DÖNEM: 24                          CİLT: 23                        YASAMA YILI: 2

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

120’nci Birleşim

14 Haziran 2012 Perşembe

 

(TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- YOKLAMALAR

IV.-  GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, Aydın’ın büyükşehir yapılmasına yönelik Hükûmet yetkililerinin açıklamalarına ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Balıkesir’in bütünşehir olmasına ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun’un, Bolu’daki gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması

V.- AÇIKLAMALAR

1.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü Hüseyin Çelik’in BDP ve blok güçlerini “Kürtçü ırkçılar” olarak nitelendirmesini kınadığına ve AK PARTİ’nin Kürtleri kendi hakları üzerinde söz söyleyebilen bir halk olarak görmediğine ilişkin açıklaması

2.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Malatya ilinin Kuluncak ve Arguvan ilçelerindeki adliyelerin kapatılmasına ilişkin açıklaması

3.- Elâzığ Milletvekili Enver Erdem’in, Türkiye’de meydana gelme ihtimali yüksek olan muhtemel depremlerle ilgili Hükûmetin tedbir alıp almadığını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

4.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, Aydın ilinin Didim ilçesinin Türkiye’nin en temiz kenti yarışmasında 1’inci olmasına ve yaz nüfusu yoğun olan yerlere kış nüfusuna göre değil de yaz nüfusuna göre kaynak aktarılması gerektiğine ilişkin açıklaması

5.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Hükûmetin ortaya koyduğu yerelleşme hedefiyle sosyal ve siyasi yıkım yapmasını, tarihî ilçeleri yok etmesini kınadığına ilişkin açıklaması

6.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Batum Havaalanı’na Ankara’dan uçuşların iptal edilmesinin mağduriyete sebep olduğuna ve Artvin ilinin Ardanuç ve Arhavi ilçelerindeki adliyelerin kapatılmasına ilişkin açıklaması

7.- Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz’ın, Isparta’da dört ilçe adliyesinin kapatılmasına ilişkin açıklaması

8.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, Uşak ilinin Karahallı ve Ulubey ilçelerindeki adliyelerin kapatılmasına ilişkin açıklaması

9.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, 25 Mayıs 2012’de Kayseri Pınarbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğüne yapılan saldırıda yaralanan İsmail Sakın’ın hayatını kaybettiğine ve Türkiye'nin en temiz kenti yarışmasında 1’inci olan Didim Belediyesini kutladığına ilişkin açıklaması

10.- İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Yerleşkesi içinde trafik kurallarına tam ve düzgün olarak uyulması gerektiğine ilişkin açıklaması

11.- İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı’nın, Elâzığ Milletvekili Enver Erdem’in kullandığı bazı ifadeler için AK PARTİ Grubundan özür dilemesi gerektiğine ilişkin açıklaması

12.- Elâzığ Milletvekili Enver Erdem’in, kullanmış olduğu bazı ifadeleri düzelttiğine ilişkin açıklaması

13.- Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’nun, İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu’nun bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

14.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu’nun bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

15.- İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu’nun, Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

16.- İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in, Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

17.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Meclisin atık su gideri inşaatında göçük olduğuna ve Nadir Kekilli adlı işçinin göçük altında kaldığına ilişkin açıklaması

18.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Meclisin atık su gideri inşaatında çalışan ve göçük altında kalan işçinin hayatını kaybettiğine ilişkin açıklaması

19.- Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz’ın, üniversite sınavına girecek öğrencilere başarılar dilediğine ve Babalar Günü’nü kutladığına ilişkin açıklaması

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının 13/6/2012 tarih ve 26 sayılı Kararı ile Tacikistan-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Mahmadali Vatanov başkanlığındaki bir heyetin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının konuğu olarak ülkemize resmî bir ziyarette bulunmasının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresi (3/892)

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu ve 19 milletvekilinin, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/316)

2.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, Dersim olaylarında kaybolduğu iddia edilen kız çocuklarının akıbetlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/317)

3.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, Şeyh Sait ve arkadaşları, Seyit Rıza ve arkadaşları ile Saidi Nursi'nin mezar yerlerinin nerede olduğunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/318)

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

 

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

 

 

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

2.- Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Anayasa Komisyonu Raporları (1/626) (S. Sayısı: 276)

 

3.- İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı ile Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın; Meslek Hastalıkları ve İşçi Sağlığı Kanun Teklifi ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporları (1/605, 2/490) (S. Sayısı: 277)

4.- Türkiye Cumhuriyeti ile Filistin Adına Filistin Kurtuluş Örgütü Arasındaki Geçici Serbest Ticaret Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına Dair 1/2011 Sayılı Ortak Komite Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/472) (S. Sayısı: 98)

5.- Türkiye Cumhuriyeti ile Filistin Ulusal Yönetimi Lehine Filistin Kurtuluş Örgütü Arasındaki Geçici Serbest Ticaret Anlaşması ile Kurulan Ortak Komitenin Anlaşmaya Ek Menşeli Ürünler Kavramının Tanımı ve İdari İşbirliği Yöntemlerine İlişkin 2/2010 Sayılı Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/592) (S. Sayısı: 255)

 

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in Adalet ve Kalkınma Partisine sataşması nedeniyle konuşması

2.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın şahsına sataşması nedeniyle konuşması

 

IX.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut’un, göçük altında kalarak hayatını kaybeden Nadir Kekilli’nin yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunduğuna ilişkin konuşması

 

X.- OYLAMALAR

1.- Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı’nın oylaması

2.- Türkiye Cumhuriyeti ile Filistin Adına Filistin Kurtuluş Örgütü Arasındaki Geçici Serbest Ticaret Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına Dair 1/2011 Sayılı Ortak Komite Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı’nın oylaması

3.- Türkiye Cumhuriyeti ile Filistin Ulusal Yönetimi Lehine Filistin Kurtuluş Örgütü Arasındaki Geçici Serbest Ticaret Anlaşması ile Kurulan Ortak Komitenin Anlaşmaya Ek Menşeli Ürünler Kavramının Tanımı ve İdari İşbirliği Yöntemlerine İlişkin 2/2010 Sayılı Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın oylaması

XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, Sivrihisar’da yapılan ve yapılacak yatırımlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (7/6683)

2.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Bakanlığa ait harcamalara ve banka promosyonu olarak elde edilen gelire ilişkin sorusu ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in cevabı (7/6742)

3.- Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna’nın, GDO’lu ürünlere ve olumsuz etkilerine,

- Manisa Milletvekili Sakine Öz’ün, Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik uyarınca işletmelere kayıt belgesi verilmesine,

- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, hastalık tehlikesi taşıyan ithal hayvanlara ve Artvin’de Brusella salgını iddialarına,

- Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek’in, Samsun’da bazı fındık üreticilerinin destekten yararlanamamalarına,

- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasındaki nişasta bazlı şeker, pancar şekeri ve mısır üretimi ve ithalatına,

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ve üreticilerin desteklenmesine,

Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine,

- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, hayvanlarda görülen şap hastalığı için alınacak önlemlere,

- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, zeytin üreticisine verilen desteklere,

- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Bingöl’de arıcılığın geliştirilmesine,

Diyarbakır Besicilik ve Sütçülük Organize Sanayi Bölgesinde yer tahsisi konusunda usulsüzlük yapıldığı iddialarına,

- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına,

- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, et ithalatına ve hayvancılığın desteklenmesine,

- Trabzon Milletvekili Koray Aydın’ın, AB’ye uyum çalışmaları çerçevesinde kılıç ve tulina balıkçılığına yönelik olarak getirilen yasaktan doğan mağduriyetin giderilmesine,

İlişkin soruları ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi  Eker’in cevabı (7/6791), (7/6792), (7/6793), (7/6794), (7/6795), (7/6796), (7/6797), (7/6798), (7/6799), (7/6800), (7/6801), (7/6802), (7/6803), (7/6804)

4.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, bakanlar ve bürokratlar tarafından kullanılan uçakların maliyeti, giderleri ve kullanım alanlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı (7/6910)

5.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, yoksulluğu ortadan kaldırmaya yönelik sosyal ve ekonomik politikalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (7/6923)

6.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, tiyatroların özelleştirilmesi ile ilgili sözlerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/6943)

7.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Elektrik İşleri Etüt İdaresinin kapatılarak Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğünün kurulmasının enerji verimliliği çalışmalarına etkisine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/6994)

8.- Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin’in, 2003-2012 yılları arasındaki enerji yatırımlarına ve yatırım teşviki alan firmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/7004)

9.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Akarsu Göleti su depolama alanı içinde kalan yüksek gerilim hattı direklerine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/7005)

10.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bakanlıkta, son beş yıl içerisinde müşavir kadrosuna atanan personele,

- Adıyaman Milletvekili Salih Fırat’ın, Adıyaman’da haksız yere ödendiği tespit edilen doğrudan gelir desteği ödemelerinin iadesinin talebi nedeniyle çiftçilerin yaşadığı mağduriyete,

- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Tuzluca’da arıcılığın desteklenmesine yönelik çalışmalara,

Tuzluca’da ekonominin canlandırılması ve ceviz ekiminin desteklenmesine yönelik çalışmalara,

Tuzluca’da hayvancılığın desteklenmesine yönelik çalışmalara,

- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, okullarda uygulamaya başlanan Okul Sütü Projesi’ne,

- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine,

- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, ziraat mühendislerinin işsizlik sorununa,

- Çanakkale Milletvekili Mustafa Serdar Soydan’ın, son on yıldaki tarımsal üretim miktarı ve tarımsal girdi fiyatlarına,

- Mardin Milletvekili Erol Dora’nın, Kızıltepe Ovası’ndaki çiftçilerin sorunlarına,

- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, zirai ilaç konusunda yapılan çalışmalara ve gıda denetimlerine,

İlişkin soruları ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi  Eker’in cevabı (7/7009), (7/7010), (7/7011), (7/7012), (7/7013), (7/7014), (7/7015), (7/7016), (7/7017), (7/7018), (7/7019)

11.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Bakanlıkta, son beş yıl içerisinde müşavir kadrosuna atanan personele ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/7038)

12.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Ani Antik Kenti’nin yanında bulunan Ermenistan’a ait taş ocaklarında dinamit kullanıldığı iddialarına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/7040)

13.- Muş Milletvekili Demir Çelik’in, başta Batman olmak üzere Doğu ve Güneydoğu illerindeki tarihi ve kültürel yapıların korunması için yapılan çalışmalara ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/7041)

14.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Iğdır’da bulunan bir kervansarayın restorasyonuna ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/7043)

15.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Ağrı Dağı’nın turizme açılması için yapılan çalışmalara ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/7044)

16.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkça yürütülen yolsuzlukla mücadele stratejisine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/7046)

17.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’de müze açılıp açılmayacağına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/7047)

18.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, şap aşısına ve şap hastalığı nedeniyle üreticilerin uğradıkları zararlara,

- Adıyaman Milletvekili Salih Fırat’ın, Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütlerle ilgili bazı iddialara,

- Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ’ın, çiftçilerin firmaların usulsüz fatura kesmelerinden kaynaklanan mağduriyetine,

- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, pamuk fiyatlarına ve üretiminin artırılmasına yönelik tedbirlere,

- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, 2 Mayıs 2012’de ilköğretim okullarında dağıtılan sütlere ve öğrenci zehirlenmelerine,

- Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu’nun, Van Gölünde yaşayan inci kefalini korumak için yapılan çalışmalara,

- Bursa Milletvekili İlhan Demiröz’ün, gıda kontrollerinde laboratuvar sonuçları olumsuz bulunan firmalara yönelik yaptırımlara,

- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına,

- Antalya Milletvekili Tunca Toskay’ın, tarım sigortası uygulamasına ve Antalya’da tarım sigortası yaptıran çiftçilere,

2003-2012 yılları arası çiftçilere yapılan destek ödeneği miktarlarına,

Katılım öncesi yardım aracı kırsal kalkınma birleşeni çerçevesinde ülkemizde kullanılan fonlara,

- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Okul Sütü Projesine ve bazı iddialara,

- Amasya Milletvekili Ramis Topal’ın, soğan ve pancar üreticilerinin sorunlarına,

İlişkin soruları ve  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi  Eker’in cevabı (7/7194), (7/7195), (7/7196), (7/7197), (7/7198), (7/7199), (7/7200), (7/7201), (7/7202), (7/7203),  (7/7204), (7/7205), (7/7206)

19.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Gazipaşa, Akseki ve İbradı ilçelerinin turizm potansiyelinin artırılmasına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/7223)

20.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/7224)

21.- Antalya Milletvekili Tunca Toskay’ın, Antalya’da kongre turizminin gelişmesi için yapılan çalışmalara ve kongre merkezi inşaatına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/7225)

22.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, 2002-2012 yılları arasında Adana’da yapılan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (7/7276)

23.- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, Manisa’da çalışan trafo sayısına ve trafoların yenilenmesine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/7312)

24.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, koruma altında bulunan çocukların bağlı kurum ve kuruluşlarda istihdamına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/7462)

25.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, bir sinema ve tiyatro sanatçısının sinema filmi için Bakanlıktan aldığı iddia edilen yardıma ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın cevabı (7/7594)

26.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, yeni yapılacak olan Başbakanlık yerleşkesinin inşaat ihalesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı (7/7630)

27.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, yapılacak yeni Başbakanlık binası ile ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı (7/7697)

28.- Denizli Milletvekili Adnan Keskin’in, Bakanlığın bankalardan aldığı promosyonlara ve Bakanlık özel kaleminin harcamalarına ilişkin sorusu ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in cevabı (7/7719)


I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.04’te açılarak altı oturum yaptı.

Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Türk futbolunun geleceğine,

Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Adıyaman’da toplumsal barışın önemine,

Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Millî Eğitimde millîlik sorununa,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, hayvancılıkla ilgili sorunlara,

Amasya Milletvekili Ramis Topal, Mustafa Kemal Atatürk’ün Amasya’ya gelişinin ve Amasya Tamimi’nin yazılışının 93’üncü yıl dönümüne,

Adana Milletvekili Muharrem Varlı, çiftçilerin zor durumda olduğuna ve Hükûmetin çiftçiyi koruyan politikalar üretmesi gerektiğine,

Adana Milletvekili Ali Halaman, Adana’da Özbucak Fabrikasının iflasından dolayı mağdur olan vatandaşlara yardım noktasında duyarlı olunması gerektiğine,

İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, Karabük ilinin çevre sorunlarının ulaştığı boyutlara,

İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel, tutuklu milletvekillerine ve özel görevli mahkemelerin kaldırılması gerektiğine,

Kütahya Milletvekili Alim Işık, 19 Mayıs 2011 tarihinde meydana gelen Simav depreminin yol açtığı mağduriyetlerin hâlâ giderilmediğine ve Hükûmetin tedbir alması gerektiğine,

Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Toprak Bayramı’nın kutlanmasına yönelik bir çalışma başlattığına,

Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalığının her geçen yıl ülkemizi daha çok tehdit ettiğine ve Artvin ili ve ilçelerinde kene vakalarında artış olmasının halkta endişe yarattığına,

Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, hava sıcaklıklarının arttığı bugünlerde orman yangınları konusunda dikkatli olunması gerektiğine,

Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, üniversitelerde Kürtçe ana dilde eğitim isteyenler hakkında disiplin cezaları verildiğine, okuldan atıldıklarına ve Hükûmetin bu mağduriyetleri gidermesi gerektiğine,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesindeki üyeliğinden istifa etmesiyle boşalan üyelik için Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanlığınca bildirilen Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy'un üyeliğine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Kütahya Milletvekili Alim Işık ve 22 milletvekilinin, ülkemizde sigara kaçakçılığının nedenlerinin ve yol açtığı kayıt dışı ticaretin (10/313),

İstanbul Milletvekili Umut Oran ve 31 milletvekilinin, AB İlerleme Raporu ve diğer temel belgeler ışığında acil reform yapılması gereken alanların tespiti ile bu reformların çerçevelerinin belirlenmesi, AB ile tam üyelik sürecinde yaşanan sorunların (10/314),

İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu ve 21 milletvekilinin, organize sanayi bölgelerinin sorunlarının (10/315),

Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156) görüşmeleri, Komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

2’nci sırasında yer alan ve görüşmeleri yarım kalan, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile İstanbul Milletvekili Aydın Ağan Ayaydın’ın; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Kayseri Milletvekili Ahmet Öksüzkaya ve 5 Milletvekilinin; Bazı Kanunlar ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu’nun (1/612, 2/360, 2/600) (S. Sayısı: 271) görüşmelerine devam edilerek yapılan açık oylamadan sonra kabul edildi.

3’üncü sırasında yer alan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi kabul edilen, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Anayasa Komisyonu Raporlarının (1/626) (S. Sayısı: 276) görüşmelerine başlandı, birinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Şanlıurfa Milletvekili Yahya Akman, Eskişehir Milletvekili Bedii Süheyl Batum’un, ileri sürmüş olduğu görüşlerden farklı görüşleri kendisine atfetmesine,

İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, kendisinin yanlış bilgi verdiğini ileri sürmesine,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Alınan karar gereğince, 14 Haziran 2012 Perşembe günü saat 14.00’te toplanmak üzere 23.14’te birleşime son verildi.

 

                                                                         

Meral AKŞENER

Başkan Vekili

 

                 Bayram ÖZÇELİK                  Mustafa HAMARAT           Muhammet Bilal MACİT

                           Burdur                                       Ordu                                    İstanbul

                        Kâtip Üye                                 Kâtip Üye                               Kâtip Üye

II.- GELEN KâĞITLAR

                                                                                                                                No: 167

14 Haziran 2012 Perşembe

Teklifler

1.- İstanbul Milletvekili Celal Dinçer’in; Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/661) (Plan ve Bütçe ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

2.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer ve 2 Milletvekilinin; Tarsus Adıyla Bir İl Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/662) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

3.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu ve 15 Milletvekilinin; Siverek Adıyla Bir İl Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/663) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 07.06.2012)

4.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural ile 8 Milletvekilinin; Ceyhan Adıyla Bir İl Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/664) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)       

5.- Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen’in; Tekirdağ İlinde Sağlamtaş Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/665) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

6.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu ve 6 Milletvekilinin; Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun İki Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/666) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)  

7.- Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen’in; Tekirdağ İlinde Velimeşe Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/667) (Plan ve Bütçe ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 08.06.2012)

Raporlar

1.- Gümrük İşbirliği Konseyinin Gümrük İşbirliği Konseyini Kuran Sözleşmede Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tavsiye Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/608) (S. Sayısı: 272) (Dağıtma tarihi: 14.06.2012) (GÜNDEME)

2.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Göç Konularına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/616) (S. Sayısı: 273) (Dağıtma tarihi: 14.06.2012) (GÜNDEME)

3.- Ortak Transit Rejimine İlişkin Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/620) (S. Sayısı: 274) (Dağıtma tarihi: 14.06.2012) (GÜNDEME)

4.- Eşya Ticaretindeki İşlemlerin Basitleştirilmesine İlişkin Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/628) (S. Sayısı: 275) (Dağıtma tarihi: 14.06.2012) (GÜNDEME)

5.- Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi; Barış ve Demokrasi Partisi Grup Başkanvekili Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın; Türk Ceza Kanununun Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar Kanununda Yer Alan Maddelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce ile 34 Milletvekilinin; 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin; Türk Ceza Yasasının Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Yasa Teklifi; İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin; 3713 Sayılı Terörle Mücadele Yasasının 6 ve 7’nci Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Yasa Teklifi; İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in; Terörle Mücadele Kanununda Bazı Maddelerin Değiştirilmesine İlişkin Kanun Teklifi; İzmir Milletvekili Rıza Türmen ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın; Adli Sicil Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; Ağrı Milletvekili Halil Aksoy’un; Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Adalet Komisyonu Raporu (1/565, 2/90, 2/120, 2/223, 2/257, 2/268, 2/292, 2/322, 2/326) (S. Sayısı: 278) (Dağıtma tarihi: 14.06.2012) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, iş adamlarının yurt dışına, vizesiz seyahat edilebilmelerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1832) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

2.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, işsizlik sorununa ve 2010-2011 yıllarında kamu kurum ve kuruluşlarındaki istihdama ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1833) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

3.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, TÜİK tarafından açıklanan verilerin güvenilirliğine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1834) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

4.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, ülkemizdeki süt tüketimine ve fiyatlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1835) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

5.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, yerel yönetimlerin gıda işletmeciliği yapmalarının yol açtığı sorunlara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1836) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

6.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, ülkemizdeki özel güvenlik sektörüne ve çalışanlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1837) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

7.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, ülkemizde maden araması yapan yabancı firmalara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1838) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

8.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’daki bir beldeye sulama kanalı yapılmasına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1839) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

9.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’daki bazı beldelere sulama kanalı yapılmasına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1840) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

10.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’daki bir köyün su şebekesi sorununa ilişkin Orman Su İşleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1841) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

11.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’a bağlı Kalealtı-İğde sulama sahasında bulunan kanalların kapalı sisteme alınmasına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1842) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

12.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, ikili eğitim öğretim yapan okullara ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1843) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

13.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, meslek lisesi öğrencilerinin okulu terk etme oranlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1844) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

14.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’daki Kısık yolunun tamamlanmasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından sözlü soru önergesi (6/1845) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

15.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’da bir beldedeki yol çalışmalarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından sözlü soru önergesi (6/1846) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

16.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, hemşirelerin acil servis ve yoğun bakım bölümlerinde yaşadığı sorunlara ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1847) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

17.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, hipertansiyona bağlı hastalıklara ve alınan önlemlere ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1848) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

18.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, son 5 yıl içinde ülkemizde yaşanan kene ısırması vakalarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1849) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

19.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, insan sağlığını tehdit eden ürünlerin denetimine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1850) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

20.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, tüm havacılık hizmetlerinde grev yasağı getirilip getirilmeyeceğine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/1851) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

21.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’daki bir köyün su deposu sorununa ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1852) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

22.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, ülkemizdeki termal turizme ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/1853) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

23.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, yükseköğretim öğrencilerine verilen kredilerin geri ödemelerine ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından sözlü soru önergesi (6/1854) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

24.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Bakanlıkta ve bağlı kuruluşlarında çıkarılan dergilere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından sözlü soru önergesi (6/1855) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

25.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, İmamoğlu’nda bir köydeki sağlık ocağına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1856) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

26.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, 2010 yılı KPSS sorularının çalınmasıyla ilgili soruşturmaya ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1857) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

27.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, İstanbul’un bazı ilçelerindeki öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1858) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

28.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, Bakanlığa bağlı hastanelerde alınan güvenlik tedbirlerine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1859) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

29.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, obezite hastalığına ve alınan önlemlere ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1860) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

30.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, cinsiyet ayrımcılığına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından sözlü soru önergesi (6/1861) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

31.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, 29 yaşından büyük öğrencilerin askerliklerini erteleyemeyeceği iddialarına ilişkin Milli Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/1862) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

32.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Iğdır’daki dere yatakları ve köprülere ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1863) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

33.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) sözlü soru önergesi (6/1864) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

34.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, canlı hayvan ve et ithalatına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1865) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

35.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum ve Elazığ illerindeki turizm yatırımlarına ve bu illerin tanıtımlarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/1866) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

36.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, yeşil kart sahiplerinin sayı, yaş, cinsiyet ve tahsil bilgilerine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1867) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

37.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan Üniversitesi öğrencilerinin harç ve yurt ücretlerine ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından sözlü soru önergesi (6/1868) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

38.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, tutuklu ve hükümlü çocuklara yönelik hizmetlere ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1869) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

39.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, tutuklu ve hükümlü çocuklara ve bunların istismarına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1870) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

40.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, 2002-2012 yılları arasında batan gemilere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından sözlü soru önergesi (6/1871) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

41.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Bakanlıkta görev yapan tütün teknolojisi mühendislerinin özlük haklarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1872) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

42.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Kelkit Irmağındaki Erbaa HES Projesine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1873) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

43.- İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, Küçükçekmece Belediyesinin özel yurt inşaatlarının yapı ruhsat işlemleri ile ilgili bir kararına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1874) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, TBMM’de çalışan ve emekli olan personele ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/7915) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

2.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bazı ifadeleri kullanmanın suç sayılıp sayılmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7916) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yapılan yurtdışı seyahatlerine ve bu seyahatlerdeki toplam harcamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7917) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

4.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Başbakanlık koruma görevlileri ile koruma araçlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7918) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

5.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, il genel meclisi üyelerinin özlük haklarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7919) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

6.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Alo Gıda 174 hattına gelen ihbar ve şikâyetlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7920) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

7.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, PARDUS İşletim Sistemine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7921) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

8.- Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın, Uludere olayıyla ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7922) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

9.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün bakım yetkisini iptal ettiği bir havacılık şirketi ile ilgili iddialara ve Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ihaleye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7923) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

10.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, engellilerin kamuda ve özel sektörde istihdamının artırılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7924) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

11.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın, yabancılara mülk satışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7925) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

12.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunulması amacıyla Hükümete verilen iznin kullanılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7926) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

13.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, İstanbul’daki taksi ve minibüslere kesilen trafik cezalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7927) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

14.- Bitlis Milletvekili Husamettin Zenderlioğlu’nun, koruculuk sistemine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7928) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

15.- Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın, Balıkesir’deki bir köy okulu binasının mescide dönüştürülmesine ve köy halkının Cemevi talebine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7929) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

16.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, kürtaj ve sezaryenle ilgili açıklamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7930) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

17.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, kredi kartı mağdurlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7931) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

18.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7932) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

19.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, 2003-2012 yılları arasında Bakanlıklara yapılan bilgi edinme başvurularına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7933) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

20.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, güvenlik güçlerinin biber gazı kullanması sonucu bir kişinin yaşamını yitirdiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7934) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

21.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Güdül’deki bir öğrenci yurdunda cinsel istismar ve taciz iddialarıyla ilgili haberlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7935) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

22.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, bazı açıklamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7936) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

23.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Ergenekon davası ile ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7937) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

24.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, işine son verilen bir gazeteciye ve basın özgürlüğüne ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7938) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

25.- Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş’ün, sendika ve toplu iş sözleşmesi düzenine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7939) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

26.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, protestoya katılan bir öğrencinin polis darbesi sonucu bebeğini kaybettiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7940) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

27.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, TRT personeline ve TRT’nin yayın politikalarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/7941) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

28.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yapılan yurtdışı seyahatlerine ve bu seyahatlerdeki toplam harcamalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/7942) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

29.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yapılan yurtdışı seyahatlerine ve bu seyahatlerdeki toplam harcamalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/7943) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

30.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firma çalışanlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/7944) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

31.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, Diyanet İşleri Başkanlığındaki atamalara ve bu atamaların yasal dayanaklarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/7945) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

32.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, ceza ve tevkif evlerinin standartlarına ve tutuklu ve hükümlülerin sayısına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/7946) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

33.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firma çalışanlarının sorunlarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/7947) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

34.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, Uşak’ta yapıldığı iddia edilen organ ve doku ticaretine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/7948) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

35.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, tutuklu bulunan bir gazeteciye ve tutukluluk sürelerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/7949) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

36.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, Mustafa Kemal Üniversitesi öğrencileri hakkında açılan soruşturma ve davalara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/7950) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

37.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, hasta çocuğu olup tutuklu yargılanan annelere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/7951) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

38.- İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter’in, 2010 yılında KPSS Eğitim Bilimleri sınavındaki kopya iddiaları ile ilgili soruşturmanın akıbetine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/7952) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

39.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, İmralı Cezaevine ulaşım şartlarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/7953) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

40.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firma çalışanlarının sorunlarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7954) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

41.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, bakıma muhtaç çocuğu olup tutuklu yargılanan annelere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7955) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

42.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, 2002-2011 yılları arasında SHÇEK tarafından bakılan çocuklarla ilgili verilere ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/7956) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

43.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firma çalışanlarının sorunlarına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/7957) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

44.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Karaman’da kurulacak olan çimento fabrikası ve klinker tesisine ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/7958) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

45.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Bursa’da SGK’ya kayıtlı prim borcu olan firmalara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/7959) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

46.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, grev yapan havacılık sektörü çalışanlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/7960) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

47.- Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş’ün, toplu iş sözleşmesi düzenine ve kamu görevlilerinin grev haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/7961) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

48.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Suriye sınırında bir tampon bölge oluşturulacağı iddialarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7962) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

49.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yapılan yurtdışı seyahatlerine ve bu seyahatlerdeki toplam harcamalara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7963) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

50.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Afganistan’da şehit olan askerlere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7964) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

51.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, bir İngiliz gazetesindeki Türkiye ile ilgili haberlere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7965) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

52.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firma çalışanlarının sorunlarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7966) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

53.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, PARDUS İşletim Sistemine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7967) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

54.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir’in, Dünya Uygur Kurultayına ve Sincan Uygur Özerk Bölgesine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7968) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

55.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, Suriyeli muhaliflere yaptığı bir açıklamaya ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7969) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

56.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, gençlik kamplarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/7970) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

57.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, milli sporcuların atamalarının yönetmeliğe aykırı yapıldığı iddiasına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/7971) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

58.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, sporda şiddete ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/7972) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

59.- Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt’un, seyircisiz oynama cezası verilen futbol maçlarını kadın ve çocukların ücretsiz izlemesine ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/7973) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

60.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, bazı futbol kulüplerinin uluslararası turnuvalarda temsilinin engellenmesine ve futbolun desteklenmesine ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/7974) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

61.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, şap hastalığı nedeniyle bir çok ilçe, belde ve köyde hayvanların zarar gördüğü iddialarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/7975) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

62.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, sıfır faizli hayvancılık kredisi uygulamasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/7976) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

63.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, ziraat mühendisliği mesleğine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/7977) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

64.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, kadın ve erkek tarım işçileri arasındaki yevmiye farkına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/7978) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

65.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, Uşak-Eşme’de dağıtılan büyükbaş hayvanlara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/7979) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

66.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, Pazar’da yaşanan dolu afetinden zarar gören çiftçilere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/7980) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

67.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, 2002-2012 yılları arasında şap hastalığı ile ilgili verilere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/7981) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

68.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında ödenen tazminatlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7982) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

69.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Suriyeli isyancı gruplara silah yardımı yapıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7983) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

70.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Köylere Hizmet Götürme Birliklerinde çalışan personelin özlük haklarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7984) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

71.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firma çalışanlarının sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7985) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

72.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’daki bir köyün kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7986) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

73.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’a bağlı bazı köylerin kanalizasyon ihtiyacına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7987) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

74.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’da bir köyün su deposunun yenilenme ihtiyacına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7988) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

75.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’a bağlı bir beldenin kanalizasyon ve içme suyu sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7989) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

76.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’a bağlı bir beldenin kanalizasyon ve içme suyu isale hattının yenilenmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7990) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

77.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’a bağlı bir köyün içme suyu sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7991) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

78.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’a bağlı bir beldenin yol, su ve kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7992) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

79.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’a bağlı bir beldenin yolunun ve kanalizasyon hattının yapımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7993) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

80.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, alkollü içeceklere konulan ÖTV’nin kaçakçılığı artırıp artırmadığına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7994) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

81.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, güvenlik güçlerinin biber gazı kullanmasına ve Yalova’da hayatını kaybeden bir kişi ile ilgili bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7995) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

82.- Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, güvenlik güçlerinin biber gazı kullanmasına ve Yalova’da hayatını kaybeden bir kişi ile ilgili bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7996) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

83.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, Yalova’da güvenlik güçlerinin biber gazı kullanması sonucu bir kişinin hayatını kaybettiği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7997) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

84.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Yalova’da güvenlik güçlerinin biber gazı kullanması sonucu bir kişinin hayatını kaybettiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7998) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

85.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, Kadıköy-Kartal Metro Hattı Projesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/7999) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

86.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Karakaya Baraj Gölünde meydana gelen feribot kazasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8000) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

87.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Mersin’e KÖYDES, BELDES, İl Özel İdaresi ve çeşitli bakanlıklar tarafından gönderilen ödeneğe ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8001) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

88.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Ataşehir İlçesi Kaymakamlık binası ile Kaymakamlığa bağlı birimlerin ayrı ayrı binalarda bulunması nedeniyle yaşanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8002) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

89.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Maltepe ilçesi Kaymakamlık binası ile Kaymakamlığa bağlı birimlerin ayrı ayrı binalarda bulunması nedeniyle yaşanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8003) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

90.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Şanlıurfa-Merkez’deki bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8004) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

91.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Şanlıurfa-Merkez’deki bir köyün elektrik ve yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8005) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

92.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, güvenlik güçlerinin biber gazı kullanması sonucu bir kişinin hayatını kaybettiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8006) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

93.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, kalkınma ajansı heyetlerinin yurt dışı ziyaretlerine ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8007) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

94.- Adana Milletvekili Ümit Özgümüş’ün, kalkınma ajanslarında emekli valilerin görev almasına ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8008) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

95.- Adana Milletvekili Ümit Özgümüş’ün, Magarsus Antik Kenti kazı çalışmalarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8009) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

96.- Adana Milletvekili Ümit Özgümüş’ün, Anavarza Kalesi ve Antik Kentine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8010) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

97.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, çaya uygulanan KDV oranının düşürülmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8011) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

98.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, rötarlar ve uçuş iptalleri nedeniyle THY tarafından yolculara ödenen tazminatlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8012) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

99.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Milli Piyango İdaresi sorumluluğundaki şans oyunlarının denetimine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8013) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

100.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bir ders kitabında yer alan bir şiirdeki bazı ifadelerin çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8014) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

101.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firma çalışanlarının sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8015) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

102.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, PARDUS İşletim Sistemine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8016) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

103.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya’daki bir lisenin pansiyon ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8017) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

104.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, milli sporcuların atamalarının yönetmeliğe aykırı yapıldığı iddiasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8018) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

105.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Askeri Liseler ve Bando Astsubay Hazırlama Okulu Sınavına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8019) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

106.- Bursa Milletvekili Aykan Erdemir’in, ortaöğretim kurumlarındaki öğrenci devamsızlıklarına ve alınan sağlık raporlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8020) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

107.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, 29 yaşını dolduran üniversite öğrencilerinin askerlikle ilgili sorunlarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8021) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

108.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firma çalışanlarının sorunlarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8022) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

109.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, egemenliğimiz altındaki ada ve adacıklar ile HELİPED’lere ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8023) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

110.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personeli ile ilgili bazı verilere ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8024) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

111.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, 2002-2003 yıllarında Ege Denizinde Türk ve Yunan savaş gemileri arasında bir kriz yaşanıp yaşanmadığına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8025) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

112.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, Uludere olayına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8026) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

113.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, deodorantlarda kullanılan alüminyumun meme kanseri riski taşıdığı iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8027) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

114.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, plastik ürünlerin kullanımının insan sağlığına olan etkilerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8028) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

115.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, hizmete açılmayan Dumlupınar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi içerisindeki Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8029) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

116.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya Devlet Hastanesinin inşaatına başlanılmamasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8030) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

117.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında Kütahya ili sağlık hizmetleri verilerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8031) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

118.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8032) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

119.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, PARDUS İşletim Sistemine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8033) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

120.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, kürtaj ve sezaryen uygulamalarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8034) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

121.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, Uşak’ta yapıldığı iddia edilen organ ve doku ticaretine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8035) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

122.- Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın, Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezine ve Merkeze gelen şikâyetlere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8036) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

123.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, sağlık çalışanlarının döner sermaye gelirlerinde yapılan kesintilere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8037) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

124.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, 2002-2012 yılları arasında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı verilerine ve alınan önlemlere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8038) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

125.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Başbakan’ın kürtajla ilgili bir açıklamasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8039) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.05.2012)

126.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarda koruma güvenlik görevlisi olarak çalışan personele ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8040) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

127.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yeni dijital radar sistemine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8041) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

128.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, PTT memurları ve dağıtıcılarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8042) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

129.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve firma çalışanlarının sorunlarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8043) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

130.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’daki bazı köy yollarının yapımına ve asfaltlarının yenilenmesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8044) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

131.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 444’lü numaralar aracılığıyla yapılan para transferlerine ve yaşanan mağduriyete ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8045) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

132.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’nun, Elbistan’daki bazı yolların yapım ve onarımına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8046) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

133.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Türkiye’deki havaalanlarına, uçuş sayılarına ve yaşanan rötarlara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8047) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

134.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firmaların çalışanlarının sorunlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/8048) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

135.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlara hizmet sağlayan taşeron firmalara ve taşeron firmaların çalışanlarının sorunlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/8049) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

136.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, binalardaki yangın merdivenlerine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8050) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

137.- İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan’ın, yapılan jeotermal sondajlara ve çevreye etkilerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8051) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

138.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Uludağ Milli Parkı giriş ücretlerine yapılan zamma ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8052) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.05.2012)

139.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, kürtajla ilgili ifadelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8053) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

140.- Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın, Düzce’de halen prefabrik konutlarda yaşayan depremzedelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8054) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

141.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, emekli bir Genelkurmay Başkanı döneminde yaşananlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8055) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

142.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun sonrası çek kullanımına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8056) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

143.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, kamu çalışanlarına yapılan zamma ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8057) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

144.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, özelleştirilen kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların başka kurumlara atanmak suretiyle hak kaybına uğradıkları iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8058) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

145.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinde meydana gelen ayaklanmalar nedeniyle Türk şirketlerinin karşılaştıkları sorunlara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8059) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

146.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Malatya-Kürecik’teki radar sistemine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8060) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

147.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Türkiye-Suriye ilişkilerine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8061) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

148.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinde meydana gelen ayaklanmalar nedeniyle Türk şirketlerinin karşılaştıkları sorunlara ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/8062) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

149.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2002-2012 yılları arasında gerçekleşen cari açık değerlerine ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/8063) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

150.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Türkiye’de gerçekleştirilecek U-20 Dünya Futbol Şampiyonasına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/8064) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

151.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, Bakanlığa verilen maç davetiyelerine ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/8065) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

152.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bir siyasi partinin İstanbul Olağan Kongresinin gerçekleştirildiği stadyuma ödenen ücrete ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/8066) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

153.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, nişasta bazlı şekerlerin kullanım alanlarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8067) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

154.- Gaziantep Milletvekili Edip Semih Yalçın’ın, Nizip’te dolu yağışı nedeniyle çiftçilerin yaşadığı mağduriyete ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8068) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

155.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, Boyabat’ta meydana gelen dolu sonucu çiftçilerin yaşadığı mağduriyetin giderilmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8069) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

156.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, esnaf ve sanatkârların bazı sorunlarına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/8070) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

157.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, esnaf ve sanatkârlara yönelik çalışmalara ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/8071) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

158.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, esnaf ve sanatkârların ticaret sicili kayıtlarında ustalık belgesi aranmamasına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/8072) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

159.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Esnaf Şûrası toplantılarına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/8073) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

160.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, SGK Yönetim Kurulunda esnaf ve sanatkârların temsil edilmemesine ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/8074) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

161.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, polis memurlarının özlük haklarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8075) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

162.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, valiliklere gönderilen büyükşehir belediyelerinin sınırlarının değiştirilmesine yönelik bir genelgeye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8076) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

163.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’taki içme ve kullanma sularının denetim sonuçlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8077) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

164.- İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın’ın, Mardin ili konulu bir TV programına konuk olarak davet edilmemesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8078) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

165.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Şanlıurfa’da bir köyün yol, su ve elektrik sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8079) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

166.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici’nin, Şanlıurfa’da bir köyün yol, su ve kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8080) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

167.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, dünya miras listesindeki kültürel ve doğal varlıklarımıza ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8081) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

168.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, yerli ve yabancı turistlerin müze ve ören yerlerini ziyaret etmelerini sağlamaya yönelik çalışmalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8082) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

169.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, ülkemizdeki kültür turizminin canlandırılmasına yönelik çalışmalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8083) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

170.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, turizm sezonunun bütün bir yıla yayılmasına yönelik çalışmalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8084) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

171.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, 2009-2012 yılları arasında belediyelere altyapı uygulama projeleri kapsamında yapılan mali yardımlara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8085) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

172.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa ve İzmir’in U-20 Dünya Futbol Şampiyonasının yapılacağı iller arasından çıkarılmasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8086) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

173.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Bakanlıktaki bazı personele 666 sayılı KHK’ya aykırı mesai ücreti ödemesi yapılmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8087) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

174.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Bakanlıktaki bazı personele verilen mesai ödemesinin performansa etkisine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8088) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

175.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Bakanlıktaki bazı personele ödenen farklı mesai ücretlerinin performansa etkilerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8089) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

176.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, vergi dairesi müdür ve müdür yardımcılarının yurt dışında eğitime gönderilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8090) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

177.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Bakanlıktaki bazı personele diğer birimlerden farklı mesai ücreti verilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8091) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

178.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, 2-B arazilerinin fiyatlandırılması ile ilgili bazı iddialara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8092) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

179.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Selendi yaprak tütün işleme depolarının atıl kaldığı iddialarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8093) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

180.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, deprem mağduru ilk ve ortaöğretim öğrencilerinin mağduriyetine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8094) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

181.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı birimlerde görev yapan usta öğreticilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8095) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

182.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, okullardaki şiddet olaylarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8096) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

183.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8097) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

184.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Alo 147 ve Bağış Genelgesi uygulamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8098) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

185.- Mersin Milletvekili Ali Öz’ün, eğitim sisteminin bazı sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8099) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

186.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi için yapılan ihaleye katılan şirketlere ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8100) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

187.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Pınarhisar’da kamulaştırılacak arazilerin mağduriyete yol açacağı iddialarına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8101) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

188.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, İzmit’teki iki köyün sağlık ocağı ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8102) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

189.- Kastamonu Milletvekili Emin Çınar’ın, Şenpazar ve köylerinde içme suyundan kaynaklanan Hepatit-A hastalığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8103) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

190.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Salihli Devlet Hastanesinin kapasitesinin artırılmasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8104) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

191.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, yasal ve yasadışı kürtaj operasyonlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8105) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

192.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın Salihli-Gölmarmara-Akhisar yol projesindeki köprülerle ilgili çalışmalara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8106) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

193.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Salihli-Gölmarmara-Akhisar yoluna ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8107) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

194.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Salihli Organize Sanayi Bölgesinin yaya geçidi sorununa ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8108) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

195.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, karayollarında geçiş ücretlerinin belirlenmesi hakkındaki yönetmeliğin yürürlüğe girmesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8109) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

196.- Kastamonu Milletvekili Emin Çınar’ın, Devrekâni Kavşağı ve Oyrak Mevkiindeki yol yapımına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8110) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

197.- Kastamonu Milletvekili Emin Çınar’ın, Kadıdağı Mevkiindeki yol yapımına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/8111) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

198.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, KOBİ’lerin kullandığı kredilere ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/8112) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

199.- İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın’ın, Mardin ili konulu bir TV programına konuk olarak davet edilmemesine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8113) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

200.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, bir hükümlüyle ilgili iddialara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8114) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.06.2012)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu ve 19 Milletvekilinin, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/316) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/11/2011)

2.- BDP Grubu adına Grup Başkanvekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Dersim olaylarında kaybolduğu iddia edilen kız çocuklarının akıbetlerinin araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/317) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/11/2011)

3.- BDP Grubu adına Grup Başkanvekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, bazı şahısların mezar yerlerinin araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/318) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/11/2011)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, Kadının Korunmasına ve Ailenin Korunmasına Dair Kanunun yeterliliğine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6065)

2.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, bir tutuklunun başka bir cezaevine nakli ve sağlık durumuna ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6066)

3.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı internet sitesinden vatandaşların siyasi parti üyeliklerine ulaşıldığı iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6067)

4.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, tez veya kitap yazan hükümlü ve tutukluların ihtiyaçlarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6068)

5.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, tutuklu avukatların Avukatlık Kanununun sağladığı güvencelerden yararlanamadıkları iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6069)

6.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, avukatların sorunlarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6070)

7.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, tutuklu ve mahkumların sorunlarına ve cezaevi koşullarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6071)

8.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, telefon dinlemelerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6072)

9.- Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu’nun, Bitlis’in Zeydan Mahallesinde meydana gelen heyelana ve alınan tedbirlere ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6510)

10.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Anadolu Ajansının resmi internet sitesinden Mustafa Kemal Atatürk ibaresinin çıkarılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6671)

11.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, şehit yakınları ve gazilerle ilgili yasal düzenleme ihtiyacına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6672)

12.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6673)

13.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, kişisel bilgilerin toplandığı ve bunların kayıt altına alındığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6674)

14.- Tokat Milletvekili Orhan Düzgün’ün, 23 Nisan’da Anıtkabir’de düzenlenen törene katılmamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6676)

15.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sitesinde siyasi parti üyelik bilgilerinin yayınlanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6677)

16.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Malatya Kürecik’te kurulan füze kalkanı sistemine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6678)

17.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, küçük ölçekli üretim yapan anason üreticilerinin ürünlerini piyasa fiyatının altında satmak zorunda kalmalarından kaynaklanan mağduriyetlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6679)

18.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Başbakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6680)

19.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, Hatay-Yayladağı kampında Suriyeli isyancıların barındırıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6682)

20.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, tarihi bir caminin ahır yapılması ve dini bir kitabın toplatılmasına dair açıklamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6685)

21.- Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ın, Erzincan’daki özel sektöre ait bir fabrikanın kamu hisselerinin satışı ile ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6686)

22.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, işsizlikle beraber lüks otomobil satışının artmasındaki çelişkiye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6687)

23.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, AVM’lerin sayısına ve küçük esnafın mağduriyetinin giderilmesine yönelik çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6688)

24.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, yabancı sermayeli bankalara ve bunların taşınmaz mal edinmelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6690)

25.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Keban Barajı üzerine inşası düşünülen köprüye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6691)

26.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, Devlet kurumlarına ait internet siteleri sayısına ve Atatürk’ün resim ve sözlerinin kaldırıldığı internet sitelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6692)

27.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Atatürk ve Cumhuriyet dönemine yönelik olumsuz atıflar ve kurumların internet sitelerinden Atatürk resminin ve adının kaldırıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6693)

28.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, kamu spotu reklamlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6694)

29.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, Kütahya Belediyesinde işe alımlarda iş organizasyon sertifikası şartı getirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6695)

30.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, kamu görevlilerine yerel dilleri öğrenmeleri konusunda bir hazırlık yapılıp yapılmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6696)

31.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, 2009 yılında Bingöl Üniversitesinde eylem yapan öğrencilere verilen cezalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6697)

32.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, Kilis’te yardıma muhtaç ailelere dağıtılan kömüre ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6698)

33.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, emniyet ve yargı faaliyetlerinde yabancı uzmanların çalıştırıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6699)

34.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, TSK arazilerinin devrine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6700)

35.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta görev yapan personele ve yapılan atamalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/6701)

36.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, 2002-2011 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığının personel sayısı ve personel alımlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/6702)

37.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Diyanet İşleri Başkanlığı taşra teşkilatlarında sözleşmeli olarak görev yapan Kuran Kursu personelinin sorunlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/6703)

38.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Başbakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/6704)

39.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Diyanet Vakfı tarafından Dini Yayınlar Fuarına bir yayınevinin kabul edilmediği iddialarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/6705)

40.- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Başbakanın Sivas olayları davası sonucundaki değerlendirmelerine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/6706)

41.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta görev yapan personel ve yapılan atamalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/6707)

42.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Başbakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/6709)

43.- İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, TMSF Başkanının görev süresinin bitmesine rağmen yerine atama yapılmamasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/6710)

44.- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, kaza yapan ağır hasarlı araçların alım-satımına ve bunların sigorta ile kasko işlemlerine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/6711)

45.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta görev yapan personele ve yapılan atamalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/6712)

46.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Başbakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/6713)

47.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, Başbakanın bir konuşmasındaki Gaziantep’teki bir camiyle ilgili bazı iddialarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/6715)

48.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6735)

49.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, engellilerin sayısına ve istihdamına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6736)

50.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, kamuda engelli istihdamına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6737)

51.- Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin, İstanbul’da işlenen bir kadın cinayetine ve mağdur kadınlara ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6738)

52.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6739)

53.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, kadın sığınma evlerine ve sayılarının artırılması gereğine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6740)

54.- İstanbul Milletvekili Sedef Küçük’ün, kadına karşı şiddete ve İstanbul’da gerçekleşen bir kadın cinayetine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6741)

55.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/6743)

56.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/6744)

57.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/6745)

58.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/6746)

59.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, ürünlerin 2009-2012 arası piyasada gözetimi ve denetimi çalışmalarına, ilgili konu ile kuruluşa ve tüketicinin doğru bilgilendirilmesine ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/6747)

60.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, kamuda ve özel sektörde engelli istihdamına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6748)

61.- Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, Genel İdari Hizmetler Sınıfında çalışan lisans mezunlarının ek gösterge rakamının yeniden düzenlenmesi ihtiyacına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6749)

62.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, yönetmelikte yapılan değişikliklerle bazı müdür kadrolarına atanmada sınav şartının kaldırılmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6750)

63.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, ikinci bir işte çalışan emeklilerin emekli maaşlarından yapılan SGK katkı primi kesintilerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6751)

64.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6752)

65.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, SGK’da yapılan atamalarla ilgili bazı iddialara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6753)

66.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, SGK çalışanlarının özlük haklarındaki bazı kayıplara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6754)

67.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, çocuk işçiliğinin önlenmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6756)

68.- İzmir Milletvekili Musa Çam’ın, 657 sayılı Kanun kapsamındaki 4-C statüsünde çalışan personele ve bu personelin memur kadrolarına atanmasına yönelik çalışmalara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6757)

69.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Mardin ve Batman illerinde evde bakım gören ve yardım alanların sayısına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6758)

70.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6759)

71.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, yeşil kartlı vatandaşların genel sağlık sigortası kapsamına alınmaları sonrasında yaşadıkları sorunlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6760)

72.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, ülkemizde işçi ve işyeri güvenliğine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6761)

73.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, Genel Sağlık Sigortasına dahil edilen yeşil kart sahiplerinin sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6762)

74.- Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz’ın, Suriye’ye karşı alınan ekonomik ve siyasi kararlara ve İsrail’e karşı da benzer politika izlenip izlenmeyeceğine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6772)

75.- İstanbul Milletvekili Osman Korutürk’ün, Suriye politikasının uluslararası alandaki sonuçlarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6773)

76.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6774)

77.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6775)

78.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, 2003-2012 yılları arasında ele geçirilen kaçak ürünlere ve kaçakçılıkla mücadeleye ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/6805)

79.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/6806)

80.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/6807)

81.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, bir vakfa ait yardım malzemelerinin hurdalığa atıldığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6808)

82.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, köy korucularının özlük ve sosyal haklarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6809)

83.- Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, PKK tarafından kaçırılan kamu görevlisi ve sivil vatandaşlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6810)

84.- Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, komiser yardımcılığı sınavı ile ilgili bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6811)

85.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Kadıköy İlçesi Kaymakamlık binası ile Kaymakamlığa bağlı birimlerin ayrı ayrı binalarda bulunması nedeniyle yaşanan mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6812)

86.- Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın, Kocaeli’nin trafik sorununa ve alınan önlemlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6813)

87.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, büyük şehirlerde egzoz dumanı ölçümlerine ve egzoz dumanının çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6814)

88.- Kastamonu Milletvekili Emin Çınar’ın, Azdavay İlçesinde bir mahallenin içme suyu sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6815)

89.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, Türkiye’deki isim istatistiklerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6816)

90.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6817)

91.- İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in, Terörle Mücadele Kanunu’nun uygulaması ile ilgili sorunlar ile tutuklu ve hükümlü çocuklara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6818)

92.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Türkiye’de tüketilen göz yaşartıcı gaz miktarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6819)

93.- Van Milletvekili Nazmi Gür’ün, sınırlarda yaşanan ölümlerin engellenmesine yönelik çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6820)

94.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6821)

95.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Karasu Nehri üzerindeki bir köprünün dayanıklılığına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6822)

96.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, İzmit şehir merkezi esnafının otopark ve aydınlatma sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6823)

97.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Kartepe İlçesi Köseköy Beldesinin kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6824)

98.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Kocaeli’deki Kaçak baz istasyonlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6825)

99.- Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın, Suriyeli sığınmacıların kamplarına harcanan paraya ve ülkemizde doğal afetler nedeniyle zarar görenlerin mağduriyetlerinin giderilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6826)

100.- Trabzon Milletvekili Koray Aydın’ın, 2009 yerel seçimlerinden bu yana görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının sayısı ve partilere göre dağılımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6827)

101.- Trabzon Milletvekili Koray Aydın’ın, 2003 yılından bu yana terör örgütü tarafından kaçırılan kamu görevlileri ve sivil vatandaşlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6828)

102.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6830)

103.- İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan’ın, İstanbul Fatih’te yapılan bir inşaata ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/6834)

104.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/6835)

105.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin-Arhavi’deki tarihi evlerin tescil edilmesine ve bakım çalışmalarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/6836)

106.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/6837)

107.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, deprem bölgesinde çalışan taşeron işçilerin deprem tazminatından yararlanmasına yönelik çalışmalara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6838)

108.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Kocaeli’ndeki dilenci sayısının artmasına ve alınan önlemlere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6839)

109.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6842)

110.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Çukurova Üniversitesine ait Narenciye Araştırma ve Gen Bahçesi olarak kullanılan alanın tahsisinin kaldırılmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6843)

111.- Hatay Milletvekili Hasan Akgöl’ün, bir yıl içinde birden fazla gayrimenkul yada araç satanlar için geriye dönük vergi incelemesi yapılacağı iddialarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6844)

112.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, ANTÇEV’in yurt yapımı için yaptığı başvuruya olumsuz cevap verilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6847)

113.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6848)

114.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, vergi dairelerinin geriye dönük gelir vergisi mükellefiyeti tesis edeceği yönündeki açıklamalarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6849)

115.- Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, yeni Pedagojik formasyon sertifika programı açılmaması kararının doğuracağı mağduriyete ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6850)

116.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarına çeşitli gider kalemleri için verilen ödenek miktarının yetersizliğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6851)

117.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Bakanlık Merkez teşkilatında çalışan şube müdürlerinin Beşevler Kampüsünde görevlendirilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6852)

118.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, Çankaya’daki Alparslan İlköğretim Okulunun bir kısmının imam hatip lisesine dönüştürüleceği iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6853)

119.- Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in, Yükseköğretim Genel Kurulunda alınan bir kararla Fen-Edebiyat Fakültesi mezunlarının mağdur olmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6854)

120.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6855)

121.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Çukurova Üniversitesine ait Narenciye Araştırma ve Gen Bahçesi olarak kullanılan alanın tahsisinin kaldırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6856)

122.- Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, FATİH Projesine ve Proje kapsamında yapılan ihalelere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6857)

123.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, öğrenci eğitim kamplarına ve bahar şenliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6858)

124.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, YGS ve KPSS ile ilgili yürütülen soruşturmanın sonucuna ve son YGS sınavında şifreleme olup olmadığına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6859)

125.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan gayri müslimlerin anadil ve eğitim haklarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6860)

126.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6861)

127.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, Pazarcık’taki emekli bir öğretmenle ilgili bir iddiaya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6862)

128.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, YGS sınav sonuçlarına ve sınav sistemindeki değişikliklerin yol açtığı sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6863)

129.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, Fen-Edebiyat Fakültesi mezunlarının formasyon programlarının kaldırılması nedeniyle yaşadığı mağduriyete ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6864)

130.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, Bilim Doğası ve Bilim Okur Yazarlığı adında bir seçmeli dersin olup olmayacağına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6865)

131.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, taşımalı eğitim uygulaması ve öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6866)

132.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, taşımalı eğitim uygulamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6867)

133.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, üniversite yönetimlerinin bazı uygulamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6868)

134.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, okul öncesi eğitime ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6869)

135.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, Milli Eğitim uzman yardımcılığı kadrosuna öğretmenlerin başvurup başvuramayacağına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6870)

136.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, okul yöneticilerinin aldıkları ek ders ücretlerindeki adaletsizliklere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6871)

137.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, görevlendirilmek suretiyle geçici görev yerlerine gönderilen depo öğretmenlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6872)

138.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, öğretmenlerin ek ders ücretlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6873)

139.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, Toplam Kalite Yönetimi ödüllerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6874)

140.- Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun, okullardaki beden eğitimi derslerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6875)

141.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6876)

142.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6877)

143.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Anıtkabir ziyaretçi sayısının internet sitesinde yıllık olarak güncellenmesine ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/6878)

144.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6880)

145.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6882)

146.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Ermenistan’daki Metzemor Nükleer Santralinde olası bir kazanın yol açabileceği sağlık sorunlarına ve alınan önlemlere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6885)

147.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Kocaeli’nde aile hekimi ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6886)

148.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Bakanlık bünyesinde yapılan atama işlemlerinde aksaklıklar olduğu iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6887)

149.- Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk’ün, Erzurum’da evsel atıkların yol açabileceği hastalıklara karşı alınan önlemlere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6888)

150.- Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna’nın, GDO’lu ürünlerin insan sağlığına etkilerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6889)

151.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Balıkesir’in bazı ilçelerindeki Devlet Hastanelerinde kardiyoloji uzmanı ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6890)

152.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, Kayseri’deki kanser vakalarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6891)

153.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6892)

154.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin’in tam teşekküllü hastane ve ambulans helikopter ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6893)

155.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Hakkari’de açılması planlanan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6894)

156.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, sağlık serbest bölgeleri oluşturulacağı iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6895)

157.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Nusaybin’de Devlet Hastanesi Ağız ve Diş sağlığı ünitesinin ne zaman açılacağına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6896)

158.- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun, 2002-2012 yılları arasında Bakanlıkta çalışan ve emekli olan personel ile ataması yapılan Bakan Yardımcısına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6897)

159.- İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt’ün, hasta güvenliğine ve doktor hatalarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6898)

160.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, TCDD’nin özelleştirileceği iddialarına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/6899)

161.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Bakanlık bünyesindeki özürlü personele ve yapıların erişime uygun hale getirilmesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/6900)

162.- Eskişehir Milletvekili Bedii Süheyl Batum’un, mesleki araç sahiplerinin almakla yükümlü oldukları belgelere ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/6901)

163.- Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın, Erbil’e uçak seferlerinin yapılabilmesi için sürdürülen çalışmalara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/6902)

 


14 Haziran 2012 Perşembe

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.05

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Muhammet Bilal MACİT (İstanbul)

 

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 120’nci Birleşimini açıyorum.

III.- YOKLAMA

BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için üç dakika süre vereceğim.

Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini ve bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise yoklama pusulalarını görevli personel aracılığıyla üç dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, Aydın’ın büyükşehir yapılmasına yönelik Hükûmet yetkililerinin açıklamaları hakkında söz isteyen Aydın Milletvekili Sayın Ali Uzunırmak’a aittir.

Buyurun Sayın Uzunırmak. (MHP sıralarından alkışlar)

IV.-  GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, Aydın’ın büyükşehir yapılmasına yönelik Hükûmet yetkililerinin açıklamalarına ilişkin gündem dışı konuşması

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çok teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, devleti yönetmek önemli bir mesuliyettir, yapboz tahtası gibi deneme yanılma metotlarıyla devlet yönetmek tabii ki AKP’nin dokuz buçuk yıllık iktidarında moda oldu.

Şimdi, bir “büyükşehir” vaveylası tutturuldu gidiyor ama “ileri demokrasi” diyen AKP hiç vatandaşa danışmadan -büyükşehir veya bütünşehir; asıl önemli olan buradaki “bütünşehir” tanımıdır- bir büyük sihir kelimesinin arkasına halkı takarak, halka ne götürdüğü ne getirdiği bilinmeden bir dayatmayla bütünşehir uygulamasına geçmek istemektedir.

Değerli milletvekilleri, bu, her şeyden önce insan haklarına ve demokrasiye aykırı bir uygulamadır çünkü bütünşehir uygulaması çok yönlü olarak halka birtakım yükler getirmekte, bunun yanında, vaat edilenler halktan götürülenlerin yanında devede kulak kalmaktadır.

Bakın, Aydın’da otuz altı tane belde belediyesi kapatılacaktır. Bu otuz altı belde içerisinde nüfusu 15 bine ulaşmış, 10 binin üzerinde aşağı yukarı altı tane belediye vardır. Bunun yanında, diğer belediyelerin de belediyeciliği orada halka hizmet veren konumdadır. Siz altı tane ilçe bazında olabilecek belediyeyi kapatırken, otuz altı belediyeyi kaldırırken, burada maalesef çok yanlış bir uygulamaya imza atmaktasınız. Hem vatandaş belediyesini kaybetmekte hem de bütünleşmiş şehirde, köyde oturan vatandaştan kent merkezinde oturan vatandaşa varıncaya kadar yüzde 100 vergiler arttığı gibi yeni kalem vergiler vatandaşa bindirilmektedir. Bunlardan vatandaşın hiç haberi yoktur. Vergiler yüzde 100 arttığı gibi, yeni vergiler vatandaşa bindirildiği gibi sadece bir kandırma vardır ki “Büyükşehir, bütünşehir olduğunuzda işte bütçeden yüzde 2,5 fazla gelir elde edeceksiniz, işte birtakım hizmetler ayağınıza gelecek.” gibi kandırmacalarla vatandaş etkilenmeye çalışılmaktadır.

Çok değerli milletvekilleri, nasıl büyükşehir, neden bütünşehir; teferruatıyla tartışılmalı. Meclisin de burada uzun vadeli bu tartışmaya katılması gerekmektedir.

Bakın değerli milletvekilleri, dokuz buçuk yıllık iktidarınız döneminde burada Türk Ticaret Kanunu’nu geçirdiniz, daha uygulamaya geçmeden elli maddesini değiştirmek istiyorsunuz. Sporda Şiddet Yasası’nı geçirdiniz, beş ay sonra değişiklik istendi ve yapıldı. Millî Eğitimde, dokuz buçuk yılda “Otomatik pilota bağlandı.” teranesinden tutun, başka alanlara varıncaya kadar, 4+4+4’te uygulamanın ne olacağını, daha yönetmeliklere hâkim olamadan birtakım tartışmaların içerisine girdiniz. Sayın Başbakan diyor ki: “Özel yetkili mahkemeleri biz getirdik ama şimdi şikâyetçiyiz.” Kamu İhale Kanunu’nu 30 defa değiştirdiniz.

Böyle bir ülke yönetmek, mesuliyetsizce “Ben yaptım oldu.” mantığı içerisinde vatandaşın sırtına yükleyip vergileri “Ben seni büyükşehir yaptım.” diyerek vatandaşın refah seviyesi artmıyor, fakire zengin soyadı vermekle vatandaş zenginleşmiyor değerli arkadaşlar. Büyükşehirde oturan köylü oluyor. Büyükşehirde oturanı “köylü” sıfatı kurtarsa gene iyi, şimdi bütünleşmiş şehir uygulaması geldiği zaman köyde oturan vatandaşın, atık sudan, çöp vergisinden, emlak vergisinden, yapı harçlarının artmasından tutun, köyün içerisindeki iki –affedersiniz- hayvanını beslediği damını köyün mücavir alanının dışına çıkartmak isteyecek.

Bu açıdan ben şunu önemle vurgulamak istiyorum: Bu konuda büyükşehir yapılacak, bütünşehir yapılacak yerlerde referandum yapılmalıdır, halk bilgilendirilmelidir ve bu referandumun neticesine uyulmalıdır. Avrupa’da Amsterdam, Rotterdam gibi bazı şehirler büyükşehir uygulamasını reddetmiştir. “Büyükşehir”deki maksat, plan bütünlüğünün sağlanmasıdır. Plan bütünlüğü bütünşehir tanımı içerisinde… Kuşadası’nın Kirazlı köyünden Buharkent’in Savcılı köyüne varıncaya kadar bir bütünşehirde plan bütünlüğünü savunmanın bir anlamı yoktur. Ama burada bir kurnazlık vardır; vatandaşın vergileri yüzde 100 ve artı kalem vergileri artmakta, merkezî Hükûmet vatandaştan yeni vergi elde etmeye çalışmaktadır ve kandırmaca olarak da “Bunun yüzde 2,5’unu geri sana büyükşehir olduğunda veriyorum.” demektedir. Bu yanlış bir uygulamadır ve hatta, Hanımefendileri buradadır…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ UZUNIRMAK (Devamla) - …Sayın Hasan Celal Güzel Beyefendi’nin gazetede yazdığı bir yazı vardır:  “Sayın Başbakan, Güneydoğu’da Diyarbakır Büyükşehir belediye uygulamalarından birtakım rahatsızlıklar var.”

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Kimsenin rahatsızlığı yok, dört dörtlük belediye. Heyet kurup gidelim.

ALİ UZUNIRMAK (Devamla) – “Bu rahatsızlıklar varken başımıza yeni şehir belediyesi uygulaması ile birtakım rahatsızlıklar yaratarak Türkiye’yi farklı bir mecraya götürmenin ne anlamı vardır?” demektedir.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Diyarbakır’ı görmeden konuşuyorsunuz. Gelin, gidelim, misafir edelim.

ALİ UZUNIRMAK (Devamla) – Evet, rahatsızız Diyarbakır Belediye Başkanının uygulamalarından. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını özümsemiş bir belediye başkanı olacak. Öyle abur cubur açıklamalar yapmayacak. Dal, budak açıklamaları yapmayacak. İktidar cevap veremiyorsa buna ben cevap veriyorum…

BAŞKAN – Sayın Uzunırmak, teşekkür ediyorum.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – İktidarla beraber verin daha iyi.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Devletin Başbakanına “alçak” demeyecek.

ALİ UZUNIRMAK (Devamla) – Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına öyle açıklama yapmayacak. Ben muhalefet milletvekili olabilirim ama yapmayacak öyle açıklamalar.

Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Uzunırmak.

Gündem dışı ikinci söz, Balıkesir ilinin bütünşehir olması hakkında söz isteyen Balıkesir Milletvekili Sayın Ayşe Nedret Akova’ya aittir.

Buyurun Sayın Akova. (CHP sıralarından alkışlar)

2.- Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova’nın, Balıkesir’in bütünşehir olmasına ilişkin gündem dışı konuşması

AYŞE NEDRET AKOVA (Balıkesir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Aydın Milletvekili Arkadaşım gibi Balıkesir ilinin de bütünşehir olması konusunda Balıkesir halkı olarak tereddütlerimiz bulunmaktadır.

Değerli milletvekillerim, Balıkesir, şu haritada da gördüğünüz gibi bir tarafı Marmara Denizi’ne, bir tarafı Ege Denizi’ne sınırları olan bir ilimizdir. Balıkesir iline Marmara Adası’nın uzaklığı 160 kilometredir değerli milletvekilleri. Yine, efendim, Altınova beldemizin Balıkesir’e uzaklığı 138 kilometredir. Biz bu haritayı niye gösteriyoruz? Diyoruz ki: Balıkesir’de 892 köy ve 34 belde kapatılacaktır. Altınova, Akçay, Altınoluk, Küçükköy, Edincik, ilçe olmayı hak eden beldelerimizdir. Bu konuda da zaten talepleri mevcuttur, bulunmaktadır.

Bu nedenle, diyoruz ki, büyükşehir belediyesi olması hususunda halkın ve Balıkesir’in mutlaka referandumla görüşlerinin alınması lazımdır. Gazetelere yansıyor, devamlı bu konuda yöre halkının itirazları bulunmaktadır. Diyorlar ki: “Sayın Başbakan, körfezin belde belediyeleri kapatılamaz. Altınova, Küçükköy, Pelitköy, Karaağaç, Büyükdere, Kadıköy, Zeytinli, Akçay, Güre ve Altınoluk kapatılamaz.” demektedirler. Bu nedenle, bir ilin büyükşehir olması konusunda… Balıkesir büyükşehir olabilir. Ne yapılır? Hudutlara pergel uygulanmak suretiyle… Büyükşehir olmasına karşı değiliz. Ancak biz il sınırları hesap edilmek suretiyle bütünşehir olmasına karşıyız. Bu sefer 34 belde belediyemiz kapatılmaktadır. Bandırma bölgemiz de, kendi körfez bölgemiz de kesinlikle bu hususa karşı çıkmaktadırlar. Demokratik kitle örgütlerinin ve halkın görüşlerinin alınması, o yöre halkının da bu konudaki bilgilerinin alınması gerekmektedir.

Bu konuda tartışılması gereken çok önemli noktalar mevcuttur. Nüfusun artması bu konudaki bir statüye kavuşmak için yeterli midir, değil midir? Planlama içerisindeki kanunlar yeterli midir, değil midir? Her kent büyükşehir olursa bir paye mi almış olur? Büyükşehir olunduğu zaman sorunlar çözülüyor mu, yoksa daha mı artıyor? Büyükşehir olmayıp sorunları daha iyi çözen kentlerimiz yok mudur? Büyükşehir olduktan sonra da sorunlarını hiç çözemeyen kentlerimiz yok mudur? Bu konuyu bazı siyasi ve ekonomik beklentilerin dar ufku içinde çözmek mümkün değildir. Balıkesir’in bütünşehir yapılması planı çerçevesinde körfezdeki belde belediyelerinin ilçe belediyelerine bağlanması yönündeki çalışmalar beldelerimizde tedirginlik yaratmaktadır.

Kışın on binlerce yerli halka, yazın da yüz binlerce tatilciye hizmet götüren, yüz binlerce konut ve turistik tesis bulunan belde belediyelerinin kapatılacak olması, belediyeciliğin temel kuralı olan yerinde hizmet anlayışına aykırıdır değerli milletvekilleri. Yapılmak istenen uygulama hizmet maliyetini artıracak, hizmet kalitesini ise düşürecektir.

Bu bağlamda biz diyoruz ki: Sınırları il sınırı olan büyükşehir uygulamasında ilin mülki sınırı aynı zamanda büyükşehir belediyesinin sınırı olmuş, mevcut belde belediyeleri bağlı olduğu ilçenin belediyesine mahalleler olarak bağlanmıştır. Bu konuda beldeler ve köyler bulunmamaktadır.

Bu konuda da itirazlarımız vardır, diyoruz ki: İlk kademe belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak belirlenen ilçe belediyelerine mahalleleri veya mahalle kısımlarıyla birlikte katılmaktadırlar. Bu konuda belde belediyelerimiz kapatılıyor, ilçe belediyelerine de mahalle olarak bağlanıyor.

Bu konuda yerinde inceleme yapılması, referandum uygulanması ve Balıkesir halkının, Körfez belde halkının düşüncelerinin alınması gerektiğine inanıyorum. Biz Balıkesir ilinin de bütünşehir olmasına karşıyız. Balıkesir merkez olmak üzere, bir pergel sınır yapılmak üzere, büyükşehir olabilir ancak bütünşehir belediyesi olarak tüm ilin kapsam dâhiline alınması hususunda itirazlarımız bulunmaktadır. Bu konuyu değerli takdirlerinize ve bilgilerinize arz ediyorum.

Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Akova.

Gündem dışı üçüncü söz Bolu’daki gelişmeler hakkında söz isteyen Bolu Milletvekili Sayın Ali Ercoşkun’a aittir.

Buyurun Sayın Ercoşkun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

3.- Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun’un, Bolu’daki gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması

ALİ ERCOŞKUN (Bolu) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Ankara ile İstanbul arasında her köşesi muhteşem güzelliklere sahip olan küçük ama doğal güzellikleriyle, ormanlarıyla, gölleriyle, Abant’ıyla, Yedigöller’iyle, Kartalkaya’sıyla ama en önemlisi muhteşem insan dokusuyla bir güzellik, bir potansiyel olan bir il Bolu.

9 ilçesi, 4 beldesi ve 500 köyüyle yaklaşık 280 bin nüfusa sahip, Türkiye’deki beyaz et sektörünün üçte 1’ine, ham deri sektörünün yüzde 50’sine hitap eden, deniz turizmi hariç turizmin başta doğa, spor, termal ve inanç turizmi olmak üzere tüm branşlarında gerçekten büyük bir potansiyele sahip olan, yüzde 65’i ormanlarla kaplı Bolu’muzdaki son dönemdeki bazı gelişmeleri paylaşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün Bolu için önemli bir gün çünkü bu kadar büyük güzelliklere sahip olan, bu kadar fazla potansiyeli olan bir il olan Bolu, ilk defa Ankara’da tanıtım günleri organize ediyor. Bugün saat 12.00’de açılışını yaptığımız tanıtım günlerini hafta sonuna kadar, Ankara Atatürk Kültür Merkezinde pazar gününe kadar devam ettireceğiz. Bolu’nun sahip olduğu tüm güzelliklerin sunulduğu, tüm zenginliklerin Ankara’yla Türkiye’nin kalbinde buluşturulduğu bu önemli güne bütün arkadaşlarımızı buradan davet etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, Bolu’muzda öncelikle hepinizin tanıdığı, bildiği rahmetli İzzet Baysal’ı bir kez daha saygıyla, minnetle anıyorum. Bir insanın doğumundan ölümüne kadar alacağı tüm hizmetlerle ilgili yapmış olduğu vakıf eserlerinin en önemlisi şüphesiz ki Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Son yıllardaki başarılı çalışmalarının bir meyvesi olarak geçtiğimiz yıl temelini attığımız diş hekimliği fakültesine ilave olarak bu yıl kuruluşu onaylanan dört fakültenin müjdesini Bolulu hemşehrilerimize buradan vermek istiyorum: İlahiyat fakültesi, iletişim fakültesi, teknoloji fakültesi, ziraat ve doğa bilimleri fakültesi. Toplam şu anda 23.500 öğrenciye sahip olan Abant İzzet Baysal Üniversitesinin bu öğrenci kapasitesini 30 binlerin üzerine çıkartması için gerçekten önemli bir adım. Emeği geçen tüm arkadaşlara, başta rektörümüz olmak üzere teşekkür ediyorum.

Hükûmetimizin yapmış olduğu başarılı çalışmalar neticesinde Bolu’nun her köşesini bir şantiye alanı olarak görmek mümkün. Başta TOKİ çalışmaları olmak üzere Kıbrıscık’ta iki hafta önce temelini attığımız TOKİ, Seben’de, Göynük’te, Pazarköy’de, Gökçesu’da, Taşkesti’de ve Mudurnu’da çalışmalarına devam ediyor. Önümüzdeki günlerde inşallah yeni temel atma törenleri ile Bolulu hemşehrilerimizin karşısında olacağız.

İlçe bağlantı yollarında ise Göynük yolumuzun, cumhuriyet tarihinde kazma vurulmamış olan Göynük yolunun 31 kilometresinin ihalesi tamamlanmış durumda ve çalışmalar son hızıyla devam ediyor. Aynı şekilde, Kıbrıscık-Bolu, Seben-Bolu, Mudurnu-Abant arasındaki yol, gene Taşkesti-Abant arasındaki yol, Mudurnu Tepe Karakolu mevkisindeki Karayollarına ait yollar yatırım programlarına alınmış durumda ve ihale çalışmaları da bu anlamda devam ediyor.

Kıbrıscık’ın, Seben’in, Dörtdivan’ın ve Göynük’ün muhteşem tarım alanlarının sulanmasıyla ilgili baraj çalışmaları da gene son dönemde yapılan temel atma törenleriyle devam etmiş durumda.

Aynı şekilde, Mengen’in artık Türkiye'ye değil dünyaya mal olan Aşçılık Festivali’ni bu ay sonunda, inşallah ayın 30’unda Mengen’de gerçekleştireceğiz.

Toplumun tüm kesimlerinin gerçekten memnun olduğu sağlık hizmetlerini Bolu’da da aynı şekilde görmemiz mümkün. Bu anlamda Göynük’te ve Mengen’de hastane temel atmalarını bu yıl gerçekleştireceğiz. İnşallah Mudurnu’da da eğer belediyenin yer verme çalışmaları neticelenirse bir hastane temelini de atmış olacağız.

Turizmin çok önemli bir ayağı olan spor turizminin, kışın Antalya’da gerçekleşen çalışmaların yazın Bolu’da gerçekleşmesini sağlamak amacıyla spor alanında Bolu merkezde 3.500 kişilik bir kapalı spor salonuyla beraber 160 yataklı kamp eğitim merkezi ve olimpik atletizm pistinin temelleri de atılmış durumda.

Ben bu vesileyle emeği geçen tüm arkadaşlara buradan teşekkür ediyor, Genel Kurulu saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Ercoşkun.

10 arkadaşımıza 60’ıncı maddeye göre söz vereceğim.

Sayın Tüzel…

V.- AÇIKLAMALAR

1.- İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel’in, Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü Hüseyin Çelik’in BDP ve blok güçlerini “Kürtçü ırkçılar” olarak nitelendirmesini kınadığına ve AK PARTİ’nin Kürtleri kendi hakları üzerinde söz söyleyebilen bir halk olarak görmediğine ilişkin açıklaması

ABDULLAH LEVENT TÜZEL (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik’in bugünkü açıklamasına değinmek istiyorum. BDP ve blok güçlerini “Kürtçü ırkçılar” olarak nitelendirmesini kınıyorum. Kürt sorununa ilişkin CHP-AKP görüşmesinden rahatsızlık duyulmamıştır, aksine olumlu bulunmuştur. Ancak Kürtlerin kendi vatanlarında yabancı muamelesi görmesinden rahatsızlık duyulabilir. İngiltere’de yaşayan Pakistanlılara ana dillerinin seçmeli ders verilmesi örneğini vererek Kürtlerle kıyaslamak ne insani ne vicdani ne de pedagojiktir. Yanlışlık, BDP’yi muhatap almayıp makul davranmaya çağırmak yanında her gün tutuklamalara devam etme ikiyüzlülüğüdür. Diğer yanlışlıksa “Terör ve Kürt sorununu ayrı ele aldık.” deyip halka zulmetmeyi sürdürmektir. AKP, Kürtleri kendi hakları üzerinde söz söyleyebilen bir halk olarak görmüyor, aslında yok sayıyor. On yıl önce olanlar-olmayanlarla bugünü açıklamak, “olumlu adım” diye nitelendirmek, “Ben verirsem alırsınız.” tutumudur. İşte, çıkmaz siyaset ve yol budur.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Sayın Ağbaba…

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Hüseyin Çelik özür dilesin, özür, çok ayıp etti!

BAŞKAN – Buyurun.

2.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Malatya ilinin Kuluncak ve Arguvan ilçelerindeki adliyelerin kapatılmasına ilişkin açıklaması

VELİ AĞBABA (Malatya) – Sayın Başkan, dün son çıkan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından yayınlanan kararnameye göre Kuluncak ve Arguvan ilçelerindeki hâkim ve savcılar başka ilçelere tayin edildi. Tabii, hem Arguvan hem Kuluncak bu konuda çok rahatsız oldu, ikisi de önemli ilçelerimiz, özellikle Arguvan ilçesi cezaevi bulunan bir ilçe, Arguvan ilçesinde cezaevi var. Ayrıca, köyleri -en uzak köy 50 kilometre- Sivas sınırında, buradaki adliyelerin kapatılması yöre halkı için çok kötü olacak, hem Kuluncak için hem Arguvan için. Hiç kimsenin haberi olmadan böyle bir karar alınmasını da doğru bulmuyoruz. Bu konuda Hükûmetin gerekeni yapmasını rica ediyoruz çünkü Arguvan önemli bir ilçe, Kuluncak da önemli bir ilçe. Buradaki adliye binaları kapatılarak… Zaten geri bırakılmış, zaten yeteri kadar hizmet alamamış ilçeler bunlar. Bu konuda Hükûmetin gerekeni yapmasını bekliyor, teşekkür ediyorum.

BAŞKAN –Sayın Erdem…

3.- Elâzığ Milletvekili Enver Erdem’in, Türkiye’de meydana gelme ihtimali yüksek olan muhtemel depremlerle ilgili Hükûmetin tedbir alıp almadığını öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması

ENVER ERDEM (Elâzığ) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Türk Kızılay Genel Başkanı Başdanışmanı Profesör Doktor Ahmet Mete Işıkara, Türkiye’de deprem olma ihtimali yüksek olan iller haritasını açıkladı. Bu haritada yer alan Van ve Fethiye’de öngördüğü depremler gerçekleşti. Doğu Anadolu fay hattı üzerindeki Bingöl, Elâzığ, Malatya, Hatay’da 7 ve üzeri deprem olabilme ihtimalinin yüksek olduğunu bildirdi. Yine Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde bulunan Erzincan ve Tokat illerinde de benzer şiddette depremler beklenmekte.

Şimdi, ben, sayın Hükûmetten ve sayın bakanlardan soruyorum: Bu meydana gelecek 7 ve üzerindeki depremlerle ilgili alınan herhangi bir tedbir var mıdır? Bu alınan tedbirleri kamuoyuyla paylaşır mısınız?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Sayın Tezcan, buyurun.

4.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, Aydın ilinin Didim ilçesinin Türkiye’nin en temiz kenti yarışmasında 1’inci olmasına ve yaz nüfusu yoğun olan yerlere kış nüfusuna göre değil de yaz nüfusuna göre kaynak aktarılması gerektiğine ilişkin açıklaması

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Değerli arkadaşlar, Aydın ilinin Didim ilçesi Türkiye’nin En Temiz Kenti Yarışması’nda 1’inci oldu. Öncelikle, bu konudaki çevre duyarlılığı nedeniyle Didim Belediyesine ve Didim Belediye Başkanı Sayın Mümin Kamacı’ya teşekkür ediyor, tebriklerimi sunuyorum.

Bu arada, çevre duyarlılığı konusunda bu kadar kıt kaynaklarla ciddi hizmet veren belediyelerimize İller Bankası kaynaklarının aktarılması sürecinde gereken hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle Didim, Kuşadası gibi yaz nüfusu yoğun olan yerlerde kış nüfusuna göre değil de yaz nüfusuna göre kaynak aktarılması konusunda Hükûmete çağrıda bulunuyorum.

BAŞKAN – Sayın Halaman…

5.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Hükûmetin ortaya koyduğu yerelleşme hedefiyle sosyal ve siyasi yıkım yapmasını, tarihî ilçeleri yok etmesini kınadığına ilişkin açıklaması

ALİ HALAMAN (Adana) – Başkanım, teşekkür ediyorum.

Sayın Başkanım, ben Meclis aracılığıyla bir konuyu izah etmek istiyorum. Bu Hükûmet “yerinden yönetim, yerelleşme” diyerek bir hedef koydu ortaya. Şimdi, Adana’nın Saimbeyli ilçesi var, 20 bin nüfuslu. 1920’de kurulmuş, çok derli toplu bir ilçe. Bunu güçlendirme noktasında bütün kamu yatırımlarında biz yardımcı olduk. Şimdi bu Hükûmetin bu sosyal ve siyasi yıkım projesini, bu tarihî ilçeleri yok etme, ortadan kaldırma şeklinde bir icraat yapmasını kınıyorum, protesto ediyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Sayın Bayraktutan…

6.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Batum Havaalanı’na Ankara’dan uçuşların iptal edilmesinin mağduriyete sebep olduğuna ve Artvin ilinin Ardanuç ve Arhavi ilçelerindeki adliyelerin kapatılmasına ilişkin açıklaması

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Batum Havaalanı Gürcistan Hükûmetiyle yapılan ortak anlaşma ve sözleşme gereğince iki ülke tarafından kullanılmaktadır. Bugüne kadar Ankara ve İstanbul uçuşları gerçekleşmesine rağmen yakın zamanda Ankara uçuşları iptal edilmiştir. Ankara uçuşlarının iptal edilmesi nedeniyle büyük bir mağduriyet vardır, bunun öncelikle giderilmesini talep ediyoruz, Hükûmetin buna duyarlı olmasını talep ediyoruz.

Bir de HSYK’nın dün yayımlamış olduğu kararnamede -biraz önce milletvekili arkadaşım da belirtti- bazı adliyelerin kapatılmasına ilişkin kaygılarımız var ve HSYK, bunu yayımlamış olduğu kararnamede ortaya, dile getirdi. Artvin ilinde de Ardanuç ve Arhavi adliyelerinin kapatılmasına ilişkin kaygı var. Bu tarihî bir hatadır. Adliyeleri kapattığınız yerde, bana göre, kaymakamlıkları da kapatın yani eğer bir yerden başlayacaksanız. Bu yanlıştan Hükûmetin bir an önce dönmesini istiyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Korkmaz…

7.- Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz’ın, Isparta’da dört ilçe adliyesinin kapatılmasına ilişkin açıklaması

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Adalet Bakanlığı bazı ilçe adliyelerini kapatıyor, dün de gündeme getirmiştim. Son kararnamede bu ilçelere hakîm, savcı ataması yapmayarak uygulamaya geçildi bile.

Isparta’da dört ilçe adliyesi kapanıyor -bize kesin bilgi veren yok ama aldığımız duyumlar bu çerçevede- Senirkent, Uluborlu, Gelendost ve Atabey. Bir taraftan “Vatandaşın ayağına hizmet götürüyoruz.” diyorsunuz, bir taraftan adalet hizmetini vatandaştan uzaklaştırıyorsunuz. Orada yaşayan binlerce kişiye göre 3-5 adli personeli önceliyorsunuz, önemsiyorsunuz. Adalet gittikçe fakir fukara için ulaşılmaz bir noktaya geliyor. Zaten yiyecek ekmek bulmakta zorlanan fakir fukara bir de ulaşım masraflarıyla karşı karşıya bırakılıyor, ilçeler boşalıyor vesaire.

Bütün bu sıkıntıların üzerine yeni sıkıntılar getirecek bu uygulamadan AKP’nin bir an önce vazgeçmesini istiyorum. AKP Isparta milletvekili arkadaşlarımı da vereceğimiz mücadeleye destek vermeye davet ediyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Sayın Yılmaz…

8.- Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın, Uşak ilinin Karahallı ve Ulubey ilçelerindeki adliyelerin kapatılmasına ilişkin açıklaması

DİLEK AKAGÜN YILMAZ (Uşak) – Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.

Ben de aynı konuya değinmek istiyorum. Uşak’ta da iki ilçe adliyemiz kapatıldı: Karahallı Adliyesi ve Ulubey Adliyesi. Hâkim ataması oralara yapılmadı.

Şimdi, “yargıda kolay erişebilirlik” diyoruz, yargının verimli bir şekilde, nitelikli bir şekilde ulaştırılması, insanların haklarına bir an önce kavuşması gerektiğini söylüyoruz. Bununla ilgili de yasal düzenlemeler çıkarıyoruz, işte, ara buluculuk gibi, kamu denetçiliği gibi ama şimdi vatandaşların yargıya ulaşmasını engelleyecek böyle bir sistemi getiriyoruz. Gerçekten de Uğur Bayraktutan’a katılıyorum, eğer buralar fazla geliyorsa kaymakamlıkları da kapatsınlar, buraları da doğrudan doğruya köy yapsınlar. Çünkü bunun anlamı, bir süre sonra bu ilçelerin köyleştirilmesi olacaktır, bu ilçelerdeki sosyal hayatın sona ermesi olacaktır. Tasarruf her şey demek değildir, yargıda tasarruf asla olmaz çünkü bu insanlar diğer ilçelere gidecekler…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi…

9.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, 25 Mayıs 2012’de Kayseri Pınarbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğüne yapılan saldırıda yaralanan İsmail Sakın’ın hayatını kaybettiğine ve Türkiye'nin en temiz kenti yarışmasında 1’inci olan Didim Belediyesini kutladığına ilişkin açıklaması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

25 Mayıs 2012 tarihinde Kayseri ilinin Pınarbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğüne yapılan hain saldırıda 1 polis memurumuz şehit olmuştu ve 1 teknisyen yardımcımız yaralanmıştı. Teknisyen yardımcımız İsmail Sakın tedavi görmekte olduğu hastanede bugün hayatını kaybetmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına, ailesine, Kayserililere ve milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum.

Bu vesileyle, Türkiye’nin en temiz kent kategorisinde 1’incilik ödülü alan Didim Belediyesini de kutluyorum, başarılarının devamını diliyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Nebati…

10.- İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Yerleşkesi içinde trafik kurallarına tam ve düzgün olarak uyulması gerektiğine ilişkin açıklaması

NUREDDİN NEBATİ (İstanbul) – Sayın Başkanım, Başkanlık makamından, grup başkan vekillerinden, komisyon başkanlarından, idare amirlerinden ve milletvekillerinden bir istirhamım var: Ne olursunuz, Meclis içerisindeki araçları düzgün bir şekilde park etsinler. Şurada, dışarıdaki polislere soruyorum “Buraya niye araba park etmişsiniz?” diye, duba koymuş olmalarına rağmen. “Efendim, ne yapayım, milletvekili geldi, park etti.” diyor.

Orada meydana gelebilecek kazaların bir numaralı sorumlusu bizler olacağız. Lütfen, trafik kurallarına tam ve düzgün uyalım. Özellikle de kaldırımlara park etmiş araçlardan dolayı hicap duyduğumu da ifade etmek istiyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup bilgilerinize sunacağım.

 

VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının 13/6/2012 tarih ve 26 sayılı Kararı ile Tacikistan-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Mahmadali Vatanov başkanlığındaki bir heyetin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının konuğu olarak ülkemize resmî bir ziyarette bulunmasının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresi (3/892)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Tacikistan-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Sayın Mahmadali Vatanov başkanlığındaki heyetin; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının konuğu olarak ülkemize resmî bir ziyarette bulunması Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının 13 Haziran 2012 tarihli ve 26 sayılı Kararı ile uygun bulunmuştur.

Söz konusu heyetin ülkemizi ziyareti, 28/3/1990 tarihli ve 3620 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 7. maddesi gereğince Genel Kurulun bilgilerine sunulur.

                                                                                                               Sadık Yakut

                                                                                                      TBMM Başkanı Vekili

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, okutuyorum:

B) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu ve 19 milletvekilinin, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/316)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nin problemlerinin araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. maddesi uyarınca Meclis araştırması açılmasını saygılarımla arz ve talep ederiz.

1) Mesut Dedeoğlu                             (Kahramanmaraş)

2) Hasan Hüseyin Türkoğlu                    (Osmaniye)

3) Enver Erdem                                           (Elâzığ)

4) Alim Işık                                              (Kütahya)

5) Ali Öz                                                    (Mersin)

6) Sinan Oğan                                             (Iğdır)

7) Kemalettin Yılmaz                          (Afyonkarahisar)

8) Ali Uzunırmak                                       (Aydın)

9) Reşat Doğru                                            (Tokat)

10) Mustafa Kalaycı                                   (Konya)

11) Mehmet Şandır                                    (Mersin)

12) Lütfü Türkkan                                     (Kocaeli)

13) Celal Adan                                          (İstanbul)

14) Necati Özensoy                                    (Bursa)

15) Seyfettin Yılmaz                                   (Adana)

16) Oktay Öztürk                                      (Erzurum)

17) Yusuf Halaçoğlu                                 (Kayseri)

18) S. Nevzat Korkmaz                              (Isparta)

19) Özcan Yeniçeri                                    (Ankara)

20) Muharrem Varlı                                   (Adana)

Gerekçe:

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitemizin problemleri ve beklentileri artmıştır. Verimli ve kaliteli bir eğitim için problemlerin bir an önce aşılması gerekmektedir. Üniversitemizin problemleri arasında, fiziksel mekân problemi, kamulaştırma problemi, sosyal alanlar problemi ile akademik ve idari personel problemi üst sıralarda yer almaktadır.

Üniversitenin akademik ve idari personel kadrosu, üniversitenin ilk kuruluşunda yer alan üç fakülte için ihdas edilen kadrolardan oluşmaktadır. Sonradan kurulan Tıp Fakültesi başta olmak üzere altı fakülte ile birlikte, yüksekokul ve meslek yüksekokulları da bu kadroları kullanmaktadır. Üniversitede fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu sayısı arttığı için eğitim veren bölüm ve program sayısı da hızla artmaktadır.

Tıp Fakültesi, Merkez Avşar kampüsü dışında, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından geçici olarak tahsis edilen binada büyük sıkışıklık içinde hizmet vermektedir. Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin en kısa sürede tamamlanması gerekmektedir. Ziraat Fakültesinin araştırma ve uygulama alanları ile ilgili ulaşım sorunu bulunmaktadır. Bu alanlar, fakülteye 25 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Fakültenin, hayvansal üretim tesislerinin de yine en kısa sürede yapılması gerekmektedir.

Fen ve Edebiyat Fakültesinin ofis, sınıf ve laboratuvar gibi fiziki mekân problemi bulunmaktadır. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi kendisine ait binası bulunmadığı için İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi binasında geçici olarak, Eğitim Fakültesi de kendisine ait binası bulunmadığı için Fen-Edebiyat Fakültesine ait binada eğitim ve öğretim görmektedir.

Güzel Sanatlar Fakültesi ne yazık ki, Atatürk Kültür ve Spor Merkezinde salondan bozma derslik ve atölyede eğitim faaliyetlerini sürdürmektedir. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İlahiyat Fakültesi ve Orman Fakültesinin de hizmet binası problemi bulunmaktadır.

Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulunun spor tesis ve çeşitliliği konusunda, Sağlık Yüksek Okulunun bina ve fiziki mekân problemi bulunmaktadır. Yüksek Öğretim Kurulunca kurulması onaylanarak Bakanlar Kurulu onayına sunulan Göksun Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu, Yabancı Diller Yüksek Okulu ve Elbistan Uygulamalı Teknoloji Yüksek Okullarının da çeşitli problemleri bulunmaktadır.

Afşin, Andırın, Elbistan, Göksun, Pazarcık, Kahramanmaraş, Sağlık Hizmetleri ve Türkoğlu Meslek Yüksek Okullarının da yer ve mekân, laboratuvar, makine, teçhizat, atölye, yurt, bakım ve onarım gibi problemleri bulunmaktadır.

Bu nedenle, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin problemleri hakkında araştırma yapılarak, gerekli önlemlerin alınması konusunda Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105. maddesi uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması yerinde olacaktır.

2.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, Dersim olaylarında kaybolduğu iddia edilen kız çocuklarının akıbetlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/317)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Dersim katliamının yaşandığı 1937 ve 1938 yıllarında, ailesi katledilen ya da ailesinden zorla alınarak Türkleştirme politikaları çerçevesinde rütbeli askerlere verildiği veya Türklerin yoğun olarak yaşadığı illere götürüldüğü iddia edilen "Dersim'in kayıp kız çocukları" hakkında karanlıkta kalan bütün soruların cevap bulması ve sayılarının tespit edilmesi; resmi arşivlerin açılarak mağdur aileler ve kamuoyu ile paylaşılması ve sayılarının açıklanması; akıbetlerinin ne olduğunun bilinebilmesi ve hayatta olanların bulunması için TBMM İçtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri gereğinde Mecliste bir araştırma komisyonu kurulmasını arz ve teklif ederiz.

                                    Pervin Buldan                                 Hasip Kaplan

                                Grup Başkanvekili                         Grup Başkanvekili

Gerekçe:

Dersim katliamı, üzerinden 73 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ bir devlet sırrı olarak kalmıştır ancak katliamın boyutları, bölge halkının iddiaları ve o dönem devletin Dersim’e özgü çıkarmış olduğu kanunların içeriğinden anlaşılmaktadır. Katliamın tanıklarının ifadeleri ve ulaşılan belgeler yalnızca Türkiye Cumhuriyeti tarihinde değil, dünya tarihinde bile benzerine az rastlanır bir katliamın yapıldığını ortaya koymaktadır. Bütün iddialar karşısında ise devletin arşivleri hâlâ açmamış olması, katliamın gizlenen boyutunun daha da ürkütücü olduğunu düşündürmektedir.

O dönem, Dersim Bölgesi hakkında devlet yetkililerinin hazırladıkları raporlarda yer alan hususlar kapsamında, bölgeye yönelik bir katliam hazırlığı yapılmış; 25 Aralık 1935 tarihli 2884 sayılı Tunceli Vilayeti'nin İdaresi Hakkında Kanun kapsamında, yalnızca o vilayete özgü bir yönetim yapısı oluşturulmuştur.

Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte üzerinde özel bir politika ile durulan Dersim Bölgesi'nde 1937 ve 1938 yıllarında Tedip ve Tenkil gerçekleştirilmiştir. Düzenlenen askerî harekâtla, insanlar katliamdan geçirilmiş, cesetler yığılarak ateşe verilmiş; mağaralara saklanan kadın, çocuk ve yaşlılar kıyımdan geçirilmiştir. Dersim bu askerî harekât sonrası âdeta insansızlaştırılmıştır.

Yaşanan olaylarla ilgili diğer bir iddia ise ailelerini kaybeden ya da ailesinden zorla alınan kız çocuklarının zorla rütbeli askerlere ve kimi ailelere verilmek üzere Dersim'den götürüldüğüdür. Bu durum ise resmî politikalar çerçevesinde Dersim'de uygulanan baskı ve kırım politikalarının başka bir boyutunu ortaya çıkarmış ve günümüzde çözüm bekleyen bir sorun niteliğinde ortada durmaktadır.

"Çocukların zorla bir gruptan alınıp bir diğerine verilmesi" olarak özetlenebilecek bu uygulama Türkleştirme politikalarının en açık örneklerinden birini oluşturmaktadır. Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Engellenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nin 2. maddesinde söz konusu husus "soykırım" olarak tanımlanmıştır.

İsmet İnönü, Dersim hakkında açıkladığı Islahat Programı'nda, Dersim'in tamamen boşaltılması, Bakanlar Kurulunun izni olmadan yerleşim olmayacağı ve "Türklerin yoğun olduğu yerlerde kız ve erkek yatılı okulları açılarak Dersim'de beş yaşını doldurmuş kız ve erkek çocukların okutulup büyütülmesi, bunların kendi aralarında evlendirilerek, kendi ana ve babalarından kalan mallar ve mülklerin içinde birer Türk yuvası hâline getirilmesi” gibi önlemler yer almaktaydı.

Bu öneriler birer birer hayata geçirilmiş, Dersimli kız çocukları, bu politikalar çerçevesinde ailelerinden alınmıştır. Sonradan bazıları bulunmuş olunsa da sayıları belli olmayan "kayıp kız çocuklarının akıbetlerinin" ne olduğu, şimdi nerede yaşadıkları ve kaçının hayatta olduğuna dair bilgi bulunmamaktadır. Konuya ilişkin o dönemdeki resmî veriler, devlet arşivlerinde hâlâ saklı tutulduğu için kamuoyu tarafından öğrenilememiştir.

Bugün hâlâ "kayıp kız çocuklarını" arayan onlarca Dersimli aile vardır. Bazı ailelerin ya da Dersim'den o dönem götürülen kız çocuklarının kendi çabaları sonuç vermişse de çoğu aile ellerinde herhangi bir bilgi olmadığı için çocuklarını bir daha görememiştir.

Ailelerine kavuşmuş kız çocuklarının iddialarına göre, alınan kız çocukları genelde asker ailelerine verilmiş olduğu için, tanımadıkları bir ailenin nüfusuna kaydedilmiştir. Bazı iddialara göre ise söz konusu kız çocuklarının nüfus kaydı bile bulunmamaktadır.

Katliamın üzerinde neredeyse bir asır geçmiş ancak devlet o dönem mağdur edilmiş ve hâlâ hayatta olan vatandaşlarımız karşısındaki sorumluluğunu yerine getirmemiştir. Devletin söz konusu durum karşısındaki sorumluluğunu yerine getirmesi için yapılacakların tespiti; arşivlerin açılarak o dönem Dersim Bölgesi'nden kaç kız çocuğunun başka ailelere verildiği ve nerelere gönderildiği, kaçının hâlâ hayatta olduğu ve başkaca cevap bekleyen soruların yanıt bulması, o dönem yaşananların kamuoyu ve kayıp kız çocuklarının aileleri ya da yakınları ile paylaşılması için bir meclis araştırması açılmasını gerekli bulmaktayız.

3.- BDP Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, Şeyh Sait ve arkadaşları, Seyit Rıza ve arkadaşları ile Saidi Nursi'nin mezar yerlerinin nerede olduğunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/318)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

29 Haziran 1925'te idam edilen Şeyh Sait ve arkadaşları, 15 Kasım 1937'de idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşları ile 23 Mart 1960'da Urfa'da vefat eden Saidi Nursi'nin mezar yerlerinin nerede olduğunun tespit edilmesi ve naaşlarının ailelerine verilmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve talep ederiz.

                                 Pervin Buldan                              Hasip Kaplan

                              Grup Başkanvekili                      Grup Başkanvekili

Gerekçe:

Şeyh Said ve Osmanlı'nın son döneminde Danıştay Başkanlığını yapan Seyit Abdülkadir ile 47 arkadaşı 29 Haziran 1925 yılında "İslami bir Kürt Devleti " kurma iddiasıyla yargılanıp idam edildiler.

Seyit Rıza ve arkadaşları 15 Kasım 1937'de 75 yaşında iken, oğlu ise 18 yaşından küçük olmasına karşın yaşı büyütülerek idam edildiler. Bugün kamuoyu Seyit Rıza şahsında Dersim'de (Tunceli) yaşananların bir vahşet, bir düzmece yargılama olduğunu biliyor. Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu hukuksuzluğu Seyit Rıza'nın "Evladı kerbelayık. Be günahık. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir" şeklindeki sözleriyle anıyor.

Saidi Nursi 1960'ta Urfa'da yaşamını yitirdi. Ancak 1960 darbesini yapanlar onu mezarında dahi rahat bırakmayarak, bilinmeyen bir yere götürdüler. Saidi Nursi hem yaşamında hem de vefatından sonra Türkiye'nin en çok fikirleri tartışılan, eserleri en çok satıp okunan bir düşünürdür.

İdam edilen bu şahısların her birisinin bir ailesi, onları seven bir çevresi olduğu bilinmektedir. Hem İslami kurallara hem de "Demokratik Hukuk Devleti" olarak kendisini tanımlayan Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre, bu insanların yakınlarının ve sevenlerinin onların mezarının nerede olduğunu bilme hakkı vardır. Demokratik devlet, vatandaşlarına karşı kin gütmez, öç duygularıyla hareket etmez. Aradan geçen bunca yıla rağmen ailelerinin bu talebi görmezden gelinemez.

Kürt sorununun en hararetli tartışıldığı bu dönemde Kürtler arasında en çok sevilen, saygı duyulan bu şahsiyetlerin mezarının bulunup ailelerine, sevenlerine verilmesinin devletin geçmişiyle yüzleşmesinde ve barışçıl bir toplumun yaratılmasında çok önemli katkısının olacağını düşünüyoruz.

Bu amaçla Meclis'te bir Araştırma Komisyonu'nun kurularak, bir an önce bu şahısların mezarlarının tespiti için araştırmalara başlamasının elzem olduğunu düşünüyoruz.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sırada yer alan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Sayın Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Sayın Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Sayın Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Sayın Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ile Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/242, 2/80) (S. Sayısı: 156)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

2’nci sırada yer alan, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Anayasa Komisyonu raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2.- Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Anayasa Komisyonu Raporları (1/626) (S. Sayısı: 276)  (x)

BAŞKAN – Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Dünkü birleşimde, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen tasarının birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştı.

Şimdi birinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

1’inci madde üzerinde üç önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alacağım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 1. Maddesinde geçen “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle” ibaresinin, “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinde iyi yönetimin etkin kılınmasına yönelik bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                     Pervin Buldan                              Ayla Akat                              Sırrı Sakık

                             Iğdır                                       Batman                                     Muş

                                          Sebahat Tuncel                          Levent Tüzel

                                                İstanbul                                    İstanbul

                         

(x) 276 S. Sayılı Basmayazı 13/6/2012 tarihli 119’uncu Birleşim Tutanağına eklidir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kamu Denetçiliği Kanun tasarısının 1. maddesinin 1. fıkrasındaki bulunmak kelimesinden sonra gelmek üzere elde ettiği sonuçları yayınlamak ibaresinin eklenmesini saygı ile arz ve teklif ederiz.

                         Faruk Bal                           Mehmet Erdoğan                     Mehmet Şandır

                           Konya                                       Muğla                                    Mersin

                 S. Nevzat Korkmaz                       Enver Erdem                           Sinan Oğan

                           Isparta                                       Elazığ                                      Iğdır

                                                                    Yusuf Halaçoğlu

                                                                           Kayseri

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı’nın 1’inci maddesinin aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Madde 1- Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinde insan odaklı yönetimin sağlanmasına yönelik bağımsız ve etkin bir şikayet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; uluslararası belgeler ve Anayasada yer alan insan haklarına dayalı, adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.

             Mahmut Tanal                          Bülent Tezcan                       Hüseyin Aygün

                  İstanbul                                      Aydın                                    Tunceli

              Ali Özgündüz                        Uğur Bayraktutan

                  İstanbul                                      Artvin

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyor Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Kim konuşacak?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) – Sayın Tanal konuşacak.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Tanal. (CHP sıralarından alkışlar)

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kanunun 1’inci maddesinde eksiklik olan hususlardan… Esas kanunun amacı nedir? Kamu  Denetçiliği Kurumu, idarenin kötü, eksik ve yanlış işleyişiyle ilgili şikâyetleri incelemek, araştırmak, kötü yönetimi tedavi etmeye yardımcı olmaktır. Esas amaç bu. Peki, bu olunca, kötü yönetimi tedavi etme amacıysa, burada şikâyet kurumu getirilmiş ancak resen hareket etme, resen idarenin, kamu denetçiliğinin hareket etme gibi bir hususu kanuna, tasarıya getirilmemiştir. Bu büyük bir eksikliktir çünkü yönetimin bu hastalığının tedavi edilmesi, takdir edersiniz.. Dün konuşmacı arkadaşımızın bir tanesi, yargıdaki duruşma listesine, aynı saate 30 kişinin yazılması… “Efendim, kimse bu konuya niye müdahale etmiyor? İşte, kamu denetçisine en azından bunu şikâyet eder, bunu düzeltir.”

Değerli arkadaşlar, bu, doğru ve yerinde olan bir hadise değil. Ne açıdan doğru ve yerinde değil? Eğer aynı saatte 30 kişiye aynı duruşma saati verilmiş ise, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna aynı yargıç şikâyet edilirse zaten bu ceza alır. Yani, mevcut olan durumda, okumuş olan kesimimiz, eğer hak arama özgürlüğünü yerine getirmiyorsa, şikâyet kurumunu işletmiyorsa, çalıştırmıyorsa vatandaş bunu nasıl yapabilsin? Genellikle bu şikâyet kurumu Anadolu’da şöyle işliyor: Vatandaş “Eğer ben şikâyet edersem ne olur? İdare beni hedef alır. Ben bundan sonra iş ve işlemlerimi yürütemem.” Peki, şikâyet kurumu bu şekilde işletilmiyorsa, vatandaş bu yasal haklarını işletmiyorsa acaba şikâyete bağlı bu kurumu getirirsek bu nerede işler? Hiçbir yerde işlemez.

Değerli önceki konuşmacı arkadaşlarımız şunu söyledi: “Avrupa’da var.” Doğru, Avrupa’da var ama Avrupa’da kamu denetçisi resen hareket eder. Bizde nedir? İş olsun diye, göstermelik olarak bu kurum getiriliyor ancak Avrupa’da kurumun özü resen hareket etme unsurunu getirmemektedir. Bu da netice itibarıyla bu kurumu işlevsiz duruma getirecektir.

Bir başka husus, burada eksik olan bir başka durum da: Bizim Meclis İçtüzüğü’nün 166’ncı maddesi var. Meclis İçtüzüğü’nün 166’ncı maddesi kimlerin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna girebileceğini sayıyor. Getirilen tasarının 13’üncü maddesi, başdenetçinin Genel Kurulda yemin etmesini düzenliyor yani 13’üncü madde yemin metnini Genel Kurulda düzenliyor. Genel Kurul da, “Tanımlar” maddesine baktığımız zaman, 3’üncü maddenin (d) fıkrasında “Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu” diyor.

Peki, bizim İç Tüzük’ün 166’ncı maddesinde ne düzenleniyor? Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna kimler girebilir, bunu düzenliyor. Aynen hadise şu: Genel Kurul ve komisyon salonlarına kimlerin girebileceği saptanmıştır. Buna göre milletvekilleri, Meclis personeli, hükûmetin görev için gönderdiği personel ve çağrılan uzmanlar dışında kimse Genel Kurul ve komisyon salonlarına giremez. Bu yasağa aykırı davrananların Başkanlıkça dışarı çıkarılması gerekmektedir.

Peki, şimdi sormak lazım… Yemin 13’üncü maddede düzenleniyor, Genel Kurulda; Tüzük’ümüzün 166’ncı maddesinde bu hüküm var. Hukuk fakültelerinde, 1’inci sınıfta şu düzenlenirdi: Kanun nasıl yapılır? Kanunu halıyı örer gibi yapmak lazım.

Şimdi sormak lazım Anayasa Komisyonuna, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna, siz getirdiğiniz tasarıyla yemin metnini Genel Kurulda getireceksiniz, Tüzük’ün 166’ncı maddesine bu kişi giremeyecek. Bu bir çelişki değil midir? Efendim, biz nasıl olsa bunu yaptık, güç bizde, biz onu da değiştiririz. İşte bu mantıkla bu yürümez değerli arkadaşlar.

Şimdi, bu kuruma ihtiyaç var mı? İhtiyaç var mı yok mu, onu hemen ben söyleyeyim. Türkiye’de buna benzer Devlet Denetleme Kurulu var, görevini yapıyor mu? Yapmıyor. Ekonomik ve Sosyal Konsey var, görevini yapıyor mu? Yapmıyor. Kamu Görevlileri Etik Kurulu var, görevini yapıyor mu? Yapmıyor.

Peki, görevini yapmıyor ise getireceğiniz bu kurum ne derece görevini yapacak ve bugüne kadar mahkeme kararını… Ben, hemen… Hukuk Genel Kurulu kararı var. Hukuk Genel Kurulu kararında, Cargill davasında Başbakan bu kararı uygulatmadığı için tazminata mahkûm edildi. Eğer bir ülkede mahkeme kararları yerine getirilmiyorsa kamu denetçisinin tavsiye mahiyetindeki kararları yerine hiç getirilemez, getirilmesi de imkânsız olur bu yürütme anlayışıyla.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Tanal.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Karar yeter sayısı istiyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 14.58


İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.11

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Muhammet Bilal MACİT (İstanbul)

 

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 120’nci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

276 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesi üzerinde İstanbul Milletvekili Sayın Mahmut Tanal ve arkadaşlarının önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.

Kabul edilmemiştir, sehven söyledim, özür dilerim.

KAMER GENÇ (Tunceli) – “Kabul edilmiştir.” dediniz, dönmeyin artık.

BAŞKAN – Sayın Genç, ben sözümden asla dönmem ama burada yalan olur. Yani yanlışlık olduğu için, yoksa yani iradi bir beyanda bulunduysam, neye mal olursa olsun bugüne kadar asla dönmedim, onun için.

Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

1’inci madde üzerindeki diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kamu Denetçiliği Kanun tasarısının 1. maddesinin 1. fıkrasındaki bulunmak kelimesinden sonra gelmek üzere elde ettiği sonuçları yayınlamak ibaresinin eklenmesini saygı ile arz ve teklif ederiz.

                                                                                        Yusuf Halaçoğlu (Kayseri) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyor Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Halaçoğlu, buyurun lütfen. (MHP sıralarından alkışlar)

Hoca’yı çok alkışlayın, benim Hocam. (MHP sıralarından alkışlar)

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Muhterem Başkan, değerli milletvekilleri; dün tam kapanırken bir beş dakikalık konuşma yapmıştım. Aslında bu kanunun temel dayandığı nokta Osmanlı Devleti’ydi. “Osmanlı Devleti’yle ilgili idari yargı sisteminin olmaması” diye başlıyordu gerekçe ama idari yargı sistemi Osmanlı Devleti’nde var. Bırakın devlet organlarının yargılanmasını, padişah bile bu yargı sistemi içerisine girer çünkü Osmanlı Devleti’nde padişah iki sebeple tahttan indirilebilir, bunlardan birincisi cinnet geçirme, yani sari hastalık vesair gibi birtakım hastalıkları varsa, yani görevini yerine getiremeyecek birtakım hastalıkları varsa, ikincisi de dinden dönmüşse tahttan indirilir. Mesela, burada bile yargı sisteminde yeri vardır Osmanlı Devleti’nde, bir defa yok denilemez.

Kısaca dün bulunmayan milletvekilleri için açıklayayım: Kadiul-kudât sistemi Osmanlılarda yoktur, Abbasi Döneminde vardır, dolayısıyla Kadiul-kudât’a bağlanması da kanunun yanlıştır. Kadiul-kudât yerine Osmanlı Devleti’nde kazaskerlik sistemi gelmiştir ama ombudsmanlık sistemi de kazaskerlik sistemiyle alakalı değildir.

Yine “Dîvân-ı Mezâlim” adı altında bir meclise bağladı dün Sayın Burhan Bey ama Dîvân-ı Mezâlim de Osmanlı Devleti’nde yoktur. Dîvân-ı Mezâlim de yine Osmanlı Devleti’nden önceki İslam devletlerinde vardır, bunun yerine Osmanlı Devleti’nde Divân-ı Hümayûn vardır.

Şimdi, gelelim Osmanlı Devleti’nin bu sistemi nasıl uyguladığına. Bundan önce şunu söyleyeyim: Osmanlı Devleti’nde önemli bir kadılık sistemi vardır, yani hukuk sistemi vardır. Osmanlı Devleti’nde bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinin veya Bakanlar Kurulunun yerine kurulmuş olan kurum Divân-ı Hümayûndur. Bütün kararlar, kanunlar Divân-ı Hümayûnda alınır ve nitekim Osmanlı arşivlerine baktığınız zaman, Osmanlı arşivlerinde bununla ilgili mühimme defterleri kurulmuştur, mühimme defterleri vardır. Alınan karar padişahın onayına sunulur, padişah bunu kabul ederse başına tuğra çekilir yani Resmî Gazete’de yayımlanmış olur ve kanun hükmüne girer ama eğer böyle bir uygulama yoksa o uygulama yani padişah bu kanunu Şeri Şerif’e yani Anayasa’ya aykırı görürse -ki Osmanlı Devletinde Şeri Şerif sadece dinî kurallara göre değildir, onun dışında Kanunname-i Örfi Osmani vardır, bunlara aykırı görecek olursa- şeyhülislamdan fetva ister. Yani şeyhülislam bugünkü anlamda Anayasa Mahkemesi Başkanıdır. Dolayısıyla şeyhülislam en yüksek dereceli bir memur olmasına rağmen Divân-ı Hümayûnda bunun için yer almaz yani onun üyesi değildir. Dolayısıyla sistem çok farklıdır. Osmanlı Divân-ı Hümayûnuna doğrudan doğruya bugünkü ombudsmanlık dediğimiz sistem bağlıdır, onu biraz sonra, bir sonraki şeyde açıklayacağım çünkü zamanım yetmez. Dolayısıyla Osmanlı Devleti’nde bu sistem, Demirbaş Şarl tarafından alınırken söylendiği gibi Kadiul-kudâtlık üzerinden alınmamıştır. Dolayısıyla bunu farklı bir şekilde göreceksiniz.

Şöyle bir düşünün: Osmanlı İmparatorluğu üç kıtada yayılmış, 23 milyon kilometrekare toprağa sahiptir. Böyle bir devlet, bugünkü telefon, teleks vesair olmadığı hâlde nasıl olur da altın oranı yakalayan bir imparatorluk olabilir yani adaleti, her türlü sistemi en iyi şekilde yürütmüş olabilir? Bunu bu şekliyle düşündüğünüz zaman Osmanlı Devleti’ndeki bu, işte, ombudsmanlık dediğiniz sistem yani kamu denetçiliği sisteminin önemi ortaya çıkıyor. Bunun nasıl yürütüldüğü, bunun bu şekliyle nasıl yürütüldüğü meselesine gireceğim ancak şunun üzerinde durmamız lazım: Bir defa, Osmanlı Devleti’nde kadılık sistemi çok farklı bir sistemdir, bugünkü hukuk sistemimizden bile farklıdır. Bana göre daha adil uygulamalar yapılmıştır.

Şöyle ki: Osmanlı Devleti’nde ilk kadılar yine imtihanla alınır, 20 akçalık, 30 akçalık, 50 akçalık, 100 akçalık ama bunlar yevmiyedir, günlüktür. En yüksek kadılık Osmanlı Devleti’nde “mevleviyet” denilen taht kadılarıdır yani İstanbul’daki “Biladi Selase” denilen Eyüp, İstanbul ve Galata kadılıklarıdır. Onun ötesinde, Edirne ve Bursa da mevleviyet kadılıkları mesabesindedir ve günlük 500 akçadır. Kadıların geliri, maaşı 500 akçadır, yani bugünkü anlamda söyleyecek olursam 7 altındır, 7 cumhuriyet altınıdır günlükleri.

Dolayısıyla, işte, taht kadılıklarından, mevleviyetten Anadolu kazaskerliğine geçilir. Anadolu kazaskerliği süresini tamamlayanlar Rumeli kazaskeri olur, Rumeli kazaskerlerinden veya bunların mazûllerinden, emeklilerinden şeyhülislam atanır. Yani şeyhülislam din adamı değildir, kadıdır, hukukçudur. Dolayısıyla, sistemi Osmanlı Devleti’nde bu şekliyle ortaya koyduğumuzda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) – Bundan sonraki konuşmamda devam edeceğim. 

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Halaçoğlu.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 1. Maddesinde geçen "Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle" ibaresinin, "Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinde iyi yönetimin etkin kılınmasına yönelik bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                        Levent Tüzel (İstanbul) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon katılıyor musunuz?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Tüzel, buyurun.

ABDULLAH LEVENT TÜZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, 12 Eylül referandumuyla Anayasa’nın 74’üncü maddesinde getirilen kamu denetçiliğine ilişkin yasa tasarısını görüşüyoruz ve bu düzenlemeyi Anayasa’ya uygun hâle getirmek üzere hazırlanmış, idarenin işleyişiyle ilgili yurttaşların şikâyetlerini çözmeye dönük bir kurum kamu denetçiliği ve tabii, Meclise bağlı bir kurum olarak örgütleniyor oluşu bunu daha da önemli kılıyor.

Yasanın hazırlanmasında, uzun zamandan bu yana Avrupa Birliğine uyum sürecinin bir parçası olarak ele alındığını biliyoruz, ama sadece “Avrupa Birliği istedi.” diye ya da salt “yaptık” demek için olmamalı tabii ki.

Bu açıdan dünyadaki örnekleriyle uyumlu, uygun olup olmadığı açısından birçok sorun içerdiğini gözlemek mümkün. Aynı şekilde, kuruluş amacına uygun  bir işlev ve uygulama içerisinde olup olmayacağı da şüpheli ve bu açıdan birçok sorun alanları var.

Öncelikle, dünyadaki, Avrupa’daki örneklerine bakıldığında, kamu denetçiliğinin işlevli ve sonuç alıcı olabilmesi için birçok uzmanlık alanına göre örgütlendiği görülüyor. Oysaki, bizim hazırladığımız düzenlemede bunun olmaması bir yetersizlik olarak karşımıza çıkıyor. Bu yetersizlik, aynı zamanda, sayısal planda da çıkıyor yani 1 baş denetçi, 5 denetçinin olması milyonlarca yurttaşın özellikle bugünkü devlet gerçekliği, idarenin işleyişi karşısında bu alanda çözüm üretmesini imkânsızlaştırıyor.

Tabii, aynı şekilde idari yargıyı tüketme zorunluluğunun getirilmiş olması, keza kutsal sermayeye dokunmamak adına “devlet sırrı”, “ticari sır” kavramlarına sığınma, bütün bunlar aslında bu işleyişte bir yetersizliği beraberinde getirecektir.

Tabii, kamu denetçilerinin asıl iş göreceği, çalışma yürüteceği alan devlet-yurttaş ilişkilerinde insan hakları ve özgürlükleri alanı olduğunda, yasanın getirdiği dokunulmazlık alanları yani istisnalar bu açıdan başka bir sorunu yaratıyor, bu amacı ve işlevselliği ortadan kaldırıyor. Örneğin, cezaevlerindeki hak ihlalleri ya da Silahlı Kuvvetler bünyesinde meydana gelen hak ihlallerinin soruşturulamayışı bu açıdan da önemli, dikkat çekici bir durum.

Tabii, asıl önemlisi de bütün muhalif görüşlerin üzerinde durduğu tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesi sorunu. Şimdi, Meclise bağlı bir kurum. Meclis çoğunluğu ve iktidar partisinin ağırlıklı belirleyeceği bir denetçilik kurumunun bağımsız ya da tarafsız olacağından söz etmek gerçekten mümkün değil yani sadece “Emir verilemez.”, “Talimat alamaz.” türü hükümler koymuş olmak bunu sağlamıyor. Gerçekten bir hükûmet komiseri olmaması için bu denetçilerin seçimi yöntemi son derece önemli.

Asıl ihmal edilen alan, tabii ki kadınlar meselesi, kadınların bu alanda temsil edilmesi, kadın hakları alanında, kadın haklarına dönük ihlaller alanında kamu denetçilerinin pozitif bir ayrımcılık ve toplumsal cinsiyet eşitçiliği yönüyle temsiliyeti sorunu, ki bu yasa, düzenleme bunu hiç görmemiş. E tabii, yani kadın haklarında bu denli fütursuzca konuşma cesaretini kendinde bulan bir iktidarın, özellikle kürtajı yasaklama girişimleri karşısında, bu yasayı hazırlarken ya da kamu denetçiliği alanını kadınlar gözüyle görmesi açısından böyle bir yaklaşımı taşıması hiç mümkün değil.

Şimdi, esas mesele, tabii bu kamu denetçiliği düzenleniyor ama bir gerçeklik, mahkeme kararları dahi uygulanmayan bir devlet işleyişi, bir idari yönetim var. Dolayısıyla ombudsmanlar, idaredeki bu keyfîyet karşısında ne yapacaklar? Dolayısıyla ombudsmanla devlet işleyişi bir çırpıda demokratik olmayacaktır, aynı şekilde, yurttaşların uğradığı hak ihlalleri de son bulmayacaktır. Biz esasen, devlet işleyişindeki sorunları ve sonuçları konuşuyoruz. Asıl, devletin demokratikleşmesi, demokratik bir anayasanın yapılacağı bir ortamın sağlanması önemlidir. Bugün üzerinde yoğunlaşmamız gereken ve burada sorun çözmemiz gereken, alan budur.

Hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Tüzel.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

2’nci maddede iki önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alıyorum.

T.B.M. Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı yasa tasarısının 2. maddesinin başındaki “Bu Kanun” ibaresinden sonra “Kamu Başdenetçisi ve” ibaresinin eklenmesini arz ederim.

                                                                                                              Kamer Genç

                                                                                                                  Tunceli

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum.

TBMM Başkanlığına

Görüşülmekte olan tasarının 2. maddesine “…özlük haklarına” ibaresinden sonra gelmek üzere “görev ve sorumluluklarına” ibaresinin gelmesini arz ve teklif ederiz.

          Yusuf Halaçoğlu                     Nevzat Korkmaz                           Faruk Bal

                  Kayseri                                    Isparta                                     Konya

                                Mehmet Erdoğan                     Ahmet Duran Bulut

                                         Muğla                                       Balıkesir

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyoruz Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet, katılıyor musunuz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Halaçoğlu, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Teşekkür ederim Muhterem Başkanım.

Değerli milletvekilleri, demin kaldığım yerden devam etmek istiyorum.

Şimdi, böylesine bir teşkilat kurmuş Osmanlı Devleti’nin tabii ki -biraz önce söylediğim gibi- çok uzak coğrafyalara kadar uzanan idari teşkilatı içerisinde yönetimle halk arasındaki ilişkilerin nasıl takip edileceği önemli bir mesele hâline gelmiştir. Dolayısıyla “Osmanlı Devleti altın oranı yakalamış.” demiştim demin yani adaleti en üst seviyede uygulamış bir devlet olarak, bu çerçeve içerisinde, kamunun yöneticilerle ilişkisini çok iyi bir şekilde düzenlemiştir, şöyle ki: Bugün ombudsmanlık olarak ortaya çıkarılan ama Divân-ı Hümayûna doğrudan doğruya bağlı bulunan bir müfettişlik kurmuştur, bu müfettişlik “mehayif müfettişliği” adını almıştır, mehayif müfettişliği, “hayf” kelimesinden geliyor. Dolayısıyla bu müfettişlik doğrudan doğruya Divân-ı Hümayûna bağlıdır. Divân-ı Hümayûn, bugünkü        -dediğim gibi- Türkiye Büyük Millet Meclisinin karşılığıdır yani yasama organıdır. Dolayısıyla bu kişiler doğrudan doğruya değişik şartlarda coğrafyaları geziyorlar.

Ancak şurasını da özellikle belirteyim: Osmanlı Devleti’nde sadece mehayif müfettişleri gibi bir müfettişlikle taşradaki yönetimle halk arasındaki ilişkiler düzenlenmiyor, aynı zamanda halkın doğrudan doğruya Divân-ı Hümayûna şikâyetlerini yazma hakkı var, bu yazılıyor. Nitekim Osmanlı arşivlerine baktığınız zaman “şikâyet defterleri” adı altında defterler mevcuttur. Burada şikâyetler Divân-ı Hümayûnda doğrudan doğruya görüşülüyor ve verilen karar nihai karardır ve değiştirilemiyor, mahkemelerin de üzerindedir. İşte mehayif müfettişleri de değişik şehirlere, bu şikâyet edilen yerlere gidiyorlar, halkın her türlü sorunlarını görüşüyorlar. Mesela, bir dava konusunda tereddütte bulunan bir kişi meselesini bu müfettişe bildiriyor, müfettiş bunu yazılı olarak Divân-ı Hümâyûna getiriyor, gerekirse kişi çağrılıyor, orada kendisini savunma hakkı da veriliyor, orada direkt olarak görüşme yapılabiliyor ve Divân-ı Hümayûnda verilen karar kesin karar oluyor. Dolayısıyla şunu da özellikle belirteyim: Halktan herhangi bir kişi, kamudan herhangi bir kişi oradaki yöneticilerden şikâyetçi olduklarında, o yönetici oradaki halka en küçük bir zarar vermeye kalkıştığı takdirde doğrudan doğruya Divân-ı Hümâyûn tarafından ya görevden alınıp cezai işlem yapılıyor ya kafası kesiliyor, dolayısıyla böylesine ağır yükümlülük var. Dolayısıyla herhangi bir şekilde yöneticilerin şikâyetçi olan halka bir baskı yapmaları da söz konusu olamıyor. Dolayısıyla mehayif müfettişliği, devletin herhangi bir şekilde gereksiz vergi almalarından tutun herhangi bir baskı, mahkemelerde herhangi bir şekilde adaletsiz hüküm verme gibi değişik konularda doğrudan doğruya Divân-ı Hümâyûnunun sesi hâline geliyor, kendilerinin sesini duyuracak bir kişi hâline geliyor.

İşte, Demirbaş Şarl’ın aslında faydalandığı ve ombudsmanlık olarak ortaya koyduğu sistem doğrudan doğruya bu mehayif müfettişliklerine dayanıyor, Kadiul-kudâta değil veya Dîvân-ı Mezâlime bağlanmıyor, o tarihlerde dediğim gibi yok. Çünkü Demirbaş Şarl, 1709’da Poltava’da Ruslara yenildikten sonra Osmanlı Devleti’ne sığınıyor, önce Özi’ye geliyor, Özi’de bir müddet kalıyor, sonra Dimetoka’ya alınıyor, İstanbul’a hiçbir zaman getirilmiyor ama Dimeteko’ya geldiği zaman Edirne’ye de gittikleri oluyor. Dört sene kalıyor, 1713 yılına kadar kalıyor, o sırada Osmanlı devlet sistemini inceliyor, o bölgelere giden mehayif müfettişlerini inceliyor. Dolayısıyla onlardan esinlenerek ülkesine döndüğünde kendi terimleri olarak “ombudsmanlık” olarak nitelendirerek böyle bir teşkilat kuruyor.

Dolayısıyla değerli milletvekilleri, bu sistemi kurduğumuzda yapacağımız en önemli şey, eğer başarıya ulaşmak istiyorsak, herhangi bir siyasi iradeye mahkûm olacak veya siyasi iradenin etkisinde kalacak bir sistem kurmamamız gerekiyor. Bu birinci şarttır eğer bunun gerçekten iyi işlemesini istiyorsanız. Osmanlı’da son derece iyi işlemiştir, çünkü herhangi bir şekilde siyasi iradeye tabi değildir.

İkinci olarak, bakın, buna benzer birçok kurumlar oluşturuluyor, kurulan kurumlar da aynı şekilde maalesef… Mesela, Başbakanlıkta İnsan Hakları kurumu kuruluyor ama ne yazık ki üyelerinin 7 tanesi, 11 üyeden 7 tanesi Bakanlar Kurulu tarafından atanıyor. Böyle bir şey olduğunda, zaten yürütmeyi denetleyecek olan insanların yürütme tarafından atanması asla onun başarıya ulaşmaması anlamına gelir. Burada da, ombudsmanlıkta da aynı şeyin yapılması gerekiyor.

Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Halaçoğlu.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

TBM Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı yasa tasarısının 2. maddesinin başındaki “Bu kanun” ibaresinden sonra “Kamu Başdeneticisi ve” ibaresinin eklenmesini arz ederim.

                                                                                                        Kamer Genç

                                                                                                            Tunceli

BAŞKAN – Komisyon katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) –Katılmıyoruz Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Genç, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bu arada, tabii ben söz almadım. Bu, adliyelerin kapatılmasıyla ilgili bizim, Tunceli’de de Nazımiye ve Mazgirt adliyelerinin de kapatıldığı şeklinde bize bir bilgi geldi. Şimdi, Sayın Başkan, bu Hükûmetin bir şeyden haberi yok. Şimdi, Nazımiye ve Mazgirt ilçelerinin merkeze uzaklıklarının yanında, ayrıca da orası terör bölgesi. Şimdi, kanuna göre siz bir suçluyu yakaladığınız zaman yirmi dört saat içinde mahkemeye götürmeniz lazım. E nasıl götüreceksiniz? Yani bunları düşünmeden masa başında ondan sonra hallediyorlar.

Şimdi, Sayın Başkan, öyle bir kanun getirmişler ki şimdi hem Hükûmet sırasında oturan arkadaşa sormak istiyorum hem de Komisyon Başkanımıza. Diyor ki: “İdarenin eylem ve işlemleriyle tutum ve davranışları...” “Eylem, işlem”i anladık da “tutum ve davranış” ne? O ne anlama gelir? Yani Burhan Bey, sizin karşınıza bir hanım geldi. “E ben Burhan Bey’in karşısına gittim, bana göz kırptı.” mı diyecek? Bunu başdenetçi diyecek: “Yahu, ey Burhan Bey, senin karşına gelen kişiye niye göz kırptın?” mı diyecek? Eylem ve işlemleri, tutum ve davranışları… Hukuka uygunluğunu anladık da hakkaniyete uygunluğu nasıl olacak? Eylem ve işlemleri, tutum ve davranışları, hukuka uygun olup olmaması dışında ayrıca da hakkaniyete uygun olacak. Yahu, bu hakkaniyet nasıl olacak? Arkadaşlar yani öyle saçma sapan bir anlayış getirilmiş ki, öyle bir kanun hazırlanmış ki tabii maddeleri buradan müzakere etmediğimiz için şey etmiyoruz.

Bizim, şimdi kanunun 2’nci maddesinde, “Kapsam: Bu Kanun; Kamu Denetçiliği Kurumunun kuruluş ve görevleri...” Hayır, bu kanun, kamu başdenetçiliği ve kamu denetçiliği ile ilgili ilkeleri belirtir. Yani esas, kamu başdenetçiliği ve kamu denetçiliğidir. Çok eksik bir şey.

Aslında arkadaşlara benim bir tavsiyem var: Ya arkadaşlar, sizin amacınız, kendinize yine 5 tane arpalık -yani 5 değil tabii, 1 başdenetçi, 5 tane denetçi, genel sekreter- yani bir arpalıklar ihdas edeceksiniz. Zaten siz de bunun seçim usulünü de işte Cumhurbaşkanlığındaki esasa göre getirmişsiniz. Tayyip Erdoğan ne dedi? “Abdullah Bey kardeşimiz Cumhurbaşkanı adayı.” Siz başkasını seçtiniz mi? Seçmediniz. “Meclis iradesi” diye bir şey var mı? Yok. Burada da Meclise, böyle yapacağınıza, Tayyip Bey hiç bu kanuna falan da gerek yok işte kendisinin bildiği, belki Fethullah Gülen’i mi getirecek veya başkasını başdenetçi atasın, tamam, “Bizim başdenetçimiz bu.” Ee, 5 tane de başdenetçi yardımcısını getirip istediğiniz miktarda da maaş verirsiniz.

Bu kanunların hepsi fuzuli, gereksiz çünkü yani kanunun yazılışı, ilkeleri o kadar hata ki bir de vatandaşlara “Başdenetçi altı ay içinde karar verir, vermediyse dava açma süresi başlıyor.” Bunlar o kadar önemli konular ki dava süresi, dava açma süresi ne zaman durur, ne zaman başlar, bunu vatandaşların bilmesi çok zor, aynı zamanda da hak kaybına şeydir.

Efendim, başdenetçinin düzenleyeceği raporun hukuki değeri ne olacak, sonucu ne olacak? Yok. İdare isterse buna riayet eder, istemezse etmez. O zaman, yani mahkemelerin durumu ortada. Mahkemeler bugün artık yok, Tayyip Bey’in iradesi var. Türkiye’de bunu herkes biliyor. Tayyip Bey “Şu kişi tutuklanacak.” diyorsa tutuklanıyor, “Şu kişi tutuklanmayacak, serbest bırakılacak.” diyorsa serbest bırakılıyor. Şimdi, zaten başdenetçi de ne yapacak? Şimdi gelip de AKP’nin bürokratlarının ve sizin düşüncenizin dışında herhangi bir vatandaşın düşüncesini, haklı olan bir talebi rapor hâline getirip de idareye bildirmesi mümkün mü? Değil.

Dolayısıyla, yani bunların hepsi fuzuli şeyler, vatandaşı fuzuli şeylerle uğraştırıyorsunuz. Yani Türkiye’de “hukuk” diye bir şey kalmamış, “irade” diye bir şey kalmamış, bir tek Tayyip Erdoğan’ın iradesi.

Bakın, bir seneden fazla, seçilen 5 tane, 8 tane milletvekili buraya gelemiyor. Niye? Tayyip Erdoğan istemiyor bunu. Bunu açık ve seçik herkes söylüyor. Yani biz bunu her yerde de duyduk.

Efendim, özel görevli mahkemeler… Bunlar özel görevli mahkemeler. Yani sizin, Tayyip Bey dışındaki kişilerin burada karar verme, inisiyatif koyma, Türkiye’nin meselelerini ortaya koyma diye bir özgürlükleri de yok, bir kişilikleri de yok. Dolayısıyla, o ne derse o olur. Dolayısıyla, artık, üç sene daha da iktidarda kalacağınıza göre bunlarla Meclisi de meşgul etmeye gerek yok. Tayyip Bey nasıl isterse, Padişah Tayyip Bey. Tayyip Bey padişahlığında ne isterse o. Emirname yayınlanır, siz de riayet edersiniz, memleket de şey eder. Onun için, yani bu gibi şeyleri getirip saçma sapan, ondan sonra, gerekçelerle, başı belli değil, sonu belli değil, vatandaşa ne getirdiği belli olmayan, devlete de birçok külfetler getiren böyle tasarılarla Meclisin işgal edilmesi bence haksız bir şey.

Önergemin kabulünü istiyorum.

Bu arada da karar yeter sayısı istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Karar yeter sayısı arayacağım.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…

Karar yeter sayısı yoktur, birleşime on dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 15.36
ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 15.44

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Muhammet Bilal MACİT (İstanbul)

 

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 120’nci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

276 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 2’nci maddesi üzerinde Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genç’in önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler…

İki Kâtip Üye anlaşamadı. Birisi “Var.”, birisi “Yok.” diyor.

Elektronik cihazla oylama yapacağım.

İki dakikalık süre veriyorum, oylamayı başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Karar yeter sayısı vardır, önerge kabul edilmemiştir.

Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

2’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

3’üncü maddede üç önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı'nın 3’üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ç) bendinin aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"ç) Denetçi: İhtisas alanlarına ayrılmış Kamu Denetçilerini,"

                       Ali Sarıbaş                              Kazım Kurt                             Kamer Genç

                       Çanakkale                                Eskişehir                                   Tunceli

                                         Bülent Kuşoğlu                          Ali Özgündüz

                                                Ankara                                     İstanbul

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 3. Maddesinden ç) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

ç) Denetçi: Uzmanlık alanlarına göre ayrılmış Kamu Denetçilerini

                       Ayla Akat                              Levent Tüzel                          Pervin Buldan

                         Batman                                    İstanbul                                      Iğdır

                   Sebahat Tuncel                            Erol Dora                             Hasip Kaplan

                         İstanbul                                    Mardin                                     Şırnak

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kamu Denetçiliği Kanun tasarısının;

1- 3. maddesinin 1. fıkrasına aşağıdaki bendin eklenmesini ve diğer bentlerin teselsül ettirilmesini,

e) Denetçiler Kurulu; Başdenetçi başkanlığında kamu denetçilerinden oluşan kurulu,

2- 3. maddesinin 2. fıkrasının;

"(2) Komisyonun Başkanı, Başkanvekili, Sözcüsü ve Kâtibi; Mecliste grubu bulunan muhalefet partilerinin birer üye ile temsil edilecek şekilde seçilir." şeklinde değiştirilmesini saygı ile arz ve teklif ederiz.

 

 

 

                        Faruk Bal                          Mehmet Erdoğan                         Sinan Oğan

                          Konya                                      Muğla                                       Iğdır

                   Mehmet Şandır                         Enver Erdem                        Nevzat Korkmaz

                          Mersin                                      Elazığ                                      Isparta

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Sayın Bal, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)

FARUK BAL (Konya) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, kanun tasarısının geneli üzerine yaptığımız konuşmada, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, vatandaşın hakkının, hukukunun devlet yetkisini kullanan kişi, kurum ve kuruluşlara karşı korunabilmesi amacıyla, ombudsmanlık ya da Kamu Denetçiliği Kanun Tasarısı’na pozitif bir açıdan baktığımızı ifade etmiştik. Bu bakış açısıyla sorumlu muhalefetin gereği olarak yol gösterici, aydınlatıcı bir anlayış içerisinde de olgun hâle getirilmesi ve olgunlaştırılmasına katkıda bulunacağımızı ifade etmiştik. Bu görevimizi gerek Anayasa Komisyonunda gerek alt komisyonda yaptık, dileklerimizi, temennilerimizi, kanunun geneli üzerine yaptığımız konuşmada ifade ettik ancak iktidar partisinin “Dediğim dedik, çaldığım düdük.” anlayışından vazgeçmediğini, maalesef 3’üncü maddeye gelinceye kadar gördük.

“Deveye demişler ki: ‘Boynun eğri.’ Demiş ki: ‘Nerem doğru?’” Şimdi, bu kanunun -Sayın Yusuf Halaçoğlu’nun ifade ettiği gibi- ilham aldığı “Kadiul-kudât” şeklindeki kaynağı yanlış; Osmanlının değil, Emevi’nin. Emevilerin nasıl bir İslam anlayışı benimsediğini bütün İslam âlemi bilmektedir. İslam âlemine gelen bütün sorunların Emevi kaynaklı olduğunu herkes bilmektedir. Bu iktidar partisi de, anlaşılmaktadır ki Emevi anlayışıyla bir yönetimi hâkim kılabilmek için bu kanunun ruhuna, özüne böyle bir iktidar gücünü tekleştirme, iktidar gücünü…

Sayın Başkan, sayın milletvekillerini lütfen uyarabilir miyiz?

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, sükûneti sağlarsak… Lütfen…

Buyurun Sayın Bal.

FARUK BAL (Devamla) – Emevi anlayışı bir yönetim anlayışını bu kanunun ruhuna sindirebilmek için “Kadiul-kudât” denilen o müesseseyi bunun gerekçesine ilhak ettiği anlaşılmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, bizim “kamu denetçiliği” kavramına bakış açımız şudur: Adı üstündedir, kamunun denetimi. Niçin yapılacaktır bu kamunun denetimi? Vatandaşın hakkının, hukukunun hakkaniyet çerçevesi içerisinde, adalet çerçevesi içerisinde korunması ve bunun, devlete karşı vatandaşın, bireyin güçlendirilmesi amacıyla olacaktır. Bu kanun, kendisini denetleyecek kamu başdenetçisini iktidar kendisi seçecek şekilde ve başdenetçiye de her türlü görev ve yetkiyi vermek suretiyle yerine getirmektedir yani “Güçleri hem benim dediğim kişinin uhdesinde toplayacaksınız hem de bütün yetkiler benim tayin edeceğim kişi üzerinde toplanacaktır.” anlayışıyla düzenlenmiştir. Bu bir denetim değildir. 

Bu iktidarın yapacağı yanlışları, vatandaşın hakkını, hukukunu, adaletini hakkaniyet ölçüleri, hukuk ölçüleri içerisinde değerlendirme işi değil; tamamen iktidarın yaptığı yanlışları, iktidarın siyasi sorumluluğundaki kamu görevlilerinin vatandaşa eziyeti, vatandaşa yaptığı yasak, kanun dışı işleri aklama, paklama kanunu hâline gelecektir. Bunun önüne geçilebilmesi için işte iki tane öneriyi bu önergeyle sizlerin takdirine sunuyoruz. Bunlardan bir tanesi, tasarının 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında, iktidarın oylarıyla seçilecek kişinin tek başına karar verebilmesini engelleyebilmek amacıyla denetçilerden oluşan bir denetçiler kurulunun ihdas edilmesi, yapılacak incelemelerin bu denetçiler kurulunda değerlendirilmesine imkân sağlanması, bu şekilde bireysel hatalardan arındırılmış, kolektif iradeye dönüşebilecek bir denetim sisteminin oluşturulmasını öngörüyoruz. İkincisinde ise, bu denetçileri ve başdenetçiyi, iktidarın sayısal üstünlüğünün bulunduğu Dilekçe Komisyonu ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu seçecektir.

Değerli arkadaşlarım, hepimiz biliyoruz ki parmak çoğunluğu iktidarın elindedir. Oysa, denetim, muhalefetin hakkıdır, muhalefetin denetim içerisinde bulunması denetime denetim ruhunu verir. İktidarın -kendi seçtiği kişiye- kendi parmak çoğunluğu, sayı çoğunluğuyla seçtireceği kişinin denetim yapmasının imkân ve ihtimali yoktur, bunu mümkün kılabilmek için komisyonda muhalefet partilerini etkili kılacak şekilde düzenleme yapılmasını öneriyoruz. Bu önergeyi değerli milletvekillerinin takdirine sunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bal.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 3. Maddesinden ç) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

ç) Denetçi: Uzmanlık alanlarına göre ayrılmış Kamu Denetçilerini

                                                                                        Hasip Kaplan (Şırnak) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyoruz Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Sayın Kaplan, buyurun. (BDP sıralarından alkışlar)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Teşekkür Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, çok önemli bir tasarıyı görüşüyoruz. Ombudsman, kamu denetçiliği, sözcüsü, hakemi, avukat İspanya’da; farklı isimlerde yer alıyor. Avrupa Birliği istediği için değil, gerçekten hukuk devletlerinde bu kurumlara ihtiyaç var. Ancak, her şeyi sağlıksız yaptığımız gibi, on yıl tartışılan bu ombudsmanlık kurumunu da tersinden ve yanlış yapıyoruz.

Bir: Dokunulmazlığı olacak, tarafsız olacak, bütçesi bağımsız olacak, kurumsal olarak yargının, yürütmenin ve yasamanın üstünde olacak. Siz Meclisin, yasamanın bünyesinde bir komisyon gibi oluşturuyorsunuz bu yasayla. Bu nasıl bağımsız olacak? Bunu bu şekilde yaptığınız da yetmiyor. Kendi istediğiniz denetçiyi seçeceksiniz. O denetçiyi de siz seçeceksiniz, Mecliste çoğunluk olan iktidar. Çoğunluktan Hükûmet çıkıyor, yürütme. Yürütme, yasama birleşiyor. Yürütmeyi de denetleyecek olan böylesi bir kurum. Bu da bireyin haklarını, vatandaşın haklarını kamu denetimine kullanacak bir kurum. Siz bu kurumun bağımsız olacağına inanıyor musunuz? Ben inanmıyorum.

Bir şey daha söyleyeyim: Bu, tasarıyla, kanunla olacak bir şey değil, arkadaşlar, yanlış yapıyoruz. Bu yeni anayasanın tartışma konusudur. İspanya Anayasası -54’üncü madde- kamu denetimi kurumunu anayasada yerleştirmiş. Siz de yeni anayasada bunu yerleştirirsiniz, bütün grupların temsil hakkı da olur ve yeni anayasaya göre yeni kanun yaparsınız.

Şimdi, benim söyleyeceğim sözlere Sayın Burhan Kuzu’nun Komisyon Başkanı olarak cevap vermesini istiyorum. Benim elimde iki tane tasarısı var Hükûmetin. Bu Hükûmetin havası bir senede değişiyor arkadaşlar. Hükûmetin ayarı da bir senede değişiyor, Hükûmetin düşüncesi de bir senede değişiyor, tasarısı da bir senede değişiyor. Bakmak isteyen olursa, elimde geçen senenin tasarısı var, 609 sıra sayılı. Gelmişti Genel Kurula, seçime girdik, kaldı.

Ya, kardeşim, geçen dönem 10 tane kamu denetçisine ihtiyaç duymuş Anayasa Komisyonu. Gelmişsiniz, bir yıl geçmiş aradan, 5’e düşürmüşsünüz. Ya, bu kadar da oransızlık olmaz ki. Uzman sayısını 150 artırmışsınız, denetçi sayısını azaltmışsınız. Allah aşkına, başdenetçi, başhakem bunlar, memur değil, uzman değil. Ne oluyor, siz hakem kurulu mu kuruyorsunuz, kendinize bağlı bir komisyon mu kuruyorsunuz? Bu kabul edilir bir yaklaşım değil. 10’u 5’e indirdiğiniz zaman bu komisyon komisyon olmaktan çıkar. Bunu, Meclisin altında, bir İnsan Hakları Komisyonuna, bir Dilekçe Komisyonuna çevirirsiniz ve onu asıl amacından çıkarırsınız.

Avrupa Birliğindeki ülkelerde aldığı kararlar yüzde 100 uygulanıyor. Demin arkadaşlarla konuştum, dediler ki: “Bir tek istisnası var, Yunanistan’da yüzde 90 uygulanıyor.” Bir de Avrupa Parlamentosunda ombudsman kurumu var. En iyi Avrupa Parlamentosunun, Avrupa Birliğinin ombudsmanına da en çok başvuru nereden? İspanya’dan, arkadaşlar. Yani bu konuda bilinçli olan yurttaş askeri de denetleyecek, hâkimi de denetleyecek, polisi de denetleyecek, gümrükçüyü de denetleyecek, kendisine eza eden, işkence eden hangi kurum olursa olsun denetleyecek. Siz baştan buraya “Asker denetlenemez, silahlı güçler denetlenemez, polis denetlenemez, yargı denetlenemez.” derseniz… Zaten bu ülke bunlardan çekti, AİHM’de iki bin beş yüz davadan mahkûm olanlar bunlar. Bunları niye koruyorsunuz? Bunları korursanız bu kurum işlemez.

Arkadaşlar, Gırgırlık olursunuz sonra böyle, bakın: Başbakanın elinde cezaevinin anahtarları -bu eski büyük anahtarlardan, Gırgır’da görüyorsunuz- Sayın Kılıçdaroğlu da yanında. Tam da görüşüyorlar, Kürt sorunu konusunda bir çözüm, bir açılım, bütün belediye başkanları, seçilmişler alınıyor içeriye. Ondan sonra Gırgır da gırgırını yapmış: “Haydi akil insan aramaya çıkalım!”

Arkadaşlar, 10 bin kişiden fazlasını aldınız, dışarıda akil insan bırakmadınız, akil insan kalmadı.

Şimdi, bu hukuksuzluğu…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HASİP KAPLAN (Devamla) - …vatandaş sorgulayacak, “sorgulayamazsın…” Olmaz arkadaşlar, bu yanlış bir şey, bu yanlış iş.

Söyleyeceklerim bundan ibarettir.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kaplan.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı'nın 3’üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ç) bendinin aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"ç) Denetçi: İhtisas alanlarına ayrılmış Kamu Denetçilerini,"

                                                                                        Ali Özgündüz (İstanbul) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyoruz Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Sayın Sarıbaş, buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

ALİ SARIBAŞ (Çanakkale) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Çok değerli milletvekilleri, 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı’nın 3’üncü maddesinin 1’inci fırkası (ç) bendinin değiştirilmesi konusunda söz aldım. Ancak, burada, bu kanuna özüyle birlikte baktığımızda, vatandaşımızın yani birey haklarının, kişi haklarının burada savunulmasından çok yönetilenlerin yaptığı ya da birey haklarının çiğnendiği olayların bir şekilde yönetenler tarafından yok edilmek ve örtbas edilmek adına bir kanun çıkardığımızı görüyoruz.

Şimdi, burada, nasıl kuvvetler ayrılığından bahsediyorsak denetimden, denetçilikten bahsetmek ve -bizim adımıza gerçekten Yargıtayı seçme gibi, seçim kanunlarımızda seçerken- burada çoğunluğun, hükûmetlerin kendi yaptıkları hatayı… Yine, hükûmetin kendi çıkaracağı, seçeceği denetçiler tarafından denetlenebilmesi, bir bağımsızlık ve Anayasa’yı da kendi aramızda da, bireysellik anlamında da yok saymaktır.

Şimdi, bu yetmiyor. Onlara olabildiğince haklar veriyoruz, olabildiğince güçlendiriyoruz ama sadece de o yetmiyor; bunu da bir dar kalıp içerisinde bırakıyoruz. Çünkü burada, bütün her şeyin altında ne kadar uzman kadrolar da oluşsa burada seçeceğimiz denetçileri, 5 tane denetçiyi, her şeyi bilebilen, her şeye karar verebilen bir anlayışla, yetişkinlik içerisinde bulamayız. Dünyanın her yerinde olduğu gibi, her mahkemede olduğu gibi her denetçide de mutlaka olmazsa olmaz koşul ihtisaslaşmadır.

Onun için, burada, gelin, Türkiye gibi, 75 milyon insanımızın yaşadığı ve özellikle de Türkiye’de… Türkiye'nin sosyoekonomik ve kültürel yapısı, coğrafik yapılarına baktığımızda burada ihtisaslaşmanın gerekli olduğuna mutlaka inanmalıyız ve doğru bakmalıyız. Burada hepimiz bu güven içerisinde olmalıyız. Bunun içinde askerî, güvenlik, cezaevi, kadın ve çocuk hakları ayrımcılıklarıyla mücadele, çalışma, iş hayatı, çevre, üniversite, sağlık, yerel yönetimler, kamu kaynaklarının kullanımı ve yolsuzluklarla mücadele gibi mutlaka ihtisaslı, ihtisaslaşan denetçiler olmalıdır diye bakıyorum. Sadece 5 kişinin içerisine “Siz her şeyi bilirsiniz, başdenetçiyle beraber tüm yetkileriniz de…” Bizim, az önce arkadaşlarımızın tümünün ifade ettiği gibi, burada insanların birey haklarını, kişi haklarını korumak adına ve onların gerçekten güven verebileceği bir denetçi kurumunu yapmak istiyorsak, mutlaka yine Avrupa insan hakları ve kişi haklarına da attığımız imzalar altında buraya, bunlara uyum içerisinde çalışabilen bir denetçilik kurumu yapmak istiyorsak, lütfen,  kendimize bağımlı, insanları kandıran değil; Türk vatandaşının kendi içerisinde demokratik haklarını kullanan, onun özgür birey içerisinde olan haklarını güven içerisinde savunup müracaat edebileceği bir denetçi kurumunu, ombudsmanlık kurumunu mutlaka gelin gerçekleştirelim. Gelin, bu maddenin içerisinde (ç) bendinde ihtisaslaşmayı koyalım. Sadece 5 kişinin, ya uzmanların vereceği raporlar içerisinde onları yönlendiren, onların bilgisi dâhilinde, onların kararları dâhilinde, onların yönlendirmeleri dâhilinde bireylerin haklarının yenilmemesini savunalım. Gelin, hep beraber doğru yapalım, (ç) bendi değişikliğini gerçekleştirelim ki Türkiye’de artık bir demokrasi içerisinde, kuvvetler ayrılığı içerisinde kendi haklarımızın savunmasının gerçeklerini mutlaka bu Parlamentoda yapalım. “Ben yaptım, oldu.” ya da “Ben demokrasiyi yerleştirdim.” anlayışı içerisinde olmayan bir yasa çıkararak buradaki denetçilik, ombudsmanlık kurumunu, benim hatalarımı, burada işleyeceğim tüm suçları örtbas etmeyen ve yargıyı denetleyen sağlıklı bir kurumu yaratmanın gerçekten adımını atalım.

Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; Türkiye artık denetlemesini bilmeli, tüm dünyada demokratik ülkelerde olduğu gibi, bu kurumu yerleştirirken mutlaka burada da ihtisaslaşmalı ve ihtisaslaşma kurumlarını mutlaka gerçekleştirmelidir.

Lütfen, artık, doğruyu ve doğru kanunları çıkarmasını bilelim ve hızlı bir şekilde önümüze getirilen maddelere doğru bakalım diyorum.

Bu vesileyle değişiklik önergemin desteklenmesini istiyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Sarıbaş.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

4’üncü maddede üç önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alacağım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı'nın 4'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"(3) Kurumda, bir Başdenetçi ve dokuz Denetçi ile Genel Sekreter ve diğer personel görev yapar."

              Gürkut Acar                     Dilek Akagün Yılmaz                     Kazım Kurt      

                  Antalya                                      Uşak                                    Eskişehir

              Rıza Türmen                           Ali Özgündüz                         Muharrem Işık

                    İzmir                                      İstanbul                                 Erzincan

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 4. Maddesinin üçüncü fıkrasının aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

(3) Kurumda, bir Başdenetçi ve sayısı 10'dan az olmamak üzere toplumsal ihtiyaçlara cevap olabilecek sayıda Denetçi ile Genel Sekreter ve diğer personel görev yapar

                       Ayla Akat                              Levent Tüzel                          Sebahat Tuncel

                         Batman                                    İstanbul                                   İstanbul

                                             Erol Dora                                  Pervin Buldan

                                               Mardin                                           Iğdır

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kamu Denetçiliği Kanun tasarısının 4. maddesinin:

1- 2. fıkrasındaki Başdenetçilik kelimesinden sonra gelmek üzere Denetçiler Kurulu ibaresinin eklenmesini,

2- 3. fıkrasındaki ve diğer personel ibaresinin metinden çıkarılarak yerine uzman, uzman yardımcıları, genel idare ve yardımcı hizmet personeli ibaresinin eklenmesini saygı ile arz ve teklif ederiz.

                        Faruk Bal                            Mehmet Şandır                      Nevzat Korkmaz

                          Konya                                     Mersin                                     Isparta

                                        Mehmet Erdoğan                           Sinan Oğan

                                                 Muğla                                         Iğdır

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyoruz Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bal.

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Komisyonun ve Hükûmetin katılmadığı önergemizi sizlere izah için huzurunuzdayım ama anlaşılıyor ki akıl ile donatılmamış parmakların üstünlüğü tekrar hâkim olacak. Bizim, hakla, hukukla, adaletle, yönetimin yönetilenlerle arasındaki ihtilafların çözümünde ortaya koyduğumuz kararlı ve ilkeli duruş bir kez daha çoğunluk oyuna kurban edilecektir. Sayın İyimaya keşke burada olsaydı da onun veciz sözünü sayın milletvekilleri bir kez daha kendisinden duyabilselerdi. O diyordu ki: “Parmakların ucunda eğer akıl olmuş olsaydı demokrasiyi yok edecek canavarlar türemezdi.”

Şimdi, insanlığın ilerleyerek erişmiş olduğu iki kavramdan bahsetmek istiyorum sizlere. Bunlardan bir tanesi, yönetenlerin hesap verebilirliği; diğeri ise yönetenlerin yönetim yetkisini eline alır iken hesap verebilirliğin yanı sıra, yönetilenlere karşı şeffaflık ilkesini uygulamasıdır. Bu, insanlığın ilerleyen demokratik süreç üzerinde ulaşmış olduğu iki tane evrensel değerdir. Bu iki evrensel değerin yönetilenlere iz düşümü ise yönettiklerinden hesap sormaktır ama hesap sormaya mecali, takati olmayan vatandaş grupları vardır. Bunlar bizim dilimizde, kültürümüzde garipler gurebalardır, hakkı aramaya mecali olmayan insanlardır. İşte, insanlık bir kademe daha ileri gitmiş, kökü Osmanlı’da olan “garibin gurebanın hakkını, hukukunu arama ve devlet karşısında ezdirmeme” şeklinde anlaşılabilecek ombudsman veya kamu denetçiliği kurumunu burada konuşuyoruz. Burada konuşurken konuştuğumuz her mevzu, hakkını arama mecali bulunmayan kişiye devletin şefkatli ve merhametli elini uzatmasıdır; ombudsmanlık budur, kamu denetçiliği budur. Onun adına devlete çekidüzen verme, devleti yönetenlerin hakkaniyete, adalete uygun olmayan tavırlarını belirleme ve devleti bu ray üzerine oturtma görevini veriyoruz.

Bu görevi verir iken siz alıyorsunuz, “Biz böyle bir hizmet yapacağız.” derken, “Bu işi de ben yaparım. Bu işi de benim siyasi düşüncem yapar. Bu işi de benim inandığım insanlar yapar.” diyerek kendinize uygun bir memur tayin ediyorsunuz. Adına “başdenetçi” de deseniz, bunun adına “demokratik”, “şeffaf” gibi lafları ekleseniz de seçilecek denetçi sizin adamınız olacaktır, seçilecek denetçi sizin kapınızdan geçecektir, seçilecek denetçi sizin komisyon üyelerinizin, sizin iktidar çoğunluğunuzun oylarıyla seçilecek ve sonuçta da sizin sözünüzü dinleyecektir. Denetçiler ve kamu başdenetçisi sizin siyasi şemsiyenizin altında ezilecek büzülecektir. Bu ezik ve büzük insanların -itibarlı bir konumda olması gereken- vatandaşın hakkını, hukukunu arama gibi bir çabası olmayacaktır, olamayacaktır.

İşte, biz karınca kararınca, hiç olmazsa buna imkân sağlayabilmek için size bir yol gösteriyoruz. Bu denetçiye sihirli değnek sahibi bir unvan vermek suretiyle her sorunu çözdüremezsiniz. Denetçiyi her işe yetkili, her sorunu çözecek kişi olarak tanımlıyorsunuz bu kanunda, bu mümkün değil, Superman değil denetçi. O zaman, onun bireysel hatalarını, onun göremediği alanları görebilecek bir mekanizma oluşturmak lazım. Bu da “denetimde kolektif iradeyi oluşturma” olarak tanımlanır, adı da “denetçiler kurulu” olarak tanımlanmış ve bizim önergemizde yerini almıştı.

Sizin atayacağınız denetçilerin 5’ini bir araya getirseniz, adına “denetçiler kurulu” deseniz, bu denetçilerin her biri kendi yaptığı işleri oturup bir de 5 kişi kendi aralarında konuşsa, birbirinin yanlışını görse, birbirine yol gösterse ne olur? Bir tek şey olur; doğru bulunur. Niye doğrunun bulunmasına karşı çıkıyorsunuz? Niye yanlışta ısrar ediyorsunuz? Niye Cenabıallah’ın vermediği birtakım işlerle, birtakım yetkilerle bir insanı donatılmış gibi vehmederek, ona katlanamayacağı bir yükü yüklüyorsunuz? Türkiye gibi büyük bir coğrafyada, bin bir çeşit sorunları olan bir ülkede, her işi denetçi bilir anlayışıyla tüm yetki ve sorumluluğu niye bireye veriyorsunuz? Niye kurula vermiyorsunuz?

Bu düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bal.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 4. Maddesinin üçüncü fıkrasının aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

(3) Kurumda, bir Başdenetçi ve sayısı 10’dan az olmamak üzere toplumsal ihtiyaçlara cevap olabilecek sayıda Denetçi ile Genel Sekreter ve diğer personel görev yapar.

                                                                        Pervin Buldan (Iğdır) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyor Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Sayın Buldan, buyurun. (BDP sıralarından alkışlar)

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı’nın 4’üncü maddesi üzerine vermiş olduğumuz önerge üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Kamu Denetçiliği Kurumunun Kurulmasına İlişkin Kanun Tasarısı, yeni Anayasa çalışmaları devam ederken zamansız bir şekilde Genel Kurula getirilmiştir.

Değerli arkadaşlar, bireyin devlet karşısında korunmasına ve kişinin sahip olduğu hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasına yönelik çabaları beraberinde getiren hukuk devleti anlayışı, bireylerin kötü yönetimden kaynaklanan sorunlarla ilgili özgürce başvurma, sorgulama, izleme ve değiştirme haklarına sahip olmalarını gerekli kılmaktadır. Bu doğrultuda bağımsız niteliği haiz kamu denetçiliği kurumları, çeşitli ülkelerde hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkesinin yerleşmesine, insan hakları ve kadın haklarının sağlanmasına katkılarından dolayı demokratik hukuk devletinin önemli araçlarından birisi haline gelmiştir. Kadın-erkek eşitliğinin devlet çatısı altında kurumsallaşmasının ise en temel bileşenlerinden biri olarak görülmektedir. Bu çerçevede, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını, ayrımcı uygulamaların cezalandırılmasını, denetlenmesini, zararların tazmin edilmesini ve ayrımcılığın bulunduğu her alanda önleyici tedbirler alınmasını sağlamaya katkıda bulunacak toplumsal cinsiyet eşitliği denetçiliği başta olmak üzere uzmanlık alanlarına göre ayrılmış kamu denetçiliğinin  kurulması önemlidir. Türkiye’de kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve ayrımcılıkla mücadele konusunda devlet bünyesindeki kurumsallaşma sürecinin gelişmesine de önemli katkılarda bulunacaktır.

Böyle bir tasarı görüşülürken, söz konusu kurumun oluşturulmasını yıllardır talep eden ve bu konuda 90'lardan beri çalışmalar yaparak çeşitli dönemlerde ilgililere ulaştıran kadın örgütlerinin görüşleri ve taleplerinin göz ardı edilmiş olması ve hiçbir danışma süreci oluşturulmadan yasalaştırma çalışmaları bu kurumun görev alanı ile bire bir çelişkilidir ve kabul edilemez bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, tasarının bütününün meşruiyetini sorgulanır hale getirmiştir. Daha açık bir ifade ile kadın örgütlerinin taleplerini dikkate almaksızın ve onlara danışmaksızın kurulacak bir Kamu Denetçiliği Kurumu kadınların devlet karşısında korunmayacağının en baştan beyan edilmesidir ki, bu konu da kabul edilemez bir yaklaşımdır.

Bu nedenle tasarı geri çekilmeli ve kadın örgütleri ve diğer insan hakları örgütleri dahil tüm sivil toplumla dayanışma süreçlerinin işletilerek toplumun her kesiminin üstünde mutabık olduğu bir Kamu Denetçiliği Kurumunun oluşturulması yönünde adım atılmalıdır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Buldan.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı'nın 4'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"(3) Kurumda, bir Başdenetçi ve dokuz Denetçi ile Genel Sekreter ve diğer personel görev yapar."

                                                                        Muharrem Işık (Erzincan) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyoruz Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet, katılıyor musunuz?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas)  – Katılmıyoruz Başkanım.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Muharrem Işık…

BAŞKAN - Sayın Işık, buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

MUHARREM IŞIK (Erzincan) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 4’üncü madde üzerindeki değişiklikle ilgili olarak söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Tabii, bizim değişikliğimiz nasıl olsa kabul edilmeyecek. Yalnız, sizin getirdiğiniz tasarıda Türkiye Büyük Millet Meclisine bağlı olarak özel bütçeli kamu tüzel kişiliğine sahip bir kurum oluşturulmaya çalışılmakta. 1 başdenetçi, 5 denetçi, genel sekreter ve diğer personelden oluşacak 246 kişilik bir kadro tahsis edilecek.

Kurumun görev bölümünde, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyetler üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” “Hukuka ve hakkaniyete” özellikle bastırılarak söylenmiş, güzel.

Şimdi, yapılacak bu yeni kurumda inşallah yeni bir MİT Başkanı yaratılmaz, elde ettiği bilgileri inşallah kötü amaçla da kullanmaz. Bu bizim amaçlarımız. Tabii, burada şikâyet etme hakkımız var. O zaman, kurul kurulduğu zaman, ben mesela bir dilekçe vereceğim, diyeceğim ki: “YÖK’te yapılan profesörlük atamalarında büyük bir usulsüzlük var. Bunun araştırılmasını istiyorum.” Örneğin ne diyeceğim? YÖK’te 95 kişilik bir kadro oluşturulmuş ve profesörler bir günde hoca olarak asıl olduğu yerde değil başka yerde görev yapmaya başlamışlar, hem de başhekim, genel müdür, rektör olarak çalışıyorlar. Üstelik, tıp profesörleri, sağlık meslek yüksekokulları ile hemşirelik yüksekokullarında profesörlük almaktadırlar, kadın doğum, genel cerrah, kulak burun boğaz, tıbbi onkoloji, ortopedi, psikiyatri, üroloji, patoloji profesörleri yapılmaktadırlar. Bir örnek vereyim, Florence Nightingale Hemşirelik Yüksek Okulunda bir hocamız üroloji profesörü olarak atanmıştır. Sayın Bakana sorduğumuz zaman soru önergemizde, ihtiyaca binaen yapıldığı söyleniyor. Tabii ihtiyaca binaen oluyor ama hiçbiri de o ihtiyaç olan yerlerde maalesef çalıştırılmıyor. Tabii amaç burada, iki yılını orada doldurup profesörlüğünü tescil ettirdikten sonra tekrar eski yerinde çalışmaya devam etmek. Tabii bunu yaparken büyük bir siyasi de rant sağlanmış oluyor çünkü özellikle doğu illerimizde “Yarın profesör gelecek” diye boy boy haberler yapılıyor. Profesör gelip bir ameliyat yapıp geri döndüğü zaman halk gayet memnun oluyor  ama yarın hastaneye gittiği zaman bir daha profesörü bulamıyor.

Başka bir şikâyet daha yapacağım, diyeceğim ki: Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde çok büyük bir kadrolaşma var. Daha önce bu üniversiteyi açtığımız zaman Atatürk Araştırma Hastanesiyle protokol yapıldı. Burada ortak çalışılacağı, Türkiye’nin bilim merkezi olacağı, üç kıtaya birden hizmet edeceği söylendi ama burada yapılan, profesörlerin çoğunluğu, şu anda 20 tanesi dışarıda çalıştırılmakta, diğerlerinin de zaten kadrolaşmak için yapıldığını biliyoruz. Dışarıda çalışanlar da başhekim olarak görevlerini sürdürmekte. Tabii  burada Sağlık Bakanlığının YÖK’ten 38’inci maddeye göre görevlendirme hakkı var. “Tamam, normal” diyeceksiniz. Bu görevlendirme yapılırken yine kişilere özel yapıldığı… Burada maddede diyor ki: “Öğretim elemanları ilgili kurumların talebi ve kendisinin muvafakatiyle üniversite yönetiminin oluruyla geçer.” Mesela bir hocamız Yıldırım Beyazıt’a başvuru yapmış. Yalnız kendisi 3.3.2011 tarihinde dilekçe vermiş. Yalnız üniversite yönetim kurulu nasıl oluyorsa 28.2.2011 tarihinde yazısını yazmış ve göndermiş. Kendisi başvurmadan, düzen izlenmeden atanması yapılmış.

Burada tabii başka şikâyetçi olacağımız konular da olur. Örneğin deriz ki: Şeker pancarını yok etmek için neden her sene nişasta bazlı şeker üretimini yüzde 35 arttırıyorsunuz? İnsanın sağlığını hiç düşünmüyor musunuz? Bugün Fransa’da, İngiltere’de, Almanya’da nişasta bazlı şeker üretimi sıfır iken bizim ülkemizde her sene Danıştayın verdiği kararlara rağmen, yürütmeyi durdurmak için verdiği kararlara rağmen her sene inatla neden artırıyorsunuz? Hangi firmaları sevindirmek istiyorsunuz? Bunları da sormamız gerekir. Tabii şeker pancarı demişken… Biliyorsunuz şeker fabrikaları özelleştirildi, bununla birlikte ben Erzincan’da göçün olacağını düşünüyorum. Ayrıca bugün verilen bir kararla Çayırlı, Kemah ve Kemaliye ilçelerinin adliyeleri de kapatıldı. Zaten bu insanların çoğunluğu fakir insanlar. 1 dönüm toprak almak için mahkemelerde uğraşan, kadastro ve tapu davaları açan insanlar. Bundan sonra bunlar diğer bölgelere nasıl gidecekler, nasıl bu davaları takip edecekler, bunu  düşünmemiz gerekiyor. 3-5 tane memurumuz orada çalışmaktaydı, bunlar da başka yerlere gidecekler. Dolayısıyla bu kararın da gözden geçirilmesini istiyorum.

Hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Işık.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, yoklama talebimiz var, yazılı olarak.

BAŞKAN – Yoklama talebi vardır.

Akif Hamzaçebi? Burada.

Haydar Akar? Burada.

Ali Özgündüz? Burada.

Namık Havutça? Burada.

İlhan Demiröz? Burada.

Ömer Süha Aldan? Burada.

Ramazan Kerim Özkan? Burada.

Muharrem Işık? Burada.

Refik Eryılmaz? Burada.

İdris Yıldız? Burada.

Ahmet Toptaş? Burada.

Turgut Dibek? Burada.

Mahmut Tanal? Burada.

Atilla Kart? Burada.

Kamer Genç? Burada.

Ali Demirçalı? Burada.

Mehmet Hilal Kaplan? Burada.

Salih Fırat? Burada.

Dilek Akagün Yılmaz? Burada.

Osman Korutürk? Burada.

III.- YOKLAMA

BAŞKAN - Evet, yoklama için iki dakika süre veriyorum ve yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı yoktur.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 16.26
DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 16.36

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Muhammet Bilal MACİT (İstanbul)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 120’nci Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

276 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 4’üncü maddesi üzerinde verilen Erzincan Milletvekili Sayın Muharrem Işık ve arkadaşlarının önergesinin oylamasından önce yapılan yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamamıştı.

III.- YOKLAMA

BAŞKAN – Şimdi, yeniden elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için iki dakika süre veriyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı vardır.

Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

2.- Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Anayasa Komisyonu Raporları (1/626) (S. Sayısı: 276) (Devam)

BAŞKAN – Komisyon burada.

Hükûmet burada.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

4’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 5’te iki önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alacağım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 5'inci maddesinin birinci fıkrasında geçen "idareye önerilerde bulunmakla" ibaresinden sonra gelmek üzere "birlikte gerekli gördüğü durumlarda idari yargıya başvurmakla" ibaresinin eklenmesini;

2 nci fıkrasının (c) bendine, var olan cümleden sonra gelmek üzere "İnfaz esnasındaki disiplin cezaları bu kapsamda değerlendirilmez" cümlesinin eklenmesini;

2 nci fıkrasının (ç) bendinin ise tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

 

 

                    Pervin Buldan                          Levent Tüzel                             Ayla Akat

                            Iğdır                                      İstanbul                                    Batman

                   Sebahat Tuncel                            Altan Tan                                Sırrı Sakık

                         İstanbul                                 Diyarbakır                                    Muş

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı'nın 5'inci maddesinin aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"Madde 5- (1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine veya re'sen, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak, idareye önerilerde bulunmak ve kendisine başvuruda bulunanlar adına, gerektiğinde idari dava yoluna başvuruda bulunmakla görevlidir.

(2) Ancak;

a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile re'sen imzaladığı kararlar ve emirler,

b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler,

c) Cezaların infazına ilişkin kararlar hariç, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar,

Kurumun görev alanı dışındadır."

                     Ramis Topal                           Mahmut Tanal                          Ali Demirçalı

                         Amasya                                   İstanbul                                     Adana

                                  Selahattin Karaahmetoğlu                    Ali Özgündüz

                                               Giresun                                      İstanbul

BAŞKAN – Komisyon katılıyor musunuz?

ADALET KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor musunuz?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Özgündüz konuşacak.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, uğultuyu hafifletelim lütfen.

Sayın Özgündüz, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) -  Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu kamu denetçiliği kurumunun sağlıklı olarak işlemesi için bu öneriye dikkat etmenizi özellikle arz ediyorum.

Şu andaki düzenleme, Hükûmetin getirdiği tasarıda bu kurum ancak şikâyet üzerine harekete geçebilecek; biz diyoruz ki, resen de harekete geçme yetkisi verelim mutlaka.

İki, kurum özellikle düzenleyici işlemlerden kaynaklanan hak ihlallerinde bu düzenleyici işlemin iptali yoluna gidebilsin yani idari yargıya dava açabilsin. Bu hakkı tanımalıyız.

Bir başka önemli gördüğümüz husus, değerli arkadaşlar, aslında en önemli husus, burada, 5’inci maddede şu andaki düzenlemeyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî faaliyetleri denetim dışında tutulmaktadır.

Bakın değerli milletvekilleri, en çok insan hakları ihlalleri karakollarda olur, cezaevlerinde olur ve ne yazık ki, Silahlı Kuvvetlerde yaşanmaktadır. Siz “Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar.” diyerek cezaevi disiplin kurullarının verdiği kararların itiraz üzerine incelendiği infaz hâkimi kararlarını denetim dışında tutarak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî faaliyetlerini denetim dışında tuttuğunuz zaman bu kurum ölü doğmuştur, hiçbir anlamı yoktur. İnsan hakları ihlallerini inceleyip reformların sağlanması, bir daha bu ihlallerin tekrarlanmaması yönünde somut olarak sonuç alıcı işlem yapması mümkün olmayacaktır dolayısıyla ölü doğacaktır.

Değerli arkadaşlar, dünyaya baktığımızda, Almanya’da, Avustralya’da, İngiltere’de, Kanada’da, Hollanda’da, İrlanda’da, Norveç’te, Belçika’da askerî ombudsman, ihtisas ombudsmanı görev yapmaktadır. Buradaki amaç, silahlı kuvvetlerin bünyesindeki hukuk dışı uygulamaların emir komuta zincirinden bağımsız, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlenmesi, insan hakları ihlallerinin tekrarının önlenmesidir yani, siz düşünün ki Sarıkamış’ta askerlik yapan bir askere nöbet hizmeti yazıyor komutan, 23.00-01.00, 03.00-05.00, eksi 30 derecede, 40 derecede. Şimdi, alt komisyon çalışmaları sırasında, Genelkurmaydan gelen arkadaşlar diyorlar ki: “Efendim, nöbet, manevra, askerî manevralar, tatbikat gibi faaliyetler askerî faaliyettir.” E peki -ben alt komisyonda da söyledim- şimdi yaşanan, şu anda somut olarak ülkemizin gündeminde soruşturmaya konu olan bir olay vardır, Uludere olayı. Bu, askerî faaliyet midir, değil midir? Kime bırakıyorsunuz bunu? Şu andaki düzenlemeyle başdenetçi, bu bir askerî faaliyet mi, değil mi kendisi takdir edecek. İşine geldiği zaman inceleyecek, işine geldiği zaman “Hayır efendim, askerî faaliyettir.” diyerek incelemeyecek. Ya da herhangi bir kıta komutanının, emri altındaki askerlere karşı, farklı saiklerle ayrımcılık yaptığını düşünün, efendim, nöbette, tatbikatta, eğitimde. “Bunlar askerî faaliyettir, dolayısıyla denetim dışındadır.” dediğiniz zaman, bu insan hakları ihlalleri devam edecektir.

Yine, cezaevlerinde disiplin kurulları cezalar veriyor, biliyorsunuz ceza infaz mevzuatına uygun davranışta bulunmayan kişilerle ilgili. İşte, hücre cezası verebiliyor, görüşten men verebiliyor, haberleşmeyi yasaklayabiliyor. Bu kararlara karşı, ilgili kişiler itiraz ediyor. Bunun üzerine, infaz hâkimi bir karar veriyor. Siz “Bu da yargı kararıdır.” dediğiniz anda, cezaevindeki ihlallere de kapamış olacaksınız. Dolayısıyla, en çok insan hakları ihlallerinin olduğu yerler olan karakollar, kışlalar ve cezaevlerini siz, başdenetçinin denetiminin dışında tuttuğunuz anda bu kurum sadece fantezidir, buradan söylüyorum. Sadece yapmak istediğiniz, Avrupa Birliğine görüntü olsun. “Efendim, işte, kamu denetçiliği istediniz, 2010 İlerleme Raporu’nda bunu talep ettiniz, e biz de çıkardık, bir kamu denetçiliğimiz var.”

Değerli arkadaşlar, biz diyoruz ki: Gelin, uzman kamu denetçiliği, her alanda ihtisaslaşan kamu denetçiliği sistemi kuralım. Hatta, şu anda 246 kadro öngörmüşsünüz, bizim önerimiz olduğu zaman 500 kadro veriyoruz, yani, size, Hükûmete 500 kadro veriyoruz. Ne istiyorsunuz? Kadrolaşın. Yani, niye diyoruz bunu? Çünkü sağlıklı olsun, sağlıklı işlesin. Dolayısıyla bu anlamda özellikle resen inceleme yapma ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin askerî faaliyetlerinin kapsam dışına çıkarılmasına ilişkin değişiklik önergemizi destekleyeceğinizi umarak hepinizi saygıyla selamlıyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Özgündüz.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.

Şimdi diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 5'inci maddesinin birinci fıkrasında geçen "idareye önerilerde bulunmakla" ibaresinden sonra gelmek üzere "birlikte gerekli gördüğü durumlarda idari yargıya başvurmakla" ibaresinin eklenmesini;

2 inci fıkrasının (c) bendine, var olan cümleden sonra gelmek üzere "İnfaz esnasındaki disiplin cezaları bu kapsamda değerlendirilmez" cümlesinin eklenmesini;

2 inci fıkrasının (ç) bendinin ise tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                        Altan Tan (Diyarbakır) ve arkadaşları.

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor musunuz?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Sayın Tan, buyurun. (BDP sıralarından alkışlar)

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 276 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 5’inci maddesinin 1’inci fıkrasında geçen “idareye önerilerde bulunmakla” ibaresinden sonra gelmek üzere "birlikte gerekli gördüğü durumlarda idari yargıya başvurmakla" ibaresinin eklenmesini; 2’nci fıkrasının (c) bendinde var olan cümleden sonra gelmek üzere "İnfaz esnasındaki disiplin cezaları bu kapsamda değerlendirilmez" cümlesinin eklenmesini; 2’nci fıkranın (ç) bendinin ise tasarı metninden çıkarılmasını teklif ediyoruz. Bunun gerekçelerini sizlere anlatmak üzere buradayım.

Değerli arkadaşlar, bu maddenin en önemli yanlışlıklarından birisi Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetlerinin denetim kapsamı dışında bırakılması, işte can alıcı nokta bu.

Değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti kurulalı beri bir askerî vesayetten bahsediliyor ve bu askerî vesayetin kaldırılması için her dönemde ciddi tartışmalar oluyor. Şimdi, tam böylesine önemli bir maddede, ombudsmanlık maddesinde, başdenetçi maddesinde “Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetler” denilerek bunların denetim dışına çıkarılması asla kabul edilemez.

Birinci itiraz şunadır: Sırf askerî nitelikteki faaliyetler nelerdir? Yani birinci tartışılması gereken konu budur. İkincisi de neden bunlar denetim dışında tutulmaktadır? Şimdi, bazıları söyleyebilir: “Efendim niye bu konuya itiraz ediyorsunuz?” Çok açık ve net örnekler vereceğim size. Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî faaliyetleri… Biraz önce benden evvel konuşan arkadaşlar da değişik partilerden itirazlarını sundular, uzun uzadıya zamanınızı almak istemiyorum bu konuyla ilgili, birkaç örnek vermek istiyorum. Mesela, Mardin Savur’da Albay Rıdvan Özden bir askerî operasyon esnasında öldürülmüştür. Önce bunun PKK tarafından öldürüldüğü iddia edilmiştir ama bugün mezarından çıkarılarak tekrar gerekli incelemeler yapılması noktasına gelinmiştir.

İkinci bir hadise, yine Diyarbakır Lice’de Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın uzak bir mesafeden uzun menzilli bir silahla tek kurşunla öldürülmesi hadisesidir. Bu da yine aynı şekilde takdim edilmiştir ama ondan sonra işin aslı başka türlü çıkmıştır.

Üçüncü bir örnek Uludere olayıdır. Bu ne faaliyetidir yani askerî faaliyet midir, vatan görevi midir, başka bir şey midir? Eğer buysa bile neden bu denetimin dışında tutulsun, bunun da izahı mümkün değildir.

En önemli noktalardan birisi de askerî cezaevlerinde yaşananlardır. Mesela, buna en büyük örneklerden birisi 12 Eylül dönemidir. Benim kendi başıma, ailemin başına gelen bir olay, babam Diyarbakır Askerî Cezaevinde 14 Temmuz 1982’de işkenceyle öldürüldü, Mardinli Askerî Savcı Oktay Yüksel bugüne kadar kanun önüne çıkarılamadı, girdi cezaevine ve cezaevinde 150’ye yakın kişiden tek tek “Böyle bir şey olmamıştır, kastı aşan bir fiilde bulunulmamıştır.” diye yazılı zorla ifadeler aldı. Daha sonraki yargı sürecinde bunun tam aksi ispat edildi, bir zavallı erin üzerine suç yıkıldı, ceza aldı. Peki, bunlar niye denetimin dışında olsun? Bu örnekleri çok daha arttırarak anlatmak mümkün.

“Birçok genç yine cezaevinde intihar etti.” diye onlarca genç bu son birkaç sene zarfında -çok gerilerde değil- gündeme geldi, basında yer aldı ama bir müddet sonra bunların da işte “Eğitimde elinde bomba patladı, silahı yanlış yöneltti, şunu şöyle yaptı.” diye üstü örtüldü, bir müddet sonra aksi çıktı. Onun için değerli arkadaşlar, kesinlikle bu işin de denetim kapsamına alınması lazım.

Bir diğer önemli nokta da bu ombudsman seçiminde, başdenetçi seçiminde Mecliste salt çoğunluk gündeme geliyor. Peki ne yapmak istiyorsunuz arkadaşlar? Yani yine bir bakan atar gibi, bir genel müdür atar gibi istediğiniz birisini başdenetçi yapacaksanız bu başdenetçi neyi denetleyecek? Şıracının şahidi bozacı olacak. Parmaklar kaldırılacak yine, istenildiği şekilde bir netice olmazsa reddedilecek.

Burada esas olan, Meclisin ittifakla, güven duyacağı, üzerinde mutabakata varacağı kişinin ve kişilerin görevlendirilmesidir. Bunun dışındaki bütün uygulamalar ve çalışmalar kandırmacadır, boşunadır, düzeltilmesi lazım.

Saygılar sunarım. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Tan.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

6’ncı maddede iki önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı’nın 6’ncı maddesinin 1’inci fıkrasının aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

“(1) Başdenetçilik; Başdenetçi ve ihtisas alanlarına ayrılmış Denetçilerden oluşur.”

Ali Özgündüz                                               Gürkut Acar                     Dilek Akagün Yılmaz

  İstanbul                                                           Antalya                                      Uşak

Kazım Kurt                                                   Rıza Türmen                          İlhan Demiröz

 Eskişehir                                                            İzmir                                       Bursa

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kamu Denetçiliği Kanun tasarısının 6. maddesinin 2. fıkrasının sonuna “Başdenetçinin yokluğunda en kıdemli denetçi vekâlet eder.” cümlesinin eklenmesini saygı ile arz ve teklif ederiz.

 

 

 

Faruk Bal                                                    Mehmet Şandır                      Nevzat Korkmaz

  Konya                                                             Mersin                                     Isparta

Mehmet Erdoğan Sinan Oğan                       Enver Erdem

    Muğla                                                             Iğdır                                       Elâzığ

BAŞKAN – Komisyon katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor musunuz?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Sayın Başkanım, 7’nci maddeye göre, yokluğunda kendisine vekâlet edecek denetçiyi belirlemek başdenetçinin görevi olduğundan, böyle bir eklemeye gerek yok diye düşünüyoruz, katılmıyoruz.

BAŞKAN – Kim konuşacak?

OKTAY VURAL (İzmir) – Enver Erdem.

BAŞKAN – Sayın Erdem, buyurunuz. (MHP sıralarından alkışlar)

ENVER ERDEM (Elâzığ) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Değerli milletvekilleri, 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı’nın 6’ncı maddesi için verilen önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN – Bir saniye… Bir saniye…

Arka sıradaki arkadaşlar, sohbetlerinizin tamamını ben duyuyorum; inanın duyuyorum. Sayın Aslan, ne söylediğinizi duydum.

Şimdi size yeniden açıyorum; buyurun.

ENVER ERDEM (Devamla) – Değerli milletvekilleri, bu kanun tasarısının neresinden bakarsak bakalım, neresinden ele alırsak alalım, birçok sorunu ve birçok problemi beraberinde taşımaktadır. Amacına, kapsamına, dayanağına, böyle bir sisteme ihtiyaç olup olmadığına, kurulması için katlanılacak maliyetlere değip değmeyeceğine, tarafsız ve bağımsız bir sistemin kurulup kurulmayacağına, hangi açıdan bakarsak bakalım, bu sistem ciddi sorunları beraberinde taşımaktadır.

“Amaç”, “Kapsam” ve “Dayanak” kısmına baktığımız zaman, şimdi öncelikle kanunun “Amaç” kısmında bunun işte Kadiul-kudât müessesesine dayandığından, yine Dîvân-ı Mezâlim müessesesine dayandığından bahsedildi ama biraz önce sizlere bu konuda çok değerli hocamız işin mahiyetinin bu olmadığına dair gerekli değerlendirmeleri yaptı, bunun Divân-ı Hümayûn ve Mehayif teşkilatı müfettişliği sistemine dayandığını sizlere ifade etti. Yine, daha önce bu sistemin Rusya’da “Prokuratura” şeklinde adlandırıldığına dair açıklamanın da doğru olmadığı söylendi ve yine “Amaç” ve “Kapsam” kısmında, “Dayanak” kısmında bahsedilen Osmanlıda idari yargı sisteminin olmadığı hususlarının da gerçekleri yansıtmadığı sizlere burada izah edildi.

Şimdi, bir defa, böyle bir düzenlemeye gerek var mı, yok mu? Şimdi, bunları bu kadar eksiklikleriyle beraber, bu sistem neyin nesi buna baktığımız zaman, esasında Temel’in hamsiyle alakalı bir bilmecesi var, o hatırıma geldi. Hani, Temel soruyor ya: “Sarıdır, kafeste yaşar, cik cik öter.” “Bu nedir?” diye sordukları zaman da “Hamsidir.” der. “Ya, Temel, sen buna ‘Sarıdır.’ dedin, sarıya boyadım onu. ‘Kafeste yaşar.’ Kafese koydum. E, ‘Cik cik’ öter dedin, bu nasıl oluyor?” der. “E, bu da yanıltmacasıdır.” der. Yani sizin hazırlamış olduğunuz bu kamu denetçiliği yasası gerçek anlamında Temel’in hamsi benzetmesinden başka, bilmecesinden başka bir şey değildir.

Bu, aslında Hükûmetin, noterlik sisteminin dışında kendi yandaşlarınıza, kardeşlerinize, damatlarınıza ballı iş bulmanın dışında getireceği bu millete herhangi bir fayda da yoktur.

Şimdi, “Böyle bir düzenlemeye gerek var mıdır, yok mudur?” sorusuna baktığımız zaman, zaten bizim sistemimizde hâlihazırda Dilekçe Komisyonu var, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu var, Devlet Denetleme Kurulu var, Etik Kurulu var, yeni oluşturulacak insan hakları merkezi düzenlemesi geliyor, onu da getireceksiniz. Bunlar doğru dürüst işliyor mu da siz, yani bu mantıkla getirdiğiniz bir sistemin, bu milletin yani kamu hizmeti gören kamu idarelerinin vatandaşa getirmiş olduğu hizmetlerde daha üst bir çıtayı yakalamak için böyle bir müessesenin etkin ve faydalı olacağına inanıyorsunuz?

Yine, “Osmanlıda idari yargı sistemi yok.” dediniz. Bizde, Osmanlıda olduğu gibi Türkiye’de de çok iyi işleyen bir idari yargı sistemi var. Şimdi, 250’den fazla insanı istihdam edeceksiniz. İdari yargı Türkiye’de çok iyi işlemekte. İptal davalarıyla, tam yargı davalarıyla vatandaşın, idarenin işlem ve eylemlerine karşı korunduğunu hepiniz çok iyi biliyorsunuz. “İdari yargının sorunlarını çözme noktasında, burada biriken yüklerin azaltılması konusunda üzerinize düşeni yapın.” dense bunu yapmayacaksınız ama 250 tane fuzuli istihdam sağlayacak bu müesseseyi bizim karşımıza çıkarabiliyorsunuz.

“Bizim bürokratik sistemimiz buna uygun mudur?” sorusuna baktığımız zaman, kesinlikle değildir. Bir defa değerli milletvekilleri, milletvekillerine verilmiş Hükûmeti denetleme yollarından birisi soru önergeleridir. Soru önergelerine bürokrasinin verdiği cevaplar hepinizin malumudur. Son derece lakayt, son derece ilgisiz, alakasız, sorularla ilgisi olmayan cevaplar.

Şimdi, ben, Elâzığ’la ilgili, Tunceli’nin Pertek ilçesinde 1978 yılında terör nedeniyle boşaltılan 12 köy, onlarca hane, yüzlerce insanın sorunuyla ilgili İçişleri Bakanlığına bir soru yönelttim ve sorunun özeti şu: Bu insanlar terörden zarar gördüler, köylerini terk ettiler. Bir: Bu insanların terörden gördükleri zarar tazmin edilebilir mi? İkincisi: Bu insanlar köyüne dönebilir mi? Güvenlikleri sağlanabilir mi? Bunların hiçbiri yapılamıyorsa bunların arazileri kamulaştırılabilir, sorunları çözülebilir mi? İçişleri Bakanlığının vermiş olduğu cevap değerli milletvekilleri: “Terörden şu ana kadar zarar görenlere şu kadar para yardımı yapılmıştır.” Yani dolayısıyla soru önergelerine verilen cevaplara yarın kesinlikle kamu denetçilerinin soracağı hiçbir soruya bürokrasi cevap vermeyecektir.

Saygılar sunarım. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Erdem.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı’nın 6’ncı maddesinin 1’inci fıkrasının aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

“(1) Başdenetçilik; Başdenetçi ve ihtisas alanlarına ayrılmış Denetçilerden oluşur.”

                                                                                        Ali Özgündüz (İstanbul) ve arkadaşları

BAŞKAN - Komisyon katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Demiröz konuşacak.

BAŞKAN – Sayın Demiröz, buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı’nın 6’ncı maddesinin 1’inci fıkrası için vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında söz almış bulunuyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türk Dil Kurumunun mail aracılığıyla kullanıcılarına gönderdiği bilgide “ombudsman” sözcüğü şu ifadelerle açıklanmıştır: “İngilizce kökenli bu söz hukukta parlamento tarafından görevlendirilen, vatandaşları resmî makamların keyfî ve yasa dışı davranışlarına karşı korumakla görevli kişi veya kurum. Bu söz için ‘kamu denetçisi’ önerilmiştir.”

Bu kurum Türkiye Büyük Millet Meclisine bağlı, özel bütçeli. Bu düzenlemenin tarafsız bir kurum olma olasılığı var mıdır? Siz buna inanıyor musunuz? Türk halkı buna inanacak mı?

Meclis açılalı, değişik bir ifadeyle yüce Meclise seçilmemizin üzerinden bir yıl geçti, bir yıldır görev yapıyoruz ancak hâlâ 8 milletvekili tutuklu. Benim gibi hepsi savcılıktan, il seçim kurulundan, Yüksek Seçim Kurulundan onay alarak seçilmiş milletvekilleridir. Haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet yok.

O zaman benim aklıma şu geliyor: Meclis Başkanı hepimizin başkanı tarafsız ve yansız olmalı. Meclis Başkanı –soruyorum arkadaşlar- ne yapmıştır? Milletvekillerinin hakkını koruyabilmiş midir? Bu konuda dik durabilmiş midir? Milletvekillerinin hakkını koruyamayan bir meclis başkanı örneği dikkate alındığında, Meclise bağlı kamu denetçilerinin tarafsız olarak vatandaşın hakkını nasıl koruyacağını birilerinin bize anlatması gerekir.

Değerli milletvekilleri, değişiklik “ihtisas alanlarına ayrılmış” kelimesini ihtiva etmektedir. İhtisaslaşma esasına dayalı kamu denetçiliği önermekteyiz. Öncelikle bu sistem, 75 milyona yakın nüfusu olan ülkemizin ihtiyaçları için yeterli olmalıdır. Önerdiğimiz gibi, askerî, güvenlik, cezaevi, kadın ve çocuk hakları, ayrımcılıkla mücadele, çalışma, iş hayatı, çevre, üniversiteler, sağlık, yerel yönetimler, kamu kaynaklarının kullanımı ve yolsuzlukla mücadele alanlarında denetçilerin oluşması, kamu denetçiliği kurumunun daha etkin çalışacağının ve verimli çalışacağının bir göstergesidir.

Bizim bu konuda haklılığımızı bir örnekle de vermek isterim. Gazetecilikte, arkadaşlar, ombudsmanlık bulunmaktadır. Gazetecilikte halk temsilcisi, halkın sözcüsü ve koruyucusu demektir. Yayın yoluyla haksızlığa uğrayanları temsil eder. Birçoğunun, gazetelerinde köşesi vardır. 1967'de Amerika Birleşik Devletlerinde ilk defa uygulanmaya başlamıştır. Ombudsman, tarafsız ve bağımsızdır. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'da yayın organları kendi ombudsmanını seçmektedirler.

Türkiye'de okur temsilcisi karşılığında ombudsmanlığı, Emre Kongar Hürriyet'te ve Seyfettin Turhan başlatmışlardır. Milliyet'te Yavuz Baydar 1999'a kadar okur temsilcisi olmuş, beş yıl bu görevi sürdürmüştür. Hâlen Milliyet, Sabah gazetelerinde uygulanmaktadır. Bu örneği şunun için verdim: Sadece bir kelime olan ve ihtisaslaşma ile ilgili olan bu alanda, dilerim ki, alt komisyonda kabul etmediğiniz bu önerimizi, ilk defa, burada kabul edeceksiniz diye düşünüyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinize saygılar sunuyorum. Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Demiröz.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler.. Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler.. Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 7’de dört adet önerge vardır, sırasıyla okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısının 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesi arz ve teklif olunur.

                      Mahir Ünal                          Türkan Dağoğlu                         Öznur Çalık

                   Kahramanmaraş                             İstanbul                                   Malatya

           Çiğdem Münevver Ökten                A. Sibel Gönül                        M. Belma Satır

                          Mersin                                    Kocaeli                                    İstanbul

                     Ramazan Can                   Mehmet Doğan Kubat                   İlknur Denizli

                        Kırıkkale                                  İstanbul                                      İzmir

               Sevde Bayazıt Kaçar                      Tülay Bakır                              Oya Eronat

                   Kahramanmaraş                             Samsun                                 Diyarbakır

                                                                    Sevim Savaşer

                                                                         İstanbul

“f) Birisi kadın ve çocuk hakları alanında görevlendirilmek üzere, denetçiler arasındaki işbölümünü düzenlemek.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasına aşağıdaki (h) bendinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

                    Pervin Buldan                             Ayla Akat                               Sırrı Sakık

                            Iğdır                                      Batman                                      Muş

                     Levent Tüzel                          Sebahat Tuncel                         Hasip Kaplan

                         İstanbul                                   İstanbul                                     Şırnak

“h) Gerekli gördüğü durumlarda idari yargıya başvuruda bulunmak,”

T.B.M. Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı yasa tasarının 7/1-b maddesinde geçen “yönetmelik” ibaresinin tüzük olarak değiştirilmesini arz ederiz.

                     Kamer Genç                            Gürkut Acar                           Mahmut Tanal

                          Tunceli                                    Antalya                                   İstanbul

                     Ali Demirçalı                           Haydar Akar

                          Adana                                     Kocaeli

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kamu Denetçiliği Kanun tasarısının 7. maddesinin madde başlığı dahil olmak üzere aşağıdaki şekilde değiştirilmesini saygı ile arz ve teklif ederiz.

                        Faruk Bal                            Mehmet Şandır                      Nevzat Korkmaz

                          Konya                                     Mersin                                     Isparta

                  Mehmet Erdoğan                         Sinan Oğan                            Enver Erdem

                          Muğla                                       Iğdır                                       Elâzığ

“Başdenetçinin, Denetçiler Kurulunun ve Denetçilerin görevleri

Madde 7- (1) Başdenetçinin görevleri şunlardır:

a) Kuruma gelen şikâyetleri incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmak.

b) Denetçiler arasındaki işbölümünü düzenlemek.

Denetçiler Kurulunun önerisi ile;

c) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikleri hazırlamak.

d) Yıllık raporu hazırlamak.

e) Gerek görülen konularda özel rapor hazırlamak.

f) Raporları kamuoyuna duyurmak.

g) Genel Sekreteri ve diğer personeli atamak, Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

(2) Denetçilerin görevleri şunlardır:

a) Denetçiler Kuruluna katılmak,

b) Bu Kanunda verilen görevlerin yapılmasında Başdenetçiye yardımcı olmak.

c) Başdenetçi tarafından verilen görevleri yapmak.”

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) – Yok, Sayın Başkan.

OKTAY VURAL (İzmir) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

1- Tasarı ile Kurumun her kademesinde ve her işinde tek yetkili bir başdenetçilik yaratılmaktadır.

Tek kişi hakimiyeti dikta yönetim biçimlerinin başvurduğu ve demokratik yönetim sistemlerinin terk ettiği bir yönetim hastalığıdır.

Başdenetçinin bu kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirebilmesi için insan üstü güce sahip olması, sihirli bir yaratık olması gerekir.

Başdenetçi bu nitelikte olamayacağına göre bu kanun ile verilen görevlerin de yapılamayacağı açıktır.

Kamu denetçiliğinin ölü doğmaması,  amacına uygun  çalışabilmesi, başdenetçinin subjektif hatalarından arındırılabilmesi, iş ve işlemlerinin kolektif irade ile oluşturulabilmesine imkân sağlamak üzere Başdenetçinin denetçilerden oluşan bir kurulun incelemesinden geçen kararları alması zaruridir.

2- Birinci fıkradaki öneriye paralel olarak denetçilere Denetçiler Kuruluna katılma görevi verilmektedir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum…

OKTAY VURAL (İzmir) – Karar yeter sayısı Sayın Başkan.

BAŞKAN - Karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı vardır

KORAY AYDIN (Trabzon) – Yok Sayın Başkan.

BAŞKAN – Yani, Sayın Vural bilir, bu arkadaşların sayması esas ya onun için…

Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

T.B.M. Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı yasa tasarının 7/1-b maddesinde geçen “yönetmelik” ibaresinin tüzük olarak değiştirilmesini arz ederiz.

                                                                                        Kamer Genç (Tunceli) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Sayın Genç, buyurunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizim önergemiz… Burada yönetmelikle düzenlenen konuların tüzükle düzenlenmesini istiyoruz. Sebebi de şu: Biliyorsunuz, tüzükler daha ciddi, Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanıyor, Danıştayın incelemesinden geçiyor ve Resmî Gazete’de yayımlanıyor ama yönetmelik… Biliyorsunuz, Anayasa’nın 115’inci maddesinde tüzük düzenlenmiş, 124’üncü maddesinde de yönetmelik düzenlenmiş.

Şimdi, yönetmeliklerin bir defa Resmî Gazete’de yayımlanma zorunluluğu yok. Ayrıca da bu çok önemli bir düzenleme. Yani bir nevi, dava haklarının sona ermesi, dava sürelerinin kesilmesi, belli bir süre sonra dava süresinin yeniden başlaması, böyle çok ciddi konuların çok kesin olarak, insanların görebileceği şekilde düzenlenmesi gerekir. Ama AKP İktidarı maalesef son zamanlarda, iktidarları zamanında bir tane konuyu tüzüğe bırakmadılar, hep yönetmelik diyorlar. Yönetmeliği de kim düzenliyor? İlgili müsteşar, genel müdür düzenliyor. Hatta o kadar ileri gidiyorlar ki, KİT’lerde bunlar ihaleleri de düzenledikleri yönetmeliklere göre belirliyorlar, Kamu İhale Kanunu’na tabi tutulması gereken ihaleleri Kamu İhale Kanunu kapsamından çıkarıp da keyfî, kendi adamlarına davetiye usulüyle ihaleler veriyorlar ve bu sürede tabii çok soygun oluyor, suistimaller oluyor. Bunları KİT Komisyonunda da defalarca dile getirdik ama AKP zamanında hukuk denen bir şey kalmadı.

Bakın arkadaşlar, bugün 14 Haziran. Abdullah Gül 28 Haziranda seçildi, bu sene beş senesi doluyor. Anayasa’nın 102’nci maddesi diyor ki: Cumhurbaşkanlığı süresi dolmadan altmış gün önce Cumhurbaşkanlığı makamı doldurulur, altmış gün içinde. Yani bu ne demektir? 28 Hazirandan başlayıp 28 Ağustosa kadar herhangi bir günde Cumhurbaşkanının süresinin dolması lazım. Anayasa Mahkemesine dava açmışız. AKP kanunla Cumhurbaşkanlığı süresini uzattı. Mevcut Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir ve beş yılda bir seçilir. AKP ne yaptı? Getirdiği bir kanunla Cumhurbaşkanlığı süresini yedi seneye çıkardı. Eğer yedi sene biz bu kanuna… Anayasa Mahkemesine gittik, dedik ki: “Cumhurbaşkanının görev süresinin tespiti kanunla değil, Anayasa’yla belirlenir.” Dolayısıyla Anayasa’nın burada karar vermesi gereken konu, Cumhurbaşkanının görev süresi Anayasa’yla mı belirlenir, yoksa kanunla mı belirlenir?

Şimdi, Anayasa Mahkemesi raportörünün yaptığı bir tespite göre… Efendim, yorum yapıyor. Senin yorum yapma yetkin yok ki kardeşim yani Cumhurbaşkanlığı süresi kanunla mı düzenlenir, Anayasa’yla mı düzenlenir… Sonra, tabii, Anayasa Mahkemesi Başkanı Tayyip Bey’le Abdullah Bey’le çok samimi ilişkiler içinde, dostlukları var. Daha herhâlde oradan “Ya, işte, bunu karara bağlayın.” şeklinde bir istek de gelmediği için uzatıyorlar. Ya, ne zaman sen şunu karara bağlayacaksın? İşte, 28 Ağustosta bitiyor bunun süresi. Anayasa’nın 102’nci maddesine göre, görev süresi dolmadan 60 gün yani çok açık, 60 gün içinde doldurulur diyor. Niye uzatıyorsun Anayasa Mahkemesi Başkanı? Yani sizin zamanınızda, devri zamanınızda ne Anayasa’nın bir değeri var ne hukukun bir değeri var.

Şimdi, ben daha önce yaptığım konuşmada… Yani o kadar saçma sapan bir şeyler yazılmış ki kanunda… Efendim, idarenin eylem ve işlemleri, tutum ve davranışları… Yani bir kişinin tutum ve davranışı nasıl kanuna aykırı, hukuka aykırı olabilir? Hukuka aykırılığı da yeterli görmemişler, bir de hakkaniyete uygun değilse… Yani böyle bir hayal âleminde… Ya, hukukçu yok ki yani. Tabii, biraz önce Burhan Kuzu’ya sordum, duymadı, yanındakilerle konuşuyordu. Yani böyle oyuncak anlamına gelecek kanun tekliflerini getirmeye gerek yok.

Dolayısıyla burada kamu denetçiliği de formalite bir şey. 246 tane kadro ihdas ediyorsunuz, 246 tane AKP’liyi getirip iş vereceksiniz, bütün mesele bu. Ondan sonra da bir de… Mademki öyle çok tarafsız bir tane kamu başdenetçisini seçme ilkesini kabul etmiştiniz, o zaman 367 tane milletvekilinin seçmesini öngörseydiniz. O zaman ne olurdu? Burada 367 milletvekilinin seçebileceği bir kamu başdenetçisi ile 139 kişiyle seçilen bir kamu başdenetçisi veya denetçisinin farkı çok büyük. 367 kişiyle seçilecek bir kamu başdenetçisi en azından buradaki partilerin uyumuyla, birleşmesiyle, mutabakatıyla, hakikaten tarafsız olacak bir kişi seçilirdi. Ama siz ne diyorsunuz: “Tayyip Bey ne emrediyorsa biz onu seçiyoruz.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) – O zaman Tayyip Bey’in burası…

İHSAN ŞENER (Ordu) – Seni seçelim seni, tarafsızsın sen!

KAMER GENÇ (Tunceli) – Yahu, bir defa sen ne konuştuğunun farkında değilsin!

SUAT ÖNAL (Osmaniye) – Boş konuşuyorsun, boş!

KAMER GENÇ (Tunceli) – Karar yeter sayısı istiyorum.

BAŞKAN – Tamam.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum, karar yeter sayısı arayacağım: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… (AK PARTİ sıralarından “Var, var” sesleri, MHP sıralarından “Yoktur” sesleri.) İşte, böyle dediğiniz zaman olmuyor. Tabii, siz “Var” diyorsunuz, onlar “Yok” diyor ama bu iki arkadaş da karar veriyor.

KORAY AYDIN (Trabzon) – Biz de sayıyoruz yani sadece onlar mı sayıyorlar.

BAŞKAN – Şimdi şu kapıyı kilitlettireceğim size, beş dakikada bir oylama oluyor.

Elektronik cihazla oylama yapıyorum.

İki dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla oylamaya başlandı)

KORAY AYDIN (Trabzon) – Demin de sahtekârlık yaptı, demin de yoktu! Yapmasınlar bu sahtekârlığı, her yerde sahtekârlık… Bu kadar olmaz ya! Kâtip üyeler görevlerini düzgün yapsın, demin de saydık, yoktu.

BAŞKAN – Efendim?

KORAY AYDIN (Trabzon) – “Kâtip üyeler görevlerini düzgün yapsınlar.” diyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Tamam… Kendim de sayacağım bundan sonra Sayın Aydın.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Kapıya bir otomatik alet koyalım da sonradan içeri girenleri bir saysın Sayın Başkan.

BAŞKAN – Usul olarak bundan sonra ben kendim sayacağım.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Hayır, bir şey demiyorum da bunlar sonradan geliyor.

BAŞKAN – Yani öyle yapacağım, ne yapalım. Usul belli. Kâtip üyeler sayıyor; anlaşırlarsa söylüyoruz, anlaşmazlarsa elektronik cihazla yapıyoruz. İki taraf da itiraz ediyor.

(Elektronik cihazla oylamaya devam edildi)

BAŞKAN – Karar yeter sayısı vardır, önerge reddedilmiştir.

Şimdi diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasına aşağıdaki (h) bendinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

“h) Gerekli gördüğü durumlarda idari yargıya başvuruda bulunmak.”

                                                                                        Pervin Buldan (Iğdır) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kaplan.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, ombudsmanlık bağımsız bir kurumdur, önce bunun altını çizelim. Ombudsman ne yargıçtır ne hukukçudur ne de mesleği gereği parlamenterdir, bulunduğu konumu gereği de bağımsızdır. Parlamenter ombudsmanlık yine bağımsızdır, bütçesi bağımsızdır, kendisi dokunulmazdır, dokunulmazlık kurulu dokunulmazdır, yargının, yasamanın ve yürütmenin üstündedir. Şimdi, burada ombudsmanın görevlerini konuşuyoruz. Başombudsmanın başı kim? Büyük Millet Meclisi Başkanı. Büyük Millet Meclisi Başkanı nereden seçiliyor? Meclisten. Hangi partiden seçiliyor? Çoğunluk partisinden. Çoğunluk partisinden seçilen Meclis Başkanı bu durumda ombudsmanın baş sorumlusu oluyor mu? Oluyor. O nasıl başdenetçi olacak? Nasıl görev yapacak bağımsız olarak? Yanlış yapıyoruz arkadaşlar!

İHSAN ŞENER (Ordu) – En küçük partiden seçelim o zaman!

HASİP KAPLAN (Devamla) – Bu yanlış, yanlış bir olay. Bakın, Cemil Çiçek’i şikayet ettik, dedik ki: “8 parlamenterle ilgili bir yıl geçti, görevini yapmadın.” Cemil Çiçek’i şikâyet ettik. Şimdi, onun altında görevli olan, komisyon başkanı olan başdenetçi, kendi üstü, kendi sorumlusu olarak gördüğü Meclis Başkanı hakkında gereğini nasıl yapacak? Biz, kendi kendimizi kandırabiliriz, Avrupa Birliğine kozmetik yasa yapabiliriz ama insanların aklıyla oynamak gibi bir yanlışı yapma hakkı yok. Parlamenter ombudsman bu değil arkadaşlar; bağımsızdır, dokunulmazdır, bütçesi ayrıdır, yeri ayrıdır, binası ayrıdır, personeli ayrıdır, çalışma tarzı ayrıdır, iç tüzüğü ayrıdır, kendisi yapar. “Burada yönetmelik yapılır.” diyor. Kim yapacak yönetmeliği? Bunu Meclis İç Tüzük’le, kanunla yapar arkadaşlar. Yönetmelikle başdenetçiliği getirdiğiniz zaman, o Genelkurmay Başkanını, emniyet müdürlerini, valileri, kaymakamları nasıl denetleyecek, bana söyler misiniz?

Şimdi, ombudsmanlık deyip geçmeyin. Hak ve özgürlükler konusunda hem bireye diyeceksiniz “Devlete karşı sana bu kurumu getirdik. Bunun statüsü de bağımsızdır.” Başından bağımlı bir kurum kuruyorsunuz, bu yanlıştır. Uyarıyoruz, pozisyonu ve fonksiyonları gereği bağımsızdır, arkasında Parlamento desteği vardır çünkü Parlamento seçiyor, politik olarak da tarafsızdır, politik bir taraf değildir -insan hakları evrenseldir arkadaşlar- kararlarında bağımsızdır. Kamu kurumları ombudsman ile iş birliği içindedir, onun verdiği talimatları en acil durumda yerine getirmekle yükümlüdürler. Ombudsman her açıdan yüksek standartlara sahiptir çünkü Türkiye'nin en akil, en onurlu insanlarıdır, en bağımsız, yurt dışında ve dünyada Türkiye’yi temsil edecek insanlardır. Masrafsız, kolay, doğrudan ulaşılabilir bütün mekanizmaları geliştirmek zorundadır. Vatandaş perende atlayarak şikâyetini yapmamalıdır. Bir dilekçe, bir İnternet, bir e-mail, bir Twitter, bir Facebook, bir ufak “tık” ile bile bu kuruma ulaşılmalıdır, başvuruyla tek tek ilgilenilmelidir ve en büyük özelliği ombudsman kurumunun, halkın denetçisinin, halkın hakeminin medya ile ilgili tarafsız, çok çok iyi ilişkiler kurması lazım. E, birileri “tasmalı medya” diyorsa ve medyaya bu gözle bakıyorsa öyle bir söz sarf edildiğinde resen, otomatikman bu kamu denetçisinin harekete geçip gereğini yapması lazım. Bunun böyle bir görevi vardır. Böyle bir görevi olan bir yerde kamu denetçiliğini çoğunluğun diktasından almak gerekiyor, alıp bağımsız kılmak gerekiyor. “Yok, bağımsız değildir.” derseniz, özel yetkili mahkemeleri şikâyet edeceksiniz. Nasıl edeceksiniz? Gizli dinlemeyi, şantaj kasetlerini, bilmem neleri, bunların hepsini soracaklar; vatandaş soracak, yeri gelecek, soracak. İşte o bağımsız denetçi kurumunun kamu denetimini, bunu böyle yapması lazım.

Peki, bu kamu görevi denetimi niye dokuz ay sonra yürürlüğe giriyor? Bebekler dokuz ay on beş gün sonra doğuyor. Dokuz ay on beş gün sonra bebekler doğduğuna göre, bu yasanın doğması, bu kurumun doğması için dokuz ay kriteri nedir arkadaşlar? Ya, bu yürürlüğe girdiği zaman kurulur, dokuz ay niye bekliyorsunuz, bunu da anlamış değiliz. Yani burada, on sene uğraşıp, debelenip bir yasa getireceksiniz dokuz ay sonra yürürlüğe girsin.

Bunların hepsi yanlıştır arkadaşlar. Bu yanlışlar tekrar önümüze yeni bir yasa olarak gelecektir, geldiği zaman da Elitaş’a döneceğim, diyeceğim ki: “Sen niye ikide bir telefonunla oynuyordun, bu yasa geçerken gereğini yapmadın?” diye soracağız.

İyi günler diliyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kaplan.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler…  Kabul etmeyenler…  Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısının 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesi arz ve teklif olunur.

“f) Birisi kadın ve çocuk hakları alanında görevlendirilmek üzere, denetçiler arasındaki işbölümünü düzenlemek.”

                                                                        Mahir Ünal (Kahramanmaraş) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Olumlu görüşle takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet, katılıyor musunuz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılıyoruz efendim.

BAŞKAN – Gerekçeyi mi okutayım?

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Gerekçe.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Denetçiler arasındaki işbölümü düzenlenirken denetçilerden birisinin kadın ve çocuk hakları konusunda görevlendirilmesinin sağlanması amacıyla bu önerge verilmiştir.

BAŞKAN – Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 8’de iki önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alıyorum:

TBMM Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 8. maddesinin 1. fıkrasının “Başdenetçi uzman denetçiler arasında iş birliği ve uyumlu çalışmayı sağlar.” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Bülent Tezcan                          Turgut Dibek                          Ali Özgündüz

                          Aydın                                    Kırklareli                                  İstanbul

                                               Haydar Akar                   Dilek Akagün Yılmaz

                                                   Kocaeli                                     Uşak

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alacağım:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kamu Denetçiliği Kanun Tasarısının 8. maddesinin

1- 2. fıkrasında bulunan önerilerini kelimesinden sonra gelen Başdenetçiye kelimesinin metinden çıkarılmasını yerine Denetçiler Kuruluna ibaresinin eklenmesini,

2- 4. fıkrasında işbölümüne kelimesinden sonra gelmek üzere Denetçiler Kurulunun çalışma usul ve esasları ibaresinin eklenmesini saygı ile arz ve teklif ederiz.

                        Faruk Bal                          Mehmet Erdoğan                      Mehmet Şandır

                          Konya                                      Muğla                                     Mersin

                      Sinan Oğan                            Enver Erdem                        Nevzat Korkmaz

                            Iğdır                                       Elâzığ                                      Isparta

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Hükûmet, katılıyor musunuz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

OKTAY VURAL (İzmir) – Mehmet Erdoğan.

BAŞKAN – Sayın Erdoğan, buyurunuz. (MHP sıralarından alkışlar)

MEHMET ERDOĞAN (Muğla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Kamu Denetçiliği Kanunu Tasarısı üzerinde vermiş olduğumuz önerge hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi selamlıyorum.

Öncelikle, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun dün açıkladığı yaz kararnamesi sonucu Muğla ilinde Ula ve Dalaman ilçelerimizde adliye teşkilatının kapatıldığını bugün üzülerek öğrenmiş bulunuyorum. Bizim okumuş olduğumuz sosyal bilgiler kitaplarında ilçe teşkilatı içerisinde adliye teşkilatı da var ama AKP’nin algılamasında ilçelerde, maalesef, adliye kaldırıldı. Acaba bu, önümüzdeki dönemde bu ilçelerimizin ilçeliğinin de kaldırılmasıyla ilgili bir adım mıdır? İşin doğrusu, buradan bunu da merak ediyorum.

Dalaman ilçemiz 25 bin merkez nüfusu ve uluslararası bir havalimanıyla bölgemizde önemli bir ilçedir. Ula ilçemiz de tarihten bu yana ilçe olan ve şimdiye kadar, kurulduğundan bu yana adliyesi olan bir ilçedir. Ben bu kararı milletimizin vicdanına havale ediyorum.

Şimdi, kamu denetçiliğinin görevi ne olacak? Önce işe buradan başlamak lazım. Kamu denetçiliği, yürütme gücüne karşı vatandaşın şikâyetlerini inceleyecek. Yürütme kim? İktidar. Şimdi, parlamenter demokraside iktidarı kim denetleyecek? İşin doğrusu, parlamento. Pekâlâ, parlamentonun içinde de esas denetim görevi kimin? Muhalefetin. Oluşturulan sistemde başdenetçi ve denetçileri kim seçecek? İktidar. Bakınız, bu kanun ile muhalefetin denetim yetkisi, atanacak yandaş denetçilere devredilecektir yani denetim fiilen ortadan kaldırılacak. Bu, demokrasiye sıkılan bir kurşundur arkadaşlar. Zaten size göre, İktidar, pardon, Sayın Başbakan hatadan münezzehtir, dolayısıyla, denetime de gerek yoktur.

Yine, Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işler kanunun kapsamı dışında olacaktır. Bundan böyle Cumhurbaşkanını halk seçecek, artık Cumhurbaşkanının hukuken olmasa da fiilen siyasi bağı kurulacak ama Cumhurbaşkanının yaptığı işlemler incelenmeyecek, tartışılmayacak; bu da kabul edilebilir bir uygulama değil arkadaşlar.

Yasama yetkisinin kullanılmasına dair işlemler kapsam dışındadır. Doğrudur, demokrasilerde meclis her şeyin üstündedir. Ama çoğunluğun tahakkümü altındaki Meclisimizde, maalesef, tarihimizde hiç olmadığı kadar, kişiye özel kanun çıkarılmıştır ve çıkarılmaya devam etmektedir. Buna kim, nasıl dur diyecek?

Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin şikâyetler de kapsam dışındadır. Bir iktidar düşünün ki özel yetkili mahkemeleri kuruyor, adli reform yapıyor. Yine bu iktidar özel yetkili mahkemeleri kapatmayı konuşuyor, yine bir yargı reformundan bahsediliyor. Bu nasıl bir sistemdir, bununla kim, nasıl başa çıkabilecek? İnsanlar tutuklanıyor ama yıllarca niye tutuklandıklarını bilmiyorlar, şikâyet mercisi de yok. Vatandaş derdini kime, nasıl, nerede anlatacak?

Türk Silahlı Kuvvetlerinin bütün işlemlerini denetim dışı bırakıyorsunuz, Silahlı Kuvvetlerin yaptığı yanlışları, vatandaşa karşı yaptığı yanlışları kim nasıl sorgulayacak?

Şimdi esas denetim mekanizmasının Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunda kimsenin şüphesi yok ama burada Dilekçe Komisyonu var, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu var, İç Tüzük’e göre de milletvekillerinin yazılı ve sözlü soru önergeleri verme hakkı var. Hukuken denetim yapmak mümkün ancak uygulamada bunların hepsi hikâye. Verdiğimiz yazılı soru önergelerine gelen cevaplar gösteriyor ki birileri bizimle alay ediyorlar.

Geçen haftalarda olduğu gibi, Sayın Ulaştırma Bakanı muhalefetin verdiği yüzlerce soru önergesini yok sayıyor; iktidarın sorduğu çanak soruları seçip getirdi, burada cevapladı. İktidarın istemediği hiçbir araştırma önergesinin de kabul edilmesi mümkün değil. Pekala, iktidarın seçtiği, pardon(!) atadığı kamu denetçileri daha mı iyi olacak arkadaşlar?

Kamu Denetçiliği Kurumu kurulursa belki ortak akıl devreye girer. Bu bakımdan verdiğimiz değişiklik önergesi önem arz etmektedir.

Önergemize desteklerinizi bekliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

OKTAY VURAL (İzmir) – Karar yeter sayısı istiyorum.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum:

Karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 17.32
BEŞİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 17.38

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: Muhammet Bilal MACİT (İstanbul), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 120’nci Birleşiminin Beşinci  Oturumunu açıyorum.

276 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 8’inci maddesi üzerinde verilen Muğla Milletvekili Sayın Mehmet Erdoğan ve arkadaşlarının önergesinin oylamasında  karar yeter sayısı bulunamamıştı.

Şimdi, önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.

Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon burada.

Hükûmet burada.

8’inci madde üzerindeki diğer önergeyi okutuyorum: 

TBMM Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 8. maddesinin 1. fıkrasının “Başdenetçi uzman denetçiler arasında iş birliği ve uyumlu çalışmayı sağlar.” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                    Bülent Tezcan                          Turgut Dibek                          Ali Özgündüz

                          Aydın                                    Kırklareli                                  İstanbul

                                           Haydar Akar                        Dilek Akagün Yılmaz

                                                Kocaeli                                         Uşak

BAŞKAN –  Komisyon, katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

 BAŞKAN –  Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) –  Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN –  Kim konuşacak?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Ali Özgündüz…

BAŞKAN –  Buyurun Sayın Özgündüz. (CHP sıralarından alkışlar)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, az önce 7’nci maddenin  birinci fıkrasının (f) bendi değişti. En azından 5 denetçiden en az 1’inin kadın ve çocuk haklarıyla görevlendirilmesi gerekirdi. “1 denetçi” denilmiş yani bu olumlu bir gelişme, her şeyden önce bizim öngördüğümüz uzman denetçiliğe uygun  bir yaklaşım. O açıdan en azından bir orta yolda buluştuk. Fakat en az 1’isi olmalıydı çünkü Türkiye’deki nüfusun beşte 1’i kadın ve çocuk değil ki, kadın ve çocukların çok daha fazla sorunu var. O yöndeki teklifimizi de sözlü olarak ilettim Komisyona ama kabul görmedi.

Değerli milletvekilleri -bunu belirttikten sonra- değerli arkadaşlar; dün adli yargıda bir deprem yaşandı. HSYK, cumhuriyet tarihinde olmayacak şekilde 2.335 hâkim, savcının yerini değiştirdi. (AK PARTİ sıralarından “Normal” sesi) “Normal” diyorsunuz da normal değil, anormallikler var.

Birçok arkadaşımız geçen dönemde HSYK seçimlerine aday olarak katıldığı için sürgün edilmiştir, kıyıma uğratılmıştır. Mehmet Uygun, İstanbul ağır ceza hâkimi, Edirne’ye sürülmüştür. Ferit Arslankurt, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, yirmi yıllık ağır ceza reisi, Adalet Komisyonu Başkanı, talebi yok, soruşturması yok, Gebze’ye ağır ceza reisliğinden alınıp düz hâkim olarak sürülmüştür. Ali Asker Kazak, HSYK seçimlerinde aday olduğu için, sadece bunun için o günden beri uğraşılmıştır, en sonunda Ümraniye’ye –ağır ceza reisliğinden alınarak- sürülmüştür. İzmir’den aynı şekilde 3 tane ağır ceza reisi kıyıma uğratılmıştır.

Değerli arkadaşlar, HSYK seçimlerinde aday olan bir başka arkadaşımız, ismini de veriyorum, cumhuriyet savcısı Mustafa Lokman, Antep’te görev yaparken geçen sene tayin istiyor, diyor ki: “Adapazarı’na, o civara verin.” Vermiyorlar. Bu sene çocuğu okul kazanıyor, o civarda üniversiteye yerleşiliyor, ha bunu bildi ya, “Düzenini bozacağım kardeşim, sürüyorum…” İstanbul’a, Kadıköy’e ataması yapıldı.

Değerli arkadaşlar, yani bu insanlardan ne isteniyor gerçekten anlamış değilim. Erhan Özen, eski başmüfettiş, İstanbul’dan alınıyor, hiçbir soruşturma yok, Elâzığ’a sürgün ediliyor. Yani HSYK hani 2010’da değişmişti, hani işte hâkim ve savcılar, vesayetten kurtulacaktı yargı? Ne biçim bir vesayet getirmişsiniz? Bugün Türkiye’de görev yapan hâkim ve savcıların üçte 1’i yer değiştiriyor ve 500’e yakın sürgün var. Ya, bu ne biçim vicdan, ne biçim ahlak? Yani hangi anlayışla bunu şey yapıyorsunuz?

“Efendim, bizi ilgilendirmez, HSYK yapıyor.” falan diyemezsiniz. Sizin kurduğunuz düzen işte bu! Yani HSYK’nın başında Adalet Bakanı, Hükûmetin bakanı var, Adalet Bakanı HSYK’nın başındadır yani arkadaşlar isyan ediyor. Yazıktır günahtır! Yani ben de o kürsüden geliyorum. İnsanlar Anadolu’da beşinci bölgeden başlıyor; beşinci bölgede iki yıl, dördüncü bölgede üç yıl, üçüncü bölgede üç yıl, ikinci bölgede beş yıl görev yaptıktan sonra birinci bölgeye geliyor; çoluk çocuğu okula başlıyor. “Hadi bakalım, takdir, hizmetin gereği.” diyerek alıp sağa sola sürüyorsunuz. Yazıktır, günahtır!

Sonra ne olacak biliyor musunuz arkadaşlar? Bu arkadaşlar sürüldü, “İki ay içinde lojmanı boşalt.” deniyor. İki ay içinde boşaltmadığı zaman ne oluyor? Onu da söyleyeyim, ATGV denilen bir kurum var, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı, bu lojmanlarda oturan kişi iki ay içinde boşaltmadığı zaman kirayı yüzde 1.000 alıyor, yüzde 1.000. Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek bir şekilde yani 150 lira olan lojman kirası 1.500 lira olarak alınıyor. Artı üstüne tefecilik faizi uygulanıyor. Her ay yüzde 10 faiz, senede yüzde 120 faiz alınıyor. Ya bu ne biçim adalet anlayışı? Ne biçim anlayış? Yani hakikaten ben o meslekten gelen, cumhuriyet savcılığından gelen bir insan olarak üzülüyorum meslektaşlarım adına. Lütfen yani bu vesileyle Adalet Bakanlığını da uyarıyorum. Sayın Başbakan Yardımcımız da burada. “Hak, hukuk, hakkaniyet” diyorsanız lütfen yargı üzerindeki bu zulmü kaldırın. Yazıktır yani müdahale etmeyin, bu insanlar vatan için hizmet ediyorlar. Çoluk çoçuğunun okulu var nasıl boşaltacak, nasıl gidecek? Yazık değil mi, ne yapmaya çalışıyorsunuz?

Bu vesileyle önerge üzerinde söz aldım ama özellikle bunu belirtmek istedim çünkü bu kamu denetçiliği eğer sağlıklı oluşursa bu HSYK’nın kararları da denetlenecek. İnanın ki sağlıklı bir kamu denetçisi Avrupa’daki gibi bir denetçi olsa bu HSYK kararlarının insan haklarının en büyük insan hakkı ihlali olduğuna da karar verecektir diyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Teşekkür ediyorum. 

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Özgündüz.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 9’da bir önerge vardır, okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kamu Denetçiliği Kanun Tasarısının 9. maddesinin g) fıkrasının "Kanunlarla verilen veya Başdenetçilik veya Denetçiler Kurulu tarafından verilen diğer işleri yapmak.” Şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                        Faruk Bal                          Mehmet Erdoğan                      Mehmet Şandır

                          Konya                                      Muğla                                     Mersin

                      Sinan Oğan                         Nevzat Korkmaz                        Enver Erdem

                            Iğdır                                       Isparta                                      Elazığ

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet, katılıyor musunuz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) - Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Kim konuşacak?

Sayın Bal buyurun.

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun tasarısı fakirin fukaranın, garibin gurebanın devlet karşısındaki hakkını, hukukunu devletin bir kaynağının tasnifi suretiyle koruyacak bir kanun tasarısı, özü budur. Bu öz içerisinde bir rakamı sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye’nin tüm gayrisafi millî hasılasını dikkate aldığımızda nüfusun yüzde 20’si bu gayrisafi millî hasılanın yüzde 80’ine sahip durumdadır yani bir zengin sınıf vardır. Diğer taraftan, Türkiye’nin yüzde 80’i de, nüfusunun yüzde 80’i de gayrisafi millî hasılanın yüzde 20’sini paylaşmaktadır. Bu, gelir dağılımındaki adaletsizliktir. İşte, bu gelir dağılımındaki adaletsizlik ile muallel olan sosyal ve ekonomik hastalığa adli yönden bir çare bulabilmek için, hakkını hukukunu aramakta zorlanan kişilere, garibe gurebaya devlet bir elini daha uzatıyor. Yönetilenleri denetleme, kamunun denetimi çerçevesi içerisinde bir elini daha uzatıyor fakat Adalet ve Kalkınma Partisi diyor ki: “Bu el yasama organında tek hâkim olduğum, yürütme organında tek hâkim olduğum, devletin kamu gücünü kullanan organlarını kendi zihniyetime göre düzenlediğim, devletin yargı organlarını kendi zihniyetime göre düzenlediğim, tabir yerindeyse, yarattığım yeni Türkiye’de fakiri fukarayı da korumak ancak benim iznimle, ancak benim inisiyatifimle, ancak benim istediğim kadarıyla olsun.” diyor. Bu kanunun özü budur. Bu bize yabancı bir düşünce değildir.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye’de daha önce 136 tane adalete erişim noktası kapatılmıştır, küçük ilçelerde adliye binaları kapatılmıştır. Şimdi, bin davadan daha az iş yükü olan mahkemelerin de bulunduğu ilçelerde adliyeler kapatılacaktır. Bu kapsam içerisinde, adalete erişim, Türkiye çapında fakir fukara kesimini çevrede bulunan ilçelere götürmek suretiyle, oraya kadar gitmeye zorlanmak suretiyle engellenmektedir. Bu engeller ağırlıklı olarak İç Anadolu Bölgesi’nde kendisini yoğun bir şekilde hissettirmektedir ve Konya’da da Halkapınar, Emirgazi, Tuzlukçu, Çeltik gibi ilçelerimizde adliyeler kapatılmak suretiyle adalete erişim mümkün hâle getirilememişti. Şimdi ise ilçelerde, özellikle tarım kesiminde meşgul olan insanların devletle sorunlarında, devletin uygulamaları karşısında maruz kaldıkları adaletsizliklere, haksızlıklara karşı kendi adına denetletecek olan kişilerin siyasallaştırılmış bir şekilde “ombudsman” adı ile bir kanun hâline getirilmesi düşünülmektedir.

Biz bu kanuna pozitif bir destek vereceğimizi ifade etmiştik. Bu önerge ile de o pozitif desteği sağlamak istiyoruz ve size yol göstermek istiyoruz. Bu kanunla sizin ortaya koymuş olduğunuz sisteme göre “başdenetçi” denilen kişi veya “denetçi” denilen 5 tane kişi her şeye kadir bir anlayışla donatılmaktadır, yetkilerle donatılmaktadır, ancak bunların her şeye kadir olmadığını, netice itibarıyla fani olduklarını, netice itibarıyla cüzi iradeye sahip olduklarını hepimiz biliyoruz. O zaman o cüzi iradenin hatalarından bu kanunu arındırmak lazım, arındırabilmek için de toplu olarak şikâyetleri değerlendirebilecek bir mekanizma olması lazım, bunun adı da “Denetçiler Kurulu” olarak tanzim edilmesi lazım. Maalesef ısrarla, inatla bu görüşümüz Adalet ve Kalkınma Partisinin milletvekillerinin oy çokluğuyla reddedilmektedir ama reddedilen husus bilin ki şudur: Garibin gurebanın, fakirin fukaranın devlet karşısındaki hakkı ve hukuku reddedilmektedir.

Bunun da reddedileceğini biliyorum. Sayın Hükûmet, Sayın Komisyon reddedileceğine dair işaret vermiştir ve sizler de Cenabıallah’ın size bahşettiği mahkemeyi kübranıza değil, Grup Başkan Vekilinden, Hükûmetten ve Komisyondan gelen işarete bakıyorsunuz, bunu da reddedeceksiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FARUK BAL (Devamla) – Bizim sözümüz gök kubbede hoş bir seda bırakmak içindir.

Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bal.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 10’da üç adet önerge vardır, sırasıyla okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı'nın 10'uncu maddesinin 1'inci fıkrasının (c) bendinin aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"c) Hukuk, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler, iktisat ve işletme fakültelerinden veya bunlara denkliği kabul edilmiş yurtiçi veya yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak.”

                    Mahmut Tanal                         Bülent Tezcan                         Emre Köprülü

                         İstanbul                                     Aydın                                    Tekirdağ

                    Ali Özgündüz                       Uğur Bayraktutan                     Hüseyin Aygün

                         İstanbul                                     Artvin                                     Tunceli

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki (g) bendinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

g) Tercihen insan hakları konusunda bilimsel ve akademik çalışmalar yapmış, bu alandaki ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarında görev almış olmak.”

               Sırrı Süreyya Önder                     Pervin Buldan                             Ayla Akat

                         İstanbul                                      Iğdır                                      Batman

                       Sırrı Sakık                           Sebahat Tuncel                          Levent Tüzel

                            Muş                                      İstanbul                                   İstanbul

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kamu Denetçiliği Kanun tasarısının 10. maddesinin;

1- 1. fıkrasının b) bendinde bulunan elli kelimesinin elli beş, kırk kelimesinin elli olarak değiştirilmesini,

2- 1. fıkrasının c) bendinde bulunan “tercihen” kelimesinin metinden çıkarılmasını,

3- 1. fıkrasının ç) bendinde bulunan on kelimesinin yirmi olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                        Faruk Bal                          Mehmet Erdoğan                      Mehmet Şandır

                          Konya                                      Muğla                                     Mersin

                      Sinan Oğan                         Nevzat Korkmaz                        Enver Erdem

                            Iğdır                                       Isparta                                      Elâzığ

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet, katılıyor musunuz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bal. (MHP sıralarından alkışlar)

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; anlatacağım gerekçelerle niçin katılmadıklarını bir de Sayın Hükûmet ve Sayın Komisyon vicdanlarında değerlendirsin. Sayın milletvekilleri de umarım bu izahattan sonra ne gibi bir karar verecekler, merak ediyorum.

Şimdi, seçilecek başdenetçi, değerli arkadaşlarım, akil adam olması lazım, seçilecek başdenetçi ehil adam olması lazım, seçilecek başdenetçi liyakatli adam olması lazım, seçilecek başdenetçi vatandaşın hâlinden, garibin gurebanın hâlinden, fakirin fukaranın hâlinden anlayacak bir düzeyde olması lazım. Aynı zamanda bu başdenetçi devletin nasıl işlediğine dair bilgi ve tecrübe sahibi de olması lazım. İşte, bu kadar niteliklere ulaşmış bir başdenetçinin hayatında belirli bir mesafeyi de katetmiş olması lazım. Bunun içindir ki elli olan yaş limitinin elli beşe çıkarılmasını öneriyoruz. Burada muradımız sadece bunu sağlamak değil, muradımız aynı zamanda elli yaşındaki bir başdenetçinin emekliliğe hak kazanamamış hâli söz konusu olabilir, bunu bertaraf ederek elli beş yaşına gelmiş kişi dört yıl daha bu görevde kalır ise bu takdirde emeklilik hakkını da elde etmiş olacaktır. Bu çok önemlidir. Niçin? Çünkü başdenetçi bir daha seçilmek için siyasi partilerin, özellikle iktidar partisinin kapısına kul olmaması lazım. Bir iktidarın kapısına kul olacak anlayıştaki bir başdenetçi o iktidarın siyasi perspektifinin dışına çıkamaz, çıkamayacağı için o iktidarın siyasi sorumluluğundaki kamu yönetimini ve o yönetimde görev alan kişileri, kamu görevlilerini denetleyemez. O zaman gerçekten akil, gerçekten ehliyetli, gerçekten tecrübeli, gerçekten bilgili bir kişiyi başdenetçi seçiyor isek, buna “evet” demeniz lazım. Aklın yolu bir.

Diğer taraftan, bu kurumda görev alacak olan uzmanların on yıl devlet tecrübesiyle teçhiz edilmiş olmasını öneren bir hüküm vardır, bunu da yirmi yıla çıkarıyoruz, çıkarılması gerekir diyoruz, çünkü on yıllık bir süre yirmi yıla göre yeterli bir süre değildir, yirmi yıl ise bir devlet tecrübesiyle vatandaşın şikâyetini dinleyebilecek, anlayabilecek ehliyet ve liyakate ulaşılabilecek bir yaştır. Dolayısıyla, bu ehliyet ve liyakatle vatandaşın hâlinden anlayabilecek, derdine derman olabilecek bir olgunluğa erişmiş olması gerekmektedir. Bu tecrübeyle devletin işleyiş düzenini algılayabilecek, anlayabilecek ve bundaki yanlışlıkları, hataları görebilecek bir olgunluğa erişmiş olması lazım. İşte, bu olgunluğa sahip uzman, uzman yardımcısı, denetçi ve başdenetçidir ki fakirin fukaranın, garibin gurebanın hakkını koruyabilecek bir donanıma sahip olur. Bunu temin edebilmek için bu önergeyi vermiş bulunuyoruz, reddediliş gerekçesini de ben anlayabilmiş değilim.

Değerli arkadaşlarım, eğer reddediliş gerekçesi mertçe, yiğitçe burada şöyle ifade edilebilirse dürüst olur: “Yahu, siz boş verin bu işleri, hakkı, hukuku, adaleti, vatandaşın, garibin gurebanın devlet kapısında bir hak arayışı işini boş verin. Biz kendimize göre bir denetim organı kurmak istiyoruz. Biz, yaptığımız işleri aklayacak, paklayacak bir makam oluşturmak istiyoruz. Biz, yarın bir gün yandaşlarımızı oturtabilecek birer koltuk yaratmak istiyoruz.” derseniz, bu doğrudur ve sizin mertliğiniz, dürüstlüğünüz bu anlamda ikrar edilmiş olur.

Değerli arkadaşlarım, oysa bizim aradığımız bu kanunu çıkarırken ne birilerine masa, koltuk, kadro ikramıdır ne de birilerini gönülleme yasası çıkarıyoruz. Bizim gönülleyeceğimiz kesim, bizim gönlünü alacağımız kesim mahkeme kapılarına sürüklenmeden devletin “Pardon” diyebileceği, devletin “Ben yanlış yaptım vatandaşıma.” diyebileceği bir denetim organı oluşturmak istiyoruz. İşte bu denetim organında vasıf çok önemlidir, o vasfı sağlayabilecek ehliyeti, liyakati, donanımı da sağlayabilecek önerge budur.

Bu düşüncelerle önergemizi tekrar yüce heyetin takdirlerine arz ediyoruz.

Bu defa parmakların akılla donatılmış olmasını ümit ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bal.

FARUL BAL (Konya) – Karar yeter sayısı…

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum, karar yeter sayısı arayacağım. Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 17.57

 


ALTINCI OTURUM

Açılma Saati: 18.07

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: Muhammet Bilal MACİT (İstanbul), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 120’nci Birleşiminin Altıncı Oturumunu açıyorum.

276 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 10’uncu maddesi üzerinde verilen, Konya Milletvekili Sayın Faruk Bal ve arkadaşlarının önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.

Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon burada.

Hükûmet burada.

10’uncu madde üzerindeki diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki g) bendinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

“g) Tercihen insan hakları konusunda bilimsel ve akademik çalışmalar yapmış, bu alandaki ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarında görev almış olmak."

 

 

 

               Sırrı Süreyya Önder                     Pervin Buldan                             Ayla Akat

                         İstanbul                                      Iğdır                                      Batman

                     Levent Tüzel                             Sırrı Sakık                           Sebahat Tuncel

                         İstanbul                                      Muş                                      İstanbul

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Kim konuşacak?

Sayın Önder, buyurun. (BDP sıralarından alkışlar)

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (İstanbul) – Sayın Başkan, kıymetli arkadaşlar; bunun nesine katılınmaz, tekrar bir huzurlarınızda okumak istiyorum. İslami referanslara büyük bir önem veren arkadaşlarımıza bir hatırlatma yaparak başlıyorum: “Emaneti en imanlı olanınıza verin.” dememiş, “Emaneti ehline verin.” demiş. Her şeyde iman şartı aranırken bunda ehliyet şartı aranmış. Peki, bunun neresi kötü? “Siz böyle bir uzmanlık titrine sahip olan insanları getirin.” diyor bu önerge. Bunu reddetmenin tercümesi şudur: “Yok, arkadaş, bu konuda, haklar ve özgürlükler, insan hakları konusunda herhangi bir liyakate gerek yoktur.” Yani şu önergeleri, şu Parlamentoyu ciddiye aldığınızı gösterecek bir tane bir şey olsa… Burada hayatınızı ve bütün ülkenin hayatını kolaylaştıracak şeyler söylüyor muhalefet. E, siz de bu konuda mahir değilsiniz, siciliniz oldukça sıkıntılı. Niye? Kendi yaptığınız kanunları 2-3 kere buraya getirip yeniden çekiçlettirdiniz.

Şimdi, hâl böyle olunca burada ne diyelim yani biz çıkıp, biz söyleyip, biz dinliyoruz ama yarın öbür gün tarihe şöyle geçecek sayın vekiller; Komisyon zaten otomatiğe bağlamış, Hükûmet de öyle: “Katılıyor musunuz…” “Katılmıyoruz.” “Katılıyor musunuz…” “Katılmıyoruz.” Bundan kimse sizi sorumlu tutmaz ha. Burada sağcılık-solculuk, Kürt-Türk meselesi yok, liyakat aranıyor ya, “Getirilecek insanlar bu konuda ehliyetli olsun.” diyor. Siz “Hayır, ehliyetli olmasın.” mı diyeceksiniz? Bari buna “Evet.” deyin. Tarihe de şöyle dersiniz: “Zamanın behrinde muhalefetten bizim gözümüzden kaçmış bir şey gelmişti, Allah razı olsun onlardan, biz de bunu, bak, dikkate aldık.” Böyle yapmıyorsunuz.

Arkadaşlar, bu konuda bu ülkenin temel bir hastalığı vardır, “araç” ile “amaç” sık sık yer değiştirir. Bu, sadece mevcut Hükûmetle sınırlı bir şey de değildir, ezelden beri bir derdidir buranın. Mesela, “eğitim seferberliği” denilir, yüzlerce okul açılır, bir müddet sonra eğitim bahsi unutulur, bütün hedef daha fazla okul açmaya yönelir. Burada siz murakabeden niye korkuyorsunuz ki, ne kadar bu iş sağlıklı olursa sizin üstünüzden de o kadar vebal kalkar. Buna direnmenin bir tek açıklaması var tüm bu seyrine baktığımızda: Ancak korkacak şeyi olanlar böyle bir psikolojiye girebilir. Bunun başka bir açıklaması varsa yani “Liyakatli insanı getirin.” meselesine “Hayır.” demenin başka bir açıklaması varsa bir Hükûmet sözcüsü ya da iktidar vekili birisi söylesin, biz de diyelim ki: “Yanılmışız.”

Bu ülkedeki hak ihlallerinin en yoğun yaşandığı yerleri siz bu denetimin dışında tutuyorsunuz. Toplam hükûmet etme anlayışınız da bunun bir benzeri. Nerede bir istismar potansiyeli varsa onu Sayıştay denetiminin dışına çıkarmakla başladınız. Ardından, nerede bir istismar potansiyeli varsa Kamu İhale Kurumunun denetiminin dışına çıkardınız ya da o mekanizmaya dâhil olmasının dışına çıkardınız. Biz, artık burada sarhoş olduk; kanunlardan hangisi, yeni çıkan kanunlardan hangisi Kamu İhale Kurumunu yok sayıyor, artık takip etmekte güçlük çekiyoruz.

Dün bir vekil buradan “Bari bu Kamu İhale Kurumunu kaldırın. Komple kurtulalım bu işten.” dedi. Getirdiniz o düzeye. Murakabeden korkmaya gerek yok, eğer helal ve doğru iş yaptığınıza inanıyorsanız bundan korkmanıza gerek yok.

Daima ortaklığı çoğaltmak ve çözümün bir parçası yapmak, yüzde 50 oyla değil de bu denetçiyi -atıyorum- yüzde 70 oyla seçmek sizin sadece güvenilirliğinizi artırır, eğer oradaki yapılan işte bir “hurdahışlık” yoksa.

ALTAN TAN (Diyarbakır) – Var, “hurdahışlık” var.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Son olarak, dün burada bir iktidar vekili “Niye başörtülü bir vekilimiz olmasın?” dedi ve bunun için yüklendi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) – Bizim verdiğimiz ilk önergeydi. Sizin yaklaşımınız, “Siz Zerdüştsünüz, baş örtüsüyle işiniz ne?” dediniz. Tarihe geçti. Tekrar hatırlatmak için söylüyorum.

Teşekkür ederim. (BDP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı’nın 10’uncu maddesinin 1’inci fıkrasının (c) bendinin aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

“c) Hukuk, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler, iktisat ve işletme fakültelerinden veya bunlara denkliği kabul edilmiş yurtiçi veya yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak.”

Mahmut Tanal                                             Emre Köprülü                          Ali Özgündüz

   İstanbul                                                         Tekirdağ                                   İstanbul

Bülent Tezcan                                           Uğur Bayraktutan                     Hüseyin Aygün

    Aydın                                                            Artvin                                     Tunceli

BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Kim konuşacak?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Uğur Bayraktutan.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bayraktutan. (CHP sıralarından alkışlar)

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu  Kanunu Tasarısı’nın 10’uncu maddesiyle ilgili vermiş olduğumuz değişiklik önergesiyle ilgili söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, dün Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu -biraz önce milletvekili arkadaşlarım da ifade ettiler- 2.335 hâkim ve savcıyı ilgilendiren Adli Yargı Yaz Kararnamesi’ni açıkladı. Bu Kararname’yle ilgili kaygılarımızı burada ifade etmek istiyorum: HSYK, dün basına vermiş olduğu ayrıntılı demeçte, HSYK’nın kendi sitesinden de yayınlanmış olan ifadelerinde aynen şöyle bir ifade kullanıyor, diyor ki: “16 Mart 2012 tarihli ilanımızda belirtilen takvime riayet edilmeye çalışılmış ancak iş durumu, en yakın adli teşkilata uzaklığı, nüfusu, ulaşım imkânları gibi kriterlerle birleştirilmesi düşünülen bir kısım adliyelerle ilgili çalışma sebebiyle, beş günlük gecikmeyle HSYK’nın yapmış olduğu Adli Yargı Yaz Kararnamesi yayınlanmıştır.”

Şimdi değerli arkadaşlarım, burada görüldüğü üzere HSYK, bu Kararname’yi yayınlamadan evvel bütün Türkiye’deki bazı adliyelerin kapatılmasına ilişkin beş günlük bir tasarruf işleminde bulunmuştur. Bu piyangodan da ne yazık ki Artvin’e de iki tane adliye düşmüştür. Bu adliyelerden bir tanesi Ardanuç Adliyesi, bir diğeri de Arhavi Adliyesidir. Haricen öğrendiğimiz kadarıyla, cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllardan itibaren adli yargı hizmeti veren ve vatandaşlarımızın ciddi anlamda yararlanmış olduğu bu iki adliye kapatılmıştır.

Ardanuç ilçemiz, yaklaşık 13-14 bin nüfusu olan, yaz aylarında 17-18 bin nüfusa ulaşan, Artvin’e 42 kilometre uzaklığı bulunan bir ilçemizdir değerli arkadaşlarım.

Aynı zamanda Arhavi ilçemiz de, en yakın ilçe niteliğinde olan Hopa ilçemize 10 kilometre uzaklığı olan, yaklaşık 20 bin kişinin yaşamış olduğu, yaz aylarında 30 bin nüfusa ulaşan bir ilçemizdir. Şimdi bu iki ilçede adliyeyi kapattığımız zaman, adliyeden bir ülkede tasarruf edildiği zaman “Acaba kokacak ne vardır?” diye düşünüyorum değerli arkadaşlarım.

O nedenle, bu iki adliyenin kapatılması nedeniyle Artvin’deki iki ilçede vatandaşlarımızın adli hizmetten yararlanması konusunda ciddi mağduriyetleri vardır, bu işin bir an önce Hükûmet tarafından göz önüne alınmasını ve bu yanlıştan dönülmesini talep ediyorum. Neden talep ediyorum? Çünkü burada yaşayan insanlarımız en ufak bir adli sicil kaydını alabilmek için diğer ilçelere çok ciddi anlamda gitmek zorunda kalacaklardır, Artvin’deki ulaşım zorluğu, bir yere ulaşmadaki kışın zor koşulları nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşayacaklardır.

Bakın, bir adli sicil kaydı bile… Eğer buna bir başlarsak inanıyorum ki önümüzdeki günlerde, adliyelerle başlayıp arkasından noterleri kapatacaklardır, bu nedenle ciddi bir mağduriyet olacaktır.Bugün Meclis başladığı zaman, ilk başta bir soru önergesinde sormuştum, orada demiştim ki: “Eğer adliyeleri kapatmaya başlarsanız bana göre kaymakamlıkları da kapatın.” Yani, bir yerden başlarsanız bunun sonu yoktur. Adliyede tasarruf yapılır mı değerli arkadaşlarım? Yani bu ülkede her şey akla gelebilirdi; bu ilçelerimizde bankaları kapattık, kamu kurumlarını kapattık, kamu iktisadi teşebbüsleriyle ilgili kurumları kapattık ama adliyelerin kapatılmasını insanlara anlatmamız mümkün değil.

Bakın, bugün bizi televizyonları başında dinliyorlar. Buraya gelen, muhalefet partisinden çok değerli arkadaşlarım da var, onlar da anlattılar. Kendi seçim yörelerinde ciddi anlamda bir sorunla karşı karşıyalar. Kime ne anlatacağız? Ben inanıyorum ki iktidar partisindeki arkadaşlarımızın da, seçim bölgelerindeki adliyelerin kapatılmasıyla ilgili vatandaşlardan gelen yoğun talep ve istekler doğrultusunda çok zor durumda kaldıklarına inanıyorum ve görüyorum. O nedenle, bunu anlatmak zorunda değiliz. Ben, bu olay başlamadan evvel üç, dört gün evvel Adalet Bakanlığına bu konuda ciddi girişimlerde bulundum, yazılı sorular sordum, bürokratlara sordum. “Hayır, böyle bir şey yok.” dediler. Şimdi, HSYK bunu yapınca bu ortaya çıktı. O nedenle, Hükûmetin bu yanlıştan bir an önce dönmesini talep ediyorum.

Bunun dışında, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yayınlamış olduğu kararnamedeki ölçütün, her şeyden önce bu tip atamalarda liyakat olmadığını, sadakat olduğunu ifade etmek istiyorum. Yani  liyakate göre bir atama yapılmamıştır. Biraz önce belirtmiş olduğum ilçelerdeki adliyelerin kapatılmasıyla alakalı, gayet iyi hatırlıyorum, 2011 seçimlerinde bizim iki adliyemizin kapatıldığı Ardanuç ve Arhavi ilçelerinde kocaman billboard’larda şöyle yazıyorlardı: “Arhavi, büyük düşün.” deniliyordu, “Ardanuç, büyük düşün.” deniliyordu. İki yerde de insanlarımız büyük düşündüler, adliyelerini kapattılar! Ben buradan vatandaşlarımıza sizi şikâyet ediyorum, bunu öncelikle belirtmek istiyorum.

Önergemize de gelince… Bu önergeyle, üzerinde konuştuğumuz 10’uncu maddenin 1’inci fıkrasının (c) bendinde verdiğimiz önergeyle madde metnindeki “tercihen” ibaresinin kaldırılmasını talep ediyoruz. “Tercihen” ibaresi kaldırıldığında, kamu denetçiliği yapacak olan kişilerin, hukuk fakültelerinden ya da programlarında yeterli miktarda hukuk eğitimi veren fakültelerden mezun olmak koşulu getirilmektedir. Bu sayede de kamu denetçilerinin daha etkin, daha uzman ve daha sağlıklı biçimde karar alabilmeleri amaçlanmıştır. Buradaki amacımız da şudur: İskandinav ülkelerinde; İsveç, Norveç, Danimarka gibi ülkelerde kamu denetçiliği yani ombudsman kurumundaki esas temel belirleyici unsur bu kişilerin hukuk fakültelerinden mezun olma kriteridir. Eğer hukuk fakültesini buraya koyarsak -bu konudaki çekincenizin neden kaynaklandığını da anlamış değilim- bu sorunu çözeceğimize inanıyorum.

Bu düşüncelerle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bayraktutan.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Madde 11’de üç önerge vardır, sırasıyla okutup işleme alacağım:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 11'inci maddesinin; üçüncü fıkrasında geçen "arasından" kelimesinden sonra gelmek üzere "en az biri kadın olmak kaydıyla" ibaresinin eklenmesini; altıncı fıkrasında yer alan "Denetçi sayısının üç katı kadar adayı" ibaresinden sonra gelmek üzere "en az üçte biri kadın olmak kaydıyla" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

 

 

                    Pervin Buldan                             Ayla Akat                              Levent Tüzel

                            Iğdır                                      Batman                                    İstanbul         

                                              Sırrı Sakık                              Sebahat Tuncel

                                                  Muş                                         İstanbul

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı'nın 11'inci maddesinin 5'inci ve 6'ncı fıkralarının aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"(5) Başdenetçi, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunun gizli oyuyla seçilir.

(6) Komisyon tarafından oluşturulacak alt komisyon, başvuruda bulunan aday adayları arasından, seçilecek Denetçi sayısının üç katı kadar adayı, başvuru süresinin bittiği tarihten itibaren onbeş gün içinde belirler ve Komisyona sunar. Komisyon sonraki onbeş gün içinde Denetçi seçimlerini yapar. Denetçiler, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Birden fazla Denetçi seçimi yapılacağı durumlarda adaylar için birleşik oy pusulası düzenlenir."

                    Binnaz Toprak                          Ramis Topal                           Ali Özgündüz

                         İstanbul                                   Amasya                                   İstanbul

                                       Uğur Bayraktutan                           Mahmut Tanal

                                                Artvin                                         İstanbul

BAŞKAN – Şimdiki önergeyi okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kamu Denetçiliği Kanun tasarısının 11. maddesinin;

1- 3. fıkrasının "(3) Komisyon, Başdenetçi seçiminde başvuruda bulunan aday adaylarını başvuru süresinin bittiği tarihten itibaren mülakata tabi tutar. Mülakatın bitimini takip eden onbeş gün içinde üç adayı belirleyerek Genel Kurula sunulmak üzere Başkanlığa bildirir." şeklinde değiştirilmesini,

2- 4. fıkrasında bulunan on beş kelimesinin metinden çıkarılmasını, altmış kelimesinin eklenmesini,

3- 5. fıkrasının " (5) Başdenetçi, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu ile seçilir. Birinci oylamada bu çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci oylamaya geçilir. İkinci oylamada da üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu sağlanamadığı takdirde adaylar seçilememiş sayılır. Başkanlık diğer aday adayları arasından üç adayın belirlenmesi için durumu Komisyona bildirir. Komisyon yaptığı mülakat neticesini dikkate alarak yeni üç adayı belirler. Bu adaylar arasından üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu ile birinci veya ikinci oylamada Başdenetçi seçilir. Bu oylamada da sonuç alınamaz ise Komisyon ve seçim işlemi aynı usul ile tekrarlanır."

4- 6. fıkrasının "Denetçiler siyasi parti guruplarının Meclisteki üye sayısı oranında belirlenecek kontenjanın ikişer katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her siyasi parti gurubuna düşen denetçi sayısı esas alınmak sureti ile Meclis tarafından seçilir." şeklinde değiştirilmesini

5- 7. fıkrasının madde metninden çıkarılmasını ve madde numaralarının teselsül ettirilmesini saygı ile arz ve teklif ederiz.

                        Faruk Bal                          Mehmet Erdoğan                      Mehmet Şandır

                          Konya                                      Muğla                                     Mersin

                      Sinan Oğan                         Nevzat Korkmaz                        Enver Erdem

                            Iğdır                                       Isparta                                      Elâzığ

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet, katılıyor musunuz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Sayın Bal, buyurunuz lütfen.

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanunun en önemli maddesine gelmiş bulunmaktayız. Bu madde ile başdenetçi ve denetçi seçimi düzenlenmektedir. Maddeyi okuduğumuz zaman anlaşılmaktadır ki iktidar partisinin çoğunluğunun bir acelesi vardır. Bu acele de alt komisyonda, Komisyonda ve Genel Kurulda kanun tasarısının görüşülmesinde kazandırılmış olan hız ile mütenasip bir durumdadır ve burada da, seçim işlemi on beş gün gibi dar bir sürece sıkıştırılarak belli ki belirlenmiş 1 başdenetçiye, belli ki belirlenmiş 5 tane denetçiye koltukları hazırlanmak üzere verilmektedir.

Burada sizlere kamu denetiminin niçin varlığını birkaç cümleyle izah etmeye çalışacağım.

Değerli arkadaşlarım, parlamenter demokrasiler bir denge ve denetim sistemidir. Parlamenter demokrasilerin özüne inanan insanlar bilir ki dengenin ve denetimin devlet organları içerisinde belirli kurumlara, anayasal olarak verilmiş olan görevlerdir ama Parlamentoda, yasamada ise muhalefete verilmiş bir görevdir, yani denetim organı muhalefetin faaliyetleri ile ortaya çıkacak bir işlemdir, bir anayasal işlemdir, bir parlamento hukukunun gerektirdiği işlemdir.

Şimdi, siz, bu tasarı ile iktidar çoğunluğuna bir denetim organının seçtirilmesi görevini yüklüyorsunuz ve bunu Anayasa’daki birtakım cümleler ile süsleyerek atanacak bir kişiye, seçimmiş gibi bir kılıf içerisinde bir usulü getiriyorsunuz. Eğer bu gerçekten seçim olacak idiyse -bizim önergemizde ifade ettiğimiz gibi- adaylar kim, bunu bir komisyonun incelemesi lazım; bu adayları yüz yüze görüşmek suretiyle mülakata tabi tutması lazım. İki, bu adaylardan seçim yapılacak, Genel Kurul niçin on beş gün içerisinde seçim yapıyor? “Genel Kurulda muhalefetin görüşlerini almak” dedik. Bir uzlaşma ortamı bulabilmek için bu süreyi eğer sınırlayacaksanız en az altmış güne çıkarmak gerekmektedir.

Diğer taraftan, Anayasa’da birtakım seçim işlemleriyle ilgili konulmuş maddenin arkasına sığınılmak suretiyle, bu maddenin içinden dolaşılarak neticede iktidar çoğunluğunun seçeceği bir başdenetçi yerine, muhalefetin de sözünün dinlenebileceği, muhalefetin de demokratik bir katılım sağlamak suretiyle seçilen kişilere demokratik meşruiyet sağlayacak bir usulü niçin benimsemiyorsunuz? Beşte 3 çoğunlukla, iki defa yapılan oylamada, Genel Kurulda bu oyu alamayan kişilerin seçilememiş sayılması ve komisyon tarafından mülakat neticelerinin değerlendirilmek suretiyle, ikinci 3 kişinin Genel Kurula sunulmak suretiyle mutabakat sağlanabilecek bir ortamın sağlanması için bu önerge verilmiştir. Dolayısıyla bunun reddedilmiş olması veya reddedileceği, biraz önce kanaatlerin ifade edilmesiyle ortaya çıkmıştır. Ki ortaya çıkan durum, aslında Milliyetçi Hareket Partisinin önergesinin reddedilmesi değil, kamu denetimiyle ilgili işin özünün, ruhunun reddedilmesi, yani “kamu denetimi yerine iktidarın kendi kendini denetleyebileceği bir kişiyi atama usulünün kabullenilmesi” anlamı ortaya çıkmaktadır.

Diğer taraftan değerli arkadaşlarım, başdenetçi iktidar çoğunluğuyla seçilecektir. Denetçiler de iktidar çoğunluğuyla seçilecektir. Seçilen kişiler de her şeye kadirdir, her işi yapmaya muktedirdir, her şikâyeti inceleyecektir ve sonucuna göre karar verecektir. Peki, burada sadece yüzde 48, yüzde 49 civarında oy almış olan bir partinin oy verenleri mi tatmin edilecektir? Yoksa yüzde 51 gibi, iktidar partisine oy vermeyen kitlenin sesi ne olacaktır? İşte bu sesin ortaya çıkabilmesi, dinlenebilmesi için de muhalefet partilerine, RTÜK Kanunu’nda olduğu gibi, denetçi seçimiyle ilgili bir imkân sağlanmasını önermiş bulunuyoruz.

Elbette ki bunlar biraz sonra kaldırılacak parmaklarda aklın yerine, vicdanın yerine talimat hâkim olacağı için reddedilecektir, bunu biliyoruz. Bunları niçin size söylüyoruz? Allah rızası için, milletin rızasına nail olmak için, gök kubbede hoş bir seda bırakabilmek için söylüyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bal.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.  

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 276 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı'nın 11'inci maddesinin 5'inci ve 6'ncı fıkralarının aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"(5) Başdenetçi, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunun gizli oyuyla seçilir.

(6) Komisyon tarafından oluşturulacak alt komisyon, başvuruda bulunan aday adayları arasından, seçilecek Denetçi sayısının üç katı kadar adayı, başvuru süresinin bittiği tarihten itibaren onbeş gün içinde belirler ve Komisyona sunar. Komisyon sonraki onbeş gün içinde Denetçi seçimlerini yapar. Denetçiler, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Birden fazla Denetçi seçimi yapılacağı durumlarda adaylar için birleşik oy pusulası düzenlenir."

                                                                                        Binnaz Toprak (İstanbul) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Sayın Toprak, buyurun. (CHP ve BDP sıralarından alkışlar)

BİNNAZ TOPRAK (İstanbul) – Sayın Başkan, sevgili milletvekili arkadaşlarım; benim söyleyeceğimi Sırrı Süreyya Önder Arkadaşım kısmen söyledi ama ben gene de söyleyeceğim, AKP’nin akil adamlarından Sayın Bülent Arınç buradayken diyecektim ki: “Sayın Arınç veya Hükûmet yetkilileri, bu yasalar Meclise neden geliyor? Niye burada bu yasaları, yasa tasarılarını konuşuyoruz ve oyluyoruz?” Çünkü benim tecrübem, buraya geldiğim günden itibaren bugüne kadar herhangi bir yasanın bu Mecliste noktasını virgülüne çevirmeyi beceremedik yani Hükûmetten geldiği gibi olduğu şekliyle geçiyor. Dolayısıyla, ben, şahsen, burada, bunları konuşmamızı, oylamamızı bile vakit kaybı olarak görüyordum. Bugün bir mucize oldu, nasıl olduysa, muhalefet partilerinin teklif ettikleri bir tek şey   -yani bu denetçiler arasında kadın ve çocuklarla ilgilenecek bir denetçinin de bulunması meselesi- değiştirilip -gelen yasa tasarısından değiştirilip- kabul edildi.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - O da bizim değil.

BİNNAZ TOPRAK (Devamla) – Bunun, ben, inşallah, devam edeceğini umuyorum yani bundan sonra mutabakatla bu yasaları çıkardığımız takdirde gerçekten de bu Meclisin bir fonksiyonu olduğunu söyleyebiliriz.

Şimdi, Türkiye gibi ayrımcılığın, ötekileştirmenin ve hak ihlallerinin çok yaygın olduğu bir ülkede ben bu yasanın çok önemli olduğunu düşünüyorum ama tabii gerçekten çalışan ve çözüm üretebilen bir kurum olabilecekse eğer bu kamu denetçiliği kurumu. Bunun önündeki en önemli engel de -bütün, üç muhalefet partisinden arkadaşlarımızın dün gece, akşam 8’den şu saate kadar ısrarla üzerinde durdukları meseleyle bağlantılı en önemli engel-  şudur: Bu kamu denetçisinin nasıl seçileceği meselesi.

Şimdi, burada teklif edildiği şekliyle ve umuyorum ki -her ne kadar “Katılmıyoruz” demiş olsa da Hükûmet buna- belki, inşallah, günün sonunda bu maddeyi değiştirirler demin yaptıkları gibi çünkü bunun nedenleri de anlatıldı yani bağımsız olması, tarafsız olması, son derece önemli. Mevcut şekliyle seçildiği takdirde bu, iktidarda hangi parti varsa -bu sadece AKP’nin meselesi değil, yarın öbür gün başka bir parti de gelebilir- onun seçtiği insan oraya gelecek demektir.

Dün gece konuşan AKP’li bir arkadaşımız dedi ki: “Efendim, zamanında, hatırlamıyor musunuz, bir cumhurbaşkanını dahi seçemedik biz, dolayısıyla da bu yüzden darbe oldu.” Şimdi, Allah aşkına, 70 milyonluk bir ülkede herkesin üzerinde uzlaşabileceği, herkesin bağımsız olduğuna, tarafsız olduğuna inanabileceği tek bir insan dahi yok mu? Yani burada bir uzlaşma kültürünün oluşturulabilmesi gerekir, böyle bir kültür yok bu Mecliste. Meclisi kilitleyen, Meclisi çalışamaz hâle getiren ve de maalesef, bütün bu kavga ve gürültülere neden olan en önemli sebebin de bu olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla da inşallah bu önerimiz kabul edilir ve bu değiştirilir.

İkinci mesele, bu kadın meselesi; dediğim gibi, değişti. Ben de bunu gündeme getirecektim ama sağ olsun, BDP’li arkadaşlar ısrarla gündeme getirdiler ve değişti bu. Ama bu yeterli değil. Bir kadın ombudsmanlığı kurulması gerektiği kanısındayım ben ayrıca. Sadece ben değil, bunu kadın örgütleri de istiyorlar. Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkan Yardımcısı olarak şunu söyleyebilirim ki bizim Komisyonumuzun Anayasa Uyum Komisyonuna önerdiği maddelerden bir tanesi bu, yani böyle bir kurumun ihdas edilmesi. Bunun son derece önemli olduğunu düşünüyorum Türkiye gibi bir ülkede.

Aynı zamanda, bu personelin -şimdiki kanundan bahsediyorum- bu kamu denetçilerinden olan personelin yarısının, hadi bu kadar erkek egemen bir Mecliste yarısı çok görülebilir, en azından üçte 1’inin kadın olması gerekir.

İkincisi, kamu denetçisinin görev tanımıyla ilgili. O tanımda -kaçıncı maddeydi unuttum, 2’nci maddeydi galiba- eşitlik ilkesini koruyacağı, ayrımcılıkla mücadele edeceği ve temel hak ve özgürlükleri koruyacağı muhakkak ve muhakkak vurgulanmalı diye düşünüyorum.

Son olarak da, tabii Türkiye gibi bu kadar büyük bir ülkede ve hak ihlallerinin de yaygın olduğu bir ülkede bu denetçinin yükü çok olacak. Ben İspanya örneğini biliyorum, kurdular, binlerce müracaat geldiği için vazgeçtiler. Sonradan, zannediyorum, tekrar kuruldu farklı bir model.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BİNNAZ TOPRAK (İstanbul) – Dolayısıyla da bu, ya her ilden bir kamu denetçisi olması ya da CHP’li arkadaşların önerdiği gibi, ayrı ayrı komisyonları olan denetçiler olmasının çok yararlı olacağını düşünüyorum.

Çok teşekkür ederim. (CHP ve BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Toprak.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

276 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 11'inci maddesinin; üçüncü fıkrasında geçen "arasından" kelimesinden sonra gelmek üzere "en az biri kadın olmak kaydıyla" ibaresinin eklenmesini; altıncı fıkrasında yer alan "Denetçi sayısının üç katı kadar adayı" ibaresinden sonra gelmek üzere "en az üçte biri kadın olmak kaydıyla" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

Pervin Buldan (Iğdır) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon, katılıyor musunuz?

ANAYASA KOMİSYONU SÖZCÜSÜ YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet, katılıyor musunuz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Sayın Akat, buyurun. (BDP sıralarından alkışlar)

AYLA AKAT ATA (Batman) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Görüşülmekte olan yasa tasarısının 11’inci maddesi üzerine vermiş olduğumuz önerge üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biz bu önergemizi Komisyon tartışmaları sırasında da verdik, tabii ki reddedildi. Burada da katılmadığını beyan etti hem Komisyon hem Hükûmet. Tabii, neye “hayır” diyoruz? 12 Eylül 2010 referandumunda halkoyuna sunmuş olduğunuz pozitif ayrımcılık ilkesini pratikte uygulamayacağımızı beyan ediyoruz ve bu önergeye “hayır” diyoruz.

Evet, çok iyi bir toplum mühendisliği yaptı iktidar. Toplumun en büyük ihtiyacı özgürlüktü, haktı, demokrasiydi, eşitlikti ve siz bunu tespit ettiniz, kitlelere “demokrasi, özgürlük ve insan hakları” dediniz ama daha sonra “Elimizdeki bu, bunu kabul edeceksiniz.” dediniz. Bu “Yetmez ama evet.” anlayışı bizi ta bu noktaya getirdi. İşte, bugün 5 denetçiden 1’i kadın için, 1’i çocuk için görevlendirildi. Bu, tabii ki şu durumda bizim “hayır” diyeceğimiz bir şey değil ama yarın öbür gün bunun kurumsal anlamda sıkıntıları ne olacaktır? Biz 1 başdenetçi, 5 ayrı denetçi öngörüyoruz kurumsal olarak. Bunlardan 1’i sadece kadınla ilgilenecek, 1’i sadece çocukla ilgilenecek, diğer 3’ü Türkiye’deki bütün sorun alanlarıyla ilgilenecek.

Biz özde genel amaçlı bir ombudsmanlık kurumu öngörüyoruz ama Kamu Denetçiliği Kurumunun görevini yapabileceği özel amaçlı iki alan belirliyoruz. Niye? Çünkü kadın örgütleri bunu istiyor, çocuk örgütleri bunu istiyor ama en önemlisi, biz, uyum yasaları çerçevesinde bu ombudsmanlık kurumunu getiriyoruz. Avrupa Birliği önünde “Biz bu kurumu kurmadık.” dememek için getirdik, dedik ki: “5 denetçiden 1’i kadınla, 1’i çocukla ilgilenecek.”

Bu, ileride ciddi problem alanlarını beraberinde getirecek. Kaldı ki 5 kişi bu alanla ilgilenecek yerde sadece 1’ine hasretmiş oluyoruz. Verdiğimiz önerge kabul edilir edilmez bilmiyoruz ama biz “Başombudsmanlık için önerilecek 3 aday içerisinden e