Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
23. Dönem 4. Yasama Yılı
72. Birleşim 11/Mart /2010 Perşembe
Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa
Tutanak toplam 83 sayfadır.

kriterlerine uygun istihdam biçimlerinin ortaya çıkarılması, geçici personel rejiminden kaynaklı mağdur olmuş vatandaşlarımızın mağduriyetlerini açığa çıkarıp bunları telafi etmenin yollarının ortaya çıkarılması amacıyla, Anayasanın 98. İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

1) Selahattin Demirtaş (Diyarbakır)

2) Gültan Kışanak (Diyarbakır)

3) Ayla Akat Ata (Batman)

4) Bengi Yıldız (Batman)

5) Akın Birdal (Diyarbakır)

6) Emine Ayna (Mardin)

7) Fatma Kurtulan (Van)

8) Hasip Kaplan (Şırnak)

9) Hamit Geylani (Hakkâri)

10) İbrahim Binici (Şanlıurfa)

11) M. Nuri Yaman (Muş)

12) Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis)

13) Mehmet Ufuk Uras (İstanbul)

14) Osman Özçelik (Siirt)

15) Özdal Üçer (Van)

16) Pervin Buldan (Iğdır)

17) Sebahat Tuncel (İstanbul)

18) Sevahir Bayındır (Şırnak)

19) Sırrı Sakık (Muş)

20) Şerafettin Halis (Tunceli)

Gerekçe:

Ülkemizin yıllardır devam eden yapısal sorunlarından biri de, işsizlik ve yoksullukla mücadele etmek amaçlı doğru bir üretim, bölüşüm ve istihdam politikasının olmamasıdır. Geçmiş hükümetler tarafından uygulanan ekonomi politikaları, bu sorunları çözememiş ve bu sorun AKP hükümetleriyle birlikte daha da derinleşerek devam etmiştir.

Uygulanan ekonomi politikaları sonucunda ülkemizde yoksul sayısı 20 milyona yaklaşmış, resmi verilere göre işsizlik oranı tarihsel rekorlara ulaşmıştır. İşçi sendikalarına göre ise işsizlik oranı % 20'nin üzerine çıkmıştır. Bu durumda ortaya çıkan başka bir sorun ise, bu yoksulluk ve işsizlik durumuyla mücadele amaçlı ortaya çıkan istihdam biçimleri olmuştur.

Özellikle Tekel işçileri olarak bilinen yaprak tütün işletmeleri çalışanlarının, eylemleriyle kamuoyunun yakından takip etme olanağı bulduğu 4-C istihdam biçimi, emek sömürüsünü derinleştirdiği iddiasıyla karşı çıkılan bir istihdam biçimi olarak öne çıkmaktadır.

Sendikaların belirlemiş olduğu açlık ve yoksulluk sınırlarının altında bir ücretle emeğin satın alınması anlamına gelen geçici personel rejimi, aynı zamanda herhangi bir iş güvencesi de içermemektedir. Sendikalaşma olanakları ve dolayısıyla da örgütlenme ve toplu sözleşme haklarından da mahrum olan bu geçici personel yasasına göre çalışanlar, en temel insan hakkı ve emeğin tarihsel kazanımı olan toplu örgütlenme ve hak arama hakkından da bizzat devlet tarafından mahrum bırakılmaktadır.

Sosyal devlet olmanın temel ilkelerinden biride vatandaşlarına aş, iş bulmak ve bunu yaparken de emeğin haklarına saygı göstermek gereğiyken, vatandaşlarına güvenceli iş ve haklarını talep edebilecekleri yasal zeminleri yaratmak ve uygulama özgürlüğü de sunmaktır.

Tekel işçilerinin eylemleriyle beraber hükümetin 4-C geçici personel statüsünde yapmış olduğu değişiklik, yılda 10 aylık çalışma süresinin 11 aya çıkarılması olmuş ve bunun dışında, bu çalışanların örgütlenme, toplu sözleşme ve kıdem tazminatı haklarında herhangi iyileştirici bir adım atmamıştır. Ücretlerde de yine yoksulluk sınırının altında bir rakamda ısrar edilmiştir. Çalışma süresinin 11 aya çıkarılması aynı zamanda kamuoyunda geçici personel rejiminin hükümet eliyle yaygın istihdam biçimi haline getirileceği kuşkularını da artırmıştır. Kamuda çalışan ve Tekel işçileriyle beraber sayıları 34 bine ulaşması beklenen 4-C de çalışacak olanların, 657

26

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa