Turkiye Buyuk Millet Meclisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
21. Dönem 3. Yasama Yılı
94. Birleşim 01 Mayıs 2001 Salı

Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Font Küçült | Normal | Font Büyüt
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Tutanak toplam 99 sayfadır. Sorgulanan Sayfaların Yazıcı Versiyonu
amacını birinci öncelikli amaç haline getirmektir. Tasarı, bu anlamda olumlu bir adımdır; desteklediğimi ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Toprak.

Hükümet adına, Adalet Bakanı Sayın Hikmet Sami Türk; buyurun Sayın Bakanım.(DSP sıralarından alkışlar)

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - İkinci konuşmacı yok mu?

BAŞKAN - Sayın Bakandan sonra İkinci söz hakkını kullanma olanağı doğacaktır, merak buyurmayın efendim; Hükümetin önceliği var, istediği zaman veriyoruz, biliyorsunuz.

ADALET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarı, ülkemizde cezaevleri sorununun çözümü yolunda atılmış önemli bir adım niteliğindedir. İnfaz hukukunun amacı, suç işlemiş insanı, kim olursa olsun, suçu ne olursa olsun, yeniden topluma kazandırmaktır. İnfaz hukukunun amacı, suç işleyen insanları dört duvar arasına kapatmak değildir.

Türkiye'de cezaların infazı, genel olarak, Cezaların İnfazı Hakkında Kanunda düzenlenmiştir. Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili bir de tüzük vardır; ancak, bazı suçlar bakımından özel infaz hükümleri getirilmiştir. Bu hükümlerden bir bölümü, Terörle Mücadele Kanununda yer almaktadır. Gerçekten, Terörle Mücadele Kanununun 16 ncı maddesine göre "bu kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanların cezaları, tek kişilik veya üç kişilik oda sistemine göre inşa edilen özel infaz kurumlarında infaz edilir. Bu kurumlarda açık görüş yaptırılmaz. Hükümlülerin birbirleriyle irtibatına ve diğer hükümlülerle haberleşmesine engel olunur." Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununun 13 üncü maddesinde de, bu hükme yollama yapılmıştır. Dolayısıyla, gerek Terörle Mücadele Kanununa göre gerek Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununa göre hüküm giyen veya tutuklananlar, tek ve 3 kişilik odalardan oluşan özel infaz kurumlarında cezalarını çekerler; ancak, biraz önce de okuduğum gibi, bu kurumlarda cezalarını çekenlerin birbirleriyle irtibatına ve diğer hükümlülerle haberleşmesine engel olunması gerekmektedir ve bu kurumlarda açık görüş yaptırılmaması öngörülmüştür.

Bu anlayış, çağımızın infaz hukuku anlayışına uymamaktadır. Getirilen tasarı, işte, çağımızın anlayışına uygun bir anlayışı ifade etmektedir.

Burada söz alan milletvekillerimiz, tasarıyla ilgili açıklamalarda bulundular veya tasarıya yönelik sorular sordular. Bunlar, diğer suçlular, yani, Terörle Mücadele Kanunu ve Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu kapsamı dışında kalan suçlular hakkında hangi hükümlerin uygulandığıyla ilgiliydi. Söylediğim gibi, bu konuda, yürürlükteki genel hükümler, yani, Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ve Ceza infaz Kurumları ile Tevkifevlerinin Yönetimine ve İnfazına Dair Tüzük hükümleri uygulanmaktadır. Cezaevlerindeki insanı topluma yeniden kazandırmak, onların cezaevlerindeki zamanlarının değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu değerlendirme, onların eğitim görmesi, çalışması, spor yapması, toplumsal ve kültürel etkinliklere katılmalarıyla sağlanır. Getirilen tasarı, bunu, Terörle Mücadele Kanunu ve Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlular bakımından gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır; ama, diğer suçlular bakımından, biraz önce de değindiğim gibi, genel hükümler uygulanmaktadır. Örneğin, Ceza İnfaz Kurumları ile Tevkifevlerinin Yönetimine ve İnfazına Dair Tüzüğün 110 ile 116 ncı maddeleri arasında, iyileştirme ve eğitim çalışmaları ya da teknik deyimle, tretman düzenlenmiş bulunmaktadır. Türkiye'de, maalesef, bütün cezaevlerimizde bu iyileştirme ve eğitim çalışmalarını yürütememekteyiz. Bütün cezaevlerimizi bu çalışmaları gerçekleştirecek duruma getirmek amacımızdır; ama, öncelikli olarak, şimdi, bu tasarıyla, tek kişilik ve 3 kişilik odalarda kalan hükümlü ve tutukluların, iyileştirme ve eğitim programlarından yararlanmalarını sağlamak istiyoruz. Diğer hükümlü ve tutuklular, genel hükümler çerçevesinde, zaten, bu tür iyileştirme ve eğitim programlarından var olan olanaklar ölçüsünde yararlanmaktadırlar. Bunların yeterli olduğunu söyleyemeyiz; ama, bunları bütün hükümlü ve tutuklulara sağlamak bizim amacımızdır.

Türkiye'de, Terörle Mücadele Kanununun, bu kanun gereğince hüküm giyen veya tutuklananların barındırılmaları için özel bir infaz sistemi öngörülmesinin belirli nedenleri vardır. Türkiye'de, koğuş sistemi içinde, çok sayıda insanın bir arada bulunduğu ortamda, güçlü olanlar, zayıflar üzerinde egemenlik kurabilmektedir. Bu, sosyolojik bir olgudur. Terör örgütleri söz konusu olduğu zaman, bu örgütler, koğuşları, kendi ideolojik amaçlı eğitimleri için kullanabilmekte ve yandaşları üzerinde çok katı bir disiplin uygulayabilmektedir. İşte, bunu önlemek için tek kişilik ve 3 kişilik odalardan oluşan özel infaz kurumları öngörülmüştür. Bu konudaki düzenleme 1991 yılında yapıldığı halde, bunu gerçekleştiren ceza infaz kurumlarının inşaatı 1999 yılında başlamıştır. Bunlar, kamuoyunda F tipi olarak bilinen cezaevleridir. Halen bu cezaevlerinden 6'sının inşaatı tamamlanmıştır, 4'ü kullanılmaya başlanmıştır; 5 adet F tipi cezaevi daha ihale edilmiş olup, inşaatları devam etmektedir; ancak, bu cezaevlerinin mimarisinde, hükümlü ve tutukluların birlikte çalışabilmeleri, birlikte eğitim görmeleri, birlikte spor yapabilmeleri, birlikte toplumsal ve kültürel etkinliklere katılabilmeleri için özel yerler öngörülmüştür, örneğin, her F tipi cezaevinde 8 iş atölyesi, 1 çokamaçlı spor salonu ile 1 açıkhava spor alanı bulunmaktadır; onun yanında, kütüphane ve okuma salonu vardır. İşte, hükümlü ve tutuklular bu alanlarda bir araya gelerek iyileştirme ve eğitim çalışmalarına katılacaklardır.

Bunun bazı koşullara bağlı olması eleştiri konusu yapıldı. Şimdi, cezaevleri turistik tesis değildir; elbette, bu cezaevlerinin bir düzeni olacaktır. Bu programların başarıyla uygulanabilmesi için onların belirli bir çerçeve içinde yürütülmesi gerekir; işte, o çerçeveyle ilgili

35

 
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa

Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Gunluk Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yoneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

Randevulu Okul Gezisi

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

 

 

 

E-devlet Üzerinden Randevu

E-devlet Linki

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ziyaret etmek için e-Devlet üzerinden randevu talebinde bulunabilirsiniz.

e-Devlet Linki

Halk Günü

Halk Günü

Milli İradenin kalbinin attığı yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tüm vatandaşlarımızın ziyaretine açılmıştır. Her ayın ilk Cumartesi günü 11.00 - 15.00 saatleri arasında önceden herhangi bir randevu almaksızın saat başı gerçekleştirilen gezi programlarına katılabilmek için TBMM Dikmen Kapısına gelmeniz yeterli olacaktır.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı Müzes

'Birinci Millî Mimarlık Dönemi Üslubu'nun Ankara'daki ilk örneklerinden olan I.TBMM Binası, 1920-1924 yılları arasında Kurucu Meclis olarak da görev yapan Gazi Meclis tarafından kullanılmıştır. Halen TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı uhdesinde Kurtuluş Savaşı Müzesi (I.TBMM Binası) olarak hizmet vermektedir.

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi

Engelsiz Meclis

İşitme Engelliler

Rehber Eşliğinde Gezi

Yasama ve Denetim Hizmetlerine İlişkin Tanıtım Videolarına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Youtube Erişim Linki