DÖ­NEM: 22                                      YA­SA­MA YI­LI: 5

 

 

 

TÜR­Kİ­YE BÜ­YÜK MİL­LET MEC­Lİ­Sİ

TU­TA­NAK DER­Gİ­Sİ

CİLT : 153

 

86’n­cı Bir­le­şim

10 Nisan 2007 Salı

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

                                                                                                                                                Say­fa    

  I. - GE­ÇEN TU­TA­NAK ÖZE­Tİ

 II. - GE­LEN KÂĞIT­LAR

III. - YOKLAMA

IV. - BAŞ­KAN­LI­ĞIN GE­NEL KU­RU­LA SU­NUŞ­LA­RI

A) GÜN­DEM DI­ŞI KO­NUŞ­MA­LAR

1.- Bat­man Mil­let­ve­ki­li Ah­met İnal'ın, Tür­ki­ye'nin dış po­li­ti­ka­sın­da, kom­şu ül­ke­ler­le ve Or­ta Do­ğu ül­ke­le­riy­le iliş­ki­le­rin­de son dört yıl­da mey­da­na ge­len de­ği­şik­lik­le­re ve ge­liş­me­le­re iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı

2.- Bi­le­cik Mil­let­ve­ki­li Ya­şar Tü­zün'ün, Türk po­lis teş­ki­la­tı­nın ku­ru­lu­şu­nun 162'nci yıl dö­nü­mü mü­na­se­be­tiy­le, teş­ki­la­tın için­de bu­lun­du­ğu so­run­la­ra iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı ve Çev­re ve Or­man Ba­ka­nı Os­man Pe­pe'nin ce­va­bı

3.- Ya­lo­va Mil­let­ve­ki­li Şük­rü Ön­der'in, Ya­lo­va'da bir fab­ri­ka­nın do­ğal gaz­la ça­lı­şan elek­trik san­tra­li­nin kö­mür­le ça­lı­şır hâle ge­ti­ril­me­si­nin ozon ta­ba­ka­sı­na ve çev­re­ye ve­re­ce­ği za­rar­la­ra iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı ve Çev­re ve Or­man Ba­ka­nı Os­man Pe­pe'nin ce­va­bı

B) TEZ­KE­RE­LER VE ÖNER­GE­LER

1.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li İn­ci Öz­de­mir, Kars Mil­let­ve­ki­li Ze­ki Ka­ra­ba­yır ve Es­ki­şe­hir Mil­let­ve­ki­li Fah­ri Kes­kin'in, (2/937) esas nu­ma­ra­lı Ka­nun Tek­li­fi'ni ge­ri al­dık­la­rı­na iliş­kin öner­ge­si (4/447)

2.- Kül­tür ve Tu­rizm Ba­ka­nı Atil­la Koç'un Al­man­ya'ya yap­tı­ğı resmî zi­ya­re­te ka­tı­la­cak mil­let­ve­kil­le­ri­ne iliş­kin Baş­ba­kan­lık tez­ke­re­si (3/1245)

3.- Dev­let Ba­ka­nı Kür­şad Tüz­men'in İs­ra­il'e yap­tı­ğı resmî zi­ya­re­te ka­tı­la­cak mil­let­ve­kil­le­ri­ne iliş­kin Baş­ba­kan­lık tez­ke­re­si (3/1246)

4.- Sa­na­yi ve Ti­ca­ret Ba­ka­nı Ali Coş­kun'un Ka­ra­dağ'a yap­tı­ğı resmî zi­ya­re­te ka­tı­la­cak mil­let­ve­kil­le­ri­ne iliş­kin Baş­ba­kan­lık tez­ke­re­si (3/1247)

5.- Baş­ba­kan Re­cep Tay­yip Er­do­ğan'ın Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri'ne yap­tı­ğı resmî zi­ya­re­te ka­tı­la­cak mil­let­ve­kil­le­ri­ne iliş­kin Baş­ba­kan­lık tez­ke­re­si (3/1248)

6.- An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Mu­zaf­fer R. Kur­tul­mu­şoğ­lu'nun, 4077 Sa­yı­lı Tü­ke­ti­ci­nin Ko­run­ma­sı Hak­kın­da Ka­nu­nun 4'ün­cü Mad­de­si­ne Bir Fık­ra Ek­len­me­si Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi'nin (2/276) doğ­ru­dan gün­de­me alın­ma­sı­na iliş­kin öner­ge­si (4/448)

7.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li En­ver Ök­tem'in, Uz­man Er­baş Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi'nin (2/815) doğ­ru­dan gün­de­me alın­ma­sı­na iliş­kin öner­ge­si (4/449)

V. - ÖNE­Rİ­LER

A) Sİ­YA­Sİ PAR­Tİ GRU­BU ÖNE­Rİ­LE­Rİ

1. - (10/432) esas nu­ma­ra­lı Mec­lis araş­tır­ma­sı öner­ge­si­nin ön gö­rüş­me­si­nin, Ge­nel Ku­ru­lun 10/4/2007 Sa­lı gün­kü bir­le­şi­min­de ya­pıl­ma­sı­na iliş­kin CHP Gru­bu öne­ri­si

VI. - KA­NUN TA­SA­RI VE TEK­LİF­LE­Rİ İLE KO­MİS­YON­LAR­DAN GE­LEN Dİ­ĞER İŞ­LER

1.- Ça­nak­ka­le Mil­let­ve­kil­le­ri Meh­met Da­niş ve İb­ra­him Köş­de­re'nin, Ge­li­bo­lu Ya­rı­ma­da­sı Ta­rihî Millî Par­kı Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Bir Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi (Ka­mu İha­le Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi) ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (2/212) (S. Sa­yı­sı: 305)

2.- Ba­zı Ka­mu Ala­cak­la­rı­nın Tah­sil ve Ter­ki­ni­ne İliş­kin Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1030) (S. Sa­yı­sı: 904)

3.- Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si Grup Baş­kan­ve­ki­li Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Fa­ruk Çe­lik'in, İmar Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi ve Ba­yın­dır­lık, İmar, Ulaş­tır­ma ve Tu­rizm ile Ada­let Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı (2/820) (S. Sa­yı­sı: 1337)

4.- To­kat Mil­let­ve­ki­li Meh­met Er­gün Dağ­cı­oğ­lu'nun, Ser­best Böl­ge­ler Ka­nu­nu­nun Bir Mad­de­sin­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (2/759) (S. Sa­yı­sı: 1339)

VII. - SO­RU­LAR VE CE­VAP­LAR

A) YA­ZI­LI SO­RU­LAR VE CE­VAP­LA­RI

1.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Emin Şİ­RİN'in, Tür­ki­ye'ye gi­ren pet­rol ve pet­rol ürün­le­ri­ne iliş­kin so­ru­su ve Dev­let Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Ab­dül­la­tif ŞE­NER'in ce­va­bı (7/20412)

2.- Bar­tın Mil­let­ve­ki­li Ha­cı İb­ra­him KA­BA­RIK'ın, 2006 yı­lın­da Bar­tın'a ay­rı­lan öde­ne­ğe iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20414)

3.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Amas­ya ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20447)

4.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Ak­sa­ray ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20448)

5.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Adı­ya­man ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20449)

6.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Ağ­rı ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20451)

7.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Bin­göl ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20452)

8.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Bit­lis ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20453)

9.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Bar­tın ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20454)

10.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Elâzığ ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20455)

11.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Er­zu­rum ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20456)

12.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Kars ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20457)

13.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Gü­müş­ha­ne ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20458)

14.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Kü­tah­ya ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20459)

15.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Si­irt ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20460)

16.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Ka­ra­bük ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20462)

17.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Bay­burt ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20463)

18.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Kay­se­ri ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20464)

19.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Bat­man ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20465)

20.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Bo­lu ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20466)

21.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Bur­sa ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20467)

22.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Çan­kı­rı ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20468)

23.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Düz­ce ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20469)

24.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Nev­şe­hir ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20470)

25.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Ri­ze ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20471)

26.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Şır­nak ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20472)

27.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Ki­lis ilin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı Mu­rat BA­ŞES­Gİ­OĞ­LU'nun ce­va­bı (7/20473)

28.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Amas­ya, Ak­sa­ray, Adı­ya­man, Ağ­rı, Bin­göl, Bit­lis, Bar­tın, Düz­ce, Çan­kı­rı, Bur­sa, Bo­lu, Bat­man, Ri­ze, Ka­ra­bük, Sa­kar­ya, Nev­şe­hir, Si­irt, Şır­nak, Kü­tah­ya, Gü­müş­ha­ne, Kay­se­ri, Kars, Er­zu­rum, Ki­lis ve Elâzığ il­le­rin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­la­rı ve Sağ­lık Ba­ka­nı Re­cep AK­DAĞ'ın ce­va­bı (7/20655, 20656, 20657, 20658, 20659, 20660, 20661, 20662, 20663, 20664, 20665, 20666, 20668, 20669, 20670, 20671, 20672, 20673, 20674, 20675, 20676, 20677, 20678, 20679, 20680)

29.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, Ak­sa­ray, Amas­ya, Adı­ya­man, Ağ­rı, Bin­göl, Bit­lis, Bar­tın, Gü­müş­ha­ne, Kü­tah­ya, Si­irt, Ki­lis, Sa­kar­ya, Ka­ra­bük, Şır­nak, Bay­burt, Kay­se­ri, Bat­man, Bo­lu, Bur­sa, Çan­kı­rı, Düz­ce, Nev­şe­hir, Ri­ze, Elâzığ, Er­zu­rum ve Kars il­le­rin­de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin so­ru­la­rı ve Sa­na­yi ve Ti­ca­ret Ba­ka­nı Ali COŞ­KUN'un ce­va­bı (7/20681, 20682, 20683, 20684, 20685, 20686, 20687, 20688, 20689, 20690, 20691, 20692, 20693, 20694, 20695, 20696, 20697, 20698, 20699, 20700, 20701, 20702, 20703, 20704, 20705, 20706)

30.- Ada­na Mil­let­ve­ki­li N. Ga­ye ER­BA­TUR'un, AB sü­re­cin­de kim­ya­sal­lar po­li­ti­ka­sı­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan so­ru­su ve Dev­let Ba­ka­nı Ali BA­BA­CAN'ın ce­va­bı (7/20778)

31.- De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Mus­ta­fa GA­ZAL­CI'nın, Dev­let Ki­tap­la­rı Mü­dür­lü­ğü sa­tış mer­kez­le­ri­nin ka­pa­tıl­ma­sı­na iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (7/20805)

32.- Ada­na Mil­let­ve­ki­li N. Ga­ye ER­BA­TUR'un, şid­det mağ­du­ru  bir ço­cu­ğun tek­rar ai­le­si­ne tes­li­mi­ne iliş­kin so­ru­su ve İçiş­le­ri Ba­ka­nı Ab­dül­ka­dir AK­SU'nun ce­va­bı (7/20882)

33.- Sam­sun Mil­let­ve­ki­li Mu­sa UZUN­KA­YA'nın, MO­BE­SE sis­te­mi­nin yay­gın­laş­tı­rıl­ma­sı­na iliş­kin so­ru­su ve İçiş­le­ri Ba­ka­nı Ab­dül­ka­dir AK­SU'nun ce­va­bı (7/20886)

34.- Te­kir­dağ Mil­let­ve­ki­li Enis TÜ­TÜN­CÜ'nün, KO­Bİ'le­rin borç­la­rı­nın ye­ni­den ya­pı­lan­dı­rıl­ma­sı­na iliş­kin so­ru­su ve Sa­na­yi ve Ti­ca­ret Ba­ka­nı Ali COŞ­KUN'un ce­va­bı (7/20905)

35.- De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Mus­ta­fa GA­ZAL­CI'nın, Mes­le­ki Eği­tim ve Öğ­re­tim Sis­te­mi­nin Güç­len­di­ril­me­si Pro­je­si­ne iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (7/20954)

36.- Kas­ta­mo­nu Mil­let­ve­ki­li Meh­met YIL­DI­RIM'ın, fen-ede­bi­yat fa­kül­te­si me­zun­la­rı­nın öğ­ret­men ola­rak atan­ma­sı­na iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (7/20955)

37.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Emin Şİ­RİN'in, TMSF'nin bir avu­ka­tı­na iliş­kin so­ru­su ve Dev­let Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Ab­dül­la­tif ŞE­NER'in ce­va­bı (7/20988)

38.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Ber­han ŞİM­ŞEK'in, Müs­te­şar Yar­dım­cı­sı ile il­gi­li id­di­ala­ra iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (7/21121)

39.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Ber­han ŞİM­ŞEK'in, Millî Eği­tim Vak­fı ge­nel ku­rul ev­ra­kı­na iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (7/21123)

 

I. - GE­ÇEN TU­TA­NAK ÖZE­Tİ

TBMM Ge­nel Ku­ru­lu sa­at 14.00'te açı­la­rak üç otu­rum yap­tı.

Tun­ce­li Mil­let­ve­ki­li Vah­det Si­nan Yer­li­ka­ya'nın, 5233 sa­yı­lı Te­rör ve Te­rör­le Mü­ca­de­le­den Do­ğan Za­rar­la­rın Kar­şı­lan­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun'un uy­gu­la­ma ve so­nuç­la­rı­na iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı­na, İçiş­le­ri Ba­ka­nı Ab­dül­ka­dir Ak­su ce­vap ver­di.

Ka­ra­man Mil­let­ve­ki­li Mev­lüt Ak­gün, Avu­kat­lar Gü­nü mü­na­se­be­tiy­le, avu­kat­la­rın so­run­la­rı­na ve alın­ma­sı ge­re­ken ted­bir­le­re,

Ka­ra­bük Mil­let­ve­ki­li Meh­met Cey­lan, Ka­ra­bük De­mir-Çe­lik İş­let­me­le­ri­nin ku­ru­lu­şu­nun 70'in­ci yıl dö­nü­mü mü­na­se­be­tiy­le, Türk de­mir-çe­lik sa­na­yi­si­nin ge­li­şi­mi­ne ve ül­ke eko­no­mi­si­ne kat­kı­sı­na,

İliş­kin gün­dem dı­şı bi­rer ko­nuş­ma yap­tı­lar.

Edir­ne Mil­let­ve­ki­li Ra­sim Ça­kır ve 22 mil­let­ve­ki­li­nin, Er­ge­ne Çev­re Dü­ze­ni Hav­za Pla­nı ile il­gi­li so­run­la­rın araş­tı­rı­la­rak alın­ma­sı ge­re­ken ön­lem­le­rin be­lir­len­me­si ama­cıy­la Mec­lis araş­tır­ma­sı açıl­ma­sı­na iliş­kin öner­ge­si (10/433) Ge­nel Ku­ru­lun bil­gi­si­ne su­nul­du; öner­ge­nin gün­dem­de­ki ye­ri­ni ala­ca­ğı ve ön gö­rüş­me­si­nin, sı­ra­sı gel­di­ğin­de ya­pı­la­ca­ğı açık­lan­dı.

Gün­de­min "Ka­nun Ta­sa­rı ve Tek­lif­le­ri ile Ko­mis­yon­lar­dan Ge­len Di­ğer İş­ler" kıs­mı­nın 211'in­ci sı­ra­sın­da bu­lu­nan 596'ya 1'in­ci ek sı­ra sa­yı­lı Ko­mis­yon Ra­po­ru'nun, bu kıs­mın 5'in­ci sı­ra­sı­na alın­ma­sı­na iliş­kin CHP Gru­bu öne­ri­si, ya­pı­lan gö­rüş­me­ler­den son­ra ka­bul edil­me­di.

Si­vas Mil­let­ve­ki­li Nu­ret­tin Sö­zen, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li İd­ris Na­im Şa­hin'in, ile­ri sür­müş ol­du­ğu gö­rüş­ler­den fark­lı gö­rüş­le­ri ken­di­si­ne at­fet­me­si ne­de­niy­le bir açık­la­ma­da bu­lun­du.

Gün­de­min "Ka­nun Ta­sa­rı ve Tek­lif­le­ri ile Ko­mis­yon­lar­dan Ge­len Di­ğer İş­ler" kıs­mı­nın:

1'in­ci sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Ka­mu İha­le Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi'nin (2/212) (S. Sa­yı­sı: 305) gö­rüş­me­le­ri, da­ha ön­ce ge­ri alı­nan mad­de­le­re iliş­kin ko­mis­yon ra­po­ru he­nüz gel­me­di­ğin­den;

2'nci sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Ba­zı Ka­mu Ala­cak­la­rı­nın Tah­sil ve Ter­ki­ni­ne İliş­kin (1/1030) (S. Sa­yı­sı: 904),

3'ün­cü sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si Grup Baş­kan­ve­ki­li Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Fa­ruk Çe­lik'in, İmar Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir (2/820) (S. Sa­yı­sı: 1337),

4'ün­cü sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Tokat Milletvekili Mehmet Ergün Dağcıoğlu’nun, Serbest Bölgeler Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/759) (S.Sa­yı­sı: 1339),

6'ncı sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Kan, Kan Bi­le­şen­le­ri ve Ürün­le­ri (1/1277) (1319),

8'in­ci sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Ya­ban­cı­la­rın Ça­lış­ma İzin­le­ri Hak­kın­da Ka­nun ile Ba­zı Ka­nun­lar­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na İliş­kin (1/1212) (S.Sa­yı­sı: 1225),

9'un­cu sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Ka­mu Ma­li Yö­ne­ti­mi ve Kon­trol Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir (1/1295) (S.Sa­yı­sı: 1357),

Ka­nun Ta­sa­rı ve Tek­lif­le­ri­nin gö­rüş­me­le­ri, ko­mis­yon yet­ki­li­le­ri Ge­nel Ku­rul­da ha­zır bu­lun­ma­dı­ğın­dan;

Er­te­len­di.

5'in­ci sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri Per­so­nel Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir (1/1328) (S. Sa­yı­sı: 1375),

7'nci sı­ra­sın­da bu­lu­nan, Tas­fi­ye İş­le­ri Dö­ner Ser­ma­ye İş­let­me­le­ri Ge­nel Mü­dür­lü­ğü­nün Güm­rük Müs­te­şar­lı­ğı­na Bağ­lan­ma­sı Ama­cıy­la Ba­zı Ka­nun ve Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir (1/1202) (S. Sa­yı­sı: 1207),

Ka­nun Ta­sa­rı­la­rı, ya­pı­lan gö­rüş­me­ler­den son­ra ka­bul edil­di.

10 Ni­san 2007 Sa­lı gü­nü sa­at 15.00'te top­lan­mak üze­re, bir­le­şi­me 19.40'ta son ve­ril­di.

Nev­zat Pak­dil

 

 

Baş­kan Ve­ki­li

 

 

 

Ha­run Tü­fek­ci

Türkân Mi­ço­oğul­la­rı

 

Kon­ya

İz­mir

 

Kâtip Üye

Kâtip Üye

No.: 119

II. - GE­LEN KÂĞIT­LAR

9 Ni­san 2007 Pa­zar­te­si

Ta­sa­rı­lar

1.- Gü­ney­do­ğu Av­ru­pa (GDA) Kül­tür Ba­kan­la­rı Kon­se­yi Şart­na­me­si­nin Onay­lan­ma­sı­nın Uy­gun Bu­lun­du­ğu­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı (1/1341) (Millî Eği­tim, Kül­tür, Genç­lik ve Spor ile Dı­şiş­le­ri Ko­mis­yon­la­rı­na) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 3.4.2007)

2.- As­ke­ri Ya­sak Böl­ge­ler ve Gü­ven­lik Böl­ge­le­ri Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı (1/1342) (Millî Sa­vun­ma Ko­mis­yo­nu­na) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 4.4.2007)

3.- Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Teş­ki­la­tı Ka­nu­nu ile 78 ve 190 Sa­yı­lı Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Ta­sa­rı­sı (1/1343) (Millî Eği­tim, Kül­tür, Genç­lik ve Spor ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yon­la­rı­na) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 3.4.2007)

Tek­lif

1.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Oğuz Oyan ve 13 Mil­let­ve­ki­li­nin; 4447 Sa­yı­lı İş­siz­lik Si­gor­ta­sı Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi (2/997) (Sağ­lık, Ai­le, Ça­lış­ma ve Sos­yal İş­ler ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yon­la­rı­na) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28.3.2007)

Ra­por­lar

1.- Eko­no­mik İş­bir­li­ği Teş­ki­la­tı (EİT) Ka­çak­çı­lık ve Güm­rük Suç­la­rı Ve­ri Ban­ka­sı­nın Ku­rul­ma­sı ve İş­le­til­me­si­ne Da­ir An­laş­ma­nın Onay­lan­ma­sı­nın Uy­gun Bu­lun­du­ğu­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ve Dı­şiş­le­ri Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1203) (S. Sa­yı­sı: 1388) (Da­ğıt­ma ta­ri­hi: 9.4.2007) (GÜN­DE­ME)

2.- Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Hü­kü­me­ti ve Ko­lom­bi­ya Cum­hu­ri­ye­ti Hü­kü­me­ti Ara­sın­da Ti­ca­ret İş­bir­li­ği An­laş­ma­sı­nın Onay­lan­ma­sı­nın Uy­gun Bu­lun­du­ğu­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ve Dı­şiş­le­ri Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1256) (S. Sa­yı­sı: 1389) (Da­ğıt­ma  ta­ri­hi: 9.4.2007) (GÜN­DE­ME)

3.- Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Hü­kü­me­ti ile Slo­ven­ya Cum­hu­ri­ye­ti Hü­kü­me­ti Ara­sın­da Güm­rük Ko­nu­la­rın­da İş­bir­li­ği ve Kar­şı­lık­lı Yar­dım An­laş­ma­sı­nın Onay­lan­ma­sı­nın Uy­gun Bu­lun­du­ğu­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ve Dı­şiş­le­ri Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1280) (S. Sa­yı­sı: 1390) (Da­ğıt­ma ta­ri­hi: 9.4.2007) (GÜN­DE­ME)

4.- Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Hü­kü­me­ti ile Ma­la­vi Cum­hu­ri­ye­ti Hü­kü­me­ti Ara­sın­da Ti­ca­ret, Eko­no­mik ve Tek­nik İş­bir­li­ği An­laş­ma­sı­nın Onay­lan­ma­sı­nın Uy­gun Bu­lun­du­ğu­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ve Dı­şiş­le­ri Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1289) (S. Sa­yı­sı: 1391) (Da­ğıt­ma ta­ri­hi: 9.4.2007) (GÜN­DE­ME)

Ya­zı­lı So­ru Öner­ge­le­ri

1.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Er­dal KA­RA­DE­MİR'in, bir ara­ma mo­to­run­da ül­ke­mi­zin bü­tün­lü­ğü­nü il­gi­len­di­ren ya­yın­la­ra iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21700) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

2.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Oğuz OYAN'ın, Da­nış­ta­yın ba­zı hü­küm­le­ri­nin yü­rüt­me­si­ni dur­dur­du­ğu TO­Kİ'nin bir yö­net­me­li­ği­ne iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21701) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

3.-    Bur­dur Mil­let­ve­ki­li Ra­ma­zan Ke­rim ÖZ­KAN'ın, Bu­cak Ze­li­ha To­lu­nay Eği­tim Fa­kül­te­si­ne iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21702) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

4.- De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Mus­ta­fa GA­ZAL­CI'nın, tü­tün sek­tö­rün­de­ki so­run­la­ra iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21703) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

5.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Ke­mal KI­LIÇ­DA­ROĞ­LU'nun, Ri­ze'de sa­hil dol­gu ala­nı­nın iha­le­si­ne iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21704) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

6.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21705) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

7.- Af­yon­ka­ra­hi­sar Mil­let­ve­ki­li Ha­lil ÜN­LÜ­TE­PE'nin, bir açı­lış­ta kul­la­nı­lan ses sis­te­mi­nin fi­nans­ma­nı­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21706) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

8.- Muş Mil­let­ve­ki­li Meh­met Şe­rif ER­TUĞ­RUL'un, Muş'ta­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21707) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

9.- Muş Mil­let­ve­ki­li Meh­met Şe­rif ER­TUĞ­RUL'un, Muş İlin­de­ki su so­ru­nu­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21708) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

10.- Muş Mil­let­ve­ki­li Meh­met Şe­rif ER­TUĞ­RUL'un, Muş'ta­ki şe­ker pan­ca­rı üre­ti­mi­ne iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21709) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

11.- Muş Mil­let­ve­ki­li Meh­met Şe­rif ER­TUĞ­RUL'un, Muş'ta köy yol­la­rı as­falt­la­ma­sı­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21710) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

12.- Mar­din Mil­let­ve­ki­li Mah­mut DU­YAN'ın, Mar­din'de­ki ya­tı­rım­la­ra iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21711) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

13.- Mar­din Mil­let­ve­ki­li Mah­mut DU­YAN'ın, Mar­din'de 2006 yı­lın­da ya­şa­nan sel fe­la­ke­ti­ne iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21712) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

14.- Mar­din Mil­let­ve­ki­li Mah­mut DU­YAN'ın, Mar­din'de köy yol­la­rı as­falt­la­ma­sı­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21713) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

15.- Mar­din Mil­let­ve­ki­li Mah­mut DU­YAN'ın, Mar­din İlin­de­ki su so­ru­nu­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21714) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

16.- An­tal­ya Mil­let­ve­ki­li Tun­cay ER­CENK'in, se­çim ku­rul­la­rın­da ge­çi­ci ola­rak gö­rev­len­di­ri­len per­so­ne­le iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21715) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

17.- Ko­ca­eli Mil­let­ve­ki­li İz­zet ÇE­TİN'in, Ka­mu Gö­rev­le­ri­ne İlk De­fa Ata­na­cak­lar İçin Ya­pı­la­cak Sı­nav­lar Hak­kın­da Yö­net­me­lik­te­ki de­ği­şik­li­ğe iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21716) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

18.- An­tal­ya Mil­let­ve­ki­li Na­il KA­MA­CI'nın, An­tal­ya Ha­va­li­ma­nı İş­let­me­si iha­le­si­ne iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21717) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

19.- Ya­lo­va Mil­let­ve­ki­li Mu­har­rem İN­CE'nin, ter­mik san­tral­le­re iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21718) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

20.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21719) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

21.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Şük­rü Mus­ta­fa ELEK­DAĞ'ın, ül­ke­miz aley­hin­de­ki bir fil­me iliş­kin Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21720) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

22.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Dev­let Ba­ka­nın­dan (Ni­met ÇU­BUK­ÇU) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21721) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

23.- An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Ay­şe Gül­sün BİL­GE­HAN'ın, BM-CE­DAW Ko­mi­te­si­nin ba­zı bel­ge­le­ri­nin ter­cü­me­si­ne iliş­kin Dev­let Ba­ka­nın­dan (Ni­met ÇU­BUK­ÇU) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21722) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

24.- Şan­lı­ur­fa Mil­let­ve­ki­li Meh­met Ve­dat ME­LİK'in, Şan­lı­ur­fa Zi­hin­sel En­gel­li­ler Ba­kım ve Re­ha­bi­li­tas­yon Mer­ke­zi­ne iliş­kin Dev­let Ba­ka­nın­dan (Ni­met ÇU­BUK­ÇU) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21723) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

25.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Ener­ji ve Ta­biî Kay­nak­lar Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21724) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

26.- An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Ze­ke­ri­ya AKIN­CI'nın, ya­ban­cı­la­ra ve­ri­len ara­ma ruh­sat­la­rı­na iliş­kin Ener­ji ve Ta­biî Kay­nak­lar Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21725) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

27.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin İçiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21726) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

28.- Kırk­la­re­li Mil­let­ve­ki­li Meh­met S. KE­Sİ­MOĞ­LU'nun, Bey­pa­za­rı Kay­ma­ka­mı­nın ge­çi­ci gö­rev­len­di­ril­me­siy­le il­gi­li id­di­ala­ra iliş­kin İçiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21727) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

29.- Or­du Mil­let­ve­ki­li İd­ris Sa­mi TAN­DOĞ­DU'nun, Or­du'da mey­da­na ge­len bir ci­na­yet ola­yı­na iliş­kin İçiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21728) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

30.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Emin Şİ­RİN'in, İs­tan­bul Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­sin­ce iha­le­si ta­mam­lan­ma­dan baş­la­tı­lan iş­le­re iliş­kin İçiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21729) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

31.- An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Ze­ke­ri­ya AKIN­CI'nın, Bey­pa­za­rı Köy­des iha­le­le­ri ile il­gi­li id­di­ala­ra iliş­kin İçiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21730) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

32.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Meh­met KÜ­ÇÜ­KA­ŞIK'ın, Bur­sa San­tral Ga­raj Kent Mey­da­nı ve Alış­ve­riş Mer­ke­zi Pro­je­si­ne iliş­kin İçiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21731) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

33.- Ba­lı­ke­sir Mil­let­ve­ki­li Tur­han ÇÖ­MEZ'in, İS­Kİ'nin ba­zı iha­le­le­ri­ne iliş­kin İçiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21732) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

34.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Kül­tür ve Tu­rizm Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21733) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

35.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Er­dal KA­RA­DE­MİR'in, İz­mir'de­ki Kü­tüp­ha­ne Haf­ta­sı et­kin­lik­le­rin­de bir kü­tüp­ha­ne­ler zin­ci­ri­ne yer ve­ril­me­me­si­ne iliş­kin Kül­tür ve Tu­rizm Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21734) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

36.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Millî Eği­tim Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21735) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

37.- De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Mus­ta­fa GA­ZAL­CI'nın, yö­net­me­lik­ler ve iha­le­ler ile Yİ­BO'la­ra iliş­kin Millî Eği­tim Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21736) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

38.- Şan­lı­ur­fa Mil­let­ve­ki­li Meh­met Ve­dat ME­LİK'in, Şan­lı­ur­fa'da ta­şı­ma­lı eği­ti­me iliş­kin Millî Eği­tim Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21737) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

39.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Millî Sa­vun­ma Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21738) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

40.- Ma­ni­sa Mil­let­ve­ki­li Nu­ri Çİ­LİN­GİR'in, Sa­lih­li'de­ki bir ara­zi­ye iliş­kin Millî Sa­vun­ma Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21739) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

41.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21740) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

42.- Bi­le­cik Mil­let­ve­ki­li Ya­şar TÜ­ZÜN'ün, tüp be­bek te­da­vi­si­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21741) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

43.- Or­du Mil­let­ve­ki­li İd­ris Sa­mi TAN­DOĞ­DU'nun, Or­du Boz­te­pe Dev­let Has­ta­ne­si acil ser­vi­sin­de ya­şa­nan bir ola­ya iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21742) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

44.- An­tal­ya Mil­let­ve­ki­li Na­il KA­MA­CI'nın, Dem­re Dev­let Has­ta­ne­sin­de­ki per­so­nel açı­ğı­na iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21743) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

45.- Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Me­sut DE­ĞER'in, Di­yar­ba­kır Dev­let Has­ta­ne­si­nin ba­zı iha­le­le­ri­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21744) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

46.- Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Me­sut DE­ĞER'in, Di­yar­ba­kır Dev­let Has­ta­ne­si­nin bir te­miz­lik iha­le­si­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21745) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

47.- Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Me­sut DE­ĞER'in, Di­yar­ba­kır Dev­let Has­ta­ne­si­nin bir te­miz­lik iha­le­si­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21746) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

48.- Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Me­sut DE­ĞER'in, Di­yar­ba­kır Dev­let Has­ta­ne­si­nin bir ye­mek iha­le­si­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21747) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

49.- Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Me­sut DE­ĞER'in, Di­yar­ba­kır Dev­let Has­ta­ne­si­nin bir ye­mek iha­le­si­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21748) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

50.- Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Me­sut DE­ĞER'in, Di­yar­ba­kır Dev­let Has­ta­ne­si­nin bir te­miz­lik iha­le­si­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21749) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

51.- Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Me­sut DE­ĞER'in, Di­yar­ba­kır Dev­let Has­ta­ne­si­nin bir ye­mek iha le­si­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21750) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

52.- Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Me­sut DE­ĞER'in, Di­yar­ba­kır Dev­let Has­ta­ne­si­nin bir ye­mek iha­le­si­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21751) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

53.- Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Me­sut DE­ĞER'in, Di­yar­ba­kır Dev­let Has­ta­ne­si­nin bir te­miz­lik iha­le­si­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21752) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

54.- Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Me­sut DE­ĞER'in, Di­yar­ba­kır Dev­let Has­ta­ne­si­nin bir ye­mek iha­le­si­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21753) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

55.- Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Me­sut DE­ĞER'in, Di­yar­ba­kır Dev­let Has­ta­ne­si­nin bir ye­mek iha­le­si­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21754) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

56.- Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Me­sut DE­ĞER'in, Di­yar­ba­kır Dev­let Has­ta­ne­si­nin ba­zı iha­le­le­ri­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21755) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

57.- Muğ­la Mil­let­ve­ki­li Ali ARS­LAN'ın, bir pro­je kap­sa­mın­da Dün­ya Ban­ka­sı­na su­nu­lan ra­por­la­ra iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21756) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

58.- Muğ­la Mil­let­ve­ki­li Ali ARS­LAN'ın, bir pro­je­nin sa­ha ko­or­di­na­tör­le­ri­ne iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21757) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

59.- Es­ki­şe­hir Mil­let­ve­ki­li Meh­met Ve­dat YÜ­CE­SAN'ın, Es­ki­şe­hir'de ai­le he­kim­li­ği uy­gu­la­ma­sın­da­ki so­run­la­ra iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21758) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 27/3/2007)

60.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Ta­rım ve Kö­yiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21759) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

61.- Muş Mil­let­ve­ki­li Meh­met Şe­rif ER­TUĞ­RUL'un, Muş'ta­ki doğ­ru­dan ge­lir des­te­ği uy­gu­la­ma­sı­na iliş­kin Ta­rım ve Kö­yiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21760) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

62.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, arı­cı­lı­ğa yö­ne­lik dü­zen­le­me ve di­ğer ça­lış­ma­la­ra iliş­kin Ta­rım ve Kö­yiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21761) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

63.- Mar­din Mil­let­ve­ki­li Mah­mut DU­YAN'ın, Mar­din'de­ki doğ­ru­dan ge­lir des­te­ği uy­gu­la­ma­sı­na iliş­kin Ta­rım ve Kö­yiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21762) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 26/3/2007)

64.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Sa­na­yi ve Ti­ca­ret Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21763) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

65.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21764) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

66.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Çev­re ve Or­man Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21765) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

67.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Dev­let Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sın­dan (Ab­dül­la­tif ŞE­NER) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21766) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

68.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Dev­let Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sın­dan (Meh­met Ali ŞA­HİN) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21767) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

69.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Dev­let Ba­ka­nın­dan (Meh­met AY­DIN) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21768) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

70.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Dev­let Ba­ka­nın­dan (Ali BA­BA­CAN) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21769) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

71.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Dev­let Ba­ka­nın­dan (Be­şir ATA­LAY) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21770) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

72.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Dev­let Ba­ka­nın­dan (Kür­şad TÜZ­MEN) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21771) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

73.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Ada­let Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21772) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

74.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Ma­li­ye Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21773) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

75.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Ba­yın­dır­lık ve İskân Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21774) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

76.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ma­kam araç­la­rı­na ve şo­för­le­ri­ne iliş­kin Ulaş­tır­ma Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21775) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

77.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Ve­zir AK­DE­MİR'in, çift­çi­le­rin su­la­ma kay­nak­lı elek­trik borç­la­rı­na iliş­kin Ma­li­ye Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21776) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 23/3/2007)

78.- Es­ki­şe­hir Mil­let­ve­ki­li Cev­det SEL­Vİ'nin, ia­de edi­len ve te­kit edi­len so­ru öner­ge­le­ri­ne iliş­kin Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21777) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 29/3/2007)

79.- Ha­tay Mil­let­ve­ki­li Meh­met ERAS­LAN'ın, bit­ki­sel atık yağ­la­ra iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21778) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

80.- Muğ­la Mil­let­ve­ki­li Ha­san ÖZ­YER'in, kriz yö­ne­ti­mi­ne iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21779) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

81.- Muğ­la Mil­let­ve­ki­li Ha­san ÖZ­YER'in, ka­mu yö­ne­ti­ci­le­ri­nin tec­rü­be ve bi­ri­kim­le­ri­nin de­ğer­len­di­ril­me­si­ne iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21780) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

82.- Şan­lı­ur­fa Mil­let­ve­ki­li Meh­met Ve­dat ME­LİK'in, Şan­lı­ur­fa TO­Kİ ko­nut­la­rın­da­ki elek­trik so­ru­nu­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21781) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

83.- Ada­na Mil­let­ve­ki­li N. Ga­ye ER­BA­TUR'un, bir ko­nu­da ha­zır­la­na­cak ulu­sal ey­lem pla­nı­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21782) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

84.- Te­kir­dağ Mil­let­ve­ki­li Enis TÜ­TÜN­CÜ'nün, ka­mu ban­ka­la­rı­nın der­gi­le­re ver­di­ği rek­lam ve abo­ne­lik be­del­le­ri­ne iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21783) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

85.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Er­dal KA­RA­DE­MİR'in, Ka­mu Etik Ku­ru­lu­nun Yük­sek De­net­le­me Ku­ru­lu­nu in­ce­le­me ta­le­bi­ne iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21784) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 29/3/2007)

86.- Iğ­dır Mil­let­ve­ki­li Dur­sun AK­DE­MİR'in, iş­çi sa­yıl­ma­yan ge­çi­ci per­so­ne­le iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21785) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 29/3/2007)

87.- Mer­sin Mil­let­ve­ki­li Hü­se­yin GÜ­LER'in, ba­zı kim­se­le­rin oy kul­lan­ma im­kan­la­rı­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21786) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 30/3/2007)

88.- Iğ­dır Mil­let­ve­ki­li Dur­sun AK­DE­MİR'in, şe­ker­pan­ca­rı fi­ya­tı­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21787) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 30/3/2007)

89.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Emin Şİ­RİN'in, bir kö­şe ya­zı­sın­da­ki ba­zı id­di­ala­ra iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21788) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

90.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Al­gan HA­CA­LOĞ­LU'nun, Ri­ze-Fın­dık­lı'da ku­rul­ma­sı dü­şü­nü­len hid­ro­elek­trik san­tra­le iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21789) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

91.- Kon­ya Mil­let­ve­ki­li Atil­la KART'ın, İh­las Fi­nans Ku­ru­mu­nun tas­fi­ye sü­re­ci ile il­gi­li id­di­ala­ra iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21790) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

92.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Ah­met ER­SİN'in, ba­zı ya­kın­la­rı­nın yap­tı­ğı iş­le­re iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21791) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

93.- Sam­sun Mil­let­ve­ki­li Ha­luk KOÇ'un, On­do­kuz­ma­yıs-Baf­ra ka­ra­yo­lu­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21792) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

94.- An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Ya­kup KE­PE­NEK'in, iş­ken­ce ve kö­tü mu­ame­le­den ce­za al­mış ka­mu gö­rev­li­le­ri­ne iliş­kin Ada­let Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21793) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

95.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Ah­met ER­SİN'in, ce­za­ev­le­rin­de­ki şart­la­ra ve in­faz ko­ru­ma me­mur­la­rı­nın so­run­la­rı­na iliş­kin Ada­let Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21794) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

96.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Ah­met ER­SİN'in, İz­mir'e mül­te­ci kam­pı ku­rul­ma­sı­na iliş­kin Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21795) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 29/3/2007)

97.- An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Ya­kup KE­PE­NEK'in, BM İş­ken­ce­ye Kar­şı Söz­leş­me­nin eki Seç­me­li Pro­to­ko­le iliş­kin Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21796) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

98.- An­tal­ya Mil­let­ve­ki­li Fe­ri­dun Fik­ret BA­LOĞ­LU'nun, bir Millî at­le­tin açık­la­ma­sı üze­ri­ne açı­lan so­ruş­tur­ma­ya iliş­kin Dev­let Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sın­dan (Meh­met Ali ŞA­HİN) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21797) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 30/3/2007)

99.- An­tal­ya Mil­let­ve­ki­li Fe­ri­dun Fik­ret BA­LOĞ­LU'nun, An­tal­ya'da ka­pa­lı spor sa­lo­nu ve yüz­me ha­vu­zu ya­pı­mı­na iliş­kin Dev­let Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sın­dan (Meh­met Ali ŞA­HİN) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21798) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 30/3/2007)

100.- Ar­da­han Mil­let­ve­ki­li En­sar ÖĞÜT'ün, 2011 Er­zu­rum Üni­ver­si­te­le­ra­ra­sı Kış Oyun­la­rı or­ga­ni­zas­yo­nu­na iliş­kin Dev­let Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sın­dan (Meh­met Ali ŞA­HİN) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21799) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

101.- Muğ­la Mil­let­ve­ki­li Ha­san ÖZ­YER'in, da­hil­de iş­le­me re­ji­mi uy­gu­la­ma­la­rı­na iliş­kin Dev­let Ba­ka­nın­dan (Kür­şad TÜZ­MEN) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21800) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

102.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Ber­han ŞİM­ŞEK'in, Dış Ti­ca­ret­te Stan­dar­di­zas­yon Teb­li­ğin­de ya­pı­lan de­ği­şik­li­ğe iliş­kin Dev­let Ba­ka­nın­dan (Kür­şad TÜZ­MEN) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21801) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 30/3/2007)

103.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Emin Şİ­RİN'in, özel gü­ven­lik şir­ket­le­ri­nin ya­ban­cı­lar­ca sa­tın alın­dı­ğı id­di­ala­rı­na iliş­kin İçiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21802) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 29/3/2007)

104.- An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li İs­ma­il DE­ĞER­Lİ'nin, An­ka­ra-Ma­mak'ta bir par­ka ya­pıl­dı­ğı id­dia edi­len bi­na­la­ra iliş­kin İçiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21803) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

105.- An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Ya­kup KE­PE­NEK'in, iş­ken­ce ve kö­tü mu­ame­le­den di­sip­lin ce­za­sı alan per­so­ne­le iliş­kin İçiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21804) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

106.- De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Mus­ta­fa GA­ZAL­CI'nın, Ata­türk Kül­tür Mer­ke­zi­nin yı­kım ka­ra­rı­na iliş­kin Kül­tür ve Tu­rizm Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21805) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

107.- De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Mus­ta­fa GA­ZAL­CI'nın, kü­tüp­ha­ne­le­re iliş­kin Kül­tür ve Tu­rizm Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21806) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 29/3/2007)

108.- Ar­da­han Mil­let­ve­ki­li En­sar ÖĞÜT'ün, Ani Ha­ra­be­le­ri­nin res­to­ras­yo­nu­na iliş­kin Kül­tür ve Tu­rizm Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21807) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

109.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Ber­han ŞİM­ŞEK'in, Dev­let De­net­le­me Ku­ru­lu ra­po­run­da TSE Baş­ka­nıy­la il­gi­li tes­pit­le­re iliş­kin Sa­na­yi ve Ti­ca­ret Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21808) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

110.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Ve­zir AK­DE­MİR'in, ka­pa­nan iş­yer­le­ri­ne iliş­kin Sa­na­yi ve Ti­ca­ret Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21809) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

111.- Ha­tay Mil­let­ve­ki­li Meh­met ERAS­LAN'ın, Ta­rım Kre­di Ko­ope­ra­tif­le­ri­ne bor­cu ne­de­niy­le ic­ra­ya ve­ri­len üre­ti­ci­le­re iliş­kin Ta­rım ve Kö­yiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21810) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

112.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Ber­han ŞİM­ŞEK'in, Ta­rım Kre­di Ko­ope­ra­tif­le­rin­de­ki is­tih­da­ma iliş­kin Ta­rım ve Kö­yiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21811) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

113.- An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Yıl­maz ATEŞ'in, Top­rak ve Su Kay­nak­la­rı An­ka­ra Araş­tır­ma Ens­ti­tü­sü­nün ka­pa­tıl­ma ka­ra­rı­na iliş­kin Ta­rım ve Kö­yiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21812) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

114.- An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Ya­kup KE­PE­NEK'in, gı­da de­ne­ti­mi­ne iliş­kin Ta­rım ve Kö­yiş­le­ri Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21813) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

115.- Muğ­la Mil­let­ve­ki­li Ha­san ÖZ­YER'in, Mi­las-Bod­rum Ha­va­li­ma­nın­da­ki gü­ven­lik hiz­met­le­ri­ne iliş­kin Ulaş­tır­ma Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21814) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

116.- Ada­na Mil­let­ve­ki­li N. Ga­ye ER­BA­TUR'un, Ada­na ha­fif ray­lı sis­tem in­şa­atı­na iliş­kin Ulaş­tır­ma Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21815) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

117.- Kon­ya Mil­let­ve­ki­li Atil­la KART'ın, Kon­ya-An­ka­ra Hız­lı Tren pro­je­si­nin Kon­ya ana is­tas­yo­nu­nun yer se­çi­mi­ne iliş­kin Ulaş­tır­ma Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21816) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

118.- Ar­da­han Mil­let­ve­ki­li En­sar ÖĞÜT'ün, Kars Ha­va­ala­nı­na iliş­kin Ulaş­tır­ma Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21817) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

119.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Emin Şİ­RİN'in, Eti­bank'la il­gi­li ola­rak açı­lan da­va­la­ra iliş­kin Dev­let Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sın­dan (Ab­dül­la­tif ŞE­NER) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21818) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

120.- De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Üm­met KAN­DO­ĞAN'ın, İş­siz­lik Si­gor­ta­sı Fo­nu­nun kul­la­nı­mı­na iliş­kin Ça­lış­ma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21819) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

121.- Te­kir­dağ Mil­let­ve­ki­li Enis TÜ­TÜN­CÜ'nün, Mar­ma­ra Ereğ­li­si'nde in­şa edi­le­cek has­ta­ne­ye iliş­kin Sağ­lık Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21820) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

122.- Es­ki­şe­hir Mil­let­ve­ki­li Meh­met Ve­dat YÜ­CE­SAN'ın, Es­ki­şe­hir'de­ki ba­zı ka­mu­laş­tır­ma­la­rın be­del­le­ri­nin öden­me­me­si­ne iliş­kin Ba­yın­dır­lık ve İskân Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21821) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

123.- Es­ki­şe­hir Mil­let­ve­ki­li Meh­met Ve­dat YÜ­CE­SAN'ın, so­kak­ta ya­şa­yan ve ça­lı­şan ço­cuk­la­ra iliş­kin Dev­let Ba­ka­nın­dan (Ni­met ÇU­BUK­ÇU) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21822) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

124.- An­tal­ya Mil­let­ve­ki­li Ati­la EMEK'in, An­tal­ya'da ve­ri­len ma­den ara­ma ve iş­let­me ruh­sat­la­rı­na iliş­kin Ener­ji ve Ta­biî Kay­nak­lar Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21823) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

125.- Art­vin Mil­let­ve­ki­li Yük­sel ÇOR­BA­CI­OĞ­LU'nun, Art­vin, Ri­ze ve Trab­zon'da­ki or­man ara­zi­le­ri­ne ve ka­das­tro da­va­la­rı­na iliş­kin Çev­re ve Or­man Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21824) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

126.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li Ve­zir AK­DE­MİR'in, borç­lan­ma­ya iliş­kin Dev­let Ba­ka­nın­dan (Ali BA­BA­CAN) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21825) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 2/4/2007)

127.- Ha­tay Mil­let­ve­ki­li Meh­met ERAS­LAN'ın, Zi­ra­at Ban­ka­sı­na bor­cu ne­de­niy­le ic­ra­ya ve­ri­len üre­ti­ci­le­re iliş­kin Dev­let Ba­ka­nın­dan (Ali BA­BA­CAN) ya­zı­lı so­ru öner­ge­si (7/21826) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 28/3/2007)

Ge­ri Alı­nan Ya­zı­lı  So­ru Öner­ge­si

1.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li K.Ke­mal ANA­DOL İz­mir'de iha­le­siz yap­tı­rı­lan ba­zı iş­le­re iliş­kin Çev­re ve Or­man Ba­ka­nın­dan ya­zı­lı so­ru öner­ge­si­ni  9/4/2007 ta­ri­hin­de ge­ri al­mış­tır. (7/21420)

No.: 120

10 Ni­san 2007 Sa­lı

Ta­sa­rı

1.- As­kerî Hâkim­ler Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı (1/1344) (Millî Sa­vun­ma ve Ada­let Ko­mis­yon­la­rı­na) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 4.4.2007)

 

 

10 Ni­san 2007 Sa­lı

Bİ­RİN­Cİ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 15.00

BAŞ­KAN: Baş­kan Ve­ki­li Sa­dık YA­KUT

KÂTİP ÜYE­LER: Ah­met Gök­han SA­RI­ÇAM (Kırk­la­re­li), Ya­şar TÜ­ZÜN (Bi­le­cik)

BAŞ­KAN - Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 86'ncı Bir­le­şi­mi'ni açı­yo­rum.

III. - YOK­LA­MA

BAŞ­KAN - Elek­tro­nik ci­haz­la yok­la­ma ya­pa­ca­ğız.

Yok­la­ma için beş da­ki­ka sü­re ve­re­ce­ğim.

Yok­la­ma iş­le­mi­ni baş­la­tı­yo­rum.

(Elek­tro­nik ci­haz­la yok­la­ma ya­pıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, top­lan­tı ye­ter sa­yı­sı var­dır, gö­rüş­me­le­re baş­lı­yo­ruz.

Gün­de­me geç­me­den ön­ce üç sa­yın mil­let­ve­ki­li­ne gün­dem dı­şı söz ve­re­ce­ğim.

Gün­dem dı­şı ilk söz, Tür­ki­ye ve Or­ta Do­ğu ko­nu­sun­da söz is­te­yen, Bat­man Mil­let­ve­ki­li Ah­met İnal'a ait­tir.

Bu­yu­run Sa­yın İnal. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

IV. - BAŞ­KAN­LI­ĞIN GE­NEL KU­RU­LA SU­NUŞ­LA­RI

A) GÜN­DEM DI­ŞI KO­NUŞ­MA­LAR

1.- Bat­man Mil­let­ve­ki­li Ah­met İnal'ın, Tür­ki­ye'nin dış po­li­ti­ka­sın­da, kom­şu ül­ke­ler­le ve Or­ta Do­ğu ül­ke­le­riy­le iliş­ki­le­rin­de son dört yıl­da mey­da­na ge­len de­ği­şik­lik­le­re ve ge­liş­me­le­re iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı

AH­MET İNAL (Bat­man) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ül­ke­mi­zin dış po­li­ti­ka­sı, kom­şu ül­ke­ler ve Tür­ki­ye-Or­ta Do­ğu iliş­ki­le­ri ko­nu­sun­da gün­dem dı­şı söz al­mış bu­lun­mak­ta­yım. Yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Türk dış po­li­ti­ka­sı, baş­lı­ca ama­cı­nı, ge­rek iç­te ge­rek kom­şu ül­ke­ler­de ve öte­sin­de ba­rış içe­ri­sin­de, is­tik­rar­lı ve iş bir­li­ği­ne da­ya­lı bir böl­ge­sel ve ulus­la­ra­ra­sı or­ta­mın oluş­tu­rul­ma­sı ola­rak açık­la­mış­tır. An­cak, ko­nul­muş olan bu he­def doğ­rul­tu­sun­da geç­miş­te cid­di, so­mut bir adım at­ma­dı­ğı­mız gi­bi, uzun yıl­lar ter­si bir an­la­yış­la bir dış dip­lo­ma­si yü­rüt­tü­ğü­mü­zü tüm si­ya­si ve ik­ti­sa­di pa­ra­met­re­ler gös­ter­mek­te­dir. Çok şü­kür ki AK Par­ti Hükûme­ti­miz dö­ne­min­de, Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mız ve Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı­mı­zın di­ya­log ve iş bir­li­ği­ni öne çı­ka­ran di­na­mik bir po­li­ti­ka an­la­yı­şı so­nu­cu, dört yıl gi­bi kı­sa bir sü­re­de iyi bir nok­ta­ya gel­miş bu­lun­mak­ta­yız. Ya­kın za­man­la­ra ka­dar, he­men he­men tüm kom­şu­la­rı­mız­la çe­şit­li so­run­la­rı bu­lu­nan ve "Türk'ün Türk'ten baş­ka dos­tu ol­ma­dı­ğı" an­la­yı­şıy­la ya­şa­yan bir ül­ke ko­nu­mun­day­dık. İçi­ne ka­pa­nık ve şüp­he­ci bir man­tık ile kom­şu ül­ke­le­ri­mi­ze "ir­ti­ca­cı, ko­mü­nist, an­ti­la­ik, Arap, si­yo­nist, Er­me­ni, Rum'dur gü­ve­nil­mez" man­tı­ğıy­la yak­laş­mı­şız­dır. Var­sa­ya­lım ki bu say­dık­la­rı­mız doğ­ru­dur. Bu ka­dar kö­tü iliş­ki içe­ri­sin­de­ki bir ül­ke ken­di­ni na­sıl gü­ven­de his­se­de­bi­lir? Bu müm­kün mü­dür?

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, po­li­ti­ka ku­ra­lı­nı hi­çe sa­yan, âde­ta ata­sö­zü hâli­ni al­mış bir iki de­yi­mi bu­ra­da zik­ret­mek is­ti­yo­rum. "Ne Şam'ın şe­ke­ri ne Arap'ın yü­zü" ve­ya iş­le­ri­mi­zin olum­suz du­rum­la­rın­da "Arap sa­çı" gi­bi söz­ler­le bir de­fa Arap top­lu­mu­nu ta­ma­mıy­la in­cit­mi­şiz­dir. Özel­lik­le kom­şu ül­ke­ler­le iliş­ki­ler, ha­ma­set ve kor­ku üze­ri­ne bi­na edi­lin­ce, eği­ti­me, sağ­lı­ğa, sa­na­yi­ye, alt­ya­pı­ya, sos­yal içe­rik­li pro­je ve ya­tı­rım­la­ra büt­çe­den ye­te­rin­ce pay ayı­ra­maz ol­duk. Dün­ya are­na­sın­da sö­zü ge­çer bir ül­ke ol­ma­mız an­cak dün­ya ül­ke­le­riy­le di­ya­log kur­mak­la müm­kün olup, "yurt­ta ba­rış, dün­ya­da ba­rış" il­ke­siy­le ger­çek­le­şe­bi­le­cek­tir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Hükûme­ti­miz dö­ne­min­de uy­gu­la­nan ya­pı­cı ve ak­tif dış po­li­ti­kay­la, ül­ke­mi­zin kı­sa za­man­da el­de et­miş ol­du­ğu iti­bar ile be­ra­ber, si­ya­si ve eko­no­mik ba­zı ka­za­nım­la­rı bu­ra­da ak­tar­mak is­ti­yo­rum.

2002 yı­lın­da 36 mil­yar do­lar olan ih­ra­ca­tı­mız, si­ya­si ve eko­no­mik iyi iki­li iliş­ki­ler ne­ti­ce­sin­de, 2006 yı­lın­da 86 mil­yar do­la­ra yük­sel­miş­tir. Yi­ne, 2002 yı­lın­da, kom­şu ül­ke­ler­le olan ih­ra­ca­tı­mız 1,9 mil­yar do­lar­dan 8,5 mil­yar do­la­ra yük­sel­miş­tir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; 24 Ni­san 2004'te ya­pı­lan Kıb­rıs Ada­sı'nda­ki re­fe­ran­dum son­ra­sı, Bir­leş­miş Mil­let­ler Ge­nel Sek­re­te­ri…

BAŞ­KAN - Sa­yın İnal, bir sa­ni­ye.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, sa­lon­da bü­yük bir uğul­tu var, Sa­yın Ha­ti­bin ko­nuş­ma­sı an­la­şı­la­ma­mak­ta­dır.

Bu­yu­run Sa­yın İnal.

AH­MET İNAL (De­vam­la) - Te­şek­kür edi­yo­rum.

…Ko­fi An­nan, Gü­ven­lik Kon­se­yi üye­le­ri­ne, Kıb­rıs­lı Türk­le­re uy­gu­la­nan eko­no­mik izo­las­yon­la­rın kal­dı­rıl­ma­sı­nı ta­lep et­miş­tir. Bu bağ­lam­da, Av­ru­pa Bir­li­ği ve İs­lam Kon­fe­ran­sı Ör­gü­tü (İKÖ) gi­bi çe­şit­li ulus­la­ra­ra­sı ör­güt­ler ve muh­te­lif ül­ke­ler, Kıb­rıs Türk­le­ri­ne uy­gu­la­nan hak­sız am­bar­go ve kı­sıt­la­ma­la­rın kal­dı­rıl­ma­sı yö­nün­de ba­zı gi­ri­şim­ler­de bu­lun­muş­lar­dır.

Yi­ne, iyi iliş­ki­ler so­nu­cu, Su­udi Ara­bis­tan Kra­lı, Ka­tar Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı, Ku­veyt Baş­ba­ka­nı ve Du­bai Pren­si'nin ül­ke­mi­zi zi­ya­ret­le­ri, ül­ke­mi­ze ar­tan il­gi­nin so­mut gös­ter­ge­le­ri­ni oluş­tur­mak­ta­dır.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, Tür­ki­ye, Şu­bat 2004'te Av­ru­pa Bir­li­ği-İKÖ Or­tak Fo­ru­mu'na ev sa­hip­li­ği yap­mış olup, Hükûme­ti­mi­zin ça­ba­sı so­nu­cu, 2005 yı­lın­da, dört yıl sü­rey­le, İKÖ Ge­nel Sek­re­ter­li­ği­ne Pro­fe­sör Ek­me­led­din İh­sa­noğ­lu se­çil­miş­tir. Tem­muz 2005'te "Me­de­ni­yet­ler İt­ti­fa­kı" gi­ri­şi­mi­ne İs­pan­ya'yla bir­lik­te eş baş­kan­lık ve spon­sor­lu­ğu Tür­ki­ye üst­len­miş­tir.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Bu­yu­run Sa­yın İnal; lüt­fen, to­par­la­yı­nız.

AH­MET İNAL (De­vam­la) - Dost Af­ga­nis­tan'da ISAF ko­mu­ta­sı iki de­fa üst­le­nil­miş olup, bu ül­ke­nin alt ve üst­ya­pı hiz­met­le­ri­ne kat­kı sağ­lan­mış­tır.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, Er­me­ni me­se­le­sin­de, ar­şiv­le­rin açı­la­rak, ba­ğım­sız ta­rih­çi­ler­ce ku­ru­la­cak bir ko­mis­yon ile soy­kı­rım id­di­ala­rı­nın araş­tı­rıl­ma­sı öne­ri­si­ni Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mız yap­mış­tır.

Yi­ne, bir jest ol­sun di­ye, Er­me­ni ce­ma­ati Baş­pis­ko­po­su ve 30 ki­şi­lik Er­me­ni he­ye­ti ile Kül­tür Ba­ka­nı­mı­zın da ka­tı­lı­mıy­la Er­me­ni Ak­da­mar Ki­li­se­si'nin res­to­ras­yo­nu ve açı­lı­şı ya­pıl­mış­tır.

Or­ta Do­ğu ile iliş­ki­le­re ge­lin­ce: Tür­ki­ye, Irak'ta­ki yan­gı­nın böl­ge­ye ya­yıl­ma­dan sön­dü­rül­me­si için var gü­cüy­le ça­lış­mak­ta­dır.

Hükûme­ti­miz Fi­lis­tin ba­rış sü­re­ci­nin ka­rar­lı bir des­tek­çi­si ol­muş ve ola­cak­tır. Ra­mal­lah'ta bir Tİ­KA ofi­si açıl­mış, kü­çük ve or­ta öl­çek­li pro­je­ler­le Fi­lis­tin'in kal­kın­ma­sı­na des­tek sağ­la­ma­ya baş­la­mış­tır. Tür­ki­ye Oda­lar Bir­li­ği Baş­kan­lı­ğı-Fi­lis­tin Ti­ca­ret Oda­la­rı iş bir­li­ğiy­le oluş­tu­ru­lan "An­ka­ra Fo­ru­mu" çer­çe­ve­sin­de 6 bin Fi­lis­tin­li­ye is­tih­dam sağ­la­ya­cak bir pro­je ger­çek­leş­ti­ril­miş­tir. Ay­rı­ca, Fi­lis­tin'e 23 mil­yon do­lar ay­ni ve nakdî yar­dım ya­pıl­mış­tır.

Yi­ne, Or­ta Do­ğu ba­rı­şı çer­çe­ve­sin­de, İs­ra­il'in Ku­düs'te­ki Ha­re­mi Şe­rif ya­kı­nın­da yü­rüt­mek­te ol­du­ğu ka­zı ça­lış­ma­la­rı­nın, baş­ta İs­lam dün­ya­sı ol­mak üze­re ulus­la­ra­ra­sı top­lum­da ya­rat­tı­ğı en­di­şe so­nu­cu, Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mı­zın ta­le­biy­le göz­lem­ci bir tek­nik he­yet böl­ge­ye gön­de­ril­miş­tir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Su­ri­ye'yle iliş­ki­le­ri­miz her ge­çen gün ge­liş­mek­te olup, geç­miş­te hâkim olan ger­gin­lik­ler ye­ri­ni dost­lu­ğa bı­rak­mış­tır. Son ola­rak, Ha­lep'te Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mız ve Su­ri­ye Dev­let Baş­ka­nı­nın bir­lik­te iz­le­dik­le­ri, el­li iki yıl ara­dan son­ra ilk de­fa ger­çek­le­şen bir dost­luk ma­çı ya­pıl­mış olup, yüz bin­ler­ce Su­ri­ye­li bu ma­çı iz­le­miş, Su­ri­ye te­le­viz­yon­la­rı bu ko­nu­yu gün­ler­ce iş­le­miş­tir.

Yi­ne, Lüb­nan ko­nu­sun­da, Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mız ve Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı­mız, yaz ay­la­rın­da ya­şa­nan İs­ra­il-Lüb­nan sa­va­şı­nın bir an ön­ce so­na er­di­ril­me­si­ne yö­ne­lik ola­rak ak­tif bir tu­tum ta­kın­mış­lar­dır. Lüb­nan'a in­sa­ni yar­dım ola­rak 50 mil­yon do­lar ay­ni ve nakdî yar­dım ya­pıl­mış­tır. Böl­ge ba­rı­şı için Lüb­nan'da gö­rev ya­pan Bir­leş­miş Mil­let­ler gü­cü UNI­FIL'e bir is­tihkâm in­şa­at bö­lü­ğü kat­kı­da bu­lu­nul­muş­tur.

İran ile 2006 yı­lın­da iki­li ti­ca­ret hac­mi­miz 6,7 mil­yar do­la­ra yük­sel­miş­tir. Geç­ti­ği­miz yıl tak­ri­ben 900 bin ci­va­rın­da İran­lı tu­rist Tür­ki­ye'ye gel­miş­tir. Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mız ve Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı­mı­zın, İran ve İn­gil­te­re ara­sın­da ya­şa­nan 15 de­niz pi­ya­de­siy­le il­gi­li so­ru­nun çö­züm­len­me­si ko­nu­sun­da da ya­pı­cı kat­kı­la­rı ol­muş­tur.

Yi­ne, yir­mi iki üye­li Arap li­gi­nin, grup ola­rak, Tür­ki­ye'nin Bir­leş­miş Mil­let­ler Gü­ven­lik Kon­se­yi ge­çi­ci üye­li­ği aday­lı­ğı­na des­tek ka­ra­rı al­ma­sı, Arap dün­ya­sı­nın ül­ke­mi­ze yö­ne­lik te­mel al­gı de­ği­şik­li­ği­nin so­mut bir gös­ter­ge­si­ni oluş­tur­mak­ta­dır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; an­la­şı­la­ca­ğı üze­re, Hükûme­ti­mi­zin kom­şu ve böl­ge ül­ke­le­riy­le olan dos­ta­ne iliş­ki­le­ri so­nu­cun­da, ara­mız­da­ki gü­ven­siz­lik­ler ye­ri­ni ba­rı­şa bı­rak­mış, iliş­ki­le­ri­mi­zin ti­ca­ret­te…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın İnal, lüt­fen, te­şek­kür için açı­yo­rum. Dört da­ki­ka faz­la sü­re kul­lan­dı­nız.

Bu­yu­run.

AH­MET İNAL (De­vam­la) - Te­şek­kür edi­yo­rum.

...kül­tür ve tu­rizm­de da­ha iyi bir nok­ta­ya gel­me­si te­men­ni­siy­le yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın İnal.

Gün­dem dı­şı ikin­ci söz, Türk po­lis teş­ki­la­tı­nın 162'nci ku­ru­luş yıl dö­nü­mü mü­na­se­be­tiy­le söz is­te­yen Bi­le­cik Mil­let­ve­ki­li Ya­şar Tü­zün'e ait­tir.

Bu­yu­run Sa­yın Tü­zün. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

2.- Bi­le­cik Mil­let­ve­ki­li Ya­şar Tü­zün'ün, Türk po­lis teş­ki­la­tı­nın ku­ru­lu­şu­nun 162'nci yıl dö­nü­mü mü­na­se­be­tiy­le, teş­ki­la­tın için­de bu­lun­du­ğu so­run­la­ra iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı ve Çev­re ve Or­man Ba­ka­nı Os­man Pe­pe'nin ce­va­bı

YA­ŞAR TÜ­ZÜN (Bi­le­cik) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Türk po­lis teş­ki­la­tı­mı­zın 162'nci ku­ru­luş yıl dö­nü­mü mü­na­se­be­tiy­le gün­dem dı­şı söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bü­tün po­lis­le­ri­mi­zin, em­ni­yet teş­ki­la­tı men­sup­la­rı­nın ve ai­le­le­ri­nin Po­lis Haf­ta­la­rı­nı ve 10 Ni­san Po­lis Gün­le­ri­ni yü­rek­ten kut­lu­yo­rum.

Bu­gün 162'nci yıl dö­nü­mü­nü kut­la­dı­ğı­mız po­lis ve em­ni­yet teş­ki­la­tı­mız, top­lu­mu­mu­zun ve hu­kuk sis­te­mi­mi­zin en te­mel ku­rum­la­rın­dan bi­ri­si­dir. Po­lis­lik, pro­fes­yo­nel bir mes­lek ol­ma­sı­na rağ­men, işe yö­ne­lik ol­ma­yıp yar­dı­ma, ko­ru­ma­ya ve gü­ven­li­ğe yö­ne­lik hiz­met ol­du­ğu için, da­ha çok, fe­dakârlık, öz­ve­ri is­te­yen bir mes­lek ola­rak de­ğer­len­di­ri­lir.

Pe­ki, bu ka­dar öz­ve­ri ve fe­dakârlık bek­le­di­ği­miz po­li­si­mi­ze ne ve­ri­yo­ruz? Em­ni­yet teş­ki­la­tı­mız, sos­yal ve eko­no­mik so­run­la­rın al­tın­da ezil­miş du­rum­da­dır. Bu­gün, mes­le­ğe ye­ni baş­la­yan bir po­lis me­mu­ru 800 ye­ni Türk li­ra­sı ma­aş alı­yor. Ör­ne­ğin, se­kiz yıl gö­rev ya­pan bir po­li­sin eli­ne ay­da sa­de­ce 912 ye­ni Türk li­ra­sı ge­çi­yor. Bu ra­kam­la­ra -di­ğer iyi­leş­tir­me­ler ha­riç­tir- eko­no­mik ye­ter­siz­li­ğin üze­ri­ne sa­bah 08.00'den ak­şam 20.00'ye ka­dar on iki sa­at me­sai de ek­le­nin­ce dü­şü­nün o po­li­sin hâli­ni. Fi­zik­sel yor­gun­lu­ğa bir de ruh­sal yor­gun­luk ek­le­ni­yor. Üs­te­lik, özel­lik­le has­sas bi­rim­ler­de ça­lı­şan po­lis me­mur­la­rı için, me­sai sa­ati bi­ti­mi ikin­ci bir em­re ka­dar uza­tı­lı­yor.

Bu ma­aş­la­ra yan öde­me­ler ek­len­se de, özel­lik­le bü­yük şe­hir­ler­de ya­şa­yan po­lis me­mur­la­rı­nın ka­zanç­la­rı ha­yat­la­rı­nı ge­çin­dir­me­ye yet­mi­yor. Ör­ne­ğin, İs­tan­bul'da 28 bin po­lis gö­rev ya­pı­yor, ama, bu­na kar­şı­lık, sa­de­ce 4.200 po­li­si­mi­zin loj­ma­nı bu­lun­mak­ta­dır. Di­ğer il­le­ri­mi­ze bak­tı­ğı­mız­da, bü­yük şe­hir­le­rin dı­şın­da­ki di­ğer il­le­ri­mi­ze bak­tı­ğı­mız­da, bu du­rum, İs­tan­bul gi­bi, ay­nı­dır. Ma­aşı­nın ya­rı­sı ki­ra­ya, ka­la­nı te­le­fon, elek­trik, ya­kıt gi­bi har­ca­ma­la­ra gi­di­yor, ço­luk ço­cu­ğu aç ka­lı­yor. Ken­di­si aç, ai­le­si aç olan, her gün psi­ko­lo­jik bas­kı al­tın­da­ki bu in­san­lar­dan bil­fi­il on iki sa­at gö­rev yap­ma­la­rı­nı is­ti­yo­ruz.

Son ay­lar­da art ar­da ge­len po­lis in­ti­har­la­rı, po­lis­le­rin ça­lış­ma ko­şul­la­rı ve eko­no­mik sı­kın­tı­la­rı­nı göz­ler önü­ne se­ri­yor. Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür­lü­ğü­nün 1992-2006 yıl­la­rı ara­sın­da ya­şa­nan 380 po­lis in­ti­ha­rı üze­rin­de yap­tı­ğı araş­tır­ma­da, so­ru­nun te­me­lin­de üc­ret ye­ter­siz­li­ği ve ça­lış­ma şart­la­rı­nın ağır­lı­ğı­nın yat­tı­ğı or­ta­ya çık­mış­tır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, po­lis­le­ri­miz ko­nu­şan Tür­ki­ye'yi ko­ru­yor, ama ken­di­le­ri ko­nu­şa­mı­yor. En faz­la yar­gı­sız in­fa­zın ya­pıl­dı­ğı ku­rum em­ni­yet teş­ki­la­tı ve teş­ki­lat men­sup­la­rı gö­rev­le­ri­ni ifa eder­ken, bi­ri­le­ri­nin ho­şu­na git­me­yen, on­la­rın is­tek­le­ri doğ­rul­tu­sun­da ha­re­ket et­me­yen dav­ra­nış içe­ri­si­ne gir­dik­le­rin­de he­men gö­rev­le­rin­den alı­nı­yor­lar. Böy­le kor­ku içe­ri­sin­de gö­rev yap­ma­ya ça­lı­şan em­ni­yet teş­ki­la­tın­dan na­sıl, iyi ve gü­zel bir gö­rev bek­le­riz! Si­ya­si ka­yır­ma­lar­la ata­ma­la­rın ya­pıl­dı­ğı bir teş­ki­lat­tan na­sıl ba­şa­rı bek­le­nir! Em­ni­yet teş­ki­la­tı da, ata­ma­lar ko­nu­sun­da, Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri gi­bi ku­rum­sal­laş­mak zo­run­da­dır. Li­ya­kat ku­ral­la­rı çer­çe­ve­sin­de ata­ma­lar ya­pıl­mak zo­run­da­dır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ça­lı­şan po­lis­le­ri­mi­zin du­ru­mu bu iken, emek­li olan po­lis­le­ri­mi­zin de du­ru­mu fark­lı de­ğil. Ça­lı­şır­ken ma­aşı­nın bü­yük bö­lü­mü me­sai, ta­yın be­de­li, yol üc­re­ti gi­bi, gü­ven­lik taz­mi­na­tı gi­bi ek öde­nek­ler­den oluş­tu­ğu için, te­mel ma­aş­tan ke­si­len emek­li­lik…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Tü­zün, lüt­fen to­par­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

YA­ŞAR TÜ­ZÜN (De­vam­la) - Evet, bu da, emek­li olan bir po­lis me­mu­ru­nun ve üst dü­zey bir em­ni­yet ami­ri­nin emek­li ol­duk­tan son­ra ma­aş­la­rın­da or­ta­la­ma yüz­de 30 ile yüz­de 40 ara­sın­da dü­şüş söz ko­nu­su­dur.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, po­li­si­miz gö­rev sı­ra­sın­da ve emek­li­li­ğin­de, in­san­ca ve onur­lu bir şe­kil­de ya­şa­mak is­ti­yor. Ya­ni, işin eko­no­mi­si, me­sa­isi, faz­la me­sa­isi bir ta­ra­fa, sa­de­ce, em­ni­yet teş­ki­la­tı­mız, in­san­ca ve en önem­li­si, onur­lu bir şe­kil­de ya­şa­mak is­ti­yor.

Di­ğer bir ko­nu: Po­lis okul­la­rı­na gel­di­ği­miz­de, İçiş­le­ri Ko­mis­yo­nu ra­po­run­da "Em­ni­yet teş­ki­la­tı içe­ri­sin­de po­lis okul­la­rı ter­cih edil­me­yen bir yer­dir." ifa­de­si, açık­ça kul­la­nıl­mış­tır. Ay­nı şe­kil­de, po­lis okul­la­rın­dan ve­rim alı­na­ma­dı­ğı, bu okul­lar­da cid­di bir eği­tim ya­pı­la­ma­dı­ğı da, açık­ça, ko­mis­yon ra­por­la­rın­da be­lir­til­miş­tir. Bu okul­la­rı­mı­za ata­nan mü­dür ve mü­dür yar­dım­cı­la­rı ko­nu­mun­da­ki per­so­nel ar­ka­daş­la­rı­mız ken­di­le­ri­ni ce­za­lan­dı­rıl­mış his­se­di­yor­lar. Bu da eği­ti­min ka­li­te­si­ni ve ve­ri­mi­ni dü­şür­mek­te­dir.

Po­lis aka­de­mi­le­ri fa­kül­te dü­ze­yin­de, po­lis okul­la­rı da po­lis mes­lek yük­se­ko­ku­lu ol­du­ğu­na gö­re, bu okul­lar­da gö­rev ya­pan eği­ti­ci kad­ro­la­ra aka­de­mik un­van ve­ril­me­si­nin ve eko­no­mik du­rum­la­rı­nın iyi­leş­ti­ril­me­si­nin olum­lu so­nuç ve­re­ce­ği­ni dü­şü­nü­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, yi­ne ül­ke­miz­de kap­kaç ve gasp olay­la­rın­da sa­yı­sal oran­da hız­lı bir şe­kil­de ar­tış ol­ma­sı­na rağ­men, ya­ka­la­nan suç­lu sa­yı­sın­da bir dü­şüş göz­len­mek­te­dir. Bu du­rum, va­tan­da­şı­mı­zın em­ni­yet teş­ki­la­tı­na kar­şı gü­ve­ni­ni sars­mak­ta­dır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, so­run­lar bü­tün çıp­lak­lı­ğıy­la or­ta­day­ken ne­den çö­zül­mü­yor? Üç­te 2 ço­ğun­lu­ğa sa­hip olan AKP İk­ti­da­rı ne­den bu so­run­la­rı çöz­mü­yor? Ne­den, bu­gün AKP'li bir mil­let­ve­ki­li ar­ka­da­şı­mız ge­lip po­lis teş­ki­la­tı­nın 162'nci ku­ru­luş yıl dö­nü­mü ne­de­niy­le ko­nuş­mu­yor, po­lis­le­ri­mi­zin so­run­la­rı­nı gün­de­me ge­tir­mi­yor? Bu­gün bu so­run­lar gün­de­me gel­me­yip de han­gi gün ge­li­nip Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­sin­de bun­lar ko­nu­şu­la­cak? IMF'nin is­tek­le­ri­ni emir te­lak­ki eden AKP İk­ti­da­rı, po­li­si­mi­zin so­run­la­rı­na, va­tan­da­şın so­run­la­rı­na ne­den ku­lak tı­kı­yor? İçiş­le­ri Ko­mis­yo­nun­da kul­la­nı­lan bu ifa­de­ler, AKP İk­ti­da­rı­nın po­lis teş­ki­la­tı­na ba­kış açı­sı­nı gös­ter­mek­te­dir.

Yi­ne, AKP İk­ti­da­rı­nın kad­ro­laş­ma hır­sı, po­lis teş­ki­la­tı­nın so­run­la­rı­nı unut­tur­muş, so­run­la­rı­nın göz ar­dı edil­me­si­ne ne­den ol­muş­tur. Yak­la­şık beş yıl­dır ik­ti­dar­da olan AKP'nin, em­ni­yet teş­ki­la­tı­nın so­run­la­rı­nı çö­ze­me­miş ol­ma­sı, ger­çek­ten çok acı bir du­rum­dur. Tür­ki­ye'mi­zin te­mel ve çok say­gın bir ku­ru­mu olan po­lis teş­ki­la­tı­mı­zın ça­lı­şan­la­rı­na, po­lis­le­ri­mi­ze sa­hip çık­mak, on­la­ra des­tek ver­mek mec­bu­ri­ye­tin­de­yiz. Bu, bi­zim en as­li gö­rev­le­ri­miz­den bir ta­ne­si­dir.

İyi bir em­ni­yet teş­ki­la­tı­na sa­hip ol­ma­dan, ar­tık, hu­zur için­de ya­şa­mak müm­kün de­ğil­dir. İyi bir em­ni­yet teş­ki­la­tı, hu­ku­kun üs­tün­lü­ğü­nün, de­mok­ra­si­nin ve in­san hak­la­rı­nın te­mel gü­ven­ce­si­dir.

Bu duy­gu ve dü­şün­ce­ler ışı­ğın­da, 162'nci ku­ru­luş yıl dö­nü­mü­ne ulaş­ma­nın gu­ru­ru­nu ya­şa­yan em­ni­yet teş­ki­la­tı­mı­zın tüm ça­lı­şan­la­rı­nı kut­lu­yor, gö­rev­le­ri sı­ra­sın­da şe­hit olan po­lis­le­ri­mi­zi rah­met, say­gı ve gö­nül bor­cuy­la anı­yor, em­ni­yet ça­lı­şan­la­rı­na gö­rev­le­rin­de üs­tün ba­şa­rı­lar di­li­yor, Sa­yın Baş­ka­na te­şek­kür edi­yor, yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Tü­zün.

Gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­ya Hükûmet adı­na Çev­re ve Or­man Ba­ka­nı Os­man Pe­pe ce­vap ve­re­cek­ler­dir.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - İçiş­le­ri Ba­ka­nı yok mu Sa­yın Baş­kan?

BAŞ­KAN - Bu­yu­run Sa­yın Ba­kan. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (Ko­ca­eli) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; po­lis teş­ki­la­tı­nın ku­ru­lu­şu­nun 162'nci ku­ru­luş yıl dö­nü­mü­nü kut­la­ya­rak söz­le­ri­me baş­la­mak is­ti­yo­rum.

İçiş­le­ri Ba­ka­nı­mız Sa­yın Ab­dül­ka­dir Ak­su bu­gün Millî Gü­ven­lik Ku­ru­lu top­lan­tı­sın­da bu­lun­du­ğu için onun ye­ri­ne ce­va­bı ben ve­ri­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, he­pi­mi­zin ya­kın­dan ta­kip et­ti­ği gi­bi, hiç­bir fe­dakârlık­tan ka­çın­mak­sı­zın gö­rev böl­ge­sin­de hal­kın can ve mal gü­ven­li­ği­ni sağ­la­yan po­lis teş­ki­la­tı­mız her tür­lü öv­gü­yü faz­la­sıy­la hak et­mek­te, ge­le­ce­ğe gü­ven­le bak­ma­mı­zı sağ­la­mak­ta­dır.

Po­lis teş­ki­la­tı men­sup­la­rı­nın di­ğer ka­mu gö­rev­li­le­ri­ne gö­re da­ha zor şart­lar­da gö­rev yap­tı­ğı­nın bi­lin­cin­de­yiz. Bu zor şart­lar­da ca­nı pa­ha­sı­na ça­lı­şa­nın pa­ra­sal kar­şı­lı­ğı­nı öde­mek hiç­bir za­man el­bet­te ki müm­kün de­ğil­dir. An­cak, imkânla­rı­mız çer­çe­ve­sin­de, em­ni­yet teş­ki­la­tı men­sup­la­rı­nın her açı­dan ra­hat bir ça­lış­ma or­ta­mı­na ka­vuş­ma­la­rı, öz­lük hak­la­rı­nın iyi­leş­ti­ril­me­si için ça­lış­ma­la­rı­mız da ara­lık­sız sür­mek­te­dir.

Bil­di­ği­niz gi­bi, 21/3/2006 ta­rih ve 5473 sa­yı­lı Ka­nun'la, ma­kam taz­mi­na­tı al­ma­yan ka­mu gö­rev­li­le­ri­ne, 2006 yı­lı­nın ilk al­tı ay­lık dö­ne­min­de 40, 2006 yı­lı­nın ikin­ci al­tı ay­lık dö­ne­min­de 40 YTL ol­mak üze­re top­lam 80 YTL "den­ge taz­mi­na­tı" adı al­tın­da bir öde­me ya­pıl­mış­tır. Bu öde­me­den, em­ni­yet teş­ki­la­tın­da gö­rev­li, ma­kam taz­mi­na­tı al­ma­yan bü­tün per­so­nel fay­da­lan­mış­tır. 21/3/2006 ta­rih ve 5473 sa­yı­lı Ka­nun'un 3'ün­cü mad­de­siy­le 657 sa­yı­lı Dev­let Me­mur­la­rı Ka­nu­nu'nun "em­ni­yet hiz­met­le­ri taz­mi­na­tı" bö­lü­mün­de yer alan taz­mi­nat oran­la­rı 25'er pu­an ar­tı­rıl­mak su­re­tiy­le bü­tün em­ni­yet per­so­ne­li için ay­rı­ca 100 YTL tu­ta­rın­da bir iyi­leş­tir­me ya­pıl­mış­tır. Ay­nı Ka­nun'un 9'un­cu mad­de­siy­le 5434 sa­yı­lı Emek­li San­dı­ğı Ka­nu­nu'na bir ek mad­de ek­le­ne­rek, ma­kam taz­mi­na­tı al­ma­yan emek­li em­ni­yet per­so­ne­li ay­lık­la­rı­na da 100 YTL tu­ta­rın­da ek öde­me imkânı ge­ti­ril­miş­tir.

Son ola­rak, 3160 sa­yı­lı Em­ni­yet Teş­ki­la­tı Uçuş Hiz­met­le­ri Taz­mi­nat Ka­nu­nu'nda 05/04/2007 ta­rih ve 26484 sa­yı­lı Resmî Ga­ze­te'de ya­yım­la­nan 5611 sa­yı­lı Ka­nun'la de­ği­şik­lik ya­pı­la­rak, söz ko­nu­su Ka­nun'un adı "Em­ni­yet Teş­ki­la­tı Uçuş ve Da­lış Hiz­met­le­ri Taz­mi­nat Ka­nu­nu" ola­rak de­ğiş­ti­ril­miş, Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür­lü­ğü mer­kez ve taş­ra bi­rim­le­rin­de da­lış hiz­me­ti ya­pan "kur­ba­ğa adam" sta­tü­sün­de­ki per­so­ne­le uçuş ve da­lış taz­mi­na­tı öden­me­si imkânı ge­ti­ril­miş­tir. Söz ko­nu­su Ka­nun'a gö­re, hiz­met yıl­la­rı esas ola­rak, top­lam 109 kur­ba­ğa adam sta­tü­lü per­so­nel­den 761 YTL ile 1.173 YTL ara­sın­da ay­lık uçuş ve da­lış taz­mi­na­tı öden­me­si imkânı ge­ti­ril­miş­tir.

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Sa­yın Ba­kan… O, bi­zim ta­le­bi­miz­le gel­di Sa­yın Ba­kan.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - Ay­rı­ca, em­ni­yet per­so­ne­li­nin öz­lük hak­la­rı­nın iyi­leş­ti­ril­me­si­ne yö­ne­lik ça­lış­ma­la­ra de­vam edil­mek­te­dir.

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Da­nış­ma Ku­ru­lu­nun ta­le­biy­le gel­di, yok­sa ka­le al­mı­yor­du­nuz. CHP Gru­bu­nun ta­le­biy­le gel­di.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; em­ni­yet per­so­ne­li­nin önem­li so­run­la­rın­dan bir ta­ne­si de loj­man ek­sik­li­ği­dir. Bu ek­sik­li­ğin gi­de­ril­me­si için cid­di bir ça­lış­ma içe­ri­si­ne gir­dik. Ül­ke­miz­de ba­zı gö­rev yer­le­rin­de ki­ra­lık ev bul­ma sı­kın­tı­sı ve gö­rev ge­re­ği gü­ven­lik ih­ti­ya­cı­nın kar­şı­lan­ma­sı za­ru­re­ti bir ara­da de­ğer­len­di­ril­di­ğin­de, gü­ven­lik güç­le­ri için loj­man ko­nu­su­nun ne ka­dar önem­li ol­du­ğu izah­tan va­res­te­dir.

YA­ŞAR TÜ­ZÜN (Bi­le­cik) - İk­ti­da­rı­nız­da kaç ta­ne loj­man ya­pıl­dı Sa­yın Ba­kan?

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı ola­rak, Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür­lü­ğü­nün elin­de­ki atıl du­rum­da bu­lu­nan ar­sa­la­rın TO­Kİ'ye ve­ril­me­si ve kar­şı­lı­ğın­da loj­man alın­ma­sı ko­nu­sun­da yü­rüt­tü­ğü­müz or­tak ça­lış­ma­lar so­nu­cun­da 7.600 adet loj­man in­şa­sı plan­lan­mış olup, bun­lar­dan 2.764 ta­ne­si po­lis­le­ri­mi­zin kul­la­nı­mı­na su­nul­muş­tur. Ay­rı­ca, Es­ki­şe­hir ilin­de 300, An­tal­ya ilin­de 200 ko­nut in­şa edi­le­cek­tir. İle­ri­ye yö­ne­lik ola­rak 23 il­de 1.680 ko­nu­tun tah­si­si­ne iliş­kin ek pro­to­kol ha­zır­lık ça­lış­ma­la­rı da de­vam et­mek­te­dir.

Em­ni­yet teş­ki­la­tı­mı­zın loj­man edin­me­si ko­nu­sun­da uy­gu­la­dı­ğı­mız yön­te­me izin ve des­tek ve­ren Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mı­za ve her tür­lü ko­lay­lı­ğı sağ­la­yan Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı­mı­za bu ve­si­ley­le te­şek­kür edi­yo­ruz.

Em­ni­yet men­sup­la­rı­mı­zın loj­man ih­ti­yaç­la­rı­nın kar­şı­lan­ma­sı ya­nın­da, ken­di­le­ri­ne ait ko­nut­la­ra sa­hip ol­ma im­kan­la­rı­nı da cid­di ça­lış­ma­lar­la yü­rüt­mek­te­yiz. Bu kap­sam­da, TO­Kİ ile Po­lis San­dı­ğı ara­sın­da ya­pı­lan an­laş­ma ve pro­to­kol ge­re­ği, san­dık üye­si po­lis­ler için ki­ra öder gi­bi ev sa­hi­bi ol­ma­la­rı­nı sağ­la­mak kap­sa­mın­da, An­ka­ra Er­ya­man'da top­lam 1.700 ko­nut Ey­lül ve Ekim 2005 ta­ri­hin­de hak sa­hi­bi po­lis­le­re tes­lim edil­miş­tir. Bur­sa-Ni­lü­fer'de in­şa edi­len, 240 ko­nut Ey­lül 2006'da hak sa­hi­bi po­lis­le­re tes­lim edil­miş­tir. Trab­zon-Bah­çe­cik Top­lu Ko­nut Pro­je­si kap­sa­mın­da 51 ko­nut 2007 yı­lı so­nun­da hak sa­hi­bi po­lis­le­ri­mi­ze tes­lim edi­le­cek­tir. De­vam ede­cek olan bu ça­lış­ma­la­rı­mı­zı ba­şa­rı­ya ulaş­tı­ran Sa­yın TO­Kİ Baş­ka­nı­na ve per­so­ne­li­ne de bu­ra­da te­şek­kür edi­yo­ruz.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; po­lis sa­yı­sı­nın ar­tı­rıl­ma­sı, hem gü­ven­lik hiz­me­tin­den ya­rar­la­nan va­tan­daş­la­rı­mız açı­sın­dan hem de ye­ter­li sa­yı­da gö­rev­li ol­ma­dı­ğı için da­ha uzun sü­re­ler ça­lış­mak zo­run­da olan mev­cut gü­ven­lik gö­rev­li­le­ri­miz açı­sın­dan bü­yük önem ta­şı­mak­ta­dır. Bu ger­çek­ten ha­re­ket­ti…

Em­ni­yet teş­ki­la­tın­da po­lis ih­ti­ya­cı­nın kar­şı­lan­ma­sı­nı, po­lis açı­ğı­nın ka­pa­tıl­ma­sı­nı, po­li­sin eği­tim dü­ze­yi­nin yük­sel­til­me­si­ni ön­ce­lik­li ola­rak he­def­le­mek­te­yiz. Av­ru­pa Bir­li­ği stan­dar­dı olan her 250 ki­şi­ye 1 po­lis he­de­fi­ne ulaş­mak için, İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı­mız ta­ra­fın­dan yü­rü­tü­len kap­sam­lı ça­lış­ma­lar so­nu­cun­da önem­li me­sa­fe­ler de alın­mış­tır.

Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mı­zın ya­kın il­gi ve des­te­ğiy­le, ik­ti­da­rı­mız dö­ne­min­de, 20 adet olan po­lis mes­lek yük­se­ko­ku­lu sa­yı­sı 27'ye çı­ka­rıl­mış­tır. Ay­rı­ca, dört yıl­lık fa­kül­te ve yük­se­ko­kul me­zun­la­rı­nın em­ni­yet teş­ki­la­tı­na al­tı ay­lık mes­le­ki eği­tim­den son­ra po­lis me­mu­ru ola­rak alın­ma­sı­na imkân ta­nı­yan 5336 sa­yı­lı Ka­nun bu dö­nem­de çı­kar­tıl­mış­tır. Bu kap­sam­da, ilk aşa­ma­da 9 adet po­lis mes­le­ki eği­tim mer­ke­zi açıl­mış­tır.

So­nuç ola­rak, ik­ti­da­ra gel­di­ği­miz­de Tür­ki­ye ge­ne­lin­de em­ni­yet teş­ki­la­tı­mı­za yıl­da or­ta­la­ma 4.500 po­lis ka­zan­dı­rı­lır­ken, 2006 yı­lın­da al­dı­ğı­mız ted­bir­ler ve aç­tı­ğı­mız okul­lar­la, bu sa­yı­yı, yıl­da 11 bi­nin üze­ri­ne çı­kart­tık. 2007 yı­lı so­nun­da bu sa­yı­nın 17 bi­nin üze­ri­ne çık­ma­sı­nı şu an­da he­def­li­yo­ruz.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; zor şart­lar­da bü­yük fe­dakârlık­lar­la gö­rev ya­pan po­lis teş­ki­la­tı­mız men­sup­la­rı için yap­tık­la­rı­mız as­la ye­ter­li de­ğil­dir; imkânlar çer­çe­ve­sin­de, her ge­çen gün da­ha iyi­si­ni yap­ma ka­rar­lı­lı­ğı­mız de­vam et­mek­te­dir.

YA­ŞAR TÜ­ZÜN (Bi­le­cik) - Ya­pın o za­man Sa­yın Ba­kan.

ÇEV­RE VE OR­MAN BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (De­vam­la) - Ben, bu ve­si­ley­le, bir kez da­ha em­ni­yet men­sup­la­rı­mı­zın bu gü­zel gü­nü­nü kut­lu­yor, sağ­lık­lı, mut­lu ve ba­şa­rı­lı ça­lış­ma­la­rı­nın de­va­mı­nı di­li­yor; ay­rı­ca, em­ni­yet kuv­vet­le­ri­miz­den, ül­ke­mi­zin hu­zu­ru­nu ve gü­ve­ni­ni te­min et­mek için şe­hit olan­la­rı rah­met­le anı­yo­rum, ga­zi olan­la­rı say­gıy­la se­lam­lı­yor ve siz de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri­ne ve Sa­yın Baş­ka­na say­gı­la­rı­mı su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

YA­ŞAR TÜ­ZÜN (Bi­le­cik) - Ku­ru ku­ru laf, hiç­bir şey yok!

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ba­kan.

Gün­dem dı­şı üçün­cü söz, Ya­lo­va ilin­de­ki do­ğal gaz ile ça­lış­mak­ta olan ener­ji san­tra­li­nin kö­mür ya­kıt­lı ener­ji san­tra­li­ne dö­nüş­tü­rül­me­si hak­kın­da söz is­te­yen Ya­lo­va Mil­let­ve­ki­li Şük­rü Ön­der'e ait­tir.

Bu­yu­run Sa­yın Ön­der. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

3.- Ya­lo­va Mil­let­ve­ki­li Şük­rü Ön­der'in, Ya­lo­va'da bir fab­ri­ka­nın do­ğal gaz­la ça­lı­şan elek­trik san­tra­li­nin kö­mür­le ça­lı­şır hâle ge­ti­ril­me­si­nin ozon ta­ba­ka­sı­na ve çev­re­ye ve­re­ce­ği za­rar­la­ra iliş­kin gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­sı ve Çev­re ve Or­man Ba­ka­nı Os­man Pe­pe'nin ce­va­bı

ŞÜK­RÜ ÖN­DER (Ya­lo­va) - Sa­yın Baş­ka­nım, te­şek­kür edi­yo­rum. Ön­ce­lik­le, baş­ta siz ol­mak üze­re, say­gı­de­ğer mil­let­ve­kil­le­ri­mi­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Söz­le­ri­me baş­la­ma­dan ön­ce, bu­gün -ger­çek­ten, be­nim de uzun yıl­lar hiz­met et­ti­ğim- em­ni­yet teş­ki­la­tı­mı­zın ku­ru­luş yıl dö­nü­mü, 162'nci yıl dö­nü­mü. Ben, bu teş­ki­la­ta men­sup bü­tün ar­ka­daş­la­rı­mı­zı say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum; gö­rev­le­ri es­na­sın­da şe­hit olan­la­ra Al­lah'tan rah­met di­li­yo­rum ve ga­zi olan­la­ra da sağ­lık, mut­lu­luk di­li­yo­rum.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; söz al­ma­mı­zın se­be­bi, Ya­lo­va'mız­da 1970'li yıl­lar­dan iti­ba­ren fa­ali­ye­te ge­çen AK­SA Fab­ri­ka­sı­nın da­ha ev­vel do­ğal gaz­la ça­lı­şan elek­trik san­tra­li­nin kö­mü­re çev­ril­me­siy­le il­gi­li ola­cak.

Şim­di, gör­dü­ğü­nüz gi­bi, elim­de bir pro­je var. Bu­ra­da, it­hal kö­mür ya­kıt­lı akış­kan ya­tak­lı "ko­je­ne­ras­yon san­tra­li" adı al­tın­da bir san­tral ku­ru­lu­yor. Bu san­tra­lin is­mi­ne bak­tı­ğı­mız­da, ço­ğu­mu­zun bel­ki ilk etap­ta anım­sa­ya­ma­ya­ca­ğı, ha­tır­la­ya­ma­ya­ca­ğı bir isim, ama, bu­nun Türk­çe kar­şı­lı­ğı "kö­mür san­tra­li." Bu kö­mür san­tra­li de­di­ği­niz san­tral ne­dir? Bu­gün Ya­ta­ğan'ı inim inim in­le­ten -ki, dün­kü ga­ze­te­den şöy­le bir ku­pür de ko­par­dım: Ya­ta­ğan'ı du­man al­tı ya­pan san­tral- da­ha ev­vel Kü­tah­ya'da Se­yi­tö­mer Ter­mik San­tra­li de ay­nı şe­kil­de Kü­tah­ya'nın üze­ri­ne ka­ra bu­lut­lar gi­bi çö­ken bir san­tra­li­miz.

Dün­ya­da­ki tek­no­lo­ji ya­vaş ya­vaş kö­mür san­tral­le­ri­ni terk edi­yor. NA­SA'nın yet­ki­li­le­ri her gün ay­rı ay­rı de­meç ve­ri­yor: "Kö­mür san­tral­le­ri­ni terk edin." Çün­kü, özel­lik­le bu san­tral­le­rin ba­ca­la­rın­dan çı­kan "se­ra ga­zı" de­ni­len gaz­la­rın at­mos­fer­de­ki ozon ta­ba­ka­sı­nı del­di­ği ve dün­ya­mı­za çok bü­yük za­rar ver­di­ği ifa­de edil­mek­te­dir. Bun­lar terk edil­me­si ge­re­kir­ken, Ya­lo­va'da böy­le­si­ne bir kö­mür san­tra­li ku­rul­mak is­te­ni­yor.

Ya­lo­va'yı ço­ğu­nuz bi­li­yor­su­nuz, he­pi­niz bi­li­yor­su­nuz. Ya­lo­va, bu­gün, Tür­ki­ye'de, kap­sa­dı­ğı or­man ba­kı­mın­dan -yüz­de 60 ci­va­rın­da- sa­yı­lı il­ler ara­sın­da­dır. İs­tan­bul'un geç­miş­te yüz­de 50'si­ni di­ye­bi­le­ce­ği­miz, ama, bu­gün yüz­de 30'unu, yüz­de 20'si­ni seb­ze­si­ni kar­şı­la­yan, mey­ve­si­ni kar­şı­la­yan, çi­çe­ği­ni kar­şı­la­yan bir şe­hir. 1935'li yıl­lar­dan bu ya­na, Ya­lo­va, Tür­ki­ye'nin çi­çe­ği­ni kar­şı­la­mış­tır. Ya­lo­va, çi­çek­çi­lik­le anı­lan bir şe­hir­dir; Ya­lo­va, kap­lı­ca­sıy­la anı­lan bir şe­hir­dir; Ya­lo­va, yaz­lık tu­riz­miy­le anı­lan bir şe­hir­dir. An­cak, bu san­tral ya­pıl­dı­ğın­da, Ya­lo­va'da, ba­na gö­re, ha­yat du­ra­cak, kim ne der­se de­sin. Ya­ta­ğan'ı gör­düm, Kü­tah­ya'yı gör­düm, baş­ka il­le­ri de kıs­men gör­düm. Ya­şa­dı­ğım olay­la­rı ba­na kim­se kı­lıf giy­di­rip bu böy­le ola­cak di­ye an­lat­ma­sın. Biz bu ola­ya şid­det­le kar­şı­yız. Ya­lo­va mil­let­ve­kil­le­ri ola­rak CHP mil­let­ve­ki­li­miz­le bu ko­nu­da otur­duk, ka­mu­oyu­nun se­si­ni din­le­dik ve Ya­lo­va'ya bu san­tra­lin ku­rul­ma­ma­sı yö­nün­de ge­rek­li adım­la­rı­mı­zı at­tık. Ya­lo­va'da bir im­za kam­pan­ya­sı baş­lat­tık. Bu im­za kam­pan­ya­sı yo­ğun bir şe­kil­de de­vam edi­yor ve Ya­lo­va­lı­nın bu ko­nu­da bü­yük bir tep­ki­si var.

Sa­yın Ba­ka­nım, özel­lik­le mü­ra­ca­at aşa­ma­sın­da çok en­te­re­san ge­liş­me­ler var. Ben şöy­le izah et­mek is­ti­yo­rum: Böy­le bir du­yum al­dı­ğı­mız­da, ön­ce­lik­le ken­di teş­ki­la­tı­mın il baş­ka­nı­na sor­dum, de­dim ki, bir kö­mür san­tra­li ku­ru­la­cak­mış, bil­gin var mı? "Ha­yır, yok." Mil­let­ve­ki­li­miz ge­li­yor, "Sa­yın Ve­ki­lim, bir kö­mür san­tra­li ku­ru­la­cak­mış." "Ha­yır, yok. Ha­be­ri­miz yok." İlin yet­ki­li­si Sa­yın Va­li­ye so­ru­yo­ruz, Sa­yın Va­lim, bir kö­mür san­tra­li ku­ru­la­cak­mış, ne­dir ko­nu? Di­yor ki: "Ve­ki­lim, böy­le bir ta­lep de yok, böy­le bir ha­be­ri­miz de yok." Ve biz bun­la­rı ko­nu­şur­ken dos­ya An­ka­ra'ya ge­li­yor, An­ka­ra'da iş­lem­ler ya­vaş ya­vaş ken­di­li­ğin­den yü­rü­yor. Bir ba­kı­yo­ruz ki, di­rekt Ya­lo­va Çev­re Mü­dür­lü­ğü­nün em­ri­ne ya­zı gi­di­yor, na­sıl git­ti­ği de meç­hul! Ya­lo­va Va­li­li­ği em­ri­ne ya­zı­lan bir ya­zı­nın mut­la­ka ve mut­la­ka va­li­lik­ten iş­lem gör­me­si la­zım.

Sa­yın Ba­ka­nım, ben bun­la­rı si­zin dik­ka­ti­ni­ze sun­mak  is­ti­yo­rum ve  70-80 ki­şi­nin ka­tıl­dı­ğı bir böl­ge­de top­lan­tı ya­pı­lı­yor, "Ya­lo­va ka­mu­oyu adı­na bil­gi­len­dir­me top­lan­tı­sı…" Evet, 80 ki­şi­nin, bir bel­de­de… Ve o bel­de­de otu­ran­lar za­ten san­tral­de ça­lı­şan­lar ve kam­yo­nuy­la onun nak­li­ye­si­ni ya­pan in­san­lar. Her­kes eli­ni kal­dı­rı­yor, "Uy­gun­dur…" An­cak, bu, Ya­lo­va'nın se­si de­ğil. Ya­lo­va'nın se­si­ni Ya­lo­va'da biz du­yur­duk. Yet­me­di, mil­let­ve­kil­le­ri­ne, mil­let­ve­kil­le­ri ola­rak bu kür­sü­den de du­yur­ma­yı ken­di­mi­ze borç bil­dik. Emi­nim ki, Sa­yın Ba­ka­nı­mız, bu­nun­la il­gi­li çok cid­di söy­le­ye­ce­ği şey­ler var. Sağ ol­sun­lar, biz ken­di­si­ne ko­nu­yu ak­tar­dı­ğı­mız­da ge­rek­li ce­va­bı­nı ve­re­ce­ği­ni ifa­de et­ti. Biz Ya­lo­va'ya kö­mür san­tra­li ku­rul­ma­sı­nı is­te­mi­yo­ruz.

 (Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Ön­der, lüt­fen to­par­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

ŞÜK­RÜ ÖN­DER (De­vam­la) - Pe­ki Baş­ka­nım.

Biz AK­SA Fab­ri­ka­sı yet­ki­li­le­ri­ne, AK­KÖK Gru­bu­na şu­nu söy­le­dik: Lüt­fen, ka­mu­oyu­nun se­si­ne ku­lak ve­rin. 1970'li yıl­lar­dan be­ri, hem Ya­lo­va'ya kat­kı­nız ol­du hem Tür­ki­ye eko­no­mi­si­ne kat­kı­nız ol­du. Bu inkâr edi­le­mez. Ama, AK­SA'yı da dün­ya mar­ka­sı ya­pan Ya­lo­va'nın in­san­la­rı­dır, Ya­lo­va'nın alın te­ri­ni akı­tan in­san­la­rı­dır. O alın te­ri­ni akı­tan in­san­la­rın da se­si­ne mut­la­ka ku­lak ve­ril­me­si la­zım.

Biz, tek­rar al­tı­nı çi­ze­rek ifa­de et­me­miz ge­re­ki­yor­sa, bu kö­mür san­tra­li­ne şid­det­le tep­ki gös­te­ri­yo­ruz. Ev­vel­ki se­ne Çev­re ve Or­man Ba­ka­nı­mız, Tür­ki­ye ça­pın­da kent or­man­la­rı aç­mak su­re­tiy­le in­san­la­rı­mı­zı do­ğa­ya alış­tır­ma­yı, do­ğa­yı sev­me­yi öğ­ret­ti­ler, gös­ter­di­ler ve ça­ba sarf et­ti­ler ve sağ ol­sun­lar Ya­lo­va'da da bir kent or­ma­nı açıl­dı. Bun­dan iki haf­ta ev­vel de, yi­ne or­man mü­dür­lü­ğü­mü­zün, Va­li­mi­zin baş­kan­lı­ğın­da Ya­lo­va'da ay­rı bir or­man sa­ha­sı te­şek­kül et­ti­ril­di, jan­dar­ma ko­mu­tan­lı­ğı­mı­za ve­ril­di. Biz, ağaç­lan­dır­ma yö­nün­den, or­man ka­zan­ma yö­nün­den ça­ba gös­te­rir­ken kar­şı­mı­za böy­le bir san­tral çık­tı. Bu­nun ben şah­sen ka­bul edi­le­bi­lir­li­ği­ni ke­sin­lik­le ve ke­sin­lik­le dü­şün­mü­yo­rum.

Bun­dan son­ra­ki ça­lış­ma­lar­da ken­di­le­ri­nin, AK­KÖK Gru­bu­nun lüt­fen da­ha dik­kat­li olup, bu ko­nu­yu bir da­ha ma­sa­ya ya­tır­ma­la­rı­nı ve ata­cak­la­rı adım­la­rı ted­bir­li at­ma­la­rı­nı ken­di­le­rin­den has­sa­ten ri­ca edi­yo­rum. Bü­tün Ya­lo­va hal­kı adı­na siz­le­ri say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (Al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ön­der.

Gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­ya Hükûmet adı­na Çev­re ve Or­man Ba­ka­nı Os­man Pe­pe ce­vap ve­re­cek­ler­dir.

Bu­yu­run Sa­yın Pe­pe.

ÇEV­RE VE OR­MAN  BA­KA­NI OS­MAN PE­PE (Ko­ca­eli) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Ya­lo­va ili Çift­lik­kö­yü il­çe­si De­niz­ça­lı kö­yü sı­nır­la­rı içe­ri­sin­de AK­SA Ak­ri­lik ve Kim­ya Sa­na­yi Ano­nim Şir­ke­ti­nin bir ter­mik san­tral kur­ma ça­lış­ma­sı ol­du­ğu­na da­ir bi­zim de ma­lu­mat­la­rı­mız var.

Şu an­da ÇED sü­re­ci de­vam eden bu san­tral 462,9 me­ga­vat­lık -ba­ya­ğı cid­di- bir san­tral ola­rak plan­lan­mış­tır. Baş­vu­ru ta­nı­tım dos­ya­sı, ÇED sü­re­ci­nin baş­la­tıl­ma­sı için 04/01/2007 ta­ri­hin­de Ba­kan­lı­ğı­mı­za su­nul­muş­tur. Anı­lan fa­ali­yet ÇED yö­net­me­li­ği­nin Ek-1 lis­te­sin­de yer al­dı­ğın­dan do­la­yı fa­ali­yet­le il­gi­li ÇED sü­re­ci baş­la­tıl­mış­tır. Söz ko­nu­su san­tra­le iliş­kin ÇED sü­re­ci­ne hal­kın ka­tı­lı­mı­nı sağ­la­mak, fa­ali­yet hak­kın­da bil­gi­len­dir­mek, gö­rüş ve öne­ri­le­ri­ni al­mak ama­cıy­la 20/02/2007 ta­ri­hin­de Ya­lo­va ilin­de "ÇED sü­re­ci­ne hal­kın ka­tı­lı­mı" top­lan­tı­sı da ger­çek­leş­ti­ril­miş­tir. Bil­gi­len­me, kap­sam ve özel for­mat be­lir­le­me top­lan­tı­sı 27/2/2007 ta­ri­hin­de ya­pıl­mış­tır. 06/03/2007 ta­ri­hin­de, san­tral ile il­gi­li ÇED ra­po­ru­nun ha­zır­lan­ma­sı için özel for­mat gön­de­ril­miş­tir. ÇED ra­po­ru­nun Ba­kan­lı­ğı­mı­za su­nul­ma­sı­nı bek­li­yo­ruz.

De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, İs­tan­bul, An­ka­ra, Ko­ca­eli, Bur­sa, İz­mir, An­tal­ya, Ya­lo­va gi­bi il­le­rin be­le­di­ye sı­nır­la­rı içe­ri­sin­de, yo­ğun nü­fus ha­re­ket­le­ri­nin ol­du­ğu yer­ler­de çi­men­to fab­ri­ka­sı­na mü­sa­ade ede­me­yiz, de­mir çe­lik fab­ri­ka­la­rı­na mü­sa­ade ede­me­yiz, bu tür san­tral­le­re mü­sa­ade ede­me­yiz. Ni­ye ede­me­yiz? Şu­nun için ede­me­yiz: Bu san­tral­ler akış­kan ya­tak­lı ol­sa da bu san­tral­le­rin ba­ca­la­rı­na fil­tre ta­kıl­sa da bi­zim is­te­di­ği­miz bü­tün li­mit­le­ri, yak­ma ünit­le­ri­ni sağ­la­sa­lar da bu kö­mür ge­miy­le ge­le­cek mi? Ge­le­cek. Bant­lar­la fı­rın­la­ra ka­dar gi­de­cek mi? Gi­de­cek. Onun to­zu uç­tu­ğu za­man, za­ten böl­ge­ye ye­ter de ar­tar bi­le, sa­de­ce o bi­le ye­ter ar­tar ya­ni. Do­la­yı­sıy­la, bi­zim bu ko­nu­da ke­sin ka­rar­lı­lı­ğı­mız şu­dur: Böy­le bir san­tra­le, biz, Ba­kan­lık ola­rak hiç­bir za­man mü­sa­ade et­me­yiz. (Al­kış­lar)

Bu­nun… Hay­re­ti­mi mu­cip olan bir şey var, onu söy­le­ye­yim: Ya­ni, böy­le bir iş­le­min baş­la­tıl­mış ol­ma­sı ve fir­ma sa­hip­le­ri­nin, Ya­lo­va gi­bi Tür­ki­ye'nin çok özel bir böl­ge­sin­de, ye­şil­lik­le­riy­le, ter­mal­le­riy­le meş­hur ve ma­ruf olan Ya­lo­va'da böy­le bir ter­mik san­tral için baş­vur­mak da ger­çek­ten ko­lay bir iş de­ğil­dir. Za­ten, ken­di­le­ri­nin, şu an­da do­ğal gaz çev­rim san­tral­le­ri var. Do­ğal gaz çev­rim san­tral­le­ri­ni ya ye­ni­le­sin­ler ve­ya­hut da gü­cü­nü ar­tır­sın­lar, ama, bi­zim için, böy­le bir san­tra­le hiç­bir şe­kil­de mü­sa­ade et­me­miz söz ko­nu­su de­ğil­dir. Bu­ra­dan, bu ve­si­ley­le, bir kez da­ha her­ke­se ses­le­ni­yo­rum, böy­le ni­ye­ti olan­la­ra ses­le­ni­yo­rum: Şe­hir mer­kez­le­rin­de, bil­has­sa bü­yük şe­hir­le­rin iç­le­rin­de, bu tür ya­tı­rım­lar için lüt­fen he­ves­len­me­yin. Ya­tı­rım ya­pa­cak­sa­nız, yo­lu­nuz açık ol­sun; si­ze biz baş­ka yer­ler­de imkân ve­re­lim, ora­lar­da, gi­din, meskûn alan­la­rın dı­şın­da bu san­tral­le­ri ku­run. Tür­ki­ye'nin el­bet­te ki ener­ji­ye ih­ti­ya­cı var, Tür­ki­ye'nin ener­ji açı­ğı ola­cak. Bu ener­ji açı­ğı­nı önü­müz­de­ki yıl­lar­da kar­şı­la­mak için her tür­lü ya­tı­rı­ma, ener­ji sa­ha­sın­da­ki her tür­lü ya­tı­rı­ma Hükûmet ola­rak, Ba­kan­lık ola­rak her tür­lü mev­zu­at des­te­ği­ni ver­me­ye hu­kuk çer­çe­ve­sin­de ha­zır ol­du­ğu­mu­zu ifa­de edi­yo­rum.

Ya­lo­va­lı­la­rın, Ya­lo­va mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rı­mı­zın ve ül­ke­miz­de­ki bu ko­nu­da has­sa­si­ye­ti olan her­ke­sin bu söy­le­di­ğim şey­le­rin al­tı­nı çiz­me­sin­de fay­da var­dır di­yor, he­pi­ni­ze bu ve­si­ley­le say­gı­la­rı­mı su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ba­kan.

Gün­de­me ge­çi­yo­ruz.

Baş­kan­lı­ğın Ge­nel Ku­ru­la su­nuş­la­rı var­dır.

Ka­nun tek­li­fi­nin ge­ri alın­ma­sı­na da­ir bir tez­ke­re var­dır; oku­tu­yo­rum:

B) TEZ­KE­RE­LER VE ÖNER­GE­LER

1.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li İn­ci Öz­de­mir, Kars Mil­let­ve­ki­li Ze­ki Ka­ra­ba­yır ve Es­ki­şe­hir Mil­let­ve­ki­li Fah­ri Kes­kin'in, (2/937) esas nu­ma­ra­lı Ka­nun Tek­li­fi'ni ge­ri al­dık­la­rı­na iliş­kin öner­ge­si (4/447)

03/04/2007

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

2/937 Esas nu­ma­ra­lı ka­nun tek­li­fi­mi­zi İç­tü­zü­ğün 75 in­ci mad­de­si­ne gö­re ge­ri alı­yo­ruz ge­re­ği­ni bil­gi­le­ri­ni­ze arz ede­riz.

 

İn­ci Öz­de­mir

Ze­ki Ka­ra­ba­yır

Fah­ri Kes­kin

 

İs­tan­bul

Kars

Es­ki­şe­hir

BAŞ­KAN - Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nun­da bu­lu­nan tek­lif ge­ri ve­ril­miş­tir.

Baş­ba­kan­lı­ğın Ana­ya­sa'nın 82'nci mad­de­si­ne gö­re ve­ril­miş tez­ke­re­le­ri var­dır dört adet. Ay­rı ay­rı oku­tup oy­la­rı­nı­za su­na­ca­ğım.

Oku­tu­yo­rum:

2.- Kül­tür ve Tu­rizm Ba­ka­nı Atil­la Koç'un Al­man­ya'ya yap­tı­ğı resmî zi­ya­re­te ka­tı­la­cak mil­let­ve­kil­le­ri­ne iliş­kin Baş­ba­kan­lık tez­ke­re­si (3/1245)

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

Kül­tür ve Tu­rizm Ba­ka­nı Atil­la Koç'un, 7-11 Mart 2007 ta­rih­le­ri ara­sın­da Ber­lin'de ya­pı­lan ITB Ber­lin Tu­rizm Fu­arı'na ka­tıl­mak ve gö­rüş­me­ler­de bu­lun­mak üze­re bir he­yet­le bir­lik­te 6-9 Mart 2007 ta­rih­le­ri ara­sın­da Al­man­ya'ya yap­tı­ğı res­mi zi­ya­re­te, ek­li lis­te­de ad­la­rı ya­zı­lı mil­let­ve­kil­le­ri­nin de iş­ti­rak et­me­si uy­gun gö­rül­müş ve bu ko­nu­da­ki Ba­kan­lar Ku­ru­lu Ka­ra­rı­nın su­re­ti ili­şik­te gön­de­ril­miş­tir.

Ana­ya­sa­nın 82 nci mad­de­si­ne gö­re ge­re­ği­ni arz ede­rim.

                                                                                                  Re­cep Tay­yip Er­do­ğan

                                                                                                             Baş­ba­kan

                            Lis­te

Mah­mut Dur­du

Ga­zi­an­tep Mil­let­ve­ki­li

Cü­ne­yit Ka­ra­bı­yık

Van Mil­let­ve­ki­li

BAŞ­KAN - Oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum…

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Ka­rar ye­ter sa­yı­sı…

BAŞ­KAN - Ara­ya­ca­ğım Sa­yın Koç.

Ka­bul eden­ler… Ay­nı za­man­da ka­rar ye­ter sa­yı­sı ara­ya­ca­ğım. Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­rar ye­ter sa­yı­sı yok­tur.

Bir­le­şi­me beş da­ki­ka ara ve­ri­yo­rum.

Ka­pan­ma Sa­ati: 15.53

 

 

İKİN­Cİ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 16.04

BAŞ­KAN: Baş­kan Ve­ki­li Sa­dık YA­KUT

KÂTİP ÜYE­LER: Ah­met Gök­han SA­RI­ÇAM (Kırk­la­re­li), Bay­ram ÖZ­ÇE­LİK (Bur­dur)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 86'ncı Bir­le­şi­mi'nin İkin­ci Otu­ru­mu'nu açı­yo­rum.

Baş­ba­kan­lı­ğın Ana­ya­sa'nın 82'nci mad­de­si­ne gö­re ve­ril­miş bir tez­ke­re­si­nin oy­lan­ma­sın­da ka­rar ye­ter sa­yı­sı bu­lu­na­ma­mış­tı. Şim­di, tez­ke­re­yi tek­rar oy­la­rı­nı­za su­na­ca­ğım, ka­rar ye­ter sa­yı­sı ara­ya­ca­ğım.

Ka­bul eden­ler…

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Sa­yın Baş­kan, sa­yıl­ma­sı­nı ta­lep edi­yo­rum.

BAŞ­KAN - Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­rar ye­ter sa­yı­sı var­dır, tez­ke­re ka­bul edil­miş­tir.

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Sa­yın Baş­kan!..

BAŞ­KAN - Sa­yın Koç, lüt­fen, kâtip üye­ler bu­ra­da. Sa­yın üye­ler say­dı­lar. Lüt­fen, Sa­yın Koç.

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Kâtip üye­ler de bu­ra­da, siz de bu­ra­da­sı­nız, biz de bu­ra­da­yız!

BAŞ­KAN - Di­ğer tez­ke­re­yi oku­tu­yo­rum:

3.- Dev­let Ba­ka­nı Kür­şad Tüz­men'in İs­ra­il'e yap­tı­ğı resmî zi­ya­re­te ka­tı­la­cak mil­let­ve­kil­le­ri­ne iliş­kin Baş­ba­kan­lık tez­ke­re­si (3/1246)

5/4/2007

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

Dev­let Ba­ka­nı Kür­şad Tüz­men'in, Tür­ki­ye-İs­ra­il Kar­ma Eko­no­mik Ko­mis­yo­nu III. Dö­nem Top­lan­tı­sı­na ka­tıl­mak üze­re bir he­yet­le bir­lik­te 5-8 Mart 2007 ta­rih­le­rin­de İs­ra­il'e yap­tı­ğı res­mi zi­ya­re­te, ek­li lis­te­de ad­la­rı ya­zı­lı mil­let­ve­kil­le­ri­nin de iş­ti­rak et­me­si uy­gun gö­rül­müş ve bu ko­nu­da­ki Ba­kan­lar Ku­ru­lu Ka­ra­rı­nın su­re­ti ili­şik­te gön­de­ril­miş­tir.

Ana­ya­sa­nın 82 nci mad­de­si­ne gö­re ge­re­ği­ni arz ede­rim.

                                                                                                  Re­cep Tay­yip Er­do­ğan

                                                                                                             Baş­ba­kan

                            Lis­te

İb­ra­him Köş­de­re      Ça­nak­ka­le Mi­let­ve­ki­li

Mu­har­rem Can­dan   Kon­ya Mil­let­ve­ki­li

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Ka­rar ye­ter sa­yı­sı­nın ara­nıl­ma­sı­nı is­ti­yo­rum Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Ara­ya­ca­ğım Sa­yın Koç.

Oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­rar ye­ter sa­yı­sı var­dır, ka­bul edil­miş­tir.

Üçün­cü tez­ke­re­yi oku­tu­yo­rum:

4.- Sa­na­yi ve Ti­ca­ret Ba­ka­nı Ali Coş­kun'un Ka­ra­dağ'a yap­tı­ğı resmî zi­ya­re­te ka­tı­la­cak mil­let­ve­kil­le­ri­ne iliş­kin Baş­ba­kan­lık tez­ke­re­si (3/1247)

5/4/2007

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

Sa­na­yi ve Ti­ca­ret Ba­ka­nı Ali Coş­kun'un, gö­rüş­me­ler­de bu­lun­mak üze­re bir he­yet­le bir­lik­te 14-15 Şu­bat 2007 ta­rih­le­rin­de Ka­ra­dağ'a yap­tı­ğı res­mi zi­ya­re­te, ek­li lis­te­de ad­la­rı ya­zı­lı mil­let­ve­kil­le­ri­nin de iş­ti­rak et­me­si uy­gun gö­rül­müş ve bu ko­nu­da­ki Ba­kan­lar Ku­ru­lu Ka­ra­rı­nın su­re­ti ili­şik­te gön­de­ril­miş­tir.

Ana­ya­sa­nın 82 nci mad­de­si­ne gö­re ge­re­ği­ni arz ede­rim.

                                                                                                  Re­cep Tay­yip Er­do­ğan

                                                                                                             Baş­ba­kan

                                  Lis­te

Ay­han Zey­nep Te­kin Bö­rü    Ada­na Mil­let­ve­ki­li

Ha­lil Tir­ya­ki                          Kı­rık­ka­le Mil­let­ve­ki­li

BAŞ­KAN - Oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­bul edil­miş­tir.

Di­ğer tez­ke­re­yi oku­tu­yo­rum:

5.- Baş­ba­kan Re­cep Tay­yip Er­do­ğan'ın Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri'ne yap­tı­ğı resmî zi­ya­re­te ka­tı­la­cak mil­let­ve­kil­le­ri­ne iliş­kin Baş­ba­kan­lık tez­ke­re­si (3/1248)

5/4/2007

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

Me­de­ni­yet­ler İt­ti­fa­kı gi­ri­şi­mi ko­nu­sun­da te­mas­lar­da bu­lun­mak üze­re, bir he­yet­le bir­lik­te 18-19 Ara­lık 2006 ta­rih­le­rin­de Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri'ne yap­tı­ğım resmî zi­ya­re­te ek­li lis­te­de ad­la­rı ya­zı­lı mil­let­ve­kil­le­ri­nin de iş­ti­rak et­me­si uy­gun gö­rül­müş ve bu ko­nu­da­ki Ba­kan­lar Ku­ru­lu Ka­ra­rı­nın su­re­ti ili­şik­te gön­de­ril­miş­tir.

Ana­ya­sa­nın 82 nci mad­de­si­ne gö­re ge­re­ği­ni arz ede­rim.

                                                                                                  Re­cep Tay­yip Er­do­ğan

                                                                                                             Baş­ba­kan

                            Lis­te

Ege­men Ba­ğış     İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li

Şa­ban Diş­li         Sa­kar­ya Mil­let­ve­ki­li

BAŞ­KAN - Oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­bul edil­miş­tir.

Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu­nun İç Tü­zük'ün 19'un­cu mad­de­si­ne gö­re ve­ril­miş bir öne­ri­si var­dır, oku­tup oy­la­rı­nı­za su­na­ca­ğım.

Oku­tu­yo­rum:

V. - ÖNE­Rİ­LER

A) Sİ­YA­Sİ PAR­Tİ GRU­BU ÖNE­Rİ­LE­Rİ

1. - (10/432) esas nu­ma­ra­lı Mec­lis araş­tır­ma­sı öner­ge­si­nin ön gö­rüş­me­si­nin, Ge­nel Ku­ru­lun 10/4/2007 Sa­lı gün­kü bir­le­şi­min­de ya­pıl­ma­sı­na iliş­kin CHP Gru­bu öne­ri­si

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

Da­nış­ma Ku­ru­lu; 10.04.2007 Sa­lı gü­nü (Bu­gün) top­la­na­ma­dı­ğın­dan, Gru­bu­mu­zun aşa­ğı­da­ki öne­ri­si­nin, İç­tü­zü­ğün 19 un­cu mad­de­si ge­re­ğin­ce Ge­nel Ku­ru­lun ona­yı­na su­nul­ma­sı­nı say­gı­la­rım­la arz ede­rim.

                                                                                                    Prof. Dr. Ha­luk Koç

                                                                                                              Sam­sun

                                                                                                      Grup Baş­kan­ve­ki­li

Öne­ri:

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Gün­de­mi­nin Ge­nel Gö­rüş­me ve Mec­lis Araş­tır­ma­sı Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ön­gö­rüş­me­ler Kıs­mı­nın, 363 ün­cü sı­ra­sın­da yer alan (10/432) Esas Nu­ma­ra­lı Mec­lis Araş­tır­ma Öner­ge­si­nin ön­gö­rüş­me­si­nin, Ge­nel Ku­rul'un; 10.04.2007 Sa­lı gün­lü bir­le­şi­min­de ya­pıl­ma­sı öne­ril­miş­tir.

BAŞ­KAN - Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Grup öne­ri­si le­hin­de söz is­te­yen Şük­rü Elek­dağ, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Elek­dağ.

ŞÜK­RÜ MUS­TA­FA ELEK­DAĞ (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Er­me­ni id­di­ala­rı­nı et­ki­siz hâle ge­ti­re­cek, et­ki­li, ya­ra­tı­cı ve bi­linç­li bir mü­ca­de­le stra­te­ji­si­nin ve bu­na uy­gun bir ya­pı­lan­ma­nın or­ta­ya çı­ka­rıl­ma­sı için, Mec­lis araş­tır­ma­sı açıl­ma­sı­na iliş­kin öner­ge hak­kın­da Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si adı­na ko­nuş­mak için söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Er­me­ni id­di­ala­rı­nın Tür­ki­ye'nin dış po­li­ti­ka gün­de­min­de yer al­ma­sı, esas iti­ba­rıy­la, 1974 yı­lın­da baş­la­mış­tır. O gün­den bu­gü­ne ka­dar ge­çen otuz üç yıl için­de, Türk hükûmet­le­ri, bu id­di­ala­rı et­ki­siz hâle ge­tir­mek ve ger­çek­le­ri dün­ya­ya du­yur­mak için mu­hak­kak ki gay­ret sarf et­miş­ler­dir. An­cak, bu ça­ba­lar, uzun va­de­li bir stra­te­ji­ye ve bu stra­te­ji­yi uy­gu­la­ya­cak et­kin bir ya­pı­lan­ma­ya da­yan­ma­dı­ğı için ye­ter­siz ve et­ki­siz kal­mış­lar­dır. Bu ba­kım­dan, geç­miş­te­ki ek­sik­lik­le­ri­mi­zin, ha­ta­la­rı­mı­zın ışı­ğın­da, Er­me­ni so­ru­nu­nu bü­tün bo­yut­la­rıy­la ele ala­cak ve Er­me­ni id­di­ala­rı­nı et­ki­siz hâle ge­ti­re­cek, et­ki­li, ya­ra­tı­cı ve bi­linç­li bir mü­ca­de­le­nin na­sıl or­ta­ya ko­na­ca­ğı­nın araş­tı­rıl­ma­sı önem ka­zan­mak­ta­dır. Ver­di­ği­miz araş­tır­ma öner­ge­si­nin ama­cı bu­dur de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım.

Tür­ki­ye'nin Er­me­ni pro­pa­gan­da­sıy­la mü­ca­de­le­de za­yıf kal­ma­sı­nın baş­ta ge­len bir ne­de­ni -de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, siz­le­ri ten­zih edi­yo­rum- Türk ka­mu­oyu ve Türk si­ya­set­çi­le­ri ta­ra­fın­dan Er­me­ni soy­kı­rı­mı id­di­ası­nın ar­ka­sın­da ya­tan teh­di­din ger­çek ni­te­li­ği­nin tam an­la­mıy­la an­la­şıl­ma­ma­sın­dan kay­nak­lan­mak­ta­dır. Bu ne­den­le, kar­şı­laş­tı­ğı­mız so­ru­nun bu yö­nü üze­rin­de dur­mak is­ti­yo­rum. Er­me­ni soy­kı­rım id­di­ası, ge­nel­lik­le, Er­me­nis­tan'ın ve Er­me­ni di­as­po­ra­sı­nın ger­çek­leş­tir­mek is­te­di­ği bir amaç ola­rak de­ğer­len­di­ri­lir. Bu, yan­lış­tır. Soy­kı­rım id­di­ası, ger­çek­te si­ya­si bir araç­tır. Er­me­nis­tan ve di­as­po­ra, Hay­dat da­va­sı­nın ger­çek­leş­ti­ril­me­si için, soy­kı­rım id­di­asın­dan, te­mel bir si­ya­si araç ola­rak ya­rar­la­nı­yor­lar. Pe­ki, ne­dir bu Hay­dat id­di­ası, ne­dir bu Hay­dat da­va­sı? Hay­dat da­va­sı, bü­yük Er­me­nis­tan'ı kur­ma he­de­fi­dir. Bu da­va iki he­de­fe odak­lan­mış­tır:

Bun­lar­dan bi­rin­ci­si, Do­ğu Ana­do­lu'yu da kap­sa­yan -tır­nak için­de söy­lü­yo­rum- "ta­rihî Er­me­ni top­rak­la­rı­nın ge­ri alın­ma­sı ve bü­yük Er­me­nis­tan'ın ku­rul­ma­sı"dır.

Hay­dat'ın ikin­ci he­de­fi de, dün­ya­nın çe­şit­li böl­ge­le­ri­ne da­ğıl­mış olan Er­me­ni­le­rin bü­yük Er­me­nis­tan'a dön­me­le­ri­nin sağ­lan­ma­sı­dır.

Yu­nan­lı­la­rın "Me­ga­lo İdea"sın­dan pek fark­lı ol­ma­yan bu ırk­çı ve ya­yıl­ma­cı ide­olo­ji­yi be­nim­se­yen Er­me­nis­tan ve di­as­po­ra Er­me­ni­le­ri, ken­di­le­ri­ni, Türk­le­re kar­şı, bir asır­dır, ke­sin­ti­siz, top­yekûn bir sa­vaş için­de gör­mek­te ve tüm var­lık ve ener­ji­le­ri­ni bu sa­vaş için se­fer­ber et­mek­te­dir­ler.

Esa­sın­da, Hay­dat he­def­le­ri­ne, Er­me­nis­tan Ba­ğım­sız­lık Bil­di­ri­si'nde ve bu bil­di­ri­ye atıf­ta bu­lu­nan Er­me­nis­tan Ana­ya­sa­sı'nda yer ve­ril­miş­tir. Hay­dat'ı ger­çek­leş­tir­mek ama­cıy­la uy­gu­la­ma­ya ko­nu­lan ve 4T şek­lin­de ad­lan­dı­rı­la­bi­le­cek olan plan şu dört aşa­ma­ya da­ya­nı­yor: Ta­nı­tım, ta­nınma, taz­mi­nat ve top­rak.

Bi­rin­ci aşa­ma olan ta­nı­tım aşa­ma­sı, Er­me­ni te­rö­rü yo­luy­la Er­me­ni soy­kı­rı­mı id­di­ası­nı ve Er­me­ni da­va­sı­nı dün­ya­ya ta­nıt­ma­yı ön­gö­rü­yor­du, 1975'te baş­la­yan bu sü­reç, 1994'e ka­dar sür­müş­tür. Er­me­ni te­rör ör­güt­le­ri, bu on yıl­lık dö­nem­de, Türk bü­yü­kel­çi­le­ri­ni, baş­kon­so­los­la­rı­nı, dip­lo­ma­tik per­so­ne­li­ni ve on­la­rın ai­le­le­ri ile ço­cuk­la­rı­nı öl­dür­mek su­re­tiy­le soy­kı­rım id­di­ala­rı­nı dün­ya­ya du­yur­muş­lar­dır ve bu şe­kil­de Er­me­ni soy­kı­rı­mı id­di­ası dün­ya gün­de­mi­ne otur­tul­muş­tur.

İkin­ci aşa­ma, ta­nın­ma aşa­ma­sı­dır. Bu sü­reç­te, soy­kı­rım kam­pan­ya­la­rıy­la, dün­ya ka­mu­oyu ve par­la­men­to­la­rı, Türk­le­rin soy­kı­rım iş­le­dik­le­ri­ne ik­na edi­le­cek, soy­kı­rı­mın tar­tı­şıl­maz bir ve­ri ol­du­ğu sap­tan­dık­tan son­ra da ulus­la­ra­ra­sı bas­kı yo­luy­la Tür­ki­ye'nin soy­kı­rım id­di­ası­nı ta­nı­ma­sı sağ­la­na­cak­tır. Bu aşa­ma­da, Er­me­nis­tan ve di­as­po­ra, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bü­yük me­sa­fe kay­det­miş­tir. Bi­raz son­ra be­lir­te­ce­ğim üze­re, çok sa­yı­da dev­le­tin par­la­men­to­su ge­çir­dik­le­ri ya­sa­lar ve ka­rar­lar­la Türk­le­rin Er­me­ni­le­re soy­kı­rı­mı yap­tık­la­rı­nı ka­bul et­miş­ler­dir.

Bun­dan son­ra, üçün­cü aşa­ma ola­rak baş­la­tı­la­cak taz­mi­nat el­de et­me sü­re­cin­de, soy­kı­rı­mı­na uğ­ra­mış Er­me­ni ai­le­le­rin mi­ras­çı­la­rı­nın hak ve taz­mi­nat ta­lep­le­ri gün­de­me ge­ti­ri­le­cek, bu­nu da top­rak ta­lep­le­ri iz­le­ye­cek­tir. Er­me­ni ta­ra­fı, şim­di­den, pla­nın üçün­cü aşa­ma­sı­nı da bir öl­çü­de ger­çek­leş­tir­miş bu­lu­nu­yor. Ca­li­for­nia'da açı­lan da­va­lar ne­de­niy­le New York Li­fe In­su­ran­ce ve Fran­sız AXA si­gor­ta şir­ket­le­ri Er­me­ni soy­kı­rı­mı­nı ta­nı­ya­rak Ana­do­lu'da ha­yat­la­rı­nı kay­be­den Er­me­ni­le­rin mi­ras­çı­la­rı­na sı­ra­sıy­la 20 ve 17 mil­yon do­lar taz­mi­nat öde­me­yi ka­bul et­miş­ler­dir.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, gö­rü­le­ce­ği üze­re, soy­kı­rım id­di­ası, esa­sın­da, Tür­ki­ye'ye yö­ne­lik taz­mi­nat ve top­rak ta­lep­le­ri­ne odak­lan­mış ırk­çı ve ya­yıl­ma­cı bir stra­te­ji­ye ge­rek­çe oluş­tur­mak­ta­dır. Er­me­nis­tan ve Er­me­ni di­as­po­ra­sı, Hay­dat stra­te­ji­le­ri bağ­la­mın­da, Tür­ki­ye'yi dün­ya­ya Hris­ti­yan Er­me­ni­le­re kar­şı soy­kı­rım uy­gu­la­mış bir Müs­lü­man ül­ke ola­rak ta­nıt­mak ama­cı­nı gü­den has­ma­ne kam­pan­ya­la­rı­nı çok et­ki­li bir şe­kil­de sür­dü­rü­yor­lar. Bu kam­pan­ya­nın hâlen ka­zan­dı­ğı ulus­la­ra­ra­sı bo­yut, Tür­ki­ye'nin ulu­sal çı­kar­la­rı ve dış po­li­ti­ka­sı üze­rin­de olum­suz et­ki­ler ya­pı­yor. Av­ru­pa Bir­li­ği Par­la­men­to­su­na ila­ve­ten on se­kiz ül­ke par­la­men­to­su­nun Er­me­ni soy­kı­rı­mı­nı ka­bul eden ka­rar­lar al­mış ol­ma­sı, bun­lar ara­sın­da Bel­çi­ka, Yu­na­nis­tan, İtal­ya, Va­ti­kan, Fran­sa, İs­viç­re, Hol­lan­da, Po­lon­ya ve Al­man­ya gi­bi Av­ru­pa dev­let­le­ri­nin de bu­lun­ma­sı, ay­rı­ca, Av­ru­pa Bir­li­ği Ko­mis­yo­nu ve Av­ru­pa Bir­li­ği Par­la­men­to­su­nun yıl­lık ra­por­la­rın­da Er­me­ni id­di­ala­rı­na ar­tık ru­tin bir şe­kil­de yer ve­ril­me­si, bu ko­nu­da Tür­ki­ye'ye yö­ne­len bas­kı hak­kın­da bir fi­kir ve­re­bi­lir. Ame­ri­ka Tem­sil­ci­ler Mec­li­sin­de de bu yol­da bir ka­rar çık­ma­sı, Tür­ki­ye-Ame­ri­ka iliş­ki­le­ri üze­rin­de ha­sıl ede­ce­ği ağır za­ra­rın ya­nın­da, di­ğer ül­ke­le­rin par­la­men­to­la­rı­na bir ör­nek teş­kil ede­cek ve Er­me­ni id­di­ala­rı­nı ta­nı­yan ül­ke par­la­men­to­la­rı­nın sa­yı­sı ço­rap sö­kü­ğü gi­bi ar­ta­cak­tır.

Bu bağ­lam­da, önem­le al­tı çi­zil­me­si ge­re­ken bir hu­sus da, ba­zı Ba­tı­lı dev­let­le­rin, soy­kı­rım id­di­ala­rı­nı, Tür­ki­ye'nin dış po­li­ti­ka­sı­nı ken­di çı­kar­la­rı doğ­rul­tu­sun­da yön­len­dir­mek ve ödün­ler el­de et­mek ama­cıy­la, ba­zı­la­rı­nın da, bu so­run­dan, ül­ke­mi­zin Av­ru­pa Bir­li­ği­ne tam üye ol­ma­sı­nı en­gel­le­mek ve­ya onu ikin­ci sı­nıf or­tak­lık sta­tü­sü­ne mahkûm et­mek için bir bas­kı un­su­ru ola­rak ya­rar­lan­mak ve kul­lan­mak is­te­dik­le­ri­dir.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, be­lirt­ti­ği­miz bu hu­sus­lar ışı­ğın­da, Ba­tı âle­mi ta­ra­fın­dan da bü­yük öl­çü­de be­nim­se­nen ve âde­ta bi­lim­sel bir ve­ri ola­rak ka­bul edil­me­ye baş­la­nan söz­de soy­kı­rım id­di­ası­nın, bu­gün, Tür­ki­ye'ye yö­ne­lik kü­re­sel bir teh­dit bo­yu­tu­nu ka­zan­dı­ğı­nı söy­le­mek hiç  yan­lış ol­ma­ya­cak­tır.

Yap­tı­ğım bu de­ğer­len­dir­me­nin ger­çek­lik ve cid­di­ye­ti­ni te­yit eden bir ye­ni ge­liş­me­yi dik­ka­ti­ni­ze önem­le sun­mak is­ti­yo­rum. Bu en­di­şe ve­ri­ci ge­liş­me, hâlen Av­ru­pa Bir­li­ği dö­nem baş­ka­nı olan Al­man­ya'nın, Er­me­ni soy­kı­rı­mı­nı red­det­me­nin Av­ru­pa Bir­li­ği üye­si ül­ke­ler­de mah­ke­me ka­ra­rıy­la ce­za­lan­dı­rıl­ma­sı­na yol aça­cak bir ya­sal dü­zen­le­me­yi Av­ru­pa Bir­li­ği­ne ka­bul et­tir­me­yi ön­gö­ren gi­ri­şi­min­den kay­nak­la­nı­yor. Bu­nu ya­pan Al­man­ya. Bu ta­sa­rı, soy­kı­rım, sa­vaş suç­la­rı ve in­san­lı­ğa kar­şı iş­len­miş suç­la­rı inkâr eden­le­re, bir ile üç yıl ara­sın­da ha­pis ön­gö­rü­yor. Av­ru­pa Bir­li­ği, Al­man­ya'nın gi­ri­şi­mi so­nu­cun­da böy­le bir ya­sal dü­zen­le­me­yi ka­bul et­ti­ği tak­dir­de, İs­viç­re'nin Pe­rin­çek da­va­sın­da yap­tı­ğı gi­bi, Av­ru­pa Bir­li­ği ül­ke­le­ri mah­ke­me­le­ri Tür­ki­ye'yi soy­kı­rı­mıy­la suç­la­yan ya­sa­lar çı­ka­ra­cak­lar, bu müm­kün ola­cak.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Elek­dağ lüt­fen to­par­lar mı­sı­nız.

Bu­yu­run efen­dim.

ŞÜK­RÜ MUS­TA­FA ELEK­DAĞ (De­vam­la) - Te­şek­kür ede­rim.

Al­man Hükûme­ti, bu ya­sal dü­zen­le­me­yi, tem­muz ayın­dan ön­ce Av­ru­pa Bir­li­ği Ada­let ve İçiş­le­ri Ba­kan­la­rı Kon­se­yi­ne ta­şı­mak ve Bir­li­ğe mal et­mek is­ti­yor. Böy­le­ce, Al­man­ya, Tür­ki­ye-Av­ru­pa Bir­li­ği iliş­ki­le­ri­ne am­bar­go ko­ya­cak çok teh­li­ke­li bir sü­re­ci baş­lat­mış olu­yor.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu ne­den­le, ben, bu kür­sü­den, Al­man Hükûme­ti­ne şu so­ru­yu yö­nel­ti­yo­rum: Tür­ki­ye ile Al­man­ya ara­sın­da ge­le­nek­sel dost­luk iliş­ki­le­ri var­dır. Bu iliş­ki­le­rin gö­re­ce­ği za­ra­rı dik­ka­te al­ma­sa­nız da­hi, Al­man­ya'da 2 mil­yon 700 bin Türk kö­ken­li va­tan­daş ve soy­da­şı­mı­zın ol­ma­sı, Av­ru­pa Bir­li­ğin­den ge­çir­mek is­te­di­ği­niz ya­sal dü­zen­le­me­ye, hiç mü­ba­la­ğa­sız, Türk-Al­man iliş­ki­le­ri­ni mah­ve­de­cek bir ni­te­lik ka­zan­dır­mak­ta­dır. Bu ba­kım­dan, baş­lat­tı­ğı­nız bu gi­ri­şi­min so­nu­cu­nu hiç dü­şün­dü­nüz mü?

Bu söy­le­dik­le­ri­me, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bir ila­ve yap­ma­dan ge­çe­me­ye­ce­ğim. Al­man­ya'da, sa­de­ce 37 bin Er­me­ni ya­şa­mak­ta­dır, sa­de­ce 37 bin. Er­me­ni lo­bi­si­nin et­kin­li­ği, önem­li öl­çü­de, Al­man ki­li­se­le­ri ta­ra­fın­dan da des­tek­le­nen bu Er­me­ni var­lı­ğı­na da­yan­mak­ta­dır. Bu ba­kım­dan, 2 mil­yon 700 bin Türk kö­ken­li va­tan­daş ve soy­da­şı­mı­zın Er­me­ni lo­bi­si­nin fa­ali­yet­le­ri kar­şı­sın­da et­ki­siz kal­ma­la­rı­nı an­la­mak müm­kün de­ğil­dir.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu sap­ta­ma, be­ni, Er­me­ni ve Türk ta­raf­la­rı­nın tez­le­ri­ni na­sıl sa­vun­duk­la­rı ko­nu­su­na ge­ti­ri­yor. Er­me­ni id­di­ala­rı­nın bel­ge­siz, ka­nıt­sız, tu­tar­sız ve abar­tı­lı ol­ma­sı­na rağ­men, Er­me­ni­le­rin dün­ya ka­mu­oyu­na mağ­du­ri­yet­le­ri­ni inan­dır­mak­ta­ki ba­şa­rı­la­rı, fa­na­tik bir dür­tüy­le ör­güt­lü, plan­lı ve sis­tem­li ça­lış­ma­la­rı­na da­yan­mak­ta­dır.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Elek­dağ, lüt­fen…

ŞÜK­RÜ MUS­TA­FA ELEK­DAĞ (De­vam­la) - Sa­yın Baş­kan, mü­sa­ma­ha­nı­zı is­tir­ham ede­ce­ğim.

BAŞ­KAN - Bu­yu­run Sa­yın Elek­dağ.

ŞÜK­RÜ MUS­TA­FA ELEK­DAĞ (De­vam­la) - Te­şek­kür ede­rim.

Ger­çek olan şu ki de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ken­di­le­ri­ni Tür­ki­ye'ye kar­şı top­yekûn bir sa­vaş için­de gö­ren ve tüm ener­ji­le­riy­le var­lık­la­rı­nı bu sa­vaş için se­fer­ber eden Er­me­ni ta­ra­fı, esa­sen güç­lü olan ko­nu­mu­nu, yo­ğun ça­lış­ma­lar ile her ge­çen gün da­ha da tak­vi­ye et­mek­te­dir.

Tür­ki­ye'ye ge­lin­ce: Son yıl­lar­da Er­me­ni soy­kı­rı­mı id­di­ala­rı­nı çü­rüt­me­ye yö­ne­lik fa­ali­yet­ler­de bir atı­lım gö­rül­mek­te­dir. An­cak, Tür­ki­ye'nin bu fa­ali­yet­le­riy­le Er­me­ni ta­ra­fı­nın et­kin­lik­le­ri­ni ve al­dı­ğı so­nuç­la­rı mu­ka­ye­se et­ti­ği­miz za­man çok acı bir ger­çek­le kar­şı­la­şı­yo­ruz. Bu da, Tür­ki­ye'nin bu mü­ca­de­le­de son de­re­ce za­yıf kal­dı­ğı­dır. Tür­ki­ye, Er­me­ni cep­he­si­nin yü­rüt­tü­ğü bu mu­az­zam fa­ali­ye­tin, an­cak, oran­sal açı­dan çok kü­çük bir yüz­de­si­ni da­hi ger­çek­leş­ti­re­mi­yor. Bu ne­den­le, Tür­ki­ye, Er­me­ni pro­pa­gan­da­sı­na kar­şı koy­mak­ta et­ki­li ola­mı­yor ve her gün ze­min kay­be­di­yor.

Bu gi­diş dur­du­ru­la­ma­dı­ğı tak­dir­de, Tür­ki­ye'nin da­va­sı­nı kay­bet­me­si ka­çı­nıl­maz ola­cak­tır. Böy­le bir ge­liş­me­nin, ül­ke­mi­zin ulus­la­ra­ra­sı ko­nu­mu, dış po­li­ti­ka­sı ve gü­ven­li­ği açı­la­rın­dan ya­ra­ta­ca­ğı bü­yük za­rar­lar dik­ka­te alı­na­rak, Tür­ki­ye ta­ra­fın­dan Er­me­ni id­di­ala­rı­nın et­ki­siz hâle ge­ti­ril­me­si için bi­linç­li bir mü­ca­de­le­nin na­sıl or­ta­ya ko­na­ca­ğı­nın araş­tı­rıl­ma­sı bü­yük önem ka­zan­mak­ta­dır. Tür­ki­ye'nin, bu­gü­ne ka­dar, Er­me­ni id­di­ala­rıy­la mü­ca­de­le­si, uzun va­de­li bir pers­pek­tif­le oluş­tu­rul­muş bir stra­te­ji­ye uy­gun ola­rak ve pro­ak­tif bir yak­la­şım­la yü­rü­tül­me­miş­tir. Tür­ki­ye'nin bir ya­yın po­li­ti­ka­sı ve Türk tez­le­ri­ni sa­vu­na­cak, ki­tap­lar ya­za­cak dok­to­ra, mas­ter öğ­ren­ci­le­ri­ni ye­tiş­ti­re­cek eği­tim po­li­ti­ka­sı ol­ma­mış­tır.

Ko­nu­nun hu­kuk­sal yö­nü­nün da­hi ele alın­ma­sı, ma­ale­sef, bü­yük ge­cik­mey­le ger­çek­leş­miş­tir. Bu­gü­ne ka­dar­ki ge­cik­me­ler, bu­gü­ne ka­dar­ki ça­lış­ma­lar, soy­kı­rım ka­rar­la­rı ya­ban­cı ül­ke­ler par­la­men­to­la­rı­na gel­dik­çe, bun­la­rın ön­len­me­si için bir sü­re yo­ğun bir ça­lış­ma­ya gi­ri­şil­me­si, son­ra da işin ar­ka­sı­nın bı­ra­kıl­ma­sı şek­lin­de te­cel­li et­miş­tir. Sa­man ale­vi gi­bi ya­nıp, par­la­yıp sö­nen bu ça­lış­ma tar­zı­nın Tür­ki­ye'ye çı­kar­dı­ğı fa­tu­ra son de­re­ce ağır ol­muş­tur de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım.

Stra­te­ji ve bu­nu uy­gu­la­ya­cak bir ya­pı­lan­ma yok­lu­ğu­nun bir di­ğer sa­kın­ca­sı, ko­or­di­nas­yon­suz­luk ve ba­şı­boş­luk­tur. Hâlen bu ko­nuy­la iş­ti­gal eden dev­let da­ire­le­ri ve ku­rum­lar bir­bir­le­riy­le ço­ğu za­man ko­or­di­nas­yon­suz bir şe­kil­de ça­lış­mak­ta ve her bi­ri ken­di­ne gö­re bir prog­ram uy­gu­la­mak­ta­dır. Böy­le olun­ca da, ça­lış­ma­lar, Er­me­ni ta­ra­fı­nın id­di­ala­rı­nı çü­rü­te­cek ve Türk te­zi­nin sa­vu­nul­ma­sı­nı güç­len­di­re­cek alan­la­ra yön­len­di­ri­le­me­mek­te­dir. Bu ne­den­le de, sa­vun­ma­mı­zı tak­vi­ye ede­cek ye­ni ar­gü­man­la­rın ya­ra­tıl­ma­sı müm­kün ol­ma­mak­ta­dır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Er­me­ni me­se­le­si, gü­nü­müz­de, ta­rih­sel, hu­kuk­sal, si­ya­sal ve ka­mu­oyu oluş­tu­rul­ma­sı, ya­ni "pub­lic re­la­ti­ons" bo­yut­la­rı olan de­va­sa bir ulus­la­ra­ra­sı iliş­ki­ler so­ru­nu­dur. Bu iti­bar­la, bu dört bo­yu­tu dik­ka­te alan uzun va­de­li bir stra­te­jik plan ile bu­nu uy­gu­la­ya­cak iç ve dış ku­rum­sal ya­pı­nın or­ta­ya çı­ka­rıl­ma­sı­na ih­ti­yaç var­dır. Böy­le bir stra­te­ji­nin oluş­tu­rul­ma­sı, yu­ka­rı­da de­ğin­di­ği­miz ya­yın po­li­ti­ka­sı­nı, eği­tim po­li­ti­ka­sı­nı, bu amaç­la, üni­ver­si­te­ler­le iş bir­li­ği­ni, ulus­la­ra­ra­sı ce­za hu­ku­ku ala­nın­da uz­man­laş­mış aka­de­mis­yen­ler ye­tiş­ti­ril­me­si­ni ge­rek­ti­re­cek­tir.

Tür­ki­ye'nin bu mü­ca­de­le­de elin­de­ki en önem­li si­lah, ar­şiv­le­ri­dir de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım. Fa­kat, ma­ale­sef, bu ara­cın et­kin bi­çim­de kul­la­nıl­ma­sı­nı sağ­la­ya­cak ön­lem­le­rin alın­ma­sın­da geç ka­lın­mış­tır. Bu alan­da da da­ha ya­pıl­ma­sı ge­re­ken çok şey var­dır. Bun­la­rın en önem­li­si de, bö­lün­müş du­rum­da­ki dev­let ar­şiv­le­ri­nin tek bir yö­ne­tim al­tın­da top­lan­ma­sı ve ye­ni yak­la­şım­la or­ga­ni­ze edil­me­si­dir.

So­nuç ola­rak, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, asıl­sız Er­me­ni soy­kı­rı­mı suç­la­ma­sı, bu­gün, Tür­ki­ye'ye yö­ne­lik kü­re­sel bir teh­dit bo­yu­tu­nu ka­zan­mış olup, Tür­ki­ye'nin dış po­li­ti­ka­sı­nı de­vam­lı bas­kı al­tın­da tut­mak­ta­dır. Ba­zı Ba­tı­lı dev­let­ler, bu id­di­adan, ül­ke­mi­zin dış po­li­ti­ka­sı­nı yön­len­dir­mek ve ödün­ler el­de et­mek, ba­zı­la­rı da, ül­ke­mi­zin Av­ru­pa Bir­li­ği­ne tam üye ol­ma­sı­nı en­gel­le­mek ama­cıy­la ya­rar­lan­mak­ta­dır­lar. Fa­kat, bu­nun öte­sin­de, bu id­dia, Er­me­nis­tan ve Er­me­ni di­as­po­ra­sı­nın Tür­ki­ye'ye yö­ne­lik taz­mi­nat ve top­rak ta­lep­le­ri­ne odak­lan­mış ırk­çı ve ya­yıl­ma­cı bir po­li­ti­ka­ya ge­rek­çe oluş­tur­mak­ta­dır.

Er­me­ni cep­he­si, Tür­ki­ye aley­hin­de sü­rek­li ye­ni mev­zi­ler el­de et­mek­te ve esa­sen güç­lü olan du­ru­mu­nu ye­ni ka­za­nım­lar­la tak­vi­ye et­mek­te­dir.

 (Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Elek­dağ, te­şek­kür edi­yo­rum.

ŞÜK­RÜ MUS­TA­FA ELEK­DAĞ (De­vam­la) - Bi­ti­ri­yo­rum Sa­yın Baş­ka­nım.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür için aça­ca­ğım Sa­yın Elek­dağ, lüt­fen…

Bu­yu­run.

ŞÜK­RÜ MUS­TA­FA ELEK­DAĞ (De­vam­la) - Bir da­ki­ka­nı­zı ri­ca ede­ce­ğim.

BAŞ­KAN - Bu­yu­run Sa­yın Elek­dağ.

ŞÜK­RÜ MUS­TA­FA ELEK­DAĞ (De­vam­la) - Er­me­ni­le­rin id­di­ala­rı­nın bel­ge­siz, ka­nıt­sız, tu­tar­sız ve abar­tı­lı ol­ma­sı­na rağ­men, dün­ya ka­mu­oyu­na mağ­du­ri­yet­le­ri­ni inan­dır­mak­ta­ki ba­şa­rı­la­rı, sa­de­ce, fa­na­tik bir dür­tüy­le ve plan­lı şe­kil­de ça­lış­ma­la­rın­dan ile­ri gel­mi­yor. Bu­nun bir ne­de­ni de, Türk ta­ra­fı­nın Er­me­ni sal­dı­rı­sı­nı et­ki­siz­leş­ti­re­cek, et­ki­li ve bi­linç­li bir mü­ca­de­le or­ta­ya ko­ya­ma­ma­sın­dan ile­ri ge­li­yor.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu ger­çek­ler ışı­ğın­da, Tür­ki­ye'nin, be­lirt­miş ol­du­ğum dört bo­yut­lu, uzun va­de­li bir stra­te­ji oluş­tu­ra­rak, bu­na uy­gun ku­rum­sal ya­pı­yı ger­çek­leş­tir­me­si, ya­şam­sal bir önem ka­zan­mak­ta­dır.

Bü­tün bu hu­sus­lar dik­ka­te alı­na­rak, Tür­ki­ye ta­ra­fın­dan Er­me­ni so­ru­nu­nu bü­tün bo­yut­la­rıy­la ele ala­cak ve Er­me­ni id­di­ala­rı­nı et­ki­siz hâle ge­ti­re­cek, et­ki­li, ya­ra­tı­cı, bi­linç­li bir mü­ca­de­le­nin na­sıl or­ta­ya ko­na­ca­ğı­nın araş­tı­rıl­ma­sı önem ka­zan­mak­ta­dır.

Bu hu­sus­la­rın araş­tı­rıl­ma­sı ve ya­pı­la­cak dü­zen­len­me­le­rin or­ta­ya çı­ka­rıl­ma­sı ama­cıy­la, Ana­ya­sa'nın 98'in­ci ve Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si İç Tü­zü­ğü'nün 104 ve 105'in­ci mad­de­le­ri uya­rın­ca Mec­lis araş­tır­ma­sı açıl­ma­sı­nı öne­ri­yo­ruz.

Te­şek­kür ede­rim. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Elek­dağ.

Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Grup öne­ri­si le­hin­de söz is­te­yen Onur Öy­men, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Öy­men. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

ONUR ÖY­MEN (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­kan, çok de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Er­me­ni ko­nu­sun­da ver­di­ği­miz Mec­lis araş­tır­ma öner­ge­si­nin des­tek­len­me­si için söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Bu ve­si­ley­le yü­ce Mec­li­si say­gı­la­rım­la se­lam­lı­yo­rum.

Çok De­ğer­li Mil­let­ve­ki­li­miz Sa­yın Şük­rü Elek­dağ, bu ko­nu­da Tür­ki­ye aley­hin­de oy­na­nan oyun­la­rın, yü­rü­tü­len se­nar­yo­la­rın çok kap­sam­lı bir tah­li­li­ni yap­tı. Ben, bir­kaç cüm­ley­le, Er­me­ni me­se­le­si­nin ba­zı bo­yut­la­rı­na de­ğin­mek is­ti­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bü­tün bu oyun­la­rın, bu se­nar­yo­la­rın he­de­fi ne­dir? Bü­tün bu oyun­la­rın ve se­nar­yo­la­rın he­de­fi, Tür­ki­ye'yi, sek­sen iki yıl ön­ce ol­du­ğu id­dia edi­len bir olay­dan ha­re­ket ede­rek, sa­nık san­dal­ye­si­ne oturt­mak­tır, Tür­ki­ye'yi, de­vam­lı suç­lu bir ül­ke gi­bi gös­ter­mek­tir, Tür­ki­ye aley­hin­de­ki ce­re­yan­la­ra kuv­vet ka­zan­dır­mak­tır.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, Tür­ki­ye bu­nu hak et­mi­yor. Şu­nu sor­maz mı­sı­nız: 1915'ten bu ya­na ak­lı­nız ne­re­dey­di? Eğer, bu ka­dar hak­lı ol­du­ğu­nu­za ina­nı­yor idiy­se­niz, o za­man, ak­lı­nız ne­re­dey­di? Şu an­laş­ma­yı im­za­la­yan siz de­ğil mi­si­niz? Ba­kı­nız, bu An­laş­ma, 2 Ara­lık 1920 ta­ri­hin­de im­za­la­nan Güm­rü An­laş­ma­sı'dır. Güm­rü An­laş­ma­sı ne di­yor? Bir ke­re, Tür­ki­ye ile Er­me­nis­tan ara­sın­da­ki sı­nı­rı çi­zi­yor. Siz bu­gün bu sı­nı­rı ka­bul edi­yor mu­su­nuz? Et­mi­yor­su­nuz; bu­gün, Tür­ki­ye ile Er­me­nis­tan ara­sın­da­ki sı­nı­rı ka­bul et­mi­yor­su­nuz. Dev­le­ti­ni­zin pek çok resmî bel­ge­sin­de, bu­gün­kü Er­me­nis­tan top­rak­la­rın­dan "Do­ğu Er­me­nis­tan" ola­rak bah­se­di­li­yor. Dev­le­ti­ni­zin resmî sem­bol­le­rin­de bir Türk top­ra­ğı olan Ağ­rı Da­ğı var ve pek çok de­me­ci­niz­de, be­ya­nı­nız­da, ama­cı­nı­zın, Tür­ki­ye'de­ki top­rak­la­rı da ele ge­çir­mek ol­du­ğu­nu söy­lü­yor­su­nuz. Bir ke­re, ara­mız­da­ki bu te­mel An­laş­ma'yı red­de­di­yor­su­nuz bu dav­ra­nış­lar­la.

Bu­nun­la bit­mi­yor. Ba­kı­nız, bu An­laş­ma'nın bir 10'un­cu mad­de­si var; Tür­ki­ye ile Er­me­nis­tan ara­sın­da im­za­la­nan Güm­rü An­laş­ma­sı'nın bir 10'un­cu mad­de­si var, "Sevr An­laş­ma­sı'nı Er­me­nis­tan ke­sin­lik­le red­de­der." di­yor, "Em­per­ya­list ül­ke­le­rin oyu­nu­dur Sevr An­laş­ma­sı" di­yor ve "Tür­ki­ye aley­hi­ne kış­kırt­ma ama­cıy­la yurt dı­şı­na gön­de­ri­len Er­me­ni tem­sil he­yet­le­ri­nin ge­ri çe­kil­me­si­ni ka­bul eder." di­yor. Ya­ni, Tür­ki­ye aley­hi­ne pro­pa­gan­da yap­ma­ya­cak­la­rı­nı, dün­ya­da pro­pa­gan­da yap­ma­ya­cak­la­rı­nı ta­ah­hüt edi­yor, Tür­ki­ye'nin bü­tün hak­la­rı­na say­gı­lı ol­du­ğu­nu söy­lü­yor. Hat­ta, da­ha ile­ri gi­di­yor ve "ken­di top­rak­la­rı­mız­da­ki -ya­ni Er­me­nis­tan top­rak­la­rın­da­ki- Müs­lü­man halk­la­rın bü­tün hak­la­rı­nı, dinî hak­la­rı­nı ve di­ğer hak­la­rı­nı ko­ru­ya­ca­ğız" di­yor, ta­ah­hüt­te bu­lu­nu­yor. Şim­di, bu­gün söy­le­me­si bel­ki tu­haf­tır, kim­se yan­lış an­la­ma­sın, böy­le bir ni­ye­ti­miz yok bi­zim; ama, An­laş­ma'nın 13'ün­cü mad­de­si­ni açı­yor­su­nuz, ora­da bel­li du­rum­lar­da, Tür­ki­ye'nin ge­rek­ti­ğin­de Er­me­nis­tan'da as­kerî ön­lem bi­le ala­ca­ğı­nı söy­lü­yor; bu­nu bi­le ka­bul et­miş. On­dan son­ra da "Er­me­nis­tan'ın bü­tün dün­yay­la yap­tı­ğı an­laş­ma­lar­da Tür­ki­ye'nin aley­hi­ne olan bü­tün hü­küm­le­ri ip­tal et­me­yi ka­bul eder" di­yor. Bu olay­lar­dan beş yıl son­ra bu­nu söy­lü­yor­su­nuz; şim­di ne di­yor­su­nuz? Bü­tün bun­la­rın ter­si­ni söy­lü­yor­su­nuz. Bı­ra­kı­nız, dün­ya­da­ki Tür­ki­ye aley­hin­de pro­pa­gan­da ya­pan­la­rın ge­ri çe­kil­me­si­ni, tam ter­si­ne, on­la­rı teş­vik edi­yor­su­nuz, des­tek­li­yor­su­nuz, Tür­ki­ye aley­hi­ne büs­bü­tün kış­kır­tı­yor­su­nuz.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bun­la­rı ni­çin ya­pı­yor­lar, bi­li­yor mu­su­nuz? Bun­la­rı şu­nun için ya­pı­yor­lar: Er­me­nis­tan'ın bu­gün dün­ya­nın gö­zün­den sak­la­mak is­te­di­ği ba­zı ger­çek­ler var. Bu­nun için ya­pı­yor­lar. İş­te, bi­zim, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si ola­rak bu­ra­da sa­de­ce 1915 yı­lın­da olan olay­lar hak­kın­da ken­di­mi­zi sa­vun­ma­yı gö­rüş­me­miz ye­ter­li de­ğil; bu­gün, Er­me­nis­tan'ı dün­ya­ya mah­cup eden ve onu esas sa­nık san­dal­ye­sin­de otur­ma­ya mec­bur et­me­si ge­re­ken olay­la­rı da tar­tış­mak­tır.

Siz, bi­li­yor mu­su­nuz ki de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, 1990'lı yıl­la­rın ba­şın­da ne ol­muş­tur: 1990'lı yıl­la­rın ba­şın­da Er­me­nis­tan, Aze­ri top­rak­la­rı­na sal­dır­mış­tır. Yu­ka­rı Ka­ra­bağ'da ya­şa­yan çok sa­yı­da Aze­ri soy­da­şı­mı­zı kat­let­miş­tir. Siz, bi­li­yor mu­su­nuz bu sal­dı­rı­la­rın so­nu­cun­da, yak­la­şık 30 bin Aze­ri ha­ya­tı­nı kay­bet­miş­tir ve Azer­bay­can top­rak­la­rı­nın yüz­de 20'si Er­me­nis­tan ta­ra­fın­dan res­men iş­gal edil­miş­tir. Yal­nız Yu­ka­rı Ka­ra­bağ de­ğil, Yu­ka­rı Ka­ra­bağ ci­va­rın­da­ki baş­ka Aze­ri top­rak­la­rı res­men Er­me­nis­tan ta­ra­fın­dan iş­gal edil­miş­tir. Siz bi­li­yor mu­su­nuz de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu­gün, iş­te, bu Aze­ri top­rak­la­rın­da Er­me­nis­tan'ın tam 316 ta­ne tan­kı, 322 ta­ne to­pu ve 40 bin as­ke­ri bu­lun­mak­ta­dır. Bun­lar Aze­ri top­ra­ğı, bah­set­ti­ğim top­rak­lar res­men Aze­ri top­ra­ğı. Bir­leş­miş Mil­let­ler, Av­ru­pa Gü­ven­lik ve İş­bir­li­ği Ör­gü­tü ve bü­tün il­gi­li ulus­la­ra­ra­sı ku­ru­luş­lar bu­gün da­hi bu top­rak­la­rı Aze­ri top­ra­ğı ola­rak ka­bul edi­yor.

Bü­tün bu me­se­le­le­ri çöz­mek için "Minsk sü­re­ci" de­ni­len bir sü­re­cin oluş­tu­rul­ma­sı, bir kon­fe­ran­sın dü­zen­len­me­si ka­rar­laş­tı­rıl­mış­tır. Ama, bu kon­fe­ran­sı, ma­ale­sef, Er­me­nis­tan sü­rek­li ola­rak sa­bo­te et­mek­te­dir, bu kon­fe­rans bir tür­lü top­la­na­mı­yor. Tür­ki­ye'nin çok bü­yük kat­kı­sı ol­muş­tur Minsk sü­re­ci­ne, Tür­ki­ye de üye­dir, bun­la­rı yap­mı­yor­lar, bun­la­ra ya­naş­mı­yor­lar.

İş­te, söy­le­ne­cek laf­lar bun­lar. Bu Aze­ri top­rak­la­rın­dan göç eden, göç et­mek zo­run­da bı­ra­kı­lan tam 1 mil­yon 10 bin Aze­ri soy­da­şı­mız var. Ben git­tim on­la­rın han­gi ko­şul­lar­da ya­şa­dık­la­rı­nı gör­düm. Böy­le, terk edil­miş hur­da tren va­gon­la­rın­da ya­şı­yor­lar, Ba­kü'nün ke­nar ma­hal­le­le­rin­de ça­dır­lar­da ya­şı­yor­lar, pe­ri­şan va­zi­yet­te ya­şı­yor­lar. Bun­la­ra sa­hip çık­mak bi­zim gö­re­vi­miz.

İş­te, biz, Mec­lis araş­tır­ma öner­ge­si ve­rir­ken, sa­de­ce 1915'te olup bi­ten­ler hak­kın­da ken­di­mi­zi sa­vun­mak için de­mi­yo­ruz, bu amaç­la ver­me­dik; bü­tün bun­la­rı ko­nu­şa­ca­ğız, bü­tün bun­la­rı de­ğer­len­di­re­ce­ğiz ve hem Türk ka­mu­oyu­nun hem dün­ya ka­mu­oyu­nun dik­ka­ti­ni çe­ke­ce­ğiz.

Şu an­da Er­me­nis­tan'ın iş­ga­li al­tın­da­ki Aze­ri top­rak­la­rın­da ne olu­yor? De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ben ina­nı­yo­rum ki, yü­ce Mec­lis bu öner­ge­yi ka­bul ede­cek­tir. Ak­si tak­dir­de, bu­nun dün­ya­ya, Türk hal­kı­na ve Aze­ri soy­daş­la­rı­mı­za izah edil­me­si müm­kün ol­maz. Bu ka­dar önem­li bir ko­nu­da bir Mec­lis araş­tır­ma­sı­nı Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin red­det­me­si­ni hiç kim­se­ye an­la­ta­ma­yız.

Şim­di, bu­nun­la bit­mi­yor iş de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu­nun­la bit­mi­yor iş. Me­se­le­nin bir baş­ka bo­yu­tu var bi­zi çok ya­kın­dan il­gi­len­di­ren. O da, Er­me­ni te­rö­riz­mi me­se­le­si­dir. Çok ko­lay unu­tu­yo­ruz biz, çok ça­buk unu­tu­yo­ruz. 40'a ya­kın dip­lo­ma­tı­mız Er­me­ni te­rö­rist­le­ri ta­ra­fın­dan hun­har­ca kat­le­dil­miş­tir ve bu dip­lo­mat­la­rı­mı­zın ka­til­le­rin­den ço­ğu bu­lu­na­ma­mış­tır, fa­ili meç­hul du­rum­da­dır. Kim öl­dür­dü Vi­ya­na Bü­yü­kel­çi­miz Da­niş Tu­na­lı­gil'i? Bil­mi­yo­ruz. Kim öl­dür­dü Pa­ris Bü­yü­kel­çi­miz İs­ma­il Erez'i? Bil­mi­yo­ruz. Bu­na ben­zer pek çok olay fa­ili meç­hul ola­rak kal­mış­tır.

Biz bü­yük bir gay­ret sarf et­tik, Er­me­ni asıl­lı bir ga­ze­te­ci­mi­zi hun­har­ca öl­dü­ren bir ka­ti­li he­men bir gün için­de ya­ka­la­dık. Ama, Avus­tur­ya po­li­si o ba­şa­rı­yı gös­te­re­me­di, Fran­sız po­li­si o ba­şa­rı­yı gös­te­re­me­di, Bel­çi­ka po­li­si o ba­şa­rı­yı gös­te­re­me­di, Lüb­nan po­li­si gös­te­re­me­di, İtal­yan po­li­si gös­te­re­me­di. Bun­la­rın, ne­den­se hep­si, bü­yük bir ço­ğun­lu­ğu fa­ili meç­hul ola­rak kal­dı.

Ya­ka­la­nan­lar ne ol­du? Şu ol­du: Me­se­la, çok de­ğer­li dip­lo­ma­tı­mız Ga­lip Bal­kar, Bel­grad Bü­yü­kel­çi­miz, onu öl­dü­ren te­rö­rist ya­ka­lan­dı, hap­se atıl­dı. Ya­ka­la­ma­ya ça­lı­şan bir de Yu­gos­lav su­ba­yı­nı öl­dür­dü, hap­se atıl­dı. Er­me­ni­ler öy­le bir bas­kı yap­tı­lar ki Mi­lo­se­viç üze­ri­ne, dört se­ne­de ser­best bı­ra­kıl­dı. Son­ra Ati­na'ya git­ti -bir ke­re da­ha tek­rar­lı­yo­rum- Ati­na'ya git­ti ve ora­da İs­veç rad­yo­su­na de­meç ver­di: "Bu­gün imkân ol­sa elim­de, bir ke­re da­ha ay­nı şe­yi ya­par­dım." de­di. Son­ra ora­dan Lüb­nan'a gi­di­yor, ora­dan Eri­van'a gi­di­yor. Er­me­ni Hükûme­ti­nin des­te­ğiy­le bir dükkân iş­le­ti­yor şu an­da Eri­van'da, ser­best­çe. Ha­be­ri­niz var mı bu iş­ten? İş­te, bu ka­til­le­rin ço­ğu ser­best kal­mış­tır.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bun­la­rın kö­kü ne­re­dey­di aca­ba, ne­re­den kay­nak­la­nı­yor­du? Si­ze şu­nu söy­le­ye­yim: Ba­kı­nız, biz 1974 yı­lın­da Kıb­rıs ha­rekâtı­nı yap­tı­ğı­mız­da, bir te­rör ör­gü­tü, bir Rum te­rör ör­gü­tü bir açık­la­ma yap­tı.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Öy­men lüt­fen to­par­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

ONUR ÖY­MEN (De­vam­la) - To­par­lı­yo­rum Sa­yın Baş­kan.

De­di ki: "Şu an­da Kıb­rıs, Türk or­du­su­nun iş­ga­li al­tın­da­dır. Bi­zim Kıb­rıs'ta Türk or­du­suy­la baş ede­cek gü­cü­müz yok­tur. Ama, dün­ya­nın her ye­rin­de Türk he­def­le­ri­ni vu­ra­ca­ğız." Bir­kaç ay geç­ti, Da­niş Tu­na­lı­gil'i öl­dür­dü­ler. He­men ar­ka­sın­dan İs­ma­il Erez'i öl­dür­dü­ler. O sı­ra­da Türk dev­le­ti bir araş­tır­ma yap­tı: Kim­dir bu­nun ar­ka­sın­da, kim­ler var, ne olu­yor, ne bi­ti­yor?.. Da­ha ön­ce Los An­ge­les Baş­kon­so­lo­su­mu­zu ve yar­dım­cı­sı­nı mec­zup bir yaş­lı Er­me­ni öl­dür­müş­tü; o baş­ka bir olay, bu ASA­LA te­rör ör­gü­tü. Tes­pit et­tik ki, bir­çok olay­da Yu­nan ve­ya Rum bağ­lan­tı­sı var. Gü­ney Kıb­rıs'ta­ki Mel­kon­yan Er­me­ni Ens­ti­tü­sü'yle bağ­lan­tı­la­rı ol­du­ğu­na da­ir çok kuv­vet­li ri­va­yet­ler var. Ve şu­nu tes­pit et­tik de­ğer­li ar­ka­daş­lar: Ati­na'nın Ye­ni İz­mir sem­tin­de (Nea Smyrna sem­tin­de) bir der­nek ku­rul­muş "Kü­çük As­ya Halk­la­rı Kur­tu­luş Der­ne­ği" di­ye, bü­tün te­rö­rist­le­rin mer­ke­zi ora­sı. Mer­ke­ze gi­ri­yor­su­nuz, du­var­da, öl­dü­rü­len Türk dip­lo­mat­la­rı­nın re­sim­le­ri var.

Şim­di, Hükûme­ti­miz­den ri­ca edi­yo­ruz: Bü­tün bu bil­gi­le­ri or­ta­ya çı­ka­rı­nız, bü­tün bu bil­gi­le­ri hal­kın bil­gi­si­ne su­nu­nuz, dün­ya­ya an­la­tı­nız. Sü­rek­li ola­rak sa­nık san­dal­ye­sin­de otur­mak­tan Türk mil­le­ti bık­mış­tır, usan­mış­tır. Türk mil­le­ti, ger­çek­le­rin bi­lin­me­si­ni is­ti­yor ve bu­nun için de Mec­li­si gö­re­ve ça­ğı­rı­yor ve biz de Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si ola­rak, Bü­yük Mil­let Mec­li­si­ni gö­re­ve ça­ğı­rı­yo­ruz.

Ba­kı­nız, bi­zim yap­ma­dı­ğı­mı­zı ya­ban­cı­lar ya­pı­yor. Şu ki­tap ye­ni çık­tı Ame­ri­ka'da -Jus­tin McCarthy'nin yaz­dı­ğı, ba­zı Türk bi­lim adam­la­rı­nın des­te­ğiy­le- ba­kın ne di­yor: "Sa­de­ce Van'da­ki kat­li­am­da, Van'da otu­ran Müs­lü­man­la­rın yüz­de 62'si­ni oluş­tu­ran 194 bin ki­şi öl­dü­rül­müş­tür." Var mı bu, Ma­vi Ki­tap'ta? Yok. Tür­ki­ye aley­hin­de­ki ya­yın­lar­da var mı? Hiç­bi­rin­de yok. Ama, bun­la­rı biz söy­le­ye­ce­ğiz, biz bu­lup çı­ka­ra­ca­ğız.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

ONUR ÖY­MEN (De­vam­la) - Bi­ti­ri­yo­rum Sa­yın Baş­kan.

Onun için, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, siz­den özel­lik­le ri­ca edi­yo­ruz, Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si­ne men­sup ar­ka­daş­la­rı­mız­dan ri­ca edi­yo­ruz, lüt­fen, bu araş­tır­ma öner­ge­si­ne olum­lu oy ve­ri­niz; bu ko­nu­yu, ge­li­niz, bü­tün yön­le­riy­le bir­lik­te de­ğer­len­di­re­lim, araş­tı­ra­lım. Ak­si tak­dir­de, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu ko­nu­da, hem ha­ya­tı­nı kay­be­den Aze­ri soy­daş­la­rı­mı­za hem de ha­ya­tı­nı kay­be­den Türk dip­lo­mat­la­rı­na kar­şı say­gı­lı bir dav­ra­nış­ta bu­lun­muş ol­ma­yız, on­la­rın ke­mik­le­ri­ni sız­la­tı­rız. İna­nı­yo­rum ki, yü­ce Mec­lis bu araş­tır­ma öner­ge­si­ni ka­bul ede­cek­tir.

Bu ve­si­ley­le, yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gı­la­rım­la se­lam­lı­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Öy­men.

Grup öne­ri­si­nin aley­hin­de söz is­te­yen Mü­ca­hit Da­loğ­lu, Er­zu­rum Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Da­loğ­lu. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

MÜ­CA­HİT DA­LOĞ­LU (Er­zu­rum) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; baş­ka ül­ke­le­rin ta­rih ve kül­tür­le­ri ko­nu­sun­da ka­rar­lar al­mak, baş­ka ulus­la­rı yar­gı­la­ma­ya kalk­mak ne mil­let­ve­kil­le­ri­nin ne se­na­tör­le­rin gö­re­vi de­ğil­dir di­ye­rek sö­zü­me baş­lı­yo­rum. Yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

NU­RET­TİN SÖ­ZEN (İs­tan­bul) - Ken­di el­çi­le­ri­ni so­ruş­tur­mak, ya­ban­cı ül­ke­yi so­ruş­tur­mak mı?

MÜ­CA­HİT DA­LOĞ­LU (De­vam­la) - Bi­raz ev­vel ko­nu­şan de­ğer­li ko­nuş­ma­cı ar­ka­daş­la­rı­ma da say­gı­la­rı­mı bu­ra­dan ile­ti­yo­rum. İfa­de et­tik­le­ri öne­ri­le­rin tü­mü­ne de ka­tı­lı­yo­ruz.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, el­bet­te, bu­ra­da ta­rihî sü­re­ci on da­ki­ka­da yar­gı­la­ma­mız ve ir­de­le­me­miz imkânsız­dır. 2005 Ni­sa­nın­da da bu kür­sü­den mil­let­ve­kil­le­ri­miz, ay­rı­ca şah­sım da uzun bir za­man di­li­min­de gö­rüş­le­ri­mi­zi ifa­de et­miş­tik. Soy­kı­rım, inkârcı­lık ya­sa­sı, bu­nun­la il­gi­li çı­ka­rı­lan Ba­tı par­la­men­to­la­rı­nın ka­rar­la­rı, hep­si önü­müz­de dur­mak­ta­dır. An­cak, Türk mil­le­ti ola­rak ve Bü­yük Mil­let Mec­li­si ola­rak biz­ler ne yap­ma­lı­yız, na­sıl dav­ran­ma­lı­yız, onun stra­te­ji­le­ri­ni be­lir­le­mek adı­na da bu­gün Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu­mu­zun ver­miş ol­du­ğu Mec­lis araş­tır­ma­sıy­la il­gi­li söz al­mış bu­lu­nu­yo­ruz.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ön­ce­lik­le söz­le­ri­me baş­lar­ken şu­nu bil­has­sa vur­gu­la­mak is­ti­yo­rum: Ko­nuş­ma­mı­zın bir­ço­ğun­da Er­me­ni­ler­le il­gi­li söz­le­ri­miz ola­ca­ğı için, va­tan­se­ver, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'ne va­tan­daş­lık ba­ğıy­la bağ­lı, gay­ret­li, na­mus­lu, ça­lış­kan Er­me­ni va­tan­daş­la­rı­mı­zı, sa­natkârla­rı­nı, bi­lim adam­la­rı­nı, bu cüm­le­le­ri­mi­zi kul­la­nır­ken on­la­rı ten­zih edi­yo­ruz ve bu­ra­da­ki id­di­ala­rın dı­şın­da tu­tu­yo­ruz. On­la­rın söz­de soy­kı­rım id­di­ala­rı­na kar­şı Türk mil­le­ti ar­şiv­le­riy­le ve 128 top­lu me­za­rıy­la -ma­ale­sef çok acı bir şey, ama ger­çek, keş­ke hiç ol­ma­say­dı bu top­lu me­zar­lar- bel­ge­le­riy­le ce­vap ve­re­cek bir ko­num­da ol­ma­sı­na rağ­men, on­la­rın söz­de soy­kı­rım id­di­ala­rı­nın bir di­as­po­ra -sa­na­yi­si di­yo­ruz ar­tık, en­düs­tri­yi de geç­ti- sa­na­yi­si hâli­ne dö­nüş­tü­ğü­nü ifa­de et­mek is­ti­yo­ruz.

Bir ör­nek ver­mek is­ti­yo­rum: Ka­na­da­lı bir fir­ma "Ara­rat" isim­li yap­tı­ğı film­den 3 mil­yon do­lar pa­ra ka­za­nı­yor, ama, bu film için har­ca­dı­ğı pa­ra 15 mil­yon do­lar­dır. De­mek ki ar­ka­daş­lar, si­ya­set­çi­siy­le, di­as­po­ra, sa­nat­çı­sıy­la, sa­na­tıy­la, bir­çok ku­rum­la­rıy­la ta­ma­men bu söz­de soy­kı­rım id­di­ala­rı­nı bir en­düs­tri ve sa­na­yi hâli­ne dö­nüş­tür­müş ve bu­nu su­is­ti­mal et­mek­te­dir. On­la­ra da şu­nu so­ru­yo­ruz bu­ra­dan, di­yo­ruz ki: Ey di­as­po­ra, bi­zi söz­de soy­kı­rım­la suç­lar­ken şun­la­ra dik­kat ede­bi­li­yor mu­su­nuz? Bir, hiç­bir mes­ne­di ol­ma­yan bu ağır it­ham­lar bir in­san hak­la­rı ih­la­li de­ğil mi­dir mu­ha­ta­bı için? İki, ko­nu­yu ta­ma­men si­ya­sal­laş­tır­ma ça­ba­sı gös­te­ri­yor­su­nuz. Üçün­cü­sü, hu­ku­ka uy­gun dav­ran­mı­yor­su­nuz ve en önem­li­si de, bir ulu­su doğ­ru­dan suç­lu­yor­su­nuz. Böy­le bir şey ola­bi­lir mi?

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Türk mil­le­ti, dün ve­ya bu­gün ta­rih sah­ne­si­ne çık­mış, ta­ri­hi ol­ma­yan, me­de­ni­ye­ti ol­ma­yan uy­du­ruk bir top­lum de­ğil ki, sen çık­mış ba­na bu soy­kı­rı­mı id­dia edi­yor­sun. İki bin beş yüz yıl­lık ya­zı­lı ta­ri­hi olan ve bu iki bin beş yüz yıl­lık ta­rih mec­ra­sı içe­ri­sin­de -sem­bo­li­ze edi­len 16 dev­let ama, ta­rih­çi­le­ri­miz bi­lir­ler- yüz kü­sur dev­let kur­muş, Çin Sed­di'nden Ro­ma'ya ka­dar fe­tih­ler ya­pıp me­de­ni­yet­ler ya­rat­mış ve bin­ler­ce ka­vim­le -ifa­de et­mek is­ti­yo­rum- ya­ni, Med­le­riy­le, Pers­le­riy­le, Çin'iy­le, Hint'iy­le; on­dan son­ra, Or­to­doks Bal­kan ül­ke­le­riy­le, Slav­lar­la ve en son Ro­ma'yla, Bi­zans'la, Arap­lar­la mu­ha­tap olan bu mil­let say­san bir yüz­ler­ce mil­let ve bin­ler­ce ta­rih, iki bin beş yüz yıl­lık ta­rih­te hiç böy­le bir mes­net­siz id­dia yok da, hiç­bir sa­bı­ka­sı yok el­ham­dü­lil­lah Türk mil­le­ti­nin ve bin yıl­lık Er­me­ni va­tan­daş­la­rı­mız­la ya­şa­dı­ğı­mız sü­reç­te de bir prob­lem yok, "Mil­le­ti sa­dı­ka" de­mi­şiz. Er­me­ni va­tan­daş­la­rı­ma da bu­ra­dan ben teb­şir edi­yo­rum, ya­ni o kar­deş­le­ri­miz de Sel­çuk­lu dö­ne­min­de, Os­man­lı dö­ne­min­de, Cum­hu­ri­yet dö­ne­min­de Türk mil­le­ti­ne, Türk dev­le­ti­ne sa­da­kat­le bağ­lı in­san­lar var ve mu­si­ki­mi­ze, bes­te­le­ri­mi­ze, güf­te­le­ri­mi­ze im­za atan Er­me­ni sa­nat­çı­lar var, on­la­rı bu­ra­da min­net­le ve şük­ran­la anı­yo­ruz; mi­ma­ri­mi­ze kat­kı­sı olan in­san­lar var. Ama, Türk mil­le­ti de on­la­rı ba­kan yap­mış, on­la­rı müs­te­şar yap­mış, bü­yü­kel­çi yap­mış. Ya­ni, sa­yı­la­rı­nı say­sam bin­ler­ce, yüz­ler­ce, ama ak­lı­ma ge­len Bi­rin­ci Meş­ru­ti­yet Mec­li­si­nin Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı, Ha­ri­ci­ye Na­zı­rı Gab­ri­el No­ra­duk­yan Efen­di­dir. Ni­ye? O da bir Türk va­tan­da­şı, se­çim­le gel­miş­tir. Bu­ra­da, iz­ni­niz­le ra­kam­la­rı­nı ifa­de et­mek is­ti­yo­rum: Os­man­lı dö­ne­min­de 29 pa­şa, 22 ba­kan -ben bi­ri­ni söy­le­dim- 33 mil­let­ve­ki­li, 7 bü­yü­kel­çi, 11 baş­kon­so­los ve ter­cü­me oda­sın­da bin­ler­ce ça­lı­şan in­san, bes­tekârlar, mi­mar­lar, zi­ra­at­çı­lar ve­sa­ire, ve­sa­ire.  El­bet­te biz bu­nun­la if­ti­har edi­yo­ruz, bi­zim ta­ri­hi­mi­ze de zen­gin­lik kat­mış bu kar­deş­le­ri­miz, bu va­tan­daş­la­rı­mız.

Biz bun­la­rı bi­lir­ken ve ka­dir­şi­nas dav­ra­nır­ken, bu­nu bil­me­yen Er­me­ni­le­re ne olu­yor? Bu kür­sü­den bi­zim me­sa­jı­mız on­la­ra ol­sa ge­rek. Yok­sa, sa­de Er­me­ni va­tan­daş­la­rı­mı­zın da bi­zim­le ay­nı duy­gu­la­rı pay­laş­tı­ğın­dan da emi­niz.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ge­çen se­ne­ler gün­de­me ge­len ve po­pü­list olan bu Ma­vi Ki­tap, -Blue Bo­ok adıy­la ya­yın­la­nan Ma­vi Ki­tap- Ar­nold Toyn­bee gi­bi ça­ğı­mı­zın çok bü­yük bir ta­rih­çi­si  ta­ra­fın­dan ya­zıl­mış­tır, ama hiç kim­se ha­fı­za­sı­nı ka­rış­tır­ma­sın, Ar­nold Toyn­bee'nin hak­kı­nı tes­lim et­me­miz ge­re­kir. Ça­ğı­mı­zın en de­ğer­li ta­rih­çi­le­rin­den bi­ri­si­dir. An­cak ken­di­si de ölü­mü­ne ya­kın yıl­lar­da ifa­de et­miş­tir, "Bun­lar bil­gi not­la­rı­dır, dev­şir­me not­lar­dır." Ba­zı­la­rı­na is­ta­tis­tik ve ra­kam ve­re­me­miş­tir. "Böy­le söy­len­miş­tir" di­ye­rek ken­di­si de bu­nu bir şe­kil­de ifa­de et­miş­tir.

Bu Ma­vi Ki­tap'ta­ki is­nat­lar ta­ma­men İn­gi­liz­le­rin ve o za­man­ki Av­ru­pa'nın, Ame­ri­ka'yı sa­va­şa sok­mak ve ken­di­le­ri­ni ma­sum ve maz­lum ko­nu­ma dü­şü­ren Er­me­ni­le­rin de aca­ba, bir ba­ğım­sız­lık ko­pa­ra­bi­lir mi­yiz sev­da­sıy­la or­ta­ya at­mış ol­duk­la­rı bir ifa­de­dir. Hâlbu­ki -bi­raz ev­vel, Sa­yın Şük­rü Elek­dağ ifa­de et­ti­ler, ka­tı­lı­yo­rum- biz, bu ko­nu­lar­da geç kal­dık. Han­gi ko­nu­da? Er­me­ni­ler, 1829 yı­lın­da de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Yu­na­nis­tan'ın ba­ğım­sız ol­du­ğu yıl, aca­ba, biz de ba­ğım­sız ola­bi­lir mi­yiz di­ye, Rus Ge­nel­kur­ma­yı­nı zi­ya­ret ede­rek Pa­paz Ner­ses Efen­di ko­mu­ta­sın­da ba­ğım­sız­lık sev­da­sı­na düş­müş­ler­dir. Ee ta­bii, he­pi­ni­zin ma­lu­mu, ya­ni, İn­gil­te­re, Or­ta Do­ğu'da ve Uzak As­ya'da ken­di­ne sö­mür­ge­ler arar­ken Os­man­lı'yı bir şe­kil­de meş­gul et­mek is­ti­yor. El­bet­te, Er­me­ni­ler, on­lar için fev­ka­la­de mü­sa­it bir ko­num. Do­la­yı­sıy­la, Tif­lis'te ve Ce­nev­re'de kur­du­ru­lan Hın­çak ve Taş­nak te­rö­rist teş­ki­lat­la­rıy­la, Os­man­lı Dev­le­ti'nde, bir sü­rü anar­şist ve te­rö­rist olay­la­ra ka­tı­lı­yor­lar. Os­man­lı Dev­le­ti ye­di cep­he­de sa­va­şır­ken özel­lik­le, Su­ri­ye, Bas­ra, Ga­liç­ya ve Kaf­kas­ya cep­he­sin­de yo­ğun sa­vaş­lar var­ken ve se­fer­ber­lik ilan edil­miş­ken, Rus or­du­la­rı­nın Do­ğu Ana­do­lu Böl­ge­si'nin iş­ga­li­ni ko­lay­laş­tır­mak, aka­bin­de de Türk­le­ri kat­le­de­rek ba­ğım­sız bir Er­me­nis­tan dev­le­ti kur­mak ça­ba­sıy­la bu­ra­da çe­şit­li kat­li­am­la­ra gi­riş­miş­ler­dir. Acı­dır, Er­zu­rum'da, üç ta­ne de pa­pa­zı ki­li­se­de öl­dür­müş­tür Taş­nak­çı­lar, çün­kü, on­lar, "biz, bu Türk­ler­le, Müs­lü­man­lar­la bin yıl­lık kom­şu­yuz, yap­ma­yın, et­me­yin" di­ye­rek, Er­me­ni­le­rin Türk­le­ri öl­dür­me­si­ne mü­da­ha­le et­miş­ler, ama, ken­di soy­daş­la­rı­nı da öl­dü­re­cek ka­dar göz­le­ri ka­rar­mış çe­te­ler­dir.

Şim­di, Av­ru­pa par­la­men­to­la­rın­da­ki, bi­re bir, mil­let­ve­kil­le­ri­ne ve par­la­men­to­la­rı­na ses­le­ni­yo­ruz: Ma­dem, siz, bu ka­dar araş­tır­ma­yı se­vi­yor­su­nuz, ne olur, bun­la­rı bir araş­tı­rın o za­man. Hâlbu­ki, so­rul­du­ğun­da, bi­zim ko­mis­yon­da­ki ar­ka­daş­la­rı­mız ta­ra­fın­dan so­rul­du­ğun­da, ya­hu, bi­ze böy­le den­miş­ti, pek de bil­mi­yor­mu­şuz… Bir mil­let­ve­ki­li­ne, bir par­la­men­to­nun ma­ne­vi şah­si­ye­ti­ne böy­le bil­gi­siz­lik ya­kış­maz, baş­ka­la­rın­dan duy­ma bil­gi­ler­le, üç bin yıl­lık ta­rihî geç­mi­şi olan bir mil­le­ti ka­ra­la­ya­maz­sı­nız za­ten. Ama, bu, on­la­rın ya­nı­na kal­maz ta­bii, çün­kü, if­ti­ray­la, büh­tan­la ve bu tip yan­lış bil­gi­ler­le bir mil­le­ti üze­bi­lir­ler, ama, hiç­bir da­yat­ma­la­rı­nı ka­bul et­ti­re­mez­ler.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, bu di­as­po­ra ko­nu­sun­da bir şe­yi de ifa­de et­mek is­ti­yo­rum. Şim­di "inkâr ya­sa­sı" adı ve­ri­len bir ya­sa­yı çı­kar­dı­lar. Bu inkâr ya­sa­sın­da -ta­bii ki, Ba­tı ah­la­kın­da gü­zel bir şey- inkârı çok bü­yük ayıp ve suç sa­yı­yor­lar, yap­tı­ğın bir şe­yi inkâr et­me­yi. Bu, doğ­ru­su Ya­hu­di­ler­le il­gi­li çı­ka­rı­lan bir ya­say­dı ve 1948 yı­lın­da çık­tı soy­kı­rım ya­sa­sı, ev­ve­lin­de böy­le bir du­rum da yok­tu. Soy­kı­rı­mın ta­nı­mı­nı ye­ni­den yap­ma­ya­lım, ama…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Da­loğ­lu, lüt­fen, to­par­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

MÜ­CA­HİT DA­LOĞ­LU (De­vam­la) - Te­şek­kür ede­rim.

…bir mil­le­tin, bir ır­kın, bir di­nin plan­lı ola­rak ve sis­tem­li ola­rak baş­ka bir ır­kı, mil­le­ti do­ğu­mun­dan, ço­cu­ğun­dan, bü­tün ya­şıt­la­rı­na ka­dar plan­lı bir şe­kil­de yok et­me uy­gu­la­ma­sı­dır. Böy­le bir şe­yi na­sıl dü­şü­ne­bi­li­yor­lar ve na­sıl is­nat edi­yor­lar, an­la­mak güç­tür.

O hâlde, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, di­as­po­ra ol­sun, Er­me­nis­tan'da­ki Er­me­ni­ler ol­sun, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'yle kom­şu ol­duk­la­rı için şu­nu ha­tır­lat­mak is­ti­yo­ruz: Sov­yet Cum­hu­ri­yet­le­rin­den ba­ğım­sız ol­duk­la­rın­da, bel­ki -bi­rin­ci de­me­ye­yim ama- ilk de­fa on­la­rı kom­şu­luk hu­ku­ku açı­sın­dan ta­nı­yan ve on­la­ra Azer­bay­can'la sa­vaş­ta bu­lun­ma­la­rı­na rağ­men in­sa­ni yar­dım nok­ta­sın­da ilaç, gı­da tak­vi­ye eden bir Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Dev­le­ti gi­bi onur­lu bir kom­şu­la­rı­nın ol­du­ğu­nu, ken­di­ne gü­ve­nen, böy­le duy­gu­sal dav­ra­nış­lar­dan arın­mış bir Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Dev­le­ti ve Hükûme­ti ol­du­ğu­nu unut­ma­sın­lar. On­la­ra her tür­lü dost­luk eli­ni uza­tı­yo­ruz. O ba­kım­dan, ken­di­le­ri de, lüt­fen, bu şe­kil­de dav­ra­nır­lar­sa, her iki top­lu­mu da üz­me­miş olur­lar.

Da­ha geç­ti­ği­miz ay­lar­da, Van Ak­da­mar Ada­sı'nda, ona­rı­mı Kül­tür Ba­kan­lı­ğı­mız ta­ra­fın­dan ya­pı­lan ve as­lı­na uy­gun bir şe­kil­de res­to­re edi­len anıt ki­li­se ola­rak ka­bul edi­len Ak­da­mar Ki­li­se­si açıl­dı. Türk mil­le­ti ola­rak he­pi­miz bun­dan mut­lu ol­duk. Bir ce­ma­atin, bir di­nin ese­ri, kül­tü­rü ken­di­le­ri­ne ka­zan­dı­rıl­mış ol­du. Bu bir dost­luk, kar­deş­lik adı­mı de­ğil mi­dir?

Onun için, di­as­po­ra­ya ve Er­me­nis­tan Cum­hu­ri­ye­ti'ne ses­le­ni­yo­ruz: Siz de, gü­cü­nüz var­sa, mo­ra­li­niz var­sa ve ha­ki­ka­ten ken­di­ni­zi aş­mış­sa­nız, Türk kül­tür ve eser­le­riy­le il­gi­li bir jest­te bu­lu­nun ba­ka­lım. Onun için, kom­şu­luk iliş­ki­le­ri­mi­zin bu şe­kil­de ge­liş­ti­ril­me­si­ni de biz ar­zu edi­yo­ruz.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, son ola­rak, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­mi­zin bu ko­nu­da Mec­lis araş­tır­ma­sı açıl­ma­sıy­la il­gi­li öne­ri­si­ni de say­gı ve mu­hab­bet­le kar­şı­lı­yo­rum, çün­kü, bir millî ko­nu, an­cak, za­man­la­ma ola­rak, stra­te­ji ola­rak da yan­lış ol­du­ğu­na inan­dı­ğı­mız için, ka­na­at­le­ri­ne ka­tıl­ma­dı­ğı­mı­zı ifa­de et­mek is­ti­yo­rum.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Da­loğ­lu, lüt­fen, te­şek­kür için, bu­yu­run.

MÜ­CA­HİT DA­LOĞ­LU (De­vam­la) - Te­şek­kür ede­rim.

Çün­kü, araş­tır­ma ko­mis­yo­nu­nun as­ga­ri ça­lış­ma sü­re­si üç ay. Önü­müz­de­ki Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çi­mi ve ge­nel se­çim at­mos­fe­ri­ni dü­şü­nür­sek, he­pi­miz ko­mis­yon­lar­da ça­lı­şı­yo­ruz, bu­ra­ya me­sai bi­le ve­re­me­yiz. Şu an­da, bağ­lı ol­du­ğu­muz ko­mis­yon­la­ra bi­le za­man za­man de­vam­sız­lık yap­tı­ğı­mı­zı bi­li­yo­ruz. Onun için, bu­nun za­man­la­ma­sı yan­lış­tır.

Da­ha ev­vel, hem ik­ti­dar hem mu­ha­le­fet par­ti­le­ri­miz, 2005 Ni­sa­nın­da Er­me­nis­tan'a ve Er­me­ni­le­re, bu ko­nu­da açık yü­rek­li­lik­le "Ar­şiv­le­ri­ni­zi açın; bu iş, si­ya­set­çi­le­rin, par­la­men­to­la­rın işi de­ğil, ar­şiv­le­rin ve ta­rih­çi­le­rin işi­dir, on­la­ra bı­ra­ka­lım." de­dik ve biz adı­mı­mı­zı at­tık, ge­ne de ata­ca­ğız. Onun için, bu­nu, yi­ne biz ta­rih­çi­le­re bı­ra­ka­ca­ğız, ama, el­bet­te, işin si­ya­se­ti­ni bu­ra­da oluş­tu­ra­ca­ğız.

Ay­rı­ca, bu­gün, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Millî Gü­ven­lik Ku­ru­lu top­lan­tı­sı de­vam edi­yor, Baş­ba­ka­nı­mız ve Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı­mız da bu Ku­rul­da top­lan­tı­da­lar. Ya­ni, ko­nu­nun uy­gu­la­yı­cı­la­rı, yü­rüt­me or­ga­nı­nın mu­ha­tap­la­rı şu an­da ya­nı­mız­da de­ğil­ler ve bu ko­nu­dan ha­ber­dar de­ğil­ler. Onun için, as­lın­da on­la­rın da bu­lu­na­bi­le­ce­ği… Ör­ne­ğin, ya­rın da ya­pı­la­bi­lir­di, bu tek­lif de ge­ti­ril­di, ama, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si ka­bul et­me­di her ne­den­se.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Ya­ni, ya­rın ol­sa ka­bul mü ede­cek­si­niz?

BAŞ­KAN - Sa­yın Da­loğ­lu. Lüt­fen…

MÜ­CA­HİT DA­LOĞ­LU (De­vam­la) - Son sö­züm Sa­yın Baş­ka­nım.

Tür­ki­ye Cum­hu­ri­yet Hükûme­ti ve Par­la­men­to­su, Er­me­ni me­se­le­si­ni, evet, ay­ra­nı­mız ka­bar­dı­ğın­da de­ğil, sa­man ale­vi gi­bi de­ğil -Sa­yın Elek­dağ'a da te­şek­kür edi­yo­rum, bu­ra­da ifa­de et­miş­ler­dir, ka­tı­lı­yo­rum- sis­tem­li ve sek­re­ter­ya­lı bir şe­kil­de, ku­ru­mu­nu oluş­tu­rup bu­nu ila­ni­ha­ye ve geç­miş­te de geç baş­la­dı­ğı­mız için, o me­sa­fe­yi de ik­mal ede­rek, Türk mil­le­ti­ne ve dev­le­ti­mi­ze bu hiz­me­ti ha­yır­lı ya­pa­ca­ğı­mı­za ina­nı­yo­rum.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - So­nuç ola­rak, araş­tır­ma öner­ge­si­ne ne di­ye­cek­si­niz?

MÜ­CA­HİT DA­LOĞ­LU (De­vam­la) - He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Da­loğ­lu.

Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Grup öne­ri­si aley­hin­de söz is­te­yen, Ay­dın Du­ma­noğ­lu, Trab­zon Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Du­ma­noğ­lu. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

ALİ AY­DIN DU­MA­NOĞ­LU (Trab­zon) - Sa­yın Baş­kan, çok de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin Er­me­ni so­ru­nuy­la il­gi­li ola­rak ver­miş ol­du­ğu araş­tır­ma öner­ge­si hak­kın­da söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. He­pi­ni­zi sev­gi ve say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Ben­den ön­ce ko­nuş­ma­la­rı­nı ya­pan Sa­yın Şük­rü Elek­dağ, Sa­yın Onur Öy­men ve Sa­yın Mü­ca­hit Da­loğ­lu, Er­me­ni so­ru­nuy­la il­gi­li ola­rak ge­nel hat­la­rıy­la olay­la­rı ta­nım­la­mış­lar­dır. Be­nim, on­la­rın yap­mış ol­du­ğu açık­la­ma­la­ra ay­nı ko­nu içe­ri­sin­de her­han­gi bir şey ila­ve et­mem müm­kün de­ğil­dir. Ay­rı­ca, araş­tır­ma ko­mis­yo­nu­nun ku­rul­ma­sıy­la il­gi­li ola­rak ve­ril­miş olan öner­ge­nin içe­ri­ğin­de yer al­mış olan mad­de­le­ri­ne tü­müy­le ka­tıl­ma­mam da müm­kün de­ğil­dir. Sa­de­ce ben de­ğil, bu mil­let için­de olan her­kes bu mad­de­le­ri açık ola­rak ka­bul eder ve des­tek­ler.

Tür­ki­ye üze­rin­de Er­me­ni­ler ta­ra­fın­dan oy­nan­ma­ya ça­lı­şı­lan bu oyu­nun ta­rihî pers­pek­ti­fi ol­du­ğu da açık bir ger­çek­tir. Yal­nız, ben de, Sa­yın Mü­ca­hit Da­loğ­lu gi­bi "Er­me­ni" ke­li­me­sin­den Tür­ki­ye'de ya­şa­yan Er­me­ni­le­ri kas­tet­me­di­ği­mi ve ge­rek ta­rih bo­yun­ca bu mil­le­te hiz­met et­miş olan Er­me­ni­le­ri ge­rek bu­gün Türk dost­lu­ğu­na kat­kı­sı bu­lu­nan Er­me­ni­le­ri bun­dan ten­zih eder, ahi­re­te in­ti­kal et­miş olan­la­ra rah­met ve ya­şa­yan­la­ra da tak­dir duy­gu­la­rı­mı ifa­de et­mek is­ti­yo­rum.

Ta 1820 yıl­la­rın­dan baş­la­yan Er­me­ni olay­la­rı, özel­lik­le 19'un­cu yüz­yı­lın son­la­rı­na doğ­ru ge­lir­ken, he­pi­mi­zin bil­di­ği gi­bi, em­per­ya­list dev­let­le­rin Tür­ki­ye üze­rin­de­ki oyun­la­rı içe­ri­sin­de yer al­ma­ya baş­la­mış­tır. An­cak, bu oyun­lar ge­rek Taş­nak ko­mi­te­le­ri­nin ku­rul­ma­sıy­la ge­rek­se de Er­me­ni­le­re bir­ta­kım va­at­ler ya­pı­la­rak, ba­ğım­sız dev­let kur­ma amaç­la­rıy­la iş­len­me­ye baş­lan­mış­tır ve so­nuç ola­rak da, 1900 se­ne­le­ri­nin ba­şı­na gel­di­ği­miz­de, Tür­ki­ye'de, Bi­rin­ci Dün­ya Har­bi'yle bir­lik­te, bu et­kin­lik­le­rin da­ha da faz­la art­tı­ğı­nı gö­rü­yo­ruz. Ama, şu da bir ger­çek ki, Tür­ki­ye, o gün­kü var olan Os­man­lı Dev­le­ti, ken­di­le­riy­le bir­lik­te se­kiz yüz se­ne­den be­ri ya­şa­mak­ta olan Er­me­ni­le­rin bu ta­vır­la­rı­nı an­la­mak­ta fev­ka­la­de zor­luk çek­miş, ken­di­le­ri "sa­dık te­baa" ola­rak ni­te­len­di­ril­miş ol­ma­la­rı­na rağ­men, ar­ka­la­rın­dan vu­rul­ma­la­rı­nı hiç de hoş kar­şı­la­ma­mış­lar­dır. Çün­kü, bu, se­kiz yüz yıl­lık dost­lu­ğun red­de­dil­me­si an­la­mı­na da gel­mek­tey­di.

He­pi­miz bu­ra­da si­ya­set­çi­le­riz, si­ya­si ola­rak ka­rar ve­ri­riz. AK Par­ti de, bu­gün­kü sis­tem­de bu mem­le­ket­te ik­ti­dar­da olan bir par­ti­dir. Dev­le­tin yö­ne­til­me­sin­de de, il­ke ola­rak, bu Mec­lis­te ço­ğun­lu­ğu olan AK Par­ti, da­ha çok, ka­rar ver­mek­te­dir. Böy­le bir millî da­va­nın, ta 1820 se­ne­le­rin­den baş­la­yan ve bu­gü­ne ka­dar ge­çen he­men he­men her de­vir­de "Er­me­ni soy­kı­rı­mı" ifa­de­le­riy­le kar­şı kar­şı­ya kal­mış, bun­lar­dan za­man za­man et­ki­len­miş ve bun­la­ra kar­şı da tep­ki gös­ter­miş olan her si­ya­si ku­rum var­ken, bu­gün ül­ke­miz­de en önem­li bir ko­nu ola­rak, bu, millî bir da­va ola­rak yer alır­ken, bir si­ya­si ka­zanç ama­cıy­la her­han­gi bir öner­ge­nin Mec­li­se gel­me­si, ben­ce, yan­lış­tır di­ye dü­şü­nü­yo­rum. Çün­kü, ül­ke­miz­de, da­ha ön­ce­ki ko­nuş­ma­cı­la­rın da ifa­de et­miş ol­du­ğu gi­bi, sek­sen se­ne içe­ri­sin­de, özel­lik­le son sek­sen se­ne içe­ri­sin­de bu ko­nu­ya eğil­me­ler­de bir­ta­kım ya­vaş­la­ma­lar ol­muş­tur, za­man za­man bel­ki gö­rev­le­rin hak­kıy­la ya­pı­la­ma­ma­sı ol­muş­tur, ama tü­müy­le Er­me­ni ko­nu­sun­da has­sas ol­ma­yan hiç­bir yö­ne­ti­ci, si­ya­set­çi ve va­tan­da­şı­mız da ol­ma­mış­tır ve de özel­lik­le 1970'li yıl­lar­dan son­ra baş­la­yan ve pek çok bü­yü­kel­çi­mi­zin, kon­so­lo­su­mu­zun öl­dü­rül­me­siy­le so­nuç­la­nan olay­lar­dan son­ra Er­me­ni kat­li­am­la­rı ko­nu­sun­da yu­mu­şak dav­ra­nan hiç­bir yö­ne­ti­ci ve si­ya­set­çi de mev­cut de­ğil­dir.

Son za­man­la­ra gel­di­ği­miz­de he­men şu­nu gör­mek­te­yiz ki, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si, ik­ti­da­rıy­la ve mu­ha­le­fe­tiy­le, 14 Ni­san 2005 ta­ri­hin­de sa­de­ce Tür­ki­ye'ye de­ğil, bü­tün dün­ya dev­let­le­ri­ne çağ­rı ya­pa­rak, söz­de Er­me­ni soy­kı­rı­mı hak­kın­da dü­şün­ce­le­ri­ni açık­la­mış ve bu ko­nu­da ka­rar ve­ren bü­tün dev­let­le­ri bu id­di­ala­rı­nı is­pa­ta da­vet et­miş­tir, baş­ta Er­me­nis­tan ol­mak üze­re. Fa­kat, bu­gü­ne ka­dar ge­çir­miş ol­du­ğu­muz gün­ler­de bu dev­let­ler­den ken­di par­la­men­to­la­rın­da Er­me­ni soy­kı­rı­mı ka­ra­rı­nı çı­kar­tan dev­let­ler de dâhil ol­mak üze­re, Er­me­nis­tan'dan hiç­bir şe­kil­de ce­vap gel­me­miş­tir.

Bu ta­rih­sel ola­yın ta­rih­çi­le­re bı­ra­kıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ne ina­nan Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Dev­le­ti ve Mec­li­si, bu ko­nu­da has­sa­si­ye­ti­ni de sür­dür­mek­te­dir. Si­ya­set­çi­le­rin ge­ce ya­rı­sı top­lan­tı­la­rıy­la top­la­ya­bil­dik­le­ri ga­yet li­mit­li mik­tar­da­ki mil­let­ve­ki­liy­le bir­lik­te ka­rar çı­kar­ma­la­rı­nı da, me­de­ni dev­let­le­rin ah­la­kıy­la, ya­pı­sıy­la ve de­mok­ra­si­siy­le bağ­daş­ma­yan bir un­sur ola­rak da gör­müş­tür.

Ay­rı­ca, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Dev­le­ti, bü­tün kom­şu­la­rıy­la ya­kın iliş­ki­ler kur­ma­yı esas alır­ken, Sov­yet iş­ga­lin­den kur­tul­muş olan Er­me­nis­tan'ı da ilk ka­bul eden bir dev­let ola­rak on­lar­la iyi kom­şu­luk iliş­ki­le­ri­ni de sür­dür­müş­tür. Hat­ta, öy­le ki, İs­tan­bul'dan Er­me­nis­tan'a haf­ta­da iki de­fa uçak se­fe­ri­ni… Hat­ta ül­ke­miz­de ya­şa­yan, gay­ri­meş­ru ola­rak ya­şa­yan, ya­sa­la­ra uy­gun ola­rak ya­şa­ma­yan, fa­kat, Er­me­nis­tan'da aç­lık, se­fa­let çe­ken 60 bin­den faz­la Er­me­ni va­tan­da­şı­nın Tür­ki­ye'de ya­şa­ma­sı­na da göz yum­muş­tur.

Yi­ne, 1990'lı se­ne­ler­de, ha­tır­la­rız, Er­me­nis­tan aç­lık ve se­fa­let için­de bu­lun­du­ğu sı­ra­da bu dev­le­tin cum­hur­baş­kan­la­rı, biz­le­rin, kom­şu­la­rı­mız­la han­gi iliş­ki için­de bu­lu­nur­sak bu­lu­na­lım, on­lar aç­ken bi­zim ra­hat bir şe­kil­de uy­ku uyu­ma­ma­mız la­zım gel­di­ği­ni de ifa­de ede­rek, kom­şu ül­ke­le­ri­ne kar­şı sem­pa­ti­le­ri­ni de açık ola­rak ifa­de et­miş­ler­dir.

Bü­yük Türk dev­le­ti ve mil­le­tiy­le, hiç­bir za­man, maz­lum­la uğ­raş­ma­dı­ğı­mız ve bun­la­rın hak­la­rı­nı han­gi şart­lar al­tın­da olur­sa ol­sun ko­ru­muş ol­du­ğu­muz da ta­rihî bir ger­çek­tir. Ama di­ğer ta­raf­tan, Er­me­ni di­as­po­ra­sı­nın yurt dı­şın­da ken­di var­lık­la­rı­nı de­vam et­ti­re­bil­mek için, bun­dan on se­ne ka­dar ön­ce he­men he­men 3,5 mil­yon olan Er­me­ni nü­fu­su­nun, son se­ne­ler­de 500 bin ka­dar aza­la­rak Er­me­nis­tan'ın nü­fu­su­nun azal­ma­sı pa­ha­sı­na da da­hi ol­sa, ken­di ide­al­le­ri­ni, da­ha doğ­ru­su ken­di bir­lik­le­ri­ni ayak­ta tu­ta­bil­mek için Er­me­nis­tan aley­hin­de fa­ali­yet gös­ter­me­le­ri de açık ola­rak gö­zü­kü­yor. Öy­le ki, Er­me­nis­tan'ın var­lı­ğı­nı is­te­yen, on­la­rın yü­cel­me­si­ni is­te­yen, Er­me­nis­tan'ın da kom­şu­la­rıy­la iyi iliş­ki­le­ri­nin ol­ma­sı­nı is­ter, ama gö­rü­yo­ruz ki, bu­gün di­as­po­ra­nın et­kin­lik­le­ri bun­la­rın çok öte­sin­de­dir. Hat­ta, ha­tır­lar­sı­nız, bir müd­det ön­ce öl­dü­rül­müş olan mü­te­vef­fa Hrant Dink, bir ko­nuş­ma­sın­da, Gü­ney­do­ğu'da­ki olay­la­rı kas­te­de­rek, ken­di in­san­la­rı­na hi­tap eder­ken, ora­da­ki ba­zı va­tan­daş­la­ra şu­nu söy­le­miş­tir: "Biz al­da­tıl­dık, sa­kın ola siz­ler al­da­tıl­ma­yın."

Bu­gün yi­ne gö­rü­yo­ruz ki, ba­zı ko­nuş­ma­cı ar­ka­daş­la­rı­mız hak­lı ola­rak Av­ru­pa Par­la­men­to­sun­dan da, Tür­ki­ye için, aley­hin­de, Er­me­ni soy­kı­rı­mı hak­kın­da ka­rar ver­di­ği­ni söy­le­mek­te­dir­ler. An­cak, Tür­ki­ye için ya­zıl­mış olan son ra­por­da, Ca­mi­el Eur­lings ta­ra­fın­dan, Er­me­ni soy­kı­rım me­se­le­si­nin Av­ru­pa Bir­li­ği­ne gi­riş için bir ön un­sur ol­ma­dı­ğı da açık ola­rak ifa­de edil­miş­tir.

Bu­nun ya­nı sı­ra, Fran­sa'da, Halk Mec­li­sin­de alın­mış olan ka­ra­rın Se­na­to­dan…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Du­ma­noğ­lu, lüt­fen to­par­la­yı­nız; bu­yu­run.

ALİ AY­DIN DU­MA­NOĞ­LU (De­vam­la) - …geç­me­me­si için de ge­rek mil­let­ve­kil­le­ri ge­rek Dı­şiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı­mız ve Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı­mız nez­din­de bü­yük gi­ri­şim­ler ol­muş­tur.

Bu­na ben­zer şe­kil­de, ay­nı soy­kı­rım öne­ri­le­ri­nin Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri'nde onay­lan­ma­ma­sı için ge­rek mil­let­ve­kil­le­ri­miz nez­din­de ge­rek­se Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı­mız nez­din­de bü­yük te­mas­lar ol­muş ve bu öner­ge­ler ve öne­ri­ler fev­ka­la­de yu­mu­şa­tıl­mış­tır.

Ta­ri­hi in­ce­le­mek, si­ya­set­çi­le­rin ba­şa­rı­sı ol­ma­sı için ar­ka­la­rın­da mut­la­ka bi­li­mi al­ma­la­rı ge­re­kir. İş­te, bu ama­ca ina­nan Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si, sa­de­ce ken­di­si, Er­me­ni söz­de soy­kı­rı­mı hak­kın­da de­ğil, ku­rul­muş olan pek çok ku­rum­la­rı da dev­let ola­rak des­tek­le­ye­rek, on­la­rın bir­çok bi­lim­sel ça­lış­ma yap­ma­la­rı­nı da des­tek­le­mek­te­dir. Ör­ne­ğin, Türk Ta­rih Ku­ru­mu sa­de­ce bun­lar­dan bir ta­ne­si­dir, Er­me­ni Ens­ti­tü­sü baş­ka bir ta­ne­si­dir ve ay­rı­ca dün­ya­da­ki ta­rih­çi­ler nez­din­de de te­ma­sa ge­çe­rek, ulus­la­ra­ra­sı pek çok ki­tap Er­me­ni ko­nu­sun­da ya­zıl­mış­tır ve bun­la­ra da des­tek ve­ril­miş­tir. Gö­rü­yo­ruz ki, bü­tün bu, ulus­la­ra­ra­sı ni­te­lik­te ya­zıl­mış olan ki­tap­la­rın ve pek ço­ğun­da, söz­de Er­me­ni soy­kı­rı­mı­nın ol­ma­dı­ğı­na da­ir pek çok ka­nıt­lar da or­ta­ya atıl­mış­tır. Do­la­yı­sıy­la, Türk Hükûme­ti ve Bü­yük Mil­let Mec­li­siy­le bu ko­nu­da gay­ret­ler de­vam et­mek­te­dir. An­cak, biz­ler, si­ya­si ola­rak, si­ya­si gö­rev­le­ri­mi­zin öte­sin­de, önü­mü­ze ge­len za­man dar­lı­ğı­nı da esas ala­rak, ge­rek Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çi­mi ve ge­rek­se ge­nel se­çim­ler sı­ra­sın­da­ki za­ma­nın bir­bi­ri­ne çok ya­kın ol­ma­sı, böy­le bir millî da­va­nın kı­sa bir za­man ara­lı­ğın­da de­ğer­len­di­ril­me­si­ne de­ğil, tüm ulus­ça se­fer­ber olu­na­rak bu­nun üze­ri­ne gi­dil­me­si­ne ta­raf­tar ol­du­ğu­mu­zu ifa­de et­mek is­ti­yo­rum.

Bu ve­si­ley­le he­pi­ni­zi sev­gi ve say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Du­ma­noğ­lu.

Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Grup öne­ri­si­ni oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum.

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Ka­rar ye­ter sa­yı­sı…

BAŞ­KAN - Ara­ya­ca­ğım Sa­yın Koç.

Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler…

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, kâtip üye­ler ara­sın­da an­laş­maz­lık ol­du­ğu için elek­tro­nik ci­haz­la oy­la­ma ya­pa­ca­ğız.

Üç da­ki­ka sü­re ve­ri­yo­rum.

(Elek­tro­nik ci­haz­la oy­la­ma ya­pıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, ka­rar ye­ter sa­yı­sı var­dır, öner­ge red­de­dil­miş­tir.

Bir­le­şi­me on da­ki­ka ara ve­ri­yo­rum.

Ka­pan­ma Sa­ati: 17.15

 

 

ÜÇÜN­CÜ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 17.29

BAŞ­KAN: Baş­kan Ve­ki­li Sa­dık YA­KUT

KÂTİP ÜYE­LER: Ah­met Gök­han SA­RI­ÇAM (Kırk­la­re­li), Ya­şar TÜZÜN (Bi­le­cik)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 86'ncı Bir­le­şi­mi'nin Üçün­cü Otu­ru­mu'nu açı­yo­rum.

İç Tü­zük'ün 37'nci mad­de­si­ne gö­re ve­ril­miş iki adet doğ­ru­dan gün­de­me alın­ma öner­ge­si var­dır; ay­rı ay­rı oku­tup, iş­le­me ala­ca­ğım ve oy­la­rı­nı­za su­na­ca­ğım.

İlk öner­ge­yi oku­tu­yo­rum:

IV. - BAŞ­KAN­LI­ĞIN GE­NEL KU­RU­LA SU­NUŞ­LA­RI (Devam)

B) TEZ­KE­RE­LER VE ÖNER­GE­LER (Devam)

6.- An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Mu­zaf­fer R. Kur­tul­mu­şoğ­lu'nun, 4077 Sa­yı­lı Tü­ke­ti­ci­nin Ko­run­ma­sı Hak­kın­da Ka­nu­nun 4'ün­cü Mad­de­si­ne Bir Fık­ra Ek­len­me­si Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi'nin (2/276) doğ­ru­dan gün­de­me alın­ma­sı­na iliş­kin öner­ge­si (4/448)

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

4077 Sı­ra Sa­yı­lı Tü­ke­ti­ci­nin Ko­run­ma­sı Hak­kın­da Ka­nu­nun 4. Mad­de­si­ne Bir Fık­ra Ek­len­me­si Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi­min doğ­ru­dan gün­de­me alın­ma­sı­nı say­gı­la­rım­la arz ede­rim.

Say­gı­la­rım­la.                                                                                       06.04.2007

                                                                                              Mu­zaf­fer R. Kur­tul­mu­şoğ­lu

                                                                                                               An­ka­ra

BAŞ­KAN - Öner­ge üze­rin­de, öner­ge sa­hi­bi ola­rak, söz is­te­yen An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Mu­zaf­fer Kur­tul­mu­şoğ­lu.

Bu­yu­run Sa­yın Kur­tul­mu­şoğ­lu.

MU­ZAF­FER R. KUR­TUL­MU­ŞOĞ­LU (An­ka­ra) - Sa­yın Baş­kan, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; söz­le­ri­me baş­la­ma­dan ev­vel he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Bu ara­da, em­ni­yet teş­ki­la­tı­nın 162'nci yıl dö­nü­mü mü­na­se­be­tiy­le, ve­fakâr em­ni­yet men­sup­la­rı­nın bu mut­lu gün­le­ri­ni de kut­lu­yo­rum.

4077 sa­yı­lı Tü­ke­ti­ci­nin Ko­run­ma­sı Hak­kın­da Ka­nu­nun 4'ün­cü Mad­de­si­ne Bir Fık­ra Ek­len­me­si Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi ver­dim.

Bu­gün çar­şı­ya çık­tı­ğı­nız­da on iki ay in­di­rim var. Her vit­ri­ne bak­tı­ğı­nız­da yüz­de 50 in­di­rim, yüz­de 70 in­di­rim ca­mekânlar­da, vit­rin­ler­de. Av­ru­pa'da, bu, se­ne­de iki de­fa. Dör­der haf­ta ol­mak kay­dıy­la, in­di­rim­ler, il­gi­li ti­ca­ret oda­la­rın­dan izin alı­na­rak, bir se­ne­de iki de­fa ya­pıl­mak­ta. Biz­de ise, ne­re­dey­se üç yüz alt­mış beş gün­de in­di­rim gö­rül­mek­te vit­rin­ler­de. Onun için, biz­de de bu in­di­rim­le­ri bir ka­nu­na bağ­la­ya­lım, bir sis­te­me bağ­la­ya­lım di­ye ka­nun tek­li­fi ve­ri­yo­ruz. Ne­dir? Me­se­la, kış se­zo­nu 1 Şu­bat-31 Mart ol­sun di­yo­ruz. Pe­ki, ikin­ci se­zon ne ol­sun? 1 Ey­lül-31 Ekim ol­sun, biz de bi­le­lim ne ol­du­ğu­nu. O vit­rin­de­ki­nin ne ka­da­ra mal ol­du­ğu­nu da bi­le­lim, al­dı­ğı­mı­zı bi­le­lim, ver­di­ği­mi­zi bi­le­lim va­tan­daş ola­rak. Bun­la­rın hiç­bi­ri­ni bi­le­mi­yo­ruz, çün­kü, her gün vit­rin­de in­di­rim var. Bir ba­kı­yor­sun, yüz­de 70 in­di­rim, yüz­de 50 in­di­rim, ama her gün var. Bu­nun bir sis­te­me bağ­lan­ma­sın­da ya­rar var­dır di­ye dü­şü­nü­yo­rum.

Bu ara­da, bi­raz ön­ce -sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, akıl ver­mek gi­bi de­ğil ama, akıl bir ta­ne­dir, iki ta­ne de­ğil­dir- bu­ra­ya çık­tı ar­ka­daş­la­rım, Er­me­ni ta­sa­rı­sıy­la il­gi­li bir araş­tır­ma ko­mis­yo­nu ku­ra­lım de­di­ğin­de, ik­ti­dar­da­ki ar­ka­daş­la­rım "Ha­ki­ka­ten doğ­ru di­yor­su­nuz, doğ­ru di­yor­su­nuz ama… Bu da doğ­ru, bu­na kim­se yan­lış da de­mi­yor ama…" Ee, araş­tır­ma­ya ge­lin­ce di­yor­su­nuz ki "Ha­yır, ol­ma­sın." Ni­ye ol­ma­sın? Bu doğ­ru ise… Doğ­ru bir ta­ne­dir, iki ta­ne, üç ta­ne de­ğil­dir. Hem bu­ra­da kal­kıp doğ­ru di­ye­cek­sin hem de kal­kıp red­de­de­cek­sin!

Sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, ba­na gö­re bu şık de­ğil, yan­lış olu­yor. Ya­ni, doğ­ru­ya doğ­ru de­mek ka­dar gü­zel bir şey yok. Doğ­ru, düş­ma­nın da ol­sa doğ­ru­dur. Doğ­ru­nun baş­ka se­çe­ne­ği ol­maz. Bu­ra­da­ki, bi­raz ön­ce­ki, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­li ar­ka­daş­la­rı­mın ge­tir­di­ği tek­li­fin red­de­dil­me­si be­ni üz­müş­tür. Çün­kü, ik­ti­dar­dan, çı­kan mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım da bu­ra­da "Evet, bu­nu araş­tır­mak­ta ya­rar var­dır." de­yip de bu­ra­dan "Ben bu­na ret ve­re­ce­ğim." de­me­nin de, ta­bii, ba­na gö­re şık bir olay ol­ma­dı­ğı­nı söy­lü­yo­rum. Çün­kü, bu he­pi­mi­zin me­se­le­si, ül­ke­mi­zin me­se­le­si, 73 mil­yon in­sa­nı il­gi­len­di­ren bir me­se­le, ge­le­ce­ği­mi­zi il­gi­len­di­ren bir me­se­le ol­du­ğu­na gö­re de bu­nu bu­ra­da red­det­me­ni­zi ben şah­sen çok uy­gun gör­me­dim.

Sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, bu ya­sa­nın dü­ze­ne gir­me­si ve bu ka­nun tek­li­fi­nin gün­de­me alın­ma­sı için oy­la­rı­nı­za sun­mak mec­bu­ri­ye­tin­de­yiz. Siz­le­re doğ­ru­yu gös­ter­mek, ben bu kür­sü­ye çık­tı­ğım müd­det­çe doğ­ru­yu söy­le­mek be­nim hak­kım.

Bu doğ­ru­ya da ar­ka­daş­la­rı­mın okey di­ye­ce­ği­ne ina­nı­yor, he­pi­ni­ze say­gı ve sev­gi­ler su­nu­yo­rum.

Hoş­ça ka­lın. (Ana­va­tan Par­ti­si sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN -  Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Kur­tul­mu­şoğ­lu.

Öner­ge üze­rin­de, bir mil­let­ve­ki­li adı­na, Üm­met Kan­do­ğan, De­niz­li Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Kan­do­ğan.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­niz­li) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; siz­le­ri say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. Sa­yın Kur­tul­mu­şoğ­lu'nun öner­ge­si­ni des­tek­le­mek üze­re hu­zur­la­rı­nız­da­yım.

Bu ka­nun tek­li­fiy­le il­gi­li gö­rüş­le­ri­mi açık­la­ma­dan ön­ce, bu­gün po­lis teş­ki­la­tı­nın ku­ru­luş yıl dö­nü­mü ol­ma­sı ve­si­le­siy­le, Türk po­lis teş­ki­la­tı­nın bü­tün de­ğer­li men­sup­la­rı­nın bu an­lam­lı gü­nü­nü gö­nül­den kut­lu­yor ve yıl­lar­dan be­ri Tür­ki­ye'nin bö­lün­mez bü­tün­lü­ğü, Tür­ki­ye'nin hu­zu­ru ve asa­yi­şi uğ­run­da ha­ya­tı­nı kay­be­den po­lis teş­ki­la­tı­nın, em­ni­yet teş­ki­la­tı­nın bü­tün de­ğer­li men­sup­la­rı­na Al­lah'tan rah­met, ge­ri­de ka­lan­la­ra da baş­sağ­lı­ğı di­li­yo­rum ve bu doğ­rul­tu­da mü­ca­de­le et­me­ye ka­rar­lı olan bir em­ni­yet teş­ki­la­tı­na sa­hip ol­ma­mız­dan do­la­yı da on­lar­la gu­rur du­yu­yo­ruz, if­ti­har edi­yo­ruz.

Ya­kam­da bir be­yaz kur­de­le gö­rü­yor­su­nuz. Bu be­yaz kur­de­le, Kay­se­ri Ay­dın­lı­kev­ler Li­se­sin­den bu­gün Mec­li­si­mi­zi zi­ya­ret eden öğ­ren­ci­le­rin tak­tık­la­rı bir kur­de­le ve yap­mış ol­duk­la­rı bir kam­pan­yay­la "okul­lar­da­ki şid­de­te ha­yır"ı Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin gün­de­mi­ne ta­şı­mak için Mec­lis­te­ler.

Bu bil­di­ri­de çok en­te­re­san bir cüm­le var, onu si­ze oku­mak is­ti­yo­rum. Ba­kı­nız, bu­gü­nün genç­le­ri, bu­gü­nün öğ­ren­ci­le­ri Tür­ki­ye'de­ki okul­lar­da­ki du­ru­mu na­sıl tav­sif edi­yor­lar: "Mu­kad­des ilim yu­va­la­rı olan okul­la­rı­mız 'şid­det'le anı­lır ol­du. Okul­lar­da­ki bu akıl al­maz dav­ra­nış­lar ge­le­ce­ği­mi­zi ka­ran­lı­ğa ve ba­tak­lı­ğa sü­rük­lü­yor."

Bu­nu kim söy­lü­yor? Bu­nu, Kay­se­ri Ay­dın­lı­kev­ler Li­se­si­nin öğ­ren­ci­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­ne ge­lip, mil­let­ve­kil­le­ri­ne ya­zıl­mış bir bil­di­ri­de söy­lü­yor­lar. Ha­ni Tür­ki­ye gül­lük gü­lis­tan­lık­tı? Ha­ni her ta­raf­ta em­ni­yet, asa­yiş, hu­zur son de­re­ce iyiy­di? Ge­le­ce­ği­mi­zin te­mi­na­tı olan genç­ler, ge­le­cek­ten en­di­şe içe­ri­sin­de ol­duk­la­rı­nı gör­dük­le­ri için, bu­gün, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­ne ge­lip, mil­let­ve­kil­le­rin­den yar­dım is­ter hâle gel­miş­ler. Bu­nu, bu­ra­dan, hem Sa­yın Millî Eği­tim Ba­ka­nı­na hem de sa­yın Hükûme­te ilet­me­yi bir borç bi­li­yo­rum.

Bi­raz ön­ce, yi­ne bu­ra­da, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu­nun ver­miş ol­du­ğu söz­de Er­me­ni soy­kı­rı­mıy­la il­gi­li id­di­ala­rın araş­tı­rıl­ma­sıy­la il­gi­li bir ko­mis­yon ku­rul­ma me­se­le­si, ma­ale­sef, yi­ne ik­ti­da­rın oy­la­rıy­la red­de­dil­di. Ne ka­dar üzün­tü ve­ri­ci bir du­rum!

Ba­kı­nız, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, biz, 22 Mart 2006 ta­ri­hin­de, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­sin­de gru­bu olan ve tem­sil edi­len bü­tün par­ti­le­rin tem­sil­ci­le­ri ola­rak bir ara­ya gel­dik. AK Par­ti Gru­bu adı­na Sa­yın Fa­ruk Çe­lik'in im­za­sı var bu­ra­da. He­pi­miz im­za at­tık. Bu söz­de Er­me­ni soy­kı­rı­mıy­la il­gi­li ola­rak Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin or­tak bir ka­rar­lı­lı­ğı­nın ifa­de­si ola­rak bir bil­di­ri ya­yın­la­ya­lım de­dik. Sa­at­ler­ce üze­rin­de ça­lış­tık. Ama, ne ya­zık ki bu bil­di­ri Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin gün­de­mi­ne gel­me­di. Ni­çin gel­me­di? İk­ti­dar par­ti­si­ne bu­ra­dan so­ru­yo­rum: Sa­yın Fa­ruk Çe­lik, bu­ra­da im­za­nız var. He­pi­miz im­za at­tık. Ni­çin bu bil­di­ri­yi Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin gün­de­mi­ne ge­ti­rip, bu­ra­dan bir ka­rar ola­rak çı­kart­ma­dık? Sa­yın Ha­luk Koç'un da im­za­sı var bu­ra­da. Hep be­ra­ber, otur­duk, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­sin­de bir ka­rar ola­rak çı­kart­ma nok­ta­sın­da or­tak bir ira­de be­yan et­tik. An­cak, ne ya­zık ki -ne­re­ler­den çe­ki­ni­li­yor, ne­re­ler­den en­di­şe edi­li­yor bi­le­mi­yo­rum- biz sa­at­ler­ce ça­lış­tık, bir me­tin ha­zır­la­dık, bu met­ni bi­le Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin or­tak ka­ra­rı ola­rak bu­ra­ya ge­ti­re­me­di­niz ve bu­gün bi­zi iz­le­yen Er­me­ni­ler bay­ram et­ti­ler. Fran­sa'da­ki, dün­ya­nın her ta­ra­fın­da­ki Er­me­ni­ler, iş­te Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­sin­de söz­de Er­me­ni soy­kı­rı­mı­nın araş­tı­rıl­ma­sıy­la il­gi­li bir ko­mis­yon ku­rul­ma nok­ta­sın­da ik­ti­dar par­ti­si­nin oy­la­rıy­la bu­nun red­de­dil­me­si kar­şı­sın­da, dün­ya üze­rin­de­ki bü­tün Er­me­ni­ler se­vin­di­ler. Se­vin­di­ler. Ni­ye? Çün­kü, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si gi­bi bir yü­ce or­ga­nın böy­le bir ko­nu­da ça­lış­ma­sı, dün­ya­ya çok cid­di ve kuv­vet­li bir me­saj ola­cak­tı. En azın­dan, bun­dan son­ra­ki ata­cak­la­rı adım­la­rı dü­şü­nüp, öy­le, adım­lar ata­cak­tı. Ama, bu­gün ta­rihî bir fır­sat ka­çı­rıl­dı. Ma­ale­sef, ik­ti­dar par­ti­si­nin oy­la­rıy­la bu fır­sat kaç­tı. İş­te, böy­le yap­tı­ğı­mız sü­re­ce, Bar­za­ni de çı­kar ora­dan, küs­tah­ça söz­ler söy­le­me­ye de­vam eder. Sa­yın Baş­ba­kan da dün ifa­de edi­yor, ay­nen ifa­de­si şöy­le: "Ne ya­zık ki, yi­ne had­di­ni aş­mış." Ya­ni, böy­le bir söz ola­bi­lir mi?

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

SAB­Rİ VA­RAN (Gü­müş­ha­ne) - Ho­şu­na git­me­di ga­li­ba.

BAŞ­KAN - Sa­yın Kan­do­ğan, lüt­fen, to­par­la­yı­nız. Yal­nız, bu ek sü­re içe­ri­sin­de de is­ter­se­niz öner­gey­le il­gi­li ko­nu­şun.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - He­men ge­li­yo­rum.

BAŞ­KAN - Bu­yu­run.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Şim­di "Ho­şu­na git­me­di ga­li­ba." di­ye, ora­dan bir mil­let­ve­ki­li­miz ko­nu­şu­yor. Sa­yın Baş­ba­ka­nın bu açık­la­ma­sı si­zin ho­şu­nu­za git­miş ola­bi­lir, ama, 70 mil­yo­nun ho­şu­na git­me­di.

Ba­kı­nız, ay­nen cüm­le­si şöy­le: "Ne ya­zık ki" di­yor. Ba­kı­nız, 70 mil­yon­luk bir ül­ke­nin Baş­ba­ka­nı sö­ze böy­le gi­ri­yor: "Ne ya­zık ki, yi­ne had­di­ni aş­mış." De­mek ki, geç­miş­te de aş­mış ki had­di­ni, Sa­yın Baş­ba­kan öy­le söy­le­me ih­ti­ya­cı his­se­di­yor.

Pe­ki, ne za­man bu had­di­ni aş­ma işi bi­te­cek? Ne za­man, ne za­man bi­te­cek, ne za­man so­na ere­cek? Ne za­man, bu Ku­zey Irak'tan Tür­ki­ye'yle il­gi­li söz­ler söy­len­me­si­nin önü­ne ge­çe­ce­ğiz? Çün­kü, si­zin ho­şu­nu­za gi­di­yor. Ni­ye? Bar­za­ni, Tür­ki­ye'de AK Par­ti İk­ti­da­rı­nın beş yıl da­ha de­vam et­me­si­ni is­ti­yor, tek ba­şı­na ik­ti­dar ol­ma­sı­nı is­ti­yor Bar­za­ni.

MEH­MET EMİN TU­TAN (Bur­sa) - Türk mil­le­ti is­ti­yor.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Si­zin ho­şu­nu­za gi­di­yor. Onun o sö­zü ho­şu­nu­za git­ti­ği için, öbür söz­le­ri­ne kar­şı, ger­çek­ten, cid­di ma­na­da bir ta­vır ko­ya­mı­yor­su­nuz. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler) 70 mil­yon in­san ren­ci­de ol­du, 70 mil­yon in­sa­nın gu­ru­ru kı­rıl­dı, onu­ru ze­de­len­di. Geç­miş­te öy­le de­ğil­di. Geç­miş­te, Kar­dak kri­zi ol­du­ğun­da, Sa­yın Baş­ba­kan Çil­ler "O bay­rak ya ine­cek ya ine­cek." de­miş­ti, bay­rak in­di, "Te­rör ya bi­te­cek ya bi­te­cek." de­miş­ti, te­rör bit­ti.

ZÜL­FÜ DE­MİR­BAĞ (Elâzığ) - O za­man Çil­ler'in par­ti­sin­den aday ol­say­dın ya!

MEH­MET EMİN TU­TAN (Bur­sa) - Ni­ye Çil­ler'in par­ti­sin­den gir­me­din se­çim­le­re?

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Şim­di, böy­le kuv­vet­li bir ses bek­li­yo­rum Hükûmet­ten, Sa­yın Baş­ba­kan­dan, Bar­za­ni'nin bir da­ha ağ­zı­nı aça­ma­ya­cak şe­kil­de sus­tu­rul­ma­sı­nı bek­li­yo­rum, ama bu se­si sa­de­ce ben de­ğil, 70 mil­yon in­san bek­li­yor. Çok geç ol­ma­dan, bu se­si… Lüt­fen, ik­ti­dar par­ti­si mil­let­ve­kil­le­ri, Baş­ba­ka­na da söy­le­yin, bu ses Tür­ki­ye'den Ku­zey Irak'a yan­kı­lan­sın ve bü­tün dün­ya da Tür­ki­ye'nin ver­miş ol­du­ğu bu me­sa­jı al­sın.

He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

AH­MET KO­CA (Af­yon­ka­ra­hi­sar) - Çil­ler'in par­ti­sin­den aday ol­say­dın.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Kan­do­ğan.

Öner­ge­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum…

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Sa­yın Baş­kan, ka­rar ye­ter sa­yı­sı…

BAŞ­KAN - Ara­ya­ca­ğım Sa­yın Koç.

Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler…

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, ka­rar ye­ter sa­yı­sı yok­tur, bir­le­şi­me beş da­ki­ka ara ve­ri­yo­rum.

Ka­pan­ma Sa­ati: 17.43

 

 

DÖR­DÜN­CÜ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 17.51

BAŞ­KAN: Baş­kan Ve­ki­li Sa­dık YA­KUT

KÂTİP ÜYE­LER: Ah­met Gök­han SA­RI­ÇAM (Kırk­la­re­li), Ya­şar TÜ­ZÜN (Bi­le­cik)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 86'ncı Bir­le­şi­mi'nin Dör­dün­cü Otu­ru­mu'nu açı­yo­rum.

An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Mu­zaf­fer Kur­tul­mu­şoğ­lu'nun, İç Tü­zük'ün 37'nci mad­de­si­ne gö­re ver­miş ol­du­ğu doğ­ru­dan gün­de­me alın­ma öner­ge­si­nin oy­la­ma­sın­da ka­rar ye­ter sa­yı­sı bu­lu­na­ma­mış­tı. Şim­di öner­ge­yi tek­rar oy­la­rı­nı­za su­nup ka­rar ye­ter sa­yı­sı ara­ya­ca­ğım.

Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­rar ye­ter sa­yı­sı var­dır, öner­ge ka­bul edil­miş­tir

Di­ğer öner­ge­yi oku­tu­yo­rum:

7.- İz­mir Mil­let­ve­ki­li En­ver Ök­tem'in, Uz­man Er­baş Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi'nin (2/815) doğ­ru­dan gün­de­me alın­ma­sı­na iliş­kin öner­ge­si (4/449)

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

2/815 Esas Nu­ma­ra­lı Ka­nun Tek­li­fi­min İç­tü­zü­ğün 37. Mad­de­si­ne gö­re doğ­ru­dan gün­de­me alın­ma­sı­nı say­gı­la­rım­la arz ede­rim.

                                                                                                          En­ver Ök­tem

                                                                                                                İz­mir

BAŞ­KAN - Öner­ge üze­rin­de, öner­ge sa­hi­bi ola­rak söz is­te­yen En­ver Ök­tem İz­mir Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Ök­tem.

Sü­re­niz beş da­ki­ka­dır.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Ge­nel Ku­rul­da uğul­tu var. Lüt­fen ses­siz ola­lım.

Bu­yu­run Sa­yın Ök­tem.

EN­VER ÖK­TEM (İz­mir) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; uz­man er­baş­la­rı­mız­la il­gi­li mev­cut ka­nun­da ba­zı de­ği­şik­lik­ler ya­pıl­ma­sıy­la il­gi­li ver­miş ol­du­ğu­muz ka­nun tek­li­fiy­le il­gi­li, Mec­lis İç Tü­zü­ğü'mü­zün 37'nci mad­de­si­ne gö­re söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­la­rım.

MEH­MET VE­DAT ME­LİK (Şan­lı­ur­fa) - Baş­ka­nım, uğul­tu var.

BÜ­LENT BA­RA­TA­LI (İz­mir) - Ko­nuş­ma­cı­yı du­ya­mı­yo­ruz.

EN­VER ÖK­TEM (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, he­pi­mi­zin bil­di­ği gi­bi, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ola­rak biz­ler NA­TO Pak­tı'na üye bir ül­ke­yiz. NA­TO'ya üye bü­tün ül­ke­ler­de, si­lah­lı kuv­vet­ler­le il­gi­li kü­re­sel de­ği­şim­ler de göz önü­ne alı­na­rak, bü­tün si­lah­lı kuv­vet­le­rin iç ya­pı­lan­ma­la­rı ye­ni­den or­ga­ni­ze edil­mek­te­dir, araç, ge­reç, si­lah ve teç­hi­zat an­la­mın­da ola­bil­di­ğin­ce mo­dern­leş­mek üze­re her tür­lü ted­bir­ler alın­mak­ta­dır.

BAŞ­KAN - Sa­yın Ök­tem, bir sa­ni­ye.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, uğul­tu­dan do­la­yı sa­yın ha­ti­bin ko­nuş­ma­sı an­la­şı­la­ma­mak­ta­dır.

Bu­yu­run Sa­yın Ök­tem.

EN­VER ÖK­TEM (De­vam­la) - Bu ara­da, si­lah­lı kuv­vet­ler, gi­de­rek pro­fes­yo­nel bir an­la­yış­la ya­pı­lan­dı­rıl­ma­ya ça­lı­şıl­mak­ta­dır. Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri­miz de, bir NA­TO üye­si ola­rak bu ge­liş­me­le­re ayak uy­dur­mak üze­re, her alan­da mo­dern­leş­me­yi önü­ne koy­muş ve pro­fes­yo­nel kad­ro an­la­mın­da da ye­ni­den ya­pı­lan­ma­yı he­def­le­ri ara­sı­na yer­leş­tir­miş­tir. Bu ye­ni­den ya­pı­lan­ma­nın te­mel ta­şı­nı oluş­tu­ran­lar da yi­ne si­lah­lı kuv­vet­le­ri­mi­zin te­mel ta­şı olan uz­man er­baş­la­rı­mız ola­rak or­ta­ya çık­mak­ta­dır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım,uz­man er­baş­la­rı­mız Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­rin­de, adın­dan da an­la­şı­la­ca­ğı üze­re, ken­di alan­la­rın­da ola­bil­di­ğin­ce uz­man­laş­mış, bu alan­da her tür­lü eği­ti­mi al­mış, ge­rek teo­rik ge­rek­se pra­tik an­lam­da mes­lek­le­ri­ni en üst dü­zey­de ic­ra et­me­ye ça­lış­mak­ta­dır­lar. Bu gö­rev­le­ri­ni ya­par­lar­ken, Tür­ki­ye'nin her ala­nın­da, Tür­ki­ye'nin her coğ­raf­ya­sın­da, bu gö­rev­le­ri, göz­le­ri­ni bu­dak­tan esir­ge­mez­ce­si­ne ye­ri­ne ge­tir­me­ye ça­lı­şı­yor­lar. Gün ol­mu­yor ki, için­de uz­man er­baş­la­rı­mı­zın da bu­lun­du­ğu si­lah­lı kuv­vet­le­ri­mi­ze men­sup in­san­la­rı­mız yurt sa­vun­ma­sın­da şe­hit düş­müş ol­ma­sın­lar.

Bu nok­ta­da, uz­man er­baş­la­rı­mı­zın öz­lük hak­la­rıy­la il­gi­li önem­li so­run­lar kar­şı­mı­za çık­mak­ta­dır. Bu so­run­la­rın ba­şın­da, he­pi­ni­zin bil­di­ği gi­bi, söz­leş­me­li per­so­nel ola­rak gö­rev ya­pan uz­man er­baş­la­rı­mız, Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri bün­ye­sin­de, beş yı­la ka­dar sü­re­ler içe­ri­sin­de söz­leş­me­le­ri ye­ni­le­ne­rek gö­rev­le­ri­ni ye­ri­ne ge­tir­me­ye ça­lış­mak­ta­dır­lar. An­cak, kırk beş ya­şı­na ka­dar bu hak­lar­dan fay­da­lan­mak­ta­dır­lar. Bu, şu an­la­ma ge­li­yor: Uz­man er­baş­la­rı­mız, kırk beş ya­şın­dan son­ra mev­cut söz­leş­me­le­ri­nin ye­ni­len­me­ye­ce­ği teh­li­ke­siy­le kar­şı kar­şı­ya­dır­lar.

Emek­li San­dı­ğı Ka­nu­nu'na gö­re de, he­pi­mi­zin bil­di­ği gi­bi, er­kek­le­ri­miz alt­mış, ka­dın­la­rı­mız el­li se­kiz ya­şın­da emek­li ol­mak du­ru­mun­da­dır­lar. Kırk beş ya­şın­da söz­leş­me­le­ri so­na er­di­ri­len uz­man er­baş­la­rı­mız, bu Ka­nun hük­mü­ne gö­re ise ya­şam­la­rı bo­yun­ca emek­li­lik hak­kın­dan ya­rar­la­na­ma­ya­cak­la­rı gi­bi bir so­run­la kar­şı kar­şı­ya kal­mış­lar­dır. Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­miz bu so­ru­nu çöz­mek du­ru­mun­da­dır.

Yi­ne ay­nı şe­kil­de, uz­man er­baş­la­rı­mız, dev­let me­mur­la­rı­mı­zın sa­hip ol­du­ğu ek gös­ter­ge hak­la­rın­dan ya­rar­lan­ma­yan top­lum ke­sim­le­ri­mi­zin ba­şın­da gel­mek­te­dir ve sa­nı­yo­rum, tek ke­sit de bun­lar­dır. Bu iki hak­la il­gi­li ka­nun tek­li­fi­ni sun­duk ve bu an­lam­da bir de­ği­şik­lik ta­le­bin­de bu­lu­nu­yo­ruz.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, uz­man er­baş­la­rı­mı­zın, kırk beş ya­şın­dan son­ra, emek­li ola­ma­dan Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri bün­ye­sin­den ay­rı düş­tük­le­rin­de kar­şı­la­şa­bi­le­cek­le­ri so­run­la­rı an­lat­ma­ma ge­rek yok. Bu­nun en bü­yük so­ru­nu da ta­bii ki eko­no­mik so­run ola­cak­tır, sos­yal so­run­lar ola­cak­tır ve psi­ko­lo­jik so­run­lar ola­cak­tır. Bu so­run­la­rı aş­mak, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin gö­rev­le­ri ara­sın­da­dır. Bu­gü­ne ka­dar, Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si yet­ki­li­le­ri, bir yı­la ya­kın­dır tek­lif et­ti­ği­miz bu ka­nu­nu bir tür­lü ko­mis­yon gün­de­mi­ne ta­şı­ma­dı­lar.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Ök­tem, lüt­fen to­par­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

EN­VER ÖK­TEM (De­vam­la) - An­cak, bir yıl son­ra, İç Tü­zük'ün bu hük­mü­ne gö­re, ka­nun tek­li­fi­ni gün­de­me ge­tir­me zo­run­lu­lu­ğu duy­duk.

Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si ola­rak se­çim ön­ce­sin­de yap­tı­ğı­nız tüm ko­nuş­ma­lar­da, fa­ki­rin, fu­ka­ra­nın, ga­rip gu­re­ba­nın tem­sil­ci­si ola­ca­ğı­nı­zı ifa­de et­miş­ti­niz. Bu in­san­la­rı­mız da ger­çek­ten eko­no­mik an­lam­da zor şart­lar­da ya­şam­la­rı­nı sür­dür­mek­te­dir­ler, bun­lar da ço­luk ço­cuk ge­çin­dir­mek­te­dir­ler ve Tür­ki­ye'de emek­li­lik hak­kın­dan ya­rar­la­na­ma­ya­cak olan tek ke­sit de bun­lar­dır. Bun­lar, Tür­ki­ye'mi­zin her coğ­raf­ya­sın­da, ca­nıy­la ma­lıy­la Tür­ki­ye'nin sa­vun­ma­sın­da gö­rev ya­pan in­san­la­rı­mız­dır. Bun­la­ra sa­hip çık­mak, sa­de­ce ko­nuş­ma­lar­da ol­ma­ma­lı­dır. Pra­tik­te, ka­nun aşa­ma­sın­da da Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si bu in­san­la­rı­mı­za sa­hip çık­tı­ğı­nı gös­ter­mek du­ru­mun­da­dır. Bu­nu, Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si mil­let­ve­kil­le­rin­den ta­lep edi­yo­ruz. Bu ta­le­bi­miz ye­ri­ne gel­me­di­ği tak­dir­de, bu­ra­dan ilan edi­yo­rum ki, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si ik­ti­da­rı dö­ne­min­de, 40 bin ci­va­rın­da uz­man er­ba­şı­mı­zın ya­şa­mış ol­du­ğu bu so­run­la­rı çö­ze­ce­ğiz ve on­la­rın ana­ya­sal hak­la­rı­nı ken­di­le­ri­ne tes­lim ede­ce­ğiz.

He­pi­ni­ze say­gı­lar su­na­rım. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ök­tem.

Öner­ge üze­rin­de, bir mil­let­ve­ki­li adı­na söz is­te­yen Edir­ne Mil­let­ve­ki­li Ra­sim Ça­kır.

Bu­yu­run Sa­yın Ça­kır. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

RA­SİM ÇA­KIR (Edir­ne) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; İz­mir Mil­let­ve­ki­li En­ver Ök­tem'in ver­miş ol­du­ğu 3269 sa­yı­lı Uz­man Er­baş Ya­sa­sı'nın 5 ve 16'ncı mad­de­sin­de­ki de­ği­şik­lik­le il­gi­li, bir mil­let­ve­ki­li adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Söz­le­ri­me baş­la­ma­dan ön­ce, Po­lis Haf­ta­sı ne­de­niy­le, ül­ke­miz­de gö­rev ya­pan bü­tün po­lis­le­rin haf­ta­sı­nı kut­lu­yo­rum; ba­rış do­lu, hu­zur do­lu, asa­yi­şin te­min edil­di­ği bir Tür­ki­ye öz­le­miy­le, on­la­rın bu ül­ke­ye yap­tı­ğı kat­kı­la­rı bi­le­rek, say­gı du­ya­rak Po­lis Haf­ta­la­rı­nı kut­lu­yo­rum ve hu­zur ve mut­lu­luk di­li­yo­rum hep­si­ne.

Bu­nun ya­nın­da, he­pi­ni­zin ma­lu­mu, son üç gün­de -yet­miş iki sa­at­te-yi­ne kah­pe PKK kur­şun­la­rı­na 10 şe­hit ver­di Tür­ki­ye. Bu mil­le­tin kür­sü­sün­den, şe­hit­le­ri­mi­ze Tan­rı'dan rah­met di­li­yo­rum, si­lah­lı kuv­vet­le­ri­mi­ze ve ulu­su­mu­za baş­sağ­lı­ğı di­li­yo­rum ve şe­hit ya­kın­la­rı­na baş­sağ­lı­ğı ve sa­bır di­li­yo­rum. Ama unut­ma­sın­lar ki, şe­hit olan her Türk ev­la­dı­nın ar­ka­sın­dan bin­ler­ce, 10 bin­ler­ce Meh­met­ler ye­ti­şi­yor. Hiç kim­se­nin gü­cü bu ül­ke­yi böl­me­ye yet­me­ye­cek­tir.

Bu şe­hit­le­ri­miz­den bir ta­ne­si de uz­man er­baş rüt­be­sin­de olan bir kar­de­şi­miz­di. Şim­di hu­zu­ru­nuz­da -İz­mir Mil­let­ve­ki­li­miz En­ver Ök­tem'in ge­tir­di­ği- uz­man er­baş­la­rı­mı­zın öz­lük hak­la­rı­na yö­ne­lik bir ya­sa tek­li­fi var.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ya­sa tek­li­fi­nin ne ol­du­ğu­nu İz­mir Mil­let­ve­ki­li­miz izah et­ti. 5'in­ci mad­de­de de­ğiş­tir­mek is­te­di­ği­miz... Uz­man er­baş­la­rı­mı­za kırk beş ya­şı­na ka­dar söz­leş­me ya­pı­lı­yor. Ta­bii, Sos­yal Gü­ven­lik Ya­sa­sı'na gö­re de emek­li­lik ya­şı alt­mış olun­ca, bu kar­deş­le­ri­miz, emek­li ol­ma imkânı ol­ma­yan bir du­rum­da na­sıl ba­şa­rı­lı ola­cak­lar, na­sıl hiz­met ede­cek­ler, on­la­rı ne mo­ti­ve ede­cek? Bu, ger­çek­ten sı­kın­tı­lı bir du­rum. Bir de ye­ni uz­man er­baş­lı­ğa gi­ren bir kar­de­şi­miz­le on yıl, yir­mi yıl uz­man er­baş­lık ya­pan bir kar­de­şi­mi­zin de­re­ce ve ka­de­me iler­le­me­si ol­ma­dı­ğı için ay­nı ma­aşı alı­yor ol­ma­la­rı; bu­nun da ku­rum içe­ri­sin­de bir sı­kın­tı ya­ra­ta­ca­ğı aşikârdır. Bu iki du­ru­mun 1 ve 16'ncı mad­de­ler­de dü­zel­til­me­si­ni ve ana­ya­sal bir hak olan hak­kı­nın tes­lim edil­me­si­ni ar­zu edi­yo­ruz. Bu dü­şün­cey­le bu ka­nun tek­li­fi­ni ver­dik.

Bu, si­lah­lı kuv­vet­le­ri­mi­zi yö­ne­ten, en baş­ta Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı­mız ol­mak üze­re, bü­tün üst yö­ne­ti­ci­le­ri­mi­zin, ge­rek er ge­rek er­baş ge­rek ast­su­bay ve su­bay bü­tün per­so­ne­li­ni bir ev­lat de­re­ce­sin­de sev­di­ği­ni ve ko­ru­ma gay­re­ti içe­ri­sin­de ol­du­ğu­nu ve böy­le bir ya­sa tek­li­fi­ne de ger­çek­ten sa­mi­mi­yet­le sı­cak ba­ka­ca­ğı­nı umu­yo­rum ve bi­li­yo­rum. Bu duy­guy­la, yü­ce Mec­li­si­ni­zin de de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri­nin oy­la­rıy­la bu olum­suz du­ru­mun dü­zel­ti­le­ce­ği­ni bek­li­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, as­ker ol­mak, as­ker mes­le­ği­ni ic­ra et­mek, di­ğer mes­lek­le­re gö­re bir fark­lı­lı­ğı var­dır, çok önem­li bir fark­lı­lı­ğı var­dır. Ti­ca­ret­te iş­çi-iş­ve­ren iliş­ki­sin­de iş­ve­ren, iş­çi­sin­den, ça­lı­şa­nın­dan bir şey ta­lep eder. Yer al­tın­da ça­lış­tı­rır, ha­va­da ça­lış­tı­rır, de­niz­de, de­niz al­tın­da ça­lış­tı­rır, ağır ko­şul­lar­da ça­lış­tı­rır, iyi şart­lar­da ça­lış­tı­rır ve kar­şı­lı­ğın­da da üc­re­ti­ni öder ve­ya si­ya­set­te Sa­yın Baş­ba­kan Tay­yip Er­do­ğan si­ze "Pet­rol Ya­sa­sı'na 'evet' de­yin." der, der­si­niz. "Va­kıf­lar Ya­sa­sı'na 'evet' de­yin." der, der­si­niz. "Eve Dö­nüş Ya­sa­sı'na 'evet' de­yin." der, bu­nu is­ter siz­den, der­si­niz. "Cum­hur­baş­kan­lı­ğın­da ba­na oy ve­rin." der, ve­rir­si­niz ve­ya "Şu ada­ya oy ve­rin." der, ve­rir­si­niz. Siz­den bü­tün bun­la­rı is­te­ye­bi­lir, ama, bir şe­yi siz­den is­te­ye­mez: Siz­den öl­me­ni­zi is­te­ye­mez ve­ya bir iş­ve­ren iş­çi­sin­den öl­me­si­ni is­te­ye­mez. Ama, as­ker­lik mes­le­ğin­de, bir tek as­ker­lik mes­le­ğin­de bir ko­mu­tan as­ke­rin­den öl­me­si­ni is­ter…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Ça­kır, lüt­fen to­par­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

RA­SİM ÇA­KIR (De­vam­la) - ...ve o as­ker de hiç gö­zü­nü kırp­ma­dan ko­şa ko­şa ölü­me gi­der. İş­te, as­ker­lik mes­le­ğiy­le di­ğer mes­lek­le­ri bir­bi­rin­den ayı­ran en önem­li özel­lik bu­dur.

O ba­kım­dan, uz­man er­baş­la­rın ve­ya da­ha ön­ce gün­de­me ge­tir­di­ği­miz ast­su­bay ar­ka­daş­la­rı­mı­zın öz­lük hak­la­rıy­la il­gi­li ko­nu­la­rı bir iş­çi-iş­ve­ren man­tı­ğıy­la ele al­ma­mız ve de­ğer­len­dir­me­miz doğ­ru de­ğil­dir, bir as­ker hü­vi­ye­tiy­le ele al­ma­mız ve de­ğer­len­dir­me­miz doğ­ru­dur, böy­le bir an­la­yış içe­ri­sin­de ol­ma­mız doğ­ru­dur. Çün­kü, bu in­san­lar, Ata­türk'ün Ça­nak­ka­le'de söy­le­di­ği gi­bi, "Ben si­ze öl­me­yi em­re­di­yo­rum." de­di­ği gi­bi, bu­gün de he­pi­miz çok iyi bi­li­yo­ruz ki, ko­mu­ta­nı öl­me­yi em­ret­ti­ğin­de bu as­ker­le­ri­miz bu ül­ke için, bu va­tan için se­ve se­ve ölü­me ko­şa­cak­lar­dır.

Bu ya­sa ta­sa­rı­sı­na, umu­yo­rum, siz­ler de "evet" di­ye­cek­si­niz. Yal­nız, da­ha ön­ce şu Ge­nel Ku­rul­da ya­şa­dı­ğı­mız bir­kaç olum­suz tec­rü­be var. Ast­su­bay­la­rın öz­lük hak­la­rıy­la il­gi­li Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu ola­rak ver­miş ol­du­ğu­muz tek­li­fe de "evet" de­di­niz, ama, bu tek­li­fin ön­ce­lik­li ola­rak gö­rü­şül­me­si­ni ta­lep et­ti­ği­miz­de bu­na "ha­yır" de­di­niz. Ya­ni, baş­lan­gıç­ta "Evet, ka­bul edi­yo­ruz." de­yip da­ha son­ra da "biz edi­yo­ruz, ama, bi­ri­le­ri bu­na izin ver­mi­yor" di­ye bir si­ya­set yak­la­şı­mı­nı lüt­fen gös­ter­me­yi­niz. Biz­den son­ra söz ala­cak olan grup söz­cü­le­ri­niz lüt­fen bu­ra­ya gel­sin "biz bu işi sa­mi­mi­yet­le is­ti­yo­ruz, des­tek­li­yo­ruz ve en kı­sa za­man­da bu­nun Mec­lis gün­de­mi­ne ge­le­rek…"

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

RA­SİM ÇA­KIR (De­vam­la) - "…dü­zel­til­me­si­ni sağ­la­ya­ca­ğız" di­ye söz ver­me­ni­zi ta­lep edi­yo­ruz.

Bu duy­gu ve dü­şün­ce­ler­le yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. Bu ta­sa­rı­nın si­lah­lı kuv­vet­le­ri­mi­ze ve uz­man er­baş­la­rı­mı­za ha­yır­lı ol­ma­sı­nı di­li­yo­rum. He­pi­ni­zi say­gı­la­rım­la se­lam­lı­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ça­kır.

Öner­ge­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler…

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Ka­rar ye­ter sa­yı­sı is­ti­yo­ruz.

BAŞ­KAN - Ara­ya­ca­ğım Sa­yın Koç.

Ka­bul et­me­yen­ler…

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, kâtip üye­ler ara­sın­da an­laş­maz­lık ol­du­ğu için elek­tro­nik ci­haz­la oy­la­ma ya­pa­ca­ğız.

Üç da­ki­ka sü­re ve­ri­yo­rum.

Oy­la­ma­yı baş­la­tı­yo­rum.

(Elek­tro­nik ci­haz­la oy­la­ma ya­pıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, ka­rar ye­ter sa­yı­sı var­dır, öner­ge red­de­dil­miş­tir.

Alı­nan ka­rar ge­re­ğin­ce söz­lü so­ru öner­ge­le­ri ile di­ğer de­ne­tim ko­nu­la­rı­nı gö­rüş­mü­yor ve gün­de­min "Ka­nun Ta­sa­rı ve Tek­lif­le­ri ile Ko­mis­yon­lar­dan Ge­len Di­ğer İş­ler" kıs­mı­na ge­çi­yo­ruz.

VI. - KA­NUN TA­SA­RI VE TEK­LİF­LE­Rİ İLE KO­MİS­YON­LAR­DAN

GE­LEN Dİ­ĞER İŞ­LER

1.- Ça­nak­ka­le Mil­let­ve­kil­le­ri Meh­met Da­niş ve İb­ra­him Köş­de­re'nin, Ge­li­bo­lu Ya­rı­ma­da­sı Ta­rihî Millî Par­kı Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Bir Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi (Ka­mu İha­le Ka­nu­nu­na Ge­çi­ci Mad­de Ek­len­me­si­ne Da­ir Ka­nun Tek­li­fi) ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (2/212) (S. Sa­yı­sı: 305)

BAŞ­KAN - 1'in­ci sı­ra­da yer alan ka­nun tek­li­fi­nin ge­ri alı­nan mad­de­le­riy­le il­gi­li ko­mis­yon ra­po­ru gel­me­di­ğin­den, tek­li­fin gö­rüş­me­le­ri­ni er­te­li­yo­ruz.

2'nci sı­ra­da yer alan, Ba­zı Ka­mu Ala­cak­la­rı­nın Tah­sil ve Ter­ki­ni­ne İliş­kin Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru'nun gö­rüş­me­le­ri­ne kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam ede­ce­ğiz.

2.- Ba­zı Ka­mu Ala­cak­la­rı­nın Tah­sil ve Ter­ki­ni­ne İliş­kin Ka­nun Ta­sa­rı­sı ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1030) (S. Sa­yı­sı: 904)

BAŞ­KAN - Ko­mis­yon? Yok.

Er­te­len­miş­tir.

3'ün­cü sı­ra­da yer alan, Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si Grup Baş­kan Ve­ki­li Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Fa­ruk Çe­lik'in, İmar Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi ve Ba­yın­dır­lık, İmar, Ulaş­tır­ma ve Tu­rizm ile Ada­let Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı­nın gö­rüş­me­le­ri­ne kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam ede­ce­ğiz.

3.- Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si Grup Baş­kan­ve­ki­li Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Fa­ruk Çe­lik'in, İmar Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi ve Ba­yın­dır­lık, İmar, Ulaş­tır­ma ve Tu­rizm ile Ada­let Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı (2/820) (S. Sa­yı­sı: 1337)

BAŞ­KAN - Ko­mis­yon? Yok.

Er­te­len­miş­tir.

4'ün­cü sı­ra­da yer alan, To­kat Mil­let­ve­ki­li Meh­met Er­gün Dağ­cı­oğ­lu'nun, Ser­best Böl­ge­ler Ka­nu­nu­nun Bir Mad­de­sin­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru'nun gö­rüş­me­le­ri­ne kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam ede­ce­ğiz.

4.- To­kat Mil­let­ve­ki­li Meh­met Er­gün Dağ­cı­oğ­lu'nun, Ser­best Böl­ge­ler Ka­nu­nu­nun Bir Mad­de­sin­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (2/759) (S. Sa­yı­sı: 1339) (x)

BAŞ­KAN - Ko­mis­yon? Ye­rin­de.

Hükûmet? Ye­rin­de.

Ta­sa­rı­nın tü­mü üze­rin­de­ki gö­rüş­me­ler ta­mam­lan­mış ve mad­de­le­ri­ne ge­çil­me­si ka­bul edil­miş­ti.

Şim­di, 1'in­ci mad­de­yi oku­tu­yo­rum:

SER­BEST BÖL­GE­LER KA­NU­NUN­DA DE­Ğİ­ŞİK­LİK YA­PIL­MA­SI­NA DA­İR

KA­NUN TEK­Lİ­Fİ

MAD­DE 1- 6/6/1985 ta­rih­li ve 3218 sa­yı­lı Ser­best Böl­ge­ler Ka­nu­nu­nun 7 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fık­ra­sı­nın (b) ben­di ile ikin­ci fık­ra­sı aşa­ğı­da­ki şe­kil­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

"b) Yurt dı­şın­dan böl­ge­ye ge­ti­ri­len mal­la­rın CIF, böl­ge­den Tür­ki­ye'ye çı­ka­rı­lan mal­la­rın FOB de­ğe­ri üze­rin­den pe­şin ol­mak üze­re bin­de 5 ora­nın­da öde­ne­cek üc­ret­ler,"

"Ser­best böl­ge­ler­de ya­tı­rım ve te­sis saf­ha­sın­da kul­la­nı­lan mal­lar, tev­si ve ka­pa­si­te ar­tır­mak ama­cıy­la ge­ti­ri­len mal­lar, kul­la­nı­cı­nın ken­di­si­ne ait ol­ma­yan ba­kım ve ona­rım mak­sa­dıy­la ge­ti­ri­len mal­lar, böl­ge­le­re ge­çi­ci ola­rak ge­ti­ri­len araç, ge­reç ve ekip­man­lar, fa­son üre­tim ama­cıy­la ge­ti­ri­len mal­lar, 6/2/2004 ta­ri­hin­den son­ra fa­ali­yet ruh­sa­tı alan­lar­dan ima­lat­çı kul­la­nı­cı­la­rın dı­şın­da­ki kul­la­nı­cı­lar ta­ra­fın­dan yurt dı­şın­dan böl­ge­ye ge­ti­ri­len ve/ve­ya böl­ge­den Tür­ki­ye'ye çı­ka­rı­lan mal­lar bi­rin­ci fık­ra­nın (b) ben­di hük­mü uya­rın­ca bir üc­re­te tâbi tu­tul­maz. An­cak, ba­kım ve ona­rım ile fa­son üre­tim­de ya­ra­tı­lan kat­ma de­ğer üze­rin­den ve 6/2/2004 ta­ri­hin­den son­ra fa­ali­yet ruh­sa­tı alan­lar­dan ima­lat­çı kul­la­nı­cı­la­rın dı­şın­da­ki kul­la­nı­cı­lar ta­ra­fın­dan yurt dı­şın­dan ge­ti­ri­le­rek böl­ge için­de sa­tı­lan mal­lar­dan bu üc­ret alı­nır."

BAŞ­KAN - Mad­de üze­rin­de, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na söz is­te­yen Ya­kup Ke­pe­nek, An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Ke­pe­nek. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Sa­yın Ke­pe­nek, sü­re­niz on da­ki­ka­dır.

(x) 1339 S. Sayılı Basmayazı 4/4/2007 tarihli 84'üncü Birleşim Tutanağına eklidir.

CHP GRU­BU ADI­NA YA­KUP KE­PE­NEK (An­ka­ra) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, 1339 sı­ra sa­yı­lı, To­kat Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Dağ­cı­oğ­lu'nun, Ser­best Böl­ge­ler Ka­nu­nu'na bir mad­de ek­len­me­si­ne iliş­kin tek­li­fi üze­ri­ne CHP Gru­bu adı­na söz al­dım. Söz­le­ri­me baş­lar­ken, he­pi­ni­zi say­gıy­la, sev­giy­le se­lam­lı­yo­rum.

Bu ta­sa­rı­nın tü­mü üze­rin­de­ki gö­rüş­me­ler ge­çen haf­ta ya­pıl­mış­tı. Bu haf­ta­ya kal­ma­sı­nın ne­de­ni ola­rak da me­tin üze­rin­de­ki uyuş­maz­lık­lar söy­len­di. Ön­ce, bu nok­ta­ya bir de­ğin­me­den ge­çe­me­ye­ce­ğim. Çün­kü, ya­sa­ma or­ga­nı­na say­gı ge­re­ği, bu tür ek dü­zen­le­me­le­rin an­laş­may­la ve ön­ce­den ya­pıl­ma­sı ge­re­kir. Ya­sa ta­sa­rı­sı­nın gö­rü­şül­me­si aşa­ma­sın­da ge­ri çe­ki­le­rek ye­ni­den dü­zen­len­me­si hiç de doğ­ru bir tu­tum de­ğil­dir, ya­sa­ma or­ga­nı kav­ra­mıy­la, ya­sa­ma er­ki kav­ra­mıy­la bağ­daş­ma­yan bir tu­tum­dur.

Bi­lin­di­ği gi­bi, ser­best böl­ge­ler, ül­ke­nin si­ya­sal sı­nır­la­rı için­de ol­mak­la bir­lik­te güm­rük sı­nır­la­rı dı­şın­da sa­yı­lan yer­ler­dir ve bu­ra­lar­da her tür­lü ti­ca­ri, sı­nai fa­ali­yet­ler ya­pı­la­bi­lir. Ge­ti­ri­len dü­zen­le­mey­le, ser­best böl­ge­le­re ta­nı­nan eko­no­mik ko­lay­lık­lar, ya­ni, teş­vik­ler da­ha da ar­tı­rıl­mak­ta­dır. Ön­ce, bu­nu doğ­ru gör­me­miz ge­re­kir. Tür­ki­ye, ser­best böl­ge­ler sa­yı­sı iti­ba­rıy­la, Av­ru­pa Bir­li­ği ül­ke­le­riy­le kı­yas­lan­ma­ya­cak ka­dar çok sa­yı­da ser­best böl­ge­ye sa­hip­tir. Tür­ki­ye'de ser­best böl­ge sa­yı­sı top­la­mı bu­gün iti­ba­rıy­la 21'dir. Bu­na kar­şı­lık, Av­ru­pa Bir­li­ği ül­ke­le­rin­de­ki ser­best böl­ge sa­yı­la­rı şöy­le: Al­man­ya'da -en çok Al­man­ya'da var- 8, İn­gil­te­re'de 7, İs­pan­ya'da 4, Yu­na­nis­tan'da 3, İtal­ya, İr­lan­da ve Fin­lan­di­ya'da iki­şer, Fran­sa, Por­te­kiz ve Da­ni­mar­ka'da bi­rer ser­best böl­ge bu­lun­mak­ta­dır.

Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu çer­çe­ve­de bir baş­ka yö­nü var Tür­ki­ye'nin; Av­ru­pa Bir­li­ğin­de­ki ser­best böl­ge­ler esas ola­rak ser­best ti­ca­ret li­man­la­rı, ser­best ti­ca­ret yer­le­ri ni­te­li­ğin­de­dir, oy­sa biz­de­ki ser­best böl­ge­ler hiç de böy­le de­ğil­dir, her tür­lü üre­tim ve di­ğer fa­ali­yet­ler bu­ra­lar­da ya­pı­la­bil­mek­te­dir. Do­la­yı­sıy­la, Tür­ki­ye, esa­sen çok sa­yı­da teş­vik ver­mek­le bi­li­nen bir ül­ke ol­ma­sı­na kar­şın, ser­best böl­ge sa­yı­sı iti­ba­rıy­la da, çok sa­yı­da ser­best böl­gey­le de ya­tı­rım­la­rı­nı güç­len­dir­mek, üre­ti­mi­ni ar­tır­mak için bir ça­ba har­ca­mak­ta­dır. An­cak, gö­rü­nen ne­dir, ge­li­nen nok­ta ne­dir, bu­na bak­ma­mız ge­re­ki­yor.

Tür­ki­ye bir teş­vik cen­ne­ti­dir, an­cak, ge­rek yer­li ser­ma­ye ge­rek ya­ban­cı ser­ma­ye­nin üret­ken ya­tı­rım­la­ra yö­nel­di­ği, mal ve hiz­met üre­ti­mi­ne yö­nel­di­ği söy­le­ne­mez. Şu amaç­la, şu ne­den­le söy­le­ne­mez: 2006 yı­lı da ka­tı­lır­sa, Tür­ki­ye'de üre­ti­len top­lam ulu­sal ge­li­rin yıl­da or­ta­la­ma yüz­de 17'si ya­tı­rım­la­ra ay­rı­la­bil­mek­te­dir. Ya­ni, Tür­ki­ye yıl­da üret­ti­ği top­lam üre­ti­min beş­te 1'in­den az bir bö­lü­mü­nü net ser­ma­ye sto­ku­na ka­tı­yor, ka­ta­bi­li­yor. Şim­di, bu ye­ter­siz­dir. Bi­li­yo­rum, gay­ri­sa­fi de­ğer­le­re ba­kıl­dı­ğın­da bu­nu 5-6 pu­an da­ha yük­sel­te­bi­lir­si­niz, gay­ri­sa­fi ser­ma­ye bi­ri­ki­mi­nin yüz­de 25, yüz­de 27 ol­du­ğu­nu söy­le­ye­bi­lir­si­niz, ama, net ser­ma­ye ar­tı­şı önem­li­dir ve Tür­ki­ye bu bağ­lam­da hiç de ye­ter­li ser­ma­ye bi­ri­ki­mi ya­pa­ma­mak­ta­dır. Özel­lik­le Uzak As­ya'nın, Ko­re'nin, Ja­pon­ya'nın, Çin'in eko­no­mik ge­liş­me­le­rin­de, sa­bit ser­ma­ye ya­tı­rım­la­rı­nın, top­lam ulu­sal ge­li­rin yüz­de 30; 35 hat­ta 40'ı do­la­yın­da ol­du­ğu dik­ka­te alı­nır­sa, Tür­ki­ye'nin, eko­no­mik bü­yü­me­si­ni, ge­liş­me­si­ni, güç­len­me­si­ni sağ­la­ya­cak olan sa­bit ser­ma­ye an­la­mın­da hiç de ye­ter­li ol­ma­dı­ğı gö­rü­le­cek­tir.

Tür­ki­ye'de bir yan­lış var, bir ya­nıl­gı var, o ya­nıl­gı şu­dur: Tür­ki­ye'de ser­ma­ye el de­ğiş­ti­ri­yor. KİT'ler özel­leş­ti­ri­li­yor, özel­leş­ti­ril­dik­ten son­ra ya­ban­cı­la­ra sa­tı­lı­yor, ya­ban­cı­laş­tı­rı­lı­yor. Ser­ma­ye­nin el de­ğiş­tir­me­si, ya­ni KİT'le­rin özel­leş­ti­ril­me­si, son­ra da bun­la­rın ya­ban­cı ser­ma­ye­ye sa­tıl­ma­sı, üzü­le­rek be­lir­te­yim ki, çok yan­lış bir ta­nım­la "ya­tı­rım" di­ye al­gı­la­nı­yor. Bu, ya­tı­rım de­ğil­dir; bu, var­lık trans­fe­ri­dir, var­lı­ğın el de­ğiş­tir­me­si­dir ve var­lı­ğın el de­ğiş­tir­me­si, mal ve hiz­met üre­ti­mi­ni ken­di­li­ğin­den ga­ran­ti et­mez, onun için baş­ka şey­ler yap­ma­nız ge­re­kir ve o baş­ka şey­le­ri yap­mak için de Hükûme­tin ay­rı ön­lem­ler al­ma­sı ge­re­kir.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, Tür­ki­ye son yir­mi-yir­mi beş se­ne­dir, dı­şa açıl­ma, kü­re­sel­leş­me, ser­best­leş­me yö­nün­de adım­lar atı­yor; atı­yor da, bu adım­lar, dün­ya­da­ki ge­liş­me­ler­le çok mu uyum­lu­dur, doğ­ru bir yön­de mi gi­di­yor, bu me­se­le­ye bak­mak ge­re­ki­yor.

Çok de­ğil, ge­çen haf­ta, geç­ti­ği­miz gün­ler­de, Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri, Çin çı­kış­lı kâğı­da ve di­ğer ürün­le­re -ya­pa­ca­ğı­nı söy­le­di­ği- yüz­de 20 güm­rük ver­gi­si uy­gu­la­ma­ya baş­la­dı. Şim­di, Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri'nin, Çin'den ge­len kâğı­da ve -Ti­ca­ret Ba­ka­nın söz­le­riy­le- plas­tik­ten ma­ki­ne­ye ka­dar, do­ku­ma­dan di­ğer ürün­le­re ka­dar her alan­da Çin'in güm­rük ver­gi­le­ri­ni ar­tı­ra­ca­ğı­nı be­yan et­me­si, açık­la­ma­sı ve bu­nu uy­gu­la­ma­ya geç­me­si baş­lı ba­şı­na önem­li bir olay­dır. Ame­ri­kan Hükûme­ti, Çin'i ya­sa dı­şı yol­lar­la süb­van­si­yon ver­mek­le suç­la­mak­ta­dır ve ya­sa dı­şı teş­vik suç­la­ma­sıy­la bu ön­le­mi al­dı­ğı­nı öne sür­mek­te­dir. De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ay­nı Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri, yi­ne bu­gün­ler­de Çin'in fikrî hak­lar yö­nün­den; mü­zik, ki­tap, film, si­ne­ma fil­mi ve bil­gi­sa­yar ya­zı­lı­mı ko­nu­la­rın­da ulus­la­ra­ra­sı an­laş­ma­la­ra uy­ma­dı­ğı ge­rek­çe­siy­le de bu ül­ke­yi Dün­ya Ti­ca­ret Ör­gü­tü­ne şikâyet et­miş­tir.

Şu­nu de­mek is­ti­yo­rum: Dün­ya­da Çin ve Ame­ri­ka ara­sın­da ye­ni bir ti­ca­ret sa­va­şı or­ta­ya çık­mak­ta­dır. Ame­ri­ka'nın Çin'in mal­la­rı­na kar­şı güm­rük uy­gu­la­ma­sı­na yö­nel­me­si­nin asıl ne­de­ni ne­dir? Asıl ne­de­ni şu­dur de­ğer­li ar­ka­daş­lar: Bu ül­ke­de üre­ti­min azal­ma­sı, iş­siz­li­ğin art­ma­sı bu ül­ke­nin hal­kı­nı bu ko­nu­lar­da çok du­yar­lı hâle ge­tir­miş­tir. Geç­ti­ği­miz ka­sım ayın­da ya­pı­lan se­çim­ler­de Ame­ri­kan hal­kı De­mok­rat­la­ra ül­ke­de­ki üre­ti­mi ko­ru­ma­la­rı için de oy ver­miş­tir. Ya­ni, bu­ra­da bir de­mok­ra­tik du­yar­lı­lık söz ko­nu­su­dur ve Ame­ri­kan Hükûme­ti bu tu­tu­mu iz­le­mek zo­run­da kal­mış­tır. Ne­den? Üre­ti­ci­ye olan du­yar­lı­lı­ğın­dan.

Şim­di, ül­ke­mi­ze ge­le­lim. Ön­ce şu­nu söy­le­ye­yim: Tür­ki­ye -üzü­le­rek be­lir­te­yim- yal­nız kim­ya, elek­tro­nik ürün­ler­de, ma­zot­ta, şun­da bun­da de­ğil, et­ten ku­ru ça­ya ka­dar pek çok gı­da mad­de­sin­de ka­çak mal cen­ne­ti hâli­ne ge­ti­ril­miş­tir. Bu­nun bir an ön­ce ön­len­me­si ge­rek­mek­te­dir. Hükûme­tin bu ko­nu­da al­dı­ğı ön­lem­le­ri bu­ra­da çok net, çok açık ser­gi­le­me­si­ne ge­rek­si­nim var­dır.

İkin­ci­si ve çok da­ha önem­li­si, yer­li üre­ti­mi ko­ru­yu­cu ön­lem­ler al­mak zo­run­da­dır. Hal­kı­na du­yar­lı, üre­ti­ci­si­ne du­yar­lı bir hükûme­tin yap­ma­sı ge­re­ken bu­dur. Ne­dir bu ko­ru­yu­cu ön­lem­ler, ne ya­pı­la­bi­lir? He­men şu­nu söy­le­ye­yim: Ulus­la­ra­ra­sı iliş­ki­ler­de kar­şı­lık­lı­lık esas­tır. Tür­ki­ye, ken­di üre­ti­ci­si­ne, tıp­kı di­ğer ül­ke­ler­de ol­du­ğu gi­bi, des­tek ve­re­bil­me­li­dir ta­rım­da, sa­na­yi­de ve di­ğer alan­lar­da ve bu des­te­ği yap­mak­la an­cak ken­di yer­li üre­ti­mi­ni güç­len­di­rir. Eğer bu­nu ya­pa­mı­yor­sa, ül­ke­nin yap­ma­sı ge­re­ken, tıp­kı Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri'nin…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

YA­KUP KE­PE­NEK (De­vam­la) - Bi­ti­ri­yo­rum Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Bu­yu­run.

YA­KUP KE­PE­NEK (De­vam­la) - …ken­di üre­ti­ci­si­ni ko­ru­mak için yap­tı­ğı gi­bi, ge­rek­ti­ğin­de bel­li ül­ke­le­re yö­ne­lik ola­rak güm­rük du­var­la­rı­nı yük­selt­me yo­lu­na git­me­li­dir, bu­nu ce­sa­ret­le ya­pa­bil­me­li­dir.

Tür­ki­ye, üzü­le­rek be­lir­te­yim ki, bu tür ey­lem­ler­de, yer­li üre­ti­mi ko­ru­ma­da ba­ğım­sız dav­ra­na­mı­yor. Tür­ki­ye, ge­çen ka­sım ayın­da ye­ni­den IMF'ye ver­di­ği söz­ler­le, 2008 so­nu­na ka­dar eko­no­mi po­li­ti­ka­la­rın­da kı­pır­da­ya­maz bir nok­ta­da dur­mak­ta­dır ve bu nok­ta, Tür­ki­ye'nin üre­ti­mi­ni ar­tır­ma­sı, yer­li ürün­le­ri­ni çe­şit­len­dir­me­si ve dün­ya ile re­ka­bet et­me­si açı­sın­dan hiç de olum­lu bir gi­di­şe ola­nak ta­nı­ma­mak­ta­dır, izin ver­me­mek­te­dir.

Tür­ki­ye'nin yap­ma­sı ge­re­ken, ye­ni­den üre­ti­mi, mal ve hiz­met üre­ti­mi­ni öne çı­ka­ran, gi­de­rek bun­la­rın ni­te­lik­sel yön­le­ri­ni, ya­ni kat­ma de­ğe­ri yük­sek, ile­ri tek­no­lo­ji kul­la­nan ürün­le­re geç­mek yo­luy­la güç­len­di­ren ve mak­ro­eko­no­mik dü­zey­de eko­no­mi­nin bü­tü­nüy­le il­gi­li ola­rak po­li­ti­ka­lar ge­liş­tir­mek ol­ma­lı­dır. Üzü­le­rek be­lir­te­yim ki, Tür­ki­ye, mak­ro­eko­no­mi, ya­ni eko­no­mi­nin bü­tü­nü yö­nün­den ge­liş­me­si­ni sağ­la­ya­cak po­li­ti­ka­lar­dan ya ta­ma­mıy­la yok­sun­dur ya da bun­la­rı IMF'ye bı­rak­ma­nın ay­maz­lı­ğı için­de­dir. Da­ha ağır söz söy­le­mek is­te­mi­yo­rum.

Bu duy­gu ve dü­şün­ce­ler­le, he­pi­ni­ze say­gı­lar, sev­gi­ler su­nu­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Te­şek­kür ede­rim Baş­ka­nım.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ke­pe­nek.

Mad­de üze­rin­de şah­sı adı­na söz is­te­yen Ali Ke­mal De­ve­ci­ler, Ba­lı­ke­sir Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın De­ve­ci­ler. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (Ba­lı­ke­sir) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Ser­best Böl­ge­ler Ka­nu­nu­nun Bir Mad­de­sin­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi'nin 1'in­ci mad­de­si hak­kın­da şah­sım adı­na söz al­mış bu­lun­mak­ta­yım. He­pi­ni­zi say­gı­la­rım­la se­lam­lı­yo­rum.

Bu­gün yi­ne, AKP Hükûme­ti ta­ra­fın­dan da­ha ev­vel gö­rü­şü­lür­ken gün­lük dü­şü­ne­rek ya­pı­lan hu­ku­ki bir yan­lı­şı ve ta­raf­la­ra za­rar ve­ren bir so­ru­nu dü­zelt­mek için bu­gün Mec­lis ola­rak bu ça­lış­ma­la­rı yap­mak­ta­yız.

6/2/2004 ta­ri­hin­de yü­rür­lü­ğe gi­ren 5084 sa­yı­lı Ka­nun'un­da yer alan ak­sak­lık­la­ra Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­li mil­let­ve­kil­le­ri ola­rak, ge­rek Plan Büt­çe Ko­mis­yo­nun­da ge­rek­se üç yıl ev­vel bu Ya­sa Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­sin­de gö­rü­şü­lür­ken kar­şı çık­mış ve dik­kat­le­ri­ni çek­miş­tik. Ney­se ki, üç se­ne son­ra… Ya­ni, bu ko­nu­da dik­kat çek­me­mi­ze rağ­men, tüm öne­ri­le­ri­mi­zi, ge­rek Plan Büt­çe Ko­mis­yo­nun­da ge­rek­se Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­sin­de­ki gö­rüş­me­le­rin­de ka­bul et­ti­re­me­miş­tik. Ney­se ki, üç se­ne son­ra bu yan­lı­şı gi­de­ren bir tek­li­fi, o gün söy­le­dik­le­ri­mi­zi bu­gün gö­rüş­mek­te­yiz. Ha­ta­dan geç de ol­sa dö­nül­mek­te­dir. Yan­lış­tan dön­mek de bir er­dem­dir.

He­pi­ni­zin bil­di­ği gi­bi AKP Hükûme­ti­nin po­li­ti­ka­la­rıy­la çok risk­li bo­yut­la­ra ta­şı­nan ve bir tür­lü azal­tı­la­ma­yan ca­ri iş­lem­ler açı­ğı­nın fi­nans­ma­nı için en önem­li kay­nak­lar­dan bi­ri ih­ra­cat­tır. So­ru­nun önem­li çö­züm­le­rin­den bi­ri, bü­yü­me, it­ha­lat ba­ğı­nı iç üre­tim le­hi­ne çe­vir­mek iken, di­ğe­ri de kat­ma de­ğe­ri yük­sek olan iş­len­miş mal ih­ra­ca­tı­nı ar­tır­mak­tır.

Tüm uya­rı­la­rı­mı­za rağ­men, 2007 yıl­lık prog­ra­mı da dâhil ol­mak üze­re, ön­ce­ki prog­ram­lar­da da bu­na yö­ne­lik mak­ro­eko­no­mik po­li­ti­ka­lar­la il­gi­li ifa­de­le­ri ol­ma­sı­na kar­şın, ma­ale­sef, bir tür­lü önü­mü­ze bu yön­de­ki tu­tar­lı ve kap­sam­lı ka­rar­la­rı içe­ren ya­sal dü­zen­le­me ta­sa­rı­la­rı gel­me­mek­te­dir. Bu, el­bet­te ki Hükûme­tin ko­nu­la­rı kap­sam­lı bir yak­la­şım­la ele al­mak yö­nün­de­ki ek­sik­li­ğiy­le il­gi­li­dir. Fa­kat, bu ek­sik­li­ğe kar­şın, ih­ra­ca­tın it­ha­la­tı kar­şı­la­ma ora­nı­nın git­tik­çe düş­me­si ve ca­ri iş­lem­ler açı­ğı­nın cid­di bir risk ola­rak or­ta­ya çık­ma­sı, ne­den­se Hükûme­ti çok et­ki­le­mi­yor­muş gi­bi gö­rün­mek­te­dir.

Sa­yın Ba­kan ve Baş­ba­kan, TİM top­lan­tı­la­rın­da ih­ra­ca­tın pat­la­dı­ğı­nı, 2006 yı­lı so­nun­da 85,1 mil­yar do­la­ra yük­sel­di­ği­ni söy­le­mek­te ve övün­mek­te­dir; ama, ih­ra­ca­tın art­tı­ğı­nı söy­ler­ken, ne­den­se it­ha­la­tın art­tı­ğı­nı, in­fi­lak ede­cek bir va­zi­ye­te gel­di­ği­ni ne ya­zık ki söy­le­me­mek­te­dir. Şu an­da ih­ra­cat -2006 yı­lı so­nun­da- 85,1 mil­yar do­la­ra ulaş­mış­ken, it­ha­la­tı­mız da 137 mil­yar do­la­ra vur­muş­tur, in­fi­lak et­miş­tir açık­ça­sı. 52 mil­yar do­lar dış ti­ca­ret açı­ğı­mız bu­lun­mak­ta­dır, ama ne­den­se bun­dan bah­se­dil­me­mek­te­dir, hep bar­da­ğın do­lu ta­ra­fı va­tan­da­şa gös­te­ril­mek­te­dir. Bu vur­dum­duy­maz­lı­ğın se­be­bi, bir ta­raf­tan kap­sam­lı po­li­ti­ka üret­me­mek ol­sa da di­ğer yan­dan ma­li di­sip­li­nin bo­zul­mak­ta olu­şu­dur.

He­pi­mi­zin bil­di­ği gi­bi, ocak ayı büt­çe so­nuç­la­rı 6,1 mil­yar YTL açık­la son dört yı­lın en kö­tü per­for­man­sı­na işa­ret et­mek­te­dir. Bu yük­sek tu­tar­da­ki açı­ğın da­ha da faz­la ol­ma­sı­nı en­gel­le­yen ka­lem­ler ara­sın­da it­ha­lat­tan alı­nan kat­ma de­ğer ver­gi­si önem­li bir pa­ya sa­hip­tir. Di­ğer bir de­yiş­le, it­ha­lat art­tık­ça bu du­rum büt­çe­ye ge­lir ge­tir­mek­te­dir. Bu ge­li­rin et­ki­sin­de ka­lan Hükûmet ise, tüm uya­rı­la­ra rağ­men ca­ri iş­lem­le­re ait kap­sam­lı bir çö­züm pa­ke­tiy­le ge­le­me­mek­te­dir. Hükûme­tin tüm bu pers­pek­tif­ten yok­sun yak­la­şı­mı­na kar­şın, ko­şul­lar ken­di­si­ni zor­la­mak­ta­dır.

Ni­te­kim, bu ne­den­le, 5084 sa­yı­lı Ya­tı­rım­la­rın ve İs­tih­da­mın Teş­vi­ki ile Ba­zı Ka­nun­lar­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun'un yü­rür­lü­ğe gir­me­siy­le bir­lik­te, bu ta­rih­ten son­ra fa­ali­yet ruh­sa­tı al­mış olan iş­let­me­ler ile bun­dan ön­ce ruh­sat al­mış iş­let­me­ler ara­sın­da bir eşit­siz­lik oluş­muş­tur. Bu ak­sak re­ka­bet du­ru­mu­nun bir sü­re­den be­ri var ol­ma­sı­na kar­şın, ay­nen, 5569 sa­yı­lı Kü­çük ve Or­ta Bü­yük­lük­te­ki İş­let­me­le­rin Ma­li Sek­tö­re Olan Borç­la­rı­nın Ye­ni­den Ya­pı­lan­dı­rıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun ör­ne­ğin­de ol­du­ğu gi­bi, ge­re­ken dü­zen­le­me an­cak dört yıl son­ra -KO­Bİ'ler 2001 kri­zin­de yok ol­muş­lar­dır-  ne­den­se dört yıl son­ra, Hükûmet ik­ti­da­ra gel­dik­ten son­ra KO­Bİ'le­ri ha­tır­la­mış­tır ve KO­Bİ'ler­le il­gi­li bir dü­zen­le­me yap­mış­tır.

De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, ser­best böl­ge uy­gu­la­ma­sı, üze­rin­de önem­le du­rul­ma­sı ve önem ve­ril­me­si ge­re­ken bir uy­gu­la­ma­dır. İh­ra­ca­tı­mı­zı yük­sek kat­ma de­ğer­li mal­lar­la ya­pa­cak­sak, tek­no­lo­ji yo­ğun mal­la­rın ih­ra­ca­tı­na ge­çe­cek­sek, bu böl­ge­le­rin öne­mi yad­sı­na­maz.

He­pi­mi­zin ma­lu­mu ol­du­ğu üze­re, ser­best böl­ge­ler, üze­rin­de fa­ali­yet gös­te­ren fir­ma­lar açı­sın­dan önem­li avan­taj­lar içer­mek­te­dir. Her şey­den ön­ce, bu böl­ge­ler­de­ki fa­ali­yet­ler­den el­de edi­len ge­lir ve ka­zanç­lar ra­hat­lık­la trans­fer edi­le­bi­lir. Ay­rı­ca, bu böl­ge­ler güm­rük hat­tı­nın dı­şın­da sa­yıl­ma­nın avan­taj­la­rı­nı da ya­şa­mak­ta­dır. Mal­la­rın bu böl­ge­de sü­re sı­nır­la­ma­sı ol­ma­dan kal­ma­sı ve il­gi­li bü­rok­ra­tik iş­lem­le­rin mi­ni­mum­da ol­ma­sı di­ğer avan­taj­lar­dır.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın De­ve­ci­ler, lüt­fen to­par­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (De­vam­la) - Bu avan­taj­la­ra sa­hip ola­rak Tür­ki­ye'de fa­ali­yet gös­te­ren ser­best böl­ge­ler­de, Şu­bat 2007 iti­ba­rıy­la, 3.207 ta­ne­si Türk, 633 ta­ne­si de ya­ban­cı ol­mak üze­re top­lam 3.840 fir­ma fa­ali­yet gös­ter­mek­te­dir. Bu fir­ma­lar­dan üre­tim ya­pan­la­rın ade­di 794'tür. 2.418 fir­ma ise alım sa­tım yap­mak­ta­dır, üre­tim yap­ma­mak­ta­dır. Bu şart­lar al­tın­da ser­best böl­ge­ler­de fa­ali­yet gös­te­ren fir­ma top­la­mı­nın sa­de­ce yüz­de 20,7'si üre­tim­le iş­ti­gal et­mek­te­dir. Öte yan­dan, ti­ca­ret ha­cim­le­ri açı­sın­dan in­ce­len­di­ğin­de, ser­best böl­ge­le­rin top­la­mın­da ti­ca­ret hac­mi­nin 2005 yı­lı so­nu iti­ba­rıy­la 23,4 mil­yar do­lar, 2006 yı­lı so­nu iti­ba­rıy­la 23,8 mil­yar do­lar ol­du­ğu dik­kat çek­mek­te­dir. 2007 yı­lı­nın ilk iki ayı iti­ba­rıy­la da bu ha­cim 3,5 mil­yar do­lar­dır.

Bu ver­miş ol­du­ğum ra­kam­lar­dan gö­re­bi­le­ce­ği­miz gi­bi, Tür­ki­ye'de ku­ru­lu olan ser­best böl­ge­ler­de­ki fa­ali­ye­tin an­cak beş­te 1'i üre­tim­le il­gi­li­dir ne ya­zık ki, beş­te 4'ü alım sa­tım­la il­gi­li­dir. Bu cü­zi mik­ta­rın ne ka­da­rı­nın ile­ri tek­no­lo­ji içe­ren yük­sek kat­ma de­ğer­li mal üre­ti­mi­ni içer­di­ği, ay­rı­ca özel bir me­rak ko­nu­su­dur. Bu kap­sam­da de­ğer­len­dir­di­ği­miz­de, ül­ke­miz­de ih­ra­ca­tın hem tek­no­lo­jik dö­nü­şü­me hem de ca­ri iş­lem­ler açı­ğı­nın azal­tıl­ma­sı­na ger­çek­ten kat­kı ya­pa­bil­me­si hu­su­sun­da po­tan­si­ye­li­mi­zi ye­te­rin­ce uy­gu­la­ya­ma­mak­ta ol­du­ğu­muz yö­nün­de hak­lı bir en­di­şe­ye ka­pıl­mak­ta­yız. Bu dü­şün­ce­le­rin ışı­ğı al­tın­da, 3218 sa­yı­lı Ser­best Böl­ge­ler Ka­nu­nu'nu tek­rar in­ce­le­di­ği­miz­de, bu­ra­da, bu böl­ge­le­rin yük­sek kat­ma de­ğer­li ürün­le­rin bir üre­tim üs­sü ol­ma­sı­na yö­ne­lik cid­di bir yak­la­şı­mın ol­ma­dı­ğı­nı ve bu böl­ge­ler­de fa­ali­yet gös­te­re­cek fir­ma­la­ra ta­nı­nan teş­vik­le­rin kul­la­nı­lan tek­no­lo­ji ba­zın­da ta­nım­lan­ma­dı­ğı­nı gör­mek­te­yiz. Bu nok­ta­dan ha­re­ket­le, önü­müz­de­ki tas­lak ça­lış­ma­sı­nın, ye­ni ve bü­tün­cül bir an­la­yı­şa sa­hip ola­rak, ser­best böl­ge­le­re tek­no­lo­jik üre­tim yö­nün­den yak­la­şan bir me­tin ol­ma­sı umu­du­nu ta­şı­mak­tay­dık. Bu­nun­la bir­lik­te, ma­ale­sef, bu bek­len­ti­le­ri­miz, iki ta­ne­si yü­rür­lük ve yü­rüt­me mad­de­si olan dört mad­de­lik tek­lif­le kar­şı kar­şı­ya kal­ma­mız so­nu­cu or­ta­dan kalk­mış bu­lun­mak­ta­dır.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (De­vam­la) - Baş­ka­nım, bi­ti­ri­yo­rum, son cüm­lem…

BAŞ­KAN - Lüt­fen Sa­yın De­ve­ci­ler…

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (De­vam­la) - De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, az ön­ce de söy­le­miş ol­du­ğum gi­bi, dış ti­ca­ret, ca­ri iş­lem­ler den­ge­si, ser­best böl­ge­ler­de­ki üre­tim ve tek­no­lo­ji yo­ğun ma­mul üre­ti­mi ve ih­ra­ca­tı ko­nu­la­rın­da kap­sam­lı bir ça­lış­ma­ya ih­ti­yaç du­yul­mak­ta­dır. Böy­le gü­dük bir ya­sa­nın bu­ra­dan ge­çi­ril­me­me­si ge­rek­mek­te­dir ve da­ha kap­sam­lı bir ya­sa yap­ma­mız ge­rek­mek­te­dir.

AKP İk­ti­da­rı dö­ne­min­de ya­pı­la­ma­mış olan, üze­rin­de ça­lı­şı­la­ma­mış olan ser­best böl­ge­ler hak­kın­da bu kap­sam­lı ve ye­ni bir pers­pek­ti­fe da­ya­lı ça­lış­ma, in­şal­lah, önü­müz­de­ki en kı­sa za­man­da ya­pı­la­cak olan se­çim­ler­de Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin tek ba­şı­na ik­ti­da­rıy­la mut­lak su­ret­te ya­pı­la­cak­tır.

Bu gö­rüş ve dü­şün­ce­le­rin ışı­ğı al­tın­da, tek­li­fe iliş­kin dü­zen­le­me­nin dış ti­ca­re­ti­miz açı­sın­dan ha­yır­lı ol­ma­sı­nı di­ler, ek­sik de ol­sa; say­gı ve sev­gi­le­ri­mi su­na­rım. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın De­ve­ci­ler.

Mad­de üze­rin­de, şah­sı adı­na söz is­te­yen Mus­ta­fa Eli­taş, Kay­se­ri Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Eli­taş. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

MUS­TA­FA ELİ­TAŞ (Kay­se­ri) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; gö­rüş­tü­ğü­müz 1339 sı­ra sa­yı­lı Ser­best Böl­ge­ler Ka­nu­nu­nun Bir Mad­de­sin­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi üze­rin­de şah­sım adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Bu ve­si­ley­le, yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Bil­di­ği­niz gi­bi, 6/2/2004 ta­ri­hin­de yü­rür­lü­ğe gi­ren 5084 sa­yı­lı Ya­tı­rım­la­rın ve İs­tih­da­mın Teş­vi­ki ile Ba­zı Ka­nun­lar­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun'un çer­çe­ve 9'un­cu mad­de­si ile 3218 sa­yı­lı Ser­best Böl­ge­ler Ka­nu­nu'na ge­çi­ci 3'ün­cü mad­de ek­len­miş ve 5084 sa­yı­lı Ka­nun'un yü­rür­lü­ğe gir­di­ği ta­rih­ten iti­ba­ren ser­best böl­ge­ler­de fa­ali­yet ruh­sa­tı alan ve ima­lat­çı ol­ma­yan kul­la­nı­cı fir­ma­la­ra ge­lir ve ku­rum­lar ver­gi­si mu­afi­ye­ti ta­nın­ma­mış­tır. Bu­na kar­şı­lık, 6 Şu­bat 2004 ta­ri­hin­den ön­ce fa­ali­yet ruh­sa­tı al­mış olup da bu böl­ge­ler­de fa­ali­yet­te bu­lu­nan fir­ma­la­rın ge­lir ve ku­rum­lar ver­gi­si mu­afi­ye­ti­ne iliş­kin ka­za­nıl­mış hak­la­rı ise ko­run­muş­tur. Bu açı­dan ba­kıl­dı­ğın­da, ver­gi mu­afi­ye­tin­den ya­rar­la­na­ma­ya­cak olan kul­la­nı­cı­lar­dan da ver­gi­den mu­af kul­la­nı­cı­lar gi­bi, böl­ge­ye ge­ti­ri­len ve böl­ge­den çı­ka­rı­lan mal­la­rın de­ğe­ri üze­rin­den bin­de 5 ora­nın­da üc­ret alın­ma­sı, ver­gi ve ben­ze­ri ma­li kül­fet yö­nün­den ada­let­siz­li­ğe ne­den ol­mak­ta­dır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; üze­rin­de gö­rüş­tü­ğü­müz bu ka­nun tek­li­fi, ser­best böl­ge kul­la­nı­cı­la­rı­nın yurt dı­şın­dan böl­ge­ye ge­tir­dik­le­ri mal­lar ile böl­ge­den Tür­ki­ye'ye çı­kar­dık­la­rı mal­la­rın de­ğe­ri üze­rin­den bin­de 5 ora­nın­da alı­nan üc­re­tin, ser­best böl­ge­de el­de et­tik­le­ri ka­zanç­lar üze­rin­den ge­lir ve­ya ku­rum­lar ver­gi­si öde­yen mü­kel­lef­ler­den alın­ma­ma­sı­nı sağ­la­mak­ta­dır.

6 Şu­bat 2004 ta­ri­hin­den ön­ce al­mış ol­duk­la­rı fa­ali­yet ruh­sa­tı sü­re­si so­na er­me­miş olan ve ruh­sat sü­re­si so­nu­na ka­dar ka­zanç­la­rı ver­gi­den is­tis­na edi­len tüm mü­kel­lef­ler ile ima­lat­çı olup, ser­best böl­ge­ler­de imal et­tik­le­ri ürün­le­rin sa­tı­şın­dan el­de et­tik­le­ri ka­zanç­la­rı, ül­ke­mi­zin Av­ru­pa Bir­li­ği­ne üye ola­ca­ğı ta­ri­he ka­dar, ge­lir ve­ya ku­rum­lar ver­gi­sin­den is­tis­na edil­miş olan mü­kel­lef­ler, bu is­tis­na­la­rı­nın so­na ere­ce­ği ta­ri­he ka­dar bin­de 5 ora­nın­da üc­re­ti öde­me­ye­cek­ler­dir.

Ser­best böl­ge­ler­de ya­tı­rım saf­ha­sın­da kul­la­nı­lan mal­lar, ka­pa­si­te ar­tır­mak ama­cıy­la kul­la­nı­lan mal­lar, kul­la­nı­cı­nın ken­di­si­ne ait ol­ma­yıp, ba­kım ve ona­rım mak­sa­dıy­la ser­best böl­ge­le­re ge­ti­ri­len mal­lar ile bu böl­ge­le­re ge­çi­ci ola­rak ge­ti­ri­len araç, ge­reç ve ekip­man­lar ile fa­son üre­tim ama­cıy­la ge­ti­ri­len mal­lar üze­rin­den de bin­de 5 ora­nın­da üc­ret alın­ma­ma­sı sağ­lan­mak­ta­dır.

Ay­rı­ca, da­ha ön­ce mev­cut ka­nun­da tüm mal­la­rın CIF de­ğe­ri üze­rin­den bin­de 5 ora­nın­da alın­mak­ta olan üc­re­tin, yurt dı­şın­dan ser­best böl­ge­ye ge­ti­ri­len mal­la­rın, ser­best böl­ge­den Tür­ki­ye'ye çı­ka­rı­lan mal­la­rın FOB de­ğe­ri üze­rin­den alın­ma­sı ön­gö­rül­mek­te­dir.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, Tür­ki­ye'de ser­best böl­ge­ler, 1980'li yıl­lar­dan iti­ba­ren ya­pıl­ma­sı dü­şü­nül­müş ve ih­ra­ca­ta dö­nük kal­kın­ma­yı ken­di­si­ne he­def eden bir po­li­ti­ka­nın ürü­nü ola­rak or­ta­ya çık­mış. Tür­ki­ye'de yak­la­şık 21 adet ser­best böl­ge var. Bu ser­best böl­ge­le­rin bir kıs­mı ti­ca­ret esas­lı ola­rak ku­rul­muş ser­best böl­ge­ler, bir kıs­mı da üre­tim esas­lı ola­rak ku­rul­muş ser­best böl­ge­ler.

Üre­tim esas­lı ku­rul­muş olan ser­best böl­ge­ler­de 6 Şu­bat 2004 ta­ri­hin­den ön­ce alın­mış ruh­sat­lar­da ruh­sat ta­ri­hi bi­ti­mi­ne ka­dar al­dık­la­rı teş­vik ka­za­nım­la­rı de­vam eder­ken, 6 Şu­bat 2004 ta­ri­hin­den son­ra alın­mış ruh­sat­lar­da ise Tür­ki­ye'nin Av­ru­pa Bir­li­ği sü­re­ci­ne gir­dik­le­ri ta­ri­he ka­dar ge­lir ve ku­rum­lar ver­gi­sin­den is­tis­na­la­rı de­vam et­mek­te­dir.

Kay­se­ri'de yak­la­şık 7 mil­yon met­re ka­re üze­rin­de ku­rul­muş bir ser­best böl­ge var, üre­tim ser­best böl­ge­si. Fi­yat­lar ger­çek­ten çok ucuz. He­men bi­ti­şi­ğin­de or­ga­ni­ze sa­na­yi böl­ge­si var, 25 mil­yon met­re ka­re üze­rin­de ku­rul­muş. 25 mil­yon met­re ka­re­lik or­ga­ni­ze sa­na­yi böl­ge­sin­de­ki ar­sa fi­yat­la­rı or­ta­la­ma 55-60 mil­yon Türk li­ra­sı eder­ken ve ka­tı­lım­cı­lar, sa­na­yi­ci­ler ar­sa bul­mak­ta bü­yük sı­kın­tı çe­ker­ken, ar­sa al­mak için ya­rı­şa gir­miş, sı­ra­ya gir­miş hâlâ bü­yük sa­na­yi­ci var­ken, he­men bi­ti­şi­ğin­de olan, ar­sa fi­yat­la­rı 5 do­lar, alt­ya­pı be­de­li 6 do­lar ol­mak üze­re top­lam 11 do­lar­lık ser­best böl­ge­de, ma­ale­sef, ar­sa için ta­lep eden sa­na­yi­ci­de sı­kın­tı var.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Eli­taş, lüt­fen to­par­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

MUS­TA­FA ELİ­TAŞ (De­vam­la) - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Baş­ka­nım.

Ama, şu ge­tir­di­ği­miz dü­zen­le­mey­le bir­lik­te, bin­de 5'le­rin ge­ti­ri­lir­ken CIF, gön­de­ri­lir­ken FOB üze­rin­den alın­ma­ma­sıy­la bir­lik­te, hem di­ğer ser­best böl­ge­ler­de­ki ka­tı­lım­cı­lar bi­raz da­ha ra­hat ede­cek hem de 5 do­lar, top­lam 6 do­lar ol­mak üze­re… Bu 5 do­lar­lık üc­re­tin de 1,5 do­lar­lık kıs­mı pe­şin ola­rak öde­ni­yor, ge­ri­ye ka­lan kıs­mı yir­mi dört ay va­de­ye ka­dar ve­ri­le­bi­li­yor. 6 do­lar­lık alt­ya­pı be­del­le­ri­nin ise ta­ma­mı otuz al­tı ay va­de ola­rak ve­ri­le­bi­li­yor.

Ser­best böl­ge­ler­de ya­tı­rım ya­pıp ih­ra­ca­tı­nı ge­liş­tir­mek, Tür­ki­ye'de te­da­rik­çi ol­mak is­te­yen sa­na­yi­ci­le­ri­mi­ze Kay­se­ri'de gü­zel bir ser­best böl­ge­nin var­lı­ğı­nı bu­ra­dan du­yu­ru­yo­rum.

Bu ya­sa­nın ha­yır­lı, uğur­lu ol­ma­sı­nı te­men­ni edi­yor, he­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Eli­taş.

Mad­de­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler... Mad­de ka­bul edil­miş­tir.

2'nci mad­de­yi oku­tu­yo­rum:

MAD­DE 2- 3218 sa­yı­lı Ka­nu­na aşa­ğı­da­ki ge­çi­ci mad­de ek­len­miş­tir.

"GE­Çİ­Cİ MAD­DE 4- Ge­lir pa­yı öde­nen ser­best böl­ge­ler­de ku­ru­cu ve iş­le­ti­ci şir­ket­le­rin iş­let­me söz­leş­me­le­rin­de­ki ge­lir pa­yı pay­la­şım oran­la­rı ye­ni­den dü­zen­le­nir."

BAŞ­KAN - Mad­de üze­rin­de Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na ve ay­nı za­man­da şah­sı adı­na söz is­te­yen Ay­dın Mil­let­ve­ki­li Öz­lem Çer­çi­oğ­lu.

Bu­yu­run Sa­yın Çer­çi­oğ­lu. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Sa­yın Çer­çi­oğ­lu, sü­re­niz on beş da­ki­ka­dır.

CHP GRU­BU ADI­NA ÖZ­LEM ÇER­Çİ­OĞ­LU (Ay­dın) - Sa­yın Baş­kan, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; Ser­best Böl­ge­ler Ka­nu­nu­nun Bir Mad­de­sin­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi'nin 2'nci mad­de­si üze­rin­de Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu ve şah­sım adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

AKP ola­rak, 2002'de­ki se­çim be­yan­na­me­niz­de "Ser­best böl­ge­le­rin da­ha et­kin bir bi­çim­de kul­la­nıl­ma­sı ve ya­ban­cı ya­tı­rım­cı­la­ra da­ha iyi ta­nı­tıl­ma­sı sağ­la­na­cak, ver­gi mu­afi­yet­le­ri de­vam et­ti­ri­le­cek." de­me­ni­ze rağ­men, iki yıl geç­me­den, 6 Şu­bat 2004 ta­rih­li 5084 sa­yı­lı Ya­sa'yla bu mu­afi­yet­le­ri, geç­mi­şi de kap­sar şe­kil­de kal­dır­dı­nız. Bu­nun so­nu­cun­da, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti dev­le­ti­ne gü­ve­ne­rek ve de­vam­lı­lık il­ke­si­ni göz önün­de bu­lun­du­ra­rak ya­tı­rım yap­mış ya­ban­cı şir­ket­ler ül­ke­mi­zi terk et­miş­tir. Bu ka­ra­rı­nız­la, bun­dan son­ra ser­best böl­ge­le­re ya­tı­rım için ge­le­cek olan ya­tı­rım­cı­la­rın da önü­nü kes­ti­niz.

So­nuç ola­rak, bir kez da­ha, her za­man­ki tar­zı­nız­la, dü­şün­me­den, jet hı­zıy­la ka­nun­la­rı çı­ka­rıp son­ra da ver­di­ği­niz za­rar ve tep­ki­ler kar­şı­sın­da "par­don" de­yip ge­ri adım at­tık­la­rı­nı­za bir ör­nek­tir bu ya­sa.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, ver­di­ği­niz za­ra­rın bo­yu­tu­nun ne ka­dar yük­sek ol­du­ğu­nu siz­le­re sa­yı­lar­la an­lat­ma­ya ça­lı­şa­ca­ğım. Sa­de­ce Ege Ser­best Böl­ge­si'ni terk eden fir­ma sa­yı­sı 94'e ulaş­mış­tır. Bu­na kar­şı­lık sa­de­ce 32 fir­ma fa­ali­ye­te geç­miş­tir. Üre­ti­mi­ne son ve­ren fir­ma­lar ile üre­ti­me baş­la­yan fir­ma­la­rın sa­yı­sı kar­şı­laş­tı­rıl­dı­ğın­da, söz ko­nu­su ka­yıp ora­nı yüz­de 66'dır. Tür­ki­ye ge­ne­lin­de ser­best böl­ge­ler­de 552 fir­ma­nın fa­ali­yet ruh­sat­la­rı ip­tal edil­miş, iş­te bu ha­ta­nız­dan do­la­yı 552 fir­ma Tür­ki­ye'yi terk et­miş­tir, yüz­ler­ce ki­şi si­zin ha­ta­nız­dan do­la­yı iş­siz kal­mış­tır. Si­zin se­çim be­yan­na­me­ni­ze gü­ve­ne­rek ser­best böl­ge­le­re ya­tı­rım ya­pan yer­li ve ya­ban­cı ser­ma­ye­yi or­ta­da bı­rak­tı­nız. Ay­rı­ca, ser­best böl­ge­le­rin ül­ke eko­no­mi­si­ne olan kat­kı­la­rı dü­şü­nül­me­den, ku­ru­luş amaç­la­rı de­ğer­len­di­ril­me­den, yok edil­me­si­ne yö­ne­lik ça­lış­ma­lar baş­lat­tı­nız. Yüz­de 71'i ya­ban­cı ser­ma­ye­li fir­ma­lar ta­ra­fın­dan ger­çek­leş­ti­ri­len ve top­lam­da 400 mil­yon do­lar ya­tı­rım ya­pan Ege Ser­best Böl­ge­si'nde ya­şa­nan fir­ma eroz­yo­nu çok net bir şe­kil­de gö­rül­mek­te­dir. Bu, sa­de­ce Ege Ser­best Böl­ge­si'nde ya­şa­nan ka­yıp­tır. Dü­şü­nün ki, Tür­ki­ye top­la­mın­da yir­mi ser­best böl­ge bu­lun­mak­ta­dır.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, si­ze bir ör­nek ver­mek is­ti­yo­rum: AKP'nin ser­best böl­ge­ler­de gös­ter­miş ol­du­ğu tu­tar­sız­lık ne­de­niy­le, Ege Ser­best Böl­ge­si'nden Ame­ri­kan Pul­se şir­ke­ti, 800 ki­şi ça­lış­tır­dı­ğı şir­ke­ti­ni ka­pa­tıp, ma­ale­sef, Tür­ki­ye'den ay­rıl­mış­tır.

6 Şu­bat 2004 ta­ri­hin­de yü­rür­lü­ğe gi­ren 5084 sa­yı­lı Ka­nun ile ser­best böl­ge­le­rin ge­li­şi­mi olum­suz yön­de et­ki­len­miş­tir. Yıl­lık 24 mil­yar do­lar top­lam ti­ca­ret hac­mi ile ül­ke eko­no­mi­miz­de çok önem­li bir yer iş­gal eden ser­best böl­ge­ler­de, ka­nun de­ği­şik­li­ği ile bir­lik­te, ya­tı­rım­lar dur­ma nok­ta­sı­na gel­miş, gü­ven­siz­lik or­ta­mı oluş­muş­tur.

Bu Ka­nun ile ça­lı­şan­lar üze­rin­de­ki ge­lir ver­gi­si mu­afi­ye­ti­nin 31 Ara­lık 2008 ta­ri­hin­de kal­dı­rı­la­cak ol­ma­sı, ser­best böl­ge­ler­de bu­gü­ne ka­dar ya­ra­tı­lan is­tih­da­mı olum­suz yön­de et­ki­le­ye­cek­tir, yer­li ve ya­ban­cı ya­tı­rım­cı­la­rı böl­ge­den uzak­laş­tı­ra­cak­tır, ay­rı­ca, mük­te­sep hak­la­rın çiğ­nen­me­si ne­de­niy­le bir­çok fir­ma ile da­va­lar gün­de­me ge­le­cek­tir, gel­me­ye baş­la­mış­tır bi­le.

Ge­rek Ka­nun'dan ön­ce ku­ru­lan fir­ma­la­rın hak­la­rı­nın çiğ­nen­me­si do­la­yı­sıy­la olu­şa­cak or­ta­mın en­gel­len­me­si ge­rek­se ser­best böl­ge­le­rin ku­ru­luş amaç­la­rı­na uy­gun ola­rak ül­ke eko­no­mi­mi­ze yap­ma­sı ge­re­ken kat­kı­la­rı­nın ar­ta­rak de­vam et­me­si­ni sağ­la­ya­cak ya­tı­rım­la­rın ve is­tih­da­mın ar­tı­rı­la­bil­me­si­ne yö­ne­lik ye­ni dü­zen­le­me­le­re aci­len gi­dil­me­si zo­run­lu­lu­ğu bu­lun­mak­ta­dır. Hat­ta, di­yo­rum ki, bir öner­gey­le, bu yan­lış­lık, he­men şim­di, bu­ra­da dü­zel­til­me­li­dir.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, gö­rüş­mek­te ol­du­ğu­muz ka­nun tek­li­fin­de de­ğiş­ti­ril­mek is­te­nen bin­de 5'lik fo­nun kal­dı­rıl­ma­sı ile ver­gi öde­yen fir­ma­lar için fon­la­rın kal­dı­rıl­ma­sı, ay­nı ser­best böl­ge için­de fa­ali­yet gös­te­ren fir­ma­lar ara­sın­da­ki ada­let­siz­li­ği bir öl­çü­de or­ta­dan kal­dı­ra­cak­tır. Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu ola­rak biz bu­nu des­tek­le­mek­te­yiz.

Yap-iş­let-dev­ret söz­leş­me­le­ri kap­sa­mın­da alt­ya­pı ya­tı­rım­la­rı­nın özel sek­tör ta­ra­fın­dan ya­pıl­dı­ğı ve söz­leş­me­ler ge­re­ği el­de edi­len fon ge­lir­le­ri­nin pay­la­şıl­dı­ğı ser­best böl­ge­ler­de, böl­ge ku­ru­cu ve iş­le­ti­ci şir­ket­le­rin kal­dı­rı­lan fon­lar ne­de­niy­le ka­yıp­la­rı na­sıl kar­şı­la­na­cak­tır?

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, eko­no­mi­miz, kur, dış ti­ca­ret açı­ğı ve re­el fa­iz ölüm üç­ge­ni ara­sın­da can çe­kiş­mek­te­dir. Siz, AKP Hükûme­ti ola­rak, ya­ban­cı ya­tı­rım­cı­nın Tür­ki­ye'ye gel­di­ği­ni söy­lü­yor­su­nuz. Doğ­ru, gel­miş­tir, sı­cak pa­ra ola­rak gel­miş­tir, tu­rist gi­bi gel­miş­tir, ca­nı is­te­di­ği za­man çe­ker gi­der.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin ya­ban­cı ser­ma­ye­ye ba­kı­şı, an­la­yı­şı, ül­ke­ye sı­fır­dan ya­tı­rım ya­pa­cak, is­tih­dam sağ­la­ya­cak, ül­ke eko­no­mi­si­ne kat­ma de­ğer ya­ra­ta­cak, ül­ke kal­kın­ma­sın­da rol oy­na­ya­cak bir an­la­yış­tır. Si­zin an­la­yı­şı­nız da bu­nun tam ter­si­dir, mem­le­ke­tin li­man­la­rı­nı, iş­let­me­le­ri­ni, ha­zi­ne ara­zi­le­ri­ni sat­mak­tan geç­mek­te­dir. Si­zin ik­ti­da­rı­nız­da ge­len ya­ban­cı ser­ma­ye as­la ya­tı­rım yap­ma­mış­tır. Sı­cak pa­ra ola­rak ken­di­le­ri­ne bir şe­kil­de ka­pa­lı ka­pı­lar ar­dın­da ve­ri­len re­el fa­iz ga­ran­ti­si­ni ala­rak ve­ya ha­zır müş­te­ri­si olan, ya­tı­rı­mı bü­yük öl­çü­de ta­mam­lan­mış sa­na­yi­le­ri­mi­zi sa­tın al­mış­lar­dır, bi­ze her­han­gi bir ar­tı is­tih­dam ya­rat­ma­mış­tır. Üs­te­lik, bin­ler­ce in­sa­nı­mız da sa­ye­niz­de iş­siz kal­mış­tır. Son ola­rak da ayak­ta al­kış­la­ya­rak sat­mış ol­du­ğu­nuz İs­tan­bul İETT ara­zi­si ol­muş­tur. Şim­di, bu ara­ziy­le il­gi­li bir se­nar­yo dü­şü­ne­lim: Bu ara­zi­de, in­şa edi­lip sa­tıl­mak üze­re bir pro­je üre­ti­le­cek. Bu pro­je­nin so­nun­da, yi­ne, yur­du­mun gü­zel in­san­la­rı­na sa­tı­la­cak. Ta­bii ki, ara­zi fi­ya­tı­na ma­li­ye­ti ek­le­nip, yük­sek kâr da ila­ve edi­le­rek el­den çı­ka­rı­la­cak. So­nuç ola­rak, ya­ban­cı bir ko­ya­cak üç ala­cak. Sö­züm ona, in­şa­at sek­tö­rü de atı­lım ya­pa­cak. Ya­ni, kı­sa gü­nün kârı man­tı­ğıy­la ül­ke yö­net­me­ye ça­lış­mak­ta­sı­nız. Yö­net­me­ye ça­lı­şı­yor­su­nuz; ama, ma­ale­sef, yö­ne­te­mi­yor­su­nuz. Dış ti­ca­ret açı­ğı, iç borç, dış borç ra­kam­la­rı bu­nun en açık gös­ter­ge­si­dir. İk­ti­da­rı­nız dö­ne­min­de sa­de­ce özel sek­tö­rün dış bor­cu 52 mil­yar do­lar­dan 115 mil­yar do­la­ra ulaş­mış­tır.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, AKP Hükûme­ti­nin ulu­sal bir sa­na­yi stra­te­ji­si yok­tur. Türk sa­na­yi­si­nin bü­yük fe­dakârlık­lar­la ve emek­ler­le par­lat­tı­ğı yıl­dı­zı teks­til sek­tö­rü, sa­ye­niz­de dün­ya pi­ya­sa­la­rın­dan kuy­ruk­lu yıl­dız mi­sa­li ka­yıp geç­miş­tir. Bu­nun so­nu­cu ola­rak yi­ne iş­siz­ler or­du­su ya­rat­tı­nız ve so­kak­la­ra terk et­ti­niz bu in­san­la­rı.

Hyun­dai, Tür­ki­ye'ye ya­tı­rım yap­mak is­te­miş, AKP Hükûme­ti ile gö­rüş­müş, an­cak, AKP Hükûme­ti­nin ya­tı­rım in­di­ri­mi­nin kal­dı­rıl­ma­sı ve ser­best böl­ge­de­ki tu­tar­sız sa­na­yi po­li­ti­ka­la­rın­dan do­la­yı ya­tı­rı­mı­nı Çek Cum­hu­ri­ye­ti'ne kay­dır­mış­tır. AKP'nin ya­ban­cı ser­ma­ye­ye ba­kış açı­sı­nın öy­kü­sü de bu­dur.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, dün de Oto­mo­tiv Der­ne­ği­nin, oto­mo­tiv sek­tö­rü­nün iç pi­ya­sa­nın da­ral­ma­sıy­la il­gi­li açık­la­ma­la­rı, eko­no­mi­mi­zin ne ka­dar dar­bo­ğa­za gir­di­ği­nin bir ka­nı­tı­dır. Acil ön­lem­ler alın­ma­dı­ğı tak­dir­de, teks­til sek­tö­rün­de ol­du­ğu gi­bi oto­mo­tiv sek­tö­rün­de de cid­di sı­kın­tı­lar baş gös­te­re­cek­tir.

AKP İk­ti­da­rı­nın eko­no­mik uy­gu­la­ma­la­rı­nın sa­na­yi­ci­le­ri içi­ne dü­şür­dü­ğü bu sı­kın­tı­lar­dan, an­cak Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin ik­ti­da­rın­da kur­tu­luş ger­çek­le­şe­cek­tir.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, AKP Hükûme­ti elin­de­ki en önem­li ens­trü­man­la­rı ya­tı­rım in­di­ri­mi ve teş­vik po­li­ti­ka­la­rı­nı yan­lış kul­la­na­rak Türk sa­na­yi­ci­si­nin beş yı­lı­nı, üzü­le­rek söy­lü­yo­rum ki, bo­şa har­ca­mış­tır. Sa­na­yi­ci­yi ya­tı­rı­ma sevk eden en önem­li araç olan ya­tı­rım in­di­ri­mi IMF'nin bas­kı­sıy­la kal­dı­rıl­mış, ya­tı­rım ya­pan, is­tih­dam ar­tı­ran, ih­ra­cat ya­pan, da­ha faz­la ver­gi öde­yen sa­na­yi­ci­nin ödü­lü elin­den alın­mış­tır. En acı­sı da bu­nun IMF'nin is­te­ği doğ­rul­tu­sun­da ya­pıl­mış ol­ma­sı­dır. IMF, Türk sa­na­yi­ci­si­nin ge­liş­me­si­ne kat­kı­da bu­lu­nan ya­tı­rım in­di­rim­le­ri­nin kı­sıt­lan­ma­sı­nı is­ter­ken, ni­çin ar­tan Uzak Do­ğu it­ha­la­tı­na ön­lem is­te­me­miş­tir? Bun­lar, Tür­ki­ye'yi üre­ten de­ğil tü­ke­ten bir top­lum hâli­ne ge­tir­mek is­te­nen bir pla­nın par­ça­sı­dır. Ma­ale­sef, AKP Hükûme­ti bu bas­kı­la­ra kar­şı ko­ya­ma­mış, bu da sa­na­yi­mi­zi olum­suz yön­de et­ki­le­miş­tir. IMF'ye ka­yıt­sız şart­sız bo­yun eğen Hükûme­ti­niz ül­ke­mi­zin iç di­na­mik­le­ri­ni göz ar­dı et­miş­tir.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, şu an­da bor­sa­nın 47 bin­ler­de ol­ma­sı, sı­cak pa­ra­nın ne ka­dar kay­gan ze­min­de ka­zanç ara­dı­ğı­nın en açık ifa­de­si­dir. Do­lar ku­ru­nun bi­linç­li ola­rak 1,336'lar­da kal­ma­sı­nın yegâne se­be­bi dı­şa­rı­dan ge­len bol mik­tar­da­ki sı­cak pa­ra­dır. Bun­dan do­la­yı, is­tih­dam ya­ra­tan sa­na­yi için çok cid­di kay­gı­la­rı­mı bu­ra­da siz­ler­le pay­laş­mak is­ti­yo­rum.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, ser­best böl­ge­ler­de uy­gu­la­dı­ğı­nız yan­lış ka­rar­la­rı­nı­za bir ör­nek de uy­gu­la­dı­ğı­nız böl­ge­sel teş­vik­ler­dir. Bu teş­vik­ler Ana­do­lu'nun or­ta ve ba­tı­sın­da­ki al­tı-ye­di il­de yo­ğun­laş­mış­tır, ger­çek he­def olan Do­ğu ve Gü­ney­do­ğu Ana­do­lu'nun kal­kın­ma­sın­da et­ki­si ma­ale­sef sı­fır ol­muş­tur, hiç ya­tı­rım git­me­miş­tir. Hâlbu­ki, teş­vik­ler sek­tö­rel baz­da ya­pıl­say­dı, bu­gün sa­na­yi­miz da­ha ba­şa­rı­lı bir nok­ta­da ola­cak­tı.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, AKP İk­ti­da­rı­nın ge­li­şi­gü­zel uy­gu­la­dı­ğı po­li­ti­ka­la­rı yü­zün­den, ser­best böl­ge­le­rin ya­tı­rım­cı­yı çe­ki­ci özel­li­ği kal­ma­mış­tır. Az ön­ce ifa­de et­ti­ğim gi­bi, 552 fir­ma Tür­ki­ye'yi terk et­miş­tir. Dü­şü­nün, bu­ra­da ça­lı­şan bin­ler­ce ki­şi iş­siz kal­mış­tır. Sa­de­ce bin­de 5 ola­yı de­ğil, di­ğer ada­let­siz­lik­le­rin de dü­zel­til­me­si ve bu böl­ge­ler­de ça­lı­şan iş­let­me­le­rin es­ki­si gi­bi re­ka­bet ede­bil­me­si için, önün­de­ki en­gel­le­rin kal­dı­rıl­ma­sı ge­rek­mek­te­dir.

Yü­ce Mec­li­si say­gıy­la se­lam­la­rım. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Çer­çi­oğ­lu.

Mad­de üze­rin­de, şah­sı adı­na söz is­te­yen Er­gün Dağ­cı­oğ­lu, To­kat Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Dağ­cı­oğ­lu. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

MEH­MET ER­GÜN DAĞ­CI­OĞ­LU (To­kat) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

As­lın­da, To­kat Mil­let­ve­ki­li Er­gün Dağ­cı­oğ­lu'nun ser­best böl­ge­ler­le il­gi­li ka­nun de­ği­şik­lik tek­li­fi­ni tar­tış­tı­ğı­mız böy­le bir gün­de, mad­de­ler­de grup adı­na ko­nu­şa­cak ol­sak, onar da­ki­ka­dan kırk da­ki­ka ko­nuş­ma imkânı­mız var idi. An­cak, de­min sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri­mi­zin de za­man za­man eleş­ti­ri­le­rin­den son­ra, za­ma­nı ik­ti­dar ola­rak iyi kul­lan­mak, bu­ra­lar­da çok ko­nuş­mak ye­ri­ne ka­nun­la­rı çı­ka­ra­rak… Sa­yın Çer­çi­oğ­lu'nun da az ön­ce­ki ko­nuş­ma­sın­dan "özet ne an­la­dı­nız" der­se­niz, "Bu ka­nu­nu, hem ken­dim hem de Gru­bum adı­na des­tek­li­yo­rum. Bir hak­kın ih­ka­kı­hak şek­lin­de or­ta­ya ko­nul­ma­sı idi. Do­la­yı­sıy­la da des­tek­le­di­ği­miz bir ka­nun." de­di. O ka­dar de­ği­şik ve ge­niş bir ko­nu­da tes­pit­ler yap­tı; ama "özet ne an­la­dı­nız" der­se­niz, bu cüm­le­si­nin al­tı­nı çi­ze­rek an­la­dı­ğı­mı bu­ra­da vur­gu­lu­yor ve de­mek ki, doğ­ru bir ka­nun ge­tir­mi­şiz, doğ­ru bir ça­lış­ma ya­pı­yo­ruz bu­ra­da ve her tür­lü ek­si­ğe ge­di­ğe rağ­men, in­şal­lah, bu ka­nun, bu­ra­da, bu­gün siz­le­rin de kat­kı­la­rıy­la çık­tık­tan son­ra, Tür­ki­ye'de önem­li bir ek­sik­lik, önem­li bir açık da ka­pa­tı­la­cak ve özel­lik­le de ser­best böl­ge­ler­de, dı­şa­rı­ya kaç­ma eği­li­mi ve te­ma­yü­lü içe­ri­sin­de olan -kaç­tı de­mi­yo­rum- kaç­ma ve dı­şa­rı­ya kay­nak trans­fe­ri­nin te­ma­yü­lü içe­ri­sin­de olan iş adam­la­rı­mı­zın da kay­nak­la­rı­nın Tür­ki­ye'de de­ğer­len­di­ril­me­si, do­la­yı­sıy­la da yer­li üre­tim ve yer­li is­tih­dam adı­na çok ha­yır­lı bir ça­lış­ma­yı hep bir­lik­te bu­gün bu­ra­da so­nuç­lan­dır­mış ola­ca­ğız. De­mek ki, doğ­ru bir yer­de, doğ­ru bir ka­nun­la, hep bir­lik­te bir ara­da ça­lış­ma ya­pı­yo­ruz.

Şim­di, ar­ka­daş­lar, bu ka­nun­da ana te­ma ne­dir de­di­ği­miz­de, o ka­dar üzü­cü, geç­miş­ten ka­lan sı­kın­tı­lar var­dı ki, on­la­rı da aşa­lım ha­zır bu ka­nu­nu bu­ra­ya ge­tir­miş­ken de­dik. Na­sıl? Me­se­la, da­ha ev­vel 3/7/2001 ta­ri­hin­de, 4684 sa­yı­lı Ya­sa'yı yi­ne bu Mec­lis­ten -ben o za­man mil­let­ve­ki­liy­dim- ge­çir­di­ği­miz­de, han­çe­re­miz yır­tı­la­na ka­dar mü­da­ha­le et­me­ye ça­lış­tık ve bir yan­lış ya­pı­yo­ruz, bu­nu dü­zel­te­lim, yan­lış yap­ma­ya­lım de­miş­tik. İş­te, o yan­lış­lık­lar­dan bir ta­ne­si de şu idi: Fon­lar o za­man kal­dı­rıl­dı ha­tır­lar­sa­nız ve bir özel he­sa­ba dö­nüş­tü­rül­müş­tü ve özel he­sa­ba dö­nüş­tü­rü­len bu fon­la­rın da so­nuç­ta, büt­çe­ye kay­nak ola­rak ak­ta­rıl­ma­sı ka­rar­laş­tı­rıl­mış­tı. Ama, biz bu­nu ya­par­ken ne yap­mış­tık? Fon­la­rı kal­dır­dı­ğı­mız­da, bi­zim bu fon ge­lir­le­ri­ni ha­zi­ne­ye ge­lir ola­rak irat kay­det­ti­ği­miz­de, o ser­best böl­ge­ler­de -yi­ne Sa­yın Çer­çi­oğ­lu'nun da bi­raz ev­vel ifa­de et­ti­ği gi­bi- ku­ru­cu iş­le­ti­ci­ler­le il­gi­li bir­ta­kım hak­lar da var idi. Bu hak­lar­la il­gi­li ba­zı yan­lış­lık­lar da ya­pıl­mış­tı. Ney­di o? Me­se­la, FOB de­ğe­ri üze­rin­den Tür­ki­ye'ye gi­re­cek olan ser­best böl­ge­de üre­ti­len mal­lar­dan, biz bin­de 5 fon al­ma­mız ge­re­kir­ken, ya­zı­lım­da CIF ola­rak geç­ti­ği için, CIF uy­gu­la­ma­sın­dan ötü­rü bu­nu bin­de 5 de­ğil de bin­de 5,65 ola­rak he­sap et­me mec­bu­ri­ye­ti var idi. Bu yan­lı­şı da, şim­di, bu­gün bu­ra­da hep bir­lik­te dü­zel­ti­yo­ruz. Hem de öy­le bir yan­lış ki, ka­nu­na rağ­men ser­best böl­ge uy­gu­la­ma­la­rın­da Sa­yış­tay ka­rar­la­rı esas alın­mak su­re­tiy­le, doğ­ru iş­lem ya­pı­lan, ya­ni, ku­la­ğın öbür ta­raf­tan do­ku­nul­du­ğu bir nok­ta­da, bu­gün, siz­le­rin de kat­kı­la­rıy­la bu yan­lı­şı dü­zel­te­ce­ğiz.

Onun dı­şın­da, çif­te ver­gi­le­me­yi ön­le­ye­lim, or­ta­dan kal­dı­ra­lım, iza­le ede­lim di­ye yap­tı­ğı­mız bu ça­lış­ma, in­şal­lah çok ha­yır­lı bir ça­lış­ma ola­rak ta­ri­he ge­çe­cek ve ser­best böl­ge­ler­de­ki iş, üre­tim ve is­tih­da­mı çok cid­di bir şe­kil­de te­tik­le­ye­cek­tir. Bir sü­rü ra­kam ver­mek müm­kün, ama önem­li olan, çif­te ver­gi­le­me­yi de bu ka­nun sa­ye­sin­de, bu­ra­da, hep bir­lik­te ön­le­ye­ce­ğiz.

Pe­ki, bir de, yi­ne Sa­yın Çer­çi­oğ­lu'nun eleş­tir­di­ği bir şey var. "Ku­ru­cu, iş­le­ti­ci şir­ket­le­rin ka­yıp­la­rı­nı na­sıl hal­le­de­ce­ğiz." de­di. İş­te, bu mad­de­de ver­di­ğim bir öner­gey­le, Ser­best Böl­ge­ler Ge­nel Mü­dür­lü­ğü­nün ya­pa­ca­ğı bir ça­lış­ma so­nu­cun­da, yö­net­me­lik­le bu ka­yıp­la­rı ön­le­ne­cek ve 2006 de­ğer­le­riy­le yak­la­şık 459 bin do­lar­lık, bu ser­best böl­ge­ler­de­ki ku­ru­cu, iş­le­ti­ci fir­ma­lar­dan -ki, dört ta­ne böl­ge­yi kap­sı­yor, di­ğer, ta­ma­mı­nı kap­sa­mı­yor- bu dört böl­ge­den Sam­sun böl­ge­sin­de za­ten ti­ca­ri fa­ali­yet şu an­da söz ko­nu­su ol­ma­dı­ğı için, ne olu­yor…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Dağ­cı­oğ­lu, lüt­fen to­par­la­yı­nız.

MEH­MET ER­GÜN DAĞ­CI­OĞ­LU (De­vam­la) - Bi­ti­ri­yo­rum Sa­yın Baş­ka­nım.

Do­la­yı­sıy­la, ge­ri­ye ka­lan üç böl­gey­le il­gi­li, 2006 de­ğer­le­riy­le 459 bin do­lar­lık, ya­ni, bin­de 5 fon­lar­dan dev­let vaz­ge­çe­rek çif­te ver­gi­le­me­yi ön­ler­ken, bu ara­da, ku­ru­cu, iş­le­ti­ci fir­ma­la­rın da ka­yıp­la­rı söz ko­nu­su ola­cak. Biz, dev­let­te­ki ada­let an­la­yı­şıy­la, bu­ra­da da hük­met­mek zo­run­da­yız ve ku­ru­cu, iş­le­ti­ci fir­ma­la­rın da hak­la­rı­nı ko­ru­mak du­ru­mun­da­yız di­ye­rek, şim­di, bu­ra­da ver­di­ği­miz bir öner­gey­le, on­la­rın hak gas­bı­nı or­ta­dan kal­dı­ra­cak ve Ge­nel Mü­dür­lü­ğü­mü­zün, hem de ku­ru­cu, iş­le­ti­ci fir­ma­lar­la ya­pa­ca­ğı is­ti­şa­ri top­lan­tı­lar so­nu­cun­da or­ta­ya ko­ya­cak­la­rı bir yö­net­me­lik­le, o hak ka­yıp­la­rı­nı da ön­le­miş ola­ca­ğız di­yo­rum.

Evet, bir­çok fir­ma­nın ka­pa­tıl­dı­ğı­nı söy­le­di. Za­ten, geç­miş eko­no­mik dep­rem­ler­den ötü­rü sa­de­ce ser­best böl­ge­ler­de de­ğil, geç­miş yan­lış uy­gu­la­ma­lar­dan ötü­rü sa­de­ce ser­best böl­ge­ler­de de­ğil, Tür­ki­ye'nin ta­ma­mı bü­yük sı­kın­tı­lar içe­ri­sin­de, ke­penk­ler ka­pa­tı­lır­ken, gel­di­ği­miz gün­den be­ri, dört bu­çuk yıl­dır yap­mış ol­du­ğu­muz eko­no­mik ted­bir­ler, çı­kar­mış ol­du­ğu­muz ka­nun­lar ve hem Tür­ki­ye'ye hem dün­ya­ya ver­miş ol­du­ğu­muz gü­ven me­saj­la­rın­dan ötü­rü bü­tün bun­lar iza­le edil­di ve Tür­ki­ye ar­tık aya­ğa kal­kan bir ül­ke ola­rak dün­ya­ya isim yap­ma­ya baş­la­dı.

Bu ma­na­da, Yö­rük gö­çü mi­sa­li, ek­sik­le­ri­miz de yok mu­dur? Var­dır. İş­te o ek­sik­le­ri­miz­den bi­ri­si­ni de, bu­gün -be­nim bu­ra­da tes­pit et­ti­ğim- bir ka­nun tek­li­fiy­le, siz­le­rin des­te­ğiy­le çı­ka­rı­yo­ruz. Ya­ni, Tür­ki­ye'nin önü açıl­dı, ko­şar adım­lar­la çağ­daş dün­ya­ya doğ­ru, en­teg­ras­yon adı­na gi­der­ken ek­sik­le­ri­miz de var­dır. Bun­la­rı da gi­de­ri­riz. Bu­gün bu ek­sik­lik­ler­den bi­ri­si­ni gi­der­me­mi­ze, in­şal­lah siz­le­rin de, mu­ha­le­fet dâhil ol­mak üze­re, ik­ti­dar­da­ki ar­ka­daş­la­rı­mı­zın kat­kı­la­rıy­la ze­min ha­zır­la­ya­ca­ğız di­yor, bu ha­yır­lı ka­nu­nun, -mu­ha­le­fet mil­let­ve­kil­le­ri­mi­zin de ifa­de et­ti­ği ha­yır­lı ka­nu­nun- ha­yır­la­ra ve­si­le ol­ma­sı­nı Ce­na­bı­hak'tan ni­yaz edi­yor, he­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Dağ­cı­oğ­lu.

Mad­de üze­rin­de üç adet öner­ge var­dır.

Öner­ge­le­ri ön­ce ge­liş sı­ra­la­rı­na gö­re oku­tup ay­kı­rı­lık­la­rı­na gö­re iş­le­me ala­ca­ğım.

İlk öner­ge­yi oku­tu­yo­rum:

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

Gö­rü­şül­mek­te olan Ka­nun Tek­li­fi­nin 3218 sa­yı­lı Ka­nu­na Ge­çi­ci Mad­de ek­len­me­si­ni ön­gö­ren çer­çe­ve 2 nci mad­de­si­nin aşa­ğı­da­ki şe­kil­de de­ğiş­ti­ril­me­si­ni arz ve tek­lif ede­riz.

                     İr­fan Gün­düz                 Mus­ta­fa Eli­taş                  M. Er­gün Dağ­cı­oğ­lu

                         İs­tan­bul                           Kay­se­ri                                   To­kat

                      Ab­dul­lah Er­dem Can­ti­mur                               Re­cep Ga­rip

                                    Kü­tah­ya                                                  Ada­na

"MAD­DE 2- 3218 sa­yı­lı Ka­nu­na aşa­ğı­da­ki ge­çi­ci mad­de ek­len­miş­tir.

"GE­Çİ­Cİ MAD­DE 4- 6/2/2004 ta­ri­hin­den son­ra fa­ali­yet ruh­sa­tı alan­lar­dan, ima­lat­çı kul­la­nı­cı­la­rın  dı­şın­da­ki kul­la­nı­cı­lar ta­ra­fın­dan yurt dı­şın­dan böl­ge­ye ge­ti­ri­len ve/ve­ya böl­ge­den Tür­ki­ye'ye çı­ka­rı­lan mal­la­rın, bu Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fık­ra­sı­nın (b) ben­din­de be­lir­ti­len üc­re­te ta­bi tu­tul­ma­ma­sı ne­de­niy­le, ge­lir pa­yı öde­nen ser­best böl­ge­ler­de ku­ru­cu ve iş­le­ti­ci şir­ket­le­rin iş­let­me söz­leş­me­le­rin­de­ki ge­lir pa­yı ka­yıp­la­rı­nın kar­şı­lan­ma­sı ama­cıy­la yö­net­me­lik­te dü­zen­le­me ya­pı­lır."

BAŞ­KAN - Di­ğer öner­ge­yi oku­tu­yo­rum:

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

Gö­rü­şül­mek­te olan 1339 sı­ra sa­yı­lı ya­sa­nın 2. mad­de­si­nin so­nu­na aşa­ğı­da­ki met­nin ila­ve edil­me­si­ni arz ede­riz.

Say­gı­la­rı­mız­la.

 

Fe­ri­dun Ba­loğ­lu

Fe­rit Mev­lüt As­la­noğ­lu

R. Ke­rim Öz­kan

 

An­tal­ya

Ma­lat­ya

Bur­dur

 

Na­il Ka­ma­cı

Os­man Öz­can

 

 

An­tal­ya

An­tal­ya

 

Ge­lir pa­yı pay­la­şı­mın­da ya­ra­tı­lan is­tih­dam dik­ka­te alı­nır.

BAŞ­KAN - En ay­kı­rı öner­ge­yi oku­tup, iş­le­me alı­yo­rum:

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

1339 sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Tek­li­fi­nin 2 nci mad­de­si­nin çer­çe­ve­si­nin aşa­ğı­da­ki şe­kil­de de­ğiş­ti­ril­me­si­ni arz ve tek­lif ede­riz.

 

Ha­luk Koç

Bü­lent Ba­ra­ta­lı

Ah­met Er­sin

 

Sam­sun

İz­mir

İz­mir

 

Türkân Mi­ço­oğul­la­rı

Fe­rit Mev­lüt As­la­noğ­lu

 

 

İz­mir

Ma­lat­ya

 

Mad­de 2- 3218 sa­yı­lı Ka­nu­nun ge­çi­ci 3 ncü mad­de­si yü­rür­lük­ten kal­dı­rıl­mış ve ka­nu­na aşa­ğı­da­ki ge­çi­ci mad­de ek­len­miş­tir.

BAŞ­KAN - Ko­mis­yon öner­ge­ye ka­tı­lı­yor mu?

PLAN VE BÜT­ÇE KO­MİS­YO­NU BAŞ­KAN VE­Kİ­Lİ MEH­MET AL­TAN KA­RA­PA­ŞA­OĞ­LU (Bur­sa) - Ka­tı­la­mı­yo­ruz efen­dim.

BAŞ­KAN - Hükûmet ka­tı­lı­yor mu?

DEV­LET BA­KA­NI KÜR­ŞAD TÜZ­MEN (Ga­zi­an­tep) - Ka­tı­la­mı­yo­ruz.

BAŞ­KAN - Öner­ge­nin ge­rek­çe­si­ni açık­la­mak üze­re, Bü­lent Ba­ra­ta­lı, İz­mir Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Ba­ra­ta­lı.

BÜ­LENT BA­RA­TA­LI (İz­mir) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Sa­yın Baş­ka­nı ve yü­ce Mec­li­si say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Bu tek­li­fi Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu ola­rak des­tek­li­yo­ruz ve bir an ön­ce ya­sa­laş­ma­sı için de ge­çen haf­ta­dan be­ri ça­ba gös­te­ri­yo­ruz. An­cak, Sa­yın Dağ­cı­oğ­lu'nun bu tek­li­fi bu hâliy­le ya­sa­la­şır­sa, yi­ne bu ko­nu­da bir ek­sik­lik ola­cak­tır di­ye dü­şü­nü­yo­rum, o ne­den­le bu öner­ge­yi ver­dik.

Ver­di­ği­miz öner­ge­nin ge­rek­çe­si, 3218 sa­yı­lı Ya­sa'nın ge­çi­ci 3'ün­cü mad­de­siy­le il­gi­li­dir. Bu ya­sa in­ce­len­di­ği za­man, ge­çi­ci 3'ün­cü mad­de­nin (b) fık­ra­sın­da ay­nen şöy­le ya­zıl­mak­ta­dır la­fız ola­rak: "Bu böl­ge­ler­de is­tih­dam et­tik­le­ri per­so­ne­le öde­dik­le­ri üc­ret­ler 31/12/2008 ta­ri­hi­ne ka­dar ge­lir ver­gi­sin­den müs­tes­na­dır. An­cak, bu mad­de­nin yü­rür­lü­ğe gir­di­ği ta­rih iti­ba­rıy­la ruh­sat­la­rın­da be­lir­ti­len sü­re 31/12/2008 ta­ri­hin­den da­ha ön­ce­ki bir ta­rih­te so­na eri­yor­sa, is­tis­na uy­gu­la­ma­sın­da ruh­sat­ta yer alan sü­re­nin bi­tiş ta­ri­hi dik­ka­te alı­nır." den­mek­te­dir.

Biz, bu is­tis­na­nın, bi­te­cek olan bu is­tis­na­nın, 2008'de bi­te­cek is­tis­na­nın, ta­ma­men  bu sü­re­nin kal­dı­rıl­ma­sın­dan ya­na bir öner­ge ver­dik.

Yi­ne, he­pi­mi­zin ve­ya il­gi­le­nen­le­rin bil­di­ği gi­bi, Plan Büt­çe Ko­mis­yo­nu­muz­da iki ta­ne tek­lif bu­lun­mak­ta­dır. Bun­lar­dan bir ta­ne­si, Sa­yın İz­mir Mil­let­ve­ki­li Nük­het Ho­tar ve Fa­ruk Çe­lik'in tek­li­fi­dir; di­ğe­ri, Sa­yın İz­mir Mil­let­ve­ki­li Ah­met Er­sin'in tek­lif­le­ri­dir. Sa­yın Nük­het Ho­tar ve Fa­ruk Çe­lik'in tek­li­fin­de, bu, 2008'de bi­te­cek olan is­tis­na mu­afi­yet sü­re­si­nin 2019'a ka­dar er­te­len­me­si­ni içer­mek­te­dir. Sa­yın Ah­met Er­sin'in ver­di­ği tek­lif­te ise, bu is­tis­na sü­re­si­nin, sü­re­siz ola­rak er­te­len­me­si tek­li­fi­dir.

Şim­di, bu ko­nu­da bir ka­rar ve­re­mez­sek, bu öner­ge­yi ka­bul et­mez­sek de­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu ya­sa ek­sik çı­ka­cak­tır. Ben ina­nı­yo­rum ki, ka­nu­nu dü­zen­le­yen, uğ­ra­şan ar­ka­daş­la­rım ile il­gi­li Ba­kan da biz­ler gi­bi dü­şün­mek­te­dir. Bu­na sa­mi­mi­yet­le ina­nı­yo­rum ve ser­best böl­ge­ler­le il­gi­li, bü­tün bu böl­ge­ler­de­ki ar­ka­daş­lar da il­gi­li ar­ka­daş­la­rın ve Sa­yın Ba­ka­nın bu ko­nu­da­ki iyi ni­ye­ti­ni bil­mek­te­dir­ler, fa­kat, bir baş­ka ba­kan, bu öner­ge­ye, bu ya­sa tek­lif­le­ri­ne kar­şı­dır. Üç se­ne ön­ce İz­mir'e gel­di­ğin­de söz ver­me­si­ne kar­şın bu Sa­yın Ba­kan -ki, Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı Ke­mal Bey'dir- bu­gü­ne ka­dar, üç yıl ön­ce ser­best böl­ge­ler­de ver­di­ği sö­zü tut­ma­mak­ta­dır. Bu­nun ne­de­ni­ni bi­le­mi­yo­rum. Ka­bi­ne­nin iki ba­ka­nı, bir ko­nu­da iki ay­rı dü­şün­ce için­de. El­bet­te, bir ka­bi­ne­de iki ay­rı dü­şün­ce için­de bir ba­kan ola­bi­lir, ama, yi­ne bi­zim par­la­men­ter sis­tem­de­ki "pri­mus in­ter pa­res" sis­te­mi­ne gö­re, ya­ni, eşit­ler için­de bi­rin­ci olan Sa­yın Baş­ba­ka­nın, bu iki ay­rı gö­rü­şü şim­di­ye ka­dar te­ke in­dir­me­si ve ser­best böl­ge­le­re ve­ri­len söz ko­nu­sun­da ta­vır ve gö­rüş bil­dir­me­si ge­re­kir­di, ama, şu ana ka­dar bu­nun ol­ma­dı­ğı­nı gö­rü­yo­ruz.

Ben, yi­ne, gö­rüş­le­ri­mi tek­rar et­mek is­ti­yo­rum: Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu ola­rak, ya­sa­nın bu hâlde çık­ma­sı­na biz onay ve­re­ce­ğiz, des­tek ve­re­ce­ğiz ve ve­ri­yo­ruz. An­cak, bu hâlle çı­kar­sa bi­le ya­sa, bu öner­ge ka­bul edil­mez­se, bu böl­ge­ler­de­ki iş­çi üc­ret­le­rin­den alı­na­cak olan ge­lir ver­gi­le­ri, eğer, en azın­dan 2019'a ka­dar, ya­ni AKP'li mil­let­ve­kil­li ar­ka­daş­la­rı­mı­zın ver­di­ği ka­nun tek­li­fi­ni içe­ren bu öner­ge ka­bul edil­mez­se, yi­ne bu böl­ge­ler­de­ki teş­vik ve ca­zi­be tek­rar ye­ri­ne gel­me­ye­cek­tir ve yüz­de 2'ye düş­müş olan bu böl­ge­ler­de­ki bü­yü­me, ma­ale­sef da­ha da ge­ri­le­re gi­de­cek­tir.

 Bu dü­şün­ce­ler­le, ver­di­ği­miz öner­ge­nin, her za­man sağ­du­yuy­la gö­rüş bil­di­ren ve ka­rar ve­ren Mec­lis ta­ra­fın­dan ka­bul edil­me­si­ni di­li­yor, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu ve şah­sı adı­na he­pi­ni­ze say­gı­la­rı­mı su­nu­yo­rum.

Te­şek­kür ede­rim. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ba­ra­ta­lı.

Öner­ge­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Öner­ge red­de­dil­miş­tir.

Di­ğer öner­ge­yi oku­tu­yo­rum:

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

Gö­rü­şül­mek­te olan 1339 sı­ra Sa­yı­lı ya­sa­nın 2. mad­de­si­nin so­nu­na aşa­ğı­da­ki met­nin ila­ve edil­me­si­ni arz ede­riz.

Say­gı­la­rı­mız­la.

                                                                                    Fe­ri­dun Ba­loğ­lu (An­tal­ya) ve ar­ka­daş­la­rı

Ge­lir pa­yı pay­la­şı­mın­da ya­ra­tı­lan is­tih­dam dik­ka­te alı­nır.

BAŞ­KAN - Ko­mis­yon öner­ge­ye ka­tı­lı­yor mu?

PLAN VE BÜT­ÇE KO­MİS­YO­NU BAŞ­KAN VE­Kİ­Lİ MEH­MET AL­TAN KA­RA­PA­ŞA­OĞ­LU (Bur­sa) - Ka­tıl­mı­yo­ruz efen­dim.

BAŞ­KAN - Hükûmet ka­tı­lı­yor mu?

DEV­LET BA­KA­NI KÜR­ŞAD TÜZ­MEN (Ga­zi­an­tep) - Ka­tıl­mı­yo­ruz.

BAŞ­KAN - Öner­ge­nin ge­rek­çe­si­ni açık­la­mak üze­re Fe­rit Mev­lüt As­la­noğ­lu, Ma­lat­ya Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın As­la­noğ­lu.

FE­RİT MEV­LÜT AS­LA­NOĞ­LU (Ma­lat­ya) - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Sa­yın Baş­kan; he­pi­ni­ze say­gı­lar su­na­rım.

De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, bu öner­ge­yi bi­le­rek ver­dik. Ör­nek­ler­le si­ze sun­mak is­ti­yo­rum: Tür­ki­ye bir ta­rım ül­ke­si. Ör­ne­ğin mu­zu, ör­ne­ğin grey­fur­tu be­ye­fen­di­ler ge­ti­ri­yor­lar ser­best böl­ge­ye… Tür­ki­ye bu işin cen­ne­ti ve­ya Tür­ki­ye'de üre­ti­len bu ürün­le­re, dı­şa­rı­dan it­ha­lat­çı­lar… Ve­ya çay… Di­yor­lar ki, "Uzak Do­ğu ça­yı…" Ge­ti­ri­yor­lar bir ta­ne kü­çük ma­ki­ne, pa­ket­le­me ser­vi­si, üç-beş ki­şi ça­lış­tı­rı­yor ve bu mal­la­rın tü­mü ül­ke­ye gi­ri­yor.

Bir ül­ke, eğer, ken­di kat­ma de­ğer ya­ra­tan ürün­le­ri­ni ko­ru­yup kol­la­mı­yor­sa ve bun­la­ra, bir şe­kil­de, ül­ke­nin ken­di de­ğer­le­ri­ne sa­hip çık­mı­yor­sa o ül­ke­de eko­no­mi ne­re­ye gi­der ar­ka­daş­lar?

Ör­nek ve­ri­yo­rum si­ze: Çay pa­ket­le­me ser­vi­si ku­ru­yo­ruz. Ça­yı ge­ti­ri­yor ge­mi­ler­le, iş­te, "Sey­lan ça­yı" di­yor, 3 ki­şi ça­lış­tı­rı­yor. Yi­ne, ay­nı ser­best böl­ge­de, ül­ke­de ol­ma­yan it­ha­li zo­run­lu olan ör­ne­ğin, bil­gi­sa­yar par­ça­la­rı eğer ül­ke­de üre­til­mi­yor­sa. Ül­ke­de bir şe­kil­de üre­til­me­yen bel­li mal­la­rı ge­ti­rip bel­li yer­ler­den, bu­ra­da 300-500 ki­şi ça­lış­tı­rı­yor o ser­best böl­ge­de. Bir şe­kil­de, o ci­ha­zın ve­ya o üre­ti­len ma­lın tü­mü­nü it­hal et­sek, çok pa­ha­lı ol­du­ğu için, ül­ke­den da­ha faz­la dö­viz çı­ka­cak. An­cak, bel­li ekip­man­la­rı­nı, bel­li par­ça­la­rı­nı ge­ti­re­rek bu­ra­da bir üre­tim ya­pı­yor, ül­ke­ye bir is­tih­dam sağ­lı­yor, ül­ke­ye bir kat­ma de­ğer ya­ra­tı­yor. Ya­ni, o ma­lın be­de­li, ma­mu­lün be­de­li 100 do­lar­sa, bu in­san­lar, bel­li apa­rat­la­rı­nı, ör­ne­ğin 50 do­la­ra ala­rak di­ğer 50 do­lar­lık kıs­mı ül­ke­de üre­te­rek, ül­ke­nin 50 do­la­rı­nın dı­şa­rı git­me­si­ni ön­lü­yor­lar. Şim­di, bu da ser­best böl­ge­de, bu da ser­best böl­ge­de; bi­ri 300 ki­şi,  bi­ri 500 ki­şi ça­lış­tı­rı­yor ve ül­ke­ye önem­li kat­ma de­ğer ya­ra­tı­yor. Ya­ni, pa­ra içe­ri­de ka­lı­yor. O ser­best böl­ge­de…

Bu, is­ter yer­li ol­sun is­ter ya­ban­cı ol­sun, özel­lik­le yer­li üre­ti­ci­ler açı­sın­dan ko­nu­şu­yo­rum. Biz­ler ken­di ulu­sal sa­na­yi­ci­mi­zi, ulu­sal üre­tim ya­pan in­san­la­rı­mı­zı bir şe­kil­de eğer ko­ru­maz­sak dö­vi­zi­miz hep dı­şa­rı gi­der. Ben bu­nu söy­le­mek is­ti­yo­rum ar­ka­daş­lar. Bun­la­rın bir far­kı ol­ma­lı.

Ay­nı mik­tar­da it­ha­lat ya­pan di­ye­lim ki, 50 mil­yon do­lar, ser­best böl­ge­ye it­ha­lat ya­pı­yor; bi­ri­si 3 ki­şi ça­lış­tı­rı­yor, öbü­rü, yi­ne, 50 mil­yon do­lar, ser­best böl­ge­ye it­ha­lat ya­pı­yor, yi­ne, bi­ri­nin ya­rat­tı­ğı kat­ma de­ğer­le öbü­rü­nün ya­rat­tı­ğı kat­ma de­ğer çok fark­lı ar­ka­daş­lar ve­ya ih­raç kay­dıy­la bi­ri ge­ti­ri­yor bun­la­rın hep­si­ni ül­ke­nin içi­ne it­hal edi­yor, öbü­rü ise ser­best böl­ge­de üre­tim ya­pı­yor, baş­ka ül­ke­ye ih­raç edi­yor.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu ül­ke­de eğer biz, bun­la­rı ül­ke eko­no­mi­miz açı­sın­dan bir şe­kil­de teş­vik et­mez­sek, bun­la­ra gö­zü­mü­zün nu­ru gi­bi bak­maz­sak, hep böy­le bir it­ha­lat bay­ra­ğı­nı eli­ne alan ge­lir, bu­ra­sı bir it­ha­lat me­zar­lı­ğı olur.

Bu öner­ge­de ulu­sal sa­na­yi açı­sın­dan -il­la bu­nu ya­pın de­mi­yo­rum, özel­lik­le bu­ra­ya par­mak bas­mak açı­sın­dan söy­lü­yo­rum- bir şe­kil­de… Bi­raz son­ra ko­nu­şa­ca­ğım 5084 sa­yı­lı Ya­sa'yı ve ül­ke sa­na­yi­ci­si­ne, ül­ke­de üre­tim ya­pan in­sa­na hiç­bir za­man biz gö­zü­mü­zün nu­ru gi­bi bak­mı­yo­ruz. İt­ha­lat­çı­yı da ih­ra­cat­çı­yı da ay­nı ke­fe­ye ko­yu­yo­ruz. Hep gö­zü­müz dı­şa­rı­da, ya­ban­cı­la­rın yap­tı­ğı, ya­ban­cı…

Dö­vi­zi­miz dı­şa­rı gi­di­yor ar­ka­daş­lar. Eğer, bu ül­ke­de ya­ra­tı­lan kat­ma de­ğer hep dı­şa­rı gi­der­se, bir gün bu ca­ri açı­ğı­mız ne­re­ye gi­der? Bu­nu ön­le­mek için, ül­ke­de ya­ra­tı­lan de­ğer­le­rin, pa­ra­nın içe­ri­de kal­ma­sı açı­sın­dan biz bu öner­ge­yi yaz­dık ve si­ze sun­duk. Tak­dir si­zin­dir ve ulu­sal sa­na­yi­yi ve ulu­sal sa­na­yi­ci­yi teş­vik et­mek açı­sın­dan, bir şe­kil­de ko­ru­yup kol­la­mak açı­sın­dan, ser­best re­ka­bet ko­şul­la­rı­na ay­kı­rı ol­ma­mak kay­dıy­la bu öner­ge­yi sun­duk. Tak­dir­le­ri­ni­ze su­nu­yo­rum.

Te­şek­kür edi­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın As­la­noğ­lu.

Öner­ge­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Öner­ge red­de­dil­miş­tir.

Di­ğer öner­ge­yi oku­tu­yo­rum:

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

Gö­rü­şül­mek­te olan Ka­nun Tek­li­fi­nin 3218 sa­yı­lı Ka­nu­na Ge­çi­ci Mad­de ek­len­me­si­ni ön­gö­ren çer­çe­ve 2 nci mad­de­si­nin aşa­ğı­da­ki şe­kil­de de­ğiş­ti­ril­me­si­ni arz ve tek­lif ede­riz.

                                                                                      İr­fan Gün­düz (İs­tan­bul) ve ar­ka­daş­la­rı

“MAD­DE 2- 3218 sa­yı­lı Ka­nu­na aşa­ğı­da­ki ge­çi­ci mad­de ek­len­miş­tir.

"GE­Çİ­Cİ MAD­DE 4- 6/2/2004 ta­ri­hin­den son­ra fa­ali­yet ruh­sa­tı alan­lar­dan, ima­lat­çı kul­la­nı­cı­la­rın  dı­şın­da­ki kul­la­nı­cı­lar ta­ra­fın­dan yurt dı­şın­dan böl­ge­ye ge­ti­ri­len ve/ve­ya böl­ge­den Tür­ki­ye'ye çı­ka­rı­lan mal­la­rın, bu Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fık­ra­sı­nın (b) ben­din­de be­lir­ti­len üc­re­te ta­bi tu­tul­ma­ma­sı ne­de­niy­le, ge­lir pa­yı öde­nen ser­best böl­ge­ler­de ku­ru­cu ve iş­le­ti­ci şir­ket­le­rin iş­let­me söz­leş­me­le­rin­de­ki ge­lir pa­yı ka­yıp­la­rı­nın kar­şı­lan­ma­sı ama­cıy­la yö­net­me­lik­te dü­zen­le­me ya­pı­lır.''”

BAŞ­KAN - Ko­mis­yon öner­ge­ye ka­tı­lı­yor mu?

PLAN VE BÜT­ÇE KO­MİS­YO­NU BAŞ­KAN VE­Kİ­Lİ MEH­MET AL­TAN KA­RA­PA­ŞA­OĞ­LU (Bur­sa) - Uy­gun gö­rüş­le tak­di­re bı­ra­kı­yo­ruz efen­dim.

BAŞ­KAN - Hükûmet ka­tı­lı­yor mu?

DEV­LET BA­KA­NI KÜR­ŞAD TÜZ­MEN (Ga­zi­an­tep) - Ka­tı­lı­yo­ruz.

BAŞ­KAN - Ge­rek­çe­yi oku­tu­yo­rum:

Ge­rek­çe:

3218 sa­yı­lı Ser­best Böl­ge­ler Ka­nu­nu­nun 7 nci mad­de­si­nin ikin­ci fık­ra­sın­da de­ği­şik­lik ya­pan Ka­nun Tek­li­fin­de yer alan Ge­çi­ci 4 ün­cü Mad­de­de; "Ge­lir pa­yı öde­nen ser­best böl­ge­ler­de ku­ru­cu ve iş­le­ti­ci şir­ket­le­rin iş­let­me söz­leş­me­le­rin­de­ki ge­lir pa­yı pay­la­şım oran­la­rı ye­ni­den dü­zen­le­nir" hük­mü bu­lun­mak­ta­dır. Anı­lan Ge­çi­ci Mad­de­ye iliş­kin dü­zen­le­me, 6/2/2004 ta­ri­hin­den son­ra fa­ali­yet ruh­sa­tı alan ima­lat­çı kul­la­nı­cı­la­rın dı­şın­da­ki kul­la­nı­cı­lar ta­ra­fın­dan yurt dı­şın­dan böl­ge­ye ge­ti­ri­len ve/ve­ya böl­ge­den Tür­ki­ye'ye çı­ka­rı­lan mal­lar üze­rin­den üc­ret alın­ma­ma­sı uy­gu­la­ma­sı ne­ti­ce­sin­de ku­ru­cu ve iş­le­ti­ci şir­ket­le­rin uğ­ra­ya­cak­la­rı ge­lir ka­yıp­la­rı­nın te­la­fi edil­me­si­ne yö­ne­lik ola­rak ge­ti­ril­mek is­ten­di­ğin­den, uy­gu­la­ma­nın so­run­suz yü­rü­tü­le­bil­me­si­ni te­mi­nen Ge­çi­ci Mad­de­nin ye­ni­den dü­zen­len­me­si ge­re­ği or­ta­ya çık­mış­tır.

BAŞ­KAN - Öner­ge­yi oy­la­rı­nı­za…

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Sa­yın Baş­kan, ka­rar ye­ter sa­yı­sı…

BAŞ­KAN - Ara­ya­ca­ğım Sa­yın Koç.

Öner­ge­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler... Ka­rar ye­ter sa­yı­sı ara­ya­ca­ğım. Ka­bul et­me­yen­ler... Ka­rar ye­ter sa­yı­sı yok­tur.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, bir­le­şi­me beş da­ki­ka ara ve­ri­yo­rum.

Ka­pan­ma Sa­ati: 19.22

 

 

BE­ŞİN­Cİ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 19.32

BAŞ­KAN: Baş­kan Ve­ki­li Sa­dık YA­KUT

KÂTİP ÜYE­LER: Ah­met Gök­han SA­RI­ÇAM (Kırk­la­re­li), Ya­şar TÜ­ZÜN (Bi­le­cik)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 86'ncı Bir­le­şi­mi'nin Be­şin­ci Otu­ru­mu'nu açı­yo­rum.

1339 sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Tek­li­fi'nin gö­rüş­me­le­ri­ne kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam ede­ce­ğiz.

Ko­mis­yon ve Hükûmet ye­rin­de.

Tek­li­fin 2'nci mad­de­si üze­rin­de, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li İr­fan Gün­düz ve ar­ka­daş­la­rı ta­ra­fın­dan ve­ril­miş olan öner­ge­nin oy­la­ma­sın­da ka­rar ye­ter sa­yı­sı bu­lu­na­ma­mış­tı. Şim­di, öner­ge­yi tek­rar oy­la­rı­nı­za su­na­ca­ğım ve ka­rar ye­ter sa­yı­sı­nı ara­ya­ca­ğım.

Öner­ge­yi ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­rar ye­ter sa­yı­sı var­dır, öner­ge ka­bul edil­miş­tir.

Ka­bul edi­len öner­ge doğ­rul­tu­sun­da mad­de­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­bul edil­miş­tir.

3'ün­cü mad­de­yi oku­tu­yo­rum:

MAD­DE 3- Bu Ka­nun ya­yı­mı­nı iz­le­yen ay ba­şın­da yü­rür­lü­ğe gi­rer.

BAŞ­KAN - Mad­de üze­rin­de, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu ve şah­sı adı­na söz is­te­yen Ada­na Mil­let­ve­ki­li Ke­mal Sağ.

Bu­yu­run Sa­yın Sağ. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Sü­re­niz on beş da­ki­ka­dır.

CHP GRU­BU ADI­NA KE­MAL SAĞ (Ada­na) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; 1339 sa­yı­lı Ser­best Böl­ge­ler Ka­nu­nu­nun Bir Mad­de­sin­de  De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi üze­rin­de, 3'ün­cü mad­de hak­kın­da, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Söz­le­ri­me baş­lar­ken, yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu­gün önem­li bir gün, 10 Ni­san Po­lis Gü­nü. Bu ve­si­ley­le, em­ni­yet teş­ki­la­tı­nın tüm per­so­ne­li­nin bu gü­nü­nü kut­lu­yor; hep­si­ne sağ­lık­lı, mut­lu ve ba­şa­rı­lı bir gö­rev di­li­yo­rum.

TÜRKÂN Mİ­ÇO­OĞUL­LA­RI (İz­mir) - Sa­yın Baş­kan, ge­zi­yor­lar!

BAŞ­KAN - Sa­yın Sağ, bir sa­ni­ye.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, sa­lon­da uğul­tu var, sa­yın ha­ti­bin ko­nuş­ma­sı an­la­şı­la­ma­mak­ta­dır. Lüt­fen…

Bu­yu­run Sa­yın Sağ.

KE­MAL SAĞ (De­vam­la) - Sa­yın Baş­kan, ikin­ci de­ği­ne­ce­ğim ko­nu, yi­ne gün­dem dı­şı ola­cak ama, az ön­ce Sa­yın Er­gün Dağ­cı­oğ­lu ko­nuş­ma­sın­da de­di ki: "Biz, AKP Gru­bu ola­rak, grup adı­na ko­nuş­ma­la­rı kul­lan­ma­ya­rak za­ma­nı  ta­sar­ruf edi­yo­ruz." Ben ve Gru­bum bek­ler­dik ki, AKP, bu­gün, bu­ra­da ve her za­man ol­du­ğu gi­bi, bu kür­sü­de her tür­lü fik­ri­ni açık­la­sın. Özel­lik­le, ba­kın, bu ser­best böl­ge­ler hak­kın­da ol­du­ğu gi­bi di­ğer ko­nu­la­rın da -sa­de­ce bu­ra­da doğ­ru ka­nun­lar çık­tı­ğı için de­ğil- yan­lış çı­kan ka­nun­la­rın da sa­vun­ma­sı­nı yap­sın­lar is­ter­dim, bek­ler­dim. Ama bun­la­rı yap­mı­yor­lar, yap­mı­yor­su­nuz de­ğer­li ar­ka­daş­lar. Ben, bu­ra­da, Sa­yın Dağ­cı­oğ­lu'ndan bek­ler­dim ki, bu hü­küm­ler çı­kar­ken, ör­ne­ğin ge­lir ver­gi­si sto­pa­jı üze­ri­ne de bir ko­nuş­ma yap­sa­lar­dı ve bu­gün ça­lı­şan­la­rın uğ­ra­dı­ğı mağ­du­ri­yet do­la­yı­sıy­la do­ğan hak­sız re­ka­be­tin de se­be­bi­ni an­lat­mış ol­sa­lar­dı, onu bek­ler­dim ben.

Evet, şim­di, ko­nuş­ma­ma ge­çi­yo­rum de­ğer­li ar­ka­daş­lar. Ba­kı­nız, Tür­ki­ye'nin son otuz-kırk yıl­dır en önem­li so­run­la­rı­nın ba­şın­da iş­siz­lik, dış ti­ca­ret açı­ğı ve ya­ban­cı ser­ma­ye gi­ri­şi gel­mek­te­dir.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu­gün AKP Hükûme­ti­ne bak­tı­ğı­nız­da iş­siz­lik yüz­de 10 gös­te­ril­mek­te­dir, ama biz bi­li­yo­ruz ki iş­siz­lik yüz­de 10'un çok üze­rin­de­dir. Mil­yon­lar­ca in­san -ye­şil kart do­la­yı­sıy­la si­gor­ta­lı ola­rak iş bul­mak­tan ka­çın­dık­la­rı için- bir­çok iş­siz, bu­gün, san­ki işi var­mış gi­bi gös­ter­mek­te­dir ya da iş ara­mı­yor­muş gi­bi po­zis­yon gös­ter­mek­te­dir. Bun­lar doğ­ru de­ğil­dir de­ğer­li ar­ka­daş­lar.

İkin­ci ko­nu, dış ti­ca­ret açı­ğı me­se­le­si­dir. De­ğer­li ar­ka­daş­lar, de­min­ki ko­nuş­ma­cı­la­rı­mız siz­le­re bah­set­ti­ler, ama ben, ko­nu­nun bir baş­ka yö­nü­ne de­ğin­mek is­ti­yo­rum. Ba­kı­nız, 2002 yı­lın­da it­ha­lat 51 mil­yar, ih­ra­cat 36 mil­yar do­lar ol­du­ğu için, dış ti­ca­ret açı­ğı 15 mil­yar ci­va­rın­da idi. 2006 yı­lın­da bu açık 52 mil­yar do­la­ra gel­miş­tir ve gö­rü­nür­de, resmî ra­kam ola­rak ih­ra­ca­tın it­ha­la­tı kar­şı­la­ma ora­nı yüz­de 62 gö­zük­mek­te­dir de­ğer­li ar­ka­daş­lar. An­cak, bir nok­ta­ya ben dik­kat çek­mek is­ti­yo­rum, o da şu­dur: Ba­kın, ih­ra­ca­tı­mız­da­ki it­hal gir­di ora­nı, 2002 yı­lın­da yüz­de 32 iken, bu­gün yüz­de 56 ol­muş­tur. Pe­ki, bu du­rum­da ger­çek ih­ra­cat mik­ta­rı ne­dir? 85 mil­yar do­lar ih­ra­ca­tı ge­ri­ye ka­lan yüz­de 44'le çarp­tı­ğı­nız za­man, ger­çek ih­ra­cat mik­ta­rı 37 mil­yar do­lar­dır de­ğer­li ar­ka­daş­lar. Pe­ki, bu du­rum­da ger­çek ih­ra­ca­tın ger­çek it­ha­la­tı kar­şı­la­ma ora­nı ne ol­mak­ta­dır bi­li­yor mu­su­nuz? O da yüz­de 30'un al­tın­da­dır de­ğer­li ar­ka­daş­lar. Bu­nu da böy­le, bir ta­ra­fa yaz­ma­nı­zı ben ri­ca edi­yo­rum.

MEH­MET ER­GÜN DAĞ­CI­OĞ­LU (To­kat) - O ra­kam ne­re­den çık­tı Sa­yın Sağ?

KE­MAL SAĞ (De­vam­la) - Sa­yın Dağ­cı­oğ­lu, he­sap­la­ma ya­par­sa­nız ra­kam or­ta­ya çık­mak­ta­dır ve bu­gün ger­çek ih­ra­ca­tın ger­çek it­ha­la­tı kar­şı­la­ma ora­nı yüz­de 29,4'tür.

MEH­MET ER­GÜN DAĞ­CI­OĞ­LU (To­kat) - He­sap­lar ne­re­de? Ne­re­den bul­du­nuz?

KE­MAL SAĞ (De­vam­la) - Üçün­cü ko­nu: Tür­ki­ye'nin en bü­yük so­run­la­rın­dan bir ta­ne­si de ya­ban­cı ser­ma­ye gi­ri­şi me­se­le­si­dir. De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu­gün dün­ya­da­ki li­kit bol­lu­ğu do­la­yı­sıy­la Tür­ki­ye'de de "sı­cak pa­ra" adı al­tın­da ya­ban­cı ser­ma­ye var­dır. Ama, ger­çek ya­ban­cı ser­ma­ye, ül­ke­de ya­tı­rım ya­pan, üre­tim ya­pan ve is­tih­dam ya­ra­tan ya­ban­cı ser­ma­ye­dir. Bu­gün, Tür­ki­ye'de 60 mil­yar do­la­rın üze­rin­de­ki sı­cak pa­ra, her an, Türk eko­no­mi­si için risk teş­kil et­mek­te­dir. Bu­nu da lüt­fen unut­ma­ya­lım.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ser­best böl­ge ko­nu­su­nu baş­tan ala­rak so­nu­na doğ­ru özet­le­mek is­ti­yo­rum.

Ba­kın, Tür­ki­ye'de ser­best böl­ge­ler ni­ye ku­rul­du, şöy­le bir ha­tır­la­ya­lım: 1985 yı­lın­da, 3218 sa­yı­lı Ser­best Böl­ge­ler Ya­sa­sı ile Tür­ki­ye'de ser­best böl­ge­ler ku­rul­muş­tur. Ser­best böl­ge ne­dir: Bir ül­ke­nin sı­nır­la­rı için­de, güm­rük hat­tı dı­şın­da, ih­ra­cat için ya­tı­rım ve üre­ti­mi ar­tır­mak, is­tih­dam ya­rat­mak, ya­ban­cı ser­ma­ye ve tek­no­lo­ji gi­ri­şi­ni hız­lan­dır­mak, gir­di ih­ti­ya­cı­nı kar­şı­la­mak üze­re ku­ru­lan eko­no­mik böl­ge­ler­dir.

Pe­ki, bu ya­sa­nın çı­ka­rıl­ma­sın­da amaç ne­dir de­ğer­li ar­ka­daş­lar, lüt­fen ha­tır­la­yı­nız. Bu ya­sa­nın üç ama­cı var­dır: Bir, Tür­ki­ye'de is­tih­da­mı ar­tı­ra­bil­mek; iki, doğ­ru­dan ya­ban­cı ser­ma­ye gi­ri­şi­ni ar­tır­mak; üçün­cü­sü de, dış ti­ca­ret açı­ğı­nı azalt­mak­tır. Bu­gün dün­ya­da eko­no­mi­nin ve ti­ca­re­tin çok yo­ğun ol­du­ğu böl­ge­ler­de yüz­ler­ce ser­best böl­ge var­dır. Bu­gün Tür­ki­ye'de de 20 ci­va­rın­da ser­best böl­ge mev­cut­tur.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ser­best böl­ge­le­rin Tür­ki­ye'de­ki du­ru­mu­na bak­tı­ğı­mız za­man, bun­la­rın ar­tı yön­le­ri var­dır, ek­si yön­le­ri var­dır. Ön­ce ben ar­tı­la­rın­dan bah­set­mek is­ti­yo­rum. Ba­kın, Tür­ki­ye'de, 1985'ten bu ya­na, top­lam 40 bin doğ­ru­dan is­tih­dam ya­ra­tıl­mış­tır, 4 bin kul­la­nı­cı fir­ma böl­ge­ler­de fa­ali­yet gös­ter­miş­tir ve bu ve­si­ley­le, Tür­ki­ye'ye 700 ya­ban­cı fir­ma gi­riş yap­mış­tır. Bu­gü­ne ka­dar, ül­ke ba­zın­da, top­lam 125 mil­yar do­lar ci­va­rın­da dış ti­ca­ret hac­mi ya­ra­tıl­mış olup, yal­nız­ca 2006 yı­lın­da­ki dış ti­ca­ret hac­mi 25 mil­yar do­lar ci­va­rın­da­dır. Ay­rı­ca, ser­best böl­ge­ler do­la­yı­sıy­la, Tür­ki­ye'ye bir kı­sım tek­no­lo­ji trans­fer­le­ri ya­pıl­mış­tır, yan sa­na­yi­ler ku­rul­muş­tur ve bun­la­rın po­tan­si­ye­li ar­tı­rıl­mış­tır, art­mış­tır. Ay­rı­ca, dış ta­nı­tım ola­na­ğı doğ­muş­tur ve do­lay­lı bir şe­kil­de de ka­mu­ya bir fon ya­rat­ma imkânı doğ­muş­tur.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ta­bii, bu­nun ya­nın­da, ba­zı olum­suz ge­liş­me­ler de var­dır. Ör­ne­ğin, ba­zı böl­ge­ler­de it­ha­lat ih­ra­cat­tan faz­la­dır, ba­zı böl­ge­ler­de yi­ne ka­çak­çı­lık or­ta­mı mev­cut­tur ve ba­zı­la­rın­da da yi­ne is­tih­dam­da hak­sız re­ka­bet ya­ra­tıl­mış­tır. Şim­di, bun­la­rı di­le­di­ği­niz­ce yo­rum­la­ya­bi­lir­si­niz. Ama, so­nuç ola­rak bak­tı­ğı­mız­da, ser­best böl­ge­le­rin Tür­ki­ye'de­ki ar­tı­la­rı ek­si­le­rin­den mut­la­ka faz­la­dır de­ğer­li ar­ka­daş­lar.

Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, AKP Hükûme­ti, 6 Şu­bat 2004'te, bir se­çim ya­tı­rı­mı ola­rak, "Teş­vik Ya­sa­sı" adı al­tın­da bir ya­sa çı­kar­mış­tır. Bu Ya­sa ba­zı il­le­ri­mi­ze ger­çek­ten avan­taj sağ­la­mış­tır, bu­nu ka­bul edi­yo­ruz, ama Ada­na baş­ta ol­mak üze­re bir­çok ili­miz­de de çok bü­yük sı­kın­tı­lar ya­ra­tıl­mış­tır. Bir­çok ya­tı­rım­cı teş­vik edi­len böl­ge­ye kay­dı­ğı için, bu tür il­ler­de is­tih­dam azal­mış­tır, ya­tı­rım azal­mış­tır. Bun­la­rı da lüt­fen unut­ma­yı­nız.

Pe­ki, bu Ya­sa'yla, Tür­ki­ye'de, ser­best böl­ge­ler­de ne gi­bi de­ği­şik­lik­ler ol­du: Ge­lir ve ku­rum­lar ver­gi­si mu­afi­ye­ti, ye­ni fir­ma­lar, ima­lat­çı ol­ma­yan ye­ni fir­ma­lar için kal­dı­rıl­dı. Ge­lir ver­gi­si sto­pa­jı ge­ti­ril­di. Yi­ne, bu Ya­sa ge­re­ğin­ce, 6 Şu­bat 2004'ten son­ra ruh­sat alan fir­ma­lar için, ya­ni sa­de­ce ima­lat ya­pan fir­ma­lar için "AB'ye tam üye­li­ğe ka­dar ge­lir ve ku­rum­lar ver­gi­sin­den mu­af ola­cak." de­nil­di ve ça­lı­şan­lar için de "Üc­ret­ler­de ge­lir ver­gi­si sto­pa­jı de­vam ede­cek." de­nil­di. 6 Şu­bat 2004'ten son­ra böl­ge­ye ge­len ve ima­lat­çı ol­ma­yan fir­ma­lar, nor­mal yurt içi fir­ma­lar gi­bi ver­gi­ye ta­bi tu­tul­du. Bu ara­da en önem­li nok­ta şu­dur: Ku­ru­cu ve iş­le­ti­ci fir­ma­la­rın böl­ge­le­re gi­ren ve Tür­ki­ye'den çı­kan mal­lar üze­rin­den tah­sil et­ti­ği fon­lar kal­dı­rıl­mış­tır. Bu fon­la­rın kal­dı­rıl­ma­sı do­la­yı­sıy­la da, ku­ru­cu fir­ma­lar, yap­tık­la­rı ya­tı­rım­la­rın tek­rar ge­ti­ri­si­ni al­ma imkânın­dan mah­rum edil­miş­ler­dir.

Pe­ki, 5084 sa­yı­lı Ya­sa'dan son­ra ne ol­muş­tur: Ser­best böl­ge­ler­de fa­ali­yet gös­te­ren fir­ma sa­yı­sı azal­mış­tır. Ba­kın, sa­de­ce İz­mir ES­BAŞ'ta 94 fir­ma terk et­miş­tir ve Tür­ki­ye'de 500'den faz­la fir­ma işi­ni ka­pat­mış­tır. Ya­tı­rım mik­ta­rı azal­mış­tır, üre­tim mik­ta­rı azal­mış­tır, is­tih­dam azal­mış­tır. En önem­li­si -bir so­nuç var ki- dev­le­te gü­ven­siz­lik or­ta­mı ya­ra­tıl­mış­tır; çün­kü, dev­let, an­laş­ma yap­tı­ğı, söz ver­di­ği ku­ru­cu fir­ma­la­ra sö­zün­den cay­mış­tır. Yet­me­di, bir de, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı ge­ri­ye dö­nük ola­rak ver­gi in­ce­le­me­le­ri baş­lat­mış­tır.

Pe­ki, bu ya­sa ne ge­ti­ri­yor: Bu dü­zen­le­me, AKP'nin Teş­vik Ya­sa­sı adı al­tın­da ge­tir­di­ği yan­lış­lık­lar­dan, hiç ol­maz­sa, ser­best böl­ge­ler için ola­nı­nı bir neb­ze dü­zelt­me imkânı ge­tir­mek­te­dir. Ay­rı­ca, ver­gi öde­yen ve ima­lat­çı ol­ma­yan fir­ma­lar için fon­la­rın kal­dı­rıl­ma­sı, ay­nı böl­ge içe­ri­sin­de fa­ali­yet gös­te­ren fir­ma­lar ara­sın­da­ki hak­sız re­ka­be­ti ön­le­ye­cek­tir.

An­cak, bu ara­da cid­di bir so­run doğ­mak­ta­dır. O da şu­dur de­ğer­li ar­ka­daş­lar: Ku­ru­cu, iş­le­ti­ci fir­ma­lar, bu böl­ge­ler için, bu­gü­ne ka­dar, 1,3 mil­yar do­lar doğ­ru­dan ya­tı­rım, 2 mil­yar do­lar ci­va­rın­da da top­lam ya­tı­rım yap­mış­lar­dır. Bu ya­tı­rı­mı ya­par­ken de, tek­rar bu­ra­da­ki ge­ti­ri­yi he­sa­ba ka­ta­rak bu ya­tı­rı­mı yap­mış­lar­dır.

Dev­let­le ku­ru­cu fir­ma­lar ara­sın­da an­laş­ma ya­pıl­mış olup, ku­ru­cu iş­le­ti­ci­ler, bu ya­tı­rım­la­rı­nı, böl­ge­ye gi­ren çı­kan mal­lar üze­rin­den bin­de 5 fon­dan pay ala­rak kar­şı­la­mak du­ru­mun­day­dı­lar ve ta­bii, bu ara­da, Ha­zi­ne­ye bir kay­nak ak­ta­rıl­mış olu­yor­du. Şim­di, son du­rum­da, tah­sil edi­len fon­lar, ne­re­dey­se, bu ge­li­ri yüz­de 60 ora­nın­da azalt­mış­tır. Çün­kü, bu fon­lar, sa­de­ce, ar­tık, yurt dı­şın­dan böl­ge­ye gi­ren mal­lar üze­rin­den alın­mak­ta­dır.

Eğer, bu ya­sa tek­li­fi­ne, 2'nci mad­de, Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nun­da ek­len­miş ol­ma­say­dı, bu ya­sa bü­yük bir hak­sız­lı­ğa se­bep ola­cak­tı ve tüm ku­ru­cu, iş­le­ti­ci fir­ma­lar da, dev­let aley­hi­ne da­va aç­mış ola­cak­lar­dı. Şim­di, bu mad­de ile, en azın­dan, do­ğa­cak za­rar­la­rı te­la­fi et­me imkânı doğ­muş­tur.

Pe­ki, şim­di, aci­len ne yap­mak ge­rek­mek­te­dir, onu da açık­la­mak is­ti­yo­rum de­ğer­li ar­ka­daş­lar: Bu ya­sa çı­kar çık­maz, Ma­li­ye, Ha­zi­ne ve Dış Ti­ca­ret Müs­te­şar­lı­ğı bir­lik­te, derhâl, bir mev­zu­at de­ği­şik­li­ği -yö­net­me­lik ola­bi­lir ya da son de­ği­şik­lik öner­ge­si­ne gö­re baş­ka bir şey çı­kar­tı­la­bi­lir- do­ğa­cak za­rar ve ih­ti­la­fın ön­len­me­si açı­sın­dan, ge­lir da­ğı­lı­mı­nı bir an ön­ce dü­zen­le­yen bir for­mat ha­zır­la­ma­la­rı ge­rek­mek­te­dir. Ak­si tak­dir­de, ya­tı­rım­cı ve ya­ban­cı ser­ma­ye sa­hip­le­ri­nin dev­le­te kar­şı gü­ven­siz­lik or­ta­mı do­ğa­cak­tır.

Ay­rı­ca, son bir öne­ri de, 31/12/2008 ta­ri­hin­de baş­la­ya­cak olan ge­lir ver­gi­si sto­pa­jı uy­gu­la­ma­sı da, en azın­dan, ya 2019'a ka­dar ya da AB'ye gi­ri­şe ka­dar, tam üye­li­ğe ka­dar er­te­len­me­li­dir. Ha­ni, siz, ge­çen yıl­lar­da kut­lu­yor­du­nuz ya may­tap­lar­la, iş­te, o AB'ye gi­riş ger­çek­le­şin­ce.

Sa­yın Baş­ka­nım, son bir nok­ta­ya de­ği­ne­rek söz­le­ri­mi ta­mam­la­mak is­ti­yo­rum.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

KE­MAL SAĞ (De­vam­la) - Sa­yın Baş­ka­nım…

BAŞ­KAN - Bu­yu­run Sa­yın Sağ.

KE­MAL SAĞ (De­vam­la) - Son söz­le­rim şu­dur: Bu­gün­ler­de, 26 Ey­lül 2006'dan bu ya­na, An­tal­ya ser­best böl­ge­sin­de bir fir­ma­nın ele­man­la­rı, per­so­ne­li, yak­la­şık al­tı-ye­di ay­dan be­ri grev­de­dir­ler. Bu­ra­da, Dev­let Ba­ka­nı­mı­zın ka­na­lıy­la, Sos­yal Gü­ven­lik Ba­ka­nı­mı­zı bu gre­vi in­ce­le­me­ye da­vet edi­yo­rum. Bu­ra­da bü­yük bir hak­sız­lık var­dır. Ben fir­ma adı­nı kul­lan­mak is­te­mi­yo­rum, ama, sa­yın ba­kan­lar­dan, bu hak­sız­lı­ğın, bir an ön­ce gi­de­ril­me­si­ni ta­lep edi­yo­rum.

Bu duy­gu ve dü­şün­ce­ler­le, bu ya­sa­nın ha­yır­lı ol­ma­sı­nı di­li­yor, he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum de­ğer­li ar­ka­daş­lar. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Sağ.

Mad­de üze­rin­de şah­sı adı­na söz is­te­yen Meh­met Eras­lan, Ha­tay Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Eras­lan.

MEH­MET ERAS­LAN (Ha­tay) - Sa­yın Baş­kan, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, son üç gün­de 10 şe­hit ver­dik. Bu­nu an­ma­dan, bu­nu söy­le­me­den geç­me­nin doğ­ru ol­ma­ya­ca­ğı­nı ön­ce­lik­le ifa­de et­mek is­ti­yo­rum ve Tür­ki­ye bu­gü­ne ka­dar, ül­ke­miz bu­gü­ne ka­dar 35 bi­nin üze­rin­de va­tan ev­la­dı­nı top­ra­ğa ver­miş, 5 bi­nin üze­rin­de şe­hit ver­miş ve özel­lik­le, son üç gün­de, ba­ha­rın ge­li­şiy­le, yaz mev­si­mi­nin yak­laş­ma­sıy­la ar­tan te­rör olay­la­rı ne­de­niy­le son üç gün­de 10 şe­hi­di­mi­zi da­ha top­ra­ğa ver­dik. Ben, Al­lah'tan rah­met di­li­yo­rum şe­hit­le­ri­mi­ze, ai­le­le­ri­ne ve mil­le­ti­mi­ze baş­sağ­lı­ğı di­li­yo­rum. Bu ül­ke­nin bö­lün­mez bü­tün­lü­ğü ko­nu­sun­da… (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan gürültüler)

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, bir sa­ni­ye…

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, lüt­fen… Sa­yın Yıl­dı­rım, lüt­fen…

Bu­yu­run Sa­yın Eras­lan.

MEH­MET ERAS­LAN (De­vam­la) - Bu ül­ke­nin bö­lün­mez bü­tün­lü­ğü ko­nu­sun­da en de­ğer­li var­lık­la­rı olan can­la­rı­nı fe­da et­ti­ler. On­la­ra min­net­tar kal­dı­ğı­mı­zı tek­rar bu­ra­dan ye­ni­le­mek is­ti­yo­rum.

Sa­yın Baş­ka­nım, bu­ra­da gü­lü­ne­cek bir şey söy­le­dik mi aca­ba?.. Ko­nuş­ma­mı­zın ba­şın­dan şim­di­ye ka­dar bu­ra­da, böy­le, gü­lünç olan ve­ya gü­lün­me­si ge­re­ken bir ko­nu­ya te­mas et­tik mi Sa­yın Baş­kan?

FEH­Mİ HÜS­REV KUT­LU (Adı­ya­man) - Si­zi cid­di­yet­le din­li­yo­ruz Sa­yın Eras­lan.

RE­CEP KO­RAL (İs­tan­bul) - Ne sa­ta­şan var, ne bir şey; sen ni­ye üze­ri­ne alı­nı­yor­sun?

MUS­TA­FA CU­MUR (Trab­zon) - Tu­ta­nak­la­ra ba­kar­san "Va­tan ev­la­dı­nın 35 bi­ni şe­hit." di­yor, doğ­ru de­ğil bu.

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, siz, Ge­nel Ku­ru­la hi­tap eder mi­si­niz.

Bu­yu­run Sa­yın Eras­lan…

MEH­MET YIL­DI­RIM (Kas­ta­mo­nu) - Biz, baş­ka bir ko­nu­yu ko­nu­şu­yor­duk.

BAŞ­KAN - Lüt­fen Sa­yın Yıl­dı­rım…

Sa­yın Eras­lan, lüt­fen, Ge­nel Ku­ru­la hi­tap eder mi­si­niz siz.

MEH­MET ERAS­LAN (De­vam­la) - Sa­yın Baş­kan, Ge­nel Ku­ru­la ta­bii ki hi­tap ede­ce­ğim, ama ko­nuş­ma­mın ba­şın­da ben şe­hit­ler­den bah­set­me­ye ve şe­hit­le­ri­mi­zin aziz ha­tı­ra­sı önün­de eğil­me­ye yö­ne­lik söz­le­ri­mi, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, da­ha cid­di bir or­tam­da, da­ha cid­di bir ze­min­de din­le­me­le­ri ge­re­kir­ken…

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, lüt­fen! Uya­rı ya­pıl­mış­tır, lüt­fen Ge­nel Ku­ru­la hi­tap eder mi­si­niz.

MEH­MET ERAS­LAN (De­vam­la) - De­ğer­li Baş­ka­nım, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; Tür­ki­ye'nin bi­zi TRT-3 can­lı ya­yı­nın­dan iz­le­di­ği için bu­ra­da­ki man­za­ra­yı ifa­de et­mek­ten, bu­ra­da­ki man­za­ra­yı ifa­de et­me­yi uy­gun gör­mü­yo­rum ve bun­dan sa­de­ce hi­cap et­ti­ği­mi söy­le­ye­rek ge­çiş­ti­ri­yo­rum.

ZÜL­FÜ DE­MİR­BAĞ (Elâzığ) - Se­nin ko­nuş­ma­nın far­kı­na var­ma­dı­lar.

MEH­MET ERAS­LAN (De­vam­la) - Ay­rı­ca, Po­lis Haf­ta­sı­nı kut­lu­yo­ruz. Po­lis teş­ki­la­tı­mı­zın, em­ni­yet bi­rim­le­ri­mi­zin 162'nci ku­ru­luş yıl dö­nü­mü do­la­yı­sıy­la et­kin­lik­ler ya­pı­lı­yor. Ben, bü­tün po­lis­le­ri­mi­zin, bü­tün em­ni­yet teş­ki­la­tı­mı­zın bu haf­ta­sı­nı, bu gü­nü­nü teb­rik edi­yo­rum ve top­lu­mu­mu­zun hu­zur ve gü­ven­li­ği ko­nu­sun­da gös­ter­miş ol­duk­la­rı üs­tün gay­ret­le­ri do­la­yı­sıy­la, özel­lik­le ağır ça­lış­ma şart­la­rı, ağır eko­no­mik ko­şul­lar ve as­lın­da ve­ril­me­miş öz­lük hak­la­rıy­la, bu yü­ce ve ul­vi gö­re­vi, son­suz bir sa­da­kat­la ve inanç­la, azim­le ic­ra et­tik­le­rin­den do­la­yı, ay­rı­ca, po­lis teş­ki­lat­la­rı­mı­zı, po­lis­le­ri­mi­zi ve on­la­rın ai­le­le­ri­ni bu­ra­dan tek­rar teb­rik edi­yo­rum.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; bu ka­nun­la as­lın­da eko­no­mi­yi ko­nu­şu­yo­ruz. Ta­bii ki, ser­best böl­ge­ler Türk eko­no­mi­si­nin en önem­li iş­lev­sel alan­la­rı­dır. Fa­kat, bu­ra­da­ki ka­nun ta­sa­rı­sın­da gö­rüş­tü­ğü­müz şey bin­de 5'lik bir, 2004 yı­lın­dan ön­ce ve 2004 yı­lın­dan son­ra ya­tı­rı­mı­na baş­la­mış, ruh­sa­tı­nı al­mış olan…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, lüt­fen to­par­la­yı­nız.

MEH­MET ERAS­LAN (De­vam­la) - …ve ti­ca­ri fa­ali­yet­te bu­lu­nan bu iki ay­rı ta­rih­li bi­rim­le­rin, ver­gi ve­rir­ken ver­gi ada­le­ti­nin sağ­lan­ma­sı açı­sın­dan ha­zır­la­nan bir ka­nun tek­li­fi. Ka­nun tek­li­fi, doğ­ru bir tek­lif. Fa­kat, biz, bin­de 5'lik bir oran ile uğ­raş­mak­tan zi­ya­de, ver­gi re­for­mu nok­ta­sın­da cid­di bir, kap­sam­lı bir ka­nun ta­sa­rı­sı­nı Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­ne bu­gü­ne ka­dar ge­tir­miş ol­ma­lıy­dık. Ver­gi ada­le­tin­den bah­set­mek için, ilk ön­ce ver­gi oran­la­rı­nın ma­kul bir dü­ze­ye ge­ti­ril­me­si ve ver­gi oran­la­rı­nın da ta­ba­na ya­yıl­ma­sı, Ana­ya­sa'ya gö­re, her­ke­sin ken­di kat­la­na­bi­le­ce­ği ka­zan­cı nis­pe­tin­de yü­küm­lü ol­du­ğu, öde­mek­le yü­küm­lü ol­du­ğu mik­ta­rı ver­gi re­for­muy­la, as­lın­da, eko­no­mi­ye mal et­me­miz ge­re­ki­yor idi.

Tür­ki­ye'de, ser­best böl­ge­ler­de de, sa­na­yi böl­ge­le­rin­de de ve bü­tün ül­ke sat­hı­nın her ye­rin­de de, ti­ca­ri fa­ali­yet­le­ri yük­sek olan, ti­ca­ri fa­ali­yet­ler nok­ta­sın­da gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­sı­nı da ar­tır­mış olan bir ül­ke ol­ma­yı he­pi­miz te­men­ni edi­yo­ruz. Ama, de­fa­lar­ca ol­du, söy­lü­yo­ruz, bu teş­vik po­li­ti­ka­la­rıy­la ve bu gir­di ma­li­yet­le­riy­le eko­no­mi­yi var et­me imkânı yok­tur. O yüz­den, 2002 yı­lın­da 1,5 mil­yar do­lar olan ca­ri açık, bu­gün 35 mil­yar do­la­rı aş­mış­tır. 2002 yı­lın­da 15,5 mil­yar do­lar olan dış ti­ca­ret açı­ğı bu­gün 50 mil­yar do­la­rı aş­mış­tır ve Türk eko­no­mi­si, son dört yıl­da, 150 mil­yar do­la­rın üze­rin­de bir borç yü­kü al­tı­na gir­miş­tir ve gir­di ma­li­yet­le­ri­nin yük­sek­li­ği se­be­biy­le ih­ra­ca­tın it­ha­la­tı kar­şı­la­ma ora­nı her ge­çen gün düş­mek­te­dir.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, lüt­fen, te­şek­kür için açı­yo­rum sa­de­ce.

Bu­yu­run.

MEH­MET ERAS­LAN (De­vam­la) - To­par­lı­yo­rum Sa­yın Baş­ka­nım.

Tür­ki­ye'nin 2006 ih­ra­cat ra­ka­mı 85 mil­yar do­lar­dır. Ben Sa­yın Ba­ka­nı­ma şu­nu sor­mak is­ti­yo­rum: 85 mil­yar do­lar­lık ih­ra­ca­tın içe­ri­sin­de, yüz­de kaç, ara ma­lı it­ha­la­tı­nın pa­yı var­dır? Bu­nu, lüt­fen, bir so­ru ola­rak te­lak­ki edin ve bu­nu ce­vap­la­yın. Ara ma­lı it­ha­la­tı­nın pa­yı bu ih­ra­ca­tın içe­ri­sin­de yüz­de kaç­tır ve onu düş­tük­ten son­ra, ger­çek­ten, 2006 Tür­ki­ye'nin ih­ra­cat ra­ka­mı ne­dir ve on­dan son­ra, bu ih­ra­ca­tın it­ha­la­tı kar­şı­la­ma ora­nı ne­dir? Ben, bu su­ali siz­le­rin tak­di­ri­ne su­nu­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, eko­no­mi, üze­rin­de çok ko­nu­şul­ma­sı ge­re­ken, her nok­ta­sı ele alın­ma­sı ge­re­ken önem­li bir ko­nu. Fa­kat, bu­ra­da, za­man ye­ter­siz­li­ği se­be­biy­le, bu ka­da­rı­nı, Sa­yın Ba­ka­nı­mın ve siz de­ğer­li sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri­min dik­ka­ti­ni çek­mek­le ye­ti­ni­yo­rum.

Bu ka­nun tek­li­fi­nin ül­ke­mi­ze ha­yır­lar ge­tir­me­si­ni, özel­lik­le ser­best böl­ge­de ça­lı­şan ar­ka­daş­la­rı­mı­za ha­yır­lar ge­tir­me­si­ni di­li­yor ve he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Eras­lan.

Sa­yın Çer­çi­oğ­lu, bu­yu­run.

ÖZ­LEM ÇER­Çİ­OĞ­LU (Ay­dın) - Sa­yın Ba­kan, 3218 sa­yı­lı Ka­nun'un ge­çi­ci 3'ün­cü mad­de­sin­de­ki mu­afi­yet­ler 2008 yı­lın­da so­na ere­cek­tir. Mu­afi­yet­le­rin uza­tıl­ma­sı ko­nu­sun­da, şu an­da, Par­la­men­to­da, AKP ve CHP'li mil­let­ve­kil­le­ri ta­ra­fın­dan ve­ril­miş iki ay­rı tek­lif Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nun­da bek­le­til­mek­te­dir. Bu tek­lif­ler ne za­man gö­rü­şü­le­cek­tir? 22'nci Dö­nem­de bu tek­lif­le­rin ya­sa­laş­ma­sı ko­nu­sun­da­ki bek­len­ti­le­ri­niz ne­ler­dir? Bu ko­nu­da Hükûme­tin gö­rü­şü ne­dir?

Bi­li­yor­su­nuz, en son çı­kart­tı­ğı­nız 6 Şu­bat 2004 ta­ri­hin­de­ki 5084 sa­yı­lı Ka­nun'la, son üç yıl için­de 552 fir­ma Tür­ki­ye'yi terk et­ti. Eğer, 2008 yı­lın­da­ki bu mu­afi­yet­le­ri de uza­tıl­maz­sa, herhâlde, Tür­ki­ye'de ser­best böl­ge di­ye bir şey kal­ma­ya­cak di­ye dü­şü­nü­yo­ruz. Bu ko­nu­da­ki dü­şün­ce­le­ri­ni­zi…

Te­şek­kür ede­rim.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Çer­çi­oğ­lu.

Sa­yın İn­ce, bu­yu­run.

MU­HAR­REM İN­CE (Ya­lo­va) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Ben, Sa­yın Çer­çi­oğ­lu'nun sor­du­ğu so­ru­yu so­ra­cak­tım.

Baş­ka so­rum yok.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum.

Sa­yın Ba­kan, bu­yu­run.

DEV­LET BA­KA­NI KÜR­ŞAD TÜZ­MEN (Ga­zi­an­tep) - Ya­zı­lı ola­rak ce­vap ve­re­ce­ğiz.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum.

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Ka­rar ye­ter sa­yı­sı…

BAŞ­KAN - He­nüz oy­la­ma­ya geç­me­dik Sa­yın Koç.

Mad­de­yi oy­la­rı­nı­za su­na­ca­ğım ve ka­rar ye­ter sa­yı­sı­nı ara­ya­ca­ğım.

Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler…

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, ka­rar ye­ter sa­yı­sı yok­tur.

Ça­lış­ma sü­re­miz de ta­mam­lan­mış­tır. Ara ver­sek da­hi ka­rar ye­ter sa­yı­sı bu­lu­na­ma­ya­ca­ğı için, alı­nan ka­rar ge­re­ğin­ce, ka­nun ta­sa­rı ve tek­lif­le­ri­ni sı­ra­sıy­la gö­rüş­mek için, 11 Ni­san 2007 Çar­şam­ba gü­nü sa­at 14.00'te top­lan­mak üze­re bir­le­şi­mi ka­pa­tı­yo­rum.

Ka­pan­ma Sa­ati: 20.01