Komisyon Adı:İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu
Konu:İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu İle Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu Ve Arkadaşlarının, Hükümlü Ve Tutuklu Haklarının İncelenmesi Konusunda Alt Komisyon Kurulmasına İlişkin Aynı Mahiyetteki Önergelerinin Görüşmeleri
Dönemi:27
Yasama Yılı:2
Tarih:17/10/2018


İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu ile Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu ve arkadaşlarının, hükümlü ve tutuklu haklarının incelenmesi konusunda alt komisyon kurulmasına ilişkin aynı mahiyetteki önergelerinin görüşmeleri MAHMUT TANAL (İstanbul) - Zaten işimizle ilgili.

     İnsan Hakları İnceleme Komisyonunun, evet, kararları bağlayıcı değil, tavsiye mahiyetindedir, bir tespittir. Biz mahkemeye "Şu kararı şöyle ver, bu şekilde ver." anlamında değil, yapılan hukuka aykırılıkların tespiti anlamında bizim Komisyonumuzun tam görevidir.

     Şimdi, biraz önce, sataşma anlamında söylemek istemiyorum lütfen Sayın Başkanım...

     BAŞKAN - Yok estağfurullah, buyurun.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Siz de hukukçusunuz, yıllarca pratik olarak avukatlık da yaptınız.

     BAŞKAN - Doğru.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Geçen hafta benim bir fezlekem vardı, yargılandığım dava -gayet rahat- Torunlar İnşaattı, Sezgin Bey de geldi ve izleyici olarak o da izledi. Neticede, beraat kararını mahkeme verdi ama sonuçta ne yazdı biliyor musunuz? "Beraat kararının Adalet Bakanlığına tebliğine..." yazdı. Siz bu kadar yıllık yaşamınızda, avukatlık yaşamınızda kararların Adalet Bakanlığına tebliği ne zamandan beri zorunlu hâle geldi? Dayanamadım, hâkime hanıma dedim ki: Siz nasıl veriyorsunuz bilgiyi oraya? Bu kararı eğer temyiz edecekse zaten cumhuriyet başsavcılığı burada, bunlar bu kararları takip ederler. "Efendim, bize gönderilen genelgede 'Lütfen, belirli siyasi kimliklerle ilgili kararları bize gönderin.' diyorlar." dedi.

     Şimdi, Sayın Başkan "Anayasa talimat veremez, şunu yapamaz, bunu yapamaz." Bu iş adamına göredir, bu işine göredir. Yani Allah kimseyi hakikaten güçsüz duruma düşürmesin, sahipsiz bırakmasın.

     BAŞKAN - Âmin, inşallah.

     HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Âmin.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Yani bunları... Yani eğer mahkemeler gerçekten bağımsız ve tarafsız olsaydı tasarlanarak, planlanarak konsoloslukta yapılan bu cinayet sahipsiz mi kalırdı? Adam elini kolunu sallayıp gidebilir miydi? Yani bu anlamda, Amerika baskıyı kurdu, Deniz Yücel için Almanya baskıyı kurdu, talimatı vesaireyi... Yani hepimizin arzu ve isteği keşke tarafsız ve bağımsız olsa. Biz önce Allah'a inanırız, sonra devletimizin tarafsız, bağımsız yargısına inanmak isteriz. Ama burada hepimizin tek bir amacı, hedefi var: Yahu arkadaş, biz hukuk devletini, demokrasiyi, insan haklarını nasıl yakabiliriz, en az ihlalle nasıl yaşayabiliriz? Yani, aslında, gerçekten, bizim bu katkılarımıza iktidar partisi milletvekilleri olarak bizlere teşekkür etmeniz lazım Değerli Başkanım.

     BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz zaten Mahmut Bey.

     MAHMUT TANAL (İstanbul) - Yani buradaki çabamız insan hakları ne kadar en az ihlal edilebilir. Burada, evet, yani nasıl bir hasta olduğunda ambulansı çağırıyorsak, 112'yi arıyorsak İnsan Hakları İnceleme Komisyonu da insan hakları ihlali açısından ambulans görevini yapmalı. Yani 112'yi çağırıyoruz, hemen geliyorsa böyle bir ihlal varsa ve İnsan Hakları Komisyonu o ambulansın gittiği hız ve tempoyla gidebilmelidir.

     Teşekkür ederim.