Dönem: 22            Yasama Yılı: 4

 

TBMM  (S. Sayısı: 1139)

 

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Tasarısı; 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında 17/06/1994 Tarihli ve 4006 Sayılı Kanun ve Anayasanın 89 uncu Maddesi Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderme Tezkeresi; 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa Beş Ek Madde ile Üç Geçici Madde Eklenmesi Hakkında 18/01/1990 Tarihli ve 3602 Sayılı Kanun ve Anayasanın 89 uncu Maddesi Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderme Tezkeresi; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarıları; İzmir Milletvekili Hakkı Akalın ve 39 Milletvekilinin; 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununun 32 nci Maddesine Bir Bent Eklenmesine Dair Kanun Teklifi; İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in; 1479 Sayılı Bağ-Kur Yasasının Ek-20. Maddesinin 1. Fıkrasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; İzmir Milletvekilleri Bülent Baratalı ile Türkan Miçooğulları'nın; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi; Kayseri Milletvekili Muharrem Eskiyapan ve 12 Milletvekilinin; 506 Sayılı Kanunun, 2422 Sayılı Kanunun 10 uncu Maddesi ile Değişik 73 üncü Maddesi ve 16 ncı Maddesi ile Değişik Ek 17 nci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; İzmir Milletvekilleri Türkan Miçooğulları ile Bülent Baratalı'nın; Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi; Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek ve 26 Milletvekilinin; 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Sosyal Güvenlik Destek Primi Başlıklı Ek Madde 20'nin Yürürlükten Kaldırılmasına İlişkin Kanun Teklifi; İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve 27 Milletvekilinin; 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi; Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek ve 8 Milletvekilinin; Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi; Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın; 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi; İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve 23 Milletvekilinin; 08/06/1949 Tarihli ve 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu, 17/07/1964 Tarihli ve 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 02/09/1971 Tarihli ve 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi; Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek ile 30 Milletvekilinin; 24/05/1983 Tarihli ve 2829 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Geçici İki Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi; Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan'ın; 08/06/1949 Tarih ve 5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi; Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Samsun Milletvekili Haluk Koç'un; 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi;  Adana Milletvekili Zeynep Tekin Börü'nün; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi; Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan ve 13 Milletvekilinin; 5434 Sayılı Emekli Sandığı Yasasının 32 nci Maddesine 01/06/1967 Tarihli ve 875 Sayılı Yasa ile Eklenen (G) Bendinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile İçişleri; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler; Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/1008, 1/8, 1/14, 1/408, 1/568, 1/571, 1/574, 2/79, 2/151, 2/152, 2/156, 2/196, 2/208, 2/301, 2/313, 2/322, 2/335, 2/423, 2/459, 2/558, 2/593, 2/654)

 

                         

Not: Başkanlıkça; 1/1008 esas numaralı Tasarı; Adalet, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler, Plan ve Bütçe; 1/8 esas numaralı Kanun; Anayasa, Plan ve Bütçe; 1/14 esas numaralı Kanun; Anayasa, Plan ve Bütçe; 1/408 esas numaralı Tasarı; İçişleri, Milli Savunma, Plan ve Bütçe; 1/568 esas numaralı Tasarı; Milli Savunma, Plan ve Bütçe; 1/571 esas numaralı Tasarı; Milli Savunma, Plan ve Bütçe; 1/574 esas numaralı Tasarı; Plan ve Bütçe; 2/79 esas numaralı Teklif; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler, Plan ve Bütçe; 2/151 esas numaralı Teklif; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler, Plan ve Bütçe; 2/152 esas numaralı Teklif; Plan ve Bütçe; 2/156 esas numaralı Teklif; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler, Plan ve Bütçe; 2/196 esas numaralı Teklif; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler, Plan ve Bütçe; 2/208 esas numaralı Teklif; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler, Plan ve Bütçe; 2/301 esas numaralı Teklif; Plan ve Bütçe; 2/313 esas numaralı Teklif; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler, Plan ve Bütçe; 2/322 esas numaralı Teklif; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler, Plan ve Bütçe; 2/335 esas numaralı Teklif; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler, Plan ve Bütçe; 2/423 esas numaralı Teklif; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler, Plan ve Bütçe; 2/459 esas numaralı Teklif; Plan ve Bütçe; 2/558 esas numaralı Teklif; Plan ve Bütçe; 2/593 esas numaralı Teklif; Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm, Plan ve Bütçe; 2/654 esas numaralı Teklif; Tarım, Orman ve Köyişleri ile Plan ve Bütçe komisyonlarına havale edilmiştir.

 

                         T.C.

            Başbakanlık

Kanunlar ve Kararlar

Genel Müdürlüğü                  4/4/2005

                        Sayı: B.02.0.KKG.0.10/101-1079/1515

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 4/4/2005 tarihinde kararlaştırılan “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası  Kanunu Tasarısı” ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.

Gereğini arz ederim.

                        Recep Tayyip Erdoğan

                                       Başbakan

GENEL GEREKÇE

Sosyal güvenlik insanların bulundukları toplumlarda insan onuruna yakışır bir şekilde, başka insanlara muhtaç olmadan yaşamalarının ve kişisel özgürlüklerinin teminatıdır.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 25 inci maddesinde; "her insanın yiyecek, giyecek, konut, tıbbî bakım ve gerekli toplumsal hizmetler de dahil olmak üzere, kendisinin ve ailesinin sağlığını ve refahını sağlayacak uzun bir yaşam düzeyine hakkı olduğu; işsizlik, hastalık, sakatlık ya da geçim olanaklarından iradesi dışında yoksun kaldığı diğer hallerde güvenlik hakkına sahip olduğu" ifadesi ile sosyal güvenlik hakkı da temel insan hakları arasında sayılarak, kişinin yaşam bütünlüğünün önemli bir öğesi, uluslararası bir metin ile garanti altına alınmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 60 ıncı maddesinde, "herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, Devletin bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı ve gerekli teşkilâtı kuracağı" belirtilmiştir.

Buna göre, tüm vatandaşların sosyal güvenlik hakkından yararlanması gerekmekle birlikte, bu hakkın sağlanması ve kişilerin bugünlerinin ve yarınlarının güvenliği için gereken önlemleri alma ve örgütü kurma görevleri de Devlete verilmiştir.

Sosyal güvenlik uygulamaları gelişmiş ülkelerde refah devleti anlayışının yerleşmesiyle 1970'li yıllarda zirvesine ulaşmıştır. Ülkemizde ise refah devleti düzeyinde olmasa da, vatandaşlarımız sosyal güvenlik risklerinin bir çoğuna karşı korunmaktadır.

Kaydedilen bu gelişmelere karşın, özellikle son yirmi yıldır gelişmiş ülkelerde özellikle nüfusun yaşlanması nedeniyle, ülkemizde ise sistemin kurgusundan kaynaklanan hatalar nedeniyle, sosyal güvenlik sisteminde kapsamlı bir reform ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

Türkiye'deki mevcut sosyal güvenlik sisteminin yapısı ve sorunları 1990'lı yılların başlarından bu yana kamu oyunda geniş bir şekilde tartışılmaktadır.

Mevcut sosyal güvenlik kurumlarımızın finansman, örgütlenme ve altyapıyla ilgi çözülmesi gereken önemli sorunları vardır. Türk sosyal güvenlik sisteminin finansman sorununun bir bölümü gelirleri azaltıcı, diğer bir kısmı ise giderleri artırıcı gelişme ve uygulamalardan kaynaklanmaktadır.

Gelir azaltıcı faktörlerin başlıcaları erken emeklilik uygulaması, prime esas kazancın düşük gösterilmesi, kayıt dışı istihdamın yüksekliği, prim tahsilat oranının düşüklüğü, af ve ödeme kolaylığı gibi uygulamalarla prim ödeme eğiliminin azalması, prime esas kazanç sınırlarının düşüklüğü ve fon gelirlerinin yetersizliğidir.

Gider artırıcı faktörler ise, erken yaşta emeklilik uygulamaları, primi alınmadan yapılan sigorta ödemeleri, borçlanma kanunları, uzayan ortalama ömür nedeniyle artan aylık ödemeleri ve sağlık yardımlarının yanı sıra prim gelirleri ile ödenen aylıklar arasındaki ilişkinin zayıflığıdır.

Finansman dengesini bozan en önemli sorunlardan biri erken emekliliktir. SSK'da emeklilerin % 62'sinin yaşının asgarî emeklilik yaşı olan 58-60 yaşın altında olması, sorunun boyutunu açıkça ortaya koymaktadır. Genç emekli sayısının yüksek olması, daha kısa çalışma süresi, daha uzun emeklilik süresi anlamına gelmektedir. Örnek vermek gerekirse, SSK'da 19,4 yıl çalışarak emekli olabilen bir kadın 35 yıl, bir erkek ise 28 yıl boyunca emekli aylığı alabilmektedir.

Ülkemizde emeklilik sisteminin diğer önemli parametrelerinden birisi olan aylık bağlama oranı da uzun süre çalışmayı teşvik etmeyecek şekilde kurgulanmış olup, emeklilik için öngörülen süreden fazla çalışılan her ek yıl için aylık bağlama oranı düşük belirlenmiştir. Örneğin Emekli Sandığında ilk 25 yıl için aylık bağlama oranı % 3 iken, 25 yıldan sonra çalışılan her yıl için aylık bağlama oranı % 1'e düşmektedir.

Sosyal güvenlik alanında faaliyet gösteren çok sayıda kurumun bulunması, bu kurumlar kapsamında bulunan kişilerin hak ve yükümlülüklerinin farklılaştığı bir sosyal güvenlik sistemi yaratmaktadır. Ayrımcılık yaratan bu dağınık yapı eşgüdüm sağlanmasını da zorlaştırmaktadır. Diğer taraftan, mevzuatın karmaşık olması, aşırı bürokratik işlemler, bilgi işlem altyapısının yetersiz olması ve personele ilişkin sorunlar sosyal güvenlik kurumlarının etkin çalışmasına engel olmaktadır.

Mevcut sistemin kurgusundan kaynaklanan bu sorunların yanı sıra, Türkiye'nin nüfus yapısında orta ve uzun dönemde meydana gelmesi beklenen değişim de sosyal güvenlik sistemimizde reform yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Mevcut sosyal güvenlik sistemlerinin malî açıdan uzun dönemde sürdürülebilir olup olmadığını belirleyen en önemli değişkenlerden biri, nüfusun yaş gruplarına göre dağılımıdır. 65 yaş ve üstü nüfusun toplam nüfus içindeki payının artması, sosyal güvenlik sisteminin bir yandan gelirlerinin azalması bir yandan da giderlerinin artması sonucunu doğurur. Bu nedenle, bir ülkenin nüfus piramidinin yapısının değişim hızı, aynı zamanda sosyal güvenlik sisteminin geleceğini ve  alınması gereken tedbirlerin zaman çizelgesini göstermektedir.

Türkiye şu anda genç bir nüfus yapısına sahiptir. Ne var ki geleceğe ilişkin projeksiyonlar, nüfusun hızla yaşlanacağını ortaya koymaktadır. Yapılan hesaplamalara göre, Türkiye 35 yıl gibi oldukça kısa bir sürede yaşlı nüfus sorunu ile karşılaşacaktır. Mevcut sosyal güvenlik sisteminin yapısından kaynaklanan sorunlar bir yana, Türkiye için öngörülen yaşlanma hızı bile sosyal güvenlik sisteminde acil ve kapsamlı bir reformun zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.

Öbür taraftan, nüfusun yapısındaki değişime ilişkin diğer göstergelerle ilgili öngörüler ise, önümüzdeki 35 yılın aynı zamanda önemli bir fırsat dönemi olduğunu da göstermektedir. 65 yaş ve üzeri nüfus ile 0-14 yaş arası nüfusun çalışabilir nüfusa oranını gösteren toplam bağımlı nüfus oranı 2025 yılına kadar gerileyecektir. Bir başka ifadeyle, önümüzdeki 20 yıl bağımlı nüfusun azalacağı buna karşılık çalışabilir nüfusun artacağı bir dönem olacaktır. Bu dönem, aynı zamanda gerek büyüme hızının gerek toplam tasarrufların yükselmesi, dolayısıyla sosyal güvenlik kurumlarının fon birikimi sağlaması beklenen bir dönemdir. Önümüzdeki 20 yılda toplam bağımlı nüfusun artış hızındaki azalmanın yaratacağı bu fırsat, sosyal güvenlik sisteminin yanı sıra istihdam ve kayıtdışı çalışmanın önlenmesi konularında da reformlar gerçekleştirilmediği takdirde bir tehdide dönüşecektir.

Sosyal güvenlik sistemimizin içine düştüğü ve acil önlemler alınmadığı takdirde kısa ve orta dönemde bütçe üzerinde büyük sorunlara yol açabilecek finansman sorunu, 1999 yılında yapılan düzenlemelerle çözülmeye çalışılmıştır. Bu düzenlemeler ağırlıklı olarak emeklilik parametreleri ile ilgili olmuştur.

1999 yılında yapılan düzenlemelere rağmen Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ve Bağ-Kur'un açıklarının artış hızı, 2000 yılındaki geçici azalma dışında, son dört yılda tekrar artış eğilimine girmiştir. Emekli Sandığı'nın açıkları ise SSK ve Bağ-Kur'a benzer düzenlemelerin 1999 yılında yapılmamış olması nedeniyle, 1994 yılından bu yana daha da hızlı artmıştır. Diğer iki sosyal güvenlik kurumuna göre nüfusun daha küçük bir bölümüne hizmet vermesine karşılık, Emekli Sandığının 2004 yılındaki finansman açığı daha yüksek olmuştur.

1999 düzenlemeleri ile ilgili gelişmeler, mevcut sosyal güvenlik sisteminin sadece belli parametrelerinde yapılan değişikliklerin, sistemin sorunlarını orta ve uzun dönemde çözmekte yetersiz kaldığını göstermiştir. Bir başka ifadeyle, sosyal güvenlik sistemimizin amaç, araçlar ve yöntem tutarlılığını sağlayacak tarzda, bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması ve yeniden yapılandırılması bir zorunluluk haline gelmiştir.

Son üç yıldır başarıyla uygulanan ekonomik istikrar programının da gösterdiği gibi, büyümeden feragat etmeksizin enflasyonun kontrol altına alınması, borç stokunun ekonomi üzerinde yarattığı baskının hafifletilmesini zorunlu kılmaktadır.

Nihai hedefi fiyat istikrarını ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak olan istikrar programlarının temel unsurlarından biri malî disiplinin sağlanmasıdır. Kamu açıklarının kontrol altına alınması sonucu oluşan faiz dışı bütçe fazlası, bir yandan borç stokunun azalmasına, bir yandan da ekonomik politikalara duyulan güveni artırarak gerek risk priminin gerekse enflasyon bekleyişlerinin gerilemesine katkıda bulunmaktadır. Bütün bu gelişmeler tüketici ve yatırımcı güvenini artırarak büyümeyi olumlu yönde etkilemektedir. Büyüme ise, işsizlik ve yoksullukla mücadelede en etkili araçtır. Dolayısı ile kamu açığının önemli bir bölümünü oluşturan sosyal güvenlik sistemi açıklarının kontrol altına alınması, ekonomik istikrarın sağlanması için de bir zorunluluktur.

Gerek Türkiye'deki mevcut sisteminin sorunları gerekse nüfus yapısındaki beklenen değişim gözönüne alınarak, sosyal güvenlik sisteminde kapsamlı bir reform programı hazırlanmıştır. Bu reformun temel amacı orta ve uzun dönemde adil, kolay erişilebilir, yoksulluğa karşı daha etkin koruma sağlayan, malî açıdan sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemine ulaşabilmektir.

Bu amaçla tek bir emeklilik sistemi, tek bir sağlık sistemi tek bir sosyal yardım sistemi ve bu yapıyı yürütmek üzere tek bir kurumsal yapıyı içeren dört temel unsurdan oluşan kapsamlı bir sosyal güvenlik reformu planlanmıştır. Bu Kanunla emeklilik ve sağlık sistemlerinde norm birliği gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

Sosyal güvenlik reformunun ana bileşenlerinden biri olan yeni emeklilik sigortası rejimi ile halen devlet memurları, hizmet akdine göre ücretle çalışanlar, tarım işlerinde ücretle çalışanlar, kendi hesabına çalışanlar ve tarımda kendi hesabına çalışanları kapsayan beş farklı emeklilik rejiminin, aktüeryal olarak hak ve yükümlülüklerin eşit olacağı tek bir emeklilik rejimine dönüştürülmesi planlanmaktadır.

Emeklilik yaşı, aylık bağlama oranı, aylıkların hesaplanması gibi parametrik konularda yeni düzenlemeler getirilmektedir. Bu parametrik düzenlemelerin amaçları; yaşlılık, malüllük, ölüm aylıkları, iş göremezlik ödenekleri, isteğe bağlı sigortalılık, fiilî ve itibarî hizmet zamları, kadrosuzluk nedeniyle emeklilik, tam ve kısmi emeklilik gibi sigorta haklarının verilmesinde nimet-külfet dengesinin sağlanması; işgücünün korunması; kayıtdışı istihdamın emeklilik rejiminden kaynaklanan nedenlerinin azaltılması olarak özetlenebilir.

Emeklilik rejiminin malî olarak sürdürülebilir bir yapıya dönüştürülmesi ve nüfusumuzun yaşlanma sürecine karşı önlem alınması parametrik değişikliklerle hedeflenen bir diğer önemli amaçtır.

Mevzuatın sadeleştirilmesi ve anlaşılabilir hale dönüştürülmesi, böylelikle sigortalı memnuniyetinin ve katılımının arttırılması diğer bir önemli amaçtır.

Yeni emeklilik rejiminde, mevcut aktif sigortalıların emekliliklerini hak edecekleri yaş, prim ödeme ve sigortalılık süreleri aynen korunmaktadır.

Mevcut aktif sigortalıların emeklilik aylıkları, eski sistemde ve yeni sistemde geçirdikleri süreye bağlı olarak, her iki sistemde hak edilen aylığın ağırlıklı ortalamasının alınması şeklinde hesaplanacaktır. Böylece mevcut aktif sigortalılar için yeni sisteme geçiş zaman içinde kademeli olarak gerçekleşecek, norm birliği zaman içinde sağlanacaktır.

İşe yeni başlayanlar için ise, tümüyle norm birliğinin sağlandığı tek bir emeklilik sigortası rejimi söz konusu olacaktır.

Yeni sosyal güvenlik sistemi; istisnaları bu Kanunda sayılmış ödemeler dışında kalan tüm kazançların, prime esas kazanç alt ve üst sınırları dahilinde prim hesabına dahil edilmesini, sigortalıların aylık veya gelire esas kazançlarının prim ödedikleri bütün yılların gelirleri esas alınarak hesaplanmasını, aylık bağlama oranının prim ödeme süresine göre artırılmasını, karşılığı alınmamış yardımların kapsama alınmamasını, prim ödenmesinin teşvik edilmesini, kaçak sigortalılık ve primlerin zamanında ödenmemesini caydırmayı, Kurumun Sigortalılar ve işverenlerle olan ilişkilerinde karşılıklı hak ve vecibelerin esas alınmasını, aktüerya dengesini gözetmeyi esas alan bir anlayışla yapılandırılmaya çalışılmıştır.

Sosyal güvenlik sistemi yeniden yapılandırılırken, sağlık hizmetlerinin finansmanının Türkiye'de yaşayan herkes için eşit ve tek bir yapıya dönüştürülmesi öngörülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası sosyal güvenlik görevini genel anlamı ile devletin genel görev ve sorumluluk alanı olarak tanımlamak ile yetinmemiş, vatandaşların sağlık harcamaları yönünden sosyal güvenlik altına alınmasını ayrıca konu edinerek, 56 ncı maddede "Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir" hükmü ile ayrıca özel bir atıfta bulunmuştur.

Genel sağlık sigortası, kişilerin ekonomik gücüne ve isteğine bakılmaksızın, ortaya çıkacak hastalık riskine karşı, toplumun bütün fertlerinin sağlık hizmetlerinden eşit, ulaşılabilir ve etkin bir şekilde faydalanmasını sağlayan sağlık sigortasıdır.

Gelişmiş ülkelerde, geçirilen uzun deneyimler sonucu, hemen tüm vatandaşları kapsamına almış olan kamu sağlık sistemleri mevcutken, ülkemizde halen bazı kesimler sağlık hizmetlerine erişim ve sağlık giderlerinin karşılanması yönünden sosyal güvenceden yoksundur. Öte yandan, ülkemizde sağlık güvencesi konusunda, sağlanan hizmet ve yardımlar yönünden eşit ve rasyonel bir sistemden söz etmek mümkün değildir. Mevcut sosyal güvenlik kuruluşlarınca üyelerine çeşitli miktar ve nitelikte sağlık sigortası yardımları yapılmakta ve bu yardımlar arasında norm birliği bulunmamaktadır. Bu husus ise, değişik vatandaş grupları arasında eşitsizlik yarattığı gibi, hak ve adalet kurallarına da uygun düşmemektedir.

Ülkemizde dağınık yapıda olan ve yararlanma koşulları birbirinden oldukça farklı ve erişimi bütün nüfusa yaygınlaşmamış bulunan sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunların çözümü için yaklaşık 35 yıldır genel sağlık sigortası modeli tartışılmış, bu konuda farklı düzeylerde çalışmalar yürütülmüş ve çeşitli yasa tasarı taslakları hazırlanmıştır.

Ulusal Sağlık Hesapları Çalışması sonucuna göre ülkemizde sağlık alanında yapılan harcamaların 2000 yılı itibarıyla milli gelir içindeki payı % 6,6'dır. Bu oran, orta gelir düzeyindeki diğer ülkelerle karşılaştırıldığında makul seviyelerdedir. Ne var ki, aynı ülkelerle toplumun sağlık göstergeleri açısından karşılaştırma yapıldığında, sağlık göstergelerimizin bu ülkelerin çok gerisinde kaldığı görülmektedir. Örneğin, doğumda yaşam beklentisi OECD ortalamasının yaklaşık sekiz yıl altındadır ve bebek ile anne ölüm oranları benzer gelir düzeyindeki ülkeler arasında en yükseklerden biridir.

Ülkemizde tüm nüfus kamu sağlık güvencesi yönünden kapsam ve koruma altına alınamamıştır. Ayrıca, sağlık hizmeti harcamaları kişilerin sağlık durumlarında düzelmeyi hedefleyen bütünleşik bir politika çerçevesinde yapılmamaktadır. Örgütlenmedeki dağınık yapı, ciddi ölçüde israflara ve kötüye kullanımlara neden olmaktadır. Birinci basamak yerine çok daha pahalı olan ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinin kullanılması, harcama düzeyini artırmaktadır.

Bugüne kadar bütün vatandaşları içine almak üzere bir genel sağlık sigortası sistemi geliştirilmediğinden çeşitli düzenlemeler ile bu eksiklikler giderilmeye çalışılmıştır. Herkesi kapsayacak genel sağlık sigortası sistemi düzenleyici bir rol oynayacaktır. Bu yapı altında tüm nüfusu kapsayacak şekilde sağlık hizmetlerinin verilmesi hedeflenmektedir. Prime dayalı sosyal sigorta kuruluşları kendi kapsamında olan sigortalıların sağlık sigortası için belirlenmiş primlerini tahsil edip, genel sağlık sigortası kurumuna transfer etmeleri veya doğrudan yetkili kurum bünyesinde oluşturulacak fona yatırmaları, prime dayalı olmayan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonunun ise sosyal sigorta kuruluşları kapsamı dışında olanların tespiti ve bunların genel sağlık sigortası kapsamındaki ilişkilerini düzenlemeleri öngörülmektedir. Genel sağlık sigortası kapsamındaki primler, belirlenmiş sağlık hizmetlerini kapsayacaktır.

Sisteme üye olanlar, sunulacak sağlık hizmetleri için belli oranda prim ödemek durumundadırlar. Ayrıca sisteme üye olmak isteğe bağlı olmayıp, zorunluluk söz konusudur. Genel sağlık sigortasının temel özelliklerinden bir diğeri, yüksek gelir gruplarının düşük gelir gruplarını, sağlıklı olanların hasta olanları, bekar olanların aile sahiplerini finanse ettiği ve riskin paylaşıldığı bir dayanışma ile yürütülmesi olup bu husus gelirin yeniden dağılımının etkili araçlarından biri olarak değerlendirilmektedir.

Sağlık hizmetlerine erişim, sosyal güvenlik sistemlerinin en önemli unsurlarından birini oluşturmaktadır. Kişilerin sağlık güvencelerinin olması sağlık hizmetinin kullanımına doğrudan olumlu yönde etki etmektedir. Kişilerin sağlık hizmetine kolay ulaşmaları hastalıkların ilerlemesine engel olmakta, toplumun genel sağlık göstergelerinde iyileşmeler yaratmaktadır.

Bu nedenle, ilk planda, vatandaşlarımızın hastalanmasına engel olacak her türlü koruyucu sağlık hizmetinin yaygınlaştırılması öncelikli politika haline getirilmiştir.

Hastalık halinde ise, vatandaşlarımızın en etkin ve hizmete kolay ulaşabilecekleri bir yöntemle tedavi edilmesine, normal ve üretken yaşamlarına dönmelerine yönelik uygulamalar hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Bu temel politika hedeflerini gerçekleştirmek üzere, çağdaş bir yönetim anlayışı ile vatandaşlarımızın tamamını kapsayan bir genel sağlık sigortası oluşturulması amaçlanmıştır.

Genel sağlık sigortasının hayata geçirilmesi, Sağlık Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen "Sağlıkta Dönüşüm" programı ile paralellik göstermektedir. SSK, Bağ-Kur, T.C. Emekli Sandığı ve Maliye Bakanlığı tarafından farklı finansman yöntemleri ile yürütülen programların tek elde toplanması ve etkin kontrol mekanizmaları ile güçlendirilmiş bir sağlık hizmeti satın alma işlevinin sağlanması, Sağlıkta Dönüşüm Programının amaçlarını gerçekleştirmede önemli bir rol oynayacaktır.

Anayasa'da nihai olarak hedeflenen sosyal adalet ilkelerinin bir gereği olan ve birçok ülkede uygulama alanı bulunan genel sağlık sigortası Türkiye için uluslararası alanda gerçekleştirmek istediği bütünleşmelerle buluşan ve Türk insanını gerçek anlamda bu alanda özlediği en temel yurttaşlık haklarından biri olan sağlıklı yaşam güvencesine kavuşturacak ve çağın gereklerine uygun bir şekilde sağlık ve sosyal güvenlik hizmetlerine ulaşabilmesine olanak tanıyacaktır.

Böylece uluslararası sistemlere uygun, hizmet ve malî normları, standartları bütünleşik, fon ve hizmet yönetimi tek elden yürütülen, tüm nüfusu kapsama alan güçlü, etkili, daha kolay denetlenebilir bir sağlık sigortası ve buna bağlı olarak yürüyen hizmet modeli yaratılmış olacaktır.

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- Bu maddede Kanunun amacı belirtilmiştir.

Madde 2- Bu Kanunun uygulanması bakımından kapsama alınan kişi, işveren, sağlık hizmet sunucusu ve diğer gerçek ve tüzel kişilerin belirlenmesi amacıyla düzenlenmiştir.

Madde 3- Kanunda geçen bazı kavramlar tanımlanmıştır.

Madde 4- Bu Kanunun uygulanmasında sigortalı, genel sağlık sigortalısı ve isteğe bağlı sigortalı olmak üzere üç ayrı tanımlama getirilmiştir. Kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olanlar sigortalı olarak, Kanunun üçüncü kısmında yer verilen genel sağlık sigortasına tabi olanlar ise genel sağlık sigortalısı olarak tanımlanmıştır. Kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına zorunlu olarak katılmayanların bu sigorta kollarına isteğe bağlı devam edebilmelerini sağlamak amacıyla oluşturulan sigortalılık da isteğe bağlı sigortalı olarak tanımlanmıştır.

Maddede sigortalı sayılanlara ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Hizmet akdiyle bir işverene tabi olarak çalışanların, kendi nam ve hesabına çalışanların ve kamu idarelerinde kadrolu çalışanlar ile hizmet akdi ve kendi nam ve hesabına çalışanlar dışında ücretle çalışanların sigortalı sayılacağı belirtilmiş, çalışma ilişkileri bakımından sigortalı sayılanlar kapsamında belirtilmesi gerekenler de ayrıca düzenlenmiştir.

Madde 5- Bu Kanunun uygulanmasında sigorta kollarından bir kısmının uygulanacağı kişiler belirtilmiştir.

Madde 6- Kısa ve uzun vadeli sigorta kollarının uygulamasında kimlerin sigortalı sayılmadığı belirtilerek, 4 üncü maddenin uygulanmasında tereddüte neden olabilecek kişi ve çalışma ilişkileri açıkça belirtilmiştir. Ayrıca, kendi nam ve hesabına çalışanlardan tarımsal faaliyet gibi düzenli bir gelir ilişkisine dayanmayanlar ile gelir vergisinden muaf olan küçük esnaf ve ev hizmetlerinde çalışanlar yıllık ya da aylık gelirlerinin net tutarının asgarî ücretin altında olması halinde, zorunlu sigorta kapsamından çıkartılmıştır. Bunların yetersiz gelirlerinden ayrıca sigorta primi kesintisi yapılarak, sigorta priminden dolayı maddi sıkıntılarının artmaması düşünülmüş, yatıramadıkları primlerinden dolayı bir de gecikme zammı ödemek gibi bir külfetle karşılaşmamaları amaçlanmıştır. Bu kişilerin talepleri halinde isteğe bağlı sigortaya tabi olarak sosyal güvenlik haklarından yararlanmaları mümkün kılınmıştır.

Madde 7- Sigorta hak ve yükümlülüklerinin ne zaman başlayacağı çalışma ilişkisine göre ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Madde 8- Sigortalıların ve hak sahiplerinin sigorta yardımlarından yararlanabilmeleri, prim yükümlülüklerinin doğuşu ve takibi, sigortalıların ve sigortalı çalıştırılan işyerlerinin bildirimi ve tescili ile mümkündür. Sigortalı ve işyeri tescillerinin kayıt dışı çalışmayı engelleyecek, bildirimi kolaylaştıracak şekilde düzenlenmesi önem taşımaktadır.

Madde ile Kuruma verilmesi gereken belgelerin verilme süreleri ile buna ait usûl ve esaslar düzenlenmiştir.

Kayıt dışı sigortalılığın önlenmesi amacıyla, esas olarak sigortalı çalıştırmaya başlanmadan önce işyerinin ve sigortalının tescili öngörülmüş, inşaat işyerleri, ihaleli işler, Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerleri ile Devlet memurları ile diğer kamu görevlileri için sigortalı bildirim süresinde yapılan işlerin özellikleri gereği bazı istisnalar tanınmıştır.

Ayrıca, kendi nam ve hesabına çalışanlar için bunların sigortalı sayılmalarını gerektirecek faaliyetleriyle ilgili tescil işlemlerini yapan vergi daireleri, odalar veya sicil memurluklarına kendileriyle ilgili tescili yaptıkları sırada sigortalılığa ilişkin tescili de yapmaları yükümlülüğü getirilmiş, böylece ticarî faaliyete ilişkin beyan ile sigorta tescili arasındaki kopukluğun ortadan  kaldırılması sağlanmaya çalışmıştır.

Maddede sigortalıların T.C. Kimlik Numaraları esas alınmak suretiyle tescillerinin yapılacağı belirtilmiştir. Diğer taraftan, kamu kurum ve kuruluşları ile bankalara şayet yaptıkları işlem, işlemi yaptıkları kişinin sigortalı olmasını gerektiriyorsa, bu kişilerin sigortalılık durumlarını Kurum veri tabanından araştırmaları, sigortasız olduğu anlaşılan kişileri Kuruma bildirme yükümlülüğü getirilmiş, bu suretle kayıt dışı sigorta ile mücadelede yeni bir araç tanımlanmıştır.

Madde 9- Kısa ve uzun vadeli sigortalar bakımından sigortalılığın  hangi hallerde sona ereceği çalışma ilişkilerine göre ayrı ayrı belirlenmiştir.

Madde 10- Geçici görevle yurt dışına gönderilen sigortalıların görevlerini yaptıkları sürece hak ve yükümlülüklerinin devam edeceği belirtilmiştir.

Madde 11- Bu Kanunun uygulanması bakımından işyerinin tanım ve kapsamı belirtilerek, işyerinin bildirimi, devri, intikali ve nakli halinde, durumun ne zaman ve nasıl bildirileceği düzenlenmiştir.

Madde 12- Sigortalıları çalıştıran kimselerin işveren sayıldığı, işveren deyiminin işveren vekilini de kapsayacağı, geçici iş ilişkisi kurulan işverenlerin bu Kanundan doğan yükümlülüklerden dolayı işverenle birlikte sorumlu olduğu, çiftçi mallarını koruma bekçileri ile ceza infaz kurumları ile tutukevlerinde oluşturulan tesis ve atölyelerde çalıştırılanların işveren vekillerinin kim olacağı belirtilmiştir.

Madde 13- Esas itibarıyla kendisi de bir işveren olan aracıların tanımı yapılmıştır. Hizmet akdine istinaden çalıştırılan sigortalıların üçüncü bir kişinin aracılığıyla işe girmiş olsalar bile Kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı asıl işverenin, aracı ile birlikte sorumlu olacağı belirtilmiştir. Bu şekilde işverenlerin işleri aracılara devrederek sosyal güvenlik haklarının ve işverenlere yüklediği yükümlülüklerin etkisizleştirilmesinin önüne geçilmek istenmiştir.

Madde 14- Yapılan iş ile meydana gelen bir kazanın arasındaki illiyet bağı kavramından yola çıkılarak hangi hallerin iş kazası sayılacağı belirtilmiştir. Meydana gelen iş kazaları dolayısıyla gerekli yardım ve işlemlerin yapılabilmesi için, Kurumun bu kazalardan zamanında haberdar olmasını sağlamak üzere işverenler ile kendi nam ve hesabına çalışanların yükümlülüklerini tanımlamak ve Kurumca yürütülecek işlemleri belirtmek üzere düzenleme yapılmıştır.

Madde 15- Bu maddede meslek hastalığının tanımı yapılarak, meslek hastalığının işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkması durumunda, bu Kanunla sağlanan yardımlardan yararlanabilmesi için, yönetmelikle belirlenecek belli bir sürenin geçmemiş olması şartı getirilerek, hastalık ile yapılan iş arasında nedensellik bağı korunmaya çalışılmıştır. Ayrıca meslek hastalığı dolayısıyla gerekli yardım ve işlemlerin yapılabilmesi için durumdan Kurumun haberdar olması gerektiğinden meslek hastalığının bildirimi konusunda işverene yükümlülük getirilmektedir.

Madde 16- Bu maddede kısa vadeli sigorta kolları arasında sayılan hastalık ve analık hallerinin tanımı yapılmıştır.

Madde 17- Bu madde ile iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık halinde hangi yardımların yapılacağı sayılarak söz konusu sigorta kollarından sağlanan haklar açıklanmıştır.

Madde 18- Sigortalılara verilecek ödeneklere ve bağlanacak gelirlere esas tutulacak günlük kazancın tespitinin nasıl yapılacağı maddede ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

Madde 19- Geçici iş göremezlik ödeneğinin hangi sigortalılara, hangi hallerde verileceği, başlangıcı, ne süreyle verileceği ve miktarı bu maddede düzenlenmiştir.

Madde 20- Sürekli iş göremezlik gelirinin hangi hallerde hak edildiği, nasıl tespit edileceği maddede gösterilmiştir.

Madde 21- Maddede, sürekli iş göremezlik halinde verilecek gelirin sigortalının mesleğinde kazanma gücü kaybının oranına göre hesap ve tespit edileceği, bakıma muhtaçlık durumunda yapılacak artış oranı düzenlenmiştir.

Madde 22- Sürekli iş göremezlik gelirinin başlangıç tarihinin nasıl tespit edileceği açıklanmıştır.

Madde 23- Birden çok iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan sigortalılara sürekli iş göremezlik gelirinin hesabında hangi kazancının esas alınacağı belirtilmiştir.

Madde 24- Bu maddede, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalıların hak sahiplerine hangi esaslara göre gelir bağlanacağı belirtilmiştir.

Madde 25- İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalıların gelir almakta iken evlenen eş ve çocuklarına ölüm sigortasında belirtilen şekilde evlenme yardımı ile cenaze yardımı yapılması öngörülmüştür.

Madde 26- Bu madde ile işverenin iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kastı veya suç sayılabilir bir hareketi olması ya da sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliğine aykırı davranışı halinde yapılan veya ilerde yapılacak ödemelerle, bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının esas alınarak, sigortalı veya hak sahibinin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere Kurumca işverene rücû edilmesi, işverenin ve sigortalının sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin de dikkate alınması öngörülmüştür.

Sağlık raporu alınması gereken ağır ve tehlikeli işlerde, rapor alınmadan sigortalı çalıştırılmasını engellemek için, bu durumdakilerin işe girmeden önce mevcut olduğu tespit edilen hastalıkları nedeniyle ödenecek geçici iş göremezlik ödeneklerinin işverene ödettirileceği belirtilmiştir.

Madde 27- Bu madde ile işkazası, meslek hastalığı veya hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru yüzünden olmuş ise, Kurumca yapılan ödemeler ve bağlanan gelirden dolayı, sorumlulara ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı kadar rücû edilmesi düzenlenmiştir.

Madde 28- Bu madde ile kasti bir hareketi yüzünden veya bağışlanmaz kusuru veya suç sayılabilir bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan ya da iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık dolayısıyla hekim tarafından bildirilen tedbir ve tavsiyelere uyulmaması yüzünden, tedavi süresinin uzamasına, iş göremezlik oranının artmasına sebep olan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ile sürekli iş göremezlik gelirinin hangi oranda eksiltilerek ödeneceği veya ödenmeyeceği belirtilmiştir.

Madde 29- Süresinde bildirilmeyen sigortalıların sigorta yardımları ile sağlık hizmetlerinin Kurumca sağlanacağı, ancak bu durumda işverenin yükümlülüklerinin ne olacağı açıklanmıştır.

Madde 30- Kısa vadeli sigorta kollarının uygulanmasında bekleme sürelerinin hesabında veya iş göremezlik ödeneği veya geliri için esas alınacak kazancın tespiti için dikkate alınacak bir yıllık sürenin hesabında çalışmaya ara verilmesine rağmen dikkate alınmayacak haller belirtilmiştir.

Madde 31- Sigortalıların hangi hallerde malûl sayılacakları maddede gösterilmiştir. Çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş olanların veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda meslekte kazanma gücünü en az % 66 oranında yitirdiği tespit edilen sigortalıların malûl kabul edileceği, ilk defa işe girdiği tarihte çalışma gücünün üçte ikisini yitirdiği tespit edilen kimselerin malûllük sigortasından yararlanamayacakları belirtilmiştir.

Madde 32- Malûllük sigortasından sağlanan yardımın malûllük aylığı bağlanması olduğu maddede belirtilmiştir.

Madde 33- Sigortalıların, malûllük aylığından yararlanabilmesi için aranan koşullar belirtilmiştir.

Madde 34- Sigortalılara bağlanacak malûllük aylıklarının yaşlılık sigortasından bağlanacak aylıkların hesaplanmasına esas alınan usûlle hesaplanacağı ancak, malûllük kişinin isteği dışında olduğu için prim gün sayısının en az 9000 gün prim ödenmiş gibi kabul edilerek maaş bağlama oranının yükseltilmesi amaçlanmış, sigortalının başka birinin sürekli bakımına muhtaç olması durumunda aylık bağlama oranının ayrıca 20 puan artırılacağı belirtilmiştir.

Madde 35- Malûllük aylığına esas raporun aylık talep tarihinden önce veya sonra olmasına göre malûllük aylığının ne zaman başlayacağı belirtilmiş, Kanunun 4 üncü maddesinin (c) bendi kapsamında olanların ise görevlerinden ayrıldıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren başlayacağı düzenlenmiştir.

Madde 36- Malûllük aylığı kişilerin çalışamayacağı dikkate alınarak bağlandığından, malûllük aylığı almakta iken bu Kanuna tabi olarak çalışan sigortalının aylıklarının kesileceği, bu durumda olup çalışması sona erenlerin, tekrar aylık almak için müracaat etmeleri durumunda, malûllük aylıklarının yeniden hesaplanacağı, hesaplanan yeni aylık eski aylıktan yüksekse bu aylığın ödeneceği, eski aylık yüksek ise eski aylığın bağlanacağı  belirtilmiştir.

Madde 37- Yaşlılık sigortasından sağlanan yardımlar belirtilmiştir.

Madde 38- Kanunun yürürlük tarihinden itibaren ilk defa sigortalı olacakların yaşlılık aylığından yararlanabilmeleri için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmaları gerektiği, bunların için ayrıca en az 9000 gün prim ödenmiş olması gerektiği belirtilmiştir. Yaşlılık aylığından yararlanmak için gerekli yaş koşulunun 2036 yılından başlayarak ne şekilde yükseltileceği, 9000 gün prim ödeme koşulunu yerine getiremeyen sigortalıların yaşlılık aylığına müracaat edecekleri tarihte geçerli yaş koşuluna üç yıl eklemek suretiyle 5400 gün prim ödeyerek de yaşlılık aylığı alabilecekleri hususu düzenlenmiştir.

Ayrıca, ilk defa sigortalı oldukları tarihte çalışma gücünün üçte ikisini yitirmiş olması nedeniyle malûl aylığı bağlanamayanlar ile maddede belirtilen sakatlık derecelerinde olan sigortalıların sakatlık derecelerine göre farklı sigortalılık süresi ve prim gün sayısını doldurmak suretiyle yaşlılık aylığına hak kazanabilecekleri belirtilmiştir.

Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların çalıştığı işten ayrılması, (b) bendi kapsamındaki sigortalıların işyerini kapatıp kapatmayacağını beyan ederek bu durumu belgelemesi ve genel sağlık sigortası dahil kendi sigortalılığından dolayı prim borcunun olmaması, (c) bendi kapsamındaki sigortalıların ise ilgili veya yetkili makamdan emekliliğe sevk onayı aldıktan sonra yazılı olarak müracaat etmeleri gerektiği ayrıca koşul olarak düzenlenmiştir.

Madde 39- Yaşlılık aylığının sigortalının tüm çalışma yaşamında elde ettiği kazançlarının kazancın ait olduğu takvim yılından itibaren hangi yöntemle güncelleneceği ve bulunan bu kazançların her yıl için hangi aylık bağlama oranı ile çarpılarak yaşlılık aylığının hesaplanacağı belirtilmiştir.

Madde 40- Yaşlılık aylığının başlangıcı çalışma ilişkisine göre belirlenmiştir. Geçici iş göremezlik ödeneği almakta olan sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara geçici iş göremezlik ödeneği verilme süresinin sona erdiği tarihi takip eden ödeme dönemi başından başlanarak aylık bağlanacaktır.

Madde 41- Yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı olarak çalışmaya başlayan kişilere kendi tercihlerine göre yaşlılık aylıklarının kesilmesi ve prime esas kazançları üzerinden tekrar prim ödemeleri veya aylıklarının devamını istemeleri halinde sosyal güvenlik destek primini ödemeleri suretiyle aylıkları kesilmeksizin çalışabilmelerine imkan verilmiştir. Bu durumda sosyal güvenlik destek primi oranı, emeklilerin çalıştırılmasını teşvik etmeyecek şekilde çalışanlarla aynı oranda belirlenmiştir. Çalışmaya başlamaları nedeniyle aylıkları kesilen sigortalıların, çalıştıkları işten ayrıldıklarında yeniden bağlanacak yaşlılık aylığının hesabına ilişkin esaslar düzenlenmiştir.

Madde 42- Yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş koşulunu tamamladığı halde prim ödeme gün sayısını dolduramayan sigortalılara , kendi adına ödenmiş bulunan malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin her takvim yılına ait tutarının, tüketici fiyat endeksindeki değişim oranı ile güncellenmiş tutarının toptan ödenmesi ve sonradan sigortalılığını sürdürmeye karar veren kimselerin ise bu şekilde tasfiye edilen hizmetlerini kendilerine yapılan toptan ödemeyi, ödeme tarihinden yazılı istek tarihine kadar, tüketici fiyat endeksindeki değişim oranı ile güncellenmiş tutarı üzerinden Kuruma geri ödemleri durumunda, yeniden kazanmaları öngörülmüştür.

Madde 43- Ölüm sigortasından sağlanacak yardımlar belirtilmektedir.

Madde 44- Ölüm sigortasından dolayı hak sahiplerine aylık bağlanması için taşıması gereken koşullar belirlenmiştir.

Madde 45- Hak sahiplerine bağlanacak ölüm aylığının, nasıl hesaplanacağı belirtilmiştir. Ayrıca ölüm halinde prim gün sayısının en az 9000 gün prim ödenmiş gibi kabul edilerek hak sahiplerine bağlanacak aylığın  yükseltilmesi amaçlanmıştır.

Madde 46- Ölüm aylığının dul eşe, kız çocuklara, erkek çocuklara ve ana babaya hangi durumlarda ne oranda ödeneceği düzenlenmektedir.

Erkek veya kadın dul eş bu Kanuna tabi bir işte çalışmıyorsa veya bu çalışmalarından dolayı aylık veya gelir almıyorsa daha yüksek oranda ölüm aylığına hak kazanacaktır. Kız çocuklar yaş koşuluyla sınırlı olmaksızın; evli olmamaları, bu Kanuna tabi olarak çalışmamaları veya kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almamaları durumunda hak sahibi olarak aylık alabileceklerdir. Erkek çocuklar ise maddede belirtilen yaş sınırları içerisinde, malûl erkek çocuklar ise yaş sınırına tabi olmaksızın bu Kanuna tabi bir işte çalışmıyorsa veya bu çalışmalarından dolayı aylık veya gelir almıyorsa aylık alabilecektir.

Ana ve/veya babanın hak sahibi olarak aylık alabilmeleri ancak eş ve çocuklardan artan bir hisse bulunması ve muhtaç olmaları halinde mümkün olmaktadır.

Madde 47- Ölüm aylığının başlangıcı düzenlenmiştir.

Madde 48- Hak sahiplerinin aylıklarının hangi hallerde kesileceğini ve hangi hallerde yeniden bağlanması gerektiğini düzenlemektedir.

Önceki eşin ölümünden sonra tekrar evlenen ve bu eşi de ölen dul eşe istediği veya ilk eşinden aylık bağlanması önlenmekte, aylığa hak kazandığı son eşinden aylık bağlanması öngörülmektedir. Aylığı kesilen çocukların sonradan malûl olmaları halinde maddede belirtilen koşulları da taşımaları halinde aylık bağlanabilecektir.

Madde 49- 1800 günden az malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödemiş olan sigortalının ölümünde hak sahiplerine yapılacak toptan ödemenin miktarı ve esasları belirlenmekte, bunlardan daha sonra aylığa hak kazanması halinde ne şekilde ihya edebileceklerine yer vermektedir.

Madde 50- Bu Kanuna göre gelir veya aylık alan eş ve çocuklara evlenmeleri nedeniyle kesilecek aylıklarının bir yıllık tutarının evlenme yardımı olarak verilmesi öngörülmektedir.

Madde 51- Daha önce Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından farklı tutarlarda ödenmekte olan cenaze yardımının, norm birliği sağlayacak şekilde ölüm tarihindeki asgarî ücretin üç katı tutarında ödenmesi öngörülmektedir. Bu maddede ayrıca hangi esaslara göre kimlere cenaze yardımı ödeneceği de düzenlenmektedir.

Madde 52- Yaşlılık, malûllük ve ölüm sigortalarında aranan sigortalılık süresinin başlangıç tarihi ile bitiş tarihi belirlenmiştir.

Madde 53- Üçüncü bir kişinin suç sayılabilir bir hareketi sonucu malûllük veya ölüm sigortasından yardım yapılmasını gerektiren bir halin doğması halinde üçüncü kişinin sorumluluğu bu madde ile düzenlenmiştir.

Madde 54- 506 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, bazı ağır ve yıpratıcı işler için, itibarî hizmet veya fiilî hizmet süresi zammı adıyla farklı esas ve sürelerde verilmekte olan fiilî hizmet sürelerine ayrıca eklenen süreler yeniden düzenlenirken, sosyal güvenlik kurumlarına göre farklılıkları kaldırarak norm birliği sağlanması amaçlanmıştır.

Böylece fiilî hizmet süresi zammı adıyla, 90 gün ile 180 gün arasında olmak üzere maddede belirtilen işyerlerinin belirtilen görevlerinde geçirilen hizmet sürelerinin her yılı için ek hizmet süresi imkanı verilmektedir.

Madde 55- Fiilî hizmet zammı sürelerinin  beş yılı geçmemek üzere, bu Kanunda yaşlılık aylığı alma koşulu olarak belirlenen asgarî yaştan indirileceği, ayrıca yaşlılık aylığı alınırken ya da yaşlılık aylığına hak kazanamama durumunda yapılacak toptan ödemeler hesaplanırken prim ödeme gün sayısına ekleneceği belirtilmiştir.

Madde 56- Sigortalıların maddede sayılan, ücretsiz analık izni süreleri, er olarak silah altında ve yedek subay okulunda geçen süreleri, kısmi çalışma nedeniyle çalışamadıkları süreler gibi bazı özel durumlar için çalışılamayan sürelerini, tamamını veya bir kısmını kendileri veya hak sahipleri tarafından bu Kanuna göre belirlenmiş olan prime esas kazançlarının alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutarı 6 ay içerisinde ödemeleri şartıyla borçlanma imkanı getirilmektedir. Borçlanma primi ödenmeyen süreler hizmetten sayılmamaktadır.

Sigortalıların grev ve lokavtta geçen sürelerini bu durumun sona ermesinden itibaren talep tarihindeki prime esas kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kendilerinin belirleyeceği günlük kazanç üzerinden borçlanabilmeleri mümkün olacaktır.

Borçlanılan sürelerin, sigortalıların mevcut prim gün sayısına eklenmesi, sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için sigortalılığın başlangıç tarihinin borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülmesi öngörülmektedir.

Madde 57- Yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının sosyal güvenlik haklarından yararlanabilmeleri açısından yurt dışında çalışarak geçirdikleri süreleri borçlanarak bu Kanunun malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları hükümlerinden yararlanabilmelerine imkan tanınmıştır.

Borçlanma karşılığı alınacak prim miktarının aktüeryal dengeyi bozmayacak şekilde belirlenmesi  öngörülmektedir. Borçlanılacak her gün karşılığında başvuru tarihindeki prime esas asgarî ve azami günlük kazanç arasında sigortalı tarafından seçilecek günlük kazancın yüzde 32,5'i kadar prim alınması öngörülmektedir. Aylık hesabında borçlanma tutarına esas günlük kazancın otuz katı ortalama aylık kazanç olarak kabul edilmesi hükme bağlanarak, güncel olarak alınan primin tekrar güncellenmesinin önüne geçilmiş olmaktadır. Yurt dışı borçlanması yapmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlananların sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle aylıkları kesilmeksizin yeniden çalışabilmelerine imkan tanınmaktadır.

Madde 58- Sigortalıların yurt dışında geçmiş çalışmalarına ilişkin sigorta primlerinin, uluslararası anlaşmalarla Türkiye'ye transfer edilmesi durumunda, bu primlerin sigortalıya veya hak sahiplerine hangi durumlarda nasıl  iade edileceği düzenlenmektedir.

Madde 59- Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık görevlerinden ayrılanlara ne şekilde aylık bağlanacağını düzenlemektedir.

Madde 60- Kamu görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin istisnalar bu maddede düzenlenmiştir.

Madde 61- Kamu kurumlarında çalışanlardan kanunlarına göre açığa alınanlar, tutuklananlar veya görevine son verildikten sonra tekrar görevlerine iade edilenlerin göreve iade edildikten sonra primlerinin nasıl tahsil edilmesi gerektiği yeni esaslara bağlanmaktadır.

Madde 62- Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda silahlı kuvvetler hesabına okuyanlar ile ast subay sınıf okulu öğrencilerinin, talim ve manevra için rütbe ile silah altına alınan kamu görevlilerinin prime esas kazançlarının nasıl tespit edileceği belirtilmiştir. Ayrıca, kamu görevlileri için bu Kanunda belirtilen prime esas kazanç tavan sınırlamasının aranmayacağı belirtilmiştir.

Madde 63- Harp malûllerine bu Kanunun malûllük için öngördüğü aylığın üzerinde ödenecek harp malûllüğü aylığındaki fazla kısmın peşin sermaye değerinin Milli Savunma Bakanlığından tahsilini düzenlemektedir.

Madde 64- Kamu görevlilerinin emekliye sevk onaylarının nasıl olacağı düzenlenmiştir.

Madde 65- Savaş, seferberlik hali, seferberliği gerektiren iç tedip hallerinde, bu madde kapsamında olanlara üç aydan az, beş yıldan çok olmamak üzere bu haller süresinin bir katı kadar itibarî hizmet süresi zammı verilmesini düzenlemektedir.

Madde 66- Maddede belirtilen kamu kurumlarının uçucu, denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam veya paraşütçü olarak görev yapan sigortalılar ile diğer uçucu sigortalılara fiilen bu görevleri yaptıkları her yıl için çalışma sürelerine altı ay itibarî hizmet süresi ekleneceği belirtilmiştir. Sözü edilen sigortalıların 68 inci madde kapsamında fiilî hizmet zammı alıyorsa, bu sürenin üstüne ayrıca itibarî hizmet süresinin de eklenmesi öngörülmüştür.

Madde 67- 65 inci ve 66 ncı maddelere göre sigortalının fiilî hizmet süresine eklenen itibarî  hizmet sürelerine ilişkin olarak, o yıl içinde eklenmiş her otuz günlük itibarî hizmet süresi için, her yılın son ayının primi baz alınarak ayrıca prim alınması, bu primi sigortalıları çalıştıran işverenlerin ödemesi öngörülmektedir.

Madde 68- Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) alt bendi kapsamında bulunan kamu görevlilerinden, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerekenlere veya aynı durumda olup 31 inci maddeye göre malûl sayılanlara, sürekli iş göremezlik geliri veya malûllük aylıkların % 30 artırılmak suretiyle verilmesi, gelir veya aylığının artırılan bölümüne ait maliyetlerin Kurumca hesaplanan peşin sermaye değeri üzerinden bunları çalıştıran kamu idareleri tarafından Kuruma ödenmesi öngörülmüştür.

Madde 69- Madde ile isteğe bağlı sigorta tanımlanmıştır.

Madde 70- İsteğe bağlı sigortalı olma şartları sayılmıştır.

Madde 71- İsteğe bağlı sigortanın ne zaman başlayacağı, zorunlu sigortalılık esas olduğundan, zorunlu sigorta ile çakışan isteğe bağlı sigortalılığın iptal edileceği, böyle bir durumda, ödedikleri primlerin faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edilmesi, çakışan süreden fazla isteğe bağlı sürelerin ise sigortalının prim ödeme gün sayısına ilavesi öngörülmüştür.

Madde 72- İsteğe bağlı sigorta primi olarak bu Kanununda belirlenen prime esas kazanç alt ve üst sınırı arasında sigortalılarca belirlenecek kazanç üzerinden prim alınması ve primlerin ait olduğu ayın sonuna kadar ödenmesi benimsenmiştir.

Madde 73- İsteğe bağlı sigortanın hangi hallerde sona ereceği belirtilmiştir.

Madde 74- İsteğe bağlı sigortalılık sürelerinin malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları uygulanmasında dikkate alınacağı belirtilmektedir.

Madde 75- Bu Kanuna göre tanımlanan sigortalı olma nedenlerinin bir kişide birlikte gerçekleşmesi halinde uygulanacak kurallar belirlenmiştir.

Madde 76- Bir sigortalı veya hak sahibinin birden fazla gelir ve/veya aylık almasını gerektirecek durumlar ortaya çıktığında ne yönde işlem yapılacağı bu maddede düzenlenmiş, birden fazla aylık veya gelir alınabilmesi sınırlandırılmıştır.

Madde 77- Gelir veya aylık bağlananların, durumlarında değişiklik meydana gelmesi halinde, yeni gelir ve aylıkların hangi  tarihten itibaren başlayacağı hüküm altına alınmıştır.

Madde 78- Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların nasıl yükseltileceği düzenlenmektedir.

Madde 79- Bağlanan gelir ve aylıkların her ay peşin olarak ödenmesi, gelir ve aylıkların ödeme tarihleri, ödeme şekli ve ödeme merkezlerinin belirlenmesinde Kurum yetkili kılınmıştır.

Madde 80- Hangi hallerde gelir ve aylık bağlanmayacağı bu maddeyle belirlenmiştir.

Madde 81- İş kazalarıyla meslek hastalıkları, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin olarak esas alınacak yaş bu maddede düzenlenmiştir.

Madde 82- Bu Kanunun bazı maddelerinde belirtilen görevleri yerine getirmek, Kurumun malûliyet, iş kazaları ve meslek hastalıkları hallerinde Kurum kararlarına yapılan itirazları sonuçlandırmak amacıyla Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kurulmuş, bu kurulun teşkil tarzı ve bazı görevleri madde metninde düzenlenmiştir.

Madde 83- Kayıt dışı çalışmanın önlenmesi açısından sigorta işlemlerinin denetimi büyük önem arz etmektedir. Sigortalılık işlemlerinin denetiminin yaygın ve mahallinde yapılmasının yanı sıra daha fazla denetim niteliği, bilgi ve tecrübesi gerektirecek konularda da  dış denetim ihtiyacı bulunduğu gözönüne alınarak, yerelden merkeze doğru yapacakları denetimlerin mahiyeti ve niteliği farklılaştırılarak merkez denetim elemanlarının daha fazla yetkiyi haiz olacağı bir kademeli denetim sistemi öngörülmektedir.

Sigorta olaylarının soruşturulması ve asgarî işçilik miktarının belirlenmesine yönelik incelemelerde, bilgisine başvurulanların bilgi vermekten kaçınmaları durumunda, denetimler çoğunlukla sonuçlandırılmamakta, bu durum hem sigortalı ve hak sahiplerinin mağdur olmalarına, hem de denetimin etkinliğinin zedelenmesine ve kurumun prim kaybına ve yersiz masraflara neden olmaktadır. Yapılan düzenleme ile bu olumsuzlukların giderilmesi amaçlanmıştır.

İhaleli işler ile özel bina inşaatı işlerinde ilişiksizlik belgelerinin verilmesinde gecikmelerin önlenmesi amacıyla serbest muhasebeci malî müşavir ile yeminli malî müşavirlere bazı yetkiler verilmiş, bunların yetkilerini kullanırken uyacakları usûl ve esaslar da bu maddede düzenlenmiştir.

Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idarelerin denetim elemanlarına kayıt dışı sigortalılıkla mücadele amacıyla, kendi mevzuatları gereğince yapacakları denetimlerde çalıştırılanların sigortalı olup olmadıklarını tespit yetkisi ve yükümlülüğü getirilmiştir.

Madde 84- Madde ile kanun kapsamında kimlerin genel sağlık sigortalısı sayılacağı ve kimlerin istisna tutulduğu belirlenmiştir.

Madde 85- Kanun kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanların tescil işlemlerinin nasıl yapılacağı ve bu kişilerin sigortalılık başlangıç tarihleri olarak hangi tarihin esas alınacağı belirtilmiştir.

Madde 86- Madde ile bu Kanunda yer verilen sağlık hizmetleri ile buna bağlı yardımlardan yararlanmanın genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kimseler için bir hak ve bu hizmetleri sağlamanın ise Kurum için bir yükümlülük olduğu ve sağlanan sağlık hizmetleri ile ödenen prim miktarı arasında hizmetlerin kapsamı yönünde bir ilişki kurulamayacağı vurgulanarak kapsamda olan kişilerin hakları hukuksal güvence altına alınmaktadır.

Madde 87- Maddede, sigortalılara sağlanacak sağlık hizmetlerinin, öncelikle kişilerin sağlıklarını koruma, sağlıkları bozulanlara bunu yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme yeteneklerini artırmayı amaçladığı gözönünde tutularak, var olan sosyal güvenlik kurumlarının uygulamaları ve sundukları hizmetler de dikkate alınmak suretiyle, Kanun kapsamında olan kişilere sağlanacak sağlık hizmetleri ve buna bağlı yardımlar ve haklar toplumun ihtiyaçlarını azami ölçüde karşılayacak düzeyde belirlenmiştir.

Bunlar esas olarak, ayaktan ve yatarak sunulan sağlık hizmetlerinin sağlanması, ortez, protez araç ve gereçlerinin teminiyle yol parası ve zaruri gider ödemelerinden oluşmaktadır.

Ayrıca, nihai amaçlardan biri olan ulusal sağlık göstergelerini üst düzeylere taşımada katkısı tartışılmaz olan ve Kurumca uygun görülen kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile ana ve çocuk sağlığının büyük önemi karşısında bağışıklama, gebelik ve gebeliğe bağlı sağlık hizmetlerinin temini ve aile planlamasına yardımcı olması yönünden de kontraseptif malzeme temini ve uygulanması, tıbbî danışmanlık hizmetleri gibi sağlık hizmetleri de kapsam içine alınmıştır.

Genel sağlık sigortası sisteminde kapsamda olan  kişiler için gereken ölçüde sağlık hizmetlerinin bedelinin karşılanması esas olmakla birlikte, bu hizmetlerin kişilerin her türlü bireysel isteklerini ve taleplerini sınırsız olarak karşılaması beklenemez. Bu konuda dünyadaki çağdaş uygulamalar da gözden geçirildiğinde benzeri ulusal ölçekli zorunlu sağlık sigortası sistemlerinde toplumsal faydayı ve hedefleri önceleyen ve bu hedeflere ulaşılmasını sağlayan sağlık hizmetlerinin sağlanmasının bireysel sağlık hizmetlerinin sınırsız karşılanmasının önünde tutulduğu ve bu sistemlerin sağladıkları sağlık hizmetlerini bu genel ilkeyi temel alarak belirledikleri saptanmaktadır.

Sistemin sürdürülebirliği açısından genel sağlık sigortası kapsamında sağlanacak sağlık ve sağlıkla ilişkili hizmetler ile bu hizmetlerin sağlanması için sigortalılardan alınması gereken prim miktarı arasında paralellik kurulması zorunludur. Bu kapsamda sağlanan sağlık hizmetlerinin sınırsız  arttırılması ve genişletilmesi doğal olarak aktüeryal prim miktarının da yükseltilmesi sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle, uluslararası sosyal sigorta uygulamalarında da olduğu gibi, bedeli karşılanacak sağlık hizmetlerinin toplumsal faydayı ve sürdürülebirliliği önceleyen bir yaklaşım ile düzenlenmesi gerekmektedir.

Düzenleme ile genel sağlık sigortası kapsamı dışında tutulan oldukça sınırlı sayılabilecek sağlık hizmetlerinin  kişilerin istekleri doğrultusunda kendilerinin yapacakları doğrudan ödemelerle veya özel sağlık sigortası hizmeti sunan kurumlardan satın alacakları sağlık sigortacılığı hizmetlerinden yararlanma yoluyla karşılayabilmelerinin yolu da açık bulunmaktadır.

Madde 88- Madde ile genel sağlık sigortası kapsamında sağlanmayacak ve bedeli karşılanmayacak istisnai sağlık hizmetleri tanımlanmıştır. Bu hizmetler belirlenirken genel sağlık sigortacılığı ilkeleri, bu hizmetlerin fayda-maliyet ve maliyet-etkililik ölçütleri, uluslararası örnekler ve malî sürdürülebilirlilik yaklaşımı gözönünde bulundurulmuştur.

Madde 89- Maddenin düzenlenmesi ile sosyal güvenlik ilkeleri ve Anayasa Mahkemesi'nin konu hakkındaki kararı dikkate alınarak, sağlık yardımlarının belli bir süre ile kısıtlanmaması yoluna gidilmiş ve kişinin sağlık durumunun gerektirdiği sürece ve iyileşmesine kadar sürdürülmesi ilkesi benimsenmiş ve uygulamaya aktarılması amaçlanmıştır.

Madde 90- 18 yaşının altında ve 65 yaşının üstünde olan kimselerin tedavileri sırasında ihtiyaç duydukları sağlık bakım hizmetleri dışında refakatçi kalmasına gerek görülmesi durumunda, bu kişilere refakat giderlerinin Kurumca karşılanmasına imkan tanımak üzere bu maddede düzenlenmiştir.

Madde 91- Madde ile ülkemizde teşhis veya tedavisi sağlanamayan kişilerin, bir işverene bağımlı olarak çalışanlardan uzun süreli ya da geçici olarak yurt dışında görevlendirilen kimselerin yurt dışında teşhis ve tedavilerinin sağlanmasına imkan tanımak üzere düzenleme yapılmıştır.

Madde 92- Madde ile genel sağlık sigortası kapsamında sağlanacak sağlık hizmetlerinden yararlanma şartları düzenlenmiştir.

Madde 93- Genel sağlık sigortası kapsamında sağlanacak sağlık hizmetlerinin amaç dışı ve gereksiz kullanımını önlemek, bu konuda sıklıkla gündeme gelen suistimallerin önüne geçmek, sağlık hizmetlerini kullananların da oto kontrol mekanizmalarına etkili bir şekilde katılımını sağlamak, kişilerin genel sağlık sigortasından sağladıkları faydayı her hizmet aşamasında fark etmelerini sağlamak ve bu şekilde sistemi sahiplenme düzeyini artırmak üzere, sağlanan sağlık hizmetlerinde ve tıbbî ürünlerin kullanımı esnasında Kanunla belirlenen oranları ve miktarları aşmamak üzere sağlık hizmeti kullanıcılarının katılımı öngörülmektedir.

Madde 94- Bu madde ile risk gruplarını, kişi ve toplum sağlığını riske atmamak ve sağlık hizmeti kullanıcılarını mağdur etmemek amacıyla genel sağlık sigortacılığı ve sağlık hizmet sunumu ilkelerine uygun olarak bu maddede belirtilen kişilere ve hastalık hallerinde sağlık hizmeti kullanımı esnasında katılım payı ödememesi hususunda istisnalar tanımlanmıştır.

Madde 95- Madde ile genel sağlık sigortası kapsamında olan kişilere sağlık hizmetlerinden yararlanmaları esnasında hizmet basamaklarına uyma yükümlülüğü getirilmektedir. Bu düzenleme ile ülkemizde sağlık hizmet sunumunu ve yönetimini yeniden yapılandırmak üzere yürütülen sağlıkta dönüşüm programı ile Sağlık Bakanlığının uygulamaları arasında paralellik sağlanması amaçlanmaktadır. Bu nedenle sağlık hizmetinden yararlanmak isteyen kişilerin acil haller, iş kazası ve meslek hastalığı dışında öncelikle aile hekimlerine veya birinci basamak sağlık hizmet sunucularına ve tıbben gerekli görülmesi halinde sıra ile ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmeti sunan sağlık kurum ve kuruluşlarına başvurması öngörülmektedir. Bu düzenleme ile sağlık hizmet sunucularının tıbbî ihtiyaç ve durumlara göre ayrıştırılmamış ve gereksiz başvurularla gerçek görevlerini yerine getirememelerine ve yersiz yığılmalara engel olunması, sağlık hizmetlerinin daha etkili ve verimli sunulması planlanmaktadır.

Madde 96- Gerekli teknik alt yapının kurulmasını takiben sağlık hizmetlerinden yararlanmak üzere sağlık hizmet sunucularına başvuran kimselerin genel sağlık sigortası kapsamında olup olmadıklarını kontrol etme ve genel sağlık sigortası kapsamında olduğunu teyit edemedikleri kişilerin yerleşim bilgilerinin Kuruma bildirilmesi yükümlülüğü getirilerek kapsam dahilinde olması gereken herkesin kayıt altına alınması amaçlanmıştır.

Madde 97- Madde ile bu Kanunda acil olarak tanımlanacak hallerin Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür.

Madde 98- Bu madde ile genel sağlık sigortası sistemince sağlanan sağlık hizmetlerinin yurt içinde veya yurt dışında karşılanacak tutarlarının ilgili paydaşların, teknik ve bilimsel tarafların katılımı ve işbirliği ile belirlenmesi öngörülmekle ve bu amaçla kurulan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tanımlanmaktadır.

Madde 99- Madde ile genel sağlık sigortası kapsamında sağlanacak sağlık hizmetlerinin hizmet satın alma sözleşmeleri yoluyla sağlanması, sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca karşılanacak bedellerinin ödenmesi, bu konularda sağlık hizmeti sunucularının sorumlulukları, ödeme şekilleri ve provizyon sistemine ilişkin hususlar tanımlanmaktadır. Madde ile Kuruma, sağlık finansman güvencesi altına alınan kimselere sağlık hizmeti sunmak üzere her türlü gerçek ve tüzel kişi, kurum ve kuruluşla sağlık hizmeti satın almaya yönelik sözleşme yapma yetkisi tanınmaktadır.

Bu maddenin düzenlemesi ile öncelikle Kurum ile sözleşme yapma talebinde bulunan özel ve tüzel kişilerin başvurularının sözleşmenin değerlendirilmesinden imzalanmasına kadar tüm işlemlerin Kurum tarafından açık, izlenebilir, denetlenebilir ve hakkaniyete uygun olacak biçimde yürütülmesi sorumluluğu getirilerek bu konuda yaşanan veya ortaya çıkabilecek yakınmaların ve suistimallerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Ayrıca sağlık hizmetlerinin sağlanmasına yönelik olarak öncelikle Kurum tarafından karşılanacak bedeli kabul eden ve kişilerden otelcilik hizmetleri dışında tıbbî hizmetler için hiçbir fark almamayı taahhüt eden sağlık hizmet sunucularına öncelik verilmesi ve bu kuruluşlara faturalandırdıkları hizmetlerin karşılığının doğrudan ödenmesi öngörülmektedir.

Bunun dışında Kurum tarafından karşılanması öngörülen sağlık hizmeti fiyatlarını kabul etmeyen, ancak sağlık hizmeti sunumuna ilişkin tıbbî standartları Kurumca aranan şartlara uygun olan sağlık kuruluşlarından sağlık hizmeti almak isteyen sigortalıların ve bakmakla yükümlü oldukları kimselerin bu sağlık kuruluşlarından aldıkları sağlık hizmeti karşılığında Kurumca karşılanan bedellerinin % 70'ine kadarı sevk zincirine uyulması kaydıyla sağlık hizmetini alan kişiye ödenebilecektir. Kapsamdaki kişilerin sevk zincirine uymaksızın sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularına başvurmaları halinde ise 95 inci maddenin üçüncü fıkrasında sözleşmeli sağlık hizmeti sunuclarına yapılacak ödemenin % 70'inin Kurumca karşılanması öngörülmektedir. Bu şekilde Kurum ile sözleşme yapılması ve sevk zincirine uyulması teşvik edilmek istenmiştir.

Bu düzenleme ile hem sağlık hizmetinden yararlanan kimselerin katılım payı dışında kendisince herhangi bir ödeme yapmaksızın sağlık hizmetlerini kullanabilmeleri, bunun dışında çeşitli nedenlerle Kurum fiyat tarifesi dışında fiyatlandırmak isteyen sağlık hizmet sunucularının serbest piyasa koşullarında bu hizmeti sunabilmesine olanak tanınması, aynı zamanda sağlık hizmeti kullanıcılarının kişisel tercihleri doğrultusunda sağlık hizmet sunucusu seçimi haklarının en geniş düzeyde tutulması amaçlanmaktadır. Ancak acil hallerde bu hakkın kötüye kullanılmasını engellemek üzere tüm sağlık hizmeti sunucularına Kurumca uygun görülen sağlık hizmeti fiyatlandırma bedeli üzerinden hizmet sunma zorunluluğu getirilmektedir.

Madde 100- Bu madde ile sağlık sigortası primlerinin ve diğer gelirlerin bu Kanunda tanımlanmış amaçlar dışında kullanılmasının önüne geçilmesi ve prim gelirlerinin verimli ve amacına uygun kullanılmasının kanunî güvence altına alınarak vatandaşların sisteme olan güveninin ve katılımının güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Madde 101- Madde ile sürekli olmayan ve bu nedenle genel sağlık sigortası primleri ve harcamaları belirlenirken gözönünde bulundurulamayan savaşlar ya da doğal afetler nedenleriyle ortaya çıkması muhtemel olağandışı sağlık giderlerinin karşılanmasını sağlamaya yönelik olarak benzeri istisnai ve beklenmedik sağlık harcamalarının kamu kaynaklarınca karşılanması öngörülmüştür.

Madde 102- Madde kapsamında ülkemizde sıkça karşılaşılan ve iş kazası geçiren sigortalıya ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetlerinin ivedilikle karşılanmasını teminen işverenlere sorumluluk verilmiş, ancak bu nedenle ortaya çıkacak her türlü sağlık giderinin de genel sağlık sigortasınca karşılanması güvence altına alınmıştır. Bu yolla iş kazası hallerinde kazaya uğrayan işçilerin sağlık hizmetlerine en kolay yolla ulaşması konusunda tereddütlerin ortadan kaldırılması hedeflenmiş ve bu nedenle doğacak sağlık giderlerinin karşılanması öngörülmüştür.

Madde 103- Kurum ile sözleşmesi bulunan tüm sağlık hizmet sunucularının hekim ve sağlık tesislerinin isim, unvan ve adreslerinin sigortalılara duyurularak, ilgililerin hekim ve sağlık tesisi seçme hakkının daha etkin bir şekilde kullanılabilmesi öngörülmüştür.

Madde 104- Düzenleme ile tüm sağlık hizmet sunucularına, bu Kanunda belirtilen amaçlara uygun olarak sundukları sağlık hizmetlerini ve bununla ilgili bilgi ve belgeleri talep halinde uygun ortamlarda Kuruma bildirim yükümlülüğü getirilerek, Kurumun izleme, değerlendirme ve denetim fonksiyonlarını hizmetin gerektirdiği şekilde yerine getirebilmesine olanak tanınması amaçlanmıştır.

Madde 105- Madde ile Kurumun faaliyet alanları ile ilgili herhangi bir inceleme ve kontrol ihtiyacı doğması halinde Kurumun yetkileri tanımlanarak sigortacılık uygulamalarının daha etkin yürütülmesi amaçlanmıştır.

Madde 106- Madde ile kasıt ya da suç sayılan bir fiil ile genel sağlık sigortası sağlık hizmetlerinden yararlandırılan kimselerin sağlığının bozulmasına neden olan üçüncü kişilere bu fiilleri nedeni ile ortaya çıkan ve Kurumca karşılanan sağlık giderlerinin rücû edilmesine yönelik düzenleme yapılmıştır.

Madde 107- Madde ile sağlık durumunun hekim raporu ile bir işte çalışabilir durumda olduğu belgelenmeyen bir işçiyi çalıştıran işverene, işçinin sağlığının bozulmasından kaynaklanan tedavi giderlerini üstlenme yükümlülüğü getirilmektedir. Bu yolla hem toplum ve birey sağlığının korunmasının ön planda tutulması hem de bireysel sağlık risklerinin azaltılarak, genel sağlık sigortasına yanlış uygulamalardan gelebilecek malî yüklerin azaltılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, bu madde ile iş kazasının veya meslek hastalığının işverenin kanunen almakla yükümlü olduğu önlemleri almaması nedeni ile ortaya çıkması halinde bu duruma ilişkin sağlık harcamalarının kusuru oranında işverenden tanzim edilmesine olanak tanınmaktadır.

Madde 108- Madde ile, sağlık durumunun hekim raporu ile geçici ya da kalıcı süre çalışmaya elverişli olmadığı belgelenen bir işçiyi çalıştıran işverene, işçinin sağlığının bozulmasından kaynaklanan tedavi giderlerini üstlenme yükümlülüğü getirilmektedir. Bu yolla genel sağlık sigortalısının sağlığının korunmasının ön planda tutulması hem de bireysel sağlık risklerinin azaltılarak, genel sağlık sigortasına yanlış uygulamalardan gelebilecek malî yüklerin azaltılması amaçlanmaktadır.

Madde 109- Bu Kanun kapsamında belirtilen sigorta yardımlarını ve bu yardımların gerektirdiği idarî masrafları karşılamak üzere Kurumca prim alınması gereği bu maddede düzenlenmektedir.

Madde 110- Kural olarak, sigortalıların elde ettikleri kazançların tümünden prim alınması öngörülmüştür. Prime esas kazancın hesabına dahil edilmeyecek kazançlar ise maddede sayılanlarla sınırlanmış, sigortalıların belirli olmayan süre ve miktar üzerinden ücret ve kazanç elde etmeleri ya da aynı ay içinde birden fazla işverenin emrinde çalışmaları durumunda veya çağrı üzerine çalışma halinde prime esas kazancın nasıl hesaplanacağı açıklanmıştır.

Kendi nam ve hesabına çalışanların prime esas kazançlarının prime esas kazanç alt ve üst sınırı arasında kendilerince yıllık olarak belirleneceği, yıl içerisinde beyan edilen kazançta bir değişiklik olması durumunda sigortalının yeniden beyan edeceği kazanç üzerinden prim alınacağı belirtilmiştir.

Madde 111- Kurumca malûllük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve kısa vadeli sigorta kollarından yapılacak yardımlar ile bu yardımların gerektirdiği idarî masrafları karşılamak üzere alınması gereken primlerin çeşitlerini, oranlarını ve bunların kimler tarafından hangi oranda ödeneceğini, Devletin malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası koluna katkı payı ödeyeceği ve yaşlılık aylığı almakta iken tekrar çalışmaya başlayan sigortalılar için alınacak sosyal güvenlik destek primi oranı belirtilmektedir.

Madde 112- Alınacak primler ile verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulacak günlük kazancın alt sınırı ortak bir kritere bağlanarak aylık asgarî ücretin otuzda biri olarak belirlenmiş, üst sınırın ise alt sınırın 6,5 katı olması öngörülmüştür.

Günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile üst sınırın üzerinde olan sigortalıların kazançlarının alt ve üst sınırlar üzerinden hesaplanacaktır.

Madde 113- Kısa vadeli sigorta kolları prim oranlarının, işin yapıldığı işyerinin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlike derecesi gözönünde tutularak tespit edilmesi gerekmektedir.

Madde 114- İş kazaları ve meslek hastalıkları priminin, iş kollarının iş kazası ve meslek hastalığı bakımından arz ettiği tehlike derecesine göre tespiti, işyerlerinin tehlike sınıf ve derecelerinde Kurumca değişiklik yapılması durumu ve Kurumca belirlenecek tehlike sınıf ve derecesine itiraz halinde uygulanacak esaslar düzenlenmiştir.

Madde 115- Yapılan işte iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortası primi oranına etki edebilecek bir değişiklik meydana gelmesi durumunda iş kolunun buna göre tehlike sınıf ve derecesinin de değiştirilmesini mümkün kılmak üzere bu madde düzenlenmiştir.

Madde 116- Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar ile özel kanunla veya özel kanunla verilen yetkiye dayanarak kurulmuş bankaların ihaleli işleri ve özel bina inşaatları ve Bakanlar Kurulunca belirlenecek diğer işler için Kurumca çıkartılacak bir yönetmelikle usûl ve esasları belirlenmek üzere yeterli işçilik bildirilip bildirilmediğinin araştırılacağı bu araştırma sonunda yeterli işçilik bildirilmemiş olduğu anlaşılırsa, işverene Kurumca hesaplanan prim tutarını ve gecikme zammını ödemesinin bildirileceği, işverenin bu bildirim üzerine prim tutarını ve gecikme zammını ödemesi veya taahhütname vererek ödeyeceğini beyan etmesi durumunda borcun kesinleşeceği belirtilmektedir.

Kurumun dış denetimiyle görevli denetim elemanlarının, bu maddede belirtilen kriterlere göre işyerinde asgarî işçilik miktarını tespit edebileceği, asgarî işçilik oranlarının tespiti ve asgarî işçilik oranlarına yapılacak itirazları karara bağlamak üzere Asgarî İşçilik Tespit Komisyonu kurulacağı belirtilmektedir.

Madde 117- İşverenlerin düzenleyecekleri prim belgelerinde yer alacak hususlar ve bu belgelerin içeriği tanımlanmış, İş Kanunu hükümlerine göre sigortalının bir başka işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere devredilmesi durumunda prim belgelerinin süresi içinde Kuruma verilmesinden asıl işverenle birlikte devralan işverenin de sorumlu olması, sigortalılık tespitinin fiilen veya kayden yapılabileceği yönünde düzenlemeler yapılmış, otuz günden az çalıştırılan sigortalıların bu şekilde çalıştırılmalarını izah eden bilgi ve belgelerin Kuruma verilmesi öngörülmüş, Kurumca sigortalı olarak çalıştığı tespit edilen sigortalılar için verilmesi gereken belgelerin resen düzenlenebilmesi öngörülmüş, işverenin bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen belgenin Kurumca onaylanmış bir nüshasını, çalışan sigortalıların görmelerini sağlayacak şekilde bir birini takip eden iki belge verme süresince işyerine asmak zorunluluğu getirilmiştir. Bu maddede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda idarî para cezası uygulanması öngörülmüştür.

Madde 118- Primleri ödemekle yükümlü olanların açıkça tespit edilebilmesi için bu madde düzenlenmiştir.

Madde 119- İşverenlerin bir hizmet akdiyle çalıştırdıkları sigortalıların primlerini ücretlerinden keserek işveren payı ile birlikte en geç primin ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar, kendi nam ve hesabına çalışanların her takvim ayına ait primlerinin bu takvim ayının sonuna kadar, kamu idarelerinde çalışan veya bu kapsama giren sigortalıların primlerinin ise her takvim ayına ait primlerinin ödemenin yapıldığı tarihi takip eden yedi gün içinde Kuruma ödenmesi gerektiği  belirtilmiştir.

Kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarlarının gelir vergisi ve kurumlar vergisinde gider olarak yazılmaması öngörülmüş, prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsubu imkanı getirilmiş, mahsup edilmeyen veya eksik mahsup edilen prim borçları için gecikme zammı uygulanacağı, prim ve diğer alacakların tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci ve 102 nci maddeleri hariç olmak üzere diğer maddelerinin uygulanacağı, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı sigorta müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesinin yetkili olması, sigorta primlerini belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli personel ve yöneticilerinin sorumlulukları düzenlenmiştir.

Madde 120- Sigortalıların çalıştırıldığı işyerinin devir veya intikal suretiyle el değiştirmesi durumunda sigortalıların haklarının korunmasını sağlamak üzere eski işverenin Kuruma olan prim, gecikme zammı ve faiz borçlarından yeni işverenin de müteselsilen sorumlu tutulması uygun görülmüştür.

Madde 121- Kurumun prim veya diğer alacaklarının yasal süresi içinde ödenmemesi durumunda gecikme zammı uygulanacağı, gecikme zammının her ay için Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanmak suretiyle hesaplanacağı belirtilmektedir.

Madde 122- Yanlış ve yersiz prim ilgililerin kasıt veya kusurundan doğmuşsa faiz ödenmeksizin, Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa tahsil tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi içinde hisseleri oranında işverenlere ve sigortalılara geri verilmesi, geri verilecek primler için Kurumca ayrıca kanunî faiz ödenmesi öngörülmektedir.

Madde 123- Maddede belirtilen kamu idareleri, kuruluş ve bankaların ihale ile yaptırdıkları işlerden dolayı Kuruma ödenecek primlerin zamanında ve kolayca tahsilinin sağlanması, sigortalıların haklarının korunması için, ihaleli işi alan işverenlerin ad ve adreslerinin Kuruma bildirilmesi ve ihale makamı nezdindeki hak ediş ve teminatlarının Kuruma borçları olmadığı anlaşıldıktan sonra ödenmesi veya geri verilmesi, inşaat işyerlerinde geçici iskân veya yapı kullanma izni verilmesinden önce inşaat işinden dolayı borcun bulunmadığına dair Kurumca düzenlenecek bir belgenin istenmesi zorunlu kılınmış, maddede belirtilen yükümlülüklere uyulmadan hak ediş ödemesi, kesin teminatın iade edilmesi veya geçici iskân belgesi ya da yapı kullanma izin belgesi verilmesi durumunda ilgililere genel hükümlere göre müeyyide uygulanması yönünde düzenleme yapılmıştır.

Madde 124- Genel hayatı etkileyen afet durumlarında afetten etkilenen işverenlere yardımcı olmak üzere, işverenlerin prim borçlarının ertelenebilmesi, prim belgelerinin verilme süresinin Kanundaki sürelere bağlı olmaksızın Kurumca belirlenebilmesi hususları düzenlenmiştir.

Madde 125- Sigortalılığın ve genel sağlık sigortalılığının kişilerin seçimlerine bağlı olmaksızın zorunlu olduğu, buna aykırı hükümlerin geçerli olmadığı belirtilmektedir.

Madde 126- Bu Kanun kapsamında ilgililerin Kurum nezdinde doğan hiçbir alacağının devir ve temlik edilemeyeceği düzenlenmiştir.

Madde 127- Kurumun prim ve diğer alacakları için zamanaşımı süresinin alacağın vadesinden itibaren on yıl olması öngörülmüştür.

Madde 128- Sakatlıkları nedeniyle malûllük aylığı veya sürekli iş göremezlik gelir bağlanan sigortalılar ile çalışamayacak durumda malûl hak sahibi çocukların, Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulması, gelir ve aylıkların bu muayene sonuçlarına göre yeniden belirlenebilmesi öngörülmüştür.

Madde 129- Sigortalılara sakatlık, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin  raporlar ile sürekli iş göremezlik ve malûllük hallerinin, hak sahibi çocukların malûllük durumlarının tespitinde, yetkili sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporların usûl ve esaslarını, bu raporları verecek sağlık kurumlarının sahip olacağı kriterleri Kurumun belirleyeceği, sürekli iş göremezlik kaybı, çalışma gücünün ne oranda yitirilmiş sayılacağına veya sakatlık oranlarına dair Kurumca verilen karara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu nezdinde itiraz edilebileceği, itirazın bu Kurulca karara bağlanacağı  belirtilmiştir.

Madde 130- Kurumca yapılan fazla ve yersiz ödemelerin geri alınmasında ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışı sonucu yapılan fazla veya yersiz ödemelerin hükümleri ile Kurumun hatalı işleminden kaynaklanan nedenlerle yapılan fazla veya yersiz ödemelerin müeyyideleri ilkine daha ağır koşullar bağlanmak suretiyle farklılaştırılmıştır.

Madde 131- Bu Kanun gereğince bağlanan gelir ve aylıklar ile diğer haklar için zamanaşımı ve hak düşürücü süreler belirlenmiştir.

Madde 132- Bu Kanuna göre gelir, aylık veya toptan ödeme işlemlerine başlanmış bulunan ve gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazandığı anlaşılan sigortalı veya hak sahiplerine, işlemlerin gecikmesi halinde avans verilerek, bunların mağduriyetlerinin engellenmesi öngörülmüştür.

Madde 133- İşverenin kendisine ait yükümlülüğü sigortalılara yansıtmaması için bu düzenleme yapılmıştır.

Madde 134- Sosyal sigorta kurallarının kendi içindeki bütünlüğünün bozulmaması ve boşluk olan durumlarda özel sigorta hükümlerinin uyarlama suretiyle uygulanmasının önüne geçmek amacıyla bu madde düzenlenmiştir.

Madde 135- Sosyal güvenlik alanında yapılan ikili veya çok taraflı anlaşmalar kapsamında yapılacak her türlü işlem ve hesaplaşmalarda bu Kanunu uygulayacak Kurumun yetkili olduğu, ilgili anlaşmalarda yapılan atıfların Kuruma yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.

Madde 136- Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği, sistemin gelir ve giderlerinin aktüeryal hesaplamalara dayandırılması ile mümkündür. Ancak, ülkemizde zaman zaman bazı meslek gruplarının haklarının genişletilmesi çalışmaları sırasında, sosyal sigorta kurumlarının aktüeryal dengeleri gözetilmeksizin, kendi kanunlarında düzenlemeler yapılabilmektedir. Bu uygulamanın önüne geçmek amacıyla madde düzenlenmiştir.

Madde 137- Kurumun ilgili mercilerden bilgi ve belge isteme hakkı düzenlenmiştir.

Madde 138- Kurumun sosyal güvenliği sağlama ödevini yerine getirirken yapmak durumunda olduğu işlemlerden vergi, resim ve harç alınmaması öngörülmüştür.

Madde 139- Bu Kanun gereğince yapılacak bildirimlerde 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanması öngörülmüştür.

Madde 140- Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemeleri yetkili kılınmıştır.

Madde 141- Bu Kanun kapsamında hangi haller için idarî para cezasının uygulanacağı ve bu cezaların miktarı bu maddede düzenlenmiştir.

Madde 142- Bu Kanunun yürürlükten kaldırdığı kanun hükümlerinde yer verilen atıflar ile halen yürürlükteki kanunlarda yer alan atıflar nedeniyle uygulamada boşluk yaratmamak amacıyla düzenlenmiştir.

Madde 143- Değiştirilen kanun hükümleri düzenlenmiştir.

Madde 144- Yürürlükten kaldırılan kanunlar, maddeler ya da ibareler belirtilmiştir.

Madde 145- Kanunda yönetmelikle düzenlenmesi öngörülen konularda çıkartılacak yönetmelikler belirtilmiştir.

Geçici Madde 1- Müktesep hakların korunması bakımından bazı maddeleri yürürlükten kaldırılan sosyal güvenlik kanunları gereğince bağlanan aylık, gelir, tazminat, zam ve ödeneklerin bu Kanunun yürürlüğünden sonra da ödenmeye devam edileceği belirtilmiştir.

Bazı kamu görevlilerinden emekli olanlara ödenmekte olan makam ve yüksek hakimlik tazminatı gibi ödemelerle, 506 sayılı Kanun ve 1479 sayılı Kanun kapsamında ödenmekte olan sosyal yardım zammı ile telafi edici ödemeler ile 926 sayılı Kanuna göre ödenmekte olan kadrosuzluk tazminatı, ek ödemeler ve yardımların Kanunun yürürlüğe girdiği tarihteki tutarları üzerinden aylıklara dahil edilmesi, daha sonra bu aylık ve gelirlerin bu Kanun hükümlerine göre artırılması öngörülmektedir.

Geçici Madde 2- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlara tabi olarak çalışanların bağlanacak aylıklarının nasıl hesaplanacağı bu maddede düzenlenmiştir.

Geçici Madde 3- Sosyal güvenlik hak ve yükümlülüklerinde norm birliğinin sağlanması, sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında toplanması ilkesi ile mevcut aktüerya yapılarının giderek yükümlülüklerini karşılayamaz hale gelerek, ilgili oldukları banka veya sigorta şirketlerinin finansman yapılarını da olumsuz etkileyeceği gözönüne alınarak, tüzel kişilikleri sona erdirilmeksizin, bu Kanunla bazı maddeleri yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Kanunun mülga geçici 20 nci maddesine göre kurulmuş bulunan sandık iştirakçilerinin ve bunların hak sahiplerinin hak ve yükümlülükleri ile birlikte devralınması, bu madde uyarınca belirlenen sandık yükümlülüklerinin sandık iştirakçilerini istihdam eden kurumlardan tahsili öngörülmektedir.

Geçici Madde 4- Bu Kanunda belirtilen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar yapılacak işlemler belirlenmiştir.

Geçici Madde 5- Bu Kanunun yayımı tarihinden önce sakatlık kontenjanından Emekli Sandığına tabi bir göreve başlayıp bu görevlerine devam edip, malûllük nedeniyle aylık bağlanamayanlara aylık bağlanması hakkı getirilmektedir.

Geçici Madde 6- Kamu görevlilerine ödenmekte olan ikramiyeler mahiyeti itibarıyla çalışma ilişkisinin bir unsuru olup, çalışanın dürüstlük ve sebatla kamu görevini sürdürmüş olmasının bir karşılığıdır. Kamu işvereninin çalışma ilişkisinden dolayı bir sorumluluğu olan ikramiyelerin sosyal güvenlik kurumu aracılığıyla ödenmesi, ikramiyenin niteliğinde bir karışıklık yarattığı gibi, bu ödemeye aracılık eden sosyal güvenlik kurumunun iş yükünde de gereksiz bir artışa neden olmaktadır. Kamu görevlilerinin ikramiyelerinin ödenmesinde bir sıkıntı yaşanmaması amacıyla bir yıllık geçiş süresi öngörülerek bu sürede ikramiyelerin ilgili kamu kurumları adına, karşılığı peşin alınmak üzere ödenmesi, bir yıllık sürenin dolmasından itibaren ise kamu görevlilerinin son defa çalıştığı kurum tarafından, son çalıştığı kurumun özelleştirilmesi durumunda Hazinece ikramiyenin ödenmesine devam edilmesi öngörülmüştür.

Geçici Madde 7- Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanunun mülga 87 nci maddesine göre kesenekleri iade edilen, kurumlarınca resen emekliye sevk edilen veya ölen ve kesenek iadesi veya toptan ödeme yapılmak suretiyle hizmetleri tasfiye edilmiş olanlara, bu hizmetleri ihya edebilmeleri imkanı tanınmıştır.

Geçici Madde 8- Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanun kapsamında bulunup, aylığa hak kazanamayanların, bu Kanunda yapılan düzenlemeler nedeniyle gerekli koşulları taşır hale gelmeleri durumunda, bunlara bağlanacak aylıklara esas alınacak kazancın nasıl bulunacağını düzenlemektedir.

Geçici Madde 9- 1/4/1981 tarihinden önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre tescili yapılmış olanların, 18 yaşın altında geçen prim ödeme gün sayılarının bu Kanuna göre geçerli kabul edilmesi sağlanmaktadır.

Geçici Madde 10- Bazı maddeleri yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Kanunun mülga ek 5 inci maddesinde düzenlenen ve mahiyeti bakımından bu Kanunun fiilî hizmet süresi zammı niteliğinde olan itibarî hizmet sürelerinin bu Kanunda belirtilen fiilî hizmet zammı süresi olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Geçici Madde 11- 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı kanunlara tabi olarak geçen hizmet, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan süreler ve sigortalılık sürelerinin bu Kanuna tabi olarak geçmiş sayılacağı belirtilmiştir.

Geçici Madde 12- Kanunun yürürlük tarihinden önce ve sonra kamu kurumlarında sözleşmeli olarak çalışanların, bu Kanun kapsamında çalışma şekillerine göre uygun düşen sigortalı tanımı içinde değerlendirilecekleri belirtilmektedir.

Geçici Madde 13- Bazı kurumlarda sözleşmeli olarak çalışmaktayken, değişik kanunlarla 5434 sayılı Kanun ile ilişkilendirilmiş olanların sözü edilen hizmetlerinin bu Kanun kapsamında geçmiş sayılması hususu düzenlenmiştir.

Geçici Madde 14- Kamu kurumlarının sosyal yardım zammı borçlarının Hazine tarafından ödeneceği ve karşılığının Hazine tarafından ilgili kurumlardan tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.

Geçici Madde 15- Bu Kanuna göre yapılacak tescil işlemine kadar sigortalılık işlemlerinde bir sorun yaşanmaması için sigortalılar veya işverenlere bu Kanundan önce yürürlükte bulunan kanunlara göre verilen sigorta sicil ve işyeri sicil numaralarının, bu Kanuna göre tescil edildikleri tarihe kadar kullanılması öngörülmektedir.

Geçici Madde 16- Yurt dışında borçlanma hakkı sonucu emekli aylığı bağlanan sigortalıların, sonradan ıskat dışında  aylıklarının başka bir devlet vatandaşlığına geçmeleri halinde de ödenmeye devam edileceği belirtilmiştir.

Geçici Madde 17- Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 1479 sayılı Kanun kapsamında tescillerini yaptırmamış olanların sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayacağı düzenlenmiştir.

Geçici Madde 18- Kanunun yürürlük tarihinden önce yapılmış olan yurt dışı borçlanmalarında ödenmiş primlerin ve prim ödeme gün sayılarının bu Kanun kapsamında prim ödeme gün sayısı ve ödenmiş prim olarak kabul edileceği belirtilmektedir.

Geçici Madde 19- Bazı maddeleri yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre topluluk sigortasına tabi olanların ödedikleri primlerinin ve prim ödeme gün sayılarının bu Kanun kapsamında ödenmiş prim ve prim gün sayısı olarak kabul edileceği, bunların bu Kanun kapsamında hangi sigorta hak ve yardımlarından ne suretle yararlanabilecekleri düzenlenmiştir.

Geçici Madde 20- Kamu görevlilerinin ücretleri ile istirahatli bulundukları sürelerde alacakları geçici iş göremezlik ödenekleri arasındaki farkın ilgili mevzuatlarında değişiklik yapılana dek kurumlarınca karşılanması suretiyle, istirahatli bulundukları sürelerde gelir kaybına uğramamaları amaçlanmıştır.

Geçici Madde 21- 506 sayılı Kanunun mülga 96 ncı maddesine göre Sosyal Sigortalar Kurumuna devredilen sandıklarca mülga 991 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesine göre Sosyal Sigortalar Kurumunca bağlanan aylıklara ilişkin alt sınır % 35'ten % 70'e yükseltilmektedir.

Geçici Madde 22- Kanunun yürürlük tarihinden itibaren, istisnaları bu Kanunda gösterilenler dışındaki tüm kazançların prime tabi tutulması nedeniyle kamu görevlilerinin ücretlerinden daha fazla prim kesileceğinden, kamu görevlilerinin ücretlerinde bu nedenle yaşanacak düşüşü engellemek üzere, bir yıl süreyle artan prim kesintisi bölümünün kamu kurumlarınca karşılanması öngörülmüştür.

Geçici Madde 23- 5434 sayılı Kanunun mülga ek 1 inci maddesiyle kurulmuş olan Sağlık Yardım Sandığının tasfiyesine ilişkin düzenlemeler getirilmiştir.

Geçici Madde 24- 8/9/1999 tarihi ile bu Kanunun yürürlük tarihi arasında Emekli Sandığı iştirakçisi olup fiilî hizmet zammından yararlananların bu sürelerinin yarısının bu Kanunda belirtilen yaşlılık aylığı almak için gerekli asgarî yaş koşulundan indirilmesi öngörülmüştür.

Geçici Madde 25- Uzun vadeli sigorta kollarına Devletin yapacağı katkının anılan sigorta kolu açık verdiği sürece yapılması ve bu açık paralelinde azaltılarak sürdürülmesi amaçlanmıştır.

Geçici Madde 26- Kanunun yürürlük tarihinden önce aylıksız izinli oldukları sürede sosyal güvenlik haklarını sürdüremeyenlere belirtilen prime esas kazanç üzerinden prim ödemeleri suretiyle geçmiş bu sürelerinin sosyal güvenliklerinden sayılmasına imkan verilmektedir.

Geçici Madde 27- Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) ve (b) bentleri kapsamında bulunan sigortalılardan 8/9/1999 tarihi ile bu Kanunun yayımı tarihine kadar sigortalı olanların yürürlükten kaldırılan mevzuat hükümleri paralelinde yaşlılık aylığına hak kazanabilmeleri öngörülmektedir.

Geçici Madde 28- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce makam, yüksek hakimlik, temsil ve görev tazminatı ödenmesini gerektiren görevlere atanmış olanlar ile ek göstergeli görevlere atanmış olan kamu görevlilerinin, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu görevlerde geçen sürelerinin bazı tazminatlarının emekli aylıklarına yansımasında dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.

Geçici Madde 29- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihle, 6/8/2003 tarihi arasında 506 sayılı Kanun kapsamında ilk defa sigortalı olup, sigortalı olarak çalışmaya başlamadan önce malûl sayılmayı gerektirecek derecede rahatsızlığı olanların 15 yıldan beri sigortalı olmaları ve en az 3600 gün prim ödemeleri halinde yaşlılık aylığından yararlanabilmeleri öngörülmektedir.

Geçici Madde 30- Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce mevcut sosyal güvenlik kurumlarına tabi olan sigortalıların T.C. Kimlik Numarası esas alınarak bu Kanun kapsamında sigortalı olarak tescillerinin yapılacağı, bu işlem tamamlanıncaya kadar eski sigorta sicil numaralarını kullanabilecekleri belirtilmektedir.

Geçici Madde 31- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce emekli veya yaşlılık aylığı almakta olup tekrar çalışmaya başlamalarına rağmen o dönemdeki mevzuat gereği aylıkları kesilmeyen veya destek primi ödemeyen sigortalıların, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren destek primi ödemek suretiyle aylıkları kesilmeden çalışabilecekleri hükme bağlanmıştır.

Geçici Madde 32- Genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilerin hak sahipliğinin ve hak ettiği sağlık hizmetlerinin elektronik ortamda kontrolü için gerekli olan bilgisayar donanım ve yazılım alt yapısının kurulmasına kadar geçecek süre içinde mevcut sistemin sürdürülmesi amaçlanmıştır.

Geçici Madde 33- Genel sağlık sigortası kurumsal alt yapısının kurulmasına kadar geçecek sürede, sağlık hizmetlerini veya yardımlarını karşılamakla yükümlü kurumların faaliyetlerine aksamaya meydan vermeden devam etmesi amaçlanmıştır. Ancak sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin kanun hükümleri daha önce yürürlüğe gireceği için, eski kanunlar gereği kazanılmış hakların bir yıl süreyle ya da tedavi sonuçlanıncaya kadar devam etmesi amaçlanmıştır.

Geçici Madde 34- 3816 sayılı Kanun kapsamında yeşil kart sahibi olan kişilerin ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin genel sağlık sigortası bakımından öncelikle tescil edilmesi hükme bağlanmıştır.

Geçici Madde 35- Sağlık güvencesi kapsamında olmayan, 3816 sayılı Kanun kapsamında sağlık yardımlarından yararlanmak için de başvurusu olmayan kişilere bildirimlerini yapmaları için iki yıllık süre tanınmıştır. Bu süre içerisinde kapsamda olan nüfusla ilgili alt yapı çalışmalarının tamamlanması ve sistemin vatandaşların şikayetine konu olmadan yürütülmesi amaçlanmıştır. Aile hekimliğine geçilen yerlerde ise alt yapı çalışmaları büyük ölçüde tamamlanacağı dikkate alınarak, iki yıllık süre beklenmeden genel sağlık sigortası kapsamına alınacağı hükme bağlanmıştır.

Geçici Madde 36- Aile hekimleri tarafından başlatılan sevk zincirine uygun olarak yapılan sağlık hizmetleri için alınan katılım paylarının üç yıl süreyle % 50 oranında azaltılarak uygulanması, bu katkı payının Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en fazla üç yıl süreyle ertelemesi hususunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi, 95 inci maddenin birinci fıkrası gereği yapılacak belirlemelerin, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde tamamlanması ve bu süre içerisinde 95 inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasının il ve ilçe bazında ertelenmesi hususunda Sağlık Bakanlığına yetki verilmesi düzenlenmektedir.

Geçici Madde 37- Halen sağlık güvencesine sahip olan ve maddede sayılan kişilerin herhangi bir işleme gerek kalmaksızın genel sağlık sigortası kapsamına alınması sağlanmıştır. Bu kişilerin bilgilerinin Kuruma bildirilmesi için üç aylık süre tanınmıştır.

Madde 146- Yürürlük maddesidir.

Madde 147- Yürütme maddesidir.

 

            Türkiye

Cumhurbaşkanlığı           1.7.1994

B.0L.0.KKB.0.00.00.01

      KAN.KAR.: 39-18/A-4-94-333  

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

İlgi: 20 Haziran 1994 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-1367/5751 S. yazınız.

İlgideki yazınıza ekli olarak gönderilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca 17.6.1994 tarihinde kabul edilen 4006 sayılı “5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun” incelenmiş, aşağıda açıklanan nedenlerle Anayasanın 89 uncu maddesi gereğince bir defa daha görüşülmek üzere iade edilmiştir.

1. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 66 ncı maddesine göre; iştirakçilerden fiili hizmet müddeti on yıl ve daha fazla olanlardan ölenlerin, dul ve yetimlerine aylık bağlanmaktadır.

Ayrıca, anılan Kanunun Ek 13 üncü maddesinde de; fiili hizmet süresi beş yılı doldurduktan sonra vefat eden iştirakçilerin, ölüm tarihinde, başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malül ve muhtaç bulunan dul eşleri ile çocuklarına, dul ve yetim aylığı bağlanmaktadır.

2. Kabul edilen Kanunla; iştirakçilerden fiili hizmet sürelerine bakılmaksızın ölenlerin dul ve yetimlerine, (on yıl hizmet yapmış gibi) aylık bağlanacak ve sağlık yardımı yapılacaktır.

3. Bugün ülkemizde üç büyük sosyal güvenlik kurumu görev yapmaktadır. Bunlar; T.C. Emekli Sandığı, SosyalSigortalar Kurumu ve BAĞ-KUR’dur.

Konu ile ilgili olarak bunlardan Emekli Sandığına ait mevcut hüküm, yukarıda açıklanmıştır.

Sosyal Sigortalar Kurumunda beş yıl, BAĞ-KUR’da üç yıl çalışmadan iştirakçilerin dul ve yetimlerine aylık bağlanması mümkün değildir.

Tespit edildiği üzere, getirilen hükümle, yalnızca T.C. Emekli Sandığı iştirakçileri lehine bir düzenlemeye gidilmiştir.

Bilindiği gibi, Anayasanın 10 uncu maddesinde (kanun önünde eşitlik) ilkesi yer almaktadır.

Devlet organları ve idare makamları, bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Ortada haklı bir neden ve kamu yararı söz konusu olmadığı halde, kabul edilen Kanunla eşitlik ilkesi ihlâl edilmiş ve bir grup iştirakçiye imtiyaz sağlayan düzenlemeye gidilmiştir.

Kaldı ki, kabul edilen bu hükümle getirilen ikinci bir eşitsizlik de, bir günlük bir memur ile on yılını tamamlamış bir memurun ölümleri halinde dul ve yetimlerine eşit oranda hak sağlanmasıdır.

4. T.C. Emekli Sandığı kamuda daimi kadrodan aylık almak suretiyle çalışanların, sosyal güvenliğini, prim esasına göre sağlayan bir kurumdur.

Kanun hükümlerine göre, primlerin yatırılmaması halinde, buna ait süreler dikkate alınmamakta ve Sandıkça sağlanan hakların hesaplanmasında bu süreler değerlendirilmemektedir.

Sosyal güvenlik kurumlarını ayakta tutan, daha doğru deyimle görevlerini yerine getirmelerini gerçekleştiren tek kaynak, primlerdir.

Primli sistemde, çalışanlar ve Devlet (işveren) ayrı ayrı prim ödemektedir.

Buna karşılık, incelenen 4006 sayılı Kanunla iştirakçilerden fiili hizmet sürelerine bakılmaksızın ölenlerin dul ve yetimlerine aylık bağlanacak ve bunlara sağlık yardımı yapılacağından, bu sistem bütünü ile bozulmuş olacaktır.

Bugün T.C. Emekli Sandığı iştirakçileri aylıklarının % 15’i oranında prim yatırmakta, Devlet de, ayrıca kamu görevlileri için aylıklarının % 20’si oranında Sandığa kesenek yatırmaktadır.

İlkokul mezunu bir görevlinin bugün için Emekli Sandığına yatırdığı bir aylık ücret, 82.500 TL.dir.

657 sayılı Kanuna tâbi en yüksek Devlet memurunun Emekli Sandığına bir ayda ödediği prim ise, 1.402.500 TL.dir.

Ayrıca Devlet Birinci halde 110.000 TL., ikinci halde de, 1.870.000 TL. ilave kesenek yatırmaktadır.

Bir aylık ilkokul mezunu bir memur vefat ettiğinde, Emekli Sandığına yatırılan toplam prim tutarı (82.500+110.000 = 192.500 TL.) olduğu halde, Sandık örneğin 25 yaşında olan dul eşine en az kırkbeş yıl, yetim kalan çok küçük yaştaki çocuğuna da, o kadar süre dul ve yetim aylığı ödeyecek ve sağlık yardımında bulunacaktır.

5. 1.1.1950 tarihinden 1.1.1994 tarihine kadar T.C. Emekli Sandığı 36.520 kişiye toptan ödeme yapmıştır.

Bunlardan bugün için 20.000 kişinin bu haktan yararlanacağı tahmin edilmektedir.

T.C. Emekli Sandığınca şu anda bağlanan asgari aylık tutarı 3.592.000 TL.dir.

Buna göre, yirmi bin kişiye bir yılda, 862.080.000.000 TL. ödenecektir.

Ayrıca, bunların aile fertleri ile birlikte 50.000 kişiye yılda yaklaşık 120 Milyar TL. sağlık yardımı da yapılacaktır.

Buna ilaveten, Kanunun yürürlük tarihinden sonra aynı durumda olanların dul ve yetimlerine de, aylık bağlanacaktır.

Bu durumda yirmi bin rakamına her yıl sekiz yüz kişi ilave olacak ve toplam bir yıllık mali külfet bir trilyonu geçecektir.

Tüm bu durum Sandığı olumsuz yönde etkileyecek ve asıl hak sahiplerine görev vermekte zorlanacaktır.

Arz ederim.

                                         Süleyman DEMİREL

                           Cumhurbaşkanı
ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA

BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERİLEN KANUN

5434 SAYILI T.C. EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ

VE BU KANUNA BİR GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ HAKKINDA KANUN

Kanun No.: 4006                        Kabul Tarihi: 17.6.1994

MADDE 1. - 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 66 ncı maddesinin (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

b) İştirakçilerden fiili hizmet süresine bakılmaksızın ölenlerin,

Ancak, bu maddenin (b) bendine göre bağlanacak dul ve yetim aylıklarının hesaplanmasında, fiili hizmet süreleri 10 yıldan az olanların hizmet süreleri 10 yıla iblağ edilir.

MADDE 2. - 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa aşağıdaki Geçici Madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 199.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Sandık iştirakçisi iken ölenlerin aylığa müstehak olması koşuluyla, dul ve yetimlerine, 66 ncı madde hükümleri uyarınca müracaatlarını takibeden aybaşından itibaren aylık bağlanır. Ancak, bunlara geçmiş süreler için herhangi bir ödeme yapılmaz.

MADDE 3. - 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun, bu Kanunun 1 inci maddesi ile değişik 66 ncı maddesinin (b) bendine aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 4. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 


            Türkiye

Cumhurbaşkanlığı           3.2.1990

      KAN.KAR.: 39-18/A-1-90-47    

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

İlgi: (a) 9.12.1988 tarih ve 1548-7743 sayılı yazınız.

(b) 23.12.1988 tarih ve 39-18/A-4-88-673 sayılı yazımız.

(c) 22.1.1990 tarih ve 2081-9703 sayılı yazınız.

1. İlgi (a) yazınıza ekli olarak gönderilen 7.12.1988 tarih ve 3510 sayılı Kanun incelenmiş, ilgi (b) yazımız da belirtilen görüş doğrultusunda Anayasanın 89’uncu maddesi gereğince bir defa daha görüşülmek üzere Yüce Meclise iade edilmişti.

2. Bu defa ilgi (c) yazınıza ekli olarak gönderilen 18.1.1990 tarih ve 3602 sayılı “5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa Beş Ek Madde ile Üç Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun” incelendiğinde;

Kabul edilen Kanunla:

a) Ek 66’ncı madde ile Yasama Organı Üyeliği yapanlarla dışarıdan bakanlığa atananlardan T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmeleri ve borçlandırılmalarında öğrenim durumları ne olursa olsun 8’inci derecenin 5’inci kademesinin esas alınacağı,

b) Ek 67’nci madde ile Sandıkla ilgilenenlerin emekli keseneklerine ve kurum karşılıklarına keza 8’inci derecenin 5’inci kademesi esas alınarak işlem yapılacağı ve ayrıca borçlanma talebinde bulunan Yasama Organı Üyeleri ile dışarıdan bakanlığa atananlar hakkında 20.2.1979 tarih ve 2182 sayılı Kanun Hükümlerinin uygulanacağı, borçlanmalarda her yılın bir kademe ilerlemesi ve her iki yılın da bir derece yükselmesi yapılmak suretiyle emekli keseneğine esas aylığın belirleneceği,

c) Bu defa yeniden düzenlenen Ek 68’inci madde ile de T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilenlerden, hizmet süreleri 15 yılı veya 40 yaşlarını ve 10 hizmet yılını dolduranların, T.C. Emekli Sandığına yazılı müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren başkaca şart aranmaksızın kendilerine emekli aylığı bağlanacağı,

d) Ek 69’uncu madde ile, çeşitli sosyal güvenlik kurumlarından emekli olduktan sonra, Yasama Organı Üyeliği yapanlarla, dışardan bakanlığa atanlardan, T.C. Emekli Sandığı ile ilgilenmek isteyenlerin, bu isteklerinin Sandık kaydına geçtiği tarihi takip eden aybaşından itibaren Ek 67’nci madde uyarınca Sandık iştirakçiliklerinin sağlanacağı ve aynı tarihten itibaren sosyal güvenlik kurumlarından almakta oldukları aylıkların kesileceği, buna karşılık bu gibilerin istekleri üzerine Ek 68’inci maddedeki esaslara göre aylıklarının yeniden bağlanacağı,

e) Ek 70’inci maddede Yasama Organı Üyeleri veya dışardan atanan bakanlardan görev süreleri sona erenler hakkında yapılacak işlemlerin neler olacağı,

f) 3602 sayılı Kanunun çerçeve 2’nci maddesi ile 5434 T.C. Emekli Sandığı Kanununa ilave edilen 3 geçici madde ile de, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Yasama Organı üyesi olanlarla, açıktan tayin edilen bakanlar hakkında geçiş süresinde yapılacak işlemlerin özellikleri,

Düzenlenmiştir.

3. 18.1.1990 tarih ve 3602 sayılı Kanun kabul edilirken, daha önce iade edilen 7.12.1988 tarih ve 3510 sayılı Kanunun, çerçeve 1’inci maddesi ile 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa ilave edilen Ek 68’inci Madde ile yine aynı Kanuna çerçeve 2’nci maddesi ile ilave edilen Geçici 195’inci maddeleri değiştirerek kabul etmiş, buna karşılık diğer maddelerde bir değişiklik yapmamıştır.

4. Yukarıda da arzedildiği üzere; bu defa kabul edilen Ek Geçici 68’inci madde ile Yasama Organı Üyeliği yapanlarla dışarıdan bakanlığa atananların borçlandıkları hizmet sürelerinin 15 yılı veya 40 yaşlarını ve 10 hizmet yılını tamamlamaları halinde kendilerine emekliye ayrılma hakkı tanınmış ve emekli aylığı verilmesi imkânı getirilmiştir.

5. Geçici 195’inci maddede yapılan değişiklik ile de, henüz T.C. Emekli Sandığı ile iştirakçi olarak ilgilendirilmemiş olanlarla, diğer sosyal güvenlik kurumları ile ilgileri devam edenlerin, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren T.C. Emekli Sandığı ile Ek 66 ve 67’nci maddeler esaslarına göre iştirakçi olarak ilgilendirilenlerin ödenmesi gereken emeklilik kesenekleri adlarına borç kaydedilerek, kurum karşılıkları Türkiye Büyük Millet Meclisinden tahsil edilirken, bunların iştirakçiler tarafından ödenmesi yoluna gidilmiştir.

6. İade edilen 7.12.1989 tarih ve 3510 Sayılı Kanunda olduğu gibi, emekli keseneğine esas tutulan kazanılmış hak aylık derecelerini belirleyen iştirakçinin öğrenim durumu ve hizmet süresi yine nazara alınmamıştır. Daha açık bir ifade ile, Devlet memurları için öğrenim durumlarına göre girebilecekleri derecenin 5’inci kademesinden başlama olanağı tanınmamış iken, Yasama Organı Üyeliği yapanlar ile dışardan bakanlığa atananların T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmelerinde öğrenim durumlarına göre bakılmaksızın 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun gösterge tablosundaki 8’inci derecenin 5’inci kademesi esas alınmış ve 15 yıl hizmeti bulunanlar ile 40 yaşını tamamlamış olanlar için 10 hizmet yılı, emekli aylığı bağlanması için yeterli sayılmıştır.

7. Anayasa Mahkemesinin emsal kararlarında, sandık iştirakçilerinin emekli aylıklarının bağlanmasında;

- İştirakçinin tahsil durumu,

- Emekli Sandığına tabi hizmet süresi,

- Muayyen bir yaşı doldurmuş olması,

Hesaba katılmaktadır.

a) İlk defa T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilen bir iştirakçi; ilkokul mezunu ise, başlangıç derecesi 15’inci derecenin 1’inci kademesinden, ortaokul mezunu ise, 14’üncü derecenin 2’nci kademesinden, lise mezunları 13’üncü derecenin 3’üncü kademesinden, 4 yıllık yüksek okul mezunları ise, 9’uncu derecenin 1’inci kademesinden işlem görmektedir. Borçlanmaları dahi aynı esaslara göre yürütülmektedir.

b) Kadın iştirakçilerden 20 hizmet yılını, erkek iştirakçilerden 25 hizmet yılını doldurmayanların, kendi istekleriyle emekliye ayrılmaları mümkün değildir.

c) Nihayet 1.1.1990 tarihinden sonra Emekli Sandığı ile ilgilendirilenlerden kadın iştirakçilerin 55, erkek iştirakçilerin ise 60 yaşını doldurduktan sonra (b)’de açıklanan hizmet süresini de tamamlamaları üzerine, kendilerine istekleri üzerine emekli aylığı bağlanmaktadır.

8. Kabul edilen Kanunla Yasama Organı Üyeleri ve dışarıdan bakanlığa atananlar için tahsil durumu, hizmet süresi veya yaş konularında farklı hükümlere gidilmiştir.

10. T.C. Emekli Sandığı Kanununun 102’nci maddesine göre, borçlanma isteğinde bulunan iştirakçilerin, borçlandıkları miktarı Emekli Sandığına ödedikleri tarihten itibaren 6 ay geçtikten sonra borçlandıkları süre de dikkate alınarak diğer şartları da taşımaları halinde kendi istekleriyle emekliye ayrılmaları mümkündür.

3602 sayılı Kanunda 6 aylık bekleme süresi kaldırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne Yasama Organı Üyeleriyle dışarıdan bakanlığa atananların yazılı müracaatlarını takibeden aybaşından itibaren, başka şart aranmaksızın kendilerine emekli aylığının bağlanacağı kabul edilmiştir.

11.18.1.1990 tarih ve 3602 sayılı Kanunun çerçeve 1’inci maddesi ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa ilave edilen Ek 67’nci maddenin 2’nci fıkrasıyla 20.2.1979 tarih ve 2182 sayılı Kanundan, Yasama Organı Üyeleriyle dışarıdan bakanlığa atananların yararlanacakları hüküm altına alınmıştır.

Bilindiği gibi 2182 sayılı Kanun, 28.2.1979 tarih ve 16564 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Anılan Kanun; yayımlandığı tarihte görevde bulunan kamu personeli ile o tarihte emekli, adi malül ve vazife malülü aylıkları ile dul ve yetim aylıkları alanlar hakkında uygulanmıştır.

Bir istisna olarak, Kanunun yürürlük tarihinde askerlik görevini yapmakta olanlar da bu Kanun hükmünden yararlandırılmışlardır.

2182 sayılı Kanun, 28 Şubat 1979 tarihinde uygulanmaya konmuş ve bir yerde hükmünü yitirmiştir. Aradan 11 yıl sonra sadece Yasama Organı Üyeleriyle, açıktan bakanlığa atananlar için bir hak getirmenin gerekçesi anlaşılamamıştır.

 

SONUÇ

1. İlgi (b) yazımızda ileri sürülen hususlar, incelenen 10.1.1990 tarih ve 3602 sayılı Kanun için de geçerlidir.

2. Anayasa Mahkemesinin emsal kararları, konuyu hiçbir tereddüte mahal olmayacak derecede açıkça ortaya koymuştur.

3. Ayrıca, Anayasanın 153’üncü maddesine göre, Anayasa Mahkemesi Kararlarının Yasama, Yürütme ve Yargı Organlarını bağlayıcı niteliği mevcuttur.

4. Bütün bunların ötesinde düzenlenen Ek 66 ve 67’nci maddelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36’ncı maddesinin (A) fıkrasına yapılan atıfta da yanlışlık yapılmıştır. Zira 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36’ncı maddesinin (A) fıkrasında gösterge tablosu yer almamaktadır. Gösterge tablosu 657 Sayılı Kanunun 43’üncü maddesinin (A) fıkrasında düzenlenmiştir.

5. Anayasanın 89’uncu maddesinin 3’üncü fıkrasına göre Yüce Meclis, geri gönderilen 7.12.1988 tarih ve 3510 sayılı Kanunda değişiklik yaptığından incelenen bu kanunun da bir defa daha Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderilmesi hakkı doğmuştur.

Sonuç olarak 18.1.1990 tarih ve 3602 sayılı “5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa 5 Ek Madde ile 3 Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun” Anayasanın 89’uncu maddesi gereğince bir defa daha görüşülmek üzere ilişikte sunulmuştur.

Arz olunur.

                                  Turgut ÖZAL

                           Cumhurbaşkanı


ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA

BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERİLEN KANUN

5434 SAYILI T.C. EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNA BEŞ EK MADDE İLE ÜÇ GEÇİCİ

MADDE EKLENMESİ HAKKINDA KANUN

Kanun No.: 3602                        Kabul Tarihi: 18.1.1990

MADDE 1. - 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa aşağıdaki beş ek madde eklenmiştir.

EK MADDE 66.- Yasama Organı Üyeliği yapanlarla dışardan bakanlığa atananlardan, T.C. Emekli Sandığına tâbi görevden gelmiş olanlarla herhangi bir sosyal güvenlik kurumuyla ilgili bulunmayanlar, Sandığa yazılı müracaatları üzerine bu görevlere başladıkları tarihi, bu görevleri sırasında diğer sosyal güvenlik kurumları ile ilgileri devam edenler ise Sandığa müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren, T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler.

Yukarıdaki fıkra gereğince sandık iştirakçisi olanların, istekleri üzerine 18 yaşını doldurdukları tarihten sonra geçen çalışma sürelerinin en çok 15 yılını işyerlerinden veya bağlı bulundukları meslek kuruluşlarından veyahut vergi daireleri ile diğer resmi mercilerden alacakları belgelerle belgelemek şartıyla, 20.5.1976 tarih ve 2012 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa eklenen ek maddedeki (ek madde 31) esas ve oranlara göre borçlandırılır. Borçlanmaya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin (A) fıkrasında yer alan gösterge tablosundaki 8 inci derecenin 5 inci kademesi esas alınır. Bunların emekliliklerinde 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanununun değişik 102 nci maddesindeki süre aranmaz.

Bu madde gereğince borçlandırılan süreler için tahakkuk ettirilen borç miktarı ödenmeden (ölüm, malullük ve 65 yaş haddi hariç) emeklilik işlemi yapılamayacağı gibi bu süreler emeklilik ikramiyesinin hesabında da sayılmaz.

EK MADDE 67.- Ek 66 ncı madde uyarınca sandıkla ilgilenenlerin emeklilik keseneklerine ve kurum karşılıklarına, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin (A) fıkrasında yer alan gösterge tablosundaki 8 inci derecenin 5 inci kademesi esas alınır.

Ayrıca, 20.2.1979 tarih ve 2182 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.

Bunların T.C. Emekli Sandığı ile diğer sosyal güvenlik kurumlarına prim veya kesenek ödeyerek geçen süreleri ile buralara borçlandıkları sürelerin her yılı bir kademe ilerlemesine esas alınmak ve iki yılda bir derece yükseltilmesi yapılmak suretiyle emeklilik keseneğine esas aylıkları tespit edilir.

Emeklilik keseneğine esas aylıkların tespitinde 18 yaşından önce geçen süreler dikkate alınmaz.

Yukarıda sözü edilenlerden emeklilik kesenekleri 1 inci dereceye yükselmiş olanların, bu derecenin dördüncü kademesi esas alınmak ve iştirakçilerin yararlanmakta oldukları en yüksek ek gösterge uygulanmak suretiyle kesilir. Diğer derecelerde bulunanlara ise hâkimlik sınıfında bulunanlara uygulanan ek göstergeler uygulanır.

Bu görevleri bittikten sonra iştirakçi olanlar hakkında da aynı ek göstergeler uygulanır.

EK MADDE 68.- Ek 66 ncı madde uyarınca T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilenlerden, T.C. Emekli Sandığı ile diğer sosyal güvenlik kurumlarına prim veya kesenek ödeyerek geçen hizmet süreleri ile buralara borçlandıkları hizmet süreleri 15 yılı dolduranların veya 40 yaşlarını ve 10 hizmet yılını dolduranların, T.C. Emekli Sandığına yazılı müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren, başkaca şart aranmaksızın kendilerine emekli aylığı bağlanır.

Bu Kanuna göre emekli aylığı bağlanmasında 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.

EK MADDE 69.- Çeşitli sosyal güvenlik kurumlarından emekli olduktan sonra, Yasama Organı Üyeliği yapanlarla, dışarıdan bakanlığa atananlardan, T.C. Emekli Sandığı ile ilgilenmek isteyenlerin, bu isteklerinin Sandık kaydına geçtiği tarihi takip eden aybaşından itibaren Ek 67 nci madde uyarınca Sandık iştirakçilikleri sağlanır ve aynı tarihten itibaren sosyal güvenlik kurumlarından almakta oldukları aylıkları kesilir. Bu gibilerin istekleri üzerine Ek 68 inci maddedeki esaslara göre aylıkları yeniden bağlanır.

EK MADDE 70.- Yasama Organı Üyeleri veya dışarıdan atanan bakanlardan görev süreleri sona erenlerden;

a) T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmesi gereken bir göreve girenlerin emekli keseneklerine, kesenekleri kendileri, karşılıkları da kurumlarınca ödenmek üzere Ek 67 nci madde gereğince tespit edilmiş olan ve üyelik veya bakanlıktan ayrıldıkları tarihteki kıdemleri de dikkate alınarak bıraktıkları derece, kademe ve ek göstergeleri esas alınır.

b) Diğer sosyal güvenlik kurumları ile ilgili bir görevde çalışanların istekleri üzerine, müracaatlarının T.C. Emekli Sandığı kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aybaşından itibaren kesenek ve kurum karşılıkları (a) fıkrasında belirtildiği üzere bulunan derece, kademe ve ek göstergeler üzerinden hesap edilmek şartıyla T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmeleri sağlanır.

Bu suretle ilgileri devam edenlerin, Bağ-Kur ile ilgilendirilmeleri gereken işlerde çalışanların kesenek ve karşılıklarının tamamı, Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgilendirilmeleri gereken görevlerde çalışanların keseneklerinin tamamı ve Sosyal Sigortalar Kurumuna ödenecek işveren hissesi ile T.C. Emekli Sandığına ödenecek kurum karşılığı arasındaki farkın tamamı kendilerinden, işveren hissesi de çalıştıran işyerinden tahsil edilir. Ancak, bu suretle geçen süreler emeklilik ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.

Bunlara Ek 68 inci maddedeki esaslara göre aylık bağlanır.

Bunlardan emekli aylığı alanların aylıkları kesilir. Emekli aylıkları kesilenlerin yeniden emekliye ayrılmalarında, önceki aylık bağlamaya esas alınan süreleri ile sonradan geçen süreleri toplamı üzerinden aylık bağlama işlemi yapılır.

MADDE 2. - 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 195.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Yasama Organı üyelikleriyle, açıktan tayin edildikleri bakanlıkları devam edenlerden;

Henüz T.C. Emekli Sandığı ile iştirakçi olarak ilgilendirilmemiş olanlarla, diğer sosyal güvenlik kurumlarıyla ilgileri devam edenler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren T.C. Emekli Sandığı ile Ek 66 ve Ek 67 nci maddeler esaslarına göre iştirakçi olarak ilgilendirilirler. Bunlardan hiçbir sosyal güvenlik kurumuyla ilgilendirilmemiş bulunanların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, bu görevlerde geçen süreleri için ödenmesi gereken emeklilik kesenekleri ve kurum karşılıkları iştirakçilerin kendilerinden tahsil olunur.

Bunlara Ek 68 inci maddedeki esaslara göre aylık bağlanır.

GEÇİCİ MADDE 196.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Yasama Organı Üyeliği ile açıktan tayin edildikleri bakanlıkları sona erenlerden T.C. Emekli Sandığı ile ilgili bir görevde çalışanlar hakkında Ek 70 inci maddenin (a) fıkrası hükümleri uygulanır. Bunların emekliliklerinde borçlanma hükümleri hariç, Ek 68 inci maddedeki esaslar uygulanır.

GEÇİCİ MADDE 197.- Bu Kanunun yürürlüğünden önce Yasama Organı Üyelikleri veya bakanlığı sona erenlerden;

a) T.C. Emekli Sandığı dışında diğer sosyal güvenlik kurumları ile ilgili bir görevde çalışanların istekleri üzerine, müracaatlarının T.C. Emekli Sandığı kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aybaşından itibaren kesenek ve kurum karşılıkları Ek 67 nci madde gereğince tespit edilen derece, kademe ve ek göstergeleri üzerinden hesap edilmek şartıyla T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmeleri sağlanır. Diğer sosyal güvenlik kurumları ile olan ilgileri aynı tarihten itibaren kesilir.

Bu suretle ilgileri devam edenlerin Bağ-Kur ile ilgilendirilmeleri gereken işlerde çalışanların kesenek ve karşılıklarının tamamı, Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgilendirilmeleri gereken görevlerde çalışanların keseneklerinin tamamı ve Sosyal Sigortalar Kurumuna ödenecek işveren hissesi ile T.C. Emekli Sandığına ödenecek kurum karşılığı arasındaki farkın tamamı kendilerinden, işveren hissesi de çalıştıran işyerinden tahsil edilir. Ancak bu suretle geçen süreler emeklilik ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.

Bu fıkra kapsamına girenlere istekleri üzerine Ek 68 inci maddedeki esaslara göre aylık bağlanır.

b) T.C. Emekli Sandığı dışında, diğer sosyal güvenlik kurumlarından emekli olmuş bulunanlardan halen hayatta olanların, istekleri üzerine Sandığa yaptıkları müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren bu Kanun esaslarına göre iştirakçilikleri sağlanır. Aynı tarihten itibaren de almakta oldukları emekli aylıkları kesilir.

Bu gibiler istekte bulundukları takdirde Ek 68 inci madde esaslarına göre emeklilik işlemleri uygulanır.

c) Ölümleri sebebiyle dul ve yetimlerine Sandıkça bağlanmış aylıklar, Ek 67 nci madde esaslarına göre yeniden yapılacak intibakları neticesinde bulunacak derece ve kademe ve ek gösterge üzerinden yükseltilerek ödenir.

Diğer sosyal güvenlik kurumlarından dul ve yetimlere bağlanan aylıklar ise Sandığa yazılı müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren, hizmet süreleri üzerinden Ek 67 nci maddeye göre intibakları yapılarak bulunacak derece, kademe ve ek gösterge üzerinden, Sandıkça ödenir. Hizmet süreleri (10) yılı doldurmamış olanların aylıklarının bağlama oranı (10) yıl olarak hesaplanacağı gibi, Sandıkça bağlanan bu aylıklar ilgililerin aynı tarihten itibaren kesilecek olan eski aylıklarından az olduğu takdirde ileride katsayı ve gösterge yükselmeleriyle tasfiye edilmek üzere aradaki fark geçici olarak iblağ edilerek ödenir.

MADDE 3.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4.-Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


                 T.C.

    Başbakanlık

Kanunlar ve Kararlar

               Genel Müdürlüğü                13/1/2003

                Sayı: B.02.0.KKG/196-279/295

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Önceki yasama döneminde hazırlanıp Başkanlığınıza sunulan ve İçtüzüğün 77 nci maddesi uyarınca hükümsüz sayılan ilişik listede adları belirtilen kanun tasarılarının yenilenmesi BakanlarKurulunca uygun görülmüştür.

Gereğini arz ederim.

                                   Abdullah Gül

                                               Başbakan

                 

Eki:                        

1/605 Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı

 

                 T.C.

    Başbakanlık

Kanunlar ve Kararlar

               Genel Müdürlüğü              22/12/1999

                Sayı: B.02.0.KKG/196-342/6387

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Önceki yasama döneminde hazırlanıp Başkanlığınıza sunulan ve İçtüzüğün 77 nci maddesi uyarınca hükümsüz sayılan 1/567 esas numaralı “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı”nın yenilenmesi Bakanlar Kurulunca uygun görülmüştür.

Gereğini arz ederim.

                                   Bülent Ecevit

                                       Başbakan

 

                 T.C.

    Başbakanlık

Kanunlar ve Kararlar

               Genel Müdürlüğü 7/1/1997

                Sayı: B.02.0.KKG/101-1059/257

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

İçişleri Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 25/11/1996 tarihinde kararlaştırılan “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.

Gereğini arz ederim.

                        Prof. Dr. Necmettin Erbakan

                                       Başbakan

GENEL GEREKÇE

 

Halen muvazzaf personel ile emekli personel arasında askerlik hizmetinde ve uzman jandarma çavuşlukta geçen sürelerin hizmetlerinde değerlendirilmesi konusunda emekliler aleyhine fark vardır. Emekli durumunda bulunan astsubayların askerlik ve uzman jandarma hizmetlerinde geçen sürelerinin hizmetlerinde değerlendirilerek mağdur durumunda bulunan emekli, dul ve yetimlerinin mağduriyetlerinin giderilmesi için Kanun çıkarılmasında zaruret görülmektedir.

 

MADDE GEREKÇELERİ

 

Madde 1.- Madde ile, genel gerekçede belirtilen hususlar doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Geçici 170 inci maddesinin 2 nci fıkrasında değişiklik yapılarak emekli durumunda bulunan astsubayların askerlik ve uzman jandarma hizmetlerinde geçen sürelerinin hizmetlerinde değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Madde 2.- Yürürlük maddesidir.

Madde 3.- Yürütme maddesidir.


HÜKÜMETİN TEKLİF ETTİĞİ METİN

TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNUN BİR MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI

MADDE 1.- 8/6/1949 tarihli ve 5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun geçici 170 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce ortaokul ve dengi okulu, astsubay hazırlama okulu, lise ve dengi okulu mezunu olup da sınıf okullarını başarı ile bitirerek astsubay nasbedilenlerin astsubay sınıf okullarında geçen başarılı eğitim ve öğrenim süreleri fiili hizmet müddetinden sayılır. Bundan doğacak borçlanma iştirakçiler tarafından astsubay nasbedildikleri tarihteki astsubay çavuş aylığı üzerinden Emekli Sandığına bir yıl içinde ödenir. Emekli durumunda bulunan astsubayların kendileri, ölenlerin dul ve yetimleri tarafından Emekli Sandığına yapacakları müracaat üzerine, sınıf okullarında geçen başarılı eğitim ve öğretim süreleri ile askerlik ve uzman jandarma hizmetlerinde geçen süreleri fiili hizmet müddetlerine eklenerek kurumca gerekli işlemleri yapılır. Emekli Sandığınca bu hizmet müddetleri için başvuru tarihindeki katsayılar ve emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar ile, kesenek ve karşılık oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacak kesenek ve karşılıklarını iştirakçiler, emekli, vazife malülleri, adi malüller, dul ve yetimleri tarafından bir yıl içinde Emekli Sandığına defaten ödemeleri gerekir.

MADDE 2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

Prof. Dr. Necmettin Erbakan

 

 

 

 

Başbakan

 

 

 

 

Dışişleri Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

Prof. Dr. T. Çiller

F. Adak

N. Ercan

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

Doç. Dr. A. Gül

I. Saygın

Prof. Dr. S. Tekir

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

N. Kurt

M. Altınsoy

N. K. Zeybek

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı V

 

 

L. Esengün

M. S. Ensarioğlu

A. C. Tunç

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

B. Aksoy

G. Dağdaş

H. U. Söylemez

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı V.

 

 

T. R. Güneri

A. Yılmaz

A. C. Tunç

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Adalet Bakanı V.

 

 

B. Şeker

Dr. A. Demircan

M. Altınsoy

 

 

Millî Savunma Bakanı

İçişleri Bakanı

Maliye Bakanı

 

 

T. Tayan

M. Akşener

Doç. Dr. A. Şener

 

 

Millî Eğitim Bakanı

Bayındırlık ve İskân Bakanı

Sağlık Bakanı

 

 

Prof. Dr. M. Sağlam

C. Ayhan

Y. Aktuna

 

 

Ulaştırma Bakanı

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Çal. ve Sos. Güv. Bakanı

 

 

Ö. Barutçu

M. Demirci

N. Çelik

 

 

Sanayi ve Ticaret Bakanı

Enerji ve Tabiî Kay. Bakanı V.

Kültür Bakanı

 

 

Y. Erez

F. Adak

İ. Kahraman

 

 

Turizm Bakanı

Orman Bakanı

Çevre Bakanı

 

 

B. Yücel

M. H. Dağlı

M. Z. Tokar

 

İçişleri Komisyonu Raporu

                       

Türkiye Büyük Millet Meclisi

             İçişleri Komisyonu 10/3/2006

Esas No.: 1/408

Karar No.: 28

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

              İçişleri Bakanlığınca hazırlanarak 7/1/1997 tarihinde Bakanlar Kurulunca 20 nci dönem, 22/12/1999 tarihinde 21 inci dönem TBMM Başkanlığına sunulan "Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı" söz konusu dönemde sonuçlandırılamadığından kadük olmuş ve 13/1/2003 tarihinde Bakanlar Kurulunca Başkanlığınıza Tasarının yenilendiği bildirilmiştir. Tasarı 20/1/2003 tarihinde Başkanlığınızca esas komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonuna, tali komisyon olarak da Millî Savunma Komisyonu ile Komisyonumuza havale edilmiş ve Komisyonumuzun 6/3/2003 tarihli sekizinci toplantısında Millî Savunma, İçişleri, Maliye ve Adalet bakanlıkları temsilcilerinin de katılımıyla görüşülmüştür.

Tasarı ile emekli durumunda bulunan astsubayların, kendileri veya ölenlerin dul ve yetimlerinin müracaatları üzerine, askerlik ve uzman jandarma hizmetlerinde geçen sürelerinin fiili hizmet sürelerine eklenerek değerlendirilmesi  öngörülmekte, bu suretle muvazzaf personelle emekliler arasında emekliler aleyhine olan fark ortadan kaldırılmakta, emekli astsubayların mağduriyetleri giderilmektedir.

Tasarının tümü üzerinde Komisyonumuzda yapılan görüşmelerden sonra Tasarı ile gerekçesi Komisyonumuzca benimsenmiş, maddelerinin görüşülmesine geçilmesi kararlaştırılmıştır.

Tasarının 1 inci maddesi 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun geçici 170 inci maddesinde değişiklik öngörerek emekli astsubaylarla muvazzaf astsubaylar arasındaki dengesizliği gidermeye çalışmaktadır. Maddenin Komisyonumuzda görüşülmesi sırasında, Emniyet teşkilatında, polis akademisi, fakülte ve yüksek okullar ile polis okullarında geçen sürelerin fiili hizmet sürelerine eklenmesi gerektiği, bundan önce bu okullardan mezun olanların bu okullarda geçirdikleri sürelerin benzer biçimde borçlandırılmak suretiyle fiili hizmet süresine eklenmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Ancak İçtüzük hükümlerinin Tasarıya yeni maddeler ilave edilmesine olanak tanımaması nedeniyle, emniyet teşkilatı mensuplarının bundan sonra doğacak mağduriyetlerinin giderilmesi yönünde düzenleme yapılmasına olanak bulunmadığı belirtilmiştir. Komisyon üyelerimiz tarafından, emniyet teşkilatı mensuplarının geçmişe yönelik mağduriyetlerinin giderilmesi yönünde iki önerge verilmiştir. Önergeler aynı mahiyette olduklarından birleştirilerek oylanmış ve kabul edilmiştir. 1 inci madde, önergelerde öngörülen biçimiyle kabul edilmiştir.

         Tasarının yürürlük ve yürütmeye ilişkin 2 ve 3 üncü maddeleri, Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.


Raporumuz, Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulmak üzere arz olunur.

 

Başkan

Başkanvekili

Kâtip

 

Tevfik Ziyaeddin Akbulut

Ali Sezal

Muharrem Tozçöken

 

Tekirdağ

Kahramanmaraş

Eskişehir

 

Üye

Üye

Üye

 

Ali Küçükaydın

Şevket Gürsoy

Reyhan Balandı

 

Adana

Adıyaman

Afyon

 

Üye

Üye

Üye

 

Ali Yüksel Kavuştu

Mehmet Sait Armağan

Sıdıka Aydoğan

 

Çorum

Isparta

İstanbul

 

Üye

Üye

Üye

 

Nusret Bayraktar

Hakkı Ülkü

Sinan Özkan

 

İstanbul

İzmir

Kastamonu

 

Üye

Üye

Üye

 

Mehmet Sefa Sirmen

Ali Oksal

Selami Uzun

 

Kocaeli

Mersin

Sivas

 

Üye

Üye

 

 

Şevket Arz

Şükrü Önder

 

 

Trabzon

Yalova

 

                 

                 
İÇİŞLERİ KOMİSYONUNUN KABUL ETTİĞİ METİN

TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA

DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI

MADDE 1- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun geçici 170 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce ortaokul ve dengi okulu, astsubay hazırlama okulu, lise ve dengi okulu mezunu olup da sınıf okullarını başarı ile bitirerek astsubay nasbedilenlerin astsubay sınıf okullarında geçen başarılı eğitim ve öğrenim süreleri fiili hizmet müddetinden sayılır. Bundan doğacak borçlanma iştirakçiler tarafından astsubay nasbedildikleri tarihteki astsubay çavuş aylığı üzerinden Emekli Sandığına bir yıl içinde ödenir. Emekli durumunda bulunan astsubayların  kendileri, ölenlerin dul ve yetimleri tarafından Emekli Sandığına yapacakları müracaat üzerine, sınıf okullarında geçen başarılı eğitim ve öğretim süreleri ile askerlik ve uzman jandarma hizmetlerinde geçen süreleri fiili hizmet müddetlerine eklenerek kurumca gerekli işlemleri yapılır. Emekli Sandığınca bu hizmet müddetleri için başvuru tarihindeki katsayılar ve emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar ile, kesenek ve karşılık oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacak kesenek ve karşılıklarını iştirakçiler, emekli, vazife malulleri, adi maluller, dul ve yetimleri tarafından bir yıl içinde Emekli Sandığına defaten ödemeleri gerekir.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Polis Akademisi ve Polis Okulları ile diğer fakülte ve yüksek okullarda emniyet teşkilatı hesabına okuyan, kendi hesabına okumakta iken emniyet teşkilatı hesabına okumaya devam eden veya fakülte ve yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra Komiser Yardımcısı veya Polis Memuru olarak emniyet teşkilatı kadrolarına atananların eğitim ve öğretim için okulda geçirdikleri başarılı her yılı kendilerinin isteği üzerine borçlandırılmak suretiyle fiili hizmetlerine eklenir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren iki yıl içerisinde yapılacak borçlandırmada, Komiser Yardımcılığına veya Polis Memurluğuna nasbedildikleri tarihteki kesenek ve kurum karşılığı esas alınır. Kesenek için tahakkuk eden miktar ilgilinin aylığından dört yıl içinde kesilerek tahsil edilir.

MADDE 2- Bu Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


                  T.C.

            Başbakanlık                  4/4/2006

Kanunlar ve Kararlar

    Genel Müdürlüğü

      Esas No.: 1/568

                        Sayı: B.02.0.KKG/196-279/1474

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Önceki yasama döneminde hazırlanıp Başkanlığınıza sunulan ve İçtüzüğün 77 nci maddesi uyarınca hükümsüz sayılan ilişik listede adları belirtilen kanun tasarılarının yenilenmesi Bakanlar Kurulunca uygun görülmüştür.

Gereğini arz ederim.

                        Recep Tayyip Erdoğan

                                       Başbakan

 

                                  

1/553  Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun              

          Tasarısı

 

 

                         T.C.

            Başbakanlık              14/10/1999

Kanunlar ve Kararlar

    Genel Müdürlüğü

                        Sayı: B.02.0.KKG.0.10/101-1513/5055

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 3/9/1999 tarihinde kararlaştırılan “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.

Gereğini arz ederim.

                                   Bülent Ecevit

                                       Başbakan

 

GENEL GEREKÇE

Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda okuyan subayların yüksek öğrenimde geçen süreleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 15 inci maddesinin (e) bendi gereğince fiilî hizmetten sayılmaktadır.

Ayrıca, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 14 üncü maddesine göre dış kaynaktan muvazzaf subaylığa geçirilen personel, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun söz konusu maddesi gereğince yüksek öğrenim süresini borçlanmaktadır. Bu borçlanma için; personelin göreve başladığı tarihteki teğmen aylığı esas alınmakta ve %15 keseneği kendilerince, %20 karşılığı da kurumca Emekli Sandığına ödenmektedir. %15'lik kesenek için tahakkuk eden miktar, ilgilinin aylığından dört yıl boyunca kesilerek tahsil edilmektedir.

Dış kaynaktan muvazzaf subaylığa nasbedilenler, Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre;

a. Askerî eğitimi müteakip atandıkları görevlerde, bir yıllık deneme (adaylık) süresine tâbi tutulmakta,

b. Bunlardan askeri eğitimde başarı gösteremeyenler ve eğitimi başarı ile bitirdikten sonra atandıkları görevde bir yıllık deneme süresi sonunda Silâhlı Kuvvetlere uyum sağlayamayanlar veya subaylığa engel hali görülenler ile deneme süresinin bitimine kadar kendi istekleri ile ayrılmak isteyenlerin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişikleri kesilmekte,

c. Aldıkları aylıklar dışında Devletçe bunlara yapılan masraflar, kanuni faizleriyle birlikte kendilerinden tahsil edilmektedir.

Mevzuat hükümlerine göre, deneme süresi içinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan personel, bir gün dahi görevde kalsa yüksek öğrenim süresini borçlanabilmekte ve borçlanılan meblağın %20'si Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ödenmektedir. Yüksek öğrenim süresinin fiili hizmetten sayılması, sadece subaylara tanınmış istisnai nitelikli bir hak olduğundan, bu imkândan, hak etmeyen personelin yararlandırılması uygun görülmemektedir. Ayrıca söz konusu personel için, Emekli Sandığına Türk Silâhlı Kuvvetleri bütçesinden kesenek karşılığı ödenmesi çelişki yaratmakta ve belli ölçüde mali külfet getirmektedir.

Bu durumun önlenebilmesi amacıyla hazırlanan Tasarı ile; 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 14 üncü maddesine göre dış kaynaktan muvazzaf subaylığa geçen personelin yüksek öğrenimde geçen sürelerini borçlanabilmeleri için bir yıllık deneme süresini tamamlama koşulu getirilmektedir.

 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- Madde ile; 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 14 üncü maddesine göre dış kaynaktan muvazzaf subaylığa geçirilen personelin, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 15 inci maddesine göre yüksek öğrenim sürelerini borçlanabilmeleri için, bir yıllık deneme süresini tamamlama koşulu öngörülmektedir. Böylece, bu süre içinde kendi isteği üzerine veya idarece Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenlere bu imkânın verilmemesi ve bütçeye bu yolla ilave mali yük getirilmemesi amaçlanmaktadır.

Madde 2- Madde ile; Kanunun yürürlüğe girmesinden önce üniversitelerin çeşitli fakülteleri ile yüksek okullarda kendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf subay nasbedilenler ile yedek subaylık hizmetini takiben muvazzaf subaylığa geçirilenlerin bitirdikleri fakülte ve yüksek okulun öğrenim süresinin fiilî hizmet süresinden sayılacağı ve bundan doğacak borçlanmanın muvazzaf subay nasbedildikleri tarihteki teğmen aylığının emekli keseneğine ait unsurları ile borçlanmanın yapıldığı tarihteki katsayı rakamı esas alınarak hesaplanacağı ve borç tutarının iştirakçiler tarafından tebliğ tarihinden itibaren üç yıl içinde Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına ödeneceği, yine Kanunun yürürlüğe girmesinden önce ortaokul veya dengi okulu, astsubay hazırlama okulu, lise veya dengi okulu mezunu olup da sınıf okullarını başarı ile bitirerek astsubay nasbedilenlerin astsubay sınıf okullarında geçen başarılı eğitim ve öğrenim sürelerinin fiilî  hizmet müddetinden sayılacağı, bundan doğacak borçlanmanın astsubay nasbedildikleri tarihteki astsubay çavuş aylığının emekli keseneğine ait unsurları ile borçlanmanın yapıldığı tarihteki katsayı rakamı esas alınarak hesaplanacağı ve borç tutarının iştirakçiler tarafından tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına ödeneceği belirtilmektedir.

Madde 3- Yürürlük maddesidir.

Madde 4- Yürütme maddesidir.

HÜKÜMETİN TEKLİF ETTİĞİ METİN (1/568)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 15 inci maddesinin (e) bendinin üçüncü paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve anılan bende bu paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

"Fakülte ve yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra muvazzaf subay nasbedilen veya yedek subaylık hizmetini takiben muvazzaf subaylığa geçirilen ve bir yıllık deneme süresini başarı ile tamamlayarak Türk Silâhlı Kuvvetleri kadrolarına asil olarak atananların, yüksek öğrenim süresinin fiili hizmetlerinden sayılması nedeni ile doğacak borçlanmaya ait borç miktarı, teğmen nasbedildikleri tarihteki teğmen aylığının emekli keseneğine ait unsurları ve borçlanmanın yapıldığı tarihteki katsayı rakamı esas alınarak hesaplanır. Borç miktarına ait kesenek ilgilinin aylığından kesilerek, karşılığı da kurumlarınca verilmek suretiyle, tebliğ tarihinden itibaren üç yıl içinde Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına ödenir.

Ancak, yüksek öğrenim süresinin fiilî hizmetlerinden sayılması nedeni ile yapılacak borçlanma tahakkukunun bir yıllık deneme süresinin bitiminden itibaren altı ay içinde yapılması şarttır. Tahakkukun altı aylık sürenin bitiminden sonra yapılması durumunda, borç tahakkuku, tahakkukun yapıldığı tarihteki hükümler dikkate alınarak yukarıda belirtilen esaslar dahilinde yapılır. Deneme süresi içerisinde veya bitiminde Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen kişiler yüksek öğrenim süresini borçlanamaz."

MADDE 2- Aynı Kanunun geçici 170 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Geçici Madde 170- Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce üniversitelerin çeşitli fakülteleri ile yüksek okullarda kendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf subay nasbedilenler ile yedek subaylık hizmetini takiben muvazzaf subaylığa geçirilenlerin bitirdikleri fakülte ve yüksek okulun öğrenim süresi, 31 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü saklı kalmak kaydıyla fiili hizmet süresinden sayılır. Bundan doğacak borçlanma, muvazzaf subay nasbedildikleri tarihteki teğmen aylığının emekli keseneğine ait unsurları ile borçlanmanın yapıldığı tarihteki katsayı rakamı esas alınarak hesaplanır ve borç tutarı iştirakçiler tarafından tebliğ tarihinden itibaren üç yıl içinde Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına ödenir.

Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce ortaokul veya dengi okulu, astsubay hazırlama okulu, lise veya dengi okulu mezunu olup da sınıf okullarını başarı ile bitirerek astsubay nasbedilenlerin astsubay sınıf okullarında geçen başarılı eğitim ve öğrenim süreleri, fiilî hizmet müddetinden sayılır. Bundan doğacak borçlanma, astsubay nasbedildikleri tarihteki astsubay çavuş aylığının emekli keseneğine ait unsurları ile borçlanmanın yapıldığı tarihteki katsayı rakamı esas alınarak hesaplanır ve borç tutarı iştirakçiler tarafından tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına ödenir. Emekli durumunda bulunan astsubayların sınıf okullarında geçen başarılı eğitim ve öğrenim süreleri fiilî hizmet sürelerine eklenerek, kurumca gerekli işlemleri yapılır. Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığınca bu hizmet müddetleri için çıkarılacak borç miktarları iştirakçiler tarafından bir yıl içinde Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına ödenir."

MADDE 3- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

Bülent Ecevit

 

 

 

 

Başbakan

 

 

 

 

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

En. ve Tab. Kay. Bak. ve Başb.Yrd.

 

 

D. Bahçeli

H. H. Özkan

M. C. Ersümer

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

R. Önal

Prof. Dr. T. Toskay

M. Keçeciler

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı V.

 

 

Prof. Dr. Ş. S. Gürel

S. Somuncuoğlu

R. K. Yücelen

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

M. Yılmaz

Prof. Dr. R. Mirzaoğlu

R. K. Yücelen

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

H. Gemici

Prof. Dr. Ş. Üşenmez

E. S. Gaydalı

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

F. Ünlü

Prof. Dr. A. Çay

M. A. İrtemçelik

 

 

Adalet Bakanı

Millî Savunma Bakanı

İçişleri Bakanı

 

 

Prof. Dr. H. S. Türk

S. Çakmakoğlu

S. Tantan

 

 

Dışişleri Bakanı

Maliye Bakanı

Millî Eğitim Bakanı

 

 

İ. Cem

S. Oral

M. Bostancıoğlu

 

 

Bayındırlık ve İskân Bakanı

Sağlık Bakanı

Ulaştırma Bakanı

 

 

K. Aydın

Doç. Dr. O. Durmuş

Prof. Dr. E. Öksüz

 

 

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı

Sanayi ve Ticaret Bakanı

 

 

Prof. Dr. H. Y. Gökalp

Y. Okuyan

A. K. Tanrıkulu

 

 

Kültür Bakanı

Turizm Bakanı

Orman Bakanı

 

 

M. İ. Talay

E. Mumcu

Prof. Dr. N. Çağan

 

 

 

Çevre Bakanı

 

 

 

 

F. Aytekin

 

 


                         T.C.

            Başbakanlık                  4/4/2003

Kanunlar ve Kararlar

    Genel Müdürlüğü

                        Sayı: B.02.0.KKG/196-279/1474

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Önceki yasama döneminde hazırlanıp Başkanlığınıza sunulan ve İçtüzüğün 77 nci maddesi uyarınca hükümsüz sayılan ilişik listede adları belirtilen kanun tasarılarının yenilenmesi Bakanlar Kurulunca uygun görülmüştür.

Gereğini arz ederim.

Recep Tayyip Erdoğan

       Başbakan

 

 

EKİ:

1/623-Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı

 

                         T.C.

            Başbakanlık                  4/2/2000

Kanunlar ve Kararlar

    Genel Müdürlüğü

                        Sayı: B.02.0.KKG.0.10/101-1562/605

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 27/12/1999 tarihinde kararlaştırılan “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.

Gereğini arz ederim.

    Bülent Ecevit

       Başbakan

GENEL GEREKÇE

8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 20 nci maddesi uyarınca, bekleme süreleri sonunda kadrosuzluktan veya yaş haddi sebebiyle emekliye sevk edilenler ve vazife malûllüğü hükümlerine göre vazife malûllüğü aylığı bağlananlar ile ölüm sebebiyle haklarında emeklilik işlemi uygulananlara;

a. Aylığa hak kazandıkları tarihi takip eden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farklarının,

b. İlk malî yılın birinci ayında katsayılar dışındaki diğer unsurlarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farklarının,

c. Aylığa hak kazandıkları tarihi takip eden üç ay içinde katsayılarda artış yapılmadığı takdirde, müteakip katsayılarda altı ay içinde yapılacak ilk artıştan doğan ikramiye farklarının,

ödenmesi hükme bağlanmıştır.

Geçmiş yıllarda katsayılar genellikle, Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere yılda iki kez tespit edilmekte ve Ocak ayında yapılan iyileştirmelerin daha yüksek oranda gerçekleştirildiği bilinmektedir. Ancak, Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca tespit edilen ve 1998 yılı Ekim ayında uygulamaya konulan katsayılar çok düşük olarak belirlendiğinden, 30/8/1998 tarihinde kadrosuzluktan emekli olanların mağduriyetine sebebiyet verilmiştir.

Benzer şekilde uygulamaların önümüzdeki dönemlerde de yapılabileceği dikkate alınarak hazırlanan Tasarı ile, 5434 sayılı Kanunun ek 20 nci maddesine göre ödenmekte olan ikramiye farklarının iştirakçileri mağdur etmeyecek seviyeye yükseltilmesi amaçlanmaktadır.

 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1.- Madde ile, 5434 sayılı Kanunun ek 20 nci maddesine göre ödenmekte olan ikramiye farklarının, memur maaş katsayılarındaki artışların Ocak ve Temmuz ayları dışında da yapılabildiği dikkate alınarak iştirakçileri mağdur etmeyecek şekilde ödenebilmesine imkân tanınmaktadır.

Madde 2.- Madde ile, 30/8/1998 tarihinde emekli olan personelin de mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla Kanunun yürürlük tarihi, 5434 sayılı Kanunun ek 20 nci maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapan 4354 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 4/4/1998 olarak belirlenmiştir.

Madde 3.- Yürütme maddesidir.
HÜKÜMETİN TEKLİF ETTİĞİ METİN (1/571)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1.- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 20 nci maddesinin değişik üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Aylığa hak kazandıkları tarihten sonra, birbirini takip eden iki katsayı artışının en yüksek olanından doğan ikramiye farkları, bu kişilere ayrıca ödenir.”

MADDE 2.- Bu Kanun 4/4/1998 tarihinden geçerli olmak üzere, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

 

Bülent Ecevit

 

 

 

 

Başbakan

 

 

 

 

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

En. ve Tab. Kay. Bak. ve Başb. Yrd.

 

 

D. Bahçeli

H. H. Özkan

M. C. Ersümer

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

R. Önal

Prof. Dr. T. Toskay

M. Keçeciler

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

Prof. Dr. Ş. S. Gürel

S. Somuncuoğlu

Y. Yalova

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

M. Yılmaz

Prof. Dr. R. Mirzaoğlu

R. K. Yücelen

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

H. Gemici

Prof. Dr. Ş. Üşenmez

E. S. Gaydalı

 

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

 

F. Ünlü

Prof. Dr. A. Çay

M. A. İrtemçelik

 

 

Adalet Bakanı

Millî Savunma Bakanı V.

İçişleri Bakanı

 

 

Prof. Dr. H. S. Türk

R. Mirzaoğlu

S. Tantan

 

 

Dışişleri Bakanı

Maliye Bakanı

Millî Eğitim Bakanı

 

 

İ. Cem

S. Oral

M. Bostancıoğlu

 

 

Bayındırlık ve İskân Bakanı

Sağlık Bakanı

Ulaştırma Bakanı

 

 

K. Aydın

Doç. Dr. O. Durmuş

Prof. Dr. E. Öksüz

 

 

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı

Sanayi ve Ticaret Bakanı

 

 

Prof. Dr. H. Y. Gökalp

Y. Okuyan

A. K. Tanrıkulu

 

 

Kültür Bakanı

Turizm Bakanı

Orman Bakanı

 

 

M. İ. Talay

E. Mumcu

Prof. Dr. N. Çağan

 

 

 

Çevre Bakanı

 

 

 

 

F. Aytekin

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                         T.C.

            Başbakanlık                  4/4/2003

Kanunlar ve Kararlar

    Genel Müdürlüğü

                        Sayı: B.02.0.KKG/196-279/1474

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Önceki yasama döneminde hazırlanıp Başkanlığınıza sunulan ve İçtüzüğün 77 nci maddesi uyarınca hükümsüz sayılan ilişik listede adları belirtilen kanun tasarılarının yenilenmesi Bakanlar Kurulunca uygun görülmüştür.

Gereğini arz ederim.

Recep Tayyip Erdoğan

       Başbakan

 

 

EKİ:

1/908-Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı

 

 

                               

                         T.C.

            Başbakanlık                13/9/2001

Kanunlar ve Kararlar

    Genel Müdürlüğü

                        Sayı: B.02.0.KKG.0.10/101-332/4252

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 2/8/2001 tarihinde kararlaştırılan “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.

Gereğini arz ederim.

    Bülent Ecevit

       Başbakan

GENEL GEREKÇE

Anayasanın 61 inci maddesi; “Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.” hükmünü amirdir.

Bu hüküm, vatanın bölünmez bütünlüğü uğruna canlarını severek feda eden kahraman vatan evlatlarıyla dul ve yetimlerinin korunması anlamına gelmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 67 nci maddesinde karı, koca, çocuklar, ana ve baba, dul ve yetim olarak belirtilmiştir. Buradan hareketle, harp ve vazife şehitlerinin yüce milletimize emaneti olan dul ve yetimlerinin taleplerinin, olabildiğince yerine getirilmesinin her şeyden önce kutsal bir vatandaşlık borcu olduğu düşünüldüğünde, konunun önemi bir kere daha ortaya çıkmaktadır.

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu gereği kendisine Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığınca aylık bağlanan şehit anne ve babaları, hem konunun yazılı/görsel basına yansıdığı şekilde hem de değişik zamanlarda kendileriyle yapılan görüşmelerde; kendilerinin SSK, BAĞKUR gibi çeşitli sosyal güvenlik kurumlarından maaş aldıklarını ve bu kurumların sağlık hizmetlerinden istifade etme hakkına sahip olduklarını, ancak, bu kurumlarca verilen sağlık hizmetlerinden memnun olmadıklarını, bu kurumların sağlık hizmetleri yerine, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün muayene ve tedavi imkânından yararlanmak istediklerini ısrarla dile getirmekte ve talep etmektedirler.

Ayrıca, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun geçici 139 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında, “Kullanılması resmî sağlık kurulu raporu ile gerekli görülen protez, ortez ve tıbbî araç ve gereç bedellerinin % 10’u hak sahipleri tarafından ödenir” hükmü yer almakta ve fıkranın sonunda da; “bu Kanunun 64 üncü maddesinin ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylık bağlananlar hakkında bu hüküm uygulanmaz.” denilerek vatanları uğruna malûl olan insanlara istisnai bir hak tanınmaktadır.

Benzer şekilde istisnai bir hakkın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa tâbi olanlara da tanınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Böylece en kıymetli varlıkları olan evlatlarını, canlarından aziz bildikleri vatanları uğruna gözlerini kırpmadan feda eden, vefakâr ve fedakâr anne/babaların Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün sağlık hizmetlerinden yararlanmaları ve evlatlarının acısını bir nebze de olsa hafifletebilmelerine imkân sağlanması öngörülmektedir.

 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1.- Madde ile, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa tâbi olarak Emekli Sandığından maaş alan SSK ile BAĞKUR gibi çeşitli sosyal güvenlik kurumlarının sağlık hizmetlerinden istifade eden şehit dul ve yetimlerinin, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri öngörülmektedir.

Madde 2.- Yürürlük maddesidir.

Madde 3.- Yürütme maddesidir.
HÜKÜMETİN TEKLİF ETTİĞİ METİN (1/574)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1.- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun geçici 139 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasına “isteğe bağlı sağlık sigortasından yararlananlar” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa göre aylık bağlananlar” ibaresi ve fıkranın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Bu şekilde Sandık sağlık yardımından istifade edenler diğer sağlık hizmetlerinden yararlanamazlar.”

MADDE 2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

 

Bülent Ecevit

 

 

 

Başbakan

 

 

 

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

 

D. Bahçeli

H. H. Özkan

M. Yılmaz

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

K. Derviş

Prof. Dr. T. Toskay

M. Keçeciler

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

Prof. Dr. Ş. S. Gürel

F. Bal

Dr. Y. Karakoyunlu

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

M. Yılmaz

Prof. Dr. R. Mirzaoğlu

H. Gemici

 

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

 

Prof. Dr. Ş. Üşenmez

E. S. Gaydalı

F. Ünlü

 

Devlet Bakanı V.

Devlet Bakanı

Adalet Bakanı

 

Prof. Dr. Ş. Üşenmez

R. Önal

Prof. Dr. H. S. Türk

 

Millî Savunma Bakanı

İçişleri Bakanı

Dışişleri Bakanı

 

S. Çakmakoğlu

R. K. Yücelen

İ. Cem

 

Maliye Bakanı

Millî Eğitim Bakanı

Bayındırlık ve İskân Bakanı

 

S. Oral

M. Bostancıoğlu

K. Aydın

 

Sağlık Bakanı

Ulaştırma Bakanı

Tarım ve Köyişleri Bakanı

 

Doç. Dr. O. Durmuş

O. Vural

Prof. Dr. H. Y. Gökalp

 

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı

Sanayi ve Ticaret Bakanı

En. ve Tab. Kay. Bakanı

 

Y. Okuyan

A. K. Tanrıkulu

Z. Çakan

 

Kültür Bakanı

Turizm Bakanı

Orman Bakanı

 

M. İ. Talay

E. Mumcu

Prof. Dr. N. Çağan

 

 

Çevre Bakanı

 

 

 

F. Aytekin

 

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

“5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununun 32 nci Maddesine Bir Bent Eklenmesine Dair Kanun” teklif gerekçesi ile birlikte ekte sunulmuştur.

Gereğinin yapılmasını saygılarımızla arz ederiz.

 

 

Hakkı Akalın

Oğuz Oyan

Yücel Artantaş

 

 

İzmir

İzmir

Iğdır

 

 

Erdal Karademir

Sedat Uzunbay

Ahmet Sırrı Özbek

 

 

İzmir

İzmir

İstanbul

 

 

Muzaffer Kurtulmuşoğlu

Muharrem Toprak

Hüseyin Güler

 

 

Ankara

İzmir

Mersin

 

 

Mustafa Gazalcı

Mustafa Özyurt

Fahrettin Üstün

 

 

Denizli

Bursa

Muğla

 

 

Mehmet Küçükaşık

Nadir Saraç

İsmet Çanakçı

 

 

Bursa

Zonguldak

Ankara

 

 

Bülent Baratalı

Mehmet Ali Özpolat

İzzet Çetin

 

 

İzmir

İstanbul

Kocaeli

 

 

Muharrem İnce

A. Rıza Bodur

Kemal Kılıçdaroğlu

 

 

Yalova

İzmir

İstanbul

 

 

A. Rezzak Erten

Yılmaz Kaya

Vezir Akdemir

 

 

İzmir

İzmir

İzmir

 

 

Canan Arıtman

Hakkı Ülkü

Mesut Özakcan

 

 

İzmir

İzmir

Aydın

 

 

Mehmet Semerci

Haluk Koç

Enver Öktem

 

 

Aydın

Samsun

İzmir

 

 

Ali Kemal Deveciler

İsmail Değerli

Kemal Anadol

 

 

Balıkesir

Ankara

İzmir

 

 

Ali Kemal Kumkumoğlu

Ali Topuz

Birgen Keleş

 

 

İstanbul

İstanbul

İstanbul

 

 

Mesut Özakcan

Enis Tütüncü

Ali Arslan

 

 

Aydın

Tekirdağ

Muğla

 

 

Mehmet Tomanbay

Mehmet U. Neşşar

 

 

 

Ankara

Denizli

 

 

 

 

 

 

 

GEREKÇE

Ülkemizde sağlık personelinin çalışma koşulları hemen her yerde ağırdır. Mesleki risklerin en aza indirgenmesi, meslekle ilgili hastalık ve sakatlanma durumunda tazminat ve güvence konularındaki düzenlemeler yetersizdir. Çalışılan fiziki ortam ve lojmanlar hemen bir çok yerde yetersiz, varolanlarda asgari şartlardan yoksundur. Tüm bu ve benzeri etmenler sağlık alanında çalışma koşullarını daha da zorlaştırmaktadır.

Sağlık Bakanlığı 2002 verilerine göre, Türkiye’de bir pratisyen hekime 1511 kişi, bir uzman hekime 1700 kişi, bir diş hekimine 4250 kişi, bir hemşireye 850 kişi, bir ebeye 1236 kişi, bir sağlık memuruna ise 1360 kişi düşmektedir.

Sağlık personelinin çalışma koşullarının ve süresinin diğer iş kollarından önemli bir farkı vardır; Sağlık hizmetinin sürekliliği. Sağlık olgusunun doğası gereği hizmetlerin sürekli verilmesi bir zorunluluk olduğundan sağlık personelinin gece ve tatil günleri de çalışması söz konusudur. Üstelik çok hızlı gelişen tıp bilimini izlemek, bilimsel gelişmeleri uygulamaya aktarmak hekimlerin zorunlu sayılabilecek görevleri arasındadır. Buna karşın bu görevlere ayrılan sürenin çalışma süresi kapsamında görülmesi henüz nadir bir olgudur.

Yatan hastalara gerekli bakımın gece gündüz her saat verilme gerekliliği, sağlık hizmetlerindeki işlerin sürekliliği, gece çağrılmalar, gece çalışması ve vardiya uygulamalarına yol açmaktadır. Gece çalışması, vardiyalı çalışma ve düzensiz çalışılan saatler çalışanlar açısından oldukça sorunlu bir uygulamadır. Uyku düzensizliği, yemek alışkanlıklarında değişme ve bunların etkileri ortaya çıkmaktadır. Daha da önemlisi gece çalışması ve düzensiz çalışma saatleri aile ve sosyal yaşam üzerinde rahatsız edici etkiler yaratmaktadır. Uzun iş saatleri, fazla çalışma sıklığı, düzensiz çalışma saatleri acil ve beklenmeyen durumlar nedeniyle son anda ortaya çıkabilen değişiklikler, göreve çağrılmalar, acil çağrılmalar hastanelerde çalışanların iş dışındaki yaşamlarını baskı altına almaktadır.

Sağlık çalışanları yaptıkları işten kaynaklı olarak çok ve çeşitli risklere maruz kalmaktadır. Bu riskler arasında enfeksiyon hastalıkları, AIDS, hepatit B, hepatit C gibi biyolojik riskler; stres, ilaç alışkanlığı gibi psiko-sosyal riskler bulunmaktadır. Özellikle hekim olarak çalışmak büyük bir sorumluluk getirmektedir. Meslek uygulamasında günlük yaşam, hastalık ve ölüm gibi streslerle doludur. Ayrıca koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında fiziki, biyolojik ve sosyal çevreden kaynaklanan ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen fiziksel, kimyasal, biyokimyasal, bakteriyolojik, mikolojik, virolojik, hematolojik, serolojik ve parazitolojik bir çok etmenle karşı karşıya kalmaktadırlar.

Yukarıda açıkladığımız bir çok nedenden dolayı mesaisini güç koşullar altında tamamlayan sağlık personelinin ek fiili hizmet müddetinden faydalanmaları amaçlanmıştır.


İZMİR MİLLETVEKİLİ HAKKI AKALIN VE 39 MİLLETVEKİLİNİN TEKLİFİ (2/79)

5434 SAYILI EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNUN 32 NCİ MADDESİNE BİR

BENT EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ

 

MADDE 1.- 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununun 32 nci maddesinde i) bendinden sonra gelmek üzere j) bendi eklenmiştir.

 

 

İştirakçiler

Hizmetin Geçtiği Yer

Eklenecek Süre

j) Tabip, Sağlık teknisyenleri,

Hastane, Poliklinik,

 

   Ebe-Hemşireler, Diş tabip-

Sağlık Ocakları, Tıbbî

3 Ay

   leri, Laborantlar, Hastaba-

Araştırma Merkezleri,

 

   kıcılar, Fizyoterapistler,

Laboratuvarlar, Sağlık

 

   Hizmetliler, Anestezi

Evleri, Ana-Çocuk Sağlık

 

   teknisyenleri.

Merkezleri, Sağlık İstasyonu,

 

 

Tanı Merkezi, Dispanserler.

 

 

MADDE 2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

1479 Sayılı Bağ-Kur Yasasının Ek-20 nci maddesinin 1 inci fıkrasında değişiklik yapılmasına dair Kanun teklifim ekte sunulmuştur.

Gereğini arz ederim. Saygılarımla.

     Ahmet Ersin

                İzmir

 

GEREKÇE

1479 Sayılı Bağ-Kur yasasında değişiklik yapan, 25/8/1999 tarih 4447 sayılı yasanın 38 inci maddesi ile Sosyal Güvenlik Destek Primi başlıklı ek-20 nci madde gereği Bağ-Kur emeklilerinden % 10 oranında, Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilmektedir.

Bağ-Kur emeklileri, 1479 sayılı yasanın aradığı kadar prim ödeyerek emekli olabilmektedir. Dolayısiyle emekli olduktan sonra da, aylıklarından tekrar yüksek oranda prim kesilmesi doğru değildir.

Kaldı ki, Bağ-Kur emeklileri diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından (SSK ve Emekli Sandığı), emekli olanlara göre çok daha düşük aylık almaktadırlar. Bu yönden zaten mağdur durumdaki Bağ-Kur emeklilerinin, ayrıca yüksek oranda destek primi ödemeleri, mağduriyetlerini daha da artırmaktadır.

Bu nedenlerle, Bağ-Kur emeklilerinden kesilen % 10 oranındaki Sosyal Güvenlik Destek Priminin % 1’e indirilmesi gerekmektedir.

 

 

 

İZMİR MİLLETVEKİLİ AHMET ERSİN’İN TEKLİFİ (2/151)

1479 SAYILI BAĞ-KUR YASASININ EK-20 NCİ MADDESİNİN

1 İNCİ FIKRASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

 

MADDE 1.- 1479 sayılı BAĞ-KUR yasasının Ek 20 nci maddesinin 1 inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24. maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlandığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmaların sona erdiği ay dahil, % 1 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.”

MADDE 2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda değişiklik yapılması hakkında Kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur.

Gereğini arz ederiz.

Saygılarımızla.

 

Bülent Baratalı

Türkan Miçooğulları

 

İzmir

İzmir

 

GEREKÇE

Özel Koruma ve Güvenlik Görevlileri Türkiye genelinde resmi olmayan rakamlara göre 43 bin civarında olup, aynı zamanda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa bağlı olarak görev yapmaktadır. 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanununa uyarlanarak düzenlenmiş olan 2495 sayılı Kanuna göre hizmet yürüten bu görevliler, İllerde Emniyet Müdürlüğüne, Jandarma bölgesi olan yerlerde ise Jandarma Komutanlıklarına bağlı olarak çalışmaktadır. 657 sayılı Kanuna tâbi olan devlet memurları yılbaşı, dinî bayramlar ve resmî bayramlarda toplam 25-28 gün tatil yaparken Özel Koruma ve Güvenlik Görevlileri 2495 sayılı Kanun gereği polis ve emniyet görevlilerinin koşulları çerçevesinde çalışmaktadır.

Özel Koruma ve Güvenlik Görevlileri polislerde olduğu gibi, görev yapılan kurum ve kuruluşlarda halkın ilk karşılaştığı ve muhatap olduğu görevliler olarak her türlü saldırı, sözlü sataşma ve hakaretlere maruz kalmakta, 12 saat olarak geceli gündüzlü çalışmakta ve bunun sonucunda psikolojik ve fiziksel yıpranmaya uğramaktadır. Bu görevlilerin daha verimli, dikkatli ve özverili olabilmeleri için sosyal haklar bakımından Emniyet görevlileriyle aynı düzeye getirilmeli, özlük haklarında iyileştirmeler yapılmalı ve 5 yıllık tazminatlı yıpranma hakkından yararlandırılmaları sosyal eşitsizliğin giderilmesi açısından bir zorunluluktur.

 

 

 

İZMİR MİLLETVEKİLİ BÜLENT BARATALI İLE TÜRKAN MİÇOOĞULLARI’NIN TEKLİFİ (2/152)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA

DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1.- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 32 nci maddesinin (i) fıkrasının (II) numaralı bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (j) fıkrası eklenmiştir.

J) Özel Koruma ve Güvenlik          Özel Koruma ve Güvenlik               3

    Görevlileri            Hizmetlerinde

MADDE 2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

506 sayılı Kanunun, 2422 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile değişik, 73 üncü maddesi ve Ek 7 nci maddesinde değişiklik yapılmasına dair Kanun Teklifi gerekçesi ile birlikte ilişikte sunulmuştur.

Gereğini saygılarımızla arz ederiz.     16/6/2003

 

Halil Tiryaki

Ali Topuz

Muharrem Eskiyapan

 

Kırıkkale

İstanbul

Kayseri

 

Berhan Şimşek

Gökhan Durgun

Erdoğan Yetenç

 

İstanbul

Hatay

Manisa

 

Gürol Ergin

Uğur Aksöz

Muzaffer Kurtulmuşoğlu

 

Muğla

Adana

Ankara

 

Mahmut Duyan

Orhan Ziya Diren

Halil Ünlütepe

 

Mardin

Tokat

Afyonkarahisar

 

 

Selami Yiğit

 

 

 

Kars

 

 

GENEL GEREKÇE

Bilindiği üzere ülke nüfusumuzun yarısından fazlası sosyal güvenlik şemsiyesinden yoksun bulunmaktadır. Sosyal Sigortalar Kurumuna tâbi olarak yaklaşık altı milyon sigortalı bulunmaktadır. Ekonomik kriz nedeniyle bu sayının daha aşağı rakamlara düştüğü konuyla ilgili uzmanlar tarafından dile getirilmektedir.

Sosyal Güvenliğin finansmanında ana unsurun prim gelirleri olduğu, prim gelirlerinin oranını düşürmenin kurumun aktüeryel dengesinin ve finansman yapısının bozulmasına neden olacağı düşünüldüğünden günümüze kadar prim oranlarının düşürülmesi gerçekleştirilmemiştir.

Diğer yandan günümüz asgari ücret brüt tutarı 306 milyon lira olmasına rağmen, sigortalı kazancın aylık alt sınırı 393 milyon lira civarındadır. Prim oranları da aylık sigortalı kazanç üzerinden belirlendiğinden asgari ücretle çalışan bir işçinin prim oranı asgari ücret olan 306 milyon lira üzerinden değil, aylık sigortalı kazancın alt sınırı olan 393 milyon lira üzerinden kesilmektedir.

Ancak, yine de Sosyal Sigortalar Kurumunun Aktüeryel dengeleri ve finansman yapısının dengesi sağlıklı bir yapıya kavuşturulamamıştır. Çeşitli dönemlerde çıkarılan prim borçlarının taksitlendirilmesi, gecikme faizlerinin affedilmesi gibi yasal düzenlemelerle dengeler daha da bozulmuştur.

Prim oranlarının yüksekliği nedeniyle kaçak işçi çalıştırılması daha da artmakta ve yukarıda açıklandığı üzere, nasıl olsa yine bir af çıkar yaklaşımı içinde prim borçları ödenmemektedir.

Esasen vergi toplama anlayışı ile sigorta primi toplama anlayışı arasında pek fark yoktur. Sigorta prim oranlarının düşürülerek, çalıştırılan kaçak işçi sayısının azaltılması, vergi oranlarının düşürülerek verginin tabana yayılması ile aynı yaklaşımı ifade etmektedir.

Ayrıca, gelişmiş batı ülkelerinin neredeyse tamamında devlet, sosyal güvenliğin finansmanına doğrudan katkıda bulunmaktadır. Ülkemizde ise bu katkı dolaylı yollardan yapılmaya çalışılmakta ise de, netice olarak bir çözüm olmamaktadır. Günümüzde bütçe açıklarının büyük bir kısmını da Sosyal Güvenlik Kurumlarımızın finansman açıkları oluşturmaktadır.

Devlet, bu katkısını doğrudan sistemin finansmanına oransal katkı yaparak gerçekleştirmeli, bu sayede prim oranları düşürülerek, sigortalı sayısının artırılması ve sistemin içine dahil edilmesi amaçlanmalıdır.

Yapılan yasal düzenlemenin amacı da devleti, sosyal güvenliğin finansmanına doğrudan katmak, prim oranlarını düşürerek kaçak işçi çalıştırmanın önüne geçmek ve aktüeryel dengelerin yeniden sağlıklı biçimde gerçekleşmesi ve kalıcı bir çözümün oluşmasını sağlamaktır.

KAYSERİ MİLLETVEKİLİ MUHARREM ESKİYAPAN VE 12 MİLLETVEKİLİNİN TEKLİFİ (2/156)

506 SAYILI KANUNUN, 2422 SAYILI KANUNUN 10 UNCU MADDESİ İLE DEĞİŞİK

73 ÜNCÜ MADDESİ VE 16 NCI MADDESİ İLE DEĞİŞİK EK 7 NCİ MADDESİNDE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1.- 506 sayılı Kanunun, 2422 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile değişik 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 73-

A) Tarifesine göre tesbit edilecek iş kazaları ile meslek hastalıkları sigortası priminin tamamı işverenler tarafından verilir. Bu primin nispeti % 1’den az % 6’dan fazla olamaz.

B)

a) Hastalık sigortası primi, sigortalının kazancının % 10’udur. Bunun % 3’ü sigortalı hissesi, % 4’ü işveren hissesi ve % 3’ü devlet katkısı hissesidir.

3 üncü maddenin (II/B) fıkrasında belirtilen çıraklar için ise kazancının % 3’üdür. Bunun %1’i sigortalı hissesi, % 1’i işveren hissesi ve % 1’i devlet katkısı hissesidir.

C) Analık sigortası primi, sigortalının kazancının % 1’i dir. Bu primin tamamı işverenler tarafından verilir.

D) Malûllük, Yaşlılık ve Ölüm sigortaları primi, sigortalı kazancının % 15’i dir. Bunun % 5’i sigortalı hissesi, % 6’sı işveren hissesi ve % 4’ü devlet katkısı hissesidir.

Ancak, maden işyerlerinin yer altı işlerinde çalışanlar için Malûllük, Yaşlılık ve Ölüm sigortaları primi sigortalının kazancının % 17’sidir. Bunun % 5’i sigortalı hissesi, % 8’i işveren hissesi, % 4’ü devlet katkısı hissesidir.

MADDE 2.- 506 sayılı Kanunun, 2422 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile değişik Ek 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Ek Madde 7.- Ağır, yıpratıcı ve zehirleyici işyerlerinden sayılan ve bu Kanuna tâbi işyerlerinde çalışan sigortalılardan alınacak Malûllük, Yaşlılık ve Ölüm sigortaları pirimi % 17’dir. Bunun % 5’i sigortalı hissesi, % 8’i işveren hissesi, % 4’ü devlet katkısı hissesidir.

MADDE 3.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

 


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifimiz gerekçesi ile birlikte ilişikte sunulmuştur.

Gereğini arz ederiz.

Saygılarımızla.

 

Türkan Miçooğulları

Bülent Baratalı

 

İzmir

İzmir

 

GEREKÇE

24/7/2003 tarihli ve 4957 sayılı Kanunla 1479 sayılı BAĞ-KUR Kanununa eklenen geçici 18 ve geçici 19 uncu maddeler, bu haktan yararlanmak isteyen esnaf ve sanatkârların ihtiyacına yanıt vermediği gibi geçmişe yönelik olarak faydalanmadıkları sağlık hizmetleri sebebi ile prim ve gecikme zamlarına uygulanan faiz oranının bileşik bazda uygulanması sebebi ile çok yüksek olduğu açıktır. Bunun yerine Devlet İstatistik Enstitüsünün her ay için belirlediği TEFE aylık oranı esas alınmak üzere faiz uygulanması sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak daha adil ve uygun olacaktır.

Ayrıca, borçlanma olanağı verilen geçmişe dönük bu sürelerde, sigortalılar sağlık hizmeti almadığından borçlanılacak tutarın sağlık sigortası primi dışındaki yalnızca sigorta primi üzerinden hesaplanması gerekmektedir.

 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1.- İş kazaları ve meslek hastalıklarının sayısal oranları gelişen teknoloji ve eğitim sayesinde giderek azalma eğilimine girmiştir. Maddelerde yapılan değişiklikler ile iş kazaları, meslek hastalıkları, hastalık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primleri maden işyerlerinin yer altı işlerinde çalışanlar da dahil olmak üzere sigortalı kazancının oranları, sigortalı ve işveren hisseleri düşürülerek, devlet katkısı hissesi getirilmek suretiyle katılımın denetime daha sağlıklı bir yapı kazandırması amaçlanmıştır. Ayrıca, prim oranlarının düşürülerek kaçak işçi çalıştırmanın önüne geçilerek sisteme sigortalı katılımının artırılması amaçlanmaktadır.

Madde 2.- Ağır, yıpratıcı ve zehirleyici işyerlerinden sayılan ve bu kanuna tâbi işyerlerinde çalışan sigortalılardan alınacak prim oranları, Madde 1’in son fıkrasının uygulamasına yönelik bir düzenlemeyi içerdiğinden aynı gerekçeler bu madde için de geçerli olmaktadır.

Madde 3.- Yürürlük maddesidir.

Madde 4.- Yürütme maddesidir.


İZMİR MİLLETVEKİLLERİ TÜRKAN MİÇOOĞULLARI İLE BÜLENT BARATALI’NIN TEKLİFİ (2/196)

ESNAF VE SANATKÂRLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL

SİGORTALAR KURUMU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA

KANUN TEKLİFİ

MADDE 1.- 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 4956 sayılı Kanunla eklenen geçici 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Geçici Madde 18.- Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 4/10/2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 4/10/2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20/4/1982-4/10/2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak hesaplanacak sağlık sigortası primleri dışındaki prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.

MADDE 2.- 1479 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Yeniden yapılandırma kapsamında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle sigortalıların ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan birikmiş prim borçlarının asıllarına Devlet İstatistik Enstitüsünün her ay için belirlediği TEFE aylık oranı esas alınmak suretiyle uygulanacak faiz ile birlikte hesaplanacak toplam borcun taksitler halinde ödenmesine, teminat göstermelerine, borç ödeme kapasitelerine ve borç sürelerine göre usul ve esasları belirlemeye ve başvuru süresini altmış güne kadar uzatmaya Yönetim Kurulu yetkilidir.

GEÇİCİ MADDE 1.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yeniden yapılandırılmış olan borçlar bu Kanunla getirilmiş değişiklikler dikkate alınarak yeniden hesaplanır.

MADDE 3.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun, “Sosyal Güvenlik Destek Primi” başlıklı “Ek Madde 20” nin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kanun teklifimiz ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

Gereğini arz ederiz.   11/11/2003

 

Mustafa Özyürek

Hüseyin Güler

Osman Özcan

 

Mersin

Mersin

Antalya

 

Ali Oksal

Haşim Oral

M. Ziya Yergök

 

Mersin

Denizli

Adana

 

Mustafa Sayar

Nejat Gencan

Şevket Gürsoy

 

Amasya

Edirne

Adıyaman

 

Necdet Budak

Nail Kamacı

Turan Tüysüz

 

Edirne

Antalya

Şanlıurfa

 

Gökhan Durgun

M. Vedat Melik

İ. Sami Tandoğdu

 

Hatay

Şanlıurfa

Ordu

 

N. Gaye Erbatur

İsmail Değerli

Hüseyin Ekmekcioğlu

 

Adana

Ankara

Antalya

 

Yılmaz Kaya

Ufuk Özkan

Erdoğan Yetenç

 

İzmir

Manisa

Manisa

 

Erol Tınastepe

Hasan Ören

Bülent Baratalı

 

Erzincan

Manisa

İzmir

 

Türkan Miçooğulları

Mustafa Yılmaz

Hasan Güyüldar

 

İzmir

Gaziantep

Tunceli

 

 

 

 

GENEL GEREKÇE

Sosyal Güvenlik, özellikle günümüz dünyasında işgal ettiği yer bakımından, toplumsal hayatın kurucu unsurlarından biri haline gelmiştir. Sosyal güvenlik sistemleri, kaynak oluşturma ve değerlendirme aşamalarında farklı yöntemler içermekle birlikte kapsayıcı olma nitelikleri ortak noktayı oluşturmaktadır. Zira sigorta kavramı sosyal sıfatını bu niteliği üzerinden kazanmaktadır. Ülkemizde uygulanmakta olan sigorta sistemi de kaynak oluşturma, değerlendirme ve tahsisinde kapsayıcılık anlayışını esas alan bir anlayışa göre düzenlenmiştir. Sistem, aktif üyelerin pasif üyeleri finanse etmesi üzerine kurulmuştur. Oysa, 1479 sayılı Kanunun Ek Madde 20’sinde kullanılan kriter, sistem üyesinin çalışma yaşamına dönüşü üzerinden kurulmuştur ki bu haliyle mevcut sigorta sistemimizle çelişmektedir.

Madde bu haliyle, Anayasanın 10 uncu maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı düştüğü gibi, Anayasanın “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde yer alan; devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek için gerekli tedbirleri alır hükmüyle de çelişmektedir.

Çalışanların aleyhine ve Anayasaya aykırı olan bu hükmün yürürlükten kaldırılması amacıyla kanun teklifi hazırlanmıştır.


MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1.- 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Ek Madde 20’sindeki düzenleme dolayısıyla tekrar çalışma yaşamına dönenlerin yeniden destek primi ödeme zorunluluğunun yol açtığı mağduriyetin giderilmesi amaçlanmıştır.

Madde 2.- Yürürlük maddesidir.

Madde 3.- Yürütme maddesidir.

 

 

 

 

 

MERSİN MİLLETVEKİLİ MUSTAFA ÖZYÜREK VE 26 MİLLETVEKİLİNİN TEKLİFİ (2/208)

1479 SAYILI ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR

SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNUNUN, “SOSYAL GÜVENLİK DESTEK

PRİMİ” BAŞLIKLI “EK MADDE 20” NİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASINA

İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ

MADDE 1.- 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun “Sosyal Güvenlik Destek Primi” başlıklı “Ek Madde 20” yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifimiz gerekçesi ile birlikte ekte sunulmuştur.

Saygılarımızla arz ederiz.

 

Kemal Kılıçdaroğlu

Engin Altay

M. Mesut Özakcan

 

İstanbul

Sinop

Aydın

 

A. Kemal Deveciler

Ali Kemal Kumkumoğlu

Osman Kaptan

 

Balıkesir

İstanbul

Antalya

 

Bülent Baratalı

Şevket Arz

R. Kerim Özkan

 

İzmir

Trabzon

Burdur

 

Feridun Baloğlu

İsmet Çanakcı

Yılmaz Kaya

 

Antalya

Ankara

İzmir

 

Erdal Karademir

Tacidar Seyhan

Nejat Gencan

 

İzmir

Adana

Edirne

 

Canan Arıtman

Atilla Kart

Mustafa Özyurt

 

İzmir

Konya

Bursa

 

Muharrem Toprak

İsmail Değerli

Mehmet Boztaş

 

İzmir

Ankara

Aydın

 

Enver Öktem

Bihlun Tamaylıgil

Gürol Ergin

 

İzmir

İstanbul

Muğla

 

Hüseyin Güler

Ali Dinçer

Ahmet Küçük

 

Mersin

Bursa

Çanakkale

 

 

Mehmet Yıldırım

 

 

 

Kastamonu

 

 

 

GEREKÇE

Sosyal sigorta kuruluşlarının uygulamalarında norm ve standart birliğinin sağlanması, öteden beri önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Uygulamadaki farklılıklar, bir yandan yurttaşların mağduriyetine, öte yandan uygar bir toplumda olmaması gereken çifte standarda yol açmaktadır. Bu tasarı ile, sosyal güvenlik kuruluşlarında dul ve yetimlere dönük olarak yapılan farklı bir uygulama giderilmekte ve norm ve standart birliğinin sağlanması açısından önemli bir adım atılmaktadır.

Yapılan düzenleme ile Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur uygulamalarındaki paralellik, Emekli Sandığı kapsamında çalışanlar için de getirilmektedir.

Bugün için, en az 5 yıldan beri sigortalı olan veya en az 5 tam yıl sigorta primi ödemiş olup da vefat edenlerin, dul ve yetimlerine SSK ve Bağ-Kur yönünden aylık bağlanmakta iken, bu süre T.C. Emekli Sandığı Yasasında 10 yıl olarak belirlenmiş bulunmaktadır.

T.C. Emekli Sandığı Yasasına göre, 5 yıl fiili hizmeti doldurduktan sonra ölen iştirakçinin dul ve yetimine aylık ancak, başkasının yardımı olmaksızın yaşamlarını devam ettiremeyecek derecede malul ve muhtaç durumda bulunan dul eşleri ile çocuklarına bağlanabilmektedir. Oysa SSK ve Bağ-Kur uygulamasında böyle bir koşul aranmamaktadır. Önerilen değişiklik ile, var olan sorun giderilmektedir.

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- Yapılan düzenleme ile SSK ve Bağ-Kur sigortalıların dul ve yetimlerine sağlanan olanak, T.C. Emekli Sandığı iştirakçilerinin dul ve yetimlerine de sağlanmaktadır. Böylece, sosyal sigorta kuruluşları arasında norm ve standart birliği de sağlanmış olmaktadır.

Madde 2- Birinci madde ile yapılan düzenlemenin kabulü halinde, T.C. Emekli Sandığı Kanununun "Ek Madde 13”üne gereksinme kalmamaktadır. Bu nedenle Ek Madde 13 yürürlükten kaldırılmaktadır.

Madde 3- Yürürlük maddesidir.

Madde 4- Yürütme maddesidir.

 

 

 

 

 

İSTANBUL MİLLETVEKİLİ KEMAL KILIÇDAROĞLU VE

27 MİLLETVEKİLİNİN TEKLİFİ (2/301)

 

5434 SAYILI T.C. EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI

HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

 

MADDE 1- 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 66'ncı maddesinin birinci fıkrasının (b), (f) ve (g) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

b) İştirakçilerden fiili hizmet süreleri 5 yıl ve daha fazla olanlardan ölenlerin,

f) Fiili hizmet süreleri 5 yıl ve daha fazla olup da kesenekleri geri verilmemiş durumda olanlardan 60                 yaşını doldurmadan ölenlerin,

g) Vazife malûllüğü geçtiğinden dolayı aylığı kesilmiş ve emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye tayin edilmemiş ve fiili hizmet süreleri de 5 yılı doldurmuş bulunanlardan ölenlerin,

MADDE 2- 5434 sayılı Kanunun Ek Madde 13'ü yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 3- Bu Kanun hükümleri, yayımını izleyen ay başından geçerli olmak üzere yürürlüğe girer.

MADDE 4- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun, tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkında kanun teklifi ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur.

Gereğini arz ederiz.

 

 

Mustafa Özyürek

Mehmet Yıldırım

Canan Arıtman

 

Mersin

Kastamonu

İzmir

 

Türkân Miçooğulları

Yılmaz Kaya

Mehmet Semerci

 

İzmir

İzmir

Aydın

 

Mehmet Kartal

Ali Dinçer

Hüseyin Güler

 

Van

Bursa

Mersin

 

GEREKÇE

SSK ve Emekli Sandığına bağlı sigortalı ailelerin engelli ve özürlü çocukları gerektiğinde özel eğitim merkezlerinden yararlanabilmekte ve tedavi bedelleri SSK ve Emekli Sandığı tarafından ödenmektedir. Bağ-Kura bağlı sigortalılar ise, bu tedaviden yararlandıklarında tedavi bedellerini ödemeye uygun mevzuat olmadığı için Bağ-Kur, tedavi bedellerini ödeyemiyordu. Bağ-Kura bağlı sigortalıların da özel eğitim merkezlerinde verilen eğitimlerden yararlanmaları halinde tedavi bedellerinin Bağ-Kur taraflndan ödenmesini sağlamak amacıyla bu Kanun teklifi hazırlanmıştır.

Bu yasa teklifi ile, 1479 ve 2926 sayılı Kanun kapsamında sağlık sigortasından yararlananların özel eğitim merkezlerinde tedavi olan özürlü çocukların eğitim, tedavi ve rehabilitasyonun, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddeleri kapsamına giren personel ile bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri için Maliye Bakanlığı tarafından her yıl yayınlanan Tedavi Yardımları Bütçe Uygulama Talimatında yer alan özürlü çocukların eğitim, tedavi ve rehabilitasyonu ile ilgili hükümlerine göre yapılacağı öngörülmektedir.

2004 yılı Bütçe Uygulama Talimatının "Özürlü Çocukların Eğitim, Tedavi ve Rehabilitasyonu'" başlıklı 21 inci maddesi aynen şöyledir:

"Doğuştan ya da herhangi bir hastalık veya kaza sonucu fiziksel, görme, işitme, konuşma, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmiş özürlü çocukların yukarıda sayılan gelişim alanlarındaki yetersizliklerine ilişkin olarak Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlenmiş özürlü sağlık kurulu raporunun, eğitim ve tedavi rehabilitasyon hakkından yararlanabilmek için geçerli belge sayılarak, tıbbi tanılamanın yanı sıra varsa çocuk gelişimi ve eğitimcisi, sosyal çalışmacı, psikolog, fizyoterapist ve gerek görülen diğer meslek elemanlarının en az birinin veya birkaçı tarafından gelişimsel ve eğitimsel tanılamanın özürlünün durumunu değerlendirmeleri ve yazılı olarak bildirecekleri görüşleri belgelendirilmek suretiyle özürlü sağlık kurulu raporuna eklenecektir.

Özürlülere verilen sağlık kurulu raporları süresi kadar geçerlidir. Eğitim ve rehabilitasyona ilk başlama tarihi esas alınarak bir yıllık dönemler halinde özürlü çocukların özel eğitim ve rehabilitasyon programlarından yararlanmasının gerekli olup olmadığı, hastadaki iyileşme durumu, özel eğitime ve rehabilitasyona devam edilip edilmeyeceği hususunun yetkili sağlık kurumlarından yukarıda belirtilen meslek elemanlarınca düzenlenecek ayrıntılı gelişimsel ve eğitimsel tanılama raporları ile tevsikinin sağlanması gerekmektedir.

Özürlülere verilecek sağlık kurulu raporunun yenilenmesi için süresi sona ermeden en az bir ay önce, özürlü ve ailesinin ilgili sağlık kuruluşuna başvurmaları için, hizmet aldıkları rehabilitasyon merkezi tarafindan rehberlik yapılacaktır. Özürlüye verilen eğitim ve rehabilitasyon merkezi tarafından rehberlik yapılacaktır. Özürlüye verilen eğitim ve rehabilitasyonun sürekliliğinin sağlanması için özürlülere verilecek sağlık kurulu raporunun zamanında yenilenmesi hususunda yetkili sağlık kuruluşlarının gerekli hassasiyeti göstermeleri ve ailenin de işlemleri tamamlamak üzere gerekli takibi yapması gerekmektedir.

Özel rehabilitasyon ve eğitim merkezlerinde, fatura edilen özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin bedelinin ödenebilmesi için hizmet verilen çocuk sayısıyla orantılı olarak, yukarıda sayılan en az 4 farklı meslek alanında personel istihdam edildiğinin "kuruluş açma ve işletme izni" verilen kurumlarca belgelenmesi zorunludur.

Özürlü çocukların rehabilitasyonlarının ve eğitimlerinin, resmi (kamu kurum ve kuruluşları ile üniversiteler tarafından açılan merkezler) ve özel rehabilitasyon ile özel eğitim merkezlerinde sağlanması durumunda: Merkez tarafından hazırlanan ve fatura ekinde verilen aylık/yıllık çalışma programı, bireyselleştirilmiş eğitim planına dayanarak bir ay içerisinde verilen hizmet bedelinin 300.000.000.-TL tutarı kadarı ödenecektir.

Bu miktarları geçen kısım ise ilgili tarafından karşılanacaktır.

Özürlü çocukların eğitimlerinin, tıbbi rehabilitasyonlarının ve psiko-sosyal rehabilitasyonlarının yapılacağı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin, ilgisine göre Milli Eğitim Bakanlığı veya Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünden kuruluş açma ve işletme izni veren kurum denetim elemanlarınca yapılır. Bu merkezlerden usulüne uygun olarak işletilmeyen ve hizmet sunmayanlar hakkında kuruluş açma ve işletme izni aldıkları kurum mevzuatına göre işlem yapılır.

Saymanlıklar veya diğer ilgililer yapılacak ödemelerde bu gerekleri göz önünde bulunduracaklardır.

Görüleceği üzere yasa teklifi kabul edildiğinde, uygulama talimatındaki şartlar yerine getirildiği takdirde 2004 yılında özel eğitim merkezlerinde eğitim alan özürlü çocukların 300. 000.000 TL. ye kadar olan tedavi bedelleri kurumlarınca ödenebilecektir.

 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1.- 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Sağlık Sigortası Kapsamı başlıklı Ek Madde ll'inin sonuna eklenen fıkra ile 1479 sayılı Kanuna tâbi sigortalıların da özel eğitim merkezlerinde verilen eğitimlerden yararlanmaları halinde tedavi bedellerinin kurumları tarafından ödenmesi amaçlanmaktadır.

Madde 2.- 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun Sağlık Sigortası Kapsamı başlıklı Ek Madde l'in sonuna eklenen fıkra ile, 2926 sayılı kanuna tâbi sigortalıların da özel eğitim merkezlerinde verilen eğitimlerden yararlanmaları halinde tedavi bedellerinin kurumları tarafından ödenmesi amaçlanmaktadır.

Madde 3.- Kanunun yayımı ile ilgili hükümdür.

Madde 4.- Kanunun yürürlüğü ile ilgili hükümdür.

 

 

 

MERSİN MİLLETVEKİLİ MUSTAFA ÖZYÜREK VE 8 MİLLETVEKİLİNİN TEKLİFİ (2/313)

ESNAF VE SANATKÂRLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU VE TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN

DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1.-1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Sağlık Sigortası Kapsamı başlıklı Ek Madde 11'i aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Ek Madde 11 - SAĞLIK SİGORTASININ KAPSAMI

Bu Kanunun 24 üncü maddesine göre sigortalı olanlardan;

a) Sigortalılığı devam edenler ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları,

b) Yaşılılık ve malûllük aylığı almakta olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları,

c) Ölüm aylığı alanlar,

Sağlık sigortası yardımlarından yararlanırlar.

Sağlık hizmeti; Sağlık Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, mahalli idareler, üniversiteler, kamu iktisadi teşebbüslerine ait sağlık tesisleri ile gerçek ve tüzelkişilerden satın alınmak suretiyle yürütülür. Buna ilişkin usul ve esaslar Kurumca belirlenir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddeleri kapsamına giren personel ile bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri için Maliye Bakanlığı tarafından her yıl yayınlanan Bütçe Uygulama Talimatında (Tedavi Yardımları) yer alan özürlü çocukların eğitim, tedavi ve rehabilitasyonu ile ilgili hükümler, 1479 sayılı Kanun kapsamında sağlık sigortası yardımlarından yararlanan özürlü çocuklar için de uygulanır.

MADDE 2.- 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun Sağlık Sigortası Kapsamı başlıklı Ek Madde l'i aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Ek Madde 1.- SAĞLIK SİGORTASI KAPSAMI

Bu Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı olanlardan;

a) Sigortalılığı devam edenler ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları,

b) Yaşlılık ve malûllük aylığı almakta olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları,

c) Ölüm aylığı alanlar,

Sağlık sigortası yardımlarından yararlanırlar.

Sağlık hizmeti; Sağlık Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, mahalli idareler, üniversiteler, kamu iktisadi teşebbüslerine ait sağlık tesisleri ile gerçek ve tüzelkişilerden satın alınmak suretiyle yürütülür. Buna ilişkin usul ve esaslar Kurumca belirlenir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddeleri kapsamına giren personel ile bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri için Maliye Bakanlığı tarafından her yıl yayınlanan Bütçe Uygulama Talimatında (Tedavi Yardımları) yer alan özürlü çocukların eğitim, tedavi ve rehabilitasyonu ile ilgili hükümler, 2926 sayılı Kanun kapsamında sağlık sigortası yardımlarından yararlanan özürlü çocuklar için de uygulanır.

MADDE 3.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4.- Bu Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ekte sunulmuştur.

Gereğini arz ederim.

Saygılarımla.

             Ümmet Kandoğan

             Denizli

 

GENEL GEREKÇE

Emekli maaşının emeklinin temel ihtiyaçlarına yetmediği bir dönemde emeklinin ikinci bir işte çalışması bugünkü Türkiye’nin en önemli görüntülerindendir. Emeklinin bir ücret karşılığında çalışması halinde sosyal güvenlik destek primi kesilmesi emeklinin ekonomik durumunu kötüleştireceği gibi ekonomiye katma değer sağlanması engellenecektir. Sosyal güvenlik açıklarını başka türlü kapatamayan siyasal otoritenin çalışan emekliden her ay % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi keserek bu yükü ekonomik durumu kötü olan emeklinin sırtına vurması anayasada bulunan sosyal devlet ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Bu çerçevede bu düzenlemeyle çalışan emekli ile çalışmayan emekli arasındaki ayrımcılığın ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.

 

 

 

 

DENİZLİ MİLLETVEKİLİ ÜMMET KANDOĞAN’IN TEKLİFİ (2/322)

1479 SAYILI ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1.- 2/9/1971 tarih ve 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Ek 20 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu, 17.7.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifimiz gerekçeleriyle birlikte ekte sunulmuştur.

Gereğini bilgilerinize saygıyla sunarız.

 

Kemal Kılıçdaroğlu

Orhan Ziya Diren

Ersoy Bulut

 

 

İstanbul

Tokat

Mersin

 

 

Hüseyin Ekmekcioğlu

Özlem Çerçioğlu

Abdurrezzak Erten

 

 

Antalya

Aydın

İzmir

 

 

Erdal Karademir

Osman Coşkunoğlu

Tuncay Ercenk

 

 

İzmir

Uşak

Antalya

 

 

Orhan Eraslan

M. Mesut Özakcan

Gürol Ergin

 

 

Niğde

Aydın

Muğla

 

 

Osman Kaptan

Kemal Sağ

R. Kerim Özkan

 

 

Antalya

Adana

Burdur

 

 

Muharrem Kılıç

Hüseyin Özcan

Mustafa Özyurt

 

 

Malatya

Mersin

Bursa

 

 

Feridun Ayvazoğlu

Muharrem Toprak

M. Vedat Melik

 

 

Çorum

İzmir

Urfa

 

 

Vahit Çekmez

Canan Arıtman

N. Gaye Erbatur

 

 

Mersin

İzmir

Adana

 

 

GENEL GEREKÇE

5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu ve 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunlarında farklı şekillerde düzenlenmiş bulunan, kız çocuklarına ölüm aylığı/geliri bağlanması ve bağlanan gelir/aylığın kesilmesine ilişkin koşullar SSK ve Bağ-Kur yönünden 2003 yılında çıkarılan 4956 ve 4958 sayılı yasalarla, kazanılmış hakları da ortadan kaldıracak şekilde, değiştirilmiş ve özellikle Sosyal Sigortalar Kurumundan ölüm aylığı/geliri alan kız çocuklarının mağdur olmalarına yol açılmıştır.

Söz konusu değişikliklerin eş zamanlı yapılmasına karşın, SSK ve Bağ-Kur uygulamalarında norm birliği sağlanmamış, Emekli Sandığı Yasasında da değişiklik yapılmamıştır.

SSK ve Bağ-Kur sigortalıları ile Emekli Sandığı iştirakçilerinin ölümü halinde, bu kurumlar tarafından çocukların her birine bağlanabilen ölüm aylığının oranı %25 olduğundan, evli olmayan ve sosyal güvenlik kanunlarına tabi bir işte çalışmayan kız çocuğuna, biri SSK'ya diğeri Emekli Sandığına tabi anne ve babasının ölümü halinde, her ikisinden bağlanabilecek ölüm aylıklarının toplamı ortalama bir emekli aylığının yarısı kadardır.

Sosyal Sigortalar Kanununda yapılan değişiklik nedeniyle, evli olmayan ve ortalama bir emekli aylığının yarısı tutarındaki ölüm aylığından başka bir geliri de bulunmayan söz konusu kimselerin Sosyal Sigortalar Kurumundan aldıkları ölüm aylıklarının kesilmeye başlanması kamuoyunda haklı tepkilere neden olmuştur.

Gerek sosyal güvenlik kuruluşları arasında norm ve standart birliği sağlanması, gerekse ölüm aylığı kesilen kız çocuklarının bu mağduriyetlerinin önlenmesi için; 5434 sayılı T.C Emekli Sandığı Kanunu ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun 45 ve             46 ıncı maddelerindeki koşullar emsal alınmak suretiyle;

Emekli Sandığı iştirakçisinin veya sigortalının ölümü tarihinde:

a. Evli olmayan,

b. Sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan,

c. Sosyal güvenlik kanunları kapsamındaki kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan,

Kız çocuklarına, ilgili sosyal güvenlik kurumunca ölüm aylığı/geliri bağlanmasını, bağlanan aylığın/gelirin, çocuğun evlenmesi veya sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmaya ya da bu kapsamdaki kendi çalışmalarına dayalı olarak gelir veya aylık almaya başlaması halinde kesilmesini sağlayacak düzenlemeler yapılmaktadır.

Kanun teklifindeki geçici maddelerle; 4956 sayılı Kanunla Bağ-Kur Kanununda, 4958 sayılı Kanunla da Sosyal Sigortalar Kanununda ve bu Kanunla T.C. Emekli Sandığı Kanununda yapılan değişikliklerden önceki hükümlere göre ölüm aylığı bağlanmış kız çocukların kazanılmış hakları korunmakta, söz konusu kimselerden ilgili sosyal güvenlik kurumunun mevzuatındaki diğer nedenlerle aylığı kesilenlere yeniden aylık bağlanması gerektiğinde bu Kanun hükümlerine tabi tutulmaları hükme bağlanmaktadır.

 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- Madde ile; 5434 sayılı Kanuna göre kız çocuklara ana veya babasından ölüm aylığı bağlanabilmesi için ölüm tarihinde evli olmaması, Emekli Sandığına tabi bir görevde çalışmaması ve kendi çalışmalarından dolayı sandıktan emekli aylığı almaması koşullarına ek olarak, diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak çalışmaması ve bu kanunlara tabi kendi çalışmalarından dolayı aylık almıyor olması koşulları getirilmektedir. Bu düzenleme ile sosyal güvenlik kuruluşları arasında bu konuda norm birliği de sağlanmış olmaktadır.

Madde 2- Madde ile; T.C. Emekli Sandığı tarafından ölüm aylığı bağlanan kız çocukların, daha sonra diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmaya başlamaları veya diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık bağlanması halinde, Emekli Sandığından aldıkları ölüm aylığının kesilmesi esası getirilmektedir.

Madde 3- Kanuna eklenen geçici madde ile; bu Kanunun yürürlüğe gireceği tarihten önceki hükümlere göre Emekli Sandığı tarafından ölüm aylığı bağlanan kız çocukların aylıklarının bu kanunla getirilen yeni koşullar nedeniyle kesilmemesi sağlanarak kazanılmış hakları korunmaktadır.

Madde 4- 4958 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerden önce Sosyal Sigortalar Kurumunun, sigortalının kız çocuklarına ölüm aylığı veya geliri bağlanması ve bağlanan gelir veya aylığın kesilmesine ilişkin uygulamaları; 4956 sayılı Kanunla Bağ-Kur Kanununda ve bu Kanunla T.C. Emekli Sandığı Kanununda yapılan düzenlemelerle paralel olduğundan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 23 ve 68 inci maddeleri, 4958 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerden önceki uygulamalar doğrultusunda yeniden düzenlenmiş ve sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerin sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık alan kız çocukları ile ilgili Ek 47 nci madde hükümleri de 23 ve 68 inci madde hükümleri ile uyumlu hale getirilmiştir.

Madde 5 - Kanuna eklenen geçici madde ile, Sosyal Sigortalar Kanununda 4958 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle gelir veya aylığı kesilen kız çocukların kesilen gelir veya aylığının kesildiği tarih itibariyle  yeniden bağlanması sağlanarak mağduriyetleri giderilmektedir.

Madde 6- Bağ-Kur Kanununa eklenen geçici madde ile; 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle aylığı kesilmiş kız çocuk varsa, bunların aylıklarının da kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanması öngörülmektedir.

Madde 7- Yürürlük maddesidir.

Madde 8 - Yürütme maddesidir.

 


İSTANBUL MİLLETVEKİLİ KEMAL KILIÇDAROĞLU VE

23 MİLLETVEKİLİNİN TEKLİFİ (2/335)

 

8/6/1949 TARİHLİ VE 5434 SAYILI T.C. EMEKLİ SANDIĞI KANUNU, 17/7/1964 TARİHLİ VE 506 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR KANUNU VE 2/9/1971 TARİHLİ VE 1479 SAYILI ESNAF VE SANATKÂRLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL          SİGORTALAR KURUMU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA

KANUN TEKLİFİ

 

MADDE 1- 8/6/1949 tarih ve 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 75 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "bulunmayan" kelimesinden sonra gelmek üzere "bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamındaki kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan" ibaresi eklenmiştir.

MADDE 2- 8/6/1949 tarih ve 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 93 üncü maddesine aşağıdaki (d) fıkrası eklenmiştir.

"d) Diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmaya başlayan veya söz konusu kanunlar kapsamındaki kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık bağlanan kız çocukların,"

MADDE 3- 8/6/1949 tarih ve 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE- Bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre kız çocuklara bağlanan aylıklar, bu Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle kesilmez. Ancak, bunlardan Kanundaki diğer hükümlere göre aylığı kesilenlere yeniden aylık bağlanmasında bu Kanun hükümleri uygulanır."

MADDE 4- 17/7/1964 tarih ve 506 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin VII numaralı bendi ile 68 inci maddesinin VI numaralı bendindeki "buralardan" kelimesinden ve Ek 47 nci maddesindeki "kuruluşlarından" kelimesinden sonra gelmek üzere "kendi çalışmalarından dolayı" ibaresi eklenmiştir.

MADDE 5- 17/7/1964 tarih ve 506 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE- 29/7/2003 tarih ve 4958 sayılı Kanunla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda yapılan değişiklikler nedeniyle ölüm geliri veya aylığı kesilmiş bulunan kız çocukların gelir veya aylıkları, kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanır ve haklarında bu Kanun hükümleri uygulanır."

MADDE 6- 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE- 24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce kız çocuklara bağlanan aylıklar, 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle kesilmez, kesilmiş bulunan aylıklar da kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanır. Ancak, bunlardan Kanundaki diğer hükümlere göre aylığı kesilenlere yeniden aylık bağlanmasında 4956 sayılı Kanun hükümleri uygulanır."

MADDE 7- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 8- Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

24/5/1983 Tarihli ve 2829 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tâbi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Geçici iki Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifimiz ile gerekçesi ekte sunulmuştur.

Gereğini arz ederiz.

Saygılarımızla.

 

Mustafa Özyürek

Erdal Karademir

Hüseyin Ekmekçioğlu

 

Mersin

İzmir

Antalya

 

R. Kerim Özkan

Mehmet Boztaş

Halil Ünlütepe

 

Burdur

Aydın

Afyonkarahisar

 

Mehmet Işık

M. Vedat Melik

Fahrettin Üstün

 

Giresun

Şanlıurfa

Muğla

 

Hakkı Ülkü

Kemal Demirel

Mehmet Uğur Neşşar

 

İzmir

Bursa

Denizli

 

Erol Tınastepe

Feridun Baloğlu

Mehmet Işık

 

Erzincan

Antalya

Giresun

 

Osman Özcan

Orhan Eraslan

Gürol Ergin

 

Antalya

Niğde

Muğla

 

M. Mesut Özakcan

Nadir Saraç

A. Rıza Bodur

 

Aydın

Zonguldak

İzmir

 

Nurettin Sözen

Muharrem Kılıç

Mehmet Ziya Yergök

 

Sivas

Malatya

Adana

 

Feridun Ayvazoğlu

İnal Batu

Mevlüt Coşkuner

 

Çorum

Hatay

Isparta

 

Ali Cumhur Yaka

Ali Arslan

Hasan Güyüldar

 

Muğla

Muğla

Tunceli

 

Türkan Miçooğulları

Bülent Baratalı

 

 

İzmir

İzmir

 

 

 

 

 

GENEL GEREKÇE

Sosyal Hukuk Devleti anlayışının bir gereği olarak devlet, yurttaşların sosyal güvenliğini sağlamaya yönelik düzenlemeleri onların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yapmak durumundadır. Türkiye Devleti kuruluşundan itibaren Sosyal Sigorta Kuruluşları oluşturma çabasında olmuştur. Önce devlet memurlarının sağlık ve emeklilik ihtiyaçları için Emekli Sandığı, daha sonra Sosyal Sigortalar Kurumu (S.S.K.) kurulmuştur. S.S.K., devlet memurları dışında ücretle çalışanların sosyal güvenlik ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlamıştır. Üçüncü olarak bağımsız çalışanların sosyal güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak üzere Bağ-Kur kurulmuştur.

Ancak, sosyal güvenlik kuruluşları arasında standart ve norm birliği sağlanamamış olduğundan 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yapılan düzenleme eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde, fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanırken; 12 nci maddeye göre, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden T.C. Emekli Sandığı'na tabi görevlerden emekliye ayrılanlara, T.C. Emekli Sandığı'na tabi sürelerin toplamı üzerinden emekli ikramiyesi ödenmektedir. Son defa T.C.Emekli Sandığı'na tabi görevlerden emekli olanlardan, Sandığa tâbi kuruluşlarda SSK'ya tabi işçi statüsünde hizmeti bulunanların, kıdem tazminatı almamış olmaları koşuluyla, bu hizmet süreleri de emekli ikramiyesinin hesabına dahil edilmektedir.

Buna karşılık, T.C.Emekli Sandığı'na tabi hizmeti olmakla birlikte, son kez Sandığa tabi bir görevden emekli olmayanlar ile son defa Sandığa tabi bir kuruluşta çalışmalarına rağmen, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden kendilerine bir başka sosyal güvenlik kuruluşu tarafından aylık bağlananlara, Sandığa tâbi olarak geçen hizmet süreleri karşılığı emekli ikramiyesi ödenmemektedir.

Bu durumun, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı açıktır.

Diğer taraftan, fiili hizmet süresi fazla olan kurum yerine son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde, fiili hizmet süresi fazla olan kurumca aylık bağlanması, adil ve doğru olmayan bir sonucu da beraberinde getirmektedir.  Şöyle ki;

18 yılında T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olan bir kimse (12x18=216 ay) son yedi yılın (12x7=84 ay) ilk 28 ayında, T.C. Emekli Sandığına; 29 ayında SSK’na, 27 ayında da Bağ-Kur'a tâbi olarak çalıştığında, 244 ay T.C. Emekli Sandığı hizmeti bulunmasına ve bu süre için prim ödemiş olmasına karşın, sadece 29 ay fiili hizmeti olan SSK’dan emekli olabilecektir.

Buna karşılık 244 ay SSK’lı olarak çalıştıktan sonra, 27 ay Bağ-Kur'a, 29 ay da T.C. Emekli Sandığı'na tabi bir işte çalıştığında; toplam 300 aylık fiili hizmet süresinin ancak 29 ayında T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olmasına karşın bu Kurumdan emekli olabilecektir.

Böyle bir durumun, Anayasanın 2 nci maddesindeki "hukuk devleti", 13 üncü maddesindeki "ölçülülük ilkesi" ile bağdaştırılmasının mümkün olamayacağı açıktır. Yapılması öngörülen işbu değişik ile eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayan ve Anayasaya aykırılık teşkil eden mevcut düzenlemenin düzeltilmesi amaçlanmıştır.

 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- Çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesinde, eşitlik, hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleri dikkate alınarak birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise ilgilinin tercih edeceği kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanıp ödenmesi öngörülmüştür.

Madde 2- 2829 sayılı Kanuna eklenen geçici maddeler ile, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayan uygulamadan mağdur olanların mağduriyetlerinin giderilmesi ve aynı zamanda bu haksız uygulamadan kaynaklanmış olsa da kazanılmış hakların korunması amaçlanmıştır.

Madde 3- Yürürlük maddesidir.

Madde 4- Yürütme maddesidir.

MERSİN MİLLETVEKİLİ MUSTAFA ÖZYÜREK İLE

30 MİLLETVEKİLİNİN TEKLİFİ (2/423)

 

24/5/1983 TARİHLİ VE 2829 SAYILI SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARINA TÂBİ OLARAK GEÇEN HİZMETLERİN BİRLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BU KANUNA GEÇİCİ İKİ MADDE EKLENMESİ

HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

 

MADDE 1- 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise ilgilinin tercih edeceği kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.

MADDE 2- 2829 sayılı Kanuna aşağıda yazılı geçici maddeler eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 6- Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesinin değiştirilen birinci fıkrası hükmü uygulanmak suretiyle herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşunca aylık bağlananların veya bunlardan ölenlerin dul ve yetimlerinin istekleri halinde, fiili hizmet süresi fazla olan kurumca müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren aynı maddenin birinci fıkrası hükmü uyarınca bu kurum mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir. Diğer sosyal güvenlik kuruluşlarınca bağlanmış aylıkları aynı tarihten itibaren kesilir.

Yukarıdaki fıkra hükmü uyarınca işlem yapılabilmesi için, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna başvurulması şarttır.

GEÇİCİ MADDE 7.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce emekliliğe hak kazananlar ile bu Kanunun yürürlüğünden itibaren yedi yıl içinde emekli olanlara istekleri halinde, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tâbi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.”

MADDE 3- Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4- Bu kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.

 


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

8/6/1949 tarih ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin Kanun Teklifi gerekçesi ile birlikte ekte sunulmuştur.

Gereğini saygılarımla arz ederim.    24/4/2005

                                  Mikail Arslan

                                           Kırşehir

GENEL GEREKÇE

Kamu hizmetini ifa ederken meydana gelen olay sebebiyle emekli iştirakçisinin sakatlanması veya onun ölümü “vazife malûllüğü” sonucunu doğurur. (5434 Sayılı Yasa, Madde 44 ve devamı).

Kamu hizmetinin ifası sırasında, emekli iştirakçisi olmayan ve fakat meydana gelen olay sebebiyle vücut bütünlüğünü yahut yaşamını yitirenler yönünden malûllük hükümleri uygulanmamaktadır. Sözgelimi hizmet akdi ile istihdam olunan ve fakat yüksek ve hassas seviyede  kamu hizmetini yürüten bir elektronik mühendisi ile bir memurun görev kazasında yaşamlarını yitirmeleri halinde, memur vazife malûlü sayılırken mühendis ise vazife malûlü sayılmayacaktır.

Öte yandan Millî savunma hizmetinin yürütülmesi şartı ile aynı hizmette hayatlarını kaybedenlerden asker olanının şehit sayılması, asker olmayanın bu yüce şereften mahrum kılınması, vakıanın mantığı ile bağdaşmaz. Aslolan, evleviyetle harp olmak üzere Millî savunma hizmetini ifa sırasında olayın meydana gelmesidir. Bu hizmeti ifa, asker olmayana da örtülü ve geçici olarak askerlik sıfatını kazandırır.

Kanun teklifimiz, yürürlükteki hukukumuzun eşitlik ve adalet duygusu ile bağdaşmayan bu çelişkisini gidermeyi amaçlamaktadır. Kamu hizmeti, özellikle Millî Savunma hizmeti ifasının yol açtığı risklerin farklı sonuçlar doğurmasının önüne geçilmekte ve yitirilen varlığın hukuk yoluyla ve onur değerleri temelinde kısmen ikâmesi öne alınmaktadır.

MADDEGEREKÇELERİ

Madde 1.- Genel gerekçedeki ihtiyacı karşılamaya yönelik bir maddedir.

Madde 2.- Bu madde yürürlük maddesidir.

Madde 3.- Bu madde yürütme maddesidir.

 

KIRŞEHİR MİLLETVEKİLİ MİKAİL ARSLAN’IN TEKLİFİ (2/459)

8/6/1949 TARİH VE 5434 SAYILI TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ

MADDE 1.- 8/6/1949 tarih 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 45 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Bir kamu hizmetini ifa ederken meydana gelen olay sebebiyle sandık iştirakçisi olsa idi vazife malûlü sayılabilecek olan ve fakat sandık iştirakçisi olmayan kişiler, istihdam ilişkisinin hukukî niteliğine bakılmaksızın vazife malûlü sayılırlar. Bu kişiler ve halefleri hakkında, bu kanunun vazife malûllüğüne ilişkin hükümleri uygulanır. İfa edilen hizmetin millî savunmayla ilgili olması halinde, olayda ağır kusuru olmaksızın hayatını kaybeden kişi, -asker olmasa dahi- görev şehididir.”

MADDE2.- 8/6/1949 tarih 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, geçici 218 inci madde olarak aşağıdaki şekilde bir hüküm eklenmiştir..

“GEÇİCİ MADDE218.- Bu Kanun, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriye doğru iki yıl içinde meydana gelen olaylar için dahi uygulanır.”

MADDE3.- Bu Kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE4.- Bu Kanunu, Bakanlar Kurulu yürütür.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 32 nci maddesine (j) bendi eklenmesine ilişkin kanun teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

Gereğini arz ederim.    15/6/2005

                        Prof. Dr. Haluk Koç

                                            Samsun

                                       CHPGrup Başkanvekili

GEREKÇE

Otoyol ve köprülerde gişe memuru ve trafik kontrol teknisyeni olarak çalışanlar, iş koşullarından dolayı birçok sağlık riski ile karşı karşıya kalmaktadır.

İş sağlığı ve iş güvenliği ilkeleri, bu meslek grubunda çalışanların daha kısa sürede emekli olmalarını gerektirmektedir.

Üniversitelerde yapılmış çok sayıdaki araştırma egzost gazlarının bu memurlar üzerindeki kötü etkilerini ortaya koymuştur. Hatta bu memurların sağlık problemleri klinik ve laboratuvar tetkik sonuçları ile de kanıtlanmıştır.

İş koşullarından dolayı sağlık riski bulunan bazı meslek grubunda çalışanlar, Emekli Sandığı Kanununun 32 nci maddesinde düzenlenen fiili hizmet yardımından yararlanmakta ve daha kısa sürede emekli olma hakkını kazanmaktadır.

Otoyol ve köprülerde gişe memuru ve trafik kontrol teknisyeni olarak görev yapanların fiili hizmet zammından yararlanmaları için Kanun teklifi hazırlanmıştır.

 

 

 

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLİ SAMSUN MİLLETVEKİLİ HALUK KOǒUN TEKLİFİ (2/558)

5434 SAYILI EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

 

MADDE 1.- 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 32 nci maddesine aşağıdaki (j) bendi eklenmiştir.

“j) Otoyol ve köprülerde gişe memuru ve trafik kontrol teknisyeni olarak bilfiil çalışanlar 3 ay”

MADDE2.- Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.

MADDE3.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ilişikte sunulmuştur.

Gereğini arzederim. Saygılarımla

                        A. Zeynep Tekin Börü

                                              Adana

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

                                        22/2/2006

2/593 esas numaralı

Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifine imza sahibi olarak katılmak istiyorum.

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

                        Prof. Dr. Necdet Budak

                                              Edirne

GEREKÇE

Posta dağıtıcıların yılın her mevsimi dışarıda ve zor şartlar altında, kimi zaman 30-50 kiloya varan yükleri sebebiyle kısa zamanda siyatik, bel ve boyun fıtığı, mesane ağrıları gibi pek çok meslek hastalığına yakalanmaları nedeniyle yıpranmaları söz konusudur. Bu hastalıklar nedeniyle Posta dağıtıcıları diğer mesleklerde çalışanlara oranla çok daha fazla yıpranmaktadırlar. Bu nedenle mesleklerini son derece zor şartlar altında ifa ederken yıpranan posta dağıtıcıların meydana gelen bu kayıpların telafisi gereklidir.

 

 

 

ADANA MİLLETVEKİLİ ZEYNEP TEKİN BÖRܒNÜN TEKLİFİ (2/593)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

 

MADDE 1.- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 32 nci maddesine (i) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (j) bendi eklenmiştir.

j) PTT Dağıtıcıları Posta Dağıtım, sevk ve işleme işlerinde

MADDE2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

5434 Sayılı Emekli Sandığı Yasasının 32 nci Maddesine 1/6/1967 Tarih ve 875 sayılı Yasa ile eklenen (g) bendinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifimiz gerekçeleri ile birlikte sunulmuştur.

Gereğini saygılarımızla arz ederiz.

 

Ramazan Kerim Özkan

Mehmet Semerci

Necati Uzdil

 

Burdur

Aydın

Osmaniye

 

Atila Emek

A. Kemal Deveciler

Osman Özcan

 

Antalya

Balıkesir

Antalya

 

Ahmet Yılmazkaya

Ufuk Özkan

Abdurrezzak Erten

 

Gaziantep

Manisa

İzmir

 

Enver Öktem

Yakup Kepenek

Mehmet Kartal

 

İzmir

Ankara

Van

 

Nail Kamacı

Mustafa Gazalcı

 

 

Antalya

Denizli

 

 

GENEL GEREKÇE

Yerel yönetimlerde 657 sayılı Yasaya göre istihdam edilen Veteriner Hekimler, Veteriner Sağlık Teknikerleri ve Teknisyenleri Tarım Bakanlığında istihdam edilen meslektaşlarıyla aynı görev ve yetkilerde bulunmalarına karşın böyle bir ayrımın yapılmış olması nedeniyle fiili hizmet zammından yararlanamamaktadırlar.

Diğer yandan yeni yasalarla şehir merkezlerinde sokak hayvanları ile doğrudan mücadele etmek, mezbaha hizmetleri vermek, hayvanat bahçelerinde yaban hayatı ile ilgili çalışma yapmak zoonoz hastalıklara yakalanma riskini;Tarım Bakanlığı bünyesinde çalışan Hayvan Sağlığı hizmetleri çalışanlarına kıyasla daha fazla taşımaktadırlar.

Bu adaletsizliğin bir an önce düzeltilmesi yerel yönetimlerde özveriyle görev yapmakta olan meslek mensuplarının acil bir gereksinimidir.

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1.- Madde ile bugüne kadar mağdur durumda olan yerel yönetimlerde görev yapan Veteriner Hekim, Veteriner Sağlık Teknikeri ve Teknisyenlerinin yasa kapsamına alınması amaçlanmaktadır.

Madde 2.- Bu yasadan ilgili yerel yönetim çalışanlarının yararlanması amaçlanmaktadır.

Madde 3.- Maddede yasada adı geçen ifadelere yer verilmektedir.

Madde 4.- Madde ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Yasasının 32 nci maddesine 1/6/1967 tarih ve 875 sayılı Yasa ile eklenen (g) bendinin “Tarım Bakanlığı Ziraî Mücadele ve Karantina Teşkilâtı ve Veteriner Teşkilâtında vazife gören memur ve hizmetliler ile Belediyelerde 657 sayılı yasaya göre istihdam edilen Veteriner Hekim, Veteriner Sağlık Tesnikeri ve Teknisyenlerinin fiili hizmet zammından yararlanmaları ve geçmişteki hizmetlerinin emeklilik sürelerine yansıtılması” şeklinde değiştirilmesi amaçlanmaktadır.

Madde 5.- Yürürlük maddesidir.

Madde 6.- Yürütme maddesidir.

 

 

BURDUR MİLLETVEKİLİ RAMAZAN KERİM ÖZKAN VE 13 MİLLETVEKİLİNİN TEKLİFİ (2/654)

5434 SAYILI EMEKLİ SANDIĞI YASASININ 32 NCİ MADDESİNE 1/6/1967 TARİH VE 875 SAYILI YASA İLE EKLENEN (G) BENDİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR

KANUN TEKLİFİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Tanımlar

Amaç

MADDE1.- 5434 sayılı Emekli Sandığının 32 nci maddesine 1/6/1967 tarih ve 875 sayılı Yasa ile eklenen (g) bendinde belirtildiği gibi fiili hizmet zammından yerel yönetimlerde istihdam edilen Veteriner Hekimler, Veteriner Sağlık Tekniker ve Teknisyenlerinin yararlanmasıdır.

Kapsam

MADDE2.- Bu yasadan yerel yönetimlerde çalışan Veteriner Hekim, Veteriner Sağlık Teknikerleri ve Teknisyenler yararlanır.

Tanımlar

MADDE3.- Bu yasada geçen;

Bakanlık: Tarım ve Köyişleri Bakanlığını

Yerel yönetim: 1580 ve 3030 sayılı Yasa ile kurulan belediyeleri

Kurum: Emekli Sandığını ifade eder.

İKİNCİBÖLÜM

Değişiklik

MADDE4.- 5434 sayılı Emekli Sandığı Yasasının 32 maddesine 1/6/1967 tarih ve 875 sayılı Yasa ile eklenen (g) bendinin:

“Tarım Bakanlığı Ziraî Mücadele ve Karantina Teşkilâtı ve Veteriner Teşkilâtında vazife gören memur ve hizmetliler ile Belediyelerde 657 sayılı Yasaya göre istihdam edilen Veteriner Hekim, Veteriner Sağlık Teknikeri ve Teknisyenleri fiili hizmet zammından yararlanır” şeklinde düzeltilmiştir.

Yukarıda belirtilen fıkra kapsamına giren iştirakçilerin fiili hizmetlerine eklenecek süre 5434 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra görevde bulunup da o zamandan bu yana yerel yönetimlerde bilfiil çalışmış olanların emeklilik işlerinde uygulanır.

ÜÇÜNCÜBÖLÜM

Yürürlük, Yürütme

Yürürlük

MADDE5.- Bu Yasa Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE6.- Bu Yasa hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler

              Komisyonu

Esas No.: 1/1008                20/6/2005

         Karar No.: 28

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanarak, Bakanlar Kurulunca 4.4.2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Tasarısı" 8.4.2005 tarihinde Esas Komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonuna, Tali Komisyon olarak Adalet Komisyonu ile Komisyonumuza havale edilmiş ve Tasarıyı Komisyonumuz 10.5.2005 tarihli, 18 inci birleşiminde gündemine almıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Maliye, Sağlık, Adalet, İçişleri, Milli Savunma Bakanlıkları yetkilileri ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin katılımı ile, Tasarının görüşmelerine başlanmıştır.

Tasarı ile; uluslararası sistemlere de uygun olarak mevcut sistemin sorunları ve gerekse nüfus yapısında beklenen değişim göz önüne alınarak, tek bir emeklilik sistemi, tek bir sağlık sistemini içeren sosyal güvenlik reformu öngörülmektedir. Yeni emeklilik sigortası rejimi ile Devlet memurları, hizmet akdine göre çalışanları, tarım işlerinde çalışanları, kendi hesabına çalışanları kapsayan beş farklı emeklilik rejiminin hak ve yükümlülüklerinin eşit olacağı tek bir emeklilik rejimine dönüştürülmesi öngörülmekte, emeklilik yaşı, aylık bağlama oranı, aylıkların hesaplanması gibi konularda yeni düzenlemeler getirilmekte, yeni emeklilik rejiminde mevcut aktif sigortalıların; emekliliklerine hak edecekleri yaş, prim ödeme ve sigortalılık süresi aynen korunmakta, emeklilik aylıkları eski ve yeni sistemde geçirdikleri süreye bağlı olarak her iki sistemde hak edilen aylığın ağırlıklı ortalaması alınması şeklinde hesaplanmakta, yeni sisteme geçiş kademeli olarak gerçekleşmekte; genel sağlık sigortası ile sağlık hizmetlerinin finansmanının Türkiye'de yerleşik herkesi kapsayacak  şekilde eşit ve tek bir yapıya kavuşturulması öngörülmekte, sisteme üye olma ve belli oranda prim ödeme zorunluluğu öngörülmekte, prim ödeme gücü olmayan kişiler için ise primin Devlet tarafından ödenmesi ilkesi getirilmektedir.

Komisyonumuz, Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerde tüm sivil toplum kuruluşlarını, sendika ve konfederasyonları çağırarak görüşlerini almıştır. Görüşmelerde;

-Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminde reform yapılması gerektiği konusunda mutabakat olduğu, ancak müktesep hakların korunması hususuna dikkat edilmesi gerektiği, sosyal güvenlik reformunun mutlaka kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyi ve adil bir vergi reformunu da kapsaması gerektiği, memurların haklarında geriye gidiş olduğu, Tasarıda sosyal yardımlara yönelik hükümlerin bulunmadığı,

-Genel Sağlık Sigortasının Türkiye'de uygulamaya geçirilecek olmasının memnuniyet verici olduğu, ancak finansal sürdürülebilirlik açısından sistemin iyi kurgulanması gerektiği, aile hekimliğinin sistem içinde ne şekilde yer alacağının Tasarıda belirtilmediği, koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmesinin önemli olduğu,

-Kurumsal yapıyla ilgili tek çatı altında birleştirmenin yerinde bulunduğu, ancak tasarıda buna da yer verilmediği, esasen reformun tüm kanunlarla birlikte kanunlaşmasının önem arz ettiği,

Fikirleri ileri sürülmüştür.

Hükümet adına toplantıya katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Murat BAŞESGİOĞLU; Tasarının getirmek istediği hedeflere yönelik Komisyonumuzu bilgilendirerek, reformun yoksulluğa karşı mücadelede önemli bir araç olduğunu, sosyal yardımlara ayrılan kaynakların yetersizliğine rağmen emeklilik sistemine 2005 yılı itibariyle 22 Trilyon YTL aktarılacak olmasının gelirin adil paylaşımı açısından doğru olmadığının en somut göstergesi olduğunu, getirilen reform ile emekliliğine hak kazanmış kişilerin müktesep haklarının korunduğu, ancak finansal açıdan sürdürülebilir bir emeklilik sisteminin kurulmasının yaşayan neslin, gelecek nesillere karşı borcu olduğunu, genel sağlık sigortası sistemi ile de ilk defa 38 yıldır bir çok hükümetin hedefleyerek başaramadığı, Tasarı ile kişiler arasında sağlıkta norm ve standart birliğinin sağlanacağını, bu Tasarıdan sonra ise Primsiz Ödemelere ilişkin Kanun Tasarısının ve mevcut sosyal güvenlik kurumlarını tek çatı altında birleştirecek Kurumsal yapıya ilişkin Tasarıların Meclise gönderileceğini bildirmiştir.

Tasarının tümü üzerinde yapılan görüşmelerden sonra maddelerine geçilmesi kabul edilmiş Komisyonumuz 2.6.2005 tarihli 21 nci birleşiminde konunun daha ayrıntılı bir şekilde ele alınarak olgunlaştırılması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamak amacıyla bir alt komisyon kurulmasına karar vermiştir.

Alt Komisyon sivil toplum kuruluşları ve kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin de katıldığı kapsamlı çalışmalar yapmıştır. Alt Komisyonda yapılan çalışmalar sonucunda Tasarının;

-1 inci maddesi; kanun tekniğine uygunluğunun sağlanması ve ifadelerin sadeleştirilmesi  amacıyla "kısa ve uzun vadeli" ibaresi çıkarılarak yerine "sosyal" ibaresinin eklenmesi, "sosyal sigorta riskleri karşısında", "kollarından", "sosyal sigorta" ibarelerini çıkarılması, "genel sağlık sigortasının" ibaresinin eklenmesi ve maddenin tümünün yapılan değişiklikler doğrultusunda redaksiyona tabi tutulması suretiyle, 1 inci madde olarak,

-2 nci maddesi; 1 nci  maddede yapılan değişiklik doğrultusunda "kısa ve uzun vadeli" ibaresinin çıkarılması, hastaneler, okullar, banka benzeri tüzel kişiliği olan kurumların tüzel kişiliği olmayan şubelerini kapsayacak ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri de dikkate alınarak "tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşları" ibaresinin eklenmesi suretiyle, 2 nci madde olarak,

-3 üncü maddesi; (b) bendinden sonra gelmek üzere, "Sosyal sigortalar" ibaresi kısa ve uzun vadeli sigortaları birlikte ifade etmek üzere "Sosyal sigortalar: Kısa ve uzun vadeli sigorta kollarını" şeklinde eklenmek; "Genel sağlık sigortası" ibaresi kişilerin sağlığının korunmasını, sağlık riski ile karşılaştıklarında sağlık harcamalarının karşılanmasını sağlayacağını ifade edecek şekilde yeniden düzenlenmek; "Genel sağlık sigortalısı" tanımı bu Kanunda geçen sigortalı ve isteğe bağlı sigortalı tanımlarıyla çakışmayacak şekilde yeniden tanımlanmak; "Bakmakla yükümlü olduğu kişi" ibaresi genel sağlık sigortalısının bu Kanuna göre sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı olması gerekmeyen, sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış eşi ve çocuklarını kapsayacağı vurgusu ön plana alınarak yeniden düzenlenmek; "Hizmet akdi" ibaresi ile hem Borçlar Kanununda tanımlanan hizmet akdinin, hem de yürürlükte bulunan çeşitli iş kanunlarında tanımlanan iş sözleşmesini, iş akdinin anlaşılacağı belirtilmek suretiyle yeniden tanımlanmak; "Ücret" ibaresi kamu ya da özel sektörde bir işverene tabi olarak çalışanların, çalışmalarının karşılığında kendilerine ödenen ve süreklilik gösteren ve para ile ödenen tutarları kapsayacak şekilde yeniden tanımlanmak; "Takvim ayı", "Takvim yılı" ibarelerinden Takvim kısmı çıkartılmış, Ay ibaresinin ücretleri her ayın 15'inde ödenen sigortalılar için ayın 15'inden ertesi ayın 15'ine kadar geçen süreyi içerdiği şeklinde düzeltme yapılmak; "Aylık" ibaresi ile malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasından yapılan sürekli ödemenin kastedildiği ifade edecek şekilde yeniden tanımlanmak; "Tarımsal faaliyet" ibaresinden işlenip değerlendirilmesi ifadesi çıkartılmış, Kanunun çeşitli maddelerinde kullanılan "Peşin sermaye değeri" ifadesi açıklanmak; sigortalıların geçmiş dönemlerdeki kazançlarının güncellenmesinde kullanılacak "Güncelleme katsayısı ile neyin ifade edilmek istendiği tanımlanmış, "Süreksiz iş", "Net asgari ücret" Haftalık çalışma süreleri", " Geçici iş göremezlik ödeneği", "Sosyal güvenlik sözleşmeleri" ibareleri ayrıca tanımlanmalarına ihtiyaç olmadığı düşünülerek tanımlar arasından çıkartılmak suretiyle ve 3 üncü madde olarak;

-4 üncü maddesi; sigortalı sayılanların kimler olduğunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacak şekilde redaksiyona tabi tutularak;  (b) bendinin (a) alt bendinde yer alan "Esnaf ve sanatkarlar" ibaresi çıkartılmak; kamu idarelerinde kadrolu çalışanların yanı sıra pozisyonlarda sürekli çalışanlar da eklenmek; (a), (b) veya (c) bentlerinde sayılmayan ancak görevi veya yaptığı iş nedeniyle bu bentlerden biri kapsamında değerlendirilecek kişileri daha net ifade edebilmek üzere, maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları bentler şeklinde yeniden düzenlenmek; mütekabiliyet esasına dayalı olarak ikili sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar dışındaki yabancılardan hizmet akdiyle çalışanların birinci fıkranın (a) bendine göre sigortalı sayılacakları, kamu idarelerinde kadrolu olarak çalışmaktayken memur sendikalarının veya konfederasyonlarının yönetim  kurullarında görev alanların kamu idarelerinde sürekli kadro veya pozisyonlarda çalışanlar gibi değerlendirilmek suretiyle 4 üncü madde olarak,

-5 inci maddesi; madde başlığı " Bazı sigorta kollarının uygulanacağı sigortalılar" şeklinde değiştirilmek; ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesindeki tesis ve atölye gibi ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular ile Mesleki Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde beceri eğitimi gören öğrencilerin durumlarına uygun şekilde yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası bakımından sigortalı sayılacaklarını açıkça maddede belirtmek; ikili sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkeler dışındaki ülkelerin uyruğunda olan ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görevlendirilen yabancı uyruklu öğretmenler kısmi sigorta kapsamından çıkartılarak, mesleğine bakılmaksızın istisnalar dışındaki yabancıların zorunlu sigortalı olmaları sağlanmak suretiyle 5 inci madde olarak;

-6 ncı maddesi; (h) bendindeki " 18 yaşını doldurmamış olanlar" ifadesi, hizmet akdi ile çalışan sigortalıların haklarını korumak üzere bunları kapsamayacak şekilde yeniden düzenlenmek suretiyle 6 ncı madde olarak,

-7 inci maddesi ; sigortalılığın başlangıcı farklı sigorta çalışma ilişkilerine dayalı olanlar için ayrı ayrı bentler halinde düzenlenmek;, 4 üncü maddenin (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan beceri eğitimine veya zorunlu staja tabi olanlar için  beceri eğitimine veya staja başladıkları tarihten, (c) bendi kapsamında sayılan Harp Okulları ile fakülte veya yüksek okullarda Türk Silahlı Kuvvetleri  hesabına okuyan öğrencilerin okullarında eğitime başladıkları tarihten itibaren sigortalılıklarının başlayacakları daha açık bir şekilde belirtilmek suretiyle 7 nci madde olarak,

-8 inci maddesi; sigortalı gruplarına göre sigortalı bildiriminin ve tescilinin nasıl yapılacağının daha rahat anlaşılmasını sağlayacak şekilde, bentler halinde düzenlenmek; sigortalıların tescil ve diğer işlemlerinde T.C. Kimlik Numarasının kullanılacağına dair cümle bu maddeden çıkartılarak, kapsamı genişletilerek, bu kanunun 92 nci maddesinde düzenlenmek suretiyle 8 inci madde olarak,

-9 uncu maddesi ; sigortalılığın sona erme halleri arasında, ücretsiz izinli olması, greve iştirak etme veya işverenin lokavt yapması hallerinde, sigortalılık süresinin bu hallerin sona ermesini takip eden onuncu günden başlanarak sona ereceğinin tasarıda açık bir şekilde yer almasını sağlamak suretiyle 9 uncu madde olarak,

-10 uncu maddesi ; ikinci fıkra olarak sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelere bu ülkelerde iş almış işverenlerce götürülen Türk işçilerinin sosyal güvenlik haklarından yararlanmalarını sağlamak üzere, geçici görevle yurtdışına gönderilmiş sayılacakları hususu eklenmek ve bu surette yurt dışında görevli vatandaşlarımıza kendi rızaları ile sosyal güvenliklerini bulundukları ülke şartlarında ulaşmalarını sağlamak suretiyle ve 10 uncu madde olarak,

-11 inci maddesi ; ikinci ve üçüncü fıkralar tek fıkrada birleştirilmek, beşinci ve altıncı fıkralar maddenin anlam bütünlüğünü kuvvetlendirmek amacıyla yer değiştirilmek suretiyle ve 11 nci madde olarak,

-12 nci maddesi; madde başlığına "alt işveren" ibaresi de eklenmek, üçüncü fıkra olarak 4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) ve üçüncü fıkrasına tabi olanların işveren yükümlülüklerinin kimler tarafından yerine getirileceğini belirtilmek, son fıkraya ise 13 üncü maddede "Aracı" başlığıyla yer alan hüküm, İş Kanununa paralel olarak "alt işveren" şeklinde değiştirilmek ve 12 nci madde olarak;

-13 üncü maddesi; "Aracı" başlığıyla düzenlenmiş hükmün, "alt işveren" şeklinde 12 nci maddeye son fıkra olarak eklenmek, buna bağlı olarak madde numaralarının teselsül ettirilmesi suretiyle, tasarıdan çıkarılarak,

-14 üncü maddesi ; (d) bendindeki " Emzikli kadın" ibaresi, "Emziren kadın" şeklinde değiştirilmek; (e) bendi kapsamında sigortalıların zorunlu haller nedeniyle mutad güzergah dışında işe gidiş geliş sırasında meydana gelen hallerde iş kazası sayılmak; iş kazasının bildirimi, sigortalı gruplarına göre ayrı ayrı bentlerde düzenlenmek, maddeye son fıkra olarak, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve verilme usulünün yönetmelikle düzenleneceği belirtilmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 13 üncü madde olarak,

-15 inci maddesi; meslek hastalığı halinde yardımlardan yararlanmak için gerekli koşullar daha iyi anlaşılmalarını sağlamak üzere ikinci fıkrada bentler halinde düzenlenmek; bildirimin şekli hususu da  dördüncü fıkrada bentlere ayrılmak suretiyle düzenlenmek ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 14 üncü madde olarak,

-16 ncı maddesi; Tasarıdaki şekliyle aynen ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 15 inci madde olarak,

-17 nci maddesi; madde başlığındaki "yardımlar" ibaresi, sigortalılara sağlanan imkanlar ödenen primlerin karşılığında sağlanan bir hak olduğundan bu durumu belirtmek üzere "haklar" şeklinde değiştirilerek; madde metni içinde yer alan yardım ibareleri de bu bakış açısı çerçevesinde yardım yerine ödenek şeklinde nitelenerek; iş kazası ve meslek hastalığı halleri, hastalık ve analık hali ile doğum halinde hangi hakların alınacağı ayrı ayrı düzenlenerek; birleştirme ve teselsül nedeniyle 16ncı  madde olarak,

-18 inci maddesi ; Tasarının dördüncü fıkrasının (a) bendi iki bent halinde yeniden düzenlenmek; ödenek ve gelire esas kazançların  nasıl tespit edileceği daha rahat anlaşılmasını sağlamak amacıyla redaksiyona tabi tutulmak suretiyle birleştirme ve teselsül nedeniyle 17 nci madde olarak,

-19 uncu maddesi ; (b) bendi içine 5 inci madde kapsamındaki sigortalılar da dahil edilmek; üçüncü fıkraya geçici iş göremezlik ödeneklerinin sigortalının net ücretini geçemeyeceği hususu eklenmek ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 18 nci madde olarak,

-20 nci maddesi; madde başlığı "Sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanma, hesaplanması, başlangıcı ve birden çok iş kazası ve meslek hastalığı hali" şeklinde değiştirilerek; bir biriyle ilgili olan düzenlemeler aynı maddeye taşınmak suretiyle getirilen düzenlemelerin daha kolay anlaşılabilmesini sağlamak, hükümlerin bir birleriyle bağlantılarını daha iyi kurgulamak amacıyla Tasarının 21 inci maddesi tek fıkra haline getirilerek, dördüncü fıkra olarak maddeye eklenmek; kamu görevlilerinden sürekli iş göremezliği nedeniyle görevlerine son verilenlerin ne şekilde sürekli iş göremezlik verileceği, bu durumda olanların malullük veya yaşlılık aylığına hak kazanmaları halinde süreli iş göremezlik derecelerine göre gelir bağlanacağı hususu beşinci fıkra olara düzenlenmek; Tasarının 22 nci maddesinin bu maddeye sekizinci ve dokuzuncu fıkra olarak, 23 üncü maddesi ise onuncu fıkra olarak birleştirilmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 19 uncu madde olarak,

-21 inci maddesi; tek fıkra haline getirilerek, 19 uncu maddeye dördüncü fıkra olarak eklenmek suretiyle ve Tasarıdan çıkarılarak ve madde numaraları teselsül ettirilerek,

-22 nci maddesi; 19 uncu maddeye sekizinci ve dokuzuncu fıkra olarak eklenmek suretiyle ve Tasarıdan çıkarılarak ve madde numaraları teselsül ettirilerek,

-23 üncü maddesi; 19 uncu maddeye onuncu fıkra olarak eklenmek suretiyle ve Tasarıdan çıkarılarak ve madde numaraları teselsül ettirilerek,

-24 üncü maddesi; üçüncü fıkrasına iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında yitiren sigortalıların iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmayan bir nedenle ölümü halinde hak sahiplerine sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik ödeneğinin gelir olarak bağlanması amaçlanarak bu kişilerin mağduriyeti ortadan kaldırılmak; Tasarının 25 inci maddesi bütünlüğü sağlamak üzere bu maddeye beşinci fıkra olarak eklenmek suretiyle ve Tasarıdan çıkarılarak ve madde numaraları teselsül nedeniyle 20 nci madde olarak,

-25 inci maddesi; bütünlüğü sağlamak üzere 24 üncü maddeye beşinci fıkra olarak eklenmek suretiyle ve Tasarıdan çıkarılarak ve madde numaraları teselsül ettirilerek,

-26 ncı maddesi; madde başlığı "İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu" şeklinde değiştirilerek; madde hükümleri aynen korunarak uygulama kolaylığı sağlamak üzere 27 inci madde hükümleri aynen dördüncü ve beşinci fıkralar olarak bu maddeye taşınmak; birleştirme ve teselsül nedeniyle 21 inci madde olarak,

-27 nci maddesi; 21 inci maddeye dördüncü ve beşinci fıkralar olarak taşınmak suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle Tasarıdan çıkarılarak,

-28 inci maddesi; daha kolay anlaşılacak şekilde madde bentleri yeniden düzenlenmek; sigortalının  kendisinden kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması veya iş göremezliğinin artması durumunda uygulanacak müeyyideler azaltılmak suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 22 nci madde olarak,

-29 uncu maddesi; madde kapsamında gelir kaybı riski karşılandığı ve sağlık yardımları, genel sağlık sigortası kapsamında verileceğinden, birinci fıkra sonundaki "sağlık hizmetleri" ibaresi çıkartılmak; üçüncü fıkra bu Kanunun dördüncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanların bildirimde bulunmamaları halinde bu sürede meydana gelen sigorta risklerinde kendilerine gelir veya ödenek verilmeyeceği belirtilmek; birleştirme ve teselsül nedeniyle 23 üncü madde olarak,

-30 uncu maddesi; aynen kabul edilmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 24 üncü madde olarak,

-31 inci maddesi; birinci ve ikinci fıkralarda geçen "çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği" ibaresi, meslekte kazanma gücü kayıp oranının oran olarak ifade edilmesi, aynı oranlar esas alınarak belirlenmesinin uygulamayı da kolaylaştıracağı düşünülerek "çalışma gücünün % 60'ını" şeklinde değiştirilmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 25 inci madde olarak,

-32 nci maddesi; madde başlığı "Malullük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları" şeklinde değiştirilmek ve 32 nci maddenin birinci fıkrası olarak birleştirilmek suretiyle Tasarıdan çıkarılarak ve birleştirme ve teselsüle tabi tutularak,

-33 üncü maddesi; malullük için aranan 3600 gün prim ödeme şartının yerine getirilmesindeki zorluklar ve hak mağduriyetine neden olabileceği dikkate alınarak (b) bendinde on yıldan beri sigortalı olanların 1800 gün prim bildirilmiş olması halinde malullük sigortasından yararlanabilmelerine imkan verecek şekilde hüküm eklenmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 26 ncı madde olarak,

-34 üncü maddesi;  madde başlığı "Malullük aylığının hesaplanması, başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması" şeklinde değiştirilmek; madde gereğince bağlanacak malullük aylığının tutarının bir önceki yılın en düşük yaşlılık aylığından az olamayacağı belirtilmek suretiyle asgari bir tutar garanti edilecek şekilde maddeye ikinci fıkra olarak eklenmek suretiyle birleştirme ve teselsül nedeniyle 27 nci madde olarak,

-35 inci maddesi; aynen, 34 üncü maddeye üçüncü ve dördüncü fıkra olarak birleştirilmek suretiyle Tasarıdan çıkarılmak ve birleştirme ve teselsüle tabi tutularak,

-36 ncı maddesi; aynen, 34 üncü maddeyle birleştirilmek suretiyle Tasarıdan çıkarılarak ve birleştirme ve teselsüle tabi tutularak,

-37 nci maddesi; 28 inci maddenin birinci fıkrası olarak düzenlenmiş, madde başlığı "Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları" olarak değiştirilmiştir.

-38 inci maddesi; üçüncü fıkrasındaki "4000" gün ibaresi, tam yılı ifade etmek üzere "3960" gün olarak değiştirilmek, dördüncü fıkrasındaki "sakatlığının" ibaresi, bu gibi hallerin sigortalıların çalışma gücünün kaybına neden olduğu hem de uygulamada birliği sağlamak amacıyla "çalışma gücündeki kayıp oranı" şeklinde değiştirilmek; sigortalıların daha düşük oranlardaki çalışma gücü kaybı halinde de yaşlılık sigortasından yararlanabilmelerini sağlamak üzere, oranların üst sınırı % 65' den 59'a, alt sınırı ise % 45'den 40'a indirilmek; 50 yaşını dolduran sigortalıların erken yaşlanmaları halinde yaşlılık aylığından yararlanabilmeleri sağlanmak; Tasarının sadeleştirilmesi amacıyla 38 inci maddeyle birleştirilmek ve teselsüle tabi tutularak,

-39 uncu maddesi; üçüncü fıkranın ikinci satırında yer alan " 31.12.2016 tarihine kadar" ibaresi anlam farklılığına neden olmamak için "2015 yılı sonuna kadar" şeklinde değiştirilmek; dördüncü fıkrasında bağlanan aylıkların Ocak ve Temmuz dönemlerine göre gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılacağı şeklinde düzenlenmek suretiyle ve birleştirilmek ve teselsül nedeniyle 29 uncu madde olarak,

-40 ıncı maddesi; madde başlığı "Yaşlılık aylığının başlangıcı, kesilmesi veya sosyal güvenlik destek primi ödenmesi" şeklinde değiştirilerek; 41 maddeye birinci ve ikinci fıkra olarak birleştirilmek suretiyle Tasarıdan çıkarılarak ve birleştirilmek ve teselsüle tabi tutularak,

-41 inci maddesi;  aynen ve birleştirilmek ve teselsül nedeniyle 30 uncu madde olarak,

-42 nci maddesi ; madde başlığı yaşlılık sigortasından verildiğini belirginleştirmek amacıyla "Yaşlılık toptan ödemesi ve ihya" şeklinde değiştirilerek ve madde hükümleri aynen, birleştirme ve teselsül nedeniyle 31 inci madde olarak,

-43 üncü maddesi; maddenin 44 üncü maddeyle birleştirilmesi suretiyle Tasarıdan çıkarılarak ve madde numaraları teselsüle tabi tutularak,

-44 üncü maddesi ; birleştirme nedeniyle ve madde başlığı ölüm sigortası kolundan sağlanan haklar olduğunun vurgulanması amacıyla "Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları şeklinde değiştirilmek; (a) bendinin beş yıldan beri sigortalı olup toplam 900 gün prim ödemiş olan sigortalıların ölümü halinde hak sahiplerine aylık bağlanması imkanı getirilmek amacıyla değiştirilmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 32 nci madde olarak,

-45 inci maddesi; (c) bendinde 44 üncü maddede yapılan düzenlemeye paralel olarak toplam 900 gün prim ödemiş durumdayken ölen sigortalının hak sahiplerine de 9000 gün üzerinden hesaplanarak ölüm aylığı bağlanması imkanı getirilmek; ikinci fıkra ise bu düzenleme çerçevesinde madde metninden çıkartılmak suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 33 üncü madde olarak,

-46 ncı maddesi ; (b) bendindeki "çalışamayacak durumda malul bulunan çocukların" ibaresi, "çalışma gücünü en az % 60 oranında yitiren malul durumdaki çocukları" ibaresi ile değiştirilmek; çalışma gücü kaybıyla ilgili diğer maddelerle uyumlu hale getirilmek; ana ve babadan 65 yaşın üzerinde olup, çalışmayan veya gelir veya aylık almayanlara, diğer hak sahiplerinden artan hisse bulunup bulunmadığına bakılmaksızın aylık bağlanmasını sağlamak amacıyla değiştirilmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 34 üncü madde olarak,

-47 nci maddesi; 48 inci madde ile birleştirilerek ve aynen, birleştirme ve teselsül nedeniyle Tasarıdan çıkarılmak ve teselsüle tabi tutulmak suretiyle,

-48 inci maddesi ; birleştirme nedeniyle madde başlığı "Hak sahiplerinin aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması" şeklinde değiştirilmek; üçüncü fıkradaki "çalışamayacak durumda malul olanlara" ibaresi, "çalışma gücünü en az % 60 oranında kaybederek malul olduğu anlaşılanlara" şeklinde değiştirilmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 35 inci madde olarak,

-49 uncu maddesi ; madde başlığı hakkın ölüme bağlı olduğunun vurgulanması amacıyla "Ölüme bağlı toptan ödeme ve ihya" şeklinde değiştirilmek ve aynen; birleştirme ve teselsül nedeniyle 36 ncı madde olarak,

-50 nci maddesi ; madde başlığı birleştirme nedeniyle "Evlenme ve cenaze ödeneği" şeklinde değiştirilmek; madde içerisinde geçen "evlenme yardımı" ibaresi "evlenme ödeneği" şeklinde değiştirilmek;  birinci ve ikinci fıkralar birleştirilmek suretiyle aynen ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 37 nci madde olarak,

-51 inci maddesi ; 50 nci maddeyle birleştirilmek suretiyle aynen ve Tasarıdan çıkarılmak suretiyle, birleştirme ve teselsüle tabi tutularak,

-52 nci maddesi ; aynen, birleştirme ve teselsül nedeniyle 38 inci madde olarak,

-53 üncü maddesi ; aynen, birleştirme ve teselsül nedeniyle 39 uncu madde olarak,

-54 üncü maddesi ; Maddenin tümü sadeleştirmek amacıyla redaksiyona tabi tutulmak; cetvelin (5) numaralı bendinin kapsamdaki işyeri sütunundaki " Hastane, sağlık tesisi ve laboratuarlar " ibaresi, "Röntgen, radyum ve benzeri iyonizan radyasyon laboratuarları işlerinde." İbaresiyle, eklenecek gün sayısı sütunundaki " 120 gün" ibaresi "90 gün" olarak değiştirilmek; (6) numaralı bentteki "İnfaz koruma memurları, baş memurları ve diğer personel (10) numaralı bende alınarak "Ceza ve tutukevlerinde" ibaresi "Ceza ve tutukevlerinde bilfiil hükümlü ve tutuklularla irtibat içinde olan görevliler" şeklinde değiştirilmek; (7) numaralı bentteki "Pilot, hostes ve diğer uçuş görevlileri ile gemi, uzun yol otobüs kaptan ve yardımcıları ile bunların seferlerinde çalışan diğer personel" ibaresi, "Hava yollarının uçucu personeli, lokomotif makinistleri" şeklinde değiştirilmek; "Hava, deniz ve kara yolları ulaşım firmaları" ibaresi, "Fiilen uçakta ve lokomotifte" şeklinde ( 6) numaralı bent olarak değiştirilmek; (8) numaralı bent (7) olarak değiştirilmek; (9) numaralı bent (8) olarak değiştirilmek; (11) numaralı bent olarak PTT dağıtıcıları eklenmek amacıyla "11) PTT dağıtıcıları; Posta dağıtımı işyerlerinde yaya olarak yapılan işlerde;  90 gün" olarak eklenmek suretiyle ve  birleştirme ve teselsül nedeniyle 40 ıncı madde olarak,

-55 inci maddesi; aynen ve 54 üncü maddeye son fıkra olarak birleştirilmek suretiyle Tasarıdan çıkarılarak ve teselsüle tabi tutularak,

-56 ncı maddesi; (b) bendinin kısmi çalışanların borçlanmaya dahi gerek olmadan isteğe bağlı olarak primlerini zamanında ödeyebilmelerini sağlamak amacıyla tasarıdan çıkarılmak; (l) bendi kapsamındaki durumların zorunlu sigorta kapsamına alınması gerektiği düşünülerek maddeden çıkartılmak; bu bentle bağlantılı olan ikinci fıkranın da uygulama imkanı kalmayacağından Tasarıdan çıkarılarak ve maddenin tümünün redaksiyona tabi tutulması suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 41 inci madde olarak,

-57 nci maddesi; madde başlığı birleştirme nedeniyle "Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler ve yurtdışında ödenen primlerin iadesi" şeklinde değiştirilmek; borçlanma tutarının, normal sigortalılar ile nimet külfet dengesi bakımından haksızlığa sebebiyet vermemesi amacıyla borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarının  başvuru tarihindeki prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 32'si olarak değiştirilmek; yapılan düzenlemeler çerçevesinde üçüncü fıkranın redaksiyon sonucu maddeden çıkartılmak; dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci fıkralar tek fıkra haline getirilerek ikinci ve üçüncü fıkralar olarak düzenlenmek; onuncu fıkranın maddeden çıkartılmak suretiyle, birleştirme ve teselsül nedeniyle 42 nci olarak,

-58 inci maddesi ; aynen ve 57 nci maddeye yedinci fıkra olarak eklenmek suretiyle Tasarıdan çıkarılarak ve madde numarası teselsüle tabi tutularak,

-59 uncu maddesi; madde başlığı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının da maddeye eklenmesi nedeniyle "Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık görevinde bulunanların aylıkları" şeklinde değiştirilmek; maddeye üçüncü fıkra olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık ödeneğin % 40'ı esas alınarak Cumhurbaşkanına bağlanacak  yaşlılık aylığının % 75'i  oranında  yaşlılık aylığı bağlanması yönünde düzenleme eklenmek; diğer fıkralarda da bu hükme uygun olarak düzenleme yapılmak amacıyla redaksiyona tabi tutulmak suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 43 üncü madde olarak,

-60 ıncı maddesi; (a) bendinde yer alan "onbeş fiili hizmet süresi" ibaresi bu süre güne çevrilerek 5400 gün olarak düzenlenmek; (b) bendi ifade bakımından düzenleme yapılarak "özel kanunları gereğince kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlere yaş şartı aranmaksızın, prim ödeme gün sayısı 9000 gün olması halinde" şeklinde değiştirilmek; (c) bendi ise ikinci fıkra olarak düzenlenmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 44 üncü madde olarak,

-61 inci maddesi; madde başlığı maddeyi daha doğru ifade etmesini sağlamak amacıyla "Kanunları gereğince görevden uzaklaştırılanlar, tutuklananlar veya görevine son verilenlerin sigortalılıkları ve primleri" şeklinde düzenlenmek; madde metninde ikinci bentte yer alan "emsali kadronun" ibaresinin önüne  "kendi kadrosunun"  ibaresi eklenmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 45 inci madde olarak,

-62 nci maddesi; madde başlığı madde başlığı maddeyi daha doğru ifade etmesini sağlamak amacıyla "Bazı kamu görevlilerinin prime esas kazançları ve kamu görevlilerinin prime esas kazanç üst sınırı" olarak düzenlenmek; son fıkrasına yurtdışındaki şartlar nedeniyle artan masrafını karşılamaya yönelik verilen hakların yurt içindeki emsali kadrolarla eşitsizliğe neden olmaması amacıyla "yurtdışında geçici ya da sürekli göreve gönderilen kişilerin prime esas kazançları, Türkiye'deki emsali kadrodaki sigortalının prime esas kazancını geçemez." ibaresi eklenmek; maddeye son fıkra olarak kamu görevlilerinin prime esas kazançlarından bazılarına sınır getirilmesi gerekebileceğinden Bakanlar Kuruluna yetki verene bir düzenleme getirilmek suretiyle ve 46 ncı madde olarak,

-63 üncü maddesi; Tasarıda iptal edilmeyerek 5434 sayılı Kanunda bırakılan harp malullüğüne ilişkin hükümlerin Tasarıya taşınması amacıyla madde başlığı "Harp malûllüğü ve harp malullerine verilecek malûllük zammının karşılığı" şeklinde değiştirilmek; harp malullüğü kavramı korunmakla birlikte Tasarının diğer hükümlerine ve tekniğine uygun olarak harp malullüğü aylığı ise sürekli iş göremezlik ödeneğine dönüştürülmek, kişilerin haklarında herhangi bir kısıtlamaya gitmeksizin yeniden düzenlenmesi suretiyle ve birleştirme ve teselsül sonucu 47 nci madde olarak,

-64 üncü maddesi; madde ikinci fıkrasına maddede bulunan boşluğu doldurmak amacıyla "Özel kanun hükümleri hariç olmak üzere yetkili makamın emekliye sevk onayı, talep tarihinden itibaren bir ayı geçemez."  ibaresi eklenmek ve diğer hükümleri aynen, birleştirme ve teselsül sonucu 48 inci madde olarak,

-65 inci maddesi; madde başlığı birleştirmeler nedeniyle  "İtibarî hizmet süreleri, etkisi ve itibari hizmet süresi primi" şeklinde değiştirilmek; (b) bendinde yer alan "Kanunları gereğince aylıkları ödenmek suretiyle, kurumları ile ilgileri kesilmeyerek" ibaresi  kanun tekniği ve ifade bakımından "4 üncü madde gereği sigortalı sayılanlardan" şeklinde değiştirilmek suretiyle, birleştirme ve teselsül sonucu 49 uncu madde olarak,

-66 ncı maddesi; aynen ve 65 inci maddeyle birleştirmek suretiyle Tasarıdan çıkarılarak,

-67 inci maddesi; aynen ve 65 inci maddeyle birleştirilmek suretiyle Tasarıdan çıkarılarak,

-68 inci maddesi; önceki maddelerde yapılan düzenlemeye paralel olarak Kamu görevlilerinin iş göremezlik gelirleri ile malûllük aylıkları ayrıca düzenlemeye gerek kalmadığından Tasarıdan çıkarılmak ve madde numaraları teselsül ettirilmek suretiyle,

-69 uncu maddesi;  Tasarının yedinci bölümünde düzenlenen isteğe bağlı sigortalının, esnek çalışma sonucu kişilerin prim ödeme gün sayılarında meydana gelecek boşluğu isteğe bağlı sigorta ile karşılamalarına imkan getirilmek amacıyla yeniden düzenlenmek; bu amaçla madde başlığı "İsteğe bağlı sigorta ve şartları" olarak değiştirilmek, maddenin (a) fıkrasına "ay içerisinde 30 günden az çalışmak veya son bir yıl içinde 360 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak" ibaresi eklenmiş ve bu bent de yer alan "kendi çalışmaları nedeniyle aylık bağlanmamış olmak"  ibaresi ayrı bir bent olarak düzenlenmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 50 nci madde olarak,

-70 inci maddesi; Tasarının 69 uncu maddesi ile birleştirilmesi nedeniyle Tasarıdan çıkarılmak ve madde numaralarını teselsüle tabi tutarak,

-71 inci maddesi; birleştirmeler nedeniyle yeniden düzenlenmek ve redaksiyona tabi tutulmak suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 51 nci madde olarak,

-72 nci maddesi; birleştirmeler nedeniyle yeniden düzenlenmek ve redaksiyona tabi tutulmak suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 52 nci madde olarak,

-73 üncü maddesi; birleştirmeler nedeniyle yeniden düzenlenmek ve 71 inci madde ile birleştirilmek suretiyle ve  Tasarıdan çıkarılarak, teselsüle tabi tutulmak suretiyle,

74 üncü maddesi; birleştirmeler nedeniyle yeniden düzenlenmek ve 71 inci madde ile birleştirilmek suretiyle ve  Tasarıdan çıkarılarak, teselsüle tabi tutulmak suretiyle,

-75 inci maddesi; madde metninde yer alan (a) ve (b) bentleri "4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sigortalılık hallerine ait prime esas kazanç tavanlarını ayrı ayrı aşmamak üzere, sigortalının prime esas kazançları toplanır. Sigorta hakları ise toplam prime esas kazanç üzerinden verilir." şeklinde düzenlemek  suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 53 üncü  madde olarak,

-76 ncı maddesi; madde metninde (a) bendi "Uzun vadeli sigorta kollarından" (b) bendinin adı ise "Kısa vadeli sigorta kollarından" şeklinde değiştirilmiş ve maddede kız çocuklarına hem eşinden hem de babasından gelir ve aylığa hak kazanması durumunda tercih hakkı tanınmak suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 54 üncü  madde olarak,

-77 nci maddesi; "Gelir ve aylıkların düzeltilmesi, yükseltilmesi, ödenmesi ve yoklama işlemleri" şeklinde düzenlenmek; madde metnine dördüncü fıkra olarak "Gelir ve aylık alma şartlarının devam edip etmediğine yönelik yoklama işlemlerine ilişkin usul ve esasları ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir." ibaresi eklenmek; birleştirme ve teselsül nedeniyle 55 inci madde olarak,

-78 inci maddesi; aynen ve 77 inci madde ile birleştirilmek suretiyle Tasarıdan çıkarılarak ve madde numaraları teselsül ettirilerek,

-79 uncu maddesi; aynen ve 77 inci madde ile birleştirilmek suretiyle Tasarıdan çıkarılarak ve madde numaraları teselsül ettirilerek,

-80 inci maddesi; madde metninde (a) ve (b) bentlerine "kesinleşmiş yargı kararı üzerine" ibaresi eklenmek; (d) bendi madde metninden çıkartılmak; maddeye son fıkra olarak "Ölüm geliri veya aylığı bağlanması için eşinden boşandığı belirlenen eş ve çocuklara, bağlanmış olan gelir ve aylıklar kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır" ibaresi eklenmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 56 ncı  madde olarak,

-81 inci maddesi; maddeye dördüncü fıkra olarak "Sigortalıların 18 yaşından sonra yapılan yaş düzeltmeleri ile hak sahiplerinin gelir veya aylığa hak kazandığı tarihten geriye doğru 1 yıl içinde yapılan yaş düzeltmeleri, bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz." ibaresi eklenmek, birleştirme ve teselsül nedeniyle 57 nci  madde olarak,

-82 nci maddesi; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun oluşumunda katılımcıların branşının belirlenmesi terk edilerek yeni kurumsal katılımlar sağlanmak; kurul üyelerinin toplantı ücreti yeniden düzenlenmek suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 58 inci  madde olarak,

-83 üçüncü maddesi; madde başlığı daha iyi ifade edilmesi bakımından "kurumun denetleme ve kontrol yetkisi" olarak değiştirilmek; ihaleli işler ile özel bina inşaatı işyerleri işverenlerine, Kuruma prim borçlarının bulunmadığını gösteren ilişiksizlik belgesinin verilmesinde, yeminli malî müşavirler tarafından verilecek uygunluk belgesinin esas alınacağı yönünde düzenleme yapılmak suretiyle ve birleştirme ve teselsül nedeniyle 59 uncu  madde olarak,

-84 üncü  maddesi; birinci fıkrasında, Tasarının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi hizmet akdi ile çalışanları ve (b) bendine tabi olarak bağımsız çalışanlara yapılan atıfları kolaylaştırmak amacıyla alt bentlere ayırmak, (a) bendinde yer alan isteğe bağlı sigortalıları aynı amaçla (b) bendi olarak ve diğer bentleri teselsül ettirmek; ikinci fıkrasındaki 5 inci maddeye yapılan atfa konu kişilerin esasen diğer bentler kapsamında GSS kasamına alındığı için çıkarmak; üçüncü fıkrasının 6 ncı maddesine eklenen (l) bendindeki yurt dışı temsilciliklerinde bulunduğu ülkenini sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olanların GSS kapsamından çıkarılması amacıyla eklenmek, aynı fıkranın ceza ve infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlü bulunan kişilerin özel koşulları nedeniyle mevcut uygulamayı korumak amacıyla GSS kapsamı dışına bırakılmak; dördüncü fıkrasının ifade bütünlüğü ve anlam kolaylığı açısından redaksiyona tabi tutulmak suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 60 ıncı madde olarak,

-85 inci maddesi; başlığının "Genel sağlık sigortasının başlangıcı, tescili ve sona ermesi" şeklinde değiştirilmesi; birleştirme ve teselsülden dolayı 61 inci madde olarak  ve birinci fıkrası sigortalılık başlangıç tarihlerinin ve tescil usullerinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde düzenlemek; ikinci fıkrası, birinci fıkrada dercedilmesi nedeniyle çıkarılmak; üçüncü fıkrasında yer alan 18 yaşın altındaki kişiler için hakların pekiştirilmesi amacıyla redakte edilerek; dördüncü fıkrada yer alan ifadenin iletilen tereddütleri  gidermek amacıyla geçiş dönemindeki süre kısıtlamasına gerek olmadığından fıkranın buna göre redaksiyona tabi tutulmak; beşinci fıkranın Tasarının ortak hükümler bölümüne alınması amacıyla çıkarılmak; son fıkrasının sadeleştirilmek amacıyla redaksiyona tabi tutulmak suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 61 inci madde olarak;

-86 ncı maddesi; "Sağlık hizmetleri ve diğer haklar ile bunlardan yararlanma" şeklinde değiştirilmek; birinci fıkrasında kapsamdaki kişilerin haklarını daha belirginleştirmek amacıyla ifade bakımından redaksiyona tabi tutulmak suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 62 madde olarak;

-87 nci maddesi; "Sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi" şeklinde değiştirilmesi; birinci fıkranın (a) bendini kişisel koruyucu sağlık hizmetlerinin hastalık haline bakılmaksızın verileceğini vurgulamak amacıya ifade bakımından redaksiyona tabi tutulmak; (b) bendinde organ, doku ve kök hücre nakline ilişkin sağlık hizmetlerini karşılanıp karşılanmayacağı konusunda tereddüt hasıl olduğundan bende açıkça eklemek; (c) bendinde yer alan hemşirelerin muayene yetkisinin yerinde olmadığına ve çıkarılması; (d) bendinin ve ikincifıkra hükümlerinin ayrı ayrı yazılmasının yarattığı yorum farklılıklarının giderilmesi amacıyla birleştirilerek ve 18 yaşın altında ortodonti ve protezin dahil olduğunun, 60 yaş üstünde de protezin dahil olduğunun açık bir şekilde yazılarak; (f) bendinden önce eklenmek üzere, yardımcı üreme yöntemlerinin kapsam dışı olmasını öngören bendin Tasarının 88 nci maddesinden çıkarılmak ve çocuk sahibi olmayan kapsamdaki kişilerin, ayrıca çocuğu olmasına rağmen zorunlu bir tedavi yöntemi olması halinde, çocuk sahibi olan kişilere de bu hakkın tanınması, çok pahalı olan ve kötüye kullanımı sıklıkla olabilecek bu tedavi yönteminin sağlanma şartlarının detaylı bir şekilde yer alması amacıyla "e) Evli olmakla birlikte çocuk sahibi olmayan genel sağlık sigortalısı kadın ise kendisinin, erkek ise karısının;

1) Yapılan tıbbi tedavileri sonrasında normal tıbbi yöntemlerle çocuk sahibi olamadığının ve ancak yardımcı üreme yöntemi ile çocuk sahibi olabileceğinin Kurumca belirlenen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından tıbben mümkün görülmesi,

2) 23 yaşından büyük veya 41 yaşından küçük olması,

3) Son üç yıl içinde diğer tedavi yöntemlerinden sonuç alınamamış olduğunun Kurumca belirlenen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından belgelenmesi,

4) Uygulamanın yapıldığı tıbbi merkezin Kurum ile sözleşme yapmış olması,

5)  En az 5 yıldır genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi olup, 900 gün prim ödeme gün sayısının olması,

şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde en fazla üç deneme ile sınırlı olmak üzere yardımcı üreme yöntemi tedavileri ile bir hastalığın tedavisinin başka tıbbi bir yöntemle mümkün olmaması ve Kurumca belirlenen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından tıbben zorunlu görülmesi halinde yardımcı üreme yöntemi tedavileri." eklenmek; (f) bendine karşılanıp karşılanmayacağı konusunda tereddüt hasıl olan "kemik iliği"  ibaresinin eklenmesi; üçüncü fıkradaki ibarenin Kurumun bentlerde sayılan sağlık hizmetleri ortadan kaldırmaya yönelik yorumlanabileceği endişesini gidermek amacıyla anlam bakımında redaksiyona tabi tutulması; 89 uncu maddenin bu maddeyle birleştirilmesi sonucu ibarenin aynen alınarak son fıkra olarak eklenmesi suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 63 üncü madde olarak;

-88 inci maddesi; birinci fıkrasının (a) bendinin vücut bütünlüğünü sağlamaya yönelik konjenital nedenlerden kaynaklanan yoksunluk halini veya uzuv fazlalıklarını da tasarıya eklenmesi; (b) bendinde yer alan yardımcı üreme yönetmelerinin Tasarının 87 nci maddesinde eklenmesi nedeniyle çıkarılmak; alternatif tıp uygulamalarının da Sağlık Bakanlığı tarafından tedavi yöntemi olarak kabul edilmesi şartına bağlı olarak karşılanabileceğini ifade etmek amacıyla bendin "Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık Bakanlığınca tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri." şeklinde eklenmek suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 64 nci madde olarak;

- 89 uncu maddesi; Tasarının  87 nci maddeye son fıkra olarak aktarıldıktan sonra çıkarılmak suretiyle;

-90 ıncı maddesi; birinci fıkrası yol parası ve zaruri giderlerin ayakta ve yatarak tedavide refakatçisi ile birlikte ifade bakımından redaksiyona tabi tutulması; yol parası, gündelik, yemek ve refakatçi giderlerinin  Kurumun tek başına insiyatifine gerek olmadan belirlenmesi amacıyla Sağlık Hizmetleri Fiyalandırma Komisyonunun görevlendirilmesi amacıyla "Yurt içinde veya yurt dışına yapılan sevkler nedeniyle ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin tutarı 72 nci maddede belirtilen Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından belirlenir." Şeklinde değiştirilmek; kısa ve uzun vadeli sigorta kollarından gerekli olan kontrol, periyodik muayene ve kontrol amacıyla yol parası ve gündelik ödenmesine ilişkin "Sigortalılar ile 34 üncü maddenin birinci fıkrası (a) bendinin 3 numaralı bendinde belirtilen çocuklar, sürekli iş göremezlik veya malüllük durumlarının tespiti, kontrolü veya periyodik sağlık muayenesi amacıyla yapılan sağlık hizmeti giderleri ile yol ve gündelik giderleri de bu madde hükümlerine göre ödenir." ibaresinin dördüncü fıkra olarak eklenmesi suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 65 inci madde olarak;

-91 inci maddesi; birinci fıkranın (b) bendinde yer alan geçici ve sürekli görevlendirmenin farklı çalışma ilişkilerinde olan çalışanların ihtiyaçlarının tanımında çıkabilecek sorunları öncelemek bakımından redaksiyona tabi tutulması; (c) bendinin ifade bakımından redaksiyona tabi tutulması; ikinci fıkrada yer alan fark ödemesinin hizmet akdine ve kamu hukukuna bağlı çalışanlar için sosyal güvenlik gelirlerinden karşılanmamak suretiyle işverenleri tarafından ödenebilmesi için "Bu tutarı aşan kısım işverenler tarafından ödenir." şeklinde eklenmesi; (b) bendi gereği sürekli görevlendirme durumu dışında sürekli görevlendirme halinde de yurt dışında sigorta yaptırmasına imkan verecek şekilde redaksiyona tabi tutulması; (c) bendi kapsamında yurt dışına sevk edilen kişilerin Kurumun yurt dışında o sevk konusu hastalıkla ilgili anlaşmalı olduğu yer dışında tedavi olmayı tercih etmesi halinde anlaşmalı yere ödenen tutarı geçemeyecek şekilde "Birinci fıkranın (c) bendi gereğince yurt dışına sevk edilen kişilerin sağlık hizmeti giderleri, var ise Kurumun yurtdışında sevke konu tedaviye ilişkin sözleşmeli olduğu sağlık hizmet sunucularına ödenen tutarı geçemez." eklenmesi suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 66 ncı madde olarak;

-92 nci maddesi; birinci fıkrasına savaş ve afet halinde prim ödeme ve 90 gün şartına  bakılmaması için "afet ve savaş" ibaresinin eklenmesi; grev, lokavt halinin genel sağlık sigortalısının iradesi dışında bir durumdan kaynaklanması nedeniyle prim ödeme ve 90 gün koşuluna bakılmaması amacıyla "grev ve lokavt hali" ibaresinin eklenmesi; ikinci fıkrasına acil hallerde ne yapılacağına ilişkin açıklık kazandırmak amacıyla "(acil hallerde ise acil halin sona ermesinden sonra)" şeklinde eklenmek suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 67 nci madde olarak;

-93 üncü maddesi; birinci fıkranın (c) bendinde ayaktan tedavide yeni alınması öngörülen laboratuar ve radyoloji gibi işlemler için katılım payının metinden çıkarılması;  (b) bendinde yer alan ilacın (c) bendi olarak düzenlenlenerek; beşinci fıkrada net asgari ücretin hesabında yaşanabilecek sorunlar nedeniyle yaklaşık aynı tutara gelen bürüt asgari ücreti %75 inin maddeye eklenmesi için redaksiyona tabi tutularak; Tasarının 87 nci maddesine eklenen yardımcı üreme yöntemi tedavisinin pahalı bir tedavi yöntemi olması, GSS'nin özellikle koruyucu  ve diğer tedavi edici sağlık harcamaları için kaynak sorunu yaşamaması için katılım paylarının daha yüksek belirlenmesi amacıyla maddeye beşinci fıkra olarak "63 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince sağlanan ve bir hastalığın tedavisinin başka tıbbi bir yöntemle mümkün olmaması nedeniyle yapılacak yardımcı üreme yöntemi tedavisi dışındaki, yardımcı üreme yöntemi tedavisinde katılım payı ilk denemede % 30, ikinci denemede % 25 ve üçüncü denemede % 20 oranında uygulanır. Ancak katılım payında dördüncü fıkra gereği uygulanan üst limit dikkate alınmaz." şeklinde eklenmesi ve diğer fıkraların redaksiyona tabi tutulması suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 68 inci madde olarak;

-94 üncü maddesi; birinci fıkrası (a) bendinden sonra gelmek üzere afet ve savaş halinin özelliği nedeniyle katılım payının alınmaması için "b) 75  inci maddede yer alan afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri." şeklinde ibarenin eklenmesi; harp malulleri ile terör mağdurlarından katılım payı alınmaması yönündeki mevcut mevzuat hükümlerinin korunması amacıyla "f) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (8) numaralı alt bendi kapsamında sayılanlar" ibaresinin eklenmesi suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 69 uncu madde olarak;

-95 inci maddesi; üçüncü fıkrasına afet ve savaş halinde sevk zincirine uyma zorunluluğu aranamayacağı için maddenin bu yönüyle düzeltilmesi suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 70 inci madde olarak;

-96 ncı maddesi; başlığı Tasarının 97 nci maddesinin birleştirilmesi nedeniyle başlığın "Kimlik tespiti ve yerleşim yeri bildirim zorunluluğu ve acil haller" şeklinde değiştirilmesi; birinci fıkrasına acil hallerde kimlik tespitinin ne şekilde yapılacağına yönelik hüküm olmaması nedeniyle "(acil hallerde ise acil halin sona ermesinden sonra)"  eklenmesi; sigortalıların da kendi adlarına diğer kişileri tedavi ettirmek ve diğer yöntemlerle hakkı kötüye kullanabileceğinden buna ilişkin maddeye üçüncü fıkra olarak "Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kendi adına bir başkasının sağlık hizmeti almasını veya Kurumdan diğer bir menfaat temin etmesini sağlaması yasaktır. Bu fiilleri işleyenlerden Kurumun uğradığı zararın iki katı kanuni faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilir ve ilgililer hakkında Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanır." şeklinde eklenmesi; tasarının 97 nci maddesindeki hükmün birleştirilmek suretiyle dördüncü fıkra olarak eklenmesi suretiyle ve  birleştirme ve teselsülden dolayı 71 inci madde olarak;

- 97 nci maddesi; 96 ncı maddeye son fıkra olarak eklenmesi nedeniyle Tasarıdan çıkarılması ve madde numaralarının teselsül ettirilmesi suretiyle;

-98 inci maddesi; birinci fıkrasına Tasarının 99 uncu maddesinde yer verilen azami sınırları geçmemek üzere  belirleme yetkisini Komisyona tanınmasını sağlamak üzere "Komisyon 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında öngörülen oranları her yıl belirler." şeklinde fıkranın sonuna eklenmesi; Komisyonun sağlık hizmet sunucularından ve konunun taraflarından görüş alabilmesi, görüşlerin de zamanında ulaşmasını sağlamak amacıyla 30 günle sınırlama getirmek, Tasarıda yer alan ikinci fıkranın geniş katılımı da sağlayacak şekilde üçüncü fıkra olarak; "Kurum, Komisyon  adına çalışmalarına başlamadan önce Yüksek Öğretim Kurulunun, Türk Tabipleri Birliğinin, Türk Dişhekimleri Birliğinin, Türk Eczacıları Birliğinin, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliğinin, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, en fazla üyeye sahip ilk üç işçi ve kamu çalışanları konfederasyonunun, en fazla üyeye sahip Optisyenlik Derneğinin, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonunun, en fazla üyeye sahip özel sağlık kurum ve kuruluşları dernekleri veya federasyonlarının, en fazla üyeye sahip özel polikliniklerin dernek veya federasyonlarının, en fazla üyeye sahip özel tıbbi malzeme üretici veya ithalatçıları dernekleri veya federasyonlarının, en fazla üyeye sahip tıp uzmanlık derneklerinin ve Komisyonca uygun görülecek diğer kurum ve kuruluşların görüşlerini alır. İlgili kurumlar 30 iş günü içinde görüşlerini göndermek zorundadır. Bu süre içerisinde gönderilmeyen görüşler dikkate alınmaz. Komisyon çalışmalarının başlangıcında, bu kurumların temsilcilerinin katılımı ile oluşturulacak toplantıda görüşlerini sözlü olarak da dinler." şeklinde eklenmesi suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 72 inci madde olarak;

-99 uncu maddesi; birinci fıkrasına sözleşmesiz sağlık hizmet sunucularından alınan hizmet bedelinin de ödenmesi nedeniyle redaksiyona tabi tutularak yeniden düzenlenmesi suretiyle "Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır." şeklinde düzenlenmesi; birinci fıkradan sonra gelmek üzere Kurumun tarafsızlığını, şeffaflığını vurgulamak ve bunu somut bir proje olarak uygulamasını sağlamak amacıyla "Kurum, sağlık hizmet sunucularının sözleşme başvurularının değerlendirilmesinde, sonuçlandırılmasında ve uygulanmasında sağlık hizmeti sunucuları arasında; sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi aşamasında ise genel sağlık sigortalıları ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında tarafsızlık, hakkaniyet ve açıklık ilkelerine uymak ve bunun uygulandığının izlenebileceği bir sistem kurmak zorundadır." şeklinde fıkra eklenmesi; beşinci fıkrada sözleşmesiz yerlere sevk de almaksızın gidenlere ödenecek tutarın anlaşılmasındaki zorluklar nedeniyle açık bir şekilde % 50 olarak yazılması suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 73 üncü madde olarak;

-100 üncü maddesi; madde başlığının "Sağlık sigortası gelirlerinin kullanım amacı ve kişisel koruyucu sağlık hizmeti harcamalarının tahsili" şeklinde değiştirilerek, madde içeriğinin GSS primlerinin amacına uygun harcanmasını sağlamaya yönelik olarak redaksiyona tabi tutulmak; genel sağlık sigortasının kapsama aldığı kişisel koruyucu sağlık hizmetlerinin esasen genel bütçeden ödendiği, primlerle finanse edilen sisteme ek yük oluşturmaması için bu amaçla yapılan harcamaların tahsili için "63 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince sağlanan kişisel koruyucu sağlık hizmetleri için Kurumca yapılan harcamaların bedeli, takip eden yılda genel bütçeden Kuruma ödenir." şekline fıkra eklenmesi; uzun ve kısa vadeli sigorta kollarından yapılan kontrol muayenesi işlemlerinin bedellerinin bu sigorta kollarından tahsil edilebilmesi için "Uzun ve kısa vadeli sigorta kolları bakımından sürekli işgöremezlik, malullük, çalışma gücü kaybı hallerinin tespiti veya bu amaçla yapılan kontroller nedeniyle tutarları 72 nci maddeye göre, usul ve esasları Kurumca belirlenecek gündelik ve yol giderleri ile sağlık hizmeti giderleri uzun ve kısa vadeli sigorta kolları prim gelirlerinden karşılanır." ibaresinin son fıkra olarak eklenmesi suretiyle ve  birleştirme ve teselsülden dolayı 74 üncü madde olarak;

-101 inci maddesi; afet ve savaş hallerini düzenleyen 15.5.1959 tarihli ve 7269 sayılı ve 4.11.1983 tarihli ve 2941 sayılı Kanun kapsamında yeniden düzenlenmesi ve bu amaca uygun olarak redaksiyona tabi tutulması suretiyle ve  birleştirme ve teselsülden dolayı 75 inci madde olarak;

-102 nci maddesi; başlığı Tasarının 106 ncı, 107 nci ve 108 inci maddelerinin bu maddeye eklenmesi nedeniyle  "İşverenin, genel sağlık sigortalısının ve üçüncü kişilerin sorumluluğu" şeklinde değiştirilmesi; madde birleştirmesi ve hukuk tekniği bakmından madde ifadeleri redaksiyona tabi tutulmak suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 76 ncı madde olarak;

-103 üncü maddesi; aynen ve redaksiyona tabi tutulmak suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 77 nci madde olarak;

-104 üncü maddesi; 105 inci madde ile birleştirilmesi nedeniyle madde başlığının "Sağlık hizmeti sunucularının kayıt ve bildirim zorunluluğu ve kontrol yetkisi" olarak değiştirilmesi; ikinci fıkra olarak sağlık bilgilerinin gizliliğini sağlamaya yönelik "Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişinin sağlık bilgilerinin gizliliği esastır. Sağlık bilgilerinin ne şekilde korunacağı, ulusal güvenlik nedeniyle sağlık bilgisi paylaşıma açılmayacak kişilerin tespiti ilgili Bakanlıkların önerisi üzerine Bakanlıkça tespit edilir."   birleştirme ve teselsülden dolayı 78 nci  madde olarak;

-105 inci maddesi; 104 üncü maddeye üçüncü ve dördüncü fıkra olarak eklenmesi nedeniyle Tasarıdan çıkarılması ve madde numaralarının teselsül ettirilmesi suretiyle;

-106 ncı maddesi; 102 nci maddeye 7 nci fıkra olarak eklenmesi nedeniyle Tasarıdan çıkarılması ve madde numaralarının teselsül ettirilmesi suretiyle;

-107 nci maddesi; 102 nci maddeye üçüncü ve dördüncü fıkra olarak eklenmesi nedeniyle Tasarıdan çıkarılması ve madde numaralarının teselsül ettirilmesi suretiyle;

-108 inci maddesi; 102 nci maddeye beşinci ve altıncı fıkra olarak eklenmesi nedeniyle Tasarıdan çıkarılması ve madde numaralarının teselsül ettirilmesi suretiyle;

-109 uncu maddesi; 79'uncu madde olarak ve prim ödeme zorunluluğunun vurgulanması amacıyla madde başlığı "Prim alınması zorunluluğu", ilk fıkrasında yer alan "Kurumca prim alınır" ibaresi "Kurum prim almak, ilgililer de prim ödemek zorundadır." şeklinde değiştirilerek ve birleştirme ve teselsülden dolayı 79 uncu  madde olarak,

-110 uncu maddesi; 80'inci madde olarak ve birinci fıkrası madde hükmünün daha iyi anlaşılmasını sağlamak bakımından (a), (b) ve (c) alt bendlerine bölünmüş ve tasarıda yer alan prime tabi tutulmayan gelir unsurlarından benzer mahiyette olanlara maddede yer verilmek; ayrıca sigortalıların gerek kendileri gerekse işverenleri tarafından lehlerine ödenen özel sağlık sigorta primlerinden asgari ücretin %10'unun aşmayan kısmının Kurum sağlık harcamalarının kontrolü bakımından prime esas kazanca dahil edilmemesini teminen bu yönde hüküm eklenmesi suretiyle; uygulamada doğabilecek tereddütlerin ortadan kaldırılması amacıyla aynî yardımlardan ücretin %30'unu geçen kısmının prime esas kazanca tabi tutulmasına yönelik hükmün fıkraya eklemek; maddenin ikinci fıkrası uygulamayı kolaylaştırmak amacıyla yeniden düzenlenmiş toplu iş sözleşmeli işyerlerinde işverenlerce veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlar uyarınca sonradan yapılan ödemelere ilişkin sigorta primlerinin gereksiz işlemlere yer verilmemesi bakımından kesinleşme tarihini ayın sonuna kadar yapılmasına imkan tanımak;   yedinci fıkrada yer alan aylık prime esas kazanç beyan süresi, sigortalının gerçek gelirinin güncel olarak tesbiti bakımından her takvim yılı başı yerine Kurumca belirlenen sürelerde yapılmasını teminen değiştirilmiş, madde içinde yer alan atıflar tasarının yeni şekli kapsamında verilen yeni madde numaralarına yapılmak suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 80 inci  madde olarak,

-111 inci maddesi; madde başlığının madde içinde prim içinde yer almayan ve prime esas matrahtan bağımsız olarak düzenlenen devlet katkısını da içerdiğinden "Prim oranları ve Devlet katkısı" şeklinde değiştirilmiş, (a) bendinde yer alan devlet katkısının, kanundaki tüm sigortalılara ilişkin uzun vadeli sigorta kollarını kapsadığının daha iyi anlaşılması amacıyla bu bentten çıkartılıp maddenin sonununa yeni bir fıkra olarak eklenmiş ve birleştirme ve teselsülden dolayı 81 inci madde olarak,

-112 nci maddesi; 82 nci madde olarak ve Yeni Türk Lirasına geçiş kapsamında düzenlenen birinci fıkrasının son cümlesinin mevcut düzenlemelerin yeterli olduğu dikkate alınarak çıkartılmış, maddenin son fıkrasında yer alan prime esas günlük kazanç üst sınırı uygulamasının 4 üncü maddenin (a), (b) ve (c) bendlerinde yer alan her bir sigortalılık hali dikkate alınarak belirlenmek suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 82 nci  madde olarak,

-113 üncü maddesi; madde redaksiyona tabi tutulmak suretiyle 114 üncü maddeyle birleştirilmek suretiyle Tasarıdan çıkarılarak ve madde numaraları teselsül ettirilerek,

-114 üncü maddesi; maddede işyerinin tehlike sınıf ve derecesinin düşmesi halinde işverenlerin mağdur edilmemesi sağlamak üzere bir ay içinde işverene iade edilecek primler için Kurumun faiz ödememesi sağlanmak amacıyla değiştirilmek; madde içinde yer alan atıflar yeni madde numaralarına yapılmak suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 83 üncü madde olarak,

-115 inci maddesi;  aynen, birleştirme ve teselsülden dolayı 84 üncü madde olarak,

-116 ncı maddesi; birinci fıkrasında yer alan hesaplanan prim tutarının gecikme zammı ile beraber tahsiline yönelik ibarenin gecikme zammı ile gecikme cezasının ayrılmasına bağlı olarak uygulamada tereddüt yaşanmamasını teminen maddenin yeni şekli kapsamında verilen yeni madde numaraları da dikkate alınarak ilgili maddeye atıf yapılarak değiştirilmek; maddenin altıncı fıkrasında yer alan Asgari İşçilik Tespit Komisyonunun çalışma esasları, bu konuda çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından, ana hatlarıyla Tasarıda yer verilmek; maddenin son fıkrasının uygulamada doğabilecek tereddütlerin ortadan kaldırılması bakımından üyelerin meslek branşlarının yönetmelik ile belirlenmesini teminen değiştirilmek; maddede yer alan denetim elemanları ibareleri madde hükmünün mahiyeti dikkate alınarak denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları olarak değiştirilmek; atıflar tasarının yeni şekli kapsamında yeni madde numaralarına yapılmak suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 85 inci madde olarak,

-117 nci maddesi; birinci fıkrası madde hükmünün anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla (a),(b) ve (c) alt bendlerine bölünmek; anılan fıkrada ve izleyen fıkralarda Kurumca yürürlüğe konulacak yönetmeliğe yapılan atıflar maddenin son fıkrasında bu yönde hüküm bulunduğu dikkate alınarak çıkartılmak; ikinci fıkrada yer alan saklama yükümlülüğünün yanlış yorumlara yer verilmemesi bakımından sigortalılık ile ilgili belgeler bakımından düzenlenmek; işverenlerin kamu idareleri olması halinde ilgili mevzuat ile uyum sağlanmasını teminen saklama süresinin 30 yıla çıkartılmak; dördüncü fıkrada yer alan otuz gün içinde çalışmaya ilişkin belgelerin işverence prim belgelerine eklenmesi hususunun kamu idareleri ve toplu iş sözleşmesi imzalanan işyerlerinin özelliği dikkate alınarak bu yerlerden istenmemesini teminen maddeyi yeniden düzenlemek; altıncı fıkrada yer alan belge asma yükümlülüğünün prim ve hizmet belgesinin Kurumca belirlenmesi dikkate alınarak anılan belgelerle sınırlı olarak düzenlenmek; dokuzuncu fıkrada yer alan "bu Kanunda yazılı prim ödeme şartını" ibaresi uygulamada doğabilecek duraksamalara meydan verilmemesi bakımından "bu kanunda yazılı şartları" olarak, aynı şekilde "kayıt ve belgeler" ifadesi "aylık prim ve belgeler" olarak değiştirilmek;  onuncu fıkrada yer alan belgelerin Kuruma iletilmesine ilişkin hükmü konuya yönelik olarak ayrı bir maddenin Kanuna eklenmesi karşısında maddeden çıkarılmak; kamu idarelerinde hizmetin gereği olarak farklı esasların kabul edilmesine yönelik  ihtiyaçların var olabileceği dikkate alınarak prim belgelerinin farklı sürelerde verilmesi konusunda  Kurumu yetkilendirmek amacıyla yeniden düzenlenmek; atıflar tasarının yeni madde numaralarına yapılmış, maddenin son fıkrasındaki çıkarılacak yönetmeliğin kapsamına, uygulamada duraksamaya neden olunmamasını teminen belgelerin içerik ve şeklin de eklenmek ve birleştirme ve teselsülden dolayı 86 ncı madde olarak,

-118 nci maddesi; "bu kapsamda" ibaresinin eklenmesi suretiyle, fıkranın (a) bendine, "bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar" ibaresi (d) bendine, aynı konumda olmaları dikkate alınarak "meslek liselerinde zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler","bu öğrencilerin eğitim gördükleri okullar" ile "yüksek öğrenim sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler için öğrenim gördükleri yüksek öğretim kurumu" ibarelerinin eklenmek; fıkraya Tasarının yeni şekli kapsamında 5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olanlar için işverenleri veya kendilerinin prim ödeme yükümlüsü olmalarını teminen (f) bendi eklenmek; maddede yer alan atıflar yeni madde numaralarına yapılmak suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 87 nci  madde olarak,

-119 uncu maddesi; yedinci fıkra olarak tarımda kendi nam ve hesabına çalışan sigortalıların sattıkları tarımsal ürün bedellerinden tevkifat suretiyle prim borçlarının tahsilinin düzenlenmesi amacıyla eklenmek; on ikinci fıkra olarak Kuruma tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderin takip edilen borçtan daha yüksek olduğu durumlarda terkin yetkisi verilmiş, on beşinci maddesine Kuruma, işyerinin özelliğine göre kamu idareleri için prim tahsilini farklı zamanlarda belirleme yetkisi verilmek suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 88 inci  madde olarak,

-120 nci maddesi; madde  başlığı "Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve zammı ile iadesi gereken primler" olarak değiştirilmek suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 89 uncu madde olarak,

-121 inci maddesi; aynen ve 120 nci maddeye ikinci fıkra olarak birleştirilmek suretiyle Tasarıdan çıkarılarak,

-122 nci maddesi; yanlış veya yersiz alınmış olduğu anlaşılan primlerin on yıl geçmemişse kanuni faizi ile birlikte ilgililere ödenmesi yönünde maddede değişiklik yapılarak ve 120 nci maddeyle birleştirilmek suretiyle Tasarıdan çıkarılarak,

-123 üncü maddesi; aynen ve birleştirme ve teselsülden dolayı 90 ıncı madde olarak,

-124 üncü maddesi; maddeye ikinci fıkra olarak afetin meydana geldiği ayda verilmesi gereken belgenin takip eden üç ay içinde Kuruma verilmesi halinde süresinde verilmiş sayılacağı hükmü eklenmek; belgelerin internet ve elektronik ortamda Kuruma verilmesi ile ilgili dördüncü fıkra ayrı bir maddede düzenlenme yapılmak üzere madde metninden çıkartılmak suretiyle ve birleştirme ve teselsülden dolayı 91 nci  madde olarak,