Komisyon Adı:Plan Ve Bütçe Komisyonu
Konu:Karayolları Trafik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1491)
Dönemi:27
Yasama Yılı:2
Tarih:24/12/2018


Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1491) MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

     Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

     Şimdi, bu düzenleme, Yüksek Seçim Kurulu üyelerine ve başkanına ayrıcalıklı bir düzenleme getirmiş durumda. Neden? Çünkü burada Danıştay ve Yargıtay üyelerinden seçilip geliniyor ve bunların aldıkları maaşlar aynı ancak Yüksek Seçim Kurulunun her toplantısında bir o kadar da yevmiye alıyorlar. Yani burada, makam araçları var her üyenin ayrı ayrı, şoförleri ayrı ayrı var, sekreterleri ayrı ayrı var ama Danıştaya ve Yargıtaya bu üyeler döndüğü zaman bu imkânların hepsinden yoksun kalıyorlar. Bu açıdan, ekonomik açıdan hakikaten büyük bir ayrıcalık var.

     Bu açıdan, dediniz ki: "Yani 11 üye var, bunun 6'sının süresi doluyor ama seçimler de yaklaşıyor, deneyim ve tecrübesi..." Şimdi, burada 5 üyenin zaten deneyim ve tecrübesi var. Allah göstermesin, bir trafik kazası oldu, üyeler olduğu zaman bu ülke seçimsiz mi kalacak? Bu ülkede devletin devamlılığı esastır. Takdir edersiniz bu ülkede bir darbe girişimini atlattık, darbe girişiminde 1/3'ü teröre bulaşmış olan yargı üyeleri meslekten ihraç edildiği zaman bu ülke yargısız mı kaldı? Yok, yargı yine devam etti, yargılamalar devam etti, ülkede bir sıkıntı yaşamadık. Ama burada 6 üyenin görev süresinin bitmesi nedeniyle "Efendim, burada işler doğru gitmez, deneyim ve tecrübesinden yararlanıyoruz, o yüzden uzatıyoruz." olayı gerçekten doğru değil. Çünkü neden? 5 üyesi var, zaten bu 5 üyesinin 2022 yılında bitiyor. Bu argüman bu şekliyle çürütülmüş oluyor.

     Yani bir de şunu sormak lazım: Bakın, MİT'e kadar FETÖ terör örgütü girmişken orada ihraç edilenler olduğu hâlde ama Yüksek Seçim Kurulunda böyle bir şey olmadı. Yani bu dahi tek başına bir şaibeyi getiriyor. Bu sözümü hiç kimse kendi üstüne alınmasın, bu teorik olan bir cümledir: Kanunlar ahlaktan uzak olamaz, ahlaksız bir kanun olamaz. Burada resmen ve resmen, gerçekten ahlaki olmayan bir teklif söz konusu. Nedir bu ahlaki olmayan teklif? Şahsa özgü, genel olmayan, eşit olmayan yani koşullar neyi gerektiriyorsa ona özgü yapılan bir teklif. Bu açıdan baktığımız zaman, bu teklife "Deneyim ve tecrübesi..." Çünkü 5 üyesinin zaten burada süresi 2022 yılında bitiyor. Madem ki 2022 yılında süresi biten 5 yargıcın süresini niye bir yıl daha uzatıyoruz? Hangi ihtiyaçtan kaynaklanıyor? Kanunlar niçin yapılır? Toplumun ihtiyacı için yapılır, toplumun buna ihtiyacı varsa yapılır.

     Peki, diyebilirsiniz ki: "Ya, seçim yaklaştı arkadaş." Bunların, komple heyetin hepsi gitmiyor ki, heyetin 6'sı gidiyor, 5'i kalıyor. 5'i kaldığına göre, bence burada bilerek ve isteyerek kandırmaya yönelik... Dediniz ki: "Efendim bu, tarihte bir ilktir." Ee 2001 yılında, biraz önce sayın arkadaşımız... Anayasa'nın 67'nci maddesinin son fıkrası 3 Ekim 2001 tarihindeki değişiklikte olmuş. Peki aynı şekilde deseniz ki: "2017 yılında yapılan Anayasa referandumunda Seçim Kanunu'nda değişiklik oldu." Evet, o dönem biz yine geçici madde, kanun hükmünde kararname dedi ki: Efendim, bu derhâl yürürlüğe girer yani bu seçim kanunları bir yıl sonra uygulanmaz." Derhâl geçici maddeyle bu yürürlüğe getirildi. Bu anlamda bu madde seçimlerin demokratik, şeffaf, güvenilirliği açısından olan ilkesini ihlal edecek bir durumdadır. Bu bir kıyak maddedir. Aslında burada mevcut olan 8 tane maddenin içerisinde esasen iktidarın ihtiyacı olan bu madde, gizlenen madde bu. Buradaki hedef budur, bunun dışında başka bir amaç yok. Yani keşke, bu maddeyi çıkarsanız da eğer bu kadar tartışmaya ileride sizler de muhatap olmasanız.

     Teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum.