DÖNEM: 24                                                                    YASAMA YILI: 2

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

CİLT : 24

121’inci Birleşim

19 Haziran 2012 Salı

 

 

(TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

 

I.  - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II. - GELEN KÂĞITLAR

III.- YOKLAMALAR

IV.   - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI

1.- Muğla Milletvekili Ali Boğa’nın, 10 Haziran 2012 tarihinde Muğla Fethiye’de meydana gelen depreme ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, yurt dışında yaşayan vatandaşların oy kullanmasına ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Kahramanmaraş’ın ormanlarına ilişkin gündem dışı konuşması

 

V.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut’un, Hakkâri’de 8 askerin şehit olmasına ve 16 askerin yaralanmasına ilişkin konuşması

VI.- AÇIKLAMALAR

1.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Hakkâri’nin Dağlıca bölgesinde 8 askerin, Hatay Belen’de 1 askerin şehit olmasına, Hükûmetin sınır ötesi operasyon yetkisini etkinlikle kullanması gerektiğine ve ülkücü ve milliyetçilerin imanını sorgulayan anlayışı kınadığına ilişkin açıklaması

2.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Hakkâri’nin Dağlıca bölgesinde 8 askerin terör örgütü tarafından şehit edilmesine ve terörle özgürlüklerin inşa edilemeyeceğine ilişkin açıklaması

3.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Hatay’da, Hakkâri’nin Dağlıca bölgesinde ve Şanlıurfa Cezaevinde hayatını kaybedenlere ve Hükûmetin silahlı çatışmayı sonlandıracak tedbirleri birinci sırada gündeme alması gerektiğine ilişkin açıklaması

4.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, Yüksekova Yeşiltaş Karakoluna PKK terör örgütü tarafından saldırı girişiminde bulunulması sonucu çıkan çatışmada 8 askerin şehit olmasına ve 19 askerin yaralanmasına, terörün son bulması için her türlü tedbirin alınacağına ilişkin açıklaması

5.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Hakkâri’de ölenlere, Hükûmet ve Meclis olarak çatışmaya son verecek adımlar atmak gerektiğine ve son günlerde cezaevlerinde yaşanan olaylara ilişkin açıklaması

6.- Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapanların gece çalışmaları nedeniyle izinli sayılmalarına ilişkin açıklaması

 

VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Dersim olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/319)

2.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekili Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, kadına yönelik fiziksel, ekonomik, siyasal ve benzeri her türlü şiddetin kadın sağlığı üzerinde yarattığı etkilerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/320)

3.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekili Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, ülkemizde yaşanan kadınlara yönelik cinayetlerin nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/321)

B) Önergeler

1.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, (2/458) esas numaralı Şehit Yakınları ile Gazilerin Toplumsal ve Ekonomik Durumlarının İyileştirilmesi ile Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/53)

VIII.- ÖNERİLER

A) Danışma Kurulu Önerileri

1.- Danışma Kurulunun, gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine; 26 Haziran 2012 Salı günkü birleşimde sözlü sorular ve diğer denetim konularının görüşülmeyerek kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; 27 Haziran 2012 Çarşamba günkü birleşimde de sözlü soruların görüşülmemesine; 279, 287 ve 280 sıra sayılı kanun tasarılarının İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesine ilişkin önerisi

 

IX.- SEÇİMLER

A) Komisyonlara Üye Seçimi

1.- (10/49, 113, 118, 252, 253, 254, 255, 256, 257 ve 258) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonuna üye seçimi

 

X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

 

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

 

 

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

2.- İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı ile Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın; Meslek Hastalıkları ve İşçi Sağlığı Kanun Teklifi ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporları (1/605, 2/490) (S. Sayısı: 277)

 

 

XI.- USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER

1.- Süleyman Çelebi ve 6 milletvekilinin tasarının başlığının değiştirilmesine ve bu doğrultuda tasarı metninde geçen bir ibarenin tüm metinde değiştirilmesine yönelik önergelerini İç Tüzük’ün 87’nci maddesine uygun bulmadığından işleme almaması nedeniyle Başkanın tutumu hakkında

 

XII.- OYLAMALAR

1.- İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı’nın oylaması

 

XIII.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Ali Sami Yen Stadı’nın bulunduğu taşınmaza ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/6932)

2.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, hal kayıt sistemine ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/7020)

3.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, gümrük muayene memurlarının denetmen ve denetmen yardımcılığı kadrolarına geçişlerinin engellenmesine ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/7022)

4.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, eski model araçlardan yüksek oranda vergi alınacağı iddialarına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/7050)

5.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Habur Sınır Kapısındaki yoğunluğa ilişkin Başbakandan sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/7148)

6.- Antalya Milletvekili Tunca Toskay’ın, muhtaç aylığı bağlananlara ve burs verilen öğrencilere ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/7149)

7.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7178)

8.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Refahiye ilçesinde bulunan Gülen ve Dumanlı ormanlarında sarıçam ağacı kesiminde kıyım yapıldığı iddiasına ilişkin sorusu ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/7249)

9.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya Asker Hastanesinin kapatılacağı yönündeki iddialara ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın cevabı (7/7275)

10.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/7277)

11.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, yabancılara toprak satışına ve bunun doğuracağı sorunlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7293)

12.- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, Hal Kayıt Sistemi uygulamasına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/7319)

13.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Habur Sınır Kapısındaki yoğunluğa ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/7320)

14.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Habur Sınır Kapısına atama yapılması planlanan boş kadrolara ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/7321)

15.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, 20-25 Nisan 2012 tarihlerinde Habur Sınır Kapısından giriş-çıkış yapan kişi sayısına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/7322)

16.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, 20-25 Nisan 2012 tarihlerinde Sarp Sınır Kapısından giriş-çıkış yapan kişi sayısına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/7323)

17.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Arhavi Çay Fabrikasında olası bir kazının yol açabileceği sorunlara ve fabrikanın taşınmasına yönelik taleplere ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7337)

18.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, Bursa’da son 5 yılda kiralanan kadastro harici arazilere ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7353)

19.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, yabancılara taşınmaz satışının doğuracağı sorunlara ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7369)

20.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, 2011-2012 yıllarında yaş sebze meyve üretimi ve ihracatına,

Seracılığa ve bunun kapasitesinin artırılmasına,

Sera üretici birliklerini teşvik edici çalışmalara,

Sera ürünlerinin fiyatını belirleyecek bir müdahale kuruluşu oluşturulup oluşturulmayacağına,

Seraların ve sera ürünlerinin eksikliklerinin giderilmesine yönelik çalışmalara,

Ülkemizdeki seracılığın sorunlarını azaltmaya yönelik çalışmalara,

Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları nedeniyle cezaevlerine giren çiftçilere,

Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, Yozgat’ta don ve sel olaylarından dolayı çiftçilerin yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesine,

Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi alan üreticilerin borçlarına,

İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2009-2011 yılları arasında hizmet alımı yoluyla çalıştırılan personele ve özlük haklarına,

2009-2011 yılları arasında Ziraat Bankasından ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden alınan üretici kredilerine,

İlişkin soruları ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (7/7375), (7/7376), (7/7377), (7/7378), (7/7379), (7/7380), (7/7381), (7/7382), (7/7383), (7/7384), (7/7385)

21.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, muz ithalatında üç firmaya ayrıcalık yapıldığı iddialarına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/7386)

22.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın, Konya’da kapatılan askerlik şubelerine ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın cevabı (7/7404)

23.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, sanat ve sanatçıyla ilgili görüşlerine ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın cevabı (7/7414)

24.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, koruma altında bulunan çocukların bağlı kurum ve kuruluşlarda istihdamına ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7448)

25.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, İstanbul ve Ankara’da hava kirliliğinin önlenmesine yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7449)

26.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Malatya ilini de kapsayan Bölge Çevre Düzeni Planına ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7450)

27.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Sivas-Koyulhisar-Ortakent yöresinde faaliyette bulunan madencilik şirketiyle ilgili bazı iddialara ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7451)

28.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, İngilizlerin Türkiye’de satın aldığı gayrimenkul miktarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7452)

29.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, koruma altında bulunan çocukların bağlı kurum ve kuruluşlarda istihdamına ilişkin sorusu ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevabı (7/7473)

30.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, orman yangınlarına ve alınan önlemlere ilişkin sorusu ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/7517)

31.- Kırklareli Milletvekili Mehmet S. Kesimoğlu’nun, Lüleburgaz’da yapılması planlanan projelere ilişkin Başbakandan sorusu ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (7/7549)

32.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Şanlıurfa ilinde çarpık kentleşme ve ulaşım sorunlarını çözmek için planlanan projelere ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7575)

33.- İstanbul Milletvekili Melda Onur’un, İstanbul’daki Tekel Likör Fabrikasının yıkım kararına ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7576)

34.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansının yaptığı gezilere ve desteklenen projelere ilişkin sorusu ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (7/7616)

35.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, iklim değişikliklerinin önlenmesine ve sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleşmesine yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7643)

36.- İstanbul Milletvekili Faik Tunay’ın, inşaat yapımında geçici ustalık yetki belgesine sahip olanların çalıştırılabilmesine ilişkin sorusu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın cevabı (7/7732)

 


I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.05’te açılarak on iki oturum yaptı.

Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı,

Yedinci, Sekizinci, Dokuzuncu Oturum

Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, Aydın’ın büyükşehir yapılmasına yönelik Hükûmet yetkililerinin açıklamalarına,

Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova, Balıkesir’in bütünşehir olmasına,

Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, Bolu’daki gelişmelere,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel, Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü Hüseyin Çelik’in BDP ve blok güçlerini “Kürtçü ırkçılar” olarak nitelendirmesini kınadığına ve AK PARTİ’nin Kürtleri kendi hakları üzerinde söz söyleyebilen bir halk olarak görmediğine,

Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Malatya ilinin Kuluncak ve Arguvan ilçelerindeki adliyelerin kapatılmasına,

Elâzığ Milletvekili Enver Erdem, Türkiye’de meydana gelme ihtimali yüksek olan muhtemel depremlerle ilgili Hükûmetin tedbir alıp almadığını öğrenmek istediğine,

Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Aydın ilinin Didim ilçesinin Türkiye’nin en temiz kenti yarışmasında 1’inci olmasına ve yaz nüfusu yoğun olan yerlere kış nüfusuna göre değil de yaz nüfusuna göre kaynak aktarılması gerektiğine,

Adana Milletvekili Ali Halaman, Hükûmetin ortaya koyduğu yerelleşme hedefiyle sosyal ve siyasi yıkım yapmasını, tarihî ilçeleri yok etmesini kınadığına,

Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Batum Havaalanı’na Ankara’dan uçuşların iptal edilmesinin mağduriyete sebep olduğuna ve Artvin ilinin Ardanuç ve Arhavi ilçelerindeki adliyelerin kapatılmasına,

Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz, Isparta’da dört ilçe adliyesinin kapatılmasına,

Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Uşak ilinin Karahallı ve Ulubey ilçelerindeki adliyelerin kapatılmasına,

İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, 25 Mayıs 2012’de Kayseri Pınarbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğüne yapılan saldırıda yaralanan İsmail Sakın’ın hayatını kaybettiğine ve Türkiye’nin en temiz kenti yarışmasında 1’inci olan Didim Belediyesini kutladığına,

İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati, Türkiye Büyük Millet Meclisi Yerleşkesi içinde trafik kurallarına tam ve düzgün olarak uyulması gerektiğine,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının 13/6/2012 tarih ve 26 sayılı Kararı ile Tacikistan-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Mahmadali Vatanov başkanlığındaki bir heyetin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının konuğu olarak ülkemize resmî bir ziyarette bulunmasının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu ve 19 milletvekilinin, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin sorunlarının (10/316),

BDP Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Dersim olaylarında kaybolduğu iddia edilen kız çocuklarının akıbetlerinin (10/317),

BDP Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Şeyh Sait ve arkadaşları, Seyit Rıza ve arkadaşları ile Saidi Nursi’nin mezar yerlerinin nerede olduğunun (10/318),

Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156) görüşmeleri, Komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

2’nci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Anayasa Komisyonu Raporlarının (1/626) (S. Sayısı: 276) görüşmelerine devam edilerek ikinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Elâzığ Milletvekili Enver Erdem’in kullandığı bazı ifadeler için AK PARTİ Grubundan özür dilemesi gerektiğine,

Elâzığ Milletvekili Enver Erdem, kullanmış olduğu bazı ifadeleri düzelttiğine,

Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu’nun bazı ifadelerine,

Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu’nun bazı ifadelerine,

İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın bazı ifadelerine,

İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın bazı ifadelerine,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in Adalet ve Kalkınma Partisine,

Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın şahsına,

Sataşmaları nedeniyle birer konuşma yaptılar.

Birleşime saat 23.36’da beş dakika ara verildi.

 

                                                          Meral AKŞENER

                                                             Başkan Vekili

 

         Bayram ÖZÇELİK                                                             Muhammet Bilal MACİT

                  Burdur                                                                                    İstanbul

                Kâtip Üye                                                                                Kâtip Üye

Onuncu, On Birinci, On İkinci Oturum

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

2’nci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Anayasa Komisyonu Raporlarının (1/626) (S. Sayısı: 276) görüşmelerine devam edilerek,

4’üncü sırasında yer alan, Türkiye Cumhuriyeti ile Filistin Adına Filistin Kurtuluş Örgütü Arasındaki Geçici Serbest Ticaret Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına Dair 1/2011 Sayılı Ortak Komite Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/472) (S. Sayısı: 98),

5’inci sırasında yer alan, Türkiye Cumhuriyeti ile Filistin Ulusal Yönetimi Lehine Filistin Kurtuluş Örgütü Arasındaki Geçici Serbest Ticaret Anlaşması ile Kurulan Ortak Komitenin Anlaşmaya Ek Menşeli Ürünler Kavramının Tanımı ve İdari İşbirliği Yöntemlerine İlişkin 2/2010 Sayılı Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/592) (S. Sayısı: 255),

Yapılan açık oylamadan sonra kabul edildi.

3’üncü sırasında yer alan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı ile Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın; Meslek Hastalıkları ve İşçi Sağlığı Kanun Teklifi ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporlarının (1/605, 2/490) (S. Sayısı: 277) tümü üzerindeki görüşmeleri tamamlandı, maddelerine geçilmesi kabul edildi.

İzmir Milletvekili Oktay Vural, Meclisin atık su gideri inşaatında göçük olduğuna ve Nadir Kekilli adlı işçinin göçük altında kaldığına,

İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Meclisin atık su gideri inşaatında çalışan ve göçük altında kalan işçinin hayatını kaybettiğine,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut, göçük altında kalarak hayatını kaybeden Nadir Kekilli’nin yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunduğuna ilişkin bir konuşma yaptı.

Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz, üniversite sınavına girecek öğrencilere başarılar dilediğine ve Babalar Günü’nü kutladığına ilişkin bir açıklamada bulundu.

Alınan karar gereğince, 19 Haziran 2012 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere 02.40’da birleşime son verildi.

 

                                                             Sadık YAKUT

                                                             Başkan Vekili

 

         Bayram ÖZÇELİK                                                             Muhammet Bilal MACİT

                  Burdur                                                                                    İstanbul

                Kâtip Üye                                                                                Kâtip Üye

II. - GELEN KÂĞITLAR

                                                                                                                                                No: 168

15 Haziran 2012 Cuma

Teklifler

1.- Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen’in; Tekirdağ İlinde Karacakılavuz Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/668) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

2.- Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen’in; Tekirdağ İlinde Karaağaç Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/669) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

3.- Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen’in; Tekirdağ İlinde Yeniçiftlik Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/670) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

4.- Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen’in; Tekirdağ İlinde Mürefte Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/671) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

5.- Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen’in; Tekirdağ İlinde Gümüşsultan Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/672) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

6.- Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen’in; Tekirdağ İlinde Kozyörük Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/673) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

7.- Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen’in; Tekirdağ İlinde Barbaros Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/674) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

8.- Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen’in; Tekirdağ İlinde Büyükyoncalı Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/675) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

9.- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in; 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/676) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler; Kadın Erkek Fırsat Eşitliği ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

10.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun; 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/677) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler; Plan ve Bütçe ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

11.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in; Turgutreis Adıyla Bir İlçe Kurulmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/678) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.06.2012)

Raporlar

1.- Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu Tasarısı ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Raporu (1/589) (S. Sayısı: 279) (Dağıtma tarihi: 15.08.2012) (GÜNDEME)

2.- Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile İçişleri Komisyonu Raporları (1/584) (S. Sayısı: 280) (Dağıtma tarihi: 15.08.2012) (GÜNDEME)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, hakkında açılan bir davayla ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6187)

2.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı internet sitesinden vatandaşların siyasi parti üyeliklerine ulaşıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6195)

3.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, eski bir büyükşehir belediye başkan yardımcısının bir Bakan hakkındaki bazı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6203)

4.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, hükümlü terör örgütü liderinin Devlete aylık maliyetine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6206)

5.- Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin’in, 663 Sayılı KHK ile araştırmacı kadrosuna atananların özlük haklarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6365)

6.- Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, mermer ocaklarının çevreye verdiği zarara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6366)

7.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık Merkez teşkilatında yapılan personel atamalarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6367)

8.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 663 Sayılı KHK sonrası gerçekleştiği iddia edilen uygulamalara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6368)

9.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Tam Gün Yasası ve sözleşmeli çalışma modeline ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6369)

10.- İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak’ın, İstanbul’da İl ve İlçe Sağlık Müdürlüğüne yapılan atamalara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6370)

11.- İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak’ın, İstanbul’daki hastanelere yapılan başhekim atamalarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6371)

12.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, MS hastalığına ve kök hücre merkezlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6372)

13.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, Bursa’daki sağlık yatırımlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6373)

14.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Diyarbakır’da kalp uzmanı doktor ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6374)

15.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, Bingöl’de sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6375)

                                                                                                                                                No: 169

18 Haziran 2012 Pazartesi

Tasarı

1.- Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/630) (Plan ve Bütçe; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.06.2012)       

Teklif

1.- Manisa Milletvekili Recai Berber ve Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ile 6 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/679) (Adalet; Anayasa; İçişleri; Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.06.2012)

Rapor

1.- Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporları (1/484) (S. Sayısı: 287) (Dağıtma tarihi: 18.06.2012) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Şanlıurfa’da tahsil edilen sulama birlikleri aidatlarına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1875) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

2.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Diyanet İşleri Başkanının kürtaj ve sezaryen konusundaki tutumuna ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1876) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yerel yönetimlerde sözleşmeli olarak çalıştırılan personele ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/1877) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

4.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan geçici işçilerin sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/1878) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

5.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, KİT’lerde sözleşmeli olarak çalışan personelin mağduriyetine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/1879) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

6.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’nın yeni teşvik sisteminde 4. bölgede yer almasına ilişkin Ekonomi Bakanından sözlü soru önergesi (6/1880) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

7.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yeni teşvik sistemine ilişkin Ekonomi Bakanından sözlü soru önergesi (6/1881) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

8.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 dönemine ait ihracatın ithalatı karşılama oranlarına ve ihracat içindeki yerli katkı paylarının düştüğü iddialarına ilişkin Ekonomi Bakanından sözlü soru önergesi (6/1882) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

9.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, ithalat ve ihracat verilerine ilişkin Ekonomi Bakanından sözlü soru önergesi (6/1883) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

10.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum ve Iğdır ovalarındaki sulama kanallarının bakım ve onarımına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1884) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

11.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Çıldır Aktaş Sınır Kapısı güzergâhında yol yapımı için gerçekleştirilen istimlakların bedellerinin ödenmesine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından sözlü soru önergesi (6/1885) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

12.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Muş-Bulanık’taki sulama kanallarının bakım ve onarımına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1886) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

13.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Zeytinburnu Küçük Sanayi Sitesindeki dükkânların yıkım kararına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından sözlü soru önergesi (6/1887) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

14.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, öğretmenlere ilave seminer çalışması için ek ders ücreti ödenip ödenmeyeceğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1888) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

15.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Arpaçay’daki bir köyün yol ve kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1889) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

16.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Arpaçay’daki bir köyün yol ve köprü sorununa ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1890) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

17.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Arpaçay’daki bir köyün sağlık ocağı ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1891) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

18.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Arpaçay’daki bir köyün sağlık ocağı ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1892) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

19.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars’ta bir köye şehitlik yapılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/1893) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

20.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Arpaçay’daki bir köyün sağlık ocağı ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1894) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

21.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Arpaçay’daki bir köy okulunun sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1895) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

22.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Arpaçay’daki bir köyün yol, köprü ve aydınlatma sorununa ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1896) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

23.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Arpaçay’daki bir köyün yaylasının yol, su ve elektrik sorununa ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1897) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

24.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Arpaçay’daki bir köyün yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1898) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

25.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Arpaçay’daki bir köyün yol, köprü, aydınlatma ve kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1899) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

26.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, karakola ifadeye götürülen üç kişiyle ilgili iddialara ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1900) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

27.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in, organ kaçakçılığının önlenmesine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1901) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

28.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Bilgi Güvenliği Kanun Tasarısıyla ilgili çalışmalara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1902) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

29.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, KPSS-2010 sonuçlarına göre yapılacak lisans mezunu atamalarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1903) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

30.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir finans kurumunun tasfiye sürecinde vatandaşların yaşadığı mağduriyete ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1904) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmenin imzalanmaması ile ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8115) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

2.- Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak’ın, değerli taş ihracatında meydana gelen artışın nedenlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8116) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

3.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, örtülü ödenekten yapılan harcamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8117) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

4.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Trabzon-Araklı’da çöp toplama alanı olarak kiralanan bir alana ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8118) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

5.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, memurların ekonomik sıkıntılarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8119) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

6.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, polislerin özlük haklarının düzeltilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8120) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

7.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Suudi Arabistan ve Brunei Krallarının ziyaretleri sırasında verdikleri hediyelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8121) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

8.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8122) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

9.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, AB Bakanlığı tarafından hazırlanan bir broşüre ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8123) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

10.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Şanlıurfa’da açılışı yapılan tesislerle ilgili bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8124) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

11.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, THY’nin insan kaynakları yönetimini yürüten firmaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8125) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

12.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Mavi Marmara baskını sonrası Türk-İsrail ilişkilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8126) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

13.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, THY’de greve katılan işçilerin işten atılmalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8127) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

14.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Manisa’daki Katı Atık Depolama Alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8128) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

15.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’de inşaatı devam eden cezaevine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8129) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

16.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın, bazı ilçelerdeki adliye teşkilatlarının kaldırılacağı iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8130) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

17.- Batman Milletvekili Ayla Akat’ın, son yıllardaki gözaltı ve tutuklama oranlarına, bu oranların yaşa ve cinsiyete göre dağılımına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8131) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

18.- Adana Milletvekili Ali Demirçalı’nın, gezici mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8132) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

19.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, genel sağlık sigortasında uygulamada yaşanan sorunlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8133) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

20.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, Trabzon-Araklı’da yapılması planlanan katı atık toplama projesine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8134) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

21.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, Bodrum’da bir kıyı bölgesinin imara açılacağı iddialarına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8135) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

22.- Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın, TEDAŞ Genel Müdürüyle ilgili bazı iddialara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8136) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

23.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, TEDAŞ Genel Müdürü tarafından verilen iftar yemeğine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8137) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

24.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, Karaman Belediyesinin çeşitli konulardaki faaliyetlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8138) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

25.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Balıkesir-Altınova beldesinin ilçe olmasına yönelik çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8139) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

26.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin bir mahalleye yatırım yapmadığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8140) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

27.- Samsun Milletvekili Ahmet İhsan Kalkavan’ın, biber gazı kullanımının yol açtığı sorunlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8141) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

28.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, kürtaj yasağına karşı gösteri yapan kadınlara polis müdahalesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8142) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

29.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, gözaltında işkence ve kötü muamele vakalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8143) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

30.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, biber gazından dolayı hayatını kaybeden vatandaşlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8144) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

31.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Silifke Kültür Merkezi inşaatına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8145) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

32.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, Kissebükü’nde yapılan otel inşaatına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8146) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

33.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, Bodrum’da jeotermal su kaynağı bulunması sonucu bölgede yeni yatırımların yapılacağı ve bu yapılaşmanın çevreye zarar vereceği iddialarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8147) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

34.- Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın, Bolu’da otopark amaçlı kazı yapılan alanda tarihi eserler ortaya çıkmasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8148) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

35.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu’nun, Orman ve Su İşleri Bakanlığına makam aracı olarak kullanılmak üzere taşıt kiralama izni verilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8149) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

36.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu’nun, THY’nin sponsorluk anlaşmalarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8150) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

37.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, havacılık sektörüne getirilen grev yasağına ve THY yönetimi ile ilgili bazı iddialara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8151) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

38.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Mersin’in kamu gelirleri ve giderleri içerisindeki payına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8152) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

39.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, ÖSYM’nin 6287 sayılı Kanunda yapılan değişikliği uygulamakta geciktiği iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8153) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

40.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu’nun, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında görevlendirilen ücretli öğretmen sayısına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8154) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

41.- Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek’in, Bakanlık personeline ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8155) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

42.- İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in, Erzurum’un bir köyündeki öğretmen açığına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8156) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

43.- İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in, yeni eğitim sistemi kapsamında ilköğretim okulları binalarının ilkokul ve ortaokul olarak sınıflandırılmasında uygulanan ölçütlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8157) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

44.- Samsun Milletvekili Ahmet İhsan Kalkavan’ın, öğretmen maaşlarına, norm kadro sayısına ve atanamayan öğretmenlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8158) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

45.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Bakanlık bünyesinde çalıştırılan kadrosuz usta öğreticilerin yıllık izin haklarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8159) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

46.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu’nun, kullandığı makam araçlarına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8160) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

47.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, orman yangınlarına ve buna karşı alınan önlemlere ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8161) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

48.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, HES Projelerinde vatandaşların baskı altına alındığı iddialarına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8162) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

49.- İstanbul Milletvekili Melda Onur’un, EPDK’nın acele kamulaştırma yetkisine ve HES projelerine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8163) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

50.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Borçka-Artvin karayolunun asfaltlanma yöntemine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8164) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

51.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, aşırı yük nedeniyle kamyoncu esnafına kesilen idari para cezalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8165) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

52.- Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek’in, Samsun-Ankara demiryoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8166) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

53.- Denizli Milletvekili Adnan Keskin’in, Acıpayam-Dalaman yolunun yapım çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8167) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

54.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerindeki gelişmelerin Türk şirketlerine olumsuz etkisine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/8168) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

55.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, özel yetkili mahkemelerle ilgili bir açıklamasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/8169) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.06.2012)

56.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, Suriye’de kaçırılan 11 Lübnanlı’nın Türkiye’de olduğu iddialarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8170) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

57.- Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek’in, Samsun’daki spor tesislerinin sayısına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/8171) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

58.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı taşıyan kenelerle mücadeleye ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8172) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

59.- İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in, KPSS ile Bakanlığa memur olarak atanan bir kişinin göreve başlatılmadığı iddialarına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/8173) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

60.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8174) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.06.2012)

61.- Muş Milletvekili Demir Çelik’in, Türkiye’deki Cemevlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8175) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

62.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, üniversite ve yurtlarda bazı öğrencilere yönelik artan saldırılara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8176) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

63.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, mezarlıkta yapılmak istenen anma etkinliğinde TEM Şube Müdürünün kullandığı iddia edilen usluba ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8177) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

64.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının bir gazete ilanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8178) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

65.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Suudi Arabistan Kralının 2007’deki ziyareti sırasında verdiği hediyelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8179) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

66.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Bülent Arınç’a suikast iddiasıyla başlatılan soruşturmanın akıbetine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8180) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

67.- Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk’ün, Başbakan’ın öğretmenlerle ilgili bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8181) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

68.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, İzmit-Arızlı konutlarında yaşayan depremzedelerin mağduriyetlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8182) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

69.- İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu’nun, bir AK PARTİ Grup Başkanvekilinin şike davası klasöründe yer aldığı iddia edilen ifadelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8183) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

70.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Uludere olayı ile ilgili açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8184) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

71.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, özel yetkili mahkemelerin yetkilerinin kısıtlanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8185) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

72.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, yeni Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe gireceği tarih konusunda yaşanan tereddüde ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8186) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

73.- İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun, bir inşaat şirketine kamu kredisi kullandırılıp kullandırılmadığına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/8187) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

74.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, bazı kamu kurum ve kuruluşlarındaki görevlerinden ayrıldıktan sonra 2531 sayılı Kanuna aykırı faaliyette bulunanlara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/8188) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

75.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Hasdal Cezaevindeki tutuklulara ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8189) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

76.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, iddianamelerin niteliğine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8190) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

77.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, bir sanatçı hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8191) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

78.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, yazı işleri müdürlüğü için yapılan görevde yükselme sınavını kazanmasına rağmen atanamayan personele ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8192) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

79.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, Erzin’in hakim, savcı ve personel eksikliğine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8193) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

80.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, ceza infaz koruma memurlarının çalışma sürelerine ve özlük haklarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8194) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

81.- İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil’in, SHÇEK’de kalan çocuklara, hizmet veren personele ve yurt sayısına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8195) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

82.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, kamuda özürlülerin istihdamına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8196) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

83.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, özürlü memur seçme sınavında kopya verildiği ve haksızlık yapıldığı iddialarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8197) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

84.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Ilısu Barajı inşaatında çalışan işçilerin maaşlarını alamadıkları iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8198) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

85.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, Ulusal İstihdam Stratejisi Planındaki kadın istihdamı politikasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8199) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

86.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, şeref aylığı alan şehit aileleri ve gaziler için tedavilerinde kullanılan ilaçlarda fark ücreti alınmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8200) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

87.- Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş’ün, havacılık hizmetlerine grev yasağı getirilmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8201) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

88.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, iş kazalarına ve işçi ailelerine yapılan yardımlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8202) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

89.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, maden ocaklarında iş güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8203) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

90.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, Türkiye’nin ILO Sözleşmesine aykırı faaliyetlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8204) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

91.- Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş’ün, basın çalışanlarının sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8205) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

92.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, İsrail’in Kıbrıs Rum Kesimine asker yerleştirmek istediği iddialarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8206) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

93.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Yunanistan’ın Eşek ve Bulamaç adalarını işgal ettiği iddialarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8207) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

94.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, Arap Baharının Türk vatandaşlarına ve firmalarına etkisine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8208) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

95.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, petrol varil fiyatındaki düşüşün pompa fiyatlarına yansımamasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8209) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

96.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Aydın’daki jeotermal kuyulara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8210) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

97.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, EPDK’daki görevinden ayrıldıktan sonra 2531 sayılı Kanuna aykırı faaliyette bulunanlara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8211) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

98.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, Malatya-Yeşilyurt’ta kiraz sineği ile mücadelede Ziraat Odasının yetersiz kaldığı iddialarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8212) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

99.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy’un, Bursa’da çiftçilerin dolu ve doğal afet nedeniyle yaşadığı mağduriyete ve alınan önlemlere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8213) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

100.- Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, Yerköy’de dolu afetinden mağdur olan çiftçilerin borçlarına ödeme kolaylığı getirilmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8214) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

101.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Urfa isotunun geliştirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8215) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

102.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, Güzelbahçe’de bir köyde dolu ve yangın nedeniyle üreticilerin yaşadığı mağduriyetin giderilmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8216) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

103.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Aydın’da jeotermal kuyularının çevresindeki bahçelere ve tarla ürünlerine verdiği zarara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8217) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

104.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, TAPDK’daki görevinden ayrıldıktan sonra 2531 sayılı Kanuna aykırı hareket ettiği iddia edilen kişilere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8218) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

105.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, ülkemizdeki süt üretimi ile ilgili verilere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8219) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

106.- Muş Milletvekili Demir Çelik’in, 24 Mayıs 2012’de Varto’da yapılan bir askeri operasyona ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8220) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

107.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Kars’ın bir mahallesindeki su kesintisine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8221) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

108.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Yunanistan’ın Eşek ve Bulamaç adalarını işgal ettiği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8222) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

109.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’nun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının bazı gazetelere ilan vermediği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8223) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

110.- Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, Yozgat İl Özel İdaresi bütçesinden 2003 yılından bugüne kadar ilçelere yapılan yatırımlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8224) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

111.- Gaziantep Milletvekili Edip Semih Yalçın’ın, Şahinbey Belediyesinin bir mahkeme kararına uymadığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8225) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

112.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Tunceli’de PKK tarafından işçilerin kaçırıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8226) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

113.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, İlk Kurşun Tepesinin tahrip edilmesine ve alınan önlemlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8227) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

114.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünün sahnelediği eserlere ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8228) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

115.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Ergani’deki Hz. Zülkifl Peygamber’in makamına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8229) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

116.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, 2011 yılında tiyatro, belgesel, film ve çeşitli yayınlara yapılan yardım miktarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8230) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

117.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, 2011 yılı Kültür Bakanlığı yayınlarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8231) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

118.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, İlk Kurşun Anıtı ve çevresinin sit alanı ilan edilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8232) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

119.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, İssos Harabelerinde yapılan çalışmalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8233) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

120.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, subay, astsubay, hakim ve savcıların maaş artış oranlarının ilan edilmemesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8234) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

121.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Kamu İhale Kurumundaki görevinden ayrıldıktan sonra 2531 sayılı Kanuna aykırı faaliyette bulananlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8235) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

122.- Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, örgün eğitime devam edemeyen engelli çocukların eğitim giderlerinin kesilmesine neden olan yönetmeliğe ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8236) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

123.- Adana Milletvekili Ali Demirçalı’nın, Alo 147 hattında yapılan görüşmelere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8237) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

124.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, öğretmen maaşlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8238) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

125.- Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, Yozgat’ta çürük raporu verilen bir okulun yerine yeni okulun ne zaman yapılacağına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8239) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

126.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Kosova’da Türk öğrencilerine verilen özel kontenjanın kaldırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8240) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

127.- Van Milletvekili Nazmi Gür’ün, Başkale Meslek Yüksek Okulu inşaatına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8241) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

128.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, 2012-2013 yıllarında açılacak imam hatip okullarının illere göre dağılımına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8242) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

129.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, 2012-2013 öğretim yılında açılması planlanan sağlık meslek liselerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8243) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

130.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, il merkezindeki İstiklal İlköğretim Okulunun bahçe duvarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8244) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

131.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Diyarbakır Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8245) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

132.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, 2012-2013 öğrenim yılı içinde yeni açılacak turizm ve otelcilik meslek liselerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8246) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

133.- Samsun Milletvekili Ahmet İhsan Kalkavan’ın, Samsun’da bir okulun kapanmasına rağmen Bakanlığın sitesinde yer aldığı iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8247) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

134.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, 12 yıllık kademeli eğitim sistemini tanıtmak amacıyla hazırlanan kitapçığa ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8248) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

135.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, 12 yıllık kademeli eğitim sistemini tanıtmak amacıyla hazırlanan kitapçığa ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8249) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

136.- Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, Yozgat’ta Er Eğitim Birliği açılıp açılmayacağına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8250) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

137.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, 2002-2011 yılları arasında İsrail’den ya da İsrailli firmalardan alınan askeri malzemelere ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8251) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

138.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Hasdal ve Hadımköy cezaevlerindeki tutuklulara ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8252) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

139.- Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Uludağ Milli Parkı giriş ücretlerine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8253) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

140.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, orman yangınları için alınan tedbirlere ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8254) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

141.- Kastamonu Milletvekili Emin Çınar’ın, Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğüne yangın elemanı alımına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8255) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

142.- Muş Milletvekili Demir Çelik’in, ülkemizdeki Türkçe bilmeyen vatandaşların sağlık hizmeti alırken yaşadıkları sıkıntılara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8256) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

143.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Kartepe’deki bir polikliniğin kapatılmasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8257) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

144.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, Çukurova Bölgesine hizmet verecek olan havaalanı için yapılan kamulaştırmaya ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8258) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

145.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, bölünmüş yol yenileme çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8259) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

146.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, yol genişletme çalışmalarında İlk Kurşun Tepesinden toprak alınmasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8260) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

147.- İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in, Kemalpaşa Lojistik Köyü ve İstanbul-İzmir Otoyol Projelerinin uygulanmasında yaşanan sorunlara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8261) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

148.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan ayrılıp 2531 sayılı Kanuna aykırı faaliyette bulunanlara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8262) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

149.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, basında yer alan bir açıklamasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/8263) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

150.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Şeker Kurumundaki görevinden ayrıldıktan sonra 2531 sayılı Kanuna aykırı faaliyette bulunanlara ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/8264) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

151.- Ankara Milletvekili Sinan Aydın Aygün’ün, İran’a altın ihracatındaki artışa ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/8265) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

152.- Muş Milletvekili Demir Çelik’in, Muş, Bitlis, Hakkari ve Van illerinde Karayolları Genel Müdürlüğünde çalışan taşeron işçilere ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8266) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

153.- Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu’nun, THY’nin uçuşlarında dağıtıldığı iddia edilen broşürlere ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/8267) (Başkanlığa geliş tarihi: 06.06.2012)

154.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, İzmir’deki tarihi Alsancak Stadının AVM veya iş merkezi yapılacağı iddialarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/8268) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

155.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Rekabet Kurumundaki görevlerinden ayrıldıktan sonra 2531 sayılı Kanuna aykırı faaliyette bulunanlara ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/8269) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

156.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in gelişmişlik düzeyine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8270) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

157.- İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın, Okul Sütü Akıl Küpü Projesi kapsamındaki sütlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8271) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

158.- Hakkâri Milletvekili Adil Kurt’un, GAP’ın ne zaman bitirileceğine ve GAP Eylem Planına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8272) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

159.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün, özel bir TV kanalında yayınlanan bazı programlara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8273) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

160.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün, RTÜK’ün internet sitesinden bildirdiği yayın yasaklarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8274) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

161.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8275) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

162.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün, özel bir TV kanalında yayınlanan bazı programlara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8276) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

163.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün, RTÜK’ün faaliyetlerine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8277) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

164.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün, medya grupları ve prodüksiyon şirketlerinde çalışanların sayısına ve özlük haklarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8278) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

165.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün, RTÜK’ün medya hizmet sağlayıcılarının belirlenen sayılara uygun personel istihdam edip etmediklerinin denetlemesine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8279) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

166.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, ülkemize göç eden Türk vatandaşlarına emeklilikte zorunlu göç şartı getirilmesi nedeniyle yaşanan mağduriyete ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8280) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

167.- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, gazilerin özlük haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8281) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

168.- Konya Milletvekili Faruk Bal’ın, Konya’da iklim şartları nedeniyle çiftçilerin yaşadığı mağduriyetin giderilmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8282) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

169.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Mahmudiye’deki TİGEM Anadolu Tarım İşletmesinin atıklarının Seydi Suyuna karıştığı iddialarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8283) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

170.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, şap hastalığına ve hastalığın önlenmesi için alınan tedbirlere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8284) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

171.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Okul Sütü Projesi kapsamında süt dağıtımının bazı ilçelerde bira reklamı bulunan araçlarla yapıldığı iddialarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8285) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

172.- Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın, ikinci el oto alım satımı yapan galerilerin şehir merkezinden uzağa taşınmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8286) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

173.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Şanlıurfa Merkeze bağlı bir köydeki elektrik, kanalizasyon, yol bakım ve onarım çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8287) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

174.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Şanlıurfa Merkeze bağlı bir köydeki içme suyu ve kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8288) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

175.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Şanlıurfa Merkeze bağlı bir köyde yaşanan yol, elektrik, okul ve lojman sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8289) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

176.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Şanlıurfa Merkeze bağlı bir köydeki cami, kanalizasyon şebekesi ve okul binasının yenilenmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8290) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

177.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yeni teşvik sisteminde illerin teşvik bölgelerine göre dağılımına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8291) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

178.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, Kahramanmaraş’ın sosyo-ekonomik gelişmişliğinin gerilemesine ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8292) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

179.- Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz’ın, 1995’ten günümüze Hatay’da Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ve getirilen yasaklara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8293) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

180.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, 2003-2011 yıllarında Kahramanmaraş’ta hakkında banka borçları nedeniyle icra takibi başlatılan vatandaşlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8294) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

181.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Tarsus’taki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8295) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

182.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Silifke’deki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8296) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

183.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Mut’taki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8297) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

184.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Gülnar’daki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8298) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

185.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Erdemli’deki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8299) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

186.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Çamlıyayla’daki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8300) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

187.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Bozyazı’daki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8301) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

188.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Aydıncık’taki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8302) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

189.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Anamur’daki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8303) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

190.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Yenişehir’deki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8304) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

191.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Toroslar’daki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8305) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

192.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Mezitli’deki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8306) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

193.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Akdeniz’deki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarına ve bunların yeni eğitim sistemi kapsamında yeterliliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8307) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

194.- Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın, öğretmenlerin sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8308) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

195.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, 12 yıllık zorunlu eğitim kapsamında liselere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8309) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

196.- Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın, Milas’ta bir köyde maden arama çalışmaları nedeniyle yaşanan sorunlara ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8310) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

197.- Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın, Yatağan Termik Santralinin atıklarının ve küllerinin biriktirildiği atık gölünden kaynaklanan mağduriyete ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8311) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

198.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, hacı adaylarının seyahat acentelerine dağıtımında haksızlıklar yapıldığı iddialarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/8312) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

199.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, hakkında tasfiye kararı alınan bir finans kurumunun mudilerinin sorunlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/8313) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

200.- Batman Milletvekili Ayla Akat’ın, yasadışı kürtajla ilgili verilere ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8314) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

201.- Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan’ın, İzmit Körfezindeki kirliliğe ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8315) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

202.- İzmir Milletvekili Hülya Güven’in, Yatırım Teşvik Sistemine ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/8316) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

203.- Hakkâri Milletvekili Adil Kurt’un, sözleşmeli er ve erbaş alımlarına ve terör nedeniyle şehit olanların sayısının açıklanmadığı iddialarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8317) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

204.- Hakkâri Milletvekili Adil Kurt’un, yargılaması devam eden bir davayla ilgili bir milletvekilinin beyanlarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8318) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, su faturalarına yansıtılan sabit kalemlerin, gelir seviyesine göre belirlenip belirlenmeyeceğine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6257)

2.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Darrüşafaka Cemiyeti Tüzüğünde yapılan değişiklikle sunulan imkânlardan yararlanabilmek için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı şartının getirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6904)

3.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın, Konya İlinin bölgelere göre teşvik uygulamasındaki yerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6905)

4.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, KPSS personel alımında sonradan eklenen bölümlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6907)

5.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, YGS ve KPSS’nin kaldırılması ile ilgili çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6908)

6.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, 2007-2012 yılları arasında ele geçirilen uyuşturucu miktarına ve madde bağımlılığına karşı alınan önlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6911)

7.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Okul Sütü Akıl Küpü Projesi kapsamında okullarda dağıtılan sütler nedeniyle öğrencilerin zehirlendiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6912)

8.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Malatya Battalgazi alt geçidi yapımı nedeniyle mahalle sakinlerinin yaşadığı mağduriyete ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6913)

9.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Başbakanlık Merkez ve taşra teşkilatında görev yapan ve emekli olan personele ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6914)

10.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, yasaklı kitap, CD, albüm ve filmlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6915)

11.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Kürecik Radar Üssüne ve burada bulunan askerlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6916)

12.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, ekmek üretimindeki suistimalleri önlemeye yönelik çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6917)

13.- İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın, şoför esnafının yaşadığı sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6918)

14.- Adana Milletvekili Ali Demirçalı’nın, Çukurova Üniversitesi Narenciye Gen Bahçesi’nin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi yapılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6919)

15.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Malatya-Ankara çevre yolu üzerine yapılan AVM’nin araç ve yaya trafiğine olumsuz etkisine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6920)

16.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, Okul Sütü Projesinin ilk gününde yaşanan sütten zehirlenmelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6921)

17.- Gaziantep Milletvekili Edip Semih Yalçın’ın, Hancağız Barajında meydana gelen bir kazaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6924)

18.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6925)

19.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, 1950-2011 yılları arasında yıkılan cami, mescit, mektep ve medreselere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6928)

20.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, İstanbul Kaptan-ı Derya Halil Paşa Camiinin yerinde bir muhallebici dükkanının bulunduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6929)

21.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, polis memurlarının özlük haklarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6930)

22.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Başbakan ve Bakanların danışmanlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6931)

23.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Balâ’da TİGEM’e ait bir tarım arazisinin özel bir işletmeye kiralanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6933)

24.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, Okul Sütü Projesi kapsamında süt dağıtımı ihalelerine ve bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6934)

25.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Okul Sütü Projesi kapsamında süt dağıtımı ihalelerine ve bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6935)

26.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütlerle ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6936)

27.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy’un, Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6937)

28.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütün denetimine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6938)

29.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, İsrail’e Manavgat Şelalesinden su satışını içeren ticari anlaşmanın gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6939)

30.- Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş’ün, mevsimlik işçilerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6940)

31.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Antalya’da yapılacak olan EXPO 2016 organizasyonuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6941)

32.- Muğla Milletvekili Tolga Çandar’ın, Muğla-Marmaris-Turgut Köyünde bulunan bir otelle ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6942)

33.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, MİT’in 1 Mayıs 1977 tarihli olayla ilgili raporuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6944)

34.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Batman’daki bir Ermeni Kilisesinin çöp alanı olarak kullanıldığı iddialarına ve ülkemizdeki farklı grupların ibadet ve ibadethanelerine yönelik taleplerine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/6945)

35.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarına yönelik çalışmalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/6946)

36.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/6947)

37.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TRT’nin personel sayısına ve gelir kaynaklarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/6948)

38.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/6949)

39.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, öğretmen atamaları nedeniyle ailelerin yaşadığı mağduriyete ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6959)

40.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir Zihinsel Özürlü Kadınlar Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde bakım hizmeti alan engellilere ve çalışan personele ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6960)

41.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/6961)

42.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir vatandaşımızın incelemeli elektrikli araç patenti almasına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/6962)

43.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, ülkemizde 2007-2011 yılları arasında meydana gelen iş kazalarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6963)

44.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, 657 Sayılı Kanun uyarınca 4-C statüsünde çalışan personelin özlük haklarına ve 2007-2011 yılları itibarıyla kamuya atanan toplam 4-C’li personel sayısına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6964)

45.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bakanlıkta son beş yıl içerisinde müşavirlik kadrosuna atanan personele ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6965)

46.- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, ücretli öğretmenlerin SGK primlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6966)

47.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6967)

48.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, İstanbul ve Şanlıurfa illerinin nüfus istatistiklerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6968)

49.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Şişli’de Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olan arsanın satışına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6969)

50.- Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş’ün, orta ve küçük işletmelerde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6970)

51.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bakanlıkta son beş yıl içerisinde müşavir kadrosuna atanan personele ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6977)

52.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, meslek mensubu olmayanların büyükelçi olarak atanmasına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6978)

53.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, 2009 yılında Hollanda’da kaçırılan bir Türk vatandaşının akıbetine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6979)

54.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Füze Kalkanı Sistemi kapsamında istihbarat bilgilerinin İsrail ile paylaşılacağı iddialarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6980)

55.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6981)

56.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/7021)

57.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın, Başakşehir İlçesindeki çarpık yapılaşmaya ve ruhsatsız bir binaya işyeri açma ruhsatı verildiği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7023)

58.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bakanlıkta, son beş yıl içerisinde müşavir kadrosuna atanan personele ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7024)

59.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, TMK kapsamında yargılanan çocuklardan tazminat talebine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7025)

60.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Kocaeli’ndeki bir belediye başkanının Kur’an-ı Kerim’in içerisine kendi resmini koyarak dağıttırdığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7026)

61.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, valiliklerin resmi internet sitelerinden Atatürk’e ait resimlerin ve sözlerin kaldırıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7027)

62.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, polislerin sosyal medyada örgütlenmelerinin genelgeyle organize suç kapsamına alındığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7028)

63.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, polis tarafından gözaltına alınan bir asker kişinin sağlık kontrolleri sırasında kaçarken hayatını kaybettiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7029)

64.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesine ve proje kapsamında yıkılan camilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7030)

65.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen halkoyunları etkinliklerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7031)

66.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Tuzluca’nın kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7032)

67.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Kars’taki yol çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7033)

68.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Iğdır-Kars çevresinde PKK’nın eylemlerine karşı alınacak önlemlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7034)

69.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7035)

70.- Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, Çorlu’da suç oranlarının artmasına ve alınan önlemlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7036)

71.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, Batman’a izinli olarak gelen bir askerin ölümüne ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7037)

72.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın, Konya’nın Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri arasında yer almamasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/7039)

73.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, Hacı Bektaş Veli Müzesinde açılması düşünülen hediyelik eşya reyonlarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/7042)

74.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bakanlıkta, son beş yıl içerisinde müşavir kadrosuna atanan personele ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/7048)

75.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/7049)

76.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, ortaöğretim ders müfredatındaki değişikliklerden kaynaklanan sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7051)

77.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, 19 Mayıs kutlamalarına yönelik Danıştay kararı hakkındaki bir açıklamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7052)

78.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, öğretmen açığına ve atanamayan öğretmenlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7053)

79.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, öğretmenlerin ve akademisyenlerin maaşlarına ve ek ödemelerinde artış yapılıp yapılmadığına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7054)

80.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, üniversitelerde akademik personel açığına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7055)

81.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bakanlıkta, son beş yıl içerisinde müşavir kadrosuna atanan personele ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7056)

82.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’nun, 2003 yılından bugüne kadar ÖSYM Başkanlığı tarafından yapılan sınavlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7057)

83.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, öğretmenlerin güvenliğinin sağlanması hususunda alınan tedbirlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7058)

84.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Dershanelerin kapatılması ile ilgili çalışmalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7059)

85.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, 2012 KPSS başvurularında ek süre taleplerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7060)

86.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, okullarda başlatılan Okul Sütü Projesi kapsamında yaşanan sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7061)

87.- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, ücretli çalıştırılan öğretmenlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7062)

88.- Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, Tekirdağ’ın eğitim alanındaki ihtiyaçlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7063)

89.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, mekatronik alanıyla ilgili lisans düzeyinde eğitim veren bölümlere ve liselere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7064)

90.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, yıkım kararı alınan Çaycuma Anadolu Lisesi eski binasının ve yeni yapılacak okul binasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7065)

91.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7066)

92.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Tuzluca’ya bağlı bir köyün okul sorununa ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7067)

93.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Türk Cumhuriyetleri ve toplulukları için önemli günlerin ders kitaplarında yer almasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7068)

94.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, 2012 YGS sınavı sonuçlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7069)

95.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, KPSS başvuru süresinin kısıtlı olması nedeniyle yaşanan sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7070)

96.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, öğretmenlere yönelik şiddete ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7071)

97.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, Bakanlık müşavirliği kadrosuna atanan üst düzey yöneticilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7072)

98.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, öğretmen açığına ve öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7073)

99.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencilerine verilen pedagojik formasyon hakkının kaldırılması sonucu doğacak sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7074)

100.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, özür grubuna bağlı yer değiştirmelere ve öğretmenlerin aile birliğinin korunmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7075)

101.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7076)

102.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7077)

103.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, bazı üniversitelerde kapatılan fakülteler nedeniyle akademik personelin yaşadığı kadro sorununa ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7078)

104.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Bilim ve Sanat Merkezlerinde görev yapan öğretmenlere kadro verilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7079)

105.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, ücretli öğretmenlerin mağduriyetine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7080)

106.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, öğretmenlerin uzman yardımcılığı sınavına girmesine getirilen sınırlamaya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7081)

107.- Bursa Milletvekili Kemal Ekinci’nin, Okul Sütü Projesi kapsamındaki ihalelere ve zehirlenme iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7082)

108.- Amasya Milletvekili Ramis Topal’ın, öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7083)

109.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bakanlıkta, son beş yıl içerisinde müşavir kadrosuna atanan personele ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/7084)

110.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/7085)

111.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Anıtkabir ziyaretçi sayısının internet sitesinde yayınlanması uygulamasının kaldırılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/7087)

112.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, zorunlu askerlik hizmetine ve cinsel yönelimi farklı olan kişilerin askerlikten muaf tutulma koşullarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/7088)

113.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bakanlıkta, son beş yıl içerisinde müşavir kadrosuna atanan personele ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7089)

114.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, Belkıs Pompaj Sulama İstasyonunda oluşan hasara ve hasar nedeniyle çiftçilerin mağduriyetine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7090)

115.- Manisa Milletvekili Sakine Öz’ün, Gediz Nehrinin ıslahına ve bölgede selden zarar gören çiftçilerin sorunlarına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7091)

116.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Akköy 2. HES Projesinin çevreye verdiği zararlara ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7093)

117.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, su ile ilgili kurum ve çalışmalara ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7094)

118.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Tuzluca ilçesindeki su kesintilerine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7095)

119.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7096)

120.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Akarsu Sulama Göleti Projesine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7097)

121.- Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın, Gönen Ovasındaki çeltik üreticilerinin sulama sorunlarına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7098)

122.- İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in, İzmir’de bir taş ocağı işletmesinin üretim yaptığı yer ile ruhsatına konu yer arasında farklılık olduğu iddiasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7112)

123.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bakanlıkta son beş yıl içeresinde müşavir kadrosuna atanan personele ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7113)

124.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7114)

125.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/7116)

126.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/7117)

127.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, doğal afetlere karşı alınan önlemlere ve bir Bakanlık kurulması ihtiyacına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7119)

128.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, 2. Dünya Savaşı sırasında Topkapı Sarayındaki tarihi eserlerin özel korunma yöntemlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7121)

129.- Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ’ın, Başbakan ve Dışişleri Bakanının bazı görüşme ve çalışmalarını İstanbul’da yapmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7122)

130.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Türkiye Diyanet Vakfına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7123)

131.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Türkiye Diyanet Vakfında çalışan Diyanet İşleri Başkanlığı emekli personeline ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7124)

132.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, 2002 yılından itibaren TDV’nin bazı harcamaları ile TDV aracılığıyla kesilen hayvanlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7125)

133.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Türkiye Diyanet Vakfının yurtiçinde ve yurtdışında 2011 yılında yaptığı nakdi ve ayni yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7126)

134.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Düzce Çilimli kanalizasyonunun içme suyuna karıştığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7127)

135.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Türkiye Diyanet Vakfına ait cami sayısına ve illere göre dağılımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7128)

136.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Üsküdar’da 1992-1999 yıllarında inşaatına başlanan ve açılan cami, mescid ve Kur’an kurslarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7129)

137.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Suriyeli sığınmacılara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7130)

138.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, 28 Şubat 1997 tarihindeki MGK toplantı tutanaklarının açıklanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7131)

139.- İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın, Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütlere ve bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7132)

140.- Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu’nun, Tatvan ilçe merkezinde bazı mahallelerin afet bölgesi kapsamına alınmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7133)

141.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Bel-Beton AŞ’nin özelleştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7134)

142.- Bursa Milletvekili İlhan Demiröz’ün, Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7135)

143.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Gökçeler Barajına ve Manavgat’da yapımı süren bir HES çalışmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7136)

144.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara yapılan bağışların gelir vergisinden düşülmesi uygulamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7137)

145.- İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak’ın, Sultanbeyli’de bir mahallenin isminin değiştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7138)

146.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, TOKİ tarafından yaptırılan konutların yönetimine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7139)

147.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Kamu kurumlarında boş bulunan engelli kadrolarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7140)

148.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, ülkemizdeki Suriyeli muhalif mültecilerin toplam sayılarına ve yapılan harcamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7141)

149.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yapılan bazı atamalarda KPSS belgesi ve yeterlilik belgesi aranmadığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7142)

150.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Başkanlık sistemi ile ilgili tartışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7143)

151.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir’in, TRT’nin gelir ve giderleri ile özelleştirip özelleştirilmeyeceğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7144)

152.- İstanbul Milletvekili Şafak Pavey’in, 12 Haziran 2011 ile 9 Mayıs 2012 tarihleri arasında terör nedeniyle hayatını kaybeden ve yaralananlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7145)

153.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, 2010 yılında Kral Faysal Vakfı tarafından verilen ödüllere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7146)

154.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Melih Gökçek’in bir sosyal paylaşım sitesindeki bazı açıklamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7147)

155.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Simav depremi nedeniyle yaşanan mağduriyete ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/7151)

156.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Simav depreminde zarar gören binalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/7152)

157.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, şiddet gören ve koruma tedbiri uygulanan kadınlara ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7160)

158.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Diyanet İşleri Başkanlığı ile imzalanan işbirliği protokolünün kapsamına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7161)

159.- Antalya Milletvekili Tunca Toskay’ın, çocuk yoksulluğu oranlarına ve bununla mücadele etmek için yürütülen projelere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7162)

160.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7163)

161.- İstanbul Milletvekili Şafak Pavey’in, Özürlü Memur Seçme Sınavı sonrası yapılacak atamalara ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7164)

162.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, Engelliler Kanununun gerektirdiği düzenlemelere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7165)

163.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/7166)

164.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, esnaf ve sanatkârların sorunlarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/7167)

165.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/7168)

166.- Adana Milletvekili Osman Faruk Loğoğlu’nun, bir şirketin işçilerle imzalamak istediği sözleşmenin şartlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/7169)

167.- Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş’ün, Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/7170)

168.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/7171)

169.- İstanbul Milletvekili Şafak Pavey’in, Özürlü Memur Seçme Sınavı sonrası yapılacak atamalara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/7172)

170.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7183)

171.- Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın, Türkiye-Suriye arasında yapılan anlaşmalara ve Suriye haber ajansı SANA’da yer alan bazı haberlere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7184)

172.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7188)

173.- Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in, Bingöl’ün enerji alanında yaşadığı sorunlara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7189)

174.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, PKK terör örgütü tarafından kaçırılan vatandaşlarımıza ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7207)

175.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, Hatay’daki Suriye’den gelen sığınmacılarla ilgili bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7208)

176.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Didim İlçesinde Alevi vatandaşların evlerinin işaretlendiği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7209)

177.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Doğanşehir İlçesine ne zaman kaymakam atanacağına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7210)

178.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Malatya İl Özel İdaresinden gönderilen personele ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7211)

179.- İzmir Milletvekili Erdal Aksünger’in, Didim’de Alevi vatandaşların evlerinin işaretlendiği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7212)

180.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Akseki İlçesinin su sorununa ve İbradı İlçesinin sınır değişikliğine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7213)

181.- İstanbul Milletvekili Müslim Sarı’nın, Ankara’da Emniyet Parkına inşa edilen reklam panosuna ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7214)

182.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, polislerin çalışma şartları ve özlük haklarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7215)

183.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, Adana’da kesilen trafik cezalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7216)

184.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7217)

185.- Antalya Milletvekili Tunca Toskay’ın, Antalya’da son 10 yıl içinde uyuşturucu madde bağımlılığı dolayısıyla ölen ve tedavi gören kişilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7218)

186.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, 4 Mayıs 2012 tarihinde Çağlayan’da yaşanan olaylara ve emniyet güçlerinin müdahalelerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7219)

187.- Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü’nün, polisin plastik mermi kullanımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7220)

188.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, Trabzon Meydan Parkında kaldırılan bazı büstlere ve bir panoya ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/7222)

189.- Ankara Milletvekili Sinan Aydın Aygün’ün, Ayasofya Camisinin ibadete açılmasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/7226)

190.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, PKK terör örgütü tarafından kaçırılan kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/7228)

191.- Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonundan kullandıkları kredileri geri ödeyemeyen vatandaşlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/7230)

192.- Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan’ın, 2-B arazileri için belirlenen fiyatlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/7232)

193.- Adıyaman Milletvekili Salih Fırat’ın, Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütlerle ilgili bazı iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7233)

194.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, okul sütü nedeniyle yaşanan zehirlenmelere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7234)

195.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, öğretmenlere yönelik artan şiddet olaylarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7235)

196.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Gazipaşa İlçesinde fakülte ve ortaöğretim kurumları açılması talebine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7236)

197.- İstanbul Milletvekili Müslim Sarı’nın, İmam Hatip Liseleri okul ve öğrenci sayıları ile mezunların iş sahalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7237)

198.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2012 YGS sonrası adayların başarısızlık, nedenlerine ve sınava katılmayan adaylara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7238)

199.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7239)

200.- Antalya Milletvekili Tunca Toskay’ın, Antalya’da ilköğretim ve ortaöğretim okullarında bulunan güvenlik görevlisi sayısına ve alınan güvenlik önlemlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7240)

201.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Okul Sütü Projesi kapsamında yapılan ihalelere, ihale şartlarına ve ihaleyi kazanan firmalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7241)

202.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Okul Sütü Projesiyle ilgili bazı iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7242)

203.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, öğretmen atamalarında resim ve müzik öğretmenlerine ayrılan kontenjanın yeterliliğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7243)

204.- İstanbul Milletvekili Şafak Pavey’in, ÖMSS’ye göre yapılacak öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7244)

205.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Mardin’den Trabzon’a atanan bir kamu görevlisine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7245)

206.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Trabzon ve Diyarbakır’da bulunan sağlık meslek lisesi ve öğrenci sayısına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/7246)

207.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, Düzce’nin bazı ilçelerinin kanalizasyon arıtma tesisinin bulunmamasına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7247)

208.- Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu’nun, Bitlis’in içme suyu sorununa ve bu konudaki çalışmalara ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7248)

209.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7250)

210.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, şehir içi trafiğinde kamyonlardan kaynaklanan sorunlara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7262)

211.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Şanlıurfa-Hilvan’da 2005 yılı öncesinde Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan kamulaştırmaya ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7263)

212.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Malatya-Battalgazi Alt Geçidi inşaatından kaynaklanan mağduriyete ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7264)

213.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, İDO’nun özelleştirilmesi ile ilgili bazı iddialara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7265)

214.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Balıkesir-Körfez bölünmüş yol yapımına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7266)

215.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Borçka İlçesi ile bazı köyler arasında yaşanan ulaşım sorununa ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7267)

216.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Çardak-Elbistan yoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7268)

217.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7269)

218.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, milletvekillerinin telefon görüşmelerinin yasadışı yollarla dinletildiği iddiasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7270)

219.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Doğu Karadeniz’e demiryolu yapılmasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7271)

220.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Kızıltepe’de çevre yolu yapımı için yürütülen çalışmalara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7272)

221.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Silvan’a çevre yolu yapılıp yapılmayacağına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/7273)

222.- Antalya Milletvekili Tunca Toskay’ın, 1992’den itibaren dış borç servis miktarlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/7274)

223.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Doğu ve Güneydoğu İllerinde istihdam edileceği iddia edilen din görevlilerine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/7278)

224.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, 2012 ÖMSS sonuçlarına göre istihdam edilecek engelli personel sayısına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7280)

225.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Zihinsel Engelli Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerine ve bu merkezlerden bakım hizmeti alan engellilere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7281)

226.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, çocuklara yönelik cinsel istismarın önlenmesine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7282)

227.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, uçucu madde bağımlılığının önlenmesine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7283)

228.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7284)

229.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/7285)

230.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/7286)

                                                                                                                                                No: 170

19 Haziran 2012 Salı

Tasarılar

1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ekvator Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/631) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.06.2012)

2.- Türkiye Cumhuriyeti ve Gürcistan Arasında Ahıska-Borçka Enterkonneksiyon Hattı Yoluyla Sınır Ötesi Elektrik Ticaretine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/632) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.06.2012)

3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallık Hükümeti Arasında Savunma Sanayi Alanında İşbirliği Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı (1/633) (Milli Savunma ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.06.2012)

4.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ekvator Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kültürel ve Eğitsel İşbirliği Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/634) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.06.2012)

5.- Türkiye-Tunus Ortaklık Konseyinin Tarım Ürünlerinde Taviz Değişimi Hakkındaki Protokol II’nin A ve B Tablolarının Değiştirilmesine İlişkin 2/2012 Sayılı Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/635) ( Plan ve Bütçe; Tarım, Orman ve Köyişleri ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.06.2012)

6.- Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Karadağ Dışişleri Bakanlığı Arasında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/636) (Dışişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.06.2012)

7.- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/637) (Plan ve Bütçe ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.06.2012)

8.- Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı (1/638) (Adalet; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.06.2012)

9.- EXPO 2016 Antalya Kanun Tasarısı (1/639) ( Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji; İçişleri; Tarım, Orman ve Köyişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.06.2012)

Teklifler

1.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün; Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/680) (Plan ve Bütçe ile Milli Savunma Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.06.2012)

2.- Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen’in; Tekirdağ İlinde Ergene Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/681) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.06.2012)

3.- Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Mersin Milletvekili Mehmet Şandır ve 4 Milletvekilinin; 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/682) (İçişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.06.2012)

4.- Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Mersin Milletvekili Mehmet Şandır ve 4 Milletvekilinin; 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/683) (Plan ve Bütçe ile Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.06.2012)

5.- İzmir Milletvekili Hülya Güven ve 42 Milletvekilinin; Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/684) (Avrupa Birliği Uyum; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.06.2012)

6.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın; 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/685) (Plan ve Bütçe ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.06.2012)

7.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in; Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/686) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.06.2012)

8.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Mersin Milletvekili Mehmet Şandır ile 20 Milletvekilinin; Kamuda Aynı İşi Yapmakla Birlikte Farklı Statüde Çalışanların Memur veya Sürekli İşçi Kadrolarına Atanması Amacıyla Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/687) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.06.2012)

9.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın; Iğdır İline Bağlı Halfeli Adıyla Bir İlçe Kurulmasına Yönelik Kanun Teklifi (2/688) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.06.2012)

10.- İstanbul Milletvekilleri Mahmut Tanal ve Gürsel Tekin’in; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/689) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.06.2012)

11.- Sinop Milletvekili Engin Altay ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Yalova Milletvekili Muharrem İnce ile 30 Milletvekilinin; Boyabat Adıyla Yeni Bir İl Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/690) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.06.2012)

12.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/691) (Adalet ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.06.2012)

13.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in; Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasası, Köy Kanunu ile Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/692) (İçişleri; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.06.2012)

14.- İzmir Milletvekili Erdal Aksünger’in; 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/693) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.06.2012)

15.- Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu’nun; Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/694) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.06.2012)

16.- Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin Ödenek, Yolluk ve Emeklilerine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/695) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.06.2012)

17.- Antalya Milletvekili Sadık Badak ve Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu ile 1 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/696) (Anayasa; Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.06.2012)

18.- İstanbul Milletvekili Şirin Ünal ve Çankırı Milletvekili Hüseyin Filiz ile 1 Milletvekilinin; Harp Akademileri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/697) (Plan ve Bütçe ile Milli Savunma Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.06.2012)

19.- Adana Milletvekili Mehmet Şükrü Erdinç ve Amasya Milletvekili Avni Erdemir’in; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/698) (İçişleri; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.06.2012)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- BDP Grubu adına Grup Başkanvekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Dersim olaylarının araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/319) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/11/2011)

2.- BDP Grubu adına Grup Başkanvekili Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, kadına yönelik şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/320) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/11/2011)

3.- BDP Grubu adına Grup Başkanvekili Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, kadınlara yönelik cinayet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/321) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/11/2011)


19 Haziran 2012 Salı

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.04

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Fatih ŞAHİN (Ankara), Muhammet Rıza YALÇINKAYA (Bartın)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 121’inci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, 10 Haziran 2012 tarihinde Muğla Fethiye’de meydana gelen deprem hakkında söz isteyen Muğla Milletvekili Ali Boğa’ya aittir.

Buyurun Sayın Boğa. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Muğla Milletvekili Ali Boğa’nın, 10 Haziran 2012 tarihinde Muğla Fethiye’de meydana gelen depreme ilişkin gündem dışı konuşması

ALİ BOĞA (Muğla) – Sayın Başkan, değerli milletvekillerim; hepinizi en derin sevgilerimle selamlıyorum.

Bugün 10 Haziran 2012 tarihinde Fethiye ilçe merkezli olarak meydana gelen 6 şiddetindeki depremle ilgili gündem dışı konuşma talebinde bulunmuştum. Ancak sabahın erken saatlerinde Hakkâri’den gelen 8 şehidimizin haberi yüreğimizi burktu, maalesef cümleler boğazımızda düğümlendi. Bu çerçevede 8 şehidimize Cenabıallah’tan rahmet dilerken, aziz Türk milletine, 8 şehidimizin ailelerine Allah’tan sabır ve başsağlığı temenni ediyorum. Milletimiz her zor günde bir araya geldiği gibi, terörün destekçisi olanlarla birlikte terörün kendisini de lanetleyerek yok etmeye muktedirdir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizin bildiği gibi, 10 Haziran günü, ben kendim de kendi ilçem olan Fethiye’deyken, saat 15.44’te 6 şiddetinde bir depreme yakalandık. Depremin Ölüdeniz açıklarında, 35 kilometre mesafede olduğu Kandilli Rasathanesi tarafından açıklandı. Fethiye’de depreme bina içinde yakalanan hemşehrilerimizi de ciddi manada korkutan depremi Allah’a şükürler olsun ki hiçbir can kaybı, yıkım, hasar vermeden atlatmış durumdayız; esas, depremin sonucunda sevindirici olan tarafı bu. Ancak depremin ardından, depremi takip eden günlerde bir tsunami korkusu aşılanmaya ya da söylenti şeklinde çıkmaya başlayınca, tsunami meydana gelmedi ama -biliyorsunuz tsunami denizde meydana geliyor- korku tsunamisi oluştu ve hiçbir şey olmadığı hâlde insanlarımız geceyi sokakta geçirmek zorunda kaldılar.

Hepinizin bildiği gibi, Muğla ve Fethiye turizm alanında çok önemli katkıları olan bir yöremiz. Tabii, tsunami olacağı korkusu ve depremin korkusu olunca, dış rezervasyonlarda olmamakla birlikte, iç turizm rezervasyonlarında iptaller oldu. Ancak depremden sonra hem Kaymakamlık hem de resmî kuruluşlar nezdinde yapmış olduğum temaslarda şunu gördüm: Hem devletimiz hem Hükûmetimiz bölgeye duyarlı olarak yaklaşmış, ilgili bakanlarımız ilgili birimleri arayarak durum hakkında bilgi istemişlerdir, birçok milletvekilimiz de benim bölgede olduğumu bildikleri için arayıp geçmiş olsun dileklerinde bulunmuşlardır, hepsine teşekkür ediyoruz.

Bildiğiniz gibi, hem Fethiye 1957 yılında önemli bir deprem geçirmiş ve tamamen yıkılarak yeniden inşa edilmiş bir ilçemiz hem de ülkemiz 1999 yılında önemli bir deprem yaşamış durumdadır. O bakımdan, biz, depremlerle beraber yaşamaya, depremlere uygun yapıları imal etmeye devam etmek durumundayız. Fethiye’deki deprem sonunda herhangi bir yıkımın olmaması sevindiricidir ancak Kaymakamlığımızın da teşebbüsüyle Kaş ile Köyceğiz arasını içine alacak cep bir deponun oluşturulmasına ihtiyaç olduğu görülmüştür. Eğer kış gününde olsaydı, çadır talepleri, sıfırıncı dakikada ne yapacağımızın stratejisine hazır olmadığımız için belki bir sıkıntı yaşayabilirdik ama bu dönemde o bölgeye bir cep depo oluşturulması ve ilk üç dört saatlik ihtiyaca cevap verebilecek bir yapının geliştirilmesine ihtiyaç olduğu görülmüştür.

Bu çerçevede, Allah’ın milletimizi daha büyük depremlerden korumasını, daha büyük afetlerden korumasını dileyerek konuşmama son veriyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum, hemşehrilerime de geçmiş olsun dileklerinde bulunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Gündem dışı ikinci söz, yurt dışında yaşayan vatandaşların oy kullanması hakkında söz isteyen Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’a aittir.

Buyurun Sayın Özbolat. (CHP sıralarından alkışlar)

2.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, yurt dışında yaşayan vatandaşların oy kullanmasına ilişkin gündem dışı konuşması

DURDU ÖZBOLAT (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın oy kullanmaları hakkında gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sabahleyin aldığımız… Dağlıca’da yine 8 şehit, 16 yaralı askerimizin olması bizi derinden üzmüştür. Kürt sorununun çözümü için konuşulduğu bugünlerde, böyle bir dönemde böyle bir olayın olması ayrıca üzüntü vericidir. Şehitlerimizin ailelerine başsağlığı, yaralılara şifalar diliyorum.

Sabahleyin bir telefon daha geldi Elbistan Sulama Birliğimizden. Elbistan Ovası Türkiye’nin dördüncü büyük ovası ve sulu bir ova. Ne yazık ki elektrik borçlarından dolayı Akedaş oradaki sulama birliğinin elektriğini keserek, Afşin-Koçova köyü başta olmak üzere, tarımla ilgili vatandaşlarımızı son derece mağdur etmiştir. Bu durumun düzeltilmesi gerekiyor.

Ayrıca, dört cezaevinde isyan haberi ve cezaevlerindeki kapasitenin büyük boyutlara ulaşmasının, 126 bine yakın tutuklu ve mahkûma kapasitelerinin yetmemesinin cezaevlerinde artık isyana neden olduğunu görmek… 13 vatandaşımızın öldüğü, 5 vatandaşımızın yaralı olduğu Urfa’daki bu sıkıntılı durumu da sizinle paylaşmak istiyorum.

148 adliyenin kapatıldığını, buna Nurhak ve Hacıbektaş adliyelerinin de dâhil olduğunu gördüğümüzde ayrıca bir üzüntü…

Özel yetkili savcıların 12 Eylül adaletini aratacak şekilde artık yazarlardan, çizerlerden, ordudan, askerden iş adamlarına doğru yöneldiğini görmek, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla ilgili sürecin ne kadar haklı ve doğru olduğunu gösteriyor. Artık özel yetkililer sokaktaki iş adamlarına yöneldiler.

9 Mayıs 2012 tarihinde yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın oy kullanmalarıyla ilgili kanuni düzenleme gerçekleşti. Birçok eksiğinin olmasına rağmen, yurt dışında 5,5 milyon insanımızın yaşadığını düşünürsek ve 2 milyon 800 bine yakın vatandaşımızın seçmen olduğu hesaplanırsa, bu kanunun ne kadar önemli ve gerekli olduğu ortaya çıkar. Yalnız, vatandaşlarımıza sadece seçme hakkının verilmesi ama seçilmeye yönelik bir düzenlemenin olmaması büyük bir eksikliktir.

Değerli arkadaşlar, 95 yılında bu kadar seçmenimiz içerisinde 87 bin, 99’da 66 bin, 2002’de 115 bin, 2007’de 228 bin, 2011 seçimlerinde de 129 bin vatandaşımız ancak oy kullanabilmiştir. Bu sayının en az 2,5 milyona ulaşabilmesi mümkün ama vatandaşlarımızın Türkiye’deki Parlamentoda görev yapacak milletvekillerini sadece seçmek gibi bir derdinin de olmadığını bilmemiz gerekiyor. Onun için -sadece 550 kişilik Parlamentomuz var ve seçmen sayımız aşağı yukarı 50 milyon- 2 milyon 800 bin seçmenin yurt dışında olduğu, yaşadığı düşünülürse, buna bir düzenleme yapmamız gerektiği inancındayım.

Sık sık yurt dışına gittiğimiz için, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın bu konuyla ilgili son derece muzdarip olduklarını bilmenizi istiyorum. En azından 25 milletvekilinin Avrupa milletvekili gibi değerlendirilerek, Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın seçilebilmesinin de önünü açmamız gerekiyor. Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımız, şu veya bu nedenle, yaşadıkları ülkede hem kendi sıkıntılarını hem de ülkemizin sıkıntılarını ne yazık ki yeteri kadar dile getiremiyorlar. Elçiliklerimizin ve Avrupa’daki yaşadıkları ülkenin sıkıntılarını giderebilecek en az bir 25 kişilik Avrupa milletvekilliği, hem Avrupa’ya giriş sürecinde Türkiye’ye çok katkı sağlayacaktır hem de Avrupa’da yaşamak zorunda kalan vatandaşlarımızın Avrupa’daki siyasi partilerle bir uyum içerisinde çalışabilecekleri, siyasi partilerin bir öneride bulunacakları bir hâle dönüştürülmelidir.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız, şu veya bu nedenle yaşadıkları ülkede asimilasyon politikalarına direnebildikleri kadar direniyorlar ama nerede olurlarsa olsunlar yürekleri Türkiye’de atıyor.

Ben Kahramanmaraş Milletvekili olarak 150 bine yakın vatandaşımızın Avrupa’da olduğunu dikkate alarak şunu sizinle paylaşmak istiyorum: Değerli arkadaşlar, bu 9 Mayısta gerçekleştirdiğimiz yurt dışındaki vatandaşlarımızın oy kullanmasının önünün açılması son derece olumlu ama aynı zamanda, orada oy kullanacak vatandaşlarımızın Türkiye’de siyaset yapmalarının da önünü açmak zorundayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

DURDU ÖZBOLAT (Devamla) – Ben bunun en kısa zamanda giderileceğine inanıyorum ve böyle bir fırsatı verdiğiniz için de teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Gündem dışı üçüncü söz, Kahramanmaraş’ın ormanları hakkında söz isteyen Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’na aittir.

Buyurun Sayın Dedeoğlu. (MHP sıralarından alkışlar)

3.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Kahramanmaraş’ın ormanlarına ilişkin gündem dışı konuşması

MESUT DEDEOĞLU (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bugün sabahleyin, hepimizin malumları olduğu üzere, doğuda 8 tane askerimiz şehit olmuş, 16 tane askerimiz maalesef yaralanmıştır. Yine evlere ateş düşmüştür, ocaklara ateş düşmüştür, yine anaların içi yanmıştır, Türk milletinin içi yanmıştır. Temenni ediyorum ki bu son olay olur ve buradan şunu diyorum Adalet ve Kalkınma Partisinin tüm milletvekillerine, Parlamentoya, Bakanlar Kurulumuza, Başbakan Tayyip Erdoğan’a: Yeter artık! Bu terör bitsin. Buna, burada, bu noktayı koyalım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kahramanmaraş, Ahır Dağı’nın eteklerinde kurulmuş, Akdeniz Bölgesi’nin iklimini taşıyan ve her tarafı ormanlarla kaplı bir şehrimiz ama maalesef, kırk sekiz saat önce Kahramanmaraş Ahır Dağı eteklerinde bulunan Kazma bağlarında, Kazma yaylalarında çok büyük bir orman yangını çıktı. İlk etapta, yangının ilk çıktığı dakikalarda yangın mahallindeydim. Sayın Bakanımızı aradım, sağ olsun yakın ilgi gösterdi. Helikopterler ve uçak yangın bölgesine intikal etti ama maalesef, yangını söndürmeye gücümüz yetmedi, Kahramanmaraş’ın gücü yetmedi, uçaklarımızın gücü yetmedi. Çünkü daha önceden öngörülen, olmazsa olmazlarımızın arasında bulunan orman yollarımız maalesef açılmamış; ikinci bir durum, orman yollarımız açılmadığından dolayı, Kahramanmaraş itfaiyemizin çok büyük gayretleri olmasına rağmen, yangın arazözleri ve yangın, itfaiye ekipleri ormanın içine giremediler. Hava karardıktan sonra uçaklar ve helikopterimiz çalışmaz oldu, gece görüş mesafesiyle ilgili. Sonuç itibarıyla, Orman Bölge Müdürlüğümüzün de büyük gayretlerine rağmen, maalesef yangına en ufak bir müdahalesi söz konusu olamadı; o güzelim, yüzlerle ifade edilen çam ağaçlarımız, ormanlarımız, tabiat güzelliğimiz, Kazma bölgesindeki bu güzellikler maalesef yok olmak zorunda. Hepimizin içi yandı, yüreğimiz sızladı.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kahramanmaraş’ımızın bu orman yangınıyla ilgili gerçekten çok büyük mücadele verildi ama maalesef, Sayın Bakanımızın da devreye girmesiyle –üzülerek söylüyorum- yangına müdahale söz konusu olmadı, yangın yirmi dört saat sonra kendiliğinden söndü.

Kahramanmaraş’ın problemleri yalnız orman yangınlarıyla ilgili değil, birçok problemleri var. Bunların en başında gelen yol problemimiz, okul problemlerimiz, eğitim problemlerimiz, üniversitemizin hâlâ eksik kadroları ve inşaatlarıyla ilgili ödenek sıkıntılarımız hâlâ devam etmektedir.

Yine, Kahramanmaraş’ımızın en büyük sıkıntılarından bir tanesi, tüm ilçelerimizde bulunan, bir tarım memleketi olan Kahramanmaraş’ın sulama birliklerinin elektrik borçlarından dolayı suyu tarlalarına götürememekten kaynaklanıyor. Bugün, tohumları ekilmiş ama maalesef, tarlalarını sulayamadıklarından dolayı çiftçimiz perişan durumdadır.

Yine, keza, kuzey bölgemizde özellikle teröristlere karşı büyük mücadele gösteren korucularımızın durumu hepinizin malumlarıdır.

Onunla beraber Kahramanmaraş’ımızın en büyük problemlerinden bir tanesi de hâlâ köylerimizde su yok. Andırın’ın Torlar köyüne ve bölgesindeki on bir köyümüze bugün, 2012 tarihi itibarıyla, su gitmemekte; ilçe merkezlerinden köylere su gitmektedir.

Kahramanmaraş’ın yine en büyük problemlerinden bir tanesi, yakında yürürlüğe girecek olan teşvik kanunuyla ilgili problemimizdir. 1984 yılında Kahramanmaraş’a verilen teşviklerle bugün 106 bin sigortalıya iş istihdamı sağlayan Kahramanmaraşlı müteşebbislerin, maalesef, önümüzdeki dönemde çıkacak olan bu teşviklerle Kahramanmaraş’a hiçbir katkı sağlamayacağı göz önündedir. Çünkü Kahramanmaraş’ın organize sanayi bölgesi yok, mevcut olan organize sanayi bölgesi de askeriyenin hudutları içerisindedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MESUT DEDEOĞLU (Devamla) – Bu vesileyle yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Dedeoğlu.

V.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut’un, Hakkâri’de 8 askerin şehit olmasına ve 16 askerin yaralanmasına ilişkin konuşması

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, 8 askerimiz şehit oldu, 16 yaralımız var. Söylenecek söz yok; Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum.

20 arkadaşımız söz istediler, ancak sadece sayın grup başkan vekillerine söz vereceğim. Süre sınırlaması da yok efendim.

Sayın Vural, buyurun.

VI.- AÇIKLAMALAR

1.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Hakkâri’nin Dağlıca bölgesinde 8 askerin, Hatay Belen’de 1 askerin şehit olmasına, Hükûmetin sınır ötesi operasyon yetkisini etkinlikle kullanması gerektiğine ve ülkücü ve milliyetçilerin imanını sorgulayan anlayışı kınadığına ilişkin açıklaması

OKTAY VURAL (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Millî ve manevi değerlerimize ve bunları koruyan güvenlik güçlerimize bölücü saldırıların yoğunlaştığını müşahede ediyoruz. Bu hain, kalleş saldırılar maalesef Dağlıca’da 8 canımızı aldı, Belen’de 1 canımızı aldı. Ateş Türk milletinin ocağına düşmüştür, sadece şehit ailelerinin ocağına değil. Bu bakımdan “Şehitler ölmez, vatan bölünmez.” demeye devam edeceğiz ve bölücülerin tuzağına milletimizi düşürmeyeceğiz.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 2007 yılından bu yana aldığı ve kahir ekseriyetle Hükûmete verdiği sınır ötesi operasyon yetkisinin de etkinlikle ve ivedilikle kullanılması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Bu şehitlerimizin vebali bu yetkiyi kullanmayanların üstünde olacaktır.

Bir hususu da Sayın Başkan, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına burada Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun bilgisine arz etmek istiyorum. Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, parti olarak kırk üç yıllık şeref ve haysiyetle yürüttüğümüz bir siyasi mücadelenin temsilcileri olarak 51 milletvekiliyle bugün Türkiye Büyük Millet Meclisindeyiz. Bugün burada Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerinin arkasında bu şerefli mücadeleyi yürütmüş yüz binlerce mücadele adamı, asırları aşan bir fikir ve siyaset, devlet ve millet anlayışı vardır. Ülkücü ve milliyetçi hareket olarak, “Nizamı Âlem İlâyi Kelimetullah” anlayışı içinde can veren, kan veren, emek döken, fedakârlık eden, Türk-İslam davasını bayraklaştıran kadrolarımızın Fatiha konusunda imanını sorgulayan Müslüman Türk milletinin izan, idrak ve insaf ölçüsüne aykırı anlayışı kınıyorum.

Bu mücadele sırasında camiden çıkarken kurşunlanan, okuluna giderken bombalanan, işkenceye maruz bırakılan ülkücü ve milliyetçi düşünceye sahip insanlarımıza bu yakıştırmalar ancak ve ancak milletimizin millî ve manevi değerlerine karşı bir niyet ve duruşu ifade etmektedir. İman ve inançlarımıza çirkefçe yapılan bu iftiraların şirke hizmet ettiği açıktır. Haksız yere idama giderken yazdığı mektubun bir kısmını okuyup “Mustafalar ölür fakat milliyetçilik fikri ve mücadelesi ölmez. Yaşasın yolunda canımı verdiğim Türk milliyetçiliği. Zafer her zaman Cenabıallah’a inananlarındır.” diyen kısmını okumaktan imtina edenlerin hangi istismar arayışında olduğunu onlara yapılan yakıştırma bir kez daha ortaya koymuştur. Fatiha suresinde “Bizi doğru yola, nimete erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir.” diyen yüce iradenin hükmü doğrultusunda, İslam coğrafyasını ve idrakini değiştirmeye yönelik küresel projelerin taşeronluğuna ve jandarmalığına soyunanlarla mücadele etmeye devam edeceğiz.

Ülkücü ve milliyetçilerin imanını sorgulama hadsizliğine saplanan, Fatiha suresinin anlamını bilmekten uzak bu zihniyeti, Türk milletinin millî ve manevi değerlerini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevi vicdanına havale ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın İnce…

2.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Hakkâri’nin Dağlıca bölgesinde 8 askerin terör örgütü tarafından şehit edilmesine ve terörle özgürlüklerin inşa edilemeyeceğine ilişkin açıklaması

MUHARREM İNCE (Yalova) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Biz de Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, Hakkâri Yüksekova Dağlıca Karakolu’nda vatani görevini yapmakta iken terör örgütü tarafından şehit edilen 8 askerimize Allah’tan rahmet diliyoruz; yakınlarının, ulusumuzun ve hepimizin başı sağ olsun diyoruz.

Şu unutulmasın ki, bu ülke sayısız evladını bu vatanın birliği ve bütünlüğünü korumak için kaybetti. Terör ve hain pusularla yeryüzünde özgürlükler, kardeşlikler inşa edilememiştir, edilemez de. O nedenle, terörü destekleyenler, terörle kendilerine bir dava inşa edenler eninde sonunda kaybedecektir. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, tekrar şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza acil şifa diliyoruz. Ailelerin, ulusumuzun, silahlı kuvvetlerimizin başı sağ olsun diyoruz.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Kaplan…

3.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Hatay’da, Hakkâri’nin Dağlıca bölgesinde ve Şanlıurfa Cezaevinde hayatını kaybedenlere ve Hükûmetin silahlı çatışmayı sonlandıracak tedbirleri birinci sırada gündeme alması gerektiğine ilişkin açıklaması

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Hatay’da, Hakkâri’de, Dağlıca’da ve dün Şanlıurfa’da 20’yi aşkın yurttaşımızı yitirdik. Bu acı hepimizin. Bu acıda gözyaşının ne rengi var ne dili var ne kimliği var. Bin yıldır kardeşlik hukuku içinde yaşayan kardeşin, otuz yıldır süren çatışma sürecini sonlandırma görevi ve sorumluluğu siyaset kurumunundur, bu Meclisindir, hepimizindir; bu ateşi söndürme görevi hepimizindir. Artık söz zamanı değil, icraat zamanıdır, sonuç alma zamanıdır.

Biz bugün grup toplantımızda da açıkladık, buradan tekrar yeniliyorum, tekrarlıyorum: PKK bundan sonra tüm silahlı –ki daha önce de bu açıklamayı bu kürsüden yapmıştık- faaliyetlerine derhâl son vermelidir. Hükûmet, yetkililer, operasyonel olarak silahlı çatışmayı sonlandıracak ve silahı susturacak, ölümü sonlandıracak en acil tedbirleri bu Mecliste birinci sıra gündeme alarak görüşmelidir. “Birinci sıra gündeme” diyorum. Türkiye’nin en acil gündemi bu olmalı. Eğer ki biz bu silahları susturmadığımız takdirde, siyasal demokratik bir süreçle 21’inci yüzyıl Türkiyesi’nin toplumsal sözleşmesini, yeni anayasasını, kardeşlik hukukunu, eşitlik hukukunu, adalet hukukunu hayata geçirme şansımız da yoktur. Bunun birinci şartı, ölümlerin, acıların, derhâl ama derhâl son bulmasıdır. Kim ki Allah’ını seviyorsa, vicdan sahibiyse, bu ateşin söndürülmesi için elinden geleni yapmalıdır. Oylarıyla bize bu vekâleti veren halkımız, hepsi “Artık yeter.” diyor. Otuz sene -Yüzyıl savaşları bile otuz sene sürmedi- bu ülkenin içinde otuz yıldır süren bu çatışma süreci konusunda artık ne hamaset nutuklarının zamanıdır ne kınamaların. Artık somut adımlarla, somut çözümlerle, Meclisin iradesi –ki bugün en yüksek iradeyle Meclis, seçmeni, halkı, millî iradeyi temsil ediyor- bu olayı siyasi bir süreçle, demokratik bir süreçle, barışçıl bir süreçle sonlandırma şansına, fırsatına sahiptir. Bu konuda bütün partilere çağrıda bulunuyoruz: Artık bunu gündemimizin birinci maddesine alalım. Çatışmasız, silahsız, ölümsüz bir süreç içinde, yeni bir anayasayla kardeşliği, bu Meclisin, bu yüce kuruluş çatısı altındaki felsefesine uygun yeni bir kardeşlik hukukunu kalıcılaştırmak üzere hepimize görev düşüyor.

Allah’tan rahmet diliyoruz, yaralılara şifa diliyoruz, ailelere sabır diliyoruz. Kardeşin kardeşini öldürmesinin de son bulmasını diliyoruz. Bunu da hiçbir siyasi partinin, siyaseten nemalanmamak, kullanmamak üzere son bulmasını istiyoruz. Bu çağrımız yürektendir, samimidir. Bütün kardeşlerimize, bütün milletvekillerine: “Bu konuda artık, gelin, bu Mecliste bir adım atalım. Bu ateşi söndürelim.” diyoruz. Kırlangıç hareketi gibi -Nemrut’un ateşini söndüren- gagasındaki bir damla suyu bile taşıyan bir hareketi bu Meclis gerçekleştirebilir. “75 milyonun sesi, istenirse, bir haftada olabilir, bir haftada bunları susturabiliriz.” diyoruz. Herkesi bu konuda kardeşliğe davet, barışa davet, hep birlikte çözüme davet ediyoruz. Bu çağrım içtendir, samimidir. Bütün partilerin de böyle düşündüğünü farz ediyorum, varsayıyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Aydın…

4.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, Yüksekova Yeşiltaş Karakoluna PKK terör örgütü tarafından saldırı girişiminde bulunulması sonucu çıkan çatışmada 8 askerin şehit olmasına ve 19 askerin yaralanmasına, terörün son bulması için her türlü tedbirin alınacağına ilişkin açıklaması

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Değerli Başkanım, değerli milletvekilleri; Türkiye ne zaman rahata, huzura ve barışa kavuşacakken, ne zaman terörün son bulması için somut adımlar atılmaya başlanırken maalesef hain bir olayla karşılaşıyoruz. Terör örgütü ve onu destekleyenler süreci akamete uğratmak için maalesef başka olaylarla karşımıza çıkıyorlar.

Yine, aynı şekilde, 19 Haziran 2012 Salı günü, bugün sabaha karşı Yüksekova Yeşiltaş Karakoluna PKK terör örgütü mensuplarınca haince saldırı girişiminde bulunulmuş, çıkan çatışmada maalesef 8 askerimiz şehit düşmüş ve 19 askerimiz yaralanmıştır. Bölgede operasyonlar hâlen devam etmektedir. İlk belirlemelere göre, 10 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. 19 yaralı askerimizden 5’i Van’a sevk edilmiş olup 14 askerimizin tedavileri de devam etmektedir. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz; yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz; yaralılara da acil şifalar diliyoruz.

Terör örgütüyle mücadele en etkin ve kararlı bir şekilde devam edecektir. Bu vesileyle, terörü bir kez daha lanetliyoruz ve terörün son bulması için gereken her türlü tedbirin alınacağını ve bu manada da bütün siyasi unsurların da samimi davranmaları gerektiğini ifade etmek istiyoruz. Bu acı hepimizin acısı, 75 milyonun acısı ve bu acının son bulması adına da, bu millet adına da, burada da siyasi partilerin bunun üzerinde siyaset yapmadan samimi bir şekilde bir araya gelmeleri ve bu şiddet ortamının son bulmasını bizler de arzu ediyoruz.

Bu vesileyle, bir kez daha, tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, milletimizin başı sağ olsun diyoruz.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Grubu olmayan milletvekilleri adına Sayın Tüzel, buyurun.

5.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Hakkâri’de ölenlere, Hükûmet ve Meclis olarak çatışmaya son verecek adımlar atmak gerektiğine ve son günlerde cezaevlerinde yaşanan olaylara ilişkin açıklaması

ABDULLAH LEVENT TÜZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, Hakkâri’de ölen gençlerimizin haberi halkımızı derin üzüntüye boğmuştur. Ben de halkımıza baş sağlığı ve sabırlar diliyorum.

Bitmeyen bu acıların son bulması için laf dolandırmak değil, Hükûmet ve Meclis olarak halkın isteklerine yanıt verecek bir çalışma yapmak, çatışmaya son verecek adımlar atmak artık kaçınılmazdır.

Urfa Cezaevinde koşullara isyan eden 18-34 yaş arasındaki 15 mahpusun ölümü ve Adana, Osmaniye, Antep Cezaevindeki isyanlar Bakanlığa ve Hükümete bir uyarıdır. Katliama dönüşen ölümler, hak arayan, isteyen herkesi tutuklayarak sindirmeyi yol bilen ve ülkeyi toplama kampına dönüştüren bir diktatörlüğün aynasıdır cezaevleri. 60 binden 130 bine çıkan mahpus sayısı AKP Hükûmetinin karnesidir. Bozuk düzen suç üretmektedir. Hükûmet işkencehaneye dönüşen, kapasitesinin 3 katında nüfus barındıran ve bu acımasızlığa isyan edenlerin yanıp köz olmasına göz yumulan bu cezaevlerinin yerine yenisini yapmayı değil, insanları işe, barışa, özgürlüğe kavuşturacak bir çalışma yapıp derhâl halka hesap vermelidir.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Gündeme geçiyoruz…

ALİM IŞIK (Kütahya) – Sayın Başkan, bizlerin de var söz talepleri, kısa açıklamalarımız var.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, baştan açıklamasını yaptım efendim. Lüften…

SİNAN OĞAN (Iğdır) – Böylesi bir günde milletvekillerinin söz hakkını niye kısıyorsunuz?

ALİM IŞIK (Kütahya) – Böylesi bir günde bu sözü kısmamalısınız Sayın Başkan.

BAŞKAN – Ben açıklamasını yaptım efendim.

SİNAN OĞAN (Iğdır) – Neyin açıklamasını yapıyorsunuz Sayın Başkan? Bari böylesi bir günde yapmayın Allah aşkına yahu!

BAŞKAN – Sayın Oğan, böyle bir usulümüz yok.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – On dakika geç başlasak ne olur?

SİNAN OĞAN (Iğdır) – Yani bir dakika sözü çok mu görüyorsunuz?

BAŞKAN – Sayın Oğan, grup başkan vekillerine söz vereceğimi ve sınırlama olmayacağını söyledim. Her grup başkan vekili…

SİNAN OĞAN (Iğdır) – Böylesi bir günde yapmayın bunu!

BAŞKAN – 20 kişi girdi, ne yapalım Sayın Oğan?

ALİM IŞIK (Kütahya) – Ne yapalım 20 kişiyse…

BAŞKAN – Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, okutuyorum:

VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Dersim olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/319)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

1937-1938 yıllarında, bugünkü adı Tunceli olan Dersim’de Tedip ve Tenkil uygulanmıştı.

Büyük acıların yaşanmasına mal olan, bugüne kadar üzeri örtülmek istenen bu olayın her yönüyle gün yüzüne çıkması için, Anayasa’nın 98’inci, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Pervin Buldan                                  Hasip Kaplan

                                 Grup Başkanvekili                          Grup Başkanvekili

Gerekçe:

25 Aralık 1935 tarihinde Dersim bölgesine özel çıkarılan “Tunceli Kanunu” esas alınarak, 4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla bugünkü adı Tunceli olan Dersim’e, Tedip ve Tenkil gerçekleştirilmişti.

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre, Tedip: Uslandırma, yola getirme, terbiye etme, Tenkil: Uzaklaştırma, herkese örnek olacak ceza verme, düşmanı ve zararlı kişileri topluca ortadan kaldırma olarak tanımlanmıştır.

Bölge insanı yaşananı büyük bir felaket olarak adlandırmakla birlikte, on binlerce insanın katledildiğini, binlerce insanın sürgüne gönderildiğini, yüzlerce köyün yakılıp yıkıldığını anlatmaktadır.

Bugüne kadar olayla ilgili devlet arşivleri açılmadığı için öldürülen insan sayısı net olarak bilinmemektedir. Ancak Necip Fazıl Kısakürek “Din Mazlumları” adlı eserinde Dersim harekâtında en az 50 bin kişinin katledildiğini, yaşananın eşine rastlanmayan bir felaket olduğunu yazmaktadır.

Dışişleri Bakanlığı da yapmış olan, Dersim direniş önderlerinden Seyit Rıza ve arkadaşlarının da idamını organize edip tanıklık etmiş İhsan Sabri Çağlayangil bir röportajında; “Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların içinde bunlar fare gibi zehirlendi. Yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanlı bir harekât oldu. Dersim davası da bitti.” demektedir.

Orgeneral Muhsin Batur anılarında, hayatının Dersim’de geçen zaman dilimi için, bir utanç vesilesi sayarak anlatamayacağını yazıyor.

Her ne kadar Dersim insanı tarafından biliniyorsa da, olayın üzerindeki sis perdesi kaldırılmamış, olay kamuoyuna açıklanmamış, aradan 72 yıl geçmiş olmasına rağmen arşivler açılmamıştır.

Tedip ve Tenkile neden gerek duyuldu? Tedip ve Tenkil yıllarında Dersim’de neler yaşandı? Kaç insan öldürüldü? Bunun ne kadarı kadın, yaşlı ve çocuktu? 1937 yılının Kasım ayında Elâzığ’da idam edilen Seyit Rıza ve beraberindeki yedi arkadaşının mezarları nerededir? Tedip ve Tenkili planlayıp hayata geçirenler kimlerdi? Ne kadar insan sürgüne gönderildi? Yetim ve öksüz kalmış kaç kız subaylar tarafından hangi batı illerine götürüldü? Ülke ve halk çıkarı ve yararı açısından günümüze yansıyan sonuçları nedir?

Gecikmiş olsa da, başta Dersimliler olmak üzere kamuoyunun bu soruların cevabını bilmesi gerekmektedir.

On binlerce insanın ölümüne mal olan, “İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç” olarak kabul görülmesi gereken Dersim katliamının gerçek yüzünün açığa çıkarılması, geleceğe aydınlık bir dünya bırakmak, geçmişte yaşananların çocuklarımıza bir yük olarak miras kalmaması için, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bir Araştırma Komisyonunun kurulması zorunlu hâle gelmiştir.

Gereğini arz ve teklif ederiz.

2.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekili Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, kadına yönelik fiziksel, ekonomik, siyasal ve benzeri her türlü şiddetin kadın sağlığı üzerinde yarattığı etkilerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/320)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

Kadına yönelik fiziksel, ekonomik, siyasal vb. her türlü şiddetin kadın sağlığı üzerinde yarattığı etkilerinin araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması için Anayasanın 98. İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

                                                                                                                               Pervin Buldan

                                                                                                                           Grup Başkan Vekili

Gerekçe:

Kadına karşı şiddet değişik boyutlarıyla günümüzün en ciddi sosyal problemlerinden biri olarak ön plana çıkmaktadır. Türkiye’de uygulanan politikaların bütüncül bir niteliğinin olmaması, toplumsal cinsiyet politikalarının ulusal siyasetin öncelikli konusu olmamasından kaynaklı kadınlara ve çocuklara yönelik şiddeti önleme anlamında herhangi etkin bir çalışma yapılmamaktadır. Ayrıca ülkemizde devletin bağımsız kadın hareketinin ve sivil toplum örgütlerinin birikim ve deneyimlerinden yararlanılmaması sorunların çözümü noktasında bir ilerleme sağlanamamasına neden olmuştur.

Başbakanlık tarafından kadınlara ve çocuklara yönelik genelgeler yayınlanmıştır. Fakat görülmektedir ki uygulama anlamında herhangi bir ilerleme kat edilmemiş, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet hâlâ ülkenin gündeminde yer alan konu olarak kalmıştır. Toplumsal bir gerçek olan şiddet olgusu, tüm toplumlarda olduğu gibi ülkemizde de önemle üzerinde durulması gereken bir sorundur. Gündelik yaşamın pek çok boyutunda ve farklı biçimlerde karşımıza çıkan şiddet olgusu, kadınları özellikle de onların sağlıklarını önemli ölçüde tehdit etmekte diğer bir deyişle onların fiziksel, psikolojik vb. şiddete uğramaları, sağlık açısından ciddi sorunların yaşanmasına neden olabileceği bilinmektedir. Kadın sağlığını etkileyen önemli faktörlerden biri de hiç şüphesiz şiddet faktörüdür. Ülkemizde de şiddete en çok kadınlar ve çocuklar uğramaktadır.

Kadına yönelik şiddetin en önemli sebebini toplumsal yapıdaki erkek egemen ideoloji oluşturmaktadır. Söz konusu erkek egemen ideoloji her alanda olduğu gibi siyasal, sosyal ve ekonomik olarak şiddeti doğurmakta ve meşrulaştırmaktadır. Ne yazık ki, son zamanlarda çok vahim olaylar olan kulakları, burnu kesilen kadınlar, hamile iken dövülen ve öldürülen kadın haberleri basına ve kamuoyuna yansımıştır. Kadına yönelik şiddetin bu kadar ürkütücü sonuçlar doğurması acil ve uygulanabilir önlemlerin hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Kadına yönelik şiddet olayları, üzücü olan ölüm vakaları ile sonuçlandığı gibi, ölüm vakası dışındaki olaylar ise kadının bundan sonraki yaşam sürecinde hem fiziksel olarak hem de psikolojik olarak derin izler bırakabilmektedir. Hatta bu durum kadının ilerleyen süreç içerisinde ciddi tıbbi sorunlarla karşılaşmasına neden olmaktadır. Diğer yandan fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal şiddet sonucu depresyona giren kadınlar, aynı şiddetle yeniden karşılaşmamak için tek çözüm olarak intiharı düşünmekte veya intihar adı altında öldürülmektedir.

Yine kadınlar, aile içinde ve dışında fiziksel şiddete maruz kaldığı gibi, ekonomik anlamda da şiddete maruz kaldıkları bilinmektedir. Kadına uygulanan ekonomik şiddet, ev içinde kadının maddi olarak erkeğe bağımlı kalması, aile gelirinin kullanılmasında söz sahibi olmaması, çalışıyorsa parasına el konulması yani kısaca erkeğin parayı kendi tekelinde bulundurulması ile ifade edilirken, ev dışında çalışan kadınlar da ciddi olarak ekonomik şiddete maruz kaldığı bilinmektedir. Özel alanda çalışan kadının yaşadığı ekonomik şiddet, kadının kayıt dışı işlerde çalışması, sosyal güvenceden faydalanmaması, mevsimlik ve yarı zamanlı çalışması olarak bilinmektedir. Ayrıca, kadınların görünmeyen emeği, ücretsiz ev içi işleri de eklenmektedir. Kamusal alanda ise karar alıcı, yönetici, örgütleyici konumlara çok az sayıda ve çok zor gelebilmeleri olarak ifade edilebilmektedir.

Ekonomik anlamda yoksullaştırılan kadınlar, kendi kişisel hak ve özgürlüklerinin farkında olamadıkları gibi uğramış oldukları ekonomik şiddet ve onun sonucunda ortaya çıkan sağlık sorunları ekonomik yetersizlikten dolayı giderilememektedir. Kadının yoksullaşması, kendisinin ve çocuğunun eğitim, beslenme, sağlık ve yaşam hakkını engelleyeceği açıktır. İnsanların en temel haklarından biri olan sağlık hakkı olmasına rağmen, kadınlar bu haklardan yoksun bırakılmaktadır.

3.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekili Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, ülkemizde yaşanan kadınlara yönelik cinayetlerin nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/321)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Ülkemizde yaşanan kadın cinayetlerinin nedenlerinin araştırılarak, bu konuda mevcut hukuksal düzenlemelere ve imzalanan Uluslararası Sözleşmelere işlerlik kazandıracak, gerekli mekanizmaların oluşturulması yönündeki hususların tespiti amacıyla Anayasa’nın 98’inci İç Tüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz.

                                                                                                                               Pervin Buldan

                                                                                                                          Grup Başkan Vekili

Gerekçe:

Çoğu namus ve töre cinayeti olarak adlandırılan kadın cinayetleri, toplumda olağan karşılanan bir olgu hâline gelmiştir. Ülkemizde yargı, kadın sorunlarına karşı yeterli duyarlılığı göstermezken; kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık, düzenlemelerle de ortadan kalkmamakta ve kadın cinayetleri her yıl bir önceki yıla göre artarak devam etmektedir. Kadın haklarına ilişkin olarak günümüzde alınan kararlar ve uygulanan politikalar kâğıt üzerinde kalırken, ataerkil zihniyetin rahatsızlık uyandırmaması, kadına yönelik şiddete karşı önlem alınmasının da önüne geçiyor. Türkiye tarafından 1985 yılında onaylanan Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi öncelikli olmak üzere, bu konuda imzalana sözleşmelerin, iç hukukta dikkate alınması yönünde başarı sağlanamamıştır. Ülkemizde, her üç kadından biri şiddete maruz kalırken, belediyeler sığınak açma yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Türk Ceza Kanunu ve ilgili diğer kanunlarda yapılan düzenlemelerin çoğu kâğıt üzerinde kalırken, bu düzenlemeler, görünür, bilinir ve uygulanır kılınmadığı için bir ifade bulmamıştır. Ülkemizde, ayrımcılığı ve kadın haklarını korumayı içeren düzenlemeler hakkında, kadınlarda bilinç oluşturma ve farkındalık oluşturan mekanizmalar yetersizken, kadınların bu hakları kullanmaya yönelik başvurularına karşı da son derece duyarsız kalınmaktadır. Yasa uygulayıcıların, kadına yönelik ayırımcılık ve şiddetle mücadelede yeterli ölçüde bilinç sahibi olmaması, yasaları da işlevsiz kılmaktadır diyebiliriz. Bu tespit yalnızca spekülatif bir görüş değildir. Yakın zamanda AİHM, verdiği bir kararla da, bu tespiti güçlendirirken, ülkemizdeki yargının kadına yönelik ayrımcılık ve şiddete karşı duyarsızlığına hükmetmiş ve ülkemiz Avrupa’da kadını korumadığı için mahkûm olan ilk ülke olmuştur. Bu karar da göstermiştir ki, dünyanın her yerinde yaşanan kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık ülkemizde de vahim bir boyuta ulaşmıştır. Ülkemizde, hükûmetlerin, kadına karşı şiddeti ve ayrımcılığı önlemek adına, devlet politikası olarak devreye koyduğu düzenlemeler, bu trajik sonucu değiştirecek ve önleyecek güçte olmadığı, yaşanan cinayetlerle de kesinlik kazanmaktadır. Bütünlüklü bir yasal sistem ve bu sistemi hayata geçirecek siyasi irade olmadıkça, kadın örgütlerinin tek başına verdiği mücadele mevcut durumu değiştirmede yetersiz kalacaktır. Hükûmetler, kadına yönelik şiddeti ve ayrımcılığı önleyecek mekanizmaları devreye koymak yerine, kadının aile içindeki rolünü pekiştiren araçları ön plana çıkararak bu konudaki çıkmaza katkı sunmaktadırlar. Nitekim şiddete maruz kalan kadınların çoğu ilgili makamlara yaptıkları başvurularda, yetkililerce, kendilerine ailedeki geleneksel rolün hatırlatıldığı ve şikâyetlerinden vazgeçilmesi yönünde telkinlerde bulunulduğunu ifade etmektedirler. Bu yönlü telkinlerin, karakoldaki görevli memurlardan tutalım da kimi hâkimlere kadar şiddetle mücadelede bir yönteme dönüştürülmesi, kadını âdeta ölümün ve şiddetin kucağına itmektedir. Kadının geleneksel rolünden uzaklaşmış olması, mahkemelerde, kadına yönelik şiddet davalarında, çoğu zaman şiddet uygulayanın haklı görülmesine gerekçe gösterilmektedir. Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından, 2008 yılında yapılan “Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması”nın sonuçlarına göre, kentte yaşayan kadınların yüzde 40,3’ü, kırsal kesimde yaşayan kadınların da yüzde 46,6’sı, Türkiye genelinde ise, kadınların yüzde 41,9’u eşi veya birlikte olduğu kişilerden fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kaldığını ortaya koymaktadır. Fatma Babatlı, Özlem Şahin, Kadriye Kayaş, Dilek Saner ve daha yüzlerce kadın resmî kurumlardan koruma istemesine rağmen korunmamış ve eşleri ya da yakınları tarafından öldürülerek, namus cinayetine kurban gitmiştir.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.

Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım:

VIII.- ÖNERİLER

A) Danışma Kurulu Önerileri

1.- Danışma Kurulunun, gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine; 26 Haziran 2012 Salı günkü birleşimde sözlü sorular ve diğer denetim konularının görüşülmeyerek kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; 27 Haziran 2012 Çarşamba günkü birleşimde de sözlü soruların görüşülmemesine; 279, 287 ve 280 sıra sayılı kanun tasarılarının İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesine ilişkin önerisi

Danışma Kurulu Önerisi

                                                                                                                             Tarih: 19/06/2012

Danışma Kurulunun 19/06/2012 Salı günü yaptığı toplantıda, aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması uygun görülmüştür.

                                                                                                                   Cemil Çiçek

                                                                                                     Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                                      Başkanı

   Adalet ve Kalkınma Partisi                                                        Cumhuriyet Halk Partisi

       Grubu Başkan Vekili                                                              Grubu Başkan Vekili

           Nurettin Canikli                                                                       Muharrem İnce

                 Giresun                                                                                    Yalova

    Milliyetçi Hareket Partisi                                                       Barış ve Demokrasi Partisi

       Grubu Başkan Vekili                                                              Grubu Başkan Vekili

              Oktay Vural                                                                           Hasip Kaplan

                    İzmir                                                                                       Şırnak

Öneriler:

Bastırılarak dağıtılan 287 sıra sayılı kanun tasarısının 48 saat geçmeden Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 4 üncü sırasına, yine bu kısımda bulunan 279, 274, 275 ve 280 sıra sayılı kanun tasarılarının ise bu kısmın sırasıyla 3, 5, 6 ve 7 nci sıralarına alınması ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi,

Genel Kurulun;

19 Haziran 2012 Salı günkü (bugün) birleşiminde sözlü sorular ve diğer denetim konularının görüşülmeyerek, gündemin kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler kısmında yer alan işlerin görüşülmesi ve bu birleşiminde 277 sıra sayılı kanun tasarısının görüşmelerinin tamamlanmasına kadar;

20 Haziran 2012 Çarşamba günkü birleşiminde 287 sıra sayılı kanun tasarısına kadar olan işlerin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar;

21 Haziran 2012 Perşembe günkü birleşiminde 280 sıra sayılı kanun tasarısına kadar olan işlerin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar;

280 Sıra sayılı kanun tasarısına kadar olan işlerin görüşmelerinin 21 Haziran 2012 Perşembe günkü birleşimde tamamlanamaması halinde Genel kurulun; Haftalık çalışma günlerinin dışında 22 Haziran 2012 Cuma günü saat 14.00’te toplanması ve bu birleşimde “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan 280 sıra sayılı kanun tasarısına kadar olan işlerin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar;

Yukarıda belirtilen birleşimlerde gece 24.00’de günlük programların tamamlanamaması halinde günlük programların tamamlanmasına kadar;

26 Haziran 2012 Salı günkü birleşiminde 15.00-20.00 saatleri arasında,

27 ve 28 Haziran 2012 Çarşamba ve Perşembe günkü birleşimlerinde ise 14.00-20.00 saatleri arasında,

çalışmalarını sürdürmesi,

26 Haziran 2012 Salı günkü birleşiminde sözlü sorular ve diğer denetim konularının görüşülmeyerek, gündemin kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler kısmında yer alan işlerin görüşülmesi,

27 Haziran 2012 Çarşamba günkü birleşiminde ise sözlü soruların görüşülmemesi,

279, 287 ve 280 Sıra sayılı kanun tasarılarının İçtüzüğün 91. maddesine göre Temel Kanun olarak görüşülmesi ve bölümlerinin ekteki cetveldeki şekliyle olması;

önerilmiştir.

279 Sıra Sayılı Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu Tasarısı

(1/589)

Bölümler                                      Bölüm Maddeleri                                         Bölümdeki

                                                                                                                       Madde Sayısı

1. Bölüm                                  1 ila 14 üncü maddeler                                            14

                                                                                                                                 

 

                                  15 ila 24 üncü maddeler (Çerçeve 22 nci

                                               maddenin birinci, ikinci,

2. Bölüm                                                                                                                 15

                                   üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ile

                                              geçici 1 inci madde dahil)

                                                                 

        Toplam Madde Sayısı                                                                                     29

 

287 Sıra Sayılı Devlet Sırrı Kanunu

Tasarısı (1/484)

Bölümler                                      Bölüm Maddeleri                                         Bölümdeki

                                                                                                                       Madde Sayısı

 

1. Bölüm                                    1 ila 7 nci maddeler                                                7

                                                                                                                                 

                                      8 ila 13 üncü maddeler (Geçici 1 ve                                   8

2. Bölüm

                                                    2 nci madde dahil)                                                

        Toplam Madde Sayısı                                                                                     15

 

280 Sıra Sayılı

Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı

(1/584)

Bölümler                                      Bölüm Maddeleri                                         Bölümdeki

                                                                                                                       Madde Sayısı

                                                                 

1. Bölüm                                    1 ila 7 nci maddeler                                                7

                                                                                                                                       

                                    8 ila 11 inci maddeler (Çerçeve 9 uncu

2. Bölüm                maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü                           8

                                     fıkraları ile geçici 1 inci madde dahil)                                        

        Toplam Madde Sayısı                                                                                     15   

 

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım:

VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

B) Önergeler

1.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, (2/458) esas numaralı Şehit Yakınları ile Gazilerin Toplumsal ve Ekonomik Durumlarının İyileştirilmesi ile Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/53)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na

(2/458) esas numaralı kanun teklifim, Başkanlığınızca komisyona havale edildiği tarihten itibaren 45 gün geçtiği halde ilgili komisyonca görüşülüp sonuçlandırılmamıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 37 nci maddesi uyarınca kanun teklifimin doğrudan Genel Kurul gündemine alınması için gereğini arz ve talep ederim.

                                                                                                                                        Umut Oran

                                                                                                                                           İstanbul

BAŞKAN – Teklif sahibi Umut Oran, İstanbul Milletvekili.

Sayın Oran, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

UMUT ORAN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bugün Genel Kuruldayız. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir görevi var, milletvekili olarak bizlerin de bir görevi var; halkımızın sorunlarını çözmek ve vatandaşlarımıza hizmet etmek bizim en önemli görevimiz. Bazen günlük siyaseti bir yana bırakıp ulusal sorunlar için el ele vermemiz gerekiyor. Bunu neden söylüyorum? Daha bu sabah Türkiye’nin güneydoğusundan, Hakkâri’den, Hatay’dan acı haberler aldık. Şehitlerimiz var, onlarca yaralımız var.

Bakın, geçen hafta pazar günü Babalar Günü’ydü. Son bir yılda yüzlerce şehidimizin çocukları bu Babalar Günü’nü babasız geçirdiler. Babasızlığın ne demek olduğunu ben de çok iyi biliyorum, ben de babamı on bir yıl önce kaybettim. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Şehit olan on binlerce Mehmetçik’in ailesi… Onlar için, baktığınız zaman Babalar Günü yas günü demek. Şehitlerimizin, gazilerimizin gösterdiği görev bilincini biz de onlara karşı göstermek zorundayız.

Değerli arkadaşlar, bakın, bu teklifi şehit ve gazi yakınlarıyla görüşerek, onlarla konuşarak, onlarla birlikte hazırladık. Partimden arkadaşlarımın da bu konuyla ilgili verdiği teklifler var. Maalesef bugüne kadar gündeme alınmadılar. Amacımız, biraz olsun onların sıkıntılarını gidermek, onların yaralarına merhem olmak, onların dertlerine derman olabilmek. Benim vermiş olduğum bu teklif, Meclise sunulduğundan itibaren tam üç aydır Meclisin, Komisyonun tozlu raflarında maalesef bekliyor. Şimdi on yedi maddelik bu yasa teklifi sizlerin önünde. Bakın, bu teklif neler getiriyor?

Öncelikle, malullere ve şehitlerimizin dul ve yetimlerine ödenen aylıklar artırılacak. Bir işte çalışsalar bile, Kore ve Kıbrıs Barış Harekâtı gazilerine şeref aylığı bağlanacak. Kamu kurum ve kuruluşlarının personel alımlarında yüzde 1 yerine yüzde 2, şehit düşenlerin yakını ile malullere veya malul yakınlarına yer verilecek. Şehit veya malul eşi ya da çocuklarının yanı sıra kardeşlerinin de kamuda çalışmasının önü açılacak. Yani ne olacak? Bekâr olan şehitlerin ailelerinin de mağduriyeti giderilmiş olacak. Terörle mücadele sırasında şehit olanların bakmakla yükümlü oldukları yakınları ve engelli kardeşlerinin tedavileri ücretsiz olarak karşılanacak ve terörle mücadele sırasında yaralanan er ve erbaşlara ödenen tazminat otuz altı aya çıkacak. Yine şehit yakınlarına ve malullere faizsiz konut kredisi verilecek. Üstelik TOKİ’den öncelikle konut alabilecekler ve kira yardımı on değil, on beş yıl yapılacak ve böyle devam ediyor, on yedi maddelik bir teklif.

Bakın, değerli arkadaşlarım, şehit ve gazilerimizin yaşadıkları mağduriyeti yok etmek bizim elimizde. Lafa geldiği zaman, hep beraber “Türkiye güçlü bir ülkedir.” diyoruz. Bu ülkeyi güçlü yapan, gözünü kırpmadan bu ülke için canını veren on binlerce şehidimizin, gazimizin fedakârlığıdır, onların cesaretidir, onların vatan aşkıdır.

Değerli arkadaşlarım, ne birbirimize siyaset yapalım ne de birbirimizi kandıralım. Söz konusu olan insan hayatı ise bir sürü yetimin, acılı ailelerin geleceğinin her şeyden önemli olması lazım, gerisi teferruat.

Sayın Başbakanın 20 Martta müjdelediği, sonra da unutulan tasarıyla bu teklif de hemen hemen aynı ikisini karşılaştırdığınız zaman. Gelin, o tasarıyı da beklemekle vakit kaybetmeyelim, şimdi bu adımı hep beraber atalım. Bakın, şu anda milyonlarca vatandaşımız bizi izlemekte. İstersek bugün bile bu yasayı bir saatte geçirebiliriz. Ben “Vatan sana canım feda.” deyip “Vatan sağ olsun.” diyenlerin sesine kulak vereceğinize inanıyorum. Gelin, bir ezberi bozun, bari bugün artık hep beraber bunu yapalım. Elleri “evet” için kaldırın, hep birlikte bu yasayı gündeme alalım, bir büyük yaraya hep beraber merhem olalım.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Bir milletvekili adına Ensar Öğüt, Ardahan Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; sözlerime başlamadan önce şehitlerimizi saygıyla anıyorum, onlara Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.

Değerli arkadaşlar, İstanbul Milletvekilimiz Sayın Umut Oran’ın şehit yakınları ile gazilerin ekonomik durumlarının iyileşmesi için vermiş olduğu kanun teklifi üzerine söz aldım.

Bugün Türkiye’nin anaları ağlıyor, Türkiye ağlıyor, insanlık adına insanlar ağlıyor. Büyük Millet Meclisi çatısı ne yazık ki buna çaresiz kalmış, seyirci oluyor. Bu seyirci olmaktan artık kurtulmamız lazım.

Bugün grup başkan vekillerinin mesajlarını dinledim, çok güzel mesajlar veriyorlar ama bir araya gelip konuşmamız lazım. Bakın, ben bu Büyük Millet Meclisi kürsüsünden şunu söylüyorum: Biz 550 milletvekili, halkın temsilcisi, parti genel başkanlarımızla beraber, grup başkan vekillerimizle beraber herkesle bir araya gelip, oturup, konuşup çözmezsek Amerika yarın veya Birleşmiş Milletler veya başka uluslararası kuruluşlar devreye girdiği zaman Türkiye’yi bölecek konuma getirirler. Gelin, onlar müdahale etmeden, kimse müdahale etmeden, biz kendi sorunumuzu kendimizle çözeriz. Biz neyi paylaşamıyoruz arkadaşlar? Türkiye’de 75 milyon insan var, Türkiye’nin her tarafında özgürce kaynaşmışlar; kız almış, kız vermişler, birbirleriyle kaynaşmışlar, şehit olmuşlar, gazi olmuşlar, birlikte tasasını, kıvancını yaşamışlar değerli arkadaşlar.

Büyük Millet Meclisindeki parti genel başkanları veya Büyük Millet Meclisinin dışındaki parti genel başkanları, özür diliyorum, ne iş yaparlar kardeşim? Ben şimdi merak ediyorum, Türk milleti adına konuşuyorum, bu genel başkanlar bizim başkanlarımızdır, bunlar kendi aralarında oturup niye konuşup bu işi çözmüyorlar kardeşim? Yani her gün şehit gelecek, biz de gelip buradan ağıt yakacağız, olmuyor değerli arkadaşlarım. Eğer, Edirne’den Ardahan’a kadar bu ülkenin bütünlüğünü istiyorsak, bu ülkenin bütünlüğünü isteyen arkadaşlarımız Büyük Millet Meclisine halk tarafından seçilmiş gelmişlerse, halk istiyor bunu kardeşim, halk! Burada hangi parti olursa olsun ayrım yapmayacağız. “Efendim, 500 trilyon para gitti, 500 milyar dolar para gitti, 30 bin insanımız öldü, otuz yıldır bilmem ne oldu.” Bırakın bunları ya! Bir insanımız dahi ölse Büyük Millet Meclisi ondan sorumludur. Ama biz, lütfen, dinliyoruz, haber verir gibi, hava raporu verir gibi, şehitler geliyor, şehit haberleri geliyor, Büyük Millet Meclisi oturduğu yerde hiç sesini çıkaramıyor. Yani ya genel başkanlarımızı zorlayalım, gelsinler otursunlar ya da Büyük Millet Meclisinde özgür irademizi kullanarak milletvekilleri, gelin burada bir soruşturma açtıralım, gelin burada bir kovuşturma açtıralım, gelin burada bir tartışma açalım. Niye bu sorunu çözemiyoruz arkadaşlar? Yani bırakacağız illa Amerika el atacak, illa bir başka ülke el atacak, illa uluslararası kuruluşlar el atacak, ondan sonra da onlar el attığı zaman Türkiye bölünür değerli arkadaşlar. Türkiye’yi bölmeden, Türkiye’nin bütünlüğünü sağlamak için, şehitlerimize ve gazilerimize saygımızı biraz olsun artırmamız için, Türk milletine biraz olsun saygımızı artırmak için, mutlak surette bir araya gelmemiz lazım. Bunu, Sayın Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu başlattı.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Hükûmet terörle mücadele konusunda destek istedi de muhalefet vermedi mi? Sorumlu Türkiye Büyük Millet Meclisi mi?

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) – Evet, siz de şimdi randevu verin, MHP de randevu versin, Sayın Genel Başkanımız gelsin, konuşsunlar, hep beraber konuşalım.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Ne konuşacağız kardeşim!

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) – Neyi konuşacağız?

MUHARREM VARLI (Adana) – Sizin çözmeye gücünüz yeter Ensar Bey! Çözün, oturun çözün.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Terörle mücadele konusunda sonuna kadar varız, müzakerede yokuz.

MUHARREM VARLI (Adana) – Oturun çözün, oturun çözün.

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) – Bakın, mücadeleyle de birlikte…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Müzakerede olmayacağız.

BAŞKAN – Sayın Korkmaz, lütfen…

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) – Ya, MHP’liler, benim lafımı kesmeyin. Şimdi, millet bizi duymuyor.

MUHARREM VARLI (Adana) – Senin ağzın düzgün konuşmuyor ki Ensar Bey.

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) – Şimdi, siz müdahale etmeyin. Bakın, ne diyorum: Bakın, bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü sağlamamız için, mutlak surette, bizi seçen halkın temsilcileri olarak bir araya gelip konuşalım diyorum. Başka ne konuşuyoruz? (MHP sıralarından gürültüler)

MUHARREM VARLI (Adana) – Seni seçen halk sana o yetkiyi verdiyse ne engelliyor sizi?

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Oslo’daki müzakere masasını…

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) – Bir dakika… O, Oslo’daki müzakere masasını da konuşalım. Bakın, onu kabul etmiyoruz.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Müzakere masasını Oslo’da kurmuşsun, Ankara’da kurmuşsun; ne fark eder?

BAŞKAN – Sayın Korkmaz, lütfen…

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) – Değerli arkadaşlar, yirmi saniyem kaldı.

MUHARREM VARLI (Adana) – Ya, oturun çözün beraber, oturun çözün. Bize ne söylüyorsunuz kardeşim!

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) – Biz Oslo’daki müzakereyi de kabul etmiyoruz. O, Türkiye’yi bölen müzakeredir, onu kesinlikle reddediyoruz ama şunu söyleyeyim…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Üç cümlenizin bir tanesi “Analar ağlamasın.” oldu.

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) – Büyük Millet Meclisi olarak biz gazilerimize ve şehitlerimize saygılı olarak onların ekonomik durumunu değerlendirecek, güçlendirecek bu kanun teklifinin kabul edilmesini arz ediyoruz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Gündemin “Seçim” kısmına geçiyoruz.

IX.- SEÇİMLER

A) Komisyonlara Üye Seçimi

1.- (10/49, 113, 118, 252, 253, 254, 255, 256, 257 ve 258) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonuna üye seçimi

BAŞKAN – Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan (10/49, 113, 118, 252, 253, 254, 255, 256, 257 ve 258) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliklerine siyasi parti gruplarınca gösterilen adayların listeleri bastırılıp sayın üyelere dağıtılmıştır. Şimdi listeyi okuyup oylarınıza sunacağım.

Sağlık Çalışanlarına Yönelik Artan Şiddet Olaylarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(10/49, 113, 118, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258)

Adı Soyadı                                                                      Seçim Çevresi

                                               AK PARTİ (10)

Necdet Ünüvar                                                                Adana

Muhammed Murtaza Yetiş                                              Adıyaman

Mehmet Kerim Yıldız                                                      Ağrı

İlknur İnceöz                                                                   Aksaray

Semiha Öyüş                                                                   Aydın

Kemalettin Aydın                                                            Gümüşhane

İsmail Tamer                                                                    Kayseri

Mustafa Baloğlu                                                              Konya

Muzaffer Yurttaş                                                             Manisa

Mahmut Kaçar                                                                 Şanlıurfa

                                               CHP (4)

Mehmet Hilal Kaplan                                                      Kocaeli

Aytuğ Atıcı                                                                      Mersin

Nurettin Demir                                                                Muğla

Candan Yüceer                                                                Tekirdağ

                                               MHP (2)

Ali Öz                                                                              Mersin

Cemalettin Şimşek                                                           Samsun

                                               BDP (1)

İdris Baluken                                                                   Bingöl

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Meclis araştırması komisyonuna seçilmiş bulunan sayın üyelerin, 19/6/2012 Salı günü (bugün) saat 18.00’de, Halkla İlişkiler Binası B-Blok 2’nci kat 4’üncü Bankoda bulunan 10 numaralı Meclis araştırması komisyonları toplantı salonunda toplanarak, başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip seçimi yapmalarını rica ediyorum.

Komisyonun toplantı yeri ve saati ayrıca plazma ekranda ilan edilmiştir.

Alınan karar gereğince sözlü soru önergeleri ile diğer denetim konularını görüşmüyor ve gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sırada yer alan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

2’nci sırada yer alan, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı ile Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın; Meslek Hastalıkları ve İşçi Sağlığı Kanun Teklifi ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2.- İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı ile Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın; Meslek Hastalıkları ve İşçi Sağlığı Kanun Teklifi ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporları (1/605, 2/490) (S. Sayısı: 277) (x)

BAŞKAN – Komisyon ve Hükûmet? Yerinde.

14/06/2012 tarihli 120’nci Birleşimde İç Tüzük’ün 91’inci maddesine gö-re temel kanun olarak görüşülen tasarının maddelerine geçilmesi kabul edilmişti.

Şimdi, birinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Birinci bölüm 1 ila 23’üncü maddeleri kapsamaktadır.

Birinci bölüm üzerinde Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına söz isteyen Erol Dora, Mardin Milletvekili.

BDP GRUBU ADINA EROL DORA (Mardin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 277 sıra sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı üzerinde Barış ve Demokrasi Partisinin düşüncelerini ifade etmek üzere söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlamadan önce, Hakkâri ve Hatay’da hayatlarını kaybeden gençlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum. Ayrıca, Urfa Cezaevinde isyan sonrası çıkan olaylarda yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralı mahkûmlara acil şifalar diliyorum.

Önceki konuşmalarımızda da adalet sisteminde ciddi sıkıntılar olduğunu defalarca belirtmiştim. Tutuklama istisnai bir tedbirdir, asıl olan tutuksuz yargılanmadır. Oysa görüyoruz ki ülkemizde tutuklama bir tedbir olmanın ötesinde peşin verilen bir ceza yöntemi olarak uygulanmaktadır. Bu tablo bile Türkiye’de ağır bir baskı ve tutuklama rejimi olduğunun açık bir göstergesidir. Bu zihniyet algısından dolayı cezaevleri, kapasitelerinin 3 katı, 4 katı tutuklu ve hükümlü barındırmaktadır. İnsani yaşam koşullarının olmadığı, insan onurunun ayaklar altına alındığı cezaevlerinde mahkûmların dayanacak gücü kalmamıştır. Görüldüğü gibi her gün bir başka cezaevinde isyan çıkmaktadır. Böyle devam ederse çıkmaya devam edecektir. Çözüm yeni cezaevleri yapmak değil çarpık adalet sisteminin bir an önce düzeltilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tüm dünyada sanayinin geldiği son evrede sağlık, güvenlik ve çevre üçlüsünün birbirinden ayrılamayacağı, bu bağlamda ilişkilerin kaynağı olarak görülen işletmenin öneminin yadsınamayacağı ve koruyucu, önleyici tedbirlerin planlama aşamasından başlayarak alınması gerektiği açıktır. Bu nedenle, sosyal güvenlik, toplumun tüm bireyleri için temel bir hak, bunu gerçekleştirmek ise devlet için anayasal görevdir.

Anayasa’nın 60’ıncı maddesinde “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.” biçiminde tabir edilen amir hüküm, sosyal güvenliğin kamu hukuku içinde yer aldığını ve bu kamu hizmetini yürütmesinin devlete görev olarak verildiğini belirtir.

İş güvenliğinin yalnızca bireysel bir hak olmanın ötesinde toplumsal bir hak olduğu açık bir gerçektir. Bu hakları düzenleyen ILO sözleşmeleri, Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa Sosyal Güvenlik Kodu ve Avrupa Güvenlik Sözleşmesi, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme, Temel Sosyal Haklar Sözleşmesi gibi çok sayıda uluslararası belge mevcuttur.

Anayasal zorunluluğun yanında, devletin bu sözleşme ve anlaşmaların gerekliliklerini yerine getirmesi gerekmektedir. Örneğin, 50’den az işçi çalıştıran iş yerlerinde de iş sağlığı ve güvenliği kurallarının kurulması yasalarla güvence altına alınmalıdır. İş sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri bütün iş yerlerini ve tüm çalışanları kapsamalı, sektör ve kurum farkı gözetilmeksizin tüm iş yerleri için geçerli olmalıdır.

            

(x) 277 S. Sayılı Basmayazı 14/06/2012 tarihli 120’nci Birleşim Tutanağı’na eklidir.

Kurulların eğitilmiş ve yetkilendirilmiş kişilerden oluşturulması sağlanmalı ve tarafların eşit sayıda temsil edildiği demokratik yapılar olarak düzenlenmeli, tavsiye değil yaptırım gücüne sahip kurullara dönüştürülmelidir.

İş sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerinin sunumu için belirli işçi sayısı aranmamalı, uygulamalar devlet memurları, kendi hesabına çalışanlar, tarım kesimi gibi yaptığı iş ve çevresinden etkilenen tüm çalışma hayatını kapsamalıdır.

Meslek hastalıklarına ilişkin çalışmalar geliştirilmeli, meslek hastalıkları hastaneleri işlevine uygun olarak yapılandırılmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. Bugün meslek hastalıklarının tanınması ve önlenmesi sadece proje bazlı çalışmalarla sağlanmaya çalışılmaktadır. Öncelikle meslek hastalığı tanısının konması mevzuatı sadeleştirilmeli ve başta meslek hastalıkları hastaneleri, üniversite hastaneleri ve her ilde en az bir tane olmak üzere eğitim ve araştırma hastaneleri tarafından meslek hastalığı tanısı konması sağlanmalıdır. Silikozis örneğinden ders çıkarılmalıdır. Meslek hastalıklarının önlenmesine ilişkin kamusal eylem planı bir an önce uygulamaya geçirilmelidir. İş kazası araştırmaları gerçekçi ve güvenilir olmalıdır. İş yerlerinde kaza ve meslek hastalıklarına ait bilgiler bir veri tabanında toplanmalı ve bu bilgilerden ölçme ve değerlendirme amaçlı yararlanılmalıdır. Sigortasız ve sendikasız çalıştırma önlenmeli, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınmalıdır. Ucuz iş gücü olarak görülen kadın işçilik üzerindeki tüm olumsuz uygulamalar ve ürkütücü boyutlara ulaşan çocuk emeği sömürüsü ortadan kaldırılmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iş kazalarının nedeni ayrı bir yasanın olmaması değildir. Ayrı bir yasa kazaları kendiliğinden önlemeyecektir. Kazaların asıl nedenleri iş güvenliğini sağlayacak teşkilat yoksunluğu, iş sağlığı güvenliği, kültürü, işverenlerin iş sağlığı ve güvenliğine yaklaşımı, denetimdeki yetersizliklerdir. Sendikasızlığın, taşeronlaşmanın yaygınlaşmasının geçerli bir politika olarak benimsenmeye devam edildiği durumda iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin söylenecek sözler yaşamda karşılığını bulamayacaktır.

Tasarıda işveren ve çalışana ait yükümlülükler ve ceza maddeleri sıralanmış olup bunun dışında uygulamaya ilişkin somut bir norm görmek mümkün değildir. Aslında bu yükümlülükler zaten genel hukuk kuralları içinde var olan yükümlülüklerdir. İş Yasası ve mevzuatında, Borçlar Yasası’nda bu yükümlülükler vardır ve tarafların kusurları nispetinde sorumlulukları açıktır ancak toplumun ve sosyal tarafların tasarıdan beklediği amaç çalışanların iş yerindeki tehlikelerle karşılaşma ve onlara maruz kalma olasılığını en aza indirgemek için oluşturulacak örgütlenme, normlar ve sürekli gözetimi mümkün kılan bir yapıyı ortaya çıkarmaktır. Ayrıca yasa tasarısında iş güvenliğinden sorumlu mühendislerin sorumlulukları sayılmış olmasına karşın, bu sorumluluk karşısında sahip olduğu hak ve yetkiler düzenlenmemiştir. Alınan sorumluluklara paralel hak ve yetkiyle donatılmayan iş güvenliğiyle görevli mühendislerden beklenen hizmet gerçekleşemeyecektir.

“İş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları, iş sağlığı ve güvenliği risklerinin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici hizmetlerin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludurlar.” biçimindeki düzenleme, iş kazalarından doğacak zararlardan iş güvenliğinden sorumlu mühendislerin sorumlu tutulacağını düzenlemektedir. Hiçbir objektif kriter konulmadan, subjektif değerlendirmelerle, hiçbir güvenceye sahip olmayan meslek mensuplarının zarardan sorumlu tutulması hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Devlet ve işverenlerin sorumluluğu, kiralık işçi konumuna getirilen mühendislere yüklenecek bu alanla düzenlenemez.

Kamu düzenini, iş güvenliğini ve işçi sağlığını ilgilendiren bu konunun kamusal hizmet anlayışı ile ele alınmadığı müddetçe çözümü olanaklı değildir. Her şeyden önce, bireye, ailesine, toplumsal iş gücü kaybına, işletmeye ve ülke ekonomisine ağır fatura çıkaran bu konu piyasalaştırılamaz, piyasalaştırılırken dahi hukuksuzluğun sınırları bu kadar genişletilemez ve gerçeğe aykırı gerekçe üretilemez.

Önemli noktalardan biri, yasa tasarısında meslek hastalıklarının muğlak, belirsiz ve son derece yetersiz şekilde ele alınmış olmasıdır. Dolayısıyla, meslek hastalıklarıyla alakalı çalışmalar geliştirilmeli, ilgili hastaneler tıbbi cihaz, personel ve fiziki yapı açısından uygun hâle getirilmelidir.

Esnek ve kuralsız çalışmayı, işçileri başka işverenlere kiralamayı, taşeronlaştırmayı yasal hâle getiren, fazla mesai ücretlerini, sendikal hak ve yetkileri budayan 4857 sayılı İş Yasası yerine, bütün tarafların katılımıyla demokratik bir yasa çıkarılmalıdır. İş mevzuatı, ekseni insan olan çağdaş bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Aslında, ilk yasa tasarısı olması hasebiyle içerikten bağımsız olarak değerlendirildiğinde, yasanın önemli bir yerde durduğunu belirtmek gerekiyor. Sözünü ettiğim eksiklerin giderilmesi için gerekli düzenleme ve değişikliklerin yapılması durumunda, yasa tasarısının birçok anlamda emek dünyasının ihtiyaçlarını karşılayabileceğini düşünüyor, bu vesileyle tekrar hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Bölüm üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen İzzet Çetin, Ankara Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA İZZET ÇETİN (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ben de Hakkâri Dağlıca’da şehit düşen vatan evlatlarına Tanrı’dan rahmet, tüm ulusumuza başsağlığı dileyerek başlamak istiyorum. Yine, yaşamlarını ve canlarını devlete emanet etmiş tutuklu 12 ve hükümlü 1 kişinin Urfa Cezaevinde yanarak can vermelerinin vicdanlarımızı ne kadar sızlattığını belirterek, onların da ailelerine başsağlığı, kendilerine Allah’tan rahmet dileyerek başlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz perşembe günü bu yasa görüşülürken Mecliste AKP sıralarında 5 arkadaşımız vardı, bugün de bakıyorum ki 15 arkadaşımız var.

MEHMET DOMAÇ (İstanbul) – Az saydın, az saydın.

İZZET ÇETİN (Devamla) – 25 diyeyim hadi.

Bu özünde insan olan, insan sağlığıyla ilgili, insan yaşamıyla ilgili bir yasanın daha baştan temel yasa olarak getirilmiş olması bir ayıptır ve bu ayıp Bakana ve AKP’ye ait olan bir ayıptır çünkü her maddesinin ayrı ayrı, insanı ele almayı, insan yaşamını ele almayı gerektiren ve sorumluluk taşıtan bir kanun tasarısı olmasına rağmen iki bölüm hâlinde görüşülüyor olması AKP’nin emeğe, emekçiye, çalışanlara, insana, yurttaşına bakışını ortaya koymaya yetiyor.

Geçtiğimiz günlerde ve geçtiğimiz dönemlerde Sayın Bakan yapmış olduğu açıklamalarda, dokuz yıllık dönemde iş kazalarında 10.804 işçinin yaşamını yitirdiğindi, 14.665 kişinin iş göremez konuma gelip sakat kaldığını ve 735.803 iş kazası meydana geldiğini söylüyor ama ardından yasa tasarısının tümü üzerine yapılan görüşmelerde “Bu rakamları nereden buldunuz?” diye soruyor.

Sayın Bakan, bu rakamları siz açıkladınız ve sorulan yazılı sorulara verdiğiniz yanıtlarda bu rakamlar açık açık ortada gözüküyor. Bakınız, ben, Sayın Bakana bir soru sordum ve yıllar itibarıyla ne kadar ölümcül iş kazası olduğunu 17 Ekim tarihi itibarıyla sorduğumda 2002’de 872, 2003’te 810, 2004’te 841 -uzatmayayım- 2007’de 1.592, 2010’da 1.444 ve toplam 10 bin küsur kişinin dokuz yılda yaşamını yitirdiğini resmî olarak kendisi verdi ama burada, perşembe günü bunu yalanladı.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun tasarısı, bir kere, ülkemizin iş kazalarında dünyada ve Avrupa’da en ön sıralarda olmasının bir zorunluluğu olarak ülkemizdeki iş kazalarını, iş cinayetlerini önlemek amacıyla getirilmiş bir kanun tasarısı değil, yine aynı şekilde 14.600 kişinin iş göremez konuma gelmiş olmasını önleme amacıyla getirilmiş bir düzenleme değil, yine 735 bin iş kazasını önleme amacıyla getirilmiş bir düzenleme değil; bu alanı bir rant alanı olarak gören bir anlayışın, yeni bir ticari kazanç kapısı olarak kullanmak istediği bir düzenlemeyi emek sömürüsünü yasallaştırmak için getirdiği bir düzenleme, bunu yasanın bütününde görmek mümkün.

İlk, birinci bölüm, ben bölümlerine girip ayrıntılarına çok fazla yer vermek istemiyorum çünkü yasa -biraz evvel söyledim- tasarısı öz itibarıyla insanı ilişkilendirmesine rağmen insanı tartışmak, güvenlik önlemlerini almak, işverenlere verilen yükümlülükleri işverenlerin yerine getirip getirmediğini, kamunun yerine getirip getirmediğini belirlemekten öte çalışanları da sorumluluğa ortak etmekten başka bir amaç taşımıyor. Bu yasa bir ihtiyaçtı belki, tüzük olarak Türkiye’nin belki en güzel, en çağdaş tüzüğünü işlemez hâle getiren bir zihniyet bunu yasa olarak gündeme getirdi, alanları denetimsiz bıraktı dokuz yılda, biraz evvel verdiğim rakamlarla iş kazalarını yaşadı bu ülke. Bugün, çalışanlar Türkiye’nin her yerinde yaşamlarını yitiriyor, madenlerde, maden ocaklarında, tezgâh başlarında, naylon çadırlarda yaşamını yitiriyor, keşke bu tasarı onları önleme amacı taşısaydı.

Değerli arkadaşlarım, bu tasarı iş kazalarını önlemeye, iş cinayetlerini önlemeye yetmeyecek çünkü Ulusal İstihdam Strateji Belgesi’yle yaşama geçirilmek istenen güvencesiz çalıştırma biçimleri, esnek çalıştırma, evden çalıştırma, eve iş verme, ödünç işçilik, işçi kiralama gibi ucuz işçiliği Türkiye’ye reva gören bir anlayış, iş kazalarına, iş cinayetlerine davetiye çıkaran bir anlayıştır. Bu anlayıştan, yasa yapsa da, tüzük yapsa da, yönetmelik çıkarsa da iş kazalarını önlemek, insan sağlığını, çalışma ortamını iyileştirmesini beklemek doğru bir beklenti olmaz çünkü iş kazalarının büyük bir bölümü yetersiz beslenmeden, düşük ücretten, eğitimsizlikten ve çalışanları sefalete mahkûm etmekten kaynaklanan doğal sonuçlar.

Eğer işçilerin yüzde 45’i bugün asgari ücretle çalışıyorsa, eğer kayıt dışı ekonominiz asgari ücrete de muhtaç ve ekonominin yüzde 40’ı dolayında seyrediyorsa ve kayıtlarınızda kayıt dışı alan gözükmüyorsa, demin söylediğimiz rakamları ikiye katlayarak önünüze iş cinayetlerini koymanız gerekir.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten AKP’nin düzeninde, Davutpaşa’da iş yerinde patlama sonucunda ölen 21 işçi var. Tuzla tersanelerinde sadece AKP döneminde 148 işçinin yaşamını yitirmesi var. AKP’nin düzeninde, Zonguldak’ta, Afşin’de toprak altında kalan emekçiler var. Bu düzende, minibüsün kasasına istiflenmiş kadınların sel sularına kapılıp ölmesi var. Bu düzende, AKP’nin çalışma yaşamının içerisinde, Adana’da patlayan barajın suyunun sürüklemesi sonucu yaşamını yitiren ve cesetleri bulunamayan 10 işçi var, Erzurum’da baraj gölünde kaybettiğimiz 5 işçi var. Bu düzende, Esenyurt’ta kara kışta naylon çadırda yanarak can verenler var. AKP’nin düzeninde, kaçak işçilik uğruna, katır sırtında karın doyurmaya çalışan ve Uludere’de katledilenler var, Urfa’da canlarını emanet edenlerin yaşamını yitirmesi var cezaevlerinde. Bu düzende, emek yok, emekçi yok, demokrasi yok, insan hakları yok ama laf çok, laf ebeliği çok. Sekiz dokuz yıldan bu yana bu ülkedeki çalışma yaşamını denetimsiz bırakanlar iş cinayetlerinin baş sorumlusudur.

Değerli arkadaşlarım, benim, tabii ki, ilk 20 maddeyle ilgili söylemek istediğim çok şey var.

Bakınız, kapsamla ilgili olarak “Tamamını kapsama aldık.” diyorlar. Doğru söylemiyorlar. Evde çalışanları bir tarafa bırakıyorum, kendi hesabına çalışanlar yüzde 1 ila yüzde 6,5 oranında kısa vadeli sigorta kolunda prim ödemelerine rağmen, hastalanmaları hâlinde veya tehlikeye maruz kalmaları hâlinde kendileri kendi masraflarını karşılamak zorunda kalacakları gibi, iş güvenliği uzmanlarına -işveren gerekli önlemleri almaz ise- işvereni Bakanlığa şikâyet etmek gibi bir yükümlülük yükleniyor. Hani, deyim geldi aklıma ama söylemeyeyim. İş güvencesi olmayan, devlet memuru olmayan herhangi bir uzmanın Bakanlığa şikâyet etmesi durumunda o patronunu şikâyet eden uzmanı patron iş yerinde tutabilir mi? Biz, geçtiğimiz dönem Darıca’da bazı fabrikaları gezdik. Radyasyon yayan işletmelerde radyasyon cihazının başında patronun koyduğu eleman radyasyon cihazını kontrol ediyor; yani gülerler bu tür tedbirlere. Hiç olmazsa, iş güvenliği uzmanını ya kamu görevlisi yapınız ya da 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nda temsilcilere tanınan iş güvencesini onlara da sağlayınız.

Değerli arkadaşlarım, bu kanunu dokuz yıl süreyle Meclisin gündemine getiremeyenler bu dokuz yıllık süredeki iş cinayetlerinin sorumlusudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İZZET ÇETİN (Devamla) – Bu sorumluluk iki dönem Bakanlık koltuğunda oturan Sayın Bakana da aittir ve o nedenle de bu yasadaki eksiklikleri gidermekte muhalefet partilerinin önerilerine de dikkat etmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Bölüm üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Cemalettin Şimşek, Samsun Milletvekili.

Buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)

MHP GRUBU ADINA CEMALETTİN ŞİMŞEK (Samsun) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle ben de Hakkâri Dağlıca’da şehit düşen, hayatını kaybeden askerlerimize Allah’tan rahmet, anne babasına, yakınlarına, Türk milletine başsağlığı diliyorum. Ancak buradan bu gafillere bir şeyi söylemeyi düşünüyorum: Eğer böyle, bu saldırılarla hedeflerine ulaşabileceklerini düşünüyorlarsa bunun bir ham hayalden ibaret olduğunu ve Türk milletinin buna asla müsaade etmeyeceğini buradan ifade etmek istiyorum. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak, bin yıllık kardeşliğimizi yaşatacağız, yaşatmak azmindeyiz ve bundan sonuna kadar da vazgeçmeyeceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada 277 sıra sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı’nın birinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına görüşlerimizi belirtmek üzere söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi bu vesileyle saygılarımla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, hepinizin bildiği gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama organıdır ve önüne gelen yasa tasarılarını konuşur, tartışır, Anayasa ve yasalara, hukuka ve imza koyduğumuz uluslararası sözleşmelere uygun olarak, millet menfaatine, toplum menfaatine yasa hâline getirir ve yasalaştırır.

Değerli milletvekilleri, Allah aşkına bir bakın, biz yasalarımızı bu çerçevede mi yapıyoruz, yeteri kadar konuşabiliyor muyuz, tartışabiliyor muyuz? Türkiye Büyük Millet Meclisi bu çalışma biçimiyle halkın gözünde sürekli itibar kaybediyor, vatandaşlarımız Meclisi sadece ilgi odağı olarak kavgalarımızla, tartışmalarımızla hatırlıyor. Hâlbuki Meclis öncelikli olarak, çıkaracağı yasalarla konuşulmalı, halk arasında bunlarla değerlendirilmeli ama maalesef halkımız bizi daha çok… Biz memleketimize gittiğimizde soruyorlar: “Bugün ne tartışma vardı, ne yaptınız? Gene orada bir şeyler oldu.” diye ama ne yasa çıkarılmış, ne yapılmış onunla çok fazla ilgilenmiyorlar çünkü onlar da iyice artık anlamışlar ki çıkarılan bu yasalar Meclisin iradesiyle değil de daha çok, parmakların iradesiyle çıkarılıyor ve o parmakların akıllarının başkalarının uhdesinde olduğunu da maalesef biliyorlar.

Değerli milletvekilleri, özellikle iktidar milletvekilleri arkadaşlarımızı buradan uyarıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarının iade edilmesi sizin elinizdedir. Gazi Meclis maalesef bu biçimde bir çalışmayı hak etmiyor.

Değerli arkadaşlarım, hep birlikte görüyor ve izliyoruz, “Komisyonların ve Meclisin gündemine falan yasa bugün gelecek.” diye beklerken bakıyorsunuz günübirlik olarak değiştirilmiş. Biz, daha ziyade, gruplarımıza soruyoruz: “Danışma Kurulunda ne karar alındı? Bu hafta hangi yasalar Meclis gündemine gelecek?” diye. Biz de bu yasalar konusunda çalışma fırsatı bulalım ve hazırlanarak Meclisimize gelelim diye düşünüyoruz ancak çoğu kez bize gruptan verilen cevapta, haklı olarak “Bilemiyoruz bugün ne yasa geleceğini, hangi şeyler konuşulacağını.” deniyor. Bu artık iyice anlaşılmıştır ki Türkiye Büyük Millet Meclisi, iradesini başka yerlere teslim etmiş ve o iradeyle burada gündeme gelen konuları daha çok konuşuyoruz. Ya daha çok dış güçlerin etkisiyle veya işte onların Sayın Başbakanımızın aracılığıyla buraya gönderdiği ya da Başbakanın iradesiyle yapılan, yapılacak olan yasalar görüşülüyor; maalesef Meclisin iradesinin dışındadır bunlar.

Değerli milletvekilleri, şimdi bu konuyla ilgili, yani ne kadar irademizi kullanıp kullanmadığımızla ilgili olarak sizlerle bir şey paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz, Sayın Başbakanımız, 25 Mart 2012 tarihinde Güney Kore’de yapılan uluslararası nükleer zirvesine katıldı, ardından ülkemize gelmeden ABD Başkanı Obama’nın talimatıyla İran’a gitti ve İran’ın dinî lideri Hamaney’e iletilmek üzere altı mesaj götürdü. İsrail istihbaratına yakın bir İnternet sitesi olan Debka’da yer alan habere göre Başbakan Erdoğan’ın İranlı yetkililerle görüştükten sonra bazı açıklamaları üzerine İran Meclisi Millî Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkan Vekili yaptığı cevabi açıklamada “Maalesef, Türk yetkililer yeterince dürüst değiller, çünkü kendi sözlerini söylemiyorlar. Ankara, bir nevi dünya emperyalizminin taşeronu ve aracı hâline gelmiştir. Erdoğan ve Türkiye’deki karar vericiler kendileri karar veremiyor ve onlara dikte edilenleri yapmaktadırlar.” diyor. Bu, bize en yakın komşumuz olan ülkenin bizim ülkemiz hakkındaki düşünceleri olması bakımından gerçekten önemlidir. Çünkü “Bölgemizde lider ülke ve dünyada sözü sayılan ülke, dinlenen ülke olduk.” ifadesinin burada nasıl yer aldığı bu bakış açısıyla ortaya çıkıyor! Bugün burada bu bakış açısıyla kim tarafından, nasıl getirildiği belli olmayan “İşte, bizim de bir iş sağlığı ve güvenliği yasamız var.” demek için bir yasa tasarısını görüşüyoruz. “AB’ye, ILO normlarına uygun müstakil yasamız var.” demek için gündeme taşınan bu yasa esasen işçi ölümlerini engelleyecek dinamiklerin önünü maalesef açmamaktadır. Bu hakkın kullanımı ancak diğer temel haklardan olan yaşama hakkının özünü ihlal etmeyecek bir ortamın sağlanmasıyla olanaklıdır. Çalışma hakkının kullanılmasında çalışanın beden bütünlüğünü ve sağlığını bozacak etkilerden iş yerinin arındırılması esastır. Bu hakkın korunmasında ve kullanılmasında devlet asli sorumludur. Uluslararası Çalışma Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü 1950 yılında işçi sağlığı ve iş güvenliğinin tanımını şöyle yapmıştır: “Tüm mesleklerde işçilerin bedensel, ruhsal, sosyal iyilik durumlarını en üst düzeye ulaştırmak, bu düzeyde sürdürmek, işçilerin çalışma koşulları yüzünden sağlıklarının bozulmasını önlemek, işçileri çalıştırılmaları sırasında sağlığa aykırı etmenlerden oluşan tehlikelerden korumak, özet olarak işin insana ve her insanın kendi işine uyumunu sağlamak.” Bu tanım sadece işçiler için değil, bütün çalışanların sağlık ve güvenliklerinin korunmasını hedef almaktadır.

Değerli milletvekilleri, “önce insan, önce sağlık, önce iş güvenliği” anlayışını taşımayan bu yasanın sosyal tarafı olmamız mümkün değildir. Bu tasarı, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın dokusuna uygun bir şekilde işçi sağlığı, iş güvenliği hizmetlerini bir pazar hâline getirmek; sağlık sermayesine yeni bir olanak sunmak, taşeronlaşmayı özendirmek, sağlık pazarının insafına terk etmek dışında bir özellik taşımamaktadır. Her yıl iş kazalarında yaşamını yitiren 1.600 çalışanımıza, genç yaşta silikozisten ve meslek hastalıklarından yaşamını yitiren insanlarımıza karşı iktidarın sorumluluğu vardır. Resmî istatistiklere göre her geçen yıl iş kazaları nedeniyle ölümler artıyor. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye, ölümlü iş kazalarında dünyada 3’üncü sırada yer alıyor. Özellikle son on yılda iş kazaları nedeniyle 10.723 işçi, her yıl ortalama 1.072 işçi, Türkiye’de her gün ise maalesef 4 işçi kazalar nedeniyle ölüyor, ne yazık ki önlem alınmıyor.

Değerli milletvekilleri, meslek hastalıklarında durum daha da vahimdir. Türkiye resmî istatistiklerine göre meslek hastalıkları az görülmektedir. Dünyada iş kazaları oranı yüzde 44, meslek hastalıkları oranı ise yüzde 56 iken, Türkiye’de iş kazaları oranının yüzde 99,3, meslek hastalıkları oranının ise binde 7 olması çok açık bir çelişki oluşturmaktadır.

Tasarıda meslek hastalıkları muğlak, belirsiz, son derece yetersiz ele alınmıştır. Ülkemizde meslek hastalıklarıyla ilgili yaygın bir çalışma yoktur, ciddiye alınmamaktadır. Çalışanlarımız bazı hastalıkların meslek hastalığı olup olmadığını dahi bilmemektedir. Dünyada kabul edilmiş birçok meslek hastalığı maalesef Türkiye tarafından meslek hastalığı olarak kabul edilmemektedir. Meslek hastalıklarıyla etkin mücadele için yeni tıbbi imkânlar ve yeni sağlık tesislerinin kurulması gerekirken, son yıllarda meslek hastalıklarına yönelik mevcut olan İstanbul ve Ankara’daki hastanelerin kaynakları kesilmiş, mesleki tanı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CEMALETTİN ŞİMŞEK (Devamla) - …ve şüphe koyma yetkileri maalesef ellerinden alınmıştır, âdeta “Meslek hastalıklarını teşhis etmeyin.” denmiştir.

Değerli milletvekilleri, ben, bu yasanın hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Bölüm üzerinde şahsı adına söz isteyen Hasan Hüseyin Türkoğlu, Osmaniye Milletvekili. (MHP sıralarından alkışlar)

HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) – Sayın Başkan, Türk milletinin saygıdeğer milletvekilleri; 277 sıra sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı hakkında şahsen söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerimi Hakkâri’de ve Hatay’da yaşanan terör olaylarında şehit olan vatan evlatlarına Cenabıallah’tan rahmet, kederli ailelerine ve Türk milletine başsağlığı dileyerek başlamak istiyorum, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

Elinde silahla Türk milletini ve Türk vatanını bölmek için terör eylemleri gerçekleştiren katil sürüsü ile müzakere eden melun anlayış ve politikaların sahiplerine de Cenabıallah’tan akıl ve fikir ihsan etmesini diliyorum.

Terör örgütü mensuplarıyla bir masanın etrafında birbirlerine iltifat eden Sayın Başbakanın özel temsilcilerinin yargıya bir gün hesap vereceğine, Sayın Başbakana iltifat eden terör örgütü üyeliğinden sabıkalı şahsiyetlere iltifat eden Hükûmet üyelerinin de Türk milletine muhakkak hesap vereceğine olan inancım tamdır.

Diğer yandan, Sayın Başbakan geçen cuma partisinin Sakarya İl Kongresi’nde yapmış olduğu konuşmada Türk milliyetçilerinin Fatiha suresini bilmediklerini ifade etmişlerdir. Türk milliyetçileri eli Kur’ansız, kalbi imansız, kulağı ezansız ve bedeni vatansız yaşamayı kabul etmeyen insanlardır; referansları Kur’an, hadis ve Türk milletinin emir ve talepleridir. Anlaşılan o ki, Sayın Başbakan, etrafında bulunan, dağıttığı rantın peşinde koşan ve kendisini “milliyetçiyim, ülkücüyüm” diye tanımlayanlarla bizleri karıştırmaktadır.

Aslında, bilmediğimiz dualar konusunda Sayın Başbakanın kısmen de haklı olduğunu itiraf etmeliyim. Mesela, Türk milliyetçileri, Sayın Başbakanın yaptığı gibi Afganistan’da, Irak’ta ve dünyanın diğer bölgelerinde Müslümanları öldüren Amerikan askerlerinin sağlığı ve sağ salim evlerine dönmeleri için dua etmeyi bilmezler. Türk milliyetçileri, Türk milletini otuz altı etnik parçaya bölmek için dua etmeyi bilmezler. Edirne’den Hakkâri’ye, Artvin’den Muğla’ya, Sinop’tan Hatay’a tüm insanımızın Türk milletini teşkil ederek birlik içinde kalması için dua ederler. Türk milliyetçileri çoluk çocuk, asker-sivil, genç-yaşlı, korucu, polis, öğretmen, doktor demeden vatandaşlarımızı katleden teröristler Habur’dan girerken, “açılım” adı verilen yıkım projesi ortaya atılıp konuşulurken “İyi şeyler olacak, güzel şeyler olacak, bu tablodan ümitliyim.” gibi ifadelerle dua etmeyi bilmezler. Onlar, sadece Türk milletinin birliği, Türk vatanının bölünmez bütünlüğü ve Türk devletinin bekası ve refahı için dua ederler. Hülasa, Türk milliyetçileri hangi duayı edeceklerini ve hangi duaya “amin” diyeceklerini bilen insanlardır.

Saygıdeğer milletvekilleri, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı maalesef bugüne kadar Meclis gündemine getirilmemiştir. Anayasa’mızın 49’uncu maddesinde devlete, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek, çalışanları korumak görevi verilmiştir.

Hem 1948 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin konuyla ilgili bölümlerinde hem de 1976 Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar Anlaşması’nda zikredilmesine rağmen bu tasarı ancak Haziran 2012’de Meclis gündemine gelebilmiştir. On yıldır hükûmetler kuran AKP, Meclis çoğunluğu olmasına rağmen bu tasarıyı bugüne kadar gündeme taşımamıştır.

AKP mesaisini, Oslo’da kırmızı bültenle arananlara, eli silahlı teröristlere, ne idiği belirsiz darbe davalarına, Anayasa Mahkemesinin istediği şekli almasına, HSYK’nın, emrinde bir komisyon olmasına ayırmıştır. Bu arada ise çalışanlar, gerekçedeki rakamlara göre günde ortalama 3 ölüm ve 5 sakatlığa tabi olmuşlardır.

AKP’nin 2004 yılından bu yana söz ettiği bu tasarı konuşulurken son yıllarda Zonguldak’ta 30 kişi, Balıkesir Dursunbey’de 13 kişi, Elbistan’da 9 kişi, Adana Kozan’da 10 kişi, Eskişehir’de 4 kişi, İstanbul Davutpaşa’da 23 kişi, İstanbul AVM’de 11 işçi, Tuzla tersanelerinde seri ölümler, Ankara OSTİM’de 20 işçinin ölümü söz konusu olmuştur. Son birkaç yılda başımıza gelen ve bu tasarıyla ilgili ölümlerin bazıları bunlar. Say say bitmiyor, topla topla bitmiyor. Bu tasarıyı daha evvel getirseydiniz belki bu ölümlerin bir kısmı olmayacaktı.

Saygıdeğer milletvekilleri, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışanları korumak sadece kanun yapmakla olmuyor. Bakın, hâlâ emniyet mensupları hem mesai saatleri hem de çalışma şartları açısından tüm kanunlarımıza ve uluslararası sözleşmelere aykırı olarak çalıştırılmaktadırlar. “12/12” ya da “12/24” gibi izahı olmayan şekilde çalışmakta ve fazla mesai ücretleri komik bir anlayışla ve rakamla tahakkuk etmektedir. Başbakan da söz vermiş olmasına rağmen onların taleplerini yerine getirmemektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Devamla) - Her gün mesai arkadaşlarını, maiyetinde çalışan personelini bu millet için toprağa veren, belki de sırasını bekleyen güvenlik personelinin sıkıntılarını çözme sözünü Hükûmete hatırlatıyorum.

Tasarının hayırlı olmasını diliyor, Türk milletinin milletvekillerini saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Bölüm üzerinde şahsı adına söz isteyen Haluk Koç, Samsun Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

HALUK KOÇ (Samsun) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Hakkâri’de şehit verdiğimiz vatan evlatları için Allah’tan rahmet diliyorum. Tüm milletimize de, yakınları başta olmak üzere, başsağlığı diliyorum. Hep, “Bu son olur.” sözüyle, klişe lafla bitirmek istemiyorum. Gerçekten bu sorunu çözecek, güvenlik boyutunun ihmal edilmediği, terörle mücadelenin arka plana atılmadığı, kesin adımların atılacağı gündemlerde bu konuyu tartışmanın yararlı olacağını bilgilerinize sunmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bir yasa tasarısıyla karşı karşıyayız. Yasa tasarısı üzerinde beş dakikada bir şey ifade etmek mümkün değil ama şunu özetleyebilirim. Son on beş yılın, bilhassa on yılın moda politikaları bize şunu öğretti, şunu gündeme taşıdı: Bir, ulus devletler tartışılmalıdır. Bu bağlamda, emek artık bağımlıdır, sermaye ise hem ulusal hem uluslararası boyutta özgürdür. Bu üçlü değerlendirme içerisinde konuya bakmak lazım. Bunları eğer onaylamıyorsanız, sermayenin özgürlüğünü, emeğin her açıdan bağımlı olduğunu ve ulus devlet kavramını eğer tartışmaya açmıyorsanız siz, “Çağın dışındasınız.” “Dünyayı yorumlayamıyorsunuz.” “Statükocusunuz.” suçlamalarıyla karşı karşıyasınız demektir.

İş ve işçi sağlığı… Değerli milletvekilleri, sayımız az ama bu Parlamentoda 2002’den beri görev yapan arkadaşlarım şunu çok iyi anımsayacaklardır: “İş ve işçi sağlığı” dediğimiz zaman benim aklıma 2003’te görüştüğümüz İş Yasası geliyor, Kamu Yönetimi Reform Tasarısı geliyor. İş Yasası’nda işçi kavramının, emek kavramının nasıl içinin boşaltıldığını, nasıl esnek çalışma, ödünç işçi, kiralık işçi, fason işçi, taşeron işçi kavramlarının bizim bu alanımıza yerleştirildiğini çok iyi hatırlayacaklardır. Şimdi, içi zaten boşaltılan iş ve işçi kavramının sağlığını konuşuyoruz.

Değerli arkadaşlarım, birbirimizi kandırıyoruz. Yani sermayenin güvenliğini, sermayenin sağlığını her açıdan sağlamış durumdayız. Şimdi, ölmüş bitmiş iş, emek, işçi kavramlarının sağlığını burada göstermelik bir yasa tasarısıyla maddeleştirmeye çalışıyoruz.

Maalesef değerli arkadaşlarım, sermayenin her alanda kâr sağlıklılığı tüm yasal çerçevesiyle birlikte sağlanmıştır. Son on yılda binlerce işçimizi kaybettik. Binlercesi sakat kaldı, yaralandı iş kazalarında. Bu konuda siyasi güç, ne yazık ki, ancak seyirci olabildi; gerekli denetimleri yapmadı, yapamadı, yasal çerçeve oluşturulamadı. Güvencesiz çalışma, esnek çalışma, iş yeri güvenliği ve işçi sağlığını güvenceye almama, düşük ücret kavramı, “Dışarıda binlerce insan var aynı işi daha düşük ücrete yapmak isteyen; beğenmiyorsan çek git.” mantığı, bütün bunlar bugün için karşı karşıya olduğumuz sorunlar.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, olayın çok boyutu var. Beş dakikada bütün bunları özetlemek mümkün değil. Ama inanın, sahte demeyeceğim de, illüzyon demokrasisiyle karşı karşıyayız. Birbirimizi kandırıyoruz. Sizler de iktidar partisi milletvekilleri olarak belki farkındasınız, belki farkında değilsiniz. Ben, bir muhalefet milletvekili olarak Meclisin oturduğum arka sıralarından bu illüzyonu çok net görebiliyorum. Muhalefetle ilgili kısmında tespitlerim oluyor; onu da mert, yüreklice kendi partim içinde de söylüyorum.

Nasıl bir demokrasi? İleri demokrasi, güçlü demokrasi, temelli demokrasi, dayanıklı demokrasi, ne derseniz deyin, getirdiğiniz demokrasi kavramının -bugün için belki nükte gibi olacak ama- önce bu kavramın demokratikleştirilmesi gerekiyor. Siyasi partilerden başlayarak diğer alanlara uzanan geniş bir “demokrasinin demokratikleşmesi” kavramını tartışmaya açmamız gerekiyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çeşitli torba yasalar –demin de söylediğim gibi- konuyla ilgili yasalar, iş ve işçi sağlığını şimdiye kadar konunun tamamen dışında bırakmıştır. Burada da taşeronlaşmaya ve sermayeleşmeye uygun bir iş yeri güvenliği kavramı getirilmeye çalışılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

 HALUK KOÇ (Devamla) – Bence dayanaksızdır, eksiktir. Bütün bunların önergelerde tartışılması mümkün olduğunca ele alınacaktır. Ama sizleri de gelen yasa tasarıları üzerinde gerçekçi olmaya davet ediyorum. Birbirimizi kandırmadan bu yasama görevini yapmak zorundayız.

Hepinize sevgiler saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Birinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Şimdi birinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

Sayın milletvekilleri, birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 16.49


İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 17.05

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Özlem YEMİŞÇİ (Tekirdağ), Muhammet Rıza YALÇINKAYA (Bartın)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 121’inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

277 sıra sayılı Tasarı’nın görüşmelerine devam edeceğiz.

Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Sayın milletvekilleri, İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi ve 6 milletvekilinin tasarının başlığının değiştirilmesine ve bu doğrultuda tasarı metninde geçen bir ibarenin tüm metinde değiştirilmesine yönelik değişiklik önergesi Başkanlığımıza verilmiştir.

Kanun tasarı ve teklifleri üzerinde verilen değişiklik önergelerine ilişkin hükümler İç Tüzük’ün 87’nci maddesinde yer almaktadır. 87’nci maddenin birinci fıkrasında “…kanun tasarısı veya teklifinde bir maddenin reddi, tümünün veya bir maddenin komisyona iadesi, bir maddenin değiştirilmesi, metne ek veya geçici madde eklenmesi hakkında milletvekilleri, esas komisyon veya Hükümet değişiklik önergeleri verebilir. Bu esaslar dairesinde milletvekilleri tarafından Anayasaya aykırılık önergeleri dahil her madde için yedi önerge verilebilir.” hükümleri yer almaktadır.

Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, değişiklik önergelerinin madde bazında belirli bir madde üzerinde verilmesi gerekmektedir. Bugüne kadarki uygulamalarda da tasarı ve tekliflerin başlığının değiştirilmesine yönelik önergelerin tasarı ve tekliflerin 1’inci maddesine bağlı olarak verildiği görülmektedir. Nitekim, görüştüğümüz tasarının 1’inci maddesi üzerinde verilen iki adet değişiklik önergesinde tasarı başlığının da değişikliği konu edilmektedir. Ayrıca, kanunun tüm maddelerini kapsayacak şekilde bir ibarenin tüm metinde değiştirilmesini öngören bir değişiklik önergesi de 87’nci maddesine uygun düşmemektedir. İç Tüzük’ün değişiklik önergesiyle ilgili maddesinde yer alan hükümler ve yerleşik uygulamalar kapsamında konu değerlendirildiğinde, önergenin işleme alınması mümkün görülmemiştir. Önerge sahiplerinin ve Genel Kurulun bilgilerine sunulur.

SÜLEYMAN ÇELEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Çelebi.

SÜLEYMAN ÇELEBİ (İstanbul) – Usul hakkında söz istiyorum.

BAŞKAN – Efendim?

SÜLEYMAN ÇELEBİ (İstanbul) – Usul hakkında söz istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun.

Lehte mi istiyorsunuz aleyhte mi Sayın Çelebi?

SÜLEYMAN ÇELEBİ (İstanbul) – Lehinde efendim.

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Ruhsar Demirel de aleyhinde…

BAŞKAN – Buyurun.

XI.- USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER

1.- Süleyman Çelebi ve 6 milletvekilinin tasarının başlığının değiştirilmesine ve bu doğrultuda tasarı metninde geçen bir ibarenin tüm metinde değiştirilmesine yönelik önergelerini İç Tüzük’ün 87’nci maddesine uygun bulmadığından işleme almaması nedeniyle Başkanın tutumu hakkında

SÜLEYMAN ÇELEBİ (İstanbul) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Öncelikle, işçi sağlığı, iş güvenliği bütünlüklü bir değişime uğruyor. Maddede değişime uğrama ayrı bir şey, ayrı bir başlıkta maddenin içeriğinin çok da öncesinde, bütününde bir değişikliği öngören, sistemi yeniden tanzim eden bir ana başlıkla karşı karşıyayız.

Geçen burada, Sayın Başkan sizin Başkanlığınızda, biz bu yasayı görüşürken “Belki konuştuğumuz bu sıralarda bir iş kazasında bir insan yaşamını yitirmiş olabilir, yitirebilir.” demiştim ve nitekim de böyle oldu. Tabii öncelikle, Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı ASKİ şirketinin bir alt işverene verdiği, bir taşerona verdiği, o taşeronun da bir başka taşerona verdiği, bizim de üç gruptaki milletvekillerinin şahit olduğu, sabah saat 8.00’de başlayan mesai, gece saat yaklaşık 11.30’a kadar devam ediyor ve iş kazasından birisini daha yitirmiş oluyoruz. Adı “iş kazası” oysa iş kazasının çok da ötesinde biz “iş cinayeti” diyoruz çünkü bir ülkede on beş saat bir insan çalıştırılıyor ve bir ülkede iş kazalarını önleme konusunda hâlen sığ bakıyor, düz bakıyor ve bu sorunun çözümüne ilişkin muhalefetin hiçbir önerisi dikkate alınmıyorsa ve burada tamamen işverenlerin önerilerinin metinde yer aldığı bir düzeye taşınıyorsa bir kez daha kendimizi sorgulamalıyız.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek acaba bu uygulamadan sorumlu mu, değil mi; bunu tartışmaya ihtiyacımız var. İş sağlığı ve iş güvenliğinden bu kadar kopartılarak “iş sağlığı” cümlesi yerine şu noktaya geldik: Eskiden biz şöyle bir slogan atardık: “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek.” Şimdi işverenlerin birliği sermayeyi yeniyor, bu iş yasasında yeniyor. Bu İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı’nda geleceğimiz karartılıyor. Şimdiden uyarıyoruz: Bu yasa sakat, adı “sakat.” Bu sakatlık ilk önce değiştirilmeden bunun adı değiştirilerek “iş sağlığı” dediğimizde burada işçi olmayacak, sermaye olacak, sermayenin çıkarlarını koruyan bir işçi sağlığı ve güvenliği yasası olacak, bunun için değiştirilmesini öneriyoruz.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Şimdi, tutumum aleyhinde söz isteyen Ruhsar Demirel, Eskişehir Milletvekili.

RUHSAR DEMİREL (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum ve şehitlerimize Allah’tan rahmet, hepimize sabırlar diliyorum. Bu duruma artık bir çözüm bulunması için, müzakereden vazgeçip mücadeleye geçmemiz gerektiği konusunda sanıyorum vicdanlarında herkes hesabını veriyordur.

Bu ilgili konuda bizim de bir önergemiz var. Biz 1’inci maddede bu başlığın değiştirilmesini ve metin içindeki konuları ele almıştık. Çünkü önümüzdeki yasa tasarısının adı “İş Sağlığı.” Oysa bu, iş sağlığını değil, çalışanın sağlığını önceliklemesi gereken bir durum.

Biliyorsunuz, sanayi toplumunda “işçi” kavramı daha öndeydi, beden gücüne yönelik çalışmalardan ötürü. Oysa teknoloji çağındayız, 21’inci yüzyıldayız ve çağın gerekliliği olarak işçi, memur gibi ayrımlardansa, ister beden ister beyin gücüyle olsun, tüm çalışanların sağlığının önceliklendiği bir yasa tasarısını Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz öncelikliyor ve önemsiyoruz.

Bu çerçevede verdiğimiz bir önergemiz bizim de var. 1’inci maddede bunun detaylarını konuşacağız ama ben yasanın geneli üzerinde de çekincelerimizi koruduğumuzu söylüyorum destek verecek olmamıza rağmen. Çünkü öncelik, çalışanların hakları, çalışanların sağlığının korunması. Ergonomi ve işle ilgili güvenlik ve sağlık tedbirlerinin daha sonra ikincil kazanım olarak ortaya konulması gereken bir süreçteyiz.

Geçtiğimiz hafta perşembe akşamı yaptığımız yasanın geneli üzerine olan görüşmeler sırasında yaşanan bir acı olayı hepimiz hatırlıyoruz, burada olanlar en azından hatırlıyorlardır. Meclisle ilgili bir inşaat sırasında bir işçi hayatını kaybetti. Dolayısıyla biz zaten Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu konuda bir Meclis araştırma önergesi hazırlıyoruz, ülkemizdeki iş kazaları ve iş güvenliğinin araştırılması konusunda. Meclisin Genel Kuruluna geldiği zaman bu Meclis araştırma önergemiz, biz hepinizin destekleyeceğine olan umudumuzu koruyarak tekraren belirtmek istiyorum ki Milliyetçi Hareket Partisi olarak 1’inci maddede bu konu hakkında zaten detaylı görüşlerimizi bildireceğiz.

Teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Tutumum lehinde söz isteyen Giresun Milletvekili Nurettin Canikli. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben de öncelikle şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına, bütün milletimize başsağlığı diliyorum. İnşallah, Cenabıhak bu tür acı günleri bir daha bize göstermez ve milletimizi derinden yaralayan bu tür hadiseler inşallah bir daha tekrarlamaz.

Değerli arkadaşlar, bu tartışılan konuyla ilgili olarak Başkanlığın tutumunun lehinde söz aldım. Nedeni çok açık çünkü İç Tüzük’ün 87’nci maddesine göre verilecek önerge sayıları belirlenmiştir. Dolaylı ya da doğrudan ya da zımni olarak verilecek önerge sayıları İç Tüzük’ün 87’nci maddesinde belirtilen sayının üzerine çıkmasına neden olmamalı.

Biraz önce verilen önerge eğer işleme konulursa dolaylı olarak bu başlığın isminin geçtiği tüm maddelerin değiştirilmesi gerekiyor. Hâlbuki, 87’nci maddede çok açık ve net bir şekilde “…kanun tasarısı veya teklifinde bir maddenin reddi, tümünün veya bir maddenin komisyona iadesi, bir maddenin değiştirilmesi, metne ek veya geçici madde eklenmesi hakkında, milletvekilleri, esas komisyon veya Hükümet değişiklik önergeleri verebilir. Bu esaslar dairesinde milletvekilleri tarafından Anayasaya aykırılık önergeleri dahil her madde için yedi önerge verilebilir.” denilmektedir. Dolayısıyla bunun takip edilebilmesi açısından da, mutlaka, her maddede yapılması önerilen değişikliğin o madde görüşülürken ayrı bir önerge olarak ya da önergeler olarak verilmesi gerekir. Dolayısıyla biraz önce verilen bu şekildeki önerge bu kuralı çok açık bir şekilde, net bir şekilde ihlal ediyor ve Başkanlık da, haklı olarak, 87’nci madde çerçevesinde bu önergeyi işleme koyamayacağını ifade ediyor. Aksi hâlde, buna benzer yöntemlerle bu kural uygulanamaz hâle gelir ve her maddede, her maddeyi ilgilendirecek veya tasarının veya teklifin birçok maddesini ilgilendirecek şekilde bir önerge verilebilir. Bu şekilde verildiği takdirde gerçekten iş içinden çıkılmaz hâle ve buradaki konulan kuralın takibini imkânsız kılacak bir hâle gelir. O yüzden, Başkanlığın zımni olarak 87’nci maddeyi uygulanamaz hâle getiren bu önergeyi kabul etmesi mümkün değildir ve Başkanlığın bu şekilde ortaya koyduğu yaklaşım doğru bir yaklaşımdır.

Eğer arzulanıyorsa her madde geldiğinde, yine, tabii, İç Tüzük hükümleri çerçevesinde ayrı önerge verilebilir. Önergenin içeriğinin ne olduğunun önemi yok dolayısıyla bu şekildeki bir önergenin işleme konulması mümkün değildir, Başkanlığın tutumu doğrudur.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, aleyhte söz istiyorum.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Aleyhte bitti Sayın Başkan.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Lehte konuştu efendim.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Aleyhte bitti efendim, iki aleyhte konuşma oldu.

BAŞKAN – İkinci konuşuyor efendim.

Buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de Hakkâri’de şehit edilen askerlerimizden dolayı büyük bir acı ve ızdırap duyduğumu belirtiyor; kendilerine Tanrı’dan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Acılarını paylaştığımı da belirtmek istiyorum.

Ama maalesef Türkiye’de bu acı olayları siyasi iktidar sona erdirmek konusunda en ufak bir çaba göstermemektedir, bunların üzerinde politika yapmaktadır. Bülent Arınç bugün diyor ki: “Sayıları çoktu, geldiler, silahları vardı.” Böyle bayağı bir beyanat verilmez; bu, milletle alay etmek demektir. Bu milletin acılarını paylaşıp acılarına çare bulunması lazımken siyasi iktidar kendi keyfine bakıyor. Hani Tayyip Erdoğan Almanya’ya gitmiyordu? Dedi ki: “Askerler şehit oldu. Onun için gitmiyorum.” O zaman, şu kadar şehit varken, Urfa’da 13 tane vatandaşımız diri diri yanınca niye acaba Amerika’da, yurt dışında keyfine bakıyor? O zaman, seyahatini yarım kesip gelmesi lazım.

Şimdi, arkadaşlar, ben bu AKP’lilere hayret ediyorum. Hangi olay sizin bakanlarınızın bu görevden ayrılmasına neden oluyor? Şimdi Adalet Bakanlığının makamında oturan kişi… 13 vatandaş bir yanıyor. Geçen gün bir nakil aracında 8 tane vatandaş daha yandı. Keyfine bakıyor, hiç sorumluluk yok. İnsanda bir vicdan var, bir sorumluluk duygusu var. Arkadaşlar, bir memlekette 20 tane vatandaş diri diri yanıyor, sorumlusu Adalet Bakanı; o hâlâ pişkin, yerinde oturuyor. Neyse zamanım da çok az…

Sayın Başkan, şimdi burada bir kanun başlığının değiştirilmesiyle ilgili verilen bir önerge… 87’nci maddede ne diyor? “Kanunlarda veya İçtüzükte aksine bir hüküm yoksa…” Yani şimdiye kadar böyle bir uygulama oldu mu, olmadı mı, bilmiyoruz. Bir kanunun başlığı yanlış olursa nasıl düzeltirsiniz?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – 1’inci maddeyle bağlantılı olarak.

KAMER GENÇ (Devamla) – Efendim, maddeyle bağlantısı yok. O zaman maddeyle bağlantısı olsa burada izahınız olmaz. Diyorsunuz ki: “Maddelerde değişiklik olursa…”

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Bugüne kadar öyle yaptık.

KAMER GENÇ (Devamla) – Buna göre, bence, bu önergeyi işleme alırsınız, müzakeresi yapılır, gerekirse kabul veya reddedilir. Aksi takdirde, siz, başlıktaki bir hatanın önergeyle düzeltilemeyeceği yönünde burada bir uygulama başlatırsanız, o zaman bu kötü bir örnek olur. Burada önemli olan akıl ve mantıktır. Yani tamam, İç Tüzük’ü yapanların her şeyi enine, boyuna düşündükleri düşünülemez. Yani bir kanunun başlığı eğer metne uymuyorsa -hakikaten bazı kanunlarda bu konularda şey olabilir- değiştirilir; gerçi şu anda aklıma gelmiyor ama başlık değiştirilmesi teklif edilebilir, bunu engelleyen bir hüküm yok. Engelleyen bir hüküm olmadığına göre ve bu müspet bir sonuç doğuracağına göre bence uygulamanızın bu yolda olması lazım. Yani önergeyi verirler, önerge üzerinde müzakere açılır, ondan sonra sonuca ulaşılır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - Yoksa önergeyi kabul etmezsek çok kötü sonuçları olur, yani daha doğrusu hatalı sonuç doğurur. Bundan sonraki uygulamalar da böyle olursa, o zaman çok açık ve seçik hata olan konuları değiştirme imkânımız olmaz.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Tutumumda bir değişiklik olmamıştır.

Daha önceki açıkladığım gerekçelerle önergenin işleme alınması mümkün görülmemiştir.

X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

2.- İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı ile Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın; Meslek Hastalıkları ve İşçi Sağlığı Kanun Teklifi ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporları (1/605, 2/490) (S. Sayısı: 277) (Devam)

BAŞKAN – 1’inci madde üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 277 Sıra Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı’nın Başlığının “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu Tasarısı” şeklinde değiştirilmesini ve 1. maddesinde yer alan “iş sağlığı ve güvenliği” ifadesinin yerine “işçi sağlığı ve iş güvenliği” ifadesinin yazılmasını arz ve teklif ederiz.

            İbrahim Binici                             Erol Dora                           A. Levent Tüzel

                 Şanlıurfa                                   Mardin                                    İstanbul

                                        Altan Tan                        Sırrı Süreyya Önder

                                       Diyarbakır                                 İstanbul

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/605) esas numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının adının “Çalışan Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu Tasarısı” ve 1. maddede yer alan “iş sağlığı ve güvenliği” ibaresinin “çalışan sağlığı ve iş güvenliği” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

           Mesut Dedeoğlu                     Nevzat Korkmaz                      Ruhsar Demirel

           Kahramanmaraş                              Isparta                                   Eskişehir

                                Ahmet Duran Bulut                     Mehmet Günal

                                         Balıkesir                                   Antalya

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısının 1. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini teklif ediyoruz.

Saygılarımızla.

        Dr. Candan Yüceer                   Süleyman Çelebi                         Levent Gök

                 Tekirdağ                                   İstanbul                                    Ankara

          Uğur Bayraktutan                         İzzet Çetin                               Musa Çam

                   Artvin                                     Ankara                                      İzmir

“Bu Kanunun amacı; iş kazalarının önlenmesi, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, çalışanların korunması için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen?

SÜLEYMAN ÇELEBİ (İstanbul) – Musa Çam.

BAŞKAN – Musa Çam, İzmir Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

MUSA ÇAM (İzmir) – Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli parlamenterler; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, bugün hayatını kaybeden askerlerimize Tanrı’dan rahmet ve yaralılara da geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bunlardan bir askerimiz de Kütahya Gediz Akkaya köyünden ve İzmir Buca ilçemizin Yeşilbağlar Mahallesi’nde oturmaktadır. Yarın toprağa verilecek, kendilerine Tanrı’dan rahmet diliyorum.

Değerli arkadaşlar, görüşülmekte olan 277 sıra sayılı Kanun Tasarısı, İş Sağlığı ve Güvenliği Tasarısı olarak önümüze geliyor ama bu kanunun gerçek ismi, 1973 yılında, 1475 sayılı Kanun ile İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yasası’ydı. Bu bir İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yasası’ydı fakat 2003 yılında, AKP’nin iktidara geldiğinin hemen birinci yılında, 4857 sayılı yeni İş Kanunu’yla birlikte İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yasası kaldırıldı, yerine de İş Sağlığı ve Güvenliği olarak değiştirildi. Böylece burada görülüyor ki AKP’nin işçiye, çalışana baktığı perspektif ve mantık açık ve net bir şekilde ortada görülüyor.

Şimdi, vermiş olduğumuz önergeyle kısa bir düzeltme yapıyoruz ve Sayın Bakan ve Komisyon da buna katılmadığını söylüyor. Ne diyor? Kanun tasarısında diyor ki: “Bu Kanunun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlenmektir.” Biz buraya, Sayın Bakan, “iş kazaları”nı getiriyoruz ve “çalışanların korunması”nı getiriyoruz. Siz “iş kazaları”na karşı değilsiniz. Buna, daha önceki hem Komisyondaki konuşmalarınızda hem geçtiğimiz Perşembe günü Mecliste yapmış olduğunuz konuşmada iş kazalarına vurgu yaptınız. Biz bu paragrafa “iş kazaları”nın eklenmesini getiriyoruz. Bunun hiçbir maliyeti, hiçbir külfeti yoktur ve bu maddeye mutlaka eklenmesi gerekiyor ama siz buna “Hayır.” diyorsunuz ve okumadan buna “Hayır.” diyorsunuz.

Ama son yıllarda, değerli arkadaşlar, madenlerde yaşanan ölümlerin çoğunun özelleştirme, taşeron maden ocaklarında yaşandığı dikkatlerden kaçmıyor. Madenlerdeki taşeron, alt işveren uygulamalarının ve özelleştirmenin ölümleri artırdığı bir gerçektir. Ancak Hükûmet bu itirazlara kulaklarını kapatıp meseleye kader ve fıtrat üzerinden yaklaşıyor.

30 maden işçisinin yaşamını yitirdiği 2010’daki iş cinayetinin ardından bölgeyi ziyaret eden Sayın Başbakan ölümleri madencilik mesleğinin fıtratına ve kadere bağlamış ve inanılması zor bir üslupla şunları söylemişti arkadaşlar: “Kader konusu malum çevrelerde hemen istismar konusu yapılmaya başlandı. Ben kaza ve kadere inanmayı anlatmadım. Bu konuda sizin meşrebinizi ve cibilliyetinizi de biliyorum. Benim anlattığım şey şu: Bu mesleğin fıtratında bu var. Grizu patlaması dünyanın her yerinde oluyor. Tutturdular taşeron, taşeron, taşeron...” diye Sayın Başbakan söylüyor. “Senin kazaya, kadere imanın yoksa o ayrı mesele zaten. Onu ben seninle tartışacak değilim, onu git sen Diyanet İşleri Başkanı ile konuş, benimle konuşma. Benim söylediğim mesele başka. Yani bu olayın fıtratında bu var, kaderinde bu var.” Yani Türkiye’deki iş kazalarını ve iş güvencesinin olmadığı yerlerdeki ölümleri Sayın Başbakan bu ülkede bir fıtrata bağlıyor ve bir kadere bağlıyor arkadaşlar.

Geçtiğimiz Perşembe günü Sayın Çelebi burada konuşurken söyledi, “Her an burada biz konuşurken bir iş kazası olabilir.” dedi ve Meclisin kanalizasyonunu bağlayan iş yerinde çalışan yirmi dört yaşındaki Nadir Kekilli kardeşimiz, burada, Meclisin hemen dibinde hayatını kaybetti arkadaşlar.

Şimdi, biz iş kazasında hayatını kaybeden Nadir Kekilli’yi burada hem anmak hem de maddeye iş kazalarını eklemek istiyoruz ama sayın Komisyon ve Sayın Bakan buna “Hayır.” diyor. Bunu doğru bulmuyoruz arkadaşlar. Neden eklenmesin? Niçin eklenmesin? Sayın Bakanın burada çıkıp bunu söylemesi gerekiyor.

Sayın Bakandan önceki Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Dinçer, madende ölenlerden sonra “Güzel öldüler. Bu konuda ben acı çekmediklerini ve fiziki olarak da güzel öldüklerini buradan rahatlıkla söyleyebilirim” dediği o meşum konuşmasında taşeron sistemine toz kondurmuyor ve özel sektörde meydana gelen kazaların kamudan daha düşük olduğunu iddia ediyor Sayın Bakan.

Yine Sayın Dinçer, hastaneden otopsi yapılmadan alelacele ailelere verilen ve karışan cenazeler için “İlk 19 madencimizin bedeninde herhangi bir yanık yoktu, güzel öldüler. 8 madencimizde ise hafif yanıklar vardı, onların kimlik tespitlerinde sorunlar yaşandı. Maden işçileri ailelerine teslim edildi, aileler huzur içinde. Sadece 2 madencimize ulaşamadık, onlara da ulaşabilmek için çaba harcıyoruz” diyor. Yani buradaki madenlerdeki ölümü de “Son derece iyi öldüler” diyebiliyor.

Sayın Bakan da “İş kazası meydana geliyor, meydana gelen iş kazası, size samimiyetimle söylüyorum, çalışma hayatından sorumlu bir bakan olarak yüreğimi titretiyor. Omuzlarıma öyle bir yük biniyor ki…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSA ÇAM (Devamla) - …o gün yerin altına geçmek istiyorum” diyor Sayın Bakanımız. Madem ki yerin altına geçmek istiyorsunuz Sayın Bakan, bu cümleyi lütfen düzeltin ve önergemizi kabul edin diyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/605) esas numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının adının “Çalışan Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu Tasarısı” ve 1. maddede yer alan “iş sağlığı ve güvenliği” ibaresinin “çalışan sağlığı ve iş güvenliği” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                          Mesut Dedeoğlu (Kahramanmaraş) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Ruhsar Demirel, Eskişehir Milletvekili. (MHP sıralarından alkışlar)

RUHSAR DEMİREL (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tekrar hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde ileri demokrasinin olduğu, insan haklarının ileri düzeyde ifade edildiği ülkelerin iş hayatıyla ilgili kanunlarda öncelikler neler? İş hayatına bağlı meslek hastalıklarının, kazaların, sağlıkla ilgili önceliklerin önemsendiği ve öne konulduğu yasalar var o ülkelerde. İşte bu sebeple de biz Grubumuz adına, çalışanların sağlığının önceliklendiği; çalışmanın, işin değil, çalışan insanların hayatının önceliklendiği bir yasa tasarısı olmasını arzu etmemiz itibarıyla böyle bir önerge vermiştik. Peki, biz bu önergeyi verdik de, Sayın Bakan başta olmak üzere Hükûmetin bakanları buna nasıl karşı çıkıyorlar, ben anlamakta güçlük çekiyorum çünkü 2008 yılındaki Seul Deklarasyonu başta olmak üzere, Eylül 2011’de imzaladığınız İstanbul Deklarasyonunda da ifadesini bulan cümleler itibarıyla “İş kazası ve hastalıklarının önlenmesi iş hayatı için önceliklidir.” ibaresine imza attınız Sayın Bakan. Çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak amacıyla güçlü ve etkin bir sistem kurma maddesinin altına imza attınız. Önceliğin sadece iş kazalarının önlenmesi değil, çalışanların iyilik ve refahını artıran bir kültürün yaratılmasına verilmesi konusunda da imzanız var. Bütün bu imzalarınızı ya tekzip ediyorsunuz ya da… Ben başka bir şey söylemek istemiyorum bunun yorumu için.

Sayın Bakan, değerli Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilleri; Seul Deklarasyonu 2008 yılında Hükûmetimizdeki ilgili bakanlar tarafından imzalanmış bir deklarasyon. İstanbul Deklarasyonu da -Sayın Bakanın- her zaman gururla da ifade ediyoruz, hepimiz bir Türk olarak bunu ifade ediyoruz, 19. İş Sağlığı Güvenliği Kongresinin ülkemizde düzenlenmesi itibarıyla yayınlanmış bir deklarasyon. Bu iki deklarasyon birbiriyle bağlantılı olup bunlarda -az önce de ifade ettiğim gibi- çalışma hayatı değil, çalışılan iş değil, çalışan insanların sağlığı önceliklenmiş deklarasyonlardır ve sonuçta açıklanmış maddelere Hükûmetimiz taraf olmuştur. Uluslararası sözleşmeler yalnızca imzalanmakla ifade edilmez, bunların hayata ne kadar geçirildiği, yaşam pratiğimizde ne kadar yer aldığı çok önemli çünkü bu deklarasyonlara imza atarken çalışma bakanları birebir şu sorumluluğu da üstleniyorlar: Ülkemizde bu konuyu ulusal gündemde tutmayı, bu konuda toplumsal duyarlılık sağlama konusunda çalışma yapmayı da öncelikliyorlar.

Ulusal gündemimizde bu konu var mı? Evet, var, hem de perşembe günü yasayı konuşurken tam da burada, kürsüde “Şu anda bile bazı çalışanlar canlarından oluyorlar.” derken olan bir durum vardı. Dolayısıyla biz bu konudaki önergemizin, Sayın Bakan, Hükûmet adına ve Komisyon üyeleri tarafından neden reddedildiğini anlamakta güçlük çekiyoruz. Ya imzalarınızı tekzip ediyorsunuz ya da başka bir sebep olmalı bunda çünkü bu ülkede çalışanların iyilik ve refahını artırma konusunda pek bir gayret gösterilmediğinin en somut delili yapılan bir istatistik: Yüzde 71 çalışanımız mutsuz. “Mutsuzum” diyen çalışanlarınızın olduğu yerde, yalnızca çalışan insanları reddedip çalışma hayatındaki maddi varlıkların güvenliğini ele alan, yalnızca ergonomiyi, bu tür şeyleri öne alan bir yasa tasarısı 21’inci yüzyıl Türkiyesi’ne yakışmıyor. 21’inci yüzyıl Türkiyesi, çalışanların haklarını koruyan, çalışanların sağlıklarını öncelikleyen bir yasayı hak ediyor.

Bu çerçevede, ben, sizleri tekrar önergemize destek vermeye davet ediyor, teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 277 Sıra Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı’nın Başlığının “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu Tasarısı” şeklinde değiştirilmesini ve 1. maddesinde yer alan “iş sağlığı ve güvenliği” ifadesinin yerine “işçi sağlığı ve iş güvenliği” ifadesinin yazılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                         A. Levent Tüzel (İstanbul) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Levent Tüzel, İstanbul Milletvekili.

ABDULLAH LEVENT TÜZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; evet, önümüze getirilen tasarının gerçek isminin “işçi sağlığı ve güvenliği” olarak değiştirilmesine dönük söz almış bulunuyorum.

Öncelikle Hükûmet ve hizmetindeki sermaye sınıfı, ülkemizdeki iş cinayetlerinden sorumluluğunu bu yasayla ortadan kaldırmayacaktır. Özellikle yasanın görüşülmeye başladığı saatlerde Mecliste kanalizasyon çalışmasında 1 işçinin hayatını kaybetmiş olması bu gerçekliği göstermektedir. Bu cinayetlerin yaşanmasında işçi maliyetlerini düşürmek ve üretimin verimliliğini sağlamak adına kârlarından kısmayan, gerekli tedbirleri ve çalışma koşullarını sağlamayan kapitalistlerin sorumluluğu açıktır. On yılda on bin ölümün gösterdiği gerçeklik de AKP İktidarının ve Hükûmetinin bu sistem için çalıştığıdır.

 Bakın hatırlayalım ülkemizdeki önemli, altı çizilen iş cinayetleri: Bugüne kadar tersanede 151 işçinin ölümü, Davutpaşa’da ve Ostim’de gerçekleşen patlamalar, Bursa, Balıkesir’deki maden kazaları, Bursa Tekstil Fabrikasında bir yılbaşı gecesi üzerine kapı kapatıldığı için yanarak ölen 5 işçi kadın, İkitelli’de selde minibüsün içerisinde ölen 8 işçi kadın; Adana’da, Giresun’da, Erzurum’da barajda, gölette ölenler, Maraş’ta hâlen toprak altında yatan 9 işçi, Esenyurt’ta çadırda yanan 11 işçi, liste bu şekilde uzatılabilinir. Peki bütün bunlarda nedir eksik olan yani yasanın yokluğu mudur eksiklik? Gerçek olan aslında bu bozuk düzende işçinin hayatının beş para etmemesi, insanlık onuru diye bir kavramın tanınmamasıdır. O nedenle de iktidar sözcüleri bu iş cinayetleri olduğunda “Kaderdir, işlerinin gereğidir, üzgünüz, güzel öldüler.” diyerek göz yumdular ve suçların üzeri bilerek örtüldü. Önce insan değil, önce iş ve kâr diyerek çıkan bu yasanın keza işçiyi değil işi esas alarak ad konulan bir yasanın işçiye sağlık ve güvenlik getirmesi mümkün değildir ve aslında bugün yaşanan hiçbir soruna, hiçbir yaraya da merhem olmayacağını görmemiz gerekiyor. O nedenle de bu yasa tasarısı hazırlandığında işçiler, emekçiler ve onların örgütleri, meslek örgütleri bu yasayı onaylamamıştır. İşte, bu siyaset ve yönetim anlayışı, özellikle bugün gündemimizde olan “uçuş güvenliği ve yolcunun hayatı” diyerek direnenlerin grev hakkını gasp etmiş, o da yetmemiş, 305 işçiyi işinden etmiştir, hava iş kolundan söz ediyorum. Şimdi, acımasızca bu koşullarda kaldırılan uçaklarda çalıştırılan hava yolu emekçilerinin sağlığından ya da güvenliğinden nasıl söz edilebilecektir?

İşçilerin, emekçilerin istediği, ILO’ya ya da AB’ye hoşluk olsun diye, laf olsun diye bir yasa çıkartmak değil, göstermelik yasalar değildir. Sadece sonucunu konuşuyoruz yani ölümleri, sakatlanmaları ve yaralanmaları. Aslında bütün bir üretim ve hizmet sürecini, çalışma sürecini konuşmak ve bunu örgütlemek zorundayız, yani çalışma sürelerinden emeklilik yaşına kadar geçen bütün bir dönemi konuşmak zorundayız.

Bakın, değerli milletvekilleri, ekonomik büyüme ile övünenler bunun ölen canlar ve yoksullaşan hayatlar pahasına olduğunu bilmez mi? İş kazalarının büyüyen sektörde ve özellikle Hükûmetin teşvik verdiği sektörlerde olduğunu, taşeron, kuralsız, örgütsüz çalıştırmanın acımasız piyasa koşullarına terk edilen alanlarda olduğunu ve işsizlik koşullarında ölümüne çalışmayı göze alan işçilerin bununla karşılaştığını bilmemiz gerekiyor. O nedenle, sorumluluğu işverene değil işçiye yükleyen bu mantık, üstüne üstlük bu alanı ticari bir piyasaya dönüştürmüştür.

Değerli milletvekilleri, bu illüzyona aldanmayacağız. İşçi sınıfımız ve emekçiler sermayenin kölelik arzularına boyun eğmeyecektir. Emeğin hakkını alacağı, insanca yaşanılır, sağlıklı ve güvenceli bir çalışma hayatı için gücümüzü birleştireceğiz, alanlarda sağlığımıza, onurumuza geleceğimize sahip çıkacağız.

Teşekkür ederim. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Bakanın kısa bir açıklama talebi vardır, İç Tüzük’ün 60’ıncı maddesine göre.

Buyurun Sayın Bakan.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum.

Ben de bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, milletimize başsağlığı temennisinde bulunuyorum.

Şimdi, üç grubumuz burada yasanın başlığıyla ilgili, yani “İş Sağlığı ve Güvenliği” başlığı altında görüştüğümüz bu tasarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundular. Bunun “Çalışan sağlığı ve güvenliği” şeklinde değiştirilmesi veya “İşçi sağlığı, güvenliği” şeklinde ele alınması şeklinde önerileri oldu.

Şimdi, değerli arkadaşlar, öncelikle şunu ifade etmek istiyorum: Çalışma hayatı bir bütün olarak ele alınmalı, bütün unsurlarını içermeli. Şimdi “İş sağlığı ve güvenliği” dediğiniz zaman işçiyi de, çalıştıranı da, çalışanı da, iş yerini de içine alan bir tanımlamadır ve uluslararası bir tanımlama olduğu için biz bu tanımlamayı yasanın başına koymuş bulunuyoruz, birincisi bu.

FATMA NUR SERTER (İstanbul) – Uluslararası tanımlama değil. Hayır, uluslararası değil, yanlış.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – İkincisi “Çalışan sağlığı” diye dediğiniz zaman, o zaman işvereni dikkate almamış oluyorsunuz.

İZZET ÇETİN (Ankara) – Tüccar siyasetin gereği!

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – İş yerini dikkate almamış oluyorsunuz. “İşçi sağlığı” dediğiniz zaman memur ve diğer unsurları dikkate almamış oluyorsunuz. Bu gerekçelerden dolayı “İş sağlığı ve güvenliği” tanımlaması bir işletmede bunların tümünü içerdiği için “İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı” diye huzurlarınıza gelmiş bulunuyor.

Bir diğer konu da İstanbul Deklarasyonu son derece önemli. 19’uncu İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi Türkiye tarafından gerçekleştirilmiş son derece önemli bir kongre. Seul Kongresine atıfta bulunarak İstanbul Deklarasyonu’nda kabul edilen bazı hususlar var, bakanlar olarak biz bunları imzaladık. Ne dedik orada? İş sağlığı ve güvenliğini ülkemizde daha canlı, daha diri bir şekilde tutma sözünü verdik ve bununla ilgili mevzuat düzenlemesi yapacağımızı söyledik. Biz de hemen, bir yıl geçmeden, bu yasayla ilgili çalışmamızı tamamladık, huzurlarınıza getirdik, yani İstanbul Deklarasyonu’nun gereğini yaptık. Burada bir çelişkinin olmadığını belirtmek istiyorum.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

1’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

2’nci madde üzerinde dört adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 277 sıra sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 2 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde geçen “askeri” ifadesinin madde metninden çıkarılması ve aynı fıkraya aşağıdaki bendin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

           Nurettin Canikli                         Ahmet Aydın                        Mine Lök Beyaz

                 Giresun                                  Adıyaman                               Diyarbakır

                                       Salih Koca                              Emin Önen

                                        Eskişehir                                  Şanlıurfa

“d) Hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasında, iyileştirme kapsamında yapılan işyurdu, eğitim, güvenlik ve meslek edindirme faaliyetleri,”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/605) esas numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 2 inci maddesinin 2 inci fıkrasının c) bendinin Tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

           Mesut Dedeoğlu                     Nevzat Korkmaz                      Ruhsar Demirel

           Kahramanmaraş                              Isparta                                   Eskişehir

                                Ahmet Duran Bulut                     Mehmet Günal

                                         Balıkesir                                   Antalya

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısının 2. maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinin metinden çıkartılmasını teklif ediyoruz.

Saygılarımızla.

        Dr. Candan Yüceer                   Süleyman Çelebi                       Nurettin Demir

                 Tekirdağ                                   İstanbul                                     Muğla

           Dr. Aytun Çıray                     Uğur Bayraktutan                        Levent Gök

                    İzmir                                       Artvin                                     Ankara

                                       İzzet Çetin                               Musa Çam

                                          Ankara                                      İzmir

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

 Görüşülmekte olan 277 Sıra Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı’nın kapsamına dair 2. maddesinin ikinci fıkrasının tüm bentleriyle birlikte madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

            İbrahim Binici                             Erol Dora                            A.Levent Tüzel

                 Şanlıurfa                                   Mardin                                    İstanbul

                Altan Tan                        Sırrı Süreyya Önder                    Sebahat Tuncel

               Diyarbakır                                 İstanbul                                   İstanbul

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz efendim.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Sebahat Tuncel, İstanbul Milletvekili.

SEBAHAT TUNCEL (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 277 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 2’nci maddesi üzerine verdiğimiz değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten önemli bir konuyu konuşuyoruz, Türkiye açısından ciddi anlamda bir problem alanı hâline gelmiş iş sağlığı ve güvenliği konusunda. Biraz önceki maddede aslında bu tartışıldı, “işçi sağlığı ve güvenliği” olması gerekirken, ne yazık ki “iş sağlığı ve güvenliği” olarak kabul edildi.

Burada bir yaklaşım farklılığı var. Bu kürsüde çoğu zaman ifade ettik, meseleye nasıl bakıyorsanız, hangi zihniyetle bu yasayı hazırladıysanız ona göre de politikalar oluşturursunuz ya da yasanın genelini ona göre hazırlarsınız. Dolayısıyla, burada, gerçekten, hani, işçilerin sağlığını, güvenliğini, yaşam hakkını güvence altına alacak bir düzenlemeden ziyade, yine Hükûmetin her zaman bildiğimiz gibi neoliberal politikalar çerçevesinde, biraz da Avrupa Birliğinin uyarıları çerçevesinde, nasıl olur da bu alanda sömürüyü biraz daha hızlandırabiliriz, burada, diyelim işçilerin, emekçilerin hak ve özgürlük mücadelesi yerine, işçileri ve emekçileri daha çok çalıştırıp, üzerinden nasıl daha çok rant elde edebiliriz yaklaşımı çok net, bu aşılmadığı sürece de ne yazık ki yasalar işçiler lehine, emekçiler lehine bir sonuç elde edemiyor.

Şimdi, biz, bu maddeye ilişkin, mesela diyelim ki iş sağlığının herkes için bir hak olduğunu, aynı zamanda bir birey hakkı değil toplumsal hak olduğunu ifade ediyoruz ve buradaki çekincelerin ya da bazılarının kaldırılmasının uygun olmadığını, özellikle bu konuda bütün alanlarda, mutlaka, nerede çalışıyorsa çalışsın işçilerin sağlığını, güvenliğini garanti altına alacak uygulamaların yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu bir sorumluluk, yani sosyal devlet olmanın gereği bu.

Diğer bir konu, aslında kapitalist bir perspektiften baktığınızda bile, siz çalışanı eğer mutlu edemiyorsanız, onun yaşamını garanti altına alamıyorsanız, onun emeğinin karşılığını veremiyorsanız, oradan, üretimden bir şey bekleyemezsiniz. Dikkat ederseniz ya da bu konuda Hükûmet bir araştırma yapsın, bir araştırma komisyonu kuralım, sosyal haklarını tamamen sağlayan, iş güvenliği ve iş sağlığı sağlanmış yerlerdeki işçilerin üretime katılımıyla, bu haklardan yoksun olan, daha zor koşullarda çalışan insanların üretime katılımını araştırsın, kapitalist bir perspektiften bakınca bile bu mesele önemlidir yani sen önce işçine, memuruna ödeyeceksin ki, buradaki üretimi de geliştirebilesin. Avrupa da bu meseleyi tartışıyor. Mesela Avrupa, artık iş yeri demokrasisini tartışıyor. Mesele sadece işçiler üzerinden nasıl sömürü yapabilirim değil, işçileri bu sürece nasıl dâhil edebilirim, patronla işçiyi nasıl yakınlaştırabilirim, üretim sürecini nasıl daha etkin bir hâle getirebilirim tartışmaları yürütüyor. Biz, hâlâ burada ölümleri konuşuyoruz. Şimdi, burada konuşurken bile birçok alanda -inşaatta olabilir, Tuzla tersanelerinde olabilir, fabrikalarda olabilir, tekstil sektöründe olabilir- iş kazaları yaşanıyor belki de.

Şimdi, burada bu konuda, diyelim ki, bazı alanları bunun dışında tutarak iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda bir karar alıyoruz.

Mesela ev eksenli çalışan kadınlar meselesi ciddi anlamda problem çünkü ev eksenli daha çok kadınlar çalışıyor. Bu konuda Meclis gruplarına da önerilerde bulundular, dediler ki: “Bizim hiçbir güvence hakkımız yok, zaten kayıtlı çalışmıyoruz, yaşadığımız alanda çok ciddi sorunlar var, sağlık sorunları yaşıyoruz.” İmece diye bir kurum var bu konuda çalışan, yine başka alanlarda, Ev Eksenli Çalışanlar Sendikası var. Onların ifade ettiğine göre, her yıl onlarca kadın bu alanda ciddi anlamda sorun yaşıyor ve bunlar sesini bile duyuramıyor. Şimdi, siz bunu kapsam dışında bırakmışsınız.

Yine, küçük atölyelerde, tekstil atölyelerinde çalışan insanlar var. Bunlar da diyelim ki, bu kapsam içerisinde birçok alanda sorunlarla karşılaşıyorlar, bunu da kapsam dışında tutuyorsunuz. Bu, doğru bir yaklaşım değil. Madem bir kanun çıkaracağız, gerçekten işçilerin sağlığından bahsediyoruz, gerçekten emekçilerin hak ve özgürlük mücadelesine en azından bir katkı sunmak istiyoruz, o zaman doğru düzgün bir yasa çıkaralım.

Sayın Bakan, biz biliyoruz, AKP Hükûmeti her şeye ekonomik noktadan bakıyor. Bu noktadan bile bakarsanız bu önemli.

Diğer bir konu, buradaki problem alanı, aslında, diyelim ki, bu iş sağlığı ve iş güvenliği meselesini asıl yüklenicilere vermemek ve taşeronlara vermek ya da buradan yeni bir istihdam alanı açmak, bunun sorumluluğunu taşeron firmalara vermek. Aslında, Türkiye’de özellikle Tuzla tersanelerinde gördük ki, taşeronlaşma işçilerin sağlığı açısından, emeğinin karşılığını almak açısından problemli bir şey. Bunu asıl yükleniciye vermediğimiz sürece ciddi anlamda sorunlarla karşılaşacağız. Bunun da bir kenara not edilmesi gerekiyor çünkü özellikle taşeron firmaların çoğu ya akrabasını çalıştırıyor ya diyelim ki, kendi çevresindeki insanları çalıştırıyor. Onlarla da kısmen anlaşıyor, bu konuda sorun yapmıyor ve sorumluluk üstlenmiyor.

Şimdi bunun denetimi nasıl olacak? Yarın gerçekten bu alanda, orada uzman doktor var mı yok mu tartışmalarının nasıl yapılacağı önemli diye düşünüyorum ve umarım önergemize destek verirsiniz.

Teşekkür ederim. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısının 2. maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinin metinden çıkartılmasını teklif ediyoruz.

Saygılarımızla.

                                                                                          Candan Yüceer (Tekirdağ) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz efendim.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen?

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Çıray.

BAŞKAN – Buyurun.

AYTUN ÇIRAY (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir ülkeyi medeni kılan en önemli unsurlardan bir tanesi iş güvenliğidir. Türkiye’nin bu konuda sergilediği manzara maalesef ülkemiz için utanç vericidir. Türkiye, gayrisafi millî hasıla açısından G-20 ülkeleri arasındadır ama iş kazaları açısından Cezayir ve El Salvador’dan sonra dünya üçüncüsüdür. Nitekim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2011 yılındaki iş kazalarını sorgulayan iki farklı yazılı, sözlü önergesine iki farklı cevap vermesi de bunun göstergesidir. 2011 yılında iş kazalarında ölenlerin toplam sayısı bir cevaba göre 587, bir cevaba göre 1.563’tür.

Değerli milletvekilleri, Türkiye’de insanlar ölmektedir. İş kazalarında ölmektedir, hapishane yangınlarında ölmektedir. Bu sabah da -Allah rahmet eylesin- şehitler vererek, şehitler olarak ölmektedir. Yani bir yandan, siz, yaşayanları yaşatamayacaksınız, diğer yandan çıkıp, ceninin hayat hakkından söz ederek bir riyakârlık yapacaksınız.

Şimdi, son yirmi dört saatte 8 şehit verdik. Bu 8 şehit, toplam, 2002 yılında ölen güvenlik gücü sayısından 2 misli fazladır. Ne yazık ki 2002 senesinde, AKP büyük bir fırsatı heba etmiştir. 2002 senesinde, defakto olarak terör bitmişti, kaybettiğimiz güvenlik görevlisi sayısı 6’ydı, Apo “Devletime, milletime yardım etmeye hazırım, benim annem zaten Türk’tü” diye beyanatlarda bulunuyordu. Tam dört yıl sırtüstü yattıktan sonra, o dönemde oturup terör örgütüyle pazarlık etmedikten sonra, tam dört yıl sonra birdenbire ortaya çıktı ve Sayın Başbakan Kürt sorununu açıkladı Diyarbakır’da. 2002’den 2004, 2005 yılına kadar AKP iktidarları, Güneydoğu’da terörü kalıcı olarak sonlandırmak adına ekonomik ve sosyal olarak hiçbir şey yapmadı değerli arkadaşlar. Sonra, 2004-2005 yılında Kürt sorunundan söz eden Başbakan, bu sabah terör sorunundan söz etmeye başladı, “Kürt sorunu yok.” demeye başladı. Doğrusu, ilk defa, Sayın Leyla Zana’yla aynı noktada buluştular. Sayın Zana da verdiği beyanatta Kürt sorunu olduğunu kabul etmediğini ifade etti. Belli ki yine bir yerlerde Barzani’yle ve dış gözlemcilerle yeni bir pazarlık ortamının başlamış olduğu anlaşılıyor. Yalnız -eskiden olduğu gibi- bir yandan devlet görevlilerini pazarlığa göndereceksiniz bir yandan da sırf anayasal görevlerini yapmak için, kimseyi öldürmek için değil, sadece Anayasa emrettiği için Güneydoğu’ya gidip görev yapmak isteyenlerin, gençlerimizin ölümüne sessiz kalacaksınız ve ölmelerine neden olan siyaseti yapacaksınız.

Bakın, Sayın Demirtaş bugün bir açıklama yapmış, diyor ki: “PKK her türlü siyasal eylemi bıraksın.” Bir taraftan 8 kişinin ölümüne neden olacak, şehit olmasına neden olacak saldırı, bir taraftan da Sayın Demirtaş’ın PKK’ya verdiği talimat. Peki, bunun anlamı nedir ben size söyleyeyim mi? Bu, PKK’nın muzaffer bir ordu edası içerisinde, patronun kim olduğunu göstermek için verilmiş bir beyanattır. “Sizin durduramadığınızı biz durdurabiliriz.” diye verilmiş bir beyanattır. Bunun için içiniz rahat mı, bilmiyorum.

Değerli arkadaşlar, toplumu ayrıştırdınız, zannettiniz ki ayrıştırdığınız bu toplumu ümmetçi bir anlayışla birleştireceksiniz ama yanıldınız, 2002’deki fırsatı kaçırdınız. Üzülerek söylüyorum ki, tarihe kayıt düşmek için söylüyorum ki 2023 projeniz bugünden itibaren çökmüştür, ekonomik olarak çökmüştür, siyasi olarak çökmüştür. Allah size akıl fikir versin, çünkü sizin için hayat hakkı sadece bir propaganda malzemesinden öteye bir anlam ifade etmiyor.

Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Çıray.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/605) esas numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 2 inci maddesinin 2 inci fıkrasının c) bendinin Tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                        Ruhsar Demirel (Eskişehir) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Ruhsar Demirel, Eskişehir Milletvekili. (MHP sıralarından alkışlar)

RUHSAR DEMİREL (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına verdiğimiz bu önergeyle istisnalar içinde bulunan “Ev hizmetleri” fıkrasının çıkarılmasını istemiştik. Ben bu konudaki açıklamaları yapmak üzere huzurunuzdayım.

Efendim, aslında, Sayın Bakanın Bütçe Kanun Tasarısı için 14 Aralık 2011 günü bastırıp bütün dağıttığı metni açarsanız eğer -elinde olanlar-42’nci sayfada Sayın Bakana ait şöyle bir cümle var: “Bütün çalışanları kapsayan iş sağlığı ve güvenliği kanunu taslağının en kısa sürede yasalaşmasını hedeflemekteyiz.” diyor Sayın Bakan. Biz de işte bu cümleden olmak üzere “Madem bütün çalışanlar kapsam içinde olacak, öyleyse ev hizmetlerinde çalışanlar niye kapsam dışı kalsın?” diye bu önergeyi verdik. Ancak kendilerinin bütçe nedeniyle dağıttıkları kitapçıktaki “Tüm çalışanlar kapsam içine alınacak.” ifadelerini şu anda “Katılamıyoruz.” diyerek tekzip etmiş bulunuyorlar.

Ayrıca, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, ev işlerinde çalışan -kayıt dışı çalışma ki bunların çoğunluğu- bu kişilerle ilgili bir Meclis araştırma önergemiz var bizim Mecliste bekleyen. Bu önergemiz eğer kabul edilip de gündeme gelse ve bir araştırma yapılsaydı görülecekler şuydu: Ev hizmetlerinde çalışanların çoğunluğu kadın ve bu kadınların pek çoğu kayıt dışı çalışan kadınlar. Geçtiğimiz yıl tahminen 51 tane kadının ev hizmetlerinde çalışırken hayatını kaybettiğine dair gazetelerden toplanmış haberler var. İşte, kadınların bu kadar hayatını tehlikeye attıkları, kayıt dışı, güvencesiz ve çok ucuz bir fiyata çalıştırıldıkları bu ev hizmetleri tam da toplumsal cinsiyet ayrımına vurgu yapan bir durumda.

Bu sebeple de ben, yine, Çalışma Bakanlığına ait bir kitapçıktan cümleler okumak istiyorum size: “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik faaliyetleri desteklemeyi amaçlamaktadır. Türkiye’nin mevzuatını, AB’nin çalışma hayatında toplumsal cinsiyet eşitliği mevzuatı ile desteklemek, toplumsal cinsiyet eşitliği müktesebatı ile uyumlaştırmak Bakanlığımızın sorumluluğudur.” şeklinde Bakanlığınızca yayınlanmış kitapçıklarda sizlerin kabulüyle yayınlanmış yazılar var. Efendim, “Bu kitapçıklar yayınlanıyor, nasılsa kimse okumuyor.” diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Gördüğünüz gibi çok ciddiyetle okuyoruz, altlarını çiziyoruz hatta ve buralarda toplumsal cinsiyete çok ciddi vurgular var. Tekraren söylüyorum, ev hizmetlerinde çalışanların büyük bir kısmı kadınların oluşturduğu bir grup ve bu kadınlar iş güvencesiz, gelecek güvencesiz olarak çalışıyorlar. İstisnadan çıkarılması, bu ülkede kayıt dışı çalışan kadınlarımızın can güvenliği başta olmak üzere, hayata dair farklı güvenceleri elde etmeleri adına önemli ve bu önemlilik tam da AB’ye uyum için çıkarılmak istenen bazı tasarılara toplumsal cinsiyet gözlüğüyle bakmak adına çok daha değerli bir anlam kazanıyor diye düşünüyorum.

Ben yüce heyetinizden bu önergeye, bu açıklamalardan sonra bir kez daha düşünüp destek vermenizi rica ediyorum.

Saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 277 sıra sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 2 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde geçen “askeri” ifadesinin madde metninden çıkarılması ve aynı fıkraya aşağıdaki bendin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                         Nurettin Canikli (Giresun) ve arkadaşları

“d) Hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasında, iyileştirme kapsamında yapılan işyurdu, eğitim, güvenlik ve meslek edindirme faaliyetleri,”

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılıyoruz Sayın Başkan.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Gerekçe.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Çalışmaları hususunda kendine özel düzenlemeler bulunan bu çalışanların Kanun kapsamında bulunması ile yaşanacak karışıklık ve mükerrer uygulamalar giderilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

3’üncü madde üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 277 sıra sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 3 üncü maddesi birinci fıkrasının (m) bendinde yer alan “kuruluşları” ibaresinden sonra gelmek üzere, “,organize sanayi bölgeleri” ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

           Nurettin Canikli                        İlknur Denizli                            Salih Koca

                 Giresun                                      İzmir                                    Eskişehir

      Mehmet Doğan Kubat                  Osman Kahveci                        Ercan Candan

                 İstanbul                                   Karabük                                 Zonguldak

                                                       Ahmet Haldun Ertürk

                                                                 İstanbul

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/605) esas numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 3 üncü maddesine aşağıdaki bendin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

              Reşat Doğru                         Nevzat Korkmaz                      Ruhsar Demirel

                   Tokat                                      Isparta                                   Eskişehir

           Mesut Dedeoğlu                   Ahmet Duran Bulut                     Mehmet Günal

           Kahramanmaraş                            Balıkesir                                   Antalya

                                                                  Ali Öz

                                                                  Mersin

ş) İş Yeri Hemşiresi; 6283 sayılı Hemşirelik Kanununa göre hemşirelik mesleğini icra etmeye yetkili, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş iş yeri hemşireliği belgesine sahip hemşire/sağlık memurunu,

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısının Tanımlar başlıklı 3. maddesinin (b), (d), (i), (n), (ş) bentlerinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesi ve (t) bendinin eklenmesini teklif ediyoruz.

Saygılarımızla.

          Uğur Bayraktutan                         İzzet Çetin                             Sedef Küçük

                   Artvin                                     Ankara                                    İstanbul

          Süleyman Çelebi                    Dr.Candan Yüceer                        Levent Gök

                 İstanbul                                   Tekirdağ                                   Ankara

                                                               Musa Çam

                                                                    İzmir

“b) Çalışan: Kendi özel kanunlarındaki statülerine bakılmaksızın kamu veya özel işyerlerinde istihdam edilen yahut çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal veya hizmet üretimi yapan gerçek kişiyi,”

“d) Eğitim Kurumu: İşyeri hekimliği, iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimi dışındaki diğer sağlık personelinin eğitimlerini vermek üzere Bakanlık tarafından yetkilendirilen kurum ve kuruluşlar ile üniversiteler ve meslek kuruluşları tarafından bu iş için oluşturulan birimleri,”

“i) İşyeri hekimi: İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere meslek kuruluşu tarafından yetkilendirilen ve Bakanlıkça tescil edilen, işyeri hekimliği belgesine sahip hekimi,”

“n) Ortak sağlık ve güvenlik birimi: 50 ve daha az çalışanı olan işyerlerine iş sağlığı güvenliği hizmeti sunmak üzere gerekli donanım ve personele sahip, Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları ile hizmet alan işverenler tarafından ortaklaşa kurulan birimi,”

“ş) Teknik eleman: Teknik Öğretmen, fizikçi ve kimyager unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümü ile iş sağlığı ve güvenliği programı mezunlarını,”

“t) Meslek kuruluşu: Bu kanunda belirtilen işlerin yürütülmesinde görev alanların üye olmakla yükümlü bulundukları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını,”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Sedef Küçük, İstanbul Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

SEDEF KÜÇÜK (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 277 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 3’üncü maddesi üzerinde söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu gece sabaha karşı yapılan menfur saldırıda hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralı askerlerimize acil şifalar diliyorum. Tüm ülkemizi yasa boğan bu çirkin saldırıyı şiddetle kınıyorum.

Ayrıca, geçtiğimiz hafta sonunda, devletin sorumluluğu altında olan, tutuklu da olsalar, hükümlü de olsalar canları devlet korumasına emanet edilen yurttaşlarımız yanarak can verdiler. Bu elim olayda hayatlarını kaybeden yurttaşlarımıza da Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Olayın tüm yönlerinin ve bu cinayetlerde sorumluluğu olanların bir an önce ortaya çıkarılması gerekmektedir.

Biliyorsunuz, bu kanunun görüşmeleri sırasında da yeni hizmet binası inşaatında meydana gelen kazada bir işçimizi kaybettik. Bu, ülkemizin iş güvenliği açısından katetmesi gereken çok yolu olduğunu ortaya koymaktadır. Kaybettiğimiz işçimize de Allah’tan rahmet diliyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 28,8’dir, işsizlik oranı ise yüzde 11,3’tür. Bu oranların, OECD ülkeleri, AB ülkeleri, gelişmiş ülkeler arasında en kötü oranlar olduğunu söylememe herhâlde gerek yoktur, bunu zaten hepimiz biliyoruz.

Maalesef konu kadınlar, insan hakları, basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü olunca ülkemizin uluslararası karnesi hep kırık notlarla dolu oluyor. Bu durumu kanıksamış olanlar da olabilir ancak bir cumhuriyet kadını, bir birey olarak ben bu duruma çok üzüldüğümü ve alışamadığımı belirtmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, konuşmamın başında da belirtmiştim, her 3 kadından 1’i iş gücüne katılmaktadır. Günümüzle karşılaştırma yapılabilmesi için bir örnek vermek istiyorum: 1970 yılında çalışabilecek kadın nüfusunun yüzde 54’ü çalışma hayatına aktif olarak katılmaktaydı. Bahsettiğim, gelişmiş bir Avrupa ülkesi değil, 1970’lerin Türkiyesi. Bu istatistikler kadınlarımızın bugün çok ciddi bir istihdam sorunu yaşadıklarını göstermektedir.

Gayet tabii ki bundan daha olumsuz örnekler vardır. Örneğin, DPT’nin bir araştırmasında hane halkı reislerinin yani erkeklerin yüzde 76’sı, kadının ailedeki en önemli görevinin ev işi ve çocuk bakımı olduğunu ifade etmişlerdir. Ne yazık ki bu zihniyet ve bu anlayış, bugün de en yetkili ağızlar tarafından ortaya konulmaktadır. Bir taraftan kadınlara “3 çocuk, 5 çocuk doğurun.” denilmekte, diğer taraftan kreş açılması konusunda devlet üzerine düşeni yapmamaktadır. Bu, kadınlara “Siz çalışmayın, evde oturun, çocuk bakın, eşinize hizmet edin.” demekle eş değerdir. Buna rağmen, çalışmak isteyen kadınların önemli bir kısmı, yaklaşık yüzde 71’i kayıt dışı çalışmak zorunda kalmaktadır. Herhangi bir iş kolunda sendikalı olmaya kalktıkları an işlerinden olanlar da kadınlardır. Bir kriz sırasında ilk işten çıkarılanlar da kadınlardır. Üst düzey kamu yöneticiliği yapmaları esirgenenler de kadınlardır. 81 il içerisinde yalnızca 1 kadın vali olması, üst düzey yöneticilerin yalnızca yüzde 13 buçuğunun kadın olması size makul geliyor mu? Anlaşılan o ki toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kurbanı olan kadınlar, iş yaşamı içinde de ikinci sınıf görülmektedirler.

Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak, imzamız olan uluslararası sözleşmelerle üstlendiğimiz bir yükümlülüktür. Bu, eğitim hakkından kız çocuklarımızın tam olarak yararlandırılmasıyla mümkün olacaktır. Bu, toplumsal zihniyet kalıplarının kırılması ile mümkün olacaktır. Ancak, her şeyden önce bu, kadınların temel hakkı olan gelir karşılığı çalışma hakkının tanınması ile mümkün olacaktır.

Yüce heyetinizin, hangi kanunu tartışırsa tartışsın bu hususu dikkate alacağına inanıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/605) esas numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 3 üncü maddesine aşağıdaki bendin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                                  Reşat Doğru (Tokat) ve arkadaşları

ş) İş Yeri Hemşiresi; 6283 sayılı Hemşirelik Kanununa göre hemşirelik mesleğini icra etmeye yetkili, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş iş yeri hemşireliği belgesine sahip hemşire/sağlık memurunu,

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Sayın Başkanım, uygun bir düzenleme olmakla birlikte, Komisyon çoğunluğumuz olmadığı için katılamıyoruz ama uygun bir düzenlemedir. Takdire bırakıyoruz efendim.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılıyoruz efendim.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen?

ALİ ÖZ (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Halk sağlığı hemşireliği kapsamında, sağlığı koruma ve geliştirme kavramları temelinde; işyerlerinde sağlığı koruma geliştirme, kaza ve meslek hastalıklarını önleme, çalışma yaşamında riskli bireyler ve girişimler, çalışma ortamındaki riskler ve değerlendirme gibi öncelikli konular yer almaktadır. Dünyada ve ülkemizde işyerlerinde hemşireler yer almakta ve temel sağlık elemanı olarak görev yapmaktadır. Bu teklifle iş sağlığı hemşiresi tanımının tasarı metnine eklenmesi ve başta kreşler ve okullar olmak üzere tüm işyerlerinde işyeri hemşireliğinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 277 sıra sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 3 üncü maddesi birinci fıkrasının (m) bendinde yer alan “kuruluşları” ibaresinden sonra gelmek üzere, “,organize sanayi bölgeleri” ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                          Nurettin Canikli (Giresun) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Uygun bir düzenlemedir Sayın Başkanım. Çoğunluğumuz yoktur, katılamıyoruz ancak takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılıyoruz efendim.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Toplulaştırılmış işyerlerinde daha etkin hizmet verileceği düşüncesiyle eklenmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen önergeler doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

4’üncü madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısının 4. maddesinin 1 nolu fıkrasının (c) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesi ve teklif ederiz.

Saygılarımızla.

        Dr. Candan Yüceer                   Süleyman Çelebi                         Levent Gök

                 Tekirdağ                                   İstanbul                                    Ankara

               İzzet Çetin                               Musa Çam                         Uğur Bayraktutan

                  Ankara                                      İzmir                                       Artvin

                                                               Özgür Özel

                                                                 Malatya

c) İş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışanların da görüş ve katılımıyla risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Özgür Özel, Manisa Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlarken Hakkâri ve Hatay’da şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine de başsağlığı diliyorum.

Albert Camus “Bir ülkeyi tanımak için o ülkede insanlar nasıl ölüyor ona bakınız.” demiş. Bu ülkede insanların nasıl öldüğüne bakarsak Sayın Başkan, önlenemeyen trafik kazalarında dünyada yapılan her 2 trafik kazasından 1’ini yapan 10 az gelişmiş ülkenin arasında Türkiye.

Devletin korumasındaki cezaevlerinde suçlulukları ispatlanmamış tutukluların bile cayır cayır yandığı bir ülke Türkiye.

Millî ya da gayrimillî olsun istihbarat hatalarından dolayı kendi jetlerinin kendi vatandaşlarını vurarak öldürdüğü bir ülke Türkiye ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde İş Sağlığı ve İş Güvenliği Yasa Tasarısı görüşülürken hem de Meclisin yan tarafında Meclisin kanalizasyon işlerini yapan, bütün sorumluluğun aslında ASKİ’nin Ankara Su Kanalizasyon İşlerine ait olduğu ama iktidar partisinin geldiği günden beri teşvik ettiği ve taşeronun taşeronunun çalıştırdığı, iş güvencesinden mahrum ve son derece sıkıntılı şartlarda saatlerce süren yorgunluğun üzerine çalışan işçilerin tam da bu tasarı burada görüşülürken göçük altında kalıp da öldüğü bir ülke Türkiye.

Perşembeyi cumaya bağlayan gece bizler bu kanunun geneli üzerinde görüşmelere başladığımızda bu talihsiz kazada kaybettiğimiz Nadir Kekilli, benim de fahri milletvekilliği görevini üstlendiğim Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde yaşayan yirmi dört yaşında bir vatandaşımız, orada yaşayan bir ailenin burada ekmeğini arayan bir çocuğuydu. Nadir Kekilli’yle birlikte o gece çukura giren, göçük altında kalan ve tesadüfen üzerine düşen kalınca bir parça sayesinde hayatı kurtulan Mehmet Çoban, Nadir Kekilli’yle birlikte neredeyse otuz altı saattir hiç uyumadan çalıştıklarını anlattı bize.

Biz Osmaniye’de aileyi ziyaret ettik. Acılı ailenin geçim şartlarıyla ilgili anlattığı ve bu işe olan muhtaçlıklarıyla anlattıkları hepinizin yüreğini burkacak nitelikteydi.

Nadir İzmir’de, Mehmet ise İstanbul’da aynı şirketin benzer işlerinde çalıştılar. O gün sabahleyin acilen Ankara’ya çağırıldı. Yirmi dört saatlik yorgunluğun üstüne biri İzmir’den, biri İstanbul’dan yolculuk yaptılar, buraya kadar geldiler ve saat sekizde de o çukurun içine girdiler. Ertesi sabah saat sekizde Meclis bu işin bitmesini istiyordu ve “Çok yorgunuz, uykusuzuz, bu işi yapamayız.” demelerine rağmen ustabaşıları onları dinlemedi, “Bu iş sabaha kadar bitecek.” dedi. Başlarında baretleri yoktu, içeride aydınlatma eksikti, güvenliği alınması gereken duvarlar yapılmamıştı ve yan tarafta trafiğin kapatılması gerekirdi vibrasyondan, titreşimden dolayı çökme olmasın diye ama trafik de akmaya devam ediyordu. Göz göre göre bu 2 arkadaş ölüm çukuruna gitti ve içlerinden bir tanesi burada hepimizin yüreklerini dağlayan bir biçimde… Hep birlikte kendisinin arkasından rahmet okuyoruz, iyi dileklerimizi ailelerine iletiyoruz.

Ama taşeronlaşma, daha düşük ücretle çalıştırmanın, karın tokluğuna çalıştırmanın, işçi haklarını yok sayarak çalıştırmanın, kıdem ve ihbar tazminatsız çalıştırmanın, insan değil, âdeta köle çalıştırmanın adıdır. Bu sistem, çalışma ilişkilerini güvensizleştiren, çalışma saatlerini esnekleştiren, kuralsızlığı kural, kanunsuzluğu kanun kılan katil bir sistemdir. Esnek, kuralsız, kayıtsız, uzun ve taşeronda çalışma, çıkardığınız kanunun adı ne olursa olsun işçinin sağlığını ve güvenliğini korumaz, korusa korusa işverenin biraz daha kâr etmesini, işçiyi biraz daha sömürmesini sağlar. İşte böyle bir durumla karşı karşıyayız.

İş güvenliği ve işçi sağlığı meselesiyle ilgili bu taslağa muhalefet olarak çok olumlu katkılar sunmak istedik, bu katkılarımız minimal düzeyde kaldı. Tam, kanun bizim karşı oyumuza rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edildiğinde, Komisyonumuzda görev alan bütün milletvekillerine birer çanta geldi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından. Çantanın içinden böyle bir kuka çıktı. Bu aslında bir flash disk ama kukanın üzerinde yazıyor ki -İngilizce yazıyor- “Sağlıklı, güvenli iş yeri alanı; sağlıklı iş yeri alanı.” Sayın Bakanım, böyle uyarılar tehlikenin olduğu yerlere konur; “ıslak zemin” dersiniz, “Bir şey dışarıdan düşebilir.” dersiniz, böyle bir şey konur. “Dikkat, bu iş yeri sağlıklıdır.” diye bir uyarı olmaz. Ama Türkiye’de, gerçekten, sağlıklı ve güvenli bir iş yeriyle ilgili bir şey bulunursa buraya işaret koymak lazım. Ben, herhâlde, burası öyledir diye koyacaktım ama Sayın Salim Uslu’nun buraya yaptığı taarruzlardan sonra herhâlde artık bu kürsü de o kadar güvenli değil.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

5’inci madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısının 5. Maddesinin (b) bendinin “kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek ve riskli işlerde çalışanları bu işten katiyen uzak tutmak veya çalışma sürelerini kısaltmak” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ediyoruz.

Saygılarımızla.

         Dr.Candan Yüceer                    Süleyman Çelebi                      Ali Rıza Öztürk

                 Tekirdağ                                   İstanbul                                    Mersin

              Levent Gök                              İzzet Çetin                               Musa Çam

                  Ankara                                    Ankara                                      İzmir

                                                          Uğur Bayraktutan

                                                                   Artvin

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Ali Rıza Öztürk, Mersin Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 5’inci maddesinde verilen önerge üzerinde söz aldım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bugün Türkiye’de “iş kazası” denilen olayların aslında cinayet olduğunu söylersek abartı sayılmaz çünkü Türkiye bu konuda derecelere sahiptir; dünyada üçüncü, Avrupa’da birinci konumdadır.

Aslında, “kaza” hepimizin bildiği gibi, gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve dolayısıyla, gerçekleşmemesi için herhangi bir önlem alınması olanağı bulunmayan bir riskin gerçekleşmiş olması hâlidir. Oysa Türkiye’de “iş kazası” adı altında yaşanan cinayetlerin pek çoğunda önceden gerçekleşmesi tahmin edilemeyen herhangi bir risk söz konusu değildir. Bile bile, bağıra bağıra olaylar olmakta, insanlar ölmekte ama, bundan önceki Çalışma Bakanımızın söylediği gibi, güzel güzel ölmektedir. Hâlâ bugün, Afşin Elbistan’da, 2’si mühendis olmak üzere 10 kişi toprak altındadır. Zonguldak’ta 17 Mayıs 2010’da meydana gelen kazada, 2’si maden mühendisi olmak üzere, 30 emekçiden 2 tanesi gerçekten aylar sonra kurtarılmıştır.

Değerli arkadaşlarım, bugün işçiler, çalışanlar iş kazasının nedeni değil, korumasız tarafıdırlar. Bugün, çalışan, üretim sürecinin parası ödenerek kolayca tedarik edilebilen bir unsuru hâline getirilmiştir. Bugün, çalışanın değeri emeğinin fiyatıyla ölçüldüğünden, çalışanın bir insan olarak taşıdığı yaşama hakkı bu üretim sürecinde dikkate alınmamaktadır. Türkiye’de bugüne kadar, üretim, işletme çıkarları, bireysel çıkarlar, üretim için üretim her zaman iş güvenliği ve işçi sağlığından önce gelmiştir. AKP İktidarında sorun daha da büyümüştür. AKP İktidarında uygulanan neoliberal politikalarda özelleştirme, taşeronlaştırma, işletme kârları, ihracat ve benzeri olgular temel başarı ölçütleri olarak ele alınmış, hiçbir şekilde bu unsurların arka planında üreticiye, yani emeğe, çalışana yer verilmemiştir. Üretim sürecinin merkezine insan konulmadığı için, işçi sağlığı sorunu toplumun genel sağlığının bir parçası olarak görülmediği için sorun yanlış bir temelde tartışılmıştır.

Gerçekten bugün yapılması gereken, iş kazalarını basit bir sağlık sorunu veya üretime ilişkin teknik bir mesele olarak görmemektir. İş kazasını, insanla ilgili, sosyal yanı ağır basan bir sorun olarak görmek gerekmektedir. Bu nedenle, iş kazası ve meslek hastalıklarının sosyallikten soyutlanarak teknik bir sürecin yol açtığı sağlık sorunu olarak görülmemesi gerekir. Üretim sürecinin merkezine insan ve çalışan konulmadığı sürece, işçi sağlığı sorunu toplumun genel sağlığının bir parçası olarak görülmediği sürece sorun yanlış bir temelde tartışılıyor demektir. Bu nedenle iş kazası ve meslek hastalıklarının sosyallikten soyutlanarak teknik bir sürecin yol açtığı sağlık sorunları olarak ele alınmaması gerekir.

Değerli milletvekilleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunu önemsediğimiz için ve Türkiye’de gerçekten işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yaşanan kazalar, üretim kayıpları, yaralılar ve iş günü kayıpları “korkunç facia” denilebilecek boyutlara eriştiği için 23’üncü Dönemde Meclis araştırması açılması istemiyle bir önerge vermiştim ama bu önergemiz kabul görmedi. 24’üncü Dönemde de yine bu önergeyi verdik.

Bugün gerçekten Türkiye’de artık işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda alınacak önlemler maliyet artırıcı unsurlar olarak görülmektedir ve işverenler sürekli korunmaktadır, mevcut yasal mevzuatlar bile uygulanmamaktadır ve bunların denetimi de yapılmamaktadır.

1976 yılında staj için Zonguldak Havzası’na gittiğimde kafam basınçlı boruya çarpmıştı. Ben çıkardım bareti, baktım kafamda bir şey var mı diye, bir maden çavuşu bana “Kafana bakma, stim borusuna bir şey olmuş mu ona bak çünkü burada insanın canı stim borusundan daha değerli değildir.” dedi.

Ben çalışanların da insan olduğu gerçeğini unutmamamız dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

6’ncı madde üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 277 sıra sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin madde metninden çıkarılmasını ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “görevlendirilmesi gereken” ibaresinin “görevlendirilen” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

           Nurettin Canikli                  Mehmet Doğan Kubat                    Enver Yılmaz

                 Giresun                                   İstanbul                                   İstanbul

               Salih Koca                             Fevai Arslan                           Osman Çakır

                Eskişehir                                    Düzce                                      Düzce

                Ali Şahin                           Mustafa Hamarat                        İsmail Aydın

                Gaziantep                                    Ordu                                       Bursa

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısının 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; ikinci fıkradan sonra gelmek üzere bir fıkra eklenmesini arz ve teklif ediyoruz.

Saygılarımızla.

        Dr. Candan Yüceer                   Süleyman Çelebi                           Salih Fırat

                 Tekirdağ                                   İstanbul                                  Adıyaman

              Levent Gök                         Uğur Bayraktutan                         Musa Çam

                  Ankara                                     Artvin                                       İzmir

“(a) İşveren; mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak işçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetini sunmak için; çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerinde (A) sınıfı, tehlikeli sınıfta yer alan işyerinde en az (B) sınıfı, az tehlikeli sınıfta yer alan işyerinde en az (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı ile bütün tehlike sınıflarında yer alan işyerlerinde işyeri hekimi, işyeri hemşiresi ve işyerinin büyüklüğüne göre diğer sağlık personeli görevlendirir. 50’den az çalışanı olan işyerlerinden, bünyesinde bu vasıflara sahip personel bulunmayan işyerleri ile çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal veya hizmet üretimi yapanlar bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden alabilirler.”

“(b) İşveren işçi sağlığı ve güvenliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmek amacıyla araç, gereç, sağlık hizmetinin sunumuna uygun mekan veya sağlık birimi ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçları karşılar.”

“(2) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarından çalıştırdığı personel sayısının azlığı sebebiyle bünyesinde gerekli personeli çalıştırma yükümlülüğü olmayanlar, işçi sağlığı hizmetlerini Sağlık Bakanlığına ait kuruluşlardan doğrudan alırlar. Tam zamanlı personel istihdamı gerekmeyen hallerde ilgili personel kısmi zamanlı olarak istihdam edilebilir.”

“İşyerlerinden, çok tehlikeli sınıfta 500, tehlikeli sınıfta 750 ve az tehlikeli sınıfta yer alanlardan 1000 ve daha fazla çalışanı olan işyerlerinin tam süre işyeri hekimi istihdam etmesi zorunludur.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan (1/605) esas numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 6’ncı maddesinin 3. fıkrasının tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

           Mesut Dedeoğlu                      Ruhsar Demirel                              Ali Öz

           Kahramanmaraş                            Eskişehir                                   Mersin

                                     Erkan Akçay                          Mehmet Günal

                                          Manisa                                    Antalya

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Ali Öz, Mersin Milletvekili. (MHP sıralarından alkışlar)

ALİ ÖZ (Mersin) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, bugün tüm ulusumuzu yasa boğan, Hakkâri ve Hatay’da menfur saldırılar sonucunda hayatını kaybeden şehitlerimizi rahmetle anıyor, yaralılara acil şifalar diliyorum. Türk milletinin başı sağ olsun.

Görüşmekte olduğumuz İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı’nda eleştirdiğimiz ana konulardan bir tanesi şu: Bu kanun yapılırken esas alınması gereken işçi sağlığı ise, işçi sağlığının korunup geliştirilebilmesi için iş yeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, iş yeri hemşiresi ve iş yeri sağlık ve güvenlik biriminde görevlendirilecek diğer personelin hak, yetki ve sorumluluğunun özellikle işverenden bağımsızlıklarını sağlayacak, bu suretle etkin görev yapmalarının önünü açacak olan iş güvence sistemlerinden hiçbirinin kanun tasarısında yer bulmamış olmasını önemle vurgulamak gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, iş FFyeri hekimini getirip koyuyoruz. İş yerinde bir hekim arkadaş çalışıyor. Bunun patronu işveren olduğu sürece, bunun maaşını işveren ödediği sürece burada iş sağlığının üstünde işçi sağlığını ön planda tutmasının mümkün olmadığını ifade etmek istiyorum. Yine kanunun bazı maddelerinde iş yerlerinde iş sağlığını ve işçi sağlığını koruyabilme adına 3’üncü maddede vermiş olduğumuz, Hükûmetin ve Genel Kurulun kabul etmiş olduğu iş yeri hemşiresinin mutlak surette istihdam edilmesi gerekiyor.

Bu kanunun geneline baktığımız zaman, çoğunun işverenin lehine olduğu, işverenlerin isteklerinin çoğunun kanun maddelerinde yer bulduğunu maalesef üzülerek görüyoruz. Dolayısıyla asıl amacın iş sağlığı, ötesinde işçi sağlığı merkezine odaklanacak olursa kanunun bugünkü hâliyle kabul edilebilir olmuş olmasına rağmen, hâlâ eksik çoğu yerinin olduğunu ifade etmek gerekmektedir.

Özellikle belirttiğimiz şeylerden bir tanesi şu: İş yeri hekimliğinin ve iş yerinde çalışacak olan hemşirelerin işverenle bağını kesmeden, istediğimiz kadar iyi madde yapalım, istediğimiz kadar iyi kanun düzenleyelim, sonuçta bu, ülkemiz için bozuk bir sicile sahip olduğumuz iş kazalarından ve meslek hastalıkları ölümlerinden ülkemizi kurtaracak bir durum olmayacaktır. Dolayısıyla gerek iş kazalarını azaltmak gerekse meslek hastalıklarına maruziyeti önleme adına iş yerinde eğitimi ön plana alan, iş yerinin ortamının ve çalışanların maruziyetleri noktasında aydınlatıcı bilgi vermesiyle sorumluluk içerisinde olan bu elemanların mutlak suretle iş yerlerinde istihdam edilmesi gerekmektedir.

Tam Gün süresiyle sadece bir iş yeri hekiminin bu sorumlulukların hepsinin üstünden gelmesi mümkün değildir. Hele ki bir de burada çalıştırdığınız iş yeri hekimi maaşını alma bakımından yani ekonomik bakımdan işverene mahkûmsa buradan çok ciddi sonuçlar, çok olumlu sonuçlar çıkmayacağı aşikârdır. Komisyonlarda görüşülürken de özellikle iş sağlığı güvenlik merkezinde bu işin temelinde yatan, bu işin tabana doğru yayılımını hızlandıracak olan, eğitimini verecek olan buradaki hekimlerin sosyal haklarının düzenlenmesi noktasında da ısrarla vurgulamalar yapmıştık. Tekrar komisyona geldiğinde, Maliyenin reddetmesi neticesinde bazı önergelerin geri çekilmesiyle, burada çalışacak olanların maalesef bu ekonomik düzenlemeden mahrum bırakılacağı endişesine kapıldık. Umarım ki ilerleyen maddelerde, özelikle iş sağlığı ve güvenliği merkezinde istihdamında zorlanılan iş yeri hekimlerinin ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi sağlanır, dolayısıyla da buradan başlayacak olan, tüm sanayide ve ekonomide önemli yer tutan iş merkezlerine, iş alanlarına ve işverenlere nelerin, nasıl yapılacağı noktasındaki bilgi dalga dalga yayılır. Dolayısıyla da bu bilinçle, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önüne geçilmesi noktasında faydalı işler yapılmış olacağı kanaatindeyim. Dolayısıyla, iş yerinde sadece iş yeri hekimi sorumluluğuna işi bırakmadan aynı zamanda iş yerinin önleyici hekimlik görevini de yapan iş yeri hemşireliği, iş hijyeni uzmanı noktasında da çalışmalar yapılmasına ihtiyaç olduğunu ifade ediyor, yetersiz olmakla beraber gündeme alınmış olmasını bile önemsediğimiz bu kanunun memleketimize hayırlı olmasını temenni eder, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısının 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; ikinci fıkradan sonra gelmek üzere bir fıkra eklenmesini arz ve teklif ediyoruz.

Saygılarımızla.

                                                                                          Candan Yüceer (Tekirdağ) ve arkadaşları

“(a) İşveren; mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak işçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetini sunmak için; çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerinde (A) sınıfı, tehlikeli sınıfta yer alan işyerinde en az (B) sınıfı, az tehlikeli sınıfta yer alan işyerinde en az (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı ile bütün tehlikeli sınıflarında yer alan işyerlerinde işyeri hekimi, işyeri hemşiresi ve işyerinin büyüklüğüne göre diğer sağlık personeli görevlendirir. 50’den az çalışanı olan işyerlerinden, bünyesinde bu vasıflara sahip personel bulunmayan işyerleri ile çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal veya hizmet üretimi yapanlar bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden alabilirler.”

“(b) İşveren işçi sağlığı ve güvenliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmek amacıyla araç, gereç, sağlık hizmetinin sunumuna uygun mekan veya sağlık birimi ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçları karşılar.”

“(2) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarından çalıştırdığı personel sayısının azlığı sebebiyle bünyesinde gerekli personeli çalıştırma yükümlülüğü olmayanlar, işçi sağlığı hizmetlerini Sağlık Bakanlığına ait kuruluşlardan doğrudan alırlar. Tam zamanlı personel istihdamı gerekmeyen hallerde ilgili personel kısmi zamanlı olarak istihdam edilebilir.”

“İşyerlerinden, çok tehlikeli sınıfta 500, tehlikeli sınıfta 750 ve az tehlikeli sınıfta yer alanlardan 1000 ve daha fazla çalışanı olan işyerlerinin tam süre işyeri hekimi istihdam etmesi zorunludur.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz efendim.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Salih Fırat, Adıyaman Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

SALİH FIRAT (Adıyaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 277 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 6’ncı maddesi üzerinde değişiklik önergesi vermiş bulunmaktayım. Önerge üzerinde grubum adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, bugün Hakkâri ilimizde şehit olan askerlerimize ve yine, cumartesi günü Şanlıurfa Cezaevinde çıkan yangında canlı olarak yanan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.

Ne yazık ki ülkemizde insanlar yaşamlarını yitirmeden önlem almak imkânsız hâle gelmiştir. Cezaevlerindeki koşulların insanca yaşama elverişli olmadığı, gerek sivil toplum örgütleri gerekse de meslek odaları tarafından rapor edilmiş olmasına rağmen, Bakanlık tarafından hiçbir düzenleme yapılmamıştır.

Bu olaya ilişkin olarak Sayın Adalet Bakanı, ihmal ve kusuru olanlar hakkında gerekli yaptırımların             uygulanacağını ve üzerinin örtülmesinin söz konusu olamayacağını söylemiştir. Sayın Bakan sorumlu arıyor. Ben, buradan sorumluyu kendisine söyleyeyim: Sorumlu, Ergenekon ve KCK operasyonları adı altında, seçilmiş kadroları ve sizin gibi düşünmeyen herkesi cezaevlerinde tutsak ederek cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısını kapasitenin neredeyse 3 katı fazlasına çıkaran siz ve mensubu olduğunuz Hükûmettir. Tabip odalarının ve baroların tüm uyarılarına rağmen önlem almayan Bakanlığınız bu ölümlerin sorumlusudur. Bu yüzden, Sayın Adalet Bakanının derhâl istifa etmesi gerekmektedir.

Evet, biraz önce de belirttiğim gibi, insanlar yaşamlarını yitirmeden yasal düzenlemeler yapmıyoruz, gerekli tedbirleri almıyoruz. Bu tasarı da ancak binlerce işçimiz öldükten sonra gündeme gelmiştir. Ancak yine de içi boş bir tasarıdır. Ne yazık ki verilen kayıplar yeterli olmamış gibi “Yürürlük” maddesinde şu denilmektedir: Bir ila iki yıl daha geçecek. Yani bir ve iki yıl içinde daha binlerce işçimiz ölecek ki ondan sonra bu yasa tasarısı uygulamaya geçsin.

Ayrıca, sağlık hizmetinin bir ekip hizmeti olduğu gerçeğinden hareketle, iş yeri hekiminin yanı sıra iş yeri hemşiresinin de çalışan sağlığı hizmeti sunan ekip içinde bulunması gerekli görülmüştür.

Yine, tasarının 6’ncı maddesindeki “mekân” ibaresi muğlak bir ifade olduğundan ve iş yerindeki sağlık birimini tam karşılayamadığından, değişiklik önergemizde “mekân veya sağlık birimi” ifadesi kullanılmıştır.

Tasarının 6’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında, Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde de alabileceği belirtildiğinden, suiistimale açık bir durum oluşturulmaktadır. Bu hizmetin alımında kamu yararı gözetilmeyecek, yandaşlar tarafından kurulan özel sağlık birimlerinden bu hizmet alınacaktır. Bu nedenle, değişiklik önergemizde, yeterli sayıda çalışanı bulunan kamu kurum ve kuruluşlarında gerekli personeli bünyesinde bulundurma zorunluluğu, yeterli sayıda çalışanı olmayan kamu kurum ve kuruluşlarında ise doğrudan Sağlık Bakanlığından hizmet alınması suretiyle yürütülebileceği öngörülmüştür.

Ayrıca, vermiş bulunduğumuz değişiklik önergesinde, tehlike derecesine göre tam süre iş yeri hekimi istihdam etmesi zorunlu olan iş yerleri belirlenmiştir.

Değerli milletvekilleri, bu yasada “işçi” kelimesinden korkulmuştur. Tamamen sermayeyi korumaya yönelik bir yasadır. “İşçi” kelimesinden korkmamamız gerekiyor. Bakın, bir deyim vardır, “Cana gelen, mala gelsin.” deyimi vardır. Bu, atasözü hâlinde yerleşmiştir ülkemizde, ama ne yazık ki, bu yasada “Mala gelen, cana gelsin” göz önüne alınmıştır. O yüzden öncelik olarak işçi sağlığı göz önüne alınmalıdır.

Değerli milletvekilleri, tasarının, iş sağlığı ve güvenliği açısından gerçek amaca hizmet edebilmesi için bu değişiklik teklifi verilmiştir. Hepinizin, siyasi kaygıları bir tarafa bırakarak, esas olanın insan ve insan sağlığı olduğunu gözetip, değişiklik önergemize kabul oyu vermenizi bekliyor, hepinizi saygı ile selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 277 sıra sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin madde metninden çıkarılmasını ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “görevlendirilmesi gereken” ibaresinin “görevlendirilen” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                          Nurettin Canikli (Giresun) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılıyoruz efendim.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Gerekçe okunsun.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Tasarıda kurgulanan ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin yapısının korunması ve kurgulanan yapının serbest rekabet şartlarında devam ettirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca üçüncü fıkranın uygulamasındaki tereddütleri gidermek için söz konusu ifadede değişiklik yapılmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

7’nci madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısın 7. Maddesinin (b) fıkrasının madde metninden çıkarılmasını ve üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki (4) nolu fıkranın eklenmesini arz ve teklif ediyoruz.

Saygılarımızla.

         Dr.Candan Yüceer                    Süleyman Çelebi                     Uğur Bayraktutan

                 Tekirdağ                                   İstanbul                                     Artvin

              Levent Gök                              Musa Çam                               İzzet Çetin

                  Ankara                                      İzmir                                      Ankara

“(4) bu fıkra kapsamında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verecek kuruluşların tespitinde 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri uygulanır.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Uğur Bayraktutan…

BAŞKAN – Uğur Bayraktutan, Artvin Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 277 sıra numaralı İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı’nın 7’nci maddesindeki önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce -bütün milletvekilleri dile getirdiler- dün sabaha karşı yapılan menfur saldırıda hayatlarını kaybeden kıdemli çavuş Ali Gümüş, piyade onbaşı Cahit Kılıç, piyade onbaşı İsa Sayın, piyade er Umut Bulut, piyade er Ali Yasin Erosmanoğlu, piyade er Mustafa Türkmen, piyade er Yaşar Doymuş, ulaştırma er Samet Bütün’ü, bütün şehitlerimizi saygıyla anıyorum, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Bütün ailelerin acılarını yürekten paylaşıyorum.

Burada kanun tasarısının 7’nci maddesine bir dördüncü fıkra eklenmesiyle ilgili söz aldım, bu fıkrada da, “Bu fıkra kapsamında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verecek kuruluşların tespitinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri uygulanır.” ibaresinin bu maddeye eklenmesini talep ediyoruz. Buradaki gerekçemiz de şudur: Teklif ile, 10 işçiden az çalışanı bulunan işyerleri açısından verilecek destek hizmetlerini sunacak kuruluş veya şirketlerin tespitinde objektif kriterlerin oluşturulabilmesi ve rekabetin sağlanabilmesi amacıyla şirketlerle Bakanlık arasındaki sözleşmelerin Kamu İhale Kanunu hükümleri ve kriterleri çerçevesinde belirlenmesini teklif etmekteyiz değerli arkadaşlarım.

Şimdi bunu yapmamızdaki, bu teklifte bulunmamızdaki amaç şudur: Özellikle -biraz önce milletvekili arkadaşlarım da bahsettiler- son on yıldaki yani iktidarınız dönemindeki iş kazalarında, ölümlü iş kazalarında 11 bin kişiye yakın canı kaybetmiş bulmaktayız. Bu, ortalama yıl başına 1.100 ölüm demektir. Bunu eğer gün başına böldüğümüz zaman hemen hemen her gün 4 kişiyi iş kazalarında bu ülkede kurban etmekteyiz değerli arkadaşlarım.

İş kazaları sonucunda malul kalanları karşılaştırdığımız zaman 2003 yılında 1.452 rakamı söz konusuyken, 2011 yılında -ne yazık ki bu rakam neredeyse yüzde 100 artmış- 2.086 rakamıyla karşı karşıya kalmaktayız. 2003 yılında 860 işçiyi iş kazalarında kaybetmişken, bugün 2011 yılında 1.563 kişi, neredeyse yüzde 100’e yakın bir artışla karşı karşıya kalmaktayız.

Avrupa ülkeleriyle bunları karşılaştırdığımız zaman, değerli arkadaşlarım, 83 milyon nüfuslu Almanya’da 2010 yılında ölümlü iş kazası sonucu meydana gelen kayıp 519. Düşünebiliyor musunuz? 83 milyon nüfuslu Almanya’da sadece 519 kişi 2010 yılında iş kazası sonucu ölümle kaybediliyor. 64 milyon nüfuslu olan İngiltere’de ise 489 kişi iş kazaları sonucunda hayatını kaybediyor. Yine 17 milyon nüfusu olan Hollanda’da iş kazası sonucu 2010 yılındaki ölüm sayısı 106. Bu konuda eğer bir rekortmen sıralaması yaparsak Avrupa’da ne yazık ki 1’inciyiz, bunun dışında da dünyada 3’üncüyüz yani iş güvenliği açısından ne kadar büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldığımızı göstermesi açısından ilginç bir örnektir.

Bu iş kazalarının daha çok yoğun olduğu yerler: Tersanelerde, madenlerde, inşaat sektöründe ve özellikle hidroelektrik santralleriyle ilgili olarak inşaat işletmelerinde karşılaşmaktayız. Bu nedenle, bu iş kazalarının meydana gelmesindeki temel neden, iş kazalarının artmasındaki temel neden, birincisi kuralsızlık, ikincisi güvencesizlik, üçüncüsü ise dikkatsizlik ve en önemlisi de kayıtsız çalışmaktır.

Buradaki tabii, esas, temel argümanlardan bir tanesi de taşeronlaşmadır. Taşeron firmalar, kâr etmenin yolunu iş gücü maliyetlerini düşürmekte görmektedirler ve bu nedenle de iş gücü maliyetlerini düşürmek için de bazı yolları kendilerine göre mübah saymakta ve bu yollara göre hareket etmektedirler.

Bu yollar nelerdir? Ki bunlar çalışma hayatı boyunca incelemeler ve araştırmalar sonucunda, özellikle de Cumhuriyet Halk Partisinin yapmış olduğu araştırmalar sonucunda ortaya konulan tespitlerimizdir: Bunlardan bir tanesi uzun çalışma saatleridir değerli arkadaşlarım. Uzun çalışma saatleri nedeniyle… Biraz önce değerli milletvekili arkadaşım, Manisa Milletvekilim Özgür Özel de burada en son ölüm olayıyla ilgili, Meclisteki çalışmayla ilgili, ölüm olayındaki tespitinde de haklıdır, o da uzun çalışma saatlerinden kaynaklanan bir olaydır. Diğer olay ise uzun çalışma saatlerine rağmen düşük ücretle olan karşılığıdır. Taşeron firmalar ne yazık ki bu şekildeki çalışma yöntemlerini denemekte, bu çalışma yöntemleri nedeniyle de iş kazalarına acil, daha doğrusu davetiye çıkartmaktadır. Biz, ülkemizde sıfır iş kazasını öngörecek bir yasal düzenlemeyi, gerekli altyapının oluşmasını talep etmekteyiz. İnşallah önümüzdeki dönemde iş kazalarını minimum düzeye indiririz, temennimiz ve talebimiz budur. Bu nedenle biraz önce sözlerimde ifade etmiş olduğum 7’nci maddeye dördüncü fıkranın eklenmesi konusundaki önergemizi tekrarlıyorum. Bu konuda desteğinizi bekliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

III.- YOKLAMA

(CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Yoklama istiyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunacağım ancak yoklama talebi var.

Sayın Hamzaçebi, Sayın Çelebi, Sayın Tezcan, Sayın Öğüt, Sayın Ağbaba, Sayın Düzgün, Sayın Tayan, Sayın Kuşoğlu, Sayın Dibek, Sayın Güven, Sayın Kaleli, Sayın Akar, Sayın Toprak, Sayın Onur, Sayın Soydan, Sayın Korutürk, Sayın Tunay, Sayın Koç, Sayın Acar ve Sayın Öz.

İki dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı yoktur.

Birleşime bir saat ara veriyorum.

Kapanma Saati: 18.51


ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 19.56

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Özlem YEMİŞÇİ (Tekirdağ), Muhammet Rıza YALÇINKAYA (Bartın)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 121’inci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

III.- YOKLAMA

BAŞKAN - 7’nci madde üzerinde Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ve arkadaşlarının önergesinin oylamasından önce istem üzerine yapılan yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi yoklama işlemini tekrarlayacağım.

Yoklama için iki dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.

X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

2.- İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı ile Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın; Meslek Hastalıkları ve İşçi Sağlığı Kanun Teklifi ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporları (1/605, 2/490) (S. Sayısı: 277) (Devam)

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

277 sıra sayılı Tasarı’nın görüşmelerine devam edeceğiz.

Komisyon ve Hükûmet yerinde.

7’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

8’inci madde üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 277 Sıra Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

           Nurettin Canikli                  Mehmet Doğan Kubat                      Salih Koca

                 Giresun                                   İstanbul                                  Eskişehir

             İlknur Denizli                         Sevim Savaşer                       Türkan Dağoğlu

                    İzmir                                     İstanbul                                   İstanbul

                                                               İlyas Şeker

                                                                  Kocaeli

“(4) Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının yetki belgesi askıya alınır.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 277 Sıra Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı’nın 8. Maddesi 2. Fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

(2) İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları görevlendirildikleri işyerinde iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işveren ve işveren vekiline usul ve yöntemleri yönetmelikle belirlenmiş yazılı olarak bildirir; bildirilen hususlardan hayati tehlike arz edenlerin işveren veya işveren vekili tarafından işin durdurularak giderilmesi önerilir. İşveren veya vekili, işin durdurulması ve uygunsuzlukları gidermemesi nedeniyle oluşabilecek tüm zararlardan sorumludur.

             Hasip Kaplan                           Levent Tüzel                          Sebahat Tuncel

                   Şırnak                                    İstanbul                                   İstanbul

                                        Erol Dora                             Pervin Buldan

                                          Mardin                                      Iğdır

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısının 8. Maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere ekteki fıkranın ilavesini; dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralarında ekteki değişikliklerin yapılmasını teklif ediyoruz.

Saygılarımızla.

        Dr. Candan Yüceer                   Süleyman Çelebi                         Levent Gök

                 Tekirdağ                                   İstanbul                                    Ankara

               İzzet Çetin                           Bülent Kuşoğlu                     Uğur Bayraktutan

                  Ankara                                    Ankara                                     Artvin

                                                               Musa Çam

                                                                    İzmir

“İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının işveren tarafından işten çıkartılmasında, akdin feshine ilişkin sebep üç gün içinde ilgili meslek kuruluşuna bildirilir. İşveren tarafından gösterilen fesih sebebi meslek kuruluşu tarafından haklı bulunursa iş akdi feshedilmiş sayılır. Bu gereklilik yerine getirilmeden akdin feshi halinde ilgili personele, geçersiz ve haksız feshe bağlanan hukuki sonuçlar ile sahip olduğu diğer haklarının yanı sıra altı aylık brüt ücreti işveren tarafından tazminat olarak ödenir. Bu tazminat Damga Vergisi hariç herhangi bir kesintiye tabi tutulmaz”

“(4) İş Kazası veya meslek Hastalığı sonucu ölüm olayı meydana gelen işyerinde, bu ölümde kasdı veya asli kusuru tespit edilen işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının yetki belgesi aksi mahkeme kararıyla hükme bağlanmadığı sürece askıya alınır.”

“(5) İş Güvenliği uzmanlarının görev alabilmeleri için çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde en az (B) sınıfı, az tehlikeli sınıfta yeralan işyerlerinde ise en az (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olmaları şartı aranır.”

“(6) 50 ve daha fazla çalışanı olan işyerlerinde işveren, işyeri sağlık ve güvenlik birimi kurmakla yükümlüdür.”

“(7) Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları ve görevlendirmeye muvafakat etmeleri şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek, çalışmakta oldukları kurumda veya üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirilecek personele görev yaptığı her saat için (300) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmede personelin yapacağı fazla çalışma bakımından İş Kanunundaki sınırlamalara uyulur.”

“(8) İşyeri hekimlerinin işyeri sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmelerinde 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanununun 5 inci maddesine göre gerekli onayın alınmış olması gerekir. Kamu kurum ve kuruluşlarında görevli işyeri hekimleri ve diğer sağlık personelinin, mesai saatleri dışında bu Kanuna göre yapacağı işler sağlık personelinin tam süre çalışmasına ilişkin mevzuatın dışındadır.”

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Bülent Kuşoğlu, Ankara Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

BÜLENT KUŞOĞLU (Ankara) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı’nın 8’inci maddesi üzerine verdiğimiz önergeyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunarım.

Terörün bugün olduğu gibi hemen her gün can aldığı, trafik kazalarının çok üst düzeyde olduğu, iş kazalarının yılda ortalama 60-70 bin olduğu bir ülkede yaşıyoruz ve nihayet bir İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı’nı görüşüyoruz. İnşallah, bu tasarının yürürlüğe girmesinden sonra iş kazalarında önemi ölçüde düşüş olur ama sadece kanunla bu konunun önlenebileceğini düşünmüyorum, kimsenin de düşündüğünü sanmıyorum; bu konuda bir bilinç oluşturulması lazım, eğitim çalışmalarının daha yoğun oluşturulması lazım, yapılması lazım. Bu konuyla ilgili olarak da Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve her yıl Türkiye ilerleme raporlarında belirtilen, 2011 İlerleme Raporu’nda da özellikle belirtilen, 19’uncu fasılda yer alan, “Sosyal Politika ve İstihdam” başlığında yer alan eleştiriler -ki en kabarık bölümü tutuyor 19’uncu fasıl- inşallah bundan sonra zayıflayacaktır yani bundan sonra bu bölümle ilgili çok fazla eleştiri belki gelmeyecektir. Ama bunun, daha önce görüştüğümüz Toplu Görüşme Yasası’nı toplu sözleşmeye çevirdiğimizde olduğu gibi bir fiyaskoyla da sonuçlanmamasını diliyorum, çok önemli bir konu çünkü bu. Bunun hak ettiği yeri alması lazım, toplumda, iş hayatında gerektiği gibi bir etkiyi sağlaması lazım.

Bizim 8’inci maddeyle ilgili önerimiz şu: 8’inci madde çok önemli, “İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları” başlığını taşıyor. 1’inci fıkraya şöyle bir ilavede bulunulmasını öneriyoruz ki önemli: “İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının işveren tarafından işten çıkartılmasında, akdin feshine ilişkin sebep üç gün içinde ilgili meslek kuruluşuna bildirilir. İşveren tarafından gösterilen fesih sebebi meslek kuruluşu tarafından haklı bulunursa iş akdi feshedilmiş sayılır. Bu gereklilik yerine getirilmeden akdin feshi halinde ilgili personele, geçersiz ve haksız feshe bağlanan hukuki sonuçlar ile sahip olduğu diğer haklarının yanı sıra altı aylık brüt ücreti işveren tarafından tazminat olarak ödenir. Bu tazminat Damga Vergisi hariç herhangi bir kesintiye tabi tutulmaz.”

Bunun önemli bir sebebi var çünkü ILO’nun 161 sayılı Sözleşmesi ve 112 sayılı Tavsiye Kararı’nda da bu konu belirtilmiş. İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili görev yapanların, iş yeri hekimlerinin ve iş yeri uzmanlarının bağımsızlığı çok temel bir kriter, çok önemli bir husus. Bu konuyla ilgili olarak bağımsızlıklarının sağlanabilmesi için ücret ödeyenin yani işverenin etkisinde kalmamaları lazım. Bu olmadığı durumda sistemin amacına ulaşması da mümkün değil. Özellikle bu hususu vurgulamak istiyorum.

Bir önerimiz de… Yine, 4’üncü fıkrada şöyle bir değişiklik yapıyoruz: İş yeri hekimi veya iş yeri güvenliği uzmanının yetki belgesinin aksi mahkeme kararı ile hükme bağlanmadığı sürece askıya alınması ile ilgili. Bunu da önemli görüyoruz.

Önergemizin 5’inci fıkrasıyla kanunla düzenlenmesi gereken ibarenin aynı zamanda muğlak olması nedeniyle metinden çıkarılmasını özellikle talep ediyoruz. Kanunla düzenlenmesi gereken bir husus -önemlidir Sayın Bakanım, sizin de dikkatinizi çekmek isterim- ve muğlak bir ifade.

Yine, kamu kurumunda kurum tabibi olarak görev yapan kişilerin ayrıca iş yeri hekimliği sorumluluğu taşımalarına ilişkin görevlendirmenin de başka kurumdaki görevlendirme gibi personelin muvafakatiyle olması gerektiğini teklif ediyoruz.

Yine, tasarıda seksen saat olarak öngörülen fazla mesai ücretinin üç yüz saate çıkarılmasını teklif ediyoruz. Bu da önemli bir husus.

Değerli arkadaşlarım, bu 8’inci madde önemli, bizim önergemizde belirttiğimiz hususlar da çok önemli. Özellikle dikkate almanızı hassaten rica ediyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 277 Sıra Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı’nın 8. Maddesi 2. Fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

2) İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları görevlendirildikleri işyerinde iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işveren ve işveren vekiline usul ve yöntemleri yönetmelikle belirlenmiş yazılı olarak bildirir; bildirilen hususlardan hayati tehlike arz edenlerin işveren veya işveren vekili tarafından işin durdurularak giderilmesi önerilir. İşveren veya vekili, işin durdurulması ve uygunsuzlukları gidermemesi nedeniyle oluşabilecek tüm zararlardan sorumludur.

                                                                                                Hasip Kaplan (Şırnak) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Sebahat Tuncel, İstanbul Milletvekili.

SEBAHAT TUNCEL (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önerge üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten bugün önemli bir yasa tasarısını görüşüyoruz. Özellikle işçiler, bu alanda çalışma yürüten sivil toplum örgütleri bu tasarının yasalaşmasını istiyor ve bu konuda özellikle işçilerin sağlığını, güvenliğini sağlayabilecek bir kanun olmasını önemsiyoruz ama bunu yaparken de muhalefetin de görüş ve önerilerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Ben, tabii, uzun süredir, iki dönemdir bu Parlamentodayım, bir gün muhalefetin görüşlerinin dikkate alındığını görmedim. Genelde komisyon katılmıyor, bakanlık da katılamıyor bu duruma nedense. Komisyonlarda da genelde bu işler konuşulmuyor. O yüzden de sadece iktidarın çıkarttığı şeyler oluyor. Sonuçta biz burada iyi şeyleri birlikte yapabiliriz, bunu hangi partinin yaptığı meselesi önemli değil. Bizim verdiğimiz bu önerge de buna dair bir şey, bu 8’inci madde önemli çünkü. İş sağlığı ve iş güvenliği meselesinde bu kanun tasarısı daha çok işveren üzerinden yani işçi sağlığını, iş güvenliğini sağlama konusunu daha çok işverenler üzerinden yapmaya çalışıyor ama bunun denetimi yeterince yapılmadığı için, bu konuda kanun çıkarılmış ama işçi ölümlerini engelleyemiyoruz, iş kazalarını engelleyemiyoruz. O açıdan, bunda birinci derecede devletin sorumlu olması gerekir. Bizim verdiğimiz önerge biraz da devletin sorumluluğunu artıran bir nokta.

Biraz önce de ifade etmiştik, özellikle taşeronlaşma çok ciddi bir sorun. “Tehlike arz eden işler” diye ifade edilen birçok iş kolunda taşeron firmalar çalışıyor ve bunun denetimi yok, devlet ciddi anlamda denetlemiyor; bu ciddi bir sorun. Geçen dönem mesela Tuzla tersanelerinde yaşanan işçi ölümlerine ilişkin bir araştırma komisyonu kuruldu burada. O araştırma komisyonunun içerisinde ben de yer alıyordum. Gittik, araştırma yaptık, oradaki durumları tespit ettik ama aynı anda Yalova’da tersaneler inşa ediliyordu. Orada yaşanan, Tuzla tersanesinde yaşanan sorunların çözüm önerileri ne yazık ki Yalova’da uygulanmadı çünkü Yalova’da inşaat başlamıştı, biz orada patronları korumak zorundaydık! Dolayısıyla işçiler üzerinden bir şey gerçekleşmedi, hâlâ orada iş kazaları sorunu var. Bu birinci problem. Yani biz önümüzdeki süreçte bir daha işçi kazalarının, iş kazalarının yaşanmamasının, sağlıklı koşulların sağlanmasının tedbirini almak durumundayız. O açıdan, kazalar olduktan sonra tedbir almak, üzerinde ağlamak, söz söylemek önemli değil. Bu kürsüye gelen her milletvekili, tam da bu kanun konuşulurken yanı başımızda 1 işçinin öldüğünü ifade etti. Dolayısıyla, bunun olmaması için öncesinde önlemini almak durumundayız. Bunun için de sağlıklı iş koşullarını sağlamak önemli.

Bunun için yapılması gereken şeylerden birisi örgütlenme özgürlüğü sevgili arkadaşlar, Türkiye’de olmayan bir konu. En son Türk Hava Yolları işçilerinde gördük ki örgütlenme özgürlüğü yok, grev hakkı bile yok. Greve mi çıkıyorsunuz, itiraz mı ediyorsunuz, o zaman “Sizi işten atarız.” diye tehdit ediliyor. Başka iş kollarında da öyle. Yine, sendikalaşmada iki alan var: Bir yandan, devlete bağlı bir sendika; diğer yandan, daha demokratik bir alandaysa, o açıdan da sendikal mücadeleyi de engelleyen, birbirine engel gören bir politika var. Buradan bir kez daha bu örgütlenme özgürlüğüne dikkat çekmek istiyorum. Neden? Çünkü işçiler bilinçlendiği sürece kendi hakkını arayacak. Bu konuda uygulanmıyorsa bu, örneğin iş sağlığı konusunda gerekli tedbirler alınmıyorsa, itiraz edecek, hukuki işlemleri başlatacak. Şimdi, bunu bilmeyen işçi, bunu, patronun insafına bırakılmış olarak görüyor. O açıdan sendikal mücadelenin böyle bir yönü var, işçileri bilinçlendirme, ortak mücadeleyi geliştirme konusunda. Bunlar gerçekleşmediği için de işçi ölümleri, iş kazaları çok daha fazla gerçekleşiyor.

Diğer bir konu: Gerçekten, diyelim ki bu kazaları önlemek bizim temel sorumluluğumuz. Eğer gerçekten demokratik bir Türkiye istiyorsak ve öyle övündüğümüz gibi dünyanın 16’ncı büyük ekonomisine -şimdi 17’nciyiz diyoruz- ulaşmak istiyorsak, o zaman, öncelikle bu ekonomiyi üretenlerin yaşam koşullarını düzeltmekle, yaşam hakkını güvence altına almakla bu mümkün olacaktır. Aksi takdirde, sadece Avrupa Birliğine uyum normları çerçevesinde bu yasaları çıkarmak zorunda kalacağız.

Bir kez daha şunun altını çizmek istiyoruz: Avrupa Birliği istediği için değil, ILO sözleşmesi, uluslararası sözleşmelere tabii ki uyalım ama bu bizim ihtiyacımız olduğu için, daha güvenli bir ortamda işçilerimizin çalışmasını istediğimiz için, yaşam hakkını önemsediğimiz için bu kanunları çıkarmak durumundayız, aksi takdirde gerçekten bir anlamı olmuyor bizim açımızdan.

Bir kez daha şunu ifade etmek istiyorum: Umarım bir daha iş kazalarıyla, işçi ölümleriyle karşı karşıya kalmayız.

Bu önerimize de destek verirsiniz diye umuyoruz.

Hepinize iyi akşamlar diliyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 277 Sıra Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                        Nurettin Canikli (Giresun) ve arkadaşları

“(4) Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının yetki belgesi askıya alınır.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Efendim, uygun görüşle takdire bırakıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılıyoruz efendim.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Bu düzenlemeyle, iş sağlığı ve güvenliği alanında işverene tavsiyelerde bulunan işyeri hekimleri ile iş güvenliği uzmanlarının sundukları bu hizmetin bir sonucu olarak yetkileri çerçevesinde, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ile ilgili yükümlülüğünün tamamı işverene ait olsa da, bu profesyonellerin uzmanlık alanıyla ilgili sorumluluklarını da ortaya koyacak mevcut hükmün, çalışanın ölümünün yanında maluliyetiyle sonuçlanan olaylarda da uygulanması şeklinde genişletilmesi amaçlanmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

9’uncu madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutup işleme alacağım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısının 9. maddesinin birinci fıkrasına ve ikinci fıkrasına aşağıdaki cümlelerin sırasıyla eklenmesini arz ve teklif ediyoruz.

Saygılarımızla.

        Dr. Candan Yüceer                   Süleyman Çelebi                     Uğur Bayraktutan

                 Tekirdağ                                   İstanbul                                     Artvin

               İzzet Çetin                              Levent Gök                              Musa Çam

                  Ankara                                    Ankara                                      İzmir

                                                               Haluk Koç

                                                                 Samsun

“İşyerlerinin tehlike sınıfının tespitine ilişkin tebliğe yapılacak itirazlar, iş mahkemelerine yapılır.”

“İşyerinde yapılan asıl işin dışında bağımsız ünite, birimlerde veya atölyelerde daha tehlikeli sınıfta yeralan bir iş yapılıyorsa bu durumda o atölye, ünite veya birim için girdiği tehlike sınıfı esas alınır.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Haluk Koç, Samsun Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

HALUK KOÇ (Samsun) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 9’uncu maddesindeki önergeyle ilgili söz aldım. Saygıyla selamlıyorum hepinizi.

Kişisel söz hakkım sırasında da bazı açıklamalarda bulunmuştum. Bu önergenin içeriğinden çok, ben bazı kavramlar üzerinde durmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, artık çok açık bir şekilde tartışmak, konuşmak zorundayız, o da şu: “Devlet” olarak tanımladığımız aygıt, ne yazık ki, küreselleşmenin son on yıllık bölümünde sermayenin talepleri doğrultusunda son dönüşümlerini tamamlamaya çalışmaktadır. Bu yasaya konu olan kavramlar da bu dönüşüme katkı sunacak değişikliklerdir. Birçok kanun söylemiştim, İş Yasası, Kamu Yönetimi Reformu Tasarısı, bu sermayeyi ihya eden, güya korumaya dönük ama demokrasinin en temel unsurlarını göz ardı eden torba yasalar, işçi sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile birlikte iş yeri hekimi, iş güvenliği uzmanı istihdamını gereksiz harcama olarak yorumlarken sermayenin sorumluluğunu hep hafifletmeye çalıştılar. İş yeri sağlık hizmetleriyle birlikte iş yeri hekimi ve iş güvenliği eğitimleri de serbest piyasa anlayışı ile taşeron şirketlere bırakıldı. Bu konuda piyasa koşulları olgunlaştırıldı ve şimdi de son imza atılmak isteniyor. Burada mesleki kitle örgütlerinin hiçbirinin temel görüşleri göz önüne, maalesef, alınmadı.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, demokrasinin sorgulandığı bir dönemden geçiyoruz. Demin de söyledim, bugün sizler “ileri demokrasi” olarak tanımlıyorsunuz, bazı Avrupa ülkelerinde de “güçlü demokrasi” artık “temelli demokrasi” olarak tarif ediliyor fakat buna baktığımız zaman, insanlar parlamenter demokrasiyi, temsilî demokrasiyi sorgulamaya başlıyorlar. Nasıl sorguluyorlar? Oylarıyla yürütmeye getirdikleri iradelerin, kendi talepleri doğrultusunda, kendi çıkarları doğrultusunda çalışmadıklarını görüyorlar yani uluslararası finans merkezlerinin, güçlü şirketlerin CEO’larının, yönetim kademelerinin, devletlerinin iktidar yapıları içerisinde birebir yürütmenin içinde olduğunu görüyorlar ve yıllardır oluşturdukları sosyal kazanımların, hakların, yavaş yavaş, kendi getirdikleri, oylarıyla getirdikleri iktidarlar tarafından ellerinden alındığını görüyorlar. Dikkat edin, Avrupa’da yapılan tüm seçimlerde -buna Fransa’daki parlamento seçimlerinin ikinci turu da dâhil- katılımların yüzde 50’ler civarında olduğu görülüyor ve oy tercihlerinde -Fransa’daki sistem çoğunluk sistemi olduğu için Sosyalist Partinin egemenliği söz konusu ama- uç partilere yani ırkçı partilere, dışlamacı partilere insanlar tepki oylarını yöneltiyorlar.

Değerli arkadaşlarım, şu soru hep soruldu: “Demokrasiyi güçlü kılmak için devlet aygıtını esnetmemiz lazım, gevşetmemiz lazım. Devlet olarak tarif ettiğimiz kurumların mutlaka güçsüzleştirilmesi lazım ki bizim tarif ettiğimiz demokrasi güçlenebilsin.”

Bütün yaşadıklarımızdan sonra insanlar bu sisteme karşı artık inançlarını yitirmeye başladılar. Bizde de aynı tartışmalar olacak. İnsanlar oy verdiler, üç dönemdir size oy verdiler fakat verdikleri oylarla sosyal haklarının yavaş yavaş ellerinden gittiğini görmeye başladılar. Burada yapılması gereken… Oluşturdukları iradelerin parlamentolarda -demin de vurguladım- finans çevrelerinin ve yüksek gelirli, kâr amaçlı şirketlerin yönlendirmeleriyle, reçeteleriyle, tavsiyeleriyle, gerekirse siyasi yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldığını gördüler.

Şimdi, burada, bu kanunla ilgili kişisel söz hakkım sırasında da söylemiştim, maalesef katılımcı bir kanun tasarısıyla karşı karşıya değiliz. Son Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın bu alandaki tamamlayıcı bir rolü karşımıza çıkıyor. Ne yaparsak yapalım yani akan suyun geriye dönmesi söz konusu değildir. Bir süreç yaşıyoruz, “Devleti zayıflatıp demokrasiyi güçlendirmek” kavramının terse döndüğü bir döneme giriyoruz. Demokrasi güçlenecek, insan hakları, özgürlükler temelinde güçlenecek ama bu, finans çevrelerinin, uluslararası büyük sermaye çevrelerinin güdümünde devlet karar alarak, kanun çıkartarak değil, halkın taleplerini mutlaka yasama hayatına geçirerek güçlenecek. Yani güçlü demokrasi için güçlü devlet aygıtı tekrar kurulacak.

Saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

10’uncu madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutup işleme alıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısının 10. Maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini teklif ediyoruz.

Saygılarımızla.

        Dr. Candan Yüceer                   Süleyman Çelebi                          İzzet Çetin

                 Tekirdağ                                   İstanbul                                    Ankara

             Haydar Akar                             Musa Çam                              Levent Gök

                  Kocaeli                                      İzmir                                      Ankara

                                  Uğur Bayraktutan                       Ali Demirçalı

                                           Artvin                                      Adana

“İşveren, çalışanların katılımıyla iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmak zorundadır.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Haydar Akar, Kocaeli Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, bugün yaşanan olaydan dolayı hayatlarını kaybeden askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralı askerlerimize de acil şifalar diliyorum.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı’nın 10’uncu maddesinde vermiş olduğum önerge üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

İş kazalarında dünya 3’üncüsü, Avrupa 1’incisi olan, ortalama her dakikada 1 iş kazasının meydana geldiği ve her gün 1 işçimizin hayatını kaybettiği bir ülkede yaşıyoruz. Bunlar kayıtlara giren iş kazaları ve bir o kadar da kayıtlara girmeyen iş kazaları mevcuttur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik bir soru önergesine cevaben, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre, 2002 yılından 2011 yılına kadar 735.803 iş kazasının meydana geldiğini ve 10.804 kişinin öldüğünü belirtmiş.

Türkiye son yıllarında birbiri ardına yaşanan iş kazalarıyla sarsılmakta olup Tuzla tersanesi ve maden ocakları başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında yaşanan iş kazalarında her yıl yüzlerce yurttaşımız hayatını yitirirken binlerce yurttaşımız ise sakat kalmaktadır. Şubat ayında Adana’nın Kozan ilçesine bağlı Ergenuşağı köyü mevkisinde Gökdere Köprü Barajı tüneli kapağının patlaması sonucu 10 işçi yaşamını yitirdi, bunlardan 5’inin hâlâ cesedine ulaşılamadı. Nisan ayında Erzurum’da baraj göletinde 5 TEDAŞ işçisi göz göre göre yaşamını yitirdi, AKP Hükûmeti sadece bakmakla yetindi. Kazaların yaşandığı iş yerlerinin ortak noktası, iş güvenliğinin göz ardı edildiği, denetimin hiç uygulanmadığı, sendikalaşmanın olmadığı, taşeronluğun yaygınlaştığı işletmeler olmalarıdır.

Kamu işletmeciliği anlayışının gerilemesi, sendikalaşma oranının düşmesi işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunun kronik bir sorun hâline dönüşmesine neden olmuştur. Bu sorunlar çığ gibi büyürken, Hükûmetiniz sorunları çözmediği gibi, sorunların çözümü için çıkardığını iddia ettiğiniz yasaları da uygulamayarak, on yıllık İktidarınız boyunca iş kazalarının artmasına yol açtınız. AKP Hükûmeti 2004 yılında bir yönetmelik çıkararak kendi çıkardığı iş yasasını baypas etti. Çıkarılan yönetmelik Türk Tabipleri Birliği, Türk Mühendisler ve Mimarlar Birliğinin görüş ve önerilerini dikkate almadığından, Danıştay 10. Dairesi tarafından birçok maddesi iptal edildi. AKP Hükûmeti, yönetmeliğin iptalinin ardından, yasaya uygun yönetmelik yapmak yerine, 2008 yılı içerisinde 4857 sayılı İş Kanunu’nda değişikliğe gitmiştir. Bu değişiklik açık biçimde yargı kararını işlevsiz bırakmak için yapıldı. Yönetmeliğin yasaya uygun şekilde düzenlenmesi yerine, yasalar yönetmeliğe uydurulmak istendi. Bu yöntem, AKP Hükûmetinin on yıllık iktidar pratiği olup, yapılan, hukuk devleti olmanın ilkelerine aykırı olduğu gibi, demokratik yaşamın gerekleriyle asla örtüşmemiştir. Böylelikle, AKP Hükûmeti, kendi döneminde çıkardığı bir yasanın gereğini yapmak yerine, ikinci kez değiştirmek gibi trajikomik bir durumla karşı karşıya kalmıştır. Şimdi yıl 2012. AKP Hükûmeti yeniden bir düzenleme yapıyor ve kanun yapılırken, yine bu işin olmazsa olmazı olan başta Türk Tabipleri Birliği olmak üzere, meslek örgütleri ve sendikalar yine bu işin içinde yoklar. Bu yasa bu hâliyle çıkarsa, korkarım ki işçi sağlığı ve güvenliği kavramı iş sağlığı ve güvenliği kavramına indirilecektir. Bu yasa işçi sağlığı için değil, işverenlerin önlem almamalarının yolunu açmak için çıkarılmaktadır. Bu yasa sorunları azaltmayacak, daha çok, sorunların sorumlusu olarak çalışanları, iş güvenliği uzmanlarını ve iş yeri hekimlerini suçlayacak şekilde hazırlanmış bir yasadır.

Değerli milletvekilleri, İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı’nda denetimin özel kuruluşlar tarafından gerçekleştirilmesi gibi bir süreçle karşı karşıyayız. Bu süreç aslında biraz Yapı Denetim Kanunu’na da benziyor. Binaların denetimi nasıl özel firmalar tarafından sağlanıyorsa işçi sağlığı ve güvenliği denetimi de bu şekilde sağlanmak istenmektedir. Yani bozacının şahidi şıracı olmaktadır. Denetim özelleştirilerek ciddi bir rant alanı yaratılmak istenmektedir. AKP her şeyi metalaştırdığı gibi işçi sağlığı ve güvenliğini de metalaştırmakta ve işçi sağlığı ve güvenliğini bir hizmet olarak görmektedir. Oysa işçi sağlığı ve güvenliği bir hizmet değildir, bir haktır. Eğitim ve sağlık nasıl bir hak ise güvenli bir şekilde çalışmak da bir haktır. “Hak” dediğimiz zaman oraya devlet otoritesinden başka bir otoriteyi koyamazsınız, “hizmet” derseniz, koyarsınız. Zaten, AKP’nin yanılgısı da burada başlıyor. Sağlıklı ve güvenli bir çalışma düzeninin kurulmasının kamusal bir sorumluluk olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Bu konu, kâr mantığı üzerine kurulmuş ticari işletmelerin sorumluluğuna bırakılmamalıdır.

Değerli milletvekilleri, yasa her yönüyle eksik ve sakattır. Bütün çalışanların iş sağlığı ve güvenliği kapsamına alındığı, sağlık ve güvenlik önlemleriyle ilgili çalışanların sınırının kaldırıldığı yönünde açıklamalar gerçek dışıdır. Zira, kamu çalışanları kapsam dışı bırakılmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAYDAR AKAR (Devamla) – Keza “Bu kanun, çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar hakkında uygulanmaz.” ibaresiyle kendi nam ve hesabına çalışanları istisnalar içerisinde saymaktadır.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

III.- YOKLAMA

(CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)

SÜLEYMAN ÇELEBİ (İstanbul) – Yoklama istiyoruz efendim.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunacağım ancak yoklama talebi var, onu yerine getireceğim.

Sayın Çelebi, Sayın Tezcan, Sayın Gümüş, Sayın Akar, Sayın Özgümüş, Sayın Moroğlu, Sayın Karaahmetoğlu, Sayın Köktürk, Sayın Öner, Sayın Dibek, Sayın Genç, Sayın Güven, Sayın Serter, Sayın Tayan, Sayın Demiröz, Sayın Kaleli, Sayın Yüksel, Sayın Koç, Sayın Ekinci, Sayın Soydan.

İki dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.

X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

2.- İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı ile Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın; Meslek Hastalıkları ve İşçi Sağlığı Kanun Teklifi ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporları (1/605, 2/490) (S. Sayısı: 277) (Devam)

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

11’inci madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 1/277 sıra numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısının 11. Maddesine aşağıdaki (d) fıkrasının eklenmesini arz ve teklif ediyoruz.

Saygılarımızla.

        Dr. Candan Yüceer                   Süleyman Çelebi                        Bülent Tezcan

                 Tekirdağ                                   İstanbul                                     Aydın

               İzzet Çetin                          Uğur Bayraktutan                         Musa Çam

                  Ankara                                     Artvin                                       İzmir

                                                              Levent Gök

                                                                  Ankara

(d) İşveren, acil durumla ilgili çalışmalar konusunda işçileri bilgilendirir ve yukarıdaki fıkralar uyarınca yapılan acil durum planlarını ilgili İl Çalışma Müdürlüğü’ne onaya sunar.

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU BAŞKANI CEVDET ERDÖL (Ankara) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Bülent Tezcan, Aydın Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı’nı görüşüyoruz.

Değerli arkadaşlar, “iş sağlığı”, “işçi sağlığı”, “iş güvenliği” gibi kavramlar söz konusu olduğunda eskiden bu yana akla ilk gelen şey, maliyet unsurunun artacağı kaygısı ve tereddütleridir. Özellikle iş çevrelerinde ve iş çevrelerinin sözcüsü olan kesimlerde, iş sağlığı, işçi sağlığı, iş güvenliği, aynı zamanda arkasından maliyet unsurunu artıran bir unsur olarak kabul edilip ilk tasarruf edilmesi düşünülen şey işçi sağlığı, iş güvenliği için harcanacak giderler olarak anlaşılagelmiştir. Bugüne kadar mevzuatımızda iş güvenliğini düzenleyen hükümlere bakarken de bu çerçevede bakılmıştır maalesef. Değerli arkadaşlar, bugün görüşmekte olduğumuz, Genel Kurulun önüne gelen tasarıda da ne yazık ki bu anlayıştan vazgeçmiş değiliz. İş güvenliği hâlâ bir maliyet unsuru olarak görülmekte ve emek, üründe, üretimde ilk vazgeçilecek, ilk tasarruf edilecek maliyet unsuru olarak kabul edilmektedir.

Değerli arkadaşlar, Türkiye on yıllık AKP İktidarı döneminde iş kazalarında dünyada 3’üncü, Avrupa’da 1’inci ülke statüsüne yükselmiş, düşünebiliyor musunuz. 1’inciliği kaptırmadığımız şey emekle ilgili utanmamız gereken bir 1’incilik. Dünyada 3’üncü, Avrupa’da 1’inci ülke durumuna gelmişiz.

Değerli arkadaşlar, nasıl oldu bu? On yıllık AKP devri iktidarında güvencesiz çalışma yöntemleri sistematik olarak yerleştirildi. İş hayatına, kamudan özel sektöre kadar güvencesiz çalışmayı özel olarak yerleştiriyoruz.

Değerli arkadaşlar -daha yakın zamanda- Esenyurt’ta, gurbete gitmiş, çocuğunun ekmek parasını getirmek üzere çalışan ve üst üste istiflenmiş bir küçücük hücre gibi odada elektrik ocağıyla ısınmaya çalışan 11 işçi cayır cayır yandı. Bu kanunu, iş güvenliğini… Gerçekten bi