Komisyon Adı:Plan Ve Bütçe Komisyonu
Konu:Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/2019)
Dönemi:27
Yasama Yılı:2
Tarih:10/07/2019


Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/2019) MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ederim Değerli Başkan.

     Değerli milletvekili arkadaşlarım, değerli bürokratlar, basın mensupları; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

     Bu bize dağıtılan teklifin gerekçesinin son paragrafına baktığımız zaman: "Yapılan tüm bu düzenlemelerin yanında, teklifle kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçlarına ve vatandaşlarımızdan gelen taleplere yönelik olarak çeşitli konularda ihtiyaç duyulan kanuni düzenlemelerin hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır." Hangi vatandaşımız dedi ki ben yurt dışına çıkacağım, harcı 15 liradan 50 liraya yükseltelim, bunun 3 katı kadar da Cumhurbaşkanına yetki verelim? Ya arkadaşlar, cümle açık, net bu ve ayrıca yurt dışında yaşayan hangi vatandaşlarımızdan borçlanmayla ilgili yüzde 32'lik borçlanmayı yüzde 45'e çıkaralım... Bu cümleyle bu artışlar hayatın doğal akışına aykırı. İmzayı atan sayın milletvekilinin şahsına yönelik değil bu konuşmamız. Yani bu bir aldatılma, kandırma. Türkiye Büyük Millet Meclisi hileli iş yapmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi düzgün iş yapar, dürüst iş yapar. Burada bunun gerçek dışı, hakikat dışı olduğu bu cümleyle ortaya çıkıyor.

     İki: Şimdi bakıyorum, format anlamında baktığımız zaman bu kanun toplam 10 sayfa. Sayın Başkanım, 10 sayfa kanunun metni yazılı. Kanun 10 sayfa saf maddeyse gerekçeler daha uzun olur. Bugüne kadar Parlamentoda sunulan teklifler hep böyle oldu. Baktığımız zaman maddelerin gerekçesi de 6 sayfa.

     MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Gerekli açıklama bu.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Evet, gerekli açıklama bu kadar yetersiz.

     Üç: Genel gerekçe -Sayın Başkanım, ayrılıyorsunuz herhâlde, bitiriyorum ben de- 15 paragraf. Bakın, genel gerekçe 15 paragraf. 32 madde var, 15 kanunda değişiklik var. Her bir paragraf bir cümle. Şimdi bugüne kadarki Parlamentoya gelen kanun tekliflerine baktığımız zaman şeklî anlamda, bunlar açık ve net bir vaziyette göze çarpmakta.

     Gelelim, şimdi açık ve net, arkadaşlar hep söylediler, mesela bu borçlanmayla ilgili; asgari ücretin günlük yüzde 32'si borçlanma bedeli olarak belirlenirken -mevcut olan durum- değişiklikle bu oran yüzde 45'e çıkarılıyor. Yani 2019 yılı sonuna kadar geçerli olan brüt 85,28 TL'nin yüzde 32'si 27,29 TL iken getirilen düzenlemeyle bu 38,37'ye çıkarılıyor. Peki, hangi vatandaş size müracaat etti de "Ya bunu 27'den 38'e çıkaralım." dedi? Mümkün değil bu.

     Kanun teklifi bu şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna gelir ise emekli anlamında beş bin günlük bir süreyi hesap edersek borçlanmayı beş bin günlükle bu düzenlemeyle -38 küsuratla- 191.850 TL'ye çıkmaktadır ama mevcut olan düzenleme 136.450 TL. Arada 50 bin küsurat fark var. Kanun çıkmadan eğer bir vatandaş başvurursa -şu anda biz Mecliste bunu görüşüyoruz- 27,29 TL'yle kabul edilecek, hemen kesinleştikten sonra bu 136 bin TL'den 191 bin küsurata çıkacak. Peki, gurbetçilerimizin günahı ne, bunlara niye kötülük yapıyorsunuz? Bugüne kadar bunlar SSK'den, vesaireden emekli olurken neden bunların şimdi hepsini BAĞ-KUR'a bağlıyorsunuz? Bir, maaşları düşük; iki, aldığınız para yüksek; üç, yarın öbür gün bunların hastanelerde yararlanacağı imkânlar da düşük.

     Bizim, burada yapacağımız kanunlarımızın vatandaş lehine olması gerekirken vatandaşı âdeta pusuya düşürecek bir şekilde onun cebine göz dikmememiz gerekir.

     Şirketlerin batmasıyla ilgili: Burada şirket sahibi olan arkadaşlarımız var. Arkadaş, eğer devlet kötü yönetiliyorsa, kötü bir yönetim varsa bu şirketlerin batması, bu şirket yöneticilerinin kötü yönetiminden kaynaklanmıyor ki, onların beceriksizliğinden kaynaklanmıyor ki; siyasetin ülkeyi kötü yönetiminden dolayı, kusurlarından dolayı, beceriksizliklerinden dolayı, ekonomik anlamda ülke kötüye gidiyorsa şirketler de burada...

     (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.

     (Oturum Başkanlığına Sözcü Abdullah Nejat Koçer geçti)

     BAŞKAN - Sayın Tanal, buyurun, tamamlayın lütfen.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Burada şahsen şirket sahipleri yerine ben olsam, devletin kusurlu davranışından dolayı benim şirketimi batma noktasına getirdiği için devlete karşı -devletin objektif mesuliyeti var- pilot bir dava açılabilir. Tabii ki bu dediğim konu hukukun kırıntısı varsa yani eğer siyasi ve ekonomik anlamda doğru idare edilmiş olsaydı benim şirketim batmayacaktı, kötü yönetim nedeniyle kimse yatırım yapmıyor ve benim şirketim batma noktasına geldi. Bu sebepten dolayı devlet objektif anlamda sorumlu.

     Teşekkür ederim, saygılarımı sunarım.