KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT ÇAN (Samsun) - Sosyal Güvenlik Kurumu da bu hastaneye ödeyeceği paradan... Zaten o süreç, sizin dediğiniz uzamaya uygun bir süreç. Burada başka bir şey var: Bundan otuz yıl geri giderseniz Türkiye'de -belki otuz, kırk yıl- sadece kandan, tıbbi tedavide kan bankalarından bahsederiz. Şimdi kan ürünleri çok ciddi anlamda maddi karşılığı olan ürünler ve tıbbın her alanında sadece hematolojik durumlarda değil, "Sepsis" diye bildiğimiz bu enfeksiyöz durumlarda çok ciddi anlamda faydalı ürünler, çok da yüksek maliyeti var. Burada Kızılay -yani ben bu konuya burada girmeyi çok uygun görmedim, uzun bir tartışma- şu anda kan ve kan ürünleri konusunda Türkiye'de -evvelsi gün bu soruyu da sordum- çok özel kurumlar ve birimler dışında tekel vasfında. Yani hem özel sektörde hem de kamuda bu işin içinde olan biri olarak kan ve kan ürünleri bir hastalık paketinin bazen devletin ödediği kapsamın çok daha ötesine çıkacak şekliyle bir rakam teşkil edebiliyor. Burada Kızılay bu madde marifetiyle kendi durumunu bir şekilde garantiye almış, hatta az önce konuşuldu, 500 milyon euroluk başka yatırımlar da yapıyor. Burası bir işletme mantığıyla ileriye doğru gidecek bir şey. Sizin dediğiniz hani parasını peşin alsın değil, SGK zaten onu hastaneye ne zaman ödeyecekse hastaneye değil, doğrudan Kızılay ödeyecek.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Şu anda öyle.

MURAT ÇAN (Samsun) - Tabii, gelen şey o. Ama bekleyecek yani o zamanlama sizin dediğiniz gibi değil. SGK -öyle değil mi- hastane ödeyeceği zaman ödeyecek, orayı kısaltmıyor yani.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Tabii, tabii; tamam, doğru.

MURAT ÇAN (Samsun) - Siz hani doğrudan alacak gibi algıladınız.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Hayır, hayır; benim söylediğim şu: Hastaneden Kızılaya gelmesinde silahların eşitliği ilkesi yok. Yani dediğiniz doğru çünkü sadece orada hastane hâkim değil, ya üniversite hâkim veyahut da Sağlık Bakanlığı hâkim. Oradan oraya, oradan oraya gittiği andan itibaren öteki tarafa gelmesinde...

MURAT ÇAN (Samsun) - Burası... Ben şöyle söyleyeyim...

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Yani sizin de bildiğiniz problemler var.

MURAT ÇAN (Samsun) - Bizim burada olup olmamamızdan bağımsız, bundan birkaç yıl sonra tam da bu madde burada bir daha konuşulur, çok ciddi sıkıntılar doğurur bu kan ve kan ürünlerinin Kızılay üzerinden sahaya hizmete dönüştürülmesi. Orası çok netameli bir iş, çok karmaşık bir iş. Sadece Kızılaya bu hizmetin hak olarak tanınması bir tekel durumu doğuracaktır.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Öyle bir şey doğurmuyor.

MURAT ÇAN (Samsun) - Doğurur.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Sadece para öyle değil, böyle gelecek hizmeti sattıktan sonra.

MURAT ÇAN (Samsun) - Bakın Sayın Başkanım, yani sadece para falan değil o iş, orası acayip bir dünya yani, o kapı. Orası ticari bir şeye doğru gidiyor, birkaç sene sonra bu iş gelir. Bunu aslında Genel Kurulda birazcık daha detaylı konuşacağız ama sizin dediğiniz gibi olmadığını anlatmak açısından ben söz aldım.