Komisyon Adı:Sağlık, Aile, Çalışma Ve Sosyal İşler Komisyonu
Konu:Sağlıkla İlgili Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi(2/1186)
Dönemi:27
Yasama Yılı:2
Tarih:05/11/2018


Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi(2/1186) MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

     Değerli Bakanım, başta ben size bir cümle söylüyorum: "Memnuiyetlere muhalif hareket eden..." Ne anlama geliyor bu?

     SAĞLIK BAKAN YARDIMCISI MUHAMMET GÜVEN - Yasaklar...

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Yok. "Kaidelere aykırı hareket eden, riayet etmeyen..." ibaresi yukarıda var. Açın, bakın.

     Yani, "kaidelere riayet etmeyen" veya "memnuiyetlere muhalif hareket." Aynı anlama geliyor.

     AHMET DEMİRCAN (Samsun) - Yasaklara aykırı hareket eden..

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Yasaklara değil arkadaşlar.

     Peki, bunu düzeltmemizin yani bunu öz Türkçeyle yazmamızın ne mahsuru var arkadaşlar.?

     BAŞKAN - Karşılıklı konuşmayalım efendim.

     Buyurunuz.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Devam ediyoruz:

     İki, bu maddede -"sihirli madde" dedik, tamam güzel- bu cezaları verdiniz. Peki, bunu tahrip mi edeceksiniz, toplayacak mısınız, el mi koyulacak? Bir açıklama yok. Yarın birine cezayı kestiniz, vatandaştan bu zehirli maddeyi tespit ettik, yine bunu satacak mı? Bu maddede bunu toplayacak, el konulacak, imha edilecek diye bir açıklama yok.

     SAĞLIK BAKAN YARDIMCISI MUHAMMET GÜVEN - Devamında kapatılacak.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Nerede? Karşılıklı madde burada, elimde, öyle bir şey geçmiyor. Nerede yazıyor altta?

     SAĞLIK BAKAN YARDIMCISI MUHAMMET GÜVEN - Tehlike giderilinceye kadar geçici olarak faaliyetten men edilir.

     BAŞKAN - Arkadaş, çalışma ayrı, ürün ayrı. O işletmenin çalışmasını faaliyetten men ediyor. Zehirli madde ne olacak?

     ALİ ŞEKER (İstanbul) - Hecinler'e atacaklar.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Örneğin... Bakın, "Hecinler" deniliyor. Hecinler neresi? Hecinler, Düzce ilimizin bir mevkisi olan, dört köy arasında olan bir yer.

     SAĞLIK BAKAN YARDIMCISI MUHAMMET GÜVEN - Bu kanun vardı. Bu kanun uygulanıyordu. Burada getirilen yenilik...

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Doğru, yeniliğe katılıyorum ben. Ben de onu söylüyorum.

     Şimdi, burada, bu elde edilen zehirli madde ne olacak? İdari para cezasını kestik ve bu ürünü bana teslim ediyorsunuz, benden alamıyorsunuz ki bu maddeye göre.

     GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Muş) - "El konulur." demiyor.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Evet, yok böyle bir şey.

     RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Genel hükümlerde.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Arkadaşlar, "genel hüküm" dediğiniz ne ya?

     Arkadaş, genel hüküm dediğiniz ne?

     Bakın, 6136 sayılı patlayıcı ve silahlarla ilgili kanunda deniyor ki: "El konulur." Burada "El konulur." denilen bir madde var mı? Yani siz burada genişletici yorum nasıl yapabilirsiniz? Bana cezayı keseceksiniz, ürün de bende kalacak. Yaparken o zaman doğru düzgün yapalım arkadaşlar. Biz size "Bunu yapmayın." diyerek katkı sunmaya çalışıyoruz bu konuda. Tartışma konusu yaratılır mı? Bal gibi yaratılır, yok öyle bir olay.

     Üçüncüsü, evet, size işletmenize geldi, 20 bin lira ceza kesecek memur. "Ya arkadaş, bana 20 bin lira ceza kesmeyin ya. Bunu daha düşükten al, 5 bin lirayı sen ver, sen yolunu bul git kardeşim." Rüşveti hak eden... Hakikaten, Sezgin Bey'in dediği hadise bu. Para cezası miktarı ne kadar artırılırsa rüşvet de onunla paralel olarak o kadar artar. Açık ve net. Siz olsanız siz de yaparsınız, başkası da yapar, bilemiyorum, ben yapmam ama... Hakikaten, bu iyi niyetli arkadaşları tenzih ediyorum ben yani bu doğru bir madde değil arkadaşlar.

     AHMET TAN (Kütahya) - Sayın Tanal, bu ifade olmadı.

     "Siz olsanız yaparsınız ben olsam yapmam." ne demek?

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - "İyi niyeti tenzih ediyorum." dedim, kusura bakmayın.

     BAŞKAN - "Siz yaparsınız, ben yapmam." şeklinde bir ifadeniz oldu.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Örnek anlamında.

     Bakın arkadaşlar...

     BAŞKAN - O zaman, ben yaparım siz yapmazsınız da bir örnek olabilirdi.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Vallahi, ben sözümü ortaya söyledim, kendi üstüne alanlar alınganlık yapar. Niye kendi üstünüze alınganlık yapıyorsunuz ki? Yapılabilir yani...

     Başkanım, bu yapılabilir yani. Bu yapılabilir.

     Sayın Bakan Yardımcım, bu "Yapılabilir." denilen bir husus. Bu, size, şahsınıza özgü bir şey değil, yapılabilecek bir husus.

     BAŞKAN - Sayın Tanal, para cezası caydırıcı bir cezadır. Çevreyi korumak adına böyle caydırıcı cezalar dünyanın her yerinde vardır.

     İSMAİL TAMER (Kayseri) - Şahsımızla ilgili söylüyorsunuz. "Siz yaparsınız ben yapmam." ne demek?

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Arkadaşım, yapılabilir, iyi niyetli insanları tenzih ediyoruz, genelleme olarak ben şahsınıza özgü bir şey söylemiyorum ki. Böyle bir şey anlaşıldıysa özür diyorum yani bu, şahsınızla vesaire bir alakası, ilgisi olan bir husus değil.

     AHMET TAN (Kütahya) - Kurumumuzla alakalı, şahsımızla değil.

     BAŞKAN - Sayın Tanal özür diledi, konuyu uzatmayalım. Karşılıklı konuşmayalım lütfen.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Beyefendi, burada kurumlar da hedef alınmıyor, şahıslar da hedef alınmıyor. Burada, ortada yani bu yapılabilir.

     BAŞKAN - Bir söz talebi daha var Sayın Tanal.

     Toparlarsanız çok memnun olacağız.

     Buyurunuz.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Toparlıyorum.

     Bilemiyorum, ben Kabahatler Kanunu'nda bir çalışma yapmadım. Kabahatler Kanunu'nda bu kadar idari para cezası yüksek olan başka bir kabahat suçu var mı bilmiyorum. Siz kendi bünyenizde, Bakanlık kendi bünyesinde yaptı mı bilmiyorum yani hakikaten Kabahatler Kanunu'nda buna bir bakmak lazım.

     İkincisi, evet, düşük olabilir. takdir edersiniz, bazı idari para cezaları katsayıyla orantılı vesaire sürekli artırma anlamında veya enflasyona endeksli bir hâle getirilebilir, olabilir. Yani burada, bu zehirli maddeyi nakleden, onunla ilgili bir müeyyide yok. Bununla ilgili, bunu üreten, bununla ilgili bir müeyyide de yok. Adam taşıyacak, benim iş yerime kadar getirecek, o taşıyanın sorumluluğu yok, üretenin sorumluluğu yok, nakliyatın sorumluluğu yok.

     BAŞKAN - Sayın Tanal, ikinci beş dakikaya geçtik, toparlarsanız...

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ama ben hikâye anlatmıyorum ki, maddeyle ilgili konuşuyorum Değerli Başkanım yani maddeyle ilgili konuşmayanlara diyorsunuz ki: "Konuya gelelim." konuyla ilgili konuşuyorum... Yani ben neresinde kalayım, bana söyleyin Allah rızası için? Yani nerede kalmamı istiyorsanız, orada kalayım.

     BAŞKAN - Mesele anlaşıldı efendim.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Yani mesele anlaşılmadı.

     Yani bu zincirleme sorumluluk açısından, bunu üretenden, nakledenden, taşıyandan, bunlarla caydırıcılık anlamında uğraşıyorsak gerçekten bunu kaynağında kurutmak lazım. Kaynağında kurutmayla ilgili -Değerli Grup Başkan Vekilimiz Özlem Hanım da iyi bir hukukçu- burada amacımız gerçekten suç ve suçluyla mücadeleyse kaynağında kurutmak lazım. "Geçmişte böyledir." diye biz niye böyle kabul edelim ki? Elimize gelmiş, bunu düzgün bir hâle getirelim o zaman.

     ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Tanal...

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Özür dilerim. Şahsınıza özgü değil.

     ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Şahsıma değil. Tamamlayıcı bir şey söyledim.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Yani burada bence madem elimizin altında, bunu düzgün bir hâle getirelim. Yani alt komisyona mı gönderirsiniz, bunu çekip yeniden mi düzenlersiniz, bilemiyorum ama bu hâliyle bence eksik, yetersiz.

     Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.