Uyarı: Görüntülemekte olduğunuz Kanun, TBMM Genel Kurulunda kabul edildiği halidir. Varsa daha sonra yapılan değişiklikleri içermemektedir.


 

 

TE­MEL CE­ZA KA­NUN­LA­RI­NA UYUM AMA­CIY­LA ÇEŞİTLİ KA­NUN­LAR­DA VE DİĞER BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YA­PIL­MA­SI­NA DAİR KA­NUN

Kanun No. 5728

 

Kabul Tarihi: 23/1/2008      

MAD­DE 1- 1 Şubat 1329; 18 Re­bi­ü­lev­vel 1332 ta­rih­li Ame­li­yatı İska­i­ye İşlet­me Ka­nu­nu Mu­vak­katının 32 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasının bağla­ma cüm­le­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Mec­ra da­hi­lin­de her ne su­ret­le olur­sa ol­sun balık sayd­gahı te­sis eden­ler ef’­a­li mezkûre­den ta­had­düs ede­cek za­rar ve zi­yanı taz­min­den ma­a­da ma­hallî mülkî amir ta­rafından iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 2-  1332 ta­rih­li Ame­li­yatı İska­i­ye İşlet­me Ka­nu­nu Mu­vak­katının 33 ün­cü mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasının bağla­ma cüm­le­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bi­la­mü­sa­a­de mec­ra­ların ta­ra­feyn süd­de­le­rin­de fet­ha ve me­haz küşat eden­ler ile süd­de­ler üze­ri­ne ta­rik ih­das ey­le­yen­ler ta­hak­kuk ede­cek za­ra­ru­zi­yanın taz­mi­nin­den ma­a­da ma­hallî mülkî amir ta­rafından beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır. An­cak, ve­ri­len pa­ra ce­zasının mik­tarı  mey­da­na ge­len za­rar ve zi­yan­dan az ola­maz.”

MAD­DE 3- 14/4/1341 ta­rih­li ve 618 sayılı Li­man­lar Ka­nu­nu­nun 11 in­ci mad­de­si aşağıda­ki  şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 11- İşbu Ka­nun ile ikin­ci mad­de­de mez­kür ni­zam­na­me­le­re mu­ha­lif ha­re­ket eden­le­re li­man başkanı ta­rafından beşyüz Türk Li­rasından yir­mi­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 4-  2/1/1924 ta­rih­li ve 394 sayılı Haf­ta Ta­ti­li Hakkında Ka­nu­nun 10 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 10- Bu Ka­nu­nun ah­kamına mu­ha­le­fet eden dük­kan ve mağaza ve mü­es­se­se sa­hip ve­ya mü­dür­le­ri­ne be­le­di­ye en­cü­me­ni ta­rafından yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 5- 10/4/1926 ta­rih­li ve 805 sayılı İkti­sa­di Mü­es­se­se­ler­de Mec­bu­ri Türk­çe Kul­lanılması Hakkında Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 7- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı ha­re­ket eden kişi, yüz gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 6- 19/4/1926 ta­rih­li ve 815 sayılı Tür­ki­ye Sa­hil­le­rin­de Nak­li­yatı Bah­ri­ye (Ka­bo­taj) ve Li­man­lar­la Ka­ra Su­ları Da­hi­lin­de İcrayı Sa­n’­at ve Ti­ca­ret Hakkında Ka­nu­nun 5 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 5- Bu Ka­nu­nun 1 in­ci mad­de­si hük­mü­ne aykırı ola­rak Tür­ki­ye li­man­ları arasında ka­bo­taj ya­pan ge­mi­le­rin kap­tan­larına ve ya­bancıla­ra ait de­niz taşıtlarının sa­hip­le­ri­ne bin Türk Li­rasından yir­mi­beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Do­na­tanı ya­bancı olan ge­mi­ler­le ya­bancıla­ra ait sa­ir de­niz taşıtları, idarî pa­ra ce­zası tah­sil edi­lin­ce­ye ka­dar el­ve­rişli bir li­man­da mas­raf­ları ken­di­si­ne ait ol­mak üze­re tu­tu­lur. Bu Ka­nu­nun 2 ve 3 ün­cü mad­de­le­rin­de  be­lir­ti­len  yalnızca  Türk va­tan­daşlarına  tanınan  hak­ları  kul­la­nan  ya­bancıla­ra beşyüz Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir ve ge­mi ve sa­ir de­niz taşıtları se­fer­den alıko­nu­lur.

Bi­rin­ci fıkra­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­larına o ye­rin mülkî ami­ri, diğer idarî ted­bir­le­re li­man başkanı ta­rafından ka­rar ve­ri­lir.”

MAD­DE 7- 2/3/1927 ta­rih­li ve 984 sayılı Ec­za Ti­ca­ret­ha­ne­le­riy­le Sa­nat ve Zi­ra­at İşle­rin­de Kul­lanılan Ze­hir­li ve Mü­es­sir Kim­ye­vi Mad­de­le­rin Satıldığı Dük­kan­la­ra Mah­sus Ka­nu­nun 21 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 21- Bu Ka­nun­da tas­rih edi­len ka­i­de­le­re ri­a­yet et­mi­yen ve­ya mem­nu­i­yet­le­re mu­ha­lif ha­re­ket eden ec­za ti­ca­ret­ha­ne­le­ri sa­hip ve­ya mü­di­ri me­sul­le­ri ile sa­nat ve zi­ra­at işle­rin­de kul­lanılan ze­hir­li ve mü­es­sir mad­de­ler satıcılığı ya­pan­la­ra, ma­hallî mülkî amir ta­rafından iki­yüz Türk Li­rasından beşyüz Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Bu mad­de­le­rin satışı ka­mu sağlığı bakımından teh­li­ke­li bir du­rum oluştu­ru­yor­sa, teh­li­ke gi­de­ri­lin­ce­ye ka­dar ge­çi­ci ola­rak işlet­me fa­a­li­yet­ten me­ne­di­lir.”

MAD­DE 8- 19/3/1927 ta­rih­li ve 992 sayılı Se­ri­ri Ta­har­ri­yat ve Tah­li­lat Yapılan ve Mas­li Te­a­mül­ler Aranılan Umu­ma Mah­sus Bak­te­ri­yo­lo­ji ve Kim­ya La­bo­ra­tu­var­ları Ka­nu­nu­nun 9 un­cu mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Uz­man olup da izin­siz labo­ra­tu­var açanın lâbo­ra­tu­varı, bu Ka­nun­da yazılı usul uyarınca izin alınınca­ya ka­dar ma­hallî mülkî amir ta­rafından ka­patılır. Uz­man ol­mayıp da bu çeşit labo­ra­tu­var açan­la­ra ve­ya izin­le açmış ol­duk­ları labo­ra­tu­var­larını uz­man ol­ma­yan­la­ra terk eden­le­re bin Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir ve ayrıca lâbo­ra­tu­var ka­patılır.”

MAD­DE 9- 992 sayılı Ka­nu­nun 10 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 10- Fen­ne uy­gun tah­lil­ler ye­ri­ne ge­ti­ril­me­diği ve be­yan­na­me­sin­de be­lir­ti­len hü­küm­le­re uy­madığı ve­ya bu Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si uyarınca dü­zen­le­nen yö­net­me­liğe aykırı ha­re­ket et­tiği be­lir­le­nen­le­re ma­hallî mülkî amir ta­rafından bin Türk Li­rasından üç­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, şart­lar ye­ri­ne ge­ti­ri­lin­ce­ye ka­dar la­bo­ra­tu­var ka­patılır.”

MAD­DE 10- 18/6/1927  ta­rih­li ve 1086 sayılı Hu­kuk Usu­lü Mu­ha­ke­me­le­ri Ka­nu­nu­nun 36 ncı mad­de­si­nin dör­dün­cü ve beşin­ci fıkra­ları aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Ret ta­le­bi­nin, kö­tü­ni­yet­le yapıldığının an­laşılması ve esas yö­nün­den ka­bul edil­me­me­si hâlin­de, ta­lep­te bu­lu­nan­ların her bi­ri­ne mah­ke­me­ce beşyüz Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Hâkim hakkında aynı da­va­da aynı ta­raf­ça tek­rar ile­ri sü­rü­len ret ta­le­bi­nin red­di hâlin­de ve­ri­le­cek idarî pa­ra ce­zası, da­ha ön­ce ve­ri­len idarî pa­ra ce­zasının iki katından az ola­maz.”

MAD­DE 11- 1086 sayılı Ka­nu­nun 90 ıncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 90- Is­lahın da­vayı uzat­mak ve­ya karşı ta­rafı ra­hatsız et­mek gi­bi kö­tü­ni­yet­li düşün­ce­ler­le yapıldığı de­lil­ler ve­ya be­lir­ti­ler­le an­laşılırsa, mah­ke­me, ıslahı dik­ka­te al­ma­dan ka­rar ve­rir. Ayrıca, mah­ke­me­ce kö­tü­ni­yet­le ısla­ha başvu­ra­na, karşı ta­rafın bu yüz­den uğradığı bü­tün za­rar­larının taz­mi­ni­nin yanı sıra iki­yüz Türk Li­rasından beşyüz Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 12- 1086 sayılı Ka­nu­nun 113/A mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 113/A- İhti­ya­ti ted­bir ka­rarının uy­gu­lan­ması do­layısıyla ve­ri­len em­re uy­ma­yan ve­ya o yol­da alınmış ted­bi­re aykırı dav­ranışta bu­lu­nan kim­se fi­i­li da­ha ağır ce­zayı ge­rek­ti­ren bir suç oluştur­madığı tak­dir­de, altı aya ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 13-  1086 sayılı Ka­nu­nun 149 un­cu mad­de­si­nin dör­dün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Ka­palı yapılan du­ruşma­lar hakkında Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri uy­gu­lanır.”

MAD­DE 14- 1086 sayılı Ka­nu­nun 150 nci mad­de­si­nin üçün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miş ve mad­de­ye aşağıda­ki fıkra ek­len­miştir.

“Bir kim­se, ih­ta­ra rağmen mah­ke­me­nin dü­ze­ni­ni bo­zar ve­ya mah­ke­me hu­zu­run­da mü­na­sip ol­ma­yan bir söz söy­le­me­ye ve­ya dav­ranışta bu­lun­ma­ya de­vam eder­se derhâl ya­ka­lan­ması em­re­di­le­rek hakkında dört gü­ne ka­dar di­sip­lin hap­si uy­gu­lanır. An­cak, avu­kat­lar ve ço­cuk­lar hakkında di­sip­lin hap­si uy­gu­lan­maz.”

“Mah­ke­me­nin dü­ze­ni­ni bo­zan fi­i­lin ve­ya mah­ke­me hu­zu­run­da söy­le­nen sö­zün suç oluştur­ması ha­lin­de, du­rum bir tu­ta­nak­la Cum­hu­ri­yet başsavcılığına bil­di­ri­lir ve ge­re­ki­yor­sa fi­i­li işle­ye­nin ya­ka­lan­ması em­re­di­le­rek Cum­hu­ri­yet başsavcılığında hazır bu­lun­du­rul­ması sağlanır. An­cak bu du­rum üçün­cü fıkra hük­mü­ne gö­re di­sip­lin hap­si uy­gu­lan­masını en­gel­le­mez.”

MAD­DE 15- 1086 sayılı Ka­nu­nun 253 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 253- Usu­lü­ne uy­gun ola­rak çağrılıp da ma­ze­re­ti­ni bil­dir­mek­si­zin gel­me­yen tanıklar zor­la ge­ti­ri­lir ve gel­me­me­le­ri­nin se­bep ol­duğu gi­der­ler tak­dir edi­le­rek, ka­mu ala­cak­larının tah­si­li usu­lü­ne gö­re ödet­ti­ri­lir. Zor­la ge­ti­ri­len tanık ev­vel­ce gel­me­me­si­ni haklı gös­te­re­cek se­bep­le­ri son­ra­dan bil­di­rir­se aley­hi­ne hük­me­di­len gi­der­ler kaldırılır.”

MAD­DE 16- 1086 sayılı Ka­nu­nun 271 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 271- Tanık, ka­nu­ni bir se­bep gös­ter­me­den ve­ya gös­ter­miş ol­duğu se­bep mah­ke­me­ce ka­bul edil­me­me­si­ne rağmen tanıklık yap­mak­tan çe­ki­nir, ken­di­si­ne so­ru­lan so­ru­la­ra ce­vap ver­mek­ten kaçınır ya da ye­min et­me­mek­te di­re­nir­se, bu yüz­den doğan gi­der­ler tak­dir edi­le­rek, hakkında ka­mu ala­cak­larının tah­si­li usu­lü­ne gö­re ödet­ti­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir. Ayrıca, tanıklığının ve­ya ye­mi­ni­nin ger­çek­leşti­ril­me­si için, da­va hakkında hü­küm ve­ri­lin­ce­ye ka­dar ve her hâlde on­beş gü­nü geç­me­mek üze­re di­sip­lin hap­si­ne ka­rar ve­ri­le­bi­lir. Kişi, tanıklığa ve ye­mi­ne ilişkin yü­küm­lü­lüğüne uy­gun dav­ran­ması ha­lin­de, derhâl ser­best bırakılır.”

MAD­DE 17- 1086 sayılı Ka­nu­nun 313 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 313- Hâkim, se­ne­din mün­ki­re ai­di­ye­ti­ne ka­rar ver­diği tak­dir­de mün­ki­ri ta­lep vu­ku­un­da da­vanın te­ah­hu­ru se­be­biy­le diğer ta­rafın ma­ruz kaldığı za­rarı taz­mi­ne mahkûm eder.”

MAD­DE 18- 1086 sayılı Ka­nu­nun 319 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 319- Mah­ke­me­ce sah­te­lik id­di­asının red­di hâlin­de ta­lep vu­ku­un­da diğer ta­rafın mad­di ve ma­ne­vi za­rar­ları  mah­ke­me­ce tak­dir edi­le­rek taz­mi­ni­ne hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 19- 1086 sayılı Ka­nu­nun 320 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 320- Sah­te­lik id­di­asından fe­ra­gat olu­na­bi­lir ise de fe­ra­gatı vakıayı ka­bul edip et­me­mek­te mah­ke­me muh­tardır. Mah­ke­me fe­ra­gatı ka­bul et­tiği tak­dir­de 319 un­cu mad­de hük­mü uyarınca ta­lep vu­ku­un­da diğer ta­rafın mad­di ve ma­ne­vi za­rar­ları mah­ke­me­ce tak­dir edi­le­rek taz­mi­ni­ne hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 20- 1086 sayılı Ka­nu­nun 422 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 422- Kö­tü­ni­yet­li da­valı ve­ya hiç­bir hakkı ol­madığı hâlde da­va açan ta­raf, yargıla­ma gi­der­le­rin­den başka, diğer ta­rafın ve­ki­liy­le ara­larında ka­rar­laştırılan vekâlet üc­re­ti­nin ta­mamı ve­ya bir kısmını öde­me­ye mah­kum edi­le­bi­lir. Vekâlet üc­re­ti­nin mik­tarı hakkında uyuşmazlık çıkması ve­ya mah­ke­me­ce mik­tarının fa­hiş bu­lun­ması hâlin­de, bu mik­tar doğru­dan mah­ke­me­ce tak­dir olu­nur.

Kö­tü­ni­yet sa­hi­bi da­valı ve­ya hiç­bir hakkı ol­madığı hâlde da­va açan ta­ra­fa ayrıca mah­ke­me­ce beşyüz Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Bu hâlle­re ve­kil se­be­bi­yet ver­miş ise idarî pa­ra ce­zası ve­kil hakkında uy­gu­lanır.”

MAD­DE 21- 1086 sayılı Ka­nu­nun 576 ncı mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Da­va sa­bit ol­madığı tak­dir­de müd­de­i­den, ken­di­sin­den da­va olu­nan hâki­min du­çar ol­duğu mad­di ve ma­ne­vi za­rar ve zi­yan için tak­dir olu­na­cak mü­na­sip bir taz­mi­natın tah­si­li­ne hük­mo­lu­nur. Ayrıca da­vacıya, mah­ke­me­ce beşyüz Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 22- 11/4/1928 ta­rih­li ve 1219 sayılı Ta­ba­bet ve Şua­batı Sa­n’­at­larının Tarzı İcrasına Da­ir Ka­nu­nun 25 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 25- Dip­lo­ması ol­madığı hâlde, men­fa­at te­min et­mek amacına yö­ne­lik ol­ma­sa bi­le, has­ta te­da­vi eden ve­ya ta­bip un­vanını takınan şahıs iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ve bin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 23- 1219 sayılı Ka­nu­nun 26 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 26- Bu Ka­nu­nun ah­kamına tev­fi­kan ic­rayı sa­nat sa­la­hi­ye­ti ol­ma­yan ve­ya her ne su­ret­le olur­sa ol­sun ic­rayı sa­nat­tan mem­nu bu­lu­nan bir ta­bip sa­natını ic­ra eder­se, beşyüz Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 24- 1219 sayılı Ka­nu­nun 27 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 27- 5, 6, 10, 12, 15, 23 ve 24 ün­cü mad­de­ler ah­kamına ri­a­yet et­me­yen ta­bip­le­re yüz Türk Li­rasından bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 25- 1219 sayılı Ka­nu­nun 28 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 28- He­kim­lik mes­leğinin ic­rası için; Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 53 ün­cü mad­de­sin­de be­lir­ti­len sü­re­ler geç­miş ol­sa bi­le; kas­ten işle­nen bir suç­tan do­layı beş yıl ve­ya da­ha faz­la sü­rey­le ya da dev­le­tin gü­ven­liğine karşı suç­lar, Ana­ya­sal dü­ze­ne ve bu dü­ze­nin işle­yişine karşı suç­lar, mil­li sa­vun­ma­ya karşı suç­lar, dev­let sırlarına karşı suç­lar ve ca­sus­luk, ka­mu­nun sağlığına karşı suç­lar, zim­met, ir­tikâp, rüşvet, hırsızlık, do­landırıcılık, sah­te­ci­lik, gü­ve­ni kö­tü­ye kul­lan­ma, hi­le­li if­las, iha­le­ye fe­sat karıştırma, edi­min ifasına fe­sat karıştırma, suç­tan kay­nak­la­nan mal­varlığı değer­le­ri­ni ak­la­ma ve­ya ka­çakçılık suç­larından ha­pis ce­zasına mahkûm ol­ma­mak ge­re­kir.

İcrayı sa­nat et­me­si­ne ma­ni ve gayrıka­bi­li şifa bir ma­razı aklı ile ma­lul ol­duğu bil­mu­a­ye­ne te­bey­yün eden ta­bip­ler, Sağlık Ba­kanlığının tek­li­fi ve Sağlık Ba­kanlığı Yük­sek Di­sip­lin Ku­ru­lu ka­rarıyla ic­rayı sa­nat­tan me­no­lu­nur ve dip­lo­ma­ları ge­ri alınır.”

MAD­DE 26- 1219 sayılı Ka­nu­nun 41 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 41- Kişisel çıkar amacı ol­ma­sa bi­le dip­lo­masız ola­rak diş he­kim­liği mes­leğine ilişkin her­han­gi bir mu­a­ye­ne ve­ya mü­da­ha­le ya­pan, diş he­kim­liği kli­nik hiz­met­le­ri ile il­gi­li işye­ri açan­ların mes­lek ic­ra­ları dur­du­ru­lur. Bu kim­se­ler hakkında üç yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ve bin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasına hükmolunur.”

MAD­DE 27- 1219 sayılı Ka­nu­nun 42 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 42- Bu Ka­nu­nun ah­kamına tev­fi­kan ic­rayı sa­na­ta sa­la­hi­ye­ti ol­ma­yan ve­ya her ne su­ret­le olur­sa ol­sun ic­rayı sa­nat­tan mem­nu bu­lu­nan bir ta­bip ve­ya diş ta­bi­bi ve­ya­hut dişçi, dişçi­lik sa­natını ic­ra eder­se beşyüz Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 28- 1219 sayılı Ka­nu­nun 44 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 44- 29 un­cu mad­de­de hu­du­du gös­te­ri­len ic­rayı sa­nat sa­la­hi­ye­ti­ni te­ca­vüz eden ve­ya 33, 35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı mad­de­ler ah­kamına ri­a­yet et­me­yen diş ta­bip­le­ri ve­ya dişçi­le­re yüz Türk Li­rasından bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 29- 1219 sayılı Ka­nu­nun 45 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 45- Diş he­kim­liği mes­leğinin ic­rası için; Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 53 ün­cü mad­de­sin­de be­lir­ti­len sü­re­ler geç­miş ol­sa bi­le; kas­ten işle­nen bir suç­tan do­layı beş yıl ve­ya da­ha faz­la sü­rey­le ya da dev­le­tin gü­ven­liğine karşı suç­lar, Ana­ya­sal dü­ze­ne ve bu dü­ze­nin işle­yişine karşı suç­lar, mil­li sa­vun­ma­ya karşı suç­lar, dev­let sırlarına karşı suç­lar ve ca­sus­luk, ka­mu­nun sağlığına karşı suç­lar, zim­met, ir­tikâp, rüşvet, hırsızlık, do­landırıcılık, sah­te­ci­lik, gü­ve­ni kö­tü­ye kul­lan­ma, hi­le­li if­las, iha­le­ye fe­sat karıştırma, edi­min ifasına fe­sat karıştırma, suç­tan kay­nak­la­nan mal­varlığı değer­le­ri­ni ak­la­ma ve­ya ka­çakçılık suç­larından ha­pis ce­zasına mahkûm ol­ma­mak ge­re­kir.

İcrayı sa­na­ta ma­ni ve gay­ri ka­bi­li şifa bir ma­razı ak­li ile ma­lul ol­duğu bil­mu­a­ye­ne te­bey­yün eden diş ta­bi­bi ve dişçi­ler, Sağlık Ba­kanlığının tek­li­fi ve Sağlık Ba­kanlığı Yük­sek Di­sip­lin Ku­ru­lu ka­rarıyla ic­rayı sa­nat­tan me­no­lu­nur ve dip­lo­ma ve­ya ruh­sat­na­me­le­ri ge­ri alınır.”

MAD­DE 30- 1219 sayılı Ka­nu­nun 54 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 54- Dip­lo­ma ve­ya bel­ge­si ol­madığı hâlde ebe­liği sa­nat it­ti­haz eden­le­re, fi­il­le­ri suç oluştur­madığı tak­dir­de, iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 31- 1219 sayılı Ka­nu­nun 55 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 55- Bu Ka­nu­nun 47, 49, 50 ve 53 ün­cü mad­de­le­rin­de­ki şera­i­ti ifa et­me­miş olan ve­ya mu­vak­ka­ten me­ne­dil­miş ol­duk­ları hâlde ic­rayı sa­nat eden ebe­le­re yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 32- 1219 sayılı Ka­nu­nun 56 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 56- 51 in­ci mad­de­de zik­re­di­len ic­rayı sa­nat hu­du­du­nu te­ca­vüz eden ve­ya 51 ve 52 nci mad­de­ler ah­kamına ri­a­yet et­me­yen ebe­le­re yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 33- 1219 sayılı Ka­nu­nun 57 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 57- İcrayı sa­na­ta ma­ni ve gay­ri­ka­bi­li şifa bir ma­razı ak­li ile ma­lu­li­ye­ti bil­mu­a­ye­ne an­laşılan ebe­ler, Sağlık Ba­kanlığının tek­li­fi ve Sağlık Ba­kanlığı Yük­sek Di­sip­lin Ku­ru­lu ka­rarıyla ic­rayı sa­nat­tan me­no­lu­nur ve şaha­det­na­me ve­ya ve­si­kası ge­ri alınır.”

MAD­DE 34- 1219 sayılı Ka­nu­nun 61 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 61- Ruh­satsız ve izin­siz sün­net­çi­lik eden­ler altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 35- 1219 sayılı Ka­nu­nun 62 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 62- 60 ıncı mad­de hük­mü­ne ri­a­yet et­me­yen sün­net­çi­le­re yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 36- 1219 sayılı Ka­nu­nun 67 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 67- Sa­la­hi­ye­ti ol­madığı hâlde has­ta­bakıcılık eden ve bu un­vanı takınan­la­ra yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 37-1219 sayılı Ka­nu­nun 68 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 68- 64 ün­cü mad­de­de gös­te­ri­len ic­rayı sa­nat hu­du­du­nu te­ca­vüz eden ve­ya 65 in­ci mad­de hük­mü­ne ri­a­yet et­me­yen has­ta­bakıcıla­ra yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 38- 1219 sayılı Ka­nu­nun 70 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 70- Ta­bip­ler, diş ta­bip­le­ri ve dişçi­ler ya­pa­cak­ları her ne­vi ame­li­ye için has­tanın, has­ta kü­çük ve­ya tahtı ha­cir­de ise ve­li ve­ya va­si­si­nin ev­ve­le­mir­de mu­va­fa­katını alırlar. Bü­yük ame­li­yei cer­ra­hi­ye­ler için bu mu­va­fa­ka­tin tah­ri­ri ol­ması lazımdır. (Ve­li ve­ya va­si­si ol­madığı ve­ya bu­lun­madığı ve­ya üze­rin­de ame­li­ye yapıla­cak şahıs ifa­de­ye muk­te­dir ol­madığı tak­dir­de mu­va­fa­kat şart değil­dir.) Hi­lafında ha­re­ket eden­le­re iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 39- 1219 sayılı Ka­nu­nun 73 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 73- Pro­to­kol def­ter­le­rin­de tah­ri­fat ya­pan ve mu­ga­yi­ri ha­ki­kat ma­lu­mat der­cey­le­diği sa­bit olan ta­bip­ler, diş ta­bip­le­ri, dişçi­ler ve ebe­ler Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun bel­ge­de sah­te­ci­lik su­çu­na ilişkin hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 40- 1219 sayılı Ka­nu­nun ek 7 nci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Yu­karıda­ki fıkra hük­mü­ne aykırı ha­re­ket eden diş pro­tez tek­nis­yen­le­ri, 41 in­ci mad­de hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 41- 1219 sayılı Ka­nu­nun ek 8 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“EK MAD­DE 8- Dip­lo­ması ve­ya mes­lek bel­ge­si ol­maksızın diş pro­tez tek­nis­yen­liği mes­leğini ic­ra eden­ler hakkında bir yıldan üç yıla ka­dar ha­pis ve bin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 42- 14/5/1928 ta­rih­li ve 1262 sayılı İspen­çi­ya­ri ve Tıbbi Müs­tah­zar­lar Ka­nu­nu­nun 18 in­ci mad­de­si  aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 18- 10 un­cu mad­de­de yazılı tah­lil ne­ti­ce­sin­de, müs­tah­zar­ların ter­ki­bin­de bu­lu­nan mad­de­le­rin saf ol­madığı ve­ya ruh­sat al­mak için ve­ril­miş olan for­mü­le uy­madığı ve­ya müs­tah­zarın te­da­vi vasıflarını azal­ta­cak ve­ya kay­be­de­cek su­ret­te imal edil­miş ol­duğu an­laşılırsa, fi­il suç oluştur­madığı tak­dir­de, ruh­sat sa­hi­bi ve müs­tah­zar­ların bu şekil­de imal edil­diğini bi­le­rek sa­tan, satışa ar­ze­den ve­ya sattıran­la­ra bin Türk Li­rasından yir­mi­beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir; ayrıca, ruh­sat­na­me ge­ri alınır.”

MAD­DE 43- 1262 sayılı Ka­nu­nun 19 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 19- Ruh­satsız ola­rak müs­tah­zar imal eden­ler ve­ya bu su­ret­le imal edi­len müs­tah­zar­ları bi­le­rek sa­tan, satışa ar­ze­den ve­ya sattıran­la­ra, müs­tah­zar ima­li­ne sa­la­hi­yet sa­hi­bi ol­duk­ları tak­dir­de, beşyüz Türk Li­rasından on­bin Türk Li­rasına ka­dar; müs­tah­zar ima­li­ne sa­la­hi­yet sa­hi­bi ol­madıkları tak­dir­de, bin­beşyüz Türk Li­rasından yir­mi­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Bu müs­tah­zar­lar ken­di­le­ri­ne at­fe­di­len te­da­vi vasıflarını ha­iz ol­madığı ve­ya bu vasıfları azal­ta­cak ve­ya kay­be­de­cek şekil­de ve­ya saf ol­ma­yan mad­de­ler­den imal edil­diği an­laşıldığı tak­dir­de 18 in­ci mad­de­de yazılı ce­za tat­bik olu­nur.

Mem­le­ket dışında yapılmış müs­tah­zar­ları ruh­satsız ola­rak ti­ca­ret amacıyla it­hal et­mek ve­ya bun­ların özel­lik­le­ri­ni bi­le­rek sat­mak ve­ya satışa arz et­mek ve­ya sattırmak ka­çakçılıktır. Bu fıkra­da yazılı suç­ları işle­yen­ler hakkında Ka­çakçılıkla Mü­ca­de­le Ka­nu­nu hü­küm­le­ri tat­bik olu­nur.”

MAD­DE 44-1262 sayılı Ka­nu­nun 20 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 20- 18 ve 19 un­cu mad­de­ler­de mezkûr ah­val ha­riç ol­mak üze­re bu Ka­nun ah­kamına mu­ha­lif ha­re­ket eden­le­re iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­larına ve diğer idarî yaptırımla­ra ma­hallî mülkî amir ta­rafından ka­rar ve­ri­lir.”

MAD­DE 45- 1262 sayılı Ka­nu­nun ek 4 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“EK MAD­DE 4- Müs­tah­zar­ları tak­lit ede­rek bun­ların te­da­vi vasıflarını azal­ta­cak ve­ya kay­be­de­cek ya da kul­la­nan­ların sıhha­ti­ne az ve­ya çok za­rar ve­re­cek su­ret­te imal eden­ler ve­ya bu su­ret­le imal edil­diğini bi­le­rek sa­tan, satışa ar­ze­den ve­ya sattıran­lar, Türk Ce­za Ka­nu­nu ve­ya diğer il­gi­li ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 46- 1262 sayılı Ka­nu­nun ek 6 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“EK MAD­DE 6- Bu Ka­nu­nun 18 ve 19 un­cu mad­de­le­rin­de tanımla­nan ka­ba­hat­le­rin ko­nu­su­nu oluştu­ran müs­tah­zar­la­ra el­ko­nu­la­rak, bun­ların mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir.”

MAD­DE 47- 24/4/1930 ta­rih­li ve 1593 sayılı Umu­mi Hıfzıssıhha Ka­nu­nu­nun 110 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 110- Züh­re­vi has­talıklar­dan bi­ri­ne dü­çar ol­duğunu bil­diği ve­ya gö­rü­nüşe na­za­ran ve­ya­hut te­da­vi­si altında bu­lun­duğu ta­bip­le­ri­nin iza­hatıyla bu has­talıklar­dan bi­ri­ne müp­te­la ol­duğunu bil­me­si lazım gel­diği hal­de has­talığı bir diğeri­ne si­ra­yet et­ti­ren­ler hakkında bu Ka­nun­da mez­kur mü­ca­zat tat­bik olu­nur. Fren­gi­li bir ço­cuğun fren­gi­ye mu­sap ol­duğunu bil­diği hal­de sa­lim bir süt an­ne­ye em­zirt­mek mem­nu­dur.”

MAD­DE 48- 1593 sayılı Ka­nu­nun 282 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 282- Bu Ka­nun­da yazılı olan ya­sak­la­ra aykırı ha­re­ket eden­ler ve­ya zo­run­lu­luk­la­ra uy­ma­yan­la­ra, fi­il­le­ri ayrıca suç oluştur­madığı tak­dir­de, iki­yü­zel­li Türk Li­rasından bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 49- 1593 sayılı Ka­nu­nun 283 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 283- Bu Ka­nun­da yazılı be­le­di­ye va­zi­fe­le­ri­ne ta­allûk edip 266 ncı mad­de­de gös­te­ri­len sıhhi zabıta ni­zam­na­me­sin­de mez­kur mem­nu­i­yet­le­re mu­ha­lif ha­re­ket eden­ler­le mec­bu­ri­yet­le­re ri­a­yet et­me­yen­ler, 15/5/1930 ta­rih­li ve 1608 sayılı Ka­nun­la değişik 16/4/1924 ta­rih­li ve 486 sayılı Ka­nun mu­ci­bin­ce ce­za­landırılır.”

MAD­DE 50-1593 sayılı Ka­nu­nun 284 ün­cü mad­de­sin­de yer alan “Ce­za Ka­nu­nu­nun 263 ün­cü” iba­re­si “Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 195 in­ci” şek­lin­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 51- 1593 sayılı Ka­nu­nun 285 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 285- 78 in­ci mad­de­de yazılı mem­nu­i­ye­te rağmen la­bo­ra­tu­var­larında ko­le­ra ve ve­ba ve ru­am kül­tür­le­ri bu­lun­du­ran­lar el­li gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 52- 1593 sayılı Ka­nu­nun 287 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 287- 101 in­ci mad­de­de zik­re­di­len ted­bir­le­re mu­ha­le­fet eden­ler ve­ya te­da­vi­ye ica­bet et­me­yen­ler, Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 53- 1593 sayılı Ka­nu­nu­n 288 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 288- 103 ün­cü mad­de­de­ki mec­bu­ri­ye­te ri­a­yet et­me­yen­le­re, yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 54- 1593 sayılı Ka­nu­nun 289 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 289- 109 un­cu mad­de­de­ki mec­bu­ri­ye­te ri­a­yet et­me­yen ta­bip­le­re yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 55- 1593 sayılı Ka­nu­nun 290 ıncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 290- 110 un­cu mad­de­de yazılı ya­sak­la­ra aykırı ha­re­ket eden­ler, Türk Ce­za Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 56- 1593 sayılı Ka­nu­nun 291 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 291- 112 nci mad­de­de gös­te­ri­len ted­bir­le­re ri­a­yet et­me­yen ve te­da­vi­ye ica­bet ey­le­me­yen­ler, Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 57- 1593 sayılı Ka­nu­nun 292 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 292- 137 nci mad­de­de gös­te­ri­len mec­bu­ri­ye­te ri­a­yet et­me­yen ge­mi sü­va­ri­le­ri­ne iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 58- 1593 sayılı Ka­nu­nun 294 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 294- Sıhhat ve İçti­mai Mu­a­ve­net Ve­ka­le­tiy­le İkti­sat Ve­ka­le­ti ta­rafından 141 in­ci mad­de­de gös­te­ril­diği veç­hi­le müşte­re­ken tes­pit edi­len ni­zam­na­me­de mün­de­miç le­vazım ve sa­i­re­yi bu­lun­dur­ma­yan ve yol­cu­ların se­la­met ve em­ni­ye­ti­ni te­min ey­le­ye­cek ted­bir­le­re ri­a­yet et­me­yen ge­mi sa­hip ve­ya sü­va­ri­le­ri­ne dört­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir ve bu le­vazım ik­mal edi­lin­ce­ye ka­dar ge­mi­le­rin sey­rü­se­fer­le­ri­ne mü­ma­na­at olu­nur.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 59- 1593 sayılı Ka­nu­nun 295 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 295- 179 un­cu mad­de­de zik­re­di­len ni­zam­na­me ile Sıhhat ve İçti­mai Mu­a­ve­net ve İkti­sat Ve­ka­let­le­rin­ce müşte­re­ken tes­pit edi­len ted­bir­le­re ri­a­yet et­me­yen iş sa­hip­le­ri­ne beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Bu yüz­den şahsî ve­ya umu­mi za­rar hasıl ol­duğu tak­dir­de ah­kamı umu­mi­ye mu­ci­bin­ce ta­ki­batı ka­nu­ni­ye ifa edi­lir.”

MAD­DE 60- 1593 sayılı Ka­nu­nun 296 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 296- 185 in­ci mad­de­de­ki mem­nu­i­yet hi­lafına ha­re­ket eden­ler altı aya ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 61- 1593 sayılı Ka­nu­nun 297 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 297- 186 ve 187 nci mad­de­ler­de­ki fi­il­le­ri işle­yen­ler, üç ay­dan altı aya ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 62- 1593 sayılı Ka­nu­nun 298 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 298- 205 in­ci mad­de­de­ki mec­bu­ri­ye­te ri­a­yet edil­me­yen ma­hal­ler, ge­rek­li yü­küm­lü­lük­ler ye­ri­ne ge­ti­ri­lin­ce­ye ka­dar ma­hallî mülkî amir ta­rafından fa­a­li­yet­ten men edi­lir.”

MAD­DE 63- 1593 sayılı Ka­nu­nun 299 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 299- 215 in­ci mad­de­de zik­re­di­len de­fin ruh­sa­ti­ye­si ol­ma­dan ce­na­ze def­ne­den me­zar bek­çi­le­ri ve­ya ölü sa­hip­le­ri Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 64- 1593 sayılı Ka­nu­nun 301 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 301- Mü­sa­a­de­siz ola­rak bir şehir ve ka­sa­ba­dan diğeri­ne ölü nak­le­den­ler Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 65- 1593 sayılı Ka­nu­nun 302 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 302- Be­le­di­ye­ler­ce 252 nci mad­de­ye tev­fi­kan sıhhi mah­zu­ru ol­madığı tas­dik edil­me­den sa­hip ol­duk­ları bi­na­ları is­kan et­ti­ren­ler ve­ya ica­ra ve­ren­le­re yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 66- 15/5/1930 ta­rih­li ve 1608 sayılı Umu­ru Be­le­di­ye­ye Mü­te­al­lik Ahkâmı Ce­za­i­ye Hakkında 16 Ni­san 1340 Ta­rih ve 486 Nu­ma­ralı Ka­nu­nun Bazı Mad­de­le­ri­ni Mu­ad­dil Ka­nu­nun 1 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 1- Be­le­di­ye mec­lis ve en­cü­men­le­ri­nin ken­di­le­ri­ne ka­nun, ni­zam ve ta­li­mat­na­me­le­rin ver­diği va­zi­fe ve sa­la­hi­yet da­i­re­sin­de it­ti­haz et­tik­le­ri ka­rar­la­ra mu­ha­lif ha­re­ket eden­ler­le be­le­di­ye ka­nun ve ni­zam ve ta­li­mat­na­me­le­ri­nin men ve­ya em­ret­tiği fi­il­le­ri işle­yen­le­re ve­ya yap­ma­yan­la­ra be­le­di­ye en­cü­me­nin­ce Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si hük­mü­ne gö­re idarî pa­ra ce­zası ve ya­sak­la­nan fa­a­li­ye­tin me­ni­ne ka­rar ve­ri­lir. Bu ka­rar­da il­gi­li kişiye bir sü­re de ve­ri­le­bi­lir.

Be­le­di­ye en­cü­me­ni ka­rarında bel­li bir fi­i­lin mu­ay­yen bir sü­re zarfında yapılmasını da em­re­de­bi­lir. Em­re­di­len fi­i­lin il­gi­li kişi ta­rafından yapılma­ması hâlin­de, mas­raf­ları yüz­de yir­mi zammı ile bir­lik­te tah­sil edil­mek üze­re be­le­di­ye ta­rafından ye­ri­ne ge­ti­ri­lir.”

Bu mad­de hü­küm­le­ri il­gi­li ka­nun­da ayrıca hü­küm bu­lun­ma­yan hâller­de uy­gu­lanır.”

MAD­DE 67- 1608 sayılı Ka­nu­nun 2 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 2- Be­le­di­ye­le­rin ka­rar or­gan­ları ve­ya il­gi­li ko­mis­yon­lar ta­rafından mev­zu­a­ta uy­gun ola­rak be­lir­le­nen yol­cu na­kil araç­larına ilişkin üc­ret ta­ri­fe­le­ri­ne uy­ma­yan kişi, be­le­di­ye en­cü­me­ni ta­rafından iki­yü­zel­li Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 68- 10/6/1930 ta­rih­li ve 1705 sayılı Ti­ca­ret­te Tağşişin Me­n’i ve İhra­catın Mu­ra­ka­be­si ve Ko­run­ması Hakkında Ka­nu­nun 6 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 6- Bu Ka­nun uyarınca il­gi­li Ba­kanlıkça alınan ka­rar­la­ra ve dü­zen­le­me­le­re aykırı ha­re­ket eden­le­re, ta­cir olup ol­madıklarına bakılmaksızın, beşyüz Türk Li­rasından yir­mi­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Ayrıca, sınai ve­ya ti­ca­ri te­sis­te ya da ürün­ler­de, bu Ka­nun uyarınca il­gi­li Ba­kanlıkça alınan  ka­rar ve dü­zen­le­me­le­re uy­gun­luk sağlan­ması için za­ma­na ih­ti­yaç bu­lun­ması hâlin­de, bu ek­sik­lik­ler gi­de­ri­lin­ce­ye ka­dar sınai ve ti­ca­ri fa­a­li­ye­tin dur­du­rul­masına ka­rar ve­ri­le­bi­lir.

Ürün­le­rin, ikin­ci fıkra uyarınca ve­ri­len sü­re içe­ri­sin­de alınan ka­rar ve­ya dü­zen­le­me­le­re uy­gun hâle ge­ti­ril­me­me­si hâlin­de bun­ların mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir.”

MAD­DE 69- 1705 sayılı Ka­nu­nun 9 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 9- Bu Ka­nu­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re idarî yaptırım ka­rarı ma­hallî mülkî amir­ler ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 70- 24/5/1933 ta­rih­li ve 2219 sayılı Hu­su­si Has­ta­ne­ler Ka­nu­nu­nun 35 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 35- 34 ün­cü mad­de­de mez­kur ih­tar hü­küm­le­ri­ni ta­yin olu­nan za­man­da yap­ma­yan hu­su­si has­ta­ne­le­rin işle­ten­le­ri­ne beşbin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ril­mek­le bir­lik­te, ih­tarı mu­cip olan nok­san­lar, has­ta­ların te­da­vi ve is­ti­ra­ha­ti­ne mü­es­sir ol­duğu tak­dir­de ayrıca 36 ncı mad­de hük­mü de tat­bik olu­nur.” 

MAD­DE 71- 2219 sayılı Ka­nu­nun 40 ıncı mad­de­sin­de yer alan “mü­dür­ler sek­sen­ye­di­mil­yon li­ra idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.” iba­re­si “mü­dür­le­re bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.” şek­lin­de değişti­ril­miştir. 

MAD­DE 72- 2219 sayılı Ka­nu­nun 41 in­ci mad­de­sin­de yer alan “mü­dür­le­rin­den yüz­yet­mişdört­mil­yon li­ra idarî pa­ra ce­zası alınır.” iba­re­si, “mü­dür­le­ri­ne iki­bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.” şek­lin­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 73- 2219 sayılı Ka­nu­nun 42 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 42- Ya­tan has­ta­lar­dan 26 ve 27 nci mad­de­le­re aykırı ola­rak faz­la üc­ret alan hu­su­si has­ta­ne­le­rin işle­ten­le­ri­ne on­bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, faz­la tah­sil edi­len üc­ret ge­ri alına­rak il­gi­li­le­re ia­de edi­lir.”

MAD­DE 74- 2219 sayılı Ka­nu­nun 43 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 43- 29 un­cu mad­de­de yazılan cer­ra­hi ame­li­ye­le­ri aynı mad­de­de yazılı tet­kik ve te­da­vi­le­ri yapılma­dan ic­ra eden ta­bip­le­re, fi­il­le­ri suç oluştur­madığı tak­dir­de, beşbin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Eğer bu su­ret­le cer­ra­hi ame­li­ye yapılan has­ta ve­fat eder ve ve­fatın ame­li­yat­tan ev­vel yapılması lazım ve müm­kün olan şart­ların ifa edil­me­me­sin­den ile­ri gel­diği mey­da­na çıkar­sa cer­ra­hi ame­li­ye­yi ic­ra eden ta­bip hakkında Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun il­gi­li mad­de­le­ri tat­bik olu­nur. 29 un­cu mad­de­nin son fıkrasında yazılı za­ru­ri se­bep­le ame­li­yat­tan ev­vel ifa edil­me­yen şart­lar­dan ve bun­ların ne­ti­ce­le­rin­den do­layı ce­za­ya hük­mo­lun­maz.”

MAD­DE 75- 2219 sayılı Ka­nu­nun 44 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 44- Te­da­vi­si­ni üs­tü­ne aldığı has­ta­ları, ye­ri­ne ve­kil bırak­ma­dan izin­siz ola­rak ken­di ar­zu­larıyla ter­ke­de­rek bu has­ta­ların te­da­vi­siz kal­ma­larına se­bep olan, 11 in­ci mad­de­de yazılan mü­te­hassıs ta­bip­le­re iki­bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Eğer bu su­ret­le te­da­vi­siz bırakılmak ne­ti­ce­si ola­rak has­ta kişinin has­talığının ağırlaşması ve­ya öl­me­si ha­lin­de me­s’­ul mü­te­hassıs ta­bip hakkında Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun il­gi­li mad­de­le­ri tat­bik olu­nur.”

MAD­DE 76- 2219 sayılı Ka­nu­nun 45 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 45- Bu Ka­nun ve 21 in­ci mad­de­de yazılan ni­zam­na­me ile ta­yin olu­nan mec­bu­ri­yet­le­ri  yap­ma­yan ve­ya mem­nu­i­yet­le­re aykırı ha­re­ket­ler­de bu­lu­nan­la­ra bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 77- 12/6/1933 ta­rih­li ve 2313 sayılı Uyuştu­ru­cu Mad­de­le­rin Mu­ra­ka­be­si Hakkında Ka­nu­nun 23 ün­cü mad­de­si­nin dör­dün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miş ve bu fıkra­dan son­ra gel­mek üze­re aşağıda­ki fıkra ek­len­miştir.

“İzin bel­ge­si al­ma­dan ya da izin bel­ge­si al­masına rağmen bi­le­rek bel­ge­sin­de be­lir­ti­len alan­dan faz­la yer­de ve­ya izin bel­ge­sin­de kayıtlı yer­den başka yer­de ke­ne­vir eki­mi ya­pan kişi, el­li gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

“Mün­hasıran es­rar el­de et­mek amacıyla ke­ne­vir eki­mi ya­pan kişi bir yıldan ye­di yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır. Bu mad­de kap­samında ekim yap­ma iba­re­sin­den, to­hu­mun top­rağa ekil­me­sin­den ürü­nün ha­sadına ka­dar­ki sü­reç an­laşılır.”

MAD­DE 78-  2313 sayılı Ka­nu­nun 24 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 24- Uyuştu­ru­cu mad­de­le­ri 15 in­ci mad­de­de zik­re­di­len­ler­den başka­larına sa­tan ec­za ti­ca­ret­ha­ne­le­ri sa­hip ve me­sul mü­dür­le­ri ile ta­bip re­çe­te­si ol­ma­dan sa­tan ec­za­ne sa­hip ve­ya me­sul mü­dür­le­ri Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun il­gi­li mad­de­le­ri uyarınca ce­za­landırılır.”

MAD­DE 79-  2313 sayılı Ka­nu­nun 25 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 25- 17 nci mad­de­de yazılı ve­si­ka­ları al­mayı ih­mal eden ve­ya sak­la­ma­yan ya­hut bu Ka­nun­da zik­re­di­len def­ter­le­ri tut­ma­yan ec­za ti­ca­ret­ha­ne­le­ri sa­hip ve me­sul mü­dür­le­ri­ne ma­hallî mülkî amir ta­rafından beşyüz Türk Li­rasından iki­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 80- 2313 sayılı Ka­nu­nun ek 1 in­ci mad­de­si­nin üçün­cü ve dör­dün­cü fıkra­ları aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bi­rin­ci fıkra­da be­lir­ti­len mad­de­ler­den her­han­gi bi­ri­ni izin­siz imal, it­hal ve ih­raç eden­ler, nak­le­den­ler ve­ya bu­lun­du­ran­lar, satın alan­lar ve­ya sa­tan­la­ra, ma­hallî mülkî amir ta­rafından on­bin Türk Li­rasından yüz­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, bu mad­de­le­rin mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir.

Bi­rin­ci fıkra­da be­lir­ti­len mad­de­ler­den her­han­gi bi­ri­ni, uyuştu­ru­cu ve­ya uyarıcı mad­de­le­rin ima­latında kul­lanılmak amacıyla imal, it­hal ve­ya ih­raç eden­ler, nak­le­den­ler ve­ya bu­lun­du­ran­lar, satın alan ve­ya sa­tan­lar, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 188 in­ci mad­de­si­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 81- 21/6/1934 ta­rih­li ve 2527 sayılı Bas­ma Yazı ve Re­sim­le­ri Der­le­me Ka­nu­nu­nun 10 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 10- Ve­ril­me­si mec­bu­ri olan bas­ma yazı ve re­sim­le­ri müd­de­ti için­de ver­me­yen­le­re ma­hallî mülkî amir ta­rafından iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, ve­ril­me­si ge­re­ken bas­ma yazı ve re­sim­le­re el­ko­nu­la­rak Mil­li Eğitim Ba­kanlığına dev­re­dil­mek üze­re mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir.”

MAD­DE 82- 27/1/1936 ta­rih­li ve 2903 sayılı Pa­muk Is­lahı Ka­nu­nu­nun 7 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı ha­re­ket eden­le­re ma­hallî mülkî amir ta­rafından üç­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 83- 11/6/1936 ta­rih­li ve 3039 sayılı Çel­tik Eki­mi Ka­nu­nu­nun 11 in­ci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“İzin­siz ve fa­kat ka­nu­nun hü­küm­le­ri­ne uy­gun ola­rak çel­tik eken­le­re ek­tik­le­ri her de­kar için el­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. İzin­siz yapılan çel­tik eki­mi aynı za­man­da bu Ka­nu­nun ve bu Ka­nu­na gö­re yapıla­cak idarî ve fen­ni ta­li­mat­ların hü­küm­le­ri­ne uy­gun ol­maz­sa, eki­len her de­kar için yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, ko­mis­yon­ca ge­rek gö­rül­me­si ve ka­rar ve­ril­me­si hâlin­de zabıta kuv­vet­le­riy­le bu gi­bi çel­tik­lik­le­rin su­yu da ke­si­lir.”

MAD­DE 84- 3039 sayılı Ka­nu­nun 21 in­ci mad­de­si­nin üçün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Sıhhi za­rarı ol­duğu hâlde is­te­nil­diği za­man su­larının ta­ma­men ve az za­man­da boşaltılmasını te­min ede­cek sa­vak­ları olan bend­le­rin uzaklığı ke­sik su­la­ma usu­lün­de ol­duğu gi­bi­dir. Bu bend­le­rin çel­tik ark­ları gi­bi mu­ay­yen za­man­lar­da açılıp su­la­ra ser­best akıntı ve­ril­me­si ge­re­kir. Bu hü­küm­le­re aykırı ha­re­ket eden­le­re, iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Çel­tik bi­çil­dik­ten son­ra er­te­si yıl ekim hazırlıklarına başlanınca­ya ka­dar çel­tik­lik­le­rin yi­ne su altında bırakılması ya­saktır. An­cak mil­le­me, za­rarlı hay­van­ların öl­dü­rül­me­si gi­bi mak­sad­lar­la sıtma sür­fe­le­ri­nin yaşama­ya­cağı kış ay­ları için­de bu yer­le­rin su altında bırakılmasına ko­mis­yon­ca izin ve­ri­le­bi­lir. Başka za­man­lar­da ise bir haf­ta­ya ka­dar izin ve­ri­le­bi­lir. Bu­nun ak­si­ni ya­pan­la­ra her de­kar için on Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 85- 3039 sayılı Ka­nu­nun 22 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 22- Ke­sik su­la­ma tat­bik olu­nan yer­ler­de çel­tik ko­mis­yo­nu­nun tes­pit et­tiği za­man­lar­da çel­tik tar­la­larını ta­ma­men su­suz bırak­ma­yan­la­ra ve bu mak­sad­lar­la su­yu ke­sik ana ark­ların su­yu­nu aç­mak teşeb­bü­sün­de bu­lu­nan­la­ra yü­zel­li Türk li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir ve tek­rarında bun­ları ya­pan­ların su­ları büs­bü­tün ke­si­lir.”

MAD­DE 86- 3039 sayılı Ka­nu­nun 27 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 27- Çel­tik­lik­ler­de çalıştırılan işçi­le­rin sıhhat­le­ri­nin ko­run­ması için ko­nu­lan hü­küm­le­re aykırı ha­re­ket eden­le­re ve­ya mü­kel­lef ol­duk­ları va­zi­fe­le­ri yap­ma­yan­la­ra yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Tek­rar­la­yan­la­ra bu ce­za ve­ril­mek­le be­ra­ber ko­mis­yon­ca bun­la­ra çel­tik eki­mi ya­sak edi­lir.”

MAD­DE 87- 3039 sayılı Ka­nu­nun 28 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 28- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri için­de çel­tik­lik­le­rin ye­ni­den yapılması, ida­re ve ıslahı, su­ların sevk ve ida­re­si ve bu­nun gi­bi hu­sus­lar hakkında bu Ka­nun­da yazılı ya­sak­la­ra aykırı ha­re­ket eden­le­re ve­ya mü­kel­lef ol­duk­ları va­zi­fe­le­ri ye­ri­ne ge­tir­me­yen­le­re ve çel­tik ko­mis­yo­nu ka­rar­larını yap­ma­yan­la­ra yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, bu fi­i­lin tek­rarı hâlin­de bu ce­za ve­ril­mek­le be­ra­ber ko­mis­yon­ca bun­la­ra çel­tik eki­mi ya­sak edi­lir.”

MAD­DE 88- 3039 sayılı Ka­nu­nun 30 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 30- Bu Ka­nun­da yazılı idarî pa­ra ce­za­larına çel­tik ko­mis­yon­larınca ka­rar ve­ri­lir.”

MAD­DE 89- 3039 sayılı Ka­nu­nun 31 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 31- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re ve­ri­len idarî pa­ra ce­za­ları 5326 sayılı Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re tah­sil olu­na­rak il­gi­li il özel ida­re­si­nin he­sabına ak­tarılır.

Hu­su­si ida­re­ler, bu­na karşı her yıl büt­çe­le­ri­ne çel­tik eki­mi için, çel­tik ko­mis­yo­nun­ca yapıla­cak mas­ra­fa karşılık ol­mak üze­re ge­lir kısmına koy­duğu ge­lir ka­dar mas­raf kısmına da aynı tah­si­satı koy­mak mec­bu­ri­ye­tin­de­dir. Şu ka­dar ki, hu­su­si ida­re­ler, her­han­gi bir za­man­da ge­lir­den karşılığı ol­madıkça sar­fi­yat ya­pa­maz­lar. Her yıl için­de ka­lan pa­ra hu­su­si ida­re­ler­ce çel­tik ko­mis­yo­nu em­ri­ne o ye­rin Zi­ra­at Ban­kasına yatırılır. Bu pa­ra çel­tik ko­mis­yo­nu­nun tek­li­fi ve Zi­ra­at Ve­kil­liğinin im­zasıyla ma­hallî çel­tik işle­ri­nin ile­ri gö­tü­rül­me­si hu­sus­larında kul­lanılır ve yıl so­nun­da bu sar­fi­yatın he­sabı Zi­ra­at Ve­kil­liğine ve­ri­lir.

Çel­tik ko­mis­yon­larının mas­raf­ları için ko­mis­yon nam ve he­sabına hu­su­si ida­re­ler­ce tah­sil edil­miş pa­ra bu­lun­madığı tak­dir­de bu işler için icab eden tah­si­sat Zi­ra­at Ve­kil­liğin­ce hu­su­si ida­re­le­re ve­ri­lir. Şu ka­dar ki; mas­raf ge­li­ri aşar­sa karşılığı Zi­ra­at Ve­kil­liği büt­çe­sin­de Çel­tik Eki­mi Ka­nu­nu­nun tat­bi­ki mas­rafı adı ile açıla­cak fasıldan hu­su­si mu­ha­se­be­ler em­ri­ne te­di­ye olu­nur.

MAD­DE 90- 3039 sayılı Ka­nu­nun 33 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 33- Çel­tik ko­mis­yo­nu­nun me­mur ol­ma­yan üye­le­ri ve mu­te­met he­yet­le­ri üye­le­riy­le su ko­ru­cu­larına karşı, va­zi­fe­le­ri­ni yaptıkları sıra­da, suç işle­yen­ler hakkında, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun ka­mu gö­rev­li­le­ri aley­hi­ne suç işle­yen­le­re da­ir olan hü­küm­le­ri tat­bik olu­nur.”

MAD­DE 91- 19/4/1937 ta­rih­li ve 3153 sayılı Ra­di­yo­lo­ji, Ra­di­yom ve Elek­trik­le Te­da­vi ve Diğer Fiz­yo­te­ra­pi Mü­es­se­se­le­ri Hakkında Ka­nu­nun 11 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 11- Mü­te­hassıs ol­duğu hâlde bu Ka­nun­da yazılı mü­es­se­se­ler için izin al­ma­yan kişiye üç­bin Türk Li­rası; bu mü­es­se­se­le­ri açan mü­te­hassıs ol­ma­yan­la­ra ise, beşbin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 92- 3153 sayılı Ka­nu­nun 13 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 13- 3 ün­cü mad­de­de adı ge­çen ni­zam­na­me­de­ki vasıf ve şart­la­ra uy­gun ol­ma­yan ci­haz­ları kul­la­nan­la­ra üç­bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 93- 17/12/1937 ta­rih­li ve 3284 sayılı Bazı Ma­den Hur­da­larının Dışarı Çıkarılmasının Ya­sak Edil­me­si ve Satın Alınması Hakkında Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 7- Ya­sak­lanmış ol­masına rağmen, 1 in­ci mad­de­de yazılı hur­da­ları;

a) Yurt dışına çıkar­ma­ya teşeb­büs eden­le­re bin  Türk Li­rasından on­bin Türk Li­rasına ka­dar,

b)Yurt dışına çıka­ran­la­ra hur­danın pi­ya­sa değeri­nin iki katı,

idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Ayrıca, bi­rin­ci fıkranın (a) ben­din­de sayılı ka­ba­hat ko­nu­su eşya­ya el­ko­nu­lur ve mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir.

Bu mad­de­de yazılı olan idarî yaptırım ka­rar­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.

Mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­len hur­da, as­kerî fab­ri­ka­la­ra tes­lim edi­lir.”

MAD­DE 94- 17/6/1938 ta­rih­li ve 3458 sayılı Mü­hen­dis­lik ve Mi­marlık Hakkında Ka­nu­nun 8 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Yu­karıda­ki mad­de hü­küm­le­ri­ne aykırı ha­re­ket­te bu­lu­nan­lar, altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ve adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 95- 20/6/1938 ta­rih­li ve 3468 sayılı Pul ve Kıymet­li Kağıtların Ba­yi­ler ve Me­mur­lar Vasıta­siy­le Sattırılmasına ve Bun­la­ra Satış Ai­datı Ve­ril­me­si­ne Da­ir Ka­nu­nun 5 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 5- Pul ve kıymet­li kâğıt ba­yi­liği ya­pa­bil­mek için ma­hal­lin en bü­yük ma­li­ye me­mu­run­dan ruh­sat tez­ke­re­si al­mak şarttır. No­ter­ler ve ken­di­le­ri­ne izin ve­ri­len me­mur­lar bu ka­yid­den müs­tes­nadır.

Ruh­sat tez­ke­re­si al­maksızın pul ve kıymet­li kâğıt sa­tan­la­ra, al­mak­la yü­küm­lü ol­duk­ları ruh­sat tez­ke­re­si res­mi­nin beş mis­li idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

İzin al­maksızın pul ve kıymet­li kâğıt sa­tan me­mur­la­ra, bu­lun­duk­ları ma­hal­le mah­sus ba­yi ruh­sat tez­ke­re­si res­mi­nin beş mis­li idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Pul ve kıymet­li kâğıtları kıyme­tin­den faz­la be­del­le sa­tan­la­ra faz­la be­del­le sattığı pul ve kıymet­li kâğıt be­del­le­ri­nin beş mis­li idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. An­cak, ve­ri­le­cek idarî pa­ra ce­zasının mik­tarı yüz Türk Li­rasından az ola­maz. Tek­rarı hâlin­de ba­yi­le­rin ruh­sat tez­ke­re­si ip­tal edi­lir ve bir da­ha ken­di­le­ri­ne ruh­sat tez­ke­re­si ve­ril­mez.”

MAD­DE 96- 3468 sayılı Ka­nu­nun 6 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 6- 5 in­ci mad­de­de yazılı idarî yaptırımla­ra ka­rar ver­me­ye def­ter­dar ve­ya mal mü­dü­rü yet­ki­li­dir.”

MAD­DE 97- 26/1/1939 ta­rih­li ve 3573 sayılı Zey­tin­ci­liğin Is­lahı ve Ya­ba­ni­le­ri­nin Aşılattırılması Hakkında Ka­nu­nun 14 ün­cü mad­de­si­nin üçün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu hük­me aykırı ha­re­ket eden­ler hakkında za­rar gö­re­nin  şikâye­ti üze­ri­ne üç aya ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 98- 3573 sayılı Ka­nu­nun 17 nci mad­de­si­nin üçün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Yu­karıda­ki fıkra ge­reğin­ce ku­ru­la­cak bir­lik­le­rin ku­ru­luş ve çalışma esas­ları ile zey­tin­lik­le­rin bakımı Tarım ve Kö­yişle­ri Ba­kanlığınca üç ay için­de hazırla­na­cak yö­net­me­lik­le be­lir­le­nir. Be­lir­le­ne­cek bu ku­ral­la­ra gö­re zey­tin­lik­le­ri­ne bak­ma­yan üre­ti­ci­ye ağaç başına on Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 99- 3573 sayılı Ka­nu­nun 20 nci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Zey­tin­ci­lik sa­ha­ları da­raltıla­maz. An­cak, be­le­di­ye sınırları için­de bu­lu­nan zey­tin­lik sa­ha­larının imar hu­dut­ları kap­samı içi­ne alınması hâlin­de alt­yapı ve sos­yal te­sis­ler da­hil top­lam yapılaşma, zey­tin­lik alanının % 10’unu ge­çe­mez. Bu sa­ha­lar­da­ki zey­tin ağaç­larının sö­kül­me­si Tarım ve Kö­yişle­ri Ba­kanlığının fen­ni ge­rek­çe­ye da­yalı iz­ni­ne ta­bi­dir. Bu iz­nin ve­ril­me­sin­de, Tarım ve Kö­yişle­ri Ba­kanlığına bağlı araştırma ens­ti­tü­le­ri­nin ve ma­hal­lin­de var­sa zi­ra­at odasının uy­gun gö­rüşü alınır. Bu hâlde da­hi ke­sin za­ru­ret gö­rül­me­yen zey­tin ağacı ke­si­le­mez ve sö­kü­le­mez. İzin­siz ke­sen­ler ve­ya sö­ken­le­re ağaç başına altmış Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 100- 3573 sayılı Ka­nu­nun 21 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 21- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re idarî pa­ra ce­zasına ka­rar ver­me­ye ma­hallî mülkî amir yet­ki­li­dir.”

MAD­DE 101- 7/6/1939 ta­rih­li ve 3634 sayılı Mil­li Mü­da­fa­a Mü­kel­le­fi­ye­ti Ka­nu­nu­nun 64 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 64- Mil­li Mü­da­fa­a mü­kel­le­fi­ye­ti­ne ta­bi tu­tu­lan, mal­larını mev­cut ol­masına rağmen ver­me­yen­ler­den bu mal­lar zor­la alınır ve hak­larında üç aya ka­dar ha­pis ce­zasına hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 102- 3634 sayılı Ka­nu­nun 65 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 65- Bu Ka­nun mu­ci­bin­ce sa­la­hi­yet­tar ma­kam­la­ra bil­dir­meğe mec­bur ol­duk­ları hu­su­satı su­i­ni­yet­le yanlış ola­rak bil­di­ren­ler hak­larında üç aya ka­dar ha­pis ce­zasına hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 103- 3634 sayılı Ka­nu­nun 67 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 67- 27 nci mad­de­de yazılı mec­bu­ri­yet­le­re ri­a­yet et­me­yen­le­re ma­hallî mülkî amir ta­rafından iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 104- 3634 sayılı Ka­nu­nun 68 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Ka­nu­nun 1 in­ci mad­de­sin­de yazılı hâller­de mil­li mü­da­fa­a mü­kel­le­fi­ye­ti­ne ta­bi tu­tul­duğu sa­hip­le­ri­ne teb­liğ edi­len her tür­lü na­kil ve cer vasıta­larını, ka­bul edi­le­bi­lir bir se­be­be da­yan­maksızın mil­li mü­da­fa­a mü­kel­le­fi­ye­ti ko­mis­yo­nu­nun ta­yin et­tiği müd­det zarfında bil­dir­diği yer­de bu­lun­dur­ma­yan­lar, yir­mi gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 105- 3634 sayılı Ka­nu­nun 69 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 69- Mil­li Mü­da­fa­a mü­kel­le­fi­ye­ti­ne ta­bi tu­tu­lan ma­den­le­ri işle­ten­ler mü­kel­le­fi­yet em­ri­ni su­i­ni­yet­le yap­madıkları tak­dir­de altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Mil­li Mü­da­fa­a mü­kel­le­fi­ye­ti­nin tat­bi­kin­den son­ra çıkarmış ol­duk­ları ma­den­le­ri ci­he­ti as­ke­ri­ye­nin mü­sa­a­de­si ol­maksızın başka­larına ver­miş olan­lar, bi­rin­ci fıkra hük­mü­ne gö­re ve­ri­len ha­pis ce­zasının yanı sıra beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır. An­cak, ve­ri­le­cek adlî pa­ra ce­zasının mik­tarı su­çun ko­nu­su­nu oluştu­ran ma­den­le­rin pi­ya­sa değerin­den az ola­maz.”

MAD­DE 106- 3634 sayılı Ka­nu­nun 70 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 70- Mil­li Mü­da­fa­a mü­kel­le­fi­ye­ti­ne ta­bi tu­tu­lan sınai mü­es­se­se­le­rin sa­hip­le­ri ve­ya işle­ten­le­ri mü­kel­le­fi­yet em­ri­ni su­i­ni­yet­le yap­madıkları tak­dir­de altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Mil­li Mü­da­fa­a mü­kel­le­fi­ye­ti­nin tat­bi­kin­den son­ra ci­he­ti as­ke­ri­ye­nin mü­sa­a­de­si ol­maksızın başka­larına ma­mul ve­ya mah­sul ve­ren­ler, bi­rin­ci fıkra hük­mü­ne gö­re ve­ri­len ha­pis ce­zasının yanı sıra beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır. An­cak, ve­ri­le­cek adlî pa­ra ce­zasının mik­tarı su­çun ko­nu­su­nu oluştu­ran ma­mul ve mah­sul­le­rin pi­ya­sa değerin­den az ola­maz.”

MAD­DE 107- 3634 sayılı Ka­nu­nun 71 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 71- Ma­nev­ra­lar­da atış yapılan ve hu­su­si işaret ve ala­met­ler­le gi­ril­me­si ya­sak edi­len yer­le­re gi­ren­ler ve bu ma­hal­le­re hay­van so­kan­la­ra ma­hallî mülkî amir ta­rafından el­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 108- 5/7/1939 ta­rih­li ve 3670 sayılı Mil­li Pi­yan­go Teşki­li­ne Da­ir Ka­nu­nun 13 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 13- Bi­let­le­rin, üze­rin­de yazılı kıymet­ler­den da­ha yük­sek fi­yat­la satılması mem­nu­dur. Hi­lafına ha­re­ket eden ba­yi­ler yük­sek fi­yat­la sattıkları be­her bi­let için iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırıla­cak­ları gi­bi ba­yi­lik ruh­sat­na­me­le­ri de o ye­rin en bü­yük mülkî ami­ri ta­rafından ge­ri alınır.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 109- 2/7/1941 ta­rih­li ve 4081 sayılı Çift­çi Mal­larının Ko­run­ması Hakkında Ka­nu­nun 10 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 10- Bu Ka­nun­da yazılı is­tis­na­lar ile idarî pa­ra ce­za­ları dışında ko­ru­ma ve­ya ih­ti­yar mec­lis­le­ri­nin bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re ve­re­cek­le­ri ka­rar­lar aley­hi­ne ala­kalılar ta­rafından ka­rarın ken­di­le­ri­ne teb­liği ta­ri­hin­den iti­ba­ren on gün zarfında mu­ra­ka­be he­ye­ti­ne mü­ra­ca­at ve iti­raz olu­na­bi­lir. Mu­ra­ka­be he­ye­ti­nin ver­diği;

a) İdarî pa­ra ce­zasına ilişkin ka­rar­larına karşı Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re,

b) Diğer ka­rar­larına karşı bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re,

ka­nun yo­lu­na başvu­ru­la­bi­lir.”

MAD­DE 110- 4081 sayılı Ka­nu­nun 14 ün­cü mad­de­si­ne “çıkar­mak” iba­re­sin­den son­ra gel­mek üze­re “di­sip­lin” iba­re­si ek­len­miştir.

MAD­DE 111- 4081 sayılı Ka­nu­nun 23 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MADDE 23- Bu Ka­nun ile va­zi­fe­dar olan­ların va­zi­fe­le­ri do­layısıyla işle­dik­le­ri suç­lar­la il­gi­li ola­rak Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun ka­mu gö­rev­li­le­ri­ne ilişkin hü­küm­le­ri tat­bik olu­nur.

Bu gi­bi­le­rin ifa et­tik­le­ri va­zi­fe­den do­layı ken­di­le­ri­ne karşı gö­rev­le­riy­le bağlantılı ola­rak işle­nen suç­lar ka­mu gö­rev­li­le­ri aley­hi­ne işlen­miş sayılır.”

MAD­DE 112- 4081 sayılı Ka­nu­nun 31 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 31- Mu­ra­ka­be he­yet­le­ri­nin 8 in­ci mad­de­nin (V) nu­ma­ralı ben­di­ne gö­re it­ti­haz ede­cek­le­ri ted­bir­le­re aykırı ha­re­ket­te bu­lu­nan­la­ra, ko­ru­ma ve­ya ih­ti­yar mec­lis­le­rin­ce el­li Türk Li­rasından iki­yü­zel­li Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Sa­hip bu­lun­duğu hay­van­ları ma­hallî adet­le­re aykırı ola­rak başıboş bıra­kan kişiye, ko­ru­ma ve­ya ih­ti­yar mec­li­si ta­rafından, başıboş bırakılan her bir hay­van­la il­gi­li ola­rak on Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. An­cak her de­fasında ve­ri­le­cek ce­za iki­yüz Türk Li­rasından faz­la ola­maz.

Bu Ka­nun hü­küm­le­ri uyarınca ve­ri­len idarî pa­ra ce­za­larından tah­sil edi­len mik­tarın ta­mamı ko­ru­ma sandığına irat kay­do­lu­nur.”

MAD­DE 113- 14/1/1943 ta­rih­li ve 4373 sayılı Taşkın Su­la­ra ve Su Baskınlarına Karşı Ko­run­ma Ka­nu­nu­nun 15 in­ci mad­de­si­nin ikin­ci ve üçün­cü fıkra­ları aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Da­vet anında köy ve ka­sa­ba­larında bu­lu­nup da sıhhi va­zi­yet­le­ri mü­sa­it ol­duğu hâlde ve başka­ca mak­bul bir se­bep ol­maksızın bu da­ve­te ica­bet et­me­yen­ler ile gi­dip çalışma­yan­lar, kay­ma­kam ve­ya va­li­nin ka­rarıyla Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si uyarınca ce­za­landırılır.

6 ncı mad­de­de yazılı me­mur­lar­dan ha­di­se ma­hal­li­ne yardımcı gön­der­me­yen­ler­le bu Ka­nu­nun hü­küm­le­ri­ni tat­bik­te ih­ma­li gö­rü­len­ler Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 257 nci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrasına gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 114- 16/7/1943 ta­rih­li ve 4473 sayılı Yangın, Yer­sarsıntısı, Sey­lap ve­ya He­ye­lan Se­be­biy­le Mah­ke­me ve Adlî­ye Da­i­re­le­rin­de Zi­ya­a Uğra­yan Dos­ya­lar Hakkında Yapıla­cak Mu­a­me­le­le­re Da­ir Ka­nu­nun 35 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 35- Bir işe ait ve­si­ka ki­min elin­de ise o kim­se ye­ni­le­me­yi ya­pan mer­ci­in em­riy­le bu ve­si­kayı ver­meğe mec­bur­dur. Bu ma­kam­lar­ca ve­si­ka asıllarının alıko­nul­masına lü­zum gö­rül­mez­se su­ret­le­ri alına­rak aslı ia­de edi­lir. Asılları alıko­nu­lan ve­si­ka­ların su­ret­le­ri be­da­va tas­dik olu­nur. Mah­ke­me ve­ya bü­ro ve­ya tet­kik mer­cii tet­kik et­tiği mad­de­ye mü­te­al­lik ola­rak ha­ki­ki ve hük­mi her şahıstan lü­zum gör­düğü her su­a­li so­ra­bi­lir. Bu su­al­le­re doğru ola­rak ve ta­yin edi­len müd­det­te ce­vap ver­mek mec­bu­ri­dir. Bu müd­det beş gün­den aşağı ve yir­mi beş gün­den yu­karı ola­maz.

Bu Ka­nun kap­samına gi­ren bel­ge­le­ri, açıkça is­ten­me­si­ne rağmen, ken­di­sin­de bu­lun­duğu hâlde yet­ki­li ka­mu gö­rev­li­si­ne ver­me­yen kişi bir yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Bu Ka­nun kap­samına gi­ren bel­ge­ler­le il­gi­li bil­gi­le­ri açıkça is­ten­me­si­ne rağmen, yet­ki­li ka­mu gö­rev­li­si­ne ver­me­yen ve­ya yanlış bil­gi ve­ren kişi üç ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Bu mad­de hü­küm­le­ri bir doğal ve­ya sos­yal fe­la­ket dışında her­han­gi bir se­bep­le bel­ge­le­rin yok ol­ması ve­ya kay­be­dil­me­si hâlin­de de uy­gu­lanır.

Bu mad­de­de yazılı suç­lar bir avu­kat ta­rafından yapılmışsa doğru­dan doğru­ya ve­ya yu­karıda be­lir­ti­len ma­kam­lar­dan ve­ri­le­cek mü­zek­ke­re üze­ri­ne hakkında ba­ro ta­rafından ayrıca di­sip­lin ce­zası da­hi ta­yin olu­nur.

Ba­ro, di­sip­lin ce­zası ta­yi­ni hu­su­sun­da mah­ke­me­ce ve­ri­le­cek be­ra­at ka­rarıyla mu­kay­yet değil­dir.”

MAD­DE 115- 4473 sayılı Ka­nu­nun 36 ncı mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“So­ruştur­ma ev­re­si ge­nel hü­küm­ler uyarınca ye­ni­le­nir.”

MAD­DE 116- 4473 sayılı Ka­nu­nun  38 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 38- Ko­vuştur­ma ev­re­sin­de dos­ya­ların nok­sanı mah­ke­me­ce ik­mal edi­lir.

Dos­ya yok­sa ve­ya mev­cu­du du­ruşma yapılmasına imkân ver­me­ye­cek de­re­ce­dey­se  so­ruştur­ma ye­ni­den yapılır.”

MAD­DE 117- 4473 sayılı Ka­nu­nun 43 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 43- Bir doğal ve­ya sos­yal fe­la­ket ne­de­niy­le ya da başka her­han­gi bir se­bep­le bel­ge­le­rin yok ol­ması ve­ya kay­bol­ması hâlin­de da­va za­ma­naşımı sü­re­si dos­ya ko­vuştur­ma işlem­le­ri­ne de­vam ede­cek öl­çü­de ta­mam­lanınca­ya ka­dar işle­mez. An­cak, dos­yanın yok edil­me­si­ne ve­ya kay­bol­masına kas­ten se­be­bi­yet ve­ril­me­miş ol­ması hâlin­de bu dur­ma sü­re­si beş yıldan faz­la ola­maz.”

MAD­DE 118- 7/8/1944 ta­rih­li ve 4654 sayılı Mem­le­ket İçi Düşma­na Karşı Si­lahlı Mü­da­fa­a Mü­kel­le­fi­ye­ti Ka­nu­nu­nun 6 ncı mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re te­sis edi­len mü­kel­le­fi­yet­ler­de da­ve­te ica­bet et­me­yen­ler­le ica­bet­ten son­ra ka­çan­lar ve­ya ve­ri­len va­zi­fe­le­ri ih­mal eden­ler ve­ya bu Ka­nu­nun tat­bi­ki­ni her han­gi bir şekil­de zor­laştıran­lar Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si hük­mü uyarınca ce­za­landırılır. İdarî pa­ra ce­zasına, ma­hallî mülkî amir ta­rafından ka­rar ve­ri­lir.”

MAD­DE 119- 4654 sayılı Ka­nu­nun 8 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 8- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re mü­da­fa­a işle­rin­de kul­lanılmak üze­re hazırlanmış ve­ya bu işte tah­sis kılınmış olan te­si­satı ve eşyayı kas­ten tah­rip eden­ler ve­ya ha­sa­ra uğra­tan­lar ve bu işe tah­sis edil­miş olan es­li­ha, cep­ha­ne ve teç­hi­zatı zor­la alan­lar ve ça­lan­lar iki se­ne­den se­kiz se­ne­ye ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Za­rarın tak­sir­le mey­da­na gel­me­si ha­lin­de, fa­i­le altı ay­dan üç se­ne­ye ka­dar ha­pis ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 120- 10/6/1946 ta­rih­li ve 4922 sayılı De­niz­de Can ve Mal Ko­ru­ma Hakkında Ka­nu­nun 20 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 20- Bu Ka­nun­da yazılı se­bep­ler­le;

a) Yol­cu­luğuna izin ve­ril­me­miş,

b) De­ni­ze el­ve­rişli­lik bel­ge­si al­mamış,

c) Bel­ge­si bat­tal edil­miş,

d) Bel­ge­si­nin sü­re­si geç­miş ve ida­re­ce uzatılmamış,

ol­masına rağmen se­fe­re çıkan ti­ca­ret ge­mi­si der­hal se­fer­den alıko­nu­la­rak mu­ha­fa­za edil­mek üze­re en yakın el­ve­rişli li­ma­na çe­ki­lir. Ge­mi­de­ki yü­kün gi­de­ceği ye­re gö­tü­rül­me­si için ge­rek­li bü­tün mas­raf­lar do­na­tan ta­rafından karşılanır. Ayrıca, ge­mi­yi sevk ve ida­re eden kap­tan ile ge­mi do­na­tanına beşbin Türk Li­rasından yir­mi­beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Ge­mi­nin mu­ha­fa­za edil­mek üze­re li­ma­na çe­kil­me­si ve li­man­da tu­tul­ması, yük ve yol­cu­ların gi­de­cek­le­ri ye­re gö­tü­rül­me­si do­layısıyla oluşan bü­tün mas­raf­lar ile idarî pa­ra ce­za­ları ek­sik­siz ola­rak öden­diği tak­dir­de 4 ün­cü mad­de hü­küm­le­ri çer­çe­ve­sin­de ge­mi ser­best bırakılır.

Ge­mi­nin alıko­nul­duğu ta­rih­ten iti­ba­ren otuz gün geç­me­si­ne rağmen kap­tan ve­ya do­na­tanın bu mad­de hü­küm­le­ri­ne gö­re yü­küm­lü­lük­le­ri­ni ye­ri­ne ge­tir­me­me­si hâlin­de ge­mi, li­manın bu­lun­duğu ye­rin mülkî amir­liği ta­rafından iha­le mev­zu­atı hü­küm­le­ri­ne bağlı ol­maksızın satılır. Satıştan el­de edi­len ge­lir­den ge­mi­nin li­ma­na çe­kil­me­si ve mu­ha­fa­za edil­me­si için ge­rek­li olan bü­tün mas­raf­lar karşılandıktan ve pa­ra ce­zası tah­sil edil­dik­ten son­ra ba­ki­ye mik­tarın kal­ması hâlin­de bu mik­tar do­na­tanın ve­ya ya­sal tem­sil­ci­si­nin başvu­ru­su üze­ri­ne ken­di­si­ne öde­nir.

Ge­mi­nin satışının ger­çek­leşti­ri­le­me­me­si ve­ya ger­çek­leşti­ril­mek­le be­ra­ber satış be­de­li­nin mas­raf­ları ve pa­ra ce­zasını karşıla­ma­ması hâlin­de bu mik­tar 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Am­me Ala­cak­larının Tah­sil Usu­lü Hakkında Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re do­na­tan­dan ve ge­mi kap­tan­larından müşte­rek ve mü­te­sel­sil so­rum­lu­luk esasına gö­re tah­sil edi­lir.

Do­na­tanın ya­bancı ger­çek ve­ya tü­zel kişi ol­ması ve­ya kap­tanın Türk va­tan­daşı ol­ma­ması hâlin­de bu mas­raf­lar aylık yüz­de beş ge­cik­me zammıyla bir­lik­te ge­nel hü­küm­le­re gö­re tah­sil olu­nur.”

MAD­DE 121- 4922 sayılı Ka­nu­nun 21 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 21- Yol­cu taşımasına izin ve­ril­me­miş bir ti­ca­ret ge­mi­siy­le il­gi­li ola­rak da 20 nci mad­de hü­küm­le­ri uy­gu­lanır.

Bu Ka­nu­nun 11 in­ci mad­de­si­ne gö­re be­lir­le­nen yük­le­me mar­kası üze­rin­de­ki yük­le­me çiz­gi­le­ri­nin gös­ter­diği had­den faz­la yük­le yol­cu­luk ya­pan ge­mi der­hal se­fer­den alıko­nu­la­rak en yakın el­ve­rişli li­ma­na çe­ki­lir. Ge­mi­de­ki yü­kün gi­de­ceği ye­re gö­tü­rül­me­si için ge­rek­li bü­tün mas­raf­lar do­na­tan ta­rafından karşılanır. Ayrıca ge­mi­yi sevk ve ida­re eden kap­tan ile ge­mi do­na­tanına beşbin Türk Li­rasından yir­mi­beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Ge­mi­nin li­ma­na çe­kil­me­si, li­man­da tu­tul­ması ve faz­la yü­kü­nün boşaltılması do­layısıyla oluşan bü­tün mas­raf­lar ile idarî pa­ra ce­za­ları ek­sik­siz ola­rak öden­diği tak­dir­de ge­mi ser­best bırakılır.

Yet­ki­li ol­madığı hâlde yük­le­me mar­kasının ye­ri­ni değişti­ren­ler üç ay­dan altı aya ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Do­na­tanın ka­nu­na aykırı em­ri­ne uy­muş ol­ması, kap­tanı so­rum­lu­luk­tan kur­ta­ra­maz.”

MAD­DE 122- 4922 sayılı Ka­nu­nun 22 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 22- 12 nci mad­de­de yazılı teh­li­ke­li eşyayı tü­zük­te be­lir­ti­len hü­küm­le­re aykırı ola­rak yük­le­yen ve­ya taşıyan ge­mi kap­tanına beşbin Türk Li­rasından yir­mi­beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ge­mi do­na­tanı ile il­gi­li ola­rak bu ce­zanın üst sınırı yüz­bin Türk Li­rasıdır.

12 nci mad­de­de yazılı teh­li­ke­li eşyayı kişile­rin ha­yatı ve­ya sağlığı açısından teh­li­ke­li ola­bi­le­cek şekil­de taşıyan kişi iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 123- 4922 sayılı Ka­nu­nun 23 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 23- Tü­zük­le be­lir­ti­len yardım is­te­me işaret­le­ri­ni ye­rin­de ve ge­reği gi­bi kul­lan­ma­yan­lar­la bu Ka­nu­nun 10 un­cu mad­de­si­nin ikin­ci ve üçün­cü fıkra­larına aykırı ha­re­ket eden kap­ta­na beşbin Türk Li­rasından yir­mi­beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

De­niz ka­zasının ger­çek­leşme­si hâlin­de Türk Ti­ca­ret Ka­nu­nu­nun 982 ve 984 ün­cü mad­de­le­ri hü­küm­le­ri­ne gö­re de­niz ra­po­ru al­ma­yan ve­ya bu ra­po­run tas­dik­li bir ör­neğini ka­za­dan son­ra uğradığı li­man re­is­liği bu­lu­nan ilk li­man­da li­man re­is­liğine ver­me­yen ge­mi kap­tanı iki yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Bu Ka­nun­da yer alan idarî pa­ra ce­za­ları yet­ki­li li­man başkan­ları ile sa­hil gü­ven­lik bot ko­mu­tan­ları ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 124- 4922 sayılı Ka­nu­nun 24 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 24- Bu Ka­nu­nun 10 un­cu mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası ile 14, 15 ve 16 ncı mad­de­le­rin­de­ki yardım yü­küm­lü­lük­le­ri­nin her bi­ri­ne aykırı ha­re­ket eden kap­tan­lar, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 98 in­ci mad­de­si hük­mü­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 125- 10/6/1949 ta­rih­li ve 5442 sayılı İl İda­re­si Ka­nu­nu­nun 66 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 66- İl ge­nel ku­ru­lu ve­ya ida­re ku­rul­ları ya­hut en bü­yük mül­ki­ye amir­le­ri ta­rafından ka­nun­ların ver­diği yet­ki­ye is­ti­na­den it­ti­haz ve usu­len teb­liğ ve­ya ilan olu­nan ka­rar ve ted­bir­le­rin tat­bik ve ic­rasına mu­ha­le­fet eden ve­ya müşkü­lat gös­te­ren­ler ve­ya ri­a­yet et­me­yen­ler, ma­hallî mülkî amir ta­rafından Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si hük­mü uyarınca ce­za­landırılır.”

MAD­DE 126- 11/2/1950 ta­rih­li ve 5539 sayılı Ka­ra­yol­ları Ge­nel Mü­dür­lüğü Ku­ru­luş ve Gö­rev­le­ri Hakkında Ka­nu­nun 21 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Ka­ra­yol­ları Ge­nel Mü­dür­lüğü işle­ti­min­de olan erişme kon­trol­lü ka­ra­yol­ları için be­lir­le­nen ge­çiş üc­ret­le­ri­ni öde­me­den ge­çiş yaptığı tes­pit edi­len araç sa­hip­le­ri­ne Ka­ra­yol­ları Ge­nel Mü­dür­lüğün­ce ge­çiş üc­re­ti­nin on katı ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 127- 2/3/1950 ta­rih­li ve 5584 sayılı Pos­ta Ka­nu­nu­nun 56 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 56- 8 in­ci mad­de­de yazılı ya­sağa aykırı ola­rak pos­ta pul­larıyla üc­ret alınmak­ta kul­lanılan değer­li kağıtları sa­tan­la­ra yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve 7 nci mad­de­de yazılı üc­ret al­ma ma­ki­ne­le­ri­ni izin­siz sa­tan ve kul­la­nan­la­ra beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 128- 5584 sayılı Ka­nu­nun 57 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 57- İzin al­ma­dan pos­ta ku­tu­larını, abo­ne ku­tu­larını ve bun­ları aça­cak anah­tar­ları ya­pan­la­ra, bun­ları kul­la­nan­la­ra, taşıtla­ra pos­ta taşıtları şek­li­ni ve­ren­le­re ve­ya bun­ları kul­la­nan­la­ra, fi­il­le­ri suç oluştur­madığı tak­dir­de, iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 129- 5584 sayılı Ka­nu­nun 58 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 58- Teh­li­ke­li ol­duk­ları için ka­bu­lü ya­sak olan mad­de­le­ri pos­ta ile gön­de­ren­le­re, fi­i­li suç oluştur­madığı tak­dir­de, dört­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 130- 5584 sayılı Ka­nu­nun 59 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 59- I- A) Pos­ta te­ke­li altında bu­lu­nan mad­de­le­ri ka­çak ola­rak gö­tü­ren­ler­le bi­le­rek bun­lar­la gön­de­ren­ler,

B) Başka­larının ad­larına olan te­ke­le bağlı mad­de­le­ri bir ara­ya top­layıp pos­ta ile yol­la­yan­lar,

C) 22 nci mad­de hük­mü­nü ih­lal eden­ler,

iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılırlar.

II- Bu se­bep­ler­le ve­ril­me­miş olan pos­ta üc­ret­le­ri de dört kat alınıp dört­te üçü ka­çağı tu­ta­na ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları o ye­rin mülkî ami­ri ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 131- 5584 sayılı Ka­nu­nun 60 ıncı mad­de­si başlığı ile bir­lik­te aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“İzin­siz pos­ta fa­a­li­ye­tin­de bu­lu­nul­ması

MAD­DE 60- Bu Ka­nun kap­samına gi­ren fa­a­li­yet­le­ri il­gi­li ma­kam­lar­dan ge­rek­li izin­ler alınmaksızın ti­ca­ri amaç­la yü­rü­ten kişi, altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ve beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır. Bu su­çun bir tü­zel kişinin fa­a­li­ye­ti çer­çe­ve­sin­de işlen­me­si hâlin­de il­gi­li tü­zel kişi hakkında tü­zel kişile­re öz­gü gü­ven­lik ted­bir­le­ri­ne hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 132- 15/7/1950 ta­rih­li ve 5681 sayılı Mat­ba­a­lar Ka­nu­nu­nun 6 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 6- Bu Ka­nu­nun 1 in­ci mad­de­si­ne gö­re be­yan­na­me ver­me­den mat­ba­a açan­lar­la 2, 4 ve 5 in­ci mad­de­le­ri hü­küm­le­ri­ne aykırı ha­re­ket eden­ler, Cum­hu­ri­yet savcısı ta­rafından yüz Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 133- 5681 sayılı Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 7- Ha­ki­ka­te aykırı be­yan­na­me ve­ren kim­se, üç ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 134- 15/7/1950 ta­rih­li ve 5683 sayılı Ya­bancıların Tür­ki­ye­’­de İka­met ve Se­ya­hat­le­ri Hakkında Ka­nu­nun 22 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Tür­ki­ye­’­den sınır dışı edi­len­ler İçişle­ri Ba­kanlığının hu­su­si mü­sa­a­de­si alınmadıkça Tür­ki­ye­’­ye dö­ne­mez­ler, bun­lar­dan ağır ce­za mah­ke­me­si­nin gö­re­vi­ne gi­ren bir suç­tan do­layı Tür­ki­ye­’­de mahkûm ol­muş ve ce­zası çek­ti­ri­le­rek sınır dışı edil­miş olan­lar bir da­ha Tür­ki­ye­’­ye gi­re­mez­ler; an­cak İçişle­ri Ba­kanlığının mü­sa­a­de­siy­le dur­ma­dan tran­sit geç­me­le­ri ca­iz­dir.”

MAD­DE 135- 5683 sayılı Ka­nu­nun 24 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 24- 12 ve 15 in­ci mad­de­ler­le 18 ve­ya 19 un­cu mad­de­ler hü­küm­le­ri­ne mak­bul bir se­be­be müs­te­nit ol­maksızın ri­a­yet et­me­yen­le­re ma­hallî mülkî amir ta­rafından yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 136- 5683 sayılı Ka­nu­nun 26 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 26- Sınır dışı edil­dik­le­ri ve­ya Tür­ki­ye­’­yi ter­ke da­vet olun­duk­ları hal­de mü­sa­a­de­siz gel­me­ye mü­te­ca­sir olan ya­bancılar bir yıla ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır. Bu su­ret­le mahkûm edi­len ya­bancılar ce­za­ları çek­ti­ril­dik­ten son­ra sınır dışı edi­lir­ler.”

MAD­DE 137- 5/12/1951 ta­rih­li ve 5846 sayılı Fi­kir ve Sa­nat Eser­le­ri Ka­nu­nu­nun 68 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 68 - Ese­ri, ic­rayı, fo­nog­ramı ve­ya yapımları hak sa­hip­le­rin­den bu Ka­nu­na uy­gun yazılı iz­ni al­ma­dan, işle­yen, çoğal­tan, çoğaltılmış nüs­ha­ları ya­yan, tem­sil eden ve­ya her­tür­lü işaret, ses ve­ya gö­rün­tü nak­li­ne ya­ra­yan araç­lar­la umu­ma ile­ten­ler­den, iz­ni alınmamış hak sa­hip­le­ri söz­leşme yapılmış ol­ması ha­lin­de is­te­ye­bi­le­ceği be­de­lin ve­ya bu Ka­nun hü­küm­le­ri uyarınca tes­pit edi­le­cek ra­yiç be­de­lin en çok üç kat faz­lasını is­te­ye­bi­lir.

İzin­siz çoğaltılan kop­ya­lar satışa çıkarılmamışsa hak sa­hi­bi çoğaltılmış kop­ya­ların, çoğalt­ma­ya ya­ra­yan film, kalıp ve ben­ze­ri araç­ların im­hasını ve­ya üre­tim ma­li­yet fi­yatını geç­me­ye­cek uy­gun bir be­del karşılığında ken­di­si­ne ve­ril­me­si­ni ya da söz­leşme ol­ması du­ru­mun­da is­te­ye­bi­le­ceği mik­tarın üç kat faz­lasını ta­lep ede­bi­lir. Bu hu­sus, izin­siz çoğal­tanın hu­ku­ki so­rum­lu­luğunu or­ta­dan kaldırmaz.

İzin­siz çoğaltılan kop­ya­lar satışa çıkarılmışsa hak sa­hi­bi, te­ca­vüz ede­nin elin­de bu­lu­nan nüs­ha­lar hakkında ikin­ci fıkra­da­ki şıklar­dan bi­ri­ni kul­la­na­bi­lir.

İkin­ci ve üçün­cü fıkra­ların eser sa­hi­bin­den başka hak sa­hip­le­rin­ce uy­gu­la­na­bil­me­si için eser sa­hi­bi­nin bu Ka­nu­nun 52 nci mad­de­si­ne uy­gun yazılı çoğalt­ma iz­ni aranır.

Hak sa­hip­le­rin­den bi­ri, ikin­ci ve üçün­cü fıkra­lar uyarınca ta­lep­te bu­lun­duk­larında Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun el koy­ma­ya ilişkin hü­küm­le­ri de­lil el­de et­mek amacı dışında uy­gu­lan­maz.

Be­del ta­le­bin­de bu­lu­nan kişi, te­ca­vüz ede­ne karşı onun­la bir söz­leşme yapmış ol­ması ha­lin­de ha­iz ola­bi­le­ceği bü­tün hak ve yet­ki­le­ri ile­ri sü­re­bi­lir.”

MAD­DE 138- 5846 sayılı Ka­nu­nun 71 in­ci mad­de­si başlığı ile bir­lik­te aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir. 

“1. Ma­nevi, ma­li ve­ya bağlantılı hak­la­ra te­ca­vüz

MAD­DE 71- Bu Ka­nun­da ko­ru­ma altına alınan fi­kir ve sa­nat eser­le­riy­le il­gi­li ma­ne­vi, ma­li ve­ya bağlantılı hak­ları ih­lal ede­rek:

1. Bir ese­ri, ic­rayı, fo­nog­ramı ve­ya yapımı hak sa­hi­bi kişile­rin yazılı iz­ni ol­maksızın işle­yen, tem­sil eden, çoğal­tan, değişti­ren, dağıtan, her tür­lü işaret, ses ve­ya gö­rün­tü nak­li­ne ya­ra­yan araç­lar­la umu­ma ile­ten, yayımla­yan ya da hu­ku­ka aykırı ola­rak işle­nen ve­ya çoğaltılan eser­le­ri satışa arz eden, sa­tan, ki­ra­la­mak ve­ya ödünç ver­mek su­re­tiy­le ya da sa­ir şekil­de ya­yan, ti­carî amaç­la satın alan, it­hal ve­ya ih­raç eden, kişisel kul­lanım amacı dışında elin­de bu­lun­du­ran ya da de­po­la­yan kişi hakkında bir yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.

2. Başkasına ait ese­re, ken­di ese­ri ola­rak ad ko­yan kişi altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır. Bu fi­i­lin dağıtmak ve­ya yayımla­mak su­re­tiy­le işlen­me­si hâlin­de, ha­pis ce­zasının üst sınırı beş yıl olup, adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­na­maz.

3. Bir eser­den kay­nak gös­ter­mek­si­zin ik­ti­bas­ta bu­lu­nan kişi altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

4. Hak sa­hi­bi kişile­rin iz­ni ol­maksızın, ale­ni­leşme­miş bir ese­rin muh­te­vası hakkında ka­mu­ya açıkla­ma­da bu­lu­nan kişi, altı aya ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

5. Bir eser­le il­gi­li ola­rak ye­ter­siz, yanlış ve­ya al­datıcı ma­hi­yet­te kay­nak gös­te­ren kişi, altı aya ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

6. Bir ese­ri, ic­rayı, fo­nog­ramı ve­ya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kul­la­na­rak çoğal­tan, dağıtan, ya­yan ve­ya yayımla­yan kişi, üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Bu Ka­nu­nun ek 4 ün­cü mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasında bah­si ge­çen fi­il­le­ri yet­ki­siz ola­rak işle­yen­ler ile bu Ka­nun­da tanınmış hak­ları ihlâl et­me­ye de­vam eden bil­gi içe­rik sağlayıcılar hakkında, fi­il­le­ri da­ha ağır ce­zayı ge­rek­ti­ren bir suç oluştur­madığı tak­dir­de,  üç ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ce­zasına hük­mo­lu­nur.

Hu­ku­ka aykırı ola­rak üre­til­miş, işlen­miş, çoğaltılmış, dağıtılmış ve­ya yayımlanmış bir ese­ri, ic­rayı, fo­nog­ramı ve­ya yapımı satışa arz eden, sa­tan ve­ya satın alan kişi, ko­vuştur­ma ev­re­sin­den ön­ce bun­ları kim­den te­min et­tiğini bil­di­re­rek ya­ka­lan­ma­larını sağladığı tak­dir­de, hakkında ve­ri­le­cek ce­za­dan in­di­rim yapıla­bi­le­ceği gi­bi ce­za ver­mek­ten de vaz­ge­çi­le­bi­lir.”

MAD­DE 139- 5846 sayılı Ka­nu­nun 72 nci mad­de­si başlığı ile bir­lik­te aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir. 

“2. Ko­ru­yu­cu prog­ram­ları et­ki­siz kılma­ya yö­ne­lik hazırlık ha­re­ket­le­ri

MAD­DE 72- Bir bil­gi­sa­yar prog­ramının hu­ku­ka aykırı ola­rak çoğaltılmasının önü­ne geç­mek amacıyla oluştu­rul­muş ila­ve prog­ram­ları et­ki­siz kılma­ya yö­ne­lik prog­ram ve­ya tek­nik do­nanımları üre­ten, satışa arz eden, sa­tan ve­ya kişisel kul­lanım amacı dışında elin­de bu­lun­du­ran kişi altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 140- 5846 sayılı Ka­nu­nun 75 in­ci mad­de­si başlığı ile bir­lik­te aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.  

“II- So­ruştur­ma ve ko­vuştur­ma

MAD­DE 75- 71 ve 72 nci mad­de­ler­de sayılan suç­lar­dan do­layı so­ruştur­ma ve ko­vuştur­ma yapılması şikâye­te bağlıdır. Yapılan şikâ­ye­tin ge­çer­li ka­bul edi­le­bil­me­si için hak sa­hip­le­ri­nin ve­ya üye­si ol­duk­ları mes­lek bir­lik­le­ri­nin hak­larını kanıtla­yan bel­ge ve sa­ir de­lil­le­ri Cum­hu­ri­yet başsavcılığına ver­me­le­ri ge­re­kir. Bu bel­ge ve sa­ir de­lil­le­rin şikâyet sü­re­si için­de Cum­hu­ri­yet başsavcılığına ve­ril­me­me­si hâlin­de ko­vuştur­ma­ya yer ol­madığı ka­rarı ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yer alan so­ruştur­ma ve ko­vuştur­ması şikâ­ye­te bağlı suç­lar do­layısıyla başta Millî Eğitim Ba­kanlığı, Kül­tür ve Tu­rizm Ba­kanlığı yet­ki­li­le­ri ol­mak üze­re il­gi­li ger­çek ve tü­zel kişiler ta­rafından, eser üze­rin­de ma­ne­vi ve malî hak sa­hi­bi kişiler şikâyet hak­larını kul­la­na­bil­me­le­ri­ni sağla­mak amacıyla du­rum­dan ha­ber­dar edi­lir­ler.

Şikâyet üze­ri­ne Cum­hu­ri­yet savcısı suç ko­nu­su eşya ile il­gi­li ola­rak 5271 sayılı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re el­koy­ma ko­ru­ma ted­bi­ri­nin alınmasına ilişkin ge­rek­li işlem­le­ri ya­par. Cum­hu­ri­yet savcısı ayrıca, ge­rek gör­me­si hâlin­de, hu­ku­ka aykırı ola­rak çoğaltıldığı id­di­a edi­len eser­le­rin çoğaltılmasıyla sınırlı ola­rak fa­a­li­ye­tin dur­du­rul­masına ka­rar ve­re­bi­lir. An­cak, bu ka­rar yir­mi­dört sa­at için­de hâki­min onayına su­nu­lur. Hâkim ta­rafından yir­mi­dört sa­at için­de onay­lan­ma­yan ka­rar hü­küm­süz kalır.”

MAD­DE 141- 5846 sayılı Ka­nu­nun 76 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir. 

“MAD­DE 76- Bu Ka­nu­nun dü­zen­le­diği hu­kukî ilişki­ler­den doğan da­va­lar­da, da­va ko­nu­su­nun mik­tarına ve Ka­nun­da gös­te­ri­len ce­za­ya bakılmaksızın, gö­rev­li mah­ke­me Ada­let Ba­kanlığı ta­rafından ku­ru­la­cak ih­ti­sas mah­ke­me­le­ri­dir. İhti­sas mah­ke­me­le­ri ku­ru­lup yargıla­ma fa­a­li­yet­le­ri­ne başlayınca­ya ka­dar, as­li­ye hu­kuk ve as­li­ye ce­za mah­ke­me­le­rin­den han­gi­le­ri­nin ih­ti­sas mah­ke­me­si ola­rak gö­rev­len­di­re­ceği ve bu mah­ke­me­le­rin yargı çev­re­le­ri Ada­let Ba­kanlığının tek­li­fi üze­ri­ne Hâkim­ler ve Savcılar Yük­sek Ku­ru­lun­ca be­lir­le­nir.

Bu Ka­nun kap­samında açıla­cak hu­kuk da­va­larında mah­ke­me, da­vacının id­di­anın doğru­luğu hakkında kuv­vet­li ka­na­at oluştur­ma­ya ye­ter mik­tar de­lil sun­ması hâlin­de, ko­run­mak­ta olan eser­ler, fo­nog­ram­lar, ic­ra­lar, film­ler ve yayınları kul­la­nan­ların, bu Ka­nun­da ön­gö­rü­len izin ve yet­ki­le­ri aldıklarına da­ir bel­ge­le­ri ve­ya tüm ya­rar­lanılan eser, fo­nog­ram, ic­ra, film ve yayınların lis­te­le­ri­ni sun­masını is­te­ye­bi­lir. Be­lir­ti­len bel­ge ve­ya lis­te­le­rin su­nu­la­ma­ması tüm eser, fo­nog­ram, ic­ra, film ve yayınların haksız kul­lanılmak­ta ol­duğuna ka­ri­ne teşkil eder.”

MAD­DE 142- 5846 sayılı Ka­nu­nun 77 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir. 

“MAD­DE 77- Esaslı bir za­rarın ve­ya ani bir teh­li­ke­nin ya­hut em­ri­va­ki­le­rin ön­len­me­si için ve­ya diğer her han­gi bir se­bep­ten do­layı za­ru­ri ve bu hu­sus­ta ile­ri sü­rü­len id­di­a­lar kuv­vet­le muh­te­mel gö­rü­lür­se hu­kuk mah­ke­me­si, bu Ka­nun­la tanınmış olan hak­ları ih­lal ve­ya teh­di­de ma­ruz ka­lan­ların ya da mes­lek bir­lik­le­ri­nin ta­le­bi üze­ri­ne, da­vanın açılmasından ön­ce ve­ya son­ra diğer ta­ra­fa bir işin yapılmasını ve­ya yapılma­masını, işin yapıldığı ye­rin ka­patılmasını ve­ya açılmasını em­re­de­bi­le­ceği gi­bi, bir ese­rin çoğaltılmış nüs­ha­larının ve­ya has­ren onu ima­le yarıyan kalıp ve bu­na ben­zer sa­ir çoğalt­ma vasıta­larının ih­ti­ya­ti ted­bir yo­lu ile mu­ha­fa­za altına alınmasına ka­rar ve­re­bi­lir. Ka­rar­da, em­re mu­ha­le­fe­tin İcra ve İflas Ka­nu­nu­nun 343 ün­cü mad­de­sin­de­ki ce­zai ne­ti­ce­le­ri doğura­cağı açıklanır.

Hak­la­ra te­ca­vüz oluştu­rul­ması ih­ti­ma­li hâlin­de yaptırım ge­rek­ti­ren nüs­ha­ların it­ha­lat ve­ya ih­ra­catı sırasında, 4458 sayılı Güm­rük Ka­nu­nu­nun 57 nci mad­de­si hü­küm­le­ri uy­gu­lanır.

Bu nüs­ha­la­ra güm­rük ida­re­le­ri ta­rafından el ko­nul­masına ilişkin işlem­ler Güm­rük Yö­net­me­liğinin il­gi­li hü­küm­le­ri­ne gö­re yü­rü­tü­lür.”

MAD­DE 143- 5846 sayılı Ka­nu­nun 81 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 81- Mu­si­ki ve si­ne­ma eser­le­ri­nin çoğaltılmış nüs­ha­ları ile sü­re­li ol­ma­yan yayınla­ra ban­drol yapıştırılması zo­run­lu­dur. Ayrıca, ko­lay kop­ya­lan­ma­ya mü­sa­it diğer eser­le­rin çoğaltılmış nüs­ha­larına da eser ve­ya hak sa­hi­bi­nin ta­le­bi üze­ri­ne ban­drol yapıştırılması zo­run­lu­dur. Ban­drol­ler, Ba­kanlıkça bastırılır ve satılır. Ba­kanlıkça be­lir­le­nen satış fi­yatı üze­rin­den mes­lek bir­lik­le­ri aracılığı ile de ban­drol satışı yapıla­bi­lir.

Ban­drol alına­bil­me­si için, ban­drol ta­le­bin­de bu­lu­nanın ya­sal hak sa­hi­bi ol­duğunu be­yan eden bir ta­ah­hüt­na­me­yi dol­dur­ması zo­run­lu­dur. Ba­kanlıkça tes­pit edi­len diğer ev­rak ve bel­ge­ler­le bir­lik­te başvu­ru yapılır. Ba­kanlık, bu başvu­ru üze­ri­ne başka bir işle­me ge­rek kal­maksızın on iş gü­nü için­de ban­drol ver­mek mec­bu­ri­ye­tin­de­dir. Be­ya­na müs­te­nit yapılan bu işlem­ler­den Ba­kanlık so­rum­lu tu­tu­la­maz.

Ban­drol yapıştırılması zo­run­lu nüs­ha­ların tes­pit edil­me­si ve çoğaltılmasına ilişkin ma­ter­yal­le­ri üre­ten ve­ya bu ma­ter­yal­le­rin do­lum ve çoğaltımını ya­pan yer­ler, bu mad­de­de be­lir­ti­len ta­ah­hüt­na­me­nin bir kop­yasını al­mak, sak­la­mak ve is­ten­diğin­de yet­ki­li ma­kam­la­ra ib­raz et­mek­le yü­küm­lü­dür.

Ban­drol yü­küm­lü­lüğüne aykırı ya da ban­drol­süz ola­rak bir ese­ri çoğaltıp satışa arz eden, sa­tan, dağıtan ve­ya ti­carî amaç­la satın alan ya da ka­bul eden kişi bir yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ve beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Ba­kanlık ile mülkî ida­re amir­le­ri ban­drol­len­me­si zo­run­lu olan nüs­ha­ların ve sü­re­li ol­ma­yan yayınların, ban­drol­lü olup ol­madıklarını her za­man de­net­le­ye­bi­lir. Ge­rek­li gö­rül­düğün­de, mülkî ida­re amir­le­ri re­’­sen ve­ya Ba­kanlığın ta­le­bi ile bu de­ne­ti­mi ger­çek­leştir­mek üze­re il­ler­de de­ne­tim ko­mis­yo­nu oluştu­ra­bi­lir. İhti­yaç hâlin­de, bu ko­mis­yon­lar­da Ba­kanlık ve il­gi­li alan mes­lek bir­lik­le­ri tem­sil­ci­le­ri de gö­rev ala­bi­lir­ler.

Bu de­ne­tim­ler sırasında bu Ka­nun­da ko­ru­ma altına alınan hak­ların ih­lal edil­diğinin tes­pi­ti hâlin­de 75 in­ci mad­de­nin üçün­cü fıkrası uyarınca işlem yapılır.

Bu Ka­nun kap­samında ko­ru­nan, ya­sal ola­rak çoğaltılmış, ban­drol­lü nüs­ha­ların da yol, mey­dan, pa­zar, kaldırım, is­ke­le, köp­rü ve ben­ze­ri yer­ler­de satışı ya­saktır. Bu ya­sağa aykırı ha­re­ket eden­ler, Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 38 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasına gö­re ce­za­landırılır.

Bu mad­de­de be­lir­ti­len hu­sus­ların uy­gu­lan­masına ilişkin usul ve esas­lar Ba­kanlık ta­rafından çıkarıla­cak bir yö­net­me­lik­le dü­zen­le­nir.

Sah­te ban­drol üre­ten, satışa arz eden, sa­tan, dağıtan, satın alan, ka­bul eden ve­ya kul­la­nan kişi üç yıldan ye­di yıla ka­dar ha­pis ve beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Bir eser­le il­gi­li ola­rak usu­lü­ne uy­gun bi­çim­de te­min edil­miş ban­drol­le­ri başka bir eser üze­rin­de tat­bik eden kişi, bir yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ve bin­beşyüz gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Yet­ki­si ol­madığı hâlde, hi­le­li dav­ranışlar­la ban­drol te­min eden kişi bir yıldan üç yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Yet­ki­si ol­ma­yan kişile­re ban­drol te­min eden kişi iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ve beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Ban­drol yü­küm­lü­lüğüne aykırılığın aynı eser­le il­gi­li ola­rak 71 in­ci mad­de­nin bi­rin­ci fıkrasının (1) nu­ma­ralı ben­din­de tanımla­nan suç­la bir­lik­te işlen­me­si hâlin­de, fa­il hakkında sa­de­ce 71 in­ci mad­de­ye gö­re ce­za­ya hük­mo­lu­nur. An­cak, ve­ri­le­cek ce­za üç­te bi­ri oranında artırılır.

Bu Ka­nun­da tanımla­nan suç­ların bir tü­zel kişinin fa­a­li­ye­ti çer­çe­ve­sin­de işlen­me­si hâlin­de, il­gi­li tü­zel kişi hakkında Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun tü­zel kişile­re öz­gü gü­ven­lik ted­bir­le­ri­ne hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 144- 5846 sayılı Ka­nu­nun 85 in­ci mad­de­si­nin üçün­cü ve dör­dün­cü fıkra­ları aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Yu­karıda­ki hü­küm­le­re aykırı ha­re­ket eden­ler hakkında Borç­lar Ka­nu­nu­nun 49 un­cu mad­de­si ve Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 132, 134, 139 ve 140 ıncı mad­de­le­ri hü­küm­le­ri uy­gu­lanır.

Bi­rin­ci ve ikin­ci fıkra hü­küm­le­ri­ne gö­re yayımın ca­iz ol­duğu hâller­de de 4721 sayılı Türk Me­denî Ka­nu­nunun 24 ün­cü mad­de­si hük­mü saklıdır.”

MAD­DE 145- 5846 sayılı Ka­nu­nun 86 ncı mad­de­si­nin üçün­cü ve dör­dün­cü fıkra­ları aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bi­rin­ci fıkra hük­mü­ne aykırı ha­re­ket eden­ler hakkında Borç­lar Ka­nu­nu­nun 49 un­cu mad­de­si ile koşul­ları var­sa, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 134, 139 ve 140 ıncı mad­de­le­ri hü­küm­le­ri uy­gu­lanır.

Bi­rin­ci ve ikin­ci fıkra hü­küm­le­ri­ne gö­re yayımın ca­iz ol­duğu hâller­de de Türk Me­denî Ka­nu­nu­nun 24 ün­cü mad­de­si hük­mü saklıdır.”

MAD­DE 146- 5846 sayılı Ka­nu­nun ek 10 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“EK MAD­DE 10- Aşağıda be­lir­ti­len hâller­de idarî pa­ra ce­zası uy­gu­lanır:

1. 44 ün­cü mad­de ge­reğin­ce alınması zo­run­lu ser­ti­fi­ka­ları al­maksızın fa­a­li­yet gös­te­ren kişi ma­hallî mülkî amir ta­rafından on­bin Türk Li­rasından otuz­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır. İlgi­li tü­zel kişi hakkında ve­ri­le­cek idarî pa­ra ce­zasının üst sınırı el­li­bin Türk Li­rasıdır.

2. Ek 5 in­ci mad­de hü­küm­le­ri­ne aykırı ola­rak der­len­me­si ge­re­ken eser­le­ri sü­re­si için­de ver­me­yen kişi Kül­tür ve Tu­rizm Ba­kanlığının te­lif hak­larının ko­run­masıyla il­gi­li bi­ri­mi­nin ami­ri ta­rafından bin Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Bu mad­de hü­küm­le­ri­ne gö­re ve­ri­len idarî pa­ra ce­za­larından tah­sil edi­len mik­tarın yüz­de el­li­si Kül­tür ve Tu­rizm Ba­kanlığının he­sabına ak­tarılır.”

MAD­DE 147- 13/6/1952 ta­rih­li ve 5953 sayılı Basın Mes­leğin­de Çalışan­lar­la Çalıştıran­lar Arasında­ki Mü­na­se­bet­le­rin Tan­zi­mi Hakkında Ka­nu­nun 26 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 26-  a) Çalıştırdığı ga­ze­te­ci ile 4 ün­cü mad­de­de gös­te­ri­len şekil­de yazılı iş ak­di yap­ma­yan işve­re­ne be­her mu­ka­ve­le için ye­di­yüz Türk Li­rası,

 b) 6 ncı mad­de­nin ikin­ci fıkrasında bah­si ge­çen taz­mi­natı ga­ze­te­ci­ye öde­me­yen işve­re­ne iki­bin­beşyüz Türk Li­rası,

 c) 18 in­ci mad­de­de yazılı ölüm taz­mi­natını hak sa­hip­le­ri­ne öde­me­yen işve­re­ne iki­bin­beşyüz Türk Li­rası,

idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir, ayrıca yu­karıda­ki (b) ve­ya (c) bent­le­rin­de yazılı taz­mi­nat­lar da hak sa­hip­le­ri­ne öde­nir.”

MAD­DE 148- 5953 sayılı Ka­nu­nun 27 nci mad­de­sin­de yer alan “bir­mil­ya­ri­ki­yüz­mil­yon li­ra” iba­re­si “bin­beşyüz Türk Li­rası” şek­lin­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 149- 5953 sayılı Ka­nu­nun 29 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 29- Ga­ze­te­ci­ye bu Ka­nu­nun 21 in­ci mad­de­sin­de yazılı yıllık iz­ni ver­me­yen ve­ya iz­ni ver­miş olup  da  izin  müd­de­ti­ne  ait üc­re­ti öde­me­yen işve­re­ne, yıllık izin ver­me­diği ve­ya izin sü­re­si­ne ait üc­ret­le­ri öde­me­diği kim­se­nin izin müd­de­ti­ne te­ka­bül eden üc­ret­ler ye­ku­nu­nun üç katı ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir; ayrıca ga­ze­te­ci­ye öden­me­si ge­re­ken üc­ret top­lamı, iki kat ola­rak öde­nir.”

MAD­DE 150- 5953 sayılı Ka­nu­nun 30 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 30- Bu Ka­nu­nun 25 in­ci mad­de­si hük­mü­ne aykırı ha­re­ket eden işve­re­ne iki­bin­beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları, o ye­rin Çalışma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­kanlığı böl­ge mü­dü­rü ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 151- 5953 sayılı Ka­nu­nun ek 3 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“EK  MAD­DE 3- Bu Ka­nu­nun ek 1 in­ci mad­de­sin­de yazılı faz­la sa­at­ler­le çalışma üc­ret­le­ri­ni ga­ze­te­ci­ye öde­me­yen ve­ya mez­kur mad­de­de yazılı zam had­le­rin­den da­ha aşağı he­sap et­mek su­re­tiy­le öde­yen işve­re­ne, öde­me­diği faz­la sa­at üc­ret­le­ri tu­tarının ve­ya ek­sik öde­diği üc­ret­ler tu­tarının beş katı ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 152- 10/7/1953 ta­rih­li ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 7-  Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı ola­rak her şekil ve su­ret­te müşte­rek ba­his­ler ve­ya yarış pi­yan­go­su ter­tip ve tan­zim eden­ler ve bun­la­ra ait her tür­lü ev­rakı mat­ba­a, tek­sir, dak­ti­lo, fo­to­ko­pi ve sa­ir su­ret­ler­de dü­zen­le­yen­ler ve dü­zen­le­ten­ler, sa­tan­lar, dağıtan­lar, sattıran­lar ve­ya dağıttıran­lar, üç ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ve beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır. Bu su­çun bir tü­zel kişinin fa­a­li­ye­ti çer­çe­ve­sin­de işlen­me­si hâlin­de ayrıca tü­zel kişile­re öz­gü gü­ven­lik ted­bir­le­ri­ne hük­mo­lu­nur.

Su­çun; at sa­hi­bi, an­tre­nör, jo­key, jo­key ya­mağı, se­yis ve sa­ir yarış hiz­met­li­le­ri ile bir­lik­te işlen­me­si ha­lin­de, ve­ri­le­cek ha­pis ce­zası altı ay­dan az ola­maz. Hak­larında bu ne­den­le so­ruştur­ma ve ko­vuştur­ma başlatılan bu kişile­rin Ko­mi­ser­ler Ku­ru­lu ka­rarı ile yarış yer­le­ri­ne, hi­pod­rom­la­ra ve yarışlar­la il­gi­li ma­hal ve te­sis­le­re gir­me­le­ri ya­sak­lanır. Ko­mi­ser­ler Ku­ru­lun­ca yarış yer­le­ri­ne gir­me­le­ri ya­sak­la­nan kim­se­le­rin isim­le­ri ve kim­lik­le­ri yarış mü­es­se­se­si ve ma­hal­li mül­ki amir­le­re yazılı ola­rak bil­di­ri­lir.”

MAD­DE 153- 10/7/1953 ta­rih­li ve 6136 sayılı Ateşli Si­lah­lar ve Bıçak­lar ile Diğer Alet­ler Hakkında Ka­nu­nun 6 ncı mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“An­cak, Cum­hur­başkanı, Başba­kan, Ge­nel­kur­may Başkanı, Hü­kü­met Üye­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Üye­le­ri, Kuv­vet Ko­mu­tan­ları, Jan­dar­ma Ge­nel Ko­mu­tanı, Cum­hur­başkanlığı Ge­nel Sek­re­te­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Ge­nel Sek­re­te­ri, Başba­kanlık ile İçişle­ri Ba­kanlığı müs­teşar­ları, Sa­vun­ma Sa­na­yii Ge­liştir­me ve Des­tek­le­me İda­re­si Müs­teşarı, Em­ni­yet Ge­nel Mü­dü­rü, Sa­hil Gü­ven­lik Ko­mu­tanı, Cum­hur­başkanlığı Ge­nel Sek­re­ter yardımcıları, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Ge­nel Sek­re­ter yardımcıları ve bu gö­rev­ler­de bu­lun­muş olan­ların ruh­sat­larında sü­re kaydı aran­maz.”

MAD­DE 154- 6136 sayılı Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si­nin yedinci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Ateşli si­lah­la işle­nen suç­lar­dan hü­küm­lü bu­lu­nan­lar ile tak­sir­li suç­lar ha­riç ol­mak üze­re bir yıldan ve­ya bu Ka­nun kap­samına gi­ren suç­lar­dan do­layı altı ay­dan faz­la ha­pis ce­zasına mahkûm olan­la­ra, af­fa uğramış ol­sa­lar bi­le ateşli silâh taşıma ve bu­lun­dur­ma iz­ni ve­ri­le­mez.”

MAD­DE 155- 6136 sayılı Ka­nu­nun 12 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 12- Her kim bu Ka­nu­nun kap­samına gi­ren ateşli si­lah­lar­la bun­la­ra ait mer­mi­le­ri ül­ke­ye so­kar ve­ya sok­ma­ya kalkışır ve­ya bun­ların ül­ke­ye so­kul­masına aracılık eder ve­ya bun­ları 29/6/2004 ta­rih­li ve 5201 sayılı Harp Araç ve Ge­reç­le­ri ile Silâh, Mü­him­mat ve Pat­layıcı Mad­de Üre­ten Sa­na­yi Ku­ru­luşlarının De­ne­ti­mi Hakkında Ka­nun hü­küm­le­ri dışında ül­ke­de ya­par ve­ya bu su­ret­le ül­ke­ye so­kul­muş ve ül­ke­de yapılmış olan ateşli si­lah­ları ve­ya mer­mi­le­ri bir yer­den diğer bir ye­re taşır ve­ya yol­lar ve­ya taşıma­ya bi­le­rek aracılık eder, sa­tar ve­ya sat­ma­ya aracılık eder­se ve­ya bu amaç­la bu­lun­du­rur­sa beş yıldan oni­ki yıla ka­dar ha­pis ve beşyüz gün­den beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Bi­rin­ci fıkra­da yazılı suç­ları üçün­cü fıkra­da­ki hal dışında iki ve­ya da­ha çok kişinin bir­lik­te işle­me­le­ri ha­lin­de, fa­il­ler hakkında se­kiz yıldan on­beş yıla ka­dar ha­pis ve bin gün­den on­bin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.

Bi­rin­ci fıkra­da­ki fi­il­le­rin, suç işle­mek amacıyla ku­rul­muş bir ör­gü­tün fa­a­li­ye­ti çer­çe­ve­sin­de işlen­me­si ha­lin­de, ve­ri­le­cek ce­za­lar bir kat artırılır.

Ateşli si­lahın tü­fek ve­ya se­ri ateşli kısa sü­re­de çok sayıda ve et­ki­li bi­çim­de mer­mi ata­bi­len tam oto­ma­tik ve­ya dür­bün­lü ta­ban­ca ve­ya bu fıkra­da sayılan­ların ben­zer­le­ri ol­ması ya da bu ni­te­liği taşıma­yan ateşli si­lah­lar ve­ya her tür­lü mer­mi­le­rin mik­tar bakımından va­him ol­ması ha­lin­de yu­karıda­ki fıkra­lar­da yazılı ce­za­lar yarı oranında artırıla­rak hük­mo­lu­nur.

Dör­dün­cü fıkra­da ni­te­liği be­lir­ti­len ateşli si­lah­lar ile ben­zer­le­ri­nin mik­tar bakımından va­him ol­ması ha­lin­de bi­rin­ci, ikin­ci ve üçün­cü fıkra­lar­da yazılı ce­za­lar bir kat artırıla­rak hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 156- 6136 sayılı Ka­nu­nun 13 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 13- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı ola­rak ateşli si­lah­lar­la bun­la­ra ait mer­mi­le­ri satın alan ve­ya taşıyan­lar ve­ya bu­lun­du­ran­lar hakkında bir yıldan üç yıla ka­dar ha­pis ve otuz gün­den yüz gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.

Ateşli si­lahın, bu Ka­nu­nun 12 nci mad­de­si­nin dör­dün­cü fıkrasında sayılan­lar­dan ol­ması ya da silâh ve­ya mer­mi­le­rin sayı ve­ya ni­te­lik bakımından va­him ol­ması ha­lin­de beş yıldan se­kiz yıla ka­dar ha­pis ve beşyüz gün­den beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.

Bu Ka­nu­nun 12 nci mad­de­si­nin dör­dün­cü fıkrasında sayılan­lar dışında­ki ateşli si­lahın bir adet ol­ması ve mu­tat sayıda­ki mer­mi­le­ri­nin ev ve­ya işye­rin­de bu­lun­du­rul­ması ha­lin­de ve­ri­le­cek ce­za bir yıldan iki yıla ka­dar ha­pis ve yir­mi­beş gün­den yüz gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıdır.

Ateşli si­lah­la­ra ait mer­mi­le­rin pek az sayıda bu­lun­du­rul­masının ve­ya taşınmasının mah­ke­me­ce va­him ola­rak tak­dir edil­me­me­si du­ru­mun­da hük­mo­lu­na­cak ce­za altı aya ka­dar ha­pis ve yüz gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıdır.

Ku­ru sıkı ta­bir edi­len ses ve­ya gaz fişeği ya da ben­zer­le­ri­ni ata­bi­len ta­ban­cayı, tek­nik özel­lik­le­rin­de değişik­lik ya­pa­rak öl­dür­me­ye el­ve­rişli si­lah ha­li­ne dö­nüştü­ren kişi, bu mad­de­nin bi­rin­ci fıkrası hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 157- 6136 sayılı Ka­nu­nun 14 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 14- Her kim, bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı ola­rak 4 ün­cü mad­de­de yazılı olan bıçak ve­ya başka­ca alet­ler ya­hut ben­zer­le­ri­ni ül­ke­ye so­kar, sok­ma­ya kalkışır ve­ya bun­ların ül­ke­ye so­kul­masına aracılık eder ve­ya bun­ları ül­ke­de ya­par ve­ya bir yer­den diğer bir ye­re taşır ve­ya yol­lar ve­ya taşıma­ya aracılık eder­se iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ve iki­yüz gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır. Suç ko­nu­su bıçak ve alet­le­rin  ni­te­liği ve­ya sayı ola­rak azlığı ha­lin­de ve­ri­le­cek ce­za yarısına ka­dar in­di­ri­lir.

Bi­rin­ci fıkra­da­ki ey­lem­le­ri işle­mek amacı ile teşek­kül ku­ran­lar ile yö­ne­ten­ler ve­ya teşek­kü­le men­sup olan­lar ta­rafından sö­zü ge­çen fıkra­da yazılı suç­lar işle­nir­se fa­il­ler hakkında beş yıldan on yıla ka­dar ha­pis ve bin gün­den on­bin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.

Bi­rin­ci fıkra­da yazılı suç­ları ikin­ci fıkra­da­ki hal dışında iki ve­ya da­ha çok kişinin bir­lik­te işle­me­le­ri ha­lin­de, bi­rin­ci fıkra­ya gö­re ve­ri­le­cek ce­za­lar bir kat artırılır.

Bu mad­de kap­samına gi­ren bıçak ve başka­ca alet­le­rin ve­ya ben­zer­le­ri­nin mik­tar bakımından va­him ol­ması ha­lin­de yu­karıda­ki fıkra­la­ra gö­re hük­mo­lu­na­cak ce­za­lar yarı oranında artırılır.”

MAD­DE 158- 6136 sayılı Ka­nu­nun 15 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miş ve mad­de­ye aşağıda­ki fıkra ek­len­miştir.

“Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı ola­rak 4 ün­cü mad­de­de yazılı olan bıçak ve­ya diğer alet­le­ri ve­ya ben­zer­le­ri­ni sa­tan­lar, sat­ma­ya aracılık eden­ler, satın alan­lar, taşıyan­lar ve­ya bu­lun­du­ran­lar hakkında altı ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ve yir­mi­beş gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.”

“Bu Ka­nu­nun 4 ün­cü mad­de­si­nin üçün­cü fıkrasında yazılı olan yiv­li ve yiv­siz si­lah­lar­la bıçak ve diğer alet­le­ri, hal ve şart­la­ra gö­re sırf saldırıda kul­lan­mak amacıyla taşıyan­lar, üç aya ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 159- 6136 sayılı Ka­nu­nun ek 1 in­ci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrasında yer alan “264” iba­re­si “174” şek­lin­de ve dör­dün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“(A), (B) ve (C) bent­le­rin­de sayılan yer­le­re si­lah­la gi­ren ve­ya bu­ra­lar­da silah taşıyan kişiler, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile ce­za­landırılır. Ayrıca, bu kişilerin silah ruh­sat­ları bu­lun­dur­ma­ya çev­ri­lir. Önödeme veya mahkûmiyet kararındaki  adlî para cezasının infaz edildiği veya düştüğü tarihten itibaren beş yıllık süre geçmediği  takdirde, bu kişilere taşıma ruhsatı verilmez.”

MAD­DE 160- 21/7/1953 ta­rih­li ve 6183 sayılı Am­me Ala­cak­larının Tah­sil Usu­lü Hakkında Ka­nu­nun 107 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu Ka­nu­nun tat­bi­kin­de va­zi­fe­li bu­lu­nan kim­se­ler, bu va­zi­fe­le­ri do­layısıyla am­me borç­lu­su­nun ve onun­la il­gi­li kim­se­le­rin şahıslarına, mes­lek­le­ri­ne, işle­ri­ne, mu­a­me­le ve he­sap du­rum­larına ait öğren­dik­le­ri sırlar­la, giz­li kal­ması lazım ge­len diğer hu­sus­ları ifşa et­tik­le­ri tak­dir­de Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 239 un­cu mad­de­si­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 161- 6183 sayılı Ka­nu­nun 108 in­ci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu mad­de hük­mü­ne aykırı ha­re­ket eden­ler üç ay­dan üç yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılırlar.”

MAD­DE 162- 6183 sayılı Ka­nu­nun 110 un­cu mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasının (2) nu­ma­ralı ben­di aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“2. Giz­le­ye­rek, kaçıra­rak mu­va­za­a yo­lu ile başkasının uh­de­si­ne ge­çi­re­rek ve­ya aslı ol­ma­yan borç­lar ik­rar ede­rek, ya­hut alındılar ve­re­rek ger­çeğe aykırı  su­ret­te, varlığını yok eder ve­ya azaltır ve ge­ri ka­lan mal­lar bor­cu karşıla­ma­ya yet­mez­se altı ay­dan üç yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 163- 6183 sayılı Ka­nu­nun 111 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 111- Bu Ka­nu­na gö­re is­te­nen mal bil­di­ri­mi­ni ger­çeğe aykırı su­ret­te ya­pan­lar­la, yaşayış tarz­ları mal bil­di­ri­mi­ne uy­ma­yan­lar üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 164- 6183 sayılı Ka­nu­nun 112 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 112- Usu­lü da­i­re­sin­de mal bil­di­ri­min­de bu­lun­duk­tan son­ra, edi­ni­len mal­lar­la, her tür­lü mal­larında, ka­zanç ve ge­lir­le­rin­de olan art­ma­ları 61 in­ci mad­de hü­küm­le­ri ge­reğin­ce za­manında bil­dir­me­mek su­re­tiy­le am­me ala­cağının tah­si­li­ni en­gel­le­miş ve­ya zor­laştırmış olan­lar bir se­ne­ye ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 165- 6183 sayılı Ka­nu­nun 113 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 113- Am­me borç­lu­su­na ait el­le­rin­de bu­lun­dur­duk­ları mal­ları 55 in­ci mad­de­nin son fıkrası ge­reğin­ce yapılan ta­le­be rağmen bil­dir­me­yen­ler altı aya ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 166- 6183 sayılı Ka­nu­nun 114 ün­cü mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

 “Bu va­zi­fe­yi mak­bul bir öz­re da­yan­ma­dan za­manında ye­ri­ne ge­tir­me­yen­ler el­li gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 167- 18/12/1953 ta­rih­li ve 6197 sayılı Ec­zacılar ve Ec­za­ne­ler Hakkında Ka­nu­nun 4 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 4- Aşağıda yazılı hal­ler ec­zacılık yap­ma­ya ma­ni­dir:

A) Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 53 ün­cü mad­de­sin­de be­lir­ti­len sü­re­ler geç­miş ol­sa bi­le; kas­ten işle­nen bir suç­tan do­layı beş yıl ve­ya da­ha faz­la sü­rey­le ya da dev­le­tin gü­ven­liğine karşı suç­lar, Ana­ya­sal dü­ze­ne ve bu dü­ze­nin işle­yişine karşı suç­lar, mil­li sa­vun­ma­ya karşı suç­lar, dev­let sırlarına karşı suç­lar ve ca­sus­luk, ka­mu­nun sağlığına karşı suç­lar, zim­met, ir­tikâp, rüşvet, hırsızlık, do­landırıcılık, sah­te­ci­lik, gü­ve­ni kö­tü­ye kul­lan­ma, hi­le­li if­las, iha­le­ye fe­sat karıştırma, edi­min ifasına fe­sat karıştırma, suç­tan kay­nak­la­nan mal­varlığı değer­le­ri­ni ak­la­ma ve­ya ka­çakçılık suç­larından ha­pis ce­zasına mahkûm ol­mak.

B) Başka mem­le­ket­ler­de sa­natını ic­ra­dan me­ne­dil­miş olup bu mu­a­me­le­nin haklı ol­duğu İcra Ve­kil­le­ri He­ye­tin­ce ka­bul edil­miş ol­mak;

C) Sa­natını yap­masına ma­ni iyi­leşmez bir has­talığı bu­lun­mak;

Ç) Sa­natını yap­masına ma­ni ola­cak de­re­ce­de iki gö­zü rü­yet­ten mah­rum ol­mak.”

MAD­DE 168- 6197 sayılı Ka­nu­nun 40 ıncı mad­de­si­nin bi­rin­ci ve ikin­ci fıkra­ları aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu Ka­nun­da yazılı usul­le­re uy­gun ola­rak ruh­sat­na­me al­maksızın 1 inci mad­de­de sayılı yer­le­ri açan­lar üç ay­dan bir se­ne­ye ka­dar ha­pis ve yüz gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Eğer fi­il ec­zacılık yap­mak hakkını ha­iz ol­ma­yan­lar ta­rafından işle­nir­se, ve­ri­le­cek ce­za­lar yarı oranında artırılır.”

MAD­DE 169- 6197 sayılı Ka­nu­nun 41 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 41- Bu Ka­nu­nun 1 in­ci mad­de­sin­de sayılan yer­ler­de am­ba­lajsız ve­ya am­ba­lajı açılmış ola­rak bo­zuk ve­ya za­manı geç­miş ve­ya mağşuş ve­ya gay­ri­saf ilaç ile am­ba­lajlı ol­sa bi­le za­manı geç­miş ilaç bu­lun­du­ran kişiye, fi­i­li Türk Ce­za Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za so­rum­lu­luğunu ge­rek­tir­me­diği tak­dir­de, beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, bu ilaç ve sa­ir ec­za mad­de­si­ne el­ko­nu­la­rak im­ha edil­mek üze­re mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir.”

MAD­DE 170- 6197 sayılı Ka­nu­nun 42 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 42- Bu Ka­nu­nun 1 in­ci mad­de­sin­de sayılan yer­ler­de ilaç ha­lin­de ih­zar, imal ve­ya ter­tip edil­me­miş olan bo­zuk ve­ya mağşuş ec­za ve kim­ye­vi mad­de­ler bu­lun­duğu tak­dir­de, bun­la­ra el ko­nu­lup usu­lü­ne uy­gun şekil­de yok edil­mek­le be­ra­ber bu yer­le­ri biz­zat ida­re eden ec­zacı ile bu Ka­nun­da yazılı se­bep­ler­le ec­zacının bu­lun­ma­ması ha­lin­de bu yer­ler­de me­sul mü­dür­lük ya­pan­la­ra bin Türk Li­rasından üç­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 171- 6197 sayılı Ka­nu­nun 43 ün­cü mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Ze­hir­li ve­ya kim­ye­vi mad­de­ler­le tıbbî ec­za ve müs­tah­zar­ların mü­sa­a­de­siz satılması ya­saktır. Bun­ları mü­sa­a­de­siz sa­tan ve­ya sat­mak üze­re dük­kanında bu­lun­du­ran­lar Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 193 ün­cü mad­de­si­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 172- 6197 sayılı Ka­nu­nun 44 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 44- Bu Ka­nun­da yazılı olan ya­sak­la­ra ve mec­bu­ri­yet­le­re mu­ha­lif ha­re­ket eden­le­re, fi­il­le­ri suç oluştur­madığı tak­dir­de ve bu Ka­nun­da özel hü­küm bu­lun­ma­yan hal­ler­de iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 173- 6197 sayılı Ka­nu­nun 45 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 45- Ec­za­ne­yi işlet­me­ye başladıktan son­ra ma­ze­ret­siz ola­rak ve müc­bir se­bep­ler dışında ec­za­ne­si olan yer­ler­de otuz gün, ol­ma­yan yer­ler­de on gün müd­det­le ec­za­ne­si­ni ka­palı bıra­kan ve­ya tef­tiş sırasında gö­rü­len nok­san­ların ta­mam­lan­ması için yapılmış iki yazılı ih­ta­ra ri­a­yet et­me­yen ec­zacıla­ra, beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 174- 15/2/1954 ta­rih­li ve 6269 sayılı Kim­ya­ger­lik ve Kim­ya Mü­hen­dis­liği Hakkında Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 7- Bu Ka­nu­nun 2 nci mad­de­si­ne aykırı ha­re­ket eden­ler altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır. 1 in­ci mad­de­de mez­kur dip­lo­ma­ları almış ol­ma­yan­ları bu un­van­lar­la çalıştıran­lar da aynı ce­za ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 175- 25/2/1954 ta­rih­li ve 6283 sayılı Hemşire­lik Ka­nu­nu­nun 11 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 11- 3 ün­cü mad­de hü­küm­le­ri­ne ri­a­yet et­me­yen, 4 üncü mad­de­de yazılı va­zi­fe ve sa­la­hi­yet hu­dut­larını te­ca­vüz eden ve 5 in­ci mad­de­nin ikin­ci fıkra hük­mü­nü ye­ri­ne ge­tir­mek­si­zin ser­best çalışan hemşire­le­re yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 176- 2/3/1954 ta­rih­li ve 6301 sayılı Öğle Din­len­me­si Ka­nu­nu­nun 7 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 7- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne mu­ha­lif ola­rak müs­tah­dem ve işçi­le­ri­ne öğle din­len­me­si yaptırma­yan işve­ren ve­ya işve­ren ve­kil­le­ri­ne yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nu­nun 5 in­ci mad­de­si­ne mu­ha­lif ha­re­ket eden işve­ren ve­ya işve­ren ve­ki­li­ne, müs­tah­dem ve­ya işçi ka­zanç­larının ve­ya bu kim­se­le­re ait sa­ir hak­ların da­ha aşağı had­le­re in­di­ril­me­sin­den do­layı müs­tah­dem ve­ya işçi­le­rin uğradıkları za­rarın iki katı ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu mad­de­de­ki idarî pa­ra ce­za­larını ver­me­ye be­le­di­ye en­cü­me­ni yet­ki­li­dir.”

MAD­DE 177- 7/3/1954 ta­rih­li ve 6326 sayılı Pet­rol Ka­nu­nu­nun 124 ün­cü mad­de­si­nin (1) ve (2) nu­ma­ralı fıkra­ları aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

 “1. Mü­sa­a­de is­tih­sal et­me­den je­o­lo­jik is­tikşaf ya­pan­lar altı aya ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.

2. Ara­ma ruh­sat­na­me­si, işlet­me ruh­sat­na­me­si ve­ya bel­ge al­maksızın je­o­lo­jik is­tikşaf­tan gay­ri pet­rol ame­li­ye­le­ri­ni ya­pan­lar üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ve adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 178- 6326 sayılı Ka­nu­nun 125 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 125- 1. Bu Ka­nu­na gö­re is­raf ve­ya teh­li­ke­li fi­il­le­ri ya­pan­la­ra, bu fi­il­le­ri tes­pit olu­na­cak bir sü­re için­de dur­dur­ma­ları için, Ge­nel Mü­dür­lük ta­rafından emir ve­ri­lir. Bu sü­re­nin so­nun­da is­raf ve­ya teh­li­ke­li fi­il de­vam eder­se, de­vam et­tiği her gün için fa­il­le­re beşbin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

2. Yu­karıda yazılı fi­il­ler­den do­layı önem­li ve ta­mi­ri ka­bil ol­ma­yan bir ha­sar mey­da­na gel­mişse, fa­il­le­ri­ne, oluşan za­rarın mik­tarı ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. An­cak, bu mik­tar on­bin Türk Li­rasından az ola­maz.”

MAD­DE 179- 6326 sayılı Ka­nu­nun 126 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 126- Bu Ka­nu­nun ver­diği bir hakkın kul­lanılmasına ya­hut bir va­zi­fe­nin ifasına bi­le­rek ve haksız ola­rak mü­da­ha­le eden ve­ya ma­ni olan­lar, altı aya ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 180- 6326 sayılı Ka­nu­nun 127 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 127- Bu Ka­nu­na gö­re yapılan mü­ra­ca­at­lar­da ve mu­a­me­le­ler­de bi­le­rek hi­lafı ha­ki­kat be­yan­da bu­lu­nan­lar, altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 181- 9/3/1954 ta­rih­li ve 6343 sayılı Ve­te­ri­ner He­kim­liği Mes­leğinin İcrasına, Türk Ve­te­ri­ner He­kim­le­ri Bir­liği ile Oda­larının Teşek­kül Tarzına ve Gö­re­ceği İşle­re Da­ir Ka­nu­nun 6 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 6- Aşağıda yazılı hal­ler, ve­te­ri­ner he­kim­lik mes­leğinin ic­rasına ma­ni teşkil eder:

a) Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 53 ün­cü mad­de­sin­de be­lir­ti­len sü­re­ler geç­miş ol­sa bi­le; kas­ten işle­nen bir suç­tan do­layı beş yıl ve­ya da­ha faz­la sü­rey­le ya da dev­le­tin gü­ven­liğine karşı suç­lar, Ana­ya­sal dü­ze­ne ve bu dü­ze­nin işle­yişine karşı suç­lar, mil­li sa­vun­ma­ya karşı suç­lar, dev­let sırlarına karşı suç­lar ve ca­sus­luk, ka­mu­nun sağlığına karşı suç­lar, zim­met, ir­tikâp, rüşvet, hırsızlık, do­landırıcılık, sah­te­ci­lik, gü­ve­ni kö­tü­ye kul­lan­ma, hi­le­li if­las, iha­le­ye fe­sat karıştırma, edi­min ifasına fe­sat karıştırma, suç­tan kay­nak­la­nan mal­varlığı değer­le­ri­ni ak­la­ma ve­ya ka­çakçılık suç­larından ha­pis ce­zasına mahkûm ol­mak.

b) Bu Ka­nun ile teşek­kül eden Hay­si­yet ve­ya Yük­sek Hay­si­yet Di­vanı ka­rar­ları ile mes­le­ki­ni ic­ra­dan me­no­lun­mak.

c) Yük­sek Hay­si­yet Di­vanınca hak­larında dip­lo­ma­larının is­tir­dadı ka­rarı it­ti­haz edil­mek.”

MAD­DE 182- 6343 sayılı Ka­nu­nun 65 in­ci mad­de­sin­de yer alan “üç­yüzkırkye­di­mil­yon li­ra” iba­re­si “bin Türk Li­rası” şek­lin­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 183-  6343 sayılı Ka­nu­nun 66 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 66- 6 ncı mad­de­de­ki ya­saklılık ha­li­ne rağmen mes­lek­le­ri­ni ic­ra eden­le­re iki­bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 184- 6343 sayılı Ka­nu­nun 67 nci mad­de­sin­de yer alan “üç­yüzkırkye­di­mil­yon li­ra” iba­re­si “bin Türk Li­rası” şek­lin­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 185- 6343 sayılı Ka­nu­nun 68 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 68- Bu Ka­nu­nun 11 in­ci mad­de­sin­de yazılı vasıfları ha­iz ol­mayıp da ve­te­ri­ner he­kim­lik ya­pan ve hay­van has­talıklarını te­da­vi yo­lun­da bu­lu­nan­lar, altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ve adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 186- 6343 sayılı Ka­nu­nun 70 in­ci mad­de­sin­de yer alan “sek­sen­ye­di­mil­yon li­ra” iba­re­si “iki­yüz Türk Li­rası” şek­lin­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 187- 6343 sayılı Ka­nu­nun 71 in­ci mad­de­sin­de yer alan “bir ay­dan” iba­re­si mad­de met­nin­den çıkartılmıştır.

MAD­DE 188- 6343 sayılı Ka­nu­nun 72 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 72- Bu Ka­nun­da yazılı olup da idarî pa­ra ce­zasını ge­rek­ti­ren fi­il­le­rin tek­rarı ha­lin­de ta­yin olu­na­cak ce­za, iki mis­li ola­rak uy­gu­lanır.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 189- 6343 sayılı Ka­nu­nun ek 2 nci mad­de­si­nin on­beşin­ci fıkrasında yer alan “Dev­let me­mur­larına” iba­re­si “ka­mu gö­rev­li­le­ri­ne” şek­lin­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 190- 31/8/1956 ta­rih­li ve 6831 sayılı Or­man Ka­nu­nu­nun 70 in­ci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bun­ların üc­re­ti de or­man ida­re­si ta­rafından öde­nir. Bun­la­ra sön­dür­me işin­de çalıştıkları müd­det­çe dev­let or­man­larında or­man ida­re­si, diğer or­man­lar­da ala­kalılar ta­rafından pa­rasız ek­mek ve katık ve­ri­lir. Başka­ca üc­ret ve­ril­mez.”

MAD­DE 191- 6831 sayılı Ka­nu­nun 77 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

 “MAD­DE 77- Or­man me­mur­ları, bu Ka­nun­da tanımla­nan suç­ların işlen­me­si­nin ön­len­me­si ve­ya işle­nen suç­lar­la il­gi­li ola­rak başlatılan so­ruştur­ma­da­ki gö­rev­le­ri kap­samında kol­luk gö­rev­li­si sıfatını taşırlar.

Or­man teşki­latında her sınıf, de­re­ce ve va­zi­fe­de çalışan me­mur­lar­dan, Çev­re ve Or­man Ba­kanlığınca ve Or­man Ge­nel Mü­dür­lüğün­ce lü­zum gö­rü­le­cek olan­lar, Ba­kan­lar Ku­ru­lun­ca se­çi­le­cek si­lah­la teç­hiz olu­nur­lar.

Bu si­lah­lar me­mur­la­ra or­man ida­re­sin­ce de­mir­baş ola­rak ve­ri­lir. Ayrıca, kol­luk gö­re­vi ya­pan or­man me­mur­ları ida­re­ce ve­ri­le­cek özel kıya­fet­le do­natılır.

Dev­let or­man­larından gayrı or­man­lar­da çalışan or­man bek­çi­le­ri­ne de umu­mi hü­küm­ler da­i­re­sin­de si­lah taşıma iz­ni ve­ri­le­bi­lir.”

MAD­DE 192- 6831 sayılı Ka­nu­nun 78 in­ci mad­de­si­nin (A) ben­di aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“A) Türk Ce­za Ka­nu­nun­da dü­zen­le­nen hakkın kul­lanılması, meşru sa­vun­ma ve­ya zo­run­lu­luk hal­le­rin­de;”

MAD­DE 193- 6831 sayılı Ka­nu­nun 79 un­cu mad­de­si başlığıyla bir­lik­te aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“IV. Ka­nu­na aykırılık oluştu­ran fi­il­le­rin ta­ki­bi:

MAD­DE 79- Or­man me­mur­ları, bu Ka­nu­na aykırılık oluştu­ran fi­il­le­re ilişkin de­lil­le­ri bir tu­ta­nak­la tes­pit eder. Bu Ka­nu­na aykırılık oluştu­ran fi­il­le­rin işlen­me­si su­re­tiy­le el­de edi­len or­man mal­ları ile bu Ka­nun­da yer alan suç­ların işlen­me­sin­de kul­lanılan na­kil vasıtası ve sa­ir eşya­ya Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re el­ko­nu­lur. An­cak, Cum­hu­ri­yet savcısına ulaşıla­madığı hal­ler­de el­koy­ma, or­man işlet­me şefi­nin yazılı em­ri ile yapılır. Ayrıca, or­man mu­ha­fa­za me­mur­ları Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re şüp­he­li­le­ri ya­ka­la­ma yet­ki­si­ne sa­hip­tir.

Sa­hip­le­ri ta­rafından to­hum ve fi­dan­dan ye­tişti­ri­len hu­su­si or­man­lar­da da bu mad­de hü­küm­le­ri uy­gu­lanır.

Ta­lep vu­ku­un­da po­lis, jan­dar­ma, köy muh­tar ve bek­çi­le­ri or­man me­mur­larına yardıma mec­bur­dur­lar.

Bu Ka­nun­da hü­küm bu­lun­ma­yan hal­ler­de, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri uy­gu­lanır.”

MAD­DE 194- 6831 sayılı Ka­nu­nun 83 ün­cü mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu Ka­nun­da yazılı or­man suç­larına ilişkin da­va­lar­dan; 110 un­cu mad­de­nin üçün­cü fıkrasında gös­te­ri­len suç­la­ra ilişkin da­va­lar as­li­ye ce­za mah­ke­me­sin­de; dör­dün­cü fıkrasında gös­te­ri­len suç­la­ra ilişkin da­va­lar ağır ce­za mah­ke­me­sin­de; beşin­ci fıkrasında gös­te­ri­len suç­la­ra ilişkin da­va­lar Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 250 nci mad­de­si uyarınca gö­rev­len­di­ri­len ağır ce­za mah­ke­me­sin­de; bu suç­lar dışında ka­lan da­va­lar sulh ce­za mah­ke­me­sin­de gö­rü­lür.”

MAD­DE 195- 6831 sayılı Ka­nu­nun 84 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 84- Or­man Ka­nu­nu­na aykırılık oluştu­ran fi­il­ler­den do­layı el­ko­nu­lan ağaç, tom­ruk, ke­res­te, ya­ka­cak ve sa­ir mah­sul­ler, va­zi­fe­li or­man me­mur­ları ta­rafından mu­ha­fa­za edil­mek üze­re or­man de­po­larına, or­man de­po­su yok­sa ve fi­i­lin işlen­diği yer be­le­di­ye hu­dut­larında ise o yer be­le­di­ye­si­ne, köy hu­dut­ları için­de ise o köy muh­tarına, yok­luğun­da ve­ki­li­ne, onun da yok­luğun­da ih­ti­yar he­ye­ti üye­le­rin­den bi­ri­ne ye­di­e­min se­ne­di mu­ka­bi­lin­de tes­lim olu­nur. Be­le­di­ye ve­ya köy yet­ki­li­le­ri­ne tes­lim edi­len bu mal­lar en kısa za­man­da or­man de­po­larına ida­re­ce nak­le­di­lir. Bun­lar­dan çü­rü­ye­cek ve­ya bo­zu­la­cak olan­lar­la mu­ha­fa­zası zor ve mas­raflı bu­lu­nan­lar, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 132 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci ve ikin­ci fıkra­ları hü­küm­le­ri­ne uy­gun ola­rak or­man işlet­me mü­dür­lük­le­ri­nin mü­sa­de­re­li mal­lar satış ko­mis­yon­larınca, ma­hal­lin­de ve­ya pa­zar yer­le­rin­de ilan edil­mek su­re­tiy­le der­hal satılır.

Na­kil vasıtası ve suç alet­le­ri ile or­man em­va­li­nin satış be­de­li­nin ta­mamı Or­man Ge­nel Mü­dür­lüğü he­sabına irat kay­de­di­lir.”

MAD­DE 196- 6831 sayılı Ka­nu­nun 85 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Or­man için­de ki­min ta­rafından ke­sil­diği ve­ya hazırlandığı bel­li ol­ma­yan ve­ya kaç­ması se­be­biy­le fa­i­li tes­pit olu­na­ma­yan or­man mah­sul­le­ri ve suç alet­le­ri, or­man ida­re­si­nin satış usul­le­ri­ne gö­re satılır ve be­del­le­ri irat kay­do­lu­nur.”

MAD­DE 197- 6831 sayılı Ka­nu­nun 88 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 88- Bu Ka­nun­da tanımla­nan suç­lar­dan do­layı ara­ma, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re yapılır. An­cak, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 119 un­cu mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasına gö­re, Cum­hu­ri­yet savcısına ulaşıla­madığı hâller­de ara­ma, or­man şefi­nin yazılı em­ri ile yapılır.”

MAD­DE 198- 6831 sayılı Ka­nu­nun 91 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 91- 14 ün­cü mad­de­nin (A) ve (B) bent­le­ri ile ya­sak edi­len fi­il­ler­den di­ki­li­den ağaç ke­sen­ler, kö­kün­den sö­ken­ler ve­ya ha­ya­ti­ye­ti­ni so­na er­di­re­cek şekil­de boğan­lar, ağaç­lar­dan ya­la­muk, pe­dav­ra, har­ta­ma çıka­ran­lar üç ay­dan beş yıla ka­dar ha­pis ve bin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır. An­cak su­çun ko­nu­su­nun mün­hasıran ya­ka­cak ni­te­lik­te em­val ve­ren ağaç ol­ması ha­lin­de, ve­ri­le­cek ce­za yarı oranında in­di­ri­lir.

Su­çun ko­nu­su­nun fi­dan ol­ması ha­lin­de bi­rin­ci fıkra­ya gö­re ve­ri­le­cek ce­za bir kat artırılır.

Fi­dan ekim sa­hasını bo­zan kişi bir yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Bi­rin­ci fıkra­da­ki ağaç kes­me ve sök­me fi­il­le­ri­nin işlen­me­sin­de mo­tor­lu araç ve ge­reç­ler kul­lanılması ha­lin­de ve­ri­le­cek ce­za bir kat artırılır. An­cak, fi­dan­lar hakkında bu hü­küm uy­gu­lan­maz.

14 ün­cü mad­de­nin (A) ve (B) bent­le­riy­le ya­sak edi­len ve yu­karıda­ki fıkra­lar­da yazılı bu­lun­ma­yan fi­il­le­ri işle­yen­ler üç aya ka­dar ha­pis ve yüz gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Bu Ka­nu­nun 14 ün­cü mad­de­si­nin (A) ve (B) bent­le­ri­ne mu­ha­lif ha­re­ket eden­ler or­man sa­hip­le­ri ise iki se­ne­ye ka­dar ha­pis ve adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır. An­cak ken­di ara­zi­si üze­rin­de to­hum ek­mek ve­ya fi­dan dik­mek su­re­tiy­le ye­tişti­ri­le­cek or­man­ların sa­hip­le­ri yu­karıda­ki fıkra hük­mü­ne ta­bi değil­dir.”

MAD­DE 199- 6831 sayılı Ka­nu­nun 92 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 92- Bu Ka­nu­nun 16 ncı mad­de­si ge­reğin­ce izin al­ma­dan or­man­lar­dan açılan ma­den ocak­ları ida­re­ce ka­patılır. Çıkarılan ma­den­ler ve her tür­lü te­sis­ler ile alet, ede­vat ve na­kil vasıta­larına el­ko­nu­lur. El­ko­nu­lan mal­lar, Türk Ce­za Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re mü­sa­de­re edi­lir.

Bu Ka­nu­nun 16 ncı mad­de­si ge­reğin­ce izin­siz ma­den ocağı açan­la­ra ve­ya işle­ten­le­re,  91 in­ci mad­de hü­küm­le­ri saklı kal­mak üze­re iki yıldan ye­di yıla ka­dar ha­pis ve yir­mi­bin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re ve­ri­len ruh­sat ve­ya izin bel­ge­sin­de­ki sü­re­nin dol­masına rağmen ma­den ocağı işlet­me­ye de­vam eden­ler ya da izin ve­ri­len alan­da­ki sınırı aşan­lar, 91 in­ci mad­de hü­küm­le­ri saklı kal­mak üze­re, bu Ka­nu­nun 93 ün­cü mad­de­si hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.

Başka­ca za­rar hu­su­le gel­miş ise bu za­rar ayrıca ge­nel hü­küm­le­re gö­re hu­kuk mah­ke­me­sin­de da­va aç­mak su­re­tiy­le taz­min et­ti­ri­lir. İzin ala­rak bu ne­vi ocak­ları açan­lar ida­re­ce ken­di­le­ri­ne ve­ya tem­sil­ci­le­ri­ne teb­liğ edi­le­cek ted­bir­le­re ri­a­yet et­mez­ler ise beşbin Türk Li­rasından yüz­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, bu ted­bir­le­re ri­a­yet edi­lin­ce­ye ka­dar ocak­lar işle­til­mek­ten men edi­lir.”

MAD­DE 200- 6831 sayılı Ka­nu­nun 93 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 93- Bu Ka­nu­nun 17 nci mad­de­sin­de ya­sak edi­len fi­il­le­ri işle­yen­ler ve­ya iz­ne bağlı işle­ri izin­siz ya­pan­lar, 91 in­ci mad­de hü­küm­le­ri saklı kal­mak üze­re altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılırlar.

İşgal ve fay­da­lan­ma su­çu­nun ye­ni­den tar­la aç­mak su­re­tiy­le ve­ya yanmış or­man sa­ha­larında ya da ke­sin­leşmiş or­man ka­das­tro­su sınırları içe­ri­sin­de işlen­me­si ha­lin­de ve­ri­le­cek ce­za bir kat artırılır.

Bu mad­de­de tanımla­nan suç­ların ko­nu­su­nu oluştu­ran, işlen­me­sin­de kul­lanılan ve işlen­me­siy­le el­de edi­len eşya ve­ya mah­sul Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun mü­sa­de­re­ye ilişkin hü­küm­le­ri­ne gö­re mü­sa­de­re edi­lir. Mü­sa­de­re olu­nan mah­sul­ler satıla­rak be­de­li Or­man Ge­nel Mü­dür­lüğün­ce irad kay­do­lu­nur. Mü­sa­de­re olu­nan te­sis­ler ise Or­man Ge­nel Mü­dür­lüğün­ce ay­nen mu­ha­fa­za edi­le­bi­le­ceği gi­bi ih­ti­yaç gö­rül­düğü tak­dir­de or­mancılık ve­ya diğer ka­mu hiz­met­le­rin­de kul­lanıla­bi­lir. Ak­si tak­dir­de il­gi­li or­man ida­re­sin­ce, yıkılmak su­re­tiy­le ka­rar in­faz olu­nur. İda­re­nin bu hu­sus­ta­ki ta­le­bi ha­lin­de ge­nel zabıta kuv­vet­le­ri ida­re­ye yardım et­mek­le mü­kel­lef­tir.

17 nci mad­de­nin üçün­cü fıkrasında­ki yer­le­ri amaç dışı kul­la­nan­lar ve amaç dışı kul­lanılmasına izin ve­ren­ler bir yıldan üç yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 201- 6831 sayılı Ka­nu­nun 94 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 94- Bu Ka­nu­nun 18 in­ci mad­de­sin­de be­lir­ti­len ve yapılması iz­ne bağlı fab­ri­ka, hızar ve şerit­ler­le, ki­reç, te­re­ben­tin, kat­ran, sakız, 92 nci mad­de kap­samı dışında ka­lan taş, kö­mür,  top­rak ve bu­na ben­zer ocak­lar ile balık üre­tim te­sis­le­ri­ni or­man sınırları için­de izin­siz ku­ran­lar, 91 in­ci mad­de hü­küm­le­ri saklı kal­mak üze­re altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ve beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır. Ayrıca, bun­ların işle­til­me­si men edi­le­rek te­sis­le­rin Türk Ce­za Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re mü­sa­de­re­si­ne hük­mo­lu­nur.

Bu Ka­nu­nun 18 in­ci mad­de­sin­de be­lir­ti­len ve bi­rin­ci fıkra­da yazılı fi­i­li or­man sınırları dışında işle­yen­le­re bin Türk Li­rasından on­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir ve bun­ların işle­til­me­si ya­sak­lanır.

Bu Ka­nu­nun 14 ün­cü mad­de­si­nin (C) ve (E) bent­le­rin­de yazılı fi­il­le­ri işle­yen­le­re yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 202- 6831 sayılı Ka­nu­nun 95 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 95- Bu Ka­nu­nun 19 un­cu mad­de­si hü­küm­le­ri­ne aykırı ola­rak or­man­la­ra izin­siz hay­van so­kan­lar­la, or­ma­na başı boş hay­van gir­me­si­ne se­bep olan­la­ra be­her kıl ke­çi için altı Türk Li­rası, bü­yük­baş hay­van­ların be­he­ri için üç Türk Li­rası, kü­çük­baş hay­van­ların be­he­ri için bir Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu su­ret­le ve­ri­le­cek idarî pa­ra ce­zası yir­mi Türk Li­rasından az ola­maz.

Or­man­la­ra izin­siz hay­van sok­ma fi­i­li­ni, fi­i­lin işlen­diği or­man içi köy nü­fu­su­na kayıtlı ve fi­i­len bu köy­de otu­ran­lar dışında­ki­le­rin işle­me­si hâlin­de, yu­karıda­ki ce­za­lar iki kat artırılır.

Yanmış or­man sa­ha­ları ile ale­lu­mum genç­leştir­me sa­ha­larına, genç­leştir­me­ye tef­ri­ki ta­ri­hin­den iti­ba­ren on­beş se­ne için­de hay­van so­kul­ması ve­ya başıboş bırakılmak yü­zün­den gir­me­si hâlin­de yu­karıda yazılı ce­za­lar iki kat tat­bik olu­nur.”

MAD­DE 203- 6831 sayılı Ka­nu­nun 96 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 96- Bu Ka­nu­nun 20 nci ve 21 in­ci mad­de­le­rin­de yazılı hü­küm­le­re aykırı ha­re­ket eden­le­re yüz­yir­mi Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 204- 6831 sayılı Ka­nu­nun 97 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 97- Dev­let çe­ki­ci ile dam­ga­la­nan ağaç­ları ke­ser­ken bu dam­gayı or­man ida­re­sin­ce tes­pit edi­len şekil­de dip kü­tük­te bırak­ma­yan­lar­la dam­galı ağaç­ları tes­pit edi­len had­de na­za­ran da­ha yük­sek­ten ke­sen­le­re ke­si­len her ağaç için altmış Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nu­nun 27 nci mad­de­sin­de yazılı dam­ga çe­kiç­le­ri­ni tak­lit eden­ler ve­ya tak­lit fi­i­li­ne işti­rak et­mek­si­zin kul­la­nan­lar Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 202 nci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrasına gö­re ce­za­landırılırlar.”

MAD­DE 205- 6831 sayılı Ka­nu­nun 98 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 98- 31 in­ci, 32 nci ve 33 ün­cü mad­de hü­küm­le­ri­ne gö­re, köy­lü­le­re za­ti ih­ti­yaç­ları ile köy müşte­rek ih­ti­yaç­ları için ve­ri­len ya­pa­cak or­man em­va­li­ni; ye­rin­de kul­lan­mayıp her ne su­ret­te olur­sa ol­sun el­den çıka­ran­lar, bun­ları ve­ri­liş ga­ye­si­ne uy­gun kul­lan­ma­yan­lar, yir­mi gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 206- 6831 sayılı Ka­nu­nun 99 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 99- 37 nci mad­de ge­reğin­ce ve­ri­len izin­ler­de gös­te­ri­le­cek ted­bir ve şart­la­ra ri­a­yet et­me­yen­le­re iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 207- 6831 sayılı Ka­nu­nun 100 ün­cü mad­de­si­nin dör­dün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Nak­li­ye tez­ke­re­si­ni değiştir­me­den nak­li­yat ya­pan­la­ra bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Or­man­dan ke­si­len ağaç­lar­dan dam­ga­ya ta­bi or­man em­va­li­ni dam­gasız ola­rak or­man ida­re­si­nin is­tif yer­le­ri­ne gö­tü­ren­le­re beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 208- 6831 sayılı Ka­nu­nun 101 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci ve ikin­ci fıkra­ları aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Yazılı ola­rak yapılan teb­li­gat ta­ri­hin­den iti­ba­ren iki yıl için­de 50 nci mad­de­de yazılı işaret­ler­le or­man­ların hu­dut­larını bel­li et­me­yen hu­su­si or­man sa­hip­le­ri­ne beşbin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Or­man sa­hip­le­ri bu ce­zanın ke­sin­leşme­sin­den son­ra bir yıl için­de yi­ne bu mü­kel­le­fi­ye­ti ifa et­mez­ler ise bun­la­ra on­bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 209- 6831 sayılı Ka­nu­nun 102 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“51 in­ci mad­de ge­reğin­ce tan­zim, ka­bul ve tas­dik olu­nan or­man ame­naj­man plan­larında or­manın imarı, ge­lişti­ril­me­si, ağaç­landırma yapılması, has­talık ve haşere­ler­le mü­ca­de­le edil­me­si gi­bi yapılmasına lü­zum gös­te­ri­len işle­ri plan da­i­re­sin­de ve ve­ri­len müd­det için­de yap­ma­yan ve ge­rek­li ted­bir­le­ri al­ma­yan or­man sa­hip­le­ri­ne beşbin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 210- 6831 sayılı Ka­nu­nun 103 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 103- 67 nci mad­de hü­küm­le­ri­ne aykırı ha­re­ket eden­le­re bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Dev­let ve­ya her ki­me ait olur­sa ol­sun ye­ni­den or­man ye­tiştir­me ve­ya or­man boşluğu ile gö­çük, dev­rik ve he­ye­lan gi­bi hâller­le mey­da­na ge­len açıklıkları dol­dur­mak ve­ya satış mak­sadıyla işle­nen sa­ha­lar­da ge­çi­ci ol­mak kaydıyla yapılan to­hum­la­ma alan­larıyla fi­de­lik­le­re her­han­gi bir şekil­de ve­ya hay­van so­kul­ması ve­ya gir­me­si su­re­tiy­le or­man ye­tiştir­me alan­larında za­ra­ra se­be­bi­yet ve­ren­le­re üç­bin, diğer alan­lar­da za­ra­ra se­be­bi­yet ve­ren­le­re bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 211- 6831 sayılı Ka­nu­nun 104 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 104- 68 in­ci mad­de­de­ki mec­bu­ri­ye­te ri­a­yet et­me­yen­ler altı aya ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Or­man ida­re­si­ne ait te­le­fon şebe­ke­si ve te­sis­le­ri­ne her tür­lü alet ve mal­ze­me­si­ne za­rar ve­ren­ler Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 152 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasının (a) ben­di ge­reğin­ce ce­za­landırılırlar.

Bu suç Mayıs ayı başından Kasım ayı so­nu­na ka­dar de­vam eden yangın mev­si­min­de işle­nir­se ce­za iki katına çıkarılır.”

MAD­DE 212- 6831 sayılı Ka­nu­nun 105 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 105- 69 un­cu mad­de­ye gö­re or­man­lar­da vu­ku­a ge­le­cek yangınları sön­dür­mek için yet­ki­li me­mur­lar ve or­man teşki­latı ta­rafından yangın ma­hal­li­ne git­me­le­ri em­ro­lun­masına ve­ya ma­hallî mu­tat vasıta­lar­la ilan edil­me­si­ne rağmen or­man yangınını sön­dür­me­ye git­mek­ten im­ti­na eden­ler ve­ya gi­dip de çalışma­yan­lar ve ve­ri­len işi yap­ma­yan­lar hakkında, ma­hal­lin en bü­yük mülkî ami­ri ta­rafından iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası uy­gu­lanır.

Bu mad­de­de yazılı me­mur­lar­la or­man teşki­latında va­zi­fe­li olan­lar­dan yangın ye­ri­ne yardım gön­der­me­yen­ler­le ala­ka gös­ter­me­yen­ler, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 170 in­ci mad­de­sin­de tanımla­nan su­çu ih­ma­li dav­ranışla işle­miş ol­mak do­layısıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 213- 6831 sayılı Ka­nu­nun 106 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 106- Bu Ka­nu­nun 72 ve 73 ün­cü mad­de­le­ri­ne mu­ha­lif ha­re­ket eden ve­ya et­ti­ren­ler Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 257 nci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası ge­reğin­ce ce­za­landırılırlar.”

MAD­DE 214- 6831 sayılı Ka­nu­nun 107 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 107- 74 ün­cü mad­de­de gös­te­ri­len ted­bir­le­re ri­a­yet et­me­yen­le­re ma­hal­lin en bü­yük mülkî ami­ri ta­rafından Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si­ne gö­re idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 215- 6831 sayılı Ka­nu­nun 108 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 108- Or­man mal­larının bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı ola­rak ke­sil­diğini, taşındığını ve­ya top­landığını bil­diği hal­de; taşıyan­lar, bi­çen­ler, işle­yen­ler, ka­bul eden­ler, kul­la­nan­lar, sa­tan­lar, satın alan­lar ve­ya bu­lun­du­ran­lar bir se­ne­ye ka­dar ha­pis ve adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.

Bi­rin­ci fıkra­da yazılı fi­il­le­rin, ti­ca­ret­ha­ne sa­hi­bi ol­sun ol­masın, her tür­lü or­man ürü­nü ti­ca­re­ti ile uğraşan­lar­la, kar mak­sadıyla aldıkları or­man mal­larını işle­ye­rek her ne şekil­de olur­sa ol­sun alet ve eşya ha­li­ne dö­nüştür­dük­ten son­ra sa­tan­lar ta­rafından işlen­me­si ha­lin­de, bir se­ne­den ye­di se­ne­ye ka­dar ha­pis ve beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.

Su­çun ko­nu­su­nu oluştu­ran or­man ürün­le­ri­nin değeri­nin azlığı göz önün­de bu­lun­du­ru­la­rak ve­ri­le­cek ce­za­lar yarısına ka­dar in­di­ri­le­bi­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı su­ça ko­nu olan her tür­lü or­man em­va­li, na­kil vasıta­ları ve suç alet­le­ri Türk Ce­za Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re mü­sa­de­re edi­lir.”

MAD­DE 216- 6831 sayılı Ka­nu­nun 109 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 109- Ağaç­lar­da bu­lu­nan res­mi dam­ga ve nu­ma­ra­ları bo­zan­lar ve or­man hu­dut­larında­ki tak­si­ma­ta mah­sus işaret­le­ri ve lev­ha­ları ve or­man ka­das­tro­sun­da sınır nok­ta­larını gös­te­ren sa­bit taş ve­ya be­ton kazıkları, or­man­lar­da­ki ot­lak, yay­lak ve kışlak­ların sınır işaret­le­ri­ni kıran­lar, kaldıran­lar, be­lir­siz hâle ge­ti­ren­ler, yer­le­ri­ni değişti­ren­ler, fi­il­le­ri suç oluştur­madığı tak­dir­de, beşyüz Türk Li­rasından dört­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 217- 6831 sayılı Ka­nu­nun 110 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 110- 76 ncı mad­de­nin (a) ben­din­de be­lir­ti­len fi­i­li işle­yen­le­re el­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

76 ncı mad­de­nin (b), (c) ve (d) bent­le­rin­de be­lir­ti­len fi­il­le­ri işle­yen­ler hakkında bir yıldan üç yıla ka­dar ha­pis ve adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.

Dik­kat ve özen yü­küm­lü­lüğüne aykırı ola­rak or­man yangınına se­be­bi­yet ve­ren­ler iki yıldan ye­di yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır. An­cak fa­i­lin yangının sön­dü­rül­me­si­ne ve et­ki­le­ri­nin azaltılmasına yö­ne­lik ça­ba­ları ve­ya mey­da­na ge­len za­rarın azlığı göz önün­de bu­lun­du­ru­la­rak, ve­ri­le­cek ce­za yarısına ka­dar in­di­ri­lir. Za­rarın be­lir­len­me­sin­de yangın so­nu­cu ta­ma­men ya­nan ağaç ve ağaççıkların değeri, kısmen ya­nan ağaç ve ağaççıkların değerin­de mey­da­na ge­len azal­ma, alt ta­ba­ka or­man ör­tü­sü­nün yan­ması ne­de­niy­le oluşan za­rar ve top­rağın hu­mus­lu ta­ba­kasının yan­ması ne­de­niy­le mey­da­na ge­len ve­rim kaybı dik­ka­te alınır.

Kas­ten or­man ya­kan kişi, on yıldan az ol­ma­mak üze­re ha­pis ve on­bin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.

Dev­le­tin gü­ven­liğine karşı suç işle­mek amacıyla ku­rul­muş bir ör­gü­tün fa­a­li­ye­ti çer­çe­ve­sin­de dev­let or­man­larını ya­kan kişi mü­eb­bet ha­pis ve yir­mi­bin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.

Bu mad­de­de yazılı suç­ların işlen­me­si se­be­biy­le, ölüm ve­ya ya­ra­lan­manın mey­da­na gel­me­si ha­lin­de, ayrıca bu suç­lar­dan do­layı ce­za­ya hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 218- 6831 sayılı Ka­nu­nun 111/a mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 111/a- Bu Ka­nun­da mer­cii be­lir­til­me­miş idarî yaptırım ka­rar­ları, or­man işlet­me şef­le­ri ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 219- 6831 sayılı Ka­nu­nun 112 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 112- Bu Ka­nun­la ya­sak­la­nan; di­ki­li­den ağaç ke­sil­me­si dışında­ki fi­il­le­rin işlen­me­si ne­de­niy­le mey­da­na ge­len za­rar için ayrıca ge­nel hü­küm­le­re gö­re hu­kuk mah­ke­me­sin­de ger­çek za­rar üze­rin­den taz­mi­nat ta­le­bin­de bu­lu­nu­la­bi­lir.

Ger­çek za­rar;

A) Bu Ka­nu­na aykırılık oluştu­ran fi­i­lin ko­nu­su or­man em­va­li ağaç­tan el­de edil­miş ise; fi­i­lin işlen­diği ye­re en yakın or­man ida­re­si satış ye­rin­de söz ko­nu­su or­man em­va­li­nin bir ev­vel­ki yıla ait bi­lan­ço dö­ne­min­de yapılan açık artırmalı satışlar­da, aynı cins ve tür­de­ki em­val için be­li­ren satışlar or­ta­la­masından, bu tür em­va­le ait o dö­nem­de yapılmış ke­sim, taşıma ve is­tif gi­der­le­ri­nin çıkarılmasıyla el­de olu­na­cak bi­rim fi­yat üze­rin­den he­sap edi­lir.

B) Fi­i­lin ko­nu­su fi­dan ise; fi­i­lin işlen­diği yıl, aynı fi­dan­ların her bi­ri­si­nin di­ki­mi ve ara­zi hazırlan­ması için he­sap­la­na­cak ger­çek mas­raf­lar ile o yıla ka­dar ke­si­len fi­dan­lar için yapılmış bakım gi­der­le­ri top­lamı bir mis­li faz­lasıyla taz­min et­ti­ri­lir.

C) Or­man­lar­dan te­min olu­nan ve değeri pa­ra ile öl­çü­le­bi­le­cek diğer her tür­lü or­man em­va­li­nin ger­çek za­rar bi­rim fi­yatı ise (A) ben­di hük­mü­ne kıya­sen he­sap­lanır.

Or­man işlet­me mü­dür­lük­le­ri, gö­rev alan­ları içe­ri­sin­de bu­lu­nan her il­çe mer­ke­zi için ayrı ol­mak üze­re, bu mad­de hü­küm­le­ri­ne gö­re or­man­lar­dan el­de edi­le­bi­le­cek her tür­lü em­val için taz­mi­na­ta esas ola­cak bi­rim değer­le­ri­ni, her yılın ikin­ci ayının yir­min­ci gü­nü­ne ka­dar bir cet­vel hâlin­de tes­pit ve tan­zim edip bağlı bu­lun­duğu or­man böl­ge başmü­dür­lüğüne tas­dik et­ti­re­rek bu cet­vel­le­ri il­gi­li bu­lun­duk­ları il­çe­ler­de be­le­di­ye­ler vasıtasıyla ilan et­ti­rip, der­hal bi­rer nüs­ha­larını mıntıkasında­ki hu­kuk mah­ke­me­le­ri­ne ve bu da­va­ların ta­kip olu­na­cağı ken­di bi­rim­le­ri­ne gön­de­rir. Bu cet­vel­ler er­te­si yılın ikin­ci ayının son gü­nü akşamına ka­dar ge­çer­li sayılır. Taz­mi­natın he­sap­lan­masında bu cet­vel­ler dik­ka­te alınır.”

MAD­DE 220- 6831 sayılı Ka­nu­nun 113 ün­cü mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Ma­hallî ra­yiç; bu Ka­nu­na aykırılık oluştu­ran fi­i­lin işlen­diği ye­re en yakın or­man satış is­tif ye­rin­de, söz ko­nu­su or­man mah­su­lü em­va­lin bir ev­vel­ki yıla ait bi­lan­ço dö­ne­min­de yapılan açık artırmalı satışlar­da aynı cins ve tür­de­ki em­val için be­li­ren satışlar or­ta­la­masıdır.”

MAD­DE 221- 6831 sayılı Ka­nu­nun 114 ün­cü mad­de­si­ne aşağıda­ki fıkra ek­len­miştir.

“Bu Ka­nu­nun 112 ve 113 ün­cü mad­de­le­ri ile bu mad­de hü­küm­le­ri uyarınca açıla­cak taz­mi­na­ta ve ağaç­landırma gi­de­ri­ne ilişkin da­va­lar hu­kuk mah­ke­me­sin­de gö­rü­lür. Bu da­va­lar­da or­man ida­re­si harç­tan mu­aftır.”

MAD­DE 222- 6831 sayılı Ka­nu­nun 116 ncı mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu hük­me aykırı ha­re­ket eden­le­re yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 223- 17/4/1957 ta­rih­li ve 6948 sayılı Sa­na­yi Si­ci­li Ka­nu­nu­nun 9 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 9- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne tev­fi­kan sa­na­yi işlet­me­le­ri­ni müd­de­tin­de sa­na­yi si­ci­li­ne tes­cil et­tir­me­yen­ler ve­ya 2 nci mad­de­ye gö­re ve­ri­len be­yan­na­me­ler­de mey­da­na ge­len değişik­lik­le­ri ka­pan­ma ve fa­a­li­ye­te geç­me hâlle­ri­ni müd­de­tin­de il­gi­li mer­ci­le­re bil­dir­me­yen­ler ve­ya se­ne­lik işlet­me cet­vel­le­ri­ni za­manında Sa­na­yi ve Ti­ca­ret Ba­kanlığına gön­der­me­yen­le­re beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 224- 6948 sayılı Ka­nu­nun 10 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 10- Sa­na­yi ve Ti­ca­ret Ba­kanlığınca ve­ri­len sa­na­yi si­cil ve­si­kasını sa­la­hi­yet­li me­mur­la­ra ib­raz et­me­yen­le­re iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 225- 6948 sayılı Ka­nu­nun 11 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 11- Bu Ka­nu­na gö­re is­te­nen ma­lu­matı ha­ki­ka­te aykırı ola­rak bil­di­ren­le­re bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları o ye­rin mülkî ami­ri ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 226- 6948 sayılı Ka­nu­nun 12 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 12- Bu Ka­nu­na gö­re sa­na­yi işlet­me­le­ri ta­rafından ve­ri­len ma­lu­matı mü­sa­a­de­siz başka­larına bil­di­ren ka­mu gö­rev­li­si, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 258 in­ci mad­de­si­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 227- 15/5/1957 ta­rih­li ve 6968 sayılı Zi­rai Mü­ca­de­le ve Zi­rai Ka­ran­ti­na Ka­nu­nu­nun 48 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 48- Bu Ka­nu­nun 4, 5, 6, 7, 8 ve­ya 9 un­cu mad­de­le­ri hü­küm­le­ri­ne ya­hut bu hü­küm­le­re gö­re ko­nu­la­cak ted­bir­le­re ri­a­yet et­mek­si­zin mem­le­ke­te ne­bat so­kan­la­ra ve­ya tran­sit ola­rak ge­çi­ren­le­re, beşbin Türk Li­rasından yir­mi­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, ka­ba­ha­tin ko­nu­su­nu oluştu­ran bit­ki­le­re el­ko­nu­la­rak, mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir.

Ya­sak ol­duğunu bil­diği hâlde bir bit­ki­yi ül­ke­ye so­kan ve­ya tran­sit ola­rak ge­çi­ren kişi, fi­i­li da­ha ağır ce­zayı ge­rek­ti­ren bir suç oluştur­madığı tak­dir­de, üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ve adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 228- 6968 sayılı Ka­nu­nun 49 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 49- 10 un­cu mad­de hük­mü­ne gö­re it­ha­li­ne mü­sa­a­de edil­me­yen mad­de­le­ri mem­le­ke­te so­kan kişi, fi­i­li da­ha ağır ce­zayı ge­rek­ti­ren bir suç oluştur­madığı tak­dir­de, üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ve adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 229- 6968 sayılı Ka­nu­nun 50 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 50- 11 in­ci mad­de hük­mü­ne gö­re va­zi­fe­li­ler­ce lü­zum gös­te­ri­len ted­bir­le­ri al­ma­yan ve­ya bu ted­bir­le­re ri­a­yet et­me­yen kişiye yüz Türk Li­rasından beşyüz Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, ka­ba­ha­tin ko­nu­su­nu oluştu­ran bit­ki­le­re el­ko­nu­la­rak der­hal im­ha edi­lir.”

MAD­DE 230- 6968 sayılı Ka­nu­nun 51 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 51- Bu Ka­nu­nun 13 ün­cü mad­de­si hük­mü­ne ri­a­yet et­me­yen kişi, altı aya ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 231- 6968 sayılı Ka­nu­nun 52 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 52- Bu Ka­nu­nun 16 ncı mad­de­si­ne is­ti­na­den ko­nul­muş ya­sak, tah­dit ve ted­bir­le­re ri­a­yet et­me­yen­le­re beşyüz Türk Li­rasından üç­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Ayrıca, ka­ba­ha­tin ko­nu­su­nu oluştu­ran bit­ki ve sa­ir eşya ile il­gi­li ola­rak mül­ki­ye­tin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si ka­rarı ve­ri­lir ve ge­rek gö­rül­me­si hâlin­de ka­ran­ti­na ted­bir­le­ri de alınır.”

MAD­DE 232- 6968 sayılı Ka­nu­nun 53 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 53- 18 in­ci mad­de hük­mü­ne aykırı ha­re­ket eden­le­re, ne­bat ye­tiştir­dik­le­ri yer te­miz­se ve ne­bat­larında da has­talık ve­ya za­rarlı yok­sa, yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Ne­bat ye­tişti­ri­len yer, had­di­zatında izin ve­ril­me­ye­cek bir du­rum­da ise ve­ya ne­bat­lar­da has­talık ve­ya za­rarlı var­sa, bi­rin­ci fıkra­da­ki idarî pa­ra ce­zası beş kat artırılır. Ayrıca, ka­ba­ha­tin ko­nu­su­nu oluştu­ran bit­ki­ler­le il­gi­li ola­rak mül­ki­ye­tin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si ka­rarı ve­ri­lir ve ge­rek gö­rül­me­si hâlin­de ka­ran­ti­na ted­bir­le­ri de alınır.”

MAD­DE 233- 6968 sayılı Ka­nu­nun 54 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 54- 22 nci mad­de­nin bi­rin­ci fıkrasında yazılı ih­bar mü­kel­le­fi­yet­le­ri­ni ye­ri­ne ge­tir­me­yen kişiye yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 234- 6968 sayılı Ka­nu­nun 55 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 55- Sü­rek avı mü­kel­lef­le­ri ile üc­ret­li mü­ca­de­le mü­kel­le­fi­ye­ti­ne ta­bi tu­tu­lan­lar­dan vak­tin­de ica­bet et­me­yen ve­ya müd­de­ti dol­ma­dan ayrılan kişiye yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 235- 6968 sayılı Ka­nu­nun 56 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 56- 32 nci mad­de ge­reğin­ce izin al­ma­dan mü­ca­de­le işle­ri­ni üc­ret mu­ka­bi­lin­de ve sa­natı mü­ta­de hâlin­de ya­pan kişiye iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 236- 6968 sayılı Ka­nu­nun 57 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 57- Tarım ve Kö­yişle­ri Ba­kanlığından mü­sa­a­de al­ma­dan fa­a­li­ye­te ge­çen çırçır fab­ri­kası ve­ya evi sa­hip­le­ri­ne iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Has­talık ve za­rarlılar­la mü­ca­de­le te­sis­le­ri­nin bu­lun­ma­ması ve­ya diğer te­sis ve­ya şart­ların ta­mam ol­ma­ması hâlin­de; ayrıca, bu ek­sik­lik­ler ta­mam­lanınca­ya ka­dar çırçır fab­ri­ka ve­ya ev­le­ri fa­a­li­yet­ten me­ne­di­lir.

Ruh­satı ol­masına rağmen, bi­la­ha­re bu Ka­nun­da be­lir­le­nen fa­a­li­yet şart­larına ve­ya sü­re hük­mü­ne aykırı çalıştıkları tes­pit edi­len çırçır fab­ri­kası ve­ya ev­le­ri­nin sa­hip­le­ri­ne iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, be­lir­le­nen ek­sik­lik­ler ta­mam­lanınca­ya ka­dar çırçır fab­ri­ka ve­ya ev­le­ri fa­a­li­yet­ten me­ne­di­lir.”

MAD­DE 237- 6968 sayılı Ka­nu­nun 58 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 58- 34 ün­cü mad­de hük­mü­ne aykırı ola­rak mu­a­ye­ne edil­me­miş to­hum­luğu nak­le­den, sa­tan ve­ya satışa ar­ze­den kişiye, iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, yapılan mu­a­ye­ne so­nu­cun­da to­hum­luğun bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re za­rarlı ol­duğunun an­laşılması hâlin­de, mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir.”

MAD­DE 238- 6968 sayılı Ka­nu­nun 59 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 59- 35 in­ci mad­de hük­mü­ne aykırı ola­rak ne­bat ve mad­de­le­ri taşıyan­lar ve­ya taşıtan­la­ra iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, bit­ki­le­re el­ko­nu­la­rak mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir.”

MAD­DE 239- 6968 sayılı Ka­nu­nun 60 ıncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 60- 38 in­ci mad­de­de yazılı işle­ri ruh­satsız ya­pan­la­ra ve­ya mü­ca­de­le ilaç ve alet­le­ri­ni Tarım ve Kö­yişle­ri Ba­kanlığınca mü­sa­a­de edi­len fi­yat­lar­dan pa­halıya sa­tan­la­ra ya­hut satışa ar­ze­den­le­re iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 240- 6968 sayılı Ka­nu­nun 61 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 61- 40 ıncı mad­de hü­küm­le­rin­den her han­gi bi­ri­ne aykırı ha­re­ket eden­le­re beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 241- 6968 sayılı Ka­nu­nun 62 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 62- Bu Ka­nun­da be­lir­ti­len idarî yaptırımla­ra ka­rar ver­me­ye ma­hallî mülkî amir yet­ki­li­dir.

Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re mü­sa­de­re­ye ve­ya mül­ki­ye­tin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ko­nu teşkil eden bit­ki ve sa­ir eşya­ya, Tarım ve Kö­yişle­ri Ba­kanlığı gö­rev­li­le­ri el­koy­ma­ya yet­ki­li­dir.”

MAD­DE 242- 9/6/1958 ta­rih­li ve 7126 sayılı Si­vil Sa­vun­ma Ka­nu­nu­nun 45 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 45- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ni tat­bik ile mü­kel­lef olan me­mur ve hiz­met­li­ler­den ih­mal­le­ri gö­rü­len­ler hakkında Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun ih­mal su­re­tiy­le gö­re­vi kö­tü­ye kul­lan­ma­ya ilişkin 257 nci mad­de­si hük­mü uy­gu­lanır.”

MAD­DE 243- 7126 sayılı Ka­nu­nun 47 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 47- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re tat­bi­ki ilan olu­nan si­vil sa­vun­ma ted­bir­le­ri­ne ri­a­yet et­me­yen bü­tün va­tan­daşlar­la res­mi ve­ya hu­su­si da­i­re, mü­es­se­se ve teşek­kül­le­rin me­sul amir­le­ri­ne, fi­il­le­ri suç oluştur­madığı tak­dir­de, Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si­ne gö­re idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 244- 7126 sayılı Ka­nu­nun 48 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 48- Bu Ka­nu­nun 13 ün­cü mad­de­sin­de yazılı mü­kel­lef­ler­den yok­la­ma, mu­a­ye­ne, va­zi­fe­len­dir­me ve­ya eğitim, kurs ve tat­bi­kat mak­sadı ile ken­di­le­ri­ne ila­nen ve­ya sa­ir su­ret­ler­le teb­li­gat yapıldığı hâlde gel­me­yen­le­re beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 245- 7126 sayılı Ka­nu­nun 50 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 50- Si­vil Sa­vun­ma Teşki­latına ve­ya bu teşki­latın me­mur ve hiz­met­li­le­ri­ne ve­ya yardımcı mü­kel­lef­le­re mah­sus kıya­fet ve tanınma işaret­le­ri­ni, sa­la­hi­ye­ti ol­madığı hâlde kul­la­nan, gi­yen ve taşıyan­la­ra iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 246- 7126 sayılı Ka­nu­nun 51 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 51- Si­vil sa­vun­ma ma­hallî yardımcı hiz­met teşki­latında va­zi­fe­li olup da yer değişti­ren­ler­den bu du­ru­mu il­gi­li muh­tarlığa ha­ber ver­me­yen­le­re beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 247- 7126 sayılı Ka­nu­nun 52 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 52- Ken­di­si­ne tev­di edil­miş olan si­vil sa­vun­ma­ya ait eşya ve teç­hi­zatı te­mel­lük eden­ler ve­ya bun­ları tah­sis olun­duk­ları mak­sat dışında kul­la­nan­lar, altı aya ka­dar ha­pis ve el­li gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.

Bun­ları za­yi eden­ler ve ha­ra­bi­ye­ti­ne se­be­bi­yet ve­ren­ler el­li gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 248- 7126 sayılı Ka­nu­nun 53 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 53- Has­sas böl­ge­ler­de, bu Ka­nu­nun 13 ün­cü mad­de­sin­de yazılı mü­kel­lef­le­rin tam lis­te­si­ni, ta­lep vu­ku­un­da, il­gi­li ma­kam­la­ra bil­dir­me­yen­ler­le değişik­lik­le­ri otuz gün için­de mer­ci­i­ne ha­ber ver­me­yen ma­hal­le ve köy muh­tar­ları hakkında dört­yüz Türk Li­rası  idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 249- 7126 sayılı Ka­nu­nun 54 ün­cü mad­de­sin­de ge­çen “198 in­ci” iba­re­si “258 in­ci” şek­lin­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 250- 7126 sayılı Ka­nu­nun 55 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 55- Si­vil Sa­vun­ma­ya mah­sus ve­ya bu işe ya­ra­yan te­sis­le­ri kas­ten tah­rip eden­ler ve­ya ha­sa­ra uğra­tan­lar Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun ma­la za­rar ver­me su­çu­na ilişkin hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 251- 11/2/1959 ta­rih­li ve 7201 sayılı Teb­li­gat Ka­nu­nu­nun 52 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu Ka­nu­nun tat­bi­kin­de va­zi­fe­li bu­lu­nan me­mur ve hiz­met­li­ler ile ma­hal­le, köy muh­tar ve ih­ti­yar he­ye­ti ve mec­li­si aza­ları işle­dik­le­ri suç­lar ile ken­di­le­ri­ne karşı işle­nen suç­lar­dan do­layı, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun ka­mu gö­rev­li­si­ne ilişkin hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 252- 7201 sayılı Ka­nu­nun 53 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 53- Bu Ka­nun mu­ci­bin­ce teb­li­gat yapılması ge­re­ken hal­ler­de bir kim­se ken­di­si­ne ve­ya başkasına ait isim ve­ya ad­re­si yanlış ola­rak bil­di­rir ise fa­il hakkında altı aydan iki yıla ka­dar ha­pis ce­zasına hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 253- 7201 sayılı Ka­nu­nun 54 ün­cü mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

 “Mu­ha­tap namına ken­di­le­ri­ne teb­li­gat yapılan kim­se­ler teb­liğ ev­rakını mu­ha­tap­larına en kısa za­man­da ver­me­dik­le­ri ve bun­dan ge­cik­me ve­ya za­rar vu­ku­a gel­diği tak­dir­de bir yıla kadar hapis ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 254- 7201 sayılı Ka­nu­nun 55 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde;

a) Kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunan muhatap,

b) Mu­ha­tap namına kendisine teb­li­gat yapıla­bi­le­cek olup da, bu Ka­nu­nun tat­bi­ki do­layısıyla teb­liğ me­mu­ru­na mu­ha­tap hakkında ya­lan be­yan­da bu­lu­nan kişi,

c) Mu­ha­tap ol­madığı ve­ya mu­ha­tap namına te­bel­lüğ et­me­ye yet­ki­si bu­lun­madığı hal­de teb­liğ me­mu­ru­na hü­vi­yet ve sıfatı hakkında ya­lan be­yan­da bu­lu­na­rak teb­liğ ev­rakını alan kim­se,

her bir bentte tanımlanan fiil dolayısıyla bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”

MAD­DE 255- 7201 sayılı Ka­nu­nun 56 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 56- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re teb­liğ ev­rakının ve­ya ih­bar­na­me­nin ta­li­ki­ne karşı ko­yan­lar ile ta­lik edi­len bu ka­bil ev­rakı bu­lun­duğu yer­den ko­pa­ran, im­ha eden ve­ya oku­na­maz ha­le ge­ti­ren­ler hakkında, üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ve yir­mi­beş gün­den yü­zel­li gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 256- 29/4/1959 ta­rih­li ve 7258 sayılı Fut­bol ve Diğer Spor Mü­sa­ba­ka­larında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 5 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

 “MAD­DE 5- Ka­nunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın, spor müsabakaları ile ilişkili olarak sabit ihtimalli veya müşterek bahis oynatanlar, oynanmasına yer veya imkân sağlayanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.

Yurt dışında oynatılan her çeşit bahis veya şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Her türlü bahis veya şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.

Kişileri, reklam vermek ve sair surette, her türlü bahis veya şans oyunlarını oynamaya teşvik edenler, altı aydan iki yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.

Bu maddede tanımlanan suçlarla bağlantılı olarak, her türlü bahis veya şans oyunlarının oynanmasına tahsis edilen veya oynanmasında kullanılan ya da suçun konusunu oluşturan eşya ile bu oyunların oynanması için ortaya konulan veya oynanması suretiyle elde edilen her türlü mal varlığı değeri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir.

Bu maddede tanımlanan suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Bu maddede tanımlanan suçlarla ilgili olarak, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun erişimin engellenmesine ilişkin hükümleri uygulanır.”

 MAD­DE 257- 15/5/1959 ta­rih­li ve 7269 sayılı Umu­mi Ha­ya­ta Mü­es­sir Afet­ler Do­layısiy­le Alına­cak Ted­bir­ler­le Yapıla­cak Yardımla­ra Da­ir Ka­nu­nun 47 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 47- a) Yardıma da­vet anında şehir, ka­sa­ba ve köy­ler­de bu­lu­nup da mak­bul bir ma­ze­ret­le­ri ol­maksızın sa­la­hi­yet­li me­mur­lar ta­rafından yapılan da­ve­te ica­bet et­me­yen­ler ve­ya ica­bet edip de çalışma­yan­lar ve­ya ve­ri­len işi yap­ma­yan­lar hakkında va­li ve­ya kay­ma­kam­lar ta­rafından yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

b) Afet böl­ge­le­rin­de fe­la­ket­ze­de­le­re yardım mak­sadıyla dev­let da­i­re ve mü­es­se­se­le­riy­le hu­su­si ida­re­ler, be­le­di­ye­ler ve köy­ler ve am­me me­na­fi­i­ne ha­dim hayır  ce­mi­yet­le­ri  ta­rafından  be­del­li  ve­ya  be­del­siz  ola­rak ve­ri­len inşaat  mal­ze­me­si ve­ya alat ve ede­vatı ve­ya diğer mal­ları sa­tan ve­ya dev­re­den ve­ya başka mak­sat­lar­la kul­la­nan­lar hakkında, fi­il­le­ri da­ha ağır ce­zayı is­til­zam et­me­diği tak­dir­de, yüz gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.

c) Dev­let ve­ya dev­le­te bağlı ida­re­ler­le ser­ma­ye­si­nin en az yarısı dev­le­te ait mü­es­se­se me­mur­larına afet do­layısıyla ve­ri­len va­zi­fe­yi ifa­da ih­mal ve su­i­is­ti­mal­le­rin­den ve­ya bu mak­sat­la ken­di­le­ri­ne ve­ri­len pa­ra ve mal­ları zim­me­te ge­çir­me­le­rin­den ve­ya suç teşkil eden sa­ir fi­il­le­rin­den do­layı hak­larında ka­mu gö­rev­li­le­ri hakkında­ki ce­za hü­küm­le­ri tat­bik olu­nur.”

MAD­DE 258- 4/1/1960 ta­rih­li ve 7402 sayılı Sıtmanın İmhası Hakkında Ka­nu­nun 14 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 14- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri ge­reğin­ce sa­la­hi­yet­li mer­ci­ler ta­rafından alınması lü­zum­lu gö­rü­len ted­bir­le­ri ye­ri­ne ge­tir­me­yen 3659 sayılı Ka­nu­na ta­bi teşek­kül­ler ve bun­la­ra bağlı ida­re, mü­es­se­se ve ku­rum­lar ve ser­ma­ye­si­nin yarısından faz­lası Dev­le­te ait sa­ir teşek­kül­le­re men­sup bi­lu­mum me­mur ve müs­tah­dem­ler hakkında Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun ka­mu gö­rev­li­le­ri­ne ilişkin hü­küm­le­ri tat­bik olu­nur.”

MAD­DE 259- 7402 sayılı Ka­nu­nun 15 in­ci mad­de­sin­de yer alan “şahıslar üç­yüzkırkye­di­mil­yon li­ra idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılırlar.” iba­re­si “şahısla­ra dört­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.” şek­lin­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 260- 7402 sayılı Ka­nu­nun 16 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 16- 7 nci mad­de hük­mü­ne ri­a­yet et­me­yen­le­re yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Fi­i­lin tek­rarı ha­lin­de pa­ra ce­zasının iki katı ve­ri­lir.” 

MAD­DE 261- 7402 sayılı Ka­nu­nun 17 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 17- 8 in­ci mad­de­de yazılı ya­sak­la­ra aykırı ha­re­ket eden­le­re dört­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Fi­i­lin tek­rarı ha­lin­de pa­ra ce­zasının iki katı ve­ri­lir.”

MAD­DE 262- 7402 sayılı Ka­nu­nun 18 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 18- 9 un­cu mad­de­de yazılı ted­bir­le­ri al­ma­yan ve­ya bun­ları ida­me et­tir­me­yen hu­su­si hük­mi şahıslar­la adi or­taklıkların işle­ri­ni fi­i­len ida­re eden va­zi­fe­li­le­ri ve ta­al­lu­ku ha­lin­de ida­re mec­li­si re­i­si ve aza­ları ve ha­ki­ki şahısla­ra ye­di­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 263- 7402 sayılı Ka­nu­nun 19 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 19- 11 in­ci mad­de­de yazılı mec­bu­ri­ye­te ri­a­yet et­me­yen­le­re dört­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Fi­i­lin tek­rarı ha­lin­de pa­ra ce­zasının iki katı ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 264- 7402 sayılı Ka­nu­nun 20 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 20- Teşki­lat ta­rafından bu Ka­nun­da yazılı hu­sus­lar hakkında tan­zim olu­na­cak zabıt va­ra­ka­ları, so­rum­lu­ların hü­vi­yet ve ika­met­gahı tes­bit edil­dik­ten son­ra der­hal yet­ki­li mer­ci­e tev­di olu­nur.”

MAD­DE 265- 6/5/1960 ta­rih­li ve  7472 sayılı Zi­ra­at Yük­sek Mü­hen­dis­liği Hakkında Ka­nu­nun 4 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 4- Bu Ka­nu­nun 1 in­ci mad­de­sin­de yazılı ev­saf ve şera­i­ti ha­iz ol­madıkları hal­de zi­ra­at yük­sek mü­hen­di­si un­vanını kul­la­nan­la­ra ma­hallî mülkî amir ta­rafından beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 266- 7472 sayılı Ka­nu­nun 5 in­ci mad­de­si­nin (b) ben­di aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“b) Mahkûmi­ye­te bağlı hak yok­sun­luğu bu­lun­mak,”

MAD­DE 267- 9/5/1960 ta­rih­li ve 7478 sayılı Köy İçme Su­ları Hakkında Ka­nu­nun 16 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 16- Bir kim­se, da­ha ön­ce­den ve­ya bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re ku­rul­muş olan iç­me su­yu te­sis­le­ri­ni tah­rip ve­ya im­ha eder ve­ya bo­zar ya­hut bun­la­ra za­rar ve­rir­se Türk Ce­za Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.

Te­sis edi­len su kul­lanım dü­ze­ni­ni bo­zan­la­ra ve­ya yet­ki­li mer­ci­ler­ce alınan ka­rar­la­ra uy­ma­yan­la­ra ma­hal­li mül­ki amir ta­rafından yüz Türk Li­rasından bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 268- 12/9/1960 ta­rih­li ve 80 sayılı 1580 sayılı Be­le­di­ye Ka­nu­nu­nun 15 in­ci Mad­de­si­nin 58 in­ci Ben­di­ne Tev­fi­kan Be­le­di­ye­ler­ce Ku­ru­lan Top­tancı Ha­l’­le­ri­nin Su­re­ti İda­re­si Hakkında Ka­nu­nun 4 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 4- Bu Ka­nun ile bu Ka­nu­na is­ti­na­den yü­rür­lüğe ko­nu­lan yö­net­me­lik esas­larına aykırı ha­re­ket eden­ler hakkında be­le­di­ye en­cü­men­le­rin­ce;

a) Bin Türk Li­rasından on­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zasına,

b) Üç se­ne­ye ka­dar hal da­hi­lin­de fa­a­li­yet­ten me­n’­e,

ka­rar ve­ri­lir.

Hal da­hi­lin­de bir ay­dan faz­la fa­a­li­yet­ten men edi­len­le­rin ha­l’­de­ki yer­le­ri ge­ri alına­rak başka­larına tah­sis edi­le­bi­lir. Satış mev­zu­u mal­ların ne su­ret­le tas­fi­ye edi­le­ceği yö­net­me­lik­ler­de gös­te­ri­lir.”

MAD­DE 269- 12/12/1960 ta­rih­li ve 155 sayılı Ha­ri­ta ve Plan­la­ra Ait İşaret­le­rin Ko­run­ması Hakkında Ka­nu­nun 1 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 1- Ha­ri­ta ve plan­la­ra ait am­me hiz­me­ti­ne mah­sus (Ni­ren­gi, ni­vel­man, po­li­gon, rö­per te­sis­le­ri gi­bi) işaret­le­ri ye­rin­den çıka­ran­lar, ye­rin­den oy­na­tan­lar, tanınmaz hâle ge­ti­ren­ler ve­ya il­gi­li ma­kam­lar­dan mü­sa­a­de al­maksızın ye­ri­ni değişti­ren kişi bir yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 270- 16/12/1960 ta­rih­li ve 167 sayılı Ye­raltı Su­ları Hakkında Ka­nu­nun 18 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 18- Bu Ka­nun­da­ki ve­ci­be­le­ri ye­ri­ne ge­tir­me­yen­ler bu ha­re­ket­le­rin­den do­layı, diğer ka­nun­la­ra gö­re suç oluştur­madığı tak­dir­de, bu mad­de hük­mü­ne gö­re ce­za­landırılırlar.

a) Bel­ge al­ma­dan 8 in­ci mad­de­de­ki işle­ri ya­pan­lar ile kas­ten yanlış bil­gi ve­ren­ler bin Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır. Ce­za alınmak­la be­ra­ber, ku­yu­nun açılıp işle­til­me­sin­de Dev­let Su İşle­ri Ge­nel Mü­dür­lüğün­ce bir mah­zur gö­rül­mez­se, sa­hi­bi­ne ge­rek­li bel­ge ve­ri­lir. Ak­si hâlde, ku­yu ka­patılır ve mas­rafı ku­yu­yu açtıran­dan alınır.

b) 10 ve 11 in­ci mad­de hü­küm­le­ri­ne aykırı ha­re­ket eden­ler­le ara­ma, kul­lan­ma, ıslah ve ta­dil fa­a­li­yet­le­ri sırasında ko­nu­lan şart­la­ra ri­a­yet et­me­yen­ler, mü­ra­ca­at form­larında is­te­nen bil­gi­le­ri ver­me­yen­ler, 8 in­ci mad­de­nin son fıkrasında­ki mec­bu­ri­ye­te ri­a­yet et­me­yen­ler beşyüz Türk Li­rasından iki­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır. Ayrıca, ku­yu ka­patıla­rak mas­rafı açtıran­dan alınır.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 271- 4/1/1961 ta­rih­li ve 213 sayılı Ver­gi Usul Ka­nu­nu­nun 2 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 2- Güm­rük ida­re­le­ri ta­rafından alınan ver­gi ve re­sim­ler bu Ka­nu­na ta­bi değil­dir. Bu ver­gi ve re­sim­ler­le il­gi­li ola­rak 27/10/1999 ta­rih­li ve 4458 sayılı Güm­rük Ka­nu­nu­nun 242 nci mad­de­si hü­küm­le­ri uy­gu­lanır.”

MAD­DE 272- 213 sayılı Ka­nu­nun 5 in­ci mad­de­si­nin altıncı fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Açıkla­nan bu bil­gi­ler ele alına­rak mü­kel­lef­le­rin hay­si­yet, şeref ve hak­larına te­ca­vüz edi­le­mez.” 

MAD­DE 273- 213 sayılı Ka­nu­nun 87 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 87- Tak­dir, ta­di­lat ve zi­rai ka­zanç­lar il ko­mis­yon­ları ile özel ko­mis­yon­la­ra, me­mur­ların dışında, se­çi­le­cek kim­se­ler­de aşağıda­ki vasıflar aranır:

1. İyi ah­lak sa­hi­bi ol­mak ve ika­met et­tiği ve­ya iş gör­düğü mu­hi­tin em­ni­yet ve iti­madını ka­zanmış bu­lun­mak.

2. Me­de­ni hak­lar­dan ıskat edil­miş bu­lun­ma­mak.

3. Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 53 ün­cü mad­de­sin­de be­lir­ti­len sü­re­ler geç­miş ol­sa bi­le; kas­ten işle­nen bir suç­tan do­layı beş yıl ve­ya da­ha faz­la sü­rey­le ha­pis ce­zasına ya da dev­le­tin gü­ven­liğine karşı suç­lar, Ana­ya­sal dü­ze­ne ve bu dü­ze­nin işle­yişine karşı suç­lar, mil­li sa­vun­ma­ya karşı suç­lar, dev­let sırlarına karşı suç­lar ve ca­sus­luk, zim­met, ir­tikâp, rüşvet, hırsızlık, do­landırıcılık, sah­te­ci­lik, gü­ve­ni kö­tü­ye kul­lan­ma, hi­le­li if­las, iha­le­ye fe­sat karıştırma, edi­min ifasına fe­sat karıştırma, suç­tan kay­nak­la­nan mal­varlığı değer­le­ri­ni ak­la­ma, ka­çakçılık ve­ya ver­gi ka­çakçılığı suç­larından mahkûm ol­ma­mak.

4. Tak­dir ve özel ko­mis­yon­la­ra se­çi­le­cek­ler­de, ayrıca otuz yaşını bi­tir­miş ol­mak.

5. Ta­di­lat ve zi­rai ka­zanç­lar il ko­mis­yon­larına se­çi­le­cek­ler­de ayrıca men­sup ol­duğu şehir ve­ya ka­sa­banın ik­ti­sa­di şart­larına ve em­lak ve zi­ra­at işle­ri­ne vu­ku­fu ol­mak ve yir­mi­beş yaşını bi­tir­miş bu­lun­mak.”

MAD­DE 274- 213 sayılı Ka­nu­nun 246 ncı mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Gö­re­vi­ni ih­mal ve­ya su­i­is­ti­mal eden muh­tar ve ih­ti­yar he­ye­ti üye­le­ri Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun gö­re­vi kö­tü­ye kul­lan­ma su­çu­na ilişkin hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 275- 213 sayılı Ka­nu­nun 344 ün­cü mad­de­si­nin başlığı “Ver­gi zi­yaı ce­zası” şek­lin­de ve ayrıca bi­rin­ci ve ikin­ci fıkra­ları bir­leşti­ri­le­rek aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“341 in­ci mad­de­de yazılı hal­ler­de ver­gi zi­yaına se­be­bi­yet ve­ril­diği tak­dir­de, mü­kel­lef ve­ya so­rum­lu hakkında zi­yaa uğratılan ver­gi­nin bir katı tu­tarında ver­gi zi­yaı ce­zası ke­si­lir.”

MAD­DE 276- 213 sayılı Ka­nu­nun Dör­dün­cü Ki­tap, İkin­ci Kısmının Üçün­cü Bö­lüm başlığı “Suç­lar ve Ce­za­ları” şek­lin­de ve 359 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 359- a) Ver­gi ka­nun­larına gö­re tu­tu­lan ve­ya dü­zen­le­nen ve sak­lan­ma ve ib­raz mec­bu­ri­ye­ti bu­lu­nan;

1) Def­ter ve kayıtlar­da he­sap ve mu­ha­se­be hi­le­le­ri ya­pan­lar, ger­çek ol­ma­yan ve­ya kay­da ko­nu işlem­ler­le il­gi­si bu­lun­ma­yan kişiler adına he­sap açan­lar ve­ya def­ter­le­re kaydı ge­re­ken he­sap ve işlem­le­ri ver­gi mat­rahının azal­ması so­nu­cu­nu doğura­cak şekil­de ta­ma­men ve­ya kısmen başka def­ter, bel­ge ve­ya diğer kayıt or­tam­larına kay­de­den­ler,

2) Def­ter, kayıt ve bel­ge­le­ri tah­rif eden­ler ve­ya giz­le­yen­ler ve­ya muh­te­vi­yatı iti­ba­riy­le yanıltıcı bel­ge dü­zen­le­yen­ler ve­ya bu bel­ge­le­ri kul­la­nan­lar,

Hakkında bir yıldan üç yıla ka­dar ha­pis ce­zasına hük­mo­lu­nur. Varlığı no­ter tas­dik kayıtları ve­ya sa­ir su­ret­ler­le sa­bit ol­duğu hal­de, in­ce­le­me sırasında ver­gi in­ce­le­me­si­ne yet­ki­li kim­se­le­re def­ter ve bel­ge­le­rin ib­raz edil­me­me­si, bu fıkra hük­mü­nün uy­gu­lan­masında giz­le­me ola­rak ka­bul edi­lir. Ger­çek bir mu­a­me­le ve­ya du­ru­ma da­yan­mak­la bir­lik­te bu mu­a­me­le ve­ya du­ru­mu ma­hi­yet ve­ya mik­tar iti­ba­riy­le ger­çeğe aykırı şekil­de yansıtan bel­ge ise, muh­te­vi­yatı iti­ba­riy­le yanıltıcı bel­ge­dir.

b) Ver­gi ka­nun­ları uyarınca tu­tu­lan ve­ya dü­zen­le­nen ve sak­la­ma ve ib­raz mec­bu­ri­ye­ti bu­lu­nan def­ter, kayıt ve bel­ge­le­ri yok eden­ler ve­ya def­ter sa­hi­fe­le­ri­ni yok ede­rek ye­ri­ne başka yap­rak­lar ko­yan­lar ve­ya hiç yap­rak koy­ma­yan­lar ve­ya bel­ge­le­rin asıl ve­ya su­ret­le­ri­ni ta­ma­men ve­ya kısmen sah­te ola­rak dü­zen­le­yen­ler ve­ya bu bel­ge­le­ri kul­la­nan­lar, üç yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır. Ger­çek bir mu­a­me­le ve­ya du­rum ol­madığı hal­de bun­lar varmış gi­bi dü­zen­le­nen bel­ge, sah­te bel­ge­dir.

c) Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re an­cak Ma­li­ye Ba­kanlığı ile an­laşması bu­lu­nan kişile­rin ba­sa­bi­le­ceği bel­ge­le­ri, Ba­kanlık ile an­laşması ol­madığı hal­de ba­san­lar ve­ya bi­le­rek kul­la­nan­lar iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

371 in­ci mad­de­de­ki pişmanlık şart­larına uy­gun ola­rak du­ru­mu il­gi­li ma­kam­la­ra bil­di­ren­ler hakkında bu mad­de hük­mü uy­gu­lan­maz.

Ka­çakçılık suç­larını işle­yen­ler hakkında bu mad­de­de yazılı ce­za­ların uy­gu­lan­ması 344 ün­cü mad­de­de yazılı ver­gi zi­yaı ce­zasının ayrıca uy­gu­lan­masına en­gel teşkil et­mez.”

MAD­DE 277- 213 sayılı Ka­nu­nun 360 ıncı mad­de­si başlığıyla bir­lik­te aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Ce­za­dan in­di­rim

MAD­DE 360- 359 un­cu mad­de­de yazılı suç­ların işle­nişine işti­rak eden suç or­tak­larının bu suç­ların işlen­me­sin­de men­fa­a­ti­nin bu­lun­ma­ması ha­lin­de, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun su­ça işti­rak hü­küm­le­ri­ne gö­re hakkında ve­ri­le­cek ce­zanın yarısı in­di­ri­lir.”

MAD­DE 278- 213 sayılı Ka­nu­nun 362 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 362- Bu Ka­nun­da yazılı ver­gi mah­re­mi­ye­ti­ne uy­maya mec­bur olan kim­se­ler­den bu mah­re­mi­ye­ti ih­lal eden­ler, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 239 un­cu mad­de­si hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 279- 213 sayılı Ka­nu­nun 363 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 363- Bu Ka­nu­nun 6 ncı mad­de­si­nin son fıkrası ge­reğin­ce mü­kel­lef­le­rin ver­gi ka­nun­larının uy­gu­lan­ması ile il­gi­li he­sap, yazı ve sa­ir özel işle­ri­ni yap­ma­ları ya­sak edi­len me­mur­lar­dan bu ya­sağa aykırı ha­re­ket­te bu­lu­nan­lar Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 257 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası hük­mü­ne gö­re ce­za­landırılır. Bu ha­re­ket­ler­le ver­gi zi­yaına ne­den olun­ması ha­lin­de, kişiye ayrıca bu Ka­nu­nun 344 ün­cü mad­de­si­ne gö­re ver­gi zi­yaı ce­zası ke­si­lir.”

MAD­DE 280- 213 sayılı Ka­nu­nun 367 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 367- Yaptıkları in­ce­le­me sırasında 359 un­cu mad­de­de yazılı suç­ların işlen­diğini tes­pit eden ma­li­ye mü­fet­tişle­ri, he­sap uz­man­ları ile bun­ların yardımcıları ve ge­lir­ler kon­tro­lör­le­ri ile staj­yer ge­lir­ler kon­tro­lör­le­ri ta­rafından doğru­dan doğru­ya ve ver­gi in­ce­le­me­si­ne yet­ki­li olan diğer me­mur­lar ta­rafından il­gi­li ver­gi da­i­re­si­nin bağlı bu­lun­duğu ver­gi da­i­re­si başkanlığının ve­ya def­ter­darlığın mü­ta­la­asıyla, key­fi­ye­tin Cum­hu­ri­yet başsavcılığına bil­di­ril­me­si mec­bu­ri­dir.

359 un­cu mad­de­de yazılı suç­ların işlen­diğine sa­ir su­ret­ler­le ıttıla hasıl eden Cum­hu­ri­yet başsavcılığı he­men il­gi­li ver­gi da­i­re­si­ni ha­ber­dar ede­rek in­ce­le­me yapılmasını ta­lep eder.

Ka­mu da­vasının açılması, in­ce­le­me ne­ti­ce­si­nin Cum­hu­ri­yet başsavcılığına bil­di­ril­me­si­ne ta­lik olu­nur.

359 un­cu mad­de­de yazılı suç­lar­dan do­layı ce­za­ya hük­me­dil­me­si, ver­gi zi­yaı ce­zası ve­ya usul­süz­lük ce­za­larının ayrıca uy­gu­lan­masına en­gel teşkil et­mez.

Ce­za mah­ke­me­si ka­rar­ları, bu Ka­nu­nun dör­dün­cü ki­tabının ikin­ci kısmında yazılı ver­gi ce­za­larını uy­gu­la­ya­cak ma­kam ve mer­ci­le­rin işlem ve ka­rar­larına et­ki­li ol­madığı gi­bi, bu ma­kam ve mer­ci­ler­ce ve­ri­le­cek ka­rar­lar da ce­za hâkimi­ni bağla­maz.”

MAD­DE 281- 213 sayılı Ka­nu­nun 371 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 371- Be­ya­na da­ya­nan ver­gi­ler­de ver­gi zi­yaı ce­zasını ge­rek­ti­ren fi­il­le­ri işle­yen mü­kel­lef­ler­le bun­ların işle­nişine işti­rak eden diğer kişile­rin ka­nu­na aykırı ha­re­ket­le­ri­ni il­gi­li ma­kam­la­ra ken­di­liğin­den di­lek­çe ile ha­ber ver­me­si hâlin­de, hak­larında aşağıda yazılı kayıt ve şart­lar­la ver­gi zi­yaı ce­zası ke­sil­mez.

1. Mü­kel­le­fin key­fi­ye­ti ha­ber ver­diği ta­rih­ten ön­ce bir muh­bir ta­rafından her han­gi res­mi bir ma­ka­ma di­lek­çe ile ve­ya şifa­hi be­yanı tu­ta­nak­la tev­sik edil­mek su­re­tiy­le ha­ber ve­ri­len hu­sus hakkında ih­bar­da bu­lu­nul­mamış ol­ması (Di­lek­çe ve­ya tu­ta­nağın res­mi kayıtla­ra ge­çi­ril­miş ol­ması şarttır.).

2. Ha­ber ver­me di­lek­çe­si­nin yet­ki­li me­mur­lar ta­rafından mü­kel­lef nez­din­de her han­gi bir ver­gi in­ce­le­me­si­ne başlandığı ve­ya olayın tak­dir ko­mis­yo­nu­na in­ti­kal et­ti­ril­diği gün­den ev­vel (Ka­çakçılık su­çu teşkil eden fi­il­le­rin işlen­diğinin tes­pi­tin­den ön­ce) ve­ril­miş ve res­mi kayıtla­ra ge­çi­ril­miş ol­ması.

3. Hiç ve­ril­me­miş olan ver­gi be­yan­na­me­le­ri­nin mü­kel­le­fin ha­ber ver­me di­lek­çe­si­nin ve­ril­diği ta­rih­ten başla­ya­rak on­beş gün için­de tev­di olun­ması.

4. Ek­sik ve­ya yanlış yapılan ver­gi be­yanının mü­kel­le­fin key­fi­ye­ti ha­ber ver­me ta­ri­hin­den başla­ya­rak on­beş gün için­de ta­mam­lan­ması ve­ya dü­zel­til­me­si.

5. Mü­kel­lef­çe ha­ber ve­ri­len ve öde­me sü­re­si geç­miş bu­lu­nan ver­gi­le­rin, öde­me­nin ge­cik­tiği her ay ve kes­ri için, 6183 sayılı Ka­nu­nun 51 in­ci mad­de­sin­de be­lir­ti­len nis­pet­te uy­gu­la­na­cak ge­cik­me zammı oranında bir zam­la bir­lik­te ha­ber ver­me ta­ri­hin­den başla­ya­rak on­beş gün için­de öden­me­si.

Bu mad­de hü­küm­le­ri, em­lak ver­gi­si ile il­gi­li ola­rak uy­gu­lan­maz.”

MAD­DE 282- 5/1/1961 ta­rih­li ve 222 sayılı İlköğre­tim ve Eğitim Ka­nu­nu­nun 56 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 56 - Muh­tarlıkça ve­ya mülkî amir­ce yapılan teb­liğe rağmen ço­cuğunu oku­la gön­der­me­yen ve­li ve­ya va­si­ye okul ida­re­sin­ce tes­pit edi­len ço­cuğun oku­la de­vam et­me­diği be­her gün için onbeş Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Bu pa­ra ce­zasına rağmen ço­cuğunu oku­la gön­der­me­yen ve­ya gön­der­me­me se­bep­le­ri­ni okul ida­re­si­ne bil­dir­me­yen ço­cuğun ve­li ve­ya va­si­si­ne beş­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 283- 222 sayılı Ka­nu­nun 57 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 57 - Okul ida­re­le­ri ve mülkî amir­lik­ler­ce bu Ka­nu­na gö­re usu­len so­ru­la­cak so­ru­la­ra ce­vap ver­mek­ten kaçınan­lar ile ger­çeğe uy­ma­yan be­yan­da bu­lu­nan­la­ra yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 284- 222 sayılı Ka­nu­nun 59 un­cu mad­de­si­nin dör­dün­cü ve altıncı fıkra­ları aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Yu­karıda­ki hü­küm­le­re aykırı dav­ra­nan­la­ra dört­yüz Türk Li­rasından bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

“Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 285- 5/1/1961 ta­rih­li ve 237 sayılı Taşıt Ka­nu­nu­nun 16 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 16- Bu Ka­nu­nun şümu­lü­ne gi­ren taşıtları her ne su­ret­le olur­sa ol­sun tah­sis olun­duğu işin gay­ri­sin­de ve­ya şahsî hu­sus­lar­da kul­la­nan­lar ve­ya kul­lanılmasına mü­sa­a­de eden­ler ve­ya ka­nun­da yazılı ol­duğu şekil­de kul­lanılmış gi­bi gös­te­ren­ler ve­ya ka­nu­nen bir ma­ka­ma ve­ya işe tah­sis olun­madığı hâlde ha­ki­ka­ti tağyir ile bu taşıtlar­dan is­ti­fa­de eden ve et­ti­ren­ler, bun­ların gi­diş ge­lişine mü­sa­a­de eden­ler ve­ya ka­nu­na aykırı ola­rak nu­ma­ra ve pla­ka ve­ren­ler­le kul­la­nan­lar ve­ya kul­lanılma­ya el­ve­rişli ol­duğu hâlde eko­no­mik öm­rü­nü dol­dur­duğu ba­ha­ne­siy­le ye­ni­le­yen ve­ya ye­ni­le­ten­ler ve­ya bu hu­sus­lar için mas­raf ta­hak­kuk ev­rakını hazırla­yan ve­ya tas­dik ve­ya bun­la­ra ait ita emir­le­ri­ni vi­ze eden­ler hakkında bir se­ne­ye ka­dar ha­pis ce­zasına hük­mo­lu­nur. Bu yüz­den hasıl olan mas­raf ve za­rar­lar ge­nel hü­küm­le­re gö­re taz­min et­ti­ri­lir.”

MAD­DE 286- 26/4/1961 ta­rih­li ve 298 sayılı Se­çim­le­rin Te­mel Hü­küm­le­ri ve Seç­men Kü­tük­le­ri Hakkında Ka­nu­nun 79 un­cu mad­de­si­nin dör­dün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu Ka­nu­nun uy­gu­lan­masında si­lah­tan mak­sat Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 6 ncı mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasının (f) ben­di­nin (1), (2), (3) ve (5) nu­ma­ralı alt bent­le­rin­de gös­te­ri­len­ler­dir.”

MAD­DE 287- 298 sayılı Ka­nu­nun 133 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 133- Hi­le­li fa­a­li­yet­ler­le ve­ya her­han­gi bir şekil ve su­ret­te ce­bir ve­ya şid­det kul­la­na­rak ve­ya teh­dit ede­rek, bu Ka­nun­da yazılı ku­rul­ların top­lan­ma­larına ve­ya gö­rev­le­ri­nin ifasına ma­ni olan­lar, iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Yu­karıda­ki fıkra­da yazılı fi­il­ler, si­lah­la işle­nir­se, ve­ri­le­cek ce­za üç yıldan aşağı ola­maz. Bu fi­il­ler, ara­larından bi­ri si­lahlı en az üç kişi ta­rafından bir­lik­te işlen­diği tak­dir­de, fa­il­ler hakkında beş yıldan on­beş yıla ka­dar ha­pis ce­zasına hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 288- 298 sayılı Ka­nu­nun 134 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 134- Se­çim işle­ri­nin ce­re­yanı sırasında, se­çi­min dü­zen­li yü­rü­tül­me­si­ni sağla­mak mak­sadı ile, bu Ka­nun­da yazılı ku­rul­lar ve­ya­hut ku­rul başkan­ları ta­rafından alınan ka­rar ve ted­bir­le­re, ih­ta­ra rağmen ri­a­yet et­me­yen kişile­re iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Her­han­gi bir şekil­de alınan ka­rar ve ted­bir­le­rin uy­gu­lan­masını zor­laştıran ve­ya­hut ka­rar ve ted­bir­le­rin ne­ti­ce­siz kal­masına se­be­bi­yet ve­ren kim­se­ler, altı aya ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Yu­karıda yazılı fi­il­ler, gö­rev­li kim­se­ler ta­rafından işlen­diği ve fi­il­le­ri da­ha ağır ce­zayı ge­rek­ti­ren suç oluştur­madığı tak­dir­de, bi­rin­ci ve­ya ikin­ci fıkra­ya gö­re ve­ri­le­cek ce­za yarı oranında artırılır.”

MAD­DE 289- 298 sayılı Ka­nu­nun 136 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 136- Ku­rul­la­ra se­çil­diği hal­de haklı se­bep ol­maksızın va­zi­fe­si başına gel­me­yen­ler el­li gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.

Se­çim başladıktan son­ra ku­rul­da­ki gö­rev­le­ri­ni haklı bir se­bep ol­maksızın terk eden­ler, üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 290- 298 sayılı Ka­nu­nun 137 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 137- Se­çim ku­rul­ları başkan ve üye­le­rin­den her­han­gi bi­ri ve­ya bu Ka­nun­da yazılı işler­den bi­riy­le gö­rev­len­di­ri­len kim­se­ler sandık seç­men lis­te­le­ri­ni, aday lis­te­le­ri­ni, se­çi­me ait kağıt ve pa­ket­le­ri ve oy pu­su­la­larını, oy sandıklarını, oy zarf­larını ve­ya mad­di ve malî vasıta­ları ve bil­cüm­le se­çim araç ve ge­reç­le­ri­ni vak­tin­de yer­le­ri­ne gön­der­mez­ler ve­ya gön­de­ril­me­si­ne ma­ni olur­lar ve­ya tes­lim et­mez­ler ve­ya tes­lim al­maz­lar­sa, iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Bu fi­il­le­ri gö­rev­li­ler­den başka­ları ya­par­sa, ce­zanın alt sınırı bir yıldır.”

MAD­DE 291- 298 sayılı Ka­nu­nun 138 in­ci mad­de­si başlığıyla bir­lik­te aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Gö­re­vi kö­tü­ye kul­lan­ma:

MAD­DE 138- Bu Ka­nu­nun tat­bi­ki ile gö­rev­li ve­ya bu Ka­nu­na gö­re gö­rev­len­di­ri­len kim­se­ler gö­rev­le­ri­ni her han­gi bir şekil­de kö­tü­ye kul­landıkları tak­dir­de, fi­il­le­ri bu Ka­nun­da ayrı bir suç ola­rak tanımlan­mamış ise, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 257 nci mad­de­si­ne gö­re ve­ri­le­cek ce­za altıda bir­den üç­te bi­re ka­dar artırıla­rak hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 292- 298 sayılı Ka­nu­nun 140 ıncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 140- Seç­men kü­tüğünün dü­zen­len­me­si­ne esas teşkil ede­cek olan kro­ki­ler­le, bi­na­lar cet­ve­li­ni il­çe se­çim ku­ru­lu başkanınca bil­di­ri­len sü­re için­de dü­zen­le­ye­rek ver­me­yen­ler ve­ya kro­ki ve bi­na­lar cet­vel­le­ri­ni seç­men kü­tüğünün dü­zen­len­me­si­ne el­ve­rişli bir şekil­de yap­ma­yan­lar hakkında, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 257 nci mad­de­sin­de yazılı ce­za­lar altıda bir­den üç­te bi­re ka­dar artırıla­rak hük­mo­lu­nur.

Sayım ve yazım ve de­ne­tim işlem­le­ri sırasında, bel­li edi­len esas­la­ra aykırı ha­re­ket­te bu­lu­nan­lar­la, so­ru­la­ra ce­vap ver­me­yen­ler ve­ya bi­le­rek ger­çeğe aykırı ce­vap ve­ren­ler ya­hut ilk sayım ve yazım gü­nün­de, ilan edi­le­cek sü­re­den ön­ce bu­lun­duk­ları ye­ri terk eden­le­re, fi­il­le­ri suç oluştur­madığı tak­dir­de yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 293- 298 sayılı Ka­nu­nun 143 ün­cü mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasında yer alan “üç ay­dan bir se­ne­ye” iba­re­si “altı ay­dan iki se­ne­ye” şek­lin­de değişti­ril­miş ve “ve iki­bin­beşyüz li­ra­dan on­bin li­ra­ya ka­dar ağır pa­ra” iba­re­si mad­de met­nin­den çıkartılmıştır.

MAD­DE 294- 298 sayılı Ka­nu­nun 144 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 144- Seç­men kü­tüğüne ken­di­si­ni ve­ya bir başka seç­me­ni bi­le­rek bir­den faz­la kayıt et­ti­ren­ler ve­ya bu so­nu­cu ve­ren fi­il­le­ri bi­le­rek ya­pan­lar altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Yu­karıda­ki fıkra­da yazılı suç­lar bu işler­le gö­rev­len­di­ri­len­ler ta­rafından işlen­diği tak­dir­de bir yıldan üç yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.”   

MAD­DE 295- 298 sayılı Ka­nu­nun 147 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasında yer alan “ve bin li­ra­dan beşbin li­ra­ya ka­dar ağır pa­ra” ve ikin­ci fıkrasında yer alan “ve beşyüz li­ra­dan iki­bin­beşyüz li­ra­ya ka­dar ağır pa­ra” iba­re­le­ri mad­de met­nin­den çıkartılmıştır.

MAD­DE 296- 298 sayılı Ka­nu­nun 148 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Ta­ma­men ve­ya kısmen sah­te seç­men kü­tüğü ve­ya seç­men lis­te­si tan­zim eden ve­ya bo­zan ve­ya ça­lan ve­ya yok eden kim­se hakkında Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun bel­ge­de sah­te­ci­lik su­çu­na ilişkin hü­küm­le­ri­ne gö­re ve­ri­le­cek ce­za yarı oranında artırılır.”

MAD­DE 297- 298 sayılı Ka­nu­nun 149 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 149- Her kim 51 in­ci mad­de­de gös­te­ri­len he­ye­tin ku­rul­mamış ol­duğu top­lantıda söz alır ve söy­ler­se, üç ay­dan altı aya ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Her­han­gi bir vasıta ile bir se­çim pro­pa­gan­dası top­lantısına en­gel olan ve­ya de­vamına imkân ver­me­ye­cek ha­re­ket ve ter­tip­ler­le onu ih­lal eden kim­se altı ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır. Bu fi­il­ler iki­den faz­la kim­se ta­rafından bir­lik­te ve ce­bir ve­ya şid­det kul­lanıla­rak ya da teh­di­de başvu­ru­la­rak işle­nir­se, fa­il­ler hakkında iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zasına hük­mo­lu­nur. Eğer fi­il, ara­larından bi­ri si­lahlı en az üç kişi ta­rafından bir­lik­te işle­nir­se, fa­il­ler hakkında beş yıldan se­kiz yıla ka­dar ha­pis ce­zasına hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 298- 298 sayılı Ka­nu­nun 149/A mad­de­si­nin üçün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bi­rin­ci fıkra hük­mü­ne gö­re hakkında yayın dur­du­rul­ması ka­rarı ve­ri­len özel rad­yo ve te­le­viz­yon ku­ru­luşlarının so­rum­lu­larına, on­beşbin Türk Li­rasından yüz­bin Türk Li­rasına; ye­rel yayın ya­pan özel rad­yo ve te­le­viz­yon ku­ru­luşlarının so­rum­lu­larına, beşyüz Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 299- 298 sayılı Ka­nu­nun 150 nci mad­de­sin­de yer alan “on beş gün­den” iba­re­si mad­de met­nin­den çıkartılmıştır.

MAD­DE 300- 298 sayılı Ka­nu­nun 151 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 151- Oy ver­me gü­nün­den ön­ce­ki gü­nün sa­at 18.00’in­den son­ra ve oy ver­me gü­nün­de umu­mi ve­ya umu­ma açık yer­ler­de se­çim pro­pa­gan­dası için top­lantı ve­ya pro­pa­gan­da ya­pan­lar ve­ya bu mak­sat­la yayınlar­da bu­lu­nan­lar ve­ya ne su­ret­le olur­sa ol­sun se­çi­min dü­ze­ni­ni bo­za­bi­le­cek ve­ya oy ver­me­nin tam bir ser­best­lik­le yapılmasına te­sir ede­bi­le­cek ma­hi­yet­te söz, yazı ve­ya sa­ir su­ret­ler­le pro­pa­gan­da ya­pan­lar ve­ya asılsız şayi­a­lar çıka­ran­lar üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Bu Ka­nu­nun 58, 60 ve 61 in­ci mad­de­le­rin­de yazılan ya­sak­la­ra aykırı ha­re­ket eden­ler, altı ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 301- 298 sayılı Ka­nu­nun 154 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 154- Özel ka­nun­ların adaylık koy­ma hu­su­sun­da ka­bul et­tiği esas ve şekil­le­re uy­maksızın adaylıklarını ko­yan me­mur­lar ve yargıçlar­la, adaylığını koy­mak için or­du­dan ayrılma is­teğin­de bu­lun­muş ve bu is­tek­le­ri ka­bul edil­miş ol­masına rağmen her­han­gi bir se­bep­le gö­re­vin­den fi­i­len ayrılma­dan ve­ya res­mi el­bi­se­siy­le pro­pa­gan­da ya­pan ve­ya bu ma­hi­yet­te her­han­gi bir ha­re­ket­te bu­lu­nan su­bay­lar, as­kerî me­mur­lar ve ast­su­bay­lar yüz gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.

Yargıç ve yargıç sınıfından sayılan­lar­la, as­kerî şahıslar ve bu Ka­nu­nun 62 nci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrasında yazılı me­mur ve hiz­met­li­le­rin özel ka­nun­larına gö­re ilan olu­nan se­çi­min başlangıç ta­ri­hin­den oy ver­me­nin so­na er­me­si­ne ka­dar bir si­ya­si par­ti ve­ya bağımsız aday­ların leh ve­ya aley­hin­de pro­pa­gan­da yap­ma­ları ve­ya her­han­gi bir su­ret­le tel­kin ve te­sir­de bu­lun­ma­ları ha­lin­de, fi­i­li da­ha ağır ce­zayı ge­rek­ti­ren bir suç oluştur­madığı tak­dir­de, üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılırlar.

63 ün­cü mad­de­de be­lir­ti­len ya­sak­la­ra uy­ma­yan­lar altı ay­dan bir se­ne­ye ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 302- 298 sayılı Ka­nu­nun 155 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 155- 64, 65 ve 66 ncı mad­de­ler­de yazılı ya­sak­la­ra uy­ma­yan­lar üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 303- 298 sayılı Ka­nu­nun 156 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 156 - Bu Ka­nun­da ayrıca ce­za hük­mü­ne bağlan­ma­yan ve Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı olan sa­ir pro­pa­gan­da­ların fa­il­le­ri hakkında Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası uy­gu­lanır.”

MAD­DE 304- 298 sayılı Ka­nu­nun 158 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 158- Sandık başında bu Ka­nu­na gö­re oy ver­me yö­nün­den ken­di­si­ne yük­le­til­miş olan ödev­le­ri ih­ta­ra rağmen yap­ma­yan seç­men­le­re iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 305- 298 sayılı Ka­nu­nun 159 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 159- Oyu­nu kul­landıktan son­ra ih­ta­ra rağmen sandık başından ayrılma­yan ve­ya her­han­gi bir mü­da­ha­le tel­kin ve­ya tav­si­ye­de bu­lu­nan ve­ya bun­la­ra teşeb­büs eden kim­se üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 306- 298 sayılı Ka­nu­nun 160 ıncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 160- Her kim oy ver­me sırasında seç­me ye­ter­liği ol­madığını bil­diği hal­de oy ver­me­ye teşeb­büs eder ve­ya ve­rir­se iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Başkasının adını taşıya­rak oy ver­me­ye teşeb­büs eden ve­ya ve­ren üç yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Bir sandıkta oy ver­dik­ten son­ra aynı ve­ya başka sandıkta tek­rar oy ver­me­ye teşeb­büs eden ve­ya ve­ren kim­se hakkında da ikin­ci fıkra hük­mü uy­gu­lanır.”

MAD­DE 307- 298 sayılı Ka­nu­nun 161 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Usu­lü­ne aykırı ola­rak ve­ya yet­ki­si ol­madığı hal­de her ne se­bep ve mak­sat­la olur­sa ol­sun oy sandığının ye­ri­ni değişti­ren­ler, ye­rin­den kaldıran­lar, oy sandığını açan, ça­lan ve­ya tah­rip eden ve­ya için­de­ki ve­ya için­den çıkan oy zarf­larını alan, ça­lan ve­ya değişti­ren kim­se üç yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 308- 298 sayılı Ka­nu­nun 163 ün­cü mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Se­çim ku­rul­ları başkan ve üye­le­rin­den her­han­gi bi­ri ka­nu­na aykırı ha­re­ket­le­riy­le se­çim mu­a­me­le­le­ri­nin yapılmasını ve oy ve­ril­me­si­ni kısmen ve­ya ta­ma­men imkânsız kılar ya­hut se­çim­le­rin but­lanına bi­le­rek se­be­bi­yet ve­rir­se, iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 309- 298 sayılı Ka­nu­nun 164 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 164- 1. Her kim, sandık başında seç­men­le­rin im­za­larını koy­duk­ları sandık seç­men lis­te­si­ne gel­me­yen­ler adına sah­te im­za at­mak, mü­hür koy­mak ve­ya par­mak bas­mak gi­bi hi­le­li bir ha­re­ket ile sandığa oy atar ve­ya attırır ise üç yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ve bin gün­den beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

2. Bu fi­il sandık başkan ve üye­le­ri ile res­mi me­mur­lar ta­rafından işlen­diği tak­dir­de, yu­karıda­ki fıkra­da yazılı ce­za­ya yarısı ek­le­ne­rek hük­mo­lu­nur.

3. Her kim, her­han­gi bir şekil­de se­çi­min ne­ti­ce­si­ni tağyir eder ve­ya et­ti­rir ve­ya se­çim tu­ta­nak­larını ta­ma­men ve­ya kısmen sah­te ola­rak tan­zim ve­ya tah­rif eder ve­ya et­ti­rir­se, beş yıldan se­kiz yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

4. Yu­karıda­ki fıkra­da yazılı fi­il ve ha­re­ket­ler, ku­rul başkan ve üye­le­ri ve res­mi me­mur­lar ta­rafından işlen­diği tak­dir­de hak­larında ve­ri­le­cek ce­za beş yıldan on yıla ka­dar ha­pis­tir.

5. Her kim oyu­nu kul­landıktan son­ra, sandık başında ken­di­si­ne sü­rü­len özel bo­yayı si­le­rek ve­ya yok ede­rek ve­ya her­han­gi bir şekil ve su­ret­te göz­le far­ke­di­le­mez du­ru­ma ge­ti­re­rek aynı se­çim­de ikin­ci de­fa oy kul­lanır ve­ya kul­lan­ma­ya teşeb­büs eder­se, altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ve beşyüz gün­den iki­bin­beşyüz gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır. Bu fıkra­da sö­zü edi­len özel bo­yayı il­çe se­çim ku­ru­lu başkanlığından tes­lim aldıktan son­ra bu bo­yayı kas­ten yok ve­ya im­ha eden ve­ya oyu­nu kul­la­nan seç­me­nin be­lir­le­nen uz­vu­na bu bo­yayı hiç sür­me­yen ve­ya bu özel bo­ya­dan başkasını sü­ren sandık ku­ru­lu başkan ve üye­le­ri­ne ve­ya seç­men­le­ri ya da sandık ku­ru­lu başkan ve üye­le­ri­ni bu fıkra­da yazılı fi­il­le­ri işle­me­ye her­han­gi bir su­ret­te ic­bar eden kim­se­le­re, bu fıkra­da yazılı ce­za üç­te bir­den yarıya ka­dar artırıla­rak hük­mo­lu­nur.

Her kim, ku­rul­ları, üçün­cü fıkra­da yazılı fi­il­le­ri işle­me­ye, her­han­gi bir su­ret­le ic­bar eder­se üçün­cü fıkra­da yazılı ce­za üç­te bir­den yarıya ka­dar artırıla­rak hük­mo­lu­nur.

Eğer bu fi­il ku­rul men­sup­larına her­han­gi bir su­ret­le men­fa­at te­mi­ni ve­ya va­a­di su­re­tiy­le mey­da­na gel­miş ise, ku­rul men­sup­larıyla men­fa­at te­min ve­ya va­de­den­ler hakkında dör­dün­cü fıkra­da yazılı ce­za üç­te bir­den yarısına ka­dar ek­le­ne­rek hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 310- 298 sayılı Ka­nu­nun 165 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 165- Bu Ka­nun­la ken­di­le­ri­ne şikâyet ve iti­raz yet­ki­si tanınan­ların bu yol­da­ki mü­ra­ca­at­larını tu­ta­nağa ge­çir­me­ye mec­bur ol­duk­ları ah­val­de tu­ta­nağa ge­çir­me­yi red­de­den ku­rul başkan ve üye­le­ri bir yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 311- 298 sayılı Ka­nu­nun 166 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 166- Se­çim so­nun­da se­çi­len­le­re ve­ri­len tu­ta­nak­la­ra ve­ya se­çi­len­le­rin ye­ter­liğine mak­bul bir se­bep ol­maksızın ve kö­tü ni­yet­le iti­raz eden­le­re, iti­razı red­de­den mer­ci­in ih­barı üze­ri­ne bin Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 312- 298 sayılı Ka­nu­nun 171 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 171- 79 un­cu mad­de­nin koy­duğu silâh taşıma ya­sağına aykırı ha­re­ket eden­ler hakkında, fi­il­le­ri da­ha ağır ce­zayı ge­rek­ti­ren bir suç oluştur­madığı tak­dir­de, yir­mi­beş gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur. Fi­i­lin diğer ka­nun­la­ra gö­re da­ha ağır ce­zayı ge­rek­ti­ren bir suç oluştur­ması ha­lin­de, bu ka­nun­la­ra gö­re ve­ri­le­cek ce­za üç­te bi­ri oranında artırılır.”

MAD­DE 313- 298 sayılı Ka­nu­nun Se­ki­zin­ci Bö­lüm başlığı “So­ruştur­ma ve Ko­vuştur­ma Usul ve Şekil­le­ri” şek­lin­de ve 173 ün­cü mad­de­si başlığıyla bir­lik­te aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“So­ruştur­ma ve ko­vuştur­ma za­manı

MAD­DE 173- Se­çim işle­riy­le gö­rev­len­di­ri­len­le­rin oy ver­me gü­nü ile bun­dan ön­ce­ki yir­mi dört sa­at için­de işle­dik­le­ri bu Ka­nun­da yazılı se­çim suç­larından ötü­rü bağlı bu­lun­duk­ları ku­rul­lar­ca dü­zen­len­me­si ge­re­ken se­çim tu­ta­nak­larının tan­zim edil­diğinin er­te­si gü­nü so­ruştur­ma başlatılır.

Bu sü­re için­de ağır ce­za mah­ke­me­si­nin gö­re­vi­ne gi­ren suç­lar­la as­li­ye ce­za mah­ke­me­si­nin gö­re­vi­ne gi­ren su­çüs­tü ha­li, in­fazı ge­rek­ti­ren hü­küm­ler ve mer­ci­in­den ve­ril­miş tu­tuk­la­ma ka­rarı ve­ya ya­ka­la­ma em­ri dışında başka hiç­bir se­bep­ten do­layı bir seç­men hakkında so­ruştur­ma ve ko­vuştur­ma yapıla­maz ve oy ver­me gü­nü ile on­dan ön­ce­ki üç gün içe­ri­sin­de seç­me­nin hür­ri­ye­ti­ni ve oy ver­me imkânını kaldıra­cak ve­ya tah­did ede­cek idarî ve malî hiç­bir ted­bir alına­maz.”

MAD­DE 314- 298 sayılı Ka­nu­nun 174 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

 “MAD­DE 174- Bu Ka­nun­da yazılı suç­lar­dan bi­ri­ni işle­yen­ler ve­ya bu Ka­nu­nun uy­gu­lan­masına ta­al­luk edip de ge­nel hü­küm­le­re gö­re ce­za­landırılma­ları ge­re­ken­le­rin sıfat ve me­mu­ri­yet­le­ri ne olur­sa ol­sun hak­larında umu­mi hü­küm­ler da­i­re­sin­de so­ruştur­ma ve ko­vuştur­ma yapılır.

Va­li­ler hakkında­ki so­ruştur­ma Yargıtay Cum­hu­ri­yet Başsavcısı ve­ya Cum­hu­ri­yet Başsavcıve­ki­li; ko­vuştur­ma ise Yargıtayın il­gi­li ce­za da­i­re­si ta­rafından umu­mi hü­küm­le­re gö­re yapılır.

Yargıtay Cum­hu­ri­yet Başsavcısı so­ruştur­mayı Yargıtay Cum­hu­ri­yet savcılarına da yaptıra­bi­lir. An­cak, ka­mu da­vasını aç­mak ve­ya ko­vuştur­ma­ya yer ol­madığına da­ir ka­rar ver­mek yet­ki­si Cum­hu­ri­yet Başsavcısına ait­tir.

So­ruştur­ma sırasında Başsavcı ta­rafından is­te­ni­len ya­ka­la­ma em­ri, tu­tuk­la­ma, tah­li­ye, el­koy­ma ve ara­ma­ya Yargıtay il­gi­li ce­za da­i­re­si başkanı ta­rafından ka­rar ve­ri­lir. Bu ka­rar­la­ra karşı yapılan iti­raz­ları ise, nu­ma­ra iti­ba­riy­le iz­le­yen ce­za da­i­re­si in­ce­ler. Son nu­ma­ralı da­i­re başkanının ka­rarı söz ko­nu­su ise, iti­raz­ları in­ce­le­me yet­ki­si Bi­rin­ci Ce­za Da­i­re­si­ne ait­tir.

Yargıtay Cum­hu­ri­yet Başsavcısı ta­rafından ve­ri­len ko­vuştur­ma­ya yer ol­madığına da­ir ka­ra­ra yapılan iti­razı, so­ruştur­ma ko­nu­su su­çun en ağırına bak­mak­la gö­rev­li ce­za da­i­re­si­ni nu­ma­ra iti­ba­riy­le iz­le­yen ce­za da­i­re­si başkanı in­ce­ler. So­ruştur­ma ko­nu­su suç, son nu­ma­ralı ce­za da­i­re­si­nin gö­re­vi­ne gi­ri­yor­sa, iti­razı in­ce­le­me yet­ki­si Bi­rin­ci Ce­za Da­i­re­si Başkanına ait­tir.

Kay­ma­kam­lar hakkında so­ruştur­ma yap­ma­ya ve ka­mu da­vası aç­ma­ya il Cum­hu­ri­yet başsavcısı ve­ya başsavcıve­ki­li ve ko­vuştur­ma yap­ma­ya il ağır ce­za mah­ke­me­si yet­ki­li­dir.

Hâkim­ler ve Savcılar Ka­nu­nu hü­küm­le­ri mah­fuz­dur.

İlgi­li kim­se­ler ve si­ya­si par­ti­ler, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu ge­reğin­ce ka­mu da­vasına katıla­bi­lir­ler.”

MADDE 315- 298 sayılı Kanunun 175 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî para cezasına karar verme yetkisi

MADDE 175- Bu Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.”

MADDE 316- 298 sayılı Kanunun 176 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “5680 sayılı kanunun 143 sayılı kanunla değiştirilen 19 uncu” ibaresi “9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununun 14 üncü” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 317- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “5. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.”

MADDE 318- 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanununun 37 nci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanun hükümlerinden faydalanmak amacıyla yalan beyanda bulunan veya hakikate aykırı beyanname verenler ile bu Kanunun yayımından sonra belediye sınırları içinde veya dışında belediyelere, Hazineye, özel idarelere veya katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalar üzerinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde izinsiz yapı yapanlar, yaptıranlar, bu gibi yapıları satanlar, bağışlayanlar, rehin edenler veya diğer şekillerde devredenler ve bilerek devir ve satın alanlar, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır.”

“17 nci maddede sözü geçen beyannameyi, haklı bir sebebe dayanmaksızın, zamanında vermeyenlere mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 319- 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununun 50 nci maddesinin (c) ve (ç) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“c) 12 nci madde gereğince işinden ayrılan gemi adamına çalışma belgesi vermeyen, beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran işveren veya vekili binbeşyüz Türk Lirası, daha fazla işçi çalıştıranlara üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

ç) 13 üncü madde gereğince sakat ve eski hükümlü gemi adamı çalıştırma ile ilgili kanun ve tüzük hükümlerine uymayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her sakat veya eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 320- 854 sayılı Kanunun 51 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 51- 1. a) 20 nci madde gereğince gemiadamının kıdem tazminatını ödemeyen,

b) 28 inci madde gereğince gemiadamının fazla çalışma ücretini ödemeyen,

c) 29 uncu madde gereğince gemiadamının ücretini zamanında ve tam olarak ödemeyen,

ç) 33 üncü maddede sözü geçen iaşe veya nakden ödeme zorunluluğuna uymayan,

d) 37 nci maddede sözü geçen asgari ücretten aşağı ücret ödeyen,

İşveren veya işveren vekili hakkında, bu durumda olan her gemiadamına karşılık, ödemediği meblağ veya temin ile mükellef olduğu iaşenin tekabül ettiği bedelin, bin Türk Lirasından aşağı olmamak üzere iki katı tutarında idarî para cezası verilir.

2. a) 21 ve 23 üncü maddeler gereğince gemiadamının iade zorunluluğuna uymayan,

b) 26 ncı maddede gösterilen iş sürelerine uymayan,

İşveren veya işveren vekili hakkında bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Birinci fıkradaki fiiller yurt dışında işlendiği takdirde verilecek cezalar iki kat olarak uygulanır. 20 nci madde hükümlerine aykırı harekette bulunarak kıdem tazminatının öngörülen esaslar dışında veya saptanan miktar veya tavan aşılarak ödenmesi için emir veya talimat veren veya bu yolda hareket eden özel veya kamu kurumu veya kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, müessese müdürü, muhasebe müdürü gibi yetkili sorumluları hakkında, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde altı aydan iki seneye kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur. Kanuna aykırı olarak fazla ödenen miktarın da ayrıca Hazine lehine re’sen tahsiline karar verilir.”

MADDE 321- 854 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “yediyüzmilyon lira” ibaresi “bin Türk Lirası” ve ikinci fıkrasında yer alan “üçyüzellimilyon lira” ibaresi “beşyüz Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 322- 854 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “dörtyüzmilyon lira” ibaresi “beşyüz Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 323- 854 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“EK MADDE 1- Bu Kanunda yazılı idarî para cezaları geminin bağlama limanının bulunduğu yer Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürünce verilir.”

MADDE 324- 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “567 nci” ibaresi “228 inci” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 325-  1072 sayılı Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 2- Bu Kanuna aykırı hareket edenler bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 326- 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak,”

MADDE 327- 1136 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen birinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Emeklilik ve istifa gibi sebeplerle görevlerinden ayrılan adlî, idarî ve askerî yargı hâkim ve savcıların son beş yıl içinde hizmet gördükleri mahkeme veya dairelerin yargı çevresinde görevden ayrılma tarihinden itibaren iki yıl süre ile avukatlık yapmaları yasaktır. Yüksek yargı ve bölge mahkemeleri hâkim ve savcıları ile raportörlerinin son beş yıl içinde münhasıran hizmet gördükleri mahkeme veya dairelerde, buralardan ayrılma tarihinden itibaren iki yıl süre ile avukatlık yapmaları yasaktır.”

MADDE 328- 1136 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Staj isteminde bulunan tarafından verilen bildiri kağıdının hilafı ortaya çıktığı takdirde adaya Cumhuriyet savcısı tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 329- 1136 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.”

MADDE 330- 1136 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Aslı olmayan vekaletname veya diğer kağıt ve belgelerin örneğini onaylayan yahut aslına aykırı örnek veren avukat, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 331- 1136 sayılı Kanunun 58 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 58- Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmanın inzibatına ilişkin hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, bu hükümlere göre avukatlar tutuklanamayacağı gibi, haklarında disiplin hapsi veya para cezası da verilemez.”

MADDE 332- 1136 sayılı Kanunun 61 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Suçüstü hali:

MADDE 61- Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü halinde soruşturma, bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından genel hükümlere göre yapılır.”

MADDE 333- 1136 sayılı Kanunun 62 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Görevi kötüye kullanma:

MADDE 62- Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.”

MADDE 334- 1136 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Birinci fıkra hükmüne aykırı eylemde bulunanlara Cumhuriyet savcısı tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Avukatlık yapmak yetkisini taşımadıkları halde muvazaalı yoldan alacak devralarak ve kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak avukatlara ait yetkileri kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.”

MADDE 335- 1136 sayılı Kanunun 150 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 150- Tanıklar ve bilirkişiler Tebligat Kanunu hükümlerine göre çağrılır.

Usulüne göre çağırılıp da hukuken geçerli bir mazereti olmaksızın gelmeyen veya kanuni bir sebep olmaksızın tanıklık yahut bilirkişilikten veya yemin etmekten çekinen kimseler hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklıkla ilgili hükümleri uygulanır. Bu fıkra hükmüne göre gerekli kararları vermeye Baronun bulunduğu il merkezindeki sulh ceza hâkimi yetkilidir. Sulh ceza hâkimi bu kararları disiplin kurulunun tutanak örneği üzerinden verir.”

MADDE 336- 1136 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Seçimler sırasında sandık kurulu başkanı ve üyelerine karşı görevleriyle bağlantılı olarak işlenen suçlar kamu görevlilerine karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.”

MADDE 337- 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 25 inci maddesinde yer alan “500 liradan 10000 liraya kadar ağır para cezasıyla veya her ikisiyle birlikte cezalandırılır.” ibaresi “adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 338- 1163 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı  bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “3. Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından ya da bu Kanun hükümlerine göre mahkum olmamak.”

MADDE 339- 1163 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Devlet memurları gibi ceza görürler.” ibaresi “kamu görevlisi gibi cezalandırılır.” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 340- 1163 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“EK MADDE 2- 1. 8 inci maddenin üçüncü fıkrasına, 16 ncı maddenin beşinci fıkrasına, 56 ncı maddenin altıncı fıkrasına, 59 uncu maddenin dördüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralarına ve 90 ıncı maddenin beşinci fıkrasına aykırı hareket eden kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri ve memurları üç aydan iki yıla kadar hapis ve elli günden beşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.

2. Genel kurulu olağan toplantıya çağırmayan yönetim kurulu üyeleri ile 2 nci maddenin dördüncü fıkrasına, 8 inci maddenin ikinci fıkrasına, 16 ncı maddenin birinci fıkrasına, 66 ncı maddenin ikinci fıkrasına ve 90 ıncı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî  para cezası ile cezalandırılırlar.

3. 56 ncı maddenin ikinci ve dördüncü fıkralarına, 66 ve 67 nci maddeye aykırı hareket eden kooperatif ve üst kuruluşlarının denetim kurulu üyeleri bir aydan altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî  para cezası ile cezalandırılırlar.

İlgili bakanlık, kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma talebinde bulunabilir.”

MADDE 341- 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 68 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 68- I- Bu Kanunun;

a) 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ve açık piyasa işlemleri ile ilgili 52 nci maddesinde verilen yetkiler çerçevesinde Banka tarafından yapılan düzenlemelere uymayan; 40 ıncı maddesinin (II) numaralı fıkrası uyarınca zorunlu karşılık ve umumi disponibilite için tespit edilen oranları süresi içinde tesis etmeyen veya eksik tesis eden bankaların ve diğer malî kurum ve kuruluşların görevli ve ilgilileri hakkında ikiyüz günden dörtyüz güne kadar adlî para cezasına,

b) 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 44 üncü maddesinde belirtilen bilgi ve belgeleri vermeyen veya gerçeğe aykırı bilgi ve belge veren ya da 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen denetimin yapılmasını engelleyen bankaların ve diğer malî kurum ve kuruluşların görevli ve ilgilileri hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve dörtyüz günden sekizyüz güne kadar adlî para cezasına,

hükmolunur.

Bu fıkrada tanımlanan suçlar dolayısıyla soruşturma ve kovuşturma yapılması, Bankanın başvurusu üzerine ya da görüşü alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu durumda Bankacılık Kanununun 162 nci maddesi hükümleri uygulanır.

II- a) Bu Kanunun 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı hareket eden Banka mensupları için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.

Sırları kendileri veya başkaları için yarar sağlamak amacıyla açıklayan Banka mensupları hakkında, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

b) Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer malları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren banka mensupları, altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacakları gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler.

Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası verilir; ancak, adlî para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re’sen ödettirilmesine hükmolunur.

Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.

Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.

Zimmet suçunun konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.

Bu fıkrada tanımlanan suçlar ve Kanunda belirtilen görevlerin yerine getirilmesi sırasındaki fiilleri dolayısıyla Banka personeli hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması Banka Meclisinin; atama ve seçim suretiyle görev yapan diğer mensuplar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması ise Başbakanın Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlıdır.

III- a) Bankanın itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olan ya da bu yolda asılsız haber yayanlar ve yayınlayanlar için bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.

b) Bu Kanunun 43 üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki bilgi ve belgeleri belirlenen usul ve esaslar içerisinde doğru olarak vermeyen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin sorumluları hakkında otuz günden altmış güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Bu fıkrada tanımlanan suçlar dolayısıyla soruşturma ve kovuşturma yapılması, Başkanlığın Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlıdır.”

MADDE 342- 28/5/1970 tarihli ve 1264 sayılı Madeni Ufaklık ve Hatıra Para Bastırılması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Hâlen tedavülde bulunan ve bu Kanun hükümleri gereğince tedavüle çıkarılacak paraları, itibari kıymetleri dışında bir fiyatla kullananlar hakkında elli güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak verilecek adlî para cezasının miktarı suçun konusunu oluşturan paraların değerinin beş katından az olamaz.”

MADDE 343- 21/7/1971 tarihli ve 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanununun 12 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ticari işletme sahibi işletmesini veya rehne dahil münferit unsurları alacaklının muvafakatı olmaksızın başkalarıyla değiştirir veya temlik, ayni bir hakla takyit veya alacaklıyı ızrar kastıyla tahrip veya imha ederse bu yüzden alacağını tamamen veya kısmen tahsil edemeyen alacaklının şikayeti üzerine uğranılan zararın miktarı nazara alınmak suretiyle bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 344- 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 80 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 80- Bu Kanunun 26 ncı  maddesinde belirtilen tescil ve  sigortalılığın sona ermesi ile ilgili  yükümlülüğe uymayan  sigortalılara Kurumca ellibeş Türk Lirası  idarî para cezası verilir.

Bir başkasına ait sağlık karnesi veya  kartını kullanan, kendisine ait sağlık karnesi veya kartını bir  başkasına kullandıran ya da bu fiillere iştirak eden kişiler, Kurumca yapılan  sağlık giderlerinden kanunî faiziyle birlikte iki katı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olup; haklarında Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmak üzere işlem yapılır.”

MADDE 345- 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi ile ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesine göre devlet memurluğuna atanmaya engel bir mahkûmiyeti bulunmamak,”

“Noterlik stajına engel mahkûmiyeti olanlar, noterliğe kabul edilemezler.

Staj isteminde bulunan kişi hakkında noterliğe engel bir suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturma yapılması halinde, stajyerliğe alınma isteği hakkındaki kararın bu soruşturma ve kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir.”

MADDE 346- 1512 sayılı Kanunun mülga 28 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Atamadan önce vazgeçme:

MADDE 28- Atanma veya nakil talebinde bulunan başvuru sahiplerinin, ilan süresinin bitimini müteakip onbeş gün içinde Adalet Bakanlığına veya Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıklarına vazgeçme dilekçesi vermeleri halinde, atama işleminde değerlendirilir; aksi halde vazgeçme dilekçesi atama işleminde  dikkate alınmaz.”

MADDE 347- 1512 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Bir asliye mahkemesinin yargı çevresi içinde birden çok noterlik bulunması veya bir ilin belediye sınırları içinde birden çok asliye mahkemesi yargı çevresinin yer alması halinde” ibaresi “Bir il, ilçe veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde birden çok noterlik bulunması halinde,” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 348- 1512 sayılı Kanunun 111 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanunun 109 uncu maddesi uyarınca yatırılıp ortak hesapta toplanan paralar, her üç ayda bir o yerdeki ilgili noterlere veya bu Kanuna göre görevlendirilmiş noter vekili varsa vekile, eşit miktarda ödenir. Ancak, büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde, farklı sınıftan ve birden fazla noterlik bulunması halinde, birinci sınıf noterlikler için oluşturulan ortak hesap bu sınıfa mensup noterlikler arasında; diğer sınıf noterlikler için, kuruldukları ilçenin mülkî sınırları esas alınarak oluşturulan ortak hesap ise bu sınıfa mensup noterlikler arasında, eşit miktarda dağıtılır. Ödemenin şekli oda genel kurulunun yıllık olağan toplantısında tespit edilir.”

MADDE 349- 1512 sayılı Kanunun 138 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 138- Tanıklar ve bilirkişiler Tebligat Kanunu hükümlerine göre çağırılır.

Usulüne göre çağırılıp da gelmeyen veya kanuni bir sebep olmaksızın tanıklık yahut bilirkişilikten veya yemin etmekten çekinen kimseler hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklıkla ilgili hükümleri uygulanır. Bu fıkra hükmüne göre gerekli kararları vermeye Ankara Sulh Ceza hâkimi yetkilidir. Sulh ceza hâkimi bu kararları disiplin kurulunun tutanak örneği üzerinden verir.

Türkiye Noterler Birliği Disiplin Kurulunca, 132 nci maddeye göre görevlendirilen üye de, çağrıya rağmen gelmeyen tanığın zorla getirilmesi hususunda sulh ceza hâkiminden karar istemeye yetkilidir.”

MADDE 350- 1512 sayılı Kanunun 151 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Noterler, geçici yetkili noter yardımcıları, noter vekilleri ile noter kâtipleri ve kâtip adayları noterlikteki görevleri, Türkiye Noterler Birliği organlarında görev alan noterler ise ayrıca bu görevleri ile bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı Türk Ceza Kanununun uygulanması bakımından kamu görevlisi sayılırlar.”

MADDE 351- 1512 sayılı Kanunun 152 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 152- Yukarıdaki maddede gösterilen kişilere karşı, aynı maddede yazılı görevleri yerine getirmeleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen suçlarla ilgili olarak Türk Ceza Kanununun uygulanması bakımından kamu görevlisi sayılırlar.”

MADDE 352- 1512 sayılı Kanunun 156 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Suçüstü hali:

MADDE 156- Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü halinde soruşturma genel hükümlere göre yapılır.”

MADDE 353- 1512 sayılı Kanunun 157 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 157- 50 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümlerine aykırı hareket eden noterlere ilk defasında bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Eylemin tekrarı halinde verilecek ceza üçbin Türk Lirasından aşağı olamaz.

Noterin yukarıda yazılı eyleminde aracılık yapan kimseye de beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Aracı, Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılan bir kimse veya noter katibi yahut kâtip adayı ise, birinci fıkra uyarınca cezalandırılır.

Noterler arasında rekabete sebep olacak eylem ve harekette bulunan, noterlik işlemlerini şahsına veya mensup olduğu kuruluşa menfaat sağlayan bir noterde yaptıran kişiler ve özellikle bu Kanunun 166 ncı maddesinin (12) numaralı bendi uyarınca düzenlenen protokole taraf teşkil eden resmi ve özel kuruluşlar memur vesair görevlilerinden protokoldeki esaslara aykırı eylem ve harekette bulunanlarla bu fiile iştirak eden noterler, eylem ve hareketleri suç oluşturmadığı takdirde, bu maddenin birinci fıkrası gereğince cezalandırılırlar.”

MADDE 354- 1512 sayılı Kanunun 158 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 158- Eski tarihle evrak düzenleyen, yevmiye defterinde numara ayıran, harç, damga, kontrato veya sair vergiler ödemelerine esas olarak düzenlediği beyannamelerde yahut bunlara eklenen makbuzlarda tahrifat yapan noter görevlileri ile kâtipleri ve kâtip adayları, Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.”

MADDE 355- 1512 sayılı Kanunun 159 uncu maddesinin (II) numaralı fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“a) 109 uncu maddenin birinci fıkrasında belirlenen görevleri yerine getirmeyen Noter Odası yönetim kurulu başkan ve üyeleri hakkında Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümleri uygulanır.”

MADDE 356- 1512 sayılı Kanunun 160 ıncı maddesinde yer alan “230 uncu maddesi hükmüne göre sorumludur.” ibaresi “257 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılır.” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 357- 1512 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasının (15) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“15. 109 uncu madde hükümleri saklı kalmak üzere, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını belirlemek,”

MADDE 358- 6/6/1972 tarihli ve 1593 sayılı Erişme Kontrollu Karayolları Kanununun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 12- Bu Kanunla kısıtlanan, yasaklanan işler ve hareketleri yapan, yaptıranlar ile hayvanlarının yola girmesini önlemeyenlere, mahallî mülkî amir tarafından yüzyirmi Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 359- 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununun 8 inci maddesinin (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, basit veya nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya vergi kaçakçılığı suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak,”

MADDE 360- 29/5/1973 tarihli ve 1734 sayılı Yem Kanununun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 12- Beyan veya tescildeki niteliğe uymayan veya ambalajdaki vasıf veya markası değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş olan veya bozulmuş yahut değiştirilmiş veya karıştırılmış yemleri üretenlere, beşbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar; satışa arzedenler veya satanlara ise, bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Hayvan sağlığı için tehlikeli olan yemleri bu özelliğini bilerek üretenler, satışa arzedenler veya satanlar, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 361- 1734 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 13- Bu Kanunun 6, 7, 8 ve 10 uncu maddelerinde yazılı mecburiyetlere uymayanlara beşyüz Türk Lirasından binbeşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”

MADDE 362- 1734 sayılı Kanunun 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 15- Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”

MADDE 363- 26/6/1973 tarihli ve 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanununun 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 15- 2, 3 ve 4 üncü maddelerdeki yükümlülüklerden her birine aykırı hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 364- 1774 sayılı Kanunun 17 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 17- 6, 7, 9, 10 ve 11 inci maddelerdeki hükümlere aykırı hareket edenlere yirmi Türk Lirası; kimlik bildirme belgesinde gerçeğe uymayan bilgi verenlere yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 365-  1774 sayılı Kanunun 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 18- Bu Kanunda belirtilen idarî para cezaları, mahallî mülkî amir tarafından verilir.”

MADDE 366-1774 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarenin bilgisayar sistemi kurması ve gerekli teknik altyapıyı hazırlamasıyla birlikte, bu Kanunun 2 nci maddesinde sayılan özel veya resmi her türlü konaklama tesislerinden Bakanlar Kurulunca belirlenecek olanlar, tespit ve ilan tarihinden itibaren üç yıl içerisinde tüm kayıtlarını bilgisayarda tutmak ve bilgisayar terminallerini genel kolluk kuvvetlerinin bilgisayar terminallerine bağlamak zorundadırlar. Bu şartı yerine getirmeyen kuruluşlara onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde işletme ruhsatları iptal edilir.”

MADDE 367- 20/6/1977 tarihli ve 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanunun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 9- Afet bölgelerinde felakete uğrayanlara bu Kanuna göre bedelli veya bedelsiz olarak verilen iş veya irat hayvanlarını, tohumluk, gübre, mücadele ilacı, alet, makine ve malzeme gibi canlı veya cansız üretim araçlarını veya tesislerini izinsiz olarak iki yıl içinde satan veya devreden yahut başka maksatlarla kullananlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu mallara kimin elinde olursa olsun, el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Mevcut olmaması hâlinde malın bedeli tazmin ettirilir.”

MADDE 368- 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) Kurulun para, evrak ve her çeşit malları Devlet malı hükmündedir. Kurulun başkan ve üyeleri ile diğer personeli görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlar ile bunlara karşı işlenen suçlardan dolayı sorumluluk bağlamında Türk Ceza Kanununun uygulamasında kamu görevlisi sayılırlar. Bu kişiler hakkında görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz.”

MADDE 369- 2499 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“f) Kurucularının müflis olmaması ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması,”

MADDE 370- 2499 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“f) Kurucularının müflis olmaması ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması,”

MADDE 371- 2499 sayılı Kanunun 46/A maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) Kurul, menkul kıymetlerin işlem gördüğü borsalar ve Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği tarafından verilen idarî para cezalarının tahsil edilen kısmının yüzde ellisi,”

MADDE 372- 2499 sayılı Kanunun 47 nci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 47- Diğer kanunlara göre daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde;

A) 1. Sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, henüz kamuya açıklanmamış bilgileri kendisine veya üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla kullanarak sermaye piyasasında işlem yapanlar arasındaki fırsat eşitliğini bozacak şekilde mameleki yarar sağlamak veya bir zararı bertaraf etmek, içerden öğrenenlerin ticaretidir. Bu fiili işleyen 11 inci madde kapsamındaki ihraççılarla, sermaye piyasası kurumlarının veya bunlara bağlı veya bunlara hâkim işletmelerin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, yöneticileri, denetçileri, diğer personeli ve bunların dışında meslekleri veya görevlerini ifa etmeleri sırasında bilgi sahibi olabilecek durumda olanlarla, bunlarla temasları nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak bilgi sahibi olabilecek durumdaki kişiler,

2. Yapay olarak, sermaye piyasası araçlarının, arz ve talebini etkilemek, aktif bir piyasanın varlığı izlenimini uyandırmak, fiyatlarını aynı seviyede tutmak, arttırmak veya azaltmak amacıyla alım ve satımını yapan gerçek kişilerle, tüzel kişilerin yetkilileri ve bunlarla birlikte hareket edenler,

3. Sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, yalan, yanlış, yanıltıcı, mesnetsiz bilgi veren, haber yayan, yorum yapan ya da açıklamakla yükümlü oldukları bilgileri açıklamayan gerçek kişilerle, tüzel kişilerin yetkilileri ve bunlarla birlikte hareket edenler,

4. 4 üncü maddenin birinci ve üçüncü fıkralarına aykırı hareket edenlerle, sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunan veya yetki belgeleri iptal olunduğu veya faaliyetleri geçici olarak durdurulduğu halde ticaret unvanlarında, ilan veya reklamlarında sermaye piyasasında faaliyette bulundukları intibaını yaratacak kelime veya ibare kullanan veya faaliyetlerine devam eden gerçek kişilerle, tüzel kişilerin yetkilileri,

5. Sermaye piyasası kurumlarına, bu Kanunun 13/A ve 13/B maddeleri kapsamındaki teminat sorumlularına ve 38/B ve 38/C maddeleri kapsamındaki fon kuruluna; sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla veya idare etmek için veya teminat olarak veyahut her ne nam altında olursa olsun, kayden veya fiziken tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçları, nakit ve diğer her türlü kıymeti kendisinin veya başkasının menfaatine satan veya rehneden veya her ne şekilde olursa olsun kullanan, gizleyen yahut inkâr eyleyen veyahut bu amaca ulaşmak ya da bu fiillerini gizlemek için bilgisayar ortamında tutulanlar dahil kayıtları tahvil ve tağyir eden ilgili gerçek kişilerle tüzel kişilerin yetkilileri,

6. Bu Kanunun 15 inci maddesinin son fıkrasında belirtilen işlemlerde bulunarak kârı veya mal varlığı azaltılan tüzel kişilerin yetkilileri ve bunların fiillerine iştirak edenler,

7. Karşılıksız olarak sermaye piyasası araçlarının geri alım taahhüdü ile satımını yapan ilgili gerçek kişilerle, tüzel kişilerin yetkilileri,

her bir alt bent kapsamına giren fiillerden dolayı iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

B) 1. Bu Kanuna göre Kurul veya Kurul tarafından  görevlendirilenlere  istenecek  bilgileri  vermeyen  veya eksik veya gerçeğe aykırı olarak verenlerle; defter ve belgeleri bu görevlilere ibraz etmeyen, saklayan, yok eden veya bunların görevlerini yapmalarını engelleyenler,

2. Defter ve kayıt tutmayanlar,

her bir alt bent kapsamına giren fiillerden dolayı bir yıldan üç yıla kadar hapis ve ikibin günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. Gerçeğe aykırı defter ve kayıt tutan, hesap açan veya bunlarda her türlü muhasebe hilesi yapan ya da gerçeğe aykırı bağımsız denetleme raporu düzenleyenler ile düzenlenmesini sağlayanlar, Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.

C) Bu Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına, 7, 9, 10, 10/A, 11, 12 nci maddelerine, 13 üncü maddesinin beşinci fıkrasına, 13/A maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, sekizinci, dokuzuncu, onuncu, onbirinci, onikinci, onüçüncü, ondördüncü ve onbeşinci fıkralarına, 13/B maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına, 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına, 15 inci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına, 16, 16/A maddelerine, 25 inci maddesinin (a) bendine, 28 inci maddesinin (b) bendine, 34 üncü maddesine, 38 inci maddesine, 38/A maddesine, 38/B maddesinin üçüncü, dördüncü, yedinci, dokuzuncu, onuncu ve onikinci fıkralarına, 38/C maddesi kapsamında 38/B maddesinin üçüncü, dördüncü, yedinci, dokuzuncu, onuncu ve onikinci fıkralarına, 39/A maddesine, 40/B ve 40/D maddelerine, 45 inci maddesine, 46 ncı maddesinin ikinci ve beşinci fıkralarına, 46/A, 46/B ve 46/C maddelerine  aykırı hareket edenler binikiyüzelli gün adlî para cezası ile cezalandırılırlar.

Birinci fıkranın (A), (B) ve (C) bentleri uyarınca verilecek para cezaları üst sınırla bağlı olmaksızın suçun işlenmesi suretiyle temin edilen menfaatin üç katından az olamaz.

MADDE 373- 2499 sayılı Kanunun 47/A maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 47/A- Bu Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket ettiği tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilere, gerekçesi belirtilmek suretiyle Kurul tarafından onbeşbin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Kanunun 40/C maddesinin beşinci fıkrasındaki yükümlülüğe uymayan üyelere Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Yönetim Kurulunca beşbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Kanunun 40/D maddesinin beşinci fıkrasındaki yükümlülüğe uymayan üyelere, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği Yönetim Kurulunca bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Birlik, verdiği cezaları ilgiliye tebliğ eder ve tahsil ve gelir kaydı için Yatırımcıları Koruma Fonuna bildirir.

İdarî para cezalarının verilmesini gerektiren fiillerin tekrarı halinde, verilen para cezası iki katı, ikinci ve müteakip tekrarlarda üç katı artırılarak uygulanır. Bu cezaların verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde idarî para cezası verilmesini gerektiren aynı fiil işlenmediği takdirde önceki cezalar tekrarda esas alınmaz.”

MADDE 374- 2499 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 49- 47 nci madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Kurul tarafından Cumhuriyet savcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru ile Kurul aynı zamanda katılan sıfatını kazanır.

Bu Kanuna aykırı fiillerin işlendiğine dair bilgi edinen Cumhuriyet savcıları, Kurulu haberdar ederek durumun incelenmesini isteyebilirler.

Cumhuriyet savcıları kovuşturmaya yer olmadığına karar verirlerse, Kurul kendisine tebliğ edilecek bu kararlara karşı Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraza yetkilidir.”

MADDE 375- 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanunun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 11- 4 üncü maddede belirtilen kuruluş iznini veya 5 inci maddede belirtilen faaliyet iznini almadan bu Kanun kapsamına giren yivsiz tüfek, nişan tüfek ve tabancaları imal eden fabrika veya imalathane kuranlar veya işletenler veya işyerleri ya da ikametgahlarında söz konusu silâhları imal edenler veya 6 ncı maddede belirtilen esaslara aykırı olarak yapan veya satanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 376- 2521 sayılı Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 12- 7 nci ve 8 inci maddelerde belirtilen imalat ve satış listeleri ile belgelerini süresi içinde vermeyen veya imalat ya da satışını bildirmeyen imalatçı ve satıcılara, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Yivsiz tüfek satın alma belgesi olmayan kişiye satış yapan satıcılara, ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 377- 2521 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 13- Mülkiyeti kendisine ait olup olmadığına bakılmaksızın; yivsiz tüfek ruhsatnamesi olmadan yivsiz av tüfeği bulunduran kişiye elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca ruhsatname işlemleri tamamlanıncaya kadar tüfek muhafaza altına alınır. Muhafaza altına alındıktan itibaren bir ay içinde ruhsatname işlemlerinin tamamlanmaması veya menşeini ispata yarar belge ibraz edilmemesi hâlinde, tüfeğin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

Ruhsatlı yivsiz av tüfeğini, bu Kanun hükümlerine aykırı olarak bir başkasına veren kişiye de elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Bu Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar vermeye mahallî mülkî amir yetkilidir.”

MADDE 378- 2/11/1981 tarihli ve 2531 sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 4 - Bu Kanuna aykırı harekette bulunanlar altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.”

MADDE 379- 6/11/1981 tarihli ve  2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) Sağlık işlemlerini yaptırmak üzere sağlık denetleme merkezleri önünde veya bu merkezlerin gösterdikleri yerde durmamak, gemide sağlık tedbirlerini almamak, ilaç, tıbbi malzeme ve ilkyardım personeli bulundurmamak, sağlık denetiminde gereken sağlık belge ve sertifikalarını bulundurmamak ve süresinde yenilememek,”

 “e) Hastalıkların oluşumu ve yayılmasına neden olan mikroorganizmalar ve vektörlerle ilgili önlemleri almamak,”

“Bu yasaklara aykırı hareket eden gemi kaptanlarına, 0-250 net ton arası gemilerle ilgili olarak 1000 net tonluk geminin ödemesi gereken indirimsiz sağlık resmi tutarında, 250 net tondan büyük gemilerle ilgili olarak, ödemeleri gereken indirimsiz sağlık resminin dört katı tutarında idarî para cezası verilir. Bu idarî para cezasına karar vermeye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü görevlileri yetkilidir.”

MADDE 380- 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 31 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 31- a) Bu Kanuna ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliklerde gösterilen koşullara uymayan belgeli yatırım ve işletmelere, diğer mevzuattaki ceza hükümleri saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki maddelerde belirtilen cezalar uygulanır.

b) 33 üncü maddedeki para cezaları, denetleme elemanları tarafından tayin edilir.”

MADDE 381- 2634 sayılı Kanunun 32 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Bu Kanuna göre verilecek uyarma cezaları kesindir.”

MADDE 382- 2634 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 36- a) Bu Kanunun 6 ncı maddesi hükümlerine aykırı davranışların tespiti halinde; üç aydan onsekiz aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

b) Bu Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenler elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 383- 11/8/1982 tarihli ve 2699 sayılı Umumi Mağazalar Kanununun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 13- Bu Kanunun 8 inci maddesine göre düzenlenen tarifelerin dışında ücret alan veya 9 uncu maddesine aykırı harekette bulunan şirket yöneticilerine veya temsilcilerine veyahut yetkili görevlilere üç aydan bir yıla kadar hapis ve ikiyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.

Bu Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı harekette bulunan şirket yöneticilerine veya temsilcilerine veyahut yetkili görevlilere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşyüz günden üçbin güne kadar adlî para cezası verilir.

Ticaret Bakanlığının izni alınmadan umumi mağaza veya şube açarak makbuz senedi veya rehin senedi tanzim eden veya izinleri iptal edilmesine rağmen faaliyete devam eden şirket yöneticilerine veya temsilcilerine veyahut yetkili görevlilere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.”

MADDE 384- 5/5/1983 tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sendika kurucusu olabilmek için; Türk vatandaşı, medeni hakları kullanmaya ehil ve sendikaların kurulacağı işkolunda fiilen çalışır olmak; Türkçe okur-yazar olmak ve ayrıca; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyetin bulunmaması şarttır.”

MADDE 385- 2821 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin onüçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Seçimler sırasında sandık kurulu başkanı ve üyelerine karşı işlenen suçlar, kamu görevlilerine karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.”

MADDE 386- 2821 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 59- 1. 8 inci madde, 9 uncu maddenin dördüncü fıkrası, 22 nci maddenin dördüncü fıkrası, 26 ncı maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen ilan ve bildirimleri yapmayanlara ikiyüz Türk Lirası; 62 nci maddede belirtilen bildirim yükümlülüğüne uymayan işverenlere ise, bildirilmeyen her işçi için yüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.  

2. 2 nci maddenin birinci ve ikinci fıkrası kapsamında olmayanlar ile 20 nci maddede belirtilen izni almadan veya 29 uncu maddenin birinci fıkrası ile dördüncü fıkrasına aykırı hareket eden işverenlere, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

3. 31 inci maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket eden işverene, 44 üncü maddenin bir ve dördüncü fıkraları hükümlerine, 51 inci maddenin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonun sorumlu görevlilerine ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

4. 39, 49 ve 50 nci madde hükümlerine aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonun, tüzüğüne göre sorumlu kişilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

5. 38 inci maddenin birinci ve ikinci fıkrasına aykırı davranışta bulunan işçiler ile işverenler veya işveren vekilleri veya bu konuda karar veren işçi veya işveren kuruluşunun yetkili organlarının başkan ve üyelerine, altı aya kadar hapis cezası hükmedilir.

6. 37 nci maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonların sorumlu yetkililerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası hükmedilir.

7. 40 ıncı maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden kurum ve kuruluşların yetkili sorumlularına fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suçu oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Malî yardım veya bağışı kabul eden sendika veya konfederasyonların yetkili sorumlularına da altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun konusunu oluşturan malî yardım veya bağış Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsadere olunur. Ayrıca, yapılan malî yardım veya bağış, suçun faillerinden genel hükümlere göre tazmin olunur. 

40 ıncı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden sendika veya konfederasyon sorumlu yetkilileri hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, adlî para cezasının miktarı, malî yardım veya bağışın bir mislinden az olamaz.

40 ıncı maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket eden işçi ve işverenlerle kuruluş, dernek ve vakıfların yetkili sorumluları hakkında beşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, adlî para cezasının miktarı, malî yardım veya bağışın beş mislinden az olamaz. Bu yardım veya bağış, bir işçi sendikası veya konfederasyonunca, bir işveren, işveren sendikası veya konfederasyonunu; bir işveren sendikası veya konfederasyonunca da işçi sendikası veya konfederasyonunu malî yollarla desteklemek amacıyla yapıldığı takdirde ayrıca üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

8. Bu Kanun hükümlerine göre yapılan seçimlerin düzen içerisinde ve sağlıklı biçimde yürütülmesi amacıyla hâkimin ve sandık kurulunun aldığı tedbirlere uymayanlara, fiil suç oluşturmadığı takdirde, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

14 üncü maddeye göre yapılacak seçimlerle ilgili oylamalara ve bu oylamaların sayım ve dökümüne hile karıştıranlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

9. Bu madde hükmüne göre idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.”

MADDE 387- 5/5/1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun 56 ncı maddesinin (4) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“4. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyetin bulunmaması ve siyasi partilerin organlarında görevli olmamak,”

MADDE 388- 2822 sayılı Kanunun 69 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 69- Bu Kanunun 22 nci maddesi hükümlerine göre mahkemece tayin edilmiş bulunan arabuluculardan, sırf tarafları ızrar kasdı ile verilen bu görevi yapmaktan kaçınan veya 23 üncü maddede belirtilen tutanağı sırf tarafları ızrar kasdı ile süresinde görevli makama tevdi etmeyen arabulucular yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

Resmi arabulucu olarak görevlendirilenler görevlerinin ifası sırasında veya ifasından dolayı işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamu görevlisi sayılırlar.”

MADDE 389- 2822 sayılı Kanunun 70 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 70- Bu Kanunda belirtilen şartlar gerçekleşmeden grev veya lokavt kararı verenlerle, bunu teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev veya lokavta karar verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile lokavta katılanlar veya devam edenler üç aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Grev veya lokavt kararı alınmasında gerçekleşmeyen şartlar yalnızca süre veya tebligata ilişkin ise yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar üçte birden yarıya kadar indirilir.

Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam edenler elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 390- 2822 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Grev  veya  lokavt  kararının  bu  Kanun  hükümlerine  uygun  olarak   alınmasına  rağmen,  kanunda  yazılı  şart  ve  usuller  dışında  uygulanması  halinde, bu kararı uygulayanlar, uygulanmasına veya devamına zorlayanlar veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 391- 2822 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Grev veya lokavtın 29 ve 30 uncu maddelere göre sürekli olarak, 31 inci maddeye göre de geçici olarak yasaklandığı işlere veya işyerlerine ilişkin olarak; grev veya lokavt kararı verenler, kararı kaldırmayanlar, teşvik  edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar iki aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev veya lokavt kararı verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayanlar veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile grev veya lokavta katılanlar veya devam edenler altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam edenler altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 392- 2822 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 73- Yasama, yürütme ve yargı organları ile merkezi veya mahallî idarelerce bir karar alınmasını veya alınmış bir kararın değiştirilmesini veya kaldırılmasını sağlamak veya alınmış bir kararı protesto etmek amacıyla kanun dışı grev veya lokavt kararı verenler, teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev veya lokavta karar verenler, grev veya lokavta karar verilmesine veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile lokavta katılanlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 393- 2822 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 74- Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyetin niteliğine, Devletin güvenliğine aykırı amaçla grev veya lokavt kararı verilmesi veya uygulanması hallerinde, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 73 üncü madde hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.”

MADDE 394- 2822 sayılı Kanunun 75 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 75- Bakanlar Kurulunun 33 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca aldığı erteleme kararından sonra grev veya lokavtı kaldırma kararı almayanlar veya grev veya lokavta devam edenler veya katılanlar veya devama zorlayan veya teşvik edenler ve bu yolda propaganda yapanlar altı aydan  iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 395- 2822 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 76- Bir grev oylamasının sonucuna tesir etmek maksadıyla hile veya tehdit veya cebir kullananlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 396- 2822 sayılı Kanunun 77 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 77- Greve katılan veya lokavta maruz kaldıkları halde, grev veya lokavtın uygulandığı işyerlerinden ayrılmayanlar, işyeri önünde veya ihtara rağmen işyeri civarında topluluk teşkil edenler ile işçileri bu eylemlere zorlayan, teşvik eden veya bu yolda propaganda yapanlar yirmi günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

Grev veya lokavt süresince işyerinde çalışmaya mecbur olan işçilerden geçerli bir özrü olmaksızın işyerinde çalışmayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 397- 2822 sayılı Kanunun 78 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “MADDE 78- Grev ve lokavtın uygulandığı işyerlerinde 39 uncu madde gereğince çalıştırmak zorunda olduğu işçileri çalıştırmayan işveren üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

40 ıncı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen yazılı izni almadan yeni işçi alan işveren izinsiz aldığı her bir işçiyle ilgili olarak elli gün adlî para cezası ile cezalandırılır.

43 üncü madde hükmüne aykırı hareket eden işveren veya işvereni söz konusu hükme aykırı hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya bu yolda propagandada bulunanlar, söz konusu hükme aykırı olarak aldıkları veya alınmasına sebep oldukları veya grev yapan işçilerin yerine çalıştırdıkları her bir işçiyle ilgili olarak yüzelli gün adlî para cezası ile cezalandırılır.

44 üncü madde hükmüne aykırı olarak işçileri konutlarından çıkaran veya bu konutların su, gaz, aydınlatma veya ısıtma hizmetlerini kesen işveren veya işvereni bu yolda hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya bunun için propaganda yapanlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 398- 2822 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Grev uygulanan işyerinde, “Bu işyerinde grev vardır” lokavt uygulanan işyerinde de, “Bu işyerinde lokavt vardır” ibareleri dışında, sözü edilen işyerleri çevrelerinde afiş, pankart gibi ilan araçlarını asan veya yazı yazanlarla, işyeri ve çevresinde uygulanan grev sebebiyle kulübe, baraka, çadır gibi barınma yerleri yapanlar veya yaptıranlar altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 399- 2822 sayılı Kanunun 80 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 80- 28 inci madde ile 51 inci maddenin birinci fıkrası, 54 üncü maddenin ikinci fıkrası, 59 uncu maddenin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddede sözü edilen ilan, bildirme ve bilgi verme yükümlülüklerini yerine getirmeyenler elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumu hakkında mahkemenin kesinleşen kararına uymayan taraf, ilgililerden birinin şikayeti üzerine, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 400- 24/5/1983 tarihli ve 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 7- Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca bu Kanunun 3 üncü maddesine göre gebeliği önleyici nitelikte oldukları kabul edilmeyen ilaç ve araçları yurt içinde imal edenler veya her ne suretle olursa olsun dağıtanlar veya ticaret maksadıyla yurda sokanlar veya bu maksatla bulunduranlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca bu Kanunun 3 üncü maddesine göre gebeliği önleyici nitelikte oldukları kabul edilen ilaç ve araçların reklam ve propagandası 14/5/1928 tarihli ve 1262 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre yapılır. Buna aykırı hareket edenler bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 401- 2827 sayılı Kanunun 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 8- Bu Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden kişiler ve kurum yetkilileri, Türk Ceza Kanununun 90 ıncı maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.

Bu Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenlere, filleri suç oluşturmadığı takdirde mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 402- 16/6/1983 tarihli ve 2841 sayılı Zorunlu İlköğrenim Çağı Dışında Kalmış Okuma-Yazma Bilmeyen Vatandaşların, Okur-Yazar Duruma Getirilmesi veya Bunlara İlkokul Düzeyinde Eğitim-Öğretim Yaptırılması Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Denetleme sonucu, bu Kanunun 6 ncı maddesinde gösterilen görevleri yerine getirmedikleri anlaşılan özel kurum ve kuruluş yöneticilerine ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 403- 2841 sayılı Kanunun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 11- Kamu kurum ve kuruluşları ile özel kurum ve kuruluşlarda çalışan vatandaşlardan, bu Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranışta bulunanlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 404- 2841 sayılı Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 12- Bu Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen imkânlardan yararlanmak amacıyla, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”

MADDE 405- 16/6/1983 tarihli ve 2844 sayılı Fındık Üretiminin Planlanması ve Dikim Alanlarının Belirlenmesi Hakkında Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 7- Tarım ve Orman Bakanlığından izin almadan yeniden fındık bahçesi kuranlar ile belirlenen alanlar dışında mevcut fındık bahçesini yenileyenlere yediyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

3 üncü madde gereğince beyanda bulunmayanlar veya yanlış beyanda bulunanlara dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”

MADDE 406- 23/6/1983 tarihli ve 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 28- Yardım toplama faaliyetinden elde edilen mal ve paraları zimmetine geçiren kişi, kamu görevlisi olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununun zimmet suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.”

MADDE 407- 2860 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 29- Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak izinsiz yardım toplayanlara yediyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. İzin verilen yer dışında yardım toplayanlara beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Bu Kanunun diğer hükümlerine aykırı davranışta bulunanlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Bu maddede yazılı olan idarî yaptırımlara karar vermeye mahallî mülkî amir yetkilidir.

Yukarıdaki fıkralara aykırı davranış sonucu izinsiz toplanan mal ve paralara elkonularak  mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.”

MADDE 408- 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 65 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 65- a) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarara uğramalarına kasten sebebiyet verenler iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.

Bu fiiller, korunması gerekli kültür ve tabiat varlığını yurt dışına kaçırmak maksadıyla işlenmiş ise, verilecek cezalar bir kat artırılır.

b) Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarına, koruma amaçlı imar plânlarına ve koruma bölge kurullarınca belirlenen koruma alanlarında öngörülen şartlara aykırı izinsiz inşaî ve fizikî müdahale yapanlar veya yaptıranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.

c) Bu Kanuna aykırı olarak yıkma veya imar izni veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.

d) Bünyesinde koruma, uygulama ve denetim büroları kurulmuş idarelerden bu Kanunun 57 nci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşaî ve fizikî müdahale yapanlar veya yaptıranlar altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılırlar.”

MADDE 409- 2863 sayılı Kanunun  66 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 66- Bu Kanunun 16 ncı maddesinde yer alan yasaklara aykırı olarak belge verenler, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile; bu Kanunun 7 nci maddesinde yer alan ilan veya tebligatı bilerek, süresinde usulüne uygun yapmayanlar ise, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılırlar.”

MADDE 410- 2863 sayılı Kanunun 67 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Haber verme sorumluluğuna  ve kültür varlığı ticaretine aykırı hareket edenler

MADDE 67- Kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili olarak bildirim yükümlülüğüne mazereti olmaksızın ve bilerek aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bildirimi yapılmamış olan kültür ve tabiat varlığını satışa arzeden, satan, veren, satın alan, kabul eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, bu durumda birinci fıkrada tanımlanan suçtan dolayı ayrıca cezaya hükmolunmaz.

Ticareti yasak olmayan taşınır kültür varlıklarının izinsiz olarak ticaretini yapan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 411- 2863 sayılı Kanunun  68 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 68- Kültür ve tabiat varlıklarını bu Kanuna aykırı olarak yurt dışına çıkaran kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 412- 2863 sayılı Kanunun 69 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 69- Bu Kanunun 29 uncu maddesinde yer alan tetkik ve kontrole muhalefet edenler ile 41 inci maddede yer alan nakil işlerine aykırı hareket edenler altı aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılırlar.”

MADDE 413- 2863 sayılı Kanunun  70 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 70- Bu Kanunun 24 üncü maddesine aykırı hareket edenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.”

MADDE 414- 2863 sayılı Kanunun  71 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 71- Bu Kanunun 38, 42 ve 43 üncü maddelerine aykırı hareket edenler yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasıyla cezalandırılırlar.”

MADDE 415- 2863 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 73- Bu Kanunun 26 ve 30 uncu maddelerine aykırı davrananlara, suç daha ağır bir cezayı gerektirmiyorsa üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.”

MADDE 416- 2863 sayılı Kanunun  74 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 74- Kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Ancak, kazı veya sondajın yapıldığı yerin, sit alanı veya bu Kanuna göre korunması gerekli başka bir yer olmaması halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.

İzinsiz olarak define araştıranlar, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, bu fiillerin yurt dışına kültür varlıklarını kaçırma amacıyla veya  kültür varlıklarının korunmasında görevli kişiler tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza iki katına kadar artırılır.

Kişinin bu maddede tanımlanan suçları işlemek suretiyle bulduğu kültür varlığını soruşturma başlamadan önce mahallî mülkî amire teslim etmesi hâlinde, mahkeme verilecek cezada üçte ikisine kadar indirim yapabilir.

İzinsiz olarak define araştıran kişinin, hakkında kovuşturma başlayıncaya kadar, kendisini bu fiili işlemeye gerekli cihazları temin etmek suretiyle sevk eden kişilerin kimliklerini açıklaması ve yakalanmasını sağlaması hâlinde, mahkeme verilecek cezada indirim yapabileceği gibi, ceza verilmesine yer olmadığına da karar verebilir.”

MADDE 417- 2863 sayılı Kanunun  75 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Elkoyma ve müzeye teslim

MADDE 75- Bu Kanun kapsamında kalan suçlar nedeniyle elkonulan taşınır kültür ve tabiat varlıkları müzeye teslim edilir.”

MADDE 418- 25/7/1983 tarihli ve 2866 sayılı Öğrencilerle İlgili Bazı Basılı Evrakın Milli Eğitim Bakanlığınca Hazırlanması, Bastırılması ve Satılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 5- Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren, Milli Eğitim Bakanlığı veya Milli Eğitim Bakanlığı Vakfı dışında, bu Kanun kapsamına giren basılı evrakı, basmak veya satmak veya satın almak yasaktır.

Bu yasaklara aykırı davrananlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, üçyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”

MADDE 419- 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 20 nci maddesinde yer alan “3167” ibaresi “4915” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 420- 2873 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 21- Bu Kanunda yazılı yasaklamalara ve mecburiyetlere aykırı hareket edenler hakkında, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

MADDE 421- 22/9/1983 tarihli ve 2893 sayılı Türk Bayrağı Kanununun 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 8- Bu Kanuna ve çıkarılacak tüzüğe aykırı olarak Bayrak yapmak, satmak ve kullanmak yasaktır. Bu yasağa aykırı olarak yapılan Bayraklar o mahallin yetkili amirlerince toplatılır.

Bu Kanun hükümlerine aykırı davranışta bulunanlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde mahalli mülki amir tarafından Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi uyarınca idarî para ceza verilir.”

MADDE 422- 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “MADDE 28- Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanlar, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

10 uncu madde gereğince verilecek bildirimde düzenleme kurulu üyesi olarak gösterilenlerden 9 uncu maddede belli edilen nitelikleri taşımayanlar, toplantı veya yürüyüşün yapılması hâlinde, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

11 ve 12 nci maddelerde yazılı görevleri yerine getirmeyen düzenleme kurulu üyeleri, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Güvenlik kuvvetlerine veya hükümet komiserine veya yardımcılarına veya hükümet komiseri tarafından toplantı veya yürüyüş safahatının teknik araç ve gereçlerle tespit için görevlendirilenlere bu görevlerini yaptıkları sırada cebir ve şiddet veya tehdit veya nüfuz ve müessir kuvvet sarfetmek suretiyle mani olanlar hakkında, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası hükmolunur.”

MADDE 423- 2911 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinde yer alan “ve beşbin liradan onbin liraya kadar ağır para” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.

MADDE 424- 2911 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan “ve beşbin liradan yirmibin liraya kadar ağır para” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.

MADDE 425- 2911 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve beşbin liradan otuzbin liraya kadar ağır para” ibaresi, ikinci fıkrasında yer alan “ve onbin liradan ellibin liraya kadar ağır para” ibaresi ile üçüncü fıkrasında yer alan “ve yirmibin liradan yüzbin liraya kadar ağır para” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.

MADDE 426- 2911 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve beşbin liradan otuzbin liraya kadar ağır para” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.

MADDE 427- 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 12 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kaza nedenleri hakkında araştırma ve inceleme yapılması

MADDE 12- Kazanın nedenlerini ve oluş şeklini açıklığa kavuşturmak ve sivil havacılıkta can ve mal güvenliğinin sağlanması bakımından tekrara engel olmak amacına yönelik olarak her sivil hava aracı kazası ile ilgili olarak teknik bakımdan araştırma ve inceleme yapılır.”

MADDE 428- 2920 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Araştırma ve İnceleme Kurulu

MADDE 13- Ulaştırma Bakanlığı, havacılık alanında uzmanlığı kabul edilmiş kişilerden seçilecek bir kurulu, kazanın sebeplerini araştırması için görevlendirir. Bu Kurul, yukarıdaki maddede belirtilen amaç dairesinde her türlü araştırma ve incelemeyi yapar, soruşturma işlemlerini yürütmekle görevli Cumhuriyet savcısı ile işbirliği yaparak, delillerin toplanmasına yardımcı olur.

Kurul, yaptığı araştırma ve inceleme faaliyeti sırasında ilgili kişileri dinleyebilir; açıklama yapmaktan kaçınan kişilerin Cumhuriyet savcısına başvurarak ifadesinin alınmasını sağlayabilir; bu ifade alma sırasında hazır bulunarak, açıklığa kavuşturulması istenen hususlarla ilgili olarak ifadesi alınan kişiye sorular sorulmasını isteyebilir.

Kurul, araştırma ve inceleme faaliyeti sırasında teknik ve uzmanlığı gerektiren sair hususlarla ilgili olarak başka uzman kişiler görevlendirebilir.

Araştırma ve İnceleme Kurulunun oluşturulması, araştırma ve incelemenin yürütülmesi, yetki ve sorumluluklar, hava aracı kazalarında yapılacak kurtarma ve yardım işleri Ulaştırma Bakanlığınca bir yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelikte Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar gözönünde tutulur.”

MADDE 429- 2920 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Araştırma ve inceleme raporu

MADDE 14- Araştırma ve İnceleme Kurulu; tespit ettiği hususları, vardığı sonucu, tekrarlara engel olunması bakımından alınmasını uygun bulduğu önlemleri, önerileri ile birlikte ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor hâlinde Ulaştırma Bakanlığına verir.

Raporda yer alan hususlara kısmen veya tamamen katılmayan üyeler, kişisel görüşlerini ek bir raporda belirtebilirler.

Ulaştırma Bakanlığı raporun bir suretini ilgililere verir ve raporun tekemmül etmiş olduğunu Resmi Gazete ile üçüncü şahıslara duyurur. Resmi Gazete ile yapılan duyuruda raporun ilgililerce nerede ve ne suretle incelenebileceği belirtilir. Rapor, gerektiğinde kısmen veya tamamen uygun bulunacak vasıtalar ile yayınlanır. Ancak, meydana gelen kaza ile ilgili olarak soruşturma başlatılması hâlinde, Ulaştırma Bakanlığı hazırlanan raporun bir örneğini yapılan soruşturma veya kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere, sadece ilgili Cumhuriyet başsavcılığına verir.”

MADDE 430- 2920 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İzin belirli şartlara ve süreye bağlanabilir. İzin belgesi,

a) Milli güvenliğin veya kamu düzeninin tehlikeye girebileceği durumlarda,

b) Gerçek kişilerin veya tüzel kişilerin kurucu ortakları ile temsile yetkili yöneticilerinin; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, bankacılık, sermaye piyasası ve kaçakçılık mevzuatında tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar ile hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, parada, paraya eşit sayılan değerlerde, kıymetli damgada, mühürde, resmi belgede, özel belgede sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, tefecilik, zimmet, irtikâp, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar veya casusluk suçlarından ya da ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması suçlarından dolayı mahkûm edilmiş olması hâlinde,

verilmez.”

MADDE 431- 2920 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ulaştırma Bakanlığının yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verdiği emir ve koyduğu yasaklara aykırı hareket eden kişilere, ilgili valilik tarafından Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî para cezası verilir. Valilik ayrıca ilgili kişiye emir veya yasağın gereğinin yerine getirilmesini sağlamaya yönelik azami bir süre verir. Bu süre yazısında, emir ve yasağın gereğinin ilgilisince yerine getirilmemesinin hukukî sonuçları açıkça belirtilir. Bu süre zarfında emir veya yasağın gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde, masrafları yüzde yirmi zammıyla birlikte ilgilisinden tahsil edilmek üzere, kamu gücü kullanılarak yerine getirilir.”

MADDE 432- 2920 sayılı Kanunun 98 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 98- Gerek bu Kanunda ve gerekse ilgili tüzük ve yönetmeliklerde yer alan ve can ve mal güvenliğinin korunmasına yönelik kurallara aykırı davrandıkları iddiasıyla haklarında soruşturma veya kovuşturma başlatılmış bulunan sivil havacılık personelinin yeterlik belgelerini, soruşturma veya kovuşturma sonuçlanıncaya kadar geri almaya, Ulaştırma Bakanlığı yetkilidir.

Ceza Muhakemesi Kanununda yer alan koruma tedbirlerine ilişkin hükümler saklıdır.”

MADDE 433- 2920 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sorumlu kaptan pilot, hava aracında işlenen suç veya kabahatlerle ilgili delilleri toplamak ve saklamakla yükümlü olduğu gibi; can ve mal güvenliğini tehdit eden veya gecikilmesinde zarar doğabilecek durumlarda gerekli tedbirleri almaya; kolluk görevlileri olaya elkoyuncaya kadar kişileri gözaltında tutmaya, kişilerin üzerini veya eşyasını aramaya, suçun işlenmesinde kullanılan veya kullanılmasına teşebbüs edilen ya da bulundurulması suç veya kabahat oluşturan eşyayı alıkoymaya, bizzat veya emrindeki diğer mürettebat ile birlikte yetkilidir.”

MADDE 434- 2920 sayılı Kanunun 141 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Suç oluşturan davranışlar

MADDE 141- Bu Kanunun 7, 36, 91, 92 ve 94 üncü maddeleri ile 93 üncü maddenin (b), (c), (e) ve (g) bentlerine aykırı davranışta bulunanlar, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu Kanunun 31 ve 32 nci maddeleri ile 9 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 93 üncü maddesinin (a), (d), (f) ve (h) bentlerine aykırı davranışta bulunanlar, iki aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 435- 2920 sayılı Kanunun 143 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kabahat oluşturan davranışlar

MADDE 143- Bu Kanunun;

a) 11, 18, 19, 26, 28, 29, 54, 58 ve 89 uncu maddeleri ile 9 uncu maddesinin üçüncü, 95 inci maddesinin birinci ve 102 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranışta bulunanlara bin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar,

b) 23, 24 ve 25 inci maddeleri ile 57 nci maddesinin son fıkrasına aykırı davranışta bulunanlara beşyüz Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar,

idarî para cezası verilir.

Yukarıdaki fıkralarda belirtilenler dışında kalıp da Ulaştırma Bakanlığının sivil havacılığı düzenlemek maksadıyla alacağı önlemlere uymayanlara, beşyüz Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Bu madde hükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeye Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürü yetkilidir.”

MADDE 436- 20/11/1984 tarihli ve 3082 sayılı Kamu Yararının Zorunlu Kıldığı Hallerde, Kamu Hizmeti Niteliği Taşıyan Özel Teşebbüslerin Devletleştirilebilmesi Usul ve Esasları Hakkında Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 12- Bu Kanuna göre görevlendirilenlerden suç işleyenler kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Şu kadar ki, verilecek cezalar o suç için muayyen olan cezanın yarısından az olmamak üzere iki katına kadar artırılır.

Fiilleri daha ağır cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde, bu Kanunun 10 uncu maddesine aykırı hareket edenler bir yıldan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 437- 4/12/1984 tarihli ve 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Muhakemeleri Usulü” ibaresi “Muhakemesi” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 438- 4/12/1984 tarihli ve 3092 sayılı Çay Kanununun 2 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ruhsatsız olarak çay bahçesi kuranlara, çaylıkları söktürüldüğü gibi, her dekar için dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Daha küçük alanlar için bu para cezası oranlanarak uygulanır.

Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”

MADDE 439- 4/12/1984 tarihli ve 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanununun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 6 - Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen cihazların bandrolsüz veya etiketsiz satışını yapan imalatçı veya ithalatçıya Kurum tarafından bandrolsüz veya etiketsiz satılan veya satışa arzedilen her cihaz için cihazın satış bedeli kadar idarî para cezası verilir. Bu cihazları bandrolsüz veya etiketsiz satın alan, devralan veya kullananlara bandrolsüz veya etiketsiz her bir cihaz için cihazın rayiç değerinin yarısı kadar idarî para cezası verilir.”

MADDE 440- 7/6/1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “e) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkûm olanlar,”

MADDE 441- 3224 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinde yer alan “kullanmayanlar” ibaresi “kullanmayanlara” ve “para cezası ile cezalandırılırlar.” ibaresi “idarî para cezası verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 442- 3224 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Hastalar ile diş hekimleri arasında herhangi bir menfaat karşılığında aracılık yapanlar veya bu kişileri aracı olarak kullanan diş hekimleri üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 443- 3224 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 46- Bu Kanunun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 42 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarındaki hükümlere uymayanlara mahallî mülkî amir tarafından bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 444- 10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununun 10 uncu maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanun hükümlerine göre izin almadan kiralama faaliyetinde bulunanlar altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun yararına olarak işlendiği tüzel kişi hakkında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Bu Kanunda yazılı sair yükümlülük ve zorunluluklara uymayan kiralama şirketleri ve ilgililerine Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından onbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”

MADDE 445- 8/5/1986 tarihli ve 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 44- Bu Kanunun 5 inci maddesine göre tespit edilmiş olan gümrük kapılarından başka yerlerden hayvan veya hayvan maddelerini ithal veya ihraç edenler veya transit geçirenler salgın hayvan hastalığı sebebi ile gümrük kapılarından veya hududun tamamından yurda sokulması yasaklanan hayvan veya hayvan maddelerini ithal veya transit geçirenler ile ithal, ihraç ve transit işlemleri nedeniyle karantina veya muayene yerlerine alınmış hayvanlar veya elkonulmuş hayvan maddelerini kaçıranlar, veteriner sağlık raporu olsun veya olmasın, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 446- 3285 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Hastalıklı, hastalıktan veya bulaşmadan şüpheli hayvan veya hayvan maddelerini yahut bulaşmaya vasıta olabilecek eşya ve maddeleri her ne suretle olursa olsun kordon altına alınan yerler ile önceden tespit ve ilan edilmiş bulunan yasak bölgeler dışına çıkaranlar, bu suretle çıkarılmış hayvan  veya  hayvan  maddelerini  satanlar,  başkalarına devredenler veya bu işlere vasıta olanlar,  bu  yerlere  hayvan  veya  hayvan  maddelerini  sokanlar,  hayvan veya hayvan maddelerini tecrit veya muhafaza altına alındıkları yerler dışına çıkaranlar ile öldürülmüş veya imha edilmiş hayvan veya hayvan maddelerini gömüldükleri yerlerden çıkaranlar, altı aydan iki yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 447-  3285 sayılı Kanunun 47 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 47- Bu Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrası ile 24 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak şartıyla;

a) Hayvan park, pazar ve panayırlarından başka yerlerde canlı hayvan satanlara ikiyüzelli Türk Lirası,

b) 22 nci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen menşe şahadetnamesiz ve veteriner sağlık raporsuz olup menşei ile menşeinde salgın hastalık olmadığı tespit edilen hayvanları naklederken veya naklettirirken 23 üncü maddede belirtilen görevliler tarafından yakalanan veya ele geçirilen hayvan sahiplerine yediyüzelli Türk Lirası,

c) Menşei tespit edilemeyen veya menşeinde salgın hastalık tespit edilen hayvanlardan 22 nci maddenin dördüncü fıkrasına göre alıkonularak masrafları hayvan sahipleri tarafından karşılanmak üzere karantinaya alınan ve karantina sonunda hastalıksız olduğu anlaşıldığı için veteriner sağlık raporu verilerek serbest bırakılan hayvan sahiplerine bin Türk Lirası,

d) Veteriner sağlık raporsuz sevk edildikleri ve menşeinde hastalık bulunmadığı anlaşılan ve 22 nci maddenin dördüncü fıkrasına göre veteriner sağlık raporu verilerek serbest bırakılan hayvan maddelerinin sahiplerine beşyüz Türk Lirası,

e) Menşei şahadetnamesi ve veteriner sağlık raporu olmayan hayvanların kesiminin yapıldığı mezbaha, kombina ve kesim yerlerinin sahiplerine beşbin Türk Lirası,

f) Menşei şahadetnamesi veya veteriner sağlık raporu olmayan hayvan ve hayvan maddelerini taşıyan nakil vasıtalarının sahiplerine beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar,

idarî para cezası verilir.”

MADDE 448- 3285 sayılı Kanunun 48 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 48- Kordon altına alınan bölgeyi belli etmek için konulan işaret, levha ve benzerlerini tahrip edenler veya yerlerini değiştirenlere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 449- 3285 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 49- Bu Kanuna göre bulaşıcı hayvan hastalığını veya sebebi belli olmayan hayvan ölümlerini ihbarla yükümlü olup da geçerli bir özürü olmaksızın kırksekiz saat içinde 9 uncu maddede yazılı görevlilere bildirmeyenlere, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, üçyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Bu Kanunun 13 üncü maddesi hükmüne geçerli bir özürü olmaksızın uymayan hükümet veteriner hekimi ile aynı maddede yazılı makam ve kuruluşların görevli memurlarına yediyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 450- 3285 sayılı Kanunun 50 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir

“MADDE 50- Kuduz hastalığı çıktığı ilan olunan yerlerde köpek ve kedilerini muhafaza altına almayanlara, bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 451- 3285 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “uğraşanlar üçyüzkırkyedimilyon lira idarî para cezası ile cezalandırılır.” ibaresi “uğraşanlara beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 452- 3285 sayılı Kanunun 52 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 52- Hayvan sağlığını korumada kullanılan aşı, serum, biyolojik madde, veteriner müstahzarların tahlilleri sonucunda bileşimlerinde bulunan maddelerin saf olmadığı veya kodekse uygun bulunmadığı veya ruhsat almak için verilmiş formüle uymadığı veya teşhis, tedavi, koruma niteliklerini azaltacak şekilde etkili maddelerin noksan olduğu tespit edildiği takdirde bunları imal ve ihzar edenlere yirmibin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bunları bilerek satışa arz edenler veya satanlara da aynı idarî para cezası verilir.

Yukarıdaki fiillerin tekrarı hâlinde aşı, serum, biyolojik madde ve müstahzarın ruhsatı iptal edilir ve verilecek ceza bir misli artırılır.

Bu maddedeki kabahatin konusunu oluşturan maddelere elkonularak masrafları ilgilisinden alınmak suretiyle imha edilir.

Birinci fıkrada belirtilen maddelerin hayvan sağlığı açısından zararlı veya tehlikeli olması hâlinde kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” 

MADDE 453- 3285 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 53- Bakanlıktan izin almadan hayvan sağlığını korumada kullanılan her nevi aşı, serum ve biyolojik maddelerle veteriner müstahzarları imal ve ihzar edenler, satan veya satışa arz edenler üç aydan bir yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Birinci fıkrada belirtilen maddelerin hayvan sağlığı açısından zararlı veya tehlikeli olması hâlinde kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, bu fiiller bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Teşhis, tedavi veya aşı üretimi amacı ile canlı veya zayıflatılmış mikroorganizmalar ve benzeri maddelerden ithali Bakanlığın iznine tabi olanları izinsiz yurda sokanlar hakkında 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uygulanır.

Bakanlıkça hayvanlarda kullanımına izin verilmemiş veya kullanımı farmakolojik veya toksikolojik etkileri sebebiyle yasaklanmış her türlü maddenin besleme, tedavi, koruma, araştırma ve benzeri amaçlarla hayvanlara yedirilmesi, içirilmesi veya vücuduna zerk edilmesi yasaktır. Bu maddeleri hayvanlara uygulayanlara ve bilerek bu maddeleri hayvanlarına uygulatan hayvan sahiplerine beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 454- 3285 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 54- Aşı, serum, biyolojik madde ve veteriner müstahzarları taklit ederek teşhis, tedavi ve koruma vasıflarını azaltacak veya kaybedecek surette imal veya ihzar edenler, bunları bilerek satışa arz eden veya satanlar üç aydan bir yıla kadar hapis ve elli günden beşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Birinci fıkrada belirtilen maddelerin hayvan sağlığı açısından zararlı veya tehlikeli olması hâlinde kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, bu fiiller bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.”

MADDE 455- 3285 sayılı Kanunun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 55- Bu Kanunda gösterilen istisnalar dışında kombina, mezbaha ve hayvan kesimi yerlerinden başka yerlerde ticari amaçla hayvan kesen veya kestirenlere, bu şekilde kesilmiş hayvanlara ait etleri satan veya satışa arz edenlere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 456- 3285 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 56- Bu Kanunda yazılı olan idarî yaptırımlara mahallî mülkî amir tarafından karar verilir.”

MADDE 457- 3/6/1986 tarihli ve 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 4- Ham afyon, hazırlanmış afyon, tıbbî afyon ve bunların müstahzarları Türk Ceza Kanununun uygulanmasında uyuşturucu maddelerden sayılır.

İzinsiz olarak haşhaş ekimi yapan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu madde kapsamında ekim yapma ibaresinden, tohumun toprağa ekilmesinden ürünün hasadına kadarki süreç anlaşılır.

İzin almış olmakla birlikte, bilerek belgesinde belirtilen alandan fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka yerde haşhaş ekimi yapan kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır

İzinsiz ham afyon üretenler, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır.

İzin belgesinde tespit edilen miktardan az ham afyon veya kapsül teslim eden üreticilere, fiil suç oluşturmadığı takdirde, mahallî mülkî amir tarafından eksik teslim edilen miktarların teslim anındaki baş alım fiyatının iki misli kadar idarî para cezası verilir.

Kontrol ve denetim görevini yerine getirmeyen muhtarlar ve kolluk görevlileri, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır. 

Bu maddede tanımlanan suçların ekim bölgesi içinde işlenmesi halinde, 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 23 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.”

MADDE 458- 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 41- Bu Kanun hükümlerine göre Bakanlığa bağlı eğitim kurumlarının dışında kamu ve özel kurum ve kuruluşlarında yapılan aday çırak, çırak ve kalfaların eğitimi ile işletmelerde yapılan mesleki eğitim, öğrencilerin bu eğitiminden sorumlu işletmelerin bağlı olduğu oda veya birliklerin temsilcilerinin katılımı ile Bakanlıkça; iş ortamı, sosyal güvenlik, iş güvenliği ve sağlık şartları bakımından ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca denetlenir. Denetimle ilgili raporlar valiliğe verilir. Raporlarda belirtilen hususlar valilikçe değerlendirilir ve gereği yapılır.

Denetlemenin esas ve usulleri bu bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Bu Kanunun; 9, 10, 12, 13, 14, 15, 17, 20, 22, 25, 26, 28 ve 30 uncu maddelerindeki yükümlülükleri yerine getirmeyenlere ihtar cezası verilir. İhtarın tebliğinden itibaren on gün içinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerden;

a) 9, 10, 25, 26 ve 28 inci maddelerine aykırı davrananlara altıyüz Türk Lirası,

b) 12, 13, 14, 15, 17, 20, 22 ve 30 uncu maddelerine aykırı davrananlar ile sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak fesheden işletmelere dörtyüz Türk Lirası,

idarî para cezası verilir.

Fiilin tekrarı hâlinde bu cezalar iki katına çıkarılır.

Fiilin sürmesi hâlinde ise meslekten geçici men cezası verilir.

Bu maddedeki idarî yaptırımlara karar vermeye mahallî mülkî amir yetkilidir.

Bu Kanunun 30 uncu maddesine aykırı olarak açılan işyerleri durumun öğrenilmesinden itibaren İl Mesleki Eğitim Kurulu ile ilgili mercilerin müracaatı üzerine mahallî mülkî amirce yedi gün içinde kapatılır.”

MADDE 459- 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 42- Fiilleri suç oluşturmadığı takdirde;

a) Bu Kanunda belirli yükümlülükleri yerine getirmeyenlere, onbeş Türk Lirasından otuz Türk Lirasına kadar,

b) Kadastro çalışması veya itirazın incelenmesi sırasında çağrılan yerlere özürsüz olarak gelmeyen bilirkişi veya tanıklara, on Türk Lirasından onbeş Türk Lirasına kadar,

idarî para cezası verilir.

Bu maddede belirtilen idarî para cezalarına kadastro sırasında, kadastro müdürünün yazısı üzerine, yargılama sırasında ise resen araştırma inceleme yapılarak kadastro hâkimi tarafından karar verilir.

Tanık ve bilirkişilerin gelmemelerini haklı gösteren sebeplerin varlığı hâlinde verilen ceza kaldırılır.”

MADDE 460- 3402 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 43- Kadastro tutanaklarının düzenlenmesi sırasında sahibi olmadığı taşınmaz malı kendi veya başkası adına kaydettirmek veyahut bir kimseye ait taşınmaz malı başkası adına yazdırmak için bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar, Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesine göre cezalandırılır.

Kadastro tutanaklarının düzenlenmesi sırasında bir kimse sahibi olmadığı bir taşınmaz malı hile ile veya kendisine ait olmayan kayıt ve belgeler kullanarak, kendisi veya başkası adına kaydettirirse, Türk Ceza Kanununun dolandırıcılık veya belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.”

MADDE 461- 11/1/1989 tarihli ve 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanununun 15 inci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 15- a) Bu Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen istisna dışında, resmi ve özel sözleşmelerde, her türlü evrak, belge ve ilanlar ile miktar belirtilen etiketlerde ve kanunlara göre tutulan defterlerde uluslararası birimleri kullanmayan kişiye ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

b) Yurt içinde ölçü ve ölçü aleti yapan fabrika ve imalathanelerle tamir atölyelerinde, yapılan veya tamir edilen ölçü ve ölçü aletleri için Bakanlıkça tespit edilen esaslar dahilinde ve örneğine uygun, tasdikli imalat defteri tutmayan kişiye beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

c) Damgası kopmuş, bozulmuş, damga süresi dolmuş ölçü aletini kullanan kişiye, bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu ölçü aletlerine el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

d) Yetkisiz olduğu halde, bu Kanun kapsamına giren ölçü aletlerinin bakım ve tamirini yapan kişiye, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

e) Ayarı doğru olmayan ölçü aletlerini kullanan kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu ölçü aletlerine el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

f) Ambalajında belirtilen veya yetkili makamlarca tespit edilen miktarlara uymayan bir malı üreten, satışa arzeden veya satan kişiye bin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

g) Bu Kanun hükümleri gereğince Bakanlıkça tespit edilen tarifeler üstünde ücret talep eden veya alanlara beşyüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Bu idarî yaptırımlara Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İl Müdürü tarafından karar verilir.”

MADDE 462- 3516 sayılı Kanunun 16 maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 16- Uluslararası birimler sistemine göre yapılmamış olan veya bu sisteme göre imal edilmiş olmakla beraber nitelikleri bakımından bu Kanun hükümlerine uygun bulunmayan ölçü ve ölçü aletlerini ticaret maksadıyla imal eden, ithal eden, satan, satışa arzeden, satın alan, bulunduran veya bu özelliğini bilerek nakleden kişi, bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Damgalanmamış ölçü ve ölçü aletlerini satan, satışa arzeden veya ticari ilişkide kullanan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Ayarının doğru olmadığını bildiği aletle ölçü yapan ve bu suretle haksız menfaat temin eden kişi, Türk Ceza Kanununun dolandırıcılık suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.”

MADDE 463- 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik Serbest Muhasebeci, Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanununun 40 ıncı maddesinin ondördüncü fıkrasında yer alan “Devlet memurlarına” ibaresi “kamu görevlilerine” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 464- 3568 sayılı Kanunun 47 nci maddesinde yer alan “Devlet memurlarına” ibaresi “kamu görevlilerine” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 465- 3568 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 49- 3 üncü maddenin birinci fıkrasına aykırı davrananlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur.

13, 15/4, 43/1, 43/2, 44 ve 45 inci maddenin birinci fıkrası hükümlerine aykırı davranışta bulunanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

12 nci maddenin dördüncü fıkrasındaki hükme aykırı davranışta bulunan kişi hakkında, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur.”

MADDE 466- 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununun 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 15- Kıyıda ve uygulama imar planı bulunan sahil şeritlerinde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engelleri oluşturanlara ikibin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca oluşturulan engellerin beş günden fazla olmamak üzere belirlenen süre zarfında kaldırılmasına karar verilir. Bu süre zarfında engellerin ilgililer tarafından kaldırılmaması halinde, masrafı yüzde yirmi zammıyla birlikte kendilerinden kamu alacaklarının tahsili usulüne göre tahsil edilmek üzere kamu gücü kullanılmak suretiyle derhal kaldırılır. Kabahatin tekrarı halinde, ceza üst sınırdan verilir.

Birinci fıkrada sayılan yerlerden kum, çakıl alanlara üçbin Türk Lirasından onbeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Birinci fıkrada sayılan yerlere moloz, toprak, cüruf, çöp gibi atık ve artıkları dökenler, atılan veya dökülen maddenin niteliğine, çevreyi kirletici ve bozucu etkisine göre Türk Ceza Kanunu, Kabahatler Kanunu veya Çevre Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır.

Yukarıdaki fıkralarda sayılan fiillerin kıyının doğal yapısını bozacak bir etki meydana getirmesi halinde, daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, failleri hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Birinci fıkrada sayılan yerlerde ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapı yapan kişilere Türk Ceza Kanunu veya İmar Kanunu hükümlerine göre verilecek ceza bir kat artırılır.

İlgili kanunlarda belirtilen makamların yetkileri saklı kalmak üzere, bu maddede belirtilen idarî yaptırımlara karar vermeye mahalli mülki amir yetkilidir.”

MADDE 467- 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 24 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “391 inci” ibaresi “124 üncü” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 468- 3984 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Yayını yapmayan veya karara uygun şekilde yapmayan veya geciktiren kuruluşun yayınlarından sorumlu en üst yöneticisi ile kuruluşun sahibi olan anonim şirketin yönetim kurulu başkanı hakkında üçbin günden dokuzbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ayrıca, kuruluşa Üst Kurulca üç aya kadar gelir getirici yayın yapma yasağı verilebilir; fiilin tekrarı hâlinde yayın izni iptal edilir. Hangi yayınların gelir getirici yayınlar olduğu Üst Kurul tarafından belirlenir.

Radyo veya televizyon yayınları yoluyla işlenen suçlardan dolayı sorumluluk, Türk Ceza Kanununun iştirak hükümlerine göre yayını yöneten veya programı yapanla birlikte sorumlu müdüre aittir. Ancak şirketi idare ve temsile yetkili kişilerin, sorumlu müdürün incelemesinden geçmeden veya rızası hilafına bir yayına karar vermiş olması halinde; kendileri sorumlu olurlar. Bu hüküm, yayın kuruluşunun bu Kanundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.”

MADDE 469- 3984 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 33- Üst Kurul, öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen, izin şartlarını ihlâl eden, yayın ilkelerine ve bu Kanunda belirtilen diğer esaslara aykırı yayın yapan özel radyo ve televizyon kuruluşlarını uyarır veya aynı yayın kuşağında açık şekilde özür dilemesini ister. Bu talebe uyulmaması veya aykırılığın tekrarı hâlinde ihlâle konu olan programın yayını, bir ilâ oniki kez arasında durdurulur. Bu süre içinde programın yapımcısı ve varsa sunucusu hiçbir ad altında başka bir program yapamaz. Yayını durdurulan programların yerine, aynı yayın kuşağında ve reklamsız olarak, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına Üst Kurulca hazırlattırılacak eğitim, kültür, trafik, kadın ve çocuk hakları, gençlerin fiziksel ve ahlakî gelişimi, uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklarla mücadele, Türk dilinin güzel kullanımı ve çevre eğitimi konularında programlar yayınlanır.

Aykırılığın tekrarı hâlinde;

a) Ulusal düzeyde yayın yapan kuruluşlara, ihlâlin ağırlığına göre, ikiyüzellibin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla beşyüzbin Türk Lirasına kadar,

b) Yerel, bölgesel ve kablo ortamından yayın yapan kuruluşlara;

1. Kapsadığı yayın alanı itibariyle, bir milyondan fazla nüfusa ulaşan il ve ilçelere yayın yapanlara, ihlâlin ağırlığına göre, yüzyirmibin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla ikiyüzbin Türk Lirasına kadar,

2. Kapsadığı yayın alanı itibariyle, beşyüzbin ilâ bir milyon arasında nüfusa ulaşan il ve ilçelere yayın yapanlara ihlâlin ağırlığına göre, otuzbin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla altmışbin Türk Lirasına kadar,

3. Kapsadığı yayın alanı itibariyle, ikiyüzellibin ilâ beşyüzbin arasında nüfusa ulaşan il ve ilçelere yayın yapanlara, ihlâlin ağırlığına göre, yirmibin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla kırkbin Türk Lirasına kadar,

4. Kapsadığı yayın alanı itibariyle, ikiyüzellibinden az nüfusa ulaşan il ve ilçelere yayın yapanlara, ihlâlin ağırlığına göre, beşbin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla onbin Türk Lirasına kadar,

c) Radyo yayınları için yukarıdaki miktarların yarısı kadar,

idarî para cezası verilir.

İhlâlin, ihlâl tarihinden itibaren, takip eden bir yıl içinde tekrarı hâlinde bu idarî para cezaları yarı oranında artırılır. İhlâlin, ihlâl tarihinden itibaren takip eden bir yıl içinde ikinci kez tekrarında ihlâlin ağırlığına göre izin uygulaması bir yıla kadar geçici olarak durdurulur.

4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerindeki ilkelere aykırı yayın yapılması hâlinde uyarı yapılmaz ve yayın kuruluşunun yayını bir ay durdurulur. İhlâlin tekrarı hâlinde yayın süresiz olarak durdurulur ve yayın lisans izni iptal edilir.

Yayın izninin verilmesi için gerekli şartlardan birini kaybeden veya şartların uygunluğunu hile ile elde eden kuruluşların yayın lisans izni iptal edilir.

Uyarı cezasını gerektiren hâller dışındaki ihlâllerde ilgili tarafın savunması alınır.

Cezaların uygulanış usulleri ile gerekçeli olarak kamuoyuna duyuruluş şekli yönetmelikle belirlenir.”

MADDE 470- 3984 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 34- Bu Kanunda belirtilen istisnalar dışında, Üst Kuruldan izin almadan radyo ve televizyon yayını yapan ya da izni Üst Kurul tarafından geçici ya da sürekli iptal edilmesine rağmen yayında bulunan kişi veya kuruluşların yöneticileri, altı aydan iki yıla kadar hapis ve elli günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Yayın bantlarını bir yıl süre ile muhafaza etmeyen ve bu süre içerisinde Üst Kurul tarafından veya Cumhuriyet  başsavcılığınca istenmesine rağmen sesli ve görüntülü olarak teslim etmeyen yayın kuruluşlarının yöneticileri, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Ayrıca, Üst Kurul tarafından bir aydan üç aya kadar ilgili kuruluşun yayınının durdurulmasına karar verilir.

Gönderilen bandın içerik bakımından istenen yayın olmaması veya bantta tahrifat, çıkarma, silme gibi işlemler yapılması hâlinde, yayın kuruluşlarının yöneticileri iki yıldan on yıla kadar hapis ve  bin günden onbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.

Türkiye Cumhuriyetinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne karşı yıkıcı ve bölücü faaliyetlere sevk edecek şekilde yayın yapan radyo ve televizyon yayın organlarının işletenleri, yayın yönetmeni, sorumlu müdürü, haber müdürü, program yapımcı ve sunucuları hakkında, Türk Ceza Kanununda yer alan suçlardan dolayı iştirak hükümlerine göre verilecek sonuç ceza yarı oranında artırılır.”

MADDE 471- 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 7 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu yasaklara aykırı hareket edenler, altı aydan iki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, verilecek adlî para cezasının miktarı, edinilen haksız kazancın üç katından az olamaz.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile özelleştirme programına alınan kuruluşlarda çalışan personel ve sözleşmeli olarak çalıştırılan personel, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi sayılırlar ve bu personelin özelleştirilmenin paralarına ve para hükmündeki evrak ve senetlerine ve mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilânço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar ile ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı haklarında Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Üçüncü Kısım Dördüncü Bölüm ile Dördüncü Kısım Birinci Bölüm altında yer alan suçlara ilişkin hükümler uygulanır.”

MADDE 472- 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 16 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî Para Cezası

MADDE 16 - Kurul, teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerine;

a) Muafiyet ve menfi tespit başvuruları ile birleşme ve devralmalar için izin başvurularında yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi,

b) İzne tabi birleşme ve devralmaların Kurul izni olmaksızın gerçekleştirilmesi,

c) Kanunun 14 ve 15 inci maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi ya da bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde ya da hiç verilmemesi,

d) Yerinde incelemenin engellenmesi ya da zorlaştırılması,

hallerinden (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenler için teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında, (d) bendinde belirtilenler için ise aynı şekilde saptanacak olan gayri safi gelirlerinin binde beşi oranında idarî para cezası verir. Ancak bu esasa göre belirlenecek ceza onbin Türk Lirasından az olamaz. Bu fıkranın (b) bendine göre idarî para cezası birleşme işlemlerinde tarafların herbirine, devralma işlemlerinde ise sadece devralana verilir.

Yerinde incelemenin mahkeme kararı ile gerçekleştirilmesi, yerinde incelemenin engellenmesi ve zorlaştırılmasına ilişkin olarak bu Kanunda öngörülen idarî para cezasının uygulanmasını engellemez.

Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.

Teşebbüs veya teşebbüs birliklerine üçüncü fıkrada belirtilen idarî para cezaları verilmesi halinde, ihlalde belirleyici etkisi saptanan teşebbüs veya teşebbüs birliği yöneticilerine ya da çalışanlarına teşebbüs veya teşebbüs birliğine verilen cezanın yüzde beşine kadar idarî para cezası verilir.

Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır.

Kanuna aykırılığın ortaya çıkarılması amacıyla Kurumla aktif işbirliği yapan teşebbüs ya da teşebbüs birlikleri veya bunların yöneticileri ve çalışanlarına, işbirliğinin niteliği, etkinliği ve zamanlaması dikkate alınarak ve gerekçesi açık bir şekilde gösterilmek suretiyle üçüncü ve dördüncü fıkralarda belirtilen cezalar verilmeyebilir veya bu fıkralara göre verilecek cezalarda indirim yapılabilir.

Bu maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar, işbirliği halinde para cezasından bağışıklık veya indirim şartları, işbirliğine ilişkin usul ve esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.”

MADDE 473- 4054 sayılı Kanunun 17 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Nispi İdarî Para Cezası

MADDE 17- Kurul, teşebbüs ve teşebbüs birliklerine, 16 ncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen cezalar saklı kalmak kaydıyla,

a) Nihai karar veya geçici tedbir kararı ile getirilen yükümlülüklere ya da verilen taahhütlere uyulmaması,

b) Yerinde incelemenin engellenmesi ya da zorlaştırılması,

c) Kanunun 14 ve 15 inci maddelerinin uygulanmasında, istenen bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde verilmemesi,

durumunda her gün için, ilgili teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan, bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin onbinde beşi oranında idarî para cezası verir.

Birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerine göre idarî para cezaları, bu bentlerde belirtilen kararlardaki yükümlülüklere uyulması için belirlenen sürenin dolmasından itibaren verilebilir. (a) bendindeki fiile ilişkin idarî para cezası, yükümlülük getirilen kararda herhangi bir süre belirlenmemiş ise, bu kararın tebliğini takip eden günden itibaren verilebilir. (b) bendindeki fiillere ilişkin idarî para cezası ise, fiilin gerçekleştiği günü takip eden günden itibaren verilebilir.”

MADDE 474- 4054 sayılı Kanunun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 55- Kurulun nihai kararlarına, tedbir kararlarına ve idarî para cezalarına ilişkin kararlarına karşı iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür.

Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulması kararların uygulanmasını ve idarî para cezalarının takip ve tahsilini durdurmaz.”

MADDE 475- 4054 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 60- Kurumun para, evrak ve her çeşit malları devlet malı hükmündedir. Görevleri ile ilgili olarak suç işleyen Kurul başkan ve üyeleri ile personeli ceza sorumluluğu bakımından kamu görevlisi sayılır. Kurul başkan ve üyeleri ile personeline karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar kamu görevlisine karşı işlenmiş sayılır.

Bu kişiler hakkında görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz.”

MADDE 476- 23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 25- 6 ncı maddenin yedinci fıkrası uyarınca, Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket edenlere, aykırılığı tespit edilen her bir sözleşme için yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

4 üncü maddenin altıncı fıkrasında, 5 inci maddede, 6 ncı maddenin altıncı fıkrasında, 6/A maddesinde, 6/B, 6/C maddeleri uyarınca Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslarda, 7 nci maddenin beşinci fıkrasında, 9 uncu maddede, 9/A maddesinde, 10 uncu maddede, 10/A maddesinde, 10/B maddesinde, 11/A  maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, 12, 13, 14 ve 15 inci maddelerde belirtilen yükümlülüklerden her birine aykırı hareket edenlere ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

7 nci maddenin dördüncü ve altıncı fıkraları ile 8 ve 27 nci maddelerde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenlere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

20 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca Bakanlıkça tespit ve ilân olunan usul ve esaslara aykırı hareket edenlere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Aykırılık ülke düzeyinde yayın yapan radyo ve televizyonlar aracılığıyla gerçekleştirilmişse, ceza on katı olarak uygulanır.

18 inci maddeye aykırı hareket eden üretici-imalatçıya veya ithalatçıya ikibin Türk Lirası, satıcı-sağlayıcıya ise dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

19 uncu maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

11 inci maddeye aykırı hareket edenlere onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Aykırılık ülke düzeyinde yayım yapan süreli yayın aracılığı ile gerçekleşmişse, ceza yirmi katı olarak uygulanır. Bakanlık, ayrıca süreli yayın kuruluşundan kampanyanın ve kampanyaya ilişkin her türlü reklam ve ilânın durdurulmasını ister. Bu isteğe rağmen aykırılığın devamı halinde, reklam ve ilânın durdurma zorunluluğunun doğduğu tarihten itibaren her sayı-gün için ikiyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bakanlık, kampanyanın ve kampanyaya ilişkin her türlü reklam ve ilânın durdurulması talebi ile Tüketici Mahkemesine başvurur.

16 ncı maddeye aykırı hareket edenler hakkında Reklam Kurulu tarafından ihlalin niteliğine göre birlikte veya ayrı ayrı üç aya kadar tedbiren durdurma, durdurma, düzeltme veya altıbin Türk Lirası idarî para cezası uygulanır. 16 ncı maddeye aykırılık, ülke düzeyinde yazılı, sözlü, görsel ve sair araçlar ile gerçekleşmiş ise, idarî para cezası on katı olarak uygulanır.

7 nci maddenin yedinci ve sekizinci fıkralarına aykırı hareket edenlere, kampanya konusu mal veya hizmetin fatura bedeli oranında idarî para cezası verilir. Kampanyayı düzenleyen, tüketici, kampanyadan ayrıldığında para iadesinde bulunursa bu ceza uygulanmaz.

7 nci maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, 7 nci madde hükümlerine uygun kampanya düzenlemeleri için bir hafta süre tanınır. Bu sürenin bitiminde aykırılığın devam ettiğinin tespiti halinde, bu hükme aykırı hareket edenlerle 24 ve 24/A maddelerinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenlere seksenbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Yukarıdaki fıkralarda belirtilen para cezaları, fiilin bir yıl içerisinde tekrarı halinde iki misli olarak uygulanır.”

MADDE 477- 4077 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 26- 25 inci maddenin birinci, dördüncü, yedinci, sekizinci, dokuzuncu ve onuncu fıkralarındaki idarî yaptırımlara Bakanlık tarafından, diğer fıkralarındaki idarî para cezalarına mahallî mülkî amir tarafından karar verilir.

Bu yaptırımlara ilişkin kararlar, kararı veren makam tarafından yedi gün içerisinde ilgilinin mensup olduğu meslek kuruluşuna bildirilir.

Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulur. Ancak, idare mahkemesinde dava, işlemin tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde açılır. İdare mahkemesinde iptal davası açılmış olması, kararın yerine getirilmesini durdurmaz.”

MADDE 478- 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 54 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle;

a) İşsizlik sigortasına ilişkin yükümlülükleri nedeniyle sigortalıların ücretlerinden indirim veya kesinti yapan işverenlere her bir sigortalı için beşyüz Türk Lirası,

b) 48 inci maddede öngörülen işten ayrılma bildirgesini Kuruma vermeyen işverenlere her bir fiil için ayrı ayrı bin Türk Lirası,

idarî para cezası verilir.”

MADDE 479- 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanun hükümlerine göre verilmiş olup da tahsil edilen idarî para cezalarının yüzde onu Kurum hesabına aktarılır.”

MADDE 480- 4628 sayılı Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 12- İdari para cezaları dahil, Kurul tarafından alınan bütün kararlara karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”

MADDE 481- 28/2/2001 tarihli ve 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanununun 16 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 16- Sunî ve tabiî tohumlamada kullanılan ve damızlık belgesi bulunan erkek damızlıklarını, hastalık ve damızlık özellikleri bakımından Bakanlıkça belirlenen yönetmelik gereğince muayene ettirmeyenler ile belgesiz damızlık kullananlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 482- 4631 sayılı Kanunun 17 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 17- Safkan Arap ve safkan İngiliz atlarının soy kütüğüne kayıt edilmesi için yönetmeliğe göre verilmesi gereken evrakı tahrif edenler, sahte evrak tanzim edenler, sahte ve tahrif edilmiş evrakı bilerek kullananlar; Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.

Soy kütüğüne giren damızlık hayvanlar ile safkan Arap ve safkan İngiliz atları hakkında gerçeğe uymayan evrak tanzim edenler veya başka bir hayvana ait belgeleri kullananlar veya bu belgelerde ve hayvanın eşkali üzerinde değişiklik yapanlar, altı aya kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, söz konusu hayvanların soy kütüğünden kayıtları silinir, pedigrileri iptal edilerek geri alınır.”

MADDE 483- 4631 sayılı Kanunun 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 18- 6 ncı maddeye aykırı hareket edenler ile soy kütüğüne kayıtlı damızlıkların, safkan Arap ve safkan İngiliz atlarının ölmeleri halinde pedigrilerini 7 nci maddedeki süreler içinde geri vermeyen veya sahip ve don değişikliğini bildirmeyen ve pedigrisine işletmeyen hayvan sahiplerine, ikiyüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Ayrıca, söz konusu hayvanların soy kütüğünden kaydı silinir ve pedigrileri iptal edilerek geri alınır.”

MADDE 484- 4631 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 19- Bakanlıktan izin almadan suni tohumlama ve embriyo transferi faaliyetinde bulunanlar veya aynı maksatla sperma üretimi merkezi ve embriyo transfer laboratuvarı kuranlar veya sperma ve embriyo satanlara beşbin Türk Lirasından onbeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve bu laboratuvarlar faaliyetten men edilir.”

MADDE 485- 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununun  8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (g) bendinin (3) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“3. Müflis veya konkordato ilan etmiş olmaması, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması,”

MADDE 486- 4632 sayılı Kanunun 22 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî yaptırımlar

MADDE 22- Konularına göre Müsteşarlık veya Kurul kararıyla ve gerekçesi belirtilmek suretiyle bu Kanuna tâbi gerçek ve tüzel kişilere, bu Kanunun;

a) 4 üncü maddesi hükümlerine aykırı emeklilik sözleşmesi düzenlenmesi halinde üçbin Türk Lirası,

b) 5 inci maddesinde öngörülen aktarma yükümlülüğüne aykırılık halinde ikibin Türk Lirası,

c) 5 inci maddesinde öngörülen yatırıma yönlendirme yükümlülüğüne aykırılık halinde ikibin Türk Lirası,

d) 6 ncı maddesinde öngörülen ödeme veya aktarma yükümlülüğüne aykırılık halinde ikibin Türk Lirası,

e) 6 ncı maddesinin son fıkrasında öngörülen tasdik yükümlülüğünün yerine getirilmeden sözleşmelerin uygulamaya konulması halinde üçbin Türk Lirası,

f) 7 nci maddesinde öngörülen katılımcı tarafından ödenecek giderler veya ücretler konusunda bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık halinde ikibin Türk Lirası,

g) 10 uncu maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak belirtilen kavramların kullanılması halinde yedibinbeşyüz Türk Lirası,

h) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak ilan ve reklam faaliyetinde bulunulması halinde onbeşbin Türk Lirası,

ı) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen katılımcılara bilgi verilmesi yükümlülüğüne aykırılık halinde ikibin Türk Lirası,

j) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen sorumlulukların yerine getirilmemesi halinde üçbin Türk Lirası,

k) 11 inci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunulması veya aracılık hizmeti sağlanması hallerinde altıbin Türk Lirası,

l) 12 nci maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak belirtilen nitelikleri haiz olmayan kişilerin çalıştırılması halinde onbeşbin Türk Lirası,

m) 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde üçbin Türk Lirası,

n) 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine aykırı olarak belirtilen kişilerin yasaklanan görevlerde çalıştırılması halinde onbeşbin Türk Lirası,

o) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak anasözleşme değişikliklerinin tescil edilmesi halinde onbeşbin Türk Lirası,

p) 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine aykırı olarak malvarlıklarının devri veya bir başka şirketle birleşilmesi halinde onbeşbin Türk Lirası,

r) 21 inci maddesinde öngörülen bağımsız dış denetim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde onbeşbin Türk Lirası,

s) Bakanlık, Müsteşarlık ve Kurul tarafından alınan kararlara, çıkarılan yönetmelik ve tebliğler ile yapılan diğer düzenlemelere uyulmaması halinde, yukarıdaki fıkralarda, sigortacılık mevzuatı ve sermaye piyasası mevzuatında öngörülmüş bir cezanın olmadığı hallerde ikibin Türk Lirası,

idarî para cezası verilir.

Yukarıda belirtilen idarî para cezalarının uygulanmasından önce ilgili kuruluş veya kişilerin savunmaları alınır. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde savunma verilmemesi halinde savunma hakkından feragat edildiği kabul edilir.

İdarî para cezalarının verilmesini gerektiren fiillerin tekrarı halinde, verilen para cezası iki katı, izleyen tekrarlarda üç katı artırılarak uygulanır. Bu cezaların verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde idarî para cezasının verilmesini gerektiren aynı fiil işlenmediği takdirde önceki cezalar tekrarda esas alınmaz.

Bu Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen suçu işleyenler hakkında kanunî kovuşturmaya geçilmekle birlikte, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Müsteşarlığın talebi üzerine valiliklerce bunların işyerleri geçici olarak kapatılır; ilan ve reklamları durdurulur ya da toplatılır.

MADDE 487- 4632 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ceza sorumluluğu

MADDE 23- Bu Kanuna göre gereken izinleri almaksızın emeklilik faaliyetinde bulunan veya ticaret unvanları ve her türlü belgeleri ve ilan ve reklamları ve kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda bu Kanunda belirtilen kuruluşların adını kullanan ya da 10 uncu madde hükümlerine aykırı olarak bu Kanunda düzenlenen faaliyetlerde bulundukları izlenimini yaratacak söz ve deyimleri kullanan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri üç yıldan beş yıla kadar hapis ve üçyüz günden ikibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca idarî tedbir olarak bu faaliyetlerin yürütülmesine mani olunur.

Şirketin yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile imza yetkisini haiz mensupları, portföy yönetim şirketinin yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile imza yetkisini haiz mensupları, görevleri dolayısıyla kendilerine tevdi olunan veya muhafazaları, denetimleri ve sorumlulukları altında bulunan şirkete ait para veya diğer varlıkları zimmetine geçirirlerse, Türk Ceza Kanununun, zimmet suçuna ilişkin hükümlerine göre verilecek ceza beşte bir oranında artırılır.

Bu Kanunda gösterilen yetkili mercilerin ve denetim görevlilerinin istedikleri bilgi ve belgeleri vermeyen ya da denetim görevlilerinin görevlerini yapmalarına engel olan gerçek kişilerle tüzel kişilerin görevli ve ilgilileri bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

Bu Kanuna tâbî gerçek ve tüzel kişilerin bu Kanunda gösterilen merciler ile denetim görevlilerine, mahkemelere ve diğer resmi dairelere hitaben düzenledikleri veya yayımladıkları belgelerde yapılan gerçeğe aykırı beyanlarından dolayı bunları veya bunların düzenlenmesine esas olan her türlü belgeleri imzalayanlar hakkında, Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre verilecek ceza bir kat artırılır.

Bu Kanuna tâbî kuruluşların itibarını kırabilecek veya servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olan ya da bu yolda asılsız haber yayanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. İsimleri belirtilmese dahi bu Kanuna tâbi kuruluşların güvenilirliği konusunda kamuoyunda tereddüte yol açarak bu kuruluşların malî bünyelerinin olumsuz etkilenmesine neden olabilecek nitelikte asılsız haberleri yukarıda belirtilen araçlarla yayınlayanlar dörtyüz günden üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Bu Kanunun uygulanmasında ve uygulanmasının denetiminde görev alanlar, görevleri sırasında bu Kanun kapsamında faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler, bunların iştirakleri ve kuruluşları ile katılımcıya ait öğrendikleri sırları, bu Kanuna ve özel kanunlarına göre yetkili olanlardan başkasına açıklayamazlar ve kendi yararlarına kullanamazlar. Bu yükümlülük bu kişilerin görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. Bu yükümlülüğe uymayan kimseler Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre cezalandırılır.

Bu Kanuna tâbi kuruluşların mensupları ve diğer görevlileri, sıfat ve görevleri dolayısıyla bu Kanuna tâbi kuruluşlara veya emeklilik sözleşmesi ile ilgili kişilere ait öğrendikleri sırları bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. Bu madde hükmüne aykırı davrandığı tespit edilen kişiler Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre cezalandırılır.

Bu maddenin altıncı ve yedinci fıkralarında yazılı kişiler, öğrendikleri sırları kendileri ya da başkaları için yarar sağlamak amacıyla açıklarlarsa, haklarında Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

MADDE 488- 4632 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Soruşturma ve kovuşturma usulü

MADDE 24- Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, konularına göre Müsteşarlık veya Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir. Cumhuriyet savcıları kovuşturmaya yer olmadığına karar verirlerse, Müsteşarlık veya Kurul, Ceza Muhakemesi Kanununa göre kendisine tebliğ edilecek bu kararlara karşı itiraza yetkilidir. Bu fıkra uyarınca yapılan soruşturmalar neticesinde açılan kamu davalarında, Müsteşarlık veya Kurulun başvuruda bulunması hâlinde, bunlar başvuru tarihinde katılan sıfatını kazanırlar.”

MADDE 489- 4/4/2001  tarihli ve 4634 sayılı Şeker Kanununun 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kurulun para, evrak ve her çeşit malları devlet malı hükmündedir. Kurulun başkan ve üyeleri ile diğer personeli görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlar ile bunlara karşı işlenen suçlardan dolayı sorumluluk bağlamında Türk Ceza Kanununun uygulamasında kamu görevlisi sayılırlar.

Kurul üyelerinin, görevlerini yaptıkları sırada öğrendikleri gizli bilgileri açıklamaları halinde, haklarında Türk Ceza Kanununun 258 inci maddesi hükmü uygulanır ve Kuruldaki görevlerine son verilir. Bu kişiler Kurul üyeliğine tekrar seçilemezler.”

MADDE 490- 4634 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin sekizinci ve onuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Tahsil edilen idarî para cezalarının yüzde onu Kurum özel hesabına aktarılır.”

“İdarî para cezaları dahil, Kurul tarafından alınan bütün kararlara karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”

MADDE 491- 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 9- Kurul, doğal gaz piyasasında faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişilere yapacağı yazılı ihtara rağmen mevzuata aykırı durumlarını devam ettirenlere aşağıdaki yaptırım ve cezaları uygular:

a) Kurul tarafından bilgi isteme veya yerinde inceleme hallerinde; istenen bilgilerin yanlış, eksik veya yanıltıcı olarak verildiğinin saptanması veya hiç bilgi verilmemesi ya da yerinde inceleme imkânının verilmemesi hallerinde, üçyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve yedi gün içinde bilgilerin doğru olarak verilmesi veya inceleme imkânının sağlanması ihtar edilir. Ancak, kolay giderilebilecek kusurlu haller için ilgili gerçek ve tüzel kişilerden belgelerin doğru olarak verilmesi veya inceleme imkânının sağlanması istenir.

b) Bu Kanun hükümlerine ve çıkarılan yönetmelik, talimat ve tebliğlere aykırı hareket edildiğinin saptanması halinde, üçyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve otuz gün içinde aykırılığın giderilmesi ihtar edilir.

c) Lisans veya sertifika genel esasları ve yükümlülüklerinden herhangi birisinin yerine getirilmediğinin saptanması halinde, üçyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve otuz gün içinde düzeltilmesi ihtar edilir.

d) Lisans veya sertifika müracaatında ve bunların verilmesinde aranan şartlar konusunda, gerçek dışı belge sunulması veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya lisans veya sertifikada öngörülen hususları etkileyecek şartlardaki değişikliklerin Kurula bildirilmemesi halinde, beşyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve otuz gün içinde düzeltilmesi ihtar edilir.

e) Lisans müracaatı sırasında iştirak ilişkisi konusunda yanıltıcı bilgi verilmesi veya faaliyet süresi boyunca iştirak ilişkisi yasağına aykırı davranışta bulunulması halinde, beşyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve otuz gün içerisinde iştirak ilişkisinin düzeltilmesi ihtar edilir.

f) Piyasada lisans kapsamı dışında faaliyet gösterildiğinin saptanması halinde, altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve on beş gün içinde kapsam dışı faaliyetin veya aleyhe faaliyetin durdurulması ihtar edilir.

g) Lisans veya sertifikanın verilmesine esas olan şartların, faaliyetlerin yürütülmesi sırasında ortadan kalktığının saptanması halinde lisans veya sertifika iptal edilir. Ancak, bu şartların baştan mevcut olmadığının saptanması halinde ise lisans veya sertifikanın iptali yanında ayrıca altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Yukarıdaki idarî para cezalarını gerektiren fiillerin ihtara rağmen düzeltilmemesi veya tekrarlanması hallerinde idarî para cezaları her defasında bir önceki cezanın iki katı oranında artırılarak uygulanır. Bu cezaların verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde idarî para cezası verilmesini gerektiren aynı fiil işlenmediği takdirde önceki cezalar tekrarda esas alınmaz. Ancak, aynı fiil iki yıl içinde işlendiği takdirde, artırılarak uygulanacak idarî para cezasının tutarı cezaya muhatap tüzel kişinin bir önceki malî yılına ilişkin bilançosundaki safi satış hasılatının yüzde yirmisini aşamaz. Cezaların bu düzeye ulaşması halinde, Kurul lisans veya sertifikayı iptal edebilir.

Bir lisans veya sertifikanın iptali halinde, yeni bir lisans veya sertifika verilene kadar, verilen hizmetin aksamaması için Kurul gereken önlemleri alır.

Doğal gaz şehir içi dağıtım lisansının iptal edilmesinin zorunlu hale gelmesi durumunda Kurul hizmetin aksamaması için gerekli tedbirleri önceden almak suretiyle, lisansı iptal eder. Dağıtım şebekesinin mülkiyetini elinde bulunduran lisans sahibinin nam ve hesabına yüz yirmi gün içerisinde ilgili şebekenin satışı ve yeni lisans sahibinin belirlenmesi için ihaleye çıkılır. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar yönetmeliklerde belirlenir.

Bu maddede düzenlenen tüm idarî para cezaları hiçbir şekilde ilgili cezayı ödeyen tüzel kişi tarafından hazırlanacak tarifelerde maliyet unsuru olarak yer almaz.”

MADDE 492- 4646 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî para cezaları dahil, Kurul tarafından alınan bütün kararlara karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”

MADDE 493- 4646 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (d) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“d) Kurumun para, evrak ve her çeşit malları devlet malı hükmündedir. Kurulun başkan ve üyeleri ile diğer personeli görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlar ile bunlara karşı işlenen suçlardan dolayı sorumluluk bağlamında Türk Ceza Kanununun uygulamasında kamu görevlisi sayılırlar. Görevleri ile ilgili olarak suç işleyen Kurul Başkanı ve üyeleri ile Kurum personeli hakkında soruşturma ve kovuşturma genel hükümlere göre yapılır.”

MADDE 494- 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 38 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 38 - Bu Kanunun;

a) 20, 24 ve 26 ncı maddelerinde yer alan hükümlere aykırı hareket edenler, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası,

b) 8, 14, 16 ve 17 nci maddelerinde yer alan hükümlere aykırı hareket eden kişiler, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası,

ile cezalandırılır.”

MADDE 495- 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 12- Bu Kanunun;

a) 5 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket eden üreticiler hakkında ikibin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar,

b) 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden üreticiler hakkında on bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar,

c) 5 inci maddesinin yedinci fıkrasına aykırı hareket eden üreticiler hakkında iki bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar,

d) 5 inci maddesinin sekizinci fıkrasına aykırı hareket eden üreticiler hakkında iki bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar,

e) 5 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırı hareket eden dağıtıcılar hakkında bin Türk Lirasından ikibinbeşyüz Türk Lirasına kadar,

f) 5 inci maddesinin onuncu fıkrasına aykırı hareket edenler hakkında beşbin Türk Lirasından onikibinbeşyüz Türk Lirasına kadar,

g) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket eden uygunluk değerlendirme kuruluşları ile onaylanmış kuruluşlar hakkında yirmibeşbin Türk Lirasından altmışikibinbeşyüz Türk Lirasına kadar,

h) 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasına aykırı hareket eden uygunluk değerlendirme kuruluşları ile onaylanmış kuruluşlar hakkında beşbin Türk Lirasından onikibinbeşyüz Türk Lirasına kadar,

idarî para cezası uygulanır.

Bu Kanundaki idarî para cezaları, aynı fiilin bir suç veya daha ağır idarî para cezası ile cezalandırılmayı gerektiren kabahat oluşturmaması hâlinde uygulanır.”

MADDE 496- 4703 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 13- Bu Kanunda yer alan idarî para cezaları, yetkili kuruluşlar tarafından verilir.”

MADDE 497- 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 9- Bu Kanun hükümlerinin uygulanması sırasında, yapı denetim kuruluşunun icraî veya ihmalî davranışla görevini kötüye kullanan ortakları, yöneticileri, mimar ve mühendisleri, yapı müteahhidi, proje müellifi gerçek kişiler ile laboratuvar görevlileri, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 Yapı denetim kuruluşunun ortak ve yöneticileri, mimar ve mühendisleri ile laboratuvar görevlileri bu Kanun hükümleri çerçevesinde yapmaları gereken denetimi yapmadıkları hâlde yapmış gibi veya yapmalarına rağmen gerçeğe aykırı olarak belge düzenlemeleri hâlinde Türk Ceza Kanununun resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.

Yapı denetim kuruluşunun izin belgesi alma aşamasında gerçeğe aykırı belge düzenlendiğinin izin belgesi verildikten sonra anlaşılması hâlinde, izin belgesi derhal iptal edilir.

Bu Kanuna aykırı fiillerden dolayı hükmolunan kesinleşmiş mahkeme kararları, Cumhuriyet başsavcılıklarınca Bakanlığa ve mimar ve mühendislerin bağlı olduğu meslek odalarına bildirilir.

Yapı denetim kuruluşu ile denetçi mimar ve mühendisleri; eylem ve işlemlerinden 3194 sayılı İmar Kanununun fenni mesul için öngörülen hükümlerine tabidirler.”

MADDE 498- 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden Yapılandırılması ile Tütün ve Tütün Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım ve Satımına, 4046 sayılı Kanunda ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 8- Kuruluş ve faaliyet iznini almadan tütün ve tütün mamulleri ile alkol ve alkollü içkiler üretmek üzere fabrika, tesis veya imalathane kuran ve işletenlere; işyerleri veya ikametgâhlarında söz konusu maddeleri üretenlere, satanlara veya satışa arz edenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir. Ancak, hükmolunan adlî para cezasının miktarı üretilmiş tütün ve tütün mamulleri ile alkol ve alkollü içkiler piyasa değerinin on katı tutarından az olamaz. Bu hüküm 6 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasına aykırı hareket edenler hakkında da uygulanır.

Satış belgesi almadan satış yapanlara, mahalli mülki amir tarafından satışa arzettiği ve sattığı mamullerin piyasa değerinin iki katı kadar idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezasının miktarı, üçyüz Türk Lirasından az olamaz.”

MADDE 499- 27/2/2003 tarihli ve 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 21- 18 inci maddeye göre bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen bağımsız çalışan yabancı ile yabancı çalıştıran işverene her bir yabancı için ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Çalışma izni olmaksızın bağımlı çalışan yabancıya beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Çalışma izni bulunmayan yabancıyı çalıştıran işveren veya işveren vekillerine her bir yabancı için beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu durumda, işveren veya işveren vekili yabancının ve varsa eş ve çocuklarının konaklama giderlerini, ülkelerine dönmeleri için gerekli masrafları ve gerektiğinde sağlık harcamalarını karşılamak zorundadır.

Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda sayılan fiillerin tekrarı hâlinde idarî para cezaları bir kat artırılarak uygulanır.

Bu Kanuna göre verilmiş çalışma izni olmaksızın bağımsız çalışan yabancıya ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve varsa işyeri veya işyerlerinin Bakanlık bölge müdürlerince kapatılması kararı alınarak, bu kararın uygulanması için durum ilgili valiliğe bildirilir.

Tekrarı hâlinde, varsa işyeri veya işyerlerinin kapatılmasının yanı sıra idarî para cezası bir kat artırılarak uygulanır.

Bu Kanuna göre idarî para cezası ile cezalandırılan bağımlı veya bağımsız çalışan yabancılar ile yabancı çalıştıran işverenler İçişleri Bakanlığına bildirilir.”

MADDE 500- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 107 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 107- Bu Kanunun;

a) 92 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen,

b) 96 ncı maddesindeki yasaklara uymayan,

işveren veya işveren vekiline sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

İş müfettişlerinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan her çeşit teftiş, denetleme yetki ve görevleri gereğince görevlerinin yerine getirilmesi sırasında, görevlerini yapma ve sonuçlandırmaya engel olan kimselere, fiil suç oluşturmadığı takdirde, sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 501- 25/6/2003 tarihli ve 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Kurum personeli, kamu görevlisi olmakla birlikte, haklarında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz.”

MADDE 502- 4904 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesine göre devlet memurluğuna atanmaya engel mahkûmiyetin bulunmaması,”

MADDE 503- 4904 sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 20- Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle;

a) Yurt dışı iş ve işçi bulma faaliyetlerine ilişkin hizmet akitlerini Kuruma onaylatmayan özel istihdam bürolarına her bir hizmet akdi için üçyüz Türk Lirası,

b) Kurum tarafından istenilen bilgi ve belgelerle işgücü piyasasının izlenmesi için gerekli olan istatistiksel bilgileri talebin tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Kuruma vermeyen özel istihdam bürolarına altıyüz Türk Lirası,

c) Kurum müfettişlerince istenilen bilgi, belge, kayıt ve defterleri onbeş gün içerisinde ibraz etmeyen özel istihdam bürolarına binikiyüz Türk Lirası,

d) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin (d) bendine aykırı davranan kişilere ikibin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar, ayrıca Kuruma onaylatılmayan her bir yurt dışı hizmet akdi için de üçyüz Türk Lirası,

e) Bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket eden özel kesim işyerlerine ikibin Türk Lirası,

idarî para cezası verilir.

Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın tamamı Kurum hesabına aktarılır.”

MADDE 504- 4904 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 21- Kurum tarafından, kamu ve özel kesim işyerlerinden iş ve işgücü konularında bilgi istenildiğinde, belirtilen süre içinde bilgi verilmesi zorunludur.

İşverenlerden toplanan bilgiler, Kurum hizmetlerinden başka amaçla kullanılamaz.

İkinci fıkraya aykırı davrananlar hakkında Türk Ceza Kanununun 136 ncı maddesi hükümleri uygulanır.”

MADDE 505- 1/7/2003 tarihli ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanun av ve yaban hayvanlarını ve yaşama ortamlarını, bunların korunmasını ve geliştirilmesini, av ve yaban hayatı yönetimini, avlakların kurulması, işletilmesi ve işlettirilmesini, avcılığın, av turizminin, yaban hayvanlarının üretiminin, ticaretinin düzenlenmesini, toplumun bilinçlendirilmesini, avcıların eğitimini, av ve yaban hayatına ilişkin suç ve kabahatler ile bunların takibi ve cezalarını kapsar.”

MADDE 506- 4915 sayılı Kanunun “ALTINCI KISIM” başlığı “Suç ve Kabahatlerin Takibi ve Cezalar” ve “ALTINCI KISIM”ın “BİRİNCİ BÖLÜM”ünün başlığı “Suç ve Kabahatlerin Takibi” şeklinde, 20 nci maddesi ise başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Suç ve kabahatlerin takibi

MADDE 20- Avcılığın kontrolü, av hayvanlarının korunması, av yasaklarının takibi ve bu Kanunun 19 uncu maddesi kapsamında üretim yapan yerlerin denetimi Bakanlık ve Orman Genel Müdürlüğünce yapılır. 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu ile 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanunu hükümleri saklıdır.

Genel kolluk ile, av yasaklarının takibi ile görevli olan av koruma memurları ve saha bekçileri, bu Kanunda belirtilen yasaklara aykırı hareket edenleri avlanmadan men etmeye, haklarında tutanak düzenlemeye; yasaklanan fiillerin konusunu oluşturan veya bu fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen canlı veya cansız hayvanlar ve bunların türevleri ile avlanmada kullanması veya avlaklarda, pazaryeri ve ticarethanelerde bulundurulması yasak olan eşya ve vasıtalara elkoymaya ve bu amaçla yakalamaya görevli ve yetkilidir. Av yasağına aykırı hareket edenler, olay yerinde gerekli tutanaklar düzenlendikten sonra derhal serbest bırakılır. Hüviyeti tespit edilemeyenler vakit geçirilmeksizin hüviyeti tespit edilebilecek en yakın köyün muhtar veya ihtiyar heyetine ve bunlarla da tespiti mümkün olmazsa en yakın zabıta merkezine götürülür ve Kabahatler Kanununun 40 ıncı maddesine göre işlem yapılır. Görevli memurların bulunmadığı yerlerde, kır ve köy bekçileri ile köy muhtarları da aynı yetkiyi haizdir.

Elkonulan ve bulundurulması suç oluşturan silâhlar soruşturma evrakı ile birlikte Cumhuriyet başsavcılığına intikal ettirilir.

Canlı av hayvanları hemen, yaralı olanlar ise tedavi edildikten sonra doğaya salınır veya Türkiye’nin uluslararası sözleşmelerdeki taahhütleri de dikkate alınarak Bakanlıkça gerekli işlem yapılır.

Av koruma ve kontrollerinde Bakanlık görevlilerine veya güvenlik güçlerine gönüllü destek sağlamak üzere Bakanlıkça belirlenecek kişilere fahri av müfettişliği görev ve unvanı verilebilir. Fahri av müfettişleri; bu Kanuna göre yasak avlanma sayılan fiilleri işleyenler hakkında işlem yapılması amacıyla Genel Müdürlükçe kendilerine verilen tutanağı düzenleyerek en geç bir hafta içinde en yakın orman idaresi birimine teslim etmek mecburiyetindedir. Fahri av müfettişlerinin seçimi, eğitimi, görev ve yetkileri ile çalışma esas ve usulleri Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Avcılar talep hâlinde av koruma memurlarına, saha bekçilerine, polis ve jandarma ile köy ve kır bekçilerine, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyelerine avlanma belge ve izinleri ile avladıkları hayvanları ibraz etmek zorundadırlar. Bu Kanuna aykırılık oluşturan fiillerin ihbarında ve talep hâlinde takibinde köy ve kır bekçileri, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri av koruma memurlarına ve saha bekçilerine yardıma mecburdurlar.

Av koruma memurları ve saha bekçilerinden; Bakanlıkça lüzum görülecek olanlara, Bakanlar Kurulunca belirlenen silâhlar demirbaş olarak verilir. Av koruma memurları ve saha bekçileri bu Kanunla kendilerine verilen görevlerini ifa sırasında silâhlarını 6831 sayılı Kanunun 78 inci maddesinde belirtilen hâllerde kullanabilirler.

Av koruma memurları görevlerini yaparken ilgili bakanlıkların görüşü alınarak, rengi ve biçimi Bakanlıkça tespit edilen resmî kıyafet giymek mecburiyetindedirler. Resmî kıyafetler, silâh, telsiz ve diğer teçhizat ile araç ve gereçler Bakanlıkça verilir.”

MADDE 507- 4915 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 21- 4 üncü maddenin birinci, ikinci ve altıncı fıkralarına aykırı hareket edenlere, 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları gereğince tespit edilen av miktarı ve avlanma süreleri dışında avlananlara, 12 nci maddenin üçüncü fıkrası gereğince Bakanlıkça getirilecek yasaklara uymayanlara, her bir aykırılık için ayrı ayrı olmak üzere ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

4 üncü maddenin dördüncü fıkrası gereğince av ve yaban hayvanlarının beslendikleri ve barındıkları ortamı zehirleyenler, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, faillerin avcılık belgesi iptal edilir ve kendilerine bir daha belge verilmez.

4 üncü maddenin beşinci fıkrası gereğince yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ile üretme istasyonları ve benzeri sahalarda, bina ve tesislerin atıklarının arıtılmadan doğal ortama bırakılması nedeni ile yaban hayatının veya ekosistemin olumsuz yönde etkilenmesine sebebiyet verenlere ve tahrip edenlere fiilleri suç oluşturmadığı takdirde 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri uygulanır.

Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerdeki yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarına izinsiz olarak kurulan yapı ve tesisler, masrafı yapı ve tesisi kurana ait olmak üzere, ilgili idare tarafından yıktırılır.

Bu Kanunda belirtilen yasak fiillerin fahri av müfettişleri tarafından işlenmesi halinde verilecek cezalar iki misli uygulanır. Yasak avlanma fiilini işleyen veya gerçeğe aykırı tutanak düzenleyen fahri av müfettişlerinin belgeleri iptal edilir ve kendilerine bir daha fahri av müfettişliği görevi verilmez.

5 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen hükümlere uymayan radyo ve televizyon kuruluşları hakkında 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

Avlanmak suretiyle, bir canlı türünün yok olması tehlikesine ya da ekolojik dengenin bozulması tehlikesine neden olunması halinde, failler hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

MADDE 508- 4915 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde yer alan “bir milyar lira” ibaresi “binikiyüz Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 509- 4915 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinde yer alan “yüzelli milyon lira” ibaresi “ikiyüz Türk Lirası” ve  “üçyüz milyon lira” ibaresi “üçyüzelli Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 510- 4915 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 24- 6 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında sayılan zehirle avlanma hariç diğer yasaklara ve esaslara aykırı hareket edenlere her bir aykırılık için ayrı ayrı olmak üzere yüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Zehirle avlananlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, faillerin avcılık belgesi iptal edilir ve bir daha belge verilmez.

Bu Kanuna göre alınması gereken avcılık belgesini almadan avlananlara üçyüz Türk Lirası; avlanma izni olmadan avlananlara ise yüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Yabancı avcılık belgesi veya geçici avcılık belgesi almadan avlananlara bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Avcılık belgesini ve avlanma izin belgesini yanında taşımadan avlananlara yirmi Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 511- 4915 sayılı Kanunun 25 inci maddesinde yer alan “onmilyar lira” ibaresi “onbin Türk Lirası” ve  “beşmilyar lira” ibaresi “beşbin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 512- 4915 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 26- 18 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları ve 19 uncu madde gereğince Bakanlığın koyacağı esaslara uymayanlara, beşyüz Türk Lirasından ikibinbeşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

18 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen yasağa uymayanlara üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 513- 4915 sayılı Kanunun 28 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Avdan men etme ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi

MADDE 28- Bu Kanunla yasak edilen fiilleri işleyenler derhal avdan men edilir.

Bu Kanunun 20 nci maddesi kapsamında elkonulan av hayvanları ve türevleri ile sair eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine mahallî mülkî amir tarafından karar verilir.

Mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilen cansız av hayvanları ile, avlanan hayvanlardan elde edilen ürünler ve sair eşya Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından satılarak bedeli Döner Sermaye İşletmesine gelir kaydedilir.

Canlı olarak el konulan ve özel bakım ve tedaviye muhtaç olmayan av hayvanları, Bakanlık yetkilileri tarafından başka bir şekilde değerlendirilmesine karar verilmediği takdirde, doğal yaşama ortamlarında serbest bırakılır.

Bu madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmiş olsa bile, yasak avlanma ile yaban hayatında ve ekosistemde meydana gelen tahribat ve eksilme nedeniyle hükmolunacak tazminat av hayvanı türlerine göre Bakanlıkça tespit edilen değerler üzerinden hesaplanır. Hükmolunan tazminat, Döner Sermaye İşletmesine gelir kaydedilir.”

MADDE 514- 4915 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî para cezasını gerektiren fiillerin tekrarı

MADDE 29- 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı cezaya konu fiillerin tekrarı hâlinde ayrıca faillerin avcılık belgeleri iptal edilir ve kendilerine bir daha avcılık belgesi verilmez.

22 nci maddede yazılı cezaya konu fiillerin tekrarı hâlinde ayrıca avlak kuruluş izni iptal edilir.

23 üncü maddede yazılı cezalara konu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca faillerin avcılık belgeleri iptal edilir ve kendilerine bir daha avcılık belgesi verilmez.

24 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı cezaya konu; 6 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki fiillerin tekrarı hâlinde faillerin avcılık belgeleri iptal edilir ve kendilerine bir daha avcılık belgesi verilmez.

24 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı cezaya konu; 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasındaki fiillerin tekrarı hâlinde faillerin avcılık belgesi yoksa, idarî para cezası yanında kendilerine iki yıl süreyle avcılık belgesi verilmez, avcılık belgesi olanlar ise ayrıca iki yıl süreyle avcılıktan men edilir.

26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı cezaya konu fiillerin tekrarı hâlinde ilgililerin ayrıca, 18 inci maddenin birinci ve ikinci fıkrasındaki faaliyetlerden iki yıl süreyle men’ine ve 19 uncu maddedeki iznin iptaline karar verilir.”

MADDE 515- 4915 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin başlığı “İdarî para cezalarına karar verme yetkisi” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 516- 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ayrıca, karayoluyla yük ve yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılan ticari araçlarda çalışan şoförlerin, sürücü mesleki yeterlilik belgesi almaları zorunludur.”

MADDE 517- 4925 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “765 sayılı” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.

MADDE 518- 4925 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 26- Bu Kanunun;

a) 5 inci maddesine göre yetki belgesi almadan taşıma işinde faaliyette bulunanlara beşbin Türk Lirası,

5 inci maddesinin beşinci fıkrasına aykırı davranan taşımacılara beşyüz Türk Lirası,

5 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre taşıma hizmetini yapmaktan kaçınan taşımacılara dörtyüz Türk Lirası,

5 inci maddesinin yedinci fıkrasına aykırı davranarak bir taşımacının diğer bir taşımacının taşıma faaliyetini engellemesi halinde dörtbin Türk Lirası,

b) Bilette tayin edilen yeri başka bir kimseye verenler veya 6 ncı maddesine aykırı davranarak yolcu taşıyanlardan, her yolcu için taşıma ücretinin beş katı tutarı, taşıma senedi olmaksızın eşya taşıyanlardan bin Türk Lirası,

c) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranan taşımacılara üçyüz Türk Lirası, üçüncü ve dördüncü fıkralarına aykırı davranan taşımacılara beşyüz Türk Lirası,

d) 7 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranan yolcu taşımacılarına bin Türk Lirası, ikinci fıkrasına aykırı davranan taşımacılara beşyüz Türk Lirası, altıncı fıkrasına aykırı davranan taşımacılara üçyüz Türk Lirası,

e) 10 uncu maddesine aykırı davranan acente ve taşıma işleri komisyoncularına üçbin Türk Lirası,

f) 11 inci maddesine aykırı davranarak ücret tarifesi düzenlemeyenlere beşyüz Türk Lirası, ücret tarifelerine uymayan veya değişik ücret tarifeleri uygulayanlara beşyüz Türk Lirası, bunun dışında ikinci fıkraya aykırı davrananlara ikiyüz Türk Lirası,

Zaman tarifesine uymayanlara ikiyüz Türk Lirası, zaman tarifelerini görülebilecek şekilde işyeri, terminal ve bilet satış yerlerinde bulundurmayanlara yüz Türk Lirası,

g) 13 üncü maddesine aykırı olarak yabancı plâkalı taşıtların Türkiye sınırları dahilindeki iki nokta arasında taşıma yapması halinde, taşıt sahibine veya şoförüne bin Türk Lirası,

h) 14 üncü maddesine aykırı davrananlara beşyüz Türk Lirası,

ı) 18 inci maddesi hükümlerine göre sorumluluk sigortası yaptırmayan taşımacılara bin Türk Lirası,

18 inci madde hükümlerine göre sorumluluk sigortası yapmaktan kaçınan sigorta şirketlerine, ödenmesi gereken sigorta priminin on katı tutarında,

i) 22 nci maddesinin ikinci fıkrasına uymayan ve yükümlülükleri yerine getirmeyen taşımacılara beşyüz Türk Lirası,

j) 32 nci maddesine aykırı olarak terminal ve ara durak dışında yolcu indirip bindiren taşımacılara üçyüz Türk Lirası,

k) 5 inci maddesine göre mesleki yeterlilik belgesine sahip olmadan faaliyet gösteren işletmecilere beşyüz Türk Lirası, şoförlere ise ikiyüz Türk Lirası,

İdarî para cezası verilir.”

MADDE 519- 4925 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 27- Bu Kanunda yazılı idarî yaptırımlara mahallî mülkî amir karar vermeye yetkilidir.

26 ncı maddeye göre verilen idarî para cezaları, bu Kanunda ve yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçici durdurma ve iptal gibi idarî  yaptırımların uygulanmasına engel teşkil etmez.”

MADDE 520- 4925 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Tekrar

MADDE 30- Bu Kanunda belirtilen idarî para cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde aynı nitelikteki fiili üç defa işlediği tespit edilen gerçek ve tüzel kişilere, işlediği fiillerin cezalarının toplamının on katı idarî para cezası verilir ve taşıt şoförünün yurt içi ve yurt dışı taşımalarda sürücü mesleki yeterlilik belgesi ile varsa uluslararası sürücü sertifikası bir yıl süreyle askıya alınır.”

MADDE 521- 4925 sayılı Kanunun 31 inci  maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yetki belgeleri, taşıt belgeleri veya taşıt kartı üzerinde tahrifat yapan yetki belgesi sahipleri hakkında Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.”

MADDE 522- 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 19- Bu Kanuna göre idarî para cezalarının veya idarî yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez.

Bu Kanuna göre;

a) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir:

1) Lisans almaksızın lisansa tabi faaliyetlerin yapılması.

2) Kurumca, 10 uncu madde gereği yapılan uygulamaların dolaylı veya dolaysız olarak engellenmesi veya engellenmeye teşebbüs edilmesi.

3) 9 uncu maddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması.

4) 5, 6, 7, 8, 16, 17 ve 18 inci maddelerin ihlali.

b) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:

1) Lisans almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına veya işletimine başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerin yapılması.

2) Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi.

3) 4 üncü madde hükümlerinin ihlali.

4) 12 nci maddede yer alan hükümler dahilinde iletim ve depolama tesislerine erişimin dolaylı veya dolaysız olarak engellenmesi.

Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte biri uygulanır.

Tesisler, lisans alınıncaya veya bu Kanuna göre lisans gerektirmeyen faaliyet gösterecek hale getirilinceye kadar mühürlenir.

Ceza uygulanan bir fiilin iki takvim yılı geçmeden aynı kişi tarafından tekrarı halinde, cezalar iki kat olarak uygulanır.

Kurul tarafından verilen idarî para cezalarına karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”

MADDE 523- 5015 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “765 sayılı Türk Ceza Kanununun 274 üncü” ibaresi “Türk Ceza Kanununun 203 üncü” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 524- 8/1/2004 tarihli ve 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanunun 66 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 66- İhlal sayılan haller ve bu hallerde verilecek cezalar aşağıda gösterilmiştir:

a) 56 ncı maddenin (a), (b) ve (e) bentlerindeki fiilleri işleyenler bir yıldan iki yıla kadar hapis veya bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

b) 56 ncı maddenin (c), (d) ve (g) bentlerini ihlal edenler ikiyüzelli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

c) Gerçeğe aykırı biçimde, kendisini başvuru sahibi veya hak sahibi olarak tanıtanlar ikiyüzelli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

d) Yukarıdaki fiillerin bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bunlar hakkında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Bu maddenin (c) bendi hariç diğer bentlerinde yazılı suçların takibi şikayete bağlıdır.”

MADDE 525- 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 16 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 16- Elektronik imza oluşturma amacı ile ilgili kişinin rızası dışında; imza oluşturma verisi veya imza oluşturma aracını elde eden, veren, kopyalayan ve bu araçları yeniden oluşturanlar ile izinsiz elde edilen imza oluşturma araçlarını kullanarak izinsiz elektronik imza oluşturanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve elli günden az olmamak üzere adlî para cezasıyla cezalandırılırlar.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçlar elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı çalışanları tarafından işlenirse bu cezalar yarısına kadar artırılır.”

MADDE 526- 5070 sayılı Kanunun 17 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 17- Tamamen veya kısmen sahte elektronik sertifika oluşturanlar veya geçerli olarak oluşturulan elektronik sertifikaları taklit veya tahrif edenler ile bu elektronik sertifikaları bilerek kullananlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasıyla cezalandırılır.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçlar elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı çalışanları tarafından işlenirse bu cezalar yarısına kadar artırılır.”

MADDE 527- 5070 sayılı Kanunun 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 18- Bu Kanunun;

a) 10 uncu maddesindeki yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmeyen elektronik sertifika hizmet sağlayıcısına onbeşbin Türk Lirasından otuzbin Türk Lirasına kadar,

b) 11 inci maddesindeki yükümlülüklerden herhangi birini yerine getirmeyen elektronik sertifika hizmet sağlayıcısına onikibin Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar,

c) 12 nci maddesi hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında onbeşbin Türk Lirasından otuzbin Türk Lirasına kadar,

d) 13 üncü maddesinin beşinci ve yedinci fıkralarındaki yükümlülükleri yerine getirmeyen elektronik sertifika hizmet sağlayıcısına onikibin Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar,

e) 15 inci maddesi hükümlerine aykırı hareket eden elektronik sertifika hizmet sağlayıcısına otuzbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar,

idarî para cezası Telekomünikasyon Kurulu tarafından verilir. Bu madde hükümlerine göre ilgili tüzel kişi hakkında verilecek olan idarî para cezasının üst sınırı yetmişbeşbin Türk Lirasıdır.”

MADDE 528- 5070 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri

MADDE 19- Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla ilgili tüzel kişiler hakkında Türk Ceza Kanununun 60 ıncı maddesi hükmüne göre tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

İdarî para cezasını gerektiren eylemlerin işlendikleri tarihten itibaren geriye doğru üç yıl içinde üçüncü kez işlenmesi hâlinde Kurum tarafından elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tüzel kişinin faaliyet izninin iptaline karar verilir.”

MADDE 529- 28/1/2004 tarihli ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İlân olunacak şartlara uymayan kişiye, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yönetim Komitesi tarafından, ikibin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”

MADDE 530- 22/4/2004 tarihli ve 5147 sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 39- Aşağıdaki her bir bentte yazılı fiilleri işleyenler bir yıldan iki yıla kadar hapis ve beşyüz günden bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır:

a) Entegre devre topoğrafyası hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar.

b) Korunan bir entegre devre topoğrafyasının, korunan bir entegre devre topoğrafyasını içeren entegre devrenin ya da koruma altında olan bir entegre devre topoğrafyasını içeren ürünün veya ambalajının üzerine konulmuş entegre devre topoğrafyası koruması olduğunu belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar.

c) Kendilerini haksız olarak entegre devre topoğrafyası başvurusu veya entegre devre topoğrafyası hakkı sahibi olarak gösterenler.

Aşağıdaki her bir bentte yazılı fiilleri işleyenler hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis ve beşyüz günden ikibin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur:

a) Hakkı olmadığını veya tasarruf yetkisi bulunmadığını bilmesi gerektiği hâlde, bu Kanunun devir, intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren, rehneden ya da bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar.

b) Korunan bir entegre devre topoğrafyası hakkının sahibi olmayan veya koruma süresi biten veya entegre devre topoğrafyası hakkı hükümsüz kalan veya entegre devre topoğrafyası korumasından doğan hakkı sona erdiği halde; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticarî evrakına veya ilânlarına, hukuken korunan bir entegre devre topoğrafyası koruma hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyanlar veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilân ve reklamlarda bu tarz yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar.

11 inci maddenin (a) ve (b) bentlerinin her birinde sayılan fiilleri işleyenler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beşyüz günden ikibin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, bu tüzel kişi hakkında Türk Ceza Kanununun 60 ıncı maddesi hükümleri uygulanır.

Bu maddede sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete bağlıdır.”

MADDE 531- 28/4/2004 tarihli ve 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki üçüncü ve beşinci fıkralar eklenmiştir.

“Spor müsabakalarının yapıldığı kapalı veya açık alanlara 11 inci maddede sayılan her türlü silâh, kesici ve delici alet, sis veya ses bombasını sokan kişiler, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, altı aydan bir yıla kadar müsabakaları seyirden men edilir. Yukarıda sayılanlar dışında 11 inci maddede sayılan maddeleri sokan kişilere; dört ay süreyle spor müsabakalarını seyirden men ve bin Türk Lirası, fiilin tekrarı halinde sekiz ay süreyle spor müsabakalarını seyirden men ve ikibinbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu maddeleri kullanan kişilere; altı ay süre ile müsabakaları seyirden men ve binbeşyüz Türk Lirası, fiilin tekrarı halinde bir yıl süre ile müsabakaları seyirden men ve üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

“Yasaklı olmasına rağmen spor alanına girenlere, yardımcı olanlara ve önlem almayanlara üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.”

“Bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmeyen kamu görevlileri Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesine göre cezalandırılır.”

MADDE 532- 5149 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde; 14 üncü maddede öngörülen yasaklara uymayanlar ile sahte, kullanılmış, tahrif edilmiş veya benzer şekilde hazırlanmış olan müsabaka biletlerini satan, satılmasına aracılık eden, bu biletleri basan veya satışa hazırlayan kimseler, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 533- 5149 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 21- Diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla ve ilgililerin bağlı olduğu federasyonun tâbi olduğu mevzuata göre verilecek disiplin cezaları dışında; 15 inci maddeye aykırı biçimde beyanat veren teknik personel ve sporculara beşbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası, diğerleri için ise ilk seferde üç aydan altı aya kadar spor müsabakalarını seyirden men ve beşbin Türk Lirasından otuzbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası, tekrarı halinde altı aydan bir yıla kadar spor müsabakalarını seyirden men cezası ile birlikte onbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Bu Kanun hükümlerine aykırı faaliyette bulunduğu tespit edilen dernekler hakkında 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu hükümlerine göre yasal işlem yapılır.”

MADDE 534- 5149 sayılı Kanunun 22 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 22- 16 ncı maddeye aykırı davranan görsel yayın kuruluşları hakkında 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun; basın mensupları hakkında da  9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanunu hükümleri saklıdır.

16 ncı maddede yazılı eylemlerde bulunan gerçek kişilere her yayın için onbin Türk Lirası, tüzel kişilere ise; ellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 535- 5149 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 23- 17 nci maddenin birinci fıkrasına aykırı davranan kişilere beşyüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

17 nci maddenin ikinci fıkrasına aykırı davranan kişilere bin Türk Lirası, tekrarı halinde ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fail, kulübün veya bir taraftar derneğinin mensubu ise fiilin tekrarı halinde mensubu bulunduğu kulüp veya dernek hakkında da üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 536- 5149 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İşledikleri fiillerle müsabakanın yapıldığı spor alanının zarara uğramasına sebebiyet veren kişilere, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, altı ay süreyle spor müsabakalarını seyirden men kararı ile bin Türk Lirası, tekrarı halinde bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden men kararı ve ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 537- 5149 sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 28- Bu Kanuna aykırı eylemlerde bulunanlar hakkında büyükşehir ve il belediye sınırları içinde il spor güvenlik kurulunun, bunun dışındaki yerlerde ilçe spor güvenlik kurulunun re’sen veya kendisine gelen şikâyet ve ihbarlar üzerine yapacağı inceleme sonucunda mahallin en büyük mülkî idare amiri tarafından ilgili hakkında bu Kanundaki idarî para cezaları veya tedbirlerin uygulanmasına karar verilir.

Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın tamamı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü hesabına aktarılır. Bu paralar Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılacak yönetmelik esaslarına göre yüzde ellisi Engelliler Spor Federasyonu ile engelliler kulüp ve faaliyetlerine, yüzde ellisi ise fair play kurallarına uygun hareket eden amatör spor kulüpleri ile okul sporlarının geliştirilmesine ayrılır.

Bu Kanunda belirtilen yasaklara uymayan kişilerin kimlik bilgileri, müsabakanın veya eylemin yapıldığı mahallin emniyet birimlerince fotoğraflı olarak kaydedilir ve bu kayıtlardaki kişiler takibe alınır.”

MADDE 538- 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “d) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkûm olanlar.”

MADDE 539- 5174 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 76- Odalar, borsalar ve Birliğin organ üyeleri ile personeli, görevlerini yerine getirirken görevleriyle ilgili suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden, bu kuruluşların paralarıyla para hükmündeki evrak, senet ve sair varlıkları ile muhasebe ve muamelata ilişkin her çeşit defter ve evrak ile ilgili olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi olarak cezalandırılırlar.”

MADDE 540- 5174 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Oda, borsa ve Birlik organlarının seçimlerinde siyasi partiler, sendikalar ve sendika üst kuruluşları aday gösteremezler ve belirli adayların leh ve aleyhlerinde faaliyette bulunamazlar ve propaganda yapamazlar. Bu hükme aykırı davrananlar altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 541- 5174 sayılı Kanunun 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“d) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak,”

MADDE 542- 27/5/2004 tarihli ve 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun Dokuzuncu Bölüm başlığı “İdari Yaptırımlar ve Ceza Hükümleri” şeklinde ve 29 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî yaptırımlar ve cezalar

MADDE 29- Bu Kanuna uymayanlara uygulanacak cezai hükümler aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

a) 4 üncü maddede belirtilen izin ve tescil işlemlerini yaptırmadan üretime geçen veya bu ürünleri mübadele konusu yapan gerçek veya tüzel kişilere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve işletme üretimden men edilir. Ayrıca, ürünlere elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu işletmelerin, tescil ve izin işlemleri yapıldıktan sonra üretim yapmalarına izin verilir.

Üretim izni alınmamış gıdaları, bunlarla temasta bulunan madde ve malzemeleri veya süresi dolmuş gıda maddeleri satan veya satışa arzeden gerçek veya tüzel kişilere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu ürünlere elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

4 üncü maddede belirtilen izin ve tescil işlemlerini yaptıran; ancak, asgarî teknik ve hijyenik şartlarını muhafaza etmeden üretim yapan işyerleri, durumlarını düzeltinceye kadar faaliyetten men edilir, üretilen ürünlere el konulur ve sahipleri gerçek veya tüzelkişilere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, elkonulan ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.  Bu işletmelere, mevcut durumlarını düzelttikten sonra üretim yapma izni verilir. İlgili mercilerce verilen otuz günlük süre içerisinde, eksikliklerini gidermeyen işyerlerinin çalışmaya esas olan izinleri iptal edilir.

b) 5 inci maddede belirtilen, kuruluş veya faaliyet izni almadan faaliyete geçen özel gıda  kontrol laboratuvarı faaliyetten men edilir ve sahibi gerçek veya tüzel kişiye onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

c) 6 ncı maddeye göre sorumlu yöneticileri istihdam etmeyen işyerlerinin sahibi gerçek veya tüzel kişiye, bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Otuz gün içinde, sorumlu yönetici görevlendirilmediği takdirde, bu işyerleri faaliyetten men edilir.

Yöneticilik görevini gereği gibi yerine getirmeyen sorumlu yöneticiye, üçyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Eylemin tekrarı halinde idarî para cezası iki kat artırılarak uygulanır. İkinci defa tekrarı halinde ise, kişi altı ay süreyle sorumlu yöneticilikten men edilir.

d) 18 inci maddede belirtilen sağlığın korunması ile ilgili hükümler dışında, 7 nci maddede belirtilen gıda kodeksine uygun faaliyet göstermeyen gerçek ve tüzel kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Aykırılık, gıda maddelerinin etiket bilgilerinden kaynaklanıyorsa, etiket bilgileri düzeltilinceye kadar bu gıda maddelerinin satışına izin verilmez.

e) 10 uncu maddede belirtilen tedbirlere uymayan gerçek ve tüzel kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve faaliyetten men edilir.

f) 14 üncü maddede belirtilen acil durumlarda alınacak tedbirlere uymayan gerçek ve tüzel kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu kişilerce ürün piyasadan toplattırılır, eylemin tekrarı halinde idarî para cezası iki kat olarak uygulanır.

g) 16 ncı maddede belirtilen izlenebilirlikle ilgili hükümlere uymayan gerçek ve tüzel kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir, eylemin tekrarı halinde idarî para cezası iki kat artırılarak uygulanır.

h) 17 nci maddede belirtilen işyeri sorumluluğu ile ilgili hükümlere uymayan gerçek ve tüzel kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir, eylemin tekrarı halinde idarî para cezası iki kat olarak uygulanır.

ı) Bu Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlâl eden kişiler, Türk Ceza Kanununun “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlıklı Bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılır.

i) 19 uncu maddesinde belirtilen ithalat ve ihracatla ilgili yükümlülükleri yerine getirmeyen gerçek ve tüzel kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir; ürün, ihracatçısı veya ithalatçısı tarafından piyasadan toplattırılır, eylemin tekrarı halinde idarî para cezası iki kat olarak uygulanır.

j) 21 inci maddedeki reklam ve tanıtımlarla ilgili hükümlere aykırı hareket eden gerçek ve tüzel kişilere, beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir, eylemin tekrarı halinde idarî para cezası iki kat olarak uygulanır.

k) 22 nci maddede belirtilen tüketici haklarının korunması ile ilgili hükümlere uymayan gerçek ve tüzel kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir, eylemin tekrarı halinde idarî para cezası iki kat olarak uygulanır.

l) Bu Kanunun 26 ve 27 nci maddelerinde belirtilen sularla ilgili hükümler ve takviye edici gıdalar, bebek mamaları, özel tıbbî amaçlı diyet gıdalar ve tıbbî amaçlı bebek mamaları ile ilgili hükümlere aykırı hareket eden işyeri, bu şartları yerine getirinceye kadar faaliyetten men edilir ve sahiplerine beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir, eylemin tekrarı halinde, idarî para cezası iki kat olarak uygulanır.

m) Bu Kanuna göre yapılacak denetimleri engelleyenlere, beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

n) Üreticisi tarafından piyasadan toplattırılmasına karar verilen ürünler, bir hafta içinde toplanmak zorundadır. Ürünleri toplamayan üreticilere ayrıca beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir, ürünler ilgili mercilerce toplattırılır ve masraflar yasal faizi ile birlikte üreticisinden tahsil edilir ve bu suretle toplattırılan ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

Bu maddenin uygulamasında, eylemin tekrarından maksat, aksine hüküm bulunmayan hallerde eylemin tespit edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde, ilk cezaya konu eylemin tekrar işlenmesidir.”

MADDE 543- 5179 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî yaptırımlara karar verme yetkisi

MADDE 30- Bu Kanunda yazılı olan idarî yaptırımlara karar vermeye, mahallî mülkî amir yetkilidir.”

MADDE 544- 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 7 nci maddesinin (c), (d), (j) ve (k) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “c) Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesine göre yakalama.

d) Görev alanında, haklarında yakalama emri veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri yakalama ve arama.

j) Olay yerini ve delilleri koruma, bu amaçla Ceza Muhakemesi Kanununun 168 inci maddesine göre yakalama.

k) Türk Medeni Kanununun 981 inci maddesine, Borçlar Kanununun 52 nci maddesine, Türk Ceza Kanununun 24 ve 25 inci maddelerine göre zor kullanma.”

MADDE 545- 5188 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“d) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya fuhuş suçlarından mahkûm olmamak.”

MADDE 546- 5188 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Suçlar ve cezalar

MADDE 19- Bu Kanunda öngörülen adlî suçlar ve cezalar şunlardır:

a) Bu Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik iznini almadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişiler veya kuruluşların yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

b) Bu Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen faaliyet iznini almadan özel güvenlik faaliyetinde bulunan şirketlerin kurucu ve yöneticilerine, bu Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen izni almadan özel güvenlik birimi oluşturan kurum ve kuruluşların yöneticileri, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen izni almadan özel güvenlik eğitimi veren kurum ve kuruluşların yöneticileri, üç aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu şekilde cezalandırılan kişiler, özel güvenlik şirketlerinde ve özel güvenlik eğitimi veren kurumlarda kurucu ve yönetici olamazlar.

c) Bu Kanunun 11 inci maddesine göre çalışma izni verilmeyen kişileri özel güvenlik görevlisi olarak istihdam eden kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yetkilileri, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu kişilerin silâhlı olarak çalıştırılmış olması hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır. Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

d) Bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen özel güvenlik malî sorumluluk sigortasını yaptırmadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişi; kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticileri istihdam ettikleri her kişi için yüzelli gün adlî para cezası ile cezalandırılır.

e) Bu Kanunda belirtilen faaliyet iznini almadan özel güvenlik hizmeti veya özel güvenlik eğitimi verdiğini ilân eden veya reklam yapan kişi; kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticileri, altı aya kadar hapis ve elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 547- 5188 sayılı Kanunun 20 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî para cezasını gerektiren fiiller

MADDE 20- Bu Kanunda öngörülen idarî para cezasını gerektiren fiiller şunlardır:

a) 17 nci maddede belirtilen grev yasağına uymayan, ateşli silâhını bu Kanuna aykırı veya görev alanı dışında kullanan veya özel güvenlik kimlik kartını başkasına kullandıran özel güvenlik görevlisine bin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu kişilerin çalışma izni  valilikçe iptal edilir. Bu kişiler bir daha özel güvenlik görevlisi olamazlar.

b) Diğer kişi, kurum ve kuruluşlara sağlanacak özel güvenlik hizmetini 5 inci maddede belirtilen süre içinde ilgili valiliğe bildirmeyen özel güvenlik şirketlerine her bildirim için bin Türk Lirası,

c) 6 ncı madde uyarınca mülkî idare amirlerince istenen ilave tedbirleri almayan kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine ikibin Türk Lirası,

d) 22 nci madde gereğince tespit edilip giderilmesi istenen eksiklikleri gidermeyen kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine ikibin Türk Lirası,

e) Özel güvenlik görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştıran kişi, kurum ve kuruluşlara her eylemleri için bin Türk Lirası,

f) 11 inci maddenin ikinci fıkrası ile 12 nci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen bildirimleri süresinde yerine getirmeyenlere bin Türk Lirası,

idarî para cezası verilir.

Bu maddede öngörülen idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”

MADDE 548- 5188 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 21- Özel hukuk tüzel kişileri ve özel güvenlik şirketleri, istihdam ettikleri özel güvenlik görevlilerinin üçüncü kişilere verecekleri zararların tazmini amacıyla özel güvenlik malî sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Özel güvenlik malî sorumluluk sigortasına ilişkin esas ve usuller Hazine Müsteşarlığınca belirlenir.

Bu maddede öngörülen özel güvenlik malî sorumluluk sigortası, Türkiye’de ilgili branşta çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır. Bu sigorta şirketleri özel güvenlik malî sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğe uymayan sigorta şirketlerine Hazine Müsteşarlığınca sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 549- 5188 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 23- Özel güvenlik görevlileri, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.

Özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.”

MADDE 550- 5188 sayılı Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 25- Bu Kanunun 24 üncü maddesinde belirtilen ruhsat harçlarına ilişkin miktarlar her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranına göre artırılır.”

MADDE 551- 22/6/2004 tarihli ve 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanunun 14 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 14- Optisyen unvanını haiz olmadığı hâlde optisyenlik yapanlar veya optisyen olduğunu ilân edenlere otuzbeşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve müessesesi kapatılır.”

MADDE 552- 5193 sayılı Kanunun 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 15- 11 inci maddede belirtilen yasaklara uymayanlara yirmibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

6 ncı maddede zikredilen yasaklar hilafına hareket eden optisyenlere altıbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve üç ay süre ile optisyenlik mesleğini icra etmekten men edilirler.

Bu Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı şarta üst üste iki denetimde de uymadığı belirlenen optisyenler ile 9 uncu maddenin ikinci fıkrası ile 8, 10, 12 ve 13 üncü madde hükümlerine uymayanlara altıbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13 üncü maddelerdeki yasakların tekrarı hâlinde idarî para cezası iki kat olarak uygulanır.

Bu Kanunda yazılı olan idarî yaptırım kararları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”

MADDE 553- 24/6/2004 tarihli ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun 28 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî para cezaları

MADDE 28- Bu Kanun hükümlerine aykırı davrananlara aşağıdaki cezalar verilir:

a) 4 üncü maddenin (k) bendinin ikinci cümlesi hükmüne aykırı davrananlara, hayvan başına üçyüz Türk Lirası idarî para cezası.

b) 5 inci maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve altıncı fıkralarında öngörülen hayvanların sahiplenilmesi ve bakımı ile ilgili yasaklara ve yükümlülüklere uymayan ve alınması gereken önlemleri almayanlara hayvan başına altmış Türk Lirası; yedinci fıkrasında öngörülen yükümlülük ve yasaklara uymayanlara hayvan başına ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası.

c) 6 ncı maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına altıyüz Türk Lirası idarî para cezası.

d) 7 nci maddede yazılan cerrahi amaçlı müdahaleler ile ilgili hükümlere aykırı davrananlara hayvan başına ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası.

e) 8 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı, bir hayvan neslini yok edecek müdahalede bulunanlara hayvan başına onbin Türk Lirası; ikinci, üçüncü ve dördüncü  fıkralarına uymayanlara hayvan başına binikiyüz Türk Lirası idarî para cezası.

f) 9 uncu maddede ve çıkarılacak yönetmeliklerinde belirtilen hususlara uymayanlara hayvan başına üçyüz Türk Lirası; yetkisi olmadığı hâlde hayvan deneyi yapanlara hayvan başına binikiyüz Türk Lirası idarî para cezası.

g) 10 uncu maddede belirtilen hayvan ticareti izni almayanlara ve bu konudaki yasaklara ve yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlara bin Türk Lirası idarî para cezası.

h) 11 inci maddenin birinci fıkrasındaki eğitim ile ilgili yasaklara aykırı davrananlara binbeşyüz Türk Lirası; ikinci fıkrasına aykırı davrananlara hayvan başına binbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası.

ı) 12 nci maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına altıyüz Türk Lirası; ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına binbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası.

j) 13 üncü madde hükümlerine aykırı davrananlara, öldürülen hayvan başına altıyüz Türk Lirası; aykırı davranışların işletmelerce gösterilmesi hâlinde öldürülen hayvan başına binbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası.

k) 14 üncü maddenin (a), (b), (c), (d), (e), (g), (h), (ı), (j) ve (k) bentlerine aykırı davrananlara üçyüz Türk Lirası; (f) ve (l) bentlerine aykırı davrananlara hayvan başına üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Kesilmiş ve canlı hayvanlara elkonulur.

l) RTÜK’ün takibi sonucunda 20 nci maddeye aykırı hareket ettiği tespit edilen ulusal radyo ve televizyon kurum ve kuruluşlarına maddenin ihlal edildiği her ay için altıbin Türk Lirası idarî para cezası.

m) 21 inci maddeye aykırı hareket edenlere hayvan başına üçyüz Türk Lirası idarî para cezası.

n) 22 nci maddeye uymayanlara, hayvanat bahçelerinde kötü şartlarda barındırdıkları hayvan başına yediyüz Türk Lirası idarî para cezası.

o) 23 üncü maddeye aykırı hareket edenlere hayvan başına üçbin Türk Lirası idarî para cezası.

Bu maddenin (b) bendinde atıfta bulunulan 5 inci maddenin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları ile (o) bendi dışında kalan fiillerin, veteriner hekim, veteriner sağlık teknisyeni, hayvan koruma gönüllüsü, hayvan koruma derneği üyeleri, hayvan koruma vakfı üyeleri, hayvan toplama, gözetim altına alma, bakma, koruma ile görevlendirilmiş olan kişilerce işlenmesi hâlinde verilecek ceza iki kat artırılarak uygulanır.”

MADDE 554- 29/6/2004 tarihli ve 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanununun 17 nci maddesinde yer alan “Devlet memurları hakkındaki cezalar uygulanır.” ibaresi “kamu görevlilerine ilişkin ceza hükümleri uygulanır.”  şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 555- 14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak;

a) Zorunlu tutulduğu hâlde gerekli işaret ve ibareleri taşımayan filmlerin dağıtım ve gösterimini yapanlara onbin Türk Lirası,

b) Zorunlu tutulduğu hâlde gerekli işaret ve ibareleri kullanmayan filmlerin yapımcılarına ellibin Türk Lirası,

c) Üzerindeki işaret ve ibarelere rağmen, bu işaret ve ibarelere uyulmaksızın dağıtım ve gösterim yapanlara ellibin Türk Lirası,

idarî para cezası verilir.

Bu maddede öngörülen idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir. İdarî para cezasının ödenmiş olması, yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.”

MADDE 556- 14/7/2004 tarihli ve 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanununun “DÖRDÜNCÜ BÖLÜM” başlığı “Denetleme ve İdari Yaptırımlar” şeklinde, 12 nci maddesi ise başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî yaptırımlar

MADDE 12- Bu Kanuna ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin düzenleyici işlemlere aykırı hareket edenlere, diğer mevzuattaki ceza hükümleri saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki bentlerde belirtilen esas ve usuller çerçevesinde idarî yaptırımlar uygulanır:

a) Kültür yatırımı veya girişimlerinin yönetim veya işletilmelerinde görülecek kusur, aksaklık ve eksiklikler için, belge sahibine denetim elemanlarının tespitleri doğrultusunda bunların giderilmesi için belirli bir süre verilerek uyarıda bulunulur. Belirlenen sürede gerekli düzeltmelerin yapılmaması veya bir yıl içinde uyarıyı gerektiren yeni bir fiilin tespiti halinde ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir. 

b) Özel hükümler saklı kalmak kaydıyla;

1. Bakanlığa bilgi verilmeksizin, girişim belgeli tesisin tamamının veya kültür merkezlerinde kültürel faaliyetlerin yürütüldüğü belgelendirmeye esas bölümlerin, bir yıl içinde aralıksız olarak doksan günden fazla süreyle kapalı tutulması,

2. Yazı, reklâm, afiş, broşür ve benzeri araçlarla Bakanlığın veya üçüncü kişilerin yanıltılması veya yanıltıcı unvan kullanılması veya taahhüt edilen hizmetin verilmemesi veya eksik verilmesi,

3. Belgeli tesiste bulunanların can veya mal güvenliğinin sağlanmasında, belge sahibi veya tesis sahibi veya sorumlusu veya personelin kusuruyla işletmede suç işlendiğinin tespiti,

4. İzinsiz olarak tümünün veya belgelendirmeye esas bir kısmının devredilmesi, kiraya verilmesi, şirket ana sözleşmesinin, ortaklık statüsünün veya yapısının değiştirilmesi,

hâllerinde, her bir aykırılıkla ilgili olarak, belge sahibi yatırımcı veya girişimciye ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

c) Belge sahibi yatırımcı veya işletmeciye;

1. Bu Kanuna ve ilgili diğer mevzuata göre yararlandıkları teşvik unsurlarını, amacı dışında kullandıklarının tespiti,

2. Genel sağlık açısından tesisin vasıflarını önemli ölçüde yitirmiş olduğunun tespiti,

3. Belgeli yatırım veya girişimin belgelendirmeye esas vasıflarını yitirmiş olduğunun tespiti,

hâllerinde, her bir aykırılıkla ilgili olarak üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, aykırılıkların giderilmesi için gerekli olması hâlinde belge sahibine belirli bir süre verilerek uyarıda bulunulur. Belirlenen sürede istenen hususların yerine getirilmemesi hâlinde, bu Kanuna göre verilen belgelerin iptaline karar verilir.

Bu maddedeki idarî para cezalarına karar vermeye Bakanlık kontrolörleri ile diğer denetim elemanları yetkilidir. Bunların çalışma usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.

Birinci fıkranın (c) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası verilmesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tarhiyat yapılmasına engel teşkil etmez.

Kültür yatırımı veya kültür girişimi belgelerinin iptaline Bakanlık yetkilidir.

Bakanlık, ayrıca aşağıdaki hâllerde de bu belgeleri iptale yetkilidir:

1. Belgeli tesisin faaliyetine son verilmesi,

2. İşletmenin faaliyeti çerçevesinde ve yatırımcı veya işletmeci gerçek kişi ya da tüzel kişinin yöneticilerinin de iştirakiyle bir suç işlenmesi,

3. Tesisin açık kalmasının veya girişimin sürdürülmesinin kültür varlıkları veya kültürel değerler açısından sakınca yaratması.”

MADDE 557- 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 27 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ağır hapis veya ağır para cezası” ibaresi “hapis cezası” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 558- 5253 sayılı Kanunun 32 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 32- Bu Kanun hükümlerine aykırı davrananlara uygulanacak cezalar aşağıdaki şekildedir:

a) Dernek kurma hakkına sahip olmadıkları halde dernek kuranlar veya derneklere üye olmaları kanunlarla yasaklandığı halde dernek üyesi olanlar ile derneklere üye olması kanunlarla yasaklanmış kişileri bilerek dernek üyeliğine kabul eden veya kaydını silmeyen veya dernek üyesi iken derneklere üye olma hakkını kaybeden kişileri dernek üyeliğinden silmeyen dernek yöneticilerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

b) Genel kurulu süresinde toplantıya çağırmayan, genel kurul toplantılarını kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak veya dernek merkezinin bulunduğu veya tüzüğünde belirtilen yer dışında yapan dernek yöneticilerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Mahkemece, kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak yapılan genel kurul toplantılarının iptaline de karar verilebilir.

c) Yurt dışı yardımı bankalar aracılığıyla almayan dernek yöneticilerine, bu şekilde alınan paranın yüzde yirmi beşi oranında idarî para cezası verilir.

d) Derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtları tutmayan veya tasdiksiz defter tutan dernek yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmaması halinde dernek yöneticilerine ve defterleri tutmakla sorumlu kişilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Adına yetki belgesi düzenlenmediği halde gelir toplayanlar ile bilerek bu şekilde gelir toplanmasına izin veren yönetim kurulu üyelerine bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

e) Genel kurul ve diğer dernek organlarında yapılan seçimler ve oylamalar ile oyların sayım ve dökümüne hile karıştıranlar ve defter veya kayıtları tahrif veya yok edenler veya gizleyenler, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

f) Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir. 

g) Yetkili mercilerin izni olmaksızın yabancı dernekler ve merkezi yurt dışında bulunan kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’de temsilciliklerini veya şubelerini açanlar, faaliyetlerini yürütenler, bunlarla işbirliğinde bulunanlar veya bunları üye kabul edenlere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve izinsiz açılan şube veya temsilciliğin de kapatılmasına karar verilir.

h) 16 ncı maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen basımevi yöneticilerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

ı) 17 nci maddede yer alan zorunluluğa uymayanlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

j) 19 uncu maddede belirtilen beyannameyi bilerek gerçeğe aykırı olarak verenler yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

k) 9 ve 19 uncu maddelerin üçüncü fıkralarındaki zorunluluğa uymayanlar ile tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin, gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir nedenle okunamayacak hâle gelmesi veya kaybolması hâlinde, öğrenme tarihinden itibaren onbeş gün içinde dernek merkezinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesine zayi belgesi almak için başvurmayan veya bu belgeyi denetim sırasında ibraz edemeyenler üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. 21 inci maddedeki yükümlülüklere aykırılık halinde de failler hakkında aynı cezaya hükmolunur.

l) 22, 23 ve 24 üncü maddelerde belirtilen bildirim yükümlülüğünü, 19 uncu maddede belirtilen beyanname verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen dernek yöneticilerine ve 24 üncü maddede belirtilen temsilcilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

m) 26 ncı maddede belirtilen tesisleri izinsiz açan dernek yöneticilerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir ve tesisin kapatılmasına da karar verilebilir.

n) 28 inci maddede belirtilen kelimeleri izinsiz kullanan veya 29 uncu maddede belirtilen yasaklara, yazılı olarak uyarılmalarına rağmen, aykırı hareket eden dernek yöneticileri, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır ve derneğin feshine de karar verilir.

o) 30 uncu maddenin (a) bendinde belirtilen yasağa aykırı hareket eden dernek yöneticileri elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. Aynı maddenin (c) bendine aykırı faaliyette bulunan dernek yöneticileri, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır ve tesisin kapatılmasına da karar verilir.

p) 30 uncu maddenin (b) bendinde belirtilen kurulması yasak dernekleri kuranlar ile bu bende aykırı harekette bulunan dernek yöneticileri fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır ve derneğin feshine de karar verilir.

r) 31 inci maddede öngörülen zorunluluğa uymayanlara bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 559- 5253 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanunda yazılı olan idarî yaptırımlara karar vermeye mahalli mülki amir yetkilidir.”

MADDE 560- 1/12/2004 tarihli ve 5262 sayılı Organik Tarım Kanununun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 12- Bu Kanun hükümlerine uymayanlara uygulanacak cezaî hükümler aşağıda belirtilmiştir:

a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

b) 5 inci maddenin üçüncü fıkrasına aykırı hareket ettiği tespit edilenlere, ellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde, yetki ve izin belgeleri iptal edilir. Başka ad ve unvan altında olsa dahi, bu Kanun kapsamında çalışmalarına izin verilmez.

c) 5 inci maddenin dördüncü fıkrasına aykırı hareket edenlere, onbeşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde, idarî para cezası iki katı olarak uygulanır ve kendilerine bir daha çalışma izni verilmez.

d) 5 inci maddenin beşinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, yirmibin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde, çalışma izinleri iptal edilir.

e) 5 inci maddenin altıncı fıkrasına aykırı hareket eden kuruluşlara, onbeşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde, idarî para cezası iki katı olarak uygulanır ve çalışma izinleri iptal edilir.

f) 5 inci maddenin yedinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, yirmibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

g) 6 ncı maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

h) 6 ncı maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, yirmibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

ı) 8 inci maddeye aykırı hareket edenlere, onbeşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Aykırılık etiket bilgilerinden kaynaklanıyorsa, etiket bilgileri düzeltilinceye kadar ürüne el konulur ve yukarıdaki para cezası uygulanıp ürün piyasadan toplattırılır. Toplatma masrafları müteşebbisten tahsil edilir.

j) 9 uncu maddenin birinci fıkrası ile 10 uncu maddeye aykırı hareket edenlere, otuzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

k) Bu Kanuna göre denetimleri engelleyen kişi ve kuruluşlara, onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 561- 5262 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 13- Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları, Bakanlık veya mahallî mülkî amir tarafından verilir.” 

MADDE 562- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “bir yıl” ibaresi “iki yıl” olarak, maddenin ondördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(14) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.”

MADDE 563- 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya vergi kaçakçılığı suçlarından hapis cezasına mahkûm olanlar lisanslı depo işletemezler, bunlara ortak olamazlar, yönetici ve denetçi görevlerinde bulunamazlar.”

MADDE 564- 5300 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 34- Fon, lisanslı depo işletmeleri, yetkili sınıflandırıcılar ve bu Kanun kapsamında lisans alan diğer ilgililerin malikleri, yöneticileri, denetçileri ve personeli kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan dolayı Fon, lisanslı depo işletmeleri, yetkili sınıflandırıcılar ve bu Kanun kapsamında lisans alan diğer ilgililerle birlikte sorumludur.

Fon, lisanslı depo işletmeleri ve yetkili sınıflandırıcıların yöneticileri, denetçileri ve personeli ile bu Kanun kapsamında lisans alan diğer ilgililer; bunların işlem ve faaliyetlerine, ürün ve ürün senetlerine, para ve mallarına, evrak, rapor, hesap, kayıt ve defterlerine ve diğer başka belgelere ilişkin işledikleri suçlardan dolayı ceza sorumluluğu bakımından kamu görevlisi sayılırlar. Bunlar tarafından düzenlenen evraklar, Türk Ceza Kanununun tatbiki bakımından resmî evrak olarak kabul edilir.

Ayrıca aşağıdaki fiil ve hareketlere ilişkin daha ağır bir ceza hükmü öngörülmemişse;

a) 23 üncü maddede belirtilen ve tutmakla yükümlü olunan kayıt ve defterleri hiç veya doğru ve düzgün şekilde tutmayan ya da noter tasdikini yaptırmayan veya defter ve belgelerin saklama süresine uymayan lisanslı depo işletmesi yöneticileri hakkında Türk Ticaret Kanununun 67 nci maddesinde öngörülen cezalar tatbik olunur.

b) Lisanslı depoculuk ücret tarifesinde belirlenenin üzerinde ücret talep ve tahsil eden, 35 inci madde hükmüne aykırı hareket eden, ürün senedinin ilgili yönetmeliğinde düzenlenen içerik, şekil ve muhafaza şartlarına uymayan lisanslı depo işletmesinin yönetici ve personeli ile diğer ilgililerine mahallî mülkî amir tarafından beşbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

c) 17 nci maddenin birinci fıkrası, 21 inci maddenin birinci fıkrası, 27 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ve son fıkrası, 32 nci madde hükümlerine aykırı hareket eden lisanslı depo yönetici ve personeline mahallî mülkî amir tarafından beşbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

d) Kasıtlı olarak hatalı numune alan veya alınan numuneyi kasıtlı olarak tahrip eden veya ürünü temsil etme niteliğini bozan veya bu Kanun kapsamında depolanan veya depolanacak olan herhangi bir tarım ürününü  kasten gerçeğe aykırı şekilde tartan, derecelendiren, sınıflandıran ya da hukuken geçerli bir mazereti olmadıkça lisanslı depo işletmesi ile borsa arasında imzalanan ve Bakanlıkça onaylanan sözleşmeye uygun hareket etmeyen, 27 nci maddenin birinci fıkrasının (f) ve (h) bentleri, 28 inci maddenin birinci fıkrası, 29 uncu maddenin ikinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket eden kişi hakkında fiilin önem ve mahiyetine göre altı aydan iki yıla kadar hapis ve bin günden dörtbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

e) Bu Kanuna uygun olarak verilen bir lisansı, tahrif, taklit veya yanlış olarak temsil eden, üzerinde değişiklik veya sahtecilik yapan ya da kanunen yetkisi olmaksızın lisans veya ürün senedini kredi veya herhangi bir şekilde menfaat temini amacıyla düzenleyen veya kullanan, kendine menfaat sağlamak amacıyla depolama hizmetlerini Kanuna uygun olarak yerine getirmeyen, 8 inci maddenin birinci fıkrası, 27 nci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi ve 33 üncü madde hükümlerine aykırı davranan kişiler, Türk Ceza Kanununun ilgili hükümlerine göre cezalandırılır.

Bu madde kapsamında işlenen fiillerin neticesinde oluşan zararların herhangi bir şekilde tazmin edilmemiş olması halinde genel hükümlere göre tazmin ettirilir.”

MADDE 565- 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 51 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yukarıda belirtilen usul ve esaslara aykırı olarak borçlanan il özel idaresi sorumluları hakkında, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümleri uygulanır.”

MADDE 566- 5302 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin başlığı “İdarî yaptırımlar” şeklinde ve birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İl özel idaresinin görev ve yetki alanına giren konularda, kanunların verdiği yetkiye dayanarak il genel meclisi tarafından alınan ve usulüne uygun olarak ilân edilen kararlara aykırı davrananlara; fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, üçyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, bu tüzel kişiye verilecek idarî para cezası bir kat artırılır.

Birinci fıkrada belirtilen fiillerin yeme, içme, eğlenme, dinlenme, yatma, bakım ve temizlenme gibi ihtiyaçlarla ilgili ticaret, sanat ve meslekleri yapanlar tarafından işlenmesi durumunda, ayrıca üç günden yedi güne kadar işyerinin kapatılmasına karar verilir.”

MADDE 567- 5302 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî yaptırım kararı verme yetkisi

MADDE 56- 55 inci maddede öngörülen idarî yaptırımlara il encümeni tarafından karar verilir. Ancak vali veya kaymakam, fiilin işlendiğini tespit ettirdiğinde, yüz Türk Lirası idarî para cezasına ve üç güne kadar işyerinin kapatılmasına karar verebilir.”

MADDE 568- 5302 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İşyeri kapatma yaptırımının uygulanması

MADDE 60- İşyeri kapatma yaptırımı, yaptırım süresince işyerinin mühürlenmesi suretiyle uygulanır.”

MADDE 569- 2/3/2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 16- Bu Kanuna göre idarî para cezalarının veya idarî yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen ceza ve tedbirler  diğer  kanunlar gereği yapılacak  işlemleri  engellemez.

Bu Kanuna göre;

a) Aşağıdaki hâllerde sorumlulara beşyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir:

1) Lisans almaksızın lisansa tâbi faaliyetlerin yapılması.  

2) 4 üncü maddenin son fıkrasının ihlâli.

3) 10 uncu madde gereği Kurum tarafından yapılan uygulamaların dolaylı veya dolaysız olarak engellenmesi veya engellenmeye teşebbüs edilmesi.

4) 12  ve 13 üncü madde hükümlerinin ihlâli.

b) Aşağıdaki hâllerde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:

1) 5, 6 ve 7 nci madde hükümlerinin ihlâli.

2) Lisans almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına veya işletimine başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerin yapılması.

3) Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi.

4) Son fıkrası hariç 4 üncü madde hükümlerinin ihlâli.   

c)  9, 14 ve 15 inci madde hükümlerinin ihlâli hâlinde sorumlulara ellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

ç) 8 inci maddenin dördüncü  fıkrasının (6) numaralı  bendinin ihlâli hâlinde bayilere yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Ancak tüpün sisteme bağlantısının kullanıcı tarafından yapıldığının kanıtlanması durumunda tüp bayii ve dağıtıcı şirketlere hukukî ve cezaî sorumluluk yüklenmez.

Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Tesisler, lisans alınıncaya veya bu Kanuna göre lisans gerektirmeyen faaliyet gösterecek hâle getirilinceye kadar mühürlenir.

Ceza uygulanan bir fiilin iki yıl geçmeden aynı kişi tarafından tekrarı hâlinde, cezalar iki kat olarak uygulanır.”

MADDE 570- 5307 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Lisans iptaline veya mühürlemeye rağmen, faaliyetlerini sürdüren gerçek kişiler ile tüzel kişilerin suçun işlenişine iştirak eden yetkilileri hakkında Türk Ceza Kanununun 203 üncü maddesi hükümleri uygulanır.”

MADDE 571- 5307 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî para cezaları dahil Kurul tarafından alınan bütün kararlara karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”

MADDE 572- 24/3/2005 tarihli ve 5324 sayılı Kozmetik Kanununun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 5- Bu Kanunun;

a) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklerinden herhangi birini ihlal eden üreticiye yirmibin Türk Lirası,

b) 4 üncü maddesinin;

1) (a) bendinde belirtilen yasaklardan herhangi birine uymayan üreticiye yirmibin Türk Lirası,

2) (b) bendinde belirtilen personeli istihdam etmeyen ve (c) bendi uyarınca bildirimde bulunmayan üreticiye onbin Türk Lirası,

3) (d) bendine aykırı hareket eden kozmetik ürünün üreticisine ellibin  Türk Lirası,

4) (e) bendine göre muhtevasında hiç bulunmaması gereken maddeler içeren kozmetik ürünleri piyasaya arz eden üreticiye yirmibin Türk Lirası, muhtevasında belirli limit ve şartların dışında maddeler içeren kozmetik ürünleri piyasaya arz eden üreticiye onbeşbin  Türk Lirası,

5) (g) bendinde belirtilen yükümlülüğü ihlâl eden üreticiye yirmibin  Türk Lirası,

idarî para cezası Sağlık Bakanlığınca verilir.

Bu Kanuna göre idarî para cezasını gerektiren fiilin tekrarı hâlinde idarî para cezaları iki kat olarak uygulanır.

Bu maddeye göre idarî para cezası verilmiş olması, ihlâl edilen yükümlülüğün niteliğine göre gereken diğer idarî tedbirlerin ve müeyyidelerin uygulanmasına engel olmaz.”

MADDE 573- 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri birleştirilerek aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“c) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak.”

MADDE 574- 5362 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “takipsizlik veya beraat kararlarının verilmesi halinde,” ibaresi “kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ya da mahkumiyet kararı verilmediği takdirde,” olarak; aynı fıkrada yer alan “soruşturma evrakının” ibaresi “evrakın” olarak değiştirilmiştir.”

MADDE 575- 16/6/2005 tarihli ve 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“d) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve vergi kaçakçılığı ile haksız mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak.”

MADDE 576- 5368 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 10- Bu Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile 8 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları hükümlerine aykırı davranışta bulunanlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, bin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce verilir.”

MADDE 577- 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 22 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 22- Bu Kanunda yazılı olan idarî cezalar mahallî mülkî amir tarafından verilir.”

MADDE 578- Aşağıdaki kanun hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

a) 30 Mayıs 1283; 8 Sefer 1284 tarihli Demiryollarının Usulü Zabıtasına Dair Nizamname,

b) 1 Şubat 1329; 18 Rebiülevvel 1332 tarihli Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu Muvakkatının 34 ve 36 ncı maddeleri,

c) 14/4/1341 tarihli ve 618 sayılı Kanunun 14, 15 ve 16 ncı maddeleri,

ç) 2/1/1924 tarihli ve 394 sayılı Kanunun 11 inci maddesi,

d) 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin altıncı fıkrası ile 454 üncü maddesi,

e) 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Kanunun 80 ve ek 9 uncu maddeleri,

f) 14/5/1928 tarihli ve 1262 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi,

g) 15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı Kanunun 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, ek 1 ve ek 2 nci maddeleri,

ğ) 10/6/1930 tarihli ve 1705 sayılı Kanunun 7 nci maddesi,

h) 24/5/1933 tarihli ve 2219 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi,

ı) 12/6/1933 tarihli ve 2313 sayılı Kanunun 27 ve 29 uncu maddeleri,

i) 27/1/1936 tarihli ve 2903 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası,

j) 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi,

k) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Kanunun 17 nci maddesi,

l) 16/7/1943 tarihli ve 4473 sayılı Kanunun 37 ve 42 nci maddeleri,

m) 7/8/1944 tarihli ve 4654 sayılı Kanunun 11 inci maddesi,

n) 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (C) ve (E) fıkraları ile 14 ve 45 inci maddeleri,

o) 11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları,

ö) 2/3/1950 tarihli ve 5584 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin üçüncü fıkrası,

p) 15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılı Kanunun 27 nci maddesi,

r) 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Kanunun 73, 74 ve 79 uncu maddeleri ile 80 inci maddesinin onuncu fıkrası ve ek 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası,

s) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin beşinci fıkrası ile ek 2 nci maddesi,

ş) 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin ikinci fıkrası,

t) 9/3/1954 tarihli ve 6343 sayılı Kanunun 69 ve 73 üncü maddeleri,

u) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Kanunun 80 ve ek 7 nci maddeleri,

ü) 9/6/1958 tarihli ve 7126 sayılı Kanunun 58 inci maddesi,

v) 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Kanunun 57 nci maddesi,

y) 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Kanunun 48 ve 49 uncu maddeleri,

z) 4/1/1960 tarihli ve 7402 sayılı Kanunun 21 inci maddesi,

aa) 5/1/1961 tarihli ve 222 sayılı Kanunun 59 uncu maddesinin  beşinci fıkrası,

bb) 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Kanunun 139 ve 178 inci maddeleri,

cc) 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Kanunun 38 inci maddesi,

çç) 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası,

dd) 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Kanunun 3 ve 4 üncü maddeleri,

ee) 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Kanunun 159 uncu maddesinin (III) numaralı fıkrası,

ff) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Kanunun 35 inci maddesi,

gg) 5/5/1983 tarihli ve 2822 sayılı Kanunun 81 inci maddesi,

ğğ) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Kanunun 35 inci maddesi,

hh) 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Kanunun 142, 144 ve 145 inci maddeleri,

ıı) 4/12/1984 tarihli ve 3091 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi,

ii) 7/6/1985 tarihli ve 3224 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri,

jj) 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile ek 2 nci maddesi,

kk) 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Kanunun 18 ve 19 uncu maddeleri,

ll) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası,

mm) 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin yedi ilâ onikinci fıkraları ve 15 inci maddesinin (e) fıkrası,

nn) 4/4/2001 tarihli ve 4634 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dokuzuncu ve onbirinci fıkraları,

oo) 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi,

öö) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin ikinci fıkrası,

pp) 1/7/2003 tarihli ve 4915 sayılı Kanunun 27 ve 31 inci maddeleri ile 30 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları,

rr) 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Kanunun 28 ve 29 uncu maddeleri,

ss) 8/1/2004 tarihli ve 5042 sayılı Kanunun 67 nci maddesi,

şş) 22/4/2004 tarihli ve 5147 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi,

tt) 28/4/2004 tarihli ve 5149 sayılı Kanunun 27 ve 29 uncu maddeleri,

uu) 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi,

üü) 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi,

vv) 24/6/2004 tarihli ve 5199 sayılı Kanunun 26, 27 ve 29 uncu maddeleri,

yy) 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 33 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları,

zz) 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi.

GEÇİCİ MADDE 1- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay ilgili ceza dairesinde bulunan dosyalar hakkında bu Kanunun lehe hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, usule aykırılık bulunmadığı takdirde, dosya esastan incelenmek, acele işlerden sayılmak ve Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi dikkate alınmak suretiyle karar verilir.

Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla, yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

İşbu Kanun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kesinleşmemiş olmakla beraber hükme bağlanmış olan dosyalarda uzlaşma kapsamının genişlediğinden bahisle bozma kararı verilemez.

GEÇİCİ MADDE 2- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kovuşturma evresinde bulunan dava dosyaları hakkında:

a) Mahkemenin görevli olmaması hâlinde, dosya üzerinde yapılacak inceleme sonucunda verilecek görevsizlik kararıyla dosya, görevli mahkemeye gönderilir.

b) Daha önce soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yapılmış olan işlem ve kararlar hukukî geçerliliklerini sürdürürler.

GEÇİCİ MADDE 3- Bu Kanun hükümlerine göre suç karşılığı uygulanan yaptırımı idarî yaptırıma dönüşen fiiller nedeniyle;

a) Soruşturma evresinde Cumhuriyet başsavcılığınca, 

b) Kovuşturma evresinde mahkemece,

idarî yaptırım kararı verilir.

Birinci fıkra kapsamına giren fiillerden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan işlerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtayın ilgili dairesinde bulunan işlerde ise ilgili dairece, bu Kanuna göre işlem yapılmak üzere gelişlerindeki usule uygun olarak dava dosyası hükmü veren mahkemeye gönderilir.

MADDE 579- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 580- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.