Komisyon Adı:Sağlık, Aile, Çalışma Ve Sosyal İşler Komisyonu
Konu:Komisyonun Çalışma İzninin Birinci Yasama Yılı İçin Olduğuna, İkinci Yasama Yılı İçin İzni Olmadığına İlişkin Açıklaması
Dönemi:27
Yasama Yılı:2
Tarih:06/11/2018


Komisyonun çalışma izninin Birinci Yasama Yılı için olduğuna, İkinci Yasama Yılı için izni olmadığına ilişkin açıklaması MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ederim Değerli Başkan.

     Değerli milletvekili arkadaşlar, değerli bürokratlar, Bakan Yardımcısı arkadaşımız, basın mensupları; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

     Niçin kendinize güveniniz dedim Değerli Başkanım, kusura bakmayın, haddimi aştıysam özür dilerim. Neden? Çünkü iki grup başkan vekili arkadaşımız sizi hep izliyorlar, baskı altında olduğunuzu hissediyoruz.

     BAŞKAN - Yok, ben hiç baskı altında değilim, çok da "light"ım.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - İnşallah öyledir.

     Öyle bizde hissedildiği için, belki biraz da uzun sürecek.

     BAŞKAN - Sizin siyasi şeyiniz öyle olabilir ama bende öyle bir şey yok, merak etmeyin.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Almanya'da NSU davasını izlemeye gittik. NSU davasında 8 Türk vatandaşımız öldürülmüştü aynı silahla, farklı şehirlerde, farklı zamanlarda. Arkadaşlarımız var mı? Yok o dönemden. Almanya'daki adliyeye girince dediler ki: "Siz burada adaletin tecellisine inanıyor musunuz?" "İnanmıyorum." dedim. "Niçin?" Adaletin tecellisi iki şekilde olur: Bir, hükümle birlikte olur, karar verilince olur. İki, dış görünüşteki itibar. Dış görünüşteki itibar gayet rahat, içeri giriyorsunuz, savcının giriş yeri ayrı, hâkimin ayrı, avukatların ayrı. Mahkeme heyetinin karşısında haç işareti vardı. Dedim ki: Burada sadece o dine mensup olan insanlar yargılanmıyor, burada her dine mensup olan insanlar yargılanıyor. Burada mağdurlar da Müslüman'dır. Bu haç işaretin burada olması, dış görünüş itibarıyla adaletin tecelli edeceğine ben inanmıyorum, bana bu güveni vermiyor. Değerli İbrahim Kaboğlu Hocam da burada, Anayasa Mahkemesi ve hukuk devleti açısından Türkiye hep Alman hukuk devletini referans alır, der ki: "Dinî argümanların mahkeme salonuna girmemesi lazım, mahkemelerin nötr olması lazım." O açıdan söyledim. Dış görünüş bu şeyi bizde yarattığı için bunu söylemek zorunda kaldım. Kusura bakmayın. Konuya giriyorum.

     Konu şu: Değerli Kanunlar ve Kararlardaki arkadaşlarımız burada. Dün dedim ki: Takdir edersiniz, komisyonların çalışmasıyla ilgili elimizde bizim 4 tane maddemiz var yani 4 tane İç Tüzük maddemiz var. Bu Komisyon nasıl çalışır? Bu Komisyonun nasıl çalışacağıyla ilgili 4 maddemizin bir tanesi, Divanla ilgili İç Tüzük'ün 19'uncu maddesi. İkincisi, 25'inci maddesi. Üçüncüsü, 35'inci maddesi. Dördüncüsü, 54'üncü maddesi. Şimdi, burada anahtar, maymuncuk olan madde 35/2. 35/2'de der ki: Komisyonların çalışabilmesi için Divandan izin alması gerekiyor. Açık ve net, onu hemen okuyayım ben, hepinizin bilgisi dâhilindedir ama tazeleme açısından en azından söylemiş olayım: "Ancak, komisyonlar, kanun teklif edemezler, kendilerine havale edilenler dışında kalan işlerle uğraşamazlar, Başkanlık Divanının kararı olmaksızın Genel Kurulun toplantı saatlerinde görüşme yapamazlar..." Maymuncuk, anahtar cümle bu. Dün size sordum: "Siz izin aldınız mı?" "Aldık." dediniz. "Bana verir misiniz dilekçeyi?" dedim "Veririz." dediniz, verdiniz, 16/7/2018 tarihli. Peki, bu tarih, 1'inci maddeye baktığımız zaman hangi döneme tekabül ediyor? Birinci Yasama Yılına. Tutanaklarınız İkinci Yasama Yılı. 1 Ekim 2018'den sonra yeniden izin almanız gerekiyordu Değerli Başkan. Yeniden izin bu saate kadar alınmadığı için... Eğer bugün öğleden önce alındıysa ona ben bir şey söyleyemem, düne kadar bu izin alınmadı. Alınmadıysa -Kanunlar ve Kararlardaki arkadaşımız uzmandır, bu işi bilirler- bu tür işlemler Türkiye Büyük Millet Meclisine rapor edilip geri gönderildiği zaman karşımıza ne çıkar? Bir, bunun yaptırımı var mıdır, bunun müeyyidesi var mıdır? Komisyonunuzun çalışabilmesi için Divandan izin almadığı için yetkisiz toplanmış olacak, gayriresmî toplantı yapmış olacak, hukuksuzca bir çalışma yapmış olacak. Bunun yaptırımı, göndereceğiniz raporu kabul etmemekle geçerli. Yaptırımı, müeyyidesi hukukta budur. Yani, yoksa Divandan izin almadan, kafamıza göre "Biz toplandık. Arkadaşlar, bir araya gelelim, bunu..."

     Onun bir fotokopisini verebilir misiniz bana mümkünse, istirham edeceğim ben.

     BAŞKAN - Birinci devreden kastı, iki yıl var. Bu Komisyonun seçildiğinin iki yılı...

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bir zahmet bana onu verebilir misiniz, bir fotokopi, arkadaşların vasıtasıyla.

     Çünkü, size "iki yıllık" diyen arkadaşlarımız yani Sayın Cumhurbaşkanını nasıl aldatıp kandırıyorlarsa sizi de aldatıp kandırıyorlar. Neden? Gayet rahat, ben biraz önce, gerçek anlamda sıkıntı yaşamaması açısından Kanunlar ve Kararlar Başkanlığından bunları tekrar, yine teyit ettim, uygulamalar bu şekilde, mevcut olan Tüzük'ümüz de bu. Size bu bilgiyi veren arkadaşlarımız bilgilerini tazelesinler. Yani bu anlamda burada boşu boşuna... Yoksa "İzin iki yıllık." deyip burada mesaimizi... Çünkü bunun yaptırımı, yok hükmündedir, yetkisiz anlamda toplanmıştır. Yetkisiz olan bir komisyonun yapacağı çalışmalar keenlemyekûn, yok sayılır. Sizden istirhamım, ilk önce bu izninizin olup olmadığı bize bir göstermeniz. Burada kesebilirim veya bakayım, ona göre, belgeye göre konuşayım.

     BAŞKAN - Siz kesin, sonra bakın yine, siz ona bakın.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Geldi zaten, izninizle, bitireceğim.

     BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Tanal.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bir dakika...

     Bakın, 20 Temmuz; aynı tarih, aynı noktadayız Sayın Başkanım. Sizden istirham ediyorum, iki grup başkan vekilimiz burada, siz orada Başkansınız, bizim grup başkan vekilimiz burada, Kanunlar ve Kararları arayın "Arkadaş, bizim burada..." 1'inci maddeyi okuyorum size... Ne olur... Yani fısıldayan arkadaşımız bilmiyor, eksikliğini de söylemek istemiyor yani açık ve net söyleyeyim. 1'inci maddede yasama yılının tanımı geçiyor, diyor ki: "Yasama yılı, 1 Ekimden başlayıp 30 Eylülde sonar erer." Tutanaklarda da "İkinci Yasama Yılı" deniyor. Birinci Yasama Yılında siz dilekçeyi vermişsiniz, izin vermişsiniz, ona itirazım yok Sayın Başkanım. Sizin bu birinci yılınız bittiği için 1 Ekim 2018'den itibaren tekrar izin almanız gerekiyor, bu izniniz yok Değerli Başkanım.

     BAŞKAN - Şurada anlaşamıyoruz Sayın Tanal...

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Buyurunuz.

     BAŞKAN - Bizim birinci yılımız bitmedi.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bitti.

     BAŞKAN - Bitmedi, o devam ediyor.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - İç Tüzük "Bitti." diyor, "Bitmedi." diyemezsiniz.

     BAŞKAN - Hayır.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Kim size "Bitmedi." diyor, kim diyor Sayın Başkanım?

     BAŞKAN - Birinci yıldan kastımız bu Komisyonun seçildiği birinci dönemdir.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Değil Başkanım.

     Bakın, arkadaşlarımız bu işi bilmiyor. İç Tüzük 1'inci maddesi açık, net. On dakika ara verip Kanunlar ve Kararlarla konuşur musunuz?

     BAŞKAN - Bak, burada diyor ki: "Birinci devresinde Komisyonumuzun..." "Birinci devresi" diyor. Orayı okursanız...

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Nasıl?

     BAŞKAN - "Birinci devresi..."

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Hangisinde geçiyor o?

     BAŞKAN - Üst yazıda efendim.

     BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Sayın Başkan, izin verirseniz teknik bir bilgi vereyim ben.

     BAŞKAN - Özür dilerim Sayın Başkanım, müsaadenizle, bitirmek istiyorum, onun için.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bakın, rahmetli Demirel -ışıklar içerisinde uyusun- derdi ki: "Başından sonuna hepsine bakın, bir cümle içinden seçmeyin." Başındakini niye okumuyorsun Başkan? "Yasama döneminin birinci devresi..." Niye hep "birinci devresi" diyorsunuz? Yasama yılının birinci devresi, birinci dönemi anlamına gelir.

     BAŞKAN - Siz öyle anlıyorsunuz.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Benim ana dilim Kürtçe, Türkçeyi sonradan öğrendim, ne mutlu Türk vatandaşıyım ama sizden istirham ediyorum... Yani gayet rahatım, iyi hâkimim de konuya. Yani bunu Kanunlar ve Kararlarla bir görüşün, on dakikalık bir ara verin. Bu zahmetlerimiz, bu çalışmalarımız, bu emeklerimiz boşa gitmesin. Dün akşam bu konuyu yine bu şekilde devam ettirdiniz. Yani yanlış yoldasınız.

     BAŞKAN - Teşekkür ederim.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Yanlış yoldasınız ve çalışma yetkiniz yok şu anda. Genel Kurul açık olduğu dönem içerisinde çalışabilmeniz için 35'inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca izin almanız gerekiyor. Bu izniniz bir dönem için, Birinci Yasama Yılı için, tutanaklarınızda "İkinci Yasama Yılı" geçiyor. İkinci Yasama Yılıyla ilgili izniniz yok.

     Teşekkür ederim, saygılarımı sunarım.