TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ

 

   YASAMA DÖNEMİ                       CİLT                      YASAMA YILI

                  24                                 3                              2

 

 

TUTANAK DERGİSİ

12’nci BİRLEŞİM

 

26 Ekim 2011 Çarşamba

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DÖNEM: 24                           CİLT: 3                           YASAMA YILI: 2

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

12’nci Birleşim

26 Ekim 2011 Çarşamba

 

(TBMM Tutanak Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II.- GELEN KÂĞITLAR

III.-  GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, özel yetkili mahkemeler ve haksız tutuklamalara ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Van ilinde meydana gelen depreme ve Kocaeli’de sanayileşmenin yoğunlaşması nedeniyle oluşan çevre kirliliği ve artan kanser vakaları ile Gölcük’teki Azar Deresi’nin ıslah edilmesine ilişkin gündem dışı konuşması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

3.- İstanbul Milletvekili Metin Külünk’ün, 24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması

IV.- AÇIKLAMALAR

1.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, gündem dışı konuşma yapan Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Mecliste devam eden yeni anayasa çalışmaları sürecini darbe anayasası olarak değerlendirmesine ilişkin açıklaması

2.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, gündem dışı konuşmasında 12 Eylül 2010’da referandumu yapılan Anayasa’yı kastettiğine, şu anda siyasi parti gruplarının verdikleri temsilcilerle oluşan anayasa çalışmalarını kastetmediğine ilişkin açıklaması

3.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, Van ilinde meydana gelen deprem nedeniyle, diğer ülkelerin yardım ve kurtarma ekipleri gönderme tekliflerinin Hükûmet tarafından geri çevrildiğine ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

4.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Başbakanın “Yirmi dört saat geç kaldık, başarısız olduk” ve “Gösterilerde hemen organize olan BDP’liler afet günü yardımlarında nerede?” şeklindeki ifadelerine ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

5.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın hasta haklarını ihlal ettiğine ilişkin açıklaması

6.- Kocaeli Milletvekili Fikri Işık’ın, Kocaeli’de kanser vakalarının çok olduğuna yönelik Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın gündem dışı konuşmasının gerçekleri yansıtmadığına, bu hususta bilimsel verilerin bulunmadığına ilişkin açıklaması

7.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, yapı denetim kurumlarının çalışmalarının denetlenmesine ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

8.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Van ve Erciş’te meydana gelen depremde ölenlere başsağlığı ve yaralananlara acil şifalar dilediğine ve depreme dayanıklı yapılmayan yapıların can kayıplarına yol açtığına ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

9.- Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan’ın, depremin doğal afet olduğuna ve depremde sıkıntı yaşanmaması için yasalara uygun yapılar yapılmasına ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

10.- İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın, bazı yorumcuların Van depremi konusunda sosyal medyada yapılan yorumlarına ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

11.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Kocaeli Milletvekili Fikri Işık’ın Kocaeli’de kanser vakalarının çok olduğuna yönelik hiçbir bilimsel veri olmadığına dair ifadelerinin gerçekleri yansıtmadığına ilişkin açıklaması

12.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın, deprem bölgesine giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismini zikretmekten kaçınarak, “Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri de deprem bölgesindeydi” şeklindeki ifadesinin Hükûmet etme anlayışına yakışmadığına ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

13.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Van ve Erciş’te meydana gelen deprem için yardım toplayan BDP’li belediyelere baskı yapıldığına ilişkin açıklaması

14.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Kürt sorunu, terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konusundaki (8/1), (8/2), (8/3), (8/4) esas numaralı genel görüşme açılmasına ilişkin önergelerin görüşmelerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunması gerektiğine ilişkin açıklaması ve  Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı

15.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, Mehmet Akif Hamzaçebi’nin Başbakanla ilgili sözlerini kabul etmediğine ilişkin açıklaması

16.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Kürt sorunu, terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konusundaki (8/1), (8/2), (8/3), (8/4) esas numaralı genel görüşme açılmasına ilişkin önergelerin görüşmelerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunması gerektiğine ilişkin açıklaması ve  Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı

17.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, Kürt sorunu, terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konusundaki (8/1), (8/2), (8/3), (8/4) esas numaralı genel görüşme açılmasına ilişkin önergelerin görüşmelerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunması gerektiğine ilişkin açıklaması ve  Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı

18.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Kürt sorunu, terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konusundaki (8/1), (8/2), (8/3), (8/4) esas numaralı genel görüşme açılmasına ilişkin önergelerin görüşmelerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunması gerektiğine ilişkin açıklaması ve  Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı

19.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, İç Tüzük’ün uygulanmasında hata yapıldığına ilişkin açıklaması

20.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Kürt sorunu, terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konusundaki (8/1), (8/2), (8/3), (8/4) esas numaralı genel görüşme açılmasına ilişkin önergelerin görüşmelerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunması gerektiğine ilişkin açıklaması

 

V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 milletvekilinin, kamudaki taşeron şirket uygulamasının işçilerin hak ve özgürlüklerine etkisinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/32)

2.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 22 milletvekilinin, kayıt dışı içki üretimi ve satışının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/33)

3.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 22 milletvekilinin, mevsimlik tarım işçilerinin ilköğretim çağındaki çocuklarının eğitime devam sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/34)

B) Önergeler

1.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, Genel Kurulun 26/10/2011 tarihli birleşiminde terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konularında gerçekleştirilecek olan genel görüşme önergelerinin İç Tüzük’ün 70’inci maddesine göre kapalı oturumda yapılmasına ilişkin önergesi

 

VI.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın partisine sataşması nedeniyle konuşması

2.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın partisine sataşması nedeniyle konuşması

 

VII.- KAPALI OTURUMLAR

VIII.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu’nun, Cumhurbaşkanı seçimi ve süresine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Mehmet Sağlam’ın cevabı  (7/3)

 

 


I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 

TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açılarak üç oturum yaptı.

 

Birinci Oturum

Oturum Başkanı, TBMM Başkan Vekili Mehmet Sağlam, 23 Ekim 2011 tarihinde Van ilinin Erciş ilçesi merkez üssü olmak üzere meydana gelen deprem nedeniyle TBMM Başkanlık Divanı adına milletimize ve hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı ve yaralılara acil şifalar dileyen bir konuşma yaptı.

 

20 Ekim 2011 tarihli 10’uncu Birleşimde yapılan kapalı oturuma ait tutanak özeti İç Tüzük’ün 71’inci maddesine göre okunmak üzere, kapalı oturuma geçildi.

 

Birleşime 15.02‘de ara verildi.

İkinci Oturum

(Kapalıdır)

Üçüncü Oturum

Üçüncü oturuma saat 15.15’te başlandı.

 

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, 23 Ekim 2011 tarihinde Van ilinin Erciş ilçesi merkez üssü olmak üzere meydana gelen depreme ve deprem bölgesine yapılan hizmetlere ilişkin gündem dışı bir açıklamada bulundu; Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan, İzmir Milletvekili Oktay Vural ve Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy grupları adına, aynı konuda görüşlerini belirttiler.

 

Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın,

İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun,

Kayseri Milletvekili Pelin Gündeş Bakır’ın,

23 Ekim 2011 tarihinde Van ilinin Erciş ilçesi merkez üssü olmak üzere meydana gelen depreme ilişkin gündem dışı konuşmalarına Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay cevap verdi.

 

Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, Başbakan ve bir grup bakanın deprem bölgesinde yaptıkları durum değerlendirmesinde belediye başkanı ve yardımcısıyla diyalog kurulmadığına,

İstanbul Milletvekili Halide İncekara’nın, deprem nedeniyle yapılan yardım kampanyalarına,

Hakkâri Milletvekili Adil Kurt’un, deprem bölgesi imar planının incelemeye alınması gerektiğine,

Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ’ın, deprem nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilediğine ve imar planı sorumluları hakkında  işlem yapılması gerektiğine,

İlişkin açıklamalarına Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay cevap verdi.

 

İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel,

Bursa Milletvekili Sena Kaleli,

İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu,

Tokat Milletvekili Orhan Düzgün,

İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi,

Van ilinin Erciş ilçesi merkez üssü olmak üzere meydana gelen deprem nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilediklerine;

Bingöl Milletvekili İdris Baluken, deprem bölgesinde koordinasyonsuzluk nedeniyle organize edilemeyen hizmetlere,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

 

İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın, ileri sürmüş olduğu görüşten farklı bir görüşü kendisine atfetmesi,

Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın şahsına sataşması,

Nedeniyle birer konuşma yaptılar.

 

Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkındaki (11/1) esas numaralı gensoru önergesini geri aldıklarına ilişkin önergeleri okundu; gensoru önergesinin gündemden çıkarıldığı bildirildi.

 

Nevşehir Milletvekili Murat Göktürk’ün, KİT Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi, Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

 

İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 22 milletvekilinin, kayıt dışı istihdam sorununun (10/29),

İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 23 milletvekilinin, alışveriş merkezlerinin geleneksel ticaret sistemine etkilerinin (10/30),

İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 25 milletvekilinin, GAP kapsamında yapılması planlanan sulama projelerinin tamamlanmama nedenlerinin (10/31),

Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

 

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 4, 26, 30, 32, 33, 37, 19, 20, 21, 22, 24, 41, 31 ve 3’üncü sıralarında bulunan kanun tasarılarının bu kısmın 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16’ncı sırasına alınarak diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine; Genel Kurulun 25/10/2011 Salı günkü (bugünkü) birleşiminde; Başkanlığın sunuşlarından sonra gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan işlerin görüşülmesine ve çalışmalarına saat 19.00’a kadar devam olunmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.

 

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Brezilya Federatif Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gümrük Konularında Karşılıklı İdari Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun (1/417) (S. Sayısı: 6),

2’nci sırasında yer alan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun (1/444) (S. Sayısı: 25),

3’üncü sırasına alınan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Brezilya Federatif Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun (1/449) (S. Sayısı: 27),

Görüşmeleri tamamlanarak yapılan açık oylamalardan sonra kabul edildi ve kanunlaştı.

 

Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın şahsına,

İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, partisine,

Sataşması nedeniyle birer konuşma yaptılar.

 

Alınan karar gereğince, (8/1), (8/2), (8/3) ve (8/4) esas numaralı önergeler üzerinde açılması kabul edilen genel görüşmeyi yapmak için  26 Ekim 2011 Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşime 19.22’de son verildi.

 

                                                        Mehmet SAĞLAM

                                                           Başkan Vekili

     Bayram ÖZÇELİK                                                                           Mine LÖK BEYAZ

              Burdur                                                                                           Diyarbakır

           Kâtip Üye                                                                                        Kâtip Üye
II.- GELEN KâĞITLAR

No: 18

26 Ekim 2011 Çarşamba

Sözlü Soru Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, İstanbul’da korsan taksiciliğin engellenmesine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/280) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

2.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, taksi esnafının sorunlarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/281) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

3.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, İstanbul’da Bahçeşehir merkezli bir ilçe kurulmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/282) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

4.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, taksi plaka ücretleri ve korsan taksiciliğe ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/283) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

5.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, Devlet ve üniversite hastanelerinde görev yapan doktorların istifalarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/284) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

6.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, özelleştirilen ve devredilen enerji dağıtım şirketlerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/285) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

7.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, Silivri’de organize sanayi bölgesinin olmaması nedeniyle sanayicilerin yaşadığı sorunlara ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından sözlü soru önergesi (6/286) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

8.- Antalya Milletvekili Arif Bulut’un, Antalya-Kaş-Kalkan beldesindeki Kalamar Koyunda yapılan villalarla ilgili bazı iddialara ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından sözlü soru önergesi (6/287) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

9.- Antalya Milletvekili Arif Bulut’un, Antalya-Kaş-Kalkan beldesindeki Kalamar Koyunda yapılan villalarla ilgili bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/288) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

10.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, yarıcılıkla uğraşanların sosyal güvenlik haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/289) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

11.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, vakıf üniversitelerine kamu kurum ve kuruluşlarından yapılan arazi ve bina tahsislerine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/290) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

12.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, İstanbul’da taksi plakası verilmesinde sınırlandırma yapılıp yapılmayacağına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/291) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

13.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, İstanbul Esenyurt Devlet Hastanesinin kapasitesinin artırılmasına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/292) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

14.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, İstanbul-Esenyurt’un bazı mahallelerindeki yüksek gerilim hatlarının yeraltına alınmasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/293) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

15.- İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, İstanbul-Başakşehir’in Devlet hastanesi ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/294) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

16.- Antalya Milletvekili Arif Bulut’un, Antalya-Serik-Gebiz Beldesinde kiraya verilen bir araziye ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/295) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

17.- Antalya Milletvekili Arif Bulut’un, Antalya’da açılan Talasemi Merkezine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/296) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

18.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, yabancı doktor ve hemşire çalışmasına imkan sağlayan KHK hükmüne ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/297) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

19.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, Datça Devlet Hastanesinin uzman doktor ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/298) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

20.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, İstanbul-Çatalca’da bir köyün öğretmen ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/299) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

21.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, öğretmenlerin askerlik görevini bulundukları yerde ifa etmelerine ilişkin Milli Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/300) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

22.- Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın, Susurluk Şeker Fabrikasının üretime açılmasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/301) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

23.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, İstanbul-Büyükçekmece’nin Devlet hastanesi ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/302) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

24.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, İstanbul-Bağcılar’ın yeni bir hükümet konağı ihtiyacına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/303) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

25.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, İstanbul-Bağcılar’a Bedaş şubesinin açılmasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/304) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

26.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, enflasyon oranlarının hesaplanması yöntemine ilişkin Kalkınma Bakanından sözlü soru önergesi (6/305) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

27.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasına dair Başbakanlık tezkerelerine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından sözlü soru önergesi (6/306) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

28.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Tarım Kredi Kooperatiflerine borcu olan çiftçilere ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından sözlü soru önergesi (6/307) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

29.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, milletvekili telefonlarının yasadışı dinlenmesine ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/308) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

30.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, kadrolu ve geçici görevli personel arasındaki ücret farklılığının giderilmesine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından sözlü soru önergesi (6/309) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

31.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Jandarma Genel Komutanlığında çalışan sivil memurların silah taşıma ruhsatı harcından muaf tutulmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/310) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

32.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, aynı işi yaptıkları halde farklı özlük haklarına sahip personel arasındaki farklılığın giderilmesine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından sözlü soru önergesi (6/311) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

33.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, kamu sektöründe çalışan iki yıllık meslek yüksekokulu mezunlarının özlük haklarının iyileştirilmesi çalışmalarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/312) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

34.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, iki yıllık meslek yüksekokulu mezunlarının askerlik sürelerinin kısaltılması çalışmalarına ilişkin Milli Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/313) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

35.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, muhtarların özlük haklarının iyileştirilmesi çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/314) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

36.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, esnaf ve sanatkârların sosyal güvenlik prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/315) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

37.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, esnaf ve sanatkârların vergi borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/316) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

38.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir açıklamasına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/317) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

39.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, esnaf ve sanatkârların sorunlarının giderilmesine ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanından sözlü soru önergesi (6/318) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

40.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, resim ve müzik öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/319) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

41.- Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Seyhan Nehri üzerinde kurulan hidroelektrik santrallerine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/320) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

42.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’taki trafik sorununa ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/321) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

43.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Emniyet Genel Müdürlüğü çalışanları arasındaki maaş farklılaştırılmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/322) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

44.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat İl Özel İdaresi tarafından kullanılan kaynaklara ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/323) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

45.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Amasya ve Tokat’taki orman gençleştirme çalışmalarına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/324) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

46.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’a KÖYDES projeleri kapsamında ayrılan ve kullanılan ödeneğe ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/325) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

47.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, ülkemizdeki balık tüketimine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından sözlü soru önergesi (6/326) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/10/2011)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Faik Tunay’ın, KHK ile düzenlenen öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/683) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

2.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, terörle mücadeleye dair bir yasa tasarısına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/684) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

3.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Dünya’daki ve ülkemizdeki insan hakkı ihlallerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/685) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

4.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, Hrant Dink suikastında ihmali olduğu iddia edilen kamu görevlilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/686) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

5.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, tutuklu bulunan bir kişinin eşinin tayinine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/687) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

6.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, futbolda şike operasyonuyla ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/688) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

7.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, İsrail ile olan ilişkilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/689) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

8.- İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, eğitim çalışanlarının iller arası zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulacağı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/690) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

9.- Giresun Milletvekili Selahattin Karahmetoğlu’nun, belediyelerde ve il özel idarelerindeki ihtiyaç fazlası işçilerin başka kurumlara atanmalarının doğuracağı mağduriyete ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/691) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

10.- Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun, Giresun’un afet ve acil durum tehlike risklerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/692) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

11.- Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın, Bolu genelinde kayıtlı kümes sayısı ile üretim yapan ancak ruhsatı olmayan kümeslere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/693) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

12.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, Antalya-Serik’de yapılması planlanan Küçük Aksu Hidroelektrik Santraline ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/694) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

13.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, Sinop, Gerze’nin bir köyünde kurulması planlanan termik santrale köy halkının tepkisi ve karşılığında şiddet gördükleri iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/695) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

14.- İstanbul Milletvekili İhsan Barutçu’nun, demokratik açılım projesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/696) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

15.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, AWACS uçaklarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/697) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

16.- İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak’ın, İstanbul-Beykoz Sivritepe Mevkiine hafriyat dökümü yapıldığı iddiasına ve Alibahadır Deresinin ıslahına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/698) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

17.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Antalya-Serik’in bir köyündeki sel felaketi ve Manisa-Gördes’in bir beldesindeki hortum felaketine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/699) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

18.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, azınlık vakıflarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/700) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

19.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, vakıfların kuruluş ve işleyişinin yeniden düzenlenmesine ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/701) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

20.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, azınlık cemaat vakıflarının iade edilecek veya bedeli ödenecek taşınmazlarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/702) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

21.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, Vakıflar Kanunu kapsamında azınlık vakıflarının taşınmazlarının iadesi için yapılan başvurulara ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/703) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

22.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Uzakdoğu ülkelerinden ithal edilmiş düşük kaliteli malzemelere ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/704) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

23.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, hac kontenjanlarının yetersiz kaldığı iddialarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/705) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

24.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, özel şirketler aracılığıyla hac ve umreye giden vatandaşların mağdur edildiği iddialarına ilişkin Başbakan Yardımcısından (Bekir Bozdağ) yazılı soru önergesi (7/706) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

25.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, Deniz Feneri davasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/707) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

26.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, yargıda durum analizi raporuna ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/708) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

27.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, farklı iddianamelerde adı geçen bir şahsa ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/709) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

28.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, Madımak davası hükümlülerinden birinin yurt dışında yakalanmasına ve ülkemize iade edilmesine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/710) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

29.- Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in, kadına uygulanan şiddete ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/711) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

30.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, kadınların maruz kaldığı cinsel şiddete ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından yazılı soru önergesi (7/712) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

31.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Manisa ve Balıkesir’in bazı ilçelerinde faaliyete geçmesi planlanan nikel rafinerisine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/713) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

32.- Bursa Milletvekili İlhan Demiröz’ün, Karacabey’de yapılması planlanan KOBİ Sanayicileri Toplu İşyerleri Yapı Kooperatifine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanından yazılı soru önergesi (7/714) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

33.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, emeklilerin sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/715) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

34.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, kadın istihdamının artırılmasına yönelik projelere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/716) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

35.- Antalya Milletvekili Arif Bulut’un, Antalya-Elmalı’nın bazı köylerindeki maden ve taşocaklarının çevreye verdiği tahribata ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/717) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

36.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, elektriğe yapılan zamlara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/718) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

37.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, doğal gaz ithalatına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/719) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

38.- Antalya Milletvekili Arif Bulut’un, Kredi Yurtlar Kurumunun yurt kapasitesine ve başvuran öğrenci sayısına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/720) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

39.- Niğde Milletvekili Doğan Şafak’ın, üniversite öğrencilerinin beslenme ve barınma ile ilgili sorunlarına ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/721) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

40.- Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’ın, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun Türkiye genelindeki kapasitesine ilişkin Gençlik ve Spor Bakanından yazılı soru önergesi (7/722) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

41.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Simav depreminden etkilenen vatandaşların tarımsal kredi borçlarının ertelenmesine ve destek primlerine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/723) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

42.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, Trakya Bölgesinin şap hastalığından ari bölge haline getirilmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/724) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

43.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, kurbanlık hayvan ithaline ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/725) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

44.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin istihdamına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/726) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

45.- Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin’in, tarımsal ithalatın ürün dağılımı ve yıllar itibariyle oranlarına ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/727) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

46.- Kastamonu Milletvekili Emin Çınar’ın, Çin sarımsağının ithaline ve yerli üreticinin mağduriyetine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanından yazılı soru önergesi (7/728) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

47.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, akaryakıt kaçakçılığı ve gümrük operasyonlarına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/729) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

48.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, gümrüklerde rüşvet iddialarına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/730) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

49.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan-Posof-Türkgözü sınır kapısından yapılan motorin ticaretinin kaldırılmasına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/731) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

50.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Doğu Anadolu’daki sınır kapılarının çeşitli sorunlarına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/732) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

51.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, sınır ve ticaret merkezleri kurulmasına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/733) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

52.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın, 6111 sayılı Yasanın ihtiyaç fazlası işçilerle ilgili hükümlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/734) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

53.- Manisa Milletvekili Özgür Özel’in, Manisa Kule Belediyesindeki ihalelerle ilgili bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/735) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

54.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Posof’un bazı köylerinin yol ve su sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/736) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

55.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Hanak’ın bazı köylerinde yaşanan yol ve aydınlatma sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/737) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

56.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Göle’nin bazı köylerinin yol, su ve aydınlatma sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/738) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

57.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, polis memurlarının görevde yükselmelerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/739) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

58.- Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in, Eskişehir Karahöyük köyünün Odunpazarı ilçesine bağlanması için yapılan referandum sonucuna ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/740) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

59.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, bir kaymakamın kaçırılmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/741) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

60.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, bazı illerin yatırım paylarının artırılmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/742) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

61.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara ödenen paralara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/743) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

62.- Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin, 55 bin öğretmen ataması yapılacağı açıklamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/744) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

63.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, üniversitelerde yapılan rektörlük seçimleri ve atamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/745) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

64.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan’daki ilköğretim okullarının araç-gereç ve personel ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/746) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

65.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, 01-02 Ekim 2011’de gerçekleştirilen Eğitim Kurumu Müdürlüğü, Müdür Başyardımcılığı ve Müdür Yardımcılığı sınavına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/747) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

66.- Sakarya Milletvekili Engin Özkoç’un, 2005 yılında yapılan uzman öğretmenlik sınavına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/748) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

67.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, özür grubu tayinlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/749) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

68.- Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın, sağlık çalışanları ve hekimlerin çalışma koşullarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/750) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

69.- İstanbul Milletvekili Faik Tunay’ın, üniversite hastanelerinin Bakanlığa devredileceği iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/751) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

70.- İstanbul Milletvekili Faik Tunay’ın, İstanbul ve ilçelerindeki hastane sayısı ve bunlara depreme dayanıklılık testi yapılıp yapılmadığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/752) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

71.- İstanbul Milletvekili Faik Tunay’ın, Tekirdağ Çorlu bölgesinde artan kanser vakalarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/753) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

72.- Antalya Milletvekili Arif Bulut’un, Antalya Talasemi ve Kan Merkezi hakkında basında çıkan bazı haberlere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/754) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

73.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, sağlık sisteminin ve personelin sorunlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/755) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

74.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Tam Gün Çalışma Yasasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/756) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

75.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yabancı basında yer alan AB ile müzakerelerin felç olduğu iddiasına ilişkin Avrupa Birliği Bakanından yazılı soru önergesi (7/757) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

76.- Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’ın, Küresel Terörizmle Ortak Mücadele Platformu’na ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/758) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

77.- İstanbul Milletvekili Faik Tunay’ın, Tekirdağ-Çorlu bölgesinde kanser vakalarının artmasının sebeplerine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/759) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/10/2011)

78.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy’un, PTT Genel Müdürlüğü tarafından bir şirketten operasyonel araç kiralanmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/760) (Başkanlığa geliş tarihi: 17/10/2011)

79.- İstanbul Milletvekili Aydın Ağan Ayaydın’ın, bazı vatandaşların tapu tahsis belgelerinin iptal edilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/761) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/09/2011)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 Milletvekilinin, kamudaki taşeron şirket uygulamasının işçilerin hak ve özgürlüklerine etkisinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. (10/32) (Başkanlığa geliş tarihi: 06/10/2011)

2.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 22 Milletvekilinin, kayıt dışı içki üretimi ve satışının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. (10/33) (Başkanlığa geliş tarihi: 06/10/2011)

3.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 22 Milletvekilinin, mevsimlik tarım işçilerinin ilköğretim çağındaki çocuklarının eğitime devam sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. (10/34) (Başkanlığa geliş tarihi: 06/10/2011) 
26 Ekim 2011 Çarşamba

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.00

BAŞKAN: Başkan Vekili Mehmet SAĞLAM

KÂTİP ÜYELER: Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 12’nci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Konuşma süreleri beşer dakikadır. Hükûmet bu konuşmalara cevap verebilir. Hükûmetin cevap süresi yirmi dakikadır.

Gündem dışı ilk söz, Van ilinde meydana gelen deprem hakkında söz isteyen Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’a aittir.

Buyurun Sayın Türkkan.

Yok.

Gündem dışı ikinci söz…

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, bunu değerlendirelim, biz konuşalım.

BAŞKAN – Hayır, belki gelebilir; usul öyle.

Gündem dışı ikinci söz, tutuklamalar ve özel yetkili mahkemeler hakkında söz isteyen Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’e aittir.

Buyurun Sayın Öztürk. (CHP sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakika.

III.-  GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, özel yetkili mahkemeler ve haksız tutuklamalara ilişkin gündem dışı konuşması

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özel yetkili mahkemeler ve haksız tutuklama üzerinde gündem dışı söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu elimdeki Anayasa. Anayasa’nın 19, 37 ve 141’inci maddesi açıkça yazılmış. Bu da Ceza Muhakemesi Kanunu. Bunun da 1’inci maddesinde ceza muhakemesinde hangi yöntemin izleneceği çok açık bir şekilde belirlenmiş. Burada kişilerin hak ve özgürlüklerinin Anayasa’da ya da yasalarda tanımlanması yetmiyor, üstüne üstlük bu Anayasa’nın ve yasanın kişilere tanıdığı temel hak ve özgürlüklerinin sigortalı olması lazım, güvence altına alınmış olması lazım. Demokratik hukuk devletinde temel hak ve özgürlüklerin sigortası, güvencesi basının özgür olmasıdır, yargının bağımsız ve tarafsız olmasıdır yani hürriyet rejiminin tarafsız ve bağımsız yargı üzerine, özgür basın üzerine oturmuş olması lazımdır.

Türkiye’de basın özgür müdür? En son Sayın Başbakanın gazete patronları ve yöneticileriyle yaptığı, onları çağırıp yaptığı toplantılarda bazı konularda dikkatli olmaya davet etmiştir ancak bunu tek başına böyle ele aldığımızda çok büyük bir endişe duyulmayabilinir fakat bu toplantıda bazı kitapların neden yazıldığı, bazı mülakatların, söyleşilerin neden yapıldığı, bazı yerlere neden gidildiği neredeyse isim vererek sorulmaya başlanıyorsa o zaman otosansürden öteye, davetten öteye doğrudan sansüre gidiş var demektir.

Bir Başbakanın gazete sahipleri ve yöneticileriyle kamuoyunun bilgisi dâhilinde boy boy fotoğrafları yayınlanan bir toplantıyı yapıp, ardından burada konuşulan konuların kamuoyuna aktarılmaması istenilebiliyorsa o zaman bu gazeteleri iktidarın yayın organı olarak görüyor demektir. Zaten bunun böyle olduğunun en somut bir göstergesi günlük yayınlanan dört gazetenin bu toplantıya davet edilmemesidir. Burada her otoriter gücün makbul bir gazete ve medya listesi olduğunu görüyoruz.

Burada önemli olan konu darbe anayasasından yani 12 Eylül Anayasası’ndan Erdoğan anayasasına geçiş yapmak değildir, darbe anayasasından Erdoğan anayasasına geçiş yapmak elbette ki bir değişimdir ancak, bu, bazılarının söylediği gibi bir devrim değildir, 12 Eylül darbesinden AKP darbesine geçmek değişikliği demokratik bir hamle, ileri bir demokrasi değildir, olsa olsa otoriterizmin duble yollarına koşturmak demektir.

Anayasa ve yasaların tanıdığı hak ve özgürlüklerin eşit bir şekilde uygulanması lazım. Eğer hukuk adalet üzerine oturuyorsa, temeli adaletse ve gücünü adaletten alıyorsa, adalet de toplumsal vicdanı kanatmıyorsa “adalet” demektir. Toplumsal vicdanı kanatan, adalete dayanmayan bir hukuk asla kabul edilemez. Son zamanlarda Deniz Feneri davasındaki sanıklar bırakıldı, dört aylık tutuklama süresinin aşırı olduğu, artık bundan sonra uygulanacak cezanın cezaya dönüşeceği nedenle tutuklandılar. Buna hiçbir itirazım yok. Çünkü ben öteden beri, bu Türkiye Büyük Millet Meclisi biliyor ki, tutuklamanın aslında ceza muhakemesinin amacına ulaşmak için başvurulan geçici bir tedbir olduğunu, hatta ceza muhakemesinin amacına ulaşmak için diğer yollardan herhangi bir sonuç alınamıyor ise en son tutuklamaya başvurulabileceğini öteden beri savunan bir anlayışa sahibim. Ama itiraz ettiğim konu şudur: Deniz Feneri davasında uygulanan hükümler özel yetkili mahkemelerde uygulanan hükümlerin aynısıdır. Yani Silivri davasında, halkın seçtiği belediye başkanlarının tutuklandığı KCK davasında ve halkın seçtiği milletvekillerinin tutuklandığı Ergenekon davasında uygulanan yöntemlerin aynısıdır. Şimdi sormak gerekmiyor mi sayın milletvekilleri? Deniz Feneri davasında dört aylık tutuklama süresi aşınca cezaya dönüşüyor da, diğer mahkemelerdeki dört yıla, beş yıla varan tutuklama süreleri neden cezaya dönüşmüş olmuyor? (CHP sıralarından alkışlar) Orada tutuklama nedenleri ortadan kalkmamışsa, Deniz Feneri davası tutuklama nedenleri neden ortadan kalkmış oluyor? Deniz Fenerinde yandaş hukuk, KCK davasında, Ergenekon ve Silivri davasında faşist hukuk uygulamasını bu Parlamentonun içine sindirmesi mümkün müdür? (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, o nedenle, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu özel yetkili mahkemelerin de kaldırılması konusunda bir kanun teklifi verdik. Eğer bu ülkede gerçekten demokratik, özgür, çağdaş bir anayasa yapılacaksa öncelikle…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Öztürk, teşekkür ediyorum.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – 12 Eylül 1980 faşist Anayasası’nın kişilere tanıdığı hak ve özgürlükleri askıya alma hakkı veren özel yetkili mahkemelerin kaldırılması gerekmektedir. Gerisi fasa fisodur.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, Hatip, konuşmasında anayasa hazırlık çalışmalarını amacını aşan bir şekilde tarif etti. 12 Eylül darbe Anayasası’nı eleştirirken şu andaki Meclis Başkanlığı sürecinde devam eden anayasa çalışmalarını da darbe anayasası şeklinde tarif etti.

Müsaade ederseniz düzeltme yapmak istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun, iki dakika lütfen. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

IV.- AÇIKLAMALAR

1.- Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, gündem dışı konuşma yapan Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Mecliste devam eden yeni anayasa çalışmaları sürecini darbe anayasası olarak değer-lendirmesine ilişkin açıklaması

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce burada konuşan hatip 12 Eylül darbe Anayasası’nın bazı maddelerinden ifadede bulundu. Şu anda Türkiye’de yaşayan her vatandaşın, tüm siyasi parti gruplarının üzerinde ittifak olarak bulunduğu, 12 Eylül darbe Anayasası’ndan bu milleti kurtarmak ve onunla ilgili Meclis Başkanımızın Başkanlığında toplanan bir heyet -her siyasi partiden eşit şekilde oluşturulan üçer temsilcinin bulunduğu bir heyet- bugün, pazartesi ve perşembe günleri bu Anayasa’yı değiştirmek üzere toplanıyor.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu karar aldı, dedi ki: “Sonuçlar ittifakla alınacak.” Yani bütün siyasi partilerin “Evet” dediği maddeler değiştirilecek. Bu değiştirmeyle, bu iyi niyetle yapılmış girişimi darbe Anayasası’nın üzerinde “Erdoğan anayasası” diye tarif etmek, umuyorum, diliyorum ki siyasi parti gruplarının herhâlde niyetlerini ifade etmemek anlamına gelir.

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi 3 üye verdiyse, Milliyetçi Hareket Partisi 3 üye verdiyse, Barış ve Demokrasi Partisi 3 üye ve AK PARTİ’den de 3 üye bu Komisyonda temsil ediliyorsa, iyi niyetle, 12 Eylül Anayasası’nı rafa kaldırmak ve sivil bir anayasayı hayata geçirmek üzere faaliyet gösteriyor demektir.

Hiç kimse, iyi niyetle ortaya çıkarılmış ve 12 Haziran seçimlerinde milletin bize verdiği mesajı doğru okuyan Türkiye Büyük Millet Meclisini “darbe Anayasası” şeklinde tanımlamakla mükellef değildir.

Ümit ediyorum, diliyorum ki konuşmacı burada haddini aşan bir konuşma yapmıştır. Yapılan Anayasa, sivil bir anayasa yapmak için toplanan siyasi partilerin iyi niyetli olarak yaptıkları girişimdir.

Bu konuyu ifade etmek istedim. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Başkanım, “darbe Anayasası” anlamında ispat etmeye çalışacağım izin verirseniz. Çalışmıyor çünkü bu makine.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Başkanım, Hatip…

BAŞKAN – Şimdi efendim, bir tavzihte bulunuldu, bu da doğru.

Ne için söz istiyorsunuz?

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Doğru değil.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Doğru değil, değil.

BAŞKAN – Komisyonun kurulduğu doğru, onu söyledi.

Ne için söz istiyorsunuz?

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Bundan dolayı…

BAŞKAN – Siz bir kere oturun… Sayın Tanal, siz oturun da…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Ama çalışmıyor makine, bunu çalıştırın…

BAŞKAN – Efendim, çalışabilir, sonra.

Buyurun.

2.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, gündem dışı konuşmasında 12 Eylül 2010’da refe-randumu yapılan Anayasa’yı kastettiğine, şu anda siyasi parti gruplarının verdikleri temsilcilerle oluşan anayasa çalışmalarını kastetmediğine ilişkin açıklaması

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Şimdi, Sayın Başkanım, benim konuşmamda, şu anda siyasi parti gruplarının verdikleri temsille oluşan Anayasa çalışmalarıyla ilgili bir söylev yoktur. Benim “Erdoğan anayasası” diye hitap ettiğim Anayasa, 2010 12 Eylülünde referandumu yapılan Anayasa değişikliklerine ilişkindi.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Milletin kabul ettiği bir Anayasa, yüzde 58 kabul etmiş.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Arkadaşım, kabul eder, etmez.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Halka “darbeci” mi diyorsunuz?

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Benim ne konuştuğumu bile Sayın Grup Başkan Vekili dinlememiş.

BAŞKAN – Tamam, mesele yok efendim, teşekkür ediyorum. Zabıtlara geçti.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Halkın Anayasası yüzde 58 oyla.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Lütfen, teşekkür ediyorum.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Özür dilerim, şu makineyi çalıştırmanızı söylüyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Lütfen, sonra efendim sonra. Siz ismi yazdırın, teknik heyetten yardım isteyiniz.

Gündem dışı ilk sözün sahibi Sayın Lütfü Türkkan’dı, biraz geç kaldı.

Şimdi buyursunlar efendim.

İkinci söz, Lütfü Türkkan’ın. Van ilinde meydana gelen deprem hakkında söz istiyor Kocaeli Milletvekilimiz.

Buyurun Sayın Türkkan.

III.-  GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)

2.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Van ilinde meydana gelen depreme ve Kocaeli’de sanayileşmenin yoğunlaşması nedeniyle oluşan çevre kirliliği ve artan kanser vakaları ile Gölcük’teki Azar Deresi’nin ıslah edilmesine ilişkin gündem dışı konuşması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Sayın Başkan, sayın Meclis; dün grubum adına yaptığım görüşmede depremle ilgili kanaatlerimizi de içeren birkaç kelam etmiştim. Bugün, aldığımız haberlere göre ölü sayısı 500’ü aşmış. Zannediyorum, enkaz altında hâlâ cesetlerin olduğu konusunda duyumlar geliyor. Orada canını bekleyen, evladını bekleyen, kanını bekleyen, kardeşini bekleyen insanlara da gerçekten sabır diliyorum. Çok zor bir iş. Kurtarma ekipleri yavaş yavaş, ümitsiz vaka olduğu için bazı enkazların başından ayrılmaya başlamış. Allah hiç kimseyi böyle bir acıyla, sıkıntıyla imtihan etmesin.

Ben, bugün depremle ilgili birkaç şey söylerken kendi seçildiğim vilayet olan Kocaeli’yle ilgili bir başka felaketten bahsetmek istiyorum. Kocaeli vilayeti kanser vakalarının çok ciddi arttığı, Türkiye ortalamasının da çok üzerinde seyrettiği bir vilayetimiz. Bu, belki sanayileşmenin yoğunlaşmasıyla alakalı ama sanayileşirken de insan sağlığını gözle görmeden sanayileşmenin tezahürü diye düşünüyorum.

Para kazanmak kutsal bir şey, istihdam sağlamak çok kutsal bir şey ama onlardan çok daha kutsal bir şey var, insan hayatı. İnsan hayatının kutsallığını görmeden sadece para kazanmak üzere yapılan sanayi, ticaret faaliyeti bu ülkeye hiçbir şey kazandırmadığı gibi Kocaeli’de gördüğümüz gibi kanser vakalarının artmasına sebep oluyor.

Bunlardan bir tanesi, geçen hafta Gölcük ve Başiskele’de yaptığım ziyaretlerde orada kurulu “Hayat Kimya Sanayi” adı altında İstanbul’dan çevreyi kirlettiği için kovulan bir sanayi tesisiyle ilgilidir. Kocaeli’nin Gölcük’ünde ve Başiskele’sinde hiçbir  bahçede en ufak bir şey yetiştirmeniz kabil değil. Ektiğiniz her türlü bitki bir hafta sonra kurumak üzere. Burayla ilgili valiliğe daha önce yaptığımız müracaatların henüz karşılığını alamadık. İnsanlar fabrikanın önüne yürüyüp nümayiş yapmak istiyorlar. Bizim bu konuda itidal tavsiyemiz bir nebze etkili olmuş ama nereye kadar etkili olacağı konusunda çok garanti bir şey söylemek mümkün değil.

Benim burada Sayın Hükûmetten bir istirhamım var: Hem Kocaeli’nin siluetini bozan o devasa yapısıyla hem de çevreyi kirleten, hatta denize atılan kimyasal atıkların ve deterjanların resmini çeken balıkçıların resimleri iade edilip “Bunlar buraya ait değil.” şeklinde cevaplar verilmiş.

Bakın, ben bir şey söyleyeceğim: İnsanların oyunu aldığınız zaman sadece insan olduklarını hatırlamak yeterli değil. Orada her ailede yaklaşık 1 kişi kanserle mücadele ediyor. Bu insanlar bizim insanımız. “Kalanların oyu bize yeter.” diyorsanız yanlış bir şey olur. Gidenlerin ahı da sizi yıkar. Gelin, bu işlere çok ciddi bir şekilde -Çevre Bakanımız da var, çevreyle ilgili duyarlı bir toplumumuz da var- el atalım. “Sanayileşeceğiz, istihdam yaratacağız, vergi alacağız.” diye de insan hayatını yok eden birtakım uygulamaların önüne set çekelim.

Bir de, bu vesileyle, Sayın Bakanın da duyacağı ümidiyle bir konuyu daha arz etmek istiyorum: Gölcük İstanbul’un hemen dibi. Gölcük’te ıslah edilmeyen Azar Deremiz var. Tam ismi üstünde. Her yağmurdan sonra bütün Gölcük’ün etrafı su basıyor. O insanlar orada akşamları evlerinden taşınıp kahvehanelerde sabahlamak zorunda kalıyorlar. Bu konuda, zannediyorum, Sayın Bakanlık da Kocaelililerin bu isteğine kulak verip bu konuda gerekli önlemleri alacaktır.

Söz verdiğiniz için teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Sağ olun, var olun. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Ben teşekkür ederim Sayın Türkkan.

Gündem dışı üçüncü söz, 24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü münasebetiyle söz isteyen İstanbul Milletvekili Metin Külünk’e aittir.

Buyurun Sayın Külünk. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

3.- İstanbul Milletvekili Metin Külünk’ün, 24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması

METİN KÜLÜNK (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Van’da yaşanan deprem felaketinin ardından hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum.

Devletimizin ve milletimizin depremin olduğu ilk andan itibaren yüreğini ortaya koyarak harekete geçmesi ve de Vanlı kardeşlerimizin yarasını sarmak için tüm imkânlarıyla seferber olmasının huzuru ve güzelliğini bir kez daha yaşamaktan millet olarak fevkalade mutluyuz. En kısa sürede Vanlı kardeşlerimizin yaraları sarılacaktır. Devlet ve de millet dimdik ayaktadır. Bir medeniyet havzası olan bu ilimiz en mükemmel şekliyle de ayağa kalkacaktır. Birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin güçlü olduğunu bir kez daha Van üzerinden, Erciş üzerinden bu coğrafyaya ve insanlığa ifade etmek ne güzeldir.

Saygıdeğer milletvekilleri, her ekim ayının 24’ü Birleşmiş Milletler Günü olarak kutlanmaktadır. İkinci Dünya Savaşı sürerken 26 ülke ABD’nin San Francisco kentinde toplanarak dünyayı savaşın yıkımlarından korumak için karar almış, bu kararın neticesinde Türkiye’nin de içinde olduğu 54 ülke 24 Ekim 1945’te Birleşmiş Milletlerin kuruluşuna imza atmıştır.

Dünya barışını, güvenliğini korumak, uluslararası alanda ekonomik, toplumsal ve kültürel iş birliği için kurulan Birleşmiş Milletler, küresel alanda ulus devletler arasında eşitliği sağlamayı temel misyon olarak kabul etmiştir.

Türkiye, kuruluşunun temelinde bulunan “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi gereği Birleşmiş Milletlerin varlığını kuvvetle desteklemiş, küresel alanda barışın sağlanması için tüm desteğini vermiştir. Ne var ki Birleşmiş Milletler, bir soğuk savaş kurumu olarak, 21’inci yüzyılın ihtiyaçları karşısında hantallaşmış ve bugün güven problemi içerisindedir. Birleşmiş Milletler, Güvenlik Konseyi gibi mevcut uluslararası sistemin yapısına uygun olmayan adaletsiz yapısıyla da küresel alanda barışın korunması ve güçlendirilmesi için kendisinden beklenen görevi yapmakta yetersiz kalmaktadır.

Ulus devletlerin hâkim olduğu bir küresel sistemin ürünü olan ve İkinci Dünya Savaşı’nın galiplerinin eşitler arasında birinci sayıldığı bir yapıyı ihtiva eden BM’nin, zamanın ruhuna ve aklına uygun olarak yeniden şekillendirilmesi artık bir kaçınılmazlıktır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde tüm devletlerin eşit düzeyde söz hakkı olduğu daha demokratik bir yapılanmanın hayata geçmesi gerekmektedir. Güvenlik Konseyinin aldığı kararlar karşısında tüm üyelerin bu kararları yerine getirmesi noktasında eşit ve de titiz olması gerekmektedir.

 Son olarak Filistin’in devlet kurma hakkı konusunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde görülen ikircikli ve haksız tutum, yine aynı şekilde Kıbrıs Türk tarafının haklı davasının Birleşmiş Milletler nezdinde gerekli yankıyı bulamaması ve Rum tarafının çözümsüzlüğe yönelik tutumunun ödüllendirici tutumu Birleşmiş Milletlerin kuruluş amaçlarına ters düşen örneklerden en önemli ikisi olarak karşımızda durmaktadır. Açıktır ki Birleşmiş Milletler, adalet, hak ve hukuk ekseninde yeniden yapılanmak zorundadır.

Geçtiğimiz yaz Somali’de yaşanan kuraklık neticesinde Afrikalı kardeşlerimizin yaşadıklarının artık bir kader olmaktan çıkmasını, Birleşmiş Milletlerin yoksunluk ve yoksullukla mücadelesinin daha aktif sorumluluk alması gerektiğine inanmaktayız.

Türkiye, bu yıl ev sahipliği yaptığı 4’üncü En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı’nda da bu hususta kuvvetli irade ve kararlılık göstermiştir. Türkiye olarak güvenlik, kalkınma ve insan haklarına saygının, küresel düzeyde kalıcı barışın sağlanması için elzem unsurlar olduğuna inanmaktayız. Türkiye'nin küresel meseleler nezdindeki bu haklı duruşunun, küresel vicdanın sesi olarak, dünyanın tüm mazlum ve mağdur uluslarının sözcüsü olmayı bir görev bilmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

METİN KÜLÜNK (Devamla) – “Yurtta barış, cihanda barış” ilkesinin bir gereği olarak yaşadığımız mavi kürenin hangi noktasında bir haksızlık olursa…

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Külünk.

METİN KÜLÜNK (Devamla) – …bu haksızlık ve hukuksuzluğa karşı Türkiye haklının ve hukuklunun yanında olmaya devam edecektir.

Saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim efendim, süreniz doldu.

Sayın milletvekilleri, 60’a göre 6 arkadaşımız söz istemiş.

Şimdi, sırasıyla, birer dakika yerlerinden söz vereceğim.

Birinci arkadaşımız Sayın Sakık, Muş Milletvekili.

Buyurun efendim.

 

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

3.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, Van ilinde meydana gelen deprem nedeniyle, diğer ülkelerin yardım ve kurtarma ekipleri gönderme tekliflerinin Hükûmet tarafından geri çevrildiğine ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.

Bu felaketin üzerinden yetmiş üç saat geçti, hâlâ köylerden feryat: “Bize çadırlar ulaşmadı, biz gerçekten perişan bir haldeyiz…” Ama Hükûmetin yetkilileri sürekli açıklamalarda bulunuyorlar ve her tarafın güllük gülistanlık olduğunu söylüyorlar.

Ben şuradan sormak istiyorum: Yani böylesi günlerde herkes birbirine yardıma koşar. Birçok ülkeden de bu konuda yardım talepleri geldi ve özellikle kurtarma ekipleri havaalanlarından geri çevrildiler. Acaba Hükûmetimiz niye bunu geri tepti? Hâlen enkazın altında insanlar var ve bir can pazarı… Eğer gücümüz yoksa bu dostane ilişkiyi, bu dostane yardımı Hükûmet hangi hakla geri itti ve neden hâlen enkazlar altında cesetler var? Hükûmet nerede? Bu konuda bizi aydınlatırlarsa sevinirim.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Kaplan…

4.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Başbakanın “Yirmi dört saat geç kaldık, başarısız olduk” ve “Gösterilerde hemen organize olan BDP’liler afet günü yardımlarında nerede?” şeklindeki ifadelerine ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Başbakan bugün yaptığı açıklamada “Yirmi dört saat geç kaldık, başarısız olduk.” dedi ve bu itirafın arkasından hemen “İşte gösterilerde hemen organize olan BDP’liler afet günü yardımlarında nerede?” diye suçlamaya başladı. Böyle günlerde bu suçlamalar bir Başbakana yakışmıyor çünkü onun valisi Van’da yarbayı gönderip garajda yardımlara el koyuyordu. İstanbul’da, birçok ilde polis yapılan yardımlara el koyuyor, engelliyor ve buna rağmen ilk gün Eş Başkanımız dâhil herkes bölgede ve bütün köylere gittiler. Allah’ın adaleti, Başbakan da olsa yalancılara çarpar. Yani bu dil kimseye de yakışmaz. 

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, konuşmacı sözlerine dikkat etsin. Bu mikrofon  hakaret etme yeri değil, lütfen uyarınız.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – En azından bu konuda Sayın Başbakanın kendi acizliğini başkalarını suçlayarak gizlememesini tavsiye ediyorum. Irkçılığa da ayrımcılığa da en azından diğer liderler kadar duyarlı olurlarsa…

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Kaplan. 

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan….

BAŞKAN – Buyurun.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım, konuşmacı yerinden yaptığı, 60’a göre istediği sözde Hükûmetimize, Sayın Başbakanımıza hakaret etmiştir, iftirada bulunmuştur.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sizin Başbakanınıza hakaret etmedim.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Müsaade ederseniz cevap vermek istiyorum.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Durmadan bizim partimize hakaret eden bir Başbakanınız var.

BAŞKAN – Sayın Kaplan, bir saniyenizi alabilir miyim?

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım, Hükûmetin yaptığı çalışmaları acz olarak göstermek kimsenin hakkı değildir.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sabah konuşuyor…

BAŞKAN – Şimdi, bir saniye efendim, siz konuştunuz.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, ne alakası var!

BAŞKAN – Buyurun bir dakika içinde…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Başbakan herkesi tahrik ediyor zaten!

BAŞKAN – “Yalan söyledi.” dedi efendim, bir saniye rica edeyim.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Yalan söylüyor efendim!

BAŞKAN – Tamam, mesele yok efendim, o da onu söylüyor.

Buyurun. (CHP sıralarından gürültüler)

MUHARREM İNCE (Yalova) – Hükûmet cevap versin!

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sayın Başkan, Hükûmet burada, o cevap versin.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Elitaş, siz yasamanın üyesisiniz efendim.

MUSTAFA SERDAR SOYDAN (Çanakkale) – Sayın Başkan, konunun muhatabı Sayın Başbakan, o gelsin cevap versin!

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Tamam, şimdi isterseniz diğerlerini de bitireyim.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Tamam efendim.

BAŞKAN – Üçüncü konuşmacı Sayın Tanal.

Sayın Tanal, yerinizden bir dakika, buyurun.

5.- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın hasta haklarını ihlal ettiğine ilişkin açıklaması

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Teşekkür ederim.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; 26 Ekim Dünya Hasta Hakları Günü’dür. Dünya Hasta Hakları Günü’ne Türkiye’deki hastalarımızın çoğu… Hükûmetin uygulamış olduğu uygulamalar nedeniyle hasta hakları ihlal edilmektedir. Reçete başına 3 TL alınmakta, her muayene başına “katkı payı” adı altında 12 TL alınmakta, aynı zamanda performansa dayalı sistem hasta haklarını ihlal etmektedir. Mademki performansa dayalı hasta… Eğer bu kadar verimli bir sonuç alınabiliyorsa bir doktor grip veya nezleyi… Bunun yanında ağır hastalığı olan kanser vesaire gibi vakalarla ilgili doktorlar arasında bir eşitsizlik söz konusu. Bu anlamda Sağlıkta Dönüşüm Programı gerçekten hasta haklarını ihlal etmekte, refakatçiler hastanelerde yer bulamamakta, Şanlıurfa ili devlet hastanesinde, eğitim hastanesinde, Hilvan hastanesinde günde en az 200-250 hasta muayene olmakta…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Tanal.

Kocaeli Milletvekili Sayın Işık…

6.- Kocaeli Milletvekili Fikri Işık’ın, Kocaeli’de kanser vakalarının çok olduğuna yönelik Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın gündem dışı konuşmasının gerçekleri yansıtmadığına, bu hususta bilimsel verilerin bulunmadığına ilişkin açıklaması

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Öncelikle, Van’da hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Biraz önce Kocaeli Milletvekili arkadaşımızın konuşması doğrusu bilimsellikten uzak bir konuşma oldu. Kocaeli’nde kanser vakalarının Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğuna yönelik bir tek bilimsel veri yoktur. Bu konuyla ilgili daha önce yapılan birtakım spekülatif açıklamalar şu anda mahkemededir. (MHP ve BDP sıralarından gürültüler)

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Yapma gözünü seveyim ya!

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Dilovası kanser ovası oldu!

BAŞKAN – Lütfen dinleyin…

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Sağlık Bakanlığımız şu anda çok kapsamlı bir araştırma yapmaktadır.

Kendisi de Dilovası’nda sanayici olan Sayın Milletvekilimiz, bizim çevre konusunda en hassas bölgemizin Dilovası olduğunu bilmektedir.

SIRRI SAKIK (Muş) – Nüfusun yüzde kaçı siyahlaştı?

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Biraz önce dile getirdiği Hisar Deresi ile ilgili   -Sayın Bakanımız da burada- gerekli talimat verilmiştir, Gölcük Hisar Deresi önümüzdeki yıl dere ıslah…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Işık.

Sayın Canalioğlu, Trabzon Milletvekili…

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Ama bunu sayın bakanın cevaplaması gerekmiyor mu Sayın Başkan?

7.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, yapı denetim kurumlarının çalışmalarının denetlenmesine ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

MEHMET VOLKAN CANALİOĞLU (Trabzon) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Ben de Van’da hayatını kaybeden çok değerli yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, kalanlara başsağlığı diliyorum. Ülkemizin başı sağ olsun.

Değerli milletvekilleri, yapı denetim kurumlarının yapmış oldukları çalışmalarda mühendislerin diplomalarını kiraladıkları ve boş denetim raporlarına imza attıkları ve kuruma bıraktıkları ifade edilmektedir.

Ayrıca, yapı denetim kurumlarının yaptırmış olduğu çalışmalarda denetlemelerin ölü mühendislerce yapıldığı ifade edilmektedir. Bu konuyla ilgili Hükûmetin ivedi olarak araştırma başlatması gerekmektedir.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Ben teşekkür ederim.

Sayın Yeniçeri…

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Sayın Başkan, Sayın Fikri Işık benim sözlerimin bilimsellikten uzak olduğuna dair bir fikir beyan etti. Bu suçlamaya karşı bir cevap vermek istiyorum izin verirseniz efendim.

BAŞKAN – Şimdi, kusura bakmayın ama şahsınıza bir şey söylemedi, “Konuşmacı” dedi. Siz “Bilimsel olarak var.” diyorsunuz, o da “Yok.” diyor, bunda karşılıklılık yapacağınız fazla bir şey yok, kusura bakmayın. Lütfen efendim, lütfen… Lütfen…

Sayın Yeniçeri…

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Sayın Başkan, Meclis Başkan Vekilisiniz,  AKP Grup Başkan Vekili gibi davranamazsınız!

BAŞKAN - Lütfen efendim, lütfen bitirin.

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan…

BAŞKAN - Sayın Başkan, lütfen efendim, şu bitsin, tekrar, dinleyin.

OKTAY VURAL (İzmir) – Peki, sonra.

BAŞKAN – Buyurun, efendim.

8.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Van ve Erciş’te meydana gelen depremde ölenlere başsağlığı ve yaralananlara acil şifalar dilediğine ve depreme dayanıklı yapılmayan yapıların can kayıplarına yol açtığına ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Dün yapamadığım bu bir dakikalık konuşma için söz verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

Van ve Erciş’te meydana gelen depremde milletimize kayıpları için başsağlığı diliyorum, yaralananlara da acil şifalar temenni ediyorum.

Deprem aslında doğanın sosyale meydan okumasıdır. Deprem, doğa üzerinde eğreti bir biçimde tutunmaya çalışanları affetmiyor. Toprağın üstündekiler depremin doğasına uygun bir biçimde yaşamayı beceremediklerinden mukadder sonla karşı karşıya geliyorlar. İnsanoğlunun doğa üzerinde varlığını sürdürmesinin yolu doğayla barışık yaşamaktan geçecek. Dere yatağına yerleştirilmiş mekânlar, fay üzerine oturtulmuş binalar, çürük inşaatlar doğal felaketler karşısında zayiatın artmasına neden olmaktadır. Van’daki şiddetli deprem gündüz meydana gelmiştir, gece meydana gelseydi zayiat çok daha fazla olurdu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Yaptığı binalar yıkılan müteahhide bir daha, yıkılan binalar yapma hakkı vermeyin diyecektim, sürem yetmedi.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Efendim, teşekkür ederiz.

Şimdi, Kocaeli Milletvekili Sayın Kaplan…

9.- Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan’ın, depremin doğal afet olduğuna ve depremde sıkıntı yaşanmaması için yasalara uygun yapılar yapılmasına ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

MEHMET HİLAL KAPLAN (Kocaeli) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Deprem doğal bir afet ancak tedbirlerini almak olasılığı var iken, özellikle deprem öncesinde yapılan olumsuz yapıların izinlerini veren ya da yasalara uygun düzenlemelere uymayan müteahhitlere göz yuman bir anlayışın ne yazık ki, 1999 Kocaeli depremindeki hukuksal boyutunu ifade etmek istiyorum. 2.100 dava açılmıştır, 1.800’ü hukuksal boşluklardan dolayı işlem görmemiş, 300 işlemin içerisinde 120 tanesi cezai müeyyideye hak kazanmıştır. Bunlar da 2007 tarihinde zamanaşımından affa uğramıştır ve yaşanan bu sıkıntının yaşanmaması açısından gerekli tedbirlerin Hükûmet tarafından alınmasını istiyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Son söz Sayın Çıray’ın, İzmir Milletvekili.

10.- İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın, bazı yorumcuların Van depremi konusunda sosyal medyada yapılan yorumlarına ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

AYTUN ÇIRAY (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bazı yorumcular Van depremi konusunda sosyal medyada yapılan kimi yorumlardan hareket ederek Türkiye’de “nefret söylemi” diye adlandırılan dilin yaygınlaştığını ileri sürmekte ve tehlikeli genellemelerde bulunmaktadırlar. Ne yazık ki bu kervana bugün Sayın Başbakan da katılmıştır. Şüphesiz son zamanlarda yaşadığımız acı olaylar nedeniyle sosyal medya denilen karmaşık iletişim ortamında bazıları kastı aşan birtakım ibareler kullanmış olabilirler. Bu tür ibareleri eleştirmek ve yanlışlıklarını göstermek elbette hepimizin insani görevidir. Bununla birlikte, bu tür ibarelerden birtakım genellemelere gitmek çok tehlikeli bir hata olur çünkü sosyal medya denilen belirsiz ve herkesin kendini başka bir kimlikle sunabildiği iletişim ortamı manipülasyonlara ve kışkırtmalara çok açıktır. Hiçbirimiz, üzerinden büyük genellemeler yapılan bu tür rahatsız edici ibarelerin kimler tarafından ve hangi niyetle yapıldığına emin olamayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYTUN ÇIRAY (İzmir) – Birleştirici değerlere karşı tam bir psikolojik harekâtın yürütüldüğü şu günlerde sosyal medyanın manipülatif…

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Çıray.

Evet, sizin bir söz talebiniz vardı.

Yerinizden lütfen.

Bir dakikalık bir süre, buyurun.

11.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Kocaeli Milletvekili Fikri Işık’ın Kocaeli’de kanser vakalarının çok olduğuna yönelik hiçbir bilimsel veri olmadığına dair ifadelerinin gerçekleri yansıt-madığına ilişkin açıklaması

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Evet, biz Sayın Fikri Işık’la aynı bölgenin milletvekilleriyiz. Ne yazık ki Sayın Işık da biliyor ki o bölgede taziyeye gittiğimiz her evin yarısı kanserden ölen hastalardan teşekkül.

SIRRI SAKIK (Muş) – Dilovası, Dilovası…

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Ben Dilovası’nda ikamet eden bir vatandaşım.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) – Nereden biliyorsun? Kamuoyunu yanlış bilgilendirme! Milletvekili olacaksın!

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Dilovası’nda ikamet ediyorum. Bakın, daha önce Dilovası’yla beraber anılan kanser vakası maalesef…

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) – Milletvekilisiniz, aklınıza gelen her şeyi söyleyemezsiniz, sorumlu bir insansınız!

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – …şimdi Gölcük’te ve Başiskele’yle beraber anılmaktadır.

Bakın, siyaset yapmak… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Konuşmasın kimse, dinleyelim.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Bir daha tekrar ediyorum. Arkadaşları anlıyorum. (AK PARTİ sıralarından “Neyimizi anlıyorsun?” sesi) Arkadaşları anlıyorum.

BAŞKAN – Lütfen… Lütfen…

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – On senedir iktidar olan AKP İktidarı zamanında kanser vakaları gitgide artmaktadır. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Size de “Susun.” diyorum. Susarsanız, oraya da “Susun.” diyorum.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Arkadaşlar, yarın öbür gün o bölgede seçmen bulamayacaksınız oy verecek, hepsi de mezarda olacak, Fatiha okumaya gideceksiniz oy zamanı. Bırakın bu işleri ya! Gerek yok! Gelin, doğrusunu ortaya koyalım, önlem alalım. İnsanlar bizden çözüm bekliyor, burada kanser vardı, yoktu kavgası beklemiyor. Varlığını kabul edelim, çözümü noktasında öneriler getirin, biz de onları destekleyelim.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Ben teşekkür ederim efendim.

Şimdi, gündem dışı konuşmalara ve sorulara cevap vermek üzere Başbakan Yardımcısı Sayın Bekir Bozdağ.

Yirmi dakika…

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Kalkınma Bakanımız Sayın Cevdet Yılmaz konuşacaklar efendim.

OKTAY VURAL (İzmir) – Efendim hangi gündem dışı konuşmaya cevap verecekler kendileri?

BAŞKAN – Onu kendileri bildireceklerdir.

Depremle  ilgili olana on dakika.

Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan, Sayın Bakanın…

BAŞKAN – Ne kadar önemli ya! Allah, Allah!

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Sayın Başkan, önemli olduğu için orada oturuyorsunuz, önemli olmasa orada oturamazsınız. Yoksa papyon taktırıp orada oturtmayız sizi.

BAŞKAN – Vay be! Aman ya!

III.-  GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)

2.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Van ilinde meydana gelen depreme ve Kocaeli’de sanayileşmenin yoğunlaşması nedeniyle oluşan çevre kirliliği ve artan kanser vakaları ile Gölcük’teki Azar Deresi’nin ıslah edilmesine ilişkin gündem dışı konuşması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (Devam)

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

3.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, Van ilinde meydana gelen deprem nedeniyle, diğer ülkelerin yardım ve kurtarma ekipleri gönderme tekliflerinin Hükûmet tarafından geri çevrildiğine ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (Devam)

4.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Başbakanın “Yirmi dört saat geç kaldık, başarısız olduk” ve “Gösterilerde hemen organize olan BDP’liler afet günü yardımlarında nerede?” şeklindeki ifadelerine ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (Devam)

7.- Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu’nun, yapı denetim kurumlarının çalışmalarının denetlenmesine ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (Devam)

8.- Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin, Van ve Erciş’te meydana gelen depremde ölenlere başsağlığı ve yaralananlara acil şifalar dilediğine ve depreme dayanıklı yapılmayan yapıların can kayıplarına yol açtığına ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (Devam)

9.- Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan’ın, depremin doğal afet olduğuna ve depremde sıkıntı yaşanmaması için yasalara uygun yapılar yapılmasına ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (Devam)

10.- İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın, bazı yorumcuların Van depremi konusunda sosyal medyada yapılan yorumlarına ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı (Devam)

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri…

OKTAY VURAL (İzmir) – Böyle şey mi var? Allah Allah!

BAŞKAN – Hangi gündem dışı konuşmaya cevap verecekmiş! (AK PARTİ sıralarından alkışlar) On dakikadır gündem dışı dinliyoruz, “Hangi konuşmaya?” diyorsunuz.

Buyurun efendim.

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan, bir sayın bakanın hangi gündem dışı konuşmaya cevap verdiğini öğrenmek milletvekillerimizin hakkıdır. Lütfen, milletvekillerine nezaket gösteriniz.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Efendim, Lütfü Türkkan Bey’in…

BAŞKAN – Bir saniye…

Efendim, çok haklısınız, yalnız gündem dışı konuşmalarda on çeşit konu gündeme getiriliyorsa o da ona göre cevap verecektir. Bu kadar basit. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP ve MHP sıralarından gürültüler)

Lütfen… Lütfen yani…

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakan.

Tamam.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri…

OKTAY VURAL (İzmir) – Vay anasını! Yeni usul ihdas ettiniz!

BAŞKAN - Ben size izah ediyorum. Bir soru sordunuz, dinliyorsanız izah ediyorum.

OKTAY VURAL (İzmir) – Yerinden konuşmalara cevap diye bir şey yok. Bir kere bunu bilmeniz lazım. Ben sizi ikaz ediyorum.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakan.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) - …gündem dışı konuşmalarla ilgili Hükûmetimiz adına cevap vermek üzere karşınıza çıkmış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, Van’daki depremden dolayı ben de öncelikle ölenlere rahmet diliyorum, yaralılara acil şifa diliyorum. Başta, aileleri olmak üzere, bütün milletimizin başı sağ olsun diyorum.

Olayın gerçekleştiği an, seçim bölgem olan Bingöl’deydim. Oradan kara yoluyla Muş-Bitlis istikametinden Erciş’e ulaştım ve ilk ulaşan Bakan ben oldum. Daha sonra, kısa bir süre sonra da Başbakanımız ilgili bakanlarımızla Erciş’e geldiler, orada…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Biz ulaşmıyoruz çünkü hep oradayız. Bizim Eş Başkanımız, milletvekillerimiz hep oradaydı, hep oradayız, bunu bileceksiniz.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) – Müsaade et, müsaade.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Değerli arkadaşlar, Hükûmet adına oradaydım. Orada Cumhuriyet Halk Partisinden ve Barış ve Demokrasi Partisinden bazı milletvekili arkadaşlarımızla da görüşmemiz oldu. O olay anında oraya ulaşmış olan herkesle de görüştük, konuştuk.

Değerli arkadaşlar, az önce, ilk yirmi dört saatte bazı aksaklıklar olduğuna ilişkin ifadeler kullanıldı. Şimdi, Başbakanımız da bugün çok açık yüreklilikle, yapılanları da, eksik gördüğünü de ifade etti grup konuşmasında. Ben, olayın içinde, bizzat iki gündür Erciş’te olan ve olayları yaşayan bir arkadaşınız olarak şunu özellikle belirtmek istiyorum: Tabii, sonuçta büyük bir deprem, bir afet yaşandı ve en büyük yarayı da Erciş gördü.

ADİL KURT (Hakkâri) – Sayın Bakan, valiye talimat verdiniz mi “BDP’lilerle görüşme.” diye.

KALKINMA  BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Değerli Genel Başkanımız da orayı ziyaret ettiğinde birlikteydik. Deprem sonrasında da devam eden bir süreç var yani bir deprem olup bitmiyor.

ADİL KURT (Hakkâri) – Yani o kadar basit mi?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Sürekli birbiri peşi sıra artçı şoklarla muhatap olan bir bölgeden bahsediyoruz, çok zor şartlar altında yapılan çalışmalardan bahsediyoruz.

Erciş’te seksen civarında yıkılmış binamız vardı…

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Yirmi dört saatin eleştirisini yapın da bir daha olmasın.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – …çok sayıda hasar görmüş binamız ve bu arada da tabii, bir genel deprem psikolojisi var şüphesiz. Burada ilk günden itibaren çok fedakâr bir şekilde bütün kurumlarımız olaya vaziyet ettiler. Ben huzurunuzda, gece gündüz uykusuz bir şekilde, çok zor şartlarda çalışan gerek kamu görevlilerini gerek sivil toplum kuruluşlarını, gönüllüleri burada şükranla hatırlatmak istiyorum. Gerçekten büyük gayret sarf ediliyor.

Erciş’e giderken yolda da bu olaya baktım. Sağlık anlamında çok ciddi, çok hızlı bir çalışma sergilendi. Bütün sağlık personelimizi yürekten tebrik ediyorum.

Ulaşımda hiçbir sıkıntı yaşamadık. Van Havaalanımız  ve diğer kara yoluyla imkânlarımız kullanıldı ve hızlı bir şekilde gerek kamunun gerek özel sektörün, sivil toplumun araçları bölgeye intikal etti.

Arama kurtarma ekiplerimiz, ben burada onlara da şükranlarımı sunuyorum. Gerek AKUT gerek Genelkurmay Başkanlığımızın DAK ekipleri gerek jandarmanın JAK ekipleri, Sağlık Bakanlığımızın UMKE ekipleri ve diğer bütün ekipler olay yerine geldiler ve o gece yarısı itibarıyla hasarlı olan alanlarda, binalarda özellikle de altında canlı olabileceği düşünülen alanlarda çalışmalar başladı. 1.200’den fazla arama kurtarma çalışanı 65 ekip hâlinde bu sahalara müdahale ettiler ve hâlen de en ufak bir umut gördükleri alanlarda çalışmalarını devam ettiriyorlar, çok fedakâr bir şekilde devam ettiriyorlar.

Çevre illere de burada özellikle teşekkür etmek istiyorum. Çevre illerden çok yoğun bir şekilde gelenler, yardımcı olanlar oldu.

SIRRI SAKIK (Muş) – Biz de size teşekkür ediyoruz, siz  diyorsunuz. Başbakan da “Çevre illerden gelen kimse  yok.” diyor.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Gıda anlamında ciddi bir sıkıntı yaşanmadı. Diğer birçok alanda sorun yaşanmadı. Tek bir sıkıntı yaşandı, ilk yirmi dört saat içinde tek bir sorun, sıkıntı yaşandı Başbakanımızın da bugün ifade ettiği.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Gazeteler mi yalan söylüyor? Televizyonlar mı yalan söylüyor?

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Bütün belediyelerimiz oradaydı.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – O sıkıntı da çadırlarla ilgili sorundur, sıkıntıdır.

ADİL KURT (Hakkâri) – Çevre illerden yardım gelmedi diyor Sayın Başbakan!

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Şırnak’tan gitti ilk yardım, Cizre’den gitti ilk yardım. Allah’tan korkun ya!

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Çadırlarla ilgili sorumluluk, bildiğiniz gibi, Kızılay Genel Müdürlüğüne aittir.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – İlla birilerini karalayacak Başbakan!

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Kızılay Genel Müdürümüz de Erciş’te olay yerindeydi, birlikteydik. Gelen bütün çadırları düzenli bir şekilde dağıtmaya gayret ettik…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Yazlık çadırlar dağıtılmış Bakanım, kışlık çadır yok mu?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – …ama ilk yirmi dört saat içinde gelen çadırlar maalesef ihtiyaca göre, talebe göre yeterli olmadı.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Bakan, oradaydınız, kimleri gördünüz sizin dışınızda? Açıklayın bakalım.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Ben bizzat organize ettim.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Hangi milletvekilleri, hangi belediyeler? Hangi kamyonlar?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Bizzat organize ettim, 13 tane...

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Yardımlar nereden geliyordu, anlat!

İHSAN ŞENER (Ordu) – Bir susun ya! Bir susun!

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Erciş’in 13 tane mahallesi var. Bu 13 mahalle muhtarını hiçbir siyasi görüş farkı gözetmeden çağırdık. İl Genel Meclisi üyelerini, Belediye Meclis üyelerini… Onlarla ekipler oluşturduk ve başlarında güvenlik görevlileriyle birlikte sakin bir zamanda, yanlış ellere gitmemesi için, doğru ellere, ihtiyaç duyan vatandaşımıza gitmesi için de gece yarısı çadırları, elimizde ne varsa, elimizde ne imkânlar varsa mahallelere, 13 mahalleye sevk ettik. Tabii ki yeterli olmadı. Yeterli olmayınca Kızılayımızdan da aldığım bilgiyle ben ikinci gün Ulaştırma Bakanımızı aradım ve ilk defa -cumhuriyet tarihinde belki ilk defa oldu bu- uçaklarla çadır sevk edilmesi konusunu konuştuk ve değişik illerimizden -çünkü kara yoluyla ulaşması zaman alıyor, yetişmiyor- dolayısıyla, ilk defa uçaklarımızla Van Havaalanı’na çadır indirdik ve ikinci günden itibaren, bu çadır sevkiyatında, dolayısıyla, hızlı bir şekilde bir gelişme sağlandı.

Fakat takdir edersiniz ki afetin olduğu bölge aşağı yukarı 600 bin nüfusu doğrudan etkileyen bir bölge. Binası hiçbir hasar görmese de vatandaşımız, haklı olarak, psikolojik olarak, evine giremiyor, dışarıda kalıyor. Dolayısıyla yoğun bir talep var. İşte, 5-6 derseniz hane başına, 100 bini aşkın hanenin ihtiyacından, talebinden bahsediyoruz. Türkiye’deki toplam stoklar bile, maalesef, bu ihtiyacı karşılayabilecek düzeyde değil.

İşte, bundan hepimizin dersler çıkarması lazım. Bizim çıkardığımız birinci ders şu: Çadır konusunu artık sadece Kızılaya bırakmamamız gerekiyor. Kızılay bir taraftan yapsın çadır konusundaki çalışmalarını ama ayrıca çeşitli kanallarla bu çadır meselesi üzerinde daha fazla durmamız gerekiyor, vatandaşımızın ihtiyaç duyduğu anda mutlaka bunları temin etmek gerekiyor. Tek aksayan, tek hoşnut olmadığımız, bizim de açık bir şekilde “Keşke olmasaydı.” dediğimiz hadise, o ilk yirmi dört saatte yeterli çadırın gitmemesi oldu. Onu da büyük oranda şu anda telafi etmiş durumdayız.

SIRRI SAKIK (Muş) – Vallahi, Sayın Bakan, Kızılayı lağvedin, yıllardan beri bu ülkenin kanayan yarası.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Bana bugün gelen, sabah saatleri itibarıyla ifade edilen rakam, 17.836 çadır bölgeye ulaşmış durumda.

Ha, bu çadırlardan bir kısmını, maalesef -ben de gördüm, o olaylara da tanık oldum ama vatandaşımıza zarar vermemek için aşırı müdahalede de bulunamadık, onu da açık söyleyeyim- bazı kamyonları, gelen kamyonları yolda çevirip yağmalayan insanlarımız da oldu. Bunu da görelim. Televizyonlardan da izledik. Keşke bu olmasaydı, keşke çok düzenli bir şekilde gitseydi ama burada da gerek medyanın gerekse sorumluluk sahibi bütün insanların söylemlerine dikkat etmesi gerekiyor. Siz insanlara “Ayrımcılık yapılıyor.” derseniz, zaten psikolojik olarak çok zor durumda olan insanlara tahrik edici konuşursanız, işte, maalesef, bu tür olaylar yaşanır. Bizim hep birlikte yapmamız gereken, insanları sükûnete davet etmektir, çalışan insanların çok rahat çalışabileceği bir ortamı oluşturmaktır.

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Bakan, o zaman, Başbakana bunu söyleyin, Başbakana, bize değil. Sabahtan beri bu dili Başbakan kullanıyor.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Amacımız üzüm yemekse bunu yapmalıyız. İnsanların sakin bir şekilde çalışabilecekleri bir ortamı oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Burada parti farkı, görüş farkı hiçbir şekilde gözetilmemesi gerekir.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Ama gözetiliyor.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Tekil birtakım hadiseler olmuşsa da onlar incelenir üzerine gidilir.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Başbakan konuşuyor, bunları sıradan birisi konuşmuyor ama.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) –  Fakat esas bizim bugün yapmamız gereken söylemimize çok dikkat etmek, sahada sükûneti sağlamak ve bu gelen yardımların düzenli bir şekilde dağılımını temin etmektir. Bu amaçla da gerek Erciş’te gerek Van’da depolar oluşturduk. Diğer illerden gelen yöneticilerimizi de -vali yardımcılarını- başına getirdik çünkü o bölgede yaşayan idareciler de  -takdir edersiniz ki- o olayı yaşamış insanlar.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Başbakan, vali yardımcılarınız, müsteşar da daha bu işi bilmiyor ki.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) –  O olayı yaşamış insanlar idareciler, dolayısıyla onlar da bir anlamda olayın mağduru konumundalar. Hem onlar hem dışarıdan gelen ekiplerimiz de düzenli bir şekilde bu işi yapmanın altyapısını büyük oranda oluşturmuş durumdayız. Daha da çabalarımız devam edecek. Ben az sonra ayrılıp tekrar -inşallah- Erciş’e geri döneceğim ve bir Bakan olarak da orada çalışmaları birebir takip edeceğim.

Burada hiçbir şekilde afet konusunda ayrımcılık düşünülemez bile. Böyle bir şeyi düşünmek bile utanç verici bir durumdur, utanç verici bir durumdur. İhtiyaç, kimin ihtiyacı varsa…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Ama Başbakan “Zerdüşt” dedi ya, hatırlıyorsunuz değil mi? Ayrımcılık yaptı Başbakan.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Bakın, kapanın elinde kalmamalı birtakım şeyler. Kimin ihtiyacı varsa… Bunu da sahada gördük, ihtiyacı olan fakat yolda çıkıp kamyon çeviremeyen insanlar da var. Bizim asıl onlara ulaşmamız lazım.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Niye polis yardımlara baskın yapıyor onu anlatın? Niye polisi gönderip engelliyorsunuz? Belediyelere niye baskın yapıyorsunuz onu anlatın.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Belediye Başkanınızın  mal varlığına el koyun, el.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) –  Sokağında ateş yakmış sabaha kadar oturan insana ulaşmamız lazım ve bunun gayreti içindeyiz. Buna da bütün arkadaşlarımızın yardımcı olmasını bekliyoruz.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Ondan sonra da konuşuyor Başbakan. Ayıp denen bir şey var, afet günü herkes yardım yapar, niye engelliyorsunuz?

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Buna da bütün arkadaşlarımızın yardımcı olmasını bekliyoruz. Bu çünkü adı üzerinde bir afet, bunun sağı solu, görüşü, ideolojisi olamaz. Bu konuda bugüne kadar eksikler varsa da onları da hep birlikte tamamlamak, söylemimize de çok özen göstermek durumundayız.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – İşte onu Başbakana söyle de “Zerdüşt” demesin bir daha.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla) – Bu vesileyle tekrar vatandaşlarımızın başı sağ olsun, milletimizin başı sağ olsun diyorum. El birliğiyle inşallah şu acil müdahaleden sonra daha kalıcı bir şekilde vatandaşlarımıza hizmetlerin de devam edeceğini belirtmek istiyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Hamzaçebi.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

12.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın, deprem bölgesine giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismini zikretmekten kaçınarak, “Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri de deprem bölgesindeydi” şeklindeki ifadesinin Hükûmet etme anlayışına yakışmadığına ilişkin açıklaması ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevabı

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, Sayın Bakan Van depremiyle ilgili olarak Van’da yaptığı çalışmalar sırasında Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleriyle de orada görüştüğünü ifade etti. Bu cümle üzerine ben Sayın Genel Başkanıma döndüm sordum “Sizinle de görüştü mü Sayın Bakan?” dedim, “Evet.” dedi.

Şimdi, bir Genel Başkanın, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismini zikretmekten kaçınarak “Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri de oradaydı.” demeyi bir hükûmet anlayışına yakıştıramıyorum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Her ne kadar Sayın Bakan daha sonra “Bir genel başkan” cümlesi ettiyse de bu izleyiciler tarafından muhtemelen Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı olarak anlaşılmıştır. Şimdi, bunu Parlamentonun ve milletimizin takdirine sunuyorum. 

İkinci konu şudur: Gündem dışı konuşmalara söz vermek üzere Sayın Bakan oraya çıktı. Üç tane konuşma vardı; birisi deprem, birisi 24 Ekim Birleşmiş Millet Günü, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubundan bir arkadaşımız konuşma yaptı… Ona cevap verme ihtiyacı duymamış olabilir, “Bizim arkadaşımız.” demiş olabilir ama özel yetkili mahkemelerle ilgili olarak Mersin Milletvekilimiz Ali Rıza Öztürk bir konuşma, değerlendirme yaptı yani buna cevap verme ihtiyacı  duymuyor mu, merak ediyorum. Bu kürsü ne için vardır? Hükûmet eleştirilere cevap vermeyecek midir, merak ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, söyledikleriniz zabıtlara geçti. Biliyorsunuz, yazılı olarak bildirme durumları da var. Takdir Hükûmetindir genelde.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Ama böyle bir açıklama yapmadı, Sayın Bakan “Diğer sorulara yazılı cevap vereceğim.” şeklinde bir açıklama yapmadı.

BAŞKAN – Haklısınız.

Evet, böyle bir açıklama…

Sayın Bakan, bir dakika…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Yaz kâğıda gönder Başkan, kâğıda yaz gönder, anlayamadı.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) – Çok ayıp!

BAŞKAN – Oturduğunuz yerden de olur.

Buyurun.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Görmüyor musun, tarif ediyor, ne yapacağını tarif ediyor. Böyle şey olur mu?

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) – Sayın Başkan, lütfen, sizden bir ricam var...

MUHARREM İNCE (Yalova) – Meclis Başkan Vekili tarif eder mi? Tarif ediyor, ben de söyledim.

BAŞKAN – Efendim, lütfen bir kişi konuşsun.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) – İç Tüzük’e göre, burada arkadaşlarımızın bazı arkadaşlarımıza hakaret etmesini önleyici tedbirleri almanızı rica ediyorum.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Tarif ediyorsunuz siz.

BAŞKAN – Sayın İnce, lütfen… Sayın İnce, lütfen…

Evet, bir dakika efendim.

Buyurun.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten üzüldüm yani bir niyet okuma ve suizan diye düşünüyorum açıkçası. Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu’yla görüştüm, orada hiçbir kastım yoktu benim açıkçası, belki konuşmanın heyecanı içinde ihmal etmiş olabilirim, onun ötesinde hiçbir şekilde bir kastımın olmadığını burada ifade etmek istiyorum.

Diğer konuyla ilgili detaylı bir hazırlık olmadan bir cevap vermenin çok sağlıklı olmayacağını düşünüyorum. Daha çok deprem bölgesinden geldiğim için depremle ilgili sizleri bilgilendirmek istedim.

Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Sayın milletvekilleri…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kaplan.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Bakan, İç Tüzük’e göre gündem dışı sorulara cevap verir ancak 60’a göre söz almıştım, Sayın Bakan gündem dışı konuşmalara cevap verdi. Sayın Bakan burada bir açıklama yaptı ve bölgede olduğunu Erciş’te, bakanların orada olduğunu, herkesle görüştüğünü söyledi. Bunun böyle olmadığını, yanlış anlaşıldığını ifade etmek istiyorum.

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Sizinle alakası yok ki.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Bakan benim konuşmam üzerine burada bir açıklama yaptı.

BAŞKAN – Sayın Kaplan, bakınız, bakınız… Bir saniye…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Ama yirmi dakika süresi vardı.

BAŞKAN – Yani burada muhtelif… Şimdi ilk önce eğer İç Tüzük’e uyacaksak, herkes kalkıyor beş dakikada bir konu konuşacağım diyor. O  konuyu bırakıyor, başka konu konuşuyor, başka konu konuşuyor. Arkadaşlarımız da haklı olarak diyorlar ki: “Hangisine cevap verecek bakan?” Doğrusunu isterseniz ben de bilemiyorum çünkü o konu içerisinde, beş dakika içerisinde mesela Kocaeli’deki kanserden bahsediliyor, aynı anda depremden bahsediliyor, bu şekilde. Dolayısıyla şimdi burada arkadaşlarımıza hiç olmazsa beş dakika içerisinde istediği gibi konuşsun mu diyoruz? İç Tüzük’e uygun hangi konuda konuşacaksa onu mu konuşsun diyoruz? Biliyorsunuz öteden beri müdahale etmiyoruz söylemek istediğini de  söylesin diye. O zaman buna göre de cevap verecek olan bakanlar ona göre veriliyor. Şimdi bu kadar ayrıntıya girmeyelim. Şimdi demin de söylediniz.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Ayrıntı olayı değil, sadece… Amacım polemik değil.

BAŞKAN – Lütfen, lütfen… Yerinizden lütfen.

13.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Van ve Erciş’te meydana gelen deprem için yardım toplayan BDP’li belediyelere baskı yapıldığına ilişkin açıklaması

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkanım, Van halkı şahittir. Van Belediyesi BDP’li olduğu için Van Valisi görüşmedi. Partimizin kurduğu kriz merkezine yarbay gönderip baskı yaptı, garajdaki yardımlara el koydu. Polis İstanbul’da, bütün şehirlerde yardım toplayan bizim belediyelerimize baskın yapıyor. İçişleri Bakanlığı genelge gönderiyor ve buna rağmen bütün yerlere ulaştık, hâlâ orada arkadaşlarımız çalışıyor. Buna rağmen “Afet yardımında neden BDP yok?” diyen Başbakana cevap vermek bizim hakkımızdır, bunun yanlış olduğunu söylemek bizim hakkımızdır. Nitekim, Sayın Bakan da bunun böyle olmadığını söyleyerek çevre illerden gelenlere teşekkür etti. Bu erdemi ve dürüstlüğü için ben Sayın Bakana teşekkür ediyorum. Deminki konuşması nedeniyle Sayın Bakana teşekkür ediyorum. Bu Meclisin doğruya, dürüstlüğe, erdemliliğe ihtiyacı var diyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Çok teşekkür ederim.

Gündeme geçiyoruz.

Gündem dışı konuşmalar bitmiştir.

Şimdi Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır, okutuyorum efendim…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sayın Başkan, usul hakkında söz istiyorum.

BAŞKAN – Sayın Tanal, lütfen… Size söz vermedim, lütfen oturun.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Siz böyle yapamazsınız, “Vermiyorum.” diyemezsiniz.

BAŞKAN – Siz de öyle yapamazsınız. Ben size söz hakkı vermedim. Lütfen efendim…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Usul hakkında söz istiyorum.

BAŞKAN – Böyle yönetemeyiz bu Meclisi.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ben usul hakkında söz istiyorum.

BAŞKAN – Lütfen… Sayın Tanal, lütfen…

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Önyargılı davranıyorsunuz ama…

BAŞKAN – Konuştunuz ve yerinize oturun, size söz vermedim. Lütfen…

Okutuyorum:

V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 milletvekilinin, kamudaki taşeron şirket uygulamasının işçilerin hak ve özgürlüklerine etkisinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin be-lirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/32)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Belediyeler ve kamu kuruluşlarında uygulanan taşeron şirket uygulamasının, taşeron şirket işçilerinin bireysel hak ve özgürlüklerine etkilerinin araştırılması, tespit edilen sorunların aşılması için gerekli önlemlerin ve çözüm önerilerinin tespiti amacıyla Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

1) Ferit Mevlüt Aslanoğlu                          (İstanbul)

2) Candan Yüceer                                        (Tekirdağ)

3) Erdal Aksünger                                       (İzmir)

4) Atilla Kart                                              (Konya)

5) Veli Ağbaba                                            (Malatya)

6) İhsan Özkes                                            (İstanbul)

7) Kamer Genç                                            (Tunceli)

8) Mehmet Şeker                                        (Gaziantep)

9) Mevlüt Dudu                                          (Hatay)

10) Kazım Kurt                                          (Eskişehir)

11) Mehmet Ali Ediboğlu                           (Hatay)

12) Salih Fırat                                             (Adıyaman)

13) Özgür Özel                                           (Manisa)

14) Metin Lütfi Baydar                              (Aydın)

15) Aytuğ Atıcı                                          (Mersin)

16) Nurettin Demir                                     (Muğla)

17) Ramazan Kerim Özkan                        (Burdur)

18) Mustafa Sezgin Tanrıkulu                    (İstanbul)

19) Ali Rıza Öztürk                                    (Mersin)

20) Celal Dinçer                                          (İstanbul)

21) Mehmet Şevki Kulkuloğlu                    (Kayseri)

22) Malik Ecder Özdemir                           (Sivas)

2.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 22 milletvekilinin, kayıt dışı içki üretimi ve satışının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/33)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Anayasanın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca "Sahte İçki (Rakı) Üretimi ve Satışına Karşı Mücadelede Alınması Gereken Önlemlerin Araştırılması ve Tespiti” için bir Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

1) Ferit Mevlüt Aslanoğlu                          (İstanbul)

2) Candan Yüceer                                        (Tekirdağ)

3) Erdal Aksünger                                       (İzmir)

4) Veli Ağbaba                                            (Malatya)

5) Atilla Kart                                              (Konya)

6) Mehmet Şeker                                        (Gaziantep)

7) İhsan Özkes                                            (İstanbul)

8) Mevlüt Dudu                                          (Hatay)

9) Mehmet Ali Ediboğlu                             (Hatay)

10) Kazım Kurt                                          (Eskişehir)

11) Salih Fırat                                             (Adıyaman)

12) Nurettin Demir                                     (Muğla)

13) Sinan Aydın Aygün                              (Ankara)

14) Aytuğ Atıcı                                          (Mersin)

15) Ramazan Kerim Özkan                        (Burdur)

16) Metin Lütfi Baydar                              (Aydın)

17) Özgür Özel                                           (Manisa)

18) Mustafa Sezgin Tanrıkulu                    (İstanbul)

19) Rıza Türmen                                         (İzmir)

20) Ali Rıza Öztürk                                    (Mersin)

21) Celal Dinçer                                          (İstanbul)

22) Mehmet Şevki Kulkuloğlu                    (Kayseri)

23) Malik Ecder Özdemir                           (Sivas)

3.- İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 22 milletvekilinin, mevsimlik tarım işçilerinin ilköğretim çağındaki çocuklarının eğitime devam sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/34)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Ülkemizde mevsimlik tarım işçilerinin çalışma ve yaşama koşullarının ağırlığı bilinmektedir. Ancak mevsimlik tarım işçilerimiz arasında en çok zararı ilköğretim çağındaki çocuklar görmektedir. Tarım sektöründe, mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan yurttaşlarımızın çocukları, özellikle eğitime başlama ve eğitimlerini sürdürme anlamında ciddi sorunlarla karşılaşmaktadırlar.

Eğitim öğretim yılı sona ermeden başlayan ve okullar açıldıktan sonra bir ay daha süren mevsimlik tarım işçiliği sezonu nedeniyle bu öğrenciler uyum, kavrama ve konsantrasyon, sorunları yaşamaktadırlar.

Özellikle ekonomik yönden geri, geleneksel değerlerin hâkim olduğu kırsal bölgelerde sosyal, ekonomik ve eğitsel sorunlar nedeniyle mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan yurttaşlarımızın çocukları eğitim hakkından tam olarak yararlanamamaktadırlar.

Bu nedenle mevsimlik tarım işçiliği sebebiyle eğitimlerine ara vermek zorunda kalan ilköğretim öğrencileri ile ilgili sorunların ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98'inci, İç Tüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

1)  Ferit Mevlüt Aslanoğlu                         (İstanbul)

2)  Candan Yüceer                                       (Tekirdağ)

3)  Atilla Kart                                             (Konya)

4)  Erdal Aksünger                                      (İzmir)

5)  Veli Ağbaba                                           (Malatya)

6)  İhsan Özkes                                           (İstanbul)

7)  Kamer Genç                                           (Tunceli)

8)  Mehmet Şeker                                       (Gaziantep)

9)  Ramazan Kerim Özkan                         (Burdur)

10) Mehmet Ali Ediboğlu                           (Hatay)

11) Mevlüt Dudu                                        (Hatay)

12) Aykut Erdoğdu                                     (İstanbul)

13) Metin Lütfi Baydar                              (Aydın)

14) Kazım Kurt                                          (Eskişehir)

15) Salih Fırat                                             (Adıyaman)

16) Özgür Özel                                           (Manisa)

17) Aytuğ Atıcı                                          (Mersin)

18) Nurettin Demir                                     (Muğla)

19) Mustafa Sezgin Tanrıkulu                    (İstanbul)

20) Ali Rıza Öztürk                                    (Mersin)

21) Celal Dinçer                                          (İstanbul)

22) Mehmet Şevki Kulkuloğlu                    (Kayseri)

23) Malik Ecder Özdemir                           (Sivas)

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.

Sayın milletvekilleri, şimdi alınan karar gereğince gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmına geçiyoruz.

Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına grup başkan vekilleri Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın Kürt sorunu;  Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına grup başkan vekilleri Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan ve İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin; Giresun Milletvekili Nurettin Canikli ve 22 milletvekilinin; Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına grup başkan vekilleri Mersin Milletvekili Mehmet Şandır ve İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konularında bir genel görüşme açılmasına ilişkin (8/1, 2, 3, 4) esas numaralı önergeleri üzerine Genel Kurulun 20/10/2011 tarih ve 10’uncu Birleşiminde açılması kabul edilen genel görüşmeye başlıyoruz.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Hükûmet? Yerinde.

Genel görüşmenin kapalı oturumla görüşmesine dair İç Tüzük’ün 70’inci...

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan...

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan, Sayın Başkan, Sayın Başkan...

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

14.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Kürt sorunu, terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konusundaki (8/1), (8/2), (8/3), (8/4) esas numaralı genel görüşme açılmasına ilişkin önergelerin görüşmelerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunması gerektiğine ilişkin açıklaması ve  Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, geçen hafta çarşamba günü terör örgütünün Çukurca’daki saldırısı sonucunda 24 askerimiz şehit oldu, 18 askerimiz de yaralandı. Bu olayı takip eden günlerde de 5 askerimiz Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapmış olduğu operasyonlarda şehit oldu. Şehitlerimize buradan bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza şifa diliyorum. Şehitlerimizin ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetlerine, milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum.

Millet olarak duygu yoğunluğu içerisinde bir hafta geçirdik. Bu olayın üzerine Van depremi meydana geldi. Bugünkü rakamlara göre Van depreminde 461 vatandaşımız hayatını kaybetti. Onlara da Cumhuriyet Halk Partisi olarak Allah’tan rahmet diliyoruz, yakınlarına ve milletimize sabır ve başsağlığı diliyoruz, yaralılara şifa diliyoruz. Böylesine olağanüstü acı dolu günler yaşıyoruz.

Van depremi nedeniyle genel görüşmenin önümüzdeki haftaya ertelenmesi yönünde Sayın Meclis Başkanının siyasi parti gruplarıyla bir teması oldu. Bildiğim kadarıyla buna bütün muhalefet partileri olumlu görüş verdi ancak Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun olumlu görüş vermemiş olması nedeniyle gerçekte İç Tüzük müsaade etmiş olmasına rağmen bu genel görüşme önümüzdeki haftaya bırakılamadı. Her neyse bugün bu görüşmeyi yapacağız ancak önemli olan bir durum var.

Geçen haftaki görüşmelerde terör gibi önemli bir konuda Sayın Başbakan bu görüşmelerde bulunmadı. Adalet ve Kalkınma Partisi grup başkan vekillerimizden bir arkadaşımız bugün için Sayın Başbakanın bu oturumda bulunacağı yönünde bir açıklamada bulundu geçen hafta ama basına yapılan açıklamalardan, Hükûmet kanadından yansıyan bilgilerden Sayın Başbakanın bu oturuma katılmayacağı anlaşılıyor. Sayın Başbakan bu sabah il başkanları toplantısı yaptı. Bu toplantının bitiminde Suudi Arabistan prensinin vefatı nedeniyle Suudi Arabistan Kralına taziye ziyaretinde bulunmak üzere Suudi Arabistan’a gidecek. Bilgi bu şekilde.

Şimdi, dün Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini temsilen Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç Suudi Arabistan’a gitti, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Hükûmetin sabır ve başsağlığı dileklerini iletti. Biz de Suudi Arabistan Prensi’ne Allah’tan rahmet diliyoruz, Suudi Arabistan halkına sabır diliyoruz, ama Sayın Başbakanın bu kadar önemli bir günde bu taziye ziyaretini bir başka güne bırakma ihtimali yok mudur? Bu terör bu kadar önemsiz midir?

Hem Cumhuriyet Halk Partisini PKK’yla aynı kefeye koyacaksınız… Bugün il başkanlarıyla yaptığı toplantıda böyle bir beyanda bulunmuş. Bu kadar ufuksuz, çapsız bir açıklamayı yapan Sayın Başbakan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesine saygı göstermeyerek, “Terör konusunda muhalefet partilerinin önerilerine ihtiyacım yok.” diyerek Suudi Arabistan’a gitmiştir. Bunu kınıyoruz. Sayın Başbakan buraya gelmelidir efendim. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, buyurun.

Size de vereceğim, buyurun Sayın Aydın.

15.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, Mehmet Akif Hamzaçebi’nin Başbakanla ilgili sözlerini kabul etmediğine ilişkin açıklaması

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Efendim, Sayın Başkan, öncelikle Sayın Başbakanımızın ufkunu, vizyonunu bütün dünya alkışla seyrediyor… (CHP sıralarından “Allah, Allah!” sesleri) Alkışlıyor, yürekten alkışlıyor bütün dünya. Ülkenin geldiği nokta ortadadır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Fakat birilerinin gözleri var görmeyebilir, kulakları var işitmeyebilir, biz ona amenna diyoruz, bir şey demiyoruz, ama bir Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetinin Başbakanı hakkında ufuksuz, vizyonsuz, çapsız hiçbir söylemi kabul etmiyoruz, bunun tutanaklardan çıkmasını istiyoruz.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Bu cümleyi kullanan herkes ufuksuzdur!

MEHMET METİNER (Adıyaman) – Kürsüde, orada, çapınızı göreceğiz, sizi terör meselesinde ufkunuzu ve çapınızı göreceğiz!

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Siz kendinize bakın!

BAŞKAN – Lütfen, lütfen…

Evet, buyurun.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – İkincisi, Sayın Grup Başkan Vekili şunu ifade etti, İç Tüzük… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Bir dakika arkadaşlar…

BAŞKAN – Evet, lütfen müdahale etmeyin arkadaşlar.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Grup Başkan Vekili diyor ki: “İç Tüzük elverdiği hâlde.”

Efendim, İç Tüzük’ün 103’üncü maddesinin birinci paragrafının son cümlesi çok nettir. Biz şunu ifade ettik: Evet, arkadaşlar, böyle bir genel görüşme istiyorsunuz, biz de istiyoruz, biz burada bilgilendirelim, eteğimizde ne kadar taş varsa dökelim, samimi bir şekilde ve siyaset üstü bir şekilde bu sorunun çözümüne hep birlikte katkı sunalım dedik ve bu manada da genel görüşmeye de “tamam” dedik, reddetmedik, ön görüşmeleri de geçen hafta yaptık ve “Ön görüşmelerden sonra kırk sekiz saatten aşağı, yedi günden fazlaya genel görüşme bırakılamaz.” İç Tüzük’ün amir hükmü var. 103 diyor ki: “Genel görüşmenin başlayacağı gün -yani bugün- görüşme açılmasına karar verilmesinden itibaren kırksekiz saatten önce ve yedi tam günden sonra olamaz.”

MUHARREM İNCE (Yalova) – Yirmi yaşında çocukları konuşacağız. Allah rahmet etsin, seksen yaşında ölmüş.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; İç Tüzük amir hükmü çok açık. Biz, bunu haftaya erteleyemiyoruz. Biz de ertelerdik, hatta “İç Tüzük elverirse erteleriz.” dedik ama genel görüşme istiyorsunuz “Amenna” diyoruz, “Konuşalım.” diyorsunuz, niye erteliyorsunuz? İç Tüzük elvermiyor. (CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Lütfen…

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Sayın Başkanım, ikinci bir husus, yine İç Tüzük’ün 70’inci maddesinde deniyor ki: “Kapalı oturum önergesi verilince…” (AK PARTİ ve CHP sıralarından karşılıklı laf atmalar)

AYŞE NUR BAHÇEKAPALI (İstanbul) – Sayın Başkan, duymuyoruz.

BAŞKAN – Lütfen… Lütfen…

AHMET AYDIN (Adıyaman) – İç Tüzük 70’inci madde, ikinci paragraf: “Kapalı oturum önergesi verilince, kapalı oturumda bulunabilecek şahıslar dışında herkes, toplantı salonundan çıkarılır.” Yani, biz kapalı oturum önergemizi verdiğimiz anda, orada okumaya başladığınız anda bizim kapalı oturuma geçmemiz lazım, arkasından da kapalı oturum için gerekçemizi anlatmamız lazım.

Sayın Başkan, sizi İç Tüzük’ü uygulamaya davet ediyorum.

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ ve CHP sıralarından karşılıklı laf atmalar)

BAŞKAN – Lütfen efendim, lütfen… 

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkanım, herhangi bir hakareti de kaldıramıyoruz. Lütfen…

BAŞKAN – Lütfen… Sayın milletvekilleri…

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Arkadaşlarımız her türlü eleştiriyi yapıyorlar, ona müsamaha gösteriyoruz, burada kanunları uygulamaya çalışıyoruz, İç Tüzük’ü uygulamaya çalışıyoruz ama hiçbir arkadaşımıza da hakaret edilmesini istemiyoruz, karşılığını alırlar. (CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri… İdare amirleri lütfen…

Sayın Vural, buyurun efendim.

16.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Kürt sorunu, terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konusundaki (8/1), (8/2), (8/3), (8/4) esas numaralı genel görüşme açılmasına ilişkin önerge-lerin görüşmelerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunması gerektiğine ilişkin açıklaması ve  Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan, tabii son derece önemli bir konuyu Meclisimiz konuşacak. Geçen hafta genel görüşme kararı aldığımız ön görüşmelerde Sayın Başbakanın bu hafta Meclise geleceği ifade edilmişti. Böylesine milletimizin birlik ve bütünlüğünü tehdit eden bölücü terör örgütü konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde Başbakanın bulunmasını, hangi tedbirleri aldığını ifade etmesini ve paylaşmasını isterdik. Ama Sayın Grup Başkan Vekili eğer bu görüşmelerin haftaya ertelenemeyeceğini İç Tüzük gereğince ifade ediyorsa, Sayın Başbakanın da bugün taziyede bulunup döneceğini öğrenmiş isek, o zaman burada bir çağrı yapıyorum: Gelin, bir Danışma Kurulu kararıyla bugünkü görüşmeleri yarın yapalım. Sayın Başbakanın da burada bulunmasının önündeki engeli ortadan kaldıralım. Hem İç Tüzük’e uymuş oluruz hem de bu şekilde Sayın Başbakanın burada bulunmak gibi bir niyeti varsa bu niyetin yerine getirilmesine vesile oluruz. Biz hazırız. Buyurun, yarın görüşelim. Yarın değilse öbür gün görüşelim. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar) Ama Sayın Başbakanın burada bulunmak gibi bir iradesi var ise bunun yerine getirilmesi hususunda Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim. (AK PARTİ ve CHP sıralarından gürültüler)

Lütfen, lütfen sayın milletvekilleri…

Buyurun Sayın Buldan.

17.- Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın, Kürt sorunu, terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konusundaki (8/1), (8/2), (8/3), (8/4) esas numaralı genel görüşme açılmasına ilişkin önergelerin görüşmelerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunması gerektiğine ilişkin açıkla-ması ve  Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Biz de Barış ve Demokrasi Partisi olarak bugün Türkiye’nin en önemli sorunu olan Kürt sorununu eğer bugün bu çatı altında tartışacaksak ve çözüm önerileri arayacaksak, bu ülkeyi yöneten Sayın Başbakanın burada olmasını tercih ederiz.

Diğer muhalefet partilerinin önerilerine katılıyoruz. Görüşme yarın da gerçekleştirilebilir. Bu konuda AKP’nin özellikle grup başkan vekillerinin konuya el atmasını ve Sayın Başbakanın bu konuda, Türkiye’nin en önemli konusu olan Kürt sorununda bu çatı altında neler söylemesi gerektiğini biz de merak ediyoruz ve bu konuda AKP’nin çabalarını merak ediyoruz doğrusu ve Sayın Başbakanı buraya bekliyoruz.

Teşekkür ederiz.

BAŞKAN- Teşekkür ederim.

Sayın İnce, buyurun.

18.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Kürt sorunu, terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konusundaki (8/1), (8/2), (8/3), (8/4) esas numaralı genel görüşme açılmasına ilişkin önergelerin görüşmelerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunması gerektiğine ilişkin açıkla-ması ve  Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın cevabı

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Başkan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün defnedildi. Hükûmet adına Başbakan Yardımcısı Sayın Arınç cenazeye katıldı. Sayın Arınç, dün Arabistan’dan yaptığı açıklamada dedi ki: “Sayın Başbakanımız da cenazeye katılacaktı ancak Aliyev’le bir görüşmesi olduğu için cenazeye gelemedi.” Şimdi, Sayın Başbakan, sabah, genişletilmiş il başkanları toplantısı yaptı. İzmir’de Aliyev’le görüşmeye zamanı var, defnedilmiş cenazeye taziyeye gitmeye zamanı var, il başkanlarıyla toplantı yapmaya zamanı var, yüce Parlamentoya gelip bilgi vermeye zamanı yok. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın İnce.

MUHARREM İNCE (Yalova) - Bunu kınıyorum.

BAŞKAN - Sayın İnce, teşekkür ederim, zabıtlara geçti.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Bunu, iktidar partisi ne zaman isterse o zaman görüşelim, tatil önemli değil, yarın, öbür gün, daha öbür gün. Başbakan gelsin buraya, hesap versin, Meclisten kaçmasın Başbakan. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bir de uymak zorunda olduğumuz İç Tüzük var.

Başbakanın gelip gelmemesi konusundaki düşünceleriniz zabıtlara geçti.

Şimdi, Hükûmet adına Sayın Başbakan Yardımcısı açıklamada bulunmak istiyor.

Buyursunlar efendim.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Zapta geçmeyle her şey bitiyor mu Sayın Başkan? Yani, zapta geçmeyle her şey bitiyor mu Sayın Başkan?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan… (CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar)

BAŞKAN – Efendim, lütfen, yapmayınız… Lütfen…

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan… (CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar)

BAŞKAN – Bir dakika… Bir dakika…

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkanım, özür diliyorum. Bu kadar önemli bir meselede arkadaşların tavrı… (CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar)

BAŞKAN - Bu doğru değil beyler, lütfen…

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Türkiye'nin en önemli, can yakıcı sorunlarının başında gelen terör sorununu konuşmak üzere, Meclisimiz genel görüşme yapacaktı. (CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar)

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) – Sayın Başkan, lütfen olaya müdahale eder misiniz? Lütfen…

BAŞKAN – Beyler, lütfen… (CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar) Beyler cihazlara da zarar veriyorsunuz, lütfen.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkan, arkadaşların sorunun çözümü noktasındaki samimiyetleri ortada… Lütfen… (CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar)

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan, tabii, burası Parlamento. Her şeyin açıklıkla konuşulması, tartışılması gereken bir yer. Milletimiz de bizi, buraya, sorunları konuşmak için gönderdi ama görüyoruz ki bazı arkadaşlarımız, bu Parlamentonun çatısı altında bu kadar önemli bir konunun müzakeresinden rahatsız oluyorlar, görüşmelerden rahatsız oluyorlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Hâlbuki bu millet bizi buraya bu konuları görüşmek, müzakere etmek üzere gönderdi. Sorular soruldu, sorarken tahammüllü, sabırlı olanlar cevapları dinleme noktasında da demokratik sabrı, tahammülü göstermek zorundadırlar.

Her türlü itham yapıldı. Müsaade buyurursanız, Hükûmet olarak buna da söyleyeceğimiz birkaç sözümüz var. Biz Hükûmet olarak terör konusunu her zaman bu ülkenin en önemli sorunu olarak gördük ve her zaman da bu sorunun çözümü konusunda ciddi adımlar attık. Biraz sonra bunu Parlamentonun çatısı altında beraber değerlendireceğiz. Ama iki tane hususu ifade etmek istiyorum. Burada konuşurken, Sayın Başbakana karşı ifade de bulunurken herkesin -sever sevmez, sayar saymaz ayrı bir şey ama- belli bir üsluba dikkat etmesi, hepimiz için son derece önemlidir.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Başbakanın da bu üsluba dikkat etmesi gerekir!

BAŞKAN – Sayın Kaplan, lütfen…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Başbakana söyle onu!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Bakın, müsaade buyurun.

Sayın Kılıçdaroğlu, bir gün önce dedi ki: “Hükûmet istifa etmelidir, derhâl çekilmelidir.” Ama ertesi gün başka bir şey söyledi, bu anlamda değil. Ama daha sonra bir başka laf söyledi. Hükûmet terörle mücadele konusunda Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimle iş birliği içinde olduğuna dair açıklamalar oldu. Irak Dışişleri Bakanı ve ilgili yetkililerle görüşmeler sürerken de bir gazetede Sayın Kılıçdaroğlu’nun röportajı çıktı, “Barzani bunu yapamaz, yaparsa yaşatmazlar.” dedi. Peki, bu lafın ne anlama geldiğini değerlendirmek, böyle bir lafın onlara “Bak size böyle böyle başınıza iş gelebilir, sakın ha iş birliğine yanaşmayın.” demek mi ufuksuzluk, yoksa iş birliği yapıp terörle mücadele konusunda her türlü adımı atmak için çalışmak mı? Bizim söylediğimiz bu.

İkincisi, Sayın Başbakanımız taziyeye gidiyor bugün. Dün cenaze merasimi vardı, bugün taziye var. İkisi birbirinden ayrı şeyler. Sayın Arınç cenaze merasimine katıldı, Sayın Başbakanımız taziyeye gidiyor. Bunların usulü de ayrı devlet yönetimi içerisinde, yeri de ayrı oranın kendi yapısı içerisinde. Bugün onun için gidiyor; iki.

Biz de Hükûmet olarak, bu görüşmenin yarın yapılmasını arzu ettik Sayın Başbakanımızın katılması için; ancak yarın ayın 27’si, Millî Güvenlik Kurulu toplantısı var.

OKTAY VURAL (İzmir) – Cuma, cuma… Cuma günü yapalım.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Dolayısıyla yarın da bu toplantıya katılma imkânı fiilen yok. O nedenle de yedi gün içerisinde bunun görüşülmesi lazım; bu, İç Tüzük zorunluluğu gereğiyle bugün görüşülüyor. Ama Hükûmet olarak Sayın Başbakanımızın adına biz burada bütün konuşmalara cevap vereceğiz, Hükûmetimizin yaptığı ve yapmakta olduğu çalışmaları Meclisimizin bilgisine, takdirine sunacağız; Meclisimizin, siyasi parti gruplarımızın ortaya koyacağı önerileri de alıp bundan sonraki süreçte istifade etme noktasında azami hassasiyet göstereceğiz. Bizim burada bu işi suhuletle konuşmamız lazım, siyasi bir rekabetin konusuna dönüştürmeden…

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Nasıl dönüştüreceğiz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – …can yakıcı bu sorunu nasıl çözeceğimize dair herkesin kanaatlerini ortaya koyması lazım. Ama görüyorum ki herkes hâlâ ekranlara oynuyor, ekranlar kapandıktan sonra oynama imkânı olmadığı için buna yelteniliyor. Bunun da fevkalade yanlış bir tutum olduğunu ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Başbakan Yardımcısı.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, Sayın Bakan konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismini anmak suretiyle onun söylemediği cümleleri söylemiş gibi bir değerlendirme yaparak sataşmada bulunmuştur. 69’uncu maddeye göre söz istiyorum.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Gazetede röportajında var aynen.

BAŞKAN – Sayın Hamzaçebi, bir tartışma çıktı, Hükûmete sorular soruldu, cevap verildi. Bunu bir sonlandıralım lütfen. Yani bulunduğunuz yerden ya da iki dakikayla…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, hayır; bütün sataşmalara kürsüden cevap verilir.

BAŞKAN – Lütfen, yani biraz daha kısa lütfen… İki dakika vereyim size, herkese iki dakikayla bu işi bitirelim.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Size de vereceğim, Sayın Hamzaçebi’den sonra size de vereceğim.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Hayır Sayın Başkanım, bize de vermeyin. Yalnız kapalı oturum önergesi verildiği anda kapalı oturuma geçmeniz lazım. Bu tartışmalar daha sonra yapılacak.

BAŞKAN – Önergeyi okutacağım şimdi, bundan sonra.

Buyurun lütfen.

VI.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın partisine sataşması nedeniyle konuşması

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizim burada ifade ettiğimiz husus şudur: Terör gibi önemli bir konuyu görüşüyoruz. Dokuz yıldır da terör Türkiye’de azalmadı, tam tersine tırmanma eğilimine girdi. Böylesi bir önemli oturumda Sayın Başbakanın burada olmasını istemek kadar doğal bir talep yoktur. Sayın Başbakan Yardımcısının buna cevap vermek yerine, bunun makul bir açıklamasını yapmak yerine farklı bir şey yapmasını yadırgıyorum. Barzani’yle Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı bir röportaj gibi saçma sapan bir şeyden söz ediyor. Sayın Bakan, biraz sonra kapalı oturuma geçeceğiz, gelin burada görüşlerinizi açıklayın.

Ancak ben bir şey okuyacağım size: Tarih 7/12/2009, Tokat Reşadiye’de 7 askerimizin ölümüyle sonuçlanan PKK saldırısı. Sayın Başbakanın demecinden bir cümleyi okuyorum: “Tabii ki bu alçakça saldırıyı gerçekleştirenler, planlayanlar, bunun taşeronluğunu ve tetikçiliğini üstlenenler bunun bedelini de ağır bir şekilde ödeyeceklerdir. Tekrar söylüyorum, bu saldırının önünde, arkasında kim varsa hepsi bunun bedelini en ağır şekilde ödeyecektir.” Anadolu Ajansı metni. Tarih 7 Aralık 2009. Bu metnin Anadolu Ajansına geçtiği günlerde Sayın Başbakan özel temsilcisi aracılığıyla Oslo’da PKK’yla görüşmeye oturmuştur. Onun için Sayın Başbakan bugün burada yoktur.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Aydın, buyurun.

İki dakika lütfen.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

19.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, İç Tüzük’ün uygulanmasında hata yapıldığına ilişkin açıklaması

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Evet, teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Aslında burada usulde de bir hata yapıyoruz Sayın Başkanım yani biz İç Tüzük’ün uygulanmasını isterken, özellikle 70’inci maddesi çok açık ve burada kapalı oturum önergesi verildiği anda kapalı oturuma geçilmesi lazım idi. Buradaki bütün tartışmaların gereği de yoktu, İç Tüzük’e de aykırılık teşkil ediyor. O yüzden bundan sonraki süreçte Sayın Başkanım, direkt kapalı oturuma geçip, ondan sonra kimin söyleyecek ne sözü varsa açık yüreklilikle, mert bir şekilde ama samimi bir şekilde, hiç siyaset yapmadan, siyaset üstü bir zeminde bu olayı ele almamız lazım…

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Siyaset yapmayalım öyle mi! Niçin buradayız biz, siyaset yapmak için ya!

AHMET AYDIN (Devamla) - …ve bu işin siyasetinden ziyade, bu işin çözümü noktasında kimin ne somut projesi varsa, kimin fikri varsa samimi bir şekilde gelsin konuşsun; tartışalım, istişare edelim. Alınabilecek ne varsa da biz almaya hazırız.

Bu sorun hepimizin sorunu arkadaşlar. Bu sadece AK PARTİ’nin sorunu, meselesi değil, bütün bir milletin meselesi, devletin meselesi. Dolayısıyla, burada omuz omuza vermemiz lazım, samimi olmamız lazım. Bu kürsü Meclisin kürsüsüyse, milletin kürsüsüyse, milletimize layık bir şekilde burada işler yapmamız lazım. Burada hakaretvari şeylerin kullanılmaması, konuşulmaması lazım. Burada bir arkadaşımız konuşurken orada sıralara vurulmaması lazım.

Asgari demokrasiyi istiyoruz Sayın Başkanım ve bu demokrasiyi isterken de sadece kendimiz için değil, hepimiz için, 74 milyon insan için istiyoruz ve bu manada da derhâl kapalı oturuma geçilerek bu sorunun enine boyuna tartışılmasını arzu ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Sayın Başkan, burayı karıştırdı herhâlde Ahmet Bey! Burası ticarethane değil, siyaset yapılıyor burada. Ne demek “Siyaset yapmayalım?” Burayı ticarethane yaptınız herhâlde!

AHMET AYDIN (Adıyaman) – “Siyaset yapmayalım.” demedim. “Siyaset üstü zeminde bu olaya bakalım.” dedim.

OKTAY VURAL (İzmir) – Efendim, Sayın Başbakan Yardımcısı, görüşmelerin engellenmesine yönelik bir tavır içerisinde bulunduğunu ifade ederek sataşmada bulunmuştur. Lütfen kürsüden…

BAŞKAN – Buyurun, iki dakika da size. 

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkanım, İç Tüzük…

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Efendim, Anayasa’yı ihlal ediyorlar. Ona riayet edilmiyor kanun hükmünde kararnamelerle.

BAŞKAN – Sayın Tanal, her seferinde müsaade almadan konuşmak zorunda mısınız.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Söz vermiyorsunuz Başkanım. Olmaz, buna isyan ediyoruz.

BAŞKAN – Çok rica ediyorum, çok rica ediyorum.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Olmaz ama. Söz vermiyorsunuz. Nasıl konuşacağız peki?

BAŞKAN – Sizden başka burada aklı başında insan yok mu? Her seferinde niye müdahale ediyorsunuz? Hiç müsaade almıyorsunuz. Olmaz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Söz vermiyorsunuz. Ne işe yarıyor bu?

BAŞKAN – Buyurun efendim buyurun, lütfen. Söz verdim bir grup başkan vekiline. Biraz saygılı olunuz.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Çocuk mu azarlıyorsunuz! Milletvekili konuşuyor.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Vural.

VI.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR  (Devam)

2.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın partisine sataşması nedeniyle konuşması

OKTAY VURAL (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Aslında son derece önemli bir konuyu görüşüyoruz, görüşeceğiz. Şimdi Sayın Başbakanın burada olma niyeti olduğu ifade edildi Sayın Nurettin Canikli tarafından. Bugün bulunamıyorsa yarın… Yarın için de MGK’yı öne sürdünüz. Yani doğrusu bu milletin, bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin üstünde değil Millî Güvenlik Kurulu. Cumaya erteleyin. Hani önce milletti? Hani milletin iradesi, milletin egemenliği çok önemliydi? İşinize geldiği zaman millet egemenliği, işinize geldiği zaman bürokratik egemenlik. Şimdi bürokratik egemenlik için Türkiye Büyük Millet Meclisinde Sayın Başbakanın bulunmamasını bir mazeret olarak sunuyorsun. Millî Güvenlik Kurulu toplantısından sonra yapalım, sekizden sonra yapalım, yarın yapalım. Burada “Görüşülmesini engellemek.” diye bir niyetimiz olamaz. Aslında, görüşülmesini engellemek isteyenler bu toplantıda kapalı oturum önergesi vermek isteyenlerdir. Milletten neyi kaçırıyorsunuz ya?

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Hiçbir şey kaçırmıyoruz.

OKTAY VURAL (Devamla) - Ne saklıyorsunuz? Niye millet izlemesin istiyorsunuz? Neden bu konuda içi boş çözümlerle milleti avuttunuz, gidip müzakere masası kurdunuz da bu müzakere masasında nelerin peşkeş çekildiğini milletin duymasını istemiyorsunuz. Sakladığınız ne var ya? Niye saklıyorsunuz? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

O bakımdan, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşmeleri yapacaksak Başbakanın Vekili de mi yok ya? Nerede vekili?

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Başbakan Vekili orada.

OKTAY VURAL (Devamla) – Nerede?

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Orada oturuyor.

OKTAY VURAL (Devamla) - Başbakan Yardımcısı Başbakan Vekili olarak bu konuda konuşacaksa, Sayın Başbakanın Vekili olarak konuşacaksa aslı dururken vekiline niye müracaat ediyorsunuz? Biz aslı gelsin istiyoruz. (AK PARTİ sıralarından “Aslı burada” sesleri, gülüşmeler)

BAŞKAN – Lütfen, lütfen…

OKTAY VURAL (Devamla) – Dolayısıyla Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz, milletten kaçıracak bir şeyleri olanların bu kürsüde, bu ekranları kullanmasına izin vermeyeceğiz. Dolayısıyla milletten saklayacağınız ve sakladığınız…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OKTAY VURAL (Devamla) – …hususları yüreğiniz varsa gelin burada açık bir şekilde ifadelerde bulunun. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Vural.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Sayın Başkan, Sayın Bakana bir şey sormak istiyorum.

BAŞKAN - Genel görüşmenin kapalı oturumda görüşülmesine dair İç Tüzük’ün 70’inci maddesine göre verilmiş bir önerge vardır, kapalı oturum istemine dair önergeyi okutuyorum. (BDP sıralarından gürültüler)

Lütfen… Lütfen…

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, aynı şekilde grubumuza niye söz vermiyorsunuz?

BAŞKAN – Daha evvel dedim, ikişer dakika dedim, size verdim.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, bugün diğer gruplara söz verdiniz.

BAŞKAN - Hanımefendiye verdim. (BDP sıralarından gürültüler)

Lütfen… Lütfen… Hanımefendiye verdim ilk önce.

        Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Genel Kurulun bugünkü birleşiminde terör olayları… (BDP sıralarından gürültüler)

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan, niye…

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sana ne oluyor, sen otur yerine bir kere. Sen yerine otur bir kere.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Başbakan Yardımcısına cevap vereceğiz. Öyle gruplara verip bizi es geçmek yok.

BAŞKAN – Hayır ama biraz evvel verdim Grup Başkan Vekilim…

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan, diğer gruplara verdiniz.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Diğer grup başkan vekillerine söz verdiniz. Adil olun, eşit olun.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sataşma yok.

BAŞKAN – Çocuklar, biraz evvel verdim Hanımefendiye.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Ne çocuğu Sayın Başkan? Kimse çocuk değil sizin karşınızda.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, çocuk gibi davranıyorsunuz.

BAŞKAN – Tamam, iki dakika da siz buyurun.

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, burada üç gruba söz verdiniz.

BAŞKAN – Ya, alakası yok. Sayın Sakık, oturun ya. Vereyim iki dakikalık…

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, lütfen…

BAŞKAN - Buyurun, oturun. İki dakikayla bir şey olmaz, oturun.

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, lütfen düzeltir misiniz? Biz çocuk değiliz.

BAŞKAN - Tamam, ya gerçekten…

PERVİN BULDAN (Iğdır) – “Çocuklar” dediniz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sakin olun lütfen efendim, ben size…

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Kabul etmiyoruz, lütfen düzeltme yapın.

IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)

20.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Kürt sorunu, terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konusundaki (8/1), (8/2), (8/3), (8/4) esas numaralı genel görüşme açılmasına ilişkin önergelerin görüşmelerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunması gerektiğine ilişkin açıklaması

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Arkadaşlar…

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; iki gün, iki haftadır nöbetinde Sayın Sağlam’ın bir gündem dışı alamıyoruz. Adalet ve eşitlik istiyoruz bütün gruplara. Biz de milletin vekiliyiz ve bir grubu temsil ediyoruz.

Burada önemli bir konuyu tartışacağız. Bu konu Türkiye cumhuriyet tarihinin en önemli konusu. 1840’lardan, Osmanlı’dan cumhuriyete miras kalan bir sorun. Öyle de, birilerinin dediği gibi asayiş, şiddet, terör olayı değil. Kürt meselesini konuşacağız. Kürt meselesini tarihî, sosyal, ekonomik, siyasal, kültürel bütün boyutlarıyla dobra dobra kameralar kapalıyken kapalı oturumda yüreklice, açıkça konuşacağız.

İşte bu konuşmada eğer Başbakan yoksa, eğer parti liderleri yoksa, eğer beş senedir bütün parti liderlerinin ortak bir fotoğrafı yoksa, Türkiye’de hiçbirisinin yaşanan bu acılar karşısında verecek hesabı olmaz. Burada, böylesine Türkiye’nin can alıcı bir sorununda biz de istiyoruz Başbakan olsun, bütün liderler olsun. Liderler konuşsun. Türkiye’de birinci derecede sorumlu olanlar konuşsun ki çocuklarımız ölmesin. Biz bunu istiyoruz ama olmuyorsa… Makul sürede ertelensin dedik, olmadı. Ne zaman istiyorsanız bunu konuşmaya hazırız. Ne zaman istiyorsanız liderler gelsin konuşsun. Kapalı oturum da yapılsın ama bunu olgunlukla, uygarca tartışalım, tartışabilmesini bilelim. Ekranlar açıktır diye bunu söylemiyorum.

Sayın Başkana bazen sitem ediyorum. Bize söz vermiyorsun, bazen adaletli, eşit davranmıyorsun. Bu konularda adil olsak, eşit olsak ve bütün liderlerimiz burada olsa. Liderlerin olduğu ortam da biraz ahenkli olur diye düşünüyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan…

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan…

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan, bana ve Hasip Bey’e bakarak “çocuklar” dediniz.

BAŞKAN – Affedersiniz. Ben bir kasıt olarak söylemedim.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Sayın Başkan, bana ve Hasip Bey’e bakarak “Çocuklar” dediniz.  Geri alın lütfen.

BAŞKAN – Affedersiniz. Özür diliyorum. Ben herhangi bir şey de söylemedim. Tamamen samimiyetle, inanın…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Yarı yaşça bizden büyüksünüz ama biz de çocuk değiliz Sayın Başkan. Geri alırsınız değil mi Sayın Başkan?

BAŞKAN -  Tabii, tabii…

Buyurun Sayın Başkan.

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan, biraz önce konuşma yaparken “Başbakanın vekili misiniz?” diye sorduk, buradakiler dedi ki: “Evet.” Buradaki zat da kendisini Başbakan Vekili olarak statü çalmasına izin verdi. Resmî Gazete’de Sayın Beşir Atalay’dır Başbakanlığa vekâlet eden. 62’nci maddeye göre… Bakın, doğru bilgi vermiyorsunuz, doğru bilgi vermiyorsunuz. Bu Parlamentoya saygılı olun. (MHP sıralarından alkışlar)

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkan…

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan, 62’nci maddeye göre her görüşmenin başından sonuna kadar Hükûmet adına görüş bildirmek üzere Başbakan ve ilgili bakan bulunacaktır. Sayın Bekir Bozdağ ilgisiz bir bakandır. Sizin ilgi alanınız, ne açılımdır ne Kamu Düzeni Müsteşarlığıdır ne de odur. Siz ilgisiz bir bakan olarak niye burada oturuyorsunuz? (MHP sıralarından alkışlar)

62’nci maddeye göre Sayın Hükûmetin yeterli temsili burada bulunmadığından dolayı görüşmelerin ertelenmesi, sorumlu ve ilgili bakanın burada bulunmasını teminen, şu anda vekâlet eden Beşir Atalay Bey’in bu konuda gelip burada oturmasını istirham ediyorum İç Tüzük uyarınca. Hükûmetin temsilini gerçekleştirmiş…

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Bozdağ Sayın Arınç’ın vekili, ağlayabilirsiniz o zaman!

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun efendim.

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkan, burada, artık bir hakkın suistimali söz konusu. 62’nci maddede bırakın bakan, başbakan yardımcısını, 62’nci maddede “Birinci derecede kamu görevlisini dahi Başbakan bulundurabilir.” diyor. Bırakın başbakan yardımcısını…

OKTAY VURAL (İzmir) – “Bakan, Bakan…” diyor. “Zorunlu hâllerde…” diyor. Zorunluluk mu var?

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Şimdi, İç Tüzük’ün 70’inci maddesine göre verilmiş bir önerge vardır. Kapalı oturum istemine dair önergeyi okutuyorum:

V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

B) Önergeler

1.- Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın, Genel Kurulun 26/10/2011 tarihli birleşiminde terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konularında gerçekleştirilecek olan genel görüşme önergelerinin İç Tüzük’ün 70’inci maddesine göre kapalı oturumda yapılmasına ilişkin önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Genel Kurulun bugünkü birleşiminde terör olaylarında yaşanan artış ve terörle mücadele konularında gerçekleştirilecek olan genel görüşmenin İç Tüzük’ün 70’inci maddesine göre kapalı oturumda yapılmasını arz ve teklif ederiz.

                                                                                                             Ahmet Aydın

                                                                                                                Adıyaman

                                                                                              AK PARTİ Grup Başkan Vekili

BAŞKAN – Değerli milletvekilleri, kapalı oturumda Genel Kurul salonunda bulunabilecek sayın üyeler dışındaki dinleyicilerin ve görevlilerin dışarıya çıkmaları gerekmektedir.

Sayın idare amirlerinden salonun boşaltılmasını temin etmelerini rica ediyorum.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Bozdağ, Sayın Arınç’a vekâlet ediyormuşsunuz, ya ağlayacaksınız ya polemik çıkaracaksınız.

BAŞKAN - Yeminli stenografların ve yeminli görevlilerin salonda kalmalarını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Şimdi salonun hazırlanması için on dakika ara veriyorum efendim.

 

 

Kapanma Saati: 15.28

 


VII.- KAPALI OTURUMLAR

İKİNCİ OTURUM

(Kapalıdır)


ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 19.21

BAŞKAN: Başkan Vekili Mehmet SAĞLAM

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 12’nci Birleşiminin kapalı oturumundan sonraki Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Gündemin sonuna geldiğimiz için, kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen  diğer işleri sırasıyla görüşmek üzere, 27 Ekim 2011 Perşembe günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.

 

 

Kapanma Saati: 19.22