KOMİSYON KONUŞMASI

SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Sayın Başkanım, çok teşekkür ederim.

Sunumları dinlediğimde bir tarafıyla umut doldum, aslında yapılabilecek birçok şey olduğunu görmüş oldum. Hem Galip Hocama hem Hilmi Hocama çok teşekkür ederim. Türkiye de dünya da aslında bu konularda çaresiz değil, çok sayıda politika önermesi var, çok sayıda yapılmış olan uygulama var, sonuç almış olan işler var; bunların bilimsel çalışmalara yansımış sonuçları var. İşte, birtakım boylamsal araştırmalar var, paylaştınız burada. Bir yanıyla da neden bunları yapmıyoruz diye de çok üzüldüm. Hasan Vekilim sağ olsun, benim soracağım bir soruyu sordu, 2020'de Sayın Ziya Selçuk Bakandı zannediyorum bu program başladığında -ki kendisi de zaten o alandan- yani çok önemli bir program bu değil mi? Başlatılıyor, birileri dört ayrı kademede çok ciddi çalışmalar yapıyorlar sınıf rehberlik programıyla ilgili. Sonra sadece sorumlu kişi değişince tüm mekanizma değişiyor, bakan yardımcıları değişiyor, genel müdürler değişiyor vesaire; bu, uygulanamıyor. Bu büyük bir israf aslına bakarsanız yani burada asıl sorun bu bürokratik mesele.

Sayın Başkanım, bildiğim kadarıyla bugün burada Millî Eğitim Bakanlığından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından ve İçişleri Bakanlığından temsilci yok, değil mi?

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Yok.

SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Yani bunu kendimize not olarak söylüyorum: Belki de bakanlıklardan arkadaşlar da burada bu hocaların sunumlarını dinlemeliler yani ben çok zenginleşiyorum bu sunumlardan, sizin de öyle olduğunuzu zannediyorum. Bakanlıkların rolü şu olamaz ki -başta konuştuk, sağ olun, siz de o yönde ilerletiyorsunuz görüşmeleri, çok teşekkür ederim- yani "Gelelim, ne yaptığımızı anlatalım." Ne yaptığımızı anlatarak zaten olabiliyor olsa bu sorunları yaşamayız.

Şimdi, dünya çapından örnekler veriliyor, Türkiye'deki eksiklikler veriliyor. Belki sizin iradenizle bakanlıklarımıza bir çağrı yaparak... Bu sunumları dinlesinler, burada onlara "Ya, niye yapmıyorsunuz?" demeyelim, ben öyle bir şeyde değilim ama burada çok önemli şeyler sunuluyor ve bunların orada duyulması lazım diye düşünüyorum çünkü Meclis bir yasama faaliyeti yapıyorsa, bir araştırma komisyonu yapıyorsa ilgili yürütme kurumlarının temsilcilerinin de burayı dinlemelerinde ben bir yarar telakki ediyorum; bir, bunu söylemek isterim.

Burada her iki hocam da aslında Türkiye'de kamuoyunda tartışılan meselelerin bir kısmının ne kadar da doğru olmadığını gösterdiler. Mesela, ben bu olaylardan sonra... Şimdi, bir siyasal tartışmaya getirmemek için işin çok da detayına girmeyeceğim. "Bazı şeyler eksik olduğu için oluyor." söylemi var Türkiye'de, "Bazı şeyler eksik, onlar bir olsa bu çocuklar hiç öyle yapmazdı." deniliyor. Hâlbuki konu o değil yani konu hiç siyasi bir yerden değil, inanç meselesiyle ilgili bir mesele değil; konu çok gelişimsel bir mesele. Dolayısıyla, bilim de böyle söylüyor. Örneğin, erken çocukluk eğitiminin ne kadar önemli olduğunu buraya gelen bütün uzmanlar söylüyor. Zorunlu eğitim olacağı iktidar partisinin de söylemlerinde var, bizim de söylemlerimizde var; 2018 seçim programında var, 2023 seçim programında var, bizde var. Burada niye eksik kalıyoruz, anlamak mümkün değil. Hâlbuki erken çocukluk eğitimi çocukların geleceği için en önemlilerinden biri. Dolayısıyla, birincisi bu.

İkincisi -Galip Hocam söyledi- "okul" dediğimiz şeyden anladığımız şey yanlış yani en sonunda sınava doğru götürürken akademik olarak sistemin içinde kalabileceklerin devam edebildikleri ama geri kalanların zaman ve çile doldurdukları bir sistem doğal olarak herkes için bir tehlike oluşturuyor diye duyuyorum ben bu söylenilenleri.

O yüzden, burada bize işlevsel bir okul tarif eder misiniz Hocam? Ben size bunu sormak istiyorum yani bunu çok kıymetli buluyorum. Mesela, benim baktığım yerden bir çocuğun on iki yıl boyunca arkadaşlarıyla keyifli zaman geçirmesini, onlarla bir takım olabilmesini, tatlı anılar biriktirmesini, on iki yılın sonunda öpüşerek ayrılmasını, geçmiş günleri keyifle yâd etmesini, aynı zamanda bir yurttaş olarak gerek akademik anlamda gerek sosyal anlamda bir şeyler öğrenmesini, bunları çok kıymetli buluyorum. Bir okul tarifi rica ediyorum sizden, bunu çok kıymetli buluyorum çünkü bence okulu tarifimiz yanlış.

Hilmi Hocama da çok teşekkür ederim, kendisinin dijital alanda bir dijital güvenlik çalışmasına rağmen meselenin tamamını dijitale bağlamadığı için. Bir de öyle bir grup vatandaş var "Ah, şu dijital..." Bu vatandaşlar bir tek bizde yok bu arada; Yeni Zelanda'da var, Fransa'da var, Almanya'da var. Sorunla baş edemeyince "Kökünden kesecek, yasaklayalım bunu." Benim oğlum 11 yaşında, diyor ki: "Neyi yasaklayacaksınız? Benim hesabımı zaten bulamazsınız." Benimki 11 yaşında yani. Dolayısıyla, tek başına bir çözüm değil bu.

Burada size sormak istediğim soru da şu Hocam: Bu işten milyarlarca dolar kazananlar var, sosyal ağlarda servis sunucuları var; bu iş açısından siz onların yükümlülüklerini ne görürsünüz? Çünkü yasama faaliyetinin temel sonuçlarından birinin bu olması gerekir. Bazı sorumluluklar vermemiz lazım bu kurumlara, o konudaki görüşünüzü de rica edeceğim.