TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ

 

YASAMA DÖNEMİ                 CİLT                YASAMA YILI

              24                                 5                             2

 

 

TUTANAK DERGİSİ

24’üncü BİRLEŞİM

 

25 Kasım 2011 Cuma

 

 

 

 

 

 

 

 

DÖNEM: 24                               CİLT: 5                       YASAMA YILI: 2

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

 

 

 

24’üncü Birleşim

25 Kasım 2011 Cuma

 

 

 

 

(TBMM Tutanak Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

   I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

  II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- YOKLAMA

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Önergeler

1.- Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekilleri İzmir Milletvekili Oktay Vural ve Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın; Van ilinde meydana gelen depremlerde arama ve kurtarma çalışmaları, yardımların ulaş-tırılması, hasar tespiti ve süreçteki diğer hizmetlerin yerine getirilmesinde etkin koordinasyon sağlayamadığı iddiasıyla Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergelerini (11/5) geri aldıklarına dair önergeleri (4/10)

 

V.- GENSORU

A) Ön Görüşmeler

1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Yalova Milletvekili Muharrem İnce, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın; CHP’li belediyelerin Alman vakıflarından kredi alarak terör örgütüne yardım ettikleri iddiasında bulunduğu hâlde bunu ispatlamadığı ve böylelikle üstlendiği görevi yerine getirmediği iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/4)

 

VI.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın, Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

2.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, partisine sataşması nedeniyle konuşması

3.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

4.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, partisine sataşması nedeniyle konuşması

5.- Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

6.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın,  partisine sataşması nedeniyle konuşması

7.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

8.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, grubuna sataşması nedeniyle konuşması

9.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, grubuna sataşması nedeniyle konuşması

10.- Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, partisine sataşması nedeniyle konuşması

11.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

 

VII.- AÇIKLAMALAR

1.- Ardahan Milletvekili Orhan Atalay 24/11/2011 tarihli 23’üncü Birleşim Tutanak Dergisi’nde yer alan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Uluslararası Anlaşma”nın oylamasında sehven “çekimser” oy kullandığına ve oyunu “kabul” olarak  tashih ettiğine ilişkin açıklaması

 

VIII.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, kadın doğum uzmanı eksikliğine ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın cevabı (7/663)

2.- Antalya Milletvekili Arif Bulut’un, Antalya Talasemi ve Kan Merkezi hakkında basında çıkan bazı haberlere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın cevabı (7/754)

3.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Susurluk Şeker Fabrikasının üretime ara vermesine ve sonuçlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı (7/770)

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak beş oturum yaptı.

 

TBMM Başkan Vekili Oturum Başkanı Sadık Yakut, 24 Kasım Öğretmenler Günü münasebetiyle bir konuşma yaptı.

 

Elâzığ Milletvekili Şuay Alpay’ın,

Ankara Milletvekili Zühal Topcu’nun,

Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın,

24 Kasım Öğretmenler Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşmalarına Millî Eğitim Bakanı Ömer Dinçer cevap verdi.

 

İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 milletvekilinin Doğu Anadolu Fay Hattı ile ilgili çalışmaların incelenmesi ve olası depremlere karşı (10/65),

Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş ve 23 milletvekilinin, su kaynaklarının potansiyelinin tespit edilerek korunması ve bilinçli kullanımı için (10/66),

Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş ve 20 milletvekilinin, arıcılık sektörünün sorunlarının araştırılarak (10/67),

Alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

 

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2011 tarih ve 2011/11105-5 sayılı yazısı ile Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/516 esas sayılı derdest dosyası kapsamında Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım’ın, 2011/46 esas sayılı derdest dosyası kapsamında ise Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan’ın, tutuklu olarak yargılanmalarına devam edildiğinin Anayasa’nın 83’üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirildiği hususu Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

 

22 Kasım 2011 tarihinde Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve arkadaşları tarafından (195 sıra no.lu) kadına yönelik şiddetin tespiti amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun bilgisine sunulmak üzere bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak, 24/11/2011 Perşembe günkü birleşimde sunuşlarda okunmasına ve görüşmelerin aynı tarihli birleşimde yapılmasına ilişkin BDP Grubu önerisi yapılan görüşmelerden sonra kabul edilmedi.

 

23 Kasım 2011 tarih ve 901 sayı ile Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan öğretmenlerin sorunlarının araştırılarak çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin 24/11/2011 Perşembe günü (bugün) Genel Kurulda okunarak görüşmelerinin aynı tarihli birleşimde yapılmasına ilişkin MHP Grubu önerisi yapılan görüşmelerden sonra kabul edilmedi.

 

Başkanın tutumu hakkında İç Tüzük’ü uygulamadığı, keyfi davrandığı gerekçesiyle usul görüşmesi açıldı. Yapılan görüşmelerden sonra Başkanlık tutumunda bir değişiklik olmadığını açıkladı.

 

İstanbul Milletvekili Umut Oran ve arkadaşları tarafından 18 Kasım 2011 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına AB ile tam üyelik sürecinde yaşanılan sorunların tespiti hakkında verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin (138 sıra no.lu), Genel Kurulun bilgisine sunulmak üzere bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak, 24/11/2011 Perşembe günkü birleşimde sunuşlarda okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşimde yapılmasına ilişkin CHP Grubu önerisi yapılan görüşmelerden sonra kabul edilmedi.

Bastırılarak dağıtılan 81 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın, 48 saat geçmeden gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının üçüncü sırasına alınmasına ve görüşmelerinin 24/11/2011 günkü (bugün) birleşimde yapılmasına ve 81 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerinin 24/11/2011 günkü (bugün) birleşimde tamamlanmasına kadar çalışmalara devam edilmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.

 

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 1’inci sırasında yer alan ve görüşmelerine devam olunan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yeni Zelanda Hükümeti Arasında Hava Hizmetlerine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun (1/423) (S. Sayısı: 21) görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

 

Konuşma yapmak üzere Genel Kurulu teşrif eden Avrupa Parlamentosu Başkanı Jerzy Buzek’e Başkanlıkça “Hoş geldiniz” denildi.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Jerzy Buzek, Genel Kurula hitaben bir konuşma yaptı.

 

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

2’nci sırasında yer alan ve görüşmelerine devam olunan Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan, Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Mersin Milletvekili Mehmet Şandır ve Barış ve Demokrasi Partisi Grup Başkanvekili Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2/138) (S. Sayısı: 80) görüşmeleri tamamlanarak kabul edildi ve kanunlaştı.

 

3’üncü sırasına alınan, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu Raporları’nın (1/510) (S. Sayısı: 81) görüşmeleri tamamlanarak yapılan açık oylamadan sonra kabul edildi ve kanunlaştı.

 

Alınan karar gereğince Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkındaki gensoru önergelerinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeleri yapmak için 25 Kasım 2011 Cuma günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşime 23.16’da son verildi.

 

 

                                                                    Sadık YAKUT

                                                                    Başkan Vekili

 

 

                 Mine LÖK BEYAZ                                                                  Bayram ÖZÇELİK

                       Diyarbakır                                                                                  Burdur          

                       Kâtip Üye                                                                                Kâtip Üye

 

      Muhammet Rıza YALÇINKAYA                                                           Tanju ÖZCAN

                           Bartın                                                                                       Bolu            

                       Kâtip Üye                                                                                Kâtip Üye

 

 

II.- GELEN KÂĞITLAR

                                                                                                                                            No: 36

25 Kasım 2011 Cuma

Sözlü Soru Önergeleri

1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, azınlıklara devredilen vakıflara ait gayrimenkullere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) sözlü soru önergesi (6/462) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, özürlü sağlık raporlarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından sözlü soru önergesi (6/463) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

3.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, ülkemizdeki özürlü sayısı ve özürlülük oranlarına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından sözlü soru önergesi (6/464) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, güvenli internet kullanımına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından sözlü soru önergesi (6/465) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

5.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik müzakerelerine ilişkin Avrupa Birliği Bakanından sözlü soru önergesi (6/466) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

6.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Başbakanlık örtülü ödenek bütçesinin miktarı ve kullanımına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/467) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

7.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, cari açık sorununa ilişkin Ekonomi Bakanından sözlü soru önergesi (6/468) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

8.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinde meydana gelen halk ayaklanmalarında ekonomik kayba uğrayan Türk şirketlerine ve vatandaşlarına ilişkin Ekonomi Bakanından sözlü soru önergesi (6/469) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

9.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinde meydana gelen halk ayaklanmaları neticesinde mağdur olan Türk vatandaşlarına ilişkin Dışişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/470) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

10.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bakıma muhtaç özürlülerin mağduriyetlerinin giderilmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/471) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

11.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Medeniyetler İttifakı Projesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/472) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

12.- İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi’nin, olası bir nükleer saldırının etkilerine ilişkin Milli Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/473) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

13.- Samsun Milletvekili Ahmet İhsan Kalkavan’ın, Samsun’da şiddet ve depresyonla ilgili yapılan sosyolojik ve psikolojik çalışmalara ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/474) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

14.- Samsun Milletvekili Ahmet İhsan Kalkavan’ın, 2007-2011 yılları arasında meydana gelen intihar teşebbüslerine ve gerçekleşen intiharlara ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/475) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

15.- Samsun Milletvekili Ahmet İhsan Kalkavan’ın, Samsun’daki çocuk psikiyatrisi sayısına ve Ruh Sağlığı Hastanesinin kapasitesine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/476) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

16.- Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın, kredi kartı kullanıcılarının haklarının korunmasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) sözlü soru önergesi (6/477) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

17.- İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki illerde mahkemelere yapılan başvurulara ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/478) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

18.- İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam’ın, yabancı ilaç şirketleri tarafından Türk vatandaşlarının kobay olarak kullanıldığı iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/479) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

19.- İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in, 1923’ten bu yana yıllar itibarıyla inşa edilen cami sayısına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/480) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

20.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, Van’daki depremde yardım için gelen ekiplerin konaklama alanlarının tespitine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/481) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Van’da meydana gelen deprem sonrasında arama ve kurtarma taleplerinin kabul edilmemesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1189) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

2.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Van’daki depremden etkilenen kamu personelinin sorunlarının giderilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1190) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

3.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Ege’deki Türk hava ve kara sahalarında fiili bir daralma olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1191) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

4.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, 5-7 Mart 2003 tarihinde İstanbul Harp Akademileri Komutanlığında yapılan bir seminere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1192) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

5.- Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan’ın, bir milletvekilinin yazdığı kitapta yer alan iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1193) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

6.- İstanbul Milletvekili Ercan Cengiz’in, İstanbul’un tarihi ve doğal siluetini bozan binalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1194) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

7.- Hakkâri Milletvekili Adil Kurt’un, 5233 sayılı Kanun gereği tazmin edilmesi gereken zararlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1195) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

8.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü’nün, kapatılan sendikalara ve 2821 sayılı Sendikalar Kanununun değiştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1196) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

9.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, Van’daki deprem sonrası yapılan açıklamalara ve çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1197) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

10.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, kuru ve yaş üzüm üreticilerinin desteklenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1198) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

11.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, kamuda özürlülerin istihdam oranına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1199) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

12.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Türkiye ve AB üyesi ülkelerdeki tasarruf tutarı ile kayıt dışı ekonominin GSYH’ye oranlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1200) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

13.-Ordu Milletvekili İdris Yıldız’ın, Ordu’da TOKİ tarafından yapılan toplu konutların yerine ve çevreye verdiği zarara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1201) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

14.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, Seyit Rıza ile oğlu ve arkadaşlarının mezar yerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1202) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

15.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, tutukluluk sürelerinin kısaltılması çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/1203) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

16.- Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta meydana gelen olayların sanıklarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/1204) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

17.- Ankara Milletvekili Levent Gök’ün, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta meydana gelen olayların sanıklarından birinin yurt dışında yakalandığı ve serbest bırakıldığı iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/1205) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

18.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, HSYK’nın üye yapısının değişmesinden sonra görev yeri değişen hâkim ve savcılara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/1206) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

19.-İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, MİT görevlisi olan bir tutuklunun ölümüne ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/1207) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

20.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, İmralı F Tipi Kapalı Cezaevindeki şartlara ve Ada’da yapıldığı iddia edilen görüşmelere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/1208) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

21.- Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş’ın, Almanya’da zorla evlendirilen kızlar hakkında yayımlanan bir rapora ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/1209) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

22.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, kamuda özürlülerin istihdam oranına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/1210) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

23.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, TRT’de yayınlanan Büyük Takip adlı programa ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/1211) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

24.- Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın, TRT’de yayınlanan bir programla ilgili mahkeme kararının etkilerine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/1212) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

25.- Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın, 2007-2011 yılları arasında TRT Genel Müdürlüğüne yapılan atamalara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/1213) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

26.- Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın, 11 Ekim 2011 tarihli CHP Grup Toplantısının kesintili olarak yayınlanmasına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/1214) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

27.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/1215) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

28.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, yabancılara satılan taşınmaz mallara ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/1216) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

29.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, kentsel planlama ve kadastro çalışmalarına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/1217) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

30.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, Batman’da olası bir deprem için alınan önlemlere ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/1218) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

31.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/1219) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

32.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, özel sektörde özürlü istihdamına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/1220) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

33.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, kayıtlı işsizlere ve İşsizlik Sigortası Fonuna ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/1221) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

34.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Almanya’daki Türklere yapılan saldırılara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1222) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

35.- Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta meydana gelen olayların sanıklarının iadesine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1223) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

36.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/1224) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

37.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, dış ticaret açığına ve alınması gereken önlemlere ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/1225) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

38.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, cari açığa ve cari açığın GSYH’ye oranına ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/1226) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

39.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, dış ticaret politikasına ve cari işlemler açığına karşı alınacak tedbirlere ilişkin Ekonomi Bakanından yazılı soru önergesi (7/1227) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

40.- İstanbul Milletvekili İhsan Barutçu’nun, Anadolu Tarım Meslek Lisesi ve Tarım Meslek Lisesi mezunlarına iş imkânı sağlanmasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1228) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

41.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1229) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

42.- Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, mısır üreticilerinin sorunlarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1230) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

43.- Denizli Milletvekili Adnan Keskin’in, bir yem fabrikasında usulsüz işlem yapıldığı iddiasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1231) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

44.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı kapsamındaki projelere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1232) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

45.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, canlı hayvan ve et ithalatına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1233) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

46.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, tarımsal ürünlerdeki fiyat artış oranlarına ve tarımsal desteklerin enflasyon oranlarının gerisinde kaldığı iddialarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1234) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

47.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Manisa’da lisanslı depoculuk kurulup kurulmayacağına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1235) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

48.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, yağlı tohumlarda dışa bağımlılık oranına ve uygulanan destekleme primlerine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1236) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

49.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, çiftçilere verilen ve verilmesi planlanan tarımsal destek miktarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1237) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

50.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, destekleme prim oranlarına ve mazot desteğine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1238) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

51.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, tarımsal desteklere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1239) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

52.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, tarım ürünlerine ve kırsal kalkınmaya yönelik desteklemelerin artırılmasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1240) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

53.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, tarıma dayalı sanayi sektörünün geliştirilmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1241) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

54.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, tarıma yönelik destekleme projesinin uygulanmasına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1242) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

55.- Ordu Milletvekili İdris Yıldız’ın, balıkçılık ve su ürünleri politikasına ve su ürünleri mühendislerinin istihdamına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1243) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

56.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/1244) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

57.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, sigara kaçakçılığına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/1245) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

58.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, kara, deniz ve hava sınır kapılarındaki gümrüksüz alışveriş yapılan mağazalara ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/1246) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

59.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, ÖTV artışlarının sınır kaçakçılığına etkisine ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/1247) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

60.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1248) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

61.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Van Valisinin depremle ilgili bazı açıklamalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1249) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

62.- Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta meydana gelen olayların sanıklarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1250) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

63.- Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü’nün, Mersin-Aslanköy’de yaşanan bir olaya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1251) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

64.- Ağrı Milletvekili Halil Aksoy’un, Ağrı’daki tuğla ve kireç fabrikalarının kiraya verilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1252) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

65.- Ağrı Milletvekili Halil Aksoy’un, Patnos ilçesinde çadır talebinde bulunan bazı öğretmenlerin yaşadıkları sorunlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1253) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

66.- Ağrı Milletvekili Halil Aksoy’un, Ağrı’nın bir köyünde kaybolan bir kişiye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1254) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

67.- Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın, Balıkesir’in yerel bir gazetesinde çıkan bir habere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1255) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

68.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, büyükşehir belediyeleri, bunlara bağlı kuruluş ve şirketlerin denetimlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1256) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

69.- Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü’nün, Tekirdağ’da olası bir depreme karşı alınan önlemlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1257) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

70.- Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş’ın, suç işleyen çocuklara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1258) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

71.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Emniyet Teşkilatı mensuplarının özlük haklarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1259) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

72.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, Şeyh Said’in mezar yerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1260) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

73.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/1261) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

74.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Ankara-Çayyolu’nda yapılan bir kazı çalışmasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/1262) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

75.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, yurt dışına çıkış harçlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1263) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

76.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1264) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

77.- İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’in, büyükşehir belediyeleri ile bunlara bağlı kuruluş ve şirketlerin denetimlerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1265) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

78.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Türkiye’de ve AB ülkelerindeki vergi oranlarına ve akaryakıttan alınan vergilere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1266) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

79.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, vergi gelirlerinin kamu net borçlarına oranına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1267) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

80.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, üstün yetenekli çocukların eğitimine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/1268) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

81.- Edirne Milletvekili Recep Gürkan’ın, Edirne İl Milli Eğitim Müdürünün yaptığı iddia edilen bir açıklamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/1269) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

82.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, Çeşme’deki bir ilköğretim okulunda birden fazla sınıfa bir derslikte eğitim verildiği iddiasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/1270) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

83.- Ağrı Milletvekili Halil Aksoy’un, kent merkezleri içinde bulunan askerî birliklere ve bu birliklere ait alanlara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1271) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

84.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, şehit yakınlarının istihdamına yönelik bir açıklamasına ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1272) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

85.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, 2011 yılında düzenlenen hava harekâtları ve bunların maliyetlerine ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1273) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

86.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1274) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

87.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, 11/11/2011 tarihinde toplu açılışı yapılan 111 tesise ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1275) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

88.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1276) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

89.- Samsun Milletvekili Ahmet İhsan Kalkavan’ın, ruh sağlığı hizmetlerine ve intihar olaylarının önlenmesi çalışmalarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1277) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

90.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, tıbbi görüntüleme cihazları kullanılan yerlerde çalışanların çalışma saatlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1278) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

91.- Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’in, Van depremi sonrası çadır kentlerde yaşayan vatandaşların sorunlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1279) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

92.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/1280) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

93.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, Iğdır’da yapılan havaalanı inşaatına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından yazılı soru önergesi (7/1281) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

94.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Kalkınma Bakanından yazılı soru önergesi (7/1282) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

95.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/1283) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

96.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından yazılı soru önergesi (7/1284) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

97.- Ankara Milletvekili Zühal Topçu’nun, uzman yardımcılığı mülakat sınavlarına ve bu sınavlara yapılan itirazlara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/1285) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/11/2011)

98.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Türkiye ve AB üyesi ülkelerdeki borç ve ödenmiş faiz tutarlarının GSYH’ye oranlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/1286) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/11/2011)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bankalarla yapılan promosyon anlaşmalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/564)

2.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Milli Eğitim Bakanlığının tüm çalışanlarının ikramiye ve teşvik ikramiyesinden yararlandırılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/567)

3.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, İDO’nun iptal ettiği seferlerden dolayı vatandaşların yaşadığı mağduriyete ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/568)

4.- Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü’nün, Tekirdağ-Çorlu Havaalanı kargo terminali işletmesinin bir İsrail firmasına verildiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/570)

5.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, mahalli idarelerde sözleşmeli olarak çalışan personele ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/572)

6.- Manisa Milletvekili Hasan Ören’in, siber suçlar ve bu suçlara karşı alınan önlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/574)

7.- Adana Milletvekili Osman Faruk Loğoğlu’nun, Aden Körfezinde kaçırılan gemiler ve rehin alınan Türk mürettebatına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/575)

8.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, mahalli idarelerde sözleşmeli olarak çalışan personel sayısına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/578)

9.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, insansız hava araçları satın alma talebine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/584)

10.- Muş Milletvekili Demir Çelik’in, yurt dışında tutuklanan bir hükümlünün Türkiye’ye iadesine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/585)

11.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Bitlis-Güroymak’taki gölet inşaatına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/598)

12.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Köylere Hizmet Götürme Birlikleri tarafından yapılan köprülere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/599)

13.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Mudanya’da kaldırılan park alanına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/600)

14.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, mahalli idarelerde sözleşmeli olarak çalışan personel sayısı ve personel ihtiyacına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/601)

15.- Hakkâri Milletvekili Adil Kurt’un, iki teröristin cesedine kötü muamele yapıldığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/602)

16.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Dikmen Vadisi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yaşanan mağduriyetin giderilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/603)

17.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, ilköğretim okullarına asılan alfabe afişlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/604)

18.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, ders dışı eğitim çalışmalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/605)

19.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, internet salonlarının denetlenmesi ve bu konuda alınması gereken önlemlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/606)

20.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, merkezi sistem sınavlarındaki görevlendirmelere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/607)

21.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, eğitim çalışanlarının çocuklarının kayıtlarını görev yaptıkları okullara yaptırabilmelerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/608)

22.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararda öğretmenlerin de yer almasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/609)

23.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, uzman öğretmenlik sınavını kazananlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/610)

24.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, mesleki ve teknik eğitim okullarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/612)

25.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, MEB ve ÖSYM’nin yaptığı sınavların istatistiklerinin elektronik ortamda yayınlanmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/613)

26.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değiştirmelerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/614)

27.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, liseyi yurt dışında okuyanların Türkiye’de üniversiteye sınavsız girebilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/615)

28.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, meslek öğretmenlerinin lisans tamamlama programlarında yaşadığı mağduriyete ve bu konuda alınacak önlemlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/616)

29.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, okul ve kurum müdürlerinin atanmasında sözlü sınav uygulamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/617)

30.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, zorunlu görev yeri değişikliklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/618)

31.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, okul içi beden eğitimi, spor ve izcilik daire başkanlığının kaldırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/619)

32.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, modül kitapçıklarının çoğaltılıp dağıtılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/620)

33.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Devlet parasız yatılılık ve bursluluk sınavına ve öğretmen çocuklarına ayrılan kontenjanlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/621)

34.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, öğretmenlerin ek ders ücretlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/622)

35.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, öğretmenlerin sınav görevine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/623)

36.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, okullarda yapılan bakım-onarım çalışmalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/624)

37.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, öğretmenlerin özür gruplarına bağlı yer değiştirmelerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/625)

38.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 2012 Şubat döneminde yapılacak öğretmen atamalarına ve atanan öğretmenlerin sayısına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/626)

39.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, öğretmenlerin bazı sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/627)

40.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, ilköğretim ve ortaöğretimdeki parasız yatılılık ve bursluluk kontenjan dağılımına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/628)

41.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, MEB’de sayman unvanıyla görev yapan personelin özlük haklarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/629)

42.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, geçici görevlendirmelere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/630)

43.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, okul kütüphane otomasyon sisteminin güncellen-mesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/631)

44.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, soruşturmaya konu olan sendika yöneticileri ve verilen cezalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/632)

45.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, okullardaki öğle yemeğinin süresine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/633)

46.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’ye ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/634)

47.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, atölye ve laboratuvar öğretmenlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/635)

48.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, eğitim yılına hazırlık ödeneğinin bakanlık personelinin tamamına ödenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/636)

49.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, ikramiye ve teşvik ikramiyesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/637)

50.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, öğretmenevlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/638)

51.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, teknoloji fakültesine dönüştürülen teknik eğitim fakülteleri mezunlarının unvan sorununa ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/639)

52.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, yönetici ve öğretmenlerin yıllık izinlerinde ve mazeret izinlerinde ek ders ücretlerinin ödenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/640)

53.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki öğretmen açığına ve bu açığın kapatılması için alınacak önlemlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/641)

54.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, ek ders ücreti ve ek ödeme uygulamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/642)

55.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, yöneticilerin 6 saat derse girme zorunluluğuna ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/643)

56.- Bursa Milletvekili İlhan Demiröz’ün, Bursa, Mustafakemalpaşa’da bulunan Hamzabey İlköğretim Okulunun boşaltılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/644)

57.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, aile içi ve kadına yönelik şiddetin önlenmesine yönelik çalışmalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/645)

58.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, okullarda bağış toplanmasına ve bu konuda alınacak önlemlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/646)

59.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, özür grubu öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/647)

60.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, ücretli öğretmenlerin sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/648)

61.- Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, Gediz-Kayaköy beldesindeki ilköğretim okulunun Simav depreminde zarar görmesi nedeniyle yeniden yapılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/649)

62.- Denizli Milletvekili Adnan Keskin’in, Bakanlık tarafından hazırlanıp ilköğretim öğretmenlerine gönderilen kitapçıktaki değişikliğe ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/650)

63.- Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, bilişim teknolojileri öğretmenlerinin norm kadrolarına yönelik çalışmalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/651)

64.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, gerçekleştirilen projelerde kullanılan kredi kaynakları ve hibelere ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/654)

65.- Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan’ın, Antalya-Çıralı’da antreman sahası olarak tahsis edilen orman arazisine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/657)

66.- Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, yük taşımacılığında kullanılan kamyon ve kamyonet sayısına sınırlama getirilip getirilmeyeceğine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/666)

67.- Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş’ın, 2007’den itibaren PTT Genel Müdürlüğünde yapılan inceleme ve soruşturmalarda görev alan müfettişlere ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/667)

68.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, CHP’nin resmi internet sitesine yapılan saldırı iddialarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/668)

69.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Keçiören metrosuna ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/669)

70.- İstanbul Milletvekili Melda Onur’un, Libya’da ayaklanan güçlere yardım yapıldığı iddiasına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/671)

71.- Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, Düzce Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce bankayla yapılan promosyon anlaşması doğrultusunda hak sahiplerine ödenen bakım ücretlerine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/672)

72.- Ankara Milletvekili Sinan Aygün’ün, döviz kurları ve yabancı sermayeye ilişkin Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/673)

73.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, Artvin İl Özel İdaresi tarafından çıkarılan bir ödeneğe ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/676)

74.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, NATO Füze Kalkanı Projesi kapsamında erken uyarı radarlarının Malatya-Kürecik bölgesinde kurulacağı ve halkın sağlığını olumsuz etkileyeceği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/677)

75.- Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli’nin, Edirne’deki bir yayla köyünde DLH’nin projesinden kaynaklanan sorunlara ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/681)

76.- İstanbul Milletvekili Faik Tunay’ın, KHK ile düzenlenen öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/683)

77.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, terörle mücadeleye dair bir yasa tasarısına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/684)

78.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Dünya’daki ve ülkemizdeki insan hakkı ihlallerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/685)

79.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, tutuklu bulunan bir kişinin eşinin tayinine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/687)

80.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, İsrail ile olan ilişkilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/689)

81.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, eğitim çalışanlarının iller arası zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulacağı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/690)

82.- Giresun Milletvekili Selahattin Karahmetoğlu’nun, belediyelerde ve il özel idarelerindeki ihtiyaç fazlası işçilerin başka kurumlara atanmalarının doğuracağı mağduriyete ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/691)

83.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Giresun’un afet ve acil durum tehlike risklerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/692)

84.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Antalya-Serik’de yapılması planlanan Küçük Aksu Hidroelektrik Santraline ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/694)

85.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, Sinop, Gerze’nin bir köyünde kurulması planlanan termik santrale köy halkının tepkisi ve karşılığında şiddet gördükleri iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/695)

86.- İstanbul Milletvekili İhsan Barutçu’nun, demokratik açılım projesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/696)

87.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, AWACS uçaklarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/697)

88.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Uzakdoğu ülkelerinden ithal edilmiş düşük kaliteli malzemelere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/704)

89.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, hac kontenjanlarının yetersiz kaldığı iddialarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/705)

90.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, özel şirketler aracılığıyla hac ve umreye giden vatandaşların mağdur edildiği iddialarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/706)

91.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, kadına uygulanan şiddete ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/711)

92.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, kadınların maruz kaldığı cinsel şiddete ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/712)

93.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, akaryakıt kaçakçılığı ve gümrük operasyonlarına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/729)

94.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, gümrüklerde rüşvet iddialarına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/730)

95.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan-Posof-Türkgözü sınır kapısından yapılan motorin ticaretinin kaldırılmasına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/731)

96.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Doğu Anadolu’daki sınır kapılarının çeşitli sorunlarına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/732)

97.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, sınır ve ticaret merkezleri kurulmasına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/733)

98.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, 6111 sayılı yasanın ihtiyaç fazlası işçilerle ilgili hükümlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/734)

99.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Manisa Kule Belediyesindeki ihalelerle ilgili bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/735)

100.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Posof’un bazı köylerinin yol ve su sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/736)

101.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Hanak’ın bazı köylerinde yaşanan yol ve aydınlatma sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/737)

102.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Göle’nin bazı köylerinin yol, su ve aydınlatma sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/738)

103.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, polis memurlarının görevde yükselmelerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/739)

104.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir Karahöyük köyünün Odunpazarı ilçesine bağlanması için yapılan referandum sonucuna ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/740)

105.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, bir kaymakamın kaçırılmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/741)

106.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, bazı illerin yatırım paylarının artırılmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/742)

107.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara ödenen paralara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/743)

108.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, 55 bin öğretmen ataması yapılacağı açıklamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/744)

109.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, üniversitelerde yapılan rektörlük seçimleri ve atamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/745)

110.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’daki ilköğretim okullarının araç-gereç ve personel ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/746)

111.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, 01-02 Ekim 2011’de gerçekleştirilen Eğitim Kurumu Müdürlüğü, Müdür Başyardımcılığı ve Müdür Yardımcılığı sınavına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/747)

112.- Sakarya Milletvekili Engin Özkoç’un, 2005 yılında yapılan uzman öğretmenlik sınavına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/748)

113.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, özür grubu tayinlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/749)

114.- Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’ın, Küresel Terörizmle Ortak Mücadele Platformu’na ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/758)

115.- İstanbul Milletvekili Faik Tunay’ın, Tekirdağ-Çorlu bölgesinde kanser vakalarının artmasının sebeplerine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/759)

116.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy’un, PTT Genel Müdürlüğü tarafından bir şirketten operasyonel araç kiralanmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/760)

117.- İstanbul Milletvekili Aydın Ağan Ayaydın’ın, bazı vatandaşların tapu tahsis belgelerinin iptal edilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/761)

Geri Alınan Gensoru Önergesi

1.- Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Grup Başkanvekilleri İzmir Milletvekili Oktay Vural ve Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın; Van ilinde meydana gelen depremlerde, arama ve kurtarma çalışmaları, yardımların ulaştırılması, hasar tespiti ve süreçteki diğer hizmetlerin yerine getirilmesinde etkin koordinasyon sağlayamadığı iddiasıyla Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkında bir gensoru açılmasına ilişkin önergesi. (11/5) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/11/2011) (Geri alma tarihi: 25/11/2011)

 

25 Kasım 2011 Cuma

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.03

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır), Muhammet Rıza YALÇINKAYA (Bartın)

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 24’üncü Birleşimini açıyorum.

III.- Y O K L A M A

BAŞKAN – Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için beş dakika süre vereceğim.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.

Gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Gensoru önergesinin geri alınmasına dair önerge vardır, okutuyorum:

IV.-  BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Önergeler

1.- Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekilleri İzmir Milletvekili Oktay Vural ve Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın; Van ilinde meydana gelen depremlerde arama ve kurtarma çalışmaları, yardımların ulaştırılması, hasar tespiti ve süreçteki diğer hizmetlerin yerine getirilmesinde etkin koordinasyon sağlayamadığı iddiasıyla Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergelerini (11/5) geri aldıklarına dair önergeleri (4/10)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Van ilimizde meydana gelen yıkıcı depremler sonrasında kamunun imkân ve kabiliyetlerinin, milletimizin yardımlarının vatandaşlara ulaştırılmasında yeterli etkinliğin ve koordinasyonun sağlanamamasında, depremle ilgili kamu yöneticilerinin sevk ve idaresinde, deprem ve sonuçları ile konusunda kamu görevlilerin çelişen yorum ve ifadeleriyle karmaşıklığın oluşmasında, deprem yöresinde vatandaşlarımızın güveninin azalmasında, özellikle ikinci depremde yıkılarak can kaybına yol açan binalarla ilgili hasar tespitinin sağlıklı yapılmamasında ve yanlış yönlendirme sonucunda oluşan kayıplarda idari ve yasal süreç dışında siyasi sorumluğu bakımından Van depreminde koordinasyondan sorumlu ve Afet ve Acil Yönetim Başkanlığı'nın bağlı olduğu Başbakan Yardımcısı Sayın Beşir Atalay hakkında Anayasa'nın 99’uncu ve İçtüzüğün 106’ncı maddeleri uyarınca gensoru açılmasına ilişkin Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına verdiğimiz önerge 22 Kasım 2011 tarihinde dağıtılmış ve 23 Kasım 2011 tarihinde AKP Grup Önerisiyle gensoru görüşmelerinin 25 Kasım 2011 tarihinde yapılması kararlaştırılmıştır.

Anayasamızın TBMM'ne verdiği denetim yetkisinin en önemli araçlarından biri olan gensoru görüşmelerinin çoğunluk partisi tarafından tek başına bir iradeyle, bir diğer gensorunun görüşüleceği ve TBMM çalışmalarının TRT yayınının olmayacağı bir tarihte yapılması Van Depremi gibi sebep ve sonuç ilişkilerinin vatandaşlarımızı yakından ilgilendiren bir konu hakkında toplumun doğrudan bilgi almasını imkânsız kılacağı açıktır. Gensoru gibi önemli bir denetim yetkisini kullanırken aynı günde iki gensoruyu gündeme almak, kamuoyunun gensorular hakkında yeterince değerlendirilmesini de temin etmeyecektir.

Bu hususlar dikkate alındığında gensoru konusunda vatandaşlarımızın ve kamuoyunun yeterince bilgi edinmesi ve gensoru gibi önemli bir denetimde etkinliğin temin edilmesini sağlayacak bir görüşmeye zemin hazırlaması için gensoru önergemizi geri çekiyoruz.

Saygılarımızla arz ederiz. 25 Kasım 2011

                                               Oktay Vural                                   Mehmet Şandır

                                                     İzmir                                               Mersin

                                     MHP Grup Başkanvekili                 MHP Grup Başkanvekili

BAŞKAN – Gensoru önergesi geri verilmiş ve gündemden çıkarılmıştır.

Gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmına geçiyoruz.

Bu kısmın 1’inci sırasında yer alan, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkanvekilleri Yalova Milletvekili Muharrem İnce, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın; CHP’li belediyelerin Alman vakıflarından kredi alarak terör örgütüne yardım ettikleri iddiasında bulunduğu hâlde, bunu ispatlamadığı ve böylelikle üstlendiği görevi yerine getirmediği iddiasıyla, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında Anayasa’nın 99’uncu ve İç Tüzük’ün 106’ncı maddeleri uyarınca bir gensoru açılmasına ilişkin 11/4 esas numaralı gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelere başlıyoruz.

V.- GENSORU

A) Ön Görüşmeler

1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Yalova Milletvekili Muharrem İnce, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın; CHP’li belediyelerin Alman vakıflarından kredi alarak terör örgütüne yardım ettikleri iddiasında bulunduğu hâlde bunu ispatlamadığı ve böylelikle üstlendiği görevi yerine getirmediği iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/4)

BAŞKAN – Hükûmet? Yerinde.

Önerge daha önce bastırılıp dağıtıldığı ve Genel Kurulun 17/11/2011 tarihli 20’nci Birleşiminde okunduğu için tekrar okutmuyorum.

Sayın milletvekilleri, Anayasa’nın 99’uncu maddesine göre bu görüşmede önerge sahiplerinden bir üyeye, siyasi parti grupları adına birer milletvekiline ve Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakana söz verilecektir. Konuşma süreleri önerge sahibi için on dakika, gruplar ve Hükûmet için yirmişer dakikadır.

Şimdi, söz alan sayın üyelerin isimlerini okuyorum: Önerge sahipleri adına Bülent Tezcan, Aydın Milletvekili; gruplar adına Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Muharrem İnce, Yalova; Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına İdris Balüken, Bingöl; Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Sadir Durmaz, Yozgat Milletvekili.

İlk söz, önerge sahibi olarak Aydın Milletvekili Sayın Bülent Tezcan’a aittir.

Buyurun Sayın Tezcan. (CHP sıralarından alkışlar)

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Başbakan, eylül ayının sonunda Makedonya ziyareti dönüşünde Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin belediye başkanlarının Alman vakıflarından aldıkları parayla terör örgütünü finanse ettiğine dair bir açıklamada bulunmuştur. Bu açıklamayla yetinmemiş, daha sonra, yine Güney Afrika ziyaretine giderken ekim ayının başında,  bunu biraz daha açmış ve demiş ki: “Daraltıyorum hedefi. Küçük belediye değil bu, buna göre bakın.” diye biraz daha işaret etmiş ve hedefi daralttığını söylemiştir. Ancak her ne hikmetse, o günden bu yana Sayın Başbakan böylesine ciddi bir iddiayı ispatlamamıştır. Bu belediyenin hangi belediye olduğunu söylememiştir, hangi Alman vakfıyla ya da hangi finans şirketiyle, bir vakıfla mı yoksa finans şirketiyle mi ilişkisi olduğunu söylememiştir.

Değerli arkadaşlar, bundan üç gün önce İzmir Belediyesinde, İzmir Büyükşehir Belediyesinde operasyon başladı. Başbakan, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetinin Başbakanıdır, elinde bütün devlet yetkileri vardır ve herkes çok iyi bilmektedir ki iktidar sahibi belediyelere, bütün ayan beyan yolsuzluk iddialarına ve delillerine rağmen iktidar sahibi belediyelerin üzerine gidilmezken, muhalefet belediye başkanlarına belediye binalarında, Hükûmetin, İçişleri Bakanlığının mülkiye müfettişleri sanki kadrolu personel gibi çalışmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesinde 80 tane müfettiş görev yapmaktadır değerli arkadaşlar. Seçim öncesinde İzmir Büyükşehir Belediyesinde bir operasyon başladı, Kayseri Belediyesiyle ilgili iddialar sümen altı…

YAŞAR KARAYEL (Kayseri) – Öyle bir şey yok.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - …Ankara Belediyesiyle ilgili iddialar sümen altı, İstanbul Belediyesiyle ilgili iddialar sümen altı ama muhalefet belediyeleriyle ilgili iddialar söz konusu olduğunda devletin bütün imkânları ayan beyan sabaha karşı belediyenin kapısında.

Değerli arkadaşlar, hani bir deyim vardır “Öküzün altında buzağı aramak.” diye. Artık, öyle bir noktaya geldik ki AKP İktidarı muhalefet belediyeleri söz konusu olduğunda öküzün altında buzağı aramayı bıraktı, öküzün altına buzağı koymaya başladı, öküzün altına buzağı koymaya başladı! (CHP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)

Değerli arkadaşlar, Başbakan açıklamak zorundadır, bir iftirada bulunmuştur, Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleriyle ilgili bir iftirada bulunmuştur. İftira Türk Ceza Kanunu’nda suçtur. Bunu açıklamakla yükümlüdür, Başbakan olduğu için yükümlüdür, görevi ve sorumluluğu gereği yükümlüdür. İki sözün birinde çıkıp diyor ki: “Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanına bunları söylemeye utanmıyor musunuz! Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanına böyle hitap edilir mi!” Doğru söylüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanına hitap ederken dikkat etmek lazım ama Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı da vatandaşına hitap ederken aynı özeni ve dikkati göstermek zorundadır. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, bakın, vakıflarla ilgili “Hangi vakıf?” denildiğinde, Başbakan çark etti, arkasından “Bunun arkasında yabancı finans kuruluşları…” vesaire dedi. Şimdi, kendisi açıklamıyor ama ben soruyorum: Mesela, KCK davasından tutuklu bir Batman Belediye Başkanı var. Batman Belediye Başkanının, Resmî Gazete’de yayımlanan bir kredi ilişkisi var Alman finans kuruluşuyla, bu finans kuruluşu KfW; Alman finans kuruluşuyla 1 milyon 117 bin euro kredi anlaşması var. Bu anlaşmanın bir tarafında Alman finans kuruluşu, bir tarafında Batman Belediyesi ama bir tarafında da Başbakana bağlı, Bakan Ali Babacan’a bağlı Hazine var. Hazine de bunun tarafı, bu sözleşmeye Hazine de taraf olmuş. Şimdi Sayın Başbakana soruyorum: Acaba “Terör örgütüne aktarıldı.” dediği paraların bir tarafında kendisi mi var? Dönsün, bunu açıklasın. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, tabii, Sayın Başbakanın ve AKP Grubunun Almanya ilgisini anlamak zor değil, Almanya ilişkilerini anlamak zor değil. Daha kapanmamış dosyalar var. Bakın, bir Deniz Feneri yolsuzluğu var, Almanya’da Deniz Feneri e.V. Türkiye’de Deniz Feneri Derneği, Almanya’da Kanal 7 Int. Türkiye’de Kanal 7, paralelliğe bakın.

Değerli arkadaşlar, Deniz Feneriyle ilgili yolsuzluk rakamı toplam 30 milyon dolar. Bununla kalmıyoruz, bununla bitmiyor iş, bir yakın zamanda İslami holdingler problemi vardı, çeşitli İslami holdingler. Bunlarda tespit edilen yolsuzluk rakamı 10 milyar dolar.

Değerli arkadaşlar, tabii ki Sayın Başbakanın ve AKP’nin, Almanya ayağıyla bu kadar yakından ilgilenmesini bunları dinleyince anlamak zor değil.

AHMET YENİ (Samsun) – Sizin vekiliniz avukatlığını yapıyor.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen…

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Bakın, Deniz Feneri e.V. davasında, Alman savcı, iddianamesinde çok net bir şey söylüyor, Mehmet Gürhan’ın ifadesi. Mehmet Gürhan, Firdevsi Ermiş’ten parayı Türkiye Başbakanına göndermek için aldığını söylüyor, iddianamede yazıyor, ben söylemiyorum ve parantez içinde de belirtmişler iddianamede, “2003 yılından bu yana Başbakan Recep Tayyip Erdoğan.” diye Alman savcı beyan etmiş, iddianamede yazmış. Bitmedi, Alman polis raporu, iddianameye esas teşkil eden -bizim dilimizde “fezleke” deriz biz buna “polis fezlekesi”- fezlekede ne diyor bakın: “1 numaralı zanlı Tayyip Erdoğan.” Alman polis fezlekesinde Deniz Feneri davasıyla ilgili 1 numaralı zanlı Tayyip Erdoğan. Daha bitmedi, mali şube raporu, Deniz Feneri e.V.’nin topladığı bağış paralarıyla iktidar partisi AKP’nin finanse edildiğini Alman savcılar söylüyor. Almanya’da bu dava bitti, iddianame olmaktan çıktı artık, hüküm verildi, ben iddianame aşamasını söylüyorum.

MAHMUT MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) – Hüküm ne oldu?

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen, hem grup adına hem Bakanlar Kurulu adına konuşma yapılacak.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Değerli arkadaşlar, daha birçok şey var. Bakın, ilginç başka bir şey daha var, sadece Başbakanı bu konuda hedef almak haksızlık olur, Başbakanı yalnız bırakmak da yanlış olur, haksızlık olur, yalnız değil ki bu konuda. Şimdi, bakınız, para transferinde kullanılan bağlantılı şirketlerden birisi Beyaz Holdingmiş. Beyaz Holdingin ortakları, bakın, İçişleri eski Bakanı, şimdiki devlet bakanlarından Sayın Beşir Atalay, Beyaz Holdingin eski ortaklarından. Bu bitmedi, bitmedi daha, dikkat edin, dikkat edin.

Değerli arkadaşlar, bu konu sadece, maalesef sadece Deniz Feneri soruşturmasıyla sınırlı değil, İslami holdinglerde de aynı şey söz konusu. Şimdi, YİMPAŞ’la ilgili, bakın, YİMPAŞ… O milyarlarca dolarlık, vatandaşın iyi niyetini, samimiyetini suistimal eden İslami şirketlerle ilgili. Bununla ilgili de Almanya’da soruşturmalar oldu, YİMPAŞ-AKP bağlantısı. Beşir Atalay, Sayın Beşir Atalay, bakan, hâlâ bakan bu Hükûmette, eski YİMPAŞ Holdingin yöneticisi. Veli Korkmaz, AKP Kırıkkale Belediye Başkanı. Veli Korkmaz, YİMPAŞ Ankara Temsilcisi. İlişki bitmiyor, yine, Nehir Medya Anonim Şirketi, Beşir Atalay, Veli Korkmaz, Zekeriya Karaman, Zahid Akman ve YİMPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Uyar, üçü şirket ortağı.

Değerli arkadaşlar, Veli Korkmaz’ın kim olduğunu yakın günlerde daha hepimiz gördük. Hani bir köstebek meselesi vardı ya, hani o savcıların başını yiyen bir olay vardı ya, hani savcıları alelacele Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu görevden aldı ya, hani 12 milyon euroyu yakalayacaklardı Deniz Feneri yolsuzluğunda, o savcıları aldılar ya, işte, Beşir Atalay’ın, İçişleri Bakanlığında köstebeklik yapıp haber verdiği Kırıkkale Belediye Başkanı, Veli Korkmaz. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, ilişki bu. Şimdi, böyle bir ilişki içerisinde, Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına laf söyleyeceksiniz, arkasında da duramayacaksınız.

Bakın, daha bugün yeni çıktı: “Türkiye Deniz Feneri Derneğine, Deniz Feneri e.V.’den 1 milyon 144 bin euro aktarıldığı tespit edildi, soruşturmada ortaya çıktı.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Tamamlıyorum, son cümlem Sayın Başkan, son cümlem.

BAŞKAN – Sayın Tezcan, hayır, istismar ediliyor biliyorsunuz.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Gensoruda bir dakika verin Sayın Başkan.

BAŞKAN - Vermiyorum, uygulamıyorum.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Son cümlem efendim.

BAŞKAN – Lütfen Sayın Tezcan… Teşekkür ediyorum.

MUHARREM İNCE (Yalova) –  Sayın Başkan, bir dakika verin, gensoru bu.

BAŞKAN – Örnek gösteriyorsunuz sonunda.

Teşekkür ediyorum.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Başkan, bir dakika…

BAŞKAN – Yok. Uygulamayı biliyorsunuz. Zaten şimdi Sayın İnce konuşacak, devam eder yani.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sen söyle, devam et.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin adını ağzınıza almak için abdest almanız lazım, kırk kere abdest almanız lazım.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

AHMET YENİ (Samsun) – Sen abdestlisin değil mi?

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Tezcan, lütfen…

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Muharrem İnce, Yalova Milletvekili.

Buyurun Sayın İnce. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, bugün Hükûmet adına cevap verecek olan Sayın Bozdağ’la saflığın ve temizliğin öne çıktığı özel mekânlarda beraber olduk. O mekânlarda duygular hiçbir siyasi kaygı taşımaksızın söyleniyordu. Sayın Bozdağ’ın da bugün, o birlikte olduğumuz mekânlardaki gibi, inanarak, saf ve temiz duygularla ve belgelere cevap vermesini istiyorum.

İkincisi, bu milletten bu görüşmeyi gizlemek için özel olarak cuma gününü seçtiniz. Başkanlığa yazı yazdım. Dedi ki: “Meclisin İnternet sitesinden izlenebilir.” Şu anda binlerce vatandaşımız giriş yapmak istediği için şu anda Meclisin İnternet sitesinden de bu yayın yapılamıyor. Yani şu anda Türkiye’de bizi hiç kimse izleyemiyor.

MURAT GÖKTÜRK (Nevşehir) – Millet adına biz izliyoruz.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Bu, faşizmin; bu, parti devletinin; bu, Türkiye'nin ne hâle geldiğinin en önemli göstergesidir. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Başbakan elli altı gün önce uçakta gazetecilere bir şey söyledi. “Bazı Alman vakıfları CHP’li belediyelerle kredi sözleşmesi yapıyor, müteahhitleri onlar belirliyor ve bu yolla PKK’ya para aktarılıyor.” denildi. Elli altı gündür bu nedenle görevden uzaklaştırılan bir belediye başkanı yok, elli altı gündür bu nedenle faaliyetine son verilen bir Alman vakfı ya da bir kuruluşu da yok ve bu gerekçeyle açılmış bir soruşturma da yok. Terörizmin finansmanına aracılık eden müteahhitler hakkında Hükûmetin bir girişimi de yok. Başbakan bir çamur attı ve kenara çekildi.

Sayın milletvekilleri, Başbakan suç işlemektedir. Madem teröre finans sağlanıyor, Başbakan görevini neden yapmıyor?

BAŞKAN – Sayın bakanlar, lütfen sayın milletvekilleriyle görüşmeleri kulislerde yapınız. Lütfen sayın bakanlar, lütfen…

MUHARREM İNCE (Devamla) – İş takibini sonra yapsın milletvekilleri, sayın bakanları rahat bıraksınlar.

BAŞKAN – Uyardım efendim.

Buyurun, siz Genel Kurula hitap edin.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Terörün finans kaynaklarını kurutmak Sayın Başbakanın en önemli görevidir.

Hatta, Başbakan, elinde bilgiler olduğunu ve bu bilgileri Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanına verebileceğini söyledi. Hatta, belediye tarifi yaptı, küçük bir belediye olmadığını söyledi. Ortada yasa dışı bir iş varsa Başbakanın bizimle görüşmesine gerek yoktur; savcılar orada, gider, belgelerini verir. Biz al bayrağa sarılı şehitlerimiz toprağa verilirken kimsenin gözünün yaşına bakmayız. “Hangi partili olursa olsun, böyle bir belediye varsa, git, yakasına yapış.” diyoruz Başbakana, “Ama dedikodu yapma, çamur atma, gereğini yap.” diyoruz.

Sayın Başbakanın terörle mücadele etmek gibi bir derdi yok çünkü o terörle müzakere etme derdinde. Onların isteğiyle vali değiştiren, onlara Anayasa sözü veren, Habur’da devleti hazır ola geçiren Başbakan iftiradan medet umar hâle gelmiştir. (CHP sıralarından alkışlar)

Biz AKP’li bir belediyeyle ilgili böyle bir iddiada bulunsaydık Başbakan “İspatlamayan namerttir, alçaktır!” derdi. Biz böyle demiyoruz, o seviyeye inmiyoruz; gensoru veriyoruz, Başbakana, anayasal hakkımızı kullanıyoruz, “İddialarını ispat et.” diyoruz.

Yine, Sayın Başbakan 13 Şubat 2007 grup toplantısında “18 milyar dolarlık akaryakıt kaçakçılığının hesabını soracağız.” dedi, aradan beş yıl geçti, ne hesap soran var ne de bu konudan bahseden. Belediyelerin yaptığı bu tür kredi anlaşmalarında Hükûmetin onayı vardır. Madem belediyeler bu tür krediler aldı, Hazine neredeydi, hükûmet neredeydi? Yoksa Başbakanı susturan, o Alman vakıflarından kredi alan AKP’li belediyeler midir?

Sayın milletvekilleri, gensoru güvensizlik için verilir.

1 - Başbakan iftira atmıştır, öyleyse iftira atan bir Başbakana güvenemeyiz.

2 - Eğer iftira değilse Başbakan terörün finansman kaynaklarını bile bile kurutmamıştır, elli altı gündür gereğini yapmamıştır, güvensizliğimiz o yüzdendir, gensoruyu o nedenle verdik.

Doğruları söylemeyen, iftira atan, terörün finansmanını kurutmayan, kurutamayan Başbakanı bakalım parmaklarınızla koruyacak mısınız? Yoksa Başbakanı o parmaklarla koruyacak mısınız ya da milletin özgür iradeli temsilcileri mi olacaksınız? Hep  birlikte bunları göreceğiz.

Şimdi gelelim işin özüne…

BAŞKAN –  Sayın milletvekilleri, lütfen, Sayın Bakanlarla kulislerde görüşün.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Başka yerde siyaset yapın, gensoru var burada!

BAŞKAN –  Lütfen ama sayın milletvekilleri…

MUHARREM İNCE (Devamla) –  Süremi sürekli çalıyorsunuz Sayın Başkan, ilave süre isteyeceğim.

Sayın Başbakan Alman vakıfları iddiasıyla CHP’ye çamur atıyor hem de Alman makamlarıyla Deniz Feneri pazarlığı yapıyor. Almanya’da yüz yılın davası olarak nitelendirilen ve yargı kararında “Esas failler Türkiye’de” denilen Deniz Feneri sanıklarını korumak için CHP’li belediyelere çamur atma yolunu seçmiştir. Çünkü Deniz Feneri’nin Türkiye’deki bağlantılarının ve gerçeklerinin ortaya çıkmasından korkmaktadır.

Korkunun ecele faydası yoktur. İftira atarak gündemi saptırarak bu korkudan sıyrılamazsınız. Savcıları değiştirebilir, sanıkları serbest bıraktırabilir, kendi kurduğunuz medyanızda Deniz Feneri’ni aklayabilir ama CHP’yi asılsız iddialarınızla susturamazsınız. Eğer sizde birazcık yürek varsa cesaretin kırıntısı kalmışsa Deniz Feneri’yle ilgili MASAK Raporu’nu açıklarsınız. Açıklayın ki din, iman ticareti yapanların, dinden geçinenlerin gerçek yüzlerini dindarlarımız da görsün, milletimiz de görsün.

Cumhuriyet Halk Partili belediyeler sadece bu iddiayla hedefte değildir. Müfettişler belediyelerimizden çıkmıyor, başkanlarımızın odasına dinleme cihazları yerleştiriliyor, şafak vakti operasyonları düzenleniyor, belediye başkanlarımıza niye senfoni kurdukları soruluyor. AKP’li belediyelerin borçları silinirken CHP’li belediyelerden kendi kaynaklarıyla yapmaya çalıştıkları projeler engelleniyor. Şu anda İzmir’de 52 vergi denetmeni, 5 Sayıştay denetmeni, 2 mülkiye müfettişi ve onlarca bilirkişi vardır.

Şimdi, bakalım AKP’li belediyelerde neler oluyor?

1) Kocaeli Kartepe Belediyesi. Kartepe AŞ Genel Müdürü, müfettişe diyor ki -bunların hepsi belgelidir, şu andan itibaren bütün konuşmalarımın belgesini sizlere veririm- “Dosyayı savcılığa vermeyin, valiliğe verin, biz orada kapattırırız.”

Soru 1) AKP’nin valileri böyle kaç dosya kapatmışlardır?

Soru 2) Şimdi Komisyon Başkanı ve Milletvekiliniz, zamanın İstanbul Valisi, Akfırat Belediyesiyle ilgili herhangi bir işlem yapmış mıdır? Tabii dosyanın kapatılması sadece valiliklerde olmuyor, İçişleri Bakanlığı soruşturma izni vermeyerek en büyük kapatmayı onlar yapıyor.

Şimdi size İstanbul’dan bir örnek vereceğim, Zeytinburnu’ndan. Elimde bir müfettiş raporu var. Bu raporu biz yazmadık, AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesinin müfettişi yazmış. Aynen şöyle diyor… Kaçak yapıya 1 milyon euro karşılığında göz yummak iddiasını araştırmış. Raporunu 11/11/2009 tarihinde yazmış ve diyor ki raporda: “Belediye Başkanlık binasının hemen yanında bu tür kaçak yapılaşmanın vuku bulması 1 milyon euro rüşvet iddialarının doğruluğu hakkında kanaatimiz güç kazanmaktadır.” Bunu AKP’li Belediyenin müfettişi diyor. Rapor İçişleri Bakanlığına geliyor, dönemin İçişleri Bakanı malum Atalay, bu rapora rağmen soruşturma izni vermiyor “Rüşvet iddiası yargılanmasın.” diyor, rüşvet iddiasını İçişleri Bakanı kendisi kapatıyor.

Bir başka konu: İstanbul Büyükşehir Belediyesinin dört yıldır süren bir ihalesi var. İETT arazisini El Maktum’a sattınız. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 57’nci maddesine göre geçici teminatı gelir kaydetmeyerek devleti 8 trilyon zarara uğrattınız. Danıştay iki defa “Kadir Topbaş yargılansın.” dedi. Danıştay kararı da elimde. “Yargılansın.” diyen hâkimlerin arasında bugünkü Danıştay Başkanı da var. O da biliyorsunuz, Sayın Arınç’ın “Kurban olduğum Allah, verdikçe veriyor.” dediklerinden.

Yeni bir İstanbul rant hikâyesi. Şu anda Mecliste bir milletvekili var. Daha önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesiydi. Meclis üyesiyken belediyenin ihalelerine girdi hem de belediyeden ilansız ihale aldı, ilan edilmedi, başkalarına duyurulmadı. Toplam aldığı ihale bedeli 234 trilyondur. BELTUR 2010 yılı temizlik ihalesi 740 bin TL, İDO 2009 hizmet alımı 540 bin TL, İSTAÇ 2010 güvenlik hizmetleri 675 bin TL.

Devam ediyorum. Şimdi, bir belediye meclis üyesi, İstanbul Belediye Meclis üyesi İstanbul Belediyesinden 234 trilyonluk ihale almışsa bu etik midir, ahlaki midir, doğru mudur, vicdani midir? Size soruyorum bunu ben. (CHP sıralarından alkışlar) Bunun böyle olacağını biliyorduk.

Bakın, 1/7/2011 tarihinde Beşir Atalay’a bir soru önergesi verdim “İstanbul AKP’li Belediye Meclis üyesi böyle ihale aldı mı?” diye, 1/7/2011. Hâlâ cevap vermediler bana ama tabii siyasette biraz da uyanık olmak lazım. Bir CHP’li Belediye Meclis üyesine dedim ki: “Arkadaş, ben Büyük Millet Meclisinde bu önergeyi verdim. Bunların yüreği yok, bu soru önergesine cevap veremez. Sen de İstanbul Belediyesine ver bunu.” dedim. Belediye Meclis üyesine cevap verildi, Büyük Millet Meclisi üyesine cevap verilmedi. Dolayısıyla biz gensoruyu dejenere etmiyoruz, soru önergesini bile dejenere eden sizsiniz. Değerli milletvekilleri, diyorum ki İstanbul’da kendi Belediye Meclis üyenize böyle ihale verdiğiniz ortadayken ne diye konuşuyorsunuz, nasıl konuşuyorsunuz, doğrusu merak ediyorum.

Şimdi, bir örnek de Kayseri’den vereyim size. 11 Yalova büyüklüğünde maden ruhsat sahasını kapatan Kayseri AKP İl Başkanı vardı. Lastikçiydi, sizin iktidarınızda madeni buldu. Bu büyük madenci il başkanlığından istifa ettirildi. Ruhsatı alan istifa etti, ruhsatı verenler nerede? Enerji Bakanı nerede? Enerji Bakanı Yalovalı mı, Kayserili mi? Cumhurbaşkanı bu İl Başkanına kefil olacak mı? Ben diyorum ki Tevfik Fikret aklıma geliyor. Eğer bir Kayseri İl Başkanınız 11 Yalova büyüklüğünde maden ruhsatı almışsa Tevfik Fikret ne diyordu? “Yiyin efendiler yiyin, aksırıncaya, tıksırınca kadar yiyin!” diyordu, aklıma da bu geliyor benim. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, Kayseri’den Malatya’ya geçiyorum. Malatya İsmet Paşa’nın memleketi. Hani Topkapı’daki Kutsal Emanetleri korumak için Niğde’ye taşıyan, camide koruma altına alan, çalınmasınlar, zarar görmesinler diye de etrafına jandarma dikip caminin içine girilmesini engelleyen İsmet Paşa’nın memleketi. O İsmet Paşa camilerimizi harp için kullandı, siz camilerimizi rant için kullandınız. (CHP sıralarından alkışlar)

İşte, AKP döneminde rant için yıkılan bir cami. Hollandalı firmanın dozerleri Türkiye Cumhuriyeti’nde nasıl cami yıkıyor, nasıl rant için cami yıkıyor, bunu bütün millet görsün. (CHP sıralarında alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bunu bütün millet görsün.

NUREDDİN NEBATİ (İstanbul) – Sanki için yanıyor değil mi mabet yıkıldığı için!

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen… Grup adına, Hükûmet adına cevap verilecek.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Bunlar, Malatya Belediyesi hal arazisini 52 trilyona Hollandalı şirkete sattı. Hollandalı şirket o camiyi işte böyle yıktı. O araziyi satan Belediye Başkanını da ödüllendirip milletvekili yaptınız.

Erbakan Hoca sizi görseydi -Allah rahmet eylesin- Rahmetli Erbakan sizi görseydi “Sizi gidi rantiyeciler sizi!” derdi. (CHP sıralarından alkışlar)

Sizi gidi rantiyeciler sizi! Sizi gibi rantiyeciler sizi, camiyi yıktırdınız Hollandalı firmaya. (AKP sıralarından gürültüler)

Bakın, Oğuzhan Asiltürk de bir açıklama yaptı. Oğuzhan Asiltürk dedi ki, eski ağabeyiniz dedi ki: “Cumhuriyet Halk Partisi cami yıkmadı ama AKP cami yıktı.” dedi Oğuzhan Asiltürk. (CHP sıralarından alkışlar)

1999 depremi sonrasında çadır kentlerin kurulacağı 480 alan belirlenmiştir. Bu alanlar şimdi rezidans oldu, alışveriş merkezi oldu. İstanbul’da silüet tartışmaları var ama İstanbul’daki toplantı sayısına hep birlikte bir bakalım: İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisine havale edilen dosya sayısı 7.900. 7.900 dosya. 7 bini İmar Komisyonu, 183’ü Ulaşım ve Trafik Komisyonu, 8’i Deprem Komisyonu. 7 bin İmar Komisyonunda dosya var, 8 Deprem Komisyonunda.

MEHMET CEMAL ÖZTAYLAN (Balıkesir) – Her belediyede var.

MUHARREM İNCE (Devamla) – İşte, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin belirlediği mezarlık fiyatı 12 milyar lira. Villa mı satıyorsun, mezarlık mı satıyorsun?

Vakıflar İstanbul Birinci Bölge Müdürlüğü Bahçelievler’deki arazilerinin yarısını yeşil alan yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesini Allah’a havale etti ve vakıf bedduası gönderdi, bedduası. Hani bir eski milletvekiliniz şöyle demişti, hatırlarsanız, Amasya Milletvekiliniz: “Dualarla geldik, beddualarla gideceğiz.” demişti. Vakıflar Bölge Müdürlüğü de size vakıf bedduası gönderdi, sanırım onları okudunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

Yine bir başka konu: Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu Karaman Belediyesini şifreli olarak kınadı. Etik Kurul üyesi eski bir AKP’li vekil, Kurulun hata yaptığını söyleyen de AKP’li Belediye Başkanı.

Şimdi gelelim yurdun bir başka köşesine, Devrek’e gelelim, Devrek’e.

Hepsi belgeli burada. Hangi gazeteci, hangi yandaş ve yalaka olmayan gazeteci bu belgeleri benden isterse, “Ben bunları yazarım.” derse, “AKP’den korkmuyorum.” derse, bütün bunların hepsinin belgelerini veririm.

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) – Savcıya ver savcıya! Belgen varsa savcıya ver!

MUHARREM İNCE (Devamla) – Bakın, Devrek’te neler olmuş?

Devrek’te milletvekili yaptığınız Belediye Başkanınız, kamu arazisinin metrekaresini 7 liraya almak istiyor kardeşinin şirketine. Yazışmalar var, burada, elimde. Kaymakamın kararlı tutumu karşısında 40 liraya alıyor ama Kaymakam sürülüyor. Bilirkişilik yapıyor Belediye Başkanı, diyor ki: “7 lira yapar burası.” Kaymakam diyor ki: “Hayır, daha fazla yapar, kamu arazisi burası.” 40 liraya satılıyor. Vay, sen misin devletin malını koruyan Kaymakam, Kaymakamı sürüyorlar…

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Nereye?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Pensilvanya’ya!

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen…

MUHARREM İNCE (Devamla) – …o belediye başkanı da milletvekili oluyor.

Şimdi, bakın, benim size son olarak söyleyeceğim şudur. O fotoğraflardan bir iki tanesini de birazdan tekrar göstereceğim. Son olarak sizlere söyleyeceğim şudur: Sayın milletvekilleri, değerli AKP milletvekilleri; yolsuzluğun batağına düştünüz, yetimin hakkına üşüştünüz, haram lokma bölüştünüz, rüzgâr ektiniz fırtına biçeceksiniz. Kaçış yok, kurtuluş yok, hesabı ödeyeceksiniz! (CHP sıralarından alkışlar)

Bakınız, bize sürekli yetmiş yıl, seksen yıl öncesine dönmenize gerek yok.

HÜSEYİN ÜZÜLMEZ (Konya) – Ahır yaptığınız camileri de göster!

BAŞKAN – Sayın Üzülmez, lütfen…

MUHARREM İNCE (Devamla) – Ona gerek yok.

Bakınız, hep birlikte görelim. AKP’nin yıktığı cami!

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Neresi?

MUHARREM İNCE (Devamla) – İmam Recep Gök. Diyor ki: “Yirmi gün sabaha kadar uyuyamadım.” Açıklamaları var.

NUREDDİN NEBATİ (İstanbul) – Sen de keyfetmişsindir, “Oh be, bir cami azaldı.” diye.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Gidin o imamı dinleyin bakın. Bakın, tekrar edeyim. Bakın…

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) – Samimi değilsin şu anda! Samimi değilsin!

MUHARREM İNCE (Devamla) – Neyi samimi değilim? Bakın, bunları yıkan kim? Bırakın öyle savaş döneminde yapılmış işleri. Siz bu ülkede buraları yıkıp Hollandalı firmalara sattınız mı satmadınız mı? Kim?..

CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Camiler prim yeri değil.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Babanın camisi mi! Camiler senin mi!

CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Sana ne!

MUHARREM İNCE (Devamla) - Camiler senin mi? Senin mi? Babanın camisi mi! (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler) Senin camin mi? Babanın camisi mi? Kendinin tapulu malı mı zannediyorsun camiyi sen? Bunu kim yıktı? (AK PARTİ sıralarından gürültüler) 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen…

MUHARREM İNCE (Devamla) – Bunu kim yıktı? Hollandalıların dozerleri yıkmadı mı bunları? Bunu kim yıktı?

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) – Caminin adını ağzına almak için abdest alman gerekir.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Sizi gidi rantiyeciler sizi!

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın İnce.

Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına söz isteyen İdris Baluken, Bingöl Milletvekili.

ALİ TURAN (Sivas) – Sayın Başkanım, şahsıma sataşma vardır, söz istiyorum.

BAŞKAN – Konuşma bitsin ondan sonra efendim, konuşmalardan sonra değerlendireceğim.

Buyurun Sayın Baluken. (BDP sıralarından alkışlar)

BDP GRUBU ADINA İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Değerli Başkan, sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin Alman vakıflarıyla ilgili açıklamaları nedeniyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında vermiş olduğu gensoru hakkında söz almış bulunmaktayım. Heyetinizi saygıyla selamlayarak konuşmama başlamak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bildiğimiz gibi, Başbakan Erdoğan 29 Eylül 2011 tarihinde, Makedonya dönüşünde, uçakta gazetecilere şöyle bir cümle kullanmıştı: “Özellikle Alman vakıflarının bölgedeki faaliyetleri çok dikkat çekici. Bu tür vakıflar özellikle CHP’li ve BDP’li belediyelerle kredi sözleşmeleri yapıyor. Bu kredi sözleşmelerini yapmakla kalmıyorlar, hangi müteahhitlere iş vermeleri, iş yapmaları gerektiği konusunda işaret veriyorlar. Bu yolla resmen PKK’ye para gönderiyor bu vakıflar.” Yani, BDP’li belediyelerin Alman vakıfları yoluyla kredi sağladıkları ve bu kredileri de PKK’ye aktardıkları yönünde çok ciddi ithamlar var.

Yine aynı röportajda Başbakan tarafından Hakkâri Belediyesine devlet tarafından 17 trilyon gibi bir paranın aktarıldığını, bu paranın belediyecilik hizmetleri dışında farklı amaçlar için kullanıldığını belirtiyor.

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen sessiz olalım. Salonda büyük bir uğultu var. Hatibi dinleyelim lütfen, Sayın Hatibi.

İDRİS BALUKEN (Devamla) - Aynı şekilde, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyelerde örgüt elemanlarının belediye kadrolarında yer aldığına dair istihbaratlarının olduğunu kesin bir dille vurguluyor.

Değerli milletvekilleri, her şeyden önce şunu belirtmek istiyorum ki bu iddiaların tamamı asılsız, gerçek dışı ve mesnetsiz iftiralardır.

Şimdi, bu iftiralarla ilgili konuşmama geçmeden önce, Türkiye-Almanya ticari ilişkileri hakkında birkaç bilgi vermek istiyorum: 2003 yılından bu yana Türkiye’nin Almanya’ya ihracatı toplam ihracat içerisinde yüzde 16’lık bir payı oluşturuyor.

Yine, Türkiye’nin Almanya’dan ithalatının ise toplam ithalat içerisindeki payı yüzde 13’ü buluyor.

Yine, Almanya-Türkiye ekonomik iş birliği çerçevesinde son yıllarda Türkiye’de Almanların hibe ve kredi destekleriyle 400 proje uygulanmıştır. Bunun toplam parasal hacmi 4,5 milyar avro olarak gerçekleşmiştir. Bunun 4,3 milyar avrosu koşullu kredi olarak verilmiştir.

Değerli milletvekilleri, yine Türkiye Hükûmetine 1 Ocak 2011 tarihinde, Alman Uluslararası İşbirliği Kuruluşu ile teknik iş birliği kapsamında 277 milyon avro tutarında geri ödemesiz hibe yapılmıştır. Bu anlaşmada belediyelerde ulaştırma, çevre, altyapının desteklenmesi, özel sektör ve KOBİ’lerin desteklenmesi ve kapasite teşvik programları bu ikili iş birliğinin öncelikli alanları olarak belirlenmiştir.

Şimdi, bu düzeyde önemli ticari ilişkilerin olduğu Almanya’ya ait vakıfların Türkiye aleyhine PKK’ya para aktardıkları iddiasının mantığını anlamak mümkün değildir. Eğer böyle bir mantık doğru ise Almanya ile her yıl artan düzeyde ticari ilişkileri biz nasıl açıklayacağız? Kaldı ki burada belediyelere hibe ve kredi sağladığı iddia edilen bir gizem verilerek bahsedilen kurumlar Alman Kalkınma Bankası ve Alman Kalkınma Ajansıdır. Yani Alman Hükûmetinin yetkilendirmiş olduğu kurumlardır. Bu kurumların dışında, Türkiye’de, özellikle sivil toplum örgütleri, insan hakları kurumları, araştırma enstitüleri ve meslek odalarıyla ortak çalışmalar yürüten Heinrich Böll Vakfı gibi bazı vakıfların da siyasi parti ayrımı yapmadan AB tarafından finanse edilmiş bazı projeleri yerel yönetimlerle beraber yürüttükleri bilinen bir gerçekliktir. Nitekim, bu vakıflardan Heinrich Böll Vakfı Başkanı Ralf Fücks ve Dufner, Türkiye temsilcisi Dufner, yaptıkları açıklamalarda, Türkiye’de bu çalışmaları yürüttüklerini ve bu kapsamda AKP’li yerel yönetimlerle de çalıştıklarını net bir şekilde ifade etmişlerdir. Yine, Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Eberhard Pohl, Alman Kalkınma Bankası ile Uluslararası İşbirliği Kurumun Alman Federal Hükümeti adına yaptığı bütün yardımların AKP Hükûmetinin bilgisi dâhilinde olduğunu açıklamıştır. Pohl, kredilerin sadece BDP’li belediyelere değil, AKP’li belediyelere ve yerel yönetimlere verildiğini de net bir şekilde ifade etmiştir.

Bakın, Pohl’ün kullanmış olduğu cümleleri sizlerle paylaşalım: “Alman Kalkınma Bankası ve Uluslararası İşbirliği Kurumu, Alman Hükûmeti adına, yüz yirmiden fazla ülkede mali ve teknik iş birliği projeleri gerçekleştiren önemli kuruluşlar arasındadır. Alman Kalkınma Ajansı, Türk devlet kurumlarının başvuruda bulundukları projeleri de yürütmektedir. Projeler, Türk bakanlıklarının ve kurumlarının iş birliğiyle yürütülmektedir. Proje başvuruları ve projelerin uygulama aşamaları Hazine Müsteşarlığı, Devlet Planlama Teşkilatı, Çevre ve Dışişleri bakanlıklarının bilgisi dâhilinde gerçekleşmektedir. Sadece Diyarbakır’da değil, Kayseri’de de atık su projesi gerçekleştiriliyor.” Bu, Alman Büyükelçisinin kendi cümleleriyle buradan size ifade ettiğim bir değerlendirmedir.

Değerli milletvekilleri, Türkiye’de bulunan üç bin beş yüz belediyenin birçoğu bu kredilerden ya yararlanmış ya da hâlen yararlanmak için bir çaba içerisindedir. Bu Alman kurumları, özellikle altyapı projeleri, kapasite artırım projeleri ve kadınlara destek gibi toplumsal projelere hibe ve kredi vermektedir.

Şimdi, BDP’li belediyeler aracılığıyla PKK’ye para aktarma iddiasında bulunan Başbakanın partisine mensup birçok belediyenin bu kredi ve hibelerden faydalandığını biz biliyoruz, örneğin Bursa tramvay projesi, örneğin Galata Köprüsü projesinde AKP’li belediyeler bu fonlardan yararlanmışlardır. Aynı şekilde, Kayseri Belediyesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Malatya ve Denizli belediyelerinin de aynı şekilde projeleri birlikte yürüttükleri ve bu portföyün büyüklüğünün 700 milyon euro civarında olduğu bilinmektedir.

Değerli milletvekilleri, Alman Kalkınma Bankasının yakın zamanda devam eden projeleri ise hâlâ Samsun, Van, Batman, Siirt, Trabzon, Antalya, Diyarbakır ve İzmir belediyeleriyle kredi anlaşmaları şeklinde devam etmektedir.

Bakın, bu verilen kredilerle ilgili birkaç somut bilgiyi ben burada sizlerle paylaşmak istiyorum. AKP’li Urfa Belediyesi, 2006-2008 yılları arasında atık su fizibilite çalışmasını Alman Kalkınma Bankasıyla ortak bir çalışmayla yürüttü.

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, saygıya, adaba davet edin!

BAŞKAN – Bir saniye Sayın Milletvekili, bir saniye…

SIRRI SAKIK (Muş) – Bu kadar saygısızlık olur mu ya, bir hatibi dinleyin ya.

BAŞKAN – Sayın bakanlar, lütfen 3’üncü defa oldu. Sayın milletvekilleri, lütfen oturur musunuz. Lütfen, Sayın Başkan…

Buyurun Sayın Milletvekili.

İDRİS BALUKEN (Devamla) – AKP’li Muş Belediyesi, altyapı çalışmaları için 70 milyon liraya denk gelen bir kredi ve hibe sözleşmesini imzaladı. Siirt’in AKP’li Belediye Başkanı Mervan Gül, 2007 yılında Alman Kalkınma Bankası ile Siirt’in altyapısı için 32 milyon euro’luk kredi ve hibe sözleşmesini imzaladı. Bu verilen kredilerin nereye gittiğini merak ediyorsanız, Siirt halkıyla bir diyalog sağlayın. Yine Kayseri Belediyesi, atık su arıtma tesisi için 25 milyon euro kredi kullandı. Adana Büyükşehir Belediyesi, 99 ve 2004 yılları arasında Alman Kalkınma Bankasından 55 milyon dolar kredi ve hibe kullandı. Van Belediyesinin AKP’li Başkanı Burhan Yenitürk döneminde Alman Kalkınma Bankasından 11,5 milyon euro’luk kredi ve hibe kullanıldı. Nevşehir, Avanos, Ürgüp ve Göreme’yi içine alan, on bir ilçeyi kapsayan içme suyu projesi 22 milyon euro kredi karşılında Alman Kalkınma Bankasından sağlandı.

Şimdi ben size bu listeyi saatlerce uzatabilirim. Burada elimde resmî rakamlar da var. Bunun için Avrupa Birliği Bakanlığının sitesine girmeniz yeterlidir. Ama bütün bu veriler ortadayken, bu konuyla ilgili dünyayı sanki yeniden keşfediyormuş gibi medya ve Başbakanın bu konuyu gündemleştirmeleri ve buranın üzerinden partimize yönelik suçlamalarını kabul etmek mümkün değildir.

Değerli milletvekilleri, bu tablo şöyle bir gerçekliği de açığa çıkarıyor: Hükûmetin ve İller Bankasının sorumlulukları ve yükümlülükleri yerine getirmesi ve belediyelere kredi olanakları açması durumunda Türkiye’de hiçbir belediyenin yurt dışında kredi veya hibe peşinde koşmasına gerek kalmayacağı gibi bir gerçeklik var önümüzde.

Değerli arkadaşlarım, tüm bu projelerin onaylanma merkezi Hazine Müsteşarlığıdır. Aynı şekilde paranın çıktığı yer yine Hazine Müsteşarlığıdır. Alman Kalkınma Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası, Türkiye'nin üç büyük bankası olan İş Bankası, Garanti Bankası ve Şekerbank’la iş birliği yapmaktadır. Bütün bu projelere başlayabilmek için ilk koşul hükûmetler arasında sözleşme imzalanmasıdır. Bu mantıkla, velev ki iddiaların doğru olduğunu kabul edelim, yani Alman kurumları aracılığıyla PKK’ya para aktarıldığını kabul etsek bile burada sorumluluğun yine AKP’de olduğu gibi bir gerçeklik önümüze çıkıyor. Çünkü söz konusu Alman kurumlarından hibe ve kredi almanın ilk yolu, tekrar altını çizmek istiyoruz ki hükûmetler arasındaki uluslararası sözleşmeden geçiyor.

Bu konuyla ilgili bu iddialardan sonra bugüne kadar ortaya konan tek bir somut delil yoktur. Belediyelerimiz hakkında somut tek bir belge, tek bir yargılama sürecinin olmaması bile bu iddiaların iftiradan öteye geçmediğini gözler önüne sermektedir.

Değerli milletvekilleri, bir başka iddia Hakkâri Belediyesiyle ilgilidir. Başbakanın iddiasına göre “Hakkâri Belediyesine 17 trilyon para aktarılmış. Bu para farklı yerlere gönderilerek belediyecilik alanında kullanılmamış.” diye bir iddia var. Bakın, bu iddianın özü şudur: Başbakan, seçim mitingi öncesinde gittiği Hakkâri’de gazetecilerin bulunduğu bir ortamda Hakkâri Belediyesine 13,5 trilyon bir yardımın tahsis edildiğini belirtiyor. Ancak bu tahsis edilen 13,5 trilyonun 2,8 trilyonu yine İller Bankası tarafından kesiliyor, kalan 10,7 trilyon ise hiçbir şekilde Hakkâri Belediyesine gönderilmiyor. Tahsis edilmiş ve aylık ödeme planları şeklinde gönderiliyor.

Bakın, geçen ay Hakkâri Belediyesine gönderilen miktar 600 milyar TL’dir. Sadece Hakkâri Belediyesinin aylık personel giderleri 700 milyar TL’dir. Yani, gönderilen bu parayla bırakın birtakım hizmetler ortaya koymayı ya da belediyecilik alanında bazı projeleri yerine getirmeyi ya da farklı bir yerlere para aktarmayı, personel giderlerini karşılamak bile mümkün olmamaktadır.

Bakın, bu konuyla ilgili ilk iddia ortaya atıldığı zaman biz bir basın açıklaması yaptık ve Başbakanı, 17 trilyonu hangi banka kanalı aracılığıyla, hangi kamu kurumu aracılığıyla Hakkâri Belediyesine göndermişse, ispata davet ettik. Eğer ispat etmezse kendisini müfteri olarak ilan edeceğimizi belirtmemize rağmen, bugüne kadar Başbakan hiçbir belgeyi kamuoyuna açıklayamamıştır.

Değerli milletvekilleri, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle ilgili iddialara gelmek istiyorum. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde ve diğer belediyelerde örgüt elemanlarının çalıştığını iddia etmek, sadece bu belediyelere yönelik siyasi soykırım operasyonlarına meşru bir zemin hazırlamanın kılıfıdır. Zaman içerisinde bunu daha net biçimde ortada gördük.

Şimdi, biz Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle ilgili yaranın nereden geldiğini biliyoruz. 2009 yerel seçimi öncesinde Başbakan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesini, alınmasını en fazla istediği belediye olarak tüm Türkiye kamuoyuna deklare etmişti. Buna hepimiz şahitlik yaptık. Bizler de o dönem, bu deklarasyona karşılık “Diyarbakır, özgürlüğün ve demokrasinin kalesidir.” diyerek açıkça bir demokratik mücadele çağrısında bulunmuştuk.

Bizim bu manifesto çıkışımıza karşı, atom karıncasını da yanına alarak Diyarbakır’a giden Başbakanın seçimde yaşadığı hezimeti hepimiz biliyoruz. O hezimeti kolay kolay unatamayacağını tahmin edebiliyorduk.

Başbakan, o gün atom karınca ile yapamadığını, bugün Belediyeye istihbarat böcekleri sokarak yapmaya çalışıyor. Olayın özeti budur. (BDP sıralarından alkışlar)

Ama şunu belirtelim ki Atom karınca nasıl ki Diyarbakır surlarından geri döndüyse, aynı şekilde bu istihbarat böceklerinin yürüttüğü politika da o şekilde Diyarbakır surlarından geri dönecektir.

Değerli arkadaşlarım, bu kadar önemli iddialara Başbakanın bir delil sunmasını bizler beklerken, Güney Afrika gezisi öncesi Atatürk Havalimanı’nda bir cevap verdi. Bu cevapta da aslında Başbakanın elinde hiçbir belge olmadığı, daha önce medyada yayınlanmış birtakım haberlere dayanarak bu iddiaları ortaya koyduğu, hem CHP’ye hem BDP’ye “Siz kendiniz belediyelerinizle ilgili bir çalışma yürütün, bir zemin oluşturun, gerekirse bana dönersiniz, ben de size yardım ederim.” gibi anlaşılmaz bir tavır içerisinde kamuoyunu yanıltmaya çalıştı.

Biz bu tutumu, iddiaların asılsızlığını kamuoyundan gizleme, tartışmaları zamana yayarak gündemden düşürmeye yönelik acemi bir politik hamle olarak değerlendirdik.

Değerli milletvekilleri, buradan Başbakana tekrar çağrıda bulunmak istiyoruz: Bu ciddi iddialarınızı kanıtlamak zorundasınız. Aksi takdirde, tüm bu iddialarınız altını dolduramadığınız çelişkili açıklamalar olarak tarihteki yerini alacaktır.

Siyasi tarihimizde Başbakanın çelişkili açıklamalarına alışkınız. Bakın, bu çelişkili açıklamalardan dış politikayla ilgili olan birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Daha önce Kaddafi’den İnsan Hakları Onur Ödülü alan Başbakan, 1 Mart 2011 tarihinde gazetecilerin soruları üzerine Libya’ya müdahale konusunda şunları söylüyor: “Libya halkının cezalandırılması anlamına gelecek her türlü yaptırım ve müdahale büyük ve kabul edilemez sıkıntılara sebep olabilir. Şimdi, bize basın mensupları soruyor, çok enteresan: ‘NATO Libya’ya müdahale etmeli midir?’ Böyle bir saçmalık olur mu yahu! NATO’nun ne işi var Libya’da? NATO, mensubu olan ülkelerden birine herhangi bir müdahale yapılması hâlinde böyle bir şey gündeme getirebilir. Bunun dışında Libya’ya nasıl müdahale edilebilir? Bakın, Türkiye olarak biz bunun karşısındayız. Böyle bir şey konuşulamaz, böyle bir şey düşünülemez.”

Tabii, NATO’nun müdahalesinden sonraki süreci de hepimiz biliyoruz. Çantalarla Libya’ya giden milyonlarca dolarlarla Dışişleri yetkililerinin kameralara vermiş olduğu pozlar sadık Amerikan tarihine altın harflerle yazılmıştır.

Değerli arkadaşlarım, bu çelişkili açıklamalara bir pencere de Suriye’yle ilgili politikalarla açmak istiyorum. 2 Temmuz 2010 Halep Üniversitesinin Başbakana fahri doktora unvanı verdiği törende Erdoğan konuşuyor: “Ben, şahsım ve ülkem adına iki ülkenin bu yakınlığından gurur duyuyorum. İnanıyorum ki başta Değerli Kardeşim Sayın Esat olmak üzere tüm Suriye halkı da şahsımın bu duygularını paylaşıyor, bizlerle aynı gururu duyuyorlar. İşte, onun için diyorum ki: İstanbul, Antep, Urfa, Mardin gibi Şam, Halep, Lazkiye aynı kültürün, aynı kardeşlik ikliminin şehirleridir. Sevgili Kardeşim Esat ile bu kardeşlik iklimini geliştirmek için büyük gayret sarf ettik.” 21 Kasım 2011’de ise aynı Başbakan şunu söylüyor: “Suriye’de haklarını isteyen, daha insanca bir yaşam talep edenlere karşı tankların, topların, silahların ateşlenmesini asla ve asla insani görmüyoruz. Eğer sen bir lider olarak kendine inanıyorsan, kendine güveniyorsan sandıkları açarsın, herkes sandıklara yürür. O sandıklar seni iktidara getiriyorsa iktidar olursun ama tanklarla, toplarla iktidar bir yere kadar. Gün gelecek sen de gideceksin çünkü o koltuklar baki değil, o koltuklar geçicidir.”

Şimdi, buradaki “Suriye” kelimesini kaldırıyoruz, başına Türkiye getiriyoruz, bu belediye başkanlarımıza yönelik tutuklamaları da hatırlatarak bu paragrafı sizlerden tekrar değerlendirmenizi rica ediyoruz.

SIRRI SAKIK (Muş) – Bin kere ayıp. İdris Bey, dön arkaya konuş, dön, dön. O saygısızca davrananlara söyle. Böyle bir şey olur mu?

İDRİS BALUKEN (Devamla) – Biz kendi söyleyeceklerimizi buradan söyleyelim. Onlar zaten asılsız iddialar ortaya atıp altını doldurmamakta da maharetli sayılırlar. O yüzden, biz konuşmamıza devam edelim, dinleyip dinlememe veya cevap verme onların bileceği iş.

Değerli arkadaşlarım, zaman yeterli olmadığı için sadece şunu söylemek istiyorum: Başbakanın bütün bu iddialarından sonra, 29 Eylül 2011’den sonra partimize yönelik siyasi soykırım operasyonları artarak devam etmiştir. Akademisyen, yazar, aydın, sanatçı dinlemeden demokrasi ve özgürlük güçleri sindirilmek istenmiştir. En son yapılan tutuklama furyasında 47 avukat arkadaşımızın da bulunduğu yüzlerce kişi yine gözaltına alınmıştır. Hâlen 6 milletvekilimiz, 25 belediye başkanımız, 81 belediye meclis üyemiz, 17 il genel meclis üyemizin aralarında bulunduğu 4.500 BDP’li siyasetçi tutukludur. Bunların detaylarına girmeden Başbakanın belediyelerimize karşı kin ve nefret dolu yaklaşımına sadece bir Van örneği vermek istiyorum.

Van’ın geçirdiği doğal afeti hepimiz biliyoruz. Altyapısı tamamen harap olmuş bir kentte hâlen Van Belediyesine aktarılan ödeneklerden yüzde 40 kesintiler yapılıyor. Bugüne kadar Van’a aktarılan paralardan Van belediyesine bir tek kuruş bile aktarılmamıştır. Van’a aktarılan paranın büyük çoğunluğu Emniyet Müdürlüğüne, Millî Eğitime ve diğer kamu kurumlarına aktarılırken Van Belediyesiyle ilgili hiçbir iyileştirme projesi ortaklaştırılmamıştır.

Bakın, biz buradan Sayın Başbakana seslenmek istiyoruz: Van Belediyesiyle uğraşacağınıza “Evlerinize güvenle dönebilirsiniz, şu anda deprem açısından en güvenli il Van’dır.” diyen, keşke Erdoğan Bayraktar’la uğraşmış olsaydı ya da…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Baluken.

İDRİS BALUKEN (Devamla) – Peki, ben zaman yeterli olmadığı için bazı bilgileri geçiyorum.

Ancak CHP’nin Başbakan hakkında vermiş olduğu gensoruyu desteklediğimizi ve lehinize oy kullanacağımızı belirtmek istiyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Baluken.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, deminden beri sabırla… Hatip konuşuyordu burada, Genel Kurulda İktidar Partisi iş takibi yapıyor Hükûmet sıralarında ve gayri ciddi bir şekilde bir gensoru görüşülmesi…

BAŞKAN – Sayın Kaplan, üç defa…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, inisiyatif kullanın, sabrımızı zorlamayın. Bu duruma seyirci kalmak istemiyoruz, çok açık söylüyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kaplan. Ben gereğini yaptım.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Bu konuda da biraz ciddiyete davet ediyorum Hükûmet sıralarını.

BAŞKAN – Lütfen Sayın Kaplan… Teşekkür ederim.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – İlkokul talebesi değilsiniz. Oturduğunuz yerin ciddiyetine uygun davranın. İş takibinizi de kuliste yapın arkadaşlar yahu!

BAŞKAN – Sayın Kaplan, lütfen… Teşekkür ederim. Ben uyarıları yaptım. Teşekkür ediyorum.

Sayın Yıldız, söz talebiniz var. Neyle ilgili?

Buyurun.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Muharrem İnce Bey’in konuşmasıyla ilgili…

BAŞKAN – Ne diye konuştu? Ne konuştu?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Şahsımla ilgili atıfta bulundu.

BAŞKAN – Ne atfında bulundu?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Kayserili bir Enerji Bakanından bahsetti. Ben kendimi zannediyorum.

BAŞKAN – Buyurun sataşmaya mahal vermeden. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

İki dakika süre veriyorum İç Tüzük’ün 69’uncu maddesi gereğince.

VI.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın, Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; iki dakika sürem olduğu için çok tafsilatlı bilgi veremeyeceğim ama Sayın Muharrem İnce bir cümleden bahsetti; dedi ki: “Bir Kayserili İl Başkanına, Kayserili Enerji Bakanı ruhsat vermiştir.”

MUHARREM İNCE (Yalova) – Öyle demedim.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla) – Öyle demedin! Aç tutanakları, bak şimdi.

MUHARREM İNCE (Yalova) – “11 Yalova büyüklüğünde ruhsat aldı.” dedim. “Ruhsat alan istifa etti, verenler nerede? Enerji Bakanı nereli?” dedim.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla) – Bu Enerji Bakanı Yalovalı mı, yoksa Kayserili mi? Böyle bir şey anladınız değil mi arkadaşlar?

BAŞKAN – Lütfen, karşılıklı konuşmayalım.

MUHARREM İNCE (Yalova) – “Yalovalı mı, Kayserili mi?” dedim. İl Başkanınız o kadar ruhsat aldı mı?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla) – Muharrem Bey, bak, eğer…

MUHARREM İNCE (Yalova) – O ruhsatı aldı mı, almadı mı?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla) – Şimdi, bak, bir dakika… Bir dakika…

Kayserili Enerji Bakanı buna ruhsat verdi, değil mi?

MUHARREM İNCE (Yalova) – Cümle öyle değil. Cümle şöyle: “İl Başkanı…”

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla) – Bir dakika… Bir dakika… Bıraktığın intiba bu. Bunu sen bilen birisin.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Bakan, İl Başkanınız 11 Yalova büyüklüğünde…

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla) – Eğer, “Lafımı geri aldım.” diyorsan, burada kalk özür dile.

Ben şimdi sana çok net bir şey ifade ediyorum.

MUHARREM İNCE (Yalova) – “Sana” deme bana. “Sana” dersen, ben de “sana” derim.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla) – Muharrem Bey, ben size çok net bir şey ifade ediyorum Genel Kurulun ve Türkiye’nin huzurunda.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Türkiye izlemiyor yalnız.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Kimse izlemiyor ki.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla) –Eğer 5’inci ayın 3’ünden 2009 yılı, ben göreve başladıktan sonra Kayserili Enerji Bakanından Kayseri İl Başkanı bir adet ruhsat almamışsa siz Genel Kurulun huzurunda “Ben yalancı bir insanım.” diyecek misiniz, demeyecek misiniz? (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

MUHARREM İNCE (Yalova) – Diyeceğim! Diyeceğim!

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla) – Eyvallah! Bu kadarı geçsin Sayın Başkanım, çok fazla konu var.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul)- Sen kömür yolsuzluğuna imza atıp atmadığını söyle!

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla) – Şimdi siz diyeceksiniz ki, ben tutanaklara geçmesini istiyorum, ama demedikçe, “Ben yalancı bir insanım.” demedikçe ben bu sözümden vazgeçmeyeceğim.

Saygılarımla arz ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Yıldız.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Başkan, Sayın Bakan bana açıkça “yalancı” demiştir. Söz istiyorum.

BAŞKAN – Hayır, yalancı demedi.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Hayır efendim, hayır…

BAŞKAN - Lütfen Sayın İnce…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Başkan, bana “Yalancı” diyemez. Bunu açıklamam lazım. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Sayın İnce…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Ben, cümlemi, izin verirseniz…

BAŞKAN – Bir saniye Sayın İnce…

Sayın milletvekilleri, bir saniye… Lütfen…

Konuşmayı hep birlikte dinledik.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Bir saniye Sayın İnce…

Sizin tutanaklarınızı da getirtirim. Sizin cümlenizi isterseniz tekrar edeyim burada. Sayın Bakan ona cevap verdi, eğer öyle söylediyseniz “yalancı” kelimesini kullandı ve “O şekilde demeniz gerekir.” dedi yani kendi Bakanlığından sonra…

MUHARREM İNCE (Yalova) – O zaman şöyle söyleyeyim…

BAŞKAN – Buyurun.

MUHARREM İNCE (Yalova) – “Kayseri AKP İl Başkanı 11 Yalova büyüklüğünde maden ruhsatı aldı. Ruhsatı alan istifa etti, verenler nerede?” dedim, “Enerji Bakanı Kayserili mi? Yalovalı mı?” dedim.

BAŞKAN – Tamam, ona, o cümleye cevap verdi zaten.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Eğer Kayseri AKP İl Başkanı 11 Yalova büyüklüğünde ruhsat almışsa yalancı Taner Yıldız’dır, almamışsa Muharrem İnce’dir. (CHP sıralarından alkışlar)

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Hayır!

BAŞKAN – Hayır, hayır.

Konu anlaşılmıştır tamam.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Hayır, sizin bana sataştığınız nokta orası değil, yanıltmayın Genel Kurulu.

BAŞKAN – Tamam Sayın Bakan, konu anlaşılmıştır, lütfen oturun.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Sataştığınız nokta bana, orası değil.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Aldı mı o ruhsatı almadı mı? Var mı?

BAŞKAN – Sayın İnce, lütfen…

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) –Benim zamanımda olmadı.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Ya kim, kimse fark etmez, aldı mı almadı mı? Ruhsat var mı yok mu?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Hayır, hayır, yalan söylüyorsun!

MUHARREM İNCE (Yalova) – Yalancı sensin.

BAŞKAN – Lütfen…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Yalancı sensin.

BAŞKAN – Sayın Yıldız, konu anlaşıldı.

Lütfen…

MUHARREM İNCE (Yalova) – İşin esasına gelmiyorsun. Kim verdiyse verdi, ruhsatı var mı yok mu onu söyle.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Senin bıraktığın intiba o değil, sen bunu çok iyi biliyorsun.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Yani kabul ettiniz siz!

BAŞKAN – Sayın İnce, lütfen oturun.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Böyle bir ruhsat var mı yok mu Sayın Bakan?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Bu yaptığınız son derece ayıp!

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Bakan, böyle bir ruhsat var mı yok mu?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Böyle bir ruhsat var, ama benim zamanımda yok.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Güzel… (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, o zaman…

BAŞKAN – E, Genel Kurulda sizin karşılıklı konuşmanızı dinleyecek değiliz Sayın İnce, lütfen, konu anlaşıldı.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Böyle ruhsat varmış…

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Evet.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Peki, o ruhsatı Taner Yıldız vermemiş. Bu hırsızlığa kim alet olduysa Allah onun belasını versin! (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Turan…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Kabul etti…

BAŞKAN – Sayın İnce, lütfen… Sizin söylediğiniz konuya cevap verildi. Lütfen…

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – Benim dönemimde olmadı.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Ben, “Siz verdiniz” demedim ki zaten. “Siz de Kayserilisiniz.” dedim, niye engel olmuyorsunuz…

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) – İste tutanakları.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Hayır, ben öyle demedim, alacağım tutanakları.

BAŞKAN – Sayın Turan, sizin söz talebiniz vardı, ne için söz istediniz?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Tamam Sayın Başkanım, Sayın Valim…

V.- GENSORU (Devam)

A) Ön Görüşmeler (Devam)

1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Yalova Milletvekili Muharrem İnce, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın; CHP’li belediyelerin Alman vakıflarından kredi alarak terör örgütüne yardım ettikleri iddiasında bulunduğu hâlde bunu ispatlamadığı ve böylelikle üstlendiği görevi yerine getirmediği iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/4) (Devam)

BAŞKAN – Önerge üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Sadir Durmaz, Yozgat Milletvekili. (MHP sıralarından alkışlar)

MHP GRUBU ADINA SADİR DURMAZ (Yozgat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubunca Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında verilmiş olan gensoru üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.

Sayın Başkan, sözlerime başlamadan önce, öncelikle televizyon yayınlarının böylesi önemli bir konu hakkında milletimizin aydınlanmasına, bilgi sahibi olmasına fırsat vermeyecek şekilde kesilmesine, televizyon yayınının olmadığı bir güne hem de iki gensorunun birden sıkıştırılmak istenmesine son derece karşı olduğumuzu ve bu tutumu kınadığımızı ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, demin de ifade edildi, Sayın Başbakanın Makedonya dönüşü uçakta gazetecilere yapmış olduğu açıklama ile gündeme gelen ve özetle, ülkemizde faaliyet gösteren Alman vakıflarının CHP’li bazı belediyelerle kredi sözleşmeleri yapıp, kanalizasyon ihaleleri gibi işlerde işin kime verileceğini de işaret etmek suretiyle kanlı terör örgütü PKK’ya kaynak aktardıkları şeklindeki iddiası, elbette çok önemli ve üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir iddiadır. Hele ki bu iddiayı dile getiren kişi Sayın Başbakan olunca konunun önemi bir kat daha artmakta ve eğer doğruysa vahim bir durumla karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkmaktadır.

Bir gazetecinin Sayın Başbakana hitaben “Türkiye bu konudaki rahatsızlığını Alman Hükûmetine bildirdi mi?” şeklindeki sorusuna da Sayın Başbakan “Biz kendilerini bu konuda uyardık ama nedense vurdumduymaz davranıyorlar.” demek suretiyle, itham ve kuşku dolu bir sürece kapı aralamıştır.

Sayın Başbakana buradan “Eğer bu iddialarınız doğru ise -tabii, bu arada Sayın Başbakanın bu gensoruyu ciddiye alıp kendisi hakkında müfteri mi müddei mi olduğunun ortaya çıkacağı böyle bir gensoruda burada olup bu konulara cevap vermesini de elbette tercih ederdik- açıkça suç işledikleri anlaşılan bu belediyeler ve vakıflarla ilgili bir işlem yaptınız mı? Ne gibi tedbirler aldınız? Konuyu kamuoyuyla paylaşmaktaki maksadınız nedir?” diye sormak lazım.

Hem sonra bu vakıflar, değerli milletvekilleri, ülkemizde otuz yıldır faaliyet göstermekteler. Diyanet İşleri Başkanlığından Gazeteciler Cemiyetine, Türkiye Belediyeler Birliğine kadar uzanan bir yelpazede kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, vakıf ve dernekleri içerisine alan bir iş birliğiyle pek çok projeye finansman desteği sağlamaktadırlar.

Sayın Başbakan bir yandan “vakıf” diyor, bir yandan büyük çaplı kanalizasyon projelerinden bahsediyor. Sayın Başbakanın iddia ettiği vakıfların böylesine büyük çaplı projelere finansman desteği sağlaması mümkün değil. Bu olsa olsa Türkiye’de kırk yıldan fazla bir süredir büyük çaplı projelere finansman sağlayan Alman Yatırım Bankası, kısa adı “KFW” ve kısa adı GTZ olan Alman Yatırım Ajansı olabilir ve bunların zaten işi budur ve bunlar daha çok AKP’li belediyelerle büyük çaplı projeler gerçekleştirmişlerdir.

Değerli milletvekilleri, Türkiye’de faaliyet gösteren Alman vakıflarının belli başlıcaları, Konrad Adenauer Vakfının Hristiyan Demokratlara, Heinrich Böll Vakfının Alman Yeşiller Partisine, Friedrich Ebert Vakfının Alman Sosyal Demokratlara ve Friedrich Naumann Vakfının ise liberallere yakın olduğu herkesin malumlarıdır. Alman siyasal sistemine dâhil tüm partilerin sivil görünümlü uzantıları olan Alman vakıfları Almanya’nın dünya çapındaki hâkimiyet mücadelesinin vazgeçilmez araçları olarak çok önemli bir işleve sahiptir. Hülasa, bu vakıfların tamamı siyasal amaçlarla ülkemizde faaliyet göstermekte ve bu faaliyetler için gerekli finansman da Alman Hükûmetince sağlanmaktadır.

Değerli milletvekilleri, belediyelerimizin, iktidarın ilkesiz ve tutarsız politikalarının sonucunda kaynak ihtiyacı önemli ölçüde artmış ve artan kaynak ihtiyacından dolayı belediyelerin borçlanması zorunlu hâle gelmiştir. Ülkemizde hâlen merkezî idare desteğine fazlasıyla muhtaç bir yerel yönetim yapısı söz konusu olup borçlanma gereksinimi yüksek olan mahallî idarelerin gelir bakımından merkezî idareye bağımlılık oranı yaklaşık yüzde 40’lar seviyesindedir. Mahallî idarelere aktarılan kaynağın yetersizliği, etkin denetim eksikliği nedeniyle mevcut kaynakların verimli kullanılamaması, hızlı kentleşmenin getirdiği yatırım ihtiyacı, eskiyen kent altyapılarının yenilenmesi gibi temel ihtiyaçlar belediyeleri borçlanmaya mecbur bırakmaktadır.

Bilindiği üzere, belediyeler, ihtiyaç duydukları kaynağı dış borçlanma ve iç borçlanma suretiyle temin etmektedirler. Dış borçlanma 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılmaktadır. Bu Kanun’a göre dış kaynaklardan finansman temini, gerek hazine garantisine dayansın gerek dayanmasın veya hibe olarak temin edilsin, her hâlükârda Hazine Müsteşarlığının izni ve bilgisi dâhilinde gerçekleştirilmekte, bu borçların kayıt ve kontrolü Hazine Müsteşarlığının uhdesinde bulunmaktadır. Ayrıca, hepinizin bildiği üzere, Türk mahallî idarelerinin yabancı kredi kuruluşlarından kullandığı kaynaklar Türkiye ile kredi sağlayan ülkenin karşılıklı mutabakatına dayanmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bu durumdan, Sayın Başbakanın açıklamalarından sorumluluğu altındaki kurumların görevlerini gereği gibi yapmadıkları ve Sayın Başbakanın da muhalefet lideri gibi bunu halka şikâyet ettiği sonucu çıkmaktadır. Üstelik “Alman makamlarına söyledik ama vurdumduymaz davranıyorlar.” şeklindeki açıklamasına gerek Alman Büyükelçisinin gerekse adı geçen vakıfların yetkililerinin yapmış olduğu ve Sayın Başbakanı yalanlayan açıklamalarına Hükûmetçe henüz bir karşılık verilmemiş olması da maalesef devlet ciddiyetine indirilmiş ağır bir darbe olarak hatırlanacaktır.

Buradan, Sayın Başbakanın çok sevdiği bir ifadeyle, kendisine hatırlatmak isterim ki: Sayın Başbakan, müddei, iddiasını ispatla mükelleftir, aksi takdirde ne olacağını siz daha iyi bilirsiniz.

Değerli milletvekilleri, merkezî idarenin belediyeler üzerindeki denetiminin zayıflatılması için AKP döneminde Anayasa’mıza aykırı olarak yapılan düzenlemelerin, Sayın Başbakanın şikâyet ettiği vakıfların ve onların hamilerinin de ülkemizden en çok talep ettiği hususlar olmasını sadece bir tesadüften ibaret saymak, ancak bir aymazlık olabilir. Sayın Başbakanın yaptığı açıklamalardan belediyeler üzerinde etkin bir denetim yapılmadığı sonucu çıkmaktadır. Oysa, dokuz yıllık iktidarınız döneminde “idareyi yeniden yapılandırıyoruz” diyerek yürürlüğe koyduğunuz 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5302 sayılı İl Özel İdaresi, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunlarında yapmış olduğunuz düzenlemelerle mahallî idareler üzerindeki denetimi bilinçli bir şekilde etkisizleştiren de maalesef sizlersiniz ve bu durum Anayasa Mahkemesi tarafından da tescil edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi 2008/27, 28, 29 ve 30 esas sayılı Kararlarıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 23’üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 14’üncü maddesinin beşinci fıkrasını da “idari vesayeti zayıflattığı ve denetimi etkisizleştirdiği” gerekçesiyle Anayasa’ya aykırı bularak, iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi hem Büyükşehir Belediyesi Kanunu hem Belediye Kanunu’nun belediye meclis kararlarının kesinleşmesine ilişkin hükümlerini iptal ettikten sonra, iptal edilen hükümler nedeniyle doğan yasal boşluğu “kamu düzenini tehdit ve kamu yararını ihlal edici nitelikte” gördüğünden, iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından bir yıl sonra yürürlüğe girmesini uygun görmüştür. Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı, 22 Haziran 2010 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmış olmasına rağmen, Hükûmetçe, iktidar partisi tarafından bu kararlar doğrultusunda yapılması gereken düzenlemeler henüz yapılmayarak bu konudaki boşluk devam ettirilmektedir. İlgili kanunlardaki hükümler iptal etmiş ve yerine de yenileri getirilmemiş olduğu için şu anda belediye meclis kararları üzerinde hiçbir denetim kalmamış ve belediye meclis kararları üzerinde idari vesayetin uygulanması sıfırlanmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP iktidarları döneminde bilinçli bir şekilde zaafa uğratılan merkezî idarenin vesayet denetiminin, ileride telafisi imkânsız zararlara ve yıkımlara yol açmaması için çok dikkatli olunması gerektiği kanaatindeyiz.

Değerli milletvekilleri, bu çerçeveden hareketle, Sayın Başbakanın konuşmasından anlaşıldığı kadarıyla, KCK tutuklamalarına dayandırdığı PKK’ya kaynak aktarma iddiasının yanı sıra, sorulması lazım gelen başka sorular da vardır. Örneğin, devletten alınan paylardan kanlı terör örgütüne mali destek sağlanmakta mıdır? Terör örgütüne eleman desteği sağlayan yerel yönetimler var mıdır? Terör örgütünden işçi statülü eleman alınmakta mıdır? Bu sorular çoğaltılabilir ama en önemlisi değerli milletvekilleri, Hükûmet bu belediyeleri gereği gibi denetleyebilmekte midir?

Değerli milletvekilleri, Oslo’da PKK’yla yapılan müzakerelerden rahatsızlık duymayan Sayın Başbakanın, aynı PKK’ya bazı vakıflar üzerinden kaynak aktarılmasından rahatsızlık duyması yaman bir çelişki olarak hafızalara kazınacaktır. PKK’ya yapılan yardımlar gibi millet varlığını yandaşlara peşkeş çeken ihale ve imar yolsuzlukları ve bunun neticesinde yaşanan can kayıpları da aynı şekilde maşerî vicdanı kanatmaktadır.

Değerli milletvekilleri, son günlerde kamuoyunda sıkça tartıştırılan vicdani ret konusu da AKP’nin, CHP’nin ve BDP’nin ortaklaştığı bir konu olması münasebetiyle yine son derece manidardır. Söz konusu vakıfların faaliyetlerinin mercek altına alınıp ayrıntılı olarak denetlenmesinin gerektiği ve bu konuda öteden beri yapılmış olan değerlendirme ve tartışmalardan ve Sayın Başbakanın talihsiz açıklamalarından sonra daha da önem kazanmıştır. Kaldı ki bu tür vakıfların sahip oldukları -azınlık vakıflarının da aynı şekilde- mali kapasiteleri ile ülkemizde sivil toplumun önemli bir kesimini rahatlıkla etki ve nüfuz alanlarına aldıkları gün gibi aşikârken partimizin çok haklı ve yerinde uyarılarını dikkate almayarak Vakıflar Yasası’nda değişiklik yapıp vakıfların denetimini iç denetimle sınırlandıran da yine AKP İktidarıdır.

Değerli milletvekilleri, Sayın İçişleri Bakanının Plan ve Bütçe Komisyonunda bir soruya karşılık yapmış olduğu açıklamadan AKP’nin genel denetimi zaafa uğratan düzenlemelerden esas muradının AKP’li belediyeleri denetim dışı bırakmak olduğu anlaşılmaktadır. Sayın Bakan 29 Mart 2009 yerel seçimlerinden bu yana toplam 2.250 belediye hakkında araştırma, ön inceleme ve inceleme onayı verildiğini, bunların 1.052 adedinin AKP’li belediyelere ait olduğunu ve bu oranın da yüzde 47 olduğunu ifade ederek “Bakın, ben en çok AKP’li belediyeler için araştırma yaptırıyorum.” demek suretiyle rakamlarla oynamaya çok çabuk alıştığını göstermiştir. Oysa bu rakamların anlamlı olabilmesi için kaç tane araştırmanın ön inceleme veya inceleme safhasında kaldığını da açıklaması gerekirdi. Örneğin, sadece İstanbul’daki iktidar belediyeleri için Valilikçe altı yüze yakın şikâyet hakkında “İşlem yapmaya gerek yoktur.“ denilerek kaldırıldığında, bu rakamların ne kadar anlamsız olduğu da ortaya çıkacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, Sayın Başbakanın ve Sayın Bakanın da bildiği araştırma, inceleme ve soruşturma izinlerinin iktidar ve muhalefet belediyeleri için vicdan ve ahlak sınırları zorlanarak nasıl verildiğini, parti-devlet bütünleşmesinin nasıl partizan denetim mekanizmalarına dönüştüğünü izah etmek istiyorum.

Farz edelim ki İçişleri Bakanlığına iktidar partisine mensup bir belediye başkanı hakkında bir ihbar veya şikâyet dilekçesi ulaşmış olsun. Önce valiliğine yazılır, gerekirse valilik kaymakamlığa yazar, çoğunlukla ilgili belediyeye de yazılır ve bir araştırmacı görevlendirilir ama bu araştırmacı bazen hakkında şikâyet olan belediye başkanının maiyetindeki bir görevli de olabilir. Sonuç olarak valiliklerden İçişleri Bakanlığına gelen cevaplarda iktidar partisine mensup bir belediye başkanının suçlu olduğunun yazılması mümkün değildir, çok istisnadır. Bu durumda, bakanlık, işleme koymama kararı verir. Bu aşamada ön inceleme başlatılması için şikâyetçinin konuyu idari yargıya taşıması gerekir. Bu da yetmez, müfettişin suçlu bulması hâlinde dahi soruşturma izni verilmeyebilir, Elâzığ Belediyesi, Kayseri, Karaman vesaire daha saymakla bitiremeyeceğimiz örneklerinde olduğu gibi. Şimdi de farz edelim ki muhalefete mensup bir belediye hakkında şikâyet dilekçesi ulaşsın. Doğrudan ön inceleme başlatılabilir, valiliklerinden görüş istenirse derhâl ve rahatlıkla ön inceleme başlatılması önerilir, hele iktidar bu belediye başkanına zarar vermek istiyorsa başta teknik takip gücü olan organize suçlar şubeleri olmak üzere emniyet birimleri müfettişe ve adliyeye servis yapmaya başlar ki kamuoyu vicdanında mahkûmiyet çabuk gerçekleşir ve belediye başkanının suçsuz olduğunun ispatı yıllar alabilir.

Değerli milletvekilleri, anlaşılmıştır ki iktidarlar hak, adalet, dürüstlük ve insan sevgisi gibi Allah korkusu içeren mukaddes değerlerin uzağındaysa en güzide kurumları ve en güzel kanunları dahi şahsi veya belli grup çıkarları için kullanabilmekte, muhalefeti ise acımasızca cendereye sokabilmektedirler.

Değerli milletvekilleri, yaratılan bu baskı ve korku atmosferi nedeniyle şu anda muhalefet belediyelerinde birim amirleri evraklara imza atmamaktadır. Birim amiri olarak, müdür olarak atanmak üzere gönüllü kamu görevlisi bulunamamaktadır. Personel “Dinleyenler tarafından yanlış anlaşılır.” diye aralarında telefon görüşmesi yapmamakta ve herkes ortam dinlemesi olduğuna inanmaktadır ve emin olunuz ki bugün bazı muhalefet belediyelerinde personelin yüzde 50’si antidepresan kullanmaktadır. Muhalefet belediyeleri, Hükûmet ve taşra teşkilatları nezdinde üvey evlat muamelesi görmekte, bazı kamu görevlileri bırakın muhalefet belediyelerinin projelerine destek vermeyi, muhalefet belediye başkanlarıyla bir arada görünmekten korkmaktadır, randevu vermemekte ve âdeta, birer iktidar partisi temsilcisi tavrıyla karşılamaktadırlar, hatta, rutin işleri için bile o ilin bakanının onayını dayatmaktadırlar.

Değerli milletvekilleri, bir tarafta gözaltında intihar eden ve ilk duruşmada haklarında tutuksuz yargılanma kararı verilen belediye görevlileri ile gözaltında ifade bile veremeden hayatını kaybeden kamu görevlilerinin varlığı, diğer tarafta üç ay sonra tutuksuz yargılanmalarına karar verilen Deniz Feneri sanıklarının varlığı, yargıya olan güveni temelinden sarsmıştır. Almanya’da bütün yönleriyle aydınlatılan Deniz Feneri, ülkemizde yargıya müdahale edilerek karartılmıştır. Bir yandan savcılık tarafından 26 çuvalla bütün evraklarına el konulduğu hâlde “delilleri karartma” gerekçesiyle gözaltına alınan belediye görevlileri, öte yandan bütün delilleri karartılarak serbest bırakılan Deniz Feneri yöneticileri, vicdanları sızlatmakta ve sabırları zorlamaktadır.

Değerli milletvekilleri, buradan ilgilileri uyarıyorum: Milliyetçi Hareket Partili belediyelerden elinizi çekin ve zulme alet olmayın. Yapılan zulümdür ve bu zulümle abat olunmayacağını en iyi bilmesi lazım gelenler de dün kendilerine zulmedildiğini söyleyerek iktidar olanlardır. Ama görünen o ki dün mazlum olduğunu söyleyenler bugün zalimleşmiş, dün mağdur edildiklerini ileri sürenler bugün başkalarını acımasızca mağdur etmekte bir beis görmemektedirler. Hiç kimse unutmamalıdır ki bu hesaplar er ya da geç sorulacaktır ama her şeyden önemlisi, kadiri mutlak olan Cenabıallah bu zulme rıza göstermeyecektir.

Değerli milletvekilleri, biraz önce sıraladığımız gerekçeler ve Sayın Başbakanın iddialarını ispat edememesi nedeniyle bu gensoruya destek verdiğimizi belirtiyor, bu düşüncelerle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Durmaz.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Bir saniye…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Hatip, Başbakanın söyleminde “Belediyelerden örgütlere aktarma oldu mu? Bununla ilgili bir işlem yapıldı mı?” diye soruyor. 60’a göre, gözaltına alınan, tutuklanan belediyelerimizle ilgili iki dakika açıklama yapmak istiyorum.

BAŞKAN – Ama böyle bir açıklama olmaz ki Sayın Kaplan.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Yani hiç alınmadığına dair, Hükûmet kanadı  bunu belgeleyemiyor ama biz de…

BAŞKAN – Sayın Kaplan, İç Tüzük gereğince burada eğer size bir sataşma varsa bundan dolayı söz verebilirim. Bunun haricinde…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkanım, hiçbirisi hakkında bu iddiayla soruşturma açılmadığını, yakalama çıkmadığını, tutuklama çıkmadığını, sadece düşünceleri nedeniyle tutuklanan belediye başkanlarının da aynı gün görevden alındığını… Sayın İçişleri Bakanı burada. Şırnak Belediyesinin meclis üyeleri, il meclis üyeleri, belediye başkanları; hiçbirisi bu tür yüz kızartıcı ihalelerle gözaltına alınmadı, tutuklanmadı ve hatta gözaltıyla aynı günde görevden alındı.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Kaplan.

Sözleriniz tutanaklara geçti.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Bakanın kendi fezlekesinde o suçların hepsi var. Bu Başbakanın iddialarıyla, bu suçlamaların hiçbirisinin belediye başkanlarımızda olmadığını yüce Genel Kurulun bilgisine sunarım.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Yirmi dakika zaten konuşuldu Sayın Kaplan.

Teşekkür ediyorum.

MUAMMER GÜLER (Mardin) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Evet, Sayın Güler…

MUAMMER GÜLER (Mardin) – Efendim, Sayın Muharrem İnce’nin biraz önceki konuşmasında…

BAŞKAN – Ne dedi Sayın Güler?

MUAMMER GÜLER (Mardin) – Efendim, bir soruşturmayla ilgili işlem yapmadığımızı…

BAŞKAN – Sayın Güler, ben tutanaklara…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Verir, size söz verir zaten.

BAŞKAN – Bir saniye Sayın İnce, her şeye müdahil olmayın, lütfen.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Yok, şimdi verir. Ona verirsiniz de bana vermezsiniz.

BAŞKAN – Tutanaklardan cevap vereceğiz. Vereceğiz, bir saniye, sabırlı olun lütfen.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Ona verirsiniz canım, ne olacak!

BAŞKAN – Ama karşılıklı konuşma yeri değil ki burası!

MUHARREM İNCE (Yalova) – Az önce Bakana verdiniz, bana vermediniz.

BAŞKAN – Ama benim konuşacağımı bir dinleyin lütfen.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Ona da vereceğiniz garanti, onu söylemek istiyorum, garanti!

MUAMMER GÜLER (Mardin) – Yani vermesin mi Sayın İnce?

BAŞKAN – Sayın İnce, yanılıyorsunuz, ön yargılısınız.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Garanti! Ona yine verirsiniz, bana yine vermezsiniz.

BAŞKAN – Ben tutanakları okuyacağım, lütfen bir sabır gösterin.

MUHARREM İNCE (Yalova) – O başka, bu başka!

MUAMMER GÜLER (Mardin) – Sayın…

BAŞKAN – Sayın Güler… Tutanakları okuyorum, Sayın Güler dinler misiniz?

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Akfırat’la ilgili, Akfırat.

BAŞKAN – Sayın İnce’nin konuşması, tutanaklardan…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Acele etmeyin Sayın Güler, söz verecek, merak etmeyin.

BAŞKAN – Bir saniye… Bir saniye, efendim.

“AKP’nin valileri böyle kaç dosya kapatmışlardır?

Şimdi Komisyon Başkanı -yani sizinle ilgili- ve Milletvekiliniz, zamanın İstanbul Valisi, Akfırat Belediyesiyle ilgili herhangi bir işlem yapmış mıdır?”

MUHARREM İNCE (Yalova) – Bu kadar, soru bu. Sataşma yok.

MUAMMER GÜLER (Mardin) – Arz edeyim efendim müsaade ederseniz, hemen açıklayayım.

BAŞKAN – Bir saniye… Hayır, bir şey söylemiyor ki.

MUAMMER GÜLER (Mardin) – Sayın Başkan, oturduğum yerden…

BAŞKAN - Lütfen yani… Bir saniye…

 “Tabii dosyanın kapatılması sadece valiliklerde olmuyor.”

MUAMMER GÜLER (Mardin) – İddialarda bulundu. Mahkeme kararları vardır.

BAŞKAN - Sayın Güler, dinler misin beni! Beni dinler misiniz lütfen! Bir şey soruyorsunuz, dinleyeceksiniz!

MUAMMER GÜLER (Mardin) – Peki efendim.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Valilik bitti.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, dinlediğiniz zaman canlı söylenen ile yazılı metne geçiş, kayıtlara geçiş arasında fark var. Bunu söylemiş gibi…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Valilik bitti. O öncedendi. Valilik yok artık, Başkan var.

BAŞKAN - “Tabii dosyanın kapatılması sadece valiliklerde olmuyor. İçişleri Bakanlığı soruşturma izni vermeyerek en büyük kapatmayı onlar yapıyor.”

Sizinle ilgili herhangi bir şey yok ki. İşlem yapmış mıdır yapmamış mıdır, bunu soruyor. Lütfen… Sataşma olarak değil yani.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Zan altında bırakıyor Vali Bey’i.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Bravo Başkan, bravo.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Siz şimdi burada hâlâ valilik mi yapıyorsunuz? Siz hâlâ vali misiniz?

MUAMMER GÜLER (Mardin) – O konuda mahkeme kararları var Sayın İnce.

BAŞKAN – Lütfen… Lütfen… Hayır, yok öyle bir şey. Sataşma yok, neye vereceğim yani?

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım, Vali töhmet altında kalıyor.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sen vali yardımcısı mısın Sayın Elitaş?

BAŞKAN – Sayın Elitaş, burada parti grupları diğer partilere hiçbir şey sormasın mı, söylemesin mi? Burada gensoru önergesi var, konuşulacak tabii ki. Her şeyde karşılıklı “Sataşma vardır.” diye söz istenmez. Ben sataşma olarak değerlendirmiyorum.

Zaten, hem grup adına hem Hükûmet adına kırk dakika cevap verilecek.

MUAMMER GÜLER (Mardin) – Peki efendim, o zaman, Sayın İnce de burada, şu belgeleri vereyim.

Sayın Çelebi, sizden istirham ediyorum.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Tabii efendim.

BAŞKAN – Birleşime beş dakika ara veriyorum sayın milletvekilleri.

 

Kapanma Saati: 15.36
 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.45

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır), Muhammet Rıza YALÇINKAYA (Bartın)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 24’üncü Birleşiminin İkinci Oturumu açıyorum.

Hükûmet yerinde.

Şimdi söz sırası AK PARTİ Grubu adına söz isteyen Nurettin Canikli, Giresun Milletvekili.

Buyurun Sayın Canikli. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Başbakanımız hakkında verilen gensorunun üzerinde AK PARTİ Grubu adına görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Esas gensoru konusuna geçmeden önce, biraz önce yapılan konuşmalarla ilgili bazı iddialar ortaya atıldı, o iddialarla ilgili olarak tarafıma ulaşan bilgiler var, onları öncelikle paylaşmak istiyorum. Bunlardan bir tanesi, esasında şahsıyla ilgili olarak söz talebinde bulundu ama Başkanlık makamı öyle takdir etti, bu iddiaları, kendisine yöneltilen iddiaları Sayın Muammer Güler ifade edemedi, onunla ilgili. 

İddia şu idi: Sayın Muammer Güler’in Valiliği, İstanbul Valiliği döneminde, AK PARTİ’li Akfırat Belediyesiyle ilgili, Belediye Başkanıyla ilgili birtakım yolsuzluk iddialarının üzerine gitmediği, dolaylı bir şekilde onu kapattığı şeklinde bir iddia gündeme getirildi Sayın Muammer Güler’le ilgili olarak. Tabii herhangi bir belge de sunulmadı kamuoyuna ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna.

Ben, şimdi, size çok net, resmî bir belge sunuyorum bu iddiaya karşılık olarak. O da şu: İçişleri Bakanlığına Sayın Muammer Güler, Vali imzasıyla bir yazı gönderiyor, tarih 23/06/2008 ve 42657 numaralı yazı. Önce belediyeden bir müfettiş talep ediyor, bu soruşturma yürürken ayrıca İçişleri Bakanlığından da şu şekilde bir talepte bulunuyor Sayın Valimiz Muammer Güler o zaman.

Son paragrafı şu: “Akfırat Belediye Başkanı Hilmi Yılmaz ile ilgili olarak Takvim gazetesinde yer alan iddiaların kamuoyunun dikkatini çekmesi ve incelemesinin müfettiş bilgi ve deneyimi gerektirmesi bakımından, Bakanlığımızca görevlendirilecek müfettişler marifetiyle inceletilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Keza Akfırat Belediye Başkanı 23/06/2008 tarihli yazılarında, gazetelerde çıkan iddiaların incelenmesi için müfettiş görevlendirilmesi talebinde bulunmuştur.

Gereğini takdirlerinize arz ederim.”

Bu ne anlama geliyor? Bu, şu anlama geliyor: Sayın Muammer Güler Akfırat Belediye Başkanıyla ilgili iddiaların, basında yer alan iddiaların üzerine gitmiş, soruşturulması için İçişleri Bakanlığından müfettiş istemiş. Çok net, tartışmasız, açık, yalın bir belge, devletin resmî belgesi. Sayın İnce, özür dilemeniz gerekir. İmada bulundunuz, iddiada bulundunuz, biz de bu iddianın gerçek olmadığını şu anda belgelerle ortaya koymuş durumdayız. Dolayısıyla, size özür dilemek yakışır bunun için. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Bir özür daha dilemeniz gerekir Sayın İnce…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) -  İçişleri Bakanlığı ne yapmış?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - İzin verin… Belgeyi vereceğim biraz sonra, takdim edeceğim size.

Bir özür dilemeniz gerekir, bir özür…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Orman arazisiyle ilgili Yargıtay kararını da söyle.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Ayrıca, bu kişi, Akfırat Belediye Başkanı daha sonra partiden ihraç edildi bu arada, onu da belirtmiş olalım.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Orman arazisini de söyle.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Hepsine geleceğim. Yani daha doğrusu elbette o kadar çok iddia gündeme geldi ki ama bana bilgileri gelenleri sizinle paylaşacağım, gelenlerin tamamını paylaşacağım. Buradan yola çıkarak da bu iddiaların geneliyle ilgili bir değerlendirme yapma imkânımız söz konusu olacak.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Soruşturma ne oldu?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Bakın, bir iddiada bulundunuz. Şu anda bizim milletvekilimiz olan ve daha önce İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde görev alan arkadaşımızla ilgili şöyle bir iddiada bulundunuz: “200-300 tane ihale aldı belediyeden.” dediniz. Evet, aynen öyle söyledi.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Öyle demedi canım…

MUHARREM İNCE (Yalova) – 234 trilyon!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Trilyon… Neyse, evet, trilyon, tamam, trilyon.

Şimdi, bakın, bu firmanın ismini ben açık olarak vereyim: Cam-Pak Temizlik diye bir firma. Bilgileri aldım ve…

MUHARREM İNCE (Yalova) – İhale listesini vereyim mi?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - … bu firma 1981 yılında kurulmuş olan bir firma ve o tarihten beri İstanbul Büyükşehir Belediyesinde aynı işi yapıyor. Yani Sayın Sözen döneminde yani Sayın Dalan döneminde aynı işi yaptı.

MUHARREM İNCE (Yalova) – O zaman Belediye Meclis üyesi miydi?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - İzin verin…

Bakın, ayrıca şu anda bu firma şu anda CHP’li Antalya Belediyesi, Maltepe ve Çatalca belediyelerine de aynı işi yapıyor. Peki, buna ne diyeceksiniz?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Aynı usulle mi yapıyor? Davetiye usullüyle mi yapıyor?

MUHARREM İNCE (Yalova) – Aynı usulle mi yapıyor?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Arkadaşlar, yapılan tüm ihaleler, kamu ihale mevzuatına göre ve onlarca firmanın katılarak…

MUHARREM İNCE (Yalova) – İlansız mı?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – İzin ver lütfen. Sayın İnce, bakın, ben sizi dinledim.

MUHARREM İNCE (Yalova) – İlansız mı? Bakın, liste elimde.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Sayın İnce… Lütfen, ben sizi dinledim Sayın İnce. Bakın, hiç sesimi çıkarmadan ve laf atmadan dinledim. Lütfen…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Ya, Belediye Meclisi üyesi, İstanbul Belediye Meclisi üyesi…

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen…

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Yani, lütfen, onu bari dinleme şeyinde bulunun da ne kadar yanlış yaptığınızı görün, siz de görün. Millet görecek, arkadaşlar görecek, lütfen siz de görün Sayın İnce.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Millet göremeyecek. Millet göremeyecek ki, nerede görecek?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Dolayısıyla, eğer bu firma yanlış yapıyorsa, bu firmanın işlemlerinde birtakım usulsüzlük varsa o zaman Sayın Sözen’in bu firmaya iş yaptırmasını -tırnak içerisinde söylüyorum- nasıl izah edeceksiniz?

MUHARREM İNCE (Yalova) – Yapabilir o zaman.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Antalya Belediyesini nasıl izah edeceksiniz, CHP’li Antalya Belediyesini?

MUHARREM İNCE (Yalova) – Yapabilir.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Maltepe, Çatalca belediyelerini nasıl izah edeceksiniz?

MUHARREM İNCE (Yalova) – Kendi meclis üyesi olduğu belediyeden alıyor!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Hepsi kamu ihale mevzuatına göre ve hepsine onlarca firmanın katıldığı açık ihalelerle almış bu firma. Böyle bir şeyi suçlayabilir misiniz değerli arkadaşlar?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Hayır. Hayır, yanlış bilgi. Davetiye usulüyle ihale edildi.

BAŞKAN – Sayın Erdoğdu, lütfen…

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Dolayısıyla iki tane özür borcunuz oldu Sayın İnce, iki tane.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Yanlış bilgi.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Üçüncüye geliyorum.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Geç onu, geç…

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Biraz önce bir fotoğraf gösterdiniz.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Evet.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Malatya’yla ilgili, onu yakalayabildim. Malatya’yla ilgili olanı, Malatya’da bir caminin yıkılmasıyla ilgili…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Bak, bu.

BAŞKAN – Sayın İnce, lütfen… Lütfen, indirir misiniz o resmi Sayın İnce?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Bakın, değerli arkadaşlar, bu cami Malatya’da hal kompleksi içerisinde olan, oradaki esnaf tarafından yaptırılan küçük bir cami.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Küçük değil.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Cami, tamam, küçük. O ölçüye göre değişir. Bir cami…

VELİ AĞBABA (Malatya) – Yok, öyle küçük değil.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Bakın, burası bir imar tadilatı çerçevesinde yeniden yapılandırılıyor ve satılıyor.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Milletin camisini yıktınız. Kur'an-ı Kerim’ler yere düştü, adamlar ağladı, polis dozer altında kaldı. Kime ne söylüyorsunuz?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – 100 metre yanına belediye çok daha büyük, çok daha modern bir cami yapılması için karar alıyor. Önümüzdeki kışa…

VELİ AĞBABA (Malatya) – Nereye yaptınız?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – 100 metre yanına hemen, 100 metre yanına. Evet, aynen öyle.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Yok öyle bir şey.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – İşte, bilmiyorsunuz, eksik bilgiyle konuştuğunuz için problem bu.

Bakın, arkadaşlar…(CHP sıralarından gürültüler) Lütfen dinleyin.

Bakın, biz camileri daha iyisini yapmak için yıkarız. Daha iyisini yapmak için. Ya CHP? (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

VELİ AĞBABA (Malatya) – Camiyi de gece yıktılar, gece yarısı…

BAŞKAN – Sayın Ağbaba, lütfen…

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Başbakanın Özel Kalem Müdürü cami arsasına rezidans yaptı. Başbakanın Özel Kalem Müdürü…

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Hiç hesap ettiniz mi Cumhuriyet Halk Partisinin tarihinde kaç tane cami yıkılmış, kaç tane vakıf eseri yıkılmış, kaç tane cami ahıra çevrilmiş? Hiç hesabını yaptınız mı? Hesap yapamayabilirsiniz, kafanız karışabilir, o kadar çok ki. (CHP sıralarından gürültüler)

Özür borcunuz üç oldu Sayın İnce, lütfen. Bunlar özür dilenmesi gereken hususlar.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Bak, bak, buna bak sen, buna! Hollandalı firma yıkıyor, bak, buna bak!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Şimdi esas konuya geliyorum, esas konuya. Buradan yola çıkarak bana üç tanesinin bilgisi geldi henüz.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sizi rantiyeciler, sizi!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Tabii, bu kısa süre içerisinde takdir edersiniz ki bütün bu iddialarla ilgili bilgileri toparlamak kolay değil ama şu anda üç tanesi geldi, üçünün de gerçek olmadığı belgelerle ortaya konuldu.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Niye? Camiyi yıkmadınız mı? Bu gerçek değil mi, yalan mı?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Buradan yola çıkarak genel bir önerme yapabiliriz. Gelen üçünün de tamamının gerçek dışı olduğu… Gerçek ise, ortaya konulmuş ise, diğerleri de aynı akıbete tabidir, aynı şekilde onların da tamamı gerçek dışıdır diyebiliriz değerli arkadaşlar. Onun için tamamı için Sayın İnce, özür dilemeniz gerekir.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Bak, belgeleri verebilirim, belgeler burada.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Tabii esas konu şu, bizim gensoru konumuz… Bu arada zaman da hızla ilerliyor.

Tabii, Alman vakıfları Türkiye’de zaman zaman çok tartışmalara konu olmuş, zaman zaman siyasetin ana gündem maddelerinden, tartışma gündem maddelerinden birisini oluşturmuş, hatta Alman vakıflarının ve diğer finans kuruluşlarının faaliyetleri, çalışmaları Türkiye’de çok iddialarla gündeme gelmiş.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Almanlar Malatya Belediyesine kredi verdi Sayın Başkan!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Hatta Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından haklarında dava bile açılmış. O kadar tartışmalı vakıflar. Tabii, çok tartışılınca kamuoyunda, bu konuyla ilgili, Alman vakıflarıyla ilgili derli toplu bilgileri ilk önce kamuoyuyla paylaşan, bu konuda çalışma yapan 2002’nin 12’nci ayında bir suikaste kurban giden rahmetli Necip Hablemitoğlu tarafından kaleme alınmıştır. Bir kitap yazılmış ve başlığı da “Alman Vakıfları Bergama Dosyası.”

ORHAN DÜZGÜN (Tokat) – Necip Hablemitoğlu’nu kim öldürdü?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Tabii, çok ilginç iddialar var bu kitapta. Alman Vakıfları Bergama Dosyası… (CHP sıralarından “Belediyeyle ne alakası var bunun?” sesi)

Geleceğim efendim. Biraz sonra bağlantının nasıl kurulduğunu göstermeye çalışacağım.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Altın kaçakçılığını anlat bakalım! Bergama dosyası onun üzerinedir. Hazinede kapatılan raporu anlat! 79 ton altın kaçakçılığını anlat!

BAŞKAN – Sayın Erdoğdu, lütfen! Lütfen Sayın Erdoğdu!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Şimdi, oradan, o kitaptan Alman vakıflarının çalışmalarıyla ilgili bazı pasajlar okumak istiyorum sizlere. Rahmetli Hablemitoğlu diyor ki rahmetli, aynen kitabından alınmış ifadeleri sizlerle paylaşıyorum: “Almanya’nın Türkiye’de faaliyette bulunan vakıfları yoluyla etnik ayrımcı gruplara ve çalışmalara destek olduğu, hatta Yugoslavya örneğinde olduğu gibi, Türkiye'nin de etnik bölünmesinin amaçlandığı -Sayın rahmetli Hablemitoğlu’nun ifadeleri, kitabından alınmış- Alman vakıflarının Türkiye'nin ulusal bütünlüğünü ve ülke çıkarlarını hedef alan girişim ve çalışmalarda bulunduğu, ortak paydası Türkiye düşmanlığı olan tüm birey ve örgütleri bir araya getirerek ortak platformlar oluşturdukları, Türkiye'yi etnik ve dinsel açıdan parçalı, federal bir yapıya dönüştürmeye çalıştıkları ve bir bölümde de şöyle söylüyor. Devam ediyor bu iddialar bu minvalde. “Dağa çıkan militanların bir bölümünün bu vakıflar tarafından maaşa bağlandığı…

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – İnanıyor musunuz?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Sayın Hablemitoğlu’nun iddiaları     -aynen okuyorum kitabından- ifadeleri ve bu hibelerin birtakım sivil kuruluşlar ve belediyeler vasıtasıyla örgüte ulaştırıldığı iddia ediliyor.

SIRRI SAKIK (Muş) – Dağdan para geçmiyor ki…

ORHAN DÜZGÜN (Tokat) – Pensilvanya’yla bir bağlantınız var mı?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – İlk baskı. Aynen böyle. Kitap da burada arkadaşlar. Ben şu ana kadar herhangi bir yorum katmadım, rahatsız olmayın, yorumu biraz sonra katacağım…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan… Sayın Başkan…

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – …ve buna da Sayın Hablemitoğlu birçok delil gösteriyor. Yani özeti bu.

Şimdi, önce, şunu, bir defa çok net olarak ve bu arada, tabii, biraz önce bahsettiğim bu vakıflara dava açılıyor, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından -casusluk iddiaları, başka iddialar da var- ama delil yetersizliğinden sonuç itibarıyla beraat ediyorlar, bunu da burada belirtelim. Yani bütün bu iddialar, o geçmişte beraat ediliyor.

Şimdi, biraz önce, konuşmacılardan bazıları Alman büyükelçisinin yaptığı açıklamayı esas alarak, AK PARTİ’li belediyelerin de Alman vakıfları ya da finans kuruluşlarından kredi ya da hibe kullandığı şeklinde iddialarda bulundu.

Arkadaşlar, hiçbirisi doğru değil, hiçbirisi gerçeği yansıtmıyor. Hayır, Elçinin öyle bir açıklaması var, doğru, Büyükelçinin öyle bir açıklaması var, ama Büyükelçinin açıklaması doğru değil.

Bakın, örnek olarak, ismi geçenlerden, mesela Kırıkkale. Ha, bu belediyeler kullanmış ama, AK PARTİ’den önce kullanmış. Yani Kayseri için de geçerli, Kırıkkale için de geçerli.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Fark ediyor mu AK PARTİ’den önce veya sonra!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Bir tane Kırıkkale örneğini vereyim. Kırıkkale Belediyesi anlaşmayı yapıyor, fakat daha sonra iptal ediliyor. Yani 2008’de anlaşma yapıyor, Alman Kalkınma Bankasıyla kredi, altyapı yatırımları için anlaşmayı yapıyor, 21 Temmuz 2008 tarihinde, 23,6 milyon euroluk, fakat daha sonra iptal ediyor belediye meclisi. 6/11/2008’de iptal ediyor. Gerekçesi ne biliyor musunuz?

Gerekçe şu: Sözlü olarak bu kredinin yüzde 60’ının hibe olarak verileceği söyleniyor, fakat daha sonra bu finans kuruluşu yetkilileri diyorlar ki Kayseri Belediyesine: “Biz hibe veremeyiz. Biz sadece hibeyi doğu ve güneydoğudaki belediyelere veriyoruz.” Böyle deyince de belediye bunu iptal ediyor ve vazgeçiyor, kullanmıyor. Bu şekilde…

Tabii,  zamanım çok fazla yok.

Bunların hepsi için geçerli, bir tane yok yani AK PARTİ döneminde, AK PARTİ’li belediyelerin kullandığı bir tane yok. Hangisi için olursa olsun bunu Denizli için de…

SADİR DURMAZ (Yozgat) – Ankara Büyükşehir Belediyesi en çok kullanan Sayın Canikli.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Mesela Denizli ismi geçti. Denizli’de, bakın, çalışmalar 1996 yılında başlıyor, CHP’li belediye başkanı döneminde, fizibilite çalışmaları…

SADİR DURMAZ (Yozgat) – Bursa Tramvayı, Galata Köprüsü var, bu projeler de var.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - 1999 yılında DYP’li belediye başkanı sözleşmeyi imzalıyor ve 2003 yılına kadar katı atık çalışmaları tamamlanmış oluyor, kredi kullanılmış oluyor yani AK PARTİ’li belediye başkanı göreve gelene kadar kredi kullanılmış oluyor. Dolayısıyla, o dönemde kullanılan kredi yok. Malatya için de geçerli, hepsi için de geçerli, Muş için de geçerli. İsmi geçti yine, Muş için… Bakın…

SADİR DURMAZ (Yozgat) – KFW’nin kendi sitesinde yazıyor bunlar Sayın Canikli. 

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Bakın, belediye olarak söylüyor da o bilgiyi veriyor ama hangi dönem, hangi partili belediye başkanı tarafından kullanıldığı bilgisi yok. O nedenle, aldatmaca. Bilgi doğru yani Kayseri kullanmış…

SADİR DURMAZ (Yozgat) – Ankara Büyükşehir Belediyesi, Kayseri, Malatya, Denizli…

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Malatya kullanmış, Denizli kullanmış ama ne zaman? Ne zaman? AK PARTİ’den önce. AK PARTİ’li hiçbir belediye başkanın kullandığı bir kuruş finans kurumlarından, Alman finans kurumlarından kredi yok. 

SADİR DURMAZ (Yozgat) – Ankara Büyükşehir Belediyesi bu dönemde.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Şimdi, bir yanlış bilginin de düzeltilmesi gerekiyor değerli arkadaşlar. Eğer hibe kredi olursa Hazinenin onayı gerekiyor.

SADİR DURMAZ (Yozgat) – Hibede de aynı şekilde.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Hayır, hibede şöyle bir ayrıntı var: Eğer uluslararası kuruluşsa yani Dünya Kalkınma Bankası, Avrupa Kalkınma Bankası gibi uluslararası finans kuruluşuysa doğru, hibe de olsa gerekiyor ama bir ülkeye ait bir finans kuruluşuysa o zaman gerekmiyor. Çok net. Dolayısıyla, Alman vakıflarından kullanılan hibeler için Hazinenin onayı gerekmiyor, kredi için gerekiyor, Hazine garantisi olsa da gerekiyor olmasa da gerekiyor ama hibe için gerekmiyor. Bu bilgiyi verelim çünkü zaten iddiaların da büyük bölümü bunların hibe şeklinde verildiği şeklinde. O ayrıntı önemli. Bakın, uluslararası kuruluşlar için gerekiyor ama ülke kuruluşları için gerekmiyor. Bu ayrıntı son derece önemli.

Bakın değerli arkadaşlar, benim esas -tabii zamanım da çok daraldı- vurgulamak istediğim nokta şu: Tabii bu vakıflarla aynı zamanda siyaset dünyası da iç içe olmuş zaman zaman veya tartışmalara konu olmuş.

Bunlardan benim en ilginç gördüğüm 1991 yılında rahmetli Bülent Ecevit’in -O zaman Demokratik Sol Parti Genel Başkanı- kamuoyuyla paylaştığı, kendi ifadesiyle, çok net, bütün basına da yansıyan bir açıklamasıdır.

Rahmetli Ecevit diyor ki, kendisi anlatıyor. 1991 yılında anlatıyor; yirmi yıl öncesini anlatıyor ama. 1971 yılında kendi başından geçen bir olayı anlatıyor. 1971 yılında da rahmetli Ecevit Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı. Aynen şunları söylüyor. Aynen, kelime kelime rahmetli Bülent Ecevit’in 1991’de yaptığı açıklama: “Bir  yabancı vakfın şube yöneticileri ellerinde bir çanta dolusu parayla bana geldiler. O zaman yanımda başkaları da vardı. Bana ‘Uluslararası sosyal demokrat hareketi adına yardım etmek istediklerini.’ söylediler. Sonra da çantayı açıp, parayı ortaya koydular. Ben hemen cevabını verdim. ‘Böyle bir yardımın kanuna aykırı olduğunu’ söyledim ve teklifi reddettim.” Kelime kelime rahmetli Bülent Ecevit’in ifadesi bu. Aynen öyle; evet, aynen ifadesi bu.

Daha sonra, rahmetli Ecevit’in sözünü ettiği vakfın Alman Sosyal Demokrat Partisine yakın Friedrich Ebert Vakfı olduğu anlaşılıyor ve ayrıntılar kamuoyuna yansıyor.

Vakfın iki mensubu ellerindeki çantayla Ankara’ya geliyorlar. Bu çantada 300 bin mark var. Alman kuryeler, CHP’nin o zaman, yani 1971 yılında CHP’nin Çevre Sokak’taki Genel Merkezine gelip parayı teslim etmek istiyorlar. Ancak rahmetli Ecevit bunu kabul etmiyor, reddediyor ve Alman yetkililere de diyor ki, en kısa zamanda Türkiye’den ayrılmalarını söylüyor.

Bu arada -Bu ilginç tabii- iki Almanın döviz kaçakçısı olarak yargılanmamaları için de Esenboğa Havalimanı’ndan valizleri açılmadan ayrılmaları sağlanıyor. Bunlar kesin bilgiler, biz inanıyoruz rahmetli Bülent Ecevit’e.

O zaman tabii, 32 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu’nun yürürlükte olduğu, yabancı menşeli sigara taşımanın, 1 dolar taşımanın çok büyük cezayla cezalandırıldığı dönem; bunu da bir hatırlatmak için söylüyorum.

O zaman Alman Büyükelçisi bu iddiaları reddediyor. “Böyle bir şey olmadı.” diyor. Doğaldır yani Alman Büyükelçisi siyasi bir makam sonuç itibarıyla ama ben şahsen rahmetli Bülent Ecevit’in öyle bir olay yaşadığına yüzde yüz inanıyorum. Yüzde yüz…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Şu konuya bir gelsen! Hangi belediye PKK’ya yardım etti?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Bekleyin efendim, bekleyin. Geleceğim, geleceğim.

MUHARREM İNCE (Yalova) - Şu belediyeyi bir söyler misin? Hangi belediye?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Şimdi, devam edelim. Biraz sabrederseniz…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Hangi belediye PKK’ya yardım etti? Şunu  bir söyle.

BAŞKAN – Sayın İnce, lütfen… Lütfen…

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Daha sonra, siyasi…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Hangi belediye vermiş? Hangi personelin maaş bordrosu var açıkla! Açıkla!

BAŞKAN – Sayın Kaplan… Sayın Kaplan…

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Siyasi ilişkilerle ilgili iddialar, bir süre sonra, tekrar Türkiye'nin gündemine geliyor; bildiğiniz konu, hepinizin bildiği konu.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Açıkla! Böyle adalet olmaz!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Bu da yine aynı vakıftan, Ebert Vakfından CHP’ye 85 bin euro aktarıldığı iddiası. Hemen peşinen söyleyeyim. Bu iddiayı da büyükelçi reddediyor. “Böyle bir para aktarılmadı.” diyor. Önce, peşinen bunu söyleyeyim. Bakın, 85 bin euro. Bu nasıl gündeme geliyor? Şöyle gündeme geliyor.

MUHARREM İNCE (Yalova) –  Şu belediyenin adını söyler misin?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - İçişleri Bakanlığı, Alman İçişleri Bakanlığı Ebert Vakfına bir yazı yazıyor. Yazının fotokopisi burada. Yazıda diyor ki -Türkçesi şu- altında da Dışişleri Bakanlığı, Doktor Alexander Kaminski’nin imzası var: “İlişkileri genişletmek ve projelerini desteklemek için Türk sosyal demokrasi partisi CHP’ye finansal yardım falan…” devam ediyor “Yani böyle bir karar verdik, bunu size göndereceğiz.” diyor, “Siz de onlara gönderin ve bize bilgi verin.” diyor, yazının özeti bu.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Süre bitti, şu belediyenin adını söyler misiniz?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Daha sonra, bu para, o zaman CHP MYK üyesi olan Sayın Ali Kılıç’a banka kanalıyla gönderiliyor. Banka kanalıyla gönderiliyor, belgesi de burada.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Tutukla, git!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – İzin verin, bakın…

MUHARREM İNCE (Yalova) - Varsa bir şey!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Geleceğim, geleceğim, bir saniye.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Git tutukla! Elini tutan mı var?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Şimdi, belgelerin fotokopileri burada, ikisi de burada fakat Alman Büyükelçisi bu iddiayı yalanlıyor.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Ver talimatını, yap! Hükûmet değil misin?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Daha sonra, doğal olarak, biliyorsunuz mevzuatımıza göre bir siyasi partinin yabancı kurumlardan, vakıflardan yardım alması yasak, kapatma nedeni hatta. Bunun üzerine cumhuriyet başsavcılığı bir araştırma yapıyor ve ilgili kurullar kanalıyla -bakın, bundan sonrası çok ilginç- Alman Adalet Bakanlığı ve işte, ilgili savcılıktan, bu belgelerin, bu bilgilerin doğru olup olmadığını soruyor, resmî yazıyla, dışişleri kanalıyla, doğru olup olmadığını soruyor yani bu altında imzası olan kişinin o Dışişleri Bakanlığında çalışıp çalışmadığını, böyle bir belge düzenlenip düzenlenmediğini, işte ve paranın gönderilip gönderilmediğini. Fakat, Yargıtay Berlin Eyalet Adalet Bakanlığı bu talebe yani cevap vermiyor, bilgi vermiyor ve şöyle diyor: “Yargıtay Başsavcılığının talebi, siyasi parti yasaklama dolayısıyla ilgili incelemelerde konu teşkil ediyor, böyle bir konuda adli yardım talebi yerine getirilemez, çünkü şunlar şunlar...” ve yardım talebini reddediyor. Bunun anlamı nedir değerli arkadaşlar biliyor musunuz? Şu andaki bu belgelerin hâlen aksi ispat edilememiştir.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Doğruluğu da ispat edilememiştir.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Belge var ortada bakın, belge var ortada.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Canikli, niye işlem yapmıyorsunuz?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Bankadan işlem yapılmış, Ali Küçük adına gönderilmiş 85 bin euro.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sen bostan korkuluğu musun, iktidarsın ya, iktidarsın!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Bunlar, bakın belgeler burada ama teyit edecek olan Alman makamı. O belgenin gerçek olup olmadığını teyit edecek olan Alman makamı, biz değiliz.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Bunun belediyelerle ne alakası var?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Dolayısıyla onlar da bunu teyit etmiyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Fakat daha sonra, bu kişilere ve Cumhuriyet Halk Partisinden giden herkese Deniz Feneri davasında bu bilgiyi esirgeyen Alman yetkilileri, Deniz Feneri davasında her türlü bilgi, belgeyi herkese veriyor, bütün CHP’lilere veriyor.

Son olarak şunu söyleyeyim, bakın, değerli arkadaşlar, buradan şunu çıkarmak mümkün: Bu vakıflarla Cumhuriyet Halk Partisi arasındaki ilişkilerin olduğu genel olarak kabul ediliyor, yakın ilişkiler genel olarak kabul ediliyor, ben de buna inanıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Başkan…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Öncelikle Sayın Canikli bir otursun yerine.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, Sayın Hatip direkt partimizi, belediyesini ifade ederek dağa çıkan militanların maaş bordrosu…

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Ben sadece kitaptan alıntı yaptım.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Dağa çıkanlarla ne alakası var, ha bire dağı savunup duruyorlar Sayın Başkanım?

BAŞKAN – İki dakika süre veriyorum.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Ama dağa çıkanla ne alakası var? Doğrudan ithama söz vermiyorsunuz, dağa çıkanları savunmak için söz veriyorsunuz.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Efendim, dağa çıkanla ne alakası var? Doğru söylüyor.

BAŞKAN – Şimdi, Sayın Grup Başkan Vekili, dağa çıkanla kendilerini ilişkilendiriyorsa o zaman yapacağımız bir şey yok, tabii ki savunma vereceğiz yani, söyleyecek yani.

Buyurun Sayın Kaplan.

VI.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

2.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, partisine sataşması nedeniyle konuşması

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, burada konuşan iktidarın Grup Başkan Vekili, burası muhalefet makamı değil iktidarın, icra makamısınız, sorumluluk makamısınız. Eğer örgüte yardım varsa bu ciddi bir suçtur, Türk Ceza Kanunu’nda yirmi beş seneye kadar cezası var. Bunu soruşturursunuz, belgelersiniz, yargı kararına bağlarsınız, çıkar bu kürsüde konuşursunuz. Bir tek belgeniz yok ama ben belgeleri size açıklayacağım.

Bakın, bu, Hükûmetin imzası. Sayın Başbakanın bizzat imzaladığı hibe yardımlarının tutarını veriyorum: 19 milyar 732 milyon 549… Sayın Başbakanın bizzat imzaladığı bu hibeler nereye dağıtılmış? İkinci belge: Bakan Şimşek “Biz belediyeler arasında ayırım yapmıyoruz, herkese dağıtıyoruz.” Afiyet olsun! En çok da AKP’li belediyeler almış. Kim almış? Belge 3: Birinci sırada Kayseri ili. Kutlarım! İkinci sırada Konya ili. Kutlarım! Dördüncü sırada Ankara ili. Kutlarım! Bizim Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine gelene kadar ooo! (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Sayayım mı? Erzurum Belediyeniz de almış. Sayayım mı? Bizden önceki Van Belediyeniz de almış. Sayayım mı? Düzce Belediyeniz de almış. Sayayım mı? Isparta Belediyesi de almış.

Şimdi burada eğer koskoca bir başbakan çıkıp suçlamada bulunuyorsa, Alman makamları nezdinde resmî girişim yapamıyorsa, burada maaş bordrosu ibraz edemiyorsa, burada iftira atıyorsa, müfteri ise bunun hesabı sorulur. Adalet olan yerde sorulur, hukuk olan yerde sorulur. Biz belgelerle konuşuyoruz. Sizi de belgelerle davet ediyoruz buraya. Buyurun gelin arkadaşlar! İspatlayın, gereğini yapın. Ama yapmıyorsanız müfterisiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HASİP KAPLAN (Devamla) – Bunu söyleyeyim, müfteri.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Kaplan.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Başkan, herhâlde bana da söz vereceksiniz.

BAŞKAN – Hayır Sayın İnce. Ne diye söz istiyorsunuz?

MUHARREM İNCE (Yalova) – Ben ilansız ihale verdiğini söyledim. Sayın Canikli de bütün ihalelerin Kamu İhale Kanunu kapsamında olduğunu söyledi. Ben o ihalenin dosya numarasını açıklayacağım. Bilgisi doğru değil.

BAŞKAN – Hangi dosya numarasını açıklayacaksınız?

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Başkan, açıkça sataştı. Benim yanlış bilgi verdiğimi söyledi.

BAŞKAN – Buyurun Sayın İnce. İki dakika süre veriyorum.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, haksızlık yapıyorsunuz. Bakın, Sayın Güler’e vermediniz. Doğrudan itham verdi, vermediniz cevabını.

BAŞKAN – Doğrudur efendim, vermedim.

3.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

MUHARREM İNCE (Yalova) – Şimdi, Sayın Canikli, az önce kürsüye gözlüksüz çıktınız, herhâlde onun için dosyayı düzgün okuyamadınız.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Merak etme, merak etme!

MUHARREM İNCE (Devamla) – Şimdi, keşke gözlüğünüzle çıksaydınız. (CHP sıralarından alkışlar) Şimdi, buradan ayrılırken bu dosyayı size vereceğim.

Ben önce şunu söyledim: “İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis üyesi İstanbul Büyükşehir Belediyesinden 234 trilyonluk ihale aldı. Bir kere etik değil ve şimdi milletvekili o arkadaş.” Siz de dediniz ki: “Olabilir ama bütün ihaleler Kamu İhale Kanunu’na uygundur.” Öyle mi dediniz?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Doğru.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Peki, ben size… Şimdi bakın, gözlüğünüz olmadığından göremediniz herhâlde. Diyor ki: “İhalenin adı ‘2010 Yılı Malzemeli Temizlik Hizmeti Alımı’ 740 bin lira. KİT kapsamının istisna dışında.”

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Biliyor musun ne demek? Ne demek? Onu biliyor musun? Ne demek?

MUHARREM İNCE (Devamla) - Bir tane daha vereyim, elimde burada on tane var.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Ne demek onu biliyor musun?

MUHARREM İNCE (Devamla) – On tane var, 1 trilyon 981. Diyor ki: “İstisna kapsamı.”

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Ne olduğunu biliyor musun? Bir sor bakalım.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Otur yerine de, beni sınav yapma bak.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Cevap ver. Hocanı yanına almadan çıkmışsın.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – O ne demek? Bilmediğin şeyi konuşuyorsun.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Burada ne diyor bak: “İstisna kapsamı.” diyor.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Ne olduğunu biliyor musun? Bir sor bakalım ne demek? Ne demek?

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Muharrem Bey “Okuduğun ne demek?” diyor, sana bir soru soruyor Sayın Canikli.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Şimdi, Sayın Canikli, demek ki belediye meclis üyesine Kamu İhale Kanunu dışında ihale verilmiş.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sana bir soru soruyor “Ne demek?” diyor.

MUHARREM İNCE (Devamla) –İkincisi; tek bir firma söylüyorsunuz. Ben size tek bir firma demedim, üç dört tane firma adı var orada.

Üçüncüsü; hani CHP’li belediyeler PKK’ya yardım etmişti. Niye yüreğin… Yüreğin varsa gel o belediyenin adını söyle buraya, adını! İftira atma! Gel adını söyle. (CHP sıralarından alkışlar)

Gel bu kürsüye özür dile! Özür dile! Gel, CHP’li bütün belediyelerden özür dile!

Söyle bir tanesinin adını da versinler seni mahkemeye. Öyle iftira atmak yok, öyle çamur atmak yok. Gel bu kürsüye, CHP’li bütün belediyelerden özür dile!

Hepinize saygılar. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın İnce.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, Sayın Canikli konuşmasında Sayın İnce’ye sataşmada bulundu. Sataşmadan dolayı Sayın İnce’ye söz verdiniz.

BAŞKAN – Evet.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Fakat Sayın Canikli, ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğine yönelik olarak bir ithamda bulundu efendim. Bir Alman vakfının Cumhuriyet Halk Partisine 85 milyon euro yardım yaptığını, buna ilişkin belgenin elinde olduğunu burada gösterdi, “Alman Adalet Bakanlığına sorduk ama teyidini yapamadığımız için bir şey yapamıyoruz.” anlamında bir açıklama yaptı.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Ben sormadım, cumhuriyet başsavcılığı sordu.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Cumhuriyet Halk Partisine, Grubumuza bir sataşma vardır, söz istiyorum efendim.

BAŞKAN – Hayır, Sayın İnce istedi grupla ilgili, sataşmayla ilgili cevap verdi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, böyle bir usulümüz yok ki yani. Neye göre vermemiz lazım?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN - Buyurun.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, lütfen, Sayın İnce’ye sataşma nedeniyle söz verdiniz. Sayın İnce’nin şahsına sataştı o.

BAŞKAN – Ama Sayın İnce sadece bir milletvekili değil, Partinizin Grup Başkan Vekili yani…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Ben milletvekili olarak konuştum. Nöbetçi Grup Başkan Vekili Sayın Hamzaçebi’dir.

BAŞKAN – Hayır, temsilcisi Partinizin. Lütfen, Sayın Hamzaçebi…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, lütfen izin verin…

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, ama biz burada akşama kadar karşılıklı…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Nöbetçi Grup Başkan Vekili Sayın Hamzaçebi.

BAŞKAN - …yani sayın hatiplerin birbirlerine konuşmalarından dolayı düzeltmelerine karşı cevap mı vereceğiz yani? Böyle bir usulümüz yok ki Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, izin verir misiniz konuşmama devam etmek istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun. Zaten konuşmalarınız tutanaklara geçti, maksat da anlaşıldı ama Sayın İnce söz istedi, sataşmadan dolayı verdim, cevap verdi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, bakın söz vermezseniz…

BAŞKAN – O zaman tüm sayın milletvekillerine söz vermemiz lazım.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – …çıkıp tutumunuz hakkında usul tartışması açmak zorunda kalacağım. Açacağım ama sizin…

BAŞKAN – Hayır, ne için açacaksınız Sayın Hamzaçebi?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Efendim, İç Tüzük’ün 60’ıncı maddesini yanlış uyguluyorsunuz.

BAŞKAN – Niye yanlış uyguluyorum Sayın Hamzaçebi?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın İnce’ye Sayın Canikli sataşmada bulundu.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – 60’la ne alakası var Sayın Başkan?

BAŞKAN – 60’la ilgili değil ki sataşmayla ilgili. 69’uncu maddeyle ilgili Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Düzeltiyorum, 69’uncu maddeye… Dil sürçmesi, 69’uncu maddeye…

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Ben sataşmadım Sayın İnce’ye, siz sataştınız.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın İnce, Kamu İhale Kanunu’yla ilgili bir açıklamada bulundu, Canikli cevap verdi. Bu dedi ki: “Şöyle şöyledir...” İhale Kanunu’yla ilgili bir değerlendirme yaptı. Sayın İnce de söz istedi, cevap verdi. Şahsına bir sataşma.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – İnce’nin adı geçmedi orada.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Ben Grubumuza, Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğine bir sataşma nedeniyle söz istiyorum efendim, ikisi ayrı nedenler.

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, sadece gerginliğe mahal vermemek için vereceğim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Peki, teşekkür ederim.

BAŞKAN - Usulüne uygun değil bunlar.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – O zaman vermeyin Sayın Başkan.

BAŞKAN - Talepleriniz de yerinde değil.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Vermeyin…

BAŞKAN - İç Tüzük’ü de sizin, kimsenin istediği gibi de uygulayacak da değiliz. Çok net ifade ediyorum.

Ama yeni bir sataşmaya mahal vermeden lütfen…

Yani maksat gerginlik yaratmak mı anlaşılır gibi…

4.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, partisine sataşması nedeniyle konuşması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisi dokuz yıldır iktidarda. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, Cumhuriyet Halk Partisinin yasalar karşısında herhangi bir suçu var ise, yasalara karşı bir eylemi var ise bütün kurumlar, bütün yargı bugüne kadar neden beklemiştir? Belediyelerle ilgili Sayın Başbakan bir ithamda bulundu ama Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü buraya çıkıp bir tane belediyenin adını maalesef veremedi, bize çamur atmakla uğraştı.

Sayın Canikli diyor ki: “Bir Alman vakfı Cumhuriyet Halk Patisinin bir parti meclisi üyesine 65 milyon euro civarında -yanlış hatırlıyor olabilirim- bir yardımda bulundu. Belgesi elimizde.” Değerli milletvekilleri, bu, bir parti kapatma nedenidir. Bu, bir parti kapatma nedenidir. Buyurun, cumhuriyet başsavcısına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına duyuruda bulunun. Almanya’ya yazdık, Alman Adalet Bakanlığı bunu doğrulamadığı için kullanamıyoruz. Peki, o zaman niye burada konuşuyorsun madem doğrulamadıysa? Sayın Canikli’nin sözünü ettiği parti meclis üyesiyle telefonla görüştüm. O iddia tamamen bir iftiradır. Biz o iftira nedeniyle Alman İçişleri Bakanlığına başvurduk. Alman İçişleri Bakanlığı: “Bu bilgi yanlıştır. Böyle bir belge yoktur, böyle bir yardım yoktur.” dedi ve biz mahkemeden bunun tekzibi yoluna gittik. Yargı kararıyla tekzip edilmiş bir şeydir.

Sayın Canikli, size yakışıyor mu buradan iftira atmak. (CHP sıralarından alkışlar)

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Söyleyeceğim, söyleyeceğim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) – Tavsiyem: Gidin yargıya suç duyurusunda bulunun, gidin yargıya suç duyurusunda bulunun. Gidin WikiLeaks belgelerindeki, o Amerika, İsviçre hesaplarıyla o zaman ilgilenin. Buraya onlarla çıkın. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, biz onlarla çıkmadık, biz belgelerle çıkıyoruz.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Hamzaçebi

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Sayın Başkan, hem Sayın İnce hem de Hamzaçebi ismimden bahsederek sataşmalarda bulundular.

BAŞKAN – Ne diye sataştı Sayın Canikli?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Sayın Başkan, Sayın Hamzaçebi iftira attığımı söyledi, Sayın İnce de.

BAŞKAN – Yani önergeyi görüşmeyelim isterseniz. Sabaha kadar burada karşılıklı düzeltmelerle konuşalım.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – İftira attığımı söyledi efendim.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Canikli, size de veriyorum.

5.- Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, ben gerçekten Sayın Hamzaçebi’ye teşekkür ediyorum. Sorun o zaten, yani sorun şu: CHP’den kim giderse gitsin Alman makamları, Alman yetkilileri istedikleri yazıyı CHP’ye veriyorlar. (CHP sıralarından “Aaa...” sesleri) Ya, onu veriyorsunuz da cumhuriyet başsavcılığı…

MEHMET VOLKAN CANALİOĞLU (Trabzon) – Haydi beraber gidelim!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Aynen öyle. Bakın, örnekleri var, başka örnekleri de var. Türkiye Cumhuriyet Başsavcılığı Adalet Bakanlığı kanalıyla bir bilgi istiyor sizden. Ne güzel işte… Verin o bilgiyi. Vermiyor, o bilgiyi vermiyor. Neden? Çünkü o bilgi gerçek. O bilgi verildiği zaman zarar görecek ama siyasi makamlara söyletiyor. Büyükelçi söylüyor ya da işte, İçişleri Bakanlığı söylüyor. Devletler arasında diplomatik kurallara uygun olarak bir yazı vermekten ısrarlı bir şekilde kaçınıyor.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Almanya Başbakanıyla kankasın, değil misin?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Ben teşekkür ediyorum. Onu da teyit etti yani. Bunun gibi o kadar çok örnek var ki.

Ben şunu söyledim: Yani belgeler var ortada, fotokopi elbette. “Belgeler ortada, ispat edilmemiştir.” dedim ben. Ha “Şahsım olarak da inanıyorum.” dedim çünkü yaptığımız araştırma ve çalışmalardan bunu bu şekilde görmek mümkün.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – İspat edilmeyen şey belge olur mu Canikli?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Sayın İnce önce bir 230 milyonluk bir ihaleden bahsetti, değil mi, ilk konuşmasında, dedi ki: “İşte, belediyeden firma şu kadar şey yaptı.” En sonunda getirdiği belge olarak 740 bin liralık bir rakama kadar indi, 740 bin liralık…

BÜLENT TURAN (İstanbul) – Her zaman yaptığı…

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - O da ne biliyor musunuz arkadaşlar? Kamu ihale kapsamında o Sayın İnce. Ama belli rakamın altında olduğu zaman KİK’e gitmiyor.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – O kanun yapılırken burada değildi o!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Bunu bilin. Yani bilmiyor olabilirsin, bir şey demiyorum yani bilmiyor olabilirsiniz.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - KİK kapsamında değil o, 3/g kapsamında.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Teknik bir konu, ayrıntı bir konu, bir şey demiyorum. Ama onun ayrıntısı budur. Yani kamu ihale mevzuatına göre yine verilmiştir, yapılmıştır, ihaleye göre verilmiştir.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Gel, sana listeyi vereyim, bak. Liste elimde, liste elimde.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Sadece rakam küçük olduğu için Kamu İhale Kurumuna gitmemiştir. Hepsi bu kadar Sayın İnce, başka bir şey yok.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Yahu, Tayyip Erdoğan dünya lideri değil mi? Almanya dünya liderini ciddiye almıyor mu?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Getirdiğiniz hiçbir belge gerçek değil. Getirdiğiniz hiçbir belge hiçbir anlama gelmiyor.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Mahkemeye bak, mahkemeye… Belediye başkanı kaç para almış?

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) - Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Başbakan dünya lideriyse Almanya niye bir dünya liderini ciddiye almıyor, kale almıyor?

BAŞKAN – Bir saniye…

Sayın Atalay’ın dünkü oylamasıyla ilgili bir söz talebi var.

Sayın Atalay, buyurun…

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Sayın Başkanım… Sayın Başkanım…

BAŞKAN - Lütfen Sayın Milletvekili… Bir oturur musunuz Sayın Milletvekili…

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Sayın Başkanım, yanlış bir bilgi var. Bütün Meclise yanlış bir bilgi veriliyor.

BAŞKAN - Sayın Milletvekiline söz verdim Sayın Milletvekili, bir oturun lütfen.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – “Kamu İhale Kanunu kapsamında.” diyor. Böyle bir şey yok. Bu, yanlış bilgidir, 3/g kapsamındadır.

BAŞKAN - Öyle bir usulümüz yok Sayın Vekilim. Lütfen oturur musunuz…

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Yanlış bilgi Sayın Başkan, oturalım ama…

BAŞKAN - Sayın Atalay’a söz verdim. Dünkü oylamasıyla ilgili söz talebi var. Lütfen, oturun.

Sayın Atalay, buyurun.

VII.- AÇIKLAMALAR

1.- Ardahan Milletvekili Orhan Atalay 24/11/2011 tarihli 23’üncü Birleşim Tutanak Dergisi’nde yer alan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Uluslararası Anlaşma”nın oylamasında sehven “çekimser” oy kullandığına ve oyunu “kabul” olarak  tashih ettiğine ilişkin açıklaması

ORHAN ATALAY (Ardahan) – Sayın Başkan, dünkü birleşimde açık oylama şeklinde yapılan Kadına Karşı Şiddet Kullanılmasını Önlemeye İlişkin Uluslararası Anlaşma’nın onaylanmasına dair yapılan oylamada elektronik cihazdan kaynaklandığını tahmin ettiğim bir nedenden dolayı kullanmış olduğum oy sehven “çekimser” olarak sanıyorum geçmiştir. Tashih ediyorum. Oyum “kabul”dür.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Atalay.

V.- GENSORU (Devam)

A) Ön Görüşmeler (Devam)

1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Yalova Milletvekili Muharrem İnce, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın; CHP’li belediyelerin Alman vakıflarından kredi alarak terör örgütüne yardım ettikleri iddiasında bulunduğu hâlde bunu ispatlamadığı ve böylelikle üstlendiği görevi yerine getirmediği iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/4) (Devam)

BAŞKAN – Hükûmet adına Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Bozdağ.(AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi grup başkan vekillerinin Sayın Başbakanımız hakkında vermiş olduğu gensoru önergesinde dile getirilmiş bulunan iddia ve isnatları cevaplandırmak üzere huzurlarınızdayım. Bu vesileyle, Meclisimizin saygıdeğer üyelerini sözlerimin başında saygıyla selamlıyorum.

Bu saate kadar değerli grupların temsilcilerinin görüşlerini dinledik. Birtakım görüşler ifade ettiler. Ben gensoruya dair görüşlerimi paylaşmadan önce gensoruyla ilgili olmayan bir iki hususa değinmek isterim.

Camilerin yıkılmasıyla ilgili konuda Grup Başkan Vekili Sayın Canikli Malatya’daki camiyle ilgili değerlendirmede bulundu, bir açıklama yaptı ama Türkiye Cumhuriyeti tarihine baktığınızda, bizim tarihimizde pek çok caminin yıkıldığına biz şahidiz. Cumhuriyet Halk Partisi döneminde, İsmet İnönü döneminde ve başka dönemlerde toplam 900 civarında caminin yıkıldığını biliyoruz. (CHP sıralarından gürültüler)

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Yalan, yalan! Yalan söylüyorsun!

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – İftira ediyorsun!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Çorum’da Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yapılan Alaaddin Cami yıkılmak istenmiş fakat vatandaşların karşı çıkması üzerine yıkılmaktan kurtulmuş ama kapatılmaktan kurtulamamıştır.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Sizin dininiz imanınız yok. Yalan söylüyorsun.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Bursa Heykel Meydanı’ndaki Sarı Cami cemaati olmadığı gerekçesiyle 1939’da jandarma nezaretinde kazmayla yıktırılmıştır. Mihrişah Sultan tarafından yaptırılan Anadolu Hisarı’ndaki Göksu Mescidi 1941’de çıkan bir kanundan faydalanılarak CHP ocağına dönüştürülmüş ve caminin giriş kısmına CHP’nin simgesi altı ok konmuştu. Adana’daki Alidede Cami yaklaşık yedi yıl CHP’nin İl Başkanlığı binası olarak kullanılmış. Bunu uzatabiliriz; uzuyor, uzuyor, devam ediyor.

Burada bir başka konu…

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Kuranı Kerimler yere düşmedi mi? Yazık!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Ama bakın…

Bir başka konu: Elimde cami ve mescitlerin tasnifine ve tasnif harici kalacak cami ve mescit hademesine verilecek muhassasat hakkında bir kanun var.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Misilleme mi yapıyorsunuz şimdi yıkarak?

VELİ AĞBABA (Malatya) – Tarihi kendinize göre yapıyorsunuz, kendinize göre! Yazık!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Bakıyoruz: Kabul tarihi 22/11/1935, kanun no ise 2845.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Senin deden de vardı o Kanun çıkarken o Mecliste!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) –  Madde 1: “Evkaf Umum Müdürlüğünce cami ve mescitler hakiki ihtiyaca göre tadilen tasnif ve zaman ve mekân itibarıyla birleştirilmesi kabil olan vazifeler birleştirilmek ve hizmetlerin icabına göre lazım gelen nakiller yapılmak suretiyle hademe kadroları tespit olunur. Tasnif harici kalacak cami ve mescitler usul ve mevzuata göre kendilerinden başkaca istifade edilmek üzere kapatılır.”

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – …Başbakanın Özel Kalem Müdürü yapmadı mı?

BAŞKAN – Sayın Erdoğdu…

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Bakın, bu, kanun, kanun! Camilerin nasıl kapatılacağının usulünü gösteren kanundan bahsediyorum.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Yatacak yerin yok senin!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Üzerinde falanın dediği, filanın dediği değil. Burada, Genel Kurulda kabul edilen, yasalaşan bir kanundan…1935…

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Senin deden de imzaladı onu, deden de!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Ve bu kitaplara konu olmuş. Bakın, elimde yakın tarihimizde “Cami Kıyımı” diye kitaplara konu olmuş. Bu, tarihin hafızalarındadır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Dedene ayıp ediyorsun dedene!

BAŞKAN – Sayın Akar, lütfen…

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Kimin camileri yaptığını, kimin yıktığını milletimiz gayet iyi bilmektedir.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, gensoruyla ilgili konuşsun, konunun esasıyla ilgili konuşsun!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Bir başka konu, konuyla esası olmamakla beraber: Deniz Feneriyle AK PARTİ arasında ilişki kuran ve AK PARTİ’ye para aktarıldığına ilişkin burada birtakım görüşler ifade edildi ki fevkalade yanlıştır.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Ben söylüyorum, ben! Belediye Başkanı 8 bin TL aldı! Hepsi belgeli, hepsi resmî belgeli!

BAŞKAN – Sayın Akar, lütfen oturun.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Bakın, Alman Mali Komiser Alexander Böhm…

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Her şeyi inkâr etmeyin be! Yazıklar olsun size!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Bakın, Mali Komiser Alexander Böhm bu soruşturmalarda, yapılan incelemede Türkiye’de herhangi bir parti, Başbakan ya da Başbakanlığa para gönderildiğine dair bir belge ya da bulguya rastlanmadığı…

AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) – Başbakana para mı gönderilir?

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Gemilere gitmiştir, gemilere!

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Belgeyi bulan savcılara…

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – … buna rağmen, Derneğin muhasebe kayıtlarından sorumlu Ferdevsi Ermiş’in bilgisayarında Mehmet Gürhan’ın Türkiye’de “Başbakanlığa teslim edilmek üzere” ifadesi yer alan imzasız bir belge bulduklarını belirterek “Bu belge Türkçe hazırlanmış ve üzerinde ‘Başbakanlığa verilmek üzere. Teslim alan: Mehmet Gürhan. Teslim eden: Firdevsi Ermiş’ ibaresi var. Ancak bu para ne Başbakanlığa ne de başka bir yere gitmiş. Herhangi resmî ya da gayriresmî bir evrak yok. Tercümede ‘Başbakanlık’ yerine ‘Başbakan’ yazılmış. Tercüme hatasının da nereden kaynaklandığını bilmiyorum.” diyor. (CHP sıralarından gürültüler)

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Ergenekon’da hepsi isim… Hangi araştırmayı yaptınız?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Bunu söyleyen kim? Bu soruşturmayı yürüten diyor. Tercümeyi yanlış yapıyorlar. Niye yanlış yapıldı, bilmiyorum. AK PARTİ’yle ilgisi yok, alakası yok.

Bakın Frankfurt Başsavcısı Doris Möller Scheu da diyor ki: “AK PARTİ ile Deniz Feneri arasında hiçbir bağlantı yok…”

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Köstebeğe sor onu, köstebeğe!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – “…Böyle bir bağlantı tespit edilemedi. Davayı alan mahkeme de bu karara vardı. Ancak, bizim Deniz Feneri soruşturmasında AK PARTİ’ye para aktığı yönünde hiçbir delil yok.” (CHP sıralarından gürültüler) Açıklamalar bunlar, gazeteler bunlar.

Öte yandan, bakın, yine Alman mahkemelerinin verdiği karar da burada. Şimdi bu kararın içerisinde AK PARTİ’ye para aktarıldığına dair en ufacık bir ibare yoktur.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Dünya biliyor, dünya!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Ben burada, milletin huzurunda böylesi bir iftirayı reddediyorum, bu iftirayı yapanların üzerinde bu hususun kalacağını açıkça ifade etmek istiyorum.

Şimdi gensoruyla ilgili konuya gelmek istiyorum. Tabii gensoru Meclisin denetim yollarından bir tanesi, çok da önemli bir yol. Anayasa’nın 98 ve 99’uncu maddesinde düzenlenmiş. Ayrıca da Anayasa’da gensoru ve Meclis soruşturması ayrı ayrı maddelerde düzenlenmiş. Bu, bizim Anayasa’mızın gensoruya verdiği önemi gösterir, ayrıcalıklı konumunu gösterir ve gensorunun sonucu hükûmetin, başbakanın veya bakanın görevden düşürülmesine kadar varacak ağır müeyyidelere bağlanmıştır. Niçin verilir gensoru? Hükûmetin bir icraatı vardır ve bu icraat yanlıştır, bu icraat hukuka, vesaireye aykırıdır. Bunu siz milletin meclisine getirirsiniz, orada ispat edersiniz, ondan sonra da milletin huzurunda hükûmete veya bakana veya başbakana güvensizlik oyu talep ederek onu düşürmenin yolunu tercih edersiniz. Ama bakın, bu gensoruda neyi görüyoruz? Bu gensoruya baktığınız zaman, Sayın Başbakanımız ve Hükûmetimiz hakkında bir iddiayı müdellel ortaya koymuyor, aksine Sayın Başbakanı iddiaları ispata çağırıyor. Burada siz bir iddia koyuyorsunuz… (CHP sıralarından gürültüler)

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Ya, biz koymuyoruz, Başbakan koyuyor, Başbakan!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – …Hükûmeti düşürecek, Başbakanı düşürecek bir iddia. O zaman siz Başbakanın dediklerinde bir yanlışlık varsa o iddiayı ispat edeceksiniz, “İspat ettik bak, düşürün bu Hükûmeti.” diyeceksiniz.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Ya, Başbakan iddia ediyor, biz etmiyoruz ki!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Var mı böyle bir şey? Yok. Gensoruyla ilgili birkaç arkadaşım söz söyledi, herkes bu vesileyle başka işler söyledi.

Bakın, bir başka konu… Sayın Başbakanımız Almanya’ya gidiyor, göçün 50’nci yıl etkinliklerine katılmak ve Alman Cumhurbaşkanı ve Başbakanıyla görüşmek üzere gidiyor. Tam da havaalanına giderken gensoru önergesi veriliyor. Yani Başbakan Almanya ziyaretini tamamlayıp dönse ondan sonra verseniz olmaz mı? (CHP sıralarından gürültüler) Ben zamanlamaya bir anlam yüklemek istemiyorum ama Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanının Almanya’ya giderken Alman vakıflarıyla ilgili söylediği konular nedeniyle gensoruya muhatap kılmak Türkiye'nin yararına mı, yoksa aleyhine mi? Ben bunu da milletimizin takdirine bırakıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) – Ağzından çıkanı bilsin!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Bu zamanlamanın ne kadar önemli ve manidar olduğunu da…

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Hangi belediye yaptı kardeşim, hangi belediye? Adını ver!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – …yüce Genel Kurulla paylaşmak istiyorum. (CHP sıralarından gürültüler)

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Ne yaptınız Almanya’da, ne yaptınız son on senedir!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Şimdi, gensorunun içine giriyorum. Bakın, gensorunun içerisinde iddialar var. Birinci iddia tırnak içinde veriliyor. Ben tırnak içinde verilen kısımları atlıyorum. “CHP’li belediyelerin Almanya’daki bir vakıfla kredi sözleşmesi yaptıkları ve bu yolla PKK’ya para aktardıkları iddiası.” Doğru mu? Aynen gensorudan aldım.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Hangi belediye!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Peki, gazetelere bakıyorum. Gazetelerde bu ifadenin aynısı var mı diye baktım. Oralarda değişik ifadeler var. Sonra Sayın Başbakanımızın uçakta söyledikleriyle ilgili “Acaba bu konuda nedir?” diye baktım, ben huzurlarınızda da sizinle bunu paylaşmak istiyorum.

AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) – Kaçıncı söylediğine baktın?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Deşifresi elimde. Bakın, aynı durum burada da…

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Değiştirmiştir, değiştirmiştir, sen merak etme; dün başka, bugün başka!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Öncesi var, orası konuyla ilgili değil, okumuyorum: “Burada da maalesef tam tersine dönmüş ve tabii, mesela, ben…”

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Bedelli askerlik konusunda ne söyledi, onu söyle.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – “…dünyada öyle vakıflar var ki şu anda özellikle Almanlar bu noktada iyi bir durumda değil, onu da söyleyeyim size. Almanya’da, vakfın ismini vermeyeceğim ama bu konuda rahatsızım. Mesela bunlar burada, bu tür, özellikle CHP’li ve BDP’li belediyelerle kredi sözleşmeleri yapıyorlar…”

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Hangisi? Hangisi?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – “…ve bu kredi sözleşmelerini yapmakla kalmıyorlar, hangi müteahhit firmaya verecekleri hususunda işaretleri, sinyalleri veriyorlar. Ondan sonra da sıkıntılıdır.”

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Hangi belediye PKK’ya yardım etmiş, onu söyle.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Gazeteci soruyor: “Vakıftan fon mu efendim?” diyor, Başbakanımız cevap veriyor “Fon” diyor.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Çalık’a veriyoruz Çalık’a; enişteye veriyoruz, Çalık’a!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Gazeteci “Alman fonu.” diyor, Sayın Başbakanımız “Ama bu, tabii, vakıf altında fon.” diye cevap veriyor.

Gazeteci “PKK’ya para gönderiyorlar.” diyor, Sayın Başbakanımız cevap veriyor “Ona değil.” diyor, “Belediye ile kredi sözleşmesi yapıyor. Geliyor, orada, diyelim ki kanalizasyon işi ‘Ama şu müteahhit firmaya verilecek.’ deniyor, sözleşme öyle yapılıyor.”

AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) – İftira! Hangisi, hangi belediye?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Şimdi, bakılırsa burada, gensoruda geçen tırnak içindeki cümle ne demektir? Söyleyene ait cümle demektir. Bu tutanaklar konuşmaya ait tutanaklar. Siz buradan anladığınız başka şeyler çıkarabilirsiniz ama tırnak içerisine alıyorsanız bu söz sizin demektir. Bu tutanakların neresinde bu sözü Başbakanımız söylemiş, var mı?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – İşte böyle müfterisiniz! Hangi belediye?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Ama başka şeyler, siz anladıklarınızdan aynı kapıya çıkan şeyler olabilir ama tırnak altına aldığınız şeyler, Başbakana izafe ettiğiniz şeyler bu tutanaklarda yok. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Başbakan ispatlayamadığı için öyle söylüyor, belgesi olmadığı için düzeltmek zorunda kalıyor.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Ertesi gün, bakın, Sayın Başbakanımız Güney Afrika’ya giderken de bu konuyla alakalı konuşmalar…

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sen Başbakanı yalanlamış oluyorsun zaten.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – …tartışmalar kendisine iletildiğinde de basına aynen şöyle söylüyor: “Değerli arkadaşlar, tabii, benim ne konuştuğumu, maalesef, medya tam manasıyla aynen söylediğim gibi yansıtmıyor. Şimdi, burada da, maalesef, bu yansıtmada bazı cımbızlamaların olduğunu şimdi sizlere ifade edeceğim” diyor.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Kıvırma! Hangi belediye? Hangi belediye?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Ve burada, bakın bu tutanakların aynısını okuyor. Şimdi, tırnak içinde olan söz, Başbakanımıza ait değil, bir, ama Başbakanımızın söylediklerinden gazeteciler farklı şeyler çıkarabilir ve vakıfların, Alman vakıflarının terör örgütüne para aktardıkları yolunda ciddi bulgular, ciddi iddialar, ciddi deliller var ve bunlara ilişkin biraz sonra arz edeceğim, ciddi soruşturmalar da devam ediyor, çalışmalar da var, onu da sizlerle paylaşmak istiyorum ama Sayın Başbakanımızın orada ifade ettiği hususların içerisinde sadece bunlar da yok, Başbakanımız da orada diyor ki: “Yine burada belediyelerin kredi sözleşmelerine ilişkin…”,  üçüncü bir başka iddiada da diyor ki: “Şu anda ana muhalefet partisi kendi belediyelerini bir araştırsın, sizin hanginiz Alman vakıflarından herhangi biriyle kredi görüşmesi içinde, bir sorsun. Bunlar ufak belde belediyesi de değil, ilçe belediyesi de değil, bir araştırsa, ben bunları bulur kenara koyarım diyor.” Şimdi, baktığınız zaman…

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Hangi belediye?

AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) – Hangi belediye, adını ver!

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Söyle söyle! Sen bakan değil misin, ülkeyi yönetmiyor musun, söyle!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, Almanya ile Türkiye arasında kredi sözleşmeleri yapılabilir, Alman devletindeki bankalardan…

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Kıvırma, adını ver!

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, buradan hakaret edemez, lütfen uyarın. Sayın Başkan, lütfen uyarın.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Bize “PKK’ya yardım ediyorsunuz” diyor, biz susalım!

BAŞKAN -  Sayın Erdoğdu… Lütfen, Sayın Erdoğdu…

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Kalkınma Bankasından, başka yerlerden kredi kullanılabilir. Sayın Başbakanımız Afrika’ya giderken yaptığı açıklamada kredi sözleşmesi için müracaat eden bazı belediyeler olduğunu söylüyor ve bu belediyelere ilişkin birtakım müracaatların bulunduğunu, ilgili bakanlıkta bunların izne tabi olduğunu ve incelemelerin devam ettiğini söylüyor. Baktığınızda da o belediyelerle alakalı orada incelemeler devam ediyor, ben sordum, bu belediyelerle ilgili henüz bir karar çıkmış mı; karar çıkmamış ama bu belediyeler Alman KfW’den finansman sağlanması gündeme gelmiş, ancak sonuçlanmamış projeler nedeniyle bazı belediyelerin müracaatları var, Sayın Başbakanımız ertesi gün bu belediyelerin müracaatlarından bahsediyor.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Karar var mı, yargı kararı var mı, kesin kararı var mı? Belgeli konuş, yargı kararıyla konuş! Hem savcılık yapıyorsun…

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – “Ben alanı daralttım” diyor, ilçe belediyesi, belde belediyesi değil, Kalkınma Bankasından kredi sözleşmesi talebinde bulunan belediyeleri ifade ettiğini açık açık ifade etmiştir ki, böyle de dört tane belediye vardır ve bu belediyeler de doğrudur, kayıtlar da oradadır. Burada da Sayın Başbakanımızın söylediği husus gayet açık, gayet nettir…

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Bizimkini açıklayamıyorsunuz bari sizinkini açıklayın.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - …herhangi bir yanlışlık yok ama bakın o konuşmada Sayın Başbakanın söylediklerinin öncesinde de başka şeyler var. Diyor ki “Bunlar benim sadece söylememle gündeme gelmedi.” Demin Nurettin Bey’in söylediği, Alman vakıflarıyla birtakım ilişkilerin gündeme gelmesi yeni değil, daha öncesinde de var. İşte Nurettin Bey söyledi, Ebert Vakfıyla alakalı konular, CHP’yle ilgili iddialar. İşte Sayın Kılıçdaroğlu’nun Ebert Vakfında…

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Belge getirin belge, gazete haberleriyle konuşmayın. Meclise bilgi veriyorsunuz, gazete haberleriyle konuşuyorsunuz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - …2010 yılında yaptığı bir konuşma var ve ona dair basında yer alan haberler, vesaire… (Gürültüler)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Mahkeme kararı getir, belge getir! Belge getir belge!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Bakıyoruz, bunlarla alakalı da pek çok konular var, kitaplar var…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Mahkeme kararı getir! Yeter ya!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - …bunlarla ilgili çalışmalar var, Sayın Ecevit’le ilgili söylenenler var.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Bu ne kadar ciddiyetsiz bir yaklaşım ya!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Demek ki Alman vakıfları konusu sadece bugün değil, yıllar yılı Türkiye'nin gündeminde.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Bir tane belge ismi ver!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Peki, biz bunun üzerine gittik mi? Biz bunun üzerine gittik.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Belge var mı belge!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Bakın, bir ülkenin Başbakanı, eğer ülkesinde terör varsa, terörün finansmanını önlemek terörle mücadelede önemli bir konuysa, buna dair birtakım bilgileri, duyumları varsa ve bunlarla ilgili birtakım çalışmalar yapıyorsa milletine, ülkesine, kamuoyuna dönüp “Burada şöyle şöyle sıkıntılar var, sorunlar var.” diye kamuoyunu uyarması vazifesidir.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Gereğini yapın. Suçtur suç!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - İşte Sayın Başbakanın bu konuyu gündeme getirmesi, vazifesini yaptığının bir ifadesidir. (Gürültüler)

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Terör örgütüyle niye görüştünüz o zaman?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Öte yandan, bakın, bununla ilgili, Şırnak Uludere’de…

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Bir tane söyle Allah aşkına! Bir tane söyle!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - …Uzungeçit Belediyesiyle ilgili, eski başkanlarından biriyle ilgili soruşturma yapıldığını görüyoruz, Hakkâri Belediyesi çalışanlarıyla alakalı soruşturma yapıldığını görüyoruz, Şanlıurfa Belediye Başkanlığı yetkilileriyle alakalı ve Ağrı Patnos Belediye Başkanlığı yetkilileriyle alakalı çalışmalar yapıldığını görüyoruz. Öte yandan, yine KCK soruşturmaları çerçevesinde gerekçelerden bir tanesinde…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Bir de şu fenere laf anlatsan da, şu fenere! (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Genç… Sayın Genç…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – CHP’nin kahramanı geldi.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - …bunun olduğunu görüyoruz. O nedenle, bu konu Hükûmet tarafından da dikkatle takip ediliyor; soruşturma, araştırma yapılması gereken konular yakından araştırılıyor.

Göçün 50’nci yılı münasebetiyle Sayın Başbakan bu konuları Almanya Başbakanının yüzüne de söylemiştir; Sayın Egemen Bağış da vardı, ben de vardım ve bu konuyu gündeme getirdi, rahatsızlığını ifade etti. Sayın Başbakan “Bu konuda birlikte çalışalım, birlikte çalıştığımızda sonuçlar daha net ortaya çıkacak.” dedi ve böylesi bir öneriyi Alman Hükûmetine de biz götürdük. Umarım, önümüzdeki günlerde Alman Hükûmeti ile birlikte çalışmalar yapılarak da bu konu aydınlatılacaktır. Bu konu daha Türkiye’de uzunca bir zaman da konuşulacaktır. Eğer birtakım vakıflar ve birtakım yerler Türkiye’de devam eden terörü finanse ediyorsa bunun üzerine gitmek bizim vazifemiz, bizim görevimiz.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Hangi belediye? Hangi belediye?

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Hangi vakıftan CHP belediyeleri, hangi vakıftan AKP belediyeleri? Açıkla lütfen. Bir tane örnek verin.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Biz onu yapıyoruz. Soruşturmalar, incelemeler, tahkikatlar devam ediyor. Bunlar bittiği zaman ayrıca görüşülecektir, ortaya çıkacaktır.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Belgeniz yok ya!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Bir başka konu: “AK PARTİ başka belediyeler olduğu zaman işte linç yapıyor, kendisine ait belediyeler olduğu zaman soruşturmalar yapmıyor.”

Elimdeki rakamlar hiç onu göstermiyor. Bakıyorsunuz ön inceleme verilen dosyalara. Bizim iktidara geldiğimiz günden, 1 Ocak 2003’ten alıyorum, Ekim 2011’e kadar: AK PARTİ’yle alakalı 2.058 belediyeye, CHP’yle ilgili 1.289 belediyeye, MHP’yle ilgili 546, BDP’yle ilgili 197, diğer 981 belediyeye ön inceleme izni verilmiş.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Bizim toplamda 197 belediyemiz yok. İnsan biraz ciddi hazırlanır!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Yine soruşturma izni verilen belediye sayısına bakıyoruz: AK PARTİ’ye 722, CHP’ye 578, MHP’ye 298, BDP’ye 126, diğerlerine 511.

SADİR DURMAZ (Yozgat) – Kaç belediye için, oranlar mısınız? Oranlarıyla söyle Sayın Bakan.

SÜLEYMAN ÇELEBİ (İstanbul) – Sizin belediyelerinki gizli, diğerlerini basın mensuplarına…

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Soruşturma izni verilmeyenlere bakıyoruz: AK PARTİ’den 1.104, CHP’den 508, MHP’den 175, BDP’den 49, diğerlerinden 349.

Peki, rakamlara baktığınızda hem ön inceleme izni verilen hem soruşturma izni verilen hem adli tahkikata gönderilen her partiden belediyeler var. Bunun içinde AK PARTİ’li de var, CHP’li de var, MHP’li de var, BDP’li de var, hepsi var. Bu da yargıda olanların dosyası, hepsini burada anlatma imkânım yok. (CHP sıralarından gürültüler)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Savcılık fezlekeleri yok Sayın Bozdağ.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Biz gerçekleri dile getiriyoruz ama maalesef iftiraları dile getirenler de oldu. Hatırlarsanız Yozgat Belediye Başkanıyla ilgili konu gündeme getirildi “Yozgat’ın çiçekleri” diye…

SÜLEYMAN ÇELEBİ (İstanbul) – Çamur atma.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Sayın Kılıçdaroğlu 20 milyar TL tazminata mahkûm edildi. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Kayseri Belediye Başkanıyla ilgili dosyalar gündeme getirildi ve Kayseri Belediye Başkanı hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi, iftiraların hepsi havada kaldı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Üç tane dava var Kayseri’de.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Özür dileyeceğini söyledi Sayın Kılıçdaroğlu. Burada bütün iddialar hem de 2 defa incelendi ama sonuçta kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi. Umarım, özür dilerler. Bizim işimiz hizmet, iftira falan değil.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Bakan, belediyeyi söylerken bir tane isim ver, bir tane. Yirmi dakikada bir isim veremedin.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Biz işimize bakıyoruz, projelerle milletimizin huzurundayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Bu gensoru konusunda da son kararı milletimiz verecektir.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Sayın Başkan…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan…

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Sayın Başkanım, müsaade eder misiniz?

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bozdağ.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan…

BAŞKAN - Bir saniye, Sayın Bozdağ bir kürsüden insin.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Yardım etsinler.

Birçok dosya getirdi, karar doluydu, boş boş, bir fezleke bile getirmedi. Boş dosyaları niye taşıyorsun?

BAŞKAN - Buyurun Sayın Kaplan.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Şırnak Uzungeçit Belediyesinin ismini vererek…

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Sayın Bakan, hangi belediye, hangi belediye yardım etti?

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Sayın Kaplan konuşuyor.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başbakan Yardımcısı, Şırnak Uzungeçit Belediyesinin ismini vererek..

BAŞKAN - Ne dedi, ismini vermekle ne yaptı yani?

HASİP KAPLAN (Şırnak) – …bizzat isim vererek bu konuda örgüte para aktarıldığını söyledi…

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Söylemedim “Soruşturma var.” dedim.

HASİP KAPLAN (Şırnak) - ...partimize sataşmada bulundu.

BAŞKAN - Şimdi, Sayın Kaplan, ben biraz önce de söyledim ama…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Çok açık, Şırnak Uzungeçit…

BAŞKAN - Bir saniye…

…bu örgütle bağlantı söylendiği zaman niye alınılıyor onu anlamadım ben, onu anlamış değilim özellikle.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkanım, benim partimin belediyesiyle ilgili, benim partimin Şırnak Uzungeçit Belediyesinin ismini vererek, Şırnak Uzungeçit Belediyesinin…

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Efendim, ben o konuda “Tahkikat var.” dedim.

BAŞKAN – Buyurun iki dakika süre veriyorum.

VI.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

6.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın,  partisine sataşması nedeniyle konuşması

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Değerli milletvekilleri, “Uzungeçit Belediyesi” denen yer “…”(*) Uludere’den sonra gidersiniz, 25 kilometre yolu yoktur. Ulaştırma Bakanının bana üç sene sözü vardı. AKP’li belediyeydi, kazandık orayı 2009’da, belediye binası yoktu, aracı yoktu, binası yoktu, aracı yoktu ve AK PARTİ’den aldık o belediyeyi, biz oraya bir araç hibe ettik, bir ev iki göz oda kiraladık. 7 tane personeli var, borçları nedeniyle maaşlarına yetmiyor. Şimdi buradan… Hükûmet 2 milyon avro almış kendi belediyelerine. Benim Uzungeçit Belediyem buradan para aktaracak örgüt mensuplarına ve teröre yardım edecek! Uzungeçit Belediyesinin bütününü söyledim, binası yok, aracı yok, parası yok, bunun neresini aktaracak? El vicdan, el insaf!

                                

(*) Bu bölümde, Hatip tarafından Türkçe olmayan bir dille, birtakım kelimeler ifade edildi.

Şimdi size, şurası Hükûmet’in kararı, bizzat Başbakanın imzası burada. Bir dosya çıkardı buraya Sayın Bozdağ, şu kadar kalın, ben de dedim ki çıkaracak; mahkeme kararları, kesin yargı kararları, deliller çıkaracak. Kolluk fezlekesini bile çıkaramadı. Çıkara çıkara Uzungeçit Belediyesini çıkardı. Alın size belediyeleri, alın size belgeleri, Hükûmetin 2 milyon avrosu nerede? 2 milyon avronun parası nereye gitmiş demin açıkladım; Kayseri’ye gitmiş, Konya’ya gitmiş, Ankara’ya gitmiş Melih Gökçek’e ve ondan sonra kalkıyorsunuz diyorsunuz ki “Bu paralar terör örgütlerine gitti.” Evet gitmiştir, El Kaide’ye gitmiştir, Taliban’a gitmiştir, Hizbullah’a gitmiştir, cemaatlere gitmiştir. (CHP sıralarından alkışlar) Bunlar çıkacak gün yüzüne. Uzungeçit Belediyesi çarpsın sizi yalancılar, müfteriler, iftiracılar. Bu kadar konuştunuz, bu kadar yalan söylediniz. Uzungeçit Belediyesinin binası yok…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HASİP KAPLAN (Devamla) – …Uzungeçit Belediyesinin aracı yok, Uzungeçit Belediyesinin Belediye Başkanı maaşları dağıtamıyor.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Dağa gitmekten, dağa para göndermekten bina yapacak para kalmamış.

BAŞKAN – Sayın Kaplan, teşekkür ediyorum. Teşekkür ediyorum Sayın Kaplan.

HASİP KAPLAN (Devamla) – Neyi kime dağıtmış, bunu ispatlamayan müfteridir.

BAŞKAN - Lütfen Sayın Kaplan…

HASİP KAPLAN (Devamla) – Burada Sayın Bozdağ’ı da, Başbakanı da davet ediyorum; ispatlasınlar istifa edeceğim.

BAŞKAN – Sayın Kaplan…

HASİP KAPLAN (Devamla) – Edemiyorlarsa özür dilesinler sadece.

BAŞKAN – Sayın Kaplan, lütfen…

HASİP KAPLAN (Devamla) – Ben bu kadar diyorum, ispatlamıyorsa özür dilesinler ama ispatlasınlar ben istifa edeceğim. (BDP sıralarından alkışlar) O kadar saçma sapan olur.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Tezcan.

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Sayın Başkanım, biraz önce Hükûmet Sözcüsü Sayın Bozdağ konuşma yaparken benim konuşmama izafeten konuşmamda söylediğim bir hususun doğru olmadığını söyledi. Şu husus…

BAŞKAN – Anlaşılmıyor Sayın Tezcan. Sizin konuşmanıza atıf yaparak…

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Benim konuşmam sırasında Almanya’da Deniz Feneri e.V. soruşturması sırasında toplanan bağış paralarının Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisinin ve siyasetin finansmanında kullanıldığına ilişkin beyanlarım vardı. Bu çerçeve Sayın Bozdağ bu beyanlara atıfta bulunarak bunun doğru olmadığını…

AHMET YENİ (Samsun) – Doğru değil, yalan!

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Müsaade edin.

…Almanya’da mahkemede, iddianamede böyle bir ifadenin yer almadığını söyledi. Ben şimdi iddianameden okuyacağım. 69’a göre söz istiyorum, açıklama hakkı talep ediyorum.

BAŞKAN – Hayır, Sayın Tezcan, Sayın Bakanın ne söylemesini bekliyordunuz yani kabul mü etmesi gerekirdi? (CHP sıralarından gülüşmeler, alkışlar!)

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Efendim, kabul etmeyebilir ama benim ne söylememi bekliyorsunuz? 69’a göre talepte bulunuyorum. 69’a göre açıklama…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Tezcan, iki dakika süre veriyorum.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan…

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Sayın Başkan, neye göre veriyorsunuz?

BAŞKAN – Sayın Milletvekilim, size sormayacağım! Neye verip vermeyeceğimi size sormayacağım, kusura kalmayın yani!

7.- Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

BÜLENT TEZCAN (Aydın) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, biraz önce Sayın Bozdağ burada Almanya’da Deniz Feneri e.V. soruşturması sırasında orada toplanan usulsüz bağış paralarının Türkiye’de AKP’nin finansmanında kullanıldığı yolundaki iddiamın yersiz olduğunu, bunun Almanya’da mahkeme kayıtlarına yansımadığını söyledi. Aynen iddianameden okuyorum arkadaşlar, iddianameden. (AK PARTİ sıralarından “Kararı oku, kararı!” sesleri, gürültüler) Bakarsınız, bakarsınız. Tabii, rahatsız oldunuz.

“2 Şubat 2005 tarihli alındı belgesinde herhangi bir meblağ yazılı olmamasına rağmen, Mehmet Gürhan… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Lütfen… Lütfen, sayın milletvekilleri…

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – …Firdevs Ermiş’ten parayı Türkiye Başbakanına -parantez içerisinde, 2003 yılından bu yana Recep Tayyip Erdoğan, kapattık parantezi- Doğu Asya’daki tsunamiden zarar görmüş yardıma muhtaçlara dağıtması için vermek üzere aldığını tasdik etmiş. Bu konu sanık Ermiş’in yedinci kez ifadesi alınırken sorulmuş ve doğruluğu tasdik edilmiştir.” diyor. (CHP sıralarından alkışlar)

AHMET YENİ (Samsun) – İddiayı boş ver, iddiayı; kararı söyle.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Yine iddianameden “YİMPAŞ dünyanın her tarafında binlerce yatırımcıdan para toplayarak zimmetine geçirmiş…

AHMET YENİ (Samsun) – Karar ne, karar?

BÜLENT TEZCAN (Devamla) –  …Türkiye’de AKP gibi parti ve İslami örgütlerin finansmanında kullanılmıştı.” diyor.

Buyurun iddianame! (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

AHMET YENİ (Samsun) – Vay be!

BÜLENT TEZCAN (Devamla) – Teşekkür ediyorum, sağ olun.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan… (AK PARTİ ve CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Bir saniye sayın milletvekilleri…

Buyurun Sayın Elitaş.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Herhâlde söz verirsiniz diye tahmin ediyorum. Açıklamaya gerek yok çünkü birileri bir şey söylüyor, söz veriyorsunuz. Ben de arkadaşların istediği anlamda söz istiyorum.

BAŞKAN – Ama gerekçesini söyleyeceksiniz Sayın Elitaş, madem söz vereceğimi biliyorsunuz.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, Sayın Kaplan grubumuzu itham ederek “yalancılar ve iftiracılar” diye hitap etti.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – İspatlamayan yalancıdır, iftiracıdır! Başka nedir adı Elitaş kurban, başka nedir adı? Biz de yalancı diyoruz, müfteri diyoruz. 

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Az önceki konuşmacı, iddianamede olup mahkemede sonuçlanmamış, tamamen farklı bir şekilde olan bir şeyi, iddianameyi sanki mahkeme kararı gibi tarif etti. Söz almak istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Elitaş. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

İki dakika, 69’uncu maddeye göre, yeni bir sataşmaya mahal vermeden…

8.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, grubuna sataşması nedeniyle konuşması

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli milletvekillerim; şimdi, Almanya’daki cumhuriyet savcısının yaptığı iddianamenin doğru olduğu inancı içerisindeki Cumhuriyet Halk Partililere diyorum ki: Ergenekon iddianamesinde geçen her şeyin doğru olduğunu kabul etmek zorundasınız. (AK PARTİ sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)

İki: Sayın Kılıçdaroğlu bir mesele gündeme getirdi, her zamanki içi boş dosyalarından biri. 12/7/2011 tarihinde grupta bir konuşma yaptı. Buradan da laf atan, demirbaş bir laf atıcı var,  “Hasan Dağcı, Hasan Dağcı” dedi. Hasan Dağcı’nın cami arsasıyla ilgili konuyu söylüyorum. Arsa 1.411 metrekare. 28 Şubat döneminde 2.500 metreden aşağı arsalarda cami yapılmasını engelleyebilmek için, milletin manevi değerlerini ve ihtiyaçlarını giderecek yerlerini engelleyebilmek için, Kur’an kursları ve okullardaki öğrencileri nasıl kapı dışarı bırakıp ve sizin o zaman da altına imza attığınız, benimsediğiniz dönemde 2.500 metrekareden aşağı arsada cami yapılmasını engelledikleri için 1.411 metrekare arsaydı. Bu arsa kimden alındı biliyor musunuz? Sayın Kılıçdaroğlu’nun Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu üyesi olduğu dönemde İş Bankası Vakfından alındı. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu arsanın satışında da imzası var, 1.411 metrekarelik arsada. Ne zaman? 28 Mart 2003 tarihinde Sayın Kılıçdaroğlu Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu üyesi. Türkiye İş Bankası ne? Türkiye'nin en büyük kredi kuruluşlarından birisi. Sayın Kılıçdaroğlu 3 Kasım 2002 tarihinde milletvekili seçilmiş ama en büyük kuruluşlarda yönetim kurulu üyeliğine ve millete kredi verme konusunda….

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Ben hâlledeceğim, sen konuş!

BAŞKAN – Sayın Erdoğdu, lütfen oturun.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Hayır… 

BAŞKAN – Lütfen Sayın Erdoğdu… Lütfen Sayın Erdoğdu… 

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) - ….verirken ahlaki olarak değerlendirilmemiş. Bu bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, Sayın Elitaş…

BAŞKAN – Bir saniye… 

Duymuyorum ki Sayın Hamzaçebi, duymuyorum ki…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Elitaş konuşmasında Sayın Kılıçdaroğlu’nun ismini vermek suretiyle Sayın Kılıçdaroğlu’nun gerçeğe aykırı bir iddiada bulunduğunu ifade ederek grubumuza sataşmada bulundu.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Mahkeme kayıtları…

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, ne yapmamız lazım? Karşılıklı ne zaman bitireceğiz biz bu şeyi?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN - Yani her söylenilen sataşma mıdır? Niye sataştı yani olmayan bir şeyi mi söyledi?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, bir saniye… 

BAŞKAN – Hayır, olmayan bir şeyi mi söyledi,  soruyorum size.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, bir saniye dinler misiniz…

BAŞKAN – Dinliyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Ben “Sataşmada bulundu.” diyorum siz beni sorguya çekiyorsunuz, hangi hakla?

BAŞKAN – Sorguya çekmiyorum Beyefendi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Hayır, hangi hakla sorguya çekiyorsunuz?

AHMET YENİ (Samsun) – Bağıramazsın sen Başkana. Başkana niye bağırıyorsun?

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, ben sorguya çekmiyorum. Sizin grubunuzun gürültüsünden dolayı duymuyorum. “Ne için sataştı?” diyorum size.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, kimsenin bağırma hakkı yoktur. Başkana bağırma hakkı yoktur Sayın Başkan, lütfen uyarın.

BAŞKAN – İç Tüzük gereğince “Ne diye sataştı?” diye soruyorum. Bunu sormak zorundayım.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN - Bu sorguysa sorguya çekiyorum…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, bir saniye…

BAŞKAN - Bu sorguysa sorguya çekiyorum sizi. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  Lütfen…

Grup başkan vekilleri burada her şeyi konuşacaklar Meclis başkan vekili konuşmayacak, öyle mi? (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, bir saniye…

BAŞKAN – İç Tüzük’ün hükümlerini uyguluyorum ben burada. Ben sormak zorundayım, siz de cevap vermek durumundasınız.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, lütfen…

BAŞKAN - Şimdi soruyorum tekrar, sorgu olarak anlıyorsanız sorguluyorum: Sayın Elitaş size ne söyledi ki sataştı, onu söyleyin bana. (CHP sıralarından gürültüler)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, bir saniye…

BAŞKAN - Grubunuz da lütfen sessiz olsun, anlayayım ben söylenenleri.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Tamam, bir saniye dinler misiniz…

BAŞKAN – Dinliyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Ben sizin yerinizde olsam biraz önceki tutumunuzun arkasında dururum. Bir şey söylediniz, onun arkasında durun.

BAŞKAN – Ben tutumumun arkasındayım zaten.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Bir saniye bitireyim cümlemi ama. Siz bana cevap hakkı vermiyorsunuz.

BAŞKAN – Veririm ben.

Buyurun.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Bana diyorsunuz ki: “Nereye kadar, ne zaman bitecek?”

BAŞKAN – Evet.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Tepki gösterdiğim konu budur. Bana şunu tabii ki soracaksınız: Hangi nedenle sataşma oldu, neden söz istiyorsunuz? Bunu tabii ki soracaksınız. Gerekçesiz bana söz veremezsiniz ama diyorsunuz ki: “Nereye kadar, ne zaman bitecek?”

BAŞKAN – Aynı şeyi diğer grup başkan vekillerine de söyledim, diğer söz isteyenlere de söyledim ben.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Ama bir saniye, bitireyim… Bir saniye…

Bakın, bundan ben şunu anlıyorum: Evet, haklısınız sataşma var ama ne zaman bitecek? Bunu sormaya hakkınızın olmadığını söylüyorum.

BAŞKAN – Sataşmamanız lazım, sizin de diğer grup başkan vekillerinin de. Onu anlatmak istiyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Elbette…

Sayın Elitaş konuşmasında, Sayın Kılıçdaroğlu’nun iftira attığını söylemiştir. Sataşma nedeniyle söz istiyorum efendim.

BAŞKAN – Buyurun.

İki dakika süre veriyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

9.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, grubuna sataşması nedeniyle konuşması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ortamı gerginleştirmeye gerek yok. Ben söz istiyorum. Bir siyasi parti grubu, doğal olarak, kendi genel başkanı hakkında bir sataşma cümlesi olursa söz alma hakkına sahiptir. Ben de Sayın Başkandan söz istedim. Sayın Başkan bana diyor ki: “Nereye kadar sürecek?” Benim talebimin cevabı bu olamaz. Bana “Hangi nedenle söz istiyorsunuz?” sorusunu soracaktır, doğaldır -şimdi yaptığı gibi- diğeri fazlalıktır. Ben belki biraz sert tepki gösterdim ama haksızlığa uğradığım için bu tepkiyi gösterdim.

Şimdi, Sayın Elitaş, önce size bir öneride bulunmak istiyorum: Her cuma namazı çıkışında şurada demeç veriyorsunuz, yalan yanlış. Bakın, namaz camiden çıktıktan sonra başlar. Namaz İslam’ın şekil şartı değildir. (AK PARTİ sıralarından “Bravo!” sesleri, gürültüler) Namaz camiden çıktıktan sonra, oruç ramazandan sonra, hac hacdan döndükten sonra başlar. Bunlar şekil şartı değildir.

Bu tespitimi yaptıktan sonra ithamınızın cevabını vereyim. Sayın Kılıçdaroğlu İş Bankası Yönetim Kurulu üyesidir. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen Hatibi dinleyelim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Sizin iddia ettiğiniz gibi, o arsanın satışında herhangi bir şekilde imzası yoktur. Orada ana problem, cami arsasının rezidans alanına çevrilmesidir, problem budur.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Kadıköy Belediyesi onayıyla…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Ben sizin yerinizde olsam buna ilişkin bir açıklama yapardım. Bunu açıklayabilseydiniz keşke. Bunu açıklayamadınız.

Bunun için söz aldım. Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, benim söylediğim sözü tahrip etmiştir.

BAŞKAN – Şimdi, Sayın Elitaş, aynı şeyi size sormam gerekmez mi yani bu ne zamana kadar devam edecek veya Sayın Bakana?

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım, müsaade eder misiniz?

BAŞKAN – Bir saniye, önce Sayın Bakan söz istiyor.

Buyurun Sayın Bakanım.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Biraz önce konuşan hatip…

BAŞKAN – Kim, hangi hatip Sayın Bakan?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – CHP’li Hatibin AK PARTİ ve Deniz Feneriyle ilgili söylediği bilgiler yanlıştır, yanlış bilgi verilmiştir. Müsaadenizle düzeltmek istiyorum.

BAŞKAN – İddianameyi okudu Sayın Bakan, yani başka bir şey yapmadı ki Sayın Hatip.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Müsaadenizle kürsüden anlatayım.

BAŞKAN – Yani, iddianamedeki okudukları şeyler yanlış mı?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Bakın, benim anlattığımla Sayın Vekilin anlattığı başka şey. Müsaade ederseniz ben anlatayım, bir yanlışlık var.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Değerli Başkanım, Bakanın yanlış verdiği bilgileri düzeltmek istiyorum.

BAŞKAN – Sayın Tanal, lütfen oturun siz.

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkanım, şu iddianameyi getirin siz, bakalım. Varsa var, yoksa yok.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sayın Başkanım, yanlış bilgileri düzeltecek bir dosya getirdim ben sizlere.

BAŞKAN – Sayın Tanal, lütfen… Sizin söz hakkınız…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Ama, lütfen, yanlış bilgilendirme yapılıyor.

BAŞKAN – Hayır, sizinle ilgili konu yok zaten.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Ama bilgileri düzelteceğim ben. Dosya getirdim sizlere ben.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakanım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Bakın, Değerli Başkanım, Bakana söz verdiniz, yanlış bilgileri düzeltmek için istiyorum ben sözü.

10.- Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın, partisine sataşması nedeniyle konuşması

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; ben Deniz Feneri-AK PARTİ arasındaki ilişkiye ilişkin iftiralarla alakalı konuşurken burada bir değerlendirme yaptım ve dedim ki: “Bu konuyla alakalı mahkeme kararında herhangi bir şey yok.” dedim, mahkeme kararını gösterim ve burayla alakalı Alman savcıların, soruşturmayı yapanların ifadelerini okudum. “İddianameden bahsetmeden” dedim ve okudum şimdi. Ayrıca “Ne soruşturma ne savcılık incelemesinde ne de dava dosyasında Deniz Feneriyle AK PARTİ arasında bir bağ bulundu.” diyor. Bulunmadı. Devam ediyor, altında: “AK PARTİ ile Deniz Feneri arasında hiçbir bağlantı yok. Böyle bir bağ tespit edilemedi.”

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Deniz Fenerinin üyesi olan biri, milletvekili, şu anda Bakan mı, değil mi? Ona cevap verir misiniz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – “Davayı alan mahkeme de bu karara vardı. Şu an kararı Ankara’ya gönderemeyiz çünkü gerekçeli karar henüz elimize ulaşmadı.”

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Kurucusu şu anda içinizde Bakan mı, değil mi?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – “Hâkim Jochen Müller kararın bu ayın sonuna kadar, yani önümüzdeki hafta gönderilebileceğini söyledi. Biz de elimize geçtiğinde Türkiye’ye ulaştırıyoruz.” Kim diyor bunu? Bunu Alman Başsavcı Scheu söylüyor.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Kurucusu şu anda içinizde Bakan mı, değil mi, onu söyler misiniz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Şimdi, soruşturma yapılmış: “Mahkeme kararında bir şey yok. Bir şeye rastlamadık, bulamadık.” diyor. İddianame de Abdurrahim Vural diye şikâyetçi olan kişinin dilekçelerinden “miş,mış”lı alıntılarla oluşuyor ve onunla ilgili -demin de okudum- iddianamede olan ifadenin doğrulanmadığını da söylüyor ve “Hatta Başbakan ismi de yanlış yazılmış.” diyor. “Nasıl tercüme hatası? Nasıl geçtiğini bilmiyoruz.” diyor. Ben bunu gizlemedim ki. Bununla bu aynı şey değil.

Elmayla armutu birbirine karıştırmayalım diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Elitaş.

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan, şu tahterevalliye bir son verseniz vallahi yani.

BAŞKAN – Ama sayın grup başkan vekilleri başka şekilde değerlendiriyor o zaman.

OKTAY VURAL (İzmir) – Yeter ya! Beş dakika otursunlar.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Efendim, her kelimeden sataşma çıkabilir.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Elitaş.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Hamzaçebi biraz önce benim sataştığım iddiasıyla sizden söz istedikten sonra benim ibadetimle ilgili bir sorgulama yaptı.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Hayır, hayır, sorgulamadım.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Hiç kimsenin benim ibadetimi sorgulama hakkı yok.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Hayır, hayır, öyle bir şey yok.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Her hafta cuma günü…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Elitaş, size de 69’uncu madde gereğince... (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Başkanım, siz adaletli bir şekilde söz vermiyorsunuz. Adaletsizlik yapıyorsunuz siz!

BAŞKAN – Sayın Tanal, lütfen oturur musunuz?

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Gerçekten adaletsizlik yapıyorsunuz!

BAŞKAN – Sizden öğrenecek değilim ben adaleti Sayın Tanal. Sizinle konu hiç ilgili değil, lütfen oturun.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Nasıl ilgili değil. Ben burada ne iş yaparım? Milletvekili değil miyim ben?

BAŞKAN – İlgili değil, lütfen oturun.

Buyurun Sayın Elitaş.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Yanlış açıklama yapıyor. Yanlış açıklama için belgeleri getirdim.

BAŞKAN – Oturur musunuz lütfen.

11.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, Sayın Bakan açıkladı aslında gensorunun nasıl olduğunu içeriğinin ve ciddiyetsiz bir şekilde açıklandığını ifade etti. Tırnak içindeki yapılan ifadeler alıntıdır. Ama bu gördüğümüz kadarıyla, gensoru metnine baktığımız zaman, Sayın Bakanım, soru önergesi olması gereken şeyi gensoru hâline getirmişler. Yani, İç Tüzük’te diyor ki: “Bunlar soru önergesi olarak sorulabilir; Bakanlıktan, Başbakanlıktan sorulabilir; onlar cevap isterler, olmazsa yazılı cevap hâline gelir.”

Sayın Hamzaçebi cuma günleri bizim burada cuma çıkışındaki yaptığımız demeçleri eleştiriyor. Eğer camiye gittiğinizde görürseniz her hafta cuma günü orada kameralar olur. Grup başkan vekili arkadaşlarımız camiden çıktıkları anda, orada sorular sorarlar, biz de onlara cevap vermeye çalışırız. Her zaman da bu şekilde olmaz.

Camiye giden grup başkan vekilleri genellikle Sayın Oktay Vural, Sayın Şandır ve bizleri orada gittikleri zaman bunu görürler, ama siz sürekli olarak zaten basın bülteni, basın açıklamalarını vesairesini yapıyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, cami çıkışındaki benim yaptığım ibadetin, benim yaptığım ibadetten sonraki yaptığım işlerin hangi noktada olacağıyla ilgili değerlendirme hakkı sizde değildir. Bu hakkı hiç kimseye, Cenabıhak hiçbir kula vermemiştir; kendisi bunu tayin edecektir, kendisi terazisine koyacaktır. Eğer siz bu teraziyi kendinize doğru getirirseniz, biraz önce Sayın Bakanın açıkladığı gibi Sayın Grup Başkan Vekilinin “Şu camiyi yıkıyorsunuz.” diye söylediği gibi… Sayın Kılıçdaroğlu’nun evi de Çukurambar’da, evinin yakınında bir cami yıkılacak yakında. Niye biliyor musunuz? Yanına daha güzel, büyük bir cami yapıldığı için.

Bu bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

V.- GENSORU (Devam)

A) Ön Görüşmeler (Devam)

1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Yalova Milletvekili Muharrem İnce, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın; CHP’li belediyelerin Alman vakıflarından kredi alarak terör örgütüne yardım ettikleri iddiasında bulunduğu hâlde bunu ispatlamadığı ve böylelikle üstlendiği görevi yerine getirmediği iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/4) (Devam)

BAŞKAN – Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında (11/4) esas numaralı gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmeler tamamlanmıştır.

Şimdi gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı hususunu oylarınıza sunacağım.

Gensoru önergesinin gündeme alınmasını kabul edenler… Kabul etmeyenler… Gensoru önergesi kabul edilmemiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Sözlü soru önergeleri ile alınan karar gereğince kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen işleri sırasıyla görüşmek için, 29 Kasım 2011 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.

 

Kapanma Saati: 17.02