Komisyon Adı:Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu
Konu:İkö Kadının İlerlemesi Teşkilatı Tüzüğünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/889)
Dönemi:26
Yasama Yılı:3
Tarih:05/04/2018


İKÖ Kadının İlerlemesi Teşkilatı Tüzüğünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/889) SELİNA DOĞAN (İstanbul) - Sayın Başkanım, Bakanlığımızın değerli bürokratları; teşekkür ediyorum açıklamalarınız için.

     Şimdi, metni ben de okudum gerçekten. Elif Vekilimizin açıklamalarına ilaveten ben de... Şimdi bu metnin ne amaçla önümüze geldiğini gerçekten dünden beri sorguluyoruz biz de çünkü hakikaten mevcut mevzuatımızda kadın ve erkeğin eşitliğini düzenleyen fazlasıyla hüküm aslında mevcut. Ancak hep dile getirdiğimiz gibi, sorun bunların layıkıyla uygulanmıyor olması.

     Şimdi buradaki düzenlemelere baktığımızda -hangi din olduğu hiç önemli değil ama- tamamen belirli bir dine verilen referanslarla ülkemizdeki kadınların haklarının şekillendirilmesinin amaçlandığını gözlemliyoruz. Oysa Türkiye Cumhuriyeti laik bir ülke. Bu açıdan baktığımızda, bu elimizdeki tüzük bu ülkedeki tüm kadınların haklarını düzenlemiyor, mesela benim haklarımı düzenlemiyor ve toplumdaki başka kadınların, inançlı olmayan kadınların da haklarını düzenlemiyor. Öte yandan, eğitim gibi, sosyal ortam gibi pek çok alanı kapsıyor. Oysa Türkiye Cumhuriyeti'nde bildiğimiz kadarıyla eğitim de laik şekilde yürütülmesi gereken bir alan. Yine, çekinceye geldiğimiz zaman, şimdi bu çekince de hukuk tekniği açısından kabul edilebilir değil çünkü biz İslam âlemi değiliz yani milletvekilleri olarak bu metni hukuki metinlerle kıyaslayacak kapasitede değiliz. Şimdi, bu ikisi çeliştiği zaman hangisi uygulanacak? Yani, şimdi burada bir sürü İslami referans var, işte, az önce bahsetti vekilimiz "İslami değerlerin rehberliğinde, ortak İslami davranış çerçevesinde..." Şimdi, kadın haklarıyla ilgili bir olay gündeme geldiğinde biz onu İslami... Yani bu tüzük iç hukukumuzun bir parçası olduğunda onu İslami değerlere göre mi yorumlamamız gerekiyor yoksa mevcut yasal kurallarımıza göre mi yorumlamamız gerekiyor? Yani, hukuk tekniği açısından burada zaten açıklanmaya muhtaç bir durum var. Bu bakımdan konan çekince -dediğim gibi- usul açısından zaten problemli. Dolayısıyla, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu düzenlemeye kategorik olarak karşı çıkıyoruz. Bu elimizdeki tüzük Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasama organında görüşülebilecek türden bir evrak değil. Dolayısıyla, biz burada, buna, bu oylamaya katılmaktan, buna imza koymaktan imtina ediyoruz.