Komisyon Adı:Adalet Komisyonu
Konu:Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1)
Dönemi:27
Yasama Yılı:1
Tarih:19/07/2018


Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1) MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkürler Değerli Başkanım.

     Değerli milletvekilleri, basın mensupları; sizi saygıyla selamlıyorum.

     Şimdi, arkadaşlar, bu 2'nci maddede önleme araması 56/A, askerî mahallerde kontrol 56/B. 56/B'de "özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla" ibaresi var. Önleme aramasına biz suçun önlenmesi için temel hak ve özgürlükler ihlal edilmeksizin tabii ki taraftar oluruz ancak burada temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmaması açısından mümkünse bu 56/B'deki "özel kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla" ibaresini 56/A'nın önüne de getirelim. Neden? Bir, burada bir sefer kim gelirse gelsin, istisnasız olarak özel kanundaki hiçbir hükmü saklı kalmaksızın herkesin özel evrakı, kâğıdı vesairesi incelenebilecek, kontrol edilebilecek. Bakan da olsa, milletvekili de olsa, cumhurbaşkanı da olsa bu hükmü gayet rahat kullanabilirler. Sizden istirham ediyorum yani uygulamada, pratikte bir kargaşanın yaşanmaması açısından bu önlemi... Biraz önce değerli Murat komutanımızla da bunu konuştuk, bunun bir sakıncasının olmadığını söylediler.

     Şimdi, gelelim ikinci olaya, burada bir sakınca daha var. Buradaki askerî mahallerde kişilerin üstü, araçların özel kâğıtları dahi aranabilir. Yüksek disiplin kurulunda ben bir avukat olarak oradaki asker bir kişinin avukatlığını yapsam benim dosyalarım, evraklarım, özel kâğıtlarım dahi burada aranır. Bu, savunmanın özünü zedeler. Onun için eğer biz burada "özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla" ibaresini koyarsak avukatın oradaki savunma neticesindeki özel evraklarının vesairesinin de aranmasını engellemiş oluruz. Sizden istirhamım, bunu düzeltmekte yarar var.

     Bir başka çekince şu: Şimdi, buradaki önleme aramasında sulh ceza hâkimi tamam, orada sıralı olarak "askerî kurum amirleri", en sonda "veya askerî birlik komutanı, veya askerî kurum amiri..." deniyor. "Askerî kurum amiri"ndeki kasıt, tanımlama nedir? Biz bu askerî kurum amiri olarak atıyorum bir Şanlıurfa'nın, Erzurum'un, Kars'ın A köyündeki bir karakol komutanını kabul edecek miyiz, etmeyecek miyiz? İki, burada sulh ceza mahkemesinin kararına, takdir edersiniz ki, 267'nci maddeye göre bizim itiraz hakkımız var. Peki, bu amirin vermiş olduğu kararı hâlen sulh ceza hâkiminin onayına sunulmaksızın itiraz etme imkânı burada yok. Sizden ricam, mümkünse bu karar hâlen sulh ceza hâkiminin onayına sunulmadan önceki aşamada da vatandaşın buna itiraz etme hakkı olsun. Ne denilecek? Denilecek ki: "Kardeşim, o zaman işine gelmiyorsa buraya girme." Hukuk bunu kabul etmez. Bir itiraz yolunun bir itiraz mercisine, sulh ceza hâkimine sunulmadan önce de olması lazım. Burada bir açıklık, boşluk var, bunun düzeltilmesinde yarar var.

     Teşekkür ediyorum.

     Saygılarımı sunarım.