Komisyon Adı:Anayasa Komisyonu
Konu:Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2137) (alt Komisyon Metni)
Dönemi:26
Yasama Yılı:3
Tarih:05/03/2018


Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2137) (Alt komisyon metni) FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Var efendim.

     Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

     Bu teklifte tartışma konusu olan başka bir madde yine konuştuğumuz madde, sandık kurulu başkanlarının nasıl belirleneceğiyle ilgili. Mevcut uygulamada kamu görevlileri veya siyasi partilerin önerileri arasından kura çekilerek sandık kurulu başkanı belirleniyordu ama şimdi bu teklifle birlikte siyasi partilerin elinden bu hak alınıyor. Sandık başkanlarının sadece ve sadece kamu görevlileri arasından belirlenmesi kuralı getiriliyor yani ne demek? Kamu görevlileri daha mı iyi sayacak, daha mı iyi sayım, döküm yapacak? Ya da işini daha mı iyi yapacak, neye göre yapacak? Hukukçu mu olacak, değil mi? Hukuku bilecek mi, ne kadar bilecek? Kanun okumayı ne kadar biliyor olacak? Bu konudaki eğitimleri ne olacak? Ki uygulamada sandık başında şunu hep görüyoruz: Ne yazık ki sandık başkanlarının kanundan bihaber olduğu, düzenlemelerden bihaber olduğu, herhangi bir konuda kriz yaşandığında, muallakta kalındığında "Ya, bu konuda ne yapacağız?" denildiğinde, yeri geldiğinde sandık başında o anda bizler varsak bizim gibi hukukçu arkadaşlar varsa bize sorduğu oluyordu sandık başkanlarının ya da "Siz ne dersiniz, kanun bu konuda ne diyor?" denilen zamanlar oluyor seçim dönemlerinde. Şimdi, biz, bu kamu görevlilerine -tabii ki işini iyi yapacak mutlaka olacaktır ama- bütünüyle baktığımızda, büyük fotoğrafa baktığımızda, hepsine hangi kritere göre nasıl, hangi şartlarda güveneceğiz, büyük bir muamma görünüyor bu konuda.

     Aynı zamanda, tabii, şu anda liyakat değil de daha çok iktidara bağlılığın ne kadar önemli olduğunu düşünürsek de güven noktasında, kamu görevlilerinin bütün hepsine güven noktasında yine kaygılarımız, soru işaretlerimiz mutlaka olacak.

     Son dönemde -daha önceki konuşmalarımda da söyledim- korku siyaseti yerini cezalandırma siyasetine bıraktı. Böyle olunca özellikle de son dönemde yapılan ihraçlar ya da ufacık bir şeyde ihraç tehdidiyle karşı karşıya kalması, kamu görevlilerinin işini yaparken de adil karar vermesini, tarafsız karar vermesini ciddi anlamda etkileyecektir, iradesini sakatlayacaktır.

     Daha geçen gün başıma geldi: Ufacık bir işim için Trafik Tescil Şube Müdürünü ziyaret etmiştim hem de bir nezaket ziyareti olsun, bir çayını içelim diye. Fotoğraf çektirmeye bile korktu Trafik Müdürü yani topu topu bir Trafik Müdürü ama ne yazık ki bizimle bir fotoğrafa girmeye bile korktu. Gözlerimin içine öyle bir bakıyordu ki "Vekilim, bir önce işinizi bitirin de gidin, kalkın gidin." der gibiydi ve açık açık da söyledi fotoğraf konusunda "Ya, yanlış anlaşılır, bir şey olur Sayın Vekilim, biliyorsunuz ortam böyle." falan diye. Yani tedirginler, diken üstündeler, gözlerinden o korku o kadar belli oluyor ki... İşte bu arkadaşlar, kamu görevlileri bu şartlar altında görevlerini yapmaya çalışıyorlar, bu baskı altında görevlerini yapmaya çalışıyorlar ve ne yazık ki Hükûmetiniz ve iktidarınız buna sebep oldu ve daha da... Hele de OHAL koşullarını, bir de üzerine savaş hâli koşullarını düşündüğümüzde, bu baskı ortamının ne kadar had safhada olduğu da ortada.

     Aynı zamanda, şu anda yine memur olabilmenin şartlarını düşündüğümüzde, özellikle mülakat aşamaları, mülakatlarda memur adaylarına sorulan sorular... Hatta bir dönem FETÖ'nün uyguladığı bir yöntemle şifreli sorular vardı. Hareketten mi, değil mi, işte hangi cemaatten olduğu belli olsun diye şifreli sorular bile soruluyordu ki bunlar hep dosyalarda, şu anda yargılama dosyalarında apaçık ortada. Yine bu dönemde de bu tür şikâyetler geliyor kulaklarımıza. Hatta bunları zaman zaman Mecliste de dile getiriyoruz. İşte sorulan soruların FETÖ benzeri yöntemlerle soruluyor olması, saçma sapan soruların, iktidara bağlılığı ölçen soruların gündeme taşınmış olması yine hep söylediğimiz gibi -bir daha söylüyoruz, altını çize çize söylüyoruz- seçim güvenliği noktasında bizi gerçekten kaygıya itiyor. Bu maddeler gerçekten seçim güvenliği noktasında ciddi sorgulanması gereken maddeler.

     Özellikle 4'üncü maddede de yine konuşacağız ama 4'üncü maddeyle birlikte düşündüğümüzde bu maddeyi -ki birbirini tamamlayan maddeler- siyasi partilerin denetimi tamamen ortadan kaldırılıyor. Yani kamu görevlilerine güveniyoruz ama siyasi partilere güvenmiyoruz. Biz bunu söylediğimizde hem muhalefet partisi sözcüsü hem de iktidar vekilleri şunu söylemişti: "Ya, niye kamu görevlilerine güvenmeyelim? Sonuçta devletin yetkilileri." E, peki o zaman mühürsüz oy pusulalarını geçerli sayarken "Olur da unutur, ihmal eder, görevini doğru yapmaz." diyen sizsiniz, gerekçeye de bunu koyan sizsiniz. O zaman orada da güvenelim, orada da görevini layıkıyla yapacağına inanalım. Dolayısıyla bu düzenlemeyi ortadan kaldıralım. Yani işimize geldiğinde güveniyoruz, işimize gelmediğinde güvenmiyoruz. Bunlar içerisinde büyük çelişki barındıran düzenlemeler.

     Aynı zamanda, böyle bir düzenleme katılımcılığı da yok ediyor, siyasi partilerin katılımcılığını da yok ediyor hem denetimden kaçırıyor. Seyyar sandık, mobil sandık uygulamasını da düşündüğümüzde yine bu kabul edilebilir bir durum değil yani bu sandık kurulundan nasıl adil bir karar ve sonuç çıkacak, inanın kocaman bir soru işareti değerli arkadaşlar.

     Son olarak şunu söyleyeceğim: Niye sadece ilçe seçim kurulu başkanı sandık başkanını belirliyor, niye kurul olarak belirlemiyor? Bunu alt komisyonda da sormuştum ama yine yeterli ve doyurucu teknik cevap gelmemişti. Bir daha, bir daha ısrarla soruyorum. Niye sadece ilçe seçim kurulu başkanı sandık başkanını belirliyor? Bunun aslında kurul olarak belirlenmesi gerekiyor. Bu da yine dikkatlerden kaçmaması gereken ve seçim güvenliği noktasında ciddi anlamda irdelenmesi gereken uygulamadan bir tanesi, düzenlemeden bir tanesi diye düşünüyorum.

     Bu maddeyle ilgili de söyleyeceklerim bu kadar.

     Teşekkür ediyorum.