Komisyon Adı:İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu
Konu:
Dönemi:26
Yasama Yılı:3
Tarih:08/11/2017


ORHAN MİROĞLU (Mardin) - Teşekkür ediyorum Başkan.

     Herkese merhaba.

     Bizim Komisyon çalışmamız tabii, sürdürdüğümüz bir çalışma oldu. 15 toplantı yaptık. 19'u cezaevinde tutuklu olarak kalmış, 2'si tutuklu yakını, 3'ü görevli yani Diyarbakır Cezaevinde o tarihte görev yapmış, 1'i mağdurların avukatlığını yapmış ve 1'i de o dönemde cezaevinde bir röportaj gerçekleştirmiş -daha doğrusu ilk röportajı gerçekleştirmiş, bildiğim kadarıyla sonradan da başka bir şey olmadı yani o anlamda- gazeteci olmak üzere 26 kişinin tanıklıklarına başvurulmuştur. Dolayısıyla bu tanıklıklarla ilgili, kısmet olur raporumuzu hazırladıktan sonra tabii, yaklaşık 400-500 sayfa, Diyarbakır Cezaevinde yaşananları anlatan bir tanıklık kitabı ortaya çıkacaktır.

     Alt komisyonumuz onun dışında ilgili bakanlıklarla yazışmalar yapmış ve o dönem Diyarbakır Cezaeviyle ilgili birtakım kayıtları talep etmiştir. Oradan çok olumlu bir sonuç çıktığını söyleyemem. Bazı bilgiler falan verildi tabii, işte o dönemde orada görev yapan insanların isimleri vesaire ama bu bizim Komisyonumuzun çalışmalarını kolaylaştıran bir şey pek olmadı.

     Bunun dışında tabii, şunu önemsedik: Dava süreçlerini çok önemsedik ve Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Van, Hakkâri, Bitlis, Muş, Ağrı, Siirt, Tunceli ve Elâzığ Barolarıyla yazışmalar gerçekleştirdik ama bu yazışmalardan da maalesef olumlu bir sonuç alamadık. Yani bu baro yetkilileri Komisyonumuza ilgi duymadılar açıkçası. O dönemde davalara katılan herhangi bir avukatın tanıklığına başvurmak bu yüzden mümkün olamadı. Sadece Diyarbakır'dan 1 arkadaşımız bu davete icabet etti.

     Bunun dışında tabii, Diyarbakır Cezaevini anlatmak için dönemin ortamını bilmek çok önemli çünkü bu tip hadiseler bildiğiniz gibi, uygun siyasi koşullarda, uygun siyasi momentlerde gerçekleşen hadiseler. Bu bakımdan, bu çalışmayı bununla da desteklemek istedik ve 1979-1984 yılları arasında ulusal medyamızda hem bu Diyarbakır Cezaeviyle ilgili hem de politik gelişmeleri, 12 Eylül darbesi ve sonrasındaki siyasi hadiseleri araştıran bir medya taraması yaptık. Bu çalışmada da Anadolu Ajansından bir arkadaşımız burada fiilî olarak, yaklaşık Komisyonun kurulduğu tarihten bu yılın yaz aylarına kadar çalışmasını sürdürdü. O da şimdi elimizde bir materyal olarak bulunuyor. Basılı hâle de getirmeyi istiyoruz doğrusu yani bu sözünü ettiğim tanıklıklar kitabıyla birlikte yayımlamayı düşündüğümüz bir çalışma olacaktır.

     Şimdilik böyle. Yani tanık dinleme safhasını geride bıraktık ama ben de tabii, Diyarbakır Cezaevinin bir mağduruyum, belki Komisyon üyesi arkadaşlarımızla bir toplantı daha yapıp ben de kendi tanıklığımı Komisyona ifade etmek isterim.

     Komisyonumuzun bir üyesi, Jülide Hanım, sizin de demin ifade ettiğiniz gibi, Bakan oldu. Tabii, Komisyonumuzda şimdi bir üyeliğimiz boş. Nurettin arkadaşımız zaten başından beri Komisyonun bir fahri üyesi gibi çalışıyordu, çok teşekkür ediyoruz kendisine, çok ilgili davrandı. Bunu artık sanıyorum bir seçimle tamamlayabiliriz yani bir üyemiz eksik.

     Şimdilik söyleyeceğim bu kadar.

     Teşekkürler.