Komisyon Adı:Sağlık, Aile, Çalışma Ve Sosyal İşler Komisyonu
Konu:Sağlıkla İlgili Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi(2/1186)
Dönemi:27
Yasama Yılı:2
Tarih:05/11/2018


Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi(2/1186) MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

     Değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, basın mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

     Şimdi, bu teklife baktığımız zaman, tali komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonuna gönderilmiş. İç Tüzük'ün 34'üncü maddesine baktığımız zaman, üçüncü fıkrası diyor ki: "Bir komisyon, başka bir komisyona havale edilmiş bir tasarı veya teklif yahut herhangi bir mesele için düşüncesini belirtmekte yarar görürse, o tasarı veya teklifin kendisine havale edilmesini isteyebilir."

     BAŞKAN - Plan ve Bütçe Komisyonunun cevabı var efendim.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ne diyorlar?

     BAŞKAN - Okuyorum:

     "Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanlığına

     Tali komisyon olarak Komisyonumuza havale edilen (2/1186) esas numaralı Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni süresi içinde görüşme imkânımız bulunmamaktadır.

     Bilgilerinize arz ederim."

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ederim.

     Şimdi "Süresi içerisinde görüşme imkânı bulunmamaktadır." cümlesinden kastı yani o Komisyonu ilgilendiriyor, aslında görüşme alanına giriyor, görev alanına giriyor ancak şu anda bütçe görüşmelerinin devam etmesi nedeniyle... Şu saatte onların da çalışması devam ediyor mu etmiyor mu bilmiyorum ama. Çünkü Anayasa'nın hükümleri uyarınca o belirtilen takvim süresi içerisinde bütçe görüşmelerinin bitmesi gerekir. O anlamda, aslında kendilerini ilgilendirmiyor şeklinde bir cevap vermiyorlar. İlgilendirmiyor şeklinde cevap vermiş olsalardı gayet açık ve net bizim burada bu çalışmayı yapıyor olmamızın bir engeli olmazdı ama bu şunu gösteriyor: En azından 34'üncü madde açısından o Komisyonu ilgilendiriyor. O Komisyondan gelebilecek süreye kadar beklemek lazım yani onların bu çalışması ne zaman uygun olur şeklinde bir yazıyla sormak lazım. Zaten yazıyla sormaya gerek yok, onların çalışmasının ne zaman biteceği Anayasa'nın hükümlerinde açık ve net. Beklemek lazımdı o açıdan. Bu bir görüşülme engeli diye düşünüyorum teknik, hukuk açısından.

     Şimdi, ikinci konu, yine madde üzerinde gidiyorum ben hiç alanın dışına çıkmadan. İç Tüzük'ümüzün 38'inci maddesi "Anayasa uygunluğun incelenmesi" Biz burada Anayasa'ya uygunluğun incelenmesini 2'nci maddede tartışmalar yapılırken suçta ve cezada kanunilik ilkesi, 15'inci maddesindeki orantılılık ve ölçülülük ilkesi... Yani bu makasın açık olması açısından... Burada Türkiye Büyük Millet Meclisine havale edilen, gelen teklif ve tasarılarla ilgili Kanunlar ve Kararların Anayasa'ya uygunluk veya aykırılık açısından bir rapor düzenlemesi lazım. Kanunlar ve Kararlar biliyorlar, yanınızda bürokrat arkadaşımız var. Bu konuda böyle bir rapor var mı acaba? Varsa o raporu bize verebilir misiniz?

     BAŞKAN - Tamam, var öyle bir rapor.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ne diyor o raporda?

     BAŞKAN - Dağıtalım size efendim.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Veya okuyunuz, burada biz de öğrenelim Sayın Başkan mahzuru yoksa.

     BAŞKAN - Bu biraz uzun, bunu biz size dağıtalım.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ama okuyalım, diğer arkadaşların da bilgisi olsun.

     BAŞKAN - Hayır, herkese dağıtacağız, herkesin bilgisi olacak.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ondan birer tane alalım o zaman bir zahmet.

     SERPİL KEMALBAY PEKGÖZEGÜ (İzmir) - O zaman, okumamızı beklemeniz lazım.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ben okuyayım eğer siz okumayacaksınız yani buradaki arkadaşların da bilmesi açısından, kayıtlara geçmesi açısından, ne olmuş, Kanunlar ve Kararlar neyi tartışmış.

     BAŞKAN - Gelecek şimdi Sayın Vekilim.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Peki.

     Şimdi, onunla birlikte devam edeyim ben. Yani Kanunlar ve Kararlar Anayasa'ya uygunluk açısından bunun münakaşasını yaparken, raporunu düzenlerken bununla birlikte İbrahim Kaboğlu Hocamız dedi ki: "Ya, bu, Anayasa'ya aykırı ama İç Tüzük'ün 38'inci maddesi de diyor ki: 'Eğer Anayasa'ya aykırılık ileri sürülürse bunun Anayasa'nın metnine ve ruhuna aykırı olup olmadığını tetkik etmekle yükümlü.'" Şimdi, bu konuda bunlar ileri sürüldü ancak Başkanlığınızca bunun Anayasa'ya aykırı olmadığına ilişkin bir beyan da geçmedi. Çünkü, bildiğim kadarıyla, burada tam tutanak tutuluyor. Tam tutanak tutulduğu için sizden istirhamım yani bizim bu maddeler üzerindeki Anayasa'ya aykırılık iddialarımızı da zapta geçirir misiniz bir zahmet.

     BAŞKAN - Tutanaklar tutuluyor efendim.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Tutuluyor ama siz bu konuda renginizi belirtmiyorsunuz. Yani eğer gerçekten bu, Anayasa'ya aykırıysa yürütemezsiniz bu maddeleri ama değilse yürütürsünüz. Şimdi, siz Başkan olarak Komisyonun oyuna sundunuz mu bu, Anayasa'ya aykırı mıdır değil midir diye? Sunmadınız. Hâlâ gecikmiş değiliz, isterseniz şimdi sunun.

     BAŞKAN - Niye?

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Öyle ama. 38'inci madde burada açık. Kanunlar ve Kararlarda görevli arkadaşımız burada. Burada ileri sürüyoruz. Burada sizin Anayasa'ya aykırı mı, değil mi diye Komisyonun oyuna sunma... Aykırı görenler, görmeyenler diye bir oylamaya sunun bir zahmet. Öyle ya "Hukukta söz uçar, yazı kalır." denilen bir ilke var. Bu oylama ne oldu şimdi?

     VİLDAN YILMAZ GÜREL (Bursa) - Sayın Başkanım, her maddeyi teker teker oyluyorsunuz zaten. Bence her biri için ayrı ayrı Anayasa'ya aykırı mı diye...

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Madde ayrı, Anayasa'ya aykırı mı değil mi diye oya sunması ayrı.

     BAŞKAN - Şimdi şöyle söyleyeyim: Biz her maddeyi tek tek oyluyoruz.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Doğru.

     BAŞKAN - Önergeleri de oyluyoruz.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Doğru.

     BAŞKAN - Siz önerge verirseniz sizin bu önergenizi gene oylarız.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bakın, burada, önerge derken... Burada ileri sürülen tezler sözlü olarak ileri sürülüyor zaten. Bu, Anayasa'ya aykırılık anlamında gerçekten makamınızca uygun görülmüyorsa hakikaten biz...

     BAŞKAN - Efendim, önerge verirseniz oylarız.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Sayın Başkanım, yani sizin makamınızca siz bunları Anayasa'ya uygun mu görüyorsunuz?

     TURAN AYDOĞAN (İstanbul) - Sayın Başkanım, bu, önergeye bağlı değil. "Komisyon resen tetkik eder." diyor. Özür dilerim, izin verirseniz bunu bir netleştirelim, hukuki bir durum da var. Madde 38'e göre, Komisyonlar kendilerine havale edilen tekliflerin ilk önce yani hiçbir şeye girişmeden önce Anayasa'nın metnine ve ruhuna aykırı olup olmadığını tespit etmekle yükümlüdür. Çünkü Anayasa'ya aykırıysa hiçbir şeyi tartışmamanız gerekiyor. Burada Sayın Tanal'ın söylediği gecikmiş bir tablo. "Siz bunu atladınız." diyor. Ortada bir eksiklik var.

     BAŞKAN - Efendim, o, Tanal'ın fikri.

     TURAN AYDOĞAN (İstanbul) - Bu da benim fikrim.

     BAŞKAN - Doğrudur, olabilir.

     TURAN AYDOĞAN (İstanbul) - Sözünü de kestim Tanal'ın, sesini çıkarmadı. Ben de diyorum ki: Siz bir eksiklik yaptınız. Anayasa'ya aykırılık meselesini görmeden bu teklifi zaten esastan hiçbir konuda değerlendirmemeniz gerekiyordu. Bu eksiklikle baş başa mı kalacaksınız? Anayasa'ya aykırılığı Komisyon olarak tartışacak mısınız?

     BAŞKAN - Sayın vekillerim...

     TURAN AYDOĞAN (İstanbul) - Bu, İç Tüzük'ün 38'inci maddesi, kimsenin görüşü de değil ayrıca efendim.

     BAŞKAN - O maddeyi, İç Tüzük'ün 38'inci maddesini buraya yorumlamak size ait ama kimsenin görüşü değil.

     TURAN AYDOĞAN (İstanbul) - Birileri yorumlayacak bunu ki konuşalım. Siz Komisyon olarak yorumlamadınız ya da yorumladınız, pas geçtiniz.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bakın, ben okuyayım veya Turan Bey okusun.

     TURAN AYDOĞAN (İstanbul) - Okuyun efendim.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Mikrofonumu açabilir misiniz Sayın Başkanım?

     Efendim, bizim de öğrenme hakkımız var, yüksek sesle konuşur musunuz lütfen yani o konuşmanızı biz de öğrenebilir miyiz Sayın Başkanım?

     BAŞKAN - O bizim aramızdaki bir şey.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Evet. Aranızda bir şey olur mu? Burası aleni... Burası fısıltı yeri değil Sayın Başkanım.

     BAŞKAN - Hayır, hayır, özür dilerim yani...

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Fısıltı burada yapılmaz yani burası aleni şey... Burası er meydanı, fısıltı yeri değil burası.

     BAŞKAN - Şimdi, Sayın Tanal, bakın, bu, Anayasa hukukuna uygun olduğu için bu Komisyona geldi. Doğru mu?

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ben bilmiyorum, raporu ben bir okuyayım.

     BAŞKAN - Hayır.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Siz gönderin, ben bir okuyayım şimdi, yüksek sesle okuyayım. Bakın, uygun mu, değil mi?

     BAŞKAN - Siz onu okuyun, ondan sonra konuşma vereyim size.

     HALİL ETYEMEZ (Konya) - Başkanım, 38'de diyor ki: "Kanun Komisyona geldikten sonra ilk önce Anayasa'ya aykırı olup olmadığı görüşülüp Komisyon ya reddeder ya kabul eder." diyor ama görüşme başlamış, 3'üncü maddeye gelinmiş. Neyin Anayasa'ya aykırılığını tartışıyorsun ya?

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Efendim, hatibin sözü kesilir mi Sayın Başkan? Üçüncü kişi benim sözümü kesiyor. Benim hakkımı hukukumu siz kollamakla yükümlüsünüz.

     HALİL ETYEMEZ (Konya) - Olur mu böyle bir şey ya? Kanun görüşmeye başlanmadan önce bu konuşulur. Sadece süreyi uzatmak böyle... Gerek yok ya.

     BAŞKAN - Özür dilerim, bir dakika.

     Sayın Tanal, bu kanun görüşülmeye başlanmadan önce bu soruları sorsaydınız, eyvallah ama kanun görüşülmüş, 3'üncü maddeye gelinmiş, siz ortaya...

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Kanun görüşülmemiş.

     BAŞKAN - Lütfen, kesmeyin sözümü. Sözümü kesmeyin, ben konuşayım, ondan sonra.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Başkanım, herkesten özür dilerim, 4 kişi benim sözümü kesti, siz benim hakkımı hukukumu korumakla yükümlüsünüz. Siz benim hakkımı hukukumu korumadığınız gibi şimdi siz...

     Buyurun, ben sizi dinliyorum.

     BAŞKAN - Şimdi, bu kanun Komisyona gelmiş, görüşülmeye başlanmış. Keşke siz burada olsaydınız da "Bu kanun şeye aykırı." deseydiniz o zaman bir oylama yapsaydık.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bütün olarak oylama yapılmaz Değerli Başkanım, madde madde yapılır, gözünüzü seveyim.

     HABİP EKSİK (Iğdır) - Anayasa'ya aykırılık her madde için ayrı ayrı yapılır.

     HALİL ETYEMEZ (Konya) - 38'i oku bak.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Sayın Etyemez, ben et yiyorum, sen et yemiyorsun ama...

     HALİL ETYEMEZ (Konya) - O senin bileceğin bir iş, ister ye ister yeme.

     Bir dakika lütfen, akşamdan beri konuşuyorsunuz ya! 38'i okuyalım.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Beyefendi, söz hakkını Başkandan alacaksınız.

     Sayın Başkanım... (Gürültüler)

     BAŞKAN - Bir dakika, siz konuşun Sayın Tanal ama sağa sola sataşmadan, konuşun bitirin. O yazıyı da okumuyorsunuz.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - O benim bileceğim bir iş.

     BAŞKAN - Hayır, beş dakikalık süreniz var, dolar ona göre.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - O benim bileceğim bir şey. Komisyonda herkesin bunu bilme hakkı var.

     BAŞKAN - Sayın Tanal, özür dilerim, beş dakikalık süreniz var, dolar biter. Kusura bakmayın, isterseniz okuyun.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ben okuyacağım.

     BAŞKAN - Bakın, size yeniden beş dakika verdim.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Peki.

     Teşekkür ederim Değerli Başkanım.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Yani "Ne olacak?" Şimdi, arkadaşlar, bu raporda mı baştan savma? Bakın, 10 kişinin ismi var. Değerli Başkanım, yani ben anlıyorum, siz boynunuzu büküyorsunuz, "Ne yapayım, işte böyle." diyorsunuz.

     BAŞKAN - Yok, öyle değil.

     Özür dilerim, senin için söylüyorum, ne yapayım, Tanal konuşuyor diyorum, ne yapayım diyorum yani.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Özür diliyorum, burada kapatıyorum.

     Yani bakın, 10 isim var, 7 imza var gözüm ya. Böyle bir şey olmaz.

     BAŞKAN - Usul neyse odur Sayın Tanal.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Usul bu değil ki. Burada adı, soyadı... Madem bunlar, Kanunlar ve Kararlarda 10 kişiyse 10 kişinin imzası olması gerekir, yok; 7 kişinin imzası var. Bu, maalesef Anayasa'ya aykırı Sayın Başkanım. Bakın, toptan, hepsi demiyorum ben. 2'nci madde de söylendi, gayet rahat, "Bunlar geri alınabilir mi?" "Geri alınabilir." Teknik anlamda konuya bağlı kaldım.

     Teşekkür ediyorum, saygılar sunarım.