Dö­nem: 22                                                                           Ya­sa­ma Yı­lı: 5

 

TBMM                                                        (S. Sa­yı­sı: 1437)

 

Si­vas Mil­let­ve­ki­li Se­la­mi Uzun ve 3 Mil­let­ve­ki­li­nin; Po­lis Va­zi­fe ve Sa­la­hi­yet Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir

Ka­nun Tek­li­fi ile Ada­let Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (2/1037)

 

                            

Not: Tek­lif; Baş­kan­lık­ça İçiş­le­ri ve Ada­let ko­mis­yon­la­rı­na ha­va­le edil­miş­tir.

 

 

TÜR­Kİ­YE BÜ­YÜK MİL­LET MEC­Lİ­Sİ BAŞ­KAN­LI­ĞI­NA

Po­lis Va­zi­fe ve Sa­la­hi­yet Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi­miz ve ge­rek­çe­si ili­şik­te su­nul­muş­tur.

Ge­re­ği­ni arz ede­riz.

 

 

Se­la­mi Uzun

Ke­rim Öz­kul

Si­nan Öz­kan

 

Si­vas

Kon­ya

Kas­ta­mo­nu

 

 

Mu­har­rem Toz­çö­ken

 

 

 

Es­ki­şe­hir

 

 

GE­NEL GE­REK­ÇE

Po­li­sin gö­rev ve yet­ki­le­ri­ni dü­zen­le­yen te­mel ka­nun olan 2559 sa­yı­lı Po­lis Va­zi­fe ve Salâhi­yet Ka­nu­nu (PVSK), 1934 yı­lın­da yü­rür­lü­ğe gir­miş ve Ka­nun­da da­ha son­ra çe­şit­li de­fa­lar de­ği­şik­lik ya­pıl­mış­tır. 2001 yı­lın­dan baş­la­ya­rak Av­ru­pa Bir­li­ği (AB) Mük­te­se­ba­tı­na uyum ça­lış­ma­la­rı çer­çe­ve­sin­de de Ana­ya­sa­da ve PVSK’da de­ği­şik­lik­ler ya­pıl­mış­tır. Ay­rı­ca ce­za hu­ku­ku ala­nın­da re­form ni­te­li­ğin­de ka­nun­lar çı­ka­rı­la­rak ye­ni ce­za ada­let sis­te­mi oluş­tu­rul­muş­tur. An­cak özel­lik­le suç son­ra­sı ala­nın­da ya­pı­lan bu de­ği­şik­lik­le­re pa­ra­lel ola­rak, po­lis hu­ku­ku­nun çok ge­niş bir ala­nı­nı kap­sa­yan suç ön­ce­si ön­le­me ala­nın­da­ki dü­zen­le­me­ler PVSK’ya yan­sı­tı­la­ma­mış­tır.

Gü­ven­lik po­li­ti­ka ve uy­gu­la­ma­la­rı­nın hu­kuk dev­le­ti­ni güç­len­dir­me­ye kat­kı­da bu­lu­na­ca­ğı ve de­mok­ra­tik uy­gu­la­ma­la­rın ge­liş­me­si­ni sağ­la­ya­ca­ğı mu­hak­kak­tır. Si­lah­lı ic­ra ve in­zi­bat kuv­ve­ti ola­rak po­li­sin te­mel ama­cı, ka­mu dü­ze­ni­nin sağ­lan­ma­sı çer­çe­ve­sin­de Dev­let oto­ri­te­si­nin ve ic­raî iş­lem­le­rin et­kin­li­ği­ni ar­tır­mak, hal­kın gü­ven ve iti­ma­dı­nı te­min et­mek­tir. Ka­mu dü­ze­ni­nin ko­run­ma­sı çer­çe­ve­sin­de ka­mu gü­ven­li­ği­ne yö­ne­lik teh­li­ke­le­rin ön­len­me­si ve ber­ta­raf edil­me­si ge­rek­mek­te­dir. Bu­nun sağ­la­na­bil­me­si ba­kı­mın­dan po­li­sin çağ­daş ve mo­dern yet­ki­ler­le do­na­tıl­ma­sı ka­çı­nıl­maz bir ge­rek­li­lik­tir.

Suç so­ruş­tur­ma sü­re­cin­de po­li­se ve­ri­len yet­ki­ler suç ön­le­me ça­lış­ma­la­rı­nı da doğ­ru­dan et­ki­le­mek­te­dir. Po­li­sin ye­ri­ne ge­tir­di­ği gö­rev­ler iti­ba­rıy­la suç ön­le­me ve ad­li gö­rev­le­rin bir bü­tün ol­du­ğu ve bir­bi­ri­ni ta­mam­la­dı­ğı gö­rül­mek­te­dir. Bu ne­den­le Av­ru­pa ve di­ğer ge­liş­miş dün­ya ül­ke­le­rin­de­ki uy­gu­la­ma­lar pa­ra­le­lin­de, ül­ke­miz­de de he­def­le­nen et­kin, hız­lı ve cay­dı­rı­cı ce­za ada­let sis­te­mi­nin ger­çek­leş­ti­ri­le­bil­me­si için, po­li­sin et­kin­li­ği ar­tı­rıl­ma­lı­dır.

Ka­mu dü­ze­ni­nin sağ­lan­ma­sı ba­kı­mın­dan, ce­za ada­let sis­te­mi­nin bü­tün yön­le­riy­le ele alın­ma­sı ge­rek­mek­te­dir. Suç­la mü­ca­de­le ala­nın­da ya­pı­lan te­mel dü­zen­le­me­le­rin bir ta­mam­la­yı­cı­sı ve po­li­sin ön­le­yi­ci gö­rev ve yet­ki­le­ri­ni be­lir­le­yen bir dü­zen­le­me ola­rak mev­zu­atın da ye­ni­den ele alın­ma­sı­nın ge­rek­li­li­ği açık­tır.

Ye­ni ce­za ada­let sis­te­mi­mi­zin AB stan­dart­la­rı­na uy­gun ha­le ge­ti­ri­le­bil­me­si için PVSK’da­ki hü­küm­ler ye­ter­siz ol­du­ğun­dan, po­lis suç ön­ce­si alan­da ye­ni ve çağ­daş yet­ki­le­re ih­ti­yaç duy­mak­ta­dır. De­mok­ra­tik bir ya­pı­da ki­şi hak ve öz­gür­lük­le­ri ile ka­mu gü­ven­li­ği den­ge­si­nin sağ­lan­ma­sı bü­yük önem arz et­mek­te­dir. Bu den­ge­nin sağ­lan­ma­sı da gü­ven­lik hiz­met­le­ri­nin ek­sik­siz ya­pıl­ma­sı­na bağ­lı­dır. Eko­no­mik ve sos­yal ge­liş­me­le­re bağ­lı ola­rak de­ği­şen gü­ven­lik kon­sep­ti, teh­li­ke­nin en­gel­len­me­si ge­rek­li­li­ği­ni ön pla­na çı­kar­mak­ta­dır.

Ya­pı­lan araş­tır­ma­lar po­li­sin za­ma­nı­nın bü­yük bir kıs­mı­nı suç ön­le­me gö­re­vi­ne ve sı­nır­lı ol­mak üze­re sos­yal hiz­met fonk­si­yo­nu­na ayır­dı­ğı­nı gös­ter­mek­te­dir. An­cak bu alan­da PVSK’da­ki hü­küm­ler ye­ter­siz ol­du­ğun­dan, suç ön­ce­si alan­da ye­ni ve çağ­daş yet­ki­le­re ih­ti­yaç du­yul­mak­ta­dır.

Po­li­sin suç­la mü­ca­de­le ve özel­lik­le su­çu ön­le­me­de­ki et­kin­li­ği­ni ar­tır­mak ba­kı­mın­dan, Tek­lif ile po­li­se, teh­li­ke­nin ve suç iş­len­me­si­nin ön­len­me­si­ne iliş­kin ve hu­ku­ka uy­gun yet­ki­ler ve­ril­me­si be­nim­sen­miş bu­lun­mak­ta­dır. Tek­lif, te­mel hak ve öz­gür­lük­le­ri de ko­ru­ma fel­se­fe­sin­den ha­re­ket­le ha­zır­lan­mış; AB stan­dart­la­rı, ulus­la­ra­ra­sı öl­çüt­ler, çağ­daş yak­la­şım­lar ve ye­ni gü­ven­lik kon­sep­ti göz önün­de bu­lun­du­rul­muş­tur.

MAD­DE GE­REK­ÇE­LE­Rİ

Mad­de 1- Mad­de ile dur­dur­ma yet­ki­si dü­zen­len­miş­tir. Dur­dur­ma yet­ki­si, po­li­sin gö­rev­le­ri­nin ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si ba­kı­mın­dan en baş­ta ge­len, te­mel hak ve öz­gür­lük­le­ri en az et­ki­le­yen yet­ki­le­rin­den­dir. Ha­len ka­nun­la­rı­mız­da dü­zen­len­me­miş olan bu yet­ki, mad­de­de dü­zen­len­miş bu­lun­mak­ta­dır.

Bi­rin­ci ola­rak, bir suç ve­ya ka­ba­ha­tin iş­len­me­si­ni ön­le­mek, suç iş­len­dik­ten son­ra ka­çan fa­il­le­rin ya­ka­lan­ma­sı­nı sağ­la­mak, iş­le­nen suç ve­ya ka­ba­hat­le­rin fa­il­le­ri­nin kim­lik­le­ri­ni tes­pit et­mek, hak­kın­da ya­ka­la­ma em­ri ya da zor­la ge­tir­me ka­ra­rı ve­ril­miş olan ki­şi­le­ri tes­pit et­mek, ki­şi­le­rin ha­ya­tı, vü­cut bü­tün­lü­ğü ve­ya mal­var­lı­ğı ba­kı­mın­dan ya da top­lu­ma yö­ne­lik mev­cut ve­ya muh­te­mel bir teh­li­ke­yi ön­le­mek ama­cıy­la po­li­sin ki­şi­le­ri ve araç­la­rı dur­dur­ma­sı bir zo­run­lu­luk­tur.

İkin­ci ola­rak, ki­şi­ler ve araç­lar bil­gi al­mak ama­cıy­la da dur­du­ru­la­bi­lir. Bu­ra­da bil­gi­si­ne mü­ra­ca­at edi­len ki­şi, ku­ral ola­rak, suç şüp­he­si al­tın­da olan bir ki­şi de­ğil­dir. Po­li­sin yü­rüt­tü­ğü bir araş­tır­ma ve­ya so­ruş­tur­may­la ala­ka­lı po­li­se yar­dım ede­ce­ği umu­lan ki­şi­dir. Ki­şi­ler po­li­se yar­dım et­me nok­ta­sın­da ah­la­ki bir yü­küm­lü­lük al­tın­da­dır.

Üçün­cü ola­rak, ki­şi ve araç­la­rın ara­na­bil­me­si ve ge­rek­ti­ği tak­dir­de şüp­he­le­ni­len ki­şi­le­rin ya­ka­la­na­bil­me­si için ön­ce­lik­le dur­du­rul­ma­sı ge­re­kir. Zi­ra ara­ma ve ya­ka­la­ma iş­lem­le­ri ki­şi­ler ve­ya araç­lar ha­re­ket ha­lin­de iken ger­çek­leş­ti­ri­le­mez. Bu yet­ki­nin key­fi kul­la­nıl­ma­sı­nın ön­len­me­si için, ki­şi­le­rin suç iş­le­di­ği­ne ve­ya iş­le­mek­te ol­du­ğu­na, araç­lar­da da suç un­su­ru bu­lun­du­ğu­na da­ir ma­kul se­bep­le­rin bu­lun­ma­sı ge­re­kir.

Dör­dün­cü ola­rak ise, ki­şi­le­rin ve araç­la­rın dur­du­rul­ma­sı için ge­rek­ti­ğin­de zor kul­la­nıl­ma­sı ka­mu gü­ven­li­ği ve dü­ze­ni açı­sın­dan bir zo­run­lu­luk­tur. Bu ba­kım­dan dur­du­rul­ma­sı ge­re­ken ara­cın ya­pı­lan uya­rı­ya rağ­men dur­ma­ya­rak kaç­ma­sı hâlin­de, top­lu­mun ve­ya ki­şi­le­rin teh­li­ke­ye düş­me­si­nin ya da suç iş­len­me­si­nin ön­len­me­si ama­cıy­la dur­du­rul­ma­sı için, teh­li­ke­yi ber­ta­raf ede­cek ni­te­lik­te ve ar­tan nis­pet­te fi­zi­ki en­gel­ler, zor ve zor kul­lan­ma­nın son aşa­ma­sı olan si­lah kul­la­nı­la­bi­le­cek­tir.

Mu­ka­ye­se­li hu­kuk­ta yer alan dü­zen­le­me­ler ge­re­ği ola­rak da; po­lis, ge­rek­ti­ğin­de ma­kul şüp­he­ye da­ya­na­rak de­net­le­di­ği yer­de­ki bir ki­şi­yi ka­mu­sal alan­da dur­du­ra­rak ken­di­si­ne so­ru­lar sor­ma­lı, bu ki­şi­nin kim­li­ği, bu yer­de, bu sa­at­te ne yap­tı­ğı gi­bi ko­nu­lar­da ik­na edi­ci bil­gi­ler al­ma­lı­dır. So­ru­la­ra mu­ha­tap olan ki­şi­nin ta­vır ve ha­re­ket­le­rin­den ve ver­di­ği ce­vap­lar­dan muh­te­mel bir teh­li­ke­ye ne­den ola­bi­le­ce­ği an­la­şı­lı­yor ve­ya ki­şi­nin top­lum için teh­li­ke teş­kil eden ve şüp­he oluş­tu­ran si­lah ve ben­ze­ri araç­lar ta­şı­dı­ğı be­lir­len­miş­se il­gi­li ya­sal hü­küm­ler doğ­rul­tu­sun­da ge­rek­li ara­ma ve gö­zal­tı iş­lem­le­ri derhâl ye­ri­ne ge­ti­ri­le­bil­me­li­dir.

Bu dü­şün­ce­ler­den ha­re­ket­le, dur­dur­ma yet­ki­si­nin kul­la­nı­la­bi­le­ce­ği du­rum­lar mad­de­nin bi­rin­ci fık­ra­sın­da sa­yıl­mış­tır. Sa­yı­lan se­bep­le­rin var­lı­ğı ha­lin­de, dur­dur­ma yet­ki­si­nin kul­la­nıl­ma­sı sı­ra­sın­da po­lis ki­şi ve araç­la­rı dur­du­rur­ken, dur­dur­ma­yı sağ­la­mak üze­re uy­gun yer­ler­de ge­çi­ci kon­trol nok­ta­la­rı da oluş­tu­ra­bi­le­cek­tir. Bu kon­trol nok­ta­la­rı, ha­va­ala­nı gi­riş­le­ri gi­bi gi­riş çı­kış­la­rın kon­trol­lü ol­du­ğu yer­ler­de sü­rek­li ola­rak da oluş­tu­ru­la­bi­lir.

İkin­ci fık­ra­da, dur­dur­ma yet­ki­si­nin kul­la­nı­la­bil­me­si için, po­li­sin tec­rü­be­si­ne ve için­de bu­lu­nu­lan du­rum­dan edin­di­ği iz­le­ni­me da­ya­nan ma­kul bir se­be­bin bu­lun­ma­sı­nın ge­rek­ti­ği ve sü­rek­li­lik arz ede­cek, fi­ili du­rum ve key­fi­lik oluş­tu­ra­cak şe­kil­de dur­dur­ma iş­le­mi­nin ya­pı­la­ma­ya­ca­ğı hü­küm al­tı­na alın­mak­ta­dır.

Üçün­cü fık­ra ge­re­ğin­ce po­lis, dur­dur­du­ğu ki­şi­ye dur­dur­ma se­be­bi­ne iliş­kin so­ru­lar so­ra­bi­le­cek­tir. An­cak ki­şi­ler so­ru­lan so­ru­la­ra ce­vap ver­me ko­nu­sun­da hu­ku­ki bir yü­küm­lü­lük al­tın­da de­ğil­dir. Ay­rı­ca po­lis dur­dur­du­ğu ki­şi­den kim­li­ği­ni ve­ya bu­lun­du­rul­ma­sı ge­rek­li di­ğer bel­ge­le­rin ib­raz edil­me­si­ni is­te­ye­bi­lir. An­cak, dur­du­ru­lan ki­şi­nin so­ru­lan so­ru­la­ra tat­min edi­ci ya da hiç ce­vap ver­me­me­si ve al­tın­cı fık­ra­da be­lir­ti­len hu­sus­la­rın var­lı­ğı ha­lin­de ge­rek­li ted­bir­ler alı­na­bi­le­cek­tir.

Dör­dün­cü fık­ra­da, dur­dur­ma sü­re­si­nin dur­dur­ma­nın se­be­bi­ne esas teş­kil eden iş­le­min ger­çek­leş­ti­ril­me­si için zo­run­lu olan sü­re­den faz­la ola­ma­ya­ca­ğı; be­şin­ci fık­ra­da ise, dur­dur­ma se­be­bi­nin or­ta­dan kalk­ma­sı ha­lin­de ki­şi­le­rin ve araç­la­rın ay­rıl­ma­la­rı­na izin ve­ri­le­ce­ği hü­küm al­tı­na alın­mak­ta­dır. Ma­kul şüp­he­nin var­lı­ğı; bu şüp­he­ye ko­nu ki­şi­yi, bu ki­şiy­le ku­ru­la­cak ile­ti­şim sü­re­sin­ce dur­dur­ma­yı ve bek­let­me­yi ge­rek­ti­rir. Bu sü­re ve ku­ru­lan ile­ti­şim so­nu­cun­da ma­kul şüp­he da­ha da kuv­vet­le­ne­rek, ya­ka­la­ma ve­ya ara­ma yet­ki­si­nin kul­la­nı­mı­nı ge­rek­ti­ren bir so­nu­ca ula­şıl­ma­sı­na ne­den ola­bi­le­cek­tir.

Al­tın­cı fık­ra ile po­li­sin, dur­dur­du­ğu ki­şi üze­rin­de ve­ya ara­cın­da si­lah ve­ya teh­li­ke oluş­tu­ran di­ğer bir eş­ya­nın bu­lun­du­ğu hu­su­sun­da ye­ter­li şüp­he­nin var­lı­ğı ha­lin­de, ken­di­si­ne ve­ya baş­ka­la­rı­na za­rar ve­ril­me­si­ni ön­le­mek ama­cı­na yö­ne­lik ola­rak ge­rek­li ted­bir­le­ri ala­bi­le­ce­ği dü­zen­len­mek­te­dir. Bu kap­sam­da, dur­du­ru­lan ki­şi üze­rin­de, giy­si­le­rin­den her­han­gi bi­ri­si çı­ka­rıl­mak­sı­zın, el­le, yü­zey­sel ola­rak, yok­la­ma bi­çi­min­de bir kon­trol ya­pı­la­bi­lir. Yok­la­ma ve sı­vaz­la­ma, dur­dur­ma sı­ra­sın­da, po­li­sin kon­trol amaç­lı ya­pa­bi­le­ce­ği iş­lem­ler­den­dir. Bu iş­lem, ma­kul şüp­he­nin kuv­vet­len­di­ği du­rum­lar­da ye­ri­ne ge­ti­ri­le­cek bir ted­bir­dir. Yok­la­ma, gö­rev­li po­lis ta­ra­fın­dan el ile şüp­he­le­ni­len ki­şi­nin üs­tü­nün, mah­re­mi­ye­ti­ne ve el­bi­se­si­nin de­tay­la­rı­na va­kıf olun­ma­ya­cak ve el­bi­se­si çı­kart­tı­rıl­ma­ya­cak şe­kil­de fark­lı nok­ta­la­rı­na do­ku­nul­mak su­re­tiy­le kon­trol edil­me­si­ni ve suç un­su­ru eş­ya­la­rın bu­lu­nup bu­lun­ma­dı­ğı­nın be­lir­len­me­si­ni ifa­de et­mek­te­dir. Sı­vaz­la­ma ise yok­la­ma iş­le­mi­nin, elin ki­şi­nin üs­tün­den kal­dı­rıl­mak­sı­zın sü­rek­li bir şe­kil­de gez­di­ril­me­si su­re­tiy­le ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si­dir. Bu iş­lem so­nu­cun­da, ki­şi­de si­lah ve­ya teh­li­ke oluş­tu­ran di­ğer bir alet ve­ya eş­ya bu­lun­du­ğu so­nu­cu­na ula­şı­lır­sa, kon­trol iş­le­mi ki­şi­nin eş­ya­sı­nın ve ara­cı­nın gö­rü­nen alan­la­rı­nın aran­ma­sı ge­re­ke­bi­lir. Bu du­rum­da, ara­ma­ya iliş­kin ge­nel hü­küm­ler uy­gu­lan­ma­dan ve her­han­gi bir mer­ci­den ara­ma iz­ni al­ma­dan; dur­dur­ma yet­ki­si­nin kul­la­nıl­ma­sı sı­ra­sın­da olu­şan iz­le­nim ne­ti­ce­sin­de or­ta­ya çı­kan teh­li­ke­nin ber­ta­raf edil­me­si ama­cıy­la ara­ma ya­pı­la­cak­tır. An­cak bu amaç­la ki­şi­nin üze­rin­de­ki el­bi­se­nin çı­ka­rıl­ma­sı ve­ya ara­cın, dı­şa­rı­dan ba­kıl­dı­ğın­da içe­ri­si gö­rün­me­yen bö­lüm­le­ri­nin açıl­ma­sı is­te­ne­me­ye­cek­tir. Ki­şi ken­di rı­za­sıy­la bun­la­rı aça­rak gös­ter­me­si ha­lin­de ge­rek­li kon­tro­lün ya­pıl­ma­sı da, hu­ku­ka ay­kı­rı­lık oluş­tur­maz.

Ye­din­ci fık­ra­da, bu Ka­nun ve di­ğer ka­nun­la­rın ver­di­ği gö­rev­le­rin ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si sı­ra­sın­da, po­lis ta­ra­fın­dan ge­rek­li iş­lem­ler için dur­du­ru­lan ki­şi­ler ve araç­lar­la il­gi­li hü­küm­le­rin sak­lı ol­du­ğu dü­zen­len­miş­tir. Ör­ne­ğin Ka­ra­yol­la­rı Tra­fik Ka­nu­nu ge­re­ğin­ce, sü­rü­cü bel­ge­si ve araç ruh­sa­tı­nın so­rul­ma­sı ve­ya araç­ta bu­lun­du­rul­ma­sı zo­run­lu eş­ya­nın tes­pi­ti için ya­pı­la­cak iş­lem­ler, il­gi­li mev­zu­at hü­küm­le­ri­ne ta­bi ola­rak ger­çek­leş­ti­ri­le­cek­tir.

Mad­de­nin de­va­mın­da, po­li­sin kim­lik sor­ma yet­ki­si dü­zen­len­mek­te­dir.

Mad­de­nin se­ki­zin­ci fık­ra­sı­na gö­re po­lis, gö­re­vi­ni ye­ri­ne ge­ti­rir­ken, ken­di­si­nin po­lis ol­du­ğu­nu be­lir­le­yen bel­ge­yi gös­ter­dik­ten son­ra, ki­şi­le­re kim­li­ği­ni so­ra­bi­le­cek­tir. El­bet­te kim­lik sor­ma yet­ki­si­nin kul­la­nıl­ma­sı için, gö­re­vin ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si ba­kı­mın­dan ki­şi­nin kim­li­ği­nin so­rul­ma­sı ge­rek­li ol­ma­lı­dır. Po­li­sin ki­şi­le­rin kim­li­ği­ni gör­mek is­te­me­si kar­şı­sın­da her­kes nü­fus cüz­da­nı, pa­sa­port ve­ya di­ğer resmî bir bel­ge­yi gös­te­re­rek ve­ya baş­ka bir su­ret­le kim­li­ği­ni be­lir­le­mek zo­run­da­dır. Ay­rı­ca ya­ban­cı­lar ba­kı­mın­dan, il­gi­li Ka­nun­da, po­lis ta­ra­fın­dan so­rul­du­ğun­da kim­lik bel­ge­si ib­raz edil­me­si­nin mec­bur ol­du­ğu­na iliş­kin dü­zen­le­me de yer al­mak­ta­dır. Ki­şi­le­rin kim­li­ği­ni net bir şe­kil­de is­pat et­me­si ha­lin­de, ki­şi­ler­den, baş­ka bel­ge gös­ter­me­si ve­ya ge­tir­me­si is­te­ne­mez. Po­lis kim­li­ği­ni ge­çer­li bir bel­ge ile is­pat­la­ya­ma­yan­la­ra bu hu­sus­ta ge­rek­li ko­lay­lı­ğı gös­te­re­cek­tir. Bu su­ret­le, kim­li­ği bu­lun­ma­yan ki­şi­nin kim­li­ği­nin be­lir­len­me­si­ne ça­lı­şı­la­cak; bu­nun müm­kün ol­ma­ma­sı ha­lin­de onun­cu ve de­va­mı fık­ra hü­küm­le­ri uy­gu­la­na­cak­tır.

Do­ku­zun­cu fık­ra ge­re­ğin­ce po­lis, kim­lik sor­gu­la­ma­sı sü­re­sin­ce ki­şi­yi ve ara­cı bek­le­te­bi­le­cek, bu sor­gu­la­ma iş­le­mi sı­ra­sın­da kim­lik bil­gi­le­ri­ni kay­da ge­çi­re­bi­le­cek­tir. Mu­ka­ye­se­li hu­kuk­ta da ifa­de edil­di­ği gi­bi; bir ki­şi­nin kim­li­ği­nin so­ru­la­rak kay­da ge­çi­ril­me­si, o ki­şi­nin ora­da suç iş­le­me­si­ni ön­le­yi­ci bir et­ki ya­rat­mak­ta­dır. Bu ki­şi, suç iş­le­di­ği tak­dir­de kim­li­ği­nin tes­pit edi­le­bi­le­cek ol­ma­sı dü­şün­ce­siy­le, iş­le­me­yi ta­sar­la­dı­ğı suç­lar­dan da vaz­geç­mek­te­dir.

Onun­cu fık­ra ge­re­ğin­ce; bel­ge­si bu­lun­ma­yan, kim­li­ği­ne iliş­kin açık­la­ma­da bu­lun­mak­tan ka­çı­nan ve­ya kim­li­ği­ni bir bel­ge ile ve­ya po­lis­çe ta­nın­mış ki­şi­le­rin ta­nık­lı­ğı ile şüp­he­ye ma­hal bı­rak­ma­ya­cak şe­kil­de is­pat ede­me­yen ya da ger­çe­ğe ay­kı­rı be­yan­da bu­lun­ma­sı do­la­yı­sıy­la kim­li­ği be­lir­le­ne­me­yen ki­şi tu­tu­la­rak, ara­nan ki­şi­ler­den olup ol­ma­dı­ğı an­la­şı­lın­ca­ya ve ger­çek kim­li­ği be­lir­le­nin­ce­ye ka­dar gö­zal­tı­na alın­mak üze­re du­rum­dan der­hal Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı ha­ber­dar edi­le­cek­tir. Bu ki­şi, kim­li­ği açık bir şe­kil­de an­la­şı­lın­ca­ya ka­dar gö­zal­tı­na alı­na­cak ve gö­zal­tı­na al­ma sü­re­si­nin dol­ma­sı­na ka­dar kim­li­ği açık şe­kil­de an­la­şı­la­ma­mış­sa da tu­tuk­la­na­cak­tır. Gö­zal­tı­na ve tu­tuk­la­ma­ya ka­rar ver­me yet­ki­si ve usu­lü ba­kı­mın­dan Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri uy­gu­la­na­cak­tır.

Ki­şi­nin kim­li­ği­nin be­lir­len­me­si du­ru­mun­da, bu ne­den­le gö­zal­tı­na alın­ma ve­ya tu­tuk­lan­ma ha­li­ne der­hal son ve­ri­le­ce­ği de on­bi­rin­ci fık­ra­da gös­te­ril­mek­te­dir.

Mad­de­nin oni­kin­ci fık­ra­sı ge­re­ğin­ce, nü­fu­sa ka­yıt­lı ol­ma­dı­ğı için kim­li­ği tes­pit edi­le­me­yen ki­şi­le­rin nü­fu­sa ka­yıt­la­rı­nın te­mi­ni için ge­rek­li iş­lem­ler ya­pıl­dık­tan son­ra, 5 in­ci mad­de­ye gö­re fo­toğ­raf ve par­mak izi tes­pit edi­le­rek kay­da alı­na­cak­tır.

Kim­li­ği tes­pit edi­le­me­yen ki­şi­nin ya­ban­cı ol­du­ğu­nun an­la­şıl­ma­sı ha­lin­de, 5682 sa­yı­lı Pa­sa­port Ka­nu­nu ve 5683 sa­yı­lı Ya­ban­cı­la­rın Tür­ki­ye’de İka­met ve Se­ya­hat­le­ri Hak­kın­da Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re ge­rek­li iş­lem­le­rin ya­pı­la­ca­ğı da mad­de­nin onü­çün­cü fık­ra­sın­da gös­te­ril­miş­tir.

Mad­de 2- Mad­de­de, Po­lis Va­zi­fe ve Salâhi­yet Ka­nu­nu­nun mev­cut 5 in­ci mad­de­sin­de yer alan ve Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 81 in­ci mad­de­sin­de­ki dü­zen­le­me son­ra­sın­da önem­li te­red­düt­ler ya­şa­nan “po­li­sin par­mak izi ve fo­toğ­raf al­ma yet­ki­si” ye­ni­den dü­zen­len­mek­te­dir.

Mad­de­nin bi­rin­ci fık­ra­sın­da, par­mak izi alı­na­cak ki­şi­ler gös­te­ril­miş­tir. Bu­na gö­re po­lis sa­de­ce suç se­be­biy­le de­ğil, di­ğer her tür­lü gö­re­vi sı­ra­sın­da hak­kın­da fık­ra­da sa­yı­lan bir iş­lem yap­tı­ğı ki­şi­le­rin de par­mak izi­ni ala­bi­le­cek­tir. Bu­ra­da­ki dü­zen­le­me­nin te­mel fel­se­fe­si, mad­de­nin ikin­ci fık­ra­sın­da­ki “par­mak izi­nin han­gi se­bep­le alın­dı­ğı­nın sis­te­me kay­de­dil­me­me­si­ne iliş­kin” hük­me da­yan­mak­ta­dır. Ya­ni par­mak izi alı­nan ki­şi­le­rin bu bil­gi­le­ri­nin kay­de­dil­di­ği sis­tem­de, alın­mış­sa ay­rı­ca fo­toğ­raf­la­rı ve açık kim­lik bil­gi­le­ri yer ala­cak; an­cak par­mak izi­nin han­gi mü­na­se­bet­le alın­mış ol­du­ğu bu sis­tem­de gö­rün­me­ye­cek­tir. Do­la­yı­sıy­la bu ve­ri­ler kim­lik tes­pi­ti amaç­lı ola­rak kul­la­nı­la­bi­le­cek; par­mak izi sor­gu­la­ma­sı son­ra­sın­da da yal­nız­ca ki­şi­nin kim­lik bil­gi­le­ri­ne ula­şı­la­bi­le­cek­tir. Böy­le­ce ka­mu­oyun­da “fiş­le­me” ola­rak yan­lış bir ina­nı­şa ne­den olan iş­le­me se­bep olun­ma­ma­sı da sağ­lan­mış ola­cak­tır.

Ay­rı­ca mad­de­de, Po­lis Va­zi­fe ve Sâla­hi­yet Ka­nu­nu­nun mev­cut 5 in­ci mad­de­si­ne pa­ra­lel ola­rak yal­nız­ca par­mak izi ve fo­toğ­raf­la­rın alın­ma­sı dü­zen­len­miş; Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 81 in­ci mad­de­sin­de be­lir­til­di­ği şe­kil­de; avuç içi izi, be­den öl­çü­le­ri gi­bi ayırt edi­ci di­ğer fi­zi­ki özel­lik­le­rin alın­ma­sı ön­gö­rül­me­miş­tir. Do­la­yı­sıy­la di­ğer ki­şi­sel özel­lik­ler, yal­nız­ca Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu kap­sa­mın­da alı­na­bil­mek­te­dir.

Açık­la­nan ne­den­ler­le, mad­de­nin bi­rin­ci fık­ra­sın­da, yal­nız­ca suç iş­le­yen­ler­le il­gi­li de­ğil; po­li­sin hak­kın­da, bi­rin­ci fık­ra­da sa­yı­lan bir iş­lem yap­tı­ğı her­ke­sin par­mak izi­nin alın­ma­sı ka­bul edil­miş­tir. Gö­zal­tı­na alı­nan­lar­la il­gi­li hü­küm ek­le­nir­ken, ya­ka­la­nan her­ke­sin de­ğil; Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­na gö­re gö­zal­tı­na ka­rar ver­me yet­ki­si Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­na ait ola­ca­ğın­dan, gö­zal­tı­na alı­na­cak­la­rın par­mak izi­nin alın­ma­sı ön­gö­rül­müş­tür. Yi­ne ge­liş­me­ler doğ­rul­tu­sun­da, ör­ne­ğin ICAO (Ulus­la­ra­ra­sı Si­vil Ha­va­cı­lık Ör­gü­tü) ve Av­ru­pa Bir­li­ği Ko­mis­yo­nu ta­ra­fın­dan alı­nan ka­rar­lar doğ­rul­tu­sun­da 2010 yı­lı­na ka­dar pa­sa­port tan­zi­min­de çip­li sis­te­me ge­çi­le­cek ol­ma­sı ve bu amaç­la ki­şi­le­rin par­mak iz­le­ri­nin alın­ma­sı­nın ge­rek­me­si gi­bi se­bep­ler de, bi­rin­ci fık­ra­nın tan­zi­min­de et­ki­li ol­muş­tur. Gö­nül­lü olan ki­şi­ler­den, ay­dın­la­tıl­mış rı­za­la­rı üze­ri­ne alı­na­cak par­mak iz­le­ri de ay­nı sis­te­me ay­nı ko­şul­lar­da kay­de­di­le­cek­tir.

Po­lis Va­zi­fe ve Salâhi­yet Ka­nu­nu­nun mev­cut 5 in­ci mad­de­sin­de, yal­nız­ca par­mak iz­le­ri ve fo­toğ­raf­la­rı alı­na­cak ki­şi­ler sa­yıl­mak­ta, bun­la­rın sak­lan­ma ve kul­lan­ma esas­la­rı­na iliş­kin her­han­gi bir dü­zen­le­me bu­lun­ma­mak­ta­dır. Bu­na kar­şı­lık ye­ni­den dü­zen­le­nen mad­de­nin de­vam eden fık­ra­la­rın­da, alı­nan par­mak izi ve fo­toğ­raf­la­rın sak­lan­ma­sı­na, kul­la­nıl­ma­sı­na ve im­ha­sı­na iliş­kin esas­lar gös­te­ril­miş­tir.

Mad­de­nin ikin­ci fık­ra­sın­da, alı­nan par­mak iz­le­ri­nin, mün­ha­sı­ran bu amaç­la Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür­lü­ğü bün­ye­sin­de oluş­tu­rul­muş sis­te­me kay­de­di­le­rek sak­la­na­ca­ğı; par­mak izi­nin, ait ol­du­ğu ki­şi­nin kim­lik bil­gi­le­ri ile bir­lik­te ve ne za­man ve kim ta­ra­fın­dan alın­dı­ğı be­lir­til­mek su­re­tiy­le sis­te­me kay­de­di­le­ce­ği; bu­na kar­şı­lık, yu­ka­rı­da da açık­lan­dı­ğı gi­bi, “han­gi se­bep­le alın­dı­ğı be­lir­til­mek­si­zin” bu kay­dın ya­pı­la­ca­ğı gös­te­ril­mek­te­dir. Ya­ni par­mak izi, alın­ma se­be­bi ile iliş­ki­len­di­ril­me­den kay­de­di­le­cek; sis­tem­de her­han­gi bir şe­kil­de suç bil­gi­si bu­lun­ma­ya­cak­tır. Ay­rı­ca her ül­ke­de par­mak iz­le­ri­nin po­lis ta­ra­fın­dan alın­dı­ğı ve kay­de­dil­di­ği de, dü­zen­le­me ya­pı­lır­ken göz önün­de bu­lun­du­rul­muş­tur.

Üçün­cü fık­ra­da, olay ye­rin­den el­de edi­len ve ki­me ait ol­du­ğu he­nüz tes­pit edi­le­me­yen par­mak iz­le­ri­nin, ki­me ait ol­du­ğu tes­pit edi­lin­ce­ye ka­dar, il­gi­li so­ruş­tur­ma dos­ya nu­ma­ra­sı ile bir­lik­te sis­te­me kay­de­dil­me­si dü­zen­len­mek­te­dir. Bu­na gö­re hır­sız­lık, ci­na­yet gi­bi suç iş­le­nen yer­den alı­nan ve ki­me ait ol­du­ğu tes­pit edi­le­me­yen par­mak iz­le­ri; ile­ri­de ait ol­du­ğu ki­şi tes­pit edi­lin­ce­ye ka­dar so­ruş­tur­ma dos­ya nu­ma­ra­sı ile bir­lik­te sak­la­na­cak­tır.

Dör­dün­cü fık­ra­da; Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 81 in­ci mad­de­si kap­sa­mın­da, yü­rü­tü­len so­ruş­tur­ma­lar­la il­gi­li ola­rak Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın em­riy­le alı­nan par­mak iz­le­ri ile 5275 sa­yı­lı Ce­za ve Gü­ven­lik Ted­bir­le­ri­nin İn­fa­zı Hak­kın­da Ka­nu­nun 21 in­ci mad­de­si kap­sa­mın­da ce­za in­faz ku­ru­mu­na gi­riş­te hü­küm­lü­ler­den alı­na­cak par­mak iz­le­ri­nin de ay­nı sis­te­me kay­de­dil­me­si ön­gö­rül­müş­tür.

Be­şin­ci fık­ra­da; gö­nül­lü ki­şi­ler dı­şın­da, ka­nun ge­re­ğin­ce par­mak izi alı­na­bi­le­cek ki­şi­le­rin fo­toğ­raf­la­rı­nın da alı­na­rak, ay­nı esas­lar­la sis­te­me kay­de­dil­me­si ön­gö­rül­müş­tür.

Al­tın­cı fık­ra­da, sis­tem­de ka­yıt­lı bil­gi­le­rin han­gi amaç­lar­la ve kim­ler ta­ra­fın­dan kul­la­nı­la­bi­le­ce­ği dü­zen­len­mek­te­dir. Bu­na gö­re bu ve­ri­ler, kim­lik tes­pi­ti, su­çun ön­len­me­si ve­ya yü­rü­tül­mek­te olan so­ruş­tur­ma ve ko­vuş­tur­ma kap­sa­mın­da mad­di ger­çe­ğin or­ta­ya çı­kar­tı­la­bil­me­si amaç­la­rıy­la ve bu kap­sam­da mah­ke­me, hâkim, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı ve kol­luk ta­ra­fın­dan kul­la­nı­la­bi­le­cek­tir. Do­la­yı­sıy­la alı­nan ve­ri­le­rin han­gi amaç­lar­la kul­la­nı­la­bi­le­ce­ği açık­ça be­lir­til­miş, Ki­şi­sel Ve­ri­le­rin Ko­run­ma­sı­na İliş­kin Av­ru­pa Söz­leş­me­si­nin 5 in­ci mad­de­si­ne uy­gun bir dü­zen­le­me ya­pıl­mış­tır. Bu­ra­da ve­ri­le­rin kul­la­nı­mı­nın, ama­cı­na yö­ne­lik ola­rak, il­gi­li mev­zu­at­ta dü­zen­le­nen usul­le­re gö­re ola­ca­ğın­da kuş­ku yok­tur.

Ye­din­ci fık­ra­da, par­mak iz­le­ri­nin kol­luk ta­ra­fın­dan kul­la­nı­la­bil­me­si­ne yö­ne­lik özel bir hü­küm yer al­mak­ta­dır. Bu­na gö­re kol­luk bi­rim­le­ri, kim­lik tes­pi­ti yap­mak (kim­li­ği be­lir­siz ce­se­din kim­li­ği­ni be­lir­le­mek; üze­rin­den fark­lı ki­şi­ler adı­na dü­zen­len­miş kim­lik­ler çı­kan bir ki­şi­nin kim­li­ği­ni be­lir­le­mek; afet­ler­de kim­lik tes­pi­ti yap­mak gi­bi) ve­ya olay ye­rin­den alı­nan par­mak izi­nin kar­şı­laş­tı­rıl­ma­sı (hır­sız­lık ola­yı­nın ol­du­ğu yer­den alı­nan par­mak izi­nin sor­gu­lan­ma­sı gi­bi) amaç­lar­la bu sis­tem­le doğ­ru­dan bağ­lan­tı ku­ra­bi­le­cek­ler­dir. Ha­len mev­cut par­mak izi sis­te­min­den sor­gu­la­ma da, il­ler­den on­li­ne bağ­lan­tı ku­rul­mak su­re­tiy­le sağ­lan­mak­ta­dır.

Se­ki­zin­ci fık­ra ge­re­ğin­ce; sis­tem­de ka­yıt­lı ve­ri­le­rin han­gi ka­mu gö­rev­li­si ta­ra­fın­dan ve han­gi amaç­la kul­la­nıl­dı­ğı­nın de­net­len­me­si­ne imkân ta­nı­yan bir gü­ven­lik sis­te­mi­nin ku­rul­ma­sı ge­rek­mek­te­dir. Kul­la­nıl­mak­ta olan par­mak izi sis­te­min­de de, eri­şim sağ­la­yan­la­ra iliş­kin gü­ven­lik sis­te­mi kul­la­nıl­mak­ta­dır.

Do­ku­zun­cu fık­ra­da, par­mak izi sis­te­min­de yer alan ka­yıt­la­rın giz­li ol­du­ğu ve al­tın­cı ve ye­din­ci fık­ra­lar­da be­lir­ti­len amaç­lar dı­şın­da kul­la­nı­la­ma­ya­ca­ğı ön­gö­rül­müş­tür.

Mad­de­nin onun­cu fık­ra­sın­da ise, sis­tem­de ka­yıt­lı par­mak izi ve fo­toğ­raf­la­rın, ki­şi öl­dük­ten iti­ba­ren on yıl son­ra ve her hal­de sis­te­me ka­yıt ta­ri­hin­den iti­ba­ren sek­sen yıl son­ra si­lin­me­si ön­gö­rül­müş­tür. Böy­le­ce, ki­şi öl­dük­ten son­ra­ki sü­reç için­de de; ör­ne­ğin sah­te kim­lik kul­la­nı­mı­nın tes­pi­ti­ne yö­ne­lik ba­zı tes­pit­le­rin ya­pı­la­bil­me­si sağ­lan­mış ola­cak­tır.

Son ola­rak, on­bi­rin­ci fık­ra­da da, mad­de­nin uy­gu­lan­ma­sı­na yö­ne­lik ola­rak di­ğer esas ve usul­le­rin Ada­let Ba­kan­lı­ğı­nın gö­rü­şü alı­na­rak İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan çı­ka­rı­la­cak yö­net­me­lik­le dü­zen­le­ne­ce­ği be­lir­til­miş­tir.

Mad­de 3- Mad­de­de, PVSK’nın 9 un­cu mad­de­sin­de­ki ön­le­me ara­ma­sı hü­küm­le­ri ye­ni­den dü­zen­len­mek­te­dir.

Bi­rin­ci fık­ra­ya gö­re teh­li­ke­nin ve­ya suç iş­len­me­si­nin ön­len­me­si ama­cıy­la usu­lü­ne gö­re ve­ril­miş sulh ce­za hâki­mi­nin ka­ra­rı ve­ya bu se­bep­le­re bağ­lı ola­rak ge­cik­me­sin­de sa­kın­ca bu­lu­nan hâller­de mülkî ami­rin ya­zı­lı em­riy­le; ki­şi­le­rin üst­le­rin­de, araç­la­rın­da, özel kâğıt­la­rın­da ve eş­ya­sın­da ön­le­me ara­ma­sı ya­pı­la­ca­ğı ön­gö­rül­müş­tür. Po­lis ön­le­me ara­ma­sı so­nu­cun­da; suç oluş­tur­ma­yan du­rum­lar­da ge­re­ken ted­bir­le­ri ala­cak; bir su­ça iliş­kin de­lil el­de edil­me­si du­ru­mun­da da ki­şi ve eş­ya ile il­gi­li ola­rak Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re ge­rek­li iş­lem­le­ri ya­pa­cak­tır.

Mad­de­nin ikin­ci fık­ra­sın­da, ara­ma ta­lep ya­zı­sın­da, ara­ma için ma­kul se­bep­le­rin oluş­tu­ğu­nun ge­rek­çe­le­riy­le bir­lik­te gös­te­ril­me­si zo­run­lu kı­lın­mış; üçün­cü fık­ra­sın­da ise ara­ma ka­rar ve­ya em­rin­de; ara­ma­nın se­be­bi, ko­nu­su ve kap­sa­mı ile ara­ma­nın ya­pı­la­ca­ğı yer, za­man ve ge­çer­li ola­ca­ğı za­man di­li­mi­nin gös­te­ril­me­si ge­rek­ti­ği be­lir­til­miş­tir. Ön­le­me ara­ma­la­rı­nın, amaç ve içe­ri­ği ge­re­ği ad­li ara­ma­lar­dan fark­lı ol­ma­sı ne­de­niy­le, ge­ce ya­pı­la­ma­ya­ca­ğı­na iliş­kin bir kı­sıt­la­ma ön­gö­rül­me­miş­tir.

Ön­le­me ara­ma­sı­nın ya­pı­la­bi­le­ce­ği yer­ler mad­de­nin dör­dün­cü fık­ra­sın­da sa­yıl­mış­tır. Ko­nut­ta ön­le­me ara­ma­sı­nın ya­pı­la­ma­ya­ca­ğı; ka­mu­ya açık ol­ma­yan iş­yer­le­ri ve di­ğer ka­pa­lı alan­lar­da­ki ön­le­me ara­ma­la­rı­nın ise an­cak hâkim ka­ra­rıy­la ya­pı­la­bi­le­ce­ği ise be­şin­ci fık­ra­da hü­küm al­tı­na alın­mış­tır. Bu fık­ra­da ge­çen ka­mu­ya açık ol­ma­yan iş­yer­le­ri ve di­ğer ka­pa­lı alan­lar iba­re­sin­den ka­pa­lı alan olup da her­ke­sin gi­rip çık­ma­ya yet­ki­li ol­ma­dı­ğı yer­ler kas­te­dil­miş­tir. Ay­rı­ca fık­ra­da ya­pı­lan dü­zen­le­me ile ki­şi­le­rin ha­ya­tı ve­ya vü­cut bü­tün­lü­ğü­ne kar­şı iş­len­me­si mu­hak­kak ola­rak ön­gö­rü­len bir su­çun ön­len­me­si ya da iş­len­mek­te olan su­çun de­va­mı­nın en­gel­len­me­si ama­cıy­la ki­şi­le­rin ko­nu­tu­na ve iş­ye­ri­ne po­li­sin doğ­ru­dan gi­re­bil­me­si­ne imkân sağ­lan­mış­tır. Bu hal­de, im­dat ve­ya yar­dım is­ten­miş olup ol­ma­ma­sı­na ba­kıl­mak­sı­zın ve her­han­gi bir emir ve­ya ka­rar aran­mak­sı­zın, yu­ka­rı­da­ki se­bep­le­re bağ­lı ola­rak ki­şi­le­rin ko­nu­tu­na ve­ya iş­ye­ri­ne gi­ri­le­bi­le­cek­tir.

Mad­de­nin al­tın­cı fık­ra­sın­da, spor kar­şı­laş­ma­sı, mi­ting, kon­ser, fes­ti­val, top­lan­tı ve gös­te­ri yü­rü­yü­şü ve ben­ze­ri top­lum­sal et­kin­lik­le­rin dü­zen­len­di­ği ve­ya ani­den top­lu­luk­la­rın oluş­tu­ğu hal­ler­de ge­cik­me­sin­de sa­kın­ca bu­lu­nan hâl var sa­yı­la­ca­ğı, do­la­yı­sıy­la bu gi­bi du­rum­lar­da mülkî amir ta­ra­fın­dan ve­ri­le­cek ya­zı­lı emir­le ön­le­me ara­ma­sı ya­pı­la­bi­le­ce­ği ön­gö­rül­mek­te­dir.

Po­li­sin ön­ce­lik­li gö­rev­le­ri­nin ba­şın­da teh­li­ke­yi ön­le­mek ve teh­li­ke­nin or­ta­ya çık­ma­sı hâlin­de de ber­ta­raf et­mek gel­mek­te­dir. Po­li­sin, teh­li­ke­nin ön­len­me­si ve­ya ber­ta­raf edil­me­si ama­cıy­la, gi­riş ve çı­kı­şın be­lir­li bir usûle tâbi ol­du­ğu bi­na, te­sis ve­ya di­ğer yer­le­re ge­len­le­rin ve­ya bu yer­ler­de ça­lı­şan­la­rın üs­tün­de, ara­cın­da ve eş­ya­sın­da, her­han­gi bir mer­ci­den emir ve­ya ka­rar ol­mak­sı­zın ve ki­şi­le­rin un­van, sı­fat ve­ya gö­rev­le­ri­ne bak­mak­sı­zın doğ­ru­dan tek­nik ci­haz­lar­la kon­trol et­me­si, ge­rek­li tek­nik ci­haz­la­rın bu­lun­ma­ma­sı ha­lin­de ve­ya ge­rek­ti­ğin­de el ile sı­vaz­la­ma şek­lin­de kon­trol ve ara­ma yet­ki­si, mad­de­nin ye­din­ci ve son fık­ra­sın­da dü­zen­len­miş­tir. Bu­ra­da teh­li­ke­yi ön­le­mek için ka­de­me­li ola­rak var­sa ön­ce­lik­le tek­nik ci­haz­lar­la kon­trol ya­pı­la­cak, bu kon­tro­lün ye­ter­li ol­ma­ma­sı ve­ya ci­haz ya da ci­haz­la­rın olum­suz sin­yal ver­me­si du­ru­mun­da ve­ya kon­trol so­nu­cun­da ge­rek­li gö­rül­me­si ha­lin­de el ile sı­vaz­la­ma şek­lin­de kon­trol ya­pı­la­cak, bu­nun da teh­li­ke­yi ön­le­mek ve­ya ber­ta­raf et­mek için ye­ter­li ol­ma­ma­sı hâlin­de ya da ge­rek­ti­ğin­de el ile kon­trol ka­de­me­si at­la­na­rak doğ­ru­dan üst ara­ma­sı­na ge­çi­le­bi­le­cek­tir. El­le sı­vaz­la­ma şek­lin­de ya­pı­lan kon­trol, ki­şi­nin özel ha­ya­tı­nın mah­re­mi­ye­ti­nin ih­la­li şek­lin­de ifa­de edi­le­bi­len, özel ha­ya­tın giz­li­li­ği hak­kı­nın ge­çi­ci ola­rak sı­nır­lan­dı­rıl­ma­sı olan ara­ma ted­bi­rin­den fark­lı­dır. Ki­şi­nin be­lin­de­ki ka­ba­rık­lı­ğın si­lah ya da te­le­fon olup ol­ma­dı­ğı­na iliş­kin ola­rak sı­vaz­la­ma şek­lin­de ya­pı­lan kon­trol ör­ne­ğin­de ol­du­ğu gi­bi, şah­sın ce­bin­de­ki pa­ra mik­ta­rı gi­bi özel sır­la­rı­na va­kıf olun­ma­dan sa­de­ce be­lin­de­ki ka­ba­rık­lı­ğın te­le­fon ol­du­ğu­nun an­la­şıl­ma­sı ha­lin­de iş­lem so­na ere­cek­tir. Bu kap­sam­da, teh­li­ke­nin ön­len­me­si ve­ya ber­ta­raf edil­me­si için baş­ta kon­trol edi­len ve­ya ara­na­nın ve top­lu­mun em­ni­ye­ti söz ko­nu­su ol­du­ğun­dan, bu ki­şi­le­rin un­van, sı­fat ya da gö­rev­le­riy­le il­gi­li özel ka­nun­lar­da­ki özel yar­gı­la­ma ve so­ruş­tur­ma­la­ra iliş­kin usul hü­küm­le­ri, ta­ma­men ön­le­yi­ci ve ko­ru­yu­cu ni­te­lik­te­ki bu iş­le­min uy­gu­lan­ma­sı ba­kı­mın­dan dik­ka­te alın­ma­ya­cak­tır. Bu yer­le­re gir­mek is­te­yen­le­rin kim­lik­le­ri­ni so­rul­ma­dan ib­raz et­me­le­ri zo­run­lu ha­le ge­ti­ren bir dü­zen­le­me ya­pıl­mış­tır.

Mad­de 4- Zor kul­lan­ma, po­li­sin kol­luk kuv­ve­ti ol­ma­sı do­la­yı­sıy­la di­ğer ka­mu gö­rev­li­le­rin­den fark­lı ola­rak sa­hip ol­du­ğu te­mel yet­ki­si­dir. PVSK’nın ek 6 ncı mad­de­sin­de ön­gö­rü­len bu yet­ki, ye­ni­den ve da­ha açık şe­kil­de bu mad­de­de dü­zen­len­miş bu­lun­mak­ta­dır.

İlk fık­ra­da, po­li­sin, gö­re­vi­ni ya­par­ken di­re­niş­le kar­şı­laş­ma­sı ha­lin­de, bu di­re­ni­şi kır­mak ama­cıy­la ve kı­ra­cak öl­çü­de zor kul­lan­ma­ya yet­ki­li ol­du­ğu gös­te­ril­mek­te­dir. Bu­ra­da­ki di­re­niş, po­li­sin tüm gö­rev­le­ri­nin ifa­sı sı­ra­sın­da kar­şı­la­şı­lan di­re­ni­şi ifa­de et­mek­te­dir. Ör­ne­ğin dur­du­rul­ma­sı ge­re­ken bir ara­cın dur­ma­ya­rak kaç­tı­ğı du­rum­lar­da, bu ara­cın dur­du­rul­ma­sı da bu kap­sam­da­dır. Ay­rı­ca zor kul­la­nan po­li­se, ak­tif şe­kil­de di­re­niş gös­te­ren ki­şi­nin bu ey­le­mi, meş­ru sa­vun­ma kap­sa­mın­da de­ğer­len­di­ri­le­me­ye­ce­ğin­den, bu ak­tif di­re­niş, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 265 in­ci mad­de­si kap­sa­mın­da ay­rı­ca suç oluş­tu­ra­cak­tır.

İkin­ci fık­ra­da, zor kul­lan­ma yet­ki­si­nin de­re­ce ve ka­de­me­le­ri gös­te­ril­mek­te­dir. Bu­na gö­re zor kul­lan­ma yet­ki­si; be­de­ni kuv­vet, maddî güç ve si­lah kul­lan­ma­dan oluş­mak­ta­dır. Bun­lar, di­ren­me­nin ma­hi­ye­ti­ne ve de­re­ce­si­ne gö­re ve di­re­nen­le­ri et­ki­siz ha­le ge­ti­re­cek şe­kil­de ka­de­me­li ola­rak ar­tan nis­pet­te kul­la­nı­la­cak­tır.

Ay­rı­ca zor kul­lan­ma­nın di­ren­mey­le oran­tı­lı ol­ma­sı; ay­nı ni­te­lik ve de­re­ce­de de­ğil, di­ren­me­yi et­ki­siz kı­la­cak öl­çü­de güç kul­la­nı­mı­nı ifa­de et­mek­te­dir. Di­ğer bir ifa­dey­le, zor kul­lan­ma­da amaç, di­re­nen ki­şi­le­ri et­ki­siz ha­le ge­tir­mek­tir. Kul­la­nı­la­cak kuv­ve­tin de­re­ce­si, di­ren­me­nin ve sal­dı­rı­nın de­re­ce­si­ne bağ­lı­dır. Di­ren­me ne ka­dar faz­la ise, kul­la­nı­la­cak kuv­ve­tin de­re­ce­si de o ka­dar faz­la ola­cak­tır. Po­lis, et­ki­siz ha­le ge­tir­me için sa­hip ol­du­ğu me­tot­la­ra ka­de­me­li ola­rak baş­vu­ra­cak, po­li­sin seç­ti­ği me­to­dun, her za­man, de­re­ce ola­rak di­ren­me­den üs­tün ol­ma­sı ge­re­ke­cek­tir. Ak­si tak­dir­de, sal­dı­rı ve di­ren­cin et­ki­siz ha­le gel­me­si söz ko­nu­su ola­ma­ya­cak­tır. Do­la­yı­sıy­la bu mad­de kap­sa­mın­da zor kul­lan­ma yet­ki­si, di­ren­me ve­ya sal­dı­rı­da kul­la­nı­lan ile ay­nı ni­te­lik­te zor ve­ya si­lah kul­la­nıl­ma­sı an­la­mın­da yo­rum­la­na­maz. Po­lis, di­ren­me ve­ya sal­dı­rı­yı de­fe­de­cek üs­tün­lük­te zor ve­ya si­lah kul­la­nır.

Mad­de­nin üçün­cü fık­ra­sın­da, be­de­ni kuv­vet ve mad­di gü­cün ne ol­du­ğu gös­te­ril­mek­te­dir. Zor kul­lan­ma sı­ra­sın­da, be­de­ni kuv­ve­tin dı­şın­da; fık­ra­da be­lir­til­di­ği gi­bi ke­lep­çe, cop, ba­sınç­lı su, göz ya­şar­tı­cı gaz­lar ve­ya toz­lar, fi­zi­ki en­gel­ler, po­lis kö­pek­le­ri ve at­la­rı ile sa­ir hiz­met araç­la­rı maddî güç ola­rak kul­la­nı­la­bi­le­cek­tir.

Dör­dün­cü fık­ra­ya gö­re, zor kul­lan­ma­dan ön­ce, doğ­ru­dan doğ­ru­ya zor kul­la­nı­la­ca­ğı ih­ta­rı ya­pı­la­cak; an­cak di­ren­me­nin ma­hi­ye­ti ve de­re­ce­si göz önün­de bu­lun­du­ru­la­rak, ih­tar ya­pıl­ma­dan da zor kul­la­nı­la­bi­le­cek­tir.

Po­li­sin, zor kul­lan­ma yet­ki­si kap­sa­mın­da di­ren­me­yi et­ki­siz kıl­mak ama­cıy­la üçün­cü fık­ra­nın (b) ben­di kap­sa­mın­da­ki araç ve ge­reç­ler­den han­gi­si­ni kul­la­na­ca­ğı­nı ve zo­run de­re­ce­si­ni ken­di­si­nin tak­dir ve ta­yin ede­ce­ği; an­cak, top­lu kuv­vet ola­rak mü­da­ha­le edi­len du­rum­lar­da, zor kul­lan­ma­nın de­re­ce­si ile üçün­cü fık­ra­nın (b) ben­di kap­sa­mın­da­ki araç ve ge­reç­ler­den han­gi­si­nin kul­la­nıla­ca­ğı­nın mü­da­ha­le eden kuv­ve­tin ami­ri ta­ra­fın­dan ta­yin ve tes­pit edi­le­ce­ği de be­şin­ci fık­ra­da dü­zen­len­miş­tir.

Al­tın­cı fık­ra­da da, po­li­sin, ken­di­si­ne ve­ya baş­ka­sı­na yö­ne­lik bir sal­dı­rı kar­şı­sın­da, zor kul­lan­ma­ya iliş­kin ko­şul­la­ra bağ­lı kal­mak­sı­zın, 5237 sa­yı­lı Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun meş­ru sa­vun­ma­ya iliş­kin hü­küm­le­ri çer­çe­ve­sin­de sa­vun­ma­da bu­lu­na­ca­ğı be­lir­til­miş bu­lun­mak­ta­dır.

Zor kul­lan­ma­da ol­du­ğu gi­bi, kol­luk kuv­ve­ti ola­rak po­li­sin ayırt edi­ci yet­ki­le­rin­den bi­ri­si olan si­lah kul­lan­ma, mad­de­de ye­ni­den dü­zen­len­mek­te­dir.

Ye­din­ci fık­ra­da üç te­mel du­rum­da po­li­sin si­lah kul­lan­ma yet­ki­si­nin ol­du­ğu be­lir­til­mek­te­dir. Bun­lar­dan il­ki meş­ru sa­vun­ma hak­kı­nın kul­la­nıl­ma­sı kap­sa­mın­da si­lah kul­lan­ma; ikin­ci­si be­de­ni kuv­vet ve mad­di güç kul­la­na­rak et­ki­siz ha­le ge­ti­re­me­di­ği di­re­niş kar­şı­sın­da, bu di­re­ni­şi kır­mak ama­cıy­la ve kı­ra­cak öl­çü­de si­lah kul­lan­ma; üçün­cü­sü ise ya­ka­lan­ma­sı ge­re­ken ki­şi­nin ya­ka­lan­ma­sı ama­cıy­la ve ya­ka­lan­ma­sı­nı sağ­la­ya­cak öl­çü­de si­lah kul­lan­ma­dır.

Si­lah kul­la­nı­la­cak hal­ler­den üçün­cü­sü ola­rak gös­te­ri­len du­rum­la il­gi­li ola­rak se­ki­zin­ci fık­ra­da ay­rı­ca bir sı­nır­la­ma­ya gi­dil­miş; bu du­rum­lar­da ön­ce­lik­le “dur” çağ­rı­sı­nın ya­pıl­ma­sı, bu­na rağ­men ki­şi­nin kaç­ma­sı ha­lin­de uya­rı ama­cıy­la si­lah­la ateş edi­le­bil­me­si; bu uya­rı atı­şı­na rağ­men ha­la kaç­mak­ta ıs­rar et­me­si ve kaç­ma­sı do­la­yı­sıy­la ele ge­çi­ril­me­si­nin müm­kün ol­ma­ma­sı ha­lin­de, ya­ka­lan­ma­sı­nın sağ­lan­ma­sı ama­cıy­la ve sağ­la­ya­cak öl­çü­de si­lah­la ateş edil­me­si ön­gö­rül­müş­tür.

Mad­de­nin do­ku­zun­cu fık­ra­sın­da da, zor ve­ya si­lah kul­lan­ma yet­ki­si­nin kul­la­nıl­ma­sı sı­ra­sın­da, ken­di­si­ne kar­şı si­lah­la sal­dı­rı­ya te­şeb­büs edil­me­si ha­lin­de, po­li­sin, si­lah­la sal­dı­rı­ya te­şeb­büs eden ki­şi­ye kar­şı sal­dı­rı teh­li­ke­si­ni et­ki­siz kı­la­cak öl­çü ve oran­da du­rak­sa­ma­dan si­lah­la ateş ede­bi­le­ce­ği dü­zen­len­miş­tir.

Mad­de 5- Mad­de ile po­li­sin, su­ça iliş­kin ilk ham bil­gi­den bir şe­kil­de ha­ber­dar ol­ma­sın­dan baş­la­yıp, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nı bil­gi­len­dir­me­si­ne ka­dar ge­çe­cek sü­re­de ya­pa­ca­ğı iş­lem­ler ile bu aşa­ma­dan son­ra 5271 sa­yı­lı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­na gö­re Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nı bil­gi­len­di­re­rek onun emir ve ta­li­mat­la­rı­na gö­re suç araş­tır­ma­sı­na baş­la­ya­ca­ğı­na iliş­kin hu­sus­lar dü­zen­len­mek­te­dir.

Bi­rin­ci fık­ra­da, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 158 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fık­ra­sı ile uyum­lu bir şe­kil­de, po­li­se su­ça iliş­kin ih­bar ve şikâyet­le­rin ya­pı­la­bi­le­ce­ği ve po­li­sin bu ih­bar ve şi­ka­yet­le­ri ya­zı­lı ha­le ge­ti­re­ce­ği hu­su­su be­lir­til­mek­te­dir.

İkin­ci fık­ra­da, ih­bar ve şikâye­ti alan po­li­sin ön­ce­lik­le bu ih­bar ve şikâye­tin, ha­ya­tın ola­ğan akı­şı­na ve do­ğal olay­la­ra gö­re ger­çek olup ol­ma­dı­ğı ve­ya ih­bar ko­nu­su ola­yın ger­çek­ten var olup ol­ma­dı­ğı­na iliş­kin çok ba­sit bir ön tet­kik yap­ma­sı hü­küm al­tı­na alın­mak­ta­dır. Bu nok­ta­da dik­kat edil­me­si ge­re­ken hu­sus; po­li­se, ih­ba­ra iliş­kin ce­za mu­ha­ke­me­si an­la­mın­da bir araş­tır­ma yap­ma yet­ki­si­nin ve­ril­me­di­ği; an­cak, ör­ne­ğin, ih­bar ko­nu­su ad­re­sin var olup ol­ma­dı­ğı­nın, top­ra­ğa gö­mü­lü be­de­nin in­sa­na mı, yok­sa hay­va­na mı ait ol­du­ğu­nun ya da ih­bar ko­nu­su su­çun iş­len­miş ol­ma ih­ti­ma­li­nin olup ol­ma­dı­ğı­nın çok kı­sa ve ba­sit bir şe­kil­de tet­kik edil­me­si ve ne­ti­ce­de bu bil­gi­nin doğ­ru ol­du­ğu an­la­şıl­dı­ğın­da, so­ruş­tur­ma iş­lem­le­ri­ne baş­la­ma­dan; Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­na bil­gi ve­ril­me­si­dir. Bu dü­zen­le­me ile gü­dü­len amaç; çok ba­sit bir in­ce­le­mey­le an­la­şı­la­bi­le­cek hu­sus­lar­da, da­ha suç olup ol­ma­dı­ğı­nı an­la­ma­dan her bil­gi­de Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nı meş­gul et­me­mek, alın­ma­sı ge­re­ken acil ted­bir­le­ri al­mak­tır.

Bu dü­zen­le­me­nin esas kay­na­ğı da, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 161 in­ci mad­de­sin­de­ki “Adlî kol­luk gö­rev­li­le­ri, el­koy­duk­la­rı olay­la­rı, ya­ka­la­nan ki­şi­ler ile uy­gu­la­nan ted­bir­le­ri em­rin­de ça­lış­tık­la­rı Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­na derhâl bil­dir­mek ve bu Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın ad­li­ye­ye iliş­kin bü­tün emir­le­ri­ni ge­cik­mek­si­zin ye­ri­ne ge­tir­mek­le yü­küm­lü­dür.” hük­mü­dür. Bu hü­küm­de yer alan ve Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­na der­hal bil­di­ri­le­cek olan “el­ko­nu­lan olay­lar, ya­ka­la­nan ki­şi­ler ve uy­gu­la­nan ted­bir­ler”in ne­ler ola­bi­le­ce­ği­ni gös­ter­mek ama­cıy­la dü­zen­le­me ön­gö­rül­müş­tür. Bun­la­rın ne­ler ola­ca­ğı bu mad­de­de gös­te­ril­miş­tir. Üçün­cü fık­ra­da, po­li­sin suç iş­len­di­ği ve­ya iş­len­mek­te ol­du­ğu­na iliş­kin bil­gi edin­me­sin­den son­ra ya­pa­ca­ğı iş­lem­ler ta­ma­men Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 161 in­ci mad­de­si­ne uy­gun bir şe­kil­de ka­le­me alın­mış ve olay ye­rin­de ge­rek­li ted­bir­le­ri al­dık­tan son­ra, po­li­sin, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın emir ve ta­li­mat­la­rı doğ­rul­tu­sun­da ha­re­ket ede­ce­ği hu­su­su vur­gu­lan­mış­tır.

Dör­dün­cü fık­ra­da, ya­pı­la­cak araş­tır­ma so­nun­da edi­ni­len bil­gi­nin bir ka­ba­ha­te iliş­kin ol­du­ğu an­la­şı­lır­sa; ko­nu­nun araş­tı­rı­la­rak şa­yet po­li­sin yap­tı­rım uy­gu­la­ya­bi­le­ce­ği bir hu­sus ise ge­rek­li ya­sal iş­le­min ya­pı­la­ca­ğı, po­li­sin yap­tı­rım uy­gu­la­ma yet­ki­si­nin bu­lun­ma­dı­ğı hal­ler­de ise il­gi­li ku­ru­luş­ça ida­ri yap­tı­rım uy­gu­lan­ma­sı­nın sağ­la­na­ca­ğı hu­su­su dü­zen­len­mek­te­dir.

Mad­de­de ay­rı­ca po­li­sin suç iş­len­di­ği­ni öğ­ren­me­si ha­lin­de ve­ya bir suç­la kar­şı­laş­tı­ğı su­çüs­tü du­rum­la­rın­da Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­na bil­gi ve­rip emir ve ta­li­mat­la­rı­nı alın­ca­ya ka­dar ge­çen sü­re­de al­ma­sı ge­re­ken ace­le ted­bir­le­rin ne­ler ol­du­ğu, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu ile uyum­lu bir şe­kil­de dü­zen­len­mek­te­dir. Be­şin­ci fık­ra­da, edi­ni­len bil­gi ve­ya alı­nan ih­bar ve­ya şikâyet üze­ri­ne ve­ya ken­di­li­ğin­den bir suç­la kar­şı­la­şan po­li­sin, olay ye­rin­de ki­şi­le­rin ve top­lu­mun sağ­lı­ğı­na ve vü­cut bü­tün­lü­ğü­ne za­rar gel­me­me­si ve su­çun iz, eser, ema­re ve­ya de­lil­le­ri­nin kay­bol­ma­ma­sı ya da bo­zul­ma­ma­sı için derhâl ge­rek­li ted­bir­le­ri al­ma­sı hu­su­su yer al­mak­ta­dır.

Al­tın­cı fık­ra­ya gö­re, suç teş­kil eden ola­ya, fa­il­le­re ve ta­nık­la­ra iliş­kin bil­gi alın­ma­ya ça­lı­şı­la­cak; olay ye­rin­de­ki ki­şi­ler­den bu hu­sus­ta bil­gi top­la­na­cak­tır.

Ye­din­ci fık­ra­da ise, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 168 in­ci mad­de­si­ne pa­ra­lel şe­kil­de; olay ye­rin­de gö­re­vi­ne ait iş­lem­le­re baş­la­yan po­li­sin, bun­la­rın ya­pıl­ma­sı­na en­gel olan ve­ya yet­ki­si için­de al­dı­ğı ted­bir­le­re ay­kı­rı dav­ra­nan ki­şi­le­ri, iş­lem­ler so­nuç­la­nın­ca­ya ka­dar ve ge­rek­ti­ğin­de zor kul­la­na­rak bun­dan men ede­ce­ği hu­su­su dü­zen­len­mek­te­dir.

Po­li­sin ki­şi­le­ri ya­ka­la­mak, el­koy­mak üze­re eş­ya­yı ko­ru­ma al­tı­na al­mak gi­bi adlî gö­rev ve yet­ki­le­ri ba­kı­mın­dan Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nun­da­ki hü­küm­ler uy­gu­la­na­ca­ğın­dan do­la­yı; bu­ra­da ay­rı­ca dü­zen­le­me ya­pıl­ma­mış­tır.

Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nun­da olay ye­ri in­ce­le­me­si­ne iliş­kin bir dü­zen­le­me yer al­ma­mak­ta­dır. Bu ek­sik­li­ğin gi­de­ril­me­si ama­cıy­la ve olay ye­ri in­ce­le­me­nin po­lis ta­ra­fın­dan ye­ri­ne ge­ti­ri­len bir iş­lem ol­ma­sı se­be­biy­le mad­de­nin se­ki­zin­ci fık­ra­sın­da­ki ve de­va­mın­da­ki dü­zen­le­me­ler ya­pıl­mış­tır. Mad­de­nin se­ki­zin­ci fık­ra­sın­da, olay ye­ri in­ce­le­me­si­nin ta­nı­mı ve­ril­miş ve bu iş­le­min Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın em­riy­le ya­pı­la­ca­ğı hük­me bağ­lan­mış­tır. Olay ye­ri in­ce­le­me­si, ge­nel ola­rak; mey­da­na ge­len bir su­çun ay­dın­la­tıl­ma­sı ama­cıy­la, olay ye­ri­nin be­lir­len­me­si, çe­şit­li bi­lim­sel ve tek­nik yön­tem­ler­le de­lil­le­rin araş­tı­rıl­ma­sı ve tes­pi­ti, ka­yıt ve do­kü­man­tas­yo­nu, top­lan­ma­sı, mu­ha­fa­za­sı ve il­gi­li yer­le­re gön­de­ril­me­si iş­le­mi­dir. Olay ye­ri in­ce­le­me­si, mad­di de­lil­ler va­sı­ta­sıy­la ola­yın suç olup ol­ma­dı­ğı­nın tes­pi­ti, su­çun ve ma­su­mi­ye­tin is­pa­tı, fa­il, mağ­dur ve olay ye­ri ara­sın­da­ki iliş­ki­nin sap­tan­ma­sı ama­cıy­la ya­pı­lır. Olay ye­ri in­ce­le­me­si, te­mel il­ke ola­rak, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın em­riy­le; so­ruş­tur­ma iş­lem­le­ri­ni yü­rü­te­cek bi­ri­min gö­rev­li­le­ri­nin ta­le­bi üze­ri­ne ger­çek­leş­ti­ri­le­cek­tir. An­cak, iş­le­min ya­pıl­ma­sı sı­ra­sın­da “ya­zı­lı emir” şar­tı aran­ma­mak­ta­dır. Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 161 in­ci mad­de­si­nin üçün­cü fık­ra­sı kap­sa­mın­da, ve­ri­le­cek söz­lü emir­ler, bi­la­ha­re ya­zı­lı ha­le ge­ti­ri­le­cek­tir. Öte yan­dan olay ye­ri in­ce­le­me­si iş­le­mi Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın ne­za­re­tin­de ya­pı­la­bi­le­ce­ği gi­bi, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın em­riy­le doğ­ru­dan po­lis ta­ra­fın­dan da ya­pı­la­bi­le­cek­tir. So­ruş­tur­ma­nın aci­li­ye­ti ve so­ruş­tur­ma­nın mec­bu­ri­ye­ti il­ke­le­ri ge­re­ği, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­na ula­şı­la­ma­dı­ğı du­rum­lar­da, ge­cik­me­sin­de sa­kın­ca bu­lu­nan hal­ler­de ve­ya der­hal iş­lem ya­pıl­ma­dı­ğı tak­dir­de su­çun iz, eser, ema­re ve de­lil­le­ri­nin kay­bol­ma­sı, de­ğiş­me­si ve­ya bo­zul­ma­sı ih­ti­ma­li­nin or­ta­ya çık­tı­ğı du­rum­lar­da, po­lis ami­ri­nin em­ri ile de bu iş­lem ger­çek­leş­ti­ri­le­bi­le­cek­tir.

Mad­dey­le ge­ti­ri­len dü­zen­le­me­ler­den bi­ri­si de, olay ye­ri in­ce­le­me iş­le­mi ne­ti­ce­sin­de el­de edi­len bul­gu­la­rın mu­ha­fa­za al­tı­na alın­ma­sı­nın ön­gö­rül­me­si­dir. Olay ye­rin­de el­de edi­len ve is­pat ara­cı ola­rak gö­rü­len iz ve bul­gu­lar, tek­nik usul­ler­le trans­fer edi­le­cek ve mu­ha­fa­za al­tı­na alı­na­cak­tır. Mu­ha­fa­za al­tı­na al­ma, el­de edi­len ve­ya de­lil ola­bi­le­cek iz ve bul­gu­la­rın de­lil ni­te­li­ği ta­şı­yıp ta­şı­ma­dı­ğı­na iliş­kin ya­pı­lan in­ce­le­me­le­rin so­nuç­lan­ma­sı­na ka­dar ko­run­ma­sı­nı ve­ya üze­rin­den de­lil el­de edi­le­bi­le­cek eş­ya­nın el­koy­ma iş­le­mi­ne ka­dar ge­çi­ci ola­rak alı­ko­nul­ma­sı­nı ya da zil­ye­di­nin bun­la­rı ken­di­li­ğin­den ver­me­si­ni ifa­de et­mek­te­dir. Olay ye­rin­de el­de edi­len iz ve bul­gu­lar, ge­rek­li in­ce­le­me­ler ta­mam­la­na­na ka­dar, mu­ha­fa­za al­tın­da tu­tu­la­cak­tır. Bul­gu­lar üze­rin­de ge­rek­li in­ce­le­me ve la­bo­ra­tu­var ana­liz­le­ri ta­mam­lan­dık­tan son­ra, so­ruş­tur­ma dos­ya­sı­na gir­mek üze­re il­gi­li Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­lı­ğı­na gön­de­ri­le­ce­ğin­den, de­lil ola­bi­le­cek ve suç eş­ya­sı hü­küm­le­ri­ne ta­bi ola­bi­le­cek bul­gu ve eş­ya­lar için her hal­de el­koy­ma­ya iliş­kin iş­lem­ler, il­gi­li Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı ta­ra­fın­dan uy­gu­la­na­bi­le­cek­tir. Olay ye­ri in­ce­le­me­si sı­ra­sın­da ge­nel­lik­le, eko­no­mik de­ğe­ri ol­ma­yan, zil­ye­din ta­sar­ruf ve­ya mül­ki­yet hak­kı­nı or­ta­dan kal­dır­ma­yı ge­rek­tir­me­yen, mal­var­lı­ğı de­ğe­ri­ne dö­nüş­tü­rül­me­ye­cek ve suç eş­ya­sı hü­küm­le­ri­ne de ta­bi ol­ma­ya­cak ni­te­lik­te­ki iz ve­ya bul­gu­lar el­de edil­mek­te­dir. Ör­ne­ğin bir ga­ze­te ka­ğı­dı, cam yü­ze­yin­de­ki par­mak izi, pet şi­şe ve si­ga­ra iz­ma­ri­ti gi­bi bul­gu­lar alı­ko­nul­mak­ta­dır. Bu bul­gu­lar için el­koy­ma gi­bi ağır hu­ku­ki so­nuç­la­rı olan ted­bir ye­ri­ne mu­ha­fa­za al­tı­na al­ma ted­bi­ri uy­gu­lan­ma­sı ön­gö­rül­müş­tür. An­cak, eko­no­mik de­ğe­ri ol­sun ve­ya ol­ma­sın, zil­ye­din elin­de bu­lun­dur­du­ğu bul­gu ve­ya eş­ya­yı ver­mek­ten im­ti­na et­me­si ve­ya mu­ha­fa­za al­tı­na al­ma iş­le­mi­ne kar­şı koy­ma­sı du­ru­mun­da ya da doğ­ru­dan el­koy­ma ge­rek­ti­ren du­rum­lar­da, usu­lü­ne uy­gun ola­rak el­koy­ma iş­le­mi uy­gu­la­na­bi­le­cek­tir.

Do­ku­zun­cu fık­ra ile ola­yın fii­len ger­çek­leş­ti­ği yer; şüp­he­li, sa­nık, mağ­dur ve­ya di­ğer ki­şi­le­re ait ko­nut, iş­ye­ri ve di­ğer ka­pa­lı alan­lar da­hi ol­sa, her­han­gi bir ay­rım ya­pıl­mak­sı­zın, olay ye­ri in­ce­le­me­si­ne iliş­kin hü­küm­ler uy­gu­la­na­cak­tır. An­cak açık­la­nan du­rum­lar, il­gi­li Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­na bil­gi ve­ril­me­ye­ce­ği şek­lin­de yo­rum­lan­ma­ma­lı­dır. Gö­rev­li Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı her­hal­de olay­dan ha­ber­dar edi­le­cek­tir. Mad­de­nin do­ku­zun­cu fık­ra­sın­da ay­rı­ca, olay ye­ri in­ce­le­me­si ile ad­li ara­ma ara­sın­da­ki fark or­ta­ya ko­nu­la­rak; olay ye­ri in­ce­le­me sı­ra­sın­da, ola­yın fii­len ger­çek­leş­ti­ği alan­la­rın dı­şın­da ka­lan, ko­nut, iş­ye­ri ve di­ğer ka­pa­lı alan­lar­da ya­pı­la­cak olay ye­ri in­ce­le­me iş­lem­le­rin­de ad­li ara­ma ve el­koy­ma­ya iliş­kin hü­küm­le­rin uy­gu­lan­ma­sı ge­re­ke­ce­ği dü­zen­len­miş­tir. Ör­ne­ğin bir bi­na­nın 13 nu­ma­ra­lı da­ire­sin­de ger­çek­leş­miş olan ta­ban­ca ile in­ti­har va­ka­sın­da, 12 nu­ma­ra­lı da­ire­si­nin ka­pı­sı­nın önün­de gö­rü­len kan iz­le­ri ola­yı ay­dın­la­ta­bi­le­cek bir un­sur ola­rak de­ğer­len­di­ril­di­ğin­de, o da­ire­de de in­ce­le­me yap­ma ih­ti­ya­cı du­yu­la­bi­le­cek­tir. Bu hal­de, 12 nu­ma­ra­lı da­ire­de ya­pı­la­cak olay ye­ri in­ce­le­me­si için, usu­lü­ne uy­gun ola­rak ve­ril­miş hâkim ve­ya mah­ke­me ka­ra­rı, ge­cik­me­sin­de sa­kın­ca bu­lu­nan hal­ler­de de Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın ya­zı­lı em­ri ge­rek­li ola­cak­tır. An­cak bu sı­nır­la­ma, ka­mu­ya açık alan­lar ve araç içe­ri­sin­de ya­pı­la­cak in­ce­le­me­ler için söz ko­nu­su ol­ma­ya­cak­tır. Ör­ne­ğin, bir evin bah­çe­sin­de mey­da­na ge­len ölüm ola­yın­da, so­ka­ğa park edil­miş ve evin bah­çe­si­nin sı­nır­la­rı dı­şın­da ka­lan, an­cak o olay­la il­gi­li de­lil bu­lu­na­bi­le­ce­ği yö­nün­de kuv­vet­li şüp­he bu­lu­nan bir oto­mo­bil içe­ri­sin­de de, her­han­gi bir ka­rar ve­ya ya­zı­lı emir aran­mak­sı­zın in­ce­le­me ya­pı­la­bi­le­cek­tir. An­cak bu­ra­da, kuv­vet­li şüp­he­yi hak­lı kı­la­cak (kan izi, kıl ve­ya araç üze­rin­de­ki fi­zik­sel dü­zen­siz­lik­ler gi­bi) so­mut ema­re­le­rin bu­lun­ma­sı ge­re­ke­cek­tir. Ay­nı bul­gu­la­rın yan­da­ki baş­ka bir ev­de bu­lun­ma­sı şüp­he­si ol­du­ğun­da ise, ikin­ci fık­ra ge­re­ğin­ce, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu kap­sa­mın­da ara­ma ve el­koy­ma­ya iliş­kin hü­küm­ler uy­gu­la­na­cak­tır.

Mad­de­de yu­ka­rı­da yer alan dü­zen­le­me­ler ya­nın­da, mad­di ger­çe­ğin or­ta­ya çı­ka­rıl­ma­sı ve bu­na bağ­lı ola­rak adil bir yar­gı­la­ma­nın ya­pı­la­bil­me­si için ge­rek­li ar­gü­man­lar­dan bi­ri olan teş­his iş­le­mi, ya­sal alt­ya­pı­sı­nın oluş­tu­rul­ma­sı ve bel­li bir stan­dar­da ka­vuş­tu­rul­ma­sı ama­cıy­la Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­na uyum­lu bir şe­kil­de mad­de­nin onun­cu fık­ra­sı ve de­va­mı fık­ra­la­rın­da dü­zen­len­miş­tir. Ma­la kar­şı iş­le­nen suç­lar baş­ta ol­mak üze­re suç­la­rın bü­yük ço­ğun­lu­ğun­da, şüp­he­li­nin le­hi­ne ve aley­hi­ne olan bü­tün de­lil­le­rin top­lan­ma­sı ve bu­na bağ­lı ola­rak et­kin ve adil bir yar­gı­la­ma­nın ya­pı­la­bil­me­si ba­kı­mın­dan, teş­his iş­le­mi bü­yük öne­me sa­hip­tir.

Mad­de­nin onun­cu fık­ra­sın­da­ki dü­zen­le­me­ye gö­re teş­his, olay­da­ki fai­lin, gö­zal­tı­na alı­nan şüp­he­li ile ay­nı ki­şi olup ol­ma­dı­ğı­nın be­lir­len­me­si ba­kı­mın­dan zo­run­lu ol­ma­sı ha­lin­de, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın ta­li­ma­tıy­la po­lis ta­ra­fın­dan ya­pı­lan iş­le­me den­mek­te­dir. Bu şek­liy­le hu­kukî bir kav­ram ha­li­ne ge­len teş­hi­sin; uy­gu­la­ma­da teş­his ola­rak ifa­de edi­len ve ku­ral­la­rı ile iş­le­yi­şi uy­gu­la­yı­cı­la­ra gö­re fark­lı­lık gös­te­ren, an­cak il­gi­li ki­şi­nin, eş­ya­nın ve­ya ye­rin be­lir­len­me­si­ne yö­ne­lik olan iş­lem­ler­den fark­lı ol­du­ğu or­ta­ya ko­nul­muş; ne şe­kil­de ya­pı­la­ca­ğı be­lir­ti­le­rek kav­ram­sal bir çer­çe­ve oluş­tu­rul­muş­tur.

On­bi­rin­ci fık­ra­da, ta­nık­lık­tan çe­kin­me hak­kı­na sa­hip olan kim­se­le­rin teş­his­te bu­lun­ma­ya da zor­la­na­ma­ya­cak­la­rı iba­re­si ge­ti­ri­le­rek Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 45 in­ci mad­de­siy­le pa­ra­lel­lik sağ­lan­mış­tır.

Mad­de­nin de­vam eden fık­ra­la­rın­da teş­his iş­le­mi­nin na­sıl ya­pı­la­ca­ğı ay­rın­tı­lı ola­rak dü­zen­len­miş­tir. Oni­kin­ci fık­ra­ya gö­re; teş­his iş­le­mi­ne baş­lan­ma­dan ön­ce, teş­his­te bu­lu­na­cak ki­şi­nin fa­ili ta­rif eden be­yan­la­rı bir tu­ta­na­ğa bağ­la­na­cak­tır.

Onü­çün­cü fık­ra­da, teş­his iş­le­mi­ne ta­bi tu­tu­lan ki­şi­le­rin bir­den faz­la ve ay­nı cins­ten ol­ma­sı du­ru­mun­da, teş­hi­si ko­lay­laş­tır­ma­ya ya­ra­yan yaş, boy, ağır­lık, gi­yin­me gi­bi gö­rü­nü­şe iliş­kin hu­sus­lar­da­ki ben­zer­lik­le­rin bu­lun­ma­sı, ge­rek­ti­ğin­de de şüp­he­li­nin olay anın­da­ki gö­rü­nü­şü­nün can­lan­dı­rıl­ma­sı ama­cıy­la, kı­ya­fe­ti­nin de­ğiş­ti­ril­me­si, saç ve sa­ka­lı­nın tı­raş et­ti­ril­me­si, göz­lük ta­kıl­ma­sı gi­bi gö­rü­nü­şü ile il­gi­li ge­rek­li de­ği­şik­lik­le­rin ya­pı­la­bi­le­ce­ği be­lir­ti­le­rek, ya­pı­lan teş­his iş­le­mi ob­jek­tif kri­ter­le­re bağ­lan­mış­tır. Ay­rı­ca teş­his iş­le­mi­ne ta­bi tu­tu­lan ki­şi­le­rin her bi­rin­de, teş­his sı­ra­sın­da bir nu­ma­ra bu­lun­du­ru­la­rak, yön­tem ko­lay­lı­ğı ge­ti­ril­miş­tir.

On­dör­dün­cü fık­ra­da, teş­his­te bu­lu­nan ki­şi ile teş­his iş­le­mi­ne ta­bi tu­tu­lan ki­şi­le­rin bir­bi­ri­ni gör­me­me­si şar­tı ge­ti­ri­le­rek, hem teş­his oda­la­rı­nın şek­li ve stan­dar­di­zas­yo­nu ko­nu­sun­da bir kri­ter ge­ti­ril­miş, hem de mağ­dur ve­ya ta­nık­la­rın teş­his iş­le­mi­ni ob­jek­tif şe­kil­de ve şüp­he­li­den et­ki­len­me­den (kork­ma­dan) ger­çek­leş­tir­me­le­ri amaç­lan­mış­tır.

On­be­şin­ci fık­ra­da teş­his iş­le­mi­nin en az iki kez tek­rar­lan­ma­sı, teş­his­te bu­lun­ma­sı is­te­nen ki­şi­ye de, şüp­he­li­nin teş­his edi­le­cek ki­şi­ler ara­sın­da yer al­mı­yor ola­bi­le­ce­ği­nin ha­tır­la­tıl­ma­sı zo­run­lu­lu­ğu ge­ti­ri­le­rek, ob­jek­ti­vi­te­nin sağ­lan­ma­sı he­def­len­miş­tir.

Onal­tın­cı fık­ra­da da, ya­pı­lan teş­his iş­le­mi­nin fo­toğ­raf­la­na­rak ya da gö­rün­tü­le­ri­nin kay­da alı­na­rak so­ruş­tur­ma dos­ya­sı­na kon­ma­sı hük­mü ge­ti­ri­le­rek, ya­pı­lan teş­his iş­le­mi­nin so­ruş­tur­ma ve ko­vuş­tur­ma aşa­ma­sın­da ob­jek­tif de­lil ol­ma ni­te­li­ği kuv­vet­len­di­ril­miş­tir.

On­ye­din­ci fık­ra­da, şüp­he­li­nin el­de ol­ma­ma­sı ha­lin­de, fo­toğ­raf üze­rin­den teş­hi­se imkân ta­nı­na­rak, fo­toğ­raf teş­hi­si­nin usu­lü be­lir­til­miş­tir. Bu­na gö­re tek bir fo­toğ­raf ve­ya ay­nı ki­şi­nin fark­lı fo­toğ­raf­la­rı üze­rin­den teş­his yap­tı­rı­la­ma­ya­cak, de­ği­şik ki­şi­le­rin fo­toğ­raf­la­rı­nın ay­nı bü­yük­lük ve özel­lik­te ol­ma­la­rı sağ­la­na­cak­tır. Bu amaç­la, po­lis ta­ra­fın­dan tu­tul­mak­ta olan şüp­he­li­le­rin fo­toğ­raf al­büm­le­rin­den ve­ya ka­yıt­la­rın­dan da ya­rar­la­nı­la­bi­lir.

On­se­ki­zin­ci fık­ra ile de teş­his iş­le­mi­nin bir tu­ta­na­ğa bağ­la­na­ca­ğı hü­küm al­tı­na alın­mış­tır.

Mad­de 6- İs­tih­ba­ra­tın vaz­ge­çil­mez un­sur­la­rın­dan bi­ri­si de, fa­ali­yet­le­ri ta­kip edi­len he­def du­ru­mun­da­ki ör­güt­le­rin ve olu­şum­la­rın içe­ri­sin­den bil­gi al­ma ih­ti­ya­cı­dır. Dü­zen­le­me ile, sa­yı­lan suç­lar­da po­li­sin her tür­lü is­tih­ba­rat yön­tem ve un­sur­la­rın­dan ya­rar­la­na­bil­me­si, bu çer­çe­ve­de tüm tek­nik imkânla­rı kul­la­na­bil­me­si, ki­şi­le­rin bil­gi­si­ne mü­ra­ca­at ede­bil­me­si ve ge­rek­ti­ğin­de ki­şi­ler­den hiz­met ala­bil­me­si­ne imkân sağ­lan­ma­sı amaç­lan­mış­tır. Ay­rı­ca, el­de edi­len is­tih­barî bil­gi­le­rin, so­ruş­tur­ma ve­ya ko­vuş­tur­ma­da de­lil ola­rak kul­la­nı­la­ma­ya­ca­ğı hu­su­su­na açık­lık ge­ti­ril­miş­tir.

Mad­de 7- PVSK’nın 3 ün­cü mad­de­si, 17 nci mad­de­si­nin ikin­ci, üçün­cü, dör­dün­cü ve be­şin­ci fık­ra­la­rı ile 20 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fık­ra­sın­da yer alan hü­küm­ler ye­ni­den dü­zen­len­di­ğin­den mad­de ile bu hü­küm­ler yü­rür­lük­ten kal­dı­rıl­mak­ta­dır.

Mad­de 8- Yü­rür­lük mad­de­si­dir.

Mad­de 9- Yü­rüt­me mad­de­si­dir.

Ada­let Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru

              Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si

                      Ada­let Ko­mis­yo­nu                                                                  29/5/2007

                       Esas No.: 2/1037

                        Ka­rar No.: 124

TÜR­Kİ­YE BÜ­YÜK MİL­LET MEC­Lİ­Sİ BAŞ­KAN­LI­ĞI­NA

Baş­kan­lı­ğı­nız­ca, 24/5/2007 ta­ri­hin­de ta­li ko­mis­yon ola­rak, İçiş­le­ri Ko­mis­yo­nu­na; Esas Ko­mis­yon ola­rak da Ko­mis­yo­nu­mu­za ha­va­le edil­miş olan Si­vas Mil­let­ve­ki­li Se­la­mi UZUN ve 3 mil­let­ve­ki­li­nin “Po­lis Va­zi­fe ve Salâhi­yet Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi(2/1037)”, Zon­gul­dak Mil­let­ve­ki­li  Kök­sal TOP­TAN Baş­kan­lı­ğın­da, Ko­mis­yon Baş­kan­lık Di­va­nı üye­le­ri; Baş­kan­ve­ki­li, Is­par­ta Mil­let­ve­ki­li Re­cep ÖZEL, Söz­cü, Kı­rık­ka­le Mil­let­ve­ki­li Ra­ma­zan CAN ve Ka­tip Üye, Ki­lis Mil­let­ve­ki­li Ha­san KA­RA ile di­ğer Ko­mis­yon üye­le­ri; Adı­ya­man Mil­let­ve­ki­li  Feh­mi Hüs­rev KUT­LU, Ağ­rı Mil­let­ve­ki­li  Ha­lil ÖZ­YOL­CU, Art­vin mil­let­ve­kil­le­ri Or­han YIL­DIZ, Yük­sel ÇOR­BA­CI­OĞ­LU, Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Meh­met KÜ­ÇÜ­KA­ŞIK, Ço­rum mil­let­ve­kil­le­ri Fe­ri­dun AY­VA­ZOĞ­LU ile Mu­zaf­fer KÜL­CÜ, Er­zu­rum Mil­let­ve­ki­li Mus­ta­fa Nu­ri AK­BU­LUT, Ga­zi­an­tep Mil­let­ve­ki­li Mah­mut DUR­DU, Kah­ra­man­ma­raş Mil­let­ve­ki­li Meh­met YIL­MAZ­CAN, Kas­ta­mo­nu Mil­let­ve­ki­li Hak­kı KÖY­LÜ, Ma­lat­ya Mil­let­ve­ki­li Mu­har­rem KI­LIÇ, Te­kir­dağ Mil­let­ve­ki­li Meh­met Nu­ri SAY­GUN, Uşak Mil­let­ve­ki­li Ah­met ÇAĞ­LA­YAN ile Yoz­gat Mil­let­ve­ki­li Be­kir BOZ­DAĞ’ın ve Tek­lif sa­hip­le­rin­den Si­vas Mil­let­ve­ki­li Se­la­mi UZUN ile Es­ki­şe­hir Mil­let­ve­ki­li Mu­har­rem TOZ­ÇÖ­KEN’in, Ko­mis­yo­nu­muz Uz­man­la­rı Ce­mil TU­TAL ve Mus­ta­fa DO­ĞA­NAY’ın; Hü­kü­me­ti tem­si­len İçiş­le­ri Ba­ka­nı Os­man GÜ­NEŞ ile Ada­let, İçiş­le­ri ba­kan­lık­la­rı, Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür­lü­ğü, Jan­dar­ma Ge­nel Ko­mu­tan­lı­ğı, Sa­hil Gü­ven­lik Ko­mu­tan­lı­ğı­nın, Ga­zi Üni­ver­si­te­si Öğ­re­tim üye­le­ri Prof. Dr. İz­zet ÖZ­GENÇ ile Prof. Dr. Cum­hur ŞA­HİN’in ka­tı­lım­la­rıy­la, Ko­mis­yo­nu­mu­zun 27/5/2007 ve 28/5/2007 ta­rih­li top­lan­tı­la­rın­da gö­rü­şül­müş ve ge­ne­li üze­rin­de­ki gö­rüş­me­ler ta­mam­la­na­rak mad­de­le­ri­ne ge­çil­me­si ka­bul edil­miş­tir.

 Tek­li­fin 1 in­ci mad­de­siy­le, 4/7/1934 ta­rih­li ve 2559 sa­yı­lı Po­lis Va­zi­fe ve Salâhi­yet Ka­nu­nu­nun 4 ün­cü mad­de­sin­den son­ra gel­mek üze­re ek­len­me­si ön­gö­rü­len 4/A mad­de­si­ni dü­zen­le­yen söz ko­nu­su mad­de­nin do­ku­zun­cu fık­ra­sı­nın ikin­ci cüm­le­si; uy­gu­la­nan iş­lem ba­kı­mın­dan ih­ti­yaç bu­lun­ma­dı­ğı, her kim­lik sor­ma iş­le­mi­nin kay­da ge­çi­ril­me­si­nin doğ­ru ol­ma­ya­ca­ğı dü­şün­ce­siy­le mad­de met­nin­den çı­ka­rıl­mış­tır.

Tek­li­fin 2 nci mad­de­siy­le 2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun 5 in­ci mad­de­sin­de ön­gö­rü­len de­ği­şik­li­ğin ikin­ci fık­ra­sı­na gö­re, alı­nan par­mak iz­le­ri­nin mün­ha­sı­ran Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür­lü­ğü bün­ye­sin­de oluş­tu­ru­lan bir sis­te­me kay­de­di­le­rek sak­lan­ma­sı ge­rek­mek­te­dir. An­cak, bu hü­küm, par­mak izi ka­yıt­la­rı­na iliş­kin ola­rak ye­ni bir ve­ri ta­ba­nı oluş­tur­ma­yı ve İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı­nın teş­ki­la­tın­da ye­ni bir bi­rim oluş­tu­rul­ma­sı­nı ge­rek­li kıl­mak­ta­dır. Bu ya­pı­lan­ma, bir za­man sü­re­ci­ni ve da­ha önem­li­si ma­li­ye­ti yük­sek bir ya­tı­rı­mı ge­rek­li kıl­mak­ta­dır. Bu iti­bar­la, Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür­lü­ğü ve Jan­dar­ma Ge­nel Ko­mu­tan­lı­ğı bün­ye­sin­de ha­len mev­cut olan par­mak izi ka­yıt­la­rı­na iliş­kin iki ay­rı ve­ri ta­ba­nı­nın 5 in­ci mad­de­de ön­gö­rü­len esas­lar çer­çe­ve­sin­de iş­le­ye­bil­me­si ve ge­rek­li gü­ven­lik ter­ti­ba­tı­nın alı­na­bil­me­si için, ge­rek tek­nik do­na­nım ge­rek ya­zı­lım prog­ram­la­rı ba­kı­mın­dan bir­bir­le­riy­le uyu­mu­nun ve ko­or­di­ne­si­nin sağ­lan­ma­sı ha­lin­de, ay­rı bir ve­ri ta­ba­nı ve bu ne­den­le Ba­kan­lık teş­ki­la­tın­da ye­ni bir bi­rim oluş­tur­ma­ya ih­ti­yaç ol­ma­ya­cak­tır. An­cak, Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür­lü­ğü ve Jan­dar­ma Ge­nel Ko­mu­tan­lı­ğı bün­ye­sin­de ha­len mev­cut olan par­mak izi ka­yıt­la­rı­na iliş­kin iki ay­rı ve­ri ta­ba­nı­nın 5 in­ci mad­de­de ön­gö­rü­len esas­lar çer­çe­ve­sin­de iş­le­ye­bil­me­si için, bir sis­tem ha­li­ne dö­nüş­tü­rül­me­si ve bu sis­te­me bü­tün ge­nel kol­luk bi­rim­le­ri­nin “on li­ne” yo­luy­la doğ­ru­dan eri­şi­mi­ni sağ­la­ya­bi­le­cek tek­nik do­na­nı­mın da te­da­rik edil­me­si ge­rek­mek­te­dir. Bu mü­la­ha­za­lar­la, söz ko­nu­su mad­de­nin ikin­ci fık­ra­sın­da de­ği­şik­lik ya­pıl­mış­tır.

2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun 9 un­cu mad­de­sin­de de­ği­şik­lik ön­gö­ren Tek­li­fin 3 ün­cü mad­de­sin­de aşa­ğı­da­ki ge­rek­çe­ler­le de­ği­şik­lik ya­pıl­mış­tır.

Üçün­cü fık­ra­nın (d) ben­di, ka­nun ya­pım tek­ni­ği­ne uy­gun ola­rak ve tek­li­fin ken­di için­de uyu­mu­nu sağ­la­mak ama­cıy­la, (ç) ben­di ola­rak de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

Mad­de­nin dör­dün­cü fık­ra­sı­nın (ç) ben­din­de, ön­le­me ara­ma­sı ya­pı­la­cak yer­ler ara­sın­da her de­re­ce­de eği­tim ve öğ­re­tim ku­rum­la­rı ile yük­sek öğ­re­tim ku­rum­la­rı ara­sın­da­ki fark­lı­lı­ğın gi­de­ril­me­si ve öze­lik­le yük­se­köğ­re­tim ku­rum­la­rı­na ait bi­na­lar­da ön­le­me ara­ma­sı ya­pıl­ma­sı­na ih­ti­yaç du­yul­ma­sı ha­lin­de ay­rı­ca 20 nci mad­de­de ön­gö­rü­len izin ko­şu­lu­na ge­rek ol­mak­sı­zın bu­nun ger­çek­leş­ti­ri­le­bil­me­si ama­cıy­la de­ği­şik­lik ya­pıl­mış­tır.

Ay­nı fık­ra­nın (d) ben­din­de, 2559 sa­yı­lı Ka­nun­da mev­cut olan yer­le­şim yer­le­ri­nin gi­riş ve çı­kış­la­rın­da ya­pı­lan ön­le­me ara­ma­la­rı­nın ye­ni­den mad­de met­ni­ne alın­ma­sı­nı sağ­la­mak ama­cıy­la de­ği­şik­lik ya­pıl­mış­tır.

Eği­tim ve öğ­re­tim bi­na­la­rı açı­sın­dan ya­pı­la­cak olan ön­le­me ara­ma­la­rı­nın ha­kim ka­ra­rı­na bağ­lı ola­rak ya­pıl­ma­sı­nı sağ­la­mak ama­cıy­la be­şin­ci fık­ra­nın ilk cüm­le­sin­de de­ği­şik­lik ya­pıl­mış­tır. Ke­za ay­nı fık­ra­nın, su­çun iş­len­me­si­ni ön­le­mek ama­cıy­la ko­nu­ta ve­ya iş­ye­ri­ne gir­me yet­ki­si­nin dü­zen­len­di­ği ikin­ci cüm­le­sin­de, iş­len­mek­te olan suç iba­re­si­nin kap­sa­mı­nı be­lir­le­mek ama­cıy­la de­ği­şik­lik ya­pıl­mış­tır.

Mad­de­nin al­tın­cı fık­ra­sın­da yer alan “ve ben­ze­ri top­lum­sal et­kin­lik­le­rin” iba­re­si so­yut ve süb­jek­tif uy­gu­la­ma­la­ra im­kan ve­re­cek bir dü­zen­le­me ol­du­ğun­dan mad­de met­nin­den çı­ka­rıl­mış­tır.

Mad­de­ye ay­rı­ca, söz ko­nu­su ön­le­me ara­ma­la­rı ko­nu­sun­da de­net­le­ne­bi­lir­li­ğin ve şef­faf­lı­ğın sağ­lan­ma­sı ama­cıy­la fık­ra ek­len­miş­tir.

2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun 16 ncı mad­de­sin­de de­ği­şik­lik ön­gö­ren Tek­li­fin 4 ün­cü mad­de­sin­de, söz ko­nu­su mad­de­nin se­ki­zin­ci fık­ra­sın­da uy­gu­la­ma­da or­ta­ya çık­ma­sı muh­te­mel so­run­la­rın önü­ne ge­çil­me­si ve fık­ra­ya açık­lık sağ­lan­ma­sı ama­cıy­la fık­ra­nın bi­rin­ci cüm­le­si­ne “ki­şi­ye” iba­re­sin­den son­ra gel­mek üze­re “du­ya­bi­le­ce­ği şe­kil­de” iba­re­si ek­len­miş; do­ku­zun­cu fık­ra­da yer alan “ve oran­da” iba­re­si, mad­de için­de uyum sağ­la­mak ama­cıy­la mad­de met­nin­den çı­ka­rıl­mış­tır.

2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun ek 6 ncı mad­de­sin­de de­ği­şik­lik ön­gö­ren Tek­li­fin 5 in­ci mad­de­sin­de, ce­za ada­let sis­te­mi­ne iliş­kin me­tin­le­rin bir­bi­ri­ne uyu­mu­nun sağ­lan­ma­sı ama­cıy­la de­ği­şik­lik ya­pıl­mış­tır.

2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun ek 7 nci mad­de­sin­de de­ği­şik­lik ön­gö­ren Tek­li­fin 6 ncı mad­de­si böy­le bir dü­zen­le­me­ye ih­ti­yaç bu­lun­ma­dı­ğı dü­şün­ce­siy­le Tek­lif met­nin­den çı­ka­rıl­mış­tır.

Tek­li­fin 7 nci mad­de­si, 6 ncı mad­de ola­rak ay­nen ka­bul edil­miş­tir.

Tek­li­fin 8 in­ci mad­de­si, 7 nci mad­de ola­rak ay­nen ka­bul edil­miş­tir.

Tek­li­fin 9 un­cu mad­de­si, 8 in­ci mad­de ola­rak ay­nen ka­bul edil­miş­tir.

Ra­po­ru­muz, Ge­nel Ku­ru­la su­nul­mak üze­re Baş­kan­lı­ğı­nı­za say­gı ile arz olu­nur.

 

 

Baş­kan

Baş­kan­ve­ki­li

Söz­cü

 

Kök­sal Top­tan

Re­cep Özel

Ra­ma­zan  Can

 

Zon­gul­dak

Is­par­ta

Kı­rık­ka­le

 

Kâtip

Üye

Üye

 

Ha­san Ka­ra

Feh­mi Hüs­rev Kut­lu

Ha­lil Öz­yol­cu

 

Ki­lis

Adı­ya­man

Ağ­rı

 

Üye

Üye

Üye

 

Ha­luk İpek

Fe­ri­dun Fik­ret Ba­loğ­lu

Yük­sel Çor­ba­cı­oğ­lu

 

An­ka­ra

An­tal­ya

Art­vin

 

(Top­lan­tı­la­ra ka­tı­la­ma­dı)

(Top­lan­tı­la­ra ka­tı­la­ma­dı)

(Kar­şı­yım)

 

Üye

Üye

Üye

 

Or­han Yıl­dız

Meh­met Kü­çü­ka­şık

Fe­ri­dun Ay­va­zoğ­lu

 

Art­vin

Bur­sa

Ço­rum

 

 

(Kar­şı­yım)

(Kar­şı oy)

 

Üye

Üye

Üye

 

Mu­zaf­fer Kül­cü

Mus­ta­fa Nu­ri Ak­bu­lut

Mah­mut Dur­du

 

Ço­rum

Er­zu­rum

Ga­zi­an­tep

 

Üye

Üye

Üye

 

Meh­met Yıl­maz­can

Hak­kı Köy­lü

Mu­har­rem Kı­lıç

 

Kah­ra­man­ma­raş

Kas­ta­mo­nu

Ma­lat­ya

 

 

 

(Kar­şı oy)

 

Üye

Üye

Üye

 

Sü­ley­man Sa­rı­baş

Or­han Eras­lan

En­ver Yıl­maz

 

Ma­lat­ya

Niğ­de

Or­du

 

(Top­lan­tı­la­ra ka­tı­la­ma­dı)

(Top­lan­tı­la­ra ka­tı­la­ma­dı)

 

 

Üye

Üye

Üye

 

Meh­met Nu­ri Say­gun

Ah­met Çağ­la­yan

Be­kir Boz­dağ

 

Te­kir­dağ

Uşak

Yoz­gat

 

(Mu­ha­le­fe­tim var­dır)

 

 

ADA­LET KO­MİS­YO­NU BAŞ­KAN­LI­ĞI­NA

Ada­let Ko­mis­yo­nun­da gö­rü­şül­müş olan ve so­nuç­lan­dı­rı­lan Po­lis Va­zi­fe ve Sa­la­hi­yet Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi ile il­gi­li çe­kin­ce­le­ri­miz bu­lun­mak­ta­dır.

Bu çe­kin­ce­le­re iliş­kin ge­rek­çe­li kar­şı oy ya­zı­mız ek­te su­nul­muş­tur.

Ge­re­ği­ni arz ede­riz.

 

Mu­har­rem Kı­lıç

Meh­met Nu­ri Say­gın

Fe­ri­dun Ay­va­zoğ­lu

 

Ma­lat­ya

Te­kir­dağ

Ço­rum

 

Meh­met Kü­çü­ka­şık

Yük­sel Çor­ba­cı­oğ­lu

 

 

Bur­sa

Art­vin

 

KAR­ŞI OY YA­ZI­SI

Po­li­sin Gö­rev ve Yet­ki­le­ri­ni Dü­zen­le­yen 2559 sa­yı­lı Ya­sa 1934 yı­lın­da yü­rür­lü­ğe gir­miş olup, ge­rek­ti­ği za­man­lar­da çe­şit­li kez de­ği­şik­lik­le­re uğ­ra­mış­tır. Son ola­rak Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si­nin dört mil­let­ve­ki­li ta­ra­fın­dan ye­ni de­ği­şik­lik tek­lif­le­ri ile 24/05/2007 ta­ri­hin­de Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na su­nul­muş­tur.

Ön­ce­lik­le, ko­mis­yon ça­lış­ma­la­rı sı­ra­sın­da ge­rek Ba­ka­nın, ge­rek İk­ti­dar Par­ti­si mil­let­ve­kil­le­ri­nin, ge­rek­se ko­mis­yon ça­lış­ma­la­rı­na ka­tı­lan bü­rok­rat­la­rın ifa­de et­tik­le­ri­ne gö­re, bu tek­lif as­lın­da bir hü­kü­met ta­sa­rı­sı­dır. Ta­sa­rı ni­te­li­ğin­de­ki bir ça­lış­ma­nın tek­li­fe dö­nüş­tü­rü­le­rek Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na su­nul­ma­sı­nın, bir tek hak­lı ge­rek­çe­si za­man ka­zan­mak­tır. Ül­ke­miz­de asa­yi­şe yö­ne­lik cid­di sı­kın­tı­la­rın ol­du­ğu bir ger­çek­tir. An­cak, bu sı­kın­tı­lar bu­gün or­ta­ya çık­ma­mış­tır. 59. Hü­kü­met dö­ne­min­de, uzun za­man­dır bu sı­kın­tı­lar mev­cut­tur. Hal böy­le olun­ca çok da­ha ön­ce­den böy­le­si­ne iliş­kin bir dü­zen­le­me­ye ih­ti­yaç ol­du­ğu açık­tır. Za­ma­nın­da böy­le bir dü­zen­le­me­yi yap­ma­yan, TBMM ça­lış­ma­la­rı­nın son­lan­mak üze­re ol­du­ğu bir sü­reç­te, in­ce­le­me ve de­ğer­len­dir­me­ye ye­te­rin­ce fır­sat ver­me­den, ya­sa tek­li­fi­nin gün­de­me alın­ma­sı doğ­ru bir yak­la­şım ol­ma­mış­tır. Ya­sa tek­li­fi ile il­gi­li ko­mis­yon ça­lış­ma­la­rın­da sağ­lık­lı bir gö­rüş bir­li­ği sağ­la­na­ma­mış­tır, ama alı­nan di­rek­tif ge­re­ği bir­lik­te­lik sağ­la­na­ma­mış ol­ma­sı­na rağ­men tek­lif ka­bul edil­miş­tir.

Bir­lik­te­li­ğin sağ­la­na­ma­ma­sı, cid­di gö­rüş ay­rı­lık­la­rı­nın ol­ma­sı ne­de­ni­le­ri­ne da­ya­lı ola­rak ta­ra­fı­mız­dan aci­len bir alt ko­mis­yon ku­rul­ma­sı ve bu yol­la fi­kir bir­li­ği­ne va­rıl­ma­sı­nın doğ­ru ola­ca­ğı id­dia edil­miş ama alt ko­mis­yon ku­rul­ma­sı tek­li­fi­miz ik­ti­dar par­ti­si mil­let­ve­kil­le­ri­nin oy­la­rı ile ret edil­miş­tir.

Ül­ke­miz­de ya­şa­nan asa­yiş so­run­la­rı­nın va­tan­daş­la­rı­mı­zı da cid­di an­lam­da et­ki­le­di­ği, hat­ta bu ne­den­ler­le ül­ke bo­yu­tun­da cid­di hu­zur­suz­luk­la­ra ne­den ol­du­ğu ka­çı­nıl­maz bir ger­çek­tir. Bu ne­den­le ge­rek­li asa­yiş ted­bir­le­ri­nin alı­na­bil­me­si­ne yö­ne­lik bir dü­zen­le­me­ye mut­lak ih­ti­yaç var­dır.

Bu dü­zen­le­me ya­pı­lır­ken alı­na­cak ted­bir­ler­le va­tan­da­şın te­mel hak ve öz­gür­lük­le­ri ko­nu­la­rı­nın çok ti­tiz­lik­le ir­de­len­me­si ge­rek­mek­te­dir. Asa­yi­şi ön­le­mek adı­na te­mel hak ve öz­gür­lük­le­rin hak­sız ye­re kı­sıt­lan­ma­sı doğ­ru ol­ma­ya­cak­tır. Bu ne­den­le çok has­sas olan den­ge­nin sağ­lan­ma­sı şart­tır. An­cak ya­sa tek­li­fi­nin bu den­ge­le­ri ko­ru­ya­ma­dı­ğı ve yer yer te­mel hak ve öz­gür­lük­ler açı­sın­dan en­gel­le­yi­ci ve kı­sıt­la­yı­cı ol­du­ğu gö­rül­mek­te­dir.

İş­te bu ne­den­le­dir ki tek­li­fin ya­pı­lan de­ği­şik­lik­ler so­nu­cu şe­kil alan son ha­li­ne onay ver­me­miz va­tan­daş­la­rın hak­la­rı­nı ko­ru­mak adı­na müm­kün de­ğil­dir.

Ko­mis­yon­da­ki id­di­ala­ra gö­re bir bu­çuk yıl­dır bu dü­zen­le­me­ler­le il­gi­li ça­lış­ma­lar ya­pıl­mış­tır. Ama ne il­ginç­tir ki asa­yiş te­mi­ni hu­su­sun­da gö­rev­li em­ni­yet ge­nel mü­dür­lü­ğü yet­ki­li­le­ri ile Jan­dar­ma Ge­nel Ko­mu­tan­lı­ğı yet­ki­li­le­ri ara­sın­da bi­le net bir fi­kir bir­li­ği sağ­la­mak müm­kün ola­ma­mış­tır. Bu du­rum­da ya bir bu­çuk yıl­dır sü­ren ça­lış­ma ya­pıl­dı­ğı id­di­ala­rı doğ­ru de­ğil­dir, ya da ina­nıl­maz de­re­ce­de ba­şa­rı­sız ve hiç üret­ken ol­ma­yan bir ça­lış­ma dü­ze­ni için­de dü­zen­le­me iş­lem­le­ri yü­rü­tül­müş­tür.

Ge­nel an­lam­da­ki bu çe­kin­ce­le­ri­mi­zi ifa­de et­tik­ten son­ra, de­ği­şik­lik met­ni­ne iliş­kin çe­kin­ce­le­ri­mi­zi be­lir­te­cek olur­sak;

1) Tek­lif CMK ile uyum­lu ola­rak ha­zır­lan­ma­mış­tır. Yar­gı­nın yet­ki­le­ri kıs­men bay­pas edil­miş bir­çok ko­nu­da Cum­hu­ri­yet Sav­cı­sın­dan izin al­mak­tan vaz­ge­çil­miş ve yet­ki Mül­ki Ami­re dev­re­dil­miş­tir. Bu dü­şün­ce­nin Ana­ya­sa­mız­da­ki hu­kuk dev­le­ti ol­ma ni­te­li­ği­mi­zi ör­se­le­di­ği­ni söy­le­mek yan­lış ol­ma­ya­cak­tır.

2) Çer­çe­ve bi­rin­ci mad­de­nin al­tın­cı fık­ra­sın­da­ki son cüm­le üze­rin­de, bir­çok gö­rüş­me ya­pıl­mış ol­ma­sı­na rağ­men, gö­rüş bir­li­ği­ne va­rı­la­ma­mış, bu­nun üze­ri­ne bu ko­nu­da­ki bü­tün tar­tış­ma­lar yok sa­yı­la­rak me­tin ay­nen ka­bul edil­miş­tir.

3) Çer­çe­ve ikin­ci mad­de­de par­mak izi ve fo­toğ­raf­la­rın kay­da alın­ma­sı dü­zen­len­mek­te­dir. Bu mad­de­de kim­le­rin par­mak izi fo­toğ­raf­la­rı­nın alı­na­ca­ğı ko­nu­sun­da or­tak bir an­la­yış be­lir­le­ne­me­miş­tir. Özel­lik­le Jan­dar­ma Ge­nel Ko­mu­tan­lı­ğı­nın yet­ki­li­le­ri bu dü­zen­le­me­yi doğ­ru bul­ma­mış­lar. Ko­mis­yon­da­ki Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Mil­let­ve­kil­le­ri ola­rak mad­de­nin bu şek­liy­le onay­lan­ma­sı­nın söz ko­nu­su ola­ma­ya­ca­ğı, cid­di an­lam­da bir fiş­le­me gay­re­ti­ne evet di­ye­me­ye­ce­ği­mi­zi ifa­de et­tik. Özel­lik­le sü­rü­cü bel­ge­si, pa­sa­port gi­bi bel­ge­le­rin alın­ma­sı için ta­lep­te bu­lu­na­cak va­tan­daş­la­rı­mı­zın, böy­le bir uy­gu­la­ma ile fiş­len­me­si­ni hak­lı bul­ma­dık. Ay­nı mad­de­de göz al­tı­na alı­nan ki­şi­le­rin par­mak izi kay­dı­nın alın­ma­sı­nı CMK sis­te­mi için­de de­ğer­len­dir­me­miz ge­rek­ti­ği­ni, göz al­tı­na alı­na­nın sü­reç için­de suç­suz­lu­ğu­nu ka­nıt­la­ma­sı ha­lin­de bu ka­yıt­la­rın or­ta­dan kal­dı­rıl­ma­sı­nın ge­rek­li­li­ği­ni ifa­de et­me­mi­ze rağ­men, CMK’ ya ta­ma­men ay­kı­rı ola­rak bir dü­zen­le­me ya­pıl­mış­tır. Böy­le­ce mev­zu­at­ta bir­bi­ri­ne ay­kı­rı hü­küm­ler ta­şı­yan, ya­sa zen­gin­li­ği­ne bir ye­ni­si­nin ek­len­me­si­ne se­bep olun­muş­tur.

4) Çer­çe­ve dör­dün­cü mad­de­de zor ve si­lah kul­lan­ma yön­tem­le­ri be­lir­le­nir­ken, di­ren­me­nin ma­hi­ye­ti ve de­re­ce­si ile il­gi­li hiç­bir so­mut be­lir­le­me ya­pıl­ma­mış ve tak­dir yet­ki­si doğ­ru­dan bi­rey­sel ola­rak po­li­se bı­ra­kıl­mış­tır. Bu ko­nu­da en azın­dan bir yö­net­me­lik çı­kar­tı­la­rak, yu­ka­rı­da da bah­set­ti­ği­miz o has­sas çiz­gi­nin ko­run­ma­sı­nı sağ­la­mak ge­re­kir­di. An­cak bu ko­nu­da­ki ta­lep­le­ri­miz de red­de­di­le­rek, hu­kuk dev­le­ti ni­te­li­ğin­den asa­yiş sı­kın­tı­la­rı­mı­zı ba­ha­ne ede­rek uzak­laş­ma­mı­za ne­den olun­du.

Ko­nu­yu Te­rör­le Mü­ca­de­le­ye Yö­ne­lik ola­rak de­ğer­len­dir­me­ye al­mak, bu ne­den­ler­le id­di­ala­rı­mı­zın si­ya­set­ten çar­pı­tıl­ma­ya ça­lı­şıl­ma­sın­dan ka­çı­nıl­mak ge­re­kir. Çün­kü, te­rör­le mü­ca­de­le ko­nu­sun­da sa­de­ce asa­yiş ted­bir­le­ri­nin ye­ter­li ol­ma­dı­ğı he­pi­miz için bir ger­çek­tir. Özel­lik­le te­rö­rün ulus­lar ara­sı bo­yu­tun­da ba­şa­rı­lı ça­lış­ma­la­rın ya­pıl­ma­ma­sı ha­lin­de, ar­zu­la­nan so­nu­cu al­mak müm­kün ol­ma­ya­cak­tır. Bu ko­nu­ya de­ğin­miş­ken ulus­lar ara­sı bo­yut­ta 59. hü­kü­me­tin yap­mış ol­du­ğu ça­lış­ma­la­rın cid­di an­lam­da ba­şa­rı­sız ol­du­ğu­nu söy­le­me­den ge­çe­me­yiz.

5) Tek­lif­le il­gi­li ola­rak, ge­rek­li alt­ya­pı ça­lış­ma­la­rı­nın ya­pıl­ma­mış ol­du­ğu da açık­tır. Son gün­ler­de ulu­sal ba­sın­da bu ya­sa tek­li­fi ile il­gi­li ola­rak çı­kan ya­zı­lar, tek­li­fi eleş­tir­mek­te, “Po­lis Dik­ta­tör­lü­ğü” gi­bi man­şet­ler öne çık­mak­ta­dır. İl­gi­li ku­rum­lar­la gö­rü­şül­me­den, ka­mu­oyun­da tar­tı­şıl­ma­dan, kı­sa­ca­sı top­lum ona­yı­nı al­ma­dan ya­şa­ma ge­çi­ril­me­si, ema­net bir el­bi­se gi­bi yü­rür­lük­te kal­dı­ğı sü­re­ce sı­rı­ta­cak­tır.

SO­NUÇ OLA­RAK;

Za­man ye­ter­siz­li­ği, hak­lı bir ge­rek­çey­miş gi­bi gös­te­ri­le­rek, ha­ta­lar­la do­lu bu tek­li­fin ya­sal­laş­ma­sı­na onay ver­me­miz müm­kün de­ğil­dir. Bi­lin­me­li­dir ki 22. Dö­nem Par­la­men­to­sun­dan son­ra 23. Dö­nem ge­le­cek­tir. Dev­let ku­rum­la­rın­da gö­rev de­vam­lı­lık ge­rek­ti­rir. Biz­den son­ra­ki­ler ya­pa­maz man­tı­ğı ile yo­la çı­ka­rak, böy­le­si­ne dü­zen­le­me­le­rin ya­pıl­ma­sı, dev­let ge­le­nek­le­ri­miz­le de bağ­daş­maz. Bu ne­den­le, uy­gu­la­ma­dan vaz­ge­çil­me­si ge­rek­mek­te­dir. Sırf ka­nun çı­kar­mış ol­mak adı­na, ha­ta­lar­la do­lu bir dü­zen­le­me­nin hu­kuk sis­te­mi­mi­ze da­hil edil­me­si hiç­bir ku­rum ve ki­şi için ya­rar­lı ola­maz.

Tek­li­fin ka­bul edil­me­si ha­lin­de ıs­rar­la an­lat­ma­ya ça­lış­tı­ğı­mız, Ana­ya­sa­mız­dan kay­nak­la­nan te­mel hak ve öz­gür­lük­ler ile asa­yiş ted­bir­le­ri­ni ala­cak ku­rum­lar ara­sın­da bu­lun­ma­sı ge­re­ken has­sas den­ge­ler al­tüst ola­cak­tır. Bu da­hi top­lum­sal hu­zu­ru ko­ru­mak id­di­ası ile or­ta­ya ko­nan bu tek­lif ile bir­lik­te top­lum­sal hu­zu­run ne den­li ya­ra ala­ca­ğı­nın en açık ka­nı­tı­dır.

Sİ­VAS MİL­LET­VE­Kİ­Lİ SE­LA­Mİ UZUN VE 3 MİL­LET­VE­Kİ­Lİ­NİN TEK­Lİ­Fİ

PO­LİS VA­Zİ­FE VE SALÂHİ­YET KA­NU­NUN­DA  DE­Ğİ­ŞİK­LİK  YA­PIL­MA­SI­NA

DA­İR KA­NUN TEK­Lİ­Fİ

 

MAD­DE 1- 4/7/1934 ta­rih­li ve 2559 sa­yı­lı Po­lis Va­zi­fe ve Salâhi­yet Ka­nu­nu­nun 4 ün­cü mad­de­sin­den son­ra gel­mek üze­re aşa­ğı­da­ki 4/A mad­de­si ek­len­miş­tir.

“Dur­dur­ma ve kim­lik sor­ma

MAD­DE 4/A- Po­lis, ki­şi­le­ri ve araç­la­rı;

a) Bir suç ve­ya ka­ba­ha­tin iş­len­me­si­ni ön­le­mek,

b) Suç iş­len­dik­ten son­ra ka­çan fa­il­le­rin ya­ka­lan­ma­sı­nı sağ­la­mak, iş­le­nen suç ve­ya ka­ba­hat­le­rin fa­il­le­ri­nin kim­lik­le­ri­ni tes­pit et­mek,

c) Hak­kın­da ya­ka­la­ma em­ri ya da zor­la ge­tir­me ka­ra­rı ve­ril­miş olan ki­şi­le­ri tes­pit et­mek,

ç) Ki­şi­le­rin ha­ya­tı, vü­cut bü­tün­lü­ğü ve­ya mal­var­lı­ğı ba­kı­mın­dan ya da top­lu­ma yö­ne­lik mev­cut ve­ya muh­te­mel bir teh­li­ke­yi ön­le­mek,

ama­cıy­la dur­du­ra­bi­lir.

Dur­dur­ma yet­ki­si­nin kul­la­nı­la­bil­me­si için, po­li­sin tec­rü­be­si­ne ve için­de bu­lu­nu­lan du­rum­dan edin­di­ği iz­le­ni­me da­ya­nan ma­kul bir se­be­bin bu­lun­ma­sı ge­re­kir. Sü­rek­li­lik arz ede­cek, fi­ili du­rum ve key­fi­lik oluş­tu­ra­cak şe­kil­de dur­dur­ma iş­le­mi ya­pı­la­maz.

Po­lis, dur­dur­du­ğu ki­şi­ye dur­dur­ma se­be­bi­ni bil­di­rir ve dur­dur­ma se­be­bi­ne iliş­kin so­ru­lar so­ra­bi­lir; kim­li­ği­ni ve­ya bu­lun­du­rul­ma­sı ge­rek­li di­ğer bel­ge­le­rin ib­raz edil­me­si­ni is­te­ye­bi­lir.

Dur­dur­ma sü­re­si, dur­dur­ma se­be­bi­ne esas teş­kil eden iş­le­min ger­çek­leş­ti­ril­me­si için zo­run­lu olan sü­re­den faz­la ola­maz.

Dur­dur­ma se­be­bi­nin or­ta­dan kalk­ma­sı ha­lin­de ki­şi­le­rin ve araç­la­rın ay­rıl­ma­la­rı­na izin ve­ri­lir.

Po­lis, dur­dur­du­ğu ki­şi üze­rin­de ve­ya ara­cın­da si­lah ve­ya teh­li­ke oluş­tu­ran di­ğer bir eş­ya­nın bu­lun­du­ğu hu­su­sun­da ye­ter­li şüp­he­nin var­lı­ğı ha­lin­de, ken­di­si­ne ve­ya baş­ka­la­rı­na za­rar ve­ril­me­si­ni ön­le­mek ama­cı­na yö­ne­lik ge­rek­li ted­bir­le­ri ala­bi­lir. An­cak bu amaç­la ki­şi­nin üze­rin­de­ki el­bi­se­nin çı­ka­rıl­ma­sı ve­ya ara­cın, dı­şa­rı­dan ba­kıl­dı­ğın­da içe­ri­si gö­rün­me­yen bö­lüm­le­ri­nin açıl­ma­sı is­te­ne­mez.

Bu Ka­nun ve di­ğer ka­nun­la­rın ver­di­ği gö­rev­le­rin ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si sı­ra­sın­da, po­lis ta­ra­fın­dan ge­rek­li iş­lem­ler için dur­du­ru­lan ki­şi­ler ve araç­lar­la il­gi­li hü­küm­ler sak­lı­dır.

Po­lis, gö­re­vi­ni ye­ri­ne ge­ti­rir­ken, ken­di­si­nin po­lis ol­du­ğu­nu be­lir­le­yen bel­ge­yi gös­ter­dik­ten son­ra, ki­şi­le­re kim­li­ği­ni so­ra­bi­lir. Bu ki­şi­le­re kim­li­ği­ni is­pat­la­ma­la­rı hu­su­sun­da ge­rek­li ko­lay­lık gös­te­ri­lir.

Po­lis, kim­lik sor­gu­la­ma­sı sü­re­sin­ce ki­şi­yi ve ara­cı bek­le­te­bi­lir. Bu sor­gu­la­ma iş­le­mi sı­ra­sın­da kim­lik bil­gi­le­ri kay­da ge­çi­ri­le­bi­lir.

Bel­ge­si­nin bu­lun­ma­ma­sı, açık­la­ma­da bu­lun­mak­tan ka­çın­ma­sı ve­ya ger­çe­ğe ay­kı­rı be­yan­da bu­lun­ma­sı do­la­yı­sıy­la ya da sa­ir su­ret­te kim­li­ği be­lir­le­ne­me­yen ki­şi tu­tu­la­rak du­rum­dan der­hal Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı ha­ber­dar edi­lir. Bu ki­şi, kim­li­ği açık bir şe­kil­de an­la­şı­lın­ca­ya ka­dar gö­zal­tı­na alı­nır ve ge­re­kir­se tu­tuk­la­nır. Gö­zal­tı­na ve tu­tuk­la­ma­ya ka­rar ver­me yet­ki­si ve usu­lü ba­kı­mın­dan 5271 sa­yı­lı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri uy­gu­la­nır.

Ki­şi­nin kim­li­ği­nin be­lir­len­me­si du­ru­mun­da, bu ne­den­le gö­zal­tı­na alın­ma ve­ya tu­tuk­lan­ma ha­li­ne der­hal son ve­ri­lir.

Nü­fu­sa ka­yıt­lı ol­ma­dı­ğı için kim­li­ği tes­pit edi­le­me­yen ki­şi­le­rin nü­fu­sa ka­yıt­la­rı­nın te­mi­ni için ge­rek­li iş­lem­ler ya­pıl­dık­tan son­ra, 5 in­ci mad­de­ye gö­re fo­toğ­raf ve par­mak izi tes­pit edi­le­rek kay­da alı­nır.

Kim­li­ği tes­pit edi­le­me­yen ki­şi­nin ya­ban­cı ol­du­ğu­nun an­la­şıl­ma­sı ha­lin­de, 5682 sa­yı­lı Pa­sa­port Ka­nu­nu ve 5683 sa­yı­lı Ya­ban­cı­la­rın Tür­ki­ye’de İka­met ve Se­ya­hat­le­ri Hak­kın­da Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re iş­lem ya­pı­lır.”

 

MAD­DE 2- 2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun 5 in­ci mad­de­si aşa­ğı­da­ki şe­kil­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

“Par­mak izi ve fo­toğ­raf­la­rın kay­da alın­ma­sı

MAD­DE 5- Po­lis;

a) Gö­nül­lü,

b) Her çe­şit si­lah ruh­sa­tı, sü­rü­cü bel­ge­si, pa­sa­port ve­ya pa­sa­port ye­ri­ne ge­çen bel­ge al­mak için baş­vu­ru­da bu­lu­nan,

c) Baş­ta po­lis ol­mak üze­re, ge­nel ve­ya özel kol­luk gö­rev­li­si ya da özel gü­ven­lik gö­rev­li­si ola­rak is­tih­dam edi­len,

ç) Türk va­tan­daş­lı­ğı­na baş­vu­ru­da bu­lu­nan,

d) Sı­ğın­ma ta­le­bin­de bu­lu­nan ve­ya ge­rek­li gö­rül­me­si ha­lin­de, ül­ke­ye gi­riş ya­pan sa­ir ya­ban­cı,

e) Gö­zal­tı­na alı­nan,

ki­şi­le­rin par­mak izi­ni alır.

Bi­rin­ci fık­ra­ya gö­re alı­nan par­mak iz­le­ri, mün­ha­sı­ran Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür­lü­ğü bün­ye­sin­de oluş­tu­ru­lan bir sis­te­me kay­de­di­le­rek sak­la­nır. Par­mak izi, ait ol­du­ğu ki­şi­nin kim­lik bil­gi­le­ri ile bir­lik­te, ne za­man ve kim ta­ra­fın­dan alın­dı­ğı be­lir­til­mek su­re­tiy­le sis­te­me kay­de­di­lir. An­cak, par­mak izi­nin han­gi se­bep­le alın­dı­ğı sis­te­me kay­de­dil­mez.

Olay ye­rin­den el­de edi­len ve ki­me ait ol­du­ğu he­nüz tes­pit edi­le­me­yen par­mak iz­le­ri, ki­me ait ol­du­ğu tes­pit edi­lin­ce­ye ka­dar, il­gi­li so­ruş­tur­ma dos­ya nu­ma­ra­sı ile bir­lik­te sis­te­me kay­de­di­lir.

5271 sa­yı­lı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 81 in­ci mad­de­si ile 5275 sa­yı­lı Ce­za ve Gü­ven­lik Ted­bir­le­ri­nin İn­fa­zı Hak­kın­da Ka­nu­nun 21 in­ci mad­de­si hü­küm­le­ri­ne gö­re alı­nan par­mak iz­le­ri de bu sis­te­me kay­de­di­lir.

 (a) ben­di ha­riç bi­rin­ci fık­ra ile dör­dün­cü fık­ra kap­sa­mı­na gi­ren ki­şi­le­rin ay­rı­ca fo­toğ­raf­la­rı alı­na­rak, ikin­ci fık­ra­da be­lir­le­nen esas­la­ra uy­gun ola­rak par­mak izi ile bir­lik­te sis­te­me kay­de­di­lir.

Bu sis­tem­de yer alan bil­gi­ler, kim­lik tes­pi­ti, su­çun ön­len­me­si ve­ya yü­rü­tül­mek­te olan so­ruş­tur­ma ve ko­vuş­tur­ma kap­sa­mın­da mad­di ger­çe­ğin or­ta­ya çı­ka­rıl­ma­sı ama­cıy­la, mah­ke­me, hâkim, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı ve kol­luk ta­ra­fın­dan kul­la­nı­la­bi­lir.

Kol­luk bi­rim­le­ri, kim­lik tes­pi­ti yap­mak ya da olay ye­rin­den alı­nan par­mak izi­ni kar­şı­laş­tır­mak ama­cıy­la doğ­ru­dan bu sis­tem­le bağ­lan­tı ku­ra­bi­lir.

Sis­tem­de ka­yıt­lı bil­gi­le­rin han­gi ka­mu gö­rev­li­si ta­ra­fın­dan ve ne amaç­la kul­la­nıl­dı­ğı­nın de­net­le­ne­bil­me­si­ne imkân ta­nı­yan bir gü­ven­lik sis­te­mi ku­ru­lur.

Sis­tem­de yer alan ka­yıt­lar giz­li­dir; al­tın­cı ve ye­din­ci fık­ra­lar­da be­lir­le­nen amaç­lar dı­şın­da kul­la­nı­la­maz.

Sis­te­me ka­yıt­lı olan par­mak izi ve fo­toğ­raf­lar, ki­şi­nin ölü­mün­den iti­ba­ren on yıl ve her hal­de ka­yıt ta­ri­hin­den iti­ba­ren sek­sen yıl geç­tik­ten son­ra sis­tem­den si­li­nir.

Par­mak izi ile fo­toğ­raf­la­rın sis­tem­de kay­de­dil­me­si ve sak­lan­ma­sı ile bu ka­yıt­lar­dan ya­rar­lan­ma­ya iliş­kin di­ğer esas ve usul­ler, İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan Ada­let Ba­kan­lı­ğı­nın gö­rü­şü alı­na­rak çı­ka­rı­la­cak yö­net­me­lik­le dü­zen­le­nir.”

MAD­DE 3- 2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun 9 un­cu mad­de­si aşa­ğı­da­ki şe­kil­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

“Ön­le­me ara­ma­sı

MAD­DE 9- Po­lis, teh­li­ke­nin ve­ya suç iş­len­me­si­nin ön­len­me­si ama­cıy­la usu­lü­ne gö­re ve­ril­miş sulh ce­za hâki­mi­nin ka­ra­rı ve­ya bu se­bep­le­re bağ­lı ola­rak ge­cik­me­sin­de sa­kın­ca bu­lu­nan hâller­de mülkî âmi­rin ve­re­ce­ği ya­zı­lı emir­le; ki­şi­le­rin üst­le­ri­ni, araç­la­rı­nı, özel kâğıt­la­rı­nı ve eş­ya­sı­nı arar; alın­ma­sı ge­re­ken ted­bir­le­ri alır, suç de­lil­le­ri­ni ko­ru­ma al­tı­na ala­rak 5271 sa­yı­lı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re ge­rek­li iş­lem­le­ri ya­par.

Ara­ma ta­lep ya­zı­sın­da, ara­ma için ma­kul se­bep­le­rin oluş­tu­ğu­nun ge­rek­çe­le­riy­le bir­lik­te gös­te­ril­me­si ge­re­kir.

 

Ara­ma ka­ra­rın­da ve­ya em­rin­de;

a) Ara­ma­nın se­be­bi,

b) Ara­ma­nın ko­nu­su ve kap­sa­mı,

c) Ara­ma­nın ya­pı­la­ca­ğı yer,

d) Ara­ma­nın ya­pı­la­ca­ğı za­man ve ge­çer­li ola­ca­ğı sü­re,

be­lir­ti­lir.

Ön­le­me ara­ma­sı aşa­ğı­da­ki yer­ler­de ya­pı­la­bi­lir:

a) 2911 sa­yı­lı Top­lan­tı ve Gös­te­ri Yü­rü­yüş­le­ri Ka­nu­nu kap­sa­mı­na gi­ren top­lan­tı ve gös­te­ri yü­rü­yüş­le­ri­nin ya­pıl­dı­ğı yer­de ve­ya ya­kın çev­re­sin­de.

b) Özel hu­kuk tü­zel ki­şi­le­ri ile ka­mu ku­ru­mu ni­te­li­ğin­de­ki mes­lek ku­ru­luş­la­rı ve­ya sen­di­ka­la­rın ge­nel ku­rul top­lan­tı­la­rı­nın ya­pıl­dı­ğı ye­rin ya­kın çev­re­sin­de.

c) Hal­kın top­lu­ca bu­lun­du­ğu ve­ya top­la­na­bi­le­ce­ği yer­ler­de.

ç) Öğ­re­tim ve eği­tim öz­gür­lü­ğü­nün sağ­lan­ma­sı için her de­re­ce­de öğ­re­tim ve eği­tim ku­rum­la­rı­nın ve 20 nci mad­de­nin ikin­ci fık­ra­sı­nın (A) ben­din­de­ki ko­şu­la uy­gun ola­rak gi­ri­le­cek yük­sek öğ­re­tim ku­rum­la­rı­nın için­de, bun­la­rın ya­kın çev­re­le­ri ile gi­riş ve çı­kış­la­rın­da.

d) Umumî ve­ya umu­ma açık yer­ler­de.

e) Her tür­lü top­lu ta­şı­ma araç­la­rın­da, sey­re­den ta­şıt­lar­da.

Ko­nut­ta ön­le­me ara­ma­sı ya­pı­la­maz; ka­mu­ya açık ol­ma­yan iş­yer­le­ri ve di­ğer ka­pa­lı alan­lar­da­ki ön­le­me ara­ma­sı ise an­cak hâkim ka­ra­rıy­la ya­pı­la­bi­lir. An­cak po­lis, ki­şi­le­rin ha­ya­tı ve­ya vü­cut bü­tün­lü­ğü­ne kar­şı iş­len­me­si mu­hak­kak ola­rak ön­gö­rü­len ya da iş­len­mek­te olan bir su­çun ön­len­me­si ama­cıy­la, ay­rı­ca bir ka­rar ve­ya em­re ge­rek ol­mak­sı­zın ve yar­dım is­ten­miş olup ol­ma­ma­sı­na ba­kıl­mak­sı­zın ki­şi­le­rin ko­nu­tu­na ve iş­ye­ri­ne gi­re­bi­lir.

Spor kar­şı­laş­ma­sı, mi­ting, kon­ser, fes­ti­val, top­lan­tı ve gös­te­ri yü­rü­yü­şü ve ben­ze­ri top­lum­sal et­kin­lik­le­rin dü­zen­len­di­ği ve­ya ani­den top­lu­luk­la­rın oluş­tu­ğu hal­ler­de ge­cik­me­sin­de sa­kın­ca bu­lu­nan hâl var sa­yı­lır.

Po­lis, teh­li­ke­nin ön­len­me­si ve­ya ber­ta­raf edil­me­si ama­cıy­la gü­ven­li­ği­ni sağ­la­dı­ğı bi­na ve te­sis­le­re ge­len­le­rin; un­van, sı­fat ve­ya gö­rev­le­ri­ne, di­ğer özel ka­nun­lar­la ken­di­le­ri­ne ta­nı­nan is­tis­na­la­ra ve her­han­gi bir emir ve­ya ka­rar ol­ma­sı­na ba­kıl­mak­sı­zın, üs­tü­nü, ara­cı­nı ve eş­ya­sı­nı tek­nik ci­haz­lar­la, ge­rek­ti­ğin­de el ile kon­trol et­me­ye ve ara­ma­ya yet­ki­li­dir. Bu yer­le­re gir­mek is­te­yen­ler kim­lik­le­ri­ni so­rul­mak­sı­zın ib­raz et­mek zo­run­da­dır­lar.”

 

 

 

MAD­DE 4- 2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun 16 ncı mad­de­si aşa­ğı­da­ki şe­kil­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

“Zor ve si­lah kul­lan­ma

MAD­DE 16-  Po­lis, gö­re­vi­ni ya­par­ken di­re­niş­le kar­şı­laş­ma­sı ha­lin­de, bu di­re­ni­şi kır­mak ama­cıy­la ve kı­ra­cak öl­çü­de zor kul­lan­ma­ya yet­ki­li­dir.

Zor kul­lan­ma yet­ki­si kap­sa­mın­da, di­ren­me­nin ma­hi­ye­ti­ne ve de­re­ce­si­ne gö­re ve di­re­nen­le­ri et­ki­siz ha­le ge­ti­re­cek şe­kil­de ka­de­me­li ola­rak ar­tan nis­pet­te be­de­ni kuv­vet, mad­di güç ve ka­nu­ni şart­la­rı ger­çek­leş­ti­ğin­de si­lah kul­la­nı­la­bi­lir.

İkin­ci fık­ra­da yer alan;

a) Be­de­ni kuv­vet; po­li­sin di­re­nen ki­şi­le­re kar­şı ve­ya eş­ya üze­rin­de doğ­ru­dan doğ­ru­ya kul­lan­dı­ğı be­de­ni gü­cü,

b) Mad­di güç; po­li­sin di­re­nen ki­şi­le­re kar­şı ve­ya eş­ya üze­rin­de be­de­ni kuv­ve­tin dı­şın­da kul­lan­dı­ğı ke­lep­çe, cop, ba­sınç­lı su, göz ya­şar­tı­cı gaz­lar ve­ya toz­lar, fi­zi­ki en­gel­ler, po­lis kö­pek­le­ri ve at­la­rı ile sa­ir hiz­met araç­la­rı­nı,

ifa­de eder.

Zor kul­lan­ma­dan ön­ce, il­gi­li­le­re di­ren­me­ye de­vam et­me­le­ri ha­lin­de doğ­ru­dan doğ­ru­ya zor kul­la­nı­la­ca­ğı ih­ta­rı ya­pı­lır. An­cak, di­ren­me­nin ma­hi­ye­ti ve de­re­ce­si göz önün­de bu­lun­du­ru­la­rak, ih­tar ya­pıl­ma­dan da zor kul­la­nı­la­bi­lir.

Po­lis, zor kul­lan­ma yet­ki­si kap­sa­mın­da di­ren­me­yi et­ki­siz kıl­mak ama­cıy­la kul­la­na­ca­ğı araç ve ge­reç ile kul­la­na­ca­ğı zo­run de­re­ce­si­ni ken­di­si tak­dir ve ta­yin eder. An­cak, top­lu kuv­vet ola­rak mü­da­ha­le edi­len du­rum­lar­da, zor kul­lan­ma­nın de­re­ce­si ile kul­la­nı­la­cak araç ve ge­reç­ler mü­da­ha­le eden kuv­ve­tin ami­ri ta­ra­fın­dan ta­yin ve tes­pit edi­lir.

Po­lis, ken­di­si­ne ve­ya baş­ka­sı­na yö­ne­lik bir sal­dı­rı kar­şı­sın­da, zor kul­lan­ma­ya iliş­kin ko­şul­la­ra bağ­lı kal­mak­sı­zın, 5237 sa­yı­lı Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun meş­ru sa­vun­ma­ya iliş­kin hü­küm­le­ri çer­çe­ve­sin­de sa­vun­ma­da bu­lu­nur.

Po­lis;

a) Meş­ru sa­vun­ma hak­kı­nın kul­la­nıl­ma­sı kap­sa­mın­da,

b) Be­de­ni kuv­vet ve mad­di güç kul­la­na­rak et­ki­siz ha­le ge­ti­re­me­di­ği di­re­niş kar­şı­sın­da, bu di­re­ni­şi kır­mak ama­cıy­la ve kı­ra­cak öl­çü­de,

c) Hak­kın­da tu­tuk­la­ma, gö­zal­tı­na al­ma, zor­la ge­tir­me ka­ra­rı ve­ya ya­ka­la­ma em­ri ve­ril­miş olan ki­şi­le­rin ya da su­çüs­tü ha­lin­de şüp­he­li­nin ya­ka­lan­ma­sı­nı sağ­la­mak ama­cıy­la ve sağ­la­ya­cak öl­çü­de,

si­lah kul­lan­ma­ya yet­ki­li­dir.

Po­lis, ye­din­ci fık­ra­nın (c) ben­di kap­sa­mın­da si­lah kul­lan­ma­dan ön­ce ki­şi­ye “dur” çağ­rı­sın­da bu­lu­nur. Ki­şi­nin bu çağ­rı­ya uy­ma­ya­rak kaç­ma­ya de­vam et­me­si ha­lin­de, ön­ce uya­rı ama­cıy­la si­lah­la ateş edi­le­bi­lir. Bu­na rağ­men kaç­mak­ta ıs­rar et­me­si do­la­yı­sıy­la ele ge­çi­ril­me­si­nin müm­kün ol­ma­ma­sı ha­lin­de ise, ki­şi­nin ya­ka­lan­ma­sı­nı sağ­la­mak ama­cıy­la ve sağ­la­ya­cak öl­çü­de si­lah­la ateş edi­le­bi­lir.

Po­lis, di­re­ni­şi kır­mak ya da ya­ka­la­mak ama­cıy­la zor ve­ya si­lah kul­lan­ma yet­ki­si­ni kul­la­nır­ken, ken­di­si­ne kar­şı si­lah­la sal­dı­rı­ya te­şeb­büs edil­me­si ha­lin­de, si­lah­la sal­dı­rı­ya te­şeb­büs eden ki­şi­ye kar­şı sal­dı­rı teh­li­ke­si­ni et­ki­siz kı­la­cak öl­çü ve oran­da du­rak­sa­ma­dan si­lah­la ateş ede­bi­lir.”

MAD­DE 5- 2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun ek 6 ncı mad­de­si aşa­ğı­da­ki şe­kil­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

“Ad­li gö­rev ve yet­ki­ler

EK MAD­DE 6- Po­lis, bu mad­de­de ya­zı­lı gö­rev­le­ri­nin ya­nın­da, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu ve di­ğer mev­zu­at­ta ya­zı­lı so­ruş­tur­ma iş­lem­le­ri­ne iliş­kin gö­rev­le­ri de ye­ri­ne ge­ti­rir.

Po­lis, bir su­ça iliş­kin ola­rak ken­di­si­ne ya­pı­lan söz­lü ih­bar ve şikâyet­le­ri ve gö­re­vi sı­ra­sın­da öğ­ren­di­ği su­ça iliş­kin bil­gi­le­ri ya­zı­lı ha­le ge­ti­rir.

Bir suç iş­len­di­ği ve­ya iş­len­mek­te ol­du­ğu bil­gi­si­ni edi­nen po­lis, bu bil­gi­nin tet­ki­ki­nin ar­dın­dan, doğ­ru­lu­ğu­nun an­la­şıl­ma­sı ha­lin­de, el­koy­du­ğu olay­la­rı, ya­ka­la­nan ki­şi­ler ile uy­gu­la­nan ted­bir­le­ri derhâl Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­na bil­di­rir ve Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın em­ri doğ­rul­tu­sun­da işin ay­dın­la­tıl­ma­sı için ge­rek­li so­ruş­tur­ma iş­lem­le­ri­ne baş­lar. Bu sı­ra­da olay ye­ri­nin ko­run­ma­sı, fa­il­le­rin ele ge­çi­ril­me­si ve de­lil­le­rin tes­pi­ti ile il­gi­li ola­rak, bu mad­de­de be­lir­ti­len ace­le ted­bir­le­ri al­mak zo­run­da­dır.

Ya­pı­la­cak araş­tır­ma so­nun­da edi­ni­len bil­gi­nin bir ka­ba­ha­te iliş­kin ol­du­ğu hal­ler­de, ko­nu araş­tı­rı­la­rak ge­rek­li ya­sal iş­lem ya­pı­lır ve­ya ya­pıl­ma­sı sağ­la­nır.

Edi­ni­len bil­gi ve­ya alı­nan ih­bar ve­ya şikâyet üze­ri­ne ve­ya ken­di­li­ğin­den bir suç­la kar­şı­la­şan po­lis, olay ye­rin­de ki­şi­le­rin ve top­lu­mun sağ­lı­ğı­na, vü­cut bü­tün­lü­ğü­ne ve­ya mal­var­lı­ğı­na za­rar gel­me­me­si ve su­çun de­lil­le­ri­nin kay­bol­ma­ma­sı ya da bo­zul­ma­ma­sı için derhâl ge­rek­li ted­bir­le­ri alır.

Po­lis; ola­yı, şüp­he­li­le­ri ve ta­nık­la­rı be­lir­le­me­ye ça­lı­şır.

Olay ye­rin­de gö­re­vi­ne ait iş­lem­le­re baş­la­yan po­lis, bun­la­rın ya­pıl­ma­sı­na en­gel olan ve­ya yet­ki­si için­de al­dı­ğı ted­bir­le­re ay­kı­rı dav­ra­nan ki­şi­le­ri, iş­lem­ler so­nuç­la­nın­ca­ya ka­dar ve ge­rek­ti­ğin­de zor kul­la­na­rak bun­dan men eder.

Po­lis, su­çun de­lil­le­ri­ni tes­pit et­mek ama­cıy­la, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın em­riy­le olay ye­rin­de ge­rek­li in­ce­le­me ve tek­nik araş­tır­ma­la­rı ya­par, de­lil­le­ri tes­pit eder, mu­ha­fa­za al­tı­na alır ve in­ce­len­mek üze­re il­gi­li yer­le­re gön­de­rir.

Olay ye­ri dı­şın­da ka­lan ve o su­ça iliş­kin de­lil el­de edi­le­bi­le­ce­ği yö­nün­de kuv­vet­li şüp­he se­be­bi bu­lu­nan ko­nut, iş­ye­ri ve ka­mu­ya açık ol­ma­yan ka­pa­lı alan­lar­da ya­pı­la­cak iş­lem­ler için Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun ara­ma ve el­koy­ma­ya iliş­kin hü­küm­le­ri uy­gu­la­nır.

Po­lis, olay­da­ki fai­lin, gö­zal­tı­na alı­nan şüp­he­li ile ay­nı ki­şi olup ol­ma­dı­ğı­nın be­lir­len­me­si ba­kı­mın­dan zo­run­lu ol­ma­sı ha­lin­de, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın ta­li­ma­tıy­la teş­his yap­tı­ra­bi­lir.

Ta­nık­lık­tan çe­ki­ne­bi­le­cek olan­lar, teş­his­te bu­lun­ma­ya zor­la­na­maz.

İş­le­me baş­lan­ma­dan ön­ce, teş­his­te bu­lu­na­cak ki­şi­nin fa­ili ta­rif eden be­yan­la­rı tu­ta­na­ğa bağ­la­nır.

Teş­his iş­le­mi­ne ta­bi tu­tu­lan ki­şi­le­rin bir­den faz­la ve ay­nı cins­ten ol­ma­sı, ara­la­rın­da yaş, boy, ağır­lık, gi­yin­me gi­bi gö­rü­nü­şe iliş­kin hu­sus­lar­da ben­zer­lik bu­lun­ma­sı ge­re­kir. Teş­his için ge­rek­li ol­ma­sı ha­lin­de, şüp­he­li­nin gö­rü­nü­şü ile il­gi­li ge­rek­li de­ği­şik­lik­ler ya­pı­la­bi­lir. Teş­his iş­le­mi­ne ta­bi tu­tu­lan ki­şi­le­rin her bi­rin­de, teş­his sı­ra­sın­da bir nu­ma­ra bu­lun­du­ru­lur.

Teş­his­te bu­lu­nan ki­şi ile teş­his iş­le­mi­ne ta­bi tu­tu­lan ki­şi­le­rin bir­bi­ri­ni gör­me­me­si ge­re­kir.

Teş­his iş­le­mi en az iki kez tek­rar­la­nır ve teş­his­te bu­lun­ma­sı is­te­nen ki­şi­ye, şüp­he­li­nin teş­his edi­le­cek ki­şi­ler ara­sın­da yer al­mı­yor ola­bi­le­ce­ği ha­tır­la­tı­lır.

Teş­his iş­le­mi­ne ta­bi tu­tu­lan ki­şi­le­rin, bu iş­lem sı­ra­sın­da bir­lik­te fo­toğ­raf­la­rı çe­ki­le­rek ve­ya gö­rün­tü­le­ri kay­da alı­na­rak, so­ruş­tur­ma dos­ya­sı­na ko­nur.

Şüp­he­li­nin fo­toğ­ra­fı üze­rin­den de teş­his yap­tı­rı­la­bi­lir. An­cak tek bir fo­toğ­raf ve­ya ay­nı ki­şi­nin fark­lı fo­toğ­raf­la­rı üze­rin­den teş­his yap­tı­rı­la­maz. De­ği­şik ki­şi­le­rin fo­toğ­raf­la­rı­nın ay­nı bü­yük­lük ve özel­lik­te ol­ma­la­rı ge­re­kir.

Teş­his iş­le­mi tu­ta­na­ğa bağ­la­nır.”

MAD­DE 6- 2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun ek 7 nci mad­de­si­ne bi­rin­ci fık­ra­dan son­ra gel­mek üze­re aşa­ğı­da­ki iki fık­ra ek­len­miş­tir.

“Po­lis, aşa­ğı­da­ki suç­la­rın ön­len­me­si ama­cıy­la is­tih­ba­rat fa­ali­yet­le­rin­de bu­lu­nur­ken, her tür­lü be­şe­ri ve tek­nik imkânlar­dan ya­rar­la­nır:

a) Türk Ce­za Ka­nu­nun­da yer alan;

1) Uyuş­tu­ru­cu ve­ya uya­rı­cı mad­de imal ve ti­ca­re­ti (mad­de 188),

2) Suç iş­le­mek ama­cıy­la ör­güt kur­mak (mad­de 220),

3) Si­lah­lı ör­güt (mad­de 314) ve­ya bu ör­güt­le­re si­lah sağ­la­ma (mad­de 315),

b) 6136 sa­yı­lı Ateş­li Si­lah­lar ve Bı­çak­lar ile Di­ğer Alet­ler Hak­kın­da Ka­nun­da ta­nım­la­nan si­lah ka­çak­çı­lı­ğı (mad­de 12) suç­la­rı,

c) 5607 sa­yı­lı Ka­çak­çı­lık­la Mü­ca­de­le Ka­nu­nun­da ta­nım­la­nan ve ha­pis ce­za­sı­nı ge­rek­ti­ren suç­lar,

d) 3713 sa­yı­lı Te­rör­le Mü­ca­de­le Ka­nu­nun­da ta­nım­la­nan te­rör ör­gü­tü­nün fa­ali­ye­ti çer­çe­ve­sin­de iş­le­nen suç­lar.

El­de edi­len is­tih­barî bil­gi­ler, so­ruş­tur­ma ve­ya ko­vuş­tur­ma­da de­lil ola­rak kul­la­nı­la­maz.”

MAD­DE 7- 4/7/1934 ta­rih­li ve 2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun 3 ün­cü mad­de­si, 17 nci mad­de­si­nin ikin­ci, üçün­cü, dör­dün­cü ve be­şin­ci fık­ra­la­rı ile 20 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fık­ra­sı yü­rür­lük­ten kal­dı­rıl­mış­tır.

MAD­DE 8- Bu Ka­nun ya­yı­mı ta­ri­hin­de yü­rür­lü­ğe gi­rer.

MAD­DE 9- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ni Ba­kan­lar Ku­ru­lu yü­rü­tür.

ADA­LET KO­MİS­YO­NU­NUN

KA­BUL ET­Tİ­Ğİ ME­TİN

PO­LİS VA­Zİ­FE VE SALÂHİ­YET KA­NU­NUN­DA DE­Ğİ­ŞİK­LİK YA­PIL­MA­SI­NA

DA­İR KA­NUN TEK­Lİ­Fİ

MAD­DE 1- 4/7/1934 ta­rih­li ve 2559 sa­yı­lı Po­lis Va­zi­fe ve Salâhi­yet Ka­nu­nu­nun 4 ün­cü mad­de­sin­den son­ra gel­mek üze­re aşa­ğı­da­ki 4/A mad­de­si ek­len­miş­tir.

“Dur­dur­ma ve kim­lik sor­ma

MAD­DE 4/A- Po­lis, ki­şi­le­ri ve araç­la­rı;

a) Bir suç ve­ya ka­ba­ha­tin iş­len­me­si­ni ön­le­mek,

b) Suç iş­len­dik­ten son­ra ka­çan fa­il­le­rin ya­ka­lan­ma­sı­nı sağ­la­mak, iş­le­nen suç ve­ya ka­ba­hat­le­rin fa­il­le­ri­nin kim­lik­le­ri­ni tes­pit et­mek,

c) Hak­kın­da ya­ka­la­ma em­ri ya da zor­la ge­tir­me ka­ra­rı ve­ril­miş olan ki­şi­le­ri tes­pit et­mek,

ç) Ki­şi­le­rin ha­ya­tı, vü­cut bü­tün­lü­ğü ve­ya mal­var­lı­ğı ba­kı­mın­dan ya da top­lu­ma yö­ne­lik mev­cut ve­ya muh­te­mel bir teh­li­ke­yi ön­le­mek,

ama­cıy­la dur­du­ra­bi­lir.

Dur­dur­ma yet­ki­si­nin kul­la­nı­la­bil­me­si için, po­li­sin tec­rü­be­si­ne ve için­de bu­lu­nu­lan du­rum­dan edin­di­ği iz­le­ni­me da­ya­nan ma­kul bir se­be­bin bu­lun­ma­sı ge­re­kir. Sü­rek­li­lik arz ede­cek, fi­ili du­rum ve key­fi­lik oluş­tu­ra­cak şe­kil­de dur­dur­ma iş­le­mi ya­pı­la­maz.

Po­lis, dur­dur­du­ğu ki­şi­ye dur­dur­ma se­be­bi­ni bil­di­rir ve dur­dur­ma se­be­bi­ne iliş­kin so­ru­lar so­ra­bi­lir; kim­li­ği­ni ve­ya bu­lun­du­rul­ma­sı ge­rek­li di­ğer bel­ge­le­rin ib­raz edil­me­si­ni is­te­ye­bi­lir.

Dur­dur­ma sü­re­si, dur­dur­ma se­be­bi­ne esas teş­kil eden iş­le­min ger­çek­leş­ti­ril­me­si için zo­run­lu olan sü­re­den faz­la ola­maz.

Dur­dur­ma se­be­bi­nin or­ta­dan kalk­ma­sı ha­lin­de ki­şi­le­rin ve araç­la­rın ay­rıl­ma­la­rı­na izin ve­ri­lir.

Po­lis, dur­dur­du­ğu ki­şi üze­rin­de ve­ya ara­cın­da si­lah ve­ya teh­li­ke oluş­tu­ran di­ğer bir eş­ya­nın bu­lun­du­ğu hu­su­sun­da ye­ter­li şüp­he­nin var­lı­ğı ha­lin­de, ken­di­si­ne ve­ya baş­ka­la­rı­na za­rar ve­ril­me­si­ni ön­le­mek ama­cı­na yö­ne­lik ge­rek­li ted­bir­le­ri ala­bi­lir. An­cak bu amaç­la ki­şi­nin üze­rin­de­ki el­bi­se­nin çı­ka­rıl­ma­sı ve­ya ara­cın, dı­şa­rı­dan ba­kıl­dı­ğın­da içe­ri­si gö­rün­me­yen bö­lüm­le­ri­nin açıl­ma­sı is­te­ne­mez.

Bu Ka­nun ve di­ğer ka­nun­la­rın ver­di­ği gö­rev­le­rin ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si sı­ra­sın­da, po­lis ta­ra­fın­dan ge­rek­li iş­lem­ler için dur­du­ru­lan ki­şi­ler ve araç­lar­la il­gi­li hü­küm­ler sak­lı­dır.

Po­lis, gö­re­vi­ni ye­ri­ne ge­ti­rir­ken, ken­di­si­nin po­lis ol­du­ğu­nu be­lir­le­yen bel­ge­yi gös­ter­dik­ten son­ra, ki­şi­le­re kim­li­ği­ni so­ra­bi­lir. Bu ki­şi­le­re kim­li­ği­ni is­pat­la­ma­la­rı hu­su­sun­da ge­rek­li ko­lay­lık gös­te­ri­lir.

Po­lis, kim­lik sor­gu­la­ma­sı sü­re­sin­ce ki­şi­yi ve ara­cı bek­le­te­bi­lir.

Bel­ge­si­nin bu­lun­ma­ma­sı, açık­la­ma­da bu­lun­mak­tan ka­çın­ma­sı ve­ya ger­çe­ğe ay­kı­rı be­yan­da bu­lun­ma­sı do­la­yı­sıy­la ya da sa­ir su­ret­te kim­li­ği be­lir­le­ne­me­yen ki­şi tu­tu­la­rak du­rum­dan der­hal Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı ha­ber­dar edi­lir. Bu ki­şi, kim­li­ği açık bir şe­kil­de an­la­şı­lın­ca­ya ka­dar gö­zal­tı­na alı­nır ve ge­re­kir­se tu­tuk­la­nır. Gö­zal­tı­na ve tu­tuk­la­ma­ya ka­rar ver­me yet­ki­si ve usu­lü ba­kı­mın­dan 5271 sa­yı­lı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri uy­gu­la­nır.

Ki­şi­nin kim­li­ği­nin be­lir­len­me­si du­ru­mun­da, bu ne­den­le gö­zal­tı­na alın­ma ve­ya tu­tuk­lan­ma ha­li­ne der­hal son ve­ri­lir.

Nü­fu­sa ka­yıt­lı ol­ma­dı­ğı için kim­li­ği tes­pit edi­le­me­yen ki­şi­le­rin nü­fu­sa ka­yıt­la­rı­nın te­mi­ni için ge­rek­li iş­lem­ler ya­pıl­dık­tan son­ra, 5 in­ci mad­de­ye gö­re fo­toğ­raf ve par­mak izi tes­pit edi­le­rek kay­da alı­nır.

Kim­li­ği tes­pit edi­le­me­yen ki­şi­nin ya­ban­cı ol­du­ğu­nun an­la­şıl­ma­sı ha­lin­de, 5682 sa­yı­lı Pa­sa­port Ka­nu­nu ve 5683 sa­yı­lı Ya­ban­cı­la­rın Tür­ki­ye’de İka­met ve Se­ya­hat­le­ri Hak­kın­da Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re iş­lem ya­pı­lır.”

MAD­DE 2- 2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun 5 in­ci mad­de­si aşa­ğı­da­ki şe­kil­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

“Par­mak izi ve fo­toğ­raf­la­rın kay­da alın­ma­sı

MAD­DE 5- Po­lis;

a) Gö­nül­lü,

b) Her çe­şit si­lah ruh­sa­tı, sü­rü­cü bel­ge­si, pa­sa­port ve­ya pa­sa­port ye­ri­ne ge­çen bel­ge al­mak için baş­vu­ru­da bu­lu­nan,

c) Baş­ta po­lis ol­mak üze­re, ge­nel ve­ya özel kol­luk gö­rev­li­si ya da özel gü­ven­lik gö­rev­li­si ola­rak is­tih­dam edi­len,

ç) Türk va­tan­daş­lı­ğı­na baş­vu­ru­da bu­lu­nan,

d) Sı­ğın­ma ta­le­bin­de bu­lu­nan ve­ya ge­rek­li gö­rül­me­si ha­lin­de, ül­ke­ye gi­riş ya­pan sa­ir ya­ban­cı,

e) Gö­zal­tı­na alı­nan,

ki­şi­le­rin par­mak izi­ni alır.

Par­mak izi, ait ol­du­ğu ki­şi­nin kim­lik bil­gi­le­ri ile bir­lik­te, ne za­man ve kim ta­ra­fın­dan alın­dı­ğı be­lir­til­mek su­re­tiy­le par­mak izi­ni alan ge­nel kol­luk bi­rim­le­ri­ne ait mev­cut sis­te­me kay­de­di­lir. An­cak, par­mak izi­nin han­gi se­bep­le alın­dı­ğı sis­te­me kay­de­dil­mez.

Olay ye­rin­den el­de edi­len ve ki­me ait ol­du­ğu he­nüz tes­pit edi­le­me­yen par­mak iz­le­ri, ki­me ait ol­du­ğu tes­pit edi­lin­ce­ye ka­dar, il­gi­li so­ruş­tur­ma dos­ya nu­ma­ra­sı ile bir­lik­te sis­te­me kay­de­di­lir.

5271 sa­yı­lı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 81 in­ci mad­de­si ile 5275 sa­yı­lı Ce­za ve Gü­ven­lik Ted­bir­le­ri­nin İn­fa­zı Hak­kın­da Ka­nu­nun 21 in­ci mad­de­si hü­küm­le­ri­ne gö­re alı­nan par­mak iz­le­ri de bu sis­te­me kay­de­di­lir.

 (a) ben­di ha­riç bi­rin­ci fık­ra ile dör­dün­cü fık­ra kap­sa­mı­na gi­ren ki­şi­le­rin ay­rı­ca fo­toğ­raf­la­rı alı­na­rak, ikin­ci fık­ra­da be­lir­le­nen esas­la­ra uy­gun ola­rak par­mak izi ile bir­lik­te sis­te­me kay­de­di­lir.

Bu sis­tem­de yer alan bil­gi­ler, kim­lik tes­pi­ti, su­çun ön­len­me­si ve­ya yü­rü­tül­mek­te olan so­ruş­tur­ma ve ko­vuş­tur­ma kap­sa­mın­da mad­di ger­çe­ğin or­ta­ya çı­ka­rıl­ma­sı ama­cıy­la, mah­ke­me, hâkim, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı ve kol­luk ta­ra­fın­dan kul­la­nı­la­bi­lir.

Kol­luk bi­rim­le­ri, kim­lik tes­pi­ti yap­mak ya da olay ye­rin­den alı­nan par­mak izi­ni kar­şı­laş­tır­mak ama­cıy­la doğ­ru­dan bu sis­tem­le bağ­lan­tı ku­ra­bi­lir.

Sis­tem­de ka­yıt­lı bil­gi­le­rin han­gi ka­mu gö­rev­li­si ta­ra­fın­dan ve ne amaç­la kul­la­nıl­dı­ğı­nın de­net­le­ne­bil­me­si­ne imkân ta­nı­yan bir gü­ven­lik sis­te­mi ku­ru­lur.

Sis­tem­de yer alan ka­yıt­lar giz­li­dir; al­tın­cı ve ye­din­ci fık­ra­lar­da be­lir­le­nen amaç­lar dı­şın­da kul­la­nı­la­maz.

Sis­te­me ka­yıt­lı olan par­mak izi ve fo­toğ­raf­lar, ki­şi­nin ölü­mün­den iti­ba­ren on yıl ve her hal­de ka­yıt ta­ri­hin­den iti­ba­ren sek­sen yıl geç­tik­ten son­ra sis­tem­den si­li­nir.

Par­mak izi ile fo­toğ­raf­la­rın sis­tem­de kay­de­dil­me­si ve sak­lan­ma­sı ile bu ka­yıt­lar­dan ya­rar­lan­ma­ya iliş­kin di­ğer esas ve usul­ler, İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan Ada­let Ba­kan­lı­ğı­nın gö­rü­şü alı­na­rak çı­ka­rı­la­cak yö­net­me­lik­le dü­zen­le­nir.”

MAD­DE 3- 2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun 9 un­cu mad­de­si aşa­ğı­da­ki şe­kil­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

“Ön­le­me ara­ma­sı

MAD­DE 9- Po­lis, teh­li­ke­nin ve­ya suç iş­len­me­si­nin ön­len­me­si ama­cıy­la usu­lü­ne gö­re ve­ril­miş sulh ce­za hâki­mi­nin ka­ra­rı ve­ya bu se­bep­le­re bağ­lı ola­rak ge­cik­me­sin­de sa­kın­ca bu­lu­nan hâller­de mülkî âmi­rin ve­re­ce­ği ya­zı­lı emir­le; ki­şi­le­rin üst­le­ri­ni, araç­la­rı­nı, özel kâğıt­la­rı­nı ve eş­ya­sı­nı arar; alın­ma­sı ge­re­ken ted­bir­le­ri alır, suç de­lil­le­ri­ni ko­ru­ma al­tı­na ala­rak 5271 sa­yı­lı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re ge­rek­li iş­lem­le­ri ya­par.

Ara­ma ta­lep ya­zı­sın­da, ara­ma için ma­kul se­bep­le­rin oluş­tu­ğu­nun ge­rek­çe­le­riy­le bir­lik­te gös­te­ril­me­si ge­re­kir.

Ara­ma ka­ra­rın­da ve­ya em­rin­de;

a) Ara­ma­nın se­be­bi,

b) Ara­ma­nın ko­nu­su ve kap­sa­mı,

c) Ara­ma­nın ya­pı­la­ca­ğı yer,

ç) Ara­ma­nın ya­pı­la­ca­ğı za­man ve ge­çer­li ola­ca­ğı sü­re,

be­lir­ti­lir.

Ön­le­me ara­ma­sı aşa­ğı­da­ki yer­ler­de ya­pı­la­bi­lir:

a) 2911 sa­yı­lı Top­lan­tı ve Gös­te­ri Yü­rü­yüş­le­ri Ka­nu­nu kap­sa­mı­na gi­ren top­lan­tı ve gös­te­ri yü­rü­yüş­le­ri­nin ya­pıl­dı­ğı yer­de ve­ya ya­kın çev­re­sin­de.

b) Özel hu­kuk tü­zel ki­şi­le­ri ile ka­mu ku­ru­mu ni­te­li­ğin­de­ki mes­lek ku­ru­luş­la­rı ve­ya sen­di­ka­la­rın ge­nel ku­rul top­lan­tı­la­rı­nın ya­pıl­dı­ğı ye­rin ya­kın çev­re­sin­de.

c) Hal­kın top­lu­ca bu­lun­du­ğu ve­ya top­la­na­bi­le­ce­ği yer­ler­de.

ç) Öğ­re­tim ve eği­tim öz­gür­lü­ğü­nün sağ­lan­ma­sı için her de­re­ce­de öğ­re­tim ve eği­tim ku­rum­la­rı­nın ve 20 nci mad­de­nin ikin­ci fık­ra­sı­nın (A) ben­din­de­ki ko­şul aran­mak­sı­zın yük­sek öğ­re­tim ku­rum­la­rı­nın için­de, bun­la­rın ya­kın çev­re­le­ri ile gi­riş ve çı­kış­la­rın­da.

d) Umumî ve­ya umu­ma açık yer­ler­de, yer­le­şim yer­le­ri­nin gi­riş ve çı­kış­la­rın­da.

e) Her tür­lü top­lu ta­şı­ma araç­la­rın­da, sey­re­den ta­şıt­lar­da.

Ko­nut­ta ön­le­me ara­ma­sı ya­pı­la­maz; ka­mu­ya açık ol­ma­yan iş­yer­le­ri, eği­tim ve öğ­re­tim bi­na­la­rı ve di­ğer ka­pa­lı alan­lar­da­ki ön­le­me ara­ma­sı ise an­cak hâkim ka­ra­rıy­la ya­pı­la­bi­lir. An­cak po­lis, ki­şi­le­rin ha­ya­tı ve­ya vü­cut bü­tün­lü­ğü­ne kar­şı iş­len­me­si mu­hak­kak ola­rak ön­gö­rü­len ya da bu de­ğer­le­re kar­şı iş­len­mek­te olan bir su­çun ön­len­me­si ama­cıy­la, ay­rı­ca bir ka­rar ve­ya em­re ge­rek ol­mak­sı­zın ve yar­dım is­ten­miş olup ol­ma­ma­sı­na ba­kıl­mak­sı­zın ki­şi­le­rin ko­nu­tu­na ve iş­ye­ri­ne gi­re­bi­lir.

Spor kar­şı­laş­ma­sı, mi­ting, kon­ser, fes­ti­val, top­lan­tı ve gös­te­ri yü­rü­yü­şü­nün dü­zen­len­di­ği ve­ya ani­den top­lu­luk­la­rın oluş­tu­ğu hal­ler­de ge­cik­me­sin­de sa­kın­ca bu­lu­nan hâl var sa­yı­lır.

Po­lis, teh­li­ke­nin ön­len­me­si ve­ya ber­ta­raf edil­me­si ama­cıy­la gü­ven­li­ği­ni sağ­la­dı­ğı bi­na ve te­sis­le­re ge­len­le­rin; un­van, sı­fat ve­ya gö­rev­le­ri­ne, di­ğer özel ka­nun­lar­la ken­di­le­ri­ne ta­nı­nan is­tis­na­la­ra ve her­han­gi bir emir ve­ya ka­rar ol­ma­sı­na ba­kıl­mak­sı­zın, üs­tü­nü, ara­cı­nı ve eş­ya­sı­nı tek­nik ci­haz­lar­la, ge­rek­ti­ğin­de el ile kon­trol et­me­ye ve ara­ma­ya yet­ki­li­dir. Bu yer­le­re gir­mek is­te­yen­ler kim­lik­le­ri­ni so­rul­mak­sı­zın ib­raz et­mek zo­run­da­dır­lar.

Ön­le­me ara­ma­sı­nın so­nu­cu, ara­ma ka­ra­rı ve­ya em­ri ve­ren mer­ci ve­ya ma­ka­ma bir tu­ta­nak­la bil­di­ri­lir.”

MAD­DE 4- 2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun 16 ncı mad­de­si aşa­ğı­da­ki şe­kil­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

“Zor ve si­lah kul­lan­ma

MAD­DE 16-  Po­lis, gö­re­vi­ni ya­par­ken di­re­niş­le kar­şı­laş­ma­sı ha­lin­de, bu di­re­ni­şi kır­mak ama­cıy­la ve kı­ra­cak öl­çü­de zor kul­lan­ma­ya yet­ki­li­dir.

Zor kul­lan­ma yet­ki­si kap­sa­mın­da, di­ren­me­nin ma­hi­ye­ti­ne ve de­re­ce­si­ne gö­re ve di­re­nen­le­ri et­ki­siz ha­le ge­ti­re­cek şe­kil­de ka­de­me­li ola­rak ar­tan nis­pet­te be­de­ni kuv­vet, mad­di güç ve ka­nu­ni şart­la­rı ger­çek­leş­ti­ğin­de si­lah kul­la­nı­la­bi­lir.

İkin­ci fık­ra­da yer alan;

a) Be­de­ni kuv­vet; po­li­sin di­re­nen ki­şi­le­re kar­şı ve­ya eş­ya üze­rin­de doğ­ru­dan doğ­ru­ya kul­lan­dı­ğı be­de­ni gü­cü,

b) Mad­di güç; po­li­sin di­re­nen ki­şi­le­re kar­şı ve­ya eş­ya üze­rin­de be­de­ni kuv­ve­tin dı­şın­da kul­lan­dı­ğı ke­lep­çe, cop, ba­sınç­lı su, göz ya­şar­tı­cı gaz­lar ve­ya toz­lar, fi­zi­ki en­gel­ler, po­lis kö­pek­le­ri ve at­la­rı ile sa­ir hiz­met araç­la­rı­nı,

ifa­de eder.

Zor kul­lan­ma­dan ön­ce, il­gi­li­le­re di­ren­me­ye de­vam et­me­le­ri ha­lin­de doğ­ru­dan doğ­ru­ya zor kul­la­nı­la­ca­ğı ih­ta­rı ya­pı­lır. An­cak, di­ren­me­nin ma­hi­ye­ti ve de­re­ce­si göz önün­de bu­lun­du­ru­la­rak, ih­tar ya­pıl­ma­dan da zor kul­la­nı­la­bi­lir.

Po­lis, zor kul­lan­ma yet­ki­si kap­sa­mın­da di­ren­me­yi et­ki­siz kıl­mak ama­cıy­la kul­la­na­ca­ğı araç ve ge­reç ile kul­la­na­ca­ğı zo­run de­re­ce­si­ni ken­di­si tak­dir ve ta­yin eder. An­cak, top­lu kuv­vet ola­rak mü­da­ha­le edi­len du­rum­lar­da, zor kul­lan­ma­nın de­re­ce­si ile kul­la­nı­la­cak araç ve ge­reç­ler mü­da­ha­le eden kuv­ve­tin ami­ri ta­ra­fın­dan ta­yin ve tes­pit edi­lir.

Po­lis, ken­di­si­ne ve­ya baş­ka­sı­na yö­ne­lik bir sal­dı­rı kar­şı­sın­da, zor kul­lan­ma­ya iliş­kin ko­şul­la­ra bağ­lı kal­mak­sı­zın, 5237 sa­yı­lı Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun meş­ru sa­vun­ma­ya iliş­kin hü­küm­le­ri çer­çe­ve­sin­de sa­vun­ma­da bu­lu­nur.

Po­lis;

a) Meş­ru sa­vun­ma hak­kı­nın kul­la­nıl­ma­sı kap­sa­mın­da,

b) Be­de­ni kuv­vet ve mad­di güç kul­la­na­rak et­ki­siz ha­le ge­ti­re­me­di­ği di­re­niş kar­şı­sın­da, bu di­re­ni­şi kır­mak ama­cıy­la ve kı­ra­cak öl­çü­de,

c) Hak­kın­da tu­tuk­la­ma, gö­zal­tı­na al­ma, zor­la ge­tir­me ka­ra­rı ve­ya ya­ka­la­ma em­ri ve­ril­miş olan ki­şi­le­rin ya da su­çüs­tü ha­lin­de şüp­he­li­nin ya­ka­lan­ma­sı­nı sağ­la­mak ama­cıy­la ve sağ­la­ya­cak öl­çü­de,

si­lah kul­lan­ma­ya yet­ki­li­dir.

Po­lis, ye­din­ci fık­ra­nın (c) ben­di kap­sa­mın­da si­lah kul­lan­ma­dan ön­ce ki­şi­ye du­ya­bi­le­ce­ği şe­kil­de “dur” çağ­rı­sın­da bu­lu­nur. Ki­şi­nin bu çağ­rı­ya uy­ma­ya­rak kaç­ma­ya de­vam et­me­si ha­lin­de, ön­ce uya­rı ama­cıy­la si­lah­la ateş edi­le­bi­lir. Bu­na rağ­men kaç­mak­ta ıs­rar et­me­si do­la­yı­sıy­la ele ge­çi­ril­me­si­nin müm­kün ol­ma­ma­sı ha­lin­de ise, ki­şi­nin ya­ka­lan­ma­sı­nı sağ­la­mak ama­cıy­la ve sağ­la­ya­cak öl­çü­de si­lah­la ateş edi­le­bi­lir.

Po­lis, di­re­ni­şi kır­mak ya da ya­ka­la­mak ama­cıy­la zor ve­ya si­lah kul­lan­ma yet­ki­si­ni kul­la­nır­ken, ken­di­si­ne kar­şı si­lah­la sal­dı­rı­ya te­şeb­büs edil­me­si ha­lin­de, si­lah­la sal­dı­rı­ya te­şeb­büs eden ki­şi­ye kar­şı sal­dı­rı teh­li­ke­si­ni et­ki­siz kı­la­cak öl­çü­de du­rak­sa­ma­dan si­lah­la ateş ede­bi­lir.”

MAD­DE 5- 2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun ek 6 ncı mad­de­si aşa­ğı­da­ki şe­kil­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

“Ad­li gö­rev ve yet­ki­ler

EK MAD­DE 6- Po­lis, bu mad­de­de ya­zı­lı gö­rev­le­ri­nin ya­nın­da, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu ve di­ğer mev­zu­at­ta ya­zı­lı so­ruş­tur­ma iş­lem­le­ri­ne iliş­kin gö­rev­le­ri de ye­ri­ne ge­ti­rir.

Po­lis, bir su­ça iliş­kin ola­rak ken­di­si­ne ya­pı­lan söz­lü ih­bar ve şikâyet­le­ri ve gö­re­vi sı­ra­sın­da öğ­ren­di­ği su­ça iliş­kin bil­gi­le­ri ya­zı­lı ha­le ge­ti­rir.

Edi­ni­len bil­gi ve­ya alı­nan ih­bar ve­ya şikâyet üze­ri­ne ve­ya ken­di­li­ğin­den bir suç­la kar­şı­la­şan po­lis, olay ye­rin­de ki­şi­le­rin ve top­lu­mun sağ­lı­ğı­na, vü­cut bü­tün­lü­ğü­ne ve­ya mal­var­lı­ğı­na za­rar gel­me­me­si ve su­çun de­lil­le­ri­nin kay­bol­ma­ma­sı ya da bo­zul­ma­ma­sı için derhâl ge­rek­li ted­bir­le­ri alır.

Bir suç iş­len­di­ği ve­ya iş­len­mek­te ol­du­ğu bil­gi­si­ni edi­nen po­lis, bu bil­gi­nin tet­ki­ki­nin ar­dın­dan, ger­çek ol­du­ğu­nun an­la­şıl­ma­sı ha­lin­de el koy­du­ğu olay­la­rı, ya­ka­la­nan ki­şi­ler ile uy­gu­la­nan ted­bir­le­ri derhâl Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­na bil­di­rir ve Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın em­ri doğ­rul­tu­sun­da işin ay­dın­la­tıl­ma­sı için ge­rek­li so­ruş­tur­ma iş­lem­le­ri­ni ya­par. Bu sı­ra­da olay ye­ri­nin ko­run­ma­sı, fa­il­le­rin ele ge­çi­ril­me­si ve de­lil­le­rin tes­pi­ti ile il­gi­li ola­rak, bu mad­de­de be­lir­ti­len ace­le ted­bir­le­ri al­mak zo­run­da­dır.

Ya­pı­la­cak araş­tır­ma so­nun­da edi­ni­len bil­gi­nin bir ka­ba­ha­te iliş­kin ol­du­ğu hal­ler­de, ko­nu araş­tı­rı­la­rak ge­rek­li ya­sal iş­lem ya­pı­lır ve­ya ya­pıl­ma­sı sağ­la­nır.

Olay ye­rin­de gö­re­vi­ne ait iş­lem­le­re baş­la­yan po­lis, bun­la­rın ya­pıl­ma­sı­na en­gel olan ve­ya yet­ki­si için­de al­dı­ğı ted­bir­le­re ay­kı­rı dav­ra­nan ki­şi­le­ri, iş­lem­ler so­nuç­la­nın­ca­ya ka­dar ve ge­rek­ti­ğin­de zor kul­la­na­rak bun­dan men eder.

Po­lis, su­çun de­lil­le­ri­ni tes­pit et­mek ama­cıy­la, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın em­riy­le olay ye­rin­de ge­rek­li in­ce­le­me ve tek­nik araş­tır­ma­la­rı ya­par, de­lil­le­ri tes­pit eder, mu­ha­fa­za al­tı­na alır ve in­ce­len­mek üze­re il­gi­li yer­le­re gön­de­rir.

Olay ye­ri dı­şın­da ka­lan ve o su­ça iliş­kin de­lil el­de edi­le­bi­le­ce­ği yö­nün­de kuv­vet­li şüp­he se­be­bi bu­lu­nan ko­nut, iş­ye­ri ve ka­mu­ya açık ol­ma­yan ka­pa­lı alan­lar­da ya­pı­la­cak iş­lem­ler için Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun ara­ma ve el­koy­ma­ya iliş­kin hü­küm­le­ri uy­gu­la­nır.

Po­lis, olay­da­ki fai­lin, gö­zal­tı­na alı­nan şüp­he­li ile ay­nı ki­şi olup ol­ma­dı­ğı­nın be­lir­len­me­si ba­kı­mın­dan zo­run­lu ol­ma­sı ha­lin­de, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın ta­li­ma­tıy­la teş­his yap­tı­ra­bi­lir.

Ta­nık­lık­tan çe­ki­ne­bi­le­cek olan­lar, teş­his­te bu­lun­ma­ya zor­la­na­maz.

İş­le­me baş­lan­ma­dan ön­ce, teş­his­te bu­lu­na­cak ki­şi­nin fa­ili ta­rif eden be­yan­la­rı tu­ta­na­ğa bağ­la­nır.

Teş­his iş­le­mi­ne ta­bi tu­tu­lan ki­şi­le­rin bir­den faz­la ve ay­nı cins­ten ol­ma­sı, ara­la­rın­da yaş, boy, ağır­lık, gi­yin­me gi­bi gö­rü­nü­şe iliş­kin hu­sus­lar­da ben­zer­lik bu­lun­ma­sı ge­re­kir. Teş­his için ge­rek­li ol­ma­sı ha­lin­de, şüp­he­li­nin gö­rü­nü­şü ile il­gi­li ge­rek­li de­ği­şik­lik­ler ya­pı­la­bi­lir. Teş­his iş­le­mi­ne ta­bi tu­tu­lan ki­şi­le­rin her bi­rin­de, teş­his sı­ra­sın­da bir nu­ma­ra bu­lun­du­ru­lur.

Teş­his­te bu­lu­nan ki­şi ile teş­his iş­le­mi­ne ta­bi tu­tu­lan ki­şi­le­rin bir­bi­ri­ni gör­me­me­si ge­re­kir.

Teş­his iş­le­mi en az iki kez tek­rar­la­nır ve teş­his­te bu­lun­ma­sı is­te­nen ki­şi­ye, şüp­he­li­nin teş­his edi­le­cek ki­şi­ler ara­sın­da yer al­mı­yor ola­bi­le­ce­ği ha­tır­la­tı­lır.

Teş­his iş­le­mi­ne ta­bi tu­tu­lan ki­şi­le­rin, bu iş­lem sı­ra­sın­da bir­lik­te fo­toğ­raf­la­rı çe­ki­le­rek ve­ya gö­rün­tü­le­ri kay­da alı­na­rak, so­ruş­tur­ma dos­ya­sı­na ko­nur.

Şüp­he­li­nin fo­toğ­ra­fı üze­rin­den de teş­his yap­tı­rı­la­bi­lir. An­cak tek bir fo­toğ­raf ve­ya ay­nı ki­şi­nin fark­lı fo­toğ­raf­la­rı üze­rin­den teş­his yap­tı­rı­la­maz. De­ği­şik ki­şi­le­rin fo­toğ­raf­la­rı­nın ay­nı bü­yük­lük ve özel­lik­te ol­ma­la­rı ge­re­kir.

Teş­his iş­le­mi tu­ta­na­ğa bağ­la­nır.”

MAD­DE 6- 4/7/1934 ta­rih­li ve 2559 sa­yı­lı Ka­nu­nun 3 ün­cü mad­de­si, 17 nci mad­de­si­nin ikin­ci, üçün­cü, dör­dün­cü ve be­şin­ci fık­ra­la­rı ile 20 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fık­ra­sı yü­rür­lük­ten kal­dı­rıl­mış­tır.

MAD­DE 7- Bu Ka­nun ya­yı­mı ta­ri­hin­de yü­rür­lü­ğe gi­rer.

MAD­DE 8- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ni Ba­kan­lar Ku­ru­lu yü­rü­tür.