Komisyon Adı:Plan Ve Bütçe Komisyonu
Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) İle 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) Ve Sayıştay Tezkereleri A)ticaret Bakanlığı B)gümrük Ve Ticaret Bakanlığı C)ekonomi Bakanlığı Ç)rekabet Kurumu D)helal Akreditasyon Kurumu
Dönemi:27
Yasama Yılı:2
Tarih:09/11/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a)Ticaret Bakanlığı b)Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı c)Ekonomi Bakanlığı ç)Rekabet Kurumu d)Helal Akreditasyon Kurumu MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

     Değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, Değerli Bakanım, değerli basın mensupları; hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum.

     Yarın 10 Kasım, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışının tam 80'inci yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum.

     Değerli arkadaşlar, şimdi, Değerli Bakanım, sizin buradaki konuşma metninizi dikkatlice dinledim ve bu konuşma metninizde dediniz ki: "İdari para cezalarını kesiyoruz." Doğru. Yalnız burada Sayıştayın denetiminde, kesilen bu ceza tutarlarının muhasebeleştirilmediği şeklinde eleştiriler var. Bakanlığın savunması yapılmış. Gerçekten o kanuna uygun değil. Madem o cezaları kestiniz. Bu paralar muhasebeleştirilmedi, bu paralar nereye gidiyor, neden muhasebeleştirilmez? Çok teknik, çok şey bir konu ve bu başlık altında Sayıştayın oradaki eleştirileri ve denetimle ilgili ortaya çıkardıkları hususlar -sürem kalırsa- ona geleceğim.

     Burada kurda değişiklikler oldu, yükseldi, yükselmeye göre Türkiye'de fiyatlar yükseldi ancak kurlar düştüğü hâlde yine fiyatlar düşmedi, düşürülmedi. Bu anlamda vatandaş mağdur. Tüketici hakem heyetleri aslında insan hakları açısından aynı zamanda tüketicilerin bir nevi ücretsiz, gönüllü avukatlığını yaptığı hâlde Türkiye'de tüketici hakem heyetleri aşağı yukarı 1.200'e yakınken bunun 800 küsuratı kapatıldı. Buradaki kapatma... Mesela, bir örnek vereyim. Antalya ilimize 130 kilometre uzaklıkta Kaş ilçemiz var. Kaş ilçemizde hakem heyeti kapatıldı. Kaş'ta bulunan vatandaşımızın tüketici hakem heyetine ulaşabilmesi için ta 130 kilometre gelecek, 130 kilometre geri dönecek. Bu anlamda gerçekten eğer biz tüketicilerin korunmasını istiyorsak tüketici hakem heyetlerinin desteklenmesi lazım. Bu anlamdaki kapatma gerekçelerinin bir an önce üstüne gitmek lazım.

     Üçüncü bir konu: Değerli Bakanım, benim elimde 2 tane fatura var. Faturanın bir tanesi konut, bir tanesi iş yeriyle ilgili elektrik faturası. Buradaki iş yeri faturasının toplam miktarı 289 lira 30 kuruş. Buradaki faturaya eklenen giderleri tek tek okuyorum: Enerji Fonu 1,48; TRT payı 2,96; elektrik tüketim vergisi 7,39; KDV 44,13; dağıtım bedeli 85,49. Toplam bedel 141,45 kuruş yapıyor. Gelen fatura 289,30'dan bu kalemleri çıkardığımız zaman aslında gelen faturanın bedeli 147,85 kuruş. İnsaf, bunun neresi adalet? Yani burada herhangi bir yalan dolan yok, resmî bir belge. Toplayın, çıkarın aynısı. Bir sosyal devlette bu mümkün mü Değerli Bakanım, değerli milletvekili arkadaşlarım?

     Şimdi, ben bunu söylüyorum ama bilmiyorum TRT görevlisi var mı burada acaba, aramızda mı TRT görevlisi? Bu halkı ilgilendiren bir sorun. TRT bu payı alıyor, bunu acaba halkı bilinçlendirme açısından söyleyecek mi? Bu, iş yeriyle ilgili.

     Geliyorum konutla ilgili, bakın. Konutla ilgili gelen fatura 16,90 kuruş. Burada da, buradaki kalemler yine -tek tek zamandan istifade edeyim- toplam 7,6 kuruş, gelen fatura bedeli ise 16,9 kuruş, fatura bedeli 9,34. Yani yarısından fazlası burada diğer kalemler ilave ediliyor. Yani burada açma kapama yok, burada sayaç okuma bedeli apayrı. Yani mesele burada bahsedilen dağıtım bedeli 85, okuma... Yani bazı yerlere bunlar ticari taksiyle mi gidiyor Allah rızası için, yani bir araçla gidilmiyor mu? Bir mahalleye gittiği zaman zaten toplu olarak gidiliyor oraya. Buna ne olur bir el atın, bununla ilgilenmenizi istirham ediyorum.

     Geliyoruz, bu devletin garanti verdiği ihaleler var. Bunlar tüketicinin sırtında bir kambur. Tüketici köprüyü kullanmıyor. Tüketici araç kullanmıyor. Tüketici, ne bileyim, o yeni yapılan yolları kullanmıyor. Bunları vatandaş ödemek zorunda.

     (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

     BAŞKAN - Sayın Tanal, çok teşekkür ediyorum.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Özür dilerim Başkanım, bitireceğim. Toparlamam için izin verebilir misiniz mümkünse?

     Şimdi Değerli Bakanım, burası çok önemli. Roma hukuku döneminde ta Cicero döneminde ve o dönemde ve Justinianus döneminde çıkarılan bir ilke var: Hukuka güvenlik ilkesi. Güvenliğin olmadığı bir ülkede ticaret olmaz. Hukuka güvenliğin olmadığı bir ülkede yatırımcı olmaz, hukuka güvenliğin olmadığı bir yerde üretim olmaz. Onun için, ne olur, bu hukuk güvenliğini temin etmenizi istirham ediyorum.

     Son çıkarılan bu tüm döviz işlemleri TL'ye çevrilmeli. Bir Bakanlar Kurulu, bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi vardı -bakanlığın istisnaları hariç- O istisnalar nelerdir? Bir. Bir de ondan sonra döviz cinsinden yapılan ihaleler var, neden? Madem Cumhurbaşkanı "Tüm işlemler TL bazında yapılacaktır..." Bu, hukuka güvenliği sarsmıyor mu? Hukuka güvenliğin olmadığı bir ülkede ticaret gelişir mi? Ticaretin önündeki en büyük engel hukuka güvenliği bu ülkede tesis etmekten geçer. Bu konuda ne tür çalışmalarınız olacak?

     Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.