Komisyon Adı:Adalet Komisyonu
Konu:
Dönemi:27
Yasama Yılı:3
Tarih:07/10/2019


MAHMUT TANAL (İstanbul) - Değerli Başkanım, teşekkür ediyorum.

     Hepinize selam ve saygılarımı iletiyorum.

     2'nci madde de pasaportla ilgili eklenen ek madde. Delilsiz ceza olmaz temel ilkemiz var.

     BAŞKAN - "Kanunsuz ceza olmaz." diye başlayan...

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Kanun ceza olmaz ama delilsiz de ceza olmaz.

     Peki, siz nasıl isterseniz öyle olsun.

     BAŞKAN - Bunlara fırsat verme, biraz dikkat et.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Peki, nasıl isterseniz öyle yorumlayalım.

     Delilsiz ceza olmaz, delilsiz mahkûmiyet kararı olmaz, kişi delilsiz suçlanamaz, temel ilkelerin hangisini alırsanız alın. Yurt dışına çıkış yasağı da bir cezalandırmadır. "Şüpheden sanık yararlanır." deriz. Delil olmadan sadece beyana dayanarak ceza vermek ne kadar doğru sayılabilir?

     Şimdi, burada, son hükümde diyoruz ki: "Kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir." Değerli arkadaşlar, gerek Anayasa Mahkemesi kararları gerek Anayasa'mızın 38'inci maddesinin altıncı fıkrası, ceza genel kurulunun kararları... Ne diyoruz? "Polisin topladığı bilgi delil teşkil etmez." diyoruz. Madem polisin topladığı bilgi hükmün verilmesine, ceza verilmesine delil teşkil etmiyorsa, MİT'in topladığı veya polisin topladığı bu bilgi ve belgelerle kişiye yurt dışına çıkış yasağını koymak hem Anayasa Mahkemesi kararına hem ceza yargılamasının temel ilkelerine... 13. Ceza Dairesi Başkanı Vuslat Bey burada. "Hukuka aykırı yöntemlerle toplanmış olan deliller delil sayılmaz." diyoruz biz. Polisin topladığı bu bilgilerle kişiye yurt dışına çıkış yasağını biz koyacağız, o zaman bu delilin gerçekten hukuka aykırı yöntemle mi toplandığını yoksa hukuka uygun yöntemle mi toplandığını gerçekten 2 tanığın...

     Bu 2'nci madde -biraz önce Turan Bey Anayasa'nın maddelerini sayarken- Anayasa'nın 13'üncü maddesindeki temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran bir hüküm. Anayasa'nın 2'nci maddesindeki, Türkiye Cumhuriyeti devleti hukuk devletidir, buna aykırı. Kaldı ki burada tabii ki polisin vereceği bilgilerle İçişleri Bakanlığı pasaport verebilir. 23'üncü maddesini biz okuduğumuz zaman, son fıkradan bir önceki fıkra "Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir." Getirilen bu düzenleme Anayasa'nın bu hükmüne aykırı arkadaşlar. Açık ve net. Yani burada, mahkeme kararı olmaksızın biz bu hükmü neye bırakıyoruz? Polisin toplayacağı bilgilerle birlikte İçişleri Bakanlığının inisiyatifine bırakıyoruz. Peki, buna bu şekilde bırakırsak Anayasa'ya aykırılık teşkil ediyor mu? Ediyor. Yani burada eğer gerçekten amacımız doğru, düzgün bir kanun yapmaksa... Rahmetli Sulhi Dönmezer ceza hukukumuza gelir, derdi ki: "Çocuklar, kanun yapıcı halıların ilmiklerini ne kadar ince atarsa ne kadar sık dokursa o kadar iyi olur." Günübirlik olarak, konjonktüre uygun bir şekilde yasa yaparsak bu yarın öbür gün yine önümüze gelecek. Yani hepimizin emeklerine yazık, devletin bu emeğine yazık, bu elektriğe yazık, bu kadar insanların buraya gelişine yazık. Yani bu anlamda sizden istirham ediyorum, Anayasa'nın bu 23'üncü maddesini nazara alalım. Ceza genel kurulu kararında bugüne kadar "Hukuka aykırı yöntemlerle toplanmış olan deliler delil kabul edilemez." diyor. Polis Vazife ve Sal?hiyet Kanunu'nin ek 2'nci maddesinde, bildiğim kadarıyla "Polis bilgileri, toplanılan bilgiler hükme esas teşkil etmez." deniliyor. Hukukun bu temel ilkelerinin hepsini nazara aldığımız zaman bu getirilen hüküm doğru bir hüküm değil. Kaldı ki "Anayasa Mahkemesinin bu konudaki verdiği kararlar -152'nci maddesi var- herkesi bağlar." diyor.

     Arkadaşlar, biz mahkeme kararlarını yani ceza genel kurulu kararlarını, Anayasa Mahkemesi kararlarını, Parlamento olarak bunları eğerek, bükerek, istediğimiz şekilde onları baypas edebilecek şekilde kanuna aykırı, kanuna hileli yöntemlerle yasa yaparsak gerçekten Parlamentonun adalet ilkelerine, hukuk devletine bağlılık ilkelerine, milletvekili olarak etmiş olduğumuz yemine bağlı kalmamış oluruz. Bunun bir siyaseti yok. Burada hepimizin tek bir amacı var. Ülkemizde hukuk devletini, demokrasiyi nasıl işler hâle getirebiliriz, nasıl güçlendirebiliriz? Yani demokrasi sıralamasında neden Türkiye örnek bir ülke gösterilmesin? Arkadaşlar, biz niye hep otoriter rejimlere örnek gösteriliyoruz ki? Biz bunu hak etmiyoruz ki. Sizden istirham ediyorum. Bunun siyasi partisi yok. Biz sizi alkışlayalım.

     BAŞKAN - Alkışla, engelleyen yok, sakıncası yok.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Gerçekten alkışlıyorum. Bunu yapın, bunu düzeltin. Yani bu alkış sizlere gelsin.

     ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Hep beraber.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Hep beraber yani. Destekliyoruz.

     Hukuk devleti açısından, demokrasi açısından bunu sizden istirham ediyorum. Anayasa'nın bu hükümlerini nazara alarak bunu tekrar gözden geçirin. Bu hüküm Anayasa'ya aykırı.

     Rahmetli Sayın Erman Hoca derdi: "Zehirli ağacın meyvesi de zehirli olur." Bu meyve zehirli arkadaşlar, bu ağaç zehirli bir ağaç. Bu zehirli ağacı, bu maddeyi bu tekliften çıkarın.

     Teşekkürler, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.

     BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

     Tekliften çıkarmayalım da düzeltelim.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Düzeltin.