Komisyon Adı:(10 / 2, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu
Konu:Prof. Dr. Fatma Beylü Dikeçligil'in, Günümüzde Aile Kavramı, Ailenin Birey Ve Toplum Üzerindeki Etkileri Hakkında Sunumu
Dönemi:26
Yasama Yılı:1
Tarih:25/02/2016


Prof. Dr. Fatma Beylü Dikeçligil'in, günümüzde aile kavramı, ailenin birey ve toplum üzerindeki etkileri hakkında sunumu FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

     Hocam, hoş geldiniz öncelikle, bilgiler için teşekkür ediyoruz.

     "Modern toplumlar -özellikle Batı'yı örnek vererek- onlar olması gerekeni kendilerine hedef koyarak olanı olması gerekene yaklaştırıyor." dediniz. Biz de ise, bizim gibi toplumlarda özellikle, olması gereken ile olan arasında ciddi bir uçurum olduğunu söylediniz. Tabii, bunun nedenleri bir sürü tartışılır bizim gibi toplumlarda. Bizim gibi toplumlarda özellikle içselleştirme sorunu olduğunu düşünüyorum. Özellikle bu uçurumun nedenlerinden bir tanesi de yıllardır alışkanlıklarımız, toplumun bize biçtiği roller, gelenek görenekler, yaşam biçimlerimiz, bunların hepsi mutlaka etkili. Siz bir sosyolog olarak yani toplumun bize biçtiği roller dışında da işte "Haklarımız var, görevlerimiz var." dediniz. Benim birine şiddet uygulama hakkım yok ama uyguluyorsam bunu nasıl içselleştirecek? Şimdi, yaptığımız çalışmalarda da Sayın Başkanım, Urfa'ya da gittik, işte burada da bir sürü bu konuda uzman arkadaş dinledik. Bu konuda naçizane birkaç eleştiri de sunmak istiyorum.

     Sunumlarda şu dikkatimi çekti: Eğitim noktasında bile hep kadının eğitilmesinden bahsediyoruz nedense. Özellikle Urfa'da bir arkadaşımızın söylediği çok dikkatimi çekti, "Kahvelere gittik." dedi, hatırlarsınız Sayın Başkanım. "Kahvelere gittik, erkeklere anlatmaya çalıştık, işte tarlaya gittik, orada anlatmaya çalıştık. İlk başta dinlemediler, arkalarını döndüler ama bir süre sonra 3 kişiye de, 5 kişiye de olsa dinletmeye başladık." İşte, aile içi şiddet konusunda, aile bütünlüğünün korunması konusunda, ailevi değerlerin güçlenmesi konusunda yapılan her türlü eğitim dikkat ederseniz hep kadına veriliyor, orada bile kadına bir model, bir rol biçiliyor aslında.

     Peki, biz erkeği nasıl eğiteceğiz? Genç erkekleri nasıl eğiteceğiz? Kahvede olanı, tarlada olanı, dükkânında olanı, fabrikada olanı nasıl eğiteceğiz? İşte bunların dışına nasıl çıkacağız? Bunların nasıl içselleştirilmesini sağlayacağız? Dün hukuk fakültesinde bir hocamızı ziyarete gittik, Gülriz Hocayı. Özellikle, işte, verilen eğitimlerde kız çocuklarının daha rahat içselleştirdiğini ama erkek çocuklarının içselleştirme konusunda daha zorlandıklarını, bunu kabullenme konusunda daha zorlandıklarını ifade etti; önemli sorunlardan bir tanesi olduğunu düşünüyorum. Bir sosyolog olarak Hocam, bu içselleştirme meselesini nasıl aşacağız, hangi tür eğitimlerle, neler yapmak lazım? Tabii, önce ulaşmak lazım, ulaştıktan sonra da bir şekilde eğitim olur araç olarak, başka bir şey ama bir yöntemini bulmak lazım bu işin.

     Teşekkürler.