| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 03 .06.2026 |
CAVİT ARI (Antalya) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarımız, değerli bürokratlar, Sayın Bakan Yardımcımız, Sayın Genel Müdürümüz ve meslek örgütlerinin değerli temsilcileri, başkanları; ben de öncelikle hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Bu arada, Sayın Bakan Yardımcımıza ve Sayın Emniyet Genel Müdürümüze de başarılar diliyorum.
Şimdi, değerli arkadaşlar, benden önceki arkadaşlarımız açıklamaya çalıştılar, ben de bu konu üzerinden devam ederek mevcut düzenleme hakkında konuşmak istiyorum. Şimdi, bu salonda olan tüm değerli arkadaşlarımız, kamuoyunda olan, sokakta olan tüm vatandaşlarımıza şöyle sorduğumuzda "Bu ülkede gerçek anlamda adalet var mı, hukuk var mı, eşitlik var mı?" diye sorduğumuzda eğer yüzde 80 üzerinde "Evet, adalet var, hukuk herkese eşit uygulanır ya da iktidarda olanlara ayrıcalıklı, olmayana daha farklı uygulanır." cevabı noktasında eğer bir tereddüt varsa yani kısacası, iktidarda olana ayrı, olmayana başka türlü uygulanan bir adalet var ise gerçekten bu ülkede bir tarafsızlıktan, yargı bağımsızlığından bahsetmemizin mümkün olmadığını söylemek istiyorum. Daha öncesinde de defalarca söyledik, bugün ülkemizde tarafsız ve bağımsız yargıya olan inanç, halk nezdinde söylüyorum, yüzde 18-20'lere düşmüş durumda. Şimdi, şöyle bakarsak: "Ya, biz zaten iktidarız, iktidara yakınız, iktidarla birlikte hareket ediyoruz, o yüzden yargıya güven yüzde 18'lere düşmüş, düşmemiş bizim umurumuzda değil." de diyebilirsiniz. Ama bugün böyle, yarın farklı bir durum geliştiğinde ve yarın bu uygulamalar size uygulanmak durumunda kalırsa, işte o zaman birçok şey gerçekten geç olmuş olur arkadaşlar. Bir ülkede vatandaşın en güvenerek sığınacağı yer, yargı erki olması lazım. Yani oraya gittiğinde, kapısını çaldığında "Evet, bana burada tarafsız bir şekilde, eşit bir şekilde muamele yapılır." diyebilmesi lazım. Ama bugün bakıyoruz, maalesef, iktidar kendi yargısını yaratmış ve iktidara bağlı olan herkes "Orada istediğimiz kararı biz çıkartabiliriz." noktasına gelmiş, sorun burada, sorun burada arkadaşlar ve o nedenle...
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Sorun Özkan Yalım'ın itiraflarında.
CAVİT ARI (Antalya) - Bakın, değerli arkadaşlar, itirafçı olma noktasına getirenlerdedir sorun.
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Öyle bir şey mi var Allah Aşkına! "1 milyon 200 bin lirayı verdim." diyor.
CAVİT ARI (Antalya) - Ve şimdi, bakın, değerli arkadaşlar, ben size söyleyeyim, burada diyorsunuz ki: "Efendim, işte, benzeri olaylar, kendi aranızdaki şikâyetlerden kaynaklı." Değerli arkadaşlar, ben size şunu söyleyeyim: Eğer o şikâyetler, kurgulanmış şikâyetler üzerinde, bugün Cumhuriyet Halk Partisiyle ilgili yakın tarihte alınmış karar, tarihte eşi benzeri olmayan bir kararı veren mahkeme eğer iktidardan güç almasa, destek almasa bu kararı veremez, bu kararı vermeye cesaret edemez çünkü böyle bir kararın emsali yoktur.
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Muhittin Böcek ve Özkan Yalım'ın ifadelerine bakın.
CAVİT ARI (Antalya) -
Bakın, bu kararı siz desteklerseniz demokrasiye inanmıyoruz demektir, demokrasiye inanmadığınızı gösterir. Yani "Biz yargı organı olarak bir partinin Genel Merkezindeki idareciyi bir hâkime seçtiririz." derseniz, siz demokrasiye inanmadığınızı ortaya koymuş olursunuz.
NİLGÜN ÖK (Denizli) -
Yaptıklarınızın tarihte eşi, emsali yok.
CAVİT ARI (Antalya) -
Bakın, bugüne kadar belediyelerle ilgili değişik operasyonlar yapıldı, tırnak içerisinde tekrar söylüyorum, bir hukukçu olarak söylüyorum: Hiç kimse kanunların üstünde değildir, yargılanamaz değildir; hep söylüyoruz, evet, kuralları içerisinde, gerektiğinde herkesin yargılanma gibi bir zorunluluğu vardır, yargılanabilir ancak adil, eşit ve hakkaniyetli olmak şartıyla. İşte, belediyelerle ilgili bugüne kadar yapılmış olan tüm operasyonlarda Cumhuriyet Halk Partisinin oyları siz durdurmaya çalıştınız ama durmadı ve oylarımız yükseldi çok şükür; siz durdurmaya çalıştınız, durduramadınız. Bunun neticesinde, belediyelerle bu iş olmadı, o zaman örgüt üzerinden, parti üzerinden gidelim noktasına gelindi ve eşi benzeri olmayan bir kararla bugün bir asliye hukuk mahkemesine karar aldırıldı. Ya, şimdi, asliye ceza mahkemesinde de devam eden bir dava var. Bakın, aranızda hâkim, avukat olan arkadaşlar mutlaka vardır, ceza yargılaması bitmeden hukuk yargılamasında karar verilemez ama buna da şahit olduk.
Şimdi, bunların hepsi, savunursanız eğer, tekrar söylüyorum, demokrasiye inancınızın test edilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu söylemek istiyorum. Yani bunun savunulacak bir tarafı yok arkadaşlar; bugün bize olan yarın size olabilir. Biz ilke üzerinden, hukuk üzerinden yol aldığımızı söylemek istiyorum.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bugün bir torba yasa üzerinde değerlendirmelerimizi yapıyoruz ancak vatandaşın burada belli kesimlerin sorunlarının çözümü noktasında birtakım işte düzenlemeler var ama vatandaşın beklediği başka düzenlemeler de var. Bugün artık insanlar mali borçlarını ödeyemez veya SGK'yle ilgili borçlarını ödeyemez, hatta bankalara olan normal borçlarını ödeyemez duruma geldi. Şu an yapılandırmayla ilgili ciddi bir beklenti var, bu beklentiyi karşılayalım. Burada bir yapılandırma ve özellikle de kamu alacaklarıyla ilgili faizlerin silinmesi, belli bir noktaya gerekirse çekilmesi noktasında birtakım düzenlemeler ve ödeme kolaylıklarının sağlanması gerekiyor çünkü bu konuda vatandaş gerçekten çok mağdur durumda.
Onun ötesinde, Sayın Genel Müdürümüzü burada bulmuşken kendisine de çok teşekkür ediyorum böyle bir kanun teklifi içerisinde Genel Müdür olarak buraya gelmiş, tekrar başarılar diliyoruz. Emniyet teşkilatını biz seviyoruz. Bakın, Emniyet teşkilatıyla, polislerimizin sorunlarıyla ilgili çok sayıda düzenlemeleri Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri olarak bizler dile getirmeye, iktidarı uyarmaya, harekete geçirmeye çalışıyoruz. Ancak şunu da söyleyelim: Biz de bu ülkenin vatandaşıyız Sayın Genel Müdürüm, biz de bu ülkenin topraklarında yetişmiş insanlarız. AK PARTİ'li olmayabiliriz, olmak zorunda da değiliz veya bu toplumun yüzde 50'si şu anki iktidardan farklı düşünen insanlar ancak sizden şunu hassaten rica ediyorum: Polisin özellikle de son olaylarda da görüldüğü üzere tutum ve davranışlarında daha makul bir ölçüt olması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Yani polisin bizlere karşı olan tutum ve davranışında daha ölçüt olması, daha insani olması gerektiğini tekrar buradan hatırlatmak istiyorum. Biz düşman değiliz, biz de bu vatanın evlatlarıyız. O nedenle, polisin gelip de bir milletvekilinin yarım metre mesafeden gözüne biber gazı sıkmasını ben doğru görmüyorum, siz doğru görüyorsanız bilmiyorum veya da bir vatandaşa, hele ki bir Cumhuriyet Halk Partisinin genel merkezinde ve yine Genel Başkanının yolda giderken önüne defalarca barikat kurularak farklı muameleler yapılmaya çalışılması gibi benzeri olaylarda böyle sert tutum ve davranışların çok doğru olmadığını ve teşkilat olarak bu konularda daha dikkatli olunması gerektiğini buradan hatırlatmak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CAVİT ARI (Antalya) - Biz polisle karşı karşıya gelmek istemeyiz çünkü onlar bizim vatandaşımız, sonuçta kamu görevlilerimiz ama onların bize karşı olan tutum ve davranışlarının da bireysel olduğunu da düşünmüyorum, o talimatı veren kişilerle alakalı olduğunu da düşünüyorum. Bu konularda daha dikkatli olunması gerektiğini de hatırlatmak istiyorum.
Teşekkür ederim.