DÖNEM: 24                             CİLT: 2                       YASAMA YILI: 3

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

 

 

5’inci Birleşim

9 Ekim 2012 Salı

 

 

 

 

(TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

   I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- YOKLAMA

IV.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut’un, yeni yasama yılında Genel Kurul çalışmalarının ülkemize ve milletimize barış ve huzur getirmesini dileyen konuşması

 

V.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Ankara Milletvekili Nurdan Şanlı’nın, Ankara’nın başkent oluşunun 89’uncu yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü’nün, Balkan Savaşlarının 100’üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’nun, Balkan Savaşlarının 100’üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

 

VI.- AÇIKLAMALAR

1.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Ankara’nın başkent oluşunun 89’uncu yıl dönümüne ilişkin açıklaması

 

VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek başkanlığında Macaristan Ulusal Parlamentosu Başkanı Laszlo Köver’in vaki davetine icabet etmek üzere 15-17 Ekim 2012 tarihinde Macaristan’a ziyarette bulunacak Parlamento heyetine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresi (3/1023)

2.- Üstün Yetenekli Çocukların Keşfi, Eğitimleriyle İlgili Sorunların Tespiti ve Ülkemizin Gelişimine Katkı Sağlayacak Etkin İstihdamlarının Sağlanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının Yeni Zelanda, Güney Kore Cumhuriyeti ve Almanya Federal Cumhuriyeti'nde araştırma ve inceleme yapma talebinin, gidecek Komisyon üyelerinin sayıları ve inceleme süresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca tespit edilmesi kaydıyla Genel Kurulun onayına sunulmasının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresi (3/1024)

3.- Üstün Yetenekli Çocukların Keşfi, Eğitimleriyle İlgili Sorunların Tespiti ve Ülkemizin Gelişimine Katkı Sağlayacak Etkin İstihdamlarının Sağlanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, araştırma ve inceleme yapmak üzere Yeni Zelanda, Güney Kore Cumhuriyeti ve Almanya Federal Cumhuriyeti'ne gidecek Komisyon üyelerine ve inceleme süresine ilişkin önerisinin Başkanlıkça uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresi (3/1025)

B) Önergeler

1.- İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/60)

2.- Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın’ın, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/61)

3.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, (2/20) esas numaralı 2090 Sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/62)

C) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu ve 19 milletvekilinin, ülkemizde meydana gelen iş kazalarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/361)

2.- Ağrı Milletvekili Halil Aksoy ve 21 milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde 1990’lı yıllardan sonra yaşanan zorunlu göçün neden ve sonuçları ile toplumda yarattığı etkinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/362)

3.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici ve 21 milletvekilinin, engelli vatandaşların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/363)

D) Meclis Soruşturması Önergeleri

1.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ve 111 milletvekilinin; bazı milletvekillerinin yargılanmaları ve dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda yargıya talimat verdiği, yargıya müdahale ederek yürütme erkini ölçüsüz ve hukuk tanımaz biçimde kullandığı iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/1)

 

VIII.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- BDP Grubunun, 6/2/2012 tarihinde Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ve arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükûmetinin Suriye politikasının araştırılması amacıyla vermiş olduğu Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 9/10/2012 günkü birleşiminde sunuşlarda okunmasına ve ön görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

2.- AK PARTİ Grubunun, gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin önergesi

 

IX.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- İstanbul Milletvekili Osman Taney Korutürk’ün, İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır’ın Cumhuriyet Halk Partisine sataşması nedeniyle konuşması

2.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın AK PARTİ Grup Başkanına sataşması nedeniyle konuşması

3.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın Cumhuriyet Halk Partisine sataşması nedeniyle konuşması

4.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi’nin şahsına sataşması nedeniyle konuşması

5.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi’nin Barış ve Demokrasi Partisine sataşması nedeniyle konuşması

6.- Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun, Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın şahsına sataşması nedeniyle konuşması

7.- Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi’nin, Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in şahsına sataşması nedeniyle konuşması

8.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi’nin şahsına sataşması nedeniyle konuşması

9.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun şahsına sataşması nedeniyle konuşması

10.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, Konya Milletvekili Atilla Kart’ın AK PARTİ Grup Başkanına sataşması nedeniyle konuşması

 

X.- SEÇİMLER

A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim

1.- İçişleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

2.- Plan ve Bütçe Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

3.- Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

 

XI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

2.- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporları (1/484) (S. Sayısı: 287)

3.- Toplu İş İlişkileri Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporları (1/567) (S. Sayısı: 197)

4.- Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli ile 309 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/873) (S. Sayısı: 328)

 

 

XII.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin sorusu ve Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın cevabı  (7/6790)

2.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, YURTKUR yurtlarında barınan ve burs alan öğrencilere ilişkin sorusu ve Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın cevabı (7/7816)

3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’da yapılan kamu yatırımlarına ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın cevabı (7/7846)

4.- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, gençlik kamplarına ilişkin sorusu ve Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın cevabı  (7/7847)

5.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, gençlik kamplarına ilişkin sorusu ve Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın cevabı (7/7970)

6.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, sporda şiddete ilişkin sorusu ve Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın cevabı  (7/7972)

7.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, bazı futbol kulüplerinin uluslararası turnuvalarda temsilinin engellenmesine ve futbolun desteklenmesine ilişkin sorusu ve Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın cevabı (7/7974)

8.- Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, örgün eğitime devam edemeyen engelli çocukların eğitim giderlerinin kesilmesine neden olan yönetmeliğe ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in cevabı (7/8236)

9.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, İzmir’deki tarihî Alsancak Stadı’nın AVM veya iş merkezi yapılacağı iddialarına ilişkin sorusu ve Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın cevabı (7/8268)

10.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, taşımalı eğitimin maliyetine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in cevabı (7/8389)

11.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, tefecilik yapan işyerlerinin denetimine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/8511)

12.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, yeni eğitim sisteminde dönüştürülecek okullara ve verilecek din eğitimine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in cevabı  (7/8913)

13.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2010 KPSS ile ilgili iddiaların sonuçlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in cevabı (7/9019)

14.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, TBMM personeline ve özlük haklarına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Mehmet Sağlam’ın cevabı (7/9205)

15.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Başbakana verilen hediyelerin kamuoyuna açıklanmasına ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı (7/9333)

16.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, silah ruhsatı sahibi milletvekillerine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Mehmet Sağlam’ın cevabı (7/10354)

17.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, TBMM’de kullanılan resmi araçlara ve bunların giderlerine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Mehmet Sağlam’ın cevabı  (7/10355)

18.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Yalova’nın Termal ilçesindeki Atatürk Köşkü ve TBMM Sosyal Tesislerine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Mehmet Sağlam’ın cevabı  (7/10357)

19.- Giresun Milletvekili Selahattin Karahmetoğlu’nun, TBMM’de toplanan atık kâğıtlara ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Mehmet Sağlam’ın cevabı (7/10359)

 

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

Birinci ve İkinci Oturum

 

TBMM Genel Kurulu saat 10.00’da açılarak dört oturum yaptı.

Rize Milletvekili Hasan Karal, Camiler ve Din Görevlileri Haftası’na,

Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, fındık fiyatlarına,

Hakkâri Milletvekili Adil Kurt, Hakkâri’nin sorunlarına,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu ve 19 milletvekilinin, engelli vatandaşlarımızın sorunlarının (10/358),

Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz ve 22 milletvekilinin, Afyonkarahisar ilindeki jeotermal kaynakların etkin kullanımı ve jeotermal kaynakların çok amaçlı kullanılabilmesi ile ilgili sorunların (10/359),

Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve 19 milletvekilinin, su kaynaklarının tespiti ile etkin idare ve koruma yöntemlerinin (10/360),

Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Ankara Milletvekili Sinan Aydın Aygün’ün, İçişleri Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, 3 Ekim 2012 Çarşamba günü kabul edilen Danışma Kurulu önerisini, bugünkü birleşimde görüşülecek Başbakanlık tezkeresiyle ilgili olduğunu düşünmedikleri için imzaladıklarına ve parti olarak savaş tezkerelerini hiçbir zaman kabul etmediklerine, her zaman barış yanlısı olduklarına ilişkin bir açıklamada bulundu.

Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş ve 103 milletvekilinin, izlemekte olduğu dış politikanın tehlikeli ve gerçeklerden uzak olduğu, ulusal çıkarlarla bağdaşmadığı ve yasama organı ile halktan gizlendiği iddiasıyla Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/13) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündeme alınıp alınmayacağı konusundaki görüşme gününün Danışma Kurulu tarafından tespit edilip Genel Kurulun onayına sunulacağı açıklandı.

Suriye’deki durumun oluşturduğu tehdit ve riskler çerçevesinde hudut, şümul, miktar ve zamanı Hükûmetçe takdir ve tespit edilmek kaydıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi ve görevlendirilmesi ile gerekli düzenlemelerin Hükûmet tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için, Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca bir yıl süreyle izin verilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1008),

Suriye ile ilgili Başbakanlık tezkeresi görüşmelerinin kapalı oturumda yapılmasına ilişkin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun önergesi,

Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

İzmir Milletvekili Oktay Vural, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Suriye’yle ilgili Başbakanlık tezkeresinin kapalı oturumda görüşülmesine ilişkin talebin yerine getirilmesiyle ilgili bir usul tartışması açılmasına ilişkin talepleri üzerine usul tartışmasının açılacağı açıklandı. Usul tartışması sonunda, yapılan işlemin İç Tüzük’e uygun olduğu bildirildi.

Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin CHP Grubuna sataşması nedeniyle bir konuşma yaptı.

Dışişleri Bakanlığının ve Millî Savunma Bakanlığının, isim ve unvanları belirtilen bazı görevlilerinin Bakanlığı temsilen kapalı oturum süresinde salonda bulunmalarına dair tezkereleri kabul edildi.

Oturuma saat 11.33’te son verildi.

 

Üçüncü Oturum

(Kapalıdır)

 

Dördüncü Oturum

Suriye’deki durumun oluşturduğu tehdit ve riskler çerçevesinde hudut, şümul, miktar ve zamanı Hükûmetçe takdir ve tespit edilmek kaydıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi ve görevlendirilmesi ile gerekli düzenlemelerin Hükûmet tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için, Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca bir yıl süreyle izin verilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresinin, kapalı oturumda yapılan görüşmeden sonra kabul edildiği açıklandı.

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda açık bulunan ve CHP Grubuna düşen 1 üyeliğe Ankara Milletvekili Sinan Aydın Aygün seçildi.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156),

2’nci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporlarının (1/484) (S. Sayısı: 287),

3’üncü sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Toplu İş İlişkileri Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporlarının (1/567) (S. Sayısı: 197),

Görüşmeleri, Komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

Diğer işlerde de komisyonların bulunmayacağı anlaşıldığından, alınan karar gereğince, 9 Ekim 2012 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere 14.59’da birleşime son verildi.

 

                                                                 Mehmet SAĞLAM

                                                                    Başkan Vekili

 

                     Fatih ŞAHİN                                                                  Muhammet Rıza YALÇINKAYA

                          Ankara                                                                                          Bartın

                       Kâtip Üye                                                                                     Kâtip Üye

 

II.- GELEN KÂĞITLAR

                                                                                                                                              No: 5

5 Ekim 2012 Cuma

Rapor

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli ile 309 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/873) (S. Sayısı: 328) (Dağıtma tarihi: 05.10.2012) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Milli Eğitim Bakanının bir gazetede yer alan yeni eğitim sistemi ile ilgili bir beyanına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2090) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

2.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Suriyeli mültecilere ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2091) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

3.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığının MİT’e devredilmesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2092) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat il ve ilçelerindeki doktor açığına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2093) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

5.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat iline diş hastanesi yapılmasına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2094) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

6.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Kırşehir’de polislerin bir milletvekilinin akrabası ile tartıştığı ve bu polislerin görev yerlerinin değiştirildiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2095) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

7.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, 2012 yılında Tokat ilindeki normal ve sezaryen doğum sayısına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2096) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

8.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, 2011 yılında yapılan kürtaj sayısına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2097) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

9.-    Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, 2012 yılında yaşanan Kırım Kongo Hastalığı ile ilgili verilere ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2098) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

10.-  Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat ilindeki aile hekimi sayısına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2099) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

11.-  Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, üniversiteyi yeni kazanan öğrencilerin yurtlara yerleştirilmesinde esas alınan kriterlere ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2100) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

12.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Doğu Anadolu Bölgesindeki illerde yapılan denetimlere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2101) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

13.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’daki köylerin sağlık ocağı ve aile hekimi ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2102) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

14.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Çıldır Gölünde üretilen istakozun ülke ekonomisine kazandırılmasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2103) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

15.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars-Merkeze bağlı bir köyün içme suyu sorununa ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2104) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

16.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’daki çiftçilere hibe destekli süt sağım makinesi ve jeneratör verilmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2105) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

17.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’ın ilçelerindeki okullarda öğretmen ihtiyacına ve araç gereç eksikliğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/2106) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

18.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak Üniversitesinin geliştirilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/2107) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

19.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak’ta arıcılık faaliyetlerinin desteklenmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2108) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

20.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak ili Silopi Ovasında ürün çeşitliliğinin artırılmasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2109) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

21.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan-Merkeze bağlı bazı köylerin yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2110) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

22.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak’ın doktor ve diğer sağlık personeli ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2111) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

23.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak Lojistik Köy Projesine ve ilin ulaştırma altyapısına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından sözlü soru önergesi (6/2112) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

24.-  Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, ücretsiz ders kitaplarının basımını yapan matbaa sahiplerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/2113) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

25.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’daki okulların ödeneklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/2114) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

26.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Iğdır’da arıtma tesisi, su şebekesi ve kanalizasyon ihtiyacına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2115) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

27.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında fen ve edebiyat liselerinde boş kalan kontenjanlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/2116) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

28.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, okullardaki tuvalet ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/2117) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

29.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, ailelerinden ayrı olan öğretmenlerin özür grubu atamaları ile mağduriyetlerinin giderilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/2118) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

30.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şanlıurfa’da engellilerin yaşamlarını kolaylaştırmak için yapılan çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2119) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

31.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, engellilerin yaşamlarını kolaylaştırmak için yapılan çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2120) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

32.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Hakkari’de arıtma tesisi, su şebekesi ve kanalizasyon ihtiyacına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2121) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

33.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak’ta arıtma tesisi, su şebekesi ve kanalizasyon ihtiyacına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2122) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

34.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, şehit töreni ile defnedilip şehit sayılmayan ve ailelerinden naaşları geri alınan askerlerin sayısına ilişkin Milli Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/2123) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

35.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şanlıurfa’dan göçün önlenmesine yönelik çalışmalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) sözlü soru önergesi (6/2124) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

36.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şanlıurfa’da işsizliğin önlenmesine yönelik çalışmalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) sözlü soru önergesi (6/2125) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

37.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şanlıurfa’daki kamu yatırımlarına ve yeni teşvik planlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) sözlü soru önergesi (6/2126) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

38.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars’ın, Merkez ve ilçelerine verilen parasal destek miktarı ile son on yıldaki yatırımlara ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından sözlü soru önergesi (6/2127) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

39.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şanlıurfa’da tarım politikalarının geliştirilmesi için yapılacak projelere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2128) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

40.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şanlıurfa’da OSB’lerin çevreye ve tarımsal üretim alanlarına zarar vermesini engellemek için alınacak önlemlere ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından sözlü soru önergesi (6/2129) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

41.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum’un Horasan ilçesindeki bir köyün içme suyu sorununa ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2130) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

42.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’da kömür fiyatlarının yüksek olmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2131) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

43.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars eski süt fabrikası lojmanlarındaki eksikliklere ilişkin Dışişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2132) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

44.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, TPAO Batman Bölge Müdürlüğündeki kiralık araçların toplam maliyetlerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/2133) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

45.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars’ın Selim ilçesine bağlı bir ilköğretim okulunun bazı eksikliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/2134) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

46.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Doğu ve Güneydoğu illerinde çağrı merkezlerinin açılmasına yönelik çalışmalara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından sözlü soru önergesi (6/2135) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

47.-  Adana Milletvekili Ali Demirçalı’nın, Aile Sağlığı Merkezlerinin kira, bakım, onarım giderlerine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2136) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

48.-  İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, İstanbul İl Özel İdaresinin temizlik personeli hizmet alımı ihalesine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2137) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

49.-  İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Türkiye’de insan kaçakçılığının önlenmesi için alınan tedbirlere ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2138) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

50.-  İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, birliğine teslim olmak üzere yola çıkan bir askerin terör örgütü tarafından kaçırıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2139) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

51.-  İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, birliğine teslim olmak üzere yola çıkan bir askerin terör örgütü tarafından kaçırıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2140) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

52.-  İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Türkiye’de adliye binalarının adliye sarayı olarak adlandırılmasına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/2141) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

53.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis’te tarımın desteklenmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2142) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

54.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis’e Organize Sanayi Bölgesi kurulup kurulmayacağına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından sözlü soru önergesi (6/2143) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

55.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis’te yoksulluğun azaltılmasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) sözlü soru önergesi (6/2144) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

56.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis’te yurt sorununun çözümüne ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından sözlü soru önergesi (6/2145) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

57.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis’te ekonomik gelişme ve istihdamın artırılmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/2146) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

58.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis’te sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2147) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

59.-  Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığına atama yapılmamasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2148) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, silah ruhsatı sahibi milletvekillerine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/10354) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

2.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, TBMM’de kullanılan resmi araçlara ve bunların giderlerine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/10355) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

3.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan bir personele ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/10356) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

4.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Yalova’nın Termal ilçesindeki Atatürk Köşkü ve TBMM Sosyal Tesislerine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/10357) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

5.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, TBMM kampüsündeki lojmanlarda yapılan tadilata ve lojmanların yıkılmasına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/10358) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

6.- Giresun Milletvekili Selahattin Karahmetoğlu’nun, TBMM’de toplanan atık kağıtlara ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/10359) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

7.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, üniversite öğrencilerinin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10360) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.08.2012)

8.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Yüksek Hakem Kurulu yedek üyeliğine atanan bir kişi ile ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10361) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.08.2012)

9.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, askeri operasyonlar sırasında bırakılan patlayıcıların sivillerin hayatını kaybetmelerine sebep olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10362) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.08.2012)

10.-  Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan’ın, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısının bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10363) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.08.2012)

11.-  Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, Bülent Arınç’a suikast girişimi iddiasının akıbetine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10364) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.08.2012)

12.-  Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Zonguldak Merkez ve ilçelerinin çeşitli sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10365) (Başkanlığa geliş tarihi: 16.08.2012)

13.-  Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Ergenekon Davasıyla ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10366) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.08.2012)

14.-  İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Muş ve Van’a uygulanan teşviklere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10367) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

15.-  İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Suriye’deki muhaliflere askeri destek sağlandığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10368) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

16.-  İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, ulusal bayram kutlamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10369) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

17.-  Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın, kaçak elektriğin maliyetine ve bazı bölgelerde buna göz yumulduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10370) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

18.-  Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz’ın, Suriyeli mültecilerin kaldığı kampların güvenliğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10371) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

19.-  Niğde Milletvekili Doğan Şafak’ın, üniversite harçlarının ikinci öğretim öğrencileri için de kaldırılması talebine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10372) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

20.-  Adana Milletvekili Ümit Özgümüş’ün, üniversite harçlarının ikinci öğretim öğrencileri için de kaldırılması talebine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10373) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

21.-  Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Suriyeli mültecilerin kaldığı kamplarla ilgili bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10374) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

22.-  Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, bir televizyon kanalında yayınlanan, milletvekillerinin ziyaret etmek istedikleri kampla ilgili açıklamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10375) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

23.-  İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, Somali’ye yapılan yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10376) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

24.-  Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, cemaat vakıflarına belirli koşullarda mallarının iadesini öngören kanun değişikliğinin uygulanmasıyla ilgili verilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10377) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

25.-  Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara’da doğal gaz hattında yapılaşma yasağına rağmen imar değişikliği yapılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10378) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

26.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2012 KPSS ile ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10379) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

27.-  Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, üniversite harçlarının ikinci öğretim öğrencileri için de kaldırılması talebine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10380) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

28.-  Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, İstanbul’da kurulan bir şirkete ve bu şirketin Suriyeli muhaliflere yardım ettiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10381) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

29.-  İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, bir dernek tarafından medrese adı altında bir eğitim kurumu açılacağı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10382) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

30.-  Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, uyuşturucu kullanımındaki artışın nedenlerine ve uyuşturucuyla mücadele kapsamında alınan önlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10383) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

31.-  Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, savaş eğitimi veren bir şirketle ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10384) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

32.-  Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, eski YÖK Başkanı ile ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10385) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

33.-  Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, ÖSYM tarafından yapılan sınavların güvenirliğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10386) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

34.-  İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Kadıköy-Kartal metrosunun maliyetine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10387) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

35.-  Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Şırnak’ta terörist cenazelerinin taşınması esnasında meydana gelen iki olaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10388) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

36.-  Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, okulların bütçelerine ve velilerden para toplanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10389) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

37.-  Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, ülkemizde kayıp çocuk sayısına ve çocuk kaçırma olaylarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10390) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

38.-  Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Ankara’nın Evren ilçesinin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10391) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

39.-  Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, Suriyeli çocuk ve genç sığınmacıların eğitim sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10392) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

40.-  Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, ÖSYM’nin yaptığı bazı sınavlar ile ilgili iddialara ve sorumlular hakkında yapılan işlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10393) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

41.-  İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10394) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

42.-  Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Türk Telekom’a ait taşınmazların satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10395) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

43.-  Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat ilinde 2012 yılında TOKİ tarafından yapılan konutlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10396) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

44.-  Bursa Milletvekili Necati Özensoy’un, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10397) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

45.-  Van Milletvekili Nazmi Gür’ün, Van ilinde yaşanan sel felaketine ve selden dolayı yaşanan mağduriyetin giderilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10398) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

46.-  Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, yeni eğitim sistemine göre yapılan kayıtlarla ilgili verilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10399) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

47.-  İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, İstanbul’da Alevilere yönelik saldırı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10400) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

48.-  Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, İzmir’de batan göçmen teknesine ve ülkemizden kaçak yollarla yurt dışına çıkmak isteyen göçmenlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10401) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

49.-  Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10402) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

50.-  Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10403) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

51.-  İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10404) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

52.-  Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, HES’ler için yapılan kamulaştırmalara ve vatandaşın mağduriyetine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10405) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

53.-  Hatay Milletvekili Hasan Akgöl’ün, Suriyeli sığınmacılar için yapılan harcamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10406) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

54.-  Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, kargo şirketlerinde kaydı tutulan kişisel bilgilerin korunmamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10407) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

55.-  Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, MİT Müsteşarı ve diğer MİT görevlileri hakkında yürütülen soruşturmanın akıbetine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10408) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

56.-  İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10409) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

57.-  Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, ÖSYM’nin yaptığı sınavlarla ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10410) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

58.-  İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10411) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

59.-  Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10412) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

60.-  İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Anadolu Ajansının para karşılığı bazı firmaların faaliyetlerini haber yaptığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10413) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

61.-  İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, son dönemde yoğunlaşan terör saldırılarına ve istihbarat zaafiyeti iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10414) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

62.-  Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, 19 Mayıs Stadyumunun eksikliklerinin giderilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10415) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

63.-  Adana Milletvekili Osman Faruk Loğoğlu’nun, ülkemize sığınan Suriyeli mültecilerin kaldığı kamplara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10416) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

64.-  İstanbul Milletvekili Melda Onur’un, PKK terör örgütünce kaçırılan vatandaşlarımıza ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10417) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

65.-  Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, ÖSYM tarafından yapılan Avukatlar İçin Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı sınavının iptaline ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10418) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

66.-  Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, seçilmiş kişilerin makamlarını kullanarak ihale ve iş aldıkları iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10419) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

67.-  Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Erzincan-Yalnızbağ yerleşkesinde inşa edilen binaların depreme dayanıklılığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10420) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

68.-  Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Afyonkarahisar’da bir mühimmat deposunda meydana gelen patlamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10421) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

69.-  Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, milletvekillerinin dokunulmazlıklarıyla ilgili bir beyanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10422) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

70.-  Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Genelkurmay Başkanının bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10423) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

71.-  Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, 2002-2012 yılları arasında Başbakanlara, Bakanlara ve Genelkurmay Başkanlarına verilen hediyelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10424) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

72.-  İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, kamu görevlilerine sağlanan imtiyazlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10425) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

73.-  İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, kamu görevlilerinin faydalandığı ayrıcalıklara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10426) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

74.-  Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş’ın, ÖSYM tarafından yapılan sınavlarla ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10427) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

75.-  İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, bireysel silahlanmaya karşı alınan tedbirlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10428) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

76.-  İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Başbakan’ın bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10429) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

77.-  Van Milletvekili Nazmi Gür’ün, Türkiye üzerinden yasa dışı yollarla Avrupa’ya göç ederken kaza geçirenlere ve insan kaçakçılığına karşı alınan önlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10430) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

78.-  Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, BDP’nin kapatılması ile ilgili bir beyanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10431) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

79.-  Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Mardin Artuklu Üniversitesindeki harç miktarlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10432) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

80.-  Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Afyonkarahisar’da askeri mühimmat deposunda meydana gelen patlamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10433) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

81.-  Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Malatya’daki köylerin çeşitli sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10434) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

82.-  Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya yönelik bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10435) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

83.-  Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Malatya ilindeki taş ve maden ocakları ile bunların çevreye ve tarıma verdiği zararlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10436) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

84.-  İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10437) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

85.-  Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, 2000-2012 yılları arasındaki bazı adli istatistiklere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10438) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

86.-  Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, eski il ve ilçe başkanları ile milletvekillerinin yönetim kurulu üyeliklerine atanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10439) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

87.-  İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, ülkemizdeki mülteci kamplarında kalan kadınların ve kız çocuklarının güvenliğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10440) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

88.-  İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, 1996-2002 yılları arasında ABD’ye yapılan ziyaretlere ve görüşme yapılan kişiler ile kuruluşlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10441) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

89.-  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, bazı kitaplar hakkında yasaklanma ve toplatılma kararı olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10442) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

90.-  İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, bazı kitaplar hakkında yasaklama ve toplatılma kararı olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10443) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

91.-  Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Merkez Bankası Mensupları Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfına yapılan denetimlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10444) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

92.-  Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara yapılan bağışlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10445) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

93.-  İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10446) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

94.-  Bursa Milletvekili İlhan Demiröz’ün, Başbakanlık tarafından bastırılan telefon rehberinde bazı televizyon ve gazetelerin numaralarının yer almamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10447) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

95.-  Bursa Milletvekili İlhan Demiröz’ün, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlama nedeniyle görevden alınan komutanlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10448) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

96.-  Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, bazı toplumsal olaylara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10449) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

97.-  Muş Milletvekili Demir Çelik’in, Türkiye’ye sığınan Suriyeli mültecilere ve kaldıkları kamplarla ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10450) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

98.-  İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Ataşehir Belediyesinin nazım imar planının onaylanmamasının nedenine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10451) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

99.-  Antalya Milletvekili Osman Kaptan’ın, Milli Eğitim Bakanlığının uygulamalarına ve değiştirdiği yönetmeliklere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10452) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

100.- Samsun Milletvekili Ahmet Haluk Koç’un, yurtdışı gezilerine ve bunlara davet edilen basın mensuplarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10453) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

101.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, Afyonkarahisar’da cephanelikte meydana gelen patlamanın olduğu yerde şehit askerler için bir anıt mezar yapılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10454) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

102.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın, Kredi ve Yurtlar Kurumundan yurt ve burs talebinde bulunan öğrencilerin kişisel bilgilerinin bazı cemaatlerin eline geçtiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10455) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

103.- Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ’ın, Suriye tarafından düşürülen uçağa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10456) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

104.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, metro çalışması nedeniyle İnönü Bulvarının kapatılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10457) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

105.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, Hatay’da bir köy cami hoparlöründen İbranice seslerin duyulduğu iddialarına ve Suriye sınırındaki İsrail istihbarat birimlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10458) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

106.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanların Suudi Arabistan ve Katar ziyaretlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10459) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

107.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2003-2012 yılları arasında yasa dışı yollardan ülkemize giren yabancılara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10460) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

108.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısının Türkiye’de kalmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10461) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

109.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, eski Bakırköy Müftüsüne ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10462) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

110.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Yozgat’ta 17 Ağustos günü verilen bir vaaza ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10463) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

111.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Mynmar için toplanan yardım miktarlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10464) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

112.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Ankara Sincan’da bir caminin yıkıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10465) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

113.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Kocaeli’deki bir caminin ahır olarak kullanılıp kullanılmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10466) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

114.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, Suriye’de bir MİT mensubunun yakalandığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10467) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

115.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, terör örgütü ile ilgili bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10468) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

116.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, yeni öğretim yılında yaptığı bir konuşmasında imam hatip okulları ile ilgili bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10469) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

117.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Malatya’da meydana gelen bir patlamanın füze denemeleri ile ilgisi olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10470) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

118.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, 2000-2012 yılları arasındaki cinsel taciz veya tecavüz istatistiklerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10471) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

119.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Van’da meydana gelen deprem sonrası KOSGEB tarafından kredi olanağı sağlanan sektörlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10472) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

120.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Emniyet Teşkilatı mensuplarının ülke genelindeki çalışma saatlerine ve özlük haklarının iyileştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10473) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

121.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Bingöl-Karlıova’da gerçekleşen bombalı saldırıya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10474) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

122.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Van’da deprem sonrası kullanılan kredilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10475) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

123.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Van’da deprem sonrası kredi kullanan esnafa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10476) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

124.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Bitlis-Tatvan’daki kiralanan araziyle ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10477) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

125.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, 2002’den günümüze terör olayları haricinde hayatını kaybeden askerlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10478) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

126.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Kayseri’nin Talas ilçesindeki bir caminin girişine yazılan yazıya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10479) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

127.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Pendik’teki bir cami inşaatının tamamlanamamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10480) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

128.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10481) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

129.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Afyonkarahisar’da meydana gelen patlamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10482) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

130.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, Türkiye’yi ziyarete gelen ABD Genelkurmay Başkanının taleplerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10483) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

131.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, terörle mücadele ile ilgili eleştirilere karşı tutumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10484) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

132.- Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli’nin, Başbakanlık tarafından yayımlanan bir genelge ile madencilik faaliyetleri için Başbakanlıktan izin alınması şartının getirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10485) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

133.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, son on yılda polisin orantısız güç kullanımı nedeniyle ölen ya da yaralanan kişilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10486) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

134.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Cumhuriyet tarihinden günümüze karşılaştırmalı ekonomik verilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10487) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

135.- Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın, son günlerde artan terör saldırılarında istihbarat ve güvenlik zafiyeti iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10488) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

136.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, imam hatip okulları ile ilgili bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10489) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

137.- Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu’nun, İstanbul’da Ortadoğu’da barış için dini liderin katılımıyla gerçekleşen toplantıya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10490) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

138.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, yabancı gerçek ve tüzel kişilere yapılan taşınmaz satışıyla ilgili verilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10491) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

139.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, Suriyeli mültecilere yapılan yardımın ve Suriye’de yaşanan olayların Türkiye’ye maliyetine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10492) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

140.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Van-İran sınırında bir vatandaşın İranlı askerler tarafından vurulduğu iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10493) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

141.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, çiftçiler tarafından kiralanan vakıf arazilerinin kira ve ecrimisil bedellerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10494) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

142.- Hatay Milletvekili Hasan Akgöl’ün, Hatay esnafının Suriye krizi nedeniyle yaşadığı sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10495) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

143.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Kaz Dağlarında çıkan yangının söndürülmesinde zehirli su kullanıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10496) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

144.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, TSK’nın ağır yük helikopteri ihtiyacına ve kabul toplama merkezlerinin durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10497) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

145.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, ABD’li üst düzey kamu görevlilerinin Türkiye ziyaretine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10498) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

146.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, 1980-2012 yılları arasında şehit edilen yargı mensuplarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10499) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

147.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, TSK’nın operasyon yapma yetkisine ve EMASYA protokolünün iptalinin sonuçlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10500) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

148.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Bingöl’de sivil araçlı askeri konvoya yapılan saldırıya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10501) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

149.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, bir işadamıyla yaptığı görüşmeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10502) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

150.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, kredili mevduat hesaplarının kullanımı ve faiz oranlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10503) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

151.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, Eskişehir’in bazı köylerindeki kadastro çalışmalarının ne zaman tamamlanacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10504) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

152.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Türk Dil Kurumunun internet sitesinde yer alan Güncel Türkçe Sözlükteki kavram tanımlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/10505) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

153.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Anadolu Ajansının para karşılığı çeşitli firmaların etkinliklerini haberleştirdiği iddialarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/10506) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

154.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, Anadolu Ajansının bazı uygulamalarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/10507) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

155.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, TRT’de yayımlanan programlar ile ilgili RTÜK’e yapılan şikâyetlere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/10508) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

156.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, terörle mücadeleyle ilgili bir açıklamasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/10509) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

157.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, Anadolu Ajansının abonelik ücretlerine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/10510) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

158.- Samsun Milletvekili Ahmet Haluk Koç’un, istihbarat birimleriyle terör örgütü arasında görüşmeler yapıldığı iddialarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/10511) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

159.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, MİT ile PKK’nın görüşme yaptığı iddialarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/10512) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

160.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, 6288 sayılı Kanunun 3. ve 4. maddeleri kapsamında yapılan başvurulara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/10513) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

161.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, TMSF’nin bir banka sahibine farklı muamelede bulunduğu iddiasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/10514) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

162.- Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak’ın, ilk sukuk (kira sertifikası) ihracına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/10515) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

163.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, İran’dan yapılan ham petrol ve doğal gaz ithalatına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/10516) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

164.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın, tutuklu öğrencilere ve yargı çalışanlarının mesleki yeterliliklerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10517) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.08.2012)

165.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, bir HSYK üyesinin aynı zamanda Adalet Akademisi Yönetim Kuruluna üye seçilmesine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10518) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.08.2012)

166.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevinden yapılan nakillerin nedenlerine ve nakiller esnasında yaşandığı iddia edilen bazı olaylara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10519) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.08.2012)

167.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve metro çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10520) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.08.2012)

168.- Ağrı Milletvekili Halil Aksoy’un, Ağrı’da bulunan toplu mezarlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10521) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

169.- Ağrı Milletvekili Halil Aksoy’un, Antalya L Tipi Kapalı Cezaevinde insan hakları ihlalleri yaşandığı iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10522) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

170.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, iletişimin tespiti kararlarına ve telefon dinlemelerine yönelik bazı sayısal bilgilerin verilmemesine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10523) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

171.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, UYAP sisteminde yaşanan bazı sorunlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10524) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

172.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2012 KPSS ile ilgili iddialara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10525) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

173.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, öldürülen PKK’lılara ait cesetlerden iç organların çıkartılarak organ naklinde kullanıldığı iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10526) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

174.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, AİHM tarafından hükmedilen tazminatlara ve bu cezalara sebebiyet veren kişilere rücu edilip edilmediğine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10527) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

175.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, bazı davalarda bilirkişi olarak hep aynı iki uzmanın görevlendirilmesine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10528) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

176.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 2005-2012 yılları arasında Ankara’da evlenen çiftlere ve açılan boşanma davalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10529) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

177.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki illerde      2003-2012 yılları arasında meydana gelen boşanma olaylarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10530) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

178.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Türkiye’de 2003-2012 yılları arasında meydana gelen boşanma olaylarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10531) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

179.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, avukatların katıldığı hâkimlik sınavında soruların önceden temin edildiği iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10532) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

180.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, şiddet ve tacize uğrayan kadınların sorunlarına ve Edirne’de yaşanan bir taciz olayına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10533) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

181.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Başbakanın bir açıklamasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10534) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

182.- Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın, Silivri Cezaevinde görevli bir infaz koruma memurunun bulaşıcı bir virüs nedeniyle öldüğü iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10535) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

183.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Silivri Cezaevinde ölümcül bir virüs nedeniyle bir memurun öldüğü ve bu olayın kamuoyundan gizlendiği iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10536) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

184.- İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın, İmralı Cezaevinde yatan hükümlülere ve cezaevinin fiziki koşullarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10537) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

185.- İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in, 3. Yargı paketine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10538) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

186.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevinde yaşandığı iddia edilen bazı olaylara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10539) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

187.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın, Ankara 2 Nolu F Tipi Cezaevinde yaşandığı iddia edilen bazı olaylara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10540) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

188.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın, Adli Tıp Kurumuna getirilen terörist cesetlerinin iç organlarının izinsiz olarak nakil ve araştırma işlerinde kullanıldığı iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10541) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

189.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Zirve Yayınevi davasına bakan hâkimlerin değiştirilmesine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10542) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

190.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, İzmir Aliağa Şakran Kadın Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10543) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

191.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Pozantı M Tipi Çocuk Cezaevinde kötü muamele iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10544) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

192.- Adana Milletvekili Murat Bozlak’ın, tutuklu bir milletvekiline verilen disiplin cezasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/10545) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

193.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, eşi vefat eden kadınlara maaş uygulamasına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10546) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

194.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, özür grubu tayinlerinde il-ilçe emri uygulamasının kaldırılmasının aile bütünlüğüne etkilerine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10547) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

195.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Bakanlığın bazı hizmet birimlerinin Gaziantep’e taşınacağı iddiasına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10548) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

196.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Ankara’nın Keçiören ilçesinde ikamet eden bir ailenin mağduriyetine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10549) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

197.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki illerde     2003-2012 yılları arasında meydana gelen kadına karşı şiddet vakalarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10550) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

198.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara’da 2003-2012 yılları arasında meydana gelen kadına karşı şiddet vakalarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10551) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

199.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Türkiye genelinde 2003-2012 yılları arasında meydana gelen kadına karşı şiddet vakalarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10552) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

200.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, şiddet ve tacize uğrayan kadınların sorunlarına ve Edirne’de yaşanan bir taciz olayına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10553) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

201.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, basında yer alan bir haber ile ilgili Bakanlığa gönderilen elektronik postanın değerlendirilmediği iddiasına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10554) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

202.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, engelli bir kız çocuğunun istismarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10555) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

203.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, Şanlıurfa-Siverek’te bir bebeğin cinsel istismara uğradığı iddiasına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10556) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

204.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Şanlıurfa ve Edirne’de yaşanan iki olaya ve tacize uğrayan kız çocuklarının korunmasına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10557) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

205.- İzmir Milletvekili Rıza Türmen’in, BM Çocuk Hakları Komitesinin Türkiye’ye yönelik sonuç gözlemlerine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10558) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

206.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, 2002-2012 yılları arasında meydana gelen çocuk istismarlarına ve bunlara karşı alınan önlemlere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10559) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

207.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, bedelli askerlikten elde edilen gelire ve şehit ve gazilere sağlanan imkânlara ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10560) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

208.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Van ilindeki KOBİ’lerin kredi sorunlarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/10561) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

209.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak Organize Sanayi Bölgesinin sorunlarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/10562) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

210.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, 2002-2012 yılları arasında AK adıyla başlayan kaç adet şirket ismi tescil edildiğine ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/10563) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

211.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, taze meyve ve sebze ürünlerinin lojistik ve teşhirinde kullanılan kasaların sağlığa etkilerine ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/10564) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

212.- Niğde Milletvekili Doğan Şafak’ın, Niğde’de KOSGEB temsilciliği ihtiyacına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/10565) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

213.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, asgari ücretin artırılması talebine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10566) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.08.2012)

214.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, belediyelerin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10567) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

215.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, engelli istihdamına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10568) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

216.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, kıdem tazminatı fonu kurulmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10569) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

217.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, bir özel TV kanalına şikayet üzerine giden sosyal güvenlik denetmenlerinin engellendiği iddialarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10570) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

218.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, metrobüs şoförlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10571) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

219.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, Şanlıurfa Siverek’te İŞKUR’a yapılan başvurulara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10572) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

220.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, taşeron işçilerin sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10573) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

221.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, şehitlik maaşı ödenen bir aileden bunun geri istenmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10574) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

222.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, KPSS’ye giren kişi sayısının ve kamuda iş talebinin artmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10575) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

223.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Van-Muradiye İŞKUR ile ilgili bazı iddialara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10576) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

224.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, belediyelerin hazırladığı kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10577) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

225.- Van Milletvekili Nazmi Gür’ün, Van’da TOKİ tarafından yapılan deprem konutlarının ihale usulüne ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10578) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

226.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Osmaniye’deki TOKİ projelerine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10579) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

227.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, Kilez Deresindeki kirliliğe ve çevresindeki firmaların atık denetimine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10580) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

228.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, 3. Köprü inşaatının bölgedeki ağaçlara vereceği zarara ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10581) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

229.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis’in altyapı ve üstyapısının yenilenmesine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10582) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

230.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, yabancılara gayrimenkul satışına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10583) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

231.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Bakanlığın sözleşmeli personel alımına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/10584) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

232.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, Halep’teki nüfus yapısına dair bir açıklamasına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10585) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.08.2012)

233.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, ülkemizin Suriye politikası ile ilgili bir ankete ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10586) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

234.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Suriyeli mültecilere ve bunlarla ilgili bazı iddialara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10587) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

235.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun Apaydın Mülteci Kampına yaptığı ziyarete ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10588) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

236.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, Apaydın Mülteci Kampına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10589) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

237.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Dünya Uygur Kongresi Genel Başkanının vize başvurusunun reddedilmesine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10590) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

238.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Suriyeli mültecilere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10591) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

239.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, uluslararası toplantılara katılan resmi heyetlerin bilgi seviyeleri ve kıyafetleri ile ilgili iddialara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10592) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

240.- İzmir Milletvekili Erdal Aksünger’in, Suriyeli muhaliflere silah sevkiyatının ülkemiz üzerinden yapıldığı iddialarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10593) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

241.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, 12 Eylül 1980 darbesi sonrası atanan kişilere ve bu kişilere diplomatik pasaport verilmesine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10594) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

242.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Türkiye-Ermenistan sınırındaki değişimlere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10595) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

243.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, 2005-2012 yılları arasında altın ihraç ve ithal eden firmalara ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/10596) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

244.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, ithal ürünlerin denetimine ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/10597) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

245.- İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in, İstanbul’da bir rezidans inşaatı ile ilgili iddialara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10598) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

246.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, 6288 sayılı Kanunun 3. ve 4. maddeleri kapsamında Bakanlığa yapılan başvurulara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10599) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

247.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, benzin ve motorine yapılan zamlara ve ülkemizin petrol ithalatına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10600) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

248.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Haymana’da elektrik kesintileri nedeniyle yaşanan mağduriyete ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10601) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

249.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, TEİAŞ tarafından iptal edilen personel alım sınavına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10602) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

250.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, 2002 yılından günümüze taahhüt edildiği halde alınmayan doğal gaz için ödenen meblağa ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10603) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

251.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, Malatya’daki NATO füze savunma sistemi radarıyla ilgili radyasyon testi yapılıp yapılmadığına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10604) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

252.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, İran’dan yapılan petrol ve doğal gaz ithalatına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/10605) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

253.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, YURTKUR yurtlarında barınan ve burs alan öğrencilere ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/10606) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.07.2012)

254.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2012 Londra Olimpiyatlarında yapılan harcama miktarına ve yaşanan başarısızlığın nedenlerine ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/10607) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.08.2012)

255.- Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü’nün, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun Tekirdağ ilindeki hizmetlerine ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/10608) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

256.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, İstanbul’daki üniversite öğrencisi sayısına ve barınma olanaklarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/10609) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

257.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, lisanslı sporcuların sağlık taramalarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/10610) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

258.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, ülkemizdeki engelli spor kulüplerine ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/10611) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

259.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, Hatay’daki üniversite öğrencilerinin barınma sorunlarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/10612) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

260.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlar ve kapasitelerine ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/10613) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

261.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, fındık alım fiyatının tespitine ve fındık üreticisinin desteklenmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10614) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

262.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, mısır üretimi ve fiyatları ile mısır üreticilerinin sorunlarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10615) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

263.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, hazır gıdalarda kullanılan Monosodyum Glutamat (MSG) maddesi ile ilgili bazı iddialara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10616) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

264.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, tarım ve hayvancılıktaki girdi maliyetlerinin azaltılmasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10617) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

265.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak’ta hayvancılığın desteklenmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10618) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

266.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, tarımsal destekleme ödeneğinin yasal sınırın altında olmasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10619) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

267.- Samsun Milletvekili Ahmet Haluk Koç’un, Samsun’da su baskınları sonucu oluşan mağduriyete ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10620) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

268.- Bursa Milletvekili İlhan Demiröz’ün, TRT’de yayınlanan Bu Toprağın Sesi programının kaldırılacağı iddiasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10621) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

269.- Edirne Milletvekili Recep Gürkan’ın, çeltik müdahale alım fiyatının açıklanmamasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10622) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

270.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Haymanalı soğan üreticilerinin mağduriyetine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10623) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

271.- Niğde Milletvekili Doğan Şafak’ın, patates üretimine ve ihracına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10624) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

272.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, organik ürün yetiştiricilerinin desteklenmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10625) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

273.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Siirt merkez ve ilçelerinde destekleme primi konusunda yaşanan sorunlara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10626) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

274.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, kuraklık nedeniyle çiftçilerin borçlarının ertelendiği illere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10627) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

275.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, çiftçilerin sorunlarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10628) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

276.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, gümrüklerde yükleme ve boşaltma işlerinde görev alan işçilere fazla mesai ücreti ödenmediği iddialarına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/10629) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

277.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, Bakanlık personelinin tayin işlemlerinde yaşanan sorunlara ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/10630) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

278.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, Bakanlık’ta yapılan bazı atamalara ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/10631) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

279.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, İstanbul Ayazağa’da mahalle sakinleri ile inşaat işçileri arasında yaşanan bir olaya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10632) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.08.2012)

280.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, İstanbul Çapa Tıp Fakültesinde bir hastanın etnik ayrımcılığa maruz kaldığı ve şiddete uğradığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10633) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.08.2012)

281.- Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu’nun, Siirt’in Pervari ilçesinde bir çocuğun yaralanması ile ilgili iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10634) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

282.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, 2003 yılından itibaren çalınan motorlu taşıt sayısı istatistiklerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10635) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

283.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Çankaya Çukurambar’da bir parkın büyükşehir belediyesi görevlilerince tahrip edildiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10636) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

284.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in,  denetimli serbestlik kapsamında tahliye edilen bir kişinin polisin dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle öldürüldüğü iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10637) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

285.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, denetimli serbestlik kapsamında tahliye edilen bir kişinin polisin dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle öldürüldüğü iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10638) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

286.- Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın, Kırşehir Belediyesinin gelir ve giderlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10639) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

287.- Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın, Zonguldak Belediyesinin gelir ve giderlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10640) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

288.- Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın, Karabük Belediyesinin gelir ve giderlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10641) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

289.- Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın, Düzce Belediyesinin gelir ve giderlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10642) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

290.- Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın, Niğde Belediyesinin gelir ve giderlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10643) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

291.- Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın, Bolu Belediyesinin gelir ve giderlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10644) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

292.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, denetimli serbestlik kapsamında tahliye edilen bir kişinin polisin dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle öldürüldüğü iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10645) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

293.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, milletvekili ve gazetecilerin Apaydın Kampına alınmamasına ve Suriyeli muhaliflerin bir komutanının açıklamalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10646) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

294.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Ankara Keçiören’de bir vatandaşın polisin açtığı ateş sonucu öldüğü iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10647) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

295.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı hakkında bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10648) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

296.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, İstanbul’da yaşanan bir olaya ve polisin işkence ve kötü muamelede bulunduğu iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10649) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

297.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Kocaeli’de ele geçirilen patlayıcılara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10650) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

298.- Ağrı Milletvekili Halil Aksoy’un, polisler tarafından bir milletvekili danışmanının evine baskın yapıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10651) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

299.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de bazı köy ve mezraların terörle mücadele kapsamında boşaltılmasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10652) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

300.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de bazı mezraların terörle mücadele kapsamında boşaltılmasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10653) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

301.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de bazı mezraların terörle mücadele kapsamında boşaltılmasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10654) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

302.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de bazı mezraların terörle mücadele kapsamında boşaltılmasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10655) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

303.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de bazı mezraların terörle mücadele kapsamında boşaltılmasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10656) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

304.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de bazı mezraların terörle mücadele kapsamında boşaltılmasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10657) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

305.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de bazı mezraların terörle mücadele kapsamında boşaltılmasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10658) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

306.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de bazı mezraların terörle mücadele kapsamında boşaltılmasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10659) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

307.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de bazı mezraların terörle mücadele kapsamında boşaltılmasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10660) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

308.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de bazı mezraların terörle mücadele kapsamında boşaltılmasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10661) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

309.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de bazı mezraların terörle mücadele kapsamında boşaltılmasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10662) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

310.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de bazı mezraların terörle mücadele kapsamında boşaltılmasından kaynaklanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10663) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

311.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, çalıntı araçların Hatay’da Suriyeli muhaliflere satıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10664) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

312.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki illerde 2003-2012 yılları arasında meydana gelen intihar vakalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10665) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

313.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Ankara’da 2003-2012 yılları arasında meydana gelen intihar vakalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10666) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

314.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Türkiye’de 2003-2012 yılları arasında meydana gelen intihar vakalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10667) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

315.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin,  Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki illerde 2003-2012 yılları arasında cinayete kurban giden insanlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10668) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

316.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin,  2003-2012 yılları arasında ülkemizde tespit edilen cinayetlerle ilgili verilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10669) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

317.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin,  2003-2012 yılları arasında Ankara’da tespit edilen cinayetlerle ilgili verilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10670) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

318.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin,  2005-2012 yılları arasında ülkemizde yaşanan trafik kazalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10671) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

319.- Adana Milletvekili Ümit Özgümüş’ün, Çukurova Fuarcılık AŞ’nin faaliyetlerine ve yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10672) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

320.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Afyonkarahisar Valisinin vermiş olduğu hediyelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10673) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

321.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, Afyonkarahisar Valisi ile ilgili bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10674) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

322.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, kaybolan nüfus cüzdanları nedeniyle oluşabilecek mağduriyetlerin önlenmesine yönelik çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10675) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

323.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, insan kaçakçılığına karşı alınan önlemlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10676) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

324.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, şehit yakınları ile gazilere ve yakınlarına sağlanan istihdam olanaklarına ve ödenen aylıklara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10677) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

325.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, ülkemizde askeri mühimmatların patlaması sonucu yaşanan olaylara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10678) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

326.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün, Çanakkale’de Kürt işçilere saldırı gerçekleştirildiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10679) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

327.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Bursa-Osmangazi’de BDP temsilciliğine yapılan saldırıya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10680) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

328.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, Şırnak Uludere’de sivillerin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10681) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

329.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, BELTUR işletmelerinde çalışan işçilerin sosyal ve özlük haklarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10682) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

330.- Ağrı Milletvekili Halil Aksoy’un, son dönemlerde bazı vatandaşlara yönelik ayrımcı saldırıların arttığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10683) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

331.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, bir polis memuru hakkındaki iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10684) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

332.- Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın, sürücü belgelerinin ve araç ruhsatlarının değiştirileceği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10685) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

333.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, iller itibariyle Başbakan ve Cumhurbaşkanının isminin verildiği kamusal alanlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10686) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

334.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Bingöl-Yayladere’de bir patlama sonucu hayatını kaybeden ve yaralananlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10687) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

335.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, trafik kazalarına ilişkin tespit tutanaklarının sürücüler tarafından doldurulması uygulamasının olumsuz sonuçlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10688) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

336.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, BDP Bingöl il binasına yapılan saldırı ile ilgili iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10689) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

337.- Hatay Milletvekili Sebahat Tuncel’in, Çekmeköy’de yaşanan olaylar ile ilgili iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10690) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

338.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, 2009-2012 yılları arasında yaşanan terör olaylarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10691) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

339.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Bingöl Karlıova’da polislere yönelik saldırıya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10692) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

340.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, bir solistin gözaltında darp edildiği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10693) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

341.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Manisa’nın bazı mahallerinde yaşandığı iddia edilen olaylara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10694) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

342.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, Amanos Dağlarındaki taş ve maden ocaklarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10695) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

343.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, ABD’li film yıldızı ve BM özel elçisi ile yapılan basına kapalı görüşmeye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10696) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

344.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, terör saldırılarının yoğun olarak yaşandığı bölgelerdeki yollarda bulunan menfezlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10697) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

345.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, mayına dayanıklı zırhlı araç kullanımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10698) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

346.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, bir müzisyenin gözaltında şiddete maruz kaldığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10699) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

347.- Muş Milletvekili Demir Çelik’in, Ankara’da bir protesto mitinginde polis müdahalesi sonucu bir vatandaşın yaralanmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10700) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

348.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yasaklı kitaplara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10701) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

349.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara’nın Pursaklar ilçesindeki bir muhtarlıkta Atatürk portresi, Türk bayrağı ve İstiklal Marşının kaldırıldığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10702) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

350.- İzmir Milletvekili Musa Çam’ın, ülkemize yasal ve yasal olmayan yollardan giriş ve çıkış yapan yabancılara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10703) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

351.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, reklam amaçlı kitap, dergi, broşür ve benzeri yayınların belediye bütçeleri kullanılarak basımı ve dağıtımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10704) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

352.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Van’ın Muradiye ilçesindeki halk kütüphanesinin ne zaman açılacağına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/10705) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

353.- Van Milletvekili Nazmi Gür’ün, başta Lim Manastırı ve Adır Adası olmak üzere Van’daki tarihi yapıtların restorasyonuna ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/10706) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

354.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, bir şehit cenazesi törenindeki sözlerine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/10707) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

355.- Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna’nın, Diyarbakır’da turizmin geliştirilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/10708) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

356.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Aksaray Merkeze bağlı bir köy kütüphanesinin kitap ihtiyacına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/10709) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

357.- Samsun Milletvekili Ahmet Haluk Koç’un, Devlet Tiyatrolarının 2012-2013 döneminde sahneye koyacağı oyunlar arasında Nazım Hikmet’in eserlerine yer verilmemesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/10710) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

358.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, 2012 yılı bütçe hedeflerinin tutturulamamasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/10711) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

359.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, Kamu İhale Kanununa tabi kurumlar tarafından gerçekleştirilen ihalelerle ilgili verilere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/10712) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

360.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, THY’de çalışan yabancı uyruklu teknisyenlere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/10713) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

361.- İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in, futbolculara uygulanacak vergilere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/10714) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

362.- Muş Milletvekili Demir Çelik’in, belediyelere olağan bütçeleri dışında tahsis edilen ödeneklere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/10715) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

363.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, 2002 yılından günümüze kamu çalışanlarının sayısına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/10716) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

364.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Van depremi sonrası ertelenen vergilere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/10717) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

365.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Hazine avukatı olarak atanmayı bekleyen avukatların atamalarının yapılmamasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/10718) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

366.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, engelli araçlarının ilk iktisabında KDV istisnasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/10719) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

367.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Ankara Merkez ve taşra teşkilatında yapılan geçici görevlendirmelerle ilgili bazı iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10720) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.08.2012)

368.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, üniversite katkı paylarının kaldırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10721) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

369.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, bir dernek tarafından medrese adı altında bir eğitim kurumu açılacağı iddiasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10722) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

370.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Bakanlıkça geçici görevlendirmesi yapılan kişilerle ilgili iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10723) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

371.- Manisa Milletvekili Sakine Öz’ün, özür grubu ataması yapılmayan öğretmenlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10724) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

372.- Manisa Milletvekili Sakine Öz’ün, yüksek lisans yapma hakkı kazanan öğretmenlerin atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10725) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

373.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, üniversitelerde ikinci öğretim harçlarının kaldırılmamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10726) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

374.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, yeni eğitim sistemi ile ilgili bir açıklamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10727) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

375.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarının sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10728) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

376.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2012 KPSS’nin iptal edilerek tekrarlanması taleplerine ve öğretmen atamalarının durdurulmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10729) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

377.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, velilerin sosyal ve ekonomik durumu ile ilgili bazı verilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10730) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

378.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, çocuğunu okula göndermeyen velilere uygulanacak cezalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10731) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

379.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğüyle ilgili bazı iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10732) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

380.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, illerin LYS-YGS-SBS ve KPSS başarı sıralarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10733) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

381.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, ÖSYM tarafından yapılan sınavlara ve bu sınavlara yönelik bazı iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10734) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

382.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, ÖSYM’nin yaptığı sınavlara ve bunlarla ilgili açılan adli ve idari soruşturmalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10735) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

383.- İzmir Milletvekili Musa Çam’ın, Avukatlar için Adli Yargı Hâkim ve Savcı Adaylığı Yarışma Sınavıyla ilgili bazı iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10736) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

384.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, ÖSYM’nin yaptığı sınavlarla ilgili bazı iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10737) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

385.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Ankara Merkez ve taşra teşkilatlarında yapılan geçici görevlendirmelere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10738) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

386.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Ankara Altındağ’da bir ilköğretim okulunun İmam Hatip okuluna dönüşmesini protesto eden bir ailenin evinin kurşunlandığı iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10739) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

387.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, ikili eğitim uygulanan okullara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10740) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

388.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, öğretmenlerin iller arası yer değiştirmelerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10741) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

389.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, çocuğunun okula hazır olmadığına dair rapor alan velilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10742) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

390.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, öğretmenlerin eş durumu atamalarında yaşanan sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/0743) (Başkanlığa geliş tarihi:11.09.2012)

391.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Türkiye genelinde özel eğitim kurumları ile ilgili verilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10744) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

392.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, mevcut okulların öğrenci kapasitesinin yeni eğitim sistemine uygunluğuna ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10745) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

393.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, yeni eğitim sistemi sonrası norm kadro fazlası olan sınıf öğretmenlerinin sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10746) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

394.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, ilk ve ortaöğretimde ücretsiz olarak dağıtılan ders kitaplarını basan yayınevlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10747) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

395.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin yeni açılan İmam Hatip Orta Okullarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10748) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

396.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, geçici görevlendirme uygulamasının sona ermesine yönelik açıklamalarına ve bazı kişilerin Bakanlık Merkez teşkilatında geçici görevlendirildiği iddiasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10749) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.06.2012)

397.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir’de kapatılan bazı okullara ve bundan kaynaklanan mağduriyete ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10750) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

398.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, yeni eğitim sisteminde lise ve açık öğretim için yapılan başvurulara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10751) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

399.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Şırnak ilinde eğitim ile ilgili sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10752) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

400.- Manisa Milletvekili Sakine Öz’ün, Manisa’daki bazı okullarda öğretmen yetersizliğine ve yeni eğitim sisteminde yaşanan sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10753) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

401.- İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu’nun, İzmir’de bazı okulların satılacağı iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10754) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

402.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy’un, öğrencilerin okul masraflarına ve ailelere okul yardımı yapılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10755) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

403.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, üniversiteyi kazanmasına rağmen tek dersten kalarak liseden mezun olamayanların mağduriyetlerinin giderilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10756) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

404.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, ÖSYM Başkanı hakkındaki iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10757) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

405.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Çanakkale’de engellilere hizmet veren Rehberlik ve Araştırma Merkezi binasının İmam Hatip Okulu yapılacağı iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10758) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

406.- İstanbul Milletvekili Müslim Sarı’nın, Bakanlıkta çalışan ücretli öğretmenlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10759) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

407.- Edirne Milletvekili Recep Gürkan’ın, üniversite harçlarının ikinci öğretim için kaldırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10760) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

408.- Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan’ın, yapılan yönetmelik değişikliklerine ve ders kitaplarının taşıması gereken niteliklerin değiştirilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10761) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

409.- İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in, sürücü kurslarının denetimine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10762) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

410.- İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in, Kürtçe öğretmenliği kontenjanına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10763) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

411.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Bakanlara hangi üniversiteler tarafından fahri doktora unvanı verildiğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10764) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

412.- Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın, ikinci öğretim harçlarının kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10765) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

413.- Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın, atanamayan öğretmenlere ve esas mesleği öğretmenlik olmayan vekil öğretmenlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10766) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

414.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, özel eğitim, mesleki eğitim ve iş uygulama merkezlerine devam eden engelli öğrencilerin yönetmelik değişikliği nedeniyle yaşadıkları mağduriyete ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10767) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

415.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, ders kitapları ve eğitim araçları yönetmeliğinde yapılan bazı değişikliklere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10768) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

416.- Manisa Milletvekili Sakine Öz’ün, seçmeli derslerle ilgili bazı iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10769) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

417.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, bazı yönetmeliklerde yapılan değişikliklere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10770) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

418.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı yönetmeliğinde yapılan bazı değişikliklere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10771) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

419.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars’taki bazı okulların bakım, onarım ve su ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10772) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

420.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, Kartepe’deki bir okulun eksikliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10773) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

421.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, öğretmen evlerinin kapatılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10774) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

422.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Rize, Gümüşhane ve Bayburt’un köylerindeki kitap ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10775) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

423.- Van Milletvekili Nazmi Gür’ün, Van’da deprem sonrası okulların fiziki durumlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10776) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

424.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, ülkemize sığınan Suriyeliler ile Suriye’de eğitim gören Türk vatandaşlarına sağlanan özel öğrenci uygulamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10777) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

425.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, özel eğitim merkezlerinden kayıtları silinen engellilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10778) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

426.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 10 Eylül 2012 tarihinde yapılan öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10779) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

427.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, yeni eğitim-öğretim sistemi ile ilgili verilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10780) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

428.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, İstanbul’da yeni eğitim sistemi sonrası ortaya çıkan sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10781) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

429.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, öğretmen adayları için KPSS geçerlilik süresinin 1 yıl olarak belirlenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10782) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

430.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, ortaöğretim ve önlisans için KPSS’de adayların sınav giriş yeri mağduriyeti yaşamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10783) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

431.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, SBS sonrası yerleşemeyen öğrencilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10784) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

432.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, rehber öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10785) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

433.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, yardımcı doçentlerin kadro mağduriyetine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10786) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

434.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, seçmeli derslerle ilgili bazı iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10787) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

435.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, kadınların eğitim ve işgücüne katılımına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10788) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

436.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Van’da okul binalarının yetersizliğine ve eşlerinden ayrı yaşayan öğretmenlerin mağduriyetine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10789) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

437.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Konya’daki bir genel lisenin İmam Hatip Lisesine dönüştürülmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10790) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

438.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, ilköğretim çağındaki öğrencilerin okula devamlarını izlemek için kullanılan aşamalı devamsızlık yöntemine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10791) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

439.- Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu’nun, öğrencilere bazı il başkanlarınca Başbakan’ın broşürlerinin dağıtıldığı iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10792) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

440.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Kars’taki okul ve öğretmen ihtiyacı ile öğretmenlerin barınma sorununa ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10793) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

441.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, yeni eğitim sisteminin getirdiği bazı sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10794) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

442.- Manisa Milletvekili Sakine Öz’ün, yönetmelik değişikliği sonrası 23 yaşından gün almış engellilerin özel eğitim uygulama merkezlerindeki kaydının silinmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10795) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

443.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, yeni eğitim sisteminde okulların kapasite, öğretmen kadrosu, güvenlik ve araç gereç bakımından yeterliliğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10796) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

444.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, okulların iç ve dış mekan güvenliğinin sağlanmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10797) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

445.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, yeni eğitim sistemi kapsamında okullardaki derslik ve öğrenci sayılarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/10798) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

446.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, başka devletler tarafından düşürülen Türk savaş uçaklarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10799) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

447.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, asker oğlunun yemin törenine alınmayan bir vatandaşa ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10800) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

448.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10801) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

449.- İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10802) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

450.- İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin moral durumuna ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10803) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

451.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10804) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

452.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, Şırnak Beytüşşebap’ta bir PKK’lı cenazesinin geçişi sırasında Türk Bayrağının indirilmesi emri verildiği iddialarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10805) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

453.- İstanbul Milletvekili Osman Korutürk’ün, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Başdanışmanının terörle mücadeleyle ilgili bir açıklamasına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10806) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.09.2012)

454.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10807) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

455.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Afyonkarahisar’da bir mühimmat deposunda meydana gelen patlamaya ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10808) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

456.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin moral durumuna ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10809) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

457.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlamaya ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10810) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

458.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, Türk Silahlı Kuvvetlerinin teknolojik yeterliliğine ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10811) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

459.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığının MİT’e bağlanmasının istihbarat zafiyetine yol açtığı iddialarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10812) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

460.- İstanbul Milletvekili Osman Korutürk’ün, uluslararası savunma alanında kurulan bir şirkete ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10813) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

461.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Afyonkarahisar’da bir cephanelikte meydana gelen patlama ile ilgili iddialara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10814) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

462.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Afyonkarahisar’daki patlamada şehit olan askerlerle ilgili Genelkurmay Başkanının bir açıklamasına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10815) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

463.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Bingöl’deki askeri konvoyun saldırıya uğraması ile ilgili iddialara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10816) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

464.- Hakkari Milletvekili Adil Kurt’un, terörle mücadelede hayatlarını kaybedenlerin, yoksul ailelerin çocukları olmasına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10817) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

465.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Doğu ve Güneydoğu’daki Kabul Toplama Merkezlerine ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/10818) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

466.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Van Gölü’nün temizlenmesi ve turizme kazandırılması çalışmalarına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10819) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.08.2012)

467.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Tunceli’de meydana gelen orman yangınlarına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10820) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

468.- Niğde Milletvekili Doğan Şafak’ın, Darboğaz Sulama Kanalı projesi ile ilgili iddialara ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10821) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

469.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Gümüşhane-Torul’da yapılması planlanan HES projesine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10822) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

470.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Söylemez Barajı ile ilgili çalışmalara ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10823) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

471.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, 2002 yılından günümüze, çıkan orman yangınlarına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10824) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

472.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, Han ilçesinin içme suyu sorununa ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10825) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

473.- Amasya Milletvekili Ramis Topal’ın, Amasya’da ithal edilen hayvanlar ile ilgili bazı iddialara ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/10826) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

474.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, toplumsal olaylarda kullanılan gazların insan sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10827) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.08.2012)

475.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Kırklareli Devlet Hastanesinde fluoroskopi cihazının olmamasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10828) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

476.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın, merkezi hastane randevu sisteminin işleyişine ve ücretli olmasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10829) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

477.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, öldürülen PKK’lılara ait cesetlerden iç organların çıkartılarak organ naklinde kullanıldığı iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10830) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

478.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat Devlet Hastanesinin ve ek inşaatlarının maliyetine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10831) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

479.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, ithal ürünlerin denetimine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10832) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

480.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Erzincan’daki Mengücek Araştırma Hastanesi binasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10833) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

481.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Erzincan’daki devlet hastanelerinin kapatılacağı iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10834) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

482.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Silifke Devlet Hastanesinin eksikliklerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10835) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

483.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın, Ankara 2 No’lu F Tipi Cezaevinin revir kapasitesine ve hükümlülerin muayene esnasında maruz kaldıkları davranışlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10836) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.09.2012)

484.- Adana Milletvekili Ali Demirçalı’nın, aile hekimliği uygulamasına ve aile hekimlerinin sorunlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10837) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

485.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, 2011-2012 öğretim yılında 8’inci sınıflara Td aşısı yapılmamasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10838) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

486.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Çankırı ili Orta ilçesindeki sağlık kurumlarına ve kapasitelerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10839) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

487.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Alo 182 hattı uygulamasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10840) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

488.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, kas hastası engellilerin tedavilerinde yaşanan sorunlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10841) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

489.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde sivil halka ve mültecilere hizmet veren ambulans sayısına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10842) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

490.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, muayene, ilaç ve reçete katılım paylarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/10843) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.09.2012)

491.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, evrensel hizmet gelirlerinin hangi amaçlarla kullanıldığına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10844) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

492.- Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan’ın, otoyollarda hızlı geçiş sistemine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10845) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

493.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Giresun’da yolların ve yaya geçitlerinin engellilerin kullanımına uygun hale getirilmesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10846) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

494.- Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü’nün, Çorlu-Tekirdağ yolunun bir bölümünde devam eden duble yol çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10847) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.09.2012)

495.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, Kuzey Marmara Otoyolu Projesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10848) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

496.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, 6288 sayılı Kanunun 3. ve 4. maddeleri kapsamında Bakanlığa yapılan başvurulara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10849) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

497.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, HGS’nin uygulanmasında yaşanacak sorunlara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10850) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

498.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, HGS’nin uygulanmasında yaşanacak sorunlara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10851) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.09.2012)

499.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, Hatay Havaalanında sahte ve çalıntı kredi kartı, para ve pasaportlarda artış olduğu iddialarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10852) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

500.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, otoyol ve köprü geçişlerinde OGS, KGS ve HGS sistemlerine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10853) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.09.2012)

501.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, yol kusurlarından kaynaklanan trafik kazalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10854) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

502.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Söke-Kuşadası yol yapım çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10855) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

503.- Manisa Milletvekili Sakine Öz’ün, Salihli-Akhisar yolunun daha güvenli hale getirilmesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10856) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.09.2012)

504.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Erzurum –Tekman yoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10857) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.09.2012)

505.- İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in, internet erişimine ve güvenli internet ilkelerine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10858) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.09.2012)

506.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin internet sitesine yapılan saldırıya ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10859) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

507.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Bitlis ilinde devam eden karayolu çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10860) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

508.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Siirt ilinde devam eden karayolu çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10861) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.09.2012)

509.- Samsun Milletvekili Ahmet Haluk Koç’un, Samsun Göl-Vezirköprü yol yapım çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/10862) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.09.2012)

510.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Van’da bir köyde deprem nedeniyle evi yıkılan bir kişiye ev yardımı yapılmadığı iddialarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/10863) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.09.2012)

511.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği yönetimiyle ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/10864) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.09.2012)

512.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, 2002-2012 yılları arasında Avrupa Birliğinden alınan hibelere ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/10865) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.09.2012)

Meclis Soruşturması Önergesi

1.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ve 111 Milletvekilinin; bazı milletvekillerinin yargılanmaları ve dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda yargıya talimat verdiği, yargıya müdahale ederek yürütme erkini ölçüsüz ve hukuk tanımaz biçimde kullandığı, Anayasa’nın 2’nci, 9’uncu ve 138’inci maddeleriyle bağdaşmayan bu eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma, 277’nci maddesinde düzenlenen yargı görevi yapanı etkileme ve 288’inci maddesinde düzenlenen adil yargılamayı etkileme suçlarına uyduğu iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/1) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 01/10/2012)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, Suriye politikalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7823)

2.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, kürtajla ilgili bazı açıklamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7827)

3.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, sezaryen doğumla ilgili bazı açıklamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7828)

4.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, 2002’den bugüne meydana gelen sel vakalarına ve İstanbul’da yaşanan sel felaketine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7829)

5.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Kürtçe’nin gündelik hayatta kullanımındaki sıkıntılara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7831)

6.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Başbakan’ın kürtaj ile ilgili açıklamalarına ve konuyla ilgili olarak Bakanlık tarafından alınması gereken önlemlere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7837)

7.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’nun, İsrail savaş uçaklarının KKTC sahasını ihlal ettiğine yönelik iddialara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7844)

8.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Bakanlık personelinin görev yaptığı ülkenin dilini bilip bilmediğine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7845)

9.- Bursa Milletvekili Aykan Erdemir’in, Samsun’da gerçekleştirilen 19 Mayıs etkinliklerinde bir kadın ve bir erkek sporcunun güreş tutmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7855)

10.-  İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, İstanbul’da yaşanan sel felaketine ve bir çocuğun yaşadığı mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7866)

11.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’da yapılan kamu yatırımlarına ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/7872)

12.-  İstanbul Milletvekili Sabahat Akkiray’ın, Atatürk Kültür Merkezinin tadilatına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/7874)

13.-  Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin’in, ortaöğretim ders kitaplarında yapılan bir değişikliğe ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7879)

14.-  Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Kars-Digor yolunun asfaltlanmasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7898)

15.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya-Balıkesir karayoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7899)

16.-  Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, Şereflikoçhisar-Aksaray karayolunun yapım çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7900)

17.-  Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Ankara’dan yurtdışına doğrudan uçuşların başlatılmasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7901)

18.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’da yapılan kamu yatırımlarına ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7902)

19.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Şaphane ilçesini Gediz-Simav karayoluna bağlayan karayoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7903)

20.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Simav-Dağardı-Harmancık-Bursa karayoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7904)

21.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Pazarlar ilçesini Gediz-Simav karayoluna bağlayan karayoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7905)

22.-  Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, 112 Acil Servis hizmetlerinin geliştirilmesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7906)

23.-  Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, Tekirdağ Limanında meydana gelen bir kaza ile ilgili ihmal iddialarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7907)

24.-  Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in havaalanı ihtiyacına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7908)

25.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Dubai temsilciliğine ataması yapılan bir kişiyle ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/7909)

 

                                                                                                                                              No: 6

8 Ekim 2012 Pazartesi

Tasarı

1.- Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/690) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.10.2012)

Teklifler

1.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin; Kanuni Sultan Süleyman'ın Portresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Yerleşkesinde Yer Alan Binalara Asılması Hakkında Kanun Teklifi (2/881) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.10.2012)

2.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel'in; Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/882) (Adalet ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.10.2012)

3.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin'in; 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/883) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.10.2012)

4.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri'nin; Türk Bayrağı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/884) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.10.2012)

5.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural'ın; 31/5/2006 Tarihli ve 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/885) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.10.2012)

6.- Mersin Milletvekili Ali Öz ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın; Devlet Memurları Kanununda ve İş Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/886) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler; Kadın Erkek Fırsat Eşitliği ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.10.2012)

7.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir'in; Göcek Adıyla Bir İlçe Kurulmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/887) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.10.2012)

8.- Kocaeli Milletvekilleri Mehmet Hilal Kaplan ve Haydar Akar ile 1 Milletvekilinin; Bir İl, Üç İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/888) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

9.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/889) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

10.- İstanbul Milletvekili Sedef Küçük'ün; 5449 Sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/890) (Kadın Erkek Fırsat Eşitliği; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

11.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu'nun; Yükseköğretim Kanunu ile Yükseköğretim Kurumlarında İkili Öğretim Yapılması, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/891) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

Tezkereler

1.- Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna'nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1009) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

2.- Siirt Milletvekili Gültan Kışanak'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1010) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

3.- Mardin Milletvekili Ahmet Türk'ün Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1011) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

4.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1012) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

5.- Batman Milletvekili Ayla Akat'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1013) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

6.- Hakkari Milletvekili Selahattin Demirtaş'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1014) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

7.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1015) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

8.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1016) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

9.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü'nün Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1017) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

10.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1018) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

11.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1019) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

12.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu'nun Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1020) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

13.-  Van Milletvekili Özdal Üçer'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1021) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

14.-  Van Milletvekili Aysel Tuğluk'un Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1022) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.10.2012)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Mardin Milletvekili Erol Dora’nın, Mardin E Tipi Cezaevindeki zehirlenme vakalarına ve alınan önlemlere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6723)

2.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları ile bu kurulların başkan ve üyelerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6727)

3.- İzmir Milletvekili Musa Çam’ın, 2002’den bugüne kadar yapılan Adalet Saraylarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6733)

4.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, PARDUS İşletim Sistemine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7921)

5.- Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın, Uludere olayıyla ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7922)

6.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün bakım yetkisini iptal ettiği bir havacılık şirketi ile ilgili iddialara ve Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ihaleye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7923)

7.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunulması amacıyla Hükümete verilen iznin kullanılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7926)

8.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, kürtaj ve sezaryenle ilgili açıklamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7930)

9.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, kredi kartı mağdurlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7931)

10.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, bazı açıklamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7936)

11.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firma çalışanlarının sorunlarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7954)

12.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, bakıma muhtaç çocuğu olup tutuklu yargılanan annelere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7955)

13.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Suriye sınırında bir tampon bölge oluşturulacağı iddialarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7962)

14.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yapılan yurtdışı seyahatlerine ve bu seyahatlerdeki toplam harcamalara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7963)

15.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Afganistan’da şehit olan askerlere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7964)

16.-  Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, bir İngiliz gazetesindeki Türkiye ile ilgili haberlere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7965)

17.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firma çalışanlarının sorunlarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7966)

18.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, PARDUS İşletim Sistemine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7967)

19.-  Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir’in, Dünya Uygur Kurultayına ve Sincan Uygur Özerk Bölgesine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7968)

20.-  Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, Suriyeli muhaliflere yaptığı bir açıklamaya ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7969)

21.-  Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Suriyeli isyancı gruplara silah yardımı yapıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7983)

22.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firma çalışanlarının sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7985)

23.-  Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Karakaya Baraj Gölünde meydana gelen feribot kazasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8000)

24.-  Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, kalkınma ajansı heyetlerinin yurtdışı ziyaretlerine ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8007)

25.-  Adana Milletvekili Ümit Özgümüş’ün, kalkınma ajanslarında emekli valilerin görev almasına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8008)

26.-  Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bir ders kitabında yer alan bir şiirdeki bazı ifadelerin çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8014)

27.-  Bursa Milletvekili Aykan Erdemir’in, ortaöğretim kurumlarındaki öğrenci devamsızlık-larına ve alınan sağlık raporlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8020)

28.-  Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personeli ile ilgili bazı verilere ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8024)

29.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarda koruma güvenlik görevlisi olarak çalışan personele ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8040)

30.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yeni dijital radar sistemine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8041)

31.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, PTT memurları ve dağıtıcılarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8042)

32.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve firma çalışanlarının sorunlarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8043)

33.-  Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’daki bazı köy yollarının yapımına ve asfaltlarının yenilenmesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8044)

34.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 444’lü numaralar aracılığıyla yapılan para transferlerine ve yaşanan mağduriyete ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8045)

35.-  Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’daki bazı yolların yapım ve onarımına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8046)

36.-  İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Türkiye’deki havaalanlarına, uçuş sayılarına ve yaşanan rötarlara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8047)

37.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firmaların çalışanlarının sorunlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/8048)

38.-  Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, kürtajla ilgili ifadelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8053)

39.-  İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, emekli bir Genelkurmay Başkanı döneminde yaşananlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8055)

40.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinde meydana gelen ayaklanmalar nedeniyle Türk şirketlerinin karşılaştıkları sorunlara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8059)

41.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Malatya-Kürecik’teki radar sistemine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8060)

42.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Türkiye-Suriye ilişkilerine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8061)

43.-  Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, 2009-2012 yılları arasında belediyelere altyapı uygulama projeleri kapsamında yapılan mali yardımlara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8085)

44.-  Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa ve İzmir’in U-20 Dünya Futbol Şampiyonasının yapılacağı iller arasından çıkarılmasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8086)

45.-  Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8097)

46.-  Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, eğitim sisteminin bazı sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8099)

47.-  Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Pınarhisar’da kamulaştırılacak arazilerin mağduriyete yol açacağı iddialarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8101)

48.-  Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Salihli-Gölmarmara-Akhisar yol projesindeki köprülerle ilgili çalışmalara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8106)

49.-  Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Salihli-Gölmarmara-Akhisar yoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8107)

50.-  Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Salihli Organize Sanayi Bölgesinin yaya geçidi sorununa ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8108)

51.-  Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, karayollarında geçiş ücretlerinin belirlenmesi hakkındaki yönetmeliğin yürürlüğe girmesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8109)

52.-  Kastamonu Milletvekili Emin Çınar’ın, Devrekâni Kavşağı ve Oyrak Mevkiindeki yol yapımına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8110)

53.-  Kastamonu Milletvekili Emin Çınar’ın, Kadıdağı Mevkiindeki yol yapımına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8111)

                                                                                                                                              No: 7

9 Ekim 2012 Salı

Tasarılar

1.- Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/691) (Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.10.2012)

2.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ruanda Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kapsamlı İşbirliğine Dair Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/692) (Dışişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.10.2012)

3.- Milletlerarası Finansman Kurumu Ana Anlaşmasının Tadil Edilmesine İlişkin Guvernörler Kurulu Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/693) (Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.10.2012)

Teklifler

1.- Malatya Milletvekili Öznur Çalık ve 14 Milletvekilinin; Malatya'da Büyükşehir Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/892) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 09.10.2012)

2.- Adana Milletvekili Ali Demirçalı'nın; 4447 Sayılı Kanun Teklifi (2/893) (Milli Savunma; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.10.2012)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu ve 19 Milletvekilinin, iş kazalarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/361) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/12/2011)

2.- Ağrı Milletvekili Halil Aksoy ve 21 Milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden diğer bölgelere yapılan göçlerin nedenlerinin ve bunların sonuçlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/362) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/12/2011)

3.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici ve 21 Milletvekilinin, engelli vatandaşların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/363) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/12/2011)


 

9 Ekim 2012 Salı

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.01

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Mustafa HAMARAT (Ordu), Tanju ÖZCAN (Bolu)

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5’inci Birleşimini açıyorum.

III.- Y O K L A M A

BAŞKAN – Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için beş dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

IV.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut’un, yeni yasama yılında Genel Kurul çalışmalarının ülkemize ve milletimize barış ve huzur getirmesini dileyen konuşması

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin tatil sürecinden sonra, görev ifa ettiğim 24’üncü Dönem, ikinci yasama yılı için, birlikte gerçekleştirdiğimiz bu ilk birleşimde, Genel Kurul çalışmalarımızın ülkemize ve milletimize barış ve huzur getirmesini diliyorum.

Millî iradenin ve halk egemenliğinin tecelli ettiği yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi, yükselmenin ve kalkınmanın en büyük güç kaynağıdır. Demokrasinin kalbinin attığı ve özgürlüklerin merkezi olan bu kurum, milletimizin ve ülkemizin her zaman önünü açan çareleri üretme başarısını göstermiş, yüksek sorumluluk bilinci içerisinde halkımızın umudu olmaya, ülkemizin sorunlarına milletimizin menfaatleri doğrultusunda çözümler üretmeye devam etmektedir.

Meclisimiz bu yasama döneminde de millî hedeflerimizi gerçekleştirmek ve ülkemizin huzur ve refahı için çalışacaktır. İnanıyorum ki milletvekillerimiz aldığı temsil görevini demokratik olgunluk, siyaset hukukunun tanzim ve inşasıyla uzlaşma dilini yakalayarak mümkünü hiç etmemek için gerekli çabayı göstereceklerdir. 24’üncü Dönem İkinci Yasama Yılında Meclisimizi bekleyen en önemli gündem maddesi yeni anayasa konusudur. Ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında görev yaptığım bütün milletvekillerimizin, terörün bir insanlık suçu olduğu yönünde aynı düşünceyi paylaştıkları kanaatini de taşımak istiyorum. İnsan hayatına kasteden, kan döken, can yakan terör ve terör şebekelerine karşı mutlaka güçlü bir irade sergilenmeli ve bu irade hiçbir zaman politik rekabete feda edilmemelidir.

Bu vesileyle 24’üncü Dönem İkinci Yasama Yılı Genel Kurul çalışmalarının sevgi ve hoşgörü temelinde daha saygın, daha verimli geçmesini umuyor, gayretlerimizin toplumsal barış ve birliğimize güç sağlamasını temenni ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, Ankara’nın başkent oluşunun 89’uncu yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen Ankara Milletvekili Nurdan Şanlı’ya aittir.

Buyurun Sayın Şanlı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

V.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Ankara Milletvekili Nurdan Şanlı’nın, Ankara’nın başkent oluşunun 89’uncu yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

NURDAN ŞANLI (Ankara) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Ankara’nın başkent oluşunun 89’uncu yıl dönümü nedeniyle gündem dışı söz almış bulunuyorum ve bu vesileyle Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.

Ankara’nın tarihine kısaca bakacak olursak, Ankara’nın tarihinin Anadolu’nun en önemli uygarlığı olan Hattilere kadar uzandığını görüyoruz ve tarihî kaynaklara göre, Ankara’nın ilk adının Galatlarca verildiği öne sürülen “Ancyra” olduğu, Türklerin Anadolu’ya yerleşmesinden sonra ise “Engürü” ve “Engüriye” olarak değişime uğradığı, Batılı kaynaklarda “Angora” olarak geçtiği, 20’nci yüzyılın başlarında “Angara” biçimini alan kentin adının daha sonra “Ankara”ya dönüştüğü kaydedilmektedir.

Osmanlılar, Ankara’yı 1354 yılında Orhan Bey zamanında ele geçirmişler, daha sonra Karamanlıların eline geçen şehir çeşitli savaşlara sahne olmuştur. En önemlisi ise Yıldırım Bayezid’in Timur’a yenilmesiyle sonuçlanan ve 1402’de gerçekleşen Ankara Savaşı’dır. Ankara, 1413 tarihinde Osmanlı topraklarına kesin olarak dâhil edilmiş ve Anadolu eyaletine bağlı bir sancak hâline gelmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’ndan yenilerek çıkması ve Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasını müteakip, Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919’da Millî Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’a çıkmış, 21-22 Haziran 1919 gecesi Amasya’da Amasya Genelgesi hazırlanmış, daha sonra da Erzurum ve Sivas Kongreleri toplanmış ve çok önemli tarihî kararlar alınmıştır. Kongreler sonucunda “Heyeti Temsiliye” adıyla teşekkül ettirilen yürütme organıyla İstanbul Hükûmeti arasında, 20-22 Ekim 1919’da Amasya Görüşmeleri yapılmış ve bu görüşmeler sonucunda Heyeti Temsiliye, Osmanlı Hükûmeti tarafından resmen tanınmıştır.

Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’nın, coğrafi ve stratejik konumu nedeniyle Ankara’dan yönetilmesinin uygun olacağını düşünüyordu. Arkadaşlarıyla birlikte 27 Aralık 1919’da Ankara’ya geldi ve burada büyük bir coşkuyla karşılandılar. Ziraat Mektebi’ne yerleşen Atatürk, artık çalışmalarını hem buradan hem de Ankara Garı’nda bulunan ve bugün müze olarak değerlendirilen Atatürk Konutu’nda kalarak yürütecekti. Ankara, artık Kurtuluş Savaşı’nın merkezi ve karagâhı durumuna gelmişti. Lozan Anlaşması’nın 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanmasından sonra, hükûmet merkezinin neresi olacağı konusu gündeme gelmiş, 9 Ekim 1923’te 15 milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisine kanun teklifi sunarak Ankara’nın başkent olmasını teklif etmişlerdir.

Ankara’nın başkent olması için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilen teklifin son paragrafında: “Devletin idare merkezinin yeni şekilde tesis ve gelişmesine bir an önce başlamak, iç ve dış tereddütlere son vermek için alttaki kanun maddesinin kabulünü arz ve teklif ederiz.” denilmiştir.

13 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen tek maddelik yasa ile Ankara artık yeni devletin başkenti olmuştur. Ankara’nın başkent olmasında stratejik, jeopolitik ve coğrafi konumu büyük rol oynamıştır. Başkent oluşundan sonra büyük bir gelişim ve değişim içerisine giren Ankara, cumhuriyetin ilanından sonra hafızalara yer eden “Ankara, Türkiye'nin kalbidir.” sözünü de hak etmektedir. Bugün, yüz ölçümü ve nüfusuyla olduğu kadar, şehir planıyla, eğitim, kültür, sağlık, ulaşım, sanayi gibi tüm alanlarda vermiş olduğu hizmetlerle de dünyanın sayılı şehirleri arasında yer almaktadır.

Başkent Ankara’mız, tarihî turistik mekânları ve mesire yerleriyle de çok önemli bir yerleşim merkezi hâline gelmiştir. İktidarımız döneminde başkentimiz marka bir şehir hâline gelmiş, bunun için her alanda gerekli adımlar atılmış ve her şeyin en iyisine layık olan Ankaralı hemşehrilerimizin hizmetine sunulmuştur. Ayrıca, 2023 hedeflerimiz arasında Ankara’mızın da 2023 hedefleri belirlenmiş ve bu hedeflerin hayata geçirilmesi için çalışmalara başlanmış ve büyük bir hızla da devam etmektedir. Ankaralı hemşehrilerimizden aldığımız destek ve güvenle daha ileri hedeflere yürümeye ve onlara hizmet etmeye devam edeceğiz.

Sözlerimi burada bitirirken, Ankara’nın başkent oluşunun 89’uncu yıl dönümünü bir daha kutluyor, Genel Kurulu saygılarımla bir kez daha selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Gündem dışı ikinci söz, Balkan savaşlarının 100’üncü yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü’ye aittir. (CHP sıralarından alkışlar)

2.- Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü’nün, Balkan savaşlarının 100’üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Balkan savaşlarının 100’üncü yıl dönümü dolayısıyla söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Genel Kurulu saygılarımla selamlarım.

8 Ekim 1912 tarihinde başlayan ve telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açan Balkan savaşları, tarihimizin en acı sayfalarından bir tanesidir. Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki varlığını sona erdiren ve tüm bölge ülkelerinin de kendi aralarında savaşmalarına neden olan Balkan savaşlarının üzerinden tam bir asır geçti. Geride yüz binlerce ölü ve yaralı ve de tabii ki milyonlarca da evinden, doğduğu topraklardan sürülen, uzaklaştırılan insanlar kaldı.

Balkanlar, kıtaların, inançların, kültürlerin, medeniyetlerin ve milletlerin kesiştiği bir bölgedir. Jeopolitik konumu, dağlık coğrafyası ve özellikle de bölge üzerinde çıkarları bulunan dış güçlerin sürekli müdahaleleri nedeniyle, burada yaşayan toplumlar bir türlü kaynaşıp bütünleşememişlerdir. Bu topluluklar, özellikle de Osmanlının zayıflamasıyla birlikte, bir ulus kimliğinde, bir ortak paydada buluşamadıkları için sürekli küresel güçlerin hedef alanında kalmışlar, inançların, etnik kimliklerin kışkırtılması ile de birbirleriyle çatışan bir yapının içerisine sokulmuşlardır. Bu yüzden, Balkanlarda tarih boyunca savaş ve çatışmalar eksik olmamıştır.

Bu bölge, günümüzde de dünyanın en gerilimli bölgelerinin başında yer almaktadır. Balkan savaşları sonucunda, değerli milletvekilleri, Osmanlı Devleti çok büyük bir oranda toprak kaybetmekle kalmamış, bunun yanında da savaşlar neticesinde, Osmanlıya karşı savaşan devletler, bölgede yaşayan Türk ve diğer Müslümanlar üzerinde büyük bir kıyımın, soykırımın gerçekleştirilmesine neden olmuştur.

Sadece Balkan bölgesinde değil, bugün, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ illerimiz de aylarca Bulgar işgali altında kalmış, Trakya, tarihinin gördüğü en ağır zulümleri bu dönemde yaşamıştır. Tarihçilere göre bu süreçte 650 bin Türk-Müslüman öldürülmüş, 1 milyon Türk ise  topraklarını, mallarını can korkusuyla terk ederek Anadolu’ya ve Doğu Trakya’ya göç etmek zorunda kalmıştır.

Değerli milletvekilleri, çok önemlidir ki, o tarihte soydaşlarımız üzerine işlenen soykırım diğer devletlerin âdeta bir millî politikası olmuştur. Etnik kimlikleri, inanç farklılıklarını körükleyen emperyalist  devletler bu yaşananlara kör, sağır, dilsiz kalmışlardır. O tarihte uygulanan soykırım politikasının bir benzeri, seksen yıl sonra, 92-95 yılları arasında Bosna Savaşı’ndaki Srebrenica katliamında da aynen yaşanmış ve tekrarlanmıştır. Balkanlarda yaşayan insanlar, sırf farklı oldukları için katledilmişler, malları gasbedilmiştir.

Değerli milletvekilleri, Balkan Savaşları bize şunu açık olarak göstermektedir: Sadece insan olmak kimliğinde buluşmak yerine etnik kimlik ve inanç farklılıklarının körüklenmesinin siyasete ya da savaşa malzeme yapılmasının halkları, toplumları ve bireysel anlamda da insanları nasıl etkilediğini ve telafisi imkânsız ne derin yaralar açtığını göstermesi bakımından çok önemlidir. Yüz yıl önce Balkanlarda yaşanan ve bölgeyi kan gölüne çeviren emperyalist devletlerin etnik kimlik ve inanç farklılıklarını körükleyen, katliamlara göz yuman siyasetinin bir benzeri işte bugün, tam yüz yıl sonra -maalesef- Orta Doğu’da da yaşanmakta ve Balkan Savaşı’ndaki süreçle benzeşmektedir.

Bugün Orta Doğu’da yaşananların temelinde yine bir arada yaşayan insanların kimlik, inanç ve mezhep farklılıkları temelinde birbirlerinden ayrıştırılmaları ve bu farklılıkların da savaşlara, çatışmalara gerekçe yapılması yatmaktadır. Perde arkasındaki aktörler de yine farklı değildir. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî hafızası olan, geçmişi olan bir ülkedir. Hafızalarımızdaki acı hatıralar bizleri tecrübe sahibi yapmalıdır. Orta Doğu ya da Türkiye’de kimlikleri, mezhep farklılıklarını kışkırtan bir siyaseti yürütmek, topluma bu dinamitleri koymak hem tarihten dersler çıkarmamak hem de yaşanan ya da yaşanacak olan olayların sorumlusu olmaktır diyorum.

Bu vesileyle Balkan savaşlarının 100’üncü yılında, hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Gündem dışı üçüncü söz, yine aynı konuda söz isteyen Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’na aittir. (MHP sıralarından alkışlar)

3.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’nun, Balkan savaşlarının 100’üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Balkan savaşları, Balkan fecaati gerçekten bugün Türkiye’de fazlaca işlenmiş ve bilinen bir hadise değil çünkü bazı yerlerde gördüğümüz kadarıyla “Balkan savaşlarının 100’üncü yılını kutluyoruz.” gibi birtakım toplantılar gerçekleştiriliyor. Hâlbuki Balkan savaşları, az önce Sayın Milletvekilimizin söylediği gibi, dün yani 8 Ekim 1912’de başladı ve 30 Mayısa kadar birinci dönemi devam etti ve Osmanlı İmparatorluğu Balkanlardaki en önemli topraklarını kaybetti. Bunların başında Arnavutluk, Karadağ, Bosna-Hersek, Makedonya, Yunanistan’ın Teselya bölgesi, Yanya’ya kadar olan bölüm, Selanik ve Batı Trakya ve hatta bugünkü Türkiye’nin Çatalca hattına kadar çekilmek zorunda kaldı ordu. Midye-Enez hattı bir sınır olarak kabul edildi, Edirne Bulgarların eline geçti. İkinci safhası ise haziran ayında başlayıp  1913 29 Eylüle kadar sürdü çünkü Balkan devletleri elde ettikleri toprakları paylaşma konusunda birbirine düştüler ve birbirleriyle çatıştılar. Sonuçta Osmanlı Devleti Edirne bölgesini aldı ve kendi aralarında yaptıkları anlaşmayla da Bulgaristan Ege Denizi’ne indi.

Değerli milletvekilleri, bu savaş sırasında toprak kaybının ötesinde bir de önemli bir nüfus kaybına uğradı Osmanlı Devleti. 4 milyondan fazla insanın yaşadığı bu bölgede yüzde 51’ini, bu bölgedeki topraklardaki yüzde 51’ini Müslümanlar, Türkler oluşturuyordu ve bu savaş sonrasında 883 bin göçmen ancak Türkiye’ye gelebildi, 630 bin civarında göçmen de gerek yollarda hastalıktan gerekse çeşitli kişilerin ve devletlerin saldırıları sonucunda hayatını kaybetti.

Genel olarak baktığımız zaman şunu söyleyebiliriz: Balkan savaşları ve öncesindeki Balkanlarda meydana gelen, 93 Harbi de dâhil, savaşlarda Anadolu’ya göç edenlerin miktarı aşağı yukarı 5,5 milyona -Kafkasya’yla birlikte- ulaşmıştı ve Türkiye nüfusunun o tarihte yüzde 35’ini oluşturuyordu.

Peki, bu savaş neden Osmanlı Devleti’nin aleyhine sonuçlandı ve nasıl ortaya çıktı? Aslında yanlış politikalar devletleri hangi safhalara sürükler? Bunun en büyük örneklerinden biri Balkan savaşlarında görülmüştür. İttihat ve Terakki Partisi yani bugünkü Türkçeyle söyleyecek olursak, birlik ve gelişme, kalkınma partisi bu parti, Abdülhamit’i tahttan indirdi, 27 Nisan 1909’da tahttan indirdi ve Selanik’e sürgün ettiler. Abdülhamit’in Balkan politikası içerisinde kiliselerin –ki Ortodoks kiliseleri birbirinden ayrı, bağımsız kiliseler hâlinde teşkilatlanmıştı Balkanlarda- birleşmelerini önleyici tedbirler ve politikalar izliyordu Abdülhamit ama Jön Türkler, tahttan indirdikten sonra, kendiler iktidara geçtikten sonra Abdülhamit’in bu politikasını terk ettiler ve birbirine muhalif olan kiliseleri Makedonya’da yaptıkları toplantıda birleştirdiler. İşte bu toplantı sonrasında Bulgarlar, Sırplar, Yunanlar ve Karadağlılar bir araya geldiler ve ilk olarak Karadağ savaş açtı. İşte savaş böyle başlamıştı ama Osmanlı yönetimindekilerin yine âciz kaldıkları ve yanlış yaptıkları politikalardan biri de hâlihazırda silah altında bulunan 70 bin askeri Balkanlarda terhis ettiler.

İşte bunların sonucu olarak Osmanlı Devleti Balkan faciasını yaşadı ve Balkan faciası gerçekten Avrupa’nın, insan haklarına saygı duyduklarını söyleyen Avrupa’nın göz ardı ettiği, dikkate almadığı önemli facialardan, işkencelerden ve zulümlerden bir tanesini yaşadı.

Değerli milletvekilleri, tarihte gördüğümüz gibi bir devletin yönetimi yanlış bir adım attığı takdirde o yanlış adımın sonuçları çok büyük fecaatle bitebilir. Bu sebeple, devleti yönetenlerin her şeye çok dikkat etmeleri ve tarihteki buna benzer olaylardan ders çıkarmaları ve tecrübe kazanmaları gerekir. Nitekim bugün, eğer Suriye’deki muhalif grupları biz birleştireceğiz diyorsanız yarın sizin başınıza da büyük bela açma ihtimaliniz çok yüksektir. Dolayısıyla, Balkan savaşlarının bu 100’üncü yılında bu fecaati anmak ve sizlere bilgi vermek istedim.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.(MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Şandır, buyurun.

VI.- AÇIKLAMALAR

1.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Ankara’nın başkent oluşunun 89’uncu yıl dönümüne ilişkin açıklaması

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan teşekkür ediyorum.

Ankara’nın başkent oluşunun 89’uncu yıl dönümünü Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak biz de kutluyoruz. Bizim için de Ankara’nın başkent olması çok özel anlamlar taşımaktadır. Ankara, Türk milletinin bağımsız yaşamaya duyulan sevdasının ifadesidir, Ankara, cumhuriyetin onuru, teminatı ve geleceğe taşıma heyecanının adıdır. Ankara, varlığımızın garantisi, geleceğimizin hazırlayıcısı ve milletimizin birlik ve bütünlük şemsiyesidir. Bu aziz şehrimizin başkent olmasında karar, fikir ve söz sahibi olan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kurucu kahramanlara Cenabı Allah’tan rahmetler diliyor, hepsini Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak hürmetle yâd ediyoruz.

Teşekkür ederim Sayın Başkan.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Diğer sayın grup başkan vekillerinin bu konuyla ilgili söz talepleri… Yok.

Gündeme geçiyoruz. Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup bilgilerinize sunacağım.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sayın Başkan kısa söz talebimiz vardı.

BAŞKAN – Benim uygulamamda yok Sayın Tanal, biliyorsunuz.

MEHMET VOLKAN CANALİOĞLU (Trabzon) – Söz talebimiz vardı Sayın Başkan.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Diğer Başkanlar veriyor, siz niye vermiyorsunuz?

BAŞKAN –Tezkereyi okutuyorum:

VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek başkanlığında Macaristan Ulusal Par-lamentosu Başkanı Laszlo Köver’in vaki davetine icabet etmek üzere 15-17 Ekim 2012 tarihinde Macaristan’a ziyarette bulunacak Parlamento heyetine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresi (3/1023)

                                                                                                             04 Ekim 2012

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek Başkanlığındaki heyetin; Macaristan Ulusal Parlamentosu Başkanı Laszlo Köver’in vaki davetine icabet etmek üzere 15-17 Ekim 2012 tarihlerinde Macaristan’a resmî ziyarette bulunması TBMM Genel Kurulunun 2 Ekim 2012 tarihli 2’nci Birleşiminde kabul edilmiştir.

28/3/1990 tarihli ve 3620 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 2’nci maddesi uyarınca siyasi parti gruplarınca bildirilen isimler Genel Kurulun bilgisine sunulur.

                                                                                                              Cemil Çiçek

                                                                                                Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                                 Başkanı

Adı Soyadı:                                         Seçim Çevresi:

1) Ali Halaman                                       (Adana)

2) Tanju Özcan                                       (Bolu)

3) Vural Kavuncu                                  (Kütahya)

4) Abdulkerim Gök                                (Şanlıurfa)

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Komisyondan istifa tezkereleri vardır, okutuyorum:

B) Önergeler

1.- İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/60)

                                                                                                                        8.10.2012

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu üyeliğinden ayrılmak istediğimi bilgilerinize saygılarımla sunarım.

                                                                                                       Birgül Ayman Güler

                                                                                                                    İzmir

2.- Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın’ın, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/61)

                                                                                                               08.10.2012

TBMM Başkanlığına

Yürütmekte olduğum Plan Bütçe Komisyonu üyeliğinden iş yoğunluğum nedeniyle istifa ediyorum.

Bilgi ve gereğini dilerim.

Saygılarımla.

                                                                                                         Gökhan Günaydın

                                                                                                                  Ankara

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Meclis araştırması açılmasına dair üç önerge vardır, okutuyorum:

C) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu ve 19 milletvekilinin, ülkemizde meydana gelen iş kazalarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/361)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Ülkemizde meydana gelen iş kazalarının nedenlerinin araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasa'nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 104 ve 105. maddesi uyarınca Meclis araştırması açılmasını saygılarımla arz ve talep ederiz.

1) Mesut Dedeoğlu                         (Kahramanmaraş)

2) Ali Uzunırmak                           (Aydın)

3) Oktay Vural                               (İzmir)

4) Mehmet Şandır                           (Mersin)

5) Emin Çınar                                 (Kastamonu)

6) Ali Öz                                        (Mersin)

7) Celal Adan                                 (İstanbul)

8) Reşat Doğru                               (Tokat)

9) Alim Işık                                    (Kütahya)

10) Seyfettin Yılmaz                       (Adana)

11) Enver Erdem                            (Elâzığ)

12) Hasan Hüseyin Türkoğlu         (Osmaniye)

13) Ali Halaman                             (Adana)

14) D. Ali Torlak                            (İstanbul)

15) Lütfü Türkkan                          (Kocaeli)

16) Mehmet Erdoğan                      (Muğla)

17) Özcan Yeniçeri                         (Ankara)

18) Necati Özensoy                        (Bursa)

19) Kemalettin Yılmaz                    (Afyonkarahisar)

20) Muharrem Varlı                       (Adana)

Gerekçe

Uzun çalışma süreleri, düşük ücretler, sağlıksız ve güvensiz çalışma koşulları ülkemizde iş kazalarını artırmaktadır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre; 2011 yılının ilk dokuz ayında Türkiye'de meydana gelen iş kazalarında 396 işçi yaşamını yitirirken 2 bin 453 işçi de çeşitli yerlerinden yaralanmıştır.

İş kazaları, özellikle İstanbul, Kocaeli, Zonguldak, İzmir, Ankara, Adana, Eskişehir, Tekirdağ, Malatya, Bursa, Konya ve Kahramanmaraş gibi illerimizdeki sanayi merkezlerinde sıkça görülmektedir. Ülkemizde görülen iş kazaları genellikle tersane, maden, inşaat, enerji, metal, çimento, mevsimlik tarım, tekstil ve deri iş kollarında ortaya çıkmaktadır.

Bu iş kollarında, yüksekten düşme, ezilme ve zehirlenme ya da mevsimlik işçilikte sık sık görüldüğü gibi trafik kazaları, ölüm ve yaralanmalara neden olmaktadır.

Dünyada ve ülkemizde iş kazaları çalışma hayatında karşılaşılan en önemli sorunlar arasında yer almaktadır. Dünya genelinde her yıl, ortalama 1.2 milyon insan iş kazaları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde de iş kazaları çalışma hayatı içinde önemli bir sorun olmaya devam etmekte ve değişik sektörlerde çalışan binlerce kişi her yıl yaşamını yitirmektedir.

Genelde, çalışanların güvensiz davranışlardan meydana gelen iş kazalarının en önemli etkenleri arasında sağlıksız ve güvensiz çalışma koşulları gelmektedir. Uzun çalışma süreleri ve düşük ücret gibi konular da iş kazalarına neden olan unsurlar arasında gösterilmektedir.

İş kazasının en kötü sonucu; kişinin yaşamını yitirmesi, geçici veya sürekli iş göremez duruma gelmesidir. Diğer tarafta ise iş kazaları çalışanların da sağlık ve güvenliğini olumsuz yönde etkilemektedir.

Öte yandan, iş kazaları işçinin sağlığı ve güvenliği ile işletmenin üretim sürecini de doğrudan veya dolaylı olarak etkilediği gibi sonuçları bakımından toplumu da etkilemektedir. Bunun nedeni, iş kazalarının, işçi, işveren, ülke ekonomisi ve toplum açısından sosyal ve ekonomik maliyetler oluşturmasıdır.

Bu nedenle, ülkemizde meydana gelen iş kazalarının nedenlerinin araştırılarak, gerekli önlemlerin alınması konusunda Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105. maddesi uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması yerinde olacaktır.

2.- Ağrı Milletvekili Halil Aksoy ve 21 milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde 1990’lı yıllardan sonra yaşanan zorunlu göçün neden ve sonuçları ile toplumda yarattığı etkinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına iliş-kin önergesi (10/362)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde 1990'lı yıllardan sonra yaşanan zorunlu göçün neden ve sonuçları ile, toplumda yarattığı sosyal, ekonomik ve kültürel sorunların araştırılması amacıyla Anayasanın 98'inci İç Tüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.

1) Halil Aksoy                                 (Ağrı)

2) Pervin Buldan                            (Iğdır)

3) Hasip Kaplan                             (Şırnak)

4) Sırrı Sakık                                  (Muş)

5) Murat Bozlak                             (Adana)

6) Ayla Akat                                   (Batman)

7) İdris Baluken                              (Bingöl)

8) Hüsamettin Zenderlioğlu            (Bitlis)

9) Emine Ayna                               (Diyarbakır)

10) Nursel Aydoğan                       (Diyarbakır)

11) Altan Tan                                 (Diyarbakır)            

12) Adil Kurt                                   (Hakkâri)

13) Esat Canan                               (Hakkâri)

14) Sırrı Süreyya Önder                 (İstanbul)

15) Sebahat Tuncel                         (İstanbul)

16) Mülkiye Birtane                       (Kars)

17) Erol Dora                                 (Mardin)

18) Ertuğrul Kürkcü                       (Mersin)

19) Demir Çelik                              (Muş)

20) İbrahim Binici                          (Şanlıurfa)

21) Nazmi Gür                               (Van)

22) Özdal Üçer                               (Van)

Gerekçe:

Dünyada her yıl milyonlarca insan ekonomik, sosyal, güvenlik, sağlık, doğal afetler veya daha iyi yaşam koşullarına ulaşmak gibi birçok nedenle göç etmek zorunda kalmaktadır. Göçler yerlerine göre: iç veya dış göç, sebeplerine veya karar alış şekline bağlı olarak da istemli, zorunlu, politik, yasal ve yasal olmayan şeklinde bazı kategorilere ayrılmaktadır.

Karar alınış biçimine göre göçler; "isteğe bağlı göç" veya "zorlama" ya da "zorunlu göç" olarak sınıflandırılmaktadır. Göç kararı insanlarca gönüllü olarak alınmışsa "isteğe bağlı göç" ya da "gönüllü göç" durumu vardır. İsteğe bağlı olmayan göç, nüfusun yerleşim alanından zorla atılması ya da siyasal ve sosyo-ekonomik koşulların hayatı olanaksız kılması nedeniyle ortaya çıkan göç türüdür. İnsanların iradesi dışında gerçekleştirilen bu göç türü sosyolojik literatürde "zorlama" veya "zorunlu göç" olarak tanımlanmaktadır.

Türkiye'deki göç hareketlerine bakıldığında oluş biçimi itibariyle bazen sosyo-ekonomik bazen de siyasal koşullar; Cumhuriyet tarihinde genel anlamda dört büyük nüfus hareketine sebebiyet vermiştir:

- Cumhuriyetin ilk dönemlerindeki ulus devlet kurma projesi çerçevesinde Türkiye'nin komşuları ile ilişkileri yeniden düzenlenirken gerçekleştirilen nüfus mübadeleleri.

- 1920 ve 1930'larda ve özellikle de 1934 tarihli İskan Kanunu bağlamında Doğu ve Güneydoğu'daki isyanlar sonrasında uygulanan zorunlu göç politikaları.

- 1950'lerde başlayıp 1960 ve 70'lerde yoğunlaşan ve günümüze kadar azalarak devam eden, Türkiye'de sanayileşmenin artması ve özellikle de tarımda makineleşme ile birlikte sosyoekonomik nedenler yüzünden ülkenin kuzey, doğu ve iç bölgelerinden insanların kitleler halinde ve iş bulma umuduyla sanayinin ve makineli tarımın yoğunlaştığı güney ve batıdaki şehir merkezlerine göç etmesi.

-1984-1999 arası dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde Kürt sorunu bağlamında yaşanan çatışmalı ortamda sayıları 4 milyonu bulan Kürtlere uygulanan zorunlu göç politikaları. Zorunlu göçün, Türkiye'ye, özellikle de Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde çok ağır sonuçları olmuştur.

Bölgede son yirmi yıl içerisinde binlerce dönüm orman arazisi yakılmış, tarla ve meyve bahçeleri kullanılamaz hale getirilmiştir. Bununla beraber, yayla yasağı, mayınlanan araziler, köy dışındaki alanlarda tarım yapılmasının engellenmesi gibi faktörler bölgenin temel geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık sektörünü çökme noktasını getirmiş, kırsal sosyoekonomik dinamikler neredeyse tamamen tahrip olmuştur.

Zorunlu göç esnasında ve sonrasında birçok can kaybı yaşanmıştır. İnsanların mal ve mülkleri yok olmuş, birçok durumda geride kalan mal ve mülke korucular tarafından el konulmuş, kırsal ekonomi içerisinde faal olan insanlar üretimden koparak kitleler halinde tüketici konumuna düşmüşlerdir.

Yaşam alanlarından kopartılan insanlar, herhangi bir yer gösterilmeksizin sahipsiz bir biçimde bölgedeki ve bölge dışındaki kent merkezlerine göç etmek zorunda kaldılar. Bu son derece sancılı olan sürecin travmatik etkileri de ne yazık ki hâlâ sürmektedir.

Zorunlu göç değeri ölçülemez can ve mal kaybına sebebiyet vermiş, Türkiye’nin insan hakları alanında ciddi bir gerileme yaşamış; uluslararası arenada Türkiye kendi vatandaşlarına tazminat ödemeye mahkûm edilmiş bir ülke durumuna düşmüştür.

Zorunlu göç siyasal, kültürel, sosyal, ekonomik, çevresel ve kentsel hayat ve altyapı açılarından radikal bir altüst oluş ve kapsamlı bir tahribata neden olmuş; yoğun göç alan şehirlerin üzerindeki sosyoekonomik baskılar katmerleşmiştir.

Bu nedenle, yaşanan zorunlu göçün sonuçlarının ve toplumda yaratmış olduğu etkinin araştırılarak, çözüm bulunması amacıyla bir Meclis araştırma komisyonunun kurulması kaçınılmaz olmuştur.

3.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici ve 21 milletvekilinin, engelli vatandaşların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/363)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na

Bedensel, işitme-konuşma, görme, zihinsel engelliler ve süreğen hastalıkları olan yaklaşık 8,5 milyon engelli vatandaşımız, toplam nüfusumuzun yüzde 12,3'üne tekabül etmektedir. Bu sorun, engelli insanlarımızın yanı sıra 25 milyon civarında vatandaşımızı doğrudan etkilemektedir. Yapılan araştırmalar engelli insanlarımızın eğitim, istihdam, gelecek kaygısı, yoksulluk ve ulaşabilirlik gibi sorunlarla karşı karşıya olduklarını ortaya koymuştur. Engelli insanlarımızın yaşadıkları sorunlar çeşitli platformlarda ve defalarca ifade edilmesine rağmen mevcut Hükûmet bu soruna duyarsız kalmaktadır. Engellilerimizin yaşadığı sorunların çözümü için etkin ve kalıcı önlemlerin alınması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Araştırma Komisyonu kurularak, sorunun araştırılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz.

1) İbrahim Binici                            (Şanlıurfa)

2) Pervin Buldan                            (Iğdır)

3) Hasip Kaplan                             (Şırnak)

4) Sırrı Sakık                                  (Muş)

5) Murat Bozlak                             (Adana)

6) Ayla Akat                                   (Batman)

7) Halil Aksoy                                (Ağrı)

8) Hüsamettin Zenderlioğlu            (Bitlis)

9) İdris Baluken                              (Bingöl)

10) Nursel Aydoğan                       (Diyarbakır)

11) Emine Ayna                             (Diyarbakır)

12) Altan Tan                                 (Diyarbakır)

13) Adil Kurt                                  (Hakkâri)

14) Esat Canan                               (Hakkâri)

15) Sırrı Süreyya Önder                 (İstanbul)

16) Sebahat Tuncel                         (İstanbul)

17) Mülkiye Birtane                       (Kars)

18) Erol Dora                                 (Mardin)

19) Ertuğrul Kürkcü                       (Mersin)

20) Demir Çelik                              (Muş)

21) Nazmi Gür                               (Van)

22) Özdal Üçer                               (Van)

 Gerekçe:

Ülkemizde engelli vatandaşlarımızın sorunları ve bu sorunlara çözüm üretecek yasalar uzunca bir süre ötelenmiş olsa da sosyal devlet olma prensibinden hareketle yapılan kanun ve diğer mevzuat düzenlemeleri ağır aksak işlemektedir. Yapılan düzenlemeler çerçevesinde engellilere hizmet vermekle ilgili olarak birçok kamu kurum ve kuruluşunun görevlendirilmesi koordinasyon eksikliğine ve dağınıklığa neden olmaktadır. Yasal ve diğer mevzuat düzenlemelerine rağmen, bakım hizmetleri, aylık bağlanması, eğitim, istihdam ve ulaşabilirlik gibi birçok alanda engelli vatandaşlarımızın sorunları devam etmektedir.

Bakıma muhtaç ağır engellilerin yasal hakkı olan bakım hizmetlerinin yetersizliği SHÇEK verilerinden kolayca anlaşılmaktadır. Eylül 2011 itibariyle, 10.831 kişi özel veya resmi bakım merkezlerinde, 339.186 kişi aile yanında olmak üzere toplam 350.017 kişi bakım hizmetinden yararlanmaktadır. Bakım hizmetinden yararlananların sayısının düşüklüğü bir yana, ailelerin ihtiyaç duyduğu profesyonel yardım ve desteği sunabilecek eğitimli personel eksikliği, bakım kalitesinin düşüklüğü ve alt yapı eksikliği Devlet Denetleme Kurulu raporunda açıkça vurgulanmıştır.

2022 Sayılı yasa çerçevesinde çalışmayan veya çalışamayacak durumda olan, 18 yaş altındaki engellilere 208 TL, 18 yaş üzerindeki engellilere ise özür oranına göre 208 TL veya 313 TL maaş bağlanmaktadır. Günümüz koşulları dikkate alındığında bu miktar engelli vatandaşlarımızın yaşamlarını insan onuru ve saygınlığına yaraşır bir şekilde sürdürmeleri için yeterli değildir. Maaş bağlama süreleri müracaat tarihinden itibaren, bürokratik engeller ve birden fazla kamu kurumunun onayı gerektiği için yıllara sirayet etmektedir. Ayrıca engellinin 100,37 TL üzerinde 1 Kuruş geliri olması durumunda muhtaçlık sınırını aşmış kabul edilmesi ve ebeveynlerinden birinin SGK kaydının olması maaş bağlamanın önünde engel teşkil etmektedir.

Engelli insanlarımızın eğitim alanındaki sorunları da acil çözüm beklemektedir. 5378 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinde; "Hiçbir gerekçeyle özürlülerin eğitim alması engellenemez. Özürlü çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve özürlü olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır." hükmü yer almaktadır. Türkiye genelinde engelli öğrenci sayısı 300 bine yaklaşırken, özel eğitim veren okul ve kurum sayısı 965, öğrenci sayısı ise yalnızca 48.183'tür.

Ülkemizde her beş engelliden yalnızca biri iş gücü piyasasında yer almaktadır. Bu durumun en önemli sebepleri arasında, engellilerin mesleki eğitimden yoksun bırakılmasının yanında, kamu ve özel sektör işverenlerine teşvik ve ceza uygulamalarının etkin işlememesi gösterilmektedir. 4857 Sayılı İş Kanunu hem de 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine rağmen hem kamu hem de özel sektöre ait iş yerlerinde, engelli istihdam kotalarına uyulmamaktadır. Türkiye İş Kurumunun Eylül 2011 verilerine göre, kamu sektöründe 997, özel sektörde 23.145 olmak üzere toplam 24.142 açık engelli işçi kontenjanı bulunmaktadır. Ekim 2011 tarihi itibarıyla Türkiye İş Kurumuna kayıtlı olan 100.900 engelli insanımız iş beklemektedir. Devlet Personel Başkanlığının Ağustos 2011 yılı verilerine göre ise kamu kurum ve kuruluşlarındaki açık olan engelli memur kadro sayısı tam 23.360'tır. Bu veriler bile tek başına hükûmetlerin engelli insanımıza bakışını göstermeye yetmektedir.

5378 sayılı Kanun geçici 2. maddesi ile kamu kurum ve kuruluşlarına, engellilerin ulaşabilirliği ile ilgili bazı görevler vermiş ve bu görevlerin yerine getirilmesi için 2012'ye kadar süre tanımıştır. Ayrıca Birleşmiş Milletler Özürlülük Hakları Sözleşmesi, 27.05.2009 tarihinde onaylanmıştır. Bu nedenle 2012 yılından sonra ülkemiz aleyhine, yerli ve uluslararası mahkemelerde davalar açılması kaçınılmaz olacaktır.

Yukarıda birkaç başlık hâlinde değinilen engelli vatandaşlarımızın sorunlarının çözümü için etkin ve kalıcı önlemlerin alınması amacıyla araştırma komisyonu kurulması uygun ve yerinde olacaktır.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.

Bir Meclis soruşturması önergesi vardır.

Önerge bastırılıp sayın üyelere dağıtılmıştır.

Şimdi önergeyi okutuyorum:

D) Meclis Soruşturması Önergeleri

1.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ve 111 milletvekilinin; bazı milletvekillerinin yargılanmaları ve dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda yargıya talimat verdiği, yargıya müdahale ederek yürütme erkini ölçüsüz ve hukuk tanımaz biçimde kullandığı iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında bir Meclis soruşturması açılmasını arz ederiz.

Saygılarımızla.

                    Bülent Tezcan              Muhammet Rıza Yalçınkaya                 Umut Oran

                          Aydın                                      Bartın                                     İstanbul

                     Kamer Genç                            Engin Özkoç                         Namık Havutça

                          Tunceli                                    Sakarya                                   Balıkesir

                     Sedef Küçük                         Aykut Erdoğdu               Mustafa Sezgin Tanrıkulu

                         İstanbul                                   İstanbul                                   İstanbul

                   Bülent Kuşoğlu                         Veli Ağbaba                            İhsan Özkes

                          Ankara                                    Malatya                                   İstanbul

                    Adnan Keskin                           Engin Altay                      Emine Ülker Tarhan

                          Denizli                                      Sinop                                      Ankara

                    Durdu Özbolat                       Erdoğan Toprak                     Bihlun Tamaylıgil

                   Kahramanmaraş                             İstanbul                                   İstanbul

             Osman Faruk Loğoğlu               Gökhan Günaydın                       Hurşit Güneş

                          Adana                                     Ankara                                    Kocaeli

                      Sena Kaleli                           Alaattin Yüksel                           Haluk Koç

                           Bursa                                       İzmir                                     Samsun

                     Hülya Güven                          İlhan Demiröz                        Hüseyin Aygün

                           İzmir                                       Bursa                                      Tunceli

                      Levent Gök                    Süleyman Sencer Ayata                 Aylin Nazlıaka

                          Ankara                                    Ankara                                    Ankara

                     Doğan Şafak                            Ali Serindağ                           Mahmut Tanal

                           Niğde                                   Gaziantep                                  İstanbul

                    Mehmet Şeker                            Salih Fırat                           Ali Rıza Öztürk

                        Gaziantep                                Adıyaman                                  Mersin

                      Celal Dinçer                Mehmet Volkan Canalioğlu                  Atilla Kart

                         İstanbul                                   Trabzon                                    Konya

                     Rıza Türmen                            Melda Onur                      Ayşe Eser Danışoğlu

                           İzmir                                     İstanbul                                   İstanbul

                       İzzet Çetin                           Haluk Eyidoğan                       Erdal Aksünger

                          Ankara                                    İstanbul                                      İzmir

              Malik Ecder Özdemir                    İlhan Cihaner                           Mevlüt Dudu

                           Sivas                                      Denizli                                      Hatay

                      Hasan Ören                         Süleyman Çelebi                          Musa Çam

                          Manisa                                    İstanbul                                      İzmir

                      Kazım Kurt                            Turgut Dibek                           Ali Demirçalı

                        Eskişehir                                 Kırklareli                                   Adana

                     Gürsel Tekin                            Müslim Sarı                      Ayşe Nedret Akova

                         İstanbul                                   İstanbul                                   Balıkesir

              Haluk Ahmet Gümüş                     Haydar Akar                    Ahmet İhsan Kalkavan

                        Balıkesir                                   Kocaeli                                    Samsun

              Mehmet Hilal Kaplan             Ayşe Gülsün Bilgehan                     Tufan Köse

                         Kocaeli                                    Ankara                                     Çorum

                   Candan Yüceer                          Tanju Özcan                          Refik Eryılmaz

                        Tekirdağ                                     Bolu                                       Hatay

                     Vahap Seçer                   Mustafa Serdar Soydan                    Ensar Öğüt

                          Mersin                                  Çanakkale                                 Ardahan

                  Fatma Nur Serter                    Uğur Bayraktutan                   Osman Oktay Ekşi

                         İstanbul                                     Artvin                                    İstanbul

             Osman Taney Korutürk               Mustafa Moroğlu                        Aytun Çıray

                         İstanbul                                      İzmir                                        İzmir

              Kemal Değirmendereli                   Osman Aydın                     Mehmet Ali Susam

                          Edirne                                      Aydın                                       İzmir

                Rahmi Aşkın Türeli                        Ali Sarıbaş                   Selahattin Karaahmetoğlu

                           İzmir                                    Çanakkale                                 Giresun

                    Ali Özgündüz                           Şafak Pavey                         Ali Haydar Öner

                         İstanbul                                   İstanbul                                    Isparta

                    Turhan Tayan                             Arif Bulut                             Ahmet Toptaş

                           Bursa                                     Antalya                             Afyonkarahisar

                         İsa Gök                               Deniz Baykal                         Ümit Özgümüş

                          Mersin                                    Antalya                                     Adana

                    Turgay Develi                      Ömer Süha Aldan                         Özgür Özel

                          Adana                                      Muğla                                     Manisa

                   Nurettin Demir                    Bedii Süheyl Batum                  Ali İhsan Köktürk

                          Muğla                                   Eskişehir                                Zonguldak

              Aydın Ağan Ayaydın            Mehmet Emrehan Halıcı                  Kemal Ekinci

                         İstanbul                                    Ankara                                     Bursa

                      İdris Yıldız                           Binnaz Toprak               Mehmet Siyam Kesimoğlu

                           Ordu                                     İstanbul                                  Kırklareli

                    Recep Gürkan                           Faik Öztrak                    Ferit Mevlüt Aslanoğlu

                          Edirne                                    Tekirdağ                                   İstanbul

                      Oğuz Oyan                      Birgül Ayman Güler               Mehmet Ali Ediboğlu

                           İzmir                                        İzmir                                       Hatay

          Mehmet Şevki Kulkuloğlu          Dilek Akagün Yılmaz               Sinan Aydın Aygün

                         Kayseri                                      Uşak                                      Ankara

                                                                    Orhan Düzgün

                                                                           Tokat

Gerekçe:

İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan 61. Hükümetin Başbakanıdır.

17 Ağustos 2012 tarihinde Barış ve Demokrasi Partisine mensup dokuz milletvekili, Şemdinli’de PKK terör örgütü militanları ile milletvekili sıfatıyla bağdaşmayan, kamuoyunu haklı olarak rahatsız eden bir görüntü vermişlerdir.

Bunun üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 05 Eylül 2012 tarihinde AKP genel merkezinde yapılan genişletilmiş grup toplantısında, bu milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için yargıya talimat verdiğini ifade etmiştir. Başbakan konuşmasında milletvekillerinin tavrını eleştirdikten sonra yargılanmalarını ve dokunulmazlıklarının kaldırılmasını kast ederek”… Yargıya zaten gerekenleri söyledik. Yargı da gereğini yapıyor. Biz de parlamentoda gereği neyse onu yapacağız…” demiştir.

Başbakanın bu sözleri her kesimde büyük şaşkınlık ve hukuka saygılı kesimlerde tepki uyandırmıştır. Yargıya açıkça siyasal müdahale niteliği taşıyan bu beyan karşısında HSYK Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur dahi şaşkınlığını gizleyememiş, bunun bir dil sürçmesi olacağını ifade ederek aslında olaydan rahatsızlığını da belirtmiştir. Yine birçok gazeteci, hukukçu ve siyasetçi de tepkilerini ifade etmişlerdir.

Anayasanın 9’uncu maddesi yargı yetkisini Türk milleti adına bağımsız mahkemelere vermiştir. 138’inci maddenin ikinci fıkrası “… Hiçbir organ, makam, mercii veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.” hükmünü içermektedir.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 257'nci maddesi görevi kötüye kullanma suçunu, 277'nci maddesi yargı görevi yapanı etkileme suçunu, 288'inci maddesi adil yargılamayı etkileme suçunu düzenlemektedir.

Anayasayla görev ve yetki sınırları belirlenmiş Başbakanın, yürütme erkinin imkânlarını kullanarak anayasaya aykırı biçimde yasama organına talimat vermesi açıkça yargıya müdahale ve yargı bağımsızlığının ihlalidir. Yürütme erkinin böyle fütursuzca kullanılması, yargı güvencesinin ortadan kalkmasına, kuvvetler ayrılığının ihlaline neden olurken, denetimsiz bir tek adam rejiminin kurulmasının da yolunu açmaktadır. Bu durumda her türlü denetimden muaf bir yürütme ortaya çıkar ki bu doğrudan doğruya Anayasanın 2'nci maddesinde ifadesini bulan demokratik hukuk devletinin tasfiyesidir.

Başbakanın yürütme erkini bu şekilde ölçüsüz, hukuk tanımaz bir şekilde kullanarak yargı organlarına talimat vermesi Türk Ceza Kanununun 257, 277 ve 288'inci maddelerinde düzenlenen suçu oluşturmaktadır.

Başbakanın yargıya emir ve talimat vermesine sebep olan milletvekili terörist buluşmasının vahameti, Başbakana yargıya müdahale hakkı veremez. Terörle mücadele bahanesi altında, yargı bağımsızlığı, hukuk devleti ve demokrasiyi ortadan kaldıracak, tek adam diktasına yol açacak uygulamalar haklılık kazanamaz. Ülkemizde son yıllarda siyasetin yargıyı kuşatması, emir ve talimat altında bir yargı yaratılması, yargının siyasallaşması, AKP iktidarının yarattığı en tehlikeli süreçtir.

Başbakan kendisinin de ikrar ettiği üzere yargıya emir ve talimat vererek suç işlemiştir. Bu nedenlerle, Anayasanın 100 ve İç Tüzüğün 107'nci maddeleri uyarınca Meclis soruşturması açılmasını arz ve talep ediyoruz.

BAŞKAN – Anayasa’nın 100’üncü maddesindeki “Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve karar bağlar.” hükmü uyarınca Meclis soruşturması önergesinin görüşülme gününe dair Danışma Kurulu önerisi daha sonra Genel Kurul onayına sunulacaktır.

 Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının iki tezkeresi vardır, ayrı ayrı okutup oylarınıza sunacağım.

Okutuyorum:

A) Tezkereler (Devam)

2.- Üstün Yetenekli Çocukların Keşfi, Eğitimleriyle İlgili Sorunların Tespiti ve Ülkemizin Ge-lişimine Katkı Sağlayacak Etkin İstihdamlarının Sağlanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının Yeni Zelanda, Güney Kore Cumhuriyeti ve Almanya Federal Cumhuriyeti'nde araştırma ve inceleme yapma talebinin, gidecek Komisyon üyelerinin sayıları ve inceleme süresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca tespit edilmesi kaydıyla Genel Kurulun onayına sunulmasının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresi (3/1024)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Üstün Yetenekli Çocukların Keşfi, Eğitimleriyle İlgili Sorunların Tespiti ve Ülkemizin Gelişimine Katkı Sağlayacak Etkin İstihdamlarının Sağlanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının Yeni Zelanda, Güney Kore Cumhuriyeti ve Almanya Federal Cumhuriyeti'nde araştırma ve inceleme yapma talebinin, gidecek Komisyon üyelerinin sayıları ve inceleme süresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca tespit edilmesi kaydıyla Genel Kurulun onayına sunulması TBMM Başkanlık Divanının 08.10.2012 tarihli ve 31 sayılı Kararı ile uygun bulunmuştur.

Genel Kurulun onayına sunulur.

                                                                                                              Cemil Çiçek

                                                                                                Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                                 Başkanı

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Diğer tezkereyi okutuyorum:

3.- Üstün Yetenekli Çocukların Keşfi, Eğitimleriyle İlgili Sorunların Tespiti ve Ülkemizin Ge-lişimine Katkı Sağlayacak Etkin İstihdamlarının Sağlanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, araştırma ve inceleme yapmak üzere Yeni Zelanda, Güney Kore Cumhuriyeti ve Almanya Federal Cumhuriyeti'ne gidecek Komisyon üyelerine ve inceleme süresine ilişkin önerisinin Başkanlıkça uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresi (3/1025)

                                                                                                                  03/10/2012

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Üstün Yetenekli Çocukların Keşfi, Eğitimleriyle İlgili Sorunların Tespiti ve Ülkemizin Gelişimine Katkı Sağlayacak Etkin İstihdamlarının Sağlanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının Yeni Zelanda, Güney Kore Cumhuriyeti ve Almanya Federal Cumhuriyeti'nde araştırma ve inceleme yapma talebi, gidecek Komisyon üyelerinin sayıları ve inceleme süresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca tespit edilmesi kaydıyla TBMM Genel Kurulunun 09.10.2012 tarihli 5'inci Birleşiminde kararlaştırılmıştır.

Buna göre adı geçen Komisyonun, yurt dışında inceleme çalışması yapabilmesine dair Başkanlığımızca da uygun görülen ilişikteki önerisi Genel Kurulun onayına sunulur.

                                                                                                              Cemil Çiçek

                                                                                                Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                                 Başkanı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

                                                                                                               03/10/2012

Komisyonumuz, üstün yetenekliler alanında uzman kişilerden bilgi alma çalışmasını tamamlamıştır. Sunulan bilgiler ışığında, yurtdışı örneklerin yerinde incelenmesi ve ülkemiz için özgün bir yapı oluşturulmasının elzem olduğu görülmüştür. Bu kapsamda üstün yeteneklilerin eğitiminde dünyada önde gelen ülkelerden Yeni Zelanda, Güney Kore Cumhuriyeti ve Almanya Federal Cumhuriyeti'nde yerinde araştırma ve incelemeler yapılmasına, Komisyonumuzun 02/10/2012 tarihli 21. toplantısında oy birliği ile karar verilmiştir.

Komisyon Kararı ve Ek 2'de sunulan programlar çerçevesinde düzenlenecek araştırma çalışmalarına Komisyonumuzu temsilen Ek 3'teki listede yer alan alt komisyon üyelerinin katılması hususunu,

Takdirlerinize saygıyla arz ederim.

                                                                                                                   Halide İncekara

                                                                                                                         İstanbul

                                                                                                                Komisyon Başkanı

Almanya Federal Cumhuriyeti Ziyareti Heyet Listesi

15-20 Ekim 2012

 

                         Unvanı                          Adı-Soyadı                                       Seçim Bölgesi

1                       Üye                               Mustafa Ataş                                          İstanbul

2                       Sözcü                            Çiğdem Münevver Ökten                       Mersin

3                       Üye                               Tülay Selamoğlu                                    Ankara

4                       Üye                               Şirin Ünal                                               İstanbul

5                       Üye                               Recep Gürkan                                        Edirne

 

Güney Kore Cumhuriyeti Ziyareti Heyet Listesi

14-20 Ekim 2012

 

                         Unvanı                          Adı-Soyadı                                     Seçim Bölgesi

1                       Başkan                          Halide İncekara                                      İstanbul

2                       Kâtip Üye                     Temel Coşkun                                        Yalova

3                       Üye                               Gönül Bekin Şahkulubey                       Mardin

4                       Üye                               Ali Halaman                                           Adana

5                       Üye                               Hüsamettin Zenderlioğlu                        Bitlis

 

Yeni Zelanda Devleti Ziyareti Heyet Listesi

12-21 Ekim 2012

 

                         Unvanı                          Adı-Soyadı                                      Seçim Bölgesi

1                       Başkan V.                     Yüksel Özden                                        Muğla

2                       Üye                               Dilek Yüksel                                          Tokat

3                       Üye                               Hülya Güven                                          İzmir

4                       Üye                               Ahmet Duran Bulut                                Balıkesir

 

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Barış ve Demokrasi Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır. Okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

Okutuyorum:

VIII.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- BDP Grubunun, 6/2/2012 tarihinde Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ve arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükûmetinin Suriye politikasının araştırılması amacıyla vermiş olduğu Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 9/10/2012 günkü birleşiminde sunuşlarda okunmasına ve ön görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulu'nun 09.10.2012 Salı günü (Bugün) yaptığı toplantısında, siyasi parti grupları arasında oy birliği sağlanamadığından Grubumuzun aşağıdaki önerisini, İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince Genel Kurul'un onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                             İdris Baluken

                                                                                                         Bingöl Milletvekili

                                                                                                         Grup Başkanvekili

Öneri:

06 Şubat 2012 tarihinde, Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ve arkadaşları tarafından verilen (521 sıra nolu), "Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümetinin Suriye politikası ile ilgili" araştırılması amacıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olan Meclis Araştırma Önergesinin, Genel Kurul'un bilgisine sunulmak üzere bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak, 09.10.2012 Salı günlü birleşiminde sunuşlarda okunması ve görüşmelerin aynı tarihli birleşiminde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN - Barış ve Demokrasi Partisi grup önerisi lehinde söz isteyen Sırrı Süreyya Önder, İstanbul Milletvekili. (BDP sıralarından alkışlar)

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Suriye savaş tezkeresi burada onaylandı, hudutları belirsiz olarak bu tezkere alındı; teknik olarak nereye yöneleceği, hangi ülkenin sınırlarını kapsadığı, kimi hedef aldığı belli değildi. Aspirin niyetine, her derde derman bir savaş tezkeresi geçirildi bu Meclisten. Bu tezkereye “evet” oyu verenler de bunu merak etmediler ya da merak ettilerse de bu meraklarını dillendirmekten imtina ettiler.

Tezkerenin haritasında belirtilmeyen bir hedefi daha var bunun; insanlığın vicdanına yöneliyor, aynı zamanda onu da kapsıyor. Sadece ülkelerin angajman kuralları yoktur, insanlığın da angajman kuralları vardır ve onun rikkat kalbine yönelecek her şey insanlık tarihine pek de hoş olmayan bir biçimde geçecektir; bununla anılmayı içine sindirenlere sadece “Allah selamet versin.” demek lazım, başka da bir şey söyleyemiyoruz.

Peki, buraya nasıl gelindi? Bunu bilmeden, selde kütük misali “Bu savaş tezkeresi yok Suriye’ye miydi, yok Irak’a mıydı, ne zaman başladı, niye başladı, onlar ne yaptı, biz ne yaptık?” girdabında dolanır dururuz. Onun için tarihsel olarak nasıl başladığına, niye buralara geldiğini anlamak bakımından değinmekte fayda var. Bu, bu ülkenin tarihindeki Kürt savaşlarının en kanlısına hazırlanmanın ön adımıdır, birincisi bu. Çünkü askerî olarak test edilmemiş hiçbir siyasal güç, siyasal bir güç değildir; Orta Doğu’ya nizamat vermek hevesinde, bir Enver Paşa benzeri bir Dışişleri Bakanına sahip olunca bu iyice de absürtleşmektedir.

Niye Kürt savaşı? Sadece Suriye’deki Kürtlerin kendi özgür iradesiyle ortaya çıkıp kendilerini yönetme taleplerini silahsız, kansız, barışçıl bir dille ve ısrarla bütün uluslararası kamuoyuna beyan etmelerine rağmen bugün Hükûmetin kullandığı dil oradaki bir halkı direkt bir savaşın sebebi saymaktan ibarettir. Kürt oldu diye hiçbir halk kendisine savaş ilan edilmesini… Nasıl Türk oldu diye, Ermeni oldu diye böyle bir şeyin hedefi olmaya layık değilse Kürtler de en az bu kadar, böyle bir değerlendirmeyi hak ediyorlar.

İktidar ne yaptı? Önce dediler ki: ”Efendim, oradaki Kürtler PYD’den ibaret değil.” PYD de zaten PKK’nin sözcüsü, yansıması. Dolayısıyla ilk çalınan türkü buydu. Bu türküyü epey dinledik biz. Fakat daha sonra bu görüşlerinden ricat ettiler. Niye ricat ettiler? Oradaki örgütlü Kürtlerin neredeyse tamamına yakını PYD’nin kontrolünde, denetiminde, onun gönüllü izleyicileri ve onun örgütlü yapıları olduğu ortaya çıkınca bu sefer dediler ki: “Efendim, oradaki yapılanmaya müsaade etmeyiz, bunu savaş sebebi sayarız.” Birinci sebebi bu.

İkinci sebebi, Orta Doğu’da değişen bir paradigma var. Bunu daha önce de burada defaatle dile getirdim. Bir tahterevalliydi Obama’ya kadar. Bir tarafında İsrail’in olduğu, diğer tarafında İran, Suriye ve Lübnan’ın olduğu bu tahterevalliyle Orta Doğu’ya yeni bir nizamat verilemeyeceğini anladı Obama ve çevresi, “İyimser bakış.” denilen yeni bir yaklaşım geliştirdiler ve bununla alakalı olarak, bölgedeki diktatörlük rengi veren yapılarla mesafe koymaya yöneldiler. İran ve İsrail’e “Bir adım geri çekilin.” dediler, Sayın Davutoğlu ve Sayın Erdoğan’a da “Bir adım ileri gidin.” dediler.

Sistemin kurduğu yeni tezgâh buydu. Fakat bizim Dışişleri Bakanımız iki şeyle hareket ediyor: Kuşkularına iman ediyor, idrak meselesinde de kibri birçok şeyi idrak etmeye mâni. Bunu, bu kerameti kendilerinden zannettiler. Bunun büyük bir sistem oyunu, büyük bir sistem tasarımı olduğunu okuyamadılar ve bunu, bu plana, ilk satırı Mavi Marmara olayındaki konuşlanışlarıyla vurdular. Sistem baktı ki bunlarla pek bir yere gidileceği yok, şimdi yapılan iş, İsrail’de kaybettiğini Suriye’den çıkartma aculluğudur, “Hızlı davranalım, sistemden koptuk, biz bunu Suriye’yle telafi edelim.”

Bu logaritmayı çözecek, “Büyük sistem neye hazırlanıyor, neyi öteliyor?” logaritmasını çözecek, gerçekten, bu kabinede hiç kimse yok. Buğzetmiyorum. Gelişmeler gösterdi ki büyük stratejik deha gele gele, gele gele Şarık Tara’yı Esad’ın yerine önermekle sınırlı. Sormazlar mı “Bre kardeşim yani bu kadar, sen, bir Şarık Tara’ya fit olacaktıysan daha bu kadar bütün ümmeti birbirine niye kırdırdın?” Bunun cevabı yok.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İzmir) – Şarık Tara değil.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Özür dilerim, evet, tamam düzeltiyorum.

Şimdi, oradaki sorun eğer salt bir adam değişikliği idiyse bu kadar taşkalaya gerek yoktu. Şimdi, geldiler, bu meseleyi silahlı bir boyuta indirgediler.

Yine bu kürsüde, yine savaş tezkeresi çıkarken bir örnek vermiştim, o da şuydu, dedik ki:  “Sizin, eğer burada, gerçekten barışı tesis etmek, halkların bir arada kardeşçe yaşamasını temin etmek gibi bir derdiniz var ise burada, Kürt halkı sizin için, bütün Orta Doğu halkları için büyük bir imkân kapısı içermektedir.” Bunda “sen” hesabı yaparken şöyle bize sunuyor İktidar: Bütün atılımları yapacaklar, bütün tedbirleri alacaklar, bütün saldırıları yapacaklar; muhatabı olan halkların eli armut toplayacak! Planın özeti bu. “Onlar yerinde duracak, biz istediğimizi yapacağız.” varsayımıyla geliştirilmiş bir şey. Fakat bugün dünya siyasi tarihine baktığımızda bunun böyle olmadığı, üstelik dünya savaşının hep bu türden hazırlıksız, yüksek hırs içeren ihtiraslı yaklaşımlarla meydana geldiğini gördük. Bu aşamada, halkların kaderleri üzerinde söz hakkı olduğunu sanmak büyük bir aymazlıktır. Bugün, Sayın Başbakan oturup Kürtlere ne verileceğini, Türkmenlerin nasıl kılına halel gelmeyeceğini -nasıl gelmeyecekse- ayrıntılı olarak takdir ediyor ama burada oluşturulmaya çalışılan sistemin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı.)

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Bitti mi? Konuşmam on dakika mı?

BAŞKAN – Uygulamayı biliyorsunuz Sayın Önder.

Teşekkür ederim.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Ben de ona göre ayarladım konuşmamı. O zaman bir iki dakika verin, toparlayayım.

BAŞKAN – Lütfen.

Teşekkür ederim Sayın Önder.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Burada gösterge yirmi dakika…

BAŞKAN – Biliyorum, doğru, yanlış verildi; on dakikadır.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Yanlışsa ceremesini çekeceksiniz.

BAŞKAN – Grup Başkan Vekiliniz de ona uyardı zaten.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – O zaman bir iki dakika verin, toparlayayım.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan, bir iki dakika daha verin.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Ama ben orada yirmi dakika görünce…

BAŞKAN – Hayır, hayır, öyle bir uygulamamız yok Sayın Önder, lütfen.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Başkan, konuşmasını toparlaması gerekiyor.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan, toparlamasına izin verin.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Israr etmiyorum, bari bir iki dakika verin, toparlayayım.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Önder, lütfen.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Ama sizin teknik masanız…

BAŞKAN – Hayır, vermiyorum Sayın Önder, lütfen.

Teşekkür ediyorum.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Yirmi dakikada ısrar etmiyorum, bir dakika verin.

BAŞKAN – Hayır, veremem Sayın Önder çünkü…

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan, siz yanlış yaptınız. Yirmi dakika verdiniz, Sayın Hatip kendisini ona göre ayarladı. Bir dakika verin.

BAŞKAN – Doğru; yanlış yaptım, siz de uyardınız, ben de “Düşüreceğim.” dedim, tamam, biliyorsunuz.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan, bir dakika…

BAŞKAN – Hayır, süreyi biliyor. Yok canım, süreyi herkes biliyor on dakika olduğunu.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Daha ben mevzuya bile girmedim.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan, sözünü toparlamasına…

BAŞKAN – Ama ileride diğer gruplar da istiyor Sayın Önder, lütfen.

Teşekkür ediyorum.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – “Bir dakika” diyor.

BAŞKAN – Hayır, hayır…

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Sadece bir dakika… Gruplar itiraz etmez.

BAŞKAN – Ya, “İtiraz etmez.” değil, itiraz etmiyorlar, sonra söz istiyorlar.

Teşekkür ediyorum Sayın Önder.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan, sözünü toparlaması açısından…

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Ben yirmi dakika görünce sözümü ona göre ayarladım. Üstelik yirmi dakikada ısrar etmiyorum, bir dakika verin.

BAŞKAN – Lütfen Sayın Önder, anlayışla karşılayın. Lütfen…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sayın Başkan, bir usul tartışması çıkar buradan.

BAŞKAN – Sayın Önder, teşekkür ediyorum, yapacağım başka bir şey yok.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Yani ben de size teşekkür ediyorum. Ortada bir yanlışlık var.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Yanlışlık nedeniyle böyle bir karar verebilirsiniz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Lütfen Sayın Önder… Diğer gruplar söz istiyor o zaman Sayın Önder. Kuralı bozmayacağız.

Teşekkür ediyorum, kusura kalmayın.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Sayın Başkan, savaşta dahli olmanın her iki cihanda da büyük vebali vardır deyip herkes bundan kendine pay çıkarsın. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Barış ve Demokrasi Partisi grup önerisi aleyhinde söz isteyen Mehmet Şandır, Mersin Milletvekili.

Buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Barış ve Demokrasi Partisinin bu hafta Meclisin gündeminin belirlenmesinde Suriye’de yaşanan olayların araştırılması için bir komisyon kurulması talebini öngören önergesinin gündeme alınması konusunda söz almış bulunmaktayım.

Şekil şartının gereği lehte, aleyhte gibi bir konumlanma yapılması gerekiyor ama konu Suriye olunca bunun lehi, aleyhi yok; Milliyetçi Hareket Partisi olarak görüşlerimizi ifade etmeyi bir gereklilik görüyorum.

Değerli arkadaşlar, bir sonuç olarak söylemek gerekirse bugün Suriye’de bir iç savaş yaşanmaktadır. Bugün Suriye’de muhalifiyle, rejimiyle yaşanan savaşta Müslüman kanı akmaktadır; kardeş kardeşi boğazlamaktadır. Sonuç budur. Sebebi sorgulayarak, birbirimizi suçlayarak bu sonucu ortadan kaldıramayız. Ne yazık ki bölgemizde çok uzun zamandan bu yana birtakım projelerin gereği, o proje sahiplerinin verdiği silahlarla bu bölge insanı birbirini kırmaktadır. Cumhuriyetimiz, Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulduğu günden bu yana bu bölge içi çatışmalara hep mesafeli durmuştur. “Yurtta sulh, cihanda sulh.” bir ataletin, bir aymazlığın, bir pısırıklığın ifadesi değil ama dış politika stratejisi olarak Türkiye Cumhuriyeti devletini kuranlar, kurucu irade bu bölgedeki barışı temin etmek için bu bölgenin çok önemli bir aktörü olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin konumunu, bu türlü çatışmalara müdahale etmeyeceği şeklinde, ifadenin gereği “Yurtta sulh, cihanda sulh.” ilkesini dış politikanın temel argümanı olarak belirlemiştir ve biz, bunun doğrultusunda bu bölgedeki iç çatışmalara, savaşlara bugüne kadar katılmamışızdır ama bugün bölgemizde müttefiki bulunduğumuz küresel güçler bir proje uyguluyorlar ve ne yazık ki bu küresel projenin bir ucu da bize dayanıyor, bizi hedefliyor. Ama biz “Henüz bize ulaşmadı.” diye bir aymazlık içerisinde hemen kapımıza kadar ulaşan bu olaylara karşı maalesef bigâne, seyirci, hatta yanlış bir tavır, yanlış bir duruşla muamele ediyoruz, muhatap oluyoruz. Değerli arkadaşlar ama sonucu şu: Irak’ta, Libya’da ve diğer Müslüman ülkelerinde “Bahar” diye ifade edilen bu yangın; sonucu ölüm, sonucu yıkım ve ne yazık ki iç savaşların yaşandığı bölgelerde tarihin tüm dönemlerini incelerseniz göreceksiniz ondan sonra birlikte yaşama imkânı kalmıyor. Balkanlar böyle parçalandı, Orta Doğu böyle parçalandı, Afrika böyle parçalandı. Şimdi bizim coğrafyamızı da, yüzlerce yıl birlikte yaşamış, hısım olmuş, kanları birbirine karışmış insanları bir farklılığın üzerinde ayrıştırıp, cepheleştirip çatıştırarak bu coğrafyayı parçalamak ve bu küçülen parçaları kolay kontrol ederek, kendi projelerini yürütmek iddiasındaki küresel güçlerin maalesef oyununa geliyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak, İktidar Partisinin, AKP Hükûmetinin Suriye politikasını veya Orta Doğu politikasını tenkitimizin gerekçesi bu.

Siz bu ülkeyi yöneten bir iktidarın sorumlusu olarak, sorumlu iktidar olarak dünü bilmezseniz, dünde yaşananların sebeplerini ve sonuçlarını öngöremez, iyi tahlil edemezseniz bugün yaşadığınız olayları anlamakta zorlanır, geleceği de doğru öngörmezsiniz, öngöremezsiniz. Şimdi yaşadığımız şey maalesef, Türkiye’nin savaşa katılma, savaşın eşiğine kadar gelme gibi bir çaresizliğin içine düştük. Ne yapacağız? 4 Ekimdi galiba, yanlış hatırlamıyorsam veya 20 Eylülden sonra yaşanan hadiselerle, Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesine düşen top mermisiyle hayatını kaybeden çocuklarımız, on iki yaşındaki Ayşegül, sekiz yaşındaki Zeynep, on dört yaşındaki Fatoş, anneleri Zeliha ve yavrusunu korumak için kendini feda eden Gülşen Özer isimli vatandaşlarımız hayatlarını kaybedince aklımız başımıza geldi. Bu savaş, bu yangının ülkemizi de saracağını, insanımıza da zarar vereceğini görebildik, Hükûmet görebildi zannediyorum.

Çıkartılan tezkere aslında bir savaş tezkeresi değil. Yani Türkiye kendi ülkesine saldıranlara karşı, kendi milletinin ölümüne sebep olanlara karşı bu ülkenin Türk Silahlı Kuvvetlerini kullanmayacak da ne yapacak? Bu saldırıya karşı bir tedbir geliştirmeyecek mi? Yani, Türkiye Cumhuriyeti devleti komşularına veya bütün dünyaya “Siz bana saldırırsanız ben de kendimi korumak durumundayım.” demeyecek mi? Bu tezkereyi bu anlamda alınız lütfen. Ama, gelinen nokta itibarıyla söylüyorum, maalesef uygulanan politikaların sonucunda AKP İktidarının Suriye olayında, Suriye konusunda ortaya koyduğu öngörülerin hiçbiri olmamıştır. “Beşar Esad gidecek.” denilmiştir, gitmemiştir. “Beşar Esad’ın gitmesi için işte Avrupa Birliği ülkeleri, NATO ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri bizimle beraber olacak.” demişsinizdir, bu umuda kapılmışsınızdır, olmamışlardır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin kararını çıkartamamışsınızdır. Sonuç itibarıyla, bugün bir ateş topu olarak Suriye, Türkiye'nin kucağında kalmıştır ve yangın Türkiye’ye sıçramış bulunmaktadır. Ne yapacaksınız?

Bu sebeple söylüyorum: Değerli arkadaşlar, devlet adamı, siyaset adamı dünü bilerek bugünü doğru anlamak, geleceği de doğru öngörmek mecburiyetinde. Zamanında ve yeterince tedbiri alamazsanız o yangın sizi kuşatıyor, bir çırpınış içerisinde yanlışı yanlışla devam ettiriyorsunuz. Bu sebeple söylüyorum.

Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu tezkereye evet oyu verirken asla AKP İktidarının Suriye politikalarını desteklediğimizin ifadesi değil bu, ama Türkiye’ye saldırılmasına müsaade etmeyeceğimizi, bunun için Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüm imkânlarının kullanılması gerektiği… Bizim aslında verdiğimiz evet oyu bir yetki değil, bir görevlendirme. Biz Türk Silahlı Kuvvetlerini Türkiye’yi savunmak üzere görevlendirdik bu tezkerede.

Bir ayrı şey, dünü yaşadık, Irak’ın kuzeyinde Birinci Körfez Savaşı sonrasında oluşturulan siyasi varlığın yirmi beş yıldır desteklediği PKK saldırılarının acısını hep beraber yaşıyoruz. Aynı acıya, Suriye kaynaklı bir saldırıya karşı tedbir geliştirmeyecek miyiz? Yani, dün Irak’ın kuzeyinde yaşadığımız ve işte, aymazlıkla karşılayıp, hatta koruyup kollayarak gelişmesine kol kanat gerdiğimiz Kuzey Irak’taki varlık, aynı şekilde Suriye’de de mi olsun? Suriye’den kaynaklanacak Türkiye’ye karşı saldırıya tedbiri bugünden almanın neresi yanlış? Milliyetçi Hareket Partisinin desteği, Hükûmetin politikalarını desteklemekten çok öte, Türk Silahlı Kuvvetlerine bir görev vermektir: “Türkiye’ye saldırılmasına müsaade etmeyin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin caydırıcılık gücünü, bu konudaki kararlılığını bütün dünyaya gösterin. İki: Aynen Irak’ın kuzeyinde olduğu gibi, Suriye’nin de kuzeyinde veya kuzeydoğusunda Türkiye’ye bir tehdit ve saldırı merkezi hâline gelecek bir alanın oluşmasına engel olunuz.” Bunu yapmak mecburiyetindeyiz; bunu yapmazsak Türkiye Cumhuriyeti devletinin geleceğini, Türk milletinin birliğini koruyabilmemiz mümkün değil. Milliyetçi Hareket Partisinin bu tezkereye desteğinin gerekçesi budur, amacı budur. Bunu, savaş tezkeresi olarak nitelemek ve Türkiye’yi, Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türk Silahlı Kuvvetlerini saldırgan olarak nitelemek yanlışlıktır, haksızlıktır ve bütünüyle bühtandır, bunu asla kabul edemeyiz.

Bu sebeple, öyle bir komisyonun kurulmasından ne fayda umulmaktadır bilmiyorum ama bu sebeple bu gerçekleri ifade etme gereğini duydum, hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Barış ve Demokrasi Partisi grup önerisi lehinde söz isteyen Osman Korutürk, İstanbul Milletvekili.(CHP sıralarından alkışlar)

OSMAN TANEY KORUTÜRK (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz cuma günü, bu Mecliste bir tezkere kabul ettik; biz etmedik, sizler ettiniz. Ama bu tezkerenin kabulü sırasında yapılan görüşmeleri gizli tuttuk, kapalı yaptık. Kapalı görüşme anlaşılabilir bir şeydir. Kapalı görüşmede hükûmet gelir, Meclise, milletvekillerine, başkalarıyla paylaşmalarında sakınca olan, umumun bilmesi gerekmeyen, en azından şu sırada umumun bilmesi gerekmeyen güvenliğe ilişkin, ayrıntılı, açık fakat gizli tutulması gereken bilgileri verir. Ben buradan açıklamak istiyorum ki, bizim geçtiğimiz cuma günü -sanırım hepiniz de bunda mutabıksınızdır- yaptığımız görüşmede bize gizlilik içeren hiçbir bilgi verilmedi, gazete malumatı dışında bir şey görüşmedik. O zaman düşünüyor insan, niçin kapalı oturum yapıyoruz, niçin konuştuklarımızı insanlarla paylaşmıyoruz, halkımızla paylaşmıyoruz. Acaba, bizim itiraz gerekçelerimiz duyulmasın diye mi? Çünkü biz ne için itiraz ediyoruz? Biz itiraz ettiğimiz için bize “Hesabını veremez.” diyenler oldu, Sayın Başbakan başta. Neyin hesabını veremeyeceğiz? Tezkere kabul edilmiş, “hesap” diye bir şey yok ki ortada, tezkere kabul edilmiş, geçmiş. (CHP sıralarından alkışlar) Ama, o tezkere yüzünden bir savaş çıkarsa, o tezkere yüzünden insanlarımız ölmeye başlarsa, cenazeler Türkiye’ye gelirse onun hesabını tezkereye olumlu oy verenler verebilecekler mi?

Şimdi, biz başından beri Suriye’deki olayları kınıyoruz. Suriye Hükûmetine diyoruz ki: “Bunu yapamazsın kendi vatandaşına, kendi vatandaşına baskı uygulayamazsın, dünya değişiyor, 21’inci yüzyıldayız.” ama Suriye rejimi bu baskıyı uyguluyor. Baskıyı uygulayınca bizim oraya girmemiz gerekiyor mu? Bizim onları yatıştırmak, bugün Mısır’ın yaptığı gibi, dörtlü bir toplantı, beşli bir toplantı… Biz daha büyüğünü teklif etmiştik. Biz dedik ki: “Türkiye’de bir toplantı yapalım. Bunun içerisine herkes gelsin, İran da gelsin, hatta Suriye’nin tarafları da gelsin, kabul edenler gelsinler, bunları anlaştırmaya çalışalım.” Bunu yapacak yerde, biz müdahale etmeye kalkıyoruz. Biz baştan beri buna karşıyız. Biz diyoruz ki: “Türkiye'nin geleneksel tutumu istikrar oluşturucudur, memlekette ve dışarıda. İstikrarı oluştururken de ara bulur, anlaşmazlıkları yatıştırmaya çalışır, sonuna kadar erteler sert hareketi.” Biz sert hareketi erteleyecek yerde, çatışan taraflardan bir tanesinin yanında yer aldık, arkasından tezkereyi kabul ettik.

Görüyorum, birçok arkadaşımız, tezkereyi kabul etmekten dolayı huzursuz. Tezkereyi niye kabul ettiklerini izah etmek için gerekçeler aranıyor, bulunuyor ama tezkereye gerek var mı arkadaşlar, biz kendimiz bir düşünsek. Bakın, diyoruz ki: Angajman kurallarını genişlettik. Angajman kurallarını ağırlaştırdık. “Angajman kuralları” dediğimiz nedir? Herkes kafasına göre, uluslararası hukuka aykırı, meşru müdafaanın sınırlarını aşan kurallar koyup da  “Şuradan şu olursa, buradan kuş uçarsa ben orayı bombardımana veririm.” diyebilir mi? Diyemez. Angajman kurallarının belirli bir oluşumu vardır, o çerçevede angajman kuralları uygulanır ve angajman kuralları uluslararası hukuka uygun olmak zorundadır. Biz de böyle yaptığımıza inanıyorum ben. Güçlü angajman kuralları koyduk ve çok küçük hareketleri tahrik sayacak angajman kuralları koyduk. Bu angajman kuralları caydırıcı olmak için yetmiyor mu?

Biz, 1990’ların sonunda, Suriye’nin PKK’ya fiilen verdiği desteği, PKK’yı kullanışını sonlandırmak için tezkere mi çıkarttık arkadaşlar? Birlik intikali yaptırttık, sınırda birlik yığılması yaptırttık. Türkiye’nin gücü zaten belli, tezkere mezkere çıkmadı. Şimdi çıkarttığımız tezkereye ne diyoruz? Diyoruz ki bunun savaş amacı yok, caydırıcı, bir manası yok. Peki, savaş amacı yok, caydırıcı, bunu niye söylüyoruz? O zaman tezkerenin ağırlığı nedir, blöf mü yapıyoruz arkadaşlar? Blöf yapıyorsak, blöf olduğunu söylediğimiz blöf, blöf olur mu? Çok garip bir politika uyguluyoruz.

Bakın, dikkat edin, Türkiye’nin Suriye politikası, ne yazık ki Orta Doğu’da Türkiye’yi Suriye gibi bir memleket hâline getiriyor. Acayip ilişkiler, değişik örgütler, kim idüğü belirsiz savaşan taraflar… Biz bir de angajman kurallarını uyguluyoruz diye, misilleme yapıyoruz, misliyle misilleme yapıyoruz diye taraflardan bir tanesinin de bütün imkân ve kabiliyetlerini o bölgede imha ediyoruz. Dolayısıyla, kendi silahlı kuvvetlerimiz vasıtasıyla bu savaşa katılıyoruz.

Arkadaşlar, bu konuyu iyi düşünmemiz lazım. Bakın, bu memleket hepimizin, hepimiz bu memleketin iyiliğini istiyoruz. Biz, bu memleketin iyiliği için bu Suriye konusunu gerçekten baştan, yeni baştan gözden geçirmemiz lazım. Yetki bizde değil ama yetki sizde ama memleket hepimizin. Bunu düşünün. Dışişleri Bakanınız akıllı bir insan. Otursun, düşünsün, böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir savaş çıkarsa bunun hesabını nasıl vereceksiniz?

Bakın, biz bu tezkereye oy vermedik, tezkereye oy vermedik çünkü biz “Bir savaş kışkırtması yapıp arkama adam takabilirim.” diye düşünebileceğini dahi düşünüyoruz şimdi artık Dışişleri Bakanının. Türkiye çok yalnız kaldı ama “Ben bir harekete başlarsam istim arkadan gelsin, belki bana yardıma gelirler.” diye düşünüyorsa çok yanılıyor. Herkes, bu konuda Türkiye’yi -eski tabirle- teenniye davet ediyor.

Sizlere, bizim eski bir meslektaşımız, saygın bir büyükelçi ve Adalet ve Kalkınma Partisinin kurucularından birinci Dışişleri Bakanınız Yaşar Yakış’ın dün, Bugün gazetesine vermiş olduğu mülakatı bir okumanızı tavsiye ediyorum. Yaşar Yakış bölgede tecrübeli bir insandır, Bakanlıkta saygın olan bir insandır, iyi bir bakanlık yapmıştır; daha sonra da başka vazifelerde bulunduktan sonra siyasetin içerisinde devam ediyor ama açık bir şekilde bunu nasıl gördüğünü söyledi. Sizin arkadaşınız, sizin partinizin kurucusu. Lütfen Yaşar Yakış’ın bu ikazlarına kulak verin. Diyor ki: “Eğer Türkiye, Suriye’nin içerisine girerse bütün etrafı düşmanla çevrilmiş bir ortamda çıkışı çok zor olur, başarıyla çıkışı ise imkânsıza yakın olur. Çıkış stratejisi olmayan giriş yapılmaz.” Bunların hepsini anlatmak çok zaman alıcı şeyler ama hepiniz bunları biliyorsunuz arkadaşlar.

Suriye politikası, fevkalade yanlış bir politika. Orta Doğu politikasının da doğru olduğu şüpheli. Orta Doğu politikasında da bilinçli mi hareket ediliyor onu da çok anlamış değilim. Bakın, size bir misal vereyim: Şimdi, geçtiğimiz günlerde partinizin, Adalet ve Kalkınma Partisinin kongresi yapıldı; görkemli bir kongre oldu. Kongreye birçok yabancı davet edildi. Bu yabancıların içerisinde Filistin Hamas teşkilatının siyasi sorumlusu Halid Meşal vardı. Halid Meşal geldi, güzel ama 1980’lerde Sabra ve Şatilla Katliamı’nda 3.500-4.000 Filistinliyi kesen Lübnanlı Hristiyan Falanjistlerin başkanı Emin Cemayel de oradaymış. Emin Cemayel’in orada olması bir şey değil, bilfiil katliama katılıp Ariel Şaron’la beraber bu katliamda rol oynayan Samir Caca da oradaymış. Bu nasıl iş arkadaşlar, bu bilinçli mi yapılıyor, bilinçsiz mi yapılıyor? Katliamı yapanlar orada, katliama uğrayanlar orada, hepsi misafir statüsünde.

Bu politikaları gözden geçirmek lazım. Böyle bir politika olmaz. Türkiye’nin dış politikası şimdiye kadar hep ağırlıklı, sağlam bir politikaydı. Dışişleri Bakanlığı -bakmayın “monşer” derler, bilmem başka şeyler söylerler, hiç alakası yoktur- son derece fedakâr, son derece dayanıklı, son derece çalışkan ve birikimli insanlardan kuruludur. O insanları dinleyin. O insanlar bunları söylüyordur mutlaka, söylememeleri mümkün değil ama “Her şeyi ben biliyorum.” diye ortaya çıkarsanız olmuyor. Ama her şeyi siz bilmeyince de bu noktaya geliyoruz. Türkiye, bugün… Dış basını okuyun çok rica ediyorum. Dış basında bakın ne diyorlar: Angela Merkel gibi bir insan -ki Angela Merkel’in politikaya girişi on sene, daha önce Doğu Almanya’da yetişmiş bir insan- Türkiye'yi itidale davet ediyor. Türkiye itidale davet edilmesi gereken bir ülke mi arkadaşlar? Bu bizim ağrımıza gidiyor, sizlerin gitmiyor mu?

Bu Suriye konusunu bizim çok geniş bir şekilde ele almamız lazım diye düşünüyorum. Sadece bu konuyla ilgili değil, Suriye konusunu ileriye dönük olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi hakiki bir kapalı oturumda, her şeyin açık konuşulacağı bir kapalı oturumda… Bizim elimizde bilgi yok, kimse bizimle bilgi paylaşmıyor ama biz o bilgiyi kendi imkânlarımızla bulabildiğimiz kadar buluyoruz bölgeden, ama doğruları söylediğimiz zaman, neymiş? “Esad taraftarı.” Biz niye Esad taraftarı olalım arkadaşlar? Bizim Esad’la bir ünsiyetimiz, yakınlığımız hiç olmadı. Hükûmetinizin başlangıç dönemlerinde çok oldu sizlerin, siz daha iyi tanıyorsunuz Esad’ı. Esad’ın babasını da biliyorsunuz.

Ama biz mesela Faruk Şara’yı da biliyoruz. Faruk El Şara’yı “güvenilir adam” dediğimiz zaman, Bingöl’de, 1993 yılının Mayıs ayında 33 tane erimizin şehit edilmesinin bizzat fiilen emrini veren adam olarak o zamanlar Faruk El Şara’nın adı geçiyordu. Fırat sularını, 550 metreküp/saniyede verdiğimiz Fırat sularını bir anlaşmaya bağlamak için, anlaşma noktasına gelip oradan döndüğü için, bunun intikamı için yaptığını o sırada gazeteler yazdı, açın bakın.

Bu Suriye konusunu çok iyi ve hakikaten el birliğiyle, içtenlikle beraber tartışmalıyız diye düşünüyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Öneri aleyhinde söz isteyen Volkan Bozkır, İstanbul Milletvekili. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

VOLKAN BOZKIR (İstanbul) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; maalesef, Meclisin bazı teamüllerine aykırı bir süreç yaşıyoruz. Nasıl ki gensoru müessesesi olması gereken boyutlarından çıkarılıp sık sık verilen, sonuç alınmasa dahi Meclisin gündemini meşgul eden bir nitelik hâline gelmişse gizli görüşmeler de aynı kadere uğramış vaziyettedir.

Meclis karar alıyor, tezkere konusunda gizli oturum yapılıyor, gizli oturumda ne konuşulduysa televizyonlarda, açık oturumlarda aynen tekrar ediliyor. Bu nedenle söz almış bulunuyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Senin partin açıklıyor. Senin milletvekilinin konuşmasını yayınlattılar.

VOLKAN BOZKIR (Devamla) - Mademki tezkere nedeniyle bu Genel Kurulun kararına göre gizli bir oturumda konuşulan hususlar açık oturumda tekrarlanıyor, o zaman biz de gizli oturumda konuştuğumuz hususları burada tekrarlama hakkına sahibiz diye düşünüyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Açıkla.

VOLKAN BOZKIR (Devamla) - Şimdi, öncelikle şunu söylemek istiyorum: “Tezkerenin amacı belli değil, acaba bu tezkere ile Türkiye dünyayı fethe mi gidiyor?” gibi suçlamalar oluyor. Arkadaşlar, bir tezkere metninde yazılan hususlar nasıl ki bir kanun çıktığı zaman lafzi yorumu gibi gaî yorumu da varsa tezkerenin gayesi de gayet açık bir şekilde Suriye ile  kısıtlıdır ve Türkiye’nin Suriye’de olabilecek gelişmelere karşı elini güçlendirme amacına yöneliktir. Bakınız, diplomaside olsun siyasette olsun iki unsur çok önemlidir: Birisi, caydırıcılık unsuru, diğeri de müphemiyet unsuru.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ya sen tezkerede “yabancı ülke” demişsin. Niye “Suriye” demedin?

VOLKAN BOZKIR (Devamla) - Tezkere ile birlikte bu caydırıcılık unsuru sağlanmaya çalışılmaktadır ve caydırıcılık unsuru sağlandığı zaman da müphemiyet unsuru devreye girer ve karşı taraf bu caydırıcı harekete karşı eğer davranırsa bunun karşılığında Türkiye’nin ne yapacağını da kendi senaryolarına, kendi fotoğraflarına bakarak çıkartır.

Şimdi burada gerçekten, Türkiye’nin dış politikasını eleştirirken, özellikle ana muhalefet partisi temsilcileri, o gün benim konuşmamda söylediğim bir iki hususa da cevap vermek zorundadırlar. Sosyalist Enternasyonalde Cumhuriyet Halk Partisinin bütün burada konuştuklarının tam tersi olan bir karar tasarısı çıkarken ve orada Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı gurur duyduğumuz bir şekilde Yunan Başbakanının şu anda başkanlığını yapmakta olduğu Sosyalist Enternasyonalin başkan yardımcılığına, 36 başkan yardımcısından birisine seçildiği zaman bu kutlamalar sırasında bu Suriye paragrafını ve son derece vahim bir Kürt paragrafını kabul eden Cumhuriyet Halk Partisi delegasyonu gelip burada Suriye konusunda veya Hükûmetin dış politikasını eleştirirken elini vicdanına koymuyorsa o zaman ben onların boynuna astığımız yaftayı her zaman hatırlatırım. Kürt konusunda, PKK terör örgütünü Filistin Kurtuluş Örgütü ile eş konuma getiren bir metni kabul edecek ve dönecek Türkiye’ye “Benim bundan iki gün sonra haberim oldu.” diyecek, ondan sonra da “Ben bunun cevabını postayla verdim.” diyecek, biz de “Bu postayla gönderirken pul yapıştırdın mı arkadaş? Nereye gönderdin? Karşı taraf aldı mı?” diye soracağız. Bunların cevabını burada vermiyorlar, boyuna aynı teraneyi aynı kelimelerle devam edip götürüyorlar.

Ben orada ayrıca başka sorular da sormuştum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sen orada yanlış şeyler söylüyorsun, yanlış! Oraya çıkıp da millete yanlış şeyler söylüyorsun be! Boyundan utan!

VOLKAN BOZKIR (Devamla) – “Cumhuriyet Halk Partisi dönemlerinde şerefli politika izleyip bugünkü politikaları kınayan Cumhuriyet Halk Partisi yetkilileri, acaba, 1963 yılında Johnson’un mektubuyla, neden Kıbrıs’taki soydaşlarımızın yardımına gitmediler de 63-74 arasında soydaşlarımızın orada eza çekmelerine, katledilmelerine göz yumdular?” demiştim. “Neden, İkinci Cihan Savaşı’ndan sonra İtalyan komutan ‘Adaları gelin de size verelim.’ dediğinde, bir mil ötemizde, bugün içimiz yanarak baktığımız adalara sandalla gidebilecekken, Yunanistan’ın bin mil öteden gelip bu adaları ele geçirmesine izin verdiniz?” sorusunun cevabını da burada veremediler.

Neden Cumhuriyet Halk Partisi, dış politika dönemlerinde, Başbakan soğuktan -petrol tankerlerini dolduramadığı için- paltoyla Başbakanlıkta otururken, neden bizim Ankara’dan İstanbul’a dört saatlik yolu 10 litrelik benzin kuponlarıyla sekiz dokuz saatte geldiğimizi anlatamadılar? Neden Lüksemburg’un kapısında “1 milyon dolar kredi alacağım.” diye beklendiğini anlatamadılar?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Bozkır, yakışmadı size!

VOLKAN BOZKIR (Devamla) – Şimdi, bu Cumhuriyet Halk Partisi gelmiş, burada Türkiye'nin dış politikasını eleştiriyorsa, o zaman birazcık da öz eleştiri yapmalı. Türkiye'nin gerçekten sadece ve sadece barış, komşularıyla barış, bölgesinde barış ve huzur isteyen politikalarına, “sıfır sorun” politikasına “Sırf sorun varmış.” derken matematik hesabı da bilmeyen bir Cumhuriyet Halk Partisiyle karşı karşıyız. Türkiye'nin kaç komşusu olduğunu dahi bilmeyen bir ana muhalefet partisiyle karşı karşıyayız. Türkiye, bugün, on üç komşusuyla cumhuriyet tarihinin belki de en iyi ilişkilerini yaşıyor.

HASAN ÖREN (Manisa) – Vallahi sen de inanmıyorsun söylediklerine!

VOLKAN BOZKIR (Devamla) – Suriye’yle olan bu ilişkimizde de biz geleceğe yatırım yapıyoruz. Gelecekte eğer Suriye’de herkesin, bütün dünyanın arzu ettiği demokratik bir rejim kurulursa biz Mısır’da, Libya’da ve Tunus’ta olduğu gibi, Türkiye’ye düşman değil, Türkiye’yle dost yönetimlerle komşuluk yapmak arzusunda olduğumuz için bunları yapıyoruz. Bütün bunlar ortadayken, gerçekten, sanki Türkiye sırf sorun yaratmak için ortalığa çıkmış, herkesle kavga edecek, ona saldıracak, buna saldıracak… Böyle bir niyeti olan bir ülke değil. Türkiye bugünkü ekonomik durumuna, politik istikrarına tırnaklarıyla geldi. Türkiye’nin, tırnaklarıyla kazandığı bu ekonomik istikrarı savaşa veyahut da komşularıyla hasmane bir ilişkiye harcayacak bir durumu yok. Türkiye sadece insanının refahını, geleceğini düzgün bir şeye getirmek istiyor ve buna saldırıları korumak için de, kendini korumak için de bu tezkereleri bir anlamda çıkarmak zorunda.

Şimdi, bu tezkere çıkmamış olsa ve Suriye’den de veyahut da bir komşumuzdan Türkiye’ye bir saldırı vuku bulsa Meclisten vakit bulup da bu tezkereyi çıkartma imkânı bulamayacak bir hükûmet ve buna cevap verecek bir hükûmet uluslararası platformda da, uluslararası alanda da haklı olduğu bir yerde hukuksuz bir duruma düşebilecek. Bütün bunları gayet iyi bilen meslektaşlarımın, masalarda otuz kırk yıl birlikte dirsek çürüttüğümüz meslektaşlarımın burada Meclis Genel Kuruluna doğru bilgi vermeyip aslında, gerçekten büyük bir yanlışlık içinde olduğunu da düşünüyorum.

Türkiye, bugün bütün dünyanın bir ekonomik kriz içinde çırpındığı bir ortamda ve bölgemizde de büyük bir siyasi transformasyon ortamının olduğu bir ortamda bu siyasi, ekonomik krizden, ülkeler iflas ederken, ne IMF ne AB’den en ufak bir yardım almadan bilakis güçlenerek çıkabilmiştir.

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) – Siz mi çıktınız sadece?

VOLKAN BOZKIR (Devamla) – Sonuçta ne olmuştur? “Ya, siz bu ekonomik krizi nasıl oluyor da, bugüne kadar hep bize sorarak yönetirken kendi doğrularınızla bu ekonomik krizden nasıl bu kadar güçlü çıkabildiniz, nasıl etkilenmediniz?..” Gelip bizim ekonomi politikalarımızı inceliyorlar. Bütün bu “Arap Baharı” denilen politik değişim süreci olurken de Türkiye orada pırıl pırıl, demokrasisiyle, ekonomik istikrarıyla, siyasi istikrarıyla bütün ülkelere örnek olacak bir konumda. Şimdi, bunlardan dolayı kıvanç duymak varken neden acaba -kıskanmak diyemeyeceğim ama- rahatsızlık duyulup da hep böyle Türkiye’ye Suriye’nin…

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) – Neyiyle kıvanç duyacağız? 9 Türk evladı Mavi Marmara’da öldü diye mi kıvanç duyacağız?

VOLKAN BOZKIR (Devamla) – …demediği lafları Suriye’nin ağzına koyarak bu kadar önemli bir konuda tenkit yapabilecek ve ona rağmen, her zaman olduğu gibi, Türk dış politikasında tek kararlılığı devam ettirebilme imkânına sahipken neden acaba böyle bir ayrı-gayrılık ortaya çıkarıp da Suriye’nin ve onun destekçilerinin elini güçlendirdik? Bu sorunun cevabını da vermek mecburiyetindeyiz.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) – Biz kendi devletimizin çıkarlarını koruyoruz Sayın Bozkır.

VOLKAN BOZKIR (Devamla) – Dolayısıyla ana muhalefet partisi, belki de Milliyetçi Hareket Partisinden örnek almalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi burada gelip tenkitlerini yaparken sonunda devletten yana tavrını kullanarak bu tezkereye olumlu oy vermiştir. Cumhuriyet Halk Partisinin de belki bu örnek davranıştan kendine, gelecek için bir misal çıkarmasının zamanı gelmiştir.

Sayın Başkanım, sayın milletvekilleri; bu ifadelerle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

OSMAN TANEY KORUTÜRK (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Korutürk.

OSMAN TANEY KORUTÜRK (İstanbul) – Sayın Başkan, bizim söylemediğimiz bir şeyi söylediğimizi ifade etti Sayın Hatip. Ona kısa bir cevap vermek istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Korutürk.

Sataşma nedeniyle üç dakika söz veriyorum.

IX.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- İstanbul Milletvekili Osman Taney Korutürk’ün, İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır’ın Cumhuriyet Halk Partisine sataşması nedeniyle konuşması

OSMAN TANEY KORUTÜRK (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; söylenen her şeye cevap vermek durumunda değilim, yakıştırmam kendime. Uzun müddet beraber çalıştığım bir arkadaşımın kalkıp da “Türkiye'nin komşularını bilmiyor.” demesi hoş bir şey değil. Tabii, Türkiye'nin komşularını bilmeyen biz değiliz ama Türkiye'nin, komşularıyla arası bozuk dediğimiz zaman Sayın Bakan Ukrayna’yı, Romanya’yı “komşu” diye saydı; o da ayrı bir mesele.

Şimdi, Sosyalist Enternasyonal konusuna gelelim. Sosyalist Enternasyonal konusunda, oradaki Suriye paragrafına biz karşı değildik. Karşı olmadığımızı hem Genel Başkanımız burada, televizyonlarda söyledi birçok defa hem biz birçok defa ifade ettik. Niye karşı olalım? Diyor ki:  “Esad kendi halkına katliam yapmasın. Esad’ın, kendi halkına yaptığı katliamı şiddetle kınıyoruz.” diyor, biz de kınıyoruz; “Katliam yapmasın.” diyor, biz de “Yapmasın.” diyoruz. “Esad meşruiyetini yitirmiştir.” diyor, buna bizim söyleyeceğimiz bir şey yok.

Esad, meşruiyetini manevi olarak yitirmiştir muhtemelen ama maddi olarak meşruiyeti duruyor. “Neden?” diyeceksiniz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde temsil ediliyor, Birleşmiş Milletlerde, başka ülkelerde temsil ediliyor. Meşruiyeti var ama manevi olarak kaybetmiştir, onun için ona karşı çıkmadık ama arkasından diyor ki: “Suriyeliler kendi sorunlarını kendileri çözmelidirler.” Buna biz taraftarız. “Suriye’ye silahlı dış müdahaleye Sosyalist Enternasyonal taraftar değildir.” diyor. Buna taraftar… Biz buna niye karşı çıkalım arkadaşlar? Biz karşı olduğumuz şeylere karşı çıkıyoruz, laf olsun diye karşı çıkmıyoruz. Bu “Sosyalist Enternasyonal” konusunu, artık, lütfen, bu sefer noktalayalım, bakın çok açık şekilde söyledim.

Diğer konuda da, oradaki Kürt konusunda da İran Kürdistan Demokrat Partisi ve Irak Kürdistan Yurtseverler Birliğinin söyledikleri oraya geçti. Usul öyledir, konferanslarda konuşulan, zapta geçer. Zapta geçtiği zaman, biz, buna, Faruk Loğoğlu yerinden -şimdi benim yaptığım gibi- söz alarak, ben Başkanlık Divanına giderek, Genel Başkan da yazılı olarak “Biz bunlara katılmıyoruz.” dedik, rezerv koyduk. Bunun da usulü budur. Arkadaşlarımızın içerisinde bu usulleri bilmeyenler vardır fakat demin konuşan arkadaşımızın bunları bilmiş olmasını ümit ederdim ben, Avrupa Birliği’nde daimi temsilcilik yaptığı için.

Hepinize teşekkür ediyorum arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

VIII.- ÖNERİLER (Devam)

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri (Devam)

1.- BDP Grubunun, 6/2/2012 tarihinde Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ve arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükûmetinin Suriye politikasının araştırılması amacıyla vermiş olduğu Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 9/10/2012 günkü birleşiminde sunuşlarda okunmasına ve ön görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi (Devam)

BAŞKAN – Barış ve Demokrasi Partisi grup önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

Okutuyorum:

2.- AK PARTİ Grubunun, gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 09.10.2012 Salı günü (bugün) yaptığı toplantıda siyasi parti grupları arasında oy birliği sağlanamadığından, İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince, Grubumuzun aşağıdaki önerisinin Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.

                                                                                                            Mustafa Elitaş

                                                                                                                  Kayseri

                                                                                              AK PARTİ Grup Başkan Vekili

Öneri:

Bastırılarak dağıtılan 328 sıra sayılı Anayasa Değişikliği Teklifinin, Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 4 üncü sırasına alınması ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi,

Genel Kurulun;

9 Ekim 2012 Salı günkü (bugün) birleşiminde sözlü sorular ve diğer denetim konularının görüşülmeyerek, Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan işlerin görüşülmesi ve bu birleşimde 328 sıra sayılı Anayasa Değişikliği Teklifinin birinci tur oylamasının bitimine kadar;

11 Ekim 2012 Perşembe günkü birleşiminde Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak'ın Kuzeyinden Ülkemize Yönelik Terör Tehdidinin ve Saldırılarının Bertaraf Edilmesi ile İlgili Tezkerenin Bir Yıl Daha Uzatılmasına Dair Başbakanlık Tezkeresinin görüşmelerinin yapılması ve bu görüşmelerden sonra Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan 197 sıra sayılı kanun tasarısının görüşmelerinin tamamlanmasına kadar;

Haftalık çalışma günlerinin dışında 12 Ekim 2012 Cuma günü saat 14:00'te toplanması ve bu birleşimde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verilen 11/13 esas numaralı gensoru önergesinin görüşmelerinin yapılması ve bu görüşmelerin tamamlanmasından sonra Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan 328 sıra sayılı Anayasa Değişikliği Teklifinin ikinci tur oylamasının bitimine kadar;

Yukarıda belirtilen birleşimlerinde gece 24:00'te günlük programların tamamlanamaması hâlinde günlük programların tamamlanmasına kadar;

çalışmalarını sürdürmesi,

10 Ekim 2012 Çarşamba günkü birleşiminde sözlü soruların görüşülmemesi,

önerilmiştir.

BAŞKAN – Öneri lehinde söz isteyen Salih Koca, Eskişehir Milletvekili. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

SALİH KOCA (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ grup önerimizin lehinde söz almış bulunuyorum.

Verilen önerimiz doğrultusunda 9 Ekim 2012 Salı yani bugün yerel seçimlerin öne alınmasıyla ilgili olarak Anayasa Değişiklik Teklifi’nin görüşülmesi ve birinci tur oylamaların yapılması; yine 10 Ekim Çarşamba günü, daha önce görüşmelerine başlamış olduğumuz Toplu İş İlişkileri Kanunu Tasarısı’nın görüşmelerine devam edilmesi; 11 Ekim Perşembe günü, aynı şekilde, Irak’ın kuzeyinden gelen terör tehdidinin bertaraf edilmesiyle ilgili olarak tezkerenin bir yıl daha uzatılmasına dair çalışmanın planlanması ve devamında Toplu İş İlişkileri Kanunu Tasarısı’nın görüşmelerinin sürdürülmesi; 12 Ekim Cuma günü ise Anayasa Değişiklik Teklifi’nin ikinci tur oylamalarının görüşülmesi ve tamamlanması, akabinde Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’yla ilgili olarak verilmiş olan gensoru önergelerinin görüşmelerine geçilmesi planlanmaktadır. Bu planlar doğrultusunda bu haftaki çalışmaların tamamlanması önerilmiştir.

Ben, bu önerilerimizin hem ülkemize hem de milletimize hayırlı olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Öneri aleyhinde söz isteyen Akif Hamzaçebi, İstanbul Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yasama yılının ikinci haftasına girmiş bulunuyoruz ve bugün, yerel seçimin 27 Ekim 2013 tarihine alınmasına ilişkin Anayasa değişikliğini görüşeceğiz ve birinci tur oylamasını gerçekleştireceğiz. Bu gündeme ilişkin olarak -bu haftaki gündeme ilişkin olarak- Cumhuriyet Halk Partisinin gündem sıralamasına ilişkin herhangi bir itirazı yoktur. Bu Anayasa değişikliği sırasında erken seçime ilişkin görüşlerimizi ayrıca ifade edeceğiz.

Bu vesileyle şunları değerlendirme ihtiyacını duyuyorum: Adalet ve Kalkınma Partisi grup önerileri sık sık Parlamento gündemine gelecek ve sık sık Meclisin gündemi değişecektir. “Türkiye’nin gündemine neler düştü, neler var?” diye baktığımızda, son bir haftanın, on günün gündeminde olan konular, Suriye’yle ilgili savaş tezkeresi, Adalet ve Kalkınma Partisinin 30 Eylül 2012 tarihinde yapmış olduğu kongrede Sayın Başbakanın vermiş olduğu mesajlar, o savaş tezkeresi ve AKP Kongresi’nin yarattığı ortam nedeniyle gürültüye giden, konuşulamayan doğal gaz zamları, elektrik zamları ve diğer zamlar; gündemde aslında bunlar var.

Suriye’yle ilgili savaş tezkeresi konusunda çok farklı görüşler burada ortaya konuldu. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz görüşümüzü ifade ettik. İktidar partisi, görüşlerini ortaya koydu. Ancak biraz önce buraya çıkan Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu Sözcüsü bir şey söyledi, o, dikkatimi çekti doğrusu. “Suriye’yle ilgili savaş tezkeresi, bir savaş tezkeresi değildir, ayrıca sadece Suriye’ye yöneliktir.” anlamında bir değerlendirme yaptı. Şunu da doğrusu çok merak ediyorum: Biz “Savaş tezkeresidir bu.” dediğimiz zaman “Hayır, Suriye’ye müdahale etmeyeceğiz” deniliyor. “Yani bu, Suriye’yi korkutma amaçlıdır.” diye ifade ediyor Sayın Başbakan, Hükûmet yetkilileri, AKP’nin milletvekilleri. Peki, korkutma amaçlı ise Suriye neden korksun sizden? Suriye’ye açıkça ilan ediyorsunuz, “Biz sizi korkutmak için bunu çıkardık, merak etmeyin, size saldırmayacağız.”

Şimdi, Sayın Konuşmacı, iktidar partisi Konuşmacısı dedi ki: “Bu, sadece Suriye’ye yöneliktir.” Ben merak ediyorum, Sayın Başbakan mı doğrusunu biliyor, Sayın Konuşmacı mı? Sayın Başbakan bugün bir konuşma yaptı, cümlesi şu: “Biz, bu tezkereyle dünyaya savaş açabilirmişiz. O, işin perde arkası, açılır, açılmaz, onu yeri ve zamanı geldiğinde konuşuruz.” Evet, Sayın Başbakan diyor ki: “Gerekirse dünyaya savaş açarız.” Size ne oluyor değerli arkadaşlar? Sayın Başbakan doğru bir şey söylüyor, o tezkere gerçekten böyle bir niyetle kaleme alınmış, Sayın Başbakanın açıklaması da o tezkerenin ruhuna uygun. Şimdi, kim doğru söylüyor; sizlerin takdirine sunuyorum.

30 Eylül tarihinde yapılan AKP kongresi dikkatle değerlendirilmek durumundadır. Sayın Başbakan o kongrede, Türklerin 1071 yılında Anadolu’ya gelişine kadar gitti, Sultan Alparslan’dan değerlendirmeler yaptı. Güzel, güzel tabii ki o tarihlere kadar gitmek, bin yıl öncesine kadar gitmek elbette güzel bir şey. Köklerimizin ne kadar derinde olduğunu anlayabilmek ve oralardan güç alabilmek bakımından bunu önemsiyorum.

Evet, 1071 yılında Anadolu’ya geldik. O tarihten bu yana bizim yönümüz, Türk milletinin yönü daima Batı olmuştur. Anadolu Selçuklu Devleti, Büyük Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu ve en son, 20’nci yüzyılda Türk milletinin en büyük modernleşme projesi olarak ifade edebileceğimiz cumhuriyetin yönü de Batı olmuştur. Hep Batı’ya yöneldik ama ilk kez 30 Eylül 2012 tarihindeki AKP Kongresi’yle, Türkiye yönünü Batı’dan Doğu’ya çevirmiştir. Sayın Başbakanın kongre mesajları, kongrenin Türkiye’ye verdiği fotoğraf budur. Türkiye, Doğu’da rolünü oynamaya hazırlanan bir devlet görünümündedir. Kongrenin davetlilerinden, Mısır Cumhurbaşkanından Hamas liderine, Tunus’taki ılımlı İslam hareketi liderine, diğer konuklara kadar baktığımız zaman görülen fotoğraf, Türkiye yönünü Doğu’ya çevirmiştir. Bir tane, Batı’dan konuk yok orada, bir kişi vardı hakkını yemeyelim, eski Almanya Başbakanı Schröder. O da “Almanya Başbakanı” sıfatıyla orada değil, içinde Gazprom’un da olduğu bir ticari konsorsiyumun menfaatlerini korumak amacıyla Türkiye’de bulunuyor, bu niyetle de AKP Kongresine geldiğini tahmin ediyorum.

Sayın Başbakanın kongre mesajları ilginçti. 2023 yılı vizyonunu Sayın Başbakan çizmeye çalışırken aslında çağın gerisinde bir vizyon çizdi. 21’inci yüzyıl Türkiyesi’ne yakışmayan, çalakalem yazılmış bir vizyon çizdi değerli arkadaşlar. Elimde vizyon, 63 tane burada vizyonun maddesi var. Hakikaten çalakalem, okumanızı tavsiye ediyorum, bana hak vereceksiniz. Yani birçok kişi bunu kaleme almış, her gelen “Şunu da ekleyelim.” demiş, “Haydi onu kırmayalım.” denmiş herhâlde, o da eklenmiş. Örneğin, bu vizyonun ilk 5 maddesi siyasi partilerle ilgili. 1’inci maddesini okuyorum size: “Partilerin kapatılmasının tamamen kaldırılması.” Diğerleri böyle ufak tefek birtakım söylemler, vaktinizi almamak için onları söylemeyeceğim ama 4’üncü madde önemli: “Parti kapatmalarına son verilmesi.” Yani 63 vizyon maddesinin 1’incisi partilerin kapatılmasının tamamen kaldırılması, 4’üncüsü parti kapatmalarına son verilmesi. Nedir arkadaşlar, bu iki cümlenin birbirinden farkı var mıdır? Gayriciddi bir belge, gayriciddi.

2023 vizyonu çizmeye çalışanlar, daha o tarihte Orta Vadeli Program’ı Resmî Gazete’de ilan edememişlerdi. (CHP sıralarından alkışlar) Orta Vadeli Program’ın 7 Eylül tarihine kadar Resmî Gazete’de ilan edilmesi gerekiyordu. Herkes 2013 ekonomik hedeflerini bilmek istiyor. Eskiden mayıs ayı sonuna kadar ilan edilecekti bu, “Ya yetişmiyor, kanunu değiştirelim, eylül ayının ilk haftası…” dediniz, daha onu ilan edemediniz, bugün ilan ettiniz nihayet, çok şükür.

Başka şeyler de var. On yıl önce AKP’nin Acil Eylem Planı’yla topluma taahhüt ettiği birtakım hususlar, unsurlar 2023 yılı için Sayın Başbakan tarafından yeniden vadediliyor. Ne demiş on yıl önce Acil Eylem Planı 2002 yılında? “Yeni bir devlet personel sistemi kurulacak.” Şimdi ne diyor Sayın Başbakanımız bu vizyon konuşmasında? “Yeni bir kamu personel sistemi kurulacak.” Ee, on yıl önce bunu söylemiştiniz, şimdi on bir yıl daha istiyorsunuz ki yeni bir personel sistemi kuralım.

On yıl önce ne demiştiniz Acil Eylem Planı’nda? “İhtisas mahkemelerinin sayı ve çeşitliliği artırılacak.” Yıl 2002. Yıl 2012, bakıyorum, “İhtisas mahkemelerinin sayı ve çeşitliliği artırılacak.” Hemen hemen aynı cümle 2023 vizyonunda yer almış.

Çoğaltabilirim bunları: “Bölgeler arası gelişmişlik farkları azaltılacak.” 2002. Aynı cümle 2023 vizyonu için 2012 konuşmasında var.

Ha bir yenilik var: “Yurt dışı adli teşkilat sayısı artırılacak.” Yani Adalet Bakanlığı personeli artık isyan hâlinde, “Diğer Bakanlıkların yurt dışı kadroları var, bizi de yurt dışına gönder Sayın Bakanım.” demiş, o da Sayın Başbakana sunmuş, Sayın Başbakan “Tamam.” demiş. Hayırlı olsun 2023 yılı vizyonunuz. Değerli Arkadaşlar, böylesi bir anlayışla Türkiye’nin, 2023 yılını kucaklaması mümkün değildir.

Anayasa değişikliğiyle ilgili de şunu da söyleyeyim: Bilerek veya bilmeyerek –bilmeyerek olduğu kanaatinde değilim- belirlenen erken seçim tarihi 2023 yılında 29 Ekim tarihine denk geliyor. Cumhuriyet Bayramı günü seçim yapmayı planlayan bir anlayışı da buradan kutluyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Öneri lehinde söz isteyen Mehmet Şandır, Mersin Milletvekili.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun çalışma programını belirlemek üzere iktidar partisi grubu tarafından verilen grup önerisinin lehinde söz aldım.

Bu öneriyle bu haftanın çalışma programı belirleniyor. Tabii ki her defasında söylediğimiz gibi, iktidar grubu olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma programını belirleme yetkiniz, hatta sorumluluğunuz var çünkü millete karşı sorumlu olan sizlersiniz ama bu hafta biraz farklı, bu hafta… İşte tezkere bir zorunluluk, isteseniz de istemeseniz de görüşeceğiz. Gensorunun görüşülmesi bir zorunluluk, onu görüşeceğiz. Anayasa değişikliği konusunun gündeme alınması da 27 Ekim, yani ilgili kanunun bir yıl öncesine kadar olan hususu, bir zorunluluk olarak gene önümüze geliyor. Dolayısıyla, bu hafta kararlaştırılan Anayasa değişikliğinin görüşmelerinin tamamlanması, bir zorunluluk olarak önümüzde bulunmaktadır. Bu sebeple, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak bu önerinin lehinde söz aldık ve oy kullanacağız.

Değerli arkadaşlar, mahallî idareler seçimleri -sizler de biliyorsunuz- çok adaylı, çok hareketli seçimlerdir. Tam bilmiyorum ama muhtemelen, mahallî idareler seçimlerinde 100 bine yakın aday olacak. Bu adayların ekiplerinde, teşkilatlarında, yani toplumun büyük bir kesiminde bir hareketlilik yaşanıyor ama ne yazık ki bu seçimler bundan önceki kanuna göre, Anayasa’mıza göre, mevcut cari hükme göre mart ayında yapılıyor. Değişen iklim dönemleri itibarıyla da mart ayı kış aylarının en ağır geçtiği aydır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz bu Anayasa değişikliğini öngörürken veya topluma üzerinde tartışılmak üzere sunarken temel gerekçemiz, bu çok hareketli ve çok adaylı mahallî idareler seçimlerinin kış şartlarında yapılmasından kurtarılmasını amaçladık; yegâne amacımız bu. Tekrar ediyorum, milletvekilliği seçimleri 550 milletvekilini seçmek için yapılıyor ama mahallî idareler seçimleri muhtarlarıyla, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleriyle, belediye başkanlarıyla –çok bilemiyorum ama- yaklaşık, muhtemel 70-80 bin kişiyi ilgilendiren, tabii, bu aday olanların, aday adayı olanları da sayacak olursak gerçekten çok kişinin içinde bulunduğu ve çok hareketli bir seçim. Bu seçimin normal iklim şartlarında yapılması bir zorunluluk. Bu zorunluluğu laf olarak söylemiyorum. Bizim yüreğimizi yakan bir değerli arkadaşımız, bir milletvekili arkadaşımız Muhsin Yazıcıoğlu böyle bir mahallî idareler seçimleri öncesinde, bir seçim gezisi sırasında bir helikopter kazası sonucunda hayatını kaybetmiştir. Takdiriilahidir, şükretmek, sabretmek mecburiyetindeyiz. Ama bu seçimler Allah kanunu değil, bunun biraz önceye alınması, biraz sonraya alınması işte burada alınacak bir kararla mümkün. Bu da Anayasa’nın 127’nci maddesindeki ilgili hükmü geçici olarak değiştirmeyi amaçlıyor. Milliyetçi Hareket Partisi bunu toplumun dikkatine sunarken bunu amaçlamıştır, bu yaşanan acı olayın sonrasında buna tedbir olarak düşünmüştür, iktidar grubu da bunu sahiplenince bugün huzurunuza bir Anayasa değişikliği şeklinde gelmiştir. Bundan amacımız budur, bunun kanunlaşmasını hayra vesile olarak görmekteyiz ancak buradan bir üzüntümü ifade ediyorum: Şimdi, bu Anayasa değişikliğinin, yani Anayasa’ya göre beş buçuk ay önceye alınmış olmasını bir fırsat bilerek Büyükşehir Belediye Kanunu’nu da yeterince tartışılmadan, yeterince paylaşılmadan Türkiye Büyük Millet Meclisine getirip gündem dayatması yapmış olmanızdır.

Değerli milletvekilleri, ucundan kıyısından bu ülkeyi dönüştürmek niyetinizi biliyoruz, bu cumhuriyeti dönüştürmek gayretlerini biliyoruz ama bunun çok da kolay olmayacağını size buradan ifade etmek istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş hukukunu değiştirmeye gücünüzün yetmeyeceğini ifade etmek istiyorum. Yani Türkiye’yi başkanlık sistemine taşımak için, Türkiye’yi etnik temelde ayrıştırıp federal bir yapıya dönüştürmek için bir hukuk alt zemini kurmak niyeti taşıyan bu Büyükşehir Belediye Kanunu’nu zamanı gelince tartışacağız ama il genel meclisi üyeliklerini niye kaldırdığınızı burada hangi gerekçeyle anlatacaksınız? Milletin kendi özgür iradesiyle kendini yönetmek üzere ortaya koyduğu iradeden niye rahatsızsınız? Dolayısıyla, biz bu Anayasa değişikliğinin gölgesinde böyle, Türkiye Cumhuriyeti devletinin yönetim sistemini, biçimini, yapısını değiştirmeyi amaçlayan bu Büyükşehir Belediye Yasası’nın da bu araya sokulmasını, bu dayatmanın yapılmasını inanınız ki şiddetle ve nefretle kınıyoruz ve yadırgıyoruz. Buna hakkınız yok.

Yani bir konuda bir uzlaşma temin ettik, bir zaruretten, bir mecburiyetten. Ölüm var ortada, milletimizin talebi var ama bu uzlaşmayı istismar ederek asla kabul etmeyeceğimiz, ben inanıyorum ki sizlerin içinden de birçok insanımızın tereddütle karşılayacağı bir başka yasayı da getirip bu araya sıkıştırmak asla iyi niyetli olamaz. Bunu kabul etmeyeceğiz. Bu Meclis nasıl başlarsa öyle gider.

Bakın, şu iki haftadır gerçekten bir gündem tartışıyoruz. Ben Sayın Hamzaçebi’nin o tenkidine katılıyorum yani milletin gündemini tartışmıyoruz, başka şeyleri konuşuyoruz. Hâlbuki milletin gündemini tartışmalıyız. Milletin gündemi zam. Bir yılda yüzde 49 doğal gaza zam yaptınız, geçen yılın 1 Ekiminden bu yılın 1 Ekimine kadar doğal gaza yapılan zam miktarı yüzde 49’a ulaştı. Bugün bütçenin verdiği açığı dar gelirli ve sabit gelirli vatandaşlarımızın ekmeğine el uzatarak karşılamaya çalışıyorsunuz. Gelirden vergi alın. Dolaylı vergileri arttırarak hangi adalet… Adınız “Adalet” ama yaptığınız adaletli olur mu? Bunu konuşmuyoruz burada, başka şeyler konuşuyoruz.

Hangi hesapsa, hangi programsa… Sayın Başbakanın cumhurbaşkanı olması hakkıdır, talebidir, eyvallah ama onu cumhurbaşkanı yapabilmek için Türkiye’nin çivisini çıkartmaya hakkınız yok, burada oluşturulan uzlaşmayı da bozmaya hakkınız yok değerli arkadaşlar.

Bu sebeple söylüyorum, bütün samimiyetimizle bir gayret içerisindeyiz. Milletimizin sorunlarını çözmek için uzlaşmacı, hoşgörülü, diyaloğa açık, sorun üreten değil sorunların çözümüne katkı veren bir muhalefet anlayışıyla elimizi uzatıyoruz ama bir bakıyoruz ki arkasından bize asla kabul etmeyeceğimiz şeyleri dayatıyorsunuz. Bunu yapmayın, bu akıllılık olmaz, bu kurnazlığın hiç kimseye faydası yok değerli arkadaşlar. Bir kanun gerekiyorsa bunu tartışacaksınız, toplumla paylaşacaksınız. Bu Büyükşehir Belediye Yasası’nı kendi milletvekillerinizden bile sakladınız. Bir yıldır konuşuluyor, henüz daha yeni elimize geçti ve hemen Komisyonu toplantıya davet ettiniz, önümüzdeki hafta da Genel Kurula getireceğinizi ifade ediyorsunuz. Böyle bir şey yapmayınız, buna ihtiyacınız yok. Siz büyük partisiniz, millet size büyük oy veriyor. Bu büyüklüğün idrakinde milletin dertlerini konuşalım gelin burada. Milletin derdi Büyükşehir Belediye Yasası değil sayın milletvekilleri; milletin derdi ekmek, milletin derdi terör, bölücü terör saldırılarına tedbir almak. Bu noktada getirdiğiniz bir şey yok. Dolayısıyla biz bu hafta Anayasa’nın, tezkerenin, gensorunun görüşülmesine “evet” diyoruz, bunun için bu grup önerisine “evet” oyu vereceğiz. Bu uzlaşma tavrımızı istismar ederek önümüzdeki hafta bu Meclise dayatacağınız Büyükşehir Belediye Yasası’nı inceliyoruz ama gördüğümüz kadarıyla bu cumhuriyetin kuruluş temellerini sarsacak bu yasayı bir ihanet yasası olarak burada mahkûm edeceğiz. Bunu da haberiniz olsun, gelecek haftaya iyi hazırlanın diye sizlere hatırlatıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Öneri aleyhinde söz isteyen Demir Çelik, Muş Milletvekili.

DEMİR ÇELİK (Muş) – Sayın Başkan, çok saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; hepinizi şahsım adına saygı ve sevgiyle selamlarken AKP’nin haftalık gündeme ilişkin önerisi aleyhine söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle 24’üncü Dönem Üçüncü Yasama Yılının ülkemiz halklarına adalet, özgürlük ve barış getirmesi dileklerimi paylaşmak istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz ve ülkemiz halklarının önemli gündemlerinin ve sorunlarının yaşandığı bu tarihlerde ve süreçlerde çok daha farklı şeyleri tartışmak, sorunlarını ve problemlerini çözüme kavuşturacak bir kısım diyalog ve müzakere kapılarını aralamak mümkünken, sayısal çoğunluğunu elinde bulundurmayı fırsata dönüştürerek ülke halklarının lehine olmayacak, kişinin ve bireyin bir kısım hesaplarına hizmet edecek bir kısım yasal ve anayasal değişiklikleri gündemleştirmek âdeta tarihle, tarihî birikimler ve değerlerle oynamak demektir. Buna, halkın temsilcisi olan bizler yani iradi güç olan Meclis itiraz etmeyecekse, varlığımızla çelişir, varlığımızın aleyhinde bir pozisyon ve konumla karşı karşıya kalırız. Halkın yoksulluk, açlık ve sefaletle karşı karşıya olduğu, yoksulluklarla cebelleştiği ama buna rağmen her gün yeni zam furyalarıyla satın alma gücünden alıkonulduğu bir Türkiye’de ihtiyaç duydukları özgürlükleri de, satın alabilme gücünü de, refahı da sağlamak, kolaylaştırmak bizim işimiz olmalı. Ama biz, bunu sağlamak yerine, her gün hem halkımız ve vatandaşımızla karşı karşıya gelecek karşıtlaştırıcı yaklaşım ve söylemlerle hem düşmanlaştırıcı, ötekileştirici yaklaşımlarla hem de bölgemizde ve uluslararası arenada savaş söylemi ve kışkırtıcılığıyla her geçen gün otoriterleşiyoruz. Türkiye, belki de son elli-altmış yıllık tarihinde ilk kez bu denli merkezîleşen, otoriterleşen bir yapısıyla halkları düşmanlaştırıp karşıtlaştıran bir pozisyonla, bir durumla karşı karşıyadır. Bunu görmek, buna dair çözüm projelerini üretmek herkesten çok bu Meclisin, biz milletvekillerinin görevidir ama gelin görün ki geçen hafta tartıştığımız savaş tezkeresiydi, bugün yarın tartışmayı gündemimize oturtmak isteyen, getirtmek isteyen AKP’nin önerisinden de anlaşılacağı üzere, yine tartışacağımız savaştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hâlbuki, tarih binlerce, on binlerce yıllık geçmişiyle savaştan çok çekmiştir. Savaş ölümdür, zulümdür, yıkımdır, yokluktur, yoksulluktur, gözyaşıdır. Savaş bir ülkenin de, bir halkın da, bir toplumun da geleceğinin karartılmasıdır. Meclis, savaş tezkereleri ve kararları yerine, halklarına, bölge halklarına ve uluslararası insanlık âlemine barışı seslendirebilmelidir, barışın sesi, barışın Meclisi olabilmelidir. Ama biz ne yapıyoruz? 1950’leri, 1960’ları hatırlayınız, Kuzey Afrika’dan Orta Doğu’ya otoriter rejimleri, eleştirdiğimiz diktatöryal rejimler olarak her gün halkımıza lanse ettiğimiz otoriter Baasçı rejimleri var eden kimdi? O günün küresel emperyal gücü ABD idi. Bugünün yine küresel süper gücü ABD ve yanındaki diğer süper emperyal güçler, Kuzey Afrika’dan Orta Doğu’ya yeni dizayn, yeni bir şekillendirme arayışı içerisinde Türkiye’ye de bir rol biçmişlerdir. Türkiye bu rolüyle Suriye halkına ve halklarına, Orta Doğu halklarına karşı savaş kararının alındığı bir Meclisi meclis olarak görmeme iradesini geliştirmesi gerekirken, Sayın Başbakanın dayatmaları, merkezci yaklaşımları neticesinde kendimizi savaşın eşiğinde bulduk. Bu savaşın kazananı olmaz. Savaşta ya ölürsünüz ya öldürürsünüz, savaşta ya yıkarsınız ya yıkılırsınız. Elbette ki ölümün de öldürmenin de, yıkıntının da yıkılmanın da olduğu yerde iktidarlar olacaktır ama çıkan iktidarlar zalimin iktidarıdır, zulmün iktidarıdır, sömürünün, bizatihi baskının ve şiddetin iktidarıdır. Hâlbuki sizin de, bizim de, tüm insanlığın da ihtiyaç duyduğu bir avuç özgürlüktür. Bu özgürlüğü bahşetmek, bu özgürlüğü sağlamak da “insanım” diyen herkesin görevidir. Ama biz iktidarlarımız sonsuza kadar, ilelebet sürsün diye, biz varlığımız ve gücümüzle yarınları biçimlendirelim, şekillendirelim diye, bir toplumu ve toplumun bileşenlerini de, bir ülkeyi ve o ülkenin halklarını da kendi ikbalimiz ve geleceğimize kurban etmeyi görev biliyoruz. Bu da insani değil, vicdani değil, ahlaki değil. 75 milyonun geleceği, 75 milyondaki kadınından erkeğine, gencinden yaşlısına herkesin çıkarı savaşta değil. Yarın gençlerimizin yani Kürt ve Türk çocuklarının ölümünün sağlanacağı, gerçekleşeceği savaşta siz üzüleceksiniz, bizler üzüleceğiz, onun ağıtlarını bizler ortak dilde, gözyaşlarımızın rengine bakmaksızın acısını hissedeceğiz. Savaşın yanında ve arkasında durmak değil, karşısında olmak, savaş karşıtlığına karşın barışı seslendirmek, barışı dillendirmek bu Meclisin görevidir.

O açıdan, AKP’ye ve Sayın Başbakana hatırlatmak isterim ki bu ülke halklarının savaşlardan çektiği bilince çıkarılmalıdır. 90 yıllık inkârcı siyasetin ülke halklarına yaşattıkları orta yerde durmaktadır. Tarihiyle yüzleşip tarihî gerçekleri açığa çıkarmak duyarlılığıyla bu Meclis asli görevine ve işine dönmelidir. Bu iş de halkların özgür, demokratik vatanda barış içerisinde bir arada yaşayabilecekleri bir geleceğin anayasasını inşa etmektir. Demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü bir anayasayı var ettiğimizde, savaşı dayatanları bir elimizin tersiyle ittiğimiz gibi, özgür, demokratik vatanda özgürce bir arada, barış içerisinde yaşamanın fırsatını yakalarız. Ama anayasayı ötekileştirerek, öteleyerek, yasal değişiklikleri halkların lehine çözüm projelerine dönüştürmeyi öteleyerek zammı ve zulmü halka reva görmek de demokratik hukuk devletinin -yapıyorsa- kendisi değildir. Demokratik hukuk devleti, insan hak ve özgürlüklerine duyarlıdır. Otoriterleştikçe hukukun da, insan hak ve özgürlüklerinin de rafa kaldırıldığı, ifade özgürlüğünden düşünce özgürlüğüne her türlü özgürlükçü ortamın bertaraf edildiği bir ülke gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bugün, 93 gazetecinin, yüzlerce öğrencinin, binlerce siyasetçinin tutsak edildiği cezaevlerini özgürleştirmek gibi bir gündem önümüzde duruyorken, Seçim, Siyasi Partiler Yasası’nın antidemokratik uygulamalarını ortadan kaldırmak gerekirken, 12 Eylül Anayasası’nı, ceberut, otoriter ve faşist anayasasını kaldırıp demokratik, özgürlükçü bir anayasayı var etmek gerekirken, biz tali meselelerle uğraşmaya devam ediyoruz. Bu, halkımızın bize verdiği göreve denk düşen tarihî rolümüzü oynamamıza fırsat verebilecek bir duruş değildir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yönüyle Üçüncü Yasama Yılı’nın özgürlüklere, barışa ve halkların kardeşliğine hizmet edecek bir potada ve formatta geçmesi dileklerimi bir kez daha hatırlatıyorum. Savaşın tüm yıkıcılığını yaşayan biz bölge halkları olarak savaşa karşı durmanın insani, vicdani ve ahlaki sorumluluklarını hatırlatarak, bu açıdan Mecliste bulunan siyasi partilerin kendi siyasal programlarının esası üzerine diyalog ve müzakereyle Kürt sorununun barışçıl, demokratik çözümü başta olmak üzere, Alevilerin inanç ve ibadet sorununu, dindarların türban sorunu ve ibadet sorunu gibi sorunlarını çözüme kavuşturup ülkeyi demokratik normlara kavuşturmanın mücadelesini vermemiz gerektiğini hatırlatıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN –  Teşekkür ediyorum.

Adalet ve Kalkınma Partisi grup önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Birleşime on dakika ara veriyorum sayın milletvekilleri.

Kapanma Saati: 17.15
 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 17.29

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Mustafa HAMARAT (Ordu), Tanju ÖZCAN (Bolu)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5’inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

B) Önergeler (Devam)

3.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, (2/20) esas numaralı 2090 Sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/62)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

2/20 esas numaralı Kanun Teklifim 45 gün içerisinde Komisyonda görüşülmediğinden, İç Tüzüğün 37. maddesi gereğince doğrudan gündeme alınması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 22.06.2012

                                                                                                               Ensar Öğüt

                                                                                                                 Ardahan

BAŞKAN – Teklif sahibi adına Ensar Öğüt, Ardahan Milletvekili.

ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; tabii afetlerden zarar gören çiftçilerimize yardım hakkında vermiş olduğum kanun teklifim üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, şu andaki 2090 sayılı Yasa, tabii afetlerle ilgili yasa diyor ki: Çiftçilerin tüm mal varlıkları zarar görür ise yani evi yıkılacak, traktörü yanacak, tarlası kurak gidecek, sel götürecek, her şey yani yüzde 40’ı zarar görürse ancak devlet yardım ediyor.

Benim teklifimde de diyorum ki: Öyle yapmayalım, hangi ürün, cansız üretim araçları ya da tesisleri, herhangi bir ürünün yüzde 40’ı zarar görmüşse 2090 sayılı Yasa işlev görsün ve devlet çiftçilere yardım etsin.

Şimdi, bu sene, biliyorsunuz, bölgemizde, benim bölgemde de, bütün Türkiye’de de çok büyük kuraklık oldu. Öyle bir kuraklık oldu ki samanı ve otu dışardan ithal etmeye başladık. Şimdi, böyle bir durumda çiftçilere mutlak surette yardım etmemiz lazım.

Değerli arkadaşlar, şimdi, bizim Posof Türközü Kapısı var. Türközü Kapısı’nda şu anda biz ot veya saman Gürcistan’dan getiremiyoruz. Niye? Çünkü tarım uygunluk belgesi yok. Tarım Bakanı ne iş yapıyor bilmiyorum. Tarım Bakanı, milleti zarar ettirmek için ithal et, ithal hayvan getiriyor ve kurak giden bölgelere de hiçbir yardım yapmıyor. Yahu, bari, Allah aşkına, şu gümrük kapılarına tarım uygunluk belgesi ver de insanlar ucuz saman getirsin, ot getirsin, hayvanını beslesin yoksa tükeniyor insanlar.

Böyle bir konumda, şu anda biz Posof Türközü Kapısı’nda işlem yapamıyoruz, yapamadığımız gibi ne yapıyoruz biliyor musunuz? Erzurum Gümrükten mobil bir ekip getirilecek, o mobil ekip Posof Kapısı’nda duracak, vatandaş gelecek oradan ot, saman ithal edecek de hayvanını besleyecek, kış bahar yapacak.

Böyle bir zulüm olabilir mi arkadaşlar? Yani devlet olarak biz ne yapıyoruz? Yani bir gümrük kapısına tarım uygunluk belgesini vermekten âciz misiniz siz? Yani şu anda hayvan para etmiyor. Kurak, Diyarbakır’dan gelen 800 lira saman, 1 inek 800 liraya inmiş. 1 ton saman 1 inek, 1 ton saman 1 inek olmuş değerli arkadaşlar. Toplum bitmiş, aile işletmeciliği bitmiş, Kars, Ardahan, Iğdır, Erzurum, Van, Ağrı o bölge olduğu gibi şu anda tükenmiş, bitmiş.

Şimdi, bir de üstüne üstlük Kurban Bayramı nedeniyle büyük şehirlere getiriyor adam hayvanını, sağlık belgesi olmasına rağmen, “Efendim, siz Anadolu yakasından Avrupa yakasına geçiremezsiniz…” Ya, bunun sağlık raporu var, pasaportu var, kulak küpeleri var. Hayır efendim, Tarım Bakanlığı keyfî olarak bir uygulama yapmış, yasağa da aykırı. Ben geçen gün de anlattım, yürütmeyi durdurma kararı almamıza rağmen, Göle’den giden 21 tane hayvanı Büyükçekmece’de kestiler. Adam hayvan başı 4 bin lira zarar etti ve ağlaya ağlaya adamın gözünün önünde hayvanlarını kestiler. Yani böyle bir Tarım Bakanı olabilir mi, böyle bir kafa olabilir mi, böyle bir akıl olabilir mi, böyle bir izan olabilir mi, böyle bir insan olabilir mi?

Ben anlayamıyorum ki arkadaşlar, yani “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” sloganını her zaman Sayın Başbakan söylüyor, AKP’liler de söylüyor, biz de söylüyoruz Şeyh Edebali’nin sözünü ama insanı yaşatmıyorsunuz, yaşamasına imkân verilmiyor. Ya, yaşamasına imkân veriyorsanız lütfen bu insanların sesine niye kulak asmıyorsunuz?

Şimdi, burada ben şunu söyleyeyim: Bir inek 1 ton saman etmişse bu çiftçinin ölümüdür, bu aile işletmecisinin ölümüdür, bu toplumun ölümüdür. Yani Türkiye’nin nüfusunun üçte 1’ini, yüzde 30’unu kapsayan bir çiftçi kesimini mahvetmek, onu bitirmek hangi akla, hangi izana sığıyor?

Bu anlamda, ben, bu kanun teklifinin kabul edilerek çiftçilerin zararının devlet tarafından karşılanmasını talep ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.(CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Bir milletvekili adına Nurettin Demir, Muğla Milletvekili.

NURETTİN DEMİR (Muğla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben Ensar Öğüt’ün vermiş olduğu yasa teklifinin lehinde söz aldım. Sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Efendim, özellikle, son zamanlarda Urfa bölgesinde yaptığım incelemelerde hayvancılığımızın oldukça zor durumda olduğunu gördüm. Özellikle, bu, son verilen yasada da yapılan düzenlemede de gördük ki Türkiye’deki yaklaşık 81 vilayetin 60’ında bu kırsal kesimi destekleme kredilerinin ötelendiğini görüyoruz. Ama özellikle Suriye’deki yaşanan sınır olayları ve kuraklık yem fiyatlarının iki kat olması nedeniyle Urfa’nın hayvancılıkta oldukça zor günler yaşadığını belirtmek istiyorum. Bunun, tekrar göz önüne alınarak düzeltilmesi ve bu kredilerin ötelenmesi konusunda desteklenmesi düşüncesindeyim. Özellikle, küresel ısınmayla artan doğal afetler ülkemizde, coğrafi konumu gereği, ne yazık ki sık yaşadığımız olaylardır.

Ocak ayında, biliyorsunuz, Muğla’da yaşanan sel felaketi sonrasında özellikle, Köyceğiz’de 500 dolayında üretici çok zor günler yaşamış ve afet sonucunda buradaki çiftçilerin, köylülerin, üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi için yapılan destekleme tespitinin afetle ortaya çıkan mağduriyetin hâlâ giderilmediğini görüyoruz. Köyceğiz Belediyesinin sadece, kendinin harcamış olduğu ve mağduriyetinin giderilmesi konusunda tespit edilen rakam 1,5 milyara yakındır ama bugüne kadar maalesef, Suriye’den gelen mültecilere her konuda yardımcı olan Hükûmetimiz, kendi insanına bu konuda yardımcı olmamıştır. Özellikle, çiftçilerimiz ve hayvan üreticilerinin, besicilerin son bir senedir yaşamış olduğu sıkıntıları, maalesef, Hükûmetin görmediğini burada belirtmek istiyorum, altını çizmek istiyorum. Bugün Fethiye hâlinde, sabahleyin, salatalığın kilosu 10 kuruştu, yani salatalık bile hıyar olmaktan maalesef utanç duymaktadır.  Dolayısıyla, ülkenin bu kadar, ekonomik sıkıntı içerisinde yaşayan köylülerimize, çiftçilerimize ve üreticilerimize Hükûmetin el vermemesi, onlara desteklerini vermemesi dikkat çekicidir.

Özellikle, Urfa’da, 2011 yılında hububat destekleme fiyatlarının ödenmemiş olması ve hâlâ onların borçlarını öteleyememeleri gerçekten dikkat çekicidir.

Zeytincilik, maalesef, çok kötü durumda, Milas, Muğla başta olmak üzere -buradan beş altı yıl önce 7 lira olan zeytin, 3 liranın hemen altında ya da üstünde gitmekte- çiftçimiz çok zor durumdadır. Bunların sorunlarının mutlaka giderilmesi gerekiyor.

Geçen sene 12,5 lira olan canlı hayvan fiyatları, maalesef, samanın ve yemin 2 kat artması nedeniyle 7-8 liraya düşmüş ve hayvancılık çok kötü durumdadır.

Süt üreticileri, aynı şekilde, çok zor durumdadırlar.

Ben, özellikle çiftçimizin ve köylümüzün, üreticimizin zor durumda olması konusunun bir daha gözden geçirilmesi ve Hükûmetin, özellikle üreticimizin yanında, onları destekleyici yeni politikalar üretmesinin gereğini öneriyorum. Aksi takdirde, köyden kente göçün, istihdam sorununun daha da büyüyeceği, yoksulluğun artacağı ve kırsal kalkınma hedeflerinin gerçekleşmesinin ülkemiz ekonomisini olumsuz etkileyeceği aşikârdır.

Ben bu yasanın desteklenmesini tekrar isterken saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum:Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Gündemin “Seçim” kısmına geçiyoruz.

X.- SEÇİMLER

A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim

1.- İçişleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN - İçişleri Komisyonunda boş bulunan ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler aday gösterilmiştir.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2.- Plan ve Bütçe Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN - Plan ve Bütçe Komisyonunda boşalan ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için Ankara Milletvekili İzzet Çetin aday gösterilmiştir.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3.- Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN - Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda boşalan ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel aday gösterilmiştir.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Alınan karar gereğince, sözlü soru önergeleri ile diğer denetim konularını görüşmüyor ve gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sırada yer alan Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

XI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

2’nci sırada yer alan Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2.- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporları (1/484) (S. Sayısı: 287)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

3’üncü sırada yer alan, Toplu İş İlişkileri Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

3.- Toplu İş İlişkileri Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporları (1/567) (S. Sayısı: 197)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

4’üncü sıraya alınan, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli ile 309 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun birinci görüşmesine başlayacağız.

4.- Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli ile 309 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/873) (S. Sayısı: 328) (x)

BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Komisyon raporu 328 sıra sayısıyla bastırılıp, dağıtılmıştır.

Teklifin tümü üzerinde Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına söz isteyen Altan Tan, Diyarbakır Milletvekili.

Buyurun. (BDP sıralarından alkışlar)

BDP GRUBU ADINA ALTAN TAN (Diyarbakır) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; her zaman olduğu gibi bir oldubittiyle karşı karşıyayız. Adalet ve Kalkınma Partisi, Meclis açılır açılmaz yerel seçimlerin yaklaşık beş ay öne alınmasıyla ilgili bir anayasa değişiklik teklifini Meclise getirdi.

Öncelikle şunu söyleyelim: Seçimlerin önümüzdeki yıl, yani 2013 senesi 27 Ekim’inde değil, isterseniz bu Pazar günü de yapılmasına hazırız.

Yine arkadaşlarımızın verecekleri, hazırladıkları bir değişiklik önergesiyle de bu seçimlerin Ekim ayında değil, Mayıs ayında yapılmasını istediğimizi yine huzurlarınıza getireceğiz, getiriyoruz; biraz sonra görüşülecek, konuşulacak.

Sevgili arkadaşlar, birinci itirazımız şuna: Parlamentoda yapılan bütün işler bir oldubittiyle yapılıyor ve bu Parlamentonun esas görevi, esas işlevi oturup Türkiye’nin bütün meselelerini iktidarıyla muhalefetiyle müzakere etmek olmasına rağmen, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi, diğer muhalefet partilerini yok farz ederek, canı istediği zaman da biriyle veya birkaçıyla görüşerek paldır küldür bu yasaları getiriyor. Bu seçimlerin öne alınmasına, ilgili Anayasa değişikliği hazırlanırken de partimize hiçbir şekilde bir görüş sorulmadı, bir fikir alınmadı ve yine aynı şekilde bu Adalet ve Kalkınma Partisiyle bir muhalefet partisinin iş birliği şeklinde Meclise geldi. Bu demokratik teamüllere, Türkiye’nin barışına ve bu Meclisin işlevine aykırı bir davranıştır. Önce bunun altını çiziyoruz.

İkincisi, öne sürülen şartlar: “Efendim, mart ayından çıkıldığı vakit, martın sonuna doğru yapılacak bir seçim, kış sonrası bir seçim, şartlar müsait değil, onun için biz bunu sonbahara alıyoruz.” gibi görünüşte gayet masum bir gerekçelendirme var, buna da kesinlikle inanmıyoruz. Biraz evvel de söylediğim gibi eğer kış şartlarını bahane ediyorsanız, sonbaharın 27 Ekimi de öyle çok rahat bir zaman değil, yağmurun çamurun başladığı bir dönem. Gelin bunu mayıs ayında yapalım. Esas sebebin de bu olmadığı kanaatindeyiz çünkü Cumhurbaşkanı olma sevdasına düşmüş bulunan Sayın Başbakan, ne pahasına olursa olsun Türkiye’nin bütün siyasi sorunlarını, seçimleri, Suriye’yle ilgili Tezkere’yi, hatta başkanlık sistemini ve daha aklınıza ne kadar şey geliyorsa, kendi önüne koyduğu siyasi hedef doğrultusunda planlıyor, zamanlamasını buna yapıyor. Diyebilirsiniz ki ne var bunda, yani gönlü böyle istiyorsa yapsın. Sevgili arkadaşlar, burası kimsenin kendi şahsi ikbalinin, kendi arzu ve isteklerinin yerine getirilme mekânı ve platformu değil. 75 milyonun menfaati, çıkarı, geleceği neyi gerektiriyorsa zamanlamanın da, planlamaların da, kanunların da, yönetmeliklerin de ona göre düzenlenme mecburiyeti var. Arka arkaya seçimler olacak; yerel seçimler var, Cumhurbaşkanlığı seçimi var, ondan sonra milletvekilliği seçimi var, belki bu arada bir yeni anayasa referandumu var. İşte bunların hepsiyle ilgili “Aman, bunlar bana bir zarar vermesin, benim siyasi ikbalim tehlikeye düşmesin, bunun zamanlamasını öyle yapayım, bu merdivenleri öyle çıkayım ki sağ salim hedefime varayım.” diye bir zamanlama ve planlamayla karşı karşıyayız.

                                    

(x) 328 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Bir diğer en önemli endişe de mart ayıyla ilgili olan endişedir. Mart ayı biliyorsunuz “nevroz” kutlamalarının yapıldığı bir aydır -21 Mart- ve bu dönemde bütün bir Kürt coğrafyası ayaktadır, coşku içerisindedir, bunun da hemen “nevroz” sonrası 26 veya 27 Martta yapılacak bir seçimin BDP’ye yarar sağlayacağı endişesi vardır. Buradan da çok açık bir ifadeyle meydan okuyoruz; bizim için bundan sonra her gün “nevroz”dur. (BDP sıralarından alkışlar) Yani seçimi hangi güne alırsanız alın, ne zaman yaparsanız yapın, isterseniz her sandığın başına bir tank koyun ki son milletvekili seçimlerinde polisler sandık başlarına kadar geldiler -yani bırakınız o yasal mesafeyi- yine de netice değişmedi, bu yerel seçimlerde de sonuçlar değişmeyecek.  Bugün korktuğunuz ve endişe duyduğunuz ne ise başınıza gelecek; korkunun ecele faydası yok, bunu da burada söyleyelim.

Seçimlerin sağlıklı yapılması, seçim propagandalarının kışa gelmemesi gibi masumane bir gerekçeyle yine öyle bir tablo ortaya konuluyor ki sanki iktidar partisi sabah akşam “Aman, bu seçimler nasıl demokratik olur, nasıl rahat olur, nasıl güzel olur?” diye düşünüyor fikrine kapılabiliriz bir an için fakat işin gerçeğine baktığımız vakit, sevgili arkadaşlar, bunun kesinlikle böyle olmadığını görüyoruz. Son yirmi beş sene, hatta yirmi dokuz senedir, 1983’ün sonu, 1984’ün başından bu yana yerel seçimlerle ilgili çarpık kanunlar bugüne kadar düzeltilemedi. Ben burada iddia ediyorum, sayın milletvekillerine tek tek soralım -çok az bir kısmını tenzih ederim- büyük bir çoğunluğu bu Yerel Seçimler Kanunu’nda belediye meclis üyeleri ve il genel meclis üyelerinin nasıl hesaplandığını bilmiyorlar. Yüzde 10 oy her partiden siliniyor. Bakınız baraj yok, baraj değil. Aldığınız oylardan yüzde 10 siliniyor, yok farz ediliyor ve ondan sonra yeni bir hesaplama yapılıyor yani yüzde 20 oy alan bir partinin yanında yüzde 11 bir parti oy almışsa, normalde yüzde 20 oy alanın yüzde 11 oy alanın 2 misli kadar il genel meclisi veya belediye meclisi üyesi çıkarması lazım ama şu an yürürlükte olan kanuna göre yüzde 11’den 10 çıktığı vakit 1 kalıyor, yüzde 21’den 10 çıktığı zaman 10 kalıyor -1’e 10- 10 misli bir fark çıkıyor ortaya. İşte hesap bu. Bilen var mıydı, bilmiyorum. Tekrar tekrar söylüyorum, bilen çok az arkadaşımı tenzih ediyorum.

Peki, bu çarpıklıkları düzeltmeden, doğru düzgün bir seçim kanunu yapmadan, doğru düzgün bir siyasi partiler kanunu getirmeden neyin seçimini yapıyoruz? Tekrar, bundan önceki seçimler gibi “bul karayı, al parayı” misali bir kaptıkaçtılıkla yine temsildeki adaletsizliği devam ettireceğiz demektir bu neticeye göre.

Siyasi partilerin hazineden aldıkları yardımla ilgili hiçbir netice yok. Bakın, arkadaşlar -bu arkadaşlarımızın büyük bir kısmıyla Mecliste namaz kılıyoruz- şu an aldığınız paralar haram. Hazineden hazine yardımı alıyorsunuz. Diyelim ki 300 milletvekiliniz var, 327 milletvekiliniz var, bizim de 35 milletvekilimiz var, sizin onda 1’iniz kadar almamız lazım. 80 trilyon para alıyorsunuz ama bize bir kuruş yok. Bu çarpıklıklar düzeltilmeden, bunlar hakkında doğru düzgün bir düzenleme olmadan o zaman bu, “Efendim, biz seçimlerin doğru düzgün yapılmasını istiyoruz.”, “Propaganda şartlarını düzenlemek istiyoruz.”, “Kışa gelmesini istemiyoruz.” gibi iyi niyetli gözüken bütün ifadelerin arkasında o meşhur “Kırmızı Başlıklı Kurt” hikâyesindeki gibi kendini sevimli gösteren bir kurt tablosu ortaya çıkıyor.

Sevgili arkadaşlar, yine bir diğer konu: Bakın, elimde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı vasıtasıyla verdiğim bir soru önergesi var, Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’e. Sayın bakanlarımız da burada, dikkatlice dinlemelerini talep ediyorum, rica ediyorum, istirham ediyorum. Sorduğum soru bu. Bu yerel yönetimlerle ilgili, belediyelerin ve belediyelere bağlı iştiraklerin yani ASKİ, İSKİ, DİSKİ gibi vesaire, EGO gibi kuruluşların hazine kefaletiyle yurt dışından aldıkları kredi miktarı var.

Sorduğum soru gayet basit. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinin 31/12/2011 tarihi itibarıyla kullandıkları hazine kefaletli dış kredi miktarı ne kadardır? Aynı şekilde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin kullandığı hazine kefaletli dış kredi miktarı ne kadardır? Basit bir soru. Cevap: Sayın Maliye Bakanımız sağ olsun, 13/04/2012’de cevap vermiş, kalem kalem, madde madde bunları sentine kadar yazmış.

Ankara Büyükşehir Belediyesinin bizzat aldığı 536 trilyon 472 bin 292,89 Amerikan doları, ASKİ’nin aldığı 213 trilyon -yani eski parayla- 223 bin 0,73,33 Amerikan doları ve yine, aynı şekilde, EGO’nun kullandığı 697 trilyon 444 milyon 740 bin 29 Amerikan doları. Toplam, ceman 1 katrilyon 447 trilyon –ve küsuratı var bunların toplamının- Türk lirası. Yani 1,5 katrilyon, 1,5 katrilyon…

NİHAT ZEYBEKCİ (Denizli) – Demin “Amerikan doları.” diyordun.

ALTAN TAN (Devamla) – Gayet iyi dinleyin. Bakın, siyasi bir şey söylemiyorum, rakam veriyorum. 1,5 katrilyon, yuvarlak hesap. Ne demek bu? 1.500 trilyon. Peki, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ne kadar almış? 1.500 trilyona karşı yarım trilyon bile değil, yarım trilyon, 332 bin 716,78 Amerikan doları. İşte, buyurun. 4 bin misli kredi kullanmış, 4 bin misli. İşte, yerel seçim yapıyoruz, yerel seçimlere gidiyoruz. Ankara 4 bin kullanıyor, Diyarbakır’a 1 veriyorsun. Hazine yardımı yok. Yüzde 10’unu siliyorsun. Böyle bir seçim kanunuyla giriyorsun. “Dostlar alışverişte görsün.” diye seçim yapıyorsun. Ondan sonra da diyorsun ki: “Diktatörlüklerde seçimler böyle oldu, filan yerde yüzde 99 çıktı, filan yerde yüzde 98 çıktı.” İşte, burada da kibari bir ne var? Bunu söylemiyorum, parantezin içini boş bırakıyorum, size bırakıyorum. Rakamlar, belgeler Sayın Maliye Bakanımızın verdiği rakamlar.

Bütün bunları üst üste koyduğumuz vakit… Peki, ne söylüyoruz, ne istiyoruz? Şunu söylüyoruz:

1) Sevgili arkadaşlar, seçimleri istediğiniz en erken zamanda yapalım, itiraz yok.

2) Gelin, doğru düzgün bir siyasi partiler ve seçim kanunu yapalım.

3) Gelin, bu hazine yardımını düzenleyelim.

4) Bu yerel yönetimlerin birisine 1.500 trilyon, öbürüne yarım trilyonun da altında, çeyrek trilyon verecek bir haksızlık ortaya koymayalım. Bu Meclis bunların tamamını düzenlesin.

Yine, tekrar tekrar söylüyorum, canınız istediği vakit… Bunlar bir gecelik işler, bir gecelik.

Şimdi, yine, bu canınızın istediğine örnek: Yeni büyükşehirler kurulmasıyla ilgili bir kanun teklifi geldi Meclise. Yıllardır biz de bekliyoruz, fikir doğru, gidişat olumlu yani bu konuda bir itiraz yok -bölgesel yönetimlerin güçlendirilmesi- ama her zamanki gibi yine paldır küldür. Ben dün gece, üşenmedim -dün Meclise verilmiş, aldım- şu kadar bir kanun teklifi, okudum, inceledim. Benim uzmanlık alanım. Yetkiler ve sorumluluklar bile doğru düzgün tarif edilmemiş, bütçeden hangi kaynakları alacak doğru düzgün tarif edilmemiş. Yani öyle yükler konulmuş ki üzerine, bütün köy yollarından… Ki doğru bir düzenleme, bakın, tekrar söylüyorum yani amaç olarak gidişat doğru ama paldır küldür. İlçeler ayrılmış, yeni belediyeler kurulmuş, bir kısmı kaldırılmış.

E, peki, sevgili arkadaşlar, hani halk arasında bir şey söylerler, ya bu eroin midir, esrar mıdır, silah mıdır saklıyorsun. Yani sonuçta bu ülkenin gelişmesi için bir kanun teklifi hazırlıyorsunuz, bunu beş, altı, yedi aydır bu kadar gizli kapaklı, kapılar arkasında yapmanın bir anlamı var mı? Getirin sorun, danışın, kamuoyuna açın, tartışılsın; daha güzeli, en doğrusu ne ise onu beraber yapalım. Sizin getirdiğiniz o doğru şeye biz “Hayır.” dersek, çıkın deyin ki: “Bakın kardeşim, biz bu kadar güzel şeyler yapıyoruz, bu adamlar da her şeye karşı çıkıyorlar.”

Yine, aynı şekilde, bu yapılan düzenlemelerde, mesela 2003 senesinde Sayın Ömer Dinçer’in hazırladığı ve o dönem Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Meclisten geçmesine rağmen veto ettiği bir kanun var; hazırlanmış, Meclisten geçmiş. Bugün bu düzenleme o 2003’tekinin gerisinde. Yani bende o da var. Mesela 2003’teki düzenlemeye göre, sağlık hizmetlerinin, gençlik spor hizmetlerinin, yereldeki hizmetlerin önemli bir kesimi de yine o yerel yönetimlere veya yerel idarelere devredilmekte ama bugünkünde bu da yok. Yani yeni bir düzenleme yapıyorsunuz, 2003’ün gerisinde kalıyor. Valinin yetkisinde ne kalıyor? Emniyet müdürlerinin yetkisinde ne kalıyor? Seçilmiş bir büyükşehir belediye başkanı var iken ve bütün il sınırlarından oy almışken, tek bir meclis varken -ki tekrar söylüyorum, başta da söyledim, bunlar doğru- peki, valinin yetkisi ve formasyonu ne? Bunların hepsi birbirine karışmış durumdadır.

Sevgili arkadaşlar, eğer burayı bir noter gibi kullanırsak, işte, tenkit ettiğimiz, karşı çıktığımız Suriye’nin, Suudi Arabistan’ın, Katar’ın, İran’ın durumuna düşeriz. Yani “Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.” veya “Kabul edilmemiştir.” Memleketin bütün bir idaresini şekillendirecek bu düzenlemeleri bile yangından mal kaçırır gibi, detaya, özele, kılcal damarlara inmeden götürürsek, altı ay sonra bir daha kanunu değiştireceğiz, bir daha tartışacağız, tekrar tekrar.

Bunların olmaması için biz şunu söylüyoruz: Gelin, bütün bu meseleleri yani biraz evvel konuşmamın ilk bölümünde altını çizdiğim Seçim Kanunu’yla ilgili, hazine yardımıyla ilgili, propaganda yasakları ve şekilleriyle ilgili, yüzde 10 oyların silinmesiyle ilgili, yetki ve sorumluluklarla ilgili ne varsa bunları doğru düzgün konuşalım ve tartışalım. Bir komisyondan bunu aynı gece geçirdiğiniz vakit neyi tartışacağız biz ve nereye varacağız? 2003’ün gerisinde, kendi yaptığınız işin gerisinde bir şey getirirseniz siz nereye varacaksınız? Biz -tekrar söylüyorum sevgili arkadaşlar- eğer bunları bu şekilde doğru düzgün konuşamazsak bu kaos ve çelişkiler yumağı devam edecek.

Yerel yönetimlerde şu an Türkiye nüfusunun yüzde 75’i bu yeni kapsama giriyor yani 29 büyükşehir belediyesinin toplam nüfusu -yeni ilan edilenler tabii dâhil, hepsi- 56 milyon küsur. Bir ülkenin yani 75 milyonluk bir ülkenin 56 milyonunu yeni bir şekille idare etmeyi önünüze koyacaksınız, nüfusun yüzde 75’ine yeni bir perspektif sunacaksınız ama bu işi, böyle bildiğiniz gibi, baştan savma, dibini, başını, sonunu düşünmeden götüreceksiniz. Nereye varacaksınız? Kafa duvara çarpacak, bir daha geri döneceksiniz.

Sonuç olarak, şunu söylüyoruz: Gelin, seçimlerin öne alınmasıyla ilgili de, seçim kanunlarıyla ilgili de, bu son yerel yönetimlerle ilgili de doğru düzgün bir çalışma yapalım. Bu çalışmaya, biz Barış ve Demokrasi Partisi olarak her türlü katkıyı sunalım, sunmaya hazırız. Bu ortaya koyduğumuz model Orta Doğu’ya da bir model olsun, yeni Orta Doğu federasyonuna, eyaletler birliğine bir ön hazırlık olsun ve yüzümüzün akıyla bunları, bu Meclisten geçirelim.

Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum. Tekrar ediyorum: İstiyorsanız bu pazar seçime hazırız, buyurun, hodri meydan!

Selamlar, sevgiler, saygılar.

BAŞKAN – Teklifin tümü üzerinde söz isteyen Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Bülent Tezcan, Aydın Milletvekili.

CHP GRUBU ADINA BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa değişikliği üzerinde konuşuyoruz, 328 sıra sayılı Kanun Teklifi hakkında görüşme yapıyoruz.

Biliyorsunuz, yerel seçimlerin normal süresi 2014 yılının Mart ayıydı. 2014 yılının Mart ayında yapılması gereken yerel seçimlerin bu kanun teklifiyle 2013 yılına alınması isteniyor, Anayasa değişiklik teklifiyle.

Öncelikle, peşin olarak şunu söyleyeyim: Komisyon görüşmelerinde de Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu değişiklik teklifine muhalefet etmedik, muhalefet şerhi yazmadık, bu değişiklik teklifine karşı çıkmıyoruz, hodri meydan! İsterseniz 2013 yılının Ekiminde değil, daha erken yapmak istiyorsanız daha erken yapalım. Hatta sadece yerel seçimleri değil, bunun yanına başka seçimler almak istiyorsanız, hangi seçim…

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Milletvekilini de…

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Evet, milletvekili seçimleri de dâhil, hangisini almak istiyorsanız onları da öne alalım, birlikte yapalım çünkü Türkiye AKP İktidarının on yıldan bu yana milletin üzerine yıktığı yükten ancak seçimle çıkacak, onun için de ana muhalefet partisi olarak seçimin her türlüsüne her zaman varız. Yalnız bir şeyi de Sayın Genel Kurulla paylaşma ihtiyacı duyuyorum: Kanun teklifinin gerekçe bölümünde katılmadığımız bir şeyler var. Değerli arkadaşlar, bu kanun teklifinin gerekçesinde seçmenin özgürce siyasi partileri tanıyabilmesi, özgür propaganda yapılabilmesi, propaganda yapmanın önünde kış ayından kaynaklanan, tabiat koşullarından kaynaklanan zorlukların ortadan kaldırılması için seçimlerin erkene alındığı yazılmış, bu doğru değil. Bunun doğru olmadığını cümle âlem biliyor.

Sevgili milletvekilleri, bakın, seçimleri AKP İktidarının erkene almak istemesinin bir tane sebebi var, tek bir sebebi var, kötü giden ekonomi; bunu siz de gördünüz.

Bakın, bugün, daha bir hafta önce yapılan zamlarda, listesini çıkardık, vatandaşın mutfakta enflasyon oranı yüzde 30, istatistiklerde enflasyon oranı yüzde 9 ama vatandaşın yediği ekmekte, kullandığı elektrikte, doğal gazda ortalama enflasyon yüzde 30. Bunun içerisinde -önümüz kış- son yapılan zamlarda mazota, akaryakıta getirilen zam yüzde 20, elektrik yüzde 20, doğal gaz yüzde 49, yüzde 50’ye vurmuş doğal gaz zammı var. Kış kapıya dayanmış, bacaya dayanmış, vatandaşın ısınmak için tam da doğal gaza en fazla ihtiyacı olduğu dönemde yüzde 50, en temel tüketim mallarında.

Şimdi, Aydın’dan geldim, Aydın’da tek tek köylerimizi dolaştım. Çiftçinin durumu ortada, incir üreticisi diyor ki: “3.5 liraya inciri mal ediyorum, 2.5 liraya şu anda satamıyorum; 2 lira, 2.5 lira.” Pamuk üreticisi maliyetini hesaplamış, 1 lira 92 kuruş, primle beraber satış fiyatı 1 lira 75 kuruş. Aydın’dan çıkalım, gidelim Karadeniz’e: 2004 yılındaki fındık fiyatının yarısına düşmüş şimdiki fındık fiyatı, yarısına düşmüş.

Değerli arkadaşlar, bakın, pamuktan kaçmış mısır ekmiş, mısır para etmiyor; mısırdan kaçmış, başka bir şey; buğday ekmeye kalkmış buğday para etmiyor; bu hâle gelmiş. Hayvancılık yapanlarda kamyon dolusu yem vardı, vatandaş diyor ki: “Bu yem geçen sene 43 liraydı torbası, bu sene 50 lira. Sütün litresinin maliyeti 120 kuruş, sütün litresinin fiyatı 80 kuruş, ben nasıl para kazanacağım?” Hayvancılık bitmiş, “Faizsiz kredi veriyoruz.” diye 7.500 liraya hayvan almışlar, dananın tanesini 7.500 liraya almışlar, şimdi sıfır faizli krediyle aldıkları 7.500 liralık hayvanın fiyatı, 2 bin-2.500 liraya düşmüş, üçte 1 fiyatına. Yüzde 300, bunun reel anlamda faizinin adı yüzde 300, bu hâle gelmiş.

Değerli arkadaşlar, bugün, ilginçtir, günlük bin tane dana, 3 bin tane koyun ithal eden bir ülke hâline geldik. Her gün, Türkiye’de bin tane dana, 3 bin tane koyun ithal ediyoruz. Ne yapacak bu çiftçi, ne yapacak bu köylü? Vatandaş ne yapacak? Alışveriş merkezleri sokak aralarına kadar girmiş, bakkalın hâli perişan, esnaf perişan olmuş. İşçiler sokaklarda yürüyor. Sendikasızlaştırma, işçilerin örgütlenmesini ve örgütlü bir işçi sınıfı gücünü ortadan kaldırmaya dönük bütün uygulamaları hayata geçirmişsiniz on yıllık devri iktidarınızda. İşçiler sokakta. Böyle bir süreci yaşıyoruz, bugün, kışa girerken.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'de, 2012 yılında, on yıllık devri iktidarınızda yaptığınız şey: 7,5 milyon aç insan var, 7,5 milyon aç. 46 milyon insanımız yoksulluk sınırının altında, 75 milyon nüfusun 46 milyonu yoksul. Türkiye'yi yoksullar ülkesi hâline getirmiş bir AKP İktidarı var.

E tabii, şimdi, önümüzde bir kış var, 2012 yılının kışı geçecek, 2013 yılının kışı geçecek, 2014 yılının Mart ayı geldiğinde, bu tablo -siz de çok iyi biliyorsunuz ki- daha kötü olacak, daha iyi olması mümkün değil; ekonomik göstergeler bunu ortaya koyuyor. İşte, bu daha kötü olmasından korktuğunuz için, kışı çıkaracak nefesiniz kalmadığı için kışı görmeden sandığı görmenin peşindesiniz. Bu erken seçimin getirilmesinin temel sebebi bu AKP İktidarı açısından. Ama şu konuda hiç tereddüdümüz yok: Neyi getirirseniz getirin -başında da söyledim- evet, biz erken seçime varız çünkü millet, sizden, ancak önüne sandık geldiğinde kurtulabilecek. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, gerekçede özgürce propaganda yapabilmekten bahsediliyor yani kış aylarında özgür propaganda yapma imkânı yokmuş, onun için seçimleri ekim ayına aldığımızda, hava şartları özgür propaganda yapma imkânı verecekmiş! Şimdi, bunu başka bir iktidar söylese, belki oturur düşünürüz. On yıllık AKP İktidarı döneminde, ortada, özgürlük adına ne kaldı? Buradan bütün millete soruyorum: Sokakta, parasız eğitim isteyen öğrenciyi terörist yaptınız, iki sene hapislerde süründürdünüz. Aydın, iktidara itiraz eden, hoşunuza gitmeyen gazeteciyi -gazete patronlarına talimat verdiniz- tehdit ettiniz, aç bıraktınız, yoksulluğa mahkûm ettiniz. Aydınları, demokratları, hoşunuza gitmeyen şeyleri söyleyenleri, bilim insanlarını hapishanelere tıktınız. İlk defa, milletvekilleri tutuklu olan ve bir buçuk yıldan bu yana eksik temsil hâlinde çalışan bir Türkiye Büyük Millet Meclisi ayıbını Parlamento tarihimize getirttiniz, oturttunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, Silivri hukuku yarattınız, Silivri hukuku. Silivri hukukunun ne olduğunu, -ileride okuyacak hukuk fakültesi öğrencileri geçmişe dönüp bakacak- savunma hakkı olmadan yargılamanın ne olduğunu, iktidar talimatıyla hüküm veren hâkimlerin nasıl yargılama yaptıklarını… Hani o istiklal mahkemelerinden şikâyet ediyorsunuz ya istiklal mahkemelerindeki hukuku dahi aratan bir Silivri hukuku, Silivri mahkemeleri, tayyiban mahkemeleri yarattınız Türkiye’de.

Değerli arkadaşlar, bu dönem içerisinde AKP bir şeyi çok iyi biliyor, toplumu Allah’la aldatma konusunda gerçekten ciddi bir yeteneğiniz var ama Silivri hukukunu, Silivri mahkemelerini hayata geçirerek buna yeni bir şey daha eklediniz. Buna, artık günümüzde Allah’la aldatma yeteneğinize hukukla zulmetme yeteneğiniz de eklendi. AKP İktidarı, Allah’la aldatan, hukukla zulmeden iktidarın adıdır. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, şimdi, böyle bir ortamda seçimleri erkene alarak diyorsunuz ki: “Biz, özgür ve demokratik seçimler yapacağız, bunun için erkene alıyoruz.” Buna inanmamız mümkün değil çünkü niyetinizin bu olmadığı bugüne kadar yarattığınız siyasal iklimle açıkça ortaya çıkıyor.

Değerli arkadaşlar, daha öteye gitmeye gerek yok, Sayın Başbakanın siyaset üslubuna dönüp baksak… Bunu görmek için başka bir delile, başka bir emareye ihtiyaç yok. Bakın, Sayın Başbakan bugün grup konuşmasında çıkmış, grup başkan vekilimize dönerek, Sayın Muharrem İnce’ye “ABD’ye de canın cehenneme diyebiliyor musun?” diye sormuş. Yani Sayın Başbakan için, ABD’ye kafa tutabilmek tabii ki zor bir şeydir, bunu anlıyorum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Onun için, bunu böyle sorması da sürpriz değil çünkü Sayın Başbakan için “Başbakanımızı deliğe süpürmeyin, faydalanın.” dediler. Onun için, onu anlaması mümkün değil. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, tabii bu ülkede, zaman zaman bu topraklar üzerinde yabancı hayranlığı yerleşmiştir. Mesela Birinci Dünya Savaşı yıllarında da bir Alman hayranlığı vardı ve o Birinci Dünya Savaşı yıllarında Enver Paşa’nın Alman hayranlığı bizi bir Birinci Dünya Savaşı macerasına soktu. O maceradan Türkiye’yi, isminin okul kitaplarında bulunmasına dahi tahammül edemediğiniz Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk çıkardı, kurtardı.

Şimdi yeni bir macera başladı Türkiye’de; o günün Alman hayranlığının yerini bugünün Amerikan hayranlığı aldı, başladı. Amerikan hayranlığı devam ettiği için, bugünün Hariciye Nazırı Sayın Davutoğlu da aynı şekilde o günün Enver Paşası gibi Amerikan hayranlığıyla dış politikayı yönettiği için Amerika’ya kafa tutmak sizin havsalanızda yer almaz, siz böyle bir şeyi anlayamazsınız. Siz, Amerikan kayığıyla engin denizlerde yol almayı bilirsiniz ama o kayık sizi de batırır ama inşallah, memleketi, milleti batırmaz. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, Sayın Başbakanın bu konuda hiç tereddüdü olmasın, biz, bu memlekete nasıl ki bundan doksan yıl önce gelip de bu toprakları parçalamak isteyenlere karşı “Canın cehenneme!” diyebilmiş isek nasıl ki bunu diyen Kemal kültüründen geliyorsak bizim bugün de aynı Kemal kültürümüz devam ediyor. (CHP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar) ABD’ye de “canın cehenneme!” deriz. Sadece ABD’ye değil -dikkat edin, sadece ABD’ye değil- ABD’yle birlikte dünyayı paylaşmak üzere onun çömezi olan bütün iş birlikçilerine, bütün emperyalist iş birlikçilerine buradan “canınız cehenneme!” diyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET METİNER (Adıyaman) – Bravo [!]

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, bir Suriye meselesidir gidiyor. Şimdi, Hatay’ın Kızılçat köyünde cami minarelerinde İbranice konuşmalar yayılmaya başladı; İbranice, İsraillilerin konuştuğu dil. Bölge, anlaşılan o ki MOSSAD ajanlarıyla dolmuş ve Hatay’ın Suriye sınırındaki camilerde artık MOSSAD ajanları İbranice plan, program, toplantı yapıyor herhâlde.

Sayın Başbakan yine AKP Kurultayı’nda daha önce yaptığı ve iftira olduğu ortaya çıkan bir iftirayı tekrar Cumhuriyet Halk Partisi için söyledi. Ne dedi? “1940’lı yıllarda Cumhuriyet Halk Partisi döneminde camiler ahır yapıldı.” dedi kurultayda, sizler de dinlediniz. (AK PARTİ sıralarından “Doğru” sesleri, gürültüler)

Şimdi buradan sesleniyorum: Cumhuriyet Halk Partisi döneminde bir tane cami dahi ahır yapılmamıştır ama AKP döneminde camiler MOSSAD ajanlarının kışlası ve karargâhı hâline getirilmiştir. (CHP sıralarından alkışlar) MOSSAD ajanlarının kışlası hâline getirdiniz camileri.

Değerli arkadaşlar, herhâlde bundan sonra Sayın Başbakanın o çok sevdiği şiir var ya “Camiler kubbemiz, minareler, işte mızrağımız…” (AK PARTİ sıralarından “Yanlış okuyorsun” sesleri) Yani okuyayım, okuyayım, ben bilmiyorum şiiri, Başbakan biliyor.

“Minareler süngü, kubbeler miğfer

Camiler kışlamız, müminler asker” diyor ya Sayın Başbakan, herhâlde bundan sonra Suriye sınırında MOSSAD ajanları okuyacak bu şiiri; Başbakanın şiirini MOSSAD ajanları okuyacak.

Değerli arkadaşlar, yine bugün konuşmasında masum Suriyelilere sahip çıktığını anlatıyor Başbakan. Yani Sayın Başbakanı grup konuşmasında dinlediniz, dedi ki: “Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda masum insanlara sahip çıkmıyor, siz bunu bilmezsiniz, anlamazsınız. Masum çoluk çocuk çıkmış, sınırdan gelmiş bunlara sahip çıkmayalım mı?” Tabii ki sahip çıkacaksın. Türkiye’de sadece Cumhuriyet Halk Partisi değil, herkes, her Türk vatandaşı kendisine sığınan, “Elaman” dileyen herkese, her mağdura sahip çıkar ama “Sahip çıkıyorum.” derken başka bir maceranın arkasına memleketi takıp, milleti kandırmayacaksın. Bakın, masum vatandaşlar nerede? Masum vatandaşlar kimler? Size iki tane fotoğraf gösteriyorum.

MUHAMMET BİLAL MACİT (İstanbul) – Vicdanını nerede kaybettin?

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – İki tane fotoğraf gösteriyorum. Bakın, bu fotoğrafta, burada bir vatandaşımız, sağında, solunda Türk askeri, gülümseyerek poz veriyor. Burada… Bakın, plaka 21 plaka, Türkiye burası, sınır. Aynı vatandaşımız bir başka fotoğrafta elinde avcı bıçağı, kalaşnikof tüfeğiyle, asker elbisesiyle, gerilla elbisesiyle, Özgür Suriye Ordusu elbisesiyle, adını ne koyarsanız koyun, hangisi hoşunuza gidiyorsa onu koyun.

MEHMET CEMAL ÖZTAYLAN (Balıkesir) – Hadi oradan be!

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Şimdi, masum insanlar bunlar mı? Bunlar için mi Türkiye’yi bir maceranın içine sokacaksınız?

Değerli arkadaşlar, çıkardığınız tezkerenin Türkiye’nin hayrına olmadığını siz de biliyorsunuz.

MUHAMMET BİLAL MACİT (İstanbul) – Kendi adına konuş istersen.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Onun için, Başbakan grup konuşmasında çıkıp “Onun arka planını biz geliriz, zamanı gelince biz biliriz, zamanı gelince arka planında ne olduğu çıkar.” diyor ama bakanlar ve milletvekilleri o tezkerenin arkasında dahi duramıyorsunuz.  “Yok canım, bunu Suriye için çıkardık.” diyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, Hatay da Kilis de bugün Apaydın kampına sokmadığınız, sakladığınız, sıkıntıların yaşandığı bölge hâle geldi. Hiç kimse Türkiye’nin onurlu bir devlet olarak ayakta durmasına itiraz etmiyor, hiç kimse angajman kurallarınızı uygulayarak Türkiye’ye saldıranlara karşı cevap vermenize itiraz etmiyor. Bu Meclis hiçbir zaman bu topraklara saldırı olduğunda, doğrudan doğruya saldırı olduğunda sınır ötesi harekât yetkisini kıskanmaz; vermedi mi, vermedik mi? Kandil’den her gün Türkiye’ye girip Kuzey Irak’tan, hem de Barzani’nin şemsiyesi altında bu topraklara gidip, her gün ortalama 10 askerimizi şehit eden Kandil’e tezkerenin gereğini yapabildiniz, girdiniz mi? Bu tezkere savaş tezkeresi değilmiş! Ne tezkeresi? Bu tezkere angajman kuralları için ihtiyaç duyduğunuz bir tezkere mi? Hayır, zaten bombalıyorsunuz. Bize saldırı geldiğinde haklı, uluslararası hukuktan kaynaklanan mukabele hakkımızı kullanıyoruz.

Değerli arkadaşlar, bugün bu yerel seçimleri, biraz önce söyledim, aynı şekilde erkene alma sebebiniz önümüzdeki süreçte yaşayacağınız sıkıntıdan kaçma telaşı ama bu telaş sizi kurtaramayacak çünkü artık yolun sonu göründü.

Başbakan bugün diyor ki: “Cumhuriyet Halk Partisinin tezkereyi değerlendirme biçimlerinin çarpıklığı zaman geçtikçe daha iyi anlaşılacak, zamanı gelip açıklandığında ana muhalefet partisi ne kadar maharetliymiş göreceksiniz.” Ben Sayın Başbakana çağrı yapıyorum, zamanını niye bekliyorsun? Burada bir ara arkadaşımız da çıktı “İşte bu gizliydi, konuşuluyor.” diyor. Niye bekliyorsunuz? Zaten anlattınız. Anayasa’nın 97’nci maddesi açık, İç Tüzük’ün 71’inci maddesi de açık, 326 tane milletvekiliniz var, biz de 133 milletvekiliyle burada oy vermeye hazırız, açıklayın görüşme tutanaklarını. Anayasa müsait, İç Tüzük müsait, beklemeyin, on yılı beklemek zorunda değilsiniz. Alalım bir Danışma Kurulu kararı, açıklayalım, millet de bilsin, kim, neyi söylemiş, milletten burada ne saklanmış, millet bunu bilsin.

Değerli arkadaşlar, son olarak şunu söyleyeceğim: Sayın Başbakan İstiklal Marşı’nı ezbere okumuş bugün ve bizim İstiklal Marşı’nı bilmediğimizi, anlamını bilmediğimizi söylemiş. Sayın Başbakanın okuduğunun dışında bir şeyi okumak istiyorum, o İstiklal Marşı’nda önemli bir bölüm var, önemli bir dize var, diyor ki:

“Garbın afakını sarmışsa da çelik zırhlı duvar.

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun! Nasıl böyle bir imanı boğar,

Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar?”

RECEP ÖZEL (Isparta) – Yanlış okudun!

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – İşte, sizin kuyruğuna takıldığınız…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – …“Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar”ın buyrukçusu olmayacağız. İstiklal Marşı’nın ne olduğunu, anlamını öğrenin, bir kere daha siz bakın.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Tezcan.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Elitaş.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Konuşmacı yirmi dakikalık sürenin on sekiz dakika, on dokuz dakikalık kısmını Grup Başkanımız hakkında, kendisiyle hiç alakası olmayan şekilde söylemlerde bulunduğu ve… Hakaret etmiştir.

BAŞKAN – Sayın Elitaş, yeni bir sataşmaya mahal vermeden üç dakika süre veriyorum. Sataşma nedeniyle İç Tüzük’ün 69’uncu maddesi…

Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

IX.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

2.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın AK PARTİ Grup Başkanına sataşması nedeniyle konuşması

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Önemli bir anayasa değişikliği yapıyoruz. Milliyetçi Hareket Partisiyle birlikte, yerel seçimlerin, mahallî idare seçimlerinin 27 Ekim 2013 tarihinde ve bundan sonraki süreçte de Ekim ayının son pazar gününe alınmasıyla ilgili değişikliği yapıyoruz, ki daha önceki yapılan seçimlerde kış aylarına gelmesi münasebetiyle olumsuz iklim şartlarında olduğunu ifade etmeye çalıştık, ama maalesef ana muhalefet partisi ve diğer muhalefet partisi sanki, seçimi biz onların ellerindeki imkânları alıyormuşuz gibi… Ana muhalefet partisi de farklı bir şekilde ortaya çıkararak, “Bizim kazanma ihtimalimiz olduğu tarihte bunları farklı bir noktaya getiriyorsunuz.” gibi söylemlerde bulunmaya çalıştılar birer cümleyle. Ama, biraz önce buradaki konuşmacı, Sayın Başbakanımızın grupta yaptığı konuşmaları sanki kendisine bir vazifeymiş gibi, Genel Başkanları yokmuş gibi, parti sözcüleri yokmuş gibi burada Sayın Genel Başkanımızı, Başbakanımızı eleştirmekle görevlendirilmiş veya kendini o şekilde görevli hissetmiş.

Bakın, değerli arkadaşlar, Sayın Genel Başkanımız, Sayın Başbakanımız bugün grup konuşmasında açık ve net ifade etti. Şimdi dinliyorum konuşmacıyı, Cumhuriyet Halk Partili konuşmacıyı, bir taraftan da Sosyalist Enternasyonalde Suriye’yle ilgili metni izliyorum, buradaki Sosyalist Enternasyonalde bulunan milletvekilleriyle şuradaki konuşan milletvekilinin hangi partiden olduğu arasında bir tereddüde düşüyorum.

ALİ SARIBAŞ (Çanakkale) – Vah, vah, vah!

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Hiç tereddüt etmeyin, tereddüt edecek hiçbir şey yok.

ALİ SARIBAŞ (Çanakkale) – Başka parlamentodasın galiba sen.

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Aynı şeyi söylüyoruz, aynı şeyi.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Açıkçası, Sosyalist Enternasyonalde iki gün sonra altına imza attığınız, Suriye rejiminin meşruiyetini kaybettiğini, sivil halka yaptığı zulmün kabul edilemez olduğuna imza atan Cumhuriyet Halk Partisi yetkilileri, bugün, Suriye rejiminin yaptığı zulmü savunur bir noktaya gelmiş. Bir taraftan Kandil’le ilgili meseleyi, “Niye oraya gitmiyorsunuz, bombaları yağdırmıyorsunuz?” diye ifade ederken öbür taraftan Sosyalist Enternasyonalde, bir İsrail ve Filistin sorununa benzeyen Kürt sorunu” gibi diye ifadenin altına utanmadan imza atıyorsunuz.

ALİ HAYDAR ÖNER (Isparta) – Sensin utanacak olan!

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) - Aşırı derecede bir çelişkinin içerisindesiniz.

ALİ HAYDAR ÖNER (Isparta) - Sözünü dikkatli kullan!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Ağzınızın payını verdi biraz önce!

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) - Şimdi, bir taraftan Kandil’deki teröristlerin üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri çıkarma yaparken, Kandil’deki teröristleri ininde boğmaya çalışırken, bir taraftan Kandil’in temsilcisi ayağa kalkıp zıplıyor, öbür taraftan 3 evlatla, 3 yavruyla, 3 çocukla 2 anneyi şehit eden Suriye güçlerinin Telabiyat tepesindeki yaptığı saldırıya, mücadele eden, müdahale eden Türk Silahlı Kuvvetlerine “Niye yapıyorsunuz?” diye ayağa fırlıyor.

ALİ SARIBAŞ (Çanakkale) – Türkiye’de olanlara bak sen, Türkiye’de.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Kandil’e yapılan saldırıya BDP, Kandil’in temsilcileri ayağa kalkıyor, fırlıyor ama Suriye’deki, insanlarımızı katledenlere karşı Cumhuriyet Halk Partisi ayağa kalkıyor, fırlıyor.

ALİ SARIBAŞ (Çanakkale) - Türkiye’dekileri söyle, Türkiye’dekileri! Suriye’deki savaşı bırak, Türkiye’de ölenleri söyle!

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, hangi meclis çatısı altında olduğumuzu…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ SARIBAŞ (Çanakkale) – Türkiye’yi söyle, Türkiye’yi!

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) - Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda da kararı almıştır.

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Kandil’le görüşüyorsunuz, Esad’la da görüşün.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Elitaş.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Cumhuriyet Halk Partisi de herhâlde…(AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, Sayın Konuşmacı sataşma üzerine söz aldı ancak konuşmasında, Cumhuriyet Halk Partisi…

BAŞKAN – Uyarmamıza rağmen sataştı.

Buyurun Sayın Hamzaçebi, üç dakika söz veriyorum.

3.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın Cumhuriyet Halk Partisine sataşması nedeniyle konuşması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri…(AK PARTİ ve CHP sıralarından karşılıklı laf atmalar)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, Hükûmet, Suriye politikası konusunda tezkere konusunda…(AK PARTİ ve CHP sıralarından karşılıklı laf atmalar)

BAŞKAN – Grup Başkan Vekiliniz konuşuyor Sayın Öner.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) – Arkadaşlar, müsaade eder misiniz.

Hükûmet, Suriye politikası konusunda tezkere ile yanlış yaptığını anlamış durumda, yanlış yaptığını anlamış durumda. Hem buraya çıkan Sayın Diplomat hem Sayın Grup Başkan Vekili, tezkereyi anlatmak yerine, dönüp “Siz Sosyalist Enternasyonelde şunu yaptınız.” demeye çalışıyorlar. Sosyalist Enternasyonelle ilgili olarak açıklamaları Genel Başkanımız, ilgili arkadaşlarımız yaptılar. O metnin Türkiye’yi ilgilendiren bölümlerine Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz muhalefet şerhlerimizi koyduk. Gayet açık, net.

Siz şimdi onu bırakın, tezkereye dönün. Halkın yüzde 80’i bu tezkereye karşı, onun için siz ortalığa çıkıp “Ya biz aslında savaşmayacağız, bu korkutmak için.” demeye başladınız. Ama siz şimdi samimi olun. Yani o tezkerenin kendisinde diyorsunuz ki: “Türkiye silahlı bir saldırının eşiğine gelmiştir.” Niye diyemiyorsunuz ki: “Suriye silahlı kuvvetleri Türkiye Cumhuriyeti’ne silahlı saldırıda bulunmuştur, sivil vatandaşlarımızı öldürmüştür. Suriye, Türkiye’ye silahlı saldırıda bulunmuştur.” Niye bunu deme cesaretini gösteremiyorsunuz, diyemiyorsunuz? Çünkü, bir adım atıyorsunuz ama Amerika’nın size “Dur” demesinden çekiniyorsunuz. Gidemeyeceksiniz oraya. Böyle bir kabadayılık yapmak istiyorsunuz ama onun da hakkını veremiyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, sizin Suriye politikanız iflas etmiştir, Suriye politikası açık ve net bir şekilde vatandaştan dönmüştür. O nedenle de “Bu, savaş tezkeresi değildir.” demeye başladınız ama Sayın Başbakan da bugün çıktı “Ne demek o?” dedi. “Bunun blöf olup olmadığını da görürsünüz.” diye bir cümlesi daha var bugün söylediği. Yani diyor ki: “Ben gerekirse savaşacağım, savaşacağım.” ama kendi içinde çelişkiler yaşayan bir Başbakan, bir Sayın Hükûmet ve onun Dışişleri Bakanı… Maalesef Türkiye’yi amatör bir anlayışla, çocukça heveslerle, Türkiye’yi cihan devleti yapmak gibi, çocukların rüyalarında gördüğü birtakım duygularla yönetmeye çalışan bir Dışişleri Bakanının izinden siz gidiyorsunuz. Onu sizin bir milletvekiliniz fark etti. Bugünkü konuşmasıyla o, onun yerine oynadı aslında “Ben Dışişleri Bakanı olmak istiyorum.” dedi ama bakalım, Sayın Başbakan onun mesajını alacak mı?

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

XI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli ile 309 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/873) (S. Sayısı: 328) (Devam)

BAŞKAN – Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Faruk Bal, Konya Milletvekili.

Buyurun Sayın Bal.

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Sayın Başkan, gruba sataşma var. Söz vermezseniz…

BAŞKAN – Sayın Tezcan, lütfen… Grup adına

Sayın Bal’a söz verdim. Sayın Bal konuşsun…

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Sayın Başkanım, “Utanmaz” ifadesini kullandı.

BAŞKAN – Sayın Tezcan, Grup Başkan Vekiliniz konuştu sataşmadan dolayı.

BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Şahsımla ilgili “Utanmaz” ifadesini kullandı.

BAŞKAN – Lütfen ama…

Sayın Bal, siz buyurun.

MHP GRUBU ADINA FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 18 defa değiştirilen 1982 Anayasası’nda bir değişiklik daha, bir geçici madde daha eklemek üzere teklif Türkiye Büyük Millet Meclisinin huzuruna gelmiştir ve Milliyetçi Hareket Partisi adına bu teklifle ilgili görüşlerimi size sunmak üzere huzurunuzdayız. Hepinizi partim ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, geçici madde eklenmesine ilişkin teklif, 2014 yılı Mart ayının son günü yapılması gereken mahallî idareler seçimlerini 2013 yılının Ekim ayının son pazar gününe almaktadır. Buna göre, yerel yönetimlerin seçimi beş ay dört gün erkene alınmaktadır. Beş ay dört gün neyi ifade etmektedir? Beş ay dört gün, ait olduğu iklim seviyesi itibarıyla sonbaharın sonunu ve kışını ifade etmektedir. Dolayısıyla, belediye başkanı adayı olarak, belediye meclisi üyesi adayı olarak, il genel meclisi adayı olarak, muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri adayları olarak 80 binin üzerinde aday beş ay dört gün boyunca kar, kış, çamur, yağmur gibi tabii olaylarla boğuşarak seçmene ulaşmaya çalışacak. Bu zorluğun önüne geçmek üzere Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Anayasa’ya bir geçici madde eklenmek suretiyle daha uygun bir mevsim olan ekim ayının son pazar gününde yerel seçimlerin yapılmasına ilişkin, Anayasa’ya bir geçici madde eklenmek suretiyle değişikliğe öncülük ettik.

Değerli arkadaşlarım, böylece adayların seçmene ulaşması önündeki tabii engellerin kaldırılması, seçmenlerin de adayın partisine, şahsiyetine, plan ve projesine ulaşabilme şeklindeki demokratik talebini ve hakkını yerine oturtmaya gayret gösteriyoruz. Bu kapsam içerisinde, demokrasinin küçük birimlerde doğrudan hayata geçtiği yerel yönetimlerin daha şeffaf, daha hesap verebilir, daha hizmet edebilir hâle gelebilmesine imkân sağlıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, işte bu kapsam içerisinde sadece Anayasa’ya geçici bir madde ilave edilmekte değil, Anayasanın diğer ilgili maddelerinde, seçim kanunlarında, yerel yönetimlerle ilgili seçim kanunlarında da daha demokratik adımların atılması ve yerel yönetimlerin demokratik bir şekilde halka hizmet edebilir hâle getirilmesine ilişkin görüşlerimizi biz, hayata geçirmek için çaba sarf ediyoruz. İşte, bu kapsam içerisinde üç önemli konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bunlardan bir tanesi: İktidar partisinin, özellikle Milliyetçi Hareket Partisinin belediyelerde uygulamış olduğu itibarsızlaştırma, etkisizleştirme, hizmetlerini verimsizleştirme ve yıpratma politikalarından örnekler vermek istiyorum. Adana’da büyükşehir belediyesi kurulmuş, Adanalılar Adana’ya Büyükşehir Belediye Başkanı seçmiştir, Aytaç Durak. Seçildikten sonra, başına, pişmiş tavuğun başına gelenlerden fazlası gelmiştir. Dolayısıyla, Adana seçmeniyle birlikte Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidar yetkisinde bulunan emniyet güçleri, istihbarat birimleri ve siyasallaştırdığı yargı Adanalıların seçmiş olduğu belediye başkanının Adanalılara hizmet etmesini engelleyici çalışmalar yapmıştır. Anayasanın 127’inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı bir şekilde, İçişleri Bakanı da yetmiş üç ayrı konuda, her biri üçer kişiden oluşan, birer başmüfettiş başkanlığında teftişlere başlamış, sonuç itibarıyla Adana Belediye Başkanının yapmış olduğu hizmetlerde hukuka aykırı hiçbir eylem ve işlemine tesadüf edilememiş ama Adana Belediye Başkanı hâlâ açıktadır.

Değerli arkadaşlarım, bunun bir diğer örneği ve hazin örneği Konya Ereğli Belediye Başkanının başına gelmiştir. Bir gece sabah namazı Belediye Başkanının evi, belediye binaları, Belediye Başkanının akrabalarının binaları, çalışanlarının evleri barkları basılmış ve bütün ev eşyaları ve belediye evrakları alınıp götürülmüş, dört ay sonra tekrar bir baskına gelinmiş. Sayın Başkanımızın ailesinin içerisinde on yedi yaşındaki kızına ahlaksız ve şerefsiz imalarda bulunulmak suretiyle insanlık dışı bir muameleye tabi tutulmuş ve dört gün gözaltına alınmıştır. Arkasından belediye çalışanlarından bir tanesi, bu tacizkâr, bu ahlaksız, bu şerefsiz muameleye tahammül edememiş -duyun bunu benden- cezaevinde intihar etmiştir. Bunun bir vebali olması lazım, bu vebal bu dünyada olmazsa öbür dünyada sizin boynunuzda olacaktır.

Bir başka örnek, bir belediyemiz -şimdi bunun ismini vermiyorum, ilgili sayın bakana Anayasa Komisyonunda ifade ettim- dinlemeler yapılıyor hakkında. Bu dinlemelerde, devletin önemli makamında olan birisinin soyadıyla eş değerde, muameleye başlamadan, gözaltına almadan, işlemlere başlamadan o makamdan telefon ediliyor “Sizin sayın filanca kişiyle akrabalık ilişkiniz var mı?” Soyadları aynı çünkü. Eğer akrabalık ilişkisi vardır deseydi o operasyon olmayacaktı. Belediye Başkanı da garibim, hiçbir şeyden haberdar değil, “Yok, hayır, öyle bir ilişkimiz, öyle bir akrabalığımız yok.” der. İki gün sonra Belediye Başkanı dört gün içerde.

Değerli arkadaşlarım, bunun gibi Isparta Belediyesinin, Karabük Belediyesinin, Korkuteli Belediyesinin, Etimesgut Belediyesinin, Gölbaşı Belediyesinin, Kadınhanı Belediyesinin, en son Edremit Belediyesinin adliye marifetiyle, cumhuriyet savcısı marifetiyle sosyal linçe tabi tutulması hukuk devleti ile bağdaşılabilir değil.

Değerli arkadaşlarım, iktidar elbette bir güç. Maharet onu adaletle hükmetmektedir. Maharet, zulmetmek demek değildir. Zulüm ile abat olunmaz, zulmün neticesinde hüsran vardır. Eğer zulüm ile abat olunsaydı firavunlar abat olurdu.

Şimdi, Edremit Belediye Başkanı hakkında yolsuzluk, hırsızlık, namussuzluk diye soruşturma yapılıyor, savcı alıyor, basın açıklaması yapıyor: “42 civarında adamı içeri aldık” diyor. “42 civarında adam” dediği, Türkiye Cumhuriyeti’nin saygın vatandaşıdır. Bunun civarı olur mu? 43 olsa, bir kişinin şahsi hürriyetinin tahdit edilmesi vardır, 39 olsa yine bunun bir anlamı vardır ve “Bunlar hakkında ciddi deliller vardır, ciddi emareler vardır.” diyor ve bunu basınla paylaşıyor, arkasından da diyor ki: “Bununla birlikte kesin hüküm verilene kadar herkes suçsuzdur.” Sosyal linci yapıyor, toplum indinde itibarsızlaştırıyor, etkisizleştiriyor, hizmetlerini verimsizleştiriyor, arkasından, uyanık -savcı uyanıklığı bu, bilirim ben onları ve bu uyanıklığı da bilirim- bununla birlikte kendini kurtaracak, “Mahkeme kararı verilinceye kadar herkes suçsuzdur” diyor. İşte bu “adaletle zulmetmek” demektir arkadaşlar. En vahimi de burasıdır. Adaletle zulüm ne bu dünyada ne öbür tarafta ceremesiz kalmaz.

İkinci bahsetmek istediğim husus değerli arkadaşlarım, İçişleri Bakanlığı bir genelge yayınladı, yer yerinden oynadı. Bu genelgeye göre küçük belediyeler, belde belediyeleri artık yapacağı bütün hizmetlerde, işlerde, ihalelerde, inşaat işlerindeki tefriklerden, infazlardan, ifrazlardan tutun ne yapacaksa validen izin alacak.

Değerli arkadaşlarım, bu dünyanın hiçbir yerinde görülmüş bir iş değildir. Bütün demokratik ülkeler, bütün demokratikleşen ülkeler demokrasiyi ilk önce yerel yönetimlerde hayata geçirirler. Yerel yönetim nedir? Yerel yönetim, yerli halkın, hemşehrilerinin ihtiyaç duyduğu hizmetleri seçecek bir başkan ve yönetim kurulu seçmek, belediye meclisi seçmek demektir, yerel yönetim budur. Siz bunun yetkisini, yani seçmenin verdiği yetkiyi alıyorsunuz, atadığınız ve AKP il başkanı gibi hareket eden valiye veriyorsunuz. Özellikle MHP belediyelerinin hiçbir plan ve projesi tasdikten geçmiyor, evraklar yığılmış; örnek Konya, yüz altmış yedi tane beldesi var, yüz altmış yedi tane beldenin bütün belediye hizmetlerini bir vali yapacak. Zaten işi başından aşkın olan sayın valinin yüz altmış yedi tane belediyenin belde işlerinin nasıl yapılacağına karar vermesini beklemeniz mümkün müdür? Bunun anlamı “Belediyelerin kapısına kilit vuracağım ben.” demektir. Nitekim, kara haber tez gelir -üçüncü konuya geliyoruz- çünkü perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.

Üçüncü haber ise, büyükşehir belediyesi kurulması adı altındaki bir fitne ve fesadın Türk devlet yapısına ve yerel yönetimlerine sokulması demektir.

Değerli arkadaşlarım, adı güzel olabilir, büyükşehirler kurulsun, hiçbir itirazımız olmaz. Büyükşehir kurulsun, büyük hizmetler yapılsın şehirlerimize, buna bizim bir itirazımız olmaz. Ama adıyla müsemma olmayan bir uygulama geliyor. Adıyla müsemma olmayan uygulama nedir? Bu büyükşehir, büyükşehir olmayacak, bu büyükşehir eyalet olacak, eyalet. Bu büyükşehre seçilecek belediye başkanının seçmenleri il dâhilinde bulunan bütün seçmenler olacak. Bu büyükşehre seçilecek belediye başkanının yetkisi ilin sınırları dâhilinde olacak. O zaman bu, büyükşehir değil. O zaman bu, belediye başkanı da değil. Nedir bu? Bu, eyalet başkanıdır. Değerli arkadaşlarım, bu eyalet başkanıdır. Bu, küresel bir projedir. Bu küresel proje, şehir devletleri yaratılmasına ilişkin Türkiye üzerinde oynanan operasyonun bir başka gizlenmiş şeklidir.

Değerli arkadaşlarım, bu kapsam içerisinde daha önce –yeri gelmişken ifade edeyim- Osmanlıyı “hasta adam” ilan eden ve mirasını paylaşmak isteyen ülkeler Osmanlı kuzusundan bakın kaç tane post çıkartmış, elimde listesi var. Osmanlının toprakları altında bulunan, coğrafyasında toprağı olarak kullanılan ve himayesi altında bulunan tam 162 tane devlet yaratmışlar. Listesi hem İnternet’te var hem bende var.

Şimdi, Türkiye üzerinde bir operasyon uygulanıyor. Bu operasyonun adı da “Türkiye’de şehir devletleri yaratmak.” Bunu etnik çatışmalarla, inanç çatışmalarıyla pekiştirmek ve fitili ateşlemek istiyorlar. İşte, bu, büyükşehrin yaratacağı sonuç, etnik temele dayalı ayrışmayı körükleyebilecek, eyalet şehir, büyükşehir statüsünde eyalet devletlerini yaratmak istemektedirler ve dolayısıyla Milliyetçi Hareket Partisi buna bu nedenle göğsünü siper edecek, asla, kata yasalaşmasına izin vermeyecektir.

Diğer taraftan, bu büyükşehir belediye kanunuyla birlikte büyükşehir kapsamı içerisine alınan illerde bulunan 1.032 tane beldenin hükmi şahsiyeti ortadan kaldırılacaktır. 1.032 tane belde artık belediye hizmeti alamayacaktır, kendi seçtikleri belediye başkanlarından belediye hizmeti alamayacaktır. Bu illerin dışında bulunan illerde ise, yani büyükşehir statüsünde bulunmayan illerde ise 559 tane belde belediyesi kapatılacaktır.

Değerli arkadaşlarım, toplam 1.591 tane belde belediyesi kapatılacaktır. 1.591 tane beldede artık halkın seçtiği belediye başkanı, halkın seçtiği belediye meclis üyesi bu görevleri yerine getiremeyecek, ilave olarak il genel meclis üyelikleri de kaldırılacak, özel idareler de kaldırılacak. O zaman ortaya çıplak bir gerçek çıkıyor. O çıplak gerçek de biraz önce BDP adına konuşan Sayın Altan Tan’ın ifade ettiği gibi, “Valiye ne gerek var kardeşim?” diyor, doğru söylüyor, gidişat oraya gidiyor. Buradan da bir şehir devleti doğuyor. Bu şehir devletinin de altyapıları tamamen merkezî otoritenin altında, merkezin atadığı memurların yetkisi dâhilinde hareket edecek olan kişilere bağlı bir hizmet anlayışı.

Değerli arkadaşlarım, bütün bunları değerlendirdiğimiz zaman, büyükşehirlerle ilgili gidişat ne demokrasiyle ne Türkiye'nin önündeki yerel yönetimlerde ihtiyaç duyduğu yasa değişiklikleriyle ilgilidir; tamamen dışarıdan odaklı ya da Adalet ve Kalkınma Partisinin muhtemelen Cumhurbaşkanlığı seçimine veya ondan sonraki seçimlere, seçimi nasıl kazanırım amacına dayalı bir iştir.

Değerli arkadaşlarım, her yerde, dünyanın her yerinde seçilmişlere yetki verilir atanmışlara değil. Bunu Adalet ve Kalkınma Partisi de siyasi jargon hâline getirmiştir, atanmışlar değil seçilmişler diye.

Şimdi ben size soruyorum: Konya’nın Çeltik ilçesinin Honam beldesi Polatlı’nın dibindedir, Konya’ya mesafesi de yaklaşık 200 kilometredir. Konya’nın Halkapınar ilçesi Mersin’in dibindedir, Konya’ya mesafesi de yaklaşık 200 kilometredir, fazlası var. Konya’nın Kulu ilçesi Ankara’nın dibindedir. Konya’nın Seydişehir ilçesi Antalya’nın dibindedir. Buradaki 167 tane belediyeyi kaldırıyorsunuz. Bu 167 tane belediyenin hizmet verdiği yere Konya’daki Büyükşehir Belediyesi hangi güçle, hangi takatle, hangi imkânla götürüp belediye hizmeti verecek? Böyle bir mantıksızlık düşünülebilir mi, böyle bir ihtimal düşünülebilir mi? O zaman bu niçin yapılıyor? Bu, Konya için yapılmıyor; bu, İstanbul için yapılmıyor; bu, Kayseri için de yapılmıyor; bu, etnik bölücülüğe hizmet için, Güneydoğu’da şehir devleti yaratmak için yapılıyor. (MHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, ferasetinize hitap ediyorum, aklınıza hitap ediyorum, vicdanınıza hitap ediyorum, vatanseverliğinize hitap ediyorum. Bu ihanetin içerisinde olamayız. Biz elbette olmayacağız ama Adalet ve Kalkınma Partisi de olmasın, sizin de vatanseverlik duygularınızın olduğuna eminiz. O zaman, bu kadar açık seçik, çıplak bir gerçek karşısında nasıl bir dayatmaya boyun eğebilirsiniz? Parti disiplininiz olabilir ama bu devletin kuruluş felsefesinde bir söz vardır, o da: “Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır.” İşte “teferruat” demenin tam zamanıdır.

Değerli arkadaşlarım, bir başka çarpık nokta: 3 bin, 4 bin, 5 bin, 6 bin, özellikle sahil bandındaki, Akdeniz sahili ve Ege sahili bandındaki, yazları 100 bin, 150 bine nüfusu ulaşan beldeler kapatılıyor ama Konya’nın Ahırlı ilçesinde olduğu gibi 800 nüfuslu ilçe belediyesi ayakta kalacak, ona bağlı Akkise Belediyesi, 3 bin küsur nüfuslu Akkise Belediyesi kellesini verecek bu kanunla. İşte, Ceylan Arslan, Milliyetçi Hareket Partisinin Belediye Başkanı, “Allah’tan bulun” diye mektup yazmış. İsteyen Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarıma bu mektubun bir suretini takdim edebilirim.

Değerli arkadaşlarım, üç başlık altında sözlerimi ifade ettim. Birincisi, MHP’li belediyelere yapılan zulümdür. Büyük bir vicdani kanaatle ifade ediyorum, saydığım ve ismini zikredemediğim MHP’li belediye başkanlarına yapılan zulmü Sayın Başbakanın İstanbul Belediye Başkanıyken gördüğü zulümden bin beterdir. Madem “Damdan düştük.” diyorsunuz, damdan düşürmek için insanları damdan aşağıya atmayın. Adaletli davranın, ferasetli davranın, makul davranın. Seçmenin iradesine sahip çıkın, saygılı olun. Bugün seçmen bizi seçer, yarın sizi seçer. Bu, demokrasinin bir kuralıdır.

İkincisi, İçişleri Bakanının yayınlamış olduğu genelgedir. Bu, demokrasinin ve yerel yönetimlerle ilgili demokratik değerlerin kalbine vurulmuş bir hançerdir. Bu hançeri çıkarıp yerli yerine oturtmak bütün Parlamentonun görevidir.

Üçüncüsü ise, yerel yönetimlerin hizmetlerinin büyükşehirler marifetiyle görüşülmesine…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FARUK BAL (Devamla) - …ilişkin kanun tasarısıdır ki bu tasarı “Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü.” dediğimiz kavramı ortadan kaldırabilecek niteliktedir.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bal.

Sayın milletvekilleri, birleşime 19.35’e kadar ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 18.53


 

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 19.41

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Mustafa HAMARAT (Ordu), Tanju ÖZCAN (Bolu)

BAŞKAN – Sayın Milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5’inci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

328 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Şimdi söz sırası, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Hüseyin Tanrıverdi, Manisa Milletvekili… (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken yüce heyetinizi şahsım ve grubumuz adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, yerel yönetimler bir ülkenin kalkınmasının temel dinamiğidir. Yerel yönetimleri güçsüz, şehirleri imarsız, alt ve üst yapısı yeterli olmayan, sosyal donatı alanları bulunmayan ülkelerin gelişmişliğinden, refahından bahsedilemez. Yerel yönetimler ülkelerin aynası gibisidir. Yerel yönetimlerin gelişmiş olduğu ülkelerde demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin de geliştiğini görebilirsiniz çünkü yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir, kılcal damarlarıdır. Yerel yönetimler, toplumların en çok hizmet beklediği, hemen yanı başında olmasını istediği ve ulaşabildiği ilk kamu kurumlarıdır. Artık sıradan bir yerel yönetim anlayışı yerine, yaşanabilir, yaşam kalitesi yüksek, ulusal ve uluslararası ilişki kurma kapasitesi artan kentler oluşturacak bir vizyona, hizmet odaklı ve insan merkezli bir hizmet anlayışına ihtiyaç vardır.

İçinde bulunduğumuz süreç içerisinde, yani AK PARTİ iktidarları döneminde yerel yönetimlerimiz altın çağını yaşamaktadır. Belediye, il özel idareleri, mahallî idare birlikleri yasaları günümüz ihtiyaçlarına göre revize edilirken, öte yandan, vatandaşlarımızın yıllardan beri ötelenen sorunlarına da çareler üretilmiş, çözümler getirilmiştir. Türkiye'nin topyekûn kalkınması, yörelerimizin hizmette geri kalmaması için, yerel yönetimlere ayrılan payların, kanununda belirlenen kriterlere göre eşit şekilde, adalet ve hakkaniyet içerisinde dağıtılması sağlanmıştır. Belediyeler arasında kesinlikle bir ayrım yapılmamıştır. BDP’nin değerli milletvekilleri burada olsaydı kendilerine buradan çok net açıklamalarda ve cevaplarda bulunacaktım ancak kendileri yok, yüz yüze geldiğimizde konuşuruz.

Özellikle Sayın Tan burada ifade ettiler, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin kredilerinden söz ettiler. Elbette bu farklılık vardır ancak bu farklılık AK PARTİ İktidarımız eşit davranmadığından değil, belediye başkanlarının hizmet üretmesinden, proje üretmesinden kaynaklıdır. Bahsettiği Belediye Başkanı proje üretememiş, kredi alamamışsa bunun sorumlusu ve suçlusu elbette İktidarımız değildir. Ve özellikle KCK operasyonlarında bu belediyelerin imkânlarını nerelere harcadıklarını çok net bir şekilde görüyoruz. Dolayısıyla bu kıyaslama yerinde bir kıyaslama değildir ve doğrusu İktidarımıza atılmış bir iftira olarak görüyorum. İnşallah yüz yüze geldiğimizde kendilerine de detay açıklamalarda bulunacağım.

Tabii ki değerli kardeşlerim, değerli milletvekillerimiz; Sayın Bal da burada ifade ettiler. Kendileri yok ama değerli temsilcileri burada. “Belediyelere zulmedilmiştir.” ifadesini kullandılar. Kesinlikle ifade ediyorum ki AK PARTİ iktidarları döneminde hiçbir belediyeye ayrım yapılmadığı gibi zulüm de yapılmamıştır, ellerinden tutulmuştur.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Adana Belediyesini ifade edemezsiniz, izah edemezsiniz.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) - Sayın Şandır, Adana Belediyesi suç işlemiştir, hukuk tutuklamıştır. Onun dışında yargının yaptığı uygulamaları İktidarımızın yanlı tutumu olarak değerlendirirseniz elbette bu doğru değildir.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Şarkikaraağaç Belediyesini iki sene görevde tuttunuz. Kalpazanlık suçundan, kalpazanlık suçundan...

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) - Aynı şekilde, hangi belediye, hangi belediye başkanı içeri alınmışsa…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Adalet ve Kalkınma Partili Şarkikaraağaç Belediye Başkanını iki sene görevde tuttunuz. Bak örnek veriyorum.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) - …hangi belediye başkanı tutuklanmış ise kesinlikle İktidarımızın adaletli uygulamasından kaynaklı değildir.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Yapmayın; hayır, hayır.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) Hüseyin Bey, başka şey konuşun.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) - Yargıya karşı hesap vermektedirler, vereceklerdir. Ben suç işlemişsem, aynı şekilde, yargı yakama yapışacak, hesabını vereceğim. Dolayısıyla, kesinlikle bu konuda İktidarımızın haksız davranış içinde olmadığını bilmeliyiz, partizan yaklaşım içinde olmadığını bilmeliyiz. Sayın Şandır özellikle hatırlar iktidarları dönemini. Özellikle 1999 depreminde, depremde yerle bir olmuş belediyeye yardım edilmediği hâlde rüzgârın bile üfürmediği, sallamadığı birkaç belediyeye yardım yapıldığını siz biliyorsunuz. Dolayısıyla, iktidarınız dönemindeki partizanlığı bizde göremezsiniz.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Hüseyin Bey, ismini koyarak konuşmanız lazım. Hangi belediye?

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) – Bizde göremezsiniz.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Hangi belediye Hüseyin Bey?

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) – Bunları yazılı olarak size söyleyeceğim.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Yok, öyle değil; hayır, hayır. 

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) – Yazılı olarak vereceğim size.

Değerli arkadaşlarım…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Keşke oraya ismiyle çıksaydınız Hüseyin Bey.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) – Bayındırlık Bakanlığı kayıtları ortadadır.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Bu iftirayı attıktan sonra “Size ayrıca bildiririm.” demek size yakışmıyor.

BAŞKAN – Sayın Korkmaz, lütfen hatibe müdahale etmeyelim.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) – Bayındırlık Bakanlığı kayıtları ortadadır, bunları da tek tek size ifade edeceğim.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Hayır, hayır; yapmayın.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Topluma ifade edin.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) – Değerli milletvekilleri, artık belediye başkanlarımız bizim yaptığımız uygulamalarla, düzenlemelerle, dışarıda kardeş belediyeler aramıyor, yurt dışındaki belediyeler Türkiye’ye gelerek kendilerine kardeşlik talebinde bulunuyorlar, kardeş belediye arayışı içine girdiler. Bizim bilgimizden, birikimimizden, tecrübelerimizden yararlanmak istiyorlar. Bunlar elbette ülkemiz adına sevindirici gelişmelerdir. Şüphesiz bunun en canlı ve güzel örneği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızın UCLG’nin, yani Dünya Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatının 3’üncü Kongresi’nde Başkanlığa seçilmiş olmasıdır. Sayın Topbaş aynı zamanda Birlemiş Milletler HABITAT Yerel Yönetimler Danışma Kuruluna da Başkanlık etmektedir. Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Başkan Yardımcılığını da Antalya Muratpaşa Belediye Meclis Üyemiz yürütmektedir. Ayrıca, birçok belediye başkanımız uluslararası kurum ve kuruluşların üst yönetimlerinde görev almıştır. Bunlar Türkiye'nin yerel yönetimlerinin yurt içindeki başarılı çalışmalarının neticesinde olmuştur. Türkiye'nin medeniyet yarışında geri kalmaması için yasal düzenlemeleri çağın gereklerine göre revize ederken öte yandan kurumların küresel rekabet edebilme kapasitelerini artırmayı amaçlıyoruz. Çünkü değerli arkadaşlarım, yerel yönetimlerin temelinde insani değerler vardır, demokratik değerler vardır.

Değerli arkadaşlarım, yerel yönetimler alanında geçmiş dönemlerde görülen olumsuz uygulamalara AK PARTİ iktidarları döneminde son verdik. Belediyelere mali ve idari yönden özerklik getiren düzenlemeleri yaptık. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na çekince konulan maddeler yine bizim dönemimizde mali ve idari özerkliği sağlayan ademimerkeziyetçilik anlayışıyla, yerellik ve yerindelik ilkelerine dayalı olarak yapılan yerel yönetimler reformu ile fiilen ortadan kaldırılmış, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na uygun hâle getirilmiştir.

Değerli milletvekilleri, görüldüğü gibi yerel yönetimler ülkelerin en önemli, demokrasinin yerleşmesi, gelişmesi ve kökleşmesi için de en hayati kurumlardır. Böylesine önem taşıyan kurumları oluşturan, belirleyen seçimlerin de sağlıklı, huzurlu ve güvenli ortamlarda yerine getirilmesi gerekmektedir. Ülkemizde mahallî idareler seçimleri Anayasa’mızın 127’nci ve 2792 sayılı Mahallî İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun’un 8’inci maddesi gereğince beş yılda bir yapılmaktadır.

1930’dan günümüze kadar toplam 14 mahallî idareler seçimleri yapılmış ve en son seçim de bildiğiniz gibi 29 Mart 2009’da gerçekleştirilmiştir. Mart ayı sonunda yapılan seçimler için seçim takvimi ocak ayında başlamaktadır. Zorlu kış şartlarında geçen seçim dönemlerinde ne yazık ki bir çok üzücü hadise yaşanmıştır. Olumsuz koşullar ve hava muhalefeti nedeniyle ulaşım zorlukları ve buna bağlı kazalar meydana gelmektedir. Hâlâ hafızalarımızda tazeliğini koruyan o üzücü olayda, 25 Mart 2009 tarihinde Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nu yerel seçim propagandası için Kahramanmaraş’tan Yozgat’a geçerken helikopterinin düşmesi sonucu kaybetmiştik. Bir kez daha kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabrı cemil niyaz ediyorum, mekânı cennet olsun. O tarihte yaşanan bu elim gelişmenin ardından, hatırlarsanız, bütün siyasi parti temsilcileri kış şartlarında seçim yapılmamasını, seçim tarihinin daha uygun bir zamana alınması gerektiğini ifade etmişlerdi.

Değerli milletvekilleri, demokrasinin temel unsurlarından olan propaganda, vatandaşların bilinçlenmesini, siyasi partiler hakkında yeterli bilgiye erişmesini ve seçimlere etkin bir şekilde katılmasını sağlayan önemli bir araçtır. Ülkemizin coğrafi konumu nedeniyle kış aylarındaki seçim dönemi bütün bölgelerimizde zorlu geçmekte ve vatandaşlarımız seçimlere katılmakta zorluklar yaşamaktadır. Siyasi partilerimiz ve adaylarımız da seçim çalışmalarını istenildiği gibi yürütememek-tedir. Bugün üzerinde konuştuğumuz bu değişiklik, Anayasa’ya eklenecek bir maddeyle, siyasi partilerimizin ve yerel yönetim organlarına seçilecek adayların seçim çalışmalarında vatandaşlarımızla iletişimini ve etkileşimini daha kolay kılacak ortamların sağlanmasını amaçlamaktadır.

Mahallî idareler seçimlerinin anlattığım şartlarda yapılmasının hem siyasi partilerimiz hem adaylarımız hem de o ağır kış şartlarında demokratik haklarını sandığa giderek kullanmak isteyen vatandaşlarımız için büyük bir zorluk hâline geldiği herkes tarafından kabul edilmektedir. Konunun kamuoyunda son zamanlarda daha güçlü olarak dile getirilmesi sonrasında grup başkan vekillerimiz Türkiye Büyük Millet Meclisinde Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi gruplarıyla temasa geçmiştir. Yapılan görüşmelerde ana muhalefet partisi seçimlerin öne alınmasına ilke olarak “Evet.” demiş, ancak seçim tarihi konusunda mutabakat sağlanamamıştır. Milliyetçi Hareket Partisiyle yapılan görüşmelerde ise Milliyetçi Hareket Partisinin olumlu yaklaşımıyla mutabakat sağlanmış ve konu olgunlaşmıştır. AK PARTİ ve Milliyetçi Hareket Partisi grupları mahallî idareler seçimlerinin beş yılda bir ekim ayının son pazar günü yapılması, 30 Mart 2014’te yapılması gereken seçimlerin 27 Ekim 2013 tarihinde yapılması hususunda uzlaşmışlardır. Ardından hazırlanan kanun teklifi 309 milletvekilimizin imzasıyla Genel Kurul gündemine gelmiştir. Anayasa Değişikliği Hakkında Kanun Teklifi’ne atılan imzalar da göstermektedir ki, bu imzaların başında Sayın Genel Başkanımız, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Milliyetçi Hareket Partisinin Değerli Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin imzaları bulunmaktadır. Ardından hazırlanan bu kanun teklifini –Anayasa değişikliğini- bugün burada konuşuyoruz. Anayasa Değişikliği Hakkında Kanun Teklifi’ne atılan imzalar da, değerli milletvekili arkadaşlarım, göstermektedir ki, Türkiye büyük bir mutabakatla seçimlerin kış şartları yerine daha uygun bir tarihe alınmasında hemfikirdir. Bu düzenleme ile seçim tarihinin iklim şartlarının daha elverişli olduğu ekim ayının son pazar gününe alınması öngörülmektedir. Geçici madde yürürlüğe girdikten sonra, 2014 yılının Mart ayının son pazarında yapılması gereken ilk mahallî idareler genel seçimi 27 Ekim 2013 tarihinde yapılacaktır. Bazı siyasilerin dile getirdiği gibi bu teklif seçmenin iradesine müdahale değildir, demokratik haklarını daha kolay ve sağlıklı bir ortamda kullanmasını sağlamaktır.

Değerli milletvekilleri, mahallî idareler seçimlerinin beş ay öne alınması kış şartlarındaki zorlukların yaşanmaması yanında belediye başkanlarının hizmet dönemlerinin başında kendi plan ve projelerine rahatça başlayabilme imkânını da getirecektir çünkü mart ayında yapılan seçimler sonrasında yeni göreve gelen belediye başkanları bir önceki belediye başkanının bütçesi ile bir yılını geçirmek zorundadır. Martta yapılan seçimler sonrasında yerel iktidara gelen başkan, vaatlerini yerine getirmek için bir yıl beklemektedir. Bu da zaman kaybıdır, zaman israfı olmaktadır. Bu değişiklik ile belediye başkanlarımız ekim ayında seçilecek, kasım ve aralıkta yapacağı planlamayla kendi bütçesini oluşturacak, kendi plan ve projelerine başlama imkânına sahip olacaktır.

Değerli milletvekilleri, ayrıca 2014 yılı içerisinde Türkiye’de ilk kez halkın seçeceği ilk Cumhurbaşkanının seçimi yapılacaktır. 28 Ağustos 2014’te göreve başlayacak olan yeni Cumhurbaşkanının seçimi için seçim sürecinin altmış gün önce başlayacağını düşünürsek iki seçimin birbirine çok yakın olması ülkemiz için de sıkışık bir takvime neden olacaktır. Mahallî idareler seçimlerini beş ay öne alarak hem daha elverişli şartlarda bir seçimi yapacağız hem de 12’nci Cumhurbaşkanı seçimini daha sağlıklı bir ortamda yapma imkânını bulmuş olacağız. Ayrıca yapılacak ilk mahallî idareler seçiminin başlangıç tarihi ve oy verme gününe ilişkin hükümleriyle ilgili ortaya çıkabilecek belirsizliklerin giderilmesi ve uygulamada tartışmaya yol açacak farklı görüşlerin önüne geçilmesi amacıyla Anayasa’nın 67’nci maddesinin son fıkrası hükmünün 1 Ocak 1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahallî İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun’un sadece seçimin başlangıç tarihi ve oy verme gününe ilişkin hükümleri bakımından uygulanmaması öngörülmektedir. Yani Anayasa’nın 67’nci maddesinin son fıkrası hükmü bu düzenleme yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmayacaktır.

Türkiye demokrasisinin 15’inci yerel yönetimler seçiminin şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlar getirmesini temenni ediyor, yapılacak olan değişikliğin de yerel yönetimlerimize ve milletimize yeni kazanımlar getirmesini diliyorum.

Sözlerime son verirken tekrar hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Sayın Başkan, Sayın Konuşmacı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin kullandığı krediyle ilgili benim konuşmalarımı çarpıtmıştır. İç Tüzük 69’a göre cevap hakkı istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Tan. Yalnız yeni bir sataşmaya mahal vermeden.

Üç dakika süre veriyorum.

IX.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

4.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi’nin şahsına sataşması nedeniyle konuşması

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Sayın Başkan, sevgili arkadaşlar; ben çok kısa ve açık olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinin 1,5 milyar dolar -tam rakamı 1 milyar 447 milyon- hazine kefaletli kredi kullandığını söyledim. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ise 1 milyon doların üçte 1’i kadar, 332 bin dolar kredi kullandı, 4 bin misli fark var.

Şimdi, Sayın Konuşmacı “Bir ayrımcılık yok. Ankara Belediyesi kurallarına uygun müracaat etmiştir, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi de bu krediyi bulamamıştır.” gibi bir ifade kullandı. Ben burada polemik yapmıyorum. Şu sözü veriyor musunuz? Mesela Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin büyük bir projesi var, Dicle Vadisi Projesi. Bunu Sayın Başbakan Hükûmet programına da aldı, söyledi. Bununla ilgili hazırladığı, dünyada görüştüğü kredi kuruluşları var. Bu sözü veriyor musunuz, hazinenin kefil olacağını kabul ediyor musunuz? Eğer bu sözü veriyorsanız hiçbir polemik yapmaya gerek yok. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önümüzdeki ay bu projelerini, yani defalarca getirdiği ama muhatap bulamadığı, benim de ilgili bakanlarla konuştuğum ama yanıt alamadığım… Mesela Sayın Veysel Eroğlu’yla ben bizzat konuştum. Bu konuda Başbakan talimat vermedikçe, yani Hükûmetin yapması veya başka yollarla alakalı bir tavır takınmayacaklarını, böyle bir şeyin gündemlerinde olmadığını söyledi. Ben, şimdi burada polemik yapmadan şunu söylüyorum: Tamam, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eğer bu dosyasını tekrar getirirse -yani bulduğu krediyle, ilgili kuruluşlarla ve evraklarıyla- buna hazine kefaleti vermeyi kabul ediyor musunuz?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Sayın Vekilim…

ALTAN TAN (Devamla) – Söz veriyor musunuz? Söz veriyorsanız sorun yok. Polemik yapmayalım. Bütün projelerini getirsin, hazine de kefil olsun.

Saygılar sunarım.

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Beni dinle… Bak…

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Evet, şimdi…

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Başkan, Sayın Hatip…

BAŞKAN – Bir saniye… Hatibiniz daha kürsüde.

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Baraja kredi desteği verdik, Sayın Başbakan talimat verdi.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Efendim, rakamlar burada. Ben ne yapayım. 2000-2009, Sayın Maliye Bakanının verdiği rakamdır bunlar. 1,5 milyar dolarlık… Söz verin, getirelim.

BAŞKAN – Sayın Baluken, Hatibiniz kürsüden insin, dinleyeceğim.

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Sataşma var Sayın Başkan.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Bir saniye Sayın Milletvekili…

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Partimizin belediye başkanlarıyla ilgili “Suç işlemişlerdir, o nedenle şu anda cezaevindedirler” gibi bir tespitte bulundu. Bu konuyla ilgili bir açıklama yapmak istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun.

5.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi’nin Barış ve Demokrasi Partisine sataşması nedeniyle konuşması

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii yerel yönetimlerimize yönelik her operasyon yapıldığında biz buraya gelip o operasyonun bütün detaylarını sizlerle paylaştık. Şimdi, bütün o paylaştığımız şeyleri bir kenara bırakalım. Eski ve yeni şu anda 36 belediye başkanımız tutuklu bir şekilde cezaevlerinde tutuluyor. 150’ye yakın belediye meclis üyesi ve il genel meclis üyesi arkadaşımız şu anda cezaevlerinde tutuluyor ve tümü hakkındaki suçlamalar tamamen düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında normal demokratik hukuk devletlerinde olmaması gereken yasaların getirdiği birtakım düzenlemelerdir.

Burada ilginç olan şudur: Burada konuşmayı yapan Sayın Hatip, gittiği her yerde iki-üç gün öncesinden operasyon yapılacak belediyeyi hedef göstermiştir ve bizim karşı çıktığımız nokta da budur. Sayın Hatibin hedef gösterdiği belediyeye iki-üç gün sonra yargı ve polis denetiminde operasyonlar yapılmıştır. Bütün belediyemize yapılan operasyonlardan önce Hüseyin Tanrıverdi’nin konuşmalarını açın ve bakın. En son Van Belediyesinde, üç gün önce Muş’ta yapmış olduğu bir konuşmayı yine talimat olarak algılayan yargı ve kolluk kuvvetleri harekete geçmişlerdir.

Şimdi, Van’la ilgili bakın, Van’la ilgili konu açıldı, söyleyelim. Deprem görmüş, hâlâ deprem yaralarını sarmamış bir kentte 6 belediye başkanını aynı anda gözaltına alıyorsunuz. Bunlardan 4’ünü, 1’i Van Belediye Başkanımız olmak üzere, cezaevine atıyorsunuz ve sonra gelip Parlamento kürsüsünden demokrasinin platformu, aynası olması gereken bu kürsüden de bunu savunuyorsunuz. Bunun kabul edilebilir hiçbir yönü yoktur. Bu, sadece tutuklamalar için geçerli değildir. Yerel yönetimlerimizi işlevsiz kılmak için eğitim destek evleri birer birer kapatılmıştır. Bakın, Millî Eğitim Bakanlığıyla defalarca ben görüştüm; Millî Eğitim Bakanlığının yönetmeliğinde hiçbir şekilde eğitim destek evlerinin kapatılmasıyla ilgili tek bir madde bile yoktur. Bunun nereden, hangi talimatla verildiğini Bakanlık yetkilileri bile bilmiyor.

Sadece eğitim destek evleri de değil, yani belediyenin bütün kurumsal işleyişini, kamusal hizmetini felç edecek şekilde bir sürecin kimler tarafından talimatla yönlendirildiğini biz çok iyi biliyoruz ve bu konuda da Sayın Hatibin sicili hiç de temiz değildir. Özellikle bu yeni MYK’daki görev değişikliğinde de Sayın Hatibin yerel yönetimlerle ilgili görevinin son bulmasını da ülke açısından son derece hayırlı buluyorum.

En son, Batman Belediyesine yapılan bir operasyonda, mahkeme daha devam ederken Hükûmete yakın bir televizyon kanalından mahkeme sonucu açıklanmıştır. Yani bu düzeyde talimatla, yönlendirmeyle sürdürülen bir soykırım operasyonlarına maruz kalan yerel yönetimler gerçeği vardır.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, söz istiyorum.

BAŞKAN – Sayın Eroğlu, ne diye?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Sayın Altan Tan benim ismimi kullanarak, açıklamam gereken bir hususu…

BAŞKAN – Hangi hususu? Ne söyledi Sayın Eroğlu?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – “Diyarbakır’la ilgili Bakan Veysel Eroğlu’yla görüştüm…”

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Söz verin efendim.

BAŞKAN – Sayın Eroğlu, buyurun.

Yalnız üç dakika olunca galiba sataşma talebi çok oldu, onun için iki dakika veriyorum.

Buyurun.

6.- Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun, Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın şahsına sataşması nedeniyle konuşması

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Özellikle Sayın Diyarbakır Milletvekili Altan Tan benim ismimi zikretti Diyarbakır’la alakalı, projelerle alakalı.

Vadi Projesi geldi. Ben, sadece bu teknik bir mesele, evvela DSİ’nin bu mesele üzerinde eğilip teknik olarak… Bu Vadi Projesi çünkü Dicle Nehri üzerine birtakım çalışmalar yapılmak isteniyor. “Gerekirse teknik olarak her türlü desteği veririz.” diye söyledim bir defa. Yoksa “Başbakanımız talimat verirse öyle yaparız, aksi takdirde yapmayız.” diye söylemedim.

Kaldı ki, bakın, Diyarbakır için biz çok büyük fedakârlık yaptık. Ben Çevre Orman Bakanıyken her şehre en fazla 1 tane IPA Projesi veriyorduk ve neticede Diyarbakır’da ihtiyaç vardı. Gerek katı atık bertaraf tesisleri için gerekse atık su arıtma tesisinin tevsisi için oraya 2 tane proje için imkân sağladık.

Kaldı ki, Diyarbakır’da ne gerekiyorsa yapıyoruz ta 2003 yılından beri. Diyarbakır’da mesela içme suyunda bir pompa istasyonu problemi vardı. Ben o zaman DSİ Genel Müdürüydüm, çözdük. Dere ıslahları, atık su arıtma tesisinin bizzat ben projesini takip ettim, hatta açılış yapılırken ben de oradaydım.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sayın Bakan, niye Urfa’ya yapmıyorsunuz?

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) – Yani, bu şekilde, özellikle şunu ifade edeyim: Kati surette hiçbir ayrım yapmıyoruz.

Bakın, DSİ olarak en büyük yatırımlar, Dicle Kral Kızı Pompaj, Cazibe sulamaları, şu anda Silvan Barajı, Ambar Barajı …

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Hilvan ilçesinin içme suyu yok Sayın Bakan.

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Devamla) - …Pamukçay Barajı, bütün projeler yapılıyor. Dolayısıyla, lütfen, Sayın Altan Bey, bunları ifade ederken Diyarbakır’a yapılan muhteşem yatırımları da zikrederseniz çok isabet olur.

Hepinize teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Efendim, Sayın Bakan Dicle Vadisi’yle ilgili eksik bilgi vermiştir, ben söz almak istiyorum.

BAŞKAN – Hayır, cevap vermek için değil; sataşma varsa… Dinledim, sataşma yok Sayın Tan. O sizden başka bir şey sordu.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Ama olmayan bir şeyi söylemiştir.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sataşma değil, bilgi düzeltmesi gerekiyor. İç Tüzük’te yeri var. Bilmeden konuşmayın, İç Tüzük 69’ta yeri var.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – “Sayın Başbakan bana talimat vermemiştir.” demiştir. Ben de onu söylemiştim, talimat vermediğini söylemiştim. Niye vermedi talimat; onu söylüyorum.

BAŞKAN – Sayın Tan, lütfen.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Hükûmet Programı’nda var; 10 tane de hazırlanmış, derece almış proje var.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Başkan, bilgiyi düzeltmek amacıyla İç Tüzük 69’a göre söz alabilir.

BAŞKAN – Yani düzeltme değil, sataşma yok. “Bir şey açıklasın.” dedi. Başka bir zaman açıklar.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – “Diyarbakır’la ilgili büyük fedakârlıkta bulunduk.” diyor. Ben de Diyarbakır milletvekillerine sesleniyorum: Çıkın siz cevap verin, hangi fedakârlıklarda bulunduğunu?

BAŞKAN – Buyurun Sayın Tanrıverdi.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa) – Biraz önce ismimi kullanarak ve beni…

BAŞKAN – Sayın Tanrıverdi, lütfen yeni bir sataşmaya mahal vermeden…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Efendim, o aynı zamanda devlet görevidir kardeşim yani cebinden mi veriyor?

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Cebinden vermiş demek ki.

5 milyar dolar Karadeniz otoyoluna verildi, 5 milyar dolar. Her yağmur geldiğinde deniz alıp götürüyor.

BAŞKAN – Buyurun, iki dakika… (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

7.- Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi’nin, Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in şahsına sataşması nedeniyle konuşması

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa) – Çok değerli Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Ben konuşmamı yazılı bir şekilde yaptım ve doğruları söyledim, gerçekleri ifade ettim. Doğrusu, benim sözlerim gayet açık, net sözlerdir ve herkes tarafından da dinlenmiş ama burada olmayan milletvekili arkadaşlarımız sonradan gelerek burada benim konuşmama ilişkin ifadelerde bulunmuşlardır.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Ne konuştuğunuzu izledik Sayın Hatip.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – İzledik efendim, televizyon veriyor dışarıda.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) - O kadar ileri gitmişlerdir ki bizim teşkilatımızın, partimizin iç çalışmalarına bile dil uzatacak kadar hoş olmayan ifadelerde bulunmuşlardır. Biz partinin neferiyiz. Görevimiz, unvanımız ne olursa olsun, hiç önemli değil. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Biz, demokrasinin kurallarını çalıştırıyoruz.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Siz diğer partinin işlerine burnunuzu sokmayın…

MEHMET ERSOY (Sinop) – Dinle.

HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul) – Dinle.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Siz dinleyin, bağırmayın oradan.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) – İşte, o yaptığınızı söylüyorum burada. Burada onu söylüyorum yani bir başkasının işine karışmayın, işinize bakın. Efendim, burada söylediğim ifadelerle hiç bağdaşmayan suçlamalarda bulundu. Örneğin, benim sicilimin kötü olması. Neymiş? Efendim, ben gidiyormuşum, ondan sonra KCK operasyonları oluyormuş. Bir dönün, kendinize bakın. Niye bu KCK operasyonları oluyor, niye yapılıyor? Bunları -kendinize bakın- gidin, yargıyla konuşun. Bunların bizimle alakası yok. Yargı bir milletvekilinin talimatıyla hareket eden bir kurum değildir. Yargı mensuplarına haksızlık ediyorsunuz.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Yargıya talimat veriyorsunuz.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Başbakan söylüyor “Talimat verdim.” diye, biz söylemiyoruz ki.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) – Bizim belediye başkanlarımız arasında ayrım yapmadığımızı söyledik. Sayın Bakanımız ifade etti.  Konu açıldığında gene konuşulur. Bahsettiğiniz sadece Diyarbakır’ın merkezinde…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Tanrıverdi.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Bir saniye, kürsüyü bir terk etsin, bir acele etmeyin.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) – …11 tane köprülü kavşağın Hükûmetimiz tarafından yapıldığını herhâlde görüyorsunuz.

BAŞKAN - Sayın Tanrıverdi, lütfen…

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) – Bu suçlamaları kabul etmiyoruz. Sicilim oldukça temizdir, ak bir şekilde ortadadır.  Siz sicilinize lütfen bakın. Aynada kendinizi gördünüz.

Teşekkür ediyorum, hayırlı günler diliyorum. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Buyurun.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Buyurun.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Hatip yine şahsımıza ait kendi partilerinin iç işlerine  burnumu soktuğuma dair bir imada bulundu. Sataşma için söz talebinde bulunuyorum.

BAŞKAN – Sayın Baluken, burada bitecek mi bu sataşma?

Söz veriyorum, buyurun.

İki dakika…

MEHMET ERSOY (Sinop) – Bunda ne sataşma var?

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan “Herkes kendi partisine baksın.” dedi. Bu sataşmayla ilgili bir konu değil.

BAŞKAN – Tamam, siz de kendi yerinize bakın Sayın Elitaş. Lütfen yerinize oturun, kendi yerinize bakın.

8.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi’nin şahsına sataşması nedeniyle konuşması

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Değerli milletvekili arkadaşlarım, tabii ki bizim AK PARTİ’nin iç işlerine karışma gibi bir durumumuz söz konusu değil. Burada Sayın Hatibin siciliyle ilgili, milletvekili siciliyle ilgili veya genel siyasi çalışmalarıyla ilgili bir sicilden bahsetmedim. Bu KCK operasyonlarıyla ilgili tüm operasyon yapılan alanlarda iki-üç gün önce Sayın Başkan Yardımcısının açıklamaları üzerine bu operasyonların startının verilmesini sizlerle paylaştım. Dolayısıyla bu operasyonların yürütülmesiyle ilgili sicilden bahsettim ve onu tekrar söylüyorum. Bu operasyonların tek tek hepsini merak ediyorsanız basında, İnternet’te hepsi var. Van’dan Batman’a, bütün yapılan operasyonlardan iki üç gün önce Sayın Başkan Yardımcısının bunları bilmesi bir tesadüf olamaz herhâlde. Kaldı ki yargıya talimat vermeyle ilgili, Sayın Başbakanın zaten “Biz yargıya talimat verdik.” şeklinde beyanatlarını da biliyoruz. Dolayısıyla, bu yönlü kullanmış olduğumuz cümleleri sizin bütün mesleki bir siciliniz üzerine kullanılmış gibi burada göstermeniz doğru değildir.

Diğer taraftan, Sayın Hatip özellikle burada konuşurken, bizim aynaya bakmamız gerektiğini söyledi. Biz zaten burada konuşurken de mevcut operasyonlara ayna tutacak şekilde bir konuşma yaptık. “Tüm arkadaşlarımız düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında yapmış oldukları çalışmalardan dolayı gözaltına alınıp cezaevlerine gönderildiler.” dedik. Dolayısıyla, bizim Sayın Hatipten isteğimiz, Sayın Hatibin bizim belediyelerle ilgili mevcut olan yaklaşımını değiştirmesi. Yoksa biz “AKP’nin MYK’sında A kişisi, B kişisi görev alır.” üzerinden bir tartışmanın asla bir tarafı olmayız. Ama Sayın Hatip özellikle bu KCK operasyonları kapsamında bizzat talimat vererek bir süreci yönlendirdiği için bireysel olarak memnuniyet…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

XI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

4.- Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli ile 309 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/873) (S. Sayısı: 328) (Devam)

BAŞKAN – Kanun teklifi üzerinde şahsı adına söz isteyen Ömer Süha Aldan, Muğla Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

ÖMER SÜHA ALDAN (Muğla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 328 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na geçici 20’nci madde eklenmesine dair kanun teklifi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, yapılan düzenleme ile 2014 yılının Mart ayının pazar günü yapılması gereken yerel seçimler 2013 yılının Ekim ayının son pazar günü yani 27 Ekim 2013 günü yapılacaktır. Teklifin gerekçesinde olağan seçim tarihinin kampanyasının kış aylarına denk gelmesi ve ülkemizin belli yörelerindeki kış şartlarının olumsuzluğu gösterilmiştir. Oysa yazın da seçim kampanyasının ne kadar zor olduğunu bir Muğla Milletvekili olarak iyi bilirim. Özellikle referandum sürecinde… Yazın da oldukça güç bir iştir seçim kampanyası yapmak.

Öte yandan, gerek Komisyon raporunda gerekse buradaki birkaç hatibin konuşmalarında dile getirdikleri bir husus var, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü üzerinden yapılan bir değerlendirme. Hep “Elim bir kaza sonucu, işte Muhsin Yazıcıoğlu vefat etti ve bu nedenle de kış şartlarının olumsuzluğu söz konusudur.” gibi bir yaklaşım söz konusu ama şunu unutmamak gerekir ki: Kamuoyunda Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir suikasta kurban gittiği yönünde yaygın bir algı var. Öte yandan, şu anda Malatya Özel Yetkili Mahkemesinde Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatıyla ilgili bir soruşturma var, hatta tutuklanan insanlar var. Acaba hangisi doğru? O zaman mahkeme yanlış bir işlev mi yapıyor? Yani dolayısıyla, Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatı üzerinden, böyle, seçimi erken tarihe almaya bir gerekçe bulmak bence doğru bir yaklaşım olmaz diye düşünüyorum.

Bana kalırsa seçimin erkene alınmasının üç temel nedeni vardır. Bunlardan bir tanesi: İktidar partileri genellikle sonbaharda seçim yapmayı daha avantajlı bulurlar. Zira, insanlar yazın tatillerini yaparlar, köylerine giderler, giderleri son derece azdır, yakacak parası vermezler, okul giderlerine harcama yapmazlar, sebze fiyatları ucuzlar, enflasyon düşer, hakeza insanlar iş bulurlar yazın gerek turizm alanında gerekse tarımsal alanda. Dolayısıyla iktidar partisi sonbaharda seçim yapmayı kendi açısından uygun bulmuştur. Ne yazık ki biz muhalefet partileri –ben genelini kastediyorum- “İşte, seçimden kaçtılar.” polemiğine maruz kalmamak için de bu teklifi kabul etmek durumunda kalmışızdır. Birinci neden budur.

İkinci nedene gelince, ikinci neden: Ülkemizin ekonomik tablosundaki kırılganlıktır. Ne yazık ki, ithal ikamesine bağlı büyüme anlayışı, aslında bir büyüme de değil şişmedir bu, yüksek büyüme oranlarına kavuşmuşuzdur ama bunun karşılığında yüksek oranlarda –ne yazık ki- cari açık artmıştır. Bunun sonucunda da cari açığın ülkeyi bir iflas noktasına götürdüğü anlaşılınca bu kez ekonomi soğutulmaya çalışılmıştır. Ekonomi soğutulduğunda da reel sektör güç durumlara düşmüş, ÖTV ve KDV vergilerinin ödemelerinde güçlük yaşanmıştır. Bunun sonrasında da tabii ki kamu açığı ortaya çıkmıştır, kamu açığını kapatmak için de yapılan şey zamlardır. Ülke öyle bir kısır döngü içindedir ki ekonomik anlamda, ya bir an önce iflas edecektir ne yazık ki ya da bu iflas süreci geciktirilecektir. Bu noktada, yerel seçimlerin bir an önce yapılması, ekonomik kırılganlıkların artmasını önleme açısından da bir yöntem olarak önümüze konmuştur.

Üçüncü neden ise: Bütünşehir Projesi’ni –adı Büyükşehir oldu- bir an önce yaşama geçirme anlayışıdır. Halen 16 olan büyükşehir sayısı yapılacak bir düzenlemeyle –bu Anayasa değişikliğinden sonra getirilen tasarıdaki düzenlemeyle- 29’a çıkarılacaktır. Aslında, bu düzenlemeyi –evet, Muğla ili de Büyükşehir Projesi kapsamına alınıyor, ilke olarak buna sıcak bakıyoruz, keza Seydikemer beldemizin ilçe olmasını da sevinçle karşılıyoruz lakin- incelediğimizde içinde şöyle bir unsur var, kısaca şöyle özetleyeyim: Bu Büyükşehir Projesi, Ankara’daki sultana 29 tane derebeyi yaratma girişimidir, keza bununla, “Bu derebeyler yarın başına buyruk davranırlar, Ankara’yı dinlemezler.” anlayışı içinde de bunlara, bir zapturapta alınacak bir müessese geliştirilmiştir. Onun adı da Yatırım İzleme ve Koordinasyon Merkezidir.

Plan şudur: Büyükşehri AKP alırsa mesele yoktur ama büyükşehri muhalefet partileri elde ederse bu sefer de bu İzleme Koordinasyon Merkezi bir denetim mekanizması içerisinde bir balyoz gibi o büyükşehir belediyelerinin başına çökecektir. Bu anlamda 56 milyon insan Büyükşehir Yasası kapsamına alınıyor, lakin 19 milyon insan dışarıda bırakılıyor. Bu yapılırken de 19 milyon insana hizmet verecek belediyelerin ödenekleri kısılmaktadır. Bu, 19 milyon insana yapılacak çok büyük bir haksızlıktır.

Öte yandan, bu düzenlemeyle aslında kentler köyleştirilecektir. Düşünün, Fethiye’nin Çobanisa köyünün Muğla’ya uzaklığı 220 kilometredir. Muğla büyükşehir belediyesi hizmeti nasıl götürecektir buraya? Dolayısıyla Çobanisa köyünde hizmet alamayan, devlete, belediyeye sesini duyuramayan insanlar büyük kentlere göç etmek zorunda kalacaklardır ve büyük kentler köyleşecek, düzensizleşecek, yapılaşmada büyük sorunlar yaşanacak, her şeyden öte, bu şişme sosyal sorunları da beraberinde getirecektir.

Kendi seçim bölgemden bir örnek vermek gerekirse, 49 beldenin 48’i kaldırılıyor. Bunların içinde Bodrum’da Turgutreis var, Gümüşlük var, pek çok beldemiz var; Marmaris’in, Köyceğiz’in, keza Fethiye’nin ve Bodrum’un. Bunlar yaz aylarında yüz binlere hitap ediyorlar. Siz bunları Muğla’dan idare edemezsiniz, Muğla’dan bu belediyeleri yönetemezsiniz. Dolayısıyla ilke olarak “büyükşehir belediyesi” adı üstünde insanlara cazip görünse de temelde pek çok sıkıntıyı beraberinde getirecektir. Aslında çözüm Muğla için açıktır, öncelikle Fethiye’yi il yaparsınız, kendi içinde Bodrum’a özel bir statü verirsiniz, o turizm alanlarında çevreyi de korursunuz. Şimdi “Büyükşehir Projesi” kapsamı altında en büyük kaygım bu sahillerin ne yazık ki birilerine peşkeş çekileceği olgusudur.

Öte yandan,pek çok belde kapanıyor. Belde başkanları -özellikle çoğunluğu da Adalet ve Kalkınma Partili- büyük bir üzüntü içindedirler, büyük bir kaygı içindedirler. Keza, daha kapanmadan beldeler, belde belediye başkanlarının projelerini yaşama geçirmeleri o ilin valisinin onayına bağlanmıştır. Bugün gördüğümüz örnek şudur: Adalet ve Kalkınma Partili belediyelerin bu yöndeki talepleri hemen yerine getirilmektedir. Buna karşın, diğer muhalefet partisi belde belediye başkanlarının talepleri ise sümen altında tutulmaktadır. “Yeter ki bunlar başarısız olsun da seçimde bundan nema sağlayalım.” diye. Dolayısıyla, beldelerin şu anda işlemez duruma gelmesi o yöre halkına da yapılabilecek büyük bir haksızlıktır.

Benim bu konudaki önerim açıktır. Büyükşehir belediye sistemi çoğunluk oyuyla kabul edilir ya da edilmez, en azından önümüzdeki seçimde uygulama olanağı bulmamalıdır. Eğer bu bulunursa çok büyük bir kaos yaşanacaktır. Mevcut düzenlemede sırf “Köy oylarını alayım.” diye beş yıl süreyle o insanların yapacakları ödemeleri ertelemek ya da zam oranlarını düşük göstermek çözüm değildir. Köylü bir süre sonra suya, emlak vergisine ne kadar ödediğini görünce, belki verdiği oydan da büyük bir pişmanlık duyacaktır ama bu oluşacak olumsuzluğu gidermek de yıllar alabilecektir.

Son sözüm şudur: Bu bir avlanma yöntemidir ama Türk siyaset tarihi ava gidenin avlanacağına dair çok örneklerle doludur.

Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Teklif üzerinde söz isteyen, Hükûmet adına, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda değişiklik yapan kanun teklifi üzerinde Hükûmet olarak görüşlerimizi açıklamak üzere söz aldım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, aslında burada Hükûmetin konuşma hakkı yok. Bu, tamamen Hükûmet dışındaki bir olay. Bu Anayasa değişikliği Meclisin işi; Hükûmetin işi değil. Konuşma hakkı yok.

BAŞKAN – Sayın Genç, bildiğinizi kendinize saklayın. Kanun teklifi bu.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Anayasa değişiklik teklifi, Anayasa'nın geçici maddelerine yeni bir madde ilave ederek, 2014 yılı Mart ayının son pazarında yapılacak olan mahallî idareler genel seçiminin, bir defaya mahsus olmak üzere, 2013 yılı Ekim ayının son pazar günü yapılmasını öngörmektedir.

Tabii, bu değişiklik altında çok farklı manalar aranabilir, herkes bir şey söyleyebilir ama işin özü çok açık, çok net. Seçim şartları açısından, Türkiye'de propagandanın sağlıklı yapılabilmesi açısından, seçmenin seçme hakkını sağlıklı kullanabilmesi açısından ve başka pek çok nedenlerden dolayı buna büyük bir ihtiyaç vardır. Esasında, bu ihtiyaç sadece bugün ortaya çıkmış bir ihtiyaç da değil. Bundan önce de 1988 yılında, Anavatan Partisinin iktidarda olduğu dönemde de yasada bir değişiklik yapılmak suretiyle bu yönde bir adım atılmış ancak Anayasa Mahkemesi, yasada yapılan değişikliği Anayasa'ya aykırı görmek suretiyle iptal etmiştir. Daha sonra, Anayasa'da bu yönde bir adım atılmış ancak halk oylamasına gidilmiş ve vatandaş, yapılan halk oylamasında, Anayasa değişikliğini reddetmiştir. O gün de bu var, o gün de halk oylamasına gidebilecek kadar ciddi olarak görülmüş, değerlendirilmiş ve bu konuda bir adım atılması istenmiş ancak netice alınamamış. Bu konuda bütün partilerin, hemfikir olduğu kanaatindeyim esasında çünkü mart ayına baktığınız zaman ve seçim takviminin başlamasıyla yapılması arasında geçen sürece baktığımızda ve o süreç içerisinde yaşananları değerlendirdiğimizde, bu düzenlemenin ne kadar haklı ve yerinde bir düzenleme olduğu da gayet açıktır. Zira, 1 Ocakta takvim başlıyor. Ocak, kış şartlarının en yoğun olduğu aylardan bir tanesi, şubat hakeza öyle, martın büyük bir kısmı hakeza öyle. Bu şartların, Türkiye’nin 81 ilinde, bütün ilçelerinde, bütün beldelerinde, ağırlığı ve şiddeti farklı olmakla beraber her yerinde yaşandığı da çok açıktır, çok nettir. Bu şartlar altında, seçimin propagandasının sağlıklı yapılabilmesi… Kış şartlarında köye gidecek araçların yollardan gidip gelmesi ve o hava şartlarında başka tür çalışmaların yapılması, akşamın çok erken başlaması ve bütün bunları değerlendirdiğinizde sağlıklı bir propaganda zemininin olmadığı çok açık.

Öte yandan, seçmenlerin partileri, adayları doğru değerlendirmesi, projelerini, programlarını doğru değerlendirmesi ve incelemesi açısından da ciddi zorluklar yaşadığı bir gerçek. O nedenle, hem siyasi partilerin arzu ettikleri rahatlık içerisinde propaganda yapabilmeleri, bütün adayların kendilerini istedikleri gibi anlatabilmelerine imkân vermek hem de seçmenlerin adayları, partileri, programları, kişileri tanıması ve propagandaya erişmesi konusunda engelleri ortadan kaldırmak adına bunun fevkalade anlamlı, önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz.

Öte yandan, tabii, bütçe açısından da bir fayda var. Diyelim ki belediye başkanı martta seçildiği zaman kendinden önceki başkanın yaptığı program ve bütçeyle karşı karşıya kalıyor. Esasında, seçildiği yıl bu anlamdan baktığınızda da yarı anlamıyla kayıp bir yıl olarak karşımızda duruyor. Eğer ekimde seçim olursa seçilen belediye başkanı kendi bütçesini yapabilecek, zaman kaybetmeden projelerini hayata geçirebilmek için imkân ve fırsat bulabilecektir. Ona bu imkânı vermek, zaman israfını ve bu açıdan kaybedeceği birtakım konuları kayıptan öteye kazanca dönüştürmekte de elbette hepimiz için büyük bir yarar, büyük bir fayda vardır.

Ayrıca, 2014 yılında Türkiye ilk defa cumhurbaşkanı seçimini yaşayacaktır, doğrudan halk tarafından seçilecektir. İki tane seçimin aynı yıl içerisinde olması da yine birtakım zorlukları getirebilir. O nedenle, her iki seçimin de sağlıklı yapılabilmesi için de bunun öne alınmasında fayda var, bunun öne alınmasında milletimiz için de, hepimiz için de büyük bir yarar var.

AK PARTİ yangından mal kaçırmak veyahut da birtakım hesapların içerisine girmek maksadıyla da bunu öne almış değil. Zira, bu bizim önerimiz ama Milliyetçi Hareket Partisinin de -burada teşekkür ediyorum- desteğiyle olan bir şey. Biz bir hesap yapıyor olsak başka bir parti bir hesap yapmaz mı? Onlar da bir hesap yapar. İki tane birbiriyle rakip partinin hesabı birbiriyle uyuştuğu zaman orada “Birisi hesap yapıyor.” demek fevkalade yanlış olur. Burada bir hesap yok; milletin hayrı var, milletin yararı var, işin doğrusunu yapma gayreti var, bunun arkasında hesap kitap aramama gayreti var. Biz bunu yapıyoruz.

Bakın, Türkiye’deki şu anda mevcut belediyelere baktığınız zaman, Türkiye’deki belediyelerin yüzde 56,68’i AK PARTİ’ye ait belediyeler. Seçime gidiyoruz; seçimde vatandaşımız farklı karar verebilir, belediye başkanlarında, belediye meclislerinde değişiklik yapabilir, belediyede iktidar olanları, meclislerde iktidar olanları değiştirebilir. Bizim elimizde böylesine bir imkân var, böylesine bir güç var. Biz diyoruz ki: “Beş buçuk ay önce gidelim seçime, milletimizin huzuruna çıkalım, hem irade yenilensin hem de yönetenler yenilensin, milletimiz bize imkân verirse biz hizmet edelim, başkalarına imkân verirse başkaları hizmet etsin.” Bundan daha güzel ne olabilir? Demokrasinin doğru işlemesi bakımından faydalı bir adımdır.

AK PARTİ ekonomi kötü olduğu için de bunu getiriyor değildir. Yani o da fevkalade yanlış bir şey. Eğer öyle bir şey olursa, ekonomi kötüyse, işler iyi gitmiyorsa, her şey berbatsa, zaten sandık fatura kesme yeridir, vatandaş faturasını kesecektir. AK PARTİ beceremiyorsa AK PARTİ’ye faturayı kesecektir, başkaları beceremiyorsa ona faturayı kesecektir. Eğer biz yapamadıysak bize kesilecek faturaya biz razıyız çünkü milletimizden ne gelirse o bizim için baş tacıdır, o bizim için kıymetlidir. Bugüne kadar milletimizin verdiği her kararı büyük bir memnuniyetle biz karşıladık.

Değerli arkadaşlar, Büyükşehir Belediyeleri Kanunu’nda değişiklik yapan Hükûmet tasarısıyla ilgili de birkaç hususu paylaşmak isterim. Bu tasarı esasında önemli bir tasarıdır. Baktığınız zaman Hükûmet açısından riskleri de içeren bir tasarıdır, İktidar Grubu açısından da riskleri de içeren bir tasarıdır. Biz, bu tasarıyı getirirken her türlü eleştiriyi de hesap ederek, eğer burada bir fatura olacaksa bu faturayı da hesap ederek getirdik. Esasında, doğru olanı yapma konusunda bugüne kadar bizim herhangi bir tereddüdümüz olmadı. Hatırlarsanız, 2009 Mahallî İdareler Seçimine gitmeden önce de biz Türkiye’de nüfusu 2 binin altında kalan belde belediyelerin kapatılmasına ilişkin kanun değişikliğini burada yaptık. Anayasa Mahkemesi kısmi iptal verdi ve Danıştayın kararıyla bu uygulanamadı. Biz, bunu yaparken buna bazı yerlerde vatandaşımızın karşı çıkacağını elbette biliyorduk. Bunun bir siyasal faturasının olacağını elbette biliyorduk ama bir şeyi daha biliyorduk: Eğer biz bu yapıyla devam ettirirsek o zaman oradaki vatandaşlarımızın sorunları çözüm beklemeye devam eder. Nüfusu 500, nüfusu bin, nüfusu 1.500 olan belediyelerin bütçe gelirlerine baktığınız zaman, bu gelirlerle cari giderleri yan yana koyduğunuz zaman, cari giderleri karşılayamayan bir belediyenin vatandaşa hizmet götürme imkânı yoktur. Sadece, çalışanlara maaş ödeyen, telefon parası ödeyen, elektrik parası ödeyen, diğer cari giderleri ödeyen bir yapı ama hizmet olduğu zaman hizmeti üretecek bir yapı yok. Kaynakları israf ediyoruz. Öyleyse doğru olanı yapalım; kaynaklarımızı israf etmeden, hizmeti doğru bir biçimde yürütecek adımı atalım böylesi belediyeleri kapatarak ama bunları da mağdur etmeyecek tedbirleri alarak yola devam edelim. Şimdi kapatılıyor bu belediyeler ama bunlarla ilgili hizmetler beş yıl süreyle İller Bankasından aldıkları imkânlar devam edecek ve buralara tahsisli olacak, buraların imkânları, ihtiyaçları için harcanacak. Personele giden paralar artık vatandaşın doğrudan hizmetine gidecek, özel idareler o hizmetleri yürütecek ama büyükşehir belediye sınırları içerisinde kalan yerlerde ise zaten büyükşehir olacakları için büyükşehir belediyesinin imkânları orada hizmete dönüşecektir. Oradaki hizmetler bugünkünden daha iyi olacaktır. Biz onu görüyoruz, onu biliyoruz.

Bakın, daha önce Türkiye’de bazı adliyelerin kapatılmasına ilişkin de biz bir karar aldık, o noktada da adım attık. Bunu atarken de bu ülkenin faydasını, yararını düşündük. Eğer biz popülist davranmış olsaydık, siyasal hesaplar içerisinde olsaydık, bu kapatan adımları atma yerine başka adımlar atardık ama biz görüyoruz, biliyoruz ki israf olan şeylerle, yanlış harcanan kaynaklarla, doğru yönetilmeyen paralarla Türkiye’yi güçlü kılmamız, yerel hizmetleri daha aktif ve daha verimli hâle getirebilme imkânımız yoktur. Öyleyse parayı doğru yönetecek, hizmeti doğru bir şekilde vatandaşımızın ayağına götürebilecek, etkin ve verimli kılabilecek adımları atmak da hepimizin vazifesidir. Bu anlamda da bu düzenleme önemli bir düzenlemedir, tarihî bir düzenlemedir, Türkiye’yi bölen bir düzenleme değildir. Bu anlamı yüklemek de fevkalade yanlış olur; zira İstanbul’da, Kocaeli’de büyükşehir belediye sınırları il sınırıdır ve bu epeyce bir zamandır da uygulanmaktadır. Biz arazide bunun başarılı sonuçlar verdiğini gördük. İstanbul’a bakın, İstanbul’un fazlaca, diyelim köy kısmı yok ama Kocaeli’ye gittiğinizde orada kırsal alanın daha fazla olduğunu göreceksiniz. Gidip orada sorduğunuzda vatandaşlarımıza, büyükşehir belediyesi olduktan sonra aldıkları hizmetle öncekileri kıyasladıklarında daha iyi hizmet aldıklarını söylüyorlar ve memnuniyetlerini ifade ediyorlar.

Bugün ne olacak, ne oluyor burada? Büyükşehir olunca köylerin yol meselesi, köylerin su meselesi, köylerin kanalizasyon meselesi, çevreyle ilgili işler, temizlikle ilgili işler belediyelere devrediliyor. Yani bir ülkede belediyenin yol yapması, temizlik işiyle, kanalizasyon işiyle, su işiyle uğraşması bu ülkenin neyini böler? Hiçbir tarafını bölmez. Esasında, sandık olduğu için, bu hizmeti yapma yetkisini alanlar bu yetki süresi içerisinde hizmeti yapamadığı zaman sandıkta vatandaş bunun hesabını sorabilecektir.

Bugüne kadar da büyükşehir kapsamına alınan yerlerde kırsaldaki hizmeti kim yürütüyordu? İl genel meclisleri yürütüyordu, köylere hizmet götürme birlikleri yürütüyordu. Baktığınız zaman, il genel meclislerine ilişkin attığımız adımlar da çok eleştirildi. Valiyi başkanlıktan aldık, içinden bir başkan seçtik, o zaman da farklı şeyler söylendi. Şimdi, bütün bu adımları attığımızda neticenin faydalı olduğunu gördük. Biz Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünü kaldırmıştık, neden? Yozgat’ın A köyündeki içme suyu meselesini muhtar kaymakama yazıyor, kaymakam valiye yazıyor, vali köy hizmetleri il müdürüne, oradan tekrar çalışma yapılıyor, bölge Kayseri’ye gidiyor, Kayseri’den Genel Müdürlüğe, Genel Müdürlükten bütçe planlama vesaire, tekrar, eğer programa girerse, buradan aynı yolu takip edip Yozgat’a gidiyor. Ben yazıların gidiş ve gelişini anlatırken yoruluyorum. Ankara’nın Yozgat’ın Bahçecik köyünün suyuyla ne işi var? Bırakın, bunu Yozgat’ın belediyesi yapsın, özel idaresi yapsın. O zaman bunu getirdiğimizde kıyamet koptu, şimdi yaptık iyi oldu, mahallinde işler çözülüyor. Büyükşehir belediyelerinde de büyükşehir belediye başkanları bunu çözecektir.

Biz sadece ülkemizin belli bir ilini, belli bir bölgesini bu anlamda değiştirmiyoruz, baktığınızda eski olan 14 tane büyükşehir belediyesinin il sınırını mülki idare sınırı yaparken, yeni kurulan 13 tane belediye sınırını da mülki idare sınırı yapıyoruz. Türkiye'nin her bölgesinde var, hem Marmara’sında var hem Ege’sinde var hem Akdeniz’inde var hem İç Anadolu’sunda hem Karadeniz’inde hem Güneydoğu’sunda hem Doğu’sunda. Her bölgede biz bu adamı atıyoruz. Bu, milletimize güvenmenin, onların yetkisine saygı duymanın da bir gereğidir. Vatandaş seçecek, belediye başkanları hizmetini verecek, hizmet veremediği zaman, bunlarla ilgili sandıkta hesabını soracaktır. Yanlış yapanlar olursa devletin denetim mekanizmaları vardır onlar devreye girer; suç işleyen konular söz konusu olursa o zaman zaten ilgili kanunlar vardır, onlar işler ama bu ülkede hizmetlerin etkin, verimli ve vatandaşımızın hayrına, yararlı bir biçimde sürdürülebilmesi için bunun tarihî ve önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Biz bunu da biliyoruz, bu konuda pek çok yanlış bilgilerle insanımızın aklının karıştırılmaya çalışılacağını da yakinen biliyoruz…

GÜRKUT ACAR (Antalya) – Federasyonu getiriyorsunuz, federasyonu!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - …ama bir şeyi daha biliyoruz: Vatandaşımızın yapılan bu düzenlemeyi takdir edeceğine ve düzenlemenin doğru olduğu noktasında tasdikini de sonunda vereceğine de yürekten inanıyoruz. Çünkü, attığımız her adım vatandaşımızın daha fazla hizmet almasına, ihtiyaçlarının daha etkin, daha verimli bir biçimde yerine getirilmesine katkı sağlamıştır, bundan sonra da katkı sağlamaya devam edecektir.

İçişleri Bakanlığımız bir genelge yayımladı. Doğru, nüfusu 2 binin altında olan belediyelerle ilgili bir genelgeydi. Nedir onun amacı? Amacı şu: Bu belediyelerle ilgili kapatılma noktasında bir çalışma yapılacağı bütün kamuoyunun malumu. Böyle olunca bazı belediyeler, ellerindeki gayrimenkulleri, ellerindeki menkulleri ve emlaki ellerinden çıkarmak için -iyi niyetle, belki ihtiyacı için çıkaracak, belki başka şekilde- bu noktada bunlar yok pahasına gitmesin, belde zarar görmesin, devletimizin milletimizin faydasına olan şeyler faydasız hâle dönüşmesin diye bir süzgeç kurduk orada. Burada bir izin mekanizması işlesin, bakılsın, gerçekten gayrimenkul veya menkul elden çıkarılmak, bir şekilde başka türlü tasfiye edilmek için mi yapılıyor bu iş, yoksa gerçekten var olan bir ihtiyacı karşılamak için mi yapılıyor? Bu anlamda bir süzgeç kondu, iyi niyetle kondu. Yoksa bunun altında farklı anlamlar, farklı manalar aramamak lazım. Benim ilimde, Yozgat’ta, şu anda 36 tane belde belediyesi kapatılıyor. Bu 36 belde belediyesinin üçte 2’sinden fazlası AK PARTİ’li belde belediyelerinden oluşuyor. Ben oradaki kardeşlerimin ne söylediğini de biliyorum. 2009’da belediye başkanlarımız -2009’dan önceki- bu karardan önce, bize geldiler, dediler ki: “Belediyemiz kapatılıyor, sıkıntımız şu. O zaman gelin, halka siz hesap verin.” Beraber gittik beldeye, orada konuştuk. Belde kapatılıyor mu? Kapatılıyor. “Bizim aleyhimize oluyor.” dediler, dinledik. Arkasından da ben belediye başkanına sordum: Başkanım, sizin Ankara’dan gelen tahsisatınız ne kadar? İşte, bir rakam verdi, “Şu kadar…” Personel gideriniz ne kadar? “Şu kadar…” İşte, diğer cari giderleriniz ne kadar? “Şu kadar...” Peki, bu parayı harcadığınız zaman siz, bu giderleri tam ödediğiniz zaman, nasıl hizmet yapıyorsunuz? “Hizmet yok…” Peki, nasıl yapıyorsunuz? “Maaşları ödemiyorum ben.” diyor. “Oradaki işçiler maaşlarını alamıyor, memurlar maaşlarını alamıyor, belediyeler icra kıskacında; öyleyse, bu yapıyı ayakta tutma imkânı yok, biz burayı kapatacağız. Bu işçileri başka yerlere, kendi talepleri doğrultusunda nakledeceğiz. Bunların alamadıkları alacakları ödeyeceğiz, borçları yükleneceğiz. Bundan sonra cari gider ortadan kalkacak. İller Bankasından veya başka kaynaklardan gelen ne kadar para varsa, bu para beş yıl süreyle sizin her tür ihtiyacınız için, sadece size kullanılacak. Bunu mu yapalım, yoksa kazanan belediye başkanının yandaşlarının sadece …”Küçücük bir yerde de akrabalar arası yarış oluyor, hepimiz biliyoruz. Beldelerde partiler arası bir yarış yok, aileler arası yarış oluyor. Orada, baktığınızda, hangisi kazanırsa öbür taraf gidiyor. “Böyle mi gitsin bu düzen, yoksa köyün, bu beldenin, yörenin insanlarının ihtiyacını karşılayacak bir mekanizma kuralım mı?” diye sorduğumda vatandaş bizi alkışladı. Bir daha, belediye başkanları beni götürmediler. Neden? Çünkü, bu işin, biz, doğrusunu yapıyoruz.

Biz milletimize doğru yaptığımızı anlatacağız. Milletimiz basiret sahibidir, iyiyi, doğruyu ayırt etmede mahirdir, sandıklar da bunun içindir. Biz sandıktan da çekinmiyoruz. Üç tane genel seçim oldu, iki tane mahallî seçim oldu, iki tane halk oylaması oldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Neredeyse bir buçuk yılda bir halkımızın önüne çıktık, hesap verdik. Şimdi, 2013’te vereceğiz, 2014’te vereceğiz, 2017’de vereceğiz, demokrasidir, hesap vermek güzel şeydir.

Bu değişikliğin, bu vesileyle hayırlı olmasını diliyorum, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ENGİN ALTAY (Sinop) – Sayın Bakan 17 değil, 15…

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Teklif üzerinde şahsı adına söz isteyen Yusuf Başer, Yozgat Milletvekili. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

YUSUF BAŞER (Yozgat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 328 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde mahallî idareler seçimleri, Anayasa’mızın 127’nci maddesi ve 2972 sayılı Mahallî İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Hakkında Kanunun 8’inci maddesi gereğince beş yılda bir yapılmaktadır. Yapılmış olan en son mahallî idareler seçimi 2009 yılının Mart ayında yapılmıştır.

Anayasa’mızın “Siyasi Haklar ve Ödevler” başlığı altında yer alan ve 68’inci maddesinde ifadesini bulan seçme, seçilme, halk oylamasına katılma, siyasi faaliyette bulunma, 18 yaşını bitiren her Türk vatandaşının hakkı olduğu belirtilmiştir. Devlete ve hükûmete düşen görev, bu hakları, hiçbir kısıtlamaya, hiçbir engellemeye mani olmayacak şekilde yerine getirilmesini temin için hukuki ve alt yapıyı düzenlemektir. Anayasa değişiklik teklifinin amaçlarından birisi de devletin ve hükûmetin bu görevi yerine getirme düşüncesidir. Demokratik sistemin önemli bir unsuru olarak çoğulcu katılımcılığın azami ölçüde sağlanmasında, yerel ve millî menfaatlerin uzlaştırılmasında mahallî idarelerin rolü büyüktür. Mahallî idareler aynı zamanda temsilî demokrasinin de, halkın yerel ve kamusal menfaatlerinin de teminatıdır.

Demokrasinin temel unsurlarından birisi de propagandadır. Propaganda, vatandaşların bilinçlenmesini, siyasi partilerin adayları ile bağımsız adaylar hakkında yeterli bilgiye erişmesini, seçimlere mümkün olduğunca vatandaşlarımızın etkin bir şekilde katılmasını sağlayan araçlardan birisidir. Bu sebeple, demokrasilerin beşiği olarak adlandırılan yerel yönetimleri ve onları idare edecek olan adayları yani şehrül eminlerini seçmenlerin en iyi şekilde tanımaları, adayların ve partilerin de kendilerini ve adaylarını en iyi şekilde seçmenlere tanıtmaları gerekir. Dolayısıyla, seçimlerin adil, tarafsız, eşit, güvenli olması, katılımın azami ölçüde sağlanması ve propaganda yapılmasının önündeki engellerin kaldırılması demokrasinin olmazsa olmaz kurallarından birisidir. Anayasa’mızın 127’nci maddesi ve 2972 sayılı Mahallî İdareler Seçimi Yasası’ndaki hükümler değiştirilmediği takdirde, demokrasinin temel unsurlarından olan propaganda da yeterince yapılmamış olacaktır. Vatandaşlarımızın yeterince bilinçlendirilmemesi sebebiyle, seçmenlerin adaylar hakkında yeterli bilgiye erişimi ve seçimlere azami katılım da sağlanamayacaktır. Bu durum ise halkın kendisini yönetecek insanları tanımadan seçmek durumunda kalması demektir. Yapılacak böyle bir seçimin de demokrasinin ruhuna uygun olması mümkün değildir. Demokrasinin ruhuna uygun olmayan, hakkaniyete uymayan böyle bir seçimi AK PARTİ olarak kabul etmek mümkün değildir. Zira, AK PARTİ kurulduğu andan itibaren demokrasinin, insan haklarının, hukuk devletinin, hukukun üstünlüğünün, insanca ve kardeşçe yaşamanın, temel hak ve hürriyetlerin önündeki engelleri kaldırmak için mücadele etmiştir, mücadele etmeye de devam edecektir, AK PARTİ’nin varlık sebeplerinden birisi de budur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa’mız değişmediği takdirde mahallî idareler seçimleri Mart 2014 tarihinde yapılacaktır. Mahallî  idareler seçimlerinin yapılacağı zaman kış şartlarının en ağır ve zor olduğu döneme denk gelmektedir. Özellikle seçimin başlangıcı olan ocak ayının başlangıcı ile oy verme günü olan mart ayının son pazar günü arasındaki seçim döneminde Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle bazı bölgelerimizde diğer bölgelerimize nazaran kış şartları ağır geçmekte ve bu durum seçim propagandası ve seçim çalışmalarını olumsuz etkilemektedir. Vatandaşlarımız için de, siyasetçilerimiz için de zorlu kış şartlarında seçimlere katılmak zorlukların yaşanmasına ve kazalara sebep olmaktadır. En son yapılan Mart 2009 Mahallî Seçimlerinde olumsuz hava şartları sebebiyle değerli siyaset adamı Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını kaybettiğimizi hatırlıyor, üzülüyor ve kendilerini bir kez daha buradan rahmetle anıyoruz. Ayrıca partilerin teşkilatlarında görev alanlar ile oy kullanmak için yola çıkan vatandaşlarımızın da olumsuz hava şartları sebebiyle hayatlarını kaybettiğini biliyor ve üzülüyoruz. Biz AK PARTİ olarak, bu gibi üzücü olayları yeniden yaşamak istemiyoruz. Birimizin sevinci başkalarının üzüntüsü olsun istemiyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ olarak ocak-mart ayları arasındaki seçim döneminde yaşanmış olan bu olumsuzlukları en asgariye indirebilecek tarihte seçimleri yapmayı hedefliyoruz. Bu düşünceden hareketle Anayasa’mıza eklenen geçici bir madde ile siyasi partilerimizin veya yerel yönetim organlarına seçilecek adayların seçim çalışmalarında vatandaşlarla iletişimlerini güvenli ve rahatça sağlayacak ortamın hazırlanması amaçlanmıştır. Seçim tarihi olarak, Türkiye’nin iklim şartlarının en elverişli olduğu ekim ayının son pazar günü olarak düşünülmek suretiyle kanun teklifi verilmiştir. Bu amaçla, Anayasa’mıza eklenecek geçici 20’nci maddenin yürürlüğe girmesinden sonra 2014 yılının Mart ayında yapılması gereken ilk mahallî idareler genel seçimi 2013 yılının Ekim ayına alınmış olacaktır. Teklif ile yapılacak olan ilk mahallî idareler seçiminin başlangıç tarihi ve oy verme gününe ilişkin hükümleriyle ilgili olarak ortaya çıkabilecek belirsizliklerin giderilmesi ve uygulamada tartışılmaya yol açacak farklı görüşlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Bu doğrultuda, Anayasa’mızın 67’nci maddesinin son fıkra hükmünün ve 2979 sayılı Kanun’un sadece seçimin başlangıç tarihi ve oy verme gününe ilişkin hükümleri bakımından uygulanmayacağı belirtilmiştir. Böylece, Anayasa’nın 67’nci maddesinin son fıkra hükmü, 2979 sayılı Kanun’un seçimin başlangıç tarihi ve oy verme günü dışındaki hükümlerine ve seçim kanunlarına aynen uyulacaktır. Seçim kanunlarında yapılan diğer değişiklikler, 67’nci maddenin son fıkrasının uygulanmasında seçimin başlangıç tarihi ve oy verme günü dikkate alınarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 12 Haziran seçimlerinde AK PARTİ olarak bizler ve diğer tüm siyasi partiler, vatandaşlarımıza, çağın gereklerine uygun; demokratik, özgürlükçü, sivil, katılımcı yeni bir anayasa vaadiyle vatandaşlarımızdan oy istedik, vatandaşlarımıza söz verdik.

Bugün ilk oylamasını yapacağımız anayasa değişikliğinde olduğu gibi, bu Meclisimizin de “ama”ların ve “ancak”ların olmadığı, hiç kimsenin ötekileştirilmediği, vatandaşlarımızın tamamının “İşte aradığım anayasa bu.” diyebileceği bir anayasayı da bu Meclisin çıkarması gerektiğine yürekten inanıyorum. Zira darbelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından araştırıldığı Türkiye'nin, otuz yıl öncesinin darbe ürünü olan 82 Anayasası’yla yönetilmeyi hak etmediğini buradan bir kez daha haykırmak istiyorum.

AK PARTİ olarak vatandaşlarımıza vermiş olduğumuz sözün gereğini yerine getiriyoruz. Bu amaçla, Anayasa Uzlaşma Komisyonunda siyasi partilerin milletvekili sayılarına bakılmaksızın eşit üyeyle temsilini kabul ettik, çoğunluğun azınlığa baskı yapmasına karşı olduğumuzu aziz milletimize ilan ettik.

AK PARTİ olarak, şartlar ne olursa olsun mutlaka yeni anayasayı milletimize sunmak istiyoruz, yeni anayasayı vatandaşlarımıza ve ülke insanına kazandırmak istiyoruz. Bugün olduğu gibi, yakın bir tarihte yeni, sivil bir anayasayı çıkarmayı arzu ediyor; bu vesileyle, 328 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin yasalaşacağını umuyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Şimdi yirmi dakika süreyle soru-cevap işlemi yapılacaktır. On dakika soru sorma süresidir.

Sayın Dibek, Sayın Erdemir, Sayın Kurt, Sayın Tanal, Sayın Yılmaz ve Sayın Kuşoğlu sisteme girmişlerdir.

Sayın Dibek, buyurun.

TURGUT DİBEK (Kırklareli) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Bakana şunu sormak istiyorum: Şimdi, bu değişiklikle bundan sonra ekim ayının son pazar günü yerel seçimleri yapacağız. Bizim en büyük bayramımız Cumhuriyet Bayramı yani 29 Ekim, dolayısıyla ekim ayının sonuna denk geliyor. Baktım takvime, beş yıl sonra yani 2018’in Ekim ayının son günü 28 Ekime geliyor. O, Cumhuriyet Bayramı’nın da başladığı öğleden sonraki tarih. Şimdi burada, eninde sonunda Cumhuriyet Bayramı’yla da çakışacak bir süreç var. Niçin bu değerlendirmeyi kasım ayının ilk pazar günü yani bir hafta sonraya yapıp da yarın öbür gün bir yerel seçimi, bizim en büyük bayramımız olan, ulusal bayramımız olan Cumhuriyet Bayramı ile çakıştırmayı göze alan böyle bir düzenlemeyi Meclisin gündemine getiriyorsunuz? Bu düzenlemeyi bir hafta sonra, kasım ayının ilk pazarı olarak yapmak daha doğru değil mi?

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Erdemir…

AYKAN ERDEMİR (Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kısa söz almak için talepte bulunmuştuk. Aradan beş-altı saat geçtikten sonra, şu anda soru sormak için bize dönmüş durumdasınız. Ben o kısa sözümü en azından bu  vesileyle, kalan kırk beş saniyede ifade edeyim.

Bugün Avrupa Birliği Uyum Komisyonunda, Avrupa Parlamentosu eski başkanlarından Pat Cox başkanlığında bir heyeti ağırladık. Bu toplantıda iktidarıyla, muhalefetiyle Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde ortak ve kararlı bir tutum içinde olduğunu ifade ettik. İfade ettik etmesine de, gerek Başbakanın gerek Cumhurbaşkanının son açıklamalarında ve gerek Başmüzakereci ve Avrupa Birliği Bakanının açıklamalarında ne yazık ki aynı kararlılığı göremiyoruz.

Sonuç olarak, barışın, demokratik yönetişimin ve çoğulculuğun projesi olan Avrupa Birliği sürecinde daha vizyoner, sağduyulu ve yapıcı bir siyasetin gelişmesini toplumumuz diliyor. Bunu ifade etmek istemiştim.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Kurt…

KAZIM KURT (Eskişehir) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Bakanım, seçimi erkene almak, ciddi anlamda bir anayasal hakkı öne çekmek. Dolayısıyla, bu hakkı öne çekerken yerelleşme iddiasındaki bir iktidarın, hükûmetin o yöredeki insanlarla referandum yapmak gibi bir ihtiyacı hissetmemesinin doğru bir mantık olmadığını düşünüyorum. Özellikle yerel demokrasiyi geliştirmek isteyen bir iktidarın da uygulayacağı yasa sizin biraz sonra sunacağınız yasa gibi olmamalıdır. Çünkü, belediyelerin yetkisini daraltıyor, merkezî idarenin yetkisini daha da büyütüyorsunuz ve ondan sonra “Yerel demokrasiyi hayata geçiriyoruz, o nedenle seçimi öne alıyoruz.” diyorsunuz. Bu çelişkidir. Bunu nasıl izah ediyorsunuz?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Tanal…

MAHMUT TANAL (İ