DÖNEM: 23                            CİLT: 79                    YASAMA YILI: 5

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

8’inci Birleşim

19 Ekim 2010 Salı

 

 

(Bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

   I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

  II. - GELEN KÂĞITLAR

 III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Duyurular

1.- Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un, 19 Ekim 2010 Salı günü Genel Kurula hitaben konuşma yapma isteğine ilişkin duyuru

B) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Sayıştayın 2009 yılına ait dış denetim raporlarının inceleme sonuçlarına ilişkin Başkanlık tezkeresi (5/4)

2.- Çin Halk Cumhuriyeti Parlamentosu Dışişleri Komisyonunun davetine icabet edecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan’ın beraberindeki Parlamento heyetini oluşturmak üzere siyasi parti gruplarınca ismi bildirilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1312)

C) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- BDP Grubu adına Grup Başkanvekilleri Batman Milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Bengi Yıldız’ın, sporun ve sporcuların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/876)

2.- Antalya Milletvekili Abdurrahman Arıcı ve 21 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak sporda şiddetin önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/877)

3.- Sivas Milletvekili Hamza Yerlikaya ve 19 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak sporcuların başarılarının artırılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/878)

4.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 22 milletvekilinin, spor müsabakalarında yaşanan şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/879)

5.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz ve 24 milletvekilinin, Türk futbolunun sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/880)

D) Önergeler

1.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, (2/481) esas numaralı Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/235)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı

2.- Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’ın, Güneydoğu Anadolu Projesi’ndeki gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı

3.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, İzmir ilinin milletlerarası tanıtımına ilişkin gündem dışı konuşması

V.- SÖYLEVLER

1.- Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un, Genel Kurula hitaben konuşması

VI.- AÇIKLAMALAR

1.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’in, GAP’a aktarılan kaynağa ilişkin açıklaması

2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, GAP projesine ilişkin açıklaması

3.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in sözlerini çarpıtması nedeniyle açıklaması

4.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, Hükûmetin tarım politikalarına ilişkin açıklaması

5.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin İzmir’de Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik haksız eleştirisine ilişkin açıklaması

6.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, et ithalatına ilişkin açıklaması

VII.- ÖNERİLER

A) Danışma Kurulu Önerileri

1.- Gündemdeki sıralama ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boş bulunan 1 üyelik için seçimin Genel Kurulun 19 Ekim 2010 Salı günkü birleşiminde yapılmasına; (10/80, 10/91, 10/267, 10/674, 10/714, 10/737, 10/739) ve bugün okunarak Genel Kurulun bilgisine sunulan (10/876, 10/877, 10/878, 10/879 ve 10/880) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin görüşmelerinin Genel Kurulun 19 Ekim 2010 Salı günkü birleşiminde birlikte yapılması ve Genel Kurulun bu görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışmalarına devam etmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

VIII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Karkamış Sınır Kapısı’na ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı’dan sözlü soru önergesi (6/1087) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

2.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, sosyal yardımların seçim malzemesi yapıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1281) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

3.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, seçim çalışmalarına ve ekonomik sorunlara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1290) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

4.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, bir gazeteciye ait olduğu iddia edilen günlüklere ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1293) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

5.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bir ihalesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1294) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

6.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, bir dernekte yapılan aramalarda burs kayıtlarına el konulmasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1320) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

7.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, belediye işçilerinin özlük haklarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1350) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

8.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, örtülü ödeneğe ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1397) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

9.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, polislerin özlük haklarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1414) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

10.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, il emniyet müdürlerinin özlük haklarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1415) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

11.-Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, FİSKOBİRLİK çalışanlarının yaşadıkları mağduriyete ilişkin sözlü soru önergesi (6/1584) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

12.-Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’taki imalat sanayi işletmelerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1593) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

13.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’ta verilen KOSGEB kredilerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1619) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

14.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, esnafın kredi ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1665) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

15.- Adana Milletvekili Kürşat Atılgan’ın, Adana’da işsizliğin azaltılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1715) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

16.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum ve Kars’a teknopark kurulmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1787) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

17.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’taki esnaf faaliyetlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1800) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

18.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile Organize Sanayi Bölgesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1805) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

19.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, alışveriş merkezlerinin küçük esnafa etkilerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1839) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

20.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, alışveriş merkezlerinin çalışma düzenine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1868) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

21.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, şeker piyasasındaki bazı işlemlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/1894) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

22.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile OSB’de yapılan yatırımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/1986) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

23.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, Malatya sebze ve meyve haline ilişkin sözlü soru önergesi (6/2022) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

24.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile OSB’nin altyapı yatırımlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/2052) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

25.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile’deki pancar ekim iznine ilişkin sözlü soru önergesi (6/2053) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

26.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’daki esnaf ve sanatkârlar ile KOBİ’lerin kredi kullanımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/2077) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

IX.- SEÇİMLER

A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim

1.- Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

B) Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna Üye Seçimi

1.- Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda açık bulunan üyeliğe seçim

X.- MECLİS ARAŞTIRMASI

A) Ön Görüşmeler

1.-Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 milletvekilinin, spor klüplerinin mali sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/80)

2.-Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak ve 25 milletvekilinin, Türk spor sektörü ve alanındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/91)

3.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ve 19 milletvekilinin, Pekin Olimpiyatlarında alınan sonuçların nedenlerinin araştırılarak spor politikasında alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/267)

4.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu ve 19 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/674)

5.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 27 milletvekilinin, futbol karşılaşmalarındaki şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/714)

6.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 22 milletvekilinin, futbol kulüplerinin yönetim sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/737)

7.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 23 milletvekilinin, futbol kulüplerinin mali sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/739)

8.- BDP Grubu adına Grup Başkanvekilleri Batman Milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Bengi Yıldız’ın, sporun ve sporcuların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/876)

9.- Antalya Milletvekili Abdurrahman Arıcı ve 21 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak sporda şiddetin önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/877)

10.- Sivas Milletvekili Hamza Yerlikaya ve 19 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak sporcuların başarılarının artırılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/878)

11.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 22 milletvekilinin, spor müsabakalarında yaşanan şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/879)

12.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz ve 24 milletvekilinin, Türk futbolunun sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/880)

XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, bazı sorunlara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15374)

2.- İstanbul Milletvekili Ümit Şafak’ın, bir spor kulübünün Topkapı Sarayı’ndaki tesislerinin yıkıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevabı (7/15419)

3.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nin toplatılmasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15467)

4.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, SBS uygulamalarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15469)

5.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, ABD eski Büyükelçisine atfen yapılan iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun cevabı (7/15506)

6.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, ABD eski Büyükelçisine atfen yapılan iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun cevabı (7/15507)

7.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, bir kişinin atanması ile ilgili iddialara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15514)

8.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, bir öğretmen tayinine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15515)

9.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, ABD eski Büyükelçisine atfen çıkan bazı iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun cevabı (7/15567)

10.- Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız’ın, Gazi Üniversitesi ile imzalanan Zihinsel Engelliler Sınıf Öğretmenliği İşbirliği Protokolü’ne ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15594)

11.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, Edirne İl Millî Eğitim Müdürüne ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15595)

12.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, usta öğretici görevlendirmelerine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15651)

13.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, Beşiktaş İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü yönetimine yönelik iddialara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15658)

14.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Hazine taşınmazlarının satışına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/15744)

15.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, kamuya ait sosyal tesislerin satışına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/15745)

16.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, Muğla’da ölen bir üniversite öğrencisine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun cevabı (7/15753)

17.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Kütahya ilinde kurulan TEMTAŞ ile ilgili şikayetlere ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı (7/15777)

18.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, zorunlu deprem sigortasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/15847)

19.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, depreme hazırlık çalışmalarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/15861)

20.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, 65 yaşını geçen ihtiyaç sahiplerine aylık bağlanmasına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in cevabı (7/15915)

21.- Muğla Milletvekili Metin Ergun’un, taş kırma ve kum tesisi kurma ruhsatına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15974)

22.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, nükleer güç santralinde Türkiye’nin rolüne ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15975)

23.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, ruhsatsız olduğu iddia edilen bir taş ocağına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15976)

24.- Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’ın, Isparta’da zehirli gaz çıkan bir kuyunun kapatılmasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15977)

25.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, küresel ısınmaya yönelik önlemlere ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15978)

26.- Samsun Milletvekili Osman Çakır’ın, Çarşamba Enerji Elektrik Üretimi Anonim Şirketine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15979)

27.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın, maden arama ruhsatı verilmesine ve ruhsat verilen firmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15980)

28.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15981)

29.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, yenilenebilir enerji kullanımına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15982)

30.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, artan enerji ihtiyacının artırılması için alınacak önlemlere ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15983)

31.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, elektrik dağıtım ihalelerine ve elektrik fiyatına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15984)

32.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, bir açıklamasına ve özelleştirilen elektrik dağıtım bölgelerine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15985)

33.- İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek’in, Azerbaycan’la yapılan doğal gaz anlaşmasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15986)

34.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, taahhüt edilip alınmayan doğal gaz miktarına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/15988)

35.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, bir köyün elektrik şebekesinin yenilenmesine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/16253)

36.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, bir köyün elektrik şebekesinin yenilenmesine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/16254)

37.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Denizli’deki yatırımlara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in cevabı (7/16318)

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.04’te açılarak beş oturum yaptı.

Birinci Oturum

12 Ekim 2010 tarihli 5’inci Birleşimde yapılan kapalı oturuma ait tutanak özetinin İç Tüzük’ün 71’inci maddesine göre okunması için kapalı oturuma geçildi.

İkinci Oturum

(Kapalıdır)

Üçüncü Oturum

Elâzığ Milletvekili Tahir Öztürk, 14 Ekim Dünya Standartlar Günü ve Türkiye Standartlar Haftası’na,

İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, İstanbul ilinin sorunlarına,

Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan, Balıkesir ilinin ulaşım sorunlarına,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

Sinop Milletvekili Engin Altay, gündem dışı yapılan konuşmalara Hükûmet’in cevap vermediğine,

Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, 2/1/2008 tarihli Türk spor sektör ve alanının tarafların problem ve çözüm yollarını tespit etmek amacıyla vermiş oldukları Meclis araştırması önergesiyle ilgili Grup önerisini geri çektiklerini ve 19/10/2010 Salı günü görüşmek istediklerine,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal ve 21 milletvekilinin, TCDD’nin bazı projelerinde ortaya çıkması muhtemel sorunların (10/872),

Tunceli Milletvekili Kamer Genç ve 21 milletvekilinin, Doğu Anadolu Fay Hattının deprem riskinin (10/873),

Tunceli Milletvekili Kamer Genç ve 20 milletvekilinin, 8 Mart 2010’da Elâzığ’da meydana gelen depremin etkisiyle Tunceli’de depremden zarar gören vatandaşların sorunlarının (10/874),

İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ve 19 milletvekilinin, İstanbul’un çevre sorunlarının (10/875),

Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

27 Ağustos 2010 tarihinde, CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Mehmet Akif Hamzaçebi ile Muharrem İnce tarafından; KPSS ve ÖSYM’deki iddiaların araştırılması amacıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun bilgisine sunulmak üzere, bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak, 14/10/2010 Perşembe günkü birleşimde sunuşlarda okunması ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin CHP Grubu önerisi, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmedi.

Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, CHP Grup önerisine,

Yalova Milletvekili Muharrem İnce, ÖSYM Başkanının atanmasına,

Bilecik Milletvekili Fahrettin Poyraz, Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin, konuşmasına,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Plan ve Bütçe Komisyonunda açık bulunan, bağımsız veya grubu bulunmayan milletvekillerine düşen 1 üyeliğe, İstanbul Milletvekili Hasan Macit seçildi.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/324) (S. Sayısı: 96),

2’nci sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/499) (S. Sayısı: 321),

4’üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Kamu Hastane Birlikleri Pilot Uygulaması Hakkında Kanun Tasarısı ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu’nun (1/439) (S. Sayısı: 493),

Görüşmeleri;

3’üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Samsun Milletvekili Suat Kılıç, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ve 3 Milletvekilinin; Sayıştay Kanunu Teklifi ve Avrupa Birliği Uyum ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporlarının (2/594) (S. Sayısı: 510) tümü ve birinci bölüm üzerindeki görüşmeleri tamamlandı, verilen aradan sonra;

Komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

19 Ekim 2010 Salı günü, saat 15.00’te toplanmak üzere birleşime 19.03’te son verildi.

                                                                       

 

 

 

 

Nevzat PAKDİL

                                                                    Başkan Vekili

                  Yusuf  COŞKUN                                                                      Yaşar TÜZÜN

                          Bingöl                                                                                     Bilecik

                       Kâtip Üye                                                                                Kâtip Üye

                                                                   Gülşen ORHAN

                                                                            Van

                                                                       Kâtip Üye

 

                                                                                                                                                 No.:  10

II.- GELEN KÂĞITLAR

15 Ekim 2010 Cuma

Tasarılar

1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Bilim ve Eğitim Alanlarında İşbirliğine Yönelik Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/944) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)    

2.- Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı ile Rusya Federasyonu Uyuşturucu Trafiği Kontrolü Federal Servisi Arasında Uyuşturucu, Psikotrop ve Ara Kimyasal Maddelerin Kaçakçılığı ile Mücadelede İşbirliği Hususunda Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/945) (İçişleri ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Asi Nehri Üzerinde “Dostluk Barajı” Adı Altında Ortak Baraj İnşa Edilmesi İçin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/946) (Çevre; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

4.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Brezilya Federatif Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gümrük Konularında Karşılıklı İdari Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/947) (Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

5.- Türkiye Cumhuriyeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Arasında Tesis Edilen Ortak Komitenin 1/2010 Sayılı Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/948) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji; Avrupa Birliği Uyum; Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

6.- Türkiye Cumhuriyeti Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti İskan ve İnşaat Bakanlığı Arasındaki Eğitim Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/949) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)    

7.- Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı Arasında Bitki Koruma ve Karantina Alanında İşbirliği Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/950) (Tarım, Orman ve Köyişleri ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

8.- Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı ile Irak Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı Arasında Irak ve Türkiye’de Düzenlenen Fuarlara Yönelik Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/951) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)         

9.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bosna ve Hersek Bakanlar Konseyi Arasında Sağlık Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/952) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

10.- Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi Elektronik Taşıma Belgesi ile İlgili Ek Protokole Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/953) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

11.- Türkiye Cumhuriyeti Devlet Bakanlığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti Enformasyon Bakanlığı Arasında Basın Yayın Alanlarında İşbirliği Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/954) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

12.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yeni Zelanda Hükümeti Arasında Hava Hizmetlerine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/955) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

13.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Dicle Nehrinden Su Çekilmesi İçin Suriye Topraklarında Pompa İstasyonu Kurulması Konusundaki Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/956) (Çevre; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

14.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Denizcilik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/957) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

15.- Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/958) (Plan ve Bütçe ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

16.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Avustralya Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması ve Anlaşmaya İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/959) (Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.10.2010)

Teklifler

1.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve Antalya Milletvekili Osman Kaptan’ın; Vergi ve Benzeri Alacakların Yeniden Yapılandırılarak Tahsilinin Sağlanması ile 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/753) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.9.2010)  

2.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün; Savarona Yatı’nın “Atatürk ve Denizcilik Müzesi”ne Dönüştürülmesine Dair Kanun Teklifi (2/754) (Plan ve Bütçe; Milli Savunma ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.9.2010)

3.- Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri İzmir Milletvekili Oktay Vural ve Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın; Savarona Yatı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisine Tahsisi Hakkında Kanun Teklifi (2/755) (Plan ve Bütçe ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.9.2010)

Rapor

1.- Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İstanbul, Türkiyede Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölgesel Ofisi Kurulması Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Dışişleri Komisyonu Raporu (1/942) (S. Sayısı: 557) (Dağıtma tarihi: 15.10.2010) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1.-    Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, özelleştirilen Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin personeline ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2196) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

2.-    Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, 4-B ve 4-C statüsünde çalışanların kadroya alınıp alınmayacağına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2197) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

Yazılı Soru Önergeleri

1.-    Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, bir gazetenin dağıtımının engellenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16325) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/09/2010)

2.-    Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, bir mahallenin su sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16326) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

3.-    Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Atatürk Stadının durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16327) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

4.-    İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, genel sağlık sigortası uygulamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16328) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

5.-    Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, hâkim ve savcı adayları ile stajyer avukatların fişlendiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16329) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

6.-    Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü’nün, Tekirdağ’daki su potansiyeli ve sulanabilir arazilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16330) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

7.-    Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü’nün, mısır küspesi ithalatıyla ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16331) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)

8.-    İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, Adalet Bakanlığının çıkartmış olduğu bir yönetmelik ile ilgili basında çıkan bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16332) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)

9.-    Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, Savarona Yatı ile ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16333) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)

10.-  Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tekel işçilerinin göreve başlamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16334) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

11.-  Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, Doğu Karadeniz Turizm Mastır Planına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16335) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

12.-  İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, bir konuşmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16336) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

13.-  İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, bir ulusal alan kodunun tahsisine ve telefonların dinlendiğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16337) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

14.-  Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, SEÇSİS programına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16338) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

15.-  Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, bir konuşmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16339) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

16.-  Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, yabancı uyruklu tutukluların aileleri ile görüşmelerinde yaşanan soruna  ilişkin  Adalet  Bakanından  yazılı  soru  önergesi  (7/16340)  (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

17.-  Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, hâkim ve savcı adayları için uygulanan soru formlarının stajyer avukatlara da uygulandığı iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/16341) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

18.-  Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, terör örgütünün bir açıklamasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/16342) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

19.-  Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, bir soruşturmada gizli kalması gereken bilgilerin sızdırıldığı iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/16343) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

20.-  Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe’nin, HSYK’ya üye seçimine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/16344) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

21.-  Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, 1983-2010 yıllarında göreve başlayan hakim, savcı ve idari personel sayısına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/16345) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

22.-  İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, Seferihisar-Sığacık’da kurulacak orkinos çiftliğine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/16346) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

23.-  Artvin Milletvekili Metin Arifağaoğlu’nun, Kırıkkale’de bulunan iki tesisin ÇED raporuna ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/16347) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)

24.-  İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, kapatılan bir taş ocağının yeniden açılacağı iddiasına  ilişkin  Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/16348) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

25.-  İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, bazı mazbut vakıfların üniversite kurmasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/16349) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/09/2010)

26.-  Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, TRT’nin kurum dışına yaptırdığı belgesellere ve bir iddiaya ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/16350) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

27.-  Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Irak’taki petrol sahalarıyla ilgili bir açıklamasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/16351) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

28.-  İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, İzmir’in bazı köylerinin su pompalarındaki elektrik kesintilerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/16352) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

29.-  Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, özelleştirme ile ilgili yargı kararlarının uygulanmamasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/16353) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

30.-  Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, TPAO’nun özelleştirilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/16354) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

31.-  İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, bilgi talebinin yerine getirilmemesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16355) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

32.-  İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, intihar ve ölüm olaylarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16356) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)

33.-  Mersin Milletvekili Akif Akkuş’un, bazı sınavlardaki kopya iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16357) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

34.-  Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16358) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

35.-  Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, bir belediye başkanının görevden el çektirilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16359) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

36.-  Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, bir kaymakamın propaganda yaptığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16360) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

37.-  Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, atamalara müdahale edildiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16361) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

38.-  Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, eski bir emniyet müdürüne ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16362) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

39.-  Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Nemrut Dağı yolunun birleştirilmesiyle ilgili protokole ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/16363) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

40.-  Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş’ın, Kars Hekim Evi binasının restorasyonuna ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/16364) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

41.-  Manisa Milletvekili Şahin Mengü’nün, özel tiyatroların desteklenmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/16365) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

42.-  Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Zeugma Antik Kenti’nde bulunan eserlerin turizm açısından değerlendirilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/16366) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

43.-  Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün’ün, bir askerin ölümü ile ilgili iddialara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16367) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

44.-  Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli’nin, bir genelgeden dolayı işçilere yapılan eksik ödemelere ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16368) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

45.-  İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, uzman erbaşların mağduriyetlerini gideren yasal düzenlemenin işleyişine ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16369) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

46.-  Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, engellilerin eğitimine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/16370) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

47.-  Adana Milletvekili Tacidar Seyhan’ın, okula gidemeyen çocuklara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/16371) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

48.-  Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, KPSS’nin iptaliyle ÖSYM’nin güvenirliliğinin tartışmalı hale geldiğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/16372) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

49.-  Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, ÖSYM’nin sınav takvimine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/16373) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)

50.-  Mersin Milletvekili Akif Akkuş’un, ilköğretim okullarında ücretsiz dağıtılan kitaplara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/16374) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

51.-  Mersin Milletvekili Akif Akkuş’un, KPSS’deki kopya olayında adı geçen bir cemaate ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/16375) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

52.-  İzmir Milletvekili Şenol Bal’ın, lisansüstü öğrenim amacıyla yurt dışına gönderilecek öğrencilere  ilişkin  Milli  Eğitim  Bakanından  yazılı  soru önergesi (7/16376) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

53.-  Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, açık liseye kayıt yaptıran öğrencilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/16377) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

54.-  İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, okullarda yaşanan şiddet olayları ve önlenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/16378) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

55.-  Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, silikozis hastalarının mağduriyetlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/16379) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

56.-  Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/16380) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

57.-  Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’ta kurulacak Psikiyatri Hastanesinin yerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/16381) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

58.-  Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, diyabet hastalarının ilaçlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/16382) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

59.-  Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, şap hastalığı ile mücadeleye ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16383) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

60.-  Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, et ithalinin serbest bırakılmasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16384) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)

61.-  İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, çiftçi mallarının korunmasına ilişkin kanunun günümüz şartlarına göre yeniden düzenlenip düzenlenmeyeceğine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16385) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

62.-  İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, pamuk üreticilerinin yeşil kurt zararlısından dolayı yaşadığı mağduriyete ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16386) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

63.-  İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, pamuk üreticilerinin yeşil kurt zararlısından dolayı yaşadığı mağduriyete ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16387) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

64.-  Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, Kayseri’nin afet bölgesi kapsamına alınmamasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16388) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

65.-  Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, TCDD’nin bazı birimlerinin başka bir ile taşınacağı iddialarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16389) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/09/2010)

66.-  Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, Keşan-Enez karayolunun bölünmüş yol haline getirilmesine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16390) (Başkanlığa geliş tarihi: 30/09/2010)

67.-  Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, otoyol gişelerinde görev yapan personelin sağlık sorunları nedeniyle görev değişikliğine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16391) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

68.-  Bursa Milletvekili Onur Öymen’in, Fransa’da bir Türk vatandaşının evine yapılan saldırıya ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/16392) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/09/2010)

69.-  Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat ilinde yapılan ihracata ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Zafer Çağlayan) yazılı soru önergesi (7/16393) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

70.-  Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Gelir İdaresi Başkanlığının görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/16394) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

71.-  İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun, belediyelerin İller Bankasına olan borçları ve tahsilatına ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/16395) (Başkanlığa geliş tarihi: 01/10/2010)

 

 

                                                                                                                                                 No.:  11

18 Ekim 2010 Pazartesi

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, bazı belediye ve belediye kuruluşlarının dinlendiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14865)

2.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, 2007-2010 yılları arasındaki bazı istatistiki bilgilere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14984)

3.- Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe’nin, bazı iddialara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14988)

4.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, turizm bölgelerinde ek tedbir alınmasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/15021)

5.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, yeşilkart uygulamasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/15023)

6.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın, bir köyün sağlık ocağı ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/15025)

Geri Alınan Yazılı Soru Önergesi

1.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, Bilgi Üniversitesinin işten çıkardığı kişilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesini 03.09.2010 tarihinde geri almıştır. (7/15127)

 

 

 

 

                                                                                                                                                 No.:  12

19 Ekim 2010 Salı

Tasarı

1.- 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı (1/960) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.10.2010)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- BDP Grubu adına Grup Başkanvekilleri Batman Milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Bengi Yıldız’ın, sporun ve sporcuların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/876) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.10.2010)

2.- Antalya Milletvekili Abdurrahman Arıcı ve 21 Milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak sporda şiddetin önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/877) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.10.2010)

3.- Sivas Milletvekili Hamza Yerlikaya ve 19 Milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak sporcuların başarılarının artırılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/878) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.10.2010)

4.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 22 Milletvekilinin, spor müsabakalarında yaşanan şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/879) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.10.2010)

5.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz ve 24 Milletvekilinin, Türk futbolunun sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/880) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.10.2010)   

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin, Sivas Valisinin bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15108)

2.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, milyoner sayısına ve kredi borçlarını ödeyemeyenlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15113)

3.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Anayasa Mahkemesi Başkanının TRT Genel Müdürünü ziyaret ettiğine yönelik haberlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/15120)

4.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, 18 yaşından küçüklere sigara satışının engellenmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15159)

5.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, takoğraf cihazlarından dolayı kesilen cezalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15160)

6.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, pasaport alımındaki harç ve ücretlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15161)

7.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, fındık toplayacak işçilerle ilgili bir habere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15163)

8.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Van İl Emniyet Müdürü ve Yardımcısı haklarında soruşturma açılıp açılmadığına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15165)

9.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Çaldıran’da bir kişinin ölümüne yönelik iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15166)

10.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın, köylülere konut alanı verilmesinde yaşanan sorunlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/15173)

11.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu’nun, Merkez Teşkilatındaki bazı yöne-ticiler hakkındaki inceleme ve soruşturmalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/15175)

12.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik’in, Siirt bağlantılı bazı yolların durumuna ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15196)

13.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Muş-Solhan yolunun yapımına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15198)

14.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Solhan-Bingöl yolunun yapımına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15199)

15.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Bingöl-Erzincan yolunun bakımı ve yenilenmesine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/15200)

19 Ekim 2010 Salı

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.04

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Murat ÖZKAN (Giresun), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 8’inci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

III.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Duyurular

1.- Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un, 19 Ekim 2010 Salı günü Genel Kurula hitaben konuşma yapma isteğine ilişkin duyuru

BAŞKAN – Ülkemizi ziyaret etmekte olan Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Christian Wulff, 19 Ekim 2010 Salı günü (bugün) Genel Kurula hitaben bir konuşma yapmak istemişlerdir.

Bu hususu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, 16 Ekim Dünya Gıda Günü münasebetiyle söz isteyen Muğla Milletvekili Gürol Ergin’e aittir.

Buyurun Sayın Ergin. (CHP sıralarından alkışlar)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları

1.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’ne ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı

GÜROL ERGİN (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Dünya Gıda Günü her yıl diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de kutlanıyor. Gıda Günü kutlamalarının amacı insanlığın dikkatini açlık ve sefalete çekmek, toplumda yeterli ve dengeli beslenme bilinci oluşturmaktır.

Ülkemizde gıda üretimi, üzülerek ifade edeyim ki, yıldan yıla geriye gitmektedir. AKP İktidarı Türkiye’mizi gıda ve gıda dışı tarımsal üretimde cumhuriyet öncesine götürme başarısını göstermiştir; kendilerini kutluyorum! Cumhuriyet öncesinde Türkiye, çayı Hindistan’dan, şekeri Rusya’dan almakta, yağ ihtiyacını yalnızca hayvansal yağlardan karşılamaktaydı. Osmanlının son zamanlarında buğday ve un da Romanya ve Rusya’dan gelmekteydi. Bugün de yılda 50 bin ton çay, yaklaşık 500 bin ton şeker yurda kaçak olarak giriyor. Bitkisel yağların çoğu ithal. Halk bunları tüketiyor.

2008-2009 yıllarında 3 milyon 628 bin ton buğday ithal etmek zorunda kaldık. Üstüne üstlük Osmanlının en önemli ihraç maddesi olan pamukta ithalatçı konumuna düştük, tütünde de Osmanlının çok gerisindeyiz.

En önemlisi, bugün, dışarıdan kasaplık hayvan ve et ithal etmezsek zaten ayda 1 kilo et tüketme durumunda olamayan halkımız bunu da bulamayacak.

Sayın Bakan sürekli olarak hayvancılığa cumhuriyet tarihinin en büyük desteğini verdiklerini söylüyor. O zaman soruyorum: Peki, öyle ise bu sonuç niye? Nereye gitti bu destekler? Eğer sağladığınızı söylediğiniz destekler yaşadığımız sonucu verdi ise ya siz bu işi bilmiyorsunuz, yüzünüze, gözünüze bulaştırdınız ya da bu fakir milletin parasını haramzadelere yediriyorsunuz ya da ikisi birden oluyor.

Süt ve süt ürünlerinde ithalatta vergi oranını sıfıra indirerek de ülkemizi Osmanlının 1838 Osmanlı-İngiliz Ticaret Anlaşması ile düştüğü durumdan daha vahim bir duruma düşürdünüz. Aldığınız bu kararla hayvancılığa yeni bir darbe indirdiniz.

Ülkemizin Avrupa Birliğine girmesi durumunda AB ülkeleriyle tarımsal ticarette yalnızca iki alanda rekabetçilik üstünlüğü vardı. Bunlardan biri koyunculuk, diğeri meyve sebze idi. Sayın Bakanı kutluyorum, ülkemizi bu alanlarda da geriye götürme başarısını göstermiştir! Kurbanlık koyunda milleti yabancılara mahkûm etti, domatesi millete 10 liradan yedirme başarısını gösterdi! Diyanet İşleri Başkanı da şaşırtıcı bir açıklama yapıp, Osmanlı Devleti’nin kurulmasından bu yana ilk kez kurbanlık hayvan ithal edilirken sanki üstüne vazifeymiş gibi “Ülkede yeterli hayvan var.” deyiverdi. Sayın Başkanın bu açıklamayı yaptığı gün gazetelerde şu havadis vardı: “Türkiye’de yaşanan canlı hayvan sıkıntısı nedeniyle kurban kesim faaliyetleri yurt dışına kaydı. Yardım kuruluşları beş kıtada elli ülkede vekâletle kurban kesecek. Bu ülkeler arasında Sri Lanka, Nijerya, Moğolistan, Burkina Faso, Kamboçya ve Mozambik de var.”

Diyanet İşlerinin Sayın Başkanı, Türkiye’de yeterli hayvan var ise Tarım Bakanlığı ne diye kurbanlık hayvan ithal kararı alıyor, yardım kuruluşları ne diye Türkiye dışında beş kıtada elli ülkede vekâletle kurban keseceğinin ilanını veriyor, bu soruları da yanıtlamalıdır.

Değerli milletvekilleri, domateste üretimin yarı yarıya azalmasının birçok nedeni var. Ancak, domatese arız olan domates güvesi en önemli neden. Zamanında karantina önlemleri alınmış olsaydı 2006 yılında İspanya’da görülen güvenin Türkiye’ye sıçramasına engel olunurdu. Buna engel olunamasa bile iç karantina önlemleri yeterince alınsaydı geçen yıl Ege Bölgesi’nde saptanan bu zararlının Antalya’ya geçmesi, Antalya seralarında çok büyük zarara yol açması önlenebilirdi.

Değerli milletvekilleri, sözlerimi Alman Kalkınma Araştırmaları Merkezi Başkanı ve Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü eski müdürü Joachim Von Braun’un tamamen katıldığım şu sözleriyle bitiriyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Ergin, lütfen sözlerinizi tamamlayınız.

Buyurun.

GÜROL ERGİN (Devamla) – Bitiriyorum efendim.

“Tarımda yaşanan sorunların nedeni 1990’lı yıllardan bu yana IMF gibi kuruluşların tavsiyesiyle uygulanan politikalardır. Gelişmekte olan ülkelerde tarımı arka plana atan politikalar uygulandı, Türkiye’de 2001’den sonra uygulanan program gibi. IMF de artık hatasının farkında. Türkiye’de et ve domatesle gündemde olan aşırı fiyat dalgalanmaları sorunu tarıma sırt çevrildiği için ortaya çıktı. IMF’nin 2000’lerin başında verdiği tavsiyeleri unutun.” Sayın Von Braun’un bu sözlerine tamamen katılıyorum.

Türk halkının daha iyi beslenebileceği günlere ulaşması dileğiyle Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Ergin.

Gündem dışı diğer konuşmacı, Güneydoğu Anadolu Projesi’ndeki gelişmelerle ilgili söz isteyen Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’a aittir.

Buyurun Sayın Başak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

2.- Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’ın, Güneydoğu Anadolu Projesi’ndeki gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı

RAMAZAN BAŞAK (Şanlıurfa) – Değerli arkadaşlar, GAP’ta, yani Güneydoğu Anadolu Projesi’nde gelinen son noktayla ilgili gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi Sayın Meclis Başkan Vekilimin şahsında saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 22 Temmuz 2007’den bu yana herhâlde GAP’la ilgili, bu kürsüde en azından 10 tane konuşma yapmış, 10 defa söz almış bulunmaktayım.

Bana bazen soruyorlar: “Neden bu kadar GAP’ın üzerinde duruyorsun?” Arkadaşlara verdiğim cevap nedir biliyor musunuz: “GAP demek Türkiye demek; Şanlıurfa demek İstanbul demek, İzmir demek; Diyarbakır demek Kayseri demek, Trabzon demek.”

Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’ndeki yer altı ve yer üstü hazinelerine Adalet ve Kalkınma Partisinin öncesindeki iktidarlar yeterince önem verselerdi…

BAŞKAN – Sayın Başak, lütfen müsaade eder misiniz, Sayın Cumhurbaşkanı gelmiş.

Sayın milletvekilleri, ülkemizi ziyaret etmekte olan Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Christian Wulff, şu anda Meclisimizi onurlandırmışlardır. Kendilerine, Meclisimiz adına “Hoş geldiniz.” diyorum. (Ayakta alkışlar)

Alınan karar gereğince, Sayın Cumhurbaşkanını konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet ediyorum.

Buyurun Sayın Cumhurbaşkanı.

V.- SÖYLEVLER

1.- Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un, Genel Kurula hitaben konuşması

ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI CHRISTIAN WULFF – Bayanlar ve baylar, sayın başkanlar, sayın milletvekilleri, ekselanslar, hanımefendiler ve beyefendiler; hepinizi ve büyük Türk milletini içtenlikle selamlamak istiyorum ve hemşehrilerimin de selamlarını size iletiyorum.

Bu benim için, ilk Alman Cumhurbaşkanı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde konuşmak çok büyük bir onur. Sizin davetiniz, ilişkilerimizin ne kadar yoğun ve yakın olduğunu gösteriyor ve özellikle, benim göreve geldikten sonra üçüncü resmî ziyaretimin beni Türkiye’ye getirmiş olmasından mutluluk duymaktayım. Bu, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin önemini yansıtan bir husus. İlişkilerimiz çok köklü ve ülkelerimizin, milletlerimizin gelişimine her zaman zenginlik katmıştır. Doğu’yla Batı arasındaki diyalog çok erken zamanlarda yazarları etkilemiştir, sanatçıları etkilemiştir ve birçok alanda -ekonomide, siyasette, bilimde- çok yakın ilişkiler vardır.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonu iki ülkeyi farklı dönemlere getirdi. İmparatorluğu ve padişahlığı geride bırakarak parlamentonun merkezî rol oynadığı bir döneme girdik. Fakat ilk Alman Cumhuriyeti sadece on beş yıl sürdü ve diktatörlüğe girdi. Daha sonraki nasyonal sosyalist rejim döneminde birçok hemşehrim ve birçok Alman, görüşleri veya kökenleri nedeniyle takip edildiklerinden dolayı Türkiye’ye sığındılar. Takibata uğrayan bu insanlar burada izlerini bıraktılar. Örnek olarak besteci Paul Hindemith, hukukçu Ernst Reuter veya müzik pedagogu Edward Zug Mayer’i burada zikretmek istiyorum. Birçoğu Türkiye’deki üniversitelerde çalışmalara başladılar ve Türkiye’de bilim kalitesinin gelişmesine katkılarda bulundular ve bu vesileyle, Türkiye’ye bu insanları kabul etmeye hazır olduğu için teşekkür etmek istiyorum. Bunun için de size içten teşekkür borçluyuz. (AK PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)

Ernst Reuter de, daha sonra -Berlin’in hükûmet eden belediye başkanı olan kişi- takip edilen kişiler arasındaydı ve 2006 yılında onun adının Ernst Reuter Girişimine verilmesi tesadüfi değil ve bu girişim iki ülke arasındaki kültürel diyaloğu teşvik etmektedir.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilişkilerimiz eşsiz bir şekilde, olumlu bir şekilde yoğunlaştı. Bunun birçok örneği var. Avrupa’nın hiçbir ülkesinde bu kadar çok Türk vatandaşı ve Türk asıllı vatandaş yaşamıyor ve benim ülkem uzun süredir Türkiye’nin en önemli ekonomik partneri, ihracatta birinci sırada ve ithalatta ikinci sırada yer alıyor. Birçok Alman şirketi Türkiye’ye yerleşti, burada memnun ve başarılı bir şekilde Türkiye’nin ekonomik dinamizmine katkıda bulunuyorlar. Türkiye iki defa Hannover sanayi fuarında partner ülke oldu ve etkileyici bir şekilde kendini gösterdi ve birkaç gün sonra da Hannover’deki CEBİT fuarında da partner ülke olacak. Berlin’deki uluslararası turizm fuarında da Türkiye partner ülkeydi ve iki ülke açısından da önemli katkıları oldu. Zira dört buçuk milyonu aşkın insan Almanya’dan gelip Türkiye’de tatil yapıyor yani yabancı ziyaretçiler arasında en büyük grubu oluşturuyor Almanlar. Türkiye’nin konukseverliğini, güzel doğasını ve zengin kültürel mirasını çok seviyorlar ve bu örnekler bize Türklerle Almanların diğer ülkede konuk, ev sahibi, komşu ve dost olduklarını gösteriyor geçmişte. Bir arada yaşamak ve birbirimizden öğrenmek, bu milletler arasındaki bu yakın ilişkinin önemli bir unsuru.

Ziyaretim sırasında özellikle Türk-Alman Üniversitesinin temel taşını koyabilmekten büyük mutluluk duyuyorum. Bu üniversite bizim ilişkilerimizin öne çıkan projesi olacak ve bilimsel iş birliğimizin de yoğunlaşmasına katkı sağlayacak. Böylece farklı bilimsel gelenekleri birleştirerek birlikte eyleme geçebileceğiz.

Almanya ve Türkiye on yıllardır NATO üyeliğiyle de birleşmişlerdir. Müttefik olarak birbirimiz için sorumluyuz. On yıllarca süren soğuk savaş sürecinde özellikle Türkiye özgürlüğün ve güvenliğin Avrupa’da teşkil edilmesine katkı sağlamıştır. Ülkemin özgür bir biçimde yeniden birleşmiş olmasında Türkiye’nin de payı büyüktür. Bunu, özellikle olumlu bir şekilde ifade etmek istiyorum.

Günümüzde, 21’inci yüzyılda yeni tehditlerle karşı karşıyayız. Örneğin terör, militan ekstremist grupların yarattığı asimetrik tehdit ve nükleer silahların yayılması barışın tehdidi olarak ortaya çıkıyor. Bu tür görevleri, sorunları halletmek için çok yakın bir iş birliği içinde olmalıyız Türkiye ve Almanya olarak.

Neredeyse 1.800 ISAF askeriyle ülkeniz, Afganistan’ın yeniden inşa edilmesi için güvenli bir ortam sağlıyor. Bölgesel politikalarda, Ankara sürecinde, Afganistan ile Pakistan arasındaki iş birliği için önemli katkılarınız var ve bunu özelikle takdir ediyoruz. Özellikle Pakistan’da daha önce hiç görülmemiş boyutlardaki sel felaketi bizim yardımımızı ve desteğimizi gerektiriyor.

Siz, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak sık sık Kıbrıs konusuyla, Kıbrıs sorunuyla ilgileniyorsunuz. Bizim düşüncemiz, Kıbrıs sorununun çözülmesi gerektiği ve buradaki kördüğümün çözülmesi. Burada sadece Ada’nın ekonomik açıdan gelişmesine değil, aynı zamanda istikrar ve bütün bölgedeki, Doğu Akdeniz’deki iyi komşuluk ilişkilerine katkısı olacaktır.

Almanya, Türkiye’nin komşularıyla olumlu ilişkiler sürdürme yönündeki çabalarını takdir ve sempatiyle takip ediyor. Ülkeniz ile Ermenistan arasındaki ilişkiler konusunda da, normalleşmesi konusunda da bizim desteğimiz sizin yanınızdadır. Açık bir sınırla, ortak bir gelecekte, tartışmalı konuların da göz ardı edilmediği bir ortam çok önemli bir katkı sağlayacaktır bölgenin istikrarı açısından. Bu yolda ilerleme konusunda sizi teşvik etmek ve cesaretlendirmek istiyorum.

Almanya Federal Cumhuriyeti İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra eski hasımlarımızın bize ellerini uzatmasıyla büyük bir fırsat yakaladı ve NATO partnerlerimiz de bize destek oldular hür ve demokratik bir toplumsal düzen oluşturma konusunda ve bizi Avrupa’nın bu ağına kattılar. NATO’daki köklerimiz ve Avrupa Birliği komşularımızla barışma süreci için de önemli bir koşul sağladılar. Önce batıda Fransa’yla ve daha sonra Polonya ve Çek Cumhuriyeti’yle birlikte önemli tarihî engeller aşıldı, tabii ki kendi sorumluluğumuzla da karşılaştık. Zahmetli ve zaman zaman sancılı bir süreç olmasına rağmen bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum çünkü ancak barışmayla karşılıklı güven için yeni bir temel oluşturulabilir ve geleceğe yönelik bakılabilir.

Almanya’nın tarihinden elbette İsrail’e karşı da özel sorumluluklar vardır. Bizim Almanlar için, İsrail’in var olma hakkı ve güvenliği hiçbir şekilde tartışılamaz fakat aynı zamanda İsrail’in güvenliğinin de uzun vadede sadece demokratik ve yaşayabilir bir Filistin devletinin olması gerektiği kanaatindeyiz yani barış içinde İsrail’le yan yana var olan bir devlet. Bu nedenle, ikili düzeyde ve Avrupa Birliği düzeyinde Cumhurbaşkanı Abbas ve Başbakan Feyyad’ı devletin kurumlarının oluşturulmasında destekliyoruz ve bu barış görüşmelerinde Türkiye’nin de önemli bir rolü var zira bölgede çok büyük bir saygınlığa sahip Türkiye. Orta Doğu’da her iki taraf kendini aşmalı bu müzakerelerin başarılı olması için, hem Almanlar hem Türkler, biz bu konuda yapıcı bir katkı sağlamalıyız.

Siz de çeşitli tehlikelerle karşı karşıyasınız. İran’ın nükleer bir güç hâline gelme konusunda da siz tabii ki bu konuda etkileniyorsunuz. Bizim, Avrupa’nın elbette burada barışçıl bir amaç takip edildiği yönünde tereddütler var. Orta Doğu’da bir nükleer yarışın başlamamasını istiyoruz. E3+3 grubundaki partnerlerimizle diplomatik bir çözüm için hâlâ çaba sarf ediyoruz ve aynı zamanda, şu anda, İran’ın harekete geçmesi gerektiğini düşünüyoruz. Birleşmiş Milletlerin 1929 sayılı Kararı haklı olarak, İran’ın, uluslararası toplumun taleplerini yerine getirmemesi durumunda daha fazla yaptırım öngörüyor ve uluslararası toplum hâlen bu teklifi sunuyor İran’a.

Şimdi, izin verirseniz, Almanya’da yaşayan Türk ve Türk asıllı insanlara değinmek istiyorum: Onlar her iki toplumda da yaşıyorlar. Türk kökenliler Almanya’nın bir parçası. 60’lı yıllarda o dönemde misafir işçi olarak Almanya’ya gelenler Almanya ekonomi gelişmesine önemli katkılarda bulunmuşlardı. Kişisel olarak son derece zor şartlarda gelip çalışarak gerçekten Almanya’nın gelişmesine katkı sağlamışlardır. Onlara teşekkür borçluyuz. Aradan geçen yıllar içinde Türk kökenli birçok insan Almanya’da artık kalmaya karar vermişlerdir. Üniversiteye gidenler, şirket kuranlar, iş yerleri açanlar var. Birçoğu Alman vatandaşlığına geçmişlerdir ve biz bunları destekliyoruz ve büyük bir memnunlukla karşılıyoruz. Burada aynı zamanda karşılaştığım büyük bir misafirperverliğin karşısında, burada yaşayan her Türk’ün neredeyse, Almanya’da bir akrabası olduğunu da görüyorum.

Hepinizin, bütün bu insanların, Almanya’da yaşayan Türklerin de Cumhurbaşkanı olarak, herkesin iyi niyetle ve aktif bir katılımla Alman toplumuna katılmalarını bekliyoruz. Göçmenler Almanya’yı dünyaya daha açık bir ülke hâline getirdiler. Çeşitlik içinde hep birlikte, dirlikte yaşamamız, herkes için, aynı zamanda büyük zorluklarla ama aynı zamanda üstesinden gelmemiz gereken sorunları da beraberinde getiriyor. Sorunların ismini de koymak gerekiyor. Bazıları devlet yardımı almaya devam ediyorlar, suç oranları yüksek ve maço tavırlarla veya eğitime destek vermeyen tavırlarla da görüyoruz bazı göçmenleri ama sadece belirli bir göçmen grubuyla sınırlı değil. Bu konuları da görerek karşılıklı açık ve saygılı bir diyalog yürüterek başarılı bir entegrasyona ancak ulaşabiliriz, burada duyduğum bazı endişeleri de gidermek için. Kimse kültürel kimliğinden ve aidiyetinden vazgeçmek zorunda değildir. Önemli olan, birlikte yaşamın kurallarına, o toplumda o toplumun kurallarına saygı göstermektir ve onlara riayet etmektir. Bunlar Almanya’da Alman Anayasası’dır ve Alman Anayasası’nda yer alan değerlerdir. İnsan haysiyeti, ifade özgürlüğü, kadın-erkek eşitliği ve dinî açıdan ve dünya görüşü açısından tarafsız olan devlettir. İnsanların Almancayı öğrenerek Alman toplumuna entegre olmaları, Alman yaşam biçimini de kabul etmeleri gerekmektedir. Biz Almanlar da özellikle Sayın Cumhurbaşkanı Gül’ün, Başbakan Erdoğan’ın ve Avrupa Bakanı Bağış’ın son haftalarda özellikle Almanya’da yaşayan Türklerin entegrasyonuna yönelik olarak ifade ettikleri sözleri büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Almanya’da Müslüman din öğretmenleri ve Almanya’da Almanca konuşan imamlar başarılı bir entegrasyona bundan sonra daha da büyük bir katkı sağlayacaktır ve kökten dinci eğilimlere karşı hep birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Türkiye bunu kabul etmeyeceği gibi, Almanya’da da hiçbir şekilde kökten dinci eğilimlerin güçlenmesini kabul edemeyiz.

Sayın hanımefendiler, beyefendiler; Almanya’da olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda önemli değişiklikler gerçekleşmiştir. Türkiye’de, Türkiye Büyük Millet Meclisinde önemli kararlar alınmış ve bu çerçevede, Türkiye’deki yasalar ve kurumlar modernleştirilmeye hedeflenmektedir. Özellikle son dönemde yapılmış olan Anayasa reformunu büyük bir dikkatle izledik. Türkiye bu reformları gerçekleştirmek suretiyle Avrupa standartlarına biraz daha yaklaşmıştır ve sizlerin bu yolda devam etmeniz için size destek vermek, sizi cesaretlendirmek istiyorum.

Türkiye'nin hakikaten büyük bir fırsatı olduğuna inanıyoruz. İslam ve demokrasinin, İslam ve hukuk devletinin, İslam ve çoğulculuğun hiçbir şekilde bir karşıtlık olmadığını gösterebilir Türkiye. Türkiye canlı bir İslam’ı modern bir devlet anlayışıyla bağdaştırmaktadır ve Türkiye hem Batı’ya hem Doğu’ya bakmaktadır. Orta ve Yakın Doğu’yla Türkiye'nin yüz yıllardan beri kültürel ve ekonomik ilişkileri mevcuttur. Batı’ya bağlı olan Türkiye, Doğu’da aktif ve istikrara yönelen bir komşuluk politikası yürüten Türkiye, Doğu ile Batı arasında bir köprü olan Türkiye Avrupa için bir kazançtır.

Almanya Türkiye'nin Avrupa Birliğine bağlanmasını özellikle desteklemektedir, Türkiye'nin Avrupa’ya giden yola devam etmesini özellikle desteklemektedir ki, bu yol Büyük Mustafa Kemal Atatürk tarafından açılmıştır. Biz, Türkiye'nin Avrupa Birliğine katılım müzakerelerinin adil ve ucu açık biçimde yürütülmesine yönelik olan karara bağlıyız ve aynı şekilde Türkiye'nin de yükümlülüklerini yerine getirmesini bekliyoruz.

Her iki ülke -hem Almanya hem Türkiye- uzun yıllardan beri Avrupa Konseyine üyedir. Avrupa Konseyinin ilkeleri, insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilkeleridir. İkimiz de bunlara bağlıyız. Bu ilkeler arasında ayrıca dinî azınlıkların ve kültürel çoğulculuk ilkesinin de yer aldığını görüyoruz. Almanya’da yaşayan Müslümanlar kendi dinî vecibelerini rahatça yerine getirmekte serbestler. Almanya’da sayıları giderek artan camiler de bunu göstermektedir. Aynı şekilde, İslam ülkelerinde yaşayan Hristiyanların da kendi dinini rahatça yaşayabilme hakları olduğuna inanıyoruz, kendi ilahiyatçılarının eğitim görmelerine ve kiliselerinin yapılması gerektiğine inanıyoruz. Her iki ülkede ve bütün ülkelerde aslında insanların dinlerinden bağımsız olarak aynı haklar ve fırsatlardan yararlanmaları gerektiğine inanıyoruz. Türkiye'de Hristiyanlığın uzun bir geleneği olduğunu görüyoruz ve Hristiyanlık da şüphesiz Türkiye'ye aittir ve bu hafta perşembe günü Tarsus’ta bir dinî ayine katılabilmek beni gerçekten mutlu edecektir ve Türkiye'de de yapılacak daha fazla kilise ve bu kiliselerde ayinlerin yapılmasını destekleyenlerin sayısının arttığını da memnuniyetle görüyorum.

Bu tür gelişmelerin gerçekten desteklenmesi gerektiğine inanıyorum çünkü Avrupa’nın bir değerler topluluğu olarak anlayışında din özgürlüğü çok önemlidir. Farklı dinlerin barış içinde birlikte yaşamalarının bu dünyanın 21’inci yüzyıldaki en büyük görevlerinden birisi olduğuna inanıyoruz. Bu büyük gibi görünen görevin iyi niyetle ve saygıyla tahmin edebileceğimizden çok daha kısa bir süre içinde çözülebileceğine inanıyorum. Dünya finans düzeninin veya iklim mücadelesiyle, çok daha kısa bir süre içinde, iyi niyetle, saygıyla bu tür sorunların üstesinden gelinebileceğine inanıyoruz.

Sayın milletvekilleri, Almanya ve Türkiye birlikte büyük başarılar elde ettiler ve ben kişisel olarak Türk-Alman dostluğuna giderek daha büyük bir ağırlık vermek istiyorum. Hep beraber, ekonomik açıdan güçlü, yenilikçi, insancıl ve 21’inci yüzyılda barışın hâkim olduğu bir dünya için birlikte mücadele edelim. Büyük Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi: “Yurtta barış, dünyada barış.” (Alkışlar)

Teşekkürler. (AK PARTİ, CHP ve BDP sıralarından ayakta alkışlar, MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Cumhurbaşkanı.

Sayın milletvekilleri, birleşime on dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 15.36

 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.53

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Murat ÖZKAN (Giresun), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 8’inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Şimdi, gündem dışı söz sırası, Güneydoğu Anadolu Projesi’ndeki gelişmelerle ilgili söz isteyen Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’a aittir.

Buyurun Sayın Başak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)

2.- Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’ın, Güneydoğu Anadolu Projesi’ndeki gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (Devam)

RAMAZAN BAŞAK (Şanlıurfa) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; dost ülkenin Sayın Cumhurbaşkanına bu güzel konuşmasından dolayı teşekkür ederken, asıl teşekkür etmemiz gereken bir hususu da hatırlatmadan buradan ayrılmak istemiyorum. Türkiye Cumhuriyeti devletini ve 72 milyon insanı, Almanya’dan tutun Rusya’ya, Amerikan’dan tutun da Sırbistan’a kadar, dünyanın her tarafında itibarlı bir ülke konumuna getiren ve dünyada gündemi belirlenen değil gündem belirleyen Türkiye çıtasına getiren Sayın Başbakanımıza ben 72 milyon insan adına ve şahsım adına özellikle teşekkür etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, biraz önce Doğu ve Güneydoğu Anadolu Projesi’nin geldiği nokta üzerinde konuşma yapacağımı söylemiştim. Bakın, İktidarımız öncesindeki siyasi partiler, siyasi iktidarlar GAP’ı on yıl önce bitirselerdi bu ülkede nelerin olduğunu şöyle bir gözlerimizin önüne beraber getirip hatırlayalım, aziz milletimizin dikkatine sunalım: 2009 itibarıyla Doğu ve Güneydoğu’da 9 tane hidroelektrik santrali faaliyete girmiş saygıdeğer arkadaşlar, 320,2 milyar kilovatsaatlik elektrik enerjisi üretmiş ve bunun karşılığında da 20 milyar dolar civarında bir para bu ülkenin, sizlerin, benim, 72 milyon insanın cebine konulmuş. Peki, GAP’ı bugüne kadar, buraya kadar getirmek için ne kadar para harcamışız? 20 milyar dolar. Yani harcadığınızdan fazlasını GAP bu ülke ekonomisine sunmuş. İşte, biraz önce “Bu ülke ne kazanırdı?” derken bunu kastetmiştim saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım. Eğer on beş yıl önce bu GAP bitseydi şu andaki işçilerimizin, emeklilerimizin, genç kardeşlerimiz üniversite öğrencilerinin aldığı burslara kadar belki 2 misline, 3 misline çıkacaktı.

Saygıdeğer arkadaşlar, şu anda Şanlıurfa’da devam eden sulama projeleriyle ilgili kısa bir bilgi verdikten sonra, özellikle o bölgede işsizliği bitirecek, insanların kendi evlerinde insanca yaşama olanakları bulacakları, Sinop’a, Yozgat’a, Samsun’a mevsimlik işçi olarak gitmekten kurtulacakları sulama projelerinin geldiği noktayı bir hatırlatmak istiyorum.

İktidarımız öncesinde yüzde 14 sulama projelerinde gerçekleşme oranı var arkadaşlar. Şu anda Bozova’da, Ceylanpınar’da, Suruç’ta, Hilvan’da, Şanlıurfa’dan tutun da Mardin’e kadar Doğu ve Güneydoğu Anadolu Projesi’ni bünyesinde barındıran dokuz tane ilde makineler çalışıyor arkadaşlar. Gece gündüz teknik elemanları çalışıyor ve 2012 periyoduna kadar bu projenin bitip, 3,8 milyon insana iş ve aş olanağı sağlayıp, iki yılda bir bu ülkeye bir GAP hediye etmek için gece gündüz İktidarımız çalışıyor. Yetiyor mu? Geçmiş dönemde hizmet yapmaya çalışan iktidarların yapmış olduğu hataya düşmeyen Adalet ve Kalkınma Partisi bu projeleri destekleyecek olan yan dalların hepsini de aynı anda devam ettiriyor. Ne yapıyor? Toplulaştırma faaliyetlerini devam ettiriyor. Şu anda -dikkatinize sunmak istiyorum- sadece Şanlıurfa’da yedi yüz on beş köyde gece gündüz toplulaştırma çalışmaları devam ediyor ve biz bir yenilik getirdik bu toplulaştırma çalışmalarına. O bölgede o işi alan firmalar aynı zamanda köylere gidiyor, kanalizasyon şebekesi döşüyorlar değerli arkadaşlar. Okulları onarıyorlar, camilerimizi onarıyorlar, mezarların etrafındaki istinat duvarlarını onarıp tamir ediyorlar.

Değerli arkadaşlar, çiftçi eğitiminden tutun da özellikle üniversitelerin o bölge için ARGE çalışmalarına destek veriyoruz. Gaziantep’te -Gaziantep milletvekili değerli dostlarım burada- teknoparkı kurduk ve faaliyete açtık. Harran Üniversitesinde teknoparkla ilgili çalışmalar devam ediyor. Batman’da, Siirt’te, Şırnak’taki üniversitelerin hepsinin 2010 programında merkezî arıtma laboratuvarlarının, merkezî laboratuvarlarının programa alındığını da özellikle belirtmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, bunları niye anlatıyorum? Bizim, iktidar olarak en büyük eksiğimiz nedir biliyor musunuz? Yaptıklarımızı yeterince anlatamıyoruz.

HARUN ÖZTÜRK (İzmir) – Gerçekten öyle! Olmayanı anlatıyorsunuz!

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – Neyi anlatacaksınız?

RAMAZAN BAŞAK (Devamla) – Eğer yaptıklarımızı yeterince anlatabilirsek, emin olun, bu ülkede çok daha fazla şeyin gerçekleşeceğinden şüpheniz olmasın.

HARUN ÖZTÜRK (İzmir) – Olmayanı anlatıyorsunuz!

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – Yaptığınız bir şey yok ki!

RAMAZAN BAŞAK (Devamla) – Bakın, değerli muhalefet partisindeki arkadaşlarım, bu ülkede hizmet yapmak için tespitlerinizi, önceliklerinizi iyi belirlemek zorundasınız, hortumları kesmek zorundasınız, devletin milletinden topladığı vergileri doğru kullanmak zorundasınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Başak, lütfen sözlerinizi tamamlayınız.

Buyurun.

RAMAZAN BAŞAK (Devamla) – Bunları yapamazsanız ne olur biliyor musunuz? Geçmiş iktidarların yapmış olduğu gibi, hiçbir hizmet yapamazsınız. Biz GAP’ı bitiriyoruz, duble yolları yapıyoruz, hastaneleri, okulları Türkiye'nin her tarafında, olması gereken seviyeye getiriyoruz.

Değerli arkadaşlar, güneş balçıkla sıvanmaz. Biz yapıyoruz, milletimiz takdir ediyor ve biz yapmaya devam ettikçe de bu millet bizi takdir etmeye devam edecek.

Bakın, 31 Ekim 2010 tarihinde Sayın Başbakanımız Şanlıurfa’ya geliyor: Şanlıurfa, Türkiye demokrasisine, insan haklarına öyle bir destek vermiştir ki, öyle güçlü bir destek vermiştir ki referandumda, Şanlıurfa’yı ziyaret ediyor; teşekkür edecek ve on bir tane büyük projenin açılışını yapacak.

Sözlerim bitmek üzere. Anlatılacak çok şey var diyorum ama aziz milletimi o açılışa, 31 Ekim’deki açılışlara davet ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Başkan, söz talebim vardı.

BAŞKAN – Sayın İnce, sisteme girin, söz talebiniz var galiba.

Buyurun.

VI.- AÇIKLAMALAR

1.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’in, GAP’a aktarılan kaynağa ilişkin açıklaması

MUHARREM İNCE (Yalova) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başak’ın unuttuğu bir şey var, onu hatırlatmak istedim. Hükûmetin 2008-2012 GAP Eylem Planı’nda aktarılmasını öngördüğü kaynak 26,7 milyar TL’dir, 2008 ve 2009’da kaynak kullanımı 4,3 milyar TL’dir. Yani öngörülen parayı aktarabilmesi için 2012’ye kadar 22,4 milyar TL aktarılması gerekir. Yani eğer iki yılda 4,3 milyar TL aktarılmışsa bu öngörülen yapılmayacak demektir, GAP Eylem Planı işlemiyor demektir.

Bilgilerinize sunarım.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın İnce.

Gündem dışı konuşmaya Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker cevap vereceklerdir.

Buyurun Sayın Bakanım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) Milletvekillerinin Gündem Dışı Konuşmaları (Devam)

2.- Şanlıurfa Milletvekili Ramazan Başak’ın, Güneydoğu Anadolu Projesi’ndeki gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in cevabı (Devam)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) – Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

16 Ekim, dünyanın birçok ülkesinde yaklaşık otuz yıldır “Gıda Günü” olarak anılıyor. Bu günde, 16 Ekimde dünyada özellikle global ölçekteki beslenme problemleri, gıda tedariki, tarımsal üretim konuları ve dünyada açlıkla karşı karşıya bulunan insanların durumu, bunlarla ilgili konular görüşülüyor, tartışılıyor.

Dünyada 2010 yılı itibarıyla maalesef 1 milyar civarında insan bir şekilde açlıktan sıkıntı çekiyor. Bu, şu demektir: Dünyadaki her 7 insandan birisi aç demektir. Bunun sebeplerine baktığımız zaman “Acaba dünyada yeteri kadar gıda maddesi üretilmiyor bundan dolayı mı bu insanlar aç?” bu soruyu sorduğumuzda, sorunun cevabının aslında bizi şaşırttığını görürüz. Neden? Çünkü dünyada örneğin buğday üretimi yeterli. Bu sene 644 milyon ton buğday üretildi dünyada, 197 milyon ton da devir stoku gerçekleşti -yaklaşık 850 milyon tona geliyor bu- ve dünyada bir yılda tüketilen, insanlığın, 7 milyar insanın aslında tüketim talebi bu miktarın çok çok altında, 653-655 milyon ton civarında ama buna rağmen bir sorun var. Mısır için böyle, pirinç için böyle, temel hayvansal ürünler için de böyle. Temel tarım ürünlerinin hepsi için, beslenme açısından baktığımızda, temel ürünlerin üretiminde yeterli düzey yakalandığı hâlde, çeşitli sebeplerle 1 milyar insan açlıkla boğuşuyor, açlığın pençesinde kıvranıyor.

Bunun bir başka boyutu var, o da şu: Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre, dünyada 1,8-1,9 milyar insan da obeziteyle bir şekilde karşı karşıya, obezite problemi yani aşırı beslenme veya yanlış beslenmeyle… Yani tabii ikisi arasında fark var ama ikisi, sonuçta, fazla beslenmeden, dengesiz beslenmeden kaynaklanan bir problem. Bir de işin böyle bir boyutu var.

Tabii burada, özellikle yoksulluk problemine dikkat çekmemiz gerekiyor. Kırsal alanda yaşayan insanların, dünyanın açlıkla boğuşan bölgelerinde kırsal alanda yaşayan insanların çok yoksul olması ve o ülkelerin sadece üretim kapasitelerini kullanmamaları, üretim potansiyellerini kullanmamaları değil, aynı zamanda tedarik ve stok mekanizmalarıyla ilgili kurumsal kapasitelerinin olmayışından kaynaklanıyor. Buna benzer, bölüşümle ilgili, ticaret politikalarıyla ilgili, aşırı himayeci, aşırı korumacı ticaret politikaları, bazı ülkelerdeki aşırı sübvansiyonlar, bunların yarattığı yapay fiyat artışları, bütün bunlar aslında bu sorunla birlikte ele alınması gereken bir konu.

Saygıdeğer milletvekilleri, eğer yeryüzünde 1 milyar insan açsa, o dünya, yeryüzü kalan 6 milyar için de çok güvenli bir yer olmaz. O nedenle insanlığın barışı, küresel barış için açlıkla mücadele çok önemli bir konu ve daha adil bir sistemin kurulması, özellikle yoksul ülkelerde üretimi teşvik edecek mekanizmaların kurulması, kırsal alanda yaşayan insanların üretim kabiliyetlerini artırmaları ve tedarik ve stok mekanizmalarını kurabilmeleri için kendilerine yardımcı olunması gerekiyor. Bu aslında bütün insanlık için, bütün ülkeler ve bütün bireyler için, hepimiz için bir evresel sorumluluk alanıdır. O nedenle hepimizin bu konuda duyarlı olması gerekiyor.

Türkiye yakın yıllarda birçok alanda hamle yaptığı gibi bu alanda da gerçekte, yakın coğrafyasında, gerek Avrasya bölgesinde gerek Afrika’da gerek Balkanlarda bu sorunlarla mücadele etmek açısından önemli kaynaklar aktarmış. Devletin tüm kurumlarının toplam dış yardımlarını dikkate aldığımızda, her sene 750 milyon dolar civarında bir yardımı söz konusu. Bunun büyük bir kısmı da Hükûmet olarak tarım, gıda ve birtakım bunlara ait, kırsal kalkınmayla ilgili altyapı projelerine verdiğimiz destektir. Bu büyük ölçüde TİKA aracılığıyla yapılmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, Türkiye eskiden -Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Teşkilatı- FAO’dan yardım alan bir ülkeydi ama Hükûmetimiz döneminde alınan tedbirlerle, katedilen mesafeyle Türkiye bugün (FAO) Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Teşkilatı Organizasyonu faaliyetlerinde yardım alan değil, yardım eden bir ülke durumuna gelmiştir. Nitekim, bizim Hükûmet olarak, Bakanlık olarak yaptığımız çalışmalar neticesinde Ankara’da Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Teşkilatının bir alt bölge ofisi kurulmuştur. FAO’nun bu alt bölge ofisi, FAO’nun o yapılanmasına göre, özellikle Türki cumhuriyetlere hitap ediyor ve Türkiye'nin oraya sağladığı 5 milyon dolarlık para da Türkiye'nin belirlediği alanlarda gıda ve tarım projelerinde kullanılmakta. Böylece, bölgesel yoksullukla mücadele ve açlıkla mücadele çerçevesinde, kapsamında Türkiye artık önemli bir aktör durumuna gelmiştir.

Tabii, sözün burasında aslında sizlere Türkiye'nin kendi gıda güvenliğiyle ilgili bazı bilgiler de sunmak istiyorum çünkü -daha önceden de muhtelif şekillerde bahsettim- Türkiye’de tarımla ilgili olarak konuşulduğunda, maalesef, böyle, hani, ufuk açıcı, geniş, politikaların esasına dayalı, yapıcı bir eleştiriden ziyade, bireysel, tekil olayları sanki bu memleketin tarım sektörünün sonu gelmiş gibi büyütüp bu şekilde ifade etme anlayışı var. Bu da tabii meselenin hem yanlış anlaşılmasına, doğru ifade edilmemesine yol açıyor hem de varsa mevcut sorunların çözümüne katkı sağlama konusunda bir eksiklik ortaya koyuyor.

Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye'nin tarımını değerlendirirken şu hususa dikkat etmek lazım: Türkiye bugün dünyada tarımsal üretim değeri açısından yeryüzündeki 200 civarındaki ülke içerisinde hangi sıradan hangi sıraya geldi? Önemli olan bu. Bu temel bir göstergedir.

Biz hükûmeti devraldığımızda Türkiye dünyanın 11’inci büyük tarımsal ekonomik gücüydü. Ürettiği değer 23,7 milyar dolardı, yani Türkiye'nin bütün çiftçilerinin gerçekleştirdiği tarımsal üretimin değeri 23,7 milyar dolardı. Bunu Dünya Bankasının raporlarından da izleyebilirsiniz. 2008 itibarıyla Türkiye dünyada 8’inci sıraya çıktı ve 2008 üretim değeri 56,6 milyar dolar. Türkiye bu arada yeni topraklar mı kazandı? Hayır. Yeni tarım alanları mı kazandı? Hayır. Tarımda nüfus mu arttı? Hayır, aksine azaldı ama Türkiye’de desteklenen üretim sistemi, yeni destekleme politikaları, geliştirilen stratejiyle doğru yerde bu desteklerin kullanılmasıyla birlikte artan verimlilik Türkiye’de üretim değerini bu noktaya getirdi.

Şimdi, tarım sektöründe Türkiye’de kişi başına gelir bin dolar civarındaydı bugün 2.870 dolara çıktı, ortalama kişi başına tarımda gelir. Türkiye'nin tarım ürünü ihracatı yaptığı ülke sayısı 161 idi. 16 ülke daha son sekiz yıl içerisinde bu bandın içerisine girdi ve Türkiye bugün dünyada 177 ülkeye tarım ürünü ihraç eder bir duruma geldi. Bu da Türkiye'nin aslında bu alanda sağladığı gelişmeyi göstermesi açısından önemli. 1.480 tane ürün ihraç ediyordu Türkiye, bugün 1.530 çeşit yani 50 çeşit daha tarım ürünü ihraç ediyor hâle geldi. Şimdi hep şu söyleniyor: “Türkiye işte şu ürünü ithal ediyor.” diyor. Doğru, Türkiye ithal ediyor, edecek yani eskiden de ediyordu yani yeni ettiği bir şey değil ki. Yani önemli olan Türkiye’de veya bir ülkenin gelişmişlik göstergesi dünyanın başka bir ülkesinden hiçbir ürün ithal etmemesi demek değildir ki. Böyle bir ülke yok. Dünyada yani “Ben sadece ürün ihraç ederim, ben hiç kimseden hiçbir ürün ithal etmem.” diyebilecek bir tane ülke var mı? Varsa gösterin bana, deyin ki, dünyanın şu ülkesi dünyada sadece ihraç ediyor ama hiç ithal etmiyor. Var mı böyle bir ülke? Yok.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Üretme potansiyeliniz olacak.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Üretme potansiyelimizi artırdık, artırdık. Üretme…

GÜROL ERGİN (Muğla) – Ayıptır… Ayıptır…

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Ayıp sizin yaptığınız. Üretme potansiyelini biz kullandık.

Şimdi… Şimdi…

GÜROL ERGİN (Muğla) – Sayın Bakan, gâvurdan koyun getirmesen, millet kurbanlık koyun kesemeyecek!

BAŞKAN – Sayın Ergin, lütfen…

Buyurun Sayın Bakan.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Şimdi değerli arkadaşlar, şimdi, bakın, bunları konuşanların kendi geçmişini bilmesi lazım. Türkiye, ilk defa hayvan ithal etmiyor.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Biz geçmişimizi biliyoruz da geçmişi karanlık olanlar bilmiyor!

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Bir dakika…

Değerli milletvekilleri, size şimdi bir rakam söyleyeceğim. Bakın, 1991-1996, öncesini söylemiyorum, kimler vardı o gün iktidarda? Bunu milletimiz biliyor, siz de biliyorsunuz. 91-96 arasında Türkiye 920 bin kasaplık hayvan ithal etti, 920.991, rakam bu. Şimdi, 91-96 yılları arasında iktidarda olanlar, hükûmet ortağı olanlar neden bu kadar kasaplık hayvan ithal ettiler, bana bunun bir cevabını verin. Bunu bütün ürünler için söylerim. Bütün ürünler için söylerim.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Hiç olmazsa kurbanlık koyuna muhtaç olmadılar!

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Şimdi, bakın, Türkiye, yeni yağ ithal etmiyor. Türkiye, tarihten beri, bidayetten beri yağlı tohum konusunda açığı olan bir ülkedir, iklim şartları dolayısıyla yağ ithal ediyor. Aradaki fark ne biliyor musun, şimdi onu söyleyeyim. Aradaki fark şu: Türkiye, bu açığı olduğu dönemlerde, örneğin Cumhuriyet Halk Partisinin iktidar ortağı olduğu veya iktidarda olduğu yıllarda ekonomisi çok kötüydü, ithal etmesi gereken ürünlere karşılık dövizi yoktu, ithalat yapamıyordu, ara mallar ithalatı yapamıyordu ve insanlar bir paket margarini tezgâh altından ya karaborsadan ya kuyruklarla ya vesaireyle alırdı ama bugün…

RASİM ÇAKIR (Edirne) – Sayın Bakan, kararname imzalanmış, boşuna nefesinizi tüketmeyin!

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Ama bugün Türkiye'nin böyle bir meselesi, böyle bir sorunu yok. Türkiye, üretim kapasitesini artırıyor, gerisini de, artan talep fazlasını da ithal etmek yoluyla piyasaya sunuyor, yani gıda yönünden güvenlikte olan bir ülke. Dünyanın bütün ülkelerinde, gelişmiş ülkelerinin tamamında da bu uygulama var.

Bakın size başka bir şey söyleyeyim: Şimdi “Canlı hayvanın ithalatı, etin ithalatı...” deniyor. Amerika Birleşik Devletleri 1 milyon 192 bin ton et ithal ediyor, Avrupa Birliğinin 27 ülkesi 495 bin ton et ithal ediyor. Bunlar 2009 yılı rakamları, USDA’nın da, diğer uluslararası kuruluşların da yayımladığı rakamlar. Keza Amerika Birleşik Devletleri, örneğin, 2,5 milyon ton sığır ithal ediyor, canlı sığır. Avrupa Birliği 3 milyon 423 bin canlı sığır ithal ediyor, “ithal ediyor”. Dünyada böyle bir ülke yok. Ülkelerin bir kısmı bunu ithal eder, yani hem ithal eder hem ihraç eder.

Türkiye de üretimini artırmıştır. Nasıl artırmıştır, ben size söyleyeyim. Hayvancılıktaki üretim artışı nasıl? Söylüyoruz, arkadaşlarımız da söylüyor, kızıyorsunuz. Şimdi, bakın, Türkiye’de 8,4 milyon ton süt üretiliyordu, bugün 12,5 milyon ton süt üretiliyor. Peki nasıl oldu bu? Nasıl arttı? Yani bu durduk yerde mi arttı? Bu üretim artışı durduk yerde mi sağlandı? Hayır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye hayvancılık desteklerini 15 kat artırdı ve Türkiye de 4.300 civarındaki, içerisinde 50’nin üzerinde büyükbaş hayvan bulunan işletme sayısını 18.600’e çıkardı, 18.600! Bu, şu demektir: Bizim Hükûmetimiz döneminde Türkiye’de 14 binin üzerinde, içinde 50 başın üzerinde büyükbaş hayvan bulunan orta ölçeğin üzerinde -Türkiye şartlarında büyük işletme bunlar- yeni işletme kuruldu. Bu, hem bu sektöre olan yatırımı gösteriyor hem bu sahanın profesyonelleştiğini ve daha verimli bir işletmeciliğe geçtiğini göstermesi açısından son derecede önemli.

Bakın, bir şey daha yaptık. GAP ve DAP illerinde 217 tane projeye bu sene destek verdik. Bunlar, yüzde 40 hibe destek verdiğimiz, yine 50 başın üzerinde işletme, yeni işletme. 1 Ağustos tarihinde bir destekleme kararnamesi yayımladık. Bugün itibarıyla 15 binin üzerinde çiftçi, Türk çiftçisi, üretici veya sanayici, yatırımcı 1 milyar 40 milyon lira kredi kullandı. Ne kredisi bu? Faizsiz kredi. 1 milyar 40 milyon lira.

Arkadaşlar, 2002 yılında biz Hükûmeti devraldığımızda Türkiye’deki bütün çiftçilerin kullanabildiği toplam tarımsal kredinin miktarı -tarım kredi artı Ziraat Bankası- 550 milyon liraydı. Bugün biz sadece iki ay içerisinde, faizsiz 1 milyar 40 milyon lira krediyi sadece hayvancılık alanında kullandırdık iki ay içerisinde ve bunlar hızla tabii yatırıma dönüşüyor.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Desteği verdin de uçtu mu bu hayvanlar? Bu hayvanlar nereye gitti?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Şimdi deniyor ki: “Türkiye süt tozu ithal ediyor.” Arkadaşlar, süt tozu ithalatı, dâhilde işleme rejimi kapsamında yapılan bir ithalat. 2.500 ton, Avrupa Birliğiyle yapılan anlaşma gereği, Avrupa Birliğine nihai ürünü ihraç edilmek şartıyla yani bisküvi, çikolata bunun gibi herhangi bir gıda maddesi, içerisinde süt olan herhangi bir gıda maddesini Avrupa Birliğine satacaksınız, sattıktan sonra, ihraç ettikten sonra onun kullanıldığı ham maddeyi de Avrupa Birliği diyor ki: “Bunun 2.500 tonunu benden alacaksın.” Bu bir ticari anlaşma. Türkiye’de, taze sütle ilgili bir ithalat yok ve o süt tozu da sadece ihraç kaydıyla dâhilde işleme rejimi kapsamında yapılıyor, özü bu. Onun için, milletin kafasını da lütfen bulandırmayın yanlış bilgilerle, yanlış bilgilerle vatandaşın zihnini de bulandırmayın, bu doğru değil.

Biz, aksine, geçen sene süt fiyatları düşmesin diye, Türk çiftçisi zarar etmesin diye süt tozunu… Sübvansiyon veriyoruz. Sanayiciye diyoruz ki “Piyasadan, çiftçiden sütü al, süt tozu yap ve yaptığın süt tozu için biz sana destek verelim.” Geçen sene bu uygulamayı başlattık, 2009 yılında. 2009-2010 yılında da biz bu uygulamayı sürdürüyoruz.

Şimdi, saygıdeğer milletvekilleri, bizim bu memlekette üretimi, tarımsal üretimi daha verimli kılma yönünde attığımız birçok adım var. Bunlardan bir tanesi mekanizasyon destekleridir. 63 bin tane projeye biz Türkiye’de 300 milyon lira hibe destek vermek suretiyle 30 tane tarım ve hayvancılıkta kullanılan alet ekipmanı destek verdik, bunlar bitti, şu anda çiftçinin elinde ve Türk çiftçisi bunları kullanıyor. Keza cumhuriyet tarihinin en büyük tarımsal kalkınma kooperatifleri hamlesini biz gerçekleştirdik, 1800 tane kooperatife 1,5 milyar lira destek verdik ve bunun çok büyük bir kısmı da hayvancılıkla ilgili. Şimdi bizim aldığımız gerek hayvancılıkla ilgili gerek sebze meyveyle ilgili gerek bitkisel ürünlerle ilgili tedbirler karşılığını ihracatta buldu.

Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye tarım ürünlerinde net ihracatçı bir ülkedir, net ihracatçı bir ülke.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Bakan, lütfen sözlerinizi tamamlayınız.

Buyurun.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkan.

2009 rakamıyla 11 milyar 200 milyon dolar Türkiye’nin tarım ürünü ihracatı var, 9 milyar 600 milyon dolar ithalatı var, ancak bunun –buna da dikkatinizi çekiyorum- 3,5 milyarı hiçbir şekilde tarımla ilişkisi olmayan hammaddeler, mesela kâğıt hamuru, mesela sentetik rejenere kauçuk. Bunların ithalatı tarımda görünüyor ama ihracatta bunu başka sektörler kullanıyor. Dolayısıyla 3,5’u da çıkardığınız zaman Türkiye net 10 milyar 583 milyon gıda maddesi ihraç eden bir ülke, net ihracatçı bir ülke. Bunun için kimse Türkiye’ye haksızlık yapmasın, ne Türkiye’nin tarım sektörüne ne Bakanlığına ne çiftçisine kimse haksızlık yapmasın.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Haksızlık eden sensin.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Türkiye’nin tarımı bugün dünden daha iyidir yarın da inşallah bizim İktidarımızda bugünden daha iyi olacak.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

GÜROL ERGİN (Muğla) – 69’uncu maddeye göre söz istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gördüm Sayın Ergin, vereceğim.

Gündemdışı üçüncü söz, İzmir ilinin milletlerarası tanıtımı hakkında söz isteyen İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’ye aittir.

Buyurun Sayın Sipahi. (MHP sıralarından alkışlar)

3.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, İzmir ilinin milletlerarası tanıtımına ilişkin gündem dışı konuşması

KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) – Sayın Başkan, size ve yüce Meclise saygılar sunarım.

4 milyona varan nüfusuyla Türkiye'nin 3’üncü büyük kenti olan güzel İzmir son yıllarda Hükûmetin kasıtlı ilgisizliği ile mahallî idarenin beceriksizliği arasına sıkışmış, talihsiz bir dönem yaşamaktadır.

İzmir çok yönlü bir şehirdir; tarım-sanayi kentidir, ticaret-turizm kentidir, fuar kentidir, üniversite kentidir, Türkiye'nin her yanından göç alan bir sosyal buluşma kentidir; demokrasi kentidir, medeniyet ve hoşgörü kentidir; Kurtuluş Savaşı’nın başladığı ve sonlandığı bir Türk kentidir, bir Atatürk kentidir ancak şimdilerde şehir merkezi “metro inşaatı” adı altında tarihî mağara araştırmasına dönen berbat edilmiş bir ulaşımın kentidir; yabancı bankaların ipoteğine tarlasını kurban veren çiftçilerin kentidir; yeniden kokmaya başlayan çöp yuvası bir körfezin kentidir; fakir fukara ve işsizlerin kentidir.

İzmir bir yangın alanı kalıntısından Atatürk’ün yarattığı fuarla uluslararası alanda kendini tanıtmış, Akdeniz Oyunlarıyla, Üniversite Oyunlarıyla bir dünya kenti olduğunu kanıtlamıştır. İzmir Enternasyonal Fuarı maalesef son yıllarda beceriksiz ellerde uluslararası tanıtım özelliğini kaybetmiş, bir mahallî eğlence yerine hatta bir kasaba panayırına dönüşmüştür. İzmir uluslararası bir turizm merkezi olmak yerine bir yazlıkçılar kenti hâline gelmiştir. Yazlıkçı kentinden bir uluslararası turizm üssüne dönüşme konusunda da maalesef ciddi bir vizyon ve proje yoktur.

İzmir turizmde aldığı yüzde 4 payın artmasını istemektedir, ortaya koyduğu somut turizm projelerine destek istemektedir. Turist çekmek için son çare olan kruvaziyer turizmi İzmirlinin girişimiyle canlandırılmış, gelen turistin ayakbastı parası bile İzmirlinin cebinden, İzmir Ticaret Odasının kasasından gitmiştir ancak “özelleştirme” adına peşkeş çekilmeye kalkan yorgun ve yetersiz Alsancak Limanı ne ticaretin ne turizmin yükünü taşıyamayacak bir AKP ihmalinin belgesi hâlindedir. İzmir, gelen turist sayısı ülke genelinde yüzde 10 artarken İzmir’de yüzde 4 artmasının hesabını sormaktadır. 1 milyon turist sayısının asgari 5 milyona çıkmasını istemektedir.

Kazancın helali ve yerlisini, kazandığının her kuruş vergisini ödemeyi tercih eden İzmir ticareti, yine AKP döneminde kaygılarının, çabalarının, girişimlerinin karşılığını görememiştir. İzmir, kalkınması için ileri teknolojiye dayalı sanayi, yenilenebilir enerji, lojistik ve turizm ve tarımda 2010-2013 İzmir Bölge Planı’nın gerçekleştirilmesini istemektedir. 1923’te İzmir’i Türkiye'nin ekonomik merkezi yapmayı düşünen Atatürk’ün mirası İktisat Kongresi sadece hatıralarda kalmıştır.

İzmir’i yeniden ekonominin merkezi ve uluslararası ekonominin kongre kenti yapmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi İzmir milletvekilleri olarak 14 Kasım 2008’de verdiğimiz ve daha sonra iki defa tekrarlayıp hatırlattığımız soru önergesi ise güya desteklenmiş, hatta fikir kendilerininmiş gibi bazıları tarafından sahiplenmeye kalkışılmış, yandaş basında Hükûmet reklamı yapılmış, ancak sonuç alınamamıştır.

Evet, Milliyetçi Hareket Partisi olarak İzmir İktisat Kongresine uluslararası boyut kazandırılarak, bir cumhuriyet geleneği, bir Atatürk mirası olarak yaşatılmasını bir defa daha tekrarlıyoruz.

Ardından bir EXPO 2015 macerası yaşanmış, mevcutlar yerine hayalî projeler öne sürülüp, eline bavulu alanın yurt dışı seyahate gittiği bu süreçte, devletin parası, İzmirlinin çabası ve umutları bozuk para gibi harcanmıştır. İzmirli şimdi uluslararası tanıtım ve yeni bir sıçrama için EXPO 2020’yi istemektedir. Şimdiden tek aday olarak ilan edilmesini ve hayalî projelerle değil, tamamlanmış, tema ve altyapısıyla bir an önce hakkının verilmesini, hak ettiğinin verilmesini, yıllardır mahkûm edildiği ilgisizliğin, beceriksizliğin sona ermesini istemektedir.

Cumhuriyet sonrası dönemde bir ihracat kenti, bir turizm kenti olarak Türkiye'nin en önemli merkezlerinden birisi olan İzmir, maalesef Türkiye ihracatında 5’inci sıraya gerilemiş, turizm konusunda ise biraz önce belirttiğim gibi bir uluslararası turizm merkezi yerine bir yazlıkçılar kenti olma kaderine mahkûm edilmiştir.

Şu anda İzmir için yeni bir sıçrama tahtası olacak ve kırılmış bir umudun bedeli olarak, İzmirli, Hükûmetiyle, belediyesiyle EXPO 2015’te yapılan yanlışlardan, eksiklerden ders çıkartılmasını istemektedir.

İzmir EXPO 2020’yi fazlasıyla hak etmekte, İzmirli EXPO 2020’yi mutlaka istemektedir.

Yüce Meclise saygılar sunarım. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Sipahi.

Sayın Köse, Sayın Ergin, Sayın Serdaroğlu, Sayın Ersin ve Sayın Çakır İç Tüzük’ün 60’ıncı maddesi gereğince söz istemişsiniz.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Benim 69’a göre de söz isteğim vardı.

BAŞKAN – Birer dakika süre veriyorum, bundan sonra gireceklere de söz verilmeyecektir.

Buyurun Sayın Köse.

VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)

2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, GAP projesine ilişkin açıklaması

ŞEVKET KÖSE (Adıyaman) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

GAP projesi kapsamında konuşma yapan Sayın Milletvekilime katkı vermek istiyorum.

O Milletvekilimiz, 2002 ve 2010 yılı arasındaki sekiz yıllık bir AKP İktidarı süresinde GAP’ın Adıyaman ayağında millî bir ürün olan tütün alternatifsiz bir şekilde yok edildi ancak, bu projelerden sekiz yıl içerisinde Koçali ve Gömüken barajları hâlâ proje aşamasındadır, arpa boyu kadar bir ilerleme kaydedilmemiştir, keşke bunları dile getirmiş olsaydı.

Ayrıca, ithal canlı hayvanla ilgili Sayın Tarım Bakanımız IBR, Tüberküloz ve Brusellayla ilgili kontrolleri niye kaldırdı? Bir açıklama yapmadı. Bu da büyük bir eksikliktir. Bunu duyurmak istedim.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Ergin…

3.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in sözlerini çarpıtması nedeniyle açıklaması

GÜROL ERGİN (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakan konuşmasında bana yanıt veriyordu, süt ithalatından söz etti. Ben “süt ithalatı” diye bir söz kullanmadım, kullanmam. Otuz altı sene onun gibi genç arkadaşlarıma ben süt dersi verdim.

İkinci konu, Cumhuriyet Halk Partisinden söz etti “Ne yaptı?” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkeye şeker pancarını getirdi, çayı getirdi, ayçiçeğini getirdi. Cumhuriyet Halk Partisi İktidarına kadar bunlar Türkiye’de bilinmeyen şeylerdi.

Sayın Bakan, bunları öğrenin, öğrenin! Bakanlık, bilgisiz yapılmıyor.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) – Biliyoruz, biliyoruz; başka şeyler de biliyoruz.

GÜROL ERGİN (Muğla) – İkincisi, TİGEM… Damızlık üretmekle görevli olan TİGEM’e siz Türkiye’ye hayvan ithalat görevi verdiniz. Yazık değil mi? Ayıp değil mi?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Ergin.

Sayın Serdaroğlu…

4.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun, Hükûmetin tarım politikalarına ilişkin açıklaması

MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Bakan, üç yıldır yanlış politikalarınız sonucu tarımda ithalatın arttığını Milliyetçi Hareket Partisi olarak defalarca ifade ettik. İthalat 2002’de 3 milyar dolar iken sizin de ifade ettiğiniz gibi 2009 sonu itibarıyla 10,5 milyar doları aşmıştır. Yılda 7 milyar, sekiz yılda 56 milyar dolar yabancı çiftçinin cebine gitmiştir. Dolayısıyla geldiğimiz noktada hayvancılık bitmiş; et, süt ithal eder hâldeyiz. Hububat ithali her geçen gün artmaktadır ve nihayet bugünlerde Hollanda’dan domates ithali basında yer almıştır. Dolayısıyla her konuda ithal cenneti olduk.

Sayın Bakanın anlattıkları fiilî durumla maalesef örtüşmüyor. Bunu ne şekilde yorumluyorsunuz ve cevabınız nedir? Tarımda, hayvancılıkta “Yaptık, ettik, verdik.” diyorsunuz, ancak sonucunda Türkiye’de ithalat patlamıştır. Bu durumdan övünüyor musunuz, yoksa Sayın Bakanım, dövünüyor musunuz?

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Ersin, buyurun.

5.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin İzmir’de Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik haksız eleştirisine ilişkin açıklaması

AHMET ERSİN (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Sipahi’nin İzmir’deki belediyelerle ilgili söylediği yanlış ve hatalı, haksız sözleriyle hedefini şaşırdığını görmekten üzüntü duyuyorum.

Sayın Başkanım, İzmir’deki yerel yönetim, belediyeler merkezî idareden hiçbir yardım almadan kendi yağlarıyla kavrulmaya çalışıyorlar ve yaptıkları yatırımlar, çalışmalar üstelik merkezî yönetim tarafından da engelleniyor. Dolayısıyla Sayın Sipahi’nin bu gerçekleri bildiği hâlde yerel yönetimlere, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik haksız eleştirileri nedeniyle büyük üzüntü duydum ve bu sözlerini hiç tasvip etmediğimi belirtmek isterim.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Ersin.

Sayın Çakır…

6.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, et ithalatına ilişkin açıklaması

RASİM ÇAKIR (Edirne) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakan uzun uzun süte ve hayvancılığa Bakanlığı döneminde yapmış olduğu desteği Türkiye Büyük Millet Meclisine sundu ama ben gerçekten öğrenmek istiyorum: Bu kadar destek yapılıyor ise bugün niye Türkiye et ithal etmek durumunda? Yani eğer et ithal etmek zorunda kalmamızın sorumluluğu Sayın Bakanda değilse kimde, Sayın Başbakanda mı? Bunu öğrenmek istiyorum.

Bir de faizsiz krediyle ilgili 50 baş hayvan ve 300 dönüm toprak şartı konuluyor. Trakya’da kaç kişinin 300 dönüm toprağı var ki, Bakana sormak istiyorum: Edirne’de bu imkândan yararlanan çiftçi sayısı kaç tanedir?

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Çakır.

Sayın milletvekilleri, gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Sayın milletvekilleri, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün gündemin “Sözlü Sorular” kısmında yer alan sorulardan 1, 39, 46, 47, 48, 61, 72, 86, 89, 90, 164, 171, 185, 211, 243, 275, 285, 288, 306, 324, 340, 397, 417, 446, 447 ve 462’nci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Sayıştayın 2009 yılına ait dış denetim raporlarının inceleme sonuçlarına ilişkin tezkeresi vardır, okutup bilgilerinize sunacağım.

Okutuyorum:

III.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

B) Tezkereler

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Sayıştayın 2009 yılına ait dış denetim raporlarının inceleme sonuçlarına ilişkin Başkanlık tezkeresi (5/4)

                                                                                                                        15/10/2010

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 2919 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği Teşkilat Kanununa göre, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 2009 yılı harcamaları ile Sayıştayın 2009 yılına ilişkin dış denetimlerini yapmak üzere görevlendirilen Komisyon tarafından hazırlanan Dış Denetim Raporları, Başkanlık Divanının 11 Ekim 2010 tarihli toplantısında Üst Yöneticilerin cevapları da dikkate alınarak görüşülmüş ve ekteki inceleme sonuçlarının Genel Kurulun bilgisine sunulmasına karar verilmiştir.

Bilgilerine sunulur.

                                                                                                         Mehmet Ali Şahin

                                                                                                Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                                 Başkanı

Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Sayıştayın 2009 Yılına İlişkin Dış Denetim Raporlarının İnceleme Sonuçları

1- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 2009 yılı harcamalarına ilişkin Dış Denetim Raporunda; 2009 yılı Bütçe Kanunuyla tahsis edilen ödenekler kapsamında yaptığı harcamaları, mali tablolarının güvenilirliği ve doğruluğu ile idarenin gelir, gider ve mallarına ilişkin mali işlemlerin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığı ile kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığı incelenmiştir.

Raporda özetle;

- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının 2009 yılı kullanılabilir bütçe ödeneğinin 427.253.069 TL olduğu, yıl içinde ödeneğin 374.593.400 TL'lik kısmının harcandığı, kalan ödeneğin 43.290.515 TL'sinin iptal edildiği ve 9.369.154 TL özel ödenek ise ertesi yıla devredildiği belirtilmiş olduğu, son üç yıl esas alınarak bütçenin kesinleşen harcama rakamları oransal olarak karşılaştırıldığında; tahsis edilen ödeneğin 2009 yılında % 87'sinin, 2008 yılında % 79'unun, 2007 yılında ise % 81'inin harcandığı, ödenek üstü harcama yapılmadığı, dengeli bütçe politikasının gözetildiği belirtilmiştir.

- 2009 yılı programındaki yatırımların gerçekleştirilmesi için bütçeye konulan ödeneğin harcanamayıp iade edilmesinden dolayı, stratejik plan hedeflerinin yakalanması amacıyla; performansa dayalı ilkeli, tutarlı, dengeli bir bütçe politikası uygulanması ve ödenek ihtiyacının harcanabilir seviyede tespit edilmesi gerektiği,

- Personelin yurtdışı geçici görevleri dolayısıyla ödenecek olan konaklama ücretlerinin hesabında Harcırah Kanunu ile Bakanlar Kurulu Kararının esas alınması gerektiği ile tedavi yardımlarına ilişkin olarak; gözlük camı ve çerçevesi ile işitme cihazlarına ödenecek azami miktarların her yıl Başkanlık Divanınca belirlenmesinin uygun olacağı, özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca yapılan tedavi giderlerinin ödenmesinde sağlık karnesinin kimlik bölümünün fotokopisinin ödeme emri belgesine eklenmesi gerektiği, tedavi giderlerinde sağlık kurulu raporunun ödeme belgesine eklenmesi gerektiği,

- 4734 sayılı Kanunun 22. Maddesine göre yapılan mal ve hizmet alımlarında; piyasa fiyat araştırmasında açıklık ve rekabet ortamının oluşturulması amacıyla geniş kapsamlı araştırma yapılmasına özen gösterilmesinin gerektiği, 22/a'ya göre tek kaynaktan temin edilen bakım ve onarım işlerinde yönetmeliğe uygun olarak fiyat araştırılması ile 19. Maddeye göre de muayene ve kabul işlemlerinde mevzuata uygun hareket edilmesi gerektiği,

- Temizlik Hizmet Alımlarında asgari ücret fiyat farkının hesabında sadece asgari ücret artış miktarı ve bu artış miktarından kaynaklanan işveren payından doğan farkın hesaplanması gerektiği,

Şeklinde çeşitli hususlarda değerlendirme ve tavsiyelerde bulunulmuştur.

- Ayrıca yapılan ihalelerde açıklık ve rekabetin sağlandığı, tüketime yönelik mal ve hizmet alımlarında bütçe ödeneğinin verimli ve ekonomik şekilde kullanıldığı, ödeme emri belgeleri ve muhasebe işlem fişlerine dayalı olarak, ilgililerin hesaplarına aktarılan paralar ile banka hesap özetlerinin mutabık olduğu, kesin hesap cetvellerinde gösterilen gelir-gider rakamlarının doğru ve denk olduğu, ödenek üstü harcama yapılmadığı, bütçe ile tahsis edilen ödeneklerin Kurumun amaç ve planlanmış hedefleri doğrultusunda, iyi mali yönetim ilkelerine uygun olarak kullanıldığı; harcamalarda tasarruf sağlandığı, tutarlı, dengeli ve etkili bir bütçe politikasının yürütüldüğü belirtilmiştir.

Sonuç olarak; Üst Yöneticinin bütçe ile verilen kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılmasını temin edecek mali tedbirlerin alınmasında, 5018 sayılı Kanunda öngörülen mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesinde, görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinde üstün gayret gösterdiği, harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, mali hizmetler birim yöneticisi ve muhasebe yetkilisinin, mali mevzuat ile tedbirlerin tatbikinde azami çaba sarf ettikleri, İdarenin mali faaliyet, karar ve işlemlerinin Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde yürütüldüğü sonucuna varıldığı ifade edilmiştir.

Başkanlık Divanı tarafından, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 2009 yılı harcamalarına ilişkin Dış Denetim Raporu ve Üst Yönetici Cevapları kabul edilmiş olup, tenkit ve tavsiye edilen hususlarda gerekli tedbirlerin alınması önerilmiştir.

2. Sayıştay Başkanlığının 2009 yılına ilişkin hesapları ve bunlara ilişkin dayanak belgeleri esas alınarak yapılan dış denetimi sonucunda hazırlanan Raporda; idarenin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin mali faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumun amaç, hedef ve planlarına uygunluk yönünden incelenmiştir.

Raporda özetle;

- 2009 yılı için Sayıştay Başkanlığına 100.575.750 TL ödenek tahsis edildiği, Bütçe Kanununun 12. maddesinin 3. fıkrası ile söz konusu ödenekte 1.704.175,00 TL kesinti yapıldığı, kesinti sonrası kullanılabilir ödeneğin 98.871.575 TL'ye düştüğü, 2009 yılına devreden 14.274,15 TL şartlı bağışa ilave olarak, bütçe yılı içerisinde banka promosyonundan 135.680,92 TL şartlı bağışın elde edildiği, bu şartlı bağışlarla birlikte toplam kullanılabilir bütçe ödeneğinin 99.021.531,07 TL olarak gerçekleştiği, söz konusu bu ödeneğin %86'sı olan 85.573.590,75 TL'nin harcandığı, % 14'ü olan 13.344.594,25 TL'nin harcanmadığı için iptal edildiği, ayrıca şartlı bağıştan harcanamayan 103.345,07 TL'nin 2010 yılı Bütçesine devredildiği, buna göre 2009 yılı toplam bütçe gideri olan 85.573.590,75 TL'nin 2008 yılı bütçe giderine göre % 9'luk bir artışa karşılık geldiği, ifade edilmiş ve ödeneklerin uygulamasına ilişkin tutarlı, dengeli ve ekonomik bir bütçe politikası yürütüldüğü belirtilmiştir.

- 2009 yılı harcamalarının; % 65,6'sının personel giderlerine, % 17,8'inin mal ve hizmet alım giderlerine, % 5,5'inin sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderlerine, % 0,5'inin cari transferlere ve % 10,8'inin de sermaye giderlerine yapıldığı, ayrıca bütçe gerçekleşmesinin; personel giderlerinde % 88, sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderlerinde % 69, mal ve hizmet alımlarında % 85, sermaye giderlerinde % 91, cari transferlerde ise % 100 olduğu ifade edilmiştir.

Yapılan bu denetim sonucunda; denetim elemanlarına ödenen yolluk ve diğer ödeme avanslarının bazen süresi içinde mahsubunun yapılmadığı, ivedi olmayan bazı giderler için avans verilmek suretiyle ön ödeme yapıldığı, idareye ait araçların bakım ve onarımlarının yapılmasında hakediş raporunun eklenmediği, yabancı dil kurslarına denetçilerin giderlerinin ödenmesinde ise yetkili makamdan alınan onayın eklenmediği ifade edilmiştir. İhale iş ve işlemleri ile doğrudan temin kapsamında yapılan harcamalara ilişkin olarak yapılan denetimde; idare tarafından düzenlenen ihale işlem dosyalarında bulunması gereken evrakın düzenli bir şekilde sıralanmadığı, bazı ihalelerde ihalenin mahallî gazetede yayınlandığına dair nüshasının ihale işlem dosyasında olmadığı, doğrudan temin kapsamında yapılan alımlarda yeterince fiyat araştırması yapılmadan tek bir firmadan almak suretiyle fiyatların belirlendiği ve mal ve hizmet alımının bu suretle gerçekleştirildiği,

Şeklinde çeşitli hususlarda değerlendirme ve tavsiyelerde bulunulmuştur.

Sonuç olarak; ödeme emri belgeleri ve muhasebe işlem fişleriyle tahakkuk ettirilen ödemelerin banka hesap özetleri ile mutabık olduğu; kesinhesap cetvellerinde gösterilen gelir-gider rakamlarının doğru ve denk olduğu, kullanılabilir bütçe ödenekleriyle uyumlu bulunduğu, ödenek üstü harcama yapılmadığı, Kurumun amaç ve hedefleri doğrultusunda, iyi mali yönetim ilkelerine uygun olarak kullanıldığı, harcamalarda tasarruf sağlandığı, tutarlı, dengeli ve etkin bir bütçe politikası yürütüldüğü, Üst Yönetici olarak Sayıştay Başkanının; bütçe ile verilen kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılmasını temin edecek tedbirlerin alınmasında, mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesinde, 5018 sayılı Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinde üstün gayret gösterdiği, harcama yetkilisi, mali hizmetler birim yöneticisi ve muhasebe yetkilisinin mali mevzuat ile tedbirlerin uygulanmasında azami çaba sarf ettikleri, İdarenin mali faaliyet, karar ve işlemlerinin Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu başta olmak üzere ilgili diğer mevzuata uygun olduğu sonucuna varıldığı ifade edilmiştir.

Başkanlık Divanı tarafından, Sayıştay Başkanlığının 2009 yılına ilişkin Dış Denetim Raporu ve Üst Yönetici Cevapları kabul edilmiş olup, tenkit ve tavsiye edilen hususlarda gerekli tedbirlerin alınması önerilmiştir.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi daha vardır, okutup bilgilerinize sunacağım.

2.- Çin Halk Cumhuriyeti Parlamentosu Dışişleri Komisyonunun davetine icabet edecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan’ın beraberindeki Parlamento heyetini oluşturmak üzere siyasi parti gruplarınca ismi bildirilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1312)

                                                                                                        14/10/2010

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Sayın Murat Mercan, beraberinde bir heyetle, Çin Halk Cumhuriyeti Parlamentosu Dışişleri Komisyonu’nun vaki davetine icabetle, Çin’e resmi ziyarette bulunması Genel Kurul’un 5 Ekim 2010 tarih ve 2 sayılı birleşiminde kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanun’un 2. Maddesi uyarınca heyeti oluşturmak üzere siyasi parti gruplarının bildirmiş olduğu isimler Genel Kurulun bilgilerine sunulur.

                                                                                                              Sadık Yakut

                                                                                                Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                               Başkanı V.

H. Murat Mercan                            Eskişehir Milletvekili

Canan Kalsın                                  İstanbul Milletvekili

Abdurrezzak Erten                          İzmir Milletvekili

Mehmet Şahin                                Malatya Milletvekili

Metin Ergun                                   Muğla Milletvekili

Şaban Dişli                                     Sakarya Milletvekili

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin beş önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:

C) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- BDP Grubu adına Grup Başkanvekilleri Batman Milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Bengi Yıldız’ın, sporun ve sporcuların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/876)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Türkiye'de spor ve sporcunun sorunlarının araştırılıp açığa çıkarılması, spor alanlarında ortaya çıkan ayrımcı uygulamaların tespiti ve sporda ortaya çıkan sorunların halk kültürü üzerindeki etkilerinin saptanması için, Anayasa'nın 98'nci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.

            Ayla Akat Ata                                                                          Bengi Yıldız

        Grup Başkan Vekili                                                                Grup Başkan Vekili

Gerekçe:

İnsanoğlunun temel etkinliklerinden biri olan spor, insanlığın ortaya çıkışından günümüze kadar, her dönem kendisine atfedilen misyonla sahneye çıkmış ve çıkmaya da devam etmektedir. Tarihte beden eğitimi savaş ve kaba güç ilişkilerini ifade ederken, tarihsel ilerleyiş içerisinde bu algı dönüşüp gelişerek evrensel kültürün ileri ve vazgeçilmez bir yönünü oluşturmaya başlamıştır. Din, dil, ırk farkı gözetmeksizin büyük kitleleri bir araya getiren ve ortak duyguyu yaşatan spor, bugün artık barışın, kardeşliğin, anlayışın ve bir arada olunabileceği mesajlarının verildiği bir alan olarak kabul edilmektedir. Dünyanın ortak dili diye de adlandırılabilecek spor, günümüzde fiziksel ruhsal, sosyal ve moral kazanç sağlamanın yanı sıra, son yıllarda, gelişen bilimin farklı alanlarıyla beraber çok boyutlu bilimsel bir nitelik de kazanmıştır.

Spor olgusuna karşı bu kadar zengin nicel ve nitel gelişmeler yaşanırken, buna paralel olarak 21. yüzyılda toplumların önündeki en büyük sorunlar da yine bu alanda ortaya çıkmakta, spor ve sporcu da yüklenen bu yüksek misyona cevap vermekte oldukça zorlanmaktadır. Kapitalizmin çağımızda her alanda gösterdiği varlık, son yıllarda sporun dünya ölçeğinde bir sermaye projesine dönüşmesine neden olmuş, elit, esas misyonundan yoksun, karşıtlıkları arttıran, dünya halklarının, emekçilerinin ve birçok alanda kapitalist, faşist ve ayrımcılık uygulayan sistemlerin hedefi ve mağduru hâline gelmiş kitlelerin kimlik ve talep tanımlarının bir manipülasyonu alanına da dönüştürülmüştür.

Gelişmiş ülkelerde, spor, sermaye gruplarının rant alanlarına dönerken, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise, hem bir rant alanına dönüşmüş, hem de rakip değil düşman yaratarak kendi tanım alanını yeniden inşa etmektedir.

Ülkemizde spor müsabakalarında, özellikle futbol maçlarında ortaya çıkan saldırgan ve hakaret dolu yaklaşımlar toplumsal dokunun zedelenmesine neden olmaktadır.

Yakın geçmişimizde ülke gündemini meşgul eden olayların başında gelen Bursa spor, Diyarbakır spor karşılaşması, sporun nasıl bir ayrımcılık motivasyonuna zemin hazırlayan bir alana dönüştüğünün de önemli örneklerinden biridir. Yine her Diyarbakır spor maçında, batı takımlarının taraftarlarının açtıkları ayrımcılık içeren pankartlar da toplumsal birlikteliğin yeniden inşası konusunda aciliyet dolu sinyaller vermektedir. Elazığ spor, Malatya spor maçında ortay çıkan etnik kimlik üzerinden hakaretler bu durumun açık örneğidir.

Sporun dilinin, dışlama ve ötekileştirme üzerine kurulduğu ülkemizde bu sorun, sadece etnik ayrımcılık değil, aynı zamanda yoksul kitlelerin bir kimlik manipülasyonunu da içermektedir. Büyük takımların maçlarında ortaya çıkan sopalı, bıçaklı ve bazen de silahlı olaylar halk kültürünü bir bütün olarak olumsuz etkilemektedir. Yine yabancı takımların taraftarlarıyla çıkan kavgalar sonucunun ölümlerle sonuçlandığına da bu ülke tanık olmuştur.

Sorun sadece bu alanda değil, çok farklı alanlarda da ortaya çıkmaktadır. Büyük kulüplerin yaptıkları milyon dolarları bulan transferler toplumun tepkisini çekmekte, sporda tekelleşme ülkemizde var olan çok sayıda spor kulüpleri arasında rekabet sorunları da ortaya çıkarmaktadır. Özellikle Anadolu'nun bir çok yerinde kurulan spor kulüpleri ve amatör yapılar bugün ciddi düzeyde maddi zorluklarla karşı karşıyadırlar. Bundan kaynaklı olarak spor yoksul bölgelerde bir tercih hâline gelememekte, sadece taraftarlıkla yetinilmektedir.

Yine, aynı popüler spor dalları dışında faklı spor alanlarında bulunmuş kişilerin de sporu bıraktıktan sonra yaşadıkları maddi ve manevi sorunlar da bu ülkenin gerçek gündemlerinden biridir.

Asıl uğraşı spor olmayan kişilerin rant için oluşturdukları kulüpler de temel sıkıntılardan biri olup dikkate alınmalıdır.

Ülkemizde spora ilişkin sorunların saymakla bitmeyeceği ortada olup, Meclis'in bir an önce bu temel soruna el atması, sorunları ayrıntılarıyla ortaya çıkarması ve gerekli çözüm yollarını oluşturması, başta halk kültürü olmak üzere sosyal, siyasal ve kültürel sağlık açısından aciliyet arz etmektedir. Bunun için bir Meclis araştırma komisyonunu kurulması elzemdir.

2.- Antalya Milletvekili Abdurrahman Arıcı ve 21 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak sporda şiddetin önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/877)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Spor Kulüplerimizin hukuki ve mali sorunlarının belirlenip çözüm yollarının araştırılması, Sporda şiddetin önlenmesi, Spor yapan nüfusun arttırılarak toplum tabanına yayılması ve Türk sporcularının uluslararası müsabaka ve turnuvalardaki başarı yüzdesinin arttırılması için alınacak önlemleri tespit etmek amacıyla Anayasanın 98 inci , İç Tüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz

1) Abdurrahman Arıcı                    (Antalya)

2) Hamza Yerlikaya                        (Sivas)

3) Kemalettin Aydın                       (Gümüşhane)

4) Fahrettin Poyraz                         (Bilecik)

5) Zekeriya Aslan                           (Afyonkarahisar)

6) Fevzi Şanverdi                           (Hatay)

7) Cüneyt Yüksel                           (Mardin)

8) Harun Tüfekci                            (Konya)

9) Mehmet Tunçak                         (Bursa)

10) Hüseyin Devecioğlu                 (Kilis)

11) Fatih Öztürk                             (Samsun)

12) Hüsnü Ordu                             (Kütahya)

13) Necdet Budak                           (Edirne)

14) Enver Yılmaz                           (Ordu)

15) Mustafa Hamarat                      (Ordu)

16) Mehmet Domaç                        (İstanbul)

17) Hasan Kemal Yardımcı            (İstanbul)

18) Mehmet Beyazıt Denizolgun    (İstanbul)

19) İbrahim Yiğit                            (İstanbul)

20) Veysi Kaynak                          (Kahramanmaraş)

21) Ahmet Aydın                           (Adıyaman)

22) Yahya Doğan                           (Gümüşhane)

Gerekçe: Beden eğitimi, düzenli ve sistemli olarak gerçekleştirilen fiziksel aktiviteler olarak tanımlanabilmektedir. Ancak sporun rekabet ve yarışma özelliği bulunmaktadır. Bu durum beraberinde insan performansının arttırılmasını gerektirir. Ancak beden eğitimi ve spor aktiviteleriyle yalnızca fiziksel gelişim değil, zihinsel ve sosyal gelişim de sağlanmaktadır. Bu etkileriyle beden eğitimi ve sporun bu özelliği başka hiçbir alanda bulunmamaktadır. Beden eğitimi ve spor tüm dünyada önemsenmiş ve okul programlarında yerini almıştır. Günümüzdeki modern beden eğitimi ve spor anlayışı ise gelişim özellikleri olan fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişim özelliklerini kazandırması ve insanların yaşam kalitelerini arttırmaya yöneliktir. Bu bağlamda günümüzde beden eğitimi ve spor aktiviteleri; Sağlık, boş zamanları değerlendirme, performans arttırma, kendine güven, kişiler arası ilişkiler, aktif yaşam tarzı alışkanlıkları’nın kazandırılması amaçlı yapılmaktadır. Beden eğitimi ve sporun ayrıca toplumsal bir yönü de vardır ki; bir ülkede düzenli spor yapan nüfusun çoğalması o ülkenin uygar olma durumunun bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.

Ayrıca ülkemizde faaliyette bulunan spor kulüpleri hem hukuki ve hem de maddi olarak sürekli sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu sorunların araştırılması ve çözümünde rehberlik edecek yolun da belirlenmesi spor kulüplerimize kolaylık sağlayacaktır.

Bütün bunlar temel alınarak spor yapan nüfusun arttırılması ve Dünya genelindeki başarılarımızın arttırılması ile spor müsabakalarındaki şiddetin önlenmesine de katkı sunacak faktörlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması gerekmektedir.

3.- Sivas Milletvekili Hamza Yerlikaya ve 19 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak sporcuların başarılarının artırılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/878)

TBMM Başkanlığı’na

Spor, günümüzde geniş kitleleri etkileyen uluslararası ilişkileri geliştirerek kültürler arası farkındalıkları artıran bir faaliyet alanıdır. Spor kulüplerimizin hukuki ve mali sorunlarının belirlenip çözüm yollarının araştırılması, sporda şiddetin önlenmesi, spor yapan nüfusun artırılarak toplum tabanına yayılması ve Türk sporcularının uluslararası müsabaka ve turnuvalardaki başarı yüzdesinin artırılması için alınacak önlemleri tespit etmek amacıyla, Anayasanın 98 inci, İç Tüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılması hususunu arz ederiz.

1) Hamza Yerlikaya                        (Sivas)

2) Hüsnü Ordu                               (Kütahya)

3) Abdullah Çalışkan                      (Kırşehir)

4) Hayrettin Çakmak                      (Bursa)

5) Ahmet Aydın                             (Adıyaman)

6) Yahya Doğan                             (Gümüşhane)

7) Veysi Kaynak                            (Kahramanmaraş)

8) Yılmaz Helvacıoğlu                    (Siirt)

9) Halil Mazıcıoğlu                         (Gaziantep)

10) İlhan Evcin                               (Yalova)

11) Hasan Altan                             (Kastamonu)

12) Zeki Karabayır                         (Kars)

13) Mustafa Hamarat                      (Ordu)

14) Fatih Metin                               (Bolu)

15) Sedat Kızılcıklı                         (Bursa)

16) İbrahim Yiğit                            (İstanbul)

17) Faruk Koca                              (Ankara)

18) Yılmaz Tunç                             (Bartın)

19) Azize Sibel Gönül                    (Kocaeli)

20) Ali Öztürk                                (Konya)

Gerekçe:

Spor, günümüzde geniş kitleleri etkileyen, uluslararası ilişkileri geliştirerek kültürlerarası farkındalıkları arttıran, dünya barışına katkıda bulunan evrensel bir faaliyet alanıdır. İnsan haklarına verilen değerin bir göstergesi olarak spor bugün toplumların aynası olarak görülmektedir.

Anayasamızın 58. maddesinin ilk fıkrasında "Devlet, istikbal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirler alır." Bu fıkradan hareketle toplumsal barışın sağlanması, sporda şiddetin önüne geçilmesi, farklılıkların zenginliğimiz olduğu bir ülkede ortak gayede buluşabilme kabiliyetlerimizin geliştirilmesi için spor olmazsa olmazımızdır.

Spor, bireylerin ruhsal, bedensel ve zihinsel olarak dengeli ve sağlıklı olabilmelerini sağlayan en önemli aktivitedir. Yine Anayasamızın 58. maddesinin ikinci fıkrasında "Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkınlıklardan ve cehaletten korumak için tedbirleri alır." ifadesi yer almaktadır. Bu cümleden hareketle, bireyin topluma yararlı olarak yetişmesi için spor teşvik edilmektedir. Çocukluk çağı ve erişkin obezitesi Türkiye'de süratle yayılmaktadır. Türkiye artık obeziteyi, aşırı şişmanlığı büyük bir problem olarak yaşamaya başlayan ülkelerden biridir. Bu durumun değişmesi spor kültürünün gelişmesine bağlıdır. Çocuk yaşlardan itibaren spor ile eğitim arasında tercih yapmak durumunda kalan nesillerin bugün sağlık sorunlarıyla karşılaşmaları bilimsel bir gerçektir. İlköğretim ve Lise çağlarında eğitimin sporla eşgüdümlü bir şekilde devamının sağlanması için çalışmalar yapılmalıdır.

Toplumsal yaşantıda insanların sportif etkinlik ve hizmet beklentileri, önemli ölçüde, spordaki temel örgütlenme birimleri olan spor kulüplerinde karşılanmaktadır. Spor kulüplerinin bu işlevlerini yerine getirebilmeleri büyük oranda yönetim biliminin kural, ilke ve metotlarının uygulanmasına bağlıdır. Spor kulüpleri toplumsal çevreden bir takım girdileri alıp işleyerek enerjiye dönüştüren ve sonuçta yine çevreye veren açık sistemlerdir. Bu sistemin finansmanı hususunun önem arz ettiği ortadadır. Özellikle amatör spor kulüpleri parasal sıkıntıları sebebiyle sağlıklı bir faaliyet süreci maalesef oluşturamamaktadır.

Türkiye’de sporun kitlelere yaygınlaştırılması için, sporun taban birliğini oluşturan Amatör spor kulüplerine birçok görevler düşmektedir. Din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin toplumun her kesimini uzlaştıran ve birleştiren spor, toplumda uyumun ve kardeşliğin gelişmesine önemli katkılar sağlamaktadır. Yaşanan tribün olaylarının temelinde de eğitimsizliğin, spor ahlakına ve kültürüne sahip olmamanın yattığı herkesçe bilinen bir gerçektir.

Doğru bilgiye dayalı, sistematik bir eğitim süreciyle, kabiliyet odaklı, verimli, etkin ve sürdürülebilir planda yapılanma ile spor kültürünün genç yaşlardan bireylere aşılanması hususuna dikkat çekmek, çağdaş vizyon ve misyonda ülke sporuna katkı sağlaması ve Amatör Spor Kulüplerinin Sorunlarının araştırılması amacıyla Meclis Araştırması gerekmektedir.

4.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 22 milletvekilinin, spor müsabakalarında yaşanan şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/879)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Günümüzde sporun anlamını tanımlarken sıklıkla, sporun saldırganlığı ortadan kaldırma ve öfke patlamalarını hafifletme imkânı sağladığı konusuna vurgu yapılmaktadır.

Spor müsabakalarını takip eden seyirci grubunun davranışlarını inceleyecek olursak; 2 tip seyirci karşımıza çıkacaktır. Bunlardan biri spor müsabakalarını eğlenceli bir boş vakit aktivitesi olarak görürken, diğer tip seyirci ise spor müsabakalarını kazanılması gereken bir savaş gibi görmektedir. Bu nedenle, ne yazık ki seyirci önünde oynanan spor dalları, şiddet ve düzensizliği de beraberinde getirmektedir. Düzensizliğin bir ortamda uyulması gereken kurallara, nizamlara uyulmaması anlamında şiddet ile birleşmesi; iyi vakit geçirmek için gidilen spor müsabakalarının çekilmez bir hâl almasına sebep olmaktadır. Avrupa’da, sportif karşılaşmalarda ve özellikle futbol maçlarında seyirciler arasındaki şiddet ve taşkınlıklardan ve bunun sonuçlarından endişe duyulmasından dolayı, 19.08.1985 tarihinde Strasbourg'da, Sportif Karşılaşmalarda ve Özellikle Futbol Maçlarında Seyircilerin Şiddet Gösterileri ve Taşkınlıklarına Dair Avrupa Sözleşmesi imzalanmıştır. Türkiye de söz konusu sözleşmeye uluslararası düzenleme ile bağlıdır.

Nedense sporda şiddet kavramı sadece derbi maçlarda, iddiası yüksek spor müsabakalarında akla geliyor. Ancak başka zamanlarda konu tüm kurumlarca ve uzmanlarca çok uzun vadede düşünülüp çözümleri aranmıyor. Konunun önemini ve hassasiyetini, sadece birkaç futbol müsabakasında şiddetin geldiği boyutlar dikkate alınarak anlıyor olmak, spora ve topluma yapılabilecek en büyük ihanetlerden biridir.

Sadece 2009 yılında İstanbul'da 18, Antalya'da 12, Diyarbakır'da 9, Adana'da 8, Kırşehir'de 6, Bursa'da 4, Amasya ve Ordu'da 3'er, Denizli, Kırıkkale ve Kütahya'da 2'şer, Isparta, Karabük, Malatya ve Şanlıurfa'da birer kez şiddet olayları yaşandı. Galatasaray'ın UEFA Kupasında L. United takımıyla yaptığı müsabaka öncesi Taksim'de yaşanan vahşeti unutmak mümkün müdür? Eğer geçmişte spor adına yaşanan ve sonu ölümlerle neticelenen üzücü hadiseler gazete arşivlerinde bırakılmayıp, gerekli önlemler alınabilseydi, bu tip olaylar tekrar yaşanmayacaktı. Özellikle futbol müsabakalarında meydana gelen ve seyircilerden kaynaklanan bazı şiddet olayları ile yine futbolla ilgili bazı düzensizlikleri gidermek amacı ile 28.04.2004 tarihinde kabul edilen 5149 sayılı "Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun" yürürlüğe konulmuştur. Bu yasanın birçok eksikliğine rağmen kabul edilmesi olumlu bir adımdır. Bu adımı daha da ileriye götürmek için gelişmiş ülkelerin spor mevzuatlarını çok iyi analiz edip, ülkemiz insanının spora bakışını da dikkate alarak yeni bir spor mevzuatı yaratmak zorundayız. Spor hukuku alanında da henüz emekleme döneminde olduğumuz ve mevzuatın da son derece yetersiz olduğu açıktır. Öncelikle bütün hukuk fakültelerinde spor hukukunun zorunlu ders olarak okutulması, spor basınının, emniyet mensuplarının ve bu alandaki bütün idarecilerinin de bu konu kapsamında acilen bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Ülkemizdeki eğitim ve öğretim kurumlarında sporu sadece beden eğitimi müfredatına sıkıştırarak anlatmak ve uygulamak mümkün değildir. Çocuklarımıza aile içi ve okul eğitimlerinde sporun sadece takım taraftarlığı olmadığını bunun evrensel bir zenginlik ve yaşam biçimi olduğu, sporun kendi felsefesi ve kuralları olduğu ve bu kurallara aykırı davranılması hâlinde yaptırımlarla karşılaşabilecekleri kendilerine anlatılmalıdır. Yani Türkiye'de bir spor geleneği ve ahlakı yaratmak ve geliştirmek zorunluluk arz etmektedir.

Şu husus hiçbir zaman unutulmamalıdır ki hiç bir gerekçe, insan hayatını sona erdirmenin haklı mazereti olamaz. Asıl olan insanlığın her ne şart altında olursa olsun barış ve huzur içerisinde yaşamasıdır. Sporun hedefi de hiç şüphesiz ki bu ideal toplumsal ortama zemin hazırlamaktır. Hiçbir sporcu ve sporsever bu kavramları reddedemez ve etmemelidir de. Aksi takdirde onun sporculuğundan ve sporseverliğinden bahsetmek mümkün değildir. Sanırım "olimpiyat ruhu" ve "olimpiyatların felsefesi" bu kavramları en iyi şekilde açıklamaya yeterli olacaktır.

Toplum içinde huzurun sağlanması için kanun maddeleri ile suçlar ve yaptırımları belirlenebilir. Ancak esas olan o yanlışın kökten çözülmesi yolu ile ortadan kaldırılmasıdır. Bu nedenle ülkemizde sporda şiddete yol açan nedenlerin incelenip araştırılarak bu tür olaylara son vermek amacı ile Anayasamızın 98, İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince bir Meclis Araştırma Komisyonu Kurulmasını arz ve teklif ederiz.

1) Ali Rıza Öztürk                          (Mersin)

2) Durdu Özbolat                           (Kahramanmaraş)

3) Ahmet Küçük                             (Çanakkale)

4) Yaşar Tüzün                               (Bilecik)

5) Ramazan Kerim Özkan              (Burdur)

6) Rahmi Güner                              (Ordu)

7) Mevlüt Coşkuner                       (Isparta)

8) Ali Rıza Ertemür                        (Denizli)

9) Şevket Köse                               (Adıyaman)

10) Mehmet Ali Özpolat                 (İstanbul)

11) Mustafa Özyürek                     (İstanbul)

12) Engin Altay                              (Sinop)

13) Şahin Mengü                            (Manisa)

14) Halil Ünlütepe                          (Afyonkarahisar)

15) Hüsnü Çöllü                             (Antalya)

16) Sacid Yıldız                              (İstanbul)

17) Hikmet Erenkaya                      (Kocaeli)

18) Rasim Çakır                             (Edirne)

19) Turgut Dibek                            (Kırklareli)

20) Bilgin Paçarız                           (Edirne)

21) Atila Emek                               (Antalya)

22) Tansel Barış                             (Kırklareli)

23) Ahmet Ersin                             (İzmir)

5.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz ve 24 milletvekilinin, Türk futbolunun sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/880)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Futbol Dünya'da milyonları arkasından sürükleyen, barışa, dostluğa ve sportmenliğe Uluslararası fayda sağlayan, Turizmi destekleyen ülke ekonomilerine büyük getirisi olan, milletlerin kaynaşmasına sebep olan ve Dünya'da çoğu zaman gündemin birinci maddesini işgal etmeyi başarmış Futbol Sektörü, Türkiye'de de bir çok problemi, soru işretlerini ve değişik şaibeleri beraberinde getirmiştir. Ülkemizdeki Futbol Sektörünün yeniden ele alınması, irdelenmesi ve sorunlarının TBMM tarafından araştırılması amacıyla Anayasamızın 98. maddesi ve İç Tüzüğümüzün 104 ve 105. maddeleri uyarınca bir Araştırma Komisyonu Kurulmasını arz ederiz.

1) Mustafa Kemal Cengiz               (Çanakkale)

2) Oktay Vural                               (İzmir)

3) Mehmet Şandır                           (Mersin)

4) Reşat Doğru                               (Tokat)

5) İsmet Büyükataman                    (Bursa)

6) Ahmet Duran Bulut                    (Balıkesir)

7) Mustafa Enöz                             (Manisa)

8) Ahmet Orhan                             (Manisa)

9) Erkan Akçay                              (Manisa)

10) Şenol Bal                                  (İzmir)

11) Mehmet Günal                         (Antalya)

12) Osman Durmuş                        (Kırıkkale)

13) Mehmet Ekici                           (Yozgat)

14) Muharrem Varlı                       (Adana)

15) Rıdvan Yalçın                          (Ordu)

16) Hüseyin Yıldız                         (Antalya)

17) Ümit Şafak                               (İstanbul)

18) Metin Ergun                             (Muğla)

19) D. Ali Torlak                            (İstanbul)

20) Süleyman Nevzat Korkmaz      (Isparta)

21) Süleyman Turan Çirkin            (Hatay)

22) Yılmaz Tankut                          (Adana)

23) Necati Özensoy                        (Bursa)

24) Hasan Çalış                              (Karaman)

25) Recep Taner                             (Aydın)

Gerekçe

Yeniden şekillendirilen 5894 sayılı TFF Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Türk Milletini ve Türk spor kamuoyunun gündemini meşgul etmeye başlamış, ciddi kaynakların aktarılması karşısında alınan sportif başarısızlıklar sonrasında, Türk Futbolunda yaşanan kamuoyunu meşgul eden bu sorunların acilen çözülmesi gerektiğini bu nedenle de aşağıdaki tespitlerimizin araştırılarak sorunların, sorumluların ve çözüm önerilerinin ortaya konularak Türk futboluna katkı sağlamayı hedefledik.

1. Son olarak 05.05.2009 tarih ve 5894 sayılı Kanun ile yeniden yapılandırılan TFF'nin yasal ve yapısal eksikliklerin tespiti ile Federasyon Yasası'nın ve özerk bir futbol yasasının ortaya konmasını sağlamak.

2. Futbol Federasyonu bünyesinde görev yapan MHK'nın profesyonel yapıya kavuşturulması amacıyla oluşturulan yapı, Türk Futbol Hakemliği camiasında kaos ve kargaşaya yol açmıştır. Bu yapı doğrultusunda bir çok başarılı ve genç hakemimiz mağdur edilmiştir. Türk Futbolunda Hakemlik müessesenin yetiştirdiği hakemlerin uluslar arası organizasyonlarda görev alamaması, geleceğin alt yapısı olarak görülen kendilerini Ulusal düzeyde kanıtlamış Süper Lig'de düdük çalan 16 yetişkin hakem hiçbir gerekçe gösterilmeden hakemlikleri sona erdirilmiştir. MHK Başkanı "Hepsinin dürüstlüklerine kefilim" demesine rağmen 16 genç hakemin, hakemliğinin bıraktırılmasının sebepleri nelerdir?

3. Profesyonel yapıdan sonra üç üyenin profesyonel olması, yüksek düzeydeki maaşları, kendilerine verilen yetkiler ve imkanlar doğrultusunda Türk Hakemliğine katkıları ve başarılı hizmetleri nelerdir?

4. Bugünkü Futbol Federasyonu Başkan ve Yönetimi Federasyonda tasarrufa yönelik ve Federasyon kaynaklarının doğru ve daha rantabl kullanılması yolundaki hedef ve söylevleriyle göreve gelmiştir.

14 Şubat 2008 tarihinden önce Federasyon bünyesindeki çalışan personel sayısı ve giderleri nelerdir? Bu tarihten sonra bugün itibari ile çalışan sayısı ve giderleri nelerdir?

5. Futbol Federasyonu bünyesinde görev yapan üst düzey yöneticilerin sayısı nedir? Kendilerine ödenen ücretler nelerdir? Bu çalışanların siyasal bağlantıları nelerdir ve kimlerle bağlantısı bulunmaktadır.

6. 2010 yılı Futbol Federasyonu Mali Genel Kurulunda 26 Milyon TL. zarar açıklaması yapılmıştır. Bu zarar neden kaynaklanmıştır?

7. Türk Milli Takımı'nın 2010 Dünya Kupasına katılamaması, 2012 Avrupa Şampiyonası elemelerindeki başarısız sonuçlar karşısında;

a) Teknik Direktör seçiminde isabetli bir seçim yapılmış mıdır?

b) Hollandalı Teknik adama transfer ve diğer ödenekler dahil toplam ne kadar ücret ödenecektir?

c) Milli Takımlarımızda toplam kaç adet teknik adam ve yardımcıları çalışmakta olup bunlara ödenen ücretler nelerdir?

d) Futbol Federasyonu'nun Milli Takımlarımızın alt yapısına ayırdığı kaynak nedir? Son zamanlarda alt yapı tesisleri kazandırıldı mı? Altyapıdan A Milli takıma oyuncu akışının olmayışının sebebi nedir?

e) Son zamanlarda Ulusal Kulüp Takımlarımızın Avrupa Kupalarındaki başarısızlıkları nelerdir? Nereden kaynaklanmaktadır, Futbol Federasyonu'nun bu konuda çalışması var mıdır?

f) Ulusal kulüplerimizde oynayan yabancı futbolcularla ilgili kulüplerimiz sorun yaşamakta, çoğu başarısız olmaktadır. Futbol Federasyonu'nun Türk gençlerinin ve Türk futbolcusunun gelecekteki başarıları noktasında bir çalışması ve bakış açısı var mıdır?

g) TFF'nin kulüplere yapılan hak ödemeleri kulüplerin hesabına yatırılması gerekirken, bazı kulüp yöneticilerinin şahsi hesaplarına yatırıldığı ifade edilmektedir. Bu ifadeler doğruysa bunların hangi kulüp yöneticilerine aktarılmıştır?

Yukarıdaki tespitlerimizin ve ortaya çıkan iddialarınızın aydınlanması doğrultusunda Anayasamızın 98. İç Tüzük'ün 104 ve 105. maddeleri gereğince Türkiye Futbol Federasyonu, Kurulları, çalışmaları ve hakkındaki iddiaları içeren konular hakkında Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ederiz.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.

Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

Okutuyorum:

VII.- ÖNERİLER

A) Danışma Kurulu Önerileri

1.- Gündemdeki sıralama ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boş bulunan 1 üyelik için seçimin Genel Kurulun 19 Ekim 2010 Salı günkü birleşiminde yapılmasına; (10/80, 10/91, 10/267, 10/674, 10/714, 10/737, 10/739) ve bugün okunarak Genel Kurulun bilgisine sunulan (10/876, 10/877, 10/878, 10/879 ve 10/880) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin görüşmelerinin Genel Kurulun 19 Ekim 2010 Salı günkü birleşiminde birlikte yapılması ve Genel Kurulun bu görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışmalarına devam etmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

Danışma Kurulu Önerisi

                                                                                                        Tarihi: 19/10/2010

Danışma Kurulunun yaptığı toplantıda, ekteki önerinin Genel Kurulun onayına sunulması uygun görülmüştür.

                                                                                                                    Nevzat Pakdil

                                                                                               Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı V.

                     Bekir Bozdağ                                                                          Kemal Anadol

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu Başkanvekili         Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Başkanvekili

                      Oktay Vural                                                                            Bengi Yıldız

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu Başkanvekili         Barış ve Demokrasi Partisi Grubu Başkanvekili

Öneri:

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmında yer alan 557, 556, 555, 554, 553 ve 552 sıra sayılı Kanun Tasarılarının bu kısmın 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 uncu sıralarına alınması, diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi,

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boş bulunan 1 üyelik için seçimin Genel Kurulun 19 Ekim 2010 Salı günkü (bugün) birleşiminde yapılması,

Gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmında yer alan 10/80, 10/91, 10/267, 10/674, 10/714, 10/737 ve 10/739 ve bugün okunarak Genel Kurulun bilgisine sunulan ve Gelen Kâğıtlar Listesinde yayımlanan 10/876, 10/877, 10/878, 10/879 ve 10/880 esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin görüşmelerinin Genel Kurulun 19 Ekim 2010 Salı günkü (bugün) birleşiminde birlikte yapılması ve Genel Kurulun bu görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışmalarına devam etmesi,

Önerilmiştir.

BAŞKAN – Söz talebi? Yok.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

Okutuyorum:

III.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

D) Önergeler

1.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin’in, (2/481) esas numaralı Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/235)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

(2/481) Esas Numaralı kanun teklifimin İçtüzüğün 37. Maddesine göre görüşülmesini saygılarımla arz ederim.

                                                                                                              Gürol Ergin

                                                                                                                   Muğla

BAŞKAN – Teklif sahibi Gürol Ergin, Muğla Milletvekili.

Buyurun Sayın Ergin. (CHP sıralarından alkışlar)

GÜROL ERGİN (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 6237 sayılı Limanlar İnşaatı Hakkında Kanun’un 5’inci maddesinde değişiklik yapılması konusunda verdiğim kanun teklifinin İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre doğrudan gündeme alınması konusunda söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu kürsüden daha önce yaptığım konuşmalarda da belirtmeye çalıştığım gibi balıkçılarımızın çözümlenmesi gereken pek çok sorunu bulunmaktadır. Bu sorunların araştırılması ve çözümlenmesine çalışılması doğrultusunda önümüzdeki günlerde bir Meclis araştırma önergesi vereceğim ve önergede balıkçılarımızın kredi sorunları, pazarlama sorunları, avcılık ve üreticilik yapan balıkçılara verilen teşvikler arasındaki farklar, balıkçılığa uygulanan katma değer vergisi, deniz kirliliği ve diğer önemli sorunları gündeme getireceğim.

Bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifimde, sizlerden, balıkçı veya su ürünleri kooperatiflerine kesin devri yapılmış ya da kiralanmış olan balıkçı barınaklarıyla ilgili sorunun çözümü konusunda desteğinizi istiyorum.

Değerli milletvekilleri, 6237 sayılı Limanlar İnşaatı Hakkında Kanunun 5’inci maddesi, yurt kıyılarındaki şehir ve kasabalarımızın ihtiyaçlarını karşılamak üzere tesis edilmiş olan iskele, rıhtım, mendirek, barınak ve limanların tesisat, teçhizat ve onarımlarının kimler tarafından ne şekilde yapılacağını ve bu işlere ait masrafların kim tarafından karşılanacağını düzenlemektedir. 13 Aralık 1996 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Balıkçı Barınakları Yönetmeliği’nin 15’inci maddesinde de balıkçı barınaklarındaki büyük altyapı ve onarım işlerinin Ulaştırma Bakanlığı tarafından; kullanım sonucu ortaya çıkacak onarım çalışmalarının ise bu Bakanlıkça onaylanacak projelere uygun olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığının denetiminde barınak işletmecisi tarafından yaptırılması öngörülmüştür. Bu barınakların bir kısmı balıkçı veya su ürünleri kooperatiflerine kesin devri yapılmış veya kiralanmış olan balıkçı barınaklarıdır. Balıkçılar ve su ürünleri kooperatifleri, kendilerine kesin olarak devredilen ya da kiraladıkları bu barınakların onarım ve bakımları için gerekli tüm harcamaları kendileri karşılamaktadırlar. Böyle olmasına karşın yasanın bu maddesiyle, aynı işlere harcanmak amacıyla hazineye her yılın gayrisafi iradından yüzde 10 oranında meblağ yatırma zorunluluğu vardır. Geçimini sağlamakta zorlanan ve daha birçok sorunu olan balıkçılarımızdan barınaklar için tüm masrafları kendileri karşılamalarına, çoğu işletmeciler tarafından kiralanmak suretiyle kullanılan bu yerler için kiracıların hazineye belirli bir kira bedeli ödemelerine karşın, yıllık gayrisafi iratlarının yüzde 10’u oranında bir meblağı hazineye yatırmalarını istemek tam anlamıyla bir haksızlığa neden olmakta, Ulaştırma Bakanlığınca yaptırılacak onarımlar için ayrıca bir bedel alınması hakkaniyete uygun düşmemektedir.

Vermiş olduğum yasa teklifinde, mükerrer tahsilat olarak uygulanan söz konusu tahsilat uygulamasının ortadan kaldırılmasını, böylece, zaten çok zor durumda olan balıkçılarımıza hiç olmazsa bir parça nefes aldırmamızı amaçlamaktayım. 6237 sayılı Kanun’un 5’inci maddesine eklenecek “Ancak barınaklardan kesin devri yapılmış olanlarla kiraya verilenleri işletenler bu meblağı ödemezler.” şeklindeki cümle haksızlığı ortadan kaldırmış olacaktır.

Siz sayın milletvekillerinden, balıkçılarımıza az da olsa nefes aldıracak bu kanun değişikliğine kabul oyu vermenizi bekliyor; Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce ulusumuzu tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Ergin.

Bir milletvekili adına söz isteyen Ahmet Ersin, İzmir Milletvekili.

Buyurun Sayın Ersin.

Sayın Ersin yok.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir. (CHP sıralarından alkışlar)

Gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçiyoruz.

Sayın milletvekilleri, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün, gündemin “Sözlü Sorular” kısmında yer alan sorulardan 1, 39, 46, 47, 48, 61, 72, 86, 89, 90, 164, 171, 185, 211, 243, 275, 285, 288, 306, 324, 340, 397, 417, 446, 447 ve 462’nci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir.

Şimdi bu soruları sırasıyla okutuyorum:

VIII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Karkamış Sınır Kapısı’na ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı’dan sözlü soru önergesi (6/1087) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Hayati Yazıcı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                             Yaşar Ağyüz

                                                                                                                Gaziantep

Seçim bölgem Gaziantep'in Karkamış İlçesi, tarıma dayalı ekonomisi olan, Devlet yatırımlarının olmadığı, Suriye sınırında bulunan az gelişmiş bir ilçemizdir.

Bu ilçemize, Karkamış harabelerinin meydana çıkarılması kadar var olan sınır kapısının etkinleştirilmesi, ekonomik canlılık ve ticari potansiyel sağlayacak iken,

1. Gümrük idarelerinin yeniden yapılandırma çalışmaları devam ederken, Karkamış kara sınır kapısı için YPK yetki kararı olmasına rağmen, Neden yeniden düzenlenerek açılmamaktadır?

2. Suriye ile kara ticaretinde etkin bir sınır kapısı olan Karkamış sınır kapısının arsa bulunmaması nedeniyle inşa edilmediği doğru mudur?

2.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, sosyal yardımların seçim malzemesi yapıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1281) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                             Yaşar Ağyüz

                                                                                                                Gaziantep

Uzunca bir süredir Devlet olanakları kullanılarak, hazır olan tesis ve yapım açılışlarını yapmak gerekçesiyle,

Yurt genelinde katıldığınız İktidarı öven Siyasi Mitinglerden birisi de 1 Mart 2009 Pazar günü, Seçim bölgem Gaziantep'te yapılmıştır.

1. Miting günü ve öncesi 27-28 Mart günleri Şehitkamil ve Şahinbey Metropol İlçelerinde "Nakit Yardımı" adı altında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca her Aileye 250 TL. dağıtılması tesadüf müdür?

2. Tatil günü olmasına rağmen Cumartesi ve Pazar günleri Mahallelerdeki Devlet Okullarında Ailelere yapılan "Nakit Yardımının" toplam miktarı ne kadardır, kaç Aileye dağıtılmıştır?

3. Nakit Yardımı yapılan Aileler, Miting günü Mahallelerinden Otobüslerle Mitinge katılmak için toplanmış mıdır?

4. Devlet Olanakları kullanılarak yapılan yardımlarla, Mitinglerinize katılımın artırıldığı bir Seçim ortamını Eşit, Etik ve Demokratik kurallara uygun buluyor musunuz?

3.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, seçim çalışmalarına ve ekonomik sorunlara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1290) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                             Yaşar Ağyüz

                                                                                                                Gaziantep

Başbakan olarak sonunda sizinde var olduğunu kabul ettiğiniz ekonomik krizin derinleştiği, sanayi üretiminin düştüğü işsizlik artış sıralamasında, OECD ülkeleri arasında 2. sırada yer aldığımız bir ortamda yerel seçimlere giderken;

1) Partinizin mitinglerinde söylediğiniz "yiğidin kuru soğana muhtaç edilmesi" iktidarınızın uyguladığı ekonomik olumsuzluğun sonucu değil midir?

2) Söylemlerinizde "Hükûmeti ile barışık yerel yönetimler işbaşında olursa sorunlarınız daha çabuk çözülür" ifadeniz seçmenlere baskı ve tehdit değil midir?

3) Seçim bölgem Gaziantep'te çek ve senetlerini ödeyemediği için ekonomik bunalıma düşen bir esnafımızın tabanca ile intihar ettiği günlerde, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Mehmet Şimşek'in AKP'nin seçim bürolarını açmasını, devlet protokolü ve belediye başkan adayları ile birlikte seçim gezilerinde bulunmasını devlet ciddiyet ve sorumluluğu ile bağdaştırıyor musunuz?

4.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, bir gazeteciye ait olduğu iddia edilen günlüklere ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1293) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                              Kamer Genç

                                                                                                                  Tunceli

Tempo 24 adlı İnternet sitesinde yapılan yayında, Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay'a ait olduğu iddia edilen darbe günlükleri yayınlanmış ve çok geniş bir şekilde Türkiye'deki bütün görsel ve yazılı basında yer almıştır.

1) Bu günlüklerin Mustafa Balbay'a ait olduğu nasıl ye hangi delillerle kanıtlanmaktadır?             

2) Günlüklerde yer alan ifadelerin, günlüklerde adı geçen kişilere ait olduğu hangi delillerle kanıtlanmaktadır?

3) Hâlen tutuklu bulunan Mustafa Balbay'ın bu konudaki ifadesi alınmış mıdır?

4) Bilgisayarlarda yazılı metinlerin bir kısmını veya tamamı değiştirilerek yerine yeni metinler ilave etme olanağı olduğuna göre, bu günlük ve konuşmalarda adı geçen kişilere yapılanları benimsiyor musunuz?                       

5) Hâlen açıklanmamış iddianamede yer alan bu günlükler kimler tarafından basına sızdırılmıştır? Sorumlular hakkında ne gibi işlem yapılmıştır?

5.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bir ihalesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1294) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                              Kamer Genç

                                                                                                                  Tunceli

İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul'da Ayazağa 500 araçlık halk otobüsü (garaj dahil) ihalesi yapılmış ve bu ihaleye 56 milyon 760 bin liraya İstanbul Halk Otobüs İşletmeleri ile Macar Ortaklığı almış olmasına rağmen sizin bu ihaleyi Albayraklar'a verin talimatı üzerine ihalenin tekemmül etmediği söylenmektedir.

1) Bu olaylar doğru mudur?

2) Bu ihale bugüne kadar neden sonuçlanmamıştır?

3) Bu ihalenin Albayraklar'a verilmesi konusunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından bir isteminiz oldu mu?

6.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, bir dernekte yapılan aramalarda burs kayıtlarına el konulmasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1320) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 14.04.2009

                                                                                                              Kamer Genç

                                                                                                                  Tunceli

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinde 13 Nisan 2009 da yapılan aramalar sonucu Derneğin Türkiye çapında öğrencilere verdiği bursların kayıtları alınmıştır.

1- Bu kayıtlar neden alınmıştır?

2- Büyük çoğunluğunun ilköğretimde okuyan kız çocuklarının oluşturduğu ve diğerlerinin de üniversitedeki gençlerin aldığı bu bursların kesilmesi sonucunu doğuran bu el koymalar nasıl telafi edilecektir?

3- El konulan bu kayıtlar ile hart disklerin kopyaları neden ilgili derneğe verilmemiştir?

7.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, belediye işçilerinin özlük haklarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1350) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıda belirtilen sorularımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

                                                                                                         Prof. Dr. Alim Işık

                                                                                                                 Kütahya

Ülkemizde özellikle nüfusu düşük ilçe ve belde belediyelerinde çalışan kadrolu işçiler; asgari ücretle veya buna yakın bir ücretle çalıştırıldıkları, hiç bir sosyal haklarının bulunmadığı, geleceklerinin belediye başkanlarının tutumuna göre değiştiği vb. gibi sorunları sık sık dile getirmektedirler. Bu konuyla ilgili olarak;

1. Halen Belediyeler bünyesinde çalışan kadrolu işçi sayısı ne kadardır? Bunların ne kadarı bir işçi sendikasına üye olmuştur?

2. Orman ve karayolları çalışanlarında olduğu gibi belediye çalışanlarının da benzer özlük haklarına sahip olmaları sağlanabilecek midir?

3. Belediyelerde çalışan işçilerin ücret ve özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda hükümetinizce yürütülen bir çalışma var mıdır? Varsa çalışma hangi aşamadadır?

8.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, örtülü ödeneğe ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1397) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 18.05.2009

                                                                                                              Kamer Genç

                                                                                                                  Tunceli

Başbakanlık görevine başladığınız günden bu güne kadar her yıl Bütçesinde ne kadar örtülü ödenek ayrılmıştır. Buna rağmen yıl sonlarında gerçekleşen harcama miktarı kaç liradır?

9.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, polislerin özlük haklarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1414) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                             Mustafa Enöz

                                                                                                                  Manisa

Sorular:

1- Kurumsal gelişim için gösterilen çabalar polislerimizin çalışma şartları ve aldıkları ücrete yansıtılamamıştır. Polislerimiz diğer devlet memurlarından % 60 daha fazla çalışmaktadır. Ancak aldıkları ücret yönünden taşıdığı riskin ve verdiği hizmetin karşılığını alamamaktadırlar. Çok zor şartlar altında görev yapan Polislerimizin maaşlarında bir artış yapmayı planlıyor musunuz?

2- Polislerimiz emekli olduklarında maaşlarında % 40'a yakın düşüş olmaktadır. Bu çerçevede başta 1. Sınıf emniyet müdürleri olmak üzere bütün polislerimizin emekli maaşlarına da yansıyacak şekilde bir düzenleme ne zaman yapılacaktır?

10.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, il emniyet müdürlerinin özlük haklarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1415) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                             Mustafa Enöz

                                                                                                                  Manisa

Görevlerini yerine getirirken canlarını feda etmekten çekinmeyen, bu fedakârlığa aile fertleriyle birlikte katlanan Emniyet Teşkilatımız çalışanları için yeni bir personel kanununun çıkarılmasında ve özlük hakları sorunlarının çözümlenmesinde bir zorunluluk bulunmaktadır.

Buna göre;

- İl Emniyet Müdürlerimizin taşıdıkları sorumluluk ve üstlendikleri görev itibari ile, ücret ve özlük haklarının bir an önce iyileştirilmesi gerekmektedir. Hükûmetinizce İl Emniyet Müdürlerimizin özlük haklarında bir düzenleme yapılması yönünde çalışma yapılmakta mıdır?

11.-Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, FİSKOBİRLİK çalışanlarının yaşadıkları mağduriyete ilişkin sözlü soru önergesi (6/1584) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim. 16.10.2009

                                                                                                             Murat Özkan

                                                                                                                 Giresun

FİSKOBİRLİK tesislerinde çalışan insanlar, 2009 Şubat ayından itibaren maaşlarını alamamışlardır. Kurumun maddi problemlerinin devam etmesi, olası tasfiyesi durumunda haklarındaki belirsizlikler, çalışanları ekonomik ve ruhsal olarak tüketmiştir.

Ekonomik bunalımların ve gelecek kaygısının kişiye olduğu kadar; çocuklarına, ailelerine ve dolaylı olarak çevrelerine nasıl yansıdığını okuyoruz, duyuyoruz veya yaşıyoruz.

FİSKOBİRLİK'in ve çalışanlarının uzun süredir devam eden mağduriyetlerini biliyorsunuz.

Yaşanan sıkıntıların giderilmesine ve işçilerin haklarının korunmasına yönelik çözüm neden bulunmuyor?

12.-Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’taki imalat sanayi işletmelerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1593) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                           Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                   Tokat

Soru: Tokat ili ve ilçelerinde 2008-2009 yılları içerisinde İmalat Sanayisinde ne kadar işletme vardır? Bu tarihlerde üretime ara veren ve son vererek kapanan işletme sayısı ne kadardır?

13.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’ta verilen KOSGEB kredilerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1619) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                           Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                   Tokat

Soru: Tokat ilimiz genelinde KOSGEB kredisinden ne kadar esnafımız yararlanmıştır?

14.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, esnafın kredi ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1665) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıda belirtilen sorularımın, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

                                                                                                         Prof. Dr. Alim Işık

                                                                                                                 Kütahya

Ülkemizde yaşanan ekonomik krizin de etkisiyle özellikle küçük esnaflarımız başta olmak üzere çok sayıda esnafımız işyerini kapatmış ya da kapatma noktasına gelmiş, birçok esnafımız da borcunu ödeyemediği için çeşitli mağduriyetlere maruz kalmış ya da kalmaktadır. Esnaflarımızın yüz yüze bulunduğu sorunlarıyla ilgili olarak;

1. Özellikle küçük ve orta ölçekli esnafımızın işletme sermayesi yetersizliğinin giderilmesi konusunda Bakanlığınızca hangi tedbirler alınmış ya da alınmaktadır?

2. Küçük esnafın maliye ve SGK borçlarının yapılandırılması konusunda bir çalışmanız var mıdır? Varsa çalışmanın içeriği ve uygulama takvimi nasıldır?

3. Esnafımızın ve aile bireylerinin sağlık giderlerinin sürekli karşılanması konusunda bir düzenleme yapılabilir mi?

15.- Adana Milletvekili Kürşat Atılgan’ın, Adana’da işsizliğin azaltılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1715) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                                                                                            Kürşat Atılgan

                                                                                                                   Adana

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilerde il bazındaki sonuçları içeren 2008 İl Düzeyinde Temel İşgücü Göstergelerine göre, 2008 yılında Türkiye genelinde işsizlik oranı %11 olarak belirlenmiştir. Yine bu verilere göre, işsizlik oranının en yüksek olduğu il yüzde 22,1 ile Şırnak iken, yüzde 20,5 ile Adana ve yüzde 18,3 ile Hakkâri işsizliğin en fazla olduğu iller olarak Şırnak'tan sonra sıralanmıştır.

Soru: Buradan hareketle sormak istiyorum: Bakanlığınızın bu göstergeleri dikkate alarak Türkiye'nin beşinci büyük kenti olan Adana'nın işsizlik oranını Türkiye ortalamasına çekecek herhangi bir yatırımı, tasarrufu ve/veya önlemi şimdiye kadar olmuş mudur? Bundan sonra da bu oranı aşağılara çekebilecek ne gibi yatırımlarınız ve tasarruflarınız olacaktır?

16.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Erzurum ve Kars’a teknopark kurulmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1787) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                               Ensar Öğüt

                                                                                                                 Ardahan

Erzurum Atatürk Üniversitesi ve Kars Kafkas Üniversitesi yıllardan beri bölgede büyük olumlu değişimler yaşanmasına neden olmuştur. Üniversite ile sanayicinin işbirliği içinde çalışmaları sonucu teknopark olan şehirlerde çok büyük katkılarının olduğu gözlenmektedir. Erzurumlu ve Karslı sanayicilerin bu konuda duyarlı olmasını ve Atatürk Üniversitesi ile Kafkas Üniversitesi yerleşkesi içinde kurulacak teknopark çok ilgi görecektir. Araştırmacıların ve Akademisyenlerin araştırma yapması için kurulacak teknoparklar Üniversiteye ve şehre yeni imkânlar getirecektir.

1- Erzurum Atatürk Üniversitesi ile Kars Kafkas Üniversitesi hızla gelişmekte ve onbinlerce öğrenciye ve yüzlerce öğretim görevlisinin görev yaptığı bu üniversitelerde Sanayiciyle işbirliği yapılarak bölgedeki durgunluğu ve yeni iş sahalarıyla beraber göçün durmasını sağlayacak olan Teknopark'ın kurulması için bir çalışma yapacak mısınız?

17.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’taki esnaf faaliyetlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1800) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasının teminini arz ederim.

                                                                                                           Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                   Tokat

Soru: Tokat ilinde 2005-2010 yılları arasında ne kadar bakkal, manifatura, tuhafiyeci esnafı faaliyetlerini bırakmış, ne kadar esnaf yeni dükkan açıp faaliyete başlamıştır?

18.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile Organize Sanayi Bölgesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1805) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasının teminini arz ederim.

                                                                                                           Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                   Tokat

Soru: Tokat ili Zile Organize Sanayi Bölgesine kurulduğu günden bugüne ne kadar kaynak aktarılmıştır? Ne zaman tamamlanacaktır? Kaç tane firmaya izin verilmiş, kaç tanesi Organize Sanayi Bölgesine yatırım yapmıştır?

19.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, alışveriş merkezlerinin küçük esnafa etkilerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1839) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki soruların Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Saygılarımla. 03.02.2010

                                                                                                             Yaşar Ağyüz

                                                                                                                Gaziantep

AVM'lere ilişkin yasa tasarısı 4 yıldır TBMM'nin gündeminde beklerken, İktidar ve Belediyelerce Yasa çıkıncaya kadar hiçbir önlem alınmamaktadır. Mahalle Bakkalı ve Küçük esnaf AKP İktidarınca kapatılmaya zorlanmaktadır.

1. Yasa çıkıncaya kadar, başta Bakkallar olmak üzere tüm Esnafımızda nefes alacak hal kalmayacağı belli iken, yeni AVM'lerin Planlaması ve açılması en azından genelgelerle neden engellenmemektedir?

2. Belediyeler, Kent Planlaması yaparken "Küçük Esnafın da" Yaşamaya hakkı olduğunu neden göz ardı etmektedir?

3. Kamuoyuna yansıyan tasarı yine Bakkallara ve Küçük Esnaflara çözüm getirmezken, bazı Gelişmiş Ülkelerde olduğu gibi AVM'lerin Kent dışına çıkarılmasını yeni kent Planlamalarının da bu şekilde yapılması zorunluluğu neden tasarıda yer almamaktadır?

20.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, alışveriş merkezlerinin çalışma düzenine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1868) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 11.02.2010

                                                                                                               Ensar Öğüt

                                                                                                                 Ardahan

Hipermarketleri sadece bakkalın, esnafın sorunu olarak görmek doğru değildir. Kuralsızca çalışan büyük mağazalar, sadece küçük işletmenin değil, çiftçinin, sanayicinin, tüccarın, aracının, üreticinin, tüketicinin, kısaca toplumun tüm kesimlerinin geleceklerini tehdit etmektedir. Yerli üreticiden değerinin çok altında mal almakta, ödemelerini uzun vadelere yaymaktadır.

1- Esnaf kuruluşlarının ve diğer meslek örgütlerinin görüşleri ışığında bir üyesi olmak istediğimiz AB ülkelerinin yasaları göz önünde bulundurularak bu alışveriş merkezlerini bir sistem içinde çalıştırmayı düşünüyor musunuz?

21.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, şeker piyasasındaki bazı işlemlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/1894) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 20.02.2010

                                                                                                               Ensar Öğüt

                                                                                                                 Ardahan

Şeker ithalatı yasak olan ülkemizde şeker ithal etmek isteyenler şeker şirketinin katı kurallarıyla karşılaşıyorlar, şeker ithal edemeyenler şeker şirketine ton başına 60 dolar navlun ödemek zorunda kalıyorlar. Türkiye’de şekerin tonu 1.500 lira dışarıda ise 800 dolar, Türkiye yıllık 1,5 milyar dolarlık çikolata ve şekerleme ürünü ihracatı bulunmakta, bu nedenle ihracat oranlarında azalma görülmüştür. 130 milyar dolardan 101 milyar dolara inmiştir.

1- Türkiye Şeker şirketinin ton başına almış olduğu 60 dolarlık navlunun kaldırılması için bir çalışmanız var mıdır, varsa ne zaman işleme koyacaksınız?

2- İhracatçının teşvik edilerek bu bölümlerde çalışan bürokratların hizmet içi eğitimden geçirilmesini düşünüyor musunuz?

22.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile OSB’de yapılan yatırımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/1986) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                           Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                   Tokat

Soru: Tokat ili Zile Organize Sanayi Bölgesine son 3 yıldır yatırım yapılmış mıdır? Yapıldıysa hangi sektörlere yapılmıştır?

23.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, Malatya sebze ve meyve haline ilişkin sözlü soru önergesi (6/2022) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                     Ferit Mevlüt Aslanoğlu

                                                                                                                 Malatya

26/03/2010 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun’da, illerimizde mevcut sebze ve meyve hallerinin taşıması gereken asgari koşullar da belirlenmiştir.

Bu nedenle,

1) Malatya Sebze ve Meyve Hali yasada belirlenen koşulları taşımakta mıdır?

2) Taşımıyorsa, eksikliklerinin giderilmesi amacıyla Bakanlığınızca herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?

3) Mevcut eksikliklerin giderilmesi için Malatya Belediyemize herhangi bir uyarımız olmuş mudur?

4) Bakanlığınızca yapılacak çalışma sonucunda belirlenecek eksiklikler ne kadar süre içerisinde giderilecektir?

24.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile OSB’nin altyapı yatırımlarına ilişkin sözlü soru önergesi (6/2052) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                           Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                   Tokat

Soru: Tokat ili, Zile İlçesi Organize Sanayi Bölgesi alt yapı yatırımları ne zaman bitirilecek ve yatırımlar ne zaman teşvik edilecektir?

25.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Zile’deki pancar ekim iznine ilişkin sözlü soru önergesi (6/2053) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                                                                                           Dr. Reşat Doğru

                                                                                                                   Tokat

Soru: Tokat ili, Zile İlçesi bölgesinde ne kadar alana, ne miktar pancar ekimi izin verilmiştir?

26.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’daki esnaf ve sanatkârlar ile KOBİ’lerin kredi kullanımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/2077) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim. Saygılarımla.04.05.2010

                                                                                                             Hulusi Güvel

                                                                                                                   Adana

1) 2008-2010 yılları arasında Adana ilimizde kullandıkları kredileri zamanında ödeyemediği için borçları temerrüde düşen, icra takibine uğrayan KOBİ ile esnaf ve sanatkâr sayısı kaçtır? Kredi geri dönüş oranı ne kadardır?

2) Adana ilimizde KOSGEB Veri Tabanı'na kayıtlı esnaf ve sanatkâr sayısı kaçtır? Bu esnaf ve sanatkârlarımıza 2008-2010 yılları arasında devlet bankaları aracılığıyla ne kadar kredi kullandırılmıştır?

3) Adana ilimizde 2008-2010 yılları arasında kaç işyeri kapanmıştır? Kapanan işyerlerinde çalışan kaç kişi işsiz kalmıştır?

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, şimdi sorulara Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün cevap vereceklerdir.

Buyurun Sayın Bakanım.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Hani seçime geçecektik?

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Seçim…

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – İlan edilen gündemde seçim var. Ben zannettim ki bu okunacak, seçimden sonra Sayın Bakan cevap verecek.

BAŞKAN – Sayın Bakan, bir saniye…

Sayın Anadol, anlaşılmıyor, lütfen mikrofona girer misiniz.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan…

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Sorular okundu, tamam, ondan sonra seçime geçilecek, seçimden sonra Sayın Bakan da sorulara yanıt verecek. Şimdi seçim var gündemde.

BAŞKAN – Sayın Anadol, sözlü sorulara başladık, yani sorular soruldu, cevabını verecek Sayın Bakan, ondan sonra…

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Resen gündem değiştiriliyor. Gündem değişmez ki!

RASİM ÇAKIR (Edirne) – Gündemi değiştiremezsiniz! Keyfî olarak gündem değişir mi?

MUHARREM İNCE (Yalova) – Birkaç dakika ara verin.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Gündemi değiştirmeyelim.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkanım, önce seçim olacaktı.

BAŞKAN – Sayın Anadol, gündemin değiştirilmesi söz konusu değil, yani gündeme göre işlem yapıyoruz burada.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Seçim var.

AHMET ERSİN (İzmir) – Seçim var Sayın Başkan.

BAŞKAN – Anladım, seçim var da…

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Kabul edilen Danışma Kurulu önerisine göre, seçim daha önce. Okuyalım orayı.

Değil mi Bekir Bey?

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Öyle, öyle.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Tabii canım, grup başkan vekilleri beraber imza attık.

BAŞKAN – Sayın Anadol, şöyle:

“Danışma Kurulu Önerileri

1.- Genel Kurulun toplantı günlerinden Salı gününün denetim konularına (Anayasanın süreye bağladığı konular hariç), Çarşamba ve Perşembe günlerinin de kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işlerin görüşülmesine ayrılması, Salı ve Çarşamba günlerinde birleşimin başında bir saat süre ile sözlü soruların görüşülmesi, ‘Sunuşlar’ ve işaret oyu ile yapılacak seçimlerin her gün yapılması önerilmiştir.”

Bu genel karar, buna göre işlem yapıyoruz.

AHMET ERSİN (İzmir) – Sayın Başkan, bakın, bize gönderdiğiniz gündemde öyle demiyor.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; okunan sözlü soruları cevaplandırmak üzere huzurlarınızdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Yaşar Ağyüz’ün Hayati Yazıcı Bey’e sormuş olduğu soruda Karkamış Sınır Kapısı’ndaki çalışmalar… Bu bölgedeki arazinin mayınlı arazi olması nedeniyle arazinin Maliye Bakanlığına devrinin yapılması konusundaki yazışmalar Millî Savunma Bakanlığıyla devam ettiği ve sonuçlanmadığı için henüz inşaatına başlanamamıştır. Dolayısıyla bu yazışmaların sonuçlanması ve arazinin Maliye Bakanlığına devri ve mayınların temizlenmesi sonucunda bu Karkamış Sınır Kapısı’nın inşası devam edecektir.

Sayın Yaşar Ağyüz’ün bir başka sorusunu cevaplıyorum: Gaziantep ilindeki seçim çalışmaları seçim kanunlarına uygun bir şekilde yürütülmüştür. Dolayısıyla Sayın Mehmet Şimşek’in yapmış olduğu seçim büroları diğer konulardan bağımsız olarak yürütülmüş, seçim kanunları açısından herhangi bir sorun teşkil etmeyecek şekilde yürütülmüştür. Ayrıca partimiz veya Hükûmetimiz yerel yönetimler seçimlerinde de herhangi bir şekilde halkın sıkıntı duyacağı bir söylem içerisinde olmamıştır.

Yine Sayın Yaşar Ağyüz’ün sosyal yardımlaşma ile ilgili sorusunda sosyal yardımlaşmadaki faaliyetlerin 2009 yerel seçimleriyle ilgilisi olup olmadığı sorulmaktadır. Sosyal yardımlaşmada çalışmalar üçer aylık periyotlarla yılda 4 kez yardım yapılmak şeklinde cereyan etmektedir. Dolayısıyla bu her zaman devam eden bir çalışma, yerel veya genel seçimlerle bağlantılı bir yönü yoktur. Burada mütevelli heyetler tarafından muhtaç oldukları tespit edilenlere Antep Şahinbey’de 5 bin kişiye 250’şer Türk lirası, Şehitkamil’de 4.351 aileye 250’şer Türk lirası yardım yapılmıştır. Zaman zaman aşırı izdiham nedeniyle bazen hafta sonlarında da ve okulların konferans salonlarında da bu yardımların yapılması kararlaştırılmıştır. Nakit yardımı yapılan ailelerin miting alanlarına götürülmesi gibi bir uygulama da söz konusu olmamıştır. Yine Yaşar Ağyüz’ün bu sorusuna da bu şekilde cevap vermiş olduk.

Sayın Genç’in, Sayın Mustafa Balbay’la ilgili sorusuna cevap veriyorum: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan bir soruşturma çerçevesinde ilgili kişilerle ilgili gözaltılar ve yargılamalar yapılmaktadır. Dolayısıyla buradaki sözü edilen iddialar, açıklanan iddianamede hangi deliller ve hangi nedenlerle kişilerin suçlandıkları ifade edilmiştir. Kişilerin neyle suçlandıklarını bilmemesi, delillerin toplum tarafından bilinmemesi diye bir şey söz konusu değildir. Dolayısıyla iddianameyi okuyanlar, açıklanan iddianameyi okuyanlar, bu kişilerin hangi delillerle ve hangi suçlamalarla suçlandığını bilmektedirler. Soruşturmanın gizliliği çerçevesinde yürütülen konuları ise bizim burada tartışma imkânımız yoktur. Ancak bu çerçevede yürüyen davalarda şu sözler çok sıkça söylenmektedir: “Neyle suçlandığını bile bilmeyen kişiler, işte tutuklu olarak yatmaktadırlar.” Böyle bir şey söz konusu değil yani kişilerin neyle suçlandığı ve hangi Ceza Kanunu maddelerine göre suçlandıkları kendilerine de söylenmekte, iddianamede de yer almaktadır. Dolayısıyla bu konuya da bu şekilde cevap vermek imkânımız var.

Yine Sayın Kamer Genç’in İETT ihalesiyle ilgili sorusuna cevap veriyorum: İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 500 otobüslük bir hattın yurt içi ve yurt dışı piyasalardan teklif alınması suretiyle ihaleye çıkılmasını gerçekleştirmiştir 2007 yılında ancak Ayazağa halk otobüsleri ihalesi 2007 yılında encümen kararıyla iptal edilmiştir. Bu ihale, dolayısıyla yapılmamış bir ihaledir. Bunu kamuoyunun bilgisine sunmak istiyorum.

Yine Sayın Kamer Genç “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin kayıtlarıyla ilgili, bilgisayar kayıtlarıyla ilgili iadeler yapılmış mıdır?” diye soruyor ve şunu söylemek gerekirse Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği şubelerinde yapılan aramalar, iddia olunan Ergenekon terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 13 Nisan 2009 tarihinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin yetkili birimi tarafından verilen arama kararına istinaden yapılmıştır. Bu derneğin şubelerinde yapılan aramalar sonucunda 316 adet hard disk ve benzeri dijital verilere el konulmuş, el konulan ve içeriğinde öğrenci burs listeleri olduğu ileri sürülen dijital verilerden 286 tanesinin imajları gerekli çalışmalar yapıldıktan sonra dernek yöneticilerine teslim edilmiş, kalan dijital verilerin imajlarının teslimine de devam edilmektedir.

Sayın Mustafa Enöz’ün sorusuna cevap veriyorum: Elbette emniyet teşkilatındaki arkadaşlarımız çok fedakârca çalışmaktadırlar. Bu fedakârca çalışmaları karşılığında daha fazlasını hak ettiklerine gerçekten biz de inanıyoruz ancak bugüne kadarki, 2003 Ocak ayından 2009 Mayıs ayına kadar yapılan düzenlemelerle emniyet hizmetleri sınıfındaki personelin maaşlarında ortalama yüzde 142 oranında artış sağlanmıştır. Aynı dönemde emekli polis memurlarının maaşlarında da yüzde 123 oranında artış sağlanmıştır. Elbette şartlar dikkate alındığında bütçe imkânları çerçevesinde yeni iyileştirmelerin yapılması da düşünülmektedir. İçişleri Bakanlığımız bu konuda gereken çalışmaları yürütüyor.

Sayın Kamer Genç’in örtülü ödenekle ilgili sorusuna gelince: Örtülü ödeneğin kullanımına ilişkin esaslar aslında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 24’üncü maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca örtülü ödenek ile ilgili harcamalara 2007 yılından itibaren Başbakanlık faaliyet raporlarında açık bir şekilde yer verilmektedir. Bu harcamalar faaliyet raporlarından yakından takip edilebilir.

Sayın Alim Işık’ın sorusuna gelince: Ülkemiz genelinde yapılan araştırma sonucunda illerden alınan bilgilere göre, bugün belediyelerde çalışan kadrolu işçi sayısı 140.583 olup bunlardan 129.586’sı sendikalı işçilerdir. Sadece belediyelerde çalışan işçilerin değil, kamuda görev yapan tüm çalışanların ücret ve özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda çalışmalar sürdürülmektedir ve bu kapsamda, belediyelerde çalışan arkadaşlarımızın da ücretleri aynı kapsamda iyileşme imkânına sahip olabileceklerdir.

Sayın Murat Özkan, FİSKOBİRLİK’le ilgili sorusunda… Değerli arkadaşlar, FİSKOBİRLİK, içinde bulunduğu mali sorunlar nedeniyle personel maaşlarını ödeme zorluğu yaşamıştır ancak son zamanlarda yönetim, personelin kalan alacaklarının ödenmesi konusunda ciddi bir çaba içerisindedir. Nitekim FİSKOBİRLİK, 7/11/2009 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında, yeni bir finansman imkânı oluşturmak için, birliğin gayrimenkullerinin ve Ordu Yağ Anonim Şirketi İşletmesinin satışı yönünde Yönetim Kuruluna yetki verilmiştir. Ordu Yağ Anonim Şirketi satışı gerçekleşmiş, elde edilen gelirin çok önemli bir bölümü personel alacaklarının ödenmesinde kullanılmıştır. Birlikçe gayrimenkullerin satışlarına da devam edilmekte ve personel alacaklarının kapatılması hedeflenmektedir. Bu çerçevede, FİSKOBİRLİK personel alacaklarını kapatma çabasını sürdürüyor.

Sayın Reşat Doğru “Tokat ilindeki imalat sanayisinde ne kadar işletme var?” diye soruyor ve bunların kapananlarıyla ilgili bilgi soruyor. Hâlihazırda sanayi sicil kayıtlarına göre Tokat ilinde sanayi işletmesi sayısı 272’dir. Ancak bu sayı her gün yapılan yeni kayıtlarla değişmektedir. 2008 yılında kayıt sayısı 63, 2009 yılında ise yeni kayıt sayısı 42’dir. 2008 yılında faaliyet değişikliği, faaliyete son veya ara verme gibi çeşitli nedenlerle iptal edilen sanayi sicil kayıt sayısı 3, 2009 yılında iptal edilen sicil kayıt sayısı ise 8 olmuştur.

Yine Sayın Reşat Doğru, KOSGEB kredilerinden Tokat ilindeki yararlanmaları sormaktadır. 2007 yılında 122 başvurudan 10 milyon 736 bin 250 Türk lirası kredi kullandırılmış, 2008 yılında 223 başvuru yapılmış ve 9 milyon 702 bin 292 Türk lirası kredi kullandırılmış, 2009 yılında ise 961 başvuru Tokat ilinden yapılmış ve KOSGEB kredileri olarak 24 milyon 249 bin 394 lira kredi desteği Tokat iline, Tokat ilindeki küçük ve orta boy işletmelere, esnaf sanatkâra sağlanmıştır.

Yine, Sayın Alim Işık’ın sorularına cevap veriyorum. Esnaf ve sanatkârımız işletme sermayesi yetersizliği ve diğer borçlarıyla ilgili sorunlar yaşayabilmektedir. Bu dönemde esnaf ve sanatkârımızın bu sorunları aşabilmesi için tüm paydaşların katılımıyla yaptığımız çalışmalar sonucunda esnaf ve sanatkârlar için Değişim, Dönüşüm ve Destek Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nı hazırladık ve hayata geçirdik. Bu belgenin ana amacı esnaf ve sanatkârın rekabet gücünün artırılması, değişim ve dönüşüm konusunda kendilerinin desteklenmesidir ve bu hedefi gerçekleştirmek için bir yandan kredi ve finansman şartlarını iyileştirmeyi, vergi, istihdam ve diğer yükümlülükleri azaltmayı, eğitim ve danışmanlık hizmetlerini geliştirmeyi, yenilikçilik ve gelişimciliği desteklemeyi, alt yapı, kümelenme ve ortaklık faaliyetlerine destek vermeyi, hukuki düzenlemeleri bu konuda yeniden ele almayı, esnaf ve sanatkârların Avrupa Birliği programlarından daha çok yararlanmalarına imkân sağlanmasını amaçladık. Böylece 7 öncelikte 30 tedbir alarak uygulamaya geçilmiş oldu.

Ayrıca bugüne kadar hükûmetlerimiz döneminde, mesela 2002 yılında yüzde 59 faizle kredi kullanan esnaf ve sanatkârımız 2010 yılı Eylül itibarıyla yüzde 5 faizle kredi kullanabilir noktaya gelmiştir. Ayrıca esnaf ve sanatkârımıza 2002 yılında sadece 153 milyon Türk lirası kredi kullandırma imkânımız varken 2010 yılı Ağustos sonu itibarıyla 3,3 milyar Türk lirası kredi hacmi oluşturulmuş ve esnaf sanatkârımız bu hacimde kredi kullanmıştır. Kredi limiti 2002’de sadece 5 bin Türk lirası iken 2010 yılı Eylül ayı itibarıyla 100 bin Türk lirasına çıkartılmıştır. Bugün esnaf ve sanatkârımıza 100 bin liralık kredi kullanabilme imkânı sağlanmıştır.

Ayrıca yaptığımız düzenlemelerle KOSGEB desteklerinden de hizmet sektöründeki esnaf ve sanatkârımızın da yararlanmasına imkân verilmiştir. Bu çerçevede 2009 yılında 100 bin küçük işletmeye -bunların çoğu esnaf ve sanatkârdır- 2,5 milyarlık kredi hacmi oluşturduk. Bu kredi şartlarını üç ayı ödemesiz, on beş ay vadeli ve 25 bin lira üst limitli, bayan olursa işletmeci 30 bin lira üst limitli olarak uyguladık ve bu uygulamadan çok geniş kapsamda bir esnaf sanatkâr kesimi yararlandı. Ayrıca borç ertelemeleriyle, yeniden yapılandırmalarıyla ilgili çalışmalar da geçen dönemde yapıldı. Bu dönemde de yine Parlamentonun gündemine ekonomik kriz sırasında ödeme zorluğu çeken esnaf ve sanatkârımız için borç ertelemesi, borç yeniden yapılandırması daha doğrusu, gündeme gelecektir. O konuyla ilgili çalışmalar da yapılmaktadır.

Esnaf ve sanatkârın, daha doğrusu kendi nam ve hesabına çalışanların daha önce ilk defa sigortalı olanlar en az sekiz ay prim ödedikten sonra sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyorlardı, tekrar işe dönenler ise en az dört ay eksiksiz prim ödedikten sonra sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyorlardı. Biz 2008 yılında yaptığımız düzenlemelerle ilk defa veya yeniden sisteme girenler için sadece otuz gün prim ödemeyi… Otuz gün prim ödeyenler sağlık hizmetlerinden yararlanabilmektedirler. Sağlık hizmetlerinde daha önce eksiksiz prim ödeme şartı varken şimdi altmış güne kadar, altmış günden fazla prim ödemezse sağlık hizmetlerinden yararlanamaz noktaya gelmişlerdir. Bu durum da sağlık hizmetlerinden yararlanmak açısından esnaf ve sanatkârın durumunun son dönemde çok iyileştirildiğini bize gösteren önemli bir göstergedir.

Sayın Kürşat Atılgan’ın Adana’yla ilgili sorularını cevaplıyorum. Adana’da işsizliğin azaltılmasına ilişkin bu dönemde çok önemli çalışmalar yapıldı. Organize sanayi bölgeleri işsizliğin azaltılmasında, onlara yapılan destekler çok önemli rol oynamaktadır. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesinde 22 bin kişiye iş imkânı sağlanmış, boş parsellerin dolmasıyla da 30 bin kişiye ulaşacaktır. Ayrıca Kozan Organize Sanayi Bölgesi desteklenmiş ve kuruluşu tamamlanmış, şu anda az işletme var, 32 kişiye istihdam sağlanmış, parseller dolduğunda 3 bin istihdam da Kozan Organize Sanayi Bölgesinde çalışacaktır.

Ceyhan Endüstri Bölgesindeki kamulaştırma çalışmaları devam ediyor, orada Ceyhan Endüstri Bölgesindeki enerji yatırımları tamamlandığında bu yatırımlar çerçevesinde de ciddi bir istihdam meydana gelecektir.

Ayrıca, Ceyhan, Yüreğir, Kozan merkez, İmamoğlu küçük sanayi siteleri hizmete sunulmuş bu dönemde, 9.360 kişi de bu küçük sanayi sitelerinde istihdam edilme imkânına sahip olmuştur. Yine diğer küçük sanayi sitelerinin yapımı da devam ediyor. Bu devam eden sanayi sitelerinde de 1.235 kişiye istihdam sağlanacaktır.

Çukurova Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Teknopark)’ın kurulması ve Bakanlığımızca desteklenmesiyle burada 14 firma faaliyete geçmiş, 14 firmada yüksek nitelikli 104 tane araştırma elemanı, ARGE elemanı çalışmaya başlamıştır.

Üniversite-sanayi iş birliği çerçevesindeki projeler Adana’da desteklenmiş, SAN-TEZ programları çerçevesinde Çukurova Üniversitesinden 8 proje desteklenmiş ve bu projelerden bir tanesi de tamamlanmıştır. Bu SAN-TEZ programlarında da çok yüksek nitelikli istihdamlar sağlanmaktadır.

İki firmaya Çukurova bölgesinde ARGE merkezi kurma izni verilmiş ve bu ARGE merkezlerinde de yine ciddi manada ARGE elemanı istihdamı yapılmaktadır.

Ayrıca, Bakanlığımızın desteklemiş olduğu tekno girişim sermaye desteğinden Adana ilinde 4 genç tekno girişimci yararlanmış, 4 tekno girişimcinin işletmesinde de çok yüksek nitelikli istihdamlar sağlanmaya başlanmıştır.

KOBİ’lere nitelikli eleman desteği çerçevesinde, Adana ilinde 2009 yılında 59, 2010 yılı Ocak-Eylül döneminde ise 49 üniversite mezunu kişi KOBİ’lerde istihdam edilmiş, bunun karşılığında küçük işletmelere 380 bin Türk lirası destek verilmiştir üniversite mezunu istihdam edebilsinler diye. Adana’da KOSGEB vasıtasıyla verilen istihdam kredileri çerçevesinde ayrıca 414 kişi daha istihdam edilmiş ve toplum 9 milyon 390 bin Türk lirası kredi kullandırılmıştır.

Girişimcilik destekleri Adana’da sürdürülmektedir. 39 katılımcıya girişimcilik eğitimi verilmiş, ayrıca genç girişimcilik eğitimleri kapsamında 209 genç girişimciye girişimcilik eğitimi verilmiş, bunlardan eğitim alanlardan kendi iş yerini kuran 17 kişiye başlangıç sermayesi desteği verilmiştir. Bu eğitimleri alanlardan kendi iş yerini kuran, küçük işletmesini kuran işletmelere 27 bin Türk Lirası hibe olarak başlangıç sermaye desteği verilmekte, 70 bin Türk Lirası da faizsiz geri ödemeli kredi desteği verilmektedir.

Uygulamalı girişimcilik eğitimi ayrıca Adana’da düzenlenmiş ve 50 katılımcı bundan yararlanmış.

Yeni işletmelerden, yeni piyasaya giren 32 işletmeye de İŞGEM’ler bünyesinde yer verilmiş ve piyasada yer almalarına fırsat tanınmıştır.

KOSGEB’in küçük işletmelere sağladığı kredi faiz desteğinden, 100 bin KOBİ’ye destek programından Adana’da 2.589 işletme yararlanmış ve bunlara 65 milyon Türk lirası kredi desteği sağlama imkânımız olmuştur.

Sayın Ensar Öğüt’ün Erzurum ve Kars’ta teknopark kurulmasıyla ilgili sorusuna cevap veriyorum:

Özellikle Erzurum Ata Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesinin kurulduğunu ve faaliyete geçtiğini, 11/01/2010 tarihinde tamamlanarak faaliyete geçtiğini hatırlatmak isterim. Bu bölgede şu anda 38 firma, Erzurum teknoparkında faaliyet gösteriyor. Bu firmalarda 65 nitelikli personel istihdam ediliyor ve 33 araştırma projesi üzerinde çalışılıyor. Bu firmalardan 11’i yazılım-bilişim sektöründe, 7’si eğitim-danışmanlık, 3’ü tasarım, 3’ü elektrik-elektronik, telekomünikasyon, tarım, savunma, medikal, biyomedikal, biyoteknoloji, nano teknoloji gibi alanlarda faaliyetler yürütmekte ve bu firmalardan 3 tanesi de o bölgedeki akademisyenlerin kurmuş olduğu firmalardır. Erzurum Ata Teknoloji Geliştirme Bölgesine şimdiye kadar 8,5 milyon Türk lirası Bakanlığımızdan ödenek hibe olarak verilmiştir. Teknoparklara da Bakanlığımız ciddi manada hibe desteği vermektedir.

Sayın Reşat Doğru’nun yine Tokat iliyle ilgili sorusuna cevap veriyorum: “Ne kadar bakkal, manifatura, tuhafiyeci esnafı faaliyetlerini bırakmıştır?” diye soruyor.

Bu sorusuna; 2006 yılında bakkallık, bayilik, büfecilik yapan 269 iş yeri açılışı var, 202 kapanış var. 2007’de 189 açılış var, 216 kapanış var. 2008’de 194 açılış var, 220 kapanış var. 2009’da 253 açılış var, 188 kapanış var bakkal, bayi, büfelerde.

Manifaturacılarda -Bunların sayıları çok az- 5 açılış 8 kapanış; 2 açılış, 5 kapanış; 8 açılış, 7 kapanış, 1 açılış, 2 kapanış gibi yıllara dağılan bir sayı var.

Tuhafiyecilikte ise 2006’da 75 açılan, 42 kapanan; 2007’de 55 açılan, 36 kapanan; 2008’de 57 açılan, 49 kapanan; 2009’da 37 açılan, 37 kapanan iş yeri ve bu alanlardaki esnaf ve sanatkâr bulunmaktadır. Bunu da hatırlatmak istiyorum.

2006, 2007, 2008, 2009 yıllarında toplam olarak esnaf ve sanatkâr; 2009’da 1.600 yeni açılan iş yeri var Tokat’ta, 1.077 kapanan iş yeri var. Toplamda 8.426 bu dört yıl boyunca açılan var, 7.110 kapanan iş yeri var. Bu bilgileri size aktarmak istedim.

Yine Sayın Reşat Doğru’nun Zile Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili sorusuna cevap vermek istiyorum.

Zile Organize Sanayi Bölgesi; şu anda 7 firmaya tahsis yapılmış. Bu organize sanayi bölgemizde 3 firma orman ürünlerinde, 3 firma gıda ürünlerinde, 1 firma ise mermer alanında faaliyet göstermektedir. Firmalar proje aşamasında olup, çalışmalarını sürdürüyorlar Zile Organize Sanayi Bölgesinde.

Yine, Sayın Yaşar Ağyüz’ün sorularına cevap veriyorum: Değerli arkadaşlar, “Kanun çıkana kadar AVM’lerle ilgili bir genelge yayınlanamaz mı?” diye Yaşar Ağyüz soruyor. AVM’lerle ilgili konu bir kanun konusudur. Kanunda, hem alışveriş merkezlerinin kuruluş esasları hem de küçük işletmelerle olan ilişkileri, tedarikçilerle ilişkileri, ödemeleri, çalışma zamanları ve benzeri koşulları, diğer ülkelerdeki, özellikle Avrupa Birliği ülkelerindeki şartları da dikkate alarak düzenlenecektir.

Ancak, bu düzenleme yapılana kadar şunu bütün siyasi parti gruplarımıza ben bir kere daha hatırlatmak isterim: Bu AVM’ler şehir merkezlerine gelip gökten düşmüyorlar. Hepimizin partilerine ait olan belediyeler imar tadilatlarını yapmakta ve bu imar tadilatları sonucunda AVM’ler şehir merkezlerinde kurulmaktadırlar. Dolayısıyla yerel yönetimlere, alışveriş merkezleriyle ilgili plan tadilatlarını yapma konusunda şehir bütünlüğünü düşünme görevi düşmektedir. Şehrin esnafını, şehrin tüketicisini, şehrin trafik akışını, şehrin altyapısını, mutlaka, şu yasal düzenlemeler olana kadar yerel yönetimlerimiz düşünmelidirler ama yerel yönetimlerimiz -hangi partiye ait olursa olsun söylüyorum buradan- bütün siyasi partilere ait olan yerel yönetimler ne yazık ki şehrin bütünlüğünü düşünmeden, şehrin ulaşım imkânlarını, şehrin altyapısını, şehrin ticari potansiyelini fazlaca düşünmeden, plan tadilatlarını hızlı bir şekilde yaparak alışveriş merkezlerinin şehrin belki de en olmayacak yerine yapılmasına imkân tanımaktadırlar. Bu konuda kendilerinin -öncelikle bu kürsüden bir kere daha uyarmayı vazife görüyorum ama- bütün siyasi partilerimizin de, belediye başkanlarına bu uyarıyı yapmalarında yarar var.

Sayın Ensar Ögüt de aynı mahiyette bir soru sormuş ve Sayın Ensar Öğüt’ün sorusuna da aynı şekilde bir cevap vermek istiyorum.

Sayın Ensar Öğüt’ün bir başka sorusu şeker piyasasıyla ilgili. Şeker ithalatçısı ton başına 61 dolar navlun ödemektedir. Bu navlunun… Türkiye şeker ithal etmek istemeyen bir ülkedir, şeker pancarından şeker üretimi yaptığımız için. Dolayısıyla ithalatçının ödemiş olduğu navlun giderini azaltmak değil, ancak değişen şartlara göre yeniden düzenlenmesini, ayarlanmasını sağlamak üzerinde konuşabiliriz. Dolayısıyla ithalatı ucuzlatan, kolaylaştıran, şeker ithalatını ucuzlatan, kolaylaştıran birtakım düzenlemeleri talep etmenin doğru olmadığını düşünüyoruz.

Ayrıca, personel, ihracatla ilgili alanlarda da gereken kurumlarla iş birliği içerisinde eğitim almaktadır. İhracatla ilgili nitelikli eleman yetiştirme çalışmaları da devam etmektedir.

Sayın Reşat Doğru’nun Zile Organize Sanayi Bölgesiyle ilgili sorusunu cevaplamak istiyorum: Az önce, aslında ikinci defa aynı soru sorulmuş. Az önce cevapladığımız şeyi tekrar burada ifade etmek istiyorum. Zile’de yedi firma yatırımcı olarak yatırımlarını, çalışmalarını sürdürmektedir.

Sayın Mevlüt Aslanoğlu’nun Malatya sebze ve meyve haline ilişkin tarafıma yönelttiği soruyu cevaplamak istiyorum: Belediyelerimizin bazıları sebze ve meyve hallerinde gereken şartları, kanunda öngördüğümüz şartları taşımıyor olabilirler. Taşımayanlarla ilgili, biliyorsunuz sebze meyve ticaretiyle ilgili kanunu burada yasalaştırırken kendilerine kanunun yasalaşmasından sonra, yürürlüğe girmesinden sonra üç yıl süre vermiştik. Üç yıl içerisinde belediyelerimizin ellerindeki sebze ve meyve hallerini bu teknik şartlara, kanunda öngörülen şartlara ve yönetmelikte öngörülen şartlara uygun hâle getirilmesi mecburiyetleri vardır, en fazla bir yıl da uzatma olabilecektir. Dolayısıyla şu önümüzdeki yerel yönetimler kendi dönemleri içerisinde, seçim dönemleri içerisinde ellerindeki halleri hijyen şartlarına uygun, kanunun, yeni kanunun öngörmüş olduğu şartlara uygun hâle getirmek mecburiyetindedirler. Biz de bunu yakından takip etme imkânına sahip olacağız, zaten takip ediyoruz.

Sayın Reşat Doğru’nun, Zile Organize Sanayi Bölgesiyle ilgili bir sorusunu tekrar cevaplıyorum: Az önceki soru herhâlde üçüncü defa sorulmuş biraz gecikince cevaplamalar.

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Gecikmeden, evet.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Devamla) – Ancak, organize sanayi bölgeleriyle ilgili bir konuyu daha bu vesileyle hatırlatayım: Organize sanayi bölgelerinin yapımında, Anadolu’da özellikle, çok cazip kredi imkânları kullandırıyoruz; yüzde 1 faizli, on beş yıl vadeli ve beş yılı da ödemesiz olarak kullandırıyoruz. Yani organize sanayi bölgelerimizin hem kamulaştırması için açtığımız krediler hem de altyapılarının yapılması için açtığımız krediler çok cazip kredilerdir; yüzde 1 faizli, on beş yıl vadeli, beş yılı da geri ödemesiz kredilerdir. Bu nedenle, organize sanayi bölgelerimizin bu imkânları çok daha iyi bir şekilde değerlendirmelerinde fayda var. Bu vesileyle bunu da hatırlatmak istedim.

Sayın Reşat Doğru’nun Zile’deki pancar ekim alanlarına ilişkin sorusunu cevaplandırıyorum: Zile içerisinde toplam 197.887 ton pancar üretim kotası tahsis edilmiştir ve 3.147 üreticiyle sözleşme yapılmıştır, 34.888 dekar sahada pancar ekimi gerçekleştirilmiştir. Zile’yle ilgili pancar ekim rakamları bu istikamettedir.

Sayın Hulusi Güvel’in esnaf, sanatkâr ve KOBİ’lerle ilgili sorusunu cevaplandırıyorum: Esnaf ve sanatkârın kredilerindeki riskleri bankalar üstlenmektedir. Dolayısıyla, kredilerden geriye dönüşü olmayanlarla ilgili yakın takip krediyi veren ilgili banka tarafından yapılmaktadır. Dolayısıyla, kredide geri dönüşü olmayan bu sayıyı bankalar üzerinden almak daha doğru bir şekilde olacaktır.

Ancak, Adana ilinde bizim KOSGEB vasıtasıyla kullandırdığımız kredilere bir kere daha dönecek olursak: 1000+1000 makine teçhizat destek kredisinden 21 işletme yararlanmış ve 5 milyon 439 bin 267 Türk lirası kredi kullanmışlardır. İmalatçı esnaf destek kredisinden 114 işletme yararlanmıştır, 2 milyon 905 bin Türk lirası kullanmıştır.

İhracat destek kredisinden 2008 yılında 59 ihracatçı işletme yararlanmıştır, 8 milyon 475 bin Türk lirası kredi kullanmışlardır ve istihdam endeksli can suyu kredisinden 315 işletme yararlanmış, 14 milyon 419 bin Türk lirası kredi kullanmışlardır. KOBİ ihracat finansman destek kredisinden 2009 yılında 90 işletme yararlanmış, 22 milyon 612 bin Türk lirası kredi kullanmışlardır. 100 bin KOBİ destek kredisinden 1.901 işletme Adana’da yararlanmış ve 44 milyon 446 bin 998 lira kredi kullanmışlar. Yine, acil destek kredisinden herhangi bir afetten zarar gören 3 işletme de 300 bin Türk lirası kredi kullanmış. Dolayısıyla, 2008-2010 Temmuz-Ağustos tarihleri arasında 2.500 işletme 98 milyon 597 bin Türk lirası kredi kullanmış Adana ilimizde. Bunu hatırlatmak istedim.

Yine Adana ilimizde 4.050 işletme 2010 yılı içerisinde açılmış, 1.641 işletme de muhtelif nedenlerle kapanmıştır.

BAŞKAN – Sayın Bakan, süreniz tamamlandı.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Devamla) – Son olarak, bütün kapanan ve açılan işletmelerle ilgili, çalışan işçilerle ilgili çok kapsamlı bir sayı var ve bu dönem içerisinde 5.433 işletmeden 7.194 kişinin çıkışı verilmiş, 23.706 işletmede 596 bin 496 kişi işe girmiş, girişleri yapılmış 2008 yılı 2010 Ağustos sonu itibarıyla Adana’da 23 bin işletmede 596 bin kişi giriş yapmış, 5.433 işletmede 7.194 kişi de çıkış yapmış.

Evet, soruları bu şekilde cevaplandırmış oldum.

İlginize çok teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

Sayın Doğru ve Sayın Aslanoğlu sorularında açıklama istemek üzere sisteme girmişlerdir.

Sayın Susam, siz de girmişsiniz ama Sayın Bakana sorunuz olmadığı için söz veremeyeceğim.

Sayın Doğru, buyurun.

REŞAT DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Herhâlde biraz fazla zaman vereceksinizdir, çünkü soruların üçte 1’i şahsıma aittir.

Zile ilçesi devamlı nüfus kaybeden bir yerdir. Dolayısıyla Zile ilçesinde organize sanayi başta olmak üzere buralara yatırımların yapılması insanlar tarafından beklenmektedir. Bu mealde, altyapısının bitirilmesi ve oranın teşvikler neticesinde desteklenmesi beklenmektedir. Sorularımın esas amacı burasıdır, bu yönlü olarak sorularımı sormuş durumdayım.

Ayrıca, tabii, Tokat’taki esnaflar, Türkiye’nin her tarafında olduğu gibi çok zor durumdadır. Biraz önce Sayın Bakanın vermiş olduğu cevapta da görmüş olduğumuz gibi, açılan esnafın neredeyse 2 misli civarında bir kısmı da kapanmıştır. Dolayısıyla, esnaflarla ilgili birtakım şeylerin yapılması gerekmektedir. Esnafların beklemiş olduğu özellikle esnaf sicil affının uygulanması beklenmektedir. Sicil affı olmadığı için, işte, çeşitli noktalarda faizler indirildi deniyor ama faizlerin indirilmiş olması çok fazla bir şey ifade etmiyor, esnaf kredi kullanamıyor. Aynı zamanda da almış olan esnafların kredileri de geri ödenemiyor, çünkü vergi borçları duruyor, BAĞ-KUR borçları duruyor, banka borçları duruyor. Dolayısıyla bunlarla ilgili mutlaka bir iyileştirme yapılması gerekiyor. Sormuş olduğumuz soruların bir amacı da burasıdır.

Diğer konu olarak, Tokat’ta Turhal ilçesinin en önemli kuruluşu şeker fabrikasıdır. Şeker fabrikası özelleştirme kapsamı içerisinde satılmıştır, ancak satılma halk arasında çok büyük bir tepkiyle karşılanmıştır -gerçi şu an devredilmedi ama- buranın mutlaka pancar üreticilerinin istekleri doğrultusunda üretime devam etmesi gerekmektedir. Ancak, tabii, üretime devam edecek deniyor, geçmiş tarihte…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Aslanoğlu, buyurun.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Bakanım, hallerle ilgili yasa çıkarken, mevcut hallerin de yasada belirtilen asgari koşulları taşımasını öngörmüştünüz. Size de burada bir soru sormuştum; mevcut taşımayan hallere öncelikle - yasada üç yıllık süre var ama- önlem alınacak mı? Siz de burada -onu da hiç unutmam- “Bunu taşımayan hallerde derhâl önlem alacağız…” Burada Sayın Bakan bunu yapmadınız, hiçbir önlem almadınız, çivi çaktırmadınız, hal esnafı ve halden alışveriş yapanlar perişan. Bu nedenle, lütfen, yasa kâğıt üzerinde kalmasın, üç yılı beklemeyin, bugünden önlem alın Sayın Bakan.

İki: Alışveriş merkezleri dediniz… Hangi belediyeye bir mektup yazıp da bu alışveriş merkezleri imar planında… Bunu yapmayın, (x) parti, (y) partinin belediye başkanına… Siz hiçbir şekilde belediyelere yön göstermiyorsunuz.

Üç: Şeker fabrikalarının geçici işçileri problem olarak devam ediyor, bu problemi çözecek misiniz?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Aslanoğlu.

Sayın Ağyüz…

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Teşekkür ederim.

Sayın Bakanım, AVM’ler küçük esnafı bitirdi. AVM’ler için de yaklaşık dört yıldır siz yeni düzenleme yapıyoruz diyorsunuz. Bugün de belediyeleri biraz suçlayan bir görüş belirttiniz. Belediyeler bu konuda duyarsız davranıyorlarsa Bayındırlık Bakanlığı bu konuda gerekli tedbirleri alabilirdi. Bunda da geç kaldınız ve şu anda da yasayı uzatmakla siz AVM’lerin gelişmesinin önünü açıyorsunuz. Buna bir an önce çare bulmanız lazım.

Esnaf yeniden yapılandırmayı niye istiyor? Borçlarını ödeyemiyor, alışveriş yapamıyor, borç batağı içerisinde. Bu AVM’ler esnafı bitirecek, küçük esnafı bitirecek ve büyük ölçüde sosyal patlamaya neden olacak. Bakanlık olarak siz maalesef üzerinize düşeni yapmıyorsunuz ve şimdi de topu belediyelere atıyorsunuz. Belediyeler ise gerçek suçlu, bunun tedbirini almak da Hükûmetin görevidir.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Bakan, buyurun.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Bakanım, kürsüye gelin de biraz fazla konuşun. Orada az cevap verirsiniz.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Ben arkadaşlara çok teşekkür ediyorum.

Sayın Doğru önerilerde bulundu, o önerilerine çok teşekkür ederim.

Sayın Aslanoğlu hallerle ilgili hemen acil önlem… Elbette alınabilecek acil önlemler var ama bir kısmı yatırım gerektiren konular. O yatırım gerektiren konuların zaman alacağı da bir gerçek.

Şeker fabrikalarındaki geçici işçiler konusu: Biliyorsunuz geçici işçilerin çok büyük bir bölümüne altı aydan fazla çalışanlarla ilgili kadro verildi ve geçici işçiler konusunda çok önemli mesafe alındı. Tabii, şeker fabrikalarında altı aydan daha az çalışan bazı işçilerle ilgili konular var. Şeker fabrikaları şu anda bizim Bakanlığımızla bağlantılı değil biliyorsunuz. Bu, Özelleştirmeye devredildi ama…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Bakan, yandan bağlandı, yandan!

SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Yok, yandan da değil.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Yandan, yandan!

SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Şeker kotalarıyla ilgili ve şeker politikalarıyla ilgili Şeker Kurumuyla bir bağlantımız var. Bu çerçevede onların sorunları üzerinde durulabilir ama şeker fabrikalarındaki veya Türkiye’deki bütün geçici işçilerle ilgili çok önemli bir mesafeyi almış bulunduk.

Alışveriş merkezlerinin bir düzene ihtiyacı var, onu az önce de söyledim. Parlamentodaki yasama süreçlerinin zaman zaman uzuyor olması, tıkanıyor olması bu yasal çerçeveyi oturtmakta bazı güçlükler çıkartabiliyor, bu ayrı bir mesele ama buna kadar, benim söylemek istediğim, bütün partilerimizin belediyeleri var. Bu belediyelerin imar planı yapma yetkileri kendilerine ait. Yani “yerel özerklik” dediğimiz hadise, “yerel yönetimlerin özerkliği” dediğimiz hadise, imar planı yapmayı da içine alan bir hadise. Dolayısıyla planlarına bizim merkezî bir müdahale yapmamız doğru olmaz ama şehrin bütünlüğünü belediyelerimizin düşünmesini öncelikle sağlamak siyasi partiler olarak bizim açımızdan bir görevdir diye düşünüyorum. Yani bütün parti grupları kendilerine ait belediyelerde bu konuda bazı önlemler alırlarsa, hiç olmazsa, yasal düzenleme yapılana kadar bazı keyfî adımların illerimizde önü alınmış olur. Tabii, bu çerçevedeki çalışmaları da hızlandırmamız gerektiğini ben de burada ifade ediyorum.

Arkadaşlara teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

Sorular cevaplandırılmıştır ve süre tamamlanmıştır.

Sayın milletvekilleri, birleşime beş dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 18.19

 

 

 

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 18.29

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Murat ÖZKAN (Giresun)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 8’inci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Gündemin “Seçim” kısmına geçiyoruz.

IX.- SEÇİMLER

A) Komisyonlarda Açık Bulunan Üyeliklere Seçim

1.- Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda boş bulunan ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil aday gösterilmiştir.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

B) Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna Üye Seçimi

1.- Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Şimdi, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boş bulunan 1 üyelik için 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun’un 6’ncı maddesi gereğince seçim yapacağız.

Kanun’un 6’ncı maddesi gereğince Üst Kurulda boş bulunan ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için 2 aday gösterilmiştir. Adayların adları oy pusulası şeklinde düzenlenmek suretiyle bastırılmıştır.

Toplantı ve karar yeter sayısı mevcut olmak şartıyla seçimde aday listesinden en çok oyu alan aday seçilmiş olacaktır.

Adayların adlarını soyadı sırasına göre okuyorum: Profesör Doktor Mehmet Korkmaz Alemdar, Recep Bülent Tarhan.

Oylamanın ne şekilde yapılacağını arz ediyorum: Herhangi bir tereddüde mahal vermemek için Komisyon ve Hükûmet sıralarında yer alan kâtip üyelerden Komisyon sırasındaki kâtip üyeler Adana'dan başlayarak İstanbul'a kadar -İstanbul dâhil- Hükûmet sırasındaki kâtip üyeler ise İzmir'den başlayarak Zonguldak'a kadar -Zonguldak dâhil- adı okunan milletvekilinin adını defterden işaretleyecek ve kendisine birer mühürlü birleşik oy pusulası ile zarf verilecektir.

Birleşik oy pusulası ve zarfı alan sayın üye, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu aday listesindeki 2 adaydan birinin isminin karşısındaki kareyi çarpı işaretiyle işaretleyecek ve birleşik oy pusulasını zarfa koyarak zarfı Başkanlık Divanı kürsüsünün önüne konmuş olan oy kutusuna atacaktır. Aday listesinden birden fazla adayın işaretlendiği oy pusulaları geçersiz sayılacaktır. Bu hususlar oy pusulasında da dipnot olarak açıkça belirtilmiştir.

Sayın kâtip üyelerin yerlerini almalarını rica ediyorum.

Şimdi, oylamanın sayım ve dökümü için ad çekmek suretiyle 5 kişilik bir tasnif komisyonu tespit edeceğiz.

Nusret Bayraktar, İstanbul? Burada.

Ahmet Bukan, Çankırı? Yok.

Necdet Ünüvar, Adana? Yok.

Ülkü Gökalp Güney, Bayburt? Yok.

Mustafa Kuş, Şanlıurfa? Yok.

İkram Dinçer, Van? Yok.

Agâh Kafkas, Çorum? Yok.

Cevdet Selvi, Kocaeli? Yok.

Bilgin Paçarız, Edirne? Burada.

Gökhan Durgun, Hatay? Burada.

Ahmet Duran Bulut, Balıkesir? Burada.

Suat Binici, Samsun? Burada.

Tasnif Komisyonuna seçilen üyeler oylama işlemi bittikten sonra Komisyon sıralarındaki yerlerini alacaktır.

Oylamaya Adana ilinden başlıyoruz.

(Oylar toplandı)

BAŞKAN – Oyunu kullanmayan sayın üye var mı? Yok.

Lütfen kupaları kaldıralım.

Oylama işlemi tamamlanmıştır.

Tasnif Komisyonu üyeleri lütfen yerlerini alsınlar.

Sayın üyeler: Nusret Bayraktar, İstanbul Milletvekili; Bilgin Paçarız, Edirne Milletvekili; Gökhan Durgun, Hatay Milletvekili; Ahmet Duran Bulut, Balıkesir Milletvekili ve Suat Binici, Samsun Milletvekili.

(Oyların ayrımı yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda bulunan 1 üyelik için yapılan seçime ilişkin Tasnif Komisyonu tutanağı gelmiştir, okuyorum:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için yapılan seçime 327 üye katılmış, kullanılan oyların dağılımı aşağıda gösterilmiştir.

Tasnif Komisyonu

                       

 

Nusret Bayraktar

Bilgin Paçarız

Gökhan Durgun

 

 

İstanbul

Edirne

Hatay

 

 

Ahmet Duran Bulut

 

Suat Binici

 

 

Balıkesir

 

Samsun

 

Prof. Dr. Mehmet Korkmaz Alemdar   : 281

Recep Bülent Tarhan                             :   21

Boş                                                       :   19

Geçersiz                                                :  

Böylece, Profesör Doktor Mehmet Korkmaz Alemdar Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğine seçilmiştir. Hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmına geçiyoruz.

X.- MECLİS ARAŞTIRMASI

A) Ön Görüşmeler

1.-Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 milletvekilinin, spor klüplerinin mali sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/80)

2.-Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak ve 25 milletvekilinin, Türk spor sektörü ve alanındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/91)

3.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ve 19 milletvekilinin, Pekin Olimpiyatlarında alınan sonuçların nedenlerinin araştırılarak spor politikasında alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/267)

4.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu ve 19 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/674)

5.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 27 milletvekilinin, futbol karşılaşmalarındaki şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/714)

6.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 22 milletvekilinin, futbol kulüplerinin yönetim sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/737)

7.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 23 milletvekilinin, futbol kulüplerinin mali sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/739)

8.- BDP Grubu adına Grup Başkanvekilleri Batman Milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Bengi Yıldız’ın, sporun ve sporcuların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/876)

9.- Antalya Milletvekili Abdurrahman Arıcı ve 21 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak sporda şiddetin önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/877)

10.- Sivas Milletvekili Hamza Yerlikaya ve 19 milletvekilinin, spor kulüplerinin sorunlarının araştırılarak sporcuların başarılarının artırılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/878)

11.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 22 milletvekilinin, spor müsabakalarında yaşanan şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/879)

12.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz ve 24 milletvekilinin, Türk futbolunun sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/880)

BAŞKAN – Alınan karar gereğince, bu kısmın 36’ncı sırasında yer alan Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 milletvekilinin (10/80), 42’nci sırasında yer alan Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak ve 25 milletvekilinin (10/91), 189’uncu sırasında yer alan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ve 19 milletvekilinin (10/267), 558’inci sırasında yer alan Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu ve 19 milletvekilinin (10/674), 600’üncü sırasında yer alan İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 27 milletvekilinin (10/714), 623’üncü sırasında yer alan Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 22 milletvekilinin (10/737), 625’inci sırasında yer alan Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 23 milletvekilinin (10/739) esas numaralı Meclis araştırması önergeleri ile bugün okunarak bilgiye sunulan, spor kulüplerinin sorunları ile sporda şiddet sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin (10/876), (10/877), (10/878), (10/879) ve (10/880) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin birlikte yapılacak görüşmelerine başlıyoruz.

Birleşime beş dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 19.09

 

 

 

DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 19.10

BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Murat ÖZKAN (Giresun)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri,  Türkiye Büyük Millet Meclisinin 8’inci Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

Sporla ilgili Meclis araştırması önergelerinin birlikte yapılacak görüşmelerine başlıyoruz.

Hükûmet? Yerinde.

Meclis araştırması önergeleri daha önce Genel Kurulda okunduğundan tekrar okutmuyorum.

İç Tüzük'ümüze göre, Meclis araştırması açılıp açılmaması hususunda sırasıyla Hükûmete, siyasi parti gruplarına ve önergelerdeki birinci imza sahibine veya onların göstereceği bir diğer imza sahibine söz verilecektir.

Konuşma süreleri Hükûmet ve gruplar için yirmişer dakika, önerge sahipleri için onar dakikadır.

Gruplar ve şahıslar adına söz talebi yok ancak İç Tüzük’ün 60’ıncı maddesine göre kısa bir açıklama talebinde bulunan sayın milletvekillerine söz vereceğim.

Sayın Sevigen, buyurun.

MEHMET SEVİGEN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; verdiğimiz önergenin milletvekili arkadaşlarım tarafından kabulü, gerçekten, Türk camiasına, Türk spor camiasına, yöneticilere ve inanıyorum ki bu konuyla ilgilenen bütün herkese bir örnek olacaktır. Daha önce çıkardığımız -2004 yılında- 5149 sayılı Yasa, belli bir ölçüde ihtiyacı karşılamıştır ama görülmüştür ki bu ihtiyaç devam ediyor, yine şiddet olayları sahalarımızda devam ediyor. Ben inanıyorum ki bu komisyon kurulursa komisyondan sonra uzmanlarla görüşerek alacağımız önlemler bu şiddetin önüne geçecektir.

Şimdiden, önergeyi kabul eden bütün milletvekili arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Arıcı…

ABDURRAHMAN ARICI (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarımız; verdiğimiz önergenin tüm siyasi partiler tarafından kabul edilerek buraya getirilmesi ve ortak olarak bugün görüşülmesine ben de teşekkür ediyorum.

Şimdiden, kurulacak komisyona çalışmalarında başarılar diliyorum, saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Uzunırmak…

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün verdiği bilgilere göre, Türkiye’de 9.979 kulüp, 1 milyon 638 bin 30 sporcu bulunmaktadır. Baktığımızda bu alana, sosyal, sağlık, tanıtım, propaganda, birçok amacı olduğu gibi, ekonomik yönden de spor direkt ve dolaylı olarak dünyada 4’üncü büyük sektör konumuna gelmiştir. Türkiye’de maalesef sporumuzun birçok dalında, sadece futbolda değil, bazı çökmeler meydana gelmiştir. Oysa, bugün ülkemizde bu alanda faaliyet gösteren gönüllü ve profesyonel birçok kişi ve kuruluşumuz, çok zor şartlarda, bazen iyi niyetli yetersiz, bazen imkânsızlık, bazen koordinesizlik içerisindedir. Çok basit çabalarla ortadan kaldırılabilecek küçük engeller büyük başarılar doğurabilecek olmasına rağmen sahipsizlikten ortada kalmaktadır. Sadece Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, artık bu iş için yetersiz bir teşkilat durumuna da gelmiştir. Bazı dallarda federasyonların uluslararası organizasyonları ve bağımsızlaşması, istismar edilemeyecek duruma getirilmelidir. Bu bağımsızlıklar istismar alanlarına doğru kaymaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Bir teşekkür için açarsanız...

BAŞKAN – Teşekkür için buyurun Sayın Uzunırmak.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Bütün dallarda bütün aktörlerin, kurumların karşılıklı hak ve ödevlerinin hukuksal teminat altına alınması buradaki verimliliği ve karşılıklı birtakım şeyleri artıracaktır. Bu açıdan, amatör-profesyonel bütün spor dallarımızın, bütün bireysel ve takım oyunlarının dikkate alınarak, branşlardaki her alana yayılacak şekilde bu örgütlenmenin hukuksal zemine oturtulması, bütün problemlerin konuşulması gerekmektedir. Çünkü altyapı, üstyapıya hazırlık yapmaktadır. Bütün aktörlerden kastım, hocasından, futbolcusundan, lisanslı sporcusundan spor yazarına varıncaya kadar bütün aktörleri içine alan bir hukuksal düzenlemenin yapılması gerekmektedir, karşılıklı hak ve ödevleri…

AKP Grubumuz, CHP Grubumuz, diğer arkadaşlarımız önergeye destek vermişler, ortak bir tavır hâline gelmiştir. Demek ki Türk sporunda bir umut doğuracaktır Türkiye Büyük Millet Meclisi. Bütün destek veren arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum, hayırlı olmasını diliyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Uzunırmak.

Sayın Kaplan…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Bizim iki önergemiz bulunmaktadır; birisi sporda şiddet ve ayrımcılıkla ilgili, birisi de olimpiyatlardaki başarısızlığımızla ilgili.

Gerçekten, spor denilince, sağlık, dinamizm, yaşam zevki, kültürü, tanıtımı ve imajı oluşturmanın en büyük etkeni, ancak yetersizlikler, şikeler, şiddet, şans oyunlarında yaşanan sıkıntılar… Bütün bunlar gösteriyor ki çok önemli bir sorunun tartışılması gerekiyor.

Türkiye’de başarısızlığın nedeni genetik bir yetersizlik değildir. İyi organize olamama, iyi hazırlanamama, iyi yönetememe sıkıntıları vardır. Ayrıca şiddet ve ayrımcılık, giderek ırkçı bir düzeydeki gelişmeler toplumumuzun toplumsal barışını son derece etkilemektedir. Bütün bunların giderilmesi konusunda verdiğimiz önergelerin bütün parti gruplarınca da verilen önergelerle birleştirilerek hep birlikte bu konuda bir araştırma yapılması sevindiricidir. Eskiden bir İdil Spor Kulübü Başkanı olarak, bu konuda Meclisimizin hep birlikte çalışarak önemli katkılar sunacağına inanıyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Öztürk…

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Şiddet olaylarını sadece spor sahalarıyla sınırlandırmak mümkün değildir; ekonomik sıkıntılar, belirsizlikler ve gelecek kaygısı sonucu toplumda oluşan genel gerginlik, dostluk ve barışın hâkim olması gereken spor alanlarının arenalara dönmesine neden olmaktadır. Şu husus hiçbir zaman unutulmamalıdır: Hiçbir gerekçe insan hayatını sona erdirmenin haklı mazereti olamaz. Asıl olan, insanlığın, her ne şart altında olursa olsun, barış ve huzur içerisinde yaşamasıdır. Sporun hedefi de hiç şüphesiz ki bu ideal toplumsal ortama zemin hazırlamak olmalıdır. İşte bu nedenle, sporda şiddete yol açan nedenlerin incelenip araştırılmasına yönelik bu Meclis araştırma önergesine verilen destek nedeniyle tüm Genel Kurula teşekkür ediyorum. Düşüncelerimizi zaten komisyonda arkadaşlarımız tartışacaklardır.

Önergeme destek verdikleri için Genel Kurula teşekkür ediyorum.

Saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Cengiz…

MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Çanakkale) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Biz de vermiş olduğumuz önergemizi bütün grupların kabul etmesi ve Meclis araştırması komisyonu kurulması yolundaki Genel Kurulumuzun desteğine teşekkür ediyoruz.

Türk sporunun gerçekten büyük sorunları vardır. Benim vermiş olduğum önerge de özellikle Türkiye Futbol Federasyonu, Futbol Federasyonu içindeki MHK ve diğer kurullarla birlikte, kulüplerimizin sorunları, futbolun problemleri, futbolun bütün aşamasındaki sorunlar ve başarısızlıklarımız, bu konuları irdeleyen bir önerge olarak Meclise sunulmuştur. Bu önergemizle spor camiamıza katkı sağlayacağına inandığımız, futbolumuza da Meclisimizin bir hizmeti olarak gördüğümüz, hem Türk spor kamuoyunun hem de futbolumuzun sorularına cevap arayacak böyle bir komisyonun kurulması ve sporumuza hizmet amacıyla da bütün grupların sıcak bakması noktasında şahsım ve grubum adına Genel Kurula ve değerli milletvekillerine teşekkür ediyorum.

Kurulacak bu komisyonun Türk sporuna ve Türk futboluna hayırlar getirmesini diliyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Cengiz.

Sayın Aslanoğlu…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, özellikle araştırma komisyonu kurulmasında etkin rol oynayan tüm siyasi parti gruplarıma teşekkür ediyorum.

Sporun, sevgi, barış ve dostluk olduğunu hepimiz bilmekteyiz, bu Meclisin de bilmesinden dolayı mutluyum. Öncelikle amatör  sporların ve Anadolu kulüplerinin içinde olduğu zor koşullardan ve bu çıkmazdan  kulüplerimizi kurtarmamız gerekiyor. Özellikle vergi ve sosyal güvenlik prim borçları, yıllardır ihmal edilen; buna çözüm bulmayan federasyonlar… Mutlak bunun bir çözüme kavuşması lazım. Kulüpleri vergi ve sigorta borçlarından dolayı çıkmazından mutlaka kurtarmamız gerekiyor.

Ayrıca, İddaa oyunu ile Spor Toto teşkilatımız önemli bir kaynak sağlamaktadır. Bu kaynaklardan sadece yüzde 7,5’unu kulüplerimize aktarmaktadır. Yani 100 lira elde ettiği gelirin 7,5 lirası kulüplere gitmektedir. Özellikle Spor Toto kaynaklarından daha fazla kulüplerimize pay verilmesi için mutlaka Spor Toto Teşkilat Yasası’nda değişiklik yapmamız lazım.

Ayrıca, diğer amatör sporlarda federasyonlar, altını çiziyorum, federasyonlar, kamu eliyle kurulan bu federasyonlar bir nevi de kamuya hizmet eden, spora hizmet eden federasyonlardır. Bunlar dürüstlüktür, namusluluktur, erdemliliktir ama bazı federasyon başkanlarının ve federasyon yetkililerinin federasyon ismini kullanarak federasyon adına piyasayı dolandırmasına da kimse müsaade etmesin. Aynen altını çiziyorum, federasyon adı altında federasyona iş yaptırarak piyasayı dolandırıyorlar, bu federasyonlara hiç kimsenin müsaade etmemesi lazım.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Aslanoğlu.

Sayın Vural…

OKTAY VURAL (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak Türk sporundaki gelişmeleri ve sorunları, çözüm yollarının bir Meclis araştırma komisyonu vesilesiyle ele alınmasını çok hayırlı bir gelişme olarak görüyoruz.

Bu vesileyle bir konuyu bilgilerinize sunmak istiyorum Sayın Başkan. Tabii bu kürsüde konuşmak kurallara bağlı ve bu kurallara dayalı olarak yürütülmesi gerekir. Zannederim bir telaş ve acelecilikten oldu, bir sayın milletvekilinin, Şanlıurfa Milletvekilimizin kürsüde konuşurken apar topar inmesi, Sayın Cumhurbaşkanının gelişine paralel olarak… Yani, bunlarla ilgili tedbirleri önceden Meclis Başkan Vekilinin alması ve Sayın Milletvekilinin bu kürsüde konuşurken konuşmasının kesilmemesine özen gösterilmesini istirham ediyorum. Bu kürsü milletin kürsüsüdür. Dolayısıyla bu kürsüde olan sayın milletvekilinin bu konumunun dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.

Teşekkür ederim Sayın Başkan. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Yemişci…

TUĞRUL YEMİŞCİ (İzmir) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Spor kulüplerinin hukuki, mali, sosyal ve sportif sorunlarının giderilmesi için araştırma komisyonu kurulmasını memnuniyetle karşılıyorum. Bu komisyonumuzun çalışmaları sonunda Türk sporunun ve spor kulüplerinin daha iyi mertebeye geleceğine inancımla teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Altay…

ENGİN ALTAY (Sinop) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; malumunuz, aslında 28 Nisan 2004’te Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’u burada yapmıştık. Böyle bir kanun yaptık. Aradan altı yıl geçti. Bu sürede bu Kanun sanki ters çalışmış gibi, sporda şiddet vardı eskiden, şimdi, günümüzde sporda artık şiddet yerini teröre bırakmış durumda. Bu, tabii hiçbirimizin kabul edebileceği bir manzara değil. Parlamentomuzun bu konuya yönelik olarak sporda şiddet, şike, rüşvet, haksız rekabet iddialarının incelenmesi ve alınması gereken tedbirlerle ilgili, muhalefet partilerinin daha önce verdiği, iktidar partisinin de bugün bir Meclis araştırma önergesi vererek mutabakat sağlanması sevindirici bir gelişme. Ancak Meclis araştırma komisyonları konusunda benim kişisel olarak, baştan beri belli bir rezervim vardır. Meclis araştırma komisyonu konusunda bir enflasyon yaşamamalıdır Meclis ve kurulan komisyonlar hakikaten tam yetkiyle, işini komisyonun kuruluş amacına uygun olarak kısa bir sürede sonuçlandırmalı ve fayda sağlamalıdır.

Kurulacak komisyonun sporda şiddetin son bulması adına yapacağı çalışmaların Türk sporuna, Türk milletine ben de hayırlı olmasını diliyor, uzun zamandan sonra muhalefetten gelen bir öneriye sıcak bakan İktidara da bu vesileyle teşekkür ediyorum. Memleketimize, spor camiamıza hayırlı olsun diyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Altay.

Meclis araştırması önergeleri üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Şimdi, Meclis araştırması açılıp açılmaması hususunu oylarınıza sunacağım. Meclis araştırması açılmasını kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Meclis araştırması yapacak komisyonun 16 üyeden kurulmasını oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Komisyonun çalışma süresinin başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip üyenin seçimi tarihinden başlamak üzere üç ay olmasını oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Komisyonun gerektiğinde Ankara dışında da çalışabilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Alınan karar gereğince, kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için, 20 Ekim 2010 Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.

 

Kapanma Saati: 19.27