Komisyon Adı:Anayasa Komisyonu
Konu:Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin (2/2137) (alt Komisyon Metni)
Dönemi:26
Yasama Yılı:3
Tarih:06/03/2018


Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin (2/2137) (Alt komisyon metni) FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

     Daha öncesinde özellikle 15'inci maddeyle ilgili kaygılarımızı, endişelerimizi, eleştirilerimizi çok açık bir şekilde sunmuştuk ki alt komisyon çalışmalarında da yine detaylı bir şekilde bu eleştirilerimizi sunmuştuk, muhalefet şerhimizde de bunları belirtmiştik. Aynen bunları da buradan tekrar etmiş olalım. 15, 16 ve 17'nci maddeler -daha önce de ifade ettiğim gibi- seçim ittifaklarının nasıl kurulacağı ve bozulacağını hükme bağlayan düzenlemeler. Yani, bir anlamda bu ittifakın nimetlerinden en üst düzeyde, kazan kazan mantığıyla, hiçbir boşluk bırakmadan, en ince detayına kadar detaylandırılıp bir şekilde her yoldan nasıl bir şeyler kaparız, nasıl kazanç sağlarızın üzerine kurgulanmış ama dezavantajları noktasında da yine es geçilmeden nasıl bunların dezavantajlarını bertaraf ederiz diye böyle ince, ince, ince döşenmiş maddelerden bir tanesi.

     Sayın milletvekili az önceki konuşmasında bizim söylemlerimize ilişkin verdiği cevapta özellikle şöyle bir ifade kullandı: "Milleti hedef alan söylemlerde bulunuyorsunuz." dedi. Şimdi ben de bu noktada sormak istiyorum: Milleti hedef alan söylemlerden kasıt... Mühürsüz oyları geçerli sayarak geçmişe dönük suçu aklayan sizlersiniz. Böyle bir suçu aklıyorsanız millete nasıl bir iyilik yapmış olacaksınız? Oy hırsızlığını kanuna bağlamak, oy almadığı hâlde milletvekili çıkarıp oy alan partinin milletvekili çıkarmamasına sebep olacak düzenlemeye imza atanların millete nasıl bir faydası olacak, gerçekten merak ediyorum ve gerçekten neyin kafasını yaşıyorsunuz, bunu da ayrıca sormadan ya da söylemeden geçemeyeceğim.

     Milletin verdiği oyu zayi edeceksiniz bu düzenlemelerle, kul hakkı yiyeceksiniz, ondan sonra, milletin denetiminden sandığı kaçıracaksınız, askı listelerini bile milletin denetiminden korkarak kaçıracaksınız, sonra diyeceksiniz ki "Milleti hedef alan söylemlerde bulunuyorsunuz." Milleti hedef alan bizler değiliz. Kapalı kapılar ardında gizli saklı anlaşmalar yaparak, millete yalan söyleyerek, "istikrar, istikrar" diye diye milleti kandırarak bu düzenlemeyi getiren sizlersiniz, milleti hedef alan da sizlersiniz, millî iradeyi boşa çıkaracak olan sizlersiniz, milletin seçim günü verdiği oyun sandığa yansımaması için elinizden geleni yapan sizlersiniz. Sandığa yansıyan iradenin bir şekilde hem iktidar lehine hem de iktidarla birlikte ittifak kurmayı planlayan muhalefet partisi lehine her türlü kazancı hesap eden, kaldı ki oy pusulasındaki geometrik şekli bile hesap eden sizlerken şimdi kalkıp bize "milleti hedef alan söylemler" suçlaması çok haksız, çok yersiz ve çok hadsiz bir suçlama. Kaldı ki şu az önce getirdiğiniz önerge bile öyle bir korkunun ifadesi ki açık düzenleme var kanunda, başka bir önergeye gerek bile yok aslında ama buradan neyi murat ediyorsunuz ya da neden korkuyorsunuz, neyi hesap ediyorsunuz? Yani, ciddi bir korkunun ifadesi şu verdiğiniz önerge bile. Bir de sonra diyorsunuz ki "Ya, bakın, burada hatalı ya da eksik bir şey var." ya da "Yarın öbür gün böyle bir düzenleme kafalarda soru işaretine sebep olabilir, gereksiz tartışmalara sebep olabilir..." "E, siz de görseydiniz canım bunu." Ya, böyle bir saçmalık olabilir mi? Böyle bir akıl tutulması olabilir mi? Ne demek görseydiniz? E, siz de işinizi doğru yapsaydınız yani işinizi doğru yapmıyorsunuz, ondan sonra diyorsunuz ki: "Ey muhalefet, siz bunu..." Ya, zaten kanunda açık. Zaten açıkça düzenlenen bir şeyi muhalefet gördü, görmedi hesabı üzerinden kalkıp da bu kadar ağır bir eleştiri yapmak da iktidarın nasıl bir tahammülsüzlük içerisinde olduğunu da, nasıl her türlü şeyden kendi lehlerine faydalanma iradesi olduğunu da buradan ortaya koyuyor, bunu da buradan ifade etme gereği duydum değerli arkadaşlar.

     Bu madde, daha önce de söylediğimiz gibi, temsilde adaleti, demokratik temsili kesinlikle ortadan kaldıran, kişiye özel bir düzenlemenin parçası. Daha önceki konuşmalarımda yine ifade etmiştim, bir kere daha söylüyorum. Bu ittifak düzenlemeleri eninde sonunda, önümüzdeki süreçte göreceğiz ki... Bugüne kadar ne söylediysek haklı çıktık. "Hadi canım, o kadar da değil." denilen birçok şey bu ülkede gerçek oldu. Bunda da -ki inşallah biz haklı çıkmayız ama çıkacağımız bariz belli- krizlere sebep olacak düzenlemelere imza atıyorsunuz. Yarın öbür gün büyük dezavantajları olacak bu ittifak düzenlemeleriyle ilgili. Onlardan bir tanesinin de listelerle ilgili anlaşmazlıklar olacağını söylemiştim. Nitekim bu düzenleme de yarın öbür gün o krizlerin bir parçası olacak arkadaşlar, bunu da buradan ifade etmek istiyorum.

     Daha önce de söyledik, bir kere daha: Yanlışın, yalanın, haksızlığın etrafında asla ve asla ittifak olmaz. İttifak yapıyorsanız da, bu kadar hukuksuzluğun etrafında bir ittifak yapıyorsanız da kalkıp da sonra bir başkasına çamur atmayın, "milleti hedef alan söylemler" diye de saçma sapan ifadeler kullanmayın lütfen, bunlar ağır şeylerdir. Öncelikle getirdiğiniz düzenlemeye bir bakın. Milletin iradesini yok sayan, içinde şantajı barındıran, kirli ittifak şartlarını barındıran bir düzenlemeyi getirenlerin kalkıp da bize böyle suçlamalarda bulunması hiç hoş karşılanacak şeyler değil. Maddeyle ilgili kaygılarımızı -diğer 15'inci madde ve 9'uncu madde özellikle ve yine devam maddelerde de yine ifade edeceğiz ama- bir kere daha kayda geçirmek adına da buradan ifade etmek istedim.

     Teşekkür ediyorum.