Komisyon Adı:Plan Ve Bütçe Komisyonu
Konu:Karayolları Trafik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1491)
Dönemi:27
Yasama Yılı:2
Tarih:24/12/2018


Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1491) MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Değerli Başkan.

     Değerli milletvekilleri, değerli basın mensupları, değerli bürokratlar; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

     Değerli Başkanım, aslında bu, Yüksek Seçim Kuruluyla ilgili bir yıllık süre uzatımıyla ilgili, kanun teklifini veren Sayın Muş dedi ki: "Efendim, bu üyelerin deneyim ve tecrübesi var, onun için biz süreyi bir yıl uzatıyoruz." Burada 23 Ocak 2019'da süresi biten üye sayısı bildiğim kadarıyla 1 kişi ancak süresi 2020 yılında bitecek olanlarla ilgili seçim açısından bir sıkıntı olmadığı hâlde, 5 üyenin süresi 23 Ocak 2020 tarihinde bittiği hâlde 2022'ye uzatılıyor; kaldı ki yine 5 kişinin de süresi 2022'de bitiyor, 2023 yılına kadar erteliyoruz. Aslında işin bam teli burası yani evet, deneyim ve tecrübe açısından gerçekten kısa bir süre kalmış olsaydı bunun su götürür bir mazeret yönü olurdu ama Yüksek Seçim Kurulu üyelikleri 2020'de bitenleri, 2022'de bitenleri, 2023'te bitenleri biz niçin uzatıyoruz? Bunun manası şu: Aslında süresi 2020 ve 2022 yılında bitenlerle ilgili bu bir kıyaktır, bu bir ayrıcalıktır. Niçin bu ihtiyaç var, bunun yararı nedir? Bunlar geri gitse nereye gidecekler? Yargıtaya ve Danıştaya gidecekler ama Yüksek Seçim Kurulunda her toplantıda aldıkları bir para vardır, eğer tüm toplantıları toplarsak Yargıtayda ve Danıştayda aldıkları maaşın bir o kadarı daha para alacaklar. Onun için bu, Yüksek Seçim Kurulu üyelerine bir rüşvettir; bu, bir kayırmacılıktır; bu, bir ayrıcalıktır; bu, yapılacak olan özgür seçimi de tehlike ve tehdit altına sokacak olan bir maddedir aslında.

     Şimdi, Değerli Başkanım, bu teklifte benim görebildiğim kadarıyla toplam 10 madde var, yanılıyorsam beni düzeltiniz; 10 maddenin bir tanesi yürütme maddesi, kanunun Cumhurbaşkanı tarafından yürütüleceği; bir de yürürlük maddesi var, 2 maddeyi çıkardığımızda 8 madde kalıyor. 8 maddeye biz baktığımız zaman, 7 ayrı kanunda değişiklik yapılıyor; 8 maddede 7 ayrı kanunda değişiklik yapılıyor ki burada aslında gözden kaçırılan Yüksek Seçim Kuruluyla ilgili olan bu madde.

     Yanlış bir şey söylersem lütfen beni düzeltiniz, internete giriniz, şu anda haberlerde var; Yalova AK PARTİ İl Başkanı görevlendiriliyor, basında çıkan haberlere göre diyor ki: "Bana Cumhurbaşkanı bu görevi tevdi ederken 'Yalova'da seçimi alın, vurun, kırın...' Ben de kendisine söz verdim." Ya, değerli arkadaşlar, "Seçimi vurun, kırın; alın." şeklindeki bu açıklamalar doğruysa gerçekten, halkta kin, nefret ve düşmanlık duygusunu uyandıran hükümlerdir. Yani işte cumhuriyet savcılarının esasen burada harekete geçmesi lazım. Yani bu iddia doğruysa, bir Cumhurbaşkanı il başkanına görev verirken "Gidin Yalova'da seçimi alın; alınması için, kazanılması için vurun, kırın." demesi, bu gerçekten toplumun barışına, huzuruna, mutluluğuna bir dinamit vurmaktır. Aslında bunlar şiddeti içeren, şiddeti çağrıştıran cümlelerdir. Cumhuriyet savcılarının bu konuda derhâl görev başına gelmesi lazım, işlem yapması lazım. Biraz önce demokrasiden, adaletten, hukukun üstünlüğünden bahseden arkadaşlarımızın bu konuda aynı hassasiyeti, aynı duyarlılığı göstermelerini istirham ediyorum.

     Geliyoruz, yine, burada -evet, Anayasa Komisyonuna havale edilmiş, tali komisyon İçişleri Komisyonuna- aynı şekilde, benim kanun teklifim maalesef bir başka komisyona havale edilmiş durumda. E, peki, yani burada milletvekillerinin bu tekliflerinin arasında... Bu kanunla, aynı kanunla bağlantısı var; aynı kanunla bağlantısı olduğu hâlde benim teklifimin burada Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna havale edilmesi; bu iki kanun teklifi arasındaki Meclis Başkanının bu keyfî tutumu... Sayın Başkanım, bence sizin en azından bir yazıyla bildirmeniz gerekir. Yani aynı konuda bir başka komisyona havale edilen bir teklif var, burada kanunun bununla birleştirilmesi lazım.

     Gelelim, biz ne diyoruz? Kanunlar genel olmalı, eşit olmalı, herkese uygulanabilir olmalı. O zaman, tüm köprülerdeki aynı geçişi yapanlar bundan yararlansın. Gerek bu Osman Gazi Köprüsü, Avrasya Tüneli; bunların hepsinden geçenler yararlansın. Kaldı ki o köprüden geçmesi yasak olan araçlara verilen ceza aslında daha yüksek. Daha hafif cezası olanlar bu maddeden, bu aftan yararlanamıyor. Yani bu ne demek? Âdeta kanunsuzluğu teşvik etme anlamına gelir. O zaman, şunu yapmak lazım: Eğer çok ceza verilmesi gerekirken, büyük cezaların verilmesi gerekirken onlar affedilebiliyorsa daha az cezayla geçiş yapanların öncelik ve evleviyyetle bu aftan yararlanması lazım. Bu, Anayasa'mızın 10'uncu maddesindeki "eşitlik" ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Takdir edersiniz, İç Tüzük'ün 38'inci maddesi uyarınca Komisyonun Anayasa'yla ilgili bir aykırılık iddiası var mı yok mu, bununla ilgili bir rapor düzenlemesi lazım. Benim sizden istirhamım, bu konuda Kanunlar ve Kararların size verdiği, Anayasa'ya aykırılıkla ilgili bir çalışması veya bir raporu varsa onun bir suretini sizden istirham ediyorum.

     Benim vermiş olduğum kanun teklifinin de ilgili komisyondan alınarak bu teklifle birleştirilmesini talep eder, saygı ve hürmetlerimi sunarım.