Komisyon Adı:Plan Ve Bütçe Komisyonu
Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) İle 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) Ve Sayıştay Tezkereleri A)içişleri Bakanlığı B)emniyet Genel Müdürlüğü C)jandarma Genel Komutanlığı Ç)sahil Güvenlik Komutanlığı D)göç İdaresi Genel Müdürlüğü E)afet Ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı F)kamu Düzeni Ve Güvenliği Müsteşarlığı
Dönemi:27
Yasama Yılı:2
Tarih:15/11/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a)İçişleri Bakanlığı b)Emniyet Genel Müdürlüğü c)Jandarma Genel Komutanlığı ç)Sahil Güvenlik Komutanlığı d)Göç İdaresi Genel Müdürlüğü e)Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı f)Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ederim.

     Değerli Bakanım, Değerli Başkan, değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, basın mensupları; hepinizi saygıyla hürmetle selamlıyorum.

     Konu, şu anda, tabii, şahsi bir sorun değil ama Türkiye'nin aslında kanayan bir yarası. 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle Millî Güvenlik Kurulu tarafından ek listede hazırlanan kişiler ihraç edilmiştir. Sizin de geçmişte Demokrat Partisi Genel Başkanıyken Anayasa hukuku açısından brifing aldığınız Profesör Doktor İbrahim Kaboğlu bugün aramızda. Sizin listenizde "terörist" diye adlandırdığınız ve brifing aldığınız öğretim üyesi hocamız şu anda milletvekili olarak sıralarımızda. İbrahim Kaboğlu, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Dalı Başkanı; Paris Sorbonne Üniversitesi öğretim üyesi ve terörist olarak okuldan atılmış durumda, fakülteyle ilişkisi kesilmiş durumda; yurt içinde ve yurt dışında on binlerce hukuk ve siyasal bilimler öğrencisine ders verdi ve aynı zamanda Türkiye'yi üst düzeyde uluslararası toplantılarda temsil etti; bu çerçevede, doğal afetler ve aynı zamanda insan hakları gibi ülkemizin önemli sorunları hakkında hem forumlarda hem bilimsel projelerde ulusal, uluslararası raporlar düzenlendi; Türkçe ve yabancı dillerde yüzlerce bilimsel makalesi var, 25 tane kitabı yayınlandı; Fransa'da Fransızca Türk Anayasası hukuku dersi referansı olarak kitabı ele alınmakta. Şimdi, Sayın İbrahim Kaboğlu Hocamızın bugüne kadar Anayasa hukuku dersinde bu kadar referansı oldu Türkiye'ye, bu kadar öğrencisi sınıf geçti ve bu öğrencilerin çoğu belki şu anda sizin Bakanlığınızda çalışıyor, Türkiye'nin üst düzeyinde çoğu kurumda yönetici durumda. Yani bu ülke bir teröristten bugüne kadar ders mi aldı? İnsanları gerçekten kanun hükmünde kararnamelerle... Evet, hepimiz teröre ve terörizme karşıyız. Çünkü terör bir insanlık düşmanıdır, hukuk devleti düşmanıdır, yaşam hakkının düşmanıdır. Bu anlamda kim bulaşmışsa nereye kadar giderse mutlaka cezalandırılmalıdır, bunda hiçbir şüphemiz yok. Ama bunu yaparken yani gerçekten hayatın olağan akışıyla gerçekleşmeyecek bu tür insanları neden acaba iyice seçmedik, bu kimin iki dudağı arasında terör listesine alındı? Bu terörü sulandırmaktır Değerli Bakanım yani gerçekten bu tür örnekler terörü sulandırmaktır.

     Geliyoruz konumuza, aynı zamanda zaten konumuz terör. Şimdi, belediye sınırları içerisinde polisler görevler yapmakta, belediye sınırları dışında askerler görev yapmakta. Güvenlik açısından mevkidaş durumundadırlar. Aynı mevkidaş durumunda bulunan subayların, astsubayların ek göstergeleri 3600'ken aynı görevi yapan polisin ek göstergesi 3000, sizden istirham ediyorum.... Sizin Bakanlığınızda bugüne kadar şu savunmanız vardı: "Arkadaş, bana bağlı değillerdir." diyordunuz. Şu anda artık asker ve polis aynı Bakanlığın çatısı altında -aynı görevi yapan, aynı riski taşıyan- hatta şehir içlerinde polisin riski daha fazla, açık alandaki risk ona göre daha az. Bu anlamda, oy devşirmesi vesairesi değil, insan hakları açısından, onurlu bir ücret açısından, Anayasamızın 10'uncu maddesinde eşitlik açısından buradaki ek göstergenin aynı seviyeye çıkarılmasını istirham ediyorum sizlerden.

     Şimdi, burada, aynı şekilde Trafik Kanunu'ndan bahsettiniz. Yasaların eşit anlamda uygulanması lazım Değerli Bakanım. Adalet Teşkilatı Güçlendirme Vakfına bağlı, icra dairelerinde -Ankara, İstanbul'da- en azından 600'er tane minibüs çalışıyor. Minibüsler taktir edersiniz, valilerin vermiş olduğu, verilen liste ve güzergâh doğrultusunda çalışabilir yani ticari taksi gibi gelişigüzel, güzergâhı belli olmadan çalışamaz. Bu işi ya ticari taksilerin yapması gerekiyor veyahut da burada bazı minibüsler güzergâhsız çalışabilir, bazıları güzergâhlı çalışabilir, buradaki sorunu bir an önce halletmek lazım.

     Şimdi, aynı şekilde, trafik yoğunluğu tabii en büyük kronik hastalıkların başında geliyor çevre kirliliği açısından, karbonmonoksit açısından. Siz İçişleri Bakanlığı olarak halkın sağlığından, esenliğinden sorumlusunuz Sayın Bakan.