endüstriyel amaçlıdır. Geri kalan miktarın tamamı yapı sektöründe kullanılmaktadır.

Alçı, yapı sektörü dışında,

Tarım ve hayvancılık sektöründe gübre ve hayvan yemi olarak;

Tıpta, cerrahide, dişçilikte ve ortopedide;

Endüstride cam sanayisinde, sondajcılık, tutkal, plastik üretiminde;

Ham jips, beyaz boya, kâğıt dolgu malzemesi olarak kâğıt ve pamuklu tekstilde;

Kömür işletmelerinde kömür tozlarında kül oranını artırmak için;

Ham jips, çimento sanayisinde;

Mayalandırma için bira sanayisinde;

Seramik sanayisinde döküm ve kalıp işlerinde;

Anhidrit (susuz alçı) kükürt veya kükürt oksitle sülfat asidi elde etmek için kullanılmaktadır.

Bayındırlık Bakanlığının ilgili yönetmeliklerinde ve şartnamelerinde alçı kullanımı zorunlu değildir. Gelişmiş ülkelerde ve özellikle deprem kuşağındaki ülkelerde alçı kullanımı zorunlu kılınmıştır. Devletin bu konuda ivedi çözüm üretmesi gerekmektedir.

Alçı üreticilerinin işlettikleri ocaklarda alçı taşı üretim maliyeti ve fabrikaya nakil masraflarının yüzde 30'unun brüt kâr olarak kabul edilerek vergilendirme yapılması ve bu nedenle de alçı üreticilerinin alçı taşı işletmeciliği yapmasını engellemektedir.

Türkiye'de 20 tane alçı fabrikası mevcut olup kapasiteleri 6.050 ton/gün civarındadır. 1999 yılı kapasite kullanım oranı yüzde 54 civarındadır.

Ankara'ya bağlı Balâ ilçesi alçı taşı bakımından çok geniş bir rezerve sahip bulunmaktadır.

8’inci Beş Yıllık Kalkınma Planı Madencilik Özel İhtisas Komisyonu verilerine göre de o yıllarda alçı taşı üreten 15 kuruluştan 8'i Balâ'da bulunmaktadır.

Balâ bölgesi, ülkemizdeki alçı yatakları bakımından en zengin bölge statüsünde bulunmaktadır. Ne ki, bölgede bulunan maden rezervlerinin çoğu birkaç firma adına ruhsatlandırılmış olup, irili ufaklı birkaç firmadan daha bahsetmek mümkündür.

Bölgede birkaç alçı fabrikası ve alçıya dayalı bir adet gübre fabrikası mevcuttur.

Bölgedeki alçı taşı ocaklarından elde edilen alçı taşı alçı fabrikalarına, çimento fabrikalarına ve gübre fabrikasına nakledilmektedir.

Rezerv alanlarının bir kısmı hazine arazisinde, bir kısmı şahıs arazilerinde bulunmaktadır. Bir kısmında ocakların işletilmesinde modern teknolojinin gerekleri yerine getirilirken, bir kısmında dededen kalma ilkel yöntemlerle alçı taşı çıkarılmaktadır.

Alçı taşı üretiminde verimliliği doğrudan etkileyen teknolojilerin kullanımı bu işle uğraşan meslek erbabının kazancı ile doğrudan ilgili olduğu gibi, ülke kalkınması ile de doğrudan ilintilidir. Yangına dayanıklı, tasarruflu, çevreyi korur nitelikli, hafif, sağlıklı, doğal klima özellikli, nem düzenleyici bir materyal olan alçı taşının üretiminde uygun teknolojinin kullanılmaması durumunda çevrenin birçok açıdan zarar göreceği, verimin düşeceği, işletmecinin kâr edemeyeceği, rekabet olanaklarından uzak olacağı açıktır.

Her anlamda daha verimli olunabilmesi için gerek üretim faaliyetlerinde gerekse üretilen malzemenin işlenmek üzere fabrikalara nakledilmesi aşamalarında organizasyonun önemi ortadadır.

Balâ Taş Ocağı işletmeciliğinin işletmecilere ve ülke ekonomisine katkısının organize sanayi bölgesiyle artacağı kesindir.

“Balâ'da alçı taşı ile iştigal eden kaç kuruluş vardır?

Üretimlerini nasıl yapmaktadırlar?

Ocak rezervleri ve taş çıkarma kapasiteleri ne kadardır?

Nakil araçları ve mesafeleri ile üretimde kullanılan teknolojinin niteliği nedir?” gibi soruların yanıtlanması ve dağınıklığın giderilmesi, verimliliğin arttırılması ve üretimde kalite standardının yakalanması bakımından bölgede organize sanayi bölgesi kurulması bir zorunluluk olarak ortaya çıkmış bulunuyor.

Bütün bu nedenlerle, yaşamın hemen her alanında kullanılmakta olan alçı taşının ülkemizde en zengin rezerv alanı olan Balâ'da en verimli bir şekilde çıkarılması ve işletilmesi ile Balâ'da organize sanayi bölgesi kurulması arasındaki doğru ilişkinin tespitini yapmak bakımından Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü’nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.

1) Levent Gök                              (Ankara)

2) İzzet Çetin                                (Ankara)

3) Ahmet İhsan Kalkavan            (Samsun)

4) Musa Çam                               (İzmir)

5) Kadir Gökmen Öğüt                (İstanbul)

6) Süleyman Çelebi                      (İstanbul)

7) Candan Yüceer                        (Tekirdağ)

8) Mehmet S. Kesimoğlu             (Kırklareli)

9) Mehmet Şevki Kulkuloğlu       (Kayseri)

10) Mahmut Tanal                        (İstanbul)

11) Ayşe Nedret Akova               (Balıkesir)

12) Veli Ağbaba                           (Malatya)

13) Hülya Güven                         (İzmir)

14) Nurettin Demir                       (Muğla)

15) Gürkut Acar                           (Antalya)

16) Namık Havutça                      (Balıkesir)

17) Emre Köprülü                        (Tekirdağ)

18) Recep Gürkan                        (Edirne)

19) Malik Ecder Özdemir             (Sivas)

20) İhsan Özkes                           (İstanbul)

21) Ali Haydar Öner                    (Isparta)

22) Mehmet Şeker                        (Gaziantep)

 

2.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane ve 21 milletvekilinin, Kars ilinde turizmin geliştirilmesi için yapılması gerekenlerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/616)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Kars ilinde turizmin geliştirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasa'nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğünün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz. 02.03.2012

1) Mülkiye Birtane                          (Kars)

2) Pervin Buldan                             (Iğdır)

3) Hasip Kaplan                              (Şırnak)

4) Sırrı Sakık                                   (Muş)

5) Murat Bozlak                              (Adana)

6) Halil Aksoy                                 (Ağrı)

7) Ayla Akat Ata                             (Batman)

8) İdris Baluken                               (Bingöl)

9) Hüsamettin Zenderlioğlu             (Bitlis)

10) Emine Ayna                              (Diyarbakır)

11) Nursel Aydoğan                        (Diyarbakır)

12) Altan Tan                                  (Diyarbakır)

13) Adil Zozani                               (Hakkâri)

14) Esat Canan                                (Hakkâri)

15) Sırrı Süreyya Önder                  (İstanbul)

16) Sebahat Tuncel                          (İstanbul)

17) Erol Dora                                  (Mardin)

18) Ertuğrul Kürkcü                        (Mersin)

19) Demir Çelik                               (Muş)

20) İbrahim Binici                           (Şanlıurfa)

21) Nazmi Gür                                (Van)

22) Özdal Üçer                                (Van)

Gerekçe:

Kars, tarihî, coğrafi, kültürel ve dinî açıdan Türkiye'nin özgün kentlerindendir. Türkiye'nin en eski yerleşim yerlerinden biri olan, tarih boyunca çeşitli kültürlere ev sahipliği yapan, farklı dinlere mensup halkların kendi değerlerini koruyarak yaşayabildiği bir kent olan Kars'ın, bu çok yönlü mirasının günümüze ne ölçüde aktarılabildiği tartışma konusudur. Bu durumun temel nedeni, devletin resmî politikasıdır. Farklılıkların benimsenmediği bu sistemde Kars'ın çok kimlikli yapısı da uzun yıllardır görmezden geliniyor. Çok kimlikli bu kentte doğal olarak pek çok medeniyete ait kalıntılar bulunuyor. Ancak, bu kalıntılar günümüze korunarak gelebilmiş değildir. Aynı zamanda bu kültürel mirasa sahip de çıkılmamıştır. Bu durum, ilin turistik potansiyelinin açığa çıkmasını da engellemiştir.

Bölgeler arası gelişmişlik düzeyinin uçuruma dönüştüğünü göstermek açısından en iyi örneklerden biri de Kars'tır. Oysa Kars'ın sahip olduğu turizm potansiyelinin açığa çıkarılması, bu farkın kapatılmasında ciddi mesafe alınmasını sağlayabilirdi. Oldukça büyük bir turizm potansiyeline sahip olan Kars, doğal güzellikleri ve tarihî eserleri ile dünyanın sayılı turistik kentleri arasında yer alabilecekken, il, bu yönüyle göz ardı ediliyor. Sosyoekonomik açıdan en geri kalmış iller arasında bulunan kent, dünyaca ünlü Ani Antik Kenti ve Kars Kalesi gibi büyük tarihî miraslara da sahip. Tarihin çok eski devirlerine uzanan antik kalıntıları bulunan kent, Yontma Taş Çağından itibaren kesintisiz bir yerleşim yeridir. Kentte birçok tarihî ev, konak, cami ve Paleolitik Dönem eserleri bulunuyor. Ayrıca Urartulardan, Selçuklulardan, Roma ve Bizans dönemlerinden kalma sayısız taş ve madenî eser mevcut. Ani Antik Kenti yabancı turistlerin merak ve ilgiyle ziyaret ettiği merkezlerden birisidir. Ayrıca, modern Kars Müzesi günümüzde arkeolojik, etnografik ve taş eserlerin sergilendiği önemli müzeler arasında yer alıyor. Bu zengin tarihî miras ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle yok olmak üzere. Tarihî ve kültürel varlıkların çoğu tahrip olmuş ve ilin turizme elverişli mekânları hiçbir şekilde değerlendirilmemiştir. Kars'ta tarihî mirası ve kültürel değerleri yaşatmaya ve tanıtmaya yönelik çalışmalar hiç yok. İlde kültür ve turizm alanında kayda değer herhangi bir yatırım bulunmuyor. Tarihî eserlerin tanıtımı yapılmıyor. İle gelen turistlere rehberlik edecek bir görevli bile yoktur. Ani Antik Kenti korunmadığı için, kale çevresinde ve içinde altın araması yapılmış, içeride koca çukurlar açılmıştır. Aramalar Kilise duvarında da yapılmış, duvar taşları içi oyularak yerinden çıkarılmış, duvarların hepsi tebeşir ve taşlarla çizilmiştir. Ani Antik Kenti çok geniş bir alanı kaplamakta ve tam olarak gezilmesi için bir günlük bir zaman ayrılması gerekiyor. Buna karşın antik kentin çevresinde herhangi bir dinlenme tesisinin bulunmaması ciddi problemlere neden olmakta ve mekân cazibesini yitirmektedir. Kars merkezinde yer alan Kars Kalesi'nde de aynı durum mevcuttur.

Diğer taraftan, il Türkiye'nin başlıca kış turizm merkezlerinden birisidir ve yapılacak yatırımlarla bu alan il ekonomisine katkı sağlayacak bir kaynak hâline getirilebilir. Sarıkamış kayak sporu için oldukça elverişli ve dünyada sadece Alpler'de bulunan bir kar kalitesine sahiptir. “Toz kristal kar” olarak adlandırılan bu kar türü Türkiye'de de bir tek Sarıkamış'ta bulunuyor.

Kars ilinin dış hatlar terminali ve kentin altyapısı olmadığından bu durum turizmi olumsuz yönde etkilemektedir. Bir şehrin turizminin gelişebilmesi için öncelikle altyapısının oluşturulması gerekmektedir. Bu altyapıların en önemlileri otoparklar ve tuvaletlerdir. Bunlar da Kars'ta mevcut değildir.

Kars'ın sahip olduğu turistik potansiyeli değerlendirilseydi, kent bugün marka kent olabilirdi. Ama ne yazık ki Kars hak ettiği değeri hiçbir dönem göremedi. Bu sebeple de kent gün geçtikçe geriliyor ve bir tarih ilgisizlik yüzünden yok olmakla karşı karşıyadır. İlin sahip olduğu potansiyelin değerlendirilmesi ve tarihî değerlerinin korunarak tanıtımı için ciddi bir turizm destekleme projesine ihtiyacı vardır. Bu nedenle sorunun Meclis gündemine taşınması gerektiğini düşünüyoruz.

3.- Hakkâri Milletvekili Adil Zozani ve 21 milletvekilinin, Hocalı’da yaşamını yitiren 613 Azeri vatandaşın ölümünü anmak amacıyla 26/2/2012’de İstanbul Taksim'de düzenlenen mitingde ve sonrasında yaşanan olayların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/615)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

26 Şubat 2012 tarihinde İstanbul Taksim'de Hocalı Katliamı'nı protesto etmek için yapılan miting, ırkçı, şoven ve nefret dolu bir mitinge dönüşmüş ve bu nefret söylemine İçişleri Bakanı da dâhil olmuştur.

Bu mitingden hemen sonra Adıyaman'da Alevi yurttaşların evleri işaretlenmiş, Ankara ve Hacettepe üniversitelerinde öğrencilere saldırılar olmuş ve İstanbul Sarıyer'de bir Ermeni yurttaş, evinin bahçesine bırakılan bir yazılı kasket ile tehdit edildiğini belirtmiştir.

Bu bağlamda, birbiri ardına yaşanan bu fiziksel ve psikolojik saldırıların farklı dil, din, etnisite ve düşünceye sahip kişi veya gruplara yönelik bir tehlikeye dönüşmesini engellemek, benzer girişimlerin önüne geçmek adına Anayasa'nın 98’inci, İç Tüzük'ün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve talep ederiz.

1) Adil Zozani                           (Hakkâri)

2) Pervin Buldan                       (Iğdır)

3) Hasip Kaplan                        (Şırnak)

4) Sırrı Sakık                            (Muş)

5) Murat Bozlak                        (Adana)

6) Halil Aksoy                          (Ağrı)

7) Ayla Akat Ata                      (Batman)

8) Hüsamettin Zenderlioğlu      (Bitlis)

9) Emine Ayna                          (Diyarbakır

10) Nursel Aydoğan                 (Diyarbakır)

11) Altan Tan                            (Diyarbakır)

12) Esat Canan                          (Hakkâri)

13) Sırrı Süreyya Önder           (İstanbul)

14) Sebahat Tuncel                   (İstanbul)

15) Mülkiye Birtane                  (Kars)

16) Erol Dora                            (Mardin)

17) Ertuğrul Kürkcü                 (Mersin)

18) Demir Çelik                        (Muş)

19) İbrahim Binici                     (Şanlıurfa)

20) Nazmi Gür                          (Van)

21) Özdal Üçer                         (Van)

22) İdris Baluken                      (Bingöl)

Gerekçe:

26 Şubat Pazar günü İstanbul Taksim'de, 1992'de Dağlık Karabağ bölgesinin Hocalı kasabasında yaşamını yitiren 613 sivil Azeri vatandaşın ölümünü anmak amacıyla bir miting düzenlenmiş, ancak ne yazık ki bu gösteriye kin ve halkları birbirine düşürmeye yönelik ırkçı, nefret dolu pankart ve söylemler damgasını vurmuştur.

Bu anma ve protesto mitinginin bir nefret gösterisine dönüşmesinde, devletin bazı organlarının ve İçişleri Bakanının doğrudan katkıları olduğu açıkça görünmüştür.

Nitekim miting tertip komitesinin ve Emniyet Teşkilatının, miting alanında taşınan bu ırkçı ve bir halkın bütününe yönelik hakaret dolu döviz ve pankartları tespit edememesi ve anma mitinginin nefret mitingine dönüşmesini engelleyememesi açık bir ihmal veya bu söylemleri destekleyici bir tutum olarak gözükmektedir.

Zira İçişleri Bakanı, bu etkinliğin nefret mitingine dönüşmesine katkı sunduğunu hükümetin bir bakanına yakışmayacak sözlerle açıkça göstermiştir. Bakan, "Yirmi yıl önce bugün kan içicilerin, katillerin, acımasızların ve merhametsizlerin, yüreksizlerin, korkakların, Hocalı'da 613 insanın, kadın, çocuk, yaşlı, haklı ve haksız demeden kanını içmiştir. Bu kan, o günden bu yana yerde kalmadı ve kalmayacak!" sözleriyle bu mitingin anma etkinliğinin aksine, Ermeni halkı özelinde ülkedeki bütün "öteki"leri tehdit etme anlamına gelecek bir gövde gösterisine dönüştüğünü ortaya koymuştur.

Zaten Taksim'de yaşanan bu olayın münferit bir olay olarak kalmayacağı ve bütün "öteki"lere yönelik bir tehdit olduğu; çok değil, birkaç gün sonra Adıyaman'da, İstanbul Sarıyer'de ve Ankara ile Hacettepe üniversitelerindeki ırkçı saldırılar ve provokasyonlar ile açıkça görünmüştür.

Adıyaman'da tıpkı 1978 yılında Maraş'ta olduğu gibi Alevi yurttaşların evleri işaretlenmiş ve bu yurttaşlar kendilerine dönük geçmişteki faşist saldırılar anımsatılırcasına bir tehdide maruz bırakılmışlardır. Bu olay, Maraş, Çorum ve Sivas'ı hatırlatma bağlamında oldukça manidar ve üzerinde durulması, titizlikle araştırılması gereken bir olaydır.

Öte yandan, ajanslara yansıyan haberlere göre, Sarıyer'de Ermeni bir yurttaş, evinin bahçesine Taksim'deki miting sonrasında 'Ermeni yalanına sessiz kalma' yazılı bir kasket bırakıldığını iddia etmiş ve Sarıyer İlçe Karakolu'na suç duyurusunda bulunmuştur. Daha evvel de; 'Taşnak kırıntısı', 'Ermeni ajanı', 'Senin sonun darağacı', 'Erivan'a git' gibi tehditler aldığını iddia eden bu yurttaş, hayatından endişe duyduğunu belirtmiştir.

Ayrıca, Taksim'deki nefret mitingini protesto etmek isteyen Ankara ve Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine, çoğu üniversite dışından gelen kişiler tarafından saldırı olmuş ve arbede yaşanmıştır. Bu köhnemiş zihniyetlerin ilk durağı geçmişteki gibi toplumsal olayların en yoğun yaşanabileceği üniversiteler olduğu için, benzeri saldırıların diğer üniversitelere sıçraması işten bile değildir.

Taksim'de yaşanan mitingden hemen sonraki birkaç gün içinde ırkçı, faşist saldırıların ve "öteki"yi düşman addeden bir zihniyetin harekete geçtiğini ve bu saldırıların devam edeceği endişesini yaratmaktadır.

Bu ırkçı, şoven zihniyetlerin geçmiş yıllardaki gibi bu nefret girişimlerinin kimi devlet kurumlarının ve ülkedeki her bir vatandaşın can güvenliğinden sorumlu olan İçişleri Bakanının bizatihi kendi söylemlerinden cesaret aldığı açıktır.

Bu duruma en yakın zamanda müdahale edilmezse benzer olayların çok daha fazla ve sistematik bir şekilde ülkenin her yerindeki dil, din, etnisite ve düşünce farklılığı olan bütün farklılara karşı yaşanabileceği ülkenin yakın tarihine bakarak anlaşılmalıdır.

Bu sebeple, yurttaşların yaşam haklarından en başta sorumlu olan ve eşit yurttaş olma hakkının güvence altına alındığı Millet Meclisinin söz konusu konuya gerekli hassasiyeti göstermesi ve bu konuları araştırması için bir Meclis araştırması açılmasını sağlaması büyük önem taşımaktadır.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.

Bir gensoru önergesi vardır. Önerge daha önce bastırılıp sayın üyelere dağıtılmıştır.

Şimdi önergeyi okutuyorum:

C) Gensoru Önergeleri

1.- Ankara Milletvekili Levent Gök ve 47 milletvekilinin, Başkent Doğalgaz Dağıtım Anonim Şirketinin değerinin çok altında bir ihale bedeli ile özelleştirilmesini onaylayarak kamuyu zarara uğrattığı iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/27)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Yasal dayanağı kalmadığı hâlde özelleştirme kapsamında son ihalede değerinin çok altında verilen teklif sonucunda ihale bedelinin düşük kaldığını ve bu şekilde onaylanırsa kendisinden hesap sorulacağını ifade etmesine karşın bu sözlerini çiğneyerek BAŞKENTGAZ AŞ'nin ihale sürecini onaylamak suretiyle kamunun ve halkın çok büyük ölçüde zarar görmesine neden olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında Anayasa'nın 98 ve 99’uncu ve İç Tüzük’ün 106’ncı maddeleri uyarınca gensoru açılmasını arz ve talep ederiz.

1) Levent Gök                                 (Ankara) 

2) Musa Çam                                   (İzmir)    

3) Müslim Sarı                                (İstanbul)

4) Malik Ecder Özdemir                  (Sivas)    

5) Erdal Aksünger                           (İzmir)    

6) Aytun Çıray                               (İzmir)    

7) Aytuğ Atıcı                                 (Mersin) 

8) Sedef Küçük                               (İstanbul)

9) İlhan Cihaner                               (Denizli) 

10) Ferit Mevlüt Aslanoğlu             (İstanbul)

11) Kamer Genç                              (Tunceli) 

12) Sinan Aydın Aygün                  (Ankara) 

13) Sakine Öz                                  (Manisa) 

14) Haydar Akar                             (Kocaeli)

15) Ali Özgündüz                            (İstanbul)

16) Ali Demirçalı                             (Adana)

17) Mustafa Sezgin Tanrıkulu         (İstanbul)

18) Oğuz Oyan                                (İzmir)

19) Süleyman Çelebi                       (İstanbul)

20) Ömer Süha Aldan                     (Muğla)

21) Mehmet Ali Ediboğlu                (Hatay)

22) İlhan Demiröz                           (Bursa)

23) Hüseyin Aygün                         (Tunceli)

24) Celal Dinçer                              (İstanbul)

25) Muharrem Işık                          (Erzincan)

26) Turgay Develi                           (Adana)

27) Ramazan Kerim Özkan             (Burdur)

28) Mevlüt Dudu                             (Hatay)

29) Dilek Akagün Yılmaz               (Uşak)

30) Haluk Ahmet Gümüş                (Balıkesir)

31) Doğan Şafak                             (Niğde)

32) Candan Yüceer                          (Tekirdağ)

33) Uğur Bayraktutan                      (Artvin)

34) Kazım Kurt                               (Eskişehir)

35) Hasan Akgöl                             (Hatay)

36) Ali Rıza Öztürk                         (Mersin)

37) Ali İhsan Köktürk                     (Zonguldak)

38) Vahap Seçer                              (Mersin)

39) Selahattin Karaahmetoğlu          (Giresun)

40) Aykan Erdemir                          (Bursa)

41) Namık Havutça                         (Balıkesir)

42) Ahmet Toptaş                            (Afyonkarahisar)

43) Ensar Öğüt                                                (Ardahan)

44) Haluk Eyidoğan                        (İstanbul)

45) Refik Eryılmaz                          (Hatay)

46) Mehmet Ali Susam                   (İzmir)

47) Mehmet S. Kesimoğlu              (Kırklareli)

48) Durdu Özbolat                          (Kahramanmaraş)

Gerekçe:

Ankara Büyükşehir Belediyesinin, BOTAŞ ve kamu kuruluşlarına borcunu ödememesi, Ankara'da metro hatlarını yapamaması üzerine; 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununa 25.05.2007 tarihli ve 5669 Sayılı Kanunun 1. maddesine eklenen (e) bendiyle; doğal gazın % 80'inin özelleştirilmesi ve elde edilen gelirden EGO Genel Müdürlüğü'nün BOTAŞ'a ve Hazineye olan borçlarına ve Ankara Metrosuna finansman sağlanması öngörülmüş, esas olarak Melih Gökçek'in kurtarılması amaçlanmıştır.

Bu amaçla kurulan Başkent Doğalgaz Dağıtım AŞ üç kez ihaleye çıkarılmış; üç milyar ABD Dolar'ı gelir beklenen ihalelerde verilen en yüksek teklifin 1 milyar 610 milyon ABD Doları olması ve bedellerin ödenmemesi nedeniyle özelleştirme gerçekleştirilememiştir.

Bunun üzerine 25.10.2010 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla ve 25.4.2011 tarihinde yapılan protokol ile metro inşaatları Ulaştırma Bakanlığına devredilmiştir.

Bu bağlamda, Başkent Doğalgaz Dağıtım AŞ'nin özelleştirme gerekçesi kalmamıştır.

Durum böyleyken; 04.07.2012'deki yasa değişikliğiyle özelleştirme sonrası uygulanacak tarifenin (birim hizmet ve amortisman bedeli 0,05555 ABD Dolar/m3 karşılığı YTL, taşıma bedelinin 0,0077 ABD Dolar/m3 karşılığı YTL) uygulanması on yıldan sekiz yıla indirilerek kalan yüzde 20 hisse de özelleştirme kapsamına alınmış, Başkent Doğalgaz Dağıtım AŞ'nin % 100 hissesinin özelleştirilmesinin yolu açılmıştır.

Süreç içerisinde doğalgaz hatları yenilenmiş, abone sayısı 1.411.000'e ulaşmıştır. Bu şekliyle yapılan 25.01.2013 tarihindeki 4. ihalede en fazla 1 milyar 162 milyon dolar teklif verilmiştir.

Başbakan bunun üzerine bir televizyonun canlı yayınında "Kârlılık olayını milletimizin lehine düşünmek durumundayız. Biz sıkıştık, şu anda paraya ihtiyacım var ne yapalım, hemen. Yok öyle şey. Türkiye malının kıymetini bilen bir ülke konumunda. Mesela Başkent Gaz'da 1.5 milyar doları yakalamışız. Yeni gelen 1.100 ile geliyor. Şimdi 1.5'u yakaladığın yerde 1.100 ile verilirse, Fatih Altaylı bunun hesabını sormaz mı, 1.5'u yakalamıştı, gördü Türkiye bu kadar güçlü olmuşken, enerjide bu kadar güçlü bir yere gelmişken nasıl oluyor da şimdi sen 1.100 veriliyor demez misin" demiştir.

Başbakanın, ihalede verilen teklif, Özelleştirme Yüksek Kurulunca ihale öncesi belirlenen BAŞKENTGAZ'ın değerinin altında kaldığı için bu açıklamayı yaptığı muhakkaktır.

Ancak Başbakan, 14.03.2013'te Özelleştirme Yüksek Kurulu Başkanı olarak BAŞKENTGAZ ihalesini onaylamıştır.

Piyasa değeri çok daha yüksek olan BAŞKENTGAZ'ın bu kadar düşük bedelle satılmasıyla oluşacak kamu kaybı son derece büyüktür.

Başbakanın, kendi sözlerinin aksine, Türkiye'nin 2. büyük doğalgaz dağıtıcısı olan BAŞKENTGAZ ihalesini, hangi gücün etkisiyle ve hangi pazarlıklar sonucunda onayladığını kamuoyu ile paylaşması ve hesap vermesi gerektiği çok açıktır.

Ayrıca, Başkent Doğalgaz Dağıtım AŞ'nin özelleştirilmesi ile Ankara Büyükşehir Belediyesinin çok önemli bir gelir kaynağından mahrum olması yanında, doğalgaz satış fiyatındaki kamu kontrolü tamamen ortadan kalkacak, tüketiciler, dağıtıcı firmanın tekel gücünden kaynaklanan fiyat politikasıyla mağdur olacaklardır.

Yukarıdaki nedenlerle Başbakan hakkında Anayasa'nın 98, 99. ve İçtüzüğün 106. maddeleri uyarınca gensoru açılması uygun olacaktır.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Gensorunun gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmenin gününü kapsayan Danışma Kurulu önerisi daha sonra oylarınıza sunulacaktır.

İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

D) Önergeler

1.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, (2/206) esas numaralı 23.10.2011 Tarihinde Van İli ve Erciş İlçesinde Meydana Gelen Depremlerden Zarar Görenlerin Vergi Borçları ve Vergi Cezalarının Terkini Hakkında Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/111)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

(2/206) esas numaralı Kanun Teklifi’m kırk beş gün içinde Komisyonda görüşülmediğinden İç Tüzük’ün 37’nci maddesi gereğince doğrudan gündeme alınması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 10/02/2012

                                                                                                             Mahmut Tanal

                                                                                                                  İstanbul

BAŞKAN – Teklif sahibi İstanbul Milletvekili Sayın Mahmut Tanal, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Reyhanlı’da yapılan katliamı lanetliyorum. Katliamda vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılara da acil şifalar diliyorum.

Tabii, Reyhanlı da sadece geçiştirilecek bir husus değil. Reyhanlı’ya gelinceye kadar bugüne kadar sınırımızda ne oldu? Bir sefer, Türkiye Cumhuriyeti devletinin sınır güvenliği hiçbir zaman, on bir yıldan beri olmadı. Neler oldu? Suriye tarafında uçağımız düşürüldü. Şanlıurfa ili Akçakale ilçesine bomba düştü. Aynı zamanda, yine, Cilvegözü’nde bomba patlayınca bundan sonra istihbarat bilgileri nedeniyle böyle bir olayın tekerrür ettirilmeyeceği söylendi ve tekrar, yine, Akçakale Sınır Kapısı’nda bir polis memurumuz şehit edildi ve son, beşinci hadise, Reyhanlı’da iki araçtaki bombanın patlaması vatandaşlarımızın can kaybına sebebiyet verdi.

Burada nedir? Başlıklar şeklinde sayarsak:

1) Dış politikamızın doğru düzgün bir şekilde yapılmaması.

2) İstihbarat zafiyeti var. İstihbarat ne işe yarar? Tabii, bu açıdan baktığınız zaman, herhâlde istihbarat sadece vatandaşlarımızı takip etme açısından yapılmaz, aynı zamanda diğer devletin Türkiye Cumhuriyeti devleti açısından da neler yaptığı takip edilir.

3) Teröre destek verildi, sınırda bulunan illerimiz âdeta terörist örgütlerin üssü hâline getirildi.

Dördüncü hadise sınır güvenliğinin olmamasından kaynaklandı.

Herhâlde sayın siyasal iktidar bizim bu uyarılarımızı bugüne kadar nazara almadı ama bunu bir daha dile getirme ihtiyacını hissettim.

Değerli milletvekilleri, 23 Ekim 2011 tarihinde Van ili Erciş ilçesinde meydana gelen deprem nedeniyle ben bu kanun teklifini verdim. Bu kanun teklifini vermemdeki asıl amaç, tabii, bu depremden zarar gören vatandaşlarımızın vergi borçlarının terkinine ilişkindi. Ancak o günün koşulları içerisinde gerek vatandaşlarımızın kendi imkânları dâhilinde gerek Hükûmetin çalışmaları dâhilinde, vatandaşlarımızın gerçekten bu anlamda kısmen de olsa zararlarının, maddi ve manevi anlamda bu zararlarının giderilmiş olduğu… Yapılan iyiliklere teşekkür etmek lazım. İyilik demeyeyim de görevdir zaten.

Hükûmetin, devletin devlet olmasının nedeni, vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlaması gerekiyor idi, bunu da yaptılar, teşekkür ederim. Yaptılar, ancak eksik yaptılar. Şu anda orada yaşanan sorun büyük bir sorun, TOKİ sorunu. TOKİ’yle ilgili, orada su, elektrik ve doğal gaz bağlanmayan evler var. Bu anlamda, vatandaşımız orada mağdurdur. Temennimiz o ki, inşallah, Van’da yaşanan bu deprem nedeniyle vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi gerekir.

Bu kanun teklifimiz... Tabii, kanunlar nedir, sıcak simit gibi, vatandaşımızın o ihtiyaçlarını gidermesi gerekir. Halı örer gibi, toplumun yararı açısından yapılması gerekir. Ancak, tabii ki bu kanun açısından, kanun teklifinin tarihi 23 Ekim 2011, geldiğimiz tarih 2013 yılındayız biz, üzerinden iki yıllık bir süre geçti ancak bunun da bugüne kalmasının asıl sebebi yine siyasal iktidardır. Siyaset, halkın sorunlarına çözüm bulabilme yeridir.

Dilerdim, isterdim, beklerdim ki, biz bu kanun teklifini yaptıktan sonra siyasal iktidarın bunu Genel Kurula bir an önce getirmesi gerekir iken gerçekten bu sorunu dile getirmedi, ancak İç Tüzük nedeniyle bunu dile getirmiş olduk.

Ayrıca, bugün 14 Mayıs Eczacılar Günü. Ülkemizde 1968 yılından itibaren bugüne kadar her 14 Mayısta Eczacılar Günü kutlanmaktadır, Eczacılar Günü’nü de kutluyorum. 14 Mayıs 1968 niçin Eczacılar Günü? Tarihçesi de şu: 1839 tarihinde ilk tıbbiye mektebi açıldığı zaman, tıbbiye mektebinin yanında bir de eczacılık fakültesi açılmıştır ve o tıbbiye mektebinin içerisinde eczacılık fakültesinin açılma tarihi de 14 Mayıstır. 14 Mayıs, eczacıların gününü de kutluyorum.

Temennim şu: İnşallah, siyasal iktidar tabii ki bu kanun teklifimize evet oyu verir. Van’da depremden dolayı zarar gören vatandaşlarımızın vergi borçları da terkin edilmiş olur.

Hepinize saygılarımı sunarım, iyi günler diliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Tanal.

Ankara Milletvekili Sayın İzzet Çetin, buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

İZZET ÇETİN (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mahmut Tanal arkadaşımın vermiş olduğu kanun teklifi üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, konuşmama başlamandan önce ben de Reyhanlı’da önceki gün meydana gelen insanlık dışı terör olayını şiddetle kınıyorum. Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum. Umarım son olur ama görünen o ki pek son olacağa benzemiyor. Bugün, Reyhanlı’da meydana gelen ve resmî açıklamalara göre 50’nin üzerinde, yabancı kaynakların haberlerine göre de 100’ün üzerinde insanın yaşamını yitirdiği bu terör olayı, hiçbir şekilde, Türkiye’nin Suriye’ye doğrudan askerî müdahalede bulunmasını isteyen güçleri güldürmemeli. Onların oyununa gelmemeliyiz. Nitekim bugün, sosyal medyada –açıp bakabilirsiniz- 2012’nin Ağustos ayında Amerika’da yapılan bir simülasyon, bir senaryonun aşama aşama gerçekleşmekte olduğunu görüyoruz. Özet olarak, o senaryoda Amerika, Suudiler ve Türkiye, Suriye üzerine bir oyun oynuyorlar ve “Türkiye, bugüne kadar gelinen noktada Suriye’ye doğrudan müdahaleye ikna edilemeyince başta Antep ve Maraş illeri olmak üzere bölgedeki büyük yerleşim yerlerinde büyük can kayıplarına sebep olacak ciddi patlamaların yapılmasından sonra Suriye’ye girme kararı içerisine girer ve bu şekilde amaç gerçekleşmiş olur.” diyor. Bu senaryoyu bütün milletvekillerinin… Ki, ABD bu senaryoları sıklıkla uygular ve bütün dünyada kendine göre politikaları o şekilde gerçekleştirir. Onun için, hiçbir şekilde Suriye’ye bir askerî müdahaleyi doğru bulmadığımı açıklıkla ifade etmek istiyorum. Gerçekten, Türkiye bu konuda ne yazık ki çok büyük yanlışlığın içerisinde. Nitekim, bu kanun teklifinde de görülüyor ki kendi yurttaşından esirgediğini,  yarın greve çıkacak hava yolları işçilerinden esirgediğini “Özgür Suriye Ordusu” diye bilinen Suriye’deki militanlara bahşetmekte Hükûmet ve onları açık açık desteklemektedir. Bunun Türkiye’ye kazandıracağı hiçbir şeyin olmadığını bilmenizi isterim.

Değerli arkadaşlar, bugün gerçekten hem Eczacılar Günü hem de Çiftçiler Günü. Çiftçiler Günü’nde Türkiye’de çiftçilerin sorunlarını, AKP iktidarları döneminde büyük bunalımlar yaşayan eczacıların sorunlarını konuşmak varken terörün açtığı yaraları konuşmak hepimizin vicdanlarını sızlatıyor.

Yine bugün, arkadaşımın vermiş olduğu kanun teklifi gerçekten hükmünü yitirdi. Yani bu da Meclisteki çalışma düzeninin, Meclis İçtüzüğü’nün ne kadar demode olduğunu açıkça bize gösteriyor. O günün sıcaklığı içerisinde, 23 Ekimde meydana gelen depremden sonra verilen bir kanun teklifi, aradan iki yıl sonra doğrudan Meclis gündemine alınma sırası gelince Meclis gündemine iniyor ve iş işten geçmiş oluyor. Şunu kabul etmek gerekir ki deprem konusunda, Van’daki deprem konusunda bir bakıma depremden hemen sonra Hükûmetin almış olduğu karar bugüne kadar uygulanageldi. Kötü bir karar değil ama o günün sıcaklığı içerisinde borçların terkini konusundaki bir yaklaşım o bölgede depremden zarar gören yurttaşları sevindirebilirdi. Nitekim, biraz evvel arkadaşım da söyledi, o bölgede birtakım hizmetlerle depremin yaraları sarılıyor gibi olsa da bölgede Van Valisinin söylediği “Evsiz kalan kiracılar hâlâ konteynırlarda yaşıyor.” Vali, kiracılar için konut yapacağını açıkladı. Bu konuda esas müşkül durumda olan yoksul insanlarımıza da devletin şefkat elini uzatmasını diliyorum ve gerçekten bu konuda Hükûmetin, Başbakanın, yaptığı açıklamalarla Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliğinin Van’daki deprem konutlarına ve onların maliyetlerine, hak sahiplerine veriliş fiyatlarındaki ikilikli duruma bir kez daha bakmasını diliyorum. Terör olayının bir daha yaşanmamasını dileyerek hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Çetin.

Teklifi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Evet, gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçiyoruz.

VII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI (x)

1.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars’ta hurdacılar sitesi kurulmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/82) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

2.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, üniversite hastanelerinde çalışanların eş durumu tayinlerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2506) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

3.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bakanlıkta yeni yapılanma kapsamında yapılan atamalara ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2850) Cevaplanmadı

4.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Antalya’da yer alan hastanelerdeki uzman doktor eksikliğine ilişkin sözlü soru önergesi (6/2869) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

5.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Gümüşhane ve Bayburt’taki Devlet hastanelerine üroloji hastaları için gerekli ameliyat malzemelerinin temin edilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/2884) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

6.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, ölüme neden olan bir ilacın ülkemizde satılıp satılmadığına ilişkin sözlü soru önergesi (6/2957) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

7.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, 2012 yılında ülke genelinde ve Tokat’ta gerçekleşen doğumlarla ilgili verilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/2987) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

8.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, hastanelerde çok sayıda yabancı uyruklu hastanın tedavi gördüğü iddiasına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/3001) Cevaplanmadı

9.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara’da şiddete uğrayan sağlık çalışanlarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/3011) Cevaplanmadı

10.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, satışı yasaklanan ilaçlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/3030) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

11.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, evde sağlık uygulamasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3076) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

12.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2007-2013 yılları arasında ruhsatlandırılan yerli ilaçlara ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/3098) Cevaplanmadı

13.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, aynı doktora on gün içerisinde ikinci kez muayene olunamamasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin sözlü soru önergesi (6/3112) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

14.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, kadrolu ve hizmet alımı yöntemi ile çalışan personele ilişkin sözlü soru önergesi (6/3125) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

15.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, üreme sağlığı danışma hattı kurulacağı hakkındaki haberlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/3244) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

16.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2007-2013 yılları arasında Ankara’da hayatını kaybeden kişi ve doğan bebek sayılarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3267) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

17.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, 112 acil sağlık istasyonu ve ambulans hizmetlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/3302) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

18.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2007-2013 yılları arasında Ankara’da lösemi teşhisi konulan çocuklara ilişkin sözlü soru önergesi (6/3348) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

19.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara’da tüberküloz teşhisi konulan hastalara ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/3349) Cevaplanmadı

20.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, terminal dönemde bulunan hastalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/3374) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

21.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, aile hekimliğine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/3427) Cevaplanmadı

22.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, kozmetik ürünlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/3430) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

23.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, aşırı tuz tüketiminden kaynaklanan hastalıkların engellenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin sözlü soru önergesi (6/3451) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

24.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan Devlet Hastanesi hizmet binasının depreme dayanıklılığına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3464) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

25.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bir serisi piyasadan toplatılan bir ilaca ilişkin sözlü soru önergesi (6/3495) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

26.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan ili Göle ilçesindeki Devlet Hastanesinde ilaç, serum vb. ihtiyaçlarının hasta yakınları tarafından karşılandığı iddialarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3506) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

27.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, bazı Devlet hastanelerinde ilaç, serum vb. ihtiyaçların hasta yakınları tarafından karşılandığı iddialarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3510) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

28.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak, Hakkâri ve Batman illeri ve ilçelerindeki Devlet hastanelerinde ihtiyaçların hasta yakınları tarafından karşılandığı iddialarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3511) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

29.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kilis, Erzurum, Gümüşhane ve Bayburt illeri ve ilçelerindeki Devlet hastanelerinde ihtiyaçların hasta yakınları tarafından karşılandığı iddialarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3512) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

30.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars, Iğdır ve Ağrı illeri ve ilçelerindeki Devlet hastanelerinde ihtiyaçların hasta yakınları tarafından karşılandığı iddialarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3513) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

31.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum’da kanser vakalarının arttığı iddialarına ve onkoloji hastanesi ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/3514) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

32.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, işçi sağlığı ve meslek hastalıkları hastanelerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/3551) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

33.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, veremle savaş ve kanser tarama ve eğitim merkezlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/3552) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

34.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, verem savaş dispanserleri ve verem hastalığı ile ilgili verilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/3604) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

35.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara’daki akciğer kanseri vakaları ile ilgili çeşitli verilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/3613) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

36.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, çocuk felci ile ilgili çeşitli verilere ilişkin sözlü soru önergesi (6/3614) ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun cevabı

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, “Sunuşlar” bölümünde belirttiğim üzere, birlikte cevaplandırmak istediği sözlü soru önergelerini cevaplandırması için Sağlık Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu’nu kürsüye davet ediyorum.

Buyurun Sayın Bakan. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Süreniz bir saat.

SAĞLIK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU (Edirne) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarımız; Hükûmetimiz ve Bakanlığımız tarafından cevaplandırılması istenen soru önergelerine cevap vermek üzere huzurlarınızda bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, tabii, Hatay Reyhanlı’da işlenen bu menfur hadiseden sonra kaybettiğimiz 51 insanımıza Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum, milletimizin başı sağ olsun diyorum.

Bu vesileyle, bugün 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla tüm çiftçilerimizin bugününü kutluyorum. Yine, 14 Mayıs Türk Eczacılar Günü vesilesiyle tüm eczacılarımızın bugününü kutluyor, yarınlarının daha güvenli ve daha huzurlu, başarılı olmasını temenni ediyorum.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim Şahin tarafından sözlü olarak yanıtlanması için gereğini saygılarımla arz ederim.

                                                                                                              Ensar Öğüt

                                                                                                                Ardahan

Kars son yıllarda şehircilik bakımından hızla yapılaşmakta ve nüfus oranı hızla artmaktadır. Bunun yanında Kars, çeşitli meslek kollarından çok dağınık hâlde faaliyet gösteren hurdacı esnafı için önemli sayılabilecek büyüklükteki bir ticaret hacmine sahiptir ve bu ticaret her geçen gün artarak devam etmektedir…”

BAŞKAN – Sayın Müezzinoğlu, Sayın Bakan, bir saniye…

Şimdi, sorular okundu daha evvelden. Siz sadece sayı ve numarasını söylerseniz, sorunun kendini okumayın ki vakitten kazanmak açısından.

Buyurun.

SAĞLIK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU (Devamla) – Peki, tamam. Teşekkür ederim.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkanım, soruyu soran sayın milletvekilini, onu da söylerseniz…

BAŞKAN – Hayır, onları söyleyecek, sorunun kendini okumayacak.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Soruyu okumanıza gerek yok. Sorunun sahibini söylerseniz yeterli efendim.

SAĞLIK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU (Devamla) – Evet, sorunun sahibi Sayın Ensar Öğüt, Ardahan Milletvekilimiz. Kars Belediye Başkanlığı tarafından, şehir merkezinde bulunan hurdacıların şehir dışına taşınmaları için gerekli çalışmaların yapıldığı, hurda ticareti yapanların bağlı bulundukları Kars Tamirciler ve Tesviyeciler Odası Başkanlığına başvurmaları durumunda hâlen faaliyette bulunan girişimcilerin bulunduğu küçük sanayi sitesi içinde faaliyet gösterebilecekleri, talepleri hâlinde sanayi sitesine ait arsalara kendilerine ait iş yeri yapabilecekleri bildirilmiştir.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                       Mesut Dedeoğlu

                                                                                                      Kahramanmaraş”

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımız Atama Nakil Yönetmeliği’nin 2’nci ve 17’nci maddeleri ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74’üncü maddesi çerçevesinde, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan kamu görevlileri, bakanlık ve bağlı kuruluşlarda durumlarına uygun kadrolara müracaatları kabul edilenlerin atanacakları yerleri, tercihleri doğrultusunda, kurumlar arası atama kurası ile naklen atanabilirler. Ayrıca, stratejik personel dönem ve kura şartlarına bağlı olmaksızın naklen atanabilirler.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını arz ederim.

                                                                                                           Özcan Yeniçeri

                                                                                                                Ankara”

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2007-2013 yılları arasında Türkiye genelinde güvenlilik sebebiyle piyasadan çekilen yerli üretim ilaç sayısı 2, ithal ilaç sayısı ise 10’dur. Tüm dünyada ilaç güvenliliği ile ilgili meydana gelen gelişmeler Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmekte olup Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde güvenlilik sebebiyle satışı yasaklanmış olmasına rağmen Türkiye’de satışı serbest olan ithal ilaç bulunmamaktadır. Ayrıca, ülkemiz ilaç ters etki bildirimlerinin yapıldığı sisteme 1987 yılından  beri üyedir.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki soruların Sağlık Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                          Özcan Yeniçeri

                                                                                                               Ankara”

Ankara ilinde bu süreçte çocuk felci vakası görülmemiştir. Ülkemizde 1998 yılından bu yana çocuk felci vakası yoktur. 2002 yılında ülkemiz, Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisine bağlı ülkelerle birlikte çocuk felcinden arındırılmış ülke sertifikası almıştır. 2007-2013 yılları arasında Ankara ilimizde çocuk felci aşısı üç dozu sırasıyla:  2007’de 75.384; 2008’de 59.779; 2009’da 70.003; 2010’da 67.104; 2011’de 68.606; 2012’de 69.494 ve 2013’te 19.588 ocak-nisan ayları  doz uygulanmıştır.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Sayın Doktor Mehmet Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                         Mesut Dedeoğlu

                                                                                                         Kahramanmaraş

Pakistan’da Pencap eyaletinde bir öksürük şurubunun yol açtığı ölümlerin sayısının 56’ya yükseldiği konusunda haberler yayımlanmaktadır. Bu bilgiler ışığında Pakistan’da ölümlere neden olan bu şurup ülkemizde ruhsatlı veya  ruhsatsız herhangi bir şekilde satılmakta mıdır?”

Sayın Başkan, Dünya Sağlık Örgütünün resmî web sitesinde Pakistan’da kullanılan bir öksürük şurubunun ölümlere sebebiyet verdiği yönünde alarm yayınlanması üzerine konu Bakanlığımıza bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından detaylı bir şekilde araştırılmıştır. Yapılan bu araştırma neticesinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirtilen üretim yerlerinden “dextrometorfan” adlı etkin maddenin ve bu etkin maddenin kullanıldığı ürünlerin ithal edilmediği anlaşılmıştır. Bu sebeple, piyasada bulunan dextrometorfan içeren öksürük şuruplarına ilişkin piyasadan geri çekme işlemi uygulanmamıştır.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                        İsmet Büyükataman

                                                                                                                   Bursa”

Değerli milletvekili arkadaşlarım, Bakanlığımıza “Theraflu Forte Film Tablet” adlı son kullanma tarihi 01/2015 olan ürünün K0984 parti numaralı serisi için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna ulaşan şikâyete istinaden yapılan inceleme neticesinde kapalı blister içerisindeki tablet üzerinde nokta şeklinde siyahlık tespit edilmesi üzerine 26/2/2013 tarihinde 2. sınıf B seviyesinde geri çekme işlemi uygulanmıştır. Adı geçen ilaç hakkında daha önce uygulanan bir geri çekme işlemi bulunmamaktadır. Ancak son kullanma tarihi 10/2014 olan ürünün K0909 parti numaralı serisi hakkında içinde yabancı madde bulunduğu şikâyeti üzerine ruhsat sahibi firma tarafından 2. sınıf B seviyesinde geri çekme talebinde bulunulmuş, söz konusu talep 22/04/2013 tarihinde Bakanlığımızca uygun bulunmuştur.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                              Ensar Öğüt

                                                                                                               Ardahan”

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; fazla tuz tüketilmesi, başta yüksek tansiyon olmak üzere çeşitli kalp ve damar hastalıklarına yol açmaktadır. Araştırmalar, ülkemizde tuz tüketiminin çok yüksek oranlarda olduğunu göstermektedir. Geçtiğimiz yıl yapılan “Türk Toplumunda Tuz Tüketimi ve Kan Basıncı” çalışmasında vatandaşlarımızın günde 15 gram civarında tuz tükettikleri tespit edilmiştir. Bu rakam, Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen günlük 5 gram değerinin 3 katıdır. Çok şükür ki 2011 yılında yapılan “Türkiye Kronik Hastalıklar ve Risk Faktörü Sıklığı” çalışmasında Ardahan ilimizin de yer aldığı Kuzeydoğu Anadolu çalışma bölgesinde hipertansiyon, koroner kalp hastalığı ve serebrovasküler hastalık sıklığının diğer bölgelere göre yüksek olmadığı tespit edilmiştir.

Tuz tüketimimizin azaltılması için Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı’nı yürütüyoruz. Bu program kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızla birlikte gıdalarda tuz oranının azaltılmasına yönelik bir çalışmayı sürdürüyoruz. Bu programın bir ilk adımı olarak ekmekteki tuz oranını azalttık. Bunu diğer gıdalar takip edecektir. Vatandaşlarımızın tuz kullanımı hakkında farkındalığı artırmak için de çalışmalarımız devam etmektedir. Çok yakında tuz paketlerinin üzerinde de sigaradaki gibi uyarı yazılarını da göreceğinizi söyleyebilirim.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                              Ensar Öğüt

                                                                                                               Ardahan”

Dünya Sağlık Örgütü, 2015 yılından sonra dünya genelinde birinci sırada ölüm sebebinin kanserler olacağını öngörmektedir. Ülkemizde de kanser sıklığı ve kansere bağlı ölümler dünyadaki artışa paralel ve benzer oranlarda artış göstermektedir. TÜİK verilerine göre 2002 yılında kansere bağlı ölüm yüzde 12 iken bu oran 2009 yılında yüzde 20’ye ulaşmıştır. Dünya Sağlık Örgütü, kanserde görülen bu artışın üç temel sebebini yaşlı nüfusta meydana gelen artış, tütün kullanımı ve obezite salgını olarak açıklamaktadır. Bunların yanı sıra ülkemizde kanser kayıtçılığında yapılan iyileştirmelerle daha önce bilinmeyen vakaların kayda alınması da kanser istatistiklerindeki artışın bir diğer sebebi olarak ortaya çıkmıştır.

En son yayımlanan ulusal istatistiklerimize göre Erzurum ilinde Türkiye ortalamasından farklılık gösteren bir akciğer kanseri artışı söz konusu değildir. Akciğer kanserleri açısından en önemli risk faktörü sigara kullanımı, mide kanserleri için ise genetik yatkınlıklar, helikobakter pilori, sigara ve alkoldür. Bildiğiniz gibi, tütünle etkin bir mücadele programını zaten yürütüyoruz. Mide kanserleri için ise önlenebilir bir diğer risk faktörü olan alkol kontrol programımızı da yakında başlatacağız.

Sağlık altyapı planlamalarımızı vatandaşlarımızın en kolay ulaşacakları yerde, ihtiyaç duydukları her türlü hizmeti alabilecekleri şekilde yaptık. Bu çerçevede yirmi dokuz sağlık bölgemizin merkezlerinden biri olan Erzurum’da bir kanser tedavi merkezimiz olacak.

Sayın Öğüt, akciğer ve mide kanseri sıklığı açısından  bazı dünya ülkeleriyle Erzurum ilinin karşılaştırıldığı tabloyu sizlere ulaştıracağım.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını arz ederim.

                                                                                                      İsmet Büyükataman

                                                                                                                 Bursa”

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5324 sayılı Kozmetik Kanunu’nun 3’üncü maddesi gereğince kozmetik ürünün piyasaya ilk kez arz edilmesinden önce Bakanlığımıza bildirimde bulunulmakta olup 2005 yılından bu yana Bakanlığımızın bağlı kuruluşu olan Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda bu ürünlerin kayıtları tutulmaktadır. Kozmetik ürünlerin insan sağlığına muhtemel etkileri, içerikleri, ambalaj bilgileri, teknik dosyaları ve üretim yerleri Bakanlığımızca denetlenmektedir.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                         Özcan Yeniçeri

                                                                                                               Ankara”

Değerli milletvekilleri, bildiğiniz gibi akciğer kanserlerinin en önemli sebebi tütün kullanımıdır. Ülkemizde dünyaya model olmuş başarılı bir tütün mücadelesini el birliğiyle yürütüyoruz. Ülkemiz insanlarının geleceği adına siz sayın milletvekillerimizin bu konuda vermiş olduğu destek için bilvesile teşekkürlerimi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Sayın Yeniçeri’nin istemiş olduğu verileri tablo hâlinde kendilerine ileteceğim. Ancak ülkemizde ölüm kayıtları TÜİK tarafından tutulmakta olduğundan akciğer kaynaklı ölüm verilerinin TÜİK’ten temin edilmesi gerekmektedir.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                         Özcan Yeniçeri

                                                                                                              Ankara”

Kanser, bütün dünyayı düşük ya da yüksek gelişmişlik düzeyine bakmadan, her iki cinsiyeti ve bütün yaş gruplarını etkileyen bir hastalıktır.

Dünyada çocukluk çağı kanserleri bütün kanserlerin yüzde 4’ünü oluşturmaktadır. Türkiye'de her yıl 175 bin vatandaşımıza kanser teşhisi konulmakta olup bunların yüzde 1,7’si, yaklaşık 3 bini, çocukluk yaşlarında görülen kanserlerdir. Lösemiler çocuklarda en sık görülen kanserler olup yılda 1.500 civarında çocuğumuzu etkilemektedir.

Erişkinlerdekinin aksine çocukluk çağı kanserleri yüzde 70-80’in üzerinde tedavi edilebilir ve sağ kalım oranı yüksektir. Ülkemiz genelinde de tedavi oranlarımız gelişmiş ülkelerdekine benzer olup kansere yakalanan çocuklarımızın yüzde 70-80’i sağlığına kavuşmaktadır.

Bildiğiniz gibi, çocukluk çağı kanserleri erişkin kanserlerinde olduğu gibi ücretsiz tedavi edilmektedir. Ankara’ya ait talep ettiğiniz verileri tablo halinde sizlere sunacağız.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                      İsmet Büyükataman

                                                                                                                Bursa”

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evde sağlık hizmeti sunumuna ihtiyacı olan bireylerin muayene, tetkik, tahlil, tedavi, tıbbi bakım ve rehabilitasyonların evinde ve aile ortamında sağlanması ve bu kişilere ve aile bireylerine sosyal ve psikolojik destek hizmetlerinin bir bütün olarak birlikte verilmesi için bakanlığımıza bağlı sağlık kurumları bünyesinde kurulan evde sağlık hizmetleri birimleri 01/02/2010 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığınca sunulan Evde Sağlık Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönerge hükümleri doğrultusunda hizmet vermeye başlamıştır.

Evde sağlık hizmeti kapsamında Şubat 2013 tarihi itibarıyla ulaşılan toplam hasta sayısı 265.259 olup, bu hastaların 147.188’i aktif olarak hâlen bu hizmeti almaya devam etmektedir.

Bursa ilimizde Şubat 2013 tarihi itibarıyla evde sağlık hizmetinden yararlanan toplam hasta sayısı ise 9.732 olup, 4.704 hasta hâlen bu hizmeti almaya devam etmektedir.

Evde sağlık hizmetleri, 81 ilimizde oluşturulan koordinasyon merkezleri koordinatörlüğünde Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, evde sağlık birimleri, toplum sağlığı merkezleri, mobil birimler, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları tarafından verilmektedir. Bu hizmetler 715 birim, 961 hizmet aracı ve aile hekimliği çalışanları hariç olmak üzere toplam 4.143 sağlık personeli tarafından sunulmaktadır.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                            Gürkut Acar

                                                                                                               Antalya”

Antalya ili merkezi ve ilçelerinde Bakanlığımıza bağlı olarak hizmet vermekte olan yataklı tedavi kurumlarında aktif olarak görev yapmakta olan tabip ve uzman tabiplerin branşlara göre dağılımını gösteren tablo ekte sunulmuştur.

Bakanlığımız Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin ek-2 maddesinin personel dağılım cetveli ilkelerine göre il ve ilçelere sağlık personeli planlamasında temel ilke nüfus kapasitesi olmakla birlikte personel dağılımını etkileyecek ölçüde demografik, epidemiyolojik hastalık insidans ve prevalansı gibi coğrafi ve turizm kaynaklı değişiklikler olması, hekime başvuru sıklığı, illerin tıbbi cihaz ve fiziki mekân kapasitesi, personel dağılımını etkileyecek ölçüde nüfus hareketleri ya da poliklinik sayılarındaki farklılıklar, ulaşım şartları, vardiya hizmetleri gibi etkenler temel alınarak il ve ilçe merkezlerinde hizmet vermekte olan sağlık kurum ve kuruluşlarına hekim, uzman hekim ve sağlık personeli kadrosu tahsis edilmektedir. Ülkemizde Bakanlığımıza bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında kardiyoloji branşında aktif çalışan uzman hekim sayısı dikkate alındığında, uzman hekim branşına ortalama olarak 79 bin nüfus düşmektedir. Kaş ilçesinin genel nüfusu ise 53.500 civarındadır. Antalya Kaş Devlet Hastanesinde hâlihazırda geçici görevli uzman hekimlerle çocuk sağlığı ve hastalıkları branşında hizmet verilmektedir. Bakanlığımızın mevcut insan kaynakları ve Kaş ilçesinin nüfus verileri dikkate alındığında sürdürülebilir sağlık hizmetleri açısından Kaş Devlet Hastanesinde yerel planda sağlık hizmeti sunumunu aksatacak doktor eksikliği bulunmamaktadır. Bakanlığımızın sağlık insan gücü kapasitesindeki artışa bağlı olarak Antalya il merkezindeki ve ilçelerindeki sağlık kurum ve kuruluşlarımıza önümüzdeki dönemlerde de hekim ve uzman hekim planlamalarımız devam edecektir. Antalya il merkezi ve ilçelerinin özellikle yaz mevsimindeki nüfus artışına paralel olarak sağlık insan gücü ihtiyacı nispetinde il içerisinden ve il dışından sağlık kurum ve kuruluşları arasında geçici olarak pratisyen ve uzman hekimler görevlendirilmektedir.

Tabloyu sizlere takdim edeceğim.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-ması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim

                                                                                                           Özcan Yeniçeri

                                                                                                                Ankara”

Ölüm istatistikleri Türkiye İstatistik Kurumu tarafından derlenmekte olup ayrıntılı bilgi ilgili kurumdan alınabilmektedir. Ölüm istatistikleri 2013 yılı Ocak ayından itibaren Bakanlığımızca oluşturulan Ölüm Bildirim Sistemi ile de alınabilmektedir. Yıllar itibarıyla Ankara ilinin ölüm istatistikleri aşağıda yer almaktadır. Ölüm yerine göre 2007, 2008, 2009, 2010, 2011; ikametgâh yerine göre… Bu tabloyu değerli milletvekilimize takdim edeceğim. Yıllar itibarıyla yine doğum istatistiklerini değerli milletvekilimiz istemiş, onun tablosunu da kendisine takdim edeceğim.

Kamu hastanelerinde sezaryen oranı özel ve üniversite hastanelerine göre daha düşük olmasına rağmen bütün doğumlardaki sezaryen oranlarını azaltmak için önlemler almaya çalışıyoruz. Ne yazık ki ülkemizde bu anlamda sezaryen oranlarının yüksek olduğu bir gerçek.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-ması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                             Ensar Öğüt

                                                                                                              Ardahan”

Hastanelerimizde yatarak tedavi gören hastaların ilaçlarının temininde Sağlık Uygulama Tebliği’nde belirtilen hükümler doğrultusunda işlem tesis edilmekte olup söz konusu tebliğin dördüncü bölümünde, yatarak tedavilerde reçetelerin düzenlenmesiyle ilgili olarak;

“1) Yatarak tedavilerde kullanılacak ilaçların hastane tarafından temini zorunludur.

2) Yatarak tedavilerde Kurumla sözleşmeli resmî sağlık kurumları tarafından temin edilemeyen ilaçlar için düzenlenen reçetelerde ‘Eczanemizde Yoktur, Yatan Hasta’ ibaresi ve başhekimlik onayının bulunması zorunludur.

3) Reçetelerde yer alan ilaç bedelleri SUT hükümleri doğrultusunda 5 günlük dozu (ancak, sağlık kurumlarında uzun süre yatmak, tedavi gören tüberküloz hastalarına kullanımın dozu belgelenmek kaydıyla bir aylık miktarda tüberküloz ilaçları reçete edilebilir) aşmamak kaydıyla karşılanır ve ödenen tutar ilgili sağlık kurumunun alacağından mahsup edilir. Ancak günübirlik tedavilerde kullanılan ilaçların hastanelerce temini zorunlu olmayıp, hekim tarafından reçetede günübirlik tedavi kapsamında olduğunun belirtilmesi kaydıyla ilaçlar sözleşmeli eczanelerden temin edilebilecektir.” denilmektedir.

Bu hükümler çerçevesinde, sağlık tesislerimizde yatan hastalarda kullanılan ilaçların önergede belirtildiği şekilde hastalarımızca eczanelerden aldırılması söz konusu olmayıp, herhangi bir sebeple sağlık tesisimizce temin edilemeyen ilaçlar tedavinin aksamaması için SUT tebliğinin Dördüncü Bölüm 3’üncü maddesi uyarınca reçete edilerek kurumla sözleşmeli olan eczanelerden, acil olan hâllerde sözleşmeli eczane şartı aranmaksızın temin edilebilir ve reçete bedeli Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlık tesisimizin alacağından mahsup edilir.

Yine 4’üncü maddede adı geçen ve günübirlik tedavilerde kullanılan ilaçlar için -kemoterapi ilaçları gibi- sağlık tesislerimizce temin edilme zorunluluğu bulunmayıp, ilgili hekimce reçetede belirtilmek kaydıyla eczanelerden temin edilmesi mümkün olup hastalarımızın reçete bedeli olarak herhangi bir ücret ödemesi söz konusu değildir.

Diğer taraftan, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Taşra Teşkilatı Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge’nin “Satın alma işlemleri” başlıklı 34’üncü maddesinde yapılan düzenlemeyle, kurumlarımızda hizmet sunumunun aksatılmadan sürdürülebilmesi için genel sekreterliklerce hastane yöneticilerine alım yetkisi verilebileceği hususu da duyurulmuştur.

Yazımız ekinde soru önergesinde adı geçen sağlık tesislerimizin ilaç tüketimi, mevcut stokları yer almakta olup -tablolarda, ek 1’de görüldüğü gibi- sağlık sunumunu aksatacak şekilde ilaç yokluğunun söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.

Tabloyu değerli milletvekilimize takdim edeceğim.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                      İsmet Büyükataman

                                                                                                                Bursa”

Bakanlığımıza bağlı merkez ve taşra teşkilatlarında 2012 yılında kadrolu ve hizmet alımı yöntemiyle toplam 506.972 personel çalışmaktadır. Hizmet alımı yöntemiyle temizlik, bilgisayar programları kullanımı ve sekreterlik, koruma ve güvenlik, yemek pişirme ve dağıtım, bakım ve onarım gibi hizmet alanlarında personel çalıştırılmaktadır.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını arz ederim.

                                                                                                            Ensar Öğüt

                                                                                                             Ardahan”

24 Mart 2013 tarih ve 28507 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği’nin “2.2.1.B-1- Ayakta Tedavilerde Ödeme Uygulaması” başlığında “Hastanın aynı sağlık kurumuna, acil servise başvuruları hariç olmak üzere ayaktan başvurduğu gün dâhil, 10 (on) gün içindeki aynı uzmanlık dalına diğer ayaktan başvurularında; sadece SUT eki EK-2/A-2 Listesinde yer alan işlemlerin bedelleri faturalandırılabilecek olup SUT eki EK-2/A Listesinde yer alan tutar faturalandırılamaz.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere on günlük kısıtlama, sağlık hizmet sunucularının bu süre içerisinde ilk başvurunun devamı niteliğindeki ikinci başvurularda yeniden muayene ücreti fatura etmemelerine ilişkindir. Hastaların sağlık hizmeti sunucularına başvurularında herhangi bir süre kısıtlaması bulunmamaktadır.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını arz ederim.

                                                                                                            Reşat Doğru

                                                                                                                 Tokat”

Bakanlığım tarafından başlatılan Doğum ve Sezaryen Programı ile her gebenin sağlıklı ve güvenli olarak hastanede doğum yapmasını, sezaryen oranlarının makul düzeylerde olmasını sağlamak amacıyla 2007 yılından itibaren tüm hastane doğumları ve sezaryen oranları izlenmektedir. Hastanelerden birer aylık dönemler hâlinde toplanan veriler inceleme ve değerlendirme süreçlerinin ardından gerekli analizler için kullanılmaktadır.

2012 yılında ülke genelinde 652.739 normal doğum, 614.046 sezaryenle doğum gerçekleştirilirken Tokat ilinde 4.960 normal doğum, 3.576 sezaryenle doğum gerçekleşmiştir. Anne Ölümleri İzleme Programı çerçevesinde ise her ilde il anne ölümleri tespit ve önleme birimleri ile il inceleme komisyonu, Bakanlık bünyesinde de Anne Ölümleri Ön İnceleme Komisyonu ve Merkez İnceleme Komisyonu oluşturulmuştur. Sağlık Bakanlığı Anne Ölümleri Ön İnceleme Komisyonunda illerden gelen gebeliğe bağlı tüm ölümler değerlendirilerek ICD 10 kodlama sistemine, nedenlerine ve üç gecikme modeline göre sınıflandırılmaktadır. İllerde, analizler sonrasında ülke ve bölge bazında anne ölüm oranları hesaplanmaktadır. Tokat ilinde 2012 yılında 1 anne ölümü gerçekleşmiş olup anne ölüm oranı binde 13’tür.

Bakanlığım, 2007 yılından bu yana bebek ölümlerini de 0-364 gün yani devamlı olarak ayrı bir sistemde toplamakta ve incelemektedir. Buna göre Tokat ilinin 2012 yılı ilk dokuz ayında, henüz kesinleşmemiş, bebek ölüm hızı binde 7,7 olarak tespit edilmiştir. 5 yaş altı çocuk ölüm hızı ise beş yılda bir gerçekleştirilen Türkiye nüfus sağlık araştırmaları ile tespit edilmekte olup iller bazında yer almamaktadır. Bakanlığımız 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren 5 yaş altı ölümlerini toplamaya başlamıştır. Bu nedenle, 2012 yılı Tokat ili çocuk ölüm oranı verilememektedir.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                             Ensar Öğüt

                                                                                                              Ardahan”

Bakanlığımız ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı arasında, ülkemiz genelinde Bakanlığımızın ihtiyaç duyduğu sağlık sitesi ve hizmet binalarının yapımı için bir protokol imzalanmıştır. Ardahan ilimizde yapılan 150 yataklı devlet hastanesi, bu protokol kapsamında TOKİ tarafından yapılmıştır. Hastane inşaatının ihalesi 20/11/2008 tarihinde yapılmış olup 30/10/2010 tarihinde tamamlanmıştır.

Sağlıkta Dönüşüm Projesi kapsamında, Ardahan ilimize, çağdaş hizmetlerine ve sağlıkta dönüşüm vizyonuna uygun gelişen tıbbi teknolojinin gerektirdiği cihazların en iyi şekilde yerleştirilip kullanılabileceği, nitelikli yatakları olan bir hastane yapılmıştır. Böylelikle, sağlık hizmetinin, yeni yapılan, modern, Sağlık Bakanlığı vizyonuna uygun, nitelikli hastanelerde verilmesi sağlanmıştır. Amaç, halkımızın kaliteli sağlık hizmeti almasıdır. Ardahan Devlet Hastanemiz, kalite ve standartlarını yükseltmek amacıyla yeni binalarına taşınmış ve burada hizmet vermektedir.

Türkiye, tektonik özellikler açısından, Kuzey Anadolu fay kuşağı ve Doğu Anadolu fay kuşağı olmak üzere başlıca iki ana fay kuşağına ayrılır. Bazı büyükşehirlerimizin birinci derecede deprem bölgeleri üzerinde kuruldukları, nüfusumuzun yarıdan fazlasının bu sahalarda yaşadığı bir gerçektir. Bakanlığımızca önemli olan kriter, hastane binalarımızın deprem bölgesinde olmasından ziyade, fay hattı üzerinde olmamasıdır.

Ardahan Devlet Hastanemizin yapımında ve Bakanlığımız planlamalarında bu durum en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmekte, depremin getireceği hasarları en aza indirgeyecek şekilde teknoloji kullanılarak, hastanemiz, Bakanlığımız konseptine uygun projelendirilerek TOKİ tarafından yapılmıştır.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                            Ali Halaman

                                                                                                                Adana”

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizdeki tüberküloz hastalarının sayısı her geçen gün azalmaktadır. Örneğin, Türkiye genelinde toplum sağlığı merkezlerine, verem birimlerine, verem savaş dispanserlerine kaydedilen toplam tüberküloz vakası sayısı 2005 yılında 20.535; 2006 yılında 20.526; 2007 yılında 19.694; 2008 yılında 18.452; 2009 yılında 17.402; 2010 yılında 16.551; 2011 yılında da 15.679’dur.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2015 yılından itibaren dünya genelinde en önemli ve birinci sırada ölüm sebebi kanser olacaktır. Ülkemizde de kanser sıklığı ve kansere bağlı ölümler dünyadaki artışa paralel ve benzer oranlarda artış göstermektedir. TÜİK verilerine göre, 2002 yılında kansere bağlı ölüm yüzde 12 iken, bu oran 2009 yılında yüzde 20’ye ulaşmıştır. Dünya Sağlık Örgütüne göre kanserde görülen bu artışın üç temel sebebi, yaşlı nüfusta meydana gelen artış, tütün kullanımı ve obezite salgını olarak gösterilmektedir. Ülkemizde bunların yanı sıra, kanser kayıtçılığında yapılan iyileştirmelerle daha önce bilinmeyen vakaların kayda alınması da kanser istatistiklerindeki artışın bir diğer sebebidir.

Ülke genelinde, Nisan 2013 tarihi itibarıyla, her ilde en az 1 adet olmak üzere 179 adet toplum sağlığı merkezi, verem savaş dispanseri ve 124 adet kanser erken teşhis tarama ve eğitim merkezi (KETEM) bulunmaktadır.

Adana ilinde ise, 1 tanesi Adana Verem Savaş Dispanseri Derneğine bağlı olmak üzere toplam 4 adet verem birimi ve 1 adet KETEM bulunmaktadır. Mevcut verem birimleri Adana ilinde yürütülen tüberküloz kontrol hizmetleri için yeterli durumda olup, 2013 yılında Adana ili için 3 adet gezici tarama aracı alımı planlanmıştır.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını arz ederim.

                                                                                                             Ensar Öğüt

                                                                                                               Ardahan”

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımızın politikaları doğrultusunda her ilimize taş kırma cihazı tahsisi öngörülmüş ve taş kırma cihazı olmayan ilimizin kalmaması için çalışmalar başlatılmıştır. Bu çalışmalar kapsamında taş kırma cihazı olmayan illerimiz belirlenmiş ve bu doğrultuda ihale çalışmaları başlatılmıştır.

2012 yılında yapılan son ihalemiz, uygun koşullar sağlanamadığı için iptal edilmiştir. 2013 yılında, merkezî alım kapsamında taş kırma cihazı alım ve planlamaları devam etmektedir.

Gümüşhane Devlet Hastanesinde taş kırma cihazı demirbaş olarak mevcut olup, Temel Sağlık İstatistikleri Modülü verilerine göre 2012 yılı içerisinde 18 adet ameliyat yapılmıştır.

Bayburt Devlet Hastanesi için 2013 yılı merkezî alım kapsamında taş kırma cihazı alımı için çalışmalar başlatılmış olup, alımın gerçekleşmesi akabinde cihaz planlaması düşünülmektedir.                                                                       

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                         Mesut Dedeoğlu

                                                                                                         Kahramanmaraş”

Değerli milletvekilleri, 2011 yılında yapılan Kronik Hastalıklar ve Risk Faktörlerinin Sıklığı çalışmasına göre Türkiye’de 20 yaş üzeri erişkin nüfusta diyabetli kişi oranı yüzde 12 olarak hesaplanmıştır. Bu anlamda ülkemizde 6 milyon kadar diyabet hastası bulunmaktadır. Adı geçen çalışmada yaş gruplarına göre diyabet sıklığı 15-24 yaş grubunda yüzde 1; 25 ila 34 yaş grubunda yüzde 2; 35 ila 44 yaş grubunda yüzde 6; 45 ila 54 yaş grubunda yüzde 16, 55-64 yaş grubunda yüzde 27; 65-74 yaş grubunda ise yüzde 30 şeklinde dağılım göstermektedir.

Diyabet, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de sıklığı artan bir hastalıktır. Diyabet sıklığının artışında en dikkat çeken iki risk faktörü sağlıksız beslenme, buna bağlı artan obezite ve hareketsiz hayat tarzıdır. Bildiğiniz gibi, 2010 yılı sonlarından bu yana diyabetin risk faktörleriyle savaşmayı hedefleyen Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı’nı, 2010 yılı başından itibaren de Türkiye Diyabet Önleme ve Kontrol Programı’nı yürütmekteyiz. Bu iki program kapsamında vatandaşlarımızda sağlıklı beslenme bilinci oluşturmak, hareketsiz hayat tarzından kaçınmak yolunda çalışmalarımızı sürdürüyor; diyabetli hastaların erken tanısı, hastalığın neden olabileceği hasarın engellenmesi için de öncelikle sağlık personelinin bu konudaki reflekslerini geliştiriyoruz. Özellikle gençlerimizi ve çocuklarımızı korumak adına okul kantinlerinde sağlıksız gıdaların bulundurulmamasına yönelik düzenlemeleri Millî Eğitim ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız ile yaptık. Okullarda diyabet etkinlikleri ile diyabetli çocuklarımızın tedavilerinin aksatılmaması için gerekli tedbirleri aldık. Bu konuda çalışmalarımız hız kesmeden devam etmektedir.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını arz ederim.

                                                                                                        Mesut Dedeoğlu

                                                                                                       Kahramanmaraş”

Değerli milletvekilleri, acil sağlık hizmetleri kapsamında, 1966 adet 112 acil sağlık hizmeti istasyonu ve 3.346 adet ambulans ile hastalara hizmet verilmektedir. Acil sağlık hizmetleri kapsamında, 2012 yılında 112 ambulansları ile toplam 3 milyon 230 bin 371 hastaya müdahalede bulunulmuştur.

Dünyada başta Amerika, Kanada, İngiltere, Almanya, Japonya gibi gelişmiş ülkelerde, ambulanslarda doktor bulunmayıp paramedik ve acil tıp teknisyenleri çalıştırılmaktadır. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de ambulanslarda görev almak üzere eğitim gören paramedik ve acil tıp teknisyenlerine 1219 sayılı Kanun ile hastane öncesi acil sağlık alanında hekim olmaksızın acil tıbbi müdahale yetkisi verilmiştir. Buna göre, hekimli istasyonların yanında, içerisinde paramedik ve acil tıp teknisyenlerinin bulunduğu istasyonlarla da hizmet verilmektedir.

112 acil sağlık hizmetleri kapsamında hizmet veren 1.966 istasyonun 1.089 adedi hekim olmaksızın paramedik ve acil tıp teknisyenleriyle hizmet verilen istasyonlarımızdır.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sağlık Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                          Reşat Doğru

                                                                                                               Tokat”

Ülkemizde Sağlık Bakanlığına Bağlı 179 verem birimi ve 12 göğüs hastalıkları hastanesi bulunmaktadır. Türkiye genelinde toplam tüberküloz vaka sayısı 2007 yılında 19.694; 2008 yılında 18.452; 2009 yılında 17.402; 2010 yılında 16.551 ve 2011 yılında 15.679’dur. 2012 yılı tüberküloz hastaları istatistik çalışmaları Haziran 2013’te tamamlanacaktır. Tüberküloz hastalarının tedavi sonuçları raporlanırken bir yıl sonraki durumları raporlanmaktadır. Buna göre, tedavisi başarıyla tamamlanan hasta oranı 2007 yılı hastalarında yüzde 91; 17.727 kişi, 2008 yılı hastalarında yüzde 91; 16.558 kişi, 2009 yılı hastalarında yüzde 89,7; 15.379 kişi ve 2010 yılı hastalarında yüzde 89,2; 14.513 kişidir. 2011 yılı hastalarının tedavi sonuçlarına ait istatistik çalışmaları Haziran 2013’te tamamlanacaktır.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki soruların Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                          Ali Halaman

                                                                                                              Adana”

Ülkemizde İstanbul, Ankara ve Zonguldak olmak üzere üç ilimizde meslek hastalıkları hastanesi bulunmaktadır. Bununla birlikte, meslek hastalıklarının erken tanı ve tedavi imkânını artırabilmek için, devlet üniversiteleri ile Bakanlığımız eğitim ve araştırma hastanelerine de ek, meslek hastalığı tanısı koyma ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirme yetkisi ve sorumluluğu verilmiştir. Bu kapsamda meslek hastalıkları hususunda hizmet sunabilen sağlık kuruluşu sayısı artırıldığından, 2013 yılında meslek hastalıkları hastanelerinin sayısının artırılması planlanmamaktadır.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak cevaplandırıl-masını arz ederim.

                                                                                                      İsmet Büyükataman

                                                                                                                 Bursa”

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ve Türk TELEKOM iş birliği ile gerçekleştirilen Kadın ve Çocuk Sağlığı Bilgi Servisi 30 Mart 2013 tarihinde lansmanı yapılarak halkımızın kullanımına sunulmuştur. Hazırlanan sisteme, sabit telefon hatları üzerinden 0800 219 00 00 numaralı telefon aranarak yirmi dört saat ücretsiz olarak ulaşılabilmektedir. Şu an serviste, anne ve çocuk sağlığını ilgilendiren konular ve kanser ile ilgili bilgiler yer almaktadır; daha sonra, halk sağlığını ilgilendiren tüm konular dâhil edilecektir.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu tarafından sözlü olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                     Kadir Gökmen Öğüt

                                                                                                               İstanbul”

İstanbul Milletvekili Sayın Kadir Gökmen Öğüt tarafından verilen, terminal dönemde bulunan hastalara ilişkin sözlü soru önergesine istinaden söz almış bulunmaktayım.

Dünya Sağlık Örgütü, palyatif bakımı, yaşamı tehdit eden hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan problemlerle karşılaşan hasta ve ailede, ağrının ve diğer problemlerin, erken tanılama ve kusursuz bir değerlendirmeyle fiziksel, psikolojik, sosyal ve manevi gereksinimlerinin karşılanması yoluyla acı çekmenin önlenmesi ve hafifletilmesine yönelik uygulamaların yer aldığı ve yaşam kalitesini geliştirmenin amaçlandığı bir yaklaşım olarak tanımlamıştır. Bu kapsamda, terminal dönem hastalara, diğer hastalardan ayrı olmamak üzere hizmet verilmeye devam edilmektedir.

Ayrıca, 1/2/2010 tarihinden itibaren Bakanlığımızca evde sağlık hizmetleri sunulmaya başlanmış olup yatağa bağımlı, hastaneye gidemeyecek durumdaki hastalara, ihtiyaç duydukları sağlık hizmetleri evlerinde ve bulundukları aile ortamında sağlık ekiplerimiz tarafından verilmektedir. Evde sağlık hizmetlerine entegre palyatif bakım modeli üzerine çalışmalar Bakanlığımızca yürütülmektedir.

BAŞKAN – Sayın Bakan, şimdi bunu tamamlayın, bitiriyoruz. Geri kalanlar, gündemde yerlerini muhafaza edecek, günü geldiğinde cevaplandırılacak.

Üç arkadaşımız size tekrar soru sordu. Onlara -soru sahiplerine- söz vereceğim, dört dakika kaldı.

Şimdi tamamlayın cümlenizi, bitiriyoruz.

Buyurun.

SAĞLIK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU (Devamla) -  Evde sağlık hizmetleri entegre palyatif bakım üzerine çalışmalar Bakanlığımızca yürütülmektedir.

Dr. Addurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim Araştırma Hastanesinde ve pilot olarak Ulus Devlet Hastanesinde “Palyatif Bakım Merkezi” adı altında hizmet verilmektedir. Ayrıca, terminal dönem hastaların acil servislerde bekleme konusunda Bakanlığımıza ulaşmış bir şikâyet bulunmamaktadır.

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) 

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sizi yerinize alayım, üç arkadaşımız tekrar sorularını genişletiyorlar.

Sayın Doğru...

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Bakana teşekkür ediyorum vermiş olduğu cevaplardan dolayı.

Ülkemizde son yıllarda normal doğum neredeyse unutulmuş, sezaryenle doğum oranları devamlı artmaktadır. Biraz önce vermiş olduğunuz istatistik bilgide de 600 binin üzerinde normal doğum, yine 600 binin üzerinde sezaryen yapılmıştır. Dolayısıyla, sanki, sezaryen normal doğumun yerine geçer gibi bir hâl de görülmektedir. Bununla ilgili olarak, normal doğumun daha sağlıklı olduğu noktasında bazı çalışmalar yapılması gerekmektedir diye düşünüyorum. Bakanlık olarak bu yönde bir çalışmanız var mıdır? Yani, normal doğumun özendirilmesi, ağrısız doğum yaptırılması noktasında bir çalışma var mıdır?

Bir diğer soru da tüberküloz konusudur. Son yıllarda, son beş yıldır tüberkülozda ciddi oranda artışlar görülmektedir. 10 binin üzerinde sayılar verdiniz. Dolayısıyla, sağlıksız bir şekilde, görevlerinden dolayı… Bilhassa İç Anadolu Bölgesi’ndeki insanlar büyükşehirlere göç ediyorlar. Bu göçler neticesinde…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Yeniçeri...

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Bakan, hastalık bir sonuçtur, asıl olan hastalıklara giden yolu kapamaktır. Bunun için, hastalıklara giden yolu kapayacak önlem olarak neler alınıyor ve bu konudaki yaklaşım ve düşünceleriniz neler? Onu öğrenmek istiyorum; bir.

İkincisi de şiddetin önlenmesi için yalnızca yasal tedbirler yetmiyor. Sağlık personeline yönelik şiddetin önlenmesi aynı zamanda bir kültür ve zihniyet sorunudur. Bu konuda sosyal ve kültürel tedbirler almayı da düşünüyor musunuz?

Üçüncüsü de HES’ler, taş ocakları, maden çıkarılmasında kullanılan zehirli maddeler, zirai ilaçlar, hormonlar ve buna benzer birtakım oluşumlar da sağlık sorunlarının doğrudan sebepleri arasındadır. Bu konuda da Bakanlığın etkili tedbirleri var mıdır?

BAŞKAN – Sayın Halaman…

ALİ HALAMAN (Adana) – Sayın Başkanım, sağ olun.

Bakan Bey’e de cevaplarından dolayı teşekkür ediyorum.

Ben, şöyle bir hadiseyi gündeme getirmek istiyorum: Son günlerde özellikle “Kamu Hastaneleri Birliği”  deniyor, bunun da iyi bir şey olduğu söyleniyor ama Adana’da olsun başka yerlerde olsun, telefonla insanlar -ambulansların içerisinde telefon açıyorlar- bize “Hasta kabul etmiyorlar.” diyorlar. Bunun neresi iyi? Bu ambulansların içerisinde dolanan hastaların yatacağı veya kolay tedavi edileceği bir yöntem yok mu? Bunu bir açıklarsanız memnun oluruz.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Bakanım, sizi şimdi şöyle alayım, beş dakika içinde… Çok soru sordu arkadaşlarımız birer dakikada ama yetiştiremediğiniz takdirde yazılı olarak cevap verebilirsiniz, size öyle de söyleyeyim.

SAĞLIK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU (Edirne) – Alamadığım sorular var.

BAŞKAN – Beş dakikanız var.  

Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

SAĞLIK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU (Edirne) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle  Sayın Doğru’nun sezaryen ve normal doğumlarla ilgili sorusunu…

Evet, ülkemizin sezaryen ve normal doğum oranları konusunda ciddi bir sıkıntımız olduğu gerçektir. Bu anlamda, normal doğumların artırılması, sezaryenlerin de endikasyonlarının gerçek endikasyonlar çerçevesine çekilmesiyle ilgili önümüzdeki süreçte daha dinamik ve takibin düzenli olacağı bir yapıyı kurmaya çalışıyoruz. Bu anlamda, tabii, bir gerekçe değil ama ne yazık ki, üniversitelerimizde ve özel hastanelerde sezaryen oranları daha yüksek ama kamu hastanelerindeki oranın da yine, arzu ettiğimiz ve arkasında “reel” diyebileceğimiz bir oran olmadığını ifade etmek isterim. Tabii, özellikle bu süreçteki çalışmalarımızda gerek doğumhane mekânlarında normal doğumu teşvik edecek doğum mekânlarını ve ebe koçluğu gibi veya doğum koçluğu gibi, doğuma yaklaşan annenin yanında onu motive edecek, ona sahip çıkacak, doğum ortamındaki teşvikleri de normal doğuma yönlendirecek bir takip sisteminin altyapısını kurmaya çalışıyoruz. Bu, gerçekten sağlık alanında bizim bir eksikliğimiz veya hızla düzeltmemiz gereken bir açığımız. Çok kısa sürede düzeltebilir miyiz? O çok kolay değil ama en azından çerçeveyi doğru belirleyip uygulanabilir ve her geçen gün normal doğumları güçlendirebilen, sezaryeni de endikasyon çerçevesine çekebilen bir noktaya taşımayı arzu ediyoruz ve bunu inşallah, önümüzdeki günlerdeki en önemli çalışma alanlarımızdan biri olarak ifade etmek isterim.

Tüberküloz konusunda iki defa rakamlar geçti. Esasında, rakamlarda bir artış değil, tam aksine, rakamlarda bir düşmenin ve tedavide de bir başarının olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla, bu konuda -keşke hiç olmasa ama- son beş yılın rakamlarında oldukça önemli düşüşler var.

Sayın Yeniçeri’nin sorusunun bir kısmını alamadım. Bu, şiddet kısmından ilk kısmını yakalayabildim, birazdan onu sizden tekrar almaya çalışırım.

Şimdi, tabii, sağlıkta şiddette bir defa toplumsal bilincin ve duyarlılığın en üst noktaya taşınması gerektiğine inanıyorum. Yasal tedbirler tabii ki önemli, cezai müeyyideler tabii ki önemli, ama bizim 75 milyon insanımızın, hekime ve sağlık çalışanına yüksek sesle konuşulmaya başlandığı andan itibaren hasta yakınlarının ve orada sağlık hizmeti bekleyenlerin mutlaka bir tavır koymaları ve hekime de, sağlık çalışanlarına da sahip çıkmaları gibi bir toplumsal, kültürel bilinci bizim yükseltmemiz lazım, çünkü en acil durumda canını da, en yakınını da teslim edeceği hekimdir, sağlık çalışanıdır. Bu bilinçle hekime yaklaşılmasını veya sağlık çalışanına bakılmasını…

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Bu konuda televizyonları kullanmayı düşünmüyor musunuz?

SAĞLIK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU (Devamla) – Mutlaka.

Önümüzdeki dönemde bu anlamda bilinçlendirme kampanyalarının ve kamu spotlarının hazırlığını yapıyoruz ve inşallah, toplumsal bilinci ne kadar üst düzeye taşıyabilirsek, inanıyorum ki, hekime ve sağlık çalışanlarına olan şiddeti o kadar azaltmış olacağız; yoksa hadiseyi yalnız yasal düzenlemelere ve kanunlara dayandırırsak, o bize yeni ve farklı sorunlar getirir diye de açıkçası bakış açımız bu.

Sayın Halaman’ın, kamu hastanelerindeki ambulanslarla ilgili sorusunu açıkçası tam alamadım; bu bilgilendirme eksiği mi, telefon mu, o konuyu kendisiyle tekrar konuşup, inşallah soruyu tam alıp kendisini bilgilendirme yapayım diyorum.

Teşekkür ediyorum.

Yüce Meclisin çalışmalarında başarılar diliyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Soru önergeleri cevaplandırılmıştır.

Gündemin “Seçim” kısmına geçiyoruz.

VIII.- SEÇİMLER

1.- Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna Üye Seçimi

BAŞKAN – Şimdi Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda 14/07/2013 tarihinde boşalacak 3 üyelik için, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 35’inci maddesi gereğince seçim yapacağız.

Üst Kurulda boşalacak 3 üyelik için Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna 2, Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için aday gösterilmiştir. Adayların adları birleşik oy pusulası şeklinde düzenlenmek suretiyle bastırılmıştır. Toplantı ve karar yeter sayısı mevcut olmak şartıyla seçimde aday listesinden en çok oyu alan adaylar seçilmiş olacaktır.

Şimdi, adayların adlarını soyadı sırasına göre okuyorum:

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu tarafından gösterilen adaylar: Hamit Ersoy, Nurullah Öztürk, Hüseyin Pala, Sait Yüce.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu tarafından gösterilen adaylar: Hasan Özgür Kurt, Ali Öztunç.

Oylamanın ne şekilde yapılacağını arz ediyorum: Herhangi bir tereddüde mahal vermemek için komisyon ve hükûmet sıralarında yer alan kâtip üyelerden komisyon sırasındaki kâtip üyeler Adana’dan başlayarak İstanbul’a kadar, İstanbul dâhil; hükûmet sırasındaki kâtip üyeler ise İzmir’den başlayarak Zonguldak’a kadar, Zonguldak dâhil, adı okunan milletvekilinin adını defterden işaretleyecek ve kendisine birer mühürlü birleşik oy pusulasıyla zarf verilecektir. Birleşik oy pusulasıyla zarfı alan sayın üye, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu aday listesinden 2 adayın, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu aday listesinden 1 adayın isminin karşısındaki kareyi çarpı işaretiyle işaretleyecek ve birleşik oy pusulasını zarfa koyarak zarfı Başkanlık Divanı kürsüsünün önüne konulmuş olan oy kutusuna atacaktır. Aday listelerinden Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu aday listesinden 2, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu aday listesinden 1’den fazla adayın işaretlendiği oy pusulaları geçersiz sayılacaktır. Bu hususlar oy pusulalarında dipnot olarak açıkça belirtilmiştir.

Sayın kâtip üyelerin yerlerini almalarını rica ediyorum.

Şimdi, oylamanın sayım ve dökümü için ad çekme suretiyle 5 kişilik bir tasnif komisyonu tespit edeceğim:

Sayın Sebahat Tuncel? Yok.

Sayın Sümer Oral? Burada.

Sayın Ünal Kacır? Yok.

Sayın Aylin Nazlıaka? Yok.

Sayın Şükrü Ayalan? Yok.

Sayın Leyla Zana? Yok.

Sayın Ruhsar Demirel? Yok.

Sayın İsmail Kaşdemir? Burada.

Sayın Selahattin Karaahmetoğlu? Burada.

Sayın İsmail Güneş? Yok.

Sayın Oya Eronat? Burada.

Sayın Recai Berber? Burada.

Tasnif Komisyonuna seçilen üyeler oylama işlemi bittikten sonra komisyon sıralarında yerlerini alacaklardır.

Oylamaya Adana ilinden başlıyoruz.

(Oylar toplandı)

BAŞKAN – Oylarını kullanmayan sayın milletvekilleri var mı?

Oy verme işlemi tamamlanmıştır.

Kupaları kaldırın, tasnif heyetine verin.

Tasnif Komisyonu: Sayın Recai Berber, Sayın Sümer Oral, Sayın İsmail Kaşdemir, Sayın Oya Eronat, Sayın Selahattin Karaahmetoğlu; sizi tasnif heyeti olarak şöyle davet ediyorum.

(Oyların ayrımı yapıldı)

BAŞKAN – Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyelikleri için yapılan seçime ilişkin Tasnif Komisyonu tutanağı gelmiştir, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda 14/7/2013 tarihinde boşalacak 3 üyelik için yapılan seçime 338 üye katılmış, kullanılan oyların dağılımı aşağıda gösterilmiştir.

Saygıyla arz olunur.

Tasnif Komisyonu

                  Üye                                             Üye                                         Üye

           Recai Berber                                Sümer Oral                         İsmail Kaşdemir

               Manisa                                        Manisa                                 Çanakkale

                                       Üye                                                 Üye

                                  Oya Eronat                           Selahattin Karaahmetoğlu

                                  Diyarbakır                                         Giresun

14/7/2013 tarihinde boşalacak 3 üyelik için yapılan seçimin oy dağılımı

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu Aday Listesi

Hamit Ersoy                    307 oy

Nurullah Öztürk              296 oy

Hüseyin Pala                     22 oy

Sait Yüce                           14 oy

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Aday Listesi

Ali Öztunç                            307 oy

Hasan Özgür Kurt                  12 oy

Geçersiz                                   7

Toplam                                 338

 

BAŞKAN – Buna göre, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda 14/7/2013 tarihinde boşalacak 3 üyeliğe Hamit Ersoy, Ali Öztunç, Nurullah Öztürk seçilmiştir. Hayırlı olmasını diliyorum.

Birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 19.59


ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 20.17

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER : Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Muhammet Rıza YALÇINKAYA (Bartın)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 103’üncü Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Alınan karar gereğince, diğer denetim konularını görüşmüyor ve gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sırada yer alan, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

2'nci sırada yer alan, Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2.- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporları (1/484) (S. Sayısı: 287)

BAŞKAN - Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

3’üncü sırada yer alan, Türk Petrol Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

3.- Türk Petrol Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/725) (S. Sayısı: 450)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

4’üncü sırada yer alan, RACVIAC-Güvenlik İşbirliği Merkezi Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Millî Savunma Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu Raporlarının görüşmelerine başlayacağız.

4.- RACVIAC-Güvenlik İşbirliği Merkezi Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Milli Savunma Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu Raporları (1/282) (S. Sayısı: 315) (x)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 315 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

RACVIAC-GÜVENLİK İŞBİRLİĞİ MERKEZİ ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1- (1) 14 Nisan 2010 tarihinde Budva’da imzalanan “RACVIAC-Güvenlik İşbirliği Merkezi Anlaşması”nın onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre vereceğim. Bu süre içinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin oy pusulalarını oylama için öngörülen bir dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadıyla imzasını taşıyan oy pusulasını yine oylama için öngörülen bir dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - RACVIAC-Güvenlik İşbirliği Merkezi Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı     :        193

 Kabul                           :        191

 Ret                               :            1   

Çekimser                       :            1 (x)

                       Kâtip Üye                                                                     Kâtip Üye

                   Bayram Özçelik                                                  Muhammet Rıza Yalçınkaya                             Burdur     Bartın”

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

5’inci sırada yer alan, 2004 Gemi Balast Suyu ve Sedimanlarının Kontrolü ve Yönetimi Hakkında Uluslararası Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu Raporlarının görüşmelerine başlayacağız.

5.- 2004 Gemi Balast Suyu ve Sedimanlarının Kontrolü ve Yönetimi Hakkında Uluslararası Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu Raporları (1/570) (S. Sayısı: 230)

BAŞKAN -  Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

6’ncı sırada yer alan, 1978 Protokolü ile Değişik 1973 Tarihli Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Ait Uluslararası Sözleşmenin III ve IV üncü Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

6.- 1978 Protokolü ile Değişik 1973 Tarihli Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Ait Uluslararası Sözleşmenin III ve IV üncü Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/707) (S. Sayısı: 414) (xx)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 414 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

1978 PROTOKOLÜ İLE DEĞİŞİK 1973 TARİHLİ DENİZLERİN GEMİLER TARAFINDAN KİRLETİLMESİNİN ÖNLENMESİNE AİT ULUSLARARASI SÖZLEŞMENİN III VE IV ÜNCÜ EKLERİNE KATILMAMIZIN  UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1- (1) "1978 Protokolü ile Değişik  1973 Tarihli Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Ait Uluslararası Sözleşme"nin III ve IV üncü Eklerine katılmamız uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2- (1) Sözleşmenin III ve IV üncü  Eklerine ilişkin değişiklikleri onaylamaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

4’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 4- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre veriyorum ve oylama işlemine başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - 1978 Protokolü ile Değişik 1973 Tarihli Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Ait Uluslararası Sözleşmenin III ve IV üncü Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı       :         219

 Kabul                             :         218

 Ret                                  :             1 (x)

                         Kâtip Üye                                                         Kâtip Üye

           Muhammet Rıza Yalçınkaya                                      Bayram Özçelik

                             Bartın                                                              Burdur”

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

7’nci sırada yer alan, 1974 Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesine İlişkin 1988 Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

7.- 1974 Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesine İlişkin 1988 Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/544) (S. Sayısı: 211) (x)

BAŞKAN - Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 211 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

1974 DENİZDE CAN EMNİYETİ ULUSLARARASI SÖZLEŞMESİNE İLİŞKİN

1988 PROTOKOLÜNE KATILMAMIZIN UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR

KANUN TASARISI

MADDE 1- (1) 11/11/1988 tarihinde kabul edilen “1974 Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesine İlişkin 1988 Protokolü”ne katılmamız uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2- (1) Protokolün teknik eklerine ilişkin değişiklikleri onaylamaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

4’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 4- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre veriyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – 1974 Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesine İlişkin 1988 Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı      :       213

Kabul                             :       213 (x)

                            Kâtip Üye                                              Kâtip Üye

              Muhammet Rıza Yalçınkaya                            Bayram Özçelik                        

                                Bartın                                                   Burdur”

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

8’inci sırada yer alan, 1972 Denizde Çatışmanın Önlenmesine İlişkin Uluslararası Kurallar Hakkında Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

8.- 1972 Denizde Çatışmanın Önlenmesine İlişkin Uluslararası Kurallar Hakkında Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/541) (S. Sayısı: 210)(xx)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon Raporu 210 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

1972 Denizde Çatışmanın Önlenmesine İlişkin Uluslararası Kurallar Hakkında Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı

MADDE 1- (1) 20 Ekim 1972 tarihinde kabul edilen “1972 Denizde Çatışmanın Önlenmesine İlişkin Uluslararası Kurallar Hakkında Sözleşme”ye katılmamız uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2- (1) Sözleşmenin teknik eklerine ilişkin değişiklikleri onaylamaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

4’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 4- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabiidir. Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre vereceğim.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – 1972 Denizde Çatışmanın Önlenmesine İlişkin Uluslararası Kurallar Hakkında Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı     :       213

 Kabul                            :       212

 Ret                                :           1 (x)

                        Kâtip Üye                                                          Kâtip Üye

         Muhammet Rıza Yalçınkaya                                       Bayram Özçelik

                           Bartın                                                               Burdur”

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

9’uncu sırada yer alan 1989 Uluslararası Kurtarma Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

9.- 1989 Uluslararası Kurtarma Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/530) (S. Sayısı: 209) (xx)

BAŞKAN – Komisyon burada.

Hükûmet burada.

Komisyon Raporu 209 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

1989 ULUSLARARASI KURTARMA SÖZLEŞMESİNE KATILMAMIZIN UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1- (1) 28 Nisan 1989 tarihinde kabul edilen “1989 Uluslararası Kurtarma Sözleşmesi”ne çekince ile katılmamız uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum.

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir. Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre veriyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – 1989 Uluslararası Kurtarma Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı         :     214

Kabul                                :     214 (x)

                     Katip Üye                                                                Katip Üye

      Muhammet Rıza Yalçınkaya                                              Bayram Özçelik

                        Bartın                                                                      Burdur

BAŞKAN – Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

10’uncu sırada yer alan Uluslararası Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

10.- Uluslararası Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/507) (S. Sayısı: 133)

BAŞKAN - Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

11’inci sırada yer alan, 2009 Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümü Hakkında Hong Kong Uluslararası Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Çevre Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporlarının görüşmelerine başlayacağız.

11.- 2009 Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümü Hakkında Hong Kong Uluslararası Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Çevre Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporları (1/460) (S. Sayısı: 121)

BAŞKAN - Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

12’nci sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Deniz Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

12.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Deniz Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/464) (S. Sayısı: 117) (x)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 117 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Deniz Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı

MADDE 1 – (1) 12 Mayıs 2010 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükûmeti Arasında Deniz Taşımacılığı Anlaşması”nın onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2 - (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3 - (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre veriyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Rusya Federasyonu Hükûmeti Arasında Deniz Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylamasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“ Kullanılan oy  sayısı         :      207

  Kabul                                :      207 (x)

                       Kâtip Üye                                                                  Kâtip Üye

        Muhammet Rıza Yalçınkaya                                                Bayram Özçelik

                          Bartın                                                                       Burdur”

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

13’üncü sırada yer alan, Mücavir Atlantik Deniz bölgesi, Akdeniz ve Karadeniz’deki Deniz Memelilerinin Korunmasına Dair Anlaşmaya Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Çevre Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporlarının görüşmelerine başlayacağız.

13.- Mücavir Atlantik Deniz Bölgesi, Akdeniz ve Karadenizdeki Deniz Memelilerinin Korunmasına Dair Anlaşmaya Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Çevre Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporları (1/704) (S. Sayısı: 351)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

14’üncü sırada yer alan, Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

14.- Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/676) (S. Sayısı: 380)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

15’inci sırada yer alan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Kültür Yollarına İlişkin Genişletilmiş Kısmi Anlaşmayı Tesis Eden Kararına Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

15.- Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Kültür Yollarına İlişkin Genişletilmiş Kısmi Anlaşmayı Tesis Eden Kararına Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/686) (S. Sayısı: 386)

BAŞKAN - Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

16’ncı sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Hükümeti Arasında Askeri İş Birliği Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

16.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Hükümeti Arasında Askeri İş Birliği Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/560) (S. Sayısı: 324)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

17’nci sırada yer alan, İslam Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

17.- İslam Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/741) (S. Sayısı: 416) (x)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 416 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

İSLAM KALKINMA BANKASI KURULUŞ ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1 – (1) 12/8/1974 tarihinde Cidde’de imzalanan “İslam Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşması’nın giriş bölümünün birinci ve beşinci paragrafları ile 1’inci maddesi, 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (11) bendi, 12’nci maddesi ve 15’inci maddesine “Anayasamız, kanunlarımız ve bağlı olduğumuz anlaşmalar hükümlerinin saklı olduğu” şeklinde ihtirazî kayıt derpiş olunmak üzere onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Tekirdağ Milletvekili Sayın Emre Köprülü.

Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle bundan önceki bölümde geçen, yasalaşan uluslararası anlaşmaların Türkiye Cumhuriyeti’ne hayırlı olmasını diliyorum.

Tabii, bundan sonra da özellikle hafta sonu Hatay ilimizin Reyhanlı ilçesinde yaşanan acı bir olay vardı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bir seferde en çok insanının hayatını kaybettiği bu terör saldırısını hem şahsım adına ham de grubum Cumhuriyet Halk Partisi adına kınıyorum.

Bugün, sayın grup başkan vekilimiz konuyla ilgili son derece kapsamlı bir açıklamada bulundu. Biz, bu açıklamanın üzerine daha fazla detaylandırmak niyetinde değiliz, buna ekleyecek bir hususumuz yok. Ancak, şu son derece net bir şekilde belli ki bu yaşanan olaylar açık olarak AKP’nin yanlış dış politikalarının bir tezahürüdür. AKP’nin Suriye’de sahnelemeye çalıştığı -çalıştığı diyorum çünkü başaramadığı açık olarak ortadadır- taraflı ve kışkırtıcı politikalar maalesef ki Türkiye topraklarına da sıçramıştır, ateş Türkiye topraklarına da gelmiştir.

Sınır güvenliği, Türkiye’nin sınır güvenliği, bizim için hayati ve kutsal olan sınır güvenliği bu derecede ortadan kalkınca sınır da tabii yolgeçen hanına dönmüş ve neticede teröristi, katili, her türden insan Türkiye topraklarına elini kolunu sallayarak girebilecek bir pozisyona gelmiş ve neticesinde bu olaylar yaşanmıştır.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak onun bunun yanında değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak ne ondan ne bundan yanayız. Bizim tek taraf olduğumuz nokta vardır, o da Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Türk halkıdır. Biz, Reyhanlı’da hayatını kaybeden hiçbir vatandaşımıza ne Esad rejimini değişiriz ne de Özgür Suriye Ordusunu değişiriz. Bizim için önemli olan, Türkiye Cumhuriyeti topraklarındaki vatandaşlarımızın can güvenliği ve mal güvenliğidir. (CHP sıralarından alkışlar) Ama, maalesef, AKP iktidarında insanlarımızın, -tablo ortadadır ki- ne can güvenliği kalmıştır ne de mal güvenliği kalmıştır.

Biz, açık olarak, bu ülkenin AKP iktidarında yaşadığı taşeron politikalardan bir an evvel vazgeçilmesini diliyoruz, bunun sonu yoktur. Bu hayalperest politikaların Türkiye’ye kazandırdığı hiçbir artı yoktur.

Eğer bu ülkenin Dışişleri Bakanı Türkiye Cumhuriyeti için hayırlı bir iş yapmak istiyorsa, faydalı bir iş yapmak istiyorsa yarın sabah uyandığında Dışişleri Bakanlığı görevinden eğer istifa ederse, herhâlde Türkiye Cumhuriyeti devleti için en hayırlısını yerine getirmiş olacaktır.

Şimdi, somut bir durum var: Dış politika iflas etmiş diyoruz, Suriye'de yaşananlar ortada. Ama, bu hafta sonu, biliyorsunuz, Bulgaristan seçimleri vardı. Bulgaristan seçimlerinde yaşananlarla dış politikanın nasıl iflas ettiği, AKP’nin söylemlerinin, amaçlarının, çalışmalarının nasıl dibe vurduğunu açık olarak gördük.

Şimdi burada İçişleri Bakanı var. Biliyorsunuz, geçen hafta grup önerisi olarak bunu gündeme getirmiştik ama destek bulamadık. Tarafsız kalması gereken Hükûmet, valilerine, kaymakamlarına talimat verdi. O kaymakamlar da “Devletimiz şu partiyi destekliyor, bu parti için oy istiyoruz.” şeklinde açıklamalarda bulundu. Ben Sayın Bakana soru önergesi verdim ama hâlen daha bir cevap alamadım. Burada kendisinden bir cevap isterim. Bir kaymakamın şu parti, bu parti adını kullanarak oy istemesi, toplantılar yapması doğru mudur? Eğer doğru değilse o kaymakamla ilgili niçin herhangi bir yaptırım ya da önleyici bir tedbir uygulanmamıştır? Açık olarak bellidir.

Biz, iktidar partisinin milletvekillerini Bulgaristan seçimlerinde bir parti için, açık olarak söyleyelim, Hürriyet ve Şeref Halk Partisi için oy istediğini biliyoruz, böyle toplantılar yaptığını biliyoruz. Bu da olabilir, buna da karşı çıkmıyoruz, olabilir ama kaymakamları bu işe alet etmek yakışmaz ve de açık olarak bellidir ki Bulgaristan’da iki tane Türk partisi varken birine açık olarak destek olmak da soydaşlarımız arasına ihtilaf sokmak, nifak sokmak, onları bölmek sonucunu doğurur.

Peki, Adalet ve Kalkınma Partisi, AKP, kendisi bir partiyi destekledi, kaymakamları, valileri seferber etti, çalışmalar ortaya koydu; ne oldu? Ne olduğunu söyleyeyim: AKP'nin açık olarak desteklediği parti Türkiye genelinde 8 bin oy aldı, aleyhine çalıştığı parti de 52 bin oy aldı. Peki, şimdi şapkanızı önünüze koyun, düşünün. Ama eğer bunu görmek istemiyorsanız Bulgaristan’daki tabloyu da söyleyelim. Bulgaristan’da iktidar partisinin dış politikasının sonucu olarak desteklediği parti yüzde 1,4 oy aldı, yüzde 1,4. Bu mu dış politikadaki başarı? Geçiyorum.

Değiştirilmesi söylenen, soydaşların zararına çalıştığı propagandası yapılan -ki ben burada baktığım zaman iktidar partisinin grubuna- kendi bölgemde, Türkiye'nin diğer bölgelerinde açık olarak Bulgaristan seçimleri için aleyhlerine çalışılan parti, Hak ve Özgürlükler Partisi yüzde 11 oy aldı, Bulgaristan’ın 3’üncü büyük partisi oldu yani bölmeye çalışılan soydaşlar yine bir noktada birleştiler. Ama, işin başka vahim bir boyutu var. O çalışan, o mücadele eden soydaşlarımız arasında ikilik yaratmaya çalışan değerli milletvekilleri, AKP Grubu şunun hesabını vermek zorunda: Bakın, Hak ve Özgürlükler belki olası bir iktidarı kaybetti ve ırkçı bir parti olan ATAKA Partisi belki iktidara gelecek. Sorumlusu kim biliyor musunuz? Sorumlusu soydaşları bölen, desteklediği parti yüzde 1 oy alıp Hak ve Özgürlüklerin 3-4 milletvekili çıkarmasına engel olan AKP. (CHP sıralarından alkışlar) İşte o AKP bunun hesabını verecek. Soydaşlar bunu soruyorlar. Bunu anlatmak zorundalar. O kaymakamlara talimat veren, o sahada çalışıp da oy isteyen iktidar partisi bunun hesabını vermek zorundadır.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz 416 sıra sayılı İslam Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nda bir muhalefet şerhimiz var. Dışişleri Komisyonumuz, bununla ilgili olarak, bugüne kadar, otuz dokuz yıl bekletildikten sonra Türkiye Büyük Millet Meclisine bu yasanın sunulmasının çok doğru olmadığı, zamansız olduğu kanaatindeler. Nitekim bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti söz konusu İslam Kalkınma Bankasından kredi almış, kredi vermiş, yatırımlar yapılmış. Buna dair kuruluş anlaşmasının içerisinde Türkiye'nin de çekince koyduğu bazı maddeler noktasında Anayasa’ya aykırılık olduğu kanaatini taşıyorlar.

Biz bu nedenle, özellikle Komisyonumuzun verdiği muhalefet şerhini tekrar ediyoruz ve bu noktada, yasaya bu kapsamda muhalif olduğumuzu belirterek saygılar sunuyoruz.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Köprülü.

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) – Sayın Bakanım, bir yerde sataştım size.

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Mardin) – Yazılı cevap vereceğim size zaten.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, şahsım adına söz istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Aslında burası Türkiye Büyük Millet Meclisi. Burada özel işlerinizle… Yani, burada çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi ilk defa -ben otuz iki senedir bu Mecliste çalışıyorum- bu kadar korkulu, baskı altında bir çalışma sistemi getiriyor. Böyle bir şey olmaz.

Şimdi, bakın, uluslararası anlaşmalar Anayasa’nın üstündeki bir hukuk düzenini getiriyor Türkiye’ye. Dolayısıyla, bu anlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisinde enine boyuna tartışılması lazım. Şu Hükûmet sırasına bakın, var mı burada kimse? Yok.

AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Samsun) – Sana göre öyle.

KAMER GENÇ (Devamla) – Orada formalite icabı bir kişi var. Böyle bir şey olmaz ki! (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Bakın, Türkiye’de dün, bu hafta dış basında 100 küsur insanın öldürüldüğüne ilişkin haberler var. Türkiye bugün rejimini kaybetmiş, Türkiye bugün itibarını kaybetmiş. Türkiye bugün nasıl bir ülke olduğu… Artık, insanlar yaşama korkusu içinde. Bu kadar büyük bir insan kitlesinin katledildiği sırada Türkiye Büyük Millet Meclisinin karşısında hesap verecek bir Hükûmet yok. Bülent Arınç ne diyor: “Efendim, Reyhanlı’da Sünniler çoğunlukta olduğu için bu katliam Reyhanlı’da yapıldı.” diyor. Yahu, böyle bir laf olur mu?

Beyler, efendiler; bu memlekette Sünni’si, Alevi’si var mı; hepimiz kardeşiz, hepimiz Müslüman’ız; hepimizin Allah’ı bir, peygamberi bir, kitabı bir. Bu, bu memlekette, acaba Sünni, Alevi veyahut da başka bir ayrım yapmak kimin hesabına uyar? Böyle bir şey olur mu?

Şimdi, bu, İslam Kalkınma Bankasındaki getirilen anlaşmalar Türkiye Cumhuriyeti devletiyle taban tabana zıt, Anayasa’mıza zıt, Anayasa’mızın getirdiği laik cumhuriyet ilkelerine zıt. Bunları AKP iktidarı getiriyor, şimdi, bu anlaşmayı geçirdiğiniz zaman, işte, Anayasa Mahkemesine de dava açamıyorsunuz. Dolayısıyla, artık Türkiye Cumhuriyeti devletinin laiklik ilkesi, cumhuriyet ve hukuk devleti ilkeleri kalkacak, bunlarla ilgili olarak bu kurallar geçecek. Yani aslında, Meclis Başkanının da bunları getirmemesi lazım. Aslında, Türkiye’yi koruması gereken Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanı ve Başkanlık Divanıdır. Anayasa’yı uygulamak, Anayasa’daki sistemi korumak, Anayasa’daki hukuk devletini korumak, hatta bütün milletvekillerinin uyacaklarına şerefleri ve namusu üzerine yemin ettikleri anayasal kuralları burada uygulamak Meclis Başkanının, Başkanlık Divanının görevidir ve bunlara ters düşen kanunların, anlaşmaların buraya gelmemesi lazım.

“Meclis”, “Hükûmet” diye bir kavram yok, memleketimizde can güvenliği yok, suistimaller almış yürümüş, devlet talan edilmiş, devletin bütün KİT’lerindeki mallar satılmış, birtakım insanların eline geçmiş, devletin iktidar kadrosunun başında bulunan kişi Karun kadar zengin olmuş. Ondan sonra, istiyor ki Türkiye’de bir dikta rejimi getirip “Ben Karun kadar zengin oldum ancak Türkiye’de bu servetleri bir dikta rejimi getirmek suretiyle yiyebilirim rahat olarak.” diyor.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Sen ne zaman akıllanacaksın?

KAMER GENÇ (Devamla) – Türkiye’de denetim yok, uluslararası düzeyde itibarımız yok, hiçbir devlet nazarında Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı kalmamış, ondan sonra, geliyoruz burada anlaşmalar yapıyoruz.

Eğer bu Hükûmet sorumluysa biz şimdi soru soracağız, Muammer Bey ne bilir bu soruları? Gelsin Dışişleri Bakanı orada otursun.

İÇİŞLERİ BAKANI MUAMMER GÜLER (Mardin) – Ben Dışişleri Bakanına vekâlet ediyorum.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Dışişleri Bakanına vekâlet ediyor.

KAMER GENÇ (Devamla) – Hep dışarıda geziyor ve Türkiye’ye özel görevli gelmiş bunlar, Türkiye Cumhuriyeti devletini bitirmek için özel görevlendirilmiş kişiler. Değillerse gelsinler desinler ki: “Yahu, sen yalan söylüyorsun.” Ben de özür dilerim.

EMRULLAH İŞLER (Ankara) – Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?

KAMER GENÇ (Devamla) - “Biz laik Türkiye Cumhuriyeti devletinin yanındayız.” desinler, hayhay, çıkın burada konuşun.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Sen ne zaman aklını başına alacaksın? Sen ne zaman akıllanacaksın?

KAMER GENÇ (Devamla) – Şimdi, efendim, bakın, Emine Hanım diyor ki: “Biz yüz yıldır kötü bir rejimin altında yaşadık. Bizim rejimimiz Bağdat, Mekke ve Medine’dir.” Bizim rejimimiz, Bağdat, Mekke ve Medine midir yoksa Türkiye Cumhuriyeti devletinin laik cumhuriyetinden midir? Onu bir bilelim arkadaşlar.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Ya yeter ya, yeter ya!

KAMER GENÇ (Devamla) – Ya, ben şimdi sizinkilerin söyledikleri sözleri burada öğrenmek istiyorum. Doğru mu, yanlış mı arkadaş?

İSMAİL AYDIN (Bursa) – Hepsi yanlış.

KAMER GENÇ (Devamla) – Yani eğer hakikaten bizim rejimimizin temeli Mekke’de, Bağdat’ta, Medine’deyse hayhay, çıkın burada açıkça söyleyin. O zaman birbirimizi iyi anlayalım ama ikiyüzlülük etmeyin. Birisi çıkıp da başka yerden, birisi Konya’dan birisi Hanya’dan bahsetmesin. Gerçek kimliğinizi, bu devlete ve bu millete bakış açılarınızı açıkça söyleyin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İSRAFİL KIŞLA (Artvin) – Söylüyor da sen anlamak istemiyorsun.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Millet biliyor, sen işine bak.

KAMER GENÇ (Devamla) – Böyle bir şey olmaz.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Sen ne zaman akıllanacaksın? Koca adam oldun, 70 yaşına geldin, hâlâ aynısın be!

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sana ne be! Sana ne!

BAŞKAN – Sayın Can… Sayın Can…

2’nci maddeyi okutuyorum:

Madde 2- (1) Türkiye Cumhuriyetinin İslam Kalkınma Bankasına olan sermaye iştiraki taahhüdü ve bu taahhüt çerçevesinde yapılacak ödemeler 1.165.860.000 İslam Dinarı karşılığını geçemez. Bakanlar Kurulu, gerektiğinde bu tutarı beş katına kadar artırmaya yetkilidir.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

Madde 3- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Madde 4- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre vereceğim.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylamaya devam edildi)

BAŞKAN – Sayın Muammer Güler Dışişleri Bakanı Vekili olarak burada temsil ettiğini söyledi. Size söyleyeyim.

BÜLENT TURAN (İstanbul) – Anlamaz ya o!

(Elektronik cihazla oylamaya devam edildi.)

BAŞKAN - İslam Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Kullanılan oy sayısı   :        215

Kabul                          :        207

Ret                               :            8 (x)

                      Kâtip Üye                                                                    Kâtip Üye

                 Bayram Özçelik                                                 Muhammet Rıza Yalçınkaya

                        Burdur                                                                         Bartın”

BAŞKAN – Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

18’inci sırada yer alan Türkiye Cumhuriyeti ile İslam Kalkınma Bankası Grubu Arasında Türkiye’de İslam Kalkınma Bankası Grubu Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşma ile Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

18.- Türkiye Cumhuriyeti ile İslam Kalkınma Bankası Grubu Arasında Türkiyede İslam Kalkınma Bankası Grubu Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşma ile Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/744) (S. Sayısı: 434) (x)

BAŞKAN - Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 434 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE İSLAM KALKINMA BANKASI GRUBU ARASINDA TÜRKİYEDE İSLAM KALKINMA BANKASI GRUBU ÜLKE OFİSİ KURULMASINA İLİŞKİN ANLAŞMA İLE ANLAŞMADA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR NOTALARIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN TASARISI

MADDE 1-  (1) 10 Ekim 2012 tarihinde imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti ile İslam Kalkınma Bankası Grubu Arasında Türkiye’de İslam Kalkınma Bankası Grubu Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşma” ile Anlaşmada değişiklik yapılmasına dair Notaların onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre veriyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti ile İslam Kalkınma Bankası Grubu Arasında Türkiye’de İslam Kalkınma Bankası Grubu Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşma ile Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Oy sayısı       :        203

Kabul              :        196

Ret                   :            7  (x)

                        Kâtip Üye                                                            Kâtip Üye

                   Bayram Özçelik                                          Muhammet Rıza Yalçınkaya

                          Burdur                                                                 Bartın”

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

19’uncu sırada yer alan, Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

19.- Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/691) (S. Sayısı: 354)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

20’nci sırada yer alan, Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Anlaşmasının Tadiline İlişkin Genel Kurul Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

20.- Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Anlaşmasının Tadiline İlişkin Genel Kurul Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/734) (S. Sayısı: 415) (xx)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Komisyon raporu 415 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen? Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1’inci maddeyi okutuyorum:

ÖZEL SEKTÖRÜN GELİŞTİRİLMESİ İSLAMİ KURUMU KURUCU ANLAŞMANIN

TADİLİNE İLİŞKİN GENEL KURUL KARARININ ONAYLANMASININ UYGUN

BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1- (1) Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumunun 11 inci Genel Kurul Toplantısında kabul edilen Kurucu Anlaşmanın 33 üncü maddesinin tadiline ilişkin GA11/4/432 nolu Kararın onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için bir dakika süre veriyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Anlaşmasının Tadiline İlişkin Genel Kurul Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:

“Oy sayısı     :       201

 Kabul           :       197

 Ret                :           4 (x)

                     Kâtip Üye                                                                  Kâtip Üye

                Bayram Özçelik                                                Muhammet Rıza Yalçınkaya

                       Burdur                                                                       Bartın”

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

21’inci sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ormancılık Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

21.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ormancılık Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/430) (S. Sayısı: 51)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

22’nci sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Yunanistan Cumhuriyeti Çevre, Enerji ve İklim Değişikliği Bakanlığı Arasında Enerji Alanında İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

22.- Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Yunanistan Cumhuriyeti Çevre, Enerji ve İklim Değişikliği Bakanlığı Arasında Enerji Alanında İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/474) (S. Sayısı: 62)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

Bundan sonra da komisyon bulunamayacağı anlaşıldığından, alınan karar gereğince, kanun tasarı ve teklifleriyle komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 15 Mayıs 2013 Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.

Kapanma Saati: 21.10