Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
23. Dönem 4. Yasama Yılı
72. Birleşim 11/Mart /2010 Perşembe
Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa
Tutanak toplam 83 sayfadır.

10) İbrahim Binici (Şanlıurfa)

11) M. Nuri Yaman (Muş)

12) Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis)

13) Mehmet Ufuk Uras (İstanbul)

14) Osman Özçelik (Siirt)

15) Özdal Üçer (Van)

16) Pervin Buldan (Iğdır)

17) Sebahat Tuncel (İstanbul)

18) Sevahir Bayındır (Şırnak)

19) Sırrı Sakık (Muş)

20) Şerafettin Halis (Tunceli)

Gerekçe:

1930 yılında Ağrı ili ve civarında Ağrı İsyanı adıyla anılan bir isyan gerçekleşmiş; isyanın bastırılmasından sonra ise isyana katılan-katılmayan birçok insan Van ili Erciş ilçesi sınırları içerisindeki Zilan Deresi'ndeki köylere sığınmıştır. Temmuz 1930 tarihinde ordu güçleri tarafından Zilan Deresi'ne bir operasyon düzenlenmiş, köylerin büyük bir kısmı yakılarak boşaltılmış ve isyana katılıp katılmadığına bakılmaksızın binlerce sivil vatandaş katledilmiştir. Bu operasyonda; Hasanabdal, Aks, Şahbazar, Doğancı, Tendurek, Çakırbey, Yılanlık, Harhus, Babazeng, Kömür, Şor, Şorik, Mürşit, Mescitli, Karakilis, Kündük, Zorava, Aryutin, Hallacköy, Koşköprü, Kuruçem, Mülk, Yekmal, Kilise, Gosk, A. Partaş, Y. Partaş, Binesi, Bunizi, Pelexlu, Kerx, Söğütlü, Mığare, Kardoğan, Kelle, Hostekar, Süvarköy, Kızılkılise, Ziyaret, Hiraşen, Komik, Şeytanava, Birhan ve Yukarı Koçköprü Köyü ateşe verilerek yakılmıştır. Operasyon sonrası sivil ve silahsız olan 15.000'e yakın kişi öldürülmüştür.

13 Temmuz 1930 tarihli Cumhuriyet gazetesi operasyonu, "Ağrı Dağı tepelerinde kovuklara iltica eden 1.500 kadar şaki kalmıştır. Tayyarelerimiz şakiler üzerine çok şiddetli bombardıman ediyorlar. Ağrı dağı daimi olarak infilak ve ateş içinde inlemektedir. Türkün demir kartalları asilerin hesabını temizlemektedir. Eşkıyaya iltica eden köyler tamamen yakılmaktadır. Zilan harekâtında imha edilenlerin sayısı 15.000 kadardır. Zilan deresi ağzına kadar ceset dolmuştur... Bu hafta içinde Ağrı Dağı tenkil harekâtına başlanacaktır. Kumandan Salih paşa bizzat Ağrı'da tarama harekâtına başlayacaktır. Bundan kurtulma imkânı tasavvur edilemez." şeklinde haber yapmıştır.

1930 tarihindeki sayısında Cumhuriyet Gazetesi Zilan Deresi'ndeki toplu katliamı şöyle vermiştir: "Karaköse, 14 (Özel muhabirimiz bildiriyor)- Ağrı eteklerinde eşkıyaya katılan köyler yakılarak, ahalisi Erciş'e sevk ve orda iskân olunmuştur. Zilan harekâtında imha edilen eşkıya miktarı, 15 binden fazladır. Yalnız, bir müfreze önünde düşüp ölenler bin kişi olduğu tahmin ediliyor. Zilan Deresi'ne sıvışan 5 şaki teslim olmuştur. Buradaki harp, pek müthiş bir tarzda cereyan etmiştir. Zilan Deresi, lebalep cesetlerle dolmuştur."

Dönemin iktidarlarına göre ise; "İsyan mıntıkasında işlenen fiiller suç sayılmaz"dı. Bölge, "serbest atış alanı"ydı. 20 Temmuz 1931 tarih ve 1850 Sayılı Kanunla bu teyid edilmiştir.

Madde 1: Erciş, Zilan, Ağrı dağ havalisinde vuku bulan isyanda, bunu müteakip Birinci Umumi Müfettişlik mıntıkası ve Erzincan Pülümür kazası dahilinde yapılan takip ve te'dip hareketleri münasebetiyle 20 Haziran 1930'dan 1 Kanun-ı Evvel 1930 tarihine kadar askeri kuvvetler ve devlet memurları ve bunlar ile birlikte hareket eden bekçi, korucu, milis ve ahali tarafından isyanın ve bu isyanla alakadar vak'aların tenkili emrinde gerek müstakilen ve gerekse müştereken işlenmiş efal ve hareket suç sayılamaz..

Madde 3: Bu kanunun icrasına Adliye ve Dahiliye vekilleri memurdur.

Katliam sonrası binlerce insan köylerini terk etmek zorunda bırakılmıştır. Boşaltılan köyler 1980 yılına kadar boş bırakılmış, bu yıldan sonra ise köylere Afganlar yerleştirilmiştir.

1930 yılında yaşanan Zilan Katliamı ile ilgili olarak gerekli araştırmaların yapılması ve dönemin mağdurlarının ve varislerinin mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik çalışmalar biran önce yapılmalıdır.

2.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, kamuda geçici personel istihdamındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/616)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Ülkemizde yaygınlaşarak devam eden geçici personel rejiminin ücretler, örgütlenme ve toplu sözleşme hakları üzerindeki etkilerinin açığa çıkarılması, olumsuz etkilerin giderilmesi ve üretim faktörlerinin başında gelen emek kesiminin kaygılarını gidermeye yönelik yeni, alternatif, uluslararası sözleşmelere ve insan hakları

25

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa