Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 4. Yasama Yılı
31. Birleşim 14 Aralık 2005 Çarşamba

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Böyle bir konuşma, Sayın Baykal…

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Onu daha duymadık. Onu daha duymadık. (CHP sıralarından alkışlar)

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - Çarpık söz yok, çarpıtılan söz var!

BAŞKAN - Sayın Baykal, süreniz bitti. 10 dakika eksüre vermiştim. Lütfen konuşmanızı tamamlayınız. Son defa süre veriyorum.

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Bakın, Sayın Başbakan diyor ki: "Bizi birbirimize bağlayan en büyük bağ, İslam kardeşliği bağıdır. Bunu yakaladığımız anda, işi çözeriz." (AK Parti sıralarından "Doğru" sözleri)

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - Doğrudur.

DENİZ BAYKAL (Devamla) - "Gazetenin bir tanesi yazmış…"

AYHAN ZEYNEP TEKİN BÖRÜ (Adana) - Yavuz Donat da yazmış…

DENİZ BAYKAL (Devamla) - …"Türkiye Türklerindir diye. Ahlaksızlık bu, hayâsız... Neden; Eğer bunu söylerseniz, Türkiye'yi 30'a bölersiniz; çünkü, Türkiye'de sadece Türkler yaşamıyor; Türkiye'de, Kürtler de var, Lazı, Çerkezi de var. Türkiye'de yaşayan herkes Türktür diyor. Olamaz, böyle bir şey kabul edilemez. Bu düşünce, diyoruz ki, kabul edilemez; Türkiye, Türkiye'de yaşayan herkesindir."

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Doğru.

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Elbette öyledir; ama, bu herkesin kimliği nedir? Herkesin bir ortak kimliği yok diyorsanız… (AK Parti sıralarından gürültüler) Şimdi, bu, Sayın Başbakanın kendi sözleridir, bizzat kendisinin sözleridir.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - Cevabı aldınız…

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Cümleyi yanlış yere koyarsan, yanlış anlamlar çıkar.

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, sizin anlayışınızı görüyorum; ama, bu konular, partizanlıkla, tavır takınılarak geçiştirilecek konular değildir. Bu konular, Türkiye'nin geleceği bakımından fevkalade önemlidir. Bu noktalarda herkesin aydınlanma ihtiyacı vardır, aydınlanma hakkı vardır. Tekrar ifade ediyorum: Türk Milleti, hiçbir şekilde, bir alt kimlik olarak söylenemez. Arnavutluk da Arnavutluk'ta bir alt kimlik olarak söylenemez. Gürcülük de Gürcistan'da bir alt kimlik olarak söylenemez. Araplık Arap devletlerinde bir alt kimlik olarak söylenemez. Aynı şekilde, Türkiye'de de, Türklük bir alt kimlik olarak söylenemez; söylerseniz, parçalamaya yönelirsiniz ve bunun çok ciddî sonuçları olur. Bunu söyleyerek belki birilerini mutlu edebilirsiniz; ama,bilin ki, yetmiş milyonu büyük sıkıntılarla karşı karşıya bırakırsınız.

Değerli arkadaşlarım, bu konular Türkiye'de çözülmüştür. Türkiye millî bir devlettir. Türk Milletinin de kurduğu bir Türkiye Cumhuriyetinde yaşıyoruz. Bakın, burada söylemiş "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" diyor, milletlerindir demiyor. Hangi millet o? Hangi millet bu arkadaşım? Hangi millet bu? Adı var mı bu milletin? Adı var mı bu milletin?

ALİM TUNÇ (Uşak) - Biz biliyoruz.

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Ne o? Ne o? Onun adını merak ediyorsan, Anayasaya bakarsın, Anayasa seni tatmin etmiyorsa Kuvayı Milliyeye bakarsın, yetmiş yıllık geçmişimize bakarsın, Türkiye'nin millî mücadelesine bakarsın, bütün bunları kavrayamamışsan sana yazıklar olsun! Sen bu anlayışla devam edersen, Türkiye'nin başına çok iş açarsın. (CHP sıralarından alkışlar) Ama, bu olumsuzluğa, bilmelisin ki, Türkiye kesinlikle izin vermez, kesinlikle izin vermez. Bu, Türkiye'nin kırmızı çizgisidir, bu, Hükümetin Kuzey Irak'taki kırmızı çizgisine hiç benzemez.

Hepinize teşekkür eder, saygılar sunarım. (CHP sıralarından ayakta alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Baykal, teşekkür ederim.

Sayın milletvekilleri, bir konuyu açıklamak istiyorum: Genel Kurulda sadece yasama belgeleri dağıtılır, bunun dışında dağıtılacak bir şey varsa, ona da Meclis Başkanının izin vermesi gerekir. Sayın Hatip konuşurken, benim iznim de olmadan, bir evrakın dağıtıldığını gördüm, bu yanlıştır.

MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Gazete dağıtıyorlar Sayın Başkan.

BAŞKAN - Özellikle, bir hatip konuşurken, dikkatlerin dağıtılması açısından da, İçtüzük hükümlerinin ihlal edilmiş olması bakımından da yanlıştır -kavasları uyaracağım- bu sebeple özür diliyorum.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Kim dağıttıysa bir araştırın Sayın Başkan.

BAŞKAN - Efendim, çok önemli değil, önemli olan benim bu tespiti yapmamdır.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Bizce önemli efendim; hükümet sıralarından olabilir.

BAŞKAN - Gerekeni yaptım, sizin bir şey söylemenize gerek yok.

Değerli arkadaşlar, ikinci bir konu, Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım, Sayın Mumcu'nun konuşmasının bitiminde, kendisine sataşıldığını ifade ederek benden söz istemişti; ben de, buna Hükümet cevap verebilir, ayrıca size söz vermeye gerek

40