Komisyon Adı:Sağlık, Aile, Çalışma Ve Sosyal İşler Komisyonu
Konu:Sağlıkla İlgili Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi(2/1186)
Dönemi:27
Yasama Yılı:2
Tarih:05/11/2018


Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi(2/1186) MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ederim.

     Cumhurbaşkanının 1 no.lu kararnamesi var Sayın Bakanım. Bu düzenleme ona aykırı. Alın o kararnameyi bakın, ona aykırı, bir.

     İki -yani çok objektif olarak konudan ayrılmamaya özen gösteriyorum, ikili bir tartışmaya da girmek istemiyorum- şimdi, Anayasa'mızın 104'üncü maddesinin on yedinci fıkrası Cumhurbaşkanını yetkilerini açık ve net sayıyor. Burada "Anayasa'mızın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümünde yer alan temel haklarla ilgili Cumhurbaşkanı düzenleme yapamaz, böyle bir yetkisi yok." diyor Anayasa'nın 104'üncü maddesinin on yedinci fıkrası. Şimdi diyeceksiniz ki: "Ya, bu ilaç alımı ile insan haklarını sen nasıl oraya bağdaştırıyorsun?"

     HALİL ETYEMEZ (Konya) - Ya, önünü açıyor, engellemiyor ki.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ya beyefendi, Allah rızası için konuş, ben seni saygıyla dinleyeceğim. Elini ayağını öpeyim, bırak da bir derdimi anlatayım ya kardeşim. Ben anladım, doğru bir şey anlatıyorum sana.

     HALİL ETYEMEZ (Konya) - Önünü açıyor ya.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Lütfen, senden rica ediyorum, ne olur bak. Millet için hizmet ediyoruz ya.

     Şimdi, Sayın Bakanım, sizin iyi niyetli olduğunuzdan benim şüphem yok bakın ama şu konuda...

     AHMET DEMİRCAN (Samsun) - Siz de öyle, herkes iyi niyetli bu konuda.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Hani diyeceksiniz ki: "Anayasa burada, ilaçları temel haklar ve özgürlüklerle nasıl bağdaştırıyorsun da on yedinci fıkraya aykırı görüyorsun?" Bu, ilaca erişim hakkı bir yaşam hakkıdır, bir insan hakkıdır. İnsan hakkı açısından bizi... Evet, amacınız o insan hakkını yaşatmak zaten, onu iyi hâle getirmek, evet ama yani farkına varmadan burada kötülük yapıyoruz. Bu anlamda -yetkiyi Cumhurbaşkanlığı sistemi, vesairesi, ona hiç girmiyorum- zaten erişim hakkı açısından bakanlık fark etmiyor ki, Cumhurbaşkanı veya Sağlık Bakanlığı. Yani bunu o kadar Cumhurbaşkanına tüm yetkileri, topu... Ya, Cumhurbaşkanının sorumluluğu yok, bizim dayandığımız temel argüman bu Değerli Bakanım. Yani Cumhurbaşkanının bu anlamdaki belirtilen süre anlamında cezai mesuliyeti yok. Şimdi, cezai mesuliyeti olmayan bir hususta burada biz yetki veriyoruz yani burada insan hakkının takdirini Cumhurbaşkanına bırakıyorsunuz. İnsan hakkının takdirini Cumhurbaşkanına bırakmamak lazım. Yani burada bence bu, bu kadar konuşulmaya değer bir konu da değil aslında.

     İSMAİL TAMER (Kayseri) - Sayın Tanal, Bakanlar Kurulunun yerine Cumhurbaşkanı geliyor.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bak dostum, seninle sekiz yıldır Parlamentodayız, bana laf yetiştiremezsin ama ne olur, dinle. Birbirimizin boyunu iyi biliyoruz.

     BAŞKAN - Karşılıklı söz almayalım lütfen.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Senden istirham ediyorum.

     BAŞKAN - Sayın Tanal, lütfen toparlayalım.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Toparlıyorum Başkanım.

     Birbirimizin kilosunu, boyunu, her şeyini çok iyi biliyoruz. İyi laf yetiştiririm. Senden ricam, bekle beni, ne olur. Alanla ilgili konuşalım.

     Şimdi, Sayın Bakanım, geldik dedik ki: "Sağlık Bakanlığı tarafından uygun görülen kurum ve kuruluşlar..."

     HACI BAYRAM TÜRKOĞLU (Hatay) - Değiştirdik.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Neyi değiştirdik, özür dilerim?

     HACI BAYRAM TÜRKOĞLU (Hatay) - "Kamu kurum ve kuruluşları..."

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Sadece "kamu" mu oldu?

     BAŞKAN - Evet efendim.

     HACI BAYRAM TÜRKOĞLU (Hatay) - Sadece "kamu kurum ve kuruluşları..."

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Peki, güzel, tamam. O olumlu, ona bir şeyim yok ama yani burada...

     ABDULLAH AĞRALI (Konya) - Önergeyi okumamışsın.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Önergeyi ben Komisyon üyesi olmadığım için, bana da gelmediği için... Eğer orada şimdi okunursa dinlemiş oluruz. Keşke önergeler baştan... Veya kaçırdıysam da özür dilerim, bu bir ayıp değil, bir eksiklik değil. Öğrenmek güzel bir şeydir. Ben öğrendim, teşekkür ederim bu konuda ama yani burada insan haklarını sorumsuz olan Cumhurbaşkanın yetkisine bırakmak doğru bir uygulama değil. Siz bunun uygulamasını cezai anlamda sorumluluğu olan Sağlık Bakanına bırakın Sayın Bakanım. Bunun ne mahzuru var? Aslında bakın, kendinize niye bu eleştiriyi getiriyorsunuz, eleştiri oklarını niçin kendi üstünüze topluyorsunuz? Şunu deseniz: "Ya arkadaş, biz sorumluluk almaktan korkuyoruz. Biz sorumlu olmayalım. Topu taca atıyoruz. Onun için bunu Cumhurbaşkanına veriyoruz." Zaten Sağlık Bakanlığının amacı ne, niçin kuruldu? Sağlıkla ilgili varlık nedeniniz bu zaten. Varlık nedeniniz olan bu hususla ilgili topu niçin Cumhurbaşkanına atıyorsunuz?

     Teşekkür ediyorum. Saygılarımı sunarım.