Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
27. Dönem 2. Yasama Yılı
90. Birleşim 18/Haziran/2019 Salı
Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa
Tutanak toplam 75 sayfadır.

yapılması önerilmiştir.

(Uğultular)

BAŞKAN - Arkadaşlar, çok uğultu var, rica ediyorum, lütfen.

Önerinin gerekçesini açıklamak üzere öneri sahibi Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Sayın İlhami Özcan Aygun, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; savunma sanayisinin önemli kuruluşlarından ayrılarak yurt dışına giden mühendislere ve beyin göçüne ilişkin araştırma önergemin gündeme alınmasıyla ilgili önerimiz sebebiyle bugün söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi ve ekranları başında bizi izleyen tüm vatandaşlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ocak ayında gündeme getirdiğim konu yazılı ve görsel basının yanı sıra uluslararası camiada da büyük yankı yarattı. Değerli milletvekilleri, özellikle şunu vurgulamak isterim: Türkiye'nin en değerli savunma sanayi uzmanlarının yabancı ülkelere transfer olmasına Amerika Birleşik Devletleri özel ilgi duymaktadır. Araştırma ve soru önergem ocak ayında ABD'nin en önemli savunma dergilerinden olan Jane's Defence Weekly'de yayımlanmasının arkasından bütün dünyada yankı uyandırmıştır. ABD'nin Türkiye'den beyin göçüne ilişkin bu aşırı ilgisi dikkatlerimizden kaçmamalıdır. Yani yeni yüzyıl bilgiyi ve teknolojiyi elinde tutanların yılı olacaktır. Bilgi ve teknolojisini geliştirmeyen, bu gizli bilgileri koruyamayan ülkelerin beka sorunu olacağı aşikârdır. Bu yüzden, binbir zorluklarla yetiştirdiğimiz mühendislerimizi, uzmanlarımızı, bilim insanlarımızı Türkiye'de tutmak ve beyin göçünü engellemek bizlerin görevidir.

Bakın, Cumhur İttifakı'nın İstanbul adayı bilim, teknoloji ve geliştirme merkezleri kuracaklarını ifade ettiler. İyi de bilim insanı yetiştireceğiz ama yetiştirme sorumluluğu olduğu kadar o insanları bu ülkede tutma zorunluluğumuz da var Sayın Binali Bey.

Değerli milletvekilleri; ASELSAN, TUSAŞ, TÜBİTAK, TAI bizlerin göz bebeğidir. Son dönemde, ASELSAN'ın, TAI'nın başarıları gözlerimizi kamaştırmakla birlikte gurur kaynağımız olmuştur. Türkiye'nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığını azaltmak için ta 1975 yılında kurulan ASELSAN'ın şu anda dünyanın en çok ciro yapan 100 şirketi arasında olması bizi onurlandırmaktadır. Yine, 1973 yılında kuruluş harcı atılan TAI uluslararası arenada söz sahibi olmuş, millî bir markaya dönüşmüştür. TAI, havacılık ve uzay şirketleri arasında 2017 yılında 61'inci sıraya ulaşmıştır. Millî savunmamızın omurgasını oluşturan bu ender kuruluşları ülkemize kazandıran o dönemin büyüklerini şükranla ve saygıyla anıyorum.

Ne yazık ki geldiğimiz noktada ise devlet büyüklerimizin büyük bir emek ve yoklukla kurduğu fabrikalar ve kuruluşlar yabancı ülkelere peşkeş çekiliyor. Nasıl mı? Evet, Sakarya'da olduğu gibi. Fırtına obüslerini üreten ve Leopar T1, T2 tanklarının modernizasyonunu yapan Tank Palet Fabrikasının özelleştirilerek bu ülkenin vatandaşlarına söven Ethem Sancak ortaklığındaki Katar'a satılması çok manidar olmuştur.

Dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde bilgi birikimi, üretim ve altyapı özel olarak korunmaktadır. Bizde ise yıllarca süren emekle elde edilmiş birikimimizin yabancı bir ülkenin erişimine sunulması, aynı zamanda büyük bir güvenlik sorunudur.

Peki, fabrikada görev yapan askerî personel ne olacaktır? Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin başka bir ordunun ortağı olduğu firma emrinde çalışmasını nasıl kabul edeceksiniz değerli arkadaşlar?

Yine, geçmişte bizim paramızla satın aldığımız tankların kullanımını koşullara bağlayan Almanya örneği de önümüzde durmaktadır.

Özellikle ASML -Hollanda merkezli teknoloji şirketi- ve bazı Alman şirketleri, hem TÜBİTAK SAGE hem TAI hem de ASELSAN'daki mühendislere göz dikmiştir değerli arkadaşlar. Sadece Ocak 2019'a kadar 100'den fazla kardeşimizi transfer etmişlerdir. Türk lirasının dolar ve euro karşısında erimesi, bu beyin göçünü hızlandırmıştır. Hollanda Hükûmetinin Türk mühendislere yüksek maaşların yanı sıra vatandaşlık sözü vermesi de buradan beyin göçünü hızlandırmıştır.

Değerli milletvekilleri, doğrusu bu gelişmelerden haberdar olunca çok üzüldüm. Zira, bu tablo, teknoloji ve savunma sanayisine yönelik stratejik çalışmalarımızı tehlikeye düşürmektedir. Araştırınca gördüm ki çip uzmanı mühendisler yurt dışına transfer oluyorlar. Ben, bu konuyu tüm boyutlarıyla inceleyecek bir araştırma komisyonu kurulmasını talep ediyorum. Savunma sanayisi bir ülkenin en önemli caydırıcı gücüdür. Orta Doğu üzerindeki gelişmelere baktığımız zaman ülkemizin karşı karşıya kaldığı açık ve gizli tehditler ortadadır. Bu tehditleri bertaraf etmek için güçlü ordu, güçlü savunmaya ihtiyacımız var.

Değerli milletvekilleri, beka için, beyin göçünü durdurmak biz milletvekillerinin asli görevidir. Bu insanlara gerekli ihtimamı göstererek bunların ülkede kalmasını sağlamalıyız.

Bakınız, bu araştırma önergem gündeme geldiğinde yalanlandı ama Hacettepe Konferanslarında ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Görgün, öğrenci kardeşlerimizin araştırma önergesine atıfta bulunarak sorduğu soruya istinaden "Evet, doğru, 100'ü aşkın personelimiz yurt dışına kaçmakta ama işte, yüzde 2'nin altında." dedi. Ama bu "yüzde 2" dedikleri çip uzmanları ve stratejik yerlerde çalışanlar yani kısacası, şu kadarcık bir belleğe

25

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa