Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
24. Dönem 3. Yasama Yılı
40. Birleşim 14/Aralık /2012 Cuma
Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa
Tutanak toplam 152 sayfadır.

"İlaç fiyatları düşüyor." Buradan ilan ediyorum -kim söylerse, hodri meydan, konuşalım- ilaç fiyatlarını düşüren AKP değildir, son on yıldır bütün dünyada ilaç fiyatları hızla düşmektedir; sebeplerini konuşuruz. Yaşlanan ilaç ucuzlar, patent kapsamından çıkan ilaç ucuzlar, eş değeri çıkan ilaç ucuzlar, yüksek teknoloji ilacı ucuzlatır. Bunların hepsini kendiniz yapmış gibi gösterip… Bütün dünya referans fiyat uyguluyor ve domino etkisiyle bütün dünyada ilaç fiyatları düşüyor ama dünyadaki hiçbir ülke eczacısını ilaç fiyatlarının düşmesi karşısında ezdirmiyor, tedbirler alıyor, bir tek siz ezdiriyorsunuz.

Sağlık Bakanının kendi talimatıyla yapılan, gerçek verilerden hareketle, kendisinin de doğruladığı sonuçlara göre, her 10 eczacıdan 1 tanesi açlık sınırının, her 5 eczacıdan 1 tanesi TÜRK-İŞ'in ilan ettiği yoksulluk sınırının altında gelir elde ediyor; her 2 eczacıdan 1 tanesi, kamuda çalışan ve özlük haklarından şikâyet eden meslektaşlarından daha az para kazanıyor. Eczacılar hastadan alınan muayene ücretinin bizatihi kendisine karşılar. Ayrıca, bu muayene ücretlerine tahsildarlık yapmaya karşılar. Siz her geçen gün yeni bir katkı payı, katılım payı almaktan utanmıyorsunuz, yüksünmüyorsunuz; ben de burada bunları ifade etmekten sıkılmayacağım, ifade edeceğim. (CHP sıralarından "Bravo!" sesleri, alkışlar)

Ey teyzeciğim, yaşlı teyzeler, yaşlı amcalar… Siz iktidar olmadan önce, sadece emekliler 10, çalışanlar 20, raporlular 0 katılım payı öderlerdi, bunlar yine var. Şimdi muayene katılım payı ödüyorlar, devlet hastanesinde 5 lira, üniversitede 12 lira. Reçete ücreti ödüyorlar, 3 lira. Eş değer ilaç farkı ödüyorlar hemen hemen her aldıkları ilaç için, en ucuzuyla aradaki farkı ceplerinden. Kutu başına 1 lira ilave para ödüyorlar 3 kalemden sonra. Özel hastane fark ücreti ödüyorlar, yüzde 90'a çıktı, 15 olduğunda tartışma yaratmıştı. Tetkik fark ücreti ödüyorlar her tetkiki ödemediğiniz için. "Erken muayeneye geldin, on günden önce bir daha niye geldin?" diye ücretini ödüyorlar. Öncelikli tetkik ücreti ödüyorlar, üç ay bekleyemiyor, kanser şüphesi var, onun farkını ödüyorlar. İstisnai sağlık hizmeti ödüyorlar. "Para farkını vermezsen laparoskopik cerrahiyle değil de buradan buraya yararız, otuz sene öncenin teknolojisiyle sizi ameliyat ederiz." diyorsunuz.

Siz Sağlık Bakanısınız ve umurunuz da olmayan ama insanların canını yakan bir sürü mesele var memlekette. Üç kanaldan 10 çeşit katılım payını söyledim. Güncel olmayan ilaç listeleri; SGK'yla aranızdaki çatışma ve sürtüşme yüzünden hastalar, eczanelerle doktor arasında mekik dokuyorlar. Yeni ilaç ruhsatlandırma süresi Amerika'da altı aydan üç aya indi, Avrupa Birliği "Yedi ayı aşmamalı." diyor. İnsanlar deva bekliyorlar, şifa bekliyorlar. Bin yüz gündür beklettiğiniz ruhsat dosyaları var. Az görülen hastalıkların ilaçları yetim, çünkü kimse para kazanmadığı ilacı üretmiyor. Bununla ilgili hiçbir politikanız yok, hiçbir hazırlığınız yok. Çünkü "Gözün görmediği yerde ölen ölsün, o küçük çocuklar bizden değildir." diyorsunuz.

Yerli ilaç sanayisini bitirdiniz ve her iki gece de bir hastaneye yatan ama ilgili hastaneler tarafından kabul edilmeyen hastalara…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - …hastane aramakla uğraşıyor sağlıkçı milletvekilleri, bu ayıbı da size teşhir ediyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özel.

Antalya Milletvekili Sayın Arif Bulut. (CHP sıralarından alkışlar)

Buyurun.

CHP GRUBU ADINA ARİF BULUT (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2013 yılı Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Kurumu bütçesiyle ilgili olarak grubum adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Sağlık Bakanı, komisyondaki sunuş konuşmanızda, doğumda beklenen yaşam süresini yetmiş beş yıla çıkardığınızı, bebek ölüm hızını binde 29'dan binde 7,7'ye gerilettiğinizi, anne ölüm hızını yüz binde 15,5'e düşürdüğünüzü, ayrıca birçok başarılarınızdan bahsederek bunları OECD ve Dünya Sağlık Örgütü verileri ile kıyaslayarak ne kadar başarılı olduğunuzu anlatıyorsunuz. Bunlar kısmen doğrudur, kutluyorum sizi. Bunu, Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın bir başarısı olarak görüyorsunuz ve "Türkiye'deki sağlık çalışanlarının bu meseleye fedakârca sahip çıkışı olmasaydı biz bu dönüşümü sağlayamazdık." diyorsunuz. Yani bu başarının, hekimlerin ve yardımcı sağlık çalışanlarının başarısı olduğunu kabul ediyorsunuz; bu çok güzel. Ben de grubum adına, tüm sağlık çalışanlarına ve bu çalışanları eğiten ve öğreten, aynı zamanda kendileri de bir sağlık çalışanı olan değerli öğretim üyelerine gönülden teşekkür ediyorum, bunu fazlasıyla hak ediyorlar.

21

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa